Boncuk Naim (KARABULUT)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Boncuk Naim (KARABULUT)"

Transkript

1 Boncuk Naim (KARABULUT) 1949 doğumluyum. Babam otuz üç yaşında denizde boğularak hayatını kaybetti. Beş kardeş yetim büyüdük. Deniz babamızı aldı, ama rızkını bizden esirgemedi, bütün kardeşlerim denizden nasibimizi aldık. Çocukluğumdan itibaren, babamı da erken kaybetmemin de etkisiyle, ailemin geçimini sağlamak için balıkçılık faaliyetlerinde bulundum. Başlangıçta pek çok kişi ile balıkçılık yaptım. Alaçam altlarında, Toplu nun oralarda yaz başlarında Hüseyin KILIÇ ile yaptığımız barabatçılık, hala dün gibi hatıralarım arasında canlı olarak durur. O zamanlar balık boldu, ağı çektiğimizde torba istavrit ve barbunya ile dolu olduğundan kenara oturur, dışarı çekemezdik. Torbadaki istavrit balıklarını beğenip de almazdık. Kozköy lüler, Etyemez liler, Toplu lular bizi görünce gelir, tenekelerle balık alıp köylerine götürürlerdi. Beni esas olarak balıkçılığa alıştıran Ofluoğlu nun Hasan (OFLUOĞLU) olmuştur. Hasan abinin kıçtan takma penta motoru olan bir kayığı vardı. Ona 3-4 yıl gemicilik yaptım. Balık tuttuğumuzda, kayığımızı meydanın orada kıyıya çeker, balıkları tezkereye koyarak, satılması için kooperatife taşırdık. Palamut avcılığı Ofluoğlu nun Hasan, İstanbul a gitmiş, o olmadığı için kayığını ben çalıştırıyordum. Palamutçuluk zamanı çapariye gideceğim, yanımda kimse yok. Dursun (AK) abinin marangoz atölyesine gittim, Dursun abi, denize gideceğim, yanımda kimse yok, izin verirsen Taylan ile gideyim dedim. O da izin verdi, Taylan ile beraber çapariye gittik. Mevsim olarak kestane karası (25 Eylül de esen sayılı fırtınalardan 151

2 biri) sonrası, yol balığının olduğu zamanlardı. O gün Taylan la dokuz yüz tane palamut tutmuştuk. Yine çapara zamanı idi, yalnız başıma kayalar tarafında balığa gitmiştim. O kadar balık tutuyordum ki, çapariyi atıp çekmeye yetiştiremiyordum. Yakınımda Ramiz abi (Şahin) vardı, o dönüp duruyor, bir türlü balığa taktıramıyor, taktıramadıkça sinir olduğu hareketlerinden anlaşılıyordu. Bir süre sonra ben tekrar balığa taktırdım, motoru durdurup, balıkları alırken, Ramiz abi geldi, benim kayığa atladı. Elleri titreyerek, hey maşallah, ne kadar balık almışsın, şu takımlarına bakayım dedi. Takımlara baktı, hay maşallah, bu nasıl takım bağlama, başka takımın var mı? dedi. Ben de Ramiz abi var ama veremem, takım kesilirse ne yapacağım? dedim. O beni dinlemeyip, yok vereceksin diye üsteledi, ben vermeyince de, bana bir tokat atıp, baş altından çapariyi aldı. Ben de daha çocuk sayılırım, hiçbir şey yapamadım. Ramiz abi bendeki çapariyi aldıktan sonra öyle bir balığa taktırmaya başladı ki, beni bile geçti. Akşam dönerken bordo bordoya beraber döndük. Bana tokat vurduğu için çok sinirliyim, kıyıya bir çıkalım, ona bir şey yapmayı kafaya koydum. Kıyıya gelip, kayıkları çektik. Ramiz abi hemen gelip, bir şey yapmama fırsat vermeden, beni kucaklayıp, yanaklarımdan öpmeye, Allah senden razı olsun, senin sayende balık tuttum demeye başladı. Ben de ona ha bire, bana niye tokat vurdun diyorum, ama o beni dinlemiyor, balığın yarısını sana vereceğim diyerek gönlümü almaya çalışıyordu. Sonunda benim de sinirim geçti, balık falan istemiyorum deyip, tuttuğum balıkları satmaya götürmüştüm. Balıkçılıkta şüphesiz şans olacak, ama iyi bir balıkçının da takımlarını en iyi şekilde yapıp, hazırlaması, şansını artırması lazım. Çapariyi bağlarken köstekleri kısa bağlamamak gerekir. İğne kesinlikle kırmızı iple bağlanmalı, misina ile bağlanmamalı. Kırmızı ip fosfor yapıp parlıyor, balık genellikle ona dalıyor. Bir takıma iğne bağlarım. Palamudun büyüklüğüne göre iğne bağlamak gerekir. Çingene palamudunda iki numara iğne takarım. Balık irileştikçe daha büyük iğne takılır. En büyük balık için 5 beş numara iğne yeterli olur. 152

3 İğneler arası mesafeyi köstek boyu kadar yaparım. Kurşunu arkaya bağlamayıp, fırdöndünün önüne bağlarım. Çapariyi salınca, uzun salmamak gerekir. Çapari pervanenin suyunda gitmeli. Palamut çaparisi motorla hareket halindeyken yapılır. İstavrit ve çinekop ise, balığın suyunu bulduktan sonra, kayığı durdurup zoka yapılarak avlanır. Zoka yapılan takıma 0 numara kanca bağlanır. Tüy olarak ince tüy kullanılır, martı tüyü ya da ördeğin göğüs veya kuyruk altının tüyü gibi yumuşak tüyler kullanılır. Artık eskisi gibi olta bağlama ile uğraşan yok, herkes hazıra alıştı, hazır yapılmış takımları alıyor. Palamut avcılığı önce çapari ile başlar, balık irileştikten sonra ağla avcılığı yapılır. Palamudun ağla yapılan avcılığına, uzatma ağları ile yapıldığından, uzatmacılık denir. Palamut uzatmacılığı gece yapılır, ağların mantarları suyun üzerinde durur. Kayıkta genelde dört kişi olur. Bir kişi kürekte nöbetçi olarak bekler, diğer gemiciler uyur. Kürekte bekleyen gemici, ağın bozulmasını, başka bir kayığın ağın üzerinden geçmesini önler. Hava bozar veya olağanüstü bir durum olursa, diğer gemicilere haber verir. Ağlar iki saatte bir kaldırılır, iki saatlik, ağın kurulup, kaldırıldığı bu süreye, kurmak eyleminden esinlenerek, kuruş denir. En tehlikeli balıkçılık palamut uzatmacılığıdır. Hava bozar, ağları kaldırmak gerekir, ağlara alikonda (denizanası) vurmuştur, kaldırmak güçleşir. Bu nedenle ağın bile alınmaktan vaz geçildiği veya bir kısmının kesilerek, kalanının denizde bırakıldığı durumlar olur. Kayığımız battı Balıkçılık yapıp da, denizde tehlike ile karşılaşmayan yoktur. Bu tehlikenin en kötüsü kayığın batmasıdır. Eskiden kayıklarımızda kendi güvenliğimizle ilgili can simidi, can yeleği gibi malzemeler bulunmazdı. Sonraları Sahil Güvenlik Komutanlığı botları kontrolleri sıklaştırınca, bu malzemeleri bulundurmaya başladık. Ancak bu malzemelerin kullanılması veya bir tehlike anında ne yapılması gerektiği ile ilgili yeterli bilgiye sahip değiliz. Kimse başına gelene kadar bu tür şeyleri düşünmüyor. 153

4 17-18 yaşlarındayım, Ağustos ayı olmalı, Ofluoğlu Hasan ın kayığındaki asma penta motoru arıza yaptı. Hasan abi motoru Gerze de tamir ettirdi, getirdi. Gündüz vakti motoru taktıktan sonra, gel hem motoru bir deneyelim, hem de Kozköy altında bir ağ saralım dedi. Kayığı alçak, uzun bir kayıktı. Biraz denizler vardı, dalyan yarıyordu, ama denize çıkılabilir bir havaydı. Kayığı yüzdürdük, motorun çalışmasını kontrol ettik, bir sorun olmadığını gördük. Daha sonra balık için ağ sarmaya başladık. Birinci dalyan yardığı için onun üstündeki bölgede çalışıyoruz, ben kürekteyim, Hasan abi kıçta ağ seriyordu. İlk ağda kötek alınca, bir ağ daha saralım dedik. İkinci ağı sararken, ikinci dalyan yarmış, ben fark etmedim, Hasan abi görmüş, dalyan yardı, kayığın başını dalgaya çevir diye bana bağırdıysa da, kayık uzun olduğundan, kayığı hemen dalgaya karşı çeviremedim. Yaran dalga yan taraftan vurduğu gibi kayığı devirip ters çevirdi, biz de kendimizi denize attık. Daha sonra ters dönen kayığın üzerine çıktık. Ancak Hasan abi suyun içine girip girip çıkıyordu. Niye suya girip çıktığını anlamadığımdan, korkmaya başladım. Hasan abi korktuğumu anlayınca, korkma, kayığın gidebozuna dışarıya çekebilmek için halatı bağlamaya çalışıyorum dedi. Halatı bağlamayı bitirdi, ancak dalga vurduğu halde, kayık olduğu yerde duruyor, kenara gitmiyordu. Meğerse demir düşünce, demirin halatı pervaneye dolaşmış, kayığı salmıyormuş. Hasan abi bunu anlayınca gitti halatı da pervaneden kurtardı. O sırada kayığımızın battığını gören köylüler, çobanlar sahilde birikmişti. Yüzerek denizden çıkıp, halatı oraya gelen bir traktöre bağlayıp, sahilde birikenlerin de yardımıyla kayığımızı çektik. Daha sonra üstümüz ıslak olarak, Hasan abinin deniz kenarındaki evine gittik. Karısı Nesrin abla bizi görünce korktu, ne oldu size deyip ağlamaya başladı. Hasan abi yok bir şey diyor, ama faydası yok, Nesrin abla ağlamaya devam ediyordu. Bu olay sonrası Hasan abi kayığını Muhsin e (ÇAKIR) sattı, balıkçılığı bırakıp, İstanbul a gitti. Sarıyar Barajı Hüseyin DEBOOĞLU diye biri Yakakent e gelip, Ankara da Sarıyar Barajını kiraladığını, oradaki balıkları avlattırmak istediğini, bu işi 154

5 yapacak balıkçılar aradığını söylüyor. Moralim Hasan (ERALTAN) bu işi yapmaya uygun kayığı ve ağları olduğundan taliplilerden biri oluyor. Moralim Hasan gitmek için talip olunca, benim de içinde olduğum ekibi oluşturdu yılının yaz mevsimi sonunda, Moralim Hasan ın 6,5 metrelik kayığını kamyona koyarak Çayırhan a gittik. Oraya Yakakent ten avcılık yapmak üzere giden ilk ekip bizdik. Kaptan olarak Topal Davut (YANIK), gemici olarak da benimle beraber Topal Davut un İbrahim, Ahmetçik (ÖZARSLAN) vardı. Çayırhan a gidip, kalmamız için tahsis edilen binaya yerleştikten sonra, avcılığa başladık. Barajda yayın, sazan ve çay balığı bulunuyordu. Yakaladığımız balıkları barajın kenarında balıkhane dediğimiz binası vardı, oraya götürür, Hüseyin DEBOOĞLU nun adamına teslim ederdik. Günde kg balık yakalardık. Yayın balığı 80 kr, çay balığı 25 kr, sazan balığı 40 kr a alınıyordu. Sazan avcılığı için mm göz açıklığında, 50 göz derinliğinde, 100 metre boyunda olan ağları kullanırdık. Bu ağları akşamdan kurar, sabah kaldırırdık. Yayın avcılığında kullandığımız ağlar ise daha seyrek gözlüydü. Baraj kapaklarına yakın olan ve şamandıralarla işaretlenmiş Sakarya Boğazı da denen Kadındamı mevkii dışında, avcılığa yasak olan bir alan yoktu. Bir gün Ahmetçik ile Sakarya Boğazında gece çalışıp, kayığı ambar yükü balıkla doldurmuştuk. İyice yorulduğumuzdan, sabaha kadar kalan sürede biraz dinlenmek için, kayığımızı mağaraların olduğu bir yerde kıyıya yanaştırdık. Kayığı kıyıda bir yere bağladıktan sonra, mağarada yatıp uyuduk. Sabah güneş doğarken kalktık. Kayığın yanına gittiğimizde bir de ne görelim, çakallar kayıktaki tüm balıkları yemiş, bütün emeğimiz boşa gitmişti. Çakallar sadece balıkları yemekle kalmamış, kayığın baş altında ekmeğimiz vardı, onu bile yemişlerdi. Sonraki yıl Ofluoğlu nun Temel (ERDOĞAN) ile tekrar gittiğimizde Zurnacı Hamit in oğlu Mehmet ile Deli Bayram ın Rıdvan (AKSU) da gemici olarak gelmişti. Daha çalışmaya başlamamıştık, bir düğüne davet edildik. Rıdvan ve Mehmet siz gidin, biz mağazayı -kaldığımız yere mağaza derdik- bekleriz dediler. Biz düğüne gittik, gece geç vakit 155

6 döndüğümüzde ne Rıdvan ne de Mehmet vardı. İşin zorluğu mu, gurbetlik mi ağır geldi bilmem, kaçıp gitmişlerdi. Çayırhan da en fazla balığı Kısıkkaya da tutardık. Orası Sakarya nehrinin baraja karıştığı yerdi ve orada balıklar atlardı. Saban oku denen bir ada vardı, derin olan o yerde çok yayın olurdu. 150 kiloluk yayın aldığımız olmuştu. Palamut ağı gibi yayın için özel ağ yapmıştık. Yayın mantar yakaya vurur, orada kalırdı. Daha sonraları 80 mm göz açıklığında, altına doğru daha genişleyen fanyalı ağlar yaparak yayın avcılığı yapmıştık. Kışın balıklar dipte olur, mart-nisan aylarında ise yüzeye yakın olur, avcılığımızı bu durumu göz önüne alarak gerçekleştirirdik. Baba mirası Sarıyar Barajı (!) Çayırhan ile ilişkim son kez gittiğim 1967 yılında bitmiş olsa da, daha sonra 1954 doğumlu kardeşim Hüseyin in oraya gitmesi ile devam etti. Sanki baraj babamızdan miras kalmıştı yılında Sarıyar barajında balıkçılık yapmak isteyen çiftlik ağalarından Kel Halis (YURDAKUL) Hüseyin e teklifte bulundu. Teklife göre, Hüseyin barajda ığrıpçılık yapacak, ağları hazırlayacak ve Kel Halis in üç oğluna bu işi öğretecekti. Hüseyin bu teklifi kabul ederek Çayırhan a gitti. Hüseyin gittiğinde önceki yıllarda, Çayırhan a balıkçılık için gitmeler bitmişti. Hüseyin gittiğinde Temel (ERDOĞAN) abinin, Dursun Ali (OFLUOĞLU) abinin öğrettiği kişilerden, halen balıkçılık yapanlara rastlamış. Baraj gölünün Eskişehir sınırları içinde kalan kısmındaki Saban oku denen adanın sahibi olan ve büyük hayvan sürüleri bulunan Kel Halis, balıkçılık yapmak için, yedişer metrelik dokuz beygirlik pancar ve dokuz beygirlik lombardini motoru olan iki kayık almış. Hüseyin onlara ağlar yapıp, kayık kullanmayı, avcılık yapmayı öğretti. Bir buçuk yıl kadar süren bu süre zarfında, Kel Halis in üç çocuğu da ona gemicilik yaptı. Hüseyin denizde balıkçılığa alışmış olduğundan, hiç görmediği ve görünüşü oldukça farklı olan yayın balığının ağa gelmesi ile ürktüğünü, yanındaki kişilerin anlattıklarını dinleyerek ve 156

7 onların balığa davranışını görerek bu ürküntüsünden kurtulduğunu, ilginç bularak anlatmıştı. Hüseyin Kel Halis in çocukları ile çalışırken, Çayırhan da kurulan Türkiye Elektrik Kurumuna bağlı termik santral kotra almıştı. Hüseyin e bu kotrada kaptanlık yapması için teklifte bulundular. O da bu teklifi kabul edip, 1980 yılının ortalarında santrale kadrolu olarak girdi. Kotra santrale ait su basılan pompaların olduğu yere işçi taşımak amacı ile alınmış bir tekneydi. Ancak bazen işle ilgili etütler veya hafta sonları idarecileri veya gelen misafirleri gezdirmek amacı ile de kullanılıyordu. Hüseyin bu işte çalışarak 2004 yılında emekli oldu. Santralde çalışırken, satın aldığı bir kayıkla, bazen kendi de gitmekle beraber, gemicileri vasıtası ile balıkçılığı devam ettirdi. Kayığının avladığı balıkların pazarlamasını yaptı. Hüseyin bize göre daha uzun süre orada kaldığı ve yaşadığı için çok farklı tecrübelere ve gözlemlere sahip oldu yılının ağustos ayında oraya gittiğinde, çok güzel balık tuttuklarını, esas hedef balıklarının yayın, sazan ve şafak (Kocaağız, Aspius aspius) olduğunu, diğer çay balıklarına hiç bakmadıklarını anlatırdı. Kofanaya benzeyen, ince uzun, çok güzel bir balık olarak tarif ettiği şafak balığı üç dört aylık bir süre sonra kaybolmuş. Gölü kiralayan Beypazarlı Üreyin Ali nin (SEZER), göle kerevit aşılaması sonrası, bu balığın kaybolduğunu söylerdi. Üreyin Ali daha sonraları kadife balığını da getirip bırakmış, bu balık da bir süre çoğaldıysa da, sonrasında o da azalmış. Son olarak da göle İsrail sazanı (Carpius) getirilmiş. Hüseyin yayın balığı avcılığında, bu balık derinde balçıkta olduğu için; toru 72 mm göz açıklığında, fanya göz açıklığı 160 mm olan metre derinliğinde ağları kullanmıştı. Sazan avcılığı için denizde kullandığımız molozma ağlarına benzer, ancak daha derin ve mm göz açıklığında, metre uzunluğunda, 4-5 metre derinliğinde çift fanyalı ağlar kullandı. Konuşmalarımız sırasında Mart, Nisan aylarında balık su yüzeyine çıktığı, kıyılara yaklaştığı için, ağı suyun üstüne mantarladığını, bu amaçla kurşunları çıkardığını, kışın ise ağı dibe indirdiğini söylerdi. Kış aylarına doğru düşen su seviyesi, Mart Nisan aylarında artmaya başlayınca, suyun 157

8 kenarlarındaki şimşir ağacına benzeyen dişbudak da denen yılgın ağaçlarının tamamen suyun içinde kalması ve yayın balığının çamurdan çıkıp, o ağaçların arasına yumurtlamak için girdiğini söylemesi beni şaşırtmıştı. Hele Hüseyin in bizim gittiğimizde kullanılmayan ığrıp ağları ile yayın avlaması hayli ilginçti. Hüseyin ilk gittiğinde 6-7 metre torbası, 20 metre kanatları olan ığrıp ağları yapmıştı. Alt yakanın, balığın kaçmaması için ağır olması gerektiğinden, ığrıbın alt yaka ipine, geçmeli kurşun takıp, onları ezerek sabitleştirirmiş. Iğrıp çekildiğinde, o bölgede olup toplanan ne kadar balık varsa; sazan, yayın, çay balıkları hatta kerevit hepsi torbada oluyormuş. Iğrıp, barajın ağaçlık, çalılık, taşlık olan bölgelerinde çekilemediğinden, buna uygun belli bölgelerde çekilebiliyormuş. Bu bölgeleri belirlenmesinde, köylülerin, bizim şurası tarlamızda, şurası bağımızda, tabanı şöyleydi, böyleydi diye anlattığı bilgilerin faydası oluyormuş. Iğrıptan en iyi verimi akşam aldıklarından, avcılığa gece çıkıyorlarmış. Iğrıbı çekmeden önce, ığrıp çekilecek bölgede yemleme yapıp, bu amaçla mısır, buğday, parçalanmış havuç gibi yiyecekleri suya atıyorlarmış. Sazan ve yayın balıkları atılan yemleri yemek için o alana geliyormuş. Balıklar toplandığında, o alanın hizasına gelecek bir yerde, kıyıda araba lastiği yakılırmış. Lastiğin ışığı, o bölgeye gelen balıkları bir araya toplar, balıklar ateşin ışığının olduğu bölgenin dışına çıkmazmış. İki saat kadar balığın iyice toplanması beklendikten sonra, ateşin ışığının vurmadığı karanlık bölgede bulunan kayıktaki halatın bir ucu kıyıda bırakılarak, gürültüsüzce kürek çekilip, balıklar çevrilip, halatın diğer ucu ağı seren kişi tarafından karaya çıkarılıyormuş. Küreği çeken kişi kayığı kıyıda, çamura demir çakarak sabitledikten sonra, her iki halatın ucunda yer alan birer kişinin rahatlıkla çevirdiği makara (çıkrık) kullanılarak ağı kıyıya alıyorlarmış. Makaraları kullanan kişiler, ağ kıyıya yaklaştıkça birbirine yanaşarak, ağın açıklığı kapatmak suretiyle, balıkların torbaya yönelmesi sağlanıyormuş. Daha sonra da kayık yanaştırılarak, yakalanan balıklar kayığa alınıyormuş. Hüseyin bu şekilde 1-2 ton balık alabildiklerini, 158

9 1980 yılında santrale geçmeden önce son olarak 450 kg balık avladığını anlatmıştı. Sonraki yıllarda ığrıp kullanımı yasaklanmış, ancak daha sonra barajda görülmeye başlanan gümüş balığı için özel olarak ığrıp kullanım izni verilmeye başlanmış. Hatta o gümüş balıklardan Yakakent teki balık unu fabrikalarına balık gönderildi demişti. Bizim Çayırhan da balıkçılık yaptığımız dönemde baraj oldukça temizdi. Hatta Hüseyin gittiğinde bile hala temiz olduğunu söylerdi. Buna örnek olarak da termik santralde çalışmaya başladığı yılda, barajın suyundan alıp çay demlediklerini anlatırdı. Sonraki yıllarda kanalizasyonlar, santrallerin atıkları, şehirleşme ve artan nüfusun barajın kirlenmesine yol açtığını bizzat yaşamış, önceleri yosun yokken, her taraf da yosun görülmeye başlanmış. Bizim balıkçılık yaptığımız dönemde balıkları Hüseyin DEBOOĞLU alıyorken, sonraki dönemde barajı kiralayan Beypazarı ndan Ali Sezer almaya başlamış. Kontrol işleri bizim çalıştığımız dönemde hiç olmazken, sonraki dönemde çok sık olmamakla beraber Ankara Tarım İl Müdürlüğünden gelenler tarafından yapılmaya başlanmış. Kalkancılık Askerden geldikten sonraki yıllarda, 1972 den itibaren Ayancığa kalkancılık için çok gittim. Kalkancılık için Ayancığa gittik dendiğinde, sadece Ayancık değil, o bölgedeki bulunan İstefan, Helaldı, Türkeli, Güllüsu, Çatalzeytin, Ginolu gibi yerleşimler de anlaşılmalı. Kalkan ağlarına mersin balığı, vatoz, köpek balığı, tırgana gibi başka balıklarda takılırdı. Yazın vatoz çok olur, tırgana daha seyrek vururdu. Tırgananın iki iğnesinden kısa olan zehirli olurdu. Ayancık tarafına ilk kez gidişim Ofluoğlu nun Hasan ın kayığı ile oldu. Onda o zaman 6,5-7 metrelik, 10 beygirlik süper star motoru olan bir kayık vardı. Ekibimizde Kozköyünden Çakır Hasan (ARSLAN), Ferhat ın Mahmut un kardeşi İlyas (ERDEM), Döndü nün Rasim in Bekir (GÜDEN) vardı. Yakakent ten gündüz 159

10 yola çıktık, akşam Akliman da kaldık, sabah tekrar hareket ederek, Çatalzeytin e ulaştık. Yolculuğumuz 15 saat kadar sürmüştü. Çatalzeytin de kereste fabrikasının alt tarafında büyük bir bina vardı, orada kalmıştık. Yüz tane kalkan ağımız vardı. Bu ağlar ile balıkçılık yapmış, güzel para kazanmıştık. Fotoğraf, Nami KARABULUT (kayıktaki), Hasan AK, Kadir GÜDEN, Naim KARABULUT, Mustafa.),

11 Askerlik sonrası yıllarda Moralim Hasan ın kayığı ile gittiğimde, en çok balığı o zaman tutmuştuk. Balıklarımızı İnebolu da komisyonculuk yapan Ziver (SÜNNETÇİ) vardı, ona verirdik. Avcılık Mart ayında başlar, Haziran başında balığın durumuna göre biterdi. Balık o dönemlerde o kadar boldu ki, sezonun sonlarına doğru kurduğumuz ağlardan her biri masa büyüklüğünde altmış kalkan balığı aldığımızda bunu beğenmemiş, balık bitti diye sezonu kapatmıştık. Avcılık yaptığımız bölgenin derinliği farklı bir özellik gösteriyordu. Su derinliği kulaçlara ( m.) ulaştıktan sonra derinleşmeye devam ediyor. Daha sonra tekrar sığlaşarak ikinci kez kulaç derinlikte oluyordu. İlk kulaçlarda vatoz çok olurdu. Balığın havyarlı olduğu zamanlar, ağlarımızı ikinci 55 kulaçlara kurardık. Yine böyle bir dönemde, Çatalzeytin in 55 kulaçlarına kalkan ağlarını kurmuş, ancak hava bozuk olduğu için denize çıkamamış, ağlarımız bir haftadan fazla denizde kalmıştı. Ağlardaki balığın kötü olmaması için, fırtınanın dindiği, fakat kayığın dümenindekinin, kayığın başındakini bile zor seçtiği yoğun sisli bir havada, pusula yardımı ile ağları kaldırmak üzere gittik. Ağımızı bulduktan sonra, kaldırmaya başladık. Ağlarımıza o kadar kalkan balığı vurmuştu ki, balıklar ağda merdiven yapmış gibi üst üste duruyordu. Ağı kaldırmaya devam ederken, açığımızdan gür gür diye bir ses duydum. Ağ kurduğumuz bu yerler gemilerin yolu üzerinde olduğundan, arkadaşlara tanker olur, şilep olur, herhangi bir gemi olur, bize bindirir, teneke çalarak ses çıkarın, yerimiz belli olsun dedim. Bu arada ses bize daha da yaklaşmaya başladı, fakat sisten ne olduğunu anlayamıyoruz. Biraz sonra hafif bir poyraz rüzgârı çıkınca sis biraz aralandı. Bir de baktık ki, küçük bir çırnık kayık ve içinde iki kişi var. Ses o kayığın motorunun sesiymiş, ondan geliyormuş. Kayıktakiler bizi görünce yanaştı, ağlamaklı bir sesle, amca bizi kıyıya götür, biz kaybolduk dediler. Sonradan hikâyelerini anlatınca bunların baba, oğul olduklarını, Abana dan denize açılıp, sis çıkınca yönlerini kaybettiklerini, iki gündür denizde olduklarını öğrendim. 161

12 Biz ağlarımızı çekip, balıkları aldıktan sonra, onları da yanımıza alarak kıyıya geri döndük. Onlara sis iyice açılmayınca sizi göndermem dedim. O zaman telefon edip, ailemize haber verelim dediler. Onları telefon olan yere götürüp, aileleri ile görüşmelerini sağladım. Onların telefonda yaptıkları konuşmaları ve karşı tarafın nasıl sevindiğini gösterir ifadeleri sözle anlatılamaz. Konuşmalarında bizden minnettarlıkla bahsederek, canımızı onlar kurtardı diye yakınlarına anlatıyorlardı. O gün akşam sis iyice dağılmadığı için onları göndermedim, misafir ettik. Ertesi gün sis dağılınca yola çıkıp gittiler. Gidişlerinden iki gün sonra çocuk araba ile geldi. Amca evden bizimkiler istiyor, seni götüreceğim dedi. Ben de kıramayıp teklifini kabul ettim. Evlerine vardığımızda çoluğu, çocuğu, karısı, kızı nasıl bana minnettarlıkla sarılıyor, ah kardeşim, Allah razı olsun, canlarımızı kurtardın diyerek ağlıyorlardı, anlatamam. İlk gittiğimizde Ginolu da hiç balıkçı yoktu, bizim balık tuttuğumuzu görünce onlar da bu işi öğrenmek istedirler. Onlara bu işi öğrettik, ağ aldılar, kayık aldılar balıkçılığa başladılar. Hey gidi günler Mersin balığı, havyarı varken havyarı, sonrası dönemlerde de etinin lezzeti nedeni ile her zaman iyi para eden balık olmuştur. Bu balığı tutan gururlanır, sevinir. Sevincini belli etmenin, başkalarına göstermenin en iyi fiyakalı yöntemi ise, kayığa bayrak dikilmesidir. Mersin balığı yakalayan bir balıkçı, bayrağını diktikten sonra Yakakent önlerinde, özellikle kendini belli edecek şekilde, kıyıya yakın geçer, kıyıdaki herkese, dosta düşmana sevincini gösterir, havasını atar. Denizde bayrak dikmiş geçen bir kayık görenler, mersin balığı tutulduğunu bu işareti görünce hemen anlar, kaç kiloymuş, havyarı var mıymış gibi tatlı bir dedikodunun malzemesi ağızdan ağıza dolaşmaya başlar. Farklı zamanlarda ağlarıma mersin balığı vurduğu olmuştu. En eski hatırladığım, henüz liman yokken, yılları olacak, caminin karşısına 34 kulaçlara kurduğum ağdan aldığım, 320 kiloluk morinadır. Gazeteler haber yapıp, bu balıkla beraber resmimi 162

13 yayınlamıştı. Daha sonra iki kez daha aynı şekilde böyle büyük balık aldım. Benim balık aldığımı gören altıma üstüme ağ kurdu, kimse bir tane balık alamadı. Bu balıkların parası ile iki katlı ev yaptırdım li yılların başı olacak, henüz liman yapılmamış. Ramiz abi (ŞAHİN) ile Alaçam çayının batısındaki mal kazanının üzerine 38 kulaçlara baş başa mersin ağı kurduk. Ağlar hava da bozunca on gün kadar denizde kaldı. Hava açtığında ağları kaldırmaya gittik. Ben önce Ramiz abinin yanındaki değil, daha üst taraftaki ağımı kaldırdım. Ancak havanın durumunu da beğenmediğimden, Ramiz abinin yanındakini ağı kaldırmadan dönmeye karar verdim. Ben dönerken Ramiz abiye yakın bir yerden geçerken Ramiz abi beni görüce işaret edip, yanına çağırdı. Ben herhalde motorunda bir sorun var diye düşündüm. Yanına gittiğimde kayığının içinde kocaman bir mersin balığı gördüm, hayırlı olsun dedim. Ramiz abi de, bana değil, sana hayırlı olsun, balığını al dedi. Ramiz abi kendi ağını kaldırmaya geçerken, morinanın ağa vurup, ağı kaldırdığını görüyor. Kaçmasın diye gidip ağdan alıyor. Bunun üzerine Ramiz abiye teşekkür ederek balığı kayığa aldım, düşmesin diye güzelce iple bağladım, bayrağımı dikip yollandım. Balığı kıyıya getirdiğimde tarttık, 340 kg geldi. Balığı satıp, parasını aldığımda yarı parasını Ramiz abiye verdim. Ara sıra kardeşim Nami ile balığa gidiyorsam da, artık yavaş yavaş balıkçılıktan elimi ayağımı çekiyorum. İki kayığım vardı, bunlardan kırk yedi yıllık olanını Kızlan a, Altınkaya barajında balıkçılık yapan birine sattım. Diğer kayıkla oğlum balıkçılık yapıyor. 163

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını

Detaylı

Minti Monti. Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir. Yelkenli Tekneler. Nasıl Yüzer, Bilir misin?

Minti Monti. Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir. Yelkenli Tekneler. Nasıl Yüzer, Bilir misin? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir ISSN: 2146-281X Yelkenli Tekneler Nasıl Yüzer, Bilir misin? Yelkenli teknelerle ilgili bilmeniz gereken 5 şey Dev gemiler nasıl

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Değerli Dostlar, başlık olarak önce Ankara nın Denizi diyecektim, ama yüzlerce farklı cins kuştan bahsetmek isteyince Kuş Cennetlerimizden Biri

Değerli Dostlar, başlık olarak önce Ankara nın Denizi diyecektim, ama yüzlerce farklı cins kuştan bahsetmek isteyince Kuş Cennetlerimizden Biri Değerli Dostlar, başlık olarak önce Ankara nın Denizi diyecektim, ama yüzlerce farklı cins kuştan bahsetmek isteyince Kuş Cennetlerimizden Biri ÇAYIRHAN KUŞ CENNETİ ni tercih ettim. Biliyorsunuz ÇAYIRHAN,

Detaylı

O günlerde, bir kıyı kenti olan Hull'a gitmiştim. Orada bir. arkadaşıma rastladım. Babasının gemisi vardı. Gemi o gün

O günlerde, bir kıyı kenti olan Hull'a gitmiştim. Orada bir. arkadaşıma rastladım. Babasının gemisi vardı. Gemi o gün 2. İLK YOLCULUĞUM 1 2. İLK YOLCULUĞUM O günlerde, bir kıyı kenti olan Hull'a gitmiştim. Orada bir arkadaşıma rastladım. Babasının gemisi vardı. Gemi o gün Londra'ya gitmek üzereydi. Arkadaşım kendisiyle

Detaylı

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ BU AY HANGİ KAVRAMLARI ÖĞRENECEĞİZ? Hızlı-Yavaş Ön-Arka Sağ- Sol BEYİN FIRTINASI YAPALIM Büyüdüğünde hangi mesleği seçeceksin ve nasıl bir yerde yaşayacaksın? Bir gemi olsaydın nerelere giderdin? Neler

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

ALADAĞLAR - Kaldı Doğu Sırtı (3723m.)

ALADAĞLAR - Kaldı Doğu Sırtı (3723m.) ALADAĞLAR - Kaldı Doğu Sırtı (3723m.) 31 Ağustos - 1 Eylül 2011 Faaliyete katılanlar Nezihe Cantimur-Seyhan Çolak Kamp Orman Girişi Hava durumu İlk gün sisli, ertesi gün açık Malzeme 1 adet 60m yarım ip,

Detaylı

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Sizi tanıyabilirmiyiz? 1953 Söke doğumluyum. Evli, 2

Detaylı

PARAKETA Paraketa yapımında Kullanılan Malzemeler

PARAKETA Paraketa yapımında Kullanılan Malzemeler PARAKETA Hareketsizdir. Modern balıkçılıkta bütün denizlerde kullanılır. Uzun bir hat üzerinde çok sayıda, yemli, olta iğnesinin bağlanmasıyla oluşur. Seçilen bir bölgede sabit duracak şekilde dibe uzatılır

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI Hazırlayan İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 1 Saçları hangisi tarar? o A) Bıçak o B) Tarak o C) Eldiven o D) Makas 2 Hangisi okul eşyası değil?

Detaylı

MİNİK PATİKLER ANAOKULU

MİNİK PATİKLER ANAOKULU Stanford Üniversitesinden Walter Mischel deneyi 1970 li yılların başında Stanford Üniversitesinden Walter Mischel tarihe geçen ilginç bir deney yapıyor; Marşmelov Deneyi. Deneye 600 çocuk katılıyor. Deneyi

Detaylı

Şekil 280. Kuşadası genel görünümü ve balıkçı tekneleri. Şekil 281. S.S. Kuşadası Su Ürünleri Kooperatifi İdari Binası

Şekil 280. Kuşadası genel görünümü ve balıkçı tekneleri. Şekil 281. S.S. Kuşadası Su Ürünleri Kooperatifi İdari Binası 4.2. AYDIN 4.2.1. KUŞADASI Ege Denizi kıyısında ve İzmir e 95 km uzaklıkta bulunan Kuşadası, Türkiye nin önemli turizm merkezlerindendir (Şekil 280). 2007 yılı nüfus sayımına göre, Aydın a bağlı olan ilçenin

Detaylı

Tam Ekran İçin f5 basınız. http://egitimevreni.com/

Tam Ekran İçin f5 basınız. http://egitimevreni.com/ Tam Ekran İçin f5 basınız. http://egitimevreni.com/ Bir varmış bir yokmuş, zamanın birinde ihtiyar bir kadın yaşarmış. Bu kadıncağızın Yarım horoz adında bir horozu varmış. Bu horoz bir gün küllükte eşinirken

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Didi Murat (AK) Ayancık ta kalkancılık

Didi Murat (AK) Ayancık ta kalkancılık Didi Murat (AK) 1955 doğumluyum. Babamın asma Penta motoru olan, 6.5 metrelik bir kayığı vardı. İlkokul üçüncü sınıfta iken babamdan habersiz bu kayığı almış, Hüseyin KARABULUT ile denize gitmiş, ağ sarıp

Detaylı

Cadı böyle diyerek süpürgesine bindi. Daha yüz metre uçmadan. paldır küldür yere düştü. Ağaçtaki kargalar Gak gak diye güldüler.

Cadı böyle diyerek süpürgesine bindi. Daha yüz metre uçmadan. paldır küldür yere düştü. Ağaçtaki kargalar Gak gak diye güldüler. MASAL CADISI Masal Cadı sının canı sıkılıyordu. Ormandaki kulübesinde tek başına otururdu. Yıllardır insan yüzü görmemişti. Bu gidişle bütün yeteneklerim kaybolacak, diye düşünüyordu. Süpürgemle uçabileceğimi

Detaylı

yaşam boyu bağlanırsanız.

yaşam boyu bağlanırsanız. Size nasıl tarif etsem ki... İlk görüşte âşık olmak gibi bir duygu. " İşte bu benim aradığım kadın," dersiniz ya, işte öyle bir şey. Önce teknenize âşık olacaksınız sonra satın alacaksınız. Eğer sevmeden,

Detaylı

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N.

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N. New York ta bugün kar yağıyor. 59. Cadde deki evimin penceresinden, yönetmekte olduğum dans okuluna bakıyorum. Bale kıyafetlerinin içindeki öğrenciler, camlı kapının ardında, puante * ve entrechats **

Detaylı

Soyut Zekâsı Gelişmemiş Çocuklarda Allah Korkusu Perşembe, 13 Ocak :55

Soyut Zekâsı Gelişmemiş Çocuklarda Allah Korkusu Perşembe, 13 Ocak :55 Soyut zekâlarının tam gelişmeyen bu çocuklara, yanlış verilen Allah korkusu çocuklarda; Allah ı cezalandırıcı, affetmesi olmayan kötü birine benzeteceklerdir. Aygır a (Bozkır-Konya) pikniğe giden hemen

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

OKULA HAZIRLANAN ÇOCUĞUN ÖNCE UYKUSUNU DÜZENLEYİN

OKULA HAZIRLANAN ÇOCUĞUN ÖNCE UYKUSUNU DÜZENLEYİN OKULA HAZIRLANAN ÇOCUĞUN ÖNCE UYKUSUNU DÜZENLEYİN OKUL ÇOCUĞU HER GÜN AYNI SAATTE KALKMALI Tatil döneminde geç yatıp geç saatte kalkmaya alışan, okula başlayacak çocukların uyku düzeninin en az bir hafta

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

2.2. ÇANAKKALE 2.2.1. ÇANAKKALE MERKEZ

2.2. ÇANAKKALE 2.2.1. ÇANAKKALE MERKEZ 2.2. ÇANAKKALE Çanakkale, Marmara Denizi, Boğaz ve Kuzey Ege Denizi olmak üzere üç farklı denizel sistemle ilişkili ve 671 km gibi oldukça uzun bir kıyı hattına sahip önemli bir balıkçılık merkezi durumundadır.

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Balıkçılıktan vaz geçmiyorum Yeni bir kayık

Balıkçılıktan vaz geçmiyorum Yeni bir kayık Ferhat YILDIZ 1930 doğumluyum, balıkçılığa çok sonraları başlamakla birlikte, üç yıl öncesine kadar balıkçılık yapmaya devam ettim. Balıkçılığa başladıktan sonra geçimimi balıkçılıktan sağladım, üç çocuğumu

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor.

Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor. Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor. İşçi Cephesi: Direnişiniz nasıl başladı? Kazova dan bir işçi: Bizim direnişimiz ilk önce 4 aylık maaşımızı, kıdem ve tazminat

Detaylı

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Çok çok eski zamanlarda, var varken, yok yokken ahmak bir kurt, kapana yakalanmış. Kapana yakalanan

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI DENİZCİLİK IĞRIP AVCILIĞI 624B00028

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI DENİZCİLİK IĞRIP AVCILIĞI 624B00028 T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI DENİZCİLİK IĞRIP AVCILIĞI 624B00028 Ankara, 2011 Bu modül, mesleki ve teknik eğitim okul/kurumlarında uygulanan Çerçeve Öğretim Programlarında yer alan yeterlikleri kazandırmaya

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

İLK OK UMA KİT APLARI

İLK OK UMA KİT APLARI İLK OKUMA KİTAPLARI Bu kitabın sahibi:... Altı yaşındaki Ugo bir sabah uyanmış ve bir de bakmış ki karnının üzerinde yeşil bir aslan oturuyor! Aslan şişman değilmiş ama pek ufak tefek de sayılmazmış.

Detaylı

İSTEK ÖZEL KEMAL ATATÜRK ANAOKULU GÜVERCİNLER SINIFI

İSTEK ÖZEL KEMAL ATATÜRK ANAOKULU GÜVERCİNLER SINIFI anafikri ile ilgili neler biliyoruz? Ege İ.: Trenle Taksime giderler. Can Mert K.: Helikopter ile bir yerden bir yere giderler. Emir N.: Uçak, motorsikler ya da otobüs kullanarak bir yerden bir yere giderler.

Detaylı

Tırmanılan Rotada -Genel zorluk: TD -Yükseklik : m -Hedeflenen ve Harcanan Zaman : 6 saat, 6 saat 50 dk -Kazanılan ve kaybedilen yükseklik : 400 m

Tırmanılan Rotada -Genel zorluk: TD -Yükseklik : m -Hedeflenen ve Harcanan Zaman : 6 saat, 6 saat 50 dk -Kazanılan ve kaybedilen yükseklik : 400 m Etkinliğin; Adı: Mangırcı Kuzey Duvarı Fire Thru The Crux Rotası Bölgesi, Tarihi: ALADAĞLAR - Niğde 16-07-2011 Hedefi, Türü: Mangırcı Kuzey Duvarı Fire Thru The Crux Rotası Etkinliğe katılanların isimleri:

Detaylı

Ofluoğlunun Hasan (OFLUOĞLU)

Ofluoğlunun Hasan (OFLUOĞLU) Ofluoğlunun Hasan (OFLUOĞLU) 1931 doğumluyum. 1938 de yedi kardeş yetim kalınca, Dursun Ali abim bizi Sürmene den alıp, Samsun a getirdi. Samsun a gelişimiz, o zamanın tek ulaşım vasıtası olan gemi ile

Detaylı

SOLUNGAÇ AĞLARI İLE AVCILIK

SOLUNGAÇ AĞLARI İLE AVCILIK SOLUNGAÇ AĞLARI İLE AVCILIK SOLUNGAÇ AĞLARI Balıkların çoğunlukla ağlarla avlanıldıkları bilinen bir gerçektir. Ağın içinden geçmeye çalışan balıklar çoğu zaman başlarına dolaşan ilmiklerle tuzağa düşerler.

Detaylı

Olta Çubukları (Kamışlar)

Olta Çubukları (Kamışlar) Olta Çubukları (Kamışlar) Olta çubuğu, olta iğnelerinin belli mesafelere atılıp çekilmesini sağlayan, balık vurduğunda esnemek suretiyle misinanın kesilmesi ve iğnenin açılmasını önleyen, misinanın toplanması

Detaylı

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı,

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı, Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı, elinde boş bir çuval, alanın ortasında öylece dikiliyordu.

Detaylı

Öykülerin sıralaması, söyleşi yapılan tarihlere göre oluşmuştur.

Öykülerin sıralaması, söyleşi yapılan tarihlere göre oluşmuştur. YAYINLAYAN YAKAKENT BELEDİYESİ Tel: 0 362 611 21 04 www.yakakent.bel.tr BASIM Pozitif Matbaa Ankara Tel: 0312 397 00 31 pozitif@pozitifmatbaa.com 1000 Adet Basılmıştır. Temmuz 2012 Öykülerin sıralaması,

Detaylı

Kelaynakların Hazin Öyküsü

Kelaynakların Hazin Öyküsü Kelaynakların Hazin Öyküsü Hazin bir öykü anlatacağım bu kez sizlere... Bir varmış bir yokmuş... Uçsuz bucaksız bir ova varmış. Fırat ın sularıyla bereket bulmaya çalışan bu topraklar, fakir köylünün tek

Detaylı

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına 23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına Bodrum da 3 yıl önce kaptanlığa başlayan Gül Yavuz, 23 yıl yazılım sektöründe çalıştıktan sonra nasıl yat kaptanı olduğunu ve denizlerde kadın kaptan olmanın

Detaylı

Hüseyin KILINÇ. Fotoğraf, Babam kıçtan takma motoru olan kayığımızın başında

Hüseyin KILINÇ. Fotoğraf, Babam kıçtan takma motoru olan kayığımızın başında Hüseyin KILINÇ Dedem ve babaannem Sürmene den yürüyerek buralara gelmiş. Babam İsmail KILINÇ burada doğma büyüme, annem Yetmişbirler sülalesi ile akraba. Babam küçüklüğünden itibaren balıkçılık yapmış.

Detaylı

OYUNCAK AYI. Aysel çok mutluydu. Çünkü bugün doğum. Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan. günüydü. Babası Aysel e hediye aldı.

OYUNCAK AYI. Aysel çok mutluydu. Çünkü bugün doğum. Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan. günüydü. Babası Aysel e hediye aldı. OKUMA ANLAMA ÇALIŞMASI 1 OYUNCAK AYI Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı Songül ile birlikte oynadılar. Sorular:

Detaylı

ÖZEL MÜRÜVVET EVYAP KOLEJİ 4.SINIF OLİMPİYAT SORULARI

ÖZEL MÜRÜVVET EVYAP KOLEJİ 4.SINIF OLİMPİYAT SORULARI 1)Net kütlesi 300 gr olan bir paket fıstığın fiyatı 132 000 tldir.bunagöre,fıstığın bir kilogramı kaç bin tldir? A) 340 B) 380 C) 440 D) 460 8) saatte ortalama 20 sn.geri kalan bir saat,bir haftada kaç

Detaylı

Siirt'te Örf ve Adetler

Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te diğer folklor grupları gibi örf ve adetlerde ke NİŞAN Küçük muhitlerde görülen erken evlenme adeti Siirt'te de görülür FLÖRT YOK Siirt'te nişanlıların nişandan evvel birbirlerini

Detaylı

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Yazan: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Ne varmış, ne çokmuş, gece karanlık, güneş yokmuş. Her kasabada kabadayı insanlar varmış.

Detaylı

OYUNCAK AYI. ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya. giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı. Sorular: 1- Annesi Elvan a hangi hediyeyi aldı?

OYUNCAK AYI. ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya. giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı. Sorular: 1- Annesi Elvan a hangi hediyeyi aldı? OKUMA ANLAMA ÇALIŞMASI 1 OYUNCAK AYI Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı Songül ile birlikte oynadılar. Sorular:

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Göltürkbükü Balıkçı Barınağı nda da deniz dibi temizliği yapıldı

Göltürkbükü Balıkçı Barınağı nda da deniz dibi temizliği yapıldı Göltürkbükü Balıkçı Barınağı nda da deniz dibi temizliği yapıldı Bodrum Belediyesi tarafından Denize en çok MAVİ yakışır sloganıyla düzenlenen Bodrum Deniz Dibi Temizlik Kampanyası kapsamında Göltürkbükü

Detaylı

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) İmtiyaz Sahibi Adına Ramazan BALCI Okul Müdürü Fatma BAŞA ( Özel Eğitim Öğretmeni ) Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI ( Görsel Sanatlar Öğretmeni

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi 6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi Kahramanmaraş ın Ekinözü İlçesine bağlı Alişar Köyünde 54 Yaşındaki Mehmet Göyün 6 Çocuğu ile birlikte tek göz kerpiç odanın içinde verdiği yaşam Mücadelesi yürekleri

Detaylı

THE ENGLISH SCHOOL GİRİŞ SINAVI 2015. Süre: 1 saat ve 30 dakika

THE ENGLISH SCHOOL GİRİŞ SINAVI 2015. Süre: 1 saat ve 30 dakika THE ENGLISH SCHOOL GİRİŞ SINAVI 2015 MATEMATİK BİRİNCİ SINIF Süre: 1 saat ve 30 dakika Tüm soruları cevaplayınız. Tüm işlemlerinizi gösteriniz ve cevaplarınızı soru kâğıdında ılan uygun yerlere yazınız.

Detaylı

Gülmekten Öldüren Fıkralar - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Gülmekten Öldüren Fıkralar - Genç Gelişim Kişisel Gelişim AMİN Çok iyi giyimli bir iş adamı Vatikan'a gelir papayla görüşmek istediğini söyler. Kendisini bir Kardinal'e götürürler. Adam ısrar eder. - Sizinle değil, doğrudan Papa ile ve yalnız görüşmek istiyorum.

Detaylı

Samed Behrengi. Sevgi Masalı. Çeviren: Songül Bakar

Samed Behrengi. Sevgi Masalı. Çeviren: Songül Bakar Samed Behrengi Sevgi Masalı Çeviren: Songül Bakar Samed BEHRENGİ Azeri asıllı İranlı yazar Samed Behrengi, 1939 da Tebriz de doğdu. Öğretmen okullarında öğrenim gördükten sonra Tebriz Üniversitesi İngiliz

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 162 DÜRÜSTLÜK VE DOĞRULUK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 99 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

ÇARŞI ESNAFININ BODRUM YOLCU LİMANINA TEŞEKKÜR ZİYARETİ

ÇARŞI ESNAFININ BODRUM YOLCU LİMANINA TEŞEKKÜR ZİYARETİ ÇARŞI ESNAFININ BODRUM YOLCU LİMANINA TEŞEKKÜR ZİYARETİ Bodrum Çarşı Esnaf temsilcileri, turizmine katkıları nedeniyle Global Port Bodrum yetkililerini ziyaret ederek teşekkür ettiler. Esnaf temsilcileri,

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Halatlar. Sarmal halatlar ise aynı tipte bir kaç ipin kat kat örülmesiyle üretilir. Bu halatlar kılıflı halatlara göre daha ucuzdurlar ve tamir

Halatlar. Sarmal halatlar ise aynı tipte bir kaç ipin kat kat örülmesiyle üretilir. Bu halatlar kılıflı halatlara göre daha ucuzdurlar ve tamir Halatlar Tarihteki ilk halatlar keten ve kenevirden yapılırdı. Bu halatların yapımı çok zor ve zahmetli olduğundan, oldukça değerliydiler. Zaman içinde gelişen teknoloji ile birlikte, çok daha hafif ve

Detaylı

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara

Detaylı

Hazırlayan: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen

Hazırlayan: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen Hazırlayan: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen Kazakistan Hazırlayan: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen Kazakistan Bir zamanlar güneşin ışığının, neşenin ve kuş cıvıltılarının eksik olmadığı büyük bir

Detaylı

Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? SABEDİN TÜRKER İÖO 5.SINIF TÜRKÇE Cümlede Anlam TEST 34 1) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sebep sonuç ilişkisi vardır? 1. A. Sıcak havalar meyveleri kuruttu. 2. B. Taşlara basarak karşı kıyıya geçtik.

Detaylı

BOGAZ DA 30 BALIK TÜRÜ YOK OLMAK ÜZERE

BOGAZ DA 30 BALIK TÜRÜ YOK OLMAK ÜZERE BOGAZ DA 30 BALIK TÜRÜ YOK OLMAK ÜZERE Portal : www.denizhaber.com.tr İçeriği : Denizcilik/Yelken Tarih : 09.02.2015 Adres : http://www.denizhaber.com.tr/bogazda-30-balik-turu-yok-olmak-uzere-haber-60283.htm

Detaylı

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamını sağlayan kelime sıfat değildir? A) Kaç liralık fatura kesilecek? B) Oraya gidip de ne iş yapacaksın? C) Ne kadar güzel konuşuyor

Detaylı

İki kişi bir Top çalışmalar

İki kişi bir Top çalışmalar İki kişi bir Top çalışmalar 20 x 20 metre alan 2 Oyuncuya bir top 1. Oyuncular alan içinde hafif koşuyla dolaşmaya başlarlar. 2. Bu koşu sırasında yaklaşık 5 metre mesafedeki eşleri ile paslaşırlar. 3.

Detaylı

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMİ BİR DERS Genç adam evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara

Detaylı

iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi.

iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi. Malum ülkemiz son dönemde Globalleşen dünya ile birlikte oldukça sıkıntılı. Halk olarak bizlerde de pek çok sıkıntılar var. Ekonomik sıkıntılar, siyasi sıkıntılar, sabotaj planları, suikast planları. Darbe

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

BİZE KATILIR MISINIZ?

BİZE KATILIR MISINIZ? BİZE KATILIR MISINIZ? ŞARKILAR FARECİK Bizim mutfakta bir yuvası var. Ben bilemem ki kaç yavrusu var. Her şeyi kemirdi. Her şeyi dağıttı. Annemi babamı çıldırttı. Farecik farecik, Döktün saçtın farecik,

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Şubat 03, 2017-5:56:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi'nin ve yapımı tamamlanan

Detaylı

tellidetay.wordpress.com

tellidetay.wordpress.com Acele karar vermeyin Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama kral bile onu kıskanıyormuş. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, kral bu at için ihtiyara neredeyse hazinesinin tamamını

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

A) servis B) seyis C) başarı. 7. k,u,k,a,l Yukarıdaki harflerin hepsi kullanılarak aşağıdaki sözcüklerden. Al Semender

A) servis B) seyis C) başarı. 7. k,u,k,a,l Yukarıdaki harflerin hepsi kullanılarak aşağıdaki sözcüklerden. Al Semender TÜRKÇE 1. Aşağıdaki sözcüklerden hangisinde üç tane sesli harf yoktur? A) maymun B) selam C) çiçeklik 5. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi sözlükte dğerlerinden önce gelir? A) servis B) seyis C) başarı Al

Detaylı

Kadınların Çalışma Deneyimleri

Kadınların Çalışma Deneyimleri Belkıs Kümbetoğlu: Kadınların Çalışma Deneyimleri Herhangi bir mağazanın, atıyorum işte, özellikle şey, markaların mağazalarına... Gece gidip, işte elimizde cihazla şeyleri, ürünleri sayıyoruz.bunu yapıyoruz

Detaylı

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI 1966 da Adana da doğdu. Hüseyin Kıyar ve Yavuz Sarıalioğlu ile birlikte Ocak 1994 ve Ekim 1997 de iki şiir kitabı yayımladı. İletişim Yayınları nca

Detaylı

İÇİNDEKİLER FARE İLE KIZI 5 YUMURTALAR 9 DÜNYANIN EN AĞIR ŞEYİ 13 DEĞİRMEN 23 GÜNEŞ İLE AY 29 YILAN 35 ÇINGIRAK 43 YENGEÇ İLE YILAN 47

İÇİNDEKİLER FARE İLE KIZI 5 YUMURTALAR 9 DÜNYANIN EN AĞIR ŞEYİ 13 DEĞİRMEN 23 GÜNEŞ İLE AY 29 YILAN 35 ÇINGIRAK 43 YENGEÇ İLE YILAN 47 İÇİNDEKİLER FARE İLE KIZI 5 YUMURTALAR 9 DÜNYANIN EN AĞIR ŞEYİ 13 DEĞİRMEN 23 GÜNEŞ İLE AY 29 YILAN 35 ÇINGIRAK 43 YENGEÇ İLE YILAN 47 KUYUDAKİ TİLKİ 49 TİLKİ ON YAŞINDA, YAVRUSU ON BİR 51 KURT, TİLKİ

Detaylı

GÖKYÜZÜNDE KISA FİLM SENARYOSU

GÖKYÜZÜNDE KISA FİLM SENARYOSU GÖKYÜZÜNDE KISA FİLM SENARYOSU 1. DIŞ. CADDE - GECE 1 FADE IN: Saat 22:30. 30 yaşında bir gazeteci olan Eren caddede araba sürmektedir. Bir süre sonra kırmızı ışıkta durur. Yan koltukta bulunan fotoğraf

Detaylı

Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır:

Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır: EDAT-BAĞLAÇ-ÜNLEM EDATLAR Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır: 1-GİBİ Cümleye benzerlik, eşitlik,

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

CİN ALİ İLE BERBER FİL

CİN ALİ İLE BERBER FİL ....... CiN ALl'NIN HiKAYE KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI 1 - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin To'Ju ' 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 - Cin Ali Okula

Detaylı

CANLILAR DÜNYASINI GEZELİM TANIYALIM

CANLILAR DÜNYASINI GEZELİM TANIYALIM CANLILAR DÜNYASINI GEZELİM TANIYALIM Bulut Kuş OKUL Ağaç Çimenler Taş Ayşe Çocuklar Kedi Top Çiçekler Göl Yukarıdaki şekilde Ayşe nin okula giderken çevresinde gördüğü canlı ve cansız varlıkları inceleyelim.

Detaylı

Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım.

Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım. Meraba, Ben Asena Ünğan. 19 yaşındayım. 1-22 Eylül 2016 tarihinde Güney Kore'de, Incheon, Seoul,Jeonju,Gyeonju ve Busan da bulundum. Güney Kore topraklarına sevdam 9 yaşında iken, Taekwondo ile başladı.

Detaylı

Elvan & Emrah PEKŞEN

Elvan & Emrah PEKŞEN Bu hafta için 5 güne 5 değerlendirme hazırlıyoruz. İlk üçünü paylaşıyoruz. 2 Tanesi de çarşamba sitemizde! Puanlama Aşağıda... 1. Sınav Test Soruları 5 puan 6x5=30 Harf,hece tablo 1 puan 45x1=45 Sayı okuma

Detaylı

THE ENGLISH SCHOOL GİRİŞ SINAVI 2012. Süre: 1 saat ve 30 dakika

THE ENGLISH SCHOOL GİRİŞ SINAVI 2012. Süre: 1 saat ve 30 dakika THE ENGLISH SCHOOL GİRİŞ SINAVI 2012 MATEMATİK BİRİNCİ SINIF Süre: 1 saat ve 30 dakika Tüm soruları cevaplayınız. Tüm işlemlerinizi gösteriniz ve cevaplarınızı soru kâğıdında ılan uygun yerlere yazınız.

Detaylı

UZAYLILAR OLMASIN ABİ!

UZAYLILAR OLMASIN ABİ! 2700 Yıllık 800 Heykelin Gizemi UZAYLILAR OLMASIN ABİ! Haydi gelin benim şu deli aklıma uyun, sizlerle yüzlerce heykel arasında gizemli bir yolculuk yapalım Üstelik asırlık bir ağaç gölgesinde, içinde

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Bu yılın 100 küsur milletten "düş birincisi" ODTÜ Öğretim Üyesi Dr. Hakan Gürsu... Gürsu önce bir tekne düşledi. Öyle bir tekne ki yakıtı olmadan da

Bu yılın 100 küsur milletten düş birincisi ODTÜ Öğretim Üyesi Dr. Hakan Gürsu... Gürsu önce bir tekne düşledi. Öyle bir tekne ki yakıtı olmadan da VOLITAN Türkiye için süper bir şey oldu. Moral olsun diye söylemiyoruz; gerçekten süper bir şey: Aramızdan biri çıktı ve dünyanın en sivri, en garip, en özgür zekalarının katıldığı bir yarışmada birinci

Detaylı

Aşağıdaki parçayı okuyalım. Ardından soruları yanıtlayalım.

Aşağıdaki parçayı okuyalım. Ardından soruları yanıtlayalım. ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Aşağıdaki parçayı okuyalım. Ardından soruları yanıtlayalım. SİNCAPLAR Sincaplar daldan dala

Detaylı

TEKRAR. Genç Brezilyalılar topla yatıp topla kalkar. Kazanmak için yaşarlar. Köklerine inerek orijinal futsal hız hareketlerinin bazılarını öğren.

TEKRAR. Genç Brezilyalılar topla yatıp topla kalkar. Kazanmak için yaşarlar. Köklerine inerek orijinal futsal hız hareketlerinin bazılarını öğren. Genç rezilyalılar topla yatıp topla kalkar. Kazanmak için yaşarlar. Köklerine inerek orijinal futsal hız hareketlerinin bazılarını öğren. antrenman DRILE D VÇ 360 ELÁSTICO lambreta TEKRR Çözene kadar Çözene

Detaylı

AĢağıdaki sözcüklerle tümceler kurunuz! 6

AĢağıdaki sözcüklerle tümceler kurunuz! 6 AĢağıdaki sözcüklerle tümceler kurunuz! 6 geldi bayramım Benim geldi Bütün çocukların bayramı Bu gün, Günü`dür Dünya Çocuklar Atatürk etti bize armağan Bu günü, Bayramı geldi Ulusal Egemenlik ve Çocuk

Detaylı

TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN MAKİNENİN ARKASI

TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN MAKİNENİN ARKASI TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN 21400752 MAKİNENİN ARKASI Fotoğraf uzun süre düşünülerek başlanılan bir uğraş değil. Aslında nasıl başladığımı pek hatırlamıyorum, sanırım belli bir noktadan sonra etrafa

Detaylı