T.C. HÜYÜK KAYMAKAMLIĞI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. HÜYÜK KAYMAKAMLIĞI"

Transkript

1 T.C. HÜYÜK KAYMAKAMLIĞI 1 HÜYÜK TE ORGANİK ÇİLEK ÜRETİMİNİN MARKALAŞMASI, PAZARLANMASI VE İHRACAAT KANALLARININ ARAŞTIRILMASI Kasım-2012 "Bu Rapor T.C. Mevlana Kalkınma Ajansının desteklediği HÜYÜK TE ORGANİK ÇİLEK ÜRETİMİNİN MARKALAŞMASI, PAZARLANMASI VE İHRACAAT KANALLARININ ARAŞTIRILMASI kapsamında hazırlanmıştır. İçerikle ilgili tek sorumluluk Hüyük Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği ne ait olup Mevlana Kalkınma Ajansının görüşlerini yansıtmaz.

2 T.C. HÜYÜK KAYMAKAMLIĞI 2 Proje Sorumluları Yasin YUNAK Hüyük Kaymakamı Araştırma ekibi Yrd. Doç. Dr. Ahmet KOYUNCU Necmettin Erbakan Üniversitesi Nevzat DEMİRCİ Tarımsal Kalkınma Vakfı Konya Temsilcisi Yüklenici "Bu Rapor T.C. Mevlana Kalkınma Ajansının desteklediği HÜYÜK TE ORGANİK ÇİLEK ÜRETİMİNİN MARKALAŞMASI, PAZARLANMASI VE İHRACAAT KANALLARININ ARAŞTIRILMASI kapsamında hazırlanmıştır. İçerikle ilgili tek sorumluluk Hüyük Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği ne ait olup Mevlana Kalkınma Ajansının görüşlerini yansıtmaz.

3 3 İÇİNDEKİLER 1. ÖNSÖZ GİRİŞ ORGANİK TARIMIN TANIMI ORGANİK TARIMIN AMAÇLARI ORGANİK TARIM MEVZUATI ORGANİK TARIMDA MEVCUT DURUM a) Dünyada organik tarım b) Türkiye de organik tarım c) Konya da organik tarım ORGANİK ÇİLEK ÜRETİMİ a) Çilek Çeşitleri b) İklim istekleri c) Toprak İstekleri d) Çilek Ekim Yerlerinin Hazırlanması e) Toprak işleme f) Fideler g) Organik tarım başvurusu h) Gübreleme i) Sulama j) Bitki koruma k) Hasat HÜYÜK TE ORGANİK ÇİLEK ÜRETİMİ TÜRKİYEDE TARIM ÜRÜNLERİNİN PAZARLANMASI VE SİSTEMLER HÜYÜK ORGANİK ÇİLEĞİNİN PAZARLAMA, MARKALAŞMA VE İHRACAT SORUNLARININ ARAŞTIRMASI a) Araştırmanın Amacı; b) Araştırmanın Kapsamı; c) Araştırmanın Modeli; d) Araştırmanın Yöntemi; e) Anket Verileri; f) Araştırma sonuçları HÜYÜK ORGANİK ÇİLEĞİNİN PAZARLAMA, MARKALAŞMA VE İHRACAT SORUNLARI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ HÜYÜK ORGANİK ÇİLEĞİNİN PAZARLAMA, MARKALAŞMA VE İHRACAT SORUNLARININ STRATEJİK PLANLAMASI SONUÇ KAYNAKÇA

4 4 1. ÖNSÖZ Çilek Sevimli ama bir o kadar da hassas bir meyve bir ilçenin kaderini değiştirebilir mi? Nüfusu giderek azalan Hüyük ün bütün köy ve beldeleriyle cevabını aradığı soru budur? Buna verilecek yanıt, Hüyük İlçesi nin geleceğini belirleyecektir. Yıllık Çilek Üretimi tona ulaşmış Hüyük e dair hayalimiz, bir gün bu çalışmada belirtildiği üzere devasa soğuk hava depolarından, kocaman tırların çilek dolu olarak Avrupa Birliği ne ve dünya ülkelerine ihracata yollanmasıdır. Hedefimiz İlçemizde her iş arayanın iş bulabileceği günlere ulaşmaktır. Bu araştırma projemizi desteklemeyi uygun gören Mevlana Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu na ve projenin her safhasında emeği geçen Hüyük İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü personelimize teşekkür ederim. Çalışmamızın hayırlara vesile olmasını dileğiyle Yasin YUNAK Hüyük Kaymakamı

5 5 2. GİRİŞ Tarımsal üretim, ekonomik getirileri yanında sürdürülebilir tarım, insan sağlığı ve çevresel faktörler gibi nedenlerle özellikle son yılarda üzerinde durulan bir olgudur. Dünya nüfusunun hızlı artışı, sanayileşmedeki gelişmeler ve tarımsal üretim kullanılan girdiler, insan ve çevre sağlığı konusunda birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Bu sorunlardan en önemlilerinden olan tarımsal alanda üretimi artırmak adına çok farklı kimyasallar kullanılmaktadır. Bu uygulama tarımsal verimliliği artırırken; gerek kullanılan kimyasal ilaçların tarımsal ürünlerde neden olduğu kalıntılar, gerekse sentetik mineral gübrelerin yer altı sularına karışarak içme sularında meydana getirdiği olumsuzluklar ile insan sağlığına ciddi tehditler oluşturmaya başlamıştır. Bu sorunun gerçek yanıtını kavrayabilen insanlar çözüm için; yine doğadan yararlanan, ancak ona karşı olmayan, doğayla dost ve doğaya saygılı üretim sistemlerini geliştirmişlerdir. Bunlardan bir tanesi de organik tarımdır. 19. yy.ın başından beri çok küçük yapılanmalar şeklinde kendini gösteren organik tarımsal faaliyetler, özellikle yoğun girdili tarımsal üretim faaliyetlerinde bulunan gelişmiş ülkelerde, insan sağlığı, sürdürülebilir tarım ve doğal çevrenin korunması amacıyla, aynı yüzyılın son yıllarında bir zorunluluk olarak kendini göstermiştir.(uzun 2006). Tüm bu gelişmeler dünyada organik tarım terimi ve uygulamalarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Organik tarım, yalnız başına gıda üretim kaynağı olmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir tarım ve kalkınma, eko-turizm, biyolojik çeşitliliğin korunması ve erozyon, çölleşme ve iklim değişikliğine neden olan faktörlerin etkisinin giderilmesinin bir dayanağıdır. sebze, meyve, kırmızı ve beyaz et, süt ürünleri gibi organik ürün yelpazesi günümüzde bir tüketicinin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek çeşitliliğe ulaşmıştır. Artan organik ürün talebi üreticilerin organik tarıma geçişine etki eden temel faktörlerden birisidir. (Özbağ 2010). Türkiye, ulusal beslenmesini sürdürülebilir bir şekilde güvence altına alabilmek için organik tarımı yaygınlaştırmak zorundadır. Dünya ticaretindeki hızlı gelişmeler karsısında firmaların pazarda rol oynayabilmeleri için pazarlama sistem ve stratejilerini gözden geçirmeleri gerekmektedir. Artan rekabete bağlı olarak, pazara yönelik ürün sunan firmaların uluslararası kuruluşlarperakendecilerin pazarlama stratejiler karsısında ayakta kalabilmeleri zorlaşmaktadır. Bu noktada pazarlama sistemlerindeki kuruluşların etkinliğinin artırılması ve rekabet gücü kazanabilmeleri üzerinde çalışılması önem taşımaktadır. Türkiye de tarım ürünleri ve gıdaların üretim ve pazarlama aşamasında firmaların yapısından kaynaklanan sorunlar pazardaki gelişmeleri izleme ve strateji geliştirmede gecikmelere yol açmaktadır.

6 6 3. ORGANİK TARIMIN TANIMI Organik Tarım Strateji Belgesi ne göre Organik ( Ekolojik, Biyolojik) Tarım; ekolojik dengenin korunması, her türlü bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimi ile kullanılacak girdilerin organik tarım metoduna uygun olarak üretilmesi veya temini, orman ve doğal alanlardan organik tarım ilkelerine uygun olarak ürün toplanması, bu ürünlerin işlenmesi, ambalajlanması, etiketlenmesi, depolanması, taşınması, pazarlanması, kontrolü, sertifikalandırılması ve denetimini amaçlayan, tarımdaki çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyen modern üretim tekniklerini kullanmayı kabul eden, her aşaması kontrollü, kayıtlı ve sertifikalı olan bir üretim şeklidir. Organik tarım, yalnız başına gıda üretim kaynağı olmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir tarım ve kalkınma, eko-turizm, biyolojik çeşitliliğin korunması ve erozyon, çölleşme ve iklim değişikliğine neden olan faktörlerin etkisinin giderilmesinin bir dayanağıdır. 4. ORGANİK TARIMIN AMAÇLARI Tüketici güvenliği sağlamak ve çevreyi korumak amacıyla üretimden Tüketime kadar her aşamasında kontrol ve sertifikasyon kuruluşları tarafından denetlenen ve sertifikalandırılan üretim modelidir. Dünyadaki genel eğilime paralel olarak, Türkiye de de çevreye ve insan sağlığına duyarlı, sürdürülebilir bir tarım sektörü oluşturabilmek, ve bu sektörün rekabet gücünü ve etkinliğini artırabilmek temel amaçtır. Kısaca açıklanacak olursa ; A-Toprak kalitesi; Toprağın doğal yaşam gücünün korunup sürdürülmesi için fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısını korumak, organik madde içeriğini zenginleştirmek, doğal kaynakları uygun kullanmak ve doğal yapı ile uyumlu sürdürülebilir üretim yapmak, B-Doğa koruma ve sürdürülebilir kaynak kullanımı; Kirliliğe maruz kalmamış tabii kaynakları korumak, bio çeşitliliği korumak ve artırmak, toprak, insan, hayvan ve bitki sağlığı açısından sürdürülebilirliğini sağlamak, C-Çevre ve insan sağlığı; Sentetik kimyasal tarımsal girdilerin, insan, hayvan ve bitki sağlığı üzerinde yarattığı tehditleri ortadan kaldırmak, Yüksek kaliteli, sağlıklı ve risksiz ürünler üretmek, Çevre üzerinde, olumsuz etki yapmayacak tarımsal tekniklere yönelmek, D-Sosyo-ekonomik; Organik tarımsal üretimde mümkün olduğu kadar yerel girdileri ve bölgesel kaynakları kullandırmak, Kırsal kesimde istihdam olanaklarını artırmak, organik tarımsal faaliyette bulunan müteşebbisin gelir seviyesini ve yaşam kalitesini yükseltmek,

7 7 bitkisel üretimi mevcut ekolojik koşullara uygun ve hayvansal üretimle uyumlu biçimde planlamak ve yürütmek, Organik tarımın geliştiği ülkelerde olduğu gibi üretici örgütlenmesini güçlendirilmektir. 5. ORGANİK TARIM MEVZUATI Türkiye de organik tarım uygulamaları yılından itibaren ihracata yönelik olarak başlatılmıştır. Başlangıçta ithalatçı ülkelerin mevzuatına göre yapılan üretim ve ihracat, 1991 yılında 2092/91 sayılı Konsey Tüzüğünün yürürlüğe girmesiyle, söz konusu Tüzük esas alınarak yapılmaya başlanmıştır. Konsey Tüzüğünün 14 Ocak 1992 tarihinde yayımlanan 94/92 sayılı ekinde, Topluluğa ekolojik ürün ihraç eden ülkelerin kendi mevzuatını oluşturmaları zorunluluğu getirildiğinden, Tarım ve Köy işleri Bakanlığı( yeni adı Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı) çeşitli kurum ve kuruluşların işbirliği ile Yönetmelik hazırlama çalışmalarına başlamış ve Bitkisel ve Hayvansal Ürünlerin Ekolojik Metotlarla Üretilmesine İlişkin Yönetmelik, tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Yönetmelik daha sonra Topluluk mevzuatında 1991 yılından sonra yapılan değişiklikleri içerecek şekilde güncellenmiş ve Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkındaki Yönetmelik tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. Bu değişiklik ile, organik tarımla ilgili Tarım ve Köy işleri Bakanlığı uhdesindeki görev ve yetkiler, Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü bünyesinde tarihinde kurulan Alternatif Tarımsal Üretim Teknikleri Daire Başkanlığına verilmiştir. Diğer taraftan, İhracat Rejimi Kararı uyarınca, tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan İhracat Yönetmeliği ve eki Kayda Bağlı İhracat Listesi çerçevesinde ekolojik ürünlerin ihracatı kayda bağlanmıştır. Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin tarih ve Mükerrer sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Türkiye Ulusal Programında, Tarım başlıklı öncelikler listesinde yer alan yatay konulara ilişkin düzenlemelere uyum ile 58.Hükümetin Acil Eylem Planı EDP 81 yer alan Ekolojik (Organik) Ürünlere İlişkin Kanun çıkarılması kapsamındaki çalışmalar doğrultusunda; 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu tarih ve sayılı Resmi Gazete de, Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ise tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tarım ve Köy işleri

8 8 Bakanlığınca yayınlanan tarih ve 2005/1 sayılı Genelge ile, Tarım İl Müdürlükleri bünyesinde kurulan Organik Tarım Birimlerinin görev ve yetkileri tanımlanmıştır. Ülkemiz mevzuatının, AB mevzuatının yanı sıra ihracat ve potansiyel ihracat pazarlarımızın mevzuatına uygun hale getirilmesi ABD/USDA-Organic,Japonya/ JAS-Organic standartlarının yürüten kuruluşlarla karşılıklı tanınma anlaşmalarının imzalanması ile ihracatımızda önemli bir engel olarak ortaya çıkan sertifikasyon maliyetlerinin azaltılması hususunda zaman zaman çeşitli mevzuat düzenlemeleri yapılmaktadır. 6. ORGANİK TARIMDA MEVCUT DURUM a) Dünyada Organik Tarım; Organik tarım 1870 li yılların sonunda İngiltere de doğmuş, 1930 lu yıllarda dünya nüfusundaki artışın ivme kazanmasıyla birlikte artan nüfusu besleyecek tarımsal ürünü üretme kaygısı ve 1950 li yıllarda (2.Dünya savaşı sonrası) ucuz gıda ürünü talebinin artması sonucu, tarımsal girdiler (gübreler, hormonlar, antibiyotikler v.s) ve mekanizasyon yoğun olarak kullanılmaya başlamıştır. Bunun sonucunda yaşanmaya başlanan ekolojik dengesizlikler 1970 li yıllarda tekrar organik tarımı ve dolayısıyla doğal dengeye ve insan sağlığına zarar vermeden üretimi gündeme getirmiştir(aras 2009). Dünya üzerinde 157 ülkede 37 milyon hektar alanda organik tarım yapılmaktadır. Kıtalara göre organik tarım alanlarına bakıldığında ilk sırada 12,1 milyon ha alan ile Okyanusya yı görmekteyiz. Hemen ardından 9,2 milyon ha ile Avrupa, 8,5 milyon hektar ile Latin Amerika, 2,6 milyon hektar ile Kuzey Amerika ve 1 milyon hektarlık alan ile Afrika takip etmektedir. Ülkelerin organik üretim alanları 2009 verilerine göre karşılaştırıldığında, en büyük on ülke Şekil 1 de verilmiştir. Avustralya nın 12 milyon ha lık organik üretim alanının yaklaşık % 97 sini et üretimine yönelik büyük baş besiciliğinde kullanılan organik sertifikalı geniş mera alanları oluşturmaktadır. Arjantin ise 4,4 milyon ha ile 2. sırada yer almaktadır. Arjantin in sahip olduğu organik alan büyüklüğü de küçükbaş yetiştiriciliğinde kullanılan meralarla artmış ve özellikle organik koyun eti ilk sırada yer almaktadır. Bunu şeker, çay, tahıllar, yağlı tohumlar, meyve (armut, elma, portakal ve limon) ve sebze (sarımsak, soğan ve fasulye) takip etmektedir. ABD, Çin ve Hindistan organik tarımda gelişen ülkeler olarak dikkat çekmektedir. İspanya ve Almanya ise Avrupa Birliğinde en önemli paya sahip ülke konumundadır.

9 9 Şekil 1 Organik tarım alanı açısından en büyük 10 ülke 2009 yılı verilerine göre Avrupa ülkelerinde 9,2 milyon hektar dan fazla alanda ekolojik tarım yapılmaktadır ve organik tarım yapılan alanın toplam tarımsal arazi içindeki oranı yaklaşık %1.90 dır. Ülkeler bazında bakıldığında İspanya alan olarak hektarlık alan ile ilk sırayı çekerken bunu hektar ile İtalya takip etmektedir. İtalya yı sırasıyla Almanya, Fransa ve Avusturya takip etmektedir. Toplam tarımsal arazi içindeki payına bakıldığında ise ilk sırada %26,87 ile Linkeştayn gelmektedir(anonim 2011) Şekil 2 Dünyada Organik Tarım Gelir Dağılımı Kaynak: FBIL 2009

10 li yıllardan sonra Dünya da organik tarımın gelişim sürecine baktığımızda; 1972 yılında Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonunun (IFOAM) kurulması, 1973 yılında Organik Tarım Araştırma Enstitüsünün (FIBL) kurulması, 1980 ve sonrası organik tarım pazarının hızla gelişmesi ve talep baskısı, 1985 yılında Avrupa da Fransa da ilk yasal düzenlemenin yapılması, 1990 lı yıllarda AB Ülkelerinde çevreye uyumlu tarım politikalarının desteklenmeye başlaması, organik ürün pazarının hızla büyümesi, 1991 Yılında 2092/91 AB Konsey Tüzüğünün yürürlüğe girmesi ve 1999 yılında tüzüğe hayvancılığın da dâhil edilmesi, 1992 yılında AB ye organik ürün ihraç edecek ülkelerin uyacakları mevzuatın yayımlanması 2000 Yılında Japonya da Tarım Bakanlığı tarafından organik bitkisel ürünler için JAS standardının yayımlanası, 2001 yılında ABD Tarım Bakanlığı Tarafından NOP standardının yayımlanması (2000 de yayımlandı) Dünyadaki gelişmeler ışığında Avrupa Birliğinde 834/2007 Organik Üretim ve Etiketleme İle İlgili Konsey Tüzüğü nün 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi, 889/2008 Konsey Tüzüğünün Uygulanması Konusundaki Kuralların 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi ile önemli gelişmeler olarak değerlendirilmektedir. b) Türkiye de Organik Tarım; Ülkemizde organik tarım, 1980 li yıllarda ihracat talebi doğrultusunda gelişmiştir. Üzüm ve incir gibi geleneksel ürünler ile başlayan bu talepler daha sonra kuru kaysı ve fındık başta olmak üzere birçok üründe devam etmiştir. Türkiye de organik tarım yıllarında genişleyen pazar için Avrupalı firmaların Türkiye den organik ürün talebi ile hızlanmıştır. İlk organik üretimler kuru üzüm ve kuru incir ile Ege Bölgesi nde gerçekleştirilmiş, daha sonra bu ürünlere kuru kayısı, fındık ve Antep fıstığı gibi ürünlerde katılarak farklı bölgelere de yayılmıştır. Organik tarım 1991 yılından itibaren ise 2092/91 sayılı Avrupa Birliği Konsey Tüzüğü esas alınarak yapılmıştır. Yıllar itibariyle tüm Dünya da yaşanan gelişmelere paralel olarak, Türkiye deki organik tarım sektörü de önemli gelişmeler göstermiştir. Üreticiden

11 11 tüketiciye kadar sektörün tüm paydaşları ile kamu otoritesi bu gelişmeye önemli katkılar sağlamıştır yılı itibariyle 216 çeşit üründe organik tarım yapılmaktadır yılı itibariyle çiftçi ha bir alanda organik tarım üretimi gerçekleştirirken, ha alanda ise doğal toplayıcılık yapılmaktadır. Bu alanlardan toplam ton ürün elde edilmiştir(gthb 2011) Türkiye de organik üretimin iller bazındaki mekânsal dağılımına bakıldığında Ege bölgesi illeri olan İzmir, Manisa, Aydın illeri, üretici sayısı, üretim alanı ve miktarı açısından diğer bölge illerine nazaran daha üstün olduğu görülmektedir. Konya ilimiz 420 adet üretici sayısı, 593 ha üretim alanı ve 7672 tonluk üretimi ile ülke bazında ilk onda yer almaktadır(gthb2011). Organik tarım ürünlerinin çok büyük kısmı ihraç edilmektedir. Ürünlerin hammadde olarak ihracı yerine işlenerek ve dayanıklılığının arttırılarak pazarlanması ülke ekonomisi, ihracatçı ve üretici için daha karlı olacaktır. İlk yıllarda tamamen hammadde olarak ihraç edilen organik ürünler günümüzde gittikçe artan oranlarda işlenerek ihraç edilmektedir. Organik tarım ürünleri pazara yaş (taze), konserve, konsantre, kurutulmuş ve dondurulmuş biçimde sunulabilmektedir. İhracatımızın yapıldığı ülke sayısı 32 olup, AB ülkeleri en önemli ihraç pazarlarımızı oluşturmaktadır. AB ülkeleri dışında, Kuzey Avrupa ülkeleri, ABD, Kanada ve Japonya da ülkemiz için çok önemli pazarlardır(http://www.egeliihracatcilar.com/) Şekil 3 Genel Organik tarımsal üretim verileri

12 12 Şekil 4-Türkiye'de organik tarım yönetim şeması Organik tarım yapılan alanlar bölgeler bazında incelendiğinde 2010 yılı verilerine göre; Doğu Anadolu Bölgesi organik tarım yapılan alanlar içerisinde % 66,2 ile başta gelmektedir. Bu bölgeyi sırasıyla % 12,4 ile Ege Bölgesi, % 8.8 Güneydoğu Anadolu Bölgesi, % 5.4 İç Anadolu Bölgesi, % 4.2 ile Karadeniz Bölgesi, % 1.8 Akdeniz Bölgesi, % 1.2 ile Marmara Bölgesi izlemektedir. Çiftçi sayısı temel alındığında ise % 51,4 Doğu Anadolu Bölgesi ilk sırada yer almaktadır. Bu bölgeyi sırasıyla % 20.7 ile Ege Bölgesi, % 13,3 ile Karadeniz Bölgesi, % 5.7 ile İç Anadolu Bölgesi, % 3.4 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi, % 2,9 Akdeniz Bölgesi, % 2,6 ile Marmara Bölgesi izlemektedir. Ülkemizde iller bazında organik tarım yapılan alan büyüklükleri göz önüne alındığında; 2010 yılında ha ile Kastamonu birinci sırada yer almakta olup, onu ha ile İzmir, ha ile Mersin, ha ile Muğla ve ha ile Adana izlemektedir yılında ise ile Van birinci sırada yer almakta olup, onu ha ile Kastamonu, ha ile Ağrı, ha ile Erzurum ve ha ile Muş izlemektedir.

13 13 c) Konya da Organik Tarım; Konya ili 40,814 km2 (göller hariç 38,873 km2) yüzölçümü ile ülke yüzölçümünün %5,2 sini oluştururken, yüzölçümünün büyüklüğü açısından iller arası sıralamada birinci sırada yer almaktadır. Konya ili arazisinin %55,1 ini tarım arazisi, %18,7 sini çayır-mera, %13,2 sini orman-fundalık ve %13 ünü de tarım dışı arazi oluşturmaktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 570-1,700 metre arasında değişen il topraklarının büyük bölümü yer yer engebelerle kesilen geniş düzlüklerden oluşur. Konya, sulanamayan geniş tarım alanlarının varlığı nedeniyle potansiyel rakımı yüksek, bozulmamış ve doğal mineral özelliklerini kaybetmemiş organik tarıma müsait topraklara sahiptir. TR-52 Düzey 2 Bölgesi nde bitkisel organik tarım verileri incelendiğinde Türkiye çiftçisinin %5,69 u bölgede bulunmaktadır. Üretim alanının %1,50 si ve üretim miktarının %4,3 ünün bölgede gerçekleştiği görülmektedir. Organik tarımın bölgedeki dağılımı incelendiğinde üretimin %92 lik kısmının Konya ilinde gerçekleştiği görülmektedir. Bölgenin tarım kapasitesine ve piyasaların isteklerine bakıldığında organik tarıma daha fazla ilgi gösterilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Ekilen Alan (Hektar) Üretim (Ton) Türkiye TR-52 Konya Karaman TR-52/TR(%) , ,03 Şekil 5-Konya'da Çilek Üretim Verileri-Kaynak; TÜİK/2011 Konya da organik tarım faaliyetinde Ereğli, Akşehir, Yunak, Doğanhisar, Hüyük ve Seydişehir öne çıkan ilçelerdir. İlde organik tarım faaliyetleri 1997 yılından itibaren hızla gelişmekle birlikte özellikle 2008 yılından itibaren organik tarımla uğraşan çiftçi sayısında önemli oranda azalmalar yaşanmış ve buna bağlı olarak ekilen alanlarda ve üretimde düşüşler yaşanmıştır yılında 4,191 hektar alanda yapılan organik tarım faaliyetleri sonucunda 14,053 ton üretim yapılırken, 2010 da ekilen alan miktarı 1,196 hektara düşmüş ve üretim miktarı da 9,680 tona gerilemiştir yılı itibariyle Türkiye üretiminin %3,8 ini karşılayan Konya nın payı, 2010 da %0,7 düzeyine gerilemiştir. Konya da, 2010 yılı verilerine göre Tarım İl Müdürlüğünün öncülüğünde 12 ilçede (Akören, Akşehir, Çeltik, Doğanhisar, Ereğli, Hüyük, Kadınhanı, Karapınar, Meram, Sarayönü, Tuzlukçu, Yunak) 809 üretici, 3040 parselde dekar alanda organik ürün elde edilmektedir. Organik hayvancılık çalışmaları ise; 2 arı yetiştiricisi 350 kovanda organik arıcılık yapmakta ve Sarayönü ilçesinde bulunan 2 müteşebbis ise toplam 8 bin 500 tavukluk çiftlikleriyle organik yumurta üretimini

14 14 gerçekleştirmektedirler. Ayrıca 2011 yılında da Selçuklu İlçesi Selahattin Köyünde Organik Arıcılık Projesi uygulamaya konulmuştur. Konya da 32 çeşit ürün organik olarak sertifikalandırılmış olup en çok üretimi yapılan ürünler; vişne, kimyon, çilek vb. ürünlerdir. Konya da yıllar bazında organik üretim, alan ve miktarlarında düzenli bir artış olmadığı, en yüksek üretim miktarına 2008 yılında ulaşıldığı ve son iki yılda ciddi bir düşüş olduğu görülmektedir.(anonim 2010). KONYA İLİ ORGANİK TARIM ÜRETİMİ YILLAR ÇİFTİÇİ SAYISI EKİLEN ALAN(HA) ÜRETİM(TON) ÜLKE İÇİNDEKİ ÜRETİM PAYI % ,191 14,053 3, ,698 11,164 2, ,034 15,782 3, ,746 39,239 6, ,772 20,664 3, ,631 15,99 1, ,196 9,689 0,7 Şekil 6-Konya İli Organik Tarım Üretimi-(ANONİM-2010) 7. ORGANİK ÇİLEK ÜRETİMİ Üzümsü meyveler grubuna giren türlerden en önemlisidir. Çilek meyvesi gerçek bir meyve olmayıp yenen kısmı kadar pistilin birleştiği çiçek tablasıdır. Çilek yüzeysel kök yapan otsu bir bitkidir. Kökler iyi drene edilmiş (süzek) topraklarda cm ye kadar iner. Ağır topraklarda ise kökler yatay büyür. Çileğin kök gövdesi ya da taç kısmı: çok kısalmış bir gövdedir. Çilek yaprakları 2/5 düzeninde spiral olarak dizilmiştir. İlkbaharda havalar ısınınca patlayan embriyonik yapraklar 2-3 hafta sonra tam büyüklüğe erişir. Her yaprağın 1-3 ay ömrü vardır. Kollar (stolonlar)yaz boyunca yeni yaprakların koltuklarındaki tomurcuklarından oluşarak gelişirler. Çilekte çiçekler salkım şeklindedir. Buna değişmiş gövdede denilebilir. Çilekte iyi tozlanma gereklidir. İyi tozlanmış meyvelerde şekil bozukluğu olur. Tozlanmadan sonra meyve genelde günde olgunlaşır. Çilekte kısa günde çiçek gözleri, uzun günde kol gelişimi olur. Bu sebeple çilekte verim ile gün uzunluğu ilgilidir. Bu sebeple bir bölgeye uyan çeşit, diğer bölgeye uymayabilir. Çiçek gözü oluşumunda gün uzunluğu ile sıcaklık ilişkisi ve çeşit özelliği bağlantılıdır. Soğuklamanın verim üzerine etkisi tartışmalı olmakla birlikte, kalite üzerine olumlu etkisi olduğu kesindir. Çileklerin soğuklama ihtiyacı saat olarak belirlenmiştir. a-)çilek Çeşitleri; Yetiştirici çiçekçiliğe başlamadan önce Pazar durumunu incelemelidir. Üretici reçel, marmelat ve meyve suyuna uygun bir sanayi çeşidinin Pazar şansını yüksek görürse, ona

15 15 uygun çeşit seçmesi gerekir. Bazı bölgelerde çileğin dondurularak dışsatımı gelişmiştir. Yetiştiricinin dikkat edeceği diğer hususlar ise, Çeşidin bölgeye uygun olup olmadığı, Verimliliği, hastalıklara dayanıklılığı, Pazarın aradığı çeşit olup olmadığı, Taşımaya dayanıklılığı, Bitkisinin kuvvetli olup olmadığı konularıdır. Eğer seracılığa uygun çeşit düşünülmüyorsa, erkencilik çok önemlidir. Bazı bölgeler için son turfanda hasat önemlidir. Çilek bahçesi çeşidi karışmamış fidelerle kurulmalıdır. Başlıca Çilek Çeşitleri Şunlardır; 1-ALİSO: Meyve iri, meyve eti sert, verimli, tat kalitesi orta, bitkisi kuvvetli, meyvenin saptan kopması oldukça kolay, erkenci ve serada yetiştiriciliğinde uygun bir çeşittir. Meyve uçlarında şekil bozukluğu görülür. Reçel, marmelat ve meyve suyuna oldukça uygun, sarılığa oldukça duyarlı bir çeşittir. Kışları ılık bölgeler için uygundur. 2-TİOGA: Orta mevsimde olgunlaşır. Meyve iri, verimli, meyve eti çok sert, tat kalitesi orta, derin dondurma ve gıda sanayii için oldukça uygun, meyvenin saptan kopması güç, botrisite dayanıklı, sarılığa duyarlıdır. Yetiştiriciliği bütün bölgelere önerilir. Taşımaya dayanıklıdır. 3-POCAHONTAS: Erken-orta mevsim çileği, derin dondurmaya ve sanayiye uygun, tad kalitesi orta, meyvenin saptan kopması, Kolay, meyve eti sert, sarılığa dayanıklı, meyve çürüklüğüne duyarlıdır. Yetiştiriciliği bütün bölgelere önerilir. 4-YALOVA-9: Aliso ve Arnavutköy melezidir. Erkenci ve seraya uygun bir çeşit olup, Akdeniz bölgesi için önerilir. Meyve eti sert, verimli, koku ve tadı iyi, meyvenin saptan kopması güç, bitkisi kuvvetli olup sarılığa dayanıklıdır. 5-YALOVA -15: Tioga ve Arnavutköy melezidir. Meyve eti sert, verimli tat ve kokusu çok iyi ve yerli çeşitlerimizi aratmayacak aromaya sahiptir. Saptan kopması çok kolay, bitkisi kuvvetli, sarılığa ve meyve çürüklüğüne dayanıklı, derin dondurmaya uygundur. Akdeniz bölgesi dışında tüm bölgelere önerilir. 6-YALOVA -104: Çok verimli ve iri bir çeşittir. Meyve eti oldukça serttir. Koku ve tadı yabancı çeşitlerden iyidir. Bitkisi çok kuvvetli olup, sarılığa dayanıklıdır. Derin dondurmaya uygundur. Ilıman bölgeler için uygundur. Meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. 7-BALCALI-1: Uzun konik koyu kırmızı renklidir. Meyve eti serttir, meyvenin saptan kopması zordur, sarılığa duyarlı, meyve çürüklüğüne dayanıklı, aroması iyi sofralık bir çeşittir. Akdeniz iklimi ve kışları soğuk bölgeler için uygundur. Verimli bir çeşittir. 8-BALCALI-2: Köşeli uzun, parlak kırmızı, meyve eti sert, aroması iyi sofralık bir çeşittir. Sarılığa duyarlı, meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Akdeniz iklimi için uygundur. Verimli ve orta erkenci bir çeşittir.

16 16 9-BALCALI-3: Uzun konik, parlak koyu kırmızı, meyve eti sert, meyvenin saptan kopması zor, aroması iyi sofralık bir çeşittir. Sarılığa duyarlı, meyve çürüklüğüne orta derecede dayanıklıdır. Çok erkenci ve örtü altı sebzeciliği için uygundur. 10-DOUGLAS : Konik, kırmızı,meyve eti sert, saptan kopması kolay, aroması iyi, sofralık ve derin dondurmaya uygun bir çeşittir. Sarılığa duyarlıdır. Meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Tüm bölgelerde yetiştirilir, verimlidir. 11-DANA : Uzun konik,parlak kırmızı, meyve eti orta sertlikte,saptan kopma kolaylığı orta,,sarılığa dayanıklılığı orta,aroması orta,meyve çürüklüğüne dayanıklı sofralık bir çeşittir, yüksek verimli, açıkta yetiştiriciliğe uygun iri meyveli çeşittir. 12-BRİO: Konik kırmızı, meyve eti sert, iyi aromalı,meyvenin saptan kopması zor sofralık bir çeşittir. Sarılığa duyarlı meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Verimli, açıkta yetiştiriciliğe uygundur : Yuvarlak konik, kırmızı meyve eti sert, saptan kopması orta derecede aroması iyi sofralık bir çeşittir. Sarılığa duyarlı, meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Çok erkenci, çok iri meyveli, yüksek verimli, yaprak leke hastalığına duyarlıdır. 14-PAJARO : Konik,koyu kırmızı, meyve eti çok sert, meyvenin saptan kopması zor, aroması çok iyi,sofralık bir çeşittir. Sarılığa orta derecede duyarlıdır. Meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Orta mevsimde hasat edilen,çok verimli, orta-iri meyveli bir çeşittir. 15-CHANDLER : Konik,kırmızı,meyve eti sert, saptan kopması zor, sarılığa orta derecede duyarlı, meyve çürüklüğüne dayanıklı,aroması iyi sofralık bir çeşittir. Orta erkenci,yüksek verimli, özellikle Akdeniz ve Ege bölgesine uygundur. 16-SELVA : Konik,kırmızı,meyve eti sert,saptan kopma derecesi ortadır.sarılığa duyarlılığı orta, meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Aroması orta sofralık,yüksek verimli, Akdeniz, Ege ve Karadeniz bölgelerine uygun bir çeşittir. 17-RED CHİEF : Uzun konik,koyu kırmızı, meyve eti sert,saptan kopması zor, sarılığa ve meyve çürüklüğüne dayanıklı,derin dondurma ve sanayiye uygun,iyi aromalı bir çeşittir. 18-HONEOYE: Konik koyu kırmızı, meyve eti sert, saptan kopması zordur. Aroması iyi, sarılığa ve meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Derin dondurma ve sanayiye uygundur. Soğuk bölgelere uygun bir çeşittir. 19-LESTER: Konik, koyu kırmızı, meyve eti sert, saptan kopması zor, sarılığa ve meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Aroması iyi derin dondurma ve sanayiye uygundur.

17 FERN; Nötr gün çeşididir. Daha çok yayla bölgelerinde iyi sonuç veren, her zaman meyve verme özelliğine sahip verimli bir çeşittir. 21-KABARLA; İri, sert, tatlı ve parlak kırmızı meyveler veren nötr gün bir çilek çeşididir. Diğer nötr gün çeşitlerden çok az bir gecikme ile meyve vermeye başlar ve uzun süre meyve vermeye devam eder. Yayla bölgelerde yaz boyunca meyve verir. Ayrıca sahil yerlerdeki verimi de çok iyi olup yüksek verimli bir çeşittir. 22-SWEET ANN; Nötr gün çeşididir. Daha çok yayla bölgelerinde iyi sonuç veren, verimli bir çeşittir. Hobi amaçlı yetiştiriciliğe uygundur. 23-ALBİON; Albion ılımlaştırılmış (serin ve ılıman bölgelere iyi uyum sağlamış), gün-nötr bir çeşittir. En önemli özelliği olağanüstü meyve kalitesidir. Meyve tadı açısından şimdiki çeşitler arasında en iyisidir ve bunu bütün sezona yayar. Ayrıca meyve büyüklüğü bütün sezon aynıdır. Albion, Diamente ve Aromas'ın iyi özelliklerinden oluşan bir karışımdır. Meyve toplamaya çok elverişli bir bitki yapısı vardır. Hasat sonrası da meyvelerin dayanıklılığı diğer iki çeşitten daha uzundur. Meyve tadı ve görünüşü diğer iki çeşitten daha iyidir. b-iklim İstekleri: Çileğin büyümesine etki eden ekolojik faktörlerin başında iklim, mevki ve toprak gelmektedir. Bu faktörler çilek yetiştiriciliğinin yapılabilme sınırlarını belirleyebildiği gibi değişik enlemlerde hangi yüksekliklere kadar çilek yetiştirilebileceğini de tayin etmektedir. Bu ekolojik şartların aynı zamanda ürünün kalitesine de etkileri vardır. Çilek -10 oc ye kadar özel bir önlem almadan yetiştirilebilir. Daha soğuk bölgelerde bitkilerin saman, kuru yaprak vb. gibi materyallerle örtülerek dondan korunması gerekmektedir. İlkbaharın geç donları Akdeniz Bölgesi gibi yerlerde zararlı olabilir. Çilekte çiçeklenme uzun bir döneme yayıldığı için don, ürünün tümüne zarar veremez. Bu nedenle çilek, yetiştiricilik riski en az olan meyvelerden biridir. Bitkilerin üzeri saman vb. ile örtülerek dondan korunduğunda soğuk bölgelerde bile rahatça yetiştirilebilmektedir. Böylece soğuk Doğu Anadolu Bölgesi nden sıcak Akdeniz Bölgesi ne kadar her yörede yetiştirilebilen hemen hemen tek meyve türü çilektir. Çilek dünya üzerinde birbirinden çok farklı bölgelerde ve ekolojik şartlarda yetiştirilebilmektedir. Yaz aylarında kuzey kutbuna yakın yerlerdeki devamlı aydınlık bölgelerden, 12 saatlik aydınlanmaya sahip Ekvatordaki bölgelere kadar yıllık yağış 250 mm olan çöl alanlarından (sulamak suretiyle), 3500 m yükseklikteki alanlarda, soğukların -45 oc lere kadar düştüğü yerlere ve yarı tropik yerlere kadar birbirinden iklim olarak çok farklılık gösteren yerlerde yetiştirilebilmektedir. Çiçeklenme zamanında nispi nemin fazla olduğu ve

18 18 yağışlı geçen bölgelerde hastalık problemi artar. Özellikle meyvede çürüklük yapan mavi küf (Botrytis) hastalığı büyük zararlara sebep olmaktadır. c-toprak İstekleri: Çilek saçak köklü bir bitki olup derin, verimli, nemli, iyi drenajlı, kumlu tınlı, siltli ve süzek topraklarda daha iyi yetişmektedir. Ancak bu toprakların yanında çok değişik topraklarda da diğer ekolojik şartlar uygun olursa yetişebilmektedir. Fazla kireçli topraklar çilek yetiştiriciliği için uygun değildir. Böyle topraklarda yetiştirilen çileklerde demir klorozu görülmektedir. Bu tip topraklarda demir eksikliğine dayanabilen türler yetiştirilmelidir. Birçok çilek çeşidi hafif, kumlu, çakıllı veya taşlı topraklarda killi, ıslak topraklara nazaran daha iyi yetişmektedir. Yeni açılmış tarlalar eskilerine oranla daha fazla tercih edilmelidir. Çünkü bunlar daha verimli olup aynı zamanda daha az yabancı ot mücadelesi ve daha az toprak işleme isterler. Çilek bitkisi asidik toprakları sevse de toprak ph sı 6.5 den düşük olmamalıdır. Genel olarak derin, verimli, iyi drene edilmiş, nem tutma kapasitesi yüksek topraklarda iyi gelişir ve bol ürün verir. En ideal topraklar kumlu-killi, siltli (milli) ve süzek topraklardır. Allüviyal humuslu tınlı topraklarda da iyi gelişir. Tipi ne olursa olsun suyu en iyi drene eden süzek toprak olmalıdır. Toprak seçiminde hastalık ve nematod yönünden de temiz olmasına dikkat edilmelidir. Çilek sökülen bir yere münavebe uygulamadan tekrar çilek fidesi dikilmemelidir. Diğer taraftan biber, patlıcan, domates ve patates gibi sebze yetiştirilen yerlerde toprak 4-5 yıl dinlendirildikten sonra çilek yetiştirilmelidir. Aksi halde hastalık ve zararlılar karlı bir üretim yapılmasını sınırlandırır. Toprak iyice işlendikten sonra dikim yastıkları hazırlanmalıdır. Toprak işlendikten sonra gerekiyorsa toprak fümigasyonu yapılmalıdır. Kumlu topraklar genellikle verimsiz olup böyle topraklarda bitkiler kuraklıktan çabuk zarar görebilmektedir. Kumlu topraklar fazla miktarda humus ve suya ihtiyaç duyarlar. Toprak yorgunluğu hafif topraklarda daha çok görülmektedir. Çilek yetiştirilecek toprakların humusça zengin olması istenir. Çilek hafif asidik topraklarda daha iyi yetişmektedir. Optimum ph isteği arasındadır. Ancak yeterli organik madde bulunan ve ph sı 5-7 arasında olan topraklarda da iyi gelişebilmektedir. Hem çilek meyvesi üretiminde hem de fide üretiminde toprak hazırlığına yaz-sonbahar döneminde başlanır. Ot kontrolü, erkencilerde sulama ve işgücü kullanımını azaltma, mavi küf (Botrytis) mantarı hastalığını önleme ve temiz ürün elde etme gibi faydalarından dolayı malçlama yapılmalıdır. Çilek çok yıllık bir bitki olmasına rağmen ekonomik ömrü ortalama 3-4 yıl kadardır. Ancak ülkemizde bu süre aşılmaktadır. Aynı çilek bitkisinden 6-7 yıl ürün

19 19 alınmaktadır. Bu durum verimliliği düşürmekte ve hastalık-zararlı etmenlerinin çoğalmasına ve toprak yorgunluğuna sebep olmaktadır. d-çilek Ekim Yerlerinin Hazırlanması; Organik çilek fidelerinin dikim yerlerinin hazırlığı için cm genişliğinde seddeler yapılıp iki sedde arasına 50 cm lik yürüme yolu bırakılmıştır. Seddelerin yanları eğimli olup buralara sıra üzeri mesafe olarak cm arayla fideler dikilmiştir. Sıra arası mesafe olarak cm arayla ve çapraz olarak 2. sıra oluşturulmuştur. Her seddede bu işlemler gerçekleştirilerek, her bir seddede 2 çilek sırası dizayn edilmiştir. Seddeler oluşturulurken yanmış küçükbaş hayvan gübresi toprağa karıştırılmıştır (Anonymous, 2009a). Seddeler oluşturulurken önce ortalarına lateral damla sulama boruları yerleştirilmiştir. Üzerlerine cm genişliğinde malç naylonu serilip uçmaması için kenarları toprakla örtülmüştür. Naylonun altında ve tam ortasında kalan damla sulama borusunun sağına ve soluna çapraz şekilde yuvarlak delikler açılarak çilek fideleri dikilmiştir. Delikler rüzgardan yırtılmasın diye yuvarlak şekilli olarak açılmıştır (Anonymous, 2009a). Malçlı ve damla sulamalı sistem sayesinde çilek bahçesi kurulması ile çapalama, sulama ve ot alma gibi bakım işleri çok kolaylaşmış ve çilek meyvelerinin kirlenmesi gibi sorunlar ortadan kalkmıştır. Bakım işleri kapsamında rutin bir şekilde kol almalar yapılmıştır. Gövdeden 10 cm mesafeden kollar kesilmiştir. Sulamalar ihtiyaca göre yapılmıştır. Gübre takviyesi yapılmamış ve hastalık ve zararlı görülmediği için de ilaçlama gerçekleştirilmemiştir (Anonymous, 2009a). e-toprak İşleme: Çilekler genellikle organik maddece zengin, hafif orta bünyeli ve drenaj sorunu olmayan toprakları sevdiklerinden özellikle sonbahar toprak işlemelerinin önemi büyüktür. Toprak tavında iken pullukla 15 cm derinlikten işlenmesiyle üst kısımda bulunan organik maddelerle, az eriyen besin maddeleri ve oksijenin alt kısma, alttaki karbondioksitin de üst kısma taşınması sağlanmaktadır. Toprak işlemesi yapılmayan ve kötü hava şartlarındaki çilekliklerde; Bitki köklerinin gelişmesi yavaşlar ve durur, Topraktaki besin maddelerinin bitki tarafından alınımı azalır, Mikroorganizma faaliyetleri yavaşlar ve bitkilere zehir etkisi yapan bazı bileşikler oluşur ve toprak suyunun tutulması ve ağaç tarafından alınması azalır. İşleme ile üst tarafı gevşetilen toprak, kış yağışlarından bol miktarda su alarak şişer. İlkbahar sıcakları ile buharlaşan suyun yerine hava girerek iyice kabaran toprakta mikroorganizma faaliyetleri artar ve basıldığı zaman sünger gibi esneyen bir yapı oluşur. Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yapılan kontrollerde bahçede toprak koruma tedbirleri alınıp alınmayacağına karar verilir. Organik çilek üretiminde, gereksiz ve toprakta erozyona neden olacak şekilde toprak işleme yapılamaz.

20 20 f-fideler: Fideler genetik olarak yapısı değiştirilmemiş, döllenmiş hücre çekirdeği içindeki DNA dizilimine dışarıdan müdahale edilmemiş, sentetik pestisitler, radyasyon veya mikrodalga ile muamele görmemiş biyolojik özellikte olmalıdır. Hastalık ve zararlılara dayanıklı, bölgeye adapte olan uygun çeşitler dikilmelidir. Organik tarımda genetiği değiştirilmiş çoğaltım materyalleri kullanılmaz. Organik bitkisel üretimde kullanılacak tohum, fide, fidan, anaç, misel, çelik, yumru gibi çoğaltım materyalleri organik tarım metoduyla üretilmiş olmalı ve bu materyalin tohum olması halinde ana bitkileri en az bir kademede, çok yıllık bitkilerde vegetatif çoğaltım materyalinin anaç bitkileri en az 2 üretim sezonu süresince Yönetmelik hükümlerine göre üretilmiş olmalıdır. g-organik Tarım İçin Başvurusu: Organik üretim, yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme kapsamında ve onun kontrolünde yapılır. Organik çilek üretecek çiftçi, organik tarım kontrol ve sertifikasyon kuruluşundan herhangi biri ile temasa geçerek organik çilekçilik yapacağını beyan eder ve kimlik bilgileri ile tarla/bahçe bilgi ve belgelerini sunar. İlgili kuruluş müteşebbisin tarlasını/bahçesini inceleyerek organik yetiştiricilik yapılıp yapılmayacağına karar verir. Organik yetiştiricilik yapılacak nitelikteyse sözleşme imzalanır ve kuruluş, müteşebbis bilgilerini en yakın İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ne verir. İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü bu bilgileri bağlı bulunduğu İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı şubesi ne sunar. Bu şube ise ilgili bilgileri istatistik amaçlı olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesindeki Organik Tarım Komitesi ne aktarır. Organik tarım kontrol ve sertifikasyon kuruluşu organik tarım yapacak müteşebbisi geçiş sürecine alır. Geçiş süreci çilekte üç yıl olup geçiş sürecinde çilek gibi çok yıllık bitkilerde hasat tarihi göz önünde tutulur. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu; tarlanın/bahçenin önceki yıllardaki kullanım durumu, yapılan uygulamalar, bölgedeki genel durum ve yetiştirilen ürünler, risk durumları, konu ile ilgili müteşebbis kayıtları ve raporlarının incelenmesi neticesinde geçiş sürecini uzatabilir ya da kısaltabilir. h-gübreleme: Toprağın verimliliği ve biyolojik aktivitesi organik üzüm yetiştiriciliği ünitesinde açıklandığı gibi sağlanır. Sonbahar toprak işlemesinden önce, organik üzüm yetiştiriciliği ünitesinde bahsedilen, Yönetmeliğin izin verdiği organik materyallerden dekara 17 kg saf azotu geçmeyecek şekilde, örneğin organik hayvancılıktan elde edilen iyi yanmış ahır gübresi %1 N içeriyorsa, bundan dekara 1200 kg verildikten sonra toprak işlenerek kök bölgesine karıştırılmalıdır. Toprak analiz sonuçlarına göre fosfor yetersiz ise veya önceki yıllarda bitkilerin fosfor noksanlığı çektiği biliniyorsa sonbahar toprak işlemesinde dekara 30 kg

21 21 öğütülmüş ham kaya fosfatı (%25 P2O5) uygulanmalıdır. Fosfor noksanlığında gelişim zayıflamakta, alt yapraklar kızarıp morarmakta, çiçeklenme ve meyve bağlama gerilemekte, meyveler küçük kalmakta ve kökler cılızlaşmaktadır. Azot ve fosfor kaynağı olarak Yönetmelikte izin verilen iyi yanmış ahır gübresi, kompost, yeşil gübre ve ham kaya fosfatı gibi materyaller sonbahar sürümünde kök bölgesine karıştırılmalıdır. Yine toprak analiz sonuçlarına göre potasyum noksan ise ya da bitkilerin alt yaprak kenarları kuruyorsa ham potasyum tuzu, örneğin kainit (%14-20 K2O) sonbahar veya ilkbahar toprak işlemesinde dekara 30 kg verilmelidir. Ayrıca potasyum noksanlığının yanında magnezyum noksanlığı da varsa magnezyum tuzu içeren potasyum sülfat ya da sadece magnezyum noksanlığı söz konusu ise magnezyum sülfat, örneğin kieserit (%25 MgO) dekara 20 kg dozunda uygulanmalıdır. Magnezyum noksanlığında çileğin alt yapraklarında damarlar arası sararır. Toprak killi ve az kireçli ise, kaliteli ahır gübresi yeteri miktarda sonbahar sürümünde uygulanmışsa bitkiler fazla potasyum ve magnezyum noksanlığı çekmezler. Çilek yetiştirilen topraklar kireçli olduğundan ve ahır gübresi veya kompost uygulaması yapıldıysa, ayrıca sulamalar düzenli yapılıyorsa kalsiyum noksanlığı da görülmez. Kalsiyum noksanlığında sürgünler gelişemez, kök gelişimi geriler ve meyveler küçük kalır. Organik gübre uygulamalarında bitkide kükürt eksikliği de meydana gelmez. Kükürt noksanlığında bitkinin üst yaprakları damarlar da dahil tamamen sararır. Organik ahır gübresi veya kaliteli kompost zamanında ve yeterli miktarda kullanılmışsa çilekte iz element noksanlıkları pek gözlenmez. Ancak toprak killi, çok kireçli, yüksek ph lı ve düşük organik maddeli ise bilhassa demir ve çinko noksanlığı görülür. Demir noksanlığında önce üst yapraklarda başlayan damarlar arasında sararmalar, beyazlanmalar ve kurumalar meydana gelir. Çinko noksanlığında ise boğumlar arası daralır ve yapraklar rozetleşirken aynı zamanda yapraklarda renk açık yeşile döner. Böyle durumlarda Yönetmelikçe izin verilen, en az %12 Fe içeren demir tuzu, örneğin demir sülfat (%19 Fe) ilkbahar toprak işlemesinde tabana 2 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.5 kg/da ya da en az %5 Fe kapsayan şelatlı demir gübrelerinden ilkbahar toprak işlemesinde tabana 0.5 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.4 kg/da dozunda uygulanabilir. Çinko uygulaması için en az %15 Zn içeren çinko tuzu, örneğin çinko sülfat (%23 Zn) ilkbahar toprak işlemesinde tabana 1 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.5 kg/da ya da en az %5 Zn kapsayan şelatlı çinko gübrelerinden ilkbahar toprak işlemesinde tabana 0.4 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.3 kg/da dozunda kullanılabilir. Mangan noksanlığında yapraklarda damarlar arasında kırmızı-siyah nekrozlar meydana gelir.

22 22 Toprakta mangan noksanlığı mevcutsa ve organik gübrelemelerle dahi bitkilerde noksanlık belirtisi gözleniyorsa Yönetmelikçe izin verilen, en az %17 Mn içeren mangan tuzu, örneğin mangan sülfat (%27 Mn) ilkbaharda ya tabana 1 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.5 kg/da ya da en az %5 Mn kapsayan şelatlı mangan gübrelerinden ilkbahar toprak işlemesinde tabana 0.4 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.3 kg/da dozunda verilmelidir. Genellikle bakır noksanlığı görülmediği için ayrıca bakırlı gübre uygulamaya gerek yoktur. Uygun bir organik gübreleme ile genellikle bor noksanlığı da görülmemekle birlikte, noksanlık durumunda bitkinin büyüme ucu gelişemeyerek dumura uğrar ve boğumlar arası daralır. Çiçek oluşumu ve kök gelişimi engellenir. Meyvelerin şekli bozuk olur. İhtiyaç halinde Yönetmelikçe izin verilen, en az %14 bor içeren borlu gübre, örneğin borik asit (%17 B) ya ilkbahar toprak işlemesinde tabana 0.5 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.3 kg/da dozunda verilmelidir. Organik gübrelemelerle eksikliği giderilemeyen besin elementleri ancak Organik Tarım Yönetmeliğinde kullanılmasına izin verilen ve tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Tarımda Kullanılan Kimyevi Gübrelere Dair Yönetmelik in Ek-1 inde belirtilen gübrelerle takviye edilebilir. Bu mineral gübreler organik üzüm yetiştiriciliği ünitesinde açıklanmıştır. Organik çilek yetiştiriciliğinde tabana uygulanacak yeterli miktar ve kalitede yanmış ahır gübresi ve kompost bulunamamışsa veya yeşil gübreleme yapılmamışsa Bakanlıkça belgeli ve mikro besin elementlerini de içeren bir organo-mineral gübre ve toprak düzenleyici olan katı hümik asitten ilkbahar toprak işlemesinde tabana 20 kg/da ve damla sulama ile ilk birkaç sulamada sıvı hümik asitten toplam 2 L/da dozunda uygulanmalıdır. Organik tarımda gübrelemede kullanılacak bazı ürünler; yanmış çiftlik gübreleri, sıvı hayvansal atıklar, saman, torf, organik ev atıkları, mezbaha atıkları, deniz yosunları, talaş, doğal fosfat, potasyum, kalsiyum, kireç, magnezyum kayaçları ile bakır, demir, mangan, molibden, çinko, bor gibi mikro besin maddeleri ve kükürt içeren bazı doğal maddelerdir. Organik tarımda toprağın bünyesi, arazinin eğimi, taban suyu yüksekliği, yetiştirilecek bitkinin çeşidi dikkate alınarak bilinçli ve öncelikle toprağın organik madde kapsamını artırıcı yanmış ahır gübresi veya yeşil gübrelemelerle takviye edici yönde hareket edilmelidir. Organik gübrelerden yanmış çiftlik gübresi, kompost, fiğ ile yeşil gübreleme toprakta ayrışarak besin maddelerini, toprağın su tutma kabiliyetini artırır ve erozyonu azaltıp verimliliği koruyarak sürdürülebilir tarımın yapılmasını sağlar. Dikkat edilecek en önemli konu, özellikle organik çiftlik gübresi çevreyi kirletmeden depolanmalı ve insan dışkıları ve kanalizasyon atıkları kesinlikle gübrelemede kullanılmamalıdır. Organik

23 23 atıklardan ağır metaller ve nitrat sızmasının yeraltı ve yerüstü sularıyla tarım alanlarını kirletmesi mutlaka önlenmelidir. Fern çeşidi çileklerin köklerine inokule edilen Rhizobakterlerin (RC19-Bacillus simplex, RC05-Paenibacillus polymyxa ve R23-Bacillus spp.) verim, kalite ve fonolojik gelişim özelliklerine etkileri Ertürk ve ark. (2009) tarafından araştırılmıştır. Bakteri uygulamalarının tümü kontrole göre, bitki başına verimi % ; ortalama meyve ağırlığını % ve 1. kalite meyve oranını ise % arasında artırmıştır. Dolayısıyla çilek yetiştiriciliğinde bu bakterilerden yararlanılabilir. Trabzon-Hayrat koşullarında Camarosa çilek çeşidinde verim ve kalite üzerine saman, çam ibresi, fındık yaprağı, eğrelti otu ve hızar tozu malçlarının etkisi araştırılmıştır (Kuru ve İslam, 2010). Sonuçta, saman malçı uygulamasında en fazla bitki büyüklüğü, verim ve meyve sayısı tespit edilmiştir. En yüksek meyve verimi saman malçında g/parsel, en düşük meyve verimi ise fındık yaprağı uygulamasında g/parsel olarak elde edilmiştir. Hızar tozu malçında diğer malç ortamında yetiştirilen çileklere göre en yüksek meyve büyüklüğü (en ve boy), meyve ağırlığı, en iyi tat ve renklenme elde edilmesine karşın en düşük C vitamini ve ph belirlenmiştir. En yüksek suda çözünür kuru madde ise fındık yaprağı uygulamasından elde edilmiştir. Organik tarım şartları altında yılları arasında fosfor çözebilen mikroorganizmaların (Bacillus M3, Aspergillus FS9 ve FS11) Fern çilek çeşidinin verim ve besin elementi miktarına etkileri incelenmiştir. Mikroorganizmalar (109 CFU/ml) dikim öncesi çilek fidelerinin köklerine daldırma yöntemi ile uygulanmıştır. Fide dikiminden önce araziye 2 t/da çiftlik gübresi ve 10 kg/da kaya fosfatı (%18 P2O5) verilmiş, azot (organik sertifikalı STYM 25: EU tescil 2092/91) ise damla sulama ile uygulanmıştır. Üç yılın sonunda mikroorganizmaların önemli derecede meyve verimini (%54-70 oranında) ve yaprakta N, P, K, Fe, Mn ve Zn miktarlarını artırdığı belirlenmiştir. Toplam meyve verimi kontrol parselinde g/parsel, M3 uygulamasında g/parsel, FS9 parselinde g/parsel ve FS11 uygulamasında ise g/parsel olarak elde edilmiştir. Yaprakların P içeriği kontrol grubunda %0.6 olurken, M3, FS9 ve FS11 uygulamalarında sırasıyla %1.16, 1.27 ve 1.00 e yükselmiştir. i-sulama: Sürgün gelişimi, meyve verim ve kalitesini etkileyen en önemli faktörlerden birisi toprakta kök derinliğinde faydalı rutubetin bulunup bulunmamasıdır. Çileğin yıllık su tüketimi mm kadardır. Susuzluğa en hassas olduğu dönem çiçeklenme ve meyve bağlama dönemidir. Çilek meyve oluşumundan olgunlaşmaya kadar geçen dönemde suya karşı hassastır. Sulama meyve iriliği ve kalitesi ile o yılki ürün ortalamasına etki eder. Dikim

24 24 zamanında fidelerin çabuk ve sağlıklı büyümesi için sulamaya dikkat etmek gerekir. Çiçeklenme sırasında yağışlar arzu edilmez. Yağış hem tozlanmayı engeller, hem de meyve olgunlaşmaya başladıktan sonra yağarsa meyve yumuşar, leke yapar ve çürümeyi kolaylaştırır. Yağmurlama sulama ve yağış ile toprağın sıçrayarak meyvelere zarar vermemesi için sıralar arasına ve bitkilerin altına değişik malç malzemesi serilebilir. Karık sulama meyveleri kirlettiğinden damla sulama daha uygundur. Sıcak, kurak ve düşük nispi nem göz önüne alındığında çilek özellikle ilkbahar ve yaz aylarında mutlaka sulanmalıdır. Dikimi tamamlanan çileklere can suyu verilerek köklenmeleri sağlanır. Bitkiler ilkbahar ve yaz aylarında sulanır. İlkbaharda yağış olmadığı durumlarda haftada bir sulama yapılmalıdır. Damla sulama buharlaşmaya bağlı olarak düşük debi ve su kıtlığında günlük yapılabileceği gibi 3-4 günde bir de yapılabilir. Hasat bittikten sonra sulama aralığı uzatılmalıdır. Çilekte sulamaya önem verilmeli ve düzenli olarak yapılmalıdır. Sonbaharda hasat sonrası bakıma çok önem verilmelidir. Çünkü gelecek yılın meyve gözü geçmiş yılın sonbahar mevsiminde meydana gelir. Bu nedenle hasattan sonra da sulama, kol temizliği, gübreleme ve yabancı ot mücadelesi yapılmalıdır. Organik çilek yetiştiriciliğinde salma sulama yapılmaz. Sulama damla sulama ile gerçekleştirilmelidir. Havaların ısınmasıyla birlikte nisan ayından itibaren damla sulama sistemi çalıştırılarak hem sulama hem de gübre verilecekse fertigasyon yapılmış olur. Sulamalar sabahın erken saatlerinde, serinde yapılmalıdır. Yaz sıcaklarına kadarki dönemde sulamalar üç günde bir 2-3 saat, yaz mevsiminde ise iki günde bir üçer saat süre ile yapılmalıdır. Hasattan 2-3 hafta öncesinde sulamalar sonlandırılmalıdır. Sanayi ve şehir atık suları ile drenaj sisteminden elde edilen drenaj suları organik tarımda kullanılamaz. Gerekli hallerde suyun uygunluğuna yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yapılacak kontrollerde karar verilir. Sulama suyu çevre kirliliğine yol açmamalıdır. Sulama, toprak yapısında bozulmaya ve erozyona sebep olmamalıdır. j-bitki Koruma: Organik Tarım Yönetmeliği gereği hastalık, zararlı ve yabancı otların mücadelesinde; hastalık ve zararlılara dayanıklı tür ve çeşit seçimi yapılmalı, uygun toprak işleme yöntemleri uygulanmalı, kültürel, biyolojik ve biyoteknik mücadele metotları gerçekleştirilmeli, bitki hastalık ve zararlıları ile yabancı otlara karşı bu hususların uygulanamaması veya yetersiz kalması halinde Yönetmeliğin Ek-2 sinde belirtilen girdiler kullanılır. Zararlılara karşı biyolojik mücadelede genetik değişiklik yapılmamış bakteri, virüs ve fungus gibi mikroorganizmalar, örneğin Bacillus thuringiensis, granül oluşturan virüs vb. gibi mikroorganizmalar kullanılır. Sadece tuzak, yayıcı ve cezbedicilerde; cezbedici olarak DAP gibi

25 25 amonyum tuzları, meltametrin, molluskisit olarak metaldehit, eşeysel davranış bozucu olarak feromon, böcek öldürücü olarak piretroitler, Bactrocera oleae ve Ceratitis capitata ya karşı lambdayhalotrin gibi maddeler kullanılır. Tuzaklar ve yayıcıların içerdikleri maddelerin çevreye bulaşması ve ekimi yapılmış ürünlerle teması önlenmeli, kullanıldıktan sonra toplanmalı ve kullanım süresi dolanlar güvenli bir şekilde yok edilmelidir. Organik tarımda geleneksel olarak kullanılan maddeler şunlardır: Mantari hastalıklardan korunmak için 3 kg Cu/da dozunu geçmeyecek şekilde bakır hidroksit, bakır oksiklorür, bakır sülfat ve bakır oksit, muz, kivi ve Trabzon hurması olgunlaşmasının sağlanması, ananasların çiçek indüksiyonu için etilen, böcek öldürücü olarak Arap sabunu, muzların olgunlaşmasının geciktirilmesinde potasyum alum, böcek öldürücü, kırmızı örümcek öldürücü ve mantarı hastalıklarla mücadelede kireç-kükürt, sadece meyve ağaçları, asmalar, zeytin ağaçları ve muz gibi tropik ürünlerde böcek öldürücü ve kırmızı örümcek öldürücü olarak parafin yağları, sadece meyve ağaçları, zeytin ağaçları ve asmalarda mantarı hastalıklara karşı ve bakteri öldürücü olarak potasyum permanganat, zararlıları uzaklaştırıcı olarak kuvars kumu, mantarı hastalıklara karşı, kırmızı örümcek öldürücü ve zararlı uzaklaştırıcı olarak kükürt, mantari hastalıklar ve fidanlıklar da dahil olmak üzere sadece meyve ağaçlarında Nectria galligena yı kontrol altında tutmak için kalsiyum hidroksit kullanılır. Organik tarım bitkileri arasında yüzeye yayılan preparatlar olarak molluskisit için demir-iii fosfat kullanılır. Krizantem çiçeğinden elde edilen piretrin ısırıcı ve emici böceklere karşı insektisit etkilidir, yani piretrin afid gibi zararlı böcekleri öldürür. Sinerjist olarak susam yağı, sülfoksit veya çoğunlukla piperonilbutoksit kullanılır. Bu preparatlar bal arılarına karşı zehirli değildir. Tropik bir baklagil türü olan Derris ellipfica nın köklerinden elde edilen rotenon böcek öldürücüdür. Temas zehiri olan bu madde aynı zamanda balıkları zehirlediğinden ambalajları sulara atılmamalıdır. Kaya unu, çeşitli zararlı böceklere karşı solunum sistemini (trakeleri) tıkayıcı toz olarak kullanılmaktadır. Bu açıdan yararlı faunaya da etkilidir. İçerdiği silisyum nedeniyle bitkiye kuvvetlendirici etki de yapabilir. Kükürt; toz veya ıslanabilir toz formunda, kullanım alanı çok geniş olan bir inorganik fungusittir. Zararlı canlıların solunum sisteminde oksijen ile rekabete girerek onları öldürür. Organik tarımda esas olarak küllemeye karşı kullanılır. Bordo bulamacı; bakır sülfat ve sönmüş kireç ile hazırlanan bir karışım olup karaleke gibi mantari hastalıklar için kullanılmaktadır. Bakır iyonları özellikle mildiyö etmenlerinde spor çimlenmesini durdurarak etkili olmaktadırlar. Dişi böceklerin erkekleri çekmek için

26 26 kullandıkları feromonlar kısmen sentetik olarak üretilmekte ve özel tuzaklarda çilek iç kurdu, salkım güvesi gibi zararlılara karşı popülasyon yoğunluğunun tahmininde kullanılmaktadır. Feromon preparatlı tuzaklarda erkek bireyler yakalanmakta ve böylece bu zararlıların üreme şansı azaltılmaktadır. Kolza bitkisi ve neem ağacından elde edilen yağlı preparatlar kısmen kükürdün de eklenmesiyle kırmızı örümceklerin kışlık yumurtalarına karşı başarıyla kullanılmaktadır. Parafin yağları organik tarımda parathion içermemek şartıyla kırmızı örümceklerin kış yumurtalarına karşı kullanılmaktadır. k-hasat: Organik ürünlerin hasadında kullanılan teknik araç ve gereçlerin ekolojik tahribat ve kirlilik oluşturmaması gerekir. Elle toplama materyalleri ürünün organikliğini bozmayacak yapıda olmalıdır. Toplama materyalleri hijyenik olmalıdır. Hasat, zamanında yapılmalı, erken veya geç yapılmamalıdır. Çileklerin dalları zedelenmeden, kırılmadan, meyveler elle toplanıp sepete yavaşça konulmalıdır. Hasatta olduğu gibi, organik çileklerin depolanmasında da bazı kurallara dikkat edilmelidir. Meyveler iç cidarları renksiz-boyasız kağıtla kaplanmış ahşap sandıklara yavaşça konulmalı ve 4 C sıcaklık ve %90 hava rutubeti koşullarında muhafaza edilmelidir. Organik ürünlerin depolama alanları, ürünlerin tanınmasına imkan verecek ve Yönetmelikçe uygun bulunmayan başka ürünlerle, maddelerle karışmaya veya bulaşmaya meydan vermeyecek biçimde düzenlenmelidir. Organik ürünlerin depolandığı alanlarda kullanılan yalıtım malzemeleri ve soğutma ile ilgili ekipmanlar bu amaç gözetilerek seçilmelidir. Ayrı olarak depolamanın mümkün olmadığı durumlarda organik ürünlerle geleneksel tarım ürünlerinin karışmasını engelleyecek tedbirler alınmalıdır. Bu tedbirleri de yetkilendirilmiş kuruluş kontrol etmelidir. Basınç, sıcaklık ve yetkilendirilmiş kuruluşça uygun görülen gazlarla kontrol edilebilen koşullarda depolama uygulamaları yapılabilir. Organik ürünlerin depolanması sırasında ürünün organik özelliğini kaybettirecek ilaç ve ilaçlama yöntemi kullanılamaz. Organik ürünlerin depolanmasında sentetik kimyasal maddeler kullanılamaz ve doğal olmayan uygulamalar yapılamaz; tüm bu işlemler yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilir. Müteşebbis tarafından depolama koşulları ile depolanan organik ürünün giriş ve çıkış miktarları ve tarihine ilişkin kayıtlar düzenli olarak tutulur. Yetkilendirilmiş kuruluşa onaylatılır ve çizelgenin bir nüshası müteşebbis tarafından, diğer nüshası ise yetkilendirilmiş kuruluş tarafından saklanır. Konya İli Akşehir İlçesi ndeki organik çilek üretimi ile ilgili bir araştırma yapan Oğuz ve Evli (2009), bir dekar çilek üretimi için yapılan toplam üretim masraflarının TL olduğunu, bunun %58.4 ünün değişen masraflar ve %41.6 sının ise sabit masraflar olduğunu bildirmişlerdir. Organik çilek maliyeti

27 TL/da, işletmeler ortalaması olarak ürün verimi 1850 kg olup, 1 kg organik çilek üretim maliyeti 0.91 TL olarak tespit edilmiştir. Tarımda verimliliği artırıcı faaliyetlerin en önemlilerinden biri üreticilerin eğitimidir. Tarımda teknolojilerin uygulanması her şeyden önce bilgi ve eğitim gerektirir. Bu bakımdan, tarımsal eğitim ve araştırmalara ağırlık vermek, üretim ile teknoloji kullanımının artırılması yönünde bilgi birikiminin oluşmasını sağlamak, önemli bir sorun oluşturmaktadır. Ayrıca, üreticilerin genel ekonomik hedefler açısından tarımsal üretimin önemini kavramaları ve geçimlik üretim yapmak yerine, ticari üretim yapmak konusunda da bilinçlenmeleri gerekmektedir (Oğuz ve Evli, 2009). Organik tarımsal üretimin miktar ve kalitesinin yükseltilmesinde, ülke çapında bir tarımsal danışmanlık sisteminin kurulması büyük yararlar sağlayacaktır. Üreticilerin örgütlenmesi önemli olup mevcut üretici örgütlerinin kapasiteleri artırılmalıdır. Özellikle sermayesi kıt üreticiler açısından, üretici örgütlenmesi önem taşımaktadır (Oğuz ve Evli, 2009). 8. HÜYÜK TE ORGANİK ÇİLEK ÜRETİMİ Hüyük te ,02 hektar toplam toprak alanı olup, bunun ,50 ha ı tarım alanı, 2500,00 ha çayır mera, ,00 ha ormanlık ve fundalık ve ,52 ha ise tarım dışı alan bulunmaktadır. Diğer alanlar içerisine tarıma elverişli olmayan kayalık, taşlık alanlar, yerleşim yerleri ve Beyşehir gölü göl altı araziler girmektedir. Tarım alanlarının 178 ha sebzelik alanı, 548,5 ha meyvelik alanı ve ha da tarla alanı ( ha ekilen ve ha da nadas) bulunmaktadır. Bu tarım alanlarının sadece %7,0 lık oranı olan ha lık alan sulanmaktadır. (Kaynak: Konya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü). Hüyük te işlenen toplam arazi ,5 ha olup, Konya toplam işlenen alanın % 0,94 ünü, Göller Havzası işlenen alanının %5,11 ini oluşturmaktadır. Bu arazilerin % 57,39 gibi büyük bir oranında tarla tarımı yapılmaktadır. Tarım arazilerinin toplam işlenen araziye oranı, Konya (%58,22) ve Türkiye (%67,33) oranlarına göre düşüktür. İlçede genellikle kuru tarım yapıldığından nadas için ayrılan alan %39,20 oranında olduğu görülmektedir. Buna karşın, ilçede bağcılık faaliyeti %0,36 oranında görülmektedir. İlçede meyvecilik faaliyeti %2,10 oranında alan ayrılmıştır. Türkiye şu anda organik çilek üretiminde dünya sıralamasında 3 üncü sıraya yer almaktadır. Türkiye de ise Konya organik çilek üretiminde birinci sıraya yerleşmiştir. Konya da yetiştirilen organik çilek ise Hüyük ve Seydişehir de yetiştirilmektedir. Konya İl inde organik tarım Hüyük İlçesi nin bazı köylerinde yerel yöneticilerle birlikte çilek temel ürün olmak üzere yaklaşık 10 yıl önce başlamıştır. Konya İl Özel İdaresi tarafından 2007 yılında başlatılan, organik çilek

28 28 desteğini 2012 yılında da devam ettirilmiştir. Ayrıca Hüyük ilçelerinde il Özel idaresine ait 1000 tonluk bir soğuk hava deposu bulunmaktadır. HÜYÜK TE YILLARI ARASI ÇİLEK ÜRETİMİ YILI ÜRETİM ALANI (DA) TOPLAM VERİM (TON) ORTALAMA VERİM (TON/DA) , , , , , yılı verim düşüklüğü üretim sezonunda meydana gelen dolu zararı nedeni ile oluşmuştur yıllarında üretim alanı miktarının artmamasının nedeni eski (Tava usulü yetiştiriciliğin bırakılarak malçlı sisteme dönüştürülen ve fidesi ekonomik ömrünü tamamlayan.) bahçelerin yenilenme çalışmalarıdır. Konya İl Özel İdaresi tarafından Hüyük te dağıtılan çilek fidesi istatistikleri ekteki gibidir. Konya İl Özel İdaresi tarafından yıllarında Hüyük İçesinde dağıtılan Çilek fidesi sayı grafiği

29 yılında Hüyük ilçesi köy ve kasabalarında dağıtılan Çilek fidesi sayısı yılında Hüyük ilçesi köy ve kasabalarında dağıtılan Çilek fidesi sayısı

30 yılında Hüyük ilçesi köy ve kasabalarında dağıtılan Çilek fidesi sayısı Yılında Hüyük ilçesi köy ve kasabalarında dağıtılan Çilek fidesi sayısı

31 31 9. TÜRKİYEDE TARIM ÜRÜNLERİNİN PAZARLANMASI VE SİSTEMLERİ Tarım ürünlerinin pazarlanması üretilen ürünlerin tarla, bahçe ya da tarımsal işletme gibi üretim merkezinden tüketiciye ulaşıncaya kadar geçen her aşamadaki faaliyetleri kapsamaktadır. Son yıllarda global ve ulusal piyasalarda yaşanan ekonomik krizler, kuraklık gibi faktörler ise temel tüketim ürünleri ve gıda başta olmak üzere sanayi hammaddesi olan bu ürünlerde hem arz hem de talep yönlü piyasa hareketlerinin takibini ve gıda güvenliği için gerekli önlemlerin önceden alınabilmesini zorunlu kılmaktadır. Tarım ürünlerinde pazarlama sistemleri ürünün yapısına göre farklılık göstermekte olup kamu sektörü tahıllar, tütün, çay, et ve mamulleri gibi ürünlerde yer alırken, özel sektör ile kooperatifler daha geniş bir ürün yelpazesinde pazarlama faaliyeti yürütmektedirler. Günümüzde tarımsal ürün piyasalarında faaliyette bulunan en önemli kamu kurumu Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) iken, Et ve Balık Kurumu A.S. (EBK), Süt Endüstrisi Kurumu(SEK), Çaykur gibi kurumların tümden ya da bir kısmının özelleştirilmesi ya da yapısal değişimler geçirmeleriyle piyasa etkinliklerinde değişim olmuştur. Ticaret Borsaları tarım ürünleri piyasalarındaki etkin pazarlama kuruluşlarından bir tanesidir. Borsalarının çoğu sadece tescil ofisi olarak çalışmaktadır. (Erbay, 2007). Bunun sonucu olarak borsada işlem gören ürünlerin toplam üretimin ancak % 20 si kadar olmaktadır.(anonim, 2003a). Bu da tarımsal ürün satışlarının oldukça büyük bölümünün kayıt dışı olarak satıldığını göstermektedir. Ticaret borsalarında salon satışı ile pazarlanan ürünlerin azlığının temel nedenleri ise üreticilerin borsa fiyatlarını düşük bulması, üreticinin tasıma giderlerinden kaçınması ve bürokrasinin çokluğudur. Diğer önemli bir neden ise hem üreticinin hem de tüccarın vergiden kaçınmasıdır.(erbay, 2007). Tüccarlar özel sektör içerisinde sanayi kuruluşları ile birlikte en önemli alıcı grup olup herhangi bir fabrika adına alım yapabildikleri gibi kendi hesaplarına da alım yapabilirler. Genellikle tek ya da az sayıda ürün çeşidinde faaliyet gösterirler. Tüccarlar hemen hemen tüm tarım ürünleri piyasalarında çalışmaktadırlar. Ticaret borsalarında salon satısı ile alım-satımı yapılanlar dışındaki ürünlerin pazarlaması genellikle tüccarlar tarafından yapılmaktadır. Tüccarlar farklı şekillerde alım yapabilmektedir. Bunlar peşin alım, üretim girdisi ya da borç (kredi) karşılığı alım, erken ödeme ile alım ve emanet usulü alımdır. (Tasdan, 2005). Bununla birlikte uygulamada farklı türde alımlara da rastlanabilir. Toptancı haller meyve ve sebze pazarlamasındaki en önemli pazarlardır. Meyve ve sebze pazarlamasının kayıt

32 32 altına alınmasında hallerin rolleri oldukça önemlidir. Sektördeki kayıt dışı pazarlama oranının yüksekliği bu önemi daha da artırmaktadır. Bazı araştırmalara göre toplam meyve ve sebze üretiminin ancak % si toptancı hallerinde satılmaktadır. TÜSEMKOM tarafından 170 toptancı hal kayıtlarına göre üretimin %25,6 sının, bir diğer çalışmada ise pazarlanan sebzenin ortalama %30 unun, meyvenin %22 sinin (Albayrak, 2009) toptancı hallerde işlem gördüğü belirlenmiştir. Yaş meyve ve sebzenin hallerde düşük düzeylerde işlem görmesinin sağlıklı fiyat oluşumunu engellediği ve pazardaki aktörler arasında rekabeti olumsuz yönde etkilediği söylenmektedir. Ayrıca meyve ve sebzede kayıtlı ya da kayıt dışı pazarlama arasındaki maliyet farkı %25 e ulaşabilmektedir (Anonim, 2004a,b; Naran, 2005; Albayrak, 2009). Bu da ürünün hale girmeden kayıt dışı olarak satılmasının e önemli nedenidir. Türkiye de 1163 sayılı Kooperatifler Kanuna göre kurulan toplam birim kooperatif,110 birlik ve 6 merkez birliği bulunmaktadır. Bunlar tarımsal kalkınma (Köy-Koop, tarım, hayvancılık, ormancılık ve çay) sulama, su ürünleri ve pancar ekicileri kooperatifleri seklinde teşkilatlanmışlardır ve 3223 sayılı Kanun ve 553 sayılı KHK ye göre kurulan Tarım Kredi kooperatiflerinin birim, 16 birlik ve 1 merkez birliği faaliyet göstermektedir. 17 adet bölge birliğine bağlı 332 adet Tarım Satış Kooperatifi (TSK) bulunmaktadır (Anonim, 2009a). Kooperatiflerin dünyada birçok ürünün pazarlamasında büyük başarılar sağladığı görülmektedir. Örneğin AB de kooperatiflerin yaş meyve sebze pazarlamasındaki payı %80 lere kadar ulaşmaktadır. Türkiye de ise kooperatif geleneği ve gelişiminin durumu yaş meyve ve sebze üreticilerinin kooperatifleşmesine olumsuz yansımaları olmuştur. Güçsüz ekonomik yapı ve artırılamayan üye sayısı, kooperatiflerin altyapılarını geliştirmelerine, pazar paylarını artırmalarına ve pazarda rekabet gücü kazanmalarına engel olmuştur. Ayrıca, kooperatifler varlıklarını yeterince hissettiremedikleri için aracılar daha etkili faaliyet göstermektedirler (Albayrak, 2009). Türkiye de tarım ürünleri pazarlamasındaki yerleri henüz istenen konuma ulaşamayan ya da kanuni ve idari açıdan yeterli fonksiyona sahip olmayan ancak dünya ve AB de giderek piyasa payları artan pazarlama kuruluşları ya da ticaret tipleri ise şunlardır: Üretici birlikleri: Tarımsal Üretici Birlikleri Yasası na göre kurulan üretici birlikleri itibarıyla 568 e, üye sayısı ise e ulaşmıştı (Anonim, 2009a). Birliklerin %48 i hayvansal üretim, %23 ü meyve, %12 si sebze ve süs bitkileri, %10 u tarla bitkileri, %4 ü su ürünleri ve %4 ü organik üretimle ilgili olarak kurulmuşlardır. Süt, yumurta,

33 33 meyve, sebze ve süs bitkileri, tarla bitkileri, bal ve yağlı tohumlarda merkez birlikleri yoluyla dikey entegrasyon sağlanmıştır (Albayrak, 2009). Ancak birliklerin sayısal çokluğuna ve bazı merkez birliklerinin kurulmuş olmasına karsın, birliklerin pazarlama fonksiyonunu yerine getirmeleri mümkün olamamaktadır. Ayrıca birliklerin gelir kaynaklarının yetersiz olması da güçlü olmalarında önemli engeldir. Ürün ihtisas borsaları: Bu borsalar belirli ürünlerde uzmanlaşmayı hedef alan bir piyasa Sistemidir.(Yıldırım, 2005). Bu borsalarda işlemler fiziki olarak ürün alınıp satılması ve lisanslı depoculuk veya Vadeli işlem Opsiyon Borsası tarafından çıkartılan ürün senetleri ile alım satım sözleşmelerinin alınıp satılabilmesi olmak üzere iki sekli de yapılmaktadır. Ürün ihtisas borsaları ile lisanslı depoculuk ve VOB birbirleri ile paralel gelişim gösterebilecek ve işbirliği içerisinde çalışabilecek ve tarım ürünleri piyasalarında önemli genişleme sağlayabilecek kurumlar olarak görünmektedir (Tasdan, 2005). Lisanslı depoculuk: Lisanslı depolar depolanmaya uygun nitelikteki hububat vb standardize edilebilen temel ve islenmiş ürünleri standartlara ve ürün özelliklerine göre muhafaza altına almaktadır (Erbay, 2007). Lisanslı depolara konulan ürünler karşılığında ürün sahibine ürün senedi verilmektedir. Ürün senetleri üreticiler açısından kredi imkânları sağlayabildiği gibi üreticilerin ürünleri uygun koşullarda depolanabilmekte ve fiyatların yüksek olduğu dönemlerde piyasaya sunulabilmektedir. Sanayiciler basta olmak üzere tarımsal ürün kullanıcıları için ise standardize edilmiş dolayısıyla kalite sorunu ortadan kalkmış uygun hammadde veya ürün garantisi sağlanmış olmaktadır. Lisanslı depolar ABD basta olmak üzere gelişmiş ülkelerde tarım ürünleri piyasalarında önemli paya sahip kuruluşlar iken, Türkiye de halen faaliyete geçmiş bir lisanslı depo bulunmamaktadır. Vadeli işlemler ve Opsiyon Borsaları (VOB): VOB ticaret borsaları ve ürün ihtisas borsalarından farklı olarak fiziki ürün alım satımının yapılmadığı, menkul kıymetler borsasındakine benzer şekilde sadece ürün senetlerinin alınıp satıldığı borsa türüdür. Türkiye de 2002 yılında İzmir de kurulan VOB 2005 de işlem yapmaya başlamıştır. VOB da buğday ve pamuk senetleri de işlem görmektedir. Vadeli fiyatların üreticiler ve kullanıcılar açısından önemli fonksiyonları bulunmaktadır. Üreticilerin gelecekte oluşması muhtemel fiyatı önceden tahmin edebilmeleri, ekecekleri ürüne karar vermelerinde yönlendirici olabilmektedir. Kullanıcılar ise fiyat artısı riskine karsı hareket edebilmekte ve sözleşme alım satımından elde ettikleri karlar ile ürün alım maliyetlerini

34 34 düşürebilmektedirler (Anonim,2009b). VOB da elde edilen karlılıkların yüksek olması bu borsaların tarım ürünleri piyasalarında gelecekte daha etkin olabileceklerini göstermektedir. Ancak borsada işlem gören tarım ürünlerinin sayısının azlığı bu gelişimi sınırlandırmaktadır. Üretilmiş olan ürünler son tüketiciye ulaşıncaya kadar çeşitli yollar izlerler, çeşitli aracılar ile karşılaşırlar ve değişik şekillerde islenirler. Ürünlerin üretimlerinden itibaren içinden aktıkları ve isleme, depolama, paketleme, elden ele geçme gibi değişik olaylar ile karşılaştıkları bu yollar ve yerler toplu olarak pazarlama kanalları olarak adlandırılırlar (Güneş, 1996). Ürünler, pazarlama kanalları içerisinde çeşitli aşamalarda ve pazarlarda farklı işlemler görmektedir. Geleneksel bir pazarlama sisteminde bu aşamalar ya da pazarlar üretici, toptancı ve perakendeci seklinde üç temel grupta toplanabilir (Yurdakul, 1997). Üretici pazarları, üreticinin kendi ürününü sattığı pazardır. Toptancı pazarları ise ürünün üreticiden toplayıcılar tarafından alınıp isleme tesisleri, büyük toptancılar gibi diğer alıcılara satıldığı pazardır. Toptancı pazarlarından ya da diğer aracılardan alınan ürünlerin tüketiciye ulaşmasını sağlayan diğer bir deyişle ürünün son tüketici tarafından satın alındığı süpermarket, bakkal, vb satış yerleri ise perakendeci pazarını oluşturmaktadır. Pazarlama sisteminin iyi islemesi üreticilerin kısıtlı pazarlama olanaklarının zayıf yönlerini azaltmakta, üreticiler yerel pazarlar dışına ve bunlara ilişkin bilgilere daha kolaylıkla ulaşabilmektedir. Böylece hem ekonomiye katkı sağlanmakta hem de tüketici talebi karşılanabilmektedir. Pazarlama sistemleri içerisinde doğrudan pazarlama pahalı bir pazarlama yöntemi olmasına karsın, birçok avantajı da bulunmaktadır. Tüketici ile karşılıklı iletişim kuran, bu iletişimi kurmada birden fazla iletişim kanalı kullanabilen, ölçülebilir ve etkileşimli bir pazarlama yöntemidir. (Anonim,2009c). Doğrudan pazarlama mağazası satış yapanlar ve perakendeciler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Her iki grupta da üretici ve tedarikçiler pazarlama zincirinde yerini almaktadır. E-Ticaret ise özellikle bilgisayar ve internet kullanımının artması ile birlikte giderek artan doğrudan pazarlama yöntemlerinden birisidir. E-ticaret özellikle ihracat açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Sözleşmeli üretim modeli, girdi temini, üretim, isleme ve pazarlamadan oluşan aşamalı bir süreçtir. Türkiye de sözleşmeli bitkisel üretimin birçok bölgede ve üründe uygulanma alanı bulmuştur. Türkiye de dondurulmuş meyve ve sebze üretiminde kullanılan hammaddenin %30-40 ı ile yardımcı maddelerde ve organik tarımda sözleşmeli üretim yöntemine sıklıkla başvurulmaktadır (Anonim, 2003b)

35 HÜYÜK ORGANİK ÇİLEĞİNİN PAZARLAMA, MARKALAŞMA VE İHRACAT SORUNLARININ ARAŞTIRILMASI a) Araştırmanın amacı; Bu çalışmadaki amaç, Hüyük ilçesindeki faaliyette bulunan çilek yetiştiricilerinin mevcut durumları, pazarlama, markalaşma ve ihracat sorunları ve çözüm önerileri ile ilgi verileri ortaya koymak amacı ile yapılmıştır. b) Araştırmanın Kapsamı; Çalışma kapsamında Hüyük ilçesine bağlı çilek yetiştirilen kasaba ve köylerdeki çiftçilerin sorunlar ve çözüm önerileri, incelenmeye çalışılmıştır. c) Araştırmanın Modeli; Araştırmada, Hüyük ilçesine bağlı çilek yetiştirilen kasaba ve köylerdeki çiftçilerin pazarlama, markalaşma ve ihracat sorunları ile çözüm önerilerini değerlendirmek amacıyla bir anket uygulanmıştır. Anket dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde demografik bilgiler, İkinci bölümde, mevcut üretim yapısı, üçüncü bölümde üretim ve çilek üretimi ile ilgili kalite bilgileri, dördüncü bölümde, İhracat, pazarlama, markalaşma ve rekabet gücünü etkileyen faktörler ile çözüm önerileri yer almaktadır. d) Araştırmanın Yöntemi; Çalışmanın amacını gerçekleştirmeye yönelik veri toplama aracı birincil kaynaklardan oluşturulan anket formu ile sağlanmıştır. Anket formunda toplamda 29 soruda 56 adet bilgi alınmaya çalışılmıştır. Ancak anket uygulamasında bölgede anket uygulamak oldukça güçlük çekilmiş olup, çoğu çiftçi anket uygulamaktan kaçınırken uygulanan çoğu anket bilgileri eksik ve yetersiz olduğundan değerlendirme dışı bırakılmıştır. Bu nedenlerden dolayı eldeki 50 anket SSPP programına girilerek değerlendirilmiş ve ki kare testi ile karşılaştırılması yapılmıştır. Bu değerlendirme ışığında anket verilerine ait bilgiler aşağıdaki gibi sunulmuştur;

36 36 e) Anket Verileri; araştırma sonucu ortaya çıkan anket verileri aşağıdaki gibidir; Cinsiyet Tablosu Denek Yüzde Erkek 36 76,6 Bayan 11 23,4 Total ARAŞTIRMADA EN ÇOK KATILIM ERKEKLERDEN Araştırma ya katılımın %76,6 Erkek'lerle %23,4 ünde Bayanlarda olduğu gözlenmektedir. Anket yapım sırasında anketin bayanlara uygulanmasında büyük sıkıntılar yaşandığından bayanlara anket tam olarak homojen uygulanamamıştır.

37 37 YAŞ DURUMUNA GÖRE DAĞILIM TABLOSU Denek Yüzde yaş arası 1 2, yaş arası 2 4, yaş arası 8 17, yaş arası 18 38, yaş arası 14 29,8 66 ve üzeri 4 8,5 Total Yaş durumuna göre dağılım GRAFİK DAĞILIMI yaş arası ; 29, yaş arası ; 17,0 66 ve üzeri; 8, yaş arası ; 38, yaş arası; 4, yaş arası; 2,1 YAŞ DAĞILIMINA GÖRE EN ÇOK KATILIM ARASI GENÇLERİN KATILIMI DÜŞÜK Araştırmaya katılan deneklerin Demografik yaş oranları dikkate alındığında en büyük katılımın %38,3 lik bir oranla yaş gurubundan olduğu ve bunu sırasıyla % 29,8'le yaş gurubunun izlediği sonra %17'le 36-45, %8,5'le 66 ve üzeri, %4, yaş ve %2, yaş gurupları izlemektedir. Bu verilerde göstermektedir ki gençlerin organik çilek üretimine ilgileri düşük düşeyde yer almaktadır.

38 38 Eğitim durumunuz nedir? Grafik dağılı Ortaokul;19,1 Lise; 14,9 Okul bitirmemiş; 10,6 İlkokul; 51,1 Üniversite; 4,3 EĞİTİM DURUMUNA GÖRE İLKOKUL MEZUNLARI AĞIRLIKTA Eğitim durumuna göre değerlendirildiğinde deneklerin %51,1 inin İlkokul,%19,1'inin ortaokul bitirmemiş, %14,9 'inin Lise, %%10,6 okul bitirmemiş ve %4,3 Üniversiteli oldukları görülmektedir. Bu sonuçlarda göstermektedir ki çilek üreticilerinin çoğu lise ve altı eğitime sahiptir.

39 39 HANE HALKI DAĞILIM TABLOSU Denek Yüzde 1-2 kişi 16 34, kişi 26 55,3 6-9 kişi 4 8,5 Cevapsız 1 2,1 Total Hane Halkı Dağılım grafiği 1-2 kişi; kişi; 55,3 6-9 kişi;8,5 ÇİLEK ÜRETİCİLERİ ÇOĞU 3-5 KİŞİLİK AİLELERDEN OLUŞMAKTADIR. Anket uygulanan çilek üreticilerinin % 55,3 3-5 Kişilik aile büyüklüğüne sahipken, %34 ise 1-2 kişilik aile büyüklüğüne ve %8,5 ise 6-9 kişilik aile büyüklüğüne sahip olduğu görülmektedir.

40 40 YERLEŞİM BİRİMİ İmrenler 4 8,5 8,5 8,5 İlmen 11 23,4 23,4 31,9 Değirmenaltı 13 27,7 27,7 59,6 Çavuş 11 23,4 23,4 83,0 Suludere 8 17,0 17,0 100,0 Toplam ,0 100,0 YERLEŞİM BİRİMLERİ HOMOJEN DAĞILIM SAĞLANMIŞTIR. Organik çilek üreticilerinin Hüyük ilçesindeki yerleşim birimlerindeki köy ve kasabalardan katılımı; %28 Değirmenaltı, %23 İlmen, %23 Çavuş, %17 Suludere ve % 9 İmrenler kasabasından olmuştur.

41 41 KAÇ YILDIR ORGANİK ÇİLEK ÜRETİLDİĞİ DAĞILIM TABLOSU Denek Yüzde 1 yıldır 1 4,3 2-5 yıldır 21 42,6 6-9 yıldır 11 21,3 10 yıl ve üzeri 13 27,7 Cevapsız 1 4,3 Total Kaç yıldır organik çilek üretildiği dağılım grafiği 2-5 yıldır;42,6 10 yıl üzeri;27,7 1 yıldır;4,3 Cevapsız;4,3 ORGANİK ÇİLEK YETİŞTİRENLERİN ÇOĞU 2-5 YILDIR BU İŞİ YAPIYOR. Örneklemin çiftçi bireylerin organik çilek yetiştiricilerinin bu işi kaç yıldır yaptığına bakılacak olursa, çiftçilerin %42,6 2-5 yıldır, %27,7 10 yıl ve üzeri, %21,3 6-9 yıl, %4,3 1 yıldır ve %4,3 de cevap vermemişlerdir. Buda göstermektedir ki çiftçilerin büyük bir çoğunluğu çilek üreticiliği meslek haline getirmiş olup bu işi sürekli yapmaktadır.

42 42 ORGANİK TARIMA GEÇİŞ SEBEBİ Gelirimi yükseltmek için 39 83,0 83,0 83,0 Topraklarımı korumak için 4 8,5 8,5 91,5 Sadece bir projeye dahil olmak için Köydeki yakınlarım uyguladığı için 2 4,3 4,3 95,7 2 4,3 4,3 100,0 Toplam ,0 100,0 ORGANİK ÇİLEK GELİRİMİ YÜKLELTECEK Çitçilere organik tarıma geçiş sebebi sorulduğunda %83 gelirini yükseltmek için derken, %9 topraklarını korumak için, +köydeki yakınları uyguladığı için ve %4 de sadece bir projeye dahil olmak için organik çilek üretimini geçtiklerini belirtmişlerdir.

43 43 YILLIK TOPLAM GELİR TL ,1 2,2 2, ,3 4,3 6, ,4 6,5 13, ,1 2,2 15, ,1 2,2 17, ,5 8,7 26, ,1 2,2 28, ,3 21,7 50, ,4 6,5 56, ,1 2,2 58, ,5 8,7 67, ,3 4,3 71, ,8 13,0 84, ,1 2,2 87, ,1 2,2 89, ,3 4,3 93, ,1 2,2 95, ,1 2,2 97, ,1 2,2 100,0 Toplam 46 97,9 100,0 Cevapsız 1 2,1 Toplam ,0 EN ÇOK GELİRİ OLANLAR TL OLANLAR Çitçilere genel olarak yıllık geliriniz ne kadar diye sorulan soruda %21, TL, % TL %8, TL, %6, TL iken kalan miktarda diğerlerinden oluşturmaktadır.

44 44 ORGANİK ÇİLEK ÜRETİMİNDEN ELDE EDİLEN YILLIK GELİR TL SAYI YÜZDE GEÇERLİ YÜZDE TOPLAM ,1 2,3 2, ,1 2,3 4, ,9 16,3 20, ,1 2,3 23, ,1 2,3 25, ,3 4,7 30, ,5 27,9 58, ,1 2,3 60, ,6 11,6 72, ,5 9,3 81, ,5 9,3 90, ,1 2,3 93, ,1 2,3 95, ,1 2,3 97, ,1 2,3 100,0 Toplam 43 91,5 100,0 Cevapsız 4 8,5 Toplam ,0 ORGANİK ÇİLEKTEN ELDE EDİLEN GELİR DÜŞÜK Çiftçilerimiz organik çilekten ne kadar gelir elde ediyorsunuz sorusuna %27, TL, %16, TL, %11, TL ve %9,3 ile 8000 TL ve TL gelir elde edildiği belirtilmiştir. Diğer çiftçilerin gelir detayları yukarıda ayrıntılı olarak verilmiştir.

45 45 YILLIK ORGANİK ÇİLEK ÜRETİMİ KG ,1 2,6 2, ,5 10,5 13, ,3 5,3 18, ,5 10,5 28, ,3 26,3 55, ,3 5,3 60, ,5 10,5 71, ,1 2,6 73, ,4 7,9 81, ,4 7,9 89, ,1 2,6 92, ,1 2,6 94, ,1 2,6 97, ,1 2,6 100,0 Toplam 38 80,9 100,0 Cevapsız 9 19,1 Toplam ,0 ÇİFTÇİ BAŞINA EN ÇOK YILLIK ÜRETİM 3 TON Çiftçilerimiz yıllık üretilen çilek miktarı sorusuna %26,3 ile 3 ton, %10,5 ile 1 ton, 2 ton ve 5 ton üretenler gelirken, %7,9 ile 7 ve 8 ton üretenler ve %5,3 ile 1,5 ton üretenler veri kalan kısmını da diğer üreticilerin ürettikleri çilek miktarları oluşturmaktadır.

46 46 ÜRETİLEN ÇİLEĞİN ÇEŞİDİ Albion 15 31,9 32,6 32,6 Kabarla 17 36,2 37,0 69,6 Fernn 14 29,8 30,4 100,0 Toplam 46 97,9 100,0 Cevapsız 1 2,1 Toplam ,0 Üretilen çileğin çeşidi grafiği Fern 30% Albion 33% Kabarla 37% EN ÇOK KABARLA TÜRÜ ÇİLEK ÜRETİLMEKTEDİR. Hüyük te ne çok %37 ile KABARLA türü çilek üretilirken, %33 ile Albion ve %30 ile Fern türü çilek gelmektedir. Ürettiği çileğin türünü bilmeyenler ise %2,1 olarak gerçekleşmiştir. Ancak Hüyük Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü verilerine göre; % 45 civarında kabarla, % 30 civarı fern, % 15 tioga, % 1 albion, % 9 Sweet ann olarak üretim yapıldığı gözlemlenmiştir. Konya Özel İdaresi ilk fide dağıtım yaptığı yılda fern çeşidini dağıtmıştır. Sonraki yıllarda kabarla çeşidi ağırlıklı dağıtım yapılmıştır.

47 47 SAHİP OLUNAN TOPLAM TARIM ARAZİSİ DEKAR 1 2 4,3 4,5 4, ,5 27,3 31, ,5 9,1 40, ,4 6,8 47, ,1 2,3 50, ,1 2,3 52, ,3 4,5 56, ,6 11,4 68, ,1 2,3 70, ,1 2,3 72, ,3 4,5 77, ,1 2,3 79, ,1 2,3 81, ,1 2,3 84, ,1 2,3 86, ,1 2,3 88, ,3 4,5 93, ,1 2,3 95, ,1 2,3 97, ,1 2,3 100,0 Toplam 44 93,6 100,0 Cevapsız 3 6,4 Toplam ,0 ÇİLEK EKİLEN TOPLAM TARIM ARAZİSİ DEKAR ,3 22,7 22, ,7 29,5 52, ,6 11,4 63, ,6 11,4 75, ,5 9,1 84, ,5 9,1 93, ,1 2,3 95, ,1 2,3 97, ,1 2,3 100,0 Toplam 44 93,6 100,0 Cevapsız 3 6,4 Toplam ,0 ÇİFTÇİLERİN ÇOĞU 10 DEKARDAN FAZLA ARAZİYE SAHİPKEN ÇOĞU 2 DEKAR ARAZİDE ÇİLEK YETİŞTİRİYOR

48 48 ÇİLEK ÜRETİM TEKNİKLERİNİN NEREDEN ÖĞRENİLDİĞİ Özel firma 5 10,6 10,6 10,6 Sertifikasyon kuruluşu 3 6,4 6,4 17,0 Gıda Tarım ve Hayvancılık İl/İlçe Müdürlüğü 15 31,9 31,9 48,9 Önder çiftçi 1 2,1 2,1 51,1 Komşu ve akraba 23 48,9 48,9 100,0 Toplam ,0 100,0 Çilek Üretim Tekniklerinin Nereden Öğrenildiği Grafiği 48,9 31,9 10,6 6,4 2,1 Özel firma Sertifikasyon kuruluşu Tarım İl Müdürlüğü Önder çiftçi Komşu ve akraba ÇİLEK ÜRETİM TEKNİKLERİ GENELDE KOMŞU VE AKRABALARDAN ÖĞRENİLİYOR Çiftçilerin çilek üretim tekniklerini nerden öğrendikleri sorusuna %48,9 komşu ve akrabalarından öğrenirken, %31,9 tarım il müdürlüklerinden, %10,6 özel firmalardan, %6,4 sertifikasyon kuruluşlarından ve %2,1 de önder çiftçilerden öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Buda göstermektedir ki çiftçiler çilek üretimimi daha ziyade etkileşim yolu ile bir birlerinden öğrenmekte, ancak konu ile ilgili uzman kuruluşlarımdan öğrenme sayısı düşük düzeyde görülmektedir.

49 49 ÜRETİLEN ÇİLEĞİN KALİBRE ÖLÇÜMÜNÜN YAPILIP YAPILMADIĞI Evet 8 17,0 17,0 17,0 Hayır 39 83,0 83,0 100,0 Toplam ,0 100,0 Üretilen Çileğin Kalibre Ölçümünün Yapılıp Yapılmadığı Grafiği Evet 17% Hayır 83% Üretilen Çileğin Vitamin Mineral Aroma Ölçümünün Yapılıp Yapılmadığı Evet 9 19,1 19,1 19,1 Hayır 38 80,9 80,9 100,0 Toplam ,0 100,0 Üretilen Çileğin Kalite Ve Verim Analizinin Yapılıp Yapılmadığı Evet 10 21,3 21,3 21,3 Hayır 37 78,7 78,7 100,0 Toplam ,0 100,0 ÜRETİCİLER ÜRÜN ANALİZ YAPTIRMAMAKTADIR. Üreticilerin %83 kalibre analizi, %80,9 vitamin-mineral analizi ve %78,7 kalite ve verim analizi yaptırmadığı gözlenmektedir.

50 50 Ürünün Daha Çok Hangi Pazarda Alıcı Bulduğu Yerel pazar 27 57,4 57,4 57,4 Ulusal pazar 16 34,0 34,0 91,5 Bölgesel pazar 4 8,5 8,5 100,0 Toplam ,0 100,0 Ürünün Daha Çok Hangi Pazarda Alıcı Bulduğu Grafiği Ulusal pazar 34% Bölgesel pazar 9% Yerel pazar 57% ÜRÜNLER AĞIRLIKLI YEREL PAZARDA SATILMAKTADIR. Çiftçilerin ürünlerini daha ziyade hangi pazarda sattıkları sorusuna %57 yerel Pazar cevabı verirken, %34 ulusal pazarda ve %9 ise bölgesel pazarda satıldığı gözükmektedir. Buda göstermektedir ki çiftçilerin yerel pazarın yanında ulusal pazarda satılması yönünde çalışmalar yapmaları gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Sertifika ve Kalite Güvence Belgesi Sahipliği Sertifika ve kalite belgesi yok 45 95,7 95,7 95,7 Sertifika ve kalite belgesi var 2 4,3 4,3 100,0 Toplam ,0 100,0 Sertifika ve Kalite Güvence Belgesi Sahipliği Grafiği Sertifika ve kalite belgesi var 4% Sertifika ve kalite belgesi yok 96% ÇİFTÇİLER SERTİFİKA VE KALİTE GÜVENCE BELGESİ SAHİPLİĞİ YOK Çiftçileri %96 sertifika ve kalite güvence belgeleri olmadığı gözlenmekte olup bu yönde çalışmalar yapılması gerekmektedir.

51 51 SİPARİŞ VE SATIŞ İÇİN İNTERNETTEN FAYDALANMA Evet 4 8,5 8,5 8,5 Hayır 43 91,5 91,5 100,0 Toplam ,0 100,0 Sipariş ve Satış İçin İnternetten Faydalanma Evet 8% Hayır 92% PİYASA ARAŞTIRMASI İÇİN İNTERNETTEN FAYDALANMA Evet 4 8,5 8,5 8,5 Hayır 43 91,5 91,5 100,0 Toplam ,0 100,0 Piyasa Araştırması İçin İnternetten Faydalanma Evet 8% Hayır 92%

52 52 AR-GE FAALİYETLERİ İÇİN İNTERNETTEN FAYDALANMA Evet 5 10,6 10,6 10,6 Hayır 42 89,4 89,4 100,0 Toplam ,0 100,0 Ar-Ge Faaliyetleri İçin İnternetten Faydalanma Grafigi Evet 11% Hayır 89% TANITIM AMAÇLI İÇİN İNTERNETTEN FAYDALANMA Evet 5 10,6 10,6 10,6 Hayır 42 89,4 89,4 100,0 Toplam ,0 100,0 Tanıtım Amaçlı İçin İnternetten Faydalanma Grafiği Evet 11% Hayır 89%

53 53 REKLAM AMAÇLI İÇİN İNTERNETTEN FAYDALANMA Evet 4 8,5 8,5 8,5 Hayır 43 91,5 91,5 100,0 Toplam ,0 100,0 Reklam Amaçlı İçin İnternetten Faydalanma Grafiği Evet 8% Hayır 92% ÜRETİCİLERİN İNTERNET KULLANIM ORANI ÇOK DÜŞÜK Çiftçilere internet kullanımı yönelik sorulan sorulara verdiği cevaplar incelendiğimde, %92 i satış ve sipariş için internetten faydalanmazken, %92 piyasa araştırması için internetten faydalanmamakta, Ar-ge faaliyetleri için %89 interneti kullanmazken, interneti tanıtım amaçlı kullanmayanların oranı %89 olurken, reklam amaçlı internet kullanımı verilen cevapların %92 hayır olarak gerçekleşmiştir. Buda göstermektedir ki üreticilerin ürettikleri ürünlerle ilgili internet kullanımına yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir.

54 54 PAZARLAMA FAALİYETLERİNİN KİM TARAFINDAN YÜRÜTÜLDÜĞÜ Kendim 27 57,4 57,4 57,4 Aile üyeleri 9 19,1 19,1 76,6 Özel firma 9 19,1 19,1 95,7 Uzman kişi 1 2,1 2,1 97,9 Kooperatif 1 2,1 2,1 100,0 Toplam ,0 100,0 Pazarlama Faaliyetlerinin Kim Tarafından Yürütüldüğü Grafiği Uzman kişi 2% Kooperatif 2% Özel firma 19% Aile üyeleri 19% Kendim 58% PAZARLAMAYI ÜRETİCİLER KENDİLERİ YAPMAKTADIR Çitçilere ürettikleri ürünleri n kimin tarafından yapıldığı sorusuna %58 kendileri tarafından yapıldığı belirtilirken, %19 aile üyeleri tarafından yapıldığı, %19 özel firmalarca yapıldığı, %2 kooperatifçe ve %2 de uzman kişiler cevabı verilmiştir. Buda göstermektedir ki pazarlama ile ilgili çiftçilerin geliştirilmesi gerektiği gözlenmektedir. Bu konu ile ilgili öneriler daha sonraki bölümlerde anlatılmıştır.

55 55 PAZARLAMAYI YÖNETEN KİŞİNİN PAZARLAMA EĞİTİMİNİN OLUP OLMADIĞI Evet 11 23,4 23,4 23,4 Hayır 36 76,6 76,6 100,0 Toplam ,0 100,0 Pazarlamayı Yöneten Kişinin Pazarlama Eğitiminin Olup Olmadığı Grafiği Evet 23% Hayır 77% Son Üç Yıl İçinde Pazarlama Konusunda Eğitim Alınıp Alınmadığı Evet, ücretsiz eğitim aldık 12 25,5 25,5 25,5 Hayır, eğitim almadık 35 74,5 74,5 100,0 Toplam ,0 100,0 Son 3 Yıl İçinde Pazarlama Konusunda Eğitim Alınıp Alınmadığı Graği Evet, ücretsiz eğitim aldık 25% Hayır, eğitim almadık 75%

56 56 Pazarlama İle İlgili Eğitime İhtiyaç Olup Olmadığı Evet 33 70,2 70,2 70,2 Hayır 14 29,8 29,8 100,0 Toplam ,0 100,0 Pazarlama İle İlgili Eğitime İhtiyaç Olup Olmadığı Graği Hayır 30% Evet 70% PAZARLAYI YÖNETENLER, PAZARLAMA EĞİTİMİ ALMAMIŞ KİŞİLERCE YAPILMAKTA ve PAZARLAMA EĞİTİMİ VERİMESİ GEREKMEKTEDİR. Çiftçilerin ürettikleri ürünlerin pazarlanmasını yöneten kişinin pazarlama eğitimi alma durumuna bakıldığında %76 pazarlama eğitimi almamış kişilerce yapıldığı görülürken, %23 lük kesim pazarlama eğitimi almış kişilerce pazarlama yapılmaktadır. Son 3 yılda pazarlama eğitimi %74 almazken, alan %25 lik kesimde ücretsiz eğitim almışlardır. Pazarlama ile ilgili eğitime ihyacı olup olmadığı sorusuna ise %70 kesim evet cevabı verirken %30 kısım ise hayır cevabı vermişlerdir. Buda göstermektedir ki bölgede pazarlama çoğu eğitimsiz kesim tarafından yapılmakta ve çiftçilere yönelik özellikle kamu kurumlarınca ücretsiz pazarlama eğitim programlarının düzenlenmesi gerekmektedir.

57 57 Uzman kişi ya da firmadan destek alarak Araştırma-inceleme neticesinde Kıyaslama (Benchmarking) yolu ile Zaman içerisinde tecrübe ederek Pazarlama Sisteminin Nasıl Oluşturulduğu 4 8,5 8,5 8, ,9 31,9 40,4 7 14,9 14,9 55, ,7 44,7 100,0 Toplam ,0 100,0 Pazarlama Sisteminin Nasıl Oluşturulduğu Grafiği Zaman içerisinde tecrübe ederek 45% Uzman kişi ya da firmadan destek alarak 8% Araştırma-inceleme neticesinde 32% Kıyaslama (Bencmarking) yolu ile 15% PAZARLAMA TECRÜBEYE DAYALI YAPILMAKTADIR. Çiftçilerin pazarlama sistemini nasıl oluşturdukları sorusuna %44,7 i Zaman içerisinde tecrübe ederek öğrendiklerini belirtirken, %%31,9 araştırma ve inceleme sonucunda oluşturduklarını, %14,9 ise kıyaslama yolu ile ürünlerini pazarladıklarını belirtmişlerdir. Yalnızca %4 lük kesim Uzman kişi ya da firmadan destek alarak pazarlama yaptıklarını belirtmişlerdir. Buda çiftçilerin modern pazarlama hususunda değişik alternatiflerden oluşan pazarlama modellerinin sunulması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu konu ile ilgili öneriler bir sonraki ünitede değinilmiştir.

58 58 BİR KOOPERATİFE ÜYELİK Evet 17 36,2 36,2 36,2 Hayır 30 63,8 63,8 100,0 Toplam ,0 100,0 Bir Kooperatife Üyelik Grafiği Hayır 64% Evet 36% ÇİFTÇİLERİN ÜRETİCİ KOOPERATİFİNE ÜYELİĞİ YOK Çiftçilere bir kooperatife üye olup olmadıkları sorusuna %64 hayır cevabı verirken %36 evet cevabı vermişlerdir. Buda göstermektedir ki üreticilerin hızlı bir şekilde üretici kooperatifi kurmaları veya üye olmalarının salınması gerekmektedir. Bu konunun gerekçeleri yukarıda belirtilmiştir. ÜRETİMDE TEKNİK BİLGİ İHTİYACI Önemsiz 7 14,9 14,9 14,9 Olsa da olur olmasa da 2 4,3 4,3 19,1 Önemli 16 34,0 34,0 53,2 Çok Önemli 22 46,8 46,8 100,0 Toplam ,0 100,0 Üretimde Teknik Bilgi İhtiyacı Grafiği 34 46,8 14,9 4,3 Önemsiz Olsa da olur olmasa da Önemli Çok Önemli ÇİFTÇİLER ÜRETİMDE TEKNİK BİLGİ İHTAYACINI ÖNEMSİZYORLAR Üretimde teknik bilgi ihyaca sorusuna %46,8 çok önemli, %34 önemli, %14,9 önemsiz ve %4,3 Olsa da olur olmasa da cevabını vermişlerdir.

59 59 YETİŞTİRİCİLİK TEKNİKLERİ VE YENİ TEKNOLOJİLERE OLAN İHTİYAÇ Önemsiz 3 6,4 6,4 6,4 Olsa da olur olmasa da 7 14,9 14,9 21,3 Önemli 22 46,8 46,8 68,1 Çok Önemli 15 31,9 31,9 100,0 Toplam ,0 100,0 Yetiştiricilik Teknikleri ve Yeni Teknolojilere Olan İhtiyaç Grafiği Çok Önemli 32% Önemsiz 6% Olsa da olur olmasa da 15% Önemli 47% ÇİFTÇİLER YETİŞTİRİCİLİK TEKNİKLERİ VE YENİ TEKNOLOJİLERE OLAN İHTİYAÇ ÖNEMLİ GÖRÜYOR Yetiştiricilik teknikleri ve yeni teknolojilere olan ihtiyaç sorusuna çiftçilerin cevabı, %47 ile önemli, %32 çok önemli, %15 olsa da olur olmasa da ve %6 önemsiz olarak cavlanmıştır. Buda göstermektedir ki çiftlilerin yeni üretim teknikleri ve dünyada ve Türkiye de uygulanan yeni teknolojiler hakkında bilgilendirilmesi ve örnek uygulamaların gösterilmesi gerekmektedir.

60 60 DANIŞMANLIK İHTİYACI Çok önemsiz 1 2,1 2,1 2,1 Önemsiz 4 8,5 8,5 10,6 Olsa da olur olmasa da 7 14,9 14,9 25,5 Önemli 24 51,1 51,1 76,6 Çok Önemli 11 23,4 23,4 100,0 Toplam ,0 100,0 Danışmanlık İhtiyacı Grafiği Seri 1 51,1 2,1 8,5 14,9 23,4 Çok önemsiz Önemsiz Olsa da olur olmasa da Önemli Çok Önemli DANIŞMANLIK İHTİYACI ÖNEMLİ Çiftlilerin özellikle tarımsal danışmanlık ve diğer danışmanlık faaliyetlerini önemseme durumuna bakıldığında; %21,1 önemli bulduğunu, %23,4 çok önemli olduğunu, %14,9 olsa da olur olmasa da dediği, %8,5 önemsiz olduğunu ve %2,1 hiç önemli olmadığını belirtmişlerdir. Buda göstermektedir ki özellikle organik çilek üretiminde danışmanlık sisteminin özendirilmesi ve yaygınlaştırılması gerekliliğini ortaya koymaktadır.

61 61 Yasalarla İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Önemsiz 2 4,3 4,3 4,3 Olsa da olur olmasa da 16 34,0 34,0 38,3 Önemli 19 40,4 40,4 78,7 Çok Önemli 10 21,3 21,3 100,0 Toplam ,0 100,0 Pazarlama Yöntemi İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Önemsiz 2 4,3 4,3 4,3 Olsa da olur olmasa da 4 8,5 8,5 12,8 Önemli 27 57,4 57,4 70,2 Çok Önemli 14 29,8 29,8 100,0 Toplam ,0 100,0 Pazarlama Planlaması İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Olsa da olur olmasa da 7 14,9 14,9 14,9 Önemli 27 57,4 57,4 72,3 Çok Önemli 13 27,7 27,7 100,0 Toplam ,0 100,0 Uluslararası Pazarlama İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Çok önemsiz 7 14,9 14,9 14,9 Önemsiz 6 12,8 12,8 27,7 Olsa da olur olmasa da 17 36,2 36,2 63,8 Önemli 6 12,8 12,8 76,6 Çok Önemli 11 23,4 23,4 100,0 Toplam ,0 100,0 Uluslararası Pazarlama İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Çok Önemli 23% Önemli 13% Önemsiz 13% Çok önemsiz 15% Olsa da olur olmasa da 36%

62 62 ELEKTRONİK TİCARETLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME İHTİYACI Çok önemsiz 9 19,1 19,1 19,1 Önemsiz 13 27,7 27,7 46,8 Olsa da olur olmasa da 8 17,0 17,0 63,8 Önemli 9 19,1 19,1 83,0 Çok Önemli 8 17,0 17,0 100,0 Toplam ,0 100,0 Elektronik Ticaretle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Çok Önemli 17% Çok önemsiz 19% Önemli 19% Önemsiz 28% Olsa da olur olmasa da 17% PAZAR ARAŞTIRMASI İHTİYACI Önemsiz 8 17,0 17,0 17,0 Olsa da olur olmasa da 10 21,3 21,3 38,3 Önemli 21 44,7 44,7 83,0 Çok Önemli 8 17,0 17,0 100,0 Toplam ,0 100,0 Çok Önemli 17% Pazar Araştırması İhtiyacı Önemsiz 17% Önemli 45% Olsa da olur olmasa da 21%

63 63 SATIŞ TEKNİKLERİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME İHTİYACI Çok önemsiz 1 2,1 2,2 2,2 Önemsiz 4 8,5 8,7 10,9 Olsa da olur olmasa da 11 23,4 23,9 34,8 Önemli 16 34,0 34,8 69,6 Çok Önemli 14 29,8 30,4 100,0 Toplam 46 97,9 100,0 Cevapsız 1 2,1 Toplam ,0 Satış Teknikleri İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Cevapsız 2% Çok önemsiz 2% Önemsiz 9% Çok Önemli 30% Olsa da olur olmasa da 23% Önemli 34% Marka Yönetim İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Önemsiz 4 8,5 8,7 8,7 Olsa da olur olmasa da 16 34,0 34,8 43,5 Önemli 16 34,0 34,8 78,3 Çok Önemli 10 21,3 21,7 100,0 Toplam 46 97,9 100,0 Cevapsız 1 2,1 Toplam ,0

64 64 Marka Yönetim iile İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Sayı Çok Önemli 21% Cevapsız 2% Önemsiz 9% Olsa da olur olmasa da 34% Önemli 34% Tanıtım Ve Reklam İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Çok önemsiz 1 2,1 2,2 2,2 Önemsiz 2 4,3 4,3 6,5 Olsa da olur olmasa da 7 14,9 15,2 21,7 Önemli 22 46,8 47,8 69,6 Çok Önemli 14 29,8 30,4 100,0 Toplam 46 97,9 100,0 Cevapsız 1 2,1 Toplam ,0 Tanıtım ve Reklam İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Çok Önemli 30% Cevapsız 2% Çok önemsiz 2% Önemsiz 4% Olsa da olur olmasa da 15% Önemli 47%

65 65 Dağıtım Kanalları İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Çok önemsiz 1 2,1 2,2 2,2 Önemsiz 2 4,3 4,3 6,5 Olsa da olur olmasa da 9 19,1 19,6 26,1 Önemli 18 38,3 39,1 65,2 Çok Önemli 16 34,0 34,8 100,0 Toplam 46 97,9 100,0 Cevapsız 1 2,1 Toplam ,0 Dağıtım Kanalları İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Çok Önemli 34% Cevapsız 2% Çok önemsiz 2% Önemsiz 4% Olsa da olur olmasa da 19% Önemli 39% Müşteri İlişkileri İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Önemsiz 5 10,6 11,1 11,1 Olsa da olur olmasa da 1 2,1 2,2 13,3 Önemli 12 25,5 26,7 40,0 Çok Önemli 27 57,4 60,0 100,0 Toplam 45 95,7 100,0 Cevapsız 2 4,3 Toplam ,0

66 66 Müşteri İlişkileri İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı Cevapsız 4% Önemsiz 11% Olsa da olur olmasa da 2% Çok Önemli 57% Önemli 26% ÜRETİCİLERİN BİLGİLENDİRME İHTİYACI BULUNMAKTADIR Çiftçilere birçok konu ile ilgili bilgilendirme ihtiyacı sorularına söyle cevap vermişlerdir; yasalarla ilgili önemli bulanların oranı %61,7 iken, pazarlama yöntemi ile ilgili bilgilendirmeyi önemli bulanların oranı %87,2 olmuştur. Pazarlama planlanması ile ilgili bilgilendirme ihtiyacını önemli bulanların oranı %85,1 olarak ortaya çıkmıştır. Uluslararası pazarlama ile ilgili bilgilendirme ihtiyacını önemli bulanlar ise %36,2 iken önemli bulmayanlar daha ağırlıklı çoğunluğa sahip olmuşlardır. Elektronik ticaretle ilgili bilgilendirme ihtiyacını önemli bulanların oranı%36,1 iken önemsiz bulanlar %63,8 olarak gerçekleşmiştir. Pazar araştırma ihtiyacı ile ilgili soruları önemli bulanların oranı %61,7 iken önemsiz bulanların oranı %38,3 olarak gerçekleşmiştir. Satış Teknikleri İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacı sorusunda %65,2 önemli bulurken %34,8 önemli bulmamıştır. Marka Yönetim İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacını ise önemli bulanların oranı %56,5 önemsiz bulanların oranı ise %43,5 dür. Tanıtım ve Reklam İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacını önemli bulanların oranı %78,2 önemsiz bulanların ise %21,8 dir. Dağıtım Kanalları İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacını önemli bulanların oranı %73,9 iken önemsiz bulanların oranı %27,1olmuştur. Müşteri İlişkileri İle İlgili Bilgilendirme İhtiyacını önemli bulanların oranı %86,7 iken önemsiz bulanların oranı ise %13,7 olmuştur. Buda göstermektedir ki çiftçilerin birçok konuda bilgilendirilmesi gerekmektedir.

67 67 Konunun uzmanı ajans bulunmayışı Yeterli ve nitelikli pazarlama elemanı olmayışı Yüz yüze satış olanaklarının kısıtlılığı Yeterli tanıtım bütçesi oluşturamama PAZARLAMADA KARŞILAŞILAN EN ÖNEMLİ SORUN 4 8,5 9,1 9, ,3 22,7 31, ,8 31,8 63, ,0 36,4 100,0 Toplam 44 93,6 100,0 Cevapsız 3 6,4 Toplam ,0 Yeterli tanıtım bütçesi oluşturamama 34% Pazarlamada Karşılaşılan En Önemli Sorun Cevapsız 6% Konunun uzmanı ajans bulunmayışı 9% Yeterli ve nitelikli pazarlama elemanı olmayışı 21% Yüz yüze satış olanaklarının kısıtlılığı 30% ÇİFTÇİLER TANITI İÇİN YETERLİ BÜTÇE OLUŞTURAMADIKLARINI DÜŞÜNÜYOR; Çiftçilere pazarlamada karşılaşılan en önemli sorun nedir sorusuna; Yeterli tanıtım bütçesi oluşturamama 34%, Yüz yüze satış olanaklarının kısıtlılığı 30%, Yeterli ve nitelikli pazarlama elemanı olmayışı 21%, Konunun uzmanı ajans bulunmayışı 9% ve cevapsız %6 olarak gerçekleşmiştir.

68 68 Maliyet üzerine belirli bir kar marjı ekleyerek Rakip isletmelerin fiyatları ile kıyaslayarak ÜRÜNLERİN FİYATININ NASIL BELİRLENDİĞİ 7 14,9 15,2 15, ,3 21,7 37,0 Haldeki fiyatları dikkate alarak 27 57,4 58,7 95,7 Bilimsel pazarlama stratejimizi göz önünde bulundurarak 2 4,3 4,3 100,0 Toplam 46 97,9 100,0 Cevapsız 1 2,1 Toplam ,0 Bilimsel pazarlama stratejimizi göz önünde bulundurarak 4% Ürünlerin Fiyatının Nasıl Belirlendiği Cevapsız 2% Maliyet üzerine belirli bir kar marjı ekleyerek 15% Haldeki fiyatları dikkate alarak 58% Rakip isletmelerin fiyatları ile kıyaslayarak 21% ÜRÜN FİYATLARINI HAL FİYATLARI BELİRLİYOR; Çiftçilere ürün fiyatlarını nasıl belirledikleri sorulduğunda; %58 i haldeki fiyatları dikkate alarak belirlediklerini bildirirken, %21 i rakip işletmelerin fiyatları ile kıyaslayarak belirlediklerini, %15 ise maliyet üzerine belli bir kar marjı koyarak belirlediklerini, %4 ise Bilimsel pazarlama stratejimizi göz önünde bulundurarak ve %2 ise cevap vermişlerdir.

69 69 KREDİ KULLANIMI Evet, her yıl 1 2,1 2,1 2,1 Gerektiğinde 8 17,0 17,0 19,1 Kullanmıyorum 38 80,9 80,9 100,0 Toplam ,0 100,0 Kredi Kullanımı grafiği Evet, her yıl 2% Gerektiğinde 17% Kullanmıyorum 81% ÇİFTÇİLER KREDİ KULLANMIYOR FAALİYETLER ÖZ SERMAYEYE DAYALI YÜRÜTÜLÜYOR Çiftçilerin %80,9 hiçbir kredi kullanmazken, %17 gerektiğinde kredi kullanmayı tercih etmekte ve %2,1 her yıl kredi kullandığını belirtmişlerdir. ORGANİK ÜRETİM İLE GELİRDE BİR ARTIŞ OLUP OLMADIĞI Hiçbir artış olmadı 11 23,4 23,9 23, ,5 8,7 32, ,3 4,3 37, ,0 17,4 54, ,3 21,7 76, ,9 15,2 91, ,1 2,2 93, ,4 6,5 100,0 Toplam 46 97,9 100,0 Cevapsız 1 2,1 Toplam ,0 ORGANİK ÇİLEK GELİR ARTIŞINA SEBEP OLMUŞTUR. Organik çileğin gelir artışına sebep olmadığını söyleyenler %23,9 iken oldu diyenlerin oranı ise%76,1 olmuştur.

70 70 PAZARLAMA İLE İLGİLİ ARAŞTIRMALARA ÖNEM VERMİYORUZ Kesinlikle katılmıyorum 1 2,1 2,1 2,1 Katılmıyorum 8 17,0 17,0 19,1 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 2 4,3 4,3 23,4 Katılıyorum 33 70,2 70,2 93,6 Kesinlikle katılıyorum 3 6,4 6,4 100,0 Toplam ,0 100,0 Kesinlikle katılıyorum 7% Pazarlama İle İlgili Araştırmalara Önem Vermiyoruz Kesinlikle katılmıyorum 2% Katılmıyorum 17% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 4% Katılıyorum 70% PAZARLAMA İLE İLGİLİ ARAŞTIRMA ÖNEMLİ Pazarlama ile ilgili araştırma faaliyetlerini önemli bulanların oranı %70, katılmıyorum diyenlerin oranı ise %17, kesin katılıyorum diyenlerin oranı %6,4, ne katılıyorum ne katılmıyorum diyenlerin oranı %4,3 ve kesinlikle katılmıyorum diyenlerin oranı ise %2,1 olarak gerçekleşmiştir.

71 71 AB deki Ekonomik Kriz Satışları Olumlu Yönde Etkiledi Kesinlikle katılmıyorum 1 2,1 2,1 2,1 Katılmıyorum 11 23,4 23,4 25,5 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 9 19,1 19,1 44,7 Katılıyorum 20 42,6 42,6 87,2 Kesinlikle katılıyorum 6 12,8 12,8 100,0 Toplam ,0 100,0 AB deki Ekonomik Kriz Satışları Olumlu Yönde Etkiledi Kesinlikle katılıyorum 13% Kesinlikle katılmıyorum 2% Katılmıyorum 23% Katılıyorum 43% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 19% AB DEKİ EKONOMİK KRİZ SATIŞLARI OLUMLU YÖNDE ETKİLEDİ AB deki Ekonomik Kriz Satışları Olumlu Yönde Etkiledi diyenlerin oranı %56 iken katılmıyorum diyenlerin oranı %25 ve ne katılıyorum ne katılmıyorum diyenlerin oranı ise %19 olarak gerçekleşmiştir.

72 72 DAHA ÇOK YURT DIŞINDAKİ ÜRETİCİLERLE REKABET HALİNDEYİZ Kesinlikle katılmıyorum 8 17,0 17,4 17,4 Katılmıyorum 10 21,3 21,7 39,1 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 16 34,0 34,8 73,9 Katılıyorum 8 17,0 17,4 91,3 Kesinlikle katılıyorum 4 8,5 8,7 100,0 Toplam 46 97,9 100,0 Cevapsız 1 2,1 Toplam ,0 Kesinlikle katılıyorum 9% Katılıyorum 17% Daha Çok Yurt Dışındaki Üreticilerle Rekabet Halindeyiz Cevapsız 2% Kesinlikle katılmıyorum 17% Katılmıyorum 21% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 34% YURT DIŞINDAKİ ÜRETİCİLERLE REKABET HALİNDE OLUNUP OLUNMADIĞI BİLİNMİYOR Daha Çok Yurt Dışındaki Üreticilerle Rekabet Halindeyiz sorusuna %34 ne katılıyorum ne katılmıyorum cevabı verirken, katılanların oranı %26, katılamıyorum diyenlerin oranı ise %38 ve cevapsızlar ise %2 olarak gerçekleşmiştir.

73 73 DIŞ PAZARLAR HAKKINDA YETERLİ BİLGİYE SAHİP DEĞİLİZ Kesinlikle katılmıyorum 4 8,5 8,5 8,5 Katılmıyorum 4 8,5 8,5 17,0 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 6 12,8 12,8 29,8 Katılıyorum 25 53,2 53,2 83,0 Kesinlikle katılıyorum 8 17,0 17,0 100,0 Toplam ,0 100,0 Dış Pazarlar Hakkında Yeterli Bilgiye Sahip Değiliz Kesinlikle katılıyorum 17% Kesinlikle katılmıyorum 8% Katılmıyorum 9% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 13% Katılıyorum 53% ÇİFTÇİLER DIŞ PAZAR HAKKINDA YETERLİ BİLGİYE SAHİP DEĞİLLLER Daha Çok Yurt Dışındaki Üreticilerle Rekabet Halinde bilgi sahibi değiliz sorusuna %70 katılıyorum cevabı verirken, katılmıyorum diyenlerin oranı %17 ve ne katılıyorum ne katılmıyorum diyenler ise %13 olarak gerçekleşmiştir.

74 74 YENİ PAZARLARA GİRMEKTE ZORLUK ÇEKMEKTEYİZ Kesinlikle katılmıyorum 2 4,3 4,3 4,3 Katılmıyorum 4 8,5 8,7 13,0 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 8 17,0 17,4 30,4 Katılıyorum 18 38,3 39,1 69,6 Kesinlikle katılıyorum 14 29,8 30,4 100,0 Toplam 46 97,9 100,0 Cevapsız 1 2,1 Toplam ,0 Kesinlikle katılıyorum 30% Yeni Pazarlara Girmekte Zorluk Çekmekteyiz Cevapsız 2% Katılmıyorum 9% Kesinlikle katılmıyorum 4% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 17% Katılıyorum 38% YENİ PAZARLARA GİRMEKTE ZORLUK ÇEKİLMEKTE Yeni Pazarlara Girmekte Zorluk Çekmekteyiz sorusuna katılanların oranı %68, ne katılıyorum ne katılmıyorum %17 cevabı verirken, katılamıyorum diyenlerin oranı ise %13 ve cevapsızlar ise %2 olarak gerçekleşmiştir.

75 75 ÜRÜN KALİTESİ VE KALİTE YÖNETİMİ KONUSUNDA EKSİKLİKLERİMİZ VAR Kesinlikle katılmıyorum 1 2,1 2,1 2,1 Katılmıyorum 3 6,4 6,4 8,5 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 6 12,8 12,8 21,3 Katılıyorum 27 57,4 57,4 78,7 Kesinlikle katılıyorum 10 21,3 21,3 100,0 Toplam ,0 100,0 Kesinlikle katılıyorum 21% Ürün Kalitesi Ve Kalite Yönetimi Konusunda Eksikliklerimiz Var Kesinlikle katılmıyorum 2% Katılmıyorum 6% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 13% Katılıyorum 58% ÜRÜN KALİTESİ VE KALİTE YÖNETİMİ KONUSUNDA EKSİKLİKLERİMİZ VAR Ürün Kalitesi Ve Kalite Yönetimi Konusunda Eksikliklerimiz Var sorusuna katılanların oranı %79, ne katılıyorum ne katılmıyorum %13 cevabı verirken, katılamıyorum diyenlerin oranı ise %11 olarak gerçekleşmiştir.

76 76 ÜRÜNLERİMİZE İLİŞKİN DIŞ PAZARLARDA TÜRK MALI İMAJINDA SIKINTISI VAR Kesinlikle katılmıyorum 3 6,4 6,4 6,4 Katılmıyorum 7 14,9 14,9 21,3 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 21 44,7 44,7 66,0 Katılıyorum 13 27,7 27,7 93,6 Kesinlikle katılıyorum 3 6,4 6,4 100,0 Toplam ,0 100,0 Ürünlerimize İlişkin Dış Pazarlarda Türk Malı İmajında Sıkıntısı Var Kesinlikle katılıyorum 6% Kesinlikle katılmıyorum 6% Katılıyorum 28% Katılmıyorum 15% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 45% ÜRÜNLERİMİZE İLİŞKİN DIŞ PAZARLARDA TÜRK MALI İMAJINDA SIKINTISI BİLİNMİYOR Ürünlerimize İlişkin Dış Pazarlarda Türk Malı İmajında Sıkıntısı Var sorusuna katılanların oranı %34, ne katılıyorum ne katılmıyorum %45 cevabı verirken, katılamıyorum diyenlerin oranı ise %21 olarak gerçekleşmiştir.

77 77 ÜRÜNLERİMİZİN FİYATLARINI BELİRLEMEDE MALİYETLERİMİZ ÖN PLANDADIR Kesinlikle katılmıyorum 3 6,4 6,7 6,7 Katılmıyorum 7 14,9 15,6 22,2 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 2 4,3 4,4 26,7 Katılıyorum 16 34,0 35,6 62,2 Kesinlikle katılıyorum 17 36,2 37,8 100,0 Toplam 45 95,7 100,0 Cevapsız 2 4,3 Toplam ,0 Ürünlerimizin Fiyatlarını Belirlemede Maliyetlerimiz Ön Plandadır Cevapsız 4% Katılmıyorum 15% Kesinlikle katılmıyorum 7% Kesinlikle katılıyorum 36% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 4% Katılıyorum 34% ÜRÜNLERİMİZİN FİYATLARINI BELİRLEMEDE MALİYETLERİMİZ ÖN PLANDADIR Ürünlerimizin Fiyatlarını Belirlemede Maliyetlerimiz Ön Plandadır sorusuna katılanların oranı %70, ne katılıyorum ne katılmıyorum %4 cevabı verirken, katılamıyorum diyenlerin oranı ise %22 olarak gerçekleşmiştir.

78 78 TALEP TEKELİNE SAHİP BÜYÜK İŞLETMELERLE REKABET EDEMİYORUZ Kesinlikle katılmıyorum 1 2,1 2,2 2,2 Katılmıyorum 2 4,3 4,3 6,5 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 6 12,8 13,0 19,6 Katılıyorum 16 34,0 34,8 54,3 Kesinlikle katılıyorum 21 44,7 45,7 100,0 Toplam 46 97,9 100,0 Cevapsız 1 2,1 Toplam ,0 Kesinlikle katılıyorum 45% Talep Tekeline Sahip Büyük İşletmelerle Rekabet Edemiyoruz Kesinlikle katılmıyorum 2% Cevapsız 2% Katılmıyorum 4% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 13% Katılıyorum 34% TALEP TEKELİNE SAHİP BÜYÜK İŞLETMELERLE REKABET EDEMİYORUZ Talep Tekeline Sahip Büyük İşletmelerle Rekabet Edemiyoruz sorusuna katılanların oranı %79, ne katılıyorum ne katılmıyorum %13 cevabı verirken, katılmıyorum diyenlerin oranı ise %6 olarak gerçekleşmiştir.

79 79 ÜRÜNLERİMİZİN DEPOLANMASI VE NAKLİYESİNDE GÜÇLÜKLERİ YAŞAMAKTAYIZ Kesinlikle katılmıyorum 2 4,3 4,3 4,3 Katılmıyorum 2 4,3 4,3 8,5 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 3 6,4 6,4 14,9 Katılıyorum 16 34,0 34,0 48,9 Kesinlikle katılıyorum 24 51,1 51,1 100,0 Toplam ,0 100,0 Ürünlerimizin Depolanması Ve Nakliyesinde Güçlükleri Yaşamaktayız Kesinlikle katılmıyorum 4% Katılmıyorum 4% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 7% Kesinlikle katılıyorum 51% Katılıyorum 34% ÜRÜNLERİMİZİN DEPOLANMASI VE NAKLİYESİNDE GÜÇLÜKLERİ YAŞAMAKTAYIZ Ürünlerimizin Depolanması Ve Nakliyesinde Güçlükleri Yaşamaktayız sorusuna katılanların oranı %85, ne katılıyorum ne katılmıyorum %7 cevabı verirken, katılmıyorum diyenlerin oranı ise %8 olarak gerçekleşmiştir.

80 80 TANITIM VE PAZARLAMA ÇALIŞMALARI İÇİN BÜTÇEMİZ YETERSİZDİR Katılmıyorum 2 4,3 4,3 4,3 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 7 14,9 14,9 19,1 Katılıyorum 16 34,0 34,0 53,2 Kesinlikle katılıyorum 22 46,8 46,8 100,0 Toplam ,0 100,0 Tanıtım Ve Pazarlama Çalışmaları İçin Bütçemiz Yetersizdir Kesinlikle katılıyorum 47% Katılmıyorum 4% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 15% Katılıyorum 34% TANITIM VE PAZARLAMA ÇALIŞMALARI İÇİN BÜTÇEMİZ YETERSİZDİR Tanıtım ve Pazarlama Çalışmaları İçin Bütçemiz Yetersizdir sorusuna katılanların oranı %81, ne katılıyorum ne katılmıyorum %15 cevabı verirken, katılmıyorum diyenlerin oranı ise %4 olarak gerçekleşmiştir.

81 81 FUAR SERGİ GİBİ ORGANİZASYONLARA KATILAMIYOR VE TAKİP EDEMİYORUZ Katılmıyorum 4 8,5 8,5 8,5 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 11 23,4 23,4 31,9 Katılıyorum 15 31,9 31,9 63,8 Kesinlikle katılıyorum 17 36,2 36,2 100,0 Toplam ,0 100,0 Kesinlikle katılıyorum; 17 Katılmıyorum; 4 Ne katılıyorum ne katılmıyorum; 11 Katılıyorum; 15 FUAR SERGİ GİBİ ORGANİZASYONLARA KATILMAK VE TAKİP EDEMİYORUZ Fuar Sergi Gibi Organizasyonlara Katılmak Ve Takip Edemiyoruz sorusuna katılanların oranı %68, ne katılıyorum ne katılmıyorum %23 cevabı verirken, katılmıyorum diyenlerin oranı ise %9 olarak gerçekleşmiştir.

82 82 NİTELİKLİ PAZARLAMA ELEMANI BULMAKTA ZORLANMAKTAYIZ Kesinlikle katılmıyorum 3 6,4 6,4 6,4 Katılmıyorum 6 12,8 12,8 19,1 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 16 34,0 34,0 53,2 Katılıyorum 19 40,4 40,4 93,6 Kesinlikle katılıyorum 3 6,4 6,4 100,0 Toplam ,0 100,0 Katılıyorum 41% Nitelikli Pazarlama Elemanı Bulmakta Zorlanmaktayız Kesinlikle katılıyorum 6% Kesinlikle katılmıyorum 6% Katılmıyorum 13% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 34% NİTELİKLİ PAZARLAMA ELEMANI BULMAKTA ZORLANMAKTAYIZ Nitelikli pazarlama elemanı bulmakta zorlanmaktayız sorusuna katılanların oranı %47, ne katılıyorum ne katılmıyorum %34 cevabı verirken, katılmıyorum diyenlerin oranı ise %19 olarak gerçekleşmiştir.

83 83 ÜRÜNLERİMİZİN PAZARLAMASINDA DIŞ TİCARET ŞİRKETLERİ İLE ÇALIŞIYORUZ Kesinlikle katılmıyorum 11 23,4 23,4 23,4 Katılmıyorum 17 36,2 36,2 59,6 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 9 19,1 19,1 78,7 Katılıyorum 7 14,9 14,9 93,6 Kesinlikle katılıyorum 3 6,4 6,4 100,0 Toplam ,0 100,0 Ürünlerimizin Pazarlamasında Dış Ticaret Şirketleri İle Çalışıyoruz Katılıyorum 15% Kesinlikle katılıyorum 6% Kesinlikle katılmıyorum 24% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 19% Katılmıyorum 36% ÜRÜNLERİMİZİN PAZARLAMASINDA DIŞ TİCARET ŞİRKETLERİ İLE ÇALIŞIYORUZ Ürünlerimizin pazarlamasında dış ticaret şirketleri ile çalışıyoruz sorusuna katılanların oranı %21, ne katılıyorum ne katılmıyorum %19 cevabı verirken, katılmıyorum diyenlerin oranı ise %60 olarak gerçekleşmiştir.

84 84 PAZARLAMA ŞİRKETLERİ ÜRETİCİYE GÜVEN VERMİYOR Kesinlikle katılmıyorum 1 2,1 2,1 2,1 Katılmıyorum 2 4,3 4,3 6,4 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 9 19,1 19,1 25,5 Katılıyorum 19 40,4 40,4 66,0 Kesinlikle katılıyorum 16 34,0 34,0 100,0 Toplam ,0 100,0 Kesinlikle katılıyorum 34% Pazarlama Şirketleri Üreticiye Güven Vermiyor Kesinlikle katılmıyorum 2% Katılmıyorum 4% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 19% Katılıyorum 41% PAZARLAMA ŞİRKETLERİ ÜRETİCİYE GÜVEN VERMİYOR Pazarlama şirketleri üreticiye güven vermiyor sorusuna katılanların oranı % 75, ne katılıyorum ne katılmıyorum %19 cevabı verirken, katılmıyorum diyenlerin oranı ise % 6 olarak gerçekleşmiştir.

85 85 YASAL DÜZENLEMELER YETERSİZ Katılmıyorum 4 8,5 8,5 8,5 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 13 27,7 27,7 36,2 Katılıyorum 16 34,0 34,0 70,2 Kesinlikle katılıyorum 14 29,8 29,8 100,0 Toplam ,0 100,0 Yasal Düzenlemeler Yetersiz Kesinlikle katılıyorum 30% Katılmıyorum 8% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 28% Katılıyorum 34% YASAL DÜZENLEMELER YETERSİZ Yasal Düzenlemeler Yetersiz sorusuna katılanların oranı % 64, ne katılıyorum ne katılmıyorum %28 cevabı verirken, katılmıyorum diyenlerin oranı ise % 8 olarak gerçekleşmiştir.

86 86 DEVLET DESTEĞİ YETERSİZ Kesinlikle katılmıyorum 2 4,3 4,3 4,3 Katılmıyorum 5 10,6 10,6 14,9 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 5 10,6 10,6 25,5 Katılıyorum 20 42,6 42,6 68,1 Kesinlikle katılıyorum 15 31,9 31,9 100,0 Toplam ,0 100,0 Kesinlikle katılıyorum 32% Devlet Desteği Yetersiz Kesinlikle katılmıyorum 4% Katılmıyorum 11% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 11% Katılıyorum 42% DEVLET DESTEĞİ YETERSİZ Devlet Desteği Yetersiz sorusuna katılanların oranı % 74, ne katılıyorum ne katılmıyorum %11 cevabı verirken, katılmıyorum diyenlerin oranı ise % 15 olarak gerçekleşmiştir.

87 87 ARGE ÇALIŞMALARI DESTEKLENMELİ Katılmıyorum 3 6,4 6,4 6,4 Ne katılıyorum ne katılmıyorum 5 10,6 10,6 17,0 Katılıyorum 17 36,2 36,2 53,2 Kesinlikle katılıyorum 22 46,8 46,8 100,0 Toplam ,0 100,0 Kesinlikle katılıyorum 47% Arge Çalışmaları Desteklenmeli Katılmıyorum 6% Ne katılıyorum ne katılmıyorum 11% Katılıyorum 36% AR-GE ÇALIŞMALARI DESTEKLENMELİ Ar-ge Çalışmaları Desteklenmeli sorusuna katılanların oranı % 83, ne katılıyorum ne katılmıyorum %11 cevabı verirken, katılmıyorum diyenlerin oranı ise % 6 olarak gerçekleşmiştir

88 88 F-Araştırmanın sonuçları; HÜYÜKTEKİ ÇİLEK ÜRETİCİLERİNİN ÜRETİM SORUNLARINA BAKILACAK OLURSA; 1. Parçalanmış arazi yapısına sahipler, 2. Bahçelerin büyük bir kısmının klasik sistem üzerine tesis edilmiş olması, malçlı sisteme dönüşümün yavaş olması ve bazı mevcut çeşitlerin eski olması, 3. Standart kalitede yetersiz meyve üretim kapasitesi, 4. Tasnifleme, Paketleme, ambalajlama, depolama ve ürün işleme tesislerinin azlığı veya yokluğu, 5. Ürün çıkış-hasat planlamasının bulunmayışı, 6. Yeni üretim Teknolojileri geliştirilmemesi, 7. Üretim kapasitesinin yetersizliği, 8. AR-GE faaliyetlerinin eksikliği, 9. Kapasite belirlenmesindeki yanlışlıklar, 10. Üretim teknikleri geleneksel yöntemler kullanılıyor ve teknik bilgileri eksikliği 11. Üretilen ürünlerle ilgili laboratuvar analizleri yapılmayışı 12. Ürün Kalite belgeleri ve sertifikalarına sahip olmamaları ve önemi bilmemeleri 13. Üreticiler arasında üretici birliği ve kooperatifleşmenin yaygın olmayışı 14. Üretimde tarımsal danışmanlığa ihtiyacın bulunması 15. Üreticilerin mevzuatı bilmemesi ve düzenli bilgilendirmeye ihtiyaçları olması 16. Ürünlerin fiyatlandırılmasında kriterler belirlenmemiş olması 17. Kalite yönetim sistemlerin oluşturulmamış olması 18. Üretimde maliyet ve girdi hesaplamasının yapılmıyor oluşu 19. Üretime devlet desteğinin yetersiz görülmesi 20. Yasal düzenlemelerin geliştirilmesi gerekliliği 21. Üretimle ilgili AR-GE yok denecek kadar az olması 22. Toplu tedarik mekanizmasının oluşturulamaması

89 89 HÜYÜKTEKİ ÇİLEK ÜRETİCİLERİNİN PAZARLAMA SORUNLARINA BAKILACAK OLURSA; 1. Ürünlerin genelde yerel pazarda satılmaya çalışılması 2. Pazarlamanın üreticiler tarafından tecrübeye dayalı yapılması ve uzman yardımı alınmaması 3. Pazarlama yapan kişilerin eğitimsizliği ve eğitime ihtiyaçları olması 4. Pazar araştırması, pazarlama yönetimi ve pazarlama planlarının olmayışı ve bu konularda üreticilerin bilgi sahibi olmaması, 5. Üreticilerin satış teknikleri ile ilgili bilgilerinin olmaması 6. Ürün satımında internetten satış veya pazarlamanın bilinmemesi ve bilgi eksikliği 7. Pazarlamada tanıtım ve reklama önem verilmemesi 8. Ürünlerin dağıtım kanallarının bilinmemesi 9. Uluslararası kalite normlarında ürün üretilememesi, 10. Pazarlamaya yeterli bütçe ayrılmaması 11. Yüz yüze satışlarda müşteri ilişkilerinin sağlıklı oluşturulamaması ve ilişkilerin yönetilememesi 12. Hedef pazarlarını tanımlamada ve pazarlama stratejisi belirlemede yetersiz kalması, 13. Nitelikli pazarlama elemanının olmayışı 14. Konunun uzmanı pazarlama ajansları ile çalışılmaması 15. Yeni pazarlara girme zorluğunun olması 16. Pazarlamada Rekabet ve rekabet ortamının bilinmemesi 17. Finansman Sorunlarının olması 18. Temel Yönetim Sorunlarının olması 19. Yöneticilerin ve Personelin Eğitim Sorunlarının bulunması 20. Bilgi Yetersizliği 21. İdari Ve Teknik Danışmanlık, Rehberlik Hizmetlerinden Yoksunluğu 22. Örgüt Ve Örgütleme Sorunlarının oluşu 23. Yasal, Bürokratik Ve Diğer Sorunlar olması 24. Pazarlamada önemli olan gıda ile ilgili sertifikaların olmaması

90 90 HÜYÜKTEKİ ÇİLEK ÜRETİCİLERİNİN İHRACAT SORUNLARINA BAKILACAK OLURSA; 1. Uluslararası Pazar ile ilgili bilgilerin olmayışı ve bilgilendirme ihtiyacı 2. Elektronik pazarlama olanaklarının kullanılmaması ve bilinmemesi 3. Ulusal pazarda yer alacak marka oluşturma bilincinin ve yönetiminin bulunmaması 4. Uluslararası Pazar araştırmanın yapılmaması ve önem verilmemesi 5. Yurt dışındaki üreticilerle rekabet ve olanaklarının bilinmeyişi 6. Dış pazarlara yönelik marka ve imaj çalışmalarının olmayışı 7. İhracat amaçlı pazarlama için bütçe ayrılmaması 8. Uluslararası ihracat fuarlarına katılmamaları 9. İhracat amaçlı tanıtım ve bilgilendirmelerin olmaması 10. Dış ticaret şirketleri ile ilişkilerin zayıf olması 11. İhracat Teşviklerin Yetersizliği 12. İhracat için Nitelikli Personelin bulunmaması 13. Yabancı dil-haberleşme olanaklarının olmayışı 14. İhracatın Gerektirdiği Yatırımın Büyüklüğünün tek üretici ile sağlanamaması 15. İhracatın Zor ve Pahalı Oluşu 16. İhraç amaçlı Dağıtım, Fiyatlandırma, Nakliye, sigorta ve ödeme prosedürlerinin bilinmemesi 17. İhracat-Pazar araştırma yetersizliği 18. Dış pazarlama giderlerinin işletmenin faaliyetlerine oranla yüksek oluşu 19. Dağıtım ve nakliye kanallarının yetersizliği 20. Dış fiyatlamada yanlışlıklar 21. Yatırım öncesi ve sonrası Ar-Ge faaliyetlerinin yapılmaması veya eksik yapılması 22. Hükümet Uygulamaları Ve İthalat Kotaları 23. Ürün İmajının olmayışı 24. Uluslararası geçerlilikte gıda-tarım belgelerinin olmaması 25. Çoğu üreticinin organik üretim sertifikasının olmayışı

91 91

92 92

93 ÇİLEK ÜRETİCİLERİNİN PAZARLAMA, MARKALAŞMA VE İHRACAT SORUNLARINA YÖNELİK ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Küresel rekabet açısından pazarlama olanaklarını genişletmek ve pazarda farklılık yaratılması Türkiye ye özgü değerlerin kullanılması önem taşımaktadır. Türkiye de organik ürünlerin pazarlanması genelde aşağıdaki tabloya göre yapılmaktadır; Türkiye de organik ürünlerin pazarlama ve ihracat sorunlarını geliştirmek için başlıca aşağıdaki işlemlerin yapılması gerekmektedir;

94 94 Organik ürünlerin pazarlanması, markalaşma ve ihracat sorunlarına yönelik çözüm önerileri şöyledir; 1. Yeşil Pazarlama; Sürdürülebilir kalkınma açısından tüm ekonomik faaliyetler daha fazla çevre ve ekoloji odaklı olmaya başlamıştır. Ayrıca yeni pazarlama anlayışında tüketici ön plana çıkmış ve çevre hakkında endişelerin tüketici davranışlarını etkileyebileceği görüsü Yeşil Tüketici kavramını ortaya çıkartmıştır. Konu, The Green Consumer Guide kitabının basılmasıyla daha da tartışmalı hale gelmiştir (Özata,2005). Bu amaçla tüketicinin tükettiği ürünlerde sağlık kriterleri yenilenmiş ve bu kriterler çeşitli reklam ve promosyonlarla hedef kitle üzerinde etkili olmuştur. Bu durum, çataldan çiftliğe, gıda güvenliği gibi kavramları gündeme getirmiş ve tüketici tükettiği gıdada bu kriterleri aramaya başlamıştır. Tarımda ticari serbestliği öngören Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) anlaşması ile kalite yönetim sistemleri

Soğuklamanın verim ve kalite üzerine olumlu etkisi vardır. Çileklerin soğuklama ihtiyacı 400-500 saat olarak belirlenmiştir.

Soğuklamanın verim ve kalite üzerine olumlu etkisi vardır. Çileklerin soğuklama ihtiyacı 400-500 saat olarak belirlenmiştir. ÇİLEK YETİŞTİRİCİLİĞİ Dr Sami SÜZER Ziraat Yüksek Mühendisi Yetiştirme Tekniği Bölüm Başkanı Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü GİRİŞ Çilek, üzümsü meyveler grubuna girmektedir. Meyvesi gerçek bir meyve

Detaylı

Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur.

Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur. Elma Tarihçe İklim İstekleri Elma ılıman, özellikle soğuk ılıman iklim bitkisidir. Akdeniz Bölgesinde 800 m. den yukarı yerlerde yetişir. Yüksek ışık yoğunluğu elmada çok iyi renk oluşumunu sağlar. Elma

Detaylı

Organik Meyve Yetiştiriciliğinin Temel Esasları

Organik Meyve Yetiştiriciliğinin Temel Esasları Yayın No: 42 Yayın Tarihi: 15.11.2011 Organik Meyve Yetiştiriciliğinin Temel Esasları Adem ATASAY Organik Tarım, doğadaki dengeyi koruyan, toprak verimliliğinde devamlılığı sağlayan, hastalık ve zararlıları

Detaylı

ERİĞİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

ERİĞİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN ERİĞİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN Eriğin İklim İstekleri Soğuk ılıman, ılıman, sıcak ılıman ve hatta kış dinlenme süreleri kısa olanları yarı tropik iklime sahip bölgelerde

Detaylı

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal

Detaylı

AYVANIN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

AYVANIN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN AYVANIN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN Ayvanın İklim İstekleri Ayva bir ılıman iklim meyve türüdür. Kışın yapraklarını dökerek dinlenmeye girer. Ilıman deniz ikliminden hoşlanır.

Detaylı

BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI

BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI Değerli çiftçilerimiz; hiç şüphesiz en doğru gübreleme tavsiyeleri usulüne uygun olarak alınmış toprak ve yaprak örneklerinin

Detaylı

Sağlıklı Tarım Politikası

Sağlıklı Tarım Politikası TARLADAN SOFRAYA SAĞLIKLI BESLENME Sağlıklı Tarım Politikası Prof. Dr. Ahmet ALTINDĠġLĠ Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ahmet.altindisli@ege.edu.tr Tarım Alanları ALAN (1000 ha)

Detaylı

AÇIK TARLADA PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİ

AÇIK TARLADA PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİ AÇIK TARLADA PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ: Patlıcan her türlü yemeği kolayca pişirilen, garnitür ve salata olarak değerlendirilen bir sebzedir. Bunun dışında reçeli ve turşusu da yapılabilir. 100 gr

Detaylı

- Zn 120. Çinkolu Gübre Çözeltisi. Lignosulfanate UYGULAMA ŞEKLİ VE DOZLARI

- Zn 120. Çinkolu Gübre Çözeltisi. Lignosulfanate UYGULAMA ŞEKLİ VE DOZLARI - Zn 120 Çinkolu Gübre Çözeltisi Suda Çözünür Çinko (Zn) : % 10 1 Lt/5 Lt Lignosulfanate Erken dönem uygulamaları ile meyve büyüklüğünde ve verimde artış sağlar. Nişasta sentezi, artar, azot metabolizması

Detaylı

AÇIK TARLADA DOMATES YETİŞTİRİCİLİĞİ

AÇIK TARLADA DOMATES YETİŞTİRİCİLİĞİ AÇIK TARLADA DOMATES YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ: Domates ülkemizde en çok üretilen ve tüketilen sebzedir. Dünyada taze olarak, yemeklerde diğer sebzelerle pişirilerek, dayanıklı domates suyu, konsantre domates

Detaylı

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER,

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, mikrobiyal formülasyondan ve bitki menşeli doğal ürünlerden oluşur. Bu grupta yer alan gübreler organik tarım modelinde gübre girdisi olarak kullanılırlar. Bitkilerin ihtiyaç

Detaylı

Çelikle Çay Üretimi. Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi

Çelikle Çay Üretimi. Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi Çelikle Çay Üretimi Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi Nitelikleri, kalitesi ve diğer özellikleri belirlenen çay klonlarının hızlı, yoğun ve ucuz bir şekilde üretilmesi için en uygun yöntemdir. Çelik alınacak

Detaylı

son hacim 20 30 litre olacak şekilde sulandırılarak toprak yüzeyine püskürtülüp, 10 15 cm toprak derinliğine karıştırarak uygulanabilir.

son hacim 20 30 litre olacak şekilde sulandırılarak toprak yüzeyine püskürtülüp, 10 15 cm toprak derinliğine karıştırarak uygulanabilir. TKİ HÜMAS ın Kullanım Zamanı, Şekli ve Miktarı Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) HÜMAS; tarla bitkileri, sebzeler, sera bitkileri, süs bitkileri, çim, fide, bağ ve meyve ağaçları olmak üzere bu kılavuzda

Detaylı

GENEL BAKIŞ Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'

GENEL BAKIŞ Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu' ORGANİK GÜBRE GENEL BAKIŞ Günümüzde yaklaşık 7 milyar insanın yaşadığı dünyada 1 milyardan fazla insan açlıkla mücadele etmektedir. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun belirlemelerine göre dünya nüfusunun

Detaylı

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ. GAP TEYAP Kerem AKDOĞAN

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ. GAP TEYAP Kerem AKDOĞAN ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ GAP TEYAP Kerem AKDOĞAN Toprak İsteği Derin Kumlu- tınlı Kısmen kireç içeren Süzek topraklar İdeal toprak Kuru koşullarda Tabanda su tutabilen killi topraklar daha verimli

Detaylı

: Menşe Adı : Kale Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Başvuru Sahibinin Adresi : Hükümet Konağı Kale/DENİZLİ Ürünün Adı

: Menşe Adı : Kale Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Başvuru Sahibinin Adresi : Hükümet Konağı Kale/DENİZLİ Ürünün Adı Koruma Tarihi : 18.12.2008 Başvuru No : C2008/049 Coğrafi İşaretin Türü Başvuru Sahibi : Menşe Adı : Kale Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Başvuru Sahibinin Adresi : Hükümet Konağı

Detaylı

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Âlim Çağlayan 1 Ertan Demoğlu 1 Besinlerin rolü Yeterli bir gübreleme programı sadece bütün besinlerin temel görevleri açık bir

Detaylı

Yönetmelik. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Yönetmelik. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Yönetmelik Tarım ve Köyişleri Bakanlığından: Tarımsal Üretici Birliklerinin Kuruluş Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik Amaç ve kapsam BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönetmeliğin

Detaylı

GÜBRE TAVSİYELERİ Gübrelemenin Amacı, - Önce Toprak Analizi - Usulüne Uygun Toprak Örneği Alma

GÜBRE TAVSİYELERİ Gübrelemenin Amacı, - Önce Toprak Analizi - Usulüne Uygun Toprak Örneği Alma GÜBRE TAVSİYELERİ Gübrelemenin Amacı, Toprakta eksikliği tespit edilen bitki besin maddelerini toprağa ilave etmek suretiyle, mümkün olduğu kadar yüksek bir bitkisel üretim ve kaliteli ürün elde etmektir.

Detaylı

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ Badem Anadolu nun en eski meyve türlerinden birisidir. Ancak ülkemizde bademe gerekli önem verilmemekte, genellikle tarla kenarlarında sınır ağacı olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde

Detaylı

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013 Tarımsal Meteoroloji Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 2 EKİM 201 Prof. Dr. Mustafa Özgürel ve Öğr. Gör. Gülay Pamuk Mengü tarafından yazılan Tarımsal Meteoroloji kitabından faydalanılmıştır. Hava ve İklim ile

Detaylı

BÖRÜLCE YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Black Strong Ürünlerinin Börülce YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Besin maddelerince zengin toprakları sever. Organik madde oranı

BÖRÜLCE YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Black Strong Ürünlerinin Börülce YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Besin maddelerince zengin toprakları sever. Organik madde oranı BÖRÜLCE YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Black Strong Ürünlerinin Börülce YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Besin maddelerince zengin toprakları sever. Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde

Detaylı

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Antakya/HATAY Güney Amerika kökenli bir bitki olan patates

Detaylı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER A-HAYVANCILIK DESTEKLERİ HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ Hayvan Başı Ödeme Bakanlar Kurulu Kararı MADDE 4- (1) Birime Destek 1 Sütçü ve kombine

Detaylı

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ Yulafın Kökeni Yulafın vatanını Decandolle Doğu Avrupa ve Tataristan; Hausknecht ise orta Avrupa olduğunu iddia etmektedir. Meşhur tasnifçi Kornicke ise Güney Avrupa ve Doğu Asya

Detaylı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı ARAZİ BOZULUMU LAND DEGRADATİON Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı LAND DEGRADATİON ( ARAZİ BOZULUMU) SOİL DEGRADATİON (TOPRAK BOZULUMU) DESERTİFİCATİON (ÇÖLLEŞME) Arazi Bozulumu Nedir - Su ve rüzgar

Detaylı

USB - Ulusal Sistem Belgelendirme İTU (İYİ TARIM UYGULAMALARI) NESRİN SERİN Genel Müdür

USB - Ulusal Sistem Belgelendirme İTU (İYİ TARIM UYGULAMALARI) NESRİN SERİN Genel Müdür USB - Ulusal Sistem Belgelendirme İTU (İYİ TARIM UYGULAMALARI) NESRİN SERİN Genel Müdür 13 Aralık 2012 TARİHSEL SÜREÇ 1 MÖ 8000 Tarımın Başlangıcı MÖ 1200 İlk Herbisid Kullanımı MÖ 1000 İlk Kükürt Kullanımı

Detaylı

Yağ Gülü Yetiştiriciliği

Yağ Gülü Yetiştiriciliği Meyvecilik Araştırma İstasyonu Müdürlüğü Yayın No: 45 Yayın Tarihi: 15.11.2011 Yağ Gülü Yetiştiriciliği Rafet SARIBAŞ, Hasan ASLANCAN Lütfen Dikkat!... Gül yağı, parfüm ve kozmetik sanayinin yanında antibakteriyel

Detaylı

Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize

Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale Ekrem Yüce Dr. Turgay Turna Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize Ali Kabaoğlu Safiye Pınar Özer Gökhan Tanyel ÇAYKUR Atatürk

Detaylı

Türkiyede Bölgelere Göre Yetişen Ürünler

Türkiyede Bölgelere Göre Yetişen Ürünler On5yirmi5.com Türkiyede Bölgelere Göre Yetişen Ürünler Ülkemizde yetişen başlıca ürünler. Yayın Tarihi : 24 Nisan 2012 Salı (oluşturma : 10/21/2015) TAHILLAR Buğday:İlk yetişme döneminde (ilkbaharda) yağış

Detaylı

2023 VİZYONU ÇERÇEVESİNDE TARIM POLİTİKALARININ GELECEĞİ

2023 VİZYONU ÇERÇEVESİNDE TARIM POLİTİKALARININ GELECEĞİ 2023 VİZYONU ÇERÇEVESİNDE TARIM POLİTİKALARININ GELECEĞİ SUNUM İÇERİĞİ Türkiye de Tarım Tarımsal girdi politikaları Tarımsal kredi politikaları Tarımsal sulama politikaları Tarımda 2023 Vizyonu 2 TÜRKİYE

Detaylı

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM: GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TEMEL İLKELERİ...1 1. GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TANIMI...3 KAYNAKÇA...6

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM: GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TEMEL İLKELERİ...1 1. GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TANIMI...3 KAYNAKÇA...6 İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM: GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TEMEL İLKELERİ...1 1. GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TANIMI...3 KAYNAKÇA...6 2. GÜBRE-ÜRÜN İLİŞKİSİ...9 KAYNAKÇA...19 3. GÜBRE-ÇEVRE İLİŞKİSİ...23 3.1. Azotlu Gübrelerin

Detaylı

SERA TARIMI VE ÖNEMİ

SERA TARIMI VE ÖNEMİ 2015 SERA TARIMI VE ÖNEMİ Sera Tarımı ve Önemi 1 ÖNEMİ: Ülkemizde kırsal kesimde nüfusun tutulmasının en önemli sorunlarından biri toprak sermaye büyüklüğüdür. Nüfusun hızlı artması sonucu, gittikçe pazarlanan

Detaylı

Acurun anavatanı hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Anadolu, İran, Afganistan ve Güney Batı Asya anavatanı olarak kabul edilmektedir.

Acurun anavatanı hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Anadolu, İran, Afganistan ve Güney Batı Asya anavatanı olarak kabul edilmektedir. ACUR YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ 1.Black Strong Ürünlerinin Acur YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Acur organik maddece zengin topraklarda çok iyi yetişir. Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise

Detaylı

Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY

Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY Bağ Sulaması Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY Prof. Dr. Sermet ÖNDER Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü (Biyosistem Mühendisliği Bölümü) sermetonder01@gmail.com

Detaylı

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak /

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak / Kök gelişimini ciddi oranda desteklediği için, özellikle dikim esnasında granül gübrenin kullanılması tavsiye edilir. Üreticilerin, topraktaki besin ihtiyacını tespit edebilmeleri için toprak analizi yaptırmaları

Detaylı

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi FİDAN ÜRETİMİNDE BAKIM ÇALIŞMALARI Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi SULAMA Sulamada kullanılan suyun miktarı; toprağın

Detaylı

TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖR RAPORU

TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖR RAPORU YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖR RAPORU DÜNYADA YAŞ MEYVE VE SEBZE ÜRETİMİ FAO nun verilerine göre; 2012 yılında dünyada 57,2 milyon hektar alanda, 1,1 milyar ton yaş sebze üretimi yapılmıştır. Domates yaklaşık

Detaylı

Organik Gıdalarda Gıda Güvenliği. Yrd. Doç. Dr. Nural KARAGÖZLÜ Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü MANİSA

Organik Gıdalarda Gıda Güvenliği. Yrd. Doç. Dr. Nural KARAGÖZLÜ Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü MANİSA Organik Gıdalarda Gıda Güvenliği Yrd. Doç. Dr. Nural KARAGÖZLÜ Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü MANİSA Organik Gıda; Yetiştirilmesinde ve işlenmesinde tohumdan son

Detaylı

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ) TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak

Detaylı

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica)

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) SİSTEMATİKTEKİ YERİ Takım: Brassicales Familya: Brassicaceae Cins: Brassica Tür: B. oleracea var. italica SAĞLIK VE BESLENME YÖNÜNDEN Brokkoli, A ve C vitamini,

Detaylı

Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı

Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı Doç. Dr. Seral YÜCEL Dr. Hale GÜNAÇTI Adana Biyolojik Mücadele Araştırma İstasyonu Dünyanın en önemli sorunlarından biri hızla artan nüfusudur. Dünya nüfusunun gittikçe

Detaylı

Sözleşmeli Üretim Nedir?

Sözleşmeli Üretim Nedir? EKOLOJİK TARIM Ekolojik Tarım, geniş şekilde bilinen adıyla organik tarım ya da bilimsel adıyla biyolojik tarım, üretimde kimyasal girdi kullanmadan, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı

Detaylı

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ 4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ Ekonomi: İnsanların geçimlerini sürdürmek için yaptıkları her türlü üretim, dağıtım, pazarlama ve tüketim faaliyetlerinin ilke ve yöntemlerini inceleyen bilim dalına ekonomi denir.

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1239 KAHRAMANMARAŞ'TA SEBZE TARIMININ MEVCUT DURUMU, PROJEKSİYONLAR VE ÖNERİLER

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1239 KAHRAMANMARAŞ'TA SEBZE TARIMININ MEVCUT DURUMU, PROJEKSİYONLAR VE ÖNERİLER KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1239 KAHRAMANMARAŞ'TA SEBZE TARIMININ MEVCUT DURUMU, PROJEKSİYONLAR VE ÖNERİLER İsmail Güvenç* I. Kahramanmaraş'ta Sebze Tarımı 1Giriş Ülkemiz nüfusu, son sayıma göre 67 milyon

Detaylı

MEYVE BAHÇESİ KURARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

MEYVE BAHÇESİ KURARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ? MEYVE BAHÇESİ KURARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ? Giriş Meyve ağaçları, çok yıllık bitkilerdir. Türe, bölgeye, toprak koşullarına ve bakım şartlarına bağlı olarak 20 ile 100 yıl yaşarlar. Hatta zeytin gibi

Detaylı

KENT BAHÇELERİ İÇİN SULAMA REHBERİ

KENT BAHÇELERİ İÇİN SULAMA REHBERİ KENT BAHÇELERİ İÇİN SULAMA REHBERİ Yeryüzü Derneği Haziran 2011 SULAMA: Bitkilerin normal gelişmesi için gerekli olan fakat doğal yollarla karşılanamayan suyun zamanında, bitkinin istediği miktarda ve

Detaylı

Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği. 04 Şubat 2014 İzmir

Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği. 04 Şubat 2014 İzmir Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği 04 Şubat 2014 İzmir Ajanda Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği (GMY) Modern Meyve Yetiştiriciliği (MMY) GMY ve MMY Farkları GMY Nasıl MMY Çevrilir 2 Geleneksel

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ BİTKİSEL ÜRETİM BİLGİ NOTU 2013 YILI Türkiye İstatistik Kurumu 27/12/2013 tarihinde 2013 yılı Bitkisel Üretim İstatistikleri haber bültenini yayımladı. 2013 yılında bitkisel üretim bir önceki yıla göre

Detaylı

ORGANİK TARIM BELGELENDİRME ŞARTLARI BİTKİSEL ÜRETİM

ORGANİK TARIM BELGELENDİRME ŞARTLARI BİTKİSEL ÜRETİM Sayfa No 1 / 6 1.Organik bitkisel üretim kuralları: Organik bitkisel üretim kuralları aşağıda belirtilmiştir. 1.1. Organik bitkisel üretimde toprağın biyoçeşitliliğini geliştiren, toprağın organik maddesini

Detaylı

2023 E DOĞRU BARTIN TARIMI

2023 E DOĞRU BARTIN TARIMI T.C. BARTIN VALİLİĞİ İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ 2023 E DOĞRU BARTIN TARIMI YUSUF ALAGÖZ İL TARIM MÜDÜRÜ BARTIN DA DEMOGRAFİK YAPI 2009 YILI ADRESE DAYALI NÜFUS TESPİT ÇALIŞMASI SONUCUNDA İLİN TOPLAM NÜFUSU 188.449

Detaylı

AYLARA GÖRE BAKIM İŞLEMLERİ. 4.1. Ocak-Şubat Aylarında Bakım İşlemleri

AYLARA GÖRE BAKIM İŞLEMLERİ. 4.1. Ocak-Şubat Aylarında Bakım İşlemleri ZEYTİNDE BAKIM İŞLEMLERİ 37 AYLARA GÖRE BAKIM İŞLEMLERİ 4.1. Ocak-Şubat Aylarında Bakım İşlemleri 4 Bu aylarda hava ve toprak sıcaklığının uygun olduğu günlerde toprağın derince sürülmesi yararlıdır. Böylece

Detaylı

Gübreleme: İlkbahar ve yaz aylarında 3 haftada bir kompoze gübre verilir.

Gübreleme: İlkbahar ve yaz aylarında 3 haftada bir kompoze gübre verilir. AECHMEA Kullanılışı: Güzel çiçekli, dekoratif yapraklı bir bitkidir. Toprak: Humusça zengin yada topraksız karışım uygundur. Gübreleme: İlkbahar ve yaz aylarında 3 haftada bir kompoze gübre verilir. Sulama:

Detaylı

BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit

BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit -18, 2-4 arasında ise 40 lt su ile Hum Elit 15 uygulaması

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2012 EYLÜL SEKTÖREL TARIM KENTİ İZMİR

AR&GE BÜLTEN 2012 EYLÜL SEKTÖREL TARIM KENTİ İZMİR TARIM KENTİ İZMİR Şebnem BORAN Gözde SEVİLMİŞ Küresel iklim değişikliği, gıda fiyatlarındaki yükseliş, dünya nüfusundaki hızlı artış gibi gelişmelerin etkisiyle tarım sektörünün son derece stratejik bir

Detaylı

FARKLI GÜBRE KOMPOZİSYONLARININ ÇAYIN VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ. Dr. GÜLEN ÖZYAZICI Dr. OSMAN ÖZDEMİR Dr. MEHMET ARİF ÖZYAZICI PINAR ÖZER

FARKLI GÜBRE KOMPOZİSYONLARININ ÇAYIN VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ. Dr. GÜLEN ÖZYAZICI Dr. OSMAN ÖZDEMİR Dr. MEHMET ARİF ÖZYAZICI PINAR ÖZER FARKLI GÜBRE KOMPOZİSYONLARININ ÇAYIN VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ Dr. GÜLEN ÖZYAZICI Dr. OSMAN ÖZDEMİR Dr. MEHMET ARİF ÖZYAZICI PINAR ÖZER Dünya üzerinde çay bitkisi, Kuzey yarımkürede yaklaşık 42 0 enlem

Detaylı

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 Sera nedir? Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli iklim etmenlerinin

Detaylı

TARIMSAL DESTEKLER DEVLET DESTEKLERİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

TARIMSAL DESTEKLER DEVLET DESTEKLERİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI TARIMSAL DESTEKLER DEVLET DESTEKLERİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI Ankara -21 Ekim 2015 TARIMSAL DESTEKLER Sunum Planı 1- Türkiye Tarımı Genel Bilgiler 2- Tarımsal Destekleme Mevzuatı 3- Destekleme Kalemleri

Detaylı

2013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI

2013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI 013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI 1 3 MAZOT, GÜBRE VE TOPRAK ANALİZİ DESTEĞİ Mazot Gübre Destekleme Ürün Grupları Destekleme Tutarı Tutarı Peyzaj ve süs bitkileri, özel çayır, mera ve orman emvali alanları,9

Detaylı

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ Hazırlayan Handan KAVAKOĞLU (ATB AR-GE, Gıda Yüksek Mühendisi) Yasemin OKUR (ATB AR-GE, Kimya Mühendisi)

Detaylı

Tescil Edilen Çeşitlerin Uygulamaya Aktarılması Bilgi ve İletişim Formu

Tescil Edilen Çeşitlerin Uygulamaya Aktarılması Bilgi ve İletişim Formu Tescil Edilen Çeşitlerin Uygulamaya Aktarılması Bilgi ve İletişim Formu Tescil edilen çeşidin ait olduğu tür: Fagopyrum esculentum Moench (Yaygın Kara Buğday) Çeşidin tescil edilen adı: GÜNEŞ Tescil yılı:

Detaylı

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Proje Alanının Genel Özellikleri: Iğdır ili Türkiye nin en kurak ili olup yıllık yağış miktarı 250 mm civarındadır (Meteoroloji kayıtları). Yağan yağış ya da

Detaylı

MAGENTA Control and certification COMPANY

MAGENTA Control and certification COMPANY SAYFA NO : 1 / 10 Müteşebbis / Firma Adı : T.C.Kimlik No : Vergi Dairesi ve No su : Adresi (İletişim Adresi) : Organik Tarım Faaliyetinin yapılacağı İl / İlçe (ler) : Tel Faks GSM GERÇEK KİŞİ E-posta TÜZEL

Detaylı

Taksonomi. Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof)

Taksonomi. Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof) Taksonomi Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof) Anavatanı Hindistan Türkmenistan Baykal Gölü Çevresi Sibirya D.Akdeniz Türkiye Ülkemizde Şikori Akdeniz Böglesinde

Detaylı

KEMAL BAY OTEL'İN MUZ BAHÇESİNDE EM ( Efektif mikroorganizmalar ) UYGULAMALARI. Elde Edilen Sonuçlar Ve Gözlemler ( 03.09.2004 --04.02.

KEMAL BAY OTEL'İN MUZ BAHÇESİNDE EM ( Efektif mikroorganizmalar ) UYGULAMALARI. Elde Edilen Sonuçlar Ve Gözlemler ( 03.09.2004 --04.02. KEMAL BAY OTEL'İN MUZ BAHÇESİNDE EM ( Efektif mikroorganizmalar ) UYGULAMALARI Elde Edilen Sonuçlar Ve Gözlemler ( 03.09.2004 --04.02.2005 ) Bu Bölgede Naturem'in Akdeniz Bölge Bayii Albi Tarım Ve Hayvancılık

Detaylı

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI KORUMA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI YEMLİK PANCAR (HAYVAN PANCARI)

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

2014 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER

2014 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER 04 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ Hayvan Başı Ödeme Suni Tohumlama Besilik Materyal Üretim Desteği(baş) 3 Hayvan Başı Ödeme 4 Tiftik Üretim 5 Süt Primi( TL/lt) 6 İpek Böceği Sütçü

Detaylı

A R A Z İ V A R L I Ğ I ALAN(Ha) PAYI(%) Tarım Arazisi (Kullanılmayan hali Araziler Dahil) (*) 254.960 44,7. Çayır Mera Alanı (*) 65.

A R A Z İ V A R L I Ğ I ALAN(Ha) PAYI(%) Tarım Arazisi (Kullanılmayan hali Araziler Dahil) (*) 254.960 44,7. Çayır Mera Alanı (*) 65. TARIMSAL YAPI 1. İlin Tarımsal Yapısı İlimiz ekonomisinde Tarım ilk sırada yer almakta olup 28.651 çiftçi ailesinden 141.077 kişi bu sektörden geçimini sağlamaktadır. 2013 yılı Bitkisel ve Hayvansal in

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bilecik Tarım, Tarıma Dayalı Sanayi ve Ormancılık İhtisas Komisyonu Çalışmaları 25 Nisan 2013 BİLECİK

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bilecik Tarım, Tarıma Dayalı Sanayi ve Ormancılık İhtisas Komisyonu Çalışmaları 25 Nisan 2013 BİLECİK 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bilecik Tarım, Tarıma Dayalı Sanayi ve Ormancılık İhtisas Komisyonu Çalışmaları 25 Nisan 2013 BİLECİK İklim değişikliği Biyoçeşitliliğin Korunması Biyoyakıt Odun Dışı Orman

Detaylı

Tablo 4- Türkiye`de Yıllara Göre Turunçgil Üretimi (Bin ton)

Tablo 4- Türkiye`de Yıllara Göre Turunçgil Üretimi (Bin ton) NARENCİYE DOSYASI Kökeni Güneydoğu Asya olan turunçgillerin, çağdaş anlamda üretimi 19. yüzyılda ABD`de başlamış ve hızla yayılmıştır. Turunçgil yetiştiriciliği dünyada 40 derece kuzey enlemi ile 40 derece

Detaylı

8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI

8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI 8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI 8.1. Ağaçlandırma: Bölgemiz imar planı içerisinde yeşil alan olarak ayrılan yerlerin çevre tanzimi ve ağaçlandırma çalışmaları kapsamında; 2009 yılı içerisinde

Detaylı

Ziraat. Müh. Fatma MAMAK

Ziraat. Müh. Fatma MAMAK IV.ULUSLARARASI ORTA/DOĞU AVRUPA VE ORTA ASYAORGANİK SEKTÖRDEKİ GELİŞMELER KONFERANSI AB VE TÜRKİYE ORGANİK TARIM MEVZUATININ UYUMLAŞTIRILMASI Ziraat. Müh. Fatma MAMAK 13-14 14 NİSAN 2012 AB VE TÜRKİYE

Detaylı

KESME GÜL VE GÜL FĐDANI

KESME GÜL VE GÜL FĐDANI KESME GÜL VE GÜL FĐDANI ÜRETĐMĐ Gül Fidanı Üretimi Tohum Çelik ve aşı ile çoğaltılabilirler. Tohumla Üretim *Gül tohumları hasattan hemen sonra ekildiğinde çimlenemez. 4 C de 4-6 ay süre ile nemli sphagnum

Detaylı

Trakya Kalkınma Ajansı. www.trakyaka.org.tr. Edirne İlinde Yem Bitkileri Ekilişi Kaba Yem Üretiminin İhtiyacı Karşılama Oranı

Trakya Kalkınma Ajansı. www.trakyaka.org.tr. Edirne İlinde Yem Bitkileri Ekilişi Kaba Yem Üretiminin İhtiyacı Karşılama Oranı Trakya Kalkınma Ajansı www.trakyaka.org.tr Edirne İlinde Yem Bitkileri Ekilişi Kaba Yem Üretiminin İhtiyacı Karşılama Oranı EDİRNE YATIRIM DESTEK OFİSİ EDİRNE İLİNDE YEM BİTKİLERİ EKİLİŞİ, MERALARIN DURUMU

Detaylı

Ahududu ve Böğürtlen Yetiştiriciliği

Ahududu ve Böğürtlen Yetiştiriciliği Meyvecilik Araştırma İstasyonu Müdürlüğü Yayın No: 38 Yayın Tarihi: 15.11.2011 Ahududu ve Böğürtlen Yetiştiriciliği Alim GÖKTAŞ Lütfen Dikkat!... Ahududu, taze tüketimi yanında meyve suyu, dondurma, pastacılık,

Detaylı

2013 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER

2013 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER 03 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ Hayvan Başı Ödeme Suni Tohumlama 3 Hayvan Başı Ödeme 4 Tiftik Üretim 5 Süt Primi( TL/lt) 6 İpek Böceği Sütçü ve kombine ırklar ve melezleri ile

Detaylı

TR41 BURSA ESKİŞEHİR BİLECİK BÖLGE PLANI HAZIRLIK ÇALIŞMALARI BURSA TARIM, TARIMA DAYALI SANAYİ VE ORMANCILIK ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU BİLGİ NOTU

TR41 BURSA ESKİŞEHİR BİLECİK BÖLGE PLANI HAZIRLIK ÇALIŞMALARI BURSA TARIM, TARIMA DAYALI SANAYİ VE ORMANCILIK ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU BİLGİ NOTU TR41 BURSA ESKİŞEHİR BİLECİK BÖLGE PLANI HAZIRLIK ÇALIŞMALARI BURSA TARIM, TARIMA DAYALI SANAYİ VE ORMANCILIK ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU BİLGİ NOTU Dünyada büyüyen gıda ihtiyacı ve özellikle güvenli gıdaya

Detaylı

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ Hazırlayan Handan KAVAKOĞLU (ATB AR-GE, Gıda Yüksek Mühendisi) Yasemin OKUR (ATB AR-GE,

Detaylı

MACUN MAHALLESİ ERCİYES İŞYERLERİ SİTESİ 197.CADDE NO: 23 MACUNKÖY YENİMAHALLE-ANKARA TLF: FAX: Web: efsus.com.

MACUN MAHALLESİ ERCİYES İŞYERLERİ SİTESİ 197.CADDE NO: 23 MACUNKÖY YENİMAHALLE-ANKARA TLF: FAX: Web: efsus.com. MACUN MAHALLESİ ERCİYES İŞYERLERİ SİTESİ 197.CADDE NO: 23 MACUNKÖY YENİMAHALLE-ANKARA TLF:0312-387 33 33 FAX:0312-387 34 33 Web: efsus.com.tr e-mail:info@efsus.com.tr ÜRÜNLERİMİZ ORGANİK VE ORGANOMİNERAL

Detaylı

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER Populus nigra Dr. Süleyman GÜLCÜ - 2008 1 KAVAK FİDANI ÜRETİMİ VE FİDANLIK TEKNİĞİ Kavak fidanı yetiştirilmesinde en önemli konuların başında, kaliteli kavak fidanı yetiştirilmesine

Detaylı

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile uygulanan kültürel önlemlerden biri de tarım ilacı uygulamalarıdır.

Detaylı

YAŞ MEYVE SEBZE. Hazırlayan Dilek KOÇ 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

YAŞ MEYVE SEBZE. Hazırlayan Dilek KOÇ 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi YAŞ MEYVE SEBZE Hazırlayan Dilek KOÇ 2005 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi YAŞ MEYVE-SEBZE SITC NO : 057.1, 057.3, 057.4, 057.5, 057.6, 057.9 (Meyveler) 054.1,

Detaylı

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu T.C. ANTALYA VALİLİĞİ Tarım İl Müdürlüğü MEVZUATLAR KANUNLAR 6968 Sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu. 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin

Detaylı

Organik Tarımda İşletme Planlaması

Organik Tarımda İşletme Planlaması Organik Tarımda İşletme Planlaması ICEA (Etik ve çevresel Sertifikasyon Enstitüsü) Zir. Yük. Müh. Ramazan AYAN email: info@icea-tr.com Tarımsal ve doğal ekosistemler DOĞAL Kontrol: İçsel Enerji: Güneş

Detaylı

2011 Yılı Tarımsal İşletmelerde Ücret Yapısı İstatistikleri

2011 Yılı Tarımsal İşletmelerde Ücret Yapısı İstatistikleri Yılı Tarımsal İşletmelerde Ücret Yapısı İstatistikleri Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 02/05/2012 tarihinde açıklanan, yılı Tarımsal İşletmelerde Ücret Yapısı haber bültenine göre; Hanehalkı

Detaylı

Türkiye de Organik Tarım

Türkiye de Organik Tarım Türkiye de Organik Tarım Ülkemizde organik tarım, 1984-85 sezonunda geleneksel ihraç ürünlerimizden kuru üzüm ve kuru incir ihracatı ile başlamış ve daha sonraki yıllarda hızla gelişme göstererek 2008

Detaylı

EKOLOJİK TARIM Ekolojik Tarım; Ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmayı hedefleyen. İnsana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren Sentetik ilaçlar ve gübrelerin

Detaylı

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI Sayı : 91 Eylül 2013 YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ 2013 YILI AĞUSTOS AYI YAĞIŞ RAPORU GENEL DURUM : Yağışlar genel olarak normalinden ve geçen yıl Ağustos

Detaylı

KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA

KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA GÜNÜMÜZDE ve GAP KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA Türkiye nüfusunun yaklaşık %48.4

Detaylı

Tarım Sayımı Sonuçları

Tarım Sayımı Sonuçları Tarım Sayımı Sonuçları 2011 DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ İstatistik ve Araştırma Dairesi Ocak 2015 TARIM SAYIMININ AMACI Tarım Sayımı ile işletmenin yasal durumu, arazi kullanımı, ürün bazında ekili alan, sulama

Detaylı

(Bin ha) Ekilen Alan 18.868 67,7 18.207 69,0 18.123 68,2 17.440 67,9 16.217 66,8 16.333 67,4 15.692 67 15.464 65

(Bin ha) Ekilen Alan 18.868 67,7 18.207 69,0 18.123 68,2 17.440 67,9 16.217 66,8 16.333 67,4 15.692 67 15.464 65 Tarım Alanları 1990 2000 2002 2006 2009 2010 2011 2012 (Bin ha) % (Bin ha) % (Bin ha) % (Bin ha) % (Bin ha) % (Bin ha) % (Bin ha) % (Bin ha) % Ekilen Alan 18.868 67,7 18.207 69,0 18.123 68,2 17.440 67,9

Detaylı

Domates Yaprak Galeri Güvesi Tuta absoluta

Domates Yaprak Galeri Güvesi Tuta absoluta Tuta absoluta Bu nesne Türkiye Tarımsal Öğrenme Nesneleri Deposu kullan-destekle kategorisinden bir öğrenme nesnesidir. Kullan-Destekle nesneleri bilimsel çalışmalarda kaynak gösterilerek kullanmak istisna

Detaylı

TÜRKİYE NİN TARIM ÜRÜNLERİ PAZARINDAKİ YERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

TÜRKİYE NİN TARIM ÜRÜNLERİ PAZARINDAKİ YERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ TÜRKİYE NİN TARIM ÜRÜNLERİ PAZARINDAKİ YERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Şebnem BORAN Günnur BİNİCİ ALTINTAŞ Tarım sektörü; insanlar için gerekli gıdaları karşılayan, sanayiye hammadde kaynağı oluşturan, nüfusun

Detaylı

Kullanma Kılavuzu. 10 dönüm için 1 l gübre kullanılarak ilkbaharda sürgünler püskürtme(ya da damlama) yöntemiyle

Kullanma Kılavuzu. 10 dönüm için 1 l gübre kullanılarak ilkbaharda sürgünler püskürtme(ya da damlama) yöntemiyle Yazlık ve kışlık tahıllar, patates, pancar, patlıcangiller, kabakgiller, lahana grubu, ağaçlar, soğanlar, yeşillikler, çiçekler ve çimler, ay çiçeği, üzüm, meyve çalılıkları ve dekoratif çalılıklar, küçük

Detaylı

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar;

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar; Tarımı gelişmiş ülkelerin çoğunda hayvancılığın tarımsal üretim içerisindeki payı % 50 civarındadır. Türkiye de hayvansal üretim bitkisel üretimden sonra gelmekte olup, tarımsal üretim değerinin yaklaşık

Detaylı

ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ. Vet. Hek. Ümit Özçınar

ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ. Vet. Hek. Ümit Özçınar ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ Vet. Hek. Ümit Özçınar ORGANİK TARIM VE HAYVANCILIK NEDİR? Organik tarımın temel stratejisi, kendine yeterli bir ekosistem oluşturarak, bu ekosistemdeki canlıların optimum

Detaylı

KURU İNCİR. Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

KURU İNCİR. Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KURU İNCİR Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KURU İNCİR Türkiye de Üretim İncir, ilk kültüre alınan meyvelerden birisi olarak, anavatanı

Detaylı