Dr.M.Cahit GÖZÜAKÇA Doktor - Kayseri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Dr.M.Cahit GÖZÜAKÇA Doktor - Kayseri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog"

Transkript

1 Dr.M.Cahit GÖZÜAKÇA Doktor - Kayseri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog İÇİNDEKİLER Genel Bilgiler ve Ebrionun Gelişim Evreleri Kilo alımı ve Beslenme Genel Konular Sık Karşılaşılan Sorunlar I.Trimestrde En Sık Karşılaşılan Sorunlar II.Trimestrde En Sık Karşılaşılan Sorunlar III.Trimestrde En Sık Karşılaşılan Sorunlar Gebelikte Kontrol Muayeneleri,Tıbbi Tahlil ve Tetkikler Tarama Testleri (Zeka Testleri) Ultrasonografi (Ultrason) Gebelikte Egzersiz Solunum Egzersizleri Normal Doğum mu, Sezeryan mı? Bebek Hareketlerinin Önemi Kordon Kanının Saklanması ve Kök Hücre Olayı Doğuma Hazırlık ve Doğum Doğum Sonrası Öneriler Emzirme ve Meme Bakımı Doğum Sonrası Kontrolu ve Acil Durumlar Gebelikte Acil Durumlar vetelefon Görüşmeleriniz İçin Birkaç Öneri GENEL BİLGİLER Gebelik Süresi: En son görülen adetin başladığı gün gebeliğin başlangıcı kabul edildiğinde, toplam gebelik süresi yaklaşık 280 gün, yani 40 haftadır. Aslında gebeliğin başlangıcı olan döllenme,bu tarihden yaklaşık 14 gün sonra olmaktadır. Ancak zamanlamanın doğru

2 yapılabilmesi bakımından pratikte, son adet tarihi, gebeliğin başladığı tarih olarak kabul edilir. Son adet tarihinden 40 hafta sonrası beklenen doğum tarihidir. Bunun tahmini bir tarih olduğunu ve doğumun haftalar arasında herhangi bir günde gerçekleşebileceğini bilmenizde yarar var. Bizim hesaplamalarımızda her 4 hafta bir ayı oluşturur. Buna göre toplam gebelik süresi 10 aydır. 9 ay 10 gün, normal ay hesabına göredir. Gebeliğin Oluşumu: Kadın tarafından üretilen yumurta erkeğin spermi ile döllendikten sonra zigot denilen tek hücreden ibaret embriyo (bebek) teşekkül eder. Daha sonra bu hücre, sürekli bölünerek çoğalır. Çoğalan hücrelerin bir kısmı embrioyu oluştururken, diğer bir kısmı plasentayı, yani bebeğin eşini oluşturur. Embriyo döllenmeden yaklaşık 7-8 gün sonra plasenta aracılığıyla rahim duvarına yapışır. İşte bu tarihten itibaren anne ve bebek arasında kan bağı teşekkül eder. Plasenta (bebeğin eşi) bebek için gerekli besin maddeleri ve oksijenin anneden bebeğe; atık ürünlerin de bebekten anneye geçişini sağlayan yaklaşık 20 cm çap ve 2-3 cm kalınlıkta bir organdır. Plasenta ile bebek arasındaki bağlantıyı sağlayan yapı ise göbek kordonudur. Bebek anne rahmi içinde amnion denilen bir sıvı içinde gelişir. Bu sıvı bebeğin rahat hareket etmesini sağlar, olası darbelerden korur ve bebeğin akciğerlerinin, sindirim sisteminin ve diğer pekçok organının sağlıklı gelişiminde rol oynar. Embrionun Gelişim Evreleri: 6 Hafta: Kalp çalışmaya başlar. Kol ve bacakları oluşturacak tomurcuklar belirir. Bebek boyu 5 mm (elma çekirdeği kadar), Ağırlık: 0.4 gr. 7 Hafta: Kollar ve bacaklar seçilebilir.bebeğin sinir sistemi taslağı tamamlanmak üzeredir. Boy:1.3 cm (üzüm tanesi kadar), Ağırlık: 1 gr 8 Hafta: Belli başlı bütün iç organlar oluşmuştur. Kol ve bacaklar uzamıştır,ancak el ve ayak parmakları henüz birbirinden ayrılmamıştır. Henüz hissetmeseniz de bebek hareketlenmiştir. Boy: 2.5 cm (badem çekirdeği kadar), Ağırlık: 2 gr. 9 Hafta: Ağız açma,kapama hareketlerini yapar. Boy:4 cm. Ağırlık: 4 gr. 10 Hafta: Böbrekleri idrar üretir,kol ve bacak hareketleri başlar. Boy: 5.5 cm. Ağırlık: 6 gr. 11 Hafta: Başı ile gövdesi hemen hemen aynı boyuttadır.organ gelişimi büyük ölçüde tamamlanmıştır.kemik oluşumu bu haftadan itibaren başlamaktadır.boy: 7 cm.ağırlık: 8gr. 12 Hafta: Bütün iç organları çalışır durumdadır. Çişini yapabilir. Tırnaklar gelişir. Bu haftadan sonra bebeğinizin ilaçlardan ve zararlı etkenlerden zarar görme olasılığı azalır. Cinsel organları cinsiyetini ortaya koyacak kadar gelişmiştir.ancak ultrasonda bu ayrımı yapmak mümkün olabilir,ancak yanılma patı yüksektir.boy:8 cm, Ağırlık: 18 gr. 13 Hafta: Boy: 9 cm. Ağırlık: 26 gr. 14 Hafta:Solunum yapmaya başlar,amniyon suyunu yutar.kasları gelişir,dolayısıyla hareketleri kuvvetlenir. Boy: 10 cm. Ağırlık: 45 gr. 15 Hafta: Cildi ince ve şeffafdır, cilt altındaki damarlar rahatlıkla görülür.cilt yüzeyi lanugo denilen kadifemsi tüylerle kaplanır. Boy: 12 cm. Ağırlık: 75 gr. 16 Hafta: Kaş ve kirpikleri oluşur. Ultrason ile cinsiyet tayini yapılabilir. Bebeğin babakları artık kollarından daha uzundur.boy:16 cm, Ağırlık: 125 gr. 17 Hafta: Emme,yutma ve göz kırpma refleksleri ortaya çıkar.parmağını emebilir.bu haftada bebeğin minicik kalbi günde 30 lt (1.5 kova dolusu kadar) kan pompalar. Boy: 18 cm. Ağırlık: 150 gr. 18 Hafta: El ve ayak parmaklarını açıp,kapar. Boy: 20 cm. Ağırlık: 210 gr. 19 Hafta: Bebeğin cildinde,onu su ortamından koruyan,verniks kazeoza denilen,krem tarzında koruyucu madde oluşmaya başlar.saçları oluşur. Boy: 22 cm. Ağırlık: 280 gr.

3 20 Hafta: Bebek anne karnında uyku ve uyanıklık dönemlerine girer.rahim yüksekliği göbek hizasındadır. Anne, bebek hareketlerini hissetmeye başlar. Boy:25 cm, Ağırlık:340 gr. 21 Hafta: Boy: 28 cm. Ağırlık: 400 gr. 22 Hafta: Göz kapaklarını hareket ettirir. Boy: 29 cm. Ağırlık: 470 gr. 23 Hafta: Kulakları duymaya başlıyor. Boy: 31 cm. Ağırlık: 550 gr. 24 Hafta: Artık bebek gözlerini açabilir. Bebek algılama yeteneğine sahiptir,yani bilinçli hareket yapabilir. Doğduğu takdirde yaşam şansı yok denecek kadar azdır. Boy:32 cm, Ağırlık:600 gr. 25 Hafta: Boy: 33 cm. Ağırlık: 700 gr. 26 Hafta: Akciğerler çalışmaları için çok gerekli olan,surfaktan denilen maddeyi üretmeye başlar. Boy: 34 cm. Ağırlık: 820 gr. 27 Hafta: Bu haftadan sonra bebek daha hızlı büyüyecektir. Boy: 35 cm. Ağırlık: 1000 gr. 28 Hafta: Eşiniz elini karnınıza koyduğunda hareketleri hissedebilir. Doğarsa, çok iyi bakımla yaşatılabilir. Zayıfca ağlayabilir.hıçkırır.vücudu yağ depolamaya başlar.bebek sesleri tanımaya başlar.kişiliğin bu haftadan itibaren oluştuğu düşünülmektedir. Boy:36 cm. Ağırlık:1100 gr. 29 Hafta: Duyuları tamamen gelişmiştir,ışık,ses,tat ve kokuyu algılayabilir. Boy: 38 cm. Ağırlık: 1300 gr. 30 Hafta: Lanugo tüyleri kaybolur. Boy: 39 cm. Ağırlık: 1400 gr. 31 Hafta: Oldukça hareketlidir. Boy: 40 cm. Ağırlık: 1650 gr. 32 Hafta: Doğacağı zamanki haline benzer ama zayıftır. Boy:41 cm, Ağırlık:1800 gr. 33 Hafta: Erkek fetuslarda testisler yumurtalık kesesi içine girmiştir.cilt rengi kırmızıdan pembeye döner. Boy: 42 cm. Ağırlık: 1950 gr. 34 Hafta: Bebeğin tüm hamilelik boyunca en hızlı kilo aldığı haftadır.ayrıca bu hafta dolduğunda,bebeğin akciğer gelişimi hemen hemen tamamlanmış demektir. Boy: 43 cm. Ağırlık: 2200 gr. 35 Hafta: Boy: 44 cm. Ağırlık: 2500 gr. 36 Hafta: Artık olgun bir bebektir.boy:46 cm, Ağırlık:2700 gr. 37 Hafta: Günde ortalama gr kilo almaya devam eder.doğum yoluna girer. Boy: 47 cm. Ağırlık: 2850 gr. 38 Hafta: Bu hafta ile birlikte doğumun beklendiği günler başlar. Boy: 48 cm. Ağırlık:3000gr. 39 Hafta: Boy: 49 cm. Ağırlık: 3200 gr. 40 Hafta: Doğumun en muhtemel olduğu haftadır. Son derece hareketlidir ve kuvvetli ağlar. Tırnaklar parmak boyunu geçmiştir. Ayak tabanında çizgiler oluşmuştur. Boy: 50 cm. Ağırlık: 3350 gr. Yukarıda belirtilen boy ve ağırlık ölçümleri ortalama rakamlardır.sizin bebeğiniz bu rakamların biraz altında ya da üstünde olabilir,bu onların sağlıksız olduğunu göstermez. Gününde doğan bebekler için gr arası, tamamen normal doğum kilosu olarak kabul edilir. KİLO ALIMI VE BESLENME Normal bir kişi gebeliği boyunca toplam 11 kg.civarında kilo artışı göstermelidir (9-15 kg.lık artışlar normal kabul edilir). Gebelik 3 er aylık 3 bölüme ayrıldığında; ilk 3 ay içinde 1 kg.lık artış olmalıdır. Bu dönemde bazen aşırı bulantı ve kusmalar nedeniyle bu artış olmayabileceği gibi, kilo verebilirsiniz de. Sonraki her 3 aylık dilimde 5 er kilo alınmalıdır. Ortalama aylık kilo artışı 1.5 kg.ı geçmemelidir. Bu ağırlık artışının nasıl olduğunu birlikte görelim:

4 Bebeğin ortalama kilosu gr Plasenta (eş) 500 gr Amnion (Bebeğin içinde bulunduğu su) gr Rahim ağırlığı gr Meme dokusundaki artış gr Kan hacmindeki artış gr Yağ dokusu ve su miktarındaki artış gr TOPLAM gr Gebelikte beslenmede esas olan çok yemek değil, dengeli ve çeşitli beslenmedir. Önemli olan sizin ve bebeğinizin ihtiyacını, ihtiyaç ölçüsünde almaktır. Yukarıda izlendiği üzere, alınan her kilonun nereye gideceği bellidir. Çok yemeniz daha iri bebek doğuracağınız anlamına gelmez, sadece doğumdan sonra daha şişman olarak kalacağınız anlamına gelir. Hamile bir kadının günde kalorilik enerjiye ihtiyacı vardır. Günlük aldığınız gıdaların %50 sini proteinler, %35 ini karbohidratlar ve %15 ini yağlar oluşturmalıdır. Ayrıca alınan gıdaların kalsiyum ve demirden zengin olmasına dikkat edilmeli ve lifli (posalı) yiyecekler bolca tüketilmelidir. O halde bunlar hangi gıdalarda bulunmakta, bir bakalım: Proteinler: Et (tavuk, balık veya yağsız kırmızı et), süt (her zaman için kaymağı alınmış, pastörize veya iyi pişirilmiş), yumurta, baklagiller (kuru fasulye, nohut, bezelye, barbunya, mercimek) ve peynir. Karbohidrat: Aşırı alımından kaçınılmalıdır. Ekmek (tercihen kepekli ekmek), makarna, patates, erişte, pilav, mısır. Yağlar: Yemeklerle birlikte alınan yağ miktarı yeterlidir. İlave yağa gerek yoktur. Bitkisel kaynaklı sıvı yağlar, hayvansal yağlara tercih edilmelidir. Kalsiyum: Özellikle bebeğinizin kemik gelişimi için gereklidir. Süt, yoğurt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler. Demir:Bir gebe günlük demir ihtiyacını sadece yiyeceklerle karşılayamaz. O nedenle demir içeren ilaçları almalıdır. Kırmızı et, karaciğer ve balık. Lifli (posalı) Gıdalar: Gebelikte açığa çıkan kabızlığı önler. Kepekli ekmek, baklagiller, kuru kayısı, kuru üzüm, pırasa, portakal,kabuğu yenebilen meyveler,incir. Bir gebenin günlük dietinde 6 köfte büyüklüğünde et (Tavuk, balık ya da yağsız kırmızı et), 1 adet yumurta, 2 bardak süt, 1 kase yoğurt, 1 kibrit kutusu kadar peynir, en az bir porsiyon sebze yemeği, bol çiğ sebze (salata), 2-3 porsiyon meyve, 3 ince dilim (tercihen kepekli) ekmek, 4 kaşık kadar baklagiller ve 8-10 bardak su mutlaka bulunmalıdır. Örnek bir günlük yemek listesi aşağıda verilmiştir: Sabah: 1 kibrit kutusu kadar peynir, 1 yumurta, 1 bardak süt, 2 ince dilim ekmek, istenirse 1 bardak açık çay, Kuşluk: 1 pors. meyve Öğle: 3 köfte kadar et, 1 pors. sebze yemeği, 2 yemek kaşığı pirinç pilavı, 1 kase yoğurt, 1 ince dilim ekmek İkindi:2 porsiyon meyve Akşam: 3 köfte kadar et, 1 pors. sebze yemeği, 1 tabak çorba, salata Bu listeye sıkı sıkıya bağlanmak zorunda değilsiniz,hatta bazen, küçük kaçamaklar da yapabilirsiniz (alışkanlık haline getirmemek kaydıyla). Önemli olan ihtiyaçlarınızı mutlaka almak ve aşırı tüketimden de kaçınmaktır.

5 Ayrıca aşağıdaki hususları da aklınızda bulundurun: Günde 3 dilim ekmeği aşmayın. Pilav, makarna gibi gıdaları 2-3 kaşıktan fazla tüketmeyin. Mutlaka 8-10 bardak su için. Kola, gazoz ve şekerli içeceklerden uzak durun. Fazla maden suyu içmeyin. Sıcak günlerde, aldığınız sıvı miktarını artırın. Kızartmanın her türlüsünden kaçının.son zamanlarda, özellikle patates kızartmasının ve cipsin,fetus üzerinde olumsuz etkileri olduğunu gösteren çalışmalar yayınlanmıştır. Sanıldığının aksine bal ve reçel gebeler için uygun olmayam gıdalardır. Kaçınmanız önerilir. Çikolata, dondurma, bisküvi, kek sizin için hiç uygun olmayan gıdalardır. Alkol almayın. Mümkün olduğunca az ve açık çay için. Tercihen kahve içmeyin, ama canınız çok çekerse az miktarda içmenizde de sakınca yoktur. Konserve, tatlandırıcı ve hazır gıdaları tercih etmeyin. Kendi kendinize tuz kısıtlaması yapmayın. Ama turşu gibi aşırı tuzlu gıdalardan da kaçının. Gebelikte Oruç Tutmak: Oruç tutmak sağlıklı insanların yapabileceği bir ibadettir. Gebelik her ne kadar bir hastalık olmasa da, anne vücudunda oluşan değişiklikler, onu normal zamana göre farklı bir duruma getirmektedir. Bu konuda kesinlik kazanmış bir bilgi olmamakla birlikte, şahsi kanaatimi şu şekilde özetlemek isterim: Gebelikte esas olan, bir anda çok yemek değil, kısa aralıklarla sık sık yemektir. Burada amaç, gelişen bebeğiniz için sürekli bir besin akışını sağlamaktır. Yani, meselenin açlığa dayanıp, dayanamama olmadığını bilmelisiniz. Özellikle bebeğinizin hızlı gelişim dönemi olan son üç aylık dilimde uzun süre aç kalmanız doğru olmaz. Ayrıca, İslam dininin gebelere ve lohusalara oruç tutmayı zorunlu kılmadığını da hatırınızdan çıkarmayın. GENEL KONULAR Gebelikte Giyim: Bir kadın için şıklık asla gözardı edilemez. Ancak gebelik esnasında giysilerinizin rahatlığı şıklığından önce gelmelidir. Sentetik olmayan, sizi sıkmayacak, bol giysileri tercih edin. Bacaklarınızdaki kan akımını önleyen, lastikli dizüstü çoraplardan, beli sıkan pantolonlardan ve korse giymekten kaçının. İç çamaşırlarınızın pamuklu olmasına dikkat edin. Göğüsleriniz için destekleyici ve rahat sütyenleri tercih edin. Yüksek topuklu ayakkabılar giymeyin, 1-2 cm yüksekliğinde, ayağınızı terletmeyecek, yumuşak ve ortopedik ayakkabıları kullanın. Gebelikte Seyahat: Gebelik seyahat etmenize engel değildir. Sizi yormadıkça, istediğiniz vasıta ile yolculuk yapabilirsiniz. Uzun yolculuklarda en az 2 saatte bir mola vererek, kısa yürüyüşler yapın. Bu sayede kanın bacaklarınızda toplanmasını engellemiş olursunuz. Normal bir gebelikte seyahat, ne düşüğe, ne de erken doğuma yol açar. Ama yine de gittiğiniz yerde, gerekli durumlarda, her an için ulaşabileceğiniz sağlık hizmetlerinin varlığından emin olun. 34. haftadan itibaren uzun yolculuklar sakıncalıdır. Bu haftadan itibaren doğum yapacağınız şehirde konuşlanmanız uygun olacaktır. Uçak ile seyahat etmekte sakınca yoktur.28. haftadan sonra uçak yolculukları için doktor raporu gerekmektedir. Pekçok havayolu şirketi 32. haftadan sonra gebe yolcu kabul etmemektedir. Gebelikte Araç Kullanımı: Şartlarınız gerektiriyorsa ve direksiyonda rahatça oturabiliyorsanız, araç kullanabilirsiniz. Emniyet kemerini karnınızın altından geçirip, direksiyon ile karnınız arasına bir küçük yastık koyun. Ve sakın aşırı hız yapmayın.

6 Gebelik ve Ev İşleri: Sağlıklı bir gebelik çok iyi şartlarda korunmaktadır. Yorucu olmadıkdan sonra günlük ev işlerinizi yapabilirsiniz. Yorucu işlerden ve ağır kaldırmakdan kaçınınız. Gebelik ve İlaçlar: Gebelikte, en masum görünen ilaçların bile bebeğinize zararı olabilir. Size önerilmedikçe hiçbir ilacı kendiliğinizden kullanmayın. Reçete edilen ilaçları ise, aksatmadan kullanın. Size verilen ilaçlar, mutlaka gebeliğiniz hesaba katılarak reçete edilmektedir. Tereddütleriniz varsa ilacı almamak yerine, doktorunuzla irtibat kurunuz. Normal bir gebenin ihtiyacı olan tek ilaç, demir içeren preparatlardır. Günlük ihtiyacınız 30 mg demirdir.özellikle 28. haftadan sonra bu demir ihtiyacını sadece yiyeceklerle karşılamak mümkün değildir. O nedenle, size önerilen demir ilaçlarınızı, doğumdan sonra en az 3 ay kadar daha devam edecek şekilde, aksatmadan kullanmalısınız. Demir ilaçlarının başlama zamanı olarak,hekimler arasında farklılıklar olabilir.bazıları gebeliğin hemen başında,bazıları daha ileri haftalarda başlamaktadır. Bir de folik asit alımı konusuna değinmek yararlı olacaktır:folik asit bir tür B vitamini olup, eksiklğinde, embrionun beyin-omurga gelişiminde bazı hasarlar oluşabilmektedir.bu vitamin gebeliğin çok erken günlerinde alınırsa bu hasarların oluşumunu yarı yarıya azaltmaktadır. 6.haftadan sonra ise,beyin gelişimi tamamlandığından bu etkisi biter.bu nedenle folik asit içeren ilaçlardan tam anlamıyla faydalanabilmek için,hamileliğe niyet edildiği andan itibaren alınmalıdır. Gebelikte Aşılar: Eğer bir sağlık ocağı tarafından takibiniz yapılıyorsa, size 4.aydan itibaren, 2 doz tetanoz aşısı önerilecektir. Doğumun steril koşullarda yapılması, tetanoz riskini büyük ölçüde ortadan kaldırır. Ama bu hizmet ayağınıza kadar gelmişken, değerlendirmeniz faydalı olur.ayrıca oluşan bağışıklık, doğum sonrasında bebeğiniz için de koruyucu olacaktır. Bu aşıyı yaptırmanızı tavsiye ederim. Hepatit B aşısı için de benzer şeyler söylenebilir.bu mikrobun taşıyıcılığı ülkemiz koşullarında çok yüksek olmakla birlikte,steril şartlarda yapılacak doğum Hepatit B mikrobu ile karşılaşma riskinizi büyük oranda ortadan kaldırır.şu an rutin aşı programında olmamakla birlikte,doğumunuzu genel hastanelerde gerçekleştirmeyi düşünüyorsanız, bu aşıyı yaptırmanızı tavsiye ederiz.toplam 3 dozda yapılır. Gebelik esnasında antijen aşıları yapılabilir, ama canlı aşılar kontrendikedir, yani yapılması sakıncalıdır. Tetanoz ve Hepatit B haricinde, yapılması planlanan aşılar hakkında mutlaka önceden bilgi alınız. Gebelikte Banyo: Gebelikte vücudunuz çok daha fazla terler. Kendinizi zinde hissetmek için sık sık banyo yapın. Anne adayının hergün banyo yapması önerilir. Ilık su ile yıkanmayı tercih edin. Ölü dokuların atılması için kese yapabilirsiniz. Küvet banyosu yapmanızda hiçbir sakınca yoktur. Ancak özellikle son haftalarda vücudunuzun dengesi bozulabileceğinden, düşmelere karşı dikkatli olun. Gebelik ve Güzellik: Ten renginizin değişmesinden dolayı daha önceki favori giyecek ve takılarınızın artık yakışmadığını hissedebilirsiniz. Ama unutmayın ki; gebelik size farklı bir güzellik katacaktır. Cildinizde yağlanma ve sivilcelenme varsa, ılık su ve dengeli sabunlarla temizlik yapınız. Cilt kurumalarında ise nemlendiriciler kullanabilirsiniz. Aşırıya kaçmamak kaydıyla makyaj yapabilirsiniz. Yüzünüzde, özellikle göz çevresi ve alnınızda oluşan esmerleşme sizi rahatsız ediyorsa fondöten ya da pudra kullanabilirsiniz. Gebelikte Saç Bakımı: Saçlarınız eskisine göre daha kırılgan, zayıf, yağlı veya kuru, eskisine göre zor şekil kazanıyor olabilir. Haftada 2-3 kez besleyici şampuanlarla saçlarınızı yıkayın. Saçlarınızla uğraşmak size zor geliyorsa imaj değiştirin ve saçlarınızı kısaltın. Saçlarınızda aşırı dökülme fark ederseniz endişelenmeyin, bu durum geçicidir.

7 Gebelik esnasında, özellikle erken haftalarda saç boyatmanın zararı net olarak gösterilmemekle birlikte,özellikle dip boyaları deriden emilip, ilaç gibi etki gösterebilir. Yine de kendinizi boyatmak zorunda hissediyorsanız, 3. aydan sonra boya yaptırabilirsiniz. Gebelikte Diş Bakımı: Diş etlerinizde şişme ve kolay kanama görülebilir, bu normaldir. Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalamayı ihmal etmeyin. Gebelik esnasında oluşan diş çürümelerinin bebeğin kalsiyum ihtiyacının karşılanması ile alakası yoktur. Eğer dişiniz çürümeye başladıysa, bu, dişlerinize hak ettiği ilgiyi göstermiyorsunuz, anlamına gelir. Ayrıca gebeliğiniz, diş tedavilerinizin yapılması için engel değildir. Gebelikte Meme Bakımı: Özellikle son haftalarda meme başından süt öncüsü olan sıvı akıntısı olabilir. Meme başlarını günde birkaç kez ıslak bezle silerek, bu akıntıların kurumasından kaynaklanan kaşıntı ve pullanma gibi şikayetleri önleyebilirsiniz. Gebelikte Dinlenme: Özellikle ilk 3 ayda kendinizi çok yorgun hissedip, yataktan başınızı kaldıramayabilirsiniz. İleriki haftalarda bu yakınmalarınız azalacaktır. Eğer ev hanımı iseniz veya işiniz elveriyorsa, gündüzleri kısa süreli (1 saat kadar) uyuyun. Bunu pijamalarınızı giyip yatağınızda yaparsanız, kendinizi daha dinç hissedersiniz. Düzenli egzersiz yapıyorsanız, bu kısa uyku sizin gece uyku düzeninizi bozmayacaktır. Gebelikte Ruhsal Değişiklikler: Özellikle gebeliğinizin ilk 4 ayı içinde ruhsal durumunuzda, nedensiz ve ani değişiklikler hissedebilirsiniz; şimdi kendinizi çok mutlu hissederken, birkaç dakika sonra içinize kapanık, karamsar bir hale düşebilirsiniz. Meraklanmayın, bunlar pekçok kadın tarafından yaşanır ve artan hormonlara bağlanmaktadır. Gebeliğinizin her aşamasında bir takım kaygılarınız olacaktır. Hele hele daha önceki gebeliklerinizde bir takım sorunlar yaşamışsanız, kaygılarınız daha da artacaktır. Bebeğim sağlıklı olacak mı?, Ben iyi bir anne olacak mıyım?, Eşimle ilişkilerimde değişiklik olacak mı? gibi soruları kendinize soruyor olabilirsiniz. Bu soruları mantığınızla cevaplandırdığınızda, sizi rahatlatacak cevaplara ulaşırsınız. Özellikle ilk gebeliğinizse, anne olma fikri, sizi başlangıçta ürkütebilir. Hiç tasalanmayın; gebelik sonunda kendinizi gerek fiziki, gerekse psikolojik anlamda anneliğe hazır olduğunuzu hissedeceksiniz. Ve emin olun ki; bebeğiniz için dünyanın en güzel annesi siz olacaksınız. Eşinizi Unutmayın: Genellikle bir takım şikayetlerin yoğunlaştığı dönemlerde, kadınlar kendi kendilerine şu serzenişte bulunurlar (Hatta bunu bazen başkalarına da ifade ederler): Gebeliği ve tüm zorluklarını kadınlar çekiyor, erkeklere ise sadece bebeği sevmek düşüyor. Bu haksızlık değil mi?. Eğer erkekler de sizler kadar sabırlı olsalardı, herhalde Allah, onlara da bu yeteneği verirdi Şaka bir yana, eğer bu düşüncelerinizde samimi iseniz, eşinizdeki değişimleri çok iyi fark etmiyorsunuz demektir. İşin fiziki zorluklarını sizin yaşadığınız bir gerçek. Ancak gebelikte sadece fiziksel değil, psikolojik sıkıntılar da yaşanmaktadır. Sizin anne olabilme kaygılarınızı, eşini de baba olabilme kaygıları olarak yaşamaktadır. O nedenle, eşinizin gebelik olayının dışında olduğunu düşünmeniz hata olur. Bu şekilde düşünmeniz, eşinizin kendinin ihmal edildiğini ve işe yaramadığını düşünmesine yol açacaktır. Gebeliğinizin tüm aile bireylerini ilgilendirdiğini unutmayın.eşinizin, zaman zaman, sizi gebeliğiniz konusunda uyarmasından (bu her ne kadar hoşunuza gitmese de) mutlu olmaya çalışın.zira bu, eşinizin size,bebeğinize ve gebeliğinize gösterdiği ilginin bir kanıtıdır. Eşinize kendisine ihtiyacınız olduğunu hissettirin. Onun kaygılarını da birlikte yenmeye çalışın. Doktor kontrollerine birlikte gelin (gelemiyorsa,lütfen özel davetimizi iletin ), bebek için birlikte alışveriş yapın. İlerleyen haftalarda elini karnınızın üzerine koyarak, bebek hareketlerini hissetmesine yardımcı olun. Hatta bu kitapçığı eşinize okutarak, gebelik hakkında bilgi sahibi olmasına imkan verin. Bu sayede yaşadığınız sorunlarda panik olmak yerine, size yardımcı olacaktır.

8 GEBELİKTE CİNSEL YAŞAM Bu dönem çiftin : bütün düşüncelerini doğacak bebek üzerinde yoğunlaştırdıkları bir dönem olmaktan çok çiftin birbirleriyle olan ilişkilerini olgunlaştırdıkları bir dönemdir. Bazı kadınlar bu dönemde cinsel ilişkiye çok aşırı bir düşkünlük gösterirler. Bazıları da kocalarına karşı soğuk ve isteksiz olurlar. Erkek cinsel organıyla bebeğe hiçbir zarar veremez. Gebelik döneminde cinsel ilişki zarar vermek bir yana kadının rahatlamasına yardım eder. Gebelik sevişmede değişik pozisyonları denemek için en uygun dönemdir. Ek yastıklar büyük ölçüde yardımcı olabilir. Bedenin bozulduğu duygusuna kapılan kadına eşi yardımcı olmalıdır. En önemlisi erkek kadına çok çekici olduğu ve istendiği duygusunu vermelidir. Bunu karısını yemeğe çıkararak, ufak defek armağanlar alarak verebilir. Kadındaki gebelik döneminde ortaya çıkan cinsel ilişkiye girme isteksizliği gebelikten sonra da devam ederse bir psikoloğa vakit geçirmeden gitmek gereklidir. Bazen de erkek gebelik süresinde eşi ile cinsel ilişkiye girmekte zorlanabilir. Böyle bir durumda bir psikologa gitmek doğru olacaktır. Düşük tehlikesi varsa bu dönem doktor tarafından bildirilir. Genel olarak bu tehlike ilk üç ayda biter. Gebelik döneminde bir çok çift cinsel ilişkide bulunmaktan büyük zevk alırlar. Gebeliğin herhangi bir anında sevişmeye ara vermeleri konusunda kesin kurarlar yoktur. Her çiftin kendi kurallarını koyması ve hayatın tadını çıkarmaları en iyi yoldur. Toplumumuzda cinsellik çok açık ulu orta konuşulan bir konu değildir. Cinsellik üzerine konuşma ve tartışma günümüzde hala tabular arasındadır. Bir kısım kadın bu konuyu doktoruna açmaktan kaçınırken, bazen de doktorlar bu konuyu hastası ile açıkça konuşmaktan kaçınır. Bu iletişim kopukluğundan çiftler gebelikte seksten uzak durmaları gerektiği mesajını çıkarırlar yada halk arasındaki inançlara göre davranırlar. Halk arasında ilk üç aydaki cinsel ilişkinin düşük ile sonuçlanacağı inancı yaygındır. En fazla gebelik kaybının ilk üç ayda olduğu bir gerçektir ama bunun nedeni, cinsel ilişki değil, genetik bozukluklara bağlı (anomalili-normal olmayan) gebeliklerin doğa tarafından istenmemesi sonucu kendiliğinden düşük olmaktadır. Gebeler cinsel istek artışına rağmen cinsel ilişkinin rahim ağzının açılmasını kolaylaştıracağı ve erken doğuma neden olacağı,damarların açılıp kanayacağı, erkek cinsel organının bebeğin başına zarar vereceği gibi asılsız, rahatsız edici düşünce ve inanışlara kapılıp cinsellikten uzak dururlar. Her ne kadar orgazm(boşalma) oksitosin (rahim kasını kasıcı madde) salgılanmasına neden olup rahim kasılmalarına yol açsa da bunlar doğumu başlatmaz, erken doğuma neden olmaz. Cinsel ilişki bebeğe (fetusa) zarar vermez, erkek cinsel organının bebekle fiziksel olarak teması yoktur. Anne karnındaki bebek rahim kasları, içinde bulunduğu gebelik kesesi ve kese içindeki sıvı ile darbelere karşı koruma altındadır. Rahim ağzı kanalındaki(servikal kanal) salgıların koyulaşması ile oluşan tıkaç bakterilerin ve semenin(sperm) rahim içine girmesini engelleyen bir bariyer oluşturur. Cinselliğe engel oluşturacak tıbbi problemler olmadıkça gebelik süresince hatta son güne kadar cinsel ilişki yasak değildir. Gebeler cinsel ilişkinin zararlı olabileceği koşulları kendi kendine değerlendirebilecek bilgi donanımından yoksun oldukları için

9 bu konuda kadınlar en sağlıklı bilgileri kadın doğum uzmanlarından alabilirler.belirtilen şartlar haricinde gebelere cinsel ilişki yasak değildir.gebelik kesesinin erken açıldığı, suları erken geldiği durumlar Vajinal kanama Geçirilmiş gebeliklerde erken doğum tehdidi öyküsü ve şimdiki gebelikte erken doğum tehdidi Partnerin cinsel yolla bulaşan hastalık taşıyıcısı olması Plasenta previa (çocuğun eşinin önde olması ve rahim ağzı kanalını kapattığı durumlar) Çoğul gebelikte gebeliğin son aylarında Kadın doğum uzmanınızca cinselliğe yasak getirilen diğer durumlar Gebelik süresince kadında fiziksel, fizyolojik değişiklikler olur. Gebe bir kadında üretilen progesteron hormonu gebe olmayan bir kadına oranla on kez daha fazladır. Gebe bir kadında bir günde üretilen östrojen miktarı gebe olmayan bir kadının yumurtalıklarının üç yılda ürettiği miktara eşittir. Gebelik süresince üretilen toplam östrojen miktarı gebe olmayan bir kadında ancak 150 yılda üretilebilmektedir. Bu hormonlar gebeliğin başında yumurtalıklar tarafından salgılanırlar daha ileri haftalarda bu üretimi plasenta(eş) üstlenir. Gebenin kanında dolaşan yüksek seviyedeki progesteron ve östrojen hormonları yumuşak düzgün bir tene, parlak saçlara ve gebenin kendini iyi hissetmesine neden olduğu gibi memelerdeki ve cinsel organlardaki değişikliklerle gebeler cinsel ilişkiye daha hassas ve duyarlı hale gelir. Gebelikte seksin daha heyecan verici, daha doyurucu olduğu, hatta aynı seansta birden fazla orgazm gebeler tarafından bildirilmektedir. Hatta gebelerin çoğu gebelikten önceki dönemde almadıkları kadar cinsel ilişkiden keyif alma eğilimindedirler. Bu gebeden gebe ye değişebildiği gibi, gebelik süresince aynı gebede de değişkenlikler gösterebilir. İlk üç aylarda genelde halsizlik, uykuya meyil, bulantı kusma gibi gebeliğin erken belirtilerinin etkisi ile tipik olarak gebelerde cinselliğe ilgi azalma olur. İkinci üç ayda cinselliğe ilgi artarken, son üç ayda cinsel haz kalitesinin artmasına rağmen ileri derecede büyümüş bir karınla hareket kısıtlılığı ve daha evvel bahsettiğimiz korku ve endişeler ile gebelerin olaya tam konsantre olamamaları cinsel ilgide azalmaya neden olur. Sağlıklı bir gebelikte doğuma kadar olan sürede cinsel ilşkiyi engelliyecek her hangi bir neden yoktur. Normal bir gebelikte orgazm ile birlikte görülen rahim kasılmalarının hiçbir zararı ve tehlikesi yoktur. Aksine bu kasılmalar normal doğum için rahim kasının hazırlanmasına yardım eder ve doğum için pelvis kaslarının yeteri derecede güçlü ve dayanıklı olmasını da sağlar. İyi bir cinsel birliktelik çiftlerin bir birlerine daha yakınlaşmasını sağlayıp;gebenin duygusal, alıngan, kırılgan mizacı nedeni ile olası problemlerin çözümünde çiftlerin daha toleranslı olmasını sağlıyacağı gibi, anne ve babalığın ilk günlerdeki problemlerin çözümünüde kolaylaştıracaktır.

10 SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR Gebelikde karşılaşılan sorunların incelenmesinde, öncelikle gebeliği, herbirine trimestr denen 3 er aylık 3 bölüme ayırmak uygun olacaktır. Buna göre: I Trimestr: İlk 12 haftalık dönem II Trimestr: haftalar arası dönem III Trimestr: 28. haftadan doğuma kadar olan dönem. I TRİMESTRDE EN SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR Gebeliğin ilk 3 aylık bu döneminde vücudunuz gebeliğe alışmaya çalışmaktadır. Her ne kadar bu haftalarda gebelik küçük olsa da, anne vücudunda gerçekleşen değişiklikler oldukça büyüktür. Vücudunuzda oluşan metabolik ve hormonal değişimlerden dolayı bir takım şikayetleriniz olacaktır. Aslında bu yakınmaları hemen hemen her anne adayı hissetmektedir. Ama kimilerinde bu yakınmalar çok az olurken, kimilerinde çok şiddetli olabilmektedir (Umarım, siz ilk gruba girersiniz). Hatta daha önceki gebeliklerde görülmeyen yakınmalar, bu gebelikte yaşanabilmektedir. Bilmeniz gereken bir husus, bu şikayetler sizi ne kadar çok yorsa da gebeliğiniz ve bebeğiniz üzerinde olumsuz etkilerinin olmayacağıdır. Şimdi bu şikayetleri, oluş nedenlerini ve alınabilecek tedbirleri gözden geçirelim: Yorgunluk ve Uykuya Eğilim: Vücudunuzda oluşan metabolik değişimler, kan hacminde ve bunu karşılamak üzere kalbinizin temposundaki artış bunun nedenidir. Bazen kendinizi adeta yatağa yapışırcasına yorgun ve uykusuz hissedebilirsiniz. İçinizden gelen bu isteğe direnmeyin ve fırsat buldukça dinlenin ve gün içinde 1-2 saatlik şekerlemeler yapın. Sık Sık İdrara Çıkma: Rahim ve mesane (idrar torbası) birbirlerine komşu organlardır. Gebelikle birlikte rahminizdeki büyüme mesane üzerine basınç yaparak, idrar hissi uyandırır. 4. Aydan itibaren rahim yukarı çıkıp, mesane üstündeki baskı azalınca şikayetleriniz de geçecektir. Ayrıca böbreklerdeki aşırı idrar üretimi de buna nedendir. Gece uyku düzeninizin bozulmaması için, yatmadan 1-2 saat öncesinden itibaren sıvı alımınızı (su, çay veya kavun, karpuz, portakal ve benzeri sulu meyveleri) kesin. Vücudunuzun ihtiyaçları nedeniyle, gündüz sıvı alımını kısmayın. Memelerde Büyüme ve Hassasiyet: Artan hormonların etkisi ile bu yakınmalar oluşur. Gögüslerinizi destekleyen, rahat sütyenler kullanın. Gece de isterseniz sütyen takabilirsiniz. Başağrısı ve Kendini İyi Hissetmeme: Olasılıkla vücudunuzda artan kan hacmi ve hormonal değişiklikler nedendir. Bununla birlikte, gebe olmanın verdiği stres de rol oynayabilir. Gebeliğinizi öğrenmekle birlikte, sigarayı bıraktıysanız ve önceden tiryakisi iken artık kahve içmiyorsanız, bunlar da neden olabilir. Karında Şişkinlik:Erken haftalarda oluşan şişkinliğin rahmin büyümesi ile alakası yoktur. Daha ziyade artan progesteron hormonu nedeniyle, bağırsak faaliyetlerinizin yavaşlamasından kaynaklanır. Bol sıvı alın ve yürüyüş yapın. Bulantı ve Kusma: İlk trimestrde belki de sizi en çok sıkıntıya sokacak olan bu şikayetlerdir. Nedeni kesin belli olmamakla birlikte, plasentadan salgılanan gebelik hormonu sorumlu tutulmaktadır. Çoğunlukla yakınmalar 6-7. haftadan itibaren başlar ve 2-3 hafta kadar devam eder. Bazı kişilerde birkaç ay devam edebilir. Yapılması gerekenler şu şekilde özetlenebilir: Az az, ama sık sık yiyin. Canınızın çekmediği hiçbir şeyi yemek zorunda değilsiniz. Merak etmeyin, bebeğiniz henüz çok küçük ve o, ihtiyaçlarını siz çok az yeseniz de karşılayabilir. Yani, kendinizi mutlaka yemek zorunda hissedip, istemediğiniz şeyleri yemeye çalışmayın.

11 Daha ziyade kuru, tuzlu, soğuk ve yağsız gıdaları tercih edin: Tuzlu kraker, kızarmış ekmek, haşlanmış patates, yağsız yoğurt, tuzlu peynir, leblebi ve (sadece bu haftalar için) kola gibi. Hazmı zor, sevmediğiniz gıdaları yemeyin. Baharatlı, kızartma ve yağlı yemeklerden ve ılık sıvılardan uzak durun. Şikayetler sabah yoğunsa, yataktan kalkmadan önce, bir gece önce başucunuza bıraktığınız birkaç adet tuzlu krakeri yiyip, dakika sonra kalkın. Bu sabah bulantılarınızı bastırır. Yemeklerden sonra 15 dakika sırtüstü yatmayı deneyin. Mutfak işlerinden uzak durun. Eşinizin artık mutfak önlüğünü giyme zamanı gelmiştir Hatta ne yemek piştiğini dahi bilmeyin. Yemeği masada görüp, yiyin. Kendi kendinize veya tavsiye üzerine ilaç almayın, mutlaka danışın. Tüm bu tedbirlerin ve hatta verilen ilaçların şikayetlerinizi tamamen ortadan kaldırmayacağını, sadece hafifleteceğini aklınızda tutun. Kesin tedavi sabretmek ve günlerin geçmesini beklemektir. Ama şikayetleriniz tüm bu tedbirlere rağmen dayanılmayacak düzeydeyse, doktorunuzla irtibata geçin. Lekelenme Tarzında Vajinal Kanama: Yaklaşık kadınların %15 inde ilk haftalarda az miktarda kanama olmaktadır.özellikle az miktarda, koyu renkli kanamalar tarzındadır. Bu hastaların pekçoğu gebeliğini normal devam ettirirken, bir kısmında bir düşüğün başlangıcı olabilir. O nedenle, oluşan vajinal kanamalarda miktarına bakmaksızın mutlaka doktorunuza haber veriniz. Kasık Ağrısı: Rahimdeki büyüme ve rahimi yerinde tutan bağlardaki gerilmeden dolayı bir miktar kasık ağrısı hissedebilirsiniz. Eğer şikayetler hafifse önemsemeyin, ama sizi rahatsız edecek düzeyde ise bilgi veriniz. Altta yatan idrar yolu enfeksiyonu veya gebeliğe ilişkin ciddi sorunlar olabilir. II. TRİMESTRDE SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR Gebeliğin ikinci dönemi, ilk dönemdeki şikayetlerin büyük oranda kaybolduğu, daha rahat, daha problemsiz günlerin başladığı bir dönemdir. Onun için, II. Trimestri Gebeliğin balayı dönemi olarak adlandırmak mümkündür. Vücut artık gebeliğe alışmıştır. Ancak yine de bu dönemde de bazı yakınmalarınız olacaktır. Ayrıca bu dönemdeki yakınmalarınızın pekçoğu bu döneme has olmayıp, doğuma kadar devam edebilir. Sırt ve Bel Ağrıları: Özellikle rahmin büyümesi ile birlikte vücudun ağırlık merkezi öne doğru kaymaktadır. Bunu dengeleyebilmek için, bel kavsi de öne doğru kayar ve bu durum, gebelerdeki tipik görünümü oluşturmakla birlikte, bel ağrılarının da nedenidir. Aynı zamanda kilo artışı ile omurga üzerine binen yük miktarı artar. Bunlardan başka, gebelikde, eklemleri çevreleyen bağlarda gevşeme olmaktadır. Bunun amacı, vücudu doğuma hazırlamaktır. Ancak bundan omurga eklemleri olumsuz etkilenmektedir ki; işte bu da, ağrının bir başka nedenidir. Bu ağrıları az ya da çok, gebeliğin sonuna dek hissedeceksiniz. O halde, neler yapabileceğimizi gözden geçirelim: Sırtınıza ve belinize aşırı yük binmesini önlemek için, uzun süre ayakta kalmaktan, ağır kaldırmaktan ve aşırı kilo almaktan kaçınmalısınız. Yerden bir eşyayı kaldıracağınız zaman, çömelip eşyayı kavradıktan sonra kaldırınız, belinizi bükerek eşyayı almaya çalışmayınız. Yüksek topuklu ayakkabı ve terlik giymeyin. Fırsat buldukça uzanarak istirahat edin. İstirahat ederken yan yatıp, bacaklarınızı dizlerinizden bükerek, bir miktar karnınıza doğru çekin ve karnınızın altına ve dizlerinizin arasına minder yerleştirin. Ayrıca doğum öncesi egzersizleri de, bu ağrılarınızın giderilmesinde faydalı olacaktır. Kasık ve Karın Ağrıları: Rahimdeki büyümeyle birlikte iç organlar yer değiştirmeye ve gerilmeye başlarlar. Aynı şekilde rahmi yerinde tutan bağlardaki gerilme ve karın ön duvarındaki

12 kas ve liflerin gerilmesi bu ağrılara neden olmaktadır. Dinlenme ve sıcak banyo, şikayetlerinizi bir miktar azaltabilir. Erken doğum sancıları da karın ve kasık ağrılarına neden olabilir. Bu durumun ayırtedilmesi gerekir. Eğer hissettiğiniz ağrı ritmik bir ağrı ise, yani her 5-10 dakikada bir geliyorsa ve beraberinde rahminizde sertleşme ve toplanma hissediyorsanız, bu erken doğum kasılmalarının yarattığı bir ağrı olabilir, önemlidir, mutlaka bilgi veriniz. Mide Yanmaları: Mide içinde sindirilmekte olan gıdaların yemek borusuna doğru kaçması, mide asidinin yemek borusunu tahriş eder. Midenin çalışmasının yavaşlaması ve boşalmasının gecikmesi, büyüyen rahmin mideyi sıkıştırması ve mide ile yemek borusu arasındaki kapağın gevşemesi bu olayın nedenleridir. Gece yatarken yüksek yastıkla yatın ve yatmadan 2 saat öncesinden yeme ve içmeyi kesin. Az az, sık sık yiyin. Karnınız dolu iken öne eğilmekten kaçının (namaz kılmak gibi). Yağlı, baharatlı gıdalardan ve kızartmalardan uzak durun. Şikayetleriniz yoğunsa ve bu tedbirler yeterli olmuyorsa ilaç desteği gerekebilir. Bacak Krampları: Rahmin bacağa giden damarlar üzerine yaptığı baskı kan dolaşımını yavaşlatmaktadır. Özellikle uzun süreli ayakta kalmak ve yorgunluklar sonrasında bacak krampları oluşabilir. Nadiren, kalsiyum alımındaki yetersizlik bacak kramplarının nedenidir. Uzun süre ayakta durmaktan ve uzun süre oturmaktan kaçının. Kramp olduğunda ayak parmaklarınızı kendinize doğru çekin ve kramp bölgesine masaj yapın. Kramp sonrası ağrılarınızın giderilmesinde sıcak uygulamalar faydalı olabilir.magnesium desteği de şikayetlerininzi azaltacaktır. Cilt Değişiklikleri: Plasentadan salgılanan bazı hormonların etkisi ile yüzde, karın da, gögüs çevresinde ve vücudun katlantı yerlerinde kahverengi lekeler olabilir. Hele hele esmer tenliyseniz, bu lekelenmeler daha belirgin olabilir. Öncelikle bu değişimlerin normal olduğunu ve doğumdan sonra kaybolacağını bilin. Direkt güneş ışığına maruz kalmayın ve en az 20 ve üzeri koruma faktörlü güneş yağları kullanın. Yüzünüzde oluşan gebelik maskesi sizi çok rahatsız ediyorsa fondöten ile kamufle edebilirsiniz. Ciltteki koyulaşmadan başka, avuçiçi ve ayak tabanlarınızda kızarma olabilir, normaldir. Aynı şekilde yüz, ense, gögüs ve kollarda küçük küçük kırmızı lekeler dikkatinizi çekebilir. Tırnaklarınızda kırılganlık artışı olabilir. Tırnağı güçlendirici losyonlar kullanabilirsiniz. Kabızlık: Yavaşlayan barsak hareketleri nedendir. Ayrıca aşırı süt alımı da neden olabilir. Gebelikte beslenme bölümünde bahsedildiği üzere, lifli gıdaların (kepekli ekmek, baklagilller, taze sebzeler, kabukları yenebilen meyveler,kuru üzüm, kuru kayısı ve erik) tüketilmesi, bol su içilmesi ve yürüyüş şikayetinizi büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır. Bazı kişiler sabah aç karna bir bardak su içerek sorunu çözebilirler. Bunların yetersiz kaldığı durumlarda uygun bir ilaç ayarlanabilir. Lavman gibi yöntemler veya müsil ilaçları zararlı olabilir, önerilmedikçe hiçbir ilaç kullanmayın. Varis: Özellikle daha önceden varisi olan kişilerde, rahmin bacaktan dönen damarlara bası yapması nedeniyle şikayetler artabilir. Bunlar bacakta ağrıya ve yorgunluğa neden olduğu gibi estetik açıdan da rahatsız edici olabilir. Hatta bazen bu varisler genital bölgede de görülebilir. Uzun süre ayakta kalmaktan kaçının. Fırsat buldukça ayaklarınızı yukarı kaldırarak dinlenin. İşiniz gereği sürekli ayakta kalmak zorunda iseniz (örneğin öğretmenseniz), bacaklarınızı saran ve kasığa kadar çıkan varis çorapları faydalıdır. Bunları yataktan kalkmadan önce giyip, günboyu muhafaza edin. Vajinal Akıntı: Gebelikte vajinal akıntıda bir miktar artış olur. Akıntı renk olarak beyaz veya şeffaf ise (bekleyince çamaşırda sararabilir), rahatsız edici bir kokusu yoksa ve kaşıntı

13 oluşturmuyorsa normal kabul edilmelidir. İlk geldiği anda sarı-yeşil renkte olan, kokulu veya kaşıntı oluşturan akıntılar normal değildir, tedavi gerektirir. Çarpıntı: Vücutta artan kan hacminin getirdiği yükü karşılayabilmek için, kalp daha hızlı çarpmaktadır. Özellikle merdiven çıkma, yorgunluk gibi durumlarda kalbinizin çok hızlı çarptığını fark edebilirsiniz. Böyle bir durumda derhal istirahate geçin ve çarpıntının geçmesini bekleyin. Bu problemi istirahat esnasında da yaşıyorsanız veya uzun süreli ya da sık sık oluyorsa doktorunuza bilgi veriniz. Vücutta Şişme (Ödem=Su Toplanması): Günün ilerleyen saatleri ile birlikte bacaklarınızda şişlik fark edebilirsiniz. Hele çalışan biriyseniz, akşam iş dönüşünde bu şişlik çok belirgin olabilir. Bu olay bacakdaki kan akımının yavaşlamasına ve damar geçirgenliğinin artmasına bağlıdır. Eğer şişlik bacaklarda sınırlıysa ve günün ilerleyen saatlerinde oluşuyorsa endişelenmeyin. Ancak ellerinizde ve özellikle yüzünüzde dikkate değer şişlik varsa veya sabah yataktan kalkdığınızda bile bacaklarınızda şişlik mevcutsa, son zamanlarda aşırı kilo almışsanız bu çok önemli bir durum olabilir, mutlaka bildiriniz. Ayaklarınızı yukarı kaldırarak dinlenin. Kimsenin tavsiyesi ile tuz kısıtlaması yapmayın ve idrar söktürücü ilaç almayın, bunlar tehlikeli durumlar oluşturabilir. Cilt Çatlakları: Derinin gerilmesine bağlı olarak başta karın olmak üzere, kalçalar, bacaklar ve göğüsler gibi çeşitli bölgelerde cilt çatlaklarına rastlanabilir. Gebelik esnasında kırmızı-mor renkli olmakla birlikte, doğumdan sonra sedef rengine dönüşerek, kalıcı bir hal alırlar. Bu çatlakları önlemek amacıyla geliştirilmiş pekçok ürünü bulabilirsiniz. Ancak maalesef bu ürünlerin hiçbiri %100 başarılı olamamaktadır. Badem yağı, bebek yağı veya nemlendiriciler de kullanılabilir. Günde 1-2 kez masajla, çatlak olması muhtemel yerlere sürülmelidir. Ayrıca ani ve aşırı kilo alımlarından kaçınılmalıdır. III TRİMESTRDE EN SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR Bu dönemde açığa çıkan yakınmaların çoğu bebeğinizin ve rahminizin büyümesine bağlıdır. Bu dönemin başında yaklaşık 1000 gr ağırlığında olan bebeğiniz, üç aylık bir sürede bunun yaklaşık 3 katına ulaşacaktır. Rahminizde de buna parelel bir büyüme olacaktır. Bu hızlı büyüme, beraberinde bir takım yakınmaları da getirecektir elbette. Ayrıca II. Trimestrde hissettiğiniz yakınmaların bir kısmı bu dönemde de devam edebilir. Nefes Nefese Kalma, Hava Açlığı Hissi: Rahmin büyümesi, diafragma denilen ve karın ve göğüs boşluğunu ayıran zarı yukarı doğru iterek, akciğerlerin sıkışmasına neden olmaktadır. Özellikle iş yaparken, yol yürürken ve merdiven çıkarken nefesinizin yetmediğini hissedersiniz. Genelde ilk gebeliklerde, doğuma iki hafta kala bebeğin başı doğum kanalına girer ve diafragma baskısı azalır ve bir rahatlama hissedilebilir. Derin solunum egzersizleri yapın. İşlerinizi ve hareketlerinizi yavaş yavaş ve dinlenerek yapın. Eğer bu sorunu gece yatınca yaşıyorsanız, yüksek yastıkda yatmayı deneyin. Uyku Problemleri: Artık karnınızdaki o koca yükle başetmek ve onu bir yerlere sığdırmak iyice zorlaştı değil mi? Bir de üzerine, bebeğinizin iyice kuvvetlenen hareketleri eklenince uyku uyumak ne mümkün. Aynı zamanda yaklaşan doğum nedeniyle artan stresiniz de buna tuz-biber olmaktadır. Tercihen sol yanınıza, yan yatarak, ihtiyacınıza göre karnınızı yastıklarla destekleyin. Sırtüstü yatmaktan kaçınmalısınız; bu, rahmin büyük damarlar üzerine bası yapması nedeniyle kalbinize giden kan akımında yavaşlamaya ve kendinizi kötü hissetmenize neden olacaktır. Kafanızdaki doğum endişesini de atmaya çalışın. Gebeliğin tüm zorluklarını aşıp bu noktaya geldiğinize göre, doğum, çektiğiniz sıkıntılar yanında hafif kalacaktır. Sık sık idrara çıkma nedeniyle uykunuz bölünüyorsa, yatmadan 2 saat öncesinden sıvı alımınızı kısıtlayın.

14 İdrar Kaçırma: Rahimdeki büyüme ve bebeğin başının yaptığı bası nedeniyle zaman zaman idrar kaçırabilirsiniz. Hapşurma, gülme ve çömelme esnasında bu durum artabilir. Doğumdan sonra tamamen kaybolacaktır. İdrar torbanızın dolduğunu hissettikçe boşaltın. Kaşıntı: Karnınızda, bacaklarınızda ve kollarınızda kaşıntı ve beraberinde kızarıklıklar oluşabilir. Bunların karaciğerden safra asitlerinin atılımındaki azalmaya bağlı olduğu sanılmaktadır. Çok rahatsız edici ise ilaç desteğine ihtiyaç duyabilirsiniz. Hemoroid (Basur): Hemoroid makat çevresindeki damarların varisleşmesi olayı olup, rahmin buradaki damarlar üzerine yaptığı basıdan kaynaklanır. Kabız kalmaktan kaçının; bol su için ve lifli gıdalar tüketin. Uzun süre ayakta kalmayın ve uzun süre sert zeminlerde oturmayın. Sırtüstü yatmak hemoroidle ilgili şikayetinizi artırabilir, daima yan yatın. Şikayetler yoğunsa bildiriniz. Kalça Ağrısı: Kalça eklemi vücudun ağırlığını taşır. Artan hormonların etkisi ile eklemlerde yumuşama meydana gelir ve bu da ağrıya neden olur. İstirahat faydalı olacaktır. Ellerde Uyuşma: Gece uyandığınızda ellerinizin karıncalandığını ve uyuştuğunu hissedebilirsiniz. Vücuttaki ödemlenme nedeniyle ele giden sinirlerin sıkışmasından kaynaklanır. Ciddi bir olay değildir.doğumdan sonar geçecektir. GEBELİKDE KONTROL MUAYENELERİ, TIBBİ TAHLİL VE TETKİKLER Gebe bir kadının 8.gebelik ayına kadar ayda bir kez, bu ay içinde 15 gün ara ile iki kez ve son ay içinde 7-10 gün ara ile 3-4 kez kontrolu gereklidir. Acaba bu kadar sık kontrol gerekli midir? Şunu bilmek gerekir ki; gebeliklerin pekçoğu herhangi bir sorun yaşanmadan, problemsiz devam eder. Gebelik takibindeki amaç, olası sorunları önceden saptayıp gereken tedbirleri almaktır. Unutmayın ki; anne ve bebeğe ait ciddi sorunlar, çoğunlukla, daha önceden takibi yapılmayan gebeliklerde yaşanmaktadır. O nedenle, İlk gebeliğimde takibe gittim ve hiçbir faydasını görmedim, Eskiden gebelik takibi diye birşey yokmuş ve her kadın sorunsuz bir şekilde doğuruyormuş veya Benim bir arkadaşım, hiç doktora gitmediği halde gayet sağlıklı doğum yaptı. O halde ben neden kontrola gideyim ki? gibi düşüncelerin yanlış olduğunu ve sizi çok ciddi tablolarla karşı karşıya getirebileceğini aklınızdan çıkarmayın. Gebelik takiplerini, gebeliğinizin geleceği için bir teminat, bir sigorta olarak görün. Nasıl ki, hepimiz arabalarımızı olası kazalara karşı sigorta ettiriyorsak, takipler de olası risklere karşı bir tedbir amacı taşımaktadır. Kontrollarınızı ihmal ettiğinizde risk gerçekleşmediği müddetçe sorun olmayacaktır; ama risk gerçekleşirse? Söz konusu olan hem sizin hem de bebeğinizin sağlığıdır. Gebelik kontrolları esnasında yapılan sorgulama ve muayene ile, gerek sizin gerekse bebeğinizin genel durumu ve gelişimi hakkında bilgi sahibi olmayı amaçlıyoruz. Ancak insan kapalı bir kutu gibidir ve biz doktorların daha doğru tanıya varmak ve tedaviyi daha iyi planlayabilmek için bir takım tahlil ve tetkiklere ihtiyacımız vardır. İşte gebelikde de, hem sizin hem de bebeğinizin sağlıklı takibi için bir takım tahlil ve tetkiklere gerek vardır. Kan Grubu: Hem kan uyuşmazlıklarının tayininde, hem de olası kan gereksinimlerinde anne adayının kan grubu bilinmelidir. Kan uyuşmazlığı, anne adayının kan grubunun Rh negatif, baba adayının kan grubunun Rh pozitif olduğu durumda söz konusudur. Eğer baba adayının kan grubu da Rh negatif ise, kan uyuşmazlığı yoktur. Kan uyuşmazlığı varsa ve doğan bebeğin kan grubu Rh pozitif ise anneye koruyucu aşı yapılması gerekmektedir. Kan grubuna bir defa bakmak yeterlidir. Kişi daha önceden kan grubunu biliyorsa, tekrar bakılmasına gerek yoktur, çünkü kan grubu ömür boyunca aynı kalır. İndirekt Coombs Testi: Kan uyuşmazlığı olan gebelerden istenen bir testtir, her gebeye yapılması gerekmez.

15 Kan Sayımı: Kansızlığın tesbiti, enfeksiyonların araştırılması ve pıhtılaşmayla ilgili araştırmalar için gerekir. Genelde 2-3 defa bakılır. Açlık Kan Şekeri: Şeker hastalığı olup olmadığını araştırmak için, bir defa bakılır. Hepatit B (Sarılık) Taşıyıcılığı Testi: Toplumda %5-10 oranında sarılık taşıyıcılığı vardır. Böyle bir durumun mevcudiyetinde, bebeğe doğduktan sonra aşı ve serum uygulanmak zorundadır. Aksi halde bebekde kronik karaciğer hastalığı gelişebilir. Çok önemli bir test olup, bir defa bakılır. Ayrıca imkanlar dahilinde Hepatit C araştırması da yapılabilir. Mikrobik Testler (Torches Grubu İmmunolojik Testler): Gebeliği etkileyebilecek bazı özel enfeksiyonların araştırılmasında kullanılır. Toxoplazma, kızamıkçık, CMV enfeksiyonu, Frengi ve AIDS gibi. Bu enfeksiyonların gebelik sırasında geçirilmesi bebekte ağır hasarlara yol açabilir.kimi zaman ciddi riskler nedeniyle gebeliğin sonlandırılması dahi gerekebilir. Genel tedbir olarak, gebelik boyunca çiğ et (pastırma, sucuk, çiğ köfte gibi) yemeyin, kedilerden ve döküntülü hastalık geçiren çocuklardan uzak durun ve şüpheli durumları mutlaka bildirin. İdrar Tahlili: İdrar yollarında enfeksiyon, taş, kanama araştırması ve vücut metabolizması hakkında bilgi edinmek amacıyla yapılır. Gebelikte en sık (4-5 kez) istenen tetkik olmakla birlikte, maaliyeti de çok düşüktür. Şeker Yükleme Testi: Gebeliğe bağlı olarak gelişen şeker hastalığının araştırılmasında kullanılan bir tarama testidir haftalar arasında yapılır. Test için 50 gr glukoz bir bakdak su ve bir limonla karıştırılarak (limonata yapılıp) içilir ve bundan tam bir saat sonra kan şekerine bakılır.aç veya tok, günün herhangi bir saatinde yapılabilir. Oral Glukoz Tolerans Testi: Şeker yükleme testi pozitif çıkan ya da gebeliğe bağlı şeker hastalığı riski yüksek olan kişilere yapılan testtir. Aç karna kan verdikten sonra, 100 gr glukoz bir bakdak su ve bir limonla karıştırılarak (limonata yapılıp) içilir ve bundan 1, 2 ve 3 saat sonra (toplam 4 kez) kan şekerine bakılır. TARAMA TESTLERİ (Zeka Testleri): Fetusun kromozom bozukluğu riskini araştıran testlerdir.bu testlerle,özellikle Down sendromu ya da Mongolizm denen kromozom bozukluğu araştırılmaktadır.bu sendromu taşıyan bebeklerde zeka geriliği olduğu için, zeka testi adı buradan gelmektedir.düşünüldüğünün aksine,bebeğin zeka düzeyini belirleyen testler değildir. Bu testler tarama testidir. Testler sadece olası risk düzeyini saptar.test sonucunun normal çıkması, bebeğinizin Down sendromu olma riskinin 1/250 den daha düşük olduğu (gözardı edilebilir risk) anlamına gelir, yani hiç bir zaman risk 0 (sıfır) denemez.test sonucunun normal olarak yorumlandığı gebeliklerde bile, çok az bir ihtimalle de olsa bebek Down sendromu olabilir. Tam tersine, riskin yüksek çıktığı vakalarda da, bebek mutlaka Down sendromudur denemez, bunu söylemek için kesin tanı testlerine ihtiyaç vardır. Kesin tanı testleri ise amniosentez (karından su alma),kordosentez (göbek kordonundan kan alma) ve koryon villus örneklemesidir. Tarama testlarin başlıcaları şunlardır: 1. Ense Kalınlığı Ölçümü ve Birinci Trimestr Tarama Testi: Haftalar arasında yapılır.ultrasonda bebeğin ense kalınlığı ölçüldükten sonra,anneden alınan kanda bazı hormon değerlerine bakılır.down sendromu ve Trisomi 18 denen kromozom bozuklukları için risk taraması yapar. Üçlü tarama testine göre daha hassas bir testtir. Down sendromunu yakalama gücü %85-90 dır. Ultrasonda fetusun burun kemiği de saptanmışsa bu oran %90-95 e çıkar. 2. Üçlü Tarama Testi: Haftalar arasında anneden alınan kanda bakılır ve başlıca 3 bozukluğu araştırır. Bunlar nöral tüp defekti denilen, beyin ve sinir sisteminin gelişimine ait problemler ve Trisomi 18 ve Trisomi 21 (Down Sendromu) denilen kromozom bozukluklarıdır.

16 Testin Down sendromunu yakalama gücü %65 civarındadır. Nispeten daha eski bir testtir. İhtimal ki, birkaç yıl içinde testin gücünün zayıflığı nedeniyle tarihe karışacaktır. 3. Dörtlü Test: Üçlü tarama testine ilaveten bir maddenin daha bakılmasıyla yapılır. Amaç üçlü testin gücünü yaklaşık %10 nispetinde artırmaktır. Bir gebede bu testlerin hepsine birden bakılması gerekmez. Hekimler arasında farklı uygulamalar olsa da, bugün için yaygın kabul gören ve perinatoloji derneğinin önerdiği görüş, Birinci Trimestr Tarama Testinin yeterli olduğudur. Eğer gebe takibi haftalar arasında aksamışsa o zaman diğer testlerin yapılması düşünülmelidir. Daha önce de belirtildiği gibi, bu testlerden herhangi birinin pozitif sonuç vermesi mutlak suretle bebekte anormallik vardır, şeklinde algılanmamalıdır. Zira gerçekte, bu testlerin pozitif çıktığı vakaların çok az bir kısmında sorun vardır. Çoğunda bebekler normal çıkacaktır. Kesin tanı testleri ise şunlardır: Amniosentez: Amniosentez bebeğin içinde bulunduğu amnion sıvısından ml kadar bir numunenin alınmasıdır. Farklı amaçlarla yapılabildiği gibi, en çok Down Sendromundan şüphe edildiğinde kesin tanıya varmak amacıyla uygulanır. Her gebeye uygulanmaz; tarama testlerinde yüksek risk saptananlara, koşulları itibarı ile riski yüksek olan gebelere ve bazı özel durumlarda yapılır. 35 yaşın üzerindeki her kadına amniosentez yapılmalıdır şeklindeki görüş bugün için geçerliliğini yitirmiştir. Amniosentez sonuçları, özel yöntemler dışında yaklaşık 3 haftada elde edilir. Amniosentez diğer testler kadar masum bir test değildir maalesef. Her ne kadar teknik olarak çok zor olmasa da işlemin kendisine bağlı olarak %0,5 nispetinde, teste bağlı, gebelik kaybı riski vardır. Kordosentez:Anne karnındaki bebeğin göbek kordonundan kan alınmasıdır. Çok farklı amaçlarla yapılabilir ama yine sıklıkla bebekte Down sendromunu araştırmak gayesiyle yapılır. Bu yolla elde edilen sonuçlar amniosenteze gore çok daha hızlı sonuç verir. Mutlak suretle konunun uzmanları tarafından yapılır. Teste bağlı gebelik kaybı riski %1-2 dir. Koryon Villus Örneklemesi:Gebeliğin haftalarında yapılabilen ve dolayısıyla en erkenden tanıya imkan veren testtir. Bu testte de gebelik kaybı riski ve testin yanlış negatif sonuç verme ihtimali fazladır. ULTRASONOGRAFİ (ULTRASON): Ultrason bebeğin gelişimini, pozisyonunu, içinde bulunduğu şartların yeterliliğini, organsal bozukluklarını ve cinsiyetini ortaya koyan bir görüntüleme yöntemidir. Her trimesrde bir defa olmak üzere, en az 3 kez yapılmalıdır. Bazen, gebeliğin 6-7. Ayında ilk defa kontrole gelen ve Biz bebeğin cinsiyetini merak ediyoruz ve onun için ultrasona girmeye geldik diyen gebe ve yakınlarıyla karşılaşırız. Evet, bazılarına göre gebelikde kontrolun ve ultrasonun tek amacı maalesef bu oluyor. Tabii ki; insanların doğacak bebeklerinin cinsiyetini bilmek istemeleri en doğal haklarıdır ancak, ultrason bize çok daha değerli bilgiler verir ve cinsiyetin belirlenmesi sadece bir ayrıntıdır. Sanırım, bebeğin genel olarak gelişimi ve organsal herhangi bir bozukluğunun olup olmaması cinsiyetten çok daha önemlidir. Ayrıca ultrasonu sadece cinsiyet tayinini yapan bir cihaz olarak görmek, onun yeteneklerini küçümsemek anlamına gelir. En sık sorulan sorulardan biri de, ultrasonun bebeğe zararlı olup, olmayacağıdır. Ultrason insan kulağının duyamadığı ses dalgaları ile çalışmaktadır. Bu nedenle X ışınlarından, yani röntgenden farklıdır. Yaklaşık 40 yıldan fazla süredir kullanımda olmasına karşın, bugüne kadar gösterilmiş zararlı bir etkisi yoktur. Ayrıca vajinal yolla yapılan ultrasonun da herhangi bir zararının olmadığını bilmenizde yarar var.

17 Doppler ultrason ya da yaygın bilinen adıyla Renkli ultrason özellikle damar yapılarını göstermek açısından gereklidir. Rutin uygulamalarda standart ultrason cihazları çoğunlukla yeterli olmaktadır. Son zamanlarda 3 boyutlu ultrasonun kullanımı da yaygınlaşmaktadır.bu cihazlar derinlik algısı olan resimler verebilmektedir.hekim için çok ciddi katkısı olmamakla birlikte, hasta ve yakınlarına anlayabilecekleri görüntüler sunmaktadır. Gelecek yıllarda tıbbi katkıları da olacaktır. Fetal Monitör (NST): Daha ziyade III. Trimestrde ve doğumda sancı döneminde kullanılır. Bir cihaz yardımıyla bebeğin kalp atımları, hareketleri ve rahimdeki kasılmalar takip edilmektedir. Amaç bebeğin içinde bulunduğu şartların yeterli olup olmadığını, bebeğin yeterli oksijen alıp almadığını ve bebek için herhangi bir sıkıntının var olup, olmadığını ortaya koymaktır. Bazen de (erken haftalarda) erken doğum kasılmalarının araştırılmasında kullanılır. GEBELİKTE EGZERSİZ Egzersizin oluşturacağı faydalar şu şekilde özetlenebilir: Kan dolaşımını ve iştahı düzenler, yiyeceklerin iyi sindirilmesini, zararlı maddelerin atılmasını, bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar, daha dinlendirici bir uyku oluşturur ve zihnen rahatlama sağlar. Bir gebenin yapabileceği en kolay ve en yararlı egzersiz yürüyüştür. Rahat giysiler giyerek, günde 30 dakikanızı yürüyüşe ayırınız (yaklaşık km).bu kadarına zaman ayıramıyorsanız bile, en azından günaşırı 20 dakika yürüyünüz. Eğer ev işleri veya başka nedenlerle çok yorgunsanız, o gün yürüyüş yapmayabilirsiniz. Yürüyüş için günün sıcak saatlerini tercih etmeyin ve yorulursanız kısa molalarla dinlenin. Düzenli yürüyüş yapan annelerin bebeklerinin doğum ağırlıklarının ortalama 500 gr daha fazla olduğunu gösteren çalışmalar vardır. Yaz aylarında imkanınız elveriyorsa, yüzme en güzel egzersizdir. Ama kramplara karşı hazırlıklı olun, derin yerlerde yüzmeyin ve daima yanınızda biri olsun. Ayrıca evde yapabileceğiniz bazı pozisyon ve hafif aerobik egzersizleri de vardır. Bu egzersizler kan dolaşımınızı artırır, bel ve sırt ağrılarınızı hafifletir ve vücudunuzu doğuma hazırlar. Eklemlerinizin ve bacaklarınızın elastikiyetini artırarak ve bazı kasları güçlendirerek, doğumunuzun kolaylaşmasına, doğum ağrılarına dayanıklılığınızın ve doğum olayına konsantrasyonunuzun artmasını sağlar. Bu hareketlere gebeliğin haftasından itibaren başlamak en idealidir. Gebeliğinizin artık sonuna yaklaşmışsanız da henüz geç kalmış sayılmazsınız, başlayabilirsiniz. Egzersizleri yaparken bazı hususlara dikkat etmeniz faydalı olur: Kendinizi zorlamayın ve aşırı yorulmayın. Herhangi bir ağrı veya zorlanma hissettiğinizde derhal hareketi bırakın. Egzersiz esnasında rahat giysiler giyin ve öncesinde mesanenizi boşaltın. İlk başlarda 5-10 dakika yeterli olup, sonra bu süreyi dakikaya çıkarabilirsiniz. Ayrıca bu egzersizleri gün içinde fırsat buldukça yapabilirsiniz, hepsini aynı anda yapmanız şart değildir. Yani bunu bir yaşam şekline dönüştürmeniz mümkündür. Örneğin, tv izlerken, hatta otobüs-dolmuş beklerken kegel egzersizlerini yapabilirsiniz. Sandalyeye otururken kendinizi bırakmak yerine, bacak kaslarınızı kullanarak, kalçanızı kontrollu bir şekilde bırakmanız ve kalkarken de önce kalçanızı öne kaydırıp, bacak kaslarınızı kullanarak kalkmanız iyi birer egzersiz olacaktır. Gevşeme Egzersizi: Düz bir zemin üzerine uzanıp, kollarınızı ve bacaklarınızı yana açın. Nefesinizi içinizde tutup, kollarınızı ve bacaklarınızı çekiliyormuş gibi 8-10 sn süreyle ileri doğru itin (gerinme hareketi). Sonra yavaş yavaş nefes verirken, tüm konsantrasyonunuzla gevşeyin. Tüm uzuvlarınızı adeta cansızmış gibi hissedene kadar gevşeyin. Bu egzersizi kendinizi gergin ve sinirli hissettiğiniz zamanlarda da yapabilirsiniz. Kegel Egzersizi: Bazen tuvaletiniz gelir ve tutmak zorunda olduğunuz durumlar vardır. İşte, o esnada yaptığınız kasma hareketleri bu egzersizin esasını teşkil eder. Bu egzersizi her

18 pozisyonda yapabilirsiniz (ayakta dururken, otururken). Sanki idrarınızı ve büyük tuvaletinizi tutar gibi makat, vajina ve idrar borusu civarındaki kaslarınızı sıkıp, 5-10 sn sonra gevşeyin. SOLUNUM EGZERSİZLERİ Solunum egzersizleri size doğum esnasında yapmanız gereken solunum hareketlerini öğretmeyi amaçlar. Bu sayede, doğum ağrıları esnasında panikleyip, kontrolsuz hareketler yapmak ya da bağırmak yerine, bilinçli olarak nasıl davranacağınızı bilebilirsiniz. Normal doğum yerine sezeryanla doğum yapacaksanız bu bölümü geçebilirsiniz.solunum hareketlerini uygun bir şekilde yapmanızın birkaç önemli faydası olacaktır: Doğum ağrılarını çok daha az hissedersiniz. Bebeğinize daha çok oksijen gitmesini sağlar, dolayısıyla doğum sancıları esnasında sıkıntıya girmesini önlemiş olursunuz. Doğum korkunuz büyük ölçüde ortadan kalkar. Bilinçsizce yapılan solunum hareketleri vücudun oksijen-karbondioksit dengesini bozacağı için baş dönmesi, ellerde kasılma ve gözde yıldız uçuşmalarına neden olur. Doktor-hasta ilişkisinde iyi bir ekip çalışması ortaya çıkar. Solunum egzersizlerine geçmeden önce, doğum olayı hakkında kısaca bilgi vermek yerinde olacaktır. Doğum esnasında rahim ağzında açıklık oluşturan ve bebeğinizi doğum kanalına doğru iten güç, rahim kasılmalarıdır. Rahim kasılmaları doğumun ilk başladığı aşamalarda 5 dakika arayla gelir ve sn sürer. Bu esnada kasılmalarla birlikte bir miktar ağrı hissederseniz de bunlar fazla şiddetli değildir. Doğumun ilerleyen saatlerinde ağrılar sıklaşır ve 10 dakika içinde en az 3 kasılma hissedersiniz ve bu kasılmalar yaklaşık sn sürer. Bu uzun kasılmaların başında ağrılar hafif başlar, gittikçe şiddetlenir ve daha sonra azalarak kaybolur. Birkaç dakika sonra aynı olay tekrarlar. Yani kasılmalar, dalgalar halinde gelir. Rahim ağzı açıklığı 10 cm ye ulaştığında, bebeğin başı kalın bağırsağa baskı yaptığı için ıkınma ihtiyacı hissedersiniz. Bu aşamadan sonra ıkınmanız gerekir. Bazen henüz tam açıklık olmadan da bu ıkıntı hissi duyulabilir. Böyle zamanlarda ıkınmak fayda yerine zarar getireceği için, ıkınmayı önleyici solunum haraketlerini yapmanız gerekir. Solunum egzersizlerine gebeliğin son trimestrde başlanmalıdır. Yapacağınız solunum egzersizleri, doğum sırasında uygulamanız gereken hareketlerin provası olacaktır. Bu egzersizler esnasında eşinizden yardım isteyebilirsiniz. Egzersizleri yaparken, gözleriniz açık ve sabit bir noktaya bakar şekilde yapılmalıdır, bu gerçeği yansıtır. Şimdi, bu evrelere göre solunum egzersizlerini nasıl yapacağınızı birlikte görelim. Erken Aşama: Bu dönemde kasılmalar seyrek olup, hafif şiddetlidir. Bu evrede solunum hareketleri çok gerekli olmamakla birlikte, ileri evrelere hazırlık ve konsantrasyon amacını taşır. Bir sandalye üzerine oturun veya yumuşak bir zemin üzerine uzanın. Egzersizler sırasında eşiniz size eşlik ediyorsa, eşinizin Ağrı başlıyor komutu ile derin bir nefes alın ve daha sonra nefesin tümünü dışarı verin. Buna nefes temizleme hareketi denir. Daha sonra göğüs hareketi ile burundan yavaşça nefes alıp, ağızdan verin. Bu hareketi dakikada 6-9 defa olacak bir ritmde yapmalısınız (herbir solunum hareketi için 7-10 sn). Bu ritmi kavradıktan sonra, solunum hareketlerinizle parelel bir şekilde avuç içi ile karın alt kısımlarına masaj yapınız. Nefes alırken ellerinizi karnınızın üst kısımlarına kaydırırken, nefes verme esnasında kasıklarınıza doğru masaj yapınız. Ağrı bitti komutu ile içinizdeki nefesi verip, normal nefese geçiniz. Ağrının başlaması ve bitmesi arasında geçen süre sn olacaktır. Kuvvetli Sancı Dönemi: Bu evrede ağrılar hem daha sık hem de daha şiddetlidir.

19 Eşinizin Ağrı başlıyor komutu ile nefes temizleme hareketini yapın ve yukarıda bahsedilen şekilde, derin ve yavaş ritmli solunum hareketleri yapın. Bu ağrının başlangıcını ifade eder. Ağrının şiddeti artınca bu ritm yetersiz kalacaktır. Eşinizin Ağrı şiddetlendi komutu ile hızlı solunuma (Köpek soluması) geçeceksiniz. Bu solunumda yüzeyel ve sık sık nefes alıp veriyorsunuz, nefes daha ziyade boğaz seviyesinde olmalı ve göğsünüz çok az hareket etmelidir sn sonra eşinizin Ağrı hafifledi komutu ile tekrar yavaş ritmli solunuma, Ağrı bitti komutu ile normal solunuma geçin. Hareketi kavrayıncaya dek köpek solumasını ayrı çalışabilirsiniz, daha sonra buna karın masajını ekleyin. Doğum Eyleminin Sonuna Doğru: Bebeğin başının kalın bağırsak üzerine yaptığı baskı ıkınma hissi uyandırır. Ancak rahim ağzı tam açıklığa ulaşmamışsa, ıkınmamanız gerekir. Ağrı başlıyor komutu ile nefes temizleme hareketini yapın. Şimdi sık ve yüzeyel solumalara (köpek soluması) başlayın ve her 4-6 yüzeyel solunumu takibeniçinizdeki havayı, kuvvetle dışarı boşaltın. Aynı hareketleri yineleyin. Ağrı bitti komutu ile normal solunuma geçin. Aynı hareketi doğumun en sonunda, bebeğinizin başı çıkarken de yapmanız gerekecektir. Bebeğinizin başının doğumu esnasında, genital bölgede yırtık olmaması için, sizden ıkınmamanız istenecektir. İşte bu esnada yine bu solunumu yapmanız faydalı olur. Ikınma Aşaması: Rahim ağzı tamamen açıldıktan sonra, bebeğinizin doğabilmesi için sizin ıkınma gücünüz gereklidir. Doğumun bu aşaması sizin göstereceğiniz performansla yakından alakalıdır. İyi ıkınma ile rahim ağzı tam açıldıktan sonra dakika içinde doğumunuz olabilirken, yetersiz ve yanlış ıkınma bu evrenin 2 saate kadar uzamasına neden olur. Gerçek ıkınma işlemini ancak doğum sırasında yapacaksınız. Gebelik döneminde ise şu solunum hareketini yapınız: Ayaklar yere basmak şartı ile bir sandalyeye rahatça oturun. Normal hızda solurken, nefes verme işlemi sonunda, akciğerlerinizde yine de kalan havayı zorla dışarı atın. Bu pozisyonda birkaç saniye kalın, bu esnada karın kaslarınızın kasıldığını hissedersiniz. Daha sonra nefes temizleyip gevşeyin. Doğumda gerçekleştireceğiniz ıkınma ise şu şekilde gerçekleştirilir: Ağrı ile birlikte derin derin nefes alıp vererek ağrının şiddetlenmesini bekleyin. Ağrı şiddetlenince derin bir nefes alıp, nefesinizi içinizde tutun. Her iki bacağınızı dizlerinizden kendinize çekerek, tüm gücünüzle, bebeğinizi doğum yoluna doğru ittirir şekilde (büyük tuvaletinizi yapıyormuş gibi) ıkının. Bu sırada başınızı göğsünüze doğru yaklaştırın. Ağrı hafifleyinceye kadar nefesinizi kaçırmadan, ıkınmayı kesintisiz olarak sürdürün. İhtiyaç hissederseniz, başınızı geriye atıp, tuttuğunuz nefesi dışarı verin ve çabucak tekrar nefes alıp harekete kaldığınız yerden devam edin. Ikınma esnasında nefesinizi bırakmanız, bağırmanız ya da ses çıkarmanız veya gücünüzü bebeği itmek yerine karnınızı şişirmek şeklinde kullanmanız ıkınmanın etkisini azaltır. Bunları doğru yaptığınızda kendinizle gurur duyacaksınız. NORMAL DOĞUM MU, SEZERYAN MI? İşte, anne adaylarının karar vermekte, biz hekimlerinse cevaplandırmakta zorlandığı bir konu. Özellikle son yıllarda anestezi ve cerrahi tekniklerindeki gelişmeler sezeryan doğumu bir altenatif haline getirmiştir. Her iki yöntemin de birbirine göre bazı avantaj ve dezavantajları vardır. Bunları dikkate alarak yapacağınız değerlendirmede, hangisi size daha uygun geliyorsa, o yönde karar vermeniz tavsiye olunur. Şimdi her iki yöntemin avantaj-dezavantajlarını ortaya koyalım: NORMAL DOĞUM

20 Avantajları: Doğal olan doğum şekli budur. İlk doğumlarda biraz zorluk çekilmesine karşın, sonraki doğumlar çok daha kolay olmaktadır. Doğum sonrasında çok daha kısa sürede toparlar, bebeğinizle ve kendinizle daha rahat ilgilenebilirsiniz. Anestezi almanız gerekmez. Hastanede kalış süreniz daha kısadır. Sezeryana göre daha ekonomiktir. Dezavantajları: Zamanını tam olarak kestiremezsiniz. Yaklaşık bir aylık bir dönem içinde herhangi bir zamanda doğum olabilir. %10-15 ihtimalle, sancılar esnasında bebeğin sıkıntıya girmesi ya da doğumun ilerlememesi gibi bazı nedenlerle, normal doğumdan sezeryana dönülmesi gerekebilir. Özellikle zor, iri ve çok doğum yapan kadınlarda genital organlardaki sarkmadan dolayı, sonraki yıllarda operasyon gerekebilir Bebeğin doğumu esnasında yapılan epizyo kesisinden dolayı birkaç gün otururken ağrı ve rahatsızlık hissi olur. SEZERYAN Avantajları: Doğum sancılarını hissetmezsiniz. Nispeten daha stressiz doğum şeklidir, herşey kısa sürede biter. Zamanını önceden belirlemek mümkündür. Genital organlarda sarkma meydana gelmez. Dezavantajları: Doğum sancılarını hissetmeseniz de, işlemden sonra bir miktar ağrınız olacaktır, çünkü sonuçta bu bir operasyondur. Bir kez sezeryan olunca, daha sonra normal doğumu deneyemezsiniz.daha sonraki doğumların normal doğum olarak denenmesi durumunda %1-2 oranında rahimin yırtılma riski söz konusudur. Yaklaşık 4-5 gün, sürekli olmasa da, yatak istirahatine ihtiyaç duyarsınız. Normal doğuma göre daha pahalıdır. İşte, bunları dikkate alarak, kendiniz için uygun olan doğum şekline karar verebilirsiniz. Birkaç tavsiyeyi de aklınızda bulundurmanızda yarar var: Nasıl doğuracağınızı son iki aydan önce düşünmeye başlamayın. Henüz gebeliğin başında nasıl doğuracağınızı düşünmek, sizi gereksiz strese sokar. Ayrıca bazen sizin düşündüğünüzden farklı gelişmeler olabilir. Örneğin, normal doğuma karar vermişken, bebeğinizin ters gelişi nedeniyle, sezeryan olmanız gerekebilir. Daha önce normal doğum yapmışsanız, bu defa sezeryanla doğumu düşünmeyin. Karara eşinizi de dahil edin, ama kendi fikrinizi asla ihmal etmeyin. Normal doğumun en zor yanı ona karar vermektir. Çok çocuk yapmayı planlıyorsanız (4,5,6 veya 10 gibi ), normal doğumu düşünün. Hangi doğum şekline karar verirseniz verin, onun sizin için en uygun yol olduğunu düşünün. Hekiminize güvenin ve onun yapacağı telkinleri mutlaka dikkate alın. Eğer bu güveni duymuyorsanız, güveneceğiniz bir hekim bulun.

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME NEDEN ÖNEMLİDİR? Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Gebelik öncesi ideal ağırlığında olan yetişkin kadınların ortalama 9-14 kg arasında (ayda 1-1,5kg)

Detaylı

Kanser tedavisi sırasında sağlıklı bir diyet hemen hemen başka zamanlardakiyle aynıdır. Her gün çeşitli gıdalar yemeniz gerekir.

Kanser tedavisi sırasında sağlıklı bir diyet hemen hemen başka zamanlardakiyle aynıdır. Her gün çeşitli gıdalar yemeniz gerekir. KANSER HASTALARINDA BESLENME DESTEĞİ Dengeli ve sağlıklı beslenme sadece tedavi gören kanser hastaları için değil tedavi sonrası süreçte de sağlıklı yaşamı oluşturan önemli unsurlardan biridir. Kanser

Detaylı

EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ. Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin

EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ. Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin EMZİREN ANNELERİN BESLENMESİ Kendiniz ve bebeğiniz için sağlıklı olan gıdaları seçin Bu yayın, FSA nın (Food Standards Agency) izniyle tercüme edilmiştir. Bu kitapçık, bir GAV yayınıdır. GAV Yayın No:

Detaylı

DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein,

DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein, DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein, karbonhidrat, yağ ve enerji ihtiyacınızı karşılayacaktır. * Bu

Detaylı

neden az yağlı az kolesterollü diyet?

neden az yağlı az kolesterollü diyet? neden az yağlı az kolesterollü diyet? DYT-YRD07 Rev / 2 Yürürlük Tarihi / 30.12.2005 Rev Tarihi / 17.18.2012 neden az yağlı az kolesterollü diyet? Kolesterol insan vücudunda doğal olarak bulunan yağa benzer

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında BESLENME. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ

Böbrek Hastalıklarında BESLENME. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Böbrek Hastalıklarında BESLENME TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Böbrek Hastalıklarında BESLENME Diyetiniz günlük enerji gereksiniminize

Detaylı

DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010

DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010 DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010 DOĞUM SONRASI AĞRI Altı haftaya kadar karın alt bölgesinde aralıklı ağrılar

Detaylı

Reflü Hastaları Ne Yapmalı?

Reflü Hastaları Ne Yapmalı? On5yirmi5.com Reflü Hastaları Ne Yapmalı? Reflü hastalarının, yaşam kalitelerini yükseltmek ve daha az sorun yaşamaları için yapabilecekleri basit çözümler var. Yayın Tarihi : 11 Ekim 2011 Salı (oluşturma

Detaylı

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU 173 Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Hiçbir canlının beslenmeden yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu, her yaşta olmak üzere, insanlar için de geçerlidir. Özellikle bebekler ve

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI

ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI 16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ Dünya da bir yanda obeziteyle mücadele yapılırken diğer tarafta açlıktan ölme noktasına gelen insanlara

Detaylı

Hamilelikte Görülen Yakınmalar

Hamilelikte Görülen Yakınmalar Hamilelikte Görülen Yakınmalar BR.HLİ.075 Gebelik her ne kadar fizyolojik bir dönem olsa da; bu sırada anne adayının vücudunda belirgin bazı değişiklikler meydana gelecek, bazı yakınmalar ortaya çıkacaktır.

Detaylı

Sağlıklı bir hamilelik için izlenmesi gereken 10 adım

Sağlıklı bir hamilelik için izlenmesi gereken 10 adım http:www.babycentre.co.uk/midwives 10 steps to a healthy pregnancy (Turkish) Sağlıklı bir hamilelik için izlenmesi gereken 10 adım 1. Hamilelik sürecini erkenden planlayın ve organize edin! 2. Sağlıklı

Detaylı

Menopozda Öz-bakım. Doç.Dr.Nevin Hotun Şahin İ.Ü Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi

Menopozda Öz-bakım. Doç.Dr.Nevin Hotun Şahin İ.Ü Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Menopozda Öz-bakım Doç.Dr.Nevin Hotun Şahin İ.Ü Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Yapılan araştırmalar, kadınların menopozun ne olduğunu, bedenlerinde meydana gelen değişikliklerin

Detaylı

Hemoroid (Basur) Nedir?

Hemoroid (Basur) Nedir? Sindirim sisteminin giriş kapısını ağız ve dişler, çıkış kapısını ise anal kanal ve anüs oluşturur. İstemli olarak sağlanan dışkı ve gaz çıkışının kontrolü; hemoroitlerin de bir parçası olduğu bu anal

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

Sağlıklı Hamilelik BR.HLİ.081

Sağlıklı Hamilelik BR.HLİ.081 Sağlıklı BR.HLİ.081 Sağlıklı Sağlıklı bir hamilelik geçirmek hamilelik öncesi dönemde sağlığınızla ilgili testleri yaptırmakla başlar. Bu nedenle çocuk istediğinize karar verdiğinizde önce bir kadın hastalıkları

Detaylı

07.11.2014. fetal dönem denir. Fetal dönemde, embriyonal dönemde oluşan organ sistemleri gelişir. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. fetal dönem denir. Fetal dönemde, embriyonal dönemde oluşan organ sistemleri gelişir. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.) Göbek Kordonu 2.) Fetus ve Fetal Dolaşım Fizyolojisi 3.) Fetusun Aylara Göre Gelişimi Slayt No: 10 2 7.) FETUS Üçüncü gebelik

Detaylı

DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ

DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ İstanbul Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ Dr. Dyt. Cemile İdiz Ne yemeliyim? DİYABET Tatlı meyve yeme!! Limon şekeri düşürür

Detaylı

AİLE HAYATI, PLANLAMASI VE ANA ÇOCUK SAĞLIĞI

AİLE HAYATI, PLANLAMASI VE ANA ÇOCUK SAĞLIĞI AİLE HAYATI, PLANLAMASI VE ANA ÇOCUK SAĞLIĞI Aile nedir? Toplum içindeki en küçük sosyal kurumdur. Çekirdek aile Ana, baba ve çocuklardan oluşur. Geniş aile ise çeşitli akrabalardan oluşur. Aile kurumunun

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME Beslenme Yetersizliğine Bağlı Sorunlar 1 PROTEİN ENERJİ YETERSİZLİĞİ Büyüme ve gelişme için gerekli olan enerji, protein, karbonhidrat, vitamin ve minerallerin yeterince alınmamasına

Detaylı

Gebeliğiniz süresince Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri;

Gebeliğiniz süresince Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri; Gebeliğiniz süresince Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri; Aile Sağlığı Merkezlerinde Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezlerinde Toplum Sağlığı Merkezlerinde ÜCRETSİZ verilmektedir. Temizlik, genel vücut

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

İLKÖĞRETİM ÇOCUKLARI İÇİN SAĞLIKLI BESLENME BESİN ÖGELERİ

İLKÖĞRETİM ÇOCUKLARI İÇİN SAĞLIKLI BESLENME BESİN ÖGELERİ İLKÖĞRETİM ÇOCUKLARI İÇİN SAĞLIKLI BESLENME Doğumdan itibaren büyüme ve gelişme, sağlıklı ve uzun bir yaşam için vücudumuza gerekli olan bütün maddeleri besinlerle alırız. Besin; yenilebilen ve yenildiğinde

Detaylı

Gebelikte Beslenme Vitaminler

Gebelikte Beslenme Vitaminler Gebelik döneminizde dengeli bir beslenme alışkanlığı edindiğinizde, sıvıyı bol miktarda aldığınızda, doktorunuzun verdiği demir içerikli preparatları düzenli olarak aldığınızda, normal sınırlar içinde

Detaylı

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR! Acıbadem Hastanesi Büyüme ve Ergenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ile, çocuğun doğumundan itibaren vücudunda hangi hormonların ne gibi işlevleri olduğunu, ilk 3 yılın önemini ve ergenlik

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1. YETERLİ ve DENGELİ BESLENME. PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1. YETERLİ ve DENGELİ BESLENME. PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1 YETERLİ ve DENGELİ BESLENME PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ OKUL ÇAĞINDA BESLENME Okul çağı dönemi, büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu, besin

Detaylı

YAŞLILIKTA BESLENME VE SAĞLIK. MERSİN SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ Züleyha KAPLAN Beslenme ve Diyet Uzmanı

YAŞLILIKTA BESLENME VE SAĞLIK. MERSİN SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ Züleyha KAPLAN Beslenme ve Diyet Uzmanı YAŞLILIKTA BESLENME VE SAĞLIK MERSİN SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ Züleyha KAPLAN Beslenme ve Diyet Uzmanı Yaşlanma her canlıda görülen ve vücutta değişiklik yapan bir süreçtir Herkes bir gün yaşlanacaktır

Detaylı

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler Besin Grupları Doğada çok çeşitli besinler bulunmakta ve her besinin besin öğesi bileşimi farklılık göstermektedir. Besin öğelerini tek bir besinle vücudumuza almamız imkansızdır. Besin öğelerinin dengeli

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM. Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM

ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM. Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM SAĞLIK VE HİJYEN NEDİR? Sağlık; kişinin doğuştan getirdiği kalıtsal özellikleri ile fiziksel, biyolojik ve sosyal

Detaylı

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir.

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir. Doğru beslenme için karbonhidrat, yağ ve proteinler belirli oranlarda belirli miktarlarda düzenli olarak alınmalıdır. Alınan kalori verilen kaloriden fazla olduğu zaman kilo alımı başlar. Her gün yenilen

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

Diyabet ve egzersiz TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU

Diyabet ve egzersiz TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 02 Diyabet ve egzersiz Diyabetli bireyler

Detaylı

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy YENİ BİR YIL YENİ BİR SİZ Kendimizde dahil, birçok kişi, yeni bir yıla birçok yeni kararla başlar.

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ GEBELİK VE EMZİKLİKTE BESLENME BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ?

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. KULLANMA TALİMATI ANTISTAX 180 mg Sert Jelatin Kapsül Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. Yardımcı maddeler: Susuz kolloidal silisyum

Detaylı

30.12.2014. Anne Sütünün Önemi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi

30.12.2014. Anne Sütünün Önemi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ Slayt No: 22 Bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimini kolaylaştırır. Bebekte kulak enfeksiyonları

Detaylı

ZAYIFLAMA DiYETi. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ

ZAYIFLAMA DiYETi. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ ZAYIFLAMA DiYETi TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ ZAYIFLAMA DiYETi Diyetiniz günlük enerji gereksiniminize göre size özgü planlanmıştır.

Detaylı

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKENLER Gribin nasıl bir hastalık olduğunu, Gripten korunmak için neler yapmamız gerektiğini, Grip aşısını ve ne zaman aşı olmamız

Detaylı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı Dengeli Beslenme Yaşamımız boyunca sürekli büyürüz. Bebeklikten itibaren sağlıklı bir şekilde büyümek ve gelişmek için düzenli, dengeli ve yeterli beslenmemiz gerekir. Beslenmek yani yemek yemek günlük

Detaylı

Diyabette Beslenme. Diyabet

Diyabette Beslenme. Diyabet Diyabette Beslenme Diyabet BR.HLİ.044 Diyabet Hastası Nasıl Beslenmeli? Halk arasında şeker hastalığı olarak adlandırılan diyabet, düzenli beslenme programı gerektirir. Düzenli ve bilinçli bir beslenme

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI YETERLİ VE DENGELİ BESLENME Beslenme; insanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin vücuda alınıp kullanılabilmesidir.

Detaylı

ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Yemek sonrası şişkinlik hissediyorum... Yemeklerden sonra hazımsızlık hissediyorum...

ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Yemek sonrası şişkinlik hissediyorum... Yemeklerden sonra hazımsızlık hissediyorum... ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Yemek sonrası şişkinlik hissediyorum... Yemeklerden sonra hazımsızlık hissediyorum... ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Ha4ada 2-3 defa kabızlığım oluyor... Kabız olduğumda fissür/hemoroid şikayetlerim

Detaylı

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz Diyetisyen Serap Orak Tufan İstanbul 2015 NEDEN OKULA GİDERİZ? PEKİ NEDEN YEMEK YERİZ? Hastalanmamak için Daha Güçlü olmak için Daha çabuk büyümek için Karnımızı

Detaylı

a Hazır mısınız? Deniz mevsiminin açıldığı şu günlerde kendinizi mayo ve bikini giymeye hazır hissediyor musunuz?

a Hazır mısınız? Deniz mevsiminin açıldığı şu günlerde kendinizi mayo ve bikini giymeye hazır hissediyor musunuz? Plajlar a Hazır mısınız? Deniz mevsiminin açıldığı şu günlerde kendinizi mayo ve bikini giymeye hazır hissediyor musunuz? Üzerindeki pareodan kurtulur kurtulmaz kendini havuza atanlardan mısınız? Yoksa

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı Sporcu Beslenmesi Ve Makarna Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı BESLENME Genetik yapı PERFORMANS Fiziksel kondisyon Yaş Cinsiyet Yaş Enerji gereksinimi Vücut bileşimi

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

OKUL ÇAĞINDA BESLENME OKUL ÇAĞINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi Nisan 2008-İZMİR ADÖLESAN DÖNEM 1. Biyolojik değişim BÜYÜME

Detaylı

Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı

Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı Bebek beslenmesinde 0-3 yaş arası kritik bir dönemdir. Bu dönemde annelerin her konuda olduğu gibi beslenme konusunda bebekleri için mümkün olan en 1 / 7 iyi

Detaylı

KOAH VE EGZERSİZ KOAH TA EGZERSİZ TAVSİYELERİ

KOAH VE EGZERSİZ KOAH TA EGZERSİZ TAVSİYELERİ KOAH VE EGZERSİZ KOAH kalıcı nefes darlığı ile kendini gösteren, geri dönüşü olmayan bir akciğer hastalığıdır. Sigara ve cevre kirliliği gibi faktörlerin etkisiyle hasta sayısı hızlı bir şekilde artmaktadır.

Detaylı

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr Ağacın kökü toprak İnsanın kökü EKMEK tir. 2 BİR AYDA 7-12 KG. VERMEK

Detaylı

BESİNLER. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler

BESİNLER. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler BESİNLER Yaşam için gerekli besin öğelerini sağlayan bitkisel ve hayvansal gıdalar BESİN olarak tanımlanır. Besinler, elde edildikleri kaynaklara göre iki gruba ayrılır: Süt, yumurta, peynir, et, tavuk,

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI Ekmek, diğer tahıllar ve patates Meyve ve sebzeler Et, balık ve alternatifleri Yağ ve şeker oranı yüksek yiyecek ve içecekler Süt ve süt ürünleri Sağlıklı beslenme tabağı insanların

Detaylı

VÜCUT BAKIMI VE TEMĠZLĠĞĠ

VÜCUT BAKIMI VE TEMĠZLĠĞĠ VÜCUT BAKIMI VE TEMĠZLĠĞĠ Sağlıklı bir yaşam için vücudun deri, saç, el ayak, ağız ve diş gibi kısımlarının bakımı ve temizliğine önem verilmesi gerekir. Derinin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi ve vücuda

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ HİPOGLİSEMİ (KAN ŞEKERİNİN DÜŞMESİ) Tedavi planınız kan şekerinizi hedef değerler arasında tutmada daha etkili hale geldikçe, arada sırada hipoglisemi (düşük

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VENDİOS 600 mg tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VENDİOS 600 mg tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VENDİOS 600 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her VENDİOS tablet 600 mg diosmin içermektedir. Yardımcı maddeler: Her VENDİOS tablet povidon, mikrokristalin selüloz, mısır nişastası

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI TESTOGEL 50 mg transdermal jel içeren saşe Haricen kullanılır Etkin madde Herbir Testogel saşe 50 mg testosteron içerir. Yardımcı maddeler karbamer 980, izopropil miristat, etanol % 96,

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır.

KULLANMA TALĐMATI. MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır. KULLANMA TALĐMATI MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir tablet 160 mg megestrol asetat içerir. Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, mikrokristalize selüloz, kolloidal silikon

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ?

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? Kalsiyum bir çok kişinin bildiği gibi kemik ve dişlerin yapı, oluşum ve sürdürülmesinde temel bir gereksinimdir. Kemik erimesini azaltmada yardımcı

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Bebeğin ana karnında ters durması, makat gelişi ve dışarıdan müdahale

Bebeğin ana karnında ters durması, makat gelişi ve dışarıdan müdahale Bebeğin ana karnında ters durması, makat gelişi ve dışarıdan müdahale Çoğu bebek sekizinci ay civarında baş aşağı yatarlar. Buna baş pozisyonu (hoofdligging) adı veriyoruz. Bu bir çocukta doğum için en

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ GÜNLÜK BESLENME KILAVUZU FR-HYE-04-719-12

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ GÜNLÜK BESLENME KILAVUZU FR-HYE-04-719-12 FR-HYE-04-719-12 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KURULUŞLARI BESLENME ve DİYET BİRİMİ GÜNLÜK BESLENME KILAVUZU Hazırlayan AD/BD/Birim(ler): Beslenme ve Diyet Birimi Sayfa 1 / 9 İlk yayın tarihi: 01.05.2007

Detaylı

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir.

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir. Metabolizma, bedeninizdeki kimyasal tepkimelerin toplamını ifade eden sihirli bir sözcüktür. Özellikle orta yaşlar ve sonrasında görülen kilo artışlarının, çabuk yorulma, halsizlik ve yorgunlukların başlıca

Detaylı

ANTALYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ

ANTALYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ ANTALYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ BESLENME: Büyüme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için besinlerin kullanılmasıdır. BESİNLER VE BESİN ÖĞELERİ Yaşamımız için gerekli olan bütün besinleri,

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

NE YİYECEĞİNİZİ PLANLAYIN! YENİ BİR YAŞAM İÇİN

NE YİYECEĞİNİZİ PLANLAYIN! YENİ BİR YAŞAM İÇİN NE YİYECEĞİNİZİ PLANLAYIN! YENİ BİR YAŞAM İÇİN Kilo vermenin ötesinde. Yeni bir yaşam için. Yediğiniz gıdalar, sağlığınız için gerekli besinleri içermelidir ancak, bunun şekline sizde karar verebilirsiniz.

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR TANIM Ödem sık karşılaşılan ve vücutta sıvı birikimi olarak tanımlanan ve bazen de bazı ciddi hastalıkların belirtisi olan klinik bir durumdur. Ödem genellikle

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Beslenme

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Beslenme Hasta Bilgilendirme Formları Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Beslenme Mide bypass ameliyatı geçiren hastalar tipik olarak bariatrik ameliyattan sonra nasıl ve neler yiyecekleri konusunda çok sıkı talimatlar

Detaylı

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI GRİZİNC 15 mg / 5 ml şurup Ağızdan alınır. Etkin madde: Her 5 ml şurupta 15 mg çinkoya eşdeğer 66 mg çinko sülfat heptahidrat bulunur. Yardımcı maddeler: Şeker (sükroz), gliserin, nipajin

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ

SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK; Fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. BESLENME; Büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken

Detaylı

Tip 2 Diyabet Hastaları için. Beslenme Kılavuzu*

Tip 2 Diyabet Hastaları için. Beslenme Kılavuzu* Tip 2 Diyabet Hastaları için Beslenme Kılavuzu* Değerli hastalar, Hazırladığımız bu kısa kılavuz ile size günlük hayatınızda tüketeceğiniz gıda maddelerini seçerken, yönünüzü daha iyi belirleyebilmenize

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI BELOGENT merhem Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram merhemde dipropiyonat formunda 0,5 mg a eşdeğer betametazon ve sülfat formunda 1,0 mg a eşdeğer gentamisin bulunmaktadır.

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir.

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir. KEMOTERAPİ KEMOTERAPİ NEDİR? Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir. Kemoterapide, bir veya birden fazla ilaç bir arada kullanılabilir. Her ilacın

Detaylı