Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ve Biyogüvenlik Yasa Tasarısı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ve Biyogüvenlik Yasa Tasarısı www.ekopolitik.org"

Transkript

1 Hazırlayan: Ali Ünal Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Derneği Büyükdere Cd. Naci Kasım Sk. No:3/1 Mecidiyeköy Şişli İstanbul Tel: (212) Faks: (212) E-posta:

2 İçindekiler Giriş... 3 Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)... 4 GDO lu Ürünlerde Dünya da Mevcut Durum... 4 GDO lü Ürünlerin Potansiyel Faydaları... 7 GDO lü Ürünlerin Potansiyel Zararları GDO lu ürünlerin İnsan ve Hayvan Sağlıgı Üzerine Olası Olumsuz Etkileri Avrupa Birliği ve Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Türkiye de Durum Biyogüvenlik Yasa Tasarısına Eleştiriler Sonuç Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 2

3 Giriş Moleküler biyoloji ve gen teknolojinde son yıllarda ortaya çıkan gelişmeler organizmaların genetik yapılarının değiştirilebilmesini olanaklı hale getirmiştir. Böylelikle doğal süreçte gen değişimine uğramayan canlı türleri arasında gen değişimi ve organizmaların genetik yapıları belirli amaçlar dahilinde şekillendirilmeye başlanmıştır. Bu çalışmalar yardımıyla daha fazla miktarda ve daha kaliteli ürün veren, zararlılara karşı daha dayanıklı tarımsal ürünler elde edilmeye çalışılmaktadır. Tarımsal ürünlerin üretim miktarında ve ürün kalitesinde bu yöntemler yardımıyla artış elde edileceğine ilişkin beklentiler, özellikle son yıllarda Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ın (GDO) kullanımında önemli oranda artışlar yaşanmasına neden olmuştur. Öte yandan, GDO ların kullanımının yaygınlaşması ile birlikte, bu ürünlerin çevre ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğuna ilişkin iddilar bu alanda gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar ile desteklenmeye başlanmıştır. Bu nedenle GDO lu ürünlere karşı ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok ülkede bilinçlendirme çalışmaları başlatılmış ve bir çok farklı alandan sivil toplum örgütleri bir araya gelerek kampanyalar başlatmışlardır. GDO lu ürünlerin risklerinin ortaya çıkmasıyla bu ürünlerin üretimi ve tüketiminde denetimi sağlayabilmek açısından etkin bir biyogüvenlik sisteminin kurulması gerekmekte olup, bu alandaki eksikliğin giderilebilmesi için ülkemizde de Biyogüvenlik Yasa Tasarısı hazırlanarak konu TBMM gündemine taşınmıştır. Üyelik müzakelerin devam ettiği AB ülkelerinde GDO lu ürünlerin üretimi ve kullanımı alanında çeşitli kısıtlamaların bulunması, ülkemizde de bu alandaki mevzuatın AB ile uyumlu hale getirilmesini gerekli kılmaktadır. İşte bu noktada bu çalışma; GDO lu ürünleri denetlemek amacıyla oluşturulan Biyogüvenlik Yasa Tasarısı nı değerlendirme kapsamına alarak, ülkemiz tarımının ve nesillerimizin geleceği için hayati öneme sahip olan bu yasa tasarısının, daha etkin bir denetimi nasıl sağlayabileceğine ilişkin önerilerde bulunmayı amaçlamaktadır. Bu hedefe ulaşmak için; öncelikle dünyada GDO ların dünyada mevcut durumu, potansiyel yararları ve zararları üzerinde durulmuş sonrasında ise biyogüvenlik kavramından yola çıkılarak AB de biyogüvenlik alanındaki düzenlemeler değerlendirlmiştir. Yapılan bu analizler sonucu elde edilen veriler ışığında Biyogüvenlik Yasa Tasarısı üzerinde değerlendirmelerde bulunulmuştur. Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 3

4 Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) 1996 yılından itibaren Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar a(gdo) sahip tarımsal ürünlerin dünya ticaretine girmesiyle birlikte GDO lar hakkında tartışmalar, giderek artan biçimde devam etmektedir. GDO lar sadece tarımda değil tıp alanında da (örneğin bazı aşılarda) kullanılmakta, sanayi ve çevre ürünleri üzerinde de bu tür ürünlerin kullanıma ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Konu üzerinde yapılan tartışmaları anlayabilmek ve değerlendirebilmek açısından öncelikle, GDO nun ve karakteristiğinin ne olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar(GDO) en basit haliyle Dünya Saglık Örgütü(WHO) tarafından, Genetik kodları (DNA) doğal olmayan yollarla değiştirilen organizmalar olarak tanımlanmaktadır 1. Gen teknolojisi veya genetik mühendisliği (modern biyoteknoloji) geleneksel ve ıslah edici yöntemlerin tersine gıdalarda ürünün karakteristiğini değiştirmek için gen ve tür arasında kopyalama ve transferler yapılmakta ve böylece gıdalardaki organizmaların doğal yapısı değiştirilmektedir. Organizmaların bu yolla genetik olarak değiştirilmesiyle ortaya çıkan yeni türlere, genetik olarak değiştirilmiş organizma (genetically modified organisms-gmo) denilmektedir. Örneğin, balıktan alınan bir genin domatese nakledilmesiyle domatesin doğal yapısı değişmekte ve yeni bir özellik kazandırılmaktadır 2. Diğer bir ifadeyle, GDO lar; biyoteknolojik yöntemlerle canlıların sahip olduğu gen dizilimleriyle oynanarak, mevcut özelliklerinin değiştirilmesi veya canlılara yeni özellikler kazandırılması ile elde edilen organizmalara verilen isimdir. GDO lu Ürünlerde Dünya da Mevcut Durum ISAAA (International Service for the Acquisition of Agri- Biotechnology Applications) verilerine göre; transgenik(gdo) ürünler ilk olarak 1996 yılında üretilmeye başlanmışlardır yılından 2008 yılı sonuna kadar geçen 13 yıllık süre içerisinde bu ürünlerin toplam ekim alanı 74 kat artarak 125 Milyon Hektara ulaşmıştır. Bugün dünya genelinde 15 tanesi gelişmekte ve 10 tanesi gelişmiş ülkeler arasında olan toplam 25 ülkede GDO lu ürünlerin üretilmesine onay vermiş 1 World Health Organization. (Internet).(2009). Foods derived from modern technology: 20 questions on genetically modified foods.: 2 Yanaz, S. (2008), Genetik Olarak Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) Konusu ve Cartegena Biyogüvenlik Protokolü. Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 4

5 bulunmaktadır. Bu ülkelerin haricinde 30 ülkede ise bu ürünlerin gıda ve yem amaçlı kullanımına yönelik ithalatı onaylanmış olup, böylelikle bu ürünleri kullanan ülke sayısı toplam 55 e ulaşmıştır. Dünya da GDO lu Tarım Ürünü Üreten Ülkeler ve Tarım Alanları No Ülke Tarım Alanı Ürün Türü (Milyon Hektar) 1 ABD 62.5 Soya Fasulyesi,Mısır,Pamuk,Kanola,Şeker Pancarı,Papaya,Alfalfa,Kabak 2 Arjantin 21.0 Soya Fasulyesi,Mısır,Pamuk 3 Brezilya 15.8 Soya Fasulyesi,Mısır,Pamuk 4 Hindistan 7.6 Pamuk 5 Kanada 7.6 Kanola,Mısır,Soya Fasülyesi, Şeker Pancarı 6 Çin 3.8 Pamuk,Domates,Kavak,Petunya,Papaya,Tatlı Biber 7 Paraguay 2.7 Soya Fasülyesi 8 Güney Afrika 1.8 Mısır,Soya Fasülyesi,Pamuk 9 Uruguay 0.7 Soya Fasülyesi,Mısır 10 Bolivya 0.6 Soya Fasülyesi 11 Filipinler 0.4 Mısır 12 Avusturalya 0.2 Pamuk,Kanola, 13 Meksika 0.1 Mısır,Soya Fasülyesi 14 İspanya 0.1 Mısır 15 Şili 0.1 Mısır,Soya Fasülyesi,Kanola 16 Kolombiya 0.1 Mısır,Karanfil 17 Honduras 0.1 Mısır 18 Burkina Faso 0.1 Mısır 19 Çek Cumhuriyeti 0.1 Mısır 20 Romanya 0.1 Mısır 21 Portekiz 0.1 Mısır 22 Almanya 0.1 Mısır 23 Polanya 0.1 Mısır 24 Slovakya 0.1 Mısır 25 Mısır 0.1 Mısır Kaynak: ISAAA- Clive James(2009) yılları arasında GDO lu ürünlerin ekimi gerçekleştirilen tarım alanlarının kümülatif büyüklüğü ise 800 milyon hektarı geçmiştir. Kümülatif rakamın 2015 yılında 1.6 milyon hektara ulaşması beklenmektedir yılında, Transgenik (GDO) tohumların Pazar değeri global olarak 7,5 Milyar ABD dolarına ulaşmıştır yıllarında arasında kümülatif olarak (GDO) tohumların Pazar değeri ise toplam 50 Milyar ABD dolarına ulaşmıştır yılında, 125 milyon Ha. alanda Transgenik (GDO) ürünleri üreten 25 ülkenin nüfusu dünya nüfusunun yaklaşık Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 5

6 yarısından fazlasını (%55) oluşturmakta ve bu alan dünya üzerinde toplam 1,5 Milyar Ha. lık ekilebilir tarım alanlarının % 8 karşılık gelmektedir yılları arasında Transgenik (GDO) ürünleri üreten üreticilerin elde ettiği ilave kümülatif ekonomik getiri ise 44 Milyar ABD dolarıdır 3. Yukarıda yer alan tabloda Transgenik (GDO) ürünleri üreten 25 ülke, üretim alanları ve üretilen bitki türleri yer almaktadır. ISAAA tarafından GDO lu ürünlerin 25 ülkede üretimi yapıldığı ifade edilmesine rağmen, yukarıdaki tabloda yer aldığı üzere 12 ülkede bu ürünlerin üretiminin 100 bin hektar ve daha az alanda sınırlı ürün çeşitliliği ile kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmekte olduğu görülmektedir. Ayrıca dünyada gerçekleştirilen tarımsal ticari GDO lu ürün üretimlerinin %96 lık kısmının ABD (%59), Arjantin (%20), Kanada (%7), Brezilya (%6) ve Çin (%4) olmak üzere sadece 5 ülkede gerçekleştiriliyor olması GDO lu ürün üretiminin küresel boyutlarda olmadığını ortaya koymaktadır 4. GDO ürünlerinin en çok üretildiği ABD de özellikle soya ve mısır içeren işlenmiş gıdaların %60 ından fazlası GDO lu ürün içermektedir. GDO lu ürünlerin ABD de yaygın kullanımının, ürünlerin tüketici tarafından kabul edildiğini gösterdiği iddia edilse de gerçekte ABD de tüketicilerin büyük çoğunluğu bu tür ürünleri tükettiğinin farkında değildir. GDO lu ürün üreticilerinin ABD de yürüttüğü etiketleme karşıtı lobi, bu ürünler için arzu edilen etiketleme taleplerini bastırmıştır. ABD de 1997 den bu yana yapılan pek çok anket, ABD lilerin etiketleme istediğini ve ayrıca eğer etiketleme yapılırsa, halkın büyük çoğunluğunun bu ürünleri yemeyeceğini göstermektedir 5. Avrupa Birliğinde yapılan bir araştırma sonuçları da halkın bu ürünlerin açık bir şekilde etiketlenmesi konusunda ABD li tüketiciler ile benzer görüşlere sahip olduklarını ortaya koymaktadır. Euro Barometer tarafından yapılan araştırmaya katılan tüketicilerin %74 lik kısmı GDO lu ürünlerin açık bir biçimde etiketlenmeleri yönünde görüş bildirmişler ve hatta katılımcıların %53 lük 3 Ayrıntılı bilgi için bkz. Global Status of Commercialized Biotech/GM Crops: Ayrıntılı bilgi için bkz. Global Status of Commercialized Biotech/GM Crops: Cellini, F.ve digerleri(2004), Unintended Effects and Their Detection in Genetically Modified Crops, Food and Chemical Toxicology, 42, , Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 6

7 kısmı GDO lu olmayan ürünleri satın almak için daha fazla para ödeyebileceklerini ifade etmişlerdir 6. GDO lü Ürünlerin Potansiyel Faydaları Genetiği değiştirilmiş organizmaları destekleyen özel endüstri üyeleri, gıda teknolojisi uzmanları, gıda işleyicileri, distribütörler, perakendeciler, gıda uzmanları, bilim insanları, bazı tüketiciler, Amerika lı çiftçiler, düzenleme ajansları, dünyadaki fakir ve aç insanları savunanlar ile yeşil devrim taraftarları; genetik mühendisliği teknolojisinin son yıllarda çok kolaylaştırıldığını ve bu teknolojiyle, dünya populasyonunun giderek büyümesi sonucu gerekli olan gıda ve ilacın büyük boyutta üretilebileceğini düşünmektedirler 7. İlave olarak, bu teknolojinin, hızlı büyüyen, hastalık, hava ve böceklere dirençli, herbisitlere dayanıklı bitkisel ürünlerin yanı sıra daha lezzetli, daha güvenli, daha verimli, daha besleyici, uzun ömürlü ve sağlık açısından daha faydalı bitkisel ve hayvansal ürünlerin, endüstriyel ve farmakolojik üretime katkı sağlayacak organizmaların elde edilmesi gibi potansiyel faydalara sahip olacağını düşünmektedirler 8. GDO lu ürünlerin faydaları olup olmadığı konusunda bir görüş birliği bulunmamakla birlikte, bu ürünleri destekleyenler tarafından ortaya atılan potansiyel faydalar aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır. Besin Kalitesi ve Sağlığa yönelik Faydaların Artırılması Meyve ve Sebzelerin Raf Ömrü ve Organoleptik Kalitelerinin Artırılması Bitkisel ve Hayvansal Ürün Veriminin Artırılması Yenilebilir Aşı ve İlaç Üretimi Bio-fabrikalar ve Endüstriyel Kullanım İçin Ürün Ham Materyali Olarak Kullanımı Çevresel Faydaları(Daha az tarım ilacı kullanılımına olanak sağlaması vb.) GDO lu ürünlerin üretilmesini ve yaygınlaşmasını destekleyen kurum ve organizasyonların ortaya attıkları iddialardan en önemlisi, hızla artan dünya nüfusunun karşılaşabileceği açlık 6 Ayrıntılı Bilgi İçin Bkz: 7 Uzogara,S.G(2006) The Impact of genetic Modification of Human Foods in 21.Century,Biotechnology Advances, 18, ,200 8 Türkiye de GDO, Bilim ve Teknik, 443, 36-43, Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 7

8 sorunlarına karşı GDO lu ürünler ile sağlanacak üretim artışının çözüm olabileceğidir. Fakat bu ürünlerin üretimine başlandığı 1996 yılından bu yana GDO lu ürün üretilen tarım arazilerinde ve elde edilen ürün miktarında artış yaşanmasına rağmen, açlığın dünyanın en önemli problemlerinden birisi olmaya devam etmesi bu savın çokda doğru olmadığını ortaya koymaktadır. Nitekim BM tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan raporun verilerine göre, dünyada açlık çeken insan sayısının son yıllarda hızla artarak 1 milyara yükselmiş olması, açlık probleminin tarımsal üretim miktarı artışından daha ziyade paylaşım problemlerinden kaynaklandığını gözler önüne sermektedir 9. GDO lu ürünleri destekleyen kurum ve kuruluşlar, bu teknolojinin, hızlı büyüyen, hastalık, hava ve böceklere dirençli, herbisitlere dayanıklı bitkisel ürünlerin yanı sıra daha lezzetli, daha güvenli, daha verimli, daha besleyici, uzun ömürlü ve sağlık açısından daha faydalı bitkisel ve hayvansal ürünlerin, endüstriyel ve farmakolojik üretime katkı sağlayacak organizmaların elde edilmesi gibi potansiyel faydalara sahip olacağını düşünmektedirler. Genetiği değiştirilmiş organizmaları destekleyenler, insanlığa faydalarının sınırsız olduğuna ve GDO ların dünyanın önemli tarım, sağlık ve ekolojik problemlerini potansiyel olarak çözebileceğine inanmaktadırlar. Ayrıca, GDO karşıtı düşüncelerin sağlık, çevre ve gelişmekte olan ülkelerdeki çiftçilerin geçimini sağlaması gibi gerçekçi olmayan korkulardan ziyade mantıksız korkular ve ticareti koruma siyasetinden kaynaklandığını düşünmektedirler 10. Öte yandan, Avrupa Birliği nin yaptığı GDO ların Tarım ve Gıda Sektörü Üzerindeki Ekonomik Etkileri isimli bir araştırmanın sonuçlarına göre; GDO lar iddia edildiği gibi tarımda verimlilik ve üretim artışı sağlamamaktadır. Araştırmada Bt mısır ve GDO lu soya verimliliğinde geleneksel ürünlere oranla yıllara göre ( ) %3-9 arasında artış ve azalışlar olmuştur. Bunun, hava durumu, ilaç kullanımı gibi çok çeşitli sebepleri olabileceği ifade edilmektedir. Anılan çalışmada çiftçilere verimlilik açısından ciddi bir katkı sağlamayan bu ürünlerin ekim alanlarının özellikle ABD de niçin hızla genişlediğinin yanıtı araştırılmakta ve nedenler şöyle sıralanmaktadır: 9 Ayrıntılı Bilgi İçin Bkz: UN: World Hunger Reaches 1 Billion Mark, 10 Türkiye de GDO, Bilim ve Teknik, 443, 36-43, Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 8

9 Teknolojinin vaadettikleri: Teknolojiyi kontrol edenler çiftçilere ileride tüm geleneksel tarım ürünlerinin yerini transgenik ürünlere bırakacağını vaadetmektedirler. Bu vaat, teknolojinin tohum tekelleşmesi ve ürün patentlerine uygun gelişmesi de dikkate alındığında üreticileri cezbetmektedir. Ayrıca, teknoloji olumsuz iklim ve toprak koşullarında üretim vaat etmektedir. Tohum şirketlerinin tekelleşmenin boyutunu tohum kontrolü ve ürün patenti ile sınırlamayıp spesifik GDO lar için spesifik kimyasal ilaçlar üretmeleri ve alıcıyı bu ürünlerden almak zorunda bırakmaları da önemli bir etken sayılabilir. Nitekim 10 büyük tarımsal kimya firmasının 6 sı (Novartis, Monsanto, Du Pont, Zeneca, AgrEvo ve Rhone Poulenc) aynı zamanda ana tarımsal biyoteknoloji firmaları arasında yer almaktadır. Büyük biyoteknoloji firmaları pazarlama stratejisi olarak dünyanın en büyük tahıl ve gıda toptancılarıyla işbirliğine gitmekte (Monsanto/Cargill) ve bu yolla tarladan sofraya dağıtım zincirini kontrol etmeyi hedeflemektedirler. ABD yönetimi GDO ların gerek araştırılması-geliştirilmesi, gerek üretilmesi ve pazarlanması için ciddi teşvik ve kolaylıklar sağlamaktadır. Bu itibarla, GDO teknolojisinin kimyasal ilaç kullanımını azaltarak çevreye büyük katkıda bulunduğu savı daha fazla araştırılmaya ve kanıtlanmaya gereksinim duymaktadır 11. GDO lu ürünler ile ilgili olarak öne sürülen savlardan birisi de bu ürünlerin GDO lu olmayan ürünlere göre oldukça büyük maliyet avantajı sağladığı ve çiftçinin lehine olduğudur. Bu iddialara yönelik olarak Iowa State Üniversitesinde 377 mısır tarlası ve 800 çiftçi ile yapılan ciddi bir akademik çalışmanın sonuçlarına göre; transgenik mısırda tohumluğun GDO lu olmayan mısıra göre %32 oranında daha pahalıya mal olduğu belirlenmiştir 12. GDO lu ürünlerin verimlerinin klasik ürünlere göre daha yüksek olduğuna yönelik iddialar üzerine gerçekleştirilen bilimsel çalışmalarda, bu ürünlerin verim artışı sağlamadığını gözler önüne sermektedir. Wisconsin Üniversitesi tarafından ABD nin 8 kuzey eyaleyetinde gerçekleştirilen ve GDO lu soya fasülyeleri ile yapılan 40 verim denemesi sonucunda, GDO lu soyanın veriminin klasik soyaya göre ± %14 11 Yanaz, S. (2008), Genetik Olarak Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) Konusu ve Cartegena Biyogüvenlik Protokolü. 12 Duffy M.(1999) Who Benefits from Biotechnology?, Iowa State University Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 9

10 oranında değişim gösterdiği, ortalamada ise GDO lu soyanın veriminin klasik soyaya gore %4 oranında daha az olduğu kanıtlanmıştır 13. GDO lü Ürünlerin Potansiyel Zararları GDO lu ürünlerin yaygınlaşması ile birlikte, bu ürünlerin çevre,ekosistem ve insan sağlıgı üzerinde zararları olduğu yönünde görüş ileri süren gruplardan bazıları bitki ve hayvanlardaki genetik mühendisliğinin her şekline tamamen karşı olup, GDO ların yasaklanması konusunda oldukça kesin hükümlere sahiptirler. Diğer bir kesim ise bu ürünlerin insan ve çevre saglığına olası olumsuz etkileri nedeniyle, üretim ve ticaretinin sıkı bir şekilde denetlenmesi gerektiğini ifade etmektedirler. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerindeki muhalifler GDO ların dünya tarımını, sağlıgını ve ekolojisini tehdit edeceğini düşündüklerinden bu gıdaları frankeştayn gıdalar olarak nitelendirmektedirler. Nitekim bu alanda gerçekleştirilen bazı deneysel çalışmalar GDO lu ürünlerin kullanımı ile doğal çevrede olumsuz etkiler olabileceğini ortaya koymaktadır 14. Bu çalışmalarda elde edilen bulgular ışıgında GDO lu ürünlerin çevre ve doğaya olumsuz etkileri aşağıda sıralanmıştır. Gen Kaçışı, Yabani Tozlaşma Yapay Gen Transferi ve Hibritleşme Süper Yabani Türlerin Ortaya Çıkması Bitkilerde Dayanıklılığın Gerilemesi Zararlılarda Dayanıklığın Artması 13 Oplinger, E.S., M.J. Martinka, and K.A. Schmitz( 1999) Performance of transgenetic soybeans northern U.S. p In K.A. Kelling and J.A.Wedberg (ed.) Proc Wisconsin Fert., Aglime, and Pest Manage. Conf., Madison, WI Jan Coop. Ext., Univ. ofwisconsin Ext., and College of Agric. and Life Sci., Madison, WI. 14 Aşağıda Yer Alan Makaleler GDO lu ürünlerin Çevre ve Doğaya Olumsuz Etkileri Hakkında Gerçekleştirien Akademik Çalışmalara Örnek Olarak Gösterilebilinir. Altieri,M.(2001). The Enviromental Risks of Transgenic Crops: An Agroecological Assesment, Department of Environmental Science, Policy and Management, University of California, Berkeley, USA. P.E ve N.C Ellstand(1996) Crop-to-Weed Gene Flow in the Genus Sorghum(Poaceae): Spontaneous Interspecific Hybridization Between Johnsongrass, Sorghum halepense and crop sorghum, S.bicolor. American Journal of Botany 83: Palm C. ve digerleri(1996) Persistence in Soil of Transgenic Plant Produced Bacillus thuringiensis. Kurstaki delta Endotoxin. Canadian Journal of Micro Biolology 42(12), Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 10

11 Genetik Kirlenme Riski Organizmaların Genom Yapısındaki Etkileşimden Doğabileek Riskler GDO Genlerinin Toprak ve Su Ekosisteme Geçişinin Doğurabileceği Riskler Biyo Çeşitliliğe Etkileri İnsan ve Hayvan Sağlığında Meydana Gelebilecek Riskler. Akademik çalışmalar sonucu ortaya konulan bu riskler, GDO lu ürünlerin ekolojik dengenin bozulma tehlikesini artırmakta olduğunu göstermektedir. Doğal türlerde genetik çeşitliliğin kaybına, ekosistemdeki tür dağılımının ve dengenin bozularak genetik kaynakları oluşturan yabani türlerin doğal evolüsyondan sapmalarına neden olabilecek bu riskler aynı zamanda, ülkemizinde arasında bulunduğu genetik kaynakları zengin ülkelerin gen kaynaklarının tehdit edilmesine yol açmaktadır. Bu ürünlerin ekosistem üzerinde yaratacağı olumsuz etkilere ek olarak, sosyo ekonomik alanlarda bu ürünlerin kullanımının yaygınlaşması ile bazı riskler ortaya çıkmaktadır. GDO lu üretim alanında tarımsal biyo teknolojinin büyük ölçüde ABD kökenli firmalar tarafından gerçekleştiriliyor olması, gelişmekte olan ülkeleri tarımsal alanda zamanla dışa bağımlı hale getirebilecektir. GDO lu tohumlarda uygulanan patent hakları, çiftçiye tohum alıkoyma (seed saving) imkanı vermeyen sözleşme ve terminator gen teknolojisi uygulamaları yoluyla dünya çiftçilerinin bütünüyle tohum üreticisi birkaç ulus ötesi şirkete bağımlı kılınmasına neden olabilecektir. Geçtiğimiz on yıl boyunca GDO lu bitkilere ilişkin olarak alınan her dört patentden üçü beş firmaya Dow, Dupont, Syngenta, Aventis ve Monsanto ait olması ve dünyada ekilen GDO lu tohumun % 90 ı tek bir firmanın, Monsanto nun tohumu olması tohum güvenliğini oldukça azaltan bir durumdur. Böylece, insanlık tarihinde belki de ilk kez GDO lu tarımsal ürün ve üretim boyutunun genişlemesi halinde- küresel gıda arzının kontrolü tohum tekelleri ve ürün patentleri yoluyla sınırlı sayıda üreticinin (firmanın) eline geçebilecektir Yanaz S.(2006), Genetik Olarak Değiştirilmiş Organizmalar(GDO) Konusu ve Cartgena Biyogüvenlik Protokolü, Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğü, Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 11

12 GDO lu ürünlerin İnsan ve Hayvan Sağlıgı Üzerine Olası Olumsuz Etkileri Bitki zararlıları ve haşerelerden bitkilerin korunması amacıyla GDO lu Mısır ve Pamuk tohumları kendi böcek ilaçlarını ihtiva edecek şekilde üretilmektedirler. Bitki zararlıları GDO lu Mısır ve Pamuk bitkilerinden bir ısırık bile alsalar bu ürünlerin içerisinde bulunan zehir bu zararlıları öldürmektedir. Bu tür tohumları üreten biyoteknoloji şirketleri, tohumların genetik kodlarına işlenen böcek ilaçlarının zararsız olduklarını iddia etmektedirler. Öte yandan, GDO lu bitkilerin içerisine böceklerden koruma sağlaması amacıyla yerleştirilmiş olan biyoteknolojik toksin maddelerin konsantre olmalarından dolayı, diğer ilaçlama yöntemlerine göre binlerce kat fazla oranda toksit madde bulundurmaktadırlar. Yüzeysel ilaçlama yöntemlerinde yıkama sonucu bu toksin maddelerin büyük kısmı temizlenmesine rağmen, GDO lu ürünlerde toksin maddelerinin genlerde bulunmasından dolayı temizlenme şansı olmamaktadır. Bilimsel çalışmalar toksit miktarı GDO lu ürünlere göre çok daha az oranda bulunan ilaçlamaların bile insan sağlığına zararlı olduğunu ortaya koymaktadır. ABD nin kuzeybatı eyaletlerinde çingene güvesi olarak adlandırılan zararlıyı öldürmek için uçakla yapılan ilaçlama sonrasında, bölgedeki yaklaşık 500 kişinin alerji ve nezle problemleri yaşamış oldukları tesbit edilmiştir 16. Yapılan çalışmalarda GDO lu ürünlerin kısırlık ve sakat doğum riskini artırdığına yönelik bulgular elde edilmiştir. Bu alanda Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu(European Food Safety Authority) tarafından 2007 yılında gerçekleştirilen araştırmada, GDO lu soya ile beslenen dişi farelerden doğan bebek farelerin diğerlerine göre daha küçük oldukları ve büyük bir kısımının üç hafta içerisinde öldükleri tesbit edilmiştir 17. GDO lu ürünler alanında en önemli uzmanlardan olan Dr. Arpad Pusztai, bu alanda gerçekleştirilen bilimsel çalışmaların tamamında GDO lu ürünlerin çalışmalara konu olan hayvanların bağışıklık sisteminde değişikliklere yol açtığının tesbit edildiğini açıklamıştır. Dünya nın en büyük GDO lu tohum üreticilerinden olan Monsanto tarafından yapılan çalışmada MON 863 olarak adlandırılan GDO lu mısırlar ile 13 hafta boyunca fareler beslenmiş ve adı geçen GDO lu ürünün etkileri tesbit edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda MON 863 tohumu ile üretilen mısırların insan ve hayvan sağlığı üzerinde olumsuz bir 16 Washington State Department of Health(1993), Report of health surveillance activities: Asian gypsy moth control program, (Olympia, WA: Washington State Dept. of Health, Irina Ermakov(2007) Experimental Evidence of GMO Hazards, Presentation at Scientists for a GM Free Europe, EU Parliament, Brussels. Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 12

13 etkiye sahip olmadığı ifade edilmekle birlikte, çalışma sırasında farelerin bağışıklık sistemleri üzerinde değişiklilerin ortaya çıkması GDO lu ürünler hakkında şüphelerin artmasına neden olan oldukça önemli bir bulgudur 18. Monsanto tarafından 2002 yılında gerçekleştirilen çalışma sonuçlarında bu ürünlerin insan ve hayvan sağlığı üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olmadığı ifade edilmiş olmasına rağmen, yine MON 863 kod numaralı tohumların etkileri üzerine 2007 yılında Fransız Caen Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen çalışmanın sonuçları bu ürünün sağlık üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu gözler önüne sermektedir. Caen Üniversitesi Bünyesindeki (Independent Research and Genetic Engineering) araştırma entstitisü tarafından gerçekleştirilen çalışmada, 90 gün boyunca MON 863 ve NK 603 tohumu ile üretilen GDO lu mısırlar ile beslenen farelerin hormonlarında değişimler olduğu gözlemlenmiş ayrıca böbrek ve karacigerlerinde zararlı toksit maddelerin oluştuğu tesbit edilmiştir. Çalışmanın sonunda erkek farelerin ortalama olarak vucütlarının %3.3 oranında kilo kaybına uğradıkları, yine vücütta önemli oranda sodyum kaybının gerçekleştiği, damar sertligine neden olan triglyceride yağı oranının ise %24-%40 arasında artmış olduğu tesbit edilmiştir 19. Bu araştırmaya ilişkin sonuçların açıklanmasının ardından Greenpeace tarafından bu ürünün başta Avrupa Birliği olmak üzere hiçbir ülkede onaylanmaması gerektiğini ifade eden bir açıklamada bulunulmuştur 20. Yine aynı alanda İtalyan hükümeti tarafından 2008 yılı Kasım ayında yaptırılan benzer yönde çalışmada da, GDO lu mısırların farelerin bağışıklık sistemi üzerinde etkileri olduğu ortaya konulmuştur yılında Hindistanda yaşanan bir başka olay da GDO lu ürünlerin ölümcül etkilerini ortaya koymaktadır. GDO lu Pamuk üretimi yapılan tarlalarda hasattan sonra koyunların otlatılmasını takiben binlerce koyun ölümleri gerçekleşmiştir. Ölü koyunlar üzerinde 18 John M. Burns(2002) 13-Week Dietary Subchronic Comparison Study with MON 863 Corn in Rats Preceded by a 1-Week Baseline Food Consumption Determination with PMI Certified Rodent Diet #5002, December 17, Ayrıntılı Bilgi İçin Bkz. Committee for Independent Research and Information on Genetic Engineering, Report on NK 603 GM maize produced by Monsanto company 20 Ayrıntılı Bilgi İçin Bkz. Regulatory systems for GE crops a failure: the case of MON Alberto Finamore, et al(2008) Intestinal and Peripheral Immune Response to MON810 Maize Ingestion in Weaning and Old Mice, J. Agric. Food Chem., 2008, 56 (23), pp , November 14, 2008 Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 13

14 yapılan incelemelerde hayvanların karacigerleri ve testislerinde siyahlıklar ve bozulmalar olduğu tesbit edilmiştir. İncelemenin sonuçları koyunların toksinler nedeniyle öldüğünu ortaya koyarken, bu toksinlerinde çok büyük olasılıkla GDO lu Pamuk üretimi yapılan tarlalarda koyunların otlatılmasından kaynaklandığı açıklanmıştır 22. GDO lu ürünlerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle yasaklanmasına yönelik en güncel açıklamalardan birisi de 19 Mayıs 2009 tarihinde ABD nin tıp alanında etkin kuruluşlarından olan AAEM (The American Academy Of Environmental Medicine) tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu kurum tarafından GDO lu ürünlere karşı moratoryum ilan edilmesi gerektiğini ifade eden bir basın bildirisi yayınlanmıştır. Bildiride GDO lu gıda ürünlerinin zehirlenmelere ve alerjilere yol açtığı, bağışıklık sistemi üzerinde ciddi hasarlara neden olduğu, fizyolojik ve genetik sağlıgı bozduğu ve bu nedenle bu ürünlerin yasaklanması gerektiği ifade edilmiştir. Akademi nin yönetim kurulu üyesi Dr. Amy Dean tarafından yapılan açıklamada ayrıca, şu ana kadar hayvanlar üzerinde gerçekleştirilen bir çok bilimsel çalışmanın sonuçlarının GDO lu gıdaların vücüttaki bir çok farklı organa zararlar verdiğinin kanıtlanmış olduğu ve bu nedenle kamu sağlıgı ve hastaların güvenliği açısından bu tür gıdaların yasaklanması gerektiği ifade edilmiştir. Açıklamada bu ürünlerin etiketlenmelerinin gerekliğinin önemi ortaya konurken, GDO lu ürünlerin insan sağlıgı üzerindeki olumsuz etkilerinin ortaya çıkarılabilmesi için bağımsız kuruluşlar tarafından daha fazla bilimsel çalışma gerçekleştirilmesinin önemi vurgulanmıştır. 23 Biyogüvenlik ve Birleşmiş Milletler Biyogüvenlik (Cartegena) Protokolü GDO lu ürünlerin üretim ve ticaretinin, doğal çevreye ve sosyo-ekonomik yapıya verebileceği zararlar, bu organizmaların üretimi, doğaya salınımı ve kullanımının biyo güvenlik düzenlemeleri ile kontrol edilmesini gerekli kılmaktadır. Biyogüvenlik, modern biyoteknoloji tekniklerinin uygulanmalarının ve modern biyoteknoloji ürünlerinin insan sağlığı ve biyolojik çeşitlilik üzerine oluşturabileceği olumsuz etkilerin belirlenmesi(risk değerlendirme) ve belirlenen risklerin meydana gelme ihtimalinin ortadan 22 Ayrıntılı Bilgi İçin Bkz: Mortality in Sheep Flocks after Grazing on Bt Cotton Fields Warangal District, Andhra Pradesh Report of the Preliminary Assessment, April 2006, 23 AyrıntılıBilgi İçin Bkz. Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 14

15 kaldırılması ya da meydana gelme durumunda oluşacak zararların kontrol altında tutulması için (risk yönetimi) alınması öngörülen tedbirler şeklinde tanımlanmaktadır 24. Biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması için biyoteknoloji uygulamalarından kaynaklanabilecek olumsuzlukların önlenmesine yönelik olarak hazırlanan ve 2003 yılından bu yana yürürlükte olan Birleşmiş Milletler Biyogüvenlik (Cartagena) Protokolü, genetiği değiştirilmiş organizmaların (GDO lar) araştırılması aşamasından, çevreye salım ve transit geçiş aşamasına kadar çevre ve insan sağlığına gelebilecek risklerin önlenebilmesine kadar geniş bir kapsama sahip etkili bir hukukî belgedir. Protokolün kapsamı; insan sağlığı üzerindeki riskler de göz önünde bulundurularak, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı üzerinde olumsuz etkilerde bulunabilecek tüm değiştirilmiş canlı organizmaların sınırötesi hareketi, transit geçişi, muamelesi ve kullanılması için geçerlidir 25. Protokol, GDO ların iki kategorisini kapsamaktadır. a. Çevreye kasti (bilinçli) olarak bırakılacak GDO lar ( ekim amaçlı tohumlar ve yetiştirme amaçlı hayvanlar gibi). b. Gıda, yem veya işleme amaçlı GDO lar (mısır, pamuk, soya gibi hacimli -bulk- mallar). Ayrıca, Protokolde işlem (processing) konusu tanımlanmamıştır. Bu nedenle Protokolün tekstil üretimi ile insanlar veya hayvanlar tarafından tüketilmeyen diğer ürünleri de kapsayabileceği yönünde görüşler bulunmaktadır. Diğer taraftan, protokol'de gıda güvenliği (food safety) konusu yer almamıştır. İşlenmiş gıda ürünleri de Protokol kapsamı dışında bırakılmıştır. İleri Bildirim Anlaşması (m.7) Protokolün önemli mekanizmalarından birisidir. Bilinçli olarak çevreye salınacak GDO ların ilk sınır aşan hareketinden önce izlenmesi zorunlu bir prosedürdür. İhracatçı ithalatçı ülkeye ilk yüklemeden önce (the first shipment) GDO ları tanımlayan yazılı ve ayrıntılı bilgi sağlamak zorundadır. İthalatçı bilginin alındığını 90 gün içinde karşı tarafa yazılı olarak bildirecektir ve 270 günü aşmadan açıkça bu yüklemeyi onayladığını ya da ret etmesi halinde de nedenlerini bildirecektir. Bununla birlikte, sözkonusu süre içerisinde herhangi bir 24 Eser, Vehbi(2000) Modern Biyoteknoloji Gelişmelerinin Işığı Altında Dünya ve Türkiye de Tarım Küreselleşme Sürecinde Biyoteknoloji ve Biyogüvenlik Sempozyum Bildirileri, Ankara. 25 Talu, N.(2005) Biyogüvenlik (Cartagena) Protokolü ve Türkiye de Durum, Biyogüvenlik Protokolü ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi nde Teşvikler, TÇV Yayını, Ankara, 2005, s Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 15

16 karar bildirilmemesi ithalatın onayı veya reddi anlamına gelmemektedir. İleri Bildirim Anlaşması sürecinden beş tip GDO hariç tutulmuştur. Bunlar; İnsanlara yönelik eczacılık ürünlerinin çoğu, Üçüncü ülkeye yönelik GDO lar, Kapalı kullanım amaçlı GDO lar, Gıda, yem veya işleme amaçlı GDO lar, Taraflar toplantısında güvenli olarak ilan edilen GDO lardır. Cartegena Protokolüne taraflar olan ülkeler ileride bu kapsamı genişletmeye karar verebilme hakkına sahiptirler. Ayrıca, bu kategorilerin anılan prosedürden hariç tutulması, ülkelerin kendi ithalat mevzuatında düzenleme yapamayacakları anlamına gelmemektedir. Ülkeler risk değerlendirmesi (m.15) temeline dayanarak GDO ları ithal edip etmeyeceklerine karar verebilme hakkına sahiptirler. Bu tür ürünlerin ithalatına yönelik değerlendirmeler GDO ların insan sağlığı üzerindeki riskler de göz önünde bulundurularak, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı üzerinde olabilecek potansiyel olumsuz etkilerin tanımlanması ve değerlendirilmesi amacıyla, en az Protokolün 8. maddesinde istenen bilgilere ve bilimsel olarak sağlam temellere dayanması gerekmektedir. Ancak, ilgili bilimsel bilgilerin yokluğu veya yetersizliği durumunda, bir ülke ön önlem alma veya ihtiyat yaklaşımını (precautionary approach) kullanarak GDO ların ithalatını reddedebilecektir 26. Yukarıda ayrıntılı olarak ele alındığı üzere BM Biyolojik Çeşitlilik Anlaşması'nın bir parçası olan Biyogüvenlik Protokolü'nü (Cartagena Protokolü) biyolojik türlülüğün sürdürülebilir kullanımı ve korunmasını olumsuz etkileyebilecek, ve insan sağlığı açısından riskler yaratabilecek GDO organizmaların sınırlar ötesi taşınımını, alıp satımını ve kullanımını denetlemeyi öngören bir anlaşmadır. Türkiye bu anlaşmaya imza atmış ülkelerden birisi olup, Biyolojik Güvenlige iliskin Kartegena Protokolü nü Onaylayan 4898 sayılı kanun 2003 yılında TBMM de Kabul edilip yaşalaşmıştır. 26 Yanaz S.(2006) a.g.m Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 16

17 Avrupa Birliği ve Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Avrupa Birliğinde GDO lu ürünlerin üretimi,satışı ve ithalatı 2004 yılına kadar yasaklanmıştır. Bu tarihten sonra ABD nin Dünya Ticaret Örgütü aracılığıyla kurduğu baskının bir sonucu olarak, Avrupa Birliği nde, son derecede katı kontroller altında, yalnızca birkaç çeşit GDO lu ürünün yem amaçlı dışalımına, işlenmesine ve ekimine, 2004 yılında üye ülkeler arasında yapılan oylama ile izin verilmiştir Mayıs 2004 tarihinde gerçekleştirilen oylamada, AB li bakanların oy çokluğu (İrlanda, Hollanda, Finlandiya, İsveç, İngiltere ve İtalya nın olumlu oyları; Danimarka, Yunanistan, Fransa, Lüksemburg ve Avusturya nın olumsuz oyları; Portekiz, Almanya ve İspanya nın çekimser kararı) ile Bt 11 tatlı mısır için moratoryum kaldırılmış ve ithalat ile işleme amaçlı kullanımına (üretimi hariç) 10 yıllığına onay verilmiştir. Daha sonra NK 603 GM mısır çeşidine işleme ve yem amaçlı ithalatına 10 yıl için ve nihayet Mon 810 Bt mısırın 17 çeşidine AB de üretim izini de verilmiştir. Bu tarihten sonra Avrupa'da, 100 bin hektarın altında olmak üzere, yalnızca İspanya, Bulgaristan ve Almanya da transgenik mısır ve Romanya da transgenik soya ekimi, son derecede kontrollü koşullarda yapılmaya başlanmıştır. Slovakya, Çek Cumhuriyeti, ve Polonya da ise yine kontrollü bir biçimde deneme amacıyla üretim gerçekleştirilmektedir. Danimarka, İsveç, Norveç ve Avusturya başta olmak üzere geriye kalan Avrupa ülkeleri ise halen topraklarında GDO ekimine izin vermemektedir. Buna karşılık, Birlik üyesi ülkelerde değişik ürünlerde toplam 1500 civarında alan denemesi kurulduğu bilinmektedir. Her ne kadar bazı GDO lu ürünlerin ithalatına 2004 yılında izin verilmiş olmasına rağmen, Avrupa Birliği tarafından biyogüvenlik alanında denetimin sağlanması için çıkartılmış kapsamlı direktifler bulunmaktadır. Avrupa Birliği nin biyogüvenlik konusunda 1990 yılında çıkarttığı kapsamlı iki direktifi (ec/90/219-kapalı şartlarda kullanım- ve ec/90/220-çevreye serbest bırakma-) konularını düzenlemektedir te yürürlüğe giren ec/1829 ve ec/1830 sayılı 2 direktif ise gıda/yem amaçlı işleme ile etiketleme ve izlenebilirliği kapsamaktadır. Sözü edilen mevzuat, oldukça katı kurallar içermektedir. 27 Bildirici Z.(2008)Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) Ve Avrupa Birliği Uygulamaları Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 17

18 Diğer yandan AB, gıdaların GDO içerdiğine dair etiketlenmesinde istenilen Eşik Değer oranını % 0.9 da tutma kararlılığı içindedir. Tüm bunlara karşın, günümüze kadar GDO ların üretim ve gıda/yem işleme amaçlı dışalımına yasak uygulayan AB, biyoteknoloji araştırmalarını öncelikli konuları içersine almıştır. Ancak, bu güne kadar GDO ların gıda olarak kullanılmasına karşı yürüttüğü politikalar nedeniyle, kendi biyoteknolojik araştırmalarını Gıda-dışı kulanım alanlarına yoğunlaştırmıştır. Bu araştırmaların AB toplumu tarafından da kabul görmesi için, biyoteknolojik araştırmalarını Beyaz Biyoteknoloji ve Yeşil Biyoteknoloji olarak isimlendirmiştir. Beyaz biyoteknoloji ile hammadde ve atıkların biyolojik olarak temizlenmesi, yeşil biyoteknoloji ile optimize biyolojik hammaddelerin üretilmesi planlanmaktadır. Öte yandan, transgenik ürünlerin çevreye ve ekolojiye verebileceği zararları azaltarak transgeniklerin Güvenli üretilmelerine zemin hazırlamak üzere, transgenik, geleneksel ve organik üretimlerin beraber (bitişik üretim alanlarında) yapılması halinde, özellikle gen kaçışlarının önlenmesi için ne tür etkin ve sabit kontrol sistemlerinin uygulanması gerektiği araştırılmaktadır 28. AB'nin yaklaşımı biyogüvenlik kavramı ile bağlantılı olarak ortaya çıkmaktadır. Biyogüvenlik kavramı, modern biyoteknoloji teknik, uygulama ve ürünlerinin insan sağlığı ve biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşturabileceği olumsuz etkilerin belirlenmesi sürecini ve belirlenen risklerin meydana gelme olasılığının ortadan kaldırılması veya meydana gelmesi durumunda oluşacak zararların kontrol altında tutulması için alınacak tedbirleri kapsamaktadır. Dünya ticaretinde iki önemli taraf olan ABD ve AB'nin transgenik ürünlerin üretimi ve ticareti konusundaki farklı uygulamaları dikkati çekmektedir. Transgenik ürünlerin büyük ölçüde özel kesim Ar-Ge çalışmaları ile geliştirildiği ABD'de konuya daha liberal bir yaklaşım sergilenirken, AB'de ise, özellikle tüketicinin çevre ve sağlık kaygılarının ön plana çıkması nedeniyle etiketleme de dâhil, yoğun bir kamu düzenlemesine tabi olmaktadır 29. Türkiye de Durum Ülkemizde transgenik bitkilerin ithalâtı konusunda hukukî ve kurumsal alanda ciddî boşluklar, bilimsel ve teknik açıdan da önemli ölçüde yetersizlikler bulunmaktadır. Türkiye de GDO içeren yerli ürün üretimi yoktur, ancak ithal edilen bazı ham ve işlenmiş ürünlerin GDO içerip içermediği gıda güvenliği açısından fiilen denetlenememektedir. 28 Ziraat Mühendisleri Odası,Biyogüvenlik Oda görüş Bildirgesi,2005, 29 Bildirici Z.(2008)Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) Ve Avrupa Birliği Uygulamaları Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 18

19 GDO lu tohumların Türkiye de satışı yasaklanmış olsa da, bu tip ürünlerin ithalâtının kontrolü yapılamamakta, girişler sadece beyana dayalı olarak ve gümrüklerde kontrolsüz olarak cereyan etmektedir. Her ne kadar GDO ve ürünlerinin çevreye kontrolsüz salımına resmen izin verilmemekte ise de, Türkiye de GDO ların hukukî olmayan yollarla ekimini kontrol eden denetim mekanizmalarının varlığından söz etmek mümkün değildir. Bu alandaki araştırma geliştirme çalışmalarının çok yetersiz olması ve teknik altyapının eksikliği de (uzman, laboratuvar vb.) bilinen bir gerçektir. Ayrıca, GDO ların çevreye bilinçli olarak salımı ve pazara sürülmesi konusunda Türkiye deki mevcut hukukî düzenlemeler bugünkü haliyle AB mevzuatı ile uyumlu değildir. Türkiye de GDO lu ürün üretimi yasak olmasına rağmen 1998 yılından itibaren alan denemeleri yapılmaya başlanmıştır. Değişik firmalar tarafından ithal edilen ürünlerde alan denemeleri Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Araştırma Enstitü leri tarafından bazı illerde yapılmıştır. GD ürünlerin alan denemelerini takiben tescili, üretime sokulması ve gıda zincirinde kullanılması gündeme gelecektir. Türkiye de iç piyasada işlenerek ürün halinde pazara sürülen hammadde veya yurt dışından ithal edilen işlenmiş ürünlerden önemli bir kısmının GDO içeriğine sahip olduğu ileri sürülmektedir. Özellikle mısır ve soyanın büyük bir kısmı ABD ve Arjantin den ithal edilmiş olup neredeyse tamamının GDO içerikli olduğu iddia edilmektedir. Ayrıca 20 ye yakın ilin pazarlarından alınan domates ve patateslerin GD ürün olduğu saptanmıştır. Bunların hemen hemen tümü, Türkiye ye kaçak yollarla giren GD tohumlarının hiçbir denetime tabi tutulmadan tarlalarda veya seralarda ekilmesi sonucunda üretilmektedir 30. Türkiye nin özellikle, mısır, buğday, soya fasulyesi gibi tarım ürünlerinin üretim ve tüketiminde, GDO uygulamaları açısından çokuluslu şirketler tarafından iyi bir pazar olarak görüldüğü dikkate alındığında; tarım, çevre ve teknoloji politikalarının bütünleşik bir anlayışla değerlendirildiği ulusal bir biyogüvenlik politikasına olan ihtiyaç giderek ortaya çıkmaktadır. Biyogüvenlik Yasa Tasarısına Eleştiriler Ülkemizde Biyogüvenlik alanında yasal boşluğun giderilmesi amacıyla, Eylül 2002-Eylül 2005 tarihleri arasında "Ulusal Biyogüvenlik Çerçevesinin Geliştirilmesi" konulu UNEP/GEF projesi gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda bir "Ulusal Biyogüvenlik Yasa Taslağı" hazırlanmış olup tasarının önümüzdeki yasama döneminde TBMM genel kuruluna geleceği tahmin edilmektedir. Mevcut yasa tasarısına yönelik bir çok farklı sivil toplum ve meslek örgütü 30 Kıyak, S., Genetik Olarak Değiştirilmiş Gıdalar, Cartagena Biyogüvenlik Protokolü ve Türkiye de Durum Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 19

20 tarafından eleştirilerde bulunulmuştur. Yasa taslağını değerlendirip konu üzerine görüş ve önerilerini bildiren sivil toplum örgütlerinden birisi de Ziraat Mühendisleri Odası dır. Devam eden kısımda, Ziraat Mühendisleri Odası tarafından Biyogüvenlik Yasa Tasarısı na yönelik eleştirilere, konu hakkında kapsamlı bilgiye sahip olunabilmesi açısından yer verilmiştir. BİRİNCİ KISIM GENEL HÜKÜMLER BİRİNCİ BÖLÜM : AMAÇ, KAPSAM VE TANIMLAR TANIMLAR Madde 3- İ) İzleme başlıklı tanımında yapılan düzenlemeye ek olarak geçen tasarıda da belirtilmiş ancak son taslak metinden çıkarılmış olan çevreye serbest bırakılmasından ve/veya piyasaya sürülmesinden ibaresinin özellikle toprakla ve çevreyle direkt temasa geçecek GDO lu ürünlerın izlenmesine imkan vereceğini düşünerek tekrar metne eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. j) AB rehberinde yer alan Risk değerlendirme tanımı İnsanlarIn ve çevrenin risk kaynağına maruz bırakılmasını takiben, tanımlanmış şartlar altında olumsuz etkilerinin/olayların ortaya çıkma boyutunun ve olabilirliğinin ve belirsizliklerinin belirlendiği değerlendirme sürecidir. Risk değerlendirme, zararın tanım ve özelliklerini, maruz kalma değerlendırmesini ve risklerin özelliklerini içerir. Zarar, risk kaynağının olumsuz etkiye sebep olma potansiyelidir. Risk değerlendirme, GDO nun olumsuz etkilere sebep olabilecek özelliklerinin, bunların potansiyel sonuçlarının, ortaya çıkma olasılığının belirlenmesi ve belirlenen her bir özelliğin sebep olabileceği riskin tahmin edilmesi basamaklarından oluşur. şeklindedir. Risk değerlendirme tanımına Biyolojik çeşitliliğe, çevreye, insan, hayvan bitki sağlığı üzerinde oluşabilecek olumsuz etkilerin, potansiyel zararların ve risklerin tümü bilimsel esaslara göre yapılacak değerlendirmeler tümcesinin eklenmesi yerinde olacaktir. Şu anki taslakta, biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşabilecek zararlar göz ardı edilerek risk değerlendirme tanımı yapılmıştır. Bu tanım eksik ve AB rehberindeki risk değerlendirme tanımından da uzaktır. Diğer bir husus da; tanımda geçen potansiyel zarar ibaresidir. Geleneksel hukuk kavramı olarak zarar geniş anlamıyla maddi ve manevi zararı içine alacak şekilde şu şekilde tanımlanır: Hukuken himaye edilen maddi ve manevi varlıkların bunlara yapılan bir tecavüzün vukuundan önceki ve sonraki halleri arasındaki farktır. Genel hukukta zararın hem varlığının hem de mıktarının saptanmasında kural olarak bır sorun çıkmamaktadır. Özellikle şeylere yönelik Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dernegi 20

Meyve ve Sebze ile ilgili kavramlar ve GDO

Meyve ve Sebze ile ilgili kavramlar ve GDO Meyve ve Sebze ile ilgili kavramlar ve GDO Doğal Ürünler! Bu ürünler tamamen doğal koşullarda üretilen ürünlerdir. Kimyasal gübre ve tarım ilacı kullanmadan, doğal tohumlarla üretilirler. Organik Ürünler!

Detaylı

TÜRKİYE DE BİYOGÜVENLİK KONUSUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER VE UYGULAMALAR

TÜRKİYE DE BİYOGÜVENLİK KONUSUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER VE UYGULAMALAR GIDA TARIM ve HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIMSAL ARAŞTIRMALAR ve POLİTİKALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE DE BİYOGÜVENLİK KONUSUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER VE UYGULAMALAR Dr. İsa ÖZKAN Daire Başkanı 5. Gıda Güvenliği

Detaylı

GDO VE DĠĞER BĠYOTEKNOLOJĠLERDE RĠSK DEĞERLENDĠRMESĠ

GDO VE DĠĞER BĠYOTEKNOLOJĠLERDE RĠSK DEĞERLENDĠRMESĠ GDO VE DĠĞER BĠYOTEKNOLOJĠLERDE RĠSK DEĞERLENDĠRMESĠ 29 MAYIS 2013 / ANKARA Mazlum BEKTAġ GIDA MÜHENDĠSĠ GIDA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Eğitim ile İlgili Bilgiler Avrupa Komisyonu Sağlık ve Tüketiciyi

Detaylı

"GDO Yönetmeliði" tamam:gdo'suza GDO'suz demek yasak!.

GDO Yönetmeliði tamam:gdo'suza GDO'suz demek yasak!. "GDO Yönetmeliði" tamam:gdo'suza GDO'suz demek yasak!. GDO Yönetmeliði Resmi Gazete de yayýnlandý. Üreticileri ve tüketicileri büyük tehdit altýna sokacak yönetmenliði yayýnlýyoruz. Tarým ve Köyiþleri

Detaylı

OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBU 31.07.2013

OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBU 31.07.2013 OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBU 31.07.2013 İÇERİK OECD Hakkında Genel Bilgi OECD Çalışma Şekli OECD Teşkilat Yapısı OECD Ticaret ve Tarım Direktörlüğü OECD ve Tarım 2 OECD HAKKINDA

Detaylı

Gıda Güvenliği, GDO lar ve Sağlıklı Beslenme. Yrd.Doç.Dr.Memduh Sami TANER (Ph.D.)

Gıda Güvenliği, GDO lar ve Sağlıklı Beslenme. Yrd.Doç.Dr.Memduh Sami TANER (Ph.D.) Gıda Güvenliği, GDO lar ve Sağlıklı Beslenme Yrd.Doç.Dr.Memduh Sami TANER (Ph.D.) SAĞLIKLI BESLENME Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve

Detaylı

Değişen Dünya ve GDOlar

Değişen Dünya ve GDOlar Değişen Dünya ve GDOlar Prof. Dr. Selim ÇETİNER Sabancı Üniversitesi cetiner@sabanciuniv.edu 13 Kasım 2014 Biyoteknolojinin Gelişimi Modern Biyoteknoloji Monoklonal antikor üretimi Hayvanlarda embriyo

Detaylı

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu T.C. ANTALYA VALİLİĞİ Tarım İl Müdürlüğü MEVZUATLAR KANUNLAR 6968 Sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu. 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin

Detaylı

TÜRKİYE TOHUMCULUK SANAYİSİNİN GELİŞİMİ VE HEDEFLERİ İLHAMİ ÖZCAN AYGUN TSÜAB YÖNETİM KURULU BAŞKANI

TÜRKİYE TOHUMCULUK SANAYİSİNİN GELİŞİMİ VE HEDEFLERİ İLHAMİ ÖZCAN AYGUN TSÜAB YÖNETİM KURULU BAŞKANI TÜRKİYE TOHUMCULUK SANAYİSİNİN GELİŞİMİ VE HEDEFLERİ İLHAMİ ÖZCAN AYGUN TSÜAB YÖNETİM KURULU BAŞKANI MART 2011 Tohumculuk Sanayisi Nedir? Tohumculuk Hangi İş ve Aşamalardan Oluşur? Tohumculuk İçin AR-GE

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

TÜRKİYE DE VE DÜNYADA YEM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ, BEKLENTİLER, FIRSATLAR. Prof. Dr. Nizamettin Şenköylü Genel Sekreter

TÜRKİYE DE VE DÜNYADA YEM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ, BEKLENTİLER, FIRSATLAR. Prof. Dr. Nizamettin Şenköylü Genel Sekreter TÜRKİYE DE VE DÜNYADA YEM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ, BEKLENTİLER, FIRSATLAR Prof. Dr. Nizamettin Şenköylü Genel Sekreter Gıda Üretimindeki Küresel Güçlükler Nüfus artışı İklim değişikliği Kuraklık Su kaynaklarının

Detaylı

Modern Bitki Biyoteknolojisi

Modern Bitki Biyoteknolojisi Modern Bitki Biyoteknolojisi Ali TETİK Eylül, 2001 AJANDA: Biyoteknoloji Nedir? Biyoteknolojinin Genel Kullanım Alanları Bitki Islahında Biyoteknoloji ve Gen Tekniği Biyoteknoloji ile Yeni Bitkilerin elde

Detaylı

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE KOZMETİK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE KOZMETİK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon Kodları (G.T.İ.P) esas alınarak oluşturulan Kozmetik ve Kişisel Bakım Ürünleri Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon Kodları (G.T.İ.P) ve ürün tanımları aşağıda

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

2013/ 2014 (%) 3301 Uçucu Yağlar 3.727.592 4.017.602 4.524.926 12,63 3,97

2013/ 2014 (%) 3301 Uçucu Yağlar 3.727.592 4.017.602 4.524.926 12,63 3,97 KOZMETİK SEKTÖRÜ HS No: 3301,3302, 3303, 3304, 3305, 3306, 3307 DÜNYA TİCARETİ Dünya kozmetik ürünler ihracatında ilk sırada güzellik/makyaj ve cilt bakımı için müstahzarları oluşturmaktadır. Bu ürün grubunun

Detaylı

İLAÇ, ALET VE TOKSİKOLOJİ ARAŞTIRMALARI ÇALIŞMA GRUBU. Dr. A. Alev BURÇAK Bitki Sağlığı Araştırmaları Daire Başkanlığı

İLAÇ, ALET VE TOKSİKOLOJİ ARAŞTIRMALARI ÇALIŞMA GRUBU. Dr. A. Alev BURÇAK Bitki Sağlığı Araştırmaları Daire Başkanlığı İLAÇ, ALET VE TOKSİKOLOJİ ARAŞTIRMALARI ÇALIŞMA GRUBU Dr. A. Alev BURÇAK Bitki Sağlığı Araştırmaları Daire Başkanlığı Sunu Planı Dünya da Tarım İlacı Kullanımı Türkiye de Tarım İlacı Kullanımı İlaç Alet

Detaylı

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile uygulanan kültürel önlemlerden biri de tarım ilacı uygulamalarıdır.

Detaylı

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar;

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar; Tarımı gelişmiş ülkelerin çoğunda hayvancılığın tarımsal üretim içerisindeki payı % 50 civarındadır. Türkiye de hayvansal üretim bitkisel üretimden sonra gelmekte olup, tarımsal üretim değerinin yaklaşık

Detaylı

Prof. Dr. Artemis Karaali İTÜ YENİ GIDALAR. Gıda Mühendisliği Bölümü

Prof. Dr. Artemis Karaali İTÜ YENİ GIDALAR. Gıda Mühendisliği Bölümü YENİ GIDALAR Prof. Dr. Artemis Karaali İTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü TANIM* Yeni gıdalar : 15 Mayıs 1997 den önce AB ülkelerinin hiç birinde önemli ölçekte üretimi ve tüketimi olmayan ürünler * Regulation

Detaylı

TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖR RAPORU

TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖR RAPORU YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖR RAPORU DÜNYADA YAŞ MEYVE VE SEBZE ÜRETİMİ FAO nun verilerine göre; 2012 yılında dünyada 57,2 milyon hektar alanda, 1,1 milyar ton yaş sebze üretimi yapılmıştır. Domates yaklaşık

Detaylı

FEN ve TEKNOLOJİ / GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ. GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ

FEN ve TEKNOLOJİ / GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ. GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ 1 Genetik mühendisliği canlıların kalıtsal özelliklerinin değiştirilerek onlara yeni işlevler kazandırılmasına yönelik araştırmalar yapan bilim dalıdır. Genetik mühendisleri

Detaylı

Sağlıklı Tarım Politikası

Sağlıklı Tarım Politikası TARLADAN SOFRAYA SAĞLIKLI BESLENME Sağlıklı Tarım Politikası Prof. Dr. Ahmet ALTINDĠġLĠ Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ahmet.altindisli@ege.edu.tr Tarım Alanları ALAN (1000 ha)

Detaylı

Ayakkabı Sektör Profili

Ayakkabı Sektör Profili Ayakkabı Sektör Profili Elif UĞUR Ayakkabı, çok eski çağlarda insanların zorlu coğrafya ve iklim koşullarında ayaklarını muhafaza etmek ve zarar görmelerini engellemek amacıyla kullanılırken günümüzde

Detaylı

Tarımda Genetiği Değiştirilmiş Ürünlerin Ekolojik, Sosyal ve Ekonomik Etkileri

Tarımda Genetiği Değiştirilmiş Ürünlerin Ekolojik, Sosyal ve Ekonomik Etkileri Tarımda Genetiği Değiştirilmiş Ürünlerin Ekolojik, Sosyal ve Ekonomik Etkileri Prof. Dr. Tayfun Özkaya Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi 5. Klinik Toksikoloji Kongresi 2013 Kime inanacağız/ Araştırmaların

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 156 Kasım 2015 İKV DEĞERLENDİRME NOTU AB NİN GDO LU ÜRÜNLERE YÖNELİK POLİTİKASI VE TÜRKİYE YE ETKİLERİ M.GÖKHAN KİLİT İKV Uzmanı İKTİSADİ KALKINMA VAKFI AB NİN GDO LU ÜRÜNLERE YÖNELİK POLİTİKASI VE TÜRKİYE

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) Ve Avrupa Birliği Uygulamaları

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) Ve Avrupa Birliği Uygulamaları 1 Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) Ve Avrupa Birliği Uygulamaları Hazırlayan Zeki Bildirici 2501070025 07.02.2008 Bu çalışma tamamen özgür platformda, özgür işletim sistemi Pardus üzerinde özgür

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

GIDA İŞLEME MAKİNELERİ

GIDA İŞLEME MAKİNELERİ GIDA İŞLEME MAKİNELERİ 1. SEKTÖRÜN TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI 8417.20 Ekmek, pasta, bisküvi fırınları (elektriksiz) 8419.31 Tarım ürünleri için kurutucular 8419.89 Pastörize, kondanse etme vb. işler için

Detaylı

GIDA BİYOTEKNOLOJİSİNDE GÜVENLİK GIDA BİYOTEKNOLOJİSİNDE UYGULAMALARI. Neslihan ATLIHAN

GIDA BİYOTEKNOLOJİSİNDE GÜVENLİK GIDA BİYOTEKNOLOJİSİNDE UYGULAMALARI. Neslihan ATLIHAN GIDA BİYOTEKNOLOJİSİNDE GÜVENLİK GIDA BİYOTEKNOLOJİSİNDE VE GDO UYGULAMALARI GÜVENLİK VE GDO UYGULAMALARI Neslihan ATLIHAN Neslihan ATLIHAN Gıda Yüksek Mühendisi Gıda Yüksek Mühendisi Gıda ve Yem Kontrol

Detaylı

BATMAN TİCARET BORSASI

BATMAN TİCARET BORSASI BATMAN TİCARET BORSASI 10-14 KASIM 2014 EURO TIER 2014 TARIM VE HAYVANCILIK FUARI & HANNOVER/ALMANYA İŞ SEYAHATİ RAPORU 1.EURO TIER 2014 TARIM VE HAYVANCILIK FUARI 1.1. FUAR İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER Euro

Detaylı

TARIMDAKİ GELİŞMELER

TARIMDAKİ GELİŞMELER TARIMDAKİ GELİŞMELER Tarımdaki Gelişmeler İlkçağ dan itibaren tarımdaki gelişmeler Avrupa da yaşanmaya başlamıştır. Romalıların Ortaçağ da uyguladığı ikili ekim sistemi. Üçlü ekim sistemi nin ortaya çıkışı

Detaylı

BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR

BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR Gözde SEVİLMİŞ Giderek artan nüfusa paralel olarak gıda maddeleri tüketimi ve dolayısıyla bitkisel yağ tüketimi artmaktadır. Diğer yandan artan gıda

Detaylı

BVKAE www.bornovavet.gov.tr

BVKAE www.bornovavet.gov.tr Türkiye Veteriner İlaçları Pazarı Sorunlar ve Çözüm Önerileri Uluslararası Süt Sığırcılığı ve Süt Ürünleri Çalıştayı ve Sergisi 28-29 Nisan, 2008 - Konya İsmail Özdemir VİSAD - Veteriner Sağlık Ürünleri

Detaylı

Biyosidal Ürün Etiketlerinin İncelenmesi

Biyosidal Ürün Etiketlerinin İncelenmesi Biyosidal Ürün Etiketlerinin İncelenmesi Selim ATAK Çevre Mühendisi Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Biyosidal Ürün Etiketlerinin İncelenmesi - Selim Atak 1 Biyosidal ürünlerin etiketlenmesi Yönetmeliğin «Etiketleme»

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris)

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) Dr. A. Alev BURÇAK Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Sunu Planı OECD Hakkında

Detaylı

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER DUNYA GIDA GUNU ACLIGA KARSI BIRLESELIM Dr Aysegul AKIN FAO Turkiye Temsilci Yardimcisi 15 Ekim 2010 Istanbul Bu yılki kutlamanın teması, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde dünyadaki açlıkla mücadele

Detaylı

Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı

Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı Doç. Dr. Seral YÜCEL Dr. Hale GÜNAÇTI Adana Biyolojik Mücadele Araştırma İstasyonu Dünyanın en önemli sorunlarından biri hızla artan nüfusudur. Dünya nüfusunun gittikçe

Detaylı

TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR. Osman İYİMAYA Genel Müdür

TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR. Osman İYİMAYA Genel Müdür TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR Osman İYİMAYA Genel Müdür Enerji hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olarak başta sanayi, teknoloji,

Detaylı

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ Selin ŞEN Şubat 2015 SUNUM PLANI I. TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ II. TARIMSAL AR-GE PROJELERİ DESTEK SÜRESİ VE TUTARI III. DESTEKLENEN

Detaylı

KURU İNCİR. Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

KURU İNCİR. Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KURU İNCİR Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KURU İNCİR Türkiye de Üretim İncir, ilk kültüre alınan meyvelerden birisi olarak, anavatanı

Detaylı

İYİ TARIM UYGULAMALARI ve BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK

İYİ TARIM UYGULAMALARI ve BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK BİOÇEŞİTLİLİK - GELECEĞİMİZDİR İYİ TARIM UYGULAMALARI ve BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK Prof. Dr. Hüseyin ÖNEN Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - TOKAT BİOÇEŞİTLİLİK - GELECEĞİMİZDİR

Detaylı

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER - ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER SITC No : Alkolsüz içecekler : 111 Alkollü içecekler : 112 Armonize No : Sular : 2201 Meşrubat : 2202 Bira : 2203 Şarap : 2204 Konyak : 22082012, 22082062 Viski : 220830

Detaylı

MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik, gıdaların mikrobiyolojik kriterleri ile gıda işletmecilerinin uyması ve uygulaması gereken kuralları kapsar.

MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik, gıdaların mikrobiyolojik kriterleri ile gıda işletmecilerinin uyması ve uygulaması gereken kuralları kapsar. TÜRK GIDA KODEKSİ MİKROBİYOLOJİK KRİTERLER YÖNETMELİĞİ Yetki Kanunu: 5996 Yayımlandığı R.Gazete: 29.12.2011-28157 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı;

Detaylı

2009 Yılında Üretilen Transgenik Ürünlerin (GDO) Global Durumunun Özeti. Clive James ISAAA Kurucusu ve Yöneticisi

2009 Yılında Üretilen Transgenik Ürünlerin (GDO) Global Durumunun Özeti. Clive James ISAAA Kurucusu ve Yöneticisi Clive James ISAAA Kurucusu ve Yöneticisi Nobel Ödüllü Bilim Adamı Norman BORLAUG a ithaf edilmiştir ISAAA Özet 41, hazırlayan tarafından Transgenik (GDO lu) ürünlerin ilk defa üretime sokulduğu 1996 yılından

Detaylı

OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBUNUN 63. TOPLANTISINA KATILIM

OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBUNUN 63. TOPLANTISINA KATILIM OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBUNUN 63. TOPLANTISINA KATILIM Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı AB Uzman Yrd. Zeynep ORAL 28.05.2014

Detaylı

Tablo 4- Türkiye`de Yıllara Göre Turunçgil Üretimi (Bin ton)

Tablo 4- Türkiye`de Yıllara Göre Turunçgil Üretimi (Bin ton) NARENCİYE DOSYASI Kökeni Güneydoğu Asya olan turunçgillerin, çağdaş anlamda üretimi 19. yüzyılda ABD`de başlamış ve hızla yayılmıştır. Turunçgil yetiştiriciliği dünyada 40 derece kuzey enlemi ile 40 derece

Detaylı

2010-2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL ÇAMLICA KALEM İLKÖĞRETİM OKULU OKULLARDA ORMAN PROGRAMI ORMANDAN BİO ENERJİ ELDE EDİLMESİ YIL SONU RAPORU

2010-2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL ÇAMLICA KALEM İLKÖĞRETİM OKULU OKULLARDA ORMAN PROGRAMI ORMANDAN BİO ENERJİ ELDE EDİLMESİ YIL SONU RAPORU 2010-2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL ÇAMLICA KALEM İLKÖĞRETİM OKULU OKULLARDA ORMAN PROGRAMI ORMANDAN BİO ENERJİ ELDE EDİLMESİ YIL SONU RAPORU AYLAR HAFTALAR EYLEM VE ETKİNLİKLER 2 Okullarda Orman projesini

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD, hükümetlerin sınır (gümrük dahil) prosedürlerini geliştirmeleri, ticaret maliyetlerini azaltmaları, ticareti artırmaları ve böylece uluslar

Detaylı

Sıra Ürün Adı 2010 2011

Sıra Ürün Adı 2010 2011 YAŞ MEYVE VE SEBZE DÜNYA ÜRETİMİ Dünya Yaş Sebze Üretimi Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) nün en güncel verileri olan 2011 yılı verilerine göre; 2011 yılında dünyada 56,7 milyon hektar alanda

Detaylı

TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETİ

TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETİ 0 MEYVE SULARI Tablo 1. Meyve Suyunun Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonları Ürün Adı GTİP No Portakal Suyu (Dondurulmuş) 200911 Diğer Portakal Suları 200912, 200919 Greyfurt Suyu 200921, 200929 Diğer Turunçgil

Detaylı

Bir işletmenin temel hedefi nedir?

Bir işletmenin temel hedefi nedir? Bir işletmenin temel hedefi nedir? Para Kazanmak Para kazanma mekanizmasını koruma altına almak ve geliştirmek Sürdürülebilir şekilde büyümek İş Hayatının Temel Denklemi Müşteri Değeri = Faydalar Fiyat

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO) Tarım ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri *

Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO) Tarım ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri * U. Ü. ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2008, Cilt 22, Sayı 2, 1-6 (Journal of Agricultural Faculty of Uludag University) Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO) Tarım ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri * Tecer

Detaylı

TARIM TARİHİ VE DEONTOLOJİSİ

TARIM TARİHİ VE DEONTOLOJİSİ TARIM TARİHİ VE DEONTOLOJİSİ ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ Hüseyin UYSAL (Yrd. Doç. Dr.) 12. DERS -TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİDE ETİK VE MEVZUATLAR TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİDE

Detaylı

Developing of Transgenic Production in the World and The Economic Effects of Proble to Using of Bt Seed on Corn Farming in Çukurova Region

Developing of Transgenic Production in the World and The Economic Effects of Proble to Using of Bt Seed on Corn Farming in Çukurova Region MPRA Munich Personal RePEc Archive Developing of Transgenic Production in the World and The Economic Effects of Proble to Using of Bt Seed on Corn Farming in Çukurova Region Erkan Aktas Research Institute

Detaylı

Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi

Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi Bu sunum Greener and Smarter, ICTs, the Environment and Climate Change başlıklı Eylül 2010 tarihli OECD raporundan uyarlanmıştır.

Detaylı

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU Akışkan gücü, basınçlı akışkanların, ister sıvı ister gaz halinde olsun, enerjilerinden faydalanarak elde edilen güçtür. Sıvı veya gaz, yada somut olarak su veya hava, ancak

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti. Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008

Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti. Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008 Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008 Dünya Halı İthalatı (Milyon $) 12.000 10.000 8.000 7.621 8.562 9.924 10.536 11.241 6.000 4.000 2.000 0 2002 2003

Detaylı

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda

Detaylı

DÜNYA, AB ve TÜRKİYE ŞEKER İSTATİSTİKLERİ

DÜNYA, AB ve TÜRKİYE ŞEKER İSTATİSTİKLERİ Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği DÜNYA, AB ve TÜRKİYE ŞEKER İSTATİSTİKLERİ MAYIS 2015 ANKARA Ulus. İliş. ve İş Geliş. Müdürlüğü Cem KAPTAN Mithatpaşa Cad. 19/3 06420 ANKARA TÜRKİYE Tel: + 90 312

Detaylı

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmi Gazete nin 13/5/2008 26875

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmi Gazete nin 13/5/2008 26875 TOHUMLUKLARIN YETİŞTİRİLECEĞİ ÖZEL ÜRETİM ALANLARININ ÖZELLİKLERİ VE BU ALANLARDA UYULMASI GEREKEN KURALLARIN BELİRLENMESİNE DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK MADDE 1 13/5/2008 tarihli

Detaylı

KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI

KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI İÇERİK -Karşılıklı Tanıma Anlaşması (MRA) Nedir? -Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları

Detaylı

KALINTILARI. Pestisit nedir? GIDALARDAKİ PESTİSİT KALINTILARI 1. pestisit kalınt kaynağı. güvenilirmidir. ? Güvenilirlik nasıl l belirlenir?

KALINTILARI. Pestisit nedir? GIDALARDAKİ PESTİSİT KALINTILARI 1. pestisit kalınt kaynağı. güvenilirmidir. ? Güvenilirlik nasıl l belirlenir? Tükettiğimiz imiz gıdalarg daların n güvenilirlig venilirliği i hayati derecede önemlidir KALINTILARI Dr. K.Necdet Öngen Gıdalarımızdaki pestisit kalıntıları konusunda neyi ne kadar biliyoruz? Tükettiğimiz

Detaylı

3 1 0 2 20 BUĞDAY RAPORU

3 1 0 2 20 BUĞDAY RAPORU 0 1 Dünya buğday üretimi, üretim devlerinden biri olan ABD nin yaklaşık 4 milyon tonluk üretim azalmasına rağmen bu sene ekili alanların ve verimin artmasıyla paralel olarak Ağustos ayı verilerine göre

Detaylı

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER. Sektör Raporu

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER. Sektör Raporu ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER Sektör Raporu Sayfa 2 / 11 İÇİNDEKİLER 1. ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER 2.TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARETİ 3.1.İHRACAT 3.2.İTHALAT 3.DÜNYA TİCARETİ KAYNAKÇA Sayfa 3 / 11 1. ALKOLLÜ

Detaylı

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER Hazırlayan Cengiz KARABAYIR İGEME Uzmanı 2011 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi SITC No : Alkolsüz içecekler : 111 Alkollü içecekler

Detaylı

Sami EROL Gıda Mühendisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kontrol ve Laboratuvarlar Dairesi

Sami EROL Gıda Mühendisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kontrol ve Laboratuvarlar Dairesi Sami EROL Gıda Mühendisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kontrol ve Laboratuvarlar Dairesi 1 24 Aralık 2012-22 Mart 2013 Maryland Üniversitesi Amerika Birleşik Devletleri 2 3 Maryland Üniversitesi

Detaylı

KABLO VE TELLER. Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

KABLO VE TELLER. Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KABLO VE TELLER Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KABLO ve TELLER GTİP:8544 TÜRKİYE DE ÜRETIM VE DIŞ TİCARET Üretim Kablo ve teller

Detaylı

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması Pestisit; herhangi bir istenmeyen canlının (zararlı organizma), yayılmasını engelleyen, uzaklaştıran ya da ondan koruyan her türlü bileşik ya da bileşikler karışımıdır. Tarımda pestisitler, zararlı organizmaları

Detaylı

DÜNYA GIDA GÜNÜ 2010 YENİ GIDA YASASI VE 12. FASIL MÜZAKERE SÜRECİ. Fatma CAN SAĞLIK Tarım ve Balıkçılık Başkanı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği

DÜNYA GIDA GÜNÜ 2010 YENİ GIDA YASASI VE 12. FASIL MÜZAKERE SÜRECİ. Fatma CAN SAĞLIK Tarım ve Balıkçılık Başkanı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği DÜNYA GIDA GÜNÜ 2010 YENİ GIDA YASASI VE 12. FASIL MÜZAKERE SÜRECİ Fatma CAN SAĞLIK Tarım ve Balıkçılık Başkanı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Sunuş İçeriği Yeni Gıda Kanununa Giden Süreç Müzakere süreci

Detaylı

HAVA YÖNETİMİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Emisyon Kontrolünün Geliştirilmesi Projesi 09.03.2012

HAVA YÖNETİMİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Emisyon Kontrolünün Geliştirilmesi Projesi 09.03.2012 HAVA YÖNETİMİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Emisyon Kontrolünün Geliştirilmesi Projesi 09.03.2012 Ulusal Emisyon Tavanlarının Belirlenmesi Ülkemizin, Ø Uzun Menzilli Sınırötesi Hava Kirliliği Sözleşmesi (CLRTAP)

Detaylı

PINAR ENTEGRE ET VE UN SANAYİİ A.Ş.

PINAR ENTEGRE ET VE UN SANAYİİ A.Ş. PINAR ENTEGRE ET VE UN SANAYİİ A.Ş. Yatırımcı Sunumu Haziran 08 1 SUNUM PLANI Yaşar Grubuna Genel Bakış Et & Et Ürünleri Sektörü AB Uyum Süreci Şirkete Genel Bakış Finansal Göstergeler Satış Prosedürü

Detaylı

G D O Nedir? (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar)

G D O Nedir? (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) G D O Nedir? (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) Biyoteknolojik yöntemlerle kendi türü dışındaki bir türden gen aktarılarak belirli özellikleri değiştirilen bitki hayvan ya da mikroorganizmalara transgenik

Detaylı

DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015

DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015 DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015 AVRUPA'DA İNŞAAT ÜRETİMİ EKİMDE ARTTI Euro Bölgesinde inşaat üretimi yıllık yüzde 1,1 artış kaydetti Euro Bölgesinde inşaat üretimi ekim ayında aylık bazda yüzde 0,5,

Detaylı

Katılım Öncesi Risk İletişim Semineri 6-7 Mayıs 2014 Belgrad/Sırbistan

Katılım Öncesi Risk İletişim Semineri 6-7 Mayıs 2014 Belgrad/Sırbistan Katılım Öncesi Risk İletişim Semineri 6-7 Mayıs 2014 Belgrad/Sırbistan Seminerin Amacı? Aday ve potansiyel aday ülkelere, AB Gıda Güvenlik Otoritesi (EFSA) tarafından AB üye ülkelerinde risk iletişiminin

Detaylı

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Antakya/HATAY Güney Amerika kökenli bir bitki olan patates

Detaylı

ZEYTİNYAĞI SEKTÖR RAPORU-2013

ZEYTİNYAĞI SEKTÖR RAPORU-2013 Türkiye de Üretim Zeytin ağacında periyodisiteden dolayı zeytin üretimi yıllara göre inişli çıkışlı bir grafik izlemekte ve üretime bağlı olarak bir yıl düşük (yok yılı) bir yıl yüksek (var yılı) ürün

Detaylı

SONUÇ RAPORU. CYF Fuarcılık A.Ş.

SONUÇ RAPORU. CYF Fuarcılık A.Ş. SONUÇ RAPORU Bitki sektörünün dev buluşması bu yılda 28 Kasım - 01 Aralık 2013 tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi nde gerçekleşti. Kıtaların buluşma noktası İstanbul da 21 farklı ülkeden gelen 286

Detaylı

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi SERAMİK SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE DE ÜRETİM Türkiye'de seramik ve çini yapımı, kökleri 8000 yıl öncesine uzanan

Detaylı

RAKAMLARLA DÜNYA TARIMI

RAKAMLARLA DÜNYA TARIMI KÜRESEL KRİZ VE TARIM SEKTÖRÜ RAKAMLARLA DÜNYA TARIMI İzmir Ticaret Borsası Ar-Ge Müdürlüğü Nisan 2014 İZMİR TİCARET BORSASI Sayfa 0 ÇALIŞMAYA İLİŞKİN NOTLAR Bu çalışmada yer alan istatistiklerden; Dünya

Detaylı

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI Hazırlayan Hasan KÖSE 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI TÜRKİYE DE ÜRETİM Tanımı Tekstil makinaları, tekstil sanayinin

Detaylı

TC. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI GAP ULUSLARARASI TARIMSAL ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ. Diyarbakır Tarımsal Ticaret / Nüsha 4

TC. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI GAP ULUSLARARASI TARIMSAL ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ. Diyarbakır Tarımsal Ticaret / Nüsha 4 Sayfa1 TC. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI GAP ULUSLARARASI TARIMSAL ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ GAPUTAEM GÜNCEL Diyarbakır Tarımsal Ticaret / Nüsha 4 ARALIK 2013 - YIL:1 SAYI:1 / ISSN :2148-1962.

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2012 0

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2012 0 Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2012 0 GIDA İŞLEME MAKİNELERİ SEKTÖRÜN TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI 8417.20 Ekmek, pasta, bisküvi fırınları (elektriksiz) 8419.31 Tarım ürünleri için kurutucular 8419.89

Detaylı

KURU İNCİR DÜNYA ÜRETİMİ TÜRKİYE ÜRETİMİ

KURU İNCİR DÜNYA ÜRETİMİ TÜRKİYE ÜRETİMİ KURU İNCİR DÜNYA ÜRETİMİ İncir, ilk kültüre alınan meyvelerden birisi olarak, anavatanı Anadolu dan, önce Suriye ve Filistin e sonrasında buradan da Çin ve Hindistan a yayılmıştır. Dünya kuru incir üretimine

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

T.C. GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK BAKANLIĞI Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Sayı : 73453902-045.01/21288 30/05/2013 Konu : Yem Kontrol Uygulamaları

T.C. GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK BAKANLIĞI Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Sayı : 73453902-045.01/21288 30/05/2013 Konu : Yem Kontrol Uygulamaları Sayı : 73453902-045.01/21288 30/05/2013 Konu : Yem Kontrol Uygulamaları.. VALİLİĞİNE (İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü) Yem kontrolleri ile ilgili olarak İl Müdürlükleri arasında uygulamada birliğin

Detaylı

ALTIN, KIYMETLİ MADEN VE MÜCEVHERAT SEKTÖRÜ

ALTIN, KIYMETLİ MADEN VE MÜCEVHERAT SEKTÖRÜ ALTIN, KIYMETLİ MADEN VE MÜCEVHERAT SEKTÖRÜ T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI RİSK YÖNETİMİ VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EKONOMİK ANALİZ VE DEĞERLENDİRME DAİRESİ 31.12.2013 ANKARA 1 GİRİŞ TANIM Bu bölümde

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

B E K L E N T İ L E R İ

B E K L E N T İ L E R İ SEKTÖRDEN S E K T Ö R Ü N BEKLENTİLERİ B E K L E N E N L E R Bu sunumda yer alan beklentiler; Muhtelif toplantılar, karşılıklı görüşmeler, anket çalışmaları, basın-yayın organlarında yer alan haberler,

Detaylı

22.04.2015 MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE ÜREME VE BİYOTEKNOLOJİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN. Döl almaşı

22.04.2015 MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE ÜREME VE BİYOTEKNOLOJİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN. Döl almaşı MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE ÜREME VE BİYOTEKNOLOJİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN Döl almaşı Angiospermlerde; Baskın döl sporofit, Gametofit indirgenmiş, Sporofit üreme yapısı olan çiçeği oluşturur. Ovaryum

Detaylı

HUBUBAT, BAKLİYAT, YAĞLI TOHUMLAR VE MAMULLERİ SEKTÖRÜ

HUBUBAT, BAKLİYAT, YAĞLI TOHUMLAR VE MAMULLERİ SEKTÖRÜ HUBUBAT, BAKLİYAT, YAĞLI TOHUMLAR VE MAMULLERİ SEKTÖRÜ I- DÜNYA DEĞİRMENCİLİK ÜRÜNLERİ TİCARETİ 2013 yılında dünya değirmencilik sektörü ihracatı bir önceki yıla göre %2,8 oranında artış göstererek 18,6

Detaylı

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101]

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] 5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] KARAR ADI NO E 2011/101 Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri ĠLGĠLĠ DĠĞER KARARLA R T...... 2005/201 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sisteminin

Detaylı

Dilek GÖKCEK. İzmir 2014

Dilek GÖKCEK. İzmir 2014 1 Dilek GÖKCEK İzmir 2014 2 Piyasa Gözetimi ve Denetimi TİTCK ürün grupları Kurumumuz sorumluluğundaki PGD ye tabi ürünler Tıbbi Cihazlar -Genel Tıbbi Cihazlar Kozmetikler İlaçlar -Vücuda Yerleştirilebilir

Detaylı

TARSUS TİCARET BORSASI

TARSUS TİCARET BORSASI TARSUS TİCARET BORSASI Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ürünlerden, tarımsal üretimin bir kısmı doğrudan tüketilirken, bir kısmı sanayide hammadde olarak işlenerek değişik gıdalara dönüştürülmektedir. Tarımsal

Detaylı

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE TEMİZLİK MADDELERİ SEKTÖRÜ

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE TEMİZLİK MADDELERİ SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI Tablo-1: Temizlik Maddeleri Sektöründe Yer Alan Ürünler GTİP Ürün Adı 3401 Sabunlar, Yüzey Aktif Organik Maddeler 3402 Yıkama, Temizleme Müstahzarları-Sabunlar Hariç 3403 Yağlama Müstahzarları,

Detaylı