SULAMA SUYUNDA ARANAN ÖZELLİKLER

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SULAMA SUYUNDA ARANAN ÖZELLİKLER"

Transkript

1 SULAMA SUYUNDA ARANAN ÖZELLİKLER Sulamada kullanılan sular, gerek yüzey suları gerekse yer altı suları olsun saf değildir. Yer altı suları biriktikleri yere ulaşıncaya kadar geçen safhada veya biriktikleri aküferde temas ettikleri jeolojik yapıda bulunan eriyebilir maddeleri eriterek bünyelerine alırlar. Bunlar genellikle tuzlardır. Yüzey suları ise buna ilaveten kaynaktan çıktıktan sonra temas ettikleri yüzeyler ile akarsu yatakları boyunca ve biriktikleri yerlerde çevrenin etkisinde kalarak kirlenirler, insan, hayvan ve endüstri atıkları karışabilir. Sulama suyu içerisinde bulunan maddeler, özellikle kimyasal maddeler, sulanan bitkiyi ve toprağı etkiler. Bu etki iklim özellikleri, toprak özellikleri, bitki cinsi ve uygulanan sulama metoduna göre değişir. Kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde sulama sonucunda ağır bünyeli, az geçirgen topraklarda tuzlaşma ve alkalileşme olabilirken, kış yağışlarının bol olduğu geçirgen topraklarda bu tehlike yoktur veya daha azdır. Bazı bitkiler çok az tuz birikmesine hassasiyet gösterirken bazıları daha dayanıklıdır. Su kayıplarının fazla olduğu sulama metodları uygulandığında yeterli drenaj sağlanmazsa topraklar daha çabuk tuzlulaşabilir. Sulama suyu kalite yönünden değerlendirilirken üç husus göz önüne alınır: Fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikler. Bunlardan kimyasal özellikler kurak ve yarı kurak bölgelerde biyolojik özellikler de atık suların sulamada kullanıldığı veya sulama suyuna atık suların karıştığı bölgelerde önemlidir. Sulama suyu kalitesi başlı başına ayrı bir konudur. Sulama verim arttırıcı önemli bir faktör olmakla birlikte kalitesi uygun olmayan su ile gerekli tedbirler alınmadan yapılan sulama neticesinde topraklar tuzlulaşıp çoraklaşarak tamamen elden çıkabilir. FİZİKSEL ÖZELLİKLER Sulama suyunun iki fiziksel özelliği sulama yönünden önemlidir. Suyun sıcaklığı ve suyun taşıdığı askı maddeleri.burada önemli olan suyun kaynaktaki değil, tarlaya yani bitkiye verdiği andaki sıcaklığıdır. Bitkilerin sulama suyu sıcaklığına karşı tepkileri cinslerine göre farklılık gösterir. Bazı bitkiler hassasiyet gösterirken bazıları önemli ölçüde etkilenmez. Genel olarak bitkinin sulama suyu sıcaklık istekleri şöyledir: Optimum sıcaklık: 25 0 C Maksimum sıcaklık: 35 0 C Minimum sıcaklık: 15 0 C

2 Yüksek sıcaklığa sahip sular, kaplıca vb. sıcak su kaynaklarından gelen sulardır. Suyun iletilmesi sırasında kanal ve arklarda meydana gelen buharlaşma nedeniyle çevreden aldığı buharlaşma ısısı dolayısıyla kısa sürede sıcaklığı düşer. Bu nedenle sıcak sular önemli bir sorun teşkil etmez. Düşük sıcaklıktaki sulama suları genellikle yer altı sularıdır. Kuyulardan çıkarılan sular hemen tarlaya verildiğinde veya kuyudan çıkarıldıktan sonra toprak altından borularla tarlaya iletildiğinde sorun olabilir. Açık kanallarla uzun mesafelere iletilen sular iletim sırasında normal sıcaklığına ulaşır. Baraj ya da akarsularda saptırılan sulama sularında herhangi bir sorun olmaz. Düşük sıcaklıktaki sulama suyu sıcaklığa hassas bitkilerde büyümenin yavaşlamasına neden olur. Soğuk sulama suyuna karşı hassas bitkiler, salatalık, fasulye, kavun, karpuz ve çeltiktir. Suyun ilk verildiği tavalarda vejetasyonun zayıf olması bunun açık delilidir. Sulama suyunun taşıdığı askıda maddeler yani sediment, sulama kanallarının tabanına çökerek suyun akışını olumsuz etkileyip kanal kapasitesini düşürür, bakım masraflarını arttırır, yağmurlama ve damla sulama gibi basınçlı sulama sistemlerinde tıkanmalara neden olacağı için filtre ihtiyacı doğurur. Diğer taraftan sulama suyu ile taşınan sedimentin toprağı iyileştirici rol oynaması bunun olumlu yanıtıdır. KİMYASAL ÖZELLİKLER Sulama suyunun en önemli özelliği kurak ve yarı kurak bölgelerde kimyasal özelliğidir. Bu önem su içerisinde bulunan erimiş tuzlardan kaynaklanmaktadır. Tuz ihtiva eden su ile sulanan arazilerde su, bitki tarafından tüketilerek veya toprak yüzeyinden buharlaşarak ayrıldığında suyun taşımış olduğu tuzlar çökerek birikir. Biriken tuz miktarı belirli seviyeyi aşınca hem bitki yetişmez olur hem de toprağın özelliklerini olumsuz yönde etkiler. Sonuçta topraklar tuzlulaşıp çoraklaşarak tarım dışı kalır. Sulama suyundaki tuzlar genellikle Na, K, Ca, Mg katyonları ile karbonat, bikarbonat, klor ve sülfat anyonlarının meydana getirdiği tuzlardan oluşur. Toprakta en fazla bulunan tuzlar, genellikle Sodyum klorür, Sodyum sülfat, Sodyum bikarbonat, Magnezyum klorür. Sulama suyunda bulunan katyonların en önemlisi Sodyum, anyonların ise bikarbonattır. Her ikisinin birlikte fazla oranda bulunması zamanla toprakta soda oluşumuna neden olur. Toprakta soda birikmesi değişebilir sodyum oranının artmasına ve toprağın alkalileşmesine neden olur. Bu ise toprağın fiziksel özelliğini olumsuz etkileyerek toprak strüktürünü bozar, geçirgenliğini azaltıp, havalanmasını önler.

3 Sulama suyunda önemli miktarlarda bulunan bu iyonların dışında çok az miktarda dahi bulunması bitkiye zarar veren, onları zehirleyen mikro elementler bulunabilir. Bunların en önemlisi bor elementidir. Bu hususlar göz önüne alındığında kimyasal özellik itibarıyla sulama suyunun kalitesini belirleyen unsurlardan en önemli 3 tanesi şunlardır: 1. Toplam eriyebilir tuz oranı 2. Sodyum oranı 3. Zehirli element Bor varlığı ve miktarı ERİYEBİLİR TUZ ORANI Toprakta biriken tuzlar, eriyerek kök bölgesindeki toprak suyunun konsantrasyonunu artırırlar. Toprak suyunun tuz konsantrasyonu belirli sınırı aşınca ortaya çıkan osmotik basıç nedeniyle bitkiler toprak suyunu alamayıp ölürler. Herhangi bir çözelti veya sulama suyundaki tuz miktarının gravimetrik yollarla ölçülmesi çok zaman alıcı, pahalı ve zordur. Bu sakıncaları ortadan kaldırmak için suyun elektriksel iletkenliğini ölçecek tuz konsantrasyonunu hesaplama yöntemi geliştirilmiştir. Saf su elektriği iletmez. Su içindeki iyon miktarı, yani tuz konsantrasyonu arttıkça suyun iletkenliği artar. Elektrik iletkenliği ile tuz konsantrasyonu arasında doğrusal bir bağlantı vardır. Aralarındaki ilişkini ampirik yollarla bulunan katsayısı 0,64 tür. Elektrik iletkenliği, Whetson Köprüsü prensibine göre çalışan iletkenlik ölçer (Conductivitymeter) ile ölçülür ve birimi mho veya Siemens (S) tir. Mho değeri direnç birimi olan ohm un tersidir. Pratikte EC değeri olarak da adlandırılır. 1 mho=1 S=1/ohm Rakamlar genellikle birden fazla olduğu için İngilizcedeki çoğul şekliyle mhos olarak kullanılır. Bu değer suyun iletkenliği için büyük olduğundan binde biri olan milimho (EC.10-3 ) veya milyonda biri olan micromho (EC ) birimleri kullanılır. 1 mho=1*10-3 milimho/cm= 1*10-6 milimho (µmho/cm) Elektrik iletkenlik değerinin ampirik katsayı ile çarpılmasıyla sudaki tuz miktarı ağırlık oranı olarak hesaplanabilir. EC*10-6 *0,64=ppm (milyonda bir)=miligram/litre EC*10-3 *0,64= gram/litre Örneğin elektrik iletkenliği 1000 micromhos/cm (EC*10-6 =1000) olan bir sulama suyunda 1000*0,64=640 ppm=640 mg/l=0,64 g/l tuz vardır.

4 Suyun elektrik iletkenliğinin ölçülmesi çok kolay, hızlı ve maliyeti düşüktür. Sulama sularının tuzluluk dereceleri doğrudan ölçülen EC değeri ile sınıflandırılmaktadır. Tuzluluk derecesi ile ilgili olarak farklı sınıflandırmalar getirilmiştir. Bunlardan günümüze yaygın olarak kullanılanı, ABD Tuzluluk laboratuarının geliştirdiği sınıflandırmadır: Eriyebilir tuz miktarına göre sulama suyu sınıfları Tuzluluk Tuzluluk Türkçe sembol Elektrik Eriyebilir tuz Sınıfları Derecesi iletkenlik (g/l) 1. sınıf Az tuzlu T , sınıf Orta tuzlu T ,161-0, sınıf Fazla tuzlu T ,481-1, sınıf Çok fazla tuzlu T ,441-3, Sınıf Sular Her türlü toprakta o iklim koşullarında yetişebilen her bitkinin sulanmasında endişesiz kullanılabilir. Tuz oranı çok düşük olduğu için herhangi bir tuzlaşma sorunu ortaya çıkmaz. Toprakta birikecek az miktardaki tuz, sulama suyu kayıpları ile kendiliğinden yıkanır. 2. Sınıf Sular Doğal drenajı olmayan arazilerde drenaj sağlanmadığı taktirde tuzlaşmaya neden olabilir. Geçirgenliği az olan ağır topraklarda tuzlulaşma tehlikesi daha fazladır. Bu koşullar yeterince sağlanmadığı taktirde tuza hassas bitkiler olumsuz yönde etkilenebilir. 3. Sınıf Sular Her türlü arazide drenaj sistemi olmadığı taktirde kullanılmaması gereken sulardır. Drenaj olmadığı taktirde topraklar kolayca tuzlulaşabilir. Tuzlaşmanın önlenmesi için zaman zaman toprakta yıkama tedbirleri alınmalıdır. Tuza hassas bitkiler yetiştirilmemelidir. 4. Sınıf Sular Drenajı iyi sağlanmış hafif toprakların sulanmasında yıkama tedbirleri alınmak koşuluyla ancak tuza dayanıklı bitkilerin sulanmasında kullanılabilir. Diğer koşullar sağlansa bile ağır toprakların sulanmasında kesinlikle kullanılmamalıdır. Sonuç olarak bu sular normal koşullarda sulamada kullanılmamalıdır. Sulama suyu ile gelen tuzlar toprakta birikeceği için tuz oranı yüksek sularda birikme hızlı olur ve yetişen bitkileri hemen etkiler. Bu yüzden sulama suyu tuz oranı yüksek sularla sulanacak olan arazilerde yetiştirilecek bitkiler tuza dayanıklı olmalıdır. Bitkilerin tuza karşı dayanıklılıkları farklıdır. Tarla bitkilerinin en dayanıklısı arpa, en hassas olanı fasulye, bahçe

5 bitkilerinin en dayanıklısı ıspanak, en hassası soğandır. Sebzelerin tuza karşı hassas olmaları seracılıkta sulama suyu kalitesinin önemini ön plana çıkarmıştır. Sodyum Oranı Sulama suyunda bulunan katyonlardan Na un diğerlerine göre özel bir yeri vardır. Toprakta sodyum miktarının fazla olması toprağın fiziksel özelliklerini bozmasının yanında toprak reaksiyonunu alkalileştirir. Bu yüzden sulama suyunda fazla sodyum bulunması istenmez. Sulama suyunun değerlendirilmesinde eriyebilir tuz miktarından sonra ikinci önemli kriter sodyum miktarıdır. Sudaki sodyum miktarının değerlendirilmesinde buna ölçü olarak önceleri sodyum miktarının toprak alkali katyonlar toplamına oranı kullanılmıştır. Ancak sodyum zararı bikarbonat miktarı arttıkça soda oluşumu nedeniyle daha da arttığı Ca ve Mg varlığının soda oluşumunu engelleyerek sodyumun zararını azalttığı için sodyum miktarının kalsiyum ve magnezyum miktarına oranını esas alan bir değerlendirme sistemi geliştirilmiştir. Sudaki kalsiyum ve magnezyum bikarbonatla birleşerek çökelir ve onun sodyumla birleşip soda meydana getirmesini engeller. Bugün sulama suyunda sodyum miktarının değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılan ölçü sodyum tutulma oranıdır (sodium adsorption rate). SAR=Na/[ (Ca+Mg)/2] Sodyumun olumsuz etkisi suyun toplam tuz konsantrasyonuna göre farklıdır. Tuz konsantrasyonu arttıkça sodyumun olumsuz etkisi de artar. Sözgelimi elektriksel iletkenliği 100 µmho/cm olan bir sudaki 10 SAR değerinin etkisi ile elektriksel iletkenliği 750 µmho/cm olan bir sudaki 6 SAR değerinin etkisi hemen hemen eşittir. Bu yüzden sodyum oranları ile ilgili kalite sınıfları arasındaki sınırlar tuzluluk sınıflarındaki gibi kesin değildir. Her sınıfın alt ve üst değerleri vardır. ABD tuzluluk laboratuarının geliştirdiği sisteme göre SAR değerini esas alan dört sodyumluk sınıfı vardır. Belirli SAR değerine sahip bir sulama suyunun sodyumluluk yönünden hangi sınıfa gireceği bu suyun tuzluluk sınıfına göre değişmektedir. Mesela sar değeri 9 olduğu zaman EC değeri 2250 µmho/cm olan bir suda sodyumluk bakımından 3. sınıfa girerken EC değeri 100 µmho/cm olduğu zaman 1. sınıfa girmektedir.

6 Sodyumluluk Sınıfı Derecesi Sembol EC Değeri (µmhos/cm) SAR DEĞERLERİ 1. SINIF Az Sodyumlu 2. SINIF Orta Sodyumlu 3. SINIF Fazla Sodyumlu 4. SINIF Çok Fazla Sodyumlu S S S S4 >26 >22 >18 >14 Sodyumluluk bakımından 1. sınıf sular her özellikteki topraklarda endişe edilmeksizin kullanılabilir. İkinci sınıf sular geçirgenliği yüksek hafif bünyeli toprakların sulanmasında sorun çıkarmaz. Ancak kil oranı yüksek orta ve ağır bünyeli katyon değişim kapasitesi yüksek toprakların sulanması için uygun değildir. Üçüncü sınıf sular drenajı sağlanmış geçirgen ve içerisinde jips bulunan toprakların sulanmasında kullanılabilir. Bunun dışındaki topraklarda kullanılmamalıdır. Kullanılması gerekirse mutlaka ıslah maddeleri ile birlikte sulama yapılmalıdır. Dördüncü sınıf sular normal koşullarda sulamada kesinlikle kullanılmamalıdır. Ancak suyun tuz oranı çok düşük ise jips gibi toprak ıslah maddeleri ile birlikte sulamada kullanılabilir. Tuzluluk ve Sodyumluk arasındaki bu ilişki göz önüne alınarak aynı kuruluş tarafından hem tuzluluk hem de sodyumluluk sınıflarını bir arada gösteren bir diyagram geliştirilmiştir. Diyagramın kullanılmasında sembollerden T tuzluluk, S sodyum oranı, T 2 S 1 tuzluluk yönünden ikinci, sodyumluk yönünden birinci sınıf sulama suyunu gösterir. Sulama suyunun tuzluluk ve sodyumluk yönünden değerlendirilmesinde karbonat ve bikarbonat anyonlarının ayrıca önemli bir yeri vardır. Karbonat ve bikarbonat ile klorit anyonlarının ayrıca önemli bir yeri vardır. Karbonat ve bikarbonat iyonları, daha önce değinildiği gibi sodyum ile birleşerek soda oluşumuna ve bunun sonucunda da toprağın alkalileşmesine yol açar. Sudaki kalsiyum ve magnezyum karbonat ve bikarbonat ile birleşerek çökeldiği ve sodyum ile birleşebilecek miktarı azatlığı için, sudaki karbonat ve bikarbonat gerçek değerleri ile değil kalsiyum ve magnezyum miktarların bundan çıkartılması sonucu kalan miktarı ile değerlendirilmelidir. Buna kalıcı sodyum karbonat denir.

7 Kalıcı sodyum karbonat miktarı 2,5 meq/l den fazla olan sular sulamada kullanılmamalıdır. Toprakta ve sulama suyunda klorid iyonlarının fazla olması meyve ağaçları başta olmak üzere bazı bitkilere zarar verebilir. Klorid miktarının 8 meq/l (yaklaşık 280 mg/l) den yüksek olması arzu edilmez. Zehirli elementler (Bor) Bazı elementler toprakta ve sulama suyunda çok az miktarda bile bulunduklarında bitkilere zehir etkisi yaparak onları öldürür veya verimlerini düşürür. Bu elementlerin başlıcaları Bor (B), arsenik (As), kurşun (Pb), çinko (Zn), civa (Hg), kadmiyum (Cd), selenyum (Se) dur. Bunlardan toprakta ve sulama suyunda doğal olarak her zaman bulunabilen bor elementidir. Çok sık rastlanmasa da bazı sulama sularında tuzluluk ve sodyumluluk sorunu bulunmadığı halde yüksek bor miktarı yüzünden bu sular sulamada kullanılmaz. Zehirli elementlerin etkisi, önce yaprak kenarları ve sonra damarlarında kendisini gösteren yaprak yanması şeklinde görülür. Bitkilerin bor miktarına göre hassasiyeti bitkiden bitkiye değişmektedir. Bu konuda bitkiler hassas, orta dayanıklı ve dayanıklı olmak üzere üç gruba ayrılır ve sulama sularının bor içeriği yönünden sınıflandırılmasında bu durum göz önünde bulundurulur. İçindeki bor miktarına göre sulama sularının sınıflandıırlması Sulama suyu bor miktarı (ppm, mg/l) Bor sınıfı Hassas Bitkiler Orta Dayanıklı bitkiler Dayanıklı Bitkiler (fasulye, elma, (Buğday, mısır, pamuk, (Şeker pancarı, enginar, kiraz, ayçiçeği, patates, yonca, bakla, havuç, kayısı, portakal, bezelye, domates, biber, marul, lahana, soğan) ceviz, dut) zeytin) 1. sınıf < 0,33 <0,67 <1,00 2. sınıf 0,33-0,67 0,67-1,33 1,00-2,00 3. sınıf 0,67-1,00 1,33-2,00 2,00-3,00 4. sınıf 1,00-1,25 2,00-2,5 3,00-3,75 5. sınıf >1,25 >2,50 3,75 Biyolojik Özellikler Suların biyolojik özelliğini içerisinde bulunan bakteri virüs gibi mikroorganizmaların miktarı belirler. Suların biyolojik özelliği sulama sularından ziyade içme ve kullanma suları

8 için önemlidir. Ancak suların biyolojik kirliliği belirli sınırları aşınca sulama yönünden de sakıncalı olabilir. Sularda organik kirlenme yüzey akışı sırasında gerçekleşir veya atık suların karışmasıyla meydana gelir. Organik maddeler suya karıştıktan sonra suyun içinde bulunduğu koşullara göre ayrışmaya ve çürümeye başlar. Çürüme ve ayrışma büyük oranda oksitlenme ve kısmen de redüksiyon olayları sonucunda gerçekleşir. Suda oksitlenme için oksijene ihtiyaç vardır. Su içerisinde ayrışmamış organik madde miktarı ne kadar fazla ise su o kadar kirlidir ve ayrışıp temizlenmesi için o kadar fazla oksijene ihtiyaç vardır. Suyun bu oksijen ihtiyacı kirliliğin bir ölçüsü kabul edilip kirlilik birimi geliştirilmiştir. Buna biyolojik oksijen ihtiyacı denir. Uygulamada 20 0 C de sıcaklık derecesindeki suda bulunan organik maddelerin oksitlenip ayrışması için 5 günde gerekli olan oksijen ihtiyacına BOI 5 denir ve birimi mg/l dir. Biyolojik özelliklerine göre su kalite sınıfları Kalite Kirlilik derecesi BOI 5 (mg/l) Mikrop sayısı Görünüşü (adet/ml) 1. sınıf Çok az kirli <3.0 <100 Mavi 2. sınıf Hafif kirli <10000 Yeşil 3. sınıf Fazla kirli < Sarı 4. sınıf Çok fazla kirli >14 > Kırmızı Suyun biyolojik özellikleri sulama suyu açısından göz önüne alındığında hijyenik özellikleri ön plana çıkar. Normal sulama sularında genellikle herhangi bir hijyenik sorun olmaz. Atık suların sulamada kullanılması durumunda ise suyun hijyenik özellikleri daha çok önem kazanır. Özellikle evsel atıksular, hastalıklara neden olabilecek mikroorganizma taşıdıkları için arıtma yapıldıktan sonra sulamada kullanılmalıdır. Tam arıtma mümkün olmadığı taktirde ön arıtma yapıldıktan sonra ancak bazı bitkilerin sulanmasında kullanılmalıdır. Ön arıtma koşuluyla sulanmasına müsaade edilen bitkiler: Şeker pancarı, yağ bitkileri, patates ve hububat, lif bitkileri, çayır, mera ve yeşil yem bitkileri. Sebzeler ve çiçek gibi bahçe kültürlerinin sulanmasında ön arıtma yapılmış atık sular kesinlikle kullanılmamalıdır. Atık sulardaki organik madde ve mikroorganizmalar iyi havalanan hafif topraklarda daha kolay ve çabuk ayrışırlar.

9 Hijyenik kriterlere göre sulama suyu sınıfları Etkenler 1. sınıf 2. sınıf 3. sınıf Mikroorganizmalar <500 Önemsiz Önemsiz (adet/ml) Coliform bakteriler 0 1 Önemsiz (adet/ml) Fekolcoli bakteriler ,1 (adet/ml) Euterekok bakteriler ,0 (adet/ml) Patojen Hiç yok Hiç yok Hiç yok mikroorganizmalar (adet/ml) Patojen parazitler Hiç yok Hiç yok 10 Çürüme indeksi Sulama Suyu Sınıflandırılmasının Sınırlılıkları Sulama sularının sınıflaması için verilen ölçütler, uygulayıcılardan sert eleştiriler almaktadır. Farklı iki sulama suyu sınıfı arasındaki kesin sınırların tanımlamasını yapmanın olası olmadığı hatta doğru olmadığı tartışılmaktadır. İlk sınıflandırma ölçütü yalnızca suyun iyonik bileşimine dayandırılmıştır. Toprak özellikleri, bitki türlerinin tuza dayanımları, sulama yöntemi ve tarımsal uygulamalar dikkate alınmamıştır. Her hangi bir bölgede 3. sınıf sayılan bir sulama suyu bir diğer yörede 2., hatta 1. sınıf sayılabilmektedir. Bu nedenle şimdi uygulayıcılar arasında su niteliği ölçütlerini yalnızca bir genel rehber olarak kullanmak ve suyun en son değerlendirilmesinde bitki, toprak ve iklim koşullarını dikkate almak konusunda genel bir anlaşmaya ulaşılmıştır. Toprak Koşulları Tuz birikimi toprağın hidrolik iletkenliği ile yakından ilişkilidir. Killi, ağır bünyeli bir toprağın tuzlulaşma tehlikesi, kumlu hafif bünyeli bir topraktan daha fazladır. Yüksek düzeyde sodyum içeren (SAR>10) sulama suyunun düşük hidrolik iletkenlikteki bir toprağa uygulanması, geçirgenlikte ileri ölçüde bir azalmaya neden olabilir. Bu durumda tuzlulaşma tehlikesi artar. Bununla birlikte yüksek sodyum içeriğine sahip suların uzun müddet

10 kullanılmasına karşın, tuzluluk tehlikesinin oluşmadığını gösteren örneklere Hindistan, Orta Asya ve Orta Doğu Ülkelerinde rastlanmıştır. Bu durum iyi doğal drenaj ve hafif bünyeli topraklardan dolayı ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu alanlarda tuza dayanıklı özel bitkiler kullanılmaktadır.israil de 2300 mg/l kadar yüksek tuz içeriğine sahip sulama suları düzenli olarak yalnızca kumlu topraklarda ve damla sistemiyle kullanılmaktadır. İtalya nın bazı bölgelerinde örneğin Bari yöresinde kullanılan sulama suyu olağanın dışında çok yüksek mg/l tuz derişimine sahiptir. Ancak böyle kötü nitelikli suların kullanılması durumunda toprak verimlilik düzeyini korumak için özel işletim koşulları uygulanmaktadır. Örneğin sulamaya iki yılda bir izin verilmekte ve yalnızca iyi drenajlı, 2-3 m derinlikte profile sahip kumlu topraklar sulanabilmektedir. Sulama mevsiminde biriken tuz mm olan kış yağışları ile kolayca yıkanabilmektedir. Ancak sözü edilen bölgelerde yalnızca bazı özel bitkiler domates ve mısır başarıyla yetiştirilmektedir. Bitkilerin Tuza Dayanıklığı Sulama suyu niteliği bitkilerin tuza dayanıklılık özelliği açısından değerlendirilmelidir. Herhangi bir tuzluluk düzeyindeki toprakta tuzsuz toprak koşullarına göre verimdeki belirli bir azalma o bitkinin tuza dayanıklılığını saptamak için önemli bir ölçüt olarak kabul edilir. Ancak belli bir sulama suyu niteliği, bazı bitkilerde önemli verim azalmasına neden olurken bir kısım bitkilerde bunun karşıtı bir durum gözlenebilmektedir. Bir çok araştırmacı % 10, % 25, % 50 verim azalmasını bir ölçüt kabul ederek bitkilerin tuza dayanma sınırlarını bulmaya çalışmışlardır. İklim Herhangi bir yöredeki yıllık yağış, bitki kök bölgesindeki tuz dengesine önemli ölçüde etki eder. Kurak ve yarı kurak alanlarda bitki sulama suyu gereksinimini daha fazla sulama suyu uygulamasına ve bunun sonucu olarak tarım alanlarına daha fazla tuz girmesine neden olur. Yıllık yağışı yüksek alan yerlerde eğer drenaj sistemi yeterli ise sulama suyu niteliği dikkate alınmayabilir. Kuşkusuz kurak bölgelerde tuzlulaşma tehlikesi daha da artmaktadır. Su Niteliğinin Mevsimlik Değişmesi Sulama suyu niteliği tüm mevsimlerde durağan değildir. Değişme gösterir. Nehir, göl ve bir çok su biriktirme yapısında yaz mevsimi sonuna doğru tuz derişimi artabilir. Tuz derişiminin oransal değişimi su yapısının biriktirme kapasitesine bağlıdır. Tuz derişimi değişimi büyük bir su kütlesinde yalnızca % arasında meydana gelirken küçük havuzlarda göllerde ve rezervuarlarda % 100 e dek yükselmektedir. Örneğin Nil Nehri taşkın dönemlerinde düşük derişimde tuz taşımasına karşın, kurak sezonda tuz derişimi 2 kat

11 artmaktadır. Derin kuyu sularının tuz derişimleri çok az değişme gösterirken sığ kuyu suları önemli değişimlere uğrar. Bu nedenle sulama suları nitelikleri suyun tuz derişiminin mevsimlik değişimleri dikkate alarak değerlendirilmelidir. Tuzluluk ve Yaşam Tuzlulukla ilişkili çalışmalardaki ana düşünce tuzluluğun tüm canlı yaşamına olan etkisinin anlaşılmasını sağlayarak yaşamın hangi ölçüde tuzluluktan etkilendiğini ortaya koymaktır. Tuzluluk sorunu çok değişik yönlerde ele alınmaktadır. Çünkü tuzluluk ve yaşam ilişkisi oldukça karmaşıktır. Örneğin yeryüzünün % 70 ini kaplamakta olan okyanusların toplam tuzluluğu % 3.5 dolaylarındadır. Söz konusu tuz içeriğinin % 80 i NaCl den oluşmaktadır. Her ne kadar tuzluluk pek çok bitkinin gelişmesini engellemekte ise de dünyamızdaki toplam bitkisel üretimin çok büyük bir bölümü okyanuslarda gerçekleşmektedir. Okyanuslarda tek hücreli bitkiler dahil çok gelişmiş, boyu m ye varan ağaçlar (magrove) yetişebilmektedir. Okyanus tuz içeriğinin 6 katı tuz içermekte olan Ölü Deniz de bakteriler yaşayabilmektedir. Çok kurak çöl yörelerinde de tuzlu ortamda gelişebilen bitki türleri yaygındır. Atriplex ve Salicornia anılan koşullarda yetişen türler arasındadır. Bu durumda çok tuzlu ortamlarda bile yaşamın süregelmekte olduğu açıktır. Topraklarda rastlanan tuz miktarı, okyanuslara kıyasla oldukça düşüktür. Tuzlu topraklarda çamur süzüğünün kritik NaCl oranı % 0.5 dolaylarındadır. Bu oran okyanuslarda % 2.7 düzeyindedir. Toprak suyunda NaCl oranı % 0.5 in üzerine çıkmaya başladığı zaman tuzluluk sorunu ortaya çıkar. O nedenle tuzluluk sorunu pek çok bitki tür ve çeşidinin gelişmesinin etkilenmeye başladığı çevre ve büyüme ortamı sorunu olarak ele alınmaktadır. Tuzluluğun Bitki Gelişimine Etkileri Toprak tuzluluğunun bitki büyümesine etkisi, yetiştirilen bitkiye göre değişir. Sulama suyundan gelen veya doğrudan toprakta mevcut bulunan tuz çözeltisi bitki büyümesini farklı biçimlerde etkiler. 1. Tuz çözeltisi ozmotik potansiyeli artırarak su potansiyelini negatif olarak düşürür. Toprak suyunun kullanılabilirliği azalır. Bitki su alımında güçlük çeker. Beslenmesi zayıflar. Bu ozmotik etki veya daha genel ifadeyle fiziksel etki olarak tanımlanır. 2. Toprak tuzluluğu, kimi özel iyonların derişimlerini arttırabilir. Bunlar, ozmotik etkinin dışında bitki metabolizması üzerine toksik etkiye sahiptir. Buna özel iyonların toksik etkisi veya kimyasal etki denir.

12 3. Tuzluluk ve sodyumluluğun toprak üzerinde meydana getirdiği değişiklikler dolaylı olarak bitki gelişimini etkiler. Örneğin su alımı için metabolik enerjinin kullanılması ve verimde düşme meydana gelmesi gibi. Bu, dolaylı etki olarak tanımlanır. Tuzların bitkiler üzerindeki etkileri konusunda iki farklı görüş vardır. Bazı araştırmacılar tuz bileşimini dikkate almakla birlikte daha çok anyon türüne önem vermektedirler. Bu nedenle Klorür Tuzluluğu veya Sülfat Tuzluluğu gibi deyimler kullanılmaktadır. Diğer bir kısım araştırmacılar ise tuzların katyonlarının tür ve miktarına önem vermektedir. Anılan görüşe göre topraktaki tüm fiziksel ve kimyasal tepkimeler katyonlara bağlı olarak gelişmekte ve- dolayısıyla toprakların fiziksel ve kimyasal özellikleri katyonlara tarafından denetlenmektedir. Ozmotik Etki Genel anlamada ozmotik potansiyel, ψ s (tuzlu topraklardan suyun alınması için gerekli enerji) ve matrik potansiyel ψ m veya basınç potansiyeli ψ p (tuzsuz topraklarda doymamış veya doymuş koşullarda suyun alınması için gerekli enerji) ile ψ n (pnömatik potansiyel (toprak boşluklarındaki hava moleküllerinin taşıdığı enerji) birbirine eklenerek olağan tarla koşullarında toplam toprak su potansiyeli ψ w, belirlenir. ψ w= ψ s + ψ m + ψ n Bitki kök ortamında tuz derişiminin artmasıyla ozmotik basınç yükselir ve mutlak su içeriğinde azalma olmasına karşın, bitkiye yararlı su yavaş yavaş azalır. Bu durum ilk kez 1890 yılında tanımlanmış Fizyolojik Kuraklık diye adlandırılmıştır. Bitkiler suyu toprakta tutulandan daha büyük bir soğurma kuvveti çıkararak alırlar. Eğer bitki gerekli içsel düzenleme yapamaz ve gerektiği ölçüde kuvvet harcayamazsa yeterli su alamaz. Su gerilimi ile karşı karşıya kalır. Bu olay toprak kurduğu zaman veya tuzlu koşullarda meydana gelir. Toprak süzüğündeki tuz miktarı bitkinin harcaması gereken enerjiyi arttırır ve harcanan ek kuvvet Ozmotik Etki olarak adlandırılır. Daha basit bir anlatımla ozmotik potansiyel toprak suyundaki tuz iyonlarının taşıdığı enerji diye de tanımlanabilir. Su içerikleri aynı olan iki toprakta tuzluluk düzeyi daha düşük olandan bitki daha fazla su alabilir. Bunun nedeni tam olarak açıklanamamaktadır. Tuzların su ile yakın ilişkilerinden kaynaklandığı sanılmaktadır. Tuzluluk arttıkça suyun bitkiye yararlılığında çok önemli bir azalma meydana gelir. Kuraklıkta olduğu gibi tuzluluktan bitki zararlanması, büyüme geriliği, yaprak zararlanması ve ölümü, yalnızca yüksek tuz derişimiyle karşı karşıya uzun müddet kalınması sonunda meydana gelir.

13 Sulama aralığında toprak kururken bitkiler kök bölgesinin her bir kesiminde sürekli değişen su eksikliği ve tuzluluk etkisi ile karşı karşıya kalırlar. Sulamadan hemen sonra toprak-su içeriği kök bölgesinin her derinliğinde en yüksek eriyebilir tuz derişimi ise yaklaşık en düşük düzeylerdedir. Ancak sulama aralığında toprak suyu bitkiler tarafından kullanılırken her ikisi de değişir. Toprağın ilk katmanından fazla kök yoğunluğu nedeniyle daha çok su alır ve anılan katman sık sık sulama veya yağışla yeniden doldurulur. Sözü edilen işlem sırasında etkin bir yıkama meydana gelir. Bu nedenle toprağın ilk katmanında ozmotik etki aşağı katmanlarından daha düşüktür. Bitki toprak suyunu kullanırken kök derinliğinde yukarıdan aşağıya doğru gidereke azalan bir su tüketim deseni meydana gelir. Tuzlu koşullarda değinilen tüketim deseni değişir. Katmanlar arasında farklılaşma görülür. Kök bölgesindeki su tüketim deseni sulama programlarıyla da yakından ilgilidir. Sık sulama uygulamalarında üst toprak katmanından kaldırılan su miktarı artar ve kök derinliği daha sığlaşır. Hangi sıklıkta yapılırsa yapılsın özellikle tuzluluğun suyun yararlılığını etkilediği koşullarda sulamalar zamanında ve su geriliminden bitkiyi koruyacak miktarda yapılmalıdır. Üst toprak katmanlarının zamanında ve yeterli su verilerek sulandığı durumlarda alt katmanlardaki tuzluluk çok önemli değildir. Ancak sulama aralıkları açılırsa bitki gerekli suyun bir bölümünü aşağı katmanlardan almaya çalışır. Bu durumda bitkinin daha sonraki büyüme dönemleri eğer, sıcak ve rüzgarlı günlere denk gelirse çok yüksek bir toprak suyu açığı ve ozmotik etki ortaya çıkabilir. Böylesi koşullarda suyun alımı ve köklere doğru iletimi bitki gereksinimini karşılamaya yetecek hızda olmaz ve zararlı bir su gerilimi meydana gelir. Bir çok bitkide değinilen durum bitkisel zararlanmalara ve verim düşmelerine neden olmaktadır. Bitkiler aynı tuzluluk düzeyinden eşit ölçüde etkilenmez. Bazıları diğerlerine göre tuzlu bir topraktan suyu çıkarmaya ve soğurmaya daha yeteneklidirler. Bu nedenle tuzluluğa daha dirençlidirler. Bitkiler arasında tuz direnci (rezistansı) bakımından görülen farklılığın nedenleri henüz tam olarak anlaşılmamıştır. Ancak bitki-tuzluluk ilişkileri kültür bitkilerinin tuz dirençleri arasında 8-10 kat farkın olduğunu göstermektedir. Sulanan alanlarda yıkama yoluyla tuzluluk yetiştirilen bitkinin dayanım (tolerans) sınırlarında tutulamaz ise verimde düşmeler meydana gelir. Olay tuza daha dayanıklı bir bitki ekilmediği sürece devam eder. Özel İyonların Etkileri Özel iyonlar bitkiye toksik etki yaparak gelişmeyi ve ürün verimini olumsuz yönde etkilerler. İyonların zehirleme etkileriyle ilgili sorunlar, tuzluluk sorunundan farklıdır. Anılan sorun doğrudan bitki bünyesinde meydana gelir ve oluşmasında su eksikliğinin herhangi bir

14 katkısı yoktur. İyonların toksik etkileri olağan koşullarda toprak suyu ile birlikte alınmaları ve yaprakta transpirasyon sonucu birikmeleri yüzünden bitkiye zarar vermeleri ile ortaya çıkar. Verilen zararın düzeyi zamana, iyon değişimine, bitki duyarlılığına ve su kullanımına bağlıdır. Sulama suyunda bulunan zehirleyici etkisi olan iyonlar klorit, sodyum ve bor dur. Anılan iyonlar tek tek ve birlikte zararlı olabilir. Bitkilerin beslenme gereksinimleri ve bazı özel iyonları soğurma yetenekleri ayrımlı olduğundan sözü edilen toksik iyonların etkileri de bitkilere göre farklılıklar gösterir. Örneğin toprakta fazla bulunan kalsiyum, havuç ve fasulyelerde potasyumun alınmasını güçleştirir. Buna karşı yüksek miktarda magnezyum veya sodyum bazı ürünlerde kalsiyum ve potasyum yetersizliği yaratmaktadır. Benzer şekilde fazla miktardaki bikarbonat özellikle meyve ağaçlarında demir yetersizliği ve kloroza neden olmaktadır. Ayrıca fazla nitrat bağ ve bahçe pancarlarında aşırı büyüme yaratmaktadır. Toksik etki, çoğu kez tuzluluk ve infiltrasyon sorunları ile birlikte ortaya çıkabilir. Hatta tuzluluk düşük düzeyde olsa bile anılan durum meydana gelebilir. Sodyum ve klorit iyonları yağmurlama sulama sırasında doğrudan yapraklar tarafından soğurulabilmektedir. Yaprak soğurması toksik elementin yığışımını artırır. Bu olay tipik olarak düşük toprak suyu ve yüksek atmosfer sıcaklığının olduğu koşullarda meydana gelmektedir. Toksik iyonlar içerisinde kloritin özel bir durumu vardır. Anılan iyon protoplazma tarafından soğrulmaz ve kimyasal olarak bağlanmaz. Bitkinin hücre özünde serbest olarak depo edilir. Buna karşı sülfat ve nitrat iyonları bitkiler tarafından indirgenir ve protein yapımında kullanılır. Eğer bu iyonlar fazla miktarda alınmazlarsa hücre boşluklarında serbest iyonlar olarak toplanırlar. Toksik iyonlara ek olarak bir çok iz elementin çok küçük miktarları bile bitkilere zehirleyici etki yapar. Ancak sulama sularının büyük çoğunluğu bu iz elementlerinin çok küçük derişimlerini içerirler. Her bir iz elementin izin verilebilen sınır değerleri belirlenmiştir. Bunlar bitkilerin zararlanmasını önlemek için kabul edilen sınır değerler olarak sayılmaktadır. Toksik Etki Gösteren Elementler Klorit (Cl) Atom ağırlığı olan, 1 değerlilikli elementtir. Çözeltide daha çok sodyum klorür formunda kaya tuzu olarak bulunur. En çok deniz suyu ve doğal su kaynakları anılan tuzu içerirler. Klorürlü tuzlar içerisinde en zehirli olan magnezyum klorürdür. Klor iyonları toprak kolloidleri tarafından tutulmadığı için toprak suyu ile birlikte profilde hareket edebilir. Çoğu klor tuzlarının eriyebilirliği fazla olduğu için toprak suyunda veya drenaj suyunda derişimi

15 hızla yükselir. Kökler tarafından alınarak yapraklara kadar gelebilir. Yaprak içinde birikir. Genellikle suda bulunan klor iyonlarından ileri gelen zehirlenmeler görülür. Önceleri klor derişimi sulama sularının sınıflandırılmasında çok önemli bir ölçüt sayılmıştır. Suyun çok nitelikli sayılabilmesi için az oranda klorit içermesi bir ön koşul olarak kabul edilmiştir. Aslında klorun çok az miktarı bitki gelişimi için gereklidir. Klor iyonunun bitkilerde karbonhidrat iletimini ve stomaların açılıp kapanmasını denetlediği bilinmektedir. Yapraklarda biriken kloritin derişimi, bitkinin direnç sınırını geçerse zararlanma belirtileri ortaya çıkar. Klor zehirlenmesi ilk önce yaprak uçlarında görülür. Yaprak ucu kurur. Zehirlenme arttıkça kurumalar yaprak ucundan kenara doğru gelişir. Ölü doku miktarının aşırı biçimde artması yaprağın düşmesine veya tüm yaprakların dökülmesine neden olur. Bu belirtiler duyarlı bitkilerde yaprakta biriken klor derişimi kuru ağırlığın % oranındayken ortaya çıkmaya başlar. Ancak bu bitkiler arasında klora karşı gösterilen duyarlılık değişir. Örneğin bir çok meyve ağacında % 0.3 klorit derişiminde anılan zararlar görülmeye başlar. Bitki dokularının kimyasal analizleri kullanılarak klorit zehirlenmesine karar verilmektedir. Analizde kullanılan dokular bitkilere göre değişir. Bazı bitkilerde yaprak parçaları üzüm gibi bir kısım bitkilerde ise bazen yaprak sapları daha fazla kullanılmaktadır. Sulanan alanlarda klorit alımı yalnızca su niteliğine değil, aynı zamanda yıkama suyu miktarı ile denetlenen toprak kloritine ve bitkinin klorit salgılamasına bağlıdır. Meyve çeşitlerinde klorit dayanım düzeyleri Bitki Çeşit Yaprakta Zarar Oluşturmayan İzin Verilebilir En Yüksek Klor Derişimi me/l Sulama Suyu Avokado Guatemala Meksika Narenciye Altıntop Mandalin Tatlı Portakal Bağ Salt greek Cardinal Perlette Tek Çekirdekli Meyveler Marianna 17.0

16 Üzümsüler Çilek Böğürtlen Ahududu Lassen Shasta Çizelgedeki rakamlar sulama suyunda bulunan ve me/l birimi ile tanımlanan klorit derişimini göstermektedir. Anılan değerler yerel denemelerde değiştirilmelidir. Örneğin kahve klorite karşı dirençli bir bitki olmasına rağmen eğer sulama suyundaki klor düzeyi çok az artarsa klor birikmesinin azalması kadar yapraklarında giderek artan oranda istenmeyen yanma özellikleri meydana gelmektedir. Bu özellikler kahvenin ticari değerini önemli ölçüde etkiler. Sodyum (Na) Atom ağırlığı değerliği +1 olan bir elementtir. Dünya yüzünde en fazla özellikle alkali metallerin büyük çoğunluğunda yapı taşı olarak bulunur. Sulama sularının hemen hepsinde en azından ölçülebilecek miktarda deniz suyunda ise çok miktarda vardır. Sodyum tuzlarının yaklaşık tümü suda eriyebilir özelliktedir. Sodyum da diğer katyonlar gibi sulama suyu ile toprağa uygulandığında özellikle kil mineralleri ile tepkimeye girer. Kültür bitkileri, sodyumsuz veya çok az sodyum içeren ortamlarda olağan olarak gelişirler. Eğer sodyum gerekiyorsa miktarı çok küçük düzeydedir. Yüksek düzeydeki sodyum bitkilere zehir etkisi yapar. Sodyum zehirlenmesi klorit zehirlenmesi kadar kolayca tanınmaz. Sodyum birikmesinin zehirleyici düzeye çıkmasından önce uzunca bir sürenin geçmesi gerekir. Zehirlenme belirtileri ilk önce yaşlı yapraklarda ortaya çıkar. Tipik sodyum zehirlenmesi belirtileri kenarlara doğru yaprak yanması şeklinde kendini gösterir. Bu belirtiler yaprak ucunda meydana gelen klorit zehirlenmesinin tam tersi görünümündedir. Sodyum zehirlenmesine karşı duyarlı bitkiler olarak yaprağını döken meyveler, sert çekirdekliler, narenciye, avokado, fasulye sayılmaktadır. Meyve bitkilerinde yapraklarındaki sodyum derişimi % (kuru ağırlık) geçtiğinde sodyum zehirlenmesi görülür. Sodyum zehirlenmesine karar vermek ve zehirlenmeyi izlemek için genellikle yaprak dokusu kullanılmaktadır. Ancak toprak, su ve bitki dokusu analizlerinin birlikte yapılması doğru tanı olasılığını arttırır. Sodyum zehirlenmesini tanımak için yalnızca yaprak ayası kullanıldığı zaman zehirlenme gösteren çevreden sodyum zararı görmemiş bir bitkiden alınan yaprakların da birlikte analiz edilmesi önerilmektedir. Eğer toprakta yeterli miktarda kullanılabilir kalsiyum varsa sodyum zehirlenmesi genellikle azalmaktadır. Ortaya çıkan sodyum zehirlenmesi ya basit bir olaydır ya da

17 kalsiyum eksikliği olasılığı veya henüz araştırılmakta olan diğer etkileşimlerle iç içe geçmiş çok karmaşık bir olay olabilir. İlk çalışma sonuçları en azından birkaç tek yıllık bitkide sodyum zehirlenmesinden daha çok kalsiyum eksikliğinin meydana gelebildiğini göstermiştir. Bu bitkilerin kalsiyum nitrat veya alçı gibi materyallerle yapılan gübrelemeye tepki göstermeleriyle açıklama doğrulanmıştır. Potansiyel sodyum zehirlenmesi göstergesi SAR değeridir. Bazı Kültür Bitkilerinin Değişebilir Sodyuma Karşı Gösterdikleri Dirençler Duyarlı (ESP<15) Yarı Dayanıklı (15<ESP<40) Dayanıklı (ESP>40) Avokado Yap. Döken meyve Yeşil fasulye Pamuk Mısır Bezelye Altıntop Portakal Şeftali Mercimek Yer fıstığı Böğrülce Havuç Üçgül Şeker kamışı Soğan Çeltik Sorgum Ispanak Domates Buğday Yonca Arpa Şekerpancarı Çim Pamuk Çayırotu Sodyum iyonlarının neden olduğu potansiyel zehirlenmenin kestirilmesinde dikkatli olunmalıdır. Çünkü yüksek SAR değerine sahip sularla ortaya çıkan zehirlenme belirtileri kötü infiltrasyon koşulları yüzünden meydana gelebilmektedir. Sodyuma duyarlı olarak bilinen bir çok bitki, toprak yapısı iyi durumda tutulduğunda çok iyi gelişme gösterir. Genellikle bu bitkiler iyi durumda tutulabilirse daha yüksek ESP düzeylerine de dayanabilmektedir. Sodyum eksikliği bitkilerin potasyum alım ve kullanımlarını etkiler. Örneğin şekerpancarında gözlenen potasyum noksanlığı NaCl verilmesi ile giderilebilmiştir. Sodyum iyonunun toksik etkisi çoğu kez toprağa olan kötü etkisi ile dolaylı olarak oluşmaktadır. Toprakta artan değişebilir sodyum yüzdesi (ESP) nedeniyle kalsiyum alımı güçleşir ve bitkilerde kalsiyum noksanlığı ortaya çıkar. Bor (B)

18 Atom ağırlığı olan +3 değerlikli bir iyondur. Bor doğada bir çok formda bulunur. Özellikle boraks (tincal), kalsiyum borat (colemanite) veya borik asit olarak, sıcak maden sularında rastlanır. Hemen tüm sulama sularında değişik derişimlerde vardır. Asit sularda iyonize halde borik asit, olarak bulunurken ph sı 9.2 den yüksek olan alkali sularda hem borik asit hem de tetraborat iyonu halinde bulunmaktadır. ph 9.2 olduğu durumlarda yalnızca tetraborat oluşur. Sudaki metaborat formu daha çok ph nın 9.2 den yüksek olduğu alkali ortamlarda meydana gelir. Borun bir çok tuzu suda eriyebilir özelliktedir. Sodyuma hiç benzemeyen bor aslında bitki gelişmesi için temel elementlerden birisidir. Eğer sudaki miktarı gereken miktardan fazla ise bitkiye zehir etkisi yapar. Bir kısım bitkiler için 0.2 mg/l bor, gelişme için gereklidir. Ancak 1-2 mg/l ise zehirleme yapar. Yüzey suları kimi zaman toksik olacak düzeyde bor içerirler. Kuyu veya özellikle jeotermal alanlarda ve fay kırıklarına yakın yerlerdeki kaynak suları ara sıra toksik miktarda bor içerirler. Bor iyonu sulama suları ile toprağa eklendiğinde profilde dikkate değer herhangi bir etki yapmaz. Toprak parçacıkları tarafından tutulur ve sonra ard arda yapılan yıkamalarla profilden uzaklaştırılabilir. Sulama suyundan kaynaklanan bor sorunları topraktan kaynaklananlardan daha çok meydana gelir. Bor zehirlenmesi hemen tüm bitkilerde görülebilir. Fakat tuzlulukta olduğu gibi bitkiler arasında geniş bir direnç değişim aralığı vardır. Bor zehirlenmesi belirtileri öncelikle yaşlı yapraklarda sararma, beneklenme ve yaprak ucunda kenarlara doğru kurumalarla kendini gösterir. Kuruma ve sararmalar zamanla bor birikimi arttıkça damarlar arasından merkeze doğru gelişir. Tipik yaprak belirtilerini göstermeyen ancak bordan ciddi bir biçimde etkilenmiş ağaçlarda örneğin badem gibi dal ve gövdede zamklanma dikkate değerdir. Bir çok bitkide zehirlenme belirtileri, yaprak ayasındaki bor derişimi mg/kg (kuru ağırlık) düzeyini geçtikten sonra ortaya çıkar. Ancak duyarlı bitkilerin hepsi yapraklarında bor biriktirmez. Örneğin sert çekirdekli meyveler (şeftali, erik, badem), yumuşak çekirdeklilere (elma, armut vb.) göre bordan kolayca zarar görürler. Fakat güvenilebilir bir tanım amacıyla yapılacak yaprak analizleri için yeterli miktarda bor biriktirmezler. Bu bitkiler için aşırı bor zararlanması durumu toprak ve su analizleri ve ağacın gösterdiği belirtiler ile büyüme özelliklerinden anlaşılabilir. Bikarbonat Molekül ağırlığı , birleşme değeri -1 olan bir anyondur. Doğada su kaynaklarının dışında yaygın şekilde bulunmaz. Kalsiyum bikarbonat normal karbonattan

19 daha eriyebilir özelliktedir. Fakat durağan değildir. Sıcaklık ve buharlaşmanın artması sonucu karbondioksit kaybolur ve kalsiyum karbonata dönerek çöker. Sulama sularının çoğu bir miktar kalsiyum karbonat taşır. Bu nedenle toprakta kalsiyum karbonat depolanır. Anılan işlem sulu tarımda büyük öneme sahiptir ve toprakta kalsiyum miktarının artması sonucunu doğurur. Bitki kökleri ve mikroorganizmalar tarafından çıkarılan karbondioksit suda eridiği zaman bikarbonat derişimi artar. Ortamda karbondioksit karbonat ve bikarbonat iyonlarının artması suyun ph değerini yükselterek alkali özelliklerin hakim olmasını sağlar. Bunun sonucu olarak kalsiyum çöker ve sistemde sodyum kalır. Zaten bikarbonatın bitkiye zararlı etkisi ortamda sodyumun artmasına neden olduğu için dolaylı yoldandır. Bikarbonat iyonu tuzlu ortamlarda çok fazla miktarda bulunur. Bitkilerde sararma belirtilerinin oluşmasına neden olur. Anılan iyonun bitki beslemesi yönünden önemi çok küçüktür. Tarla bitkileri karbondioksiti gaz fazında doğrudan atmosferden, buna karşılık suda yaşayan bitkiler gerekli karbondioksiti bikarbonat formundan almaktadırlar. Diğer İyonlar Silikatlar Molekül ağırlığı dır. Doğada bolca kristal ve amorf formunda veya silikat mineralleri olarak bileşikler halinde bulunur. Sıcak sularda az alkali karbonatlarda daha fazla eriyebilir niteliktedir. Doğal sular ppm dolaylarında silikat içerirler. Toprakların ana elementidir. Sulama sularında az bulunur. Toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerine etkisi çok azdır. Silikat iyonu silikon formunda tüm bitkiler tarafından alınır. Özellikle çayır otları tarafından büyük oranlarda alınarak ve epiderm dokuda koruyucu bir katman olarak biriktirilmektedir. Florid (F) Atom ağırlığı 19.00, değerliği +1 olan elementtir. Florspar ve kriyolit olarak bulunur. Doğal sular özellikle sıcak kaynak suları, önemli miktarda flor içerir. Sulama sularında düşük miktarlarda bulunduğunda toprak ve bitki gelişimine etkisi ya yoktur ya da çok azdır. Asıl önemi insan beslemesi konusundadır. Küçük miktarları olağan diş gelişimi için gereklidir. Nitrit (NO 2 ) Molekül ağırlığı , birleşme değeri -1 dir. Olağan koşullarda sulama suyunda bulunmaz. Sudaki varlığı bazen durgun kuyu sularında olduğu gibi anaerobik koşulların meydana geldiğini gösterir. Organik nitrojenin nitrata oksidasyonunda nitritin bir ara basamak olduğu kabul edilmektedir. Böylece protein nitrojeni amonyağa sonra nitrite sonra da nitrata indirger. Nitrit tuzları suda erirler. Eğer sulama suyunda düşük derişimlerde bulunuyorsa

20 toprağa kimyasal olarak etki yapmaz. Yalnızca topraktaki mikrobiyal dağınıklığı arttırabilir. Kötü havalanan topraklar genellikle ölçülebilecek miktarda nitrit içerir. Nitrit derişiminin avakado ve narenciyeye zehir etkisi yaptığı çok önceki yıllarda gösterilmiştir. Sülfür (S) Atom ağırlığı ve +2 değerlikli iyondur. Pirit, demir, sülfit, kurşun sülfit, civa sülfit, galena, cinnebar ve diğerleri gibi minerallerin önemli bir parçasıdır. Doğal sularda genellikle hidrojen sülfit olarak bulunur ve çok az oranda bulunsa bile kokusu ile hemen tanınır. Bazı derin kuyu sularında önemli miktarda vardır. Bu sularda sülfat iyonu derişimi kalsiyum ve magnezyum miktarları düşüktür. Zira anaerobik koşullarda oksidasyonla sülfatın indirgenmesi ile sülfit ortaya çıkmaktadır. Doğal sulardaki derişimi ile hidrojen sülfürün toprak özelliklerine etkisi yoktur. Bu durumun iyi havalanan topraklarda sülfitin hızla sülfata oksidasyonu yüzünden meydana geldiği sanılmaktadır. Üreticilerin hidrojen sülfürlü sulara karşı önyargılı olmaları, böylesi suların bor ve sodyum gibi diğer toksik elementleri içerme olasılıklarının yüksek oluşuna bağlanabilir. Oksidasyonun hızlı olduğu koşullarda hidrojen sülfürlü suların bitkiye herhangi bir zararı olmaz. Hatta bir sülfür kaynağı olarak yararlı da olabilir. Fosfat (PO 4 ) Ortofosfat, molekül ağırlığı birleşme değeri -3 olan bir anyondur. Volkanik kayaların hemen tümünün yapı taşıdır. Toprakta küçük miktarlarda bulunur. Gübreleme amacıyla kullanılan fosfatın temel kaynağı yaklaşık her yerde bulunan kalsiyum fosfat toryularıdır. Kalsiyum fosfatın eriyebilirliği nötral ve hafif alkali koşullarda çok düşüktür. Bunun sonucu olarak bir çok doğal kaynakta yalnızca iz element olarak bulunur. Sulama suyu ile toprağa verilen çok küçük miktardaki fosfatın toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerine önemli bir etkisi olmaz. Büyük olasılıkla trikalsiyum fosfat şeklinde çöker. Fosfat bitki beslemede önemli bir element olduğundan suda bulunması istenir. Çoğu sulanır alanlarda fosfat eksikliği görüldüğü için dışardan süper fosfat tipindeki yapay gübreler uygulanır. Suda fosfat iyonlarının fazla bulunmasının belki de elde bilgi olmadığı için bitki üzerindeki etkisi bilinmemektedir. Demir (Fe) Atom ağırlığı olan +2 veya +3 değerlikli bir elementtir. Alüminyumla beraber en fazla bulunan metaldir. Minerallerin aşınması sırasında toprakta birikir. Demir bileşiklerinin hafif alkali sularda eriyikleri yoktur. Su içindeki derişimi ender hallerde birkaç ppm değerini geçer. Ancak, bazı kaynaklar eğer kullanma suyu ve endüstri amacıyla kullanılırlarsa zararlı olabilecek miktarda koloidal süspanse demir taşırlar. Koloidal demirin

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ) TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak

Detaylı

ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ/İSTASYONLARI MÜDÜRLÜKLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2014 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ. 1 ph 14,00. 2 Elektriksel İletkenlik 14,00

ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ/İSTASYONLARI MÜDÜRLÜKLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2014 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ. 1 ph 14,00. 2 Elektriksel İletkenlik 14,00 ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ/İSTASYONLARI MÜDÜRLÜKLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2014 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ Sıra No: SULAMA SUYU ANALİZLERİ: 2014 FİYATI 1 ph 14,00 2 Elektriksel İletkenlik 14,00 3 Sodyum (Na)

Detaylı

1. DOĞAL ÜZERİNDEKİ ETKİLER. PDF created with pdffactory trial version www.pdffactory.com

1. DOĞAL ÜZERİNDEKİ ETKİLER. PDF created with pdffactory trial version www.pdffactory.com SULAMANIN ÇEVRESEL ETKİLERİ SULAMANIN ÇEVRESEL ETKİLERİ Doğal Kaynaklar Üzerindeki Etkiler Biyolojik ve Ekolojik Kaynaklar Üzerindeki Etkiler Sosyoekonomik Etkiler Sağlık Etkileri 1. DOĞAL KAYNAKLAR ÜZERİNDEKİ

Detaylı

2014 YILINDA UYGULANACAK ÜCRET TARİFELERİ İÇİNDEKİLER

2014 YILINDA UYGULANACAK ÜCRET TARİFELERİ İÇİNDEKİLER NDA UYGULANACAK ÜCRET TARİFELERİ İÇİNDEKİLER SIRA NO TARİFENİN NEV'İ KARAR NO KARAR TARİHİ SAYFA NO 1 ANADOLU YAKASI PARK VE BAHÇELER MÜDÜRLÜĞÜ 1 Ağaç Budama Bedeli 1.1 Ağaç Budama Ücreti 2 Ağaç Kesim

Detaylı

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları

Detaylı

- Zn 120. Çinkolu Gübre Çözeltisi. Lignosulfanate UYGULAMA ŞEKLİ VE DOZLARI

- Zn 120. Çinkolu Gübre Çözeltisi. Lignosulfanate UYGULAMA ŞEKLİ VE DOZLARI - Zn 120 Çinkolu Gübre Çözeltisi Suda Çözünür Çinko (Zn) : % 10 1 Lt/5 Lt Lignosulfanate Erken dönem uygulamaları ile meyve büyüklüğünde ve verimde artış sağlar. Nişasta sentezi, artar, azot metabolizması

Detaylı

GÜBRE TAVSİYELERİ Gübrelemenin Amacı, - Önce Toprak Analizi - Usulüne Uygun Toprak Örneği Alma

GÜBRE TAVSİYELERİ Gübrelemenin Amacı, - Önce Toprak Analizi - Usulüne Uygun Toprak Örneği Alma GÜBRE TAVSİYELERİ Gübrelemenin Amacı, Toprakta eksikliği tespit edilen bitki besin maddelerini toprağa ilave etmek suretiyle, mümkün olduğu kadar yüksek bir bitkisel üretim ve kaliteli ürün elde etmektir.

Detaylı

HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ EĞĐTĐM FAKÜLTESĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME

HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ EĞĐTĐM FAKÜLTESĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ EĞĐTĐM FAKÜLTESĐ KĐMYA ÖĞRETMENLĐĞĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME 8. SINIF FEN VE TEKNOLOJĐ DERSĐ 3. ÜNĐTE: MADDENĐN YAPISI VE ÖZELLĐKLERĐ KONU: BAZLAR ÇALIŞMA YAPRAĞI

Detaylı

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ Ekosistem, birbiriyle ilişkili canlı ve cansız unsurlardan oluşur. Ekosistem, bu unsurlar arasındaki madde ve enerji dolaşımı ile kendini besler ve yeniler. Madde döngüsü

Detaylı

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Âlim Çağlayan 1 Ertan Demoğlu 1 Besinlerin rolü Yeterli bir gübreleme programı sadece bütün besinlerin temel görevleri açık bir

Detaylı

ÖĞRENME ALANI : MADDE VE DEĞİŞİM ÜNİTE 4 : MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ

ÖĞRENME ALANI : MADDE VE DEĞİŞİM ÜNİTE 4 : MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ ÖĞRENME ALANI : MADDE VE DEĞİŞİM ÜNİTE 4 : MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ E BİLEŞİKLER VE FRMÜLLERİ (4 SAAT) 1 Bileşikler 2 Bileşiklerin luşması 3 Bileşiklerin Özellikleri 4 Bileşik Çeşitleri 5 Bileşik

Detaylı

SU KALİTESİ VE ÇORAKLAŞMA ABDULLAH SUAT NACAR ZİR. YÜK. MÜH.

SU KALİTESİ VE ÇORAKLAŞMA ABDULLAH SUAT NACAR ZİR. YÜK. MÜH. SU KALİTESİ VE ÇORAKLAŞMA ABDULLAH SUAT NACAR ZİR. YÜK. MÜH. Su yaşamı korumak için en gerekli girdilerden biridir. Fakat ona zarar vermek çok kolaydır. Çünkü yakın akrabaları olan toprak, güneş ve rüzgar

Detaylı

Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize

Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale Ekrem Yüce Dr. Turgay Turna Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize Ali Kabaoğlu Safiye Pınar Özer Gökhan Tanyel ÇAYKUR Atatürk

Detaylı

BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI

BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI Değerli çiftçilerimiz; hiç şüphesiz en doğru gübreleme tavsiyeleri usulüne uygun olarak alınmış toprak ve yaprak örneklerinin

Detaylı

2+ 2- Mg SO 4. (NH 4 ) 2 SO 4 (amonyum sülfat) bileşiğini katyon ve anyonlara ayıralım.

2+ 2- Mg SO 4. (NH 4 ) 2 SO 4 (amonyum sülfat) bileşiğini katyon ve anyonlara ayıralım. KONU: Kimyasal Tepkimeler Dersin Adı Dersin Konusu İYONİK BİLEŞİKLERİN FORMÜLLERİNİN YAZILMASI İyonik bağlı bileşiklerin formüllerini yazmak için atomların yüklerini bilmek gerekir. Bunu da daha önceki

Detaylı

SULAMA SULARININ SINIFLANDIRILMASI

SULAMA SULARININ SINIFLANDIRILMASI SULAMA SULARININ SINIFLANDIRILMASI Dr. M. Naili ÖZER TEMELSU Uluslararası Mühendislik Hizmetleri A.Ş., ANKARA ÖZET Tarımsal sulama; bitki gelişmesi için gerekli olan fakat doğal yağışlarla karşılanamayan

Detaylı

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal

Detaylı

Ekosistem ve Özellikleri

Ekosistem ve Özellikleri Ekosistem ve Özellikleri Öğr. Gör. Özgür ZEYDAN http://cevre.beun.edu.tr/zeydan/ Ekosistem Belirli bir bölgede yaşayan ve birbirleriyle sürekli etkileşim halindeki canlılar (biyotik faktörler) ve cansız

Detaylı

SULAMA VE ÇEVRE. Küresel Su Bütçesi. PDF created with pdffactory trial version www.pdffactory.com. Yrd. Doç. Dr. Hakan BÜYÜKCANGAZ

SULAMA VE ÇEVRE. Küresel Su Bütçesi. PDF created with pdffactory trial version www.pdffactory.com. Yrd. Doç. Dr. Hakan BÜYÜKCANGAZ Sulama? Çevre? SULAMA VE ÇEVRE Yrd. Doç. Dr. Hakan BÜYÜKCANGAZ SULAMA: Bitkinin gereksinimi olan ancak doğal yağışlarla karşılanamayan suyun toprağa yapay yollarla verilmesidir ÇEVRE: En kısa tanımıyla

Detaylı

KANALİZASYONLARDA HİDROJEN SÜLFÜR GAZI OLUŞUMU SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ

KANALİZASYONLARDA HİDROJEN SÜLFÜR GAZI OLUŞUMU SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ KANALİZASYONLARDA HİDROJEN SÜLFÜR GAZI OLUŞUMU SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ Bu Çalışma Çevre Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Mustafa Öztürk tarafından 2006 yılında yapılmıştır. Orijinal

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ BİTKİSEL ÜRETİM BİLGİ NOTU 2013 YILI Türkiye İstatistik Kurumu 27/12/2013 tarihinde 2013 yılı Bitkisel Üretim İstatistikleri haber bültenini yayımladı. 2013 yılında bitkisel üretim bir önceki yıla göre

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2014 YILI ANALİZ LABORATUVARI FİYAT LİSTESİ

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2014 YILI ANALİZ LABORATUVARI FİYAT LİSTESİ ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2014 YILI ANALİZ LABORATUVARI FİYAT LİSTESİ A. NUMUNE ALMA/ÖRNEKLEME A.1.Emisyon Kapsamında Numune Alma/Örnekleme Uçucu Organik

Detaylı

ELEMENT VE BİLEŞİKLER

ELEMENT VE BİLEŞİKLER ELEMENT VE BİLEŞİKLER 1- Elementler ve Elementlerin Özellikleri: a) Elementler: Aynı cins atomlardan oluşan, fiziksel ya da kimyasal yollarla kendinden daha basit ve farklı maddelere ayrılamayan saf maddelere

Detaylı

Dolu Teminatı için Sigortaya Son Kabul Tarihleri

Dolu Teminatı için Sigortaya Son Kabul Tarihleri Dolu Teminatı için Sigortaya Son Kabul Tarihleri Ana Sınıf Ürün adı Alt Sınıf İL TARİH Tarla Ürünleri Buğday (Makarnalık) Tahıllar Adana, Osmaniye, Mersin, Antalya, Muğla 31.Mar Tarla Ürünleri Buğday (Makarnalık)

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER,

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, mikrobiyal formülasyondan ve bitki menşeli doğal ürünlerden oluşur. Bu grupta yer alan gübreler organik tarım modelinde gübre girdisi olarak kullanılırlar. Bitkilerin ihtiyaç

Detaylı

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak /

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak / Kök gelişimini ciddi oranda desteklediği için, özellikle dikim esnasında granül gübrenin kullanılması tavsiye edilir. Üreticilerin, topraktaki besin ihtiyacını tespit edebilmeleri için toprak analizi yaptırmaları

Detaylı

1. KİMYASAL ANALİZLER

1. KİMYASAL ANALİZLER 1. KİMYASAL ANALİZLER HPLC VE LC-MS/MS CİHAZLARI İLE YAPILAN ANALİZLER SORBAT TAYİNİ BENZOAT TAYİNİ KAFEİN TAYİNİ HMF TAYİNİ SUDAN TÜREVLERİ TAYİNİ VANİLİN TAYİNİ GLUKOZ, FRUKTOZ VE SUKROZ TAYİNİ SAPONİN

Detaylı

Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY

Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY Bağ Sulaması Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY Prof. Dr. Sermet ÖNDER Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü (Biyosistem Mühendisliği Bölümü) sermetonder01@gmail.com

Detaylı

7. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi 4. Ünite: Madde ve Yapısı Konu: Elementler ve Sembolleri

7. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi 4. Ünite: Madde ve Yapısı Konu: Elementler ve Sembolleri ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞĐMĐ 7. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi 4. Ünite: Madde ve Yapısı Konu: Elementler ve Sembolleri Çalışma Yaprağı Konu Anlatımı-Değerlendirme çalışma Yaprağı- Çözümlü

Detaylı

Nuri ARI Ziraat Yüksek Mühendisi

Nuri ARI Ziraat Yüksek Mühendisi TURUNÇGÝLLERDE GÜBRELEME Nuri ARI Ziraat Yüksek Mühendisi Turunçgiller genel olarak su tutma ve havalanma özelliði iyi olan, 1.5-2.0 m derin profile sahip týnlý, milli týn, kumlu týn ve milli killi týn

Detaylı

ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER VE ALKALİ GIDA LİSTESİ ph değerinin sağlığımız için önemi nedir? Asidik bir vücut hastalıkları kendine çeken güçlü bir mıknatıstır. Bu nedenle de vücudun ph

Detaylı

All from a Single Source. All from a Single Source. Products of Rotem Amfert Negev

All from a Single Source. All from a Single Source. Products of Rotem Amfert Negev Potash House P.O. Box 75 Beer-Sheva, 84100 Israel Tel: +972-8-6465731 Fax: +972-8-6465811 novapeak@iclfertilizers.com www.iclfertilizers.com All from a Single Source Products of Rotem Amfert Negev All

Detaylı

Elazığ İlinde Bir Maden Sahasından Kaynaklanan Sızıntı Sularının Maden Çayına Etkisi: II. Diğer Parametreler

Elazığ İlinde Bir Maden Sahasından Kaynaklanan Sızıntı Sularının Maden Çayına Etkisi: II. Diğer Parametreler Karaelmas Science and Engineering Journal/Karaelmas Fen ve Mühendislik Dergisi 2 (1): 15-21, 212 Karaelmas Fen ve Mühendislik Dergisi Journal home page: www.fbd.karaelmas.edu.tr Araştırma Makalesi Elazığ

Detaylı

2016 YILINDA UYGULANACAK ÜCRET TARİFELERİ İÇİNDEKİLER

2016 YILINDA UYGULANACAK ÜCRET TARİFELERİ İÇİNDEKİLER NDA UYGULANACAK ÜCRET TARİFELERİ İÇİNDEKİLER SIRA NO TARİFENİN NEV'İ KARAR NO KARAR TARİHİ SAYFA NO 1 ANADOLU YAKASI PARK VE BAHÇELER MÜDÜRLÜĞÜ UYGULANACAK İ 1 Ağaç Budama Bedeli 1.1 Ağaç Budama Ücreti

Detaylı

BALIKESİR SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ

BALIKESİR SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ BİTKİSEL ÜRETİM 2. TAHMİN 2014 2014 yılında bitkisel üretimin bir önceki yıla göre; Tahıllar ve diğer bitkisel ürünler üretiminin % 6,5 düşüşle 59,6 milyon ton, Sebze üretiminin % artışla 28,7 milyon ton,

Detaylı

Ekosistem Ekolojisi Yapısı

Ekosistem Ekolojisi Yapısı Ekosistem Ekolojisi, Ekosistemin Yapısı Ekosistem Ekolojisi Yapısı A. Ekoloji Bilimi ve Önemi Ekoloji canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Günümüzde teknolojinin

Detaylı

AKREDİTE ANALİZ LİSTESİ SU VE ATIK SU

AKREDİTE ANALİZ LİSTESİ SU VE ATIK SU AKREDİTE ANALİZ LİSTESİ SU VE ATIK SU Fiziksel ve Kimyasal Analizler - ph Değeri Elektrometrik AWWA 4500-H + B 21 st ed. 2005-103-105 o C de Toplam Katı Madde AWWA 2540-B 21 st ed. 2005 - İletkenlik AWWA

Detaylı

ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ 0010020036 KODLU TEMEL ĠġLEMLER-1 LABORATUVAR DERSĠ DENEY FÖYÜ

ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ 0010020036 KODLU TEMEL ĠġLEMLER-1 LABORATUVAR DERSĠ DENEY FÖYÜ DENEY NO: 5 HAVAANDIRMA ÇEVRE MÜHENDĠSĠĞĠ BÖÜMÜ Çevre Mühendisi atmosfer şartlarında suda çözünmüş oksijen ile yakından ilgilidir. Çözünmüş oksijen (Ç.O) su içinde çözünmüş halde bulunan oksijen konsantrasyonu

Detaylı

Çözünürlük kuralları

Çözünürlük kuralları Çözünürlük kuralları Bütün amonyum, bileşikleri suda çok çözünürler. Alkali metal (Grup IA) bileşikleri suda çok çözünürler. Klorür (Cl ), bromür (Br ) ve iyodür (I ) bileşikleri suda çok çözünürler, ancak

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü Ek-9A T.C. ÇED İzin ve Denetim lüğü Kapsam : Su, Atık Su, Atık, Gürültü, Numune Alma Düzenleme Tarihi : 12.05.2015 Laboratuvar Adı : Gümüşsu A.Ş. Çevre Laboratuvarı Adres : Zafer Mah. Değirmen Cad. No:41

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 Sera nedir? Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli iklim etmenlerinin

Detaylı

ÖLÇÜM VE /VEYA ANALİZ İLE İLGİLİ; Kapsam Parametre Metot Adı Metot Numarası ph Elektrometrik metot TS EN ISO 10523

ÖLÇÜM VE /VEYA ANALİZ İLE İLGİLİ; Kapsam Parametre Metot Adı Metot Numarası ph Elektrometrik metot TS EN ISO 10523 Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim lüğü EK LİSTE-1/8 ph Elektrometrik metot TS EN ISO 10523 SU, ATIK SU 1,2 İletkenlik Elektrot Metodu TS 9748 EN 27888 Sıcaklık Laboratuvar ve Saha Metodu SM

Detaylı

AYVANIN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

AYVANIN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN AYVANIN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN Ayvanın İklim İstekleri Ayva bir ılıman iklim meyve türüdür. Kışın yapraklarını dökerek dinlenmeye girer. Ilıman deniz ikliminden hoşlanır.

Detaylı

SULAMA SUYU KALİTE KRİTERLERİ VE SULARIN SINIFLANDIRILMASI

SULAMA SUYU KALİTE KRİTERLERİ VE SULARIN SINIFLANDIRILMASI BÖLÜM IV: SULAMA SUYU KALİTE KRİTERLERİ VE SULARIN SINIFLANDIRILMASI GİRİŞ Sulama suyunun kalitesinin değerlendirilmesinde, sulama suyu ile ilişkili olarak karşılaşabileceğimiz problemlerden hareket ederiz.

Detaylı

BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ

BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ Gelişen teknoloji ile beraber birçok endüstri alanında kullanılabilecek

Detaylı

Bitki büyümesi, yayılışı ve verim Yeryüzünde su Hücrenin önemli bileşeni (%70-80) Kuraklığa dayanıklı bitkilerde % 20, tohumlarda % 5 Su-oksijen

Bitki büyümesi, yayılışı ve verim Yeryüzünde su Hücrenin önemli bileşeni (%70-80) Kuraklığa dayanıklı bitkilerde % 20, tohumlarda % 5 Su-oksijen BÖLÜM 2 SU VE HÜCRE SU Bitki büyümesi, yayılışı ve verim Yeryüzünde su Hücrenin önemli bileşeni (%70-80) Kuraklığa dayanıklı bitkilerde % 20, tohumlarda % 5 Su-oksijen Metabolizma-kimyasal reaksiyonlar

Detaylı

Prof. Dr. Sait GEZGİN, Uzman Nesim DURSUN. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Böl., Konya. *sgezgin@selcuk.edu.

Prof. Dr. Sait GEZGİN, Uzman Nesim DURSUN. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Böl., Konya. *sgezgin@selcuk.edu. Toprağa Farklı Şekil ve Miktarlarda Uygulanan TKİ-Hümas ın Toprak Reaksiyonu ve luluğuna Etkisi, Bu Etkisinin Diğer Bazı Humik asit Kaynakları ile Karşılaştırılması Prof. Dr. Sait GEZGİN, Uzman Nesim DURSUN

Detaylı

Aşağıdaki bileşiklerde atomlar arasmda oluşan bağlan noktalı yerlere yazınız. (fi» jh» w& 12^S»ııNa, çf, 17CI) ı. ch4... 2...

Aşağıdaki bileşiklerde atomlar arasmda oluşan bağlan noktalı yerlere yazınız. (fi» jh» w& 12^S»ııNa, çf, 17CI) ı. ch4... 2... Aşağıdaki bileşiklerde atomlar arasmda oluşan bağlan noktalı yerlere yazınız. (fi» jh» w& 12^S»ııNa, çf, 17CI) ı. ch4... 2.... 3. MgCI2... 4. NaF... Bileşik Formülleri Bileşik formüllerinin yazılması İki

Detaylı

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006 DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006 ÖNEMLİ! Gıdaları insanların sağlıklarını çok ciddi şekilde etkiler. Bu nedenle, gıda üreten kişilerin temizlik kurallarına uyması çok önemlidir.

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

SULAMA SUYU KALİTESİ VE TUZLULUK

SULAMA SUYU KALİTESİ VE TUZLULUK SULAMA SUYU KALİTESİ VE TUZLULUK Yrd. Doç. Dr. Serpil SAVCI TUZLULUK SORUNU VE GİDERİLMESİ Giriş Yağışlı alanlardakilerle birlikte hemen tüm topraklarda bir miktar tuz bulunmaktadır. Ancak tuzların derişimleri

Detaylı

Doğal Su Ekosistemleri. Yapay Su Ekosistemleri

Doğal Su Ekosistemleri. Yapay Su Ekosistemleri Okyanuslar ve denizler dışında kalan ve karaların üzerinde hem yüzeyde hem de yüzey altında bulunan su kaynaklarıdır. Doğal Su Ekosistemleri Akarsular Göller Yer altı su kaynakları Bataklıklar Buzullar

Detaylı

ELEKTROKİMYA II. www.kimyahocam.com

ELEKTROKİMYA II. www.kimyahocam.com ELEKTROKİMYA II ELEKTROKİMYASAL PİLLER Kendiliğinden gerçekleşen redoks tepkimelerinde elektron alışverişinden yararlanılarak, kimyasal bağ enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülebilir. Kimyasal enerjiyi,

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

FINEAMIN 06 kullanılan kazan sistemlerinin blöfleri yalnızca ph ayarlaması yapılarak sorunsuzca kanalizasyona dreyn edilebilir.

FINEAMIN 06 kullanılan kazan sistemlerinin blöfleri yalnızca ph ayarlaması yapılarak sorunsuzca kanalizasyona dreyn edilebilir. Kazan Kimyasalları FINEAMIN 06 Demineralize su kullanlan, yüksek basınçlı buhar sistemleri için korozyon ve kireçlenmeyi önleyici kimyasal Kullanıcı ve Çevre Dostu: FINEAMIN 06, doğada hemen hemen tümüyle

Detaylı

ERİĞİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

ERİĞİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN ERİĞİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN Eriğin İklim İstekleri Soğuk ılıman, ılıman, sıcak ılıman ve hatta kış dinlenme süreleri kısa olanları yarı tropik iklime sahip bölgelerde

Detaylı

ÇÖZÜNME ve ÇÖZÜNÜRLÜK

ÇÖZÜNME ve ÇÖZÜNÜRLÜK ÇÖZÜNME ve ÇÖZÜNÜRLÜK Prof. Dr. Mustafa DEMİR M.DEMİR 05-ÇÖZÜNME VE ÇÖZÜNÜRLÜK 1 Çözünme Olayı Analitik kimyada çözücü olarak genellikle su kullanılır. Su molekülleri, bir oksijen atomuna bağlı iki hidrojen

Detaylı

TARIMIN YENİ GÖZDESİ: HİDROPONİK TARIM

TARIMIN YENİ GÖZDESİ: HİDROPONİK TARIM TARIMIN YENİ GÖZDESİ: HİDROPONİK TARIM Topraksız tarım ya da hidroponik tarım, toprak olmadan durgun su kültürü içinde uygulanan bir tarım biçimidir. Bitkiler topraktaki besinlerin yerine bitkinin ihtiyacı

Detaylı

AZOT (N) amonyum (NH + 4 ) nitrat (NO3 )

AZOT (N) amonyum (NH + 4 ) nitrat (NO3 ) AZOT (N) Azot tüm yaşayan canlıların temel yapı taşıdır. Bitki gen, enzim ve klorofilinin temel bileşenidir. Proteinin yapısının %16 sı azottur. Toprağı oluşturan materyalde azot bulunmadığı için, ayrıca

Detaylı

ÇORAK TOPRAKLARIN ISLAHI VE YÖNETİMİ

ÇORAK TOPRAKLARIN ISLAHI VE YÖNETİMİ ÇORAK TOPRAKLARIN ISLAHI VE YÖNETİMİ BÜLENT SÖNMEZ Dr., Ziraat Yüksek Mühendisi, Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Bülent Sönmez, Çorak Toprakların Islahı ve Yönetimi, Bilim

Detaylı

ORGANOMİNERAL GÜBRELERİ. Şubat 2014

ORGANOMİNERAL GÜBRELERİ. Şubat 2014 ORGANOMİNERAL GÜBRELERİ Şubat 2014 1 Hexaferm organomineral gübreleri nedir? Hexaferm organomineral gübreleri, organomineral gübre olarak anılan yeni cins bir gübredir. Organomineral gübrelerin özelliği;

Detaylı

ALKALİNİTE. 1 ) Hidroksitler 2 ) Karbonatlar 3 ) Bikarbonatlar

ALKALİNİTE. 1 ) Hidroksitler 2 ) Karbonatlar 3 ) Bikarbonatlar ALKALİNİTE Bir suyun alkalinitesi, o suyun asitleri nötralize edebilme kapasitesi olarak tanımlanır. Doğal suların alkalinitesi, zayıf asitlerin tuzlarından ileri gelir. Bunların başında yer alan bikarbonatlar,

Detaylı

Biyogaz Temel Eğitimi

Biyogaz Temel Eğitimi Biyogaz Temel Eğitimi Sunanlar: Dursun AYDÖNER Proje Müdürü Rasim ÜNER Is Gelistime ve Pazarlama Müdürü Biyogaz Temel Eğitimi 1.Biyogaz Nedir? 2.Biyogaz Nasıl Oluşur? 3.Biyogaz Tesisi - Biyogaz Tesis Çeşitleri

Detaylı

SU ve ÇEVRENİN CANLILAR İÇİN UYGUNLUĞU

SU ve ÇEVRENİN CANLILAR İÇİN UYGUNLUĞU SU ve ÇEVRENİN CANLILAR İÇİN UYGUNLUĞU Suyun polaritesinin etkileri Su molekülünün polar olması hidrojen bağlarının oluşmasına neden olur. 2 Su molekülü Oldukça basit yapılıdır. Tekli bağla bağlı olup

Detaylı

KALSİYUM, MAGNEZYUM VE SERTLİK TAYİNİ

KALSİYUM, MAGNEZYUM VE SERTLİK TAYİNİ KALSİYUM, MAGNEZYUM VE SERTLİK TAYİNİ Bir suyun sertliği içindeki başlıca çözünmüş kalsiyum veya magnezyum tuzlarından ileri gelip, suyun sabunu çökeltme kapasitesidir. Sabun, suda özellikle her zaman

Detaylı

EVDE KİMYA SABUN. Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir.

EVDE KİMYA SABUN. Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir. EVDE KİMYA SABUN Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir. CH 3(CH 2) 16 COONa: Sodyum stearat (Beyaz Sabun) CH 3(CH 2) 16 COOK:

Detaylı

Yönetmelik. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Yönetmelik. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Yönetmelik Tarım ve Köyişleri Bakanlığından: Tarımsal Üretici Birliklerinin Kuruluş Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik Amaç ve kapsam BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönetmeliğin

Detaylı

ARIKÖY TOPLU YAPI YÖNETİMİ BİTKİLER NE İSTER

ARIKÖY TOPLU YAPI YÖNETİMİ BİTKİLER NE İSTER ARIKÖY TOPLU YAPI YÖNETİMİ BİTKİLER NE İSTER Hazırlayan ZİRAAT MÜHENDİSİ:Murad Ali DEMİR İSTANBUL 2009 N (DAL) (AZOT) Bitkilerin en fazla ihtiyaç duyduğu besin maddelerinden biri olan azot vejetatif gelişmeyi

Detaylı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/10) Akreditasyon Kapsamı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/10) Akreditasyon Kapsamı Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/10) Deney Laboratuvarı Adresi : Adnan Menderes Mah. Aydın Blv. No:43 09010 AYDIN / TÜRKİYE Tel : 0 256 211 24 04 Faks : 0 256 211 22 04 E-Posta : megagidalab@gmail.com

Detaylı

Meyve Bahçelerinde Sulama

Meyve Bahçelerinde Sulama Meyvecilik Araştırma İstasyonu Müdürlüğü Yayın No: 44 Yayın Tarihi: 15.11.2011 Meyve Bahçelerinde Sulama Cenk KÜÇÜKYUMUK Lütfen Dikkat!... Küresel İklim değişiklikleri mevcut su kaynaklarını olumsuz etkilemektedir.

Detaylı

ÜNİTE 3 ELEMENTLER ve ÖZELLİKLERİ Sayfa -1-

ÜNİTE 3 ELEMENTLER ve ÖZELLİKLERİ Sayfa -1- ÜNİTE 3 ELEMENTLER ve ÖZELLİKLERİ Sayfa -1- Sayfa - 2- Sayfa - 3 - Sayfa - 4 - Sayfa - 5 - Sayfa - 6 - Sayfa - 7-4 Sayfa - 8 - NaCl (Sodyum Klorür) Yemek Tuzu Ġyonik Bağlı bileşik molekülleri bir örgü

Detaylı

MUĞLA HALK SAĞLIĞI LABORATUVARI

MUĞLA HALK SAĞLIĞI LABORATUVARI Sayfa No :1 / 7 1.0-KLİNİK DIŞI MİKROBİYOLOJİK ANALİZLER Diyaliz Suyu 2 gün LAL (Limulus Amebocyte Lysate) - Endotoksin Pyrosate Toplam Koloni Sayısı (37 C-48s) TS EN ISO 6222 Doğal Kaynak ve İçme Suyu

Detaylı

BAHÇE HAVUZLARININ VEGÖLETLERİN EKOLOJİK DENGELERİNİ NASIL KORUYABİLİRİZ?

BAHÇE HAVUZLARININ VEGÖLETLERİN EKOLOJİK DENGELERİNİ NASIL KORUYABİLİRİZ? BAHÇE HAVUZLARININ VEGÖLETLERİN EKOLOJİK DENGELERİNİ NASIL KORUYABİLİRİZ? KRİSTAL BERRAKLIĞINDA GÖLETLER İÇİN: BERRAKLAŞTIRICI POND CLEAR Bulanık ve yeşil su bir bahçe havuzunun bir numaralı problemidir.

Detaylı

1. Kıyı Bölgelerinde Çevre Kirliliği ve Kontrolü KÇKK

1. Kıyı Bölgelerinde Çevre Kirliliği ve Kontrolü KÇKK 1. Kıyı Bölgelerinde Çevre Kirliliği ve Kontrolü KÇKK Kentsel Atıksu Arıtım Tesislerinde Geliştirilmiş Biyolojik Fosfor Giderim Verimini Etkileyen Faktörler Tolga Tunçal, Ayşegül Pala, Orhan Uslu Namık

Detaylı

Termal Sular ve Cildimiz

Termal Sular ve Cildimiz Termal Sular ve Cildimiz Termal su nedir? Termal su, doğal mineral içeriklere ve iyileştirici etkilere sahiptir. Tedavi amaçlı kullanıma uygundur. Birçok karakteristik özelliği sayesinde, sağlık alanında

Detaylı

GIDA ve TARIM KİMYASI LABORATUVARI TEST VE ANALİZLERİ - 2015

GIDA ve TARIM KİMYASI LABORATUVARI TEST VE ANALİZLERİ - 2015 BİTKİSEL VE HAYVANSAL YAĞ ANALİZLERİ GT 1 KIRILMA İNDİSİ TS 4960 EN ISO 6320 50 GT 2 ÖZGÜL AĞIRLIK (YOĞUNLUK) TS 4959 40 GT 3 İYOT SAYISI (Katı ve Sıvı Yağlarda) EN ISO 3961 60 GT 4 İYOT SAYISI (Ekstre

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

Normal derişimler için: PE- HD, PTFE Nitrik asit (ρ 1,42 g/ml) ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir. Düşük derişimler için: PFA, FEP

Normal derişimler için: PE- HD, PTFE Nitrik asit (ρ 1,42 g/ml) ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir. Düşük derişimler için: PFA, FEP Ek-1 Nnumunelerin Muhafazası İçin Uygun Olan Teknikler Yapılacak Tayin Kabın Tipi Muhafaza Tekniği En uzun Muhafaza Süresi Yüksek derişimde çözünmüş gaz içeren numuneler için, alındıkları yerde analiz

Detaylı

ÇEVRE OLÇUM VE ANALİZLERİ ON YETERLİK BELGESİ

ÇEVRE OLÇUM VE ANALİZLERİ ON YETERLİK BELGESİ C T.C. T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE OLÇUM VE ANALİZLERİ ON YETERLİK BELGESİ : ÖY-48/242/2013 Kapsam Düzenleme Tarihi : : Su, Atık Su, Deniz Suyu, Numune Alma : Adres : ALM Binası Zemin Kat

Detaylı

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica)

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) SİSTEMATİKTEKİ YERİ Takım: Brassicales Familya: Brassicaceae Cins: Brassica Tür: B. oleracea var. italica SAĞLIK VE BESLENME YÖNÜNDEN Brokkoli, A ve C vitamini,

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü ÇEVRE ÖLÇÜM VE ANALİZLERİ YETERLİK BELGESİ EK LİSTE-1/7

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü ÇEVRE ÖLÇÜM VE ANALİZLERİ YETERLİK BELGESİ EK LİSTE-1/7 ÇED, İzin ve Denetim lüğü EK LİSTE-1/7 SU/ ATIK SU 1 ph Elektrometrik Metot TS 3263 ISO 10523 Çözünmüş Oksijen Azid Modifikasyon Metodu SM 4500-O C İletkenlik Elektrometrik Metot SM 2510 B Renk Spektrometrik

Detaylı

MESS Entegre Geri Kazanım ve Enerji San. ve Tic. A.Ş.

MESS Entegre Geri Kazanım ve Enerji San. ve Tic. A.Ş. Sayfa : 1 / 12 1 ATIKLAR İÇİN NUMUNE SAKLAMA KOŞULLARI Parametre Numune Özelliği Numune Türü ICP ile Metal Tayinleri suları vb.), diğer her türlü sıvılar) Mikrodalgada (sıvı) yakılmış Minimum Numune Miktarı

Detaylı

KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR?

KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR? KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR? Prof. Dr. METİN ATAMER Dr. EBRU ŞENEL ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ SÜT TEKNOLOJİSİ BÖLÜMÜ Kaliteli süt üretimi için sağlanması gereken koşullar; Sağlıklı inek Özenli

Detaylı

Üzerinde kontrollü kopya kaşesi bulunmayan basılı kopyalar kontrolsüz dokümandır.

Üzerinde kontrollü kopya kaşesi bulunmayan basılı kopyalar kontrolsüz dokümandır. . /. /2015 Sayın....Üniversitesi MKÜ MARGEM bünyesinde bulunan cihaz ve analiz yöntemleri için EK te belirtilmiştir. Saygılarımla. MARGEM Md. Sayfa: 1 / 9 TOPRAK ANALİZLERİ ph Analizi Toprak 30 50 g İletkenlik

Detaylı

Mineral Maddeler (1)

Mineral Maddeler (1) Mineral Maddeler Mineral Maddeler (1) Mineral maddeler topraktan kökler yoluyla su ile birlikte suda erimiş olarak ve çok azı da havadan alınan besin maddeleridir. C, O ve H; havadan CO 2 olarak ve sudan

Detaylı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/9) Akreditasyon Kapsamı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/9) Akreditasyon Kapsamı Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/9) Deney Laboratuvarı Adresi : Toros Mah. 78178 Sok.No:3/A Aygen Hanım Apt. Altı Çukurova ADANA / TÜRKİYE Tel : 0 322 457 88 67 Faks : 0 322 457 88 28 E-Posta : artek@artekcevre.com.tr

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü SAYI: B100TSH0100004 Konu: Kaplıca Suyu Analizleri ANKARA 17.06.2004/10102. VALİLİĞİNE ( İl Sağlık Müdürlüğü) Çevre ve toplum sağlığının korunması

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla

Detaylı

TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA

TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA 5. YARIYIL KOD DERSLER İş Yükü AKTS K (saat) 0624501 Hidroloji 150 5 3 0624503 Sulama 150 5 3 0624508 Mesleki uygulama 90 3 2 0624509 Sulama Suyu Kalitesi 90 3 3 Seçmeli Ders

Detaylı

Hidroklorik asit ve sodyum hidroksitin reaksiyonundan yemek tuzu ve su meydana gelir. Bu kimyasal olayın denklemi

Hidroklorik asit ve sodyum hidroksitin reaksiyonundan yemek tuzu ve su meydana gelir. Bu kimyasal olayın denklemi KİMYASAL DENKLEMLER İki ya da daha fazla maddenin birbirleri ile etkileşerek kendi özelliklerini kaybedip yeni özelliklerde bir takım ürünler meydana getirmesine kimyasal olay, bunların formüllerle gösterilmesine

Detaylı

TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ

TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığından

Detaylı

SU NUMUNELERİNİN LABORATUVARA KABUL MİKTARLARI, SAKLAMA KOŞULLARI VE SÜRELERİ

SU NUMUNELERİNİN LABORATUVARA KABUL MİKTARLARI, SAKLAMA KOŞULLARI VE SÜRELERİ Alkalinite Alüminyum (Al) Amonyum (NH 4 + ) Anyonlar (Br, F, Cl, NO 2, NO 3, SO 4, PO 4 ) PE veya BC 200 100 Tercihen arazide yapılmalıdır. sırasındaki indirgenme ve oksitlenme reaksiyonları numunede değişikliğe

Detaylı

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Bitkilerin Yapısı Biyoloji Ders Notları A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Karasal bitkiler iki organ sistemine sahiptir. Toprakların su ve mineral alınmasını sağlayan toprak altı kök sistemi ve gövde,

Detaylı

MESKİ MERKEZ SU ANALİZ LABORATUVARI KALİTE YÖNETİM SİSTEMİ

MESKİ MERKEZ SU ANALİZ LABORATUVARI KALİTE YÖNETİM SİSTEMİ 1 ph 2 Sıcaklık 3 İletkenlik Doküman SM 4500 H + B Elektrometrik Metod SM 2550 B Laboratuvar SM 2510 B Laboratuvar 1 / 12 Atık Su 100 ml 30 Dakika 25 Var - Atık Su 100 ml 30 Dakika 25 - - Atık Su 100 ml

Detaylı

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM: GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TEMEL İLKELERİ...1 1. GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TANIMI...3 KAYNAKÇA...6

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM: GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TEMEL İLKELERİ...1 1. GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TANIMI...3 KAYNAKÇA...6 İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM: GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TEMEL İLKELERİ...1 1. GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TANIMI...3 KAYNAKÇA...6 2. GÜBRE-ÜRÜN İLİŞKİSİ...9 KAYNAKÇA...19 3. GÜBRE-ÇEVRE İLİŞKİSİ...23 3.1. Azotlu Gübrelerin

Detaylı

ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ

ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ Sakarya Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Esentepe Kampüsü, 54187, SAKARYA Atomlar Arası Bağlar 1 İyonik Bağ 2 Kovalent

Detaylı

Çizelge 1 Numunelerin muhafazası için genellikle uygun olan teknikler. 100 Nitrik asit ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir

Çizelge 1 Numunelerin muhafazası için genellikle uygun olan teknikler. 100 Nitrik asit ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir Çizelge 1 Numunelerin sı için genellikle uygun olan teknikler Yapılacak tayin Kabın tipi Genellikle kullanılan hacim (ml) ve doldurma tekniği Alüminyum P C Muhafaza tekniği 100 Nitrik asit ile ph 1-2 ndirilmelidir

Detaylı