YAPI ENDÜSTRİ MERKEZİ KURUM TARİHİ ARA TIRMASI SÖZLÜ TARİH GÖRÜ MESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "YAPI ENDÜSTRİ MERKEZİ KURUM TARİHİ ARA TIRMASI SÖZLÜ TARİH GÖRÜ MESİ"

Transkript

1 YAPI ENDÜSTRİ MERKEZİ KURUM TARİHİ ARA TIRMASI SÖZLÜ TARİH GÖRÜ MESİ Görüşülen Kişi : Ruhi Kafescioğlu Doğum Yılı :1920 Görüşme Tarihinde Yaşı : 87 Doğum Yeri : KAYSERİ Mesleği : Yüksek Mühendis-Mimar, Profesör Kurumda İşe Başlama Tarihi : Kuruluşundan itibaren kuruma fikri destek verdi, kurucular arasında yer aldı, yönetim kurulu başkanlığı ve üyeliği yaptı, halen dışarıdan danışmanlık görevini yürütüyor. Kurumda Çalışma Süresi : 39 yıl Emeklilik Tarihi : 8 Ocak 1986 Kurumla şu anki ilişkisi : u anda aktif değil. Daha önce Teknik Danışmanlık yaptı. Görüşme Yeri : Ruhi Kafescioğlu nun evi- Selamiçeşme - Kadıköy Görüşme Tarihi : 30 Nisan 2007 Kısaltmalar R.K. F.A. :Ruhi Kafescioğlu : Filiz Aslan

2 F.A. : 30 Nisan 2007 tarihindeyiz. Yem Kurum Tarihi Sözlü Tarih projesi görüşmelerinden 5.sini gerçekleştirmek üzere Sayın Ruhi Kafescioğlu nun Kadıköy Selamiçeşme deki evindeyiz. Merhabalar efendim. R.K. : Merhaba, hoş geldiniz. F.A. : Öncelikle sizi tanımak isteriz. Bize biraz kendinizden söz eder misiniz? R.K. : Öz geçmişimi, Yapı-Endüstri Merkezi yle ilgili konulara değinmeye özen göstererek, kısaca açıklamaya çalışayım. Bizim aile kökenimiz Kayseri dir. 8 Ocak 1920 de Kayseri de doğmuşum. İlk ve ortaokulu Kayseri de okuduktan sonra babam Sivas a tayin oldu. Sivas Lisesi nde okudum ve 1937 de mezun oldum. İsterseniz kaydedin ya da etmeyin, ama önemli gördüğüm için söylüyorum; o zamanki liseler bugünkülerden çok farklı idi. Sivas Lisesindeki hocalarımız, alanlarında çok iyi yetişmiş seçkin kişilerdi. Mesela ünlü şair Ahmet Kutsi Tecer, Maarif (Milli Eğitim) Müdürü ve Halkevinde Kültür Kolu Başkanı idi. Okuldaki boş zamanlarımızı Halkevinde geçirirdik ve onunla hep beraber olurduk, kendisinden çok yararlanırdık. Fizik hocamız, Bahattin Örnekol Sorbon dan mezun olmuş iyi bir fizikçi idi. Edebiyat hocamız Fazıl Karahan ünlü bir kütüphaneci idi ve Almanya da bu konuda eğitim görmüştü. Felsefe hocamız önemli eserleri olan Faik Dranas dı, tabii bilimler hocamız Numan Bey yine alanında ünlü bir kişi idi. Matematik hocamız Ömer Beygo aynı zamanda okul müdürüydü, çok iyi bir yönetici ve iyi bir matematikçiydi. Yani kısaca eğitim kadrosu çok güçlü bir lise idi Sivas Lisesi ve biz çok iyi yetişmiştik. Ama bu yalnız Sivas lisesine özgü bir hal değildi. O dönemde sayıları az olan liselerin hemen hepsinin aynı düzeyde olduğunu söyleyebilirim. Bizim neslin bir özelliği de Kurtuluş Savaşı ile başlayan Atatürk devrimlerini günü gününe yaşamış olmamızdır. Toplum yaşamını düzenleyen,% 80 inden fazlası okuyup yazma bilmeyen bir ümmet topluluğunu, yüzü batıya dönük, özgür bir ülkenin vatandaşları yapmayı amaçlayan, devrimlerdi bunlar. Hepsi o dönemde gerçekleşti. İçeride bu radikal gelişmeler sağlanırken dış politikada da başarılı adımlar atılıyor ve bizler dünyada saygın bir devletin vatandaşı gençler olarak yetişmenin gururunu taşıyorduk ve bunun gerekliliklerinin bilincindeydik. Bir çok kimsenin bugün hiç hatırlayamadığı Montrö Antlaşması (İSTANBUL VE ÇANAKKALE BOĞAZ BÖLGELERİNE TÜRK ORDUSUNUN GİRMESİ VE BOĞAZLARIN KONTROLÜNÜN BİZE GEÇMESİ ANTLA MASI, HATAY IN ANAYURDA KAZANDIRILMASI) gibi tarihi olayları hep yaşayarak geldik bu günlere de Cumhuriyetin Onuncu Yıl kutlama töreni coşkuyla yaşadığımız bir gündü. 10. yıl kutlamaları sırasında 10. yıl marşını içimiz taşarak söyledik Eylül ünde Sivas Lisesi nden 4 arkadaş imtihanı kazanarak Yüksek Mühendis Mektebine girdik ve 1943 yılında mezun olduk. O zaman 6 sene idi Mühendis Mektebi. (Teknik Üniversite 1944 Temmuz ayında kuruldu.) Okul Türkiye nin yeniden yapılandırılması ve kalkındırılması için gerekli teknik elemanların yetiştirildiği tek kaynak idi. Oradan mezun olan mühendislerin, ülkenin herhangi bir köşesinde yalnız başlarına karşılaştıkları sorunları çözebilecek yetenekte yetiştirilmesi ön planda tutuldu ve onun için 6 sene çok yoğun bir eğitim programı uygulanırdı.

3 Mezun olduktan sonra parasız yatılı okuyan arkadaşlarımız 8 sene devlet hizmetinde çalışmakla yükümlüydüler. Bakanlıkça tayin oldukları yerlerde çalıştılar. Bazı arkadaşlar okulda asistan olarak kaldılar, kimimiz demiryolunda, kimimiz barajlarda, kimimiz dağ başlarında çalıştık. Rahmetli Emin Onat Hoca, benim de okulda kalmamı istiyordu ama ben bir süre serbest çalışmayı uygun gördüm. II. Dünya Savaşı sırasında Toprak Mahsulleri Ofisinin Çorum dan Boyabat ta kadar uzanan bölgede ahşap, kâgir ve betonarme dokuz buğday depo ve siloları yapmayı üstlenen bir firmanın şantiye şefi olarak iki buçuk sene çalıştım. Yapıları bitirip kesin kabulleri yapılıp, idareye teslim edildikten sonra 1945 Ekiminde askere gittim yaz başında terhis oldum. Birkaç ay Ankara da bir arkadaşla serbest büro çalışmasını da denedikten sonra 947 ders yılı başında üniversiteye döndüm. Tabii bu benim için çok faydalı bir dönem oldu. Serbest hayatın ne olduğunu öğrenmiş, çeşitli şantiyelerde pratik yapmış, deneyim kazanmıştım. Mimarlık fakültesinde II. Yapı bilgisi kürsüsünde ( imdiki kuruluşta Anabilim dalı altındaki birimler ) Prof. Orhan Safa Bey in asistanı olarak çalışmaya başladım. Orhan Bey, örgencilik dönemimizde de sevdiğimiz hocalardan biri idi. Pratik çalışmam sırasında edindiğim bilgi ve deneyimlerden Yapı dersi asistanlığım döneminde çok yararlanmıştım. Yapının ayrılamaz bir alanı olan malzeme dersinin mimarlık öğrencileri için çok yetersiz olduğunu gördüm. Biz öğrenciyken de malzeme dersini yol ve su şubesindeki arkadaşlarla beraber okumuştuk. Pek çok mimarlık bölümünde olduğu gibi malzeme dersi bizim fakültede de inşaat mühendisliği formasyonunda, İnşaat fakültesi malzeme kürsüsündeki bir arkadaş tarafından, beton ağırlıklı bir programla okutuluyordu. Mimarlık örgencileri için özel bir program yoktu. Yapı malzemesi endüstrisinin bina yapımında kullanmak için ürettiği birçok malzemeden ve bunların uygulama tekniğinden örgencilerin haberi olmuyordu. Bu doldurulması gereken bir boşluktu. Fakültenin yapı kürsüsünde çalışan birisi olarak benim de bu konuda fazla bir bilgim yoktu. Doğru yapı yapabilmek için yeni ürünleri ve onların uygulama teknolojileri öğrenmek gerektiğini düşünerek 50 li yılların başlarında yabancı literatürü izleyerek malzeme alanında bilgi edinmeye çalıştım. O sırada üniversiteye bağlı olarak açılan Maçka Teknik Okulu nda mimarlık bölümünün malzeme dersini üstlendim. Kendi olanaklarımla hazırladığım bir programı uygulayarak dersi yürütmeye başladım. Çünkü ne Türkçe ne de yabancı dilde, ders programına örnek alabileceğim bir model kaynak bulamadım. 2 sene bu programı uygulayarak belirli bir düzeyde bilgi birikimim oldu. Dış ülkelere gitme sıram gelince bu olanağı, yeni malzemeleri öğrenmek için değerlendirmeyi düşündüm. O zaman üniversitede uygulanan bir programa göre öğretim üyeleri yardımcıları (asistanlar) dış ülkelerdeki çalışmaları izlemek ve bilgilerini arttırmak üzere bir sene süreli olarak yurt dışına gönderilirlerdi. Öğretim üyeleri (Profesörler, Doçentler) de ikinci kez yine program çerçevesinde sırası gelen dış ülkelerdeki üniversitelerde çalışmalara katılmak ve kendilerini geliştirmek amacıyla istedikleri dış ülkelere 6 ay gidebilirlerdi. Arkadaşların çoğu asistanken gittiler ve orada belirli bir yaşam düzeyi sağlayabilmek için bir yan işte çalışmışlar ve doğal

4 olarak bulundukları çevreye bağlı kalmışlardı. Tabii o durumda da birçok şeyi öğrenmeye fırsat bulmuşlardır. Ben üniversiteye dört buçuk sene sonra, geç döndüğüm için listenin sonlarında idim. O nedenle sıram doçent olduktan sonra geldi. O zaman 1 DM resmi kurda 65krştu. 800 TL olan doçentlik aylığım 1100 DM civarında bir yekûn ediyordu ve o günlerdeki Almanya için oldukça iyi bir para idi. Bu sayede başka bir işte çalışma gereğim olmadı. Serbestçe kendi programımı uygulama olanağı buldum. Dış ülkelerdeki çalışmalarımı önemli ölçüde etkileyen, yönlendiren iki tesadüfî olay bana çok şey kazandırdı. Birincisi, fakültedeki malzeme derslerindeki boşluğu doldurabileceğimi düşünerek kürsü başkanımız Prof. Orhan Safa Bey e Uygun görürseniz dış ülkelere gidince kendimi malzeme konusunda yetiştirmek ve dönüşümde bu dersin yürütülmesini üstlenmeyi düşündüğümü söylemiştim. O da uygun bulmuş ve desteklemişti. Bundan sonra önemli husus, gideceğim yeri belirlemekti. Orhan Bey le görüşerek Hannover e gidip Prof. Graubner ile ilişki kurmamın iyi olacağına karar verdik. Prof. Graubner bir yarıyıl önce fakültede misafir proje hocası olarak aramızda kalmıştı ve kendisi ile iyi ilişkilerimiz olmuştu. O da Hannover Technische Hochschule sinde Mimarlık Fakültesinde proje hocalığı yanında malzeme dersini de yürütüyordu. Dış ülkedeki çalışmalarımda önemli bir yer tutan ikinci tesadüfe gelince, gitmeden kısa bir süre önce kürsüye aldığımız Döşeme kaplamaları konusundaki bir kitap çok farklı düzende idi. Yazarı da Hannover de Araştırma Enstitüsü yöneticisi Prof. W. Tribel di. Bu ilginç kişiyi tanımakta çok yararlı olabilirdi. Bu da Hannover e gitme düşüncemizi destekledi sonbaharında Hannover e gittim. İlk fırsatta Prof. Graubner i ziyaret ettim. Beni çok iyi karşıladı ve orada olduğum sürece bana çok destek verdi ve yardımcı oldu. Beni Prof. Tribel le tanıştırdı. Prof. Tribel dönemin Batı Avrupa sında çok tanınmış ünlü bir isimdi. Özellikle O dönemde Avrupa nın en önemli konusu olan konut problemlerinin çözümünde etkin birisiydi. Hannover deki Yapı Araştırma Enstitüsü nün yönetimi yanında Batı Avrupa daki benzer birçok kuruluşun da ya başkanı ya da üst düzey yöneticilerinden biriydi. Kendisi ile kısa sürede çok iyi dostluk kurma olanağını bana sağladı. Prof. Graubner ve Prof. Tribel in destekleri ve yönlendirmeleri ile nerede yararlı olacağını gördüğüm bir konferans, seminer veya fuar varsa oraya gidebiliyor, toplantılara katılabiliyordum. Böylece sektörün üst düzeyindeki kimselerle ilişki kurmak ve bu ilişkilerin çoğunu, uzun seneler süren dostluklara dönüştürmek fırsatlar doğdu li yıllar Batı Avrupa sı bugünkü Avrupa dan her konuda ve her alanda çok farklıydı. Dünya Savaşı sonrasında %80 i yıkılmış ve kendini toparlamaya ayağa kalkmaya çalışan bir Batı Avrupa da ne insan gücü ne de malzeme vardı. Olanaklar çok kısıtlı idi. Böyle bir Avrupa da yeniden yapılanma hamlelerini yöneten ve uygulayan kadrolarla iyi ilişkiler kurabilmiştim. Ciddi araştırmalara dayalı planlama ve bilinçli teknoloji ve malzeme seçimiyle çok kıt kaynaklarla iyi yapılar yapılabildiğini gördüm. Yapıda rasyonalizasyon ve araştırmanın ülkemiz için gerekli ve çok yararlı olacağını düşünerek her fırsatı değerlendirmeye ve bu alanda bilgi ve deney kazanmaya çalıştım. İzin verirseniz bu konuyu ayrıca açıklamak isterim. Çünkü o zamanlar

5 bizde araştırma, kavram olarak önemsenmemişti. Hala da yöneticilerin önemsediği söylenemez. Belki konuya katkısı olur diye size küçük bir anekdot anlatmak isterim: Almanya dan döndüğümde, Fakültede Amerika dan yeni dönmüş olan Prof. Mukbil Gökdoğan ın öncülüğü ile Yapı Araştırma Kurumu nu kurulmuş buldum ve çok sevindim. Ancak pek bir faaliyeti yoktu. Sene başındaki genel kurul toplantısında kurumun genel sekreterlik işini üstlendim. Dışarıda gördüklerime benzer bir şeyler yapmayı umuyordum. Ülkede delikli tuğla üretimi yeni başlamıştı. Kullanma şartnameleri, fiyat analizleri ve maliyet hesaplarını belirleyen esaslar yoktu. Bu nedenle devlet yapılarında kullanılamıyordu. Tuğla üreten firmaların yöneticileri bu durumdan bir çıkış yolu arıyorlardı. Onlarla bir toplantı yaparak konuya çare aradık. Hannover deki enstitüde böyle çalışmalar yapılıyordu. Onlara Bakanlıkta bu işi harekete geçirmek zor olur. Biz kurum olarak bir araştırma çalışması yapalım fiyat analizlerini çıkaralım, bir rapor hazırlayalım, siz bu raporlarla bakanlığa giderseniz daha çabuk ve daha kolay sonuç alırsınız dedim. Memnun oldular. Bu fırsatla araştırma çalışmalarına başlama olanağı sağlamak düşüncesiyle İmar ve İskân Bakanlığı Malzeme Genel Müdürü, değerli bir kişi olan, Sayın Turhan İskit e gittim. Bu girişimi çok olumlu karşıladı. Bakanlığın imkânları olduğunu, her türlü yardım ve desteği vereceklerini söyledi. Hemen bu konuda bir araştırma projesi ve bütçesi hazırlayarak muhasebe müdürü Kamuran Beye gittim. Ne yapmak istediğimizi anlattım. O bütün iyi niyeti ve yardım etmek isteğine rağmen Hocam onlar parayı verirler ama siz onu kullanamazsınız. Çünkü Bakanlık genel bütçede biz katma bütçedeyiz ve bizim bütçemizde böyle bir fasıl yok. dedi. Peki ne yapacağız o zaman? diye sorunca Onlara söyleyin parayı vilayete göndersinler ve siz buradan bir mutemet tayin edin ve parayı o alır. Ancak böyle olur dedi. Kurumda sekreter olarak çalışan arkadaşı mutemet tayin ettik. Gidiyor vali muavinine imza attırıyor, oradan defterdarlığa gidiyor birçok masa dolaşarak 9 tane imzadan sonra 3 5 lira alıyor geliyor. Baktım böyle olmuyor. İlgilileri tekrar topladım ve onlara durumu anlattım. Siz aranızda bir miktar para toplayın bu işi onunla yapalım diye bir teklifte bulundum. Tabi çok iyi olur, biz size destek olalım. dediler. Tekrar gittim muhasebe müdürüne durumu anlattım olmaz, siz böyle bir parayı alırsanız özel iş yapmış oluyorsunuz, Full-time çalışmadan parttime a geçmeniz ve serbest meslek defteri tutman lazım dedi. Serbest büro açmışım gibi oluyordu. Sonra tekrar iş sahiplerini topladım çare aradık. Biz bir fon oluştururuz, sizin imzanızla gelen kişiye istediğiniz parayı veririz işi tamamlarız dediler. Böylece delikli tuğlaların devlet yapılarında da kullanılmasını sağlamak için, kürsüdeki arkadaşlarla büyük bir çaba harcayarak bir çalışma yaptık. Rapor hazırlayarak bakanlığa verdik ve süreç tamamlanmış oldu. Yani üniversiteye araştırma kavramını getirebilmek, küçük bir araştırma projesi örneği oluşturabilmek için böyle çalışmak gerekiyordu.

6 F.A. : Çok özür dilerim o dönem Türkiye de, yani 1957 li yıllarda bu fikri hayata geçirmeye çalışırken en çok hangi işleri yapmak istediniz? R.K: Yapmak isteyip de çeşitli nedenlerle yapmadığım, gerçekleştiremediğim iki konu var. Önce onları kısaca açıklayayım. Sonra sorunuzu yanıtlamaya, yapmaya çabaladığım, bir ölçüde yapabildiklerimi anlatayım. Birçok kere ve çeşitli ortamlarda girişimlerde bulunmama karşın gerçekleşmeyen birinci önemli konu ülkede aktif bir Yapı Araştırma Enstitüsü kurulamamış olmasıdır. Gerçi Ankara da bir enstitü kuruldu ve bir süre çalıştı. Sonra TÜBİTAK bünyesine alındı. Bir süre de orada kaldıktan sonra kapatıldı. Bu daha çok ABD de Kurulu olanlar modelinde bir kurumdu. Ülke gereksinimlerini uygun ve sorunlara yanıt verebilecek nitelikte değildi. Gerçi çeşitli araştırma raporları yayınlamış ve sektöre yardımcı olmaya çalışmışsa da uygulama alanında pek yararlı olamadı. Halbuki ülkenin böyle bir kuruma çok ihtiyacı var. İyi organize edilmiş, böyle bir enstitü ülkeye çok yararlı hizmet verebilir. Ama tabii bu söylediklerimin gerçekleşmesi, sanırım diğer bir vesile ile değindiğim gibi, arzu edilen sonuçların alınabilmesi ancak hazırlanan araştırma raporları sonuçlarının, deforme edilmeden ve saptırılmadan uygulama alanına aktarılabilmesiyle mümkündür. Sanırım bizim için gerekli atmosfer ve organları yaratmak, sistemi en zor halkasıdır. Gerçekleştirmeyi çok istediğim halde yapamadığım ikinci iş, mimarlık mesleği için malzeme eğitimi konusunda getirdiğim ilkeler ve kavramları içeren kitabı tamamlayamamış olmamdı. Çeşitli nedenlerle yarım kalmış bu çalışmaya bu sıralarda vaktim ve olanaklarım olduğu halde, gözlerim iyi görmediği için çalışmaya devam edemiyorum. Malzeme bilimi çok dinamiktir ve devamlı yenilenme süreci içindedir. Bir üniversitede malzeme eğitimi her an araştırmaya yönelik olarak ele alınmalıdır. Sayısız doğal kaynaklara sahip olan ülkemizde kendi öz kaynaklarımıza dayalı üretim yapan bir endüstrinin önü açılmalı bu yoldaki çalışmalar desteklenmelidir. Ne yazık ki bu amaçla yaptığımız birkaç girişim çeşitli engellemelere takıldı kaldı. Artık bana, bunların ilerdeki zamanlarda gerçekleşmesini dilemekten başka bir şey kalmıyor. Gerçekleştiremediklerimi sıraladıktan sonra, ne yaptınız sorunuzu, konuya geniş bir açıdan bakarak yanıtlamaya çalışayım. Geleneksel yapılarımız çok az sayıdaki malzeme türlerine dayanıyordu. Başlıcaları taş, toprak, tuğla, cam, taşıyıcı iskelet ve ince yapı işleri malzemesi olarak da ahşap ve bağlayıcı olarak kireç, alçı, su kireci ve horasan harcı vardı. O Dönemin yapı kalfaları ve ustaları, çok gelişmiş olan geleneksel yapı teknolojisi ile bu kısıtlı malzemelerle gerek sivil, gerekse anıtsal yapılarda çok güzel eserler yaratmışlardır. Bu yapılar, o döneme göre yaşam koşullarını en iyi düzeyde karşılayabiliyorlardı. O dönem yapıları yapı fiziği, yapı biyolojisi, klimatik konfor şartları açılarından tüm sorunları kendi bünyesi içinde en iyi düzeyde çözen, teknolojik açıdan kusursuz yapılardı. Çünkü onları tasarlayan, uygulayan kişiler kullandıkları malzemenin niteliklerini ve onları nerede nasıl kullanacaklarını çok iyi biliyorlardı.

7 II. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında gelişen teknoloji doğal olarak yapı sektörünü de etkiledi. Yapı tür, boyut ve teknik olarak geleneksel yapıya göre çok değişti Doğal ve benzer nitelikteki malzemelerle oluşan homojen bünyedeki geleneksel yapı, bir birinden çok farklı niteliklerde ve bünye yapılarındaki malzemeden oluşan heterojen bir kompozisyona dönüştü. O dönemde yapıya giren yeni malzeme türleri tasarlayan, uygulayan teknik kadro ve kullanan halk tarafından yeterince tanınmıyordu. Yanlış seçim bilgisiz uygulamalar kötü sonuçlar veriyor ve büyük çapta kaynak kaybına neden oluyordu. Herhangi bir konuda doğru seçim ve tercih yapabilmek, ancak bilgi edinmekle mümkün olduğuna göre, doğru yapı yapabilmek için, sektördeki tüm elemanları, en tepedeki tasarımcıdan en uçtaki uygulayıcıya kadar ve bu yapıları kullanacak olan halkın bu konularda aydınlatmak, bilgi sahibi olmalarını sağlamak gerekiyordu. O dönemdeki çalışmaların ağırlık noktasını bu yöndeki çabaların oluşturduğunu söyleyebilirim. Bunu gerçekleştirebilmek için çalışmaların yürütülebileceği üç alan vardı. Bunları şöyle tanımlayabiliriz: Öncelikle işin asıl sahibi ve sorumlusu olan mimarların, yapı malzemesi ve bunların uygulama teknikleri konusunda bilgilendirilmeleri gerekiyordu İkincisi yapı alanında ülke koşullarına göre doğruyu bulmaya yarayan, yol gösteren araştırma çalışmalarını yapacak kurumları, üçüncüsü de yapı sektörü mensuplarının doğru bilgi edinmelerini sağlayacak organları oluşturmaktı. O zamanın Batı Avrupa sında her ülke, kendi koşullarına uygun bünyede, bu gereksinmeleri sağlayacak çeşitli organlar kurulmuştu. Bunların başlıcaları her ülkede Yapı Araştırma Enstitüsü olarak adlandırabileceğimiz araştırma kurumlarıdır. Bunlar yapının rasyonalizasyonu ve kıt kaynaklarla yapım yöntemleri ve en önemli sorun olan konut açığı konusunda, çeşitli araştırmalar yaparlar, ülke yönetimine yardımcı olacak onlara yol gösterecek nitelikte raporlar hazırlarlardı Bunların yanında, yapı sektöründeki teknik elemanları ve halkın yeni yapı ürünlerini tanımaları ve uygulama tekniklerini öğrenmelerini sağlamak amacıyla birçok kentte Yapı Merkezleri kurulmuştu. Aynı yörüngede çalışan fakat farklı bünyedeki bu iki tür kuruluş, savaş sonrası Avrupa sının yeniden yapılanması ve kalkınmasına çok yardımcı olmuşlardır imdi sorunuzu yanıtlanmak için demin değindiğim üç alanda nelerle uğraştık, çabaladık onları açıklamaya çalışayım ders yılı başında fakülteye dönünce, doğal olarak işe ilk önce eğitimden başlamak, malzeme öğretimini üniversite düzeyinde, araştırmaya yönelik alt bilgileri de içeren, yeni bir yörüngeye oturtmak gerekiyordu. Mimarlık öğrencilerini bu alanda yetiştirmeyi amaçlayarak bizim fakültede, Maçka Teknik Okulunda, o sırada kurulmuş olan Beşiktaş taki Özel Işık Mühendislik- Mimarlık Okulunda ve Trabzon Teknik Üniversitesi Mimarlık fakültesinde malzeme derslerini üstlendim. Yoğun çaba harcamayı gerektiren bu çalışmayı diğer okullarda yeterli eleman yetişinceye kadar, yaklaşık on sene, sürdürdüm. Arkadan gelen genç kadrolar oralarda dersi belirlediğim yörüngede yürütmeye başladılar, ben de fakültedeki çalışmalarıma döndüm. Umarım aynı çizgide devam ediyorlardır.

8 İkinci çalışma alanı olarak Yapı araştırma konusunda, önce değindiğim gibi,fakültedeki Yapı araştırma kurumunun genel sekreterlik ve başkanlık görevlerini üstlendim,arkadan gelen genç arkadaşlar yetişip görevi devir alıncaya kadar sürdürdüm. Kurumda çok kısıtlı olanaklarla çalışırdık. Kurumu aktif hala getirmek için uzun uzun uğraşarak ufak tefek araştırmaları devreye sokmaya çalıştım. Az önce sözünü ettiğim Delikli tuğla hikâyesi buna bir örnek olabilir. Kurumda ayrıca birleşmiş milletlerin bir kolu olan Habitat ın konut alanında yayınladığı raporları her ay tercüme ederek bütün arkadaşlara yayardık. Bu işi kurumumuzdaki 2 elemandan biri olan bir arkadaşımız yapardı yılında paneller düzenlemeye teşebbüs ettik. Birçok arkadaş karşı çıktı. Yapamayız başarılı olamayız diyorlardı. Çünkü o zamanlar bununla ilgili bir model, bir örnek yoktu. Böyle bir çalışma yapılmamıştı. Sadece yönetim kurulu üyesi olan Gazanfer Beken in desteği ile beceririz diyerek işe başladık ve paneller düzenledik. Paneller fakültede bu tür akademik çalışmaların başlangıcı oldu. Arkadaşlar bu panellere sundukları bildirileri daha sonraki akademik çalışmalarında değerlendirdiler. Her sene konut, toplu konut, okul ve deprem konularında düzenlediğimiz toplantılara, bizim üniversiteden çeşitli fakültelerdeki arkadaşların yanında iktisat ve hukuk fakültelerin hocaları da bildirileriyle katılırlar ve çok ciddi çalışmalar yürütülürdü. Bütün bildiriler çoğaltılarak kurum üyelerine ve ilgililere dağıtılırdı. Bildirileri kitap olarak basma olanağımız yoktu. Çoğaltma işlerini kurumun tek elemanı olan sekreterle yapardık. O zaman şimdiki gibi fotokopi olanakları da yoktu. Bir yazıyı çoğaltabilmek için önce daktilo ile mumlu kağıda yazılır ve bu yazı özel bir aletle baskı yapılırdı. En fazla kopya elde edilebilirdi. Bütün bu zorluklara rağmen çalışmalarımızı aksatmadan yürütebiliyorduk. Bu çalışmalarda bir taraftan Habitat gibi bir kurumum yaptığı çalışmaları ilgililere aktarıyor bir taraftan da düzenlediğimiz paneller güncel konuları işleyerek bilgi birikimi sağlamayı çalışıyorduk. Gerçekleştirmek istediğim üçüncü hizmet alanı ise, bugünkü asıl konumuz olan, yapıya yönelik bilgileri üniversite dışındaki meslek adamlarını, malzeme üreticilerini ve halkı bilgilendirmek amacıyla kurulan Yapı merkezleri modelinde bir kurum oluşturmaktı. Fakat böyle bir kurumu üniversite içinde gerçekleştirmek çok zordu. Benim de üniversite dışında bu alanla ilişkilerim sınırlıydı. Araştırma Kurumundaki arkadaşlar ve Rektörle birçok defa görüşerek bir merkez kurma fikrini benimsetebildim senesi sonu veya 1964 başlarında, Taşkışla yanındaki alanda bugün bir lokanta olarak kullanılan küçük binayı, o sırada fakültede olan Yılmaz Zenger arkadaşımızın ve muhasebe müdürünün yardımı ve desteği ile yaptık. Fakat o zamanki üniversiteler kanunu böyle bir kurumu işletmeye imkân vermiyordu. Bazı ufak sergiler düzenlemek, çalışmalar yapmak mümkündü ama asıl amacımız olan yapı merkezi yörüngesinde çalışacak bir kuruşu yapamıyorduk. Bir sürü uğraştan sonra bir şey yapamamanın sıkıntısını çekiyordum. Sanırım 1967 yılı yaz başlarında Sayın Doğan Hasol kürsüdeki (kürsü deyimi fakültelerde bilgi alanlarını, şimdiki Anabilim dalı altındaki alanları belirleyen birimlerdi) odama geldi. Onunla

9 mezun olduktan sonra 4 sene kadar kürsüde beraber çalışmıştık. Bir süre önce serbest çalışmak isteği ile üniversiteden ayrılmıştı. Ama bizden kopmamıştı. İlişkilerimiz devam ediyordu. Bu sefer çok güzel müjdeli bir haberle gelmişti. Aynı sözcükleri tam hatırlayamıyorum ama yaklaşık olarak Ağabey, malzeme sergilemeyi ve tanıtmayı amaçlayan bir şeyler yapmak istiyoruz. Ne dersin? dedi. Tabii bu haberi sevinçle karşıladım ve hemen neler olabileceğini konuşmaya başladık. Ara ara buluşarak konuyu geliştirmeye ve çalışma arkadaşlarımızı belirlemeye çalışıyorduk. Kısa sürede fakülteden ve iş hayatından tanıdığı ve benim de öğrenciliklerini ve çeşitli vesilelerle rastladığım, mezun olduklarından sonraki çalışmalarını da bildiğim 4 ü mimar 7 arkadaşını önerdi. Ben de bir sınıf arkadaşımı önerdim. 7 mimar, 1 inşaat, 1 makine, 1 elektrik mühendisi, Doğan ın reklam ajansı yöneticisi rahmetli kardeşi, 1 ekonomist arkadaşın katılımıyla 12 kişilik, birbirini tanıyan, güvenen, bir amaca yönelik çalışmayı benimseyen bir ekip oluştu. Yaklaşık 6 ay boyunca her hafta birkaç gün akşamüzeri bir araya gelerek kendi aramızda toplantılar yapmaya başladık. Toplantılarda bu merkezi nasıl kurabileceğimizin modelini hazırlamaya çalıştık Yavaş yavaş ana çerçeve de ortaya çıkmaya başladı. Bu arada arkadaşlarımız biraz da para kazanabileceğimiz bir şeyler yapmak istediler, tabii iş kuracakları için bu normaldi. Ancak para kazanmayı amaçlanarak böyle bir işe başlayamazdık. Bir süre para kazanmadan çalışacağız. Buna hazırlıklı olacağız. Bir süre böyle gider başarılı olursak, ondan sonra para kazanma gündeme gelebilir. dedim. Ayrıca, dış ülkelerde o dönemde gördüğüm örneklerin çoğuna devlet destek vermekte idi. Bunlar para kazanmayı amaçlamayan toplum yararına hizmet veren statüde kuruluşlardı. Bizim devletten böyle bir destek bulmak olanağımız yoktu. Hatta bazı engellerle karşılaşmaktan endişe ediyorduk. O zaman Süleyman Demirel Başbakandı. Kendisi ile görüşmeye gittim. Bize gölge etmeyin, biz sizden bir şey istemiyoruz mesajını veren bir çerçevede nasıl bir müessese kurmak ve ne işler yapmak istediğimizi örnekler vererek anlattım. Lafta bizi destekledi. Engel olacak bir davranış görmedik devletten ama hiçbir destek de görmedik gerçekten de. Batı Avrupa da bu tür kuruluşların ana sloganı şudur; Satış baskısı olmadan bilgi aktarmak. Herhangi bir müesseseye bir şey almaya veya sormaya giderseniz o müessesenin adamı muhakkak size kendi firmasının ürünü tanıtmaya, satmaya çalışır. Kendi firmasını öne çıkarır. Burada ise amaç satış baskısı olmadan bilgi aktarmaktır. Bu ana kuralı koruyabilmek için bütün firmalara eşit mesafede kalmak ve hiç firma ile özel ilişki kurmamaya özen göstermek zorundasınızdır. Ancak böylece firmaların güvenini kazanabilirsiniz. Bu şart olunca tabi başlangıçta öncelik para kazanmak olamazdı. Bir ticari müessese kuruyorduk ama piyasada kendimizi tanıtıncaya kadar geçecek sürede dayanacak parasal gücümüz de yoktu. Özellikle kuruluş aşamasında tek desteğimiz firmaların güveni ve sermayemiz de firmalar nezdinde sağlayacağımız itibar olacaktı. O zamanın parası ile ancak onar bin lira koyabilmiştik. Her birimiz yani 12 kişi 120 bin lira. Bu para batarsa diyen arkadaşlar oldu. Ama kısa bir görüşmeden sonra arkadaşların tümü bu riski kabullendiler ve çalışmalara devam kararı aldık.

10 120 bin lira ödenmiş ve 325 bin lira itibari sermaye ile Yapı-Endüstri Merkezi Limited irketi ni kurduk. Yapı-Endüstri Merkezi adının da şöyle bir hikâyesi var, onu da anlatmak isterim size; Dünyada bu tür merkezler her ülkede kendi dillerinde o anlamdaki yapı merkezi olarak adlandırılırlar. Bizden iki ya da üç ay önce faaliyette olan Yapı Merkezi olan bir şirket kurulmuştu. Onun için biz Yapı Merkezi adını alamadık. Arkadaşlarımızdan rahmetli İzzettin Somer, Yapı-Endüstri Merkezi yapalım o halde. dedi. Biz de şimdilik bu ad olsun da sonra düşünürüz gerekirse değiştiririz dedik ve böylece buranın ismi verilmiş oldu. Bu adla başvurduk, ticaret siciline ve 40 yıldır böyle gidiyor. F.A. : Kuruluştaki 6 ay boyunca en çok tartışılan konular nelerdi? R.K. : Çok yerinde bir soru sordunuz. Evet, böyle bir müessese kurmak için 6 ay konuşarak tartışarak geçirmek uzun bir süre. Önce yapacağımız işin modelini de biz kuruyorduk. Onun için çözmemiz gereken çok problem, konuşmamız gereken çok şey vardı. Eğer yanlış hatırlamıyorsam yılbaşında Harbiye de, halen çalışmakta olduğumuz yeri kiraladık. Oranın düzenlenmesi için de çalışıyorduk. Bu çapta bir işin hazırlığı için 12 kişinin toplanıp çalışabilmesi de ayrıca önemli bir olaydır. Bu sorunuz bana Yapı-Endüstri Merkezi ve onu kurmaya çalışanların farklılığını açıklama fırsatı verdiği için teşekkür ederim. İzin verirseniz biraz sonra uzun tartışmalarımızın ağırlık noktalarını belirtmeye çalışayım. Ama önce değindiğim farklılığı açıklamak isterim. Dikkat etmişseniz bir toplantı için 3 veya en çok 5 kişi seçerler. Çünkü büyük grupların düzenli toplanmaları güçtür. Biz ise bütün toplantılarımızı, bazen önemli bir mazereti olanlar dışında, hep birlikte yürüttük. 7 si mimar, 3 ü de değişik alanlarda İTÜ kökenli Y.mühendis 1 ekonomist ve 1 ajans yöneticisi, her birinin kendi işi olan 12 kişi. Bütün gün kendi iş yerlerinde çalışıyorlar. Akşam evlerine gidecekleri saatte toplantıya geliyorlar. Bu toplantılar kendilerine yeni bir iş sağlayacak değil, o güne kadarki tasarruflarını da riskli bir işe yatırmışlar.çoğunun başlangıçta kurulmak istenen işin mahiyeti hakkında ayrıntılı net bir bilgisi de yok. Ama toplantılara geliyorlar, tartışmalara katılıyorlar, işin oluşmasına ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorlar. Sanırım bu sık görülebilen bir tablo değildir. Bu birbirine güvenen insanların dayanışma ile zor bir işi başarmasının örneğidir. Ben o zaman 47 yaşındayım. Sınıf arkadaşım Muzaffer ve İzzettin Somer dışındaki 9 arkadaşın yaş ortalaması sanırım 30 un altında idi. Hepsi genç, aktif, çalışkan, ne yaptığının bilincinde olan kişiler. Toplantıları ben yürütüyorum. Bazen sert tartışmalar oluyor fakat ortak uzlaşma noktasını çabuk buluyoruz. Bütün çalışmaları ana yörüngede tutmaya gayret ediyorum. Arkadaşların hepsi yardımcı oluyorlardı. Bütün bu hazırlık sürecini böyle bir atmosferde gerçekleştirdik. imdi sorunuzdaki konuşmaların, tartışmalarımızın ağırlık noktalarının neler olduğunu açıklamaya çalışayım. Önce, yapmak istediğimiz işi net olarak belirlememiz ve bu amaçla kuracağımız müessesenin hepimizin içtenlikle benimseyeceği bir strüktüre sahip olmasını

11 sağlamamız gerekiyordu. Bu kuruluş neler yapmalıydı konusunu konuştuk. Dış ülkelerdeki merkezlerin broşürlerinden yararlanarak kolayca yaptıkları işlerin bir dökümünü çıkardık. Fakat 40 sene önceki Türkiye de biz bunların hangileriyle ve nasıl bir yöntemle başlamalıydık. Bu konularda yardım alabileceğimiz hiç bir merci ve yararlanabileceğimiz hiç bir kaynak da yoktu. Çalışmaların en uzun süreni, kurmayı tasarladığımız merkezin yapısını her yönü ile ve bütün ayrıntılarıyla belirlemek oldu. Türkiye koşullarında bu ticaret kanunu çerçevesinde bir şirket olabileceğine karar verdik. imdi hangi tür şirket bize uygun olacaktı. Bütün üyelerin aynı statüde ve aynı haklara sahip olmalarını istiyorduk. Araştırmalarımız sonunda eşit hisseli limitet şirketin bizim için en uygun tür olduğuna karar verdik. Üniversiteler kanunu, üniversite mensuplarının limited şirketlerde hisse sahibi olmalarına İzin vermediği için ben kurucu ortaklar arasında yer alamadım. Ama bu hiç bir zaman sorun olmadı. Kurulacak müessesenin modeli belli olduktan sonra yoğun bir çalışma ile şirketin ana sözleşmesi hazırladık. Bu tabii bizim için zor bir işti. Hukukçulara danışarak hepimizi tatmin eden bir metin ortaya çıkardık. Epey uğraşmıştık, ama sanırım oldukça iyi bir metin hazırlamışız. Zamanla gelişen ve faaliyet alanı genişleyen merkezin yöneticilik sorumluluğunu alan arkadaşlar, Türkiye şartları değişip anonim şirkete dönüşme ihtiyacı doğuncaya kadar,ana sözleşmede bir değişiklik yapmadan işleri yürütebildiler. irket kuruluşu ile ilgili işler tamamlanırken bir yandan da yapacağımız işe ve elimizdeki paraya uygun bir yer aramaya başladık. Bir çok yer gezdikten sonra bugüne kadar çalışmakta olduğumuz yeri kiraladık. O zaman orası yalnız kaba inşaatı yapılmış boş, hangar gibi bir yerdi. Elimizdeki broşürlerden yararlanarak oluşturduğumuz model ve çalışma şemasına göre üst ve alt katı değerlendirdik. Başlangıçta olanaklarımız kıt olduğu için yardımcı elemanlarımız da yoktu, her işi kendimiz, tam bir uyum içinde ve herkes birbirini destekleyerek yapıyorduk. Arada bazı fikir ayrılıkları çıksa da hemen bir ortak nokta bulup sorunu çözebiliyorduk. Kiraladığımız yerde bir taraftan oranın düzenlenmesi için çalışırken bir taraftan da tanıdığımız firma yetkilerini çağırıp onlara ön bilgi vermeye çabalıyorduk. Belki enteresan olabilir. O günlerden iki anı aktarayım. Bir gün, bu günkü Kilsan kuruluşunun yöneticisi Fuat Bey in babası Sayın Ahmet Ekmekçioğlu nu davet etmiştik. Kendisi ile biraz önce açıkladığım delikli tuğla araştırması sırasında dost olmuştuk. Elimdeki broşürleri gösterip burası da böyle olacak diye uzun uzun anlatıyorum. Ahmet Bey beni sabırla dinledikten sonra elini omzuma koyup Kafescioğlu evet çok iyi niyetlisiniz ama burası Türkiye, burada böyle bir iş yürümez. dedi. Ben de ona, Bakalım Ahmet Bey, burada elimizden geleni yapmaya çalışacağız. dedim. İkinci anı rahmetli arkadaşımız İzzettin Somer tanıdığı Musevi asıllı bir tüccarla konuşurken Bir iş kuruyoruz diyerek çalışmalarımızı anlatmış o da kaç kişisiniz diye sormuş. İzzettin de 12 kişiyiz diyince Aman aman, hemen koş koyduğun parayı geri çek bir işte 12 kişi çok fazla, bir iş için bir Türk, en çok üç Türk, 12 Türk bir arada kesinlikle bu iş yürümez. Böyle bir örnek yok ortada. demiş. Bütün bu ve benzeri olumsuz uyarı ve eleştirilere karşın arkadaşlar büyük

12 bir özveri ile üstlendikleri işleri yaptılar. Birbirine güvenen ve işleri dayanışma atmosferinde yürütebilen bir ekibin, kalabalık ta olsa başarıya ulaşabileceğinin bir örneğini vermiş olduk. Kuruluşumuzdan bir süre sonra, buradaki çalışmaların kendi asıl işleriyle pek bağdaşmadığını gören, üç arkadaşımızın ayrılmasıyla dokuz kişi kaldık. Bu gün kırk yılı geride bırakabilmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çok yararlı katkıları olan ve bu süre içinde vefat eden beş arkadaşımız Yalçın Hasol, Hikmet Vardar, İzzettin Somer, Erdal Müldür ve Muzaffer Yalçınalp ı saygı ile anmak isterim. İleride söyleşimizin akışı içinde izin verirseniz ayrıntılı olarak değinmek istediğim, ama şimdi vurgulamam gereken bir husus, Sayın Doğan Hasol un merkezin bugünkü boyutlara ulaşmasındaki büyük payıdır. Eskiye dönük anıları tazeledikten sonra, tekrar hazırlık çalışmalarımıza dönersek, şunları söyleyebiliriz: Kiraladığımız yerde yerleşme planı tamamlandıktan sonra firma temaslarına başladık. Hepimiz yakın bildiğimiz firmalara giderek onları, kuruluşumuzda yer almaya ikna etmeye çalışıyorduk. Genellikle iyi ve sıcak karşılanıyorduk. Salonun düzenlemesi işleri, tavan ve tesisat işleri yapılırken yerlerini belirleyen firmalarda standlarını kurma çalışmalarını sürdürüyorlardı. Sıkı ve uyumlu ekip çalışması semeresini vermiş, kısa denebilecek bir sürede hem düzenlemeler bitmiş hem de firma standları için ayırdığımız bütün alanı doldurmuştu. Bütün firmalar da standlarını belirlediğimiz koşullara uyarak özenle düzenlemişlerdi. 8 Mart 1968 günü her şey tamamlanmış ve açılış töreni için hazır hale gelmiştik. O gün bizim için gerçekten mutlu bir gündü. Her taraf pırıl pırıl ve güzel çiçeklerle donanmıştı. Bütün firmaların üst düzey yetkililerinin katıldığı bir törenle kuruluşumuzu kutlamıştık. Yoğun bir çalışma ile firmaları, bu işin kendilerine ve sektöre yararlı olacağına inandırmış ve onların güvenini kazanmıştık. Zor bir işi başarmıştık. Merkezdeki tören bittikten sonra eşlerimizle bir lokale giderek kendi aramızda başarımızı kutlamıştık. Her seneki genel kurul toplantılarındaki ciddi ve sert tartışmalardan sonra da akşam böyle bir yemekli toplantı ile her türlü gerginliği geride bırakır, yeni senenin işlerine hazır olurduk. Kuruluşun tamamlanması ile önemli bir aşama tamamlanmıştı ama asıl ve zor çalışma dönemi de başlamıştı. Bundan sonraki çalışmalarımız, ilk adımda bize güven duyan firma sayısını artırıp çemberi genişletme, sektöre yaymaya ve asıl zor olanı sağlanan güveni güçlendirerek sürekli hale getirmek, firmaların nezdinde itibar kazanmaya yönelik olmalıydı. Bunun için birçok engeli aşmamız gerekiyordu. En önemlisi sektörü kendimize inandırmaktı. Çünkü bizden önce bazı girişimler olmuş firmalar yanıltılmış ve aldatılmışlardı. Firmaların doğru bilgi edinebilecekleri bir organizasyona ihtiyaçları vardı. Ülkede yapı malzemesi endüstrisi yeni gelişiyordu. Piyasaya yeni ürünler çıkıyor ve birçok yeni malzeme ithal ediliyordu. Fakat ne sektördeki teknik elemanlar, ne uygulamaları yapacak olan işçiler ne de onları kullanacak olanlar bu malzemeler hakkında bilgi sahibi değildiler. Bu alanda büyük bir boşluk ve yanlış yönlendirmeler sonucu büyük bir bilgi kirliliği oluşmuştu. Çalışma programımızı bütün bu gerçekleri göz önünde

13 tutarak, kendi çabalarımızla götürebileceğimiz bir yörüngeye oturttuk. Çalışmaların ana ekseni, sektörün her alanında ve her kademesindeki elemanların gereksinim duyduğu bilgileri doğru ve onları inandırıcı bir motivasyonda aktarmak olmalıydı. Böylece oluşan boşluğu doldurabilir ve bilgi kirliliğini giderebilirdik. Ancak bu çalışmalar gerçekleşebilirse, firmaların ve ülkenin yeniden yapılanma sürecinde yararlı olabilirdik. Bu programı, günün şartlarına göre geliştirerek uyguladık ve birkaç sene sonra güvenilir, inanılır bir müessese olduk. Bu dönemde, yoğun çabalarımızın en büyük mükâfatı, toplantılarda ve çeşitli vesilelerle Yapı-Endüstri Merkezi ne dediyse doğrusu o dur sözlerini duymak oldu. F.A. : Buranın Avrupa daki gibi sizin ifadenizle yeniden aşamasından yapılanmaya hizmet eden bir merkez olması mıydı kuruluştaki amacınız? R.K. : Tüm Batı Avrupa daki modellerde yeniden yapılanmaya destek düşüncesi vardı. O günkü Türkiye de (kuruluşumuz sırasındaki), Batı Avrupa nın II. Dünya savaş sonrasındaki konut sıkıntısı gibi bir sıkıntı ve büyük bir yapılanma sorunu vardı. Daha önce de belirttiğim gibi, bizim kuruluşumuzda model aldığımız Batı Avrupa daki merkezlerin programlarına benzer programlar uyguluyor, bilgi eksikliğini gidermeye, ülkenin yapı sektörünün sorunlarına çözüm aramaya yönelik çalışmalar yapıyorduk. Firmalar bizden bir kamu kuruluşuymuşuz gibi isteklerde bulunurlar, hizmetler beklerlerdi. Birçok defa firmalarla yaptığımız toplantılarda Evet, olanaklarımız çerçevesinde sizlere hizmet vermeye çalışıyoruz. Bu tür hizmetleri sürdürebilmemiz için buranın da ayakta durabilmesi lazım, unutmayınız ki burası da sizlerin geldiğiniz şirketler gibi bir kuruluştur. Demek zorunda kalırdım. Halka, mimarlara ve mimarlık bölümü öğrencilerine okul dışı bir eğitim kurumu gibi çalıştık yıllarca. Her ay büyük bir seminer düzenlerdik ilk yıllarda. Mesela bir dış kaplama sempozyumu yapacağız. Üniversitedeki ilgili arkadaşlarımız ve bu alanda çalışan bütün firmaların üst düzey teknik elemanlarının ve bazılarının yöneticilerinin katıldığı toplantılar düzenlerdik. Bu tür malzemenin kullanılmasında yaşanan sıkıntıları ve sorunlarının neler olduğunu belirlemeye çalışır onlarla tartışıp, sorunların çözümüne yönelik bir program hazırlardık. Üniversiteden gelen arkadaşlarımız, o konu ve ürünlerle ilgili,1/1 ölçekli detaylarla desteklenen bildirirler sunarlar, konunun teknik yönlerini açıklarlardı. Sonra firmaların teknik elemanları da kendi ürettikleri malzemenin özelliklerini, kullanım koşullarını anlatırdı. Ara kat o zaman açıktı. Orada da, o günkü konu ile ilgili birkaç hafta süreli geçici sergiler düzenlerdik. Bütün gün devam eden bu tür toplantılara, üniversitedeki arkadaşlarımız ve firmaların teknik kadrolarındaki elemanların ciddi çalışmalar yaparak hazırladıkları değerli bilgiler içeren bildiriler sunulurdu. Bu bildiriler sempozyum gününden evvel hazırlanan bildiri kitapları çok ilgi görürdü. Bazılarını birkaç defa bastığımız olurdu. Sempozyumlarda endüstrideki yetkililer ve üniversite elemanları serbest bir platformda konuları tartışmak olanağı buluyorlardı. Bu tür çalışmalar firmalarla ilişkilerimizi çok sağlam bir zemine oturttu. Firmalardan küçük bir katılım payı alarak toplantı ve aradaki ikram masraflarını karşılamaya, şirkete mali bir yük

14 getirmemeye dikkat ederdik. Bazen İstanbul dışından davet ettiğimiz konuşmacılar veya masraflı toplantılar içinde yönetim gereken ödemeleri yapar ve bu çalışmaları desteklerlerdi. Bilmiyorum buranın eski halini biliyor musunuz? F.A. :Hayır efendim. R.K. : Son kitap evi düzenlemesinden önce zemin kat salonda, iki taraflı, küçüklü-büyüklü, fuarlardaki gibi, standlar vardı. O zaman 4 5 m2 bir alanı firmalar belirli koşullarda stand yapmak üzere kiralıyorlar ve ürünleri sergiliyorlardı. Ürünlerin katalogları ve ilgili broşürleri girişteki bankoda bulunuyor, Ziyaretçilere bu dokümanlar veriliyor, soruları yanıtlanıyor ve ilgili firmalarla ilişki kuruluyordu. Merkezin kurulmasını kararlaştırdık ama kuruluşu sağlamak için bir eksiğimiz vardı. Demin söylediğim gibi hiçbirimiz piyasada çalışmış değiliz, ticaretle ilgili konularda bilgimiz az. Serbest çalışan arkadaşlar yaptıkları uygulamalar nedeniyle malzemeyi tanıyorlar ve firma ilişkileri oluyordu, benim de 10 seneye yakın değişik fakültelerde malzeme dersi yürütmenin verdiği olanaklarla malzeme üreten ve ithal eden firmalarla kurabildiğim küçük ilişkiler o sıradaki çalışmalara yararlı olmuştu. Yine o dönemde Kemal Ahmet Aru ile Batı Avrupa nın en büyük yapı fuarı olan Constructa fuarının düzenleme komitesi üyeliği, C.I.B kongreleri ve diğer çeşitli vesilelerle çok sık Batı Avrupa ülkelerine gitme imkânım oluyordu. Oralardaki Yapı Merkezleri ni devamlı geziyor ve yöneticileri ile ilişkilerimi sürdürüyor, yapı malzemesi ve teknolojisi alanındaki gelişmeleri izleme olanağı buluyordum. Bütün edindiğim bilgileri, dokümanları ve oralarda gördüklerimi arkadaşlarla paylaşıyordum. Bu açıklamalardan sonra sorunuzun yanıtını tek bir cümle ile verebilirim. Evet. Batı Avrupa daki örnekleri gibi çalışan, işleyen, sektöre yararlı hizmetler verebilen bir müessese kurmayı başarmıştık. İlerleyen yıllarda Doğan Bey in başarılı yönetimi ile onlar gibi olduk. F.A. :Yok efendim tarihe bakmadım ben bundan sonraki sorumu tasarlamak istedim. Siz o kadar güzel anlatıyorsunuz ki. İlk gün beklendiği gibi oldu mu sergi açılışı. Neler oldu o gün? R.K. : Açılış törenimiz çok parlak oldu. Sektörün ileri gelen tüm kişileri orada idiler. Ülkemizde ilk defa böyle bir şey gerçekleşiyordu. Herkes çok memnundu. Tabii bizimki Viyana daki büyük bir sarayın içini ve bahçesini dolduran büyükte, Münih teki gibi büyük, oturmuş ve yanındaki büyük fuara dayanan bir müessese değildi. Bizimki Darmstadt daki gibi küçük ama bir Yapı Merkezi olarak tüm fonksiyonlarını yerime getirebilen nitelikte, o salona sığabilen, o gün için Türkiye nin ihtiyaçlarını karşılayabilen bir merkez oldu. Kuruluşu sağlamış, açılış törenimiz yapmıştık. Ama zor bir işin başlangıç noktasında olduğumuzu da biliyorduk. Bu arada değinmem gereken önemli bir diğer nokta daha var. Biz firma desteğine dayanan bir kuruluştuk. Bu desteği önce sağlamlaştırmak, sonra destek aldığımız alanı genişletecek, büyütecek, sürekli kılacak işler yapmalıydık. O dönemde firmaların birçok problemi vardı. Bu günkü gibi organize değillerdi. Kendi bünyelerinde araştırma-geliştirme üniteleri yok veya yetersizdi. Ürünlerinin yanlış kullanılmaları sonucu kötü referanslar oluşuyordu. Ortada bilgi

15 eksikliği ve eğitim sorunu vardı. Bu yörüngede yardımcı olabileceğimiz düşüncesinden hareketle firmalarla yaptığımız çeşitli toplantılarda onların ürettikleri ürünlerin nasıl kullanılması gerektiğini uygulayıcılara öğretmenin devletten ve başka kuruluşlardan beklememeleri gerektiğini, ürünlerinin doğru kullanılması ve uygulama tekniklerini kendilerinin öğretmekle yükümlü olduklarını, teknik personeli ve uygulayıcılarını eğitmek işini üstlenmelerini, doğru uygulamanın iyi referans olacağı fikrini onlara aşıladık. Bu işi beraber çalışarak yürütebileceğimiz inancı oluştu. Böylece birbirine ihtiyaç duyan, birbirini karşılıklı destekleyen kuruluşlar olarak çalışmaları sürdürdük, ilişkilerimiz günden güne sağlamlaştı, gelişti. Bir az önce belirttiğim gibi, bu işi pek fazla benimsememiş ve kendi asıl işleriyle bağdaşlaştıramayan 3 arkadaşımız ayrılmıştı. 9 arkadaş işi yürütüyorduk. Ayrılan arkadaşların hisselerini aramızda paylaşarak hisselerin eşitliğini korumuştuk. Oldukça iyi bir düzen sağlamıştık. Alt salonun tiyatro kirası ve stand gelirleri ile kiramızı ve çalışan birkaç elemanımızın aylıklarını ödeyebiliyorduk. Tabii ki bu çizgi yeterli değildi. Daha güçlenmemiz, bu işi sürdürülebileceğimizi, devamlılığımızı kanıtlamamız ve inandırıcı olmamız gerekiyordu zor yıllar oldu. Henüz fuarlar da yoktu. Firmaların, ürünlerini İstanbul dışında tanıtma olanakları çok sınırlı idi. Bu durum bize gezici sergiler yapma fikrini getirdi. Yalova, Bursa gibi çevre illerden başlayarak Samsun, Trabzon a kadar uzanan birçok ilde geçici sergiler düzenledik. Böylece hem firmaların ürünlerin Anadolu da tanıtmak hem de adlarını duyurma fırsatı doğuyordu. Bu sergileri düzenleyebilmek için, ilerin belediyeleri, sanayi odaları ile ilişki kurarak bir salon temin ederdik. Belli bir ücretle katılan firmaların ürünlerini bir kamyona doldurup oralara gidilir, sergi düzenlenir, konferanslar vererek orada canlılık yaratıyor, çok iyi karşılanıyor ve ilgi görüyorduk. Çoğu kere konuşmalar için ben giderdim. Bazı firmalar da kendi elemanlarını gönderir kendi ürünlerinin tanıtımı yaparlardı. Kuruluşumuzdan kısa bir süre sonra Filibe de (Bulgaristan) uluslararası bir yapı fuarı düzenlenmişti. Yapı sektörümüz ve kendimiz için bir ilki gerçekleştirmek amacıyla, rahmetli arkadaşımız Erdal Müldür ün yönetiminde yurtdışındaki bu fuara katıldık. Yanlış hatırlamıyorsam, o sırada bir de Bağdat Fuarına katılmıştık. Bunu başkaları da izledi. O dönemde kaydedilmesi gereken birkaç olaya da bu vesile ile değineyim: Her çalışmamıza önemli katkı ve destekleri olan Doğan Bey askerlik görevini yapmak üzere Diyarbakır a gitti. Bizden uzak kaldı. Büro işleri epeyce yoğunlaşmıştı. Merkezde devamlı çalışan, piyasayı tanıyan ve firmalarla günlük işleri yürütebilecek yetenekte yardımcı bir elemana ihtiyacımız belirdi. Arkadaşlarımız sanayi odasında seçkin bir pozisyonu olan Gökşin Hanımın bize müdür olarak transferini sağladılar. Bizim için çok yararlı çalışan bir arkadaş oldu. Uzun seneler beraber çalıştık. Yine o dönemde benim 6 ay süre ile dış ülkelere gitme sıram geldi. Bu sefer daha önce gitme fırsatı bulamadığım İngiltere ye gitmeyi ve oradaki çok büyük ve aktif

16 olan Yapı Merkezi ni ve Araştırma enstitüsünü tanımak istiyordum. Ama merkezde henüz işler tam rayına oturmamıştı. Doğan Bey de askerde idi. Benim de uzaklaşmam merkezin işlerini aksatabilirdi. Bir sene daha işi bu tempoda götürmek yararlı olacaktı. Fakülteye başvurarak seyahatimi bir sene ertelemeyi, bir sonraki arkadaşla sıramı değişmeyi teklif ettim. O arkadaşta uygun gördü senesi yerine 1971 Haziran başında İngiltere ye gittim. Bu erteleme ile merkeze bir sene daha aktif olarak hizmet etme olanağı buldum. Benim için de yararlı oldu. İngilizcemi ilerlettim ve orada yapacağım çalışmalara daha iyi hazırlanma fırsatı doğdu. Diğer bir olay hepimizin tanıdığımız ve sevdiğimiz arkadaşımız mimar evki Vanlı geldi. Sizin bu kuruluşu çok sevdim. Ben de Ankara da böyle bir merkez oluşturmak, adınızı da kullanmak istiyorum. dedi, biz de bir sakınca görmedik, memnun oluruz elimizden geldiğince destek oluruz dedik. İlişki kuracağı firmaların hemen hepsi bizimle iyi ilişkiler içinde olan İstanbul daki firmalardı. Kendisi o sırada Ankara da Or- An sitesini yapmıştı. Ankara da ana bulvar üzerinde Or-An Yapı-Endüstri Merkezi ni kurdu ve çalışmaya başladı. Bir süre sonra Sizin merkezi satın almak istiyorum. Diye yazılı bir talebi oldu. Biz o sırada çok zor şartlarda çalışıyorduk. Arkadaşların çoğu satmak taraftarı idiler. Genel kurul toplantısı yaparak, epeyce tartıştıktan sonra Satmama kararı aldık. Ankara ya biz satmıyoruz, ama sizin kuruluşu satın almak isteriz. Diye bir cevap yolladık. Bu kararla işe sahipliğimizi ve kendimize güvenimizi kanıtlamış olduk. Çalışmalarımız daha bir özveri ile sürdü. Bu arada hepimizi çok üzen elim bir trafik kazası sonucu arkadaşımızın Doğan Bey in kardeşi Yalçın Hasol u kaybettik. Rahmetli, çok aktif ve firma temaslarımızda çok yararlı olan bir arkadaştı Haziran başında ben yurt dışına giderken artık merkez, kimliğini bulmuş, kendisini sektöre tanıtmış, sağlam bünyeli ama henüz küçük ve ticari yönden pek karlı olmayan, hissedarlarına temettü dağıtamayan fakat yüklendiği işleri aksatmadan yürütebilen bir kurumdu. Doğan Bey de askerlik hizmetini bitirmiş, İstanbul a dönmüştü. Böylece 3 yıldan biraz fazla bir süre kuruluş ve benim yönetici olarak çalıştığım dönem sona ermiş oldu. Doğan Bey yönetimi ele aldı. Küçük bir teknenin reisi olarak başladığı işi, geliştirdi ve tekneyi büyük bir gemi haline getirdi. O günden beri başarılı bir kaptan olarak yönetiyor. Kurumun, Türkiye şartlarında bugünlere kadar gelebilmesi de ayrıca çok önemli bir olaydır. Düşünün; 40 yılda ne kadar yol almış bir kurum karşımızda. 120 bin lira ödenmiş sermaye ile işe başlamış bir kurumun başarısı bu. Yani arkasında büyük sermaye gruplarının desteği, devlet desteği de yok. Sermayesi sadece firmalar nezdindeki itibarımızdır. Yönetim ve onun başındaki Doğan Bey in sağlanmış olan kazanımları, iyi değerlendirip iyi kullanıldığı için bu günlere kadar gelebildik. Firmalar Yapı-Endüstri Merkezine inanmışlardı. Onlarla uyumlu bir ortamda çalışmalar yürütüldü. Bu gün Türkiye nin şartları 40 sene önceki gibi değil. Uzun süre

17 kalan, standlardan oluşan bir sergiye artık gerek yok. Her firmanın kendisine ait bir showroom u var, o nedenle o zamanki daimi sergi devri kapandı Onun için giriş katında gelişip büyüyen kitapevi yer aldı, Türkiye deki en büyük teknik kitap firmalarından biri oldu. Yayınevi başlangıçta yalnız katalogu hazırlamak için oluşturulmuştu. imdi katalogun yanında birçok dergi ve teknik kitap yayınlanıyor. F.A. : Yayınevi katalogunun ilk fikrinin oluşumunu ve sonraki gelişmeleri biraz açabilir miyiz efendim? R.K. : Bu tür müesseslerin tümü bunun gibi yayınlar yaparlar. Biz kurulmadan önce Mimarlar Odası bir katalog çıkarmıştı. Biz de bir katalog çıkarmayı programımıza koymuştuk ama ilk yıllarda kuruluşumuzu tamamlama, güçlendirme çabaları arasında buna imkân bulamamıştık. Sonra bu konuyu ele aldık. Batı Avrupa merkezlerinde çıkarılan katalog türlerinden hangisinin örnek alabileceğimizi inceledik, o zamanki pazarlama ve büro çalışanlarımızla tanıtım föyü sisteminde bir katalog yapma olanağımızın olmadığını gördük. Ben de kısa bir süre sonra yurtdışına gidecektim. Onun için sadece firmaların ürün türlerini ve adreslerini içeren bir katalog yapabileceğimizi kararlaştırdık. Viyana daki merkezin yayınladığı katalogu örnek olarak almayı önerdim, o zamanki koşullarda ancak onu yapabilirdik. Tabii firmalardan da başlangıçta çok fazla masraf yapmalarını isteyemiyorsunuz. Onun için çok sınırlı olanaklarla, bugünkünün çok küçüğü bir katalogu CIB Kuruluşunun geliştirdiği SfB tasnif sistemini kullanarak bir katalog yaptık. İşler o kadar uç uca geldi ki, son düzeltmelerini Londra ya giderken birkaç gün kaldığımız Frankfurt ta tamamlayıp yolladım ve burada baskısı yapıldı. Ondan sonra sanırım 1973 de Doğan Bey bugünkü formu getirdi. F.A. : Evet efendim, UICB demek istediniz değil mi? R.K. : Hayır. UICB yapı merkezlerinin uluslararası birliği olan kuruluştur. Biz de onun üyesiyiz. Konuşmamız sırasında fırsat olursa onu da ayrıntılı olarak açıklarım. Daha önce de değinmiştim, CIB yapı sektörü için önemli çalışmalar ve önemli araştırmalar yapan büyük bir organizasyondur. Bütün Batı Avrupa ya hizmet veren çok güçlü bir teknik kadrosu ve çok zengin merkezi vardır. Yapı sektörünün her kademesi için yararlı periyodikler yayınlar. SfB tasnif sistemini de çalışmalarda ortak bir zemin oluşturmak amacıyla, uzun bir komisyon çalışması sonunda hazırlatıp yayınlamıştır. Yapıya ilişkin çeşitli konuları inceletmek amacıyla birçok ülkeden uzmanların katıldığı Çalışma grupları oluşturur, sonuç raporlarını yayınlar. Sürekli konferanslar, kongreler düzenler. UICB ise yapı merkezlerinin bağlı olduğu uluslararası kuruluştur. Birçok Yapı Merkezi kendi ülkelerinin gereksinmelerine göre, ufak değişikliklerle kataloglarını düzenlerken SfB tasnif sistemini kullanırlar. Daha önceleri bu sistemi Türkçeye çevirmiştim ve fakültedeki çalışmalarımızda kullanırdık. Fakat uygulaması, doğru kullanılması oldukça zordur. Malzeme gruplarına genel tanımlar getirir. Bir malzemeyi belirmemek için çok sayıda büyük ve küçük harfler, rakamlar kullanmak ve yorum yapmak gerekir. Yorum farklılıkları da ikilemlere ve anlaşmazlıklara neden oluyordu da emekli

18 olduktan sonra merkezde teknik danışmanlık görevini üstlenince kullanılmakta olan SfB kod tasnif sistemini uygulayarak yaptığımız Yapı katalogunda sistemi iyi tanımama ve düzenlerken yardımcılarımızla çok titiz çalışmamıza rağmen gerek hazırlık sırasında gerekse basımından sonra birçok problemle karşılaşmıştık. Bu işi basitleştirmek, kolay kullanılabilen, yorum gerektirmeyen, doğrudan malzemeyi tarif eden bir sistem geliştirmenin yararlı olacağını düşünerek bir çalışma başlattım. Uzunca süren bir çalışma döneminden sonra halen kullanılmakta olan YEM tasnif sistemini oluşturdum. Tabii sistemi kabul ettirmek ve oturtmak kolay olmadı. Birkaç sene devamlı piyasayı izleyerek ve firma kritiklerini alarak sistemin devamlı revize ettik ve sistem oturdu, benimsendi. F.A. : Efendim nedir bu tasnif sisteminin temel özellikleri? R.K. : Bu bir az sonra ayrıntılarını açıklayınca göreceğiniz gibi, kullanımı kolay, malzemeyi doğrudan tarif eden bir sistemdir. Sistem malzemeyi kullanım yerine göre sınıflandırmaya dayanır. İlk başta 5 kademeli rakamlı idi. Arkadaşlar bizim katalog uygulamalarımızda 5 kademenin çok olduğunu ileri sürerek 4 e indirilmesini istediler ve öyle yaptık. Sistemi oluşturan her kademe malzemenin tanımlanmasında bir alanı belirler. Birinci kademe malzemenin yapıda kullanıldığı ana bölümü, İkinci kademe o malzemenin oluşturduğu yapı elemanını veya alt bölümünü belirler, üçüncü kademe ise biçimini ve nihayet dördüncüsü ise hangi malzeme kökeninden üretildiğini gösterir. Tasnif sistemi yapının her alanında kullanılan malzemeyi ve yapıya yönelik hizmetleri kapsayan 10 ana gruptan oluşur. Bu ana gruplar kendi içlerinde yine 10 alt bölüme ayrılır. 10 a bölünen her kademe kendi içinde tekrar 10 alt bölüme ayrılır. Bir malzemeyi tanımlayan kod, onun yapının hangi bölümünde hangi elemanı oluşturduğunu, biçimini ve malzemenin kökenini belirler. Gerektiğinde bir kademe daha ileri giderek malzeme türünün de alt bölümleri belirlenebilir. Sistem içinde 3. ve 4. kademelerde boş bırakılan alt bölümlerdeki yerlere yeni ürünler konulabildiği gibi, teknolojinin gelişmesi veya ihtiyaçların değişmesi sonucu üretimden kaldırılan bir malzeme türü çıkarılarak onun yerine yeni bir malzeme türü konulabilir. Sistem böyle bir esnekliğe de sahiptir. Sistem kolay kavranılabilir olduğu ve yorum gerektirmeden kullanılabildiği için de firmalar tarafından tutuldu ve benimsendi. Y.E.M. bünyesi içindeki fuar düzenlenmesi ve fuar katalogunda da kullanıldı. Katalog, bu sistemle gelişti. Hemen hemen bütün mimarlık ve inşaat firmalarının el kitabı haline geldi. Firmalar kataloga koyacakları tanıtma föylerini verdiğimiz sınırlar çerçevesinde özenle hazırladılar. Katalog, malzeme hakkında doğru bilgi veren kaliteli malzemenin yer aldığı bir başvuru kitabı oldu. Tabii tasnif sistemini, yapıya ilişkin bütün malzeme, eleman, ekipman, aksesuar ve hizmetleri kapsayan, ikilemlere yer vermeyen, kişisel yorumlar gerektirmeyen ve söz konusu ögeyi tam tarif eden nitelikte tamamlamak kolay olmadı. Genellikle bu tür tasnif sistemleri uzun süren komisyon çalışmaları ile geliştirilir. 40 seneye yakın bir süreden yapı malzemesi konusundaki birikimime güvenerek ve teknik konularda o alanın uzmanlarıyla ilişki kurup danışarak sistemi oluşturmayı üstlendim. Birkaç sene tüm malzeme piyasasını izleyerek,

19 firmaların kritiklerini değerlendirerek gerekli revizyonları yaparak sistemi tamamladım. Bu arada katalogun karmaşık olduğunu, kolay girilemediğini söyleyenler de oldu. Tabii katalog basit bir sözlük gibi değil. Çeşitli yönlerde hizmet veren ve birkaç farklı niteliği olan bir araçtır. Nasıl ki her nitelikli aracı kullanmadan önce, kullanma kılavuzunu incelemek gerekiyorsa, katalogu ilk kez kullanmaya başlayanların da iki-üç dakika harcayarak katalogun Nasıl Kullanılır? sayfasına göz atmaları, kısa sürede büyük ölçüde yararlanmaları ve zaman kazanmaları için yeterlidir. Merkezdeki katalog hazırlayan ekibin kolay kullandığı, kataloga girmesi önerilen malzemeye kolayca kod verebildikleri bir sistem oluştu. İkinci adım olarak, sistemi kitapçık haline getirerek firmalara dağıttık. Firmalardan kataloga girmesini önerdikleri malzemelerle ilgili bilgilerin yer alacağı föyleri, hazırladığımız örneklere göre doldurmalarını, kod numaraları vermelerini ve katalogda yer almak istedikleri bölümü belirleyerek, firma sorumlusunun imzasıyla, Y.E.M. e vermelerini istedik. Firmalar kısa sürede bu işi kusursuz diyebileceğimiz ölçüde yapabildiler. Merkezde tüm malzemeleri kodlamak işi yerine gelen föyleri ve katalogdaki yerlerini belirleyen kodları kontrol etmek ve tespit edilen uyumsuzlukları firma ile temas ederek düzelmek işi kaldı. Katalog, giren firma ve malzeme sayısının çok arttığı, büyüyüp 4 kalın kitaptan oluştuğu zamanda bile merkezdeki 3 kişilik ekip bu işi yürütebilir hale geldi. Sistem oturdu ve benimsendi. Birçok firma kendi depo ve arşivlerini düzenlerken bu sistemi kullandılar. SfB sistemi uygulandığı dönemde hemen her katalog yayınlandıktan sonra firmalarla anlaşmazlıklar çıkardı, kendilerinin yanlış yere konulduğunu iddia eder ve bazen mahkemeye kadar giden anlaşmazlıklar ortaya çıkardı. Yeni oluşturduğumuz Y.E.M. tasnif sistemi ile bu tür anlaşmazlıklar sona erdi, çok uyumlu çalışan katalog ekibi iyice yetişti, işi kendileri yapabilecek duruma geldiler, ben de köşeme çekildim. Yapı Kataloğu bugünkü hali ile çok büyüdü. Artık onu daha kolay ele alınabilir hale getirebilecek bir düzenleme yapmak gerektiğini düşünmüştük. Bugünlerde arkadaşlar yeni kataloğun hazırlık çalışmaları içinde olmalılar. Onların bu çalışmaları çok iyi götürebileceğine inanıyorum. Kataloğu siz tanıyor musunuz? F.A. : Evet tanıyorum. R.K. : Katalog düzeninde malzemeyi üreten ve/veya ithal eden firma ile ilgili her türlü bilgiye kolayca ulaşılabilir. Alfabetik firma dizisinden ilgilendiğiniz firma ile ilgili tüm adresler, ürettiği malzeme grupları ve onların alt türlerini, malzemelerin Y.E.M. kod sistemine göre dizisinde ilgilendiğiniz malzemenin firmasını, varsa markasını, kod numarasını bulabilir ve o firmaya ait tanıtım föyüne ulaşabilirsiniz. Marka dizisinden malzemenin hangi firmaya ait olduğunu, kod numarasını ve tanıtım föyüne, hizmetler dizisinde istediğiniz hizmeti hangi firmaların ne tür hizmetleri verdiğini varsa uzmanlık alanlarını öğrenebilirsiniz. Firma hakkında her türlü bilgiyi içeren Tanıtma föyüne ulaşabilirsiniz. Katalog, çok iyi hizmet verdi. İçindeki bilginin doğru olduğuna herkes inanıyor. Yani, bir malzeme kataloga girmişse o alan için kullanılan bir malzemedir. Kısaca katalogda, bizim

20 malzeme piyasamızda bulunan, tüm malzeme türleri ve onları üreten ya da ithal eden firmalarla ilgili bilgilere çok kolay ulaşabilirsiniz. Firma hakkında bilgilenmek istiyorsanız, alfabetik firma dizisinden firmaya ve onun tanıtım föyüne ulaşarak her türlü bilgiyi alabilirsiniz. Yapıda belirli bir yer için malzeme arıyorsanız, Y.E.M. tasnif sistemi ana bölümüne ve onun alt bölümlerine ulaştığınızda bulacağınız ikili rakamlar sizi, malzeme kodları dizisinde o konu ile ilgili tüm malzeme gruplarına l ve onların farklı niteliklerdeki çeşitlerine ulaştırır. Bir malzemenin türlerine ve onların alt çeşitlerine ulaşmak istiyorsanız alfabetik malzeme dizisinden ilgili firmalara ve onlarla ilgili tüm bilgilere, bir hizmete ihtiyacınız varsa hizmetler dizisinden o hizmeti veren firmalara ve hizmet türlerine ulaşabilirsiniz. F.A. : Dolayısıyla katalog bir kalite standardı oluşturan bir şey gibi anladım ben. Yani her firma giremez dediniz. R.K. : Evet, şunu söyleyebiliriz; katalogda yer alan firmalar yapı sektörünün güvenilir firmalardır. Onun için her yapı firması ve her mimarın masasında yer alır hale geldi. imdi piyasada birçok katalog var ama Yapı-Endüstri Merkezinin Yapı Kataloğu başvuru kitabı olarak kullanılıyor. Tabii bu güven kolay kolay kazanılmadı. Kataloğu bu düzende çıkarmayı ele aldığımız ilk yıllarda firmalardan kataloga girmesini önerdikleri ürünlerinin malzeme ve uygulama standartlarının belgelerini istiyorduk. Firmalar ürün listeleri ile birlikte onların üretimi ve/veya kullanım standartlarını veriyorlardı. Kataloğa giren her ürün o düzeyde inceleniyor kontrol ediliyordu. Sistem böyle oturdu. Sistem benimsenip oturduktan sonra katalog çok büyüyüp iş hacmi de artınca standart belgelerini eklenme zorunluluğunu bıraktık. Buna karşılık ilk günlerde olduğu gibi tanıtım föylerine konulan bilgiler kendilerine verilen şablonlara göre hazırlanarak bilgi föyleri taslak halinde merkeze gelir. Föyler ilgili arkadaşlarca titizlikle incelenirler, çok küçük de olsa bir uyumsuzluk bulurlarsa, firmalarla ilişki kurularak gerekli düzenlemeler yapılır uygunluk vizesini aldıktan sonra, firmalarda kesin şeklini verip baskısını yaparlar. İlk yıllarda bir de Elektrik Elektronik Kataloğu yapılıyordu. Oradaki firmaların çoğu Yapı Katalogu içinde de yer alıyorlardı. Sonra onu yapı kataloğu içinde erittik. Son yıllarda ülkemizin önemli zenginliklerinden biri olan yapı taşlarını tanıtmak amacıyla Stone adıyla yeni bir katalog yapımına başlandı. Bu kataloğun hazırlanmasında Maden Fakültesi hocalarından değerli arkadaşım Prof. Dr. Erdoğan Yüzüer in çok önemli yardım ve desteği oldu. Yapı katalogunun yayınlanmadığı ara yıllarda iki yılda bir yayınlanıyor. Yapı katalogu, katalog düzeni ve onun iskeletini oluşturan YEM tasnif sistemi orijinal ve Yapı- Endüstri Merkezi ne özgü bir yapıttır. Katalogun bu gelişim süreci yanında bir de fuar modeli gelişti. Günümüzde çeşitli konularda hemen her gün bir fuar açılıyor. O zamanlar bunların hiç biri yoktu. Her sene düzenlenen İstanbul Fuarı da bir panayır havası içinde geçerdi ve insanlar bilgi almaktan çok vakit geçirmek, eğlenmek için fuar alanına giderlerdi. Yapı fuarı bir ihtisas fuarı olarak bu alanda bir ilk adımdır.

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014

KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014 KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014 Sayın katılımcı, bu araştırma Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmektedir. Anketi cevaplamak için ayırdığınız

Detaylı

KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin!

KİŞİSEL GÜÇ KİTABINIZ Güçlenin! KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin! Hangi alanlarda başarılıyım? Ne yapacağım? Okul hayatınız bittiğinde, önünüze gerçekleştirebileceğiniz çok sayıda fırsat çıkar. Kendi iş yerlerini açan insanların ne tür

Detaylı

GÖLCÜK MESLEK YÜKSEK OKULU 7. DÖNEM ÖĞRENCİLERİ KOCAELİ FABRİKAMIZDA BECERİ EĞİTİMİNE BAŞLADI Sabahattin Gücin Eğitim Uzmanı İnsan Kaynakları Direktörlüğü 2001 yılında Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. ile Kocaeli

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

ECZANELER DURUM ANKETİ

ECZANELER DURUM ANKETİ ECZANELER DURUM ANKETİ Anketin yapıldığı il veya ilçe: Eczacının cinsiyeti: Eczacının kaç yıldır serbest eczacılık yapmakta olduğu: Varsa eczacının eczacılık eğitimi dışında aldığı eğitimler: 1- Yıllık

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Teknogirişim Sermayesi Destekleri Mevzuat

Teknogirişim Sermayesi Destekleri Mevzuat Teknogirişim Sermayesi Destekleri Mevzuat Doç. Dr. A. Egemen YILMAZ Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Ankara Üniversitesi Teknoloji Transfer

Detaylı

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Rektörlüğe bağlı olarak görev yapan ve Rektör Yardımcısı

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU

AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU Eylül 2006 İÇİNDEKİLER Önsöz...3 TÜBİTAK Ar-Ge Anketi Soruları Analizi...4 1. Genel Bilgiler İle İlgili Sorular...4 2. Proje Sunum ve Destekler İle İlgili Sorular...12 3. Üniversite

Detaylı

10.06.2013 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

10.06.2013 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü 10.06.2013 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İKÇÜ ile Putra Üniversitesi arasında 'Mevlana Değişim Programı' İzmir Kâtip Çelebi

Detaylı

MARMARA ÜNİVERSİTESİ BAHÇELİEVLER KAMPÜSÜ 23-24 Aralık 2014. w w w.sektorgunleri. c o m

MARMARA ÜNİVERSİTESİ BAHÇELİEVLER KAMPÜSÜ 23-24 Aralık 2014. w w w.sektorgunleri. c o m MARMARA ÜNİVERSİTESİ BAHÇELİEVLER KAMPÜSÜ 23-24 Aralık 2014 M.Ü. İşletme Kulübü 2014 yılında isim değiştirerek Marmara Üniversitesi Yaratıcı İşletmeciler Kulübü adını almıştır. M.Ü. İşletme Kulübü, 2002

Detaylı

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Hukuki Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, Fikri Mülkiyet Hakları Koruma Derneği

Detaylı

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ Amaç MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı; İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ndeki tüm fakülte ve yüksekokullarda öğrenim görmekte olan öğrencilere

Detaylı

15 Nisan 2013 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı: 28619 YÖNETMELİK GEDİK ÜNİVERSİTESİ AVRUPA BİRLİĞİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

15 Nisan 2013 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı: 28619 YÖNETMELİK GEDİK ÜNİVERSİTESİ AVRUPA BİRLİĞİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 15 Nisan 2013 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı: 28619 Gedik Üniversitesinden: YÖNETMELİK GEDİK ÜNİVERSİTESİ AVRUPA BİRLİĞİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

Enhancing Vocational Language Skills and Working Culture Awareness of European Construction Professionals (EVLAC) http://evlac.mku.edu.

Enhancing Vocational Language Skills and Working Culture Awareness of European Construction Professionals (EVLAC) http://evlac.mku.edu. Anket 1: Dil eğitimi ihtiyacı olan kişilere yöneliktir. Sayın ilgili, Bu anket çalışmasının çıktıları Avrupa daki inşaat sektörü çalışanlarının dil becerilerini ve çalışma kültürü bilgilerini arttırmak

Detaylı

YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 12 Eylül 2013 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 28763 Namık Kemal Üniversitesinden: YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

15 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı: 28766 YÖNETMELİK GEDİK ÜNİVERSİTESİ ASYA ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

15 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı: 28766 YÖNETMELİK GEDİK ÜNİVERSİTESİ ASYA ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 15 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı: 28766 Gedik Üniversitesinden: YÖNETMELİK GEDİK ÜNİVERSİTESİ ASYA ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

YÖNETMELİK. Işık Üniversitesinden: IŞIK ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE ETKİ DEĞERLENDİRME, ÇEVRE EĞİTİMİ, KUŞ ARAŞTIRMA VE HALKALAMA UYGULAMA VE

YÖNETMELİK. Işık Üniversitesinden: IŞIK ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE ETKİ DEĞERLENDİRME, ÇEVRE EĞİTİMİ, KUŞ ARAŞTIRMA VE HALKALAMA UYGULAMA VE 17 Ekim 2012 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 28444 Işık Üniversitesinden: YÖNETMELİK IŞIK ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE ETKİ DEĞERLENDİRME, ÇEVRE EĞİTİMİ, KUŞ ARAŞTIRMA VE HALKALAMA UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

Detaylı

TEKNİK MÜŞAVİRLİK HİZMETLERİNE SAĞLANACAK DEVLET YARDIMLARI

TEKNİK MÜŞAVİRLİK HİZMETLERİNE SAĞLANACAK DEVLET YARDIMLARI TEKNİK MÜŞAVİRLİK HİZMETLERİNE SAĞLANACAK DEVLET YARDIMLARI A YURTDIŞI OFİS DESTEĞİ Teknik Müşavirlik Şirketlerinin yurtdışı pazarlarda tutunabilmeleri maksadıyla yurtdışı ülkelerde ofis açmalarının desteklenmesi.

Detaylı

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, 29-Haziran-14 Temmuz 2015 tarihleri arasında Hafta içi Her gün Saat: 09.30-17.00 saatleri arasında aday öğrenci ve ebeveynlerine açık

Detaylı

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ İKTİSAT KULÜBÜ TÜZÜĞÜ MADDE 1-DAYANAK:

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ İKTİSAT KULÜBÜ TÜZÜĞÜ MADDE 1-DAYANAK: KARABÜK ÜNİVERSİTESİ İKTİSAT KULÜBÜ TÜZÜĞÜ MADDE 1-DAYANAK: Bu tüzük Karabük Üniversitesi Senatosunun 15.01.2009 tarih ve 2009/02 sayılı kararıyla kabul edilen Öğrenci Kulüpleri Kuruluş ve işleyiş Yönergesi

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI TANIM Çalıştığı kurumun tanınmasını, çalışmalarına karşı insanlarda olumlu izlenimler uyandırmasını, çevresiyle iyi ilişkiler kurmasını ve saygınlığını artırmasını sağlamak

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ ORTAK EĞİTİM YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ ORTAK EĞİTİM YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç MADDE 1 İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) de Ortak Eğitim esaslarını düzenlemektir. MADDE 2 - Bu Yönerge, İYTE de yürütülen Ortak Eğitim ile ilgili esasları

Detaylı

TÜRKİYE İstanbul Valiliği İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği. İstanbul Deprem Riskini Azaltma ve Acil Durum Hazırlık Projesi

TÜRKİYE İstanbul Valiliği İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği. İstanbul Deprem Riskini Azaltma ve Acil Durum Hazırlık Projesi TÜRKİYE İstanbul Valiliği İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği İstanbul Deprem Riskini Azaltma ve Acil Durum Hazırlık Projesi İstanbul Proje Koordinasyon Bürosunda (İPKB) Çalıştırılmak Üzere ELEMAN

Detaylı

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK VE İDARİ PERSONEL GELİŞTİRME MERKEZİ YÖNETMELİK

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK VE İDARİ PERSONEL GELİŞTİRME MERKEZİ YÖNETMELİK GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK VE İDARİ PERSONEL GELİŞTİRME MERKEZİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç YÖNETMELİK Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı; Girne Amerikan Üniversitesi bünyesinde kurulan

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

IĞDIR ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ

IĞDIR ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ IĞDIR ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ 2012 İÇİNDEKİLER DAYANAK... 1 MADDE 1:... 1 AMAÇ ve KAPSAM... 1 MADDE 2:... 1 TANIMLAR... 1 MADDE 3:... 1 DIŞ İLİŞKİLER KOORDİNATÖRLÜĞÜ YAPISI...

Detaylı

KAYISI ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ EK 3.13 İNSAN KAYNAKLARI BİRİMİ

KAYISI ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ EK 3.13 İNSAN KAYNAKLARI BİRİMİ KAYISI ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ EK 3.13 İNSAN KAYNAKLARI BİRİMİ İnsan Kaynakları Birim Sorumlusu Dök.No KAİM.İKS.FRM.19 Sayfa No 1 / 2 İŞİN KISA TANIMI: Kayısı Araştırma İstasyonu Müdürlüğü üst yönetimi

Detaylı

Mimarlar Derneği 1927

Mimarlar Derneği 1927 1 SÖYLEŞİ Cumhuriyetimiz ile yaşıt bir meslek örgütümüz, Mimarlar Derneği 1927 Cumhuriyetimizin ilk kurulduğu yıllarda, Ankara da ve ülkemizde önemli mimari başarılara imza atan çok değerli mimarlarımızın

Detaylı

GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR

GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR Portal : www.haberinozu.com İçeriği : Gündem Tarih : 03.01.2016 Adres : http://www.haberinozu.com/genel/gelecegin-mucitleri-robot-yapmayi-ogreniyor-h303269.html

Detaylı

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 SIK SORULAN SORULAR 1. TANDEM: Kültür Yöneticileri Değişimi Nedir? TANDEM Kültür Yöneticileri Değişimi Türkiye-Avrupa Birliği

Detaylı

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü. 30. yıl

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü. 30. yıl İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü 30. yıl Peyzaj Mimarlığı Bölümü Kuruluş 30. yıl Peyzaj Mimarlığı Bölümü 1985 te İ.Ü. Orman Fakültesinin 3. bölümü olarak açılmıştır. Fakültemiz,

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM. b) Merkez Müdürü: Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürünü,

BİRİNCİ BÖLÜM. b) Merkez Müdürü: Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürünü, Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar Amaç BİRİNCİ BÖLÜM MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezinin teşkilat, yönetim, çalışma usul ve esaslarını

Detaylı

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 Bu Yönerge, Cumhuriyet Üniversitesi nin ulusal ve uluslararası akademik

Detaylı

MÜHENDİSLİK KARİYERİ Mühendislik Kariyeri Mezun olduktan sonra çalışmak için seçtiğiniz şirket ne olursa olsun genelde işe basit projelerle başlayacaksınız. Mühendis olmak için üniversitede 4 yıl harcamanıza

Detaylı

YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 17 Ağustos 2010 SALI Resmî Gazete Sayı : 27675 Namık Kemal Üniversitesinden: YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

Referans Araştırması Formu

Referans Araştırması Formu Referans Araştırması Formu../../... REFERANS ARAŞTIRMASI FORMU Adayın Adı Soyadı Başvurduğu Pozisyon Referansına Başvurulan Kişinin Adı Soyadı Çalıştığı Kuruluş Ünvanı Aday ile ilişki derecesi Adayı tanıdığı

Detaylı

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Kırklareli Üniversitesine bağlı

Detaylı

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok Antalya daki 4 üniversitenin sektör için gerekli eğitimleri verdiği, Akdeniz Üniversitesi

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU 2016-2020 STRATEJİK PLAN ÇALIŞMASI İÇİNDEKİLER

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU 2016-2020 STRATEJİK PLAN ÇALIŞMASI İÇİNDEKİLER SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU 2016-2020 STRATEJİK PLAN ÇALIŞMASI İÇİNDEKİLER 1.Gönen Meslek yüksekokulu Logosu... 1 2. Durum Analizi... 1 2.1.Gönen Meslek Yüksekokulu Tarihçesi...

Detaylı

Düzey-Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ) ve Verilen Derece

Düzey-Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ) ve Verilen Derece İnşaat Teknolojisi programı1976 yılında Yapı Bölümü adı altında kurulmuş olup daha önce Akdeniz üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi bünyesinde eğitim öğretim faaliyetlerini dürdürmüştür. Mehmet

Detaylı

YÜZÜ GÜLEN OPERATÖRLER PROJESİ ÇANAKKALE TİCARET BORSASI

YÜZÜ GÜLEN OPERATÖRLER PROJESİ ÇANAKKALE TİCARET BORSASI YÜZÜ GÜLEN OPERATÖRLER PROJESİ ÇANAKKALE TİCARET BORSASI YÜZÜ GÜLEN OPERATÖRLER PROJESİ, UNDP ve TOBB tarafından ortak olarak yürütülen Kentimiz BM Binyıl Kalkınma Hedefleri ni Destekliyor başlıklı kampanyanın

Detaylı

KONGRE VE FUAR HOSTESİ

KONGRE VE FUAR HOSTESİ TANIM Belirli bir süre içerisinde, kongre, fuar, seminer, sergi, toplantı vb. organizasyonlarda salon ve sergi alanlarını (stand) düzenleme, müşteri hizmetleri ve kayıt kabul işlemlerini yapma bilgi ve

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

20.10.2014 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ

20.10.2014 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ 20.10.2014 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ 4 Yılda 40 Kat Öğrenci Kuruluşundan bu yana geçen dört senede öğrenci sayısını kırka katlayan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Türkiye nin ilk on üniversitesi

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU YURT DIŞI YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ KURULUŞ VE FAALİYET YÖNERGESİ

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU YURT DIŞI YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ KURULUŞ VE FAALİYET YÖNERGESİ T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU YURT DIŞI YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ KURULUŞ VE FAALİYET YÖNERGESİ Konu Madde 1- Bu Yönergenin konusu, Plato Meslek Yüksekokulu nun Yurt Dışı Yükseköğretim

Detaylı

Diğer: Diğer:... Diğer:...

Diğer: Diğer:... Diğer:... Anket Üniversite Bu anket formu, işitme engellilerin üniversite eğitimlerini desteklemeyi amaçlayan bir proje çerçevesinde sizlerin sorunlarını değerlendirmek için hazırlanmıştır. Ad Soyad: Devam ettiğiniz

Detaylı

Mimarlık Meslek Pratiği

Mimarlık Meslek Pratiği Mimarlık Meslek Pratiği Mimarlık Meslek Pratiği Mimarlık yapı sektörünün ayrılmaz bir parçasıdır. Yapı sektörü ise tüm dünyada diğer sektörler için itici güç oluşturan dinamik bir sektördür. Son elli yıldır

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği www.irisakademi.com Resmi Gazete Tarihi:05.02.2013 Resmi Gazete Sayısı:28550 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ AKADEMİ BİRLİĞİ YÖNERGESİ Birinci Bölüm Genel Hükümler Amaç Madde 1 tarafından yürürlüğe konan bu yönergenin amacı, Akademi Birliği nin amacını, görev, yetki ve çalışma alanlarını düzenlemektir. Tanımlar

Detaylı

BAYBURT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

BAYBURT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM BAYBURT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Bayburt Üniversitesine bağlı olarak

Detaylı

Resmî Gazete YÖNETMELİK

Resmî Gazete YÖNETMELİK 27 Ağustos 2014 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29101 YÖNETMELİK Kalkınma Bakanlığından: KALKINMA AJANSLARI YATIRIM DESTEK OFİSLERİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 10 Mart 2014 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28937 Siirt Üniversitesinden: YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ Doğuş markası, eğitime adanmış yarım asra yaklaşan bir anlam ifade etmektedir. Doğuş Üniversitesi eğitimde ilklerin sahibi, yeniliklerin öncüsü olarak, geçmişinden

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (1902) KARİYER PROGRAMI PROJESİ BAŞVURU FORMU. Etik Kurul İzin Belgesi Var, ekte sunuldu Gerekli değil

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (1902) KARİYER PROGRAMI PROJESİ BAŞVURU FORMU. Etik Kurul İzin Belgesi Var, ekte sunuldu Gerekli değil T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (1902) KARİYER PROGRAMI PROJESİ BAŞVURU FORMU Proje No: (Proje Yönetimi Ofisi tarafından verilir) Proje Başlığı Proje Alanı Sağlık Bilimleri Fen ve Mühendislik Bilimleri

Detaylı

ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU

ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU 2012-2013 Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğretmeni Bölüm Şefi Zuhal ALTINTAŞ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ Bu faaliyet ile çocuk

Detaylı

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ YABAN HAYATI KORUMA, KURTARMA, REHABİLİTASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ YABAN HAYATI KORUMA, KURTARMA, REHABİLİTASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ KAFKAS ÜNİVERSİTESİ YABAN HAYATI KORUMA, KURTARMA, REHABİLİTASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönetmenliğin amacı; Kafkas Üniversitesine

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

T.C. KONAK BELEDİYESİ SAĞLIK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. KONAK BELEDİYESİ SAĞLIK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM T.C. KONAK BELEDİYESİ SAĞLIK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ Madde 1 (1) Bu Yönetmelik, kariyer ve liyakat ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri

Detaylı

SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Sinop Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı

Detaylı

Anket 2: Şirketteki yabancı dil ihtiyaçları hakkında bilgi verebilecek kişilere yöneliktir

Anket 2: Şirketteki yabancı dil ihtiyaçları hakkında bilgi verebilecek kişilere yöneliktir Anket 2: Şirketteki yabancı dil ihtiyaçları hakkında bilgi verebilecek kişilere yöneliktir Sayın ilgili, Bu anket çalışmasının çıktıları Avrupa daki inşaat sektörü çalışanlarının dil becerilerini ve çalışma

Detaylı

Sık Sorulan Sorular. TANDEM KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİMİ Türkiye Avrupa Birliği (AB) 2016-2017 Soru listesi:

Sık Sorulan Sorular. TANDEM KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİMİ Türkiye Avrupa Birliği (AB) 2016-2017 Soru listesi: Sık Sorulan Sorular TANDEM KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİMİ Türkiye Avrupa Birliği (AB) 2016-2017 Soru listesi: 1. Tandem: Kültür Yöneticileri Değişimi Nedir?...s.3 2. Program nasıl çalışıyor? Not edilmesi

Detaylı

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından Değerli üyelerimiz, değerli kongre katılımcıları... Bu sene 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresini Antalya da yaptık. Kongrenin planlanması ve yapılmasında enerjisini

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (1902B) BAŞLANGIÇ PROGRAMI PROJESİ BAŞVURU SUNUMU

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (1902B) BAŞLANGIÇ PROGRAMI PROJESİ BAŞVURU SUNUMU T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (1902B) BAŞLANGIÇ PROGRAMI PROJESİ BAŞVURU SUNUMU 1. BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİ ÖNERİ ÖZETİ VE ANAHTAR KELİMELER: (Projenin literatürdeki yeri, özgün değeri, amacı, yöntem,

Detaylı

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI Övgü PINAR-Nurel KILIÇ Yapı fuarları; mal ve hizmet üreten kuruluşlar ile yine bu sektörde çalışan yöneticiler, mimarlar, mühendisler,

Detaylı

11- Tasarlayacağımız yer hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Yanıt-11 Lütfen şartnameyi bir kez daha inceleyiniz.

11- Tasarlayacağımız yer hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Yanıt-11 Lütfen şartnameyi bir kez daha inceleyiniz. Değerli Akademisyen ve Öğrenciler. Çalışmaların son teslim tarihinin 15 Haziran 2012 olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Basılı şartname sayfa 10 daki 1 Ağustos günü deyişini lütfen dikkate almayınız.

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK MİMARLIK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ STAJ İLKELERİ/UYGULAMA ESASLARI

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK MİMARLIK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ STAJ İLKELERİ/UYGULAMA ESASLARI ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK MİMARLIK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ STAJ İLKELERİ/UYGULAMA ESASLARI Aralık 2012 İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ STAJ İLKELERİ/UYGULAMA ESASLARI 1. Bu ilkeler ve uygulama

Detaylı

Meslek alanlarıyla ilgili her türlü standartları, teknik şartnameleri ve tip sözleşmeleri hazırlamak,

Meslek alanlarıyla ilgili her türlü standartları, teknik şartnameleri ve tip sözleşmeleri hazırlamak, TMMOB Makina Mühendisleri Odası, Anayasanın 135. Maddesi doğrultusunda çıkarılan 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) kanununa göre 1954 yılında kurulmuş kamu kurumu niteliğinde bir

Detaylı

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI PARK VE BAHÇELER DAİRESİ BAŞKANLIĞI YEŞİL ALANLAR PLANLAMA PROJE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve

Detaylı

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 SAĞLIK BİLİMLERİNDE SÜRELİ YAYINCILIK - 2009 TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 Türk Tıp Dizini Kurulu ulusal dergilerin yöneticilerinin yayın etiği ile

Detaylı

MALTEPE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER

MALTEPE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER TC MALTEPE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER AMAÇ Madde 1 Bu yönergenin amacı, Maltepe Üniversitesi Engelli Öğrenci Birimininçalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.

Detaylı

AKÇANSA ÇİMENTO. Akçansa dan Pınarbaşı İlköğretim Okulu na anlamlı destek

AKÇANSA ÇİMENTO. Akçansa dan Pınarbaşı İlköğretim Okulu na anlamlı destek AKÇANSA ÇİMENTO Akçansa dan Pınarbaşı İlköğretim Okulu na anlamlı destek Akçansa, Ezine ye bağlı Pınarbaşı İlköğretim Okulu nun bakım ve onarımı, alt yapı düzenlemesi ve sınıf içi eğitim materyalleri ile

Detaylı

YÖNETMELİK. b) Merkez: Işık Üniversitesi İnovasyon ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezini,

YÖNETMELİK. b) Merkez: Işık Üniversitesi İnovasyon ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezini, 17 Ekim 2012 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 28444 Işık Üniversitesinden: YÖNETMELİK IŞIK ÜNİVERSİTESİ İNOVASYON VE GİRİŞİMCİLİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul? Belediyesi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini

Detaylı

YÖNETMELİK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ HAVACILIK VE UZAY TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ HAVACILIK VE UZAY TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 28 Aralık 2011 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 28156 Ondokuz Mayıs Üniversitesinden: YÖNETMELİK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ HAVACILIK VE UZAY TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ STAJ İLKELERİ/UYGULAMA ESASLARI

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ STAJ İLKELERİ/UYGULAMA ESASLARI ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ STAJ İLKELERİ/UYGULAMA ESASLARI Haziran 2014 İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ STAJ İLKELERİ/UYGULAMA ESASLARI 1. Bu ilkeler ve uygulama esasları;

Detaylı

DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ İNTERNET TEKNOLOJİLERİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ ÇALIŞMA İLKELERİ

DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ İNTERNET TEKNOLOJİLERİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ ÇALIŞMA İLKELERİ DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ İNTERNET TEKNOLOJİLERİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ ÇALIŞMA İLKELERİ Tanım 1. Bu ilkeler "Doğu Akdeniz Üniversitesi İnternet Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi"nin (İTAM)

Detaylı

ORDU ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİMİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ORDU ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİMİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ORDU ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİMİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Buyönetmeliğin amacı; Ordu Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL TOPLANTI DÜZENLEMEVE DESTEKLEME İLKELERİ YÖNERGESİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL TOPLANTI DÜZENLEMEVE DESTEKLEME İLKELERİ YÖNERGESİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL TOPLANTI DÜZENLEMEVE DESTEKLEME İLKELERİ YÖNERGESİ Amaç Madde 1- Başkent Üniversitesinin Fakülte, Meslek Yüksekokulu, Konservatuvar, Enstitü ve Merkezler gibi akademik birimleri

Detaylı

%30 u İngilizcedir. MÜDEK 2/27

%30 u İngilizcedir. MÜDEK 2/27 MÜDEK Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği dir. Müdek, farklı disiplinlerdeki mühendislik eğitim programları için akreditasyon, değerlendirme ve bilgilendirme çalışmaları

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ MUĞLA MESLEK YÜKSEKOKULU Yüksekokulda, 1989-1990 eğitim-öğretim yılında Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne ait binada Turizm ve Otelcilik

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ VE SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ NE HOŞGELDİNİZ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ VE SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ NE HOŞGELDİNİZ FEN BİLİMLERİ VE SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ NE HOŞGELDİNİZ Sevgili Öğrenciler, GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Gümüşhane Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü 2008 yılında kurulmuş ve 2009

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı