İslamda seküler bir hayatın olmayışı ile ilgili Kur'an ve hadis dayanaklı neler söylenebilir?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İslamda seküler bir hayatın olmayışı ile ilgili Kur'an ve hadis dayanaklı neler söylenebilir?"

Transkript

1 1

2 İçindekiler Ahirzamanda dünyaya gelmiş ya da gelecek olan deccal ile ilgili olarak hadislerde ölüleri dirilteceğinden bahseder. Bu hadis ilk anlamıyla doğru mudur, yoksa müteşabih (manası gizlenmiş) midir?... 3 İslamda seküler bir hayatın olmayışı ile ilgili Kur'an ve hadis dayanaklı neler söylenebilir?. 4 En'am süresi 89. ayette kendinden önce saydığı 18 peygambere kitap ve hikmet verildiğinden bahsedilmaktedir. Fakat bazıları bütün peygamberlere kitap verilmediğinden itiraz ediyor. Ayetteki kitap bildiğimiz kutsal kitaplar mı yoksa başka anlamda mı?... 6 İnsan olmayı nasıl hak ettik?... 7 Allah niçin tanınmak ve sıfatlarının tecelli etmesini istemektedir? Bunu yapmak O na ilahi bir haz mı veriyor? O nu gazaplandıranlardan da intikamını almak üzere mi Cehennemi yaratıyor?... 8 Kur an ve hadis derslerinin yapıldığı sohbetlerde uyuklayanların bile sevap kazanacakları yönünde bir hadis var mıdır? İslam Tarihinde borç veren kurumlar var mıydı? İnsanlar köylerden şehirlere göçünce kıyameti bekle, anlamında bir hadis var mı? Devlet içki satışını yasaklayıp bunu yasalaştırmalı mı yoksa kişileri kendi iradelerine mi bırakmalı? İlk ribozom nasıl ortaya çıktı, evrimcilere ilmi bir cevap verebilir misiniz? Yahudilikte Allahın oğlu inancı, vaftiz, sünnet olma, domuz eti ve şarap hakkındaki hükümler nedir? Bir inançsızın iyiliği karşılıksız, inançlının ise cennet için yapmış olması nasıl açıklanabilir? Müfevvida ne demektir?

3 Ahirzamanda dünyaya gelmiş ya da gelecek olan deccal ile ilgili olarak hadislerde ölüleri dirilteceğinden bahseder. Bu hadis ilk anlamıyla doğru mudur, yoksa müteşabih (manası gizlenmiş) midir? Deccalın Ģahsı yanında onun bulunduğu asırdaki harikalardan da söz edildiği için, o harikaların onun Ģahsıyla alakalı olduğu zannedilmiģtir. Bu sebeple ilgili bazı konular müteģabih sırasına geçmiģtir. Bu konuda, asrın söz sahibi Bediüzzaman hazretlerinin Ģu tespiti bize ıģık tutmaktadır. Hem her iki Deccal'ın asırlarına ait olan harikaları, onların bahsiyle ve münasebetiyle rivayet edildiğinden onların Ģahıslarından sudûr edeceği telakki ve tevehhüm edilmesinden, o rivayet müteģabih olmuģ, manası gizlenmiģ. Meselâ, tayyare ve Ģimendiferle gezmesi..(ġualar, 581 ) Bediüzzaman Hazretlerinin Tayyare ve ġimendifer den maksadı, deccal kırk günde dünyayı dolaģır, harika bir merkebi olur Ģeklinde gelen rivayetleri yorumlamaktır. Buna göre, bu rivayetlerden anlaģılması gereken husus Ģudur: Deccal zamanında ulaģım imkânları çoğalır. Tren ve uçak gibi yerde ve havada çok kısa zamanda uzun mesafeler katedilebilir ve dünyanın bir tarafından öbür tarafına ulaģılabilir. O halde denilebilir ki, Deccal in ölüleri dirilteceğine air rivayetler, onun zamanında geliģen tıp ilminin boyutunu haber vermektedir. Öyle ki bitkisel hayat, organ nakli ve daha baģka tekniklerle zahiri sebeplere göre ölmesi gereke hastalar hayata kavuģturulur. Nitekim, Bediüzzaman Hz. Ġsa nın ölüleri diriltmesine dair mucizesinin iģaretinden hareketle zaman içerisinde Hattâ ölüme de muvakkat bir hayat rengi vermek mümkündür." (Sözler, 255 ) diyor. Keza, bu gün olduğu gibi yağmur bombalarıyla bulutlara erken doğrum yaptırarak yağmurun yağmasını sağlamak mümkündür. Deccal ın asrında meydana gelen bir alamet olarak sözkonusu edilen teknoloji harikası, deccal ın Ģahsıyla alkalı zannedilmiģ ve yorumlar öyle geliģmiģtir. Demek rivayetlerde deccal vesilesiyle onun asrında meydana geleceği anlatılan bu tür harikalar, deccalın Ģahsından zannedilmiģ ve konu müteģabihleģmiģtir. 3

4 İslamda seküler bir hayatın olmayışı ile ilgili Kur'an ve hadis dayanaklı neler söylenebilir? Seküler hayattan maksat, dünya hayatı ise, bunun irdelenmesi gerekir. Ġslam a göre, insanlar hem dünya hem ahiret hayatı için çalıģmalıdır. Yok eğer seküler hayattan maksat, dinin içinde yer almadığı bir düyevileģmek ise, bu tamamen dinsizlik anlamına gelir. Bugün sekülerlik veya laisizm kavramlarıyla ifade edilen dünya hayatının tanzimi konusunda üç zihniyet mücadele etmektedir. a) Sekülerliği dinsizlik anlamında algılayan ve dini hayata yer vermeyenlerin ön gördüğü zihniyet. Türkiye, tek parti ve milli Ģef döneminde laikliğin bu uygulamalarına Ģahit olmuģ bir ülkedir. b) Sekülerliği/Laikliği bütün dinlere aynı mesafede durmak olarak gören, bu ilkeyi fert olarak insanlara uygulamayan, bunu sadece devletin dindar-dinsiz bütün vatandaģlarına karģı eģit mesafede olduğunu gösteren bir zihniyet. c) Dinde zorlamayı kabul etmeyen, insanların kendi dinlerini özgürce yaģamalarına imkan veren, laiklikte var olduğu kabul edilen bütün vatandaģlara hak-hukuk bazında aynı mesafede duran Ġslami perspektif. Ġslam tarihi gayri müslimlere gösterdiği hadsiz tolerans örnekleriyle doludur. Ġslam ġeriatı, yani Ġslam dini bunu tekeffül etmektedir. Sekülerlik konusu sadece bir devlet düzeni için değil, bu gün artık toplumlar hata fertler için de söz konusudur. Bu sebeple bundan sonra, fert fert insanları ilgilendiren bir dünyevileģmeden, seküler bir hayattan söz edeceğiz. - Ġslam ın seküler bir hayata bakıģını anlamak için Ġslam ın ihtiva ettiği emir ve yasaklara, insani değerlere, evrensel ahlaki değerlere, dünyaya verdiği değere bakmak gerekir. Bu konuda pek çok hadis ve ayeti zikredebiliriz. Fakat sözün özü Ģudur: Kur an ın temel maksatları iman esaslarını zihinlere nakģetmek, insanlık camiasında adalet ve kulluk Ģuurunu tesis etmektir. Buna göre, dünya hayatı bu maksatlara hizmet ettiği sürece çok büyük bir değere sahip olur ve cenneti kazanmanın yegâne bir hizmet alanı, hadisin ifadesiyle ahiretin bir tarlası olur. - DeğiĢik konularda farklı versiyonlarıyla kullanılan bir söz var: Savaş, askerlere bırakılamayacak kadar önemlidir. Din ilahiyatçılara bırakılamayacak kadar önemlidir. gibi. Bu argümanı kullanacak olursak: İki dünyayı kazanmak zorunda olan insanların hayatı, insanlara bırakılamayacak kadar değerlidir. Evet, insanın dünyada ve ahirette mutlu ve kazançlı bir hayatı barıģ içinde sürdürebilmesi için, her Ģeyi bilen, her iki dünyanın kanunlarını vazeden ve insanları yaratan Allah ın emir ve yasaklarına uyması gerekir. Ġslam esasları zenginliği emreder. Ġslam ın temel esaslarından zekât ve Hac gibi vecibelerin emredilmesi, dolayısıyla zengin olmaya yönelik de bir emirdir. Bilindiği üzere, dünyanın üç yönü vardır: Birinci yönü, Allah ın isim ve sıfatlarının bir aynası olarak onun mesajlarını aktaran bir mektup hükmündedir. 4

5 İkinci yönü, hadiste belirtildiği gibi, ahiretin bir tarlası olmasıdır. (Sehâvî, Makâsıd, s. 497; Aclûnî, KeĢfü'l-hafâ, 1/1320) Üçüncüsü, Allah ı ve ahireti unutturan yönüdür. Hz. Ali nin ifadesinde kötülenen ve ahiretin bir kuması olarak tasvir edilen dünya, ahirete mani olan, ahiret hayatı için hazırlık yapmamıza engel teģkil eden, Allah a giden yolu tıkayan dünyadır. Yoksa dünya, ahiretin tarlası ve Allah ın mesajlarını ileten ilahî bir mektup/ bir kitap olarak çok sevimli ve pek çok övgüye layıktır. (bk. Mektubat, ) - Bu perspektiften konuya bakıldığı zaman denilebilir ki, ahiret mihverinde dönen hiç bir iģ seküler kalmaz, uhrevileģir. Ahirete endeksli, Kur an ın çizdiği rotayı takip eden, Allah ın rızası yörüngesinde boy gösteren bütün iģler, bir nevi ibadettir, sekülerlik özelliklerini kaybeder ve ahiret hesabına çalıģmaya baģlar. Din ve dünya hayatını değerlendiren bazı ayetlerin mealleri Ģöyledir: Dinde zorlama yoktur. Doğru yol, sapıklıktan, hak batıldan ayrılıp belli olmuģtur. Artık kim tağutu reddedip Allah a iman ederse, iģte o, kopması mümkün olmayan en sağlam tutamağa yapıģmıģtır. Allah her Ģeyi iģitir, bilir. (Bakara, 2/256) Sen insanları irģada devam et! Zaten senin görevin sadece irģad edip düģündürmektir. Yoksa sen kimseyi zorlayacak değilsin. (ĞaĢiye, 88/21-22) Bazı kimseler: Ey Yüce Rabbimiz, bize vereceğini bu dünyada ver! derler. Bunların âhirette nasipleri yoktur. Bazıları da, Ey bizim (Yüce) Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ve güzellik ver, âhirette de iyilik ve güzellik ver, Ve bizi cehennem ateģinden koru! derler. ĠĢte bunlar kazandıkları Ģeylerin hayır ve bereketlerini fazlasıyla görürler. Allah hesabı çok çabuk görür. (Bakara, 2/ ) Kâfirlere dünya hayatı süslü gösterildi; Bu yüzden iman edenlerle eğlenirler. Halbuki Allah a karģı gelmekten sakınanlar, kıyamet günü öbürlerinin üstündedir. Allah dilediğine hesapsız nimetler verir. (Bakara, 2/212) Ey müminler! İçinizden hayra çağıran, iyiliği yayıp kötülükleri önleyen bir topluluk bulunsun. ĠĢte selâmet ve felâhı bulanlar bunlar olacaklardır. (Al-i Ġmran, 3/104) Kim dünya mutluluğunu isterse bilsin ki dünya mutluluğu da, âhiret saadeti de Allah ın yanındadır. Allah hakkıyla iģitendir, görendir. (Nisa, 4/134) De ki: Allah ın, kulları için yaratıp ortaya çıkardığı zineti, temiz ve hoş rızıkları haram kılmak kimin haddine? De ki: Onlar (Rızıklar, nimetler) dünya hayatında (iman etmeyenlerle birlikte,) iman edenlerindir. Kıyamet günü ise (bu rızıklar ve nimetler) yalnız müminlere mahsustur. ĠĢte Biz, bilip anlayan kimseler için, ayetleri bu Ģekilde açıklıyoruz. (Araf, 7/32) Yoldan sapanlardan biri olan Karun da Mûsa nın ümmetinden olup onlara karģı böbürlenerek zulmetmiģti. Ona hazineler dolusu öyle bir servet vermiģtik ki o hazinelerin anahtarlarını bile güçlü kuvvetli bir bölük zor taģırdı. Halkı ona: Servetine güvenip Ģımarma, böbürlenme! Zira Allah böbürlenenleri sevmez! demiģti. Allah ın sana ihsan ettiği bu servetle ebedî âhiret yurdunu mâmur etmeye gayret göster, ama dünyadan da nasibini unutma! (ihtiyacına yetecek kadarını sakla). Allah sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara iyilik et, sakın ülkede nizamı bozma peşinde olma! Çünkü Allah bozguncuları sevmez. (Kasas, 28/76-77) 5

6 En'am süresi 89. ayette kendinden önce saydığı 18 peygambere kitap ve hikmet verildiğinden bahsedilmaktedir. Fakat bazıları bütün peygamberlere kitap verilmediğinden itiraz ediyor. Ayetteki kitap bildiğimiz kutsal kitaplar mı yoksa başka anlamda mı? Daha önce on sekiz peygamberden söz edilmiģ ve 89. ayette ise meal olarak ĠĢte onlar, kendilerine kitap, hikmet, hükümranlık ve nübüvvet verdiğimiz Ģahsiyetlerdir Ģeklinde bir ifadeye yer verilmiģtir. Bu ifadenin zahirine göre, söz konusu on sekiz peygamberin hepsine kitabın verilmesi gerekir. Oysa bizim bilgimiz bu doğrultuda değildir. ĠĢte soru da bu sorundan kaynaklanmıģtır. Bunu Ģöyle açıklayabiliriz: a) Burada sözkonusu olan kitaplardan maksat, Suhuf ve büyük kitaplardır(bk. Taberi, ilgili ayetin tefsiri). Ancak bu ifadeden kitabın bütün peygamberlere gönderilmesi gerekmez. Burada zikredilen her bir peygambere sahifeler veya kitabın gönderilmesi Ģart değildir. Önemli olan bu peygamberler topluluğunda Suhuf ve kitapların varlığıdır. Yani bunların bir kısmında var olması, bu ifadenin doğruluğuna yeterli bir kanıt olur.(krģ. Beyzavî, ġevkani ilgili ayetin tefsiri) Burada adı geçen peygamberlerden Hz. Ġbrahim ve Hz. Musa ya sahifeler verilmiģtir. Hz. Musa ve Hz. Harun a Tevrat, Hz. Davud a Zebur, Hz. Ġsa ya Ġncil verilmiģtir(krģ. Taberi, Razî, ilgili ayetin tefsiri). b) Ayette zikredilen KĠTAB dan maksat, katabın bilgisidir; ister kendisine gelsin ister gelmesin, peygamberlerin hepsinin Allah ın indirdiği kitap ve sahifeleri tam bir vukufiyetle bilmeleridir. Razi bu yorumu en doğru kabul etmektedir(razi, a.g.y). c) Ayette ĠĢte onlara kendilerine kitap... verdiğimiz.. denilmiģ, vahiy ettiğimiz denilmemiģtir. ĠTÂ =Vermek, ÎHÂ =Vehiy etmekten daha geniģ bir kavramdır. Her vahiy edilen kitab aynı zamanda verilmiģtir. Fakat her verilen kitabın, verilen kimseye vahiy edilmesi gerekmez. Nitekim, Casiye suresinin 16. ayetinde meal olarak Ģu ifadeye yer verilmiģtir: Gerçekten Biz Ġsrailoğullarına, kitap, hükümranlık, hikmet ve nübüvvet verdik. Onları helâl ve has nimetlerle rızıklandırdık ve onları diğer insanlara üstün kıldık. Görüldüğü gibi, burada Ġsrailoğullarına, kitap, hükümranlık, hikmet ve nübüvvetin veridliğine vurgu yapılmıģtır. Halbuki, burada kastedilen Ġsrailoğulları peygamber olan kimseler değildir. Burada, kitap, hükmet ve nübüvvetin verilesinden maksat, peygamberlere vahiy edilen bu hususlardan Ġsrailoğullarının da istifadesine sunulmasıdır. Aynı ifadeler, sözkonusu ettiğimiz ayet için de geçerlidir. Yani, peygamberlerin bir kısmına kitap doğrudan verilirken, bir kısmına da dolaylı olarak verilmiģtir. Doğrudan verilen kimseye vahiy edilmiģtir. Dolaylı verilen kimseye ise onun bilgisi verilmiģtir(krģ Tefsiru l-menar, ilgii ayetin tefsiri) 6

7 İnsan olmayı nasıl hak ettik? Bu kazanılmıģ, hak edilmiģ bir Ģey değil, tamamen Allahın bir lutfudur. Bu lutfa karģılık yapılması gereken Ģey de Ģükrünü eda etmektir. Bütün bunlar ve her Ģey, Allah ın ikramı ve ihsanıdır, onun sonsuz Ģefkat ve merhametinin göstergeleridir. Yani Allah ın rahmetidir. Size ulaşan her nimet Allah tandır. Ey insan! Sana gelen her iyilik, Allahü teâlânın ihsânı olarak, nimeti olarak gelmektedir. Her dert ve belâ da, kötülüklerine karşılık olarak gelmektedir. Hepsini yaratan, gönderen Allahü teâlâdır" (bk. Nisa, 4/78), Eğer şükrederseniz artırırım. (Ġbrâhîm Sûresi, 14/7) anlamındaki ayetlerde bütün nimetlerin Allah'tan geldiği ve insanın görevinin ise Ģükür olduğu bildirilmektedir. Canlı-cansız bütün varlıklarda rahmetin ilk görüntüsü, onların yoklukta kalmayıp varlık nimetine kavuģmalarıdır. ĠĢte kâinat var olmakla bu rahmete mazhar olmuģ, hayatla yeni bir rahmete kavuģmuģ ve ayrı bir karanlıktan kurtulmuģtur. Meleklerden hayvanlara ve insanlara kadar bütün canlılar hayat ile Ģenlendikleri gibi bulundukları mekânlar da yine hayat ile bir bakıma ĢenlenmiĢ olurlar. Yoklukta kalmayıp varlık sahasına çıkmak, bütün varlıklar için bir rahmet olduğu gibi, bütün canlı türlerinin her nevi ihtiyaçlarının yerine getirilmesi de canlılar âlemi için ayrı bir rahmettir. Ġnsanın ebede namzet olması, insan kalbinin ancak ebediyetle ve ebedi bir zatın marifetiyle tatmin olacak bir ulviyet taģıması da çok daha ileri manada bir rahmettir. Diğer taraftan, bütün mahlukat insanın etrafına toplanmaları, insanın hizmetine verilmeleri, onun menfaatine göre vaziyet almaları, ona en faydalı olacak özelliklerle donatılmaları da rahmettir. Ġnsan bunu hak ettiği için değil, Allah rahmetinden vermiģtir. Bir dairenin çevresindeki bütün noktaların merkeze bakmaları gibi, bu kâinattaki bütün eģya da bir manada insana bakmaktadır. Demek ki, bizim bunları kazanacak herhangi bir rolümüz olmamıģtır. Çünkü Kalubela dan önce insan olarak biz Allah ın ilminde var olduğumuz gibi, ruhani alemde de vardık. Ve bu varlığımız zaten Allah ın varlığını bilen, Ġslam ın emir ve yasaklarına riayet edebilecek bir kabiliyette yaratılmıģtı. MeĢhur bir söz var. Dad-ı Hakra kabiliyet şart nist= Allah ın vergisine/verdiğine kabiliyet şart değildir. Nitekim, Peygamberimiz Ben dahil hiç kimse kendi amelleriyle cennete gidemez (bk. Buharî, Rikak, 18) buyurmuģtur. Gerçekten eğer insanların cennete gitmeleri sıkı bir hesap-kitap sonucu olsa, hiç kimse gidemez. Çünkü aklı, fikri, kalbi veren Allah olduğu gibi, hidayeti de veren Allah tır. Üstelik, yapılan amellerin hepsi, bir tek göz nimetine karģı gelemez. Ġnsan olarak yaratması, müslüman olarak hidayete erdirmesi ise, zaten hesaba gelmez. Bununla beraber, insanları Ġslam fıtratında yaratması, Allah ın isim ve sıfatlarının da gereğidir. Çünkü, Allah her Ģeyi yaratmıģ ki, kendi celal ve cemalini onda müģahede etsin; bir de akıllı olan melek, cin ve insanlar tarafından bu sanat güzelliklerine yapacakları Ģahitliklerine de Ģahit olsun. Eğer insan fıtraten bunları tartacak donanıma sahip olmasaydı, bunları Allah ın bir sanatı olarak görüp de hayranlıkla temaģa edemeyecekti. Ayrıca, Kerim ve Rahimdir. Ġnsanların hiç bir dahli olmadan, onları insan olarak yaratması gibi, hiçbir dahli olmadan onları Ġslam fıtratında yaratması da bu sonsuz kerem ve nihayetsiz rahmetinin bir gereğidir. Ġnsanların bütün fitne fesatlarına rağmen var edilmelerini uygun gören ilahi hikmetin yaratma gerekçesi ilimdir. Ancak bu ilmi talim-i esma unvanıyla Adem e ilham eden yine Allah ın lütfudur. 7

8 Allah niçin tanınmak ve sıfatlarının tecelli etmesini istemektedir? Bunu yapmak O na ilahi bir haz mı veriyor? O nu gazaplandıranlardan da intikamını almak üzere mi Cehennemi yaratıyor? Bu bakıģ açısı bir açıdan doğrudur, bir açıdan yanlıģtır. Doğrudur: Çünkü, kâinatta her Ģey Allah ın isim ve sıfatlarının tecellisidir. Bu tecelliler, Allah ın hoģnutluğu doğrultusunda söz konusudur. Yani, ġafi ismi hastaların varlığını istiyor ki, onlara Ģifa versin ve bu Ģifalardan mukaddes bir memnuniyetle memnun olsun.. Diğer hususları da buna kıyas edebilirsiniz. Yanlıştır: Çünkü bu düģünce, bütün iģleri sadece Allah ın HAZZI doğrultusunda açıklayarak onun baģka sıfatlarını göz önünde bulundurmayan bir bakıģ açısıdır. Evvela Allah için Haz tabirini kullanmak insanların gözünde duygusal bir varlık Ģemasını çiziyor ki, bu bazen küfre kadar götürür. Allah ın hiç bir sıfatı, insanın sıfatına benzemez. Allah da görür, iģitir, insan da görür, iģitir, fakat bu fiiller arasında bir benzerlik yoktur. Çünkü, Allah madde değildir, mekandan, zamandan münezzehtir. Bunun gibi, Allah ın kendini tanıtmak, sevdirmek istemesi de tıpatıp insanın kendini tanıtmak, sevdirmek istemesi gibi değildir. Ġnsanın bu arzusu bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor olabilir, fakat Allah ın bu iradesi bir ihtiyaçtan kaynaklanmıyor. Bununla beraber, insanlarda bile -tanıtma, sevdirme duygusu- her zaman bir ihtiyacın varlığını göstermez. Bu ayrı bir lezzet, ayrı bir zevktir. Çok âciz, her Ģeye muhtaç olan insanda bile ihtiyacın dıģında bazı arzular sözkonusu iken, isimlerinden biri SAMED(hiç bir Ģeye muhtaç olmayan ve her Ģeyin kendisine muhtaç) olan Allah için herhangi bir konuda ihtiyaç duyduğunu, sırf belli bir hazzını! duyurmak istediğini düģünmek, hem mantıkla, hem Allah a - olan sağlam-imanla çeliģir. Bediüzzaman hazretleri, bu konuyu açıklarken, bir sürü kayıtlarla onun büyüklüğünü ve biz insanlara asla benzemeyen faaliyetlerindeki amaçlarını her türlü yanlıģ anlamalardan tenzih ediyor. Onun mutalaası doğrultusunda konuyu özetlersek: Allah ın hiç bir ihtiyaçtan kaynaklanmayan, onun zatına layık ve kutsal olan sıfatlarına münasip, sonsuz bir Ģefkati ve hadsiz bir muhabbeti var. Ve o sonsuz Ģefkat ve hadsiz muhabbetten gelen hadsiz bir Ģevk-i mukaddes var. Ve o Ģevk-i mukaddesten gelen hadsiz bir sürur-u mukaddes var. Ve o sürur-u mukaddesten gelen -tabir caiz ise- hadsiz bir lezzet-i mukaddese var. Hem o lezzet-i mukaddeseden gelen hadsiz terahhumdan, mahlukatın (yaratıkların) faaliyet-i kudret içinde ve istidatları kuvveden fiile çıkmasından ve tekemmül etmesinden neģet eden memnuniyetlerinden ve kemallerinden gelen ve Zât-ı Rahman-ı Rahîm'e ait -tabir caiz ise- hadsiz memnuniyet-i mukaddese ve hadsiz iftihar-ı mukaddes vardır ki, hadsiz bir surette, hadsiz bir faaliyeti iktiza ediyor. ĠĢte Ģu hikmet-i dakikayı felsefe ve fen ve hikmet bilmediği içindir ki, Ģuursuz tabiatı ve kör tesadüfü ve camid esbabı; Ģu gayet derecede alîmane, hakîmane, basîrane faaliyete karıģtırmıģlar, dalalet zulümatına düģüp nur-u hakikatı bulamamıģlar (bk. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat/18. Mektup/3. mesele). ġimdi insafla bu açıklamaya bakalım, içinde neler var: Allah ın kâinatı yaratmasının arkasında yatan asıl sebep: Allah ın sanatını sevmesi, yaratıklarına karģı sonsuz Ģefkat beslemesi.. Varlıkların kuvveden fiile çıkmaları ve tekemmül etmelerinden memnun olması.. 8

9 Burada somut bir misalle meseleye bakmakta fayda vardır. Mesela; bir bir devleti kuran kadronun amaçları arasında hapis ve cezayı saymak yanlıģtır. Çünkü, hiç bir kurucu kadro devleti kurarken insanları hapse atmak gibi bir amacı olamaz. Bütün maksatları, kendi vatandaģları için bir ülke inģa etmek, bir medeniyet kurmak, kendi insanlarının huzur ve güvenini temin etmek gibi yüksek gayeleri gerçekleģtirmektir. Daha sonra hapis ve cezaların tesisi, kurdukları devlet felsefesine aykırı hareket eden, halkın huzur ve güvenini bozan, anarģist faaliyetlerde bulunan, devlet otoritesini hiçe sayan kimselerin peyda olmalarıyla birlikte sözkonusu olur. Bunun gibi, Allah ın kâinatı yaratmasındaki maksatlarını sadece insanların varlığına indirgemek, sonra da evrenin kuruluģ felsefesini cehennem kurgusu üzerine bina etmek yanlıģtır. Farzımuhal, cennet ve cehennem -haģa-olmasaydı bile, kâinatın kuruluģ felsefesinde, bu inģa ve tesiste -yukarıda sayıldığı üzere-yine de Allah ın aģkın zatına layık ve kutsal sıfatlarına münasip birçok hikmet, mukaddes memnuniyeti asli unsur olacaktı. Cennet ve cehennem ise, Kâinat devletinin küçük bir eyaleti olan yerküresindeki insanların bu ilahi devlet felsefesine ve medeniyetine uygun veya aykırı hareket etmelerinden ötürü var edilmesi adalet ölçüsüne göre zorunlu olan iki meskendir. Kâinat devletinin kuruluģ felsefesine aykırı hareket eden bir kâfiri -acıyıp de-cehennem'e atmamak, bir yersiz merhamete mukabil, hukuklarına taarruz edilen hadsiz davacılara hadsiz merhametsizlikler olur. ĠĢte o davacılar Cehennem'in vücudunu istedikleri gibi, izzet-i celal ve azamet-i kemal dahi kat'î isterler.((bk.asa-yı Musa, ) Bununla beraber, cennet ve cehennem sadece insanların ceza ve mükâfat yurdu olsun diye yaratılmamıģtır.cennet Allah ın cemal sıfatlarının bir tecelligâhı olduğu gibi, cehennem de onun celal sıfatlarının tezahür ettiği bir mekândır. Evet nasıl bir serseri âsi ve raiyete tecavüz eden bir adam, oranın izzetli hâkimine dese: "Beni hapse atamazsın ve yapamazsın." diye izzetine dokunsa, elbette o Ģehirde hapis olmasa da o edebsiz için bir hapis yapacak, onu içine atacak. Aynen öyle de; kâfir-i mutlak, küfrüyle izzet-i celaline Ģiddetle dokunuyor. Ve azamet-i kudretine inkâr ile dokunduruyor. Ve kemal-i rububiyetine tecavüzüyle iliģiyor. Bediüzzaman aģağıdaki Ģu Elbette Cehennem'in pek çok vazifeler için pek çok esbab-ı mûcibesi ve vücudunun hikmetleri olmasa da, öyle kâfirler için bir Cehennem'i halketmek ve onları içine atmak, o izzet ve celalin Ģe'nidir (Asa-yı Musa, a.g.y) sözleriyle cehennemin hapis yeri olmaktan baģka varlığının pek çok hikmeti ve gerekçesinin olduğuna iģaret etmiģtir. Allah, imtihana tabi tuttuğu insanlardan hiç birinin ruhunu sırf kötülük yapacak veya sırf iyilik yapmaya meyyal olacak bir Ģekilde yaratmamıģtır. Bilakis, bütün ruhları-imtihanın asgari- Ģartlarını yerine getirebilecek bir konumda yaratmıģtır. Bu sebeple, imtihana tabi tutulmuģ her insana iyi ile kötüyü, kâr ile zararı fark edecek bir akılla donatmıģtır. Yol haritasını özgürce çizebilecek bir özgür iradeye sahip kılınmıģtır. Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin mealindeki ayetiyle bu özgürce tercihin varlığı Kur an da açıkça ilan edilmiģtir. Siz Ģükredip iman ettikten sonra Allah ne diye sizi cezalandırsın ki? Allah Ģükredenlerin mükâfatlarını bol bol verir ve her Ģeyi hakkıyla bilir. (Nisa, 4/147) mealindeki ayetin ifadesi, ilahi devlet kuruluģ felsefesinde cehennem hapsinin asli bir unsur olmadığına iģaret etmektedir. 9

10 Kur an ve hadis derslerinin yapıldığı sohbetlerde uyuklayanların bile sevap kazanacakları yönünde bir hadis var mıdır? Sorudaki Ģekliyle bir hadis rivayetine rastlayamadık. Zeynu l-iraki, Ġmam Gazali nin Ġhyau Ulum adlı eserinde (1/ 343) zikrettiği Alimin uykusu ibadet, nefes alıp verişi tesbihtir Ģeklindeki bir rivayetin bilinen Ģeklinin, oruçlunun uykusu ibadet olduğunu söylemiģtir. (Tahricu Ahadisi l-ġhya-ihya ile birlikte-a.y). Ve Iraki, Oruçlunun uykusu ibadet olduğu na dair rivayet için de zayıf demiģtir. (Tahric, 1/231). Acluni de, ilgili rivayeti zikrettikten sonra, bunun zayıf olduğunu belirtmiģtir. (Aclunî, KeĢfu lhafa, 2/393) Bu hadis rivayeti zayıf olmakla beraber, Hafız Heysemi nin senedi hasendir dediği bir rivayette Kur an okuyan, Salavat getiren ve benzeri ilim-ibadetle meģgul olan zikir meclisleri için söz konusu edilen Onlar öyle bir topluluktur ki, onlarla beraber oturan kimse mahrum kalmaz. (Mecmau z-zevaid, 10/77, h.no: 16769) manasındaki hadisten bunu anlamak mümkündür. Yani Allah rızası için, Allah ın kitabı, resulünün sünneti ve bunları tefsir edip açıklayan güzel eserleri okuyan, Allah ın zikreden bir mecliste elinde olmadan uykuya dalan bir kimsenin yine bu cemaatin sevabından mahrum kalmayacağı ümidini taşımakta bir sakınca yoktur. 10

11 İslam Tarihinde borç veren kurumlar var mıydı? Ġslam da ibadet eksenli iki türlü finans kurumu bulunmaktadır. Biri Zekât Müessesesi, diğeri Karz-ı Hasen/Güzel Borç Müessesesi dir. Asr-ı saadette borç veren herhangi bir kurumun varlığını bilemiyoruz. Ayet ve hadiste çokça teģvik edilen borç verme iģi daha çok bireysel bir çaba olarak yapılmıģtır. Osmalı devletinde Düyun-u Umumiye (Düyun-u Umumiye-i Osmaniye Varidat-ı Muhassasa Ġdaresi), adıyla 1872 de kurulan kurum, borç veren değil, sadece Devlet in dıģ borçlarını denetleyen bir kurumdur. Bu sebeple bizim bildiğimiz kadarıyla Osmanlı devletinde de borç veren bir kurum bilmiyoruz. Ġslam da fakirlerin ihtiyacını karģılayan zekât kurumudur. Bu kurum, her zaman faaliyet göstermiģ ve Kur an ın emriyle sekiz ayrı insan sınıfının maddi ihtiyaçlarını karģılamaya yönelik hizmet vermiģtir. Kurumsal borç mekanizması olmamakla beraber Ġslam da borç vermek, sadece insani boyutuyla değil, sevap boyutuyla, Allah ı hoģnut etme boyutuyla da ortaya konulmuģtur. Nitekim ayetlerde bir ihtiyaç sahibine borç veren kimsenin Allah a borç vermiģ gibi olacağına vurgu yapılmıģtır: Kimdir o yiğit ki Allah a güzelce ödünç verir, Allah da onun verdiğinin mükâfatını kat kat artırır. Allah rızkı kısar da, bollaştırır da. Zaten hepiniz döndürülüp O na götürüleceksiniz. (Bakara, 2/245) Dini tasdiklerinin ifadesi olarak, hayır işlerinde mal harcayan erkekler, mal harcayan hanımlar ve Allah a güzel bir ödünç verenlerin ödülleri kat kat artırılacak, ayrıca onlara değerli bir mükâfat da verilecektir. (Hadid, 57/18) Bu ayetlerde, Allah yolunda ve uhrevî ecir beklentisiyle yapılacak har-camaların bir bakıma dünyada Allah'a borç verme sayılıp karģılığının âhirette kat kat fazlasıyla alınacağı belirtilir. Burada "güzel" nitelendirmesiyle geçen karz tabiri, ödünç iģlemi de dahil hayır duygusuyla ve Allah rızâsı için yapılan her türlü malî fedakârlığı kapsar. Ġhtiyaç sahibi bir kimseye ödünç vermenin karz-ı hasen adıyla yaygınlık kazanması Kur'an'da geçen bu teģvik ve nitelendirmeden kaynaklanır. Hz. Peygamber, "Kim bir Müslümanın dünya sıkıntılarından birini giderirse Allah da onun âhiret sıkıntılarından birini giderir. Kul, kardeģinin yardımında olduğu sürece Allah da onun yardımındadır." (Buhârî, Mezâlim) gibi genel, "Sadaka on misliyle, borç on sekiz misliyle mükâfatlandırılır. Ġki defa borç vermek bir kere sadaka vermek gibidir. (Ġbn Mâce, Sadakat, 19) gibi özel mahiyetteki hadisleriyle ödünç vermenin dinî değerine ve erdemli bir davranıģ oluģuna dikkat çekmiģtir. Ġslâm ahlâkında imkân sahiplerinin ihtiyaç içindeki kimselere borç vermesi, borçluya mühlet tanıması ve gereksiz yere onu sıkıştırmaması tavsiye edilirken borçluya da borcunu zamanında, mümkünse vadesinden önce ödemesi telkin edilmiģ, imkânı olduğu halde ödemeyi geciktirmenin zulüm, ödeme niyeti olmaksızın borçlanmanın hırsızlık olduğu belirtilmiģtir. (Buhârî, Ġstikraz, 12; Müslim, Müsavat, 33; Ġbn Mâce, Sadakat, 11) 11

12 Devletin zekât gelirlerinden borçlular için de bir fon ayrılması (Tevbe 9/60), Hz. Peygamber'in borç yükünden Allah'a sığınması (Buhârî, Cihâd, 74) olanca iyi niyetine ve çabasına rağmen borcunu ödeyemeyenler hakkındaki Ģefkatli tutumu ve bu tür borçları beytülmâlden ödetmesi (Buhârî, Nafakât, 15) borcun ödenmesine verilen önemin farklı tezahürleridir. Mali imkânları müsait olanlar, kanunlara dayalı bir kurum çerçevesinde, ihtiyaç sahiplerine borç vererek insanların finansman gereksinimlerini karģılayabilirler. Hatta, ihtiyaç sahiplerine sadece para değil, çimento, demir, kumaş, gıda maddeleri gibi aynî varlıklar da borç olarak verilebilir. Ve bu Ģekilde Ġslam ın en önemli finans kurumu olan karz-ı hasen hayata geçirilmiģ olur. Zekât ve karz-ı hasenin kurumlaģtırıldığı bir toplumda faizden, faizcilikten ve faiz kurumlarından, dolayısıyla haksız kazançlardan söz edilemez. Bunun için Kur an ın, karz-ı hasen hakkındaki talimatına kulak verelim. Elbette rahata kavuģuruz. İnsanlar köylerden şehirlere göçünce kıyameti bekle, anlamında bir hadis var mı? Köyden Ģehire göç edenlerle ilgili açık bir rivayete rastlayamadık. MeĢhur Cibril hadisinde bu mana iģlenmiģtir: Bu uzun hadiste, Başı açık yalın ayak (deve-davar güden) çobanların (kırsal kesimde yaşayan, hatta çobanlık yapan fakir kimselerin zamanla zengin olup şehirlere yerleşerek) yüksek binalar yapmada yarışmaları kıyamet alameti olarak değerlendirilmiģtir. (Buhari, Ġman, 37; Müslim, Ġman, 1-7) Peygamberimizin söyleyip de ortaya çıktığını gösteren haberlerle ilgili pek çok hadis vardır. Bilgi için tıklayınız: HZ. PEYGAMBER VE GELECEKTEN HABERLER Devlet içki satışını yasaklayıp bunu yasalaştırmalı mı yoksa kişileri kendi iradelerine mi bırakmalı? Ġslam devletinde müslümanların içki ticareti yapmaları yasaktır. Ancak gayr-i müslimler kendi bölgelerinde kendi insanlarına satabilirler. 12

13 İlk ribozom nasıl ortaya çıktı, evrimcilere ilmi bir cevap verebilir misiniz? Soru: Bir ribozom büyük ve küçük olmak üzere iki parçadan meydana geliyor. Bu iki ribozom, tek bir ribozomun sürekli kendisini eşlemesi sonrasındaki varyasyonlardan ve hatalardan ötürü oluştuysa ve bir arada bulundularsa (ki böyle olmuş olma ihtimali çok çok yüksektir), bu ikisi birbirine bağlanarak ilkin ribozomların ortaya çıkmasına neden olmuştur!" Evrimcilerin bu iddiasına nasıl bir bilimsel cevap vermeliyiz? Cevap: Ribozomlar hücre içerisinde sentezlenir. Bunlar proteinler ile mesenjır, ya da kalıp RNA moleküllerinden meydana gelmiģlerdir. Ribozomlar hücrede protein sentezinin yapıldığı yerlerdir. TaĢıyıcı Ribo Nükleik Asit molekülleri (trna), sitoplazmada Ģifrelerine uygun amino asitleri yakalar, ribozoma gelerek, kendi ters kopyası olan ve ribozom üzerine yerleģmiģ bulunan kalıp Ribo nükleik asit molekülleri (krna) ile bağlanır. Her bir trna molekülünün Ģifrelediği, yani taģıdığı amino asit farklı olabilir. Bunların taģıdı amino asitler, ribozom üzerinde birbirlerine bağlanarak protein moleküllerini hasıl ederler. Ġhtiyaca göre hücre içerisinde ribozom sentezlenir. Gerekli protein üretimi ribozomlarda sentezlenip sitoplazmaya verildikten sonra o ribozomlar, kendisini meydana getiren parçalara ayrılarak, ribozomu meydana getiren RNA ve protein molekülleri yine hücrede ihtiyaç olan yerlerde kullanılır. Kısaca söylemek gerekirse, ribozomlar ihtiyaç halinde hücrede, protein ve RNA moleküllerinden, ne kadar sayıda ihtiyaç varsa o kadar imal edilir. RNA moleküllerinin bir kısmı sitoplazmadan amino asitleri ribozoma taģır. Bir kısım RNA molekülleri de bizzat ribozomun üzerine yerleģerek kalıp vazifesi görür. Neticede ribozomlar üzerine taģınan amino asitler peptit bağlarıyla birbirlerine bağlanarak proteinleri hasıl ederler. Ġhtiyaç olan proteinler sentezlendikten sonra ribozomlar, yine kendilerini meydana getiren protein ve amino asit moleküllerine ayrılır. Ribozomun parçalanmasından hâsıl olan ürünler yine hücrede ham madde olarak kullanılır. Ribozomlar Ģekil olarak iki parçadan meydana gelmiģlerdir. Bir büyük kısım, diğeri de daha küçük bir parçadır. Hücrenin meydana gelmesinde DNA ve RNA ların sentezi ve dolayısıyla protein teģekkülü önemlidir. ĠĢte hücrenin yaratılmıģ olmasını aklına sığıģtıramayanlar, bu RNA ların ve dolayısıyla ribozomların ilk defa tesadüfen meydana geldiğini açıklamak için, hatalardan ve varyasyonlardan, yani geliģigüzel değiģmelerden bir ribozomun ortaya çıktığını ileri sürüyorlar. Onların bu iddiaları, bilimsel bir veri değil, hayallerinde canlandırdıkları bir senaryodur. Bu konuda herkes bir senaryo üretebilir. Ribozomun Ģu andaki teģekkülünde olduğu gibi, Allah bütün canlı varlıkların teģekkülünde bir takım prensipler, sebepler ve kaideler koymuģtur. Ancak ilk yaratılıģta bu prensip ve kanunların dıģında bir yaratılıģ söz konusudur. Bir baģka ifade ile, sebep olarak tavuk yumurtadan, ya da yumurta tavuktan oluyor. Ama ortada tavuk yok, yumurta da yokken, bunlardan birisinin doğrudan yaratıldığını kabul etmek aklın ve mantığın ve bilimsel düģüncenin gereğidir. Fakat, hiçbir Ģey geliģigüzel ve tesadüflerin eseri değildir. Her Ģey hem ilk ve hem de son yaratılıģında; planlı, programlı, bilerek, görerek, bir takım sebep ve sonuçlar düģünülerek tercih edildiğini, sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi birinin eseri olduğunu göstermektedir. 13

14 Yahudilikte Allahın oğlu inancı, vaftiz, sünnet olma, domuz eti ve şarap hakkındaki hükümler nedir? 1- Yahudilikte teslis inancı yoktur ancak Hz. Üzeyir'e Allah'ın oğlu dedikleri Kuranı Kerim'de belirtilmiģtir. "Yahudiler, 'Uzeyir Allah'ın oğlu.' dediler, Hıristiyanlar da 'Mesih Allah'ın oğlu.', dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. Daha önce inkâra sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!" (Tevbe, 9/30) 2- Yahudilikte de Hristiyanlığa benzer vaftiz Ģekli uygulanmaktadır. Yahudilikte, maddi temizlik yanında manevi temizlik, putperestliğin kirlerinden arınmak, yeni dine girmek, Allah'ın kavmi olmak ve onunla birlikte bulunmak için bazı uygulamalar vardır. Bu uygulamalar büyük ölçüde su ile yapılmaktadır. Ayrıca onlarda kurban ve mesih yağının da temizlenme ve arınma için kullanıldığı da görülmektedir. (Levili!er, 8, 10, 12) Yahudilikte, doğumdan belli bir süru sonra, çocukların veya dine yeni giren kimselerin sünnet edilmesi dinin bir gereğidir. Buna ilave olarak, din adamları bu kimseleri, sünnetten sonra yedi gün içinde Ģekli ve mahiyeti kendilerine has olmak üzere, vaftiz etmektedir. Hahamlar, mühtedinin Ģahsi kirleri yanında, Tevrat'da kir olarak belirtilen Ģeyleri de katarak onu vaftiz etmek ve onun, daha sonra, kurban merasimine katılmasına izin vermektedirler. Yahudi vaftizinde; mühtedi, gerçek niyetinin ne olduğunu öğrenmek için, özel bir sorgulamaya tabi tutulur. Bunda baģarılı olanlar, sünnet edildikten sonra Ģahitlerin huzurunda, çıplak olarak su havuzuna sokularak "vaftiz' edilir ve bu Ģekilde vaftiz olan gerçek bir Yahudi olarak kabul edilir.(michel Meslin, II/60) (bkz. Doç. Dr. Mustafa Erdem, Hristiyanlıktaki Vaftiz AnlayıĢı Üzerine Bir AraĢtırma) 3- Yahudilerin kitabı Tevrat'ın tesniye bölümünde yenilmesi yasak olan hayvanlar sıralanırken Ģöyle denilmektedir: "... ve domuz... çünkü tırnaklıdır, fakat geviş getirmez. O size murdardır, bunların etinden yemeyeceksiniz ve leşlerine dokunmayacaksınız." (Tevrat, Tesniye, bab, 14/8) 4- Tevrat'ta Ģarap hakkında da Ģu cümleler dikkati çeker: "Ve Rab Hârun söyleyip dedi: Sen ve seninle beraber oğulların, toplanma çadırına girdiğiniz zaman, ölmeyesiniz diye şarap ve içki içmeyin, nesillerinizce ebedî kanun olarak, tâ ki, kutsalla, bayağı şeyi ve murdarla temiz olanı birbirinden ayırdedesiniz." (Tevrat, Levililer, Bab, 10, A. 8, 9-11) 14

15 Bir inançsızın iyiliği karşılıksız, inançlının ise cennet için yapmış olması nasıl açıklanabilir? Bu konu bir inanç meselesidir. Ġnsanların bakıģ açısı bu inanca göre Ģekillenir. Ġnsanı iģin merkezine koyan bir hümanist için insanın özgür iradesinden, özellikle bir insani değer penceresinden ortaya çıkanlar en önemli değerlerdir. Oysa bir mümin için değerler ancak Allah ın hoģnutluğuyla orantılı olarak bir kıymet ifade eder. ġunu unutmayalım ki, insanın hayırlı iģlere meyilli olması da Allah tarafından yaratılıģında insana bahģedilen bir erdemdir. Allah bir yandan insanın vicdanını Ġslam ın emrettiği değerlere açık bir yapıda yaratmıģ, bir yandan da bu güzel değerleri idrak eden bir aklı lütfetmiģ ve diğer taraftan da bunları destekleyen, bunları yanılmalardan koruyan, doğru yolu gösteren vahiy rehberliğini insanlara ikram etmiģtir. Bu açıdan bakıldığı zaman, insanların vicdanında duyduğu iyilikleri vahiy ile de idrak ettiği zaman bu fıtri erdemini daha da pekiģtirmiģ olacaktır. Ġnsanların her zaman bu fıtri yapılarını koruyamadıkları, her zaman vicdanlarının seslerini dinlemediklerini söylemek mümkündür. Ġnsanlık camiasında binlerce haksızlık, cinayet ve zulümlerin varlığı gözle görülen bir gerçektir. Bu gerçek bize bazı filozofların da dedikleri gibi Vicdanın asla dinin yerine tutmadığı realitesini fiilen göstermektedir. Demek ki insanların Allah ın vahyine ihtiyaçları vardır. Din insanları huzurlu, güvenli bir hayatı yaģamaları ve ahiret hayatını da kazanmaları için fıtratlarındaki iyi duyguları yönetmek için ödüller ortaya koymuģtur. Bu ödüller insanların onurunu kıracak değil, aksine daha da yüceltecektir. Çünkü bu kadar değerli ödüller ortaya konmuģ olmasına rağmen, insanların yine de yanlıģta ısrar ettikleri bir dünyada bir de farz edin ki cennet gibi cazibeli bir ödül ve cehennem gibi caydırıcı bir ceza olmasaydı ne olurdu? ġunu hiç kimse inkâr edemez ki, inkârcıların vicdanları ve erdemleri inançlılardan daha üstün değildir. Çünkü iki taraf da insandır ve aynı vicdanı taģıyor. O halde, sadece yaratılıģta var olan erdemleriyle yetinen inkârcıların, bu yaratılıģtaki erdemlerini destekleyen Allah a ve ahirete iman gibi artı bir kutsal kuvvete sahip olan inançlı kimselerden daha üstün olduğunu iddia etmek hangi mantıkla izah edilebilir? Tek gözlü birinin iki gözü olan birinden daha iyi gördüğünü, tek kulağı iģiten birinin iki kulağı da iģiten birinden daha iyi iģittiğini iddia etmek ne kadar mantık dıģı ise, söz konusu iddia da bundan çok daha fazla mantıksızlıktır. Bu gün bütün dünyada baģarılar için ödüller, suçları engellemek için de cezaların varlığı ortada iken, cennet ve cehennem gibi gerçekleri göz ardı etmek veya onları hafife almak insanlıkla alay etmek anlamına gelir. Bütün bu açıklamalardan sonra Ģunu da belirtelim ki, inançlı kimselerin yaptığı iyilikler sadece Allah ın rızasını esas aldıkları için, inkârcıların çoğu zaman gösteriģ, riyakarlık ve benzeri bazı nefsani maksatları gözeten inkarcıların tavırlarından bin kata daha samimidir. Kaldı ki, Milletimin/insanların imanını selamette görürsem cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken gönlüm gül-gülistan olur diyen Bediüzzaman gibi bir insanı bu seviyeye yükselten onun imanıdır. Dinsizlerden böyle bir feragati beklemek abesle iģtigaldir. Ġlave bilgi için tıklayınız: Allah rızası için yapılan ibadetle cenneti kazanmak veya azabtan kurtulmak için ibadet... Allah, insanın menfaatçi bir varlık olduğunu bildiği için mi kendisine ibadet karşılığı cenneti... İbadet niçin yapılır? Cennet vaad edilmeseydi ve cehennemle korkutulmasaydık... Cennet ibadetle mi kazanılır, şayet cennet sevaplarla... 15

16 Müfevvida ne demektir? Müfevvida, alemin yaratılıģı ve idaresinin Hz. Peygamber'e, Ali'ye ve Ġmamlara verildiğini ileri, süren aģırı ġiî grubunun adıdır. Müfevvida kelimesi, sözlükte "bir işin yapılmasını ve o işte tasarrufta bulunulmasını başkasına havale etmek" anlamına gelen tefviz kökünden türemiģtir. Mezhepler tarihi kaynaklarında aģırı ġiî gruplarından, kâinatın yaratılması ve yönetilmesinin, ayrıca âhiret hayatında insanlara ceza veya mükâfat verme iģinin Allah tarafından Hz. Peygamber'e, Ali'ye ve onun neslinden gelen imamlara havale edildiğini ileri sürenlere müfevvida (tefvîziyye) denildiği kaydedilmektedir. (krģ. Nevbahti, Fıraku'Ģ-ġia, s. 71; Kummi, el-makâlat, s. 92) Tefvîz düģüncesi son dönem ġîa ulemâsında da görülmüģtür. XIX. yüzyıl ġiî âlimlerinden Ahmed el-ahsâî, Kazvin'de bulunduğu sırada ilâhî fiillerin imamlara tefviz edildiğini ileri sürmesinden dolayı Ġmâmiyye tarafından tekfir edilmiģtir. Hz. Muhammed'i, Ali'yi ve evlâtlarını Allah'ın yarattığını kabul etmekle birlikte Allah'a ait iģlerin onlara havale edilmesi ve dolayısıyla beģer üstü bir mevkide tasavvur edilmelerinin genellikle gulüv unsurlarından ilâhî nur veya ilâhî bir cevherin kendilerine hulul ettiği görüģüne yahut tenasüh anlayıģına dayandırıldığı ileri sürülmektedir. Müfevvida mutedil ġîa mensuplarınca kesin olarak reddedilmiģtir. Ġmam Ca'fer es-sâdık'tan nakledilen bir rivayette Gâliyye'nin kâfir, müfevvidanın müşrik olduğu belirtilmiģ, Ġmam Ali er-rızâ da bu düģüncede olanların şirke düştüğünü söylemiģtir. (Abdullah Hasan el- Mûsevî, Hadîs, s. 135) Ġbn Bâbeveyh ise müfevvidanın inanç yönünden Yahudiler, Hristiyanlar, Mecûsîler, Kaderiyye, Hâriciyye ve bid'atçılardan daha büyük bir dalâlet içinde olduğunu ve İslâm'la alâkalarının bulunmadığını kaydetmiģtir. (Risâletü'l-i'tikadât, s ) Tefvîz kavramı literatürde "iradî fiillerin meydana getirilmesinin Allah tarafından tamamen insana havale edildiği" mânasında "cebr"in karģıtı olarak da kullanılmıģtır. Nitekim, "Ġslâm dininde cebir de tefvîz de yoktur" Ģeklinde bir ifade Ca'fer es-sâdık'a nisbet edilmiģtir. (Batalyevsî, el-inģaf, s. 87, 89; bk. TDV Ġslam Ansiklopedisi, Müfevvida md.) 16

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

PEYGAMBERİMİZİ TANIYALIM

PEYGAMBERİMİZİ TANIYALIM PEYGAMBERİMİZİ TANIYALIM Allâh-u Teâlâ El-Ahzâb suresinin 45.46.47.ve 48. ayetlerinde Ģöyle buyuruyor: أ ي ه ا ي ا م ل ير ال ن إ ن نا أ ر رل ا ا ش اه د و م ش ر و ن ذ ي ر و د ع ي ا إ ا ى ا و ر ن رن ج ا

Detaylı

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI Halil YAVUZ Emekli müftü ÖNSÖZ Hamd, şânı yüce olan Allah(c.c) a, salât-ü selâm O nun kulu ve Rasûlü Muhammed

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

Ondalık ve Oruç Adakları

Ondalık ve Oruç Adakları Ondalık ve Oruç Adakları 01135_186_Tithing.indd 1 Bütün ondalıklarınızı ambara getirin. Beni bununla sınayın diyor Her Şeye Egemen Rab. Göreceksiniz ki, göklerin kapaklarını size açacağım, üzerinize dolup

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Şeyh den meded istemek caizmidir?

Şeyh den meded istemek caizmidir? Eusubillahi-mineş-şeytanirrajim Bismillahirr-rahmanirrahim Şeyh den meded istemek caizmidir? Şeyh Eşref Efendi Esselamaleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu Hazihis Salatu tazimen bi hakkike ya Seyyiduna

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı İMAM HATİP ORTAOKULU TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; 5, 6,7 ve 8.Sınıflar) ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA 2012 1.GİRİŞ Yaratılıştan itibaren hayata

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

8. SINIF 3. OTURUM A. Bu metni aşağıdaki ayetlerden hangisi destekler?

8. SINIF 3. OTURUM A. Bu metni aşağıdaki ayetlerden hangisi destekler? 1. Üzerinde yaşadığımız dünyanın da içinde bulunduğu güneş sistemi, kendilerine takdir edilmiş bir yörüngede hareket eder. Dünyamız, ne diğer gezegenlere çarpar, ne de onlardan uzaklaşır. Yeryüzünde de

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17 Ramazan ayı İslam inancının kendisine yüklediği önem sebebiyle halk arasında On bir ayın sultanı ve Şehr-i Mübârek (Mübârek Ay) olarak kabul edilmiştir. Ramazan ayı Müslümanların değerlendirmek için adeta

Detaylı

2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM 8. SINIF TÜRKÇE DERSİ KONULARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM 8. SINIF TÜRKÇE DERSİ KONULARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ 2013-201 EĞİTİM ÖĞRETİM 8. SINIF TÜRKÇE DERSİ KONULARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ SÜRE KONULAR 3 Fiilimsi EYLÜL Fiilimsi 1 Fiilimsi 2 Fiilimsi 3 KURBAN BAYRAMI EKİM Fiilimsi Fiilimsi 1

Detaylı

Herkes bir arayış içinde

Herkes bir arayış içinde Euzubillahimineşşeytananirracim Bismillahirrahmanirrahim Herkes bir arayış içinde Ayberk Efendi Berlin 2oo8 La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil Azim. Meded ya Sultanul Evliya, meded ya Şeyh Nazım

Detaylı

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ [ Türkçe ] الحكمة من تشريع الزكاة [باللغة التركية [ Muhammed b.salih el-useymin محمد بن صالح العثيمين Terceme eden : Muhammed Şahin ترجمة: محمد بن مسلم شاهين Tetkik eden:

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA 2012 1.GİRİŞ Yaratılıştan itibaren hayata yön veren, temel hak ve

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak:

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak: Cenab-ı Hak: En iyi işleri yaparak kendini büsbütün Allah a teslim eden ve daima doğru yoldan giden İbrahim in dinine uyan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim i kendine dost

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI

TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI Nevzat Ġhsan SARI / Tapu ve Kadastro MüfettiĢi TaĢınmazların arsa vasfını kazanması ancak imar planlarının uygulanmasıyla mümkündür. Ülkemizde imar planlarının uygulanması

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir.

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. TEMEL DİNİ BİLGİLER KİTAPLARA İMAN 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. 2 Kutsal kitap neye denir? Allah ın emir ve yasaklarını,

Detaylı

Terim olarak kader, "Allah'ın her şeyi belirli bir ölçü, düzen ve uyum içerisinde yaratmasına ve yaratılmış olan her şeyi programlamasına " denir.

Terim olarak kader, Allah'ın her şeyi belirli bir ölçü, düzen ve uyum içerisinde yaratmasına ve yaratılmış olan her şeyi programlamasına  denir. On5yirmi5.com Kaza ve kader nedir? Kader; planlamak, değerlendirmek, ölçmek ve programlamak gibi anlamlara gelir. Kaza ise, kesin karar vermek, düzenlemek, gerçekleştirmek ve yaratmak anlamına gelir. Yayın

Detaylı

"Biz senden önce de hiçbir beşere dünyada ebedîlik vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar baki mi kalacaklardır?" (3)

Biz senden önce de hiçbir beşere dünyada ebedîlik vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar baki mi kalacaklardır? (3) Ölüm Her canlı ölümü tadacaktır "Her canlı ölümü tadacaktır. " (1) Her nefis canlı ölümü tadacaktır. Yani herkes ölecektir. Bundan bazı kimseler ruhun ebedî olduğu mânâsını anlamışlardır. Çünkü tatmak,

Detaylı

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır.

Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. Bazı insanlar vardır ki, yapmadıkları halde yapmış gibi övünürler İmkânlar

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

7. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

7. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ KASIM EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI Varlıklar Âlemi Varlıklar âlemini sınıflandırarak özelliklerini örneklerle açıklar Meleklere İman Meleklerin Özellikleri ve Görevleri

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir.

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir. KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER Soru 1 : Kur an ı Kerim kaç yılda inmiş, tamamlanmıştır? Cevap : Kur an ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC Niyeti temiz olan ve haddini bilen bir Müslüman, başarıya, nîmete karşı şükrünü edâ edemez ise, Allah (CC) o kişiyi bir mahrûmiyete, bir sıkıntıya mâruz bırakır. Meselâ, dikkat ediniz, bir başarıya imzâ

Detaylı

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.)

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) Ben seni sevdiğim için eğer bahâ derler ise İki cihân mülkün verem dahı bahâsı yetmeye (Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) İki cihân

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez.

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez. Ders : 8 Konu : SALiH AMEL Amel kelimesi, sevap veya günahla karşılık bulan her türlü iş, çalışma ve fiil demektir. Kur ân-ı Kerim ve hadisi Şeriflerde daha çok emir, yasak ve tavsiyeler anlamında olup,

Detaylı

SON GÜN. için/içinde KURAN-HABER DE EZAN MUCĐZESĐ

SON GÜN. için/içinde KURAN-HABER DE EZAN MUCĐZESĐ SON GÜN için/içinde KURAN-HABER DE EZAN MUCĐZESĐ Ezan Mucizesi 1 Burada, yüce Al-lah tarafından hz. Muhammede (a.s.) öğretilip hediye edilmiş olan o mübarek Ezanda saklı olan 19 kodlu, en muazzam Simetrik

Detaylı

İnsanın çalışmaktaki gayesi ne olmalıdır? Neye ne kadar çalışmalıdır? Bu konuda önceliklerini belirlerken nelere dikkat etmelidir?

İnsanın çalışmaktaki gayesi ne olmalıdır? Neye ne kadar çalışmalıdır? Bu konuda önceliklerini belirlerken nelere dikkat etmelidir? İlim dünyasına kırkın üzerinde kıymetli eser kazandıran değerli hocamız Ümit Şimşek Bey ile Müslümanların para ile ilişkisini ve dinin zenginliğe bakışını konuştuk. Türkiye nin yetiştirdiği en önemli düşünürlerden

Detaylı

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur.

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur. İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA Müşteki Vekilleri Şüpheli Konu Müsnet Suç : (T.C.:.)./ 3 Ümraniye İstanbul : Av. Aytekin TETİK & Av. Ahmet AYDIN - Adres Antette :...T.C.:2...2 Üsküdar İstanbul

Detaylı

Güzel Bir Kitap: 'İslam Estetiği'

Güzel Bir Kitap: 'İslam Estetiği' On5yirmi5.com Güzel Bir Kitap: 'İslam Estetiği' Sanat ve edebiyat çevresinin yakından tanıdığı Turan Koç, 'İslam Estetiği' adlı kitabını çıkardı. Kitap, meraklılarına yön gösteriyor... Yayın Tarihi : 8

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Soru: Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Benim sorum şudur: Faizden kazanılan para ile yapılan evde kılınan namazın hükmü nedir? Cevap: Aleykum selam

Detaylı

söylediğine göre hayırlı olandır. Birçok insan vardır ki kendini aldatırlar ve biz muttakiyiz derler. Fakat muttaki ancak Yüce Allah ın cc

söylediğine göre hayırlı olandır. Birçok insan vardır ki kendini aldatırlar ve biz muttakiyiz derler. Fakat muttaki ancak Yüce Allah ın cc Hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurur: Yüce Allah tan korkmak her insanın görevidir. Allah ın korkusu kendisini birçok hayra varis kılacaktır. Aslolan şudur ki, hayırlı insan Yüce Allah ın söylediğine göre

Detaylı

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ 1 2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN GEREKÇESİ Yüce Allah, tekamül ve gelişime

Detaylı

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal dayanışma ve İslamî değerlerin mali olarak desteklenmesi

Detaylı

BESMELE VE ALLAH LAFZ-I CELÂLİ'NİN SAYIMLARI

BESMELE VE ALLAH LAFZ-I CELÂLİ'NİN SAYIMLARI Bu yazı www.multimediaquran.com sitesinin sahibi hacı Mehmet Bahattin Geçkil tarafından hazırlanmıstır. 11-15-2015. Herhangi bir medyada yayınlanması halinde yukarıdaki bilginin referans olarak verilmesi

Detaylı

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine)

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) [Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) ONDALIK-SUNU-SADAKA Kurbanlarımızı şükran ve dua ile sunarız. Bu kurbanları dua ve tapınmanın bir parçası olarak, övgü ve şükran sunusu olarak Tanrı ya sunarız.

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm Yazı

Detaylı

BEDİÜZZAMAN IN TABİATÇILARA KARŞI MÜDAFAA STRATEJİSİ

BEDİÜZZAMAN IN TABİATÇILARA KARŞI MÜDAFAA STRATEJİSİ 2. ULUSLARARASI BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ SEMPOZYUMU İslâm Düşüncesinin 20. Asırda Yeniden Yapılanması ve Bediüzzaman Said Nursî 27-29 Eylül, 1992, İstanbul BEDİÜZZAMAN IN TABİATÇILARA KARŞI MÜDAFAA STRATEJİSİ

Detaylı

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? حكم تكر لعمر م يكو بينهما ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza

Detaylı

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN 6.Spor ġenlikleri kapsamında gerçekleģtirilen Futbol Turnuvası Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun zaferi ile sona erdi. Yapılan maçlar sonucunda Ünye ĠĠBF

Detaylı

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31 Tarih boyunca hayatın her alanında özellikle de evlilik-aile hayatı ve yönetim-iktidar alanında seçim ve geçim çok önemli unsurlardır. Seçim ile geçim iç içedir, geçim seçime bağlıdır. Geçim yani nasıl

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan iç savaşlar, coğrafi olumsuzluklar dolayısıyla insanlar,

Detaylı

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL KARARIN ÖZÜ : Sivil Savunma Uzmanlığı nın Görev ve ÇalıĢma Yönetmeliği. TEKLİF : Sivil Savunma Uzmanlığı nın 31.03.2010 tarih, 2010/1043 sayılı teklifi. BAġKANLIK MAKAMI NA; Ġlgi: 18.03.2010 tarih ve 129

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI TARİH GÜN VAKİT ADI SOYADI UNVANI VAAZIN KONUSU VAAZIN YAPILDIĞI YER 3.10.2014 CUMA ÖĞLEDEN ÖNCE HASAN İZMİRLİ İlçe Müftüsü

Detaylı

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME 190 HATA İLE ÖLDÜRME Hata ile öldürme iki kısma ayrılır: 1- Öldürülen kimsenin isabet alması istenmemesine rağmen ona isabet etmesi ve onu öldürmesidir. Bir ava atış yapılırken bir insana isabet etmesi

Detaylı