BURSA ULUDAĞ'DA BELİRLENEN BAZI ZEHİRLİ HAYVANLAR

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BURSA ULUDAĞ'DA BELİRLENEN BAZI ZEHİRLİ HAYVANLAR"

Transkript

1 BURSA ULUDAĞ'DA BELİRLENEN BAZI ZEHİRLİ HAYVANLAR İsmail Hakkı UĞURTAŞ Uludağ Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Görükle - BURSA S. Hakan DURMUŞ - Rıdvan KETE Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi, Biyoloji Eğitimi Bölümü, Buca - İZMİR ÖZET Bu çalışma Bursa Uludağ'da yayılış gösteren zehirli hayvanların taksonomik ve ekolojik özelliklerine ışık tutmaktadır. Çalışılan örnekler için 1990 yıhndan sonra farklı yıllarda, kurbağa, yılan ve eklembacaklıların yaşayabileceği uygun ekolojik ortamlar taranarak türler toplanmıştır. Omurgalılardan kurbağalara ait üç tür (Bufo viridis, Bufo bufo ve Hyla arborea), yılanlara ait dört tür (Vipera ammodytes, Vipera xanthina, Telescopus fallax ve Malpolon monspessulanus) tespit edilmiştir. Omurgasızlardan da Arachnida ve Insecta ordolanna ait örnekler bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Zehirli hayvanlar, taksonomi, ekoloji SOME POISONOUS ANIMALS FOUND İN BURSA ULUDAĞ ABSTRACT This investigation enlightens the taxonomical and ecological characteristics of poisonous animals distributed in Bursa Uludağ. The specimens were collected during in different years after 1990, where a survey of localities with ecological conditions are suitable for the growth of frogs, snakes and artropods. Of the determined vertebrates, 3 were frogs, 4 were snakes. We have determined invertebrates from two order, Arachnida and Insecta. Keywords: Poisonous animals, taxonomy, ecology GİRİŞ Hayvanlar aleminde çeşitli hayvan gruplarına ait bir çok hayvan türü, avlarını yakalamak ya da kendilerini düşmanlarından korumak üzere çok çeşitlilik gösteren zehir bezlerine ve zehirleme aygıtlarına sahiptir. Zehirli hayvanlar insanlar için doğrudan doğruya tehlike oluşturmazlar. Ancak insanlar tarafından rahatsız edildiklerinde, herhangi bir nedenle yuvaları bozulduğunda veya dikkatsizlik sonucu temas edildiğinde insanlar için zararlı olabilmektedirler. Zehirin etkisi ışınlan veya sokulan insanın duyarlılığına, zehirli hayvanın büyüklüğüne, fizyolojik ve psikolojik durumuna bağlıdır. Bunlardan en önemli sayılabilecek olanı zehirin şiddeti, yani toksisitesidir. Bu faktör de hayvanın türüne göre değişiklik gösterir. Hıfsısıhha Enstitüsü'nden aldığımız bilgiye göre, yıllarında yapılan 5162 zehirlenme ihbarının yalnızca 49'u hayvan sokmalarına aittir. Bu zehirlenmelerin hiç birisi ölümle sonuçlanmamıştır. Bursa Devlet Hastanesi'nin arşiv kayıtlarını incelediğimizde 13 hasta 1993 yılında, 3 hasta 1994 de, 1 hasta da 1995'in ilk yarısında yılan ısırmasından dolayı müracaat etmiştir. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Polikliniği'nden aldığımız bilgilere göre, 1993 yılında 2 hasta, 1994 yılında 1 hasta akrep sokmasından dolayı sözkonusu polikliniğe müracat etmiştir. Bugünkü bilgilere göre zehirli hayvan sokmalarından ölenlerin sayısı trafik kazası, iş kazası ya da insanlar arası çatışmalardan ölenlerin ancak çok küçük bir kısmını oluşturmaktadır. MATERYAL VE METOD 1990 yılından itibaren yaptığımız çeşitli bölgelere a- it arazi çalışmaları esnasında numuneler eldivenle yakalanıp, bez torbalarla labortuvara taşındı. Taşınan sürüngenler daha sonra % 5'lik Alkol + Formol karışımı ile tesbit edilerek uygun kavonozlarda % 70'lik alkol içeri- Şekil 1. Vipera ammodytes (Boynuzlu Engerek) Şekil 2. Vipera xanthina (Şeritli Engerek) 3

2 sinde saklandı. Omurgasız örnekler doğrudan % 70'lik alkol içine alındı. Numuneler Uludağ Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Müzesi'nde bulunmaktadır. BULGULAR Bursa Uludağ'da tespit ettiğimiz zehirli havyardan yılanlar, kurbağalar ve eklembacaklılar adı altında irdeliyeceğiz. YILANLAR Vipera ammodytes (Boynuzlu Engerek) Özelikleri: Burun ucu sivri ve bunun üzerinde yukarı doğru kalkık etli bir boynuz vardır; boynuzun üzeri pullarla örtülüdür. Boyları cm'dir. Boyu 90 cm' ye ulaşan erkekler de bulunabilir(l). Sırt taraf kül rengi, sarımsı veya beyazımsı san yahut gri kahverengidir. Bu zemin üzerinde esmer kahverengi zikzak bant bulunur. Her ne kadar bu yılanın tür ismi (ammodytes) kumluk yerlerde yaşadığını gösterir ise de söz konusu tür yanlız kumluk yerlerde değil, bunun aksine daha çok alçak boyu bitkilerle örtülü kuru ve taşlık bölgelerde bulunur. Canlı doğuran bu viper türü; fare, köstebek, küçük kuş ve sincaplarla beslenir. Yakaladığı hayvanı yutmadan önce bir ısırıkla öldürür. Bu zehirli yılan, üst çenesinin sağmda ve solunda hareketli boru şeklinde birer zehir dişi bulundurur ki bunlar; zehir bezleriyle bağlantılıdırlar (Şekil 1)(2.3). Coğrafi dağılışı: Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya'da dağılmışlardır. Türkiye'de Trakya bölgesi, Batı ve Füney Anadolu, Kuzeydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaşadığı tesbit edilmiştir(1.2). Zehir: Neurotoxin, hemorhagische faktörler, proteolitik enzimler, fosfolipaz, hyluronidaz, ölümcül zehirlenmeler olabilir(4). Etki: Solunum merkezini felç eder, hemolitik ve doku tahrip edici reaksiyonlar görülür. Pıhtılaşma bozuklukları ve damar tahribi olabilir. Zehirlenme belirtileri: Çok acı veren ısırıktan sonra iki zehir dişinin izi görülür, bunlar 6 mm aralıklı ve kanamalıdır. Derhal acı hissi başlar, ışınlan kişi sararırken ışınlan bölge kızanr ve şişer. Ağır durumlarda lenf düğümleri şişer ve kişinin genel durum kötüleşir. Korku hali, hızlı nabız, kısa kesik solunum, baygınlık görülür. Birkaç saat sonra ısırık bölgesi etrafından kırmızı-mavi koyu mora kadar değişen halkalar oluşur. Tedavi olmazsa doku harap olur (doku ölümü) ve söz konusu organ kaybedilebilir. Isırma damara denk gelmiş ise solunum merkezi felci veya beyin ödemi sonucu ölüm görülebilir. İlk yardım: Derhal ısınk yeri kalbe doğru bağlanır, fakat venöz kan akışım engellememek gerekir, yani nabız duyulabilmelidir. Bu bağlama bir saatten fazla sürmemelidir ve 20 dakikada bir 1 dakika gevşetilmelidir. Mümkünse buzlu su tatbik edilir. Buna ağrı kesilinceye kadar devam edilmelidir. Yaranın amatör biri tarafından kesilmesi tavsiye edilmez. Sokulan bölgenin sakin bir şekilde tesbit edilmesi (gerekirse tahta desteler kullanılır) ve düz olarak yatınlması gerekir. Kahve ve çay, dolaşımı güçlendirmek için uygundur. Doktor veya en yakın kliniğe dikkatlice sevk edilmelidir. Monovalan yoksa Polivalan yılan serumu kullanılır. Türkiye' de Hoechst firmasınca hazırlanan "Schlangengift" PasteurMerieux firmasınca hazırlanan "İpser Europa Yılan Serumu" eczanelerde satılmaktadır. Aynca Sağlık Bakanlığının ithal ettiği "Avrupa engereği zehiri antiserumu'* Devlet Hastaneleri, ecza depolan ve Numune Hastanelerinde bulunmaktadır. Antijen yapılmadan önce kişinin hassasiyeti değerlendirilmelidir. Antiserum tedavisi hastanın durumuna göre değişiklik gösterebileceği için uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilmelidir. Vipera xanthina (Şeritli Engerek) Özellikleri: Başın uç kısmı sivri, arka tarafı geniş ve boyun kısmı incedir. Total vücut uzunluklan ekseriyetle cm. bazen 1 m'yi aşanlarda olabilir. Sırt tarafın zemin rengi gri kahverengidir. Bu zemin üzerinde iri siyahımsı lekeler bulunur. Lekeler bazen baklava dilimi şeklinde veya yuvarlağımsı bazen de birleşerek zik zak veya dalgalı bir bant meydana getirirler (Şekil 2). Viperax anthina değişik bölgelerin ormansız ve taşlık kısımlannda yaşar. Besinlerini küçük kemirici hayvanlar, kertenkele, kuş ve yılanlar teşkil eder. Avlanmaya gece çıkar. Hareketleri oldukça ağırdır. Mecbur kalmadıkça sokmazlar(2.3). Şekil 3. Telescopus fallax (Kedi gözlü yılan) 4

3 Coğrafi dağılışı: Bu tür Anadolu ve Batı Asya'da yayılmıştır. Yurdumuzda Batı, Orta, Güney ve Doğu A- nadolu bölgelerinde bulunur. Zehir: Hemotoksik ve histolitik bazen neurotoksik(4). Etki, Zehirlenme belirtileri ve ilk yardım: Bak: Vipera ammodytes. Telescopus fallax (Kedi gözlü yılan) Özellikleri: Boyun bariz şekilde incedir. Baş üstü grimsi kahverengi ve üzerinde koyu kahverengi lekeler bulunur. Gövde ve kuyruk üstü gri kahverengi ve iri koyu kahverengi lekelidir. Gövde üstünde ayrı olan lekeler kuyruk üstünde birleşirler. Vücut uzunluğu genelde cm kadardır (Şekil 3). Coğrafi dağılışı: Bu tür Güneybatı Asya'da Balkanlar'da ve bazı Ege Adalarında yayılmıştır. Türkiye 'de Trakya, Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yayılmıştır(2.3). Malpolon monspessulanus (Çukurbaş Yılan) Özellikleri: Alın ve baş ortasında bariz bir çukurluk mevcuttur. Elimizdeki genç numunede başın üstünün ön tarafında plaklar sarımsı kahverengi ve kenarları beyazımsıdır. Plakların aralarında esmer kahverengi lekeler bulunur. Gövde üstü gri kahverengi, siyahımsı küçük lekeli, ayrıca pul kenarlarında seyrek ve ince beyaz çizgiler vardır. Yaş ilerledikçe baş ve gövde lekeleri kaybolur. Koyu temporal şerit bariz şekilde görünür. Total vücut u- zunluğu 2 m'ye kadar ulaşabilir (Şekil 4). Coğrafi dağılışı: Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Batı Asya'da yayılmıştır. Türkiye'de Trakya, Marmara, Ege, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu'da yayılmıştır(2). Şekil 4. Malpolon monspessulanus (Çukurbaş Yılan) Bu iki tür yılan (T. fallax ve M. monspessulanus) yarı zehirli yılanlar grubuna girmektedirler. Bunlarda zehir dişleri uzun olan üst çene kemiğinin arka tarafında bulunur. Bu yılanlar fazla tehlikeli sayılmazlar. Çünkü, yılan ısırsa bile zehir dişleri arkada bulunduğu için çok defa batmaz. Zehir dişlerinin etkili olabilmesi için a- vın ağız içine alınması ve oldukça geriye doğru i- tilmesi gerekir. Kertenkele, kurbağa ve küçük kemiriciler için tehlikeli olabilir. KURBAĞALAR Bufo viridis (Gece kurbağası) Özellikleri: Ağızlarında diş yoktur. Parotid bezleri çok barizdir. Derileri çok pürtüklüdür. Sırt tarafın zemin rengi oldukça değişik olmakla beraber, genel olarak gri veya zeytin yeşili beyazımsıdır. Bunun üzerinde ekseriyetle yeşil renkte lekeler vardır. Karasal ve gececi bir kurbağadır (Şekil 5). Coğrafi dağılışı: Güney İsveç'ten Doğu Fransa'ya kadar bütün Avrupa (Pirene Yarımadası hariç), Kuzey Afrika dahil Akdeniz ülkeleri ve doğuya doğru Moğolistan, Tibet ve Himalaya bölgesini içine alan geniş bir yayılış sahasına sahiptir. Uygun biyotop bulunduğu takdirde Türkiye'nin her tarafında (hem alçak ovalarda hem de yüksek dağlarda) rastlanabilir(5.6): Zehir: Bufotenidin ve Bufoviridin. Etki: Damarları etkiler, tansiyonu yükseltir. Mukoz, deride yanma meydana getirir. Tehlikesi yoktur. Tutulduğunda eller yıkanmalıdır(4). Bufo bufo (Siğilli Kurbağa) Özellikleri: Ağızlarında diş yoktur. Parotid bezler çok barizdir. Derinin üzeri siğilli görünümde ve kabarcıklıkdır. Sırt tarafı genel olarak kahverengidir. Karasal ve gececi bir kurbağadır (Şekil 6). Coğrafi dağılışı: Kuzeybatı Afrika ve Avrupa'dan Doğu Asya'ya kadar geniş bir sahada yayılmıştır. Yurdumuzda Kuzeybatı Anadolu, Trakya, Ege, Karadeniz sahilleri ve Akdeniz bölgesinin sahil kısımlarında yayılmıştır(6). Zehir: Bufotoxin, Bufotalin, Bufotenin. Etki: Bezin salgısı yakıcıdır (asidik). Ağız, burun mukoz tabakasını yakar. Genel olarak amphibi zehirlerinin çıplak deriye zararı yoktur. Fakat bazı türler (Örneğin Batı Hint Adalarından Haiti'de yaşayan Hyla vasta ve Afrika'lı Phrynomerıısus bifasciata insan derisinde iltihaplanmalar meydana getirebilir(5). Hayvanlara el sürüldükten sonra eller yıkanmalı. Çocuklarda deride yanma olacak olursa bol suyla yıkanmalıdır^). Bufo viridis ve Bufo bufo'mm derilerinden elde edilen zehirli salgılar vücut içine enjekte edilirse ölüme sebep olabilir. Bu amaçla yapılan deneylerde, küçük kuş ve kertenkelelerin birkaç dakika soma öldükleri; kobay, tavşan, köpek gibi memelilerin ise bir saatten daha az süre içinde aynı sona uğradıkları belirlenmiştir(5). Hyla arborea (Linnaeus) 1758 (Ağaç kurbağası) Özellikleri: Alt çenelerinde diş yoktur. Parmaklar 5

4 Şekil 5. Bufo viridis (Gece kurbağası) yaprak gibi düz ve kaygan zeminlere tutunabilmesi için uçlarından yassılaşmıştır. Sırt taraf yeşildir. Bu türe has olan yanal şerit siyahımsı renkte olup, karın tarafına doğru rengi açılır. Bu şerit sırta doğru bir çıkıntı yapar. Coğrafî dağılışı: Kuzeybatı Afrika'dan başlayarak Orta ve Güney Avrupa (Güney İsveç dahil) üzerinden Doğu Asya ve Japon adalarına kadar geniş bir bölgeye yayılmıştır(5). Uygun biotop olduğu takdirde bu tür yurdumuzun her bölgesinde bulunabilir. Zehir: Hemolitik etkili, henüz yapısı belli olmayan bir peptid(4). Etki: İnsanlar için tehlikeli değildir. Buna rağmen dokunulduktan sonra eller yıkanmalıdır. ARTROPOTLAR AKREPLER Akrepler ince uzun vücutlu hayvanlardır. Boyları ortalama olarak 5-10 cm arasında değişir. Abdomenleri preabdomen ve postabdomen olmak üzere iki kısma ayrılır. Preabdomen 7 geniş segmentten oluşmuştur. İnce ve yuvarlak bir kuyruğa benzeyen postabdomen 6 segmentlidir. Ucu daima yukarıya doğru kıvrık olan bu bölgenin son segmenti içinde 2 zehir bezi, ucunda da bir zehir dikeni vardır. Sıcak bölgelerde yaşarlar. Genellikle gece hayvanlarıdır. Euscorpius sp. Coğrafi dağılışı: Güney Avrupa, Akdeniz ülkeleri. Balkanlar ve Anadolu. Zehir: Hyaluronidaz(4). Etki: Sokma zararsız olarak tarif edilir. Zehirlenme belirtileri: Sokulan yerde oluşan lokal ağrı arı sokmasındaki ağrı gibidir. Buthus sp. Coğrafi dağılış: Akdeniz ülkeleri, Arabistan, Senegal, Balkanlar, Suriye, Kuzey Afrika ve Anadolu. Zehir: Protein içeren toxin, Hyaluronidaz' 4 '. Zehirlenme Belirtileri: Sokmadan sonra lokal kızarma. Güçlü iğneleyici ağrılar. Daha sonra sokulan yerde duyusuzluk. Terlemeyle gelen genel reaksiyonlar, nabız yavaşlama, 4-6 saat sonra korku ve sükunet kaybı, nabız yükselmesi. Sokmadan 10 saat sonra akciğerlerde ödem oluşabilir. İlk yardım: Sokulan bölge NaHCC>3 (Sodyum bi barbonat), KMn04 (Potasyum permanganat) veya bol su ile yıkanır. Hasta ve ışınlan kısım hemen hareketsiz hale getirilir. Sokulan yerin üst tarafından zehirin yayılmasını önlemek için bağlanır. Bu bağ dakikada bir biraz gevşetilir ve tekrar sıkılır. Eğer solunum durmuşsa yapay solunum yaptırılır. Yaranın üzerine soğuk paketler konur. Spesifik akrep serumu enjekte edilir. Ağnyı azaltmak için lokal bir ağrı kesici ışınlan bölgeye enjekte e- dilir. Aspirin, kodein verilir, sakinliğini koruyamayan hastalarda kısa etkili Barbituratlar verilebilir. Hasta sarılır sıcak çay içirilir. Alerjiye karşı önlem alınır. Sekonder enfeksiyonlar için antibiotik tedavisine başlanır. Tüm akrepler gece hayvanları oldukları için bulunduktan bölgelerde hava karardıktan sonra çıplak ayakla dolaşmak tavsiye edilmez. INSECTA'LAR Notenecta glauca (Sırt üstü yüzen) Özellikleri: Boyları 15 cm kadardır. Adım sırt üstü yüzmesi nedeni ile almıştır. Sudan daha hafif olduğu için su üstünde kolayca hareket edebilirler. Sırt tarafı kavisli ve karın tarafına nazaaran daha açık renklidir. Yüzme tüyleri ile kaplı kürek şeklini almış arka bacaklar su altında hareketi sağlar. Hepsi yırtıcıdır. Bacaklarla avı yakalanır, tutulur ve delici hortumla emilir. İnsanları da sokarlar ve oldukça acı verirler. Coğrafi dağılışı: Avrupa, Asya. Yurdumuzda da uygun biotoplarda görülebilir. Zehir: Başka bir sonucu olamayan acı verici bir sokma. Tedavi: Soğutucu bezler ve sekonder bir enfeksiyona sebep olmamak için flaster yapıştınlrr. Nepa cinera (Su akrebi) Özellikleri: Durgun ve yavaş akan sulann diplerinde ve su bitkilerinin içlerinde yaşarlar. Boylan 2 cm kadardır. Yırtıcıdırlar. Orta ve arka bacaklar yürüme ve yüzmeye yararken ön bacaklar iki avı yakalama kolu şeklindedir. Bunlarla avını yakalar ve tutar, delici hortumuyla da emer. Vücudun arka ucundaki iğneye benzer yapı, su akrebinin nefes borusudur. 6

5 Coğrafi dağılışı: Avrupa, Asya. Yurdumuzda da uygun biotoplarda görülebilir. Zehir: Isırık. Tedavi: Bak. Notenectaglauca. Apis mellifera (Bal arısı) Özellikleri: Vücudu tüylü olan bal arıları genellikle kahverenginin çeşitli tonlanndadırlar. Camsı kanatlan bulunur ve vücudun arka taraflarında bir zehir iğnesi vardır. Coğrafi dağılışı: Dünya'nın her tarafına dağılmışlardır. Zehir: Mellitin, histamin, fosfolipaz A ve hyaluronidaz(4). Etki: Mellitin: Arı zehirinin temel maddesi olarak hemolitik etkisi vardır. Fakat aynı zamanda kalbin çalışması üzerine hem canlandırıcı hem de felç edici özelliktedir. Histamin: Acı oluşturur ve kan dolaşımı üzerinde kan basıncını düşürücü etkisi vardır. Fosfolipaz A ve Hyalurodinaz proteinlerdir ve antijenik etkileri vardır. İnsanda her sokmada 0,1 mg kuru madde vücut içine girer. Aşağı yukarı 5 an sokması toksik etki yapar. 40 sokuşta hastanın durumunda ağırlaşma görülür. Ölümle neticelenmesi için 50'nin üzerinde sokmanın gerçekleşmesi gerekir. Fakat çok duyarlı şahıslarda bir arının sokması bile akut anafilaktik alerjik reaksiyona yol açar ve ö- lüm görülebilir. Zehirlenme belirtileri: Yerel kaşıntı, yangı, iltihabi kızarma, şişme, güçlü ağrılar oluşur. Boyun civarındaki ya da bronşlar civanndaki sokmalarda tehlike artar. Bu da genellikle tatlı sıvı içeceklerin içine düşen arının yanlışlıkla içilmesi sonucu bu bölgede oluşan sokmalarda (içerden) olur. Böyle durumlarda yutak bölgesindeki mukoz tabakasında oluşan şişmeler boğulmalara neden olabilir. Bulantı, muhtemelen kusma, 39,5 C'ye kadar ateşin yükselmesi ve buna bağlı olarak titreme hissi, baş ağnsı ve günlük atılan idrar miktarında azalma, solunum yetmezliği, nabızda artma, tansiyon düşüklüğü görülebilir. Diğer genel belirtiler, kaşıntı, allerjik astım gibi ağır durumlarda dolaşım bozukluğuna bağlı olarak bayılma meydana gelebilir. Çoğunlukla bu durum saat i- çinde normale döner. Fakat buna rağmen anafilaktik bir reaksion tehlikesi de baş gösterebilir, ağır şok belirtileri, akciğer ödemi ve kalp durması sonucu ölüm oluşur. İlk yardım: Pens veya cımbız gibi bir alet yardımıyla iğne çıkarılmalıdır. Fakat bu arada dikkat edilmesi gereken husus bu işi yaparken henüz iğnenin ucunda takılı olan zehir kesesinin patlamasını önlemek için baskı uygulamamakdır. An tarafından sokulan kişinin ilk bir kaç saat içinde yanlız bırakılmaması gerekir. Ağız ve boğaz Şekil 6. Bufo (Siğilli kurbağa) yollarında ve yemek borusu civanndaki sokmalarda, o bölgedeki şişmeyi önlemek için hemen yudum yudum buzlu içecekler veya buzlu şekerler emilmelidir. Çok sayıdaki sokmalarda genel semptomlarda artma yada çok hassas kişilerde ve çok sayıdaki arı sokulması durumunda hemen bronşitik etki yapan aeresoller verilmeli (örneğin; adrenalin). Bunu ihtiyaca göre 35 dakikada bir tekrarlanmak gerekir. Bunun haricinde hemen kortizon tabletlerinden alınması önerilir. Gerekli durumlarda hastaneye gönderilmesi ve hasta gönderilirken yolda da hastanın sürekli olarak gözlenmesi gerekir. Çünkü bazı durumlarda sun'i teneffüs ve kalp masajı gerekebilir. Solunum yollan civannda bir şişlik oluşmuşsa ve bu şişlik solunumu engelleyecek seviyeye ulaşmışsa solunumu rahatlatmak amacıyla solunum yollannda bir delik açılır. Akciğer ödemi görüldüğü durumlarda oksijen vermek gerekir. Dolaşım bozukluğuna bağlı baygınlık durumu varsa şok tedavisi uygulanır. Vespula ve Polistes (Yaban Arıları) Özellikleri: Yaz aylannda açıkta yemek yerken masamızın eksilmeyen konuğu olan bu hayvanlar birçok türle dünyanın her yerine yayılmışlardır. Ülkemizde yaşayanlan genellikle siyah-san, kırmızı-san renkleriyle hemen tanınırlar. Sokucu iğneleri bal arılarmdakilere benzer yapılmıştır. Diş şeklinde geriye dönük kanca bunlarda çok küçük ve ince olduğundan soktuktan sonra iğnelerini sadece böceklerden değil, keza memelilerin derisinden de herhangi bir zarara uğramadan geriye çekebilirler. Bu nedenle defalarca sokabilirler. Bu sevimsiz sarı-siyah böceklerin bile ekosistemimizde belirli bir yerleri vardır ve direkt olmasa bile in- 7

6 sanlara faydalıdırlar. Açık havada tatlı yiyecekler yerken dikkat edilmesi gerekir. Özellikle tatlı yiyeceklerle dolu bardak gibi kaplar örtülmelidir. Çünkü yemek yerken veya içerken ağız, yutak civarının yaban arısı tarafından sokulması durumunda bilhassa alerjisi olan şahıslarda tehlike oluşturabilir. Yaban arısı toplulukları da sonbaharda ölürler ve sadece yeni yumurtadan çıkan genç kıraliçeler kışı geçirip bir sonraki ilkbaharda yeni koloniyi oluşturmaya başlarlar. Coğrafi dağılışı: Pek çok tür geniş dağılış gösterir. Zehir: Histamin, Serotonin, Yaban ansı kinini, Fosfolipaz B, Acetilkolin(4). Etki: Bak: Bal arısı. İlk Yardım: Bak. Bal arısı. Yaban ansı sokmasında iğnenin çıkanlmasına gerek kalmaz. Çünkü yaban anlannın iğnelerini çekecek kadar kas gücü vardır. Aynca iğnenin dişlerinin daha ince olması buna yardım eder. Yani yaban arısı bal arısı gibi iğnesini soktuğu yerde bırakmaz. Bu nedenle de birden fazla sokabilir. Culex pipiens (Sivrisinek) Özellikleri: Yaz geceliri her yerde bulunan, özellikle ışıklar söndürüldükten sonra insanlardan kan emen ve vızıltısı ile sürekli rahatsız eden bu hayvanları tanımayan yoktur mm. boylannda, ince vücutlu, belirsiz renkli, uzun, ince bacaklı olan bu hayvanların erkekleri bitki özünü besin olarak alırken, dişileri kan emer. Dişilerin kan emmesi yumurtalann gelişmesi için gereklidir. Sivrisineğin sokucu hortumu insan derisine girdiğinde, kanın pıhtılaşmasını önleyen bir madde yaraya akıtılır. Coğrafi dağılış: Dünya'nın uygun olan her tarafına dağılmışlardır. Çoğunlukla sulann yakınında çok rahatsız edici olabilirler. Yaz mevsiminde sabahlan ve akşamlan uçarlar, hava kapalı ise gündüzleri de uçabilirler. Zehir: Kanın pıhtılaşmasını önleyen maddeler Etki: Sokmanın farkedildiği andan itibaren şiddetli kaşınmayla beraber kabarma oluşur. Bu rahatsız edici kaşıntı hali gün boyunca sürebilir. Tedavi: İsabet eden bölgenin iyice temizlenmesi. Kaşıntı sonucu oluşacak enfeksiyondan korunmak için yara bandı yapıştınlabilir. Kan emilen yerde rahatsız edici kaşıntıların meydana gelmesinden öte; sıcak ülkelere gittikçe sıklığı artan, birçok hastalığın bulaşmasını da sağlarlar. Bunlar, sıtma, sarı humma, filariosis. ensafalit ve bazı virütik hastalıklardır. SONUÇ Yılan, akrep ve böcek sokmalan, Ege, Akdeniz sahili, Marmara ve Güneydoğu Anadolu'da yaşayanlar için daha sıklıkla karşılaşılan bir problemdir. Yurdumuzdaki türleri dünyadaki türlerle kıyasladığımızda şanslı olduğumuzu söyleyebiliriz. Çünkü Türkiye'deki türler daha az zehirlidir. Bu hayvanlar normal şartlarda insanlar için bir tehlike oluşturmazlar. Ancak doğa merakı, araştırma ya da tatil için kırsal alanlara çıkan kişilerce bilmeden rahatsız e- dildiklerinde tehlikeli olabilmektedirler. Özellikle çocuklar daha büyük tehlike altındadırlar. Korunmak için bu türlerin çok yaşadığı yerlerde özel önlemler almak ve daha dikkatli davranmak gerekir. Zehirlenmelerde ilk tıbbi bilgilerin elde edilmesi ve antiserum sağlanması için üniversitelerin zehir danışma merkezleri bulunmaktadır. Bu berkezlerin işler olmadığı yerlerde Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzı Sıhha Enstitüsü Merkez Başkanlığı Zehir Danışma Merkezine başvurulmalıdır. Telefon numarası dür. Aramak ücretsizdir. Merkeze, düşündüğünüz zehirlenme tablosu veya teşhis konamayan klinik bulgu ve belirtiler iletilirse, gerekli bilgiler kısa süre içinde aktanlmaktadır. Adresi: Zehir Danışma Merkezi Refik Saydam Hıfzı Sıhha Enstitüsü Merkez Başkanlığı Cemal Gürsel Cad. No: Sıhhiye-ANKARA KAYNAKLAR 1. Baran, İ., Türkiye yılanlarının taksonomik revizyonu ve coğrafi dağılışları. TÜBİTAK Yayınlan No: 309, T.B A.G. Seri No: 9. Ankara 177 pp, Başoğlu, M., Baran, İ., Türkiye Sürüngenleri Kısım II Yılanlar, Ege Üniv. Fen Fak. Kitaplar Serisi., No: 81, İzmir, Boulenger, G.A.: On the geographical races of Vipera ammodytes. Ann. Mag. Nat. Hist. London. (8) 11: , Altman, H., Giftpflanzen Gifttiere, BLV Verlagsgesellschaft, GmbH, München, Özeti, N., Başoğlu. M.; Yılmaz, İ., Türkiye Amfibileri, Ege Üniv. Fen Fak. Kitaplar Serisi No: 151. pp (İkinci baskı). 6. Çaydam, Ö., İzmir'de bulunan anura türlerinden Bufo bufo, Bufo viridis (Buffonidae), Rana ridibunda (Danidae), Pelobates syriacus (Pelobatidae) ve Hyla arborea (HylidaeÇma üreme biyolojisi üzerinde araştırmalar, Ege Üniv. Fen Fak. İlmi Rap. Ser. No. 198, 1-22, Çağlar, M., Omurgasız Hayvanlar II. Kısım, İstanbul Üniv. Yayınlan Sayı 110, İstanbul,

Travmalı hastada yaklaşım ve İlk yardım. Prof.Dr. Turgut İPEK

Travmalı hastada yaklaşım ve İlk yardım. Prof.Dr. Turgut İPEK Travmalı hastada yaklaşım ve İlk yardım Prof.Dr. Turgut İPEK Travma Epidomiyolojisi Tüm yaş grublarında 4.sıklıkta ölüme neden olur. 34 yaş altında diğer hastalıkların tümünden daha fazla ölüme neden olur.

Detaylı

T.C. TEMEL İLKYARDIM UYGULAMALARI EĞİTİM KİTABI

T.C. TEMEL İLKYARDIM UYGULAMALARI EĞİTİM KİTABI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLKYARDIM VE ACİL SAĞLIK HİZMETLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI TEMEL İLKYARDIM UYGULAMALARI EĞİTİM KİTABI H. Fazıl İNAN* Zülfinaz KURT** İlknur KUBİLAY***

Detaylı

İLK YARDIM TALİMATI A-

İLK YARDIM TALİMATI A- İlk Yardım Talimatı İLK YARDIM TALİMATI A- İlk Yardımın Genel Maksadı: Ani olarak hastalanan veya kazaya uğrayan kimseye tıbbi tedavisi yapılana kadar kaza yerinde anında yapılan, hayat kurtarmaya yönelik

Detaylı

TEDAVİ YÖNTEMLERİ KBEN SAĞLIK MERKEZİ

TEDAVİ YÖNTEMLERİ KBEN SAĞLIK MERKEZİ DR. Ali AKBEN Nörolojik Hastalıklarda TEDAVİ YÖNTEMLERİ KBEN SAĞLIK MERKEZİ DR. ALİ AKBEN 1 957 yılında Kahramanmaraş ta doğan Ali Akben; ilk, orta ve lise tahsilini burada tamamladı. İstanbul Üniversitesi

Detaylı

LİSE ÖĞRENCİLERİNİN İLK YARDIM TEMEL UYGULAMALARI İLE İLGİLİ BİLGİ VE DENEYİMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

LİSE ÖĞRENCİLERİNİN İLK YARDIM TEMEL UYGULAMALARI İLE İLGİLİ BİLGİ VE DENEYİMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI LİSE ÖĞRENCİLERİNİN İLK YARDIM TEMEL UYGULAMALARI İLE İLGİLİ BİLGİ VE DENEYİMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Hemşire

Detaylı

KÜNYE. Deutsche AIDS-Hilfe e.v. Wilhelmstr. 138, 10963 Berlin Internet: www.aidshilfe.de E-Mail: dah@aidshilfe.de. 3., überarbeitete Auflage, 2008

KÜNYE. Deutsche AIDS-Hilfe e.v. Wilhelmstr. 138, 10963 Berlin Internet: www.aidshilfe.de E-Mail: dah@aidshilfe.de. 3., überarbeitete Auflage, 2008 TÜRKISCH KÜNYE Deutsche AIDS-Hilfe e.v. Wilhelmstr. 138, 10963 Berlin Internet: www.aidshilfe.de E-Mail: dah@aidshilfe.de 3., überarbeitete Auflage, 2008 Bestellnummer: 022002 Textgrundlage: Jan-Hendrik

Detaylı

ĠLK YARDIM DERS NOTU. VÜCUDUN TANIMI, ÖNEMLĠ iġlevlerġ VE ĠLK YARDIM TARĠFĠ

ĠLK YARDIM DERS NOTU. VÜCUDUN TANIMI, ÖNEMLĠ iġlevlerġ VE ĠLK YARDIM TARĠFĠ ĠLK YARDIM DERS NOTU DERSĠN AMACI: Sürücülere sağlıklarını korumayı, olası her hangi bir kaza durumunda yaralananlara ilk müdahalenin nasıl yapılacağı ve neler olacağını, kısaca hayat kurtarmayı öğretmek.

Detaylı

EKOLOJİK DENGE VE YOK OLAN DEĞERLERİMİZ

EKOLOJİK DENGE VE YOK OLAN DEĞERLERİMİZ Çevre Dergisi EKOLOJİK DENGE VE YOK OLAN DEĞERLERİMİZ Ak.Uzm. Süleyman BAŞLAR - Nurettin ŞAHİN D.E.U. Buca Eğt. Fak. Biyoloji Anabilim Dalı, İZMİR Anahtar Kelimeler: Ekolojik Denge, Biyolojik Çeşitlilik

Detaylı

Bir damla su. Bu kitap Hazar Arıtım ın emek ve katkılarıyla hazırlanmıştır. Ali Polat

Bir damla su. Bu kitap Hazar Arıtım ın emek ve katkılarıyla hazırlanmıştır. Ali Polat Bir damla su I Bu kitap Hazar Arıtım ın emek ve katkılarıyla hazırlanmıştır. Ali Polat Bir Damla Su ALİ POLAT Bu yapıtın tüm hakları saklıdır. Yazarın izni olmadan yapıt yeniden basılamayacağı gibi kayıt,

Detaylı

Sürvey Talimatları Klavuz El Kitabı

Sürvey Talimatları Klavuz El Kitabı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Sürvey Talimatları Klavuz El Kitabı Keşif-Sınırlandırma-Değerlendirme B i t k i S a ğ l ı ğ ı v e K a r a n t i n a D a i r e B a ş

Detaylı

İLK YARDIM MODÜLLERİ

İLK YARDIM MODÜLLERİ E I L D R T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK EĞİTİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi İLK YARDIM MODÜLLERİ TÝ Ý Ð Ý M GENE L M Ü Ü K L Ð Ü SA Ð Ü ANKARA, 2008 İlk Yardım Modülleri T.C. Sağlık

Detaylı

HATAY DA ON SICAK GÜN

HATAY DA ON SICAK GÜN HATAY DA ON SICAK GÜN EDĐTÖR YAŞAR ERGÜN MUSTAFA KEMAL ÜNĐVERSĐTESĐ YAYIN NO:19 ISBN:975-7989-25-8 Yaşar Ergün, 1969 da Gaziantep te doğmuştur. Aydın Ortaklar Öğretmen Lisesi ve Ankara Üniversitesi Veteriner

Detaylı

TEDAVİ GÖRMÜŞ BAŞ BOYUN KANSERLİ HASTALARDA DİŞHEKİMİNİN YAKLAŞIMI

TEDAVİ GÖRMÜŞ BAŞ BOYUN KANSERLİ HASTALARDA DİŞHEKİMİNİN YAKLAŞIMI T.C. Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı TEDAVİ GÖRMÜŞ BAŞ BOYUN KANSERLİ HASTALARDA DİŞHEKİMİNİN YAKLAŞIMI BİTİRME TEZİ Stj. Dişhekimi Gülter Devrim AKYOL Danışman Öğretim

Detaylı

DİŞ HEKİMLERİNİN SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN ETMENLER VE İŞLE İLİŞKİLİ SAĞLIK SORUNLARI

DİŞ HEKİMLERİNİN SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN ETMENLER VE İŞLE İLİŞKİLİ SAĞLIK SORUNLARI T.C. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı DİŞ HEKİMLERİNİN SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN ETMENLER VE İŞLE İLİŞKİLİ SAĞLIK SORUNLARI BİTİRME TEZİ Stj. Diş Hekimi Gökay ÜSTDAL Danışman Öğretim

Detaylı

Bir Fincan Kahvenin Kırk Yıl Hatırı Vardır

Bir Fincan Kahvenin Kırk Yıl Hatırı Vardır KKTC Başbakanı Central Hospital ı Ziyaret Etti KKTC Başbakanı İrsen Küçük ve Eşi Central Hospital ı ziyaret etti. Hastane yönetimiyle bir araya gelen Küçük ile hastane ve sağlık sektörü konularında bilgi

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. AZARGA (10 mg/ml brinzolamid+ 5 mg/ml timolol) steril süspansiyon Göze damlatılarak uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. AZARGA (10 mg/ml brinzolamid+ 5 mg/ml timolol) steril süspansiyon Göze damlatılarak uygulanır. KULLANMA TALİMATI AZARGA (10 mg/ml brinzolamid+ 5 mg/ml timolol) steril süspansiyon Göze damlatılarak uygulanır. Etkin madde(ler) : 10 mg/ml brinzolamid ve 5 mg/ml timolol (6.8 mg timolol maleat olarak)

Detaylı

Yaşar Holding Gıda ve İçecek Grubu yayınıdır. Para ile satılamaz. Ocak 2013 Sayı 32

Yaşar Holding Gıda ve İçecek Grubu yayınıdır. Para ile satılamaz. Ocak 2013 Sayı 32 Yaşar Holding Gıda ve İçecek Grubu yayınıdır. Para ile satılamaz. Ocak 2013 Sayı 32 SÖYLEŞİ Sibel Arna ile oğlu Rüzgar üzerine sohbet SAĞLIKLI BESLENME Vitamin deposu kış meyveleri LEZZETLİ TARİFLER Kışa

Detaylı

saçta bitlenme ne yapmal? kopfläuse...was tun? türkische Fassung

saçta bitlenme ne yapmal? kopfläuse...was tun? türkische Fassung saçta bitlenme ne yapmal? kopfläuse...was tun? türkische Fassung Künye Bu broşür, Federal Sağlık Bakanlığının talimatıyla, Federal Sağlık Bilgilendirme Merkezi (BZgA: Bundeszentrale für gesundheitliche

Detaylı

Son çare miting olmasın!..

Son çare miting olmasın!.. YIL: 4 SAYI: 21 1 TL! YIL: 1 SAYI: 1 7 TL Temmuz - Ağustos 2013 www.tusedad.org SİZİN DERGİNİZ Son çare miting olmasın!.. BAŞKAN DAN İ şimizin kaderi bu, yonca, saman ve mısır silajı derken iki ayı daha

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ALANLAR ORTAK TEMEL YAŞAM DESTEĞİ 720S00047

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ALANLAR ORTAK TEMEL YAŞAM DESTEĞİ 720S00047 T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ALANLAR ORTAK TEMEL YAŞAM DESTEĞİ 720S00047 Ankara, 2011 Bu modül, mesleki ve teknik eğitim okul/kurumlarında uygulanan Çerçeve Öğretim Programlarında yer alan yeterlikleri

Detaylı

Bizde Böbrek Kanseri var

Bizde Böbrek Kanseri var 2011 Baskısı Böbrek Kanseri Derneği Sunar... Bizde Böbrek Kanseri var Hastalar ve aileleri için pratik bir rehber. Böbrek Kanseri Derneği KidneyCancer.org ÖNSÖZ Hastalar, aileleri ve bakıcıları için hazırlanmış

Detaylı

EDİRNE ŞEHİR MERKEZİNDE Kİ SON TRİMESTER GEBELERİN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ, YAŞAM KALİTELERİ, KAYGI DÜZEYLERİ

EDİRNE ŞEHİR MERKEZİNDE Kİ SON TRİMESTER GEBELERİN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ, YAŞAM KALİTELERİ, KAYGI DÜZEYLERİ T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI Tez Yöneticisi Yrd. Doç.Dr. E. Melih ŞAHİN EDİRNE ŞEHİR MERKEZİNDE Kİ SON TRİMESTER GEBELERİN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ, YAŞAM KALİTELERİ,

Detaylı