SİGARA KULLANIMININ TROMBOSİT FONKSİYONLARI ÜZERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SİGARA KULLANIMININ TROMBOSİT FONKSİYONLARI ÜZERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ"

Transkript

1 Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 4.İç Hastalıkları Kliniği Şef: Doç. Dr. Refik DEMİRTUNÇ SİGARA KULLANIMININ TROMBOSİT FONKSİYONLARI ÜZERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ Dr. Murat GÜCÜN UZMANLIK TEZİ İSTANBUL-2009

2 TEŞEKKÜR Asistanlık sürem boyunca bilgi ve becerilerinden yararlandığım Hocalarım Sayın Doç. Dr. Haluk Şavlı, Sayın Doç. Dr. Refik Demirtunç ve Sayın Doç. Dr. Murat Duranay a en içten teşekkürlerimi sunarım. Yine rotasyonlarım süresince eğitimime katkılarından dolayı Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Klinik Şefi Sayın Prof. Dr. Paşa Göktaş a, Klinik Biyokimya Klinik Şefi Sayın Uzm. Dr. Sacide Atalay a, Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 6. Göğüs Hastalıkları Klinik Şefi Sayın Doç. Dr. Haluk Celalettin Çalışır a, Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Klinik Şefi Sayın Doç. Dr. Cihangir Kaymaz a ve tüm asistanlık sürecimde her zaman yanımda olan, bilgi ve becerisini aktarmanın dışında bir abi kardeş ilişkisi içerisinde desteğini hep hissettiğim kliniğimiz Başasistanı Sayın Uzm. Dr. Mehmet Fatih Akdoğan a, Tezimin hazırlanmasındaki katkılarından dolayı, hastanemiz Tıbbi Onkoloji Ünitesi nden Sayın Uzm. Dr. Mehmet Aliustaoğlu na ve kliniğimizden her zaman yanımda olan ve desteğini esirgemeyen asistan arkadaşım Sayın Dr. Volkan KONYA ya ve Tıbbi Onkoloji Ünitesi ndeki Hem. Müslüme Başaran a, Hem. Habibe Yıldız a ve personel arkadaşlara, Hipokrat Tanı Laboratuarları Görüntüleme Merkezi nden Sayın Uzm. Dr. Günay Gözüm e ve tüm çalışanlarına, Ayrıca 5 yıl boyunca birlikte çalıştığım ve büyük mutluluk duyduğum 4. Dahiliye Kliniği uzman, asistan, hemşire ve tüm çalışanlarına, Yine bu süre içerisinde desteklerini ve sevgilerini her zaman yanımda hissettiğim sevgili eşim, oğlum, annem, babam, kardeşim ve tüm aileme, Teşekkür ederim. 2

3 İÇİNDEKİLER 1- GİRİŞ VE AMAÇ GENEL BİLGİLER SİGARA SİGARA DUMANININ İÇERİĞİ SİGARANIN VÜCUT ÜZERİNE GENEL ETKİLERİ SİGARA İÇİMİNİN BIRAKILMASI TROMBOSİTLER TROMBOSİTLERİN YAPISAL BÖLÜMLERİ TROMBOSİT FONKSİYONLARI ORTALAMA TROMBOSİT HACMİ TROMBOGLOBULİN GEREÇ VE YÖNTEM BULGULAR TARTIŞMA ÖZET KAYNAKLAR

4 1- GİRİŞ VE AMAÇ Tütün kullanımının artmış iskemik kalp hastalığı ve vasküler mortalite ile ilişkilendiren kuvvetli epidemiyolojik kanıtlar olmasına rağmen bu ilişkinin arkasındaki kesin mekanizmalar tam anlamıyla ortaya çıkarılamamıştır [1,2]. Kronik İçicilerde öne sürülen mekanizmalar; artmış ateroskleroz [3,4], artmış trombosit agregasyonu, artmış tromboz [5], hiperkoagülabilite, artmış fibrinojen ve azalmış fibrinolitik aktiviteyi kapsar [6,7]. Trombositler hemostazın bütünlüğünün sağlanmasında önemli bir role sahiptir ve de ortalama trombosit hacmi platelet fonksiyonlarının göstergesidir [8]. Büyük trombositler daha yoğun granüller içerirler ve küçük trombositlere göre daha aktiftirler. Trombositlerin hem büyüklükleri hem de sayıları bağımsız hormonal kontrol altındadırlar ve bir kere aktive olduktan sonra trombositlerin yaşam süresince bir daha eski hallerine dönüşemezler [9,10]. Birçok çalışma ortalama trombosit hacminin myokard infarktüsü, serebral iskemi ve geçici iskemik atak için risk faktörlerinden biri olduğunu göstermiştir [11,12]. Yapılan bazı çalışmalarda platelet spesifik proteinler olan platelet faktör 4 ve β-tromboglobulin (β-tg) trombosit aktivasyonu sonrası alfa granüllerden plazmaya salındığını bildirilmiştir [13]. Kronik sigara kullananların plazmalarında β-tromboglobulin düzeyleri artmış olarak bulunmuştur [14]. Sigara kullanımın trombosit fonksiyonları üzerine etkisi hakkında birçok çalışma yapılmıştır. Ancak bu çalışmalarda çıkan sonuçlar çelişkilidir. Çalışmaların bir kısmında sigara içiminden hemen sonrasında trombosit agregasyonun da artış tespit edilirken [5,13], bazı çalışmalarda ise böyle bir ilişki tespit edilememiştir. 4

5 Bu çalışmada sigaranın trombosit fonksiyonları üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Aktive olan trombositlerin yapı olarak daha büyük olması ve aktif trombositlerden trombosit spesifik protein salgılanmasında artış olacağından, ortalama trombosit hacmi ve trombosit spesifik proteinlerden biri olan β-tromboglobulin düzeylerinin ölçümü ile bu çalışmanın yapılması planlanmıştır. 5

6 2-GENEL BİLGİLER 2.1-SİGARA Sigara kullanımı en önemli mortalite ve morbitite risk faktörlerinden biridir. Kullanım sıklığı alınan önlemlerle gelişmiş ülkelerde azalırken gelişmekte olan ülkelerde halen artmaktadır [15,16]. Dünyada sigara içenlerin sayısının 1, 3milyar olduğu düşünülmektedir ve bu rakamın 2025 yılında 1, 7 milyara çıkması beklenmektedir. Saniyede tütüne bağlı hastalıklardan bir kişi ölmektedir ve bu ölümlerin önemli bir bölümü kardiyovasküler sistem hastalıklarına bağlı olduğu bildirilmektedir [17]. DSÖ verilerine göre sigaraya bağlı ölüm olaylarının büyük çoğunluğunun gelişmekte olan ülkelerde olacağı tahmin edilmektedir [18]. Gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de sigara kullanımı ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Ancak son yıllarda alınan tedbirlerle birlikte kısmen de olsa sigara kullanımında bir azalma tespit edilmiştir yılında yayınlanan bir çalışmada ülkemizde yaş arası öğrenciler taranmış ve her 10 öğrenciden 3 nün sigara içmiş olduğunu tespit etmiştir. Bu oran özellikle erkek öğrencilerde daha fazladır. Yeni sigara içme oranları erkeklerde %9 kızlarda %4 daha düşüktür. Taranan öğrencilerin %80 pasif içiciliğe maruz kalmaktadır [19]. En önemlisi de pasif içicilerde sigara kullananlarla aynı riskleri kazanmaktadır. Yapılan binlerce çalışma, sigaranın akciğer, ağız boşluğu, larinks, özafagus, mesane, böbrek, mide, pankreas ve serviks kanserleri ile ilişkili olduğunu desteklemektedir. Tüm bu bilgilere ve önlemlere rağmen önlenebilir ölüm nedenleri arasında özellikle gelişmekte olan ülkelerde birinci sırada yer almaktadır. 6

7 2.1.1-SİGARA DUMANININ İÇERİĞİ Sigara dumanı, biri akışkan olan iki fazdan meydana gelmiştir. Katı fazında çapları 0,1-1 mikron arasında değişen çeşitli partiküller bulunur. Akışkan fazında ise, buhar fazındaki çeşitli kimyasal maddeler, azot ve hava mevcuttur [20,21]. Sigara dumanı çoğu farmakolojik olarak aktif, toksik, mutajenik ve karsinojenik olduğu bilinen 4000 den fazla bileşimi içerir [22,23]. Poliaromatik hidrokarbonlar, heterosiklik hidrokarbonlar, N-nitrozaminleri, aldehidler, volatil karsinojenler, inorganik bileşikler ve radyoaktif elementler olmak üzere yaklaşık 43 adet karsinojen bileşik tarif edilmiştir [22,23,24] Bu maddelerden bazıları: Karbon Monoksit(CO) Sigara dumanında yaklaşık % 3-5 oranında saptanmıştır. Karbon monoksit hem bölgesine bağlanınca, hemoglobinin diğer hem bölgeleri oksijeni yüksek ilgiyle bağlanır. Böylece saturasyon eğrisini sola kaydırır. Böylece oksijenin dokulara yetersiz dağılımı ortaya çıkar. Karbon monoksitin oksijene göre hemoglobine affinitesi 200 kat daha fazladır. Bu yüzden çok az miktarda karbon monoksit bile zararlı sonuçlara neden olabilir. HbCO değerinin % 60'ın üzerine çıkması yasamla bağdaşmaz. Sigara dumanı gaz fazında yer alan karbon monoksit insan sağlığına en zararlı bileşiklerden biridir Azot Oksitleri Nitrik oksit renksiz ve toksik bir gazdır, yavaşça oksidasyona uğrayıp azot dioksite (N02) dönüşür. Azot dioksit gazı azot monoksit gazı varlığında nitröz aside dönüşür. Nitröz asitler aminlerle karsılaştıklarında karsinojen olan N-nitröz aminlere dönüşürler. 7

8 Nitröz Aminler Nitröz aminlerin en fazla karaciğer, özafagus, solunum sistemi, kolon ve böbrek üzerine kanserojen etkisi mevcuttur Hidrojen Siyanür (HCN) Sigara dumanının potent toksik bileşenlerindendir. HCN derişimi selüloz asetat filtrelerinden az etkilenirken, absorblayıcı materyal içeren filtreler, sigara dumanındaki HCN derişimini düşürürler. Örneğin HCN derişimi, 35 ml'lik üfürükte filtresiz sigaralarda μg, selüloz-asetat filtreli sigaraların dumanında μg bulunurken, karbon artı selülozasetat filtreli sigaraların dumanında ise 14 μg olarak saptanmıştır [25] Aldehit ve Ketonlar Sigara dumanında yüksek derişimlerde bulunan asetaldehitin, nikotin ile birlikte sinüs Taşikardisi nin nedeni olduğu, kronik kardiyak rahatsızlıklarının da nedeni olabileceği ileri sürülmüştür Katran Sigara dumanında tümör yapıcılığı saptanmış veya şüpheli karsinojen olan ajanlar polinükleer aromatik hidrokarbonlar ile N-heterosiklik hidrokarbonlardır. Sigara dumanındaki katranın asidik fraksiyonlarının tümör geliştirici aktivite gösterdiğini saptadılar [26]. Polisiklik aromatik hidrokarbonlardan Benzo Pyren'in (3, 4-benzipyren; 3, 4-benzopyren; benzpyren; benzopyren) sigara dumanında yer alan patent karsinojen maddelerden biri olduğu, fare derisi boyama testleri sonucu saptanmıştır. Sigara içilmesi esnasında sigara tütününde yer alan kadmiyumun % 70'i sigara dumanına geçmektedir [27]. Kadmiyum, vücudun savunma 8

9 mekanizmasında üstünlük elde edebilmekte ve alveolar membranda kalıcı değişikliklere neden olmaktadır Nikotin Alkaloitler, yapılarında azot atomu içerirler ve alkaliler gibi bazik olan doğal bileşiklerdir. Nikotin (Nicotiana Tabaccum) ilk defa tütün yapraklarından, 1828' de Rossett ve Reiman tarafından elde edilmiştir. Tütün alkaloitlerinin %90'ını nikotin oluşturur. Tütünün gerçek nikotin içeriği % 0,2-5'dir. Fakat sigara tütünü genelde % 1-2 nikotin içerir [28]. Sigara dumanındaki nikotin katran ın ufak tanecikleri üzerinden ayrıldığında, damar içine verilmiş gibi, hızla akciğer tarafından absorbe edilir. Sigara dumanının kullanıcı tarafından içeri çekilmesinden 8 saniye sonra nikotin beyine ulaşır. Sigara içildikten sonra nikotinin plazmadaki en yüksek değeri 25 ila 50 ng/ml'dir [29,30]. Nikotinin vücuttan atılmasında yarılanma süresi 30 ila 60 dakikadır. Uzmanlara göre sigara dumanının en çok zararlı olan bileşenleri, karbon monoksit, nikotin ve katran dır. 9

10 Tablo-1: Sigarada bulunan bazı maddelerin diğer kullanım alanları [31]. Arsenik Metanol DDT Karbonmonoksit Kadmiyum Hidrojen Siyanür Bütan Gaz Aseton Naftalin Amonyak Zehir imalatında Roket Gazı yapımında Böcek ilaçlamada Egzoz Gazı Araba Akülerinde Gaz Odalarında Tüp ve Çakmak Gazı Oje ve Kimyasal sökücü Güve ilaçlamada Kimyasal Temizlik işlerinde SİGARANIN VÜCUT ÜZERİNE GENEL ETKİLERİ Sigara içimi ABD de en önemli önlenebilir prematür ölüm nedeni kabul edilmektedir. Tüm sigara içicileri için ortalama olarak hayatından yıl kaybı 8 yıl olarak saptanmıştır. Sigara her iki cinste de ani ölüm riskini arttırdığı gözlemlenmiştir. Günde 20 sigaradan fazla sigara içen bireylerde, ani ölüm oranı içmeyenlere göre 5 kat daha fazladır [32]. Sigara içiciler içmeyenlere göre daha fazla hastalanırlar. Halen içenler, bırakanlara veya hiç içmemişlere göre akut ve kronik hastalığa yakalanarak 10

11 gündelik aktiviteden daha fazla yoksun kalırlar; daha fazla yatalak gün geçiririler; daha fazla okul veya işten devamsızlık yaparlar [33] Sigaranın akciğer üzerine etkileri Sigara KOAH gelişiminde en önemli risk faktörüdür. Amerika da ve gelişmiş ülkelerde sigara içimi KOAH gelişiminden %80-90 oranında sorumludur. Tüm sigara içicilerde %50 oranında kronik bronşit, %15-20 oranında da KOAH gelişmektedir [34,35]. Sigara içmeyen ve herhangi bir akciğer hastalığı olmayan sağlıklı kişilerde, 35 yaşından itibaren, FEV1 değerinde her yıl yaklaşık ml düşme olurken, sigara içenlerde bu değer yaklaşık 60 ml. dir. Bazı sigara içicilerde, FEV1 deki bu kayıp 150ml ye kadar ulaşmaktadır [36]. Kronik öksürük, balgam, hırıltı ve dispne gibi solunumsal yakınmalar sigara içicilerinde belirgin şekilde artmıştır. Hava yolu epitelinde siliyer kayıp, müköz bez hipertirofisi, goblet hücre sayısında artış ve permeabilite artışı bu semptomlardan sorumlu olan değişikliklerdir [33]. Menon ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada; sigara içiminin bronş hiperaktivitesinde artışa sebep olduğu gösterilmiştir [33,37,38]. Sigara içmeyen kişilerin, başkalarının içtiği sigara dumanına maruz kalması olarak tanımlanan pasif sigara içiminin KOAH gelişiminde bir faktör olabileceği bildirilmiştir [36]. Anne ve babası sigara içen, pasif sigara dumanına maruz kalan okul çağı çocuklarında, düşük seviyede fakat istatistiksel olarak anlamlı FEV1'de azalmalar tespit edilmiştir. FEV1'de ortalama %5'lik bir düşüş tespit edilmiştir [39]. Yapılan çalışmalarda sigara dumanına maruziyetin astım için anlamlı risk faktörü olduğu görülmüştür. Sigara içiminin cysteinyl leukotriene sentezini 11

12 arttırdığı ve bunun da astım ve kardiyak iskemi ile ilişkili olabileceği belirtilmiştir [40]. Kronik öksürük, balgam, hırıltı ve dispne gibi solunumsal yakınmalar sigara içicilerinde belirgin şekilde artmıştır. Hava yolu epitelinde siliyer kayıp, müköz bez hipertirofisi, goblet hücre sayısında artış ve permeabilite artışı bu semptomlardan sorumlu olan değişikliklerdir [33]. Menon ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada; sigara içiminin bronş hiperaktivitesinde artışa sebep olduğu gösterilmiştir [33,37,38]. Fletcher ve Peto nun öncü epidemiyolojik çalışmaları ve Akciğer Sağlığı Çalışması, KOAH ın tipik özelliği olan akciğer fonksiyonlarındaki hızlı kaybı önlemede tek tedavi girişiminin sigaranın bırakılması olduğunu göstermiştir [41,42]. Sigara içimi akciğerlerde merkezi ve periferik hava yollarını, alveolleri, kapillerleri ve akciğerin immün sistemini etkiler. Ayrıca birçok çalışmada, yalancı çok katlı silialı epitelin, squamöz metaplazi, karsinoma insitu ve invazif bronkojenik karsinomaya aşama aşama dönüştüğü gösterilmiştir [33]. Sigara içimi, akciğer kanseri epidemiyolojisi için primer önlenebilir majör risk faktörü olup, olguların %90 nından sorumludur. Ancak her sigara içen kişide de kanser görülmemektedir [43,44]. Ülkemizde 1997 yılında sağlık bakanlığı kanser savaş dairesinin yayınladığı raporda, akciğer kanserinin, 22 tüm kanserler içinde % oranı ile birinci sırayı aldığı saptanmıştır. Ülkemize ait istatistiksel veriler çok sağlıklı olmamakla birlikte, yılda arasında akciğer kanserine bağlı ölüm olduğu tahmin edilmektedir [45]. 12

13 Kardiyovasküler hastalıklar Sigara içimi aterosklerotik hastalıkların major nedenlerinden biridir ve yüksek kan basıncı, dislipidemi ile birlikte koroner arter hastalıklarının en önemli üç nedenini oluşturur. Kardiyovasküler hastalıklar aterosklerozun major komplikasyonları olan koroner kalp hastalıkları, serebrovasküler hastalıklar, abdominal aort anevrizması ve periferik vasküler hastalıklar gibi hastalıkları kapsar. Sigara içimi ve kardiyovasküler hastalıklar arasındaki ilişki açıkça tespit edilmiştir [46,47,48]. Sigara kullanımının aterosklerotik olayları kötüleştiren ve kardiyovasküler hastalıklara bağlı mortalite ve morbiditeyi arttıran fizyolojik, patolojik ve metabolik faktörlerle ilişkili olduğunu gösteren birçok dokümante edilmiş kanıt mevcuttur yılında ABD'de sigaraya bağlı, 'i beyin damar hastalığından toplam ölüm bildirilmiştir [49]. Britanyalı erkek doktorlar çalışmasında, günde 25 ve daha fazla sigara içenlerde, içmeyenlere göre koroner kalp hastalığına bağlı mortalite 2. 3 misli fazla bulunmuştur [50]. Daha da fazlası sigarayı bırakma azalmış mortalite ve morbidite ile bağlantılıdır. Sigarayı bırakan erkeklerde bırakmayanlara göre akım aracılı dilatasyon fonksiyonunun daha iyi olduğu ve endotel disfonksiyonunun düzeldiği gösterilmiştir [51]. Patofizyolojik etkiler-sigara kullanımı ve ateroskleroz Sigara dumanında bulunan 4000 den fazla olduğu tahmin edilen kimyasal etkenlerin birçok kardiyovasküler etkileri mevcuttur [48]. Bu maddelerin bireysel ve interaktif etkilerin kardiyovasküler hastalıklarda semptomları ağırlaştıran ateroskleroz gelişimini ve progresyonunu sağladığı tanımlanmıştır. Sigara içmenin vasküler endotele zarar verdiği ve endoteliyal hasarında aterosklerozun gelişmesinde ilk sebep olduğu gösterilmiştir [52,53]. 13

14 Patolojik etkiler Ateroskleroz arterlerin mekanik olarak daralması ile sonlanan patolojik bir süreçtir. Bu süreç endotelyal hücre hasarlanması, endotelyal düz kas hücre proliferasyonu, makrofaj aktivitesi, köpük hücre gelişimi, plak gelişimi ve plak kalsifikasyonunu kapsar [54]. Lezyonların progresyonu, metabolik ve fizyolojik süreçleri ve bunlara ek olarak patolojik değişiklikleri kapsar. Regresyon ve reversibilite kardiyak risk faktörlerinin değiştirilmesi ile birlikte bazı hayvan modellerinde ve yeni olarak insan koroner arterlerinin anjiografik çalışmalarında gösterilmiştir [55]. Fizyolojik etkiler Sigara dumanının inhalasyonu ve nikotin maruziyetinin açıkça tespit edilmiş hemodinamik etkileri mevcuttur. Akut fizyojik etkiler son inhalasyondan sonra yaklaşık 15 dakika içerisinde başlar. Major fizyolojik cevaplar sempatik sinir sistemi aktivasyonu ile ilişkili olarak kalp hızı, kan basıncı, kardiyak output da artış ve bunların sonucu olarak artmış myokardiyal oksijen ihtiyacını kapsar. Sigara kullananların vazospastik anjina riski kullanmayanlara göre 20 kat artmıştır [56]. Daha önceden açıklanan fizyolojik değişikliklerin primer stimulanının nikotin olduğu düşünülmektedir [48]. Nikotin adrenal organ ve diğer kromofin dokulardan epinefrin, hipotalamus ve adrenarjik sinapslardanda norepinefrin salınımını uyarır [48,57,58]. Sonuç olarak periferik direnç ve arteryel basınç artar. Kalp hızı adrenal katekolamin salınımı ve direk kronotropik etkiler ile artar [59]. Sigara içimi akut olarak periferik direnci, kan basıncını, kalp hızını ve muhtemelen koroner kan akımını artırarak myokardiyal oksijen ihtiyacını arttırır. Koroner kan akımı hakkındaki çalışmalar net değildir. Hayvan deneyleri 14

15 direk nikotin infüzyonunun miyokard oksijen ihtiyacını arttırmasına rağmen koroner kan akımında değişiklik ya da azalma yapmadığını göstermiştir [48]. Karbonmonoksit sigara dumanının %3 -%6 sını teşkil eder [48]. Karbon monoksit hemoglobine yüksek afinite ile bağlanır ve karboksihemoglobin seviyelerini arttırır. Böylece kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır. Yapılan çalışmalar düşük seviyelerde bile karbon monoksit maruziyetinin miyokardiyal iskemiyi kötüleştirdiğini göstermiştir [60]. Sigara ile inme arasında güçlü bir ilişki vardır ve bu sigara miktarı ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Sigara içenlerde, içmeyenlere göre misli daha fazla SVO (Serebro Vasküler Olay) görülmektedir [61]. Hematolojik Etkiler Sigara kullanımının hematolojik sistem üzerine hem akut hem de kronik etkileri mevcuttur. Muhtemelen tromboz gelişimi kardiyovasküler hastalıklara zemin hazırlayan temel nedendir. Koroner arter trombozu ile ilişkili olan hematolojik faktörler; değişmiş prostoglandin üretimi, platelet aktivasyonu, fibrinojen ve plazminojen düzeyleri ve hemoglobinin azalmış oksijen taşıma kapasitesidir. Platelet aktivasyonun, tromboz gelişiminin başlatılmasında ve platelet kaynaklı faktörlerinin ateroskleroz gelişimindeki rolüne bağlı olarak vasküler sendromlarda primer rol oynadığı düşünülmektedir. Platelet aktivitesi ve yaşam süresi kronik sigara kullanımı ile ters etkilendiği görülmektedir [62]. Platelet agregasyonu sigara içimi ile birlikte akut olarak artmaktadır [62,63,64]. Çalışmalar sigara dumanının endotel hücreleri tarafından prostosiklin üretimini azalttığını göstermiştir ve bu in vivo olarak artmış tromboz oluşumunu açıklayabilir. 15

16 Platelet adezyonu, agregasyonu ve yaşam süresi sigara dumanına maruz kalınmasından ve katekolamin salınımından etkilenir. Sigara kullananlarda platelet ömrü kısalmıştır ve bunun platelet aktivasyonunun indirekt göstergesi olduğu düşünülmektedir [54]. Sigara akut ve kronik olarak siklo oksijenazı inhibe eder. Buna bağlı olarak prostasiklin inhibisyonu ve sonuçtada tromboksan biyosentezinde artışa neden olur [65]. Prostosiklin platelet agregasyonun potansiyel bir inhibitörüdür ve sigara kullananlarda sonuçta gözlenen prostosiklin azalışı endotelyumda inhibe edilmemiş trombosit agregasyon riskinde artışa neden olur [66]. Sigara plateletlerden düz kas hücre proliferasyonunu ve miyositlerin intimaya migrasyonunu artıran faktörlerin salınımına neden olur [54]. Trombosit fonksiyonlarındaki bu kronik değişiklikler vasküler sistem hastalıkların gelişimini hızlandırır [64]. Tromboz oluşumunda rol oynayan diğer hematolojik faktörlerde sigara ile ilişkilidir. Sigara kullanımı ile birlikte plazma vizkositesi ve fibrinojen düzeyleri artar, kırmızı hücre elastikiyeti ve plazminojen düzeyleri azalır [67]. Fibrinojen ve faktör VII düzeyleri sigara kullananlarda artıp sigarayı bırakanlarda azalır [68]. Metabolik Etkiler Sigara kullanımı aterogenezi arttıran lipoprotein dağılımında değişiklikler ve diğer metabolik faktörlerle ilişkilidir. Sempatik sinir sisteminin niktin ile uyarılması plazma serbest yağ asitleri ve çok düşük dansiteli lipoproteinleri artışı ile sonuçlanır [69]. Birde kolesterol ve trigliserit metabolizmasında önemli bir faktör olan lipoprotein lipazı etkileyerek lipoprotein metabolizmasında indirekt bir etki oluşturur [69]. Sigara yüksek dansiteli lipoprotinin (HDL) seviyesini düşürerek bu lipoproteinin antiaterojenik etkinliğini azaltır [54,70]. Bu etkilerle birlikte sigara kullanımı endotel hücre hasarını arttırır ve vasküler tamir mekanizmalarını bozar. 16

17 Sigara kullanımının kardiyovasküler yan etkileri plazma serbest yağ asitleri, kortizol, büyüme hormonu, antidiüretik hormon ve glukoz daki artışı kapsayan diğer metabolik etkilerinede bağlıdır [48]. Sigaranın kardiyak risk artışı ile birlikte olan artmış santral obezite ile ilişkişi mevcuttur [71]. Kadınlarda sigara içimi erken menapozla ilişkilidir ve bu kardiyovasküler hastalık riskinde artışa neden olabileceğini düşündürmektedir [65]. Çalışmalarda sigara içenlerle birlikte yasayan, sigara içmeyen kişilerde, pasif içiciliğin kalp hastalığı riskini % 30 artırdığı saptanmıştır [72,73]. Sonuçta bu konudaki çalışmalar pasif olarak sigara dumanı soluyanlarda HDL-kolesterol seviyesinin düştüğünü, fibrinojen seviyesinin arttığını gösterdi. Aktif sigara içimi HDL-kolesterolü düşürmektedir [74] SİGARA İÇİMİNİN BIRAKILMASI Sigaranın bırakılması koroner kalp hastalığı gelişme riskinde düşmeye yol açar. Daha önce sigara içen bir kişinin bırakması durumunda bir yıl içinde hiç sigara içmemiş bir kişiye yaklaşacak kadar risk azalması olur [75]. Daha önce miyokard infarktüsü geçirenlerde kalp krizinin tekrarlama olasılığı sigaranın bırakılması ile önemli oranda azalmaktadır. Çeşitli çalışmalar sigarayı bırakanlarda kalp krizi geçirme riskinin azaldığını göstermiştir [76,77]. Sigara KOAH ın en önemli nedenidir. Sigarayı bırakmayı isteyen her hasta çevresel ve profosyonel destek almalıdır. Hastaya sigaranın zararları, bırakıldığında kazanılacak faydalar ve sigaranın bırakılması gerekliliği 17

18 anlatılmalıdır. Sigaraya başlanırken çevredeki örnek alınan kişilerin, arkadaşların ve sosyal çevrenin önemli rol oynadığı unutulmamalıdır. Basit bir hekim önerisi ile %5 oranında hastalar sigarayı bırakmaktadır. Hastalara kalıcı bırakma sağlanana kadar tekrarlayıcı tedaviler önerilmelidir. Pratik öneriler, tedavinin bir parçası olarak sosyal destek ve tedavi dışında düzenlenen sosyal destek olmak üzere üç tip önerinin etkili olduğu gösterilmiştir. Eğer önerilerle ve sosyal destek ile sigara bıraktırılamıyorsa ilaç tedavisi önerilir. İlk aşamada kullanılan ilaçlar bupropion SR, nikotin sakız, nikotin inhaler, nikotin nazal sprey ve nikotin yamadır. Günümüzde sigarayı bırakma da en etkin tedavi yönteminin bupropion ve nikotin preparatlarının birlikte kullanılması olduğu gösterilmiştir [78]. Ancak vurgulanması gereken en önemli nokta, toplum sağlığı açısından sigaraya ilk başlanmasının engellenmesi ve özellikle genç nüfusun bu konu hakkında bilinçlendirilmesinin sağlanmasıdır. 18

19 2.2-TROMBOSİTLER Trombositler ilk kez 1842 yılında, Dona, Gerber ve Addison tarafından kanda, eritrositler ve lökositlerin yanında küçük yuvarlak partiküller olarak tanımlanmıştır. Trombositlerin kanın ayrı, şekilli bir elemanı olduğunu ise 1882 yılında Bizarro bildirmiştir. Pıhtılaşma esnasında trombositlerin kümeleşmesi ve sonra kümeleşmiş bu trombositlerin eriyerek homojen bir maddeye değişimini tanımlayan viskoz metamarfoz deyimi ilk olarak Schimmelbush tarafından kullanılmıştır [79] yılında Wright trombositlerin kemik iliğinde bulunan megakaryosit denen hücrelerden parçalanarak oluştuğunu bildirmiştir. Daha sonra yapılan florasan antikor tekniği ile megakaryositler ve trombositlerin aynı antijenik yapıda olduğunun gösterilmesi ve mikrosinematografi tekniği ile mega karyositlerin izlenerek trombosit oluşumunun gözlenmesi ile trombositlerin kökeninin megakaryositler olduğu kesinlik kazanmıştır [80,81,82,83]. Trombositler kemik iliğinde megakryosit denen mikrometre çapında dev hücrelerin sitoplazmasının parçalanması sonucu oluşan 2-5 mikrometre çapında hücrelerdir. Ortalama ömürleri yaklaşık dokuz gündür. Normalde periferik kanda arasında trombosit bulunur ve bu hücreler dolaşımdan retiküloendotelyal sistem tarafından temizlenirler [84,85]. Trombositler disk şeklinde çekirdeksiz hücrelerdir. Yaşlandıkça yapıları değişir, boyut olarak küçülürler dansiteleri azalır. Elektron mikroskopi incelemelerinde periferik bölge, sol jel bölgesi(hyalomer) ve organel bölgesi olmak üzere 3 ana yapıdan oluştukları tespit edilmiştir. 19

20 2.2.1-TROMBOSİTLERİN YAPISAL BÖLÜMLERİ Periferik Bölge Bu bölge daha çok trombositlerin uyaranlara karşı oluşturduğu kimyasal etkileşimler ve adezyonda rol oynar. Dış kabuk, ünit membran ve sub membran bölümlerinden oluşur. Dış kabuğun yapısında bulunan glikoproteinler trombositlerin adezyon ve agregasyonunda rol oynayan çeşitli hücreler için reseptör görevi görürler. Ünit membran daha çok trombosit iç ortamının korunması, trombosit adezyonu ve kontraksiyonda görev alan fosfolipitten zengin bir yapıdır [85,86]. Submembran ise aktin ve myozin içeren mikroflamanlar ve mikrotübüllerden oluşan yapısından dolayı disk şeklinin korunması, pseudopot oluşumu, pıhtı retraksiyonunda görev alır [85,86,87] Sol Jel Bölgesi Organelden fakir fibröz yapıda olan, mikrotubul ve mikroflamanlardan oluşan bu bölgede iki kanal sistemi bulunur. Elektron dens tubuler sistem hücre şeklinin korunmasında ve kalsiyum deposu olarak, açık kanal sistemi ise trombosit sekresyon reaksiyonlarında rol oynar [85,86,87,88,89] Organel Bölgesi Trombosit fonksiyonlarında rol oynayan; granüller, yoğun cisimcikler ve mitekondrilerin olduğu bölgedir [86,90,91]. Lizozimler, alfa granüller ve peroksizamlar olmak üzere 3 tip granül mevcuttur. 20

21 Tablo-2: Trombosit Granülleri ve İçerikleri [92]. β-n-asetilglikozaminidaz β-n-asetilgalaktozaminidaz LİZOZOM Asit Hidrolazlar β-glukoronidaz β-galaktozidaz α-arabinozidaz PEROKSİZOM Katalaz Koagülasyon Faktörleri Faktör V α-granül Fibrinojen Trombosit Spesifik β-tromoboglobulin Proteinleri PF4 YOĞUN ATP, ADP, PPi, Ca, CİSİMCİKLER Serotonin TROMBOSİT FONKSİYONLARI Trombositlerin en önemli fonksiyonu kanamanın durdurulmasında hemostatik tıkacı oluşturmak ve kanın koagülasyonuna katılmaktır [93,94,95]. Damar duvarı zedelendikten sonra saniyeler içersinde bir miktar trombosit zedelenmiş bölgeye tutunur daha sonra trombosit sayısı giderek artarak zedelenmiş bölgeyi kapatacak bir kitle oluştururlar ve tıkaç görevi görürler [89,90,96,97]. Trombositlerin trombosit dışı yüzeylere yapışmasına adezyon denir. trombositler subendotelyumun fibril biçimindeki yapılarına ve kollejene yapışma kabiliyetine sahiptir. Trombosit adezyonu için von Willebrand(vWF) faktörün bulunması zorunludur. Trombosit membranında bulunan Ib ve IIb/IIIa kompleksi vwf için reseptör görevi görür. vwf kollojen ve trombositler üzerindeki spesifik reseptörlerine bağlanarak köprü vazifesi görür. Trombositler 21

22 kollejene adezyonu sonrası aktive olur. Elips şeklinde trombositler aktive olunca küresel şekle dönüşürler ve çok hızlı biçimde psödopodlar çıkarırlar [93,98], aggregasyon ve granül sekresyonu gelişir. Agonist maddelerin spesifik mebran reseptörlerine bağlanması ile oluşan agonist-reseptör kompleksi, regülatör G protein ile fosfolipaz C nin aktivasyonunu sağlar, bu sayede başlayan fosfotidil inozitoldeki değişiklikler protein C kinaz aktivasyonu ile sonuçlanır. Protein C kinaz ise granül sekresyonunda rol oynayan protein olmak üzere çeşitli proteinlerin sentezinde rol oynar [89,96,97,99,100]. Trombositlerde şekil değişikliği, agregasyon ve sekresyon fonksiyonları için Ca konsantrasyonun belirli seviyeler üzerinde olması gerekir [88,89,99]. Ca konsantrasyonu 300nM üzerinde şekil değişikliği olurken agregasyon ve sekresyon fonksiyonları için ise konsantrasyonun 600 nm nin üzerinde olması gerekmektedir [101]. Ca birde miyozin hafif zincir aktivasyonuna aracılık eder. Fosforile myozin aktin flamanları ile reaksiyona girerek, diskoid trombositlerin şekil değiştirmesine ve sferik trombositlerin meydana gelmesinde rol oynar [88,89,99,102]. Kontraktil elemanların aktivasyonu sırasında uzun aktin flamanları trombositlerin sitoplazmasında bulunan granülleri santrale çeker ve sonuçta trombosit sekresyonun ilk basamağı olan granül santralizasyonu gerçekleşmiş olur [88,89,96,99]. Trombositlerin kontraktil birimleri pıhtı retraksiyonunda önemli rol oynar. Trombositler pseudopotlarını fibrin lifleri boyunca uzatarak, GPIIb/GPIIIa kompleksi ile fibrin moleküllerine tutunur, daha sonra kontraktil birimlerin etkileşimi ile psödopotlar geri çekilir. Psödopotlar ile fibrin lifleride 22

23 çekilerek, olur [96,97,99]. pıhtı büzüşmesi ve tromboze damarların açılmasına neden Trombositlerin birbirine tutunması olayına agregasyon denir. Primer ve sekonder olmak üzere iki tipi vardır. Primer agregasyon sekresyon reaksiyonu olmadan görülen geri dönüşümlü bir olaydır. Sekonder agregasyon ise geridönüşümsüzdür ve sekresyon ile birlikte gerçekleşir [103]. Trombosit alfa granüllerinden sekrete edilen trombospondin membran yüzyeinde bulunan spesifik reseptörüne ve fibrinojene bağlanarak fibrinojen köprülerini sağlamlaştırır böylece reversible mikroagregatlar irreversibl makroagregatlara dönüşür [90,96,100,104]. Trombositlerin subendotelyumla temasıyla veya agonistlerle uyarılmasıyla granüllerinden ADP salınmaya başlar. ADP trombositlerin uyarılmasını sağlayarak alfa granüllerden agregasyonda rol oynayan çeşitli proteinlerin salınımına yol açar. Eş zamanlı olarak trombosit membranından araşidonik asit salınımı artar. Araşidonik asitten tromboksan sentaz enzimi ile tromboksan A2 üretilir. Tromboksan A2 ile birlikte ADP trombosit agregasyonunu başlatır [105,106,107]. 23

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

Kan dokusu. Hematokriti hesaplamak için eritrositlerle dolu olan tüpün uzunluğu kanla dolu tüpün uzunluğuna bölünüp, çıkan sonuç 100 ile çarpılır.

Kan dokusu. Hematokriti hesaplamak için eritrositlerle dolu olan tüpün uzunluğu kanla dolu tüpün uzunluğuna bölünüp, çıkan sonuç 100 ile çarpılır. Kan dokusu Kan, hücrelerden ve plazma adı verilen bir sıvıdan oluşmuştur. Hücreler eritrositler (kırmızı kan hücreleri), lökositler (beyaz kan hücreleri) ve trombositlerdir. Hücrelerin % 99 undan fazlasını

Detaylı

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ Sami Uzun 1, Serhat Karadag 1, Meltem Gursu 1, Metin Yegen 2, İdris Kurtulus 3, Zeki Aydin 4, Ahmet

Detaylı

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması Tuncay Güçlü S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Bölümü 16-18 Ekim 2014, Malatya GİRİŞ Kronik

Detaylı

(İnt. Dr. Doğukan Danışman)

(İnt. Dr. Doğukan Danışman) (İnt. Dr. Doğukan Danışman) *Amaç: Sigara ve pankreas kanseri arasında doz-yanıt ilişkisini değerlendirmek ve geçici değişkenlerin etkilerini incelemektir. *Yöntem: * 6507 pankreas olgusu ve 12 890 kontrol

Detaylı

KRONİK HEMODİYALİZ HASTALARINDA ENDOTEL PROGENİTÖR HÜCRELERİ, İNFLAMASYON VE ENDOTEL DİSFONKSİYONU

KRONİK HEMODİYALİZ HASTALARINDA ENDOTEL PROGENİTÖR HÜCRELERİ, İNFLAMASYON VE ENDOTEL DİSFONKSİYONU KRONİK HEMODİYALİZ HASTALARINDA ENDOTEL PROGENİTÖR HÜCRELERİ, İNFLAMASYON VE ENDOTEL DİSFONKSİYONU Abdullah Özkök¹, Esin Aktaş², Akar Yılmaz 3, Ayşegül Telci 4, Hüseyin Oflaz 3, Günnur Deniz², Alaattin

Detaylı

SİGARA VE GENÇLİK. Doç.Dr.Hacer Kuzu OKUR. Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Göğüs Hastalıkları Bölümü. 01.Nisan.

SİGARA VE GENÇLİK. Doç.Dr.Hacer Kuzu OKUR. Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Göğüs Hastalıkları Bölümü. 01.Nisan. SİGARA VE GENÇLİK Doç.Dr.Hacer Kuzu OKUR Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü 01.Nisan. 2015 TÜTÜN ZEHİRLİ BİR BİTKİDİR VE İSTER ELDE İSTER FABRİKADA İŞLENSİN BU

Detaylı

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ ÖĞRENİM HEDEFLERİ KOAH tanımını söyleyebilmeli, KOAH risk faktörlerini sayabilmeli, KOAH patofizyolojisinin

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ SAKARYA NIN HAVASI ARTIK %100 DUMANSIZ HAVA SAHASI. Eğitim Koordinatörlüğü

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ SAKARYA NIN HAVASI ARTIK %100 DUMANSIZ HAVA SAHASI. Eğitim Koordinatörlüğü TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ SAKARYA NIN HAVASI ARTIK %100 DUMANSIZ HAVA SAHASI Eğitim Koordinatörlüğü BANA 3 SORU SOR Herkes sağlıkla ilgili konularda bilgi

Detaylı

SİGARANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ. Doç. Dr. Pınar Yıldız Göğüs Hastalıkları Uzmanı

SİGARANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ. Doç. Dr. Pınar Yıldız Göğüs Hastalıkları Uzmanı SİGARANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ Doç. Dr. Pınar Yıldız Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dünya Sağlık Örgütü SİGARA ALIŞKANLIĞININ DÜNYANIN EN BÜYÜK SAĞLIK SORUNU olduğunu ilan etmiştir. SİGARANIN İÇİNDEKİ ZEHİRLİ

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

PERİFERİK ARTER HASTALIĞI. Dr Sim Kutlay

PERİFERİK ARTER HASTALIĞI. Dr Sim Kutlay PERİFERİK ARTER HASTALIĞI Dr Sim Kutlay ENDOTEL Nitrik oksit Endotelin-1 Anjiotensin II Nitrik oksit NF-kB aktivasyonu Anjiotensin II Aktivatör protein-1 aktivasyonu Nitrik oksit Doku faktörü Plazminojen

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi İhsan Ateş 1, Nihal Özkayar 2,Bayram İnan 1, F. Meriç Yılmaz 3, Canan Topçuoğlu 3, Özcan Erel 4, Fatih Dede 2, Nisbet Yılmaz 1 1 Ankara Numune

Detaylı

Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER***

Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER*** Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER*** Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji AD*, Biyokimya AD**, Kalp Damar Cerrahi

Detaylı

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması 20 24 Mayıs 2009 tarihleri arasında Antalya da düzenlenen 45. Ulusal Diyabet Kongresinde

Detaylı

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER Endotel Damar duvarı ve dolaşan kan arasında tek sıra endotel hücresinden oluşan işlevsel bir organdır Endotel en büyük endokrin organdır 70 kg lik bir kişide, kalp kitlesix5

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

TÜTÜN VE ASTIM. Kısa Ders 2 Modül: Tütünün Solunum Sistemine Etkileri

TÜTÜN VE ASTIM. Kısa Ders 2 Modül: Tütünün Solunum Sistemine Etkileri TÜTÜN VE ASTIM Kısa Ders 2 Modül: Tütünün Solunum Sistemine Etkileri Kısa Dersimizin Hedefleri KISA DERSİMİZİN AMACI: Öğrencileri tütünün astım üzerindeki zararlı etkileri ile astım hastalarına ve ebeveynlerine

Detaylı

Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi

Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi Hastalarında Malnutrisyon ve İnflamasyonun Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi Ebru Karcı, Erkan Dervişoğlu lu, Necmi Eren, Betül Kalender Kocaeli Üniversitesi,

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D.

Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D. Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D. Endotel zedelenmesi ATEROSKLEROZ Monositlerin intimaya göçü Lipid yüklü makrofajlar Sitokinler İntimaya kas h. göçü

Detaylı

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Hipertansiyon HT Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Bu sunum Arş. Gör. Dr. Neslihan Yukarıkır ve Arş. Gör. Dr. Dilber Deryol Nacar

Detaylı

Levosimendanın farmakolojisi

Levosimendanın farmakolojisi Levosimendanın farmakolojisi Prof. Dr. Öner SÜZER Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji AbD 1 Konjestif kalp yetmezliği ve mortalite 2 Kaynak: BM Massie et al, Curr Opin Cardiol 1996

Detaylı

KORTİZOL, METABOLİK SENDROM VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR

KORTİZOL, METABOLİK SENDROM VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR KORTİZOL, METABOLİK SENDROM VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR Prof.Dr. ARZU SEVEN İ.Ü.CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ BİYOKİMYA ANABİLİM DALI DİSMETABOLİK SENDROM DİYABESİTİ SENDROM X İNSÜLİN DİRENCİ SENDROMU METABOLİK

Detaylı

SİGARAYI DEĞİL KENDİNİZİ YAKIYORSUNUZ SİGARANIN ZARARLARI

SİGARAYI DEĞİL KENDİNİZİ YAKIYORSUNUZ SİGARANIN ZARARLARI SİGARAYI DEĞİL KENDİNİZİ YAKIYORSUNUZ SİGARANIN ZARARLARI AKCİĞER KANSERİNİN ÖLÜMLERİNİN %90 neden sigaradır. SİGARA NEDİR? Zehirli bir bitki olan tütünün, ince bir kağıt içine sıkıştırılarak sarılmış

Detaylı

Birinci Dönem Zorunlu Göğüs Hastalıkları veya Halk Sağlığı AD Yok Teorik Kürsü Dersi (45 dakika)

Birinci Dönem Zorunlu Göğüs Hastalıkları veya Halk Sağlığı AD Yok Teorik Kürsü Dersi (45 dakika) TÜTÜN ENDÜSTRİSİ VE GENÇLİK Birinci Dönem Göğüs Hastalıkları veya Halk Sağlığı AD Teorik Kürsü Dersi (45 dakika) Tütün endüstrisinin gençler üzerinden tütün tüketimini artırmaya yönelik çalışmaları hakkında

Detaylı

Tütün Kullanımını ve Zararlarını Nasıl Önleyelim?

Tütün Kullanımını ve Zararlarını Nasıl Önleyelim? Tütün Kullanımını ve Zararlarını Nasıl Önleyelim? Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Bu sunum Arş. Gör. Dr. Nuray Uğur tarafından Prof.

Detaylı

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Yazar Ad 61 Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Ülkemizde kalp damar hastalıkları erişkinlerde en önemli ölüm ve hastalık nedeni olup kanser veya trafik kazalarına bağlı ölümlerden daha sık görülmektedir. Halkımızda

Detaylı

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER Siren SEZER, Şebnem KARAKAN, Nurhan ÖZDEMİR ACAR. Başkent Üniversitesi Nefroloji Bilim

Detaylı

RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi

RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi, Nefroloji Bilim Dalı Renal arter stenozu Anatomik bir tanı Asemptomatik Renovasküler hipertansiyon

Detaylı

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT Prof.Dr.Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Sempatik Sistem Adrenal Medulla Kas kan dolaşımı Kan basıncı Solunum sıklık ve derinliği Kalp kasılma gücü Kalp atım

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU...

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU... EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz...iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xv Şekiller

Detaylı

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli Endotel, dolaşım sistemini döşeyen tek katlı yassı epiteldir. Endotel hücreleri, kan damarlarını kan akımı yönünde uzunlamasına döşeyen yassı,

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi)

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) Otonom sinir sitemi iki alt kısma ayrılır: 1. Sempatik sinir sistemi 2. Parasempatik sinir sistemi Sempatik ve parasempatik sistemin terminal nöronları gangliyonlarda

Detaylı

her hakki saklidir onderyaman.com

her hakki saklidir onderyaman.com Andropoz: Yaşlanan Erkek: Tarihsel yaklaşım Yaşlanma ile beraber gonadal (testis) fonksiyonlarda azalma ve bu durumun kişi üzerine etkileri antik çağlardan beri bilinmekte ve araştırılmaktadır. Örneğin

Detaylı

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı Kolesterol Metabolizması Prof. Dr. Fidancı Kolesterol oldukça önemli bir biyolojik moleküldür. Membran yapısında önemli rol oynar. Steroid hormonların ve safra asitlerinin sentezinde öncül maddedir. Diyet

Detaylı

SON DÖNEM BÖBREK YETMEZLİKLİ HASTALARDA VASKÜLER SERTLİK İLE VASKÜLER HİSTOMORFOMETRİK BULGULARIN KORELASYONU

SON DÖNEM BÖBREK YETMEZLİKLİ HASTALARDA VASKÜLER SERTLİK İLE VASKÜLER HİSTOMORFOMETRİK BULGULARIN KORELASYONU SON DÖNEM BÖBREK YETMEZLİKLİ HASTALARDA VASKÜLER SERTLİK İLE VASKÜLER HİSTOMORFOMETRİK BULGULARIN KORELASYONU Müge Özcan 1, Kenan Keven 1, Şule Şengül 1, Arzu Ensari 2, Selçuk Hazinedaroğlu 3, Acar Tüzüner

Detaylı

AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ

AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ AÜTF İBN-İ SİNA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ VE HASTALIKLARININ SİGARAYLA OLAN İLİŞKİSİ BARAN E 1, KOCADAĞ S 1, AKDUR R 1, DEMİR N 2, NUMANOĞLU

Detaylı

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay ANEMİYE YAKLAŞIM Dr Sim Kutlay KBH da Demir Eksikliği Nedenleri Gıda ile yetersiz demir alımı Üremiye bağlı anoreksi,düşük proteinli (özellikle hayvansal) diyetler Artmış demir kullanımı Eritropoez stimule

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri

İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri Prof. Dr. Öner Süzer Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı www.onersuzer.com Son güncelleme: 10.03.2009

Detaylı

FİZİKSEL ETKİNLİĞİN SAĞLIK ÜZERİNE YARARLARI Doç. Dr. Ferda GÜRSEL

FİZİKSEL ETKİNLİĞİN SAĞLIK ÜZERİNE YARARLARI Doç. Dr. Ferda GÜRSEL FİZİKSEL ETKİNLİĞİN SAĞLIK ÜZERİNE YARARLARI Doç. Dr. Ferda GÜRSEL 1 MESAJLAR! Fiziksel etkinlik (FE) ve iyi bir fiziksel uygunluk, hastalık riskini azaltır uygun sağlık ve iyi olma haline katkıda bulunur.!

Detaylı

Serap Kalaycı, Halide Oğuş, Elif Demirel, Füsun Güzelmeriç, Tuncer Koçak

Serap Kalaycı, Halide Oğuş, Elif Demirel, Füsun Güzelmeriç, Tuncer Koçak Koroner Arter Bypass Greftleme Operasyonlarında Esmolol Hidroklörür ve Magnezyum Sülfatın Laringoskopi ve Trakeal Entubasyona Bağlı Hemodinamik Yanıta Etkileri Serap Kalaycı, Halide Oğuş, Elif Demirel,

Detaylı

20-23 Mayıs 2009 da 45. Ulusal Diyabet Kongresi nde Poster olarak sunuldu.

20-23 Mayıs 2009 da 45. Ulusal Diyabet Kongresi nde Poster olarak sunuldu. Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması 20-23 Mayıs 2009 da 45. Ulusal Diyabet Kongresi nde Poster olarak sunuldu. Özlem Serenli,

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı

KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU?

KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU? KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU? TABİ Kİ HAYIR, HER HASTAYA VERMELİYİZ DR. SABRİ DEMİ RCAN Beta Blokerler Adrenerjik reseptörler katekolaminler tarafından stimüle edilen G-protein

Detaylı

Arı sütünün besinsel içeriği aşağıdaki tabloda yer almaktadır

Arı sütünün besinsel içeriği aşağıdaki tabloda yer almaktadır Arı Sütü Arı sütü koyu kıvamda jelatinöz vasıfta olup beyaz-sarı renktedir. Arı sütü için uluslararası üretim standartları bulunmayıp Brezilya, Bulgaristan, Japonya ve İsviçre de uygulanan ulusal standartlar

Detaylı

Tütün Kullanımı Hastalık Yükü ve Epidemiyolojisi

Tütün Kullanımı Hastalık Yükü ve Epidemiyolojisi Tütün Kullanımı Hastalık Yükü ve Epidemiyolojisi Doç.Dr.Mustafa N.İLHAN Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı mnilhan@gazi.edu.tr Sağlık Tanımı (DSÖ) Yalnızca sakatlık ve hastalık

Detaylı

Kolesterol yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir maddedir.

Kolesterol yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir maddedir. On5yirmi5.com Kolesterol Nedir? Kolesterol yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir maddedir. Yayın Tarihi : 21 Haziran 2011 Salı (oluşturma : 11/3/2015) Kolesterol beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar,

Detaylı

Lipoproteinler. Dr. Suat Erdoğan

Lipoproteinler. Dr. Suat Erdoğan Lipoproteinler Dr. Suat Erdoğan Lipoproteinler Kan plazmasında dolaşan yağlar lipoprotein adı verilen yapılar ile paketlenerek taşınırlar. Lipoproteinler yağların taşıt araçlarıdır. Lipoproteinlerin yapıları

Detaylı

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1 1 VÜCUT KOMPOSİZYONU VÜCUT KOMPOSİZYONU Vücuttaki tüm doku, hücre, molekül ve atom bileşenlerinin miktarını ifade eder Tıp, beslenme, egzersiz bilimleri, büyüme ve gelişme, yaşlanma, fiziksel iş kapasitesi,

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması. Dr. Ahmet U. Demir

Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması. Dr. Ahmet U. Demir Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması Dr. Ahmet U. Demir Solunum fizyolojisi Bronş Ağacı Bronş sistemi İleti havayolları: trakea (1) bronşlar (2-7) non respiratuar bronşioller (8-19) Gaz değişimi: respiratuar

Detaylı

Endotel disfonksiyonuna genel bir bakış

Endotel disfonksiyonuna genel bir bakış Endotel disfonksiyonuna genel bir bakış Prof. Dr. A. Tuncay Demiryürek Gaziantep Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Farmakoloji Anabilim Dalı TFD-Trabzon Ekim 2007 Endotel Endotel tabakası, - fiziksel bariyer

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 215 216 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 DERS KURULU YÜRÜTME KURULU DÖNEM III KOORDİNATÖRÜ:

Detaylı

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya HEMATOPOETİK SİSTEM Hematopoetik Sistem * Periferik kan * Hematopoezle ilgili dokular * Hemopoetik hücrelerin fonksiyon gösterdikleri doku ve organlardan meydana gelmiştir Kuramsal: 28 saat 14 saat-fizyoloji

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD KOMPLEMAN SİSTEMİ Kompleman sistem, (Compleman system) veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal

Detaylı

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ RESİRKÜLASYON NEDİR? Diyaliz esnasında, diyaliz olmuş kanın periferik kapiller dolaşıma ulaşmadan arter iğnesinden geçen

Detaylı

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı

Manisa'da tütün kullanımı, meslek ve seçili hastalıklara göre mesane kanseri riski

Manisa'da tütün kullanımı, meslek ve seçili hastalıklara göre mesane kanseri riski Manisa'da tütün kullanımı, meslek ve seçili hastalıklara göre mesane kanseri riski Koray Ömer Erdurak 1, Pınar Erbay Dündar 2, Beyhan Cengiz Özyurt 2, Eva Negri 3, Carlo La Vecchia 3, Ziya Tay 1 1 Manisa

Detaylı

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır Toraks Derneği, Göğüs Hastalıkları Uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan diğer uzmanlık dallarındaki hekimler tarafından 1992 de kurulan bir ulusal uzmanlık derneğidir. Toraks Derneği nin

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

NEFROTİK SENDROMLU HASTALARDA ASPİRİN DİRENÇ SIKLIĞI

NEFROTİK SENDROMLU HASTALARDA ASPİRİN DİRENÇ SIKLIĞI NEFROTİK SENDROMLU HASTALARDA ASPİRİN DİRENÇ SIKLIĞI Hadim Akoğlu lu¹,, Kemal Ağbaht³,, Fatih Dede¹, Mesude Yılmaz², Ali Rıza R Odabaş¹ ¹Ankara Numune Eğitim E itim ve Araştırma rma Hastanesi, Nefroloji

Detaylı

Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği

Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği M E T I N S A R I K A Y A, F U N D A S A R I, J I N I G Ü N E Ş, M U S T A F A E R E N, A H M E T E D I P K O R K M A

Detaylı

Homeostaz. Pıhtılaşma Sisteminin Fizyolojisi ve Farmakolojik Modülasyonu. Serin proteaz 27.09.2014

Homeostaz. Pıhtılaşma Sisteminin Fizyolojisi ve Farmakolojik Modülasyonu. Serin proteaz 27.09.2014 Homeostaz Pıhtılaşma Sisteminin Fizyolojisi ve Farmakolojik Modülasyonu Dr. M. Cem Ar İç Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı Yaşamın devamını sağlamak için organizmanın düzenleyici sistemler

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

Nitrik Oksit Sentaz ve Nitrik Oksit Ölçüm Yöntemleri

Nitrik Oksit Sentaz ve Nitrik Oksit Ölçüm Yöntemleri Nitrik Oksit Sentaz ve Nitrik Oksit Ölçüm Yöntemleri Nitrik Oksit Sentaz ve Nitrik Oksit Ölçüm Yöntemlerine Giriş Doç. Dr. Bahar Tunçtan ME.Ü. Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Ab.D. ME.Ü. Tıp Fakültesi

Detaylı

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM DOKU YENİLENMESİNDE OTOLOG ÇÖZÜM TÜRKİYEDE TEK DENTAL PRP KİTİ KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM YENİLENMEK KENDİ İÇİMİZDE ONARICI DOKU YENİLENMESİNİ HIZLANDIRAN YENİLİKÇİ

Detaylı

Solunum Sistemi Fizyolojisi

Solunum Sistemi Fizyolojisi Solunum Sistemi Fizyolojisi 1 2 3 4 5 6 7 Solunum Sistemini Oluşturan Yapılar Solunum sistemi burun, agız, farinks (yutak), larinks (gırtlak), trakea (soluk borusu), bronslar, bronsioller, ve alveollerden

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

ÇOCUKLARDA SİGARAYA MARUZİYETİN ETKİLERİ. Dr.Fazilet Karakoç Marmara Üniversitesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı

ÇOCUKLARDA SİGARAYA MARUZİYETİN ETKİLERİ. Dr.Fazilet Karakoç Marmara Üniversitesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı ÇOCUKLARDA SİGARAYA MARUZİYETİN ETKİLERİ Dr.Fazilet Karakoç Marmara Üniversitesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı PASİF SİGARAYA MARUZİYET Çocuklar zamanlarının %60-80 kadarını iç ortamlarda Türkiye

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

NİTRİK OKSİT, DONÖRLERİ VE İNHİBİTÖRLERİ. Dr. A. Gökhan AKKAN

NİTRİK OKSİT, DONÖRLERİ VE İNHİBİTÖRLERİ. Dr. A. Gökhan AKKAN NİTRİK OKSİT, DONÖRLERİ VE İNHİBİTÖRLERİ Dr. A. Gökhan AKKAN 1976 Moncada 1980 Furchgott ve Zawadzki (1998 Nobel Tıp Ödülü) EDRF = Endothelium- derived relaxing factor 1987 EDRF = NO Sentezi NOS L- Arginin

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

Günde kaç saat, haftada kaç gün egzersiz yapılmalı?

Günde kaç saat, haftada kaç gün egzersiz yapılmalı? Başarılı bir kilo verme ve daha da önemlisi bu kiloyu korumada en önemli anahtar egzersizdir. Kilo verdikten sonra egzersiz yapmayı bırakanlar yeniden kilo alırken, egzersize devam edenlerde bu ihtimal

Detaylı

5A 5R KAVRAMLARI. Dr.Cengiz ÖZGE Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı

5A 5R KAVRAMLARI. Dr.Cengiz ÖZGE Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı 5A 5R KAVRAMLARI Dr.Cengiz ÖZGE Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Genel İlkeler Tütün bağımlılığı kronik bir hastalıktır. Genellikle birkaç denemeden sonra bırakılır. Her

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

AKCİĞER KANSERİ. Doç.Dr.Filiz Koşar

AKCİĞER KANSERİ. Doç.Dr.Filiz Koşar AKCİĞER KANSERİ Doç.Dr.Filiz Koşar Akciğer Kanseri Nedir? Kanserler genellikle ilk ortaya çıktığı dokuya göre adlandırılır. Akciğer kanseri ilk önce akciğerde başlar Akciğerler göğüs boşluğumuzun büyük

Detaylı

Anestezi Esnasında ve Kritik Hastalıklarda Ortaya Çıkan Hipoksinin Tedavisinde Normobarik/Hiperbarik Ek Oksijen Tedavisinin Kullanımı FAYDALIDIR

Anestezi Esnasında ve Kritik Hastalıklarda Ortaya Çıkan Hipoksinin Tedavisinde Normobarik/Hiperbarik Ek Oksijen Tedavisinin Kullanımı FAYDALIDIR Anestezi Esnasında ve Kritik Hastalıklarda Ortaya Çıkan Hipoksinin Tedavisinde Normobarik/Hiperbarik Ek Oksijen Tedavisinin Kullanımı FAYDALIDIR Prof. Dr. A. Necati GÖKMEN DEÜ Tıp Fakültesi Anesteziyoloji

Detaylı

Pentamer şeklindeki CRP molekülünün şematik gösterimi

Pentamer şeklindeki CRP molekülünün şematik gösterimi C-REAKTİF PROTEİN (YÜKSEK DUYARLIKLI) Kısaltma ve diğer adı: CRP, hs-crp Kullanım amacı: Başta bakteriyel enfeksiyonlar olmak üzere her türlü enfeksiyonun ve iltihabi sürecin belirlenmesi ve tedaviye alınan

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER

HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER A)HİDROJEN PEROKSİT Hidrojen peroksit; ısı, kontaminasyon ve sürtünme ile yanıcı özellik gösteren, renksiz ve hafif keskin kokuya sahip olan bir kimyasaldır ve

Detaylı

PAROKSİSMAL NOKTÜRNAL HEMOGLOBİNÜRİ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI. Dr. Alev GÜRGÜN Ege ÜTF Göğüs Hastalıkları AD. alev.gurgun@ege.edu.tr

PAROKSİSMAL NOKTÜRNAL HEMOGLOBİNÜRİ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI. Dr. Alev GÜRGÜN Ege ÜTF Göğüs Hastalıkları AD. alev.gurgun@ege.edu.tr PAROKSİSMAL NOKTÜRNAL HEMOGLOBİNÜRİ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI Dr. Alev GÜRGÜN Ege ÜTF Göğüs Hastalıkları AD alev.gurgun@ege.edu.tr HİPERKOAGÜLABİLİTE PRİMER 1. Anormal fibrin oluşumuna neden olanlar: AT III

Detaylı

PERİTON DİYALİZ HASTALARINDA İNFLAMASYON. Dr.Mahmut İlker Yılmaz. 25 Eylül 2010, Antalya

PERİTON DİYALİZ HASTALARINDA İNFLAMASYON. Dr.Mahmut İlker Yılmaz. 25 Eylül 2010, Antalya PERİTON DİYALİZ HASTALARINDA İNFLAMASYON Dr.Mahmut İlker Yılmaz 25 Eylül 2010, Antalya İNFLAMASYON İnflamasyon Kronik inflamasyon İnflamasyon İyi Kötü Çirkin "Her kelimeyi bir şekille anlatan Çincede

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant)

Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) 1 Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) 2 Prospektüs 3 Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) Steril,apirojen Formülü Beher Zoladex LA Subkütan implant, enjektör içinde, uygulamaya hazır, beyaz

Detaylı

1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları

1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları 1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları Sol üstte yüzey seftleştirme işlemi uygulanmış bir çelik

Detaylı