Ö Z E L E G E L İ S E S İ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ö Z E L E G E L İ S E S İ"

Transkript

1 İÇİNDEKİLER Teşekkür 3 Önsöz 4 Etrüksler 5-6 Etrüks Kralları 5 Etrüks Yazısı Ve Dili 6 Etrükslerin İnançları 6 Krallık Dönemi 7-9 Siyasal Hayat 7-8 Roma'nın Kuruluş Efsanesi 7 Erken Roma 7 Roma'nın Gelişmesi 8 Sosyal Hayat 8-9 Pleb Mahallesi 8 Patraziler Ve Köleler 8 Roma Evi 9 Cumhuriyet Dönemi Siyasal Hayat Sosyal Hayat Gladyatörler 12 Tiyatrolar 13 Hukuk 13 Eğitim 14 Okullar 14 Bilim 14 Takvim 15 Ziyafetler 15 Romalıların Bir Günü 15 Romalı Vatandaş 16 Giyim 16 Romalıların Evleri 16 Şehir Hayatı 17 M.Ö. Birinci Yüzyılda Roma 17 Din Hayatı 17 Önemli Din Adamları 18 Kurbanlar 18 1

2 Ayinler Ve Bayramlar 19 Cenaze Alayları 19 Yüksek Pleb Memurlukları 20 Yüksek Pleb Memurluklarının Faydaları Ve Zararları 20 Patrazi Yüksek Memurlukları 21 Pleblerin Patrazilerle Eşitliği 21 İmparatorluk Döenemi Siyasal Hayat Roma İmparatorları 22 İmparatorlık İşleri 23 Yönetim 23 Askeri Ve Ekonomik Büyüme 23 Sosyal Hayat Roma'nın Hizmetinde İmparatorluk 24 Giyim 25 Bir Kadının Günlük Hayatı 25 Saray 25 Zengin Bir Romalının Hayatı 26 Hamamlar 26 Yıkanma 26 Yeni Sınıflar 26 Bir Ziyafet 26 İlk Yemekler 27 İkinci Yemekler 27 Tiyatro 27 Kültür Ve Dünçe 27 Ulaşım 28 Hristiyanlığın Roma'da Yayılması 28 Hristiyanlığın Resmi Din Olması 29 Roma Rakamları 29 Hint-Arap Ve Roma Rakamları 29 Roma'dan Sonra 30 Sonuç 31 Kaynakça 32 2

3 TEŞEKKÜR Öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk e en derin saygılarımızla... Bize bu projeyi sunma imkanı veren Özel Ege Lisesi ne; Proje Danışmanımız Sayın Perihan Betül Ernas a; Yardımlarını esirgemeyen lisemizin kütüphanesine; Teknik yardımlarından dolayı Sayın İskender Koşar a; Ve adını unuttuğumuz birçok kimseye; Teşekkürü borç biliriz... 3

4 ÖNSÖZ İnsanı en mutlu eden olaylardan biri, emeğinin karşılığını almasıdır. Özellikle nesnel bir vücutta emeğimizi tutabilmek bizim zaferimizdir... Arkadaşlarımı kutlarım! Neden Tarih? diye soracaksınız. Bu dersi seçmemizde, doğaldır ki, bazı nedenler vardır. Tarih bilimi, bir bireyi ileriye götürebilmek için vardır. Ulusun kaderini çizen okullarda Tarih dersi ise ulusumuzu yükseklere, layık olduğu, Atatürk ün düşlediği esas noktasına oturtacaktır. Geçmişini bilen, ulusunu tanıyan, geleceğe etki edebilecek, düşünebilen, ülkemizi içinde bulunduğu zor durumdan kurtarabilecek gençliğin yaratılmasında Tarih dersi önemli bir rol üstlenmiştir. İşte biz bu bilinçle, altı ilkemizin ışığında, bir şeyler yapabilmek için, beş genç kıvılcım olarak Tarih dersi dedik. İnanıyoruz ki amaçlarımıza ulaşmak üzere doğru yoldayız. Amacımız geçmişe hürmet, geleceğe hizmettir. Kasım ayında başlayan, aylarımızı ve terimizi alan, ortak çalışma ve tarih bilincinin gelişmesine yönelik olan proje bize bir çok artılar katmıştır. Bize düşen Özel Ege Lisesi nin bize kazandırdıklarını kullanabilmektir. Proje Grubu Başkanı R. Serhat İŞBECER 4

5 ETRÜSKLER Roma tarihinin en gizemli halkı hiç kuşkusuz ki Etrüsklerdir. Çünkü o döneme ait onlar tarafından yazılmış metinlerin olmayışı ve Roma döneminde yazılanlardan çoğunun kaybolmuş olması Etrüskler hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmamızı engelliyor. Buda etrüksleri gizemli kılıyor. Romalılar Hint-Avrupalılardan ve İtalya ya kuzeyden gelmişlerdir. O dönemlerde İtalya Yunanistan dan daha kalabalıktı. Romalılar bir anda kendilerini güçlü ulusların ortasında bulmuşlardı. Etrüskler bugünkü Toskana yöresine, Galyalılar kuzey düzlüklerine, Sicilya ise Yunanlılarla Kartacalar arasına yerleşmişlerdir. Roma ilk kez Etrüsk kralları yönetiminde küçük bir kent olarak görülmüştür ve Etrüsk Roma üzerinde acımasız ve baskılı yönetim kurmuşlardır ve sonunda Romalılar ayaklanarak yabancı kralları tahttan indirip cumhuriyeti kurmuşlardır. Kısa zamanda Etrüskler tarih sahnesinden çekilmişlerdir. Yunanlılarda artık yorulmuşlardı ve geriye sadece Kartacalar kalıyordu. Onlarda Romalılarla çarpıştıktan sonra yeryüzünden silinmişlerdir. A) ETRÜSK KRALLARI Roma da çalışkan bir halk yapısı vardı ve Etrüskler bundan yararlanmak istiyordu.bunun için halkın egemenliğini elinden alıp onları kullanmak istiyordu ve sonunda yönetimi kuvvetli bir Etrüsk ailesi olan Tasquinius ailesi eline aldı.fakat Etrüskler Roma da tam bir egemenlik kuramamışlardı ve halkla başları dertteydi.roma nın asil Patrici sınıfı Etrüsklere kafa tutuyordu ve bu durumda patricilerle anlaşmak zorunda kalan Etrüskler kendi egemenliklerinden fedakarlık yapıyorlardı. Etrüsler 7.yy.da üstünlük sağlamışlardır ve kentin yönetimini üstlenmişlerdir ve böylece Roma nın gelişmesine çok büyük katkıları olmuştur. Etrüsk yönetiminde hızla gelişen Roma, Latium bölgesinin en güçlü kenti durumuna gelmiştir ve Yunan dan aldıkları alfabeyi, paraları ve ölçü birimlerini Romalılara benimsetmişlerdir. Buna karşılık toplumsal ve siyasal alanda da Etrüsklerden bağımsız bir gelişme göstererek farklı kurumlar yaratmışlardır. Roma toplumunun temel dayanaklarından olan gençler ortak bir ataya bağlı toplulukları kapsıyorlardı ve bu topluluk sınıflara bölünmüştür: Patrici : Yönetici gençler Pleb : Ayrıcalıklardan yoksun 2. Kısım Comitia : Kralı seçen ve yasaları koruyan Senato : Kralın seçimini onaylar. 5

6 B) ETRÜSK YAZISI VE DİLİ Etrüsk dili Roma İmparatorluğunun ilk dönemlerine kadar konuşulmuştur. Romalılar arasında, kendi dillerinden çok daha farklı bir dil olan bu dile ilgi çoktu. Fakat ilk çağın sonlarından itibaren bu dil unutulmuş ve günümüze birkaç anıt ve Latin yazarlardan alıntılar dışında başka yazılı eser kalmamıştır. Dünyadaki tek Etrüsk elyazması 19. Yüzyılın ortasında İskenderiye de bir mumyanın sargılarının üzerindeki yazılardır. Bu yazılar Zagreb Müzesinde sergilenmektedir. Günümüzdeki gelişmelere rağmen Etrüsk dili daha tam olarak çözülememiştir. Etrüsk yazısı ise büyük ölçüde okunmuştur. Etrüsk alfabesi Grek alfabesi ile yakınlık göstermektedir. Etrüsk alfabesi 26 harfli olup yirmi ikisi Fenike alfabesinden diğer dördü ise Grek alfabesinden alınmıştır. C) ETRÜSKLERİN İNANÇLARI Din etrüsklerin hayatında büyük bir yer tutmakta idi. Etrüsklerin inançları,dillerine oranla daha iyi bilinmektedir. Etrüsklerin dini vahi edilmiş bir din idi. Latin yazarların bize ilettiği bilgiler bu yöndedir. Etrüslerin din esasları içeren kitapları üç başlık altındadır. - Libri Haruspicini : Kurbanın içine bakarak kehanette bulunma sanatını anlatır. - Libri Fulyurales : Yıldırımları yorumlamayı öğrenir. - Libri Rituales : Bu kitap diğerlerine göre çok daha kapsamlıdır. Dini esasların yanında şehirlerin ve tapınakların kurulması,ordu ve devlet düzeni gibi konuları da içeriyordu. Etrüsk dininin dini lideri rahiplerdi. Rahipler soylu ailelerden seçilir ve toplumda etkili olurlardı. Etrüsklerde birkaç tane tanrı vardı. Bunlardan biri Fufluns tur. Fufluns şarap tanrısı olarak geçer. Etrüsklerde ateş tanrısı ise Sethlans idi. Etrüsklerin savaş tanrısı ise yıldırım atan tanrılardan Maris tir. Dikkat çeken Etrüsk adetlerinden biride her geçen sene için Nortia tapınağına bir çivi çakmaları idi. Bu adet daha sonra Romalılara da geçmiştir. Romalılar Etrüskler in inançlarından mundus kavramını da almışlardır. Mundus öteki dünya ile bu dünya arasında geçişi sağlayan bir çukurdur. Etrüsk aynalarında görüntü tanrıçası Munqu nun adı geçer. Zaten Latince de de mundus sözcüğünün ilk anlamı kadın görüntüsü demektir. Roma inançlarına göre religiosi denilen günlerde Mundus açılıyordu ve ruhlar buradan bu dünyaya geliyorlardı. 6

7 KRALLIK DÖNEMİ 1) SİYASİ HAYAT A) ROMA NIN KURULUŞ EFSANESİ Roma,günün birinde bazı bazı çobanların bir araya gelerek, Etrüsk usulüne göre küçük bir şehir kurarlar. Fakat burası hiç de yaşanılacak bir yer değildi. Çamur renginde akan Tiber nehrinin hemen yanına kurulmuştur. Tepeler arasında dağılmış kulübeler nehrin meydana getirdiği pis su birikintileri,akşamları keskinleşen pis bataklık kokusu olan bir yerde kurulmuştur. Her şeye rağmen bu serüvenciler bu büyük imparatorluğun çekirdeğini oluşturmuşlardır. Bu sırada Etrüsklerde İtalya ya yeni gelmiş bulunuyorlardı. Ancak Etrüsk lerin adetleri çoktan halk tarafından benimsenmiştir. İşte Roma da bu usullere göre kuruldu. Bir de Roma nın kuruluşuyla ilgili bir efsane vardır.bu efsaneye göre Alba şehrinin kralı Numitor un kızı Rea Silvia yla Mabut Mars aşık olurlar. Bu aşk sonucunda ikiz kardeşler Romus ve Romulus dünyaya gelir.bu sırada Kral Numitor u kardeşi Amilius öldürüp tahta geçer ve Rea yı da tanrılara kurban eder. Amilius ikiz çocuklardan korkar ve bunları bir sepete koyarak Tiber nehrinin çamurlu sularına bırakır. Fakat Mabut Mars bu çocukların ölmesini istemez ve sepeti Palatino tepesinin eteğinde bir incir ağacının dalına asar. Çocuklar önce bir dişi kurt tarafından emzirilir daha sonra bir çoban tarafından büyütürler. Bu iki kardeş büyüyünce sırlarını öğrenirler ve dedelerinin öcünü almak üzere Amilius u öldürürler. Sonra büyüdüklerinde Palatino tepesine bir şehir kurmaya karar verirler. Kuşların uçuşlarını izleyerek şehre hangisinin adı verilmesi gerektiğini öğrenirler. Tanrılar Rromulus u tercih eder. Çok geçmeden iki kardeş arasında anlaşmazlık çıkar. Romus kardeşini kıskanır ve Roma nın surlarını düşman böyle geçecektir diyerek hendeği geçer ve Romulus ta Bizde onları böyle öldüreceğiz diyerek kardeşini öldürür ve kral olur. B) ERKEN ROMA Roma nın ilk dönemleri ile ilgili bilgiler arkeolajik bulgulara,efsanelere ve Livius gibi Roma lı tarihçilerin yapıtlarına dayanır. İtalya nın Yunan dünyasıyla bağlantısını temsil eden Aineis adlı mitolojik kahraman ile ilgili geliştirilen öyküler Yunan kolonilerinin Latium bölgesinde bıraktığı izleri yansıtır. Ayrıca bu efsaneyi temel alan Livius a göre Ramolus un komşu sabinlere karşı giriştiği savaşın sonucunda iki halk kaynaşmıştır ve böylece ilk kralı Romulus olan bir devlet ortaya çıkmıştır. Ramolus tan sonra bana geçen Numa Pompilius döneminde Roma dini ilk şeklini almıştır. Ancus Marcius köyler 7

8 federasyonu görünümünde olan Roma nın gelişmesini sağlamıştır. Etrüsklerin bölgeyi ele geçirmesiyle Roma nın gerçek bir kent niteliği kazanması başladı. C) ROMA NIN GELİŞMESİ Romalılar geçimlerini uzun yıllar tarım ve hayvancılıkla sağlamışlardı fakat daha sonra farklı bir kazanç yolu buldular.tiber nehri şehrin yakınlarında bir yerde denize dökülüyordu ve nehrin ağzında deniz birçok girintiler meydana getiriyordu ve bu girintilerdeki sular buharlaşarak kıyıda beyaz tuz bırakıyorlardı.o sırada bütün civar halklar tuza ihtiyaç duyuyordu.romalı larda bu fırsattan yararlanarak topladıkları tuzları satmışlardır.bu sayede Roma zenginleşmeye başlamıştı. Bu dönemde(m.ö 650) Roma bir kasaba gibiydi.evlerin geneli toprağa çakılmış kazıklar üzerinde yapılmış fakat Etrüsklerin evlerinin temeli taştan yapılmıştır ve gösterişlidir.kasabanın etrafında sur yoktu,bunun yerine alçak duvarlar vardı.kasaba büyüdükçe duvarlarda genişliyordu. 2) SOSYAL HAYAT A) PLEB MAHALLESİ Sefalet arz eden küçük evler ve kulübelerin yanında dar ve pis sokaklar ve buralarda sayısız insanlar bulunmaktadır. Yarı çıplak çocuklar müthiş bir şamata ile oyun oynamakta, yada kavga etmektedirler. Etrafta kötü mallar satan satıcılar ve bunlarla alışveriş yapan kadınlar, erkekler görülmektedir. Burası Pleplerin, yani Roma ya yakın ülkelerden yavaş yavaş buraya gelip yerleşen insanların oturduğu mahallelerdir. Bunlar Roma ya yerleşmekle beraber tam anlamıyla Roma vatandaşı olamadıkları gibi, memur ve askerlikte yapamamaktadırlar. Şehir hayatına girebilmeleri için uyacakları bir patrona ihtiyaçları vardır. Nitekim bir çoğu böyle patronların himayesine girmişlerdir. Bunlar arasında hayatını daha güçlükle kazanalar küçük ticaret ve sanat kollarıyla meşgul olurlar. Roma da henüz para diye bir şey bilinmiyordu. Küçük baş hayvanlar genellikle ödemede paranın yerini tutarlardı. B) PATRAZİLER VE KÖLELER Patrizilerin giyimi gayet basittir. Dört köşe ve beyaz renkli bir yün kumaş, sol omuzdan sağa doğru inmekte, sonra tekrar sol omuza çıkmaktadır. Bu şekil, ünlü Roma pelerininin 8

9 ilk basit şeklidir. Patrizilerin yanında gerek giyinişleri, gerek hareketleri bakımından daha basit insanlar ve kulübeleri görünmektedir. Bunlardan bir kısmı yere çömelmiş, bir kısmı da bir taş yada merdiven üzerine oturmuş olup, bir iş yada hizmet için çağrılmalarını beklemektedirler. Bunlar azat edilmiş köleler yada yabancı insanlardır. Tam anlamıyla kölelik şartlarına uymakla beraber, vatandaş haklarına sahip değildirler. Bir Patrizinin himayesi altında yaşamak zorundadırlar. Bu zavallı insanlar nerede olurlarsa olsunlar saygı olsun diye daima yavaş sesle konuşmaya alışmışlardır. C) ROMA EVİ Şehrin ortasında eski Forum Romanum denilen şehir meydanı yer almıştır. Kulübelerin yerini taş duvarlı evler almıştır. Bir avlunun etrafı odalarla çevrilmekte, hava ve ışık ortadaki açıklıktan içeri girmekteydi. En dipte ev sahibinin misafirlerini ağırlayacağı geniş bir salon bulunuyordu. Burada ziyafetler verilirdi. Bu salonun arkasında gene etrafı odalarla çevrili bir ikinci bahçe yada avlu vardı. Bu ikinci kısım ailenin özel hayatına ayrılmıştı. Yatak odaları, kadınlara ait kısımlar ve tapınak bu kısma yerleştirilmişti. Bu çeşit evler ancak asil ailelerin barındıkları evlerdi. 9

10 CUMHURİYET DÖNEMİ 1) SİYASİ HAYAT Roma Kaynaklarına göre İ.Ö. 509'da kurulmuş olan Roma Cumhuriyeti'nin yönetimi, aristokrasiye dayanıyordu. Cumhuriyetin başında Senato ile daha sonra ''konsül'' diye adlandırılacak, Senato nun görevlendirdiği, Comitia Curiata(Halklar Meclisi),Comitia Centuriata(Yüzler Meclisi),Comitia Tributa(Kabileler meclisi) ve çeşitli işleri yerine getirmek için seçimle iş başına gelebilen magistra lardan(üst yöneticiler) oluşanoligarşik bir sisteme dayanıyordu. Senato toplumun üst sınıfı olan patricilerden oluşuyordu.bu makam pratikte daima varlıklı ve soylu ailelerin tekelindeydi.bunalım ve savaş dönemlerinde devlet yönetimini Senato nun önerisi üzerinde bir konsülün atadığı ve Comitia Curiata nın onayladığı bir dictator üstleniyordu.öteki önemli magistralar arasında praetor,censor,quaestor ve aedilis gibi görevliler yer alıyordu.cumhuriyet döneminde asıl güç kazanan organ ise üyeleri, partici genslerinin başkanları ile eski magistralardan oluşan ve en önemlisi de ömür boyu görev yapılan Senato ydu.zamanla oldukça geniş yetkilere sahip olmayı başaran ve de üyelik sistemi censorların denetimine bırakılan Senato nun yasama işleri, atamalar, dış ilişkiler ve mali konularda oldukça büyüklükte bir ağırlığı.ardı.cumhuriyet döneminin henüz başlarında dinsel niteliklere sahip örf ve adet kurallarının yazılı hale getirildiği On İki Levha Yasası veya orijinal adı ile Lex XII Tabularum,daha sonra yapılacak olan yasalar ve diğer hukuk alanındaki gelişmeler için temel bir hukuksal kaynak niteliği kazandı.yurttaşların büyük çoğunluğunu oluşturan halk tabakası pleblerin (plebiuslar)devlet yönetiminde görev almaları engellenmişti. İ.Ö. V. yy.ın başında ayaklanan plebler, Senato'yu zorlayarak kendi temsilcileri olan tribunusların yönetim işlerinde görev almasını sağladılar. Sınıflar arasındaki savaşım tam iki yüz yıl sürdü,bu iki yüz yıl particiler ve pleblerin arasında geçen oldukça yoğun bir mücadeleye sahne oldu.particilerişn ayrıcalıklarına son vererek siyuasal haklar elde etmeye çalışan plebler, aynı zamanda kamu arazilerinden(ager publicus) yararlanmayı da istiyorlardı.uzun çatışma sürecinde tribünüs plebis ve Concilium Plebis(Halk Meclisi) gibi kurumların ortaya çıkması pleblerin devlet içinde başka bir devlet olarak örgütlenmesini sağladı.pleb haklarını savunmakla görevli olan tribünüslerin,konsüller,senato ve comitiaların verdikleri kararı veto etme hakkı vardı.sonunda İ.Ö. 287'de Pleb yasalarının çıkarılmasıyla, plebler ve patricilerin eşit haklı yurttaşları haline getirilmesiyle sona erdi. Bu gelişmeden en çok yarar sağlayanlar ise pleb aileleri oldu.pleb aileleri servetlerini arttırıp yönetimde yüksek görevlere getirildiler ve ''soyulular sınıfı''denen yeni bir sınıf oluşturdular.particiler ve plebler arasındaki çekişme İ.Ö. 4. yüzyılda silinmeye yüz tuttu. Bu gelişme Cumhuriyet in temellerini sağlamlaştırmanın yanı sıra pleblerin askeri gücünü harekete geçirerek Roma ya bir dinamizm kazandırdı. İçteki çekişmelere ve Etrüsklerin ayrılmasından sonra önemli ölçüde zayıflamasına karşın, Roma, cumhuriyet döneminin başlangıç yıllarında da yayılmasını sürdürdü. Romalılar İ.Ö 5. yüz yıl boyunca egemenliği altında kalacağı Latin Birliği'yle uzun süre savaştıktan sonra, İ.Ö. 493'te ittifak anlaşması imzaladılar ve Roma Beşinci yüz yıl boyunca Latin Birliğinin egemenliği altında kaldı.i.ö. 396'da Etrüsk kenti Veii yok edildi. Ama çok geçmeden, Roma Cumhuriyeti büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldı: Kelt kökenli 10

11 Galya kabileleri Alpler'i aşarak Etrüsk savunmasını yaydılar ve i.ö. 390'da Roma'yı yağmaladılar. Bununla birlikte Romalılar askeri disiplin ve kurnazca bir diplomasi aracılığıyla bölgede eski egemenliklerini yeniden kurmayı başardılar. İtalya'da sağlam bir birlik kuran Roma, küçük bir siteden Akdeniz bölgesine egemen olan bir devlete dönüştü. İ.Ö. 264 'te yaklaşık km2 alanı kaplayan İtalya'sında Romalı erkek ''yurttaş'' ve kadar ''müttefik'' yaşamaktaydı. İtalya'nın fethinden sonra Roma, dışta yeni düşmanlarla çatıştı. Kuzey Afrika'da zengin bir Fenike kenti olan Kartaca, Sardinya, Korsika ve Sicilya'nın bir parçasına kadar uzanan bir denzi imparatorluğu kurmuştu. Sicilya adasına sahip olma konusunda Roma ve Kartaca arasında başlayan çekişme Pön Savaşlarına yol açtı. I.Pön Savaşı Sicilya'daki Messana ve Syrakusai arasındaki bir çatışma yüzünden patlak verdi. Bu sarsıntıya rağmen Romalılar yayılmayı sürdürüp, İ.Ö. 237'de Sardinya'yı ve Korsika'yı ele geçirdiler. İspanya'ya gönderilen Kartacalı komutan Hamilkar Barkas'ın geniş alanları ele geçirmesini bir meydan okuma sayan ve Kartaca nın Sicilya yı ele geçirmesini önlemeye yönelik girişimlerde bulunan Romalılar la Kartaca çok geçmeden karşı karşıya gelmişti ve Pön Savaşları adını alan savaşlar meydana geldi.sicilya daki çatışmayı izleyen I.Pön savaşı nın başlarında güçlü bir donanma kuran Roma,denizde üstün konuma geçtikten sonra İ.Ö.254 te Sicilya da giriştiği kara harekatından kesin bir sonuç alamadı.bunun üzerine İ.Ö.242 den başlayarak yeniden deniz çarpışmalarına ağırlık verdi.bu yoldan sağlanan zafer Kartaca yı barış yapmaya ve Sicilya dan vazgeçmeye mecbur bıraktı.izleyen Barış döneminde Sardinya ve Korsika yı alan Roma nın saldırgan politaikaları ve tutumu Kartaca yla Roma yı yeniden karşı karşıya getirdi.kartaca Roma ya karşı yeni bir harekat alanı olarak İspanya da güç toplamaya yöneldi.kartaca nın bu ilerlemesini durdurmak amacıylapatlak veren II. Pön Savaşı nda Roma denizdeki üstünküğüne dayanarak İspanya ve Afrika'yı istilaya karar verdiler. Ama Galya ve Alpler i aşarak İtalya ya giren Hannibal adlı Kartacalı komutan ın Roma ya derin darbeler indirmesi, bu tasarıyı geciktirdi: II. Pön Savaşı'nda İspanya'dan yürüyeşe geçen Hannibal Pireneler 'i, Galya'nın güney kesimini ve Alpler'i aşıp İ.Ö. 218 sonbaharında İtalya'ya girdi. Romalılar Trebia'da Transmeno Gölü çevresinde özellikle de Güney İtalya'daki Cannae'de büyük kayıplar vererek ardarda yenilgilere uğradılar. Önce Kuzey İtalya'daki Galyalılar Annibal'ın ordusuna katılırken, sonra Samnitler ve İtalya'nın güney kesiminde yaşayan halkların çoğunluğu, Roma'yı bir başına bıraktılar. Romalılar gene de yenilgiyi kabul etmeye yanaşmıyorlardı. Romalı general Quintus Fabius Maximus, başarılı savaş taktikleriyle Kartaca kuvvetlerini etkisiz duruma getirdiler. Bu arada İspanya'ya bir ordu gönderen Romalılar, Annibal'ın Kartaca'dan herhangi bir destek güç almasını engellediler. Kartaca'yla savaş sürerken, Roma ikinci bir düşmanla, Makedonya'yla da çatışmaya girdi. Roma, I. Makedonya Savaşı sırasında Makedonya kralı Philippos'u Yunanistan'da denetim altında tutmayı başardı. Ancak Philippos topraklarını Doğu yönünde 11

12 genişletmeye başlayınca, Rodos ve Pergamon'un Roma'yı yardıma çağırmaları üstüne II. Pön Savaşı sonunda Roma'nın yurttaş nüfusu 'e a, olması dolayısıyla da yeni bir savaşın hiç de sırası değilmiş gibi görünmesine rağmen, Senato bunun aksine karar verdi.philipos, Roma'nın ultimatumunu geri çevirmesi sonucuna başlayan ikinci Makedonya savaşınınsonucunu Roma lejyonlarının Makedonyalıları mağlub etmesi belirlemiş ve yunan kentlerini himayesi altına aldı.perseus Roma'ya karşı şansını denediyse de üçüncü Makedonya Savaşını kaybetti ve Roma'nın bir eyaleti haline geldi.bütün Eski Yunan dünyası Roma egemenliğin altına girdi.kartaca'nın toparlanmasından korkan Roma savaş ilan etti.üçüncü Pön savaşını Roma kolayca kazandı.kartaca silahlarını teslim etti.sonunda Kartaca haritadan silindi. Senato üyeleri zenginleşerek yeni bir sınıf oluşturdular.yoksuzluğa yuvarlanan işsiz çoğunluk topraklarını bırakıp kırsal kesimde kentlere göç başladı.reformcular ortaya çıkmaya başladı.tiberius Gracchus adında bir reformcu soyluların el koyduğu kamu topraklarının yoksul yurttaşlara paylaştırılmasını istedi ve karışıklık sırasında öldürüldü.kardeşi de köklü reformlar yapmak istedi ama bir işsizler kalabalığı tarafından öldürüldü.gracchus kardeşlerin öldürülmesi yüzyıl sürecek bir iç savaşa sebep oldu.halkçılar ile tutucular arasındaki çekişme cumhuriyeti temellerinden sarstı.tötonlar İtalya'yı istila etti.sezar ve Pompeius arasında geçen iktidar savaşını önce Sezar Pompeius ve Marcus Crasus üç konsül olarak sona erdi. Galya seferlerine giden Sezar'ın yokluğunda Pompeius yönetimini devraldı.sezar Roma'ya yürüyerek Pompeius'u ağır bir yenilgiye uğrattı.sezar Mısır'da Kleopatra'yı tahta çıkardı.sezar kaybedilen toprakları geri aldı ve dictator ilan edildi.monarşiye yönelmesi üzerine cumhuriyetçi suikastçılar tarafından öldürüldü.sezar yanlıları ve muhalifleri arasında olan çekişme Sezarın manevi oğlunun galibiyetiyle sona erdi.döndüğünde ona "imparator" ünvanı verildi.cumhuriyet çökmüştü. 2) SOSYAL HAYAT A) GLADYATÖRLAR Bütün Roma halkının istisnasız olarak zevk aldığı bir oyun vardır ki, bu da Gladyatör oyunlarıdır. Gladyatörlar ihtisaslarına ve çarpıştıkları silahlara göre gruplandırılmışlardır. Mirmillonis: Bunlar, başlarında balık figürü bulunan büyük bir miğfer taşırlardı. Yuvarlak bir kalkan ve kısa bir kılıç kullanırlardı. Sağ kolları bileten omuza kadar zırhla kaplanmıştı. Sol bacakları koruyan tekmelikler giyerlerdi. Retiarius: Mirmillonis in oyunda sürekli rakibi olarak sahaya çıkarlar ve bir ellerinde iç dişli bir mızrak, öbür ellerinde de rakiplerini hareketsiz bir hale koymak için özel olarak yapılmış bir ağ taşırlardı. Sannitus: Bunlar aynen Mirmillonisler gibi giyinmekle beraber, Sannitire ait uzun kalkanlar taşıdıkları için bu adı almışlardı. 12

13 Trakyalı: Yüksek tekmelikler, eğri kılıç ve mızrakla silahlandırılmışlardı. Gladyatörlar çoğunlukla en kuvvetli savaş esirleri arasından seçilirdi. Bir Gladyatörün hem taraftarları, hem de düşmanları olurdu. İlk Gladyatör gösterisi M.Ö 264 yılında, Brutus un babasının cenaze töreni şerefine yapılmıştı. Bu tarihten sonra Gladyatör oyunları gelenek haline aldı. Esirler arasından seçilerek yetiştirilen Gladyatörlerden başarı gösteren serbest bırakılırdı. Hatta Gladyatör dövüşlerinde üstün gelenlere değerli hediyeler, ödüller vermek de bir gelenek haline gelmişti. B) TİYATROLAR İlk zamanlarda rahipler dinsel bir renk altında Şan dö Mars ta at koşuları ve Mars tanrısının şerefine araba koşuları yaptırırlardı. Bunlar genel ve resmi idi. Son zamanlarda özel olarak tertiplenen çeşitli koşular ve Gladyator oyunları büyük bir rağbet görüyordu. Bunun yanında tiyatroya da önem verildi. Tiyatrolar kamuya ait sayılmaktadır. Tiyatronun Roma da ki anlamı Yunanistan dakinden farklıydı. Spor oyunları sayesinde erkeğin çevikliği, kuvveti, zekası ortaya konulmakta, trajediler sayesinde ise gene insanların en büyük heyecanları, iyilikleri, kötülükleri belirtilmekteydi. Biricik gösteri çeşitleri yarışlar, güreşler yada halkı tahrik eden gerçek anlamda kanlı çarpışmalardan ibarettir. Çarpışanlar, Glandius denilen kısa Roma kılıçlarıyla vuruştuklarından bunlara Gladyatör denilmektedir. Gladyatörlar çoğunlukla özel okullarda yetiştirilen kölelerdi. Glayatör güreşleri için yapılan anfiteatr lar arasında en önemlisi Pompe anfiteatrı dır. Bu anfiteatr on beş bin seyirciyi alacak kadar büyük olup, M.Ö 75 yılında yapılmıştır. Bugün yıkıntı halindedir. C) HUKUK Roma hukuku kuruluşundan Batı Roma nın çöküşüne kadar Roma da ve Roma egemenliği altındaki ülkelerde uygulanan, daha sonra Bizans imparatorluğunu çöküşüne kadar yürürlükte kalmıştır. Roma hukukunun sistemli bir yapı kazanması yalnız Patrici kökenli Pontifex lerin bildiği hüküm ve usulleri derleyerek herkesin bilgisine sunmak amacıyla İ.Ö de hazırlanan Lex XII Tabularımla başladı. 13

14 Roma hukukunda yer alan başlıca konular veraset, yükümlülükler, mülkiyet ve mal sahipliği ile kişilerdi. Roma hukukunun çeşitlilik taşıyan yapısı yalnızca mal sahipliğinin kurulmasına ilişkin yollardan bazılarının incelenmesiyle görülebilir. D) EĞİTİM Romalılar esas itibariyle çocukluklarından beri pratik bir eğitim sistemine bağlanırlardı. Okul, o çağlarda henüz bilinmiyordu. Romalılar yazı yazmayı kralların kovulmasından sonra M.Ö 450 yıllarında Yunanlıların alfabesini etüt etmek sayesinde öğrenmişlerdir. İçinde bulunduğumuz devrede zengin bir aile çocuğu okuma yazmayı babasından yada evdeki okumuş bir Yunanlı uşaktan öğrenirdi. 16 yada 17 yaşlarına gelince, üzeri mumlu küçük bir tablo üzerine bronz bir çubukla kazımak suretiyle, yada kahverengi bir suya batırılmış bir kalemle bir pergaman yaprağı üzerine harfleri yazarak çalışırdı. Bir yandan bunu yaparken,öbür yandan da babasını çeşitli işlerini izleyerek özel bir kamu yaşantısında ki yönetim hakkında fikir sahibi olmaya çalışırdı. Fakat asıl önemli şey, Forum da babasının verdiği izahattı. Burada ona en tanınmış kişiler gösterilir, açık ve otoriter bir şekilde konuşulması, ne zaman susmak gerektiği, halkın sevgisini nasıl kanıldığı gösterilirdi E) OKULLAR Ailelerin yanındaki öğrenimden başka Roma da serbest bırakılmış eski kölelerin yönettikleri gerçek anlamda okullar da bulunmaktadır. Burjuva, yani zengin olup da özel bir öğretmen tutamayan ve asil olmayan ailelerin çocukları buralarda okumaktadırlar. Litterator, yani okuma yazma öğrenen çocuklar için bulunan okullar bunlarda daha üstün olan Grammatikus, yani gramer öğretenin başında bulunduğu okullardır. F) BİLİM M.Ö 30 yılında Romalılar İskenderiye yi ele geçirdiler ve bilinen Dünyayı hakimiyetleri altına aldılar. Eski ve yeni kentleri, yollarla ve köprülerle birbirlerine bağladılar ve Roma hukuku aracılığıyla, idareleri altında ki geniş eyaletlere öteden beri özlemi duyulan adaleti götürdüler. Roma uygarlığı, çift diliydi. Aydın bir Romalı, Latince nin yanında Yunanca yı da bilmek mecburiyetindeydi. Çünkü bilim ve felsefe yapıtları bu dilde yazılmıştı. Latince, Lucretius, Cicero, Virgilius ve Seneca gibi düşünürler vasıtasıyla büyük bir saygınlık kazanmış ve klasikleşmişti, hatta Vitruvius, Celsus, Frontinus ve Plinius gibi Romalı bilginler de bu dili kullanmışlardı. Ancak bilimsel etkinlikleri sürdürebilmeleri için yine de Yunanca yı öğrenmeleri gerekiyordu. Dönemin en büyük iki bilgini olan Batlamyus ve Galenos, Yunanca konuşuyor ve Yunanca yazıyorlardı. 14. yüzyılda Osmanlı Türkleri de, bilim ve felsefe kaynaklarına ulaşabilmek için Arapça öğrenmek mecburiyetinde kalmışlardı. Bu 14

15 nedenle Romalılar, Atina ve İskenderiye başta olmak üzere, İmparatorluğun Doğu Eyaletlerine giderek Yunan dilini öğrendiler, Roma da okullar açtılar ve bunları Yunan bilginlerinin yönetimine bıraktılar. Fakat Romalılar hiçbir zaman Hellenik ve Hellenistik dönemlerde gösterilen başarıyı gösteremediler. Bunu çeşitli nedenleri olabilir ama hepsinden önemlisi büyük bir ülkeyi yönetmek mecburiyetinde olmalarıdır. Dolayısıyla, bilimsel etkinlikten çok yönetsel etkinliğe ağırlık vermişlerdir. G) TAKVİM Roma takvimi Roma Cumhuriyeti nde Hristiyanlık öncesinde kullanılan tarihleme sistemidir. Söylenceye göre Roma nın kurucusu olan Romulus bu takvimi İ.Ö 738 de düzenlemiştir. Gerçekte bu sistemin, Eski Yunanlıların Babillilerden devraldıkları ay takviminin değişikliğe uğramış bir türü olkduğu sanılmaktadır. Özgün Roma takvimi 20 ay 304 günden oluşuyordu. Geriye kalan 61 gün dikkate alınmıyor, bu da kış mevsiminde bir aralığın doğmasına yol açyordu. Takvimin ayları, Martius, Aprilis, Maius, Juniius, Quintilis, Sextilis, September, October, November ve December olarak adlandırılmıştı. H) ZİYAFETLER Davetler akşamları, gün batar batmaz, mahkemelerin kapandığı, iş buluşmalarının sona erdiği ve Forum un tenhalaştığı zamanlarda yapılmaktadır. Yemeğe Gustatio denilen aperatiflerle başlanmaktadır. Bundan sonra esas ilk tabaklara sıra gelir. Bunları takiben ikinci tabaklar gelir. Adetler artık bir hayli incelmiş, iyi bir ev sahibinin her zaman göz nüne alacağı kurallar meydana çıkmıştır. Örneğin hiçbir zaman davetli sayısı dokuzu aşmamalıdır. Konuşmalar özel hayatı ilgilendirmeli, hiçbir zaman Forum konuşmaları ve iş nutukları üzerinde durulmamalıdır. I) ROMALILARIN BİR GÜNÜ Sabah çok erken, güneş doğmasıyla çalışma başlardı. Yazın beş buçukta, kışın ise sekizde Forum dolmakta, mahkemeler açılmakta, yapımevleri çalışmaya başlamaktadır. Güneşin ilk ışıklarıyla beraber politika ve işadamları geniş harmaniyelerine sarılarak grup teşkil edecek şekilde toplanmışlardır. Öğleyin, birçok kimseler için gün artık sona ermiş sayılır. Romalı, öğle yemeğinden sonra rahatça oturup düşüncelere dalmak isterdi. Bu zamanlarda ertesi gün için tasarılar yapılır, sabahleyin karşılaşılmış güç meseleler çözülürdü. Vakit biraz daha ilerleyince de ılıcalar, genel hamamlar ve tiyatrolar yavaş yavaş dolmaya başlamaktadır. 15

16 J) ROMALI VATANDAŞ Roma da önemli bir memuriyete atanma Romalıların hayatında önemli bir yer tutar. Ticaret yada herhangi bir işten para kazanmak pek o kadar önemli sayılmazdı. Esas olan iki amaç vardı ki, bunlara varmak her Romalı vatandaş için yaşamanın esasını teşkil ediyordu. Bunlardan biri önemli bir memuriyete yerleşmek, öbürüde toprak sahibi olmaktı. Bu iki amaca vardığı zamandır ki, Romalı kendisini tam bir insan olarak sayabilecektir. Ticaret yada endüstri gerçek bir vatandaşa layık olmayan uğraşılardan sayılmıştır. Zengin olduktan sonra kamu hayatına girince ve toprak sahibi olunca herkes o kişinin geçmişini K) GİYİM Elbiseler çok değişmiş ve zenginleşmişti. Eski Romalılar, bellerine bir kumaş sararlar ve bunun üstüne basit bir elbise giyerlerdi. Şimdi ise kibar bir Romalı, yün yada ketenden yapılmış, beli bir kemerle sıkıştırılmış elbise giymekte, bunun üzerine de uzun bir kumaşı karmakarışık bir şekilde sarmaktadır. Yalnız 12 ile 17 yaş arasındaki çocuklarla yüksek yargıçların ve din adamlarının harman iyelerinin kenarında kırmızı bir şerit vardır. On iki yaşından küçük çocuklar kısa bir pelerin giymekte, bunun üzerine de genişçe bol bir elbise almaktaydılar. Romalı kadının çorabı yoktur. Şapka da pek az kullanılırdı. Kadınlar dışarı çıktıklarında başlarını bir tülbentle örterlerdi. Kadın ve erkek, parmakları dışarıda bırakan bir çeşit uzun konçlu ayakkabı giyerlerdi. L) ROMALILARIN EVLERİ Köylerdeki evler penceresiz kulubelerdi. Ateş yerde yakılır, duman çatıdan çıkardı. Şehirdeki evlerde ise ortada Atriyum denilen üstü açık avlular bulunurdu, odaların kapısı bu avluya açılırdı. Bütün ev halkı atriyumda otururlardı. Evlerde yemek ve yatak odaları vardı. Artık Romalı zenginlerin evleri çok şatafatlı bir tarzda iki kısım olarak inşa edilmektedir. Ön kısım, etrafına odalar dizilmiş bir avludur. Arka kısım özel odalara ayrılmıştır. Etrafı kolonlu bir bahçesi vardır. Bahçe gayet güzel dekore edilmiştir. Salonlar gayet güzel mobilyalarla doludur. Duvarlar Yunan ekolüne mensup ressamlar tarafından resimlendirilmiştir. Roma zenginleri, Napoli körfezinde büyük ve muhteşem sayfiyeler yaptırmışlardı. Pompei ve Hergülanum Roma nın ünlü sayfiyeleridir. 16

17 Zenginler, yemeklerini alçak masaların etrafındaki alçak yataklar üzerinde yatarak yerlerdi. Fakirler ise yerde yerlerdi. M) ŞEHİR HAYATI En önemli şehir Roma dır. Roma şehri denizden on beş kilometre kadar içerdedir. Tiber nehrinin sol kıyısında yedi tepe üzerine kurulmuştur. Bu tepelerin üstü Kapitol, Palatin, Avanten Tiber nehri boyunca, öbür dördü de biraz geridedir. Şehir Galya dan gelen akıncılar tarafından hemen hemen baştan aşağı tahrip edildiği için, hızla yeniden kurulmuştur. Bu yüzden eski Roma dan bahsederken, adı geçen muhteşem mermer yapıların sadece kalıntılarını görmekteyiz. Lüks, bilinmeyen bir şeydi. Zenginler paralarını toprağa yada ticarete yatırırlardı. Güzel ve değerli şeyleri daha takdir etmeyi bilmiyorlardı. Askeri zaferlerin Roma şehrini büyümesinde önemli rolü olmuştur. Artık halk eski Serviyüs ün kalesine sığmıyordu. Şehir birçok heykeller, tapınaklar, evler ve tiyatrolarla süslendi. Özel gelirler çok arttı, herkes lükse ve eğlenceye koyuldu. Senato yaptığı kanunlarla israfı önlemek istedi. Fakat başarı elde edemedi N) M.Ö. BİRİNCİ YÜZYILDA ROMA Bu Cumhuriyet devrinin en olgun çağında büyük haris dehaların kendi aralarında sürekli bir çarpışma halinde olduklarını görmekteyiz. Marius, Silla, Pompeius, Çezar, Antonius, Ottavianius... Artık Roma çok değişmişti. Yunan uygarlığına gerekli önemi vermiş, güney denizlerine ve Akdeniz ticaretine hakim olmuş, Kartaca yı yere sermiş, Pontus krallığına, Suriye topraklarına kadar uzanmış ve efsaneler ülkesi Mısır la ilişki kurmuştu. Artık bu şartlar içinde bir zaman ki aile başkanlarının o kadar önem verdikleri sadeliğin sürmesine imkan yoktu. Bu yüzden eski yaşam tarzı tamamen değişti... O) DİN HAYATI Romalılar da, hayati ve sosyal olayların mabutlar tarafından yönetildiğine inanırlardı. Örneğin rüzgarın esmesi, yağmurun yağması, şimşeğin çakması, bitkilerin büyüyüp gelişmesi, hayvanların yaşaması, insanların yemesi, içmesi, neşesi mabutların isteği ile olurdu. Mabutlarda Diespater Romalı yı meydan getirir. Educa yemesini, Potina içmesini, İterduca yürümesini, Vervactor çiftliği öğretirdi. Eski Roma da bu mabutların insan şeklinde sembolleri yoktu, onların çoğunu ya büyük bir taşla yada bir kılıçla temsil ederlerdi. Mabutlar arasında akrabalık olmadığı gibi serüvenleri de yoktu. 17

18 Romalılar da tanrıların başkanı Jübiter, savaş mabudu Mars (uzun süre bir kılıçla temsil edilirdi.) deniz mabudu Neptün, zeka mabudu Minevra, tarım mabudu Seres, demircilik mabudu Vüklen, gezi ve ticaret mabudu Merkür gibi büyük mabutlardan başka irili ufaklı daha birçok mabutlar vardı. Roma da dini ayinlere bezenmemiş hiçbir kamu işlemi ve hiçbir kamusal tören yoktu. Buna rağmen çok pratik bir zihniyete sahip olan Romalılar, öteki dünya üzerinde fazla kafa yormazlardı. Roma dini farkında olmaksızın devlet yönetimiyle karışmış bulunduğundan yavaş yavaş Roma da ki tanrılar bizzat Roma ya hizmet eden kişiler haline gelmişlerdir. P) ÖNEMLİ DİN ADAMLARI Krallar zamanındaki hükümdarlar hem politik hem de dini lider durumundaydılar. Fakat krallar Roma dan kovulunca onların dini ödevlerini yerine getirecek bir dini başkana ihtiyaç olmuş ve bu dini başkan uzun zaman yerini muhafaza edebilmiştir. Bu dini başkanın yönetimi altında yirmi kadar tanrıların elçisi durumunda olan din adamı bulunurdu. Bunların en önemli ödevleri, kendilerine ait işlerde uğurlu ve uğursuz günleri tespit edip ilan etmekti. R) KURBANLAR Romalılar için en büyük tapınma mabutlarına hediye vermekti. Hediye olarak her çeşit içki, ekmek, meyve, süt gibi yiyecekler sunulabilirdi. Fakat en büyük hediye, kurban sunmaktı. Roma da en önemli ayinler, tanrılar şerefine kesilen kurbanların bulunduğu ayin ve dini bayramlardan ibaretti. Kurbanlar özel kişilere ait yada kamusal olabilirdi. Eski zamanlarda en çok adına kurban adanan tanrı, tarım tanrısıydı. Buna sebze, meyve ve koyun adanırdı. Ayini yöneten din adamı kurbanın başına tuzla karıştırılmış kutsal bir karışım serper ve bundan sonra kurbanı kesecek olan kimse sırtı çıplak ve belinden aşağıya doğru bir çeşit eteklik giymiş olduğu halde hayvanın kafasına vurduktan sonra görevini yapardı. Kurban büyük hayvanlardan olursa Viktim, küçük hayvanlardan olursa Hosti adını alırdı. En önemli kurban bir domuz (Sus), bir koyun (Ovis) ver bir öküzün beraberce kurban edilmesiydi. 18

19 S) AYİNLER VE BAYRAMLAR Ayinlerin sayısı pek çoktu. Bunların başta geleni ve önemlilerinden biri yalvarma ayiniydi. Bu ayin kötü zamanlarda tanrıların gazabını yatıştırmak ve yardım dilenmek için bütün resmi makamların katılmasıyla yapılırdı. Bayramlara gelince bunların en ünlüleri Saturnali, Terminali ve Lüperkali dir. Saturnali: 17 Aralıkta başlar ve Saturn şerefine yapılır ve üç gün sürerdi. Bu süre sırasında mahkemeler, okullar kapanırdı. Köleler sahiplerine itaat etmeye zorlanmazdı. Terminali: Tarım tanrısı şerefine yapılan bayramdı. Bu bayram sırasında kırlara çıkılır, canlı hiç hayvan kesilmez, sadece dans edilir ve eğlenilirdi. Lüperkali: Sürüleri kurtlardan koruyan tanrı şerefine yapılır ve kırlarda kutlanırdı. Buna katılan gençler birer koyun postu giyerler ve bir keçi kurban ederek kanını alınlarına sürerlerdi. Sonra süte batırılmış bir yün parçasıyla bu kanı silerler, kurbanın derisiyle şehrin sokaklarında koşmaya başlarlar ve her rastladıkları kadını bu kurbanın derisinden yaptıkları kemerle döverlerdi. Kadınlar ise bu zararsız dayaktan çok memnun kalırlardı çünkü bu dayak onları kısırlıktan koruyacaktı. T) CENAZE ALAYLARI Bir Romalı ölürken, ailesi etrafında toplanır ve en yakın akrabası, son nefesini boşa kaçırmamak için onu ağzından öperdi. Ölüm gelince, ölünün etrafına toplanan herkes avazı çıktığı kadar bağırır ve gerçekten ölüp ölmediğini ölünün kulağına borazan çalınırdı. Bundan sonra ölüye en şatafatlı elbiseler giydirilir ve Akerontis nehri üzerinden karanlıklar ülkesine götürecek olan sandalda ki cehennem kayıkçısı Korontise vermesi için ağzına bir para konurdu. Bundan sonra da ölü, evin salonuna bırakılırdı. Cenaze törenleri gündüz oluyor ve meşaleler yakılıyordu. Ceset, tapınak şeklinde yapılmış iki tekerlekli bir arabayla yüklenir ve arkasından, ellerinde flüt ve borazanlarla çalgıcılar, meslek gereği ağlayıcılar, ayakları çıplak ve başlarına kül serpilmiş bir halde akraba ve arkadaşları gelirdi. Bunların önünde, ölünün elbiselerini giymiş bir aktör onun hareketlerini ve sesini taklit ederdi. Ölüler şehir dışında yakılmalı, yakma töreni küllerin konacağı mezara yakın bir yerde olurdu. Ölü eğer yüksek bir memur ise önce Forum a götürülür, oğlu yada yakın bir akrabası onun meziyetlerini överdi... 19

20 U) YÜKSEK PLEB MEMURLUKLARI Kaynağı Patrizi olan bu yüksek memurlukların yanında Plebler arasından çıkmış yüksek memurluklarda vardır. Plebler egemen sınıflara karşı koyabilmek için aralarında Pleb Tribünleri denilen bazi başkanlar seçtiler. Gerçekten bu Pleb Tribünlerinin yetkileri oldukça genişti. Plab yararlarına aykırı gördükleri kararları geri bırakabilirlerdi. Senatonun kararlarına karşı koyabilirlerdi. Hatta Plebe aykırı hareketleri suçlandırıp mahkum dahi edebilirlerdi. Tribünlerin yardımcılarına Edil adı verilmişti. Bunların görevleri ilkten Pleb maliyesinin yönetimiydi. Sokakların, kamuya ait eserlerin bakımları, tiyatro işleri, buğday dağıtımı gibi görevler sonradan eklendi. Sonunda en son kurulan yüksek memurluk, Sansörlük tür. Bu görevi iki kişi görürdü. Sansörlük görevi başlangıçta beş yıl iken sonra on sekiz aya indirilmiştir. Sansörlerin önemli görevleri vergi yükümlülerinin listesini düzenlemektir. Ayrıca bütün seçmenlerin seçim listelerini düzenlerlerdi. Sansörlerin başka Roma da on ikiye yakın genel hukuk yargıçları vardı. Roma nın idari, siyasi, mali, adli ve askeri işleri bu yargıçlara bırakılmıştı. V) PLEB YÜKSEK MEMURLUKLARININ FAYDALARI VE ZARARLARI Pleb Tribünleri çok kudretli olmakla beraber daima uyanık kimseler daima uyanık kimseler olması gerekirdi. Görevlerinden ayrıldıkları zaman daima zengin sınıflarca güvenilir kimseler olarak kabul edilmezlerdi. Oysa ediller daha küçük memurluklar oldukları ve ödevleri sokak, eğlence yerleri gibi yerlerde olduklarından ve ikide bir yapılan bol buğday dağıtımını kontrol ettiklerinden, kütlelerin sempatisini kolaylıkla kazanabilmek fırsatları vardı. Politika hayatında ilerlemek isteyen bazı hırslı Ediller bütün servetlerini harcayarak halka eğlenceler yada buğdaylar dağıtıyorlardı. Roma da zenginliğe doğru aşırı bir istek vardı. Yüksek memurlar bile doğrudan doğruya ahlak dışı olmamakla beraber, muhakkak ki atalarının katı namsululuğu dışında zengin olmak imkanını sağlıyorlardı. Romalıların çok sert gelenekleri vardı. Uzun süre, ataları olan aile reislerinden başka başkan tanımamışlardı. Böyle olunca ilk Romalılar için baba otoritesinden başka bir kuvvetin var olmaması tabii karşılanmalıdır. Bu alışkanlık eseri olarak bizzat krala da şehrin babası diyorlar, senatörleri de baba sayıyorlardı. Zamanla Roma genişleyip yeni yeni insanlar akın etmeye başlayınca eski aileler yeni gelenlerden kendilerini ayırmak için baba = pater kelimesinden gelen Patrizi adını aldılar. Bu kelimelerin anlamı şehrin kurucularının torunlarına ait aileler demekti. 20

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur.

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur. Yunan Grek Uygarlığı Video Ders Anlatımı YUNAN (GREK) (M.Ö. 1200 336) Akalara son veren DORLAR tarafından kurulan bir medeniyettir. Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde

Detaylı

Roma Öncesi İtalya da Etrüskler ve Yunanlar, İ.Ö. 8.- 5. yüzyıllar

Roma Öncesi İtalya da Etrüskler ve Yunanlar, İ.Ö. 8.- 5. yüzyıllar Roma Öncesi İtalya da Etrüskler ve Yunanlar, İ.Ö. 8.- 5. yüzyıllar İtalya, Akdeniz de gelişen uygarlıklar bağlamında göreceli olarak sonradan ortaya çıktı, fakat kolonizasyon açısından göçmenlere oldukça

Detaylı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı. M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak

Detaylı

Kent Devleti nden Akdeniz İmparatorluğuna: İtalya da Fetih ve Genişleme

Kent Devleti nden Akdeniz İmparatorluğuna: İtalya da Fetih ve Genişleme Kent Devleti nden Akdeniz İmparatorluğuna: İtalya da Fetih ve Genişleme Geçmiş İ.Ö. 5. yüzyıldan 3. yüzyıla kadar Roma, bir yandan sınıf çatışmalarına sahne olurken öte yandan İtalya yarımadasındaki diğer

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI DERS NOTLARI-ŞİFRE ETKİNLİK TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ HELEN UYGARLIĞI Makedonyalı İskender in doğu ile batı

Detaylı

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI Kelime anlamı İki nehrin arası olan Mezopotamya,

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

H e r Y o l R o m a ya Ç ı k a r

H e r Y o l R o m a ya Ç ı k a r H e r Y o l R o m a ya Ç ı k a r İtalya nın başkenti Roma yüzyılların tarihini görmek için dünyada mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir şehir. İlk gittiğim günden beri hayran olduğum bir şehir. Sizin de

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

Siirt'te Örf ve Adetler

Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te diğer folklor grupları gibi örf ve adetlerde ke NİŞAN Küçük muhitlerde görülen erken evlenme adeti Siirt'te de görülür FLÖRT YOK Siirt'te nişanlıların nişandan evvel birbirlerini

Detaylı

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran Ay tanrıçası Selene, Yunan mitolojisinde, Güneş tanrısı Helios un kız kardeşidir. Ay ı simgeler. Selene de Helios gibi bir arabayla dolaşırdı. Selene nin arabasını iki at, katır ya da boğa çekerdi. Zeus

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

Fiziki Özellikleri. Coğrafi Konumu Yer Şekilleri İklimi

Fiziki Özellikleri. Coğrafi Konumu Yer Şekilleri İklimi KİMLİK KARTI Başkent: Roma Yüz Ölçümü: 301.225 km 2 Nüfusu: 60.300.000 (2010) Resmi Dili: İtalyanca Dini: Hristiyanlık Kişi Başına Düşen Milli Gelir: 29.500 $ Şehir Nüfus Oranı: %79 Ekonomik Faal Nüfus

Detaylı

Acilen markete gitmeniz gerek. Gardırobunuzdan çarçabuk ne seçersiniz?

Acilen markete gitmeniz gerek. Gardırobunuzdan çarçabuk ne seçersiniz? Bayanlara Özel Test Giysi Seçiminiz Kişiliğiniz Hakkında Ne Söylüyor? 1-1Formun Üstü Bir iş toplantısındasınız ve tek bayan sizsiniz. a) Zekice yorumlarınızla öne çıkar, varlığınızı hissettirirsiniz. b)

Detaylı

İSKENDER İN İZİ PEŞİNDEN GORDİON UN KÖRDÜĞÜMÜ Ve kılıcını kaldırdı, tüm gücüyle düğümün üzerine indirdi. Artık Philip in oğlunun Anadolu ya sahip olması için hiçbir engel kalmamıştı. Gordionlu kahinlerin

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Yeni Yerler keşfetmek lazım

Yeni Yerler keşfetmek lazım Yeni Yerler keşfetmek lazım Dans, Eğlence Diyorsanız! Rio Sizi Bekliyor Rio Hakkında Rio de Janeiro, Brezilya'nın 26 eyaletinden birisinin başkenti ve Brezilya'nın en büyük ikinci kentidir. Ekvatoral iklimin

Detaylı

Antik Yunan Kentleri (Polis)

Antik Yunan Kentleri (Polis) Antik Yunan Kentleri (Polis) Batı dünyasında gerçek anlamıyla kentin gelişmesi ise Antik Yunan kentleri ile başlamıştır. Atina, Korent, Isparta, Siraküza ve Miletos gibi kentler, hem askeri ve ticari bir

Detaylı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Hadrianopolis ten Edrine ye : Bizans Dönemi.......... 4 0.2 Hadrianopolis Önce Edrine

Detaylı

İşte böylesine bir tatil isteyenler içindir Assos. Ve Assos ta yapılacak çok şey vardır:

İşte böylesine bir tatil isteyenler içindir Assos. Ve Assos ta yapılacak çok şey vardır: Assos u neden görmeliyim, oraya neden gitmeliyim? diye içinizden soruyorsanız eğer, verilecek cevapların birden fazla olduğunu kolaylıkla görebilirsiniz: mesela turkuvaz rengi bir deniz, zeytin ağaçları,

Detaylı

KAPADOKYA. Melih ÖZTEKİN. Eralp ÖZYAĞCI. Mert ÇİL. Başak DEMİRBAŞ

KAPADOKYA. Melih ÖZTEKİN. Eralp ÖZYAĞCI. Mert ÇİL. Başak DEMİRBAŞ KAPADOKYA Hazırlayanlar; Öğretmen;B. Perihan SALMAN Orçun Can CEVİZ ÖZEL EGE LİSESİ Melih ÖZTEKİN Eralp ÖZYAĞCI Mert ÇİL Başak DEMİRBAŞ 1 ÖNSÖZ Kapadokya yöresindeki eski çağlardan kalma bazı medeniyetler

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI 23NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI Bitkileri tanıdık. Bitkileri gözlemledik. Bitki türlerini isimlendirdik. Bitkilerin

Detaylı

İTALYA. Sanayi,Turizm,Ulaşım

İTALYA. Sanayi,Turizm,Ulaşım İTALYA FİZİKİ ÖZELLİKLERİ Coğrafi konum Yer şekilleri İklimi BEŞERİ ÖZELLİKLERİ Nüfusu Tarım ve hayvancılık Madencilik Sanayi,Turizm,Ulaşım İTALYANIN KİMLİK KARTI BAŞKENTİ:Roma DİLİ:İtalyanca DİNİ:Hıristiyanlık

Detaylı

10. Ege ve Yunan Uygarlığı

10. Ege ve Yunan Uygarlığı 10. Ege ve Yunan Uygarlığı Ege ve Yunan uygarlığı, Ege Denizi ndeki adalar, Yunanistan, Makedonya, Trakya, Batı ve Güney-Batı Anadolu da yaşayan toplulukların meydana getirdiği bir uygarlıktır. 10. Ege

Detaylı

MEVSİM İLKBAHAR SAĞLIKLI YAŞAM. İlkbahar mevsiminin özelliklerini öğreniyoruz.

MEVSİM İLKBAHAR SAĞLIKLI YAŞAM. İlkbahar mevsiminin özelliklerini öğreniyoruz. MEVSİM İLKBAHAR İlkbahar mevsiminin özelliklerini öğreniyoruz. İlkbahar mevsiminde meydana gelen değişiklikleri öğreniyoruz. İlkbahar mevsiminde hayvanların yaşayışlarında meydana gelen değişiklikleri

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69. İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI

YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI YUNAN ANADOLU MEZAPOTAMYA İRAN MISIR HİNT ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI GENEL ÖZELLİKLERİ: 1- Genellikle iklim

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ 1 SONBAHAR VE YAPRAKLAR Sonbahar Mevsimin de gözlemlediğimiz hava olaylarını isimlendirdik. Sonbahar mevsimine ait giysileri ayırt ettik. Rüzgâr

Detaylı

İtalya nın Üç Büyüğü: Roma, Floransa, Venedik.

İtalya nın Üç Büyüğü: Roma, Floransa, Venedik. Şebnem GÜZELOĞLU 21302293 TURK 102-25 İtalya nın Üç Büyüğü: Roma, Floransa, Venedik. Dünya üzerindeki insanların hepsine Yapmayı en çok istediğin şey nedir? diye sorsak, muhtemelen çoğundan alacağımız

Detaylı

GOBUSTAN KAYALIKLARI VE İLK SANATÇILAR

GOBUSTAN KAYALIKLARI VE İLK SANATÇILAR GOBUSTAN KAYALIKLARI VE İLK SANATÇILAR En azından sanatla ilgisi olanlar, dünya tarihinin en eski çizimlerin, İspanya daki Altamira Mağarası ile Fransa daki Lasque Mağarası duvarına yapılmış hayvan resimleri

Detaylı

Çöküş ve Toparlanma. Çöküş ve Toparlanma Diocletianus un Reformları. İ.S. 3. yüzyıl kargaşası, 235-285

Çöküş ve Toparlanma. Çöküş ve Toparlanma Diocletianus un Reformları. İ.S. 3. yüzyıl kargaşası, 235-285 Çöküş ve Toparlanma Çöküş ve Toparlanma Diocletianus un Reformları Severus Alexander in öldürülmesinden sonra bir dizi imparator askeri güçle güç kazandılar. Uzun süredir boşlanan sınırlar tehdit eden

Detaylı

COĞRAFİK UYGARLIKLAR. Mezopotamya ya kurulmuş devletler: Sümerler, Akadlar, Babiller, Assurlar ve Elamlılar dır. SÜMERLER AKADLAR ASSURLAR BABİLLER

COĞRAFİK UYGARLIKLAR. Mezopotamya ya kurulmuş devletler: Sümerler, Akadlar, Babiller, Assurlar ve Elamlılar dır. SÜMERLER AKADLAR ASSURLAR BABİLLER COĞRAFİK Mezopotamya, günümüz sınırlarına göre çoğu Irak ta bulunan ve arabistana kadar uzanan dar ve uzun bir platodur. Dicle ve Fırat nehirlerin arasına kurulmuş bu yer varlığının en önemli kısımlarını

Detaylı

ve AHLAK BÝLGÝSÝ TESTÝ

ve AHLAK BÝLGÝSÝ TESTÝ SOSYAL BÝLGÝLER - DÝN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BÝLGÝSÝ TESTÝ 1 [ 9 ] A kitapçýðý soru numarasý B kitapçýðý soru numarasý 1[9] Anadolu uygarlýklarýndan Ýyonyalýlar denizcilik ve deniz ticaretiyle uðraþmýþlardýr.

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

Helena Center Helena Wood Art. Elegance of The Wood

Helena Center Helena Wood Art. Elegance of The Wood Helena Center Helena Wood Art Elegance of The Wood HELENA WOOD ART. 1993 yılında sedef ve ahşap el sanatları sektörüne hizmet etmek üzere kurulmuştur. Türk el sanatlarının güzel sedef işlemelerinin en

Detaylı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............

Detaylı

EĞİTİM TARİHİ. Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU

EĞİTİM TARİHİ. Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU EĞİTİM TARİHİ Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında,

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında, İKİSU KÖYÜ YERİ VE NÜFUSU İkisu Köyü, bağlı olduğu Yomra İlçesi nin güneybatısında yer alır. Yomra İlçesi ne 4 km., Trabzon İli ne 16 km. uzaklıktadır. Bu uzaklıklar köyün giriş uzaklığıdır. Köyün girişindeki

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

ŞANLIURFA YI GEZELİM

ŞANLIURFA YI GEZELİM ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım

Detaylı

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar Bu kitabın sahibi:... Tüm zamanların insanları, bütün dünyada, her zaman içinde yaşadıkları ve barındıkları bir yaşam alanına, bir eve ihtiyaç duymuşlardır. Öncelikle, mimari,

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ Sincapları tanıdık. Sincapları gözlemledik. Hayvan türlerini isimlendirdik. Hayvanların

Detaylı

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 NİSAN AYINDA NELER ÖĞRENDİK? Çiçekleri tanıdık. Çiçekleri gözlemledik. Çiçek türlerini isimlendirdik. Çiçeklerin birer canlı olduğunu öğrendik. Farklı çiçeklerin

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

Tıp Tarihine Yaklaşım

Tıp Tarihine Yaklaşım Tıp Tarihine Yaklaşım Avcılık-Toplayıcılık Aşaması Mezopotamya Uygarlıklarında Tıp Eski Mısır Tıbbı Çin Tıbbı Eski Hint Tıbbı Yunan Tıbbı Modern Dönem (Batı) Tıbbı Avcılık-Toplayıcılık Aşaması Bütün gün

Detaylı

Roma Dördüncü yüzyılda Makedonyalılar, Yunanistan ve İran ın tamamını otuz yıl içinde ele geçirmişlerdir ve Roma lejyonlarının ilerlemesi de bu dönemden itibaren durdurulamaz hale gelmiştir (Davies, 2006:

Detaylı

TÜRKÇE GÜNLÜK ÖDEV ADI SOYADI: 26 / 11 / 2010

TÜRKÇE GÜNLÜK ÖDEV ADI SOYADI: 26 / 11 / 2010 TÜRKÇE GÜNLÜK ÖDEV ADI SOYADI: 26 / 11 / 2010 Konu Tarama Testi 1. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde altı heceden oluşan sözcük vardır? A) Babam misafirlerimizi karşılamaya gitti. B) Kırtasiyeden aldığım

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Roma İmparatorluğu nda uygulanan taş kaplı yol kesiti A: toprak, B-D: taş katmanlar, E: taş kaplama, F: kaldırım ve G: bordür

Roma İmparatorluğu nda uygulanan taş kaplı yol kesiti A: toprak, B-D: taş katmanlar, E: taş kaplama, F: kaldırım ve G: bordür KARAYOLLARI İLK KEZ MEZOPOTAMYA DA GELİŞTİ İlk taş kaplı sokak, Ur kentinde geliştirildikten sonra İranlılar krallar yolunu yaptı. Romalılar karayollarını mükemmelleştirip ilk karayolu ağını kurdu. Mezopotamya

Detaylı

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... Hatta Tarsuslular. Dünyanın öbür ucundan gelen Japonlar,Koreliler,Almanlar

Detaylı

Süha Derbent ile Papua Yeni Gine de Kabile Portre Çekimleri. Mt Hagen (5) 7 Gece / 8 Gün

Süha Derbent ile Papua Yeni Gine de Kabile Portre Çekimleri. Mt Hagen (5) 7 Gece / 8 Gün Süha Derbent ile Papua Yeni Gine de Kabile Portre Çekimleri Mt Hagen (5) 7 Gece / 8 Gün BU SEYAHATTE... Büyük bir Doğu Afrika ülkesi olan Etiyopya da birbirinden farklı yaşantıları yakından gözlemleyeceksiniz,

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

2014-2015 DEDELER İLKOKULU

2014-2015 DEDELER İLKOKULU 2014-2015 DEDELER İLKOKULU PROJE ADI: MANGALA OYUNU HEDEF KİTLE: 4-5 ve 6-7-8. Sınıf Öğrencileri PROJE SÜRESİ Başlama : 01 ARALIK 2014 Bitiş : 01 OCAK 2015 KATILIM: 4-5 ve 6-7-8. Sınıf Öğrencileri PROJENİN

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

AT, ATA ve A HARFİ. NOT: Bu yazı Türk Dünyası Tarih dergisinin Aralık 2011, sayı 300 ve sayfa 54 te yayınlanmıştır.

AT, ATA ve A HARFİ. NOT: Bu yazı Türk Dünyası Tarih dergisinin Aralık 2011, sayı 300 ve sayfa 54 te yayınlanmıştır. AT, ATA ve A HARFİ NOT: Bu yazı Türk Dünyası Tarih dergisinin Aralık 2011, sayı 300 ve sayfa 54 te yayınlanmıştır. Doç. Dr. Haluk Berkmen Tarih bilincini yeniden ele almak ve unutulmuş geçmişi kanıtlarıyla

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla EKONOMİK DURUM

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla EKONOMİK DURUM 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla EKONOMİK DURUM 1.5 EKONOMİK DURUM 1.5. Ekonomik Durum Arabistan ın ekonomik hayatı tabiat şartlarına, kabilelerin yaşayış tarzlarına bağlı olarak genellikle;

Detaylı

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI Türkiye İstatistik Kurumu ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre, ülkemizde yaklaşık 8,4 milyon

Detaylı

Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep

Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep 09 Kasım 2015 Haber Linki: http://www.egehabergazetesi.com/halil-kurttan-esnafi-sevindirecek-talep/1651/ Ekonomi nin candamarını oluşturan Esnaf ve Kobi ler Karabağlar

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981 Doktora Tarih Atatürk Üniversitesi 1985

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981 Doktora Tarih Atatürk Üniversitesi 1985 1. Adı Soyadı : MEHMET ÇELİK 2. Doğum Tarihi: 05 Haziran 195. Unvanı : Prof.Dr.. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981

Detaylı

IMATEMATİK-AKIL OYUNLARI -ÖRNEK SORULARsoru

IMATEMATİK-AKIL OYUNLARI -ÖRNEK SORULARsoru IMATEMATİK-AKIL -ÖRNEK SORULARsoru Bir dart tahtasına 3 atış yapacaksınız.bu üç atış sonucunda toplamda 100 sayısına ulaşacaksınız. Bir sayı birden fazla vurulamaz. aynı harfleri yalnızca yatay ve dikey

Detaylı

Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları

Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları Projenin Amacı:Çalışmamızda öncelikle Pascal ve Fermat la tarihsel empati kurmakla birlikte bilginin yolunu bulabilmesi için farklı bakış açılarına ihtiyaç

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

TARİH DERSİ YGS YAZ TATİL ÖDEVİ

TARİH DERSİ YGS YAZ TATİL ÖDEVİ 2014-2015 YAZ TATİL ÖDEVİ TARİH DERSİ YGS YAZ TATİL ÖDEVİ 1. Mısır uygarlığı Nil Nehri kenarlarında oluşmuş-tur. Mezopotamya uygarlığı Fırat ve Dicle nehirleri arasında ortaya çıkmıştır. İlkçağ da Gediz

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ .İLKBAHAR HAFTASI .SAĞLIK HAFTASI .POLİS TEŞKİLATI HAFTASI .23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ .İLKBAHAR HAFTASI .SAĞLIK HAFTASI .POLİS TEŞKİLATI HAFTASI .23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ.İLKBAHAR HAFTASI.SAĞLIK HAFTASI.POLİS TEŞKİLATI HAFTASI.23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI YARATICI ETKİNLİK: İlkbahar konumuz ile ilgili artık malzemelerden(su şisesi,pul,boncuk

Detaylı

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin elindeki Posta Gazetesi ne takıldı gözüm.görevli hanımın gözü

Detaylı

M.Ö. 1200' LERDEN GÜNÜMÜZE ANADOLU UYGARLIKLARI

M.Ö. 1200' LERDEN GÜNÜMÜZE ANADOLU UYGARLIKLARI M.Ö.. 1200' LERDEN GÜNÜMÜZE G ANADOLU UYGARLIKLARI M.Ö.. II. binin sonlarında, nda, boğazlar üzerinden Anadolu'ya olan Deniz Kavimleri GöçG öçleri köklk klü değişikliklere ikliklere neden olur. Anadolu'nun

Detaylı

-İÇİNDEKİLER- 1.1.ANTALYA... 2. Tarihi... 2. Nüfus... 3 4.PLANLAMA ALAN TANIMI... 6 5.PLAN KARARLARI... 7

-İÇİNDEKİLER- 1.1.ANTALYA... 2. Tarihi... 2. Nüfus... 3 4.PLANLAMA ALAN TANIMI... 6 5.PLAN KARARLARI... 7 -İÇİNDEKİLER- 1.KENTİN GENEL TANIMI... 2 1.1.ANTALYA... 2 Tarihi... 2 Coğrafi Yapı... 2 İklim ve Bitki Örtüsü... 3 Nüfus... 3 Ulaşım... 3 2.JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU... 4 3.ÇED BELGESİ... 5 4.PLANLAMA

Detaylı

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI: BEP HAZIRLAMA :07.10.2011 BEP Birimi Üyeleri: - ÖĞRENCİNİN ŞU ANKİ PERFORMANS DÜZEYİ:.. öz bakım becerilerini yerine getirir... okuma yazmayı

Detaylı

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi E N Z E N G İ N D İ J İ T A L T Ü R K Ç E K A Y N A K Okulpedia, Türkiye için özel olarak hazırlanmış en zengin dijital okul ansiklopedisidir. Binlerce sayfadan oluşan Okulpedia

Detaylı

Atoller (mercan adaları) ve Resifler

Atoller (mercan adaları) ve Resifler Atoller (mercan adaları) ve Resifler Atol, hayatlarını sıcak denizlerde devam ettiren ve mercan ismi verilen deniz hayvanları iskeletlerinin artıklarının yığılması sonucu meydana gelen birikim şekilleridir.

Detaylı

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ OKULLAR HAYAT OLSUN OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ Okullarımız halka açıldı Okullar eğitim-öğretim saatleri dışında; akşam saatleri, hafta sonları ve yaz aylarında halkımızın hizmetine açıldı. Derslikler,

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a 100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a ayrıldı. İki önemli tarih, iki önemli şehir bu gezide buluştu.

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı

BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı Birecik ilçesi Şanlıurfa Merkez ilçesine 80 km uzaklıkta olup, yüzölçümü 852 km2 dir. İlçe merkez belediye ile birlikte 3 belediye ve bunlara bağlı 70 köy ve 75 mezradan

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

DİNİ VE MİLLİ BAYRAMLAR

DİNİ VE MİLLİ BAYRAMLAR DİNİ VE MİLLİ BAYRAMLAR Bütün ülkelerin din ve kültürlerinde kutlanan özel günler vardır. Bu özel günler, bir tarihi veya dini amaçla kutlanır. Böyle günler o ülkenin dini ve resmi günleridir. Bu günlere

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir?

Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir? Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir? Asil duruşu nedeniyle bayanların kıyafetlerde tercih ettiği renklerin başında siyah gelir. Kadına zerafet ve incelik katan siyah aynı zamanda kadınları daha zayıf ve

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

AFRİKA DAKİ AKDENİZLİ TUNUS Türk Hava Yolları ile - 3 Gece 4 Gün

AFRİKA DAKİ AKDENİZLİ TUNUS Türk Hava Yolları ile - 3 Gece 4 Gün AFRİKA DAKİ AKDENİZLİ TUNUS Türk Hava Yolları ile - 3 Gece 4 Gün 04 07 Ekim 2014 Kurban Bayramı Turu Neden Gitmeli? Hem Afrika hem de Akdeniz in havasını teneffüs edebileceğiniz, kendine has kültürü ile

Detaylı

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için düzenledikleri seferlere "Haçlı Seferleri" denir. Haçlı Seferlerinin

Detaylı