Babam ve Oğlum Filmi nin Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin Temel Kavramları Açısından Değerlendirilmesi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Babam ve Oğlum Filmi nin Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin Temel Kavramları Açısından Değerlendirilmesi"

Transkript

1 Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri Educational Sciences: Theory & Practice - 13(1) Kış/Winter Eğitim Danışmanlığı ve Araştırmaları İletişim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. Babam ve Oğlum Filmi nin Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin Temel Kavramları Açısından Değerlendirilmesi Tülin ACAR a Hacettepe Üniversitesi Nilüfer VOLTAN-ACAR b Hacettepe Üniversitesi Öz Bu çalışmada, Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin temel kavramlarının açıklanması ayrıca Babam ve Oğlum Filminde bu kavramların yer aldığı sahnelerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmada öncelikle Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin temel kavramları olan benliğin farklılaşması, üçgenler/üçgen oluşturma, çekirdek ailenin duygusal sistemi, aile yansıtma süreci, duygusal geri çekilme, kuşaklararası geçiş süreci, kardeş durumu, toplumsal gerileme ve söz konusu terapide bir teknik olarak kullanılan genogram açıklanmıştır. Ardından filme konu olan ailenin daha iyi anlaşılabilmesi için ailenin genogramı çizilmiş ve Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin temel kavramlarının olduğu onaltı sahne değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, aile analizine temel olan Deniz in baba tarafına ait üçüncü kuşak ailesinin genel olarak farklılaşma düzeyi düşük bireylerden oluştuğu söylenebilir. Buna ek olarak, üçüncü kuşak ailede, Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi ne ait üçgenler, çekirdek ailenin duygusal sistemi, duygusal geri çekilme, aile yansıtma süreci, benliğin farklılaşması, kuşaklararası geçiş süreci gibi kavramların bulunduğu ifade edilebilir. Sonuç olarak, Babam ve Oğlum filminin Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi açısından yorumlanmaya uygun olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler Çok kuşaklı/kuşaklararası Aile Terapisi, Babam ve Oğlum, Film, Aile Terapisi. Ailelerdeki sorunları ele alan ve ailelere yardım amaçlı oluşturulan aile terapisi bünyesinde birçok farklı yaklaşım bulunur. Bu yaklaşımlardan birisi de Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi dir. Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi ni ortaya koyan Murray Bowen yılları arasında yaşamıştır (Gladding, 2006). Murray ın aile sistemi kuramı, psikoanalitik kuram ve uygulamalardan evrimleşerek ayrılan, kuramsal/klinik bir modeldir. Corey (2008) bu kuramın zaman zaman Çok Kuşaklı Aile Terapisi olarak da adlandırıldığından söz eder. Murray Bowen ın aileyi bir bütün olarak ele alan aile sistem terapistlerinden birisi olduğunu söylemek mümkündür. Bowen ın aile terapisindeki temel kavramlardan biri yaşamaktan kaynaklı olarak bireyde sürekli kaygının olduğudur (Friedman, 1991 den akt., Gladding, 2006). Bu yaklaşıma göre, kaygı düşük seviyede olduğu zaman ailenin duygusal sistemi bundan etkilenmez, kaygının yüksek seviyede olması durumunda ise ailede bazı sorunlar ortaya çıkar (Gladding). Buradan harea b Sorumlu Yazar: Uzm. Tülin-ACAR Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında araştırma görevlisidir. Çalışma alanları arasında akran zorbalığı, psikolojik danışma süreci, psikolojik danışman eğitimi, mesleki rehberlik ve psikodrama yer almaktadır. İletişim: Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı, Beytepe, Ankara. Elektronik posta: gmail.com. Tel: /128 Dr. Nilüfer VOLTAN-ACAR Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı, Beytepe, Ankara.

2 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ ketle, Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nde aile sistemindeki kaygının terapinin odak noktalarından birisi olduğu söylenebilir. Çok kuşaklı/kuşaklararası Aile Terapisi nin diğer sistem aile terapilerinden ayrılan yönü, ailenin duygusal sistemini vurgulaması ve bu sistemin tarihçesini dikkate alması, birkaç kuşak önceki aile yaşantılarının da şimdiki aile dinamiklerini belirlemede etkisi olduğunu vurgulamasıdır (Sharf, 2008). Terapist, ailenin tarihçesine, hikâyesine odaklanmakla birlikte bugünü de dikkate alır (Gladding, 2006). Bu bağlamda, Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin psiko-analitik bir yönü olduğu düşünülebilir; çünkü kuramda geçmiş aile yaşantılarına ve ilişki örüntülerine önem verilir. Ancak; bu yapılırken salt geçmişin gücünü dikkate alarak değişim mümkün görülmez, anın gücüne de inanılır. Kuramda, ailelerin kendilerinden birkaç kuşak önceki aile üyelerinin psikolojik özelliklerini kendi ailelerine nasıl aktardıkları ve ailelerde etkileşimin bu durumdan nasıl etkilendiği ortaya konulur. Bowen ın kuşaklararası geçiş olarak tanımladığı bu etkileşimler, terapide aileyi değerlendirme açısından bir odak noktası oluşturur (Sharf, 2008). Ona göre, bir aileyi en iyi anlama yolu, aileyi üç kuşak öncesine kadar incelemekten geçer; çünkü kişiler arasında yaşanan ilişki biçimi, kuşaklar öncesinde yaşamış aile üyelerinin özellikleriyle ilişkilidir. Ailedeki değişim tüm aile üyeleriyle birlikte gerçekleşmelidir (Corey, 2005). Aslında aile, yapısı itibariyle bir bütünlük içinde anlam ifade eder. Dolayısıyla, değişimin de bütünden ayrı parçalarda aranmaması anlamlıdır. Ailenin yapısı itibariyle dinamik bir kavram olduğunu söylemek mümkündür. Aile üyelerinin birinde ya da birinin çevresinde olan bir değişim bütünü, öte yandan toplumda olan biten her tür değişim de aileyi etkiler. Ekolojik yaklaşım çerçevesinde düşünüldüğünde, bütün sistemlerin karşılıklı etkileşimde olduğu ifade edilebilir. Makro sistem bünyesinde ele alınabilecek medya, diziler, filmler aile yapısını, aile yapısı da bunları etkiler. Öyle ki; diziler, filmler ailece izlenebilecek ve izlenemeyecek kategorilerine ayrılır. Aileler kendilerinden, gerçek yaşamdan bir şeyler bulabildikleri programları, dizileri, filmleri benimserler. Bireylerden ailemizin dizisi, ailemizin sanatçısı gibi kavramları da duymak olasıdır. Bu söylemlere örnek verilebilecek bir film de Babam ve Oğlum filmidir. İzleyicileri çok derinden etkileyen, birçok izleyenin katarsis yaşamasını sağlayan Babam ve Oğlum filmi de Türk sinemasındaki önemli ve unutulmayacak filmler arasındaki yerini almıştır. Söz konusu film, Türkiye de kişi tarafından izlenerek, izleyici sınırını aşan nadir filmlerdendir (wikipedia.org, 2010) ve birçok ödüle lâyık görülmüştür. Filmin aldığı bazı ödüller şöyle sıralanabilir: 2006 Uluslararası İstanbul Film Festivali, en iyi film (Çağan Irmak), en iyi erkek oyuncu (Fikret Kuşkan), en iyi kadın oyuncu (Şerif Sezer); 38. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri, en iyi film, en iyi yönetmen (Çağan Irmak), en iyi senaryo (Çağan Irmak), en iyi kadın oyuncu (Hümeyra), en iyi erkek oyuncu (Çetin Tekindor), en iyi yardımcı kadın oyuncu (Şerif Sezer); 2005 Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği (ÇASOD), en iyi erkek oyuncu (Çetin Tekindor), 2006 Nuremberg Film Festivali (Almanya-Türkiye), en iyi film (Çağan Irmak); 2006 Dünya Film Müzikleri Ödülleri Dünya film müziği ödülü (Evanthia Reboutsika); Sadri Alışık Ödülleri, en iyi yardımcı kadın oyuncu (Özge Özberk) (wikipedia.org, 2011). Bunlara ek olarak film, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından verilen ödüllerde sinema dalındaki ödülleri almıştır (film.com.tr, 2011). Filme verilen çok sayıda ödüle bakıldığında, filmin başarılı bir yapıt olduğu ifade edilebilir. Senaristliğini ve yönetmenliğini Çağan Irmak ın yaptığı filmin konusu kısaca şöyledir: Ege deki çiftlikten gazetecilik okumak için ayrılan Sadık ın yıllar sonra oğluyla beraber yeniden çiftliğe dönüşü, 12 Eylül darbesinin arka plânıyla aktarılır. Sadık, Ege deki çiftlikten, üniversitede gazetecilik eğitimi için ayrılır. Oysa babası Hüseyin, onun ziraat mühendisliği okuyup çiftliğin idaresini eline almasını ister. Sadık, daha üniversite yıllarında politikayla aktif olarak ilgilenir. Bunu öğrenen babası Hüseyin, oğlunu evlatlıktan reddeder. Yetmişli yıllarda birçok siyasi olaya karışan Sadık ı daha zor günler bekler yılının 12 Eylül günü sabah erken saatlerde karısının doğum sancılarının tutmasıyla dışarı çıkan çift, hastaneye gitmek için araç bulamazlar; çünkü, ülkede askeri darbe gerçekleşir. Sadık ın karısı, doğum esnasında hayatını kaybeder; ancak çiftin oğlu küçük Deniz hayatta kalır. Gördüğü işkence ve yattığı hapisten sonra sağlığı bozulan Sadık, hastalığının ölümcül olduğunu anladığında Deniz i Ege deki çiftliğe, annesinin ve konuşmadığı babasının yanına götürmekten başka bir yol bulamaz. Çizgi romanlara ve onun büyülü dünyasına oldukça meraklı olan Deniz için küs teyze, traktör kullanan ve telsizle konuşan babaanne, bileğinden boğazına kadar bilezikle dolaşan gelin Hanife ve saf bir amca ile tanışmak, oldukça farklı bir deneyimdir. Sadık ve Hüseyin in geçmişle hesaplaşmaları ise oldukça sıkıntılı gelişmelere 38

3 ACAR, VOLTAN-ACAR / Babam ve Oğlum Filmi nin Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin Temel Kavramları... neden olur (wikipedia.org, 2010). Filmin özetinden de anlaşılacağı gibi, Babam ve Oğlum da üç kuşağın birbiriyle etkileşimi söz konusudur. Söz konusu film kuşak çatışmasını anlatan filmler arasında da değerlendirilmektedir (film.com.tr, 2010). Film eleştirmenler tarafından değerlendirildiğinde filmin seyirciyi yakaladığı, sağlam bir sinema dili kullandığı, filmdeki oyuncuların oldukça başarılı oldukları, filmin müziğinin başarılı olduğu, dikkat çekici ve görülmesi gereken bir film olduğu ifade edilmektedir (Vardar, 2008). Üstüner Wambach (2009) Babam ve Oğlum filmini travma sinema türü kategorisinde incelemiştir. Söz konusu araştırmada, 12 Eylül döneminde yaşananların temel oluşturduğu bir düzlemde bireysel travmaların ve acıların ön plâna çıktığından ve dikkate alınması gereken bir film olduğundan söz edilmektedir. Film, çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi bağlamında ele alındığında, kuşaklardan birinin tanık olduğu ve deneyimlediği bu tür travmatik bir olayın izlerinin sonraki kuşaklara da aktarılabileceği düşünülebilir. Geleneksel bir toplum olma özelliğinden dolayı Türkiye de Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi ile çalışmanın önemli olduğu düşünülmüştür. Bu nedenle, bu araştırmada Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin temel kavramları hakkında bilgi vererek, Babam ve Oğlum Filmini bu kavramlara göre değerlendirerek uygulayıcılara ışık tutacak bilgiler vermek amaçlanmıştır. Nitekim bazı araştırmacılar, ruh sağlığı meslek elemanları yetiştirme sürecinde kişilik kuramları, çocuk gelişimi, psikopatoloji (Paddock, Terranova ve Giles, 2001), çiftlerle psikolojik danışma kuramları (Shepard ve Brew, 2005), psikolojik danışma kuramları, psikolojik danışmada tanı, müdahale, etik (Toman ve Rak, 2000), çok kültürlü psikolojik danışma (Villalba ve Redmond, 2008) gibi konuların öğretiminde filmlerden yararlanılabileceğinden söz etmişlerdirler. Bu bağlamda, bu çalışmada Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin temel kavramları olan benliğin farklılaşması, üçgenler/üçgen oluşturma, çekirdek ailenin duygusal sistemi, aile yansıtma süreci, duygusal geri çekilme, kuşaklararası geçiş süreci, kardeş durumu ve toplumsal gerilemeden ve söz konusu aile terapisinde kullanılan bir teknik olan genogramdan kısaca söz edilmiştir. Filmde geçen aile üyelerinin birbirleriyle ilişkileri hakkında bilgi vermek amacıyla da Babam ve Oğlum filmindeki ailenin genogramı çizilmiştir. Ardından kavramların olduğu film sahneleri değerlendirilmiştir. Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin Temel Kavramları Aile terapisiyle ilgili olan kaynaklar incelendiğinde, Çok Kuşaklı/Kuşaklararası terapide ortak olarak sekiz kavramdan söz edildiği görülmüştür. Bunlar; benliğin farklılaşması (differantiation of self), üçgenler/üçgen oluşturma/ (triangles/triangulation), çekirdek ailenin duygusal sistemi (nuclear family emotional system), aile yansıtma süreci (family projection process), duygusal geri çekilme (emotional cut off), kuşaklararası geçiş süreci (multigenerational tranmission process), kardeş durumu (sibling position) ve toplumsal gerileme (societal regression) dir (Bitter, 2009; Gehart, 2010; Gladding, 2006; Goldenberg ve Goldenberg, 2008) dir. Aşağıda her bir kavrama ilişkin ayrıntılı bilgi verilmiştir. Benliğin Farklılaşması (Differantiation of Self): Bowen ın yaklaşımının mihenk taşı, bireyin hem düşünce ve duygularının ayrımı hem de onun başkalarından bağımsız olmasını içeren benliğin farklılaşması kavramıdır (Bitter, 2009; Corey, 2005). Farklılaşma, bireyin güçlü bir benlik duygusuna sahip olması ve başkalarının etkisinde kalmadan davranışlarını seçebilmesi yeteneğidir (Fenell ve Weinfold, 2003). Başka deyişle, benliğin farklılaşması bireyin kendisini değerli görmesi ve kendi seçimlerini yapabilmesini içerir. Bununla birlikte, benliğin farklılaşması bireylerin kendilerini ailelerinden duygusal ve bilişsel düzeyde de ayrı tutabilmeleri kabiliyetini içerir (Bowen, 1978 den akt., Gladding, 2006). Bireyin bilişsel süreçlerini duygusal süreçlerinden ayırabilmesi de benliğin farklılaşmasının net bir göstergesidir (Sharf, 2008). Bu açıklamalardan yola çıkarak, benliğin farklılaşması, bireyin duygu ve düşüncelerini birbirinden ayırması, güçlü bir benlik duygusuna sahip olması, kendi kararlarını başkalarının etkisinde kalmadan vermesi ve kararlarının sorumluluğunu alması, kendisinin ailesinden ayrı bir varlığı da olduğunu fark etmesi süreci olarak tanımlanabilir. Bowen (1965), bireyin farklılaşmasını bir doğru ile açıklar. Buna göre, bir durumu doğru biçimde değerlendirme boyutu olan otonominin bir uçta, bireyin aile üyelerinden uzak olsa bile onlara duygusal olarak bağımlılığının, bir başka deyişle, farklılaşmama (undifferentiated) nın diğer uçta olduğundan söz edilir (akt., Gladding, 2006). Bu ilişkilere iç içe geçme (fused) veya farklılaşmamış aile ego yığını (undifferentiated family ego mass) denilir (Bowen, 1965 ten akt., Gladding, 2006). Dolayısıyla farklılaşmayı bir derecelendirme doğrusu 39

4 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ olarak değerlendirmek, farklılaşma ve iç içe geçme gibi iki karşıt kavramın birbirleriyle ilişkili olduğunu bilmek gerekir. Bu aşamada farklılaşma düzeyi düşük ve yüksek bireylerden de söz etmekte fayda vardır. Farklılaşma düzeyleri düşük bireyler, gerçeklerle duyguları ayırt edemez, daha çok duygularına göre hareket ederler. Bu kişiler, enerjilerinin çoğunu aşkı/sevgiyi aramakla harcar, yaşamları onay almakla veya onay alamadıkları kişileri cezalandırmakla geçer, çok fazla duygusal ve fiziksel sorunlar yaşarlar. Ayrıca, bu bireylerin üretici ve amaç odaklı işlerle meşgul olmak için çok az enerjileri vardır (Fenell ve Weinfold, 2003). Buradan anlaşılacağı gibi farklılaşma düzeyi düşük olan bireylerin otonomileri de düşüktür. Sahte bene sahip olan bu kişiler kendilerinin farklılaşma düzeylerine yakın bireyleri eş olarak seçer ve onlarla iç içe geçerler (Bitter, 2009). Farklılaşma düzeyi yüksek bireyler ise, düşünce ve duygular arasındaki farkın bilincindedirler. Bu bireyler, duygu ve düşüncelerin her ikisine de yaşamlarında yer verir, fakat duygularının mantıksal süreçlerini yönlendirmesine izin vermezler. Farklılaşma düzeyleri yüksek bireylerin durumlar karşısındaki duruşları net olmakla birlikte yeni durumlara uyum sağlama özellikleri de vardır (Fenell ve Weinfold, 2003; Goldenberg ve Goldenberg, 2008). Özetle, farklılaşma düzeyi düşük kişilerin, aşırı duygusal ve kararlarını duygularına göre alan, başkalarına bağımlı, onay alma gereksinimleri yüksek kişiler oldukları düşünülebilir. Farklılaşma düzeyleri yüksek bireylerin ise, bu özelliklerin tam tersi özelliklere sahip oldukları ve esnek oldukları söylenebilir. Bireylerin farklılaşma düzeyleriyle bağlantılı olarak Bowen iki benlik tanımlamıştır (Fenell ve Weinfold, 2003; Sharf, 2008). Bunlardan ilki, tutarlı ben (solid self), diğeri ise sahte ben (pseudoself) dir. Söz konusu iki kavrama ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir. Tutarlı ben, değişen koşullara göre bireyin kendi kararlarıyla oluşan, başkalarının etkisinde kalmayan bendir (Fenell ve Weinhold, 2003). Tutarlı ben, dış etkilere karşı dayanıklı, seçimlerin sorumluluğunu kabul edendir. Tutarlı benin inancı ile yaşam ilkeleri birbiriyle tutarlıdır. Tutarlı ben yoğun kaygı karşısında inancına ve yaşam ilkelerine göre hareket eder (Bowen, 1981 den akt., Nazlı, 2003). Sahte ben ise, bireyin inançlarının, düşüncelerinin ve değerlerinin başkalarının etkisinde kalmasıyla oluşur (Fenell ve Weinfold). Sahte ben duygusal baskı altındadır, baskının etrafında yönlendirilir, dış etkilere dayanıksız olduğu gibi iç içe geçmeye de (fusion) neden olur (Bowen, 1981 den akt., Nazlı). Bu tanımlamalardan hareketle, tutarlı ben ile sahte ben i birbirinden ayıran özelliklerin bireyin bağdaşım içinde olup olmayışı ve davranışlarının sorumluluğunu alıp almayışı olduğu söylenebilir. Benliğin farklılaşması kavramından söz edilirken, bu kavramın karıştırılmaması gereken başka bir kavram vardır. Bitter (2009) tarafından bu kavram, bireyin ailenin merkezinden duygusal ve fiziksel şeklinde uzak olması olarak açıklanır. Bowen, çözülme-dağılmayı (disengagament) duygusal geri çekilme olarak adlandırır (Bitter). Sağlıklı bireyde bir aileye ait olduğu ve tek başına birey olduğu duygusu birlikte bulunur (Bitter). Kısacası, birey farklılaşma sürecini aileye aidiyet duygusunu kaybetmeden, onlarla birliktelik içinde tamamladığı takdirde sağlıklı olarak tanımlanır. Buna, aileyle birlikteyken bireyselliğini koruyabilmek denebilir. Özetle, benliğin farklılaşması bireyin bireyselleşmesi ve aile bağlarıyla bireyselliği arasında denge kurması anlamına gelir. Farklılaşma düzeyi yüksek kişilerin daha bağımsız olabildikleri, farklılaşma düzeyi düşük kişilerin bağımlı olma özelliği sergiledikleri düşünülebilir. Dolayısıyla, sağlıklı bir ailede, aile üyelerinin benliklerini diğer aile üyelerinden farklılaştırma özelliği gösterdikleri ifade edilebilir. Üçgenler (Triangles)/Üçgen Oluşturma (Triangulation): Üçgenler ve üçgenleri oluşturma Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin en önemli konusudur. Bowen (1976), üçgenleri en küçük sabit ilişki sistemi olarak tanımlar (akt., Goldenberg ve Goldenberg, 2008). İki kişilik sistemler durağan değildir, özellikle çatışma ve gerginlik durumunda kişiler ilişkilerindeki gerilimi azaltmak için üçüncü bir kişi arayışına girerler (Fenell ve Weinfold, 2003; Goldenberg ve Goldenberg; Prest ve Protinsky, 1993 ten akt., Nazlı, 2003; Sharf, 2008). Örneğin, iki kardeş çatışma yaşadıklarında, genellikle diğer bir kardeşin, ebeveynin/ebevenlerin veya bir arkadaşın bir tarafta yer alması için bu ilişkiye katılmasını sağlarlar. Üçüncü kişi tartışmanın bir parçası değildir, herhangi bir tarafta yer alabilir veya almayabilir. Üçüncü kişinin sadece varlığı bile ilişkiye bir durağanlık kazandırır (Fenell ve Weinfold). Öte yandan, üçüncü bir aile bireyini çatışmaya dâhil etmek her zaman ailedeki stresi azaltmaz. Stresin azalması, olaya dahil olan bireylerin farklılaşma seviyelerine göre değişebilir (Sharf, 2008). Bilindiği gibi, aileler dengelerini korumaya çalışmaktadırlar. Üçgenler de ailenin kaygı durumuyla baş etmede kullandığı fakat sürekli olması hâlinde sorunun çö- 40

5 ACAR, VOLTAN-ACAR / Babam ve Oğlum Filmi nin Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin Temel Kavramları... zümünü güçleştiren, geçici olarak kaygıyı azaltan yapılar olarak düşünülebilir. Üçgenler, kaygıyla baş etme amaçlı yapılar olsalar da, üçgene dâhil edilen kişinin davranışlarına göre de amaca ulaşılabilir veya ulaşılmayabilir. Üçgen oluşturma da, iki kişinin üçüncü kişiye yönelmesi anlamına gelen üçlü grup oluşturma süreci dir (Corey, 2005). Bir ailede iki kişi arasında bir stres olduğunda, bu kişiler gerilimi ve tansiyonu azaltmak için üçüncü bir kişiye ihtiyaç duyar ve onu ilişkilerine dâhil ederler. Buna üçgen oluşturma denir (Sharf, 2008). Ailelerde üçgen oluşturmaya örnek olarak, boşanmış ailelerde ebeveynlerin çocuklarını kendi taraflarına çekmeleri veya alkol ve uyuşturucu kullanımlarında eşe karşı üçüncü bir kişinin, bir arkadaşın, üçgene dâhil edilmesi düşünülebilir (Gehart, 2010). Ailelerde stres ya da gerilim olmadığında üçgenler oluşturulmaz; ancak bir stres olduğunda ailenin en az farklılaşmış üyesi gerilimi azaltmak için çatışmaya dâhil edilir. Üçgen oluşturma, aile üyeleri ile sınırlı olmayıp buna arkadaşlar, terapist veya akrabalar da dâhil edilebilir (Sharf). Görüldüğü gibi, üçgen oluşturma da bireylerin bir üçgene gitme çabasıdır. Bu süreç sadece aile üyeleriyle sınırlı olmayabilir. Genellikle ailedeki kaygı durumlarında başvurulmasına rağmen, üçgenlerin her zaman gerilimi azaltmadıkları belirtilmektedir. Kerr ve Bowen (1988) üçgenlerin dört olası çıktısından bahsederler. Bunlar; bir çiftin durağan ilişkisinin üçüncü bir kişinin katılımıyla değişken bir hâle dönüşmesi, bir çiftin durağan ilişkisinin üçüncü bir kişinin evden ayrılmasıyla bozulması, bir çiftin değişken ilişkisinin üçüncü bir kişinin katılımıyla sabitleşmesi, bir çiftin değişken ilişkisinin üçüncü bir kişinin ayrılmasıyla daha uyumlu hale dönüşmesidir (akt., Goldenberg ve Goldenberg, 2008). Bir aile üyesinin farklılaşma düzeyi arttıkça, o birey üçgenlere başvurmadan kaygısıyla daha etkili şekilde baş edebilir (Papero, 1995 ten akt., Goldenberg ve Goldenberg, 2008). Bazı üçgenler sağlıklı iken, bazıları sağlıksız olabilir. Üçgenlerin sağlıksız olduğu durumlarda, üçgenler, iki kişinin arasındaki gerginliğin üçüncü bir kişiye yansıtılmasıyla ortaya çıkan kaygıyla baş etmenin bir yoludur (Bowen Center, 2004 ten akt., Gladding, 2006). Kısacası, üçgenlerin genellikle ailelerde kaygıyla baş etme yolu olarak başvurulan bir yöntem olduğu söylenebilir. Buna karşın, üçgenlerin/üçgen oluşturmanın her zaman sonuçlarının olumlu olmadığını söylemek mümkündür. Üçgenler, kimi zaman ailede dengeyi geçici olarak sağlarken, kimi zaman ilişkilerdeki patolojiyi besleyebilir. Çekirdek Ailenin Duygusal Sistemi (Nuclear Family Emotional System): Çok Kuşaklı/Kuşaklararası aile terapistleri çevresel ve kültürel faktörlerden çok ailenin duygusal sistemine odaklanır ve ailedeki kuralları tanımayı amaçlar. Çekirdek ailenin duygusal sistemini odağa alan terapide, bireylerin bütün geçmiş yaşantılarına ve şimdilerine odaklanılır. Aile sistemi, bireyin davranışlarını, duygularını ve semptomlarını belirler. Bu nedenle, bireyi anlamak için onu içinde bulunduğu bütünlük içinde değerlendirmek gerekir (Gehart, 2010). Çekirdek ailenin duygusal sisteminin kuşaklararası bağlamı da bulunur. Aile sistemleri kuramcıları, bireylerin evlilik yaşantılarında ve diğer ilişkilerinde kendi ailelerinin etkisinin olduğunu, bu etkiyi kendi ailelerine ve çocuklarına da yansıttıklarını savunurlar. Söz konusu kurama göre, şimdiki aile problemlerini çözmenin en iyi yolu, bireylerin kendi aileleriyle olan etkileşim kalıplarını değiştirmektir. Birey değiştiğinde, kendisiyle duygusal etkileşimde bulunan diğer aile üyeleri de değişebilirler (McGoldrick ve Carter, 2001 den akt., Goldenberg ve Goldenberg, 2008). Kısacası Bowen ın ailenin geçmişiyle ilgilendiği kadar, geçmişte ortaya çıkan ve aileye ait olan duygusal sistemler ile şimdiki ailenin duygusal sistemine de odaklandığı düşünülebilir. Bir başka deyişle, her ailenin şimdisinde geçmiş aile yaşantılarının da etkisiyle bir duygu örüntüsü bulunur. Şimdiki ailedeki sorunları çözebilmek için aile üyelerinin önceki aileleriyle olan sorunlarını da gidermek gerekir. Çekirdek ailenin duygusal sisteminde kaygıyla baş etmede kullanılan dört özellik bulunur (akt., Fenell ve Weinfold, 2003): Duygusal Mesafe Koymak: Bireyler duygusal olarak birbirlerine tepkili olduklarında ve bu durumla baş etmede başarısız olduklarında, kendileri ve diğerleri arasına mesafe koyma eğilimindedirler. Bu mesafe koyma, çekirdek ailenin duygusal sürecinden kaçmak anlamına gelir ve mesafe koyma ortaya çıktığında birliktelik ihtiyacı başka ilişkilerle karşılanır. Evlilik Çatışması: Evlilik çatışmalarında eşler ihtiyaçlarını duygusal yakınlık ve duygusal mesafe koyma ile karşılarlar. Yoğun kızgınlık duygusu olduğunda, duygusal mesafe koyma; affetme olduğunda ise, duygusal yakınlık gerçekleşir. Bir Eşin İşlevsizliği: Çekirdek ailenin duygusal sisteminden kaygıyı çıkarmanın bir diğer yolu da eşlerden birinin diğerine uyum sağlamasıdır. Daha çok uyum sağlayan eşin benliği yok olur. 41

6 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ Çocuğa Yansıtma: Ebeveynler farklılaşma düzeylerinin düşük olmasını veya iç içe geçmenin fazla olmasını çocuk ya da çocuklarına yansıtabilirler. Geleneksel aile modellerinde anne ile belirlenmiş çocuk arasında bir iç içe geçme söz konusudur. Oysa baba ile çocuk arasında da bu tür bir ilişki ortaya çıkabilir. Çocuk zarar gördüğünde, ebeveynler dikkatlerini çocuğa yöneltir ve böylece kendi ailelerinden farklılaşma ile ilgili yaşadıkları endişeleri kaygıları göz ardı ederler, bu durum sorunların kaynağıdır. Bireylerin farklılaşma düzeylerinin de çekirdek ailenin duygusal sistemini etkilediği belirtilir. Sharf (2008), bir sistem olarak ailenin her bir üyesinin iyi bir biçimde farklılaşmaması durumunda, ailenin değişken ve dayanıksız olduğunu ifade eder. Bowen a göre, ailede farklılaşmanın düşük, bütünleşmenin yüksek olduğu oranda gerginlik, kaygı ve değişkenlik artar ve kaygıyla daha etkili başetme yöntemlerini bilmeyen aile çözümü çatışmada, uzaklaşmada, diğer eşin otoritesini sarsmada arar (Bowen, 1981 den akt., Nazlı, 2003; Goldenberg ve Goldenberg, 2008). Dolayısıyla, sağlıklı bir aile için istendik bir özellik olan benliğin farklılaşması, ailenin duygusal sistemini de olumlu ve yapıcı yönde etkiler. Aile Yansıtma Süreci (Family Projection Process): Aile yansıtma süreci, ebeveynlere ilişkin sorunların ve ebeveynlerin duygusal olarak olgulaşmamalarının çocuğa yöneltildiği, çocuğa yansıtıldığı duygusal üçgenlerle ilgili süreçtir (Bowen, 1985 ten akt., Gehart, 2010; Fenell ve Weinhold, 2003). Bu durum sonraki kuşakların farklılaşmalarının daha düşük düzeyde olmasına neden olur (Gehart). Ebeveynlerinin kaygılarına maruz kalan çocuklar, kalmayan kardeşlerine göre daha düşük düzeyde farklılaşma gösterirler (Gehart). Aile yansıtma sürecinin yapıldığı çocuklar sıklıkla fiziksel veya zihinsel engelli ya da psikolojik olarak korumasız çocuklardır. Aile yansıtma süreci anne-babaçocuk üçgeni içinde, ailedeki en zayıf çocuk üzerinden yürür (Goldenberg ve Goldenberg, 2008). Bu bilgilerden yola çıkarak, aile yansıtma sürecinin ebeveynlerin kendi olumsuz duygularını ailedeki en zayıf ve savunmaya muhtaç, farklılaşma düzeyi en düşük çocuğa yönelttikleri söylenebilir. Duygusal Geri Çekilme (Emotional Cut Off): Duygusal geri çekilme daha çok ebeveynlerle çocuklar arasında yaşanan, bireyin kaygısını yönetmek için diğer kişiyle duygusal olarak fazla ilgilenmemesidir. Duygusal geri çekilme, uzun süre birini görmemek, onunla konuşmamak şeklinde ortaya çıktığı gibi, ailedeki bazı zorunlu durumlarda bir araya gelindiğinde neredeyse hiç etkileşimde bulunmamak biçiminde de kendini gösterebilir (Gehart, 2010). Duygusal geri çekilmenin, kuşaklar arasında duyguların iç içe geçmesi problemini çözdüğü düşünülse de, aslında bu durum sadece süreci yavaşlatır (Anonymous, 1972 den akt., Fenell ve Weinhold, 2003). Çocuklar aile içerisinde çok fazla stres algıladıklarında, kendilerini duygusal olarak aileden ayrı tutabilirler. Duygusal geri çekilme, küçük çocuklarda ve ergenlerde etkileşimin aileyle kısa ve yüzeysel olması biçiminde kendisini gösterebilir. Kaygının ve duygusal bağımlılığın düzeyi arttıkça ailedeki çocuklar daha fazla duygusal geri çekilme yaşarlar (Sharf, 2008). Bu bilgiler ışığında, duygusal geri çekilmenin de temelinde kaygılı durumlar olduğu, bireyin kaygı verici durumlarla daha fazla karşı karşıya kalmamak için kendini geri çektiği durumları içerdiği söylenebilir. Bowen a göre, bireyin duygusal olarak kendisini ailesinden tamamen geri çekmesi, sıklıkla bireyin ebeveynlerinden biriyle veya her ikisiyle de yaşadığı çözülmemiş iç içe geçmeyle ebeveynlerle olan çözümlenememiş duygusal bağlanmayla baş etmenin bir yolu- verilen çaresiz ve aşırı çabanın bir göstergesidir (Goldenberg ve Goldenberg, 2008). Duygusal geri çekilme daha çok kaygının yüksek seviyede ve bağımlılığın olduğu ailelerde ortaya çıkar (Bowen, 1978 den akt., Goldenberg ve Goldenberg). Başka bir deyişle, farklılaşma düzeyinin yüksek olduğu ailelerde duygusal geri çekilmeye rastlamak pek mümkün değildir. Kuşaklararası Geçiş Süreci (Multigenerational Transmission Process): Kuşaklararası geçiş süreci, ailelerde stresle baş etme stratejilerinin ve yöntemlerinin kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır (Gladding, 2006). Kuşaklararası geçiş süreci, önceki kuşakların duygusal süreçlerinin şimdiki ailenin de duygusal sisteminde varlığını koruduğunu ifade eder (Friedman, 1991 den akt., Gehart, 2010). Örneğin; depresyonu olan bir büyükbaba büyükannenin işlerini etkilemekte, bu durum babayı, babanın bu durumu ise sonraki kuşak olan çocuğun psikolojik sağlığını etkiler (Sharf, 2008). Bu ifadelerden anlaşılacağı gibi, ailenin duygusal özellikleri sadece kendi koşullarından etkilenmez, önceki kuşağın izlerini de taşır. Kardeş Durumu (Sibling Position): Bowen, Toman in (1961) belirlediği doğum sırası ve kişilik özelliklerinden esinlenerek, kardeş durumunun çekirdek ailenin duygusal süreci üzerindeki etkisinden bahseder. Bu yaklaşımda, çocukların ailedeki doğum sıralarına göre, karakter özellikleri geliş- 42

7 ACAR, VOLTAN-ACAR / Babam ve Oğlum Filmi nin Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin Temel Kavramları... tirdikleri savunulur (Goldenberg ve Goldenberg, 2008). Bu hipoteze göre, en başarılı evlilikler en büyük kız veya erkek kardeşin, en küçük kız veya erkek kardeşle yaptıkları evliliklerdir. En başarısız evlilikler ise, erkek kardeşlerin en büyüğü ile kız kardeşlerin en büyüğü arasındaki evliliklerdir (Bitter, 2009). Kısacası, kardeş sırasının ve cinsiyetin bireylerin kişilik özelliklerini etkilemesi nedeniyle bireylerin aile yaşamlarını da etkileyebileceği düşünülebilir. Bowen, Toman ın bu teorisinin bilimselliğini kabul ederek, çocuğun ailenin duygusal sisteminde üstlendiği rolün böylelikle tahmin edilebileceğini belirtir. Bunun yanında, ailenin hangi özeliklerinin gelecek kuşaklara da yansıtılabileceğine değinilir (Bitter, 2009). Guerin (2002) ise kardeş sayısının ikiden fazla olması durumunda aile ile ilgili konularda çocukların üçgenler oluşturacaklarını ve kardeş bütünleşmesi faktör ünün (sibling cohesion factor) ortaya çıkabileceğini belirtir (akt., Bitter, 2009). Tüm bunlara rağmen, bireyin aile içindeki fonksiyonu önemlidir, bu gelecekteki davranışı ve beklentileri daha fazla şekillendirir (Goldenberg ve Goldenberg, 2008). Özetle, kardeş sırası, kardeş sayısı ve kardeşlerde cinsiyet konularının özellikle bireylerin sonraki aile yaşamlarında belirleyici bir rolü olduğu; fakat bireyin aile içindeki rolünün de sonraki aile yaşamında belirleyici olduğu söylenebilir. Toplumsal Gerileme (Societal Regression): Bowen, düşüncelerini toplumun duygusal işlevselliğine de geneller. Toplumların da aileler gibi farklılaşmaya, bireyselleşmeye karşıt bir güç oluşturduğu ifade edilir. Kronik kaygının olduğu koşullarda ve endişeli bir sosyal atmosferde birliktelik duygusunda bir artış ve bireyselleşmeye ulaşma çabalarına karşı koyma gibi bir eğilim olduğu belirtilir. Bowen a göre, bunun sonucunda rahatsızlıkta ve kaygıda bir artış yaşanır (Papero, 1990 dan akt., Goldenberg ve Goldenberg, 2008). Bowen a göre, bir toplum savaş, doğal afet, ekonomik kriz ve diğer travmalar sonucu kronik kaygı yaşadığında rasyonel kararlar vermektense duygusal temelli kararlar verir (Bowen, 1985) ve aileler gibi toplumun işlevselliği de geriler (akt., Gehart, 2010). Çok Kuşaklı/Kuşaklararası aile terapistleri, iyi bir toplumunun bir bütün olarak bireyselleşmeyi nasıl başardıkları konusunda aile üyelerinin farkındalık kazanmasını sağlar (Gladding, 2006). Çok Kuşaklı/ Kuşaklararası Aile Terapisi nin sistem yaklaşımlarından biri olduğundan daha önceden söz edilmiştir. Toplumdaki değişimler ve ailedeki değişimler karşılıklı etkileşim halindedir. Bu bağlamda, toplumdaki kaygı duygusal kararlar alınmasına neden olurken, bireylerin farklılaşmalarını da olumsuz yönde etkileyebilir. Dolayısıyla, toplumsal gerilemenin ortaya çıktığı durumlarda ailelerin de bu süreçten olumsuz etkileneceği düşünülebilir. Genogram Genogram, buraya kadar değinilen kavramların haricinde Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nde kullanılan bir tekniktir. Burada genograma değinilmesinin iki nedeni vardır. Birincisi, genogramın yaklaşımın önemli bir tekniği oluşudur. İkincisi ise, Babam ve Oğlum filmindeki karakterlerin ve aile ilişkilerinin okuyucular tarafından anlaşılmasını kolaylaştıracağı düşüncesidir. Genogram, ailelerinin şemasının çizildiği bir tekniktir. Bu şema aracılığıyla, aile bireylerinin yaşları, cinsiyetleri, evlilik tarihleri, ölüm tarihleri hakkında bilgi edinilebilir. Magnuson ve Shaw e (2003) göre, genogramlar aileler ve çiftlerle çalışılırken cinsellik, keder, alkolizm, gibi konularda ailedeki kaynakları belirlemek için de kullanılabilir (Sharf, 2008). Genogramlar hem bir değerlendirme hem de müdahale aracı olarak kullanılabilirler (Mcgoldrick, Gerson ve Petry, 2008 den akt., Gehart, 2010). Genogramlarda çeşitli semboller kullanılır. Genogramlarda erkekler kare ile gösterilirken, kadınlar yuvarlakla gösterilir. Aile üyelerinin yaşları çizilen şekillerin içine yazılır. Genogramı çizen kişi iki kez daire veya kare içine alınır. Aile üyelerinden en az üç kuşak öncesinin genogramını çizmeleri istenir. Her eşin ailesinin biyolojik, psikososyal özellikleri bu grafikten ortaya çıkarılır. İhtiyaç duyduğu takdirde terapist, aile üyelerinden genogramı çizerlerken din, iş, etnik köken, sosyoekonomik düzey, önemli yaşam olayları gibi bilgileri de isteyebilir (Goldenberg ve Goldenberg, 2008). Hatırlanacağı gibi, Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin temel varsayımlarından biri, bir ailenin tam olarak anlaşılabilmesi için en az üç kuşak öncesine ait bilgilere ulaşmanın gerekliliğidir. Bu bağlamda, genogramların hem bu bilgiyi terapiste vermesi açısından hem de şimdiki ailenin özelliklerine ilişkin birçok bilgiyi sunması açısından ekonomik ve işlevsel bir teknik olduğu söylenebilir. Babam ve Oğlum Filminin Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin Temel Kavramları Açısından Değerlendirilmesi Bu bölümde öncelikli olarak Babam ve Oğlum filminde çeşitli rollerdeki karakterler tanıtılarak, Çok 43

8 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin tekniklerinden biri olan genogramla filme konu olan ailenin yapısı çizilmiştir. Ancak filmde verilen bilgiler kadarıyla genogram çizilmiştir. Ardından Babam ve Oğlum filminden bazı sahnelerde geçen diyalogların bir kısmı aile üyeleri arasındaki ilişki ve iletişimi Çok Kuşaklı/Kuşaklarasası Aile Terapisi nin çalışma içeriğine uygun olarak inceleme amacıyla aktarılmıştır. Söz konusu sahneler ele alınan terapinin kavramları açısından incelenmiştir. Babam ve Oğlum Filmindeki Başlıca Roller Deniz (filmin baş karakteri çocuk), Hüseyin Bey (büyükbaba/baba), Nuran Hanım (büyükanne/ anne), Sadık (baba/oğul), Salim (amca/kardeş), Hanife (yenge), Gülbeyaz (büyük teyze/teyze), Özkan (Sadık ın arkadaşı). Şekil 1. Babam ve Oğlum Filmindeki Ailenin Genogramı Babam ve Oğlum Filminden Bazı Sahnelerin Değerlendirilmesi Köye Gitme Esnasındaki Tren Yolculuğu Sadık oğlu Deniz i de alarak köye gitmeye karar verir. Trenle köye giderlerken, Deniz babasına apaçilere karşı korunmak için bir silahları olmasını istediğini söyler. Babası ise oğlunun bu isteğine oldukça gerçekçi biçimde cevap verir ve oyununa katılmaz. Deniz de babasını heyecanlı olmamakla itham eder. Baba ise zamanında çok heyecanlı olduğunu, ama artık kaldıramadığını söyler. O sırada polisler arama yapmak için vagona girer, onları görünce Sadık ın gözünde işkence günleri canlanır Filmin başlarında geçen bu sahnede, tüm film boyunca olduğu gibi Deniz bir hayal kurar. Bu hayalinde kendisini oldukça güçlü bir figür olarak algılar. Sadık (baba) ın buradaki ifadesinde ve tepkisinde, kendisinin gençlik yılarında siyasi konularda yaşadığı zorlanmaların çekirdek ailenin duygusal sistemindeki etkisi görülür. Hatta siyasi görüş ve tercihleri yüzünden kendi babasıyla yaşadığı çatışmalar ve gerilimler de Sadık (oğul) ı olumsuz etkiler. Çok kuşaklı/kuşaklararası Aile Terapisi ne göre, bir aileyi anlamak için onu bütünlük içinde değerlendirmek gerekir. Dolayısıyla, Sadık (oğul) ın tercihleri sonucunda yaşadıklarının kendisinde bıkkınlık ve tükenmişlik duygularına neden olduğu söylenebilir. Bu yaşananlar ise, Sadık ın oğlu Deniz le olan şimdiki iletişim ve ilişki biçimini de etkiler. Öte yandan, Sadık (baba) filmin ilerleyen dakikalarında ölümcül bir hastalığı olduğu ve bu nedenle oğluyla kasıtlı olarak ilişkisine bir mesafe koyduğunu ifade eder. Çekirdek ailenin duygusal sistemi düşünüldüğünde, bireylerin ailede kaygı ortaya çıktığı zaman kaygılarıyla baş etmede duygusal mesafe koyma yı da bir çözüm olarak gördükleri bilinir. Dolayısıyla Sadık ın ölmekten ve oğlunu yalnız bırakacağından kaygılandığı için bu sahnede de onunla ilişkisine duygusal mesafe koyduğu düşünülebilir. Trende Deniz ve Sadık (baba) yemek yerlerken Sadık (baba) ve Deniz arasında, Deniz in köyde nasıl davranacağına ilişkin bir konuşma geçer. Deniz, Sadık (baba) a, köyde çok soru sormayacağını, büyükbabası onu sevene kadar ona dede demeyeceğini, çünkü büyükbabasının değişik biri olduğunu, babasıyla büyükbabası kavga ederse üzülmeyeceğini kalabalık bir aile olduğunu ve sorunları olduğunu söyler. Sadık (baba) da duraksayarak, problemlerinin kendi aralarında olduğunu söyler. Deniz ve Sadık (baba) ın konuştuğu bu sahnede, aslında Sadık eve gideceği ve kendi babasıyla karşılaşacağı için oldukça kaygılıdır. Özellikle, Sadık (oğlu) ın babasıyla kendi aralarında da sorunları olduğunu Deniz e belirtmesi bunun göstergesi olarak düşünülebilir. Sadık (oğul) aslında babasının kendisine vereceği tepkiden korkar. Aile yansıtma sürecinde vurgulandığı gibi, Sadık (baba) oğlunu olası kötü durumlara karşı korumak görünümüyle 44

9 ACAR, VOLTAN-ACAR / Babam ve Oğlum Filmi nin Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin Temel Kavramları... aslında kendi kaygıları ve farklılaşamamanın oluşturduğu kaygıyla baş etmeye çalışır. Başka deyişle, Sadık, babasıyla ilişkisine yönelik yaşadığı kaygıyı ve onu nelerin beklediğini bilememe kaygısını oğluna yansıtır ve sanki onun hata yapmasından korkuyormuş izlenimini verir. Deniz ve Sadık traktörde köydeki eve gelmek üzereyken Deniz, Sadık (baba) a neden köye gittiklerini sorar. Sadık, Deniz e çok soru sorduğunu azarlar bir ifadeyle söyler. Bunun üzerine Deniz babasının artık kendisini sevmediğinden şikâyet eder ve ona küser. Filmin bu sahnesinde, filmin ilerleyen sahnelerinden anlaşılacağı gibi Sadık (baba) aslında oğluna ölümcül bir hastalığı olduğunu açıklayamaz ve Deniz i kendinden uzaklaştırmaya çalışır. Ancak; Hüseyin (baba) in kendisine davrandığı gibi Deniz (oğul) e davranarak, aslında oğluna duygularını ifade etmekten kaçar. Kuşaklararası geçiş sürecinde ailelerde stresle baş etme stratejilerinin ve yöntemlerinin kuşaktan kuşağa aktarıldığından söz edilir. Burada aslında Deniz de büyükbabası ve babasıyla aynı şeyi yapar. Babasına karşı hissettiği kırgınlık duyguları üzerine konuşmak yerine konuyu kapatmayı tercih eder. Dolayısıyla burada da duyguları ifade etme konusunda kuşaklararası bir benzerlikten söz edilebilir. Başka deyişle, bu sahnede Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin kavramlarından birisi olan kuşaklararası geçiş sürecine rastlanmaktadır. Deniz ve Sadık ın Hüseyin in evine yaklaşmaları Traktörden indikten sonra eve yaklaştıkça Deniz in elini tutan Sadık (baba) fark etmeden Deniz in elini sıkar. Bunun üzerine Deniz Sadık ı uyarır ve Sadık bir anda kendine gelerek oğlundan özür diler. Bu sahnede ise, Sadık (oğul) ın evine geri dönmeye ve babasıyla yaşadığı çatışmaya ilişkin kaygıları iyice su yüzüne çıkar. Sadık ın benliğin farklılaşma düzeyinin düşük olduğunun en önemli işareti olan duygu ve düşüncelerini ayırt etmekte güçlük yaşadığı görülür. Dolayısıyla bu sahnede Çok Kuşaklı/ Kuşaklararası Aile Terapisi nin kavramlarından birisi olan benliğin farklılaşması kavramının görüldüğü ifade edilebilir. Deniz le Hüseyin (büyükbaba) in ilk karşılaşması Deniz uzaktan Hüseyin (büyükbaba) i at üzerinde görünce bir kahraman olarak hayal eder. Hüseyin attan inince, Hüseyin e kendi büyükbabası olup olmadığını sorar. O sırada Sadık ta onlara yaklaşır. Hüseyin hiçbiriyle konuşmadan öfkeli şekilde uzaklaşır. Oğlunu ve torunu gören Nuran (anne/büyükanne) ise sevinç çığlıklarıyla onlara doğru koşar. Hüseyin (baba) in kendisiyle konuşmadığını gören Sadık gitmek üzere avlunun kapısına yönelir. Fakat Nuran (anne), Sadık (oğul) a yıllar önce evden gittiği gibi bir daha gidemeyeceğini söyler ve onu dövmekle tehdit eder. Deniz in üçüncü kuşak aileyle ilk kez karşılaştığı bu sahnede, Deniz in büyükbabasını gözünde bir kahraman olarak canlandırdığı görülür. Filmin ilerleyen sahnelerinde, Deniz in büyükbabasına büyücü, kötü adam, korsan gibi yakıştırmalar yapması, büyükbabasının onun gözünde hep güçlü ve belki de korktuğu bir figür olması şeklinde değerlendirilebilir. Bu bakış açısı, aslında Sadık ın Hüseyin (baba) e olan duygularını da yansıtır niteliktedir. Hüseyin Bey hem eşinin, hem oğlunun, hem de torunun gözünde güçlü bir karakterdir. Sadık ın babasından korkmasının da oğluna bir şekilde yansıdığı bundan dolayı onun da büyükbabasını güçlü olarak algıladığı düşünülebilir. Öte yandan, Sadık Hüseyin (baba) i bir otorite figürü olarak algıladığı gibi oğlu Deniz de Sadık (baba) ı hep güçlü kahraman, daha da ötesinde hayâllerinde kendisini de güçlü kahraman olarak değerlendirir. Dolayısıyla, kuşaklar arası geçiş sürecine paralel olarak önceki kuşakların duygusal süreçlerinin şimdiki ailenin duygusal süreçlerini de etkilemiş olduğu söylenebilir. Bu sahnede, Nuran (eş, anne, büyükanne), Hüseyin (eş) ve Sadık (oğul) arasındaki kaygıyı azaltmak için olaya dâhil olur. Böylece, aile yıllar önce evden ayrılan bireyin tekrar eve dönmesi ile bir gerilim yaşar ve Nuran (anne) ile Hüseyin (baba) arasındaki ilişki de bozulur. Bu durum üçgen oluşturmaya örnek olarak verilebilir. Ancak, burada ilişkiye sonradan katılan üçüncü kişi (Sadık, oğul) ailede olumsuz bir etki yaratır. Diğer taraftan Nuran, ailenin dengesini tekrar sağlamak için baba ile oğul ilişkisine dâhil olarak kaygıyı ve gerilimi azaltmaya çabalar. Böylelikle yeni bir üçgen oluşturulur. Başka deyişle, fiziksel varlığıyla uzun süredir ailenin dışında olan Sadık (oğul) ın eve dönmesi ailede kaygıya neden olur. Özellikle Sadık (oğul) ve Hüseyin (baba) arasındaki gerilimi azaltmak üzere Nuran (anne) ın sık sık bu iletişime dâhil edilmesiyle üçgen oluşturulmaya, kaygı azaltılmaya çalışılır. Deniz ve Sadık (baba) odalarına girerler 45

10 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ Nuran (anne) Sadık (oğul) ın yanına oturur ve Hüseyin (baba) i düşünmemesini ona Hüseyin in başlarda böyle davranacağını; fakat sonradan değişeceğini söyler. Nuran ve Sadık birbirlerine sarılırlar ve Nuran ağlar.. Sadık (oğul) tan bu işin birlikte üstesinden geleceklerine dair söz ister. Deniz le Sadık (baba) arasında burada geçen bir diyalogda da Sadık Deniz e burasının artık onların evi olduğunu söyler, Deniz Sadık a sarılır; fakat Sadık oğluna sarılmaz. Nuran ın (anne) Sadık (oğul) ve Hüseyin (baba) arasındaki gerilimi azaltmak için çabaladığı bu sahnede, ailede üçgen oluşturma süreci görülür. Nuran üçgende gerilimi azaltan kişidir. Deniz ve Sadık (baba) arasındaki diyalogda ise, Sadık ın hastalığı nedeniyle yaşadığı kaygıda, Deniz le ilişkisine çekirdek ailenin duygusal sistemlerinin bir parçası olan duygusal mesafe koyma yöntemini izlediği söylenebilir. Evde yenilen ilk akşam yemeği O akşam herkes mutfakta yemektedir. Ancak; Hüseyin mutfağa girmez, Sadık (oğul) ın selamına karşılık vermez ve Nuran (eş) a kahveye gideceğini söyler. Bunun üzerine Sadık bozulur, Nuran da Hüseyin e öfkelenir. Ancak, Nuran yine de Sadık (oğul) ı sakinleştirir. Amca Salim ve Salim in ailesi büyük bir coşkuyla akşam yemeğine gelir. Büyük teyze de gelir. Yıllar önce Nuran (büyükanne) ile Gülbeyaz (büyük teyze) Salim in oğlu Deniz i görmeye İstanbul a gitmişlerdir. Nuran herkese Hüseyin e bu ziyaret konusunda bir şey söylememelerini tembihler. Deniz ise durumu anlayamaz ve Hüseyin (büyükbaba) in kendisini ve babası Sadık ı sevip sevmediğini sorar. Gülbeyaz, Hüseyin in kimseyi sevmediğini söyler ve aralarındaki çekişmeyi anlatır. Filmin bu sahnesinde Sadık (oğul) ın tüm çabalarına rağmen Hüseyin in duygusal geri çekilme durumunu yansıttığı görülür. Hüseyin (baba) ile Sadık (oğul) arasında yaşanan gerginlik artık iyice su yüzüne çıkmış durumdadır. Hüseyin (baba) bu noktada Sadık (oğul) ile aralarında yaşanan gerginlikten dolayı Nuran (anne) ı diyaloğa çekerek üçgen oluşturur. Nuran da oğluna sakin olmasını tembihleyerek, üçgendeki dengeyi sağlamaya çalışır. Deniz in Nuran (büyükanne) a Hüseyin (büyükbaba) nin onları sevip sevmediğine ilişkin sorusu karşısında ise Nuran (büyükanne) ile Deniz arasında bir gerilim yaşanır. Burada Gülbeyaz (büyük teyze) devreye girerek, iç içe geçmiş üçgenle dengeyi sağlamaya çalışır. Deniz ve Sadık (baba) ın evde uyuyacakları ilk gece Deniz Sadık (baba) la birlikte uyumak ister, Sadık bunu kabul etmez. Bunun üzerine Deniz ağlar ve Sadık a artık kendisini sevmediğini ve İstanbul a süt annesinin yanına gitmek istediğini söyler. Sadık bunu kabul etmez. Bunun üzerine Sadık Deniz i bağrına basar. Deniz Sadık (baba) la bu konuşmasında, Sadık a duygusal geri çekilme sinyali verir. Aslında Deniz in babası Sadık ta, büyükbabası Hüseyin de kaygı ve stres durumunda birbirlerine karşı aynı yöntemi kullanırlar. Nuran (anne) ve Hüseyin (baba) in Sadık (oğul) ın eve geldiği ilk geceki konuşmaları Hüseyin Nuran a Sadık ın niye geldiğini sorar. Bunun üzerine Nuran (anne) eşini azarlar, bahsettiği kişinin evladı olduğunu hatırlatır. Hüseyin (baba) de yıllar önce Sadık (oğul) ın kendisine başkaldırıp gitmesinden, babasının dediğini yapmamasından ve iyi bir evlât olmadığından dem vurur. Bunun üzerine Nuran eşini, tatsızlık çıkarması hâlinde onu terk edip oğluyla gideceği konusunda yemin ederek tehdit eder. Nuran (anne) ve Hüseyin (baba) arasında geçen bu diyalog ise filmin aile ilişkileri açısından dikkat çekici sahnelerinden birisidir. Nuran (anne) bu sahnede eşi ile oğlu arasındaki dengeyi koruma rolüne devam eder. Ancak, Nuran önceki yıllardan farklı olarak eşine başkaldırır. Yıllar önce Hüseyin, Nuran ın oğlunun arkasından gitmesine izin vermez ve Nuran torununu, oğlunu eşinden gizli ziyâret eder. Bu bilgilere dayanarak, Nuran ın farklılaşma seviyesinin düşük olduğu söylenebilir. Bununla birlikte, çekirdek ailenin duygusal sisteminde bulunan kaygıyla baş etme yöntemlerinden biri olarak, bir eşin işlevsizliğinin olduğu söylenebilir. İlk etapta, büyükannenin çıkışı benliğin farklılaşma seviyesinin yüksekliği gibi görülse de aslında babaannenin kastettiği büyükbabayla ilişkisinde başvurabileceği duygusal geri çekilmedir. Duygusal geri çekilmenin ise, benliğin farklılaşmasıyla karıştırılmaması, benliği farklılaşmamış kişilerin başvurduğu bir yöntem olduğunun unutulmaması gerekir. Hüseyin (baba) yıllar önce Sadık (oğul) la yaşadığı diyaloğu hatırlar.. Yıllar önce, Hüseyin (baba) ile Sadık (oğul) arasındaki çatışmanın yaşandığı diyalogdur. Sadık (oğul) Hüseyin (baba) i feodal yapının ağası olmakla, hiçbir şeyin farkında olmamakla suçlar. Hüseyin ise oğlunun Ziraat okumada zorunlu olduğunu söyler. Bunun üzerine babayla oğul birbirlerine rest çekerler. 46

11 ACAR, VOLTAN-ACAR / Babam ve Oğlum Filmi nin Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin Temel Kavramları... Filmin aslında çıkış noktası Sadık (oğul) ve Hüseyin (baba) arasındaki bu diyaloğa dayanır. Sadık benliğini farklılaştırma çabası içindedir. Bu duruma ise şiddetle karşı çıkan bir babası vardır. Sadık bu noktada tutarlı ben e göre hareket eder; çünkü kendi isteğini herhangi bir kaygısı olmaksızın dile getirir. Başka deyişle, bağdaşım içindedir. Ancak, bu durum baba-oğul arasındaki ilişkide gerilimi artırır. Bu aile, kaygı ve gerginliklerle etkili bir biçimde baş edemez. Bu tür durumlarda izledikleri yolun duygusal geri çekilme olduğu düşünülebilir. Nitekim, Sadık ın babasına rest çekmesi ve evi terk etmesi de bunu düşündürmektedir. Deniz ve Sadık (baba) birlikte yatıyorlarken Deniz yatakta hayal kurar Deniz hayalinde kötü büyücünün Sadık (baba) ı kuyuya attığını görür. Eş zamanlı olarak Sadık (baba) ta rüyasında kendisine işkence yapıldığını görerek uyanır. Deniz babasına tuvaleti olduğunu söyler. Sadık ise ona tuvalete tek gitmesini söyler. Deniz korkmasına rağmen Kahraman Deniz babasına ne kadar cesur olduğunu kanıtlamak için büyük avluya gitmeye karar verdi. diyerek, avluya gider. Filmin bu sahnesinde Sadık (baba) yine oğlunu kendinden uzaklaştırmaya çalışır. Deniz in iç konuşmalarında ise, kendini babasına kanıtlama ihtiyacı sonucunda, sahte-yalancı ben i kullandığı görülür. Deniz in tek başına tuvalete gitmekten korkmasına rağmen babasına yeterli görünmek için isteğiyle ve davranışı arasında tutarsızlık olduğu ifade edilebilir. Tarla dönüşünde Salim (büyük oğul) ve Sadık (küçük oğul) ın yolda yürümeleri ve Hüseyin (baba) le karşılaşmaları Sadık ve Salim arasında eski günlere ilişkin bir konuşma geçer. Sadık (kardeş) Salim e onu ne kadar sevdiğinden söz eder ve ondan hep olduğu gibi temiz, iyi kalmasını ister. Salim de duygulanır. İki kardeş yolda Hüseyin (baba) ile karşılaşırlar. Sadık (oğul), yine Hüseyin (baba) le diyalog kurmaya çalışır; ancak, Hüseyin den ters tepki alır. Hem baba hem de oğul gerilirler. Bunun üzerine Salim (ağabey) araya girer ve Sadık (kardeş) a kahveye gitmelerini söyler. Sadık ın ağabeyi Salim le olan ilişkisi de filmde dikkat çekicidir. Salim hafif zihinsel engeli olan bir aile üyesidir. Salim in benliğin farklılaşma seviyesi Sadık tan daha düşüktür. İki kardeş arasında sevgiye dayalı bir ilişki vardır. Filmin bazı sahnelerinde Salim (ağabey) in de Nuran (anne) gibi Sadık (kardeş) ve Hüseyin (baba) arasındaki ilişkinin gerilmesi durumunda üçgene dâhil edildiği görülür. Goldenberg ve Goldenberg (2008), aile yansıtma sürecinin yapıldığı çocukların sıklıkla fiziksel, zihinsel engelli olan veya psikolojik olarak korumasız çocuklar olduklarını, aile yansıtma sürecinin anne-baba-çocuk üçgeni içinde, ailedeki en zayıf çocuk üzerinden yürütüldüğünü belirtirler. Sadık ve arkadaşı Özkan ın rakı balık sofrasındaki konuşmaları Bu sahnede Özkan arkadaşına yıllar öncesine dönme şansı olsa tekrar gitmeyi seçip seçmeyeceğini sorar. Sadık (arkadaş) ise, öyle bir şansı olsa yanındakileri de gideceği yere götürmeyi ya da uğruna gittiği şeyleri getirmeyi isteyeceğini belirtir. Kendi durumunun ise en kötü olanın, yani ne tam gitmek ne de kalmak olduğunu söyler Bu sahnede Sadık verdiği mücadelelere ve insanlara kırgındır. Aslında Hüseyin (baba) in de kendisine çok emek verip de Sadık (oğul) ın onun beklentilerini karşılamadığında yaşadığı hayal kırıklığı ve duygusal geri çekilmeye benzer bir süreç yaşar. Sadık ın geçirdiği ve başlangıçta benliğin farklılaşması gibi görünen sürecin aslında duygusal geri çekilme olduğu söylenebilir. Filmde kullandığı, En kötüsü de ne biliyor musun, Özkan? Arada kalmak.. Ben ne gidebildim ne kalabildim! cümlesi de bu durumu açıklar. Sadık, kendini ifade eden, benliğini farklılaştırmış birinden çok arada kalmış birini temsil eder. Aslında babasıyla aralarında çok güçlü bir bağ olduğu ise filmin sonraki sahnelerinde açığa çıkar. Büyük avluda Sadık (oğul) ile Hüseyin (baba) in konuşması Sadık eve sarhoş gelir ve Nuran (anne) dan Deniz i de alarak o gece ağabeyi Salim de kalmalarını ister, çünkü Hüseyin (baba) le yalnız konuşmak ister. Hüseyin e haber verir ve baba oğlun yüzleşmesi gerçekleşir. Sadık, Hüseyin e kendisine ve ağabeyine neden Sadık ve Salim isimlerini koyduğunu sorar. Buna karşılık olarak Sadık, Hüseyin (baba) in çocuklarının kendi yollarını çizmelerinden korktuğunu ileri sürer. Sadık, Hüseyin in Sadık ın hayatını yönlendirmedeki hamlelerinden ve bundan şikâyetçi olduğundan söz eder. Hüseyin (baba) ise Sadık (oğul) ı gitmekle suçlar. Sadık aslında tam olarak gidemediğinden gönlünün bir tarafının hep babasıyla kaldığından ve küslük durumundan ne kadar muzdarip olduğundan, İstanbul dayken yaşadığı zor günlerden kısaca söz eder. Sadık ın asıl söylemek istediği ise Deniz in Hüseyin in yanında kalmasıdır. Sadık, Hüseyin (baba) den Deniz (oğul) i büyütmesini, onu yalnız bırakmamasını ister ve üstü kapalı yaşamının so- 47

12 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ nuna geldiğini ifade eder. Sadık, son zamanlarda Deniz i kendinden bilerek uzaklaştırmak istediğini, oğluna söylemek isteyip de söyleyemediği çok şey olduğunu belirtir. Ardından aniden yere yığılır ve Hüseyin panikle ona yardım etmeye çalışır. Filmin bu sahnesinde, Hüseyin (baba) le Sadık (oğul) âdeta yüzleşirler. Sadık, Hüseyin (baba) in çocuklarına olan aşırı düşkünlüğünü ve çocuklarına aşırı bağlılığını ifade eder. Öyle ki; çocuklarının benliklerini farklılaştırmalarını, gerçek benlerini açığa çıkarmalarını istemeyecek kadar. Sadık ın da buna tepki olarak, gerçek beni açığa çıkarma, benliğini farklılaştırma sürecine girmeye çalıştığı söylenebilir. Sadık ın bu sahnedeki, aslında aklının ve gönlünün büyük ölçüde hep babasında kaldığına ilişkin sözlerinden Hüseyin (baba) e düşkün olduğu ve ona çok derin bir sevgi duyduğu düşünülebilir. Kuşaklararası aile terapisine göre aile ilişkilerindeki aşırı bağ, bireyin farklılaşması yolunda bir engel oluşturur. Duygusal geri çekilme de bu aşırı düşkünlüğün bir sonucudur. Dolayısıyla, Sadık ın benliğin farklılaşması yolundaki çabalarının tam olarak başarıya ulaşmadığını, bunu yapmaya çabalarken aslında ailesinden uzak kaldığı için acı çektiği ve duygusal geri çekilme yaşadığı düşünülebilir. Ayrıca bu sahnede yapılan konuşmalardan bu ailenin üyelerinin yaşadıkları duyguları birbirlerine açıkça ifade etmekte güçlük yaşadıkları ve duygularını farklı kanallarla birbirlerine yansıttıkları sonucuna ulaşılabilir. Sadık ın kardeş pozisyonu da göz önünde bulundurulduğunda, iki erkek kardeşin küçüğü olduğu ve ağabeyinin hafif zihinsel engeli olduğunu unutmamak gerekir. Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi ne göre, kardeş sayısı ikiden fazla olduğunda kardeş alt sistemi oluşabilir. Sadık ın ağabeyinin engelinden dolayı, genellikle ebeveynleriyle özellikle babasıyla mücadelesini tek başına yürütmek zorunda kaldığı söylenebilir. Sadık (oğul) ve Hüseyin (baba) hastanedeyken Sadık hastalığının çok ilerlemesinden dolayı hastanede yatmaktadır. Hüseyin (baba), Sadık (oğul) ın yanına gelerek, aslında onu çok sevdiğini fakat bunu açıkça ifade edemediğini ima eden bir konuşma yapar. Hüseyin (baba) Sadık (oğul) tan verdiği sevgi mesajını almasını ister. Ayrıca, Hüseyin (baba) Deniz (torun) üzerinden gönderme yaparak, oğulların babalarını hep hatırlamak istedikleri gibi hatırlayacaklarını söyleyerek, oğlundan onay bekler. Sadık ta Hüseyin i onaylar. Aslında, üstü kapalı olarak Hüseyin Sadık a Beni iyi hatırla! demek ister. Bu sahnede, Hüseyin (baba) in oğluna duygularını ve sevgisini ifade edemediği ortaya çıkar. Önceki sahnelerde değinildiği gibi, Sadık ta oğlu Deniz le ilişkisinde ona söyleyemediği şeylerden şikâyetçidir. Bunların da ötesinde, Deniz de Sadık (baba) la ilişkisinde ondan hep ilgi beklese de bunu bir türlü açıkça ifade edemez. Dolayısıyla Hüseyin le başlayan duyguları ifade etmedeki güçlüğün çekirdek ailenin duygusal sistemine yansıdığı ve kuşaklararası geçiş sürecinin de gerçekleştiği görülür. Sadık öldükten sonra ailenin eve gelişi Hüseyin (baba) yolda arabayı durdurur ve aşağı iner Sadık ı kaybettikten sonra aile arabayla eve gelir. Evin avlu kapısının önünde yıllar önce Sadık ın gittiği kapı- Hüseyin (baba) arabayı durdurur ve aşağı iner. Bakışlarını bir noktaya sabitleyerek, kendi kendine konuşmaya başlar. Giderek yükselen bir sesle, oğlunun ölümünden kendini sorumlu tutan sözler söyler ve gittikçe artan bir duygu yoğunluyla üstünü parçalama noktasına gelir. Bu sırada, Sadık ın arkadaşı Özkan ve Nuran (eş) onu sözle sakinleştirmeye çalışırlar; ancak hiçbir çaba kâr etmez. Derken Gülbeyaz, Hüseyin e seslenir ve Hüseyin in kollarını açtırır. Salim e hızla koşarak, babasını düşürmesini söyler. Aksi takdirde babasının ömür boyu düzelemeyeceği konusunda Salim e uyarıda bulunur. Salim koşarak babasını yere düşürür. Daha sonra Gülbeyaz Hüseyin in yanına giderek, gitmek isteyen kişiye kimsenin engel olamayacağını söyler. Bu sözün üzerine Hüseyin kendine gelir. Filmin en çarpıcı bu sahnesinde Hüseyin oğlu Sadık ın ölümünden kendini sorumlu tutar. Hüseyin (baba), oğlunun bireyselleşme, farklılaşma çabalarını bir kenara bırakıp, oğluna olan aşırı düşkünlüğünden ondan farklılaşamamasından dolayı kendini suçlar. Ayrıca bu sahnede Hüseyin duygu ve düşünceyi de birbirinden ayıramaz. Sadık ın ölümü ailede büyük bir üzüntü yaratır ve o anki şok ile etkili biçimde baş edebilecek gücü kimse kendinde göremez. Nuran ın bu sahnede eşi Hüseyin i, Bize bakacak tek kişi sensin! mesajıyla sakinleştirme çabaları, Nuran ın farklılaşma düzeyinin düşük olduğunun eşi Hüseyin e bağımlı olduğunun göstergesi olabilir. Ailenin bu yoğun kaygı ile baş etmesine, Sadık ın arkadaşı Özkan da yardımcı olmaya çalışır ancak başarılı olamaz. Nuran (anne) ın, Özkan ın çabaları yetersiz kalırken Gülbeyaz (teyze) ise Salim (büyük oğul) i de yanına alarak birleşmiş bir üçgen oluşturur ve ailenin bu durumun üstesinden gelmesini sağlar. **** 48

13 ACAR, VOLTAN-ACAR / Babam ve Oğlum Filmi nin Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi nin Temel Kavramları... Deniz in kamerayla avluya inişi ve Sadık (baba) la hayali buluşması Deniz Hüseyin (büyükbaba) in kendisine hediye ettiği kamerayla aşağı iner. Sadık (baba) la ilgili bir hayâl kurar. Deniz Sadık a büyümek istemediğini, büyürse onu hayâl edemeyeceğini söyler. Sadık (baba) ise büyümenin iyi olduğunu, büyüdükçe Deniz in kendi kendine yetebileceğini, Sadık a olan ihtiyacının azalacağını söyler. Deniz hayâlinin sonunda babasına büyüyeceğine dair söz veren bir içsel konuşma yapar ve babasını hep iyi hatırlayacağından söz eder. Hüseyin (büyükbaba) ve Nuran (büyükanne) gelip Deniz i şemsiyeyle yağmurdan alırlar. Hüseyin onu öper, Deniz Hüseyin in bacağına sarılır, Nuran ise Deniz in yanına çömelir Final sahnesinde ise, Sadık (baba) oğluna benliğini farklılaştırması konusunda mesajlar verir. Deniz in kendi kendine yaptığı konuşmaları ise yavaş yavaş Sadık tan farklılaştığı mesajlarını içerir. Sonuç ve Öneriler Babam ve Oğlum filmi Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi ne göre incelendiğinde, Deniz in baba tarafına ait üçüncü kuşak ailesinin genel olarak farklılaşma düzeyi düşük bireylerden oluştuğu, aile içinde duygusal bağların çok kuvvetli olmasından dolayı iç içe geçmenin olduğu düşünülmüştür. Üçüncü kuşak ailede, üçgenler, çekirdek ailenin duygusal sistemi, duygusal geri çekilme, aile yansıtma süreci, benliğin farklılaşması, kuşaklararası geçiş süreci gibi kavramlarla karşılaşıldığı belirtilebilir. Filmin analizinde kardeş durumuna ilişkin fazla veriye rastlanmamıştır. Bunun birkaç sebebi bulunabilir: Hüseyin Bey ve Nuran ın kaçıncı kardeş olduklarının bilinmemesi ve bu durumun ilişkilerindeki etkisinin tahmin edilememesi, Sadık ın eşi, Deniz in annesinin de kaçıncı çocuk olduğuna ilişkin bilgi bulunmamasıdır. Ancak; Sadık ile Salim arasındaki kardeş ilişkisinin olumlu nitelikte olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, söz konusu ailenin sisteminde birkaç kuşak dâhil olmak üzere kaygılar olduğu ifade edilebilir. Sistemde kaygılar olmasına karşın, ailenin kaygı ve stresle etkin şekilde baş edememelerinin dikkat çekici olduğu söylenebilir. Ancak, filmin sonlarında ortaya çıkan Sadık ın hastalığından dolayı baba ile Sadık arasındaki çatışma bir nebze olsun çözülmüştür. Böylelikle aile yeni duruma alışmaya çalışarak, dengesini tekrar kurmaya çalışmıştır. Köye gelmeden öncesi de dâhil olmak üzere, Deniz in babası ve büyükbabası arasındaki ilişkiden ve geniş ailedeki etkileşim örüntülerinden bir biçimde etkilendiği söylenebilir. Sonuç olarak, Babam ve Oğlum filminin Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi ne ilişkin birçok kavramı içerdiği ve kuramın birçok hipotezine örnek gösterilebilecek örüntülerin filmin çeşitli sahnelerine yansımış olduğunu söylemek mümkündür. Bu bağlamda, film ailelerdeki işleyişin kuşaklararası bir bağlamı olduğunu kanıtlar niteliktedir. Bu nedenle, bu çalışmanın Çok Kuşaklı/Kuşaklar Arası Aile Terapisi nin bağlamlarını fark etmek isteyen alan çalışanlarına ışık tutabileceği düşünülmektedir. Ayrıca, sinema terapi kapsamında filmler terapiye/psikolojik danışmaya yardımcı faktörler olarak kullanılabilir. Buradan hareketle, Babam ve Oğlum filminin de evlilik ve aile danışmanları tarafından kullanılabilecek filmler sınıfında değerlendirileceği ifade edilebilir. Daha ileriki araştırmalarda Çok Kuşaklı/Kuşaklararası Aile Terapisi ne yönelik farklı filmler de incelenebilir. Ayrıca Babam ve Oğlum filmi farklı yaklaşımların temel kavramları açısından incelenebilir. 49

14 Educational Sciences: Theory & Practice - 13(1) Winter Educational Consultancy and Research Center Examination of the Film My Father and My Son according to the Basic Concepts of Multigenerational Family Therapy Tülin ACAR a Hacettepe University Nilüfer VOLTAN-ACAR b Hacettepe University Abstract The aim of this study was to evaluate the basic concepts of Multigenerational Family Therapy and to evaluate the scenes of the film My Father and My Son according to these concepts. For these purposes firstly basic concepts of Multigenerational Family Therapy such as differentiation of self, triangles/triangulation, nuclear family emotional system, family projection process, emotional cut off, multigenerational transmission process, sibling position, societal regression and genogram technique of this therapy were explained. Then, in order to clarify family relations in the film, the family genogram of the family was drawn. Finally, sixteen scenes of the film which depict the basic concepts of Multigenerational Family Therapy were examined. Results of this examination showed that family members of the three generation usually had low levels of differentiation. Furthermore, some basic concepts of Multigenerational Family Therapy such as triangles, nuclear family emotional system, emotional cut off, family projection process, differentiation of self, multigenerational transmission process were evident in all three generations family. In short, the film My Father and My Son can be a rich source in Multigenerational Family Therapy training. Key Words Multigenerational Family Therapy, My Dad and My Son, Film, Family Therapy. a b Tülin ACAR, M.C. is currently research assistant at the Department of Educational Sciences, Program of Psychological Counseling and Guidance. Her research interests include bullying, counseling process, counselor education, career counseling and psychodrama. Correspondence: Hacettepe University, Faculty of Education, Department of Educational Sciences, Program of Psychological Counseling and Guidance, Beytepe, Ankara, Turkey. edu.tr; Phone: /128 Fax: Nilüfer VOLTAN-ACAR, M.C.; M.S.W.; PhD., Hacettepe University, Faculty of Education, Department of Educational Sciences, Program of Psychological Counseling and Guidance, Beytepe, Ankara, Turkey. There are many approaches of family therapy each having different views on family and thus different approaches for helping families with their difficulties. One of these approaches is the Multigenerational Family Therapy. Murray Bowen s Multigenerational Family Therapy is one of the systems therapies that views the family as a whole. According to this approach when there is a low level of anxiety in the families the emotional system of the family does not develop symptomatic issues. On the other hand when there is a high level of anxiety some problems may arise in the family (Gladding, 2006). Multigenerational Family Therapy differs from the other approaches by its emphasis on the emotional system and history of the family (Corey, 2008; Sharf, 2008). The approach insists that interactional patterns among family members are transmitted from one generation to the other. Family is viewed as a dynamic unit. It contents that changes in one member can affect the system and changes in the system can affect individual members of the family. TV shows and other media of visual media sit have influences on the functioning of today s families. The film My Father and My Son revolves around events, traumas and sufferings resulting from the

15 ACAR, VOLTAN-ACAR / Examination of the Film My Father and My Son according to the Basic Concepts of... September 12 th Queue in Turkey (Wikipedia, 2010, 2011). Üstüner Wambach (2009) categorizes this film as a trauma film. This film is depicted as a film which mentions the generation conflict (film.com. tr, 2010). Also, the film critiques accentuates that the film is successful in artistic perspective (Vardar, 2008). This film received many awards (film.com.tr, 2011). Films may be utilized for training of mental health professionals (Paddock, Terranova, & Giles, 2001; Shepard & Brew, 2005; Toman & Rak, 2000; Villalba & Redmond, 2008). Basic Concepts of Multigenerational Family Therapy Differentiation of the self, triangles/triangulation, nuclear family emotional system, family projection process, emotional cut-off, multigenerational transmission process, sibling position, societal regression and genogram are basic concepts of the Multigenerational Family Therapy (Bitter, 2009; Fenell & Weinfold, 2003; Gehart, 2010; Gladding, 2006; Goldenberg & Goldenberg, 2008; Nazlı, 2003). Main Characters of the Film My Father and My Son Deniz (the main character- 5-6 year old boy), Hüseyin Bey (Mr. Hüseyin; grandfather/father), Nuran Hanım (Mrs. Nuran; grandmother/mother), Sadık (father/ son), Salim (uncle/brother), Hanife (aunt), Gülbeyaz (grand aunt/aunt) and Özkan (Sadık s friend). Examination of Some Scenes of My Father and My Son In this study, 16 scenes from the film, My Father and My Son, were sampled and examined. The below abstract presents several of these scenes with respect to basic concepts of Multigenerational Family Therapy. Train Ride to the Village: The little boy, Deniz, fantasizes as he often does. He imagines himself as a highly strong and invincible person. In Sadık s reactions and expressions one can see the influences of his past political experiences on the nuclear family emotional process. Furthermore, Sadık s political views and acts appear to be central to the tension and conflict between him and his father, Hüseyin Bey. The conflict has significant negative impact on Deniz. According to Multigenerational Family Therapy, in order to understand the family, family should be evaluated in a holistic- systemic way. Therefore, it can be said that the burn out and disgust that Sadık experiences can be the result of his preferences. These effects the present relationship and interaction between Sadık and his son Deniz. On the other hand, Sadık is aware that he has a terminal illness and keeps distant to his son. In other words, looking at it from the concept of nuclear family emotional system, he deals with the anxiety within the family unit by distancing himself. *** Deniz and Sadık while coming home by truck In this scene Sadık cannot explain to his son that he is going to die and he tries to keep his son away from himself. Sadık s pattern in distancing is quite similar to that of his father who also avoids expressing his feeling to his son. In the multigenerational transmission process strategies of coping methods are transmitted through generations. Here in reality Deniz does the same as his grandfather and father. Instead of talking about the hurt he prefers to sweep it under the rug. It can be said that there is similarity of expression of feelings between members of the respective generations. *** First Encounter of Deniz with Hüseyin (grandfather) First encounter of Deniz with the third generation, Deniz visualizes (imagines) that his grandfather is a hero. Figure 1 Family Genogram of the film My Father and My Son In the proceeding parts, Deniz depicts his father as a witch, bad man, and pirate. This may be valued as 51

16 EDUCATIONAL SCIENCES: THEORY & PRACTICE Deniz perceives his grandfather as strong, mighty. This viewpoint, is similar to Sadık s feelings toward Hüseyin, the father. Hüseyin Bey is a strong character in the eyes of his wife, his son and his grandson. On the other hand, Hüseyin, the father is viewed as an authoritarian figure by Sadık. Deniz, grandson thinks of Hüseyin, his grandfather, as strong too. Therefore, being parallel to multigenerational transmission process, it can be said that the emotional process of the previous generations is transmitted to the present family emotional process. In this scene Nuran, the wife, mother and grandmother, in order to reduce the anxiety between Hüseyin, husband and Sadık, the son intervenes in the event. Thus, the family experiences the tension by Sadık s coming back home years later. The relationship between Nuran, the mother and Hüseyin, the father deteriorates. This position can be given as an example of forming triangles. However, Sadık, the son, who re-joins the family causes a negative effect. On the other hand, Nuran, the mother, in order to maintain the balance, tries to reduce anxiety and tension. Hence, the new triangle is formed. *** First dinner at home In this scene, in spite of the Sadık s efforts Hüseyin, the father, experiences the emotional cut off. The tension between Hüseyin, the father and Sadık, the son emerges thoroughly. At this point Hüseyin, the father, forms a triangle by calling Nuran, the mother to a dialogue. Nuran, by suggesting her son to be calm, tries to preserve the balance of the triangle. *** While coming back from the field, Salim, the older son, and Sadık, the younger son encountering with the father.. Sadık s relationship with his brother, Salim is also remarkable. Salim is a family member who is slightly mentally retarded. Salim s level of differentiation of self is lower than Sadık. Their relationship is that of two loving brothers. *** Sadık with Hüseyin while in the hospital In this scene, Hüseyin cannot express his feelings and love toward Sadık. In the previous scenes, Sadık complains about his not being expressive toward his son. Deniz, the grandson, cannot reflect his feelings, either. Thus, the difficulty of reflecting feelings passes through the nuclear family emotional system and multigenerational transmission processes are evident. *** While coming back home after the funeral Hüseyin stops the car and gets off Hüseyin feels guilty because of his son s death. Hüseyin did not permit his son for self-differentiation Hüseyin cannot distinguish his feelings form his thoughts. Sadık s death causes a great shock in the family and no one can be able to cope with this shock. In order to cope with this intensive anxiety Sadık s friend Özkan tries to help the family but cannot succeed. Conclusion and Recommendations When the film My Father and My Son is reviewed in terms of Multigenerational Family Therapy, Deniz s family on his father s side has members who have a lower level of differentiation. In the third generation family, the concepts of triangles nucleus family emotional system, emotional cut off, family projection system, differentiation of self, multigenerational transmission process are observed. The results of this study show that anxiety is evident in three generations of the family. Furthermore, in each generation members of the family do not deal with this anxiety in functional manners. The film illustrates that the family patterns have a multi-generational quality to them. Therefore, the film can be used in family therapy training- particularly with respect to Multigenerational Family Therapy. Also, within the cinema therapy films can be used in therapy or counseling as creative tools. Future studies can examine the film My Father and My Son with respect to other theories of family therapy. Likewise, various other films can be used in exploring concepts of Multigenerational Family Therapy. References/Kaynakça Bitter, J. R. (2009). Theory and practice of family therapy and counseling. Belmont: Brooks/Cole Cengage Learning. Corey, G. (2008). Psikolojik danışma, psikoterapi kuram ve uygulamaları. Ankara: Mentis Yayıncılık. (Orijinali 2005 te yayımlanmıştır). Fenell, D. L., & Weinhold, B. K. (2003). Counseling families an introduction to marriage and family therapy (3rd ed.). Denver: Love Publishing Company. Film.com.tr. (2010). Kuşak çatışması. adresinden tarihinde edinilmiştir. Film.com.tr. (2011). TYB de Babam ve Oğlum u Seçti. film.com.tr/haber/index.cfm?hid=2496 adresinden tarihinde edinilmiştir. 52

17 ACAR, VOLTAN-ACAR / Examination of the Film My Father and My Son according to the Basic Concepts of... Gehart, D. (2010). Mastering compentencies in family therapy a practical approach to theories and clinical case documentation. Belmont: Brooks/Cole Cengage Learning. Gladding, S. T. (2006). Family therapy (4th ed.). Ohio: Pearson Merrill Prentice Hall. Goldenberg, H., & Goldenberg, I. (2008). Family therapy an overview (7th. ed.). Belmont: Thomson Higher Education. Nazlı, S. (2003). Aile danışmanlığı (3. bs.). Ankara: Anı Yayıncılık. Paddock, J. R., Terranova, S., & Giles, L. (2001). Sasb goes hollywood: teaching personality theories through movies. Teaching of Psychology, 28 (2), Sharf, R. S. (2008). Theories of psychotherapy and counseling consepts and cases (4th ed.). Belmont: Thomson Brooks/Cole. Shepard, D. S., & Brew, L. (2005). Teaching theories of couples counseling: The use of popular movies. The family journal, 13 (4). Retrieved June 01, 2012 from Toman, S. M., & Rak, J. F. (2000). The use of cinema in the counselor education curriculum: strategies and outcomes. Counselor Education & Supervision, 40 (2). Retrieved June 18, 2012 from ogle&auinit=sm&aulast=toman&atitle=the+use+of+cinema +in+the+counselor+education+curriculum:+strategies+and+ outcomes&id=doi: /j tb01242.x&title= Counselor+education+and+supervision&volume=40&issue= 2&date=2000&spage=105&issn= Üstüner Wambach, Ö. (2009). Trauma cinema: A critical view on beynelmilel and babam ve oğlum. Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Bilkent Üniversitesi, Ankara. Vardar, A. (2008). Babam ve oğlum. net/babam_ve_o%c4%9flum.htm adresinden tarihinde edinilmiştir. Villalba, J. A., & Redmond, R. E, ( 2008). Crash: Using a popular film as an experiential learning activity in a multicultural counseling. Counselor Education & Supervision, 47, Wikipedia.org. (2010). Babam ve oğlum. org/wiki/babam_ve_o%c4%9flum adresinden tarihinde edinilmiştir. Wikipedia.org. (2011). Babam ve oğlum. org/wiki/babam_ve_o%c4%9flum#ald.c4.b1.c4.9f. C4.B1_.C3.96d.C3.BCller adresinden tarihinde edinilmiştir. 53

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DOÇ.DR. ZEHRA ALTINAY SINIF YONETIMI Bu derste, Sınıf ortamı ve grup etkileşimi Grup türleri Grup ve lider Liderlik türleri Grup içi etkileşimin hedefleri

Detaylı

ÇİFT PSİKOTERAPİSİNDE KADINLAR 16 19 Haziran 2010 Anadolu Psikiyatri Günleri Uz.Dr. Nuşin Sarımurat Baydemir İlişki Psikoterapileri Enstitüsü İstanbul Çift ilişkilerinde, özellikle evliliklerde, cinsiyet

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

Psikolog Psikoterapist Aile Danışmanı Sibel CESUR AKYUNAK

Psikolog Psikoterapist Aile Danışmanı Sibel CESUR AKYUNAK Psikolog Psikoterapist Aile Danışmanı Sibel CESUR AKYUNAK Evlilikte uyum ve Dayanışma Evilik, iki kişinin farklı değerler, farklı kültürlerle ve iki ayrı aile öyküsüyle bir araya geldikleri ve kendilerini

Detaylı

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:5 DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI Değerler bizim hayatımıza yön veren davranışlarımızı şekillendiren anlam kalıplarıdır.

Detaylı

yukarıda olduğu psikolojik bir durumdur.

yukarıda olduğu psikolojik bir durumdur. Stress Yönetimi STRES NEDİR? Bireylerin, fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi veya zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. Kişilerde meydana gelen ve onları normal faaliyetlerinden

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABALAR ve ERGENLER

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABALAR ve ERGENLER rt O ku ao l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABALAR ve ERGENLER PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Babalar ve Ergenler Evet, yanlış duymadınız! Bu ayki bültenimizde ergenlerin gizli kahramanlarından

Detaylı

Kısa Süreli Dinamik Psikoterapi (TLDP) Eğitimi Modül-I Ağustos 2016 İbrahim Sarı MD, MSc

Kısa Süreli Dinamik Psikoterapi (TLDP) Eğitimi Modül-I Ağustos 2016 İbrahim Sarı MD, MSc Kısa Süreli Dinamik Psikoterapi (TLDP) Eğitimi Modül-I 20-21 Ağustos 2016 İbrahim Sarı MD, MSc PSİKOTERAPİ-DER Telefon: 0(532) 160 23 78, 0(541) 963 89 87 Email: psikoterapider@gmail.com www.psikoterapiegitimleridernegi.org

Detaylı

İçindekiler. Şekiller Listesi Tablolar Listesi Yazarlar Hakkında Başlangıç

İçindekiler. Şekiller Listesi Tablolar Listesi Yazarlar Hakkında Başlangıç İçindekiler Şekiller Listesi Tablolar Listesi Yazarlar Hakkında Başlangıç Ön Söz Teşekkür xi xii xiii xiv xvii xviii Giriş 1 Sistemik ve Aile Terapisi Deneyimleri 1 Bir Ailenin Görüşü 1 İki Terapistin

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

DEĞİŞEN ANNE BABA ROLLERİ

DEĞİŞEN ANNE BABA ROLLERİ DEĞİŞEN ANNE BABA ROLLERİ Çağdaş kuramlar kişiliğin kalıtımla getirilen bir takım özellikler ve çevreyle kurulan etkileşimler sonucu oluştuğunu ileri sürmektedir. Aile, hem kalıtımla aktarılan özellikler

Detaylı

Okul fobisi nasıl gelişir?

Okul fobisi nasıl gelişir? Eğer bir kelimenin sonuna "fobi" eklenmişse, hemen bir şeylerden korkulduğunu düşünürüz. Ancak okul fobisi gelişen çocukların okula gitmek istememelerinin tek nedeni okuldan korkmaları değil. Çocuğa bu

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 07 Ekim :27 - Son Güncelleme Çarşamba, 07 Ekim :31

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 07 Ekim :27 - Son Güncelleme Çarşamba, 07 Ekim :31 Çocukların Arkadaş Edinmelerine Nasıl Yardımcı Olunmalı? Bu soruya cevap vermek için öncelikle bazı çocukların neden arkadaş edinemedikleri üzerinde durmamız gerekmektedir. Çocuklar çok çeşitli nedenlerden

Detaylı

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu Cahit Kişioğlu, İzmir 9 Eylül Lions Kulübü ÖZET: Lion ve Leo iletişiminde kullanılan eleştirel veya koruyucu yetişkin tarzını yetişkin boyutuna taşıyarak, Lion - Leo

Detaylı

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor:

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor: Uzm. Psikolog Nuray ÖZBEN AVŞAR Anne - baba - çocuk ilişkisinin son yıllarda hızlı bir değişim içerisine girmiş olduğu gözleniyor. Hızla gelişen dünya ile hayata bakış açıları her geçen gün gelişiyor ve

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ BİRİNCİ AY EĞİTİMLERİ ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ Düzey Tarih Gün Zaman Seminerin Konusu Eğitimciler 25/10/13 26/10/13 27/12/13 Cuma 18:00-20:00

Detaylı

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENĐ LĐSESĐ R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 2010 2011 Kız olursa Sarin, erkek olursa Masis Erkek olursa doktor, kız olursa öğretmen KENDĐNĐ TANIMA VE MESLEK SEÇĐMĐ Sevgili veliler,

Detaylı

EVLİLİK ÇATIŞMASI VE ÇOCUK

EVLİLİK ÇATIŞMASI VE ÇOCUK EVLİLİK ÇATIŞMASI VE ÇOCUK Evlilik çatışması özellikle aile stresinin yüksek olduğu; *Düşük sosyoekonamik düzeydeki *Psikolojik tedavi gören çocuğun olduğu *Anne ya da babanın psikolojik sorunlarının olduğu

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler 9 Kasım 2010 Nobody s Unpredictable Çalışmanın Amacı 2010 Ipsos Türkiye de boşanma, ayrılık, ya da vefat nedeniyle ebeveynlerden birinin yokluğunun psikolojik ekonomik

Detaylı

Kendin Olmaktan Korkma

Kendin Olmaktan Korkma Beyza Çalış 1 21201421 Ölü Ozanlar Derneği/ N.H. Kleinbaum Kendin Olmaktan Korkma Ölü Ozanlar Derneği şimdiye kadar izlediğim en duygusal filmlerden biridir. Aralıksız olarak kalıplaşmaya karşı çıkar.

Detaylı

DARICA ANADOLU LİSESİ 9. SINIF REHBERLİK PLANI

DARICA ANADOLU LİSESİ 9. SINIF REHBERLİK PLANI OCAK ARALIK KASIM EKİM EYLÜL AY HAFTA DARICA ANADOLU LİSESİ 9. SINIF REHBERLİK PLANI ETKİNLİKLER YETERLİK ALANLARI KAZANIM NUMARASI VE KAZANIMLAR UYGULAMA Öğrencilerle tanışılması, okulun tanıtılması,

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

VERITAS FOCUS. İş Yerinde Ruh Sağlığı Programları 2013-2014

VERITAS FOCUS. İş Yerinde Ruh Sağlığı Programları 2013-2014 VERITAS FOCUS İş Yerinde Ruh Sağlığı Programları 2013-2014 İş Yerinde Psikolojik Sağlık ve Etkin Çalışma Çalıştay Çalışanların çoğu kez fark edilmeyen psikolojik sorunları verimlilik ve iş tatmininin önündeki

Detaylı

ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Sorgulama Programı. Kendimizi ifade etme yollarımız

ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Sorgulama Programı. Kendimizi ifade etme yollarımız Disiplinlerüstü Temalar Kim Olduğumuz Bulunduğumuz mekan ve zaman Kendimizi ifade etme Kendimizi Gezegeni paylaşmak Bireyin kendi doğasını sorgulaması, inançlar ve değerler, kişisel, fiziksel, zihinsel,

Detaylı

Korkuları pekiştirmeden duygulara saygı duymak Dr. Clark Goldstein

Korkuları pekiştirmeden duygulara saygı duymak Dr. Clark Goldstein Korkuları pekiştirmeden duygulara saygı duymak Dr. Clark Goldstein Söz konusu kronik olarak kaygılı bir çocuk olduğunda, en iyimser anne babalar bile çocuğunun acı çekmesini istemediklerinden, olumsuz

Detaylı

Aşk Her Yerde mi? - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Aşk Her Yerde mi? - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Aşk, üç harften oluşan, ancak herkes için ayrı bir anlam taşıyan dev bir sözcük. Yüzyıllarca şairlerin, filozofların, bilim adamlarının tanımlamaya çalıştığı, herkesin kendince yaşadığı, yaşamak istediği

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Kanserli Hastalar Tarafından Sık Sorulan Sorular Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Hastaların Soruları Tıbbi tedavi Otonomi

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - NİSAN 2014 AİLE İÇİ ŞİDDET Çocuğun sağlıklı bir gelişim göstermesi ve sağlam bir kişilik kazanması için

Detaylı

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLAR

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLAR ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLAR 1)ÖZELLİKLERİ 2)KARŞILAŞMA SIKLIĞI 3)TÜRKİYE VE DÜNYADA YAPILAN FAALİYETLER 4)EĞİTİMLERİ 5)AİLEYE VE ÖĞRETMENLERE ÖNERİLER ÖZELLİKLERİ MOTOR GELİŞİM ÖZELLİKLERİ ZİHİNSEL GELİŞİM

Detaylı

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENİ LİSESİ R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 2010 2011 Bilgili olduğumuz oranda özgür oluruz. Sokrates 9. S ı n ı f l a r LĠSELĠ OLMAK ve REHBERLĠK SERVĠSĠNĠN TANITIMI Sevgili

Detaylı

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla Kekemelik Nedir? Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu durum

Detaylı

ZEÖ/İEÖ217 ERKEN ÇOCUKLUKTA ÖZEL EĞİTİM 1. ÜNİTE: EÇÖZE YE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR. 2. MODÜL: EÇÖZE: Kuramsal Temeller

ZEÖ/İEÖ217 ERKEN ÇOCUKLUKTA ÖZEL EĞİTİM 1. ÜNİTE: EÇÖZE YE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR. 2. MODÜL: EÇÖZE: Kuramsal Temeller ZEÖ/İEÖ217 ERKEN ÇOCUKLUKTA ÖZEL EĞİTİM 1. ÜNİTE: EÇÖZE YE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR 2. MODÜL: EÇÖZE: Kuramsal Temeller Doç. Dr. İbrahim H. Diken Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Özel Eğitim Bölümü

Detaylı

GELİŞİMİN EN HIZLI OLDUĞU DÖNEMİ 0-3 YAŞTIR Fakat 0-6 yaşın her döneminde çocuğun öğreneceği fiziksel, sosyal, zihinsel, cinsel, duygusal ve ahlaki gö

GELİŞİMİN EN HIZLI OLDUĞU DÖNEMİ 0-3 YAŞTIR Fakat 0-6 yaşın her döneminde çocuğun öğreneceği fiziksel, sosyal, zihinsel, cinsel, duygusal ve ahlaki gö 0-6 YAŞ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ KÜÇÜK ADIMLAR ANAOKULU Mehmet Gökay İÇEL. Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen GELİŞİMİN EN HIZLI OLDUĞU DÖNEMİ 0-3 YAŞTIR Fakat 0-6 yaşın her döneminde çocuğun öğreneceği

Detaylı

IŞIK LI ANNE BABA REHBERİ

IŞIK LI ANNE BABA REHBERİ Rehberlik Bilgi Bülteni Ekim 2014 IŞIK LI ANNE BABA REHBERİ İLKOKUL ÇAĞI ÇOCUKLARDA RUHSAL OKUL SÜREÇLERİ KAYGILAR VE SORUMLULUKLAR EYVAH ÖDEVİM VAR! 1 Sevgili Velilerimiz, En değerli varlıklarımız olan

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

DUYGU ODAKLI ÇİFT TERAPİSİ

DUYGU ODAKLI ÇİFT TERAPİSİ DUYGU ODAKLI ÇİFT TERAPİSİ Leslie S. GREENBERG Serine WARWAR Psikoterapi Enstitüsü Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 70 Duygu Odaklı Çift Terapisi Atölye Çalışması Malzemeleri Leslie S. GREENBERG

Detaylı

Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir?

Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir? Tanrı Tasavvuru Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir? Peker e göre: Kişinin bebekliğinden itibaren, zeka gelişimine, edinmiş olduğu bilgi ve yaşantısına göre, Tanrı yı zihninde canlandırması, biçimlendirmesi

Detaylı

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak. Bu ayki rehberlik bülteni konumuz Kardeş Kıskançlığı hakkındadır. Sizlere çocuğunuza bu süreçte nasıl yardımcı olabileceğiniz ile ilgili önerilerimiz olacaktır. KARDEŞ KISKANÇLIĞI Neler olduğunu hiç anlamıyorum!

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

SINIF YÖNETİMİNİN TEMELLERİ

SINIF YÖNETİMİNİN TEMELLERİ SINIF YÖNETİMİNİN TEMELLERİ Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sınıf Nedir? Ders yapılır Yaşanır Zaman geçirilir Oyun oynanır Sınıf, bireysel ya da grupla öğrenme yaşantılarının gerçekleştiği

Detaylı

REHBERLİK SERVİSİ. Anne-Babalar Okula Hazır Mıyız?

REHBERLİK SERVİSİ. Anne-Babalar Okula Hazır Mıyız? REHBERLİK SERVİSİ Anne-Babalar Okula Hazır Mıyız? OKULA GİTTİĞİNİZ İLK GÜNÜ HATIRLIYOR MUSUNUZ? Hayatınızda yeni bir sayfa açılıyor. Bu başlangıç hem onun hem de sizlerin hayatında yepyeni bir dönemin

Detaylı

OKUL SOSYAL HİZMETİ NİN OKUL ERKEN TERKİ ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİSİ

OKUL SOSYAL HİZMETİ NİN OKUL ERKEN TERKİ ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİSİ OKUL SOSYAL HİZMETİ NİN OKUL ERKEN TERKİ ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİSİ UZM. OZAN SELCİK RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ PROF. DR. YASEMİN ÖZKAN HACET TEPE ÜNİVERSİTES İ SOSYAL HİZMET SEMPOZYUMU 2015 Sunum

Detaylı

OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER

OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER Uykuyla ilgili sorunlar sadece bebeklik döneminde yaşanmaz.okul öncesi dönemde ki çocuklarda çeşitli uyku sorunu yaşarlar.uykuya dalmada güçlük,gece terörleri

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ 1- Beni çok iyi tanımlıyor 2- Beni iyi tanımlıyor 3- Beni az çok iyi tanımlıyor 4- Beni pek tanımlamıyor 5- Beni zaman zaman hiç tanımlamıyor 6- Beni hiç tanımlamıyor

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

OKULA BAŞLARKEN OKULA BAŞLAMA SÜRECİ

OKULA BAŞLARKEN OKULA BAŞLAMA SÜRECİ OKULA BAŞLARKEN Okul, aileden sonra çocuğun içinde bulunduğu ilk temel sosyalleşme kurumudur. Okul dönemi, çocuk için ailesinden ilk ayrılış dönemidir; çünkü çocuk, okula başladığında evden farklı bir

Detaylı

ÇOCUKLAR İÇİN OYUN TERAPİSİ BİLGİLENDİRİCİ EL KİTABI. Oyun Terapisi Nedir? Oyun Terapisti Kimdir?

ÇOCUKLAR İÇİN OYUN TERAPİSİ BİLGİLENDİRİCİ EL KİTABI. Oyun Terapisi Nedir? Oyun Terapisti Kimdir? ÇOCUKLAR İÇİN OYUN TERAPİSİ BİLGİLENDİRİCİ EL KİTABI Oyun Terapisi Nedir? Oyun Terapisti Kimdir? Ebeveynler için Notlar Bu kitapçık, yaklaşık 4 ila 12 yaş aralığındaki, psikoterapi düşünülmüş çocuklar

Detaylı

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak (örneğin öğretmencilik oyununda) hem de kalem tutma ve yazı yazma becerisinin gelişimine katkıda

Detaylı

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI HAZIRLAYAN MUHAMMED PAMUK DİĞER DÖKÜMANLARIMIZI REHBERLİK İÇİN YAPILMIŞ YAZILIMLARIMIZI GÖRMEK İÇİN FACEBOOK GRUBUMUZA BEKLERİZ. LİNK: https://www.facebook.com/groups/teknorehbe

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı YÖNETİM Sistem Yaklaşımı Prof.Dr.A.Barış BARAZ 1 Modern Yönetim Yaklaşımı Yönetim biliminin geçirdiği aşamalar: v İlk dönem (bilimsel yönetim öncesi dönem). v Klasik Yönetim dönemi (bilimsel yönetim, yönetim

Detaylı

AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME

AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME 2 AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME Aktif öğrenme, bireyin öğrenme sürecine aktif olarak katılımını sağlama yaklaşımıdır. Bu yöntemle öğrenciler pasif alıcı konumundan çıkıp yaparak yaşayarak

Detaylı

6. BÖLÜM: BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

6. BÖLÜM: BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 6. BÖLÜM: BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Bu bölümde araştırma bulgularının değerlendirilmesine yer verilecektir. Yerleşik yabancılara yönelik demografik verilerin ve ev sahibi ülkeye uyum aşamasında gereksinim

Detaylı

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI Okul öncesi dönem genel anlamda tüm gelişim alanları açısından temellerin atıldığı

Detaylı

OKUL FOBİSİ. Bir çocuğun okul deneyiminin beyin işlevi ve anatomisinde gerçek değişimler yarattığı biliniyor Mel Levine

OKUL FOBİSİ. Bir çocuğun okul deneyiminin beyin işlevi ve anatomisinde gerçek değişimler yarattığı biliniyor Mel Levine OKUL FOBİSİ Okullar eğitim-öğretim süreçlerine başlarken çocuklarda en temel karşılaşılan sorunlardan biri okul fobisidir. İlk defa böyle bir durumla karşılaşan ebeveynler şaşırmış bir halde en uygun çözümü

Detaylı

OKUL ÖNCESİ REHBERLİK HİZMETİ

OKUL ÖNCESİ REHBERLİK HİZMETİ OKUL ÖNCESİ REHBERLİK HİZMETİ Marmara Evleri Anaokulunda Rehberlik Hizmetleri (3 6 yaş) Okulumuzdaki tüm öğrencilerin her yönüyle sağlıklı gelişmeleri, okul ortamına uyum sağlamaları ve kapasitelerini

Detaylı

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen İki öğenin birbiri ile kurduğu bağlantıya veya etkileşime ilişki denir. Eğer bu tek taraflı ise ilgi olarak tanımlanır.

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ ÜZERİNE YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ

DAVRANIŞ BİLİMLERİ ÜZERİNE YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ DAVRANIŞ BİLİMLERİ ve İLETİŞİM DAVRANIŞ BİLİMLERİ ÜZERİNE YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ Davranış Bilimleri üzerine Davranış Bilimleri insan davranışını, davranışa etki eden toplumsal, psikolojik, grupsal ve

Detaylı

Aile sistemleri eğitiminde filmler. Uz.Dr.Verda Tüzer

Aile sistemleri eğitiminde filmler. Uz.Dr.Verda Tüzer Aile sistemleri eğitiminde filmler Uz.Dr.Verda Tüzer Aile sistemleri teorisi Dersler Oyunlaştırma Bire bir denetim Okumalar Tartışma grupları Aile terapisi seansları Filmler Filmler Dikkat çekici Duygusal

Detaylı

GÜÇLER YAKLAŞIMI ASLIHAN NIŞANCI

GÜÇLER YAKLAŞIMI ASLIHAN NIŞANCI GÜÇLER YAKLAŞIMI ASLIHAN NIŞANCI Güçler yaklaşımı; Hedefe yöneliktir: Müracaatçılar hayatlarında gerçekleştirmek istedikleri hedefleri kendileri belirler. Güçleri değerlendirir: Odak nokta sorunlar ya

Detaylı

Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma

Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Oyun yoluyla çocuklarla çalışmayı isteyen profesyonellere özel bir atölye çalışması I. Düzey: 20 21 Ekim II. Düzey: 22 23 Ekim Deneyimsel Oyun Terapisi (Experiential

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

TOPLUMSAL KURUMLAR VE AİLE ÇIKMIŞ SINAV SORULARI MURAT YILMAZ EGE ANADOLU LİSESİ

TOPLUMSAL KURUMLAR VE AİLE ÇIKMIŞ SINAV SORULARI MURAT YILMAZ EGE ANADOLU LİSESİ TOPLUMSAL KURUMLAR VE AİLE ÇIKMIŞ SINAV SORULARI MURAT YILMAZ EGE ANADOLU LİSESİ 1-) Türkiye de cumhuriyetin ilanından hemen sonra eğitimde, dinde, yönetimde, hukukta, ekonomide, sanatta, aile yapısında

Detaylı

AFET PSİKOLOJİSİ. GEA Acil Durum Yönetimi Eğitimleri

AFET PSİKOLOJİSİ. GEA Acil Durum Yönetimi Eğitimleri AFET PSİKOLOJİSİ GEA Acil Durum Yönetimi Eğitimleri Afet Sonrası Risk Altındaki Gruplar Doğrudan Etkilenenler Tanık olanlar İzleyiciler AFET SONRASI DUYGUSAL AŞAMALAR İLK VURMA AŞAMASI ACİL DURUM AŞAMASI

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI Yalan, insanları aldatmak amacı ile uydurulmuş kasıtlı davranış veya sözdür. Çocuğun yalana başvurması tıpkı yetişkin insanın yalana başvurması kadar kendini,

Detaylı

İlk izlenimler önemli midir? Yoksa, sonraki bilgilerle aslında kolayca değiştirilebilir mi?

İlk izlenimler önemli midir? Yoksa, sonraki bilgilerle aslında kolayca değiştirilebilir mi? İZLENİM OLUŞTURMA İlk izlenimler önemli midir? Yoksa, sonraki bilgilerle aslında kolayca değiştirilebilir mi? Sosyal grupları tanımlayıcı birtakım özelliklere göre mi düşünürsünüz? Yoksa somut bir örneğe

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not V Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Bireyi Tanıma ve Tanıma Teknikleri *Kendilerine özgü birer varlık olan bireyler, gerek doğuştan

Detaylı

SOSYAL PSİKOLOJİ II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL PSİKOLOJİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL PSİKOLOJİ II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI NEDİR? Bireyin içinde bulunduğu yaş gruplarının etkinliklerinde bir şeyi yapmak için arkadaşları tarafından zorlanması veya cesaretlendirilmesidir.

Detaylı

Çocuklarınıza sorun çözme becerisi kazandırma konusunda yol göstermeyi amaçlayan bültenimizin sizlere faydalı olması dileğiyle

Çocuklarınıza sorun çözme becerisi kazandırma konusunda yol göstermeyi amaçlayan bültenimizin sizlere faydalı olması dileğiyle Rehberlik Postası Değerli velilerimiz, Anne ve babalar, çocuklarının küçük yaşlarda sorunlarla karşılaşmalarını ya da bunlarla baş etmek zorunda kalmalarını engellemek için genelde kendileri sorunlara

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU OKUL KORKUSU Her yıl milyonlarca çocuk okula başlayıp, neşeyle devam ederken

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ 06 KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Sosyal Araştırmalar Merkezi USAK RAPOR NO: 11-06 Dilek Karal Eylül 2011 Korkmadan Öğrenmek: Okul ve Okul

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir? Rehberlik Nedir? Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri; bireyin kendini tanıması, anlaması, sahip olduğu gizil güçleri keşfetmesi, geliştirmesi ve bulunduğu topluma aktif uyum sağlayarak kendini gerçekleştirmesi

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 7 Bilimsel Araştırma Süreci* 1. Gözlem Araştırma alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi

Detaylı

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Sosyal fobi, bireyin sosyal ortamlarda herhangi bir eylem yaparken utanç duyacağı duruma düşeceğini düşünerek nedensiz kızarma,

Detaylı

TRAVMA ÇOCUKLARDA TRAVMA SONRASI STRES TEPKİLERİ. Yukarıda özetlenen üç büyük kategori aynı olmakla. birlikte, TSS tepkileri çocuklarda yetişkinlerde

TRAVMA ÇOCUKLARDA TRAVMA SONRASI STRES TEPKİLERİ. Yukarıda özetlenen üç büyük kategori aynı olmakla. birlikte, TSS tepkileri çocuklarda yetişkinlerde İş Adı SONRASI travmatik deneyimlerle ilgili rüyalar ortaya STRES (TSS) NEDİR? karşılaşılmasından yıllar çıkabilir. Travmatik bir deneyim sonra bile pek çok çocuk (travma) gerçek ölüm ya ve yetişkin, travma

Detaylı

Projenin Adı: ERGOTERAPİ İÇİNDE HAYATIN RİTİMLERİNİ ÖĞRENMEK

Projenin Adı: ERGOTERAPİ İÇİNDE HAYATIN RİTİMLERİNİ ÖĞRENMEK Projenin Adı: ERGOTERAPİ İÇİNDE HAYATIN RİTİMLERİNİ ÖĞRENMEK Projenin Amacı: Ülke geleceği üzerinde söz sahibi olan, hedef kitledeki dezavantajlı grubun, BSRM lerde kalan 14-20 yaş arası 60 genç kızın,

Detaylı

Kasım Rehberlik Bülteni VELİ EĞİTİM REHBERİ. Okul Öncesi Dönemde Cinsel Gelişim

Kasım Rehberlik Bülteni VELİ EĞİTİM REHBERİ. Okul Öncesi Dönemde Cinsel Gelişim Kasım 2016 Rehberlik Bülteni VELİ EĞİTİM REHBERİ Okul Öncesi Dönemde Cinsel Gelişim OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE CİNSEL GELİŞİM Küçük çocuklar, kendi bedenleriyle çok ilgilidirler. Okul öncesi çocuk, çevredeki

Detaylı

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Türkisch Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Veliler için Bilgiler Januar 2008 / Türkisch 2 / 6 Zürih Kantonu İlköğretim Okulu Hedefler ve Hedefe Yönelik Görüşler Zürih kantonunda devlet ilköğretim okulu

Detaylı

YAYLACIK İLKOKULU 0-18 (7-11 YAŞ MODÜLÜ) AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI YILLIK DERS PLANI(2.GRUP)

YAYLACIK İLKOKULU 0-18 (7-11 YAŞ MODÜLÜ) AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI YILLIK DERS PLANI(2.GRUP) ŞUBAT 24/02/2016 1. Programa ilişkin olumlu görüş geliştirmeye başlar. 2. Programın genel amaç ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olur. 3. Programa devam etme konusunda motivasyonu artar. 4. Programdan

Detaylı

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ 3-6 yaş arasını kapsayan ve okul öncesi dönem adını verdiğimiz süreç çocukların gelişimi açısından oldukça önemlidir. Okul öncesi dönem çocukta büyümenin ve gelişimin en hızlı

Detaylı

2013 / 2014 SAYI: 17. Haftanın Bazı Başlıkları

2013 / 2014 SAYI: 17. Haftanın Bazı Başlıkları 2013 / 2014 SAYI: 17 Haftanın Bazı Başlıkları Çocukla İyi Zaman Geçirmenin 10 Yolu VI. Geleneksel Piyano Resitali Miniklere Anlamlı Hediye Okul Küçük Erkek Basketbol Takımı mızdan Başarı Çocukla İyi Zaman

Detaylı

Esin TÜRKOĞLU Psikolojik Danışman. Manisa Rehberlik ve Araştırma Merkezi

Esin TÜRKOĞLU Psikolojik Danışman. Manisa Rehberlik ve Araştırma Merkezi Esin TÜRKOĞLU Psikolojik Danışman Manisa Rehberlik ve Araştırma Merkezi 1. Tütün Alkol ve Madde Bağımlılığı Önleme Programı 2. Trafik Dersinde Madde Bağımlılığının Trafiğe Etkisi Kazanımı 3. Okul Rehberlik

Detaylı

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI Ayşe BAL DOĞUM TARİHİ 06/08/2003 YAŞI 9 KİMLİK BİLGİLERİ ANNE BABA ADI- SOYADI Sabiha Ali DOĞUM TARİHİ 09/06/1973 12/05/1970 MESLEĞİ Ev hanımı

Detaylı

AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI

AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI Hayat Boyu Aile Danışma Merkezi; Toplumun çekirdeği olan ailenin doğru temeller üzerine inşası konusunda danışmanlık hizmeti vermek, ailenin önemiyle ilgili

Detaylı

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA 1. TIRNAK YEME Tırnak yeme, her yaşta ve her iki cinste de görülebilen, zaman içinde

Detaylı

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU A R A Ş. G Ö R. Z E Y N E P K I R I K K A L E L İ Gebelik dönemi fizyolojik olduğu kadar kalıcı psikolojik değişikliklere de neden olmaktadır. Anne karnında gelişen

Detaylı

ÇOCUKLARDA BENLİK SAYGISI GELİŞİMİ

ÇOCUKLARDA BENLİK SAYGISI GELİŞİMİ ÇOCUKLARDA BENLİK SAYGISI GELİŞİMİ 1 Sevgili Velilerimiz; İstanbul Üniversitesi Vakfı Adıgüzel İlkokulu/Ortaokulu Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi olarak bu postamızda Çocuklarda Benlik Saygısı

Detaylı

Tıbbın Temelinde İç Hastalıkları nın Yarını. Dr. Pınar YILDIZ ESOGU İç Hastalıkları ABD. Genel Dahiliye

Tıbbın Temelinde İç Hastalıkları nın Yarını. Dr. Pınar YILDIZ ESOGU İç Hastalıkları ABD. Genel Dahiliye Tıbbın Temelinde İç Hastalıkları nın Yarını Dr. Pınar YILDIZ ESOGU İç Hastalıkları ABD. Genel Dahiliye Terminoloji Tıbbın temeli: İnsandır. İç Hastalıkları; insan sağlığını korumak, hastalıkları tanımak,

Detaylı

Bağımlılık-Bağımsızlık. Prof. Dr. Sibel ERKAL İLHAN

Bağımlılık-Bağımsızlık. Prof. Dr. Sibel ERKAL İLHAN Bağımlılık-Bağımsızlık Prof. Dr. Sibel ERKAL İLHAN Yemedim yedirdim, içmedim içirdim, saçımı süpürge ettim Peki iyi mi ettim? Bağımlılık Bağımsızlık Bağlılık Bağımsızlık Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya

Detaylı

Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu

Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu PDR BÜLTENİ Sayı:8 Bülten Tarihi: Mart 2016 Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu Kardeş Kıskançlığı ve Çözüm Yolları Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu

Detaylı