Iğdır Sevdası AZİZ GÜNEY

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Iğdır Sevdası AZİZ GÜNEY"

Transkript

1 AZİZ GÜNEY Iğdır Sevdası 20 yy Iğdır ının kültür tarihinin en önemli dönüm noktalarından birisi şüphesiz sinemanın günlük yaşamın bir parçası olarak hizmete girmesidir. Aziz Güney, ortağı Ali Orkun la, bu değerli girişimi bizlere kazandırdığında (1948), bir günde ilçenin kaderini ele geçireceğini elbette hesaplamamıştı. Kısa sürede, Aras Sineması, ilçenin en çok konuşulan ve ilgisini yoğunlaştırdığı konu olmuştu. Aziz Güney amcamızı, ilçenin çekim gücü olmaya iten diğer bir özelliği de, ince zekâsı, Aziz Güney doymak bilmeyen espri gücü, girişimcilik ruhu ve siyasetteki iddiasıdır. Bütün bu özellikleriyle, hoş bir seda olarak gönlümüzde yer etmesini bilmiştir. Hayatım 1925 yılında Aralık ilçesine bağlı Karahacılı köyünde dünyaya gelmişim. Hangi ayda dünyaya geldiğimi o zamanlar Kürtler arasında yaygın olarak kullanılan bir tarihlendirme sistemine borçluyum. (Bu sistem tamamen şifahidir. Ağızdan ağıza iletilir ve nesiller boyu doğruluğundan bir şey kaybetmez. Bu geleneksel sisteme göre Kürt aşiretleri; evlilik, ölüm, çocuklarının doğumu gibi ailesel olayları, önemli toplumsal ve aşiretsel olaylara bağlı olarak hatırlarlar.) Doğum tarihimi rahmetli annem Berfo şöyle anlatırdı: O yıl yaylaya gitmeye hazırlanıyorduk. Koyunlar yavrulamıştı. Sen de bundan yaklaşık bir ay sonra dünyaya geldin! Bu anlatım esas alındığında ben 1925 yılının Nisan ayında dünyaya gelmiş olmalıyım. Rahmetli Mecit Bey benden tam bir ay sonra yani Mayıs 1925 de dünyaya gelmiş. Ailem 1930 yılına kadar Karahacılı köyünde ikâmet etti.ben 6ncı yaşıma girerken Ağrı Dağı İsyanı dağılmış, Ağrı Dağı ve çevre köyleri yasak bölge içine alınmıştı. Bunun üzerine evimiz Iğdır a bağlı Karakuyu köyüne gidip yerleşti den önce bir Yezidi köyü olan Karakuyu köyü o zamanlar tamamen metruk imiş. Rahmetli babam Temıre Gulê, Gêloi aşiretine mensuptu. Aşiret içi liderlik sıralamasında Ahmed Şemo dan sonra öne çıkan ikinci isimdi. Aşiret yönetimiyle ilgili kararların alınması ve uygulanması konusunda her ikisi ara- 1

2 sında tam bir uyum vardı. Aralarındaki sevgi ve güven duygusu da mükemmeldi. Bu dayanışma ve işbirliği ruhu bir sonraki nesle devir oldu. Mecit Bey le ilk gençlik yıllarımdan başlayarak sürekli bir istişare içinde oldum. Böylece babalarımızdan bize kalan manevi mirası her yönüyle beraberce devam ettirdik. Aziz Güney Temıre Gulê (Timur Güney) Ağrı Dağı İsyanında Gêloi Aşireti Birinci Dünya Savaşının sonlarına doğru bugünkü Iğdır il bölgesi önemli siyasal ve sosyal olaylarla çalkalanıyordu. Rus yönetiminde olan bölge, 1917 Rus İhtilalinin akabinde Rus ordularının terhis edilmesiyle birdenbire bir otorite boşluğunun içine yuvarlanmıştı. Bu yönetim boşluğu yüzünden bölgedeki zümreler ve aşiretler arasındaki çatışmalar hızlanmış, çapulculuk ve hırsızlık olayları artmıştı. İşte bu yıllarda Gêloli aşiretiyle yine bir Kürt aşireti olan Kızılbaşoğlu aşireti arasında karşılıklı koyun hırsızlığı, mala tecavüz ve adam öldürme yüzünden bir düşmanlık peyda olmuştu. Bazen azalarak bazen artarak devam eden bu çatışmalar 1925 den sonra, ne zaman ki Ağrı Dağı İsyanı patlak verince birden bire şiddetlenmişti. Kanımca o zamanlar aşiretler arası var olan düşmanlıklar hükümet tarafından da provoke edilerek isyana katılmaları engellenmek isteniyordu. Bu stratejilerinde başarılı da oldular. Nitekim Ağrı Dağı bölgesinin bu güçlü iki aşireti Ağrı İsyanına katılmamışlardır yılı sonrası bir baskında silahlı kişiler koyunlarımızı gasp etmiş ve bu olayın takibinde çıkan çatışmada babam sağ kolundan kurşunla yaralanmıştı. Yara sağlıklı bir şekilde iyileşmedi. Bu yüzden babamın sağ kolu ölünceye kadar sakat kaldı. Yıllarca süren Gêloli-Kızılbaşoğlu düşmanlığı 1929 yılındaki bir saldırıyla doruk noktasına çıktı. Yayla zamanı kişilik silahlı bir grup, Gêloli aşiretinin Ağrı Dağındaki oba yerine ani olarak saldırmıştı. Her ne kadar böyle bir saldırının 2

3 Iğdır Sevdası olacağı yönünde bir istihbarat ellerine ulaşmış ise de bizimkiler zaman darlığı yüzünden gafil avlanmışlardı. Saldırı bir sabah kıl çadırlara ateş şeklinde başlamıştı. Oba yerinde bulunan ev sert bir direnişle karşılık vermişler, çatışma saatlerce uzamıştı. Silah seslerinin oba yerini doldurduğu, çatışmanın en yoğun olduğu bir anda bir kadın oba halkını cesaretlendirmek için yerinden fırlamış, gücü yettiğince: Vurun kardeşlerim! Korkmayın! Falancayı da vurdunuz. Ha cesaret!, diye bağırmış. Temıre Gulê (Timur Güney) Obada yankılanan bu ses saldırganlar arasında geçici bir panik yaratmış, bir anda moralleri yükselen oba halkı karşı saldırıya geçerek saldırganları püskürtmüşlerdi. Bu çatışmada Gêloi aşiretinden 3-4 kişi ölmüştü. Karşı tarafın zayiatı ise söylendiğine göre bir hayli imiş. Gêloli aşireti lideri Ahmed Şemo, sağ duyusu yüksek, akıllı bir siyaset adamıydı. Hem aşiretler arasında hem de devlet nezdinde saygın bir yeri vardı. Salih (Omurtak) Paşa nın da yakın dostuydu. Ama o yıllar, Salih Paşa bir rivayete göre, hem Gêloli hem de Kızılbaşoğlu aşiretine silah vermiş, her iki tarafa da el altından haber gönderip: Vurun, biz sizden yanayız!, demişti. Böylece birbiriyle kapışan Ağrı Dağı bölgesinin iki güçlü aşireti saf dışı bırakılmıştı! Babam Cezaevinde Kürtlerin at sevgisi malumdur. Buna bir de o yıllarda en güvenilir taşıma vasıtasının at olması eklenince rahmetli babamın at tutkusu kolayca anlaşılabilir. Bir ara nasıl olmuşsa İran Serdarlarından birinin kısrağı babamın eline geçer. Gebe olan at doğum yapar, kısrağı Ahmed Şemo ya verir, tayı da kendisine alır. Aradan zaman geçer. Al renkli, alnında beyaz haresi tay büyür, herkesin gönlünü çalan harika bir at olur. Güzelliği, çevikliği ve soyluluğuyla bölgede yaygın bir üne kavuşan bu at ne yazık ki bir gün babama ve ailemize beklenmedik bir şekilde uğrusuzluk getirir. 3

4 Aziz Güney Ağrı Dağı İsyanı sırasında yer yer çatışmalar olur, bu nedenle askeri birlikler sık sık köyümüz Karahacılı ya gelip giderlerdi yılının böyle bir gününde, bir yüzbaşı babamın atını görür ve ne pahasına olursa olsun onu sahiplenmek tutkusuna kapılır. Dağda ve obada gelişigüzel yakaladığı suçlu veya suçsuz insanlardan, Yoksa sizi öldürürüm! tehdidiyle topladığı para ve altınlara güvenerek babam bu at için 100 altın teklif eder. Babam hiç düşünmeden teklifi reddeder. Babamın bu inadını kendisine bir hakaret olarak algılayan Yüzbaşı intikam almak için bir tuzak kurar. Kendisine bağlı askerlerden birkaçıyla sahte bir senaryo hazırlar. Buna göre babam güya askeri birliklere ateş açmış ve bir teğmeni öldürmüştür! Atıyla kaçarken de yakalanmıştır! Bu iftiraya istinaden babam tutuklanıp askeri cezaevine konur. Ailesi yardım etmek için devreye girer, askeri hakimle görüşür. Fakat hakim yüklü bir para ister: 1000 altın verirseniz kurtulur! Hakimin bu rüşvet isteği cezaevindeki babama iletilir. Maruz kaldığı iftira yetmezmiş gibi böylesine bir pervasızlığa babamın cevabı net olur: Allah a inanıyorum ve suçsuz olduğumu biliyorum. Kesinlikle para falan verip beni kurtarmayın! Bütün bunlar olurken Ahmed Şemo nun kayınpederi, Sakan aşireti ileri geleni Ali Mirze Bey, Ağa ve Beyleri Sürgün Yasası ndan (1926) kurtulmak için İran a kaçar. Salih Paşa, Ahmed Şemo yla olan dostluğunu pekiştirmek için bir gün kendisine, Kayınpederine haber gönder, Türkiye ye geri gelsin. İstediği yere iskan ettireceğim ve kendisine de hiç bir suç isnat ettirmeyeceğim şeklinde bir öneride bulunur. Ahmed Şemo bir taşla iki kuş vurmak ister, Salih Paşa ya şöyle bir cevap verir: Sayın Paşam, sizinle olan dostluğumuza güvendiğim için, sizi bilgilendirmek ihtiyacı duymadan, Ali Mirze Bey e ben de böyle bir vaatte bulunmuştum. Ne yazık ki Ali Mirze Bey den aldığım cevap çok düşündürücüydü: Eğer Salih Paşa samimi ve dürüst olarak hareket etmek istiyorsa ve sizi çok seviyorsa hele önce iftiraya uğrayıp da cezaevine konan öz amca oğlunuzu serbest bıraktırsın! O zaman bende inanıp geleyim. Ahmed Şemo nun sözleri Salih Paşa üzerinde şok etkisi yaratmıştı: Hangi amca oğlu! Ne oldu! Hiç bir şeyden haberim yok! diyerek şaşkınlığını belirtmiş. Ahmed Şemo babamın uğradığı haksızlığı Paşa ya özetler. Salih Paşa duruma hemen el kor, yaptırdığı istihbarattan da babamın suçsuz olduğunu anlayınca serbest bıraktırır. 4

5 Iğdır Sevdası Kararsızlık İçindeki Ali Mirze Bey Ağrı Dağı İsyanı başladığında Ali Mirze Bey, Sakan aşiretinin Iğdır bölgesi lideriydi. Bu aşiretin önemli bir bölümü İsyan bölgesi içinde kaldığından Ali Mirze Bey i zor bir karar bekliyordu. Anlatıldığına göre Ali Mirze bey, o yıllarda, Acaba dağa çıkıp isyancılara mı katılayım, yoksa burada mı kalayım? şeklinde (1) Timur Güney, (2) Bekir Yalçın bir kararsızlığa kapılmıştı. Ali Mirze Bey, İran dan geri geldiği zaman Kazım Karabekir Paşa kendisine, Dağa çıkma! İsyana katılma! şeklinde telkin mektupları göndermiş, onu kazanmaya çalışmıştı.. İlkokul Yılları Ağrı Dağı bölgesi ve doğduğum köy Karahacılı 1930 yılında yasak bölge içinde kalınca ailemiz Iğdır a bağı Karakuyu köyüne, Ahmed Şemo da Iğdır Baharlı Mahallesine yerleşti. Eski bir Yezidi köyü olan Karakuyu o zamanlar metruk idi. Yezidiler, 1920 yılında, daha çok Müslüman Kürtlerin baskısı yüzünden istemeyerek de olsa köylerini terk edip Aras ın öbür tarafına geçmişlerdi yılının kışını Karakuyu köyünde geçirdikten sonra ertesi yıl Taşlıca köyüne gittik. Bu köy de 1918 den önce kendilerine Dağlı denilen Azerilere aitti. Civar köylerden Güngörmez, Kuçe, Kellehemo, Kervansaray, Germeşof, Yezidi Kürtlere; Sıçanlı ve Karahisar da Azerilere aitmiş. Taşlıca köyüne geldiğimizde yedi yaşıma henüz girmiştim. Köyde ilkokul olmadığı için babam beni bir din hocasının yanına verdi. Bu şekilde iki yıl dini bir eğitim aldım. Kuranı Kerim i bir yıl gibi kısa bir sürede hatim ettim. 5

6 Derslerimde başarılı ve ciddi bir öğrenciydim. Din hocası o yıl köyden ayrılmak zorunda kalınca babama beni Iğdır daki bir okula göndermesi yönünde tavsiyede bulunmuştu. Bunun üzerine babam beni Ahmed Şemo amcamın Iğdır - daki evine gönderdi. O yıl Mecit Bey 3. sınıfa, Hamit Bey zannedersem 4. veya 5. sınıfa gitmeye hazırlanıyordu. Dini eğitim resmi eğitimden sayılmadığından, ben iki yıllık bir kayıpla birinci sınıfa kaydedildim. Bu şekilde hep beraber 12 Kasım İlkokulu na gidip geliyorduk. Aziz Güney İlkbahar aylarında özellikle Nisan da ev halkı arasında bir hareketlilik başlar, koyunların doğumuyla kışlaklar terk edilip kırlara Timur Güney ve Torunu Ruken Güney çıkılırdı. Baharlı Mahallesindeki ev neredeyse tamamen boşalırdı. Böyle zamanlarda Karakuyu köyüne Yusuf (Aktaş) dedemin evine giderdim. Torunu Abdurrahman la beraber her sabah yayan Iğdır daki okula gider gelirdik. O zamanlar lastik ayakkabı yoktu. İmam Rıza namında birinin tabaklanmış manda derisinden yaptığı bir tür ayakkabı giyerdik. Çarığın lüksü sayılan bu ayakkabılar, ham deri olduğu için ıslandığı zaman genişler, yürümesi zorlaşırdı. Bu yüzden yağmur çamur zamanı ayakkabılarımızı çıkartıp elimizde taşır, yalınayak yolumuzu devam ederdik. Iğdır şehir merkezine yakın bir yerde, kanal ve derelerde ayaklarımızı yıkar, ayakkabılarımız giyinik vaziyette okula giderdik. Elbiselerimiz ve giyim kuşamımız da sıradandı. Pantolona benzer bir şey dikerler onu giyerdik. Akşamları kaldığımız ev soğuk ve karanlık olurdu. Soba yoktu. Aydınlatma için ne çıra, ne de mum vardı. Odanın bir köşesindeki ocakta yakılan kamışların loş ve titrek aydınlığında hem dersimizi çalışır hem de ısınırdık. Sınıf arkadaşlarımın arasında Azeri ve Kürtler vardı. Bugün ne yazık ki bunlardan sadece Molla (Halife) İbrahim Güneş hayatta. Molla İbarahim le geçen şu anımı hiç unutmuyorum: O yıllar Azeri ve Kürt öğrenciler kendi aralarında gruplaşırlardı. İlk 6

7 Iğdır Sevdası zamanlar ben ve Molla İbrahim hep beraberdik. Zaten başka Kürt de yoktu. Bir gün aramıza, Azeri grubundan kovulan Adil isimli arkadaş da katılınca üç kafadar birbirimizden ayrılamaz olduk. Öyle ki sınıfta da en arka sırada beraber aynı sırayı paylaşırdık. Ben okula geç başlamam nedeniyle yaşıtlarımdan daha uzundum. Adil zaten Uzun Adil lakabıyla tanınıyordu. İkimizin arasında Molla İbrahim ufak tefek kalıyordu. Ben ve Adil, Molla İbrahim i aramıza alır, öylece dersi izlerdik. Sınıfımıza yeni bir öğretmen gelmişti. Sınıfta herkes karışık oturduğu için boy sırası yoktu. Bu ne biçim sınıf, birisi uzun birisi kısa, Aziz Güney (Sağ Başta) boy sırası yapacağım! dedi. Ayrılmak istemediğimiz için üçümüz korkuyla bakıştık. O anda aklıma dahiyane bir fikir gelmişti. Ders kitaplarını üst üste koyup, Molla İbrahim i de üstüne oturduk. Boylarımız eşitlenmişti! Öğretmen arka sıraya geldiğinde bizleri dikkatlice süzdü Ha şöyle! Aynı boylar aynı sırada! Molla İbrahim in evi de köyde olduğundan öğle yemekleri için birlikte çarşıya giderdik. Beş kuruşa ikimiz de doyardık. 100 para bir kuruş, 100 kuruşta bir lira demekti. 100 paralık elma, 100 paralık ekmek, 100 paralıkta helva alırdık. Üstelik paramız artardı! İlkokulu bitirdikten sonra Molla İbrahim Cizre ye medrese eğitimine gitti. Bana ne kadar ısrar ettiyse de onunla birlikte yola çıkmadım. Yaz aylarında Iğdır şehir merkezi çok sıcak olur, sıtma kol gezerdi. Üstelik içme suyu sıkıntısı da baş gösterirdi. Bu yüzden birçok Azeri evi, şehir merkezini terk eder, yakın hissettikleri Kürtlerle beraber yaylalara giderlerdi. Bizim de Asker Akyıldırım isminde çok sevdiğimiz Azeri kirvemiz vardı. Yaz aylarında çadırlarımız yan yana kurulur, bir aile gibi birbirimizle kaynaşırdık. Hatta bu dostluk öylesine derin ve samimi idi ki, ben ilkokulu bitirdiğim yıl, kirvemiz babama ısrar etmiş, 7

8 Aziz gelip bizim evde kalacak. Ortaokulu da ben okutacağım! demişti. Aziz Güney Daha sonraki yıllar, Asker kirvemizin ailemize ve Kürtlere olan sevgisi hep devam etti. Hatırlıyorum, 1950 ler de belediye encümen azalığı görevini üstlenmişti. O zamanki Belediye Başkanı Mirali Ağa ydı. Azeriler Mirali Ağa yı Seyit yani Hz.Ali nin soyundan geliyor kabul ettikleri için ona olağanüstü bir saygı gösterirlerdi. Mahalli bir seçim öncesi yapılan toplantıda, Azeri dostlarını küstürmek pahasına, Asker kirve, Soldan Sağa: Aziz Güney, Gêlo Amca, Mecit Hun Eğer Seyit adaysa oyum onundur, yoksa oyum Mecit Hun undur, bilesiniz!, diyebilecek kadar biz kirvelerine bağlıydı. Sen Hamit Hun u tanır mısın? Bu şekilde Asker kirvemin evine yerleştim ve ortaokula kaydımı yaptırdım. O yıl Mecit Bey son sınıf öğrencisiydi. Bizden dört yaş büyük olan Hamit Bey ise mezun olmuş, lise eğitimi için Kars a gitmişti. Bir yıl orada kaldıktan sonra, nasıl bir suç işlemişse, liseden uzaklaştırılmıştı. Bunun üzerine ailesi Hamit Bey i İstanbul a özel bir liseye göndermişdi. Orada da birkaç yıl okumuş, lise mezunu olmadan geri dönmüştü. Bir yıl sonra bu kez Mecit Bey mezun olup Kars a gitmiş. Kayıt işlerini yürüten şahıs hem Matematik öğretmenliği hem de Müdür Muavini olarak görev yapıyormuş. Dilini dişlerinin arasına alıp, peltek konuşan bu şahıs daha 8

9 Iğdır Sevdası kayıt sırasında, başvuru formu üzerinde Hun soyadını ve Iğdır doğum yerini okuyunca, şüpheli bir şekilde Mecit Bey e, Sen Hamit Hun u tanır mısın?, diye sormuş. Mecit Bey tehlikeden habersiz, Abim olur, diye cevaplamış. Haydi, haydi! Bu lisede sana yer yok! Defol! Bunun üzerine Mecit Bey lise eğitimi için Erzurum a gitmek zorunda kalmıştı. Ben mezun olup, Kars a gittiğimde olup bitenlerden habersizdim. Kaydımı yaptırıp liseye başladım. Derslerimde oldukça başarılıydım. Iğdır dan öğrenci gelmiştik. Sene sonuna doğru sayımız 3-4 kişiye kadar azalmıştı. Bir gün peltek konuşan Matematik hocası beni sözlüye kaldırdı. Nereli olduğumu sordu. Iğdırlıyım diyince şüpheli bir şekilde: Sen Hamit Hun u tanır mısın?, diye sordu. Amcam oğlu, dedim. Otur! Sıfır! O yıl sadece Matematikten ikmale kalmıştım. Lise diploması almak iki aşamalıydı: Önce üçüncü sınıfın derslerini başarıyla bitirip dönem sonunda bir komisyon önünde sözlü bir sınavdan geçmek gerekiyordu. Bu sınavı başaranlar lise mezunu sayılıyor fakat üniversiteye girmeyi hak kazanamıyorlardı. Eylül ayında Türkiye nin her yerinde aynı saatte organize edilen merkezi bir sınavda başarılı olanlar ancak istedikleri üniversiteye kayıt yaptırabilirlerdi. Yedek Öğretmenlik Yıllarım Olgunluk diplomasını aldıktan sonra Ankara ya gidip Hukuk Fakültesine kaydımı yaptırdım. Özellikle Hukuk Fakültesini tercih ettim çünkü devam zorunluluğu yoktu. Böylece zamanımın büyük kısmını aileme ve akrabalarıma yardım için ayırabilecektim. Iğdır a gelip kardeşlerimin okula gitmesine ön ayak oldum. Geçen zamanla okumak isteğinden vazgeçip Iğdır a yerleştim. İki yıl Iğdır Ortaokulu nda yardımcı öğretmenlik yaptım. Biyoloji, Türkçe derslerini okuttum. Öğretmen eksikliği yüzünden hatta bir ara Beden Eğitimi öğretmeni olarak 19 Mayıs törenlerine hazırlatmak görevi benim üzerime kalmıştı! Kısa bir süre de Müdür Muavinliği görevim oldu. O sıralar müfettişler gelip öğretmenler hakkında rapor hazırlardı. Benim gibi yedek öğretmenlerin, Gazi Eğitim Enstitüsünde iki yıllık bir stajdan sonra asıl öğretmenlik hakkını kazanma şansları vardı. Davet edildiğim halde bu fırsatı da bir kenara itmiştim. 9

10 Aziz Güney Askerlik Yıllarım Derken askerlik gelip çattı yılının Şubat ayında, kış ayının en şiddetli zamanında, Çanakkale Gelibolu ya gitmek üzere yola çıktım. Türkiye nin bir ucundan diğerine yapılan bu yolculuk o zamanın koşullarında başlı başına bir olaydı. Yolculuk üstü açık bir kamyonla başlamıştı. Kar yolları kapladığı için Tuzluca Gaziler de kamyondan indik. Bu kez atlı kızakla yola devam ettik, iki gün süren yolculuktan sonra Kars a vardık. Derme çatma bir trenle Ruslardan kalma demiryolunu izleyerek Sarıkamış a geldik. Türk ve Rus demiryolu standartları birbirine uymadığından Sarıkamış ta tren değiştirdik, daha dar bir demiryolu sistemi olan dekoville le Horasan a oradan da İstanbul a vardık. İstanbul dan hayvanların yüklendiği bir yük gemisiyle Çanakkale ye doğru yola çıktık. Oturacak bir yeri ve salonu olmayan gemi nihayet Gelibolu açıklarına varmıştı. Liman olmadığı için gemi açıkta demirledi. Yolcular gemiye yanaşan kayıklara tıka basa dolup, kıyıya ulaşmaya çalışıyorlardı. Bizim kayıkta tam 15 kişi üst üste yığılmıştı! Dalgaların kayığı her sallayışında, Aha şimdi devriliyoruz! Aha şimdi devriliyoruz! korkusuyla sahile ulaştık. Gözü açık kayıkçı bizi sahile boşaltmadan önce fahiş bir ücretle ceplerimizi boşalttı. Kazasız belasız toprağa ayak basmanın mutluluğu içinde doğrusu bu kurnaz soygunculuğu pekte umursamamıştık. Askeri cemseler bizleri bekliyordu. Bir başçavuş bizi karşıladı. Yaşadığımız sıkıntıları anlamış gibi, Üzülmeyin artık çok rahat edeceksiniz!, dedi. Bu söz gönlümü ferahlatmıştı. Nihayet bu uzun ve meşakkatli yolculuktan sonra rahat edebilecektik! Yedeksubay Acemi Kıta Asker adayları cemselere doluşup Bonayır körfezine doğru yola çıktık. Bir tepede sıra sıra barakalar vardı. İçlerine girdik. Ne su ne ışık! Altı toprak, çatısı yıkık, aralıklardan yıldızlar parıldıyor. Meğerse bu barakalar Birinci Dünya Savaşı yıllarında geçici amaçlı inşa edilmiş, bilahare tamamen terk edilip, harabeye dönmüşlerdi. Bunca yıl sonra, ilk kez barakalar yeniden insan yüzü görüyordu. Duvar boyunca dizili iki katlı ranzalar, üzerlerinde de geniş aralıklarla yerleştirilmiş sırıklar vardı. Ne yatak, ne battaniye! Görevli çavuş, şikayetlerimizi, Sabaha! Sabaha! diyerek cevaplıyordu. Çaresiz geceyi orada bir köşeye sıkışıp büzüşerek geçirdik. İnşallah 10

11 Iğdır Sevdası Kars Lisesi (1) Hasan Budak, (2) Musa Malgaz, (3) Aziz Güney her şey yarın düzelir! ümidiyle yıldızlara bakarak uyuyakaldık. Sabah olunca önümüze içi boş nevresimler ve yastık içleri attılar: Ne bunlar! Yatak, yorgan. İçlerini doldurun! Nerede pamuk? Pamuk yasak! Neyle dolduracağız? Otla Ot nerede? Ben bilmem! Yahu Şubat ayında kışın ortasında otu nereden bulacağız? Ben bilmem! Elimizde yatak kılıfları öylece kalakalmıştık. Alayda dolaşırken Süvari Birliklerine yakın bir yerde ot ambarları gözüme çarptı..hırsızlık olmasın diye de başına bir nöbetçi dikilmişti. Yanına yaklaştım, hal hatır sordum. Konuşmasından Kürt olduğu belliydi. Cesaretlenip Kürtçe, Nerelisin?, diye sordum. Hilvanlı! 11

12 Aziz Güney Vay be! Ne tesadüf, ben de Hilvan ın Bahçeciler köyündenim! Birkaç dakika sahte hemşehrilik oynayarak onun gönlünü çaldım. Sonra niyetimi belli ettim: Hemşehri müsaade et, şu yatak kılıflarını otla dolduralım. Mümkün değil! Ya komutan beni görürse! O zaman yanmışım! Nihayet ısrarlara dayanamayıp, arkadaşlardan birisini tepeye gözcü olarak gönderdi. Komutan gelse haber verecekti. Biz de yatakları ve yorganları kuru otla tıka basa doldurduk. İşte bu şekilde iki ayımı orada tamamladım. Allah ın belası bir Tabur komutanımız vardı. Her gün uzun uzun talim yaptırırdı. Bonayır tepeleri körfeze baktığı için şiddetli bir rüzgar sürekli eser, içimizi titretirdi. Böyle olunca en büyük zevkim arada bir kaytarıp, bir kuytuda uyuklamaktı. Bir keresinde yine arazi olmuş, keyfimce Aziz Güney Yedek Subay uzanmıştım. Birden, birisi Kalk! Kalk! diye bağırmaya, üzerime tekmeler savurmaya başladı. Ben de arkadaşlarımdan birisi Tabur komutanını taklit edip bana muziplik yapıyor zannetmiştim: Hadi be oradan! Beni rahat bırak!, diyerek tatlı uykuma devam ediyordum. Kuvvetli bir el kolumdan yakaladı, beni yukarı kaldırdı. Karşımda Allah ın belası Tabur komutanı duruyordu. Bin bir küfürle beni sürükleyip bölüğe götürdü. Bizi karşılayan rütbeli subaya beni işaret ederek: Murat, bu suç işledi! Bunu çavuş çıkaracağız! Baş üstüne komutanım! Bir de ağır bir ceza ver! Baş üstüne komutanım! Tabur komutanı yanımızdan ayrılır ayrılmaz, subay onun arkasından bakarak, Ha siktir be! diye bir küfür savurdu. Meğerse herkes Tabur Komutanına gıcıkmış! Yedeksubay okulunda altı aylık sürenin sonuna yaklaşmıştık. Kayıt işlerine Karslı bir Teğmen bakıyordu. Aramızda dostça bir ilişki vardı. Bir gün bana, 12

13 MİT ten bir rapor geldi. İki kişiyi çürük çıkartacaklar, bunlardan birisi de sensin! Birden yüreğim hoplamıştı. Bu da nereden çıktı! Bunun nereden gelebileceği konusunda kendimi sorguladım. Nafile! Araştırmalar sonucunda bunun şu olaya dayandığını anlaşıldı: Kazım Karabekir Paşa, Milli Şef İnönü ye karşı siyasi bir mücadele içine girmiş, bu amaçla Milli İhtilal Partisini kurmuştu. Özellikle üniversite ve lise son sınıf öğrencileri arasında rağbet gören parti çığ gibi büyümüştü. O yıllar ben de Kars lisesinde öğrenciydim. Fransızca öğretmenimiz Suat Erginler bu partinin bölge sorumlusuydu. Iğdır Sevdası Biz öğrenciler de onun etrafında örgütlenmiştik. Bir gün parti ansızın kapatılmış, Suat Erginler de yakalanmıştı. Meğerse gruptaki gençlerden birisi hepimizi ihbar etmişti! Böylece benim ismim de MİT tarafında sakıncalı kaydıyla kara listeye alınmıştı. MİT in benimle ilgili göndermiş olduğu bu rapor 3-4 yıl önce olmuş bu olaya dayanıyordu. Uzun zamandan beri serbest olan Suat Erginler e bir yolunu bulup haber gönderttim. Sağ olsun, özel bir çabaya Karabekir Paşa yı bizzat devreye sokup, benim ve diğer arkadaşlarımızın mağdur olmasına engel oldu. Bu belayı da bu şekilde atlatmıştım. Yapılan kura çekiminde Asteğmen olarak Balıkesir Piyade Alayı çıktı. Yeni kıtama teslimden önce 15 günlük bir izin hakkımız vardı. Düşündüm, Iğdır a gidiş geliş zaten 8-10 günümü alacaktı. Bir de Kıtaya erken gidenlerin iyi bölükleri alma şansı olduğunu biliyordum.böyle olunca dosdoğru Alaya gitmek için yola koyuldum. Beni karşılayan subay memnun bir şekilde, Bizim Levazım Asteğmen terhis oldu. Fakat zimmetinde depolar ol- 13 Aziz Güney Sağ Başta

14 Aziz Güney duğu için gidemiyor. Depo zimmetini senin üzerine geçirip Asteğmeni terhis edelim! Hayır, ben bölüğümü istiyorum!, diye direttim. Nerelisin? Iğdırlı! Kürt müsün? Evet! Niçin Levazımı istemiyorsun? Ben Piyade Asteğmenim. Birkaç gün sonra Levazım Asteğmen gelince beni başka bir yere def edeceksiniz! Sohbetimiz bu şekilde devam etti. O da Kürt tü. Urfalıydı. Beni Alay komutanın huzuruna çıkardı. O da Diyarbakırlı idi. Komutanım, Asteğmenim terhis oluncaya kadar benim yanımda kalacak! Bu şekilde başladım devir teslim işlemlerine. Kocaman depo! Say say bitmez. Baktık olmayacak, Her şeyi teslim aldım şeklinde bir tutanak hazırlayıp imzaladık. Birkaç ay sonra anlayacaktım ki her şey fazlasıyla vardı! 1948 yılında, İkinci Dünya Savaşı nedeniyle uygulanan uzun askerlik dönemi sona erdiği için bizleri 6 ay erken terhis ettiler. Mecit Bey İzmit Gebze de ve birkaç ay da Erzurum da Topçu Asteğmen; Hamit Bey de lise mezunu olmadığı için er olarak Van da askerliğini yapmıştı. Iğdır da Sinema Günleri Askerlik dönüşü 6 ay kadar Iğdır Ortaokulunda yedek öğretmenlik yaptım. Gemlik ten gelme ortaokul müdürümüz, Karslı Veli Orkun isminde de bir müdür muavinimiz vardı. Veli Orkun la dost olmuştuk. Arada bir ne yapabiliriz diye oturur sohbet ederdik. Bir gün bana, Sinemacılık hevesli bir iş! Gel Iğdır da kardeşim Ali yle bir sinema açın!, diye bir öneride bulundu. Sinemayı ilk Kars ta lise öğrencisi iken görmüştüm. Daha sonra yedek subay öğrencisi olarak bir kez de Ankara da görmüş, çok sevmiştim. Ancak tereddütlerim vardı. Veli Bey, sinemacılık aklımdan geçmiyor değil, ancak bu ihtisas gerektiren bir iş! Korkma! İstanbul da tanıdıklarım var. Size yardımcı olurlar! 14

15 Iğdır Sevdası Yıl Doğuda Kars tan sonra ilk sinema Iğdır da açıldı. Makinelerimiz İstanbul dan geldi. O zamanlar Rıza Yalçın belediye başkanıydı. Belediyeden sinema yerini kiralamak için başvurduğumuzda bazı sıkıntılar yaşadık. Azeri kökenli belediye encümen azalarının bir kısmı kendi aralarında toplanıp, Sinemayı biz açacağız! diyerek buna itiraz ettiler. Şansımıza Rıza Yalçın bu muhalefeti bertaraf edip sinema yerini bize kiraladı. Sinema ilk günden itibaren olağanüstü ilgi görmüştü. Dolup dolup boşalıyordu. Kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı matineler vardı. Giriş ücreti 25 kuruştu. Köpoğlunun Sığırları... Bu arada sinema salonu ilginç olaylara sahne oluyordu. Bir gün gençler yaşlı bir amcanın etrafını alıp onunla matrak geçmişler. Yaşlı amca kızınca onun gönlünü almak için, Gel seni sinemaya götürelim!, demişler. Duymuşam, ama nasıl gedilir, bilmirem! Vallahi çok güzel! Korkma, biz seni götüreceğiz! Bir şartla, en önde oturacam! Bu sevimli amca, sinemanın en makbul yerinin ön sıra olduğuna nedense kendini inandırmıştı. Gençler söz verdikleri şekilde yaşlı amcayı aralarına alıp en ön sırada oturtmuşlar. Bir ayağı aksak olan amca, elindeki bastonunu dizlerine dayayıp filmi izlemeye koyulmuş. O gün bir kovboy filmi vardı. Jenerik yazılar perdede göründüğünde arka planda Teksas ın uçsuz bucaksız kırlarında otlayan binlerce sığır ve dana sürüleri görünür. Çobanlar (kowboy), at üzerinde sürüyü kontrol etmektedirler. Jenerik yazı biter bitmez sığır sürülerinde bir hareketlenme başlar, yakın kamera çekimi yüzünden sanki hayvanlar perdeden çıkıp ön sıralara gelecekmiş gibi bir his doğar. Sakin sakin ön sırada oturan yaşlı amca birden korkuya kapılmış. Dört nala gelen sığırlar bunu ha ezdi ha ezecek... Yerinden fırlamış, elindeki bastonunu sağa sola sallayarak: Oho! Oho!, diye bağırmış. Etrafındakiler onu sakileştirmek için kolundan tutmuşlar, Ne yapıyorsun? Ne oldu?, falan demişler. Daha ne olsun! Köpoğlunun sığırları az kalsın bizi kırırdı, axır! Dayan Geldim... Bir gün buna benzer bir olay daha yaşadık. Dışarıda sinemanın önün- 15

16 Aziz Güney de durmuş bilet satıyordum. Kolukent köyünden akrabam olan Yusuf elinde sopasıyla bana yaklaştı. Kürtçe: Walle, Eziz bey, qe sinema ne ditime! (Hiç sinema görmedim!). Paran varsa niye olmasın! Kaç para? 50 kuruş! Çok pahalı! Gönlü buruk ayrılmasın diye bedava içeri aldım, ön sırada bir yer verdim. O gün yine bir kovboy filmi vardı. Teksas da bir salonda, bar ve içki masalarının olduğu yerde, bir kavga patlak verir. Filmin kahramanı tek başına bir sürü insanla kavgaya tutuşur. Bu haksızlığa fazla dayanamayan Yusuf, yerinden fırlamış, elindeki sopayı şiddetli bir şekilde perdeye doğru fırlatarak: Lo! Ez hatım! (Dayan, geldim!) diye bağırmış. Filme ara verip perdeyi onarmak zorunda kalmıştık. Ay Keftar! Ortağım Ali Bey yaşlı bir insandı. O gün kadınlar matinesiydi. Ben bir köşede oturmuş, gazetemi okuyordum. Ali Bey de makinenin başında görevini yapıyordu. Gösterimde bir aşk filmi vardı. Bir gençle, kralın kızı birbirlerini seviyorlar... Genç adam sevgilisini görmek için sarayın bahçesine gizliden girer fakat yakalanıp sevgilisiyle birlikte kırbaç cezasına çarptırılır. Yan yana bir ağaca bağlanıp feci şekilde kırbaçlanmaktadırlar. Kırbaç darbesinin her inişinde seyirci, Offff! Canım! Vah! Vah!, diye söylenmeye başladı. Kırbaç darbeleri uzadıkça uzadı. Nihayet bu zulme (!) katlanamayan seyircilerden birisi ortağım Ali Bey e doğru bağırarak: Ay keftar! Kazandığını yemiyesen! Besti, avradı öldürüdün, axır! Ali ve Veli Orkun kardeşler ve Hikmet hanım çok iyi insanlardı. Hepsi vefat ettiler. Allah rahmet etsin. Onların bu zırnığın içinde ne işi var! Kars lisesinde öğrenciydim. O yıllar Kars a haftada bir belediyeye ait bir posta kamyonu giderdi. Arkası açık bu kamyon tıka basa yüklenir, üzerine de yolcu 16

17 Iğdır Sevdası pineklerdi. Bir gün böyle bir yolculukta Belediye Zabıta Komiseri Cafer Sadık da aramızdaydı. Kamyon epey yol aldıktan sonra yukarı Pasinler düzüne çıktı. Ruslardan kalma bu yol oldukça dar ve kullanışsızdı. Kamyon birdenbire durdu. Karşımızda bir öküz arabası çamura saplanmış Aziz Güney Iğdır Ortaokulunda Yedek Öğretmen yolu kapatmıştı. Yardım etmek için aşağı indik. Terekeme bir vatandaş Kağızman da tuz yüklemiş, çuvalların ağırlığı yüzünden tekerler neredeyse çamurda kaybolmuştu! Cafer Sadık şakayı seven birisiydi. O anda Azerilerle Terekemeler arasında yıllardan beri varolan şakalaşmaya bir yenisini eklemeye karar verdi.. Bize dönerek: Uşağlar, biz bu arabayı çıkaracağız ama ben ya Ali demeyinceye kadar itmeyin! Terekeme ne derse desin siz arabayı geri çekin, dur araba çıkmasın! Biz arabanın etrafını aldık. Ellerimizi dayamış iter gibi yapıyoruz, tabi araba kımıldamıyor.bunun üzerine Cafer Sadık, Terekeme ye: Ay kişi! Ömer i yardıma çağır! Terekeme Ya Ömer! diye bağırdı. Biz de iter gibi yapıyoruz ama aslında arabayı geri çekiyoruz. Araba çıkmayınca bu kez Cafer Sadık: Ay kişi! Osman ı yardıma çağır! Araba yine çamurdan çıkmadı. Ya Ömer! de fayda etmeyince sıra Ya Ebubekir! e geldi. Araba yine kımıldamadı. Cafer Sadık bu kez emin bir şekilde: Ay kişi! Dur bak men Ali yi çağıracam araba nasıl çıkacak! Ya Ali komutuyla hepimiz var gücümüzle arabaya dayandık, araba çamurdan çıktı. Cafer Sadık Terekeme ye dönerek: Gördün! Ömer, Osman, Ebubekir yardımına gelmedi, Ali geldi! 17

18 Aziz Güney Terekeme hiç bozuntuya vermeden: Onların bu çamurun, zırnığın içinde ne işi var! Dönemin Meşhur Simaları Öğrencilik yıllarımda Kürtler arasında ön plana çıkan isimler Kerem Bey, Abdürrezak Bey, Naci Bey, Fettah Bey, Ahmed Şemo ve Ali Mirze Beylerdi. Bunlardan Fettah Bey daha çok Rus yönetimi zamanında ünlüydü li yıllarda Kürtler arasında en aydını Gêloli aşiretine mensup Numan Efendi idi. Aslen Doğubeyazıtlı olan Numan Efendi, Kurtuluştan sonra görevli olarak Iğdır a gelmişti. Azerilerden Nağı Odoğlu, Rıza Yalçın, Yaycı köyünden Hüseyin Yaycılı ve Mirali Ağa, Iğdır ın renkli simalarıydı. Nağı Bey bağ ve bahçecilikle uğraşan ciddi bir müteşebbisti. Fettah Bey Daha önce söylediğim gibi Fettah Bey Rus yönetimi zamanında bölgede tanınan ve kendisinden korkulan birisiymiş. O dönemlerde Müslümanlar askere alınmıyordu. Yönetim işleri bölgede nüfuz sahibi ağa ve beylere veriliyordu. Glava denilen Rusça bir unvanla anılan bu yöneticilerin en önemli görevi devlet adına vergi toplamakmış. Örneğin Erivan daki vali, Falanca bölge senin. Git vergini topla! Hükümete vereceğin miktar şu kadar, gerisi senin! gibisinden bölgeleri ihaleye çıkarırdı. Bizim bölge de Fettah Bey in sorumluluğu altındaymış. Fettah Bey in iki jandarması varmış. Birisi Ömer Tırpan ın babası Nevo(Nebi) Ağa ymış. Fettah Bey, sonbahar aylarında iki jandarmasını yanına alır, vergi toplamak için köy köy dolaşırmış. Ağrı Dağı eteklerine yakın bir yerde Şeyh Bızini aşiretine ait Kobi denilen bir köy var. Fettah Bey in yolu bir gün oraya düşer. Eylül ayı. Aşiret yayladan henüz inmiş. Fettah Bey, yağ ve peynirin vergisini ister. Bu yıl 7 teneke yağ vereceksiniz! Hazırlayın yakında gelip alacağım! Fettah bey gittikten sonra köylü oturup elindeki tüm yağı hesaba vurur, hepsinin yedi teneke etmediğini görürler. Köylüler çaresiz şekilde toplanıp karar alır: Fettah Bey e aşiretimizin iki yaşlı büyüğünü gönderelim. Hiç olmasa biraz indirim yapsın! İki atlı yola çıkar. Atlılar Fettah Bey in köyüne gelip huzuruna çıkarlar: Niçin geldiniz? 18

19 Iğdır Sevdası Vallahi Bey - im, siz ayrıldıktan sonra köydeki yağları tarttık. Hepsi 7 teneke etmiyor. Biraz indirim yapmanızı istiyoruz Fettah Bey bu şikayetten memnun kalmaz, köylüleri kırbaçlatır: Soldan Sağa: Hacı Kulem Parlar, Aziz Güney Ceza olarak 7 teneke erimemiş yağın yerine 8 teneke erimiş yağ vereceksiniz! İki köylü kör pişman köyün yolunu tutarlar. 8 teneke erimiş yağ 10 teneke erimemiş yağ demek! Köylüler iki atlının dönüşünü merakla bekliyorlarmış. Derken iki atlı tepenin ardında belirmiş. Köylüler heyecanla, hem koşuyor hem de bağırıyorlarmış: We ça kır! We ça kır! (Ne yaptınız! Ne yaptınız!) Elde ettikleri sonuçtan memnun olmayan iki köylü bağırarak kötü haberi ulaştırmışlar: Allah sizin evinizi yıksın, Fettah Bey in de belasını versin! 7 erimemişi yaptık 10 erimiş! Bütün köylü bu kötü haberle sarsılmış. Herkes kara kara düşünüyor. Önlerinde bayram varmış. Hep birlikte bayram namazına oturmuşlar. Ellerini açıp şikayetlerini iletmişler: Ey Allahım sen ki bizi yarattın, peki bu Fettah ı niye yarattın! Madem ki onu yarattın bizi ne diye yarattın! Mıhê Kazak Kazak Rusça asker demektir. Rus yönetimi zamanında Kürtler askere alınmadığına göre Mıhê dedemiz nasıl olmuştu da askere alınmıştı? Bunu bir hikayesi var. Havalar güzel olduğunda Rus subay ve eşleri toplanıp Erhacı yakınlarında pikniğe çıkarlarmış. Oradaki kaynak suların yakınında sofra açıp, gönüllerince eğlenirlermiş. Kadınlar yemek ve semaver hazırlamakla meşgul iken erkekler de kendi aralarında silah atışı yaparlarmış. Mıhê dedem Ağrı Dağı nda Korhan da otururdu. 800 e yakın atı vahşi 19

20 Aziz Güney sürüler halinde dağın yamaçlarında otlarmış. Mıhê dedem arada bir obaya iner, alış verişini yapıp geri dönermiş. Dedemin vazgeçemediği bir alışkanlığı varmış: Dağda atla gider, düzde atı yedeğinde çekermiş... İşte böyle bir gün, Rus askerleri zil zurna sarhoş, bir hedefe sırayla ateş ediyorlar ama hepsi karavana... Mıhê dedem de atı yedeğinde çekerek ağır adımlarla onlara yakın bir yerden geçiyormuş. Askerlerden birisi dedemi görmüş, Aha Kürt geldi! O mutlaka vurur!, diyerek dedeme doğru hep birlikte koşturmuşlar. Eline bir silah tutuşturup zorla atış yapmasını istemişler. Dedemin silahla arası pek yokmuş. Hayatında doğru düzgün silah bile kullanmamış. Ben silah kullanmasını bilmem!, demişse de inandıramamış. Sen Kürt sün, sen iyi atış yaparsın! Dedem çaresiz yere uzanmış, hedefe doğru gelişi güzel bir atış yapmış. Tesadüf bu ya mermi hedefi tam ortasından vurmuş. Subaylar, Sen keskin nişancısın! Rus ordusunun senin gibi askerlere ihtiyacı var!, diyerek askere almıştı. Bu şekilde dedem Mıhê Kazak lakabıyla tanınır olmuştu! Mıhê dedem 1933 veya 1934 yılında 124 yaşında Karakuyu köyünde öldü. Ben o zamanlar ilkokul öğrencisiydim. Dedemin, birisi Zor köyünden Nene adlı Yezidi bir kadın olmak üzere 6 karısı vardı. Mıhê dedem Rus Süvari birliğinde asker iken, at üzerindeki çevikliği ve maharetiyle dikkat çekmişti. Demir paraları yere atar, dört nala giderken paraları toplarmış. Bu cambazlık yeteneği ona ayrı bir ün kazandırmış. Terhis olduktan sonra köyüne yerleşmiş, sakin bir hayat sürmüştü. Ağrı Dağı nda 800 yabani at otlarmış. Her aygır kısrağı koloni şeklinde kendi maiyetinde tutarmış. Bu şekilde dağınık fakat birbirine yakın sürüler halinde yaşarlarmış. Bir gün Ruslar dedemden at isterler. Gelin, alın! diye haber gönderir. Ruslar topladıkları atı sürü halinde kovalayıp etrafı duvarla çevrili bir bahçeye sokarlar. Kementle atları yakalayıp ehlileştirmeye çalışırlar. Fakat daha ilk hamlede vahşi atlar duvarları yıkıp tekrar Ağrı Dağı na doğru dört nala kaçarlar. Bir gün de İranlılar gelip Mıhê dedemin atlarını sürüyle Ağrı Dağı nın diğer yamacına götürüler. Dedem üzgün şekilde İranlıların bu hırsızlığını Torunların meşhur Eleşref Bey ine şikayete gider. Eleşref Bey Mıhê dedeme: Mıhe ne oldu, niye düşüncelisin? 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Cömert, cefakâr, cana yakın bir insandır Musa Doğan (1923-1992). Dostlarını seven; vefa ve yardımını kimseden esirgemeyen örnek bir insandır o. Siyasete il genel meclisi

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Iğdır Sevdası. İlk ve orta tahsilimi Iğdır da, liseyi Kars ta okudum. Yüksek tahsil hayatıma

Iğdır Sevdası. İlk ve orta tahsilimi Iğdır da, liseyi Kars ta okudum. Yüksek tahsil hayatıma ALİ ASKER SAYAN Iğdır Sevdası 1905 den itibaren, siyasi nüfuzu ve örgütçü kişiliğiyle ön plana çıkan Hacı Ekber Tufan, Milli Mücadele yıllarında çaba ve enerjisini Iğdır ın kurtuluşu yolunda harcamış,

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı. Hanehalkı Gözünden Kamu Yönetimi, Kamu Hizmetleri ve Yolsuzluk Ocak 2013

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı. Hanehalkı Gözünden Kamu Yönetimi, Kamu Hizmetleri ve Yolsuzluk Ocak 2013 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Hanehalkı Gözünden Kamu Yönetimi, Kamu Hizmetleri ve Yolsuzluk Ocak 2013 Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı 2 Çalışmanın Yöntemi 5-6 Ocak 2013

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor?

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor? . Sınıfı Hatırlıyorum Türkçe Noktalama İşaretleri 1. Hafta Aşağıdaki şiiri iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. TEMİZ ÇOCUK Temiz çocuk hasta olmaz. Gönlü acı ile dolmaz. Hiçbir vakit benzi

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep

Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep 09 Kasım 2015 Haber Linki: http://www.egehabergazetesi.com/halil-kurttan-esnafi-sevindirecek-talep/1651/ Ekonomi nin candamarını oluşturan Esnaf ve Kobi ler Karabağlar

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

KADİR BAYKAL. Kadir Baykal

KADİR BAYKAL. Kadir Baykal KADİR BAYKAL Kadir Baykal Baykallar, Iğdırmava nın köklü ve güçlü ailesi olarak 20 yy Iğdır ına damgasını vurmuş; kendi içinde değerli girişimci ve siyaset adamları çıkarmıştır. Bunlardan özellikle Fazıl

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Sayın Mehmet Ali CAN Yeminli Mali Müşavir (E. Vergi Denetmeni)

Sayın Mehmet Ali CAN Yeminli Mali Müşavir (E. Vergi Denetmeni) Yeminli Mali Müşavir (E. Vergi Denetmeni) 05.12.2014, Belek-Antalya 228 Dursun Ali Yaz Özgeçmiş 1974 Adana doğumludur. İlk ve ortaöğrenimini Adana da tamamladı. 1992 yılında Ankara Maliye Meslek Lisesi

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi 22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi GÜNAH KEÇİSİ BULUNDU! Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, Soma daki kömür faciası hakkında çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki Bildiğiniz üzere Deutsche bank'ın arzı ile varantlar İMKB'de işlem görmeye başladı. Bu konuda çok soru gelmiş. Basit bir şekilde ne olduğunu açıklamak da bize farz oldu. Fakat hemen şunu belirteyim ki;

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

2- Takside. Türk kadınla Alman kadın aynı yerden taksiye bindiler aynı mesafeyi gidip aynı yerde indiler.

2- Takside. Türk kadınla Alman kadın aynı yerden taksiye bindiler aynı mesafeyi gidip aynı yerde indiler. Alman televizyon kanalı RTL de pazartesi akşamı yayınlanan Ekstra Magazin (Extra-Das RTL-Magazin) adlı program, bir Türk ve bir Alman kadını Türkiye ye tatile gönderdi ve yaşadıklarını başından sonuna

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin elindeki Posta Gazetesi ne takıldı gözüm.görevli hanımın gözü

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum!

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! CEVİZE GİRİŞ Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! Her şey bir pantolon ile başladı Evet, yanlış anlamadınız;

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

NENE HATUN MESLEKi VE TEKNiK ANADOLU LiSESi REHBERLiK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK SERVİSİ AYLIK BÜLTEN BAŞARI

NENE HATUN MESLEKi VE TEKNiK ANADOLU LiSESi REHBERLiK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK SERVİSİ AYLIK BÜLTEN BAŞARI NENE HATUN MESLEKi VE TEKNiK ANADOLU LiSESi REHBERLiK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK SERVİSİ AYLIK BÜLTEN BAŞARI SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI MESLEK SEÇİMİ Çağımızın En Büyük Hastalığı: Sosyal Medya! SOSYAL AĞLARIN

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI Bu yıl, UNESCO tarafından, Kimya Yılı olarak ilan edildi. Madam Curie nin 1911 yılında ikinci Nobel ödülünü kimya alanında alışının 100. yılı onuruna, 2011 yılı boyunca kutlamalar

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

Ali Aydın ALİ AYDIN Ali Aydın Hayatım 236

Ali Aydın ALİ AYDIN Ali Aydın Hayatım 236 ALİ AYDIN Iğdır da 40 lı veya 50 li yıllarda resim çektirmişseniz fotoğraf büyük ihtimalle Musa ve kardeşlerin imzasını taşıyordur. Iğdır a stüdyo anlamında ilk fotoğrafçı dükkanını kuran Aydın kardeşler,

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari 10-11 Mayıs 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu organizasyonunda

Detaylı

İstanbul 24 Kasım 2004 SULTANAHMET TİCARET LİSELİ OLMAK BÜYÜK AYRICALIK;

İstanbul 24 Kasım 2004 SULTANAHMET TİCARET LİSELİ OLMAK BÜYÜK AYRICALIK; İstanbul 24 Kasım 2004 SULTANAHMET TİCARET LİSELİ OLMAK BÜYÜK AYRICALIK; Okulumuzun tarihçesinden de anlaşılacağı üzere Türkiye nin ilk Ticaret Lisesi olan Sultanahmet Ticaret Lisesinde okumuş olmak büyük

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten 2009 2010 eğitim öğretim yılının birinci dönemi ki bu güz dönemi oluyor, benim de yüksek lisans programımın ilk dönemiydi. Üniversiteden 2003 yılında mezun olduktan 6 sene sonra tekrar üniversiteye başlıyordum.

Detaylı

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Irkçılık hepimizi ilgilendiriyor Ev yok, iş teklifi yok, sokakta hakaretler: Ayrımcılıkla ırkçılığın birçok

Detaylı

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK 5.sınıf öğrencileriyle Karşılıksız İyilik Yapmak ne demektir? sorusu üzerine sınıfta beyin

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı