PazaR. Tarih: 26 Þubat 2012 YIL: (6) SAYI: (357) AFRÝKA NIN ÜCRETSÝZ HAFTALIK EKÝ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "PazaR. Tarih: 26 Þubat 2012 YIL: (6) SAYI: (357) AFRÝKA NIN ÜCRETSÝZ HAFTALIK EKÝ"

Transkript

1 PazaR Tarih: 26 Þubat 2012 YIL: (6) SAYI: (357) AFRÝKA NIN ÜCRETSÝZ HAFTALIK EKÝ

2 2 Pazar 26 Þubat 2012 Pazar Fatsa da kazanmýþtýk aslýnda. Bütün engellemelere raðmen 1979 senesinde kazanmýþtýk. Ama býrakmadýlar. Çünkü onlarýn Türkiye sinde Devrimci Gençliðe deðil Kindar-Dindar Gençliðe gereksinim vardý. Ta 1979 yýlýndan süregelen bir hesaplaþmanýn (moda deyimle rövanþist bakýþýn) tezahürüdür yaþadýklarýmýz. Çünkü 1965 ten beri yükselen devrimci gençliðin üzerinden silindir gibi 12 Mart geçmesine raðmen (ki en yiðit, en temiz, en onurlu, en insan olanlarýmýzý öldürdüler, astýlar, iþkencelerde katlettiler, þöyle demek daha yerinde olur; koca koca üniversitelerin koca koca kampüslerini yerle bir ettiler, bir dakika olsun gözlerinizi kapatýn, bir üniversite kampüsünü düþünün, gençlerini düþünün; ve sonra tamamen yok edildiklerini, ancak Kinci bir Gençliðin iþi olsa gerek) ayakta durmayý baþarmýþ, yeniden örgütlenmiþ, yeniden dirilmiþ ve Halk Yönetimi Mahalle Komiteleri (ki sonra bizden çalarak, Kent Konseyleri kurmuþlardýr, ama kimse Fikri Sönmez gibi yargýlanmamýþtýr, hýrsýz faþizm!) Katýlýmcý Bütçe Katýlýmcý Belediyecilik diyerek halkýn yumruðuyla kazanmayý bilmiþtir. Elbette bu iþi bilenler bu iþi böyle býrakmayacaklardý. Çünkü bugünün projesi ya da Türkiye si için Fatsa yok edilmeliydi. Dev-Genç in deðil Kin-Genç in olacaktý iktidar. Jules Verne Gelecek bugünden yazýlýr demiþtir, ne de doðru demiþtir zira 12 Eylül Amerikan koordineli bir Türk-Ýslam faþizminin uygulandýðý kanlý bir darbe deðildir, ayný zamanda gelecek için tasarlanmýþ bir 1980 projesidir. Gelecek Kin- Genç liðin iktidarýdýr çünkü fazlasýyla Amerikancý ve Ilýmlý-Sermayedar-Ýslam dýr; bunun için gerekli projede anarþist-vatan haini yakýþtýrmalarla (þimdi de anarþist lafýnýn yerini terörist almýþtýr) gerçeði ters-yüz ederek, bütün hak ve adalet duygularýyla oynayarak, gerçek ile yalanýn yerini deðiþtirerek, yeni bir algý ve apolitik diyorlar ben mallaþtýrma diyorum buraya (kusura kalýnmasýn) zira bir kuþak mallaþtýrýlýrken Kin-Genç o kadar mal durmuyordu, onlar çalýþýyorlardý, kýlýktan kýlýða girerek, mesela 28 Þubat 1997 de de 12 Eylül 1980 de de fazlasýyla askerci ve darbe yanlýsý ve hatta pastadan en fazla payý almalarýna raðmen, bugün karþý-darbeci anti-militarist gibi görünmeye çalýþmakta hatta herkesi buna inandýrmaktadýrlar. Sanýrým bu da ta o günden yazýlmýþ bir gelecek tasarlamasýydý. Çünkü, yalnýzca bilmeyen insan, bilmemekten mütevellit fikirsiz duran insan, en çabuk ve en hýzlý unutur. Eðer Ýngilizce bilmiyorsanýz, ve filmi alt yazýlý izliyorsanýz, size çeviri olarak ne yazarlarsa öyle söylüyorlar sanýrsýnýz. Hâlbuki þu güzel çocuklar, Denizler, Mahirler, saymakla bitmezler ki, Terzi Fikriler, hepsi sizin için, halkýmýz için, çocuklarýnýz için, adaletiniz için, daha iyi bir dünyada yaþamanýz için, hep alt yazýyý çevirdiler size, ama nedense siz hep Ýngilizce bilmemeyi marifet sandýnýz. (mal derken çok mu ayýp ediyorum) Eðer faþizmin bir dili varsa önce unutturmaktýr çünkü unuttukça daha az konuþur ve daha az sorgularsýnýz sonra da gerçek dilin söylediklerini deðiþtirip alt yazýda bambaþka bir dil yaratmaktýr. Ýþte o bambaþka dil unutma ile bir araya geldiði zaman faþizm olur. Çok uzaða deðil, yakýna gelin, Kürtler için uydurulmaya çalýþýlan dil acaba neyin dilidir? Fatsa bu ülkede, ya da dünyanýn herhangi bir ülkesinde, insanca düþünebilen ve insanca akýl edebilen herkesin onurlu belediyesiydi. Þunu da demeyi borç bilirim ki, Türkiye de belediyecilik yalnýzca bir kere 79 yýlýnda ve Fatsa da yapýlmýþtýr, gerisi hava-cývadýr, zira öyle halkýn falan seçtiði iþler-kiþiler falan tamamen safsatadýr. Bakýn, neden Dev-Genç ve Fatsa yok edilmeliydi, neden Kin-Genç iktidarý ele almalýydý, neden Bizim Çocuklar Yapamadý (Ertuðrul Mavioðlu nun harika bir kitap ismidir, öyle güzel hikâyeler vardýr ki kitapta, öyle güzel okur insan) neden Onlarýn Çocuklarýna Yaptýrdýlar anlatalým. Ya da TC Baþbakan ýnýn desturuyla buyurduðu üzere býrakalým tinerci mi olsunlar sözüne atfen, bu tinerci çocuklar (þunu da açalým da kaypaklýk olmasýn, TC Baþbakaný burada, tinerci sözüyle komünistlere gönderme yapmaktadýr, zira TC Baþbakan ýnýn bir metni bir de alt metni vardýr, yani tinerci dediðinde pek zekâ-üstü habercilerin ekranlara tinerci çocuk çýkarmasýna gerek yoktur zira ziyandýr bu yaptýðý.) neler yapmýþlar Fatsa da biraz görelim, mesela Belediye seçimleri yapýlmadan önce aday Fikri Sönmez þunlarý söylüyordu: Biz devrimciler halkýn kendisinin Söz ve Karar Sahibi Olduðu bir belediyecilik anlayýþýný savunuyoruz. Ve diyoruz ki: Belediyede Halk Yönetimi. 7 mahallesi olan Fatsa, yerleþim ve toplanabilme özelliklerine, ihtiyaçlarýn kolayca karþýlanabilme koþullarýna göre 11 birime ayrýldý. Her birim, nüfusuna göre üç ile yedi arasýnda Halk Komitesi temsilcisi seçti. Mahallelerde halkýn katýldýðý toplantýlarda belediye çalýþma programý taslaðý tartýþýldý. Halk Komiteleri, esas olarak mahallelerde yapýlan toplantýlarda kararlaþtýrýlan belediye hizmetlerini yürütecek, halkýn yakacak, gaz vb. ihtiyaçlarýný rayiç fiyatlarla eþit olarak daðýtýmýný saðlayacak, mahallelerin yol, su, elektrik, kanalizasyon vb. belediye ile ilgili her türlü sorunun çözümünde Söz ve Karar Sahibi olacaklardý. Birimlerde yapýlan halk toplantýlarýna Belediye Baþkaný, belediye çalýþanlarý, Halk Komite Üyeleri de katýlýyorlardý. Terzi Fikri Belediye Baþkaný olduðunda, Fatsa sokaklarý müteahhitlerin keyfince sürdürülmüþ plansýz kanalizasyon çalýþmalarý nedeniyle köstebek yuvasýna dönmüþtü. Her yer çamur içindeydi. Kenti sivrisinekler istila etmiþti. Kolera salgýnýndan onlarca insan ölmüþtü. Belediyenin kasasý tamtakýrdý ve belediye çalýþanlarý 7 8 aydýr maaþlarýný alamamaktaydýlar. Yað, þeker, sigara, benzin karaborsadaydý. Esasen, küçük bir Türkiye portresiydi: Bütün bu görülen resim büyütüldüðünde Türkiye oluyordu, Fatsa ya her türlü engele raðmen halkýn iktidarýna ve gerçek demokrasinin inþasýna kimse izin vermezdi, vermediler de, o zaman Bir iki üç Daha çok Fatsa düþü elle tutulur olmaya baþladýðý için, maazallah bu tinerci çocuklar baþarýrlarsa ; kendi filmlerini kendi alt yazý dili ile kimseye satamayacaklardý, izin vermediler de Reþat Akkaya Ordu Valisi olduktan sonra, Fatsa ya olan Kinci Nesil saldýrmaya devam etti, Çorum Saldýrýsý bile faþizme yetmiyordu, Süleyman Demirel bütün kiniyle yönün ne olacaðýný gösteriyordu adeta: Çorum u býrak Fatsa ya bak diyordu. Çorum da olanlar, Maraþ ta ne olduysa öyle oldu, bir hamleyle unutulmaya çabalandý, yalan haberler düzüldü, o kadar zekâ seviyesi düþük haberler yapýldý ki, Fatsa ya giriþ çýkýþlar pasaportla ya da Fatsa kendi ordusunu kuruyor denildi, bu da çok güzel mesela Fatsa Moskova ya baðlanmak istiyor. (Hala daha Türkiye medyasýnýn zekâ seviyesi ayný çizgide deðil mi? Ve bu zekâ düþüklüðüne bu halk itimat ettirilmiyor mu? Bu halk da etmiyor mu?) Fatsa düþürülmeliydi, çünkü 24 Ocak Kararlarýnýn yürürlüðe girmesi için devrimci muhalefet ezilmeliydi, 24 Ocak Kararlarý 12 Eylül den sonraki Türkiye nin de emperyalist önergesiydi, Fatsa düþürülmeliydi, çünkü Dev-Genç in yerine Kin-Genç konulacaktý. Çünkü 90 lara gelindiðinde akýldan aðdalýpürüzsüz-tüysüz bir nesil isteniyordu, çünkü onlarý Kin-Genç yönetecekti ve onlarýn hiçbir þey bilmemesi lüzumdu. Ama 90 larda bir þey oldu, ah o Kürtler, zalim Kürtler Terzi Fikri mahkemedeki savunmasýnda býrakalým da tinerci mi olsunlar sözüne karþýlýk o zamandan bu zamana þöyle cevap veriyordu: (Bizim de tarihimiz var baþbakan, bizim de tarihimizin dili) Belediye çalýþanlarýný disiplin altýna almýþýmdýr. Yani, Fatsa da belediye çalýþanlarý onurlarýný yitirmiþti. 7 8 ay maaþ alamayan belediye görevlileri, Pazar Sahibi: AFRÝKA Yayýncýlýk Limited Editör: Faize ÖZDEMÝRCÝLER Dizilip Basýldýðý Yer: AFRÝKA Yayýncýlýk Limited Tesisleri Matbaa Teknikeri: Bünyamin NAZÝK Görsel Tasarým: Ýlter YÜKSEL & Erdem YORGUNOÐLU Web:

3 26 Þubat 2012 Pazar Pazar 3 Ve Tinerci Fikri Sönmez, belki de hayal ettiði düþünü kurduðu insanlarý da kuruyordu Türkiye nin Fatsa sýnda ama Fatsa nýn Türkiye sine izin yoktu. Tiner çekmeden kurulacak cümleler deðil Terzininkiler, ama þimdilerde Beyefendi izin vermiþtir diyen vekiller var, ne yazýk. çalýþanlarý piyasada gezemez durumdaydýlar. Bakkala, kahveye, manifaturacýya ve çeþitli yerlere borçlandýrýlmýþtý. Ve borçlarýndan dolayý belediye görevlerini, belediyenin uygulamak istediði þeyleri bu memurlar, bu çalýþanlar, götürememekteydi. Çünkü borçlu olduðu adamýn kapýsýna gidip onun yasadýþý davranýþýný engelleyici bir davranýþa ve cezai yönüne, ikna yoluna gidememekteydi. Çünkü belediye personeli borçluydu. Bundan dolayý da durumlarý görev getirmelerine el vermiyordu. Tam da 24 Ocak kararlarýnýn istediði gibi deðil mi, 12 Eylül den sonra Özal siyasetinin benim memurum iþini bilir zihniyetinin ucubeliði deðil mi? Çünkü insanlarýn aklýný, zihnini, kalbini satýn aldýðýnýz zaman bile yerine koyabileceðiniz þeyler vardýr, ama insanýn onurunu bir kez ondan aldýðýnýzda ve buna alýþtýrdýðýnýz da artýk onun yerine kendi istediðiniz her þeyi koyabilirsiniz, Özal Anayasasý budur, Özal ýn TC de yenilikçiliði budur, Özal ýn yarattýðý gençlik de budur, o gençlik bu çocuklarý büyüttü, palazladý iþte, þimdi iktidardalar ve durmadan Özal ýn o büyük hayalini bize satmaya çalýþýyorlar Bir elinde Kur an bir elinde bilgisayar Evet, oldu, Kin-Genç iktidarda! Biraz geriye doðru yaslanýp uzaktan resme baktýðýmýzda neden Fatsa engellendi, neden 24 Ocak Kararlarý düþünüldü, neden 12 Eylül oldu, neden Özal ve neden Demirel ve neden Çiller ve neden Tayyip, hepsi çorap söküðü gibi gelmiyor mu, sen nesin peki, tiner vereyim çeker misin? Katýlýmcý Yönetim anlayýþý Mahalle Komitelerinden ibaret deðildi. Tinerci Fikri Sönmez den devam edersek þöyle der: Belediye nin aldýðý tüm kararlar halkla tartýþýlmýþtýr; halkýn onayý olmadan hiçbir iþ belediye tarafýndan yapýlmamýþtýr. Tek cümleyle halk belediyede söz ve karar sahibi kýlýnmýþtýr. Demokrasinin gereði budur. Fatsa nýn tüm Türkiye olduðunu hayal eder misiniz? Peki, o zaman, bütün kurumlarýn emperyalizmin kucaðýna peþkeþ çekilebilir miydi? Sana sorulmadan, senin boðazýndaki lokman çalýnarak, hatta doðmamýþ çocuðunun boðazýndaki lokmadan çalýnarak, kýyýlarýn bir gecede el âleme satýlýr mýydý? Emperyalizm böyle rahat at koþturur muydu? En mühimi, tinerciler gibi sen de söz ve karar sahibi olsaydýn, yani bilinçli olsaydýn, elin ayaðýn kalbin dokunsaydý, bilerek fikir üretseydin yani onlarýn bir lafýna inanarak böyle kolay iman eder miydin? Terzi Fikri bunun için öldürüldü. Dev-Genç bunun için idamlardan, katliamlardan, cinayetlerden, ölümlerden geçti. Seni her gün öldürüyorlar, dirhem-dirhem, nefes aldýkça ölüyorsun ne yazýk insan iþi deðil ama öyle; onlar sen ölmeyesin diye bir kere ve çabucak öldüler, sen hiç ölmeyesin diye her kere ve yavaþyavaþ ölüyorsun, ne yazýk! Ve Tinerci Fikri Sönmez, belki de hayal ettiði düþünü kurduðu insanlarý da kuruyordu Türkiye nin Fatsa sýnda ama Fatsa nýn Türkiye sine izin yoktu. Tiner çekmeden kurulacak cümleler deðil Terzininkiler, ama þimdilerde Beyefendi izin vermiþtir diyen vekiller var, ne yazýk. Ne çekiyorlar bilmiyorum bu cümleyi kurarken (Özal kimyasalýyla yapýlan golcüden bu kadar cümle; ne olacaktý Metin Oktay zarafeti mi, asla; Metin imiz baþkadýr, Metin imiz tiner kokar zamanlarýn golcüsüdür) ama herhalde esas bu cümleler ne güzel bir düþtür, bir kere de düþme de tutun ey halk. Eskiden halk, belediyeye ödediði parayý sormazdý. Memurun para karþýlýðýnda makbuz kesip kesmediðine bile bakmazdý. Çünkü para belediyenin eline geçse de geçmese de kendisine bir yararý olmayacaðýna inanmazdý. Ancak benim dönemimde halk belediyeye giden parayý takip etmeye baþlamýþtý. Çünkü belediyeye giden her kuruþun dönüp ertesi gün kendisine hizmet olarak önüne dikildiðini görmüþtü. Artýk halk, belediye gelirlerinin artmasý için belediye yöneticilerinden daha aktif görev içine girmiþti. Ve bu anlayýþ tüm Fatsa halkýnýn ortak ülküsü haline gelmiþti. Fatsa halkýnýn bu konudaki duyarlý davranýþý sonucunda, benim baþkan olmamdan önce, ekonomik krizden çýkamayan hiçbir yatýrým yapamayan, hatta belediye çalýþanlarýnýn aylýklarýný 7 8 ay hiç ödeyemeyen belediye, benim dönemimde siyasi iktidarýn siyasi ve ekonomik baskýlarýna karþýn, para sýkýntýsý çekmediði gibi, birçok hizmetleri yerine getirmiþ, yeni yatýrýmlara da parayý ayýrabilmiþtir. Bu, Fatsa halkýnýn yönetime katýlýmýnýn küçük bir göstergesidir. Belediyesine giden her kuruþun kendisine hizmet olarak döndüðünü yaþayarak gören, belediye bütçesini, gelir ve giderlerini her an denetleyebilen Fatsa halký, kendi belediyesini sahiplenmiþtir. Kaçak elektrik, kaçak su, rüþvet ve karaborsayý zabýtaya býrakmadan artýk kendisi denetlemiþtir. Fatsa halký belediye bütçesini yalnýzca denetlememekte, Fatsa dan yýllar sonra ancak Brezilya nýn Porto Alegre kentinde 1989 yýlýnda uygulama alaný bulabilen katýlýmcý bütçe anlayýþýný yýllar önce hayata geçirerek, belediye bütçesinin programýnýn bizzat yapýlmasýna da bizatihi katýlmýþtýr. Bugünün deyimiyle tinercilikten o zamanýn deyimiyle anarþistlikten suçlanan Terzi Fikri, hem o zamana hem bu zamana sesleniyor, zira bazen zamanýn dili hep aynýdýr: Ben, gerçek demokrasiyi böyle anlýyorum. Demokrasinin doðrusu budur. Fatsa Belediyesi nde bu demokrasiyi uyguladým. Bu anlayýþýn altýnda baþka þeyler aramak, demokrasiden anlamamak anlamýna gelir. Veya art niyet mahsulü olabilir. Demokrasi düþmaný bazý çevreler bu uygulamalarýmdan rahatsýz olmuþlardýr. Belediyede çýkarlarý bozulmuþtur. Benim baþkan olmamdan dolayý bu çevrelerin ekonomik ve siyasi büyük zararlarý olmuþtur. Bunlarýn rahatsýzlýklarý benim belediye baþkaný olarak toplumsal hizmetleri yerine getirmeyiþimden deðildir. Kendi özel çýkarlarýyla ilgilidir. Þu ana kadar gerek tanýk ifadelerinde, gerekse uydurma birçok belgelere bakýldýðýnda, durum çok net görülecektir. Hiç kimse Fikri Sönmez zamanýnda belediye hizmetleri yapýlamadý, yapýlanlar da taraflý yapýldý, partizanlýk yapýldý, yolsuzluk yapýldý, adam kayrýldý, rüþvet olayý oldu diyemez Biz Türkiye nin Fatsa sýndayýz Terzi Fikri, senin elin deðmedikçe de bir kere bile dikiþ tutmadý bu demokrasi illeti. Biz Türkiye nin Fatsa sýndayýz Terzi Fikri, demokrasiden de kardeþçe yaþamaktan da, onurlu insan olmaktan da anladýðýmýz budur. Bunu anlamaktan da vazgeçmeyeceðiz. Çünkü tarihte susturulanlar var, unutturulanlar var, öldürülenler var, ama sözünüz var sözünüzden geliyoruz. Unutmadýk. Silmedik. Hatýrlýyoruz. Fatsa olmayacak onlarýn kindar-dindar Türkiye lerinde. Fatsa olmasýn diye olacak 24 Ocak Kararlarý. Çorumlar, Maraþlar, 1 Mayýs 77 ler, senin anladýðýn demokrasi olmasýn diye olacak. Senin yaratmak istediðin insan hamurundan kimse fýrýn yapmaz, çünkü onlarýn ekmeði kendilerine. Bir tek ateþlerini veriyorlar hep bize! Onlarýn tok karný biraz daha büyüsün diye aç dünyanýn dörtte üçü. Dünyanýn dörtte üçüne ayný filmi baþka-baþka alt yazýlarla izlettiriyorlar. Her þey devriliyor, bütün tarih, yýkýlmayan tek bir þey yok, sanayi devriminden bu yana, bir tek emperyalizmin kollarý devrilmiyor, kapitalizm yýkýlmýyor bir tek, yoksa, bunlar gider baþkasý gelir, baþkasý gider öbürü gelir, ama emperyalizm bir tek devrilmiyor, bunu ne zaman sorgulayacak insan? Fikri Sönmez in hasta yüreði çektiði acýlara, yapýlan zulümlere ve gördüðü iþkencelere dayanamayarak 4 Mayýs 1985 tarihinde Amasya Cezaevi nin saðlýksýz koþullarýnda duruverdi. Henüz 47 yaþýndaydý Ve 12 Eylül cinayetlerine bir halka daha eklemiþti. Fatsa mýz vardý bizim, Fatsa niye yok þimdi, ya da bütün doðrularýmýz neden topraðýn altýnda, ve neden bu coðrafyada kardeþ düþünen herkesin tek bir belediyesi ve belediye baþkaný var, ve dünyanýn Fatsa sýnda Dev-Genç lerimiz neden öldürüldü, ve neden sen bir yanýnla -insan kere düþünme insanlýðýndan yani, dur hesaplama; matematik anlamaz bir insanlýk hesabý bu- Fatsalý da olduðunu bilmiyorsun, ey yapýþkan-unutkan ey sen? Sen kendi ellerinle kendi insanlýðýnýn heykelini dikene kadar, Fatsalýsýn, ve diktikten sonra da Terziyi ve Terzi nin Fatsa sýný çok özlüyoruz Belki de Edip Cansever in dediði gibidir tam da, bu coðrafyanýn kederli þiirinin öyküsü: Derin, sessiz, iyi böylece/ Güz, ölülerini býrakan kuþlar/ Yer kalmadý acýya ülkemizde/ Derin, sessiz, iyi böylece/ Gün ortasý alacakaranlýk bakýþlar/ Bir buluþma yeridir þimdi hüzünlerimiz/ Biz o renksiz, o yalnýz, o sürgün meduzalar/ Asar söylediklerimizi çeker gideriz/ Ülkemiz, topraðýmýz, her þeyimiz/ Kýyýsýnda camlarýn bozbulanýk rakýlar/ Çizeriz yeryüzünü kaygýsýz ayaklarla/ Yüzümüzdür bir yaðmur aðýrlýðýnca düþer/ Sonra pek anlamadan içkiler ne çabuk biter/ Ne kadar konuþursak o kadar sessizlik olur/ Adýmýzý sorarýz birine, o bize adýný söyler./

4 4 Pazar 26 Þubat 2012 Pazar Yapýþkaný tutmaz olur o zarfýn bir daha Sapsarý yapýþkan bir tarih bulaþmýþsa Cümlelerin koynuna Açýlýr boynu giderken uzaða Tutulur soðuktan Sert, kaya... Kendi bayraklarýný çekip, kendi devletlerini kuran, inþa ettikleri kalebentlerle de kendilerini geçilmez, girilmez kýlan insanlar çoðalýrken, kâh yürüyor, kâh koþuyorum. Koca adýmlý olanlar benden dýþarý, küçük adýmlýlarsa benden içeri olanlar oluyor fazlalýkla Koca adýmlýlarla yol almalarýn, nefes arasýna, duraklarýna bir türlü varýlamazken, geçen o koca zamanýn da farkýna varýlamaz kolaylýkla. Bazen bir fotoðraf, bazen tanýdýk bir çift göz, bazen bir kitap, bazen de gelen bir mektup diyecektim ki vaz geçtim çünkü, artýk mektuplar da gelmez oldu kapýmýza. Postadan gelen çoðunlukla, sipariþ verdiðimiz bir paket ya da kredi kartý borcumuzu gösterir pusula, baþka da bir þey yok artýk kapýmýzda. Ýþ telefonlarýnýz çalar boyuna, mailleriniz baþýnýzdan aþaðýya akar, akar ama bu ne gözlerinizin içine bakan sýcacýk bir çift gözdür, ne de tuttuðunuz saðlam bir el, sevdiklerinize ait. Cep telefonlarýnýn sesleri kýrar, haþmetli odalarýn resmi duruþlarýný, çantalar ve eller boþ çýkmaz sokaða. Sokaklarda, aðaç altýnda, yol kenarýnda, koridorlarda, tuvaletlerde, arabalarda yüksek sesle, kendini önemli hissettirmeye çalýþan insan seslerini duyarsýnýz da, daðýnýk görüntüleri çizer gözlerinizin akýný. Çok konuþur olduk, çok ses yapar olduk biz "homo sapiens"ten olanlar. Seslerimiz, baðrýþmalarýmýz arttý artmasýna da, bunlarýn içi ne kadar dolu, ne kadar bizi biz yapan, bizi çoðaltan þeyler... Cep telefonlarýndan atýlýr oldu bayram mesajlarý, sevgi sözcükleri, özlemler, aþklar... Eskiden, gidilen yerlerden, oradaki güzelliklere ait, güzelliði paylaþma adýna kartlar gönderilirdi, mektuplar yollanýrdý, üzerlerine renkli, parlak pullar konularak. Hepsi silindi birden hafýzalardan, yok onlar. Çürümeye, sararýp solmaya býrakýldýlar durduklarý sessiz dolap içlerinde, eski, tozlu raflarda... Þair Haydar Ergülen'in "Zarf" isimli þiir kitabýný okurken geçti, tüm bunlar parça parça önce us dünyamdan sonra, duygu kapýmdan ve geçerken çarptýlar içimin sýzlayan duvarlarýna. Hýzlý bir rüzgârdý, kapýdan geçti, dolandý ve gitti. Tüm þiirlerde ayný acýtan konuydu dizelere yerleþen, dizelerden de içe. Yoktular, artýk yoktular. Mektuplar, zarflar... Çoðu þeyin tek tek kapýsýný, penceresini kapattýðý gibi onlarda kapatýp gitmiþlerdi kepenklerini. Teknoloji vardý, iletiþim hýzý vardý, globalleþme ve diðerleri vardý hayatýmýza damgasýný vuran artýk Davetli bir firariyim bu mevsim baþka hayal ülkelerinde aðaçlar çýplak... Düðün evine girerken toprakla kar yapraklarýný dökmüþler konfeti niyetine... En dingin bestesini çalýyor rüzgar Baþlýyor senfonisi yalnýzlýðýn... Tenimin sýcaklýðý geçer diye karýn soðuðuna dolaþýyorum ayaklarým çýplak... Yüreðimin daðlarýndan baharý estiriyor dudaklarým ýslýk çalýyorum keyifle Karýþýyor bestelerimiz... Þehrin ve insanýn kýþýndan kaçan davetli bir firariyim ben Yanýmdan koþar adým geçiyor hayalperestler... Ben, onlarýn giyinikliðini anlamýyorum onlar benim çýplaklýðýmý Arkalarýnda buzdan izler býrakmýþlar bense erimiþ kar... Görmüyorlar bende bahara dönüyor dünya onlarda ketum bir kýþ!

5 26 Þubat 2012 Pazar Pazar 5 Bir þiirin nereden esinlenip yazýldýðýný fazla eþelediðinizde, hiç beklemediðiniz sürprizlerle karþýlaþabilirsiniz. Siz o þiiri öyle bir yere koyarsýnýz ki, þiirin geldiði yer ile durduðu, ya da sizin onu koyduðunuz yer birbiriyle uyum saðlamaz. Uyum saðlamak zorunda deðildir ama siz öyle düþünürsünüz. Kutsallaþtýrýlan herþeyin eninde sonunda hayalkýrýklýðýna sebep olmasý kaçýnýlmazdýr oysa. Uzaktan yakýndan þiirle alakasý olmayacak þeylerin de þiir yazdýrabileceðine inanamazsýnýz Þiirin nereden geldiðiyle bu kadar çok ilgili olduðunuz için utandýðýnýz oldu mu? Ya da bunu ýrkçýlýkla iliþkilendirmek aklýnýzdan geçti mi, bilemem ama benim baþýma geldi. Eðitici bir deneyimdir. Hem þiirin kaynaðýný þiirin kendisinden daha fazla önemsememeyi öðrenirsiniz; hem de þairlerin de sizin gibi insan olduklarýný, zaaflarla yüklü olabileceklerini anlarsýnýz Size de öneririm Mesela Attila Ýlhan'ýn "Pia" þiiriyle az çok buna benzer bir deneyim yaþadým Þair dürüstlük yapýp açýklama koymuþ kitabýnýn sonuna. Meðer Pia þiiri Ýstanbul'da, Þiþli'den Taksim'e giderken þairin hep gördüðü Pakistan Hava Yollarý'nýn kýsaltýlmýþ haliymiþ: PÝA Keþke Þair açýklamasaymýþ diye düþündüðümü hatýrlýyorum ilk öðrendiðimde Ne kadar saçma deðil mi? Ayný þey þairlerin ve sevdiðiniz, hayran olduðumuz sanatçýlarýn özel hayatlarýný öðrendiðinizde de baþýnýza gelir. Falanca Þair kadýnlara çok acý çektirmiþtir, filanca romancý kumarbazdýr, bir diðeri ayyaþtýr, öteki borçlarýna sadýk deðil, bir baþkasý çok zengindir falan Sanki siz meleksiniz deðil mi? Mesela Picasso filmini izledikten sonra, bu büyük ressamdan nefret eden kadýnlar bilirim Ya da Nâzým Piraye'yi yüzüstü býrakýp hapisten çýkar çýkmaz Münevver'le evlendi diye "Samansarýsý" gibi bir destana burun kývýranlar Kendileri bilir Ben buradan Picasso'nu "Guernica"sýna geçip onlarý kusursuzluklarýyla baþ baþa býrakacaðým Guernica'nýn kaynaðýný bir depremden aldýðý söylenir. Picasso, 1937'de Alman uçaklarýnýn bombardýmanýna uðrayan Guernica'yý daha evvel hiç görmemiþtir. Ne saldýrýdan önce gitmiþliði vardýr, ne de saldýrýda orada bulunmuþluðu Saldýrýdan sonra da gittiðine dair de herhangi bir kayýt yoktur Tablo ilk sergilendiðinde adý Guernica bile deðildir Picasso tarafýndan yazýlan þu notla sergilenmiþtir: "Çocuklarýn çýðlýklarý, kadýnlarýn çýðlýklarý, kuþlarýn çýðlýklarý, çiçeklerin çýðlýklarý, ahþabýn ve taþlarýn çýðlýklarý, tuðlalarýn çýðlýklarý, dolaplarýn, yataklarýn, sandalyelerin, testilerin ve kedilerin ve kaðýtlarýn çýðlýklarý, araya karýþan kokularýn çýðlýklarý, dumanlarýn çýðlýklarý..." Psikolog Alice Miller 'yaratýcýlýkta ve yýkýcýlýkta çocukluk travmalarý'yla ilgili "Childhood: Untouched Key" isimli kitabýnda 3 yaþýndayken 1884 Malaga depremini yaþayan Pablo Picasso'yu ve Guernica'yý ele alýr. Miller, 1884 Malaga depreminde köyü ve evi yýkýlan küçük Pablo'nun depremin insanlarý, evleri, köyleri ve hayvanlarý nasýl paramparça ettiðine tanýklýk ettiðini ve hamile annesiyle birlikte sýðýndýklarý odada annesinin doðum sancýlarýna ve acý yüklü çýðlýklarýyla birlikte doðumuna tanýklýk etmek zorunda kaldýðýný söyler. Miller'e göre bir deprem þehrini andýran Guernica'daki kucaðýnda bebeðiyle baðýran kadýn, kanadý kýrýk güvercin, elinde kandille aðlayan yüz, þekli bozulmuþ at, adam baþý ve diðerleri Pablo'ya depremden kalan görüntülerdir. Picasso tanýk olmadýðý savaþýn dehþetini anlatmak için çocukluðunda tanýk olduðu depremi kullanmýþtýr Bugünlerde Ümit Ýnatçý'nýn "Bakýþma"sýný okuyorum Bir daha baktým "Guernica'ya Ve anladým ki "bakmak" yetmez, "bakýþmak" lazým sanat yapýtlarýyla Haliyle þiiri de "okumak" yetmez "Bakýþma"ya benzer bir sözcük aradým "okumak" yerine kullanmak için, bulamadým Siz belki bulursunuz

6 6 Pazar 26 Þubat 2012 Pazar Apartheid sonrasý Güney Afrika anayasasý, dünyadaki en demokratik ve modern anayasalardan sayýlýyor. Kadýn haklarýný da güvence altýna alan ve 1997'de yürürlüðe giren Güney Afrika Cumhuriyeti Anayasasý'nýn ilk maddesinde sýralanan temel deðerler arasýnda, ýrkçýlýk ile cinsiyetçilik karþýtlýðý eþitlenip yer alýyor. 1994'te yapýlan ilk özgür seçimlere yüzde 30'luk kadýn kotasý ile katýlan Afrika Ulusal Kongresi (ANC), bu oraný üç sene önce yüzde 50'ye çýkardý. Þu anda da kadýnlar, kabinenin yüzde 45'ini oluþturuyor. Ancak Güney Afrika ayný zamanda en yüksek tecavüz oranýna sahip ülke konumunda. Ýstatistiklere göre ülkede her 30 saniyede bir kadýn tecavüze uðruyor. Ortalama 400 tecavüz davasýndan sadece birinin, failin mahkumiyeti ile sonuçlandýðý dikkate alýndýðýnda, tecavüz vakalarýn sadece yüzde 2.8'inin kayýtlara geçtiði anlaþýlýyor. Yine ülkede her altý saatte bir kadýn kocasý veya sevgilisi tarafýndan katlediliyor.dünyanýn en yüksek HIV oraný yine Güney Afrika'dan. 50 milyonluk nüfustan yaklaþýk 6 milyonunun AIDS virüsünü taþýdýðý tahmin ediliyor. Yapýlan anketlerin sonuçlarý, erkeklerin de yüzde 10'u hayatlarýnda en az bir kez hemcinsleri tarafýndan tecavüze uðradýðýný ortaya koyuyor. Burada amacým, yasa ile yaþam arasýndaki kocaman uçuruma vurgu yapmak deðil. Zira bu daha farklý bir tartýþma konusu. Ondan ziyade, ulusal kurtuluþ=özgürlük formülünün ancak toplumsal kurtuluþ ile geçerli olabileceðine uyarý niteliðindeki bir örnektir Güney Afrika. "Hoþgeldin sýnýf ayrýmcýlýðý!" ANC öncülüðündeki mücadele, Apartheid rejimini sona erdirdi. Çok kýsa bir süre içinde, baþta da idari alandaki Güney Afrika anayasasý ýrkçýlýk ve cinsiyetçilik karþýtlýðýnýn eþitlendiði, dünyanýn en demokratik anayasalardan sayýlýyor. 8 Mart resmi bayram, ayrýca Ulusal Kadýnlar Günü var ama her 30 saniyede bir kadýn tecavüze uðruyor. deneyimsizliklere raðmen inkar edilemez baþarýlar kaydedildi. Fakat dünyanýn en demokratik anayasalarýndan birine sahip Güney Afrika'da toplumsal alanda durum ne? Ya da Cape Town yakýnlarýndaki Khayelitsha townshipindeki aktivist Mandeeze'nin sözleriyle: "Elveda ýrk ayrýmcýlýðý, hoþgeldin sýnýf ayrýmcýlýðý!" Bu yazýyý yazmama vesile olan, geçtiðimiz günlerde Johannesburg'ta yapýlan bir yürüyüþ. Öncesinde þehirde birkaç taksi þoförü, durakta otobüs bekleyen iki kadýna önce sarkýntýlýk ve küfür edip ardýndan da fiziki tacizde bulunmuþtu. Ayný yerde bu olaydan çok kýsa bir süre önce bir grup erkek, mini etekli bir kadýný iç çamaþýrýna kadar soyunmaya zorlamýþtý. Bunun gibi cinsel taciz olaylarý artýk 'normalleþirken', otobüs duraðýnda beklerken saldýrýya uðrayan iki kadýn 'artýk yeter' deyip tacizciler hakkýnda þikayette bulundu. Polis, failleri bile bulmazken ANC Kadýn Ligi ise, bu olayýn ardýndan bir eylem yaptý. ANC, farklý kadýn örgütleri, Komünist Parti ve sendikalardan kadýnlar, taciz ve tecavüzlere karþý yürüdü - tabii ki mini eteklerle. "Özgür bir ülkeyiz, istediðimiz gibi giyinme hakkýna sahibiz" diyen eylemciler, ayný zamanda emniyetin ve adli makamlarýn bu konudaki duruþunu protesto etti. Yürüyüþte konuþma yapan ANC Kadýn Ligi sözcüsü Troy Martens, "Kadýnlara yönelik saldýrýlara daha fazla tolerans gösteremeyiz" dedi ve Adalet Bakaný Jeff Radebe'yi tecavüz davalarýný hýzlandýrmaya ve maðdurlarý ciddiye almaya çaðýrdý. Kadýn Ligi ayrýca Aralýk ayýnda yapýlacak ANC kongresine sunmak üzere eþitlik yasasýnda deðiþikliklere gidilmesi için taslak hazýrlýðýnda. 8 Mart ve 9 Aðustos resmi bayram Güney Afrika kadýn hareketi, aslýnda uzun bir geçmiþe sahip. ANC Kadýn Ligi, 1943 yýlýnda kuruldu. Apartheid'e karþý ortak mücadele yürütmek amacýyla 1954'te, beyaz kadýnlarýn da yer aldýðý Güney Afrika Kadýn Federasyonu (FSAW) çalýþmalarýna baþladý. ANC Kadýn Ligi, özellikle 1994'teki seçimlerden sonra güçlü bir cins mücadelesini yürütüp, kadýn haklarýnýn anayasal güvenceye kavuþturulmasýný saðladý. Hatta 8 Mart'ýn resmi bayram olduðu Güney Afrika'da, bir de Ulusal Kadýnlar Günü var. 20 bini aþkýn kadýnýn Pretoria'da hükümet konaðýna yürüdüðü ve çok sayýda tutuklanma ile sonuçlanan 9 Aðustos, 1990 yýlýnda Ulusal Kadýnlar Günü ilan edildi. Yine onula birlikte "Kadýnlar Ayý" ilan edilen aðustos ayý boyu her yýl kadýnlara yönelik farklý etkinlikler düzenleniyor. "Toplumsal kurtuluþu erteledik" 1994 yýlýna kadar ANC öncülüðünde Apartheid rejimine karþý mücadeleye kadýnlar güçlü bir þekilde, kýsmen de kendi örgütlenmeleri ile katýldý. Kadýnlar, Apartheid rejiminde üç boyutlu (etnisite, cins ve sýnýf ) bir maðduriyet yaþadý. Ancak mücadele sömürgeci rejime karþý yoðunlaþýrken siyahi, melez ve Asyalý toplumun içindeki þiddet, cinsiyetçilik, ataerkil yapýlar yeterli düzeyde gündeme gelmeyip, ayrý veya paralel bir mücadele alanýný oluþturmadý hiç. Bu nedenle de ulusal, daha doðrusu etnik kimlik bilinci ile birlikte siyahi kadýnlarda güçlü bir cins bilinci geliþmediði gibi, siyahilerle beyazlarýn bugün de çoðunlukla sýnýf temelinde biraraya geliyor olmasý, ayrýca deðerlendirilmesi gereken bir husus. Bu ayýn baþýnda Hamburg'ta yapýlan "Kapitalist Moderniteye Karþý Alternatif Konseptler ve Kürtlerin Arayýþý" (Link: konferansýna konuþmacý olarak katýlan Güney Afrika Komünist Partisi (SACP) Merkez Komite üyesi Solly Mapaila, bu durumu "Toplumsal kurtuluþu, devrimden sonrasýna ertelemek gibi büyük bir yanlýþ yaptýk" sözleriyle özetlemiþti. Bundan yaklaþýk bir yýl önce, Hakikat ve Uzlaþý Komisyonu (TRC) ile ilgili röportaj hazýrlamak üzere Güney Afrika'ya gittiðimde, þehir merkezlerindeki iþlek caddelerinde, ellerinde A4 büyüklüðündeki bir kart ile duran kadýnlar dikkatimi çekmiþti. Ayný tablo ile hem Gauteng (Pretoria), hem Johannesburg hem de Cape Town'da karþýlaþmýþtým. Merak edip bir tanesine yakýndan baktýðýmda, üstünde çeþitli saç modelleri gösteren fotoðraflarýn olduðunu

7 26 Þubat 2012 Pazar Pazar 7 gördüm. Meðer kaynak yaptýracak müþteriler aranýyordu. Sonra bir etrafýma baktýðýmda, gerçekten de kadýnlarýn yüzde 80-90'nýnýn saçýnýn takma olduðunu fark ettim. Hatta öyle ki, bazý ufak kýz çocuklarýna bile düzdü. Çoðunun tercih ettiði renk siyahtý ama kýzýl veya sarý takma saçlý kadýnlarýn sayýsý da az deðildi. Postkolonyal simge olarak 'düz saç' Sol tarafý internet kafe, sað tarafý ise kuaför salonu olarak iþlev gören bir dükkana girip, neden bu kadar çok kadýnýn takma saçlý olduðunu sorduðumda kuaför, düz saçýn "daha güzel" olduðunu söyledi. "Ýyi de, ama doðal saçýnýz güzel deðil mi?" soruma önce suskunlukla, sonra da omuz silkmekle yanýt verdi. Daha sonra bir gün epey uzun bir yolculuk yaptýðýmda, otobüste arkadaþlarýmla bana "bunlarýn da burada ne iþi var, neden uçakla gitmiyorlar?" dercesine bakan bir tek siyahiler vardý. Yanýmda, sadece Xhosa dilini bilen bir kadýn oturuyordu. Yoksulluðu her halinden belliydi. Bir ara elini bana yaklaþtýrdý. Bakýþlarýyla, bir þey için izin istediðini anlatýyordu ama ne yapmak istediðini anlamadýðým halde, baþýmý salladým. Sonra saçýma dokunmaya, beni saçýmdan okþamaya baþladý. Sanýrým ilk defa bir beyazýn saçlarýna dokunuyordu. Saç, burada tabii ki sembolik bir anlama sahiptir. Ýçinde yaþadýðýmýz kapitalist sistemin inþa ettiði 'güzellik' idealleri ile 'uyuþmayan' Afrikalý kadýnlarýn düz saç ektirmesi veya farklý ülkelerde saðlýða ciddi zarar veren kremlerle daha açýk bir ten rengine ulaþmaya çalýþmasý, oryantalist bir bakýþ açýsýna düþmeden, kimlik ve iktidar olgularý da gözönünde bulundurularak ele alýnmalý. Postkolonyal feminist teori ile bakmak Sembolizmin ötesine gidebilmek için, ýrk, sýnýf, cinsiyet, cinsellik ve baþka sosyal kategorilerin dinamiklerini kesiþtikleri, yakýnlaþtýklarý ve çeliþtikleri noktalarda mercek alan postkolonyal feminist teori yararlý olabilir. Zira ýrkileþtirme süreçleri, oryantalizm, gendering ve heteronormatiflik, kolonyal egemenliðin bir parçasý olup, toplumsal çeliþkileri derinleþtirir. Bu açýdan Güney Afrika'da beyaz olmayan erkeklerin de on yýllarca beyaz üstleri tarafýndan kendi 'erkeklik' algýlarýnda aþaðýlandýðý unutulmamalý. Bugün Güney Afrika'da 'erkeklik' çoðu zaman egemenlik, üstünlük, saldýrganlýk ve 'cinsel fetih' olarak algýlanýyor. Ayný zamanda kýrým boyutlarýna çoktan ulaþmýþ olan þiddetin - ki buna farklý toplumsal þiddet konstelasyonlarý dahildir - nedenlerini deðerlendirirken, Apartheid rejimine karþý silahlý bir mücadele verildiði göz önünde bulundurulup, toplumdaki militarizmin oynadýðý rol ayrýca ele alýnmalý. Sonuç olarak, tekrardan Solly Mapaila'nýn sözüne de atýfta bulunacaksam; devrim, bir gün veya bir ay veya bir yýlda yaþanan bir þey deðildir. Eðer mesele özgürlükse, mücadele de her zaman olacak. Güney Afrika Cumhuriyeti, Nelson Mandela'nýn Devlet Baþkaný seçildiði 1994'teki seçimlerle birlikte Apartheid rejimini ve ýrk ayrýmcýlýða dayalý sömürgeci sistemi yendi. Ama toplumsal olarak sömürgeciliðin derin izlerini hala taþýdýðý gibi, bugün ataerkil zihniyetin katliam merkezlerinden biri konumundadýr. Bu açýdan bütün mücadeleci halklara, toplumsal kurtuluþun ulusal kurtuluþtan sonrasýna ertelenemeyeceðini gösteren uyarýcý bir örnek niteliðindedir. (Düz Saç ve Postkolonyalizm / bianet.org/ 24 Þubat 2012) Kadýnlar karþý þiddete karþý mücadele etmek için baþlatýlmýþ The Pixel Project kapsamýnda; þiddete maruz kalmýþ veya bu konuda mücadele eden 16 kadýný, baþka kadýnlara ilham kaynaðý olmalarý için rol modeller olarak belirlemiþti. Seçilenler arasýnda 11 farklý ülkeden kadýnlar yer alýyordu. Anuradha Koirala (Nepal) Ýnsan kaçakçýlýðý aktivisti Anuradha Koirala, Maiti Nepal isimli grubun kurucusu. Þiddete uðradýðý için üç kez çocuk düþüren Koirala önderliðinde kurulan grup, 12 bin kýz çocuðunu insan kaçakçýlýðýndan ve seks iþçiliðine zorlanmaktan kurtardý. Betty Makoni (Zimbabve) Dünya Kýz Çocuklarý Aðý nýn (Girl Child Network Worldwide) kurucusu Betty Makoni nin, kendisi de tecavüze uðramýþ. Makoni, kýz çocuklarýnýn eðitimi için gerçekleþtirdiði çalýþmalarý yüzünden ülkeyi terk etmek zorunda kalmýþ. Þu an Ýngiltere den çalýþmlarýný sürdüren Makoni hakkýnda Michealene Risley in yönetmenliðini yaptýðý, Umudun Goblenleri (Tapestries of Hope) isimli de bir belgesel var. Bibi Ayesha (Afganistan) Kocasýnýn burnunu ve bir kulaðýný kestiði Bibi Ayesha, tedavi görmek için getirildiði ABD de ameliyat öncesi yüzünün fotoðraflanmasýna izin vermiþti. Time dergisinin Bibi nin bu görüntüsünü kapaðýna taþýmasý, aile içi þiddete dikkat çekilmesini saðlamýþtý. Brenda Isabel (Kenya) Genç yaþta cinsel istismara uðrayan Brenda Isabel, kurduðu ekolojik kadýn pedi üretim þirketi ile Kenyalý genç kadýnlarýn güçlendirilmesi için yaptýðý toplumsal çalýþmalarýn giderlerini karþýlamayý amaçlýyor.. Esther Chavez Cano (Meksika) Esther Chavez Cano, kadýn cinayetlerine polisin yeterli ilgiyi göstermemesine kayýtsýz kalamadýðý için 8 Mart Örgütü nü kurdu. Cano, yerel gazetelerden derlediði kadýn cinayeti haberlerine dayanarak polis servislerini politikacýlarý utandýracak birçok rapor hazýrladý yýlýnda da ücretsiz olarak binlerce kadýna yardým eden Casa Amiga (Arkadaþ Evi) isimli bir sýðýnma evinin de kurucusu. Holly Kearl (ABD) Yerel bir sýðýnma evinde gönüllü olarak çalýþmaya baþlayan Holly Kearl kadýna karþý þiddete karþý mücadele veriyor. Kamusal alanda erkeklerin tacizine uðramaktan býkan Kearl, yüksek lisans tezini kadýnlarýn mücadelesi üzerine yazmýþ. Sokak taciziyle mücadele üzerine yazdýðý Sokak Tacizini Durdurun isimli kitabý 2010 da yayýmlandý. Iana Matei (Romanya) Iana Matei, kadýnlarýn ve kýz çocuklarýnýn seks iþçiliðine zorlanmak amacýyla insan kaçakçýlýðýna maruz kalmasýna karþý mücadele veren Romanyalý aktivist. Ýnsan kaçakçýlýðý Romanya da çok yaygýn olmasýna raðmen birkaç yýl öncesine kadar Matei nin kurduðu savunma evi ülkedeki tek sýðýnma evi idi da komünizm rejimi sona ererken katýldýðý protestolar dolayýsýyla Avusturalya ya kaçmak zorunda kalan Matei, 1998 ülkesine döndü. Julia Lalla-Maharajh (Ýngiltere) Orkide Projesi nin (The Orchid Project) kurucusu olan Maharajh, gönüllü olarak gittiði Etiyopya da dikkatini çeken kadýn sünneti uygulamasýna dikkat çekmeye çalýþýyor. Kathleen Schmidt (ABD) Kathleen Schmidt in, çocukken yaþadýðý aile içi þiddeti ve ilk kocasýndan gördüðü þiddeti anlattýðý Cam Kafesten Kaçýþ (Escaping the Glass Cage) isimli bir kitabý var. Schmidt in ayrýca kadýna karþý þiddet ve aile içi þiddet konusunda uzmanlarla yaptýðý röportajlarýn yayýnlandýðý Güçlendirme Projesi (Project Empowerment) isimli haftalýk bir radyo programý bulunuyor. Layli Miller Muro (ABD) Layli Miller-Muro 1997 yýlýnda kadýnlarý insan haklarý ihlallerine karþý korumak amaçlý yasal destek veren Tahirih Adalet Merkezi nin (Tahirih Justice Center) kurucusu. Miller-Muro nun da yardýmlarýyla çokeþli bir evliliðe zorlanan ve kadýn sünnetine maruz kalacak olan Fauziya Kassindja Togo dan kaçýp 1996 da ABD ye sýðýnmýþtý. Lisa Shannon (ABD) Lisa Shannon, Kongo daki savaþtan etkilenmiþ kadýnlar için para toplayabilmek için baþlatýlan Kongolu Kadýnlar Ýçin Koþun (Run for Congo Women) projesinin yaratýcýsý. Shannon halen, Uluslararasý Kadýnlar ýn (Women International) Kadýn Büyükelçisi olarak görev yapýyor. Olivia Klaus (ABD) Olivia Klaus, Sessizce Günah Ýþlemek (Sin By Silence) isimli, ABD de kendilerine þiddet uygulayan ebeveynlerini öldürdükleri için hapse mahkum olan kadýnlar hakkýnda bir belgeselin yapýmcýsý. Rana Hüseyini (Ürdün) The Jordan Times gazetesi yazarý Rana Hüseyini nin, Ürdün de yaþanan namus cinayetleri üzerine çalýþmalarý var. Hüseyini nin makalelerinden sonra ülkede namus cinayetini ve þiddeti cezalandýran kanunlarda önemli düzenlemelere gidildi. Roya Shams (Afganistan) 16 yaþýndaki genç kadýn Roya Shams, baskýlara ve tehditlere aldýrmaksýzýn her gün yürüyerek okula gidiyor. Shams, üniversiteye gitmeye ve politikacý olmaya kararlý. Sunitha Kriþnan (Hindistan) Sunitha Kriþnan, toplu tecavüz maðduru. Ýnsan kaçakçýlýðýna maruz kalan kadýnlara sýðýnak bulan Prajwala isimli örgütün kurucusu. Prajwala, HIV li ve AIDS li kiþilerle 5 bin çocuðunun eðitim sorumluluðunu üstleniyor. Waris Dirie (Somali) Çocukken kadýn sünneti geçiren model, yazar ve oyuncu olan Waris Dirie, bu konuda mücadele eden bir aktivist. Dirie, 13 yaþýnda ailesinin onu kendisinden büyük bir adamla zorla evlendirmek istemesi dolayýsýyla Somali yi terk etmiþ. Dirie, Somali deki okullar ve klinikler için para toplayan Þafak Çölü Vakfý nýn (Desert Dawn Foundation) de kurucusu. pixelproject.net sitesinden derlenmiþtir

8 8 Pazar 26 Þubat 2012 Pazar Terziler geldiler, ateþ ve kan getirmediler./ Hüzünleri kan ve ateþti ama. Uðultulu bir þey / Ekspresler garlarda kaldý, ilaçlar çýldýrdýlar/ Kenti bir baþtan bir baþa dolaþtým, týs yok yýl önce aramýzdan ayrýlan Turgut Uyar ýn kitaplarýna girmemiþ þiirlerinden 55 tanesi, Yitiksiz adýyla bir araya getirilip geçtiðimiz yýl yayýmlandý. Bu güzel þiirleri kitaplarýna niye almamýþ Turgut Uyar? Anlamak mümkün deðil. 36 yýl þiirle uðraþan, yazdýklarýný sekiz kitapta toplayan Turgut Uyar, ölümünden bir yýl önce bütün þiirlerinin Büyük Saat adýyla tek bir kitap olarak yayýmlandýðýný görebildi. Kýrk yýl önce Dünyanýn En Güzel Arabistaný ný okuduðumda çok farklý bir þiirle karþý karþýya olduðumu anlamýþtým. Çok uzun þiirler vardý kitapta.15 sayfalýk Toprak Çömlek Hikayesi, oku oku bitmiyordu. Akçaburgaz Belediye Baþkaný Yekta kitabýn baþ kahramanýydý. Eleþtirmen Hüseyin Cöntürk, bu kitaba iliþkin, týpký otopsi yaparcasýna uzun bir inceleme yazmýþtý. Arabistan dan sonra sýký bir Turgut Uyar takipçisi olmuþ, þiir kitaplarýný sabýrsýzlýkla beklemeye baþlamýþtým. 389 dizeden oluþan uzun þiiri Ölü Yýkayýcýlarý ný kareli kaðýtlara temize çekip küçük bir þiir kitapçýðý yapmýþtým. Bu uzun þiirde zaman, týpký bir filmde olduðu gibi içiçe kurgulanmýþtý. Þiirin iskeleti, ölü yýkayýcýlarýn gelmesi ile ölünün gömülmesi arasýndaki iþlemler üzerine kurulmuþtu. Turgut Uyar, babasýnýn ölümünden 15 gün sonra günlüðüne þunlarý yazar: Ölüm büyük bir olay. Büyük, hatta güzel bile belki. Artýk bu çaðda daha baþka türlü davranmalýyýz ölüm ün karþýsýnda. Yahut daha baþtan beri baþka türlü davranmalýydýk. Hep daha saygýlý, hep daha þaþkýn. Önceleri bana pek gülünç gelen ölüm törenlerini artýk anlýyorum. Her büyüklüðe bir çerçeve gerek. Babam bu ayýn onbirinci günü öldü. Ben ne yaptým? Gittim gömülmesinde bulundum. Sarsýldým, geldim. Baþka bir þey yapmalýydým halbuki, ölümün büyüklüðüne uygun. Nasýl bir þey bilmiyorum? ( ) Turgut Uyar la iki kez karþýlaþtým. Ýlki Edebiyatçýlar Birliði nin Açýk Hava Tiyatrosu nda düzenlediði bir etkinlikti. Arkamdaki sýrada cep kanyaðý içen biri dikkatimi çekmiþti. Az sonra Turgut Uyar þiir okumak için sahneden anons edildi. Þiþeyi cebine koyan adam kalkýp sahneye çýktý. Heyecandan elleri titriyordu. Kýsa bir þiir okuyup sahneden indi. Ýkinci karþýlaþmamýz Beyoðlu da bir arkadaþýn eczanesinde oldu. Dükkanýn arka tarafýnda oturup votka içmiþtik de yayýmlanan Tütünler Islak adlý kitabýnda yer alan Terziler Geldiler þiirinin bazý bölümlerini Silvan lý Mehdi Zana ve Fatsa lý Fikri Sönmez üzerine yazdýðým Ýki Terzi yazýsýnda kullanmýþtým: Terziler geldiler, ateþ ve kan getirmediler./ Hüzünleri kan ve ateþti ama. Uðultulu bir þey / Ekspresler garlarda kaldý, ilaçlar çýldýrdýlar/ Kenti bir baþtan bir baþa dolaþtým, týs yok. Divan þiiri kalýplarý içinde yazdýðý þiirler, 1970 de Bilgi Yayýnevi tarafýndan yayýmlandý. Kitabýn kapaðý boþtu. Ne desen vardý, ne de resim. Bembeyaz bir kapaktý. O kapaða sarý ve beyaz yaldýzdan, on santim boyunda üç tane tüfek mermisi kesip yapýþtýrdým. Mermilerden ikisi sol yanda dikine duruyor, üçüncüsünü merminin yarýsý kadar bir iþçi iterek diðerlerinin yanýna koymaya çabalýyordu. Çünkü Gemi, Gemi adlý þiirde þöyle iki dize vardý: kýrda oluþan öfke tezgahta tüten mermi girdiler usul usul bir tüfeðin namlusuna Kitabý bir arkadaþa verip kendisine gönderdim. Turgut Uyar yaptýðým kapaðý çok beðendiðini söylemiþ. Yýllar sonra bir kokteylde eþi Tomris ile tanýþtým. Kitap kapaðýndan söz ettiðimde beni hemen hatýrlamýþtý. Kemal Tahir in deðerlendirmesi þöyleydi:... çok sevdim, getirdiði þiirlerle çok duygulandým, önü týkanmýþ görünen þiirimizi yeni, geniþ alanlara geçirmek için taþýdýðý tekliflerle de çok umutlandým... Bu divaný Yahya Kemal görseydi ne derdi, Nazým Hikmet ne derdi? Ölüm bizi bu sorularýn karþýlýklarýndan yoksun býraktýðý için dost deðil!... Turgut Uyar... iþin gücünü seçmiþtir. Ýþin gücünü seçmek ancak soylu sanatçýlarýn harcýdýr... Tarihimize er geç yeni görüþlerle, geleceði aydýnlatacak yeni deðerlendirmelerle dönecektik. Ben, güçlü þair Turgut Uyar ýn Divan adlý büyük kitabýný iþte bu çok geç kalmýþ dönüþün çok önemli belirtilerinden biri olarak selamlýyorum. Yakýn arkadaþý Cemal Süreya, Büyük bir gövdedir onun þiiri. der: Tek tek þiirleri yok, þiiri vardýr. Bilerek, parça parça düþünmek silahsýzlandýrmaktýr onu biraz. Oysa kendisi silahsýz bir asker olduðunu söyler: Yorgun, izinli ve silahsýz bir asker...törenler askeriyim ben. Cumartesi ve pazar askeri yýlýnda Ankara da doðan Turgut Uyar, Bursa Askeri Lisesi ni bitirmiþ, Posof ve Terme de subay olarak görev yapmýþ, 1958 de ordudan ayrýlýp memurluða geçmiþ ve 1967 de emekli olmuþtur de öldüðü gün, gramofon iðnesinin takýlýp kaldýðý bozuk bir plak gibi hep þu dizesini mýrýldanýp durmuþtum: Durursa anlaþýlýr saatin kaç olduðu (Özgür Gündem )

9 26 Þubat 2012 Pazar Pazar 9 Omorfo'da bir ihtiyar öldü. Aslen Lembalýydý ve Lefkoþa'ya gömüldü. Sonra tekrar güneþ doðdu Kanada'da Maðusalý Birol'un balkonundan. Kuzey Londra'da bir çocuk doðdu, babasý Þilluralý. Ve yaðmur yaðdý zehirli maden atýklarýyla karýþýk Ýkzoru'nun deniz kýyýsýna... Karanlýkta iþe gitti Girneli Mustafa Ýstanbul'un öteki yakasýna. Sonra dedesinin mezarýný aradý Melborunlu Halil, köyü Ýpsillat'ta. Leymosun'daki cümbez aðacýný çizdi Süleymen hatýrladýðý kadarýyla. Miami'nin bir yerlerinde kurban bayramýný kutladý Lefkoþalý Bora... Bir boka yaramayan pasaportunu yýrttý Rezvan Larnaka'ya geri dönünce. Koççat'ta bir köpek havladý gece yarýsý ama kimse bakmadý. Karpaz'da bir yerlerde balýk avladý eski Mandrezli yeni Londrezli Hikmet. Ve bir cenaze kalktý Lefkoþa'da, bir grup genç daha göç etti uzaklara...

10 10 Pazar 26 Þubat 2012 Pazar 'Ellere var da bizlere yok mu?' ile 'Hepsi Senin Mi?' yolda karþýlaþmýþlar. Biri birine bakmýþ, susmuþlar bir müddet. 'Ellere var da bize yok mu', atmýþ elini 'hepsi senin mi'nin omzuna ve demiþ ki: Biz ikimiz, adam gibi laf atmayý bilmeyenlerin kendilerini serseri hissetmeleri için yaratýldýk. Bu adamlar bizi kullanýyorlar ve kendilerini bir anda hem çok yakýþýklý hem de çok serseri hissediyorlar. 'Ýyiler mutlaka kazanýr' sözü yalnýzca eski bir reklam sloganý deðil. Ha, belki iyiler geç kazanabilir, zaman aþýmý gerçekleþebilir ama mutlaka olur. Bu kural asla deðiþmez canlarým. Evet, canlarým. Bundan sonra böyle, saat 1'den sonra uydunun köþesinde bucaðýnda canlarým, yavrularým diye diye rüya yorumu yapan, hediye kazandýrmaya çalýþan sunucu ruhu var. Bundan sonra böyle. Neydi konu, iyiler mutlaka kazanýr. Peki bir iyi kazanýrsa, bir ya da birden fazla kötü üzülür mü? Evet, tabii ki. Ýyi kazanýrsa elbet birileri de üzülür. Ha kötü kaybederse, iyi de sevinebilir. Ýyinin böyle bir hakký var. Sevgili Madonna, hayýrlýsýyla yakýnlarýmýza gelip konser veriyorsun ama iþte Perþembe ve Cuma hafta içine düþüyor. Ve biz standart insanlar hafta içi çalýþýyoruz. Böyle gelmiþ, böyle gider be Madonna. Senin menejerinin bunu bilmesi lazým diye düþünüyorum. Eðer konserine gelemezsem senin için iyi düþüncelerim olmayacak. Senin þahaneliðin deðiþmez de, benim çaresizliðimden olabilir bazý þeyler. Öpüldün MDNA! Ve bir sevgililer günü ardýndan evrendeki kalpcikli iþe yaramaz ürünlerin sayýsý biraz daha çoðaldý. Onlar her yerdeler, her köþedeler. Gizli saklý enerji çekmeye çalýþýyorlar. Sonrasýnda ise sýký bir toz toplama aþamasý gelecek. O kalpli ürünler tozlanacak ve tozunun alýnmasýný bekleyecek. Kalpcikli ürünler çoðalacak, bir sonraki yýla yenileri piyasaya sürülecek. Böyle böyle zavallý dünyacýk yörüngesinden kaçacak canlarým. Ve yýlýn en özel kalpcikli hediyesini dilim döndükçe tarif ediyorum; hasýr bir sepet içerisinde beyaz bir ayýcýk, ayýcýðýn elinde kýrmýzý bir seni seviyorum yastýcýðý. Ve ayýnýn ambalajýna baðlý bir gazlý balon, gazlý balonun içerisinde küçücük küçücük kalpcikli balonlar. Uzun yýllar zirveyi kimselere býrakacak bir hediye deðil. Tamamý deniz kabuklarýndan oluþan ve kafasýnda mumluk olan, porselen tabak içerisindeki maymunu bile tahtýndan edebilitesi var. 'Acýdan kahýrdan çekilmiþ geliyor/ Güneþten boþanmýþ kopmuþ geliyor/ Bir ýþýk selidir sökmüþ geliyor / Iþýldayýp gelen sele merhaba: Murat Göðebakan. 21 yaþýnda bu þarký ile duygulanacak durumda olmasaydým, ne olurdum bilmiyorum ama baþka birþey olurdum onu kesinlikle biliyorum. Zeki Müren'i hiç omuzlarda gördün mü? Görmen lazým, o ne þahane bir duruþ o ne kült bir an. Ýnanmazsan Google'a 'Zeki Müren Omuzlarda' yaz ya da bekle ben yaza t- shirtümün üstüne fotoðrafýn baskýsýný yapýyorum. Bol bol bende görebilirsiniz canlarým. Leyla Ýle Mecnun, süper absürd bir dizi olmuþ. Öneren dosta teþekkürlerimi ilmek ilmek sunuyorum. Ak sakallý dedeler, aniden beliren paralar, tüm organlarýný baðýþlayanlar ve Perihan Savaþ'ýn ayný dizide oynamasý bile baþlý baþýna bir ilginçlik. 'Ellere var da bizlere yok mu?' ile 'Hepsi Senin Mi?' yolda karþýlaþmýþlar. Biri birine bakmýþ, susmuþlar bir müddet. 'Ellere var da bize yok mu', atmýþ elini 'hepsi senin mi'nin omzuna ve demiþ ki: aþlamýþ; 'Biliyor musun bizim çok büyük bir ortak noktamýz var. Biz ikimiz, adam gibi laf atmayý bilmeyenlerin kendilerini serseri hissetmeleri için yaratýldýk. Bu adamlar bizi kullanýyorlar ve kendilerini bir anda hem çok yakýþýklý hem de çok serseri hissediyorlar. Çok ulvi bir amacýmýz var bizim. Tamam son yýllarda çok kullanýlmýyoruz, ömrümüzü tamamlamadýk ama bunun bilincinde ol, öyle davran'. Hepsi Senin mi'yi bir sevgi seli kaplamýþ ki sorma gitsin. Mor renginin son 10 yýllýk çilesi de ne büyük bir çiledir tanrým. Önce standart koca isteyen kadýnlar sarýldý mora. Kocalarýna mor kazak, gömlek almaya baþladýlar. Düz renk, çizgili desenli. Ne ararsan var. Daha sonra mobilyalarda kendini gösterdi mor, hýzla artan mor sevdasý üzeri taþlý ayfon kapaklarýna kadar uzandý. Ama mor mor olalý en büyük eziyeti, uyduruk þekilli modern havasý vermeye çalýþýlmýþ vazolardan gördü. Zavallý mor. Sen yýllardýr asaletini koru, bak nasýl bir gecede herþey deðiþir. Yýllar yýllar önce Çarkýfeleðin Tarýk Tarcan'ýn sunduðu dönemler. Yarýþma popüler, Tarcan ciddi. Vatandaþ harf seçmek için düþünürken, harfi söylemeden düþünme 'eee' si söyledi. Ve Tarcan bunu faul olarak sayýp hemen diðer yarýþmacýya geçmiþti. Ýþte ben o an babýcýn tersiynan Tarýk Tarcan'ý dövmek istedim. Hem de çok saðlam. O adamýn hakkýný hiç acýmadan nasýl yedi öyle. Nasýl umuduyla oynadý, nasýl obsesif hastasý etti adamý, nasýl piþmanlýklara gark etti. Densiz Tarcan seni. Bak çarkýfelek sana da yar olmadý, þimdi Mehmet Ali Erbil milletin aðzýna salam sokuþturarak yürütüyor Çarkýfeleði. Senede bir gün filminde hani Hülya Koçyiðit ile Kartal Tibet hep ayni yerde buluþur ya. Ýþte o konuyla ilgili kafamda bir sürü soru var yýl olmuþ saçlarýna pudra düþmüþ halen daha çoluðu çocuðu býrakýp gizliden gizliye buluþuyorlar, bu ne ayýp. Çok seversen alýrsýn kýzý evlenirsin deðil mi? Gerçi o bizim problemimiz deðil. Benim esas derdim mekanla. 35 yýl ayný sandalye, ayný masa, ayni Ýhsan Yüce. Pardon, saçlarýna pudra durmuþ Ýhsan Yüce. Yok, caným deniz kenarý yeri sana býrakmazlar. 9 yýldýzlý otel yaparlar sayýn kardeþim. Burada çok saðlam bir yanýltmaca var, lütfen...

11 26 Þubat 2012 Pazar Pazar FÝLM... Hiç þüphesiz 'Fetih-1453' sýký bir giþe hâsýlatý elde edecek. Þaþaa ile sunulan filme akacak seyirci. Ama ne olursa olsun karþýmýzda son derece kötü bir film bulunduðu gerçeði de deðiþmeyecek. Ticaret uðruna hamaseti bile doðru dürüst becerememiþ bir eserle karþý karþýyayýz. Ben kahkahalar atarak izledim. Filmin iyi yaný, korkunç bir gürültü-patýrtýyla bezeli olmasý; o sayede patlattýðým kahkahalar salondaki hiç kimse tarafýndan fark edilmedi de 'etnosantrik' (bizmerkezci) bir fanatizmi kýþkýrtan filmle 'trans'a geçebileceklerden kendimi sakýndým!.. Bir yandan da 'Malkoçoðlu'na, 'Tarkan'a, 'Karaoðlan' ve 'Kara Murat'a emek verenleri, Cüneyt Arkýn'larý, Kartal Tibet'leri hüzünle yâd etmekten kendimi alamadým. Ne kadar þanssýzlarmýþ! Dijital teknolojinin imkânlarýndan uzakta, hemen hemen ayný absürt içeriðe et ve kemikleriyle hayat vermeye çalýþtýlar yýllarca. Üstelik onlarýn absürtlüklerini hicveden 'Kahpe Bizans' gibi yapýmlar da üretildi. Peki, 'Fetih-1453' ne? Hiciv deðil ciddi bir iþse neden gülmekten kýrýlýyoruz izlerken?.. (Seyirciye kulak kabartýnca kahkahalarda yalnýz olmadýðýmý da fark ettim!) Yani film üzerine konuþulacak çok þey yok. Fazla bile söyledik. Biz, filmini deðil kendisini ele alalým '1453'ün Bilindiði üzere 'Ýstanbul'un Fethi' bu ülkede ilkokul sýralarýndan itibaren insanlara bir çaðýn kapanýp yeni bir çaðýn açýlmasýna neden olan tarihsel dönüm noktasý diye anlatýlýr. Hâlbuki Gutenberg'in matbaa makinesiyle kitap baskýsýný gerçekleþtirdiði 1455'in de, Kolomb'un Amerika'ya ulaþtýðý 1492'nin de ayný çað dönüþtürücü aðýrlýk ve mahiyette olduðu söylenebilir. Yine de biz kendi coðrafyamýzýn 'etnosantrik' hassasiyetini dikkate alalým ve Ýstanbul'un Fethi'nin eski bir çaðý kapatýp bir 'Yeni Çað'ýn kapýsýný açtýðýný kabul edelim. Evet, bu dünya tarihinde önemli, sarsýcý bir olaydýr. Ama burada çok üzerinde durulmayan soru, iktisadî, içtimaî, siyasî ve teknolojik bakýmdan Osmanlý'nýn söz konusu 'eski' ve 'yeni' çaðlardan hangisine intikal ettiðidir. Benim cevabým þu: 'Dünya-tarihsel' bir izlek doðrultusunda ve 'etnosantrik' duygusallýktan uzak baktýðýmýzda söylenebilecek olan, Osmanlý'nýn bitmiþ bir hayata talip olduðudur. 'Gideni ve gelmekte olaný' anlamak için dikkat yöneltilmesi gereken olay, gerçekten de 'Fetih' deðil, ondan topu topu iki yýl sonra gündeme gelen 'Ýcat'týr. Matbaa makinesi, burjuva-kapitalist bir 'Yeni Çað'ýn önünü açmada çok daha kritik bir rol oynadý. Batý Avrupa'da 'Roma'nýn yýkýlýþýndan sonra ortaya çýkmýþ 'feodalite'nin iyice çözülmesi yolunda; bu feodaliteye eþlik eden Katolikliðin siyasal iktidarýna son veren Protestanlýðýn etkinleþmesi yolunda; nihayet burjuva uluslaþma süreçlerine gidiþin alt... FÝLM... yapýsýný oluþturan kitlesel okuryazarlýðý baþlatma yolunda matbaa, devrimsel bir teknolojik yenilikti. Onun sayesinde dünya, 1900'lerin ortasýna kadar, 500 yýl, bir 'yazýlý kültür' çaðý yaþadý. Matbaayý yaklaþýk 300 yýl gecikmeli hayata geçiren Osmanlý, 'yazýlý kültür'le haþir neþir olamadý. Bu topraklarda kitlesel okuryazarlýk yolunda kayda deðer seferberlik, ancak 20'nci yüzyýldan itibaren Cumhuriyet'le baþladý. 'Yaðma'nýn 'ganimet' adý altýnda kutsallaþtýrýldýðý 'gaza'dan çýkýþ bulmuþ ve büyük topraklar üzerinde güvenlik saðlayarak 'tarýmsal artý'dan aldýðý payla uzun süre varlýðýný sürdürmüþ klasik bir 'çiftçi imparatorluðu'ydu Osmanlý. Ayný toprak parçalarý üzerinde kendisinden önce hüküm sürmüþ seleflerinin (Roma ve Bizans) yolundan gitti. Kerli ferli bazý tarihçilerimizin Osmanlý'ya 'Üçüncü Roma' yakýþtýrmasý o yüzden Osmanlý, 'Üçüncü Roma' olarak 'Eski Dünya'nýn düzenini Bizans'tan devralýrken 'Birinci Roma' artýðý topraklarda yüzyýllardýr korkunç kýpýrdanmalar vardý. 11'nci yüzyýl, Batý Avrupa'da 'Ticaret Devrimi'ne sahne oldu. Tüccar, 'bohçacý' olmaktan çýktý!.. Çocukluðumda mahalle mahalle dolaþan, her apartmanda bir eve bohçasýný açtýðý, tüm komþu kadýnlarýn da toplanýp ortaya serpilenleri yýrtýcý bir pazarlýkla kendisinden satýn aldýklarý bohçacýlarý bilmiyorum hatýrlayan kaç kiþi kaldý?! Ýlk tüccardan bir kalýntýdýr o. Malý sýrta veya kervanlara yükleyip bir yerden bir yere çetin ve tehlikeli koþullarda koþturarak yapýlan ticaretin yerini 11'nci yüzyýldan itibaren farklý yerlerde þube ve temsilcilikleri bulunan, bildiðimiz 'þirket' yapýlanmasýnýn ilk örneklerini oluþturan bir ticari etkinlik aldý. Bu devrimle önü açýlan, cebi daha da dolan tüccarlar, 12'nci yüzyýlda feodal lordlardan þehirlerin özerk idaresini saðlama yolunda ödün kopardý. 13'üncü yüzyýlda tarihin ilk anayasasý sayýlan 'Magna Carta' imzalandý Ýngiltere'de ve ilk parlamento iþlerliðe sokuldu. Her bölgeden bir soylu lord ile bir kentsoylu ('burjuva' yani) parlamentoya gönderilir oldu. 'Ticaret Devrimi''nin 11'nci yüzyýlýný da, 'Kent Devrimi'nin 12'nci yüzyýlýný da geçelim, Magna Carta imzalanýp parlamentonun doðuþ bulduðu yýllarda Osmanlý daha kabileden beyliðe dönüþmemiþti! Biliyorum inandýrmasý çok güç olacak ama bu karþýlaþtýrmalarý yaparken herhangi bir tercihle hareket etmiyorum. Burjuva-kapitalist toplumsal dönüþüm de kan, dehþet, acý eþliðinde saðlandý tabii. Yukarýda söz ettiðimiz, 'Yeni Çað'ý baþlatma yolunda 'Fetih-1453'e bir rakip seçenek olan 'Keþif- 1492', yani Amerika'nýn Kolomb tarafýndan (aslýnda ilk olmayan) keþfinin de koskoca kýta, yerli halkýna mezar edilerek, tarihin en büyük soykýrýmý iþlenerek tamamýna erdirildiði malûm. O yüzden Feth'i 'keþif'le, 'icat'la vd. geliþmelerle ikame etmeye çalýþmýyorum. Sadece Osmanlý'nýn esas olarak 'Eski Hayat'ý devralmasý sonucunu doðuran Feth'i, 'fetiþleþtirme' giriþimini eleþtiriyorum. Parantezi kapatýp devam edelim! Filmde de geçerken þöyle bir, önemsizleþtirilerek zikredildiði üzere, Sultan Mehmed fethe koyulduðunda Ýngiltere ve Fransa birbiriyle savaþ halindeydi. Hem de ne savaþ! Tarihe '100 Yýl Savaþlarý' olarak geçen bu savaþ, tam da Ýstanbul'un fethiyle ayný yýl, 1453'te bitti. On yýllardýr hep kendi 'etnosantrik' penceremizden tarihe baktýðýmýz için ne '100 Yýl Savaþlarý'nýn, ne 'Matbaanýn Ýcadý'nýn, ne fitilini 'Matbaa'nýn ateþlediði 16'ncý yüzyýl Protestan Reform'unun, ne de Protestanlýkta kararlýlýðýn sonucunda çýkan 17'nci yüzyýlýn '30 Yýl Savaþlarý'nýn modern dünya tarihi açýsýndan taþýdýðý önemi idrak edebiliyoruz. Ve ne de bunlarýn uzun vadede kendi hali pür melâlimize olan etkilerini fark edebiliyoruz. '100 Yýl Savaþlarý' bittikten sonra her iki ülke de uzun süre toparlanamadý. O yüzden 15'nci ve 16'ncý yüzyýllar Batý'da Ýspanya ve Portekiz'in oldu. Ama Fransa ve Ýngiltere'de dalgalanmalarýn devam ettiði o yüzyýllar, ayný zamanda sonraki yüzyýllarýn bu iki büyük burjuva-kapitalist gücünün doðum sancýlarýnýn da görüldüðü yýllardý. Osmanlý ise bir 'Yeni Hayat' doðurmaya yönelik sancýlarý fark edebilecek 'hava'da hiç olmadý. 'Gaza' esprisiyle yol alýþ, 16'ncý yüzyýlda da 17'nci yüzyýlda da dayanýlan Viyana kapýlarýnda devam etti. O yüzden Fatih'in torunu 'Muhteþem' Süleyman, daha önce bir baþka yazý vesilesiyle de deðindiðimiz gibi ('Osmanlý Abartýsý'), 16'ncý yüzyýlda kralýn þövalyelerini döven þehirli ('burjuva') 'baþýbozuk'lardan haberdar olduðunda Avrupa'nýn haline acýyýp kendi tebaasýnýn sadakatine þükretmiþti. Sonuçta onun torunlarýnýn torunlarý da dedelerinin 'þükür'le geçirdikleri yýllarýn bedelini Batý Avrupa merkezli bir yenidünya sistemi karþýsýnda darmadaðýn olarak ödediler. 'Fetih-1453', bize 560 yýl önce gerçekleþmiþ bir hadiseyi 'dünya-tarihsel' baðlama duyarlý þekilde hakkýný vererek canlandýrmaktan çok, bizim bugünkü halimize (duygularýmýza, komplekslerimize, ezikliklerimize) tercüman olan bir film. Eðer mesele, bugünkü halimizi dünya ölçeðinde tarihsel olarak çözümlemekse hangi anlatýya ilgi yönelteceðiniz de size kalmýþ bir þey. Ýster 'fetih fetiþizmi' yapan filmi seçersiniz, ister 'fitne-fesat' saçtýðý düþünülebilecek bu denemeyi! Tercih sizin (t24)

12 Akþamleyin açan akþamsefalarý gibiydin sen Bir sabah uyandýðýmda yüzüme astýðým yaðmurlar gibi celladýnýn yüzüne tüküren bir film sahnesi gibi ölümlerden döndün sen bu söylediklerimin hiçbiri gibi deðildin sen!

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ.

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Her yeri altýn kaplý olan bu sarayda onlarca oda, odalarda pek çok

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek söyleyemem. Ýþlerin paylaþýmý yüzünden aramýzda hep kavga

Detaylı

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

Üzülme Tuna, annem yakýnda gelecek, biliyorum ben. Nereden biliyorsun? Mektup mu geldi? Hayýr, ama biliyorum iþte. Postacýya telefon edip not

Üzülme Tuna, annem yakýnda gelecek, biliyorum ben. Nereden biliyorsun? Mektup mu geldi? Hayýr, ama biliyorum iþte. Postacýya telefon edip not 1. Anne Özlemi Ýlkbaharýn tatlý güneþi, Yeþilbað köyünde bütün çatýlarý, avlularý, tarlalarý, dað yollarýndaki keçileri ýsýtmaya baþlamýþtý yine. Tuna bu köyde yaþayan çocuklardan biriydi. Ablasý Suna

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma Ýçindekiler 1. FASÝKÜL 1. ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta Düzlem ve Düzlemsel Þekiller Geometrik Cisimlerin Yüzleri ve Yüzeyleri Tablo ve Þekil Grafiði Üç Basamaklý Doðal Sayýlar Sayýlarý Karþýlaþtýrma

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

ARTIMAGE Yapý San. ve Tic. Ltd. Þti. Orhantepe Mahallesi Sahilyolu Sok. No: 19/A Dragos-Kartal / TURKEY Tel: 0216 399 78 72 Faks: 0216 399 68 02 www.artimage.com.tr Estetiðin betonla dansý... DEKOZEMÝN

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 Düzenleyen Administrator Salý, 15 Haziran 2010 Mersin Gazetesi KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 YAZIK Abidin GÜNEYLÝ-Mersin Küfürün adýný günah koymuþlar Etsem bana yazýk etmesem

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER SENDÝKAMIZDAN HABERLER Sendikamýza Üye Ýþyerlerinde Çalýþanlardan Yýlýn Verimli Ýþçisi Ve Ýþvereni Seçilenlere Törenle Plaketleri Verildi 1988 yýlýndan bu yana Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) nce gerçekleþtirilen

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri.

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri. Sessizliktir Her Þeyin Ötesi Aldous Huxley Hani, sýradan hayatlar vardýr; bir ucu hiçliðe yolcu; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn sessizliðini akseder suretleri. O suretlerin en dokunaklý sessizliðini, hiçliðini

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim

Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim Matematik 1. Fasikül ÜNÝTE 1 Geometriye Yolculuk ... ÜNÝTE 1 Geometriye Y olculuk Çevremizdeki Geometri E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim E E E E E Üçgenler

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri 1 2 1 1 2 Çok Sýcak Soðuk Sýcak Çok Soðuk D B C Çorba Kutuplar Yanardað Sonbahar Yukarýda yer alan 1. ve 2. kutudakiler

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ EÐÝTÝM SEMÝNERÝ RESÝMLERÝ Çimento Ýþveren Dergisi Özel Eki Mart 2003, Cilt 17, Sayý 2 çimento iþveren dergisinin ekidir Ýþçi Saðlýðý ve Ýþ Güvenliði Projesi Sendikamýz

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez?

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez? 5. SINIF COÞMY SORULRI 1. 1. BÖLÜM DÝKKT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. Kazan Bardak Tam dolu kazandan 5 bardak su alýndýðýnda kazanýn 'si boþalmaktadýr. 1 12 Kazanýn

Detaylı

Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle ÖNSÖZ Biliþim Sektörünün deðerli çalýþanlarý, sektörümüze katký saðlayan biliþim dostlarý, Bilindiði üzere Türkiye Biliþim Derneði, Biliþim Sektörünün geliþmesi amacýyla tam 38 yýldýr çalýþmalarýna aralýksýz

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý.

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Aðaçlar gördüm yeryüzü yaþýnda; Gölgesinde yaz uyur, kýþ uðuldar baþýnda.

Detaylı

KÖÞE TEMÝZLEME MAKÝNASI ELEKTRONÝK KONTROL ÜNÝTESÝ KULLANIM KILAVUZU GENEL GÖRÜNÜM: ISLEM SECIMI FULL

KÖÞE TEMÝZLEME MAKÝNASI ELEKTRONÝK KONTROL ÜNÝTESÝ KULLANIM KILAVUZU GENEL GÖRÜNÜM: ISLEM SECIMI FULL KÖÞE TEMÝZLEME MAKÝNASI ELEKTRONÝK KONTROL ÜNÝTESÝ KULLANIM KILAVUZU GENEL GÖRÜNÜM: calismaya hazir Enter Tuþu menülere girmek için kullanýlýr. Kýsa süreli basýldýðýnda kullanýcý menüsüne, uzun sürelibasýldýðýnda

Detaylı

A D H I G B C E F 75 lik servis arabasý 100 lük servis arabasý 120 lik servis arabasý 140 lýk servis arabasý 210 luk servis arabasý Çocuk arabasý 25 lik A B C D E F 730 840 780 900 990 560 640 730 690

Detaylı

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta Mikro Dozaj Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle Türk

Detaylı

OKUL TATÝLÝNDE KAMPANYALI UMRE 10 Günlük Program (3 Gece Medine / 6 Gece Mekke) Gidiþ Tarihi: 29 Ocak 2015 Ýstanbul - Yanbu Dönüþ Tarihi: 7 Þubat 2015 Cidde - Ýstanbul 990 960 930 i: i: Bustan Al Masi

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

mmo bülteni mart 2005/sayý 82 05.02.2005

mmo bülteni mart 2005/sayý 82 05.02.2005 basýnda odamýz basýnda odamýz basýnda odamýz Ocak/ Dizayn Ýnfo Dergisinin 9. sayýsýnda "Makina Mühendisleri Odasý'na TÜRKAK'tan Akreditasyon Sertifikasý" baþlýklý haber yayýnlandý. 05.02.2005 Oda Baþkaný

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006 KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU GÝRÝÞ KURUMSAL KÝMLÝK HAKKINDA Adýyaman Üniversitesinin misyon ve vizyonuna uygun kurumsal kimlik çalýþmasý bu dökümanda detaylandýrýlarak sunulmuþtur. Kurumsal kimlik oluþturulurken,

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen 9 Prof. Dr. Selçuk BÖLÜKBAÞI Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen deðiþiklikler gibi vücut duruþunda ve yürüyüþünde de deðiþiklikler meydana gelir. Kas-iskelet sistemi vücudun destek ve temelidir.

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı

BURSA BADEMLÝ BADEMLÝBÜLTEN KURULUÞ: 27.05. / CHARTER: 21.06. / KULÜP NO: 83357 BAÞLIKLAR : 198. TOPLANTIMIZ - Terzioðlu Çiftliði Brunch En iyi bireyler kendilerinden çok ait olduðu toplumu düþünen, onun

Detaylı

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. Flaþ... Flaþ...Flaþ... Görülmemiþ kampanya Yýlýn Adamý olmak çok ucuz

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. Flaþ... Flaþ...Flaþ... Görülmemiþ kampanya Yýlýn Adamý olmak çok ucuz FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR FÝYATI: Okuyana Beleþ Flaþ... Flaþ...Flaþ... Görülmemiþ kampanya Yýlýn Adamý olmak çok ucuz Yýlýn Bürokratý 90.00 Yýlýn Ýþadamý 95.00

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

PLASTÝK ENJEKSÝYON VE ÝNÞAAT MALZEMELERÝ SAN. TÝC. Hakkýmýzda KAMÝ GRUP 2007 yýlýnda Ýstanbul Topçularda, Sn. Baþak Kami tarafýndan kurulmuþtur. 2007 yýlýndan bu yana geliþimciliði ilke edinen firmamýz,

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

Sezen Aksu 2. Çok Ayýp. Söz - Müzik: Sezen Aksu. Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun aleyhimde. Çok ayýp, çok ayýp.

Sezen Aksu 2. Çok Ayýp. Söz - Müzik: Sezen Aksu. Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun aleyhimde. Çok ayýp, çok ayýp. Sezen Aksu 2 Onaylayan Administrator Pazar, 20 Mayýs 2007 Son Güncelleme Perþembe, 14 Haziran 2007 Besteciler.org Çok Ayýp Söz - Müzik: Sezen Aksu Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Fiilen 1987, resmen ise 1992 Yýlýnda Adapazarý nda kuruldu. Kýsa sürede büyüyerek dünyanýn önde gelen Alçak Gerilim Þalt Cihazlarý üreticileri arasýnda yerini aldý. 25. 000 m 2 si kapalý alan olmak üzere

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Ý Ç Ý N D E K Ý L E R

Ý Ç Ý N D E K Ý L E R ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta...9 Düzlem...10 Geometrik Cisimler ve Modelleri...12 Geometrik Cisimler ve Yüzeyleri...14 Haftanýn Testi...16 Veri Toplama - Þekil Grafiði...18 Tablo...20

Detaylı

1. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL

1. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 1. Fasikül TEMA 5 Hayal Gücü TEMA 6 Eðitsel ve Sosyal Etkinlikler r, ýt lý z. Sa ma k l ra atý a S l O ek t Se ek T T ... Ýçindekiler 5. TEMA: HAYAL GÜCÜ Açelyanýn Bir Günü Harf Hece Test 1 Kelime Test

Detaylı

Motor kademeleri ile otomasyon seviyeleri arasýnda akýllý baðlantý Akýllý Baðlantý Siemens tarafýndan geliþtirilen SIMOCODE-DP iþlemcilerin prozeslerinin hatasýz çalýþmasýný saðlamak için gerekli tüm temel

Detaylı

Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu. 9355495 2. baský

Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu. 9355495 2. baský Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu 9355495 2. baský UYGUNLUK BÝLDÝRÝMÝ NOKIA CORPORATION olarak biz, tamamen kendi sorumluluðumuzda olmak üzere, HS-2R ürününün aþaðýdaki yönetmeliðin ilgili

Detaylı

17-19 Aralýk 2010 Miracle Resort Hotel, Antalya 17-19 Aralýk 2010 - Miracle Resort Hotel, Antalya Deðerli Meslektaþýmýz, Kanser tedavisindeki hýzlý deðiþim ve geliþme farklý alanlarda uzmanlaþmýþ hekimlerin

Detaylı

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir.

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir. 1/7 AMT FÜR SOZIALE DIENSTE FÜRSTENTUM LIECHTENSTEIN Sosyal Hizmetler Dairesi Çocuk ve gençlik hizmetleri Sosyal hizmetler Terapi hizmetleri Ýç hizmetler konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler

Detaylı

Son Tren Dershaneden çýkmýþlardý. Akþam oluyordu. Önce her gün geçtikleri sokaklardan geçtiler. Sonra üç ana caddenin birleþtiði o kocaman kavþaktan En zoru bu kavþaktan geçmekti. Her yanda trafik lambalarý

Detaylı

Nokia N76-1. Baþlangýç. 9254332, 2. Baskı TR

Nokia N76-1. Baþlangýç. 9254332, 2. Baskı TR Nokia N76-1 Baþlangýç 9254332, 2. Baskı TR Tuþlar ve parçalar (kapak ve kapak açýk) Bundan sonra Nokia N76 olarak anýlacaktýr. 1 Sað kapak tuþu 2 Orta tuþ 3 Sol kapak tuþu 4 Daha düþük çözünürlüklü ikincil

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623 MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL

Detaylı

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN YAZ OKULU Çocuklarýnýza YAZ KEYFiNi GYM PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN ONLINE KAYIT facebook.com/gympark instagram.com/gym_park twitter.com/gym park info@gympark.com.tr www.gympark.com.tr 0 236 233 00 55 0

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

Delil Avcýlarý göreve hazýr Emniyet Genel Müdürlüðü, Kriminal Polis Laboratuarý Dairesi Baþkanlýðý tarafýndan Bursa Ýl Emniyet Müdürlüðü Olay Yeri Ýnceleme ve Kimlik Tespit Þube Müdürlüðü bünyesinde "Olay

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı