HIV İLE İLİŞKİLİ ORAL LEZYONLAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HIV İLE İLİŞKİLİ ORAL LEZYONLAR"

Transkript

1 T.C. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı HIV İLE İLİŞKİLİ ORAL LEZYONLAR BİTİRME TEZİ Stj. Diş Hekimi Merve AYTEKİN Danışman Öğretim Üyesi: Doç. Dr. Yiğit TİFTİKÇİOĞLU İZMİR

2 ÖNSÖZ Tez konumun belirlenmesinde ve hazırlanmasında bana yardımcı olan Sayın Doç. Dr. Yiğit Tiftikçioğlu na, hiçbir zaman benden desteğini esirgemeyen aileme sonsuz teşekkürlerimi sunarım. İZMİR-2013 Stj. Diş Hekimi Merve AYTEKİN 2

3 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ HIV İNFEKSİYONU ORAL BULGULAR Fungal infeksiyonlar Candidiasis Histoplazmozis Cryptococcus neoformans Viral infeksiyonlar Herpes ailesi Herpes zoster Human papilloma virus Cytomegalovirus Oral hairy lökoplaki (HL) Bakteriyal infeksiyonlar Periodontal hastalıklar Mycobacterium avium-intracellulare Neoplastik lezyonlar

4 Kaposi sarkomu Skuamöz hücreli karsinom Lenfoma HIV ile ilişkili diğer lezyonlar Aftöz benzeri ülserasyonlar İdiopatik trombositopenik purpura Tükrük bezi hastalıkları ve Ksrestomi ÖZET KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ

5 1. GİRİŞ HIV infeksiyonlu hastalarda ortaya çıkan oral bulgular hastalığın tanısında önemli bir yere sahiptir. 30 dan fazla değişik tipte oral lezyon HIV infeksiyonu ile birlikte görülebilmektedir. Diş hekimi olarak bu lezyonları tanımak, tedavi etmek ve hastayı gerekli yerlere yönlendirmek mesleğimizin gerekliliklerindendir. Bu çalışmada, HIV infeksiyonlu hastalarda oral bulgular irdelenip, hastalığın teşhisindeki yeri anlatılacaktır. 1

6 2. HIV İNFEKSİYONU HIV (Human İmmunodeficiency Virus) ilk defa 1981 yılında ABD de tanımlanmış ve 1983 yılında virus izole edilmiştir.(1) Dünya Sağlık Örgütü nün (WHO) yaptığı araştırmaya göre, dünya genelinde 40 milyon HIV olgusu bildirilmiştir. Popülasyon yaşları arasında değişen insanlardan oluşur ve her 100 kişiden biri infektedir. Bu infekte olguların %40 ı kadın ve yarıdan fazlası 25 yaşın altındadır ve bunların çoğu infekte olduklarından haberdar değildirler.(4) HIV infeksiyonunun en önemli özelliği CD4+T hücrelerinin sayısında progresif azalmaya neden olmasıdır. Bunun yanı sıra HIV, hem direkt hücre infeksiyonu yoluyla, hem de dolaylı olarak hücre fonksiyonları üzerindeki etkisiyle immün sistemin birçok aşamasında defekte yol açar. HIV infeksiyonu taşıyan kişilerde bakteriyel infeksiyonlara yatkınlık vardır. Fırsatçı infeksiyonlar ve neoplazmalar genellikle CD4+T hücre sayısının 200 mm3 ün altına indiği durumlarda ortaya çıkar. Virüs alındıktan sonraki kuluçka süresi sekiz ay ile altı yıl arasındadır. Bu kişilerin %20-30unda beş-altı yıl içinde AIDS, %25-40ında ise ARC (AIDS related complex) gelişir.(2) AIDS'ten iki farklı virus çesidi sorumludur. Bunlardan HIV Tip 1 (HIV-1) virus grubu orta Afrika ve dünyanın diğer bölgesindeki AIDS'ten sorumlu iken HIV Tip 2(HIV-2) virus grubu batı Afrika daki AIDS'ten sorumludur.(3) HIV, cinsel ilişkiyle mukozal membranlardan, virüsle kontamine olmuş kan ve kan ürünleriyle hematojen yoldan veya anneden fetusa ya da yeni doğana geçmektedir.(4) 2

7 3. ORAL BULGULAR Oral lezyonlar, çoğu hastada HIV infeksiyonunun ilk belirtisi olabilir. AIDS li hastalarda olası oral değişiklikler immün savunma baskılanmasının artmasına bağlı olarak infeksiyon veya neoplazma olarak ortaya çıkmaktadır. Brezilya da yapılan bir çalışmada en sık rastlanılan ağız lezyonunun kandidiyazis (%28.6) olduğu tespit edilmiştir. Bunu hairly lökoplaki (%9.3), periodontal hastalıklar (% 4.4), Kaposi sarkomu (%2.5), oral ülserasyon (%2.5), Herpes Simpleks (%1.2) ve papilloma (%0.6) takip eder. Erken dönem AİDS vakalarında kandidiyazis hastalığın ilk belirtisi olabilmektedir.(5) 30 dan fazla değişik tip oral lezyonun HIV ile beraber görüldüğü bildirilmektedir.(6) HIV enfeksiyonunda görülen oral lezyonlar aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir FUNGAL İNFEKSİYONLAR Candidiasis Candida HIV hastalarında en çok karşılaşılan ve genellikle ilk ortaya çıkan semptomdur. Epidemiyolojik verilere göre HIV enfeksiyonlu hastaların ortalama %45-50 sinde oral candidiasis gelişmekte olup, bazı çalışmalarda bu oran %90'a kadar çıkmaktadır.(4) CD4+T lenfosit sayısı <500 hücre/mm olduğu durumda orofarengeal kandidiazis, CD4+T lenfosit sayısı <100 hücre/mm olduğu zaman da 3

8 özefagial kandidiazis görülme sıklığı artmaktadır. Enfeksiyonların %90 dan fazlası Candida albicans ile oluşmaktadır, ancak C. tropicalis, C. curusei ve Torulopsis glabrata da etken olabilmektedir.(7) Candidiasisler şu şekilde sınıflandırılabilir; 1. Pseodumembranöz candidiasis (thrush) 2. Eritamatöz candidiasis 3. Anguler chelitis 4. Hiperplastik candidiasis HIV ile enfekte olmuş hastalarda ortaya çıkan 4 tip candidal enfeksiyonun görülmesi değişiklik gösterir. Ortaya çıkan candida tiplerinden eritamatöz candidiasis olguların yarısını oluşturarak ilk sırada yer alır. pseudomembranöz candidiasis ve angular chelitis görülme sıklığı açısından ikinci sırada yer alırken hiperplastik kandidiazis en az oluşanıdır. HIV ile enfekte hastalarda görülen candida enfeksiyonunun sağlıklı hastalardaki candida enfeksiyonundan farkı çok sayıda oral alanda etkisini göstermesidir.(4,8) Pseodumembranöz candidiasis, mukozadan ayrılabilen ve ardında eritemli, hafif kanamalı yüzey bırakan yarı-yapışkan, beyazımsı-sarı renkli, yumuşak membranöz plaklar olarak kendini gösterir. Plaklar, fungal organizmalar, keratotik debris, iltihapsal hücreler, desquame epitel hücreleri, bakteriler ve fibrinden oluşur. Bu plaklar gazlı bez ile kaldırıldığında alttan nekrotik, kanayan, ağrılı, ülsere doku ortaya çıkabilir. Ciddi olgularda yanma, hassasiyet, yutkunma güçlüğü şikayetleri de görülmüştür. (9) Oral mukozanın her bölgesinde görülebilmekle birlikte en sık etkilenen alanlar dil, yanak mukozası, yumuşak ve sert damaktır. Yenidoğanda ve süt çocuklarında fizyolojik olarak görüldüğünde pamukçuk olarak adlandırılır. 4

9 Genellikle akut bir tablo şeklinde karşımıza çıkar ancak HIV ile enfekte kişilerde tedavi edilmezse kronikleşerek aylarca sürebilir.(7) Şekil 1: Pseudomembranöz candidiasis Eritamatöz candidiasis, klinik olarak kırmızı bir lezyon olarak izlenmektedir. Damak ve dil dorsumu en sık etkilenen bölgelerdir. Etkilenen diğer alanlar ise yumuşak damak ve yanak mukozasıdır. HIV ile enfekte bireylerde ise eritematöz formdaki kandidiazisin pseudomembranöz formdan önce meydana geldiği düşünülmekledir.(4) Anguler chelitis, dudak komissuralarında meydana gelen eritemli, fissürlü lezyonlar olarak ortaya çıkar. Genelde yaşlı bireylerde fizyolojik olarak görülür. Gençlerde anguler chelitis lezyonlarına rastlanıldığında HIV infeksiyonu akla getirilmelidir.(7) Hiperplastik candidiasis, en nadir görülen formudur. En sık etkilenen bölge retrokomissural alanlardır. HIV ile enfekte kişilerde sıklıkla yanak mukozası bilateral olarak etkilenmektedir.(7) Lezyonun görünüşü beyaz ve hiperplastiktir, 5

10 pseudomembranöz candidiasisten farklı olarak bu beyaz lezyonlar kaldırılamazlar. Bu lezyon kıllı lökoplaki ile karışabilir.(10) Tedavide topikal anti fungal ilaçlar kullanılır. Ancak HIV infekte hastalarda bu ilaçlar etkili olmayabilir, genellikle sadece geçici bir rahatlama sağlanır. Eğer hastalar ilaçlara cevap vermezse kültür, özel çalışmalar, sistemik antifungaller düşünülebilir Histoplazmozis Histoplazmozis, Histoplasma capsulatumun etken olduğu bir akciğer mantar hastalığıdır. Histoplazmozis başlangıçta oral kavitede ortaya çıkabilir. Bu lezyonlar herhangi bir mukoza yüzeyini etkileyebilen ülserasyonlar olarak görünür, tanı için biyopsi gerekir.(11) Cryptococcus Neoformans Cryptococcus neoformans, HIV in epidemik olduğu bölgelerde, Güneydoğu Asya ve Afrika da, özellikle santral sinir sistemi (SSS) inde invaziv infeksiyona yol açan, fungal patojenlerden biridir. Cryptococcus neoformans ın sert damakta ülseratif kitleye neden olduğu konusunda birkaç olgu bildirilmiştir.(12) 3.2. VİRAL İNFEKSİYONLAR Herpes Ailesi Herpes virusunun adı HHV ailesindeki yeri Neden olduğu hastalık Herpes simplex virus 1 (HSV-1) HHV 1 Herpes (uçuk) 6

11 Herpes simplex virus 2 (HSV-2) HHV 2 Genital herpes Varicella-zoster virus HHV 3 Suçiçeği, zona zoster (VZV) Epstein-barr virus (EBV) HHV 4 İnfeksiyöz mononükleozis Cytomegalovirus (CGV) HHV 5 Sitomegalik inklüzyon hastalığı Roseolovirus HHV 6 HHV 7 Çocuklarda: infantum Erişkinlerde: asemptomatik roseola lenforetiküler hastalıklar KS Herpesvirus (KSHV) HHV 8 AİDS te kaposi sarkomu Herpes simplex virusu HSV-1 ve HSV-2 olmak üzere iki alt tipi bulunan çift sarmallı bir DNA virusudur. HSV-1 virusu genellikle tükrük ile bulaşır, ağız içinde ve yüzde bulgular verir. HSV-2 virusu ise genital yol ile bulaşır, aynı bölgede bulguları gözlenir. HSV virusu ganglionlarda latent kalır, HIV gibi immun sistemi zayıflatan hastalıklar latent herpes virusunun reaktivasyonuna fırsat verir. Sağlıklı bireylerle HIV enfekte bireyler karşılaştırıldığında, HIV pozitif bireylerde lezyonlar daha şiddetli, uzun süreli ve diffüzdür.(6) Rekürrent HSV enfeksiyonları, HIV pozitif hastalarda keratinize oral mukozada çok sık ortaya çıkar. Bununla beraber diğer 7

12 immum baskılı hasta gruplarında olduğu gibi HIV pozitif bireylerde geniş yayılımlı ağız içi rekürrent HSV lezyonları bulunmakta ve bu lezyonlar haftalarca sürebilmektedir. HIV pozitif hastalarda primer herpetik gingivostomatit çok nadir olmakta, şayet oluşursa da oldukça şiddetli geçmektedir.(4) Herpes simplex lezyonları ağız içinde, sert damak, gingiva ve dil dorsumu gibi keratinize bölgelerde daha sık görülür. Fakat HIV infekte hastalarda lezyonların non keratinize alanlarda da görülmesi belirgin bir farktır. HIV pozitif hastalarda kandidiazis, lökoplaki ve kaposi sarkomundan sonra görülen en yaygın enfeksiyondur.(7) Şekil 2: HIV enfekte hastada HSV Herpes Zoster Varicella-zoster virüsü ile olan temas, primer enfeksiyonu olarak varicella (su çiçeği) görülür. Varicella zoster virusunun reaktivasyonu ise herpes zostere neden olur. HIV hastalarında immun sistem deprese olduğu için reaktivasyon çok daha kolay olur. Varicella genel olarak deri lezyonları şeklinde görülür. Geniş yayılımlar gösterebilen Varicella'da oral lezyonlar da gözlenmektedir. HIV enfeksiyonlarında herpes zoster sıklıkla kranial sinirlerle ilişkili olmaktadır.(4) Prodromal ağrılı 8

13 dönemden sonra multipl lezyonlar yüz, dudak ve oral mukozada gözlenebilir. Lezyonlar büllöz, hemorajik, nekrotik ve hipertrofik olabilirler(7) HIV pozitif hastalarının %10 undan fazlasında herpes zoster enfeksiyonu görülmekte ve AIDS tanısı konan bireylerde herpes zoster riski normalden 7-15 kat fazla olmaktadır.(7) Human Papilloma Virus Human Papilloma Virus oral papillomalar, verruca vulgaris, fokal epitelyal hiperplazi ve kondiloma akuminatum gibi pek çok oral lezyonun etkenidir. Bu lezyonlar ekzofilik olma eğiliminde olup büyüklük ve papiller yapı bakımından değişim gösterebilmektedir. HIV ile infekte olan hastalarda oral HPV ile ilgili lezyonlar saplı veya sapsız papillamatöz bir görünüşe sahip olup sıklıkla damak, yanak mukozası ve dudak komissuralarında lokalizedir.(4) Çeşitli araştırmalara göre HPV ile birlikte olan HIV deki en önemli problem karsinojenik tipler olan 16 ve 18 serotipinin servikal, genital ve anal malignitelerdeki rolüdür. Çok yaygın olarak kondiloma aküminata bulunabilir ve biyopside bunların bazılarında karsinoma in situ görülebilir. Deri tutulumu yaygın ve tedaviye dirençli olabilir. Yüz, boyun ve ağız çevresinde multipl filiform siğillerin varlığı HIV için tipiktir. Maligniteyi azaltmak için tedavi progresif olmalıdır. Tedavide elektrocerrahi, kryocerrahi ve laser ablasyonu kullanılır.(6) 9

14 Şekil 3: HIV enfekte hastada HPV Cytomegalovirus Cytomegalovirus enfeksiyonu sık görülen bir viral enfeksiyon olup hayatın her döneminde görülebilmektedir. Yetişkin nüfusun %50 sinin cytomegalovirus için pozitif olabileceği ile öne sürülmüştür. Klinik olarak hastalık geliştiğinde bu genellikle enfeksiyöz mononükleozis benzeri bir hastalıktır. Primer enfeksiyondan sonra cytomegalovirus konakçıda latent kalmakta ve virüs pek çok yoldan örneğin tükürük, gözyaşı, idrar, servikal salgılar ve süt ile atılmaktadır. Bu atılma yıllarca sürebilmektedir. İmmum baskılı hastalarda latent virüs reaktive olabilmekte ve pneumonia, kolit, ensefalit, korioretinit gibi pek çok hastalık meydana getirebilmektedir. HIV pozitif hastalarda cytomegalovirus reaktivasyonu sık görülen bir bulgu olup çalışmalar AİDS li hastaların %90'ında hastalık boyunca aktif cytomegalovirus enfeksiyonu geliştiğini göstermektedir. Cytomegalovirus 'e bağlı olarak geliştiği bildirilen oral ülserasyonlar klinik görünüş itibariyle non-spesifik ve genellikle ağrılı olup rekürrent aftöz stomatit ile karıştırılabilmektedir.(4) 10

15 Yapılan araştırmalarda mukozal cytomegalovirus enfeksiyonları büyük, ağrılı ve keskin sınırlarla ayrılmış nonspesifik ülserasyonlar olarak görülmüştür. Bu lezyonlar diğer oral lezyonları taklit eden sığ pseudomembranlarla kaplıdır. Tam tanı biyopside yapılır ve teşhiste intranükleer inklüzyonların gösterimiyle birlikte ışık veya elektron mikroskobu gerektirebilir.(6) Cytomegalovirus 'ün tedavisinde sıklıkla kullanılan ilaçlar olan intravenöz gancielovir ve foseamet gancielovir'in aynı zamanda HSV ve VZV'de de etkili olduğu gösterilmiştir.(4) Şekil 4: HIV pozitif hastada CMV Oral Hairy Lökoplaki (Hl) HL, Ağız mukozasının bir lezyonu olup ilk kez Greenspan ve arkadaşları tarafından homoseksüel erkeklerde gözlenmiştir. Hairy lökoplaki daha sonraları immum sistem baskılanmış HIV negatif bireylerde de görülmüştür. Hairy lökoplaki, HIV enfeksiyonunun erken işaretlerinden biri olup, Hairy lökoplaki'li hastalarda 11

16 AIDS'in gelişme olasılığı 16 ay içinde %48, 31 ay içinde %83'tür. İlk Hairy lökoplaki vakaları homoseksüel erkeklerde gözlemlenirken, günümüzde HIV enfeksiyonunun tanımlanan bütün risk kategorilerinde görülebileceği bildirilmektedir. Bu risk kategorileri HIV pozitif bireylerin partnerleri, intravenöz ilaç bağımlıları, transfüzyon hastaları, ve HIV pozitif bireylerin çocuklardır. Hairy lökoplaki en çok dilin lateral yüzeyinde gelişmekte olup dorsal ve ventral yüzeylere de yayılabilmektedir. Bazı olgularda yanak mukozası, yumuşak damak, farinks ve özefagusta da gözlemlenmiştir. Dilin lateral yüzeyindeki Hairy lökoplaki'nin klinik olarak özellikleri değişiklik gösterebilmektedir. Lezyonlar farklı boyutlarda olabilmekte, beyaz vertikal çizgiler, buruşuklar, düz, plaklar veya saç benzeri keratin çıkıntıları olan kabarık, düzensiz plaklar şeklinde görülebilmektedir. Hairy lökoplaki genellikle bilateral ve asemptomatik olup, ağrıyla birlikle görülüyorsa çoğunlukla candidal enfeksiyon da olaya dahil olmuştur. Hairy lökoplaki'nin etkeninin Ebstein Barr Virüsü (EBV) olduğu bilinmektedir. Hairy lökoplaki'nin klinik seyri; hastanın immum durumuna bağlı olarak spontan gerileme veya ilerleme göstermektedir.(4) Histolojik olarak hiperparakeratosis, akantosis yapı gösteren, saç benzeri kıvrımlar görülebilir. Bu lezyonlar genellikle candida ile karışabilir, ayırıcı tanıda biyopsi alınmalıdır.(6) Tedavide asiklovir gibi antiviral ilaçlar verilebilir fakat tedavi bitimiyle lezyonlar tekrarlayabilir. 12

17 Şekil 5: HIV enfekte hastada Hairy lökoplaki 3.3. BAKTERİYAL İNFEKSİYONLAR Periodontal Hastalıklar Oral bölgede en sık görülen bakteriyel infeksiyon periodontal hastalıklardır. HIV ile ilişkili bu bakteriyel enfeksiyonlar üç türlü gözlenebilir; lineer gingival eritem, nekrotizan ülseratif gingivitis ve nekrotizan ülseratif periodontitis.(4) Linear gingival eritem, gingival marjın boyunca parlak kırımızı eritematöz bir band veya daha genaralize bir gingivitis şeklinde olup HIV ile enfekte hastaların %25'inde görülmektedir. Eritemin miktarı, plak miktarına oranla büyük orantısızlık gösterir. Linear gingival eritemde, ülserasyon, cep oluşumu veya ataşman kaybının olmadığı bildirilmektedir. Lezyonların önemli bir özelliği oral hijyenin düzeltilmesine ve dental plak ve kalkulusun uzaklaştırılmasına cevap alınamamasıdır.(4) Bu lezyonlar ileride yıkıcı, nekrotizan ülseratif periodontitise dönüşebilir ya da bu şeklini koruyabilir. Lineer gingival eritem lezyonlarında mümkün olabilecek etiyolojik faktörün candidalar olduğu bildirilmiştir. 13

18 Şekil 6: Lineer gingival eritem Nekrotizan ülseratif gingivitisde bir ya da daha çok sayıda interdental papilin yıkımı söz konusudur. Ülserasyon proçesinin akut fazında spontan kanama ve karakteristik ağız kokusu ile birlikle nekroz ve dökülme görülebilir. (4) Lezyonlar marjinal dişetinde görülebildiği gibi yapışık dişetine ve oral mukozaya doğru da yayılım gösterebilir.(13) Nektorizan ülseratif periodontitis ise ülserasyon veya nekroz sonucunda yumuşak doku kaybı ile karakterizedir. Kemiğin açığa çıkması, yıkımı veya sekestrasyonu görülebilir ve bunun sonucunda dişlerde lüksasyon başlayabilir. Ağrı belirgin bir özellik olabilir. HIV'e bağlı periodontitiste, klasik periodontitislerdekine benzer patojenik mikroorganizmalar bulunmuştur.(4) Lezyonlar dental arkın herhangi bir bölgesinde ve genellikle birkaç dişlik alanda görülebilmektedir. Generalize formları ise ciddi CD4+T lenfosit sayısındaki azalmalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Lezyonlar genellikle başlangıç döneminde oldukça ağrılıdır ve acil tedavi gerektirir. Bazı vakalarda ise nekrotizan lezyonlar, derin aproksimal defektler bırakarak spontan reminasyonlar gösterebilir.(13) 14

19 Şekil 7: Nekrotizan ülseratif periodontitis Mycobacterium Avium-İntracellulare Bazı olgularda bu bakterinin oral kavitede palatal ve gingival granülomatöz ülserasyonlara neden olduğu belirtilmiştir.(14) 3.4. NEOPLASTİK LEZYONLAR Kaposi Sarkomu Kaposi sarkomu HIV enfekte bireyler en sık gözlenen neoplazidir. Kaposi sarkomu, ilk kez 1872 yılında Akdeniz halkı ile Polonya, Rus ve Alman yahudilerinde tanımlanmıştır. Önceleri homoseksüel erkeklerde görülen bir durum olarak tanımlanmış olsa da sonraları AIDS hastalığında görülmüştür. Kaposi sarkomu homoseksüel AIDS hastalarında sık meydana gelirken (%19,8) diğer risk gruplarında özellikle de intravenöz ilaç kullananlarda daha az sıklıkla görülmektedir (%2,3). Bu durum kaposi sarkomu'nun gelişmesinde seksüel yolla taşınan bir yardımcı virüsün rolü olduğuna dair görüşlere neden olmuştur. Hastalık nedeninin herpes virüsleri grubundan cytomegalovirus olduğu düşünülmüş ancak lezyonlardan izole edilememiştir. Son çalışmalarda Kaposi sarkomu'nda yeni bir insan herpes virüsü (KSHV/HHV-8) tanımlanmıştır. KSHV/HHV-8, AIDS'li hastaların 15

20 serumunda, periferal kandaki mononükleer hücrelerinde, bronşiyal sıvılarında ve tükrüklerinde saptanmıştır. HIV enfeksiyonunun olduğu veya olmadığı kadın, erkek ve çocuklardaki Kaposi sarkomu Iezyonlardan saptanan KSHV/HHV-8'in HIV'den bağımsız olarak geçiş gösteren bir enfeksiyöz ajan olduğu düşünülmektedir.(4) Yapılan araştırmalar sonucunda, kaposi sarkomu 4 kategoriye ayrılmıştir; klasik tip, endemik Afrika tipi, iatrojenik tip ve HIV ile birlikte görülen kaposi sarkomu. Klasik kaposi sarkomunda lezyonlar genellikle alt ekstremitelerde yer almaktadır. Lezyonlar ülsere olabilir, başlangıçta yumuşak olmasına karşın ileri evrelerde solid ve sert lezyonlar oluşabilir. Derideki lezyonlara ilave olarak mukozal membranlarda da lezyonlar oluşabilir. Gastrointestinal tutulum ise semptom olmadan seyredebilir. Afrika tipi kaposi sarkomu ise abartılı infiltratif noduller ve lenfadenopati ile görülür. Hastalık genellikle fatal olarak seyreder. İatrojenik kaposi sarkomu transplantasyon sonrası ya da varolan bir tümoral yapıdan kaynaklı gelişebilir. (15) HIV enfekte bireyler gözlenen kaposi sarkomu daha agresif seyreder. Lezyonlar geniş alana yayılımlı ve abartılı olabilir. Deri ile birlikte mükoz membranlarda, visseral organlarda ve lenf nodlarında da tutulum gözlenmektedir. Lenf nodüllerinin büyümesiyle deri ve tükrük bezlerinde de lezyonlar görülebilmektedir. (15) Intraoral lezyonlar eritematöz, hafif mavi veya mor makül veya nodüller olarak görülür. Bu lezyonlar en çok damakta ortaya çıkar ve ülsere olabilirler. Tek veya çok sayıda oluşan lezyonlar simetrik olarak yayılabilirler, büyük veya küçük olabilirler ve genellikle ağrısızdırlar. Kandida eklendiğinde lezyonlar ağrılı olabilir. İntraoral 16

21 olarak damaktan başka dişeti, yanak mukozası, dil dorsumu ve dudaklarda da görülebilirler.(4) Şekil 8: Kaposi sarkomu Ayırıcı tanıda amalgam tattoo, hemanjiyoma, lenfoma, dev hücreli granüloma, oral nevus ve hiperpigmentasyon göz önünde bulundurulmalıdır.(6) Kaposi sarkomu lezyonlarının tedavisi, hastaların semptomlarına bağlı olarak lokal veya sistemik olarak yapılabilir. Sistemik tedavi vinblastine, adriamyein, bleomycin, taxol, vincristine ve interferon gibi ajanlar ile yapılırken; lokal tedavi, düşük doz radyoterapiden intralezyonel olarak uygulanan kemoterapotik ajanlar ve sklerozan ajanlara (sodium tetradecly sulphate) kadar çeşitlilik gösterir. Kriocerrahi ve lazerleri içeren cerrahi müdahaleler büyük lezyonların, estetik ve fonksiyonu bozan diğer lezyonların kontrol altına alınmasına yardımcı olabilirler.(4) 17

22 Skuamöz Hücreli Karsinom HIV infekte hastalarda skuamöz hücreli karsinom vakaları bildirilmiş fakat HIV in karsinomu oluşturması için risk faktörü olduğu konusunda herhangi bir ilişki bulunamamıştır.(4) Lenfoma AIDS hastalarının %4-10'unda non-hodgkin lenfoma gelişebileceği ve hastaların %14-46'sında bunun HIV enfeksiyonunun ilk belirtisi olduğu bildirilmektedir.(4) Kaposi sarkomundan sonra en fazla görülen tümoral oluşumdur. Lenfomaların bir çoğunda Epstein-Barr virüsü tarafından oluşturulabilen B hücreleri sorumludur. Lenfoma ağız boşluğunda her yerde görülebilir, yumuşak ve sert doku tutulumu olabilir. Lezyon sert, ağrısız şişlik olarak kendini gösterebilir. Bazı oral lezyonlar ise sığ ülserasyonlar olarak görülebilir.(17) 3.5. HIV İLE İLİŞKİLİ DİĞER LEZYONLAR Aftöz Benzeri Ülserasyonlar Aftöz benzeri ülserasyonların HIV ile enfekte hastalardaki klinik görünümü, immun sistemi baskılanmamış hastalarda bulunanlardan farklı olup lezyonlar daha geniş ve daha uzun süreler boyunca devam etmektedir. (6) Ülserasyonlar 3 tipte görülebilmektedir; minör aftöz, major aftöz ve herpetiform aftöz ülserler. Minör aftöz ülserler, tek veya çok sayıda olabilirler cm çapında olan bu lezyonların sınırları belirgin olup ülserler sık sık tekrarlar ve ağrılıdırlar. Genellikle non-keratinize mukozada yerleşirler. Majör aftöz ülserlerin 18

23 çapları 0.5 cm'den büyük olup tek veya çok sayıda bulunabilirler. Lezyonlar geç iyileşir ve yerlerini skar dokusuna bırakırlar. Çok ağrılı olduklarından hastaların konuşma ve yutkunma fonksiyonlarını engelleyebilirler. Herpetiform aftöz ülserler, non-keratinize mukozada yerleşim gösterir; sık sık tekrarlar ve ağrılıdırlar. Çapları 0.2 cm'den küçük olan ve çok sayıda bulunan bu ülserler daha sonra birleşebilirler. Diğer nedenlerden dolayı oluşan ülserasyonlar majör aftların klinik görünüşüne sahip olabilirler. Bu nedenle inatçı oral ülserasyonlarda viral kültür yapılması önerilmektedir. HIV infekte hastalarda major formu daha çok görülmektedir.(4) Şekil 9: Aftöz ülser Aftöz ülserlerin tedavisinde hastaların semptomlarını azaltmak için topikal steroidler kullanılabilir. Acyclovir ve thalidomide gibi sistemik ajanların da olumlu etkileri olduğu bildirilmektedir. Sekonder enfeksiyonlar nistatin/tetrasiklin ağız gargarası ile tedavi edilebilir.(4) İdiopatik Trombositopenik Purpura Çeşitli çalışmalar HIV enfeksiyonlu hastalarda idiyopatik trombositopenik purpura yı tarif eder. Oral lezyonlar bu durumun ilk bulgusu olabilir. Peteşi, ekimoz, hematom ve ağız mukozası üzerinde herhangi bir yerde oluşabilir. Dişetinde spontan 19

24 kanamalar meydana gelebilir, hastalar uyandıklarında ağız kenarlarında kan görebilirler Tükrük Bezi Hastalıkları Ve Ksrestomi HIV enfeksiyonu ile ilişkili tükrük bezi hastalıkları tükrük bezi büyümesi ile birlikte oluşan ya da tükrük bezi büyümesi olmaksızın oluşan ksrestomi olarak karşımıza çıkar. Tükrük bezi büyümeleri çocuklar ve yetişkinlerde genelde parotis bezinde ortaya çıkar. Büyümüş tükrük bezleri yumuşak fakat fluktuan değildir. Bazı durumlarda tükrük bezi büyümeleri lenfoepitelyal kistlerden kaynaklı olabilir. (16) Ksrestomi HIV ile ilşkili tükrük bezi hastalıklarında görülebilir. HIV infekte hastalar ağız kuruluğunun genel nedeni, antihistaminik, antidepresan gibi ağız kuruluğu yapan ilaçlar olabilir. Bu durumda çeşitli tükrük akışını uyarıcı ajanlar önerilebilir.(16) 20

25 4. ÖZET HIV ile ilişkili oral lezyonlar çok çeşitli olmakla birlikte teşhisi ve tedavisinde diş hekiminin rolü büyüktür. Bu yüzden bu lezyonlar teşhis edilerek hasta tedavi edilmeli ve gerekli yerlere yönlendirilmesi yapılmalıdır. Bu derlemede HIV ile ilişkili oral lezyonlar anlatılmış, teşhis ve tedavide uygulanacak prosedürlerden bahsedilmiştir. 21

26 5. KAYNAKLAR 1. Greenspan D, Schidt M, Greenspan JS, Pidborg JJ. AIDS and mouth diagnosis and management of oral lesions. Munksgaard. Copenhagen 1990, Topçu AV, Söyletir G, Doğanay M. İnfeksiyon hastalıkları, in; Ünal S, Çetinkaya Y. Edinsel immun yetmezlik sendromu(aids). Nobel Kitabevleri, İstanbul 1996, Anderson RM, May RM. Epidemioiogical parameters of HIV trans- Mission, Nature 1988, Bozkaya S, Karaca İ. İnsan İmmun Yetmezlik Virüsü Enfeksiyonları: Genel ve Ağız Bulguları. Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi 1998, Pinherio A, Marcenes W, Zakrzewska JM et al. Dental and oral lesions in HIV infected patients: a study in Brazil. Int Dent J. 2004, Lynch D. Oral Manifestations of HIV Disease: An update. Seminars in Cutaneous Medicine and Surgery 1997, Ağlarcı OS, Erturan İ, Yılmaz HH. HIV ile enfekte kişilerde sıklıkla gözlenen oral mukoza bulguları. Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi 2010, Anderson RM, May RM. Epidemioiogical parameters of HIV trans- mission. Nature 1988, Ünlü M, Onur Ö. Ağız Hastalıklarının Teşhis ve Tedavisi. İstanbul 2003,

27 10. Dodd CL, Greenspan D, Katz MH, Westenhouse JL, Feigal DW, Greenspan JS. Oral candidiasis in HIV infection: pseudomembranous and erythematous candidiasis show similar rates of progression to AIDS, 1991, Heinic GS, Greenspan D, MacPhail LA, et al. Oral Histoplasma capsulatum infection in association with HIV infection: a case report. J Oral Pathol Med 1992, Glick M, Cohen SG, Cheney RT, Crooks GW, Greenberg MS. Oral manifestations of disseminated Cryptococcus neoformans in a patient with acquired immunodeficiency syndrome. Oral Surg Oral Med Oral Pathol. 1987, Kurtiş B. AİDS te periodontal bulgular ve periodontal hastalık patogenezi. Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi 2005, Volpe F, Schwimmer A, Barr C. Oral manifestation of disseminated Mycobacterium avium intracellulare in a patient with AIDS. Oral Surg Oral Med Oral Pathol. 1985, Serdaroğlu S, Banıtahmaseb E. AİDS ve deri bulguları. Dermatose 2003, Schiødt M, Dodd CL, Greenspan D, Daniels TE, et al. Natural history of HIVassociated salivary gland disease.oral Surg Oral Med Oral Pathol. 1992, Dodd CL, Greenspan D, Schiødt M, Daniels TE, Beckstead JH, MacPhail LA, Miyasaki S, Greenspan JS. Unusual oral presentation of non-hodgkin's lymphoma in association with HIV infection. Oral Surg Oral Med Oral Pathol. 1992, 73 23

28 6. ÖZGEÇMİŞ 7 Şubat 1990 da Kayseri de doğdum. İlköğretimi Özel Tevfik Kuşoğlu İlköğretim Okulu nda okudum. Liseyi Özel Erciyes Lisesi nde bitirdim yılında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ni kazandım. 24

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Perinatal dönemde herpesvirus geçişi. Virus Gebelik sırasında Doğum kanalından Doğum

Detaylı

VİRAL TANI KİTLERİ (GFJ-480)

VİRAL TANI KİTLERİ (GFJ-480) VİRAL TANI KİTLERİ (GFJ-480) CMV PCR Tanı Kiti Cytomegalovirus un Konvensiyonel PCR yöntemiyle tanınması. HHV-5 olarak da bilinen Sitomegalovirüs, herpes virus ailesinin bir üyesidir. Oldukça sık görülen

Detaylı

İNSAN İMMUN YETMEZLİK VİRÜSÜ(HUMAN IMMUNODEFICIENCY VIRUS) ENFEKSİYONU; GENEL VE AĞIZ BULGULARI

İNSAN İMMUN YETMEZLİK VİRÜSÜ(HUMAN IMMUNODEFICIENCY VIRUS) ENFEKSİYONU; GENEL VE AĞIZ BULGULARI Cumhuriyet Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Dergisi Cilt l, Sayı I, 1998 İNSAN İMMUN YETMEZLİK VİRÜSÜ(HUMAN IMMUNODEFICIENCY VIRUS) ENFEKSİYONU; GENEL VE AĞIZ BULGULARI Dr. Süleyman BOZKAYA* Doç.Dr.

Detaylı

DİŞHEKİMLİĞİ YÖNÜNDEN VİRAL ENFEKSİYONLAR

DİŞHEKİMLİĞİ YÖNÜNDEN VİRAL ENFEKSİYONLAR T.C Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Patoloji Birimi DİŞHEKİMLİĞİ YÖNÜNDEN VİRAL ENFEKSİYONLAR BİTİRME TEZİ Stj. Dişhekimi Seda DAĞDEVİREN Danışman Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Taha ÜNAL İZMİR-2010

Detaylı

Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklar genç erişkin (seksüel aktif) çiftlerin hastalığıdır. Tedavi sırasında, çiftlerin hastalığı olduğu hatırlanmalı ve tüm

Detaylı

KLL DE. kları ABD Hematoloji BD Bursa

KLL DE. kları ABD Hematoloji BD Bursa KLL DE İNFEKSİYON YÖNETİMİ Dr. Rıdvan R ALİ Uludağ Üniversitesi Tıp T p Fakültesi İç Hastalıklar kları ABD Hematoloji BD Bursa KLL ile ilişkili bilgilerimizde önemli değişiklikler iklikler söz s z konusu

Detaylı

5 Pratik Dermatoloji Notları

5 Pratik Dermatoloji Notları AİLE HEKİMLERİ İÇİN 5 Pratik Dermatoloji Notları En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar İçindekiler Vitiligo Eritema Multiforme Ürtiker Uyuz Tahta Kurusu / Pire Isırığı Kaposi Sarkomu 2 Vitiligo 3 Vitiligo

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

Gebelik ve Enfeksiyonlar. Prof.Dr. Levent GÖRENEK

Gebelik ve Enfeksiyonlar. Prof.Dr. Levent GÖRENEK Gebelik ve Enfeksiyonlar Prof.Dr. Levent GÖRENEK Olgulara Yaklaşım 2 1. TORCH grubu enfeksiyon etkenleri nelerdir? Toxoplasmosis Other (Sifiliz, Varicella zoster ) Rubella Cytomegalovirus Herpes simplex

Detaylı

HIV ENFEKSİYONUNDA GÖRÜLEN ORAL LEZYONLAR

HIV ENFEKSİYONUNDA GÖRÜLEN ORAL LEZYONLAR Atatürk Univ. Diş Hek. Fak. Derg. Cilt: 5 tav/: 1 Sayfa: 82-86, 1995 AİDS VE ORAL Gülten BULGULARI ÜNLÜ* ÖZET; Yüksek mortality yüıdcsi olan Acquired Immune Deficiency Syndrome (AIDS)'un en önemli buluşma

Detaylı

Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi

Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Ergin AYAŞLIOĞLU Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Maternal

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

SOLİT ORGAN TRANSPLANTASYONU ve BK VİRUS ENFEKSİYONLARI Doç. Dr. Derya Mutlu Güçlü immunsupresifler Akut, Kronik rejeksiyon Graft yaşam süresi? Eskiden bilinen veya yeni tanımlanan enfeksiyon etkenleri:

Detaylı

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı

VİROLOJİYE GİRİŞ. Dr. Sibel AK

VİROLOJİYE GİRİŞ. Dr. Sibel AK VİROLOJİYE GİRİŞ Dr. Sibel AK Bugün; Virüs nedir? Virüslerin sınıflandırılması Virüsler nasıl çoğalır? Solunum yoluyla bulaşan viral enfeksiyonlar Gıda ve su kaynaklı viral enfeksiyonlar Cinsel temas yoluyla

Detaylı

Oral Prekanserözlerde Tanı Bakımından Dişhekiminin Rolü

Oral Prekanserözlerde Tanı Bakımından Dişhekiminin Rolü Oral Prekanserözlerde Tanı Bakımından Dişhekiminin Rolü Prof. Dr. Semih Özbayrak Marmara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Oral Diagnoz ve Radyoloji Anabilim Dalı Bşk. 1 Ağız-perioral ve orofarengeal

Detaylı

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği GEBELİKTE SİFİLİZ Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği SİFİLİZ TANIM T.pallidum un neden olduğu sistemik bir hastalıktır Sınıflandırma: Edinilmiş (Genellikle

Detaylı

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Gebede HSV İnfeksiyonu Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Olgu 14 günlük, erkek bebek Şikayeti: Sol kol ve bacakta kasılma, emmeme Hikaye:

Detaylı

SIK SORULAN SORULARLA Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) ve HIV /AİDS. Dr. Tutku TAŞKINOĞLU DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU

SIK SORULAN SORULARLA Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) ve HIV /AİDS. Dr. Tutku TAŞKINOĞLU DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU SIK SORULAN SORULARLA Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) ve HIV /AİDS Dr. Tutku TAŞKINOĞLU DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU CYBH nelerdir? Bakteriyel CYBH Bel Soğukluğu (Gonore) Bakteriyel Vajinoz Yumuşak

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR?

ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR? ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR? Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hast. Ve Doğum AD Jinekolojik Onkoloji Ünitesi Serviks Epiteli Skuamoz epitel: Ektoserviks Kolumnar epitel: Endoserviks

Detaylı

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon Granülom / Granülomatoz reaksiyon Non-enfektif granülomatozlar: Sinir sistemi tutulumu ve görüntüleme Küçük nodül Bağışıklık sisteminin, elimine edemediği yabancı patojenlere karşı geliştirdiği ve izole

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Soliter Pulmoner Nodül Tanım: Genel bir tanımı olmasa da 3 cm den küçük, akciğer parankimi ile çevrili, beraberinde herhangi patolojinin eşlik

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

HIV/AIDS Hastasına İlk Yaklaşım

HIV/AIDS Hastasına İlk Yaklaşım HIV/AIDS Hastasına İlk Yaklaşım Dr. Nurcan BAYKAM ANEAH 1.Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği HIV enfeksiyonu olan hastaların takibini sonuna kadar yapabilecek teknik donanımımız ve

Detaylı

Genital Siğiller Risk Faktörler: Belirtiler:

Genital Siğiller Risk Faktörler: Belirtiler: HPV ( Human Papilloma virus) 60 tan fazla virüse verilen ortak addır. Bu virüsler vücudun herhangi bir yerinde siğillere sebep olabilirler.ancak bazıları cinsel yola bulaşır ve condyloma acuminata veya

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

SINIR DEĞERLER NE ÖNERİLİR? Düzen Laboratuvarlar Grubu

SINIR DEĞERLER NE ÖNERİLİR? Düzen Laboratuvarlar Grubu SEROLOJİK TANIDA SINIR DEĞERLER NASIL DEĞERLENDİRİLİR? NE ÖNERİLİR? Dr. Tutku TANYEL Dr. Tutku TANYEL Düzen Laboratuvarlar Grubu Şüpheli ilişkimin üzerinden 5 gün geçti acaba ne testi yaptırsam HIV bulaşıp

Detaylı

Deri Layşmanyazisi. Prof. Dr. Mehmet HARMAN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı

Deri Layşmanyazisi. Prof. Dr. Mehmet HARMAN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Deri Layşmanyazisi Prof. Dr. Mehmet HARMAN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Amaç Hastalığın tanısını koyabilmek Uygun tedaviyi yapabilmek Koruyucu yöntemleri sayabilmek İçerik

Detaylı

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353 23. Aşağıdakilerden hangisi akne patogenezinde rol oynayan faktörlerden biri değildir? A) İnflamasyon B) Foliküler hiperproliferasyon C) Bakteriyal proliferasyon D) Aşırı sebum üretimi E) Retinoik asit

Detaylı

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,

Detaylı

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2015;7 (3): 241-245

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2015;7 (3): 241-245 Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2015;7 (3): 241-245 Olgu Sunumu Gümüşay ve ark. HIV Negatif Olguda Skrotal Kaposi Sarkomu Kaposi Sarcoma in HIV Negative Patient Özge Gümüşay 1, Tuğba Arslan

Detaylı

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi Prof. Dr. Volkan Korten Marmara Üniversitesi Tıp T p Fakültesi İnfeksiyon Hastalıklar kları ve Klinik Mikro. ABD. Risk? Başlangıç tedavisine yanıtsızlık değil. Ciddi

Detaylı

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU Ramazan Gözüküçük 1, Yunus Nas 2, Mustafa GÜÇLÜ 3 1 Hisar Intercontinental Hospital, Enfeksiyon Hastalıkları

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

6 Pratik Dermatoloji Notları

6 Pratik Dermatoloji Notları AİLE HEKİMLERİ İÇİN 6 Pratik Dermatoloji Notları En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar İçindekiler Siğil Skuamöz Hücreli Karsinom Bazal Hücreli Karsinom Melanom Lipom Nörofibromatözis 2 Siğil 3 Siğil

Detaylı

Baş Boyun Radyoterapisi Yan Etkileri. Yrd. Doç. Dr. Banu Atalar Acıbadem Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi A.D.

Baş Boyun Radyoterapisi Yan Etkileri. Yrd. Doç. Dr. Banu Atalar Acıbadem Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi A.D. Baş Boyun Radyoterapisi Yan Etkileri Yrd. Doç. Dr. Banu Atalar Acıbadem Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi A.D. Baş Boyun Radyoterapisinin Önemi Cerrahi ile eşit sonuç alınması Uzun yaşam beklentisi Organ

Detaylı

Kabakulak (Epidemik Parotitis) Prof. Dr. Haluk Çokuğraş

Kabakulak (Epidemik Parotitis) Prof. Dr. Haluk Çokuğraş Kabakulak (Epidemik Parotitis) Prof. Dr. Haluk Çokuğraş 1 Olgu 1: 4 aylık erkek çocuk 2 Üç gündür ateş, boynun sağ yanında şişlik. Bu bölgede yaygın şişlik-kızarıklık ve ısı artışı. Ağız içerisinde Stenon

Detaylı

SİSTEMİK HASTALIKLARIN ORAL LEZYONLARI VE DİŞ HEKİMLİĞİNDE DİABET

SİSTEMİK HASTALIKLARIN ORAL LEZYONLARI VE DİŞ HEKİMLİĞİNDE DİABET T.C. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı SİSTEMİK HASTALIKLARIN ORAL LEZYONLARI VE DİŞ HEKİMLİĞİNDE DİABET BİTİRME TEZİ Stj. Diş Hekimi Didem GENÇ Danışman Öğretim Üyesi: Prof.

Detaylı

Henoch-Schöenlein Purpurası

Henoch-Schöenlein Purpurası www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Henoch-Schöenlein Purpurası 2016 un türevi 1. HENOCH-SCHÖENLEİN PURPURASI NEDİR? 1.1 Nedir? Henoch-Shöenlein purpurası (HSP), küçük kan damarlarının (kapilerlerin)

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİROSİL %5 krem Haricen kullanılır.

KULLANMA TALİMATI. VİROSİL %5 krem Haricen kullanılır. KULLANMA TALİMATI VİROSİL %5 krem Haricen kullanılır. Etkin madde: Her 1 g krem %5 a/a 50 mg asiklovir içerir. Yardımcı madde(ler): Poloksamer, setostearil alkol, sodyum lauril sülfat, beyaz yumuşak parafin,

Detaylı

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Tarih: 10/09/2015 Sayı : 8 Dünya Lenfoma Farkındalık Günü 15 Eylül 2015 Hazırlayan Neşet SAKARYA Birkaç dakikanızı ayırarak ülkemizde 2011

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

%20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı

%20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı %20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı kaşıntılar (kc, bb, troid) Pemfigoid gestasyones Gebeliğin

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ

KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ Ruksan ELAL 1, Arsenal SEZGİN ALİKANOĞLU 2, Dinç SÜREN 2, Mustafa YILDIRIM 3, Nurullah BÜLBÜLLER 4, Cem SEZER 2

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Fungal Etkenler. Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı. Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı. Ege Mikrobiyoloji Günleri-3

Fungal Etkenler. Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı. Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı. Ege Mikrobiyoloji Günleri-3 Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı Fungal Etkenler Dr. Ayşe Kalkancı Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı SSS enfeksiyonları Mortalite

Detaylı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Malignite ve Transplantasyon Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Sunum Planı -Pretransplant malignitesi olan alıcı -Pretransplant malignitesi olan donör -Posttransplant de

Detaylı

Isırıkla İlgili Literatür İncelemesi

Isırıkla İlgili Literatür İncelemesi Isırıkla İlgili Literatür İncelemesi Prof. Dr. Tuna DEMİRDAL İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları AD, SB Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Kliniği, İzmir Avcılarda

Detaylı

PRİMER HERPETİK GİNGİVO - STOMATİTİS. (Bir Olgu Nedeniyle) ÖZET

PRİMER HERPETİK GİNGİVO - STOMATİTİS. (Bir Olgu Nedeniyle) ÖZET G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt VII, Sayı 2, Sayfa 279-284, 1990 PRİMER HERPETİK GİNGİVO - STOMATİTİS (Bir Olgu Nedeniyle) Erman AKBULUT* ÖZET Bu makalede 6 yaşında Primer Herpetik Gingivo - Stomatitis tanısı

Detaylı

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5 Sorular Soru 1 T1 ve T2 ağırlıklı spin eko sekanslarda hiperintens görülen hematom kavitesinin evresini belirtiniz? a) Akut dönem b) Hiperakut dönem c) Subakut erken dönem d)

Detaylı

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM Tanım Az diferansiye tiroid karsinomları, iyi diferansiye ve anaplastik

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

İmmünkompromize Konakta Aşılama Rehberi. Uzm.Dr. Ebru DİK İzmir Bozyaka E.A.H

İmmünkompromize Konakta Aşılama Rehberi. Uzm.Dr. Ebru DİK İzmir Bozyaka E.A.H İmmünkompromize Konakta Aşılama Rehberi Uzm.Dr. Ebru DİK İzmir Bozyaka E.A.H 2013 IDSA İmmünkompromize Kişilerin Aşılanması İçin Klinik Uygulama Rehberi Bu rehber, immünkompromise hastaların ve onlarla

Detaylı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez

Detaylı

PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ

PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ Dr. Nimet Karadayı Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Kliniği Lenf nodları metastatik malignitelerde en

Detaylı

HIV/AIDS epidemisinde neler değişti?

HIV/AIDS epidemisinde neler değişti? HIV/AIDS epidemisinde neler değişti? Dr. Gülşen Mermut Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji ABD EKMUD İzmir Toplantıları - 29.12.2015 Sunum Planı Dünya epidemiyolojisi

Detaylı

. a- Akcig erlerin küçük bölgeleri kapanabilir, bu da akcig er enfeksiyonu riskini artırabilir. Antibiyotik tedavisi ve fizyoterapi gerekebilir.

. a- Akcig erlerin küçük bölgeleri kapanabilir, bu da akcig er enfeksiyonu riskini artırabilir. Antibiyotik tedavisi ve fizyoterapi gerekebilir. Genital Siğil (Kondilom) Cerrahi Tedavisi Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi, Genital siğilin (kondilomun) cerrahi tedavisi genel, spinal veya lokal anestezi altında yapılabilir. Saha temizliği sonrası kondilom

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ?

Detaylı

Kateter İnfeksiyonlarında Mikrobiyoloji Doç. Dr. Deniz Akduman Karaelmas Üniversitesi it i Tıp Fakültesi İnfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Kateter infeksiyonlarında etkenler; kateter

Detaylı

Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım. Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012

Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım. Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012 Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012 Nötropenik hastalarda fungal infeksiyonlar Nötropeni invaziv

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

AİDS VE ORAL BELİRTİLERİ

AİDS VE ORAL BELİRTİLERİ İ. Ü. Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi CİLT: 21SAYI: 2, HAZİRAN 1993 AİDS VE ORAL BELİRTİLERİ Necla Tîmoçin*, Ayfer Kaynar**, Ayşegül Apaydın*** Yayın kuruluna teslim tarihi: 2. 2.1993 AIDS: FROM THE ASPECT

Detaylı

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY FORMÜL %0.2 klorheksidin glukonat içerir. Yardımcı madde olarak; gliserin, limon esansı ve nane esansı içerir. Bir püskürtme 0.15 ml dir ve 0.0003 g klorheksidin glukonat içerir.

Detaylı

Tanı. Asemptomatik.. Laboratuvar ile konur. Akut infeksiyonla, geçirilmiş enfeksiyonu ayırt etmek zor. Serolojik bulgular + Ultrasonografi

Tanı. Asemptomatik.. Laboratuvar ile konur. Akut infeksiyonla, geçirilmiş enfeksiyonu ayırt etmek zor. Serolojik bulgular + Ultrasonografi Tanı Asemptomatik.. Laboratuvar ile konur Akut infeksiyonla, geçirilmiş enfeksiyonu ayırt etmek zor Serolojik bulgular + Ultrasonografi 37 Laboratuvar tanı 1. IgM ve IgG türü antikorların gösterilmesi

Detaylı

Olgu Sunumu (İmmünyetmezlikli hastada viral enfeksiyonlar) Dr. A. Arzu Sayıner Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD

Olgu Sunumu (İmmünyetmezlikli hastada viral enfeksiyonlar) Dr. A. Arzu Sayıner Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD Olgu Sunumu (İmmünyetmezlikli hastada viral enfeksiyonlar) Dr. A. Arzu Sayıner Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD Olgu Dört ay önce eşinden böbrek nakli yapılan 62 yaşındaki

Detaylı

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA 49 yaşında, erkek hasta Sol ayakta şişlik, kızarıklık Sol ayak altında siyah renkte yara

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik

Detaylı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi- İstanbul

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Adem Aköl Sinan Özyavaş Hazırlama Komitesi Kalite Konseyi Başkanı Kalite Koordinatörü 1/5

Detaylı

KIRMIZI GÖZ DOÇ.DR.ÖZCAN OCAKOĞLU CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ

KIRMIZI GÖZ DOÇ.DR.ÖZCAN OCAKOĞLU CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ KIRMIZI GÖZG DOÇ.DR..DR.ÖZCAN OCAKOĞLU CERRAHPAŞA A TIP FAKÜLTES LTESİ KANLANMA TİPLERİ YÜZEYEL DERİN MİKST LOKALİZASYON PERİFER MERKEZİ YAYĞIN NEDENİ KONJ.DAMARLANMA SİLİYER ARTER HERİKİSİ ETYOLOJİ YÜZEYEL

Detaylı

Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Acile Başvuru Şikayetleri ve Gözümüzden Kaçanlar. Doç. Dr. Evvah Karakılıç MD, PhD.

Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Acile Başvuru Şikayetleri ve Gözümüzden Kaçanlar. Doç. Dr. Evvah Karakılıç MD, PhD. Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Acile Başvuru Şikayetleri ve Gözümüzden Kaçanlar Doç. Dr. Evvah Karakılıç MD, PhD. SSS Enfeksiyonları Amaç; SSS enfeksiyonları; Klinik tabloyu tanımak Yaşamı tehdit

Detaylı

Cytomegalovirus Enfeksiyonları. Prof. Dr. Dilek Çolak Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD Tıbbi Viroloji Bilim Dalı

Cytomegalovirus Enfeksiyonları. Prof. Dr. Dilek Çolak Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD Tıbbi Viroloji Bilim Dalı TransplantAlıcılarında Cytomegalovirus Enfeksiyonları Prof. Dr. Dilek Çolak Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD Tıbbi Viroloji Bilim Dalı 1 Sunum Planı Enfeksiyonların transplantasyon

Detaylı

OLGU SUNUMU. Dr.Alper Gündüz Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Enfeksiyon Hastalıkları ve Kln. Mikr

OLGU SUNUMU. Dr.Alper Gündüz Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Enfeksiyon Hastalıkları ve Kln. Mikr OLGU SUNUMU Dr.Alper Gündüz Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Enfeksiyon Hastalıkları ve Kln. Mikr 1 Olgu 40 y,erkek,bekar Biseksüel, korunmasız multipl partnerleri mevcut Eski Banka Memuru (son 6 ay işsiz)

Detaylı

Servikal Preinvazif Lezyonlarda Tedavi Sonrası Takip. Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD

Servikal Preinvazif Lezyonlarda Tedavi Sonrası Takip. Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Servikal Preinvazif Lezyonlarda Tedavi Sonrası Takip Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Servikal Sitolojik Terminoloji Neden Takip Edelim? Hastalığın invazif serviks kanserine ilerleme

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 İmmün sistemin gelişimini, fonksiyonlarını veya her ikisini de etkileyen 130 farklı bozukluğu tanımlamaktadır. o Notarangelo L et al, J Allergy Clin Immunol 2010 Primer immün yetmezlik sıklığı o Genel

Detaylı

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader OLGU 1 İkinci çocuğuna hamile 35 yaşında kadın gebeliğinin 6. haftasında beş yaşındaki kız çocuğunun rubella infeksiyonu geçirdiğini öğreniyor. Küçük

Detaylı

TÜLAY AKSARAY TECİMER 4 MAYIS 2013

TÜLAY AKSARAY TECİMER 4 MAYIS 2013 TÜLAY AKSARAY TECİMER 4 MAYIS 2013 Langerhans hücreli histiyositoz(lhh) Castleman Hastalığı (CH) Kimura Hastalığı Kikuchi Fujimoto -Histiyositik nekrotizan lenfadenit Rosai-Dorfman hastalığı Tanım Langerhans

Detaylı

BIOPHARM MAYIS 08 BÜLTENĐ

BIOPHARM MAYIS 08 BÜLTENĐ BIOPHARM MAYIS 08 BÜLTENĐ 1 FIV (Feline Immunodeficiency Virus) Genel Bakış: Feline immunodeficiency virus (FIV)evcil kedilerde ve çitalarda, insanlardaki HIV enfeksiyonuna benzeyen enfeksiyöz bir hastalık

Detaylı

Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid. Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu

Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid. Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu 2006 Hemoroidal Hastalık Hemoroidal hastalık Eski Mısır, Yunan, Hindu, İbrani medeniyetlerinde İncil de sıkça adı geçmektedir

Detaylı

HEPATİT B, TÜRKİYE İÇİN AIDS TEN DAHA TEHLİKELİ. Dr. Zülkar Dönmez Asil Çelik San. Tic. A.Ş.

HEPATİT B, TÜRKİYE İÇİN AIDS TEN DAHA TEHLİKELİ. Dr. Zülkar Dönmez Asil Çelik San. Tic. A.Ş. HEPATİT B, TÜRKİYE İÇİN AIDS TEN DAHA TEHLİKELİ BİRLEŞİK METAL-İŞ YAYINLARI Tünel Yolu Cd. No.2 81110 Bostancı - İstanbul Tel: (0216) 380 8590 Faks: (0216) 373 6502 Dr. Zülkar Dönmez Asil Çelik San. Tic.

Detaylı

BAŞ BOYUN KANSELERİ. Uyarıcı işaretlerin bilinmesi:

BAŞ BOYUN KANSELERİ. Uyarıcı işaretlerin bilinmesi: BAŞ BOYUN KANSELERİ Uyarıcı işaretlerin bilinmesi: Bir yılda 55000 Amerikalıda baş ve boyun bölgesinde kanser tesbit edildiğini, bunların 13000 ünün öldüğünü ve yine bunların önlenebileceğini biliyor muydunuz?

Detaylı

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi MEMENİN PAGET HASTALIĞI Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi Meme başındaki eritamatöz ve ekzamatöz değişiklikler ilk kez 1856 da Velpeau tarafından tariflenmiştir. 1874 de ilk kez Sir James

Detaylı

Hematopoetik Kök Hücre Nakli Mikrobiyoloji Laboratuarından Beklentiler. Dr. Gülsan Türköz SUCAK

Hematopoetik Kök Hücre Nakli Mikrobiyoloji Laboratuarından Beklentiler. Dr. Gülsan Türköz SUCAK Hematopoetik Kök Hücre Nakli Mikrobiyoloji Laboratuarından Beklentiler Dr. Gülsan Türköz SUCAK Allojeneik kök hücre nakli Lenfo-hematopoetik sistem kendini yineleme (self-renewal) kapasitesi olan tek organ

Detaylı

SSS Enfeksiyonlarının Radyolojik Tanısı. Dr. Ömer Kitiş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Nöroradyoji

SSS Enfeksiyonlarının Radyolojik Tanısı. Dr. Ömer Kitiş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Nöroradyoji SSS Enfeksiyonlarının Radyolojik Tanısı Dr. Ömer Kitiş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Nöroradyoji Nöroradyoloji de;doku kontrast mekanizmaları T1/T2/PD; T1-T2 relaksasyon zamanları

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ

SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ Uzm. Hem. İlknur Yayla *Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü, Acıbadem Sağlık Grubu Ameliyathaneler ve MSÜ Koordinatörü Hazırlanma Tarihi: 23 Mart 2016 http://www.haberturk.com/saglik/haber/536313-kanserde-nano-teknoloji-mucizesi

Detaylı

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği Dr. A. Nimet Karadayı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği MEME TÜMÖRLERİNDE PATOLOJİ RAPORLARINDA STANDARDİZASYON Amaç, hasta

Detaylı