AKUT BÖBREK YETERSİZLİĞİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AKUT BÖBREK YETERSİZLİĞİ"

Transkript

1 AKUT BÖBREK YETERSİZLİĞİ Akut böbrek yetersizliği (ABY), böbrek fonksiyonlarının ani bozulması sonucu üre, kreatinin gibi bazı metabolitlerin kanda birikim göstermesidir. Çoğunlukla, idrar atılımında azalma (oligüri) ya da idrar çıkışının hiç olmaması (anüri) ile birliktedir. Bazı olgularda idrar miktarında azalma olmadan ABY gelişebilir (nonoligürik ABY). Normal böbrek fonksiyonu için sağlam nefronun perfüzyonu, yeterli glomerüler ultrafiltrasyon, yeterli tubulüs fonksiyonu ve idrar yollarının açık olması gereklidir. Bu aşamalardan birinde aksama olduğunda ABY ortaya çıkabilir. Sonuç olarak oligüri ve kısa sürede ortaya çıkan azotemi ABY'nin özellikleridir. Oligüri: Erişkinlerde idrar çıkışı 400ml/1.73m 2 /gün altında ise oligüriden söz edilir. Büyük çocuklarda bu değer 200ml/m 2 /gün dir. Yenidoğanlarda 1ml/kg/saat altında idrar çıkışı oligüri sınırı olarak tanımlanır. Süt çocuğu ve büyük çocuklar için bu değer 0.5ml/kg/saat altıdır. Anüri: İdrar akımının tamamen kesilmesidir. Birkaç ml düzeyinde olan idrar çıkışı da anüri olarak tanımlanır (<50ml/m 2 /gün). Azotemi: Kan üre ve kreatinin değerlerinde yükselmedir. ABY'de genellikle serum kreatinin değeri 0.5mg/dl/gün, serum üre değeri 20 mg/dl/gün üzerinde kademeli artış gösterir. ABY'nin fonksiyonel sınıflaması: ABY fizyopatolojinin daha kolay anlaşılabilmesi amacıyla 1.Prerenal, 2.Renal, 3.Postrenal ABY olarak sınıflanır (Tablo 1). Prerenal ABY: Böbreğin perfüzyon bozukluğu nedeniyle böbrek fonksiyonlarında bozulma ortaya çıkar. Renal ABY: İntrensek ya da parenkimal ABY adı da verilir. Böbreğin ünitelerini (glomerül, tubulüs, interstisyum ve damarlar) etkileyen farklı nedenler sonucu böbrek fonksiyonu bozulur. Postrenal ABY: Her iki böbrekten idrar akışını engelleyecek akut bir obstruksiyon sonucu ortaya çıkar. Prerenal azotemi :Böbreğe gelen kan akımının değişik nedenlere bağlı olarak azalması sonucu gelişir. Aslında gerçek bir ABY değildir. Hipoperfüzyona karşı böbreğin verdiği bir yanıttır. Altta yatan neden saptandığı ve tedavi hızla yapıldığında oligüri ve azotemi süratle düzelir. Buna karşılık hipovolemi ya da hipotansiyon uzun süre devam ederse, prerenal ABY'ne, renal komponent de eklenir. Renal yetersizlik: Renal (parenkimal) yetersizlik, glomerül filtrasyon hızında ani azalma ile birlikte, tubülüs hücrelerinde fonksiyon bozukluğu gelişmesi ve sonuçta azotemi, izostenüri ve idrarla sodyum atılımının artması şeklinde tanımlanır. Prerenal yetersizliğin aksine renal tip yetersizlikte böbrek işlevleri kısa sürede düzeltilemez. Böbrek dokusunda yer alan damar, glomerül, tubulüs, ve interstisyum'u tutan hastalıklarda renal yetersizlik gelişebilir. Akut tubüler nekroz, damarsal ya da glomerüler bir lezyon olmaksızın akut böbrek 1

2 yetersizliğinin geliştiği bir sendromdur. Tubülüs hücrelerinin iskemi nedeni ile nekrozu sorumlu tutulmaktadır. Postrenal yetersizlik: Obstrüktif nedenlerle oluşan akut böbrek yetersizliği çocukluk çağında sık değildir. Fonksiyone eden iki böbrek varlığında, obstruksiyonun her iki üreterde (taş,pıhtı,tümör) ya da mesane çıkışında (uretral valv gibi konjenital anomali, taş, tümör) olması gereklidir. ABY çok farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıktığı için, fizyopatolojik değişiklikler ve patolojik bulgular farklılık gösterir. ABY'de tubulüs hasarı hemen her türlü nedende söz konusudur. Günde yaklaşık 100 litre primer filtrattan idrar yapan; organizmaya su ve birçok maddeyi (elektrolitler, kalsiyum,fosfor, bikarbonat, şeker, aminoasit) geri kazandıran özellikle proksimal tubulüs hücreleri çok sayıda miitokondri içerirler. Bu hücrelerde oksijen varlığında, reabsorpsiyon için gerekli ATP sentezi olur. Tubulüs hücrelerinin kanlanması ve oksijen desteği, glomerül kan akımına bağlıdır. Herhangi bir nedenle bu kan akımı azalırsa, tubulüs hücresinde iskemi ortaya çıkar, ATP yapımı azalır, çalışması için ATP gereken Na-K pompasının fonksiyonu bozulur, hücre içi sodyum artar. Bu olayların sonunda tubülüs hücresinin kalsiyum geçirgenliğinin artıp, hücre içi kalsiyum miktarının yükselmesi, programlı ölüm denilen apoptozu hızlandırır. Tubulüs hücresinin zarar gördüğü bir diğer dönem, kanlanmanın düzeldiği "reperfüzyon" dönemidir. Bu dönemde; 1.mitokondrial respirasyonda artış relatif ATP eksikliğine neden olur, 2.oksijenlenme ile hücre membranı için toksik O 2 radikalleri ortaya çıkar. Sonuçta ortaya çıkan hücre içi kalsiyum artışı hücre ölümüne yol açar. Reperfüzyon dönemindeki hasarın daha önemli rol oynadığı belirtilmektedir. Hasara uğramış tubulüs hücresi işlevini yapamaz, izotonik ve sodyum miktarı yüksek idrar oluşur. Su ve solütler (primer filtrat) hasara uğramış tubulüs hücrelerinden işlenmeden pasif olarak geri emilir ve interstisyuma, oradan da kan akımına katılır, böylece total idrar miktarı azalır. Ölen ve lumene dökülen tubulüs hücrelerinin yaptığı debris de mekanik tıkanmalara neden olarak olayı ağırlaştırır. Klinik: ABY, yenidoğan, süt çocuğu, oyun çocuğu ve ergenlikte farklı nedenler ile ortaya çıkar. Klinik bulgular yaş gurubuna ve altta yatan nedene göre farklılık gösterebilir. Prerenal yetersizlik nedeniyle olanlarda dehidratasyon, şok ön plandadır. Sistemik hastalıklara bağlı gelişen ABY'de hastalığın diğer komponentleri (hemolitik üremik sendromda (HUS) anemi, trombositopeni, deride peteşi; sistemik lupus eritematosusda (SLE) diğer sistem bulguları ) görülür. ABY'de genel olarak idrar miktarında azalma, ödem (su ve tuz tutulması), hipertansiyon, kusma, letarji en sık görülen bulgulardır. Hemodilüsyona bağlı solukluk (anemi) olabilir. Akut böbrek yetersizliğinin komplikasyonları olarak hipervolemik konjestif kalp yetersizliği, pulmoner ödem, aritmi, stres ülserlerine bağlı gastrointestinal kanama, konvülsiyon, koma, davranış bozukluğu tabloya eklenebilir. Tanı: Anamnez nedeni ortaya koyabilir. Kusma, ishal, ateş; dehidratasyonu ve prerenal yetersizliği düşündürür. Bu bulguların HUS ile renal ven trombozunda (RVT) da görülebileceği unutulmamalıdır. Geçirilmiş deri ve boğaz enfeksiyonları poststreptokoksik akut glomerülonefritte (PSAGN) belirlenir. Kullanılmış ilaçlar (özellikle aminoglikozidler), kimyasal maddeler sorulmalıdır. Olayın akut/kronik 2

3 böbrek yetersizliği ayırımını yapmak için geçirilmiş idrar yolu enfeksiyonları, operasyonlar, enkontinans, enürezis araştırılmalıdır. Fizik muayenede, inspeksiyon ile deride döküntü (SLE, Henoch Schönlein Purpurası) aranır. Palpasyonda büyük böbrek, RVT, tümör, kistik hastalık ya da obstruksiyonu düşündürür. Mesane perküsyonu yapılarak glob vezikal araştırılır. Kan basıncı ölçülerek hipertansiyonun derecesi saptanır. Laboratuar incelemeleri Tablo 2'de özetlenmiştir.: Anemi dilüsyonel olarak gelişebilir. Sistemik hastalıklara bağlı ABY'de (SLE, HUS) ve RVT'unda ise hemolitik anemi vardır. Formülde parçalanmış eritrositlerin görülmesi HUS tanısı için patognomoniktir. Lökopeni (SLE); trombositopeni (SLE, HUS ve RVT); dilüsyona bağlı hiponatremi; hiperpotasemi; serum üre, ürik asit, kreatinin ve fosfor düzeylerinde artış; hipokalsemi ve metabolik asidoz gelişir. Serum C 3 düzeyi PSAGN, SLE, membranoproliferatif glomerulonefrit ve subakut bakteriyel endokarditte düşer. Serumda spesifik antikorlar (PSAGN'de ASO, antihyaluronidaz, anti-dnase-b; SLE'de antinükleer antikor (ANA); Wegener granulomatosis ve mikroskopik poliarteritisde nötrofil sitoplazmik antikorlar (ANCA); Goodpasture sendromunda bazal membran antikoru) yükselir. Rabdomyolizde, serumda kreatin kinaz ve myoglobulin düzeyleri artar. Multiple myelomada, anormal protein elektroforezi tanıda yardımcı olur. Hipoalbuminemi; nefrotik sendrom ya da karaciğer hastalığına bağlı hepatorenal sendromda görülür. İdrar sedimentinde ürik asit kristaleri, prerenal böbrek yetersizliğinde, tümör lizis sendromunda saptanır. Akciğer grafisinde sıvı yüküne bağlı kardiyomegali ve pulmoner konjesyon görülebilir. Hiperpotasemiye bağlı EKG'de değişiklikler izlenir. Her ABY olgusunda olası bir obstruksiyonu ekarte etmek için abdominal ultrasonografi yapılır. Böbrek büyüklüğü ve parenkim ekojenite artışı akut/kronik ayırımı için yol göstericidir (kronik böbrek yetersizliğinde küçük, hiperekojen böbrek). Böbrek biyopsisi ABY nedenini ortaya koymak için bazı olgularda gerekli olabilir. ABY'de etyolojiyi aydınlatmak için algoritma Tablo 5'de verilmiştir. ABY olgularında önemle iki konu açıklığa çıkarılmalıdır 1. Prerenal/Renal yetersizlik ayırımı: Anamnez ve klinik bulgular yanında ABY olgularında idrarda ve plazmada osmolalite, sodyum ve kreatinin düzeylerine göre prerenal/renal yetersizlik ayırıcı tanısı yapılır (Tablo 3). Prerenal yetersizlikte, fonksiyone eden tubulüsler yeterli su ve tuz reabsorpsiyonunu gerçekleştirdiğinden idrar osmolalitesi yüksek (500 mosm/kg H 2 O üzerinde) ve idrar sodyumu düşüktür (20mEq/l altında). ATN gelişen olgularda ise tubulüs fonksiyonları bozulur. Primer filtrat olarak tubulüse gelen idrarda su ve sodyum geri emilimi iyi olmaz. İdrar osmolalitesi düşük (350 mosm/kg H 2 O altında) ve idrar sodyumu yüksektir (40mE/l üzerinde). 2.Akut böbrek yetersizliği/ kronik böbrek yetersizliği ayırımı: Anamnez, klinik ve laboratuar incelemeleri ile böbrek yetersizliğinin akut ya da kronik böbrek yetersizliği olduğunun belirlenmesi, tedavinin düzenlenmesi açısından son derece önemlidir. 3

4 Tedavi Oligüri ile gelen hastada idrar retansiyonuna engel olmak, analiz için idrar toplamak, saatlik idrar çıkışını izlemek ve sıvı tedavisinin düzenlenmesi amacıyla bir idrar sondası konulmalıdır. Hipovolemiye bağlı oligüri oluşmussa, sıvı tedavisi başlanılır. Serum fizyolojik 20ml/kg dozunda 30 dakikada verilir.hipoproteinemi ya da kan kaybı söz konusu ise plazma ya da kolloid içeren solüsyonlar tercih edilir. İnfüzyondan sonra dehidrate hasta genellikle 2 saat içinde idrar yapar. ABY, hipervolemi nedeniyle akut kalp yetersizliğine yol açmışsa, oksijen ve diüretik verilir. Turnike uygulanır ve antihipertansif tedavi yapılır. Diüretik tedavide furosemid en sık kullanılan ilaçtır. Furosemide yanıt ABY'de normale göre daha uzar. Hipovolemik olmayan oligürik hastaya furosemid 2 mg/kg dozunda intravenöz uygulanır. Veriliş hızı ototoksisiteyi engellemek için 4 mg/dakika olmalıdır. Yanıt görülmezse 10 mg/kg dozunda ikinci bir doz denenir. Hasta bu doza da yanıt vermezse furosemid tedavisine devam edilmemelidir. Mannitol g/kg dozunda furosemid yerine ya da onunla birlikte verilebilir. Yanıt olsun ya da olmasın mannitol dozu tekrarlanmaz. Mannitol diürez gerçekleşmeyen olgularda hiperosmolariteye, konjestif kalp yetersizliğine ve akciğer ödemine yol açabiler. Hastada hipertansiyon yoksa böbrek kortikal kan akımını artırmak için diüretik tedavi ile birlikte düşük doz dopamine (0.5-5µ/kg/dak.) uygulanabilir. Dopamin tedavisi sırasında hemodinamik bozuklukların ortaya çıkabileceği hatırda tutulmalıdır. Anürik hastalarda diüretiklerin kullanılması tartışmalıdır. Bazı anürik hastalarda furosemid ya da mannitol, ya da her ikisi birlikte idrar miktarını artırmaktadır. Bu artış böbrek fonksiyonlarının düzelmesi ile birlikte değildir ve böbrek yetersizliğine yol açan hastalığın iyileşmesine de katkıda bulunmaz. Diğer tarafta ise diüretik tedavi ile hiperpotasemi ve sıvı yüklenmesi sorunlarının üstesinden gelinmiş olunur. Genel durumu bozuk olan hastalarda, santral venöz basıncın izlenmesi çok yararlıdır. Santral venöz basıncın izlenmesi ile oligüriye yol açan diğer nedenlerin ayırıcı tanısı yapılır ve tedavi düzenlenir (Tablo 4). Sodyum ve su dengesinin en iyi göstergesi vücut tartısıdır. Hastalar hergün tartılmalıdır. Hiponatremi aşırı su yüklenmesini düşündürmelidir. Sıvı kısıtlaması özellikle diüretik yanıtı alınmayan hastalarda önemlidir. Sıvı kısıtlaması derecesi hidrasyonun durumu ile ilgilidir. Normal intravasküler volümdeki oligürik ya da anürik hastada alacağı günlük sıvı 400 ml/m 2 /24h (insensible kayıp) ile bir günde çıkardığı idrar miktarı toplamıdır. İdrar ile kayıp, aynı miktarda idrar elektrolitlerinin ölçülmesi ile belirlenen sıvı ile karşılanır. Belirgin hipervolemik hastada total sıvı kısıtlaması uygulanabilir. Oligo-anürik hastada damar yolu açık tutulmalı, en az damla sayısı ile infüzyon pompası kullanılmalı, solüsyon olarak elektrolit içermeyen %10-%30 glukoz solüsyonu tercih edilmelidir. Elektrolit balansına ve idrar elektrolit düzeyine göre solüsyonun içeriğinde değişiklikler yapılır. Hastada ileri derecede hipervolemi söz konusu değil ise kayıplar (kan, gastrointestinal) uygun sıvılarla aynı miktarlarda yerine konur. ATN gelişen hastaların diüretik fazında kayıp miktarı ve elektrolit düzeyine göre sıvı tamamlanır. Çeşitli kombinasyonlarda ortaya çıkabilen hipervolemi, hiperpotasemi, hipertansiyon, kalp yetersizliği ve asidoz için gerekli tedaviler uygulanır. Daha az oranda görülen hipokalsemi, hiperfosfatemi, hipomagnezemi, anemi ve enfeksiyon, belirlenirse uygun tedavi yapılır (Tablo 5). 4

5 Hiperpotasemi: ABY'de hayatı tehdit eden bir komplikasyondur. Oligürik hastalarda serum potasyum düzeyi dikkatle izlenmelidir. Düzey 6 meq/l üzerine çıktığında kardiyak aritmi ve ölüm nedeni olabilir. Akut böbrek yetersizliği olan her hastaya derhal potasyumdan fakir diyete başlanılmalıdır. Hiperpotasemik hastalarda EKG değişiklikleri izlenmelidir. Hafif hiperpotasemide T dalgalarında yükselme; orta derecede hiperpotasemide uzamış P-R aralığı, P dalgasının kaybolması ve T dalgasının yüksekliği, ağır hiperpotasemide QRS kompleksinin genişlemesi, ST intervalinin kaybolması, daha sonrada ventriküler fibrilasyon ve kardiyak arrest görülür. Serum potasyum düzeyi 5.5 meq/l üzerine çıktığında, potasyum düşürücü işlemlere başlanılmalıdır. Hastaya verilen tüm solüsyonlar yüksek glukoz içermelidir. Ağızdan potasyum bağlayıcı reçine (sodium polystrene sulfonate resin (Kayexalate)) 1g/kg oral yolla 2ml/kg % 70 sorbitol içinde çözündürülerek verilir. Kullanılan reçine bir molekül potasyuma karşın bir molekül sodyum vücut sıvılarına geçerek fazla sodyum tutulmasına ve hipertansiyona neden olabilir. Kullanılan sorbitol osmotik bir diyare yaparak, hipervolemik hastada elektrolit ve sıvı kaybını arttırır. Ağızdan alamayan hastalarda % 70 sorbitol rektumda irritasyona neden olduğundan, % 20 konsantrasyonda ve 10 ml/kg dozunda lavman olarak kullanılır. Serum potasyum düzeyi 7 meq/l üzerine çıkarsa reçine tedavisi yanında bazı uygulamalar yapılır: 1.% 10 kalsiyum glukonat 0.5 ml/kg intravenöz olarak çok yavaş şekilde verilir. İnfüzyon sırasında kalp hızı sürekli izlenir. Kalp hızında 20 vuru/dak. üzerinde bir düşüş durumunda infüzyona ara verilir. Hız normal ritme ulaşınca infüzyona devam edilir. Kalsiyum glukonat serum potasyum düzeyini düşürmez. Membran stabilizatörü rolü görerek myokardın potasyuma bağlı artan irritabilitesini azaltır. 2.% 8.4 sodyum bikarbonat 5-10 dakika içinde 3 ml/kg intravenöz olarak verilir. Bu uygulama volüm artışına, hipertansiyona ve tetaniye neden olabilir. Bikarbonat uygulaması, serum potasyum düzeyini kan ph'sını yükselterek düşürmektedir (arter gazı ph sında her 0.1 ünite azalması, serum potasyumunu 0.3mE/l artırır). Ayrıca sodyum, potasyum antagonisti olarak myokard üzerinde potasyum etkisini azaltabilir. 3. % 50 glukoz solüsyonundan 1 ml/kg intravenöz 2 saat içinde verilir. Her 3 gram glukoz için 1 ünite kristalize insülin tedaviye eklenir. Glukoz ve insülin potasyumun intrasellüler sıvıdan hücre içine girmesini sağlar. 4.ß adrenerjik reseptör agonistleri aerosol uygulama ile serum potasyum düzeyin düşürmektedir. Bütün bu önlemlerin etkisi birkaç saat etkili olur. ABY tablosunun ve hiperpotaseminin devamı durumunda diyaliz gerekli olacaktır. Bu önlemler alınırken, diyaliz hazırlıklarının yapılması için süre kazanılır. Asidoz ABY'de asidoz hidrojen iyonu ve ammonyağın yetersiz atılımına bağlı olarak gelişir ve genellikle tedavi gerektirmez. Ağır asidoz (arteryal ph 7.15, serum bikarbonat 8 meq/l altında) durumunda myokard irritabilitesi artacağından tedavi gerekir. Bu durumda arteryal ph 7.2, serum bikarbonat düzeyi 12 meq/l hedeflenerek intravenöz tedavi uygulanır. verilecek meq NaHCO 3 = 0.3 X tartı (kg) X (12-serum bikarbonat düzeyi (meq/l) ) 5

6 Serum kalsiyum ve fosfor düzeyi normale getirildikten sonra, alkali tedavi oral yolla devam edilir. Alkali tedavi sırasında sodyum ve sıvı yüklenmesi yanında tetani komplikasyonu görülebilir. Hastalarda fosfor atılımında azalmaya bağlı hiperfosfatemi ve hipokalsemi gelişir. Asidoz total kalsiyumun iyonize kalsiyum fraksiyonunu arttırarak tetaniyi engeller. Asidozun hızlı şekilde düzeltilmesi iyonize kalsiyum konsantrasyonunu azaltarak tetaniye neden olur. Hipokalsemi Serum fosforu azaltılarak kontrol altına alınmaya çalışılır. Tetani dışında kalsiyum intravenöz olarak verilmemelidir. Kalsiyum (mg/dl) X fosfor (mg/dl) çarpımı 70 üzerinde olan durumlarda kalsiyum tuzları dokuda çökeceğinden özellikle dikkat edilmelidir. Serum fosforunu azaltmak için oral fosfat bağlayıcı olarak kalsiyum karbonat başlanılır. Hiponatremi Genellikle oligo-anürik hastaya fazla miktarda hipotonik sıvı yüklenmesi ile gelişir. Sıvı kısıtlaması ile düzelebilir. Serum sodyum düzeyi 120 meq/l altında olanlar serebral ödem ve santral sinir sistemi kanaması riski altındadırlar. Serum sodyum düzeyi 120 meq/l altına düşerse, düzeyi 125 meq/l üzerine yükseltmek için % 3 NaCl infüzyonu yapılır. gerekli meq NaCl = 0.6 X tartı (kg) X (125- serum sodyum (meq/l) Hipertonik NaCl verilmesi volüm yüklenmesi, hipertansiyon ve konjestif kalp yetersizliği risklerini arttırır. Bu komplikasyonlar eklenirse, hastaya diyaliz uygulanır. Gastrointestinal kanama Kalsiyum karbonatlı antiasidler, serum fosforunu düşürme yanında gastrointestinal kanamayı da engellerler. Kanama durumunda intravenöz cimetidin 5-10 mg/kg/12h uygulanır. Hipertansiyon Hipertansiyon, primer hastalığa, hipervolemiye ya da her ikisine birlikte bağlı olabilir. Hipertansiyonlu hastalarda tuz ve su kısıtlaması daha da önem kazanır. Nifedipine oral yolla mg/kg en sık kullanılan uygulamadır. Ağır akut semptomatik hipertansiyon için vazodilatatör bir ilaç olan diazoksid gerekli olabilir Uygulama intravenöz hızlı (10 saniyeden az sürede) 1-3 mg/kg (maksimal doz 150 mg) dozunoa yapılır. Genellikle dakika içinde kan basıncında düşüş sağlanır. Eğer istenilen etki sağlanmamışsa 30 dakika sonra ikinci bir doz verilebilir. Hipertansif krizler için sodyum nitroprussid ya da labetalol sürekli intravenöz infüzyon yolla uygulanır. Orta derecede ciddi hipertansiyon için tuz ve su kısıtlaması, furosemid ile birlikte betabloker (propranolol 1-3 mg/kg/12h peros) ve vazodilatatör hidralazin (apresolin mg/kg/6h İV) kullanılır. Konvülsiyon ABY'de primer hastalığa (SLE), hiponatremiye (su zehirlenmesi), hipokalsemiye (tetani) ya da üremiye bağlı olabilir. Altta yatan nedene göre tedavi uygulanır. Diazepam konvülsiyonun kontrolü için en etkili ilaçtır. Renal yetersizlikli hastalarda diazepam'ın metabolitlerinin idrarla atıldığı ve birikebileceği unutulmamalıdır. 6

7 Anemi Anemi, hemoliz (hemolitik-üremik sendrom, SLE) ya da kanama dışında ABY'de genellikle volüm artışına bağlı hemodilüsyona bağlı olarak orta düzeydedir (hemoglobin 9-10 g/dl) ve transfüzyon gerekli olmaz. Hemoglobin 6g/dl altına düşmedikçe transfüzyon yapılmamalıdır. Transfüzyon hiperpotasemi ve hipervolemiye bağlı komplikasyonları (hipertansiyon, konjestif kalp yetersizliği, pulmoner ödem) arttırabilir. Gerekiyorsa 10 ml/kg taze eritrosit suspansiyonu (verilen potasyumu en aza indirmek için) 4-6 saatte, kan basıncı kontrolü ile birlikte, hemoglobin düzeyi 7-8 g/dl düzeyine çıkarmak üzere verilir. Ağır hipervolemik hastalarda anemi diyaliz sırasında düzeltilmelidir. Akut kanamalar, yeterli şekilde yerine konulmalıdır. Diyet Diyet sağlıklı ve ani ABY gelişen hastalarda başlangıçta katı olmalı ve yalnız kalori veren yağ ve karbonhidratlar ile sınırlı olmalıdır. Tuz, potasyum ve sıvı kısıtlamasına dikkat edilmelidir. Eğer ABY 3 günden fazla uzarsa, böbrek yetersizliği için oral diyet başlanılır. Bu diyette kaloriden zengin karbonhidrat ve yağ ön planda olmalıdır (kahvaltı ekmek, bal, yağ; ara öğün: sade nişasta peltesi; öğlen: pilav, zeytinyağlı sebze, az yoğurt; ikindi: nişastalı un kurabiyesi; akşam: makarna, sebze, az yoğurt). Sebze yemeklerinin haşlandıktan sonra potasyumu azaltmak için suyu dökülmelidir. Potasyumdan zengin yiyecekler (sakatatlar, et, kurubaklagiller, kuruyemişler, kurutulmuş meyvalar ve sebzeler, çikolata, kahve, pekmez, patates, bulgur, mısır, bazı sebzeler (pancar, mantar, ıspanak, kereviz, pazı, enginar, asma yaprağı) ve meyvalar (muz, kayısı, kavun, kivi) kesinlikle yasaklanmalıdır. Katabolizmanın arttığı ağır tablolara eşlik eden ABY olgularında esansiyel aminoasit ile parenteral beslenme gerekebilir. Diyaliz ABY'de diyaliz endikasyonları, asidoz, elektrolit düzensizlikleri (özellikle hiperpotasemi), santral sinir sistemi bozuklukları, hipertansiyon, sıvı yüklenmesi ve konjestif kalp yetersizliğidir. Üremi nedeni ile santral sinir sistemi bozukluğu dışında kanama, perikardit gibi önemli komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu komplikasyonlar, üre seviyesi ile ilişkilidir. Diyalizin erken dönemde başlanması ile ABY'li çocuklarda sağkalım oranı artar. Diyaliz, periton diyalizi, hemodiyaliz ya da hemofiltrasyon şeklinde yapılabilir. Periton diyalizi uygulaması tablo 6 da özetlenmiştir. Sürekli hemofiltrasyon ABY'li hastalarda giderek artan oranda kullanılmaya başlanılmıştır. Özellikle yetersiz kardiyopulmoner fonksiyonlarda, ağır koagülopatilerde, travma/operasyon gibi nedenlerle peritoneal boşluğun kullanılamadığı durumlarda, katabolizma artışı nedeni ile hiperalimentasyon gereken hastalarda tercih edilmektedir. Hemofiltrasyon, sıvı, elektrolit ile küçük ve orta molekül ağırlığındaki solütlerin konveksiyon ya da ultrafiltrasyon yöntemi ile kandan uzun bir zaman içinde sürekli uzaklaştırıldığı ekstrakorporal bir uygulamadır. Konveksiyon, sıvının bir basınç ile yarı geçirgen bir membrandan geçmesi sırasında diğer molekülleri (üre) içinde taşıması prensibine dayanır. Kan volümü, kandakine eş elektrolit içeriğindeki idame sıvının intravenöz olarak verilmesi ile dengede tutulur. Hemofiltrasyonda kullanılan filtre (hemofiltre), değişik yaş gruplarına göre farklı büyüklüktedir. Filtrede binlerce çok geçirgen pamuk elyafından oluşmuş lifsel yapı vardır. Bu lifsel yapı üzerindeki 7

8 boşluklardan plazma sıvısı dışarı çıkabilir, ancak kan proteinleri çıkamaz. Böylece protein içermeyen, plazma sıvısı (ultrafiltrat) vücut dışına alınmış olunur. Hemofiltrasyon iki şekilde uygulanır. Sürekli arterio-venöz hemofiltrasyonda (continious arteriovenous hemofiltration (CAVH)) kan hemofiltreden hasta kalbinin pompa gücü ile geçer. Burada arteriyel kan basıncı önemli olduğu için, kan basınç azalması durumunda filtrasyon durur. Sistem ek bir kan pompası gerektirmez. Buna karşılık kalp fonksiyonları yetersiz hastalarda yeterli filtrasyon olmaz ve bir kateterin artere yerleştirilmesi zorunlu olduğu için uzun süren işlemlerde arter hasarı gelişebilir. Kateterizasyon için büyük damarlar (femoral arter ve ven, brakial arter ve juguler ven, ufak bebeklerde umbilikal damarlar) kullanılır. Sürekli venö-venöz hemofiltrasyonda (continuous venovenous hemofiltration (CVVH)), bir pompa sisteme ilave edilir. Kan basıncından bağımsız olarak kan pompası ile filtrasyon hızı ayarlanabilir. Burada yalnız ven kateterizasyonu yeterlidir ve büyük venlere (subklavian, femoral) çift lumenli kateter konulur. CAVH ya da CVVH uygulanan hastalarda, sıvı atılımı çok iyi iken, solüt atılımı yetersiz olabilir. Bu durumda hemofiltreden diyaliz solüsyonu da geçirilerek, konveksiyona, difüzyon yöntemi eklenir. Solut atılımının artırıldığı bu yönteme "hemodiafiltrasyon" adı verilir. Prognoz ABY'ne yol açan nedene göre prognoz değişiklik gösterir. Genel olarak prerenal böbrek yetersizliği, akut tubuler nekroz, akut interstisyel nefrit ve ürik asit nefropatisi iyi prognoz gösterirlerken, hızlı ilerleyen glomerulonefrit, bilateral renal ven trombozu ve bilateral kortikal nekrozda böbrek fonksiyonları kalıcı olarak bozulur. Tablo 1: Akut böbrek yetersizliği nedenleri PRERENAL NEDENLER (hipovolemi,hipotansiyon,hipoperfüzyon) Ağır dehidratasyon Kanama Yanıklar Septik şok Pankreatit, peritonit, asit Kalp ameliyatları Diabetes mellitus (osmotik diürez) Solunum güçlüğü sendromu Diabetes insipidus Hepatorenal sendrom RENAL (parenkimal) GLOMERÜLER HASTALIKLAR Akut poststreptokoksik Glomerülonefrit 8

9 Membranoproliferatif Glomerülonefrit İlerleyici Glomerülonefrit SİSTEMİK HASTALIKLAR Sistemik lupus eritematosus Hemolitik üremik sendrom Bakteriyel endokardit Henoch-Schönlein purpurası Damar hastalıkları, vaskülitler METABOLİK/TOKSİK DİĞER Aşırı duyarlılık reaksiyonları Antibiotikler(aminoglikozid,methicillin,amphotericin) Metaller ve şelasyon ajanları (kurşun, altın, etilen diamin) Organik eriticiler (karbon tetraklorür,etilen glikol,metanol) Oksalik asit, ürik asit Masif hemoliz Miyoglobinüri Tümör infiltrasyonları Piyelonefrit Renal arter trombozu Renal ven trombozu POSTRENAL NEDENLER Bilateral üreter tıkanması (Taş,pıhtı,tümör) Mesane çıkışında tıkanma (Taş,pıhtı,tümör) Konjenital obstrüktif üropati Tablo 2: Akut böbrek yetersizliğinde gerekli laboratuar incelemeleri KAN Hemoglobin Eritrosit morfolojisi Lökosit ve formül Trombosit sayımı Sodyum,potasyum,bikarbonat Üre, kreatinin 9

10 Kalsiyum,magnesium,fosfor Total protein,albumin Kan gazı Kan kültürü C 3 Spesifik antikorlar İDRAR Protein, kan Eritrosit, lökosit,silendir ve kristal Kültür Osmolarite Sodyum, üre, kreatinin RADYOLOJİK Akciğer grafisi Düz karın grafisi El ve diz grafileri Böbrek ve mesane ultrasonografisi EKG Tablo 3: Prerenal/renal yetersizlik ayırıcı tanısında kullanılan kriterler Büyük çocuklar Yenidoğan Prerenal Renal Prerenal Renal İdrar akım hızı Değişken Değişken Değişken Değişken İdrar osmolalitesi >500 <350 >400 <400 (mosm/kg H 2 O) İdrar/plazma >1.3 <1.1 >1.3 <1.0 osmolalite oranı İdrar/plazma >40 <20 >30 <10 kreatinin oranı FeNa % <1 >2 <2.5 >2.5 (sodyumun fraksiyonel atılım yüzdesi) 10

11 Tablo 4: Oligüri ile birlikte olan klinik tablolar Kan basıncı Santral venöz basınç Deri ısısı Değerlendirme Tedavi (CVP) azalmış azalmış azalmış Hipovolemi Volüm ekspansiyonu azalmış artmış azalmış Kardiak İnotrop destek artmış N veya artmış azalmış Vazokonstriksiyon Vazodilatör N veya artmış N veya artmış N Renal Diüretik/Diyaliz Tablo 5: Akut böbrek yetersizliğinde tedavi Durum Tedavi Dolaşım kollapsı Hiperpotasemi Serum fizyolojik Dopamine 1-10µg/kg/min İV Reçine (Kayexalate) 1g/kg/gün oral veya rektal Ca glukonat (%10) 0.5ml/kg İV NaHCO meq/kg İV Glukoz 0.5g/kg ve insülin her 3 gram glukoz için 1Ü İV Konvülsyon Diazepam 0.25mg/kg İV Hipokalsemik tetani Ca glukonat (%10) 0.5ml/kg İV Hipomagnesemi Magnesium sulfat (%50) 0.1mg/kg İM Asidoz NaHCO 3 2 meq/kg İV (ph 7.2, NaHCO 3 12 meq/l hedeflenir) Hipertansiyon Hipervolemi Hiponatremi Hiperfosfatemi Sepsis Nifedipine (dilaltı) mg/kg Diazoxide 1-3 mg/kg İV Sodyum nitroprussid İV Labetalol 1-4 mg/kg/saat İV infüzyon Hidralazin 0.2mg/kg İV Furosemide 1-5mg/kg İV Su kısıtlaması 120mEq/l altında % 3 NaCl İV Kalsiyum karbonat oral Aluminyumhidroksid oral Antibiotik İV (yükleme dozu) Tablo 6: Periton diyalizi uygulama 1. Mesaneye sonda konularak mesane boşaltılır. 2. Periton diyaliz sıvıları 37 C ısıtılır. 3. Angiocut ile 20cc/kg diyaliz sıvısı batın boşluğuna verilir. Amaç diyaliz kateteri takılması sırasında barsak perforasyon riskini azaltmaktır. 11

12 4. Göbek deliği ile ön iliak krista arasındaki mesafenin 1/3 iç noktası saptanır. Periton diyaliz kateteri perkütan olarak yerleştirilir. 5. On dakika veriş, 40 dakika bekleme, 10 dakika alış zamanı şeklinde saatlik uygulama yapılır. 6. Başlangıçta sızıntıyı engellemek için 30 cc/kg miktarında periton diyaliz sıvısı verilir. Daha sonda 50 cc/kg sıvı miktarına çıkılır. 7. Hiperpotasemi varsa ilk diyaliz sıvılarına potasyum eklenmez. Daha sonra % 7.5 KCL ampulden her 1 litreye 4 cc (4 mmol/l) eklenir. 8. Her litreye ünite heparin eklenebilir. 9. Steril koşullarda uygulanan diyalizler için antibiyotik eklenmesine gerek yoktur. 10. Diyaliz süresi saat devam eder. Gerekirse 5 güne uzatılabilinir. 11. Hipertonik diyaliz gerekiyorsa % 30 luk dextroz ilave edilir. 12. Diyaliz başlangıcının 6. saatinde ve daha sonra hergün elektrolitler, kan gazı ve diyalizat kültürü alınır. 13. Hastanın hergün tartı kontrolü yapılır. Referanslar Nissenson AR. Acute renal failure: definition and pathogenesis. Kidney Int 1998;53:S7- S10. Australian and New Zealand Intensive Care Society (ANZICS) Clinical Trials Group. Low-dose dopamine in patients with early renal dysfunction: a placebo-controlled randomized trial. Lancet 2000: 356: Latta K, Krull F, Wilken M. Continuous arteriovenous hemofiltration in critically ill children. Pediatr Nephrol 1994; 8: Brady HR, Singer GG. Acute renal failure. Lancet 1995;346: Thadhani R, Pascual M, Bonventre JV. Acute renal failure. N Engl J Med 1996;334: Blowney DL, McFarland K, Alon U. Peritoneal dialyss in the neonatal period: outcome data. J Perinatal 1993; 13: Levy EM, Viscoli CM, Horwitz RI: The effect of acute renal failure mortality. A cohort analysis. JAMA 1996; 275: Böhler J, Schollmeyer P, Donauer J. Effizienzkriterien und Behandlungsziele der 12

13 Nierenersatztherapie bei Intensivpatienten. Intensivmed 1998; 35: Tóth-Heyn P, Drukker A, Guignard JP. The stressed neonatal kidney: from pathophysiology to clinical management of neonatal vasomotor nephropathy. Pediatr Nephrol 2000; 14: Arora P, Kher V, Rai PK, Singhal MK, Gulati S, Gupta A. Prognosis of acute renal failure in children: a multivariate analysis. Pediatr Nephrol 1997; 11:

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROMLAR Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROM NEDİR? Akut böbrek yetmezliği bulguları ile gelen bir hastada gross hematüri, varsa tanı nefritik sendromdur. Proteinürü

Detaylı

AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ. Prof.Dr Sema Akman Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji ve Romatoloji Ünitesi

AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ. Prof.Dr Sema Akman Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji ve Romatoloji Ünitesi AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ Prof.Dr Sema Akman Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji ve Romatoloji Ünitesi Böbreklerin normal çalıştığını nasıl anlarız? Hangi böbrek fonksiyon testlerini daha çok

Detaylı

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ Dr. Lale Sever Intradiyalitik Komplikasyonlar Sık Kalıcı morbidite Mortalite Hemodiyaliz Komplike bir işlem! Venöz basınç monitörü Hava detektörü

Detaylı

Akut Böbrek Yetmezliği: Dr. Fehmi Akçiçek

Akut Böbrek Yetmezliği: Dr. Fehmi Akçiçek Akut Böbrek Yetmezliği: Tedavi Dr. Fehmi Akçiçek Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları AD, Nefroloji BD Bornova 35100, İzmir fehmi.akcicek@ege.edu.tr ABY Sıklığı Milyon populasyonda yıllık insidens

Detaylı

İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları

İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları Doç. Dr. Eyüp KÜLAH Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi İstanbul Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Kronik Böbrek yetmezliği (KBY) sıvı, asit-baz

Detaylı

Çocuklarda sıvı ve elektrolit tedavisi. Prof. Dr. Aydın Ece Dicle Üniv. Tıp Fak. Çocuk Sağ ve Hast AD

Çocuklarda sıvı ve elektrolit tedavisi. Prof. Dr. Aydın Ece Dicle Üniv. Tıp Fak. Çocuk Sağ ve Hast AD Çocuklarda sıvı ve elektrolit tedavisi Prof. Dr. Aydın Ece Dicle Üniv. Tıp Fak. Çocuk Sağ ve Hast AD Dehidratasyonda sıvı tedavisi Tedavinin amaçları Şoku önlemek için dolaşan sıvı hacmini düzelt (%10-%15

Detaylı

Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar

Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar Kalsinörin İnhibitörleri Siklosporin Takrolimus Antiproliferatif Ajanlar Mikofenolat Mofetil / Sodyum Azathiopurine Kortikosteroidler Sirolimus

Detaylı

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas MYOLOGIA CRUSH SENDROMU Dr. Nüket Göçmen Mas Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi AD Kas hücresi ve kas dokusu Kısalma özelliğini taşıyan hücreye kas hücresi denir. Bunların oluşturduğu dokuya

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

genellikle böbrek yetmezliği göstergesi preanalitik hata kaynakları çok sağlıklı değerlendirme için

genellikle böbrek yetmezliği göstergesi preanalitik hata kaynakları çok sağlıklı değerlendirme için Kreatinin yüksekliği genellikle böbrek yetmezliği göstergesi olarak bilinir ama birçok testte olduğu gibi farklı hastalıkların da tanısında kullanılır ve testi etkileyen faktörler yine her testte olduğu

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

1. Hemadiyaliz sırasında en sık görülen komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir? a. Ateş b. Hipotansiyon c. Hemoliz d. Tamponad e.

1. Hemadiyaliz sırasında en sık görülen komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir? a. Ateş b. Hipotansiyon c. Hemoliz d. Tamponad e. SORUMLU HEKİM SORULARI 1. Hemadiyaliz sırasında en sık görülen komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir? a. Ateş b. Hipotansiyon c. Hemoliz d. Tamponad e. Baş ağrısı 2. Aşağıdakilerden hangisi hemodiyaliz

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No 22.07.2014 Hemodiyaliz Makinesini Hazırlama Talimatı yerine 01 Diyaliz Ünitesi Enfeksiyon Kontrol Önlemleri Talimatı na atıfta bulunuldu. Hazırlayan:

Detaylı

AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ. ALİ KAMAN Aralık 2013

AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ. ALİ KAMAN Aralık 2013 AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ ALİ KAMAN Aralık 2013 ABY: Önceden normal olan renal fonksiyonların saatler veya günler içinde bozulmasıdır. Buna bağlı olarak toksik madde birikimi ile birlikte klinik ve biyokimyasal

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

OLİGOÜRİLİ HASTADA LABORATUVAR BULGULARI

OLİGOÜRİLİ HASTADA LABORATUVAR BULGULARI RENAL SİSTEM OLİGOÜRİLİ HASTADA LABORATUVAR BULGULARI Test Prerenal Renal Uygunsuz ADH Salınımı FE Na < 1 ( 1 (> 3.0) 1 RFI < 1 ( 1 (> 3.0) > 1 Plasma Ure/Cr Oranı > 20 < 10-15 > 15 İdrar

Detaylı

SIVI ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ. Çocuklarda sıvı elektrolit dengesizliklerini anlamak ve gerekli tedaviyi uygulayabilmek için

SIVI ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ. Çocuklarda sıvı elektrolit dengesizliklerini anlamak ve gerekli tedaviyi uygulayabilmek için SIVI ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ 1- SIVI ELEKTROLİT FİZYOLOJİSİ 2- DEHİDRATASYON -TANIM -DEĞERLENDİRME - PARENTERAL TEDAVİ 3- PROTOKOL - ÖRNEK Çocuklarda sıvı elektrolit dengesizliklerini anlamak ve gerekli

Detaylı

Sıvı - Elektrolit. Tintinalli 2011 Haldun Akoglu

Sıvı - Elektrolit. Tintinalli 2011 Haldun Akoglu Sıvı - Elektrolit Tintinalli 2011 Haldun Akoglu 40 yaşında, kronik böbrek yetersizliği olan erkek hasta İştahsızlık, bulantı ve kusma şikayetleri var. Glukoz: 108 mg/dl BUN: 140 mg/dl Na: 115 meq/l K:

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

İntrasellüler Sıvı (Hücre İçi Sıvı) Extrasellüler Sıvı (Hücre Dışı Sıvı) Total Vücut Suyu 60 = 42 lt Vücut Sıvı Bölmelerini Etkileyen Faktörler

İntrasellüler Sıvı (Hücre İçi Sıvı) Extrasellüler Sıvı (Hücre Dışı Sıvı) Total Vücut Suyu 60 = 42 lt Vücut Sıvı Bölmelerini Etkileyen Faktörler Vücut ağırlığının yaklaşık %60 ını su oluşturur. Ölçümünde Deuterium Oksid kullanılır. Yağ dokusu ve yaş ile ters, kas dokusu ile doğru orantılıdır. Total vücut suyu, genel anlamda iki büyük kompartmanda

Detaylı

Dahiliye kliniğinde hemodiyaliz kararı vermek? Dr. Funda Türkmen

Dahiliye kliniğinde hemodiyaliz kararı vermek? Dr. Funda Türkmen Dahiliye kliniğinde hemodiyaliz kararı vermek? Dr. Funda Türkmen Willien J.Kolff(1911 2009)1943 Hemodiyaliz tedavisi Üremik toksinlerin uzaklaştırılması, asit baz, sıvı elektrolit dengesinin sağlanması

Detaylı

Diyaliz Sıklığını Azaltma ve Diyalizden Çıkarma Kararı Nasıl Verilmeli. Dr. Hüseyin ÇELİKER Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı

Diyaliz Sıklığını Azaltma ve Diyalizden Çıkarma Kararı Nasıl Verilmeli. Dr. Hüseyin ÇELİKER Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Diyaliz Sıklığını Azaltma ve Diyalizden Çıkarma Kararı Nasıl Verilmeli Dr. Hüseyin ÇELİKER Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Hemodiyaliz Normal Diyaliz İşlemi Kronik böbrek yetmezliği

Detaylı

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER Siren SEZER, Şebnem KARAKAN, Nurhan ÖZDEMİR ACAR. Başkent Üniversitesi Nefroloji Bilim

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ HEMODİYALİZ VE PERİTON DİYALİZİ İĞİ

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ HEMODİYALİZ VE PERİTON DİYALİZİ İĞİ KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ HEMODİYALİZ VE PERİTON DİYALİZİ Dr. Mürvet M YILMAZ ŞİŞLİ ETFAL HASTANESİ NEFROLOJİ KLİNİĞİ İĞİ Kronik Böbrek Yetmezliği KBY, glomerüler ler filtrasyon değerinde erinde azalmanın

Detaylı

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ RESİRKÜLASYON NEDİR? Diyaliz esnasında, diyaliz olmuş kanın periferik kapiller dolaşıma ulaşmadan arter iğnesinden geçen

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı ASİT Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 Eğitim yılı Ders programı Asitin tanımı Fizik muayene bulguları Asit miktarının ifadesi Asit yapan nedenler Asitli hastada ayırıcı tanı

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

ANKARA NUMUNE EĞİTİM ve ARAŞTIRMA HASTANESİ NEFROLOJİ KLİNİĞİ HEMODİYALİZ KURSU HEMŞİRE SINAV SORULARI 16.08.2011

ANKARA NUMUNE EĞİTİM ve ARAŞTIRMA HASTANESİ NEFROLOJİ KLİNİĞİ HEMODİYALİZ KURSU HEMŞİRE SINAV SORULARI 16.08.2011 ANKARA NUMUNE EĞİTİM ve ARAŞTIRMA HASTANESİ NEFROLOJİ KLİNİĞİ HEMODİYALİZ KURSU HEMŞİRE SINAV SORULARI 16.08.2011 1. Hemodiyaliz sırasında kan akımının yetersizliğinin nedenleri nelerdir? (en az 4 adet)

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

Kan Transfüzyonu. Emre Çamcı. Anesteziyoloji AD

Kan Transfüzyonu. Emre Çamcı. Anesteziyoloji AD Kan Transfüzyonu Emre Çamcı Anesteziyoloji AD Kan Dokusu Neden Var? TRANSPORT Doku ve organlara OKSİJEN Plazmada eriyik kimyasallar ISI Damar dokusu bozulduğunda pıhtılaşma kabiliyeti Diğer.. Kan Transfüzyonu

Detaylı

G. EKLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA

G. EKLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA 392 G. EKLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA Kitabın sonuna pratikte yararlı olabilecek 7 ek konmuştur. 1.ekte hastalar için bir kimlik kartı tasarlanmıştır. Hastaların başka bir hemodiyaliz merkezine kısa süreli gittikleri

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Doç Dr Ülkü Yılmaz Turay Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç Dr Ülkü Yılmaz Turay Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tümör Lizis Sendrom Doç Dr Ülkü Yılmaz Turay Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Akut Tümör Lizis Sendrom Genellikle büyük, hızlı prolifere olan, tedaviye

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

AKUT ADRENAL YETMEZLĐK TEDAVĐ PROTOKOLÜ

AKUT ADRENAL YETMEZLĐK TEDAVĐ PROTOKOLÜ AKUT ADRENAL YETMEZLĐK TEDAVĐ PROTOKOLÜ GĐRĐŞ Aşağıdaki hastalarda adrenal kriz olabileceği düşünülmelidir. Bilinen primer adrenal yetmezliği olanlar Hipopituitarizm (herhangi bir hipofizer hormon eksikliği)

Detaylı

β Bloker ve Kalsiyum Kanal Bloker Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad

β Bloker ve Kalsiyum Kanal Bloker Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad β Bloker ve Kalsiyum Kanal Bloker Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad Sunu planı Sunu hedefleri Olgu örneği Genel yaklaşım Spesifik tedavi yöntemleri Yatış taburculuk

Detaylı

DİYALİZ: GENEL BİLGİLER

DİYALİZ: GENEL BİLGİLER 15 KONU 2 DİYALİZ: GENEL BİLGİLER Tekin AKPOLAT, Cengiz UTAŞ Diyaliz tedavisi hemodiyaliz ve periton diyalizi olmak üzere iki şekilde uygulanır. Bu bölümde diyaliz tedavisinin tanım ve tarihçesi, fizyolojik

Detaylı

AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ. Prof. Dr. Aydın ECE

AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ. Prof. Dr. Aydın ECE AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ Prof. Dr. Aydın ECE 1 Tanım Glomerüler filtrasyon hızının saatler-haftalar içerisinde azalması sonucunda kanda nitrojen yıkım ürünlerinin birikimi ile karakterize bir sendromdur.

Detaylı

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler Hikaye: aşağıdaki özellikler sorulmalıdır. Diyet ve sıvı alımı ( et, süt, sodyum, potasyum, askorbik asit ) İlaç alımı :

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

Levosimendanın farmakolojisi

Levosimendanın farmakolojisi Levosimendanın farmakolojisi Prof. Dr. Öner SÜZER Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji AbD 1 Konjestif kalp yetmezliği ve mortalite 2 Kaynak: BM Massie et al, Curr Opin Cardiol 1996

Detaylı

Akut Böbrek Yetersizli i ve Crush Sendromu

Akut Böbrek Yetersizli i ve Crush Sendromu Tıp Eğitimi Etkinlikleri.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Pediatrik Aciller Sempozyumu 14-15 Haziran 2001, stanbul, s. 177-185 Sürekli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli

Detaylı

İnfeksiyonlu Hastada Antidiyabetik Tedavi İlkeleri

İnfeksiyonlu Hastada Antidiyabetik Tedavi İlkeleri İnfeksiyonlu Hastada Antidiyabetik Tedavi İlkeleri Doç. Dr. Mehmet Uzunlulu İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe EAH, İç Hastalıkları Kliniği Sunum akışı Kılavuzlar ışığında; Glisemik tanımlamalar ve

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

Hipokalsemi. Prof.Dr.Enver ŞİMŞEK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı

Hipokalsemi. Prof.Dr.Enver ŞİMŞEK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı Hipokalsemi Prof.Dr.Enver ŞİMŞEK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı Kalsiyum 03.01.2014 57.Milli Pediatri Kongresi 2 Kalsiyum Fetal dönem Çocukluk çağı Erişkin

Detaylı

ANKARA NUMUNE EĞİTİM ve ARAŞTIRMA HASTANESİ NEFROLOJİ KLİNİĞİ HEMODİYALİZ KURSU HEMŞİRE SINAV SORULARI 05.04.2011

ANKARA NUMUNE EĞİTİM ve ARAŞTIRMA HASTANESİ NEFROLOJİ KLİNİĞİ HEMODİYALİZ KURSU HEMŞİRE SINAV SORULARI 05.04.2011 ANKARA NUMUNE EĞİTİM ve ARAŞTIRMA HASTANESİ NEFROLOJİ KLİNİĞİ HEMODİYALİZ KURSU HEMŞİRE SINAV SORULARI 05.04.2011 1. Hemodiyaliz esnasında oluşan hemolize ait belirti ve bulgular nelerdir? (en az 4 adet)

Detaylı

ÖDEMATÖZ DURUMLARA YAKLAŞIM AİBÜ İZZET BAYSAL TIP FAKÜLTESİ NEFROLOJİ BİLİM DALI

ÖDEMATÖZ DURUMLARA YAKLAŞIM AİBÜ İZZET BAYSAL TIP FAKÜLTESİ NEFROLOJİ BİLİM DALI ÖDEMATÖZ DURUMLARA YAKLAŞIM AİBÜ İZZET BAYSAL TIP FAKÜLTESİ NEFROLOJİ BİLİM DALI KAYNAKLAR 1. Clinical Physiology of Acid-Base and Electrolyte Disorders Burton David Rose 5. Baskı 2. Comrehensive Clinical

Detaylı

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi DİYALİZ-MORTALİTE 200 ölüm/1000 hasta-yıl. USRDS-2011 En önemli ölüm nedeni kardiyak hastalıklardır. USRDS -2011:

Detaylı

EZİLME ( CRUSH ) SENDROMU

EZİLME ( CRUSH ) SENDROMU 1 EZİLME ( CRUSH ) SENDROMU Amaç Prof. Dr. Mehmet Şükrü SEVER Afet tıbbı hakkında genel bilgi sahibi olmak Ezilme sendromu gelişmesi ihtimali olan hastaları tanımak, bu sendromun ortaya çıkmasını önlemek,

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı

Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı SIVI ELEKTROLİT T TEDAVİSİ,, TPN Doç.Dr. Gonca Tekant Cerrahpaşa a Tıp T p Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı GELİŞİ İŞİM M ESNASINDA TOTAL VUCUT SIVI DEĞİŞİ ĞİŞİKLİKLERİ Yaş TVS ESS ISS (% VA) (%

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi. Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir

Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi. Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir HD e yeni başlayan hastaların 1/3 de neden diyabetik nefropati Yeni başlayan

Detaylı

CAPD 19 Stay Safe Periton Diyaliz Solüsyonu

CAPD 19 Stay Safe Periton Diyaliz Solüsyonu CAPD 19 Stay Safe Periton Diyaliz Solüsyonu Farmasötik ġekil Periton diyalizinde kullanılan steril çözelti. Formülü Sodyum klorür 5.786 g Sodyum laktat 3.925 g Kalsiyum klorür 2H 2 O 0.1838 g Magnezyum

Detaylı

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. SİROZ Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. İlerleyici ilerleyici karaciğer hastalıkları sonuçta siroz ile sonuçlanan progresif fibrozise neden olur. Safra kanalikülü

Detaylı

Çocukta Kusma ve İshal

Çocukta Kusma ve İshal Tanım Çocukta Kusma ve İshal Dr. Hasan Kaya Acil Tıp AD Akut gastroenterit 24 saat içinde 3 ten fazla ya da anne sütü ile beslenen bebeklerde her zamankinden daha sık ve daha sulu dışkılamadır. Yenidoğan

Detaylı

Acil Diyaliz Endikasyonlar

Acil Diyaliz Endikasyonlar .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri ç Hastal klar nda Aciller Sempozyum Dizisi No: 29 Mart 2002; s. 257-263 Acil Diyaliz Endikasyonlar Uz. Dr. Sinan Trablus Akut diyaliz tedavisinin

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür 500 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR İNSUFOR, tip 2 diabetes mellitus tedavisinde, özellikle fazla kilolu

Detaylı

HEMODİYALİZ DOZU Uygulamada Yaşanan Sorunlar

HEMODİYALİZ DOZU Uygulamada Yaşanan Sorunlar HEMODİYALİZ DOZU Uygulamada Yaşanan Sorunlar Dr. Bülent Tokgöz Erciyes Üniversitesi HEMODİYALİZ DOZU Uygulamada Yaşanan Sorunlar Diyaliz dozu nasıl belirlenir? Kt/V hesabı nasıl yapılır? Yeterli diyaliz

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

İNTRAOPERATİF GELİŞEN HİPOTANSİYONDA VOLÜM TEDAVİSİ veya VAZOPRESSOR. Doç. Dr. Necati GÖKMEN DEÜTF Anesteziyoloji AD, İZMİR

İNTRAOPERATİF GELİŞEN HİPOTANSİYONDA VOLÜM TEDAVİSİ veya VAZOPRESSOR. Doç. Dr. Necati GÖKMEN DEÜTF Anesteziyoloji AD, İZMİR İNTRAOPERATİF GELİŞEN HİPOTANSİYONDA VOLÜM TEDAVİSİ veya VAZOPRESSOR Doç. Dr. Necati GÖKMEN DEÜTF Anesteziyoloji AD, İZMİR İNTRAOPERATİF HİPOTANSİYON Klinikde hipotansiyon ve şok terimleri birbirleri yerine

Detaylı

İshallerin En Yaygın 6 Nedeni

İshallerin En Yaygın 6 Nedeni 21 Günden Küçük ük Buzağılarda ğ Meydana Gelen İshallerin En Yaygın 6 Nedeni Enterotoksijenik E. coli (< 4 gün), Rotavirus (4-21 gün), Coronavirus (4-21 gün), Cryptosporidium parvum (5-28 gün) Salmonella

Detaylı

UYGUNSUZ ADH SENDROMU

UYGUNSUZ ADH SENDROMU UYGUNSUZ ADH SENDROMU Dr Sevin Başer Pamukkale Üniversitesi Göğüs G Hastalıklar kları Anabilim Dalı PAMUKKALE TARİHÇE 1957 yılında y Schwartz ve arkadaşlar ları Schwartz WB. Am J Med 1957; 23: 529-42 Bartter

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. İlyas Yolbaş

Yrd.Doç.Dr. İlyas Yolbaş Yrd.Doç.Dr. İlyas Yolbaş 1 İdame İdrar 40-70 cc/kg İnsensibile (görünmeyen) -Akciğer (1/3) 15 cc/kg -Deri (2/3) 30 cc/kg Feçes 5 cc/kg Endojen su üretimi 10-15 cc/kg İdame sıvısının 1/3 ü insensibl kayıplardır

Detaylı

HASTANIN ÖNCELİKLİ OLARAK NUTRİSYON DURUMUNU BELİRLEMEK GEREKLİDİR:

HASTANIN ÖNCELİKLİ OLARAK NUTRİSYON DURUMUNU BELİRLEMEK GEREKLİDİR: NÜTRİSYONEL VE METABOLİK DESTEK: Malnütrisyon: Gıda tüketiminin metabolik hızı karşılamayamaması durumunda endojen enerji kaynaklarının yıkımı ile ortaya çıkan bir klinik durumdur ve iki şekilde olabilir.

Detaylı

24 Ekim 2014/Antalya 1

24 Ekim 2014/Antalya 1 Kronik Böbrek Hastalığının Kontrolü ve Yönetimi Doç. Dr. Öznur USTA YEŞİLBALKAN Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği o.u.yesilbalkan@ege.edu.tr 24 Ekim 2014/Antalya 1 SUNUM

Detaylı

ph = 6,1 + log [CO 2 ]

ph = 6,1 + log [CO 2 ] ASİT-BAZ DENGESİ Asit-baz dengesi tanımı Biyolojik reaksiyonların hepsi optimum bir ph ortamında normal olarak cereyan ederler; ortamın ph değerinin değişmesi, önemli bozukluklara neden olur. Organizmada

Detaylı

Eser Elementler ve Vitaminler

Eser Elementler ve Vitaminler Doç. Dr. Onur POLAT Eser Elementler ve Vitaminler Esansiyel eser elementin temel özellikleri diyetten kesilmesi veya yetersiz alımıyla yapısal ve biyokimyasal değişikliklerin olması ve bu değişikliklerin

Detaylı

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 1. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 49 yaşında kadın hasta, ev hanımı Yakınması: Öksürük, balgam Hikayesi: Yaklaşık 2 aydır şikayetleri olan hasta akciğer grafisinde lezyon görülmesi üzerine merkezimize

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU HEMODİYALİZ HEKİM RESERTİFİKASYON SINAV SORULARI

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU HEMODİYALİZ HEKİM RESERTİFİKASYON SINAV SORULARI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU HEMODİYALİZ HEKİM RESERTİFİKASYON SINAV SORULARI Adı Soyadı: Tarih: Kronik hemodiyaliz programında olan bir hastada serum Ca=7.5 mg/dl alkalen fosfataz=

Detaylı

Oksijen tedavisi. Prof Dr Mert ŞENTÜRK. İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı

Oksijen tedavisi. Prof Dr Mert ŞENTÜRK. İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı Oksijen tedavisi Prof Dr Mert ŞENTÜRK İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı OKSİJEN TEDAVİSİ Kime uygulanmalı? Endikasyonlar? Kaç litre? Ne şekilde? Kime uygulanmalı? Gereksinimi

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR?

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR? DERS : KONU : MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KAN VE KAN ÜRÜNLERİ TRANSFÜZYONU 1.) Kanın en önemli görevini yazın : 2.) Kan transfüzyonunu tanımlayın : 3.) Kanın içinde dolaştığı damar çeşitlerini yazın : 4.)

Detaylı

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1 YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1 BAŞVURU ÖZELLİKLERİ 28 yaşındaki gebe suyunun gelmesi nedeniyle acil servise başvurdu. İlk gebelik, gebelik takipleri yok Gebelik yaşı 39 hafta Amniyon

Detaylı

ACİL SERVİSTE ŞOK YÖNETİMİ

ACİL SERVİSTE ŞOK YÖNETİMİ ACİL SERVİSTE ŞOK YÖNETİMİ Yrd. Doç. Dr. Z. Defne DÜNDAR Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fak. Acil Tıp AD. KONYA ŞOK Sistemik doku perfüzyonu bozulduğu ve dokulara oksijen sunumunun azaldığı klinik

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ Sami Uzun 1, Serhat Karadag 1, Meltem Gursu 1, Metin Yegen 2, İdris Kurtulus 3, Zeki Aydin 4, Ahmet

Detaylı

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay ANEMİYE YAKLAŞIM Dr Sim Kutlay KBH da Demir Eksikliği Nedenleri Gıda ile yetersiz demir alımı Üremiye bağlı anoreksi,düşük proteinli (özellikle hayvansal) diyetler Artmış demir kullanımı Eritropoez stimule

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı

Bası Yarası Tedavisi Sonrası Gelişebilecek Erken ve Geç Dönem Komplikasyonları

Bası Yarası Tedavisi Sonrası Gelişebilecek Erken ve Geç Dönem Komplikasyonları Basınç Yaraları (Dekübütüs Ülserleri ) Basınç Yaralarının Nedenleri Basınç Yarası Oluşmasında Risk Faktörleri Basınç Bölgeleri Basınç Yaralarının Oluşumu ve Evreleri Basınç Yaralarının Önlenmesi Bası Yarası

Detaylı

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Ödem, hiperemi, konjesyon Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 1 Hemodinamik bozukluklar Ödem Hiperemi / konjesyon Kanama (hemoraji) Trombüs / emboli İnfarktüs Şok 2 Hemodinamik bozukluklar Ödem 3 Ödem Tanım: İnterstisyel

Detaylı

KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI

KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI KARDİYOJENİK ŞOK-TANIM Ø Kardiyojenik şok (KŞ), kardiyak yetersizliğe bağlı uç-organ hipoperfüzyonudur. Ø KŞ taki hemodinamik

Detaylı

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Prof Dr Salim Çalışkan İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi FC 12y K Tekrarlayan İYE İYE dikkat çeken noktalar Çocukluk çağında 2.en sık enfeksiyondur Böbrek parankimi zarar görebilir (skar) Skara

Detaylı

HEMODİYALİZ HEMŞİRESİ GENEL SERTİFİKA SINAVI SORULARI. 1. Böbreklerin anatomik yerleşimiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

HEMODİYALİZ HEMŞİRESİ GENEL SERTİFİKA SINAVI SORULARI. 1. Böbreklerin anatomik yerleşimiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? HEMODİYALİZ HEMŞİRESİ GENEL SERTİFİKA SINAVI SORULARI 1. Böbreklerin anatomik yerleşimiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? a. Böbrekler periton önünde yer alırlar b. Böbrekler periton içinde

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı HASTA BİLGİLENDİRME FORMU HİPERLİPİDEMİ Hiperlipidemi; kanda çeşitli yağların yüksekliğini

Detaylı

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER EGZERSİZ VE TERMAL STRES Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER TERMAL DENGE ısı üretimi BMH Kas etkinliği Hormonlar Besinlerin termik etkisi Postur Çevre ısısı Vücut ısısı (37 o C±1) ısı kaybı konveksiyon, radyasyon,

Detaylı

Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması. Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr

Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması. Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr Beyin kan akımı Kalp debisinin %15 i 750-900 ml/dk Akımı regüle eden ve etkileyen üç temel faktör; Hipoksi Hiperkapni

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 1. ÜRÜN ADI ÜRÜN BİLGİSİ CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 2. BİLEŞİM Etkin madde: Her 5 ml de; Amoksisilin Klavulanik asit 250.00 mg 62.5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR

Detaylı