Olgularla Sorunlu İnfeksiyon Örnekleri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Olgularla Sorunlu İnfeksiyon Örnekleri"

Transkript

1 Prof. Dr. Ayşe WILLKE TOPÇU Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı KOCAELİ 5 Mart 2013 Salı Saat: Olgularla Sorunlu İnfeksiyon Örnekleri Değerli meslektaşlarım, hoş geldiniz ekranlarınızın başına ve bugünkü konferansımıza. Ben bugün çok heyecanlıyım, o kadar heyecanlıyım ki ta ilk sempozyum konuşmama kadar gitti anılarım. İlk defa Hacettepe de bir sempozyumda büyük hocalarla, Güler Kanra, Erdal Akalın la birlikte bir sempozyum konuşması yapmıştım. O kadar heyecanlanmıştım ki hem ayaklarım hem de sesim titremişti, hatta Güler Kanra da bana kızmıştı, ne var bu kadar heyecanlanacak diye. Bugün ben yine çok heyecanlıyım. İlk defa bir tele konferans verdiğim için Konferanslar, sempozyumlar, kongreler, okullar, yazılan kitaplar, çevrilen kitaplar, dergiler, makaleler, derlemeler, bunlar hep eğitimin birer parçası olarak karşımıza çıkan araçlar ve ben meslek yaşamım boyunca eğitime çok önem veren bir insanım. En çok önem verdiğim iki konudan birisi eğitim. Eğitim, dergi, kitap deyince tabi Mustafa Aydın Çevik geliyor gözümün önüne. Gülen yüzüyle, beyefendiliğiyle, çalışkanlığıyla İbn-i Sina nın koridorlarında görüyorum onu. Ve kendisini sevgi ve rahmetle anıyorum. Mustafa çok erken ayrıldı aramızdan ama onun bıraktığı işe kardeşleri devam etti; başta İbrahim olmak üzere. Geliştirerek devam ettiler ve İnfeksiyon Dünyası diye bir platformu oluşturdular. Ben İnfeksiyon Dünyası nı da çok önemsiyorum. Çünkü meslektaşlarımızla sohbet imkanı buluyoruz, sorunlarımızı paylaşmak, sorunlarımıza çözüm bulmak imkanı buluyoruz. Güncel literatürü takip etme imkanı buluyoruz, pek çok konuşmayı dinleme imkanı buluyoruz. O nedenle İnfeksiyon Dünyası nın önemli bir eğitim aracı olduğunu düşünüyorum. Yine bu platformun bir seri konferanslar dizisi olan Çok Sorun Tek Çözüm konferanslar dizisinin sonuncusunda beraberiz. Daha önceki konuşmalarda infeksiyon hastalıklarının sık görülenleri, konunun uzmanları tarafından son derece güncel bilgilerle, son derece akıcı bir şekilde ve rehberlerin de eşli- İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart

2 ğinde burada uzun uzun tartışıldı. Ben ise bugün size gerçek hayattan beş tane olgu getirdim ve bu olguları izlerken karşıma çıkan bazı ilginç bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Biz gördüğümüzde hastanın ateşi vardı. Hafif bir lökositozu ve hafif bir sola kayması vardı. C-reaktif proteini yaklaşık 10 misli kadar artmıştı. Sedimi yükselmişti, hiperbilirubinemisi vardı ve kateter geleninden alınan örnekten mikroskopi ve kültür yapıldı. Birinci olgumuz N.K. 52 yaşında erkek hasta. Genel cerrahi servisinde yatıyor. Ateş nedeniyle konsülte edildi. Bir ay önce kolesistektomi uygulandığını öğreniyoruz. Fakat ameliyattan sonra hastanın karın ağrıları devam ettiği için bir hafta önce de ERCP yapılmış, ama hastanın 15 gündür bulantı, kusma ve ateşinin olması üzerine kolanjit tanısı ile hastanemize, genel cerrahi servisine yatırılmış. Drenaj kateteri takılarak seftriakson başlanmış. Aynı zamanda da ateşi olduğu için kan kültürü alınmıştı. Kan kültüründe GSBL pozitif Escherichia coli üredi ve kateter geleninden yapılan kültürden de iki tane bakteri üredi. Birisi Klebsiella pneumoniae, diğeri de E. coli. Bu E. coli kan kültüründe üreyenle aynı antibiyograma sahipti. GSBL pozitifti ve karbapenemlere duyarlıydı. Bu tedaviyle yakınmaları biraz, daha doğrusu ameliyatla yakınmaları biraz gerileyen hastanın (15 gündür bu şikayetlerinin var olduğunu söylemiştik) seftriakson tedavisiyle yakınmalarının geçmemesi üzerine infeksiyon konsültasyonu istenmiş. Bunun üzerine seftriakson kesilerek ertapenem başlandı; günde 1 g. Tedavinin üçüncü gününde ateşi düştü ve taburcu etmeden önce lökosit sayısı düzeldi. C-reaktif proteini düzeldi. Hastanın yakınmaları da giderek düzeldi ve 14 günlük tedaviden sonra hasta taburcu edildi. 2 İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart 2013

3 Şimdi, bu hastaya bakacak olursak: Bu hastaya toplum kökenli biliyer infeksiyon tedavisi başlanmıştı. Acaba bu hakikaten toplum kökenli bir infeksiyon mu yoksa hastane kökenli mi diye irdelediğimizde; bir ay önce kolesistektomi geçirmiş hasta ve 15 gündür ateşi var. O zaman bu hastane kökenli cerrahi alan infeksiyonu ve organ-boşluk cerrahi alan infeksiyonu olarak nitelendirdik. İntraabdominal infeksiyonların tedavisine yönelik en son 2010 yılında IDSA nın kılavuzunda. Erişkinde biliyer infeksiyonların ampirik tedavisinde önerilen antibiyotik rejimlerini buraya getirdim. Eğer infeksiyon toplum kökenli akut kolesistit (hafif-orta ağırlıktaki olgular için) ise sefazolin ya da ikinci kuşaktan sefuroksim ya da seftriakson öneriliyor. Toplum kökenli olmasına rağmen hastanın ciddi fizyolojik bozukluğu varsa, yaşlı hastaysa ve immünkompromize durum varsa o zaman biraz daha geniş, daha dirençli bakterileri kapsayacak bir rejim öneriliyor. Sağlık bakımı ya da sağlık hizmetiyle ilişkili yani hastane kökenli bir infeksiyonsa yine daha geniş spektrumlu, karbapenemler veya piperasilin-tazobaktam veya bazı kinolonlar ya da sefepimle birlikte metronidazol, eğer gerekiyorsa buna vankomisin de eklenebilir diye öneriliyor. Peki, ampirik tedavide seftriakson seçilerek doğru seçim mi yapılmıştı? Tabi hastane kaynaklı bir infeksiyon olduğu için dirençli enterik bakteriler olabileceği gibi, Pseudomonas da burada etken olabilirdi onun için belki daha geniş başlanması gerekebilirdi. Peki, biz infeksiyoncular bu olguda, organ-boşluk cerrahi alan infeksiyonu olan hastada, rehberde önerilmeyen bir antibiyotiğe mi geçtik ertapeneme geçerken. Hayır geçmedik, çünkü rehberin önerileri ampirik tedavi, halbuki biz İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart

4 kültür antibiyograma göre hedefe yönelik tedaviye başladık ve tüm rehberlerde kültür ve antibiyogramın önemi, ayrıca çok önemsendiği belirtilmiştir. ve bol terlemeyle düşen nitelikte ateşi oluyormuş hastanın ve bu hasta 1.5 yıldır Güney Sudan da işçi olarak çalışmaktaymış ve 20 gün önce Türkiye ye dönmüş. Öz geçmişinde; Sudan da kaldığı süre içinde dört kez sıtma geçirmiş ve artemether/lumefantrinle tedavi olmuş. Peki, bu olguda tedavi süresi ne olmalıydı? Biz 14 gün kadar tedavi etmiştik. Kolanjitte 4-7 günlük tedavinin yeterli olduğunu yazıyor rehberler. Ancak burada bakteremi de var o nedenle tedavi biraz daha uzun tutulabilir diye düşünüyorum. Fizik muayenede genel durumu iyiydi, şuuru açık, koopere, oryanteydi. Ateşi biz baktığımızda biraz azalmıştı; 37 dereceydi. Nabız 92/dakika, kan basıncı, solunum sayısı normaldi. Kosta altında 3-4 cm lik bir splenomegalisi vardı ve hareketle lomber bölgedeki kaslarda ağrı tarif ediyordu. İkinci olgumuz M.D. 48 yaşında erkek hasta. Üşüme, titreme, ateş ve halsizlik yakınmalarıyla bize başvurdu. On beş gündür çok tipik tarif ediyor. İki günde bir 40 dereceyi bulan akşam üzeri şiddetli üşüme titremeyle başlayan Hastanın hafif bir hemoglobin düşüklüğü (yani erkek hasta olduğu için söylüyorum), belirgin bir trombositopenisi vardı; mm 3 te. Hafif bir hiperbilirubinemisi ve yine karaciğer fonksiyon testlerinde bir miktar yükselme söz konusuydu. 4 İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart 2013

5 sunuz. Bunları görmedik ara şekilleri. İnfekte eritrosit sayısı çok fazlaydı ve çoğu eritrositin içinde çift hatta üçlü yüzük formu vardı. Ve infekte eritrositler diğerleriyle aynı boyuttaydı. Bu vivax ın özelliğidir biliyorsunuz; vivax, ovale nin. İçinde plazmodyum olan eritrositler çevredeki eritrositlere göre biraz daha büyük görünür. Burada öyle bir durum söz konusu değildi. Hasta yatırıldı, zaten Sudan dan döndüm dediği için hemen periferik yayma yapıldı hastadan ve tabi ateşli dönemde kan kültürü, kalın damla, tam idrar tahlili, akciğer grafisi ve EKG si yapıldı ve bir saat içinde biz bu hastanın periferik yaymasında plazmodyum gördük ve Sıtma Savaşa haber verdik. Plasmodium falciparum sıtması için gerekli ilaçlar geldi. Oradan da biz hastaya tedaviyi başladık. Bunu övünmek için söylemiyorum ama bu konularda gerçekten çok hızlı davranıyoruz özellikle sıtma şüphesi olduğu zaman. Biz de hastaya hemen Sıtma Savaş tan getirilen artemether/ lumefantrin ile tedaviye başladık. Fakat bu arada hastanın ilk gün alınan kan kültüründe Serratia marcescens üredi. Ve antibiyogramında da sadece karbapenemlere duyarlıydı. Bunun üzerine biz hastaya 1 g/gün ertapenem başladık ve sekiz gün devam ettik. Burada sıtmanın tür ayırımında önemli olan bazı konulara değinmek istiyorum. Biz bu hastanın periferik yaymasında, teorik olarak denir ki işte muz şeklindeki gametositler görülür, işte eritrositler içinde mauer cisimcikleri görülür; P. falciparum sıtmasında. Biz bunları görmedik ama yine de buna falsiparum dedik; şu nedenle dedik. Hasta bir kere P. falciparum sıtmasının hiperendemik olduğu bir yerden gelmekte idi. Yüzük formu dışında trofozoid veya şizont şekli görülmedi. Falciparum un böyle bir özelliği var. Sadece yüzük formunu görüyorsunuz bir de gametositleri görebiliyor- Hastanın bu tedavilerle ateşi düştü. Tekrarlanan periferik yaymalarında parazitler kayboldu, görülemedi. Tekrar kan kültüründe üreme olmadı. Bozuk olan karaciğer fonksiyon testleri düzeldi. Trombositopenisi düzeldi ve hasta şifa ile taburcu edildi. İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart

6 Şimdi bu olguda bizim dikkatimizi çeken olay; hastanın falsiparum sıtması var ve aynı zamanda da kan kültüründe Serratia ürüyor. Şimdi bu Serratia acaba etken mi yani sıtma ile beraber bakteremi-sepsis yapmış bir bakteri mi yoksa kontaminant mı? Bu araştırma yıllarını kapsıyordu ile 2010 u karşılaştırıyordu. Ve 2-14 yaş çocuklarında falsiparum sıtması beş misli azalmıştı bu yıllar arasında. Ve bunun paralelinde toplum kökenli bakteremiler de üç misli azalmıştı. Tifo dışı salmonellozlarda bu azalma 11 misliydi. Haemophilus influenzae tip b ve pnömokok bakteremilerinde yine istatistiki önemde azalma olmuştu. Bunu araştırırken, sıtma ile birlikte bakteremi varlığı konusunu araştırırken, ilk önce tabi Mandell e baktık (son baskısına). Orada endemik yörelerde özellikle falsiparum sıtmalı çocuklarda bakteremi oranının %12 lere ulaştığı yazılıydı. Yine bir başka hiperendemik bölgeden çalışma. Bu da yine 2011 yılında yayınlanmış ciddi bir çalışma. Bunun üzerine literatürü biraz daha taradığımızda, 2011 yılında yayınlanan bir yazıda, Tanzanya da hastaneye yatırılan çocuklar arasında ağır malaria olgularıyla toplum kökenli baktereminin sıklığında azalma var mı yok mu diye bir araştırmaya rastladık. 6 İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart 2013

7 Kenyalı çocuklarda yapılmış. Malaria ile başvuran Kenyalı çocuklardaki bakteremi sıklığına bakılmış ve yılları arasında yapılmış bu çalışma. Hastaneye yatan 1-36 aylık bebeklerde bu yıllar arasında 585 falsiparum sıtması saptanmış. Bunların %12 sinde (yani kontaminant bakteriler ayrıldıktan sonra %12 sinde) aynı zamanda bakteremi olduğu da saptanmış ve hatta bu bakterilerin dökümü yapılmış. Bu yayınlar (ciddi yayınlar bunlar, çok sayıdaki hastayı kapsayan), bunun dışında endemik yöreden dönen gelişmiş ülkelerin vatandaşlarında falsiparum sıtmasıyla beraber bakteremi ve sepsis olgu sunumları var literatürde ve az da olsa Plasmodium vivax + bakteremi olgu bildirimleri var. Sonuç olarak, sıtma özellikle falsiparum sıtması, klinik tablosuyla hem bakteremi ve sepsisle karışıyor hem de birlikte olabiliyor. Bunların koyu maviyle gösterilen dilim Staphylococcus aureus, kırmızıyla gösterilen dilim grup D Streptococcus yani yaklaşık 1/3 ü gram-pozitif bakteriler, kalanı çok çeşitli gram-negatif bakterilere ait bakteremiler ve o açık kırmızı gösterilen büyük dilim de Salmonella Typhimurium a ait. Yine aynı yazarların yapmış olduğu bir başka çalışmada, Kenya da yılları arasında sıtma nedeniyle hastaneye yatış azalmış ve paralelinde de invaziv bakteriyel infeksiyonlar azalmış. Bunun sebebi yani bu birlikteliğin sebebi çok bilinmese de hemoliz ve bunun sonucunda demir fazlalığı. Biliyorsunuz salmonellaların ve diğer gram-negatif basillerin üremesi için demir çok elverişli bir madde ve yine çeşitli nedenlerle makrofaj ve nötrofil fonksiyon bozukluğu ve belki de en önemlisi parazitlere bağlı mikrovasküler harabiyet. Tabi ki bu mikrovasküler harabiyet sadece karaciğer ve böbrekte olmuyor. Kolon damarlarında da kapillerlerinde de oluyor, dolayısıyla bakteri transmigrasyonu söz konusu olabiliyor. İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart

8 Hastanın genel durumu orta-iyi, şuuru açık, koopere, oryante, ateşi yok, sağ ayak bileğinde 2 x 3 cm ülsere nekrotik lezyon ve sağ ayak tabanında da 1 cm çapında ülsere lezyon vardı. Ve ayak tırnaklarında mantar infeksiyonu yani onikomikoz mevcuttu. Diğer sistem bulguları doğaldı. Üçüncü olgumuz A.E. 53 yaşında erkek hasta. Endokrinoloji servisinde diyabet regülasyonu için yatıyor. Sağ ayak bileği lateralinde ve ayak tabanında ülsere, nekrotik yara nedeniyle infeksiyon konsültasyonu istenmiş. Lökositozu, CRP yüksekliği, sedim yüksekliği vardı ve kan şekeri yüksekti. Diğer biyokimya testleri, tam idrar tahlili ve akciğer grafisinde bir özellik yoktu. Bir yıldır bilinen tip 2 diyabet hastası bu ve şeker hastalığını önemsememiş, kan şekeri çok yükselince endokrine yatırılmış. Yaklaşık bir aydır da sağ ayak bileğinde ve tabanında yara açılmış, bir haftadır bu nedenle gittiği hekim tarafından verilen amoksisilin-klavulanik asit + siprofloksasin tedavisini almaktaymış. Bir hafta önce alınan yara kültüründe de birşey ürememiş. Hastaya hafif-orta diyabetik ayak infeksiyonu tanısı kondu. Osteomiyeliti yoktu. Alt ekstremitede, aterosklerotik değişiklikler var ama tam tıkanma yoktu. Hastaya 1 g/gün ertapenem başlandı. Debridman önerildi. Derin doku kültürü önerildi. Bunun sonucu nerede diyeceksiniz. Bunlar önerildiği halde alınmadı. Onun için sonuçları yok. 8 İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart 2013

9 Benim üzerinde durmak istediğim nokta; çeşitli diyabetik ayak toplantılarında gördüğüm fotoğraflarda veya internette gördüğüm fotoğraflarda hep diyabetik ayak infeksiyonu olan ayaklarda onikomikoz görüyorum. Bu dikkatimi çeken bir özellik ve bilinen de bir bilgi. Yani onikomikoz tinea pedisle birlikte veya tek başına diyabetli hastalarda diyabeti olmayan hastalara göre 3-7 misli daha fazla görünüyor. Bunda tabi hastanın diyabeti nedeniyle duyu kaybının ve buna bağlı travmanın büyük önemi olduğu biliniyor. Onikomikoz olunca hasta, tırnakta kalınlaşma, tırnak tabanında ülser ve bakteriyel infeksiyonlar oluşuyor. Hastanın yattığı süre içinde kan şekeri regüle edildi. Yara debridmanı ve bakımı yapıldı. Yavaş yavaş hasta iyileşti. Granülasyon dokusu oluşmaya başladı ve taburcu edilmeden önce beyaz küresi normaldi, C-reaktif proteini normale düşmüştü, kan şekeri de kabul edilebilir düzeylere gerilemişti, regüle edilmişti. Şimdi, diyabetik ayak infeksiyonlarını Sercan çok güzel anlattı. Enine, boyuna ve hakikaten keyifle dinledik. Benim amacım, diyabetik ayak infeksiyonlarına yaklaşım değil. Zaten bu hastayı da tedavisine 14 gün ertapenem devam ettikten sonra moksifloksasinle taburcu ettik ve kontrole çağırdık. Bununla ilgili Doyle nin bir çalışması var, biraz eski ama her yerde refere edilen güzel bir çalışma bu. Diyabetiklerde onikomikozla ayak ülserleri arasındaki ilişkiyi incelemiş ve kırmızı kolonlar onikomikozlu hastalar, mavi kolonlar da onikomikozu olmayan diyabetli hastalar hepsi diyabetli, kırmızılar onikomikozu olan maviler diyabetli ama onikomikozu olmayanlar. Bakınız hem gangren bu hastalarda, hem ayak ülserleri, hem de gangren ve ayak ülserinin birlikte olduğu klinik tablolar onikomikozu olanlarda en az iki misli bazen üç misline kadar daha fazla görülüyor. İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart

10 Boyko diye bir araştırmacı var, sırf veteranlarla uğraşıyor onların çeşitli hastalıklarıyla ve çok önemli güzel bir çalışma yapmış. Ben bunu okuduğumda sizlerle paylaşmaya karar verdim; ilginç çünkü. Burada bazı klinik bilgilerle acaba diyabetik hastalardaki ayak ülserlerini önceden öngörebilir miyiz, tahmin edebilir miyiz? Ve bu ayak ülseri ilginç bir şekilde onikomikozla paralel bir ilişkide ama tinea pedisle ters bir ilişkide yani onikomikozlu olanlarda ülser gelişimi daha fazla, tinea pedisi olanlarda ülser gelişimi daha az. Bakın burada yedi parametre var ilişki bulunan; görme keskinliği, ayak ülseri, ampütasyon, bir duyu testi, tinea pedis, onikomikoz, bu ikisi hemoglobin A1C den bile onikomikoz daha önemli bir şekilde ayak ülseriyle ilişkili bulunmuş. Ama tinea pedis ters ilişkili bulunmuş. Ben bunu sizinle paylaşmak istedim. Ve bu 1285 diyabetik veteran hasta (ayak ülseri olmayan başlangıçta) %98 i erkek bu 1285 hastanın, ortalama yaşları 62.4 yıl. İleriye yönelik olarak 3.38 yıl süreyle bu diyabetik hastalar izleniyor. Yıllık olarak fizik muayeneleri yapılıyor, dört ayda bir de bir anketle durumları sorgulanıyor. Diyabetik ayak ülseri gelişimi açısından bazı parametreler belirlenmek isteniyor. Şimdi hatırlatacak olursam: Tinea pedis ya da atlet ayağı, çok ayakkabı giyen atletlerde fazla olduğu için atlet ayağı denilen bir hastalık. On altı tane parametre. Bunda yaş var, ırk var, kilo var, sigara içimi var, diyabet süresi var, ayakta nasır olup olmaması, daha önce ampütasyon geçirip geçirmemesi, daha önce ayak ülseri geçirip geçirmemesi, hemoglobin A1C düzeyi gibi parametreler var. Bu 1285 hasta bu parametrelerle inceleniyor ve bunların 216 sında, %5 inde, ayak ülseri gelişiyor. Ayağın mantar infeksiyonu. 10 İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart 2013

11 sinir fonksiyonlarının sağlam olması gerektiğini, yani tinea pedisin terleyen, sıcak, kapalı ayakkabı giyenlerde fazla olmasını söylüyorlar yani otonom sinir sisteminin sağlamlığının bir göstergesi olabileceğini söylüyorlar. Halbuki, onikomikoz duyuların harabiyetine bağlı, sinirlerin harabiyetine bağlı travmaların hissedilmemesi, bunun sonucunda tırnakta kalınlaşma, tırnak tabanında ülser, onikomikoz geliştiği ve onikomikoza bağlı da çevre dokuda irritasyon ve bakteriyel infeksiyona yol açtığını söylüyorlar. Benim burada üzerinde durmak istediğim nokta; onikomikoz hiçbir zaman göz ardı edilmemeli ve en kısa zamanda uygun ve düzgün tedavi edilmelidir. Onikomikoz ise tırnağın mantar infeksiyonu; buna tinea unguium da deniliyor. Tinea pedisin ayak ülseri için düşük risk oluşturmasına araştırmacılar, tinea pedis oluşabilmesi için kişinin otonom Dördüncü hastamız çok da ilginç değil ama yine gerçek bir olgu. R.T. 52 yaşında erkek hasta. İdrarda yanma yakınmalarıyla başvurdu. Hikayesinden bu yakınmasının bir aydır olduğu ve çeşitli antibiyotiklere rağmen iyileşmediği öğrenildi. Öz geçmişinde ürolitiyazis ve nefrotik sendromu olduğu ve iki yıl önce taş kırdırdığını öğreniyoruz. İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart

12 Hastaya 0.5 g/gün ertapenem intravenöz başlandı. Üç gün sonraki kontrol idrar tetkikinde lökosit eser kültürde üreme olmadı. Tedavi 14 güne tamamlandı. Tedavi esnasında sol böbrekteki taş için ESWL yapıldı. Nefroloji, üroloji ve infeksiyon poliklinik kontrolü önerilerek taburcu edildi. Genel durumu iyiydi, vital bulguları stabildi, sol CVA hassasiyeti vardı sadece. Laboratuvarında önemli bir bulgu olmamakla birlikte idrar tetkikinde bol lökosit, proteinüri, üre ve kreatininde yükseklik vardı. Üriner infeksiyonları yanlış hatırlamıyorsam Dilek çok güzel anlatmıştı. Ama beşinci hastam benim yine üriner infeksiyon. İ.K. 34 yaşında erkek hasta. Ateşi var ve bu hasta beş yıl önce medulla spinalis yaralanması nedeniyle paraplejik, o zamandan beri de temiz aralıklı kateter yani TAK uygulayan bir hasta. Günde 4-5 kez TAK uygulamak yeterliyken, 4-5 gündür bu ihtiyacı günde 7-8 kereye çıkmış idrar kaçırma nedeniyle ve üç gündür de 39 dereceye çıkan ateşi oluyormuş hastanın. İdrar kültüründe koloni Klebsiella pneumoniae üredi ve bu bakteri GSBL pozitifti. Antibiyogramında aminoglikozidlere, sefoperazon-sulbaktama ve karbapenemlere duyarlı, diğer bakılan antibiyotiklere dirençli idi. Beş yıldır paraplejik, fizik tedavinin kontrolünde, takibinde. Bir ay önce idrar yolu infeksiyonu nedeniyle yine tedavi görmüş. Penisilin ve baktrim allerjisi olduğunu ifade ediyor. Soy geçmişinde özellik yok. 12 İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart 2013

13 Akut piyelonefrit tanısıyla imipenem başlandı; 3 x 500 mg. İntravenöz sıvı takıldı. Aldı çıkardı takibi yapıldı. Bu tedaviyle ateşi düşen hastanın idrar kültüründe koloni GSBL pozitif E. coli üredi. Seftriaksona yani üçüncü kuşağa ve ikinci kuşağa dirençli idi. Aminoglikozidlere duyarlı idi. Karbapenemlere duyarlı trimetoprim-sülfametoksazole de dirençli idi. Fizik muayenesinde genel durumu iyi, şuuru açık, koopere, oryante. Ateşi 38 derece, vital bulguları normal, parapleji dışında sistem bulguları da doğal. Laboratuvar bulgularında hafif bir lökositoz ve hafif bir sola kayma, CRP de 10 misli kadar yükselme, idrar mikroskopisinde piyüri, eritrosit var, rutin biyokimyasında bir özellik yok, idrar ve kan kültürü alındı hastadan. Hastaya biz imipenem başlamıştık ampirik olarak. Ama bu kültür sonucunu aldıktan sonra ertapeneme geçtik. Niye ertapeneme geçtik, çünkü antipsödomonal etkiye ihtiyacımız yoktu. Bu nedenle geçtik. Serhat ın ilk konferansında anlattıklarını çok önemsiyorum. Doğayla iyi geçinmek lazım. Vücudumuzdaki mikroplarla iyi geçinmemiz lazım. Ve mümkün olduğu kadar dar etki spektrumu olan ilaçlarla tedaviyi yapmamız gerekiyor. Bu tedavide hastanın idrar incelemesi ve kültürü negatifleşti. Hastaya tekrarlayan üriner infeksiyon diyerek tedaviyi 21 güne tamamladık ve şifa ile taburcu ettik. İdrar yolu infeksiyonları demin de söylediğim gibi son derece güzel irdelendi. Ben burada (bu olguyla ilişkisi nede- İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart

14 niyle) bir iki noktanın üzerinde durmak istiyorum. Kateter ilişkili bakteriüri, kateter ilişkili idrar yolu infeksiyonu aslında aynı şey değil. İdrar yolu infeksiyonu deyince; tabi ki hastanın semptomları olacak, ateşi olacak. Bu kateter ilişkili idrar yolu infeksiyonları tüm dünyada en sık görülen hastane infeksiyonları. Hastane infeksiyonlarının yaklaşık %40 ını oluşturuyor. Ve üriner katetere bağlı olarak gelişiyor. Bu üriner kateterler de yatan hastaların %15 ile %25 ine takılıyor çeşitli nedenlerle. Kateter ilişkili idrar yolu infeksiyonu denilince üretral kalıcı kateter, suprapubik kateter, kondom kateter yanında, temiz aralıklı kateterizasyon da bu grupta inceleniyor. Sadece bir hastada kateter olması tekrarlayan idrar kültürleriyle hastanın izlenmesini gerektirmez. Bu AI düzeyinde yani oldukça güçlü kanıtla öneriliyor. Bunun iki istisnası var: birincisi; gebelerde yapabilirsiniz bunu, kateterli gebelerde, ikincisi; kanamalı ürolojik cerrahi geçirecek kişilerde yapılabilir. Onun dışında sadece kateteri var diye hastadan kültür alınıp izlenmesi önerilmiyor. Yine kateter ilişkili bakteriürisi olan hastada, idrarda piyüri olması antibiyotik tedavisi için gerekçe değil. Yani bu hastalarda bakteriüriye ek olarak piyüri de olabiliyor yani idrarda lökosit de olabiliyor belli sayının üzerinde. Dolayısıyla piyüri asemptomatik bakteriüri ile katetere bağlı üriner infeksiyonun ayırıcı tanısında işe yaramıyor. Spinal kord yaralanması olanlarda %3 oranında kateter ilişkili bakteriüri görülüyor ve %1 inde de idrar yolu infeksiyonu görülüyor. Bu hastalar tabi paraplejik olduğundan duyu kaybı da olduğu için klasik bazı işte suprapubik hassasiyet, kostavertebral açı hassasiyeti gibi belirtiler bu hastalarda beklenmiyor. Onun yerine ateş bekleniyor, spastisitede artma olabilir, huzursuzluk hissi olabilir ve TAK yapanlarda TAK ihtiyacında artma yine infeksiyon varlığında AIII olarak IDSA rehberinde, 2009 rehberinde belirtilmiştir. Fakat ateşi olan bir hastada, kateterli ateşi olan bir hastada, piyüri olmaması üriner infeksiyon dışında neden aranmasını da gerektiriyor. Yani üriner infeksiyonda piyüri oluyor, ama asemptomatik bakteriüride de olabiliyor, piyüri yoksa başka bir odak arıyoruz, piyüri varsa infeksiyon diyemiyoruz, hastanın kliniğine bakmak lazım. Yine benzer şekilde kokulu veya bulanık idrarın varlığı ya da yokluğu asemptomatik bakteriüri ile infeksiyonu ayırt ettirmiyor. Önemli sayıda bakteri üremesi semptomatik hastada, TAK yapanlarda 10 3 koloni/ml de, kondom sondada 10 5 koloni/ml de infeksiyon kriteri sayılıyor. 14 İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart 2013

15 Şimdi, Çok Sorun Tek Çözüm Konferanslar dizisinde diğer arkadaşlarım da ben de size hep kanıta dayalı antibiyotik kullanımından bahsettik, yani hep kanıt sunduk size ve bu kanıtlar çoğu zaman IDSA rehberleriydi. Bu konuda 2010 yılında Khan ve arkadaşlarının yapmış olduğu çalışmada ilginç sonuçlar alınmış. IDSA rehberlerindeki önerilerin yaklaşık %50 sinin kanıt düzeyi III tür. Yani bu ne demek, uzman görüşünden yararlanılmıştır. Yine IDSA rehberindeki önerilerin %31 i gözlemsel çalışma sonuçlarına dayanır yani kanıt düzeyi II dir. Kanıt düzeyi I olan önerilerin oranı sadece %16 dır. O halde özetleyecek olursak: bir antibiyotik kullanırken; hastada infeksiyon var mı, kanıtları ne, varsa antibiyotik verilmesi gerekiyor mu, kanıtları ne, antibiyotik verilmesi gerektiğinde hangisi seçilmeli, neden? Yani burada hoca öyle önerdi diye değil, neden, yani hoca niye öyle önerdi (onu da hani asistanlar için söylüyorum). Hangi dozda, hangi yoldan verilmeli, neden? süre ne olmalı, neden? Bu ve buna benzer soruların yanıtları kanıta dayalı olarak açıklanabilmeli. Şimdi, öyle olunca biz bu rehberlere önem vermeyelim mi? Tabi ki önem verelim. Bir defa rehberlerin (hani sadece IDSA rehberleri değil değişik başka rehberler de kullanıyoruz) kanıta dayalı olup olmadığına bakmak lazım. Kanıta dayalı rehberlerden yararlanmak lazım. İkincisi kanıt düzeyine bakmak gerekiyor. Yani öneriliyor ama hangi kanıt düzeyinde öneriliyor. Ve tabi genel olarak söylemek gerekirse de acil olarak daha yüksek kanıt düzeyine sahip çalışmalara gereksinim olduğu da açık. Şimdi, eğer biz rehberlere dayalı antibiyotik kullanımını konfeksiyon gibi görürsek bazen de terziliğe ihtiyacımız oluyor. Bazı infeksiyonlarda, çoğu zaman yoğun bakım infeksiyonlarında, terzi gibi hastayı ölçüp biçmemiz ona uygun giysiyi dikmemiz gerekiyor. İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart

16 Ve çok sevdiğim şu slaytla konuşmamı bitirmek istiyorum. Serhat bu dizinin ilk konferansında mikroorganizmaların insan vücudu için ne kadar önemli olduğunu ve mümkün olduğu kadar bunların hırpalanmaması, incitilmemesi gerektiğini söylemişti yani ben öyle anladım. Bunun kanıtı buradaki slayt. Bakın insanlara karşı mikroplar bazı değişkenlere göre burada karşılaştırılmış. Dünyadaki sayıları mikropların insanlara göre daha fazla, kütle ton olarak ağırlıkları mikropların 5 x 10 5 ton daha fazla, üreme zamanı insanlarınkini ortalama 30 yıl alırsanız onlarınki 30 dakika, üreme zamanı insanlara göre 5 x 10 5 daha hızlı, dünyadaki varlıkları 1000 yıl daha eski. Bazen konfeksiyon, bazen terzilik ya da butik tüketimi yapmamız gerekiyor. Ben, beni dinleyen dinlemeyen bütün meslektaşlarıma hekimlik yaşamınızda infeksiyonların tedavisinde olduğu kadar hatta daha çok performans katkısı olmasa da önlenmesine yönelik çalışmalarınızda başarılar dilerim. Öyle olunca bizim mikroorganizmalarla dost yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Konuşmamı bitirirken saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Murat merhaba. - Murat Dizbay: Ayşe hocam kendiniz kadar sunumunuz da çok güzeldi. Sunumunuzu Fatma Ulutan hocamla bir- 16 İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart 2013

17 likte izledik ve çok keyif aldık. Bir sorum olacak; son yıllarda toplum kökenli E. coli, Klebsiella türlerinde GSBL sıklığı artmış durumda ve bunların büyük kısmı kinolonlara da dirençli. Özellikle piyelonefritle gelen hastalarda bakteremi riski olduğu için ampirik tedavide karbapenemle başlamayı ve sonra kültür sonuçlarına göre deeskalasyon yapmayı ülkemiz koşullarında önerir misiniz? Gerçi olgularınızdan birinde bunu yapmışsınız, genel olarak fikrinizi almak istedim. - Murat teşekkür ederim sorun için. Çok önemli bir soru. Şimdi bunu genel olarak önermek tabi mümkün değil. Gelen hastanın infeksiyonunun ve altta yatan durumunun ne olduğuna bağlı. Biz genelde yatan hastaları izliyoruz. Poliklinik hastaları idrar yolu infeksiyonuyla bize çok gelmiyorlar. Yatan hastalar genellikle komplike hastalar. Ya taş kırdırmış, ya ameliyat olmuş, ya üreteral stenti var, yani böyle hastalarda bu yaklaşımın doğru olacağını düşünüyorum açıkçası. Hele ateşi varsa, bakteremisi varsa, piyelonefriti varsa, lökositozu varsa, o durumda geniş başlayıp azaltmanın doğru olacağını düşünüyorum. - Mehmet Yalçın: Merhaba hocam Adana da sunumu izliyoruz. - Müzeyyen Çolakoğlu: Çok teşekkürler hocam. - Ben de teşekkür ederim. İzlediğiniz, katıldığınız için. Başka soru yok o halde ben size bir soru sorayım. Yarışma sorusu. Kim önce bilirse ödül alıyor. - Serpil Mızrakçı: Güzel sunumunuz için i teşekkürler. Bi- zim için çok değerli ve özelsiniz, iyi ki varsınız. - Ben teşekkür ederim izlediğiniz için. İyi ki sizler de varsınız teşekkür ederim. Bugün gerçekleştirdiğimiz i yayın hangi konferanslar serisi i kapsamında yapıldı? a. Tek Sorun Çok Çözüm b. Çok Sorun Tek Çözüm c. Çok Sorun Çok Çözüm d. Yok Sorun Var Çözüm Evet, kazanan Serpil Mızrakçı. Serpil i tebrik ediyorum haketti. Çok teşekkür ediyorum katıldığınız için, sağ olun varolun. Daha sonra görüşmek ümidiyle, sağlıcakla kalın. İNFEKSİYON DÜNYASI 5 Mart

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA 49 yaşında, erkek hasta Sol ayakta şişlik, kızarıklık Sol ayak altında siyah renkte yara

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

Laboratuvar Uygulamaları - İdrar Kültürleri. M. Ufuk Över-Hasdemir Marmara Üni. Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Laboratuvar Uygulamaları - İdrar Kültürleri. M. Ufuk Över-Hasdemir Marmara Üni. Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Laboratuvar Uygulamaları - İdrar Kültürleri M. Ufuk Över-Hasdemir Marmara Üni. Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Üretra kalıcı mikroflorası KNS (S. saprophyticus hariç) Viridans ve non-hemolitik

Detaylı

Febril Nötropenik Hastada Antimikrobiyal Direnç Sorunu : Kliniğe Yansımalar

Febril Nötropenik Hastada Antimikrobiyal Direnç Sorunu : Kliniğe Yansımalar Febril Nötropenik Hastada Antimikrobiyal Direnç Sorunu : Kliniğe Yansımalar Prof.Dr.Halit Özsüt İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

KISITLI ANTİBİYOTİK BİLDİRİMİ

KISITLI ANTİBİYOTİK BİLDİRİMİ KISITLI ANTİBİYOTİK BİLDİRİMİ YAYIN TARİHİ 01/07/2011 REVİZYON TAR.-NO 00 BÖLÜM NO 04 STANDART NO 11 DEĞERLENDİRME ÖLÇÜTÜ 00 Kısıtlı Bildirim : Duyarlılık test sonuçları klinikteki geniş spektrumlu antimikrobik

Detaylı

Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi

Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Dr. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 26.12.15 KLİMİK - İZMİR 1 Eklem protezleri

Detaylı

FEBRİL NÖTROPENİ TANI VE TEDAVİ

FEBRİL NÖTROPENİ TANI VE TEDAVİ FEBRİL NÖTROPENİ TANI VE TEDAVİ Dr. Kaya Süer Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Tanımlar / Ateş Oral / Aksiller tek seferde 38.3 C veya üstü Bir

Detaylı

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere

Detaylı

İyi günler sevgili meslektaşlarım. Karlı bir Ankara gününden. Komplike Üriner Sistem İnfeksiyonları: Sorunlar ve Tedavi Önerileri

İyi günler sevgili meslektaşlarım. Karlı bir Ankara gününden. Komplike Üriner Sistem İnfeksiyonları: Sorunlar ve Tedavi Önerileri Prof. Dr. Dilek ARMAN Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı ANKARA 8 Ocak 2013 Salı Saat: 12 15 Komplike Üriner Sistem İnfeksiyonları: Sorunlar ve

Detaylı

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

TABURCUYUZ, YA SONRASI? TABURCUYUZ, YA SONRASI? Uzm. Hemş. Emel DİLEK Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD Annem, 67 yaşında, Emekli öğretmen, HT hastası, 2002 yılında geçirmiş olduğu beyin ameliyatı sonrası

Detaylı

ÖRNEK BİR VAKA İLE SBARR SENARYOLARI

ÖRNEK BİR VAKA İLE SBARR SENARYOLARI ÖNEK Bİ VAKA İLE SBA SENAYOLAI Hazırlayan: Oya SAĞI Acıbadem Sağlık Grubu Hemşirelik Eğitim ve Gelişim Koordinatörlüğü Eğitim ve Gelişim Hemşiresi Eylül 2014 Sunum Akışı 1. Örnek Olgunun Tanıtımı 2. Durum

Detaylı

Solunum Problemi Olan Hastada İnfeksiyon. Hastane Kaynaklı Solunum Sistemi İnfeksiyonlarında Antibiyoterapi

Solunum Problemi Olan Hastada İnfeksiyon. Hastane Kaynaklı Solunum Sistemi İnfeksiyonlarında Antibiyoterapi Solunum Problemi Olan Hastada İnfeksiyon Hastane Kaynaklı Solunum Sistemi İnfeksiyonlarında Antibiyoterapi Tansu YAMAZHAN* * Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Detaylı

KOLONİZASYON. DR. EMİNE ALP Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D.

KOLONİZASYON. DR. EMİNE ALP Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. KOLONİZASYON DR. EMİNE ALP Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. KOLONİZASYON Mikroorganizmanın bir vücut bölgesinde, herhangi bir klinik oluşturmadan

Detaylı

OLGU SUNUMU. Dr. Nur Yapar. DEÜTF İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. 25-28 Şubat 2010 Ankara

OLGU SUNUMU. Dr. Nur Yapar. DEÜTF İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. 25-28 Şubat 2010 Ankara OLGU SUNUMU Dr. Nur Yapar DEÜTF İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. 25-28 Şubat 2010 Ankara 28 yaşında, erkek Mayıs 2008; T hücreden zengin B hücreli Hodgin Dışı Lenfoma Eylül 2008; 5.

Detaylı

Türkiye de Toplum Kökenli Enfeksiyon Hastalıklarında Neredeyiz?

Türkiye de Toplum Kökenli Enfeksiyon Hastalıklarında Neredeyiz? Türkiye de Toplum Kökenli Enfeksiyon Hastalıklarında Neredeyiz? İzmir İl Sağlık Müdürü Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. Bediha TÜRKYILMAZ Toplum Kökenli Enfeksiyonlar Toplum kökenli enfeksiyon; önemli

Detaylı

Toplum başlangıçlı Escherichia coli

Toplum başlangıçlı Escherichia coli Toplum başlangıçlı Escherichia coli nin neden olduğu üriner sistem infeksiyonlarında siprofloksasin direnci ve risk faktörleri: Prospektif kohort çalışma Türkan TÜZÜN 1, Selda SAYIN KUTLU 2, Murat KUTLU

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 1. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 49 yaşında kadın hasta, ev hanımı Yakınması: Öksürük, balgam Hikayesi: Yaklaşık 2 aydır şikayetleri olan hasta akciğer grafisinde lezyon görülmesi üzerine merkezimize

Detaylı

Komplike İdrar Yolu Enfeksiyonları

Komplike İdrar Yolu Enfeksiyonları Komplike İdrar Yolu Enfeksiyonları Dr.Kenan HIZEL Gazi Ü.T.F. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. İçerik 1. Kompike İYE 2. Piyelonefrit 3. Kateterli hastada İYE 4. Asemptomatik bakteriüri

Detaylı

Diyabetik Ayak Yarası ve İnfeksiyonunun Tanısı, Tedavisi ve Önlenmesi: Ulusal Uzlaşı Raporu

Diyabetik Ayak Yarası ve İnfeksiyonunun Tanısı, Tedavisi ve Önlenmesi: Ulusal Uzlaşı Raporu Diyabetik Ayak Yarası ve İnfeksiyonunun Tanısı, Tedavisi ve Önlenmesi: Ulusal Uzlaşı Raporu Diyb. Hemş. Dr. Selda ÇELİK İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi, İç Hastalıkları Anabilim

Detaylı

TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ

TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ İbrahim TEMİZ Acıbadem Atakent Üniversitesi Hastanesi Acil servis sorumlusu Hazırlanma Tarihi: 01/09/2015

Detaylı

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU Ramazan Gözüküçük 1, Yunus Nas 2, Mustafa GÜÇLÜ 3 1 Hisar Intercontinental Hospital, Enfeksiyon Hastalıkları

Detaylı

KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI)

KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI) KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI) Dr.Gülbin Bingöl Karakoç Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi K.İnci 1: Bebek K, 2 günlük kız hasta Meme emememe, morarma yakınması

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

OLGULARLA ANTİBİYOTİK DUYARLILIK TESTLERİ (GRAM NEGATİF BAKTERİLER) DR. ÇİĞDEM ARABACI OKMEYDANI E.A.H.

OLGULARLA ANTİBİYOTİK DUYARLILIK TESTLERİ (GRAM NEGATİF BAKTERİLER) DR. ÇİĞDEM ARABACI OKMEYDANI E.A.H. OLGULARLA ANTİBİYOTİK DUYARLILIK TESTLERİ (GRAM NEGATİF BAKTERİLER) DR. ÇİĞDEM ARABACI OKMEYDANI E.A.H. OLGU 1 65 yaşında, erkek hasta Üroloji polikliniği Başvuru şikayetleri: Üç gün önce başlayan sık

Detaylı

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Prof Dr Salim Çalışkan İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi FC 12y K Tekrarlayan İYE İYE dikkat çeken noktalar Çocukluk çağında 2.en sık enfeksiyondur Böbrek parankimi zarar görebilir (skar) Skara

Detaylı

Olgularla Diyabetik Ayak İnfeksiyonlarını Tartışalım

Olgularla Diyabetik Ayak İnfeksiyonlarını Tartışalım Olgularla Diyabetik Ayak İnfeksiyonlarını Tartışalım Uzm. Dr. Derya Öztürk Engin Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Diyabetik ayak infeksiyonu,

Detaylı

Meme Kanseri ve Ateş. Dr. Ömer Fatih Ölmez Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilimdalı

Meme Kanseri ve Ateş. Dr. Ömer Fatih Ölmez Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilimdalı Meme Kanseri ve Ateş Dr. Ömer Fatih Ölmez Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilimdalı VAKA-1 52 yaş, kadın hasta Meme kanseri nedeni ile 1 hafta önce aldığı adjuvan kemoterapi sonrası ateş

Detaylı

DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONUNDA AYAKTAN TEDAVİ EDİLECEK HASTALAR VE İZLEMİ

DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONUNDA AYAKTAN TEDAVİ EDİLECEK HASTALAR VE İZLEMİ DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONUNDA AYAKTAN TEDAVİ EDİLECEK HASTALAR VE İZLEMİ Dr. Neşe DEMİRTÜRK Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Afyonkarahisar, 2014.

Detaylı

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD ÜSE Tüm yaş grubu hastalarda en çok rastlanılan bakteriyel enfeksiyonlar İnsidans 1.000 kadının

Detaylı

Dr. Mustafa Hasbahçeci

Dr. Mustafa Hasbahçeci Dr. Mustafa Hasbahçeci Kaynaklar Tokyo Guidelines for acute cholangitis-2007 *Background: Tokyo Guidelines for the management of acute cholangitis and cholecystitis. J Hepatobiliary Pancreat Surg. 2007;14(1):1-10.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Febril Nötropenik Hastalara Sistemik Antimikrobiyal Tedavi Uygulaması Multidisipliner Yaklaşım Anketi

Febril Nötropenik Hastalara Sistemik Antimikrobiyal Tedavi Uygulaması Multidisipliner Yaklaşım Anketi Febril Nötropenik Hastalara Sistemik Antimikrobiyal Tedavi Uygulaması Multidisipliner Yaklaşım Anketi Bu anketteki sorulara göre hazırlanacak posterin sahibi meslekdaşımız, 17-19 Mayıs 2013 tarihleri arasında

Detaylı

CERRAHİ PROFİLAKSİ İLKELERİ

CERRAHİ PROFİLAKSİ İLKELERİ CERRAHİ PROFiLAKSİ Cerrahi profilaksi, cerrahi alan infeksiyonunu (CAİ) önlemek için, çok kısa süreli antibiyotik uygulanmasıdır. Cerrahi profilakside amaç, dokuları steril hale getirmek değil, ameliyat

Detaylı

Olgularla Klinik Bakteriyoloji: Antibiyotik Duyarlılık Testleri Yorumları. Dilara Öğünç Gülçin Bayramoğlu Onur Karatuna

Olgularla Klinik Bakteriyoloji: Antibiyotik Duyarlılık Testleri Yorumları. Dilara Öğünç Gülçin Bayramoğlu Onur Karatuna Olgularla Klinik Bakteriyoloji: Antibiyotik Duyarlılık Testleri Yorumları Dilara Öğünç Gülçin Bayramoğlu Onur Karatuna Olgularla Klinik Bakteriyoloji: Antibiyotik Duyarlılık Testleri Yorumları Dr Dilara

Detaylı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Testler farklı amaçlarla uygulanabilir: - Tanı, tarama, doğrulama,

Detaylı

İşçi Sayısı : Erkek Kadın Genç Çocuk Özürlü. Kaza Tarihi :... Kaza Gününde İşbaşı Saati :... Kazanın olduğu saat :...

İşçi Sayısı : Erkek Kadın Genç Çocuk Özürlü. Kaza Tarihi :... Kaza Gününde İşbaşı Saati :... Kazanın olduğu saat :... EK-2 İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİM FORMU Düzenlenme tarihi... 1 İ şy eri ni n Unvanı : SGK/Bölge Müdürlüğü Sicil No : Adresi : Tel No. ve E-mail : İşçi Sayısı : Erkek Kadın Genç Çocuk Özürlü Toplam

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

Diyabet ve diş-dişeti sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU

Diyabet ve diş-dişeti sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 13 Diyabet ve diş-dişeti sorunları

Detaylı

Pnömonide Etkene Yönelik Antimikrobiyal Tedavi

Pnömonide Etkene Yönelik Antimikrobiyal Tedavi Pnömonide Etkene Yönelik Antimikrobiyal Tedavi Prof. Dr. Necla TÜLEK Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Streptococcus pneumoniae H. influenzae M.catarrhalis

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

Malatya'da Bir Toplu Konut İnşaatı Alanındaki İşçilerde Tatarcık Ateşi Salgını: Epidemiyolojik, Klinik Özellikler ve Salgın Kontrolü Çalışmaları

Malatya'da Bir Toplu Konut İnşaatı Alanındaki İşçilerde Tatarcık Ateşi Salgını: Epidemiyolojik, Klinik Özellikler ve Salgın Kontrolü Çalışmaları [SS-03] Malatya'da Bir Toplu Konut İnşaatı Alanındaki İşçilerde Tatarcık Ateşi Salgını: Epidemiyolojik, Klinik Özellikler ve Salgın Kontrolü Çalışmaları Üner Kayabaş, Dilek Yağcı Çağlayık, Mahmut Sünnetçioğlu,

Detaylı

Diyabet ve göz sorunları

Diyabet ve göz sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 08 Diyabet ve göz sorunları Diyabet

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi Değerli Hekim Arkadaşımız, Bu anket ülkemizdeki farklı eğitim kurumlarınca uygulanan örnekler temel alınarak UÜTF Tıp

Detaylı

TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU. Dr. Güven ÇELEBİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU. Dr. Güven ÇELEBİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU Dr. Güven ÇELEBİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU Genel Bilgiler: Tularemi olgu

Detaylı

TROPENİK HASTALARA TANI VE TEDAVİ

TROPENİK HASTALARA TANI VE TEDAVİ FEBRİL L NÖTROPENN TROPENİK HASTALARA TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTES LTESİ İÇ HASTALIKLARI AD/HEMATOLOJİ BD GENEL PRENSİPLER PLER Dr A Zahit Bolaman Profilaktik antibakteriyel

Detaylı

Gündemdeki İnfeksiyonlar / Gündemdeki Antibiyotikler

Gündemdeki İnfeksiyonlar / Gündemdeki Antibiyotikler ÇAĞRI Sayın Meslektaşlarımız, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği 25. kuruluş yılını kutlarken yedi bölgede yedi etkinlik programı çerçevesinde Marmara Bölgesi etkinliği olarak,

Detaylı

Kateter İnfeksiyonlarında Mikrobiyoloji Doç. Dr. Deniz Akduman Karaelmas Üniversitesi it i Tıp Fakültesi İnfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Kateter infeksiyonlarında etkenler; kateter

Detaylı

Çocukta Kusma ve İshal

Çocukta Kusma ve İshal Tanım Çocukta Kusma ve İshal Dr. Hasan Kaya Acil Tıp AD Akut gastroenterit 24 saat içinde 3 ten fazla ya da anne sütü ile beslenen bebeklerde her zamankinden daha sık ve daha sulu dışkılamadır. Yenidoğan

Detaylı

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ 1945 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Mehmet ERTEM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Tam Kan Sayımı

Detaylı

EVDE BAKIM HASTASINDA ENFEKSİYONLARA YAKLAŞIM

EVDE BAKIM HASTASINDA ENFEKSİYONLARA YAKLAŞIM EVDE BAKIM HASTASINDA ENFEKSİYONLARA YAKLAŞIM Doç. Dr. Şükran KÖSE Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Sunum Planı Evde bakım nedir? Kimler evde

Detaylı

Mycobacterium fortuitum ile Oluşan Bir Protez Enfeksiyonu Olgusu

Mycobacterium fortuitum ile Oluşan Bir Protez Enfeksiyonu Olgusu Mycobacterium fortuitum ile Oluşan Bir Protez Enfeksiyonu Olgusu Eren-Kutsoylu O 1, Alp-Çavuş S 1, Bilgin S 1, Esen N 2, Yüce A 1 1 Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VAXORAL 7 mg YETİŞKİNLER İÇİN KAPSÜL Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VAXORAL 7 mg YETİŞKİNLER İÇİN KAPSÜL Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VAXORAL 7 mg YETİŞKİNLER İÇİN KAPSÜL Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir kapsül etkin madde olarak 7 mg Haemophilus influenzae, Diplococcus pneumoniae, Klebsiella pneumoniae ve ozaenae,

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

Bakteriyel İnfeksiyonlar ve Tedavi Kılavuzları

Bakteriyel İnfeksiyonlar ve Tedavi Kılavuzları Bakteriyel İnfeksiyonlar ve Tedavi Kılavuzları Dr. Murat Akova Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi Ankara EORTC-IATG Çalışmalarında Bakteremi

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

SPİNA BİFİDA VE NÖROJEN MESANE TANILI HASTALARDA MESANE İÇİ HYALURONİK ASİD UYGULAMASI

SPİNA BİFİDA VE NÖROJEN MESANE TANILI HASTALARDA MESANE İÇİ HYALURONİK ASİD UYGULAMASI SPİNA BİFİDA VE NÖROJEN MESANE TANILI HASTALARDA MESANE İÇİ HYALURONİK ASİD UYGULAMASI Harika Alpay, Nurdan Yıldız, Neslihan Çiçek Deniz, İbrahim Gökce Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi

Detaylı

Enjeksiyona Bağlı Siyatik Sinir Hasarında Mentamove Uygulaması Sonuçları. Olgu Sunumu Op. Dr. Mustafa AKGÜN Nöroşirürji Uzmanı ve Mentamove Eğitmeni

Enjeksiyona Bağlı Siyatik Sinir Hasarında Mentamove Uygulaması Sonuçları. Olgu Sunumu Op. Dr. Mustafa AKGÜN Nöroşirürji Uzmanı ve Mentamove Eğitmeni Enjeksiyona Bağlı Siyatik Sinir Hasarında Mentamove Uygulaması Sonuçları Olgu Sunumu Op. Dr. Mustafa AKGÜN Nöroşirürji Uzmanı ve Mentamove Eğitmeni 44 yaş Erkek (İşçi) Şikayeti: Sağ Bacağında Şiddetli

Detaylı

SSS ENFEKSİYONLARI OLGU SUNUMLARI. Dr. Hande Aydemir Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları A.D

SSS ENFEKSİYONLARI OLGU SUNUMLARI. Dr. Hande Aydemir Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları A.D SSS ENFEKSİYONLARI OLGU SUNUMLARI Dr. Hande Aydemir Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları A.D Olgu 1-30 yaş - Erkek - Çaycuma, Zonguldak ŞİKAYET -Bulantı -Kusma -Baş ağrısı ÖYKÜ Burun

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir enterik kaplı tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı madde(ler):

Detaylı

Yatan hastalarda güncel diyabet tedavisi

Yatan hastalarda güncel diyabet tedavisi Yatan hastalarda güncel diyabet tedavisi Doç. Dr. Mehmet Uzunlulu Medeniyet Üniversitesi Göztepe EAH İç Hastalıkları Kliniği Diyabet hastası neden yatar? Kontrolsüz diyabet HbA1c: %16 Metformin DPP-4 inhibitörü

Detaylı

DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI

DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI DR. GÜLİZ UYAR GÜLEÇ ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TıP FAKÜLTESİ ENFEKSİYON H. VE KLİNİK MİK. AD- AYDIN UDAİS 2014 Giriş Diyabetin en sık ve ciddi

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

İnfeksiyonlu Hastada Antidiyabetik Tedavi İlkeleri

İnfeksiyonlu Hastada Antidiyabetik Tedavi İlkeleri İnfeksiyonlu Hastada Antidiyabetik Tedavi İlkeleri Doç. Dr. Mehmet Uzunlulu İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe EAH, İç Hastalıkları Kliniği Sunum akışı Kılavuzlar ışığında; Glisemik tanımlamalar ve

Detaylı

Plan. Üriner Sistem Enfeksiyonlarında Güncel Yaklaşımlarş. Öğrenim hedefleri. Kaynaklar. Acil Tıp için önemi. Giriş 27.09.2012

Plan. Üriner Sistem Enfeksiyonlarında Güncel Yaklaşımlarş. Öğrenim hedefleri. Kaynaklar. Acil Tıp için önemi. Giriş 27.09.2012 Plan Üriner Sistem Enfeksiyonlarında Güncel Yaklaşımlarş Doç.Dr. Fırat BEKTAŞ Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Giriş Epidemiyoloji Patofizyoloji Klinik Tanısal süreç Tedavi Taburculuk

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VAXORAL 3,5 mg ÇOCUKLAR İÇİN KAPSÜL Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VAXORAL 3,5 mg ÇOCUKLAR İÇİN KAPSÜL Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VAXORAL 3,5 mg ÇOCUKLAR İÇİN KAPSÜL Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir kapsül etkin madde olarak 3,5 mg Haemophilus influenzae, Diplococcus pneumoniae, Klebsiella pneumoniae ve ozaenae,

Detaylı

NEJAT İŞLER İSTANBUL'A SEVK EDİLDİ

NEJAT İŞLER İSTANBUL'A SEVK EDİLDİ NEJAT İŞLER İSTANBUL'A SEVK EDİLDİ Acıbadem Bodrum Hastanesi Başhekimi Dr. Aydın Aksoy: HASTAMIZ UÇAK AMBULANS İLE İSTANBUL A TRANSFER EDİLMİŞTİR 17 Ocak 2014 tarihinde Acıbadem Bodrum Hastanesi Acil Servisi

Detaylı

HASTANE KAYNAKLI ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONLARININ MALİYET, MORTALİTE VE HASTANEDE YATIŞ SÜRESİNE ETKİSİ

HASTANE KAYNAKLI ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONLARININ MALİYET, MORTALİTE VE HASTANEDE YATIŞ SÜRESİNE ETKİSİ T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI HASTANE KAYNAKLI ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONLARININ MALİYET, MORTALİTE VE HASTANEDE YATIŞ SÜRESİNE ETKİSİ

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

FEBRİL NÖTROPENİ : 2009 DA NELER OLDU? Dr Alpay AZAP Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

FEBRİL NÖTROPENİ : 2009 DA NELER OLDU? Dr Alpay AZAP Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD FEBRİL NÖTROPENİ : 2009 DA NELER OLDU? Dr Alpay AZAP Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Infectious Diseases Working Party of EBMT Infectious Diseases Group

Detaylı

Oya Coşkun, İlke Çelikkale, Yasemin Çakır, Bilgecan Özdemir, Kübra Köken, İdil Bahar Abdüllazizoğlu

Oya Coşkun, İlke Çelikkale, Yasemin Çakır, Bilgecan Özdemir, Kübra Köken, İdil Bahar Abdüllazizoğlu 1 Ocak 30 Mart 2012 Tarihleri Arasında Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitelerinde İzole Edilen Bakteriler Ve Antibiyotik Duyarlılıkları Oya Coşkun, İlke Çelikkale, Yasemin Çakır,

Detaylı

Diabetik Ayak Yarasında Evde Bakım Hizmetinde Aile Hekiminin Yeri

Diabetik Ayak Yarasında Evde Bakım Hizmetinde Aile Hekiminin Yeri + Diabetik Ayak Yarasında Evde Bakım Hizmetinde Aile Hekiminin Yeri Doç. Dr. S. Serap Çifçili Marmara Üniversitesi Tıp fakültesi Aile Hekimliği AD III. ULUSAL DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONLARI SİMPOYUMU, Mayıs

Detaylı

ÜRİNER İNFEKSİYONLAR. Prof.Dr Sema Akman Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji ve Romatoloji Ünitesi

ÜRİNER İNFEKSİYONLAR. Prof.Dr Sema Akman Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji ve Romatoloji Ünitesi ÜRİNER İNFEKSİYONLAR Prof.Dr Sema Akman Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji ve Romatoloji Ünitesi Terminoloji Semptomatik üriner enfeksiyon Asemptomatik bakteriüri Akut pyelonefrit Sistit

Detaylı

Olgular. Dr. Ç.Banu ÇETİN Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi

Olgular. Dr. Ç.Banu ÇETİN Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Olgular Dr. Ç.Banu ÇETİN Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Olgu (I) YT:25.05.2012 39 yaş,kadın Bilinç bulanıklığı, bulantı-kusma, ateş yüksekliği 2 gün önce başlayan ateş, bulantı-kusma, sinirlilik

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik İç Hastalıkları (Zorunlu) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALĐMATI ANTHĐX 10 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablette 10 mg rupatadine eşdeğer 12,80 mg rupatadin fumarat bulunur. Yardımcı maddeler: Laktoz, mikrokristalin selüloz, kırmızı

Detaylı

OLGULARLA DİYABETİK AYAK

OLGULARLA DİYABETİK AYAK OLGULARLA DİYABETİK AYAK Uzm. Dr. Derya Öztürk Engin Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği 10 Mayıs 2014 MHD, 50 yaşında, erkek hasta,

Detaylı

DİYABETİK AYAKTA YARA BAKIMI VE HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI

DİYABETİK AYAKTA YARA BAKIMI VE HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI DİYABETİK AYAKTA YARA BAKIMI VE HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI Diyb. Hem. Dr. Emine KIR-BİÇER İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Endokrinoloji Metabolizma ve Diyabet Bilim Dalı Diyabetik ayak yaraları, diyabetik hastaların

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. KULLANMA TALİMATI ZADİTEN 1 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. Yardımcı maddeler: Magnezyum stearat, mısır nişastası,

Detaylı

AKUT AĞRI UYGULAMALARINDA TÜRKİYE DEN VERİLER

AKUT AĞRI UYGULAMALARINDA TÜRKİYE DEN VERİLER AKUT AĞRI UYGULAMALARINDA TÜRKİYE DEN VERİLER POSTOPERATİF AĞRI Prof. Dr. Zeynep ETİ Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi yoloji Anabilim Dalı Dolin SJ. Br J Anaesth 2002; 89: 409-23 Sommer M et al Eur J

Detaylı

HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR

HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Hedef kan basıncı değerlerine ulaşmak için başarılı bir tedaviye gerek vardır. Başarılı tedavi 2 kısımdan oluşur: 1.Yaşam düzeninin değiştirilmesi 2.İlaç

Detaylı

T.C SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ. ENFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI 2015-2016 YILI DÖNEM V DERS PROGRAMI

T.C SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ. ENFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI 2015-2016 YILI DÖNEM V DERS PROGRAMI T.C SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ENFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI 2015-2016 YILI DÖNEM V DERS PROGRAMI Prof.Dr. Füsun Zeynep AKÇAM Doç.Dr. Onur KAYA Doç.Dr.

Detaylı

aspergillosis.org.uk ÖU 02/2009

aspergillosis.org.uk ÖU 02/2009 aspergillosis.org.uk 30 yaşı şında erkek hasta, 2 yıl y önce KML IFN, FLAG, yükseky ksek-doz Ara-C C ve Ida Kemik iliği: i: Hiposellüler ler %30 blast Hidroksiürere HSCT için i in başka merkeze refere

Detaylı

Acil Serviste En Sık Neler Şikayet Ediliyor? Doç. Dr. Selahattin KIYAN Ege ÜTFH Acil Tıp AD 11.01.2013 4. ATOK «Acilde Adli Tıp»

Acil Serviste En Sık Neler Şikayet Ediliyor? Doç. Dr. Selahattin KIYAN Ege ÜTFH Acil Tıp AD 11.01.2013 4. ATOK «Acilde Adli Tıp» Acil Serviste En Sık Neler Şikayet Ediliyor? Doç. Dr. Selahattin KIYAN Ege ÜTFH Acil Tıp AD 11.01.2013 4. ATOK «Acilde Adli Tıp» Bu sunum nasıl ilerleyecek.. «Ege ÜTFH Acil Servise Yapılmış Şikayet Başvurularının

Detaylı

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA)

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA) DABİGATRAN (PRADAXA) NE İÇİN KULLANILIR? Dabigatran (PRADAXA) pıhtıönler ilaç grubundadır. Halk arasında kan sulandırıcı ilaç olarak bahsedilen ilaçlardan bir tanesidir. Kan damarları içerisinde pıhtı

Detaylı

İdrar Yolu İnfeksiyonları

İdrar Yolu İnfeksiyonları İdrar Yolu İnfeksiyonları Dr. Ayten Kadanalı Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, İstanbul Olgu A. D 51 yaşında, erkek hasta Sık ve ağrılı idrar

Detaylı

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Ass. Dr. Toygun Tok İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

T.C SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ. ENFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI 2014-2015 YILI DÖNEM V DERS PROGRAMI

T.C SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ. ENFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI 2014-2015 YILI DÖNEM V DERS PROGRAMI T.C SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ENFEKSİYON HASTALIKLARI ve KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI 2014-2015 YILI DÖNEM V DERS PROGRAMI Prof.Dr. Füsun Zeynep AKÇAM Doç.Dr. Onur KAYA Yrd.Doç.Dr.

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. NEROX-B12, 30 ve 60 tabletlik blister ambalajlarda sunulan B vitamini kompleksidir.

KULLANMA TALİMATI. NEROX-B12, 30 ve 60 tabletlik blister ambalajlarda sunulan B vitamini kompleksidir. KULLANMA TALİMATI NEROX-B12 film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir film tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı maddeler: Sitrik asit monohidrat,

Detaylı

Diyabet ve egzersiz TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU

Diyabet ve egzersiz TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 02 Diyabet ve egzersiz Diyabetli bireyler

Detaylı

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER EGZERSİZ VE TERMAL STRES Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER TERMAL DENGE ısı üretimi BMH Kas etkinliği Hormonlar Besinlerin termik etkisi Postur Çevre ısısı Vücut ısısı (37 o C±1) ısı kaybı konveksiyon, radyasyon,

Detaylı

Ş.N. Bulantı-kusma şikayeti ile acil servise başvuruyor

Ş.N. Bulantı-kusma şikayeti ile acil servise başvuruyor OLGU SUNUMU Ş.N. 58 yaşında hasta Bulantı-kusma şikayeti ile acil servise başvuruyor Özgeçmiş 25 senedir hipertansiyon 25 senedir diyabet Diyabetik ayak 10 sene önce travmaya bağlı çene kemiğinde kırık

Detaylı

HASTANE İNFEKSİYONLARININ SÜRVEYANSI. Prof. Dr. Oğuz KARABAY

HASTANE İNFEKSİYONLARININ SÜRVEYANSI. Prof. Dr. Oğuz KARABAY HASTANE İNFEKSİYONLARININ SÜRVEYANSI Prof. Dr. Oğuz KARABAY Hastane İnfeksiyonları Tanım Hastalar hastaneye başvurduktan sonra gelişen ve başvuru sırasında kuluçka döneminde olmayan yada hastanede oluşmasına

Detaylı

TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMI ve UZMANLIK ÖĞRENCİSİ ÇALIŞMA KARNESİ

TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMI ve UZMANLIK ÖĞRENCİSİ ÇALIŞMA KARNESİ T.C. CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMI ve UZMANLIK ÖĞRENCİSİ ÇALIŞMA KARNESİ Tıpta Uzmanlık Öğrencisinin: Adı ve Soyadı: Tıpta Uzmanlık

Detaylı