Nedeni bulunamayan kanamalar, ba langıç

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Nedeni bulunamayan kanamalar, ba langıç"

Transkript

1 Güncel Gastroenteroloji Nedeni Bulunamayan Gastrointestinal Kanamalar Ayd n fieref KÖKSAL, Mehmet ARHAN, Dilek O UZ Yüksek htisas Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü, S hhiye, Ankara Nedeni bulunamayan kanamalar, ba langıç endoskopide (kolonoskopi ve/veya üst endoskopi) nedeni tespit edilemeyip izlem esnasında tekrarlayan veya sebat eden kanamalar olarak tanımlanırlar. ki klinik formu vardır: 1. Nedeni bulunamayan gizli kanamalar: Tekrarlayan demir eksikli i anemisi (DEA) ve/veya GGK pozitifli i görülür. 2. Nedeni bulunamayan a ikar kanamalar: Tekrarlayan a ikar kanamalar görülür. ETYOLOJ Nedeni bulunamayan kanamaların tespit edilebilen etyolojileri sıklıkla ince barsakta olmasına ra men bazı hastalarda üst endoskopi veya kolonoskopi ile ula ılabilen bir lokalizasyonda da olabilmektedir (Tablo ). Enteroskopi ile yapılan ara tırmalarda olguların %28-75 inde kanama oda ının standart endoskopun eri ebilece i bir yerde bulundu u ve bu mesafedeki en sık nedenlerin peptik ülser (%0- ) ve büyük hiatal herni içinde erozyon (%0-8) oldu u görülmü tür ( ). Standart endoskopun eri ebilece i yerde görülen di er lezyonlar arasında özofajit, özofagus varisleri, mide polipleri, angiodisplaziler ve gastrik antral vasküler ektaziler sayılabilir. Alt gastrointestinal sistem (GIS) kanaması ile ba vuran hastaların yakla ık %25 inde ilk ara tırmalarla kanamanın nedeni bulunamamakta olup hastaların bir kısmında kanama tekrarlamakta ve ileri ara tırmalarda angiodisplazi ve neoplazi tespit edilebilmektedir. Tablo 1. Nedeni bulunamayan kanamaların etyolojisi ÖGD ile ula ılabilen mesafede olanlar Hiatal herni içindeki erozyonlar Özofajit Angiodisplazi Özofagus varisleri Peptik ülser Gastrit Gastrik polipler Gastrik antral vasküler ektazi HHT Dieulafoy lezyonu Celiac sprue ÖGD ile ula ılamayan mesafede olanlar Angiodisplazi nce barsak tümörleri nce barsakta ülser ve erozyonlar Crohn Celiac sprue nce barsak divertikülozisi nce barsakta varisler Radyasyon enteriti Herediter hemorajik telangiektazi Von Willebrand hastalı ı Aortaenterik fistül Amiloidoz Meckel divertikülü Hemosuccus pancreaticus, Hemobilia Nedeni bulunamayan kanamaların etyolojisi yapılan tetkiklere, hastanın presentasyonuna ve ya- ına göre de i mektedir. Push enteroskopi yapılan hastalarda en sık nedenler angiodisplazi (%8-45) ve ince barsak ( B) tümörleridir (%0-7) (2). Sonda enteroskopi yapılan hastalarda angiodisplazi kanamaların %7-27 sinden, B tümörü %0-6 sından so- Güncel Gastroenteroloji 8/3 173

2 rumlu tutulmaktadır (3). Nedeni bulanamayan kanama olguları preoperatif enteroskopi, intraoperatif enteroskopi (IOE) ve intraoperatif sintigrafi ile birlikte de erlendirildiklerinde angiodisplazi tespit edilebilen en sık neden olup (%40) ikinci sırada B tümörleri (%33) gelmektedir (4). 29 hasta ile yapılan bir çalı mada 65 ya ından büyük hastaların %40 ında angiodisplazi görülürken, 65 ya ından küçük hastaların % 2 sinde angiodisplazi görülmü tür (5). Elli ya ından büyük hastaların %3 ünde B tümörü tespit edilirken 50 ya ından küçük hastaların % 4 ünde B tümörü tespit edilmi tir (6). Presentasyondan (nedeni bilinmeyen-gizli veya a ikar) ve yapılan tetkiklerden ba ımsız olarak nedeni bilinmeyen kanamaların en sık nedeni angiodisplazi olup ikinci sırada B tümörleri gelmektedir. TEfiH S 1. Yatakba ı inceleme: Hastanın anamnez ve fizik muayenesinde gizli veya nedeni bilinmeyen kanamanın etyolojisi hakkında fikir verebilen bazı noktalara dikkat etmek gereklidir. a. Hikaye alırken mukozal hasar yapıp kanamayı alevlendirebilen non-steroid antiinflammatuar ilaç, aspirin, alendronat, potasyum klorid, antikoagülan ilaç alımı sorgulanmalıdır. b. Ailede gastrointestinal kanama öyküsü sorgulanmalıdır c. Fizik muayenede Celiac sprue (dermatitis herpetiformis), AIDS (Kaposi sarkomu), Plummer-Vinson sendromu (ka ık tırnak, dilde atrofi), Ehler-Danlos sendromu (di ve göz anomalileri, eklemlerde hipermobilite), neurofibromatozis (cafe au lait makülleri, kutanöz nörofibromalar), polipozis sendromları (Peutz Jegher, Gardner sendromu, Cronkhite-Canada sendromu, Cowden sendromu) ve neoplastik hastalıkların tipik bulguları aranmalıdır. 2. ÖGD ve kolonoskopinin tekrarı: Kanamanın nedeni kolon veya üst GIS da bulunamadı ında ince barsakta aranır. nce barsak ara tırmalarına ba lamadan önce üst endoskopi ve kolonoskopiyi tekrar etmek ilk endoskopide atlanan lezyonları tespit etmek açısından faydalı bir yakla ımdır. Bir çalı mada nedeni bulunamayan kanaması olan 7 hastanın %35 inde tekrarlanan üst endoskopi (%29) veya kolonoskopi (%6) ile kanama nedeninin bulunabildi i gösterilmi tir (7). Di- er çalı malarda enteroskopi yapılan hastaların %28-75 inde üst endoskopi ile ula ılabilecek bölgelerde lezyon tespit edilebildi i bildirilmektedir. Tekrar kolonoskopi yapılan hastaların %3 ünde kanama nedeni olabilecek lezyon görülmektedir (8). Kolonoskopi ve/veya ÖGD nin tekrarı kararına varırken ilk i lemi gerçekle tiren endoskopistin deneyim ve becerisi de belirleyici olmaktadır. 3. Enteroskopi: nce barsa ın endoskopik incelemesi push ve sonda enteroskopi olmak üzere iki teknikle gerçekle tirilebilmektedir; Push enteroskopi ile ince barsa ı incelemek için ba langıçta eri kin veya pediatrik kolonoskopi kullanılmı ken günümüzde uzun videoskoplar kullanılmaktadır. Bu yöntem ile Treitz ligamentinden itibaren 5-60 cm (ortalama cm) incelenebilmektedir (9). Ba langıçta overtube kullanılması ile endoskopun looplanması azaltılarak daha derinlere ilerlemenin mümkün olabilece i belirtilmi se de daha sonraları ek yan etkilerinin oldu unun gösterilmesi ile kullanımı güncelli ini yitirmi tir. ncelenen segmentin uzunlu unu tayin etmek için floroskopi kullanılmı sa da rutin olarak önerilmemektedir. Çalı malarda push enteroskopi ile nedeni bulunamayan kanamaların %38-75 inde tanı koyabilmenin mümkün oldu u bildirilmektedir (Tablo 2) (, 0-4). Push enteroskopi güvenilir bir tetkik olup i lem sonrası karın a rısı, akut pankreatit, Mallory-Weiss yırtı ı ve faringoözofageal yırtık gibi komplikasyonlar bildirilmi tir ( 3). Tablo 2. Nedeni bulunamayan kanamalarda push enteroskopinin yeri Çalı macı Kanama n Te his % ÖGD ile ula ılabilme Komplikasyon Zaman Gizli, a ikar Pennazio Gizli, DEA ? Willis Akut kanama, DEA Chak Gizli, a ikar ? Barkin Gizli Schmit DEA Eylül 2004

3 Sonda enteroskop, 970 li yılların sonlarında geli tirilmi bir teknik olup tüm ince barsa ı gösterebilme potansiyel avantajına sahiptir. lemin %75 inde ileuma, % 0 unda ileoçekal valve ula ılmaktadır ( 5). Sonda enteroskop a ızdan veya burundan mideye yutturulduktan sonra endoskop yardımı ile ince barsa a sürüklenir. Daha sonra barsak peristaltizmi ile ucundaki balon sayesinde terminal ileuma do ru ilerler. Enteroskop geri çekilirken inceleme yapılır. Sonda enteroskopi push enteroskopiye göre daha az popüler bir incelemedir. nceleme uzun sürmekte olup i lemin uzaması ile hasta intoleransı artmaktadır. Enteroskopun ucunun dört yönlü hareketi olmamasından ve geri çekilme i leminin kısmen kontrol dı ı gerçekle mesinden dolayı mukoza kısıtlı olarak görüntülenebilmektedir. Bir çalı mada B mukozasının yakla ık %50-70 inin görüntülendi i bildirilmi tir ( 6). Di er bir dezavantajı da tedavide kullanılamaması ve biyopsi alınamamasıdır. Komplikasyonlar nadir olmasına ra men bir seride %3 oranında barsak perforasyonu bildirilmi tir. Sonda enteroskopun tek avantajlı yönü potansiyel olarak bütün ince barsa ı inceleme imkanı sunabilmesidir. Toplam te his oranı %26-54 arasındadır ( 7). Retrogrado enteroskopi: Kolonoskopi i lemi esnasında standart kolonoskop, B enteroskopu veya terapötik kolonoskopun kanalından geçen ince endoskop aracılı ı ile distal ileumun incelenmesidir. Rutin kolonoskopide ileoçekal valve hastaların %72-79 unda geçilmektedir. ncelenen ileumun uzunlu u de i ken olmakla birlikte bu inceleme %2,7 lik ek te his oranı sa lamaktadır. Nedeni bulunamayan kanaması ve DEA sı olan hastalarda yapılan bir çalı mada enteroskopiye ek olarak B enteroskopu aracılı ı ile retrogrado ileoskopi yapıldı ında, retrograde ileoskopinin olguların %,3 ünde tanı koydurdu u görülmü tür (8). Kolonoskopide terminal ileumun incelenmesi kolay olup nedeni bilinmeyen olguların hepsinde yapılmalıdır. Fakat retrogrado enteroskopinin te hise katkısı dü ük olup sadece kanamanın terminal ileum kökenli olabilece ine ait ip uçları varsa önerilmektedir. ntraoperatif enteroskopi: Tüm çabalara ra men nedeni bulunamayan ve transfüzyon ba ımlı hale gelen hastalarda uygulanır. Bu hastalarda kan kaybının iddeti ileri ara tırma yapılmasını imkansız kılarken, devam eden kanama hasta için laparatomiden daha fazla risk te kil eder hale gelmi tir. Laparatomi esnasında a ızdan, burundan, rektumdan veya enterotomiden enteroskopi yapılabilir. Enteroskop cerrahın ince barsa ı aletin üzerinde kaydırması ile ilerletilir. Endoskopist luminal yüzü incelerken cerrah transillüminasyon ile serozal yüzü inceler. Artefaktların karı masının engellemek için inceleme endoskop ilerletilirken yapılır. A ikar kanama endikasyonunda potansiyel kanama oda ının %70-00 üne tanı konulabilmektedir. (Tablo 3) (4, 8-20). Lezyonun tespitinden sonra intraoperatif heater probe uygulanabilirse de bu uygulama ile uzun dönem sonuçlar iyi olmadı ı için cerrahi rezeksiyon önerilmektedir. 4. nce barsak grafileri ve enteroklizis: nce barsaklar oral yoldan içilen baryum süspansiyonları ile veya enteroklizis ile kontrast, hava, su veya metilsellüloz karı ımının proksimal barsa a yerle tirilen tüpten verilmesi ile de erlendirilebilir. Hasta rahatsızlı ı ve radyasyona maruziyet gibi dezavantajlarına ra men enteroklizisin te his yüzdesi ve sensitivitesi ince barsak pasaj grafisine göre ( BPG) daha iyi olup, tetkik süresi daha kısadır. Bir çalı mada aynı hastalarda yapılan 88 enteroklizis ile 52 BPG kar ıla tırıldı ında enteroklizis ile hastaların %96 sında do ru te his konulabilirken BPG ile %72 sinde do ru te his konulabildi i görülmü tür. Enteroklizisin yalancı negatiflik oranı %7,6, BPG sinin %4, 6 olarak bulunmu tur (2 ). BPG deki yalancı negatiflik teknik veya filmlerin okunması a amasındaki hatalardan kaynaklanabilmektedir. Nedeni bulunamayan kanamalarda enteroklizisin tanı de eri % 0-25 iken BPG nin tanı de eri %0-5,6 arasındadır (22). Enteroklizisin B tümörünü tespit etmedeki sensitivitesi %95 iken angiodisplaziyi tespit etmedeki ba arısı dü üktür. Bazı ara tırma- Tablo 3. Nedeni bulunamayan kanamalarda IOE nin yeri Çalı macı Kanama N Te his (%) Endoskop Komplikasyon (%) Szold Nedeni bulunamayan Kolonoskop 28 Lau Nedeni bulunamayan 5 80 Kolonoskop? Lewis Nedeni bulunamayan Kolonoskop 3 Bowden Nedeni bulunamayan 8 89 Kolonoskop? GG 175

4 cılar enteroklizisi negatif enteroskopiden sonra tamamlayıcı olarak önermektedirler. Bir çalı mada enteroskopisi normal olan hastalara endoskopi e li inde kateterden kontrast verilerek enteroklizis yapıldı ında hastaların %8 ine tanı konulabildi i bildirilmi tir ( ). 5. Nükleer tetkikler: Kolay uygulanabilir olması, maliyetinin dü ük olması ve yan etkilerinin az olması nedeni ile evrensel olarak kabul gören tetkiklerdir. Teknisyum 99m-i aretli eritrosit (TRBC) taraması en sık kullanılan radyoizotop tarama metodudur. zotop uzun ömürlü olup 24 saat içinde tekrar tarama yapabilme imkanı tanıması en önemli avantajıdır. Tetkikin pozitif sonuç verebilmesi için kanamanın miktarının dakikada 0, -0,4 ml olması gereklidir (23). Nükleer taramaların akut alt GIS kanamalardaki pozitiflik oranı %45 dir (%26-78). Sonuçlar endoskopi, angiografi veya cerrahi ile birlikte de erlendirildi inde do ruluk oranı %4-97 (ortalama %78) arasında de i mektedir. Literatürdeki bazı çalı malardaki nükleer taramaların pozitivitesi ve lezyonu do ru lokalize edebilme oranları Tablo 4 de görülmektedir (24-28). Tablo 4. Nükleer taramaların GIS kanamalardaki pozitivite ve lezyonu do ru lokalize edebilme oranları Referans Yıl Tarama Pozitif Do ru sayısı tarama (%) lokalizasyon (%) Suzman O Neill Hunter Bentley Voeller Angiografi ile do rulanan pozitif sintigrafi sonuçları genelde taramanın hemen akabinde alınanlar olup (%67), gecikmi taramalarda lokalizasyonun do rulu u dü mektedir (%7) saat sonra yapılan taramalarda kanın kanama alanından farklı bir yerde göllenmesine ba lı olarak yanlı pozitif sonuçlar alınabilmektedir (29). Nedeni bulunamayan kanamalarda nükleer tetkiklerin yeri hakkındaki veriler oldukça azdır. Bir çalı mada alt GIS kanama nedeni ile yapılan nükleer taramaların %24 ünde odak B ye lokalize edilmi tir (30). Di er çalı malarda TRBC taraması olgu- ların %37-65 inde pozitif sonuç verir iken % 5 i yalancı pozitif, % 2-23 ü yalancı negatif olarak de- erlendirilmi tir (3 ). Yalancı negatif ve pozitifli in yüksek olmasından dolayı invazif terapötik bir i lem yapmadan önce sintigrafi sonuçlarının angiografi veya endoskopi ile teyit edilmesi önerilmektedir. Nükleer tetkiklerde kanamanın yerinin yanlı tespit edilmesi genelde üst GIS dan köken alan kanamalarda görülür. Bunun nedeni intraluminal kanın hızlı akması ve görüntülemenin yeterli sıklıkla gerçekle tirilememesidir. Görüntülemenin daha sık yapılıp sinematik olarak de erlendirildi i çalı malarda daha iyi sonuçlar alındı ı bildirilmektedir. 99mTc-pertechnate taraması Meckel divertikülü kanamasının görüntülemesi için kullanılmakta olup sensitivitesi %75-00 dür (32). Pentagastrin ve simetidin pertechnetatın paryetal hücreler tarafından tutulmasını attırarak testin sensitivitesini artırılabilmektedir. Sonucun pozitif olması sadece ince barsakta gastrik mukoza bulundu u anlamına gelmekte olup her zaman kanamanın nedenini göstermemektedir. 6. Angiografi: Kanamanın hızı 0,5 ml/dakikanın üzerinde oldu u zaman kontrast maddenin barsak lümenine ekstravaze olu u mezenterik angiografi ile tespit edilebilir. Akut alt GIS kanamalardaki pozitlik oranı, kanamanın masif oldu u hastalarda (%50-72) kanamanın durdu u veya yava ladı ı hastalara (%25-50) göre daha fazla olmakla beraber genel olarak %27-77 (ortalama %47) arasındadır (33). lem öncesinde transfüzyon ihtiyacı, hemodinamide bozulma veya erken dönemde pozitif TRBC gibi hastanın kanadı ına dair i aretler varlı ında pozitiflik oranı %6-72 ye çıkmaktadır (34). Angiografi ile aktif olarak kanamayan angiodisplazi ve neoplaziler gibi lezyonlar da te his edilebilmektedir. Angiodisplazilerdeki en sık angiografik bulgu hastaların %90 ından fazlasında görülen ve barsak duvarındaki yüksek basınca ba lı geli en venöz akımdaki obstruksiyon sonucunda geli ti i dü ünülen yava dolup di er mezenterik damarlar bo aldıktan sonra sebat eden vendir. Di er bulgular arteryel fazda görülen ve dilate arteriollere ba lı olarak görülen vasküler yumak (%68) ve venöz obstruksiyona ba lı yüksek basıncın prekapiller sfinkterlere yansıması ile olu an arteriovenöz fistüle ba lı geli en erken dolan vendir (%56). Hastaların %44 ünde aynı anda üç bulgu da görülebilir (35). ntestinal arteriovenöz malformasyonların bo- 176 Eylül 2004

5 yutunun küçük olması, ince barsakta multiple arteryel arkadların olması ve kan basıncı ve intravasküler hacimde azalma ile vasokontriksiyon geli mesi nedeni ile angiografi ile ince barsaktaki angiodisplazileri tespit etmek zordur. Retrospektif bir çalı mada SMA angiografisinin nedeni bulunamayan kanamalardaki sensitivitesi %40, spesifitesi % 00 olarak belirlenmi tir (36). Di- er bir çalı mada nedeni bulunamayan kanamalı hastalarda ilk angiografinin lezyonu tespit edebilme oranı %43 iken ilk angiografisi negatif olan hastalara ikinci kanama döneminde veya kanamanın olmadı ı dönemde tekrar angiografi yapıldı ında bu oranın %54 e yükseldi i gösterilmi tir (37). Di er bir teknikte bifazik arteryel ve venöz fazlı helikal bilgisayarlı tomografi angiografidir. Bu incelemede mezenterik arteriografi veya abdominal aortagrafi yolu ile kontrast verilmeden önce ve sonra BT ile görüntüleme yapılır. Bu teknik ile arteryel fazda angiodisplaziler venöz fazda di er lezyonlara tanı konulabilir. Bir çalı mada nedeni bulunamayan kanaması olan hastaların %72 sinde kanama oda ının bulunabildi i bildirilmi tir. nce barsakta kanaması oldu u ispat edilen 9 hastanın 7 sinde helikal BT angiografi pozitif sonuç vermi tir (38). 7. Laparatomi: Günümüzde IOE gibi e lik eden bir tetkik yapılmaksızın tek ba ına laparatomi yapılan olguların sonuçlarını bildiren yayınlar nadirdir. Laparatomi esnasında sadece palpasyon ve transilüminasyon ile büyük vasküler anomaliler ve submukozal tümörler te his edilebilmektedir. Fakat ince barsaktaki pıhtılar palpasyonla yanlı lıkla polip olarak de erlendirilebilmektedir. Aktif kanamalı hastalarda kanamalı alanın proksimali kanın reflüsünden dolayı her zaman kanamanın yerine i aret edememektedir. Transilüminasyon kanın göllendi- i alanları tespit edebilece i gibi yava veya aralıklı kanamaları atlayabilmektedir. Safra kan ile karı tırılabilmektedir. 980 lerde yapılan bir seride sadece laparatomi ile 4 hastanın %64 ünde tanı konulabildi i bildirilmi tir (39). Günümüzde bu hastaların bir kısmına preoperatif dönemde tanı konuldu u için tek ba ına cerrahinin tanı de eri daha dü ük olup % 0 civarındadır. 8. Kapsül endoskopi: Endoskopik kapsül teknolojisi ilk olarak 98 yılında geli tirilmi tir. Kapsül x26 mm boyutlarında ve 3, 7 gram a ırlı ında olup içinde dört adet ı ık emici diod, bir lens, bir renkli kamera chipi, iki pil, bir radyofrekans transmiteri ve anten bulunmaktadır. Oral yoldan alındıktan sonra GIS da ilerlerken her saniyede iki imaj alarak verileri hastanın beline ba lanan Walkman büyüklü ündeki kayıt cihazına gönderir. Görüntü almanın yanı sıra holter monitör leadlerine benzer ekilde hastanın karnına yapı tırılan sekiz adet 4 cm çaplı sensör aracılı- ı kapsülün ince barsaktaki lokalizasyonunu da belirlenebilmektedir. Bu ekilde belirlenen kapsülün yeri floroskopi ile kar ıla tırıldı ında iki yer arasında ortalama 2 cm lik mesafe oldu u (maksimum 3,8 cm) anla ılmı tır. lem bittikten sonra kayıt cihazı bilgisayara ba lanarak görüntüler ekranda izlenir ve ortalama -2 saat içinde de erlendirilir. Kapsül disposable olup ortalama 3 saat içinde do al yoldan atılır. Pillerin ömrü nedeni ile 8 saatlik süre içinde inceleme yapılabilir. Hastalar i lem öncesi en az 8 saat aç kalırlar. Kapsülü yuttuktan sonra -2 saat süre ile bir ey içmezken 2-4 saat yemek yemezler. lem ince barsak obstruksiyonu ve striktür üphesi olan olgularda, kalp pili olanlarda ve gebelerde kontraendikedir. Hastaların kapsülü yuttuktan sonraki dönemde manyetik alanların yakınından geçmemeleri gerekir. Kapsül endoskopinin gönüllü insanlardaki kullanıldı ı ilk çalı ma 2000 yılında yayınlanmı tır. lk klinik tecrübe 2002 yılında yayınlanmı olup nedeni bilinmeyen kanaması olan 2 hastada kapsül endoskopi sonuçları ile enteroskopi sonuçları kar ıla tırılmı tır. Bu çalı mada kapsül endoskopi ile hastaların %55 inde te his konulabilirken, enteroskopi ile %30 unda te his koyabilmek mümkün olmu tur. Kapsül ile enteroskopun ula amadı ı yerlerdeki lezyonlar da te his edilebilmi tir (40). Almanya da yapılan bir çalı mada nedeni bulunamayan kronik kanaması olan hastaların kapsül endoskopi ile %66 sında neden saptanabilirken push enteroskopi ile %28 inde nedenin bulunabildi i, kapsül endoskopinin push enteroskopiye göre anlamlı olarak üstün oldu u sonucuna varılmı tır (4 ). Kapsül endoskopi ile BPG sini kar ıla tıran bir çalı mada ince barsak hastalı ından üphelenilen 22 hastanın 6 sında (%27) BPG ile tanı konulabilirken kapsül endoskopi ile 9 unda (%45) tanı konulabilmi tir. Bu hastalardan nedeni bulunamayan ka- GG 177

6 naması olan hastalar de erlendirildi inde BPG ile 3 hastanın %5 ine, kapsül endoskopi ile a ikar kanaması olanların %3 ine tanı konulabildi i görülmü tür (42). Di er bir çalı mada nedeni bulunamayan kanaması olan veya ince barsak hastalı- ından üphe edilen 35 hastaya kapsül endoskopi yapıldı ında tüm hastaların %63 üne, nedeni bulunamayan a ikar veya gizli kanamalı hastaların %75 ine tanı konulabildi i görülmü tür (43). Kapsül endoskopinin bu avantajlı yönlerinin yanında biyopsi alınamaması, tedavi yapılamaması ve bazı hastalarda önemi anla ılamayan multiple lezyonların görülmesi gibi kısıtlayıcı yönleri vardır. Son yıllarda yapılan çalı maların sonuçlarına dayanarak kapsül endoskopinin push enteroskopiden önce yapılması önerilmektedir YAKLAfiIM Nedeni bulunamayan kanamalarda te his için yapılacak tetkikler belirlenirken üç faktör göz Tablo 5. Nedeni bulunamayan kanaması olan hastalarda yapılacak tetkikleri belirleyen faktörler Hastanın Kanamanın Daha önceki özellikleri özellikleri tetkikler Ya Patern (gizli, a ikar) ÖGD Aile hikayesi Semptomların süresi Kolonoskopi Anamnez Hemodinamik BPG laçlar de i iklikler Enteroklizis E lik eden Transfüzyon ihtiyacı Nükleer tarama semptomlar BT Angiografi önünde bulundurulur (Tablo 5). Ara tırmalar yapılırken AGA tarafından önerilen algoritmik yakla- ım uygulanabilir (Figür ) (44). TEDAV 1. Endoskopik tedavi: Angiodisplaziler, gastrik antral vasküler ektazi ve HHT heater probe, injeksiyon skleroterapi, argon plazma koagülasyonu ile ve nedymium-aluminyum-garnet lazer (Nd:YAG) ile ba arı ile tedavi edilebilirler. Te his esnasında angiodisplazilerin ço u kanamamakta olup angiodisplazilerin % 0 undan azı eninde sonunda kanamaktadır. Bir kez kanayan angiodisplazilerin %50 lere varan kısmı takipte yıllar içinde tekrar kanamamaktadır (45). Enteroskopide kanadı ı görülen angiodisplazilerin endoskopik olarak tedavisi anlamlı ölçüde kan transfüzyonu ihtiyacını azaltır. Tedaviye ba lı kanamayı azaltmak amacı ile büyük angiodisplazilerin etraftan ba layarak yakılması önerilmektedir. Çalı malarda Nad:YAG tedavisi ile angiodisplazilerde bir yıllık takip süresince % 3-26 lık, heater probe tedavisi ile -3 yıl içinde %34-50 lere ula abilen tekrar kanama oranları bildirilmektedir (46, 47). Angiodisplazileri tedavi ederken bazı prensiplere göre hareket edilmelidir: 1. Kanamamı angiodisplazilere profilaktik tedavi uygulanmaz. 2. Reküren kanaması olan hastalar kanama zamanı, protrombin zamanı ve parsiyel tromboplastin zamanı ölçülerek kan diskrazisi varlı ı açısından tetkik edilmelidir. 3. Tedavinin amacı belirlenmelidir. Kronik ve bol kanaması olan hastada gerçekçi yakla ım aneminin demir tedavisi ile idare edilebilir duruma getirilmesidir. 4. Tedavi tercihi kanamanın paternine göre belirlenmez. Aktif kanamada heater probe, gizli kanamada medikal tedavi yapılır gibi bir tercih yoktur. 5. Tedavi edilebilir lezyonlar tedavi edilmelidir. nce barsakta diffüz angiodisplazisi olan hastalarda sadece proksimaldeki lezyonların koterlenmesi ile kanama kontrol altına alınabilir. 6. Tedavi hastaya göre belirlenir. Sa hemikolektomi gibi ampirik tedavilerin yeri yoktur. 7. Cerrahi yapılacaksa barsa ın di er bölgelerindeki lezyonları gözden kaçırmamak için preoperatif veya intraoperatif olarak bütün barsak incelenmelidir. 2. Angioterapi: Angiografi ile vazopressin infüzyonu veya angiografik embolizasyon ile ba arı ile tedavi edilen, a ikar nedeni bulunamayan ince barsak kanaması olan hastaların sayısı oldukça azdır. ntraarteryel vazopressine ba lı olarak %9-2 olguda miyokard enfarktüsü, aritmi, hipertansiyon gibi yan etkiler görülebilir (48). Embolizasyona ba lı olarak % 7 olguda ileus, intestinal enfarktüs, fistülizasyon, arteryel tromboz gibi yan etkiler görülebilir (49). 178 Eylül 2004

7 3. Farmakoterapi: Vasküler lezyonları olup diffüz olanlarda, endoskopik tedavi uygulanamayan bölgelerde bulunanlarda, endoskopik tedavi veya cerrahiye ra men kanaması devam eden olgularda ve reküren kanamanın nedeni bulunamayıp vasküler lezyonlardan üphelenildi inde medikal tedavi uygulanabilir. Kontrolsüz çalı malarda KBY li hastalarda angiodisplaziye ba lı kanamaların estrogen-progesteron kombinasyon tedavisinden fayda gördü ü bildirilmektedir. Bir çalı mada 7 KBY li hastaya norethindrone ve mestranol kombinasyonu verildi- inde 4 hastada kanamanın durdu u görülmü tür (50). Randomize, çift kör bir çalı mada hormon tedavisi alan 4 AVM, 5 HHT ve VonWillebrand hastalı ı olan 0 hastanın sadece ikisinde transfüzyona gerek kaldı ı görülmü tür (5 ). Di er bir çalı mada nedeni bulunamayan gizli kanamalı 38 hastaya (hastaların 25 inde angiodisplazi bulunup ba langıçta heater probe ile tedavi görmü ler) kombine estrojen preparatı verildi inde ortalama 535 günlük takip süresince hastaların hiç birinde kanama görülmemi. Fakat bu çalı mada plasebo grubu olmadı ı için angiodisplazilerin ne kadarında kanamanın kendili inden durdu u anla ılamamı (52). Di er bir çalı mada ise B da angiodisplazisi olan KBY ve HHT tanısı olmayan 72 hasta ethinylestradiol+noretisterone kombinasyonu ve plasebo olmak üzere iki gruba randomize edildiklerinde ilk grupta. ve 2. yıl sonunda tekrar kanama görülmeme olasılı ı %69 ve 50 iken plasebo alan grupta %55 ve %36 olarak bulunmu tur. Hormon tedavisinin transfüzyon ihtiyacını veya tekrar kanama oranını azaltmadı ı gösterilmi tir (53). Hormonal tedavinin mekanizması bilinmemektedir. HHT hastalarında deneysel olarak hormon tedavisi ile endotel bütünlü ünde iyile me oldu u görülmü tür (54). Estrogen diyaliz hastalarında endotelyal prostasiklin sentezini azaltarak kanama zamanını kısaltmaktadır. Hayvan deneylerinde estrogenin mezenterik mikrosirkülasyonda staza neden oldu u gösterilmi tir (55). Çalı malarda dü- ük estrogen kombinasyonları (ethinyl estradiol, 0, 035 mg+ mg noretisterone) etkili gibi gözükse de bu tedaviye yanıt vermeyenlerde daha yüksek estrogen içeren kombinasyonların (0,05 mg ethinyl estradiol) kullanımı gerekmektedir. Tedavinin memede hassasiyet, vaginal kanama, jinekomasti ve libidoda azalma gibi yan etkileri vardır. Bir seride hastaların %57 sinde yan etkiler görülürken hastaların %40 ı tedaviyi bırakmak zorunda kalmı tır (56). Bazı yazarlar yan etkileri azaltmak için tedavinin 6 aylık tedaviler ve arada tedavisiz dönemler eklinde uygulanmasını önermektedirler. Octreotide in günde iki veya üç defa subkutan 0, 05-0, mg dozlarında intestinal angiodisplazilerde kanamayı azalttı ı bildirilmi tir. Tedaviye yanıt hızlı gerçekle ip ilk 24 saat içinde kanama kesilmekte veya transfüzyon ihtiyacı azalmaktadır (57). Etki mekanizması tam olarak bilinmemekle birlikte splanknik kan akımındaki azalmanın önemli rol oynayabilece i dü ünülmektedir. Di er bir hipotez de somatostatinin angiogenez üzerinde inhibitör etkisi oldu unu ileri sürmektedir (58). Di- er farmakoterapötik ajanlar arasında danazol, aminokaproik asit sayılabilir. 4. Cerrahi: Kanayan tümörlerin ço u ve kanamanın cerrahi dı ı yollarla kontrol edilemedi i, yüksek transfüzyon ihtiyacına neden olan nedeni bulunamayan kanama olgularında cerrahi tedavi gerekebilir. Ameliyatta kanamanın yerini belirlemede IOE kullanılır. Cerrahi sonrası 2 yıllık takipte hastaların %052 sinde kanama devam edebilir. Bu angiodisplazi gibi mukozal lezyonların multisentrik olmasına ve kanadı ı görülmeden rezeke edilen angiodisplazinin kanamanın nedeni olmamasına ba lı olabilir. Çalı malarda kanayan angiodisplaziler için yapılan rezeksiyonlardan sonra en dü ük tekrar kanama oranı ameliyat öncesi dönemde angiografi ile kanamanın yerinin belirlendi i olgularda bulunmu tur. IOE ile yönlendirilmi cerrahinin uzun dönemde ba arı oranı %4-7 arasında de i mektedir (59). KAYNAKLAR 1. Zaman A, Katon RM. Push enteroscopy for obscure gastrointestinal bleeding yields a high incidence of proximal lesions within reach of a standart endoscope. Gastrointest Endosc 1998; 47: Chong J, Tagle M, Barkin JS, et al. Small bowel push-type fiberoptic enteroscopy for patients with occult gastrointestinal bleeding or suspected small bowel pathology. Am J Gastroenterol 1994; 89: GG 179

8 3. Lewis BS, Waye JD. Chronic gastrointestinal bleeding of obscure origin: role of small bowel enteroscopy. Gastroenterology 1998; 94: Szold A, Katz LB, Lewis BS. Surgical approach to occult gastrointestinal bleeding. Am J Surg 1992; 163: Chak A, Koehler MK, Sundaram SN, et al. Diagnostic and therapeutic impact of push enteroscopy: analysis of factors associated with positive findings. Gastrointest Endosc 1998; 47: Lewis BS, Kornbluth A, Waye JD. Small bowel tumors: yield of enteroscopy. Gut 1991; 32: Spiller RC, Parkins RA. Recurrent gastrointestinal bleeding of obscure origin: report of 17 cases and a guide to logical management. Br J Surg 1983; 70: Landi B, Tkoub M, Gaudric M, et al. Diagnostic yield of push-type enteroscopy in relation to indication. Gut 1998; 42: Harris A, Dabezies MA, Catalano MF, Krevsky B. Early experience with a video push enteroscope. Gastrointest Endosc 1994; 40: Pennazio M, Arrigoni A, Risio M, et al. Clinical evaluation of push-type enteroscopy. Endoscopy 1995; 27: Willis JR, Chokshi HR, Zuckerman GR, Aliperti G. Enteroscopy-enteroclysis: experience with a combined endoscopic-radiologic technique. Gastrointest Endosc 1997; 45: Chak A, Cooper GS, Canto MI, et al. Enteroscopy for the initial evaluation of iron deficiency. Gastrointest Endosc 1998; 47: Barkin JE, Lewis BS, Reiner DK, et al. Diagnostic and therapeutic jejunoscopy with a new, longer enteroscope. Gastrointest Endosc 1992; 38: Schmit A, Gay F, Adler M, et al. Diagnostic efficacy of push-enteroscopy and long-term follow-up of patients with small-bowel angiodysplasias. Dig Dsi Sci 1996; 41: Lewis B, Goldfarb N. The advent of capsule endoscop-a not so-futuristic approach to obscure gastrointestinal bleeding. Aliment Pharmacol Ther 2003; 17: Lewis B, Waye J. Total small bowel enteroscopy. Gastrointest Endosc 1987; 33: Morris AJ, Wasson KA, MacKenzie JF. Small bowel enteroscopy in undiagnosed gastrointestinal blood loss. Gut 1992; 33: Lau WY, Fan ST, Wong SH, et al. Preoperative and intraopertaive localisation of gastrointestinal bleeding of obscure origin. Gut!987; 28: Lewis BS, Wenger JS, Waye JD. Small bowel enteroscopy and intraoperative enteroscopy for obscure gastrointestinal bleeding. Am J Gastroenterol 1991; 86: Bowden TA, Hooks VH, Mansberger Ar. Intraoperative gastrointestinal endoscopy. Ann Surg 1980; 191: Gurian L, Jendrzejewski J, Katon R. Small bowel enema: an underutilized method of small-bowel examination. Dig Dis Sci 1982; 27: Fried AM, Poulos A, Hatfield DR. The effectiveness of the incidental small-bowel series. Radiology 1981; 140: Smith R, Copely DJ, Bolen FH. 99mTc TBC scintigraphy: Correlation of gastrointestinal bleeding rates with scintigraphic findings. Am J Roentgenol 1987; 148: Suzman M, Talmor M, Jennis R, et al. Accurate localisation and surgical management of active lower gastrointestinal hemorrhage with technetium-labeled erythrocyte scintigraphy. Ann Surg 1996; 224: O Neill BB, Gosnell JE, Lull RJ, et al. Cinematic nuclear scintigraphy reliably directs surgical intervention for patients with gastrointestinal bleeding. Arch Surg 2000; 135: Hunter J, Pezim M. Limited value of technetium 99m-labeled erythrocyte scintigraphy in localisation of lower gastrointestinal bleeding. Am J Surg 1990; 159: Bentlet D, Richardson J. The role of tagged red blood cell imaging in the localisation of gastrointestinal bleeding. Arch Surg 1991; 126: Voeller G, Bunch G, Britt L. Use of technetium-labeled red blood cell scintigraphy in the detection and management of gastrointestinal hemorrhage. Surgery 1991; 110: Jacobson AF, Cerqueria MD. Prognostic significance of late imaging results in technetium99m labeled red blood cell gastrointestinal bleeding studies with early negative images. J Nucl Med 1992; 33: Prakash C, Sreenarasimhaih J, Royal HD, et al. A varied diagnostic approach to acute lower gastrointestinal bleeding. Am J Gastroenterol 1997; 92: Ohri SK, Desa LA, Lee H, et al. Value of scintigraphic localisation of obscure gastrointestinal bleeding. J R Coll Surg Edinb 1992; 37: Brown CL, Olshaker JS. Meckel s diverticulum. Am J Emerg Med 1988; 6: Zuckerman GR, Prakash C. Acute lower intestinal bleeding. Part I: clinical presentation and diagnosis. Gastrointest Endosc 1998; 48: Browder W, Cerise EJ, Litwin MS. Impact of emergency angiography in massive lower gastrointestinal bleeding. Ann Surg 1986; 204: Boley SJ, Sprayegen S, Sammartano RJ, et al. The pathophysiologic basis for the angiographic signs of vascular ectasias of the colon. Radiology 1977; 125: Fiorito JJ, Brandt LJ, Kozicky O, et al. The diagnostic yield of superior mesenteric angiography: Correlation with the pattern of gastrointestinal bleeding. Am J Gastroenterol 1989; 84: Lau WY, Ngan H, Chu KW, Yuen WK. Repeat selective visceral angiography in patients with gastrointestinal ble- 180 Eylül 2004

9 eding of obscure origin. Br J Surg 1989; 76: Ettore G, Francioso G, Garribba A. Helical CT angiography in gastrointestinal bleeding of obscure origin. Am J Roentgenol 1997; 168: Brearley S, Hawker PC, Dorricott NJ, et al. The importance of laparatomy in the dignosis and management of intestinal bleeding of obscure origin. Ann R Coll Surg Engl 1986; 68: Lewis B, Swain P. Capsule endoscopy in the evaluation of patients with suspected small intestinal bleeding: results of a pilot study. Gastrointest Endosc 2002; 56: Ell C, Remke S, May A. The first prospective controlled trial comparing wireless capsule endoscopy with push enteroscopy in chronic gastrointestinal bleeeding. Endoscopy 2002; 34: Costamagna G, Shah SK, Riccipni ME, et al. A prospective trial comparing small bowel radiographs and video capsule endoscopy for suspected small bowel disease. Gastroenterology 2002; 123: Scapa E, Jacob H, Lewkowicz S, et al. Initial experience of wireless-capsule endoscopy for evaluating occult gastrointestinal bleeding and suspected small bowel pathology. Am J Gastroenterol 2002; 97: American Gastroenterological Association Clinical Practice and Practice Economics commitee. AGA technical review on the evaluation and management of occult and obscure gastrointestinal bleeeding. Gastroenterolgy 2000; 118: Clouse RE, Costigan DJ, Mills BA, Zuckerman GR. Angiodysplasia as a cause of upper gastrointestinal bleeding. Arch Intern Med 1985; 145: Gostout CJ, Bowyer BA, Ahlquist DA, et al. Mucosal vascular malformations of the gastrointestinal tract: clinical observations and results of endoscopic neodymium: yttriumaluminum-garnet laser therapy. Mayo Clin Proc 1988; 63: Richter JM, Christensen MR, Colditz GA, et al. Natural history and efficacy of therapeutic interventions. Dig Dis Sci 1989; 34: Sherman LM, Shenoy SS, Cerra FB. Selective intrarterial vasopressin: clinical efficacy and complications. Ann Surg 1979; 189: Leitman IM, Paull DE, Shires GT. Evaluation and management of massive lower gastrointestinal bleeding. Ann Surg 1989; 209: Bronner M, Pate M, Cunningham J. Estrogen-progestreone therapy for bleeding gastrointestinal telangiectasias in chronic renal failure. Ann Intern Med 1986; 105: Van Cutsem E, Rutgeerts P, Vantrappen G. Treatment of bleeding gastrointestinal vascular malformations with oestrogen-progestreone. Lancet 1990; 335: Barkin JS, Ross BS. Medical therapy for chronic gastrointestinal bleeding of obscure origin. Am J Gastroenterol 1998; 93: Junquera F, Feu F, Papo M, et al. A multicenter, randomisedi clinical trial of hormonal therapy in the prevention of rebleeding from gastrointestinal angiodysplasia. Gastroenterology 2001; 121: Menefee M, Flessa H, Glueck H. Hereditary hemorrhagic telangiactasia. Arch Otolaryngol 1975; 101: Nagamine Y, Komatsu S, Suzki J. New embolisation method using estrogen: Effect of estrogen on microcirculation. Surg Neurol 1983; 20: Lewis BS, Salamon P, Rivera-MacMurray S, et al. Does hormonal therapy have any benefit for bleeding angiodysplasia? J Clin Gastroenterol 1992; 15: Rossini FP, Arrigoni A, Pennazio O. Octreotide in the treatment of bleeding due to angiodysplasia of the small intestine. Am J Gastroenterol 1993; 88: Van Cutsem E, Pissevaux H. Pharmacologic therapy of arteriovenous malformations. Gastrointest Enbdosc Clin North Am 1996; 6: Ress AM, Benacci JC, Sarr MG. Efficacy of intraoperative enteroscopy in diagnosis and prevention of recurrent, occult gastrointestinal bleeding. Am J Surg 1992; 163: GG 181

GİS KANAMALARI. Prof.Dr.Tayfun KARAHASANOĞLU

GİS KANAMALARI. Prof.Dr.Tayfun KARAHASANOĞLU GİS KANAMALARI Prof.Dr.Tayfun KARAHASANOĞLU Ekim 2006 ÜST GİS KANAMASI GİS kanamalarının % 80 i Treitz ligamanının proksimali ETYOLOJİ Peptik ülser hastalığı Varisler Mallory-Weiss Eroziv gastrit Tümörler

Detaylı

Gastrointestinal Sistem Kanamaları. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Gastrointestinal Sistem Kanamaları. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Gastrointestinal Sistem Kanamaları Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Etyoloji Klinik Üst GIS kanamaları Alt GIS kanamaları Tanı Tedavi Tanım Treitz

Detaylı

Gastrointestinal Kanamalar. Doç. Dr. Mehtap Bulut UÜTF Acil Tıp AD Bursa

Gastrointestinal Kanamalar. Doç. Dr. Mehtap Bulut UÜTF Acil Tıp AD Bursa Gastrointestinal Kanamalar Doç. Dr. Mehtap Bulut UÜTF Acil Tıp AD Bursa Giriş Gastrointestinal sistem (GİS) kanamaları acil servislere en sık başvuru nedenlerinden biridir. Mortalite oranı %10 Üst GİS

Detaylı

GİS KANAMALAR. Prof. Dr. M. Murat Tuncer İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İçHastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı

GİS KANAMALAR. Prof. Dr. M. Murat Tuncer İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İçHastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı GİS KANAMALAR Prof. Dr. M. Murat Tuncer İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İçHastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı HEMATEMEZ-MELENA MELENA-HEMATOKEZYA CTF-GASTROENTEROLOJ GASTROENTEROLOJİ BİLİM

Detaylı

Sebebi bulunamayan gastrointestinal kanama (SBGİK),

Sebebi bulunamayan gastrointestinal kanama (SBGİK), güncel gastroenteroloji 15/3 Sebebi Bulunamayan Gastrointestinal Kanamalarda Kapsül Endoskopinin Rolü Fatma Ebru AKIN, Osman ERSOY Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği, Ankara

Detaylı

Sebebi belli olmayan gastrointestinal kanamalı hastaya yaklaşım

Sebebi belli olmayan gastrointestinal kanamalı hastaya yaklaşım 1 SEBEBĐ BELLĐ OLMAYAN GASTROĐNTESTĐNAL KANAMA Prof.Dr.Ahmet Dobrucalı Klinik olarak gözlemlenen bir gastrointestinal sistem (GĐS) kanamasında özofagogastroduodenoskopi ve kolonoskopi gibi bilinen klasik

Detaylı

Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL

Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL İdeal Bariatrik Cerrahi Kriterleri Ne Olmalıdır? 1. Düşük komplikasyon riski olmalı 2. Etkili kilo kaybı olmalı 3. Teknik olarak kolay uygulanabilmeli

Detaylı

07.04.2012 GIS KANAMALARINDA GÜNCEL TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ ETYOLOJİ TANI GİRİŞ. Üst GIS kanamaları. İnflamatuar barsak hastalıkları

07.04.2012 GIS KANAMALARINDA GÜNCEL TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ ETYOLOJİ TANI GİRİŞ. Üst GIS kanamaları. İnflamatuar barsak hastalıkları GİRİŞ GIS KANAMALARINDA GÜNCEL TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr.Selcan ENVER DİNÇ 27.12.2011 AÜTF ACİL TIP AD GİS kanamaları acil serviste erken konsultasyon ve yatış gerektiren sık karşılaşılan problemlerden

Detaylı

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenim hedefleri Mezenterik vasküler olay şüphesi ile gelen hastayı değerlendirmede kullanılan

Detaylı

Non-palpabl meme lezyonlarında cerrahi yaklaşım

Non-palpabl meme lezyonlarında cerrahi yaklaşım İstanbul Üniversitesi İstanbul Cerrahi Derneği Toplantısı 7 Kasım 2012 Non-palpabl meme lezyonlarında cerrahi yaklaşım Dr. Fatih AYDOĞAN Meme Hastalıkları Servisi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Cerrahpaşa

Detaylı

Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş

Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği Giriş

Detaylı

RUTİN KOLONOSKOPİK İNCELEMEDE TERMİNAL İLEUM BULGULARI VE SIKLIĞI

RUTİN KOLONOSKOPİK İNCELEMEDE TERMİNAL İLEUM BULGULARI VE SIKLIĞI RUTİN KOLONOSKOPİK İNCELEMEDE TERMİNAL İLEUM BULGULARI VE SIKLIĞI Hemşire, Songül Gültekin, Endoskopi, 544 44 37, songul.gultekin@acibadem.com.tr Eğitim ve Gelişim Hemşiresi, Aysun Çakır, 544 45 25,aysunca@acibadem.com.tr

Detaylı

DÖNEM 4 -GENEL CERRAHİ ( CTB 402) 1. HAFTA 15-19 EYLÜL 2014 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA

DÖNEM 4 -GENEL CERRAHİ ( CTB 402) 1. HAFTA 15-19 EYLÜL 2014 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA DÖNEM -GENEL CERRAHİ ( CTB 0). HAFTA -9 EYLÜL 0 Prof.Dr.Hasan Kaplan.00 Küçük Cerrahi Girişimler ( Minor surgical interventions) Prof.Dr.Hasan Kaplan Akut Karın (Acute abdomen) Akut pankreatit (Acute pancreatitit)

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM IV Entegre Cerrahi Bilimler Stajı Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem 4 Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Fatih Köksal BİNNETOĞLU Yrd. Doç.

Detaylı

Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara

Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Olgu 1 28 yaşında erkek Ortopedi

Detaylı

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın

Detaylı

Varis dışı üst gastrointestinal sistem kanamalı hastalarda endoskopik klip uygulamalarımız

Varis dışı üst gastrointestinal sistem kanamalı hastalarda endoskopik klip uygulamalarımız ÖZGÜN ARAŞTIRMA Varis dışı üst gastrointestinal sistem kanamalı hastalarda endoskopik klip uygulamalarımız Endoscopic clipping for non-variceal upper gastrointestinal bleeding Hüseyin KÖSEOĞLU, Fatma Ebru

Detaylı

RADYASYONA BAĞLI GEÇ BARSAK TOKSİSİTESİ VE TEDAVİSİ

RADYASYONA BAĞLI GEÇ BARSAK TOKSİSİTESİ VE TEDAVİSİ RADYASYONA BAĞLI GEÇ BARSAK TOKSİSİTESİ VE TEDAVİSİ Dr. MERİÇ ŞENGÖZ Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabiim Dalı İstanbul UKK KURSU 20 Nisan 2005, Antalya BAŞLIKLAR GENEL BİLGİLER,

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

ÜST GASTROİNTESTİNAL SİSTEM KANAMALARINDA TEDAVİ YÖNTEMLERİ

ÜST GASTROİNTESTİNAL SİSTEM KANAMALARINDA TEDAVİ YÖNTEMLERİ ÜST GASTROİNTESTİNAL SİSTEM KANAMALARINDA TEDAVİ YÖNTEMLERİ Hemşire Çiseli ALTUNTAŞ Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endoskopi Ünitesi 29.04.2016 Tanım Sunu Planı Prognoz

Detaylı

ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ

ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ DR GÜRHAN SAKMAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ DR GÜRHAN

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

Dicle Tıp Dergisi 2011; 38 (2): 155-159

Dicle Tıp Dergisi 2011; 38 (2): 155-159 Dicle Tıp Dergisi 2011; 38 (2): 155-159 Dicle Medical Journal Z. A. Çetinkaya ve ark. DEA da GİS endoskopi doi: sonuçları 10.5798/diclemedj.0921.2011.02.0006 155 ÖZGÜN ARAŞTIRMA / ORIGINAL ARTICLE Demir

Detaylı

TANIM Orofarinks ile anüs arasından kaynaklanan kanamalar. Gastrointestinal kanamalar tek başına bir hastalık değil, kanamaya neden olan hastalığın semptomudur. ÜST GĐS: Farinks, Özofagus, Mide, Duodenum

Detaylı

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son

Detaylı

KRONİK PANKREATİTTE AĞRI YÖNETİMİ VE KANSER TARAMASI

KRONİK PANKREATİTTE AĞRI YÖNETİMİ VE KANSER TARAMASI KRONİK PANKREATİTTE AĞRI YÖNETİMİ VE KANSER TARAMASI DR.ORHAN KOCAMAN KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ BAHÇELİEVLER MEDİKAL PARK HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ KLİNİĞİ AĞRININ TARİHÇESİ SUNU PLANI 1-)

Detaylı

Gastrointestinal Sistem Kanamaları

Gastrointestinal Sistem Kanamaları Gastrointestinal Sistem Kanamaları Dr. Şükrü GÜRBÜZ F.Ü. HASTANESİ ACİL TIP A.D. Erken başvuru ve yatış Mortalite %10 Tanı > tedavi Kkanlı kusma Kanlı dışkılama Hipovolemi Halsizlik Baş dönmesi Bayılma

Detaylı

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü 1 2 AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI İçerik Karın ağrısı olan hastanın akut apandisit olup olmadığını değerlendirmede kullandığımız testlerin değerliliği kullanımları tartışılacaktır

Detaylı

KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ

KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ KOLONOSKOPİ HAKKINDA ÖZET BİR REHBER OP. DR. ŞABAN BEYAZPINAR GENEL CERRAHİ UZMANI www.cerrahiklinik.com BU SUNUMDA KULLANILAN VERİLER, 2004 YILINDA YAPILAN DÜNYA CERRAHLAR

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer

Detaylı

GASTROİNTESTİNAL KANAMALARA YAKLAŞIM DR.EVREN EKİNGEN MART-2014 ELAZIĞ EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ

GASTROİNTESTİNAL KANAMALARA YAKLAŞIM DR.EVREN EKİNGEN MART-2014 ELAZIĞ EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ GASTROİNTESTİNAL KANAMALARA YAKLAŞIM DR.EVREN EKİNGEN MART-2014 ELAZIĞ EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ TANIM Gastrointestinal kanamaları; ağızdan rektuma kadar sindirim kanalında görülen kanamalar Treitz ligamenti

Detaylı

Varis Dışı Üst Gastrointestinal Sistem Kanamalı 524 Olgunun Değerlendirilmesi

Varis Dışı Üst Gastrointestinal Sistem Kanamalı 524 Olgunun Değerlendirilmesi İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 15 (2) 93-98 (2008) Varis Dışı Üst Gastrointestinal Sistem Kanamalı 524 Olgunun Değerlendirilmesi Fehmi Ateş, Melih Karıncaoğlu, Murat Aladağ İnönü Üniversitesi

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı

Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı Portal Hipertansiyon Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 GİS Dalak Portal Ven Karaciğer Hepatik Ven Hepatik Arter Portal Hipertansiyonun Tanımı Portal hipertansiyon:

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

Sayın Meslektaşlarımız,

Sayın Meslektaşlarımız, 1 Sayın Meslektaşlarımız, Hepato Bilio Pankreatoloji Derneği tarafından 27 Nisan 01 Mayıs 2016 tarihleri arasında Antalya Gloria Hotel de düzenlenecek olan 13.Ulusal Hepato Gastroenteroloji Kongresi &

Detaylı

Akut Gastrointestinal Kanamalı Hastalarda Başlangıç Değerlendirmesi ve Tedavisi

Akut Gastrointestinal Kanamalı Hastalarda Başlangıç Değerlendirmesi ve Tedavisi AKUT GASTROİNTESTİNAL SİSTEM KANAMALARI Her yıl 170/100.000 erişkin Gastrointestinal sistem (GİS) kanama tanısı alıp yoğun bakıma kabul edilmektedir. GİS kanamalı hastaların yaklaşık yarısı 60 yaş üzerindedir.

Detaylı

Meckel Divertikülüne Ba l Gastrointestinal Kaynakl Gizli Kanama: Y ld r c Bir Problem: Olgu Sunumu

Meckel Divertikülüne Ba l Gastrointestinal Kaynakl Gizli Kanama: Y ld r c Bir Problem: Olgu Sunumu OLGU SUNUMU & Hastal klar Dergisi Journal of Diseases of the Colon and Rectum Meckel Divertikülüne Ba l Gastrointestinal Kaynakl Gizli Kanama: Y ld r c Bir Problem: Olgu Sunumu Obscure Gastrointestinal

Detaylı

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR GENEL CERRAHİ 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma Cerrahi Anamnez Y. TATKAN Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri intern semineri 2. GÜN 08.00-10.00

Detaylı

Alt GİS Kanamaların Klinik Belirtileri

Alt GİS Kanamaların Klinik Belirtileri Rektum yolu ile kan kaybeden hastalarda, yani kanamanın kaynağının üst gastrointestinal sistem (GİS) olmadığı hallerde alt GİS kanamadan söz edilir. Genel olarak üst GİS kanamaları Treitz ligamanın daha

Detaylı

Olgu Sunumu Crohn Hastalığı. Prof. Dr. Orhan ÖZGÜR KTÜ Tıp Fakültesi Gastroenteroloji BD Trabzon 1

Olgu Sunumu Crohn Hastalığı. Prof. Dr. Orhan ÖZGÜR KTÜ Tıp Fakültesi Gastroenteroloji BD Trabzon 1 Olgu Sunumu Crohn Hastalığı Prof. Dr. Orhan ÖZGÜR KTÜ Tıp Fakültesi Gastroenteroloji BD Trabzon 1 F.Ş. 46 2/12/2007 Karın ağrısı Yaklaşık 5 yıl önce dış merkezde Ülseratif Kolit tanısı konulan hasta polikliniğimize

Detaylı

Informazioni sullo screening intestinale. www.bowelscreeningwales.org.uk

Informazioni sullo screening intestinale. www.bowelscreeningwales.org.uk Informazioni sullo screening intestinale 1 www.bowelscreeningwales.org.uk Bağırsak Taraması Açıklaması Bu broşür size Galler de bağırsak taraması hakkında bilgi vermektedir. Ayrıntılı bilgi www.bowelscreeningwales.org.uk

Detaylı

ZOLLİNGER ELLİSON SENDROMU

ZOLLİNGER ELLİSON SENDROMU ZOLLİNGER ELLİSON SENDROMU ZE sendromu; Pankreas veya oniki parmak bağırsağındaki tümör nedeniyle ortaya çıkan inatçı mide ülseri dir. Bu tümörlerden salgılanan gastrin hormonu nedeniyle mide asiditesi

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI Firuz Gachayev 1, İsmail Cem Sormaz 1, Yalın İşcan 1, Arzu Poyanlı 2, Fatih Tunca 1, Yasemin Giles

Detaylı

Interventi di screening per i tumori intestinali in Galles

Interventi di screening per i tumori intestinali in Galles Interventi di screening per i tumori intestinali in Galles 3 www.bowelscreeningwales.org.uk Galler de yapılan Bağırsak Taraması nı Anlamak Bağırsak kanseri taraması neden yapılmalı? Bağırsak taraması bağırsak

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil Koruma)

Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil Koruma) .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Kanama ve Tromboza E ilim Sempozyum Dizisi No: 36 Kas m 2003; s. 185-189 Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil

Detaylı

Varis ve Malignite Dışı Üst Gastrointestinal Sistem Kanamalarının Değerlendirilmesi

Varis ve Malignite Dışı Üst Gastrointestinal Sistem Kanamalarının Değerlendirilmesi Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 30 (2) 87-91, 2004 ORİJİNAL YAZI Varis ve Malignite Dışı Üst Gastrointestinal Sistem Kanamalarının Değerlendirilmesi Selim GÜREL *, Oya İMADOĞLU ** * ** Uludağ

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Kolon tümörlü olguların %40-50 sinde karaciğer metastazı gelişir ; % 15-25 senkron (primer tm ile /

Detaylı

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Kısa Kitaplar, Sunumlar.. Almanların yemek kitabı Amerikalıların tarihi Onkologların

Detaylı

Fatma Burcu BELEN BEYANI

Fatma Burcu BELEN BEYANI 10.Pediatrik Hematoloji Kongresi Araştırma Destekleri/ Baş Araştırıcı Çalıştığı Firma (lar) Danışman Olduğu Firma (lar) Hisse Senedi Ortaklığı Fatma Burcu BELEN BEYANI Sunumum ile ilgili çıkar çatışmam

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

AKUT GASTROİNTESTİNAL SİSTEM KANAMALARI. Yrd. Doç. Dr. Zülfü ARIKANOĞLU Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi A.D.

AKUT GASTROİNTESTİNAL SİSTEM KANAMALARI. Yrd. Doç. Dr. Zülfü ARIKANOĞLU Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi A.D. AKUT GASTROİNTESTİNAL SİSTEM KANAMALARI Yrd. Doç. Dr. Zülfü ARIKANOĞLU Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi A.D. Her yıl 170/100.000 erişkin Gastrointestinal sistem (GİS) kanama tanısı alıp yoğun

Detaylı

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR GENEL CERRAHİ 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma 10.00-10.45 Cerrahi Anamnez T.KÜÇÜKKARTALLAR 10.55-11.40 Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Derin İnfiltratif Endometriozis Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endometriozis Peritoneal Ovarian Derin infiltratif Anterior Mesane Posterior P1-Uterosakral ligament P2-Vajinal

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

GENEL CERRAHİ. 13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

GENEL CERRAHİ. 13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma Cerrahi Anamnez Y. TATKAN 10.55-11.40 Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri intern semineri 2. GÜN 08.00-10.00

Detaylı

SURGICAL DISORDERS AND INVASIVE PROCEDURES BLOCK SURGICAL DISORDERS in ADULTH - PROGRAM 1 (FIRST WEEK) MONDAY TUESDAY WEDNESDAY THURSDAY FRIDAY

SURGICAL DISORDERS AND INVASIVE PROCEDURES BLOCK SURGICAL DISORDERS in ADULTH - PROGRAM 1 (FIRST WEEK) MONDAY TUESDAY WEDNESDAY THURSDAY FRIDAY SURGICAL DISORDERS in ADULTH - PROGRAM 1 (FIRST WEEK) Introduction and orientation Akut apandisit Patoloji Onkoloji Radyasyon onkolojisi Diagnostic procedures Radyolojik görüntüleme, patoloji veya klinik

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Apandisit; Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Dr. Selcan ENVER DİNÇ ACİL TIP ABD. 09.03.2010 Acil servise başvuran karın ağrılı hastalarda en sık konulan tanılardan bir tanesidir. Apandektomi dünya genelinde

Detaylı

Üst Gastrointestinal Sistem Kanaması Nedeniyle Takip Edilen Hastaların Geriye Dönük İncelenmesi

Üst Gastrointestinal Sistem Kanaması Nedeniyle Takip Edilen Hastaların Geriye Dönük İncelenmesi Araştırma Makalesi / Research Article doi: 10.5505/sakaryamj.2015.66933 Üst Gastrointestinal Sistem Kanaması Nedeniyle Takip Edilen Hastaların Geriye Dönük İncelenmesi Evaluation Of Patients With Upper

Detaylı

Prof. Dr. Tanju ÖZKA Uludað Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Anabilim Dalý Pediatrik Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalý, Bursa Çocuk gastroenteroloji polikliniklerine

Detaylı

Gastrointestinal Kanamalar

Gastrointestinal Kanamalar .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri ç Hastal klar nda Aciller Sempozyum Dizisi No: 29 Mart 2002; s. 181-190 Gastrointestinal Kanamalar Prof. Dr. Hülya Uzunismail Gastrointestinal

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

T.C. BÜLENT ECEVĠT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ 2015-2016 ÖĞRETĠM YILI DÖNEM IV GENEL CERRAHĠ STAJ PROGRAMI. Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu

T.C. BÜLENT ECEVĠT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ 2015-2016 ÖĞRETĠM YILI DÖNEM IV GENEL CERRAHĠ STAJ PROGRAMI. Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu T.C. BÜLENT ECEVĠT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ 2015-2016 ÖĞRETĠM YILI DÖNEM IV GENEL CERRAHĠ STAJ PROGRAMI Dekan Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Ferruh Niyazi Ayoğlu Prof. Dr.

Detaylı

RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi

RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi, Nefroloji Bilim Dalı Renal arter stenozu Anatomik bir tanı Asemptomatik Renovasküler hipertansiyon

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

Gaitada gizli kan pozitifliği yalnızca kolon-rektum patolojileri ile açıklanabilir mi? Ulusal Kanser Sempozyumu Ankara 2014

Gaitada gizli kan pozitifliği yalnızca kolon-rektum patolojileri ile açıklanabilir mi? Ulusal Kanser Sempozyumu Ankara 2014 Gaitada gizli kan pozitifliği yalnızca kolon-rektum patolojileri ile açıklanabilir mi? Ulusal Kanser Sempozyumu Ankara 2014 Seher Civcik 1, Mehmet Ali Eryılmaz 2, Ayşe Kara 1, Atiye Odabaş 1, Tuba Uca

Detaylı

Gastrointestinal Kanamanın Cerrahi Yönetimi

Gastrointestinal Kanamanın Cerrahi Yönetimi Gastrointestinal Kanamanın Cerrahi Yönetimi M. Bülent TIRNAKSIZ*, Kaya YORGANCI* * Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, ANKARA The Management of Gastrointestinal Bleeding

Detaylı

Üst G S kanamaları, özofagusun üst kısmı ile

Üst G S kanamaları, özofagusun üst kısmı ile Güncel Gastroenteroloji Akut Üst Gastrointestinal Sistem Kanamalar Emine UYSAL Ankara Üniversitesi T p Fakültesi, Endoskopi Ünitesi, Ankara Üst G S kanamaları, özofagusun üst kısmı ile Treitz ligamanı

Detaylı

Doripenem: Klinik Uygulamadaki Yeri

Doripenem: Klinik Uygulamadaki Yeri Doripenem: Klinik Uygulamadaki Yeri Prof. Dr. Haluk ERAKSOY İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Yeni Antimikrobik Sayısı Azalmaktadır

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1

SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1 SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1 HEMOROİD - BASUR HAZIRLAYAN: OP. DR. ŞABAN BEYAZPINAR ANA SAYFAYA DÖN 1 GİRİŞ Sağlıklı bir toplum olmak. Sağlıklı karar vermeyi sağlamak ve yanlış yapmamak. Bilgilerimizin doğruluğunu

Detaylı

Ripetizione del test di screening per i tumori intestinali

Ripetizione del test di screening per i tumori intestinali Ripetizione del test di screening per i tumori intestinali 6 www.bowelscreeningwales.org.uk Bağırsak Tarama Testi nin Tekrarı Bu broşür belirsiz sonuç nedeniyle bağırsak tarama testini tekrarlaması istenen

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

KULLANMA TALİMATI SOMATOSTATİN EUMEDICA 250 µg i.v. İnfüzyon için Liyofilize Toz içeren Flakon Damardan uygulanır. Etkin madde: Her flakonda etkin madde olarak, 250 µg somatostatine eşdeğer miktarda hidratlanmış

Detaylı

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR?

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR? DERS : KONU : MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KAN VE KAN ÜRÜNLERİ TRANSFÜZYONU 1.) Kanın en önemli görevini yazın : 2.) Kan transfüzyonunu tanımlayın : 3.) Kanın içinde dolaştığı damar çeşitlerini yazın : 4.)

Detaylı

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ RESİRKÜLASYON NEDİR? Diyaliz esnasında, diyaliz olmuş kanın periferik kapiller dolaşıma ulaşmadan arter iğnesinden geçen

Detaylı

MEME KANSERİ TARAMASI

MEME KANSERİ TARAMASI MEME KANSERİ TARAMASI Meme Kanseri Taramanızı Yaptırdınız Mı? MEME KANSERİ TARAMASI NE DEMEKTİR? Kadınlarda görülen kanserlerin %33 ü ve kansere bağlı ölümlerin de %20 si meme kanserine bağlıdır. Meme

Detaylı

Dr. Gökhan Özyiğit Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

Dr. Gökhan Özyiğit Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Dr. Gökhan Özyiğit Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı SBRT Endikasyonları Tedavi öncesi endikasyon değerlendirilmesi Cerrahi, Brakiterapi ve eksternal RT seçenekleri

Detaylı

Hiatal Herniler Tanım Hiatal herni, diyafragmanın özefageal hiatusunda herhangi bir organın anormal protrüzyonu olarak tanımlanmaktadır.

Hiatal Herniler Tanım Hiatal herni, diyafragmanın özefageal hiatusunda herhangi bir organın anormal protrüzyonu olarak tanımlanmaktadır. Hiatal Herniler Tanım Hiatal herni, diyafragmanın özefageal hiatusunda herhangi bir organın anormal protrüzyonu olarak tanımlanmaktadır. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Ersin

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/4 GİRİŞİMSEL RADYOLOJİK TETKİKLER İÇİN HASTA BİLGİLENDİRME VE RIZA FORMU Ünitenin Adı : Hastanın Adı ve Soyadı : Protokol No : Girişimsel radyolojideki işlemler; görüntüleme kılavuzluğunda cerrahiye

Detaylı

İntestinal Obstrüksiyonun Radyolojik Olarak Değerlendirilmesi. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

İntestinal Obstrüksiyonun Radyolojik Olarak Değerlendirilmesi. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul İntestinal Obstrüksiyonun Radyolojik Olarak Değerlendirilmesi Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenim hedefleri İntestinal obstrüksiyonunun radyolojik bulgularını öğrenmek İntestinal

Detaylı

Fibrilasyonun Cerrahi Tedavisi

Fibrilasyonun Cerrahi Tedavisi Atriyal Fibrilasyonun Cerrahi Tedavisi IGK Akademisi Toplantısı 10 Haziran 2011 Prof. Dr.Belhhan Akpınar Florence Nightingale Hastanesi Şişli-Istanbul AF ve Kardiyak Cerrahi girişimler Mitral cerrahisi

Detaylı

YENİ ORAL ANTİKOAGÜLANLAR PROF. DR. TUFAN TÜKEK

YENİ ORAL ANTİKOAGÜLANLAR PROF. DR. TUFAN TÜKEK YENİ ORAL ANTİKOAGÜLANLAR PROF. DR. TUFAN TÜKEK İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ABD Varfarin etkinliğinin kanıtlanmış olmasına rağmen suboptimal ve düşük kullanım oranı nedeniyle yeni oral antikoagülan

Detaylı

Çölyak Hastalığı Serolojik Tanısı DR. BURÇİN ŞENER

Çölyak Hastalığı Serolojik Tanısı DR. BURÇİN ŞENER Çölyak Hastalığı Serolojik Tanısı DR. BURÇİN ŞENER HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ AD 1 Glutene duyarlı enteropati Çölyak hastalığı Gluten-intoleransı 2 Çölyak hastalığı nedir?

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Doğu Asya Cerrahi D2 sonrası oral floropirimidin bazlı adjuvan tedavi Avrupa Perioperatif kemoterapi (neoadjuvan ve adjuvan) Amerika Adjuvan kemoradyoterapi Surg Oncol

Detaylı

.Laparoskobik Cerrahi, Proktoloji, Endoskopi

.Laparoskobik Cerrahi, Proktoloji, Endoskopi OP. DR.MEHMET YILDIZ Doğum Yeri : Rize Doğum Tarihi : 21.11.1961 Lise : Kabataş Erkek Lisesi Lisans : GATA As. Tıp Fakültesi(1986) Uzmanlık Yabancı Dil : GATA Genel Cerrahi A.B.D.(1993) : İngilizce MESLEKİ

Detaylı

EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA

EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA 1. vaka S.P ERKEK 1982 DOĞUMLU YUTMA GÜÇLÜĞÜ ŞİKAYETİ MEVCUT DIŞ MERKEZDE YAPILAN ÖGD SONUCU SQUAMOZ HÜCRELİ CA TANISI ALMIŞ TEKRARLANAN

Detaylı

Robotik Cerrahi? Laparoskopi?

Robotik Cerrahi? Laparoskopi? Robotik Cerrahi? Laparoskopi? Dr. Korhan Taviloğlu Genel Cerrahi Profesörü Şişli ve Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi www.taviloglu.com www.robotcerrahisi.com www.genelcerrah.com www.drtaviloglu.tv

Detaylı

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM NE YAKLAŞIM Prof. Dr. Sibel Güldiken TÜTF, İç Hastalıkları AD, Endokrinoloji BD PREVALANSI Palpasyon ile %3-8 Otopsi serilerinde %50 US ile incelemelerde %30-70 Yaş ilerledikçe sıklık artmakta Kadınlarda

Detaylı

Doç. Dr. Ali Tamer, 1 Dr. Esin Korkut, 2 Dr. U ur Korkmaz, 3 1

Doç. Dr. Ali Tamer, 1 Dr. Esin Korkut, 2 Dr. U ur Korkmaz, 3 1 Doç. Dr. Ali Tamer, 1 Dr. Esin Korkut, 2 Dr. U ur Korkmaz, 3 1 Sakarya E itim Araflt rma Hastanesi, ç Hastal klar Klini i, Sakarya 2 Düzce Üniversitesi T p Fakültesi, Gastroenteroloji BD, Düzce 3 Düzce

Detaylı

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ

Detaylı

DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI

DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI Dr. Fatih YANAR İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Periferik Damar Cerrahisi 2.Ulusal Diyabetik Ayak İnfeksiyonları Sempozyumu

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı