Cengiz Aytmatov un Aşk Felsefesi nin Figürleri Olarak AK YAZMALI CEMİLE İLE AL YAZMALI AYSEL (ASEL) 1

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Cengiz Aytmatov un Aşk Felsefesi nin Figürleri Olarak AK YAZMALI CEMİLE İLE AL YAZMALI AYSEL (ASEL) 1"

Transkript

1 Şaban SAĞLIK (*) Cengiz Aytmatov un Aşk Felsefesi nin Figürleri Olarak AK YAZMALI CEMİLE İLE AL YAZMALI AYSEL (ASEL) 1 Aşk, geleceğin tanrıçasıdır! Aşk olmazsa insanın geleceği olmaz. Aşk yaşamın temelidir. Aşk olmazsa, onunla bağlantılı tutkular da olmaz. Ve insan yaşamı bomboş olur. Ve ayrıca, aşk olmazsa çocuklar da olmaz, bizi geleceğimize bağlayan nedenler. Doğanın verdiği her şeyi, yıldızları, kozmosu, aşk hepsini içerir. Aşk bir senfonidir, dünyanın senfonisi Cengiz Aytmatov Aşkın Retoriği 2 Abdurrahim Karakoç Mihriban adlı meşhur şiirinin (türküsünün de diyebiliriz) bir dörtlüğünde şunu söyler: Tabiplerde ilaç yoktur yarama / Aşk deyince ötesini arama / Her nesnenin bir bitimi var ama / Aşka hudut çizilmiyor Mihriban. Yeryüzüne geldiği günden bu yana ve hâlâ insanoğlunun hayatında mevcut olan aşk duygusu, tarih boyunca belki de hakkında en çok konuşulan ve söz söylenilen mevzu olmuştur. Bu durum bile aşk kavramının önemini ortaya koymağa yetiyor. Öyle ki, bu konu hali hazırda da hiçbir zaman bitmeyecekmiş gibi görünüyor. Hakkındaki bu sınır çizilemezlik ve tanımlanamazlık durumunun bilincinde olarak aşk kavramına bakılmalı ve değerlendirme yapılmalı, diyoruz. Günümüzdeki şehvete ve cinselliğe indirgenen anlamını da dikkate alarak şunu söyleyebiliriz ki, yeryüzünde hakkında çok şey söylenen olguların başında aşk gelir. Temelde belirli bir kopuş u ve ayrılığı içeren aşk, asla kopmak istemeyen ama kopan / koparılan iki farklı özneyi zorunlu kılar. Burada, kopuş ya da ayrılık durumları, daha önceden belirli bir birlikteliği ve bir aradalığı gerektirmektedir. Bu durum işin metafizik / dini boyutudur. Burada ilk görüşte aşık olmak durumu, söylediklerimizin zıddı olarak görülebilir. Söz konusu zıtlık, metafizik algının kişideki durumuna göre belirginleşmekte ya da herhangi bir sıkıntı yaratmamaktadır. Yani, görünen alem / görünmeyen alem olgusuna bakışımız, bir bakıma aşka bakışımızı da tayin etmektedir. İlk aşk, görünen alemde ilktir; ama görünmeyen alem için aynı şeyi söylemek zordur. Burada İslami literatürde de kullanılan kâlu belâ sözünü hatırlatalım. Görünen alemde ilk gibi yansıtılanlar aslında görünmeyen alemde (kalu belada) belirli bir birliktelik ve tanış olma durumuna dayanmaktadır. Bu anlamda tanışmaların görünmeyen alemde başladığını söylemek durumundayız. Kopuşlar ve ayrılıklar istenen değil, istenmeyen ayrılıklar olduğu için, ister istemez tarafları belirli bir kavuşma (vuslat) özlemi sarmıştır ki, bunun adı da aşk tır. Bir Anadolu köylüsünün şu sözü bu durumu kısa ve net biçimde anlatmaktadır: Oğlan kızı ister, vermezlerse aşık olur. Bu demektir ki, aşık olmanın şartı daha başlangıçta ulaşılmaz olanla belirleniyor. 3 Burada niyetimiz aşk tanımı yapmak değildir. Çünkü aşk, tek bir tanıma sığacak kadar basit ve anlaşılır olma niteliği taşımaz. O, o kadar değişik kılık ve görüntü altında insana hükmeder ki, sadece bu kılık ve görüntüler hakkında bile hacimli kitaplar yazılabilir. Mesela, Molla Cami ye göre aşk bir öğretmendir. Öğrenci durumunda olan aşık ve bir anlamda maşuk ise sükut köşesi nde bu eğitimi alırlar; dolayısıyla sükut köşesi aşkın dershanesidir. Yani, sükut etmek, yemeden içmeden kesilmek, adeta dünyadan kopmak aşkın tezahürlerinden biridir. Erich Segal bu konuda şunu söyler: Gerçek aşk sessizce gelir. Çanların çaldığını duyuyorsanız kulaklarınızı kontrol edin. Aşkın bir başka tezahürü ise yanma kavramıdır. Rasim Özdenören bu manada şunu sorar: Niçin aşk deyince ateşi ve sıcaklığı hatırlıyoruz? Yazar kendi sorduğu soruya şu cevabı verir: Ateş ve sıcaklık hayat anlamına gelirken, soğukluk ölümü hatırlatır. Özdenören e göre aşkı diri ve ebedi kılan ise sahip olamamak, uzakta kalmak, kalbin ve yüreğin ateşiyle yanmaktır. Kimilerine göre de aşk daima günah duygusuyla maluldur. Çünkü aşık maşukunu mabut (fetiş, put) haline getirmekten sakınmaz. Aşk, bir başka açıdan (*) Prof. Dr. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, SAMSUN. 1 Bu makale, Aralık 2013 tarihinde Eskişehir de düzenlenen Doğumunun 85. Yılında Uluslar Arası Cengiz Aytmatov Bilgi Şöleni nde bildiri olarak sunulmuştur. 2 Bu alt başlık altındaki bilgileri verirken, ( Aşkın Diyalektiği, Kuyu ve Toz Penceresinden Rasim Özdenören in Aşka Bakışı, Kafdağı, Sayı: 60, 2006, s ) adlı yazımdan geniş ölçüde yararlandım. (Ş. S.) 3 Rasim Özdenören, Aşkın Diyalektiği, İz Yayıncılık, İst. 2002, s. 90.

2 2 ise alışveriş değildir; aşk yalnızca veriştir. 4 Albert Camus, aşkı akıllı, aptal demeden, bütün insanlara bulaşan bir hastalık olarak nitelendirir. Barca ya göre ise aşk, çılgınlık olmadan asla vuku bulmaz. Baument ve Flecther, Aşk, köpeği bile kafiyeli havlatır. der. Cenap Şehabettin ise, aşk yolunun garip yokuşları ve inişlerinden söz eder. Ona göre çıkarken baş döner, inerken de gönül bulanır. Stendhal ise aşkı, çok renkli bir çiçeğe benzetir. Fakat bu çiçek uçurumlarda yetişir. Daha da artıracağımız bu tezahürler ve özellikler, aşk kavramının boyutlarını sezdirecek niteliktedir. Burada aşk hakkında şunu sormak gerekiyor: Aşk nasıl ortaya çıkıyor? Pek çok cevabı olan bu soruya konu hakkında fikir beyan eden düşünürlerden bazılarının cevabını verelim. Aşk vuslat iştiyakından ve vuslatın imkansız halde bulunmasından doğuyor. 5 Aşk şakayla başlar, ciddi durumlarla biter. Aşk ne din tarafından inkar edilir ne de yasalarca yasaklanabilir. Çünkü yürekler Allah ın elindedir. Aşkın belirtileri vardır. İlki sevgiliyi derinden derine seyre dalmaktır. Göz, ruha açılan büyük bir penceredir. 6 İbn Hazm aşkın ortaya çıkışı hakkında şu açıklamayı da yapar: Sevgilinin sözünü can kulağı ile dinlemek, ileri sürdüğü görüşlere hayran olmak, saçma sapan sözlerini bile önemsemek, haksız olduğu anlarda, onu haklı görmek, sevgilinin bulunduğu yere giderken acele etmek, cömertleşmek, sevgiliyle dar bir yerde buluşmadan dolayı haz duymak, geniş ve açık bir yerde buluşmadan dolayı canı sıkılmak, bardakta sevgilinin bıraktığı artığı içmek gibi durumlar da aşkın belirtilerindendir. 7 Bunlar gibi daha pek çok şekilde tezahür eden veya ortaya çıkan aşk, belirli bir ontolojiyi de gerektirir. Yani aşkın aşk olabilmesi için, taraflar gerekir. Bu yönüyle bir yapı olan aşkın temel tarafları ise bilindiği üzere aşık ve maşuk tur. Rasim Özdenören bu konuyu felsefi bir temele oturtur. Ona göre, Hegel in aşk anlayışına (aşkta da efendi-köle ilişkisi vardır) dayanarak aşk ilişkisinde ilk hareketin (aşkı başlatan momentin) maşuk tarafından başlatıldığını kabul etmemiz gerekir. Ancak burada aşk ilişkisinde etken tarafın aşık, edilgen tarafınsa maşuk olduğu varsayımı tepetaklak olmaktadır. Buna rağmen aşk ilişkisini başlatanın, zorunlu olarak aşık olduğunu varsaymamız gerekmektedir. 8 Rasim Özdenören aşkın tarafları konusunda, yani aşk ilişkisi hususunda Bir Tevrat öyküsü olan Samson dan 9 hareketle şu yorumu da yapar: 1.Aşık kalbinde (bilinçaltında) yaşattığı sevgiliyi arıyor. O, düşman kavmin bir üyesi de olsa aşık onu buluyor. 2.Aşkın iki taraflı olması gerekmiyor. 3.Yanlış sevgiliye sırrını ifşa etmenin tehlikeli olduğu anlaşılıyor. 4.Aşık, yalnızca kendinde kalması gereken kutsal sırrını bile sevgilisine ifşa etmekten kaçınamıyor. 5.Yanlış maşuk, aşıkın sevgisini küçük bir dünyalık karşılığında tepebiliyor ve ihanet edebiliyor. 10 Görüldüğü gibi, aralarındaki ilişkinin boyutu farklı da olsa, aşkta iki temel taraf mevcuttur. Biri aşık, diğeri ise maşuk tur. Beşeri aşk düzleminde aşık için erkek, maşuk için de kadın diyebiliriz. Burada iki farklı figür söz konusudur. Ancak bu iki figür adeta tek kişi olmak için çaba sarf etmektedir. Bu konuda Rasim Özdenören şu ilginç tarihi anekdotu zikreder: Mansur, hakkındaki hüküm infaz edilmek üzere darağacına tırmanırken orada İblis belirir ve ona Sen ben dedin, ben de ben dedim. İkimiz aynı şeyi yaptığımız halde sen Tanrı nın sonsuz merhametini kazandın, ben de lanetini diyerek bir açıklama ister. Hallac şu cevabı verir: Sen ben derken kendinle birlikteydin, fakat ben kendimi kendimden arındırmıştım. Kendini düşünmek hoş bir şey değildir, buna karşılık kendinden ayrılmak, kendinden soyutlanmak yapabileceğin en iyi iştir. 11 Her ne kadar Aşık Veysel, Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa. derken aşık figürünü öne çıkarsa da, aşık 4 Rasim Özdenören, a.g.e., s. 120, 125, 126, Rasim Özdenören, a.g.e., s İbn Hazm, Güvercin Gerdanlığı, Çev. Mahmut Kanık, İnsan Yay. İst. 2003, s. 31, İbn Hazm, a.g.e., s Rasim Özdenören, Aşkın Diyalektiği, s Tevrat ta adı geçen bir kişidir. Adı güneşten gelen, güçlü, ışıltılı, Tanrı'nın hizmetkarı gibi anlamlar içerir. Saçlarını Tanrı ya adamıştır. Saçlarını hiç kesmez ve şarap içmez, gücünü bu yeminine borçludur. Delilah ya aşık olur ve gücünün sırrını onunla paylaşır. Delilah ona ihanet eder ve uyurken saçlarını keser, daha sonra Filistinliler onu yakalar gözlerini kör eder ve onu hapsederler. Aradan biraz zaman geçince Filistinlilerin bir toplantısına alay etmek için getirilir. Bu kadar güçlü bir adam şimdi bir esirdir. Ama aradan geçen zaman içinde Samson un saçları uzamıştır. Bunu fark eden Samson gücümü yeniden kazanayım ve kendimle beraber gözlerimi kör eden bu insanları da öldüreyim diye dua eder. Binanın sütunlarından birini yıkar ve böylece bina yıkılır. Samson da diğerleri ile beraber ölür. 10 Rasim Özdenören, Aşkın Diyalektiği, s Rasim Özdenören, a.g.e., s. 207.

3 3 esasında kendini hiçe saymaktadır. Öyle ki aşık, maşuk adına her şeyden vazgeçebilmektedir. Aşık bir erkeğin, sevdiği kadını elde etmek için dünyanın bütün değerli şeylerinden vazgeçebileceğini biliyoruz. Oysa bu kadın, aşık erkeğe başka bir kadının verebileceğinden fazla bir şey vermiyor. 12 Aşık bu kadar fedakar olurken durumundan şikayetçi midir? Bu soruya cevabı İbn Hazm veriyor: Senin aşkından cehennem iç organlarımdaydı; şimdi bu ateşi İbrahim in ateşi kadar zararsız görmekteyim. 13 Bütün aşıklarda belirli ortak nitelikler bulmak mümkündür. Ancak Rasim Özdenören aşıklığın bir yetenek işi olduğunu söyler: Resim yapmamış ressamların, şiir yazmamış şairlerin bulunduğunu kabul ediyorum. Fuhuşa hiç bulaşmamış bir fahişe olabileceği gibi, vesikalı fahişe olmasına rağmen o işe istidadı bulunmayanlar da olabilir. Aşık olmanın bu yüzden bir istidat meselesi olduğunu düşünüyorum. 14 Bütün külfeti aşık çekmesine rağmen, aşkta asıl figür maşuk tur. Maşuk un en bariz vasfı ise değerli oluşudur. Maşuk hem derttir hem de çare. İbn Hazm, Yılan ısırıklarına karşı kullanılacak ilaç, gene yılanların vücudunda bulunabilir ancak. 15 derken bunu vurgulamış olur. İster lütfetmiş ister eziyet etmiş olsun, sevgilinin bulunduğu her yer değerlidir. Kenan, Yusuf orada yitmiş olduğu için değer kazanmış değil midir? 16 Maşuk un bir diğer vasfı tek ve paylaşılmaz olmasıdır. Aşığın sevdiğine bir tanem ya da biricik aşkım demesi, aslında sevilenin benzerinin bulunduğu anlamına gelmektedir. Biricik olan Allah tır. Böylece aşık sevgilisini bir anlamda ilah laştırmaktadır. Nitekim sevgili için ilah ve ilahe gibi benzetmeler de yapılmaktadır. 17 Özdenören biraz daha işi ileri götürerek şunu söyler: Şeyh San an hikayesinden yola çıktığımızda, Tanrı nın yaşadığımız dünyadaki izdüşümünün sevgili olarak tecelli ettiğini çıkarsayabiliriz. 18 Bilindiği gibi Şeyh San an hikayesi Feridüddin Attar ın Mantıku t-tayr adlı mesnevisinde geçer. Bir büyük bilgin ve şeyh olan San an, Hıristiyan bir kıza aşık olur. Daha sonra bu aşk yüzünden din dahil her şeyden vazgeçer. Öyle ki Şeyh San an aşk uğruna feda etmedik bir şey bırakmamıştır. Dolayısıyla Aşıkın biricik hedefi maşuku tarafından kabul edilmesini sağlamaktan ibarettir. Kendini kabul ettirebilirse o, muradına ermiş sayılacaktır. Onun muradı, maşuk üzerinde tahakküm kurmak değil, fakat onu temaşa etmektir. Nitekim cennetteki en yüce mevkiin de, kul tarafından Cemalullahın temaşa edilmesi olarak betimlenmesi manidardır. O konuma (temaşa konumuna) ulaşmak aşık (kul) için ulaşılabilecek mertebelerin en yücesi sayılmaktadır. Bu bağlamda aşıkın sevgilisine tanrım!, tanrıçam! diye seslenmesinin de boşuna olmadığı anlaşılmaktadır. 19 İki taraflı görünse de aşk esasında tek taraflı bir aktivitedir. Şöyle de söyleyebiliriz: Bir tarafta aşık, diğer tarafta maşuk olmak üzere iki taraflı bir eylem olarak görünen aşkta, esasında tek bir aktif figür vardır ve o da maşuktur. Hiçbir şey yapmasa, ortalıkta hiç görünmese de aşkta en aktif ve belirleyici olan taraf maşuk olmaktadır. Burada aşk ın göstergesel diyebileceğimiz anlam alanı karşımıza çıkmaktadır. Aşkın Göstergesel Anlamı ve Farklı Boyutları Aşk, yüceltilen bir değer olduğu için, onun göstergelerinin başında masumiyet gelir. Çünkü irade dışında tecelli eder ve bu irade dışılık onu adeta çocuk laştırır. Burada çocuk masumiyeti kavramını hatırlatalım. Dolayısıyla aşk yücedir, masumdur ve çocuk safiyetindedir. Aşkın bir diğer göstergesel anlamı, onun sığınak işlevinde ortaya çıkar. Dünyevi pek çok problemin insanı bunalttığı anlarda aşk adeta bir ilaç ya da sığınak gibi devreye girer. Hatta aşk, bu bağlamda dünyevi problemlerin çözüm gerekçesi olur. Mesela aşk için savaşılır; aşk için mücadele edilir. Aşk kavramının göstergelerinden biri de, bu kavramın özgürlük le birlikte anılmasıdır. İnsanlar özgürlük uğruna savaşırlar; bu konuda bütün kural ve klişelere savaş açarlar. Aşk burada kural-irade dinlemeyen bir olgunun ifadesi olur. Rasim Özdenören e göre insanlar severlerse, 12 Schopenhauer, Aşkın Metafiziği, Çev. Hüseyin Şahin, Jübiter Yay. İst. İst. 1993, s İbn Hazm, Güvercin Gerdanlığı, s Rasim Özdenören, Aşkın Diyalektiği, s İbn Hazm, Güvercin Gerdanlığı, s Rasim Özdenören, Aşkın Diyalektiği, s Rasim Özdenören, a.g.e., s Rasim Özdenören, a.g.e., s Rasim Özdenören, a.g.e., s. 161.

4 4 iradeleri dışında severler. Gönüle sev deyince onun sevmesi sağlanamaz ve sevme komutu verildiğinde onun bu komuta uyması beklenemez. 20 Elbette bu durum aşkın taraflarını özellikle aşığı rahat bırakmaz. Bu durumda aşk bir bela arayışıdır. Bu bela olmasa zaten insan aşık olduğunun farkına varmaz. 21 Aşkın kendisi zaten düz bir ilişki değildi, aşk düz bir mantıkla açıklanabilecek bir olgu değildi, o, düz mantığı her zaman aşmıştır. Aşk denklik falan gözetmiyor, o, hiçbir şey gözetmiyor; o, ortaya çıkıyor ve varlığını dayatıyor. 22 Cenap Şehabettin, Aşk, kalbimizin saygısız misafiridir. Bize sormadan gelir bize sormadan gider. sözüyle; Jules Renard ise, Aşk bir kum saati gibidir; kalp dolarken beyin boşalır. derken bu durumu başka başka açılardan vurgulamış olurlar. Aşk öylesine çok yönlü bir olgudur ki, birçok kavram bu bağlamda hep onunla anılır. Bu kavramların başında güzellik gelir. Yani aşk ve güzellik kavramları genelde yan yana anılırlar. Çoğu kez aşkın dış güzelliğe bağlanmasını sağlayan neden, ruhun kendisinin güzel olmasıdır bizzat. Bu nedenle ruh güzel olan her şeye hemen tutulur; güzel ve hoş motiflere karşı bir eğilim gösterir. Güzel bir şey gördüğünde hemencecik ona bağlanır. 23 Dünyada en büyük kuvvet güzelliktir ve eğer biz onu daima elde edebilseydik, Eflatun un yaratıcı Tanrısına, insan zekasını yaratan Tanrı ya ve diğer bütün filozofların hayallerine aldırış etmezdik. 24 Aşk kavramının önemli boyutlarından biri de, onun metafizik le olan akrabalığıdır. Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi; kadın, güzel koku ve gözümüzün nuru namaz. hadisi şerifini yorumlayan İbn Arabi, bu sözde ilk olarak kadının anılmasını, kadının erkeğin bir parçası olmasına bağlar. Allah insan için insan sureti üzere başka bir şahıs yarattı. Ona da kadın adını verdi. Kadın kendi sureti üzere zahir olunca ona müştak oldu. Bu hal bir şeyin kendi nefsine iştiyak duymasıdır. Kadının erkeğe vurgunluğu da bir şeyin kendi yurduna düşkünlüğüdür. Buna göre insana kadın sevdirildi. İbni Arabi: Hak, erkek ve kadın olmak üzere bir üçlük meydana geldi. Bu arada erkek, kadınının kendi aslına iştiyakı kabilinde olarak o da kendi aslı olan Rabb ına müştak oldu. Şu halde Allah kendi sureti üzere olan kimseyi sevmekle beraber ona da kadını sevdirdi. 25 İbn Hazm ise aşkın metafizik boyutunu şöyle ifade eder: Benim düşünceme göre aşk, ruhların çeşitli yaratıklar arasında bölünmüş parçalarının birleştirilmesidir. İbn Hazm a göre aşk, bizzat ruhta oluşan bir şeydir. Kimi zaman olur ki gerçekten aşkın nedeni dışarıdan bir neden olur. Ama o zaman nedeni yitince, aşk da yiter ve biter. 26 Bulor, Aşk cennetin dilinden bize kalan tek andır. sözüyle; Shakespeare ise Aşk, gözle değil ruhla görülür. derken aşkın metafizik boyutuna dikkat çekmiş olurlar. Aşkın geleneksel / ideolojik kodları da vardır. Bu bağlamda genelde aşk, özellikle ahlak, kanun (töre) hatta din gibi kavramlarla çatışma içinde şekillenir. Görüldüğü gibi, çok yönlü ve çok işlevli bir olgu olan aşk aynı zamanda büyük bir güce sahiptir. Kültürel hayatta sıkça kullanılan aşkın gücü tabiri de zaten bu durumu yansıtmaktadır. Aşkın gücü tabiri daha çok şehvet ve cinsellik bağlamında da ele alınır. Yani aşkın, şehvet ve dünya zevki boyutu da vardır. Öyle ki aşk bu boyutuyla bütün kutsalların düşmanı durumundadır. Bu konuda Anatole France ın Thais adlı romanı en tipik örnektir. Bu romanda aşkın, adeta hiçbir kutsal tanımayan, kutsala yönelen bütün yolları tıkayan bir olgu olduğu vurgulanır. Pafnüs ismindeki rahip, çok büyük bir günahkarı hidayete erdirip, onu günahlarından arındırmak ve ona Tanrı yolunu göstermek amacıyla yola çıkar. Karşısına da dünyanın en güzel kadını olan fahişe Thais çıkar. Rahip Thais i hidayete erdireyim derken, kendisi yoldan çıkar. Thais e aşık olan rahip sonunda Tanrı yı falan hep unutur ve adeta kendini kaybederek Tanrı ya isyan eden bir duruma gelir. (Bu da bir tür Şeyh San an hikayesidir) Bu da aşkın gücünü gösterir. Jean Moreau, Yaşınız sizi aşktan korumaz. Ama aşk bir dereceye kadar yaşlılıktan korur. derken aşkın gücünü vurgulamış olur. Goethe ise Aşk, imkansız birçok şeyi mümkün kılar. derken aynı durumu belirtir. 20 Rasim Özdenören, a.g.e., s Rasim Özdenören le Söyleşi, Mağara, Mayıs- Haziran 2001, Sayı: 10, s Rasim Özdenören, Kuyu, İz Yayıncılık, İst. 1999, s İbn Hazm, Güvercin Gerdanlığı, s Anatole France, Thais, Çev. Cevdet Perin, Remzi Kitabevi, İst. 1969, s Rasim Özdenören, Aşkın Diyalektiği, s İbn Hazm, Güvercin Gerdanlığı, s

5 5 Aşk, bütün bu farklı boyutları ve özellikleri ile hem felsefenin hem de sanatın konusu olmuştur. Sanatın her türünde, özellikle edebiyatta adına aşk anlatısı ya da aşk hikayesi dediğimiz kavramlar ortaya çıkmıştır. Aşk Anlatısı / Aşk Hikayesi Bir anlatıya aşk anlatısı/ hikayesi diyebilmemiz için o anlatının tam teşekküllü aşk formülüne uyması gerekir. Çünkü tam teşekküllü aşklarda aşkın bütün aşamaları gözler önüne serilir. Burada tam teşekküllü aşk formülünün ne olduğunu açıklamamız gerekiyor. Tam teşekküllü bir aşk şu aşamalardan oluşur: 1-Tanışma ve aşık olma; 2-Buluşmalar, görüşmeler, ileriye dönük hayaller kurmalar; 3-Bir sebepten dolayı ayrılık ya da kavuşma engelleri; 4-Kavuşmak için mücadele etmeler; 5-Mutlu son ya da ölüm. 27 Tam teşekküllü aşklarda aşkın bütün bu aşamaları detaylı ya da üstü örtülü bir şekilde yer alır / almalıdır. Bir başka ifadeyle, bütün bu aşamaların yer almadığı aşklar, aşk anlatısı ya da aşk hikayesi sayılamazlar. Bir aşk anlatısında / hikayesinde mevcut olan bütün unsurlar (ki bunlara aşkın temel unsurları ya da tam teşekküllü aşk adını da verebiliriz) kendi içlerinde daha başka alt unsurlara da ayrılabilirler. Burada aşkın bu temel unsurlarını kısaca yorumlamakta fayda görüyoruz. Konu hakkında Rasim Özdenören in görüşleri dikkate değerdir. Rasim Özdenören, Arada engel olduğu sürece aşk bilenir. 28 derken, aşkın temel formülündeki 3. Aşamaya değinmektedir. Özdenören, Sezai Karakoç un, Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız. mısrasını da anmakta olup aşkı bitmeyen koşu olarak nitelendirmektedir. Öyle ki bu koşu bittiği anda yeniden başlayan, başlaması gereken bir koşudur. 29 Yazar bu yorumuyla da aşk formülünün 4. maddesini açımlamaktadır. Rasim Özdenören, Gerçek aşk öykülerinin tamamı hüsranla sonuçlanır. Ve işin ilginç yanı, mutlu sonla biten aşk hikayeleri insanın üstünde derin ve kalıcı etki bırakmaz. 30 derken de aşk formülünün 5. Aşamasını değerlendirmektedir. Yazar aşk formülünün 5. Maddesi konusunda şunu da söyler: Çoğu aşk öyküsünde aşıkların kavuşmadan bırakılması veya aşıkların kavuştuğu anda öykünün kesilmesi, aşıkların yaşayabileceği muhtemel bir hüsranla, okuyucunun sükutu hayale uğratılmaması gibi bir sebebe bağlanabilir diye düşünüyorum. 31 Daha önce de değindiğimiz gibi, aşk formülünün temeli olan beş aşama sürecinde o kadar durum ortaya çıkar ki, bu durumların her birinin de aşk anlatılarında yeri vardır. Mesela yolculuk, cinsellik, suç, günah, nefisle mücadele arayış, sıkıntı, yalnızlık, kıskançlık, kavuşamayan sevgililer, iki kadın arasında kalan erkek, iki erkek arasında kalan kadın, ayrılık, aldatılma, rakip vs. gibi daha da artıracağımız kavramlar bütün aşk anlatılarında olmazsa olmaz diyebileceğimiz ontolojik unsurları oluştururlar. Bir aşk anlatısında / hikayesinde mevcut olan bütün bu unsurların yanında aşk anlatılarında bir de aşkların arka planlarında yer alan ve bir anlamda dekor durumunda olan başka unsurlar da vardır. Bu yan unsurları da alt aşklar, aşkın felsefi yorumu, aşkın işlevselliği, aşkın dekor unsurları, aşkın göstergesel anlamı, aşkın geleneksel kodları veya aşkın toplum tarafından algılanması, aşkın gücü ve diğer tezahürleri ve her aşkta mevcut olan ontolojik unsurlar vs. gibi ifade ve kavramlarla somutlayabiliriz. Türk kültür ve medeniyetinde felsefe genellikle edebiyat yoluyla yapılmıştır. Kültürümüzde hikmet, hikemi söz ya da halk felsefesi olarak adlandırılan ve derin / evrensel bir anlam içeren bütün sözlü ya da yazılı metinler, sonuçta edebiyat sanatının içinde görülmüştür. Bu yüzden Türk insanının hayatında edebiyatın büyük bir yeri vardır. Türk dünyasının son yüzyıldaki filozoflarından biri olarak gördüğümüz Cengiz Aytmatov da hemen her alandaki felsefesini yazdığı roman ve hikayeler aracılığı ile gerçekleştirmiştir. Onun iki hikayesi vardır ki, ünlü yazar bu iki hikayesinde bir anlamda aşk felsefesi yapar. Cemile ve Selvi Boylum Al Yazmalım 32 adlı bu hikayeler, yazarın 27 Şaban Sağlık, Popüler Roman / Estetik Roman, Akçağ Yay. Ank. 2010, s Rasim Özdenören, Aşkın Diyalektiği, s Rasim Özdenören, a.g.e., s Rasim Özdenören, a.g.e., s Rasim Özdenören, a.g.e., s Cengiz Aytmatov, Selvi Boylum Al Yazmalım, Elips Kitap, Ank. 2008; Cengiz Aymatov, Cemile-Sultan Murat, Ötüken Yay. İst (Metin içindeki sayfa numaraları hikayelerin bu baskılarına aittir.)

6 6 aşk felsefesini görünür kıldığı metinler olmuştur. Bu yazıda Cengiz Aytmatov un bu iki hikayesi aşk felsefesi açısından ele alınacaktır. Dolayısıyla aşk hakkında buraya kadar verdiğimiz bilgileri bir Aytmatov un iki eseriyle somutlamak mümkündür. Ancak burada öncelikle ünlü yazarın aşk tan ne anladığına kısaca değinmek gerekiyor. Cengiz Aytmatov un Aşk a Bakışı ve Anlatma Estetiği Roman ve hikayeleri dışında, yazdığı makalelerde ve özellikle kendisiyle yapılan söyleşilerde, aşk konusunda da açıklamalar yapan Aytmatov, özellikle yaşadıklarına ve tanık olduklarına genişçe yer verir. Yani Cengiz Aytmatov, bütün eserlerinde otobiyografik göndermeler yapar; yazdıklarının çoğunu ya yaşamıştır ya da onlara tanık olmuştur. Yazarın aşk konusundaki görüşleri ve yaklaşımları da bu manada otobiyografik göndermeler içerir yılında Valentin Pustovoyt adlı bir gazeteci, Cengiz Aytmatov la aşk üzerine bir söyleşi yapar. 33 Zerkalo Nedeli / Haftanın Aynası adlı dergide yayımlanan bu söyleşide, Aytmatov un 1950 li yıllarda Bibisaray Beyşenaliyeva yla yaşadığı aşk da kısaca gündeme gelir. Bu söyleşide Aytmatov a sorulan bazı sorular ve onun verdiği cevaplar şöyledir: Eserlerinizden hangilerini büyük bir aşk halindeyken yazdınız? sorusuna Aytmatov şu cevabı verir: Elveda, Gülsarı! Cemile, tabii Aytmatov, söz konusu söyleşide aşk üzerine ilginç görüşler de ileri sürer. Bu görüşlerden biri de şöyledir: Neden biz tereddütsüz, gözü kapalı bir aşkı hayatta sadece bir kez yaşarız? Anlaşılan, ruhsal olgunlaşma, duygusal olgunlaşmanın vakti gelip çatıyor. Bu, ruhun, kendi kendini kavramanın doruk noktası oluyor. Yaşamın ne demek olduğunu kavramanın. Aytmatov söyleşide, özellikle aşk konulu hikayelerinde çokça yer verdiği tabiat unsuruna da değinir ve şunu söyler: Var olan her şey, Güneş bile aşka katılır. Güneş de ışınlarını gönderir ve sonuçta bu bizim hareketlerimizi değiştirir, çünkü sonuçta gezegenimizdeki her şey Güneşin enerjisiyle oluyor. Yazar, kendisine sorulan Mutsuz bir aşk neden uzun zaman hatırlanır? sorusuna ise şu karşılığı verir: Trajedi olduğundan, kişisel bir trajedi. Çünkü hayal edilen, yani yakın hissedilen, yani kalpte yer edinen bir şey, birden yıkılıverir. Bu da insanın bilincinde özel bir iz bırakır. Söz konusu söyleşide Cengiz Aytmatov a sorulan ilginç sorulardan biri de şöyledir: Lord Byron şöyle yazmıştı: Aşk! Sen kötü bir tanrıçasın. Dilim tutuluyor, sana şeytan demeye cesaret edemiyorum! Siz aşkı neyin tanrıçası olarak adlandırırdınız? Aytmatov, bu soruya cevap verirken aşk hakkındaki şu vurucu tespitlerini yapar: Aşk, geleceğin tanrıçasıdır! Aşk olmazsa insanın geleceği olmaz. Aşk yaşamın temelidir. Aşk olmazsa, onunla bağlantılı tutkular da olmaz. Ve insan yaşamı bomboş olur. Ve ayrıca, aşk olmazsa çocuklar da olmaz, bizi geleceğimize bağlayan nedenler. Doğanın verdiği her şeyi, yıldızları, kozmosu, aşk hepsini içerir. Aşk bir senfonidir, dünyanın senfonisi Kısaca yazara göre aşk üstün bir değer dir ve her değer gibi kalıcı dır. Ancak bir değer kendi başına kalıcı olamaz. O değeri ancak sanat ve felsefe yoluyla kalıcı hale getirebiliriz. Cengiz Aytmatov, burada kısaca yer verdiğimiz görüşleri çerçevesinde hikaye ve romanlarında aşk ı işler. Başka bir ifadeyle yazar hikaye ve romanlarında aşkın felsefesini yapar. Bu yazıda inceleyeceğimiz Cemile ve Selvi Boylum Al Yazmalım hikayelerinde de yazarın aşk hakkındaki bu görüşlerinin yansımalarını buluruz. Mesela, Cemile hikayesinde anlatıcı çocuk, okumak ve büyük bir ressam olmak üzere köyünden uzaklaşır. Henüz köyde iken yarattığı ilk sanat eseri de Cemile- Danyar aşkını anlatan resimdir. Onun bu resminin en büyük ilham kaynaklarından biri de Danyar ın türküleridir. Hikayenin sonunda Cengiz Aytmatov bu çocuğun ağzından şunu söylemek ister gibidir: Hayatta yaşanan gerçeklikler şayet kayda alınmazsa; yani sözlerle, renklerle ve seslerle sanat eseri haline getirilmezse unutulup giderler. Hayatta yaşanan gerçeklik(ler) şayet kalıcı olmak ve ebedileşmek istiyorlarsa mutlaka sanatın konusu olmalıdırlar. Selvi Boylum Al Yazmalım hikayesindeki aşkı ise, bu aşkın erkek kahramanı olan İlyas anlatır. İlyas söz konusu aşkı bir tren yolculuğu anında bir gazeteciye aktarır. Gazeteci acele olarak bir yere gitmektedir ve o sırada karşısına İlyas ın kamyonu çıkmıştır. Gazeteci çokça rica etse de İlyas onu kamyonuna almaz. Bu iki kişi daha sonra bir tren yolculuğunda karşılaşır ve İlyas gazeteciye neden 33 Aytmatov İle Aşk Üzerine Sohbet, Bia Haber Merkezi, , (Rusça'dan Çev.: Sabri Gürses) (Bu söyleşi internette Cengiz Aytmatov sitesinde mevcuttur; yazıdaki alıntıları buradan aldık.) (Ş.S.)

7 7 onu kamyonuna almadığını anlatır. İlyas ın anlattığı bu hikaye esasında bir aşk hikayesidir ve gazeteci de adeta aşka hürmeten İlyas ı affeder. Dolayısıyla Aytamatov a göre aşk ın affettirici bir gücü vardır. Çok yönlü insani maceralar içeren aşklar, sanata aksedince karşımıza anlatma estetiği kavramı çıkar. Anlatma estetiği kavramını ise iki ayrı başlık altında ele almak mümkündür. Birincisi, Kemal Tahir in tabiriyle ifade edersek, drama düşmüş insanın hikayesini anlatmak ; diğeri ise abartılı bir şekilde anlatma oyunlarına başvurmak. Anlatma oyunlarına başvurmak, edebiyatı bir anlamda haz ve eğlence düzeyine indirgemektir ki günümüzde bunun adı postmodernizm dir. Postmodern anlatma tarzında ne anlatıldığından çok nasıl anlatıldığı öne çıkar. Drama düşmüş insanın hikayesini anlatmak ta ise genellikle ne anlatıldığı sorusu öncelenir. Anlatma estetiği kavramı her ikisini de içerir. Ancak yazarlar anlatma estetiğinin söz konusu unsurlarından herhangi birine ağırlık verebilirler. Anlatma estetiği, burada söz konusu ettiğimiz aşk hikayesinin nasıl ve hangi sanatsal formlarla anlatıldığı sorusunun da genel bir ifadesidir. Mesela resimden (tablodan, fotoğraftan) hikaye çıkarma, bu yollardan biridir. Türk anlatı geleneğinde bu durum vardır. Fotoğraftan aşık olma; minyatürlerde de işlenir. Sevmek Zamanı (Metin Erksan) filmi, Nazan Bekiroğlu nun Nar Ağacı romanı bu konuda akla gelen ilk örnekler. Aytamatov un Cemile hikayesi de buna örnektir. Bu hikayede anlatıcı çocuk, platonik aşkını sanatçı kişiliğine (ressamlığına) tahvil eder ve adeta aradan çekilmek ister. Çocuğun burada yapmak istediği tek şey söz konusu aşkı anlatmaktır: Ben onların resimlerini yapmak istiyordum. (s. 49) Anlatıcı çocuk bu arada Cemile nin aşık olduğu Danyar ın türkülerine de dikkat çeker. Çocuğa göre türküler de sanatsal bir unsurdur ve kendi resimleri ile bu türküler arasında herhangi bir fark da yoktur. Bu da bir başka açıdan anlatma estetiği nin ifadesidir: ondaki o engin vatan aşkının ifadesi olan ilhamlı müziği de Danyar, Cemile için söylüyordu. O, türküsünde Cemile yi söylüyordu. ( ) Kendi kendime Doğayı Danyar gibi görmeli, Danyar ın türkülerle anlattığını ben boyalarımla anlatmalıyım, dağların, bozkırın, insanların, otların, bulutların, derelerin resimlerini yapmalıyım diyordum. (s. 49) Aytmatov, bu duruma Selvi Boylum Al Yazmalım da da yer verir. Bu konuda gazetecinin ağzından şunu söyler: İnsan hikayesini kendi isteğiyle anlatırsa iyi olur. Çünkü başından geçenleri yeniden yaşar, hayallere dalar, bazı defa da sözünü bitirmeden heyecan içinde çırpınarak susar. ( ) Hikayeyi kahramanlarının ağzından dinlemek en doğru yoldur. (s. 10) Böylece Cengiz Aytmatov, söz-ses-renk üçgeni nde hikayesini anlatır. Bir başka ifadeyle Aytmatov, anlatma estetiği nde hem ne anlatacağını hem de nasıl anlatacağını önemser. Yani Cengiz Aytamatov un anlatıları hem anlatılanlar (ne anlatılıyor) hem de anlatış tarzı (nasıl anlatılıyor) bağlamında önem arz eder. Şimdi, yukarıda kuramsal çerçevesini çizdiğimiz bağlamda Cemile ve Selvi Boylum Al Yazmalım hikayelerini inceleyelim: Aşk ın Ele Alınışı Bakımından Cemile ve Selvi Boylum Al Yazmalım Hikayeleri Cemile Hikayesi: Cemile hikayesinin anlatıcısı bir çocuktur. Bu çocuk küçük yaşlardan beri resim sanatına meraklıdır. Gördüğü ilginç şeylerin resmini yapmaktan da geri durmaz. Bu çocuk gizliden gizliye yengesi Cemile ile Danyar adlı genci birbirlerine yakıştırır. Hatta onların yan yana oturdukları bir andaki resmilerini yapar. Anlatıcı, yıllar sonra, çocuk yaşlarda yaptığı Cemile ile Danyar resminin karşına geçer ve resimden hareketle Cemile adlı hikayeyi anlatır. Hikaye bir Kırgız köyünde, İkinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanan bir aşkı anlatmaktadır. Hikayeyi olayın baş kahramanı Cemile nin kocası Sadık ın kardeşi olan Seyit adındaki bir çocuk anlatmaktadır. Cemile köyün en güzel kızlarından biridir. Güzel vücudu ile bütün gençlerin gözdesidir. Cemile erkek gibi yetiştiğinden, ağzı çok sıkı laf yapan, en zor işlerin üstesinden gelebilen, cesur biridir. Bir at bakıcısının kızı olan Cemile aynı zamanda çok iyi at kullanmaktadır. Bir ilkbahar günü yaptıkları at yarışında Sadık Cemile yi geçememiş; bu yenilgi Sadık a çok ağır gelmiş ve bu yüzden Cemile yi kaçırmıştır. Yani Sadık ile Cemile sevişerek evlenmemişlerdir. Savaş başlayınca, ancak dört ay beraber yaşayabilmişler ve Sadık askere alınmıştır. Uzun süredir savaşta olan kocasından ayrı kalan Cemile, yalnız kaldığı için köyün gençlerinin sarkıntılıklarına da maruz kalmaktadır. Sadık ayrıca cepheden gönderdiği mektuplarda Cemile ye çok az yer vermektedir. Cemile de kocasının bu yaptığına az da olsa bozulmaktadır. Cemile her gün kayını ile istasyona tahıl taşımaktadır. Onlara yardım için de Danyar adlı adam da katılır.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

- Kurslara, seminerler katılın, farklı mekanlar keşfedin. Kendiniz için bir şeyler yapın. Böylelikle eşinize anlatacağınız farklı şeyler olacaktır.

- Kurslara, seminerler katılın, farklı mekanlar keşfedin. Kendiniz için bir şeyler yapın. Böylelikle eşinize anlatacağınız farklı şeyler olacaktır. Lilay Koradan www.gencgelisim.com - Bir ara sinemaya ya da tiyatroya gidelim mi? demek yerine, iki kişilik bilet alın. Ona Sürpriz, yarın akşam sinemaya gidiyoruz dediğiniz zaman sizinle gelecektir. -

Detaylı

II) Hikâye Dışı düzlemi

II) Hikâye Dışı düzlemi HİKÂYE ETME DÜZLEMLERİ Prof. Dr. Rıza FİLİZOK Günümüz edebiyat araştırmalarında yeni bir bilim anlayışının derin izleri vardır. Özellikle yapısal metin analizinde artık temel kavramlar görecelilik ve fonksiyon

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları çocuk bakım evi yolunda olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 2-3 yaşındaki çocuk hakkında durum ve gelişim görüşmesi Çocuk bakım

Detaylı

Tekirdağ Seyirlik Köy Oyunları ( Gelin Verme Oyunu- Kimde Kabahat Oyunu)

Tekirdağ Seyirlik Köy Oyunları ( Gelin Verme Oyunu- Kimde Kabahat Oyunu) Tekirdağ Seyirlik Köy Oyunları ( Gelin Verme Oyunu- Kimde Kabahat Oyunu) Prof. Dr. Erman Artun GELİN VERME OYUNU Gelinlerin anasının üç kızıyla oyun alanına gelmesiyle başlar. "Haydee gelin satıyorum,

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

Bilmem daha önce adını duymuģ muydunuz : Dr. DerviĢ Özer, hem tıp doktoru, hem de heykeltıraģ Hikayesi de Ģöyle (Google dan alıntıdır):

Bilmem daha önce adını duymuģ muydunuz : Dr. DerviĢ Özer, hem tıp doktoru, hem de heykeltıraģ Hikayesi de Ģöyle (Google dan alıntıdır): Değerli Dostlar, Sizlere, karlı ve güzel kıģ manzaraları çekmek için yola çıkmıģtım. Mola vermek için uğradığım Kızılcahamam dan ileriye gidemedim. Nedenini bu resimlerde göreceksiniz Bir kasabanın, basit

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM Bu zamana kadarki okul hayatım boyunca birçok öğretmenim oldu. Şu an düşündüğüm zaman, aslında her birinden bir şeyler öğrendiğimi ve her birinin hayatımın şekillenmesinde azımsanmayacak

Detaylı

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ 3-6 yaş arasını kapsayan ve okul öncesi dönem adını verdiğimiz süreç çocukların gelişimi açısından oldukça önemlidir. Okul öncesi dönem çocukta büyümenin ve gelişimin en hızlı

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Đyi bir başarı için gerekli olanşartlar Çocuğunu desteklemek isteyen annebabalar için çeşitli tavsiyeler Elisabeth Grammel und Claudia Winklhofer Übersetzung: Abdullah

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran Ay tanrıçası Selene, Yunan mitolojisinde, Güneş tanrısı Helios un kız kardeşidir. Ay ı simgeler. Selene de Helios gibi bir arabayla dolaşırdı. Selene nin arabasını iki at, katır ya da boğa çekerdi. Zeus

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder.

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder. Karşınızdaki kişinin ismine bakarak onun hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Bunun için söz konusu isimdeki fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal enerji sembollerinin açıklamalarına bakmak gerek. İsimdeki

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu 3. Yazma 3. SAYFA HABERİNDEN ŞİİRE 3. Sayfa Haberinden Haydar ERGÜLEN İN «Elmanın E si» Adlı Şiire SERDAR SOLKUN GALATASARAY LİSESİ TDE ÖĞRETMENİ Grup: Ortaöğretim öğrencileri ( Hazırlık sınıfları ve 9.

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Hişşt.. Fotoğraf Faruk Akbaş

Hişşt.. Fotoğraf Faruk Akbaş psychoforte 500mg ocak 2010 Hişşt.. Fotoğraf Faruk Akbaş RENKLİBİR YIL GEÇİRMENİZİ DİLİYORUZ 2009 yılında yaşamında sorun yaşayan yüzlerce kişiye, aileye, çocuğa psikolojik destek verdik. Binlerce hikaye

Detaylı

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ ile ARDEV Vakfı nın birlikte düzen-lediği ileri düzey senaryo yazarlığı atölyesi 10 hafta sürecektir. Program hafta içi yapılacaktır.

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 1

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 1 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 1 15 Kasım 2013 Sayın Velimiz, Anabilim Anaokulları Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri kapsamında, öğretim

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni Çocuk ve Cinsellik Cinsel kimlik kişinin ait olduğu cinsi bilme hissidir. Cinsel kimlik gelişimi, doğumla başlayan ve yetişkinliğe kadar devam eden

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI Okul öncesi dönem genel anlamda tüm gelişim alanları açısından temellerin atıldığı

Detaylı

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak. Bu ayki rehberlik bülteni konumuz Kardeş Kıskançlığı hakkındadır. Sizlere çocuğunuza bu süreçte nasıl yardımcı olabileceğiniz ile ilgili önerilerimiz olacaktır. KARDEŞ KISKANÇLIĞI Neler olduğunu hiç anlamıyorum!

Detaylı

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014 BİLİMKURGU: BAŞKA BİR VAROLUŞ MÜMKÜN Bilimkurgu bir bakışa göre Samosata lı Lukianos tan (M.S. 2. Yüzyıl) bu yana, başka bir bakışa göre ise 1926 yılında yayımcı Hugo Gernsbeack in scientifiction kelimesini

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir.

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir. Evlilik öncesi cinsel ilişki, bir mesele olarak, pek çok insan açısından spesifik bir önem taşımamaktadır. Ancak, konuyla ilgili bana gelen sorular, psikolojik danışma seanslarında karşılaştığım hikâyeler,

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları okul yolunda olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 5-6 yaşındaki çocuk hakkında durum ve gelişim görüşmesi Okula doğru giden yolda

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

DOĞRU DİYE BİLDİKLERİMİZİ SORGULADIK MI?

DOĞRU DİYE BİLDİKLERİMİZİ SORGULADIK MI? DOĞRU DİYE BİLDİKLERİMİZİ SORGULADIK MI? Bireyin iç ve dış dünyasını algılayıp, yorumlamasında etkili olan tüm faktörlere paradigma yani algı düzeneği denilmektedir. Bizim iç ve dış dünyamızı algılamamız,

Detaylı

Öğretmen Ek deki resmin çıktısını sınıf mevcuduna göre alır.

Öğretmen Ek deki resmin çıktısını sınıf mevcuduna göre alır. YARDIMLAŞMA İLKOKUL SINIF İÇİ ETKİNLİK Öğretmen Ek deki resmin çıktısını sınıf mevcuduna göre alır. Tüm öğrencilere dağıtır ve öğrencilere resimler de gördükleri davranışlar hakkında yorumlarını alır.

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Kübra YILMAZ, Yudum HACIOĞLU, Kadri ŞAHİN, Abdülkadir Arslan

Kübra YILMAZ, Yudum HACIOĞLU, Kadri ŞAHİN, Abdülkadir Arslan YAYIN KURULU Hazırlayanlar Kübra YILMAZ, Yudum HACIOĞLU, Kadri ŞAHİN, Abdülkadir Arslan YAYINA HAZIRLAYANLAR KURULU Kurumsal Yayınlar Yönetmeni Saime YILDIRIM Kurumsal Yayınlar Birimi Dizgi & Grafik Mustafa

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

PARAGRAFIN BÖLÜMLERİ

PARAGRAFIN BÖLÜMLERİ PARAGRAFIN BÖLÜMLERİ Paragrafın Bölümleri Hikâye, deneme gibi yazıların giriş, gelişme, sonuç bölümleri olduğu gibi paragrafın da vardır. a. Paragrafın giriş bölümü: Giriş cümlesi, paragrafın ilk cümlesidir.

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı