Depresyon hastaları için rehber

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Depresyon hastaları için rehber"

Transkript

1 Depresyon hastaları için rehber Başlarken Bu broşür doktorunuz tarafından size verildiğine göre, ya size ya da bir yakınınıza depresyon tanısı konmuş demektir. Depresyon tanısı konmuş olması aklınıza -doğal olarak- pek çok soruyu getirmiş olabilir. Bu broşürün amacı, konu ile ilgili doğru soruları sorabilmenize, tedavi sorumluluğu açısından doktorunuzla işbirliği kurarak sizin için en doğru yanıtları bulabilmenize katkı sağlamaktır. Öncelikle, bir kişiye depresyon tanısının mutlaka bir doktor tarafından konması gerektiğini bilerek okumaya başlamanızı öneririz. Depresyon hastalığı hakkında bilgi edinmeye başlarken, psikiyatrik bir hastalık olan depresyon ile her insanın zaman zaman yaşayabileceği hüzün, karamsarlık gibi duyguların birbirlerinden farklı durumlar olduğunu bilmeniz gereklidir. Hüzün ya da karamsarlık duygusu yaşamak ile depresyon hastalığı aynı şeyler değildir. Depresyon tıbbi, psikiyatrik bir hastalıktır ve bu tanı ancak bir doktor tarafından konabilir. Bu broşürde yazılanları, sizin dışınızda birinin okuması ve kendi yaşadıklarıyla benzerlikler kurması halinde; kendi kendine tanı koymak yerine, bir doktora ve en iyisi bir psikiyatra başvurması önerilir. Depresyon toplumda en sık görülen psikiyatrik hastalıklardan biridir. Her üzüntü, karamsarlık, hüzün duygusu depresyon hastalığı demek değildir. Günümüzde depresyon hastalığı başarılı ile tedavi edilebilmektedir. Depresyon nedir? Sözcük anlamı çökkünlük olan depresyon; bireysel farklılıklar içermekle birlikte, kendine özgü belirtileri olan, kişinin duygu, davranış ve düşüncelerini olumsuz olarak etkileyerek kişilerarası ilişkilerini, mesleki ve sosyal becerilerini ve fiziksel sağlığını bozan önemli bir psikiyatrik hastalıktır. Depresyon ne değildir? Hemen her insanın yaşamının değişik dönemlerinde kısa ya da uzun süreli olarak hissedebileceği karamsarlık, hüzün, mutsuzluk gibi duygular değildir. Bir yakını kaybettikten sonra tutulan matem sırasında hissedilen geçici hüzün duygusu değildir. Yaşamın akışı içinde her insanın karşılaşabileceği ve hemen her insanı üzebilecek zorluklar karşısında hissedilen geçici üzüntü, karamsarlık ya da mutsuzluk duyguları değildir.

2 Depresyon belirtileri nelerdir? Depresyon hastalığının bedensel, ruhsal, davranışsal ve sosyal belirtileri vardır. Bu belirtiler hastadan hastaya, depresyonun tipine ve şiddetine göre değişkenlik gösterir. Her hastada belirtilerin hepsinin olması gerekli değildir. Depresyon hastalığının belirtilerinin başlıcaları; Çökkün duygudurum: Kederli, hüzünlü, elemli ruh halidir. Bu durum süreklidir ve doğal üzüntü ve yastan farklıdır. Kişi ara sıra kendini iyi hissetse bile, bu iyilik hali kısa süreli olur. Đlgi, istek azalması ve/veya hiçbir şeyden zevk alamama: Kişi daha önce yapmaktan hoşlandığı işlerden zevk alamamaya başlar. Genel bir isteksizlik vardır. Herşey ona ağır gelmeye başlamıştır. Yorgunluk, enerji azalması, bitkinlik: Kişi kendini halsiz, güçsüz, bezgin hissetmekte, çabuk yorulmaktadır. Hiçbir iş yapmak için kendinde güç bulamaz. Bütün gün yatmak ister. Uyku bozukluğu: Uyku bozukluğu çeşitli biçimlerde gözlenebilir. Kimi hasta uykuya dalmakta güçlük çeker. Bazı hastalar uykuya daldıktan sonra sık sık uyanmaktan yakınabilirler. Sıklıkla sabah erken uyanma ve tekrar uykuya dalamama hali gözlenebilir. Kişi uyandığında kendini dinlenmemiş hisseder. Kimi depresyonlu hastada ise çok fazla uyuma ya da uykuya eğilim görülebilir. Dikkatini toplamada güçlük: Kişi dikkatini bir noktada toplayamaz, bir konu üstünde yoğunlaşamaz. Đştah bozukluğu: Genelde yoğun bir iştahsızlık, yemeklerin tadını alamama, isteksizlik ve kilo kaybı gözlenir. Kimi hastalar da ise iştah artışı ya da aşırı yeme ortaya çıkabilir. Kendine güven azalması, değersizlik ve suçluluk duyguları: Kişi kendini yetersiz, eksik, başarısız ve değersiz görebilir. Cesaretini kaybettiğini belirtebilir. Kendini, o güne kadar yaptıklarını beğenmemeye, eleştirmeye, pişmanlık hisleri yaşamaya başlayabilir. Ölüm ve intihar düşünceleri: Depresyonu olan hastaların bazılarında hastalığın bir belirtisi olarak intihar düşünceleri ortaya çıkabilmektedir. Bu hastaların bu düşüncelerin hastalığın bir ürünü olduğunu bilmeleri ve doktorları ve yakınlarıyla bu düşüncelerini paylaşmaları çok değerlidir. Çünkü, hastalık iyileştiğinde, bu düşünceler ve onları doğurduğuna inanılan gerekçeler de saçma gelecektir. Hareketlerde ve konuşmalarda yavaşlama: Hareketlerde, düşüncede, konuşmada, karar vermede yavaşlık ortaya çıkabilir. Kişi durgunluktan yakınır. Bunaltı: Endişe, daralma, gerginlik, sıkıntı ve huzursuzluk halidir. Sabahları bunaltının ağır olması, kötü bir şeyler olacakmış duygusu depresyonlu hastalarda sık olarak gözlenir. Bunaltı nedeni ile yerinde duramama, aynı yerde uzun süre kalamama gözlenebilir. Sinirlilik: Kontrol edilemeyen, kolay ve çabuk öfkelenme halidir. Kişi dayanma gücünün azaldığını ve kolayca öfkelendiğini belirtir.

3 Karamsarlık/ umutsuzluk: Kişinin gelecek ile ilgili planları kalmamıştır, herşeye karamsar bakar ve herşeyi karamsar yorumlar. Sabahları uyandığında yataktan çıkmak dahi istemez. Çünkü, o gün günün nasıl geçeceğine ilişkin kuşkuları vardır. Gün hiç akıp gitmeyecekmiş gibi gelir. Gürültüden rahatsız olma: Kişi kalabalık yerlerde kalmaktan, gürültüden rahatsız olmaktadır. Gürültüye dayanamadığından yakınabilir. Bu nedenle, evden dışarı çıkmaktan ve insanlar ile görüşmekten çekinebilir. Hayaller görme, işitme, gerçekdışı düşünceler: Bazı çok ağır depresyon hastalarında; mahvolacağız, sonumuz geldi, öleceğiz, bizi öldürecekler gibi gerçekdışı düşünce ve inanışlar ya da sen suçlusun, iç organların çürümüş, kendini cezalandırmalısın gibi gerçekdışı sesler işitme olabilir. Bu tip depresyonlara, psikotik depresyon adı verilir. Depresyon hastalığında bu belirtilerin tümü her hastada olmayabilir. Her hastanın depresyonu kendine özgüdür. Depresyonda görülebilen diğer belirtiler Yukarıdaki yaygın ve tanı koymaya yarayan belirtiler dışında, depresyonu olan hastaların yaşadığı çok çeşitli belirtiler vardır. Bu belirtileri -daha çok- hastanın yakınları gözlemler ve bu belirtiler, kişide bir hastalık olduğu düşünülmediğinde kimi zaman ilişkilerin bozulmasına neden olabilirler. Depresyon hastaları dışarıdan; Aşırı ağlayan, Tedaviye yanıt vermeyen kronik ağrı ve sızıları olan, Kendi içine çekilmiş, bencil, başkalarının gereksinimlerinin farkında olmayan ya da onlarla ilgilenmeyen, talepkar, Tepkisiz, iletişim kurmayan, soğuk, Huysuz, kavgacı, ters, herşeye kusur bulan ve herşeyden yakınan, Değişken ve öngörülemez; mantıklı ve makul olmayan, Kontrol edici, yönlendirici, Topluluk içinde hoş ve büyüleyici, evde bunun tersi davranan, Kaba, küçümseyici ve eleştirici olan, Ayrılma ve boşanmaya anlaşılmaz ve ani atıflarda bulunan, Artan alkol ve ilaç kullanımı olan kişiler olarak görülebilirler. En zoru, çoğu depresyon hastası dışarıdan bu şekilde göründüğünün farkına varır. Ancak elinden bir şey gelmez. Tersine, bu durum onun kendini suçlamasına, değersiz, işe yaramaz hissetmesine daha çok neden olur. Bu durum depresyon hastalığının oluşturduğu bir kısır döngüdür. Depresyon tanısı nasıl konur? Depresyon tıbbi, psikiyatrik bir hastalıktır ve tanısı ancak bir doktor tarafından konulabilir.

4 Yukarıda söz edilen bedensel, ruhsal, davranışsal ve sosyal belirtilerin en az iki haftadır aralıksız olarak sürdüğü ve bu duruma neden olan başka bir hastalık ya da ilaç kullanımının saptanamadığı durumlarda doktorlar depresyon tanısını düşünürler. Depresyon neden olur? Depresyon en sık kendiliğinden olur. Hastalığın neden, nasıl ve kimlerde ortaya çıktığına ilişkin kesin bilimsel kanıtlar yoktur. Günümüzde, depresyonun bir çok nedenden kaynaklanan bir sonuç olduğu kabul edilmektedir. Ancak, bazı özel durumların depresyona neden olabildiği bilinmektedir. Depresyona neden olabilen pek çok hastalık vardır. Öncelikle bazı endokrin (hormonlarla ilgili) hastalıklar, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ya da bazı kanserler ve tümörler ile Parkinson vb. bazı beyin hastalıkları depresyona neden olabilir ya da bu hastalıkların ilk belirtileri depresyon olabilir. Alkol ve esrar, eroin gibi yasadışı maddelerin kullanımı depresyona neden olabilir. Çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar yan etki olarak depresyona neden olabilir. Bu üç etken dışında kimin, neden depresyona gireceğini gösteren bilimsel olarak kanıtlanmış hiç bir veri yoktur. Herkes yaşamın değişik dönemlerinde depresyon hastalığına yakalanabilir. Depresyon hastalığına yakalanmak açısından önemli olduğu gösterilmiş bazı risk etmenleri vardır: Ailenin bir başka üyesinde depresyon hastalığı bulunması, Herkes için ağır ve zorlayıcı kabul edilecek yaşam zorluklarına maruz kalmak, Sevilen birinin kaybı, terkedilmek, Kötü, aşağılayıcı muameleye uğramak, Doğum yapmak, Ağır bir fiziksel hastalık geçirmek, Uzun süreli bakım/tedavi gerektiren bir hastalığa yakalanmış olmak, Çocukluk çağında anne ve/veya babayı kaybetmek. Bu sayılanlardan birini yaşamış olmak mutlaka depresyon hastalığına yakalanılacağını göstermez, yalnızca, depresyon hastalığına yakalanma riskinin diğer insanlara göre daha yüksek olduğunu gösterir. Depresyonun çeşitleri var mıdır? Birbirlerinden ortaya çıkış, belirtiler ve gidişleriyle farklılıklar gösteren depresyon çeşitleri vardır: Major Depresyon Depresyon tanısı koyabilmek için temel belirtilerden en az iki adet ve eşlik eden belirtilerden en az iki adet bulunması ve bu belirtilerin en az iki haftadır sürüyor olması gereklidir.

5 Temel Belirtiler Çökkün veya üzgün duygudurum Đlgi, istek azalması ve/veya hiçbir şeyden zevk alamama Yorgunluk, enerji azalması, bitkinlik Eşlik Eden Belirtiler Uyku bozukluğu Dikkatini toplamada güçlük Kendine güven azalması Suçluluk ve değersizlik düşünceleri Đştah bozukluğu Đntihar düşünce ve/veya girişimleri Hareket ve konuşmalarda yavaşlama Distimi Yetişkinlerde en az iki yıl (kronik), çocuk ve ergenlerde en az bir yıl süreyle devam eden ve hemen her gün, gün boyu süren depresif duygudurumudur. Distimi, depresyonun kronik bir şeklidir. Çökkünlük depresyona göre biraz daha hafiftir. Đştahsızlık ya da aşırı yeme, uykusuzluk ya da aşırı uyku, yorgunluk ve enerji azalması, konsantrasyon güçlüğü, benlik saygısında azalma ve umutsuzluk duyguları gibi belirtiler izlenen ancak Major Depresyona oranla daha uzun süredir varolan ve yaşamı daha az bozan, hafif düzeyde depresif bulgularla seyreden durumlardır. Depresyonun en az tedavi edilen şeklidir, çünkü insanlar yıllarca, bazen yaşamlarının büyük bölümünde, kendilerinde bir sorun olduğunu farketmeden bu durumda olabilirler. Hissettikleri çökkünlüğü normal olarak kabul edebilirler. Kasvetli, sıkıntılı, enerjisi düşük insanlardır. Distimisi olan insanlar çevrelerindeki insanlar için de zor katlanılan insanlardır; espiri anlayışlarının olmadığı, sürekli olarak bardağın boş kısmını gördükleri düşünülür, hep umutsuzdurlar ve başkaları hakkında da karamsardırlar. Distimisi olan hastaların yaklaşık %80 i sonunda tam bir major depresyon içine girerler. Bu duruma çifte-depresyon denir. Atipik depresyon Depresyonun diğer bir şekli atipik depresyondur. Atipik depresyonu olanlar aşırı yemek yerler (karbonhidratlara aşırı düşkündürler) ve çok fazla uyurlar. Dikkatleri dağınıktır. Ortada öyle bir durum yokken bile, reddedildiklerini düşündüklerinde kendilerini çok daha kötü hissederler. Bu hastalarda depresyon hali çok yaygın olsa da, örneğin biri onları bir eğlenceli bir yere gitmeye ikna ederse ya da ilgili davranırsa geçici olarak kendilerini çok iyi hissedebilirler, ancak sonra kayıtsızlık ve isteksizlik hallerine geri dönerler. Karma bunaltılı depresyon

6 Bunaltı depresyonla birleştiğinde oldukça sıkıntı verici bir hastalıktır. Bu durum Karma bunaltılı depresyon olarak adlandırılmaktadır. Bu depresyon çeşidinde hasta kendisinde ağır bir fiziksel hastalık olabileceği düşüncelerine kapılabilir. Depresyonla bağlantılı bunaltı, korku, endişe ve kötü birşey olacağı beklentisi, o sırada sağlığı mükemmel olsa bile birinin öleceğinden emin olma gibi duyguları ortaya çıkarabilir. Doğum sonrası depresyon Yeni bir yaşam dünyaya getirmek hem anne hem baba için yaşamın en önemli deneyimlerinden biridir. Anneler bu dönemi ruhsal ve bedensel olarak çok büyük bir alt üst oluş olarak yaşarlar. Doğum sonrası ilk üç dört gün hemen her anne biraz çökkün, yorgun, karamsar, ağlamaklı olabilir. Bu geçici bir durumdur ve annelik hüznü olarak adlandırılır. Annelik hüznü tedavi edilmesi gereken bir durum değildir. Doğumdan sonraki altı ay içinde özellikle destek sistemlerinin olumsuz olduğu durumlarda annelerde ortaya çıkabilen depresyona ise doğum sonrası depresyon denir. Tedavi edilmediğinde hem anne hem de bebeğin bedensel ve ruhsal sağlığı için olumsuz etkilere neden olabilir. Depresyonun genel belirtilerine ek olarak bebekle ilgilenememe ya da ilgilenmek istememe, bebeği sevememe, doğum yaptığına pişman olma gibi belirtiler vardır. Başka Türlü Adlandırılamayan Depresif Bozukluk Kadınlarda adet öncesi dönemde izlenen ve kişinin yaşamını etkileyen depresif duygudurumunu, bazı diğer psikiyatrik hastalıklara eşlik eden depresif dönemler için kullanılan bir gruptur. Maskeli depresyon Bazı depresyon hastalarında hemen hiç ruhsal belirti yoktur. Bunun yerine tetkiklerde bir şey bulunamayan ve tedavilerle geçmeyen ağrılar, sızılar, hazımsızlık, sürekli yorgunluk, bitkinlik, iştahsızlık, zayıflama gibi bedensel belirtiler vardır. Her hastanın depresyonu kendine özgüdür Her hastanın depresyonu, her insanın parmak izinin farklı olması gibi kendine özgüdür. Özellikle süre gibi bazı temel belirtiler her hastada kendini gösterse bile, bir hastanın depresyonu genellikle bir diğerinkine pek benzemez. Depresyondaki bir hasta için işe gitmek olanaksız bir şey gibi görünebilir. Sabah yatağından bile çıkacak gücü kendinde bulamayabilir. Bütün gün evde oturup, ne seyrettiğine dikkat etmeden televizyona bakarak zamanını geçirebilir. Bir diğeri sürekli sağlıksız, abur cubur şeyler yiyerek, evde boş boş oturup, karamsar düşünceler içine boğulurcasına gömülebilir. Bir başka hasta ise, sabahları uyanması gereken saatten çok daha erken bir saatte, istemese de sıkıntı içinde uyanıp, yatakta duramayıp, kaygılı bir şekilde evden çıkıp, bütün gün iş yerinde sinirli bir şekilde ona buna çatarak çalışabilir.

7 Bazı hastalar orta şiddette bir depresyonla giderek toplumsal ilişkilerinden koparak, yakın ilişkilerini bozarak, hatta boşanarak, işten ayrılarak, kötü kaderlerine kızarak, mutsuz, üzgün, çaresiz bir şekilde aylar boyunca yaşamaya çabalarlar. Aslında depresyon hastalığına yakalanmışlardır. Depresyon kendini sınırlayıcı bir hastalıktır. Tedavi edilmediğinde bazı hastalarda ortalama 6-9 ay içinde geçici iyileşmeler olabilir. Bu iyileşmeler doktora başvurunun gecikmesine neden olur. Çünkü depresyon yineleyici bir hastalıktır. Hasta bu 6-9 ay içinde bir çok kayba uğramış olur, geçici iyileşmeyi tekrar hastalanma ve daha büyük kayıplar izler. Depresyonda beyinde neler olur? Depresyon tıbbi-psikiyatrik bir hastalıktır ve hangi nedenle başlarsa başlasın hastalık sırasında beyinde bazı kimyasal maddelerin miktarları ve birbirleri arasındaki denge bozulur. Depresyonda görülen belirtiler de bu dengenin bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Bu kimyasal maddeler beyin hücreleri arasındaki haberleşmeyi ve beynin bedenin diğer bölümleri ve organlarıyla haberleşmesini ve onları yönetmesini sağlar. Beyinde bu görevi gören yüzlerce kimyasal madde vardır. Bu maddelerin başlıcalarının isimleri serotonin, noradrenalin, asetilkolin, dopamindir. Depresyon sırasında oluşan bu dengesizlik beynin işlevlerinin bozulmasına neden olur. Depresyon sırasında suçluluk, üzüntü gibi ruhsal; unutkanlık, dikkatsizlik gibi bilişsel; durgunluk, yavaşlama gibi davranışsal; iştahsızlık, kabızlık, uyku bozukluğu, ağrı gibi fiziksel belirtiler ve benzerleri olmak üzere hem bedensel hem de ruhsal belirtiler bu nedenle oluşur. Depresyon ve intihar Depresyon belirtileri arasında intihar geri dönülmezliği, telafi edilemezliğiyle en can yakıcı olanıdır. Ağır depresyon vakalarında intihar düşünceleri olabilir. Depresyonda, her alandaki karamsarlık ve olumsuz düşünceler, hayatın yaşanmaya değmez olduğu ya da hastanın yaşamaya hakkı olmadığı gibi sağlıksız ve hastalığa bağlı düşüncelerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Çoğu hasta ne yazık ki- intihar düşüncelerinden doktorlarına söz etmemektedirler. Kimi utanmakta, kimi doktorun onu anlamayacağından ya da suçlayacağından çekinmektedir. Oysa doktorlar yargılamak için değil yalnızca yardım etmek için meslek yemini etmişlerdir. Đntihar düşüncesi olan bir hasta, bu düşüncenin gerçekci olmadığını, hastalığın ürünü geçici ve sağlıksız bir düşünce olduğunu farketmeye çalışmalıdır. Bunun için kendine gösterebileceği çok yalın bir düşünme biçimi vardır. Đntihar düşünceleri belli bir zamanda ortaya çıkmıştır ve olasılıkla, sıklıkla geçmişle ilgili olaylara bağlı olarak düşünülmektedir. Bu, düşüncelerin gerçekci olmadığının en iyi kanıtıdır. Çünkü bağlantı kurulan olayların üzerinden çok uzun zaman geçmiştir. Hastaya bu bağlantıyı kurduran depresyonun ortaya çıkardığı olumsuz düşünme biçimidir. Đntihar düşünceleri olan hastalar, bu düşüncelerini bir kez de doktorlarıyla paylaştıklarında hiç bir şey kaybetmez ama çok şey kazanabilirler.

8 Depresyon tedavisi Depresyon tedavisinde başta ilaç tedavileri olmak üzere çok çeşitli tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Psikiyatrik ilaçlarla ilgili yanlış inanışlar bir çok hastanın bu ilaçları kullanmaktan kaçınmasına ya da doktorun önerdiği dozdan daha düşük dozlarda ya da daha kısa sürelerle ilaç kullanmalarına neden olmaktadır. Bu durum depresyonun tedavisini güçleştirmekten başka bir işe yaramamaktadır. Bu alanda günümüzde yapılan çalışmaların sağladığı bilimsel veri; depresyon tedavisinde medikal (tıbbi-ilaç) ve psikoterapi (bireysel ve grup halinde içgörü, davranış değişimi vb. amaçlar taşıyan görüşmeye dayanan tedavi şekli) uygulamalarının birarada kullanımının daha iyi sonuç verdiği ve depresyonu kalıcı bir şekilde iyileştirdiği yönündedir. Depresyonun ilaçla tedavisinde kullanılan temel ilaçlar antidepresan adı verilen ilaçlardır. Diğer ilaçlar, antidepresanlara ek ya da yardımcı olarak geçici olarak kullanılabilir. Antidepresan ilaçlar: Bu grup ilaçlarla ilgili Türkiye de çok yanlış bir inanış vardır. Bu ilaçların uyuşturucu olduğu, alışkanlık, bağımlılık yaptığına dair inanışlar hastaların bu ilaçları kullanmaktan kaçınmalarına neden olmaktadır. Antidepresan grubu ilaçlarla ilgili ilk bilmeniz gereken şey, bu ilaçların kesinlikle alışkanlık, bağımlılık yapıcı özelliklerinin olmadığı ve uyuşturucu özelliklerinin bulunmadığıdır. Antidepresan grubu ilaçlar, beyin hücreleri arasındaki haberleşmeyi sağlayan serotonin, noradrenalin, dopamin ve benzeri bazı kimyasal maddelerin miktarını değiştiren ilaçlardır. Etkileri genellikle kullanılmaya başladıktan sonraki ikinci haftadan itibaren başlar ve üçüncü haftada tam olarak etkileri görülür. Bu grup ilaçların tedavide iyileştirici etkilerinin olup olmayacağı kararı sekiz hafta geçmeden verilmez. Antidepresan ilaçların etkilerinin görülebilmesi için her biri için farklı olan seçilmiş ve doğru dozlarda kullanılmaları gereklidir. Doğru dozda kullanıldığında size iyi gelebilecek bir ilaç düşük dozda kullanılırsa aynı etkiyi gösteremez. Dolayısıyla ilacın etkisinden yararlanamamış olursunuz. Bu nedenle kullanılacak ilaca bir doktorun karar vermesi ve doz ayarlamasının onun tarafından yapılması çok önemlidir. Hemen tüm antidepresanların bazı yan etkileri vardır. Bu yan etkiler her hastada görülmeyebilir. Bazı hastalarda ise yan etkiler sanki hastalığın belirtilerini artırıyormuş gibi kendini gösterebilir. Bu yan etkilerin olabildiğince az görülmesi için bu ilaçlar düşük dozlarda başlanır ve doktor tarafından yapılan kontrollerde dozları etki edecekleri doza doğru yavaş yavaş artırılır. Benzer bir durum ilaçlar kesilirken de söz konusudur. Antidepresan ilaçlar uzun süre kullanıldıktan sonra birden bırakılırlarsa bazı kişilerde kesilme sendromu denilen ve huzursuzluk, uykusuzluk, bulantı, kusma, sinirlilik gibi geçici belirtilere neden olabilirler.

9 Bu nedenle antidepresan ilaçların doktor kontrolünde ve doz yavaş yavaş azaltılarak bırakılması gerekmektedir. Antipsikotik ilaçlar Antipsikotik grubu ilaçlar, beyinde hücreler arası haberleşmeyi sağlayan kimyasal maddelerin etkisini engelleyen ilaçlar. Bu ilaçlar da, antidepresan ilaçlar gibi, uyuşturucu değildirler ve alışkanlık ya da bağımlılık yapmazlar. Antipsikotik ilaçlar tek başlarına kullanıldıklarında depresyon hastalığını iyileştirmezler. Bazı ağır depresyon hastalarında doktor kararıyla, antidepresan grubu ilaçlarla birlikte kullanılabilirler. Anksiyolitik ilaçlar Özellikle anksiyete (bunaltı) belirtisinin çok yoğun olduğu depresyon hastalarında antidepresan tedavi yanında kullanılabilen ilaçlardır. Bu ilaçların en önemli özelliği, antidepresanların tersine, alışkanlık, bağımlılık yapıcı özelliklerinin bulunmasıdır. Bu nedenle bu grup ilaçlar Türkiye de YEŞĐL REÇETE adı verilen üç nüshalı, özel bir reçete sistemiyle satılırlar. Bu grup ilaçların yazıldığı reçetelerin bir kopyası doktorda kalır. Siz eczaneye iki kopyasını götürürsünüz. Eczane bu iki kopyanın birini kendinde saklar, diğerini Sağlık Bakanlığı na gönderir. Bu yolla, bu ilaçların tüketimi kontrol altında tutulur. Anksiyolitik ilaçlar, bunaltı duygusunu hızlıca yatıştırırlar. Ama bu etkileri geçicidir. Doktorunuz size bu gruptan bir ilaç verdiğinde ya da YEŞĐL REÇETE ile ilaç verdiğinde bu seçenekleri ve bağımlılık risklerini sizinle konuşarak onayınızı alacaktır. Elektrokonvulzif Tedavi (EKT) Halk arasında ŞOK ya da elektrik tedavisi olarak bilinen, hakkında son derece yanlış inanışlar ve korkular olan bir tedavi yöntemidir. Özellikle ağır intihar düşünceleri olan, yemek yemeyen, konuşmayan ya da çeşitli ilaç tedavileriyle yanıt alınamayan çok şiddetli depresyon vakalarında uygulanan bir tedavi yöntemidir. Çağdaş ve hasta haklarına saygılı psikiyatri birimleri, hasta ve yakınlarına hastaneye yatış öncesinde, doktor tarafından gerekli görüldüğünde EKT tedavisine izin verip vermediklerini belirten bir onay formu imzalatmaktadırlar. EKT tedavisi sırasında hastanın alın bölgesine yerleştirilen iki elektrotla çok çok kısa süreli verilen bir elektriksel uyarıyla hastada bir nöbet oluşturulur.

10 EKT tedavisi sırasında hastalar en küçük bir ağrı duymazlar. Sadece kısa süreli bir baygınlık yaşarlar ve nöbeti hatırlamazlar. Bazı kliniklerde EKT tedavisi anestezi altında hasta uyutularak yapılmaktadır. Tedavinin yan etkisi bir kaç ay süren basit unutkanlıklar ve nadiren görülebilen kırıklardır. Depresyon tedavisinde gün aşırı uygulanan 7-15 seans EKT son derece etkin sonuçlar verebilmektedir. Depresyonun ilaçsız tedavileri Genel olarak psikoterapi adı altında toplanan ve bu konuda eğitim almış bir psikiyatri uzmanı tarafından yapılması gereken tedavilerdir. Depresyonun tedavisinde çok çeşitli psikoterapi yöntemleri vardır. Bunlardan herhangi birinin diğerine olan özel bir üstünlüğü bilimsel olarak gösterilmemiştir. Ancak, tedavinin başlangıç döneminde destekleyici psikoterapilerin daha yararlı olduğu bilinmektedir. Aynı şekilde ilaçsız tedavilerin ilaçla yapılan tedavilerden çok daha iyi ve üstün olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar da yoktur. Ağır depresyon vakalarında, deneyimsiz kişilerce, ilaç tedavisi verilmeden yapılmaya çalışılan psikoterapi uygulamasının hastalığı şiddetlendirme riski vardır. Depresyon tedavisi ne kadar sürmelidir? Bugünkü bilimsel kanıtlar depresyon tedavisinin ilk atağın iyileşmesinden sonra en az bir yıl daha sürdürülmesinin gerekli olduğu yönündedir. Depresyon yineleme riski olan bir hastalıktır. Đlk atakta tedavi ne kadar uzun sürdürülürse yineleme riski o kadar azalmaktadır. TEDAVĐNĐZ SÜRERKEN Sabırlı olun Kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak şeylerle uğraşın Gelecekle ilgili gerçekci planlar yapın Đnsanlardan uzak kalmayın Yaşamınızdaki önemli kararları erteleyin

11 SIK SORULAN SORULAR Kullandığım antidepresan ilaçlar bağımlılık yaparlar mı? Antidepresan grubu ilaçlar bağımlılık yapmaz. Türkiye de bağımlılık yapıcı özelliği olan ilaçlar yeşil reçete ve kırmızı reçete adı verilen üç nüshalı özel reçetelerle satılmaktadırlar. Doktorun bana önerdiği ilaçlar mide bulantısı, sersemlik hissi ve huzursuzluğa yol açtı. Bunlar geçecek mi? Bütün antidepresan ilaçlar başlangıçta bazı hastalarda benzeri yan etkilere neden olabilir. Bu yan etkiler genellikle geçicidir ve ilk on-on iki günde kaybolur. Kontrole gittiğinizde, yan etkilerle ilgili kaygılarınızı lütfen doktorunuzla paylaşın. Benim sorunum uykusuzluk. Antidepresan ilaçlar uykumu düzeltecek mi? Neden bana uyku ilacı verilmedi? Uykusuzluğunuz depresyonun bir parçası. Depresyon düzeldikçe uykunuz da yavaş yavaş kendi doğal düzenine dönecektir. Uyku ilaçlarıyla sağlanacak yapay uyku hali sizin kendinizi ertesi gün daha da bitkin hissetmenize neden olabilir. Sabahları hep aynı saatte kalkmaya çalışmanız uyku düzeninizin normale dönmesine katkıda bulunacaktır. Bir sonraki kontrolünüzde uyku ilaçları konusunu doktorunuzla yeniden görüşün. Benim ağrılarım vardı, doktor bana sinir ilacı verdi. Ağrılarım ne olacak? Doktorunuz ağrılarınızın depresyonun bir belirtisi olduğunu düşündüğü için size antidepresan ilaç vermiş olabilir. Olasılıkla, ağrılarınızı ağrı kesiciler de geçirmemiştir. Bu ilaçların etkilerini gösterebilmeleri için üç hafta sabredin. Ağrılarınız azalmazsa doktorunuzla yeniden görüşün. Kendimi iyi hissettiğimde ilaçlarımı bırakabilir miyim? Depresyon tedavisinde, tedaviyi yarım bırakmak hastalığın alevlenmesine neden olur. Tam iyleşmeden sonra ilaçların doktor kontrolünde en az bir yıl kullanılması gerekir. Doktorunuzun önerisi olmaksızın, ilaç kullanımını sonlandırmayın. Benim bin tane sorunum var; bu bir ilaç hepsini mi iyileştirecek? Gerçekten de depresyon da o kadar çeşitli belirti vardır ki, hasta bin derdi varmış gibi hisseder. Ama hepsi depresyonun belirtisidir ve depresyon iyileştikçe hepsi geçer. En iyi tedavi en az ilaçla yapılanıdır. Doktorumun bana önerdiği antidepresan ilacı kendi başıma bırakırsam bir şey olur mu? Antidepresan ilaçlar bağımlılık yapmazlar. Ancak aniden bırakıldıklarında kesilme belirtileri denilen bulantı, kusma, uykusuzluk, huzursuzluk gibi geçici, ancak sıkıntı verici yan etkilere neden olabilirler. Bu nedenle doktorunuza danışarak ve dozu onun kontrolünde giderek azaltarak kesmeniz daha doğru olacaktır. Bu hastalık ırsi mi? Kardeşimde de benzer yakınmalar var. Çocuğumda da olur mu? Bu hastalığın kesinlikle ırsi olduğu kanıtlanmamıştır. Ancak ailenin bir bireyinde varsa ailenin diğer üyelerinin bazılarında da olabildiği gösterilmiştir. Benzer belirtileri olan yakınlarınız varsa, onların da doktora başvurmalarında yarar var. Sizde bu hastalığın olması çocuğunuzda da mutlaka olacağı anlamına gelmez.

12 Bu hastalık çocukluğumda yaşadığım olumsuzluklar yüzünden mi oldu? Bunu bilebilmek çok zor. Çocuklukta ya da geçmişte yaşananların insanlarda bu hastalığa yakalanma için bir eğilim oluşturabileceği bilinmektedir. Ancak bu durumun şimdiki halinizin tedavisine bir zararı ya da yararı yoktur. Önemli olan şimdi tedavi olmanızdır. Son zamanlarda yaşadığım olumsuz olaylar bu hastalığa neden olmuş olabilir mi? Belki Genellikle bu tip hastalıklardan önce olumsuz bir olay yaşanmış olabiliyor. Ancak bu şart değil. Depresyon kendiliğinden başlayabilen bir hastalık. Peki ben zayıf karakterli olduğum için mi hastalandım? Öncelikle zayıf karakter kavramı herkes için farklı farklı şeyleri ifade eder. Kişilik özellikleri bu tip hastalıklar için yatkınlığı artırabilir ama bu hastalığa zayıf karakterliler ya da iradesiz insanlar yakalanır gibi herkes için farklı anlamlar taşıyabilen ve ruhsal bir karşılığı olmayan kavramlarla yaklaşmamak gereklidir.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

Depresyon Belirtileri

Depresyon Belirtileri Depresyon, kişinin sosyal işlevlerini ve günlük yaşama dair etkinliklerini rahatsız edecek, bozacak dereceye ulaşmış üzüntü, melankoli veya keder durumudur. Depresyon toplumda çok sık görülmekle beraber,

Detaylı

DEPRESYON. Belirtiler

DEPRESYON. Belirtiler DEPRESYON Toplumumuzda depresyon psikiyatrik hastalıklar arasında en sık görülenlerdendir. Bu sebeple halkımız arasında en çok bilinen, en çok ismi duyulan hastalıktır. Fakat ne yazık ki en sık yanlış

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindekipayı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 Akılcı İlaç Kullanımı;

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Olgu 1 32 yaşında, kadın Sınıf öğretmeni Evli Bir kızı var Yakınması Toplu taşıma

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ Bu kitapçık Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Beyin Görüntüleme ve Elektrofizyoloji Birimi tarafından hazırlanmıştır. Şubat 2010 1 DEPRESYON

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYONDA PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYON TANISI Depresif ruh hali İlgi ve isteklerde azalma Enerji azlığı Konsantrasyon bozukluğu ğ İştah bozukluğu Uk Uyku bozukluğu ğ Kendine güven kaybı, suçluluk ve

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindeki payı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 DSÖ tahminlerine

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir?

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir? Psikolojiye Giriş İşler Kötüye Gittiğinde Olanlar: Zihinsel Bozukluklar 1. Kısım Ders 18 Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları Susan Noeln-Hoeksema Psikoloj Profesörü Yale Üniversitesi 2 Anormallik

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. Dr Ali Bozkurt Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. The bereavement of the widowed. Dis Nerv Syst 1971;32:597

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI: SORU CEVAP. Prof Dr. Dilek İnce Günal Marmara Üniversitesi Tıp Fak. Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

PARKİNSON HASTALIĞI: SORU CEVAP. Prof Dr. Dilek İnce Günal Marmara Üniversitesi Tıp Fak. Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARKİNSON HASTALIĞI: SORU CEVAP Prof Dr. Dilek İnce Günal Marmara Üniversitesi Tıp Fak. Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Sorular: 1. PARKİNSON HASTALIĞI NEDİR? 2. PARKİNSON HASTALIĞI NEDEN OLUR? 3.

Detaylı

HASTA HEM DÜŞÜNCELERĐN HEM DE DAVRANIŞLARIN SAÇMA OLDUĞUNU BĐLĐR ANCAK NE AKLINA GELMESĐNĐ ENGELLEYEBĐLĐR, NE DE DAVRANIŞI YAPMADAN DURABĐLĐR.

HASTA HEM DÜŞÜNCELERĐN HEM DE DAVRANIŞLARIN SAÇMA OLDUĞUNU BĐLĐR ANCAK NE AKLINA GELMESĐNĐ ENGELLEYEBĐLĐR, NE DE DAVRANIŞI YAPMADAN DURABĐLĐR. Obsesif Kompulsif Bozukluk Hastaları Đçin Rehber Başlarken Bu broşür doktorunuz tarafından size verildiğine göre, ya size ya da bir yakınınıza obsesif kompulsif bozukluk (OKB) tanısı konmuş demektir. OKB

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım

Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım Dr. Mecit ÇALIŞKAN HNH Psikiyatri İdari ve Eğitim Sorumlusu Kanser hastaları tanı, tedavi ve hastalığın ileri evrelerde çeşitli ve değişik, ruhsal

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

HASTALIK ALGISI ÖLÇEĞİ

HASTALIK ALGISI ÖLÇEĞİ HASTALIK ALGISI ÖLÇEĞİ İsim: Tarih: HASTALIĞINIZ HAKKINDA SİZİN GÖRÜŞLERİNİZ Aşağıda hastalığınızın başlangıcından bu yana yaşadığınız belirtilerin bir listesi verilmiştir. Lütfen sizde var olanlarda evet

Detaylı

Panik bozukluğu hastaları için rehber

Panik bozukluğu hastaları için rehber 1 Panik bozukluğu hastaları için rehber Başlarken Bu broşür doktorunuz tarafından size verildiğine göre, ya size ya da bir yakınınıza panik bozukluğu tanısı konmuş demektir. Panik bozukluğu tanısı konmuş

Detaylı

Depresyon TYRKISK. Depresjon/Depression

Depresyon TYRKISK. Depresjon/Depression Depresyon TYRKISK Depresjon/Depression Depresyon - Doğal üzüntülerden ciddi rahatsızlıklara Depresyon nedir? Tüm insanlar zaman zaman üzülürler, kendilerini yalnız hissederler ya da örneğin sevdikleri

Detaylı

DEPRESYONLA BAŞA ÇIKMA

DEPRESYONLA BAŞA ÇIKMA Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi DEPRESYONLA BAŞA ÇIKMA Çökkünlük olarak Türkçe ye çevirebileceğimiz depresyon sınırları kolay çizilemeyen, belirsizliğin en çok yaşandığı yaygın

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

STRES NEDİR? Organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur.

STRES NEDİR? Organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. STRESLE BAŞA ÇIKMA STRES NEDİR? Organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. Beni öldürmeyen, beni güçlendirir Nietzche STRESE DİRENÇ

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU OKUL KORKUSU Her yıl milyonlarca çocuk okula başlayıp, neşeyle devam ederken

Detaylı

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ SUNUM PLANI: Hareketli çocuk kime denir? Klinik ilgi odağı olması gereken çocuklar hangileridir?

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi ÖFKE KONTROLÜ Aşağıdaki kendini değerlendirme soruları bilimsel bir araç olarak tasarlanmış değildir. Amaç; çeşitli durumlardaki davranışlarınıza

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir. Psikiyatrinin en önemli hastalıklarından biridir. Bu hastalıkta gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma, acayip tuhaf davranışlar, hezeyanlar ( mantıksız, saçma, olması mümkün olmayan veya olması mümkün

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. KULLANMA TALİMATI ZADİTEN 1 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. Yardımcı maddeler: Magnezyum stearat, mısır nişastası,

Detaylı

Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır.

Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Nedir? Bağımlılık Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Ne Zararı Var? Teknolojinin insan hayatına sağladığı

Detaylı

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD 1 Psikiyatride İlaç Etkisinin Hastalık merkezli Modeli 2 Alternatif İlaç merkezli İlaç Modeli 3 Fiziksel Tedaviler Ve Hastalık merkezli Model 1 Psikiyatride

Detaylı

Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen

Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen Kaygı, strese verilen normal bir tepkidir. Korku ve kaygılarla ortaya çıkan sıkıntı, gerginlik ve huzursuzluk küçük

Detaylı

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ Doç. Dr. Okan Çalıyurt Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, Edirne Temel Kavramlar Madde kötüye kullanımı Madde bağımlılığı Yoksunluk Tolerans

Detaylı

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi. Figen Karadağ Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi. Figen Karadağ Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Figen Karadağ Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Madde kullanımı 56% Alkol Kullanımı 49% Newcomer 2006, Krishnan 2005 Başlangıçta %33, 2 yıl sonra %39 olan

Detaylı

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz)

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) ÇOCUKLARDA BİPOLAR DUYGULANIM BOZUKLUĞ ( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) Bipolar duygulanım bozukluğu ; iki uçlu duygulanım bozukluğu, manik depresif psikoz

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

2014

2014 2014 DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU (DEB) ve MentalUP İçerik DEB e Klinik İlgi DEB Nedir? DEB in Belirtileri DEB in Zihinsel Sürece Etkileri DEB in Psikososyal Tedavisi MentalUP tan Faydalanma MentalUP İçeriği

Detaylı

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi Bölüm 17 Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Dr. Gülhan AYHAN ve Dr. Ömer AYTEN Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların

Detaylı

Az sayıda ilaç. Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması. Hastayı bilgilendirme İzleme

Az sayıda ilaç. Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması. Hastayı bilgilendirme İzleme Temel farmakoterapi ilkeleri Az sayıda ilaç Daha önce kullanılan veya ailede kullanılan ilaç Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması Psikolojik desteğin de sağlanması Hastayı

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Bir supozituvar, 800 mg fenprobamat içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Bir supozituvar, 800 mg fenprobamat içerir. KULLANMA TALİMATI GAMAKUİL Supozituvar Anüse (makata) uygulanır. Etkin madde: Bir supozituvar, 800 mg fenprobamat içerir. Yardımcı madde: Witepsol H 15 Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI se Li ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2015 KAYGI; Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı bedensel, duygusal ve zihinsel

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. ZİNCOPLEX 15 mg / 5 ml şurup Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her 5 ml şurupta 15 mg çinkoya eşdeğer 66 mg çinko sülfat heptahidrat Yardımcı maddeler: Gliserin, sorbitol, esans olarak raspberry

Detaylı

İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir?

İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir? Turkish İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir? (What is bipolar mood disorder?) İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir? İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı, eskiden manik-depresif hastalık adı verilen

Detaylı

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. I Adınız soyadınız [..] II Doğum tarihiniz [ ] III Cinsiyetiniz? Kadın Erkek IV

Detaylı

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir?? Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem Sıklığı?? Klinik seyir?? Çocuğun ilk travmatik yaşam olayı emzirme bağlanma olumsuz sağlık koşulları yetersiz bakım Doğum Değişim İyi anne olabilecek

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ

KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ Prof Dr Behcet Coşar Gazi Üni. Tıp Fak. Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatri Ünitesi İNSAN Biyo Psiko Sosyal 11/6/2009 2 KOAH

Detaylı

Afetler, genellikle ani, yıkıcı, zaman sınırlı ve tüm toplumu etkileyen olaylardır.

Afetler, genellikle ani, yıkıcı, zaman sınırlı ve tüm toplumu etkileyen olaylardır. Afetler, genellikle ani, yıkıcı, zaman sınırlı ve tüm toplumu etkileyen olaylardır. Ölüm, yaralanma, çok sayıda insanın evsiz kalması, yaşamsal hizmetlerin kesintiye uğraması gibi sonuçlara yol açıyorsa,

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Depresyon. Depresyon insanları çok çeşitli şekillerde etkiler ve çok çeşitli fiziksel, psikolojik (ruhsal) ve sosyal belirtiye neden olabilir.

Depresyon. Depresyon insanları çok çeşitli şekillerde etkiler ve çok çeşitli fiziksel, psikolojik (ruhsal) ve sosyal belirtiye neden olabilir. Depresyon Giriş Depresyon ciddi bir hastalıktır. Depresyondaysanız, çok uzun süreler boyunca aşırı üzüntü hissedersiniz. Bu hisler genellikle günlük yaşamınıza müdahale edecek kadar ciddidir ve birkaç

Detaylı

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM DR FARUK UĞUZ KONYA N.E.Ü MERAM TIP FAKÜLTESI PSIKIYATRI A.D. ÖĞR. ÜYESI Açıklama Son iki yıl içinde ilaç endüstrisi vd sivil toplum kuruluşları ile

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. STABLON 12.5 mg kaplı tablet. Ağız yoluyla alınır. Etkin Madde:12.5 mg Tianeptine sodyum tuzu.

KULLANMA TALİMATI. STABLON 12.5 mg kaplı tablet. Ağız yoluyla alınır. Etkin Madde:12.5 mg Tianeptine sodyum tuzu. KULLANMA TALİMATI STABLON 12.5 mg kaplı tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin Madde:12.5 mg Tianeptine sodyum tuzu. Yardımcı Maddeler: Mısır nişastası, Mannitol, Magnezyum stearat, Talk, Sodyum bikarbonat,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. ADELEKS IM 4 mg/2 mi Ampul Kas içine uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her bir ampulde 4 mg Tiyokolşikosid Yardımcı maddeler: Sodyum klorür, enjeksiyonluk su. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES 1 2 Stres nedir? bireyin fizik ve sosyal çevredeki uyumsuz koşullar nedeniyle, bedensel ve psikolojik sınırlarının ötesinde harcadığı gayrettir 3 Stres nedir? EUSTRESS: Hedefler,

Detaylı

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Yük. Hem. Gül Şav Özaydemir Danışman Hemşire EUKAM E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi ABD XIX. Ege Onkoloji Günleri 6-7 Nisan 2015 İzmir «Kanserle mücadele

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en

ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en 1 ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en iyi yolu bulmanın zor olduğu zamanlar vardır. Çocuğunuz

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. SINECOD depo tablet 50 mg Ağız yoluyla alınır.

KULLANMA TALİMATI. SINECOD depo tablet 50 mg Ağız yoluyla alınır. KULLANMA TALİMATI SINECOD depo tablet 50 mg Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir depo tablet 50 mg butamirat sitrat içerir. Yardımcı maddeler: Laktoz, tartarik asit, povidon K30, hidroksipropil metil

Detaylı

Yazar Ad 41 Prof. Dr. Haluk ÖZEN Cinsel hayat çocuk yaştan itibaren hayatımızın önemli bir kesimini oluşturur. Yaşlılık döneminde cinsellik ayrı bir özellik taşır. Yaşlı erkek kimdir, hangi yaş yaşlanma

Detaylı

DAVRANIŞSAL KİLO KONTROLÜ VE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

DAVRANIŞSAL KİLO KONTROLÜ VE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Kilo alma karışık mekanizmaların sonucudur. Genetik, fizyolojik, çevresel ve davranışsal öğelerin bir karışımıdır. Sanıldığının aksine, psikolojik sorunların aşırı kiloya neden olmadığı, tam tersine aşırı

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU!

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU! Risk Faktörleri BİRECİK RAM Tedavi İçin Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar. Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen,

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI HAZIRLAYAN MUHAMMED PAMUK DİĞER DÖKÜMANLARIMIZI REHBERLİK İÇİN YAPILMIŞ YAZILIMLARIMIZI GÖRMEK İÇİN FACEBOOK GRUBUMUZA BEKLERİZ. LİNK: https://www.facebook.com/groups/teknorehbe

Detaylı

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Müracaat eden herkese muayenede uyku durumu sorulmalı İnsomnia (Uykusuzluk)

Detaylı

1. Bir süre için hayatınızdaki iyi şeylerin artık olmadığını varsayın.

1. Bir süre için hayatınızdaki iyi şeylerin artık olmadığını varsayın. MUTLULUĞU ARTTIRMAK İÇIN BILIMIN KANITLADIĞI ON BASIT FAALIYET Bilimsel çalışmaların sonuçlarına kulak verdiğimizde mutluluğunuzu arttırmak için yol gösterebilirler. Aşağıdaki faaliyetleri 10 gün düzenli

Detaylı

MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN

MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN MADDE BAĞIMLILIĞI NEDİR? Madde kullanımı sonucunda gelişen belirli bir hastalık

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER

OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER Uykuyla ilgili sorunlar sadece bebeklik döneminde yaşanmaz.okul öncesi dönemde ki çocuklarda çeşitli uyku sorunu yaşarlar.uykuya dalmada güçlük,gece terörleri

Detaylı

Aşerme (Craving) Bağımlılıkta Kriz Durumları ve Aşermeyle (Craving) Mücadele Yrd. Doç. Dr. Emrah SONGUR Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi

Aşerme (Craving) Bağımlılıkta Kriz Durumları ve Aşermeyle (Craving) Mücadele Yrd. Doç. Dr. Emrah SONGUR Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Aşerme (Craving) Bağımlılıkta Kriz Durumları ve Aşermeyle (Craving) Mücadele Yrd. Doç. Dr. Emrah SONGUR Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Aşerme (Craving) kişinin

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. SİSTRAL Krem. Cilt üzerine, haricen uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. SİSTRAL Krem. Cilt üzerine, haricen uygulanır. KULLANMA TALİMATI SİSTRAL Krem Cilt üzerine, haricen uygulanır. Etkin madde: 1 gram kremde 15 mg klorfenoksamin hidroklorür bulunur. Yardımcı maddeler: İsopropil miristat, stearik asit, setostearil alkol,

Detaylı

Uykusuzluk Yakınması İle Gelen Hastaya Yaklaşım. Dr. Hakan KAYNAK

Uykusuzluk Yakınması İle Gelen Hastaya Yaklaşım. Dr. Hakan KAYNAK Uykusuzluk Yakınması İle Gelen Hastaya Yaklaşım Dr. Hakan KAYNAK Uykusuzluk Birçok kişi için = Uyku ilacı Uyku hekimi için =??? Kabus 1979 Sınıflaması Diagnostic Classification of Sleep and Arousal Disorders

Detaylı

Bipolar Bozukluk Tedavisinde İlaç Kullanımı

Bipolar Bozukluk Tedavisinde İlaç Kullanımı On5yirmi5.com Bipolar Bozukluk Tedavisinde İlaç Kullanımı Bipolar bozuklukta tedavinin asıl amacı uygun ilaç kullanımının sağlanması ve yaşam şartlarının hastalık dönemlerini azaltacak şekilde düzenlenmesidir.

Detaylı

aslolan kendine zarar vermemek Horace Wells in ayak izleri sağlık çalışanlarının sağlığı ve refahı

aslolan kendine zarar vermemek Horace Wells in ayak izleri sağlık çalışanlarının sağlığı ve refahı Ruhsal sorunlar söz konusu olduğunda anestezistler nasıl davranmalı? Dr. Mustafa Sercan Mesleki geçmiş Bakırköy RSHH Abant İzzet Baysal Üniversitesi Örgütsel geçmiş Türkiye Psikiyatri Derneği (2. Başkan)

Detaylı

Tek başına etkili olduğu gibi, istenildiği takdirde antiemetik bir ilaçla da kombine edilebilir.

Tek başına etkili olduğu gibi, istenildiği takdirde antiemetik bir ilaçla da kombine edilebilir. TÜRKİYE Bulantı Kontrolü İçin Acupressure Bilekliği: güvenli ve etkili Acupressure temel prensibine dayanan Sea-band bilekliği; hamilelik, yol tutması, migren, anestezi ve kemoterapinin neden olduğu bulantı

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Information på turkiska DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD 7 Ekim 2010 MADDE KULLANIM BOZUKLUKLARI DSM IV Madde bağımlılığı Madde

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir ml sinde (=20 damla) 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.375 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir ml sinde (=20 damla) 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.375 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. KULLANMA TALİMATI ZADİTEN oral damla Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir ml sinde (=20 damla) 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.375 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. Yardımcı maddeler: Propil paraben

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı