T B M M Tutanak Hizmetleri Başkanlığı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T B M M Tutanak Hizmetleri Başkanlığı"

Transkript

1 Komisyon : Darbe(28 Şubat) Giriş :18.30 Tarih : 12/10/2012 Grup : Gökçen Sayfa : 1 ÜÇÜNCÜ OTURUM Açılma Saati:14:19 BAŞKAN: Nimet BAŞ (İstanbul) Başkan Vekili: Mehmet Naci BOSTANCI (Amasya) Sözcü: İdris ŞAHİN (Çankırı) KÂTİP: Cengiz YAVİLİOĞLU (Erzurum) BAŞKAN Değerli milletvekilleri, değerli konuğumuz Sayın Kazan, öncelikle Komisyonumuzun davetine icabet edip, burada bulunduğunuz için size çok teşekkür ediyoruz. Ben kısaca sizi Komisyonumuz hakkında bilgilendirmek istiyorum. Sizlerin de bildiğiniz gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bulunan dört siyasi parti grubunun vermiş olduklar ortak doğrultudaki önergelerin birleştirilmesi suretiyle kurulan Komisyonumuz, Türkiye deki tüm darbeler ve muhtıralarla, demokrasiyi işlevsiz kılan süreçlerin, incelenerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulmuş bir komisyondur. Meclis araştırma komisyonları İç Tüzük çerçevesinde görev yaparlar. Genellikle hukukçu konuklarımıza araştırma Komisyonumuzun görevlerini ve İç Tüzük ü hatırlatmayı, çok net olarak hatırlatmayı uygun bulmuyoruz. Ama yine de kısaca, bir soruşturma komisyonu olmadığı, sorgulama amacı gütmediğini ve aynı zamanda yargısal bir faaliyet anlamına gelebilecek ve yargı yetkisinin kullanımına müdahil olabilecek tutum ve davranışlardan da dikkatle ve özenle kaçındığımız ifade etmek isterim. Sizlerin de bildiğiniz gibi tüm darbeler ve muhtıralarla bu süreçleri işlevsiz kılan tüm dönemleri incelediği için ve tüm boyutlarıyla inceleme görevi verildiği için aslında önergelerin kapsamı son derece geniş. Bu nedenle de Komisyonumuz yol haritasını belirlerken üç ayrı alt komisyon kurma yönünde bir karar aldı. Bu komisyonlardan biricisi 1960 darbesi ve 71 muhtırasını içeren dönem, diğeri 1980 darbesini içeren dönem ve son dönem diye nitelediğimiz postmodern darbe olarak tanımlanan 28 Şubat sürecine ilişkin dönem. Sizi Komisyona davet eden alt komisyon 12 Eylül alt komisyonu. Ama bulunduğunuz görevler itibarıyla, temsil ettiğiniz kurumlar hasebiyle, 1960 dan itibaren başlayarak, genel olarak darbelere ilişkin bir değerlendirme yapmak üzere ilk başta sözü size bırakacağız ve daha sonra somut sorularımıza gececeğiz milletvekillerimizin. Çalışma yöntemi bu şekilde. Siz kendinizi ve öz geçmişinizi tanıtarak başlıyorsunuz. Ama sözü size bırakmadan önce ben milletvekillerimizi size tanıtmak istiyorum: Feyzullah Kıyıklık Bey AK PARTİ İstanbul Milletvekili, TURGUT KAZAN Benim üyem.. BAŞKAN Süleyman Çelebi Bey TURGUT KAZAN Benim müvekkilim. BAŞKAN Evet, şimdi burada hukukçular ağırlıklı, siz de hukukçusunuz, hepimizin yolları mutlaka bir noktada bir yerde kesişmiştir. Süleyman Çelebi Bey, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Mehmet Şeker Bey Cumhuriyet Halk Partisi Gaziantep Milletvekili. TURGUT KAZAN Hapishaneden. BAŞKAN Onunla da ceza evinden diyorsunuz. Enver Yılmaz Bey AK PARTİ İstanbul Milletvekili. ENVER YILMAZ (İstanbul) Benimle bir bağlantınız yok. Stajı Ankara da yaptım, İstanbul da yapmadığım için öyle bir şey yok. BAŞKAN Ahmet Toptaş Bey Cumhuriyet Halk Partisi Afyonkarahisar Milletvekili, İdris Bal Bey AK PARTİ Kütahya Milletvekili Selçuk Özdağ Bey AK PARTİ Manisa Milletvekili. Lütfen buyurun söz sizin, genel bir değerlendirme yapmak üzere. TURGUT KAZAN Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan. BAŞKAN Sorularımıza da vakit kalması açısından bu genel değerlendirmenizi ve çerçevenizi TURGUT KAZAN Şimdi, ben iki darbeye yaşamış ve elli yıllık bir avukat olarak, elli yıllık bir avukat ve iki darbeyi yaşamış bir hukukçu olarak, size özetleyerek darbeler de hukukun ve hukukçunun oynadığı rolü anlatmak istiyorum. Tabii bu hukukçu ve hukuk derken bunu tırnak içinde kullanıyorum. Yani onların uyguladığını ne hukuk sayıyorum, ne kimliklerini ve kişiliklerini hukukçu sayıyorum ve konuşmamın başında bunun iyi anlaşılması için size iki örnek sunmak istiyorum: Bunlardan birisi, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu kararıdır. Okuyorum: Sabık iktidarın -sorunuza başlangıçta cevap- zamanı idaresinde hukuka aykırı fiil ve hareketleri ika veya bunlara iştirak sebebiyle haklarında açılacak davalarda, mazlum ve davalıların müdafiliğinin İstanbul Barosuna mensup avukatlar tarafından deruhte edilmemesine ve keyfiyetin Türkiye Barolar Birliğine temenni suretiyle teklifine, keyfiyetin umumi heyete arzına diye İstanbul Barosu Yönetim Kurulu 31 Mayıs 1960 günlü karardır. Yani ben kendi notlarımla yazmadım, kararın bir örneğidir. BAŞKAN O karar biz de var. İstettik evet. TURGUT KAZAN Şimdi, bu bir inanılmaz hukukçu yaklaşımıdır. BAŞKAN Muhalefet eden avukatlar da var o Yönetim Kurul kararına tabii. TURGUT KAZAN Hayır. O muhalefet Genel Kurula sunulmasına muhalefet. BAŞKAN Evet. TURGUT KAZAN Yani müdafiliğin kabulüne ilişkin karara muhalefet değil. BAŞKAN Değil değil. TURGUT KAZAN Şimdi, bu bir örnek. Diğeri de o olayın davasına ilişkin temel davanın ilk tutanak metni birinci oturum yani Anayasa davası diye bilinen o ilk davanın birinci oturumu: 14 Ekim 60 Cuma, 9 tane yüksek yargıç, Yargıtaydan, Askeri Yargıtaydan. Şimdi, 9 tane yüksek yargıç yani isimlerini saymıyorum ama bir tanesini başka yerde köprü kurmak için söyleyeceğim Selman Yörük, sonra oğluyla bir bağlantı kuracağım çünkü. Şimdi, bir tek 2 hukukçu Bu

2 Komisyon : Darbe(28 Şubat) Giriş :18.30 Tarih : 12/10/2012 Grup : Gökçen Sayfa : 2 isimler bizim çok deneyimli Yargıtay ve Askerî Yargıtay üyeleriydi. Hepsi böyle bir mahkemede görev alabilmeyi düşündü. Yani Böyle bir mahkemede görev alamayız. diyebilecek bir duyarlılığı göstermedi. Böyle bir duyarlılığı taşımadı. Şimdi, idamla ilgili de bir geçmişimiz var. Türk Ceza Kanunu nun bir maddesine göre Şu yaşın üstündekiler için idam cezası infaz edilemez. Ama bizim anlı şanlı hukukçularımız(!) tırnak içinde kullanıyorum bunları kanun değişikliği hâlinde bu yapılacak işin, infaz hukukunu ilgilendirdiğini çünkü idamın bir infaz kuralı olduğunu, infaz kuralının usul kuralı olduğunu, usulde de temel ilkenin derhâl yürürlüğe girmek ilkesi olduğunu, dolayısıyla esasa ilişkin değişiklik sayılamayacağını yani, insanı asacaksınız ve asacağınız insan Cumhurbaşkanı olacak, Cumhurbaşkanını asacaksınız ve bu, bir usul hükmüdür, esas değildir diyeceksiniz. Bunu bizim hukukçularımız(!) dedi. Tırnak içinde kullanıyorum 2 kişinin tabii adını vermek isterim: Yargıtay Başkanı Recai Seçkin di Hayır. dedi. Böyle bir yargılama yerinde, onu mahkeme sayıp görev kabul edilemez. denildi. Birisi de her ne kadar o komisyona seçildi ise de görev yapmadı, Tahir Taner dir. Tahir Taner öyle bir çalışmaya katılamayacağını bildirdi. Ben Tahir Taner den burs alarak okumuş bir hukukçuyum. Tahir Taner i her ayın birinci günü Şişli deki evine gider, ziyaret eder, elini öper ve bursun çekini alırdım. O yüzden ben böyle bir hukukçuyu tanıma şansına da erişmiş bir hukukçuyum. Şimdi, tabii, bu olay yaşandığında yani bu Yüce Divan, İstanbul Barosunun bu kararları verildiğinde falan, ben hukuku fakültesi ikinci sınıf öğrencisiydim. Hukuku çok seviyordum ve liseyi bitirdikten sonra, bir tek o yıl aslında lise bitirmeye göre alınıyordu fakülteye, bir yıl uygulandı, her yere girebilirdim. Ama sadece İstanbul hukuk yazdım çünkü yani daha adil bir düzen, daha hakçasına bir Türkiye Hukukla olur diye düşünüyordum. Ve tabii biraz da sosyalist damar bastı Türkiye İşçi Partisine girdim. Türkiye İşçi Partisinde il başkanı oldum. Merkez Yürütme Kurulu üyesi oldum çok genç yaşta ve tabii şak diye 12 Mart darbesini yaşadım. 12 Martı öğleyin Eskişehir de radyoda dinleyince Askerler bizi bu akşam kurşuna dizebilir düşüncesiyle, eşimi ve 7 yaşındaki kızımı alıp Ankara ya kaçtık. Türkiye İşçi Partisi ertesi gün Merkez Yürütme Kurulunu topladı Bu bir faşizmdir dedik 13 Mart da ve ondan sonrası geldi. Şimdi, darbeler burada bir parantez açmak istiyorum, Amerika nın solu ezme planıdır. Bunun da size somut, çok somut örneğini vermek istiyorum. Şimdi, bakın, bir Milli Nizam Partisi vardı bir de Türkiye İşçi Partisi vardı. Yani 12 Mart önceki günleri anlatıyorum, sonra 12 Marta geçeceğim. Milli Nizam Partisi büyük kongresini 24 Ocak 1971 de yapmıştı. 12 Marttan önce, 5 Martta kapatma davası açıldı ve 20 Mayıs günü kapatma kararı verildi. Türkiye İşçi Partisi büyük kongresini 29 Ekim 1970 de yapmıştı, 12 Mart a kadar kapatma davası açılmamıştı. Bizler tutuklandık, ve tutuklayanlar kimdi? Türkiye İşçi Partisinden bağış aldığım arkadaşlarımdı. Hukukçuları anlatacağım size, darbede rol alan hukukçuları anlatmak için bunu veriyorum. Şimdi, Türkiye İşçi Partisi 29 ekimde kongre yapmış, kapatma davası, bizler tutuklandıktan çok sonra, 11 haziranda açıldı, 20 temmuzda kapatıldı. Arkadaşlar, biz on beş yıla mahkum olduk ama Millî Nizam Partisi yani Türkiye İşçi Partisinin kapatması, 12 Mart darbesinden sonra açıldı, 12 Mart darbesinden sonra kapatıldı, Millî Nizam Partisi için dava derhâl açılmıştı, 12 Marttan önce açılmıştı ve 12 Marttan sonra, 20 Mayısta kapatıldı ama Necmettin Erbakan, Alpler de dinlenmeye gönderildi, darbeciler tarafından, Faruk Gürler, Muhsin Batur. Biz içeride yatıyorduk, biz on beş yıla mahkum olduk, Niğde cezaevine gittik, darbeciler, yani darbenin Amerikan planı olarak ve solu ezmek için yapıldığını anlatmak için anlatıyorum, Süleyman Arif Emre ye, emanet parti kurdurdu. Seçim dönemi geldi, darbeciler, Necmettin Erbakan ı İsviçre den davet etti, partisinin başına geçti, hükûmete ortak oldu, biz içeride yatıyorduk. Ecevit, bir af çıkarmaya çalıştı, darbecilerin koruduğu -o zaman Selamet ti- Selamet, o affı da yatırdı, biz içeride kaldık, onlar hükûmet oldu. Bunu, darbenin, solu ezmek için yapılmış bir Amerikan planı olduğunu vurgulamak için anlatıyorum. Şimdi ben, bunu, Sayın Başkan, bu 12 martta Eresin Otelde bir toplantıda söyledim, bunu söyleyince, tanıklarıma ulaştım. Abdurrahman Dilipak dedi ki: Evet, doğru, Murat Sancak ın uçağıyla gitti. Mehmet Bekaroğlu itiraz etti, Hayır, tarifeli uçakla gitti dedi. Ben dedim ki: Hangi uçakla gittiğiyle ilgilenmiyorum, dinlenmeye gönderildiğini anlatıyorum dedim. Peki, Bekaroğlu na sordum: Niye davet edildi, edildi mi edilmedi mi? Ona da cevap: Demirel in oyunu bölmek için davet edildi dedi. Şimdi, gönderenler de Batur, Gürler ikilisi davet edenler de darbecilerdi. Bunu bilgilerinize sunuyorum ve bu bölümü kapatıyorum. Devam edecek olursak, biz içerideyiz, Yunus Koçak geldi, o zaman, işte milletvekilliği bitmişti ama bizim Konya Milletvekilimizdi, bu Mecliste, kafası, tabanca kabzasıyla yarılmıştı, demokratik bir yaklaşımla, Adalet Partililer dövmüştü Türkiye İşçi Partilileri, burası yarılmıştı, dedi ki: Hiç korkmayın, idam edilmeyeceksiniz. Ben tabii, hukuka inandığım için, daha o zaman otuz yaşlarındayım, Yunus Koçak a çok kızdım, Ya, manyak mısın, ne idamı? fakat sonra yaşadıklarımı görünce, pekala, Yunus Koçak doğru söylemiş, eğer, idamı politik olarak, kendi çıkarları için, o gün, gerekli görselerdi, ederlermiş. Nitekim, üç tane gencecik fidanı ettiler. Şimdi, burada bir parantez açarak bir şey daha söyleyeyim: Beni, yargılayan yargıç, tutukluyum, yani hukukçumuz bu, kahve içmeye çağırdı, Hâkim Yarbay, o tarihte, Süha Umurhan, sonra Askerî Yargıtay a seçildi, dedi ki: Ya, Turgut Bey, gelin bir çay kahve içelim, biz, bunu, severek mi yapıyoruz? İşte, yarbay olarak emekli olmak var, albay olarak emekli olmak var, evde evladı iyal. İyi de bizim de evladımız var. Herkes, sizin gibi öyle sanıyor o, avukatlık yapıp para kazanamaz ki dedi. Yani albay olarak emekli olmanın avantajını kullanmak için sizi içeride tutmayı gayet doğal sayan bir hukukçu profili, ne yazık ki, büyük çoğunluğumuz bu ve bunu bana anlatırken Mümtaz Soysal ı kitabından, altı yıl, sekiz aya mahkum etmiş. Şimdi, ben, o zaman, dedim ki: Ya, Türkiye'de yapılacak iş, hukukla ilgili bir mücadele vermektir. Toplumumuzun, hukuku özümsemesini sağlamak için mücadele vermektir. Kendimi, böyle bir göreve, bir çeşit görevlendirdim, derken, şak diye 12 Eylül oldu. Şimdi, DİSK baş derneği Yazarlar Sendikası ve başkaları, şimdi, açık itiraf edeyim: Ben, ceza avukatı falan değildim, ben, iş hukukunu seviyordum, sendikacıları da onun için tanıyordum, çünkü iş hukuku dinamik bir alandı, orada, yazıyordum, çiziyordum, tartışıyordum ama 12 Eylül olunca iki şey oldu: Bir, eşin dostun içeri alınıyordu, ben 12 Eylülden çok korkuyordum, avukatlık üstlenmekten çok korkuyordum, ama korkuyor denilmesinden de korkuyordum. O yüzden eşinin dostunun eşi çocuğu içeri alınınca, size gelince ne yapacaksınız? Korka korka, ben, ceza avukatı oldum. Tabii, işte DİSK davası, Barış Derneği davası, Yazarlar Sendikası davası arkadaşlar, bu dönemlerdeki baskı, işkence,

3 Komisyon : Darbe(28 Şubat) Giriş :18.30 Tarih : 12/10/2012 Grup : Gökçen Sayfa : 3 idam, hapis insanlık dışı ne varsa hepsi, yargı formatı kullanılarak yapılmıştır, o yüzden, tabii ki darbelere hayır yanlış anlaşılmasın, onu yumuşatmak için söylemiyorum ama bir şey yapmanızı önereceğim, bir şey yapılmasını önereceğim, onun için hep bunu vurguluyorum: Hepsinde, yargıçlar, savcılar görev aldı ve hepsinde onlar etkili oldu, ne yapıldıysa onlar yaptılar. Kenan Evren e mektup yazmıştım, o zaman -ben, başkan olduğumda, onun Cumhurbaşkanlığı da bitmişti, bizim sokağa, Sayın Başkan, Orhan Apaydın adını vermek üzere bir tören düzenliyorduk, İstiklal Caddesinde, müzikli, danslı, oyunlu bir tören- sanıyorum Marmaris teydi, şu sayılı Cumhurbaşkanı Kenan Evren diye, dedim ki: Sizin vatan haini sayıp içeri attığınız, ve sonuçta da pasaport filan da vermeyip, bilmem bir çeşit ölümüne neden olduğunuz, Orhan Apaydın için böyle bir tören düzenliyoruz, sokağa adını vereceğiz, tabii sizleri anlatacağız, yaptıklarınızı anlatacağız, tabii size de söz hakkı tanırız, buyurun gelin, niye vatan haini ya da niye öyle bir muameleye maruz bıraktığınızı anlatmanız için size imkân tanırız dedik. Kenan Evren, cevap verdi, dedi ki; Siz, hem hukukçu olmuşsunuz hem de hukukçuluğu bilmiyorsunuz, bir kere, biz bir şey yapmadık, o kararları bağımsız yargı verdi. dedi. Bu bağımsız yargı türküsünün altını çiziyorum, sonra sonuna geleceğim. Tabii, DİSK te bu, yaşananların, ne kadar acılı olduğunun anlaşılması için size bir örnek daha vermek istiyorum: Uğur Mumcu, İstanbul a gelecekti, sıkıyönetim komutanlarının anlatacakları bazı şeyler vardı, o yüzden, ben de şunu da, şunu da anlatsın diye onu karşıladım, bizim eve geldik, Uğur, dedi ki: Uçakta, Nurettin Yılmaz vardı. Nurettin Yılmaz ı, polisler, Barış Derneği davasına getiriyorlarmış, tutuklu, Uğur u tanıdıkları için ona kıyak çekmişler, Uğur, Nurettin in yanına oturup biraz konuşabilmiş, Bir kere, Nurettin, yapılıydı, bir deri bir kemik kalmış, iki: Nurettin, Diyarbakır Cezaevinden kurtulup Barış Derneği sanığı olarak, tutuklu sanığı olarak Metris e geldiği için şakır şakır oynuyor. dedi. Yani bizim İstanbul u cehennem olarak bildiğimiz tarihlerde, Diyarbakır da, İstanbul u cennet olarak düşünecek, yani İstanbul derken, Metris i kastediyorum, cennet saydıracak bir uygulama oluyor. Sonra, ben, bunu, Nurettin in kendisinden de dinlemiştim, çünkü çok etkilemişti, gittim cezaevinde, aynen, aynı sevinci gözlerinde gördüm. Şimdi, sonuçta, bu anlı şanlı savcılar, anlı şanlı yargıçlar bu işleri yaptılar, uyguladılar. Onlar, Sayın Başkan, yani önlem olarak ve çağrı olarak, kimdi, neler yaptılar, ne yaptılar, insanları neyle suçladılar? Somut insanları kastediyorum tabii, örneğin, DİSK davasında dört yıl kadar yatan Süleyman Çelebi ve arkadaşları, neyle suçlandı, niye suçlandı, kim suçladı, iddianameyi hangi savcılar yazdı? Onlar ortalıkta dolaşıyor. Yani, yanlış anlaşılmasın, yargılansınlar, mahkum edelim demiyorum, ama toplum bilsin, teşhir edilsin, diye bunları söylüyorum. Şimdi, deliller okunuyor, DİSK davasında, Kıdemli Yargıç Çetin Güvener Ne demek bu, millî demokratik cephe? Diyor. Şimdi nasıl cevap vereceksin buna? Bir tek cephe kurulur Rus a karşı Allah Allah diye gidilir, başka cephe mi olurmuş? Böyle bir anlayış içerisinde yargılanıyorsunuz. Deli Petro nun vasiyetnamesi, kitapları kütüphanelerden getirildi. Ya, bir hukukçu olarak, aklım durdu. Şimdi, Barış Derneği davasında, yargılanan müvekkillerimi düşünüyorum, diyelim ki, yakından tanıdığınız için onun adını vereyim, Ali Sirmen ya, Deli Petro nun vasiyetnamesini ya böyle bir vasiyetname var mıdır, yok mudur, kitap mıdır iyi de benim müvekkilimle ne ilgisi var, getirtti, duruşmada okundu, Hâkim Binbaşı Kıdemli Yargıç Atilla Ülkü, idam kararı vermek üzere dava açıldıktan sonra İstanbul a tayin edildi, idam kararı verilecekti, çünkü Atilla Ülkü, Erzincan da, 241 den idam vermişti. O yüzden, Barış Derneği davasına gelir gelmez 241 i aradı, yani tabii, genç arkadaşlar var, 141 işte işçi sınıfının diktası, bir örgüt kurarsa şudur, iki örgüt kurarsanız cezası idamdır. DİSK, niye suçlandı, iddianameyi hangi savcılar yaptı, yargılamayı kim yaptı, dört yıla yakın niye yattılar, Ahmet İhsan, benim müvekkilim BAŞKAN Sayın Başkanım, sözünüzü kesiyor gibi olmasın ama bu girdiğiniz konuların çoğu, aslında, somut konular ve belki somut sorularla açabileceğimiz konular, bir genel değerlendirme yapmak üzere vermiştim sözü, somut olaylara, örnek isimlere sorularla girersek, milletvekillerimiz çünkü bu konuda, size soru soracaklar. Bir genel değerlendirmenizi tamamlarsanız TURGUT KAZAN Tamam. Şimdi, genel değerlemede şunu söylemek istiyorum, darbecilerin, hangi savcıları, yargıçları sevdiğini; sevmediklerine neler yaptığını, Selimiye de neler olduğunu, hangi eylem için kaç lira para alındığını, Kumkapı da, meyhanelerde şef garsonlar, için kaç lira, 163 için kaç lira, 1402 için kaç lira alındığını biliyordu ve size söylüyordu ve onu veriyordunuz ve çıkıyordunuz. Yeraltı dünyasının, en anlı şanlı babaları, gıyabi tutukluyken, Selimiye, giriyordu çıkıyordu, giriyordu çıkıyordu, giriyordu çıkıyordu, bu giriş çıkışa çok şaşıran Hâkim Albay Osman Kaynak, duruşmada, sorgusunu alırken bunu fark edince, sıkıyönetim komutanına bir örneğini arz etmiş idi. Ben Uğur a: Sıkıyönetim komutanına, bunu da sor dedim, sıkıyönetim komutanına, Uğur, bunu da sordu, Necdet Üruğ: Hayır, bilmiyorum dedi, ertesi gün, Osman Kaynak, eski yerine iade edildi. Şimdi, Selman Yörük, demiştim, yani Yüce Divanda görev alan anlı şanlı yargıçlardan biriydi, onun oğlu Sahir Yörük de Selimiye de herkese kan kusturdu. Bitiriyorum efendim. Barış Derneğinde bütün aramalara rağmen bulunamayan bir sanık vardı -o zaman şüpheli deyimi yoktu, sanıkonun için tefrik edilmişti. Ben, savcıya gittim, dedim ki: Ben size bir kolaylık sağlayayım, bu bütün aramalara rağmen bulunamayan sanığın adresini Köşk e sorun. Köşk ü anlamadı, Çankaya dedim, gene anlamadı, Cumhurbaşkanının damadıdır. dedim. Maksut Göksu. Şimdi, Cumhurbaşkanının damadını bütün aramalara rağmen bulamayıp ayırdılar, böyle bir hukuk uygulamasıyla karşı karşıyayız, ne yapıldıysa bağımsız yargı formatıyla yapıldı. Bu nedenle, Sayın Başkan, benzer yargı uygulamalarının tekrarlanmaması için bütün topluma ders olacak biçimde 12 Eylül yargıç ve savcılarının tutum, davranış ve kararlarının incelemeye alınması gerektiğini ve yaptıklarının bir rapora bağlanması gerektiğini düşünüyorum. Bitiriyorum ve son cümle. Ben Anayasa Uzlaşma Komisyonuna gelmiştim, orada Uzlaşma Komisyonundaki beni dinleyen üyelere bir uyarıda bulunmuştum. Dedim ki: Bir Frankenstein yarattınız, şu anda bilek güreşine başladı, yakında sizleri de alacak; ben, elli yıllık bir avukat olarak alınırsanız, hiç şaşırmayacağım, sizi şimdiden uyarıyorum, siz de

4 Komisyon : Darbe(28 Şubat) Giriş :18.30 Tarih : 12/10/2012 Grup : Gökçen Sayfa : 4 şaşırmayın. dedim ve bu tarihten sonra o Frankenstein ın MİT olayında o dediğimi yapmaya başladığını da gördük. Buraya nokta koyuyorum, size teşekkür ediyorum. BAŞKAN Somut sorular için öncelikle 12 Eylül Alt Komisyonu üyeleriyle mi başlayalım? Siz tarihsel süreçle başladınız, ben 1960 Darbesi ve 71 Muhtırası Alt Komisyonu Başkanı Enver Yılmaz a ilk soruyu sormak üzere söz veriyorum. Buyurun lütfen. ENVER YILMAZ (İstanbul) Teşekkür ederim. Sayın Kazan, hoş geldiniz. TURGUT KAZAN Hoş bulduk. ENVER YILMAZ (İstanbul) 27 Mayıstan çok bahsedemediniz, daha ziyade 12 Marta yoğunlaştınız. TURGUT KAZAN Ben öğrenciydim o zaman tabii. ENVER YILMAZ (İstanbul) Yok, şikâyet anlamında değil, süreçle ilgili belirtmek istediğim. 9 Marttan da bahsetmediniz. TURGUT KAZAN Ederim. ENVER YILMAZ (İstanbul) 9 Martı bir açar mısınız? Sizin çerçevenizden nasıl gözüküyor 9 Mart? TURGUT KAZAN Şimdi, ben BAŞKAN Şimdi, onu açmadan önce, ben, kısa bir şekilde O döneme ilişkin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel le yaptığımız görüşme esnasında TURGUT KAZAN Biraz o basına yansıdı, okudum. BAŞKAN Yansıdı, tutanakların tamamı yansımamış olmakla birlikte. bu döneme ilişkin kendisine yöneltilen sorularda 71 muhtırasıyla ilgili sizin söylediklerinizi dikkatle dinledim. Aslında, yani, niyetin tamamen, o dönemin bazı sol grupların bu muhtıra dönemini hazırladıklarını, amaçlarının Faruk Gürler i Cumhurbaşkanı seçtirmek olduğunu, dolayısıyla amaçlarına, hedeflerine ulaşamadılar ama bu işin arkasında zaten sol gruplar vardı gibi bir şey söyledi. Bu iki soruyla birlikte belki değerlendirirsiniz. Buyurun. TURGUT KAZAN Şimdi, bu soruyu iyi ki sordunuz, mutlaka cevaplamak isterim. Şimdi, kabaca demiştim ki: Darbeler Amerikan planıdır. Amerika Türkiye de solun iktidar olabileceğinden bir küçük ihtimal olsa bile korkuyordu çünkü Türkiye nin bulunduğu yer o zamanki Sovyetler Birliğinin çok yakınında ve çok önemli bir nokta olduğu için, eğer böyle bir şey olursa Amerika için felaketti. O yüzden solun gelişmesini önlemek için ben bir provokasyon, bir tuzak hazırlandığı görüşündeyim, bunu somutlaştıracağım. BAŞKAN 71 muhtırasında mı? TURGUT KAZAN Öncesinde. BAŞKAN Öncesinde. TURGUT KAZAN Ben, bakın, benim kayınbiraderim iktisat fakültesinde okuyordu, bir asistanı çok seviyordu ama bütün iktisatlılar ve bütün hukuklular o asistanı çok seviyordu. Ben Eskişehir de avukatım ama sıkça İstanbul a gidiyorum, beni, böyle bir gel, dinle Ben de bir gün gittim, iktisat fakültesi 1 inci sınıf amfisinde o asistanı dinledim. Şimdi, inanılmaz bir şey Devrim namlunun ucundadır. diyor ve yer yerinden oynuyordu. Sizi sandıkla aldatanlara inanmayın, o biziz, inanmayın, devrim namlunun ucundadır. Tayfun yani kayınbiraderim Nasıl? dedi. Dedim ki: Tayfun, bu ya polis, ya manyak, ikisi de aynı kapıya çıkar. Ben onun üzerine parti tarafından görevlendirildim, Türkiye İşçi Partisi tarafından çünkü Türkiye İşçi Partisine de bulaştırılabilir. diye. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi kantini ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi kantininde Filistin e gidiş için deftere insan yazılıyordu. Şimdi, bir provokasyondu, bir darbe ortamını yaratmak için o birileri, solda birileri, kendileri gerçekten samimi olarak solun yani işte diyelim ki falanca ile falancanın iktidar olup sosyalizm getireceğine inananlar vardı. Ama buna karşı duran önemli bir sol grup vardı, ben onun açık Ben o zaman otuz yaşındayım, hatta yirmi sekiz yaşındayken falan yani 68 de falan Eskişehir de bunu fark ettim, Mehmet Ali Aybar dan randevu aldım, gelip anlattım, bir provokasyon hazırlanıyor. Yani işte askerlerle Türkiye İşçi Partilileri konuşturmak, ben bunu fark ediyorum, Türkiye İşçi Partisi İl Başkanıyım, çünkü yedek subaylığımı orada yaptığım için orada avukatlığa başladım, o yüzden tanıdığım birkaç asker var, tamam, ama bir gördüm ki, bir fark ettim ki Memleketi nasıl kurtaracağız? falan gibi, işte yemeğe çağırıyorlar, memleketi nasıl Şimdi, dedim yani ben, böyle bir provokasyon var, bunu nasıl önleyebiliriz? Yani o bir porvokasyondu, şiddetle ama burada bir şey söyleyeyim, mesela ENVER YILMAZ (İstanbul) O derken 9 Mart. TURGUT KAZAN Evet. Yani 9 Marta giden yolu kast ediyorum, yalnız 9 Mart değil. İşte o arkadaş bir ajan, provokatördü. ENVER YILMAZ (İstanbul) İsmini hatırlıyor musunuz? TURGUT KAZAN Şimdi, iktidara yakın gazetenin demokrasiyi savunan köşe yazarı. Şimdi, bir örnek. İsterseniz başka bir örnek daha vereyim, 12 Eylülden de bir örnek vereyim. Şimdi, Kenan Evren i evinde ağırlayan bir tek başyazar vardı. O başyazar şu anda Başbakanın yanağından makas alabiliyor ve yine başyazar darbelere karşı yazı yazıyor. Ya, hiçbir gazetecinin, Kenan Evren gibi bir darbeciyi evinde ağırlamak diye bir yükü olabilir mi? Hayır. Severek yaptığı ama şimdi demokrasi kahramanı, Kenan Evren i evinde ağırlayan bir demokrasici. ALİR RIZA ÖZTÜRK (Mersin) - Kim bu gazeteci efendim? TURGUT KAZAN Mehmet Barlas. ENVER YILMAZ (İstanbul) İktisatçıyı da söylerseniz. TURGUT KAZAN Mahir Kaynak. ENVER YILMAZ (İstanbul) Evet.

5 Komisyon : Darbe(28 Şubat) Giriş :18.30 Tarih : 12/10/2012 Grup : Gökçen Sayfa : 5 Devam edebilir miyiz Başkanım? BAŞKAN Buyurun. ENVER YILMAZ (İstanbul) 27 Mayıs sizce bir devrim mi, darbe mi? TURGUT KAZAN Darbe tabii ki ama Anayasası iyi bir Anayasa. Onu da sorarsanız, niye iyi Anayasa olduğunu, nasıl yapıldığını falan anlatabilirim yani. BAŞKAN Onu şimdi sormayalım. ENVER YILMAZ (İstanbul) Sormuyoruz onu. 9 Mart darbe, devrim, muhtıra, sizce hangisi? TURGUT KAZAN Faşizm, 9 Mart da gelse faşizmdi. Bakın ne diyorum? Ben 12 Martta Eskişehir den kaçarken ne olduğunu bilmiyordum yani ben zaten 9 Martı bilmiyorum da diyelim ki şimdi biliyorum yani sonradan öğrendim, 9 Martçılar da yapmış olsaydı kaçardım çünkü yani askerî bir darbenin dini, imanı olmaz. ENVER YILMAZ (İstanbul) Evet. 12 Mart? TURGUT KAZAN Faşizmdir. dedik. O zaman bir şey daha söyleyeyim, Sayın Başkanım, 13 Mart günü BAŞKAN Bir de şu var, belki bununla birleştirilerek sorulabilir. Yani o dönemde aslında, bu darbenin ve muhtıranın daha doğrusu 1971 muhtırasına giden süreçte aslında sol grupların asker üzerinde etkili olduğunu siz de zaten söylüyorsunuz, yani bu iç içe geçmiş bir çalışma da vardı ama ben bunları da doğru bulmadığım için, içinde yer almadım TURGUT KAZAN Ben oyun olduğun düşünüyorum ayrıca. BAŞKAN Anladım, oyun olduğunu düşünüyorsunuz. TURGUT KAZAN Amerikan oyunu. BAŞKAN Evet. İktidara gelme ihtimali vardı veya iktidara TURGUT KAZAN Hayır, yoktu bence. Amerika bırakmaz kimseye. BAŞKAN Şimdi, tabii, şu anlamda, şimdi siz, ben sorumu sormak yerine, bütün insicamım bozuluyor, sorumu da tamamlayamıyorum. TURGUT KAZAN Özür dilerim Başkanım. BAŞKAN O dönemde yani çok yüksek oranda oy almış bir iktidar var, yüzde 53; büyüme hızı, ekonomik göstergeler, olağanüstü bir durum yok Türkiye de o döneme ilişkin olarak yani Demirel in Başbakanlığı döneminde. Bir ihtimal vardı da ve Amerika buna izin vermedi diye arkasında 71 muhtırasının Amerika olduğunu mu düşünüyorsunuz? Sorum bu. TURGUT KAZAN Ama biliyorsunuz Ecevit de zaten bunu söyledi. BAŞKAN Ve o da deniyor ki normalde 1971 muhtırasına giden süreçte aslında sol grupların tamamı destekledi, amaç -bir kez daha soruyorum- Faruk Gürler i Cumhurbaşkanı seçtirmekti ama tahmin ettikleri gibi olmadı, aslında bedel döndü, sonuçta hani bedelin bir kısmını solun kendisi ödedi. Ama aslında tahrik eden süreçte rolleri vardı deniyor. Buna ne diyorsunuz? TURGUT KAZAN Şimdi, tabii, seçtirmek başka bir şey, seçtirmek sonraki süreç. BAŞKAN Evet. TURGUT KAZAN Yani 12 Mart darbesinden sonra işte bir Cumhurbaşkanlığı seçimi BAŞKAN O zaman somut sorayım: 71 muhtırasının verilmesinde en etkin kuvvet komutanı sizce Faruk Gürler miydi? Yani bir yorum yapabilir misiniz anlamında, yoksa bir bilgi olarak sormadım. TURGUT KAZAN Yani bilemeyeceğim şimdi. BAŞKAN - Tamam. TURGUT KAZAN Ama Faruk Gürler tabii Kara Kuvvetleri Komutanı olduğu için kuvvet komutanları arasında tabii ki en kuvvetli olanıdır yani. BAŞKAN Evet, var mı devamı sorunun? ENVER YILMAZ (İstanbul) Yok Başkanım. BAŞKAN Feyzullah Kıyıklık Bey söz istedi. Buyurun. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) Ben 60 ihtilalinde öğrenciydim, çocuktum yani ilkokuldaydım, pek iyi hatırlamıyorum ama babamın çokça ağlamasından dolayı üzüntümüz vardı. Babam Demokrat Partinin Ocak Başkanı mıydı, neydi, artık bilmiyorum onu da, çok ağlardı, fakat olaylarını çok yakından yaşadım. Gerçekten Fransa daki öğrenci olaylarından sonra bütün dünyada da biliyorsunuz üniversite öğrencilerinde bir demokrasi adına çıkışlar oldu ve Türkiye ye de 68 yılında geldi bu ve birçok talebe birlikleri, dernekleri ve federasyonları kuruldu, örgütler kuruldu, bunlar bazen birbirleriyle kavga ettiler, aynı fraksiyonda olanlar bile birbirleriyle, belki fraksiyonları biraz değişik, sol birbirleriyle kavga etti. Mesela, önceleri milliyetçiler ülkü ocakları ve Millî Türk Talebe Birliği olarak ayrıldılar, Mücadele Birliği kuruldu, Dev-Sol kuruldu, TMTF kuruldu, velhasıl birçok dernekler ve sivil toplum kuruluşları, öğrencilerle ilgili kuruldu. İşçi sendikaları ki o zaman MİSK zannediyorum vardı değil mi? Milliyetçi İşçi Sendikası ve DİSK, Türk-İş, yani böyle pıtrak gibi birdenbire birçok sivil toplum kuruluşu kuruldu. Enteresandır, mesela Orta Doğu Üniversitesinde bazı hadiseler oldu, daha sonra Site Yurdu nda ve Siyasal Bilgiler Fakültesinde burada ve Hukuk Fakültesinde bir ilahiyatçı öğrenci, biliyorsunuz ilk olay biraz da onunla başladı, öldürüldü Site Yurdu nda. İstanbul da, enteresandır, 6 ncı Filo sık sık bizi ziyarete gelmeye başladı ve her gelişinde de büyük olaylar oldu. İşte kanlı veya şanlı pazarlar oldu, velhasıl birçok olaylar oldu. O günün öğrenci liderleri ve fakülte başkanları Daha sonra ben onların hepsini de takip ettim, en azından İstanbul için takip ettim. Mesela, biz Sayın İktisatçıyı da bazen gidip dinliyorduk, başkalarını da dinliyorduk. Siz

6 Komisyon : Darbe(28 Şubat) Giriş :18.30 Tarih : 12/10/2012 Grup : Gökçen Sayfa : 6 bu dönemde tabii ki muhtıraların, darbelerin hiçbirinin makul tarafı olamaz ama üniversitedeki hocalarımızın da basiretsizliği bu öğrencilerin, bu tip oyunlara gelmesinde etkili midir sizce? TURGUT KAZAN Yani böyle bir teşhis koyamam ama işte öğretim üyelerinden birinin gençleri hangi amaçla ve nasıl tahrik ettiğini, nasıl şekillendirmeye çalıştığını anlattım. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) Hayır, şunun için soruyorum: Mesela, bizim fakültede İdris Bey Allah rahmet eylesin- devamlı bu tip olayların netice getirmeyeceğini, asıl örgütlenmenin şu şekilde olduğunu söylemesine rağmen hepimizin bildiği çok büyük hukukçular da oldu bunlar. Başka türlü yani sırt sıvazlayarak bu işi götürüyorlardı. TURGUT KAZAN Siz yani böyle bir değerlendirme yapıyorsunuz. Tabii, saygı duyuyorum. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) Benim bu değerlendirmeme katılır mısınz? TURGUT KAZAN Yani böyle bir genelleme yapamam. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) Çünkü bizim yurdumuzda bizi çok erken namaza kaldıran kalkmayınca da bağıran çağıran arkadaşın TURGUT KAZAN Yalnız İdris Bey için tam nasıl bir değerlendirme yaptınız orasını tam anlayamadım. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) Yani İdris Bey bu tip olayların yani öğrenci hareketlerinin bu şekilde olmasının fayda getirmeyeceğini söylüyordu ve onu da hainlikle suçluyorlardı. TURGUT KAZAN Anladım. Ben o sırada öğrenci değildim. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) Ben öğrenciydim. Mesela, ben çok kışkırtıcı olan, çok sağcı olan bir delikanlının, ben fakültede ders çalışırken Çabuk kalk burayı basacağız. dediğini, bende Bu karar ne zaman alındı? diye itiraz ettiğimi ama çıktığında başka bir fraksiyonun önünde sol kol elde geldiğini Çünkü biz sağ kolumuzu kaldırıyorduk. TURGUT KAZAN Yalnız adı çok geçtiği için İdris Bey le ilgili bir şey söylemek isterim. Tabii, bu söylediğiniz biraz sonraki yıllar. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) Yok, 12 Mart öncesidir bunlar. TURGUT KAZAN Hayır, benim söyleyeceğim yıldan sonrakidir. Şimdi, İdris Bey için İdris Bey benim hocam olmadı ama onu çok severdim. O yüzden de odasına giderdim, sohbet ederdik falan- sol gerici, sağ ilerici diye bir tahlilde bulunduğu için çok sıcak karşılanmıştır. Bu değerlendirmeyi bir yana bırakıyorum ama Talat Aydemir hareketi öncesinde FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) O olayı bilmiyorum ben. TURGUT KAZAN - İdris Bey o kadronun içindeydi ve biz Türkiye İşçi Partili olduğumuz için yani sandık dediğimiz için mesafeliydi. Bu bölümü bilinmiyor. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) O sizin dediğiniz 63 lü yıllar. Benim dediğim 69 lu yıllar, 70 li yıllar. TURGUT KAZAN Tabii tabii. Yani sandıkla devrim yahut da işte sosyalizm gerçekleştirmenin bir hayal olduğuna inanırdı ve o kadronun içindeydi. Sonradan, o sizin söylediğiniz, Talat Aydemir darbesi sonrasıdır. O kitap da zaten sonraki tarihe aittir. Bunu da paylaşmak istedim yoksa İdris Bey benim çok sevdiğim bir hocamdı ama böyle bir değişim getirmiştir. Fakat o bölümü hiç konuşulmaz, hep o sonraki sol gericidir, sağ ilericidir. teşhisi hep vurgulanır, bunu da paylaşmak istedim. Evet, Sayın Başkan. BAŞKAN Selçuk Özdağ Bey Buyurun lütfen. SELÇUK ÖZDAĞ (Manisa) Teşekkür ederim Sayın Başkan. Hoş geldiniz Sayın Kazan. Birinci sorumuz: 12 Eylül darbesi sırasında sizler hangi davalarda sanıktınız ve avukatlık yaptınız? Bu davalarda, adli yargılanmalarda hukuki olarak doğru değerlendirmeler yapılıyor muydu ve bu davalarda müvekkillerinizden kötü muamele, işkence görenler var mıydı ve bunlar size nasıl ulaşıyorlardı? Bu konuda ne gibi çalışmalar yaptınız? Aynı zamanda, 12 Eylül mahkemelerinde yargıçların tutumları nasıldı? 12 Eylül mahkemelerinde, mahkeme başkanlarının tamamı hukuk kökenli değildi, hukukçu değillerdi. TURGUT KAZAN Bir başkan vardı, subay üye. SELÇUK ÖZDAĞ (Manisa) Evet. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ve hemen akabinde de şöyle bir soru tevdi etmek istiyorum size: Geçenlerde o dönemin mahkeme üyelerinden bir tanesi, yargıçlardan bir tanesi Balyoz davasından sonra, karar verildikten sonra 12 Eylül mahkemeleri daha adildi, daha objektifti, daha düzgün yapılmıştı. diye bir ifadede bulundu. Katılır mısınız? BAŞKAN Neyseki bu soruyu bu sefer siz sordunuz. Bu soruyu genellikle Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerimiz sorardı. Onların sormasına gerek kalmadan siz sormuş oldunuz. SELÇUK ÖZDAĞ (Manisa) Evet, özür dilerim o zaman. Ben buraya katılmadığım için, 12 Eylül Alt Komisyonu BAŞKAN Sadece latife yaptım. Bu soru genellikle hukukçu herkesi FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) - Ben bu arada bir şey demek istiyorum. Çok adildi. Beş yıla kadar olan cezaların temyiz hakkı yoktu. Çok adildi hakikaten! BAŞKAN Bayağı adildi! SELÇUK ÖZDAĞ (Manisa) Bu darbeleri hep Amerika yaptırdı. dediniz. İçeride iş birlikçileri vardı ki onlarla beraber oldular ve sola karşı yapıldığını söylediniz. Millî Nizam Partisi kapatıldı, Millî Selamet Partisi kapatıldı devamı olarak. Ardından, 12 Eylül sonrası bu şahıslar yargılandılar ve ceza aldılar. Cezaevlerinde dört yıla kadar kaldılar. Çıktıktan sonra parti kurdular. Kurdukları parti, Refah Partisi kapatıldı. Ardından Fazilet Partisi kapatıldı ve ardından 28 Şubata muhatap oldular. 28 Şubat kime karşı yapıldı? Aynı zamanda, 12 Eylülde yargılanan bir Milliyetçi Hareket Partisi ve ülkücü kuruluşlar davası var. Bunlar niçin yargılandılar o zaman sola karşı yapıldıysa? Bu değerlendirmenizi her darbe için ayrı ayrı yapabilir misiniz, yoksa genelleme yaparken bunları da göz önünde bulundurabilir misiniz? İkinci sorum bu. Üçüncü soru: Sola karşı yapıldı. dediniz. Hangi sola karşı yapıldı? CHP ye karşı mı yapıldı? CHP iktidar da olmuştu. İşçi Partisine

7 Komisyon : Darbe(28 Şubat) Giriş :18.30 Tarih : 12/10/2012 Grup : Gökçen Sayfa : 7 mi karşı? Dev-Sol a mı, DHKP-C yi mi, TİKKO ya mı? Tek yol devrim diyen sadece bir kişi, Mahir Kaynak mıydı? Yoksa binlerce kişi ellerinde orak çekiçli bayraklarla, kızıl yıldızlı bayraklarla tek yol devrim diyerek, sokaklarda ve ellerinde silahlarla bomba atarak, adam öldürerek, asker ve polisi öldürerek; bunlara karşı mı yapıldı tek yol, yani Sola karşı yapıldı. derken. Bir de biz biraz önce Recai Kutan Bey i dinlemiştik ve şöyle bir ifadede bulundu: 12 Eylül öncesi, ben bir soru sormuştum, dedim ki: Sayın Kutan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini yapabilseydiniz darbe olur muydu veya bu parti liderleriyle cezaevinde beraber oldunuz, birlikte olabilseydiniz, bu Parlamento çatısı altında uzlaşabilseydiniz en azından, çoğulculuğu idrak edebilseydiniz, olur muydu? dediğim zaman şöyle söylemişti: Muhsin Batur u bize birileri geldi, teklif etti. Muhsin Batur u cumhurbaşkanı seçebiliriz. dediler -biraz önce bir şey söylemiştiniz, onun üzerine söylüyorum- ve biz de Bu darbecidir. dediğimiz zaman pişman oldu. Bu darbecilerle ancak ben baş edebilirim, o nedenle beni destekleyin. diyerek geldi. Sonra bize geldi kendisi, kendisini anlattı ve biz de kendisinden ikna olduk, Muhsin Batur u destekledik. dediler. Nasıl değerlendiriyorsunuz? Teşekkür ederim. Çok elit sorulardı. Belki de on tane soru oldu. Beni bağışlayınız. TURGUT KAZAN - Bir kere sonuncusu için söyleyeyim: Muhsin Batur u desteklemeyi düşünmeyi büyük bir ayıp sayarım. Başa gelelim. O arkadaş, yani 12 Eylül yargıcı olan arkadaş, meslektaş -kendisini tanımıyorum, gıyaben tanımıyorum- Kayacan, daha önce Faruk Bildirici onunla söyleşi yaptı Hürriyet te ve yani çok önce, yaklaşık belki sekiz on ay oldu, belki bir yıl oldu; bunları söylemişti. Ben Faruk Bildirici yi aradım pazartesi günü, dedim ki: Kusura bakma ama bir 12 Eylül askerî yargıcına 12 Eylül adaletinin iyi bir adalet olduğunu söyletmenin gazetecilik olduğunu düşünmüyorum. SELÇUK ÖZDAĞ (Manisa) 71 muhtırası için dediniz ki: Olduğunda eşimi aradım, bunlar bizi kurşuna dizerler En hafif muhtıralardan birisidir. TURGUT KAZAN - Çok dedim, Çok ayıp. dedim. Yani bunu yumuşatarak tabii, Faruk Bildirici ye ve o adamı da geçenlerde bir davaya gittiğimde gördüm, selam bile veremedim. Şimdi, yalnız, burada bir ekleme yapmak istiyorum. Ahmet Şık ve Nedim Şener tutuklandığında Cumhurbaşkanıyla görüşmeye gitmiştik Çankaya da. Sayın Gül işte bu tabii yeni tutuklama var. E, tabii ister istemez bu konu ile ilgili bir şey konuşulacak. İşte, Sayın Gül dedi ki: Yargı sürecini beklemek gerek. dedi. En çok dayanamadığım cümle bu cümledir. Ama Sayın Cumhurbaşkanı, bir şey söylemek istiyorum: 12 Mart ve 12 Eylül askerî darbelerindeki Sıkı yönetim Mahkemelerinin kararları ne kadar adilse, bugünkü Özel Yetkili Mahkemelerin kararları da o kadar adildir, bu gerçekte böyle bilinmelidir. dedim. Sayın Gül inanılmaz bir şey söyledi, dedi ki: Ben bu maddelerle -250, 251, 252 yani şimdi kaldırılmış olan- mahkeme savcılıkları bu maddelerle yetkilendirmenin demokrasi için sorunlu olacağını düşündüm, gördüm ve bunu çok söyledim ama Aynen onun cümlesiyle tekrarlıyorum, Şimdi ismi lazım değil dedi. Devletin bazı kurumlarının yetkilileri Bu böyle olmazsa terörle mücadele edilemeyeceğini. söyledi, böyle kaldı. dedi. Ben ertesi gün, şimdi bakın, bunu o zamanki Meclis Başkanı, Mehmet Ali Şahin le konuşmaya gittim, bir tanık olsun diye de Gürdal Mumcu yla birlikte gittim. Çünkü Mehmet Ali -sen bilirsin- benim büro komşum, ben onu çok severim, o da beni çok sever, ben onun Turgut Ağabeyiyim. Dedim ki: Beni, eşimi, çocuklarımı tanıyorsun. 12 Eylülde ne büyük sorunlar yaşadığımızı, ne korkular yaşadığımızı biliyorsun. biliyor çünkü. Ama dedim Bil ki, bak Mehmet Ali Şahin, şu anda eşime bazı şeyleri söyleyemiyorum. Bir hukuk davasını üstlenirken -eğer Başbakana karşı açılmışsa- eşimden uzun süre saklıyorum, duyarsa çok korkuyor. Kars taki heykel davası, ne yapayım? Geliyor şimdi. Hayır, nasıl 12 Eylülde korkuyorum diyemezsem, şimdi de diyemiyorum. Mehmet Ali Şahin e söylüyorum. Heykel davasını Kars a gidene kadar Deniz den sakladım. dedim. Şimdi, daha ağır koşullarda yaşıyorsak Darbe yok, sandıktan çıkıyor. diye şapkamızı mı çıkaracağız? Tekrar ediyorum, Kayacan a asla katılmıyorum. O yargılamaların hiç adaleti yoktur. Ben şöyle diyorum, Ali Sirmen de bir gün dedi ki: Turgut dedi bana o benim müvekkilim, Barış Derneği davasında acılar yaşamış- Bizimkiler daha iyiydi değil mi? dedi. Hop, hop, senin kastını anlıyorum ama yanlış kavram kullanıyorsun, asla iyi sözcüğünü kullanamazsın onlar için. Şöyle diyecektin: Bunlar daha kötü değil mi? Evet bunlar daha kötü. İbrahim Okur a örnek verdim, anlattım niye daha kötü olduğunu, size de anlatayım mı? Çünkü Sayın Okur benimle görüşmek istedi, geldim. HSYK da görüştük ve anlattım niye daha kötü olduğunu. AHMET TOPTAŞ - Dinleyelim. TURGUT KAZAN Peki, şimdi, 12 Eylülün zor günlerinde İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi biliyorsunuz 12 Eylül bir defa, İstanbul Barosunun kapısına mühür vurdu yahu. Daha neyin adaletini tartışabiliriz? Ben o mührün fotoğrafını çektirmek için, o fotoğrafı çekecek o zaman tabii, telefon falan yok, kolay çekmek mümkün değil- yürekli bir gazeteci bulamadım. O yüzden fotoğrafını çektiremedik yani o fotoğrafı çekmekten korkuyorlar, sıkı yönetim duyarsa diye. Turgan Arınır Öldü şimdi, Allah rahmet eylesin- İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Barosu dergisinin sorumlu müdürü. Şak diye tutuklandı. Erhan benim arkadaşım, çok seviyorum, tutuklandı. Hep TKP davalarına giriyor diye. Suçlama bu. Ama ekinde de bir vekaletname var, Yahu beş olsa ne olur? Şimdi, ben İbrahim Okur a anlatıyorum Sayın Başkan. Şimdi, ben baroya telefon ettim dedim ki: Turgan için ben itiraz edeceğim. dedim. Durumumuz çok açmaz çünkü Turgan Arınır için tutuklanma istenmiş, reddedilmiş. Komutan itiraz etmiş tutuklanmış yani komutanın itirazı üzerine tutuklanmaya itirazın milyonda bir şansı var ama 2 mahkeme gittiği için 3 nolu mahkeme kalıyor. Hangi mahkemeye düşeceğini hiç değilse bilebiliyorum. Dilekçeyi götürdüm, hâkim, Albay Ali Saraçoğlu, dedim ki: Albayım bu inanılmaz bir şey, böyle bir şey kalıcı olamaz, bugünün yarını da var. Bir avukat, hep TKP davalarına giriyor diye tutuklanamaz, böyle bir soruşturma olamaz, böyle bir dava açılamaz, ne olur. dedim. Ya siz okuyun, bu bir yüktür yani o da bugünün yarınını düşünecek çünkü. Nedir yarın? Ben her yerde anlatacağım, yarınımız o yani. Ya da Okuyacak birine verin. dedim. Ali Saraçoğlu okuyacak birine verdi ve Turgan tahliye oldu. Şimdi, İbrahim Okur a sordum, size soruyorum. Beşiktaş taydı o zaman Beşiktaş diye anlatıyorum. Ben bugün, Turgan Arınır benzeri bir olay yaşansa, Beşiktaş ta bir kişiye bunu anlatabilir miyim? Anlatsam dinler mi? Çünkü onu da düşman sayıyor, beni de düşman sayıyor, kesinlikle daha kötü. Zaten başta söyledim ya Uzlaşma Komisyonunda söyledim,

8 Komisyon : Darbe(28 Şubat) Giriş :18.30 Tarih : 12/10/2012 Grup : Gökçen Sayfa : 8 dedim ki -şike olayı başlamıştı o sırada, şike yasası olayı- Bu bilek güreşidir. dedim. Sizinle bilek güreşi yapıyorlar. Frenkenstein yarattınız, bilek güreşi yapıyor, yakında sizi kuşatacak ve Mit olayında kuşattı ve Başbakan da bunu gördü ama sonuçta ne oldu? Biz gitmeyelim ama öbürleri onların elinde kalsın. Ya böyle bir sistem olabilir mi? Madem ki bunun adaleti adalet değil kimseyi emanet edemezsiniz ama ettiniz. SELÇUK ÖZDAĞ (Manisa) Hangi Sol a karşı, örnekler verdim size. BAŞKAN Affedersiniz araya gireceğim Sayın Başkan, size sürekli Sayın Başkan diyorum. İstanbul Barosu üyesi bir avukat olarak dil alışkınlığı. TURGUT KAZAN Sağ olun. BAŞKAN Şimdi, burada her zaman bu tür tartışmalar oluyor elbette, farklı siyasi partilerin ortak doğrultuda vermiş oldukları önergelere rağmen, burada hepimizin mutabık kaldığı bir şey var. Darbeler sağa veya sola veya o fikre, bu fikre karşı olarak gerçekleşmiyor bu ülkede. Tehdit algısı oluşturan kesimler belirleniyor, fişleniyor. Nihayetinde farklı düşüncelerin, demokratik bir toplum olmanın gereği farklı düşüncelerin oluşmasına imkân vermeyen veya bu fikirlerin oluşmasına zemin hazırlayan demokratik ortamlar oluştuğunda demokrasi kesintiye uğratılıyor. Darbelerin tek bir muhatabı vardır o da millettir diyoruz. TURGUT KAZAN Doğru. Benim irademe yani milletin iradesine BAŞKAN Bazı dönemlerde elbette yani öne çıkan kitlelerin ağırlıklı olarak 28 Şubatta ağırlıklı kitle Müslüman kesim olabilir, diğerinde ağırlıklı Ama hedef nihayetinde bu ülkede demokratik bir sistemin olgunlukla oluşturulmasının önündeki en büyük engeldir diye görüyoruz. Komisyon üyelerimizin tamamının mutabık olduğu konulardan birisi de bu diye düşünüyorum. Soru var mı? Veya sorunuz tamamlandı mı? SELÇUK ÖZDAĞ (Manisa) Bize karşı yapıldı. dedi de Sayın Milletvekilim. Size bu soruları tevcih eden Selçuk Özdağ, 12 Eylül de 7 yıl cezaevinde kaldı 1,5 yılını tek başına bir hücrede yaşadı, 38 gün işkence gördü, 28 Şubat döneminde de 15 yıllık üniversite hayatımda 3,5 yıl işsizlik kalmak şartıyla üç defa üniversite ocağından atıldım. TURGUT KAZAN Şimdi, ben Sayın Başkanın özetine aynen katılıyorum. Solu ezmek için yapıldığına inanıyorum ama sağı ezmek için yapılınca alkışlanır, anlamına söylemiyorum bunu çünkü millet iradesine karşı yapılmıştır, o benim irademdir yani benim de irademdir. Ben o çoğunluğun içinde oyum olmasa bile o benim de irademdir ama ben sol genel çizgisini söylüyorum yoksa başkalarına hiçbir şey yapılmadı demiyorum. Yani nitekim Türkeş i de aldılar o da ne dedi: Ya bizim düşüncelerimiz iktidarda ama biz içerideyiz. Yani darbenin mantığı yoktur, böyle de oluyor. SELÇUK ÖZDAĞ (Manisa) Darbe millete karşı yapılmış bir müdahaledir. BAŞKAN Evet. İdris Bal Bey buyurun lütfen. İDRİS BAL (Kütahya) Teşekkürler. Sayın Kazan, benim birkaç tane sorum var ama unutmama bağlamında belki not almak isterseniz. Biz, tabii ki farklı ideolojik görüşlere sahip, önemli tecrübeleri olan sizler gibi farklı insanları dinledik, dinlemeye devam ediyoruz. Ortaya çıkan durum şu oldu: Özellikle darbe ve muhtıralar öncesi genelde bir meşrulaştırıcı unsur olarak kaostan, istikrarsızlıktan ekonomik anlamda, siyasi anlamda, güvenlik anlamında bahsedilir, idari anlamda. İki grup ortaya çıktı. Birinci grup o dönemki idarecilerin sevk ve idarede beceriksizliklerinden dolayı sıkıntılar olduğunu, e tabii yani ülke elden gitmesin diye birilerine müdahale etmek mecburiyetinde kaldığını söyleyen bir kesim oldu. Diğer bir kesim ise kurt puslu havayı sever, öyleyse farklı hesapları olanlar da, yapmak istediklerini, darbeyi yapabilmek için o istikrarsızlığı hazırladılar. İlk üç aşamada, bir -ki ben bunu kendim ifade ediyorum, benim kanaatim aslında- yetki ve sorumluluklarını kullanmayarak, iki teşvik ederek, üç belki de bizzat aktör olarak bu istikrarsızlığı hazırlamada rol alarak. Bunlardan hangisi sizin vizyonunuza uygun geliyor, birinci sorum bu. Hemen diğerlerini de söyleyeyim isterseniz. Bir de geçmişe baktığınızda tabii önemli tecrübeleriniz oldu, bu hususta özellikle geriye baktığımızda bazı şeyleri çok daha güzel görebiliyoruz, en büyük hatalar neydi her açıdan? Yani idari açıdan olabilir, medyanın hatası olabilir, siyasi partilerin, STK ların, üniversitelerin Yani bize toplum olarak şimdi, biraz önce konuşuldu- sağcısıyla solcusuyla, müslimiyle gayrimüslimiyle, bedeller ödeten bu darbelere gidiş sürecinde hangi büyük hataları yaptık? Bir de gelecek bağlamında tabii ki amacımız bizim tüm bu komisyonlarda, tüm bu çalışmalarda vatandaşlarımıza, halkımıza birinci sınıf demokrasinin yakıştığını düşünüyoruz biz ve bunu sağlayabilmek, benzeri bedelleri gelecekte ödememek için sizin tecrübeleriniz, vizyonunuz gereği neler yapmak lazım idari olarak, hukuki olarak, eğitime dair, dış siyasete, iç siyasete Yani genel anlamda sizce neleri şunlar niye hâlâ yapılmıyor? Yapılmalıdır diyebileceğiniz şeyler var mı? Bir de darbeden bahsederken yine şöyle bir yaklaşım var gerek literatürde gerek konuşan insanlar arasında: Darbe dendiğinde sadece küçük bir illegal grup ki genellikle silahlı kuvvetler arasında, güçler arasında, o mu anlaşılmalı yoksa bir zihniyet sorunu mu anlaşılmalı? Yani toplumun tüm kademelerinde siyasetçisinden medyasına, STK sına, üniversitesine kadar bir zihniyet, meşruiyetin kaynağı olarak halkı göremeyen bir zihniyet sorunu mudur? Bir de ABD ye çok vurgu yaptınız ama bu darbe meselesinde. Tabii ki dış faktör bağlamında önemli olduğunu ben düşünüyorum ama bunun iç faktörlere yani bir sosyal olayları tabii ki tek bir faktöre indirgemek çok zordur, iç faktörler, diğer faktörler anlamında ne düşünüyorsunuz? Ve bu darbeye giden son olarak da süreçte bizim siyasi partilerimiz arasında ideolojik makasın çok geniş olduğunu düşünüyorum ben ve bu geniş ideolojik makastan dolayı sistemin sıklıkla tıkandığını, gerek koalisyonlar anlamında gerek diğer politikalar anlamında daha çabuk kaosa, tıkanıklığa gidebildiğimizi düşünüyorum. Teşekkür ederim. TURGUT KAZAN - Evet, ben de teşekkür ediyorum.

9 Komisyon : Darbe(28 Şubat) Giriş :18.30 Tarih : 12/10/2012 Grup : Gökçen Sayfa : 9 Bir kere sondan başlayayım, Sayın Başkan aslında bu değerlendirmeye cevap vermişti, gazetede okudum. Böyle bir şeye kimsenin hakkı yok yani partiler uzlaşabilmiş, uzlaşamamış, çok açılmış, şu kadar açıkmış falan Yani o bizim demokrasi kültürümüz, siyaset kültürümüzün bir parçasıdır yani buradan yola çıkarak bir çeşit darbe de yapabilirim anlayışını tabii şiddetle reddetmek gerekiyor. Ama ne yapmalı sorusuna geleceğim. Şimdi güvenlik sorunu yaratıldı tabii ki birinci sorunuzun cevabı içinde var zaten. Kendileri hazırladılar, bunu söylüyorlar zaten. Ben, darbeden epeyce önceydi ama sıkıyönetim vardı, Ecevit in sıkıyönetimiydi. Yani daha Ecevit Hükûmeti vardı. biz sıkıyönetim komutanıyla konuşmaya gittik, BARO yönetim kurulu olarak. Necdet Üruğ yine o zaman da sıkıyönetim komutanı. Ben, o sıkıyönetim komutanını Başbakandan bahsederken ne kadar böyle itici, ne kadar küçümseyici ve inanılmaz biçimde küçümseyici bir yüz ifadesi ve dil kullandığına tanık oldum. O yüzden yani öyle bir hazırlık dönemiydi, o hazırlık döneminde zaten söylediler -Demirel, Bedrettin Demirel miydi neydi, unuttum- işte bekledik dedi yani, daha çok olsun da ortam hazırlansın diye. BAŞKAN Şartların olgunlaşmasını bekledik, tam olarak cümle bu şekildeydi. TURGUT KAZAN - Şartların olgunlaşması, evet. O yüzden ona öyle bakıyorum. Tabii en büyük hata yani demokrasi kültürümüz ve hukuk devletini iyi özümsememiş olmamızdır. Dolayısıyla bu yapıyı değiştirmeye çalışmanız yani toplumsal yapıyı, yapıyı derken kastım yani toplumun bu demokrasiyi özümsemesi, hukuk devletini özümsemesi işini yani böyle bir işimiz var, öyle düşünüyorum. İşte, neler yapmalı da bunun için işte bu kötülükleri yapan hukukçularla ilgili bir inceleme yapalım işte onları hiç değilse tanısın ve bir daha Ama bugünküler için de söylüyorum, bunu özellikle bugünküler için söylüyorum. Bir daha yaparlarsa insanların duyacağını, çoluklarına çocuklarına, torunlarına kötü bir iz bırakılacağını anlasınlar diye düşünüyorum. Şimdi, ABD büyükelçisiyle bir Tabii keşke Süleyman da olsaydı. Şimdi, kongreden bir grup üye gelmişti, artık DİSK davası sorun olmaya başlamıştı. O yüzden kongreden gelenler sanıyorum NATO Asamblesi için gelinmişti İstanbul a, o yüzden NATO Asamblesi toplantısını yapanlar Amerika dan gelirken artık Amerika da DİSK davası, Barış Derneği davası konuşulduğu için avukatıyla görüşme ihtiyacı duymuşlar. Büyükelçiyle birlikte sanıyorum Hilton Otelinde görüşüyoruz. Ben anlatıyorum neyle suçlandığını? Ya kağıtla suçlanıyorlar işte kağıtta şunu, çalışma raporunda şunu söylemiş, işte falan yani. Şimdi, büyükelçi heyecanlanıyor Ama Maden İş kongresinin, altıncı kongresinin atmışıncı insan çalışma raporunda Amerika Birleşik Devletleri emperyalisttir deniliyor diyor. Yani idam edilmeleri, idamla yargılanmalarından o kadar rahatlık duyuyor ki heyecanlanıp böyle Ya Sayın Büyükelçi, ben kabul ediyorum Amerika Birleşik Devletleri emperyalist değildir. Maden İş Sendikası da bunu söylerken kabul ediyorum yanlış bir değerlendirme yapmıştır, bunu tartışırız ya. İdamla yargılanıyor, idamla yargılanıyor. O sırada Valessa var, işte Valesse Polonya da yürüyor, polis arkadan geliyor - televizyonlar hep onu gösteriyor polis izliyor diye- ya Valessa yı polis izliyor diye ben kınıyorum Polonya yı ama benim müvekkillerim idamla yargılanıyor, üç yıldır içeride. Bir Japon, bir Amerikalı bilim adamı benimle Amerika nın darbelerdeki rolü konusundaki çalışmaları için görüşmeye geldiler. O yüzden bu çok açık. Ayrıca bir şeyi de bilmenizi istiyorum o zaman. 12 Eylül Anayasası hazırlıkları, 12 Eylül öncesinde tercüman gazetesinin forum çalışmasıyla yapılmıştır ve hazırlanmıştır. Bu çalışmaları bulabilirsiniz ve o anayasa taslağıyla 82 Anayasa taslağını karşılaştırabilirsiniz. O nedenle ne yazık ki böyle bir geçmişimiz var. Bu arada hukukla ilgili bir örnek daha vereyim, DİSK ten çağrışım yaptı. Hani Türkiye deki hukuk En büyük yüksek mahkememiz ne? Anayasa Mahkemesi. Ya Abdullah Baştürk Genel İş Sendikası ve DİSK başkanı olarak içeride tutuklu, idamla yargılanıyor, Abdullah Baştürk -Allah rahmet eylesin- böyle çok salon, bina yapı işinde çok kendisini vererek çalışırdı, Genel İş Sendikasını yaptırdı Ankara da o işte orası neresiydi, şimdi vergi dairesi falan olmuş herhâlde. Peki, GENEL-İŞ Sendikasının salonlarını, odalarını,kapılarını, her birini özenle Abdullah Baştürk adına yaptı. Abdullah Baştürk içeride, idam istemiyle yargılanıyor, bizim Anayasa Mahkememiz o binaya taşındı ve bunu ben söylediğim zaman Anayasa Mahkemesindeki arkadaşlar gayet doğal olduğunu anlattılar, hangi yabancı hukukçuya söylersem aklı şaştı ama bizim Türkiye de kime söylediysek hukukçu olarak, gayet doğal çünkü kamulaştırmıştı. Ya, kamulaştıran kim, Kamulaştırma Kanunu nu çıkaran kim? Hepsi darbe. Bizim Anayasa Mahkememiz, GENEL-İŞ Sendikasının binası zapt edildi ve orada Anayasa Mahkemesi olarak görev yürüttü. Arz ediyorum. BAŞKAN Son soru için Feyzullah Kıyıklık Bey e söz vereceğim ama sorudan sonraki cevap kısmında TURGUT KAZAN Tamam. AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) Bizim de sorumuz vardı. TURGUT KAZAN Tamam efendim, bitiririm. BAŞKAN Mikrofonlarınıza basar mısınız? dedim soru taleplerini O yüzden deminden beri işaret ediyorum, peki, o zaman. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) Evet, teşekkür ederim. BAŞKAN Cevaplarınızın kısa olmasını rica ediyoruz bundan sonraki süreçte. TURGUT KAZAN Tamam, peki. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) 27 Mayıs öncesi sloganları pek iyi bilmiyorum açıkçası ama Demokrat Partiye karşı bir girişim olduğunu, aslında halka karşı bir girişim olduğunu, darbe olduğunu kabul ediyoruz. 12 Mart öncesinde Türkiye de hep insanlar bir şeyle tedirgin ediliyorlardı: Komünizm gelecek ve bununla topyekûn mücadele isteniyordu. Tabii, mücadeleyi de farklı farklı kesimler farklı teşkilatlar kurarak yapıyorlardı. Nedense gelmedi sonra komünizm, bilmiyorum ben. ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) Kışın gelecekti, o da gene gelmedi. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) Evet. BAŞKAN Gelecekse de getirmesi gerekenler vardı. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) 12 Eylül öncesinde hakikaten öğrenci olayları, işçi olayları, bölücülüğün çok fazla ileri gittiği düşünüldü. Her gün kişi öldürülüyordu maalesef ve kimlerin öldürdüğü de hiçbir zaman

10 Komisyon : Darbe(28 Şubat) Giriş :18.30 Tarih : 12/10/2012 Grup : Gökçen Sayfa : 10 bulunamıyordu. Sıkıyönetim vardı ama herhâlde, belirli bir olgunluk bekledikleri için sıkıyönetimdekiler de pek bir şeyle ilgilenmiyorlardı ama Türkiye bölünmedi ve geldik 28 Şubata. 28 Şubat öncesinde hakikaten bastonlu, değnekli, zikirli, ezkârlı bir sürü tarikatlar ve liderleri, halkın yanlış bir şekilde nasıl kandırıldığı din adamları tarafından, din adamıysa tabii, her gün televizyonlarda bununla ilgili karşılıklı atışmalar vesaire vesaire. Kur an kurslarındaki beş-altı yaşındaki çocukları, insanları nasıl şeriata doğru götürdükleri, işte belediyelerin oraları nasıl bir irtica yuvası hâline getirdikleri, işte çarşaflar, başörtüleri vesaire vesaire insanlar iyice korkutuldu. Neticede, irticanın gelmemesi için de 28 Şubatta ülkeyi çok sevenler, kendi deyimleriyle ayar yaparak bir darbe yaptılar, irtica da nedense pek gelmedi. İmam-hatip okulları da bu ülkeyi yıkamadılar ondan sonra. İmam-hatip okullarının orta kısımları kapatıldı, meslek okullarının ve imam-hatipler de bunların içinde üniversiteye girişleri engellendi, bir sürü okullarda başörtüsünden dolayı bir sürü sıkıntılar çekildi. Demokratik kuruluşlarımızdan en büyüklerinden olan baromuz hâlâ başörtülü avukatlara izin vermemekte büyük bir çaba sarf ediyor, gayretlerini de tebrik etmek lazım ve duruşmalara da girilemiyor çünkü başörtülü bir hanımefendi duruşmaya girerse hâkim kabul etmiyor Belki Türkiye ye irtica gelebilir veya Türkiye de yok olabilir. Ama bütün bunlar insanlar için, toplum için yapıldı. Fakat toplum da bunların hiçbirinden gerçekten rahatsız da olmuyor. TURGUT KAZAN Yani şimdi, burada ben hangi soruya cevap vereceğim? FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) Şimdi, sorum şu beyefendi, cevap vermenizi istediğim şu: Acaba toplum, vatan, millet düşünülürken fert unutuluyor mu? Fertlerin iradeleri unutuluyor mu? Asıl olan insan mıdır merkezde, yoksa topluluklar veya onların kurduğu hegemonya mıdır? Hâlâ baro bu başörtüsü konusundaki bu güzel çalışmasını niye devam ettiriyor? Bir hukukçu olarak siz bunu insan haklarının neresine koyabiliyorsunuz? TURGUT KAZAN Ben bu soruyu, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi olarak partinizin grup başkan vekiline bir sormanızı öneriyorum. AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) Ayşe Nur Bahçekapılı ya sor. TURGUT KAZAN Bir. İki -bitiriyorum efendim- bu yapıyı değiştirmek için yani toplumun bu yapısını En büyük asker bizim asker. gibi yaklaşımları olan bir toplumuz. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) Bizim asker tabii en büyük olması lazım. TURGUT KAZAN Güçlü bir ordu olacak tabii, şimdi ama bu toplumsal yapıyı değiştirmemiz gerekiyor. Ancak - son cümle Sayın Başkan- ama darbelerle mücadele adı altında muhalefeti susturma politikası uygulanmamalıdır çünkü, son zamanlarda kimi köşe yazılarında A da vardı, şunu yazmıştı, B de vardı, şunu yazmıştı. Göreceksiniz yakında -iki yaklaşım var- ya içeri alınacak. diye vurgu yapıyor veya Alınmalı. diye vurgu yapıyor. Bu, sonuçta her türlü muhalif sesi susturma gibi, demokrasiyle mücadele adı altında demokrasiyi boğma sonucu verebilir. Böyle bir tehlikeyi de gördüğümü sizinle paylaşmak istiyorum. Teşekkür ediyorum efendim. FEYZULLAH KIYIKLIK (İstanbul) Ben de teşekkür ederim. BAŞKAN Evet, ben, Ahmet Bey e söz vermeden önce son söylediğiniz şeylerle ilgili çok küçük, kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum. Her şeyden önce Türkiye de her alanda yani Komisyonumuz darbelerle nasıl mücadele edilmesi gerektiği ve yöntemler üzerinden araştırma başlıklarını belirlerken öncelikle siyasal sebeplerini, hukuki sebeplerini, hukukun öncesi ve sonrası düzenlemelerini, o dönem hukukçularının aldıkları rolleri, ekonomik boyutlarını, darbe öncesi ve sonrası alınan kararların sermaye değişimini, dış etkenleri, uluslararası sistemdeki karşılığını ama en önemlisi de medya kısmını ele alıyor. Dolayısıyla, medya bu anlamda ülkemizde çoğu vakit darbelerin veya ortamların taşıyıcısı olmuştur, bu rolü de çok gönüllü olarak üstlenmiştir, buna yüzde 100 katılıyoruz. Ama bu söylediklerinizle ilgili olarak söylüyorum yani işte, şöyle bir havanın oluşturulması ve bu havadan kaynaklanan etkenlerle ne şu anki Parlamento ne burada bulunan üyelerimizin katıldığı, katkı sağladığı veya düşünce olarak katıldığı bir durum söz konusu değildir. Bu, medya mensupları arasında her dönem ve her devirde kendi aralarında döneme göre belirlenmiş kavgalar veya bunun çerçevesinde şekillenmiş ilişkiler söz konusu olabilir, bunun çok dışında olduğumuzu, yargının görevini yürütürken bu anlamda titizlikle yürütmesi gerektiğini, bağımsız ve tarafsız olması gerektiğini her şeyden önce iktidar partisinin bir mensubu olarak yürekten inanıyoruz ve bunu destekliyoruz. Buyurun lütfen Sayın Toptaş. AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) Teşekkür ederim. Sayın Kazan hoş geldiniz tekrar. Şimdi, Komisyonumuzun amacını biliyorsunuz, Sayın Başkanımız anlattı. Aslında burada, hiçbirimizin bir mağduriyetin arkasına saklanarak belli kesimlerin belli dönemlerde mağdur edildiği, belli kesimlerin belli dönemlerde yapılmış olan darbelerden yararlandığı, karşı tarafın ezildiği gibi şeylere sığınmadan ya da bu tür değerlendirme yapmadan hepimizin bu toplumda, herkesin bir biçimde bu darbelerden sorumluluğu vardır. Karşı çıkmadığı için vardır, sustuğu için vardır, korktuğu için vardır, desteklediği için vardır, yararlandığı için vardır, her bir biçimde sorumluluğumuz vardır. Aslında herkesin kendi sorumluluğunu da önüne koyup düşünmesi zamanı çoktan gelip geçtiğinin farkındayım. Şimdi, Feyzullah arkadaşımız sözlerinin girişinde bazı mağduriyetlerden bahsetti: İşte, inanan insanların şu ya da bu biçimde manipüle edilen bazı görüntülerle şöyle yaptığını, böyle yaptığını, amaç, bunların uzaklaştırılmak istendiği, iktidarın engellenmek istendiği ya da ardından komünizm tehlikesiyle Komünizm geliyor. gibi. Hepimiz sorumluluklarımızı bilmeliyiz. Şimdi, siz dediğinizde, 12 Martın, 12 Eylülün Amerika tarafından yapıldığını, Amerika nın bizzat dâhil olduğunu söylediğiniz arkadaşlarımızdan bazılarının buna kısmi itirazları oldu. Aslında, işte bize karşı yapılmıştır, herkes Bize karşı yapılmıştır. dediği şeyler de işitiyoruz. İşte, Millî Nizam Partisi ve ardılı partilerin kapatıldığı 12 Eylülden sonra, 12 Marttan sonra filan. Kapatıldı ama 12 Eylülde bir kısmı kapatılırken ardılı bir parti de iktidara getirildi. Yani 12 Eylülden sonra Sayın

11 Komisyon : Darbe(28 Şubat) Giriş :18.30 Tarih : 12/10/2012 Grup : Gökçen Sayfa : 11 Özal ın kimliği, Özal ın partisinin kadroları da belli. Dolayısıyla, hepimiz kendi sorumluluklarımızı almak durumundayız burada yani bunu bir hatırlatmak istedim. Bunun dışında, şimdi, 12 Marttan önce bir 60 darbesi var, darbe dediniz ama Anayasa olarak çağdaşları içerisinde bugün bile henüz daha birçok konuda aradığımız bir anayasa. TURGUT KAZAN Ben o kanıdayım. AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) Evet, aynı kanıdayım. Şimdi, bu Anayasanın verdiği, ülkede demokratikleşmenin önünü açmıştır; sivil toplum örgütlenmesinin önünü açmıştır; çalışma yaşamının örgütlenmesini ve çalışma yaşamında emeğin mücadelesinin önünü açmıştır; bilimin, kültürün ve düşüncenin dünyayla entegre olmasını sağlamıştır; eşitlik, özgürlük ve dayanışma duygularının gelişmesine yol açmıştır. Dolayısıyla, bu Anayasanın verdiği haklarla gelişen Türk toplumundaki düşünce dünyasının, eylem dünyasının bir biçimde engellenmesi gerekiyordu çünkü çift kutuplu dünyada Amerika nın Türkiye yi kaybetmek gibi bir riski göze alması mümkün değildi. O nedenle, o düşüncelerinize aynen katılıyorum. 12 Marttan hemen sonra yapılan ilk işte TURGUT KAZAN Anayasayı değiştirmek. AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) Anayasayı değiştirmek olmuştur. Bu Anayasanın değiştirilmesi yetmemiştir, 80 Eylüle gelindiğinde de bugün içinde bulunduğumuz tam bir cunta anayasası, birçoğunun deyimiyle bir faşist anayasayla karşı karşıya kalmışızdır. Demek ki burada esas hedef Anayasa ve Türkiye nin özgürlük ve eşitlik duygularıdır. Bu konulardaki düşüncelerinize aynen katılıyorum. Bu süreçte uygulanan hukukun da darbe süreçlerine özgür hukuk olduğunu ve bu sürecin hâlen devam ettiği düşüncesindeyim. Yani biz, hukukumuzu darbe hukuku sisteminden çıkarmadığımız sürece, Anayasamızı darbe anayasası olmaktan çıkarmadığımız, hür bir anayasa yapmadığımız veya hukuku da sivil bir hukuk alanı hâline getirmediğimiz sürece bu sorunların devam edeceği konusunda kaygılarım devam ediyor. Şimdi, sizden önce dinlediğimiz Talat Şalk, Reşat Petek Beyefendiler, bunlar eski savcılardı. Ben kendilerinde hâlâ yani bugün demokrasi havarisi kesilmiş olan -özellikle Reşat Petek Beyefendi yi televizyonlarda izliyorum günlercehâlen eski alışkanlıklarının sürdüğünü fark ettim ne yazık ki, böyle taraf olma ve bir şeyi aklarken öbür tarafı tamamen reddetmek gibi bir duygunun hâlâ sürdüğünü Çünkü o kadar büyük deneyim yaşamış insanların hiç olmazsa bundan ders çıkarması gerektiğini düşündüm. Şimdi, 12 Martta idamlar oldu, 60 ta idamlar oldu, 12 Martta bunun mübadele idamları oldu, karşılıklı idamlar oldu. 12 Eylülde Celal Bayar ın idam edilmesi için yaş konusundaki engelin nasıl aşıldığını anlattınız. 12 Eylülde Erdal Eren i asmak için yaş sorununu nasıl anlattığı hâlâ insanların yüreklerini kanatan ve hâlâ Türkiye de hukuku kanatan bir eylemdir. Şimdi, o süreçleri yaşadınız, avukat olarak yaşadınız. Kendiniz, hakkında da yazılan bir mektup, İlhan Cihaner davasıyla ilgili yazılan bir mektubun yayınıyla ilgili bir şikâyetinizden dolayı dava açıldı, yargılandınız. Yani, siz, 12 Mart sürecindeki avukatlığınızı, 12 Eylül sürecindeki avukatlığınızı düşündüğünüz zaman, 28 Şubat denilen süreçteki avukatlığınızı düşündüğünüz ve şimdi ileri demokrasi aşamasında bir hukuk sisteminin içinde olduğumuz veya olma yolunda olduğumuz süreçte yani uzun, elli yıllık bir meslek yaşamında bir farklılık görüyor musunuz ya da yani görmüyorsanız, biz bu darbelerin önlenmesi, gerçekten Türkiye nin bir hukuk devleti hâline gelmesi açısından ne gibi tedbirler alacağız ki bir daha bunlarla karşılaşmayalım? Buyurun Sayın Kazan, teşekkür ederim. TURGUT KAZAN Bunu zaten, şimdi zaten Başkan Kısa kes. dedi, bunu cevapladım aslında. Sizinle paylaşıyorum yani paylaşıyorum. O yüzden BAŞKAN Diğer konuğumuz beklediği için tabii ki Burada şöyle bir şey düşündüm yani bazen milletvekillerimizinki soru değil, yorum şeklinde, tartıştığımız konulara katkı sağlamak adına kendi görüşlerini açıklıyorlar. AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) Bir tespit yapıyoruz. TURGUT KAZAN Tabii, paylaşıyorum, paylaşıyorum. Ama ne yazık ki, ileri demokraside BAŞKAN Evet, o yüzden siz bir TURGUT KAZAN İleri demokraside -dedim ya- daha kötüsünü yaşıyoruz, yargı faaliyeti bakımından söylüyorum. Bu ileri demokraside, en bilinen davanın müdafiliğini yaparken o parmaklıkların içinde sanık oldum ve ben, elli yıllık deneyimli bir avukat, sanık oldum. Yani, bunu benimle ilgili olduğu için söylemekten mahcubiyet duyuyorum ama ne olur buradan bir ders çıkarın. Özel yetkili mahkeme olmaz, olamaz. Özel yetki demek -şimdi 10 uncu maddeyle verdiğiniz yetki de odur- keyfîliği getirir ve getirmiştir. Bizim atasözümüz ne der: Adama beylik vermişler, önce babasını asmış. İşte, Uzlaşma Komisyonunda onu söylemiştim: Yarın size de gelecek. diye. Efendim, bir son cümle... BAŞKAN Evet, son cümle. TURGUT KAZAN Brifingi sormuşsunuz, bu Komisyon değil ama. BAŞKAN Biz sorduk. TURGUT KAZAN Ben yani ben Hayır, belki öbür Komisyondu o yani. Ben, brifinge katılmayı, hiçbir biçimde aklımın almadığı bir şey olduğunu düşünüyorum, bunu da sizlerle paylaşmayı görev sayıyorum. Çünkü ben, o brifingi, 12 Eylül sıkıyönetiminde, Necdet Üruğ un İstanbul da nasıl yaptığını görmüştüm. Onun tekrarlandığını, ülke çapında tekrarlandığını görünce -yani burada dile getirilmiş, basına da yansıdı- ciddi şekilde mahcubiyet duydum. BAŞKAN Şimdi, şöyle bir TURGUT KAZAN O gün de mahcubiyet duymuştum ama. BAŞKAN Şimdi, tabii, o dönemin yüksek yargıçlarından kimisi Korktuğumuz için gittik, kimisi Çekindiğimiz için gittik. dedi. Korku insani bir duygu. Kimisi de TURGUT KAZAN Hayır, onu kabul etmem. BAŞKAN Kimisi de şöyle bir ifade de bulundu, Sabih Kanadoğlu Bey in ifadesiydi o: Ülkenin güvenliğini ilgilendiren önemli konularda -brifing bilgilendirme demektir- dolayısıyla, bizim bilgilendirilmemize yönelik yapılmış

12 Komisyon : Darbe(28 Şubat) Giriş :18.30 Tarih : 12/10/2012 Grup : Gökçen Sayfa : 12 toplantıya elbette giderim. dedi. Ben de onun üzerine şöyle bir soru yönelttim: Devletin güvenliğinden sorumlu olan makam Genelkurmay Başkanlığı, Başbakanlığa bağlıdır. Bugün eğer Başbakan yargı mensuplarını davet edip bir brifing verse katılır mısınız? dedim, Ona da katılırım. dedi. Ve biz, cevabınızı bu şekilde aldık, biz, bu şekilde bağımsız... TURGUT KAZAN Anladım. Yargının güvenlikle ilgili hiçbir görevi olamaz, onun görevi adalettir. BAŞKAN Güvenlikle ilgili herhangi bir genel tutum almalarını gerektirecek bir bilgilendirmenin asla ve kata gerekli olmadığını, kuvvetler ayrılığı prensibine aykırı olduğunu, bağımsız ve tarafsız yargıya yönelik böyle bir tutumun olamayacağını biz de ifade ettik kendisine ama görüşleriydi, burada bütün görüşleri serbestçe dile getiriyor. O yüzden çok teşekkür ediyoruz ve katılımınız, katkılarınız için sağ olun. TURGUT KAZAN Teşekkür ediyorum.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Yargıdaki skandallar Kollama-filmindeki Yiğit-in durumunu cazib hale getirmekte, Kurtlar Vadisi Pusu-daki Polat-ın durumuna özendirmektedir.

Yargıdaki skandallar Kollama-filmindeki Yiğit-in durumunu cazib hale getirmekte, Kurtlar Vadisi Pusu-daki Polat-ın durumuna özendirmektedir. YARGI İNTİHAR ETTİ *Sevr-le sınırları tesbit edilen Türkiye,Lozanla geleceği şekilleniyor,elleri kolları bağlanıyordu.şimdiki hukuk ise bunun kollarından biri..ahtapot gibi.. etti *Mailime gelen bir notta;

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Kişilik Bilgileri: D.1 Hangi yaş aralığında bulunduğunuzu işaretleyiniz. K.1 20 nin altında 1 20-29 2 30-39 3 40-49 4 50-59 5 59 un üstü 6 D.2 Cinsiyetiniz? K.2

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin Erdoğan, Balıkesir Ekonomi Ödülleri Töreni nde konuştu: Ben diyorum ki,

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

'Kıyma Parası ile Kitap Almıştım'

'Kıyma Parası ile Kitap Almıştım' On5yirmi5.com 'Kıyma Parası ile Kitap Almıştım' İroni dolu yazıları, aykırı çıkışları ile bilinen gazeteci Fikri Akyüz le uzun soluklu bir söyleşi yaptık. Yayın Tarihi : 20 Nisan 2010 Salı (oluşturma :

Detaylı

E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları

E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları (Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması ) Sonuçlar Bu sorgudaki kayıt sayısı: 261 Anketteki toplam kayıt: 261 Toplama göre yüzde: 100.00% 1. Cinsiyetiniz?

Detaylı

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Yeni Seçilen Tarsus CHP İlçe Yönetimini ziyaret ederek

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

Sayın Bülent SOYLAN Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı)

Sayın Bülent SOYLAN Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı) Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı) 12.11.2011, Şişli-İstanbul 108 Dursun Ali Yaz Özgeçmiş PTT çalışanı olan babasının memuriyeti dolayısıyla bulunduğu Adapazarı nda 1949 yılında doğdu.baba tarafından

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Mehmet ALİ ŞUĞLE Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Öncelikle böyle bir güzel toplantıyı

Yrd. Doç. Dr. Mehmet ALİ ŞUĞLE Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Öncelikle böyle bir güzel toplantıyı Yrd. Doç. Dr. Mehmet ALİ ŞUĞLE Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Öncelikle böyle bir güzel toplantıyı düzenleyenlere teşekkür etmek istiyorum. Barolar gibi

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

İZMİR BAROSU 01.01.2011-31.12.2011 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

İZMİR BAROSU 01.01.2011-31.12.2011 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ İZMİR BAROSU 01.01.2011-31.12.2011 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ 01.01.2011-31.12.2011 DÖNEMİ AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ Avukatlık ücreti peşin ödenir. Tarifede belirlenen ücretler

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

Hilmi Hoca mızın Ardından

Hilmi Hoca mızın Ardından Sayfa 1 / 5 Hilmi Hoca mızın Ardından Türkiye İş Sağlığı ve Güvenliğinin duayen ismi,hepimizin Hocası Prof.Dr.H.Hilmi Sabuncu 5 Kasım 2013 sabah 02:00 gibi bir kalp krizi sonrası aniden aramızdan ayrıldı.

Detaylı

AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2013-31.12.2013

AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2013-31.12.2013 ANKARA BAROSU AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0 -..0 0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun..0 gün ve / sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ

FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ 31 Ağustos 2015 Pazartesi 10:13 İSTAB yönetim kurulu üyesi 11 firmanın sahipleri de hem plaka tahdidi hem okul ücret zamlarına yönelik düşüncelerini açıkladılar. RÖPORTAJ:

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır?

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? Bir suçun tanığı olmuş kişi, polise bilgi ve ifade vermek zorunda değildir. Ancak, ifadesine gerek duyulan kişilerin, polis

Detaylı

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464 Otistik Çocuklar Otistik olmak normal insan olmaktan çok farklı değildir aslında, sadece günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Yani bizim kendi başımıza yapabildiğimiz (yemek yeme, kıyafet giyme, oyun

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi 22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi GÜNAH KEÇİSİ BULUNDU! Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, Soma daki kömür faciası hakkında çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

Detaylı

AR AŞTIRMA R APORU 2

AR AŞTIRMA R APORU 2 AR AŞTIRMA R APORU 2 15 Nisan 2014 Türkiye de Yöneticiler ve İnsan Kaynakları Profesyonelleri Arasında Yapılan Araştırma Sonuçları Hazırlayanlar Çağlar Çabuk - Ceyda Afacan AR AŞTIRMA R APORU 2 15 Nisan

Detaylı

Bilgi Raporu. KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi. Tarih: 21.03.2008. Sayı : 2008/12/106 Konu : TÜRKİYE DE VE AVRUPA DA PARTİ KAPATMALARI

Bilgi Raporu. KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi. Tarih: 21.03.2008. Sayı : 2008/12/106 Konu : TÜRKİYE DE VE AVRUPA DA PARTİ KAPATMALARI KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi Tarih: 21.03.2008 Bilgi Raporu Sayı : 2008/12/106 Konu : TÜRKİYE DE VE AVRUPA DA PARTİ KAPATMALARI Hazırlayan: Seyida ERKEK TÜRKİYE DE VE AVRUPA DA PARTİ KAPATMALARI

Detaylı

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari

Detaylı

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ. Human Rights Association. Komeleya Mafén Mirovan MARDİN ŞUBESİ. 13.Mart Mah.karaman Apt. Kat1/2 Yenişehir MARDİN

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ. Human Rights Association. Komeleya Mafén Mirovan MARDİN ŞUBESİ. 13.Mart Mah.karaman Apt. Kat1/2 Yenişehir MARDİN İNSAN HAKLARI DERNEĞİ Human Rights Association Komeleya Mafén Mirovan MARDİN ŞUBESİ 13.Mart Mah.karaman Apt. Kat1/2 Yenişehir MARDİN Tel/faks 0482 212 65 60 Email: mardin@ihd.org.tr 1 / 22 17.09.2009 TMK

Detaylı

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ ANKAR A BAROSU AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0-3..0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun..03 gün ve 63/ sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İddianame içeriğinde müvekkilimize isnat edilen suçlara ilişkin olarak toplam 10 adet telefon görüşmesi yer almaktadır. Bu telefon görüşmelerinin; 2

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

ORDU BAROSU BAŞKANLIĞI AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 2013 YILI BARO TAVSİYE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİDİR.

ORDU BAROSU BAŞKANLIĞI AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 2013 YILI BARO TAVSİYE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİDİR. ORDU BAROSU BAŞKANLIĞI AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 2013 YILI BARO TAVSİYE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİDİR. A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Mirasçılık belgesinin

Detaylı

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi,

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi, BELEDİYEDE II.SELİM DÖNEMİ Merhabalar ;Bildiğiniz gibi genelde mali konularda yazılar yazarak sizleri bilgilendirmekteyim Ancak;Bu günkü konumu siyasi içerikli olarak yerel seçim sonuçlarına ayırdım, Öncelikle

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı. Hanehalkı Gözünden Kamu Yönetimi, Kamu Hizmetleri ve Yolsuzluk Ocak 2013

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı. Hanehalkı Gözünden Kamu Yönetimi, Kamu Hizmetleri ve Yolsuzluk Ocak 2013 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Hanehalkı Gözünden Kamu Yönetimi, Kamu Hizmetleri ve Yolsuzluk Ocak 2013 Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı 2 Çalışmanın Yöntemi 5-6 Ocak 2013

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

KANUNEN OLMAYAN, AMA İLİMİZDE UYGULANAN HAYAT STANDARDI.? Yeni bir haftada yine beraberiz.geçen haftaki

KANUNEN OLMAYAN, AMA İLİMİZDE UYGULANAN HAYAT STANDARDI.? Yeni bir haftada yine beraberiz.geçen haftaki KANUNEN OLMAYAN, AMA İLİMİZDE UYGULANAN HAYAT STANDARDI.? Yeni bir haftada yine beraberiz.geçen haftaki yazımda Siirt Ticaret Sanayi odası Başkan Vekili Sayın Nedim KUZU Dostumun davetine icabet etmiş

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ETEM KARAGÖZ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 32008/05) KARAR STRAZBURG 15 Eylül 2009 İşbu karar AİHS

Detaylı

- Arıtmaların yeri kamu arazisidir bunda indirim yapamayız dediler.

- Arıtmaların yeri kamu arazisidir bunda indirim yapamayız dediler. ÜYELERİMİZE DURURU Milas Belediye Başkanı Sn. Muhammet TOKAT tan 12 gündür randevu almak için çok uğraştık. Ahmet BENCİK hergün Başkanın sekreterine arıyarak randevu saati almaya çalıştı ve randevu alarak

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m - Bakan Yıldırım dan yıldırım gibi özlü sözler - Manisa 4. Asliye Ceza dan insan hakları ve Anayasa dersi - Telefon Ablukası ile Gazze Ablukası arasındaki on benzerlik RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar

Detaylı

MİLLET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ

MİLLET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ DÖNEM:5 ClLT : 1 TOPLANTI:! MİLLET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ 1» ı 21 nci Birleşim 21. 7. 1977 Perşembe İÇİNDEKİLER Sayfa I. GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 110 II. YOKLAMA 110 III. BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

Detaylı

İZMİR BAROSU 01.01.2013-31.12.2013 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

İZMİR BAROSU 01.01.2013-31.12.2013 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ İZMİR BAROSU 01.01.2013-31.12.2013 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ 01.01.2013-31.12.2013 DÖNEMİ TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ Avukatlık ücreti peşin ödenir. Tarifede

Detaylı

AVUKAT TANIM A- GÖREVLER

AVUKAT TANIM A- GÖREVLER TANIM Bireylerin birbirleriyle ve devletle ilişkilerinde ortaya çıkan anlaşmazlıklarda hukuki bilgisine başvurulan ve bireyleri ilgili yerlerde, özellikle mahkemelerde temsil eden ve haklarını savunan

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

İZMİR BAROSU 01.01.2015-31.12.2015 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

İZMİR BAROSU 01.01.2015-31.12.2015 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ İZMİR BAROSU 01.01.2015-31.12.2015 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ Avukatlık ücreti peşin ödenir. Tarifede

Detaylı

Yönetim Kurulu'na bilgilendirme yapıldı.

Yönetim Kurulu'na bilgilendirme yapıldı. Karar No Konu Karar Baro Müdürü Av.Utku KILINÇ'ın 08.07.2014 tarihli, Av.F. B.'nın kayıt durumu hakkındaki yazısı. Baro Müdürü Av.Utku KILINÇ'ın 08.07.2014 tarihli, Av.F. B.'nın kayıt durumu hakkındaki

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü On5yirmi5.com KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü Kaç gündür bir 'vitamin' sorusudur gidiyor. İşte geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS sorularında yer alan 'vitamin' sorusu ve çözümü... Yayın

Detaylı

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ ANKAR A BAROSU AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0-3..0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun 03..0 gün ve / sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması

Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması Bu ankette 30 soru var Grup 1 1 [1]Cinsiyetiniz? Erkek Kadın 2 [2]Yaş aralığınız? 17-22 23-30 30 ve üzeri 3 [3]Ailenizin Gelir düzeyi (Maaş,

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı