Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1 TÜBERKÜLOZ Dr. Özlen Tümer Süreyyapaşa Eğitim Hastanesi Epidemiyoloji: Tüberküloz, dünyada en sık ölüme neden olan bulaşıcı hastalıklar içinde HIV/AIDS enfeksiyonunun ardından ikinci hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) nün 2005 yılında yayınladığı rapora göre 2003 yılında dünyada 8.8. milyon yeni tüberküloz hastası olduğu ve bunlardan 3.9 milyon hastanın yayma pozitif akciğer tüberkülozu olduğu tahmin edilmektedir. Bu rapora göre dünyada tüberküloz insidansı yüzbinde 140 dır (1). Tüberküloz hastalarının çoğu yaş arasındadır. Dünyadaki toplam hasta sayısının yarısından fazlası Hindistan, Endonezya, Bangladeş ve Pakistan da bulunmaktadır. Batı ve Orta Avrupa da, Kuzey ve Güney Amerika da ve Orta Doğuda olgu sayısı giderek azalmakta iken eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ve Sahra güneyi Afrika da çarpıcı artışlar söz konusudur (1) den itibaren Sovyetler Birliğinin dağılması ile oluşan ekonomik çöküş, tüberküloz kontrolünde ve diğer sağlık hizmetlerinde beliren genel yetersizlik eski Sovyet ülkelerinde tüberküloz oranlarının artmasına neden olmuştur. Son yıllarda yapılan direnç sürveyans çalışmaları Estonya, Letonya ve Rusya nın bazı kesimlerinde yeni tüberküloz olgularının %10 dan fazlasında çok ilaca dirençli tüberküloz (MDR-TB) olduğunu ortaya koymuştur. MDR-TB, tüberküloz tedavisinin temel ilaçları olan izoniazid ve rifampisine karşı direnç oluşmasıdır ve kötü kontrol programının bir sonucudur (2). HIV epidemisinin de küresel tüberküloz yüküne çok fazla katkısı olmaktadır. HIV ile enfekte tüberküloz hastası insidansı 2003 yılında yüzbinde 11 dir. Sahra güneyi Afrika da % 38, daha gelişmiş ülkelerde %14 ve Batı Pasifik Bölgesinde %1 oranlarındadır. Bangladeş, Çin ve Endonezya da HIV (+) tüberküloz olgularını oranı %1 in altındadır. Botswana, Güney Afrika, Zambia ve Zimbabwe de bu oran %60 ların üzerindedir. Tüberkülozdan ölen hastaların %13 ü aynı zamanda HIV(+) dir(3). Ülkemiz için Verem Savaşı Daire Başkanlığı tarafından DSÖ ne son bildirilen (2003 yılı) yeni hasta sayısı dir(1). Buna göre ülkemizde TB insidansı yüzbinde 26 dır. Verem Savaş Daire Başkanlığına 2003 için bildirilmiş yayma pozitif hasta sayısı 8349 dır (yüzbinde 12). Bakteriyoloji: Tüberküloz dünya üzerindeki en eski hastalıklardan biri olarak kabul edilmektedir. M. tuberculosis in yıldır dünyadaki varlığı tahmin edilmesine rağmen aynı cinse ait başka bir organizmadan evrimleştiğine giderek daha fazla inanılmaktadır. Önce hayvanlarda hastalık yapan türlerin insanların hayvanları evcilleştirmesi ile evrim geçirerek insanlarda hastalık yapan türe dönüştüğü düşünülmektedir. M. tuberculosis complex temel olarak M. tuberculosis, M. bovis, M. africanum ve M. microti den oluşmakta, aynı özelliklere sahip bazı yeni türler de keşfedilmektedir (4). M. tuberculosis 1-4 mikron uzunlukta, aerop bir basildir (5). Patofizyoloji: Tüberküloz hastalığı Mycobacterium tuberculosis basilini taşıyan 1-5 µm çapındaki damlacık çekirdekleri ile yayılır. Öksürme, hapşurma, konuşma veya şarkı söyleme ile larinks veya akciğer tüberkülozu olan hastaların ekspektorasyonu sonrası bu küçük partiküller dakikalar hatta saatler boyunca havada asılı kalabilirler. Mikrop taşıyan damlacık çekirdekleri inhale edilir ve distal havayollarında alveollerde yerleşirler (5). M. tuberculosis makrofajlar tarafından fagosite edilir. Bu olayla enfeksiyonun başarılı bir şekilde durdurulması veya aktif hastalığa ilerlemesi ile sonuçlanan bir dizi olaylar zinciri başlar. Aktif hastalık gelişme riski yaş, enfekte olma süresi, kişisel bağışıklıkla ilgili olarak değişse de

2 genellikle enfeksiyondan sonraki ilk 2 yıl riskin yarısını oluşturmak üzere ömür boyu toplam risk %10 dur. Alveoler makrofajlar tarafından fagosite edildikten sonra M. tuberculosis sürekli ancak yavaş bir hızla çoğalmaya devam eder ve lenfatik sistem yoluyla hiler lenf bezlerine yayılır. Birçok kişide enfeksiyondan 2-8 hafta sonra hücresel tipte immunite gelişir. Aktive T lenfositler ve makrofajlar organizmaların yayılmasını ve çoğalmasını sınırlayan granulomlar oluşturur. M. tuberculosis karakteristik olarak ortası nekrotik(kazeöz) granulomların ortasında kalır, fakat sıklıkla canlı kalmaz. Hücresel bağışıklık sisteminde bir bozukluk olmadığı sürece enfeksiyon genellikle sınırlı kalır ve aktif hastalık hiçbir zaman gelişmez. Hücresel bağışıklığın gelişmesi Tüberkülin cilt testinin pozitif olması ile sonuçlanır. Konakçı, hücresel düzeyde etkili bir yanıt oluşturur: M. tuberculosis ile enfekte alveoler makrofajlar birçok sitokinler yoluyla T lenfositlerle etkileşime girer. Enfekte makrofajlar interlökin 12 ve 18 salgılar, bunlar özellikle CD4 pozitif T lenfositlerini gamma interferon salgılamak üzere uyarır. Bu sitokin makrofajlarda M. tuberculosisin fagositozunu stimule eder. Interferon-γ doğrudan makrofajın M. tuberculosisi öldürmesini uyarmaz. Fakat Interferon-γ tüberküloz enfeksiyonunun kontrolünde çok önemlidir. Makrofajların TNF- α salgılamasını uyarır. TNFα granulom oluşmasında ve enfeksiyonun yaygınlığının kontrolünde önemlidir. T lenfosit yanıtı antijen spesifiktir. Çok sayıda M. tuberculosis antijenleri tanımlanmış olmasına rağmen hiçbiri koruyucu bağışıklık sağlamaz ve bu yüzden aşı için uygun değillerdir. Enfeksiyonla ilgili olarak konakçının immun yanıtı M. tuberculosis in çoğalmasını engelleyemezse aktif hastalık oluşur. Bu gelişme sıklıkla 5 yaşın altındaki çocuklarda ve immun yetmezlikli yetişkinlerde olur. Primer progressif hastalık olarak adlandırılan bu durum, vücutta herhangi bir organı tutabilir. Fakat sıklıkla orta ve alt akciğer parankimi, hiler lenf bezlerini tutar veya hematojen yayım sonucu yaygın lezyonlar olarak ortaya çıkar. Etkin bir konakçı immun yanıtı M. tuberculosis enfeksiyonunu sınırlasa da birçok faktör sessiz enfeksiyonun reaktive olarak aktif hastalığa dönüşmesini tetikleyebilir. HIV başlı başına bir risk faktörüdür. Kontrol altında olmayan diyabet, renal yetmezlik, malign hastalık, kemoterapi, kortizon kullanımı, malnütrisyon, D vitamini veya A vitamini eksikliği bağışıklık sistemini bozarak hastalık gelişmesinde predispozan bir faktör olabilir. Interferon gama ve TNF-alfa üretimindeki bozukluklar gibi interferon gamma reseptörleri ve interlökin-12 reseptör beta 1 üretiminde bozukluk olması da hastalık oluşmasında etken olarak bildirilmiştir. (3,4,5) Genetik Birçok çalışma bazı hastalarda tüberküloza karşı genetik predispozisyon olduğunu düşündürmektedir. Bu düşünce monozigot ve dizigot ikizlerde yapılan çalışmalardan kaynaklanmıştır. Topluma dayalı çalışmalar tüberküloz ile bazı HLA-allel leri arasında ilişki bulmuştur. Aynı zamanda vitamin D reseptörü, interlökin 1 ve doğal dirençle ilgili makrofaj proteini (NRAMP1) için olan genlerde polimorfizm saptanmıştır. Bu polimorfizmlerin fonksiyonel önemi henüz bilinmemesine rağmen NRAMP1 polimorfizmi interlökin 10 regülasyonuyla birlikte tüberküloza eğilimi etkiliyor olabilir. Genetik polimorfizm ve tüberküloz duyarlılığı arasındaki ilişki etnik orijine göre değişebilir, ancak global tüberküloz yüküne ne kadar katkıda bulunduğu net değildir, çünkü ömür boyu karşılaşılan çevresel etkilerle genetik predizpozisyonu ayırmak çok güçtür (3). Klinik : Tüberküloz ateş, gece teri, kilo kaybı ve iştahsızlık gibi sistemik belirtilerle ortaya çıkabilir. Tüberküloz en sık akciğerlerde hastalık yapar. Solunum sistemi ile ilgili belirtilerin başında öksürük gelir. Hemoptizi eşlik edebilir. Daha ender olarak nefes darlığı ve göğüs ağrısı yakınmaları olabilir. Fizik muayenede hiçbir bulgu saptanmayabilir. Bazen raller duyulabilir. HIV negatif toplumda akciğer dışı tüberküloz, olguların %20 sini oluşturur. Ancak HIV pozitif kişiler arasında akciğer dışı tüberküloz daha fazladır. Akciğer dışı tüberküloz formları içinde lenf bezi

3 tüberkülozu özellikle kadınlar ve küçük çocuklarda sıktır. Plevra tüberkülozu ya primer progressif tüberküloz enfeksiyonu veya latent enfeksiyonun reaktivasyonu ile oluşur. Akciğer grafisi çoğunlukla tek taraflı sıvı toplanması gösterir. Plevra hastalığı daha çok artmış bir immun yanıtın sonucudur. Seröfibrinöz efüzyonların %90 ı hiçbir tedavi almadan kendiliğinden düzelir. Ancak tedavi almayanların yaklaşık üçte ikisi diğer organları, özellikle de akciğerleri tutan tüberküloz olarak nükseder. Tüberkülozun en ciddi organ tutulumu santral sinir sistemi tutulumudur. Bu tutulum meninksleri tutabileceği gibi kafa içi yer kaplayan oluşum (tüberkülom) şeklinde de olabilir. Klinik görünümler basilin varlığına bağlı olabildiği gibi inflamatuar immun yanıtla da ilişkilidir. Beş yaşın altındaki çocuklar ve HIV pozitif olanlar menenjit için artmış risk altındadırlar. Kronik menenjit bulguları baş ağrısı, ateş, ve mental durum değişikliğidir. Nörolojik bulgular, tüberkülomun yerine bağlı olarak kranial sinir felçleri, motor, duysal ve serebellar bozukluklardır. Tedavi edilmediğinde menenjit hemen her zaman öldürücüdür. Nörolojik sekellerin oluşmasını önlemek için erken tanı ve tedavi önemlidir. Tüberküloz her kemik ve eklemi tutabilir, ancak en sık görülen Pott hastalığı, yani omurganın tutulumudur.en sık torasik vertebralar tutulur. Vertebra korpusunun tutulumuna komşu disklerin tutulumu eşlik eder. Genitoüriner tüberküloz enderdir ve bu sistemin diğer enfeksiyonlarından ayırımı zordur. Erkeklerde prostatit ve prostat büyümesi, epididimit ve orşit olarak bulgular ortaya çıkabilir. Bazen ağrısız bir skrotal kitle olarak da görülebilir. İdrar tetkikinde lökosit ve eritrosit görülebilir, fakat idrar kültüründe üreme olmaz (steril püyüri). Tüberkülozun sık olduğu bölgelerde genital tüberküloz kadınlarda önemli bir infertilite nedenidir. Yaygın tüberküloz aynı anda birkaç organ.tutulumunu tanımlar ve primer progresif hastalık sonucu veya latent enfeksiyonun reaktivasyonu sonucu oluşur. Akciğer tutulumunun bulgusu infiltrasyon yerine milier görünüm olmasıdır, ancak yaygın hastalığı olan her hastada akciğer tutulumu görülmeyebilir. Tedaviye rağmen mortalite yüksektir. Ölüm, tanı gecikmesine veya altta yatan diğer tıbbi durumlara bağlı olabilir (3,5,6). Tanı: Aktif tüberkülozun tanısı ile ilgili kriterler hastanın bulunduğu yere göre değişir. Persistan öksürüğü olan hastalar ( 2 haftayı geçen öksürük) tüberküloz açısından değerlendirilmelidir. Çocuklar için daha önce tüberküloz olduğu bilinen bir yetişkinle temas öyküsü veya tüberküloz enfeksiyonun kanıtı (pozitif Tüberkülin testi) önemli ipuçlarıdır. Tüberküloz için tanı testleri duyarlılık, özgüllük, hız ve fiyat olarak farklılıklar gösterir. Tüberküloz tanısı için günümüzde en geçerli tanı metodu balgam yaymasının mikroskopik incelenmesidir. Balgam yayması ucuz bir testtir ve hızlı olarak yapılır. Ziehl- Neelsen, flurokrom, ve Kinyoun boyama metodları kullanılabilir. IUATLD ( Tüberküloz ve Akciğer hastalıklarına karşı Uluslararası Birlik) ve DSÖ Ziehl- Neelsen metodunu önermektedirler. Kültür pozitif olguların %50-80 inde yayma da pozitif olmasına rağmen yayma pozitif olgular daha bulaştırıcıdır ve ölüm oranları da daha yüksektir. M.tuberculosis bulaşında yayma negatif olgular %15-20 arasında bir orandadır. Yüksek prevalanslı ülkelerde tüberküloz olduğundan şüphelenilen olguların %95 inde yayma pozitiftir. Tüberküloz hastalığının tanısı bakteriyolojiktir ve tanıda altın standart kültürde üremenin gösterilmesidir. Rutin kültür genellikle pratik değildir ve tüberküloz kontrolü açısından gereksizdir. Teksif işlemi yapılmış yaymalar (dekontamine edilmiş ve santrifüj yapılmış materyal) daha duyarlı olabilir ve kültür işleminin yapıldığı laboratuarlarda rutin olarak kullanılırlar. Duyarlılık testleri için de kültür zorunludur. Katı besiyerinde (Löwenstein-Jensen veya Middlebrook 7H10 ve 7H11) üreme 6 hafta sürse de sıvı besiyerlerinde 7-21 günde üreme saptanır. Eğer kültür yapılıyorsa ideal olanı sıvı ve katı besiyerlerinin birlikte kullanmaktır. Sıvı besiyeri hızlı olarak üremeyi gösterirken katı besiyeri koloni morfolojisi ve miks kültürleri göstermeye yardımcı olur. Sıvı besiyeri olarak kullanılan yeni yarı veya tam otomatik sistemler (BACTEC 460 TB, BACTEC-MGIT 960, BacT/AlertMB gibi) izolasyon süresini kısaltmıştır.

4 Tüberkülozu düşündüren radyolojik bulgular üst lobların infiltrasyonu, kaviter infiltrasyonlar hiler veya paratrakeal adenopatilerdir. Tüberküloz tanısı radyolojik olarak konamaz. Yüksek rezolusyonlu bilgisayar tomografisi incelemesinde akciğer parankiminde tomurcuklanmış ağaç görünümü olması, peribronşial kalınlaşma, santrlobüler ve peribronşial nodüllerin görülmesi tüberkülozu düşündürür. Primer progressif hastalık ve HIV(+) hastalarda radyolojik bulgular daha belirsizdir, alt loblarda infiltrasyonlar veya milier görünüm olarak ortaya çıkabilir. HIV enfeksiyonun ileri dönemindeki hastalarda kilo kaybı ve ateş sık fakat kaviter hastalık yayma pozitifliği daha enderdir. Akciğer tüberkülozu tanısı alan HIV(+) hastaların %8 inde akciğer grafisi normal bulunmuştur. Tüberküloz olgularının %15-20 si yayma negatiftir. Bunlarda tanı klinik, radyolojik, histopatolojik bulgulara veya kemoterapiye verdiği yanıta bakılarak konur. Çocuklar arasında bu oran daha da fazladır. Yanlış pozitif kültürler de oluşabilir. Bunlar genellikle laboratuar bulaşına ve çalışanların hatasına bağlıdır, sıvı besiyerinde kontaminasyon daha sık görülür. Üç aydan fazla kültür pozitifliği devam eden veya sonradan pozitifleşen olgularda ilaç duyarlılık testleri düşünülmelidir. Sıvı besiyerlerinde duyarlılık testleri daha hızlı sonuç verir. Yayma pozitif olgularda direkt ilaçlı agara ekim yöntemi oldukça güvenilirdir. Duyarlılık testi sonuçlarını daha hızlı elde edebilmek için başvurulan bir yöntemdir. Nükleik asit amplifikasyon testleri klinik materyalden doğrudan çalışılabilir. Tüberküloz insidansının yüksek olduğu yerlerde pozitif bir yaymanın diğer yöntemlerle kanıtlanmasına gerek yoktur, çünkü büyük olasılıkla bu sonuç doğrudur. Ancak insidansın düşük olduğu gelişmiş ülkelerde ve HIV enfeksiyonunun yüksek olduğu yerlerde tüberkülozu atipik mikobakterilerden ayırmak için nükleik asit amplifikasyon testleri yayma pozitif olgularda kullanılmaktadır. Nükleik asit amplifikasyon testleri yüksek maliyeti ve sahada kullanım zorluğu nedeniyle kullanımı kısıtlı kalmıştır. Amplifikasyon testleri balgam yayma muayenesinin veya kültürün yerini tutamazlar. Ayrıca tedavi altında iken de genetik materyalin varlığında pozitif sonuç verdikleri için tedaviye yanıtı da değerlendirmekte güvenilir değildir.(3,4,5,7) Klinik laboratuar testlerinde ilerlemeye ek olarak DNA parmak izi (fingerprint) metodları laboratuar bulaşlarını göstermede ve epidemiyolojik çalışmalarda yararlı olmaktadır. Latent enfeksiyon tanısı: Yirminci yüzyılın başından beri yapılan intradermal Tüberkülin cilt testi tüberküloz enfeksiyonu tanısı için kullanılmaktadır. Daha saflaştırılmış şekli olan PPD-S 1939 yılından beri kullanılmaktadır. Tüberkülin cilt testinin BCG aşısı olanlarda da ve atipik mikobakterilere karşı da reaksiyon vermesi özgüllüğünü düşürmektedir. Ayrıca testin saat sonra okunması da bir diğer dezavantajıdır. Pozitiflik değerlendirme kriterleri testin yapıldığı topluma göre değişir. Son yıllarda piyasaya sunulan serolojik testler umut vermektedir. ELISA yöntemi ile yapılan testlerden biri olan Quantiferon-TB testi Tüberkülin cilt testine göre daha az duyarlı ve özgül görülmekle birlikte BCG den etkilenmemektedir. Yeni ve umut verici bir test ELİSPOT testidir. M. tuberculosis de RD1 geni immuniteden sorumludur. BCG ve M. bovis de bu gen bulunmamaktadır.test, bu genin ürünü olan ESAT-6 (Early secreted antigenic target 6) ve CFP 10 (Culture filtrate protein 10) a karşı oluşan özgül T hücre yanıtının ölçülmesi esasına dayanır. BCG den etkilenmemesi Tüberkülin cilt testine karşı üstünlük sağlamaktadır. TSPOT TB testi olarak piyasaya çıkmıştır. (7,8) Tedavi: Tedavinin prensipleri: Tedavinin ana hedefleri relaps olmadan kürü sağlamak, ilaç direnci gelişmesini önlemek ve bulaşmayı durdurarak ölümü de önlemektir. Tüberkülozda ilaç direnci basilin özelliği olarak doğal mutasyonlar sonucu gelişir. Başka mikroorganizmalarda görülebildiği gibi direnç, plazmidlerle bir bakteriden diğerine aktarılmaz. Herhangi bir yabani suş içindeki küçük bir basil grubunda kromozomal

5 mutasyonla direnç ortaya çıkabilir. Basilde bu mutasyonlar ilaçla teması olmadan görülür. İlaç direnci ile ilgili mutasyonlar düşük ancak sabit bir oranda ve her ilaç için farklı olarak oluşurlar. İlaç direnci ile ilişkili mutasyonlar aşağıda belirtilmiştir (tablo 1). Tablo 1: M. tuberculosis de bilinen mutasyonlar (5) İlaç İzoniyazid (INH) Rifampisin (RMP) Streptomisin (SM) Etambutol (EMB) Pirazinamid (PZA) Kinolonlar Dirençli suşlar arasında sıklık Mutasyon yeri katg (katalazperoksidaz) %50 InhA (enoil-acp redüktaz) %25 ahpc (alkil hidroperoksid redüktaz) %10-15 rpob (RNA polimeraz, B alt birimi) %97 RpsL (ribozomal protein %50-60 altüberkülozirim 12) EmbAB (arabinozil transferaz) %50 pcra Bilinmiyor gyra Lezyonun tipine bağlı olarak basil sayısı çok değişir. Basil sayısı ne kadar çoksa doğal dirençli suş gelişme olasılığı o kadar fazladır. Bu nedenle tüberküloz tedavisinde kombine ilaç tedavisi uygulamak gerekir. Tüberküloz tedavisi asla tek bir ilaçla denenmemeli ve başarısız bir tedaviye asla tek bir ilaç eklenmemelidir. Tedavi rejimlerinin iki fazı vardır. Başlangıç fazı aktif olarak çoğalan ve semidormant basilleri öldürmeye yöneliktir. Tedavinin başlangıcından 2-3 ay içinde balgam yayma ve kültür negativasyonu sağlanarak hastanın bulaştırıcılık süresi kısaltılır. Hastaların çoğunda bu (%80-90) sağlanır. Başlangıç fazında bakterisidal etkili en az 2 ilaç (INH, RMP) gereklidir. Başlangıç fazında kullanılan PZA tedavinin 9 aydan 6 aya indirilmesini sağlar. Tedaviye eklenen EMB direnç olduğunda ve basil yükü fazla olduğunda yararlıdır. Tedavi başında hastaların hangisinin ilaçları düzgün kullanacağı belli olamadığını birçok çalışma göstermiştir. Sadece doğrudan gözetimli tedavi bunu garanti eder. Deneyimli bir gözetmen tarafından ilaçların içirilmesi tedavinin yüksek oranda tamamlanmasını sağlar, ilaç direnç gelişimini ve relapsları önler lerde tedavinin başladığı ilk yıllardan beri tüberküloz tedavisinde uyumun bir sorun olduğu bilinmektedir. Doğrudan gözetimli tedavinin önemi çeşitli çalışmalarla ortaya konmuş ve bunlara dayanarak gözetimli tedavi DSÖ nun öngördüğü DOTS(Directly observed treatment strategy: Doğrudan gözetimli tedavi stratejisi) programının bir parçası olmuştur. RMP içeren başlangıç rejimleri mutlaka gözetimli verilmelidir. Devam fazı geri kalan basillerin elimine edilmesini ve tedavi başarısızlığı ve relapsları önlemeyi sağlar. Devam fazının başında basil sayısı azdır ve dirençli suşların seçilme olasılığı düşüktür bu nedenle daha az ilaçla tedavi yeterlidir.(9) Tedavide kullanılan tanımlar: Tüberküloz tanısı konanbir hastaya tedavi başlamadan önce hastanın tanımlanması gerekir. DSÖ tüberküloz hastalığını, hastalığın yeri, şiddeti, bakteriyolojik sonucu ve hastanın daha önce tedavi görüp görmemesine göre sınıflamaktadır.

6 Tüberküloz hastalığının yerine göre: akciğer veya akciğer dışı * Akciğer tüberkülozu, akciğer parankiminin hastalığı olarak tanımlanır. * Akciğerlerde radyolojik anormalliklerin bulunmadığı intratorasik tüberküloz, lenfadenopati (mediastinal ve/ veya hiler) veya plevra tüberkülozu akciğer dışı bir tüberküloz olgusu olarak kabul edilir. * Hem akciğer hem de akciğer dışı tüberkülozu olan bir hasta, öncelikle akciğer tüberkülozu olgusu olarak sınıflanır. Miliyer tüberküloz akciğer parankimini de tuttuğu için akciğer tüberkülozu olarak tanımlanır. Tüberkülozun ağırlığına göre: Basil yükü, hastalığın yaygınlığı ve anatomik bölgesi, tüberküloz hastalığının ağırlığını belirlemede göz önüne alınır. Anatomik bir bölgenin tutulumu belirgin bir akut yaşamsal tehdit oluşturuyorsa ( örneğin perikardiyal tüberküloz) ya da daha sonradan önemli bir komplikasyona yol açacaksa (örneğin omurga tüberkülozu) veya her iki durum da söz konusuysa (örneğin tüberküloz menenjit) ağır hastalık olarak sınıflandırılır. * Akciğer dışı tüberkülozun bazı formları ağır olarak sınıflandırılır. Bunlar, tüberküloz menenjit, miliyer tüberküloz, tüberküloz perikardit, tüberküloz peritonit, bilateral ya da masif plörezi, omurga tüberküloz, intestinal tüberküloz, genitoüriner tüberküloz dur. * Akciğer dışı tüberkülozun şu formları ise hafif olarak sınıflanır: tüberküloz lenfadenit, plevra tüberkülozu ( tek taraflı), kemik tüberküloz ( omurga hariç), permperik eklem tüberkülozu ve deri tüberkülozu. Bakteriyolojk sonuca göre: * Yayma pozitif akciğer tüberkülozu. Mikroskopik olarak en az iki balgam örneği aside dirençli basil (ARB) yönünden pozitif olan hasta; veya mikroskopik olarak en az bir balgam örneği pozitif ve akciğer tüberküloz ile uyumlu radyografik anormallikleri olan ve bir doktor tarafından tam süreli antitüberküloz tedavi almasına karar verilmiş hasta ya da mikroskopik olarak en az bir ARB pozitif balgam örneği olan ve kültürü M. tuberculosis için pozitif gelen hasta yayma pozitif akciğer tüberkülozu hastası olarak kabul edilir. Uygun çalışılan koşullarda, yetişkin akciğer tüberkülozlarının % 65 i, tüm tüberküloz olgularının % 50 ya da daha fazlası yayma pozitiftir. * Yayma negatif akciğer tüberkülozu. Yayma pozitif tüberküloz tanımına uymayan olguları kapsar. Balgam muayenesi yapılmamış olgular da bu sınıflamada yer alır, ancak bu durum yetişkinler için değil, daha çok cocuklar için geçerlidir. Yayma negatif olgu olarak tanımlamak için en az üç balgam örneğinde ARB negatif bulunan, akciğer tüberkülozu ile uyumlu radyografik anormallikleri bulunan ve bir hafta geniş spektrumlu bir antibiyotiğe rağmen klinik yanıtı olmayan ve bir doktor tarafından tam süreli bir antitüberküloz tedavi kararı verilmiş olan bir hasta olması gerekir. Hastalık öyküsüne göre : Yeni olgu:daha önce hiçbir zaman tüberküloz tedavisi almamış ya da dört haftadan daha kısa süre antitüberküloz ilaç kullanmış hasta. Nüks (relapse):geçmişte tüberkülozun herhangi bir formu nedeniyle tedavi görüp tedavisini tamamlamış veya kür olmuş ve yeniden bakteriyolojik (yayma veya kültür) pozitif olan hasta. Tedavi başarısızlığı ( failure) :Tedaviye başladıktan 5 ay veya daha uzun süre sonra balgamı pozitif kalan ya da yeniden pozitifleşen hasta. Tedavi başlamadan önce negatif olup tedavinin ikinci ayından sonra yayması pozitifleşen hastalar da bu tanıma girer. Tedaviye ara verip dönen olgu:iki ay ya da daha fazla tedaviyi bırakan ve bakteriyolojik pozitif olarak yeniden başvuran hasta. Kronik olgu:nüks, tedavi başarısızlığı veya ara verme nedeniyle uygulanan gözetimli yeniden tedavi rejiminin sonunda hala bakteriyolojik olarak pozitif olan hastalardır.

7 Not: Akciğer dışı tüberküloz ve yayma negatif akciğer tüberkülozunda nüks, tedavi başarısızlığı ve kronikleşme görülebilir, ancak oldukça enderdir (9). Yatırılarak tedavisi gereken hastalar:(10) *Genel durumu bozuk olanlar *Hastalığı çok ilerlemiş olanlar *Ağır ya da sık hemoptizisi olanlar *Diyabeti olanlar *Kronik böbrek ya da kronik karaciğer hastalığı olanlar *İlaç alerjisi ve ilaca bağlı hepatiti olanlar *Uyum ve iletişim zorluğu olanlar Yeni olguda tedavi: Dünya Sağlık Örgütü, ayrı ulusal tüberküloz kontrol programı olmayan ülkeler için tüberküloz tedavisini olguların öncelik sırasına göre kategorize etmiştir (9). Buna göre tedavide en öncelikli grup kategori I, son grup da kategori IV dür. Balgam pozitif yeni olgu kategori I olarak değerlendirilir. İlk 2 ay 4 ilaçla, idame fazında 4 ay 2 ilaçla tedavi edilir (tablo 2 (10)). Akciğer dışı tüberkülozun ağır şekilleri de bu grupta yer alır. DSÖ yayınladığı son tedavi rehberinde miliyer tüberküloz, tüberküloz menenjit ve nörolojik bulgular veren omurga tüberkülozunda bile 6 aylık tedavi süresinin yeterli olacağını bildirmiştir. Sağlık Bakanlığı Verem Savaş Daire Başkanlığının 2003 yılında yayınladığı Türkiye de Tüberkülozun Kontrolü için Başvuru Kitabı nda ağır akciğer dışı tüberkülozun toplam tedavi süresini 9 ay olarak belirtilmiştir. Kültür- pozitif tüm çocuk ve yetişkinler için kabul edilebilir en kısa tedavi süresi 6 aydır. Çocuklarda bu 6 aylık rejimin ilk 2 aylık başlangıç fazı izoniyazid, rifampisin ve pirazinamid içermelidir, toksik etkilerinin izlenmesi güç olduğu için etambutolün kullanılması önerilmez(9). Tedavinin ikinci fazı 4 ay izoniyazid ve rifampisin içermelidir. Tüm tedaviler doğrudan gözlem altında verilmeye çalışılmalıdır.

8 Tablo 2: DSÖ tarafından tedavi kategorileri için önerilen tedavi şemaları TÜBERKÜLOZ TEDAVİ KATEGORİSİ I TÜBERKÜLOZ HASTALARI Yeni yayma pozitif AC TB; Yaygın parankim tutulumu olan yeni yayma negatif AC TB; AC dışı tüberkülozun ağır formları; HIV(+) hastalar TÜBERKÜLOZ TEDAVİ REJİMLERİ BAŞLANGIÇ FAZI (GÜNLÜK veya İDAME FAZI HAFTADA 3 KEZ) (GÜNLÜK veya HAFTADA 3 KEZ) 2 ay INH+RMP+PZA+EMB (veya SM) a 4 ay INH+RMP veya 6 ay INH+EMB b II III IV Eski yayma pozitif AC TB: Nüks Tedavi başarısızlığı c Tedaviye ara verip dönen Yeni yayma negatif AC TB (kategori I in dışındakiler) ; AC dışı tüberkülozun daha hafif formları Kronik olgu veya MDR-TB (gözlem altında yapılmış bir yeniden tedaviden sonra hala yayma pozitif hasta) 2 ay INH+RMP+EMB+PZA +SM / 1 ay INH+RMP+PZA+EMB 2 ay INH+PZA+RMP+EMB (veya SM) d 5 ay INH+RMP+EMB 4 ay INH+RMP veya 6 ay INH+EMB b Hastaya özel veya standart yeni tedavi rejimleri ile tedavi a: Tüberküloz menenjitte EMB yerine SM önerilir. b:emb içeren rejimde nüks ve tedavi başarısızlığı oranı yüksektir. c: İlaç duyarlılık testleri önerilir. MDR-TB söz konusu ise kategori IV olarak değerlendirilir. d:,hiv(-), kavitesi olmayan yayma negatif akciğer tüberkülozunda, duyarlı olduğu bilinen hastalarda ve primer tüberkülozlu çocuk hastalarda EMB tedaviden çıkarılabilir. Not: DSÖ intermittant tedaviyi sadece doğrudan gözlem altında yapılma koşuluyla önermektedir. Ülkemizde intermittant tedavi yapılmamaktadır. Tablo 3: Tedavide kullanılan ilaç dozları Günlük doz Erişkin Mg/kg Çocuk g/kg İNH (İzoniyazid) 5 (4-6) RMP (Rifampisin) 10 (8-12) PZA (Pirazinamid) 25(20-30) Ç m Maksi mum doz mg

9 MPZ (Morfozinamid) 40 (30-50) SM (Streptomisin) 15 (12-18) EMB (Etambutol) 15 (15-20) Tedavinin Takibi: Hastanın tedaviye yanıtı bakteriyolojik olarak izlenir. Tedavinin 2., 4., ve 6. ayları sonunda her defasında en az 2 balgam incelemesi yapılır. Eğer 2. ayın sonunda balgam pozitifliği devam ediyorsa başlangıç fazı 1 ay daha uzatılır. Üçüncü aydan sonra idame tedaviye geçilir. 4. ayda balgamı pozitif olan hastadan duyarlılık testleri istenir ve idame tedavi sürdürülür. 5. ay sonunda balgam pozitifliği devam ediyorsa direnç sonuçları ile birlikte referans merkezine nakledilir. Tedavi sırasında ortaya çıkabilecek ilaç yan etkileri tablo 4 de özetlenmiştir (9).

10 Tablo 4: Antitüberküloz ilaçların yan etkilerine yaklaşım Yan Etkiler Sorumlu İlaç Tedavi Minör İştahsızlık, bulantı, karın ağrısı Eklem ağrısı Ayakta yanma hissi Kırmızı idrar Majör Deride kaşıntı, döküntü Sağırlık Denge bozukluğu Sarılık Kusma ve konfüzyon Görme bozukluğu Hemolitik anemi, trombositopenik purpura, akut böbrek yetmezliği RMP PZA INH RMP Thioasetazon SM SM INH,PZA,RMP ilaçların çoğu EMB RMP İlaçlara devam et, dozu kontrol et Gece yatarken ver Aspirin Piridoksin 100 mg/gün İlaca bağlı olduğunu teyit et Sorumlu ilacı kes İlaçları kes SM i kes EMB başla SM i kes EMB başla İlaçları kes İlaçları kes,acil kan tetkikleri iste EMB yi kes RMP i kes Tüberkülozda yeniden tedavi : DSÖ nun yeni sınıflamasında yeniden tedavi, kategori II de ele alınmıştır (Tablo 3). Buna göre nüks olan olgular, tedavi başarısızlığı olarak değerlendirilmiş olgularla tedaviye ara verip dönenler yeniden tedaviye alınır. Başlangıçta yayma negatif olarak kabul edilmiş ve kategori III olarak tedaviye başlanmış hastalar ikinci ayın sonunda balgam yayması pozitif ise yeniden değerlendirilmeli ve kategori II olarak tedavi edilmelidir. Tedaviyi başarıyla tamamlayan hastaların %1-5 oranında nüks ettikleri yapılan çalışmalarda bildirilmiştir. Ayrıca kontrol altına alınamayan diyabet hastalarında, HIV(+) hastalarda ve malabsorpsiyonu olan hastalarda (mide operasyonlu v.b) nüks oranı yüksektir. Tedavi başarısızlığı nedenleri * Kullanılan ilaç sayısı yetersiz, ilaç dozları düşük olabilir. * Tedavi süresi doktor tarafından kısa tutulmuş olabilir. * Hasta ilaçlarını kendisi kesmiş olabilir. Hastalar özellikle tedavinin 2. ayından sonra kendilerini iyi hissetmekte, kilo almakta ve ben iyileştim düşüncesiyle tedavisini kesmektedir. * Hastada primer çok ilaca direnç söz konusu olabilir. Yeniden tedavi rejimi INH+RMP+PZA+EMB+SM in 2 ay kullanılmasını takiben 1 ay INH+RMP+PZA+EMB ile başlangıç fazının tamamlanıp bundan sonra 5 ay süre INH+RMP+EMB kullanılmasını öngörmektedir. Önceden tedavi görmüş hastalarda kazanılmış ilaç direncinin ortaya çıkması olasıdır. Bu hastalar yeni hastalara göre daha sık oranda, en azından INH a dirençli basiller çıkarırlar. Tedavinin takibi Hasta başlangıç fazında hala etkin olan en az 2 ilaç kullanır. Böylece dirençli basillerin canlı kalma ve çoğalma riski azaltılmış olur. Balgam tetkikleri tedavinin 3. ayında, 5. ayında ve 8. ayında (yeniden tedavinin sonu) yapılır.eğer hasta 3. ayın sonunda yayma pozitif ise dörtlü başlangıç tedavisi 1 ay daha uzatılır. Balgam 4. ayın sonunda tekrar incelenir. Balgamda pozitiflik devam ediyorsa duyarlılık testleri istenerek idame tedaviye geçilir (9). Hasta kullandığı ilaçların 2 veya daha fazlasına karşı dirençli çıkarsa bir referans

11 merkezine sevk edilir. Eğer duyarlılık testleri yapılamıyorsa 5. ay sonuna kadar tedavi sürdürülür. Balgam pozitifliği devam ederse hasta dirençli kabul edilerek sevk edilir. Yeniden tedavi rejimini tamamladıktan sonra hala basil çıkaran hastalar kronik olgu olarak kabul edilirler. Bu hastalar çoğunlukla çok ilaca dirençli basil çıkaran hastalardır ve dirençli hastaların tedavisinde uzmanlaşmış merkezlerde ele alınmalıdırlar. Ülkemizde hazırlanan kılavuzda tedavi başarısızlığı kronik olgularla beraber ayrı bir kategori olarak ele alınmıştır. DSÖ nün son tedani rehberinde tedavi başlangıcından sonra 5. ayda balgamı müsbet olan ve ilaçlarını kullandığından emin olduğumuz hastaya yeniden tedavi başlamak yerine bu hastalarda çok ilaca direnç gelişmiş olma olasılığı yüksek olduğu için duyarlılık testlerinin istenmesi ve hastaların bu konuda uzmanlaşmış bir merkeze gönderilmeleri uygun görülmüştür. Tablo 5: Sağlık Bakanlığı Verem Savaşı Daire Başkanlığı tarafından önerilen tedavi şeması Olgu Tanımı Başlangıç fazı a İdame fazı Yeni Olgu 2 ay INH+RMP+PZA +EMB (veya SM) 4 ay INH+RMP Çocuk TB 2 ay INH+RMP+PZA b 4 ay INH+RMP Menenjit, milier, kemik 2 ay INH+RMP+PZA +EMB 4-7 ay INH+RMP eklem TB (veya SM) Tedaviyi terkten dönenler Nüks olgular 2 ay INH+RMP+EMB+PZA+SM / 5 ay INH+RMP+EMB Tedavi başarısızlığı olan olgular c Kronik olgular 1 ay INH+RMP+PZA+EMB MDR-TB tedavisi yapan özel merkezlerde tedavi edilir. d a:başlangıç fazı sonunda yayma pozitifliği devam ediyorsa bu tedavi 1 ay daha uzatılır. b: Sadece primer TB olan çocuklar için geçerlidir.erişkin tip TB da çocuk da olsa dört ilaçla tedavi verilir. c: Tedavi başarısızlığı olguları özel merkezlerde tedavi edilir. d: Özel merkezler, Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İzmir Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi dir. İlaç duyarlılık testlerinin tedavinin takibindeki yeri İlaç duyarlılık testlerinin en iyi merkezlerde dahi yapılsa güvenilirliklerinin düşük olduğu birçok çalışmada gösterilmiştir. Bu nedenle test sonuçlarına bakılarak tedavinin başındaki bir hastada asla tedavi değişikliği yapılmamalıdır. Kortikosteroidlerin tedavideki yeri Kortikosteroidler (KS) tüberküloz tedavisinde önemli bir rol oynamazlar. Ancak bazı durumlarda yararlıdırlar. İlaçlara karşı aşırı allerjik reaksiyonlar gelişen hastalarda ve HIV ile enfekte tüberküloz vakalarında kortikosteroidler yararlıdır. Fulminan miliyer hastalıkta ve obstruktif lenfadenopati durumunda mg prednisolon semptomları rahatlatmak, ateşi düşürmek ve oksijenizasyonu düzeltmek açısından yararlıdır. Tüberküloz menenjitli hastaların KS tedavisinden faydalandığı bilinmektedir. Prednizolon mg ile başlanır. 1-2 hafta sonra basamaklı olarak düşürülür. Perikardiyal tüberkülozda konstriksiyonu önlemek için KS önerilmektedir (11). Cerrahinin tüberküloz tedavisindeki yeri

12 Günümüzde cerrahinin standart tedavide yeri yoktur. Ancak bazı komplikasyonların tedavisinde cerrahiye başvurulur. Solunum fonksiyonlarını kısıtlayan pakiplörit durumunda, bronkoplevral fistül, ampiyem, kavite içinde oluşmuş aspergilloma, yaşamı tehdit eden hemoptiziye neden olan bronşektaziler opere edilir. Ayrıca ekstrapulmoner tüberkülozun birçok şeklinde cerrahi müdahale gerekebilir.bası yapan ve küçülmeyen lenfadenopatiler, felce neden olan omurga tüberkülozu, batında obstruksiyona neden olan yapışıklıklar veya kalbi sıkıştıran perikardiyal efüzyonlar nedeniyle ameliyat yapılabilir (6). Özel durumlarda tedavi: Hamile veya emziren kadınlarda tedavi INH, RMP, PZA ve EMB teratojenik değildir ve DSÖ tarafından hamile kadınlarda kullanılması önerilir. ABD de hamilelikte PZA kullanımı önerilmez, ancak alternatif ilaç yoksa veya direnç varsa kullanılır. Hamilelikte aktif hastalık mutlaka tedavi edilmelidir. Tedavi edilmemiş bir hastalığın anne ve çocuğa vereceği zarar ilaçların yan etkisinden çok daha fazladır. Ancak ikinci sıra ilaçların yan etkileri konusunda kesin bilgiler yoktur. Bu konuda farklı görüşler olsa da çok ilaca dirençli tüberkülozu olan hamile kadınlarda başarılı tedavi sonuçları bildirilmiştir. İlaçların çoğu emzirme sırasında kullanılabilir. Etionamid ile ilgili bilgi yoktur. Amikasin ve kapreomisin ile ilgili bilgi de olmamasına rağmen streptomisin ve kanamisine benzerlikleri dolayısıyla bunlar da emzirme sırasında güvenilir olarak kabul edilirler. Anne sütündeki ilaç konsantrasyonları bebeklerde tüberkülozu tedavi etmek veya koruyucu olmak için çok düşüktür. (3,9) Karaciğer hastalığı olanlarda tedavi İlaca bağlı hepatit öldürücü olabilir. DSÖ, kronik karaciğer hastalığı olan kişilerde PZA nın kullanılmasını önermez. Önerilen tedavi rejimi 2 ay INH+RMP+SM+EMB, 6 ay INH+RMP tedavisidir. RMP nin de kullanılamadığı durumlarda 2 ay INH+EMB+SM, 10 ay INH+EMB önerilir. Fulminan karaciğer hastalığı olan bir kişide acil tedavi gerekiyorsa streptomisin, etambutol ve kinolonlar gibi bir ikinci grup ilaçla tedavi planlanabilir (3,9). Böbrek yetmezliği olanlarda tedavi Böbrek yetmezliği olanlarda INH, RMP, PZA normal dozlarda kullanılabilir, çünkü bu ilaçlar safra yoluyla metabolize olarak atılırlar. Ağır böbrek yetmezliğinde INH kullanan hastalara periferik nöropatiyi önlemek için piridoksin de verilir. EMB ün kanda birikimi optik nöropati yapıcı etkisinin artmasına neden olur. Hemodiyaliz yapılan hastalar diyalizden sonra direkt gözlem altında ilaçlarını almalıdır. Diyaliz sırasında ilaçların bir kısmı atılır.iki ay INH, RMP ve PZA,sonra 6 ay INH ve RMP den oluşan tedavi önerilir (9). HIV(+) hastaların tedavisi Rifampisin içeren 6 aylık kısa süreli tedavi rejimi önerilir. Tedavi mutlaka doğrudan gözetim altında yapılmalıdır. Yüksek insidanslı bölgelerde HIV(+) hastalarda nüks reaktivasyondan çok reinfeksiyona bağlıdır. HIV tedavisinde kullanılan antiretroviral ilaçlar (proteaz inhibitörleri ve nonnükleozid revers transkriptaz inhibitörleri -efavirenz hariç) rifampisin ile birlikte kullanılmamalıdırlar. RMP yerine M. tuberculosis e aynı etkinliğe sahip bir diğer türevi Rifabutin, HIV(+) kişilerde antiretroviral ilaçlarla kullanılabilmesi nedeniyle tercih edilir. Dirençli tüberkülozun tedavisi Standart tedavi rejiminde kullanılan ilaçlara direnç geliştiğinde tüberküloz tedavisi güçleşir. MDR basiller en azından isoniyazid ve rifampisine dirençli olan basillerdir. Bu iki ilaç antitüberküloz tedavinin ana ilaçları olduğu için çok ilaca direnç, bakteri direncinin en ağır formudur. Birçok ülkede bu nedenle tüberküloz kontrolünde MDR TB önemli bir endişe nedenidir. İlaç direncinin diğer formları gibi MDR-TB fenomeni de insan yapımıdır. Kemoterapinin düzenlenmesi veya ilaç tedariki veya tedavinin takibi ya da hastanın ilaçları kullanımı aşamalarında yapılan insan hataları sonucu dirençli basiller oluşmaktadır (9).

13 Standart rejimlerle tedavi başarısızlıkla sonuçlanırsa ikinci sıra ilaçlar kullanılır. Ancak bu ilaçlar daha az etkili ve daha çok toksik ilaçlardır. Özellikle RMP ve INH ya karşı gelişen direnç sözkonusu olduğunda bu ilaçlara dayalı kısa süreli tedavi rejimi başarısızlıkla sonuçlanabilir. Bu iki ilacı içermeyen bir tedavi rejimi en az 18 ay ilaç tedavisi gerektirir. Klinik ve bakteriyolojik bulguları sonucu çok ilaca dirençli olduğu kabul edilen hastanın tedavisi yeniden düzenlenir. Bu yeni tedavinin dirençli tüberküloz için referans hastanesi kabul edilen merkezlerde belirlenmesi uygundur. Dirençli tüberküloz ile ilgili olmayan ve referans merkezlerinde çalışmayan uzmanların MDR TB tedavisini üstlenmelerinin sakıncalı olduğu DSÖ tarafından da bildirilmiştir. Yeni tedavi planlanırken hastanın geçmişteki tedavilerinin ayrıntılı şekilde sorgulanması önemlidir. Yeni tedavide basillere etkili en az 3 ilacı içeren 5-6 ilaçtan oluşan bir rejim planlanır. Hastanın balgamı negatifleştikten sonra etkili en az 3 ilaçla ay tedavi sürdürülür (9). Dirençli tüberküloz hastalarının bulaştırıcı oldukları bilinmektedir, bu nedenle uzun süreli hospitalizasyonları ve ayaktan tedavinin mutlaka doğrudan gözlem altında yapılması gereklidir. MDR-TB tedavisinde kullanılan ikinci grup ilaçların ( aminoglikozidler, kinolonlar, etionamid, sikloserin, PAS v.b.) yan etkileri daha fazla olduğu için hastanın tedaviye uyumu da daha zor olmaktadır. Ancak başka tedavi şansı olmayan hastanın mutlaka tedavisini gözlem altında sürdürmesi gerekmektedir. Hastaların çoğu etkili bir kemoterapiye yanıt verir. Ancak tüm majör ilaçlara dirençli olan olguların, tedavi başlangıcından sonraki ilk 3 ay içinde kültür pozitifliği devam edenlerin, kinolonlara karşı direnç saptananların prognozu iyi değildir. Bu hastalar cerrahi müdahaleden yarar görebilirler (12). Rezeksiyondan sonra tedavi 18 ay daha sürdürülmelidir. Sonuç olarak dirençli hastaların tedavisi çok uzun, zahmetli ve pahalıdır. Ayrıca bu hastalar ölünceye dek çevrelerine ve topluma dirençli basilleri bulaştırırlar. Bu problemi çözmenin tek yolu hastaların ilk kez tüberküloz tanısı aldıklarında tam tedavi almalarını sağlamaktır. Tüberküloz Kontrolü: DSÖ ve IUATLD, tüberküloz kontrolü için DOTS stratejisini önermektedirler. Bu stratejinin 5 temel elemanı vardır: Bunlar; politik kararlılık, yakınma ile başvuran hastada balgam mikroskopisine dayalı tanı, doğrudan gözetimli kısa süreli tedavi rejimi, sürekli ilaç desteği, tedavi başlanan her hastanın bildirimi ve sistematik raporlanması dır. Standart tedavi rejimi yeni, duyarlı tüberküloz olgularının %95 inden fazlasını kür eder. DOTS un ana hedefleri yayma pozitif yeni tüberküloz olgularının %70 inin saptamak ve saptanan olguların %85 ini başarıyla tedavi etmektir. Dünyada 182 ülkede DOTS stratejisi altında tüberküloz kontrolü yapılmaktadır. Hedef, tüberküloz hastalığının sorun olduğu her bölgeyi DOTS kapsamına almaktır. BCG aşılaması: BCG aşısının tüberküloz hastalığının ağır formlarına (menenjit, milier tüberküloz) karşı koruyuculuk sağladığı birçok çalışmada gösterilmiştir. Akciğer tüberkülozuna karşı koruyuculuğu çok değişkendir. Yüksek insidanslı bölgelerde doğumda aşılama önerilir. BCG aşılamasına bağlı yan etkiler lokal subkutanöz abse ve ülserler, süpüratif lenfadenit ve çok ender olarak yaygın hastalıktır(3). Latent tüberküloz enfeksiyonun tedavisi (Koruyucu tedavi): Tüberkülin cilt testi pozitif bulunan, ancak aktif hastalık saptanmayan 6 yaş altı çocuklarda, yayma pozitif hastaların temaslısı olan 15 yaş altı çocuklarda, Tüberkülin testi negatifken pozitifleşenlerde, bağışıklık sistemi baskılanan hastalarda (HIV pozitif kişiler, uzun süreli kortikosteroid kullananlar, tümör nekrozan faktör alfa antagonistleri kullananlarda) 6-9 ay süre ile günlük 10mg/kg izoniazid koruyucu tedavi amacıyla verilir (7,10). Tüberkülozda Yeni Ufuklar: Tüberküloz tedavisi süresini kısaltmak yönünde yapılan çalışmaların ilk sonuçları başarılı bulunmuştur, bu konuda tedaviye eklenen kinolon grubu ilaçların (Moxifloksasin) tedavi süresini 4 aya indirmesi öngörülmektedir. Önümüzdeki5-10 yıl içinde bu çalışmaların tüberküloz kontrolündeki yeri

14 daha net belli olacaktır. Kinolonların tüberküloz hastalarında uygunsuz kullanımını önlemek gelecekteki tüberküloz kontrolü açısından çok önem taşımaktadır. BCG den daha etkili aşılar geliştirilme çalışmalarının da sonuçları ortaya çıkmaya başlamıştır. Rutin kullanım için yine 2015 yılında etkili bir aşının piyasaya sunulması hedeflenmektedir (IUATLD- Dünya Konferansı, Paris 2005). Bu gelişmeler tüberküloz kontrolüne bakışa da yeni perspektifler kazandıracaktır. KAYNAKLAR 1) Global tuberculosis control: surveillance, planning, financing. WHO report 2005.Geneva, World Health Organisation. (WHO/HTM/TB/ ). 2) WHO. Anti tuberculosis drug resistance in the world. Prevalence and trends. Geneva: WHO,2000.(WHO/CDS/TB/ ) 3) Frieden TR, Sterling TR, Munsiff SS, WattCJ, Dye C. Tuberculosis.Lancet 2003;362: ) Caminero JA. A tuberculosis guide for specialist physicians. Paris : International Union Against Tuberculosis and Lung Disease; ) Iseman MD. A clinician s guide to tuberculosis. Philadelphia: Lipponcott, Williams and Wilkins; ) CroftonJ, Norman H, Miller F. Clinical Tuberculosis. 1st Edition. London and Basingstoke: Mac Millan Education Ltd; 1992: ) Furin JJ, Johnson JL. Recent advances in the diagnosis and management of tuberculosis. Curr Opin Pulm Med 2005;11: ) Ewer K, Deeks J, Alvarez L, Byrant G, WallerS, Andersen P, Monk P, Lalvani A. Comparison of T- cell based assay with tuberculin skin test for diagnosis of Mycobacterium tuberculosis infection in a school tuberculosis outbreak. Lancet 2003 ;361: ) WHO. Treatment of tuberculosis. Guidelines for national programmes. Third Edition. World Health Organisation, Geneva,2003. WHO/CDS/TB/ ) Özkara Ş, Aktaş Z,Özkan S, Ecevit H. Türkiye de Tüberkülozun Kontrolü için Başvuru Kitabı. Ankara:T.C. Verem Savaşı Daire Başkanlığı, ) Fishman AP,Elias JA,Grippi MA,Kaiser LR, Senior RM. Fishman s Pulmonary Diseasesand Disorders.3rd Edition. New York: McGraw-Hill ;1998: ) Chan ED, Laurel V, Strand MJ, Chan JF, Huynh ML, Goble M, Iseman MD: Treatment and outcome analysis of 205 patients with multidrug-resistant tuberculosis. Am J Respir Crit Care Med 2004;169:

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

Özel durumlarda tüberküloz tedavisi

Özel durumlarda tüberküloz tedavisi Özel durumlarda tüberküloz tedavisi Dr. Serir Aktoğu Özkan aktogu@yahoo.com İzmir Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ÖZEL DURUMLARDA TÜBERKÜLOZ TEDAVİSİ Gebelik Lohusalık, emzirme,

Detaylı

EK: 1 68. VEREM EĞĠTĠM VE PROPAGANDA HAFTASI BĠLGĠ NOTU (04-10 Ocak 2014)

EK: 1 68. VEREM EĞĠTĠM VE PROPAGANDA HAFTASI BĠLGĠ NOTU (04-10 Ocak 2014) EK: 1 68. VEREM EĞĠTĠM VE PROPAGANDA HAFTASI BĠLGĠ NOTU (04-10 Ocak 2014) VEREM EĞĠTĠM VE PROPAGANDA HAFTASI Verem Eğitim ve Propaganda Haftası 1947 yılında kutlanmaya başlamıştır. Her yıl Ocak ayının

Detaylı

Çok ilaca dirençli tüberküloz tedavisinde cerrahinin yeri. Dr. Kemal Tahaoğlu Antalya 2007

Çok ilaca dirençli tüberküloz tedavisinde cerrahinin yeri. Dr. Kemal Tahaoğlu Antalya 2007 Çok ilaca dirençli tüberküloz tedavisinde cerrahinin yeri Dr. Kemal Tahaoğlu Antalya 2007 Tüberküloz tedavisinin tarihçesi İkinci Yüzyıl İstirahat, Diyet Öksürüğün önlenmesi Onsekizinci Yüzyıl Kır havası

Detaylı

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar Verem Haftası etkinlikleri çerçevesinde Akkuş İlçe Sağlık Grup Başkanımız Dr. Mustafa AKDOĞAN 18/01/2010 tarihinde ilçemizde çalışan din adamları ve halka yönelik verem hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler

Detaylı

Tüberkülozun Mikrobiyolojik Tanısı. Süheyla SÜRÜCÜOĞLU

Tüberkülozun Mikrobiyolojik Tanısı. Süheyla SÜRÜCÜOĞLU Tüberkülozun Mikrobiyolojik Tanısı Süheyla SÜRÜCÜOĞLU Tüberkülozun etkin kontrolü için; Yayma sonuçları Kültür ve identifikasyon Duyarlılık testleri ; 24 saat ; 21 gün ; 30 günde bildirilmeli CDC, 1995

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI VEREM EĞİTİM VE PROPAGANDA HAFTASI Geleneksel olarak her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden

Detaylı

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 1. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 49 yaşında kadın hasta, ev hanımı Yakınması: Öksürük, balgam Hikayesi: Yaklaşık 2 aydır şikayetleri olan hasta akciğer grafisinde lezyon görülmesi üzerine merkezimize

Detaylı

Verem Eğitim ve Propaganda Haftası

Verem Eğitim ve Propaganda Haftası TÜRKİYE ULUSAL VEREM SAVAŞI DERNEKLERİ FEDERASYONU TUVSDF www.verem.org.tr Verem Eğitim ve Propaganda Haftası (Her yılın ilk haftası) TÜRKİYE ULUSAL VEREM SAVAŞI DERNEKLERİ FEDERASYONU Kuruluş: 1948 Ord.Prof.Dr.Tevfik

Detaylı

Prof. Dr. Ayşe Yüce. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Nisan-2014

Prof. Dr. Ayşe Yüce. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Nisan-2014 Prof. Dr. Ayşe Yüce Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Nisan-2014 1 Global Tuberculosis Report 2013, World Health Organization 2 Kötü sosyo-ekonomik

Detaylı

ÇOCUKLULARDA TÜBERKÜLOZ

ÇOCUKLULARDA TÜBERKÜLOZ ÇOCUKLULARDA TÜBERKÜLOZ FR-HYE-04-418-04 Tüberküloz (Verem) hastalığı nedir? Tıpta tüberküloz olarak adlandırılan verem hastalığına halk arasında ince hastalık da denmektedir. Tüberküloz, asıl olarak akciğerlerde

Detaylı

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ - STANDART TÜBERKÜLOZ TEDAVİSİ, Haziran 2004, Gözden geçirme STAG tarafından onaylanmıştır. (Çeviri: Şeref Özkara)

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ - STANDART TÜBERKÜLOZ TEDAVİSİ, Haziran 2004, Gözden geçirme STAG tarafından onaylanmıştır. (Çeviri: Şeref Özkara) DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ - STANDART TÜBERKÜLOZ TEDAVİSİ, Haziran 2004, Gözden geçirme STAG tarafından onaylanmıştır. (Çeviri: Şeref Özkara) 4. STANDART TEDAVİ REJİMLERİ 4.1 Bölümün konusu Bu bölüm, değişik

Detaylı

SAĞLIK PERSONELİNİN BULAŞICI HASTALIKLARA YÖNELİK TARAMA PROTOKOLÜ

SAĞLIK PERSONELİNİN BULAŞICI HASTALIKLARA YÖNELİK TARAMA PROTOKOLÜ SAĞLIK PERSONELİNİN BULAŞICI HASTALIKLARA YÖNELİK TARAMA PROTOKOLÜ Çalışanların hastane ortamında bulaşıcı hastalıklardan korunmasını sağlamak, bulaşıcı hastalıklara maruziyet durumunda alınması gereken

Detaylı

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI * VİRAL V HEPATİTLERDE TLERDE SEROLOJİK/MOLEK K/MOLEKÜLER LER TESTLER (NE ZAMANHANG HANGİ İNCELEME?) *VİRAL HEPATİTLERDE TLERDE İLAÇ DİRENCİNİN SAPTANMASI *DİAL ALİZ Z HASTALARININ HEPATİT T AÇISINDAN

Detaylı

YETİŞKİNLERDE TÜBERKÜLOZ TEDAVİSİ

YETİŞKİNLERDE TÜBERKÜLOZ TEDAVİSİ 21. Yüzyılda Tüberküloz Sempozyumu ve II. Tüberküloz Laboratuvar Tanı Yöntemleri Kursu, Samsun YETİŞKİNLERDE TÜBERKÜLOZ TEDAVİSİ Y. Doç. Dr. Serhat Fındık Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Göğüs

Detaylı

Tularemi Tedavi Rehberi 2009. Doç. Dr. Oğuz KARABAY Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği

Tularemi Tedavi Rehberi 2009. Doç. Dr. Oğuz KARABAY Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Tularemi Tedavi Rehberi 2009 Doç. Dr. Oğuz KARABAY Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği 1 Rehber nasıl hazırlandı? Güncel kaynaklar 5 rehber, İnternet

Detaylı

TÜBERKÜLOZ BULAŞMA, TANI, KORUNMA VE TEDAVİ

TÜBERKÜLOZ BULAŞMA, TANI, KORUNMA VE TEDAVİ TÜBERKÜLOZ BULAŞMA, TANI, KORUNMA VE TEDAVİ TB dünyanın en eski hastalıklarından birisidir. Avrupa da neolitik insan vertebralarında, Mısır mumyalarında TB lezyonlarının gösterilmesi hastalığın milattan

Detaylı

Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon)

Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon) Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon) Tüberküloz bütün yaş gruplarında görülen ve tüm sistemleri tutabilen bir hastalıktır. Tüberküloz prevalansının yüksek olduğu toplumlarda genellikle çocuk

Detaylı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Olgu sunumu Doç. Dr. Erkan Çakır Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Şikayet ve hikayesi E.K 13 yaş kız hasta Özel bir tekstil atölyesinde

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Dr. Servet ALAN Memorial Sağlık Grubu

Dr. Servet ALAN Memorial Sağlık Grubu Dr. Servet ALAN Memorial Sağlık Grubu Olgu 1 56 y, Erkek Karaciğer sirozu, hepatit B, C, ve HCC Hepatik ensefalopati KC alıcı VDRL: + TPHA: + (1/640) Anti-TP : + Olgu 1 Preoperatif 10 gün seftriakson 1x1

Detaylı

TÜBERKÜLOZ SÜRVEYANS ÇALIŞMALARINA PRATİK YAKLAŞIM ve ÖNEMİ

TÜBERKÜLOZ SÜRVEYANS ÇALIŞMALARINA PRATİK YAKLAŞIM ve ÖNEMİ 21. Yüzyılda Tüberküloz Sempozyumu ve II. Tüberküloz Laboratuvar Tanı Yöntemleri Kursu, Samsun TÜBERKÜLOZ SÜRVEYANS ÇALIŞMALARINA PRATİK YAKLAŞIM ve ÖNEMİ Prof. Dr. Yıldız PEKŞEN Ondokuz Mayıs Üniversitesi,

Detaylı

ANTİ-TÜBERKÜLOZ İLAÇ DUYARLILIK TESTLERİ ve TÜRKİYE VERİLERİ. Dr. Ali ALBAY Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıbbi Mikrobiyoloji. AD.

ANTİ-TÜBERKÜLOZ İLAÇ DUYARLILIK TESTLERİ ve TÜRKİYE VERİLERİ. Dr. Ali ALBAY Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıbbi Mikrobiyoloji. AD. ANTİ-TÜBERKÜLOZ İLAÇ DUYARLILIK TESTLERİ ve TÜRKİYE VERİLERİ Dr. Ali ALBAY Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıbbi Mikrobiyoloji. AD. Öğretim Üyesi Tüberküloz tüm dünyada özellikle Asya ve Afrika da önemli

Detaylı

İlaç Direncinin Saptanmasında Güncel Moleküler Yöntemler. O. Kaya Köksalan Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü (DETAE) İstanbul Üniversitesi

İlaç Direncinin Saptanmasında Güncel Moleküler Yöntemler. O. Kaya Köksalan Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü (DETAE) İstanbul Üniversitesi İlaç Direncinin Saptanmasında Güncel Moleküler Yöntemler O. Kaya Köksalan Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü (DETAE) İstanbul Üniversitesi TB solunum yoluyla bulaşan önlenebilir bir hastalıktır Bulaşları

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

Klinik Çalışanlarına Önerilen Sağlık Girişimleri

Klinik Çalışanlarına Önerilen Sağlık Girişimleri Klinik Çalışanlarına Önerilen Sağlık Girişimleri Sağlık kuruluşları hizmet, eğitim, araştırma faaliyetlerinin yürütüldüğü kompleks yapılardır. Bu nedenle, sağlık çalışanlarının iş yerinde karşılaştıkları

Detaylı

TÜBERKÜLOZ DIŞI MİKOBAKTERİLER (TDM)

TÜBERKÜLOZ DIŞI MİKOBAKTERİLER (TDM) TÜBERKÜLOZ DIŞI MİKOBAKTERİLER (TDM) Ne zaman etkendir? Duyarlılık testleri ne zaman ve nasıl yapılmalıdır? Nasıl tedavi edilmelidir? TDM NE ZAMAN ETKENDİR? Şebeke suyundan, topraktan, doğal sulardan,

Detaylı

TÜBERKÜLOZUN MOLEKÜLER TANISINDA GÜNCEL DURUM

TÜBERKÜLOZUN MOLEKÜLER TANISINDA GÜNCEL DURUM TÜBERKÜLOZUN MOLEKÜLER TANISINDA GÜNCEL DURUM Doç. Dr. Alpaslan Alp Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dünya Sağlık Örgütü 2009 Yılı Raporu Aktif tüberkülozlu hasta

Detaylı

Muzaffer Fincancı İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Muzaffer Fincancı İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Muzaffer Fincancı İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi HIV infeksiyonlu hastalarda tüberküloz sıklığı İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi 212 HIV infeksiyonlu hasta - 8 Akciğer tüberkülozu - 4

Detaylı

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere

Detaylı

TÜBERKÜLOZ (VEREM) HASTALIĞI DÜNYADA TÜBERKÜLOZUN DURUMU NEDİR?

TÜBERKÜLOZ (VEREM) HASTALIĞI DÜNYADA TÜBERKÜLOZUN DURUMU NEDİR? TÜBERKÜLOZ (VEREM) HASTALIĞI Doç. Dr. Şeref Özkara / e-posta: serefozkara@hotmail.com Tüberküloz binlerce yıldır varolduğu bilinen bir mikropla oluşmaktadır; bu mikrobun adı: Mycobacterium tuberculosis

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

HIV/AIDS epidemisinde neler değişti?

HIV/AIDS epidemisinde neler değişti? HIV/AIDS epidemisinde neler değişti? Dr. Gülşen Mermut Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji ABD EKMUD İzmir Toplantıları - 29.12.2015 Sunum Planı Dünya epidemiyolojisi

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞI AKCİĞER TÜBERKÜLOZUNDA TANI

ÇOCUKLUK ÇAĞI AKCİĞER TÜBERKÜLOZUNDA TANI ÇOCUKLUK ÇAĞI AKCİĞER TÜBERKÜLOZUNDA TANI Prof Dr Uğur Özçelik Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bölümü, Ankara Tüberküloz günümüzde tüm Dünya da yaygın bir sağlık sorunu olarak

Detaylı

Yaygın İlaç Dirençli Tüberküloz (YİD-TB)

Yaygın İlaç Dirençli Tüberküloz (YİD-TB) Şeref ÖZKARA Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ANKARA ÖZET Yaygın ilaç dirençli tüberküloz (YİD-TB), Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Görev Grubu tarafından Ekim 2006

Detaylı

Mycobacterium Tuberculosis ve Direnç

Mycobacterium Tuberculosis ve Direnç Mycobacterium Tuberculosis ve Direnç Selin Yılmaz, Ayşe Şenol, Gülay Çandır, Bekem Güvenir Danışman: J. Sedef Göçmen ÖZET Tüberküloz(TB) dünya çapında hala çözülemeyen en eski sağlık sorunlarından biridir.

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı TÜBERKÜLOZ

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı TÜBERKÜLOZ T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı TÜBERKÜLOZ Tüberküloz (verem) hastalığı nedir? Mycobacterium tuberculosis isimli basilin insanlarda yaptığı, tüm organları

Detaylı

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu 29 Nisan 2015 17. Hafta (20-26 Nisan 2015) ÖZET Ülkemiz de 2015 yılı 17. hafta itibariyle çalışılan sentinel numunelerdeki

Detaylı

TÜBERKÜLOZDA KORUYUCU İLAÇ TEDAVİSİ

TÜBERKÜLOZDA KORUYUCU İLAÇ TEDAVİSİ TÜBERKÜLOZDA KORUYUCU İLAÇ TEDAVİSİ Doç. Dr. Şeref Özkara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara. E-posta: ozkara@ato.org.tr Tüberkülozda koruyucu ilaç tedavisi

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Çocukluk Çağı Aşılamaları. Doç. Dr. Güldane Koturoğlu

Çocukluk Çağı Aşılamaları. Doç. Dr. Güldane Koturoğlu Çocukluk Çağı Aşılamaları Doç. Dr. Güldane Koturoğlu Rutin Aşı Takvimi-2012 ÖNERİLEN RUTİN AŞI PROGRAMI-2012 Ulusal aşı programı DOĞUM 1. AYIN SONU 2. AYIN SONU 4. AYIN SONU 6. AYIN SONU HEPATİT B 1. Doz

Detaylı

SAĞLIK ÇALIŞANLARI MESLEKİ RİSKİ TALİMATI

SAĞLIK ÇALIŞANLARI MESLEKİ RİSKİ TALİMATI Dok No: ENF.TL.15 Yayın tarihi: NİSAN 2013 Rev.Tar/no: -/0 Sayfa No: 1 / 6 1.0 AMAÇ:Sağlık çalışanlarının iş yerinde karşılaştıkları tehlikeler ve meslek risklerine karşı korumak. 2.0 KAPSAM:Hastanede

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı

ÖNSÖZ. Tüberküloz El Kitabı

ÖNSÖZ. Tüberküloz El Kitabı ÖNSÖZ Bilinen en eski hastalıklardan biri olan Verem Hastalığı (Tüberküloz), dünyada her yıl milyonlarca insanı tehdit eden, acil hareket planı gerektiren, ölümcül, ancak tedavi edilebilir; bulaşıcı bir

Detaylı

TÜBERKÜLOZ. Dr. Şeref ÖZKARA 1. TÜBERKÜLOZ KONTROL (VEREM SAVAŞI) PROGRAMI

TÜBERKÜLOZ. Dr. Şeref ÖZKARA 1. TÜBERKÜLOZ KONTROL (VEREM SAVAŞI) PROGRAMI TÜBERKÜLOZ Dr. Şeref ÖZKARA BAŞLIKLAR 1. TB kontrol (verem savaşı) programı 2. TB tanısı 3. TB bildirimi, temaslı muayenesi, koruyucu tedavi 4. TB tedavisi 5. TB tedavisinin takibi, sonlandırılması 6.

Detaylı

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu 20 Mayıs 2015 20. Hafta (11-17 Mayıs 2015) ÖZET Ülkemiz de 2015 yılı 20. hafta itibariyle çalışılan sentinel numunelerdeki

Detaylı

TÜBERKÜLOZ DERS NOTLARI. Bulaşma-Tanı-Korunma ve Tedavi

TÜBERKÜLOZ DERS NOTLARI. Bulaşma-Tanı-Korunma ve Tedavi TÜBERKÜLOZ DERS NOTLARI Bulaşma-Tanı-Korunma ve Tedavi Prof:Dr.Recep IŞIK Tüberküloz çok değişik klinik şekillerde görülebilen, kronik, nekrozitan bir enfeksiyondur. Hastalık tüm dünyada, özellikle de

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi. Uzm.Dr.İlhan UZ

Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi. Uzm.Dr.İlhan UZ Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi Uzm.Dr.İlhan UZ Tetanoz Latince gerilme anlamına gelir. İstemli kasların tonik spazmıyla karakterize akut bir toksemidir. Etken: Clostridium tetani

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

Tedavisinde. Dr. Özlen Tümer. Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahi Merkezi E.A.H.

Tedavisinde. Dr. Özlen Tümer. Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahi Merkezi E.A.H. Tüberküloz Tedavisinde de Yan Etkiler Dr. Özlen Tümer Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahi Merkezi E.A.H. 23.4.2008 Türk Toraks Derneği XI. Yıllık Kongresi Antalya Tüberküloz tedavisi bir çok

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI VEREM SAVAŞI DAİRE BAŞKANLIĞI TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZUN KONTROLÜ İÇİN BAŞVURU KİTABI

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI VEREM SAVAŞI DAİRE BAŞKANLIĞI TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZUN KONTROLÜ İÇİN BAŞVURU KİTABI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI VEREM SAVAŞI DAİRE BAŞKANLIĞI TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZUN KONTROLÜ İÇİN BAŞVURU KİTABI ANKARA, 2003 BAŞVURU KİTABINI HAZIRLAYANLAR: Doç. Dr. Şeref ÖZKARA*, Uzm. Dr. Zafer AKTAŞ*, Dr.

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZ Esra Nurlu Temel Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. KASIM 2015 Isparta Tüberküloz çok eski çağlardan beri bilinen

Detaylı

TÜBERKÜLOZ (VEREM) HASTALIĞI. Doç. Dr. Şeref Özkara / sorularınız için e-posta: ozkaraseref@yahoo.com

TÜBERKÜLOZ (VEREM) HASTALIĞI. Doç. Dr. Şeref Özkara / sorularınız için e-posta: ozkaraseref@yahoo.com TÜBERKÜLOZ (VEREM) HASTALIĞI Doç. Dr. Şeref Özkara / sorularınız için e-posta: ozkaraseref@yahoo.com Tüberküloz binlerce yıldır varolduğu bilinen bir mikropla oluşmaktadır; bu mikrobun adı: Mycobacterium

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI VEREM SAVAŞI DAİRE BAŞKANLIĞI TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZUN KONTROLÜ İÇİN BAŞVURU KİTABI

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI VEREM SAVAŞI DAİRE BAŞKANLIĞI TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZUN KONTROLÜ İÇİN BAŞVURU KİTABI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI VEREM SAVAŞI DAİRE BAŞKANLIĞI TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZUN KONTROLÜ İÇİN BAŞVURU KİTABI ANKARA, 2003 BAŞVURU KİTABINI HAZIRLAYANLAR: Doç. Dr. Şeref ÖZKARA*, Uzm. Dr. Zafer AKTAŞ*, Dr.

Detaylı

Dr.Müge Ayhan Doç.Dr.Osman Memikoğlu

Dr.Müge Ayhan Doç.Dr.Osman Memikoğlu Dr.Müge Ayhan Doç.Dr.Osman Memikoğlu Bakterilerde antimikrobiyal direncinin artması sonucu,yeni antibiyotik üretiminin azlığı nedeni ile tedavi seçenekleri kısıtlanmıştır. Bu durum eski antibiyotiklere

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

TÜBERKÜLOZDA TANI. Dr.SELAHATTİN ÖZTAŞ SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ

TÜBERKÜLOZDA TANI. Dr.SELAHATTİN ÖZTAŞ SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ TÜBERKÜLOZDA TANI Dr.SELAHATTİN ÖZTAŞ SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ bilmek ve şüphelenmek Tüberküloz; Mycobacterium tuberculosis in neden olduğu bir çok sistemi

Detaylı

Verem (TB) ile teması olan kişiler için bilgiler

Verem (TB) ile teması olan kişiler için bilgiler Verem (TB) ile teması olan kişiler için bilgiler Information for contacts of Tuberculosis (TB) - Turkish January 2013 Page 1 Verem (Tüberküloz) için sizinle niçin ilişkiye geçtik? Veremli bir kişiyle temasınız

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

AGHH de 1997 Yılında Tüberküloz İlaç Direnç Oranları

AGHH de 1997 Yılında Tüberküloz İlaç Direnç Oranları AGHH de 1997 Yılında Tüberküloz İlaç Direnç Oranları Gülnaz ÇOBAN, Behiye AKKALYONCU, Tuğrul ŞİPİT, Bahadır BERKTAŞ, Berna DURSUN, Ayşe GÖZÜ Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma

Detaylı

EK-7 KORUYUCU HİZMET GÖSTERGELERİ

EK-7 KORUYUCU HİZMET GÖSTERGELERİ EK-7 KORUYUCU HİZMET GÖSTERGELERİ Gösterge Adı Gebe Tespit Oranı (Yüzde) Gebelik sürecindeki riskli durumlarla ilgili oluşabilecek sorunları en aza indirmek için gebe sayısının tespit edilmesidir. İlgili

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

AKCİĞER TÜBERKULOZU TEDAVİSİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR

AKCİĞER TÜBERKULOZU TEDAVİSİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR AKCİĞER TÜBERKULOZU TEDAVİSİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR TORAKS DERNEĞİ 2. KIŞ OKULU 22-26 OCAK 2003 KONYA-Hilton Oteli Prof. Dr. Hayati BİLGİÇ Toraks Derneği TB-ÇG Başkanı Giriş Günümüzde,eğer tüberkülozlu bir

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu 11 Mart 2015 10. Hafta (02-08 Mart 2015) ÖZET Ülkemiz de 2015 yılı 10. hafta itibariyle çalışılan numunelerdeki İnfluenza

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU. Dr. Güven ÇELEBİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU. Dr. Güven ÇELEBİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU Dr. Güven ÇELEBİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU Genel Bilgiler: Tularemi olgu

Detaylı

BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ

BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ Prof. Dr. Fatma Ulutan Gazi Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıklar kları Anabilim Dalı BRUSELLOZ KONTROLÜ VE ERADİKASYONU

Detaylı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Testler farklı amaçlarla uygulanabilir: - Tanı, tarama, doğrulama,

Detaylı

Prof. Dr. Hayati Bilgiç

Prof. Dr. Hayati Bilgiç 21. Yüzyılda Tüberküloz Sempozyumu ve II. Tüberküloz Laboratuvar Tanı Yöntemleri Kursu, Samsun TÜRKİİYE DE TÜBERKÜLOZUN DURUMU VE ERADİİKASYON ((KONTROL)) PROGRAMII Prof. Dr. Hayati Bilgiç GATA Göğüs Hastalıkları

Detaylı

TÜBERKÜLOZ DIŞI MİKOBAKTERİ İNFEKSİYONLARINDA TEDAVİ ve SORUNLAR

TÜBERKÜLOZ DIŞI MİKOBAKTERİ İNFEKSİYONLARINDA TEDAVİ ve SORUNLAR TÜBERKÜLOZ DIŞI MİKOBAKTERİ İNFEKSİYONLARINDA TEDAVİ ve SORUNLAR Ayşe Yüce Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. İZMİR 1 TÜBERKÜLOZ DIŞI MİKOBAKTERİ

Detaylı

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu

Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı Haftalık İnfluenza (Grip) Sürveyans Raporu 8 Nisan 2015 14. Hafta (30 Mart 5 Nisan 2015) ÖZET Ülkemiz de 2015 yılı 14. hafta itibariyle çalışılan sentinel numunelerdeki

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

İmmünsüpresif Çocukta Aşılama

İmmünsüpresif Çocukta Aşılama İmmünsüpresif Çocukta Aşılama Dr. Ateş Kara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi 1 Bulgaristan - Komşu 18.000 Kızamık vakası

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi Bölüm 17 Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Dr. Gülhan AYHAN ve Dr. Ömer AYTEN Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların

Detaylı

Olgularla Klinik Bakteriyoloji: Antibiyotik Duyarlılık Testleri Yorumları. Dilara Öğünç Gülçin Bayramoğlu Onur Karatuna

Olgularla Klinik Bakteriyoloji: Antibiyotik Duyarlılık Testleri Yorumları. Dilara Öğünç Gülçin Bayramoğlu Onur Karatuna Olgularla Klinik Bakteriyoloji: Antibiyotik Duyarlılık Testleri Yorumları Dilara Öğünç Gülçin Bayramoğlu Onur Karatuna Olgularla Klinik Bakteriyoloji: Antibiyotik Duyarlılık Testleri Yorumları Dr Dilara

Detaylı

ACİL TIPTA UNUTULAN TEHLİKE TÜBERKÜLOZ. Prof. Dr. İbrahim İKİZCELİ. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

ACİL TIPTA UNUTULAN TEHLİKE TÜBERKÜLOZ. Prof. Dr. İbrahim İKİZCELİ. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı ACİL TIPTA UNUTULAN TEHLİKE TÜBERKÜLOZ Prof. Dr. İbrahim İKİZCELİ İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TÜBERKÜLOZ HASTASı ACIL SERVISE NASıL GELIR 1. Tbc tedavisi alırken herhangi bir şikayet

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 LERDE LABORATUVAR İPUÇLARI GENEL TARAMA TESTLERİ Tam kan sayımı Periferik yayma İmmünglobulin düzeyleri (IgG, A, M, E) İzohemaglutinin titresi (Anti A, Anti B titresi) Aşıya karşı antikor yanıtı (Hepatit

Detaylı

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU Ramazan Gözüküçük 1, Yunus Nas 2, Mustafa GÜÇLÜ 3 1 Hisar Intercontinental Hospital, Enfeksiyon Hastalıkları

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI FUSİNAT 500 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Bir film kaplı tablet 500 mg sodyum fusidat içerir. Yardımcı maddeler: Mikrokristal selüloz PH 200, krospovidon, laktoz anhidrat,

Detaylı

Gebelerde Toxoplasma gondii Seropozitifliğinin Değerlendirilmesinde İstenen Testlerin Önerilen Tanı Algoritmasına Uygunluğunun Değerlendirilmesi

Gebelerde Toxoplasma gondii Seropozitifliğinin Değerlendirilmesinde İstenen Testlerin Önerilen Tanı Algoritmasına Uygunluğunun Değerlendirilmesi Gebelerde Toxoplasma gondii Seropozitifliğinin Değerlendirilmesinde İstenen Testlerin Önerilen Tanı Algoritmasına Uygunluğunun Değerlendirilmesi Dr.Hilal GÜREL Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Detaylı

EK-7 KORUYUCU HİZMET GÖSTERGELERİ

EK-7 KORUYUCU HİZMET GÖSTERGELERİ EK-7 KORUYUCU HİZMET GÖSTERGELERİ Gösterge Adı Gebe Tespit Oranı (Yüzde) Gebelik sürecindeki riskli durumlarla ilgili oluşabilecek sorunları en aza indirmek için gebe sayısının tespit edilmesidir. İlgili

Detaylı

GÖĞÜS HASTALIKLARI MODÜL 6

GÖĞÜS HASTALIKLARI MODÜL 6 GÖĞÜS HASTALIKLARI MODÜL 6 TÜBERKÜLOZ Doç.Dr. Faruk ÇİFTÇİ, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Servisi, İstanbul Alt Başlıklar: 1. Epidemiyoloji, 2. İmmunopatogenez, 3. Risk faktörleri

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

Transplantasyon Öncesi Verici ve Alıcının İnfeksiyon Yönünden Taranması. Dr. Filiz Günseren AÜTF Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları AD

Transplantasyon Öncesi Verici ve Alıcının İnfeksiyon Yönünden Taranması. Dr. Filiz Günseren AÜTF Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları AD Transplantasyon Öncesi Verici ve Alıcının İnfeksiyon Yönünden Taranması Dr. Filiz Günseren AÜTF Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları AD Transplantasyon Öncesi Alıcı ve Vericilerin İnfeksiyon

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI BELOGENT merhem Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram merhemde dipropiyonat formunda 0,5 mg a eşdeğer betametazon ve sülfat formunda 1,0 mg a eşdeğer gentamisin bulunmaktadır.

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.

Detaylı