TANIMLAR GĐRĐŞ. OZON: Atmosferde en yoğun olarak troposfer ve stratosfer tabakaları olmak üzere iki ayrı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TANIMLAR GĐRĐŞ. OZON: Atmosferde en yoğun olarak troposfer ve stratosfer tabakaları olmak üzere iki ayrı"

Transkript

1 TANIMLAR ĐKLĐM: Bir yerdeki hava koşullarının geniş bir zaman ve bölge üzerinde ortalamasıdır. Đklim'i inceleyen bilim dalına Klimatoloji denir. ATMOSFER: Yeryüzünü çevreleyen beş eşmerkezli tabakadır. En alt tabaka (troposfer), yer seviyesinden yaklaşık olarak ortalama km yüksekliğe kadar uzanır. Dünya yüzeyini etkileyen hava olayları troposfer içerisinde meydana gelir. Bir sonraki büyük tabaka olan stratosfer yüzeyden yaklaşık olarak 50 km. yukarıya kadar uzanır. Stratosfer içerisindeki ozon tabakası güneşin yüksek enerjili ve kısa dalga boyundaki ültraviyole ışınlarını soğurur. Stratosferin üstünde 3 tane daha tabaka bulunur. Bunlar; mezosfer, termosfer ve ekzosferdir (1). SERA ETKĐSĐ: Atmosferdeki gazların gelen Güneş ışınımına karşı geçirgen, buna karşılık geri salınan uzun dalgalı yer ışınımına karşı çok daha az geçirgen olması nedeniyle Yerküre nin beklenenden daha fazla ısınmasını sağlayan ve ısı dengesini düzenleyen doğal süreç sera etkisi olarak adlandırılmaktadır (Şekil 1). Şekil 1. Sera Etkisi Doğal sera gazları su buharı (H 2 O), karbondioksit (CO 2 ), metan (CH 4 ), nitröz oksit (N 2 O) ve ozon dur (O 3 ). ĐKLĐM DEĞĐŞĐKLĐĞĐ: Birleşmiş Milletler Đklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nde (ĐDÇS de), karşılaştırılabilir bir zaman periyodunda gõzlenen doğal iklim değişikliğine ek olarak, doğrudan ya da dolaylı olarak küresel atmosferin bileşimini bozan insan etkinlikleri sonucunda iklimde oluşan bir değişiklik biçiminde tanımlanmıştır. Yerküre iklimi, fosil yakıtların yanması, arazi kullanımı değişikliği ve ormansızlaştırma, çimento üretimi, sanayi süreçleri gibi insan etkinlikleriyle atmosfere salınan sera gazlarının doğal sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda ısınmaktadır. OZON: Atmosferde en yoğun olarak troposfer ve stratosfer tabakaları olmak üzere iki ayrı tabakada ve ayrı şekilde bulunmaktadır. Bunlardan ilki, stratosfer tabakası içerisinde, yerden yaklaşık km ler arasında doğal olarak bulunan ve atmosferdeki toplam ozonun % 90 ını oluşturan stratosferik ozondur. Güneşten gelen zararlı ultraviole radyasyonunu emmesi (tutması) nedeniyle hayati önem taşır ve iyi huylu ozon olarak isimlendirilir (5). Đkincisi ise; yer yüzeyi ile kilometreler arasında bulunan, atmosferdeki toplam ozonun % 10 unu oluşturan ve insan kaynaklı olan troposferik ozondur. Özelikle,Azot Oksit (NOx) türevlerinin güneş ışığı ile tepkimeye girmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Đnsan sağlığını olumsuz yönde etkilediğinden kötü huylu ozon olarak isimlendirilmektedir. GĐRĐŞ Đklimdeki değişikliklere ilişkin bilimsel kanıtlar, jeoloji, jeomorfoloji, paleocoğrafya, paleontoloji ve paleoklimatoloji araştırmaları ile elde edilmektedir. Örneğin, günümüzden yaklaşık milyon yıl önce, II. jeolojik Zamanın (Mesozoik) Kretase döneminde, küresel iklimin bugüne göre C daha sıcak ve atmosferdeki karbondioksit (CO 2 ) birikiminin 4-8 kat daha yüksek olduğu bilinmektedir (Türkeş, 2003).

2 Etkileri jeomorfolojik ve klimatolojik olarak en iyi bilinen en son ve en önemli doğal iklim değişiklikleri ise, yaklaşık 2.5 milyon yıl sürmüş olan 4. Zamandaki (Kuvaterner) buzul ve buzul arası dönemlerde oluşmuştur. 4. Zamana, insanın ortaya çıktığı zaman olduğu için, Antropozoik adı da verilmektedir. 4. Zamanın günümüzden yaklaşık 12, ,000 yıl önce hüküm süren son buzul çağında (Würm), Yerküre nin ortalama sıcaklığı bugüne göre 5 C daha soğuktu. Öte yandan iklim sistemi, yaklaşık 10,000 yıldan beri içinde bulunulduğu kabul edilen Holosen buzul arası döneminde, önceki buzul çağlarına göre daha az değişkenlik göstermiştir. Son araştırma sonuçlarına göre, küresel ortalama sıcaklıkların geçen 10,000 yıldaki herhangi bir yüzyılda 1C den daha fazla değişmiş olması olası görülmemektedir. Bu dönemde, atmosferdeki CO 2 birikimi yaklaşık 280 ±10 ppm dolayında değişen bir dalgalanma göstermiştir. Dünyanın iklim sistemi;yeryüzündeki yaşamı destekleyen karmaşık bir sürecin gerekli bir parçasıdır. Đklim ve hava, insan sağlığı ve refah üzerinde her zaman güçlü bir etkiye sahip olmuştur. Fakat diğer büyük doğal sistemlerde olduğu gibi iklim sistemi de insan etkinlikleri ile etkilenmektedir. Küresel iklim değişikliği, bu nedenle insan sağlığını koruma konusundaki çabalara engel oluşturmaktadır (2,3). Nüfus artışı, endüstrileşmenin ve modern taşıma sistemlerinin hızla ilerlemesi, giderek artan tüketicilik ve küresel dünya ekonomisinin ortaya çıkması çevreyi, hiç beklemediğimiz bir şekilde ve çok değişik biçimlerde etkilemektedir. Bu güne kadar küresel iklimdeki değişiklikler yüzyıllar veya bin yılık dönemler boyunca kıtasal sürüklenme, çok sayıdaki astronomik döngüler, solar enerji verimindeki varyasyonlar, volkanik etkinlikler ve yukarda sayılan nedenlerle doğal olarak gerçekleşmiştir. Geçen birkaç on yılık dönemde ise insan etkinliklerinin atmosferik kompozisyonu değiştirdiği ve bu suretle küresel iklim değişikliğine neden olduğu artan bir şekilde aşikar hale gelmiştir (4). Sonuç, küresel ortalama hava sıcaklıklarının geçen yüzyılda 0.4 ile 0.8 C arasında (0.6 ± 0.2 C ) artmış oluşudur. Bu ısınma, geçen 1,000 yılın herhangi bir dönemindeki artıştan daha büyük ve dikkat çekicidir. Küresel iklimde gözlenen ısınmanın yanı sıra, en gelişmiş iklim modelleri, küresel ortalama yüzey sıcaklıklarında döneminde 1.4 ile 5.8 C arasında bir artış olacağını öngörmektedir. Küresel sıcaklıklardaki artışlara bağlı olarak da, hidrolojik döngünün değişmesi, kara ve deniz buzullarının erimesi, kar ve buz örtüsünün alansal daralması, deniz seviyesinin yükselmesi, iklim kuşaklarının yer değiştirmesi ve yüksek sıcaklıklara bağlı salgın hastalıkların ve zararlıların artması gibi, dünya ölçeğinde sosyoekonomik sektörleri, ekolojik sistemleri ve insan yaşamını doğrudan etkileyecek önemli değişikliklerin oluşacağı beklenmektedir. Şekil Yılları Arasında Atmosferik Karbondioksit (CO2) Konsantrasyonları. Kaynak: Watson et al, (The data are from polar ice cores and from direct atmospheric measurements over the past few decades. Projections of CO2 concentrations for the period 2000 to 2100 are based on the IPCC s six illustrative SRES scenarios and IS92a.) Đnsanoğlu, uzun zamandan beri, hava ve iklimin sağlıklarını etkilendiğinin farkındadır. Yaklaşık ikibinbeşyüz yıl önce, Hipokrat, iklimde varolan bölgesel farklılıklar ve bunların sağlık durumları ile olan ilişkileri üzerinde kitaplar yazmıştır. Stratosferik ozon azalmasının ve

3 özellikle de küresel iklim değişikliğinin sağlık üzerine etkileri bu seminerin ana konusu olacaktır. Küresel değişimin en önemli komponentlerinden biri olan iklim değişikliği doğrudan veya dolaylı olarak küresel değişimin insan üzerindeki etkisini belirlemektedir. Konunun dikkat çeken yönü; küresel değişimlerden en büyük zarar görecek olan insanın bu değişime neden olmasıdır. Daha kısa ifadesiyle insan kendi sonunu hazırlamaktadır. ULUSLAR ARASI KURULUŞLAR, ÇALIŞMALAR VE SÖZLEŞMELER WMO (Dünya Meteoroloji Teşkilatı): Birleşmiş Milletlerin hava, iklim ve su konularındaki yetkili organı olan WMO nun temeli 1873 yılında Viyana da kurulmuş olan Uluslararası Meteoroloji Teşkilatı dır. WMO nun kurulmasına, Türkiye nin de aralarında bulunduğu 42 ülke tarafından 11 Ekim 1947 tarihinde Washington da karar verilmiş ve ülkemiz, 31 Mayıs 1949 tarih ve 5411 sayılı Kanunla resmen üye olmuştur. WMO nun kuruluşu, sözleşmesinin 23 Mart 1950 de yürürlüğe girişi ile resmileşmiş olup, bu tarih her yıl Dünya Meteoroloji Günü olarak kutlanmaktadır. UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Programı): 1972 yılında Stockholm de (Đsveç) Birleşmiş Milletler (UN) tarafından yapılan Đnsan ve Çevre Konferansı sonrasında kurulmuştur. proposed the creation of a global body to act as the environmental conscience of the UN system. In response, the UN General Assembly adopted Resolution 2997 on 15 December, 1972 creating: the UNEP Governing Council, composed of 58 nations elected for four-year terms by the UN General Assembly, responsible for assessing the state of the global environment, establishing UNEP's programme priorities, and approving the budget; the UNEP Secretariat, with its headquarters in Nairobi, Kenya, to provide a focal point for environmental action and coordination within the UN system, headed by an Executive Director, with the rank of UN Under-Secretary-General; and a voluntary Environment Fund to finance UNEP s environmental initiatives, to be supplemented by trust funds and funds allocated by the UN regular budget. IPCC (Đklim Değişikliği Konusunda Uluslar Arası Panel): WMO ve UNEP tarafından kurulmuştur. IPCC nin rolü; Sera gazlarının etkileri ile insan kaynaklı değişikliklerin dünyanın iklim modellerini nasıl etkilediği ve muhtemel etkilerinin ne olacağı? Bunun nasıl gerçekleştiği ve gelecekte insan toplulukları sayıdaki sistemler ile prosesleri nasıl etkileyebileceği? için önemli olan çok Đklim değişikliğini önlemek ve etkilerini azaltmak amacıyla (yöneticilere yol gösterici olan) ekonomik ve sosyal müdahale seçenekleri nelerdir? konuları üzerine dünyanın yayınlanmış bilimsel literatürünü takip etmek, yönlendirmek ve desteklemektir. Birleşmiş Milletler (BM) Đklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (ĐDÇS); bugün için, sera gazlarının atmosferik birikimlerini insanın iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirecek bir düzeyde durdurmayı sağlayabilecek bir hükümetler arası çabadır. ĐDÇS nin nihai amacı, Atmosferdeki sera gazı birikimlerini, insanın iklim sistemi üzerindeki tehlikeli etkilerini önleyecek bir düzeyde durdurmaktır (UNEP/WMO, 1995). Haziran 1992 de Rio da düzenlenen BM Çevre ve Kalkınma Zirvesi nde imzaya açılan ĐDÇS, 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. ĐDÇS ye bugüne kadar yaklaşık 170 ülke taraf olmuştur. Gelişmiş ülkelerin ĐDÇS altındaki yükümlülüğü, insan kaynaklı sera gazı salımlarını 2000 yılına kadar 1990 düzeylerinde tutmaktır (Türkeş, 1995). Türkiye, sözleşme nin eklerinde gelişmiş ülkeler arasına alındığı için ve bu koşullar altında özellikle enerji ilişkili karbondioksit (CO2) gazı salımlarını 2000 yılına kadar 1990 düzeyinde durdurma

4 yükümlülüğünü yerine getiremeyeceği kaygısıyla, Sözleşme ye taraf olmamıştır. Lahey Konferansı nda alınan karar gereğince, Türkiye nin Ek II den çıkarak ĐDÇS ye bir Ek I ülkesi olarak taraf olma isteği, Kasım 2001 de Fas ın Marakeş kentinde yapılan 7. Taraflar Konferansı nda ilgili organlarca görüşülerek kabul edildi. Sera gazı salımlarını 2000 sonrasında azaltmaya yönelik yasal yükümlülükler ise, Kyoto Protokolü nde (KP) yer almaktadır (Türkeş vd., 2000). ĐDÇS nin 3. Taraflar Konferansı, Aralık 1997 de Japonya nın Kyoto kentinde Yapılmıştır. Dünyanın çok önem verdiği bu toplantıda, CO2 ve öteki sera gazlarını 1990 düzeyinin altına indirmeyi amaçlayan Kyoto Protokolü, ĐDÇS nin nihai amacına ulaşma yolunda önemli bir uluslararası adımdır. Kyoto Protokolü nün yürürlüğe girebilmesi için, gaz emisyonunun en az yüzde 55 inden sorumlu olan ülkeler tarafından onaylanması gerekiyordu. Nihayet AB nin birtakım pazarlıklarla Rusya yı razı etmesi sonucu Rusya 2004 sonunda anlaşmayı onayladı. Böylece anlaşmanın geçerli olması için gerekli olan yüzde 55 lik oran tutturuldu. Ve bunun ardından 2005 Şubat ayında anlaşma yürürlüğe girdi. Đklim değişikliğine giderek artan ilgi, iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerine bazı etkileri ile ilgili çeşitli değerlendirmeler yapılmasını gündeme getirmiştir. Bu konudaki araştırma ve değerlendirmeler daha önceleri çok az iken 1990 lı yıllarda artmıştır (13,14). Birleşmiş Milletler (BM) IPCC-1996 ve IPCC-1998 kapsamında Avrupa Bölgesi için sağlık etkileri konusunda bir toplantı yapmış, Dünya Sağlık Örgütü, BM ve Dünya Meteroloji Örgütü 1996 da bu konuyu araştırmak üzere bir çalışma grubu kurmuştur. BM in iklim değişikliği konusundaki "çerçeve anlaşması"nı imzalayan ülkeler iklim değişikliğini ulusal düzeyde araştırmaya zorunlu kılınmışlardır. Ancak buna karşın çok az sayıda ülkede bu konuya yönelik araştırmalar yapılmıştır. Bu ülkeler, Avustralya, Japonya, ABD, Kanada dır. Kanada da Küresel Đklim Değişikliği Programı 1992 de kurulmuştur. Bu programın amacı, iklim değişikliği ile ilişkili konuları belirlemek ve araştırma önceliklerini belirlemektir. Avrupa da ise yalnızca Đngiltere de Đklim Değişikliği Etkilerini Değerlendirme Grubu kurulmuş, Hollanda da ulusal hava kirliliği ve iklim değişikliği araştırma programı (1996) başlatılmış, Çek Cumhuriyetinde iklim değişikliğine ilişkin saha çalışmaları başlatılmış, Almanya da ise Potsdam Enstitüsü nde belli bir bölgede iklim değişikliğinin olası etkilerine yönelik pilot araştırma başlatılmıştır. ABD de ise hükümet kuruluşlar ve çeşitli araştırma enstitüleri Avrupa ya oranla daha aktif bir yol izlemektedir yılında ABD Çevre Koruma Kurumu (USEPA) iklim değişikliği ve sağlık üzerine etkilerini sorgulayan bir rapor yayınlanmıştır. USEPA nın Ulusal Değerlendirme Ekibi (NAST) bölgesel ve sektörel değerlendirmeleri bir araya getirmektedir. Ayrıca, 1985 tarihli Ozon Tabakasının Korunması için Viyana Sözleşmesi ve 29 Haziran 1990 tarihinde değiştirilip uyumlaştırılan 1987 tarihli Ozon Tabakasını Đncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü ozonu tahrip eden gazların kullanımının azaltılmasını amaçlamaktadır. Araştırmacılar bu protokollerin uygulamaya konulmasıyla 2050 yılına kadar stratosferik ozonun tamamına yakınının yenileneceğini ummaktadırlar. STRATOSFERĐK OZON DEPLESYONU, SERA ETKĐSĐ VE ĐKLĐM DEĞĐŞĐKLĐĞĐ Stratosferik ozon tabakası biyosferi UV nin letal etkilerinden korumaktadır yılında atmosfer fizikçileri Molina ve Rowland en yaygın olarak kullanılan kimyasallardan olan kloroflorokarbonların üst atmosfer tabakalarına zararlı solar radyasyon etkisiyle parçalanabileceklerini ve klormonoksit oluşturacağını belirttiler (14,15). Klor monoksit ozonun parçalanmasına yol açmaktadır. Stratosferik ozonu parçalayabilen diğer maddeler halokarbonlar ve büyük bir olasılıkla

5 nitrojenoksitlerdir. Çok yüksek uçan sesten hızlı uçakların egzoz gazlarında da bulunmaktadır. Volkanik patlamalarda bazen atmosfere klor bileşikleri salmakta bu doğal ve insan kaynaklı bileşikler atmosfer ozon tabakasının incelmesine neden olmaktadır (12). Kuzey-orta enlemlerde (Avrupa gibi) yıl boyu ortalama ozon konsantrasyonunun on yılda bir %4 civarında azaldığı döneminde yapılan araştırmalarda saptanmıştır. Avustralya, Yeni Zelanda, Arjantin ve Güney Afrika nın güney bölgelerinde bu azalma yaklaşık %6-7 dir. Buna paralel olarak 1980 lerdeki seviyelere oranla ultraviyole radyasyonun etkisi her on yılda bir %10 luk artmıştır. Bu UV. Artışının 2020 yılında zirveye çıkacağı tahmin edilmektedir (19,20). Famian ve çalışma arkadaşları 1985 yılı ilkbaharında güney kutbundaki Antarktika üzerindeki ozon tabakasında ileri derecede zayıflama (delik) olduğunu belirlediler (14). Bu durum 1994 yılından beri her yıl tekrarlanmıştır. Stratosferik ozon tabakası incelmesinin yüzeysel UV akışıyla korelasyon gösterdiği, Kanada iklim merkezinde Ker ve çalışma arkadaşlarınca 1993 yılında gösterilmiştir (16). Stratosferik ozon tabakasındaki incelme endüstrileşmiş ülkeleri harekete geçirmiş ve Montreal Protokolu ile CFC lerin imalat ve kullanımında azalma sağlanmıştır. CFC ler bilgisayar mikro işlemcilerin yapımında solvent olarak yaygın olarak kullanılırken, polistren paketlerde köpük etkeni, spreylerde itici madde, iklimlendirme cihazları ve soğutucularda freon gazı olarak kullanılmaktadır. Atmosferdeki yarı ömürlerini 100 yıl kadardır. Bu, etkilerinin gelecek yüzyıla kadar süreceği anlamına gelmektedir (12). Toplumun ilgisini son 20 yıl içinde çekmeye başlayan artan sera etkisi ve küresel ısınma konusu, bilim adamları tarafından yaklaşık yüz yıldır bilinmekte ve incelenmekteydi. Atmosferdeki karbondioksit (CO 2 ) birikiminin değişmesine bağlı olarak iklimin değişebilme olasılığı, ilk kez 1896 yılında Nobel ödülü sahibi Đsveçli S. Arrhenius (1896) tarafından öngörülmüştür. Ama aradan yıllar geçmesine rağmen, atmosferde artan CO 2 birikiminin yol açabileceği olumsuz etkiler konusundaki uluslar arası ilk ciddi adımın atılması için 1979 yılına kadar beklenilmiştir. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO)'nün öncülüğünde 1979 yılında düzenlenen Birinci Dünya Đklim Konferansı'nda konunun önemi dünya ülkelerinin dikkatine sunulmuştur. CO2 salımlarındaki (emisyonlarındaki) insan kaynaklı artışların şimdiki hızıyla sürdürülmesi durumunda, sanayi öncesi dönemde yaklaşık 280 ppmv, 1994 de 358 ppmv olan CO2 birikiminin 21. yüzyılın sonuna kadar 500 ppmv ye ulaşacağı öngörülmektedir (IPCC, 1996 a). Sera gazı birikimlerindeki bu artışlar, Yerküre'nin uzun dalgalı ışınım yoluyla soğuma etkinliğini zayıflatarak, Yerküre'yi daha fazla ısıtma eğilimindeki bir pozitif ışınımsal zorlamanın oluşmasını sağlamaktadır. Yer/atmosfer sisteminin enerji dengesine yapılan bu pozitif katkı, artan ya da kuvvetlenen sera etkisi olarak adlandırılır. Bu ise, Yerküre atmosferindeki doğal sera gazları yardımıyla yüz milyonlarca yıldan beri çalışmakta olan bir etkinin, bir başka sözle doğal sera etkisinin kuvvetlenmesi anlamını taşımaktadır. Artan sera etkisinden kaynaklanabilecek bir küresel ısınmanın büyüklüğü, her sera gazının birikimindeki artışın boyutuna, bu gazların ışınımsal özelliklerine, atmosferik yaşam sürelerine ve atmosferdeki varlıkları sürmekte olan öteki sera gazlarının birikimlerine bağlıdır. Tablo 1. sanayi öncesi dönemde ve günümüzde sera gazı emisyonlarını ve yıllık ortalama değişimlerini, sera gazlarının atmosferik yarı ömürlerini göstermektedir. 16 Şubat 2005 tarihinde yürürlüğe giren Kyoto Protokolü aşağıda belirtilen sera gazlarıyla ilgilidir: Karbondioksit (CO2) Metan(CH4) Nitröz Oksit(N2O) Hidrofluorokarbonlar(HFCs) Perfluorokarbonlar(PFCs) Kükürtheksaflorür(SF6)

6 Tablo 1. Đnsan etkinliklerinden etkilenen önemli sera gazlarına ilişkin özet bilgiler (Türkeş, 2000a). (IPCC (1996) ya ve Mauna Loa nın aylık ortalama CO2 verilerine (Climate Change, 1999) dayanan hesaplamalarımıza göre) Şekil yılları arasında küresel atmosferik karbondioksit konsantrasyonu Şekil yılları arasında küresel atmosferik karbondioksit konsantrasyonunu göstermektedir. Karbondioksit birikimi özellikle son birkaç dekattır daha hızlı artma eğilimindedir. Fosil yakıtların yakılması, ormansızlaştırma, tarım ve arazi kullanımı değişiklikleri gibi insan etkinlikleri, küresel olarak sera gazlarının ve bazı bölgelerde de sülfat aerosollerinin atmosferdeki birikimlerini arttırmaktadır. Bu artış sanayi devriminden beri sürmektedir. Sera gazlarının birikimlerindeki artış atmosferi ısıtma eğilimi gösterirken, aerosollerdeki artış soğutma eğilimindedir. Troposferdeki insan kaynaklı aerosoller (uçucu küçük parçacıklar) ve özellikle fosil yakıtların yanmasından çıkan kükürt dioksit kaynaklı sülfat aerosolleri, Güneş ışınımını yeryüzüne ulaşmadan tutar ve uzaya yansıtır. Genel olarak, troposferdeki aerosollerde gözlenen artışlar, iklimi soğutma eğilimindeki bir negatif ışınımsal zorlama oluştururlar. Volkanik etkinlikler sonucunda salınan aerosoller de, yeryüzünün ve troposferin soğumasına neden olabilmektedir. Sera gazlarının yaşam süreleri on yıllardan yüzyıllara

7 değişmekte, buna karşılık aerosollerin yaşam süreleri birkaç gün ile birkaç hafta arasında kalmaktadır. Gerçekte, küresel ortalama yüzey sıcaklığında gözlenen ısınma eğilimi, dünya üzerinde eşit bir coğrafi dağılış göstermemiştir; bölgesel farklılıklar belirgindir. Uzun süreli ısınma eğilimi, 40 K ve 70 K enlemleri arasındaki anakaralarda en fazladır. Buna karşılık, Atlas Okyanusu'nun kuzeyinde ve içerisinde Türkiye'nin de yer aldığı Doğu Akdeniz ve Karadeniz havzalarında, özellikle son 20 yıllık dönemde, ortalama yüzey sıcaklıklarında bir soğuma eğilimi egemen olmuştur. Grafik dönemi ortalamalarından farklara göre hesaplanan küresel yüzey sıcaklığı anomalilerindeki değişimler (Türkeş 1998 b: UKMO Hadley Centre e göre WMO 1996 ve 1998 den güncelleştirilerek yeniden çizilmiştir). Yıllık sıcaklık anomalileri (C ), 21 noktalı binom süzgeci ile düzgünleştirilmiştir. Grafik arasındaki küresel sıcaklık değişimini, Grafik 2. bu yıllar arasındaki ortalama sıcaklıkları ve 2100 için öngörüleri ifade etmektedir. Sıcaklık artışı özellikle 1990 sonrası dönemde hızlı bir artış göstermiştir. Grafik 2. Aletli ölçümlerin başladığı 1860 yılından bu yana küresel sıcaklık kayıtları ve IPCC e göre 2100 yılına ilişkin öngörü. Minimum (gece en düşük) sıcaklıkların, en azından 20. yüzyılın ortalarından beri, maksimum (gündüz en yüksek) sıcaklıklara oranla iki kat daha fazla bir artış gösterdiği bilinmektedir (IPCC, 1996 a). Günlük sıcaklık genişliğinde (maksimum ve minimum sıcaklıklar arasındaki fark), gecelerin gündüzlerden daha fazla ısınması ya da gece sıcaklıklarında bir ısınma ve gündüz sıcaklıklarında bir soğuma nedeniyle, dünyanın birçok bölgesinde genel bir azalma eğilimi gözlenmektedir. Bu değişimler, artan sera etkisine ek olarak, sıcaklık genişliğindeki azalmayla birlikte dünyanın birçok bölgesinde bulut örtüsünde gözlenen artışlarla açıklanmaktadır. Bulut örtüsündeki bir artış, hem gündüz güneş ışığının bir bölümünü yere ulaşmadan tutarak, hem de geceleyin termik ışınımın kaçışına engel olarak, sıcaklık genişliğini daraltır. Günlük sıcaklık genişliğindeki daralma üzerinde, insan

8 kaynaklı aerosoller de etkili olmuş olabilir. 20. yüzyılda gözlenen ısınmanın, iklim sistemindeki doğal değişebilirliğin bir parçası ya da insan kaynaklı ışınımsal zorlamaya bir yanıt olup olmadığı sorusunun yanıtı, ilgili zaman ölçekleri üzerinde iklimsel değişebilirliğin boyutlarına ilişkin bilgiler kullanılarak verilebilir. Kuzey Yarımküre'nin yaz mevsimi ortalamaları dikkate alındığında, geçtiğimiz son yıl en azından 1400 yılından günümüze kadarki dönemde karşılaşılan en sıcak yıllar olarak gözükmektedir. Đngiltere deki East Anglia Üniversitesi Çevre Bilimleri Fakültesi nin Đklim Araştırma Birimi nce yayınlanan aylık ortalama verilerin (CRU/UEA, 1999) çözümlenmesiyle gerçekleştirilen çalışmada, küresel sıcaklıklardaki uzun süreli eğilimleri ve değişim oranlarını incelemek için, küresel ve yarımküresel yıllık ve mevsimlik ortalama yüzey sıcaklığı anomalilerine ( normalinden farklarına), en küçük kareler doğrusal regresyon yöntemi ve 13 noktalı binom süzgeci uygulanmıştır. Dizilerdeki uzun süreli ve 10 ar yıllık (her 10 yıldaki) ısınma oranları ise, 13 yıllık binom süzgecine göre hesaplanan doğrusal olmayan eğilimler temel alınarak verilmiştir. Türkeş (2000b) e göre, 1860 dan 1998 e kadar yıl yıl ve zaman dizisi yöntemleri ile incelenen küresel sıcaklık anomalisi dizileri için aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: Grafik 3. Kuzey Yarımküre nin yıllık ortalama yüzey sıcaklığı anomalilerindeki değişimler. Grafik 4. Kuzey Yarımküre nin yıllık kış mevsimi ortalama yüzey sıcaklığı anomalilerindeki değişimler.

9 Grafik 5. Güney Yarımküre nin yıllık ortalama yüzey sıcaklığı anomalilerindeki değişimler. Kuzey ve güney yarımkürelerin ortalama yüzey sıcaklıklarındaki değişimler aşağıda verilmiştir: a) 1998 de kuzey yarımkürenin yıllık ortalama yüzey sıcaklığı normalden 0.66 C, ilkbahar sıcaklığı 0.64 C, yaz sıcaklığı 0.55 C, sonbahar sıcaklığı 0.49 C ve kış sıcaklığı 0.71 C daha sıcaktır; b) 1998 de kuzey yarımkürede sıcaklık anomalisinin en yüksek olduğu mevsim kıştır; c) Kuzey yarımkürede ortalama sıcaklıklar, her 10 yılda yıllık sıcaklıklarda yaklaşık 0.07 C, kış sıcaklıklarında ise C artış eğilimi göstermiştir. d) Güney yarımkürede de yıllık ortalama sıcaklıklar, geçen yüzyılda yaklaşık 0.65 C artmış, 10 ar yıllık artış oranı ise C olmuştur (Şekil 6); e) Küresel ortalama sıcaklıklarda olduğu gibi, kuzey ve güney yarımkürelerde de yıllık ve mevsimlik ortalama sıcaklıklar, son 20 yılda bundan önceki herhangi bir 20 yıllık dönemdekinden daha yüksek bir hızla artmıştır. Yağışlar, genel olarak Kuzey Yarımküre'nin yüksek enlemlerindeki kara alanlarında, özellikle de soğuk mevsimde bir artış göstermiştir. Buna karşılık, 1960'lı yıllardan sonra Afrika'dan Endonezya'ya uzanan subtropikal ve tropikal kuşaklar üzerindeki yağışlar ani bir azalma gösterdi. Subtropikal kuşak yağışlarındaki ani azalma, 1970'li yıllarla birlikte Doğu Akdeniz Havzası'nda ve Türkiye'de de etkili olmaya başladı (Türkeş, 1996 a ve 1998 a). Yağışlardaki önemli azalma eğilimleri ve kuraklık olayları, kış mevsiminde daha belirgin olarak ortaya çıkmıştır den beri sürdürülmekte olan uydu gözlemleri, Arktik deniz buzunun alansal yayılışında her 10 yılda ortalama % 2.7 oranında bir azalma olduğunu göstermiştir (Parkinson ve arkadaşları, 2000) yılına kadar olan dönemdeki en büyük azalma oranı, Okhotsk ve Japon denizleri ile Kara ve Barents denizlerinde oluşmuştur. Gel-git ve su seviyesi ölçüm kayıtlarına göre, küresel ortalama deniz seviyesi 19. yüzyılın sonundan günümüze kadar geçen yüzyıl süresince yaklaşık cm kadar yükselmiştir (IPCC, 1996 a).

10 ÖNGÖRÜLER Đklim elemanlarının temel etkileşimleri iyi bilinmesine karşın, iklimdeki gelişmeler tam olarak öngörülememektedir. Bu durum daha çok, uzmanların genellikle hisse senetlerindeki güncel gelişmenin nasıl olduğunu çok iyi bildikleri, ama buna karşılık henüz ne geçmiş eğilimlerin kesin nedenlerini bildikleri ne de olayların gelecekteki gidişlerini herhangi bir doğruluk derecesinde öngörebildikleri bir yer olan borsa olayına benzemektedir li yıllardan başlayarak, çeşitli yüzey ve atmosfer değişkenlerini ve insan etkinlikleri sonucunda atmosferdeki birikimleri giderek artma eğilimine giren sera gazlarındaki ve uçucu küçük parçacıklardaki (özellikle sülfat parçacıklarındaki) değişimler ile onlara ilişkin değişik senaryoları dikkate alan birçok iklim modeli geliştirilmiştir. IPCC nin Đkinci Değerlendirme Raporu na göre (IPCC, 1996): Sera gazlarının yanı sıra aerosollerdeki artışların gelecekteki etkilerini de içeren, orta vadeli salım senaryosu için, küresel ortalama yüzey sıcaklığında 2100 yılına kadar 1990'a oranla yaklaşık 2 C artış öngörülmektedir. Düşük ve yüksek kestirme değerleri de dikkate alındığında, küresel ortalama sıcaklıkta 2100 yılına kadar 1 ile 3.5 C arasında bir artış olması beklenmektedir. Bu öngörülere göre, küresel ortalama sıcaklıklar, küresel iklim sisteminin korunması açısından en olumlu ya da en iyimser koşullar gerçekleşse bile, her 10 yılda en az yaklaşık 0.1 C kadar artacaktır. En iyi kestirme değerlerine göre, küresel ortalama deniz seviyesinde 2100 yılına kadar yaklaşık 50 cm yükselme öngörülmektedir. Deniz seviyesi yükselmesinin en iyi kestirmesi, esas olarak okyanusların termal genişlemesi ile dağ buzullarının ve örtü buzullarının (kutuplardaki deniz ve kara buzullarının) erimesinden kaynaklanan pozitif katkılara dayanılarak geliştirilmiştir. Düşük ve yüksek kestirmelere göre, deniz seviyesinde 2100 yılına kadar beklenen yükselme, 15 cm ile 95 cm arasında olacaktır. Oluşturulan çeşitli senaryolara göre; Küresel ısınma, dünya iklim sisteminde köklü değişimlere ve aşırılıklara yol açacak. Öyle ki, dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınlar gibi hava olaylarının şiddeti ve sıklığı artarken, bazı bölgelerde de uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme olayları etkili olabilecek. Bunun yanında, sıcaklık artışının kışları, yazlara göre birkaç derece fazla olması bekleniyor. Benzer bir durum, geceyle gündüz arasında da görülecek. Gece sıcaklarındaki artış, gündüz sıcaklıklarındaki artıştan fazla olacak. Bu durumda karalar, geceleri eskisi kadar soğumaya fırsat bulamayacak. Yazla kış, geceyle gündüz arasındaki sıcaklık farkının azalması, bütün dünyadaki rüzgâr çeşitlerini etkileyecek; fırtınaların yoğunluğu, gücü ve rotaları değişecek. Yağış dönemleri, miktar ve türlerinin değişmesiyle artan sıcaklık, daha çok buharlaşmaya ve buna bağlı olarak da daha çok bulut oluşmasına yol açacak. Kısaca söylemek gerekirse, dünyanın iklimi daha sıcak, daha nemli ve bol yağışlı olacak. Küresel ısınmanın önemli etkilerinden olan iklim kuşaklarının kayması sonucu, yağmur kuşağı kuzeye doğru genişleyecek. Ancak bu genişleme sonunda yağışlar her bölgede artmayıp, belli bölgelerde yoğunlaşacak. Güney Avrupa'daki yaz yağmurları azalırken, Amerika, Avrupa ve Asya'nın 55 Kuzey enleminin yukarılarında kar yağışı artacak. Daha güneyde kar yağışı azalırken, yağmurlarda bir artış olacak; karın toprakta kalma süresi azalacak. Şiddetli yağmurlar daha sık yağacak ve daha çok su bırakacak. Sağanak yağışların artışı, yüzey nemliliğini ve bitki örtüsünü etkileyecek. Bunun sonucunda suyun toprakta süzülmesi azalacak, seller artacak. Yeni yağış düzeni, ekilebilecek alanların kuzeye doğru genişlemesine yol açacak. Dağlardaki buzullar ve kar örtüsünün azalmasından dolayı, hidrolojik sistemler ve toprak yapısı çok etkilenecek. Küresel ısınma, kalp, solunum yolu, bulaşıcı, alerjik ve diğer bazı hastalıklara sebep olacak. Sürekli sıcak hava, seller, fırtınalar gibi hava olayları, psikolojik rahatsızlıklar, hastalıklara ve ölümlere yol açacak. Yeni alanlara yayılan böcekler ve diğer

11 hastalık taşıyıcılar, bulaşıcı hastalıkların çoğalmasına neden olacak. Hava sıcaklığının artması ve su kaynaklarındaki azalma, kolera tipi hastalıkları yaygınlaştıracak. Üretimdeki bölgesel azalmalar sonucu, açlık ve kötü beslenmede artışlar görülecek. Böcek yumurtalarının ölmesini sağlayan gece ve kış soğuklarının hafiflemesi, önemli bir sorun olacak. Kimi bölgelerde şiddetli kuraklık dönemlerinin ardından gelecek aşırı yağışlar, virüs mutasyonlarının artmasına, buna bağlı olarak da sıtma gibi hastalıkların yayılmasına neden olacak. Öte yandan tarım bitkilerinde görülen hastalıklarda da sıcaklıkla birlikte artış gözlenecek. Buzulların erimesi ve sıcaklık artışı, okyanuslardaki suları genleştirip, denizlerin seviyesini yükseltecek. Deniz seviyesinin yükselmesi, kıyılardaki toprak kaybının yanı sıra, kıyılara yakın temiz su kaynaklarının denizle birleşmesine neden olacak. Artan buharlaşma yüzünden göl ve ırmaklarda meydana gelecek su kaybı, 21. yüzyılın en önemli meselelerinden biri olacak. Tatlı su kaynaklarının kalitesinde, tuzlu su karışımı nedeniyle azalma olacak. Tarım, turizm ve diğer ekonomik aktiviteler bu durumdan olumsuz etkilenecek; gelişmekte olan birçok ülkede yerli halkın beslenme ve yakıt kaynakları yok olacak. Yüksek deniz seviyesi, yüksek gel-git, kuvvetli dalga ve tsunami gibi riskli doğa olaylarına sebep olacak. Deniz seviyesindeki yükselmesiyle düz alanlar seller altında kalarak, kıyılardaki üretim alanları zarar görecek. Bunun sonucu milyonlarca insan kıyı alanları ve küçük adalardan göç edecek. Kurak bölgelerdeki çiftçiler daha çok sulama yapıp, daha fazla tarım ilâcı kullanacaklarından, bu bölgelerde tarımsal etkinliklerin maliyeti artacak. Gelişmekte olan ülkelerin kurak ve yarı kurak alanları, bazı kıyı alanları, deltalar ve küçük ada gibi bölgeleri tehlike altında kalacak. Kırsal alanlarda doğal kaynakların verimliliğindeki gerileme sonucu, kırsal alandan kente göç hızlanacak. Hadley Centre Đkinci Đklim Modeli ne göre Đklim Değişikliğinin Türkiye Đklimi, Bitki Kütlesi, Su Kaynakları ve Besin Temini Üzerindeki Etkileri Hadley Centre Đkinci Đklim Modeli olarak adlandırılan bu model, IPCC nin en iyi kestirme değerine yakın bir iklim duyarlılığına sahiptir. Hadley Centre bu model çalışmasını, atmosferdeki CO 2 birikimlerini 750 ppmv ve 550 ppmv de durduran CO 2 salımları senaryolarına göre çalıştırmıştır. Bu modelde, öteki sera gazlarındaki ya da aerosol lerdeki artışları dikkate alınmamıştır. Ayrıca, sözü edilen bu çalışmada CO 2 ve öteki sera gazlarındaki artışlar için herhangi bir önlemin alınmadığını kabul eden salımların kontrol edilmediği (azaltılmadığı) senaryoya dayalı model sonuçları, durdurma senaryolarının kullanıldığı model sonuçlarıyla bir karşılaştırma yapılabilsin diye aynı raporda verilmiştir (UKMO/DETR, 1999). Bu yeni model sonuçlarının Türkiye için yapılan değerlendirmesi aşağıda özetlenmiştir: 2080 li yıllara kadar Türkiye üzerindeki sıcaklık değişiklikleri: Salımların kontrol edilmediği senaryoya göre, 2080 li yıllara kadar Türkiye üzerindeki yıllık ortalama sıcaklıklarda ( normaliyle karşılaştırıldığında) yaklaşık 3-4 C artış; CO 2 birikimlerini 750 ppmv de durdurmayı öngören senaryoya göre, yıllık ortalama sıcaklıklarda yaklaşık 2-3 C artış; CO 2 birikimlerini 550 ppmv de durduran senaryoya göre, yıllık ortalama sıcaklıklarda yaklaşık 1-2 C artış li yıllara kadar iklim değişikliği nedeniyle Türkiye üzerindeki su stresi: Salımların kontrol edilmediği senaryo ile CO 2 birikimlerini 750 ve 550 ppmv de durduran sera gazı salımları senaryolarına göre, Türkiye ve Orta Doğu bölgesi, dünyanın su stresinde artış beklenen stresli ya da su sıkıntısı çeken alanları arasında değerlendirilmiştir. UKMO/DETR Raporu nda kullanılan su kaynakları stresi yaklaşımının göstergesi, ulusal toplam su çekilmesinin ya da kullanımının yukarı havza ülkelerinden alınan akımları da içeren ulusal toplam yıllık ortalama akıma oranı şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanım,

12 Birleşmiş Milletler Dünya Tatlı Su Kaynaklarının Geniş Açılı Değerlendirilmesi çalışması için yapılan hesaplamalarda da kullanılmıştır. Bunların dışında, çeşitli iklim modelleri (ECSN, 1995; UKMO, 1995), Doğu Akdeniz Havzası nı ve Türkiye yi de içeren subtropikal kuşağın önemli bir bölümünde, gelecekte, özellikle kış yağışlarının azalacağını öngörmektedir. Bu yüzden, Akdeniz ikliminin uzun süreli yaz kuraklığına ek olarak, geçen 20 yıldaki kuraklık olayları ve özellikle kış yağışlarındaki uzun süreli azalma eğilimleri, Türkiye nin doğal (su kaynaklarını içerir) ve sosyoekonomik sistemlerinin, ortalama iklim ve iklimsel değişkenlik için öngörülen değişikliklere karşı daha akılcı yönetimini gerekli kılmaktadır (Türkeş, 1998a). SONUÇ VE ÖNERĐLER Emisyon gazı oranları Rusya'da yüzde 17.4, Japonya'da yüzde 8.5, Almanya'da yüzde 7.4, Đngiltere'de 4.3, Fransa'da 2.7, Đtalya'da 3.1 Kanada yüzde 3.3, ve Avustralya'da yüzde 2.1 olarak sıralanıyor. ABD, Ek I ülkelerinin 1990 yılı toplam karbondioksit salımları açısından % 36.1 gibi çok büyük bir paya sahip, ancak ABD yönetimi Kyoto Protokolü'nü tanımamakta ısrarcı. ABD Başkanı George W. Bush, anlaşmayı imzaladığı taktirde Amerikan ekonomisinin çökeceğini savunuyor. Türkiye Kyoto Protokolü'ne henüz taraf değildir Türkiye de giderek daha fazla karbondioksit üreten ve atmosferi ısıtmaktaki payı katlanarak artan bir ülke olarak ABD ve Avustralya yla aynı nedenleri öne sürerek yükümlülük altına girmekten kaçıyor. Bununla birlikte anlaşmayı imzalayan ülkelere bakıldığında bu ülkelerin de anlaşma doğrultusunda olumlu adım attıklarını söyleyebilmek zordur. En büyük emisyon oranına sahip olan ülkeler arasında yer alan Kanada anormal bir patlama göstererek 1990 dakinin %130 una ulaşmış durumda. Yanı sıra Almanya da %4 lük, Hollanda da ise %17 lik bir sapma söz konusu. Eğitim-Öğretim ve Halkın Bilinçlendirilmesi (*) Eğitimin her kademesinde, dünyamızın geleceğini tehdit eden küresel ısınmanın ve dolayısıyla iklim değişikliğinin önemi ilgili derslerle belirtilmeli ve öğrenciler bu konuda bilinçlendirilmelidir. (*) Eğitimciler olarak hava kirliliğinin önemi değişik etkinliklerle kamuya iletmek için, çevresel sorunlarla alakalı seminerler, paneller, anketler yapılmalı, sergiler düzenlenmelidir. (*) Başta üniversiteler olmak üzere öğrencilere bu konuda projeler verilmeli, araştırma sahaları açılmalıdır. (*) Konuya ilgiyi artırmak, önemini belirtmek amaçlı araştırma gezileri yapılabilir, öğrencilere sorununun kaynakları yerinde gösterilebilir.

13 (*) Kuvvetlenen sera etkisine bağlı iklim değişikliği (küresel ısınma), sera gazı emisyonları ana kaynakları, sera gazı emisyonlarının kontrolüne ve azaltılmasına yönelik basit önlemler, temel yöntemler ve uygulamalar vb. konularda kamuoyunu bilinçlendirme programlarının oluşturulmalıdır. (*) Halkın bilinçlendirilmesi için, yazılı ve görsel çeşitli eğitim araçlarının üretilmesi, geliştirilmesi ve etkin bir biçimde halka ulaştırılmalıdır. (*) Atölye çalışmaları (çalışma toplantıları) düzenlenmelidir. (*) Türkiye'de ilk öğretimden başlayarak tüm eğitim ve öğretim programlarında ve halkın bilinçlendirilmesinde yararlanılabilecek olan tüm iletişim ortamlarında, iklim değişikliği konularına ve özellikle küresel iklim sisteminin korunması için, yurttaş olarak alınabilecek en temel ve basit önlemlere yer verilmelidir. (*) Bu alandaki olası etkinlikler, (WCP), UNEP, WMO ve IPCC gibi uluslararası programlarla ve kuruluşlarla bağlantılı olarak sürdürülebilir. (*) Đklim değişikliği politikalarının, en geniş anlamıyla ulusal kalkınma strateji ve planları ile bütünleştirilmelidir. (*) Karar alma süreçlerinde enerji - ekonomi - çevre ilişkisini çözümleyen ileri teknoloji modellerden yararlanılmalıdır. (*) Đklim değişikliğini dikkate alarak sera gazı emisyonları sınırlandırmak ve bunu tüm yönleriyle değerlendirmek gibi çok disiplinli ve çok kuruluşlu bir konu altında modelleme yapılabilmesi, yine değişik disiplinlerden oluşan ve konunun farklı boyutlarına ilişkin teknik bilgi ile donanımlı bir uzman ekibin varlığını gerektirmektedir. (*) Đklim değişikliği, ilgili bakanlıkların, kuruluşların ve üniversitelerin katılımıyla, bir proje çerçevesinde ele alınması gerekmektedir (*) Araştırma - Geliştirme (Ar - Ge) çalışmaları içinde yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği teknolojilerinin ele alınmasına öncelik verilmeli ve buna yönelik girişimler özendirilmelidir. Hükümetler, çevresel açıdan tercih edilebilir ürünlerin piyasada yaygınlaşmasını ve gelişmesini desteklemek amacıyla örnek politikaları uygulamaya geçirmelidir. NELER YAPMALIYIZ?

14 Đklim değişikliği konusunda, eğitim-öğretim ve halkın bilinçlendirilmesinde daha fazla çaba sarf etmeliyiz. Ormanlar CO 2 tutmak ve bu anlamda CO 2 emisyonunu azaltmak için birinci derecede önemli alanlarımızdır. Bu nedenle ormanlık alanları genişletme çalışmalarına daha fazla önem vermeliyiz. Ormansızlaşmanın önüne geçilmelidir. Her gün katledilen ormanlarımızı korumalı ve kontrol altında tutmalıyız. Orman yangınları binlerce hektar ormanımızı yok ediyor ve yangın sonucunda zararlı gazların emisyon değerlerinin yükselmesine neden oluyor. Piknik, gezi gibi etkinliklerimizde daha dikkatli davranmalı orman yangınlarını önüne geçilmelidir. Fabrika atıklarının, başta zehirli atıklar, tıbbî ilaçlar, kimyasal maddeler ve nükleer enerji kaynaklı atıklar gibi arıtılmadan doğrudan doğaya bırakılan ve zararları tartışılmaz büyüklükte olan maddelerin bilinçsizce ve çıkar amaçlı çevreye bırakılması önlenmeli; bu konu hakkında daha baskın kararlar almalıyız. Özellikle kimyasal gübre tüketimi sonucu dışa salınan azot ve fosfor maddesinin zararlı etkisini en aza indirmek için çiftçilerimizi bilinçlendirmeliyiz. Yangın tüpleri, temizlik malzemeleri, zararlı böceklere karşı kullanılan sprey ve kimyasal maddelerin kullanımında tutarlı ve amaca yönelik kullanma yapmalıyız. Enerji kullanımına dikkat etmeli, enerji tasarrufuna önem vermeliyiz.

15 Rüzgar, güneş, deniz, dalga, akıntı enerjisi,,jeotermal enerji, fotovoltatik, yakıt pili, biyokütle enerjisi hidrojen gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmalı, bu tür enerji kaynakların kullanılmasını geliştirmeliyiz. Alacağımız beyaz eşya ürünlerinin etiketlerinde enerji tasarrufu yönünden, A sınıfı kalitede ürünler seçmeliyiz!!! Kömür, petrol ürünleri gibi CO 2 emisyonunu artıran yakıtların tüketimini azaltmalı bunların yerine yenilenebilir enerji kaynakları kullanılmalıdır. Isı kaybını dikkate alarak; bina inşasında ısı yalıtım malzemeleri kullanıp,enerji israfını en aza indirmeye özen göstermeliyiz. Isı yalıtımını mevcut binalarda da yapabiliriz. Isı yalıtımı demek aynı zamanda bütçemize geri dönen bir kazanç gibidir. Otomobilinizin hava ve yakıt filtrelerinin her zaman temiz olmasına dikkat edin. Her uzun yolculuklarda filtrelerinizi temizlemeliyiz. Ev ortamında, araba da klimanızı yalnızca gereksinim duyduğunuzda çalıştırmalıyız. Türkiye nin iklim değişikliği, kuraklık ve çölleşmeye duyarlılığı, onlardan etkilenme eğilimi ve konuyla ilgili öngörüler dikkate alınarak, iklim değişikliğine uyum ve karşı önlemler kapsamında Türkiye için bazı somut önerilerde bulunulabilir (Türkeş, 2003): (i) (ii) Egemen iklim koşullarının ve gözlenen iklimsel değişimlerin yanı sıra, artan sera etkisine ve ormanların yok edilmesi gibi öteki insan etkinliklerine bağlanan iklim değişikliğinin, Türkiye de su kaynakları, kuraklık ve çölleşme üzerindeki olası etkileri, sürekli izlenmeli ve değerlendirilmelidir. Đklim değişikliğinin su kaynakları ve çölleşme üzerindeki olası etkilerine ilişkin seçenekler, varolan su ve arazi kaynaklarının daha etkili, akılcı ve

16 ekonomik yönetimini, ormanların korunmasını, toprak erozyonu ve vejetasyon formasyonlarındaki ve/ya da örtülerindeki değişiklikler gibi çölleşme süreçlerinin izlenmesini ve kuraklık öngörü sistemlerini içermelidir. (iii) (iv) (v) (vi) (vii) Gelecekteki daha sıcak ve kurak koşullar dikkate alınarak, daha kurakçıl ve sıcak koşullara uygun tarımsal bitki çeşitleri belirlenmeli; konuyla ilgili araştırma projeleri geliştirilmeli ve bunlar desteklenmelidir. Sürdürülebilir tarım ve ormancılık ilkeleri uygulanmalı; tarım ve orman arazilerinin amaç dışı kullanımı önlenmelidir. Türkiye tarım bölgeleri, toprak, su ve iklim koşulları dikkate alınarak belirlenmeli ve bölgelere uygun çeşit seçimi yapılmalı ve bunlar geliştirilmelidir. Sulamada tasarrufu özendirici bir ücretlendirme sistemi uygulanmalıdır. Đklim değişikliği ve kuraklık ile öteki hava ve iklim afetlerini de dikkate alan yasal bir tarım sigortası sistemi bir an önce hazırlanmalı ve tarımsal üretim gelişmiş ülkelerde olduğu gibi devlet tarafından desteklenmelidir. (viii) Ormanların birer karbon yutağı olduğu da dikkate alınarak, ormanlaştırma, yeniden ormanlaştırma, erozyon kontrolü, ve çayır/mera ıslahı için bütçeden yeterli kaynak aktarılmalıdır. (ix) (x) Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri çarpık kentleşme olduğundan, uyum önlemleri kapsamında yardımcı olmak üzere kentsel alanlarda suyun verimli kullanımı, su kıtlığı, şiddetli yağış ve sel olayları konularında acil ve ayrıntılı çalışmalar yapılmalıdır. Valilikler ve belediyeler bünyesinde bulunan kriz masaları gözden geçirilerek sadece bir kriz anında (trafik, kar yağışı, sel felaketi, vb.) gündeme gelen hizmet birimleri olmaktan kurtarılmalı ve kamuoyunu endişeye sevk etmeden bilgilendiren ve katılıma yönlendiren bir yapıya kavuşturulmalıdır. Ayrıca yaşlıları, çocukları, çok kötü koşullarda ikamet edenleri, erişilmesi güç coğrafi bölgelerde ve sokakta yasayan kişileri daha çok etkiyebilecek şiddetli hava olayları kapsamında acil eylem planları geliştirilmelidir. WMO, insan sağlığına yardımcı olacak bilimi bilgi, iklim ve hava durumu verilerini uygulama konusunda herkesi teşvik etmektedir. Bunun başarıya ulaşabilmesi için de, insan sağlığınla uğraşanların, karar mekanizmalarının ve ulusal meteoroloji

17 birimlerinin arasında işbirliğinin olması gerekmektedir. Hava ve iklim tahminleri işleme konulmazsa, gözönünde bulundurulmazsa hiçbir değeri olmayan bir bilgidir. Bunlara ek olarak ister yerel ister toplumsal seviyede olsun bilgiler kullanıcılara anlayabileceği, algılayabileceği bir biçimde hazırlanmalıdır. Çevre ve sağlık bağlamında, hava ile insan sağlığı birbirine yakın/ilişkili konulardır. Bu konuda yapılan çalışmalardaki eksiklikler yerel, bölgesel düzeyde yapılacak iklim 'hava- sağlık konularındaki araştırmalarla giderilmelidir. Ek olarak, sağlık bilimciler, daha başarılı çalışmalar için meterolojistler, klimatolojistler ve diğer bilim dalları ile işbirliğine gitmelidir Birleşmiş Milletler'in Çevre ve Gelişme Konferansı 22. maddesine göre; bekle ve gör politikası yerine kaçınılmaz belirsizlikleri küresel çevre değişimine yol açmadan önce tahmin etme/belirleme ön plana çıkarılmıştır. Yani, küresel iklim değişimi yaşanmadan önce, ozon tamamen azalmadan, ciddi çevre ve sağlık problemleri doğmadan önce tedbir prensibi önemlidir. Halihazırda var olan veya gelecekte olabilecek sağlık sorunlarının altında yatan problemler hemen hemen aynıdır. Belli güçte, adalesiz ve sosyo-ekonomik yapıda bozukluğa sahip ülkelerde bu tür olaylar fazlaca görülmektedir. Küresel boyutta iklim değişimi, çevre değişimi ve bozulma birçok değişik sağlık sorununun patlaması, yerel dengesiz beslenmeler, enfeksiyonal hastalıkların çabucak yayılması birçok ülkede tamamen hava olayları nedeniyle meydana gelmektedir. Đklimsel değişme belki de halihazırda var olan sağlık sorunlarından başkalarına da neden olacaktır. Đklim ve hava bilgileri, iklimsel değişimlere uyum sağlamada, etkilerini azaltmada, sağlık sorunlarını çözmede veya tedbir almada destek sağlayacak en temel faktördür.

1. İklim Değişikliği Nedir?

1. İklim Değişikliği Nedir? 1. İklim Değişikliği Nedir? İklim, en basit ifadeyle, yeryüzünün herhangi bir yerinde uzun yıllar boyunca yaşanan ya da gözlenen tüm hava koşullarının ortalama durumu olarak tanımlanabilir. Yerküre mizin

Detaylı

KUTUPLARDAKİ OZON İNCELMESİ

KUTUPLARDAKİ OZON İNCELMESİ KUTUPLARDAKİ OZON İNCELMESİ Bilim adamlarınca, geçtiğimiz yıllarda insan faaliyetlerindeki artışa paralel olarak, küresel ölçekte çevre değişiminde ve problemlerde artış olduğu ifade edilmiştir. En belirgin

Detaylı

İklim ve İklim değişikliğinin belirtileri, IPCC Senaryoları ve değerlendirmeler. Bölgesel İklim Modeli ve Projeksiyonlar

İklim ve İklim değişikliğinin belirtileri, IPCC Senaryoları ve değerlendirmeler. Bölgesel İklim Modeli ve Projeksiyonlar 1/36 İklim ve İklim değişikliğinin belirtileri, Dünya da ve Türkiye de gözlemler IPCC Senaryoları ve değerlendirmeler Bölgesel İklim Modeli ve Projeksiyonlar Uluslararası Kuruluşlar, Aktiviteler için Sektörler

Detaylı

SERA GAZI EMİSYONU HAKAN KARAGÖZ

SERA GAZI EMİSYONU HAKAN KARAGÖZ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE SERAGAZI EMİSYONU İklim değişikliği, nedeni olursa olsun iklim koşullarındaki büyük ölçekli (küresel) ve önemli yerel etkileri bulunan, uzun süreli ve yavaş gelişen değişiklikler olarak

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU Temmuz 2014 OZON NEDİR Ozon (O 3 ) üç tane oksijen atomunun birleşmesi ile oluşmaktadır. Ozon, atmosferde

Detaylı

%78 Azot %21 Oksijen %1 Diğer gazlar

%78 Azot %21 Oksijen %1 Diğer gazlar Küresel Isınma MMO LPG Personel Eğitimi Çalışma Notlarından Geliştirilerek Tanzim Edilmiştir. İklim Nedir? iklim sözcüğü dilimize Arapça dan girmiştir. Aynı sözcük Latince klimatis ve Yunanca klima sözcüklerinden

Detaylı

Sera Gazları ve Önemi

Sera Gazları ve Önemi Sera Gazları ve Önemi Yeryüzünün uzun dönem içerisinde güneşten aldığı enerji kadar enerjiyi uzaya vermesi gerekir. Güneş enerjisi yeryüzüne kısa dalga boylu radyasyon olarak ulaşır. Gelen radyasyonun

Detaylı

Sera Etkisi. Gelen güneş ışınlarının bir kısmı bulutlar tarafında bloke edilmekte. Cam tarafından tutulan ısı

Sera Etkisi. Gelen güneş ışınlarının bir kısmı bulutlar tarafında bloke edilmekte. Cam tarafından tutulan ısı Sera Etkisi Bir miktarda ısı arz dan kaçmakta Gelen güneş ışınlarının bir kısmı bulutlar tarafında bloke edilmekte CO2 tarafından tutulan Isının bir kısmı tekrar atmosfere kaçabilir. Cam tarafından tutulan

Detaylı

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Doç. Dr. Murat Türkeş Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü 17020, Terzioğlu Yerleşkesi - ÇANAKKALE ÖZET Başta fosil yakıtların yakılması olmak üzere, çeşitli insan etkinlikleri

Detaylı

Küresel İklim Değişikliği ve Ülkemize Etkileri

Küresel İklim Değişikliği ve Ülkemize Etkileri Küresel İklim Değişikliği ve Ülkemize Etkileri Küresel İklim Değişikliği Nedir? Çeşitli gaz ve çevre kirliliği gibi olaylar sonucu atmosfer incelmeye başlamıştır.böylece güneş ışınları dünyaya daha fazla

Detaylı

OZON VE OZON TABAKASI

OZON VE OZON TABAKASI OZON VE OZON TABAKASI Yer yüzeyi yakınlarında zehirli bir kirletici olan ozon (O 3 ), üç tane oksijen atomunun birleşmesinden oluşur ve stratosfer tabakasında yaşamsal önem taşır. Atmosferi oluşturan azot

Detaylı

Sunan: Prof.Dr.Alper Çabuk

Sunan: Prof.Dr.Alper Çabuk Bir CBS Akademisyeni Gözüyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı CBS Genel Müdürlüğü Belgelendirme ve Yaygınlaştırma Dairesi Başkanlığı nın Projeleri ve Ülkemiz Geleceği Açısından Önemi Sunan: Prof.Dr.Alper

Detaylı

Dünyanın sağlığı bozuldu; İklim Değişikliği

Dünyanın sağlığı bozuldu; İklim Değişikliği Dünyanın sağlığı bozuldu; İklim Değişikliği Dr. Hüseyin Toros (İTÜ Meteoroloji Mühendisliği) huseyintoros@yahoo.com (İnsan ve Hayat Dergisi Kasım 2011) İklim değişiklikleri, seller ve aşırı sıcaklar gündemden

Detaylı

İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK

İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK İKLİM ELEMANLARI Bir yerin iklimini oluşturan sıcaklık, basınç, rüzgâr, nem ve yağış gibi olayların tümüne iklim elemanları denir. Bu elemanların yeryüzüne dağılışını etkileyen enlem, yer şekilleri, yükselti,

Detaylı

Küresel. İklim değişikliği

Küresel. İklim değişikliği Küresel İklim değişikliği ÇEVRE KORUMA ve KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI 1 nedir? Küresel iklim değişikliği Çeşitli gaz ve çevre kirliliği gibi olaylar sonucu atmosfer incelmeye başlamıştır. Böylece güneş

Detaylı

GÖZDE BEDİR 2010292060 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİ

GÖZDE BEDİR 2010292060 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİ GÖZDE BEDİR 2010292060 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİ İklim değişiklikleri, bilimsel olarak klimatoloji dalına göre incelenen bir tür atmosferik ya da astronomik değişikliklerdir. Atmosferdeki CO 2 (Karbon

Detaylı

Hava, İklim, Şiddetli Hava Olayları ve Küresel Isınma(*)

Hava, İklim, Şiddetli Hava Olayları ve Küresel Isınma(*) (*)Türkeş, M. 2001. Hava, iklim, şiddetli hava olayları ve küresel ısınma. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Hava, İklim, Şiddetli Hava Olayları ve Küresel Isınma(*) Dr. Murat Türkeş GİRİŞ Dünya Meteoroloji

Detaylı

ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ, BĠRLEġMĠġ MĠLLETLER ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ÇERÇEVE SÖZLEġMESĠ, KYOTO PROTOKOLÜ VE TÜRKĠYE

ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ, BĠRLEġMĠġ MĠLLETLER ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ÇERÇEVE SÖZLEġMESĠ, KYOTO PROTOKOLÜ VE TÜRKĠYE ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ, BĠRLEġMĠġ MĠLLETLER ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ÇERÇEVE SÖZLEġMESĠ, KYOTO PROTOKOLÜ VE TÜRKĠYE Gözde SEVĠLMĠġ Bugün küresel ölçekte karşılaştığımız en önemli problemlerden biri iklim değişikliğidir.

Detaylı

RÜZGAR ENERJĐSĐ. Erdinç TEZCAN FNSS

RÜZGAR ENERJĐSĐ. Erdinç TEZCAN FNSS RÜZGAR ENERJĐSĐ Erdinç TEZCAN FNSS Günümüzün ve geleceğimizin ekmek kadar su kadar önemli bir gereği; enerji. Son yıllarda artan dünya nüfusu, modern hayatın getirdiği yenilikler, teknolojinin gelişimi

Detaylı

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve ÇEVREYE ETKİLERİ HÜSEYİN ILHAN YENIŞEHIR METEOROLOJI MÜDÜRLÜĞÜ

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve ÇEVREYE ETKİLERİ HÜSEYİN ILHAN YENIŞEHIR METEOROLOJI MÜDÜRLÜĞÜ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve ÇEVREYE ETKİLERİ HÜSEYİN ILHAN YENIŞEHIR METEOROLOJI MÜDÜRLÜĞÜ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KÜRESEL ISINMA Giriş: İklim değişikliği ve küresel ısınma dünyamızın geleceği ve yaşam için en önemli

Detaylı

ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI

ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI HATUN ÖZTÜRK 20338647 Küresel Isınma Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Fosil yakıtların

Detaylı

PROJE TABANLI DENEY UYGULAMASI

PROJE TABANLI DENEY UYGULAMASI PROJE TABANLI DENEY UYGULAMASI DERSĐN SORUMLUSU:Prof.Dr.Đnci MORGĐL HAZIRLAYAN:S.Erman SEVDĐ DENEYĐN ADI:FOTOVOLTAĐK PĐL YAPIMI;GÜNEŞ ENERJĐSĐNDEN ELEKTRĐK ÜRETĐMĐ DENEYĐN AMACI:GÜNEŞ ENERJĐSĐNDEN ELEKTRĐK

Detaylı

Sera Gazı - Küresel Isınma ve Kyoto Protokolü

Sera Gazı - Küresel Isınma ve Kyoto Protokolü M. Tamer Özmen İnşaat Mühendisi İş Bilim Uzmanı Sera Gazı - Küresel Isınma ve Kyoto Protokolü Atmosfere katılmış sera gazlarının görünümü Sunum İnsan faaliyetlerinden oluşan sera gazı etkilerinin; doğaya

Detaylı

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EYLEM PLANINDA SU

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EYLEM PLANINDA SU T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI SU YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞKIN VE KURAKLIK YÖNETİMİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EYLEM PLANINDA SU TANSEL TEMUR Meteoroloji Mühendisi Ulusal Su ve Sağlık Kongresi,

Detaylı

KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE OLASI ETKİLERİ. Murat TÜRKEŞ, Utku M. SÜMER ve Gönül ÇETİNER Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, Ankara ÖZET

KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE OLASI ETKİLERİ. Murat TÜRKEŞ, Utku M. SÜMER ve Gönül ÇETİNER Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, Ankara ÖZET (*)Türkeş, M., Sümer, U. M. ve Çetiner, G. 2000. Küresel iklim değişikliği ve olası etkileri, Çevre Bakanlığı, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Seminer Notları (13 Nisan 2000, İstanbul

Detaylı

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilecek kalkınma

Detaylı

DA KÜRESEL ISINMA ĐLE ĐKLĐM DEĞĐŞĐKLĐKLERĐ NEDENĐ OLAN SERA GAZI EMĐSYONLARI HAKKINDA ÇEVRE EYLEM PLANI POLĐTĐKALARI

DA KÜRESEL ISINMA ĐLE ĐKLĐM DEĞĐŞĐKLĐKLERĐ NEDENĐ OLAN SERA GAZI EMĐSYONLARI HAKKINDA ÇEVRE EYLEM PLANI POLĐTĐKALARI ÇĐN ve HĐNDĐSTAN DA KÜRESEL ISINMA ĐLE ĐKLĐM DEĞĐŞĐKLĐKLERĐ NEDENĐ OLAN SERA GAZI EMĐSYONLARI HAKKINDA ÇEVRE EYLEM PLANI POLĐTĐKALARI Ahmet Cangüzel Taner Fizik Yüksek Mühendisi Türkiye Atom Enerjisi Kurumu(

Detaylı

İklim Değişikliğinin Sanayiye Etkileri

İklim Değişikliğinin Sanayiye Etkileri İklim Değişikliğinin Sanayiye Etkileri Sadi SÜRENKS RENKÖK İnşaat Müh. ADASO Yönetim Kurulu Üyesi 20 Aralık 2006 İklim Değişikliğinin Nedenleri Fosil Yakıtlar (kömür, petrol, doğal gaz) Enerji Üretimi

Detaylı

UNIDO Eko-Verimlilik (Temiz Üretim) Programı

UNIDO Eko-Verimlilik (Temiz Üretim) Programı UNIDO Eko-Verimlilik (Temiz Üretim) Programı 27 Nisan 2011 KAYSERĠ OSB ġenol ATAMAN 7 Haziran 2011 NĠĞDE OSB 8 Haziran 2011 ADANA Ticaret Odası Kapsam İklim Değişikliği, Küresel Isınma Azaltım (Mitigasyon),

Detaylı

MDG-F 1680 TÜRKİYE NİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE UYUM KAPASİTESİNİN GELİŞTİRİLMESİ

MDG-F 1680 TÜRKİYE NİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE UYUM KAPASİTESİNİN GELİŞTİRİLMESİ MDG-F 1680 TÜRKİYE NİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE UYUM KAPASİTESİNİN GELİŞTİRİLMESİ 5 Mart 2009 Kayseri Toplantısı 6 Mart 2009 Niğde Toplantısı 12 Mart 2009 Adana Toplantısı İklim değişikliği nedir? İklim değişikliği,

Detaylı

KÜRESEL ISINMA ve ENERJİ POLİTİKALARI. Özgür Gürbüz Yeşiller Enerji Çalışma Grubu 8 Ekim 2006 - İstanbul

KÜRESEL ISINMA ve ENERJİ POLİTİKALARI. Özgür Gürbüz Yeşiller Enerji Çalışma Grubu 8 Ekim 2006 - İstanbul KÜRESEL ISINMA ve ENERJİ POLİTİKALARI Özgür Gürbüz Yeşiller Enerji Çalışma Grubu 8 Ekim 2006 - İstanbul Sera gazları ve kaynakları Kyoto Protokolü tarafından belirtilen 6 sera gazı: Karbon dioksit (CO

Detaylı

ULUSLARARASI ÇEVRE MEVZUATI

ULUSLARARASI ÇEVRE MEVZUATI ULUSLARARASI ÇEVRE MEVZUATI 1. Viyana Anlaşmalar Hukuku Sözleşmesi (1969) Viyana Anlaşmalar Hukuku Sözleşmesi (The Vienna Convention on the Law of Treaties, 1969 (VCLT)), uluslararası hukuk araçlarının

Detaylı

Küresel Isınma ile Mücadelede Kentlerin Rolü: Ulaşım ve Yapı Sektöründen Uluslararası Örnekler 12 Eylül 2014

Küresel Isınma ile Mücadelede Kentlerin Rolü: Ulaşım ve Yapı Sektöründen Uluslararası Örnekler 12 Eylül 2014 TÜRKİYE SAĞLIKLI KENTLER BİRLİĞİ 10. Yıl Kırşehir Konferansı Küresel Isınma ve Kentlerimizin Geleceği 10-11-12 Eylül 2014 Küresel Isınma ile Mücadelede Kentlerin Rolü: Ulaşım ve Yapı Sektöründen Uluslararası

Detaylı

KÜRESEL ISINMA NEDİR?

KÜRESEL ISINMA NEDİR? HAVA Hava, dışarıda kısa sürede meydana gelen olaylar bütünüdür. Soğur, yağmur yağar, ısınır. Basınç artar veya düşer, ısı yükselir veya düşer. Rüzgar oluşur. Meydana gelenler o güne ve kısa zamana aittir.

Detaylı

KÜRESEL ISINMANIN TÜRKİYE NİN ENERJİ KAYNAKLARINA OLASI ETKİLERİ

KÜRESEL ISINMANIN TÜRKİYE NİN ENERJİ KAYNAKLARINA OLASI ETKİLERİ KÜRESEL ISINMANIN TÜRKİYE NİN ENERJİ KAYNAKLARINA OLASI ETKİLERİ Dr. Örgen Uğurlu Sosyal Çevre Bilimleri Doktoru, Çevre Yük. Müh İlke Örçen Ankara Üniversitesi Kamu Yönetimi ÖZET Küresel ısınma ve iklim

Detaylı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı ARAZİ BOZULUMU LAND DEGRADATİON Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı LAND DEGRADATİON ( ARAZİ BOZULUMU) SOİL DEGRADATİON (TOPRAK BOZULUMU) DESERTİFİCATİON (ÇÖLLEŞME) Arazi Bozulumu Nedir - Su ve rüzgar

Detaylı

Tablo : Türkiye Su Kaynakları potansiyeli. Ortalama (aritmetik) Yıllık yağış 642,6 mm Ortalama yıllık yağış miktarı 501,0 km3

Tablo : Türkiye Su Kaynakları potansiyeli. Ortalama (aritmetik) Yıllık yağış 642,6 mm Ortalama yıllık yağış miktarı 501,0 km3 Dünyadaki toplam su miktarı 1,4 milyar km3 tür. Bu suyun % 97'si denizlerde ve okyanuslardaki tuzlu sulardan oluşmaktadır. Geriye kalan yalnızca % 2'si tatlı su kaynağı olup çeşitli amaçlar için kullanılabilir

Detaylı

KĐMYA EĞĐTĐMĐNDE PROJE DESTEKLĐ DENEY UYGULAMASI GÖZDE MUTLU KĐÖ-4 20433456

KĐMYA EĞĐTĐMĐNDE PROJE DESTEKLĐ DENEY UYGULAMASI GÖZDE MUTLU KĐÖ-4 20433456 KĐMYA EĞĐTĐMĐNDE PROJE DESTEKLĐ DENEY UYGULAMASI GÖZDE MUTLU KĐÖ-4 20433456 PROJE HEDEF SORUSU: Seralarda oluşan karbondioksit (CO2) gazı, sera etkisine neden olur mu? KÜRESEL ISINMA NEDĐR? Küresel ısınma,

Detaylı

DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ

DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ Mahmut KAYHAN Meteoroloji Mühendisi mkayhan@meteoroloji.gov.tr DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ Türkiye'de özellikle ilkbahar ve sonbaharda Marmara bölgesinde deniz sularının çekilmesi

Detaylı

Bulguları kaydetme, karşılaştırma, gözlem yapma. Anlatım, tartışma, beyin fırtınası

Bulguları kaydetme, karşılaştırma, gözlem yapma. Anlatım, tartışma, beyin fırtınası İklim Değişikliği Dünyamız Isınıyor! Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler İnsan etkinlikleri sonucunda atmosfere salınan kimyasal maddeler,

Detaylı

SANAYĠ KAYNAKLI HAVA KĠRLĠLĠĞĠ KONTROLÜ

SANAYĠ KAYNAKLI HAVA KĠRLĠLĠĞĠ KONTROLÜ SANAYĠ KAYNAKLI HAVA KĠRLĠLĠĞĠ KONTROLÜ İsken Sugözü Termik Santrali Adana Türkiye de 200 binin üzerinde iģletme, 70 bin dolayında üretim/sanayi iģletmesi bulunmaktadır. Bunlar arasında; Enerji tesisleri

Detaylı

YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM İÇİNDEKİLER EDİTÖR ISBN / TARİH. Sertifika No: KAPAK TASARIMI SAYFA TASARIMI BASKI VE CİLT İLETİŞİM. Doğa ve İnsan...

YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM İÇİNDEKİLER EDİTÖR ISBN / TARİH. Sertifika No: KAPAK TASARIMI SAYFA TASARIMI BASKI VE CİLT İLETİŞİM. Doğa ve İnsan... YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM EDİTÖR Turgut MEŞE Bütün hakları Editör Yayınevine aittir. Yayıncının izni olmaksızın kitabın tümünün veya bir kısmının elektronik, mekanik ya da fotokopi yoluyla basımı, çoğaltılması

Detaylı

BMİDÇS -COP16 SONRASI DEĞERLENDİRMELER

BMİDÇS -COP16 SONRASI DEĞERLENDİRMELER BMİDÇS -COP16 SONRASI DEĞERLENDİRMELER AYŞE YASEMİN ÖRÜCÜ ODTÜ Mezunları Derneği Ankara, 2011 Tespitler Kopenhag-Cancun: İD BM kapsamında çözülebilecek bir konu mu? Kopenhag maliyeti: 1 trilyon $;belirsizlik

Detaylı

İklim Değişikliği. Dr. Aslı Numanoğlu Genç. Atılım Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü

İklim Değişikliği. Dr. Aslı Numanoğlu Genç. Atılım Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü İklim Değişikliği Dr. Aslı Numanoğlu Genç Atılım Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ? İklimi değiştiren nedir? Gerçekten iklim değişikliği var mı? Var ise nasıl kanıtlıyoruz? Bizi

Detaylı

UNFCC VE KYOTO PROTOKOLÜ GEREKLİLİKLERİ

UNFCC VE KYOTO PROTOKOLÜ GEREKLİLİKLERİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI UNFCC VE KYOTO PROTOKOLÜ GEREKLİLİKLERİ Kadir Demirbolat Uzman 29 Haziran 2011 TEMEL GÖSTERGELER Türkiye; OECD üyesi,g-20 üyesi, AB ne aday ülke, OECD, AB ve

Detaylı

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ Ekosistem, birbiriyle ilişkili canlı ve cansız unsurlardan oluşur. Ekosistem, bu unsurlar arasındaki madde ve enerji dolaşımı ile kendini besler ve yeniler. Madde döngüsü

Detaylı

SULAMA VE ÇEVRE. Küresel Su Bütçesi. PDF created with pdffactory trial version www.pdffactory.com. Yrd. Doç. Dr. Hakan BÜYÜKCANGAZ

SULAMA VE ÇEVRE. Küresel Su Bütçesi. PDF created with pdffactory trial version www.pdffactory.com. Yrd. Doç. Dr. Hakan BÜYÜKCANGAZ Sulama? Çevre? SULAMA VE ÇEVRE Yrd. Doç. Dr. Hakan BÜYÜKCANGAZ SULAMA: Bitkinin gereksinimi olan ancak doğal yağışlarla karşılanamayan suyun toprağa yapay yollarla verilmesidir ÇEVRE: En kısa tanımıyla

Detaylı

Su ayak izi ve turizm sektöründe uygulaması. Prof.Dr.Bülent Topkaya Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü

Su ayak izi ve turizm sektöründe uygulaması. Prof.Dr.Bülent Topkaya Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Su ayak izi ve turizm sektöründe uygulaması Prof.Dr.Bülent Topkaya Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Kapsam Ayak izi kavramı Türkiye de su yönetimi Sanal su Su ayak izi ve turizm Karbon ayak

Detaylı

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR Havadaki su buharı ve gazların, cisimler üzerine uyguladığı ağırlığa basınç denir. Basıncı ölçen alet barometredir. Normal hava basıncı 1013 milibardır.

Detaylı

HAVZA SEÇİMİ YÖNTEM VE KRİTERLERİ

HAVZA SEÇİMİ YÖNTEM VE KRİTERLERİ Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü HAVZA SEÇİMİ YÖNTEM VE KRİTERLERİ Toprak Muhafaza ve Havza Islahı Dairesi Başkanı Havza? Hidrolojik olarak; Bir akarsu tarafından parçalanan, kendine

Detaylı

Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi

Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi Bu sunum Greener and Smarter, ICTs, the Environment and Climate Change başlıklı Eylül 2010 tarihli OECD raporundan uyarlanmıştır.

Detaylı

SERA GAZI SALIMLARININ DEĞERLEND

SERA GAZI SALIMLARININ DEĞERLEND KAPANIŞ KONFERANSI 2006 ENVANTERİ IŞIĞINDAINDA 1990-2004 DÖNEMD NEMİNDE NDE TÜRKT RKİYE NİN SERA GAZI SALIMLARININ DEĞERLEND ERLENDİRMESİ 9 Ocak 2008, Ankara Bilgi Kaynakları Sıra No. Belge Adı/Numara

Detaylı

Kentsel Hava Kirliliği Riski için Enverziyon Tahmini

Kentsel Hava Kirliliği Riski için Enverziyon Tahmini DEVLET METEOROLOJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA ve BİLGİ İŞLEM DAİRESİ BAŞKANLIĞI ARAŞTIRMA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ Kentsel Hava Kirliliği Riski için Enverziyon i 2008-2009 Kış Dönemi (Ekim, Kasım, Aralık,

Detaylı

TEKSTİLDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM. Prof.Dr. Şule ALTUN, Bursa Teknik Üniversitesi

TEKSTİLDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM. Prof.Dr. Şule ALTUN, Bursa Teknik Üniversitesi TEKSTİLDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM Prof.Dr. Şule ALTUN, Bursa Teknik Üniversitesi İklim değişikliği Küresel iklim değişikliği Küresel Isınma Sera gazları 1. Karbon Dioksit (CO 2 ) 2. Metan (CH 4 ) 3. Diazot

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

Hava, İklim ve Su ile Geleceğimizi Güçlendirmek

Hava, İklim ve Su ile Geleceğimizi Güçlendirmek Hava, İklim ve Su ile Geleceğimizi Güçlendirmek Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Sekreteri Michel Jarraud un Mesajı Türkçe'ye çeviren: Murat Altınyollar Her yıl, 23 Mart ta, Dünya Meteoroloji Örgütü (DMÖ)

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve ÇEVRE Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB ve Çevre- Temel ilkeler AB ve İklim Değişikliği AB ve Su Kalitesi AB ve Atık Geri Dönüşümü Müzakere sürecinde

Detaylı

BİNA ENERJİ PERFORMANSI VE BÜTÜNLEŞİK BİNA TASARIM YAKLAŞIMI

BİNA ENERJİ PERFORMANSI VE BÜTÜNLEŞİK BİNA TASARIM YAKLAŞIMI BİNA ENERJİ PERFORMANSI VE BÜTÜNLEŞİK BİNA TASARIM YAKLAŞIMI Ekonomik çevresel ve toplumsal gereksinmelerin, gelecek kuşakların yaşam koşullarına zarar vermeden karşılanmasını hedefleyen bir dünya görüşü.

Detaylı

Binalarda Isı Yalıtımı ile Güneş Kontrolünün Önemi

Binalarda Isı Yalıtımı ile Güneş Kontrolünün Önemi Binalarda Isı Yalıtımı ile Güneş Kontrolünün Önemi Dünyamızda milyarlarca yıl boyunca oluşan fosil yakıt rezervleri; endüstri devriminin sonucu olarak özellikle 19.uncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren

Detaylı

KONU MOTORLARIN ÇEVREYE OLUMSUZ ETKĠLERĠ VE BU ETKĠLERĠN AZALTILMASI

KONU MOTORLARIN ÇEVREYE OLUMSUZ ETKĠLERĠ VE BU ETKĠLERĠN AZALTILMASI KONU MOTORLARIN ÇEVREYE OLUMSUZ ETKĠLERĠ VE BU ETKĠLERĠN AZALTILMASI HAVA Etrafımızı saran gaz karışımıdır ( Atmosfer). Kuru Temiz hava içerisinde yaklaģık olarak ; - %78 Azot - %21 Oksijen - %0,03 Karbondioksit

Detaylı

TEKSTİLDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM

TEKSTİLDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM TEKSTİLDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM Prof.Dr. Şule ALTUN, Bursa Teknik Üniversitesi B U T E K O M S E M I N E R L E R I, 2 9. 0 9. 2 0 1 4, B U R S A İklim değişikliği Küresel iklim değişikliği Küresel Isınma

Detaylı

1.10.2015. Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL

1.10.2015. Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL Kömür ve Doğalgaz Öğr. Gör. Onur BATTAL 1 2 Kömür yanabilen sedimanter organik bir kayadır. Kömür başlıca karbon, hidrojen ve oksijen gibi elementlerin bileşiminden oluşmuş, diğer kaya tabakalarının arasında

Detaylı

DÜNYANIN ATMOSFERĐ JEOLOJĐ MÜHENDĐSLĐĞĐNE GĐRĐŞ

DÜNYANIN ATMOSFERĐ JEOLOJĐ MÜHENDĐSLĐĞĐNE GĐRĐŞ DÜNYANIN ATMOSFERĐ JEOLOJĐ MÜHENDĐSLĐĞĐNE GĐRĐŞ JEOLOJĐ MÜHENDĐSLĐĞĐNE GĐRĐŞ Yer atmosferi Dünyayı çevreleyen gaz katmanıdır. Dünyaya gravite etkisiyle bağlıdır Atmosfer, ultraviyole güneş ışınlarını tutması

Detaylı

KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KYOTO PROTOKOLÜ, TARIM SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KYOTO PROTOKOLÜ, TARIM SEKTÖRÜNE ETKİLERİ KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KYOTO PROTOKOLÜ, TARIM SEKTÖRÜNE ETKİLERİ Levent ŞAYLAN 1 Çeşitli sebeplerle, atmosferik sera gazı konsantrasyonlarında meydana gelen ciddi artışlar, doğal olarak değişen iklimin;

Detaylı

SIFIR KARBONDİOKSİT SALINIMI

SIFIR KARBONDİOKSİT SALINIMI SIFIR KARBONDİOKSİT SALINIMI HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER SARP BARIŞ ORHON (7-E) ARDA KÖROĞLU (7-E) DANIŞMAN ÖĞRETMEN Meral BEŞİRACI İZMİR 2014 İÇİNDEKİLER 1. Proje özeti...2 2. Projenin amacı...2 3. Giriş...2-3

Detaylı

Doğal Su Ekosistemleri. Yapay Su Ekosistemleri

Doğal Su Ekosistemleri. Yapay Su Ekosistemleri Okyanuslar ve denizler dışında kalan ve karaların üzerinde hem yüzeyde hem de yüzey altında bulunan su kaynaklarıdır. Doğal Su Ekosistemleri Akarsular Göller Yer altı su kaynakları Bataklıklar Buzullar

Detaylı

ĞİŞİKLİĞİ. Yeni Mücadele ile Yüzleşmek. Kasım 2006

ĞİŞİKLİĞİ. Yeni Mücadele ile Yüzleşmek. Kasım 2006 İKLİM M DEĞİŞİ ĞİŞİKLİĞİ Yeni Mücadele ile Yüzleşmek Kasım 2006 WWF Kimdir? WWF 5 kıtada, 50 den fazla ülkede temsilciliği bulunan dünyanın en büyük ve saygın doğa kuruluşlarındandır. 100 den fazla ülkede

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

İĞİ MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE 2011 YILINDA ANKARA'DA YAŞANAN İĞİ. Erkin ETİKE KMO Hava Kalitesi Takip Merkezi Başkanı. 12 Ocak 2012 - Ankara

İĞİ MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE 2011 YILINDA ANKARA'DA YAŞANAN İĞİ. Erkin ETİKE KMO Hava Kalitesi Takip Merkezi Başkanı. 12 Ocak 2012 - Ankara HAVA KİRLİLİĞİ İĞİ MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE 2011 YILINDA ANKARA'DA YAŞANAN NO VE O KİRLİLİĞİ İĞİ 2 3 Erkin ETİKE KMO Hava Kalitesi Takip Merkezi Başkanı 12 Ocak 2012 - Ankara SUNUM PLANI 1. GİRİŞ İŞ 2. HUKUKİ

Detaylı

Türkiye nin Endüstriyel Emisyonlar Direktifine Uyumu: Enerji Sektörü Üzerindeki Muhtemel Maliyetler

Türkiye nin Endüstriyel Emisyonlar Direktifine Uyumu: Enerji Sektörü Üzerindeki Muhtemel Maliyetler tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye nin Endüstriyel Emisyonlar Direktifine Uyumu: Enerji Sektörü Üzerindeki Muhtemel Maliyetler Ankara, 24 Mart 2015 Çerçeve Temel endişe: İklim değişikliği

Detaylı

KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER

KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER Prof.Dr. Hasancan OKUTAN İTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü okutan@itu.edu.tr 18 Haziran 2014 İTÜDER SOMA dan Sonra: Türkiye de

Detaylı

İlimizde özellikle 1993 yılında zaman zaman ciddi boyutlara ulaşan hava kirliliği nedeniyle bir dizi önlemler alınmıştır. Bu çalışmaların başında;

İlimizde özellikle 1993 yılında zaman zaman ciddi boyutlara ulaşan hava kirliliği nedeniyle bir dizi önlemler alınmıştır. Bu çalışmaların başında; İSTANBUL DA ÇEVRE KİRLİLİĞİ İstanbul da Çevre Kirliliği Su, Hava, Toprak ve Gürültü Kirliliği olarak 4 Bölümde ele alınmalıdır. İstanbul da Çevre Kirliliği konusunda İstanbul İl Çevre Müdürlüğü, Büyükşehir

Detaylı

III. ÇALIŞMA GRUBU İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLERİNE UYUM. 2. ÇALIŞTAY İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve SAĞLIK

III. ÇALIŞMA GRUBU İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLERİNE UYUM. 2. ÇALIŞTAY İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve SAĞLIK III. ÇALIŞMA GRUBU İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLERİNE UYUM 2. ÇALIŞTAY İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve SAĞLIK 29 Haziran 2007, Ankara Bölgesel Çevre Merkezi - REC Tarafsız, bağımsız ve kar amacı gütmeyen uluslararası bir

Detaylı

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 Sera nedir? Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli iklim etmenlerinin

Detaylı

DSÖ Sağlıklı Kentler YaklaĢımında Su Yönetimi

DSÖ Sağlıklı Kentler YaklaĢımında Su Yönetimi ULUSAL SU VE SAĞLIK KONGRESĠ (Uluslararası Katılımlı) DSÖ Sağlıklı Kentler YaklaĢımında Su Yönetimi Prof.Dr.E.Didem Evci Kiraz Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı 26-30

Detaylı

Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi

Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi Prof. Dr. Cengiz Türe Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyesi ve Anadolu Üniversitesi Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı

Detaylı

Soluduğumuz havanın temiz olması sağlığımız için çok önemlidir.

Soluduğumuz havanın temiz olması sağlığımız için çok önemlidir. mız Temiz mi? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Soluduğumuz havanın temiz olması sağlığımız için çok önemlidir. 2-3 ders saati nın

Detaylı

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Proje Alanının Genel Özellikleri: Iğdır ili Türkiye nin en kurak ili olup yıllık yağış miktarı 250 mm civarındadır (Meteoroloji kayıtları). Yağan yağış ya da

Detaylı

TÜRKİYE DE TAŞKIN GERÇEĞİ VE METEOROLOJİK ERKEN UYARI SİSTEMLERİ

TÜRKİYE DE TAŞKIN GERÇEĞİ VE METEOROLOJİK ERKEN UYARI SİSTEMLERİ TÜRKİYE DE TAŞKIN GERÇEĞİ VE METEOROLOJİK ERKEN UYARI SİSTEMLERİ YALÇIN ÜN Meteoroloji Mühendisi Meteoroloji Genel Müdürlüğü Araştırma Dairesi Başkanlığı Çevre Şube Müdür V. Nisan 2013 - İstanbul SUNUM

Detaylı

Hava Kirliliği i ve Hava Kirliliğinde. inde Özel Konular. Kâmil B. VARINCA Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü

Hava Kirliliği i ve Hava Kirliliğinde. inde Özel Konular. Kâmil B. VARINCA Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Hava Kirliliği i ve Hava Kirliliğinde inde Özel Konular Kâmil B. VARINCA Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Akla gelen sorular Hava kirliliği nedir? Nasıl tanımlanır? Hava kirliliği nasıl

Detaylı

Doğal ve İnsan Kaynaklı İklim Değişikliğinin Bilimsel Temelleri

Doğal ve İnsan Kaynaklı İklim Değişikliğinin Bilimsel Temelleri Doğal ve İnsan Kaynaklı İklim Değişikliğinin Bilimsel Temelleri Doç. Dr. Murat Türkeş (Fiziki Coğrafya ve Jeoloji - Klimatoloji ve Meteoroloji) Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi

Detaylı

Öğretim Üyeleri İçin Ön Söz Öğrenciler İçin Ön Söz Teşekkürler Yazar Hakkında Çevirenler Çeviri Editöründen

Öğretim Üyeleri İçin Ön Söz Öğrenciler İçin Ön Söz Teşekkürler Yazar Hakkında Çevirenler Çeviri Editöründen Öğretim Üyeleri İçin Ön Söz Öğrenciler İçin Ön Söz Teşekkürler Yazar Hakkında Çevirenler Çeviri Editöründen ix xiii xv xvii xix xxi 1. Çevre Kimyasına Giriş 3 1.1. Çevre Kimyasına Genel Bakış ve Önemi

Detaylı

TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR. Osman İYİMAYA Genel Müdür

TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR. Osman İYİMAYA Genel Müdür TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR Osman İYİMAYA Genel Müdür Enerji hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olarak başta sanayi, teknoloji,

Detaylı

Ekosistem ve Özellikleri

Ekosistem ve Özellikleri Ekosistem ve Özellikleri Öğr. Gör. Özgür ZEYDAN http://cevre.beun.edu.tr/zeydan/ Ekosistem Belirli bir bölgede yaşayan ve birbirleriyle sürekli etkileşim halindeki canlılar (biyotik faktörler) ve cansız

Detaylı

Ekosistemi oluşturan varlıklar ve özellikleri

Ekosistemi oluşturan varlıklar ve özellikleri On5yirmi5.com Ekosistemi oluşturan varlıklar ve özellikleri Bir bölgedeki canlı varlıklarla cansız varlıkların oluşturduğu bütünlüğe ekosistem denir. Ekosistemdeki canlı ve cansız varlıklar birbiriyle

Detaylı

Binalarda Isı Yalıtımı ile Güneş Kontrolünün Önemi

Binalarda Isı Yalıtımı ile Güneş Kontrolünün Önemi Binalarda Isı Yalıtımı ile Güneş Kontrolünün Önemi Dünyamızda milyarlarca yıl boyunca oluşan fosil yakıt rezervleri; endüstri devriminin sonucu olarak özellikle 19.uncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Küresel Bir Okyanus/Atmosfer Olayı

Küresel Bir Okyanus/Atmosfer Olayı El-Nino-Güneyli Salınım: Küresel Bir Okyanus/Atmosfer Olayı Doç. Dr. Murat Türkeş, Utku M. Sümer, Gönül Kılıç Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, 06120 Kalaba, Ankara El Niño terimi, yüzyıllardan

Detaylı

İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ?

İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ? İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ? Gülçin Özsoy REC Türkiye Proje Uzmanı İklim Platformu Program Yöneticisi 22 Mart 2012, İzmir REC Türkiye REC Kuruluş Sözleşmesi Ekim 2002 de imzalandı; Ocak 2004 te yürürlüğe

Detaylı

Mustafa BARAN Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı

Mustafa BARAN Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa BARAN Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı Enerji verimliliği / Sanayide enerji verimliliği Türkiye de enerji yoğunluğu Enerji tüketim verileri Türkiye de enerji verimliliği projeleri

Detaylı

T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Meteoroloji Genel Müdürlüğü DEĞERLENDİRMESİ MAYIS 2015-ANKARA

T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Meteoroloji Genel Müdürlüğü DEĞERLENDİRMESİ MAYIS 2015-ANKARA T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Meteoroloji Genel Müdürlüğü 20142012 YILI ALANSAL YILI YAĞIŞ YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ MAYIS 2015-ANKARA T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2014

Detaylı

Türkiye de iklim değişikliği ve olası etkileri

Türkiye de iklim değişikliği ve olası etkileri Türkiye de iklim değişikliği ve olası etkileri Ömer Lütfi Şen Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Mercator-İPM Araştırma Programı & Katkıda bulunanlar: Ozan Mert Göktürk Deniz Bozkurt Berna

Detaylı

Prof.Dr.İlkay DELLAL

Prof.Dr.İlkay DELLAL TUSAF 2013 Buğday, Un, İklim Değişikliği ve Yeni Trendler Kongresi İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve ENERJİ KISKACINDA TARIM ve GIDA SEKTÖRÜ Prof.Dr.İlkay DELLAL 9 Mart 2013, Antalya GÜNDEM 9 Mart 2013 1. GÜNEŞ (%40)

Detaylı

2001 yılında Marakeş te gerçekleştirilen 7.Taraflar Konferansında (COP.7),

2001 yılında Marakeş te gerçekleştirilen 7.Taraflar Konferansında (COP.7), ULUSAL M DEĞİŞİ ĞİŞİKLİĞİ FAALİYETLER YETLERİ LİTİ Mehrali ECER Şube Md. V. Sektörel İklim Koruma Potansiyelleri Türk Alman Ortak Çalıştayı 6 Mayıs 2010, ANKARA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ (BMİDÇS)

Detaylı

İKLİM DEĞİŞİKLİKLERİ VE OLASI ETKİLERİ. Mehmet Ziya Varol

İKLİM DEĞİŞİKLİKLERİ VE OLASI ETKİLERİ. Mehmet Ziya Varol Mehmet Ziya Varol İnsanoğlunun kendi hayatı ölçeğinde baktığı zaman çok büyük değişiklikler yaşanmadığı izlenimi edindiği iklim, aslında uzun azman dilimlerini kapsayan sürekli bir değişim içinde. Gerek

Detaylı

İklim Değişikliğinin Çevre, Tarımsal Üretim ve Sanayi Üzerine Etkileri 22 Kasım 2014. Prof. Dr. Feza KARAER

İklim Değişikliğinin Çevre, Tarımsal Üretim ve Sanayi Üzerine Etkileri 22 Kasım 2014. Prof. Dr. Feza KARAER İklim Değişikliğinin Çevre, Tarımsal Üretim ve Sanayi Üzerine Etkileri 22 Kasım 2014 Prof. Dr. Feza KARAER Su, diğer doğal kaynaklardan farklı olarak, yaşamın ana unsurunu oluşturmaktadır. Bu niteliği

Detaylı

5. Ünite. ÇEVRE ve TOPLUM. 1. Doğadan Nasıl Yararlanıyoruz?... 154. 2. Çevre Sorunları... 156. Konu Değerlendirme Testi... 158

5. Ünite. ÇEVRE ve TOPLUM. 1. Doğadan Nasıl Yararlanıyoruz?... 154. 2. Çevre Sorunları... 156. Konu Değerlendirme Testi... 158 412 5. Ünite ÇEVRE ve TOPLUM 1. Doğadan Nasıl Yararlanıyoruz?... 154 2. Çevre Sorunları... 156 Konu Değerlendirme Testi... 158 153 Doğadan Nasıl Yararlanıyoruz? 413 414 İNSANLARIN DOĞAL ÇEVREYİ KULLANMA

Detaylı

TÜİK ENERJİ SEKTÖRÜ. Dr. Ali CAN. T.C.BAŞBAKANLIK Türkiye İstatistik Kurumu

TÜİK ENERJİ SEKTÖRÜ. Dr. Ali CAN. T.C.BAŞBAKANLIK Türkiye İstatistik Kurumu ENERJİ SEKTÖRÜ Dr. Ali CAN 10.03.2010 24 3.ENERJİ - 3.1. Yakıt Yanması IPCC ye göre, enerji sektöründen kaynaklanan emisyon büyük ölçüde yakıt yanmasını içermektedir. Hemen hemen bütün ülkelerde görülebildiği

Detaylı