Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1 1 T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ ANKSİYETE VE DEPRESYON TEDAVİSİNDE KULLANILAN BİTKİSEL ÜRÜNLERİN ARAŞTIRILMASI Hazırlayan Betül YOZGATLI Danışman Prof. Dr. Müberra KOŞAR Farmakognozi Bitirme Ödevi Mayıs 2011 KAYSERİ

2 2

3 3 T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ ANKSİYETE VE DEPRESYON TEDAVİSİNDE KULLANILAN BİTKİSEL ÜRÜNLERİN ARAŞTIRILMASI Hazırlayan Betül YOZGATLI Danışman Prof. Dr. Müberra KOŞAR Farmakognozi Bitirme Ödevi Mayıs 2011 KAYSERİ

4 i BİLİMSEL ETİĞE UYGUNLUK Bu çalışmadaki tüm bilgilerin, akademik ve etik kurallara uygun bir şekilde elde edildiğini beyan ederim. Aynı zamanda bu kurallar ve davranışların gerektirdiği gibi, bu çalışmanın özünde olmayan tüm materyal ve sonuçları tam olarak aktardığımı ve referans gösterdiğimi belirtirim. Betül YOZGATLI

5 ii ANKSİYETE VE DEPRESYON TEDAVİSİNDE KULLANILAN BİTKİSEL ÜRÜNLERİN ARAŞTIRILMASI adlı Bitirme Ödevi Erciyes Üniversitesi Lisansüstü Tez Önerisi ve Tez Yazma Yönergesi ne uygun olarak hazırlanmış ve FARMAKOGNOZİ Anabilim Dalında Bitirme Ödevi olarak kabul edilmiştir. Tezi Hazırlayan Betül YOZGATLI Danışman Prof. Dr. Müberra KOŞAR Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Müberra KOŞAR ONAY : Bu tezin kabulü Eczacılık Fakültesi Dekanlığı nın... tarih ve.. sayılı kararı ile onaylanmıştır. / / Prof. Dr. Müberra KOŞAR Dekan

6 iii ANKSİYETE VE DEPRESYON TEDAVİSİNDE KULLANILAN BİTKİSEL ÜRÜNLERİN ARAŞTIRILMASI Betül YOZGATLI Erciyes Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi Bitirme Ödevi, Mayıs 2011 Danışmanı: Prof. Dr. Müberra KOŞAR ÖZET Son yıllarda kimyasal ilaçların yan etkilerinin ortaya çıkması ile bitkisel ürünlere olan ilgi hızla artmaktadır. Her geçen gün farklı amaçlarla kullanılan pek çok yeni bitkisel ürün piyasaya çıkmaktadır. Bu ürünlerin en sık kullanıldığı rahatsızlıkların arasında anksiyete bozuklukları ve depresyon da bulunmaktadır. Anksiyete ve depresyon tüm dünyada yaygın olarak görülen ve görülme sıklığı hızla artan psikiyatrik hastalıklardır. Ayrıca depresyon tıbbı durum bozukluğuna bağlı olarak da ortaya çıkan tedavi sürecini ve hasta uyuncunu olumsuz yönde etkileyen ciddi bir duygudurum bozukluğudur. Konvansiyonel tedavi yöntemlerinin daha çok semptomatik olması ve yan etkilerinin çok olması sebebiyle hastalar tamamlayıcı tedavi yöntemlerine yönelmektedir. Bitkisel ürünlerle tedavi ülkemizde ve dünyada en çok tercih edilen tamamlayıcı tedavi yöntemidir. Bu amaçla kullanılan ürünlerin pek çoğunun kalitesi etkisi ve güvenilirliği kanıtlanmamış; kanıtlananların ise doğru kullanımı konusunda doğru ve yeterli bilginin hastaya ulaştırılamıyor olması sebebiyle; bu çalışmada Türkiye de 2010 Eylül Mayıs tarihleri arasında piyasada bulunan ve anksiyete bozuklukları ve depresyon tedavisinde kullanılan bitkisel ürünlerin ve bu ürünlerin içinde bulunan bitkilerin kullanımının bilimsel verilerce desteklenip desteklenmediği ürünlerin izin aldığı bakanlık ruhsatına göre gruplandırılarak incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Anksiyete, depresyon, anksiyete depresyon tedavisi, bitkisel ürün.

7 iv STUDY ON HERBAL PRODUCTS USED IN THE TREATMENT OF ANXIETY AND DEPRESSION Betül YOZGATLI Erciyes University, Faculty of Pharmacy Graduation Project, June 2011 Advisor: Prof. Dr. Müberra KOŞAR ABSTRACT The side effects of chemical medicines are now widely known; therefore the demand for herbal medicines is recently increasing. Everyday new herbal products for various purposes are produced and marketed. Among the diseases that these herbal products target is anxiety and depression. Anxiety and depression are common all over the world and the rapidly increasing prevalence of psychiatric disorders. In addition, depression disorder, depending on medical condition and treatment process resulting in a serious mood disorder that adversely affect patient compliance. Due to the fact that the conventional treatment methods to be more symptomatic and have a lot of side effects, patients are choosing complementary methods of treatment. Herbal products are the most preferred treatment method for complementary therapy both in our country and the world. Since the effects, quality and reliability of these products are not controlled enough and even they are controlled, since the patients are not informed accurately and adequately about these products, in this study, in order to learn whether the use of these products are supported by scientific data or not; the herbal products available on the market between September May 2011 used to treat anxiety disorders-depression and plants found in these products are analyzed by grouping according to the ministry license. Keywords: Anxiety, depression, anxiety depression treatment, herbal products.

8 v İÇİNDEKİLER BİLİMSEL ETİĞE UYGUNLUK...i KABUL ONAY...ii ÖZET...iii ABSTRACT...iv İÇİNDEKİLER...v KISALTMALAR...viii 1. GİRİŞ VE AMAÇ GENEL BİLGİLER ANKSİYETE Anksiyetenin Tanımı ve Tipleri Anksiyete Bozuklukları Anksiyete Belirtileri Anksiyete Ölçüm Yöntemleri Anksiyete Etiyolojisi Anksiyete Fenomenolojisi Anksiyete Epidemiyolojisi Anksiyete Tedavisi Psikoterapötik Yaklaşım Farmakoterapötik Yaklaşım Depresyon Depresyonun Tanımı ve Çeşitleri Depresyonun Tanısı Depresyonun Klinik Bulguları Bulgu ve Belirtiler Laboratuar Bulguları ve Görüntüleme...13

9 vi Psikiyatrik Değerlendirme Ölçekleri Depresyon Etiyolojisi Depresyonun Epidemiyolojisi İlaçlara Bağlı Depresyon Genel Tıbbi Durumu Olanlarda Depresyon Depresyon Tedavisi Psikoterapotik Yaklaşım Farmakoterapotik Yaklaşım ANKSİYETE VE DEPRESYONUN TEDAVİSİNDE KULLANILAN BİTKİLER VE BİTKİSEL ÜRÜNLER Doğrudan Etkili Bitkiler Ginkgo biloba Humulus lupulus Hypericum perforatum Lavandula angustifolia Melissa officinalis Passiflora incarnata Piper methysticum Tilia cordota,tilia platyphyllos Valeriana officinalis Dolaylı Etkili Bitkiler Achillea millefolium Actaea racemosa Citrus aurantium sinensis Citrus aurantium Crataegus laevigata...51

10 vii Eleutherococcus senticosus Glycyrrhiza glabra Jasminium officinale Matricaria recutita Panax ginseng Papaver rhoeas Vitex agnus-castus Anksiyete ve Depresyonun Tedavisinde Kullanılan Tıbbi Bitki Çayları Anksiyete ve Depresyonun Tedavisinde Kullanılan Aromaterapi Uygulamaları Sıcak civanperçemi sargısı: Lavanta Yağı Göğüs Kompresi Lavanta Yağı Banyo Suyu TARTIŞMA VE SONUÇ KAYNAKLAR...76 ÖZ GEÇMİŞ...80

11 viii OSS DSM-IV HAM-A STAI TX-1 BAÖ GABA NO OKB YAB SSRI DST EKT HHA CRH TRH EEG REM NREM HDDÖ 5-HT BOS 5-HIAA MAOI SNRI KISALTMALAR : Otonom Sinir Sistemi : Diagnostic and Statisical Manual of Metal Disorders, Fourth Edition : Hamilton Anxiety Scale : State Anxiety Invetory : Beck Anksiyete Ölçeği : Gama Amino Bütirik Asit : Nitrik Oksit : Obsesif Kompulsif Bozukluk : Yaygın Anksiyete Bozukluğu : Selektif Serotonin Reuptake İnhibitörü : Dexamethasone Süpresyon Testi : Elektrokonvulzif tedavi : Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal : Kortikotropin-releasing hormon : Tirotropin-releasing hormon : Elektroensefalogram : Rapid Eye Movement : Non-Rapid Eye Movement : Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği : 5-Hidroksi triptofan : Beyin Omurilik Sıvısı : 5 Hidroksi İndol Asetik Asit : Monoamino Oksidaz İnhibitörleri : Serotonin Noradrenalin Reuptake İnhibitörü EGb 761 : Extract Ginkgo Biloba 761

12 ix ATP MPN SJW AIDS CYP450 AUC INR MAO SSS EK PMS St.Zul. : Adenozin Tri Fosfat : 4-O-metoksipiridoksin : St. John s Wort : Acquired Immunodeficiency Syndrome : Sitokrom P 450 enzimleri : Area Under Curve : International Normalized Ratio : Mono Amino Oksidaz : Santral Sinir Sistemi : Entelektüel Kusur : Premenstürel Sendrom : İsviçre Farmakopesi

13 x TABLOLAR LİSTESİ Tablo 2.1. Anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlar... 9 Tablo 2.2. Depresyon tanısında değerlendirilen belirtiler Tablo 2.3. Trisiklik Antidepresanlar Tablo 2.4. Trisiklik Benzeri Antidepresanlar Tablo 2.5. Geri Dönüşümlü MAO inhibitörü Tablo 2.6. Seçici Serotonin Geri Alım İnhibitörleri Tablo 2.7. Serotonin Noradrenalin Geri Alım İnhibitörleri Tablo 2.8. Diğer antidepresanlar Tablo 2.9. Doğrudan Etkili Bitkiler Tablo Dolaylı Etkili Bitkiler... 46

14 1 1. GİRİŞ VE AMAÇ Günümüzde psikiyatrik sorunların varlığı dikkat çekecek ölçüde artmıştır. Bu hem bireysel hem de toplumsal boyutta, önemli bir halk sağlığı problemi haline gelmiştir. Tıbbi yardım için başvuran hastaların dörtte üçünde müdahaleyi gerektirecek düzeyde psikiyatrik sorun bulunmaktadır. Psikiyatrik bozukluklar içinde en sık görüleni anksiyete bozuklukları ve depresyondur. Tıptaki ve teknolojideki ilerlemelere bağlı olarak birçok hastalık ya ortadan kaldırılmış ya da etkin tedavilerle kontrol altına alınmışken, depresyon ve anksiyete bozuklukları özellikle endüstrileşmiş batı ülkeleri başta olmak üzere bütün dünyada hızla artmakta ve büyük bir sağlık sorunu haline gelmektedir. Anksiyete ve depresyona bağlı işgücü kayıpları, verimlilikteki düşüşler büyük bir ekonomik kayba sebep olmaktadır. Bu hastalıkların sıklığındaki artışın yanı sıra başlama yaşı da düşmüştür. Buna bağlı olarak depresyonun komplikasyonlarından biri olan alkol ve madde kullanımı da özellikle gençler arasında hızla yaygınlaşmaktadır. Tedavi edilmemiş depresyonun bir diğer önemli komplikasyonu da intiharlardır. Genç ölümlerinde intihar Amerika Birleşik Devletleri nde ölüm sebepleri arasında üçüncü sıraya yükselmiştir. Anksiyete bozukluğu olan hastaların yaklaşık %40 ının yaşam öyküsünde depresif bozukluk bulunuyor olması bu bozuklukların birbirleriyle ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Bütün bunlardan depresyon ve anksiyete bozukluklarının büyük bir problem olarak karşımıza çıktığı görülmektedir. Ancak en az bunun kadar önemli diğer problem, bu rahatsızlıkların halk arasında hastalık olarak değerlendirilmemesi ve tedavisi yoluna gidilmemesidir. Biz eczacılar ancak günlük pratikte karşımıza gelen vakalardan haberdar oluruz. Depresyonlu hastaların çoğu hekimlere ve eczacılara ancak depresyonun somatik semptomları mevcut olduğu zaman başvurmaktadır. Bu yalnızca ülkemize özgü bir olgu değil, bütün dünyada yaygın olarak görülen bir durumdur. Bu nedenle kliniklerde teşhis edilen depresyonlu hasta sayısı, mevcut hastaların ancak çok az bir kısmını oluşturmaktadır.

15 2 ABD de anksiyete ve depresyon hastalarının 2/3 ü çeşitli nedenlerle tedavi görememektedir. Türkiye de bu konuda yapılmış araştırma yoktur ancak bu oran yurdumuzda çok daha yüksektir. Psikiyatra başvurmama nedenlerinden bazıları şunlardır: hastalık bilinememekte, hastalar çevresi tarafından zayıf oldukları gerekçesi ile suçlanmakta, hastalık dolayısı ile iş güç yapamaz durumda olan hastalar yardım isteyecek enerjiyi kendilerinde bulamamakta bazen de yanlış tanı konup tedavi yanlış uygulanmaktadır. Depresyon hastalarının yardım istemek için genelde yardıma ihtiyacı vardır. Depresyonun doğası gereği hastalar genelde kendiliğinden yardım istemezler. Hastalar sıklıkla enerji, ilgi ve istek azlığından yakınırlar. Bu nedenle depresyonu olan hastaların aileleri, arkadaşları veya diğer hekimleri tarafından psikiyatriste yönlendirilmeleri gerekir. Depresyon ve anksiyete birçok rahatsızlığın temelinde bulunmaktadır ve bu rahatsızlıklardan kurtulmak için bazı bitkisel tedavilere başvurulmaktadır. Bu çalışmada vücudun rahatlamasına yardımcı olacak, anksiyete bozuklukları ve depresyon gibi rahatsızlıkların önüne geçmede kullanılan bitkilerin doğrudan etkili ve dolaylı etkili olarak kategorize edilerek incelenmesi amaçlanmıştır.

16 3 2. GENEL BİLGİLER 2.1. ANKSİYETE Anksiyetenin Tanımı ve Tipleri Anksiyete, Latince tıkanma, boğulma anlamına gelen angere kökünden türetilmiştir (1). Otonom Sinir Sistemi (OSS) nin hiperaktif olduğunu gösteren, somatik bulguların eşlik ettiği bir endişe duygusudur (2). Aynı zamanda anksiyete kişiye tehlikeyi haber veren ve kişiyi bu tehlike ile başa çıkması için önlem almaya iten bir sinyaldir. Anksiyete psikonevrozların en basit biçimi olarak kabul edilir. Bir tehdide veya bir nesnenin eksikliğine karşı oluşan, normal içgüdüsel bir tepkidir. Anksiyete korkuya benzeyen bir duygudur. Kişi bunu sanki kötü bir şey olacakmış gibi nedeni belirsiz bir sıkıntı, bir endişe duygusu olarak algılar. Anksiyetenin korkudan en önemli farkı spesifik bir kaynağının belirlenememesidir. Oysa korkunun belirlenebilen bir nedeni mevcuttur. Anksiyete aynı zamanda kuşkuculuğu arttırabilir ya da saldırgan hareketlere neden olabilir (1). Anksiyete, strese karşı oluşan yanıtın önemli bir parçasıdır ve kişiyi bir tehlike anında eyleme geçmeye hazırlamaktadır. Dolayısıyla normal anksiyete mantıklı, gerekli, hatta yaşamsaldır. Diğer insanlarla ilişkilerimizi olumsuz etkileyecek, zarar verecek olaylar/durumlar da anksiyete uyarıcıdır. Korku ve anksiyetenin, tehlikeler karşısında bizlere avantaj sağlayan düzenekler olmasından ötürü, bu emosyonlar insan doğasının ve yaşamın olağan bir parçası olarak görülmelidir (3). Anksiyete tipleri dörde ayrılır (Rickels, Rynn ve Khan a göre): a. Akut anksiyete: Geçici anksiyete, kısa dönemli anksiyete b. Subakut anksiyete: Minör anksiyete, kısa anksiyete, kısa-aralıklı anksiyete

17 4 c. Kronik anksiyete: Devamlı anksiyete, aralıklı anksiyete d. Çift anksiyete (1) Anksiyete Bozuklukları DSM-IV Anksiyete bozuklukları: a. Panik bozukluk: Yineleyen, beklenmedik panik atakların olması ve en az bir ataktan sonra 1 ay ya da daha uzun süren yeni bir atak geleceğine ilişkin anksiyeteli beklenti olması durumudur. Eğer kaçınma davranışları eklenmişse agorafobili panik bozukluğu adını alır. Panik atak: Anksiyete belirtilerinin birden başladığı ve 10 dakikada en yüksek düzeye ulaştığı, en çok bir saat süren yoğun bir korku ve rahatsızlık dönemidir. Agorafobi: Yalnız başına kalmak, yalnız sokağa çıkmak gibi yardım alınamayacağı düşünülen yerlerde bulunmaktan korkma durumudur. b. Özgül fobi: Belirli durumlar, nesneler ve işlevler karşısında duyulan aşırı ve anlamsız korkudur. c. Sosyal fobi: Performans gerektiren durum ya da sosyal ortamlarda anksiyete belirtilerinin başkaları tarafından fark edilmesi ve buna bağlı olarak küçük düşme korkusu yaşanması durumudur. d. Yaygın anksiyete bozukluğu: En az 6 ay süren, hemen her gün ortaya çıkan, gelecekteki birçok olay ve etkinlik hakkında kaygı duyma ve bunu kontrol etmede güçlük ile karakterizedir. e. Obsesif-kompulsif bozukluk: Kişinin mantıksız olduğunu bildiği halde zihninden atamadığı takıntılı düşünceler (obsesyon) ve ortaya çıkan sıkıntıyı giderebilmek için mantıksız olduğunu bildiği halde yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar (kompulsiyon) olması durumudur.

18 5 f. Travma sonrası stres bozukluğu: Doğal afet, trafik kazası ve şiddetle karşılaşma gibi, fiziksel ve ruhsal bütünlüğü tehdit eden, dehşete düşüren ve çaresiz bırakan travmatik yaşantılardan 4 hafta kadar sonra ortaya çıkabilen ve yıllarca sürebilen anksiyete durumudur. Travmayı tekrar yaşama (istem dışı sık anımsama, rüyalarda görme veya olay tekrar oluyormuş gibi hissetme), kaçınma ve aşırı uyarılmışlık belirtileri ile kendini gösterir. g. Akut stres bozukluğu: Travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin iki günden çok, bir aydan az sürmesi yanı sıra şaşkınlık, şok, unutkanlık, kendini rüyadaymış gibi hissetme belirtilerinin varlığı durumudur. h. Genel tıbbi duruma bağlı anksiyete bozukluğu: Anksiyete bozukluğu belirtilerinin, genel tıbbi bir durumun fizyolojik sonucu olduğuna ilişkin kanıtların olduğu durumlardır. i. Madde kullanımına bağlı anksiyete bozukluğu: Anksiyete bozukluğu belirtilerinin madde kullanımı, zehirlenmesi ya da yoksunluğu ve bir ilaç kullanımının doğrudan fizyolojik sonucu olduğuna ilişkin kanıtların olduğu durumlardır (1,2) Anksiyete Belirtileri Anksiyetenin, fiziksel, duygusal, entelektüel, sosyal ve ruhsal belirtileri vardır. a. Fiziksel Belirtileri: Artmış kalp hızı, artmış kan basıncı, uykusuzluk, yorgunluk ve zayıflık, artan solunum hızı, terleme, geniş pupiller, ses titremesi, ellerde titreme, çarpıntı, bulantı ve kusma, yüzde kızarma, ağız kuruluğu, vücutta ağrı ve sancı, sık idrara gitme, huzursuzluk, baygınlık, paresteziler, azalmış göz teması, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, baş ağrısı. b. Duygusal Belirtileri: Kaygı ve endişe, sinirlilik, yetersizlik duygusu, korku, gerilim, irritabilite, ağlama, belirsizlik, titreme, aşırı uyarılma, üzüntü ve acı, çok sinirli bir hal almak kendini rüyada gibi hissetme, çıldırma, delirme korkusu, ölme korkusu, kontrolünü kaybetme korkusu.

19 6 c. Entelektüel Belirtileri: Konsantre olamama, çevrenin farkında olamama, düşünceli ve dalgın olma, geleceğe adapte olma, kendine odaklanma, hatırlama problemleri, başkalarını suçlama, kendini ve başkalarını eleştirme, kontrol kaybı, pişmanlık, kaygılı olma. d. Sosyal Belirtileri: Acizlik hissi, kendine güven duygusunun kaybı, geri çekilme (1,2) Anksiyete Ölçüm Yöntemleri a. Hamilton Anksiyete Ölçeği (Hamilton Anxiety Scale: HAM-A): Max Hamilton tarafından anksiyete sendromu olan kişilerde anksiyeteyi derecelendirme amacıyla hazırlanmış 14 soruluk kısa bir ölçektir. Başka bir psikiyatrik bozuklukta ya da fizik hastalıklarda görülen anksiyeteyi ölçmek için fazla uygun değildir. Güvenirlik ve geçerliliği fazla yüksek bulunmamıştır. b. Durumluk Anksiyete Ölçeği (State Anxiety Invetory: STAI TX-1): Durumluk Anksiyete Ölçeği Spielberg tarafından belirli durumda ya da koşulda ortaya çıkan durumluk anksiyeteyi ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmıştır. Ölçeğin güvenilir ve geçerli araçlar olduğu düşünülmektedir. Anksiyete düzeyindeki değişiklikleri saptamak için uygun bir araçtır. Durumluk Anksiyete Ölçeği ülkemizde en sık kullanılan anksiyete ölçeğidir (1). c. Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ): Anksiyete belirtilerinin düzeyini ve şiddetini ölçmek için kullanılır. Beck ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş, Türkçe uyarlaması, geçerlilik ve güvenilirlik çalışması Ulusoy ve arkadaşları tarafından yapılmıştır (4) Anksiyete Etiyolojisi Anksiyete bozukluklarının ortaya çıkışında birçok nedenden söz edilmektedir: Biyolojik nedenler; GABA (gama amino bütirik asit) fonksiyon bozukluğu gibi (Roy, Bune, Katon: 1997). Psikolojik nedenler; ebeveynden ayrılma gibi. Sosyal nedenler; stres yaratan olaylarla karşılaşma gibi. Anksiyetenin nörokimyasına bakılırsa, beyinde anksiyeteyi kontrol eden başlıca alanlar, Ponsta locus seruleus, beyin korteksinde de limbik sistemdir. Amigdala ve Lokus seruleus başta olmak üzere hipotalamus gibi anatomik yapılar ve GABA-Benzodiazepin Reseptör CI- iyonoforu, santral

20 7 nöradrenerjik ve serotonerjik sistemler anksiyete bulgularının ortaya çıkmasında ve anormal anksiyetenin bir hastalık olarak sürdürülmesinde majör role sahiptir. Santral adenozin, kolesistikin ve glutamat ile birlikte NO nun da anksiyete oluşumunda önemli bir role sahip olduğunu düşündüren önemli ipuçları bulunmaktadır (1) Anksiyete Fenomenolojisi Anksiyete, özde bir emosyon olmakla birlikte her türlü anksiyete haline ve dolayısıyla anksiyete bozukluklarına neredeyse daima üç farklı öğenin eşlik ettiği gözlemlenmektedir. Bedensel ya da somatik öğede, ister nesnel, ister öznel olsun, anksiyetenin yarattığı kalp çarpıntısı, terleme, gevşeyememe hali, irritabilite, uykusuzluk vb. gibi çok sayıda belirti yer almaktadır. Bu belirtiler emosyonel haller ile endokrin ve otonomik işlevler entegrasyonunun doğal sonucudur. Otonomik uyarılmanın (arousal) bir yansıması olan bu belirtiler tek tek görülebileceği gibi farklı bileşimlerde de karşımıza çıkabilir ve bizzat belirtilerin kendisi de korku verici ya da anksiyete uyarıcı olabilir. Hiperventilasyon eşlik ettiğinde kanda karbon dioksit düzeyleri azalır ve başta sersemlik, baş dönmesi, ellerde-ayaklarda kasılmalar, değişik beden parçalarında uyuşma-karıncalanma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Hiperventilasyon, anksiyeteyi kompanse etmek için ortaya çıkan, ancak ek bedensel belirtiler oluşmasına yol açan bir düzenektir. Kas gerilimi olduğunda hastalarda baş ağrıları, sırt ve omuz kaslarında gerginlikler-ağrılar görülebilir. İkinci öğe bilişseldir. Bazı bilişler hastalarda öznel bir huzursuzluk hali yaratmaktadır. Kişinin önemli bazı durumlara, olaylara, durumlara ve mental işlevlere tehlikelilik atfetmesi bir dizi emosyonun, düşüncenin, eylemin ve bazı fizyolojik yanıtların tetiklenmesine yol açmaktadır. Söz konusu bilişler, aile bireylerinin sağlığı ya da iş hayatıyla ilişkili olabilecek günlük konulara veya yükseklik korkusunda ya da pislik bulaşma korkusunda olduğu gibi özgül bir duruma ya da olaya ilişkin çok farklı temalarda görülebilmektedir. Anksiyete bozukluğu hastalarda etiyoloji ne olursa olsun bilişsel içerik tehlike odaklı olan, anksiyete uyarıcı, var olan anksiyeteyi arttırıcı ve sürdürücü düşüncelerle doludur. Ayrıca kendilerinin bu tehlikelerle başa çıkma becerilerini küçümsemektedirler.

21 8 Üçüncü öğe ise anksiyetenin davranışsal boyutudur ve bu emotif halin dışa vuran davranışa yansımaları ile belirlidir. Tehdit algısı, korunma amaçlı aktif kaçınma eylemlerini tetikler. Kişiler öznel veya fizyolojik huzursuzluk yaratabilecek durumlar, yerler ya da olaylardan uzak durma eğilimindedirler. Bazen bu kaçma davranışı oldukça şiddetlidir ve kişi kaçındığı olaya/duruma girmeye zorlandığında panik atağı boyutuna varan şiddetli bir anksiyete atağı yaşayabilir. Hastalar anksiyete yaşamamak veya tehlikeli gördükleri şeylerden kendisini korumak için birçok güvenlik önlemine etkili ve sorun çözücü olmayan davranışlar da dahil- başvurmaktadır. Kaçma ve güvenlik davranışları anksiyeteyi geçici olarak yatıştırmakla birlikte, hastalığı sürdürücü işlev görmekte ve hatta bu davranışların kendisi yeni belirtiler üretmektedir. Tüm anksiyete bozukluklarında bu üç öğe her bir bozukluğun kendisine özgü biçimde bulunmaktadır. Örneğin OKB de kendini kompulsiyonlar ve ritüeller biçiminde göstermektedir (3) Anksiyete Epidemiyolojisi Anksiyete bozuklukları, en yaygın psikiyatrik hastalıklardandır ve her dönemde nüfusun %15 inden fazlasını etkilemektedir. Fobik bozukluklar (özgül veya sosyal fobi) nüfusun %8-10 gibi bir oranını etkileyebilir. Yaygın anksiyete bozukluğu nüfusun yaklaşık %5 inde, OKB ve panik bozukluk ise nüfusun %1-3 ünde görülür. Travma sonrası stres bozuklukları muhtemelen yaygın olmasına rağmen sıklığı bilinmemektedir. Anksiyete bozukluklarının diğer psikiyatrik hastalıklarla birlikteliği yüksektir. Örneğin; birincil anksiyete bozukluğu olan hastaların yaklaşık %40 ının yaşam öyküsünde DSM-IV tanı ölçütlerini karşılayan depresif bozukluk bulunacaktır. Üstelik diğer psikiyatrik bozuklukları olan hastalarda belirgin anksiyete belirtileri sıklıkla birliktedir. Bu nedenle, klinik olarak belirgin anksiyete belirtileri klinik uygulamalarda sıklıkla görülmektedir (5).

22 Anksiyete Tedavisi Psikoterapötik Yaklaşım Hastalara sakin ve güven verici davranmalı, düşünce ve kaygılarını ifade etmeleri desteklenmelidir. Hastalığın nedenleri, seyri ve tedavi seçenekleri konusunda bilgilendirme hastayı rahatlatabilir. Hastanın kaçınma davranışı ve güvence arayışı desteklenmemelidir. Anksiyete ile baş etme ve sıkıntı veren durumların üstüne gitmesi önerilmelidir (2) Farmakoterapötik Yaklaşım Tablo 2.1. Anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlar (2) Farmakolojik İlaç Başlangıç Dozu (mg/gün) Doz Aralığı (mg/gün) Sık Görülen Yan Etkiler Uyarılar- Önlemler Trisiklik Antidepresanlar İmipramin Tedavi başlangıcında anksiyete belirtilerinde artış, görme bulanıklığı, taşikardi, çarpıntı, kan basıncı değişiklikleri, uykusuzluk, sinirlilik, huzursuzluk, ağız kuruluğu, kabızlık, sersemlik hissi, terleme, titreme, idrar yapma güçlüğü, kilo artışı. İki ya da üçe bölünmüş dozlarda kullanılması önerilmelidir. Gece tek dozda verilebilir. İlaç etkileşmelerine dikkat edilmelidir. Yaşlı, kalp sorunları ve intihar riski olan hastalarda kullanılmamalıdır. OKB de klomipramin tercih edilmelidir. Klomipramin Amitriptilin Seçici Serotonin Geri Alım İnhibitörleri Fluvoksamin Fluoksetin Sertralin Paroksetin Citalopram Anksiyetede artış, bulantı, baş ağrısı, uykusuzluk iştahsızlık, ağız kuruluğu, sersemlik, titreme, cinsel işlev bozukluğu İlaç etkileşmelerine dikkat edilmelidir. Tek doz verilebilir. OKB de öncelikle tercih edilmelidir. Seçici Serotonin Noradrenalin Geri Alım İnhibitörleri Venlafaksin Anksiyetede artış, bulantı, baş ağrısı, uykusuzluk iştahsızlık,

23 10 ağız kuruluğu, sersemlik, titreme, cinsel işlev bozukluğu, kan basıncı değişiklikleri Benzodiazepinler Alprozalam Lorazepam Diazepam Beta-blokerler Propranolol Diğer İlaçlar Buspiron Sedasyon, kronik kullanımda uykusuzluk, bellek bozuklukları konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik, ağız kuruluğu, titreme, kabızlık, idrar yapma güçlüğü, libido ve iştah değişiklikleri, yüksek dozlarda solunum depresyonu Hipotansiyon, bradikardi, kalp yetmezliği Seyrek olarak bulantı, sersemlik, başağrısı ve sinirlilik Alkol ve diğer merkezi sinir sistemi depresanları ile birlikte kullanılmamalıdır. 3-4 hafta kullanılmalı. 1 hafta ara ile ¼ oranında azaltılarak kesilmelidir. Çarpıntı, titreme gibi somatik belirtilerin varlığı ve performans anksiyetesinde eklenebilir. YAB dışında etkinliği yoktur Depresyon Depresyonun Tanımı ve Çeşitleri Sözlük anlamıyla çökkünlük olarak Türkçe ye çevirebileceğimiz depresyon, anlık bir ruh hali, bir sendrom veya bir hastalık olarak karşımıza çıkabilir (6). Depresyon kişisel, mesleksel, ailesel ve sosyal ağır komplikasyonları olan bir hastalıktır (2). Depresyon başlığı altında tek bir hastalıktan değil, birçok alt gruptan oluşmuş bir hastalık kümesinden söz etmekteyiz. Psikiyatrik bozukluklar değişik sınıflandırma sistemleriyle sınıflandırılırlar. Dünyada en fazla kabul görmüş sınıflandırma sistemi, Amerikan Psikiyatri Birliği nin sınıflandırma sistemi olan DSM IV tür. DSM IV e göre depresyon şu alt gruplar içerisinde değerlendirilmiştir (7): 1. Majör depresif bozukluk. 2. Distimik bozukluk. 3. Bipolar bozukluktaki depresyon. 4. Genel bir tıbbi duruma bağlı depresyon. 5. Depresyonlu uyum bozukluğu.

24 11 6. Başka türlü adlandırılamayan depresif bozukluk. a. Premenstürel disforik bozukluk. b. Minör depresif bozukluk. c. Yineleyen kısa depresif bozukluk. Depresyon deyince akla ilk gelen majör depresyondur. Diğer alt gruplar daha az ilgi odağı olmaktadır. Bu çalışmada başka türlü belirtilmedikçe depresyon terimi ile majör depresif bozukluk kastedilecektir Depresyonun Tanısı Tablo 2.2. Depresyon tanısında değerlendirilen belirtiler (2) BELİRTİLER 1. GRUP 2. GRUP Çökkünlük duygudurum-üzüntü hali Güçsüzlük/enerji kaybı İlgi kaybı/zevk alamama Uyku bozukluğu-uykusuzluk/çok uyuma Dikkat toparlayamama-kararsızlık İştah bozukluğu-kilo alma/verme Psikomotor yavaşlama veya hızlanma Değersizlik veya yetersizlik düşüncesi İntihar düşüncesi En az biri birinci gruptan olmak üzere, sayılan belirtilerden en beşi, en az iki hafta süre ile işlevselliği bozacak derecede varsa tanı konur Depresyonun Klinik Bulguları Bulgu ve Belirtiler 1. Depresif duygu durumu: Depresif duygu durumu hastaların ortalama %90 ınında ortaya çıkan kederli, ümitsiz, boş, üzgün, düşük keyifsizlik olarak tanımlanır. 2. Anhedoni: Günlük aktivitelerden haz almama hali, hemen hemen tüm depresif hastalarda görülen yaygın bir belirtidir 3. İştah değişimi: Hastaların ortalama % 70 inde iştah azalması ve kilo kaybı gözlenir. 4. Uyku değişimleri: Ortalama %80 depresif hastada başta uykusuzluk olmak üzere çeşitli uyku bozukluğu yakınmaları görülür.

25 12 5. Beden aktivitelerinde değişim: Depresif hastaların ortalama yarısı normal düzey aktivitelerinde bir yavaşlık ya da retardasyon geliştirirler. 6. Enerji kaybı: Hemen tüm depresif hastalar belirgin bir enerji azalması (anerji), alışılmadık bir yorgunluk ve bitkinlik hali tanımlayıp basit ve küçük görevleri yerine getirmede bile genel bir etkinlik azalması gösterirler. 7. Değersizlik duyguları ve aşırı ya da uygunsuz suçluluk: Depresif kişiler benlik saygısında belirgin ve sıklıkla gerçek dışı bir azalma gösterirler. 8. Kararsızlık ya da konsantrasyon azalması: Depresif hastaların ortalama yarısında düşüncede yavaşlama görülür. Hastalar önceki gibi düşünemediklerini konsantre olamadıklarını ya da düşüncelerinin karıştığını ifade ederler. 9. İntihar düşünceleri: Pek çok depresif hastada başkalarının kendisi olmazsa diğerlerinin daha iyi olacakları düşüncesinden gerçek intiharları planlama ve gerçekleştirmeye kadar uzanan tekrarlayıcı ölüm düşünceleri görülür. Melankoli alt grubu: Melankoli belirtileri majör depresif episod a benzer ancak dokuz belirtiden en az beşinin bulunması gerekir. Bunlar; 1. İlgi ya da haz duygusunun kaybı 2. Genelde haz aldığı uyarılara karşı tepkinin kaybı 3. Sabahları sürekli olarak depresyonda kötüleşme 4. Sabah erken uyanma 5. Psikomotor ajitasyon ya da retardasyon 6. Belirgin anoreksi ya da kilo kaybı 7. İlk hastalık nöbetinden önce kişilik bozukluğu olmayışı 8. Tam düzelmeyle sonlanmış geçmişte bir ya da daha çok depresif epizodun bulunuşu 9. Geçmişte özgül ve uygun semotik antidepresif tedavilere iyi yanıt Mevsimsel duygulanım bozukluğu: bazen hastalar yılın karakteristik dönemlerinde depresif epizotlar gösterir. Sıklıkla mevsimsel duygulanım bozukluğu epizotları sonbaharda ya da kışın başlayıp ilkbaharda düzelir. Fakat ara sıra da olsa yazın da görülebilir. Kış aylarında daha sık görülen bu bozukluk yaşanılan enlem yaş ve

26 13 cinsiyetle değişim gösterir: soğuk iklimlerde genç insanlarda ve kadınlarda yaygındır. Mevsimsel duygulanım bozukluğu klinik olarak hipersommi anerji ve tatlılara aşırı düşkünlükle karakterizedir. Tedavide özellikle ışık tedavisi ve SSRI grubu antidepresanlar etkilidir (8) Laboratuar Bulguları ve Görüntüleme Major Depresif nöbetin tanı koydurucu bir laboratuar bulgusu yoktur; bununla birlikte majör depresyon hastalarını genel toplumla karşılaştırdığımızda çeşitli laboratuar bulgularının anormal olduğunu görürüz. Pek çok laboratuar anomalisi o andaki duruma özeldir (Örn, hastaların sadece depresif olduğu dönemde görülür). Ancak bazı bulgular o nöbetin başlama öncesinde ortaya çıkabilir ya da düzenlemeden sonra da devam edebilir (8) Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal Eksen a. Dexamethasone Süpresyon Testi (DST): DST depresyonda klinik belirleyici olarak düşük oranda kullanılsa da, bu testin bazı değişmez bulgularının varlığından söz etmek uygun olacaktır: 1. Pozitif DST (1 mg dexamethason verilmesi sonucu) majör depresyon hastaları arasında % 44 oranında bulunur. 2. Depresif spektrum hastalıkları içinde DST testindeki non-süpresyon oranları matem reaksiyonunda %10, distimik bozuklukta %23, majör depresyonda %44, melankolik tip majör depresyonda %50, psikotif affektif bozukluklarda %69, ağır intihar riski olan depresyonlarda %78 olarak bulunmuştur. 3. Bazı depresyon hastalarında ise DST, araştırıcıların uzun süreli tedavi sonucunu düzenlemelerine ve önceden tedaviye ilişkin tahminde bulunmalarına yardımcı olabilir. 4. DST pozitif hastalar antidepresanlar ve EKT gibi biyolojik tedavilere daha iyi cevap verirler. 5. Depresif hastalar içindeki anormal DST cevabı özellikle uykuya dalmada güçlük, kilo kaybı, cinsel istek kaybı, aynı düşüncelerin tekrarı (rüminasyon) ve psikomotor retardasyon ya da ajitasyon gibi belirtilerle artış gösterir.

Az sayıda ilaç. Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması. Hastayı bilgilendirme İzleme

Az sayıda ilaç. Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması. Hastayı bilgilendirme İzleme Temel farmakoterapi ilkeleri Az sayıda ilaç Daha önce kullanılan veya ailede kullanılan ilaç Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması Psikolojik desteğin de sağlanması Hastayı

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur.

Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur. Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur. Travma Sonrası Stres Bozukluğu Askerî Harekâtlar Sonrası Ortaya Çıkan Olguların Tedavisi Bir asker, tüfeğini

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir?? Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem Sıklığı?? Klinik seyir?? Çocuğun ilk travmatik yaşam olayı emzirme bağlanma olumsuz sağlık koşulları yetersiz bakım Doğum Değişim İyi anne olabilecek

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme Doç. Dr. Levent KÜEY* Özet Depresyon psikiyatrik bozukluklar arasýnda en sýk karþýlaþýlan hastalýklardan biridir. Depresif hastalarýn önemli bir

Detaylı

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYONDA PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYON TANISI Depresif ruh hali İlgi ve isteklerde azalma Enerji azlığı Konsantrasyon bozukluğu ğ İştah bozukluğu Uk Uyku bozukluğu ğ Kendine güven kaybı, suçluluk ve

Detaylı

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Müracaat eden herkese muayenede uyku durumu sorulmalı İnsomnia (Uykusuzluk)

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir?

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir? Psikolojiye Giriş İşler Kötüye Gittiğinde Olanlar: Zihinsel Bozukluklar 1. Kısım Ders 18 Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları Susan Noeln-Hoeksema Psikoloj Profesörü Yale Üniversitesi 2 Anormallik

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindekipayı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 Akılcı İlaç Kullanımı;

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ SUNUM PLANI: Hareketli çocuk kime denir? Klinik ilgi odağı olması gereken çocuklar hangileridir?

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Olgu 1 32 yaşında, kadın Sınıf öğretmeni Evli Bir kızı var Yakınması Toplu taşıma

Detaylı

Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım

Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım Dr. Mecit ÇALIŞKAN HNH Psikiyatri İdari ve Eğitim Sorumlusu Kanser hastaları tanı, tedavi ve hastalığın ileri evrelerde çeşitli ve değişik, ruhsal

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindeki payı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 DSÖ tahminlerine

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR BU DERSTE ŞUNLARı KONUŞACAĞıZ: Anormal davranışı normalden nasıl ayırırız? Ruh sağlığı uzmanları tarafından kullanılan belli başlı anormal davranış modelleri nelerdir? Anormal davranışı

Detaylı

UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ. Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D.

UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ. Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D. UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D. Uyku tanımı Uyku Fizyolojisi (uyku evreleri) Sirkadiyen ritim Uyku yoksunluğu İdeal uyku Uyku ile ilgili bazı hastalıklar

Detaylı

KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ

KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ Prof Dr Behcet Coşar Gazi Üni. Tıp Fak. Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatri Ünitesi İNSAN Biyo Psiko Sosyal 11/6/2009 2 KOAH

Detaylı

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ Doç. Dr. Okan Çalıyurt Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, Edirne Temel Kavramlar Madde kötüye kullanımı Madde bağımlılığı Yoksunluk Tolerans

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD 1 Psikiyatride İlaç Etkisinin Hastalık merkezli Modeli 2 Alternatif İlaç merkezli İlaç Modeli 3 Fiziksel Tedaviler Ve Hastalık merkezli Model 1 Psikiyatride

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ALZAMED 5 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Donepezil hidroklorür 5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ Bu kitapçık Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Beyin Görüntüleme ve Elektrofizyoloji Birimi tarafından hazırlanmıştır. Şubat 2010 1 DEPRESYON

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

Açıklama 2008-2010. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008-2010. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 20082010 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU VE UYKU Hypnos (Uyku Tanrısı) Nyks (Gece Tanrısı) Hypnos (uyku tanrısı) ve Thanatos (ölüm tanrısı) Morpheus

Detaylı

Yazar Ad 41 Prof. Dr. Haluk ÖZEN Cinsel hayat çocuk yaştan itibaren hayatımızın önemli bir kesimini oluşturur. Yaşlılık döneminde cinsellik ayrı bir özellik taşır. Yaşlı erkek kimdir, hangi yaş yaşlanma

Detaylı

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD 7 Ekim 2010 MADDE KULLANIM BOZUKLUKLARI DSM IV Madde bağımlılığı Madde

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD.

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD. OBEZİTE VE DEPRESYON Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD. Obezite nedir? Obezite BKİ>30 kg/m² Çoğul etyolojili Kronik Tekrarlayıcı Yaşam kalitesini bozan Çeşitli

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Dr. SiğnemÖZTEKİN, Psikolog Duygu KUZU, Dr. Güneş CAN, Prof. Dr. AyşenESEN DANACI Giriş: Ayrılma anksiyetesi bozukluğu,

Detaylı

Depresyon Belirtileri

Depresyon Belirtileri Depresyon, kişinin sosyal işlevlerini ve günlük yaşama dair etkinliklerini rahatsız edecek, bozacak dereceye ulaşmış üzüntü, melankoli veya keder durumudur. Depresyon toplumda çok sık görülmekle beraber,

Detaylı

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM DR FARUK UĞUZ KONYA N.E.Ü MERAM TIP FAKÜLTESI PSIKIYATRI A.D. ÖĞR. ÜYESI Açıklama Son iki yıl içinde ilaç endüstrisi vd sivil toplum kuruluşları ile

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

BAYILAN ÇOCUK. 3.BAHAR PEDĠATRĠ GÜNLERĠ BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ ADANA UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ MART 2016

BAYILAN ÇOCUK. 3.BAHAR PEDĠATRĠ GÜNLERĠ BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ ADANA UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ MART 2016 BAYILAN ÇOCUK 3.BAHAR PEDĠATRĠ GÜNLERĠ BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ ADANA UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ MART 2016 ÇOCUKLARDA BAYILMA OLUġTURABĠLECEK PSĠKĠYATRĠK TANILAR Neredeyse Tümü Travma sonrası stres bozuklukları

Detaylı

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. Dr Ali Bozkurt Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. The bereavement of the widowed. Dis Nerv Syst 1971;32:597

Detaylı

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Lityum psikiyatri 1950 1980lerde lityum bazı antikonvülzanlara benzer etki Ayrı ayrı ve yineleyen nöbetler şeklinde ortaya çıkan manik depresyon ve epilepsi Böylece

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

SERALĠN 50 mg Çentikli Film Tablet

SERALĠN 50 mg Çentikli Film Tablet SERALĠN 50 mg Çentikli Film Tablet FORMÜLÜ Her çentikli film tablette, 50 mg sertraline eşdeğer miktarda sertralin HCI bulunur. Boyar madde: Titanyum dioksit (E 171). FARMAKOLOJĠK ÖZELLĠKLERĠ Farmakodinamik

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

DEPRESYON. Belirtiler

DEPRESYON. Belirtiler DEPRESYON Toplumumuzda depresyon psikiyatrik hastalıklar arasında en sık görülenlerdendir. Bu sebeple halkımız arasında en çok bilinen, en çok ismi duyulan hastalıktır. Fakat ne yazık ki en sık yanlış

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

ANTİDEPRESAN ve ANTİMANİK İLAÇLAR

ANTİDEPRESAN ve ANTİMANİK İLAÇLAR ANTİDEPRESAN ve ANTİMANİK İLAÇLAR Affektif (duygu-durum) hastalıklar ve manik-depresif (bipolar) hastalık durumunda kullanılan ilaçlardır. Etkilerini; SSS deki monoaminlerin (mediyatör görevli olanlar)

Detaylı

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse Perinatal Depresyon gebelik süresince veya gebeliği takip eden ilk 12 ay boyunca

Detaylı

Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi. Ebe Huriye Güven

Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi. Ebe Huriye Güven Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi Ebe Huriye Güven Gebelik dönemi fizyolojik, psikolojik ve sosyal değişimlerin yaşandığı ve bu değişimlere

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. RASALAS 0.5 mg tablet, 30, 60 ve 90 tabletlik blister ambalajlarda karton kutu içinde hasta kullanımına sunulmaktadır.

KULLANMA TALİMATI. RASALAS 0.5 mg tablet, 30, 60 ve 90 tabletlik blister ambalajlarda karton kutu içinde hasta kullanımına sunulmaktadır. KULLANMA TALİMATI RASALAS 0.5 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: 0.5 mg rasajilin (mesilat olarak). Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, prejelatinize nişasta, mısır nişastası, talk, kolloidal silikon

Detaylı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5 Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Açıklama (2011-2013) Danışman: Pfizer Konuşmacı: Pfizer

Detaylı

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD İÇERİK ALT TİPLENDİRMEDEKİ SORUNLAR KLİNİĞE YANSIMASI ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN ETKİSİ Tanısal bakı Sosyal fobi DSM-I de "Fobik

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞUNDA ALT TİPLER KLİNİK YANSIMALARI. Dr. Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

PANİK BOZUKLUĞUNDA ALT TİPLER KLİNİK YANSIMALARI. Dr. Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. PANİK BOZUKLUĞUNDA ALT TİPLER KLİNİK YANSIMALARI Dr. Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Panik Bozukluğu Panik atağı Beklenti anksiyetesi Agorafobi Çarpıntı Terleme Titreme Nefes darlığı Soluğun kesilmesi

Detaylı

Ýnsanlýk tarihi kadar eski olan depresif bozukluðun. Depresyon Etiyolojisi. Özet

Ýnsanlýk tarihi kadar eski olan depresif bozukluðun. Depresyon Etiyolojisi. Özet Depresyon Etiyolojisi Yard. Doç. Dr. Beyazýt YEMEZ*, Doç. Dr. Köksal ALPTEKÝN* Özet Toplumda en yaygýn rastlanan ruhsal bozukluklardan biri olan depresyonun önemli bir bölümünün pratisyen hekimlerce görülmesi

Detaylı

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz)

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) ÇOCUKLARDA BİPOLAR DUYGULANIM BOZUKLUĞ ( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) Bipolar duygulanım bozukluğu ; iki uçlu duygulanım bozukluğu, manik depresif psikoz

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir film kaplı tablette 1000 mg levetirasetam içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir film kaplı tablette 1000 mg levetirasetam içerir. KULLANMA TALİMATI KEPPRA 1000 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir film kaplı tablette 1000 mg levetirasetam içerir. Yardımcı maddeler: Kroskarmelos sodyum, makrogol 6000, kolloidal anhidrus

Detaylı

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ Ahmet Zihni SOYATA Selin AKIŞIK Damla İNHANLI Alp ÜÇOK İ.T.F. Psikiyatri

Detaylı

ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA CİNSEL SORUNLAR. Dr. Özay Özdemir

ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA CİNSEL SORUNLAR. Dr. Özay Özdemir ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA CİNSEL SORUNLAR Dr. Özay Özdemir Anksiyete ve cinsellik arasındaki ilişki net değildir Bir süreklilik içinde zıt iki kutup olarak anksiyete kaçma, cinsel uyarılma ise yaklaşma

Detaylı

İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü

İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü Dr. Fatma Fariha Cengiz, Dr. Gülhan Cengiz, Dr. Sermin Kesebir Erenköy RSHEAH, İstanbul 29 Mayıs Hastanesi,

Detaylı

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER PSH 501 - Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Temelleri

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir film tablette 5 mg Levosetirizin dihidroklorür

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir film tablette 5 mg Levosetirizin dihidroklorür KULLANMA TALİMATI XYZAL 5 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir film tablette 5 mg Levosetirizin dihidroklorür Yardımcı maddeler: Mikrokristalin selülöz, laktoz monohidrat, kolloidal anhidrus

Detaylı

OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK

OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK YAŞAM KALİTESİ VE OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi Kişinin kendi sağlığını değerlendirmesi için geliştirilmiş bir ölçme metodudur. Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi ölçümü

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme

Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme Prof. Dr. Hakan Coşkunol Ege Üniversitesi BATI ENSTİTÜSÜ Alkol ve Madde Kullanım Biçimleri Nelerdir? Kullanmama Sosyal Kullanım Rekreasyonel Kullanım Riskli Kullanım

Detaylı

Diyabette Hasta Uyumu Nasıl Artırılabilir? Depresyonda Tedaviye Uyum

Diyabette Hasta Uyumu Nasıl Artırılabilir? Depresyonda Tedaviye Uyum Diyabette Hasta Uyumu Nasıl Artırılabilir? Depresyonda Tedaviye Uyum Doç. Dr. Eylem Şahin Cankurtaran Dışkapı Y.B.Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği Konu Akışı Depresyon-DM Birlikteliği Diabete

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Anksiyete bozukluğu nedir?

Anksiyete bozukluğu nedir? Anksiyete bozukluğu nedir? Anksiyete her insan tarafından zaman zaman yaşanan korkuya benzer bir duygudur. Kişi bunu sanki kötü birşey olacakmış gibi nedeni belirsiz bir sıkıntı, bir endişe duygusu olarak

Detaylı

ANKSİYETE BOZUKLUKLARININ KARDİYOVASKÜLER SİSTEM ÜZERİNE ETKİLERİ. Doç.Dr.Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD

ANKSİYETE BOZUKLUKLARININ KARDİYOVASKÜLER SİSTEM ÜZERİNE ETKİLERİ. Doç.Dr.Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD ANKSİYETE BOZUKLUKLARININ KARDİYOVASKÜLER SİSTEM ÜZERİNE ETKİLERİ Doç.Dr.Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Lilly Konuşmacı: Lundbeck Sunum

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

RELAXOL 40 mg FİLM TABLET

RELAXOL 40 mg FİLM TABLET RELAXOL 40 mg FİLM TABLET Her film tablet; 40 mg Sitalopram a eşdeğer Sitalopram hidrobromür içerir. Boyar madde olarak; Titanyum dioksit kullanılmıştır. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ : Farmakodinamik Özellikleri

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir. Psikiyatrinin en önemli hastalıklarından biridir. Bu hastalıkta gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma, acayip tuhaf davranışlar, hezeyanlar ( mantıksız, saçma, olması mümkün olmayan veya olması mümkün

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik Psikiyatri (Seçmeli) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç.

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı

Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant)

Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) 1 Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) 2 Prospektüs 3 Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) Steril,apirojen Formülü Beher Zoladex LA Subkütan implant, enjektör içinde, uygulamaya hazır, beyaz

Detaylı

Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri

Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri Depresyonun Klinik Belirtileri Prof. Dr. Ali Kemal GÖÐÜÞ* Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri alanýnda deðil genel týpta da hekimlerin en sýk karþýlaþtýklarý belirtiler kümesidir. Bu belirtiler kümesi

Detaylı

Nedenleri tablo halinde sıralayacak olursak: 1. Eksojen şişmanlık (mutad şişmanlık) (Bütün şişmanların %90'ı) - Kalıtsal faktörler:

Nedenleri tablo halinde sıralayacak olursak: 1. Eksojen şişmanlık (mutad şişmanlık) (Bütün şişmanların %90'ı) - Kalıtsal faktörler: Obezite alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olmasıyla oluşur. Bunu genetik faktörler, metabolizma hızı, iştah, gıdaya ulaşabilme, davranışsal faktörler, fiziksel aktivite durumu, kültürel faktörler

Detaylı

Uzm. Dr. Sencan Sertçelik Haydarpaşa Numune Eğitim Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği

Uzm. Dr. Sencan Sertçelik Haydarpaşa Numune Eğitim Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği Uzm. Dr. Sencan Sertçelik Haydarpaşa Numune Eğitim Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği Depresyon sözcüğünün Latince kökü depresus dur; aşağı doğru bastırmak, çekmek, bitkin gamlı-kederli olmak anlamına

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER Sağlık Dünya Sağlık Örgütü tanımlaması Biyolojik, ruhsal ve sosyal iyilik hali. Tıp Özgül bir kurama ve bu kuramdan biçimlenen yöntemle belirlenen uygulamalarla biyolojik,

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Bir supozituvar, 800 mg fenprobamat içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Bir supozituvar, 800 mg fenprobamat içerir. KULLANMA TALİMATI GAMAKUİL Supozituvar Anüse (makata) uygulanır. Etkin madde: Bir supozituvar, 800 mg fenprobamat içerir. Yardımcı madde: Witepsol H 15 Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI

Detaylı

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk Doç. Dr. Sibel Çakır İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları Birimi Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: ELAN Danışman:

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. MUSCOFLEX 4 mg/2 ml I.M. enjeksiyon için solüsyon içeren ampul Kas içine uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. MUSCOFLEX 4 mg/2 ml I.M. enjeksiyon için solüsyon içeren ampul Kas içine uygulanır. KULLANMA TALİMATI MUSCOFLEX 4 mg/2 ml I.M. enjeksiyon için solüsyon içeren ampul Kas içine uygulanır. Etkin madde: Her bir ampulde 4 mg Tiyokolşikosid Yardımcı maddeler: Sodyum klorür, enjeksiyonluk su

Detaylı

DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı

DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı Doç. Dr. Cengiz TUĞLU 46. Ulusal Psikiyatri Kongresi 08 Ekim 2010, İzmir Açıklama Konuşmacı Araştırma Danışma Kurulu Janssen Cilag X X Eli Lilly X X X BMS X AstraZeneca

Detaylı