Türkiye de mimari çeşitlilik mi, o da ne? J8

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türkiye de mimari çeşitlilik mi, o da ne? J8"

Transkript

1 BAĞIMSIZ KENT VE MİMARLIK GAZETESİ AYDA BİR YAYIMLANIR 15 OCAK 2010 SAYI 81 OKULLARDA BEDELSİZ KİTAPEVLERİNDE 3.5 TL YILLIK ABONELİK 39 TL yenimimar.com BU GAZETE İÇİN AĞAÇ KESİLMEDİ YENİMİMAR I BULABİLECEĞİNİZ MİMARLIK VE ŞEHİRCİLİK OKULLARI Abant İzzet Baysal! Akdenİz! Bahçeşehİr! Beykent! Bİlgİ! Çanakkale Onsekİz Mart! Dİcle! Doğu Akdenİz! Doğuş! Dokuz Eylül! Ercİyes! Eskİşehİr Anadolu! Eskİşehİr Osmangazİ! Gazİ! Gebze Yüksek Teknolojİ! Halİç! İstanbul Teknİk! İzmİr Ekonomİ! İzmİr Yaşar! İzmİr Yüksek Teknolojİ! Karabük! Karadenİz Teknİk! Kocaelİ! Kültür! Maltepe! Mersİn! Mİmar Sİnan Güzel Sanatlar! Süleyman Demİrel! Orta Doğu Teknİk! Trakya! Uludağ! Yedİtepe! Yıldız Teknİk MİMARİ DİL Türkiye de mimari çeşitlilik mi, o da ne? J8 illüstrasyon hakan tüzün şengün Türkiye de mimarlık alanında her geçen gün yeni bir bina inşa ediliyor ve yeni bir tez yazılıyor. Bu yoğun üretim sürecinin içinde farklı bir ses duymak içinse çok keskin kulaklara sahip olmalısınız, hatta sahip olsanız dahi farklı bir sesle karşılaşamayabilirsiniz. Uğur Tanyeli çeşitliliğin sadece kişilerin kendilerini ayrıştırmak için başvurdukları sevimsiz bir yöntem olduğu fikrinin hakim olduğu Türkiye de uzlaşmadan ziyade uyumun yüceltilmesi nedeniyle yaşanan aynılığın mimariye de doğal olarak yansıdığını belirtiyor. PEYZAJ ŞEHİRCİLİĞİ Peyzaj şehirciliği: genç bir kentleşme teorisi J6 Bir süredir sıkça duyulmaya başlanan peyzaj şehirciliği (landscape urbanism) teorisini, çıkışı ve uygulama alanıyla ilgili tartışmaları, peyzaj mimarı Enise Burcu Karaçizmeli inceledi EĞİTİM Planlama eğitimi nereye?: mekan-fetişist bir bakış J12 Şehir plancısı Olgu Çalışkan son yıllarda meşruiyet ve yetki tartışmalarının disiplinin kendisinin önüne geçtiği planlama alanındaki eğitimin değişen dünyaya nasıl ayak uydurabileceğini araştırıyor KENTSEL DÖNÜŞÜM Fener Balat için farklı bir senaryo olabilir mi? J10 YARIŞMA 66. paralelde sıcak buz cenneti J14 Febayder genel sekreteri ve basın sözcüsü Çiğdem Şahin, Fener-Balat-Ayvansaray, Sulukule ya da Tarlabaşı ndan daha farklı bir dönüşüm süreci geçirebilir mi? sorusunun yanıtını arıyor Reykjavik teki Eski Liman Alanı için açılan fikir yarışmasında yabancılar kategorisinde birinci ödüle layık görülen Erdem Mimarlar ın projesi, kent içindeki önemli bir aksı ekolojik bir koridorla limana açıyor YENİMİMAR.COM Çetrefil sorular gözü pek yanıtlar J16 YeniMimar.com mimarlık ve kent gündemine eleştirel ve tartışmalara açık bir bakış açısıyla yaklaşıyor ve her gün yeni bir soruyu, konuyla ilgili taze fikirler sunacak kişilere soruyor. Kamu projeleri ne zaman tüm mimarlara açılacak? sevgi türkkan Charles Jencks modernizmden ne anlıyor? hülya ertaş Mimarlık yarışmaları genç mimarların tek seçeneği mi? sevince bayrak Mimar ne zaman hayır demeli? gökhan karakuş

2 2 YENİ MİMAR OCAK 2010 SAYI 81 yenimimar.com Haberler Edirne Belediyesi Selimiye Camii ve Çevresi Ulusal Kentsel Tasarım Proje Yarışması 16 mart Uluslararası Planlama Tarihi Topluluğu Konferansı Uluslararası Planlama Tarihi Topluluğu nun bu seneki toplantısı Temmuz tarihlerinde İstanbul da gerçekleştirilecek. Konferansın bu seneki teması Kentsel Dönüşüm. itü Taşkışla Anlamın Sınırı ve Karşı Notlar Arkeoloji ve Sanat Yayınları, Aykut Köksal ın iki kitabını yayımladı. Mimarlık, Kent ve Sanat Yazıları üst başlığı altında yer alan kitaplar, Anlamın Sınırı ve Karşı Notlar adlarını taşıyor. Aykut Köksal ın 1994 ten bugüne yazdığı kuramsal metinlerini bir araya getiren Anlamın Sınırı, mimarlıktan kentsel korumaya, çağdaş sanattan grafik tasarım ve müziğe uzanan bir çerçeve oluştururken, son on beş yıl içinde kaleme aldığı deneme, eleştiri ya da değerlendirme yazılarıyla forum, panel gibi etkinliklerde yaptığı konuşmalardan ve kendisiyle yapılan söyleşilerden yapılmış bir derleme olan Karşı Notlar, Mimarlığın Özneleri, Tasarıma Karşı, Çağdaşlığı Tartışırken, Modernleşme Sıkıntısı, Kent Dinamikleri, Korumanın Olanaksızlığı ve Akademya Halleri başlıklarını taşıyan yedi bölümden oluşuyor ve mimarlıktan çağdaş sanata, grafik tasarımdan kentsel korumaya uzanan yazılar içeriyor. Altı bölümden oluşan Anlamın Sınırı nda öne çıkan konular arasında mimarlıkta temsil sorunsalı, Osmanlı mimarlığı ve müziğinde İstanbul un en gözde alışveriş merkezlerinden Nişantaşı ndaki City s, Danıştay kararıyla kaçak duruma düştü. Buradaki mağazaların ruhsatlarının iptali, yeni bir plan tadilatı yapılması ve binanın bu plana uydurulması gerekiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 13 Temmuz 2005 te 1/5.000 lik imar planını değiştirerek, Şişli Terakki Vakfı nın Nişantaşı ndaki arazisini okul alanından çıkarıp turizm ve ticaret alanı ilan etti. Ardından Nişantaşı City s AVM nin inşaatına başlandı. Yaklaşık 150 milyon dolara mal olan ve 14 ayda yapılan AVM, 18 Ocak 2008 de kapılarını açtı. Ancak, binaya sekiz emsal (yapılaşma oranı) izni verilmesi ve 1600 araçlık otoparkın getireceği yük tartışmaları da beraberinde getirdi. Danıştay ın kararıyla birlikte, İstanbul Büyükşehir Belediyesi nin yeni bir plan görülen zihniyet ortaklığı ve bu alanlardaki geleneksel üretimin epistemolojik boyutu, Cumhuriyet mimarlığı ve ulusalcı ideoloji, Sedad Hakkı Eldem mimarlığı ve yüklendiği anlamlar, kentin yapısal okunması üzerinden koruma sorunsalı ve bu bağlamda yeni paradigma önerileri, Türkiye de çağdaş sanatın son kırk yıllık yapması ya da Şişli Belediyesi ile birlikte binayı yıkması gerekiyor. Ancak yetkililer, Mevcut binaya göre plan serüveni, çağdaş müzikteki mekansal çalışmalar ve grafik tasarımda çağdaş üretim gibi tartışma başlıkları yer alıyor. Karşı Notlar da ise, erken Cumhuriyet dönemindeki modernleşme süreçlerini sorgulayan ve konuyu özellikle müzik ve mimarlık bağlamında ele alan değinilerin yanı sıra Türkiye de mimarlığın Lüks alışveriş merkezi artık gecekondu yapılırsa mahkeme yine iptal eder. diyor. CHP İl Başkanı Gürsel Tekin de Tüm dükkanların ruhsatlarının bugünkü durumunu tartışan ve modernizm sonrasının getirdiği yeni yönelimleri ele alan yazılar öne çıkıyor. Grafik tasarım, kitap tasarımı ve çağdaş tiyatral mekân üzerine yapılmış tartışmalar da kitapta işlenen konular arasında bulunuyor. Toplamın önemli bir bölümünde ise kent üzerine yazılmış metinler yer alıyor. Nişantaşı ndaki 16 katlı Cıty s alışveriş merkezi için, Danıştay dan kaçak yapı kararı çıktı. Şimdi dükkanların ruhsatlarının iptali gerekiyor. iptal edilmesi lazım. Aksi takdirde belediye başkanları hakkında da suç duyurusunda bulunacağız. dedi. Mülkiyeliler Birliği ve oda Ankara da Mülkiyeliler Birliği Binası nın yerine yeni bina yapılması konusunda Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Mülkiyeliler Birliği arasındaki tartışmalar sürüyor. Tartışmalar, Mimarlar Odası Ankara Şubesi nin Mülkiyeti Bizimdir başlıklı basın bildirisiyle, Mülkiyeliler Birliği Binası nın yeniden yapılanması konusunda destekçi, katılımcı ve şeffaf olmayan süreçlere karşı olduklarını kamuoyuna duyurması üzerine başladı. Oda yıkım kararının demokrasiden uzak yöntemlerle verilmesini eleştirdi ve kentlinin katılımına açık süreçlere katkı vermeye hazır olduklarını söyledi. Açıklamada Mülkiyeliler Birliği yapılarının dönüşümü, ne yapı üretimi anlamında, ne de gayrimenkul yatırımı anlamında teknik bir süreç değildir. Mülkiyeti de -tıpkı Mimarlar Odası binası için söz konusu olduğu gibi- sadece tapu belgesiyle sınırlı değildir. Yüksel Yaya Bölgesi nin de, Mülkiye yapılarının da mülkiyeti kentlinindir, bizimdir. deniyor. 6 Kasım 2007 de Mülkiyeliler Birliği Başkanı Ali Çolak yaptığı konuşmada odayla birlikte çalışmalarıyla başlayan süreci anlattı. Mimarlar Odası na projeyle ilgili hassas oldukları noktaları paylaştıklarını belirten Çolak, Mimarlar Odası nın ihtiyaç programı çerçevesinde, istediği alan yüzde 32 sine tekabül ettiğinden ve bunun karşılığında Mimarlar Odası nın projenin %72 sini finanse edebileceğini ifade ettiğinden bahsetti. Çolak, Vakıf senedinde Adalar Müzesi projesi koordinatörü Serhat Baysan, Adalar da müze kurulması hayalinin, İstanbul un Avrupa Kültür Başkenti seçilmesiyle gerçekleşme şansı bulduğunu belirtti. Baysan, projenin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Adalar Kaymakamlığı, Adalar Belediyesi ve Adalar Vakfı nın işbirliğiyle İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı desteğinde somutlaştığını anlattı. Müzenin, 1870 li yıllarda İskenderiye Patriği Sofronios un yazlık evi olarak inşa edilen ve yılları arasında Büyükada İlkokulu olarak hizmet veren Taş Mektep binasında gene belirtildiği üzere 20 yılı aşmamak üzere, peşin kira bedeli karşılığında kullanım hakkının devredilebileceğine ilişkin hüküm var, bu çerçevede bir işlem yapılabileceğini söyledik. Bu sürenin uzatılması konusunda talepleri oldu. Ancak, 20 yıl dolduktan sonra uzatılmasının söz konusu olduğunu söyledik, ama bir karşılıklı iyi niyet protokolü imzalanabileceğini, bunun ortak bir komiteyle yeni bir rayiç bedel saptanarak, o günkü koşullarda yeniden süre uzatımına gidilebileceğini ifade ettik. Ancak, Mimarlar Odasıyla yaptığımız bu görüşmeler, Ağustos ayında Mimarlar Odası Ankara Şubesi nin, Genel Merkeze yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine ortadan kalktı. Mimarlar Odası yla yaptığımız görüşmeler sona erdi. dedi. Tartışmalar tekrar başladı. Proje basında yer aldı ve Mülkiyeliler Birliği 7 Ocak 2010 tarihinde tekrar bir açıklama yaparak Mimarlar Odası Ankara Şubesi nin Biz varsak proje doğrudur, biz yoksak değildir. ya da Dün dündür, bugün bugündür. şeklinde özetlenebilecek bir yaklaşım içerisine girerek binalarımıza ilişkin Mülkiyeliler Birliği ni dışlayan bir girişime kalkışmasını etik dışı bulduğumuzu ifade etmek durumundayız. diye belirtti. Adalar a müze geliyor Adalar ilçesinin tarihi, Büyükada da 140 yıl önce İskenderiye Patriği Sofronios un yazlık evi olarak inşa edilen Taş Mektep binasında kurulacak müzede toplanacak. kurulacağını bildiren Baysan, Bina, belediye tarafından satın alınarak 1922 yılından itibaren okul olarak kullanılmaya başlandı. İlk adı Köprülü Mehmet Paşa Numune Mektebi olan okulun adı daha sonra Büyükada İlkokulu olarak değiştirildi yılına kadar Büyükada İlkokulu olarak hizmet vermeye devam etti diye konuştu. Adalar Müzesi nin kuruluş çalışmalarının hızla sürdürüldüğünü belirten Baysan, müze binası restorasyonu için mimari projenin hazır olduğunu ve yakında restorasyon çalışmalarının başlayacağını söyledi. (cumhuriyet) Yeni Mimar Mimarlık Gazetesi Adına Hazırlayanlar Pınar Arslan, Hülya Er taş, Enise Burcu Karaçizmeli, Kuyaş Örs Düzenli Katk da Bulunanlar Yrd. Doç. Dr. İpek Yada Akpınar, Asu Aksoy, Boğaçhan Dündaralp, Dr. Sait Ali Köknar, Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Kahvecioğlu, Hakan Tüzün Şengün, Doç. Dr. Murat Cemal Yalçıntan Temsilciler Gökçen Özkanlar ( AÜ), Ali Yavuz (Bahçeşehir Ü.), Onur Yalın (Beykent Ü.), Nazlı Tümerdem (Bilgi Ü.), Doç. Dr. Arzu Başaran Uysal (ÇOMÜ), Şebnem Hoşkara (DAÜ), Deniz Dokgöz (DEÜ), Mutlu Oral (EOÜ), A. Zeynep Aydemir (HÜ), Hazar Arasan (İTÜ), Ebru Aydeniz (İYÜ), İbrahim Türkeri (KOÜ), Rana Ata (MÜ), Doç. Dr. Murat Cemal Yalçıntan (MSGSÜ), Doruk Çiftçi (YTÜ) Reklam Eda Ünsalan (satış ve pazarlama koordinatörü), Bur cu Hinginar Akıncı (müdür) Okuyucu İlişkileri Sorumlusu Biriçim Kalender Grafik Tasarım Emre Çıkınoğlu Sayfa Tasarımı ve Uygulama Sibel Gündoğdu Grafik Asistanı Doğukan Bilgin Sahibi Kuyaş Örs (Depo Yay nc lık adına) Yönetim Yeri Depo Yayıncılık, Hacı İzzet Paşa Sokak 12/2 Gümüşsuyu, Taksim, İstanbul, telefon: , faks: , Basım Yeri O fset Yapımevi ve Matbaacılık, Yahya Kemal Mahallesi, Şair Sokak 4, Kağıthane, İstanbul Gazetede yer alan yaz ve fotoğraflar n tamam ya da bir bölümü, Depo Yay nc l k n yaz l izni olmadan kullan lamaz. Yeni Mimar Gazetesi üniversite dağıtım destekçisi Egepen Deceuninck; İzmir Ekonomi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Yeditepe, Karadeniz Teknik, Çanakkale Onsekiz Mart, Abant İzzet Baysal, Kocaeli, İzmir Yaşar

3 3 Dünyanın neresine ecdadımız ayak basmışsa, eser yapmış ve armağan bırakmışsa takip ediyor, milyonlarca dolar harcayıp o eseri ayağa kaldırıyoruz. Devlet Bakanı Faruk Çelik Mardin de 2 bin 500 beton ev yıkılacak Proje kapsamında önce kamuya ait binalar ve belediyeye ait yaklaşık 40 bina ve 20 ye yakın işyeri yıkıldı. 200 e yakın binanın da beton olan kısımlarının yıkımı gerçekleşti. Mardin sit alanındaki 2 bin 500 yapıya fiili olarak müdahale edilmesi gerekiyor. Bunların 700 ü konuttur. TOKİ 1400 konutun yapımı için ihaleye çıkacak. Yenişehir de TOKİ, SİT alanında oturanlar için konut yapacak. Bu konutlar iki yılda tamamlanacak. Mardin in açık hava müzesine dönüşecek. yenimimar.com SAYI 81 OCAK 2010 YENİ MİMAR Haberler Türkiye nin Görsellik Tarihine Giriş: İstanbul u Resmetmek Akın Nalça Kitapları nın yeni ürünü bir ikiz kitap. İki ilişkili ama farklı çalışma, aynı gövdeyi ayna imgesi gibi sırt sırta paylaştıkları için, kitap yayın dünyasının Siyam ikizlerini oluşturuyor. Uğur Tanyeli nin yazdığı Türkiye nin Görsellik Tarihine Giriş ile Ali Taptık ın fotoğraflarından oluşan İstanbul u Resmetmek... Birincinin kuramsal olarak söylediğini, ikinci görsel belgelerle anlatıyor. Tanyeli nin tasvir ettiği yüzlerce yıllık görsel üretim kıtlığına, Taptık yeni bir İstanbul resmederek, güncel bir zenginleşmeye işaret edip yanıt veriyor. Daha önce görselleştirilmemiş, hatta tekinsiz, korkutucu, alabildiğine yabancı ve uçsuz bucaksız bir İstanbul resmi ortaya koyuyor. Tanyeli nin metni Türkiye de dünün görsel üretim alışkanlıklarını anlatırken, Taptık ın fotoğrafları görsel imkan ve taleplerin yaşadığı bugünkü açılıma dikkat çekmekte. Onlarda daha önce görmeye pek alışık olmadığımız, estetize edilmemiş, daha da önemlisi, bildik kentsel sorunlara indirgenmemiş bir başka İstanbul ya da İstanbullar var. Dolayısıyla, bu ikiz kitap, dünün görsellik üretimini minyatürden ibaret sananlara da, çağdaş görselliği güzel veya sorunlu çevre fotoğraflarından ibaret düşünenlere de farklı bir resim göstermek istiyor. Tasarımı Bülent Erkmen tarafından yapılan kitap, Şubat 2010 itibariyle raflarda yerini almaya başlayacak. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü taşınıyor Bademlik teki ortamdan koparılarak, Meselik te eski Metalurji Mühendisliği laboratuarlarına taşınan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü sakinleri konuyla ilgili duyarlılıklarını dile getiren bir açıklama yaptı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü, Bademlik teki yüksek nitelikli mekansal ortamından Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dekanlığı nın kararıyla Meşelik te terk edilmiş, izbe, eski ve zamanında radyoaktif deneyler yapılan ve halen radyasyon riski taşıyan Metalurji Mühendisliği laboratuarlarına taşınıyor. Daha önce son iki yıl içerisinde olası taşınılacak yerler hakkında Rektörlük e ve Dekanlık a üç ayrı zamanda üç ayrı rapor ile aday mekanların mimarlık eğitimi için uygunsuzluğu ve yetersizliği gerekçeli olarak sunulmuşken ve bu raporlara yaslanarak taşınmamızın yanlış olacağı yönünde Rektörlük ün kendisinin de iki kez görüş belirtmesine rağmen 28 Ocak ta bölüm resmen laboratuarlara naklediliyor. Gerekçe meçhul. Üstelik bölüm hocalarının rektörlüğün talebi üzerine Meşelik te yeni mimarlık bölümü binasını tasarlamış olmalarına ve bu binanın inşası 2 yıllık plana alınmasına rağmen. Öğrenciler ve öğretim elemanları taşınmayı üslup ve gidilecek yerin uygunsuzluğu açısından onur kırıcı buluyor. Üniversitenin çağdaş kavranışının dışında geliştirilen ve bölümü cezalandırma tavrı içeren bu yaklaşım Mimarlık Bölümü nde şiddetle eleştiriliyor. Bağlı bulunduğu Müh.-Mim. Fakültesi nin dönem değerlendirme kriterleri içinde 9 bölümde Bilgisayar Mühendisliği Bölümü nden sonra 2. başarı sırasında olduğu bizzat dekanlıkça yapılan sunumlarda aktarıldığı halde bu taşıma ısrarının nedeni hiç kimse tarafından anlaşılamamakta. Duruma kararlıkla duyarlılık gösteriyoruz ve bu konudaki değerlendirmeleri bekliyoruz. Mimar Sinan Köprüsü nde iki inatçı keçi Büyükçekmece deki 443 yıllık tarihi Mimar Sinan Köprüsü ve Kültür Parkı çevresindeki 18 kaçak işyeri ve tesisten 14 ü yıkıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, yüzde 95 doluluk oranına sahip Büyükçekmece Gölü nün taşkın riski taşıdığını söylerken, Büyükçekmece Belediyesi ise 2010 Avrupa Başkenti faaliyetlerinin yapılacağı alanların da yıkıldığını öne sürerek yıkıma karşı çıktı. Büyükşehir Belediyesi dün sabah saatlerinde 443 yıllık tarihi Mimar Sinan Köprüsü üzerinde bulunan kaçak yapıları yıkmak için harekete geçti. Kaçak işyerlerine gelen ekipler, kamu arazisine yapılan ve çoğu kafeterya olan 14 yapıyı yıktı. Yıkıma direnen bir kişi polis tarafından gözaltına alındı. İki işyeri mahkemenin alınan durdurma kararıyla yıkılamadı. Bir işyeri ise sahibinin yıkacağını taahhüt etmesi üzerine yıkılmadı. Büyükşehir Belediyesi yıkımla ilgili bir açıklama yaparak yüzde 95 doluluk oranına sahip Büyükçekmece Gölü nde taşkın riski olduğunu belirtti ve Kaçak yapılar yıkıldı. dedi. Büyükçekmece Belediyesi ise yıkıma karşı çıktığını şöyle açıkladı: Burası Büyükçekmece Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali nin yapıldığı bir alandı Kültür Başkenti İstanbul için dünyanın 38 ülkesinden sanatçıları bu festivalimize davet etmiştik. Konuklar bu evlerimizde o yörelere özgü yemeklerin tadına varabiliyordu. İstanbul da bunca betonarme kaçak yapı varken, kültürel hizmet amacı taşıyan bu mekanların yıkımı anlaşılır gibi değil. Büyükşehir Belediyesi ise bir basın açıklamasıyla tarihi değeri olan bir yapının yıkılmadığını açıkladı. (radikal+ibb) Yeni Muhsin Ertuğrul Sahnesi açılışa hazır 17 milyon lira harcanarak 14 ay gibi kısa bir sürede bitirilen 600 kişilik sahne; teknolojik altyapısı, kütüphanesi, sanatçı odaları ve arşiviyle İstanbul a hizmet vermeye hazır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, resmi açılışı 16 Ocak Cumartesi günü gerçekleştirilen yeni Muhsin Ertuğrul Sahnesi ni gazetecilere tanıttı. Topbaş, 18 Ocak ta halk açılışı, 19 Ocak ta da galası yapılacak yeni sahnenin 17 milyon TL harcanarak 14 ayda bitirildiğini söyledi. Topbaş, yeni yapıyla ilgili Sahnede asansörlü sahneden, dönerli sahne sistemine, perde ve aydınlatma elemanlarına kadar her şey hareketli ve kumandalı. Burası sanatçılarımızın odasından tutun da, depolarına, kütüphanelerine, arşivine ve dekor odalarına kadar bünyesinde pek çok özellik bulunduran bir tiyatro oldu. Eserin bir özelliği de hemen yanı başındaki İstanbul Kongre Merkezi nden her sistemiyle tamamen ayrı olması. Havalandırmadan ısıtma sistemine, ses düzenine ve hatta jeneratörüne kadar her şeyiyle müstakil bir yapı olarak hizmete devam edecek. diyor. Başkan Kadir Topbaş ın Sanat Danışmanı Kenan Işık da yeni sahnenin mimari açıdan bir önceki sahneyle birebir benzeştiğini belirterek, Mimarımız nostaljik olarak hatıralar yaşasın diye yeni tiyatroyu birebir eskisi gibi tasarladı dedi. Eski sahnenin 5 değişik birimden oluştuğunu vurgulayan Mimar Erol Kuzubaşıoğlu ise, Tiyatronun dışında aşağıda Açık Hava Tiyatrosu nun olduğu alanda Osmanlı Çeşmesi vardı. Bu Osmanlı Çeşmesi yapım aşamasında söküldü ve bir ay sonra yeniden yerine koyulacak. Aynı şekilde Özgürlük Heykeli var. Bunlar buranın devamlı simgeleriydi. Yani Muhsin Ertuğrul, heykel ve Osmanlı Çeşmesi. Bu üçünü hiçbir zaman yok etmeyi düşünmedik. Projeye başından itibaren baş koyduk ve tiyatro bugün gördüğünüz gibi bitmiş durumda. Eski tiyatroya sadık kalarak yeni bir tasarım yaptık. Eskiden olduğu gibi girişi orta noktadan ve merdivenli olarak yükselerek aldık. Buradaki amacımız insanlar hatıralarıyla birlikte yaşaması ve eski Muhsin Ertuğrul a yeniden kavuşmalarıydı. şeklinde konuştu. (ibb)

4 4 YENİ MİMAR OCAK 2010 SAYI 81 yenimimar.com okullardan Altındağ Doğa Parkı, Peyzaj Tasarımı Öğrenci Proje Yarışması son başvuru tarihi: 2 mart 2010 İmkanmekan Yolda Katılımcılar 23 Ocak - 1 Nisan tarihleri arasında kendi kullandıkları ulaşım araçları, yollar, ulaşım ağları ve uzamları üzerine imkanmekan la ortak hazırladıkları defterlerine yolculuk notları adı altında kendi gözlemlerini ve küçük ölçekli müdahale önerilerini geliştirecekler. İstanbul Kayıtdışı_03 için geri sayım başladı ODTÜ de Öğrenciler Karakol Binasını İstiyor Dokular, sınırlar, strüktürler, metinler ve bedenler arası bağlamsal ilişkilerin, eylemin, şiddetin izinde bir deneyim için Kayıtdışı herkesi 8-13 Şubat aralığında YTÜ ye düşünmeye, tartışmaya, dokunmaya davet ediyor. Kayıtdışı Tasarım Haftası Şubat 2010 tarihlerinde YTÜ Mimarlık Fakültesi nde gerşekleştirilecek. Hiyerarşinin olmadığı özgür bir ortamda yürütülen tartışma ve üretim etkinliklerine evsahipliği yapan Kayıtdışı Tasarım Haftaları nda, farklı disiplinlerden gelen herkesin araştırma, kuram ve performans alanında kültürel bir değişim deneyimi yaşaması öngörüldü. Kayıtdışı Tasarım Haftası nda, temel var olma biçimleri olarak tartışmalar, atölyeler ve gece etkinliklerine yer verilecek. Etkinlikler gazete, video gibi çeşitli medya araçlarıyla her gün kayda alınıyor; bu anlamda süreç bu deneyimin odağına çekilmeye çalışılıyor. Kayıtdışı, kurumlar, sivil insiyatif grupları, eğitimde ve uygulamada rol alan kişiler arasındaki ağın bir parçası ve başka ağlar kurma çabasında. kayıtdışı_o3, bu yılki temasını doku[n olarak belirledi. Dokunmak eleştiri ve yorum konusunda çok sayıda olasılık barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Çoğu disiplin, etrafımızı saran gerçekliğe dair bilginin edinilmesinde dokunma duyusuna nadiren ya da ikincil olarak başvuruyor. Sosyal yapının ve tarihsel süreçlerin içinde yoğrularak egemen hale gelmiş iktidar odaklı söylemlerin eleştirisinde, kaçınılmaz olarak dokunma düşüncesine temas edildi. Çünkü dokunma görece daha kısıtlı bir bilincin eyleme yönelmiş düşüncesinin, deneyimin, duygulanımın tartışılmasını olanaklı kılıyor. Dokunularak üretilmiş sanat nesnesinin kendini deneyimleyen özneye dokunma olasılıklarının önünü açar. Dokunma ve deneyim, mimari, toplumsal, teknik, politik olguları, idealize edilmiş bir zaman kesiti içinde ve tek kaçış noktasına odaklanmış bir görünüm bağlamında değerlendirmeyi boşa çıkartıyor. Dokunma ile farklı kamusallıkların, karşılaşmaların, geçici biraraya gelişlerin yarattığı ortak alanların varlığını düşleyebiliriz. Olguları ele alış biçimimizi böylesine değiştiren bir perspektif, kentsel mekan/ yaşama dair gördüğümüz olanak/olanaksızlıklarla hissettiğimiz potansiyel/sınırlar arasındaki geçişlilik sürecini başlatacak. Tema eylemsel açılımlarıyla, kavramsal olarak dokunmanın olanaklı kıldığı tüm hissetmeleri kapsayan bir içerikte kurgulandı. Çünkü dokunma duyusunun oluşabilmesi için dokuların teması gerekli. Deri, topoğrafya, toplum, metinler ve kent. Bu dokuların canlılığını koruyabilmesi için dokular arası etkileşimin süreğenliği önem taşıyor. Dokular arası etkileşimin yani eylemin yokluğunda duyumun yittiği bir uyuşma noktasına varılır. Dolayısıyla dokunma, temasa ve duyuma ilişkin her tür yaklaşımı kritik bir kavramlar yığınıyla yüzleşmek durumunda bırakılarak; dokunulmaz lardan, dokunulmamış lardan da bahsetmeyi elverişli ve elzem kılıyor. Kayıtdışı tasarım haftasıyla ilgili ayrıntılı bilgi kayitdisi.org adresinden alınabilir. Modernist Açılımda Bir Öncü: Seyfi Arkan Mimar Seyfi Arkan için gerçekleştirilecek olan program, önümüzdeki ayın sonunda mimarın eğitim verdiği Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi nde gerçekleştirilecek. Mimarlar Odası, 2006 yılından itibaren Türkiye nin mimarlık kültürüne katkıda bulunmuş ve bugün hayatta olmayan mimar(lar)ın anısını yaşatmak üzere bir anma programı başlattı yılları arasında ilk kez Mimar Kemalettin için düzenlediği program kapsamında gerçekleştirdiği sempozyum, sergi, kitaplar ve belgesel ile programın kurumsallaşması yönünde önemli bir adım attı. Mimarlar Odası, döneminde ise Seyfi Arkan ı anıyor. Oda, programın amacını şöyle özetliyor: Mimarlığımızın çeşitli alanlarına nitelikli çalışmaları ile katkıda bulunmuş isimleri anımsamak, onlara sahip çıkmak, onları ve görüşlerini yeniden gündeme getirmektir. Her dönem belirlenecek olan bir mimarın kendisi ve çalışmaları hakkında, seçildiği sergi ve ödül döneminden başlayarak gelecek döneme kadar, Mimarlar Odası tarafından Türkiye çapında çeşitli etkinlikler (konferans, seminer, sergi, yayın gibi) yürütülmesi ve kamuoyunun bu yönde teşvik edilmesi hedefleniyor. Oda nın çalışma dönemi içerisinde: Mimarın özgün çizimlerinin eksiksiz bir envanterinin çıkarılarak sayısal ortama aktarılması; ayakta olan yapılarının tespit edilmesi ve fotoğraflanması; mimarın yaşamı ve yapıtları üzerine retrospektif niteliğinde bir kitap; kitaba paralel olarak retrospektif bir sergi; mimarın çalışmalarının yanısıra dönemine de ışık tutan bir sempozyum; eserlerinin bulunduğu kentler için özel mimarlık rehberleri yayımlanması için hazırlıklar yürütülüyor Ocak 2010 tarihleri arasında Modernist Açılımda Bir Öncü: SEYFİ ARKAN: Mimarlık - Değişim - Özerklik başlıklı sempozyum, İstanbul da Arkan ın uzun yıllar Şehircilik Kürsüsü nde eğitim verdiği Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi nde gerçekleşiyor. 22 Ocak-14 Şubat 2010 tarihlerinde açılacak Seyfi Arkan retrospektif sergisi ise aynı mekanda izleyicisi ile buluşuyor. ODTÜ deki öğrenci toplulukları, üniversite içindeki boşaltılan Jandarma Karakolu nu Öğrenci Kültür Merkezi ne dönüştürmek için kendilerine verilmesini isterken, üniversite yönetiminin buna soğuk baktığı dile getirildi yazında ODTÜ, Hacettepe ve Bilkent üniversitelerinin sorumluluğu Jandarma dan alınarak polise verilmişti. Bu kapsamda jandarma da Eylül ayı sonunda 1971 de kurulan ODTÜ içindeki karakolu boşalttı. Öğrenciler de burayı özgür bir mekana dönüştürme kararı aldılar. Bu amaç kapsamında bugüne kadar gelinen süreci anlatan Mimarlık Topluluğu üyesi, yüksek lisans öğrencisi Deniz Kimyon, 37 topluluk olarak boşaltılan karakolu, öğrencilerin yararına kullanmayı planladıklarını ve burayı Öğrenci Kültür Merkezi ne dönüştürmeyi istediklerini ifade etti. Kimyon, Potansiyel Mimarlık İşliği (Pomi) Sergisi Sergi, bilindik öğrenci sergilerinden oldukça farklı bir anlayışla tasarlandı. Serginin materyali, yalnızca paftalardan veya maketlerden oluşmuyor. Binlerce tuğla, ahşap çubuk, on binlerce ahşap küp gibi malzemeler, mekanla diyalog içinde biçimlenecek, bu nedenle de serginin nihai bir biçimi yok. Sergi atölye çalışmaları ile yeni yeni biçimlere bürünecek ve inşa halindeki enstalasyonlardan oluşacak. Sergide, Pomi nin 2002 den beri yaptığı Kaçan Duvar, Kullan At Mimarlık, İcra Edilen Duvar, Barakalar, Modulor, Nezih Bir Mimarlığa Doğru Kataloğu, Bir Kentin Belirmesi gibi temalarının kitapları, filmleri ve enstalasyonları da izlenebilecek. Sergide, Kent, kültür, mekan Sempozyumda Günümüz Mekanı: Değişim, Dönüşüm ve Devamlılık ve Küreselleşen kentler, konut ve kimlik temaları işlenecek. Bu temalar altında küreselleşmenin kent ve konut üzerindeki etkileri üzerine bir çalışma ve tekrar bakma olanağı sağlaması amaçlanıyor. Sempozyumda kent, kültür ve mekan konusunda lisansüstü çalışmalardan üretilen posterlerin sunulduğu poster oturumu ve İstanbul Mimarlık Kültürü Rotaları başlıklı bir atölye çalışması gerçekleştirilecek. Bu atölye İstanbul un tarihi çevresinde topluluklar olarak bir araya gelecekleri etkinlik alanlarının sınırlı olduğunu dile getirdi. Akşamları belli saatten sonra amfilerin kapatıldığını kaydeden Kimyon, mekan sıkıntısının bir araya gelmelerini zorlaştırdığını ifade etti. Karakolun yurtlara yakın ve okul giriş-çıkışları üzerinde olmasından dolayı öğrenciler için anlamlı olduğunu belirten Kimyon, binayı toplantı salonu, topluluk odası ve sahne gibi çok farklı amaçlar için kullanmayı düşündüklerini vurguladı. 22 Ekim den bu yana üniversite yönetimi ile binanın öğrencilere verilmesi konusunda yapılan görüşmeleri Pomi nin yeni süreli yayını dönme dolap gösterimde olacak. Pomi nin 14 öğrencisi, Taşkışla daki diğer öğrencilerle ortak etkinlikler de yapacak. Pomi nin son ürünleri, Londra da 2010 yazında düzenlenecek olan iasf 2010 ve yeni yerleşmelerinde atölye çalışması kapsamında atölye katılımcılarınca belirlenecek, yaya, bisiklet, toplu taşım ile ulaşılacak yeni mimarlık kültürü rotalarının önerilmesini içeriyor. Atölye çalışması lisans ve lisansüstü öğrencilerine açık. Atölye çalışması sonuçları sempozyum sırasında sergilenecek ve sonrasında yayınlanacak. Bu sempozyum İTÜ Mimarlık Fakültesi nde ve Türkiye de kültür mekan üzerine önemli çalışmalar yapmış, birçok araştırmacı ve akademisyenin yetişmesine katkıda bulunmuş, 3 Mart 2004 de kaybettiğimiz anlatan Kimyon, bu kapsamda 3 bin öğrenci ile 50 kadar da akademisyenden imza topladıklarını aktardı. Rektörlük genel sekreteri ile yaptıkları toplantının olumlu geçtiğini anlatan Kimyon, Buna karşın Rektörlük tarafından 24 Kasım da yapılan açıklamada karakolun yapı kalitesi ve mekanın topluluk odası şeklinde küçük küçük bölmelere ayrılamayacağı nedenleriyle buranın bizlere verilmesinin uygun olmadığı belirtildi. Bir gün geçmeden birbirinden çok farklı yönde iki açıklama yapılması bizde ciddi bir güvensizlik oluşturdu dedi. (cumhuriyet) Eskişehir Osmangazi Üniversitesi mimarlık bölümü nde faaliyetini sürdürmekte olan Pomi (Potansiyel Mimarlık İşliği), 2002 den bugüne kadarki ürünlerinden seçilen öğrenci ürünlerini İstanbul Teknik Üniversitesi nde sergiliyor. (Uluslararası Mimarlık Öğrencileri Festivali) katılımı dolayısıyla, Recycle, Reduce, Reuse (Geri dönüşüm, Tasarruf, Yeniden Kullanım) temasına dayanıyor. Bu kapsamda öğrencilerin ürettiği mobilyalar ve yapı ölçeğindeki enstalasyonlar görülebilir. Yılbaşı için hazırlanan ve ilk kez sunulacak olan el yapımı pomi defterleri, atölyeye katkı sağlamak üzere sembolik bir fiyatla satışa sunulacak. Sergi İTÜ Mimarlık Fakültesinde, Taşkışla binasının 1. katında 1 Şubat 2010 tarihine kadar gezilebilecek. Sergi ESOGÜ Rektörlüğü, İTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanlığı ve Kılıçoğlu Fabrikası nın katkılarıyla gerçekleşiyor. İTÜ Mimarlık Fakültesi tarafından düzenlenen IAPS - CSBE Network Kültür ve Mekan Toplantıları II. Ulusal Sempozyum un ana konusu Kent, Kültür ve Mekan olarak belirlendi. Prof. Dr. Mete Ünügür ün anısına düzenleniyor. Sempozyumla ve özetlerin iletilmesiyle ilgili ayrıntılı bilgi mim.itu.edu.tr/kentkulturmekan adresinden alınabilir. Sempozyum: 2-3 Mart 2010 Salı-Çarşamba Genç Araştırmacılar Poster için Özet Teslimi: 26 Ocak 2010 Özet Kabulü: 29 Ocak 2010 Atölye Çalışması Çağrısı: 25 Aralık 2009 Atölye Çalışması Son Başvuru: 26 Ocak 2010 Atölye Çalışması: Şubat 2010

5 5 İlginç bir biçimde mimarlığın temel öğesi duvar; dilde istenmeyeni, tekinsiz olanı ve iletişimsizliği temsil ediyor. Prof. Dr. Gülsüm Baydar Kültür Başkenti açılışı için 8.5 milyon lira Yaklaşık 8 bin kişinin hazırlık çalışmalarını yürüttüğü ve 16 Ocak 2010 da gerçekleştirilecek İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti resmi açılış kutlamalarının detayları, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan ın himayesinde gerçekleştirilecek açılış için 8.5 milyon TL harcandı. yenimimar.com SAYI 81 OCAK 2010 YENİ MİMAR XXI/GMTR Peyzaja uzanan kollar Gebze deki Teğet Mimarlık tasarımı Yapı Kredi Bankası Akademi binası, banka kampüsünün mevcut gridal vaziyet planının köşesindeki aykırı konumlanışı ve topoğrafyadan taşan konsoluyla kampüse eklemleniyor. hülya ertaş: Gebze de mevcut bir kampüs içine bu yapıyı tasarlarken kampüsün mevcut vaziyet planı nasıldı ve bu yapıyı mevcut plana nasıl eklemlemeyi tercih ettiniz? Bunun genel anlamda kampüs vaziyet planına nasıl bir katkısı olacağını düşündünüz? Mehmet Kütükçüoğlu: John McAslan ın tasarladığı kampüs, genişçe bir arazinin hakim noktasına yerleşen modüler bir kurgu ile türetilmiştir. 10 adet 35x35 m lik küplerin 10 m lik derzler ile bir araya gelmesinden oluşan küme, çapraz iki köşedeki eksik küplerin de vurguladığı gibi çoğalarak büyüme eğilimindedir. Akademi binasını yerleştirdiğimiz boş köşe, kampüse yaklaşımda ilk algılanan, aynı zamanda da eş yükselti eğrilerinin keskin dönüş yaptığı bir nokta. Bu özellikleri ile halihazır yapıların fonunu oluşturduğu bir odak noktası. Akademi binası, köşe vurgusu ile bu odağa yerleşen bir obje niteliğinde. he: Bina var olan yapı stokuyla ölçek, biçimsel dil ve yapım biçimi açısından nasıl ilişkileniyor? Bu anlamda John McAslan ın tasarımının devamlılığını sağlama kaygısı güdüyor mu (Tonozlu atrium, ya da brüt beton gibi)? mk: Bir küp daha düşüncesinin aynısı ama değil muğlaklığına karşıt olarak kontrasta dayalı, ancak birbirini bütünleyen bir ilişki şekli benimsendi. Kampüsten filizlenip peyzaja uzanan, durdurulamayıp kompleksin zahiri sınırlarından taşan iki uzun bakır çubuk, her halükarda var olanlardan çok farklı gözükmekte. Esasında içeriden kurgulanan bir sokak daha dır. Bu anlamda McAslan ın tasarımının bir devamı olarak öngörülen yapı dışarıdan bakıldığında ise tamamen bir süreksizlik algısı yaratabilmekte. Figür/fon ilişkisi ile bu kontrasta başka türlü bir süreklilik yüklendi. Beton: Evet, bir nevi dokunsal (tactile) devamlılık. Tonoz: Bir tesadüf. Çok da sevdiğim bir şekil olmadı ama ETFE nin (hava yastıkları) getirdiği bir zorunluluk. (...) XXI Ocak 2010 sayısından David Chipperfield: Form Matters sergisi üzerine Yelda Gin ETMK nın 20 Yılı sergisi üzerine Gülay Hasdoğan la söyleşi ELİF ESMEZ Hanif Kara ile söyleşi Hülya Ertaş New York Storefront ta tuğla ören robot Pike Loop projesi Merve Ünsal Ataköy Sheraton Otel peyzaj tasarımı Arzu Nuhoğlu-Aygen Kancı Zamet Merkezi yapısı 3LHD Pekin Nehri Yaratıcı Bölgesi master planı UNStudıo Emilio ve Annabianca Vedova Vakfı sergileme tasarımı Alessandro Traldı+Renzo Pıano End to End ürün tasarımı Cansu Akarsu Rüyadan uyanmak Büyük oranda yabancı finansman desteğiyle yapılan insan yapımı adalar gibi dev projelere imza atılan Dubai de, küresel ekonomik krizle birlikte gayrimenkul sektörü büyük darbe aldı ve geriye milyarlarca dolarlık borç yükü kaldı. GMTR Ocak - Şubat 2010 sayısından GYO lar halka daha kolay açılacak Bursa yatırımcılarla buluştu AVM ciroları 2010 da artmaya devam edecek ayd En pahalı ofis bölgeleri belirlendi cb rıchard ellıs Canlanma 2012 de GYODER: Ankara ışıldıyor jones lang lasalle Dünya nın sonu (mu?) Tassos Kotzanastassis AVM lerin 2009 performansı koray özgül Değerleme Uzmanları Birliği kuruluyor ışıl dinçer İhtişamlı ve lüks gayrimenkul projeleri ile dünyanın önde gelen zenginleri için bir çekim merkezi haline gelen Dubai, şimdilerde yaşadığı finansal krizle gündemde. Toplam 80 milyar Dolar borcu bulunan Dubai de yaşananlar, uluslararası finans kuruluşları tarafından da yakından izleniyor. Son on yılda gerçekleşen olağanüstü hızlı kalkınmanın ardından Dubai ekonomisi 2008 yılının ikinci yarısından itibaren daralmaya, gayrimenkul fiyatları da hızla düşmeye başlamıştı. Küresel piyasalar yükselme eğilimleri gösterirken, Dubai nin iki şirketinin borçlarının ertelenmesini istemesi ise moralleri iyiden iyiye bozdu. Sorunun başka ülkelere yayılarak ikinci bir kriz dalgası yaratmasından duyulan endişe piyasalara da yansıdı. Dubai nin hızlı kalkınmasında önemli bir rol oynayan Dubai World ile bu şirkete bağlı Nakheel şirketi, Kasım 2009 da yeniden yapılanmanın ilk adımı olarak borcunun ertelenmesini isteyeceğini açıkladı. Dubai World ün, Ağustos ayı itibariyle 59 milyar Dolar borcu bulunuyor ve şirket bu borcun ödemelerinin gelecek yıl Mayıs ayına kadar ertelenmesi talebinde bulundu. Dubai nin toplam borcu ise 80 milyar Dolar civarında. Küresel finansal krizden ve ekonomik durgunluktan ciddi oranda etkilenen Dubai deki finans ve inşaat şirketlerinin hisseleri yüzde 10 civarında değer kaybederken, Dubai World ün değer kaybı yüzde 15 i buldu. El Fecr yatırım şirketinden Hamam eş Şamaa, bu durumun beklenmedik olmadığı söylüyor ve Piyasalar batı medyasındaki abartılı yorumlar nedeniyle paniğe kapıldı diyor. Dubai nin borç erteleme talebini açıklaması özellikle Asya borsalarında ciddi kayıplara yol açtı. Tokyo borsası yüzde 3.2, Hong Kong borsası yüzde 4.8, Güney Kore borsası ise yüzde 4.7 değer kaybetti. Avrupa borsaları ise Dubai krizi nedeniyle yaşanan endişeleri fazla bularak ucuz hisselere yönelen yatırımcıların yardımıyla toparlandı. (...)

6 6 YENİ MİMAR OCAK 2010 SAYI 81 yenimimar.com PEYZAJ ŞEHİRCİLİĞİ PROSteel 2010 Çelik Yapı Tasarımı Öğrenci Yarışması son başvuru tarihi: 15 şubat 2010 ISTANBUL REstate 2010 ISTANBUL REstate 2010 bünyesindeki etkinlikler, Haziran ayında gayrimenkul sektörüyle ilgili her türlü konuyu bir araya getirecek. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Peyzaj şehirciliği: genç bir kentleşme teorisi Bir süredir sıkça duyulmaya başlanan peyzaj şehirciliği (landscape urbanısm) teorisini, çıkışı ve uygulama alanıyla peyzaj mimarı Enise Burcu Karaçizmeli inceledi. Enise Burcu Karaçizmeli R Son yıllarda Avrupa ve özellikle Kuzey Amerika da yeni bir kentleşme modeli telaffuz ediliyor. İngilizcesi Landscape Urbanism olan bu kavram henüz dilimize, nihayetinde kendi mimari terminolojisiyle girmiş değil. Buna rağmen peyzaj şehirciliği çevirisi teorinin arkasındaki fikri aşağı yukarı açıklamakta yeterli. Peyzaj ve şehircilik gibi görece iki zıt kavramı yan yana getiren peyzaj şehirciliğinin temel iddiasını hemen belirtelim; kentleşmeyi ve kent organizasyonunu var olan peyzajın yönetmesi. Yapı-çevre ilişkilerinde alanın peyzajının öncelikli ve belirleyici olması. Şehircilik salt yapı-çevre ilişkisine indirgenemez elbetteki. Sosyal, kültürel, ekonomik ve benzeri katmanlardan oluşan çok boyutlu ilişkide peyzaj şehirciliğinin iddiasının ise birkaç boyutla kısıtlı kaldığını sonda değil başta söyleyeyim. Ardından da teoriyi anlamak için arkasındaki koşullara bakalım. 90 ların başında Amerika da mimarlık-peyzaj ilişkisine eğilen teorisyenler kentleşme olarak peyzaj (landscape as urbanism) söylemini kullanır oldu. Endüstri sonrası kentlere çare arayışında olan her yeni fikir gibi, daha iyi bir kentsel çevre arayışında olan Rem Koolhaas Parc De La Villette önerisinin maketinden görünüşler Bernard Tschumı Parc De La Villette tasarımı katmanları ve program diyagramları bu söylem peyzaja öncelik veriyordu. O dönemde henüz olgunlaşmamış model giderek daha çok telaffuz edilir oldu, bir manifesto olarak ortaya çıkışı ise, 1997 de Şikago da düzenlenen bir konferans ve proje sergisiyle gerçekleşti. Bu ilk etkinlik, geçtiğimiz yıl Garanti Galeri nin Disiplinlerötesi Konferans Dizisi kapsamında İstanbul a gelen mimar-teorisyen Charles Waldheim tarafından düzenlendi. Teorinin kurucularından olan Waldheim peyzaj şehirciliğini önce yakın geçmişle ilişkilendiriyor ve 1980 lerde Amerika da izlenen yeni şehircilik akımına atıfta bulunuyor. Kültürel olarak muhafazakar, Avrupa kentsel planlamasına yönelen, bir çeşit tarihsel mimari kentleşmeyi savunan bir bakış açısı olduğundan dem vuruyor. Peyzaj şehirciliğinin de Amerikan kentlerinin var olan koşullarını tasvir etmenin yanı sıra yeni şehirciliğe ve tüm geleneksel kent biçimlerine karşı polemik bir yanıt, eleştiri olarak ortaya çıktığını vurguluyor (Waldheim, 2009). Yeni şehircilik akımından da geriye gidersek, özellikle endüstri kentlerinde büzüşme (shrinking), nüfus kaybı ve yoğunluk düşüşü, 20. yüzyıl ortalarında büyük boşlukların oluşmasını ve mevcut kentleşmeye eleştirel bir perspektif ihtiyacı doğurdu. Geleneksel kentin yıkımı tüm kente seri üretim bandı konseptinin uygulanmasıyla başladı. Makine kent (city as machine) Fordist üretimle birlikte modern kentin de modeli oldu. Post-Fordist üretim biçiminde uydu kentler büyüdü, yeni merkezler ve yeni ekonomik döngüler oluştu. Kent ise peyzajda kaybolmuş, sınırlarını kaybetmiş, bana göre Fordist modelin makinesi gibi ama daha düzensiz işleyen, aksayan ve tıkanan bir sisteme dönüştü. Merkezsizleşmiş, kendi kendini organize eden bu sistem bugünün kentlerinin var olan koşullarını da tarif ediyor. Peyzajın bu postmodern organizasyon problemi 90 larda daha belirgin hale geldi; yayılan (sprawling) kentler, kapalı yerleşim birimleri, büyük alışveriş merkezleri, aşırı çoğalma gösterdi. Bu dağınık sistemin büyümesi hızlıca endüstriyel kentlerin yoğunluğunun azalmasını ve hem seri üretimin hem de kitle tüketiminin desantralizasyonunu teşvik etti (Shane, 2006). Takip eden on yılda hızlı bir küçülme yaşandı endüstrinin merkezi olan kentlerde. Detroit yoğunluğunu kaybederek eriyen örnek vakalardan. Öyle ki otomotiv endüstrisinin sembolü olan şehirde böyle giderse 2030 lara dek nüfus kaybının devam etmesi bekleniyor. Graham Shane bu tarihsel süreci inceleyip peyzaj

7 7 Baraj ve gölet sayısını 300 e çıkartacağız. Su içmek isteyen, baraj ve göletlere karşı çıkmasın. İstemeyenler karşı çıkabilir. Veysel Eroğlu Sektör bu yıl toparlanacak, 38 yeni alışveriş merkezi açılacak Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği Başkanı Hakan Kodal, alışveriş merkezi yatırımlarında sindirerek büyüme dönemine gidiklerini, hızlı büyüme döneminin sona erdiğini belirtti. Kodal, 2009 da 24 yeni AVM açıldığını ve 238 AVM sayısına ulaşıldığını, toplam metrekarenin de 5.7 milyona çıktığını söyledi. Toplam cironun 18 milyar liradan 22 milyar liraya ulaştığını ifade eden Kodal, En kötü dönemi 2009 senesinde yaşadık da ise beklentiler daha olumlu. Üyelerimizde metrekare bazında ciro artışı beklentisi yüzde 10 civarında dedi. Bu sene yaklaşık 38 AVM açılmasını beklediklerine işaret eden Kodal, cironun da 27 milyar liraya ulaşacağını tahmin ettiklerini kaydetti. yenimimar.com SAYI 81 OCAK 2010 YENİ MİMAR PEYZAJ ŞEHİRCİLİĞİ şehirciliğinin altyapısını oluşturan koşulları incelerken makine kente karşı ortaya çıkan akımlardan ve sivil girişimlerden bahseder. Bu arayışlar dahilinde bahçe kent yeni bir anlam kazandı ve öne çıkan fikirlerden biri oldu. Şişirilebilir kapsüllerde yaşayan kent göçebeleriyle dolu alanlar ve benzeri ütopya fikirler yine bu dönemin alternatif çabalarından. 70 lerin başında Londra da kent çiftçileri grubu, kentsel tarımın yaratılması için cadde cadde dolaşarak geniş bir geri dönüşüm süreci başlattı ki bence bugünün kentte tarımın, ürettiğini tüket fikrinin miladını oluşturan girişimdir bu. Eski endüstriyel kentlerin peyzaja dönüşüne uyarlanabilecek pek çok fikir ortaya atıldı. Bu kapsamda peyzaj şehirciliğinin arayışta olan girişimler gibi bir tasarım stratejisini tanımlamak için bir yönerge olarak ortaya çıktığını vurguluyor Shane (2006). Bu kestirme yol haritasıyla (sondan başa; bugün, yeni şehircilik, post-fordist üretim, makine kent ve Fordist üretim) 90 lara geldiğimizde elimizde ne vardı ya da kaldı? İşlevini yitirmiş dev endüstri binaları, aşırı yayılmış, merkezi kaybolmuş şehirsistemler. Yıpranmış/yok olmuş habitatlar ve doğal kaynaklar ile oldukça uzayacak bir liste. Bu mevcut duruma yanıt olarak peyzaj şehirciliği, bir ara bulucu iddiasında ve Fresh Kılls Park Toprak rehabilitasyonuyla başlıyor Fresh Kılls Park Zamanla çeşitli programlar ekleniyor diyor ki: Kentte doğal peyzajı yeniden canlandıralım, doğaya sınır çizerek daha sağlıklı yapılı çevrelere erişemedik şimdi onunla barışalım ve tüm bunlarla birlikte kaybolagelen kent olgusunu peyzaj üzerinden yeniden oluşturalım. Hem modern hem de yeni şehircilik, kentin problemlerine biçimsel modellerin çare olabileceğine inandı (Shane, 2006). Buna karşılık peyzaj şehirciliği ise bu iki modele kıyasla daha açık uçlu ve stratejik bir modeli savunuyor. Tam da bu noktada benim de kendime sorduğum soru şu; nedir bu açık uçluluk, stratejiklik? Bu ideal hedefler üzerinden önerilen yöntemler neler olabilir? Bu sorulara tam karşılığın olduğundan emin değilim. Öte yandan tasarım yaklaşımını peyzaj şehirciliği ile kurgulayan ya da teoriye referans olarak kullanılan bir dizi proje söz konusu. Waldheim bu referans projeler dahilinde sıklıkla 1982 deki Parc de La Villette yarışmasından bahsediyor. Bernard Tschumi nin kazanan projesini ve Rem Koolhaas ın ikinci seçilen projesini peyzaj şehirciliğinin de miladı olarak kabul ediyor. Buna sebepse yarışmadaki ilk iki projenin o dönemde düşüncelerde bir kaymaya sebep olduğu. Bu iki projenin iddiasının peyzajın öneminin, program değişikliğine olanak tanıması olduğunu söylüyor Waldheim (2009). Fresh Kılls Park Aşama aşama kalkınarak bir kentsel alana dönüşüyor O dönemde şe hircilik ya da peyzaj şehirciliğiyle ilgisi olmayan, Tschumi nin yaklaşımını Derrida yla birlikte dekonstrüktivizm üzerine oturttuğu ve tamamlanmamış arkitektonik olarak tanımladığı projesi bir bakıma bugünün dile pelesenk açık uçlu, esnek, sonlanmamış, değişebilir, yeniden yapılanabilir mimari ve kentsel tasarım kavramlarının ilk parlamalarından. Peyzajın kendi dinamikleri açısından baktığımızda bu terimler yeni bir tasarım dili değil, tam tersine herhangi bir doğal peyzajı tarifleyen sıfatlar. Peyzaj şehirciliği de peyzajın tıpkı kent gibi bu yaşayan, büyüyen, sonlanan özellikleriyle modern şehirciliğin sınırlarına karşı kullanılmasını, daha doğal bir gelişimi savunuyor. Christopher Gray, bu çerçevede gerçekleştirilmiş ve gerçekleştirilmemiş çalışmaları inceleyerek bir yöntem taslağı çıkarmış. Gray peyzaj şehirciliğinin anahtar kelimelerini; belirsizlik, açık uçluluk, esneklik, kompleks sistemler olarak tanımlıyor. Ona göre su, su değerlendirme, depolama ve filtreleme, suyun iyileştirilmesi, kentsel altyapı, su temininin göz önünde bulundurulması, atık su ve zemin suyu, yardımcı servisler ve ulaşım sistemleri peyzaj şehirciliğinin en önemli konusu olan kentsel altyapının büyük bir kısmını oluşturuyor. Eğitim, eğlence, hukuk ve düzen, kamu idareleri de buna dahil ediliyor. Kullanılır bir açık alan dahilinde bu işlevlerin birbirine entegre edilmesi ana amaç. Biyoçesitlilik ve ekolojik sistemler, peyzaj ekolojisi, jeomorfoloji, hidroloji, iklim ve bitki örtüsü, mevcut ekolojik kaynakların kimliklendirilmesi ve yeni kaynakların sunuşu önem taşıyor. Yaban hayatının desteklenmesi ve oluşumu, kendi kendini sürdüren bir peyzaj yaratılması hedefleniyor. Derinlemesine bir ekolojik sistem kaygısına bağlı projeler programların birbirine geçişi, ürün ve enerji, insan ve biyotik akış üzerinden kurgulanıyor (Gray, 2006). Bunun yanında kentsel tarım ve endüstriden arınmış, terk edilmiş alanlarda, tarım sistemleriyle toprağın rehabilitasyonu, her projede görülmese de metodolojiye dahil edilebilecek uygulamalar. Alternatif ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı projelerin olmazsa olmazı ve geri dönüştürülerek kullanılıyor. Rüzgar ve su enerjisi, fotovoltaik zeminlere sık rastlanıyor. Bitkiler yalıtım göz önünde bulundurularak kullanılıyor. Zarar görmüş habitatlar için aşamalı bir kalkınma öneriliyor. Mevcut ve tarihsel koşullardan bahsederken tüm bu anlatımda da vurgu yapılan fiziki koşullar, terk Fresh Kılls Park ın geleceğinden kuş bakışı görünüş edilmiş, yıpranmış, yeniden kazandırılmaya hazır, atıl alanlar. Kavram da öncelikli olarak kentteki bu boşluklara odaklanıyor. James Corner ın pek çok projesi bu söylem üzerine oturmuş durumda.; Amerika nın en büyük vahşi çöp depolama alanı olup 2001 yılında kullanıma kapanan ve yarışmayla projelendirilen Fresh Kills Park Corner ın teorideki tüm savlarını pratiğe döktüğü, yöntemsel olarak peyzaj şehirciliğinin de özünü oluşturan bir örnek. Aynı zamanda tüm rehabilitasyon ve yenileme projelerine referans olması gereken çok önemli bir proje. Kimileri bunu bir şehircilik değil, büyük bir kent parkı olarak görse de, programı, donatıları, hizmet ve servisleri, istihdamı ve yerleşimi, sosyal ilişkileri ve süreç tasarımıyla bu dev projeyi salt bir park olarak görüp, kendi içinde bir kentleşme modeli olabileceğini reddetmek sığ kalır. Tüm bu eleştiri ve öneriler ve beraberinde bu yeni söylemin Kuzey Amerika kentleri üzerinden yapıldığını belirtmem gerek. Bahsi geçen süreci yaşamış büyük kentler için anlamlı olabilecek teori Batı Avrupa da da yaygın. Öte yandan son yıllarda ekoloji ve sürdürülebilirliği projelerde bolca sarf eden Çin de de vuku buluyor. Waldheim peyzaj şehirciliğinin Kuzey Amerika da günümüz kentsel koşullarına en doğru yaklaşım olabileceğini savunuyor, elbette. Öte yandan başka coğrafyalar, kentler ve ekonomiler için en iyi model olamayabileceğini de ekliyor. Yerel perspektiften bakacak olursak, Türkiye de nüfusu eriyen kentleri peyzaj şehirciliğinde bahsi geçen kentlerle kıyaslamak doğru olmayabilir. Ancak işlevini yitirmiş endüstriyel alanlar bağlamında örnek alınacak çok şey var. İstanbul un göbeğinde bile değerlendirilmeyi bekleyen sanayi alanlarına odaklı bir stratejiye ihtiyaç duyulan gün de gelecek elbet. Peyzaj şehirciliğinin o zaman sorgulanacak konulara bir altlık ve örnek oluşturması fikri bana heyecan veriyor. Özellikle atıl endüstriyel alanlarda ekosistem duyarlılığı olan, fazlara ve programa dayanan süreç odaklı tasarım projeleri bu alanların kente geri kazandırılmasının ön şartları. Peyzaj şehirciliğine baktığımızda tüm amaç ve ilkeleriyle, Amerikan kentleri bağlamında belli bir zemine oturan bir öneriler zinciri görülüyor. Öte yandan teori, henüz pratikte çok fazla referansa sahip olmadığı gibi, metodolojisinde eksiklere de sahip. Teori, günümüzde disiplinlerarası söylemiyle ortaya çıkan akımlar arasında parlayıp sönecek mi yoksa olgunlaşıp hakim bir kentsel tasarım modeli olabilecek mi bunu zaman gösterecek.! Corner, J., 2006: Terra Fluxus. Landscape Urbanism Reader, p , Ed. Waldheim, C., Princeton Architectural Press, New York. Gray, C. D., From emergence to divergence: modes of landscape urbanism, Master Thesis, Edinburgh College of Art. Shane, G., 2006: The Emergene of Landscape Urbanism. Landscape Urbanism Reader, p , Ed. Waldheim, C., Princeton Architectural Press, New York. Waldheim, C., 2006: A Reference Manifesto, Landscape as Urbanism. Landscape Urbanism Reader, p , 35-53, Ed. Waldheim, C., Princeton Architectural Press, New York. Waldheim, C., 2009: Açık Uçlu Kentleşme, XXI Mimarlık Tasarım Mekan. Vol. 76, pp

8 8 YENİ MİMAR OCAK 2010 SAYI 81 yenimimar.com MİMARİ DİL Davutpaşa Ana Giriş Kapısı ve Yakın Çevresi Mimari Proje Yarışması son başvuru tarihi: 12 şubat Buıldıst Tasarım, mimarlık, inovasyon ve teknolojinin yeni buluşma noktası olarak konumlandırılan fuarın ilki 30 Eylül - 3 Ekim 2010 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi CNR Expo da gerçekleştirilecek. İstanbul Fuar Merkezi CNR Expo Türkiye de mimari çeşitlilik mi, o da ne? Türkiye de genel olarak çeşitliliğin aykırılıkla eş anlamlı olarak kulanıldığını vurgulayan Uğur Tanyeli, mimarlığın da bu manzara içinde olsa olsa herkes kadar sorumlu olduğunu belirtiyor. Uğur Tanyeli R Türkiye de çeşitlilik şeklinde bir ifade düpedüz bir oksimoron. Çelimsiz bir oğlana Gürbüz, aptal bir kıza Zekiye diye ad koymak gibi bir şey. Türkiye de toplumun çok geniş bir kesiminin çeşitlilikle ve çeşitlenmeyle ciddi bir sorunu var. Entelektüel enerjisini çeşitlilik üretmek bir yana, mevcut farklılıkları tasfiyeye, ortamdaki çeşitliliği gidermeye yönelten, fikir birliğini idealize eden, kutsayan bir anadamar var burada. Çeşitlilik üretmek için, önce farklı düşünme, hissetme ve yapma yollarını, hem bireysel tercihler, hem de grup davranışı bazında meşru sayan bir toplumsal ruh hali yaratmak gerekiyor. O ruh halini yaratmak içinse, farklılık ürete ürete ortamı farklılığa alıştırmak... Ama, tek bir doğruluk rejimi tesis edip herkesi ona itaat ettirmeye çalışmanın egemen tavır olduğu bir yerde çeşitlilik kolay kolay üretilemiyor. Daha doğrusu, sürekli olarak ve ister istemez farklılıklar üreten, çoğullaştıran bir dünyada böyle bir türdeşleştirme iradesi bitimsiz bir meşruiyet bunalımına yol açıyor. Sadece bazı davranışların doğru ve geçerli, çok önemli kesimininse sapma sayıldığı verimsiz bir çatışma ortamı inşa ediyor. Böyle bir yerde, düşünsel çabaların ana hedefi, sapkınları yola getirmek ve ortama tekil bir doğru yu empoze etmeye uğraşmak olacaktır. Mimarlık bu ortamda varlık kazandığına göre, onun da aynı tekilleştirici, türdeşleştirici iradeye boyun eğmesi olağan. İki biçimde boyun eğiyor: Birincisi, mimarlık düşüncesi bağlamında farklı düşüncelerin iştahla üretilip tartışılması engelleniyor. İkincisi, mimari tasarımda morfolojik çeşitlenme şansı ve farklı beklentileri anlama ve sorunsallaştırma imkanı azalıyor. Her ikisini de kısaca açıklayayım. Birincisi, yani mimarlık düşüncesi bağlamında Türkiye nin çatlak ses ]] Türkiye çoğunluğun hoşuna gitmeyen bir iki cümle söylediği için ABD de yaşamak zorunda kalan Orhan Pamuk un ülkesidir. ]] illüstrasyon hakan tüzün şengün istemediği söylenebilir. Farklı her görüşü çatlak ses olarak tanımlamak neredeyse genelgeçerdir. Bunu iyi biliyorum. Ne zaman bir konuda orada dile getirilen görüşlerin aksi doğrultuda bir söz söylesem, en azından bir grup insanın suratıma sanki bir inatlaşma uğruna en akla uygun ve tartışılmayacak kadar apaçık gerçekleri yadsıyormuşum gibi baktığına tanık olurum. Benim de o konuda aslında onlarla aynı şekilde düşündüğümü, ama sırf tartışma çıksın, sansasyon olsun diye muhalefet eder gibi yaptığımı ima eden bakışlardır bunlar. Bazen bunu açıkça söyleyen de çıkar. Örneğin, Sinan konusunda iki yıl önce bir gazete söyleşisinde söylediğim birkaç aykırı söz, ülkenin en kıdemli mimarlık tarihçilerinden biri tarafından şöyle yorumlanmıştı: Şöhret edinmek için her zaman böyle laflar edenler çıkar. Dikkat edilirse, bu yargıyı veren için, farklı sözün gerekçesi başka bir teorik pozisyondan konuşmak değildir; olsa olsa o aykırı sözü söyleyen adam dikkat çekmek için aykırılığın ürettiği sansasyona güveniyordur. Sanki mimarlıktan konuşan kişi, bir defilede hesaplı bir unutkanlıkla göğsünün ucunun gözükmesine fırsat veren manken gibi davranmakta ve rol çalmaktadır. Belli ki, türdeşliğe iman edenler, değil farklılığa, farklı düşünme imkanına bile inanmazlar. Farklılık adeta yalnızca bir inatlaşma uğruna varedilebilir. Yoksa, herkes zaten doğal olarak, kendiliğinden aynı fikirde olacaktır! Böyle bir konuşma zemininde bulununca, kente ve mimarlığa ilişkin tartışmalarda sadece olağan şüpheliler i bir kez daha karakola çağırmak dışında bir entelektüel çaba gerekmez. Sorunların müsebbipleri zaten bilinmektedir. Fiziksel çevre yanlışlarının bildik kötü adamları (örneğin, siyasetçiler, müteahhitler) vardır; onların bildik kötülük formatları (örneğin, rant yağması, hırsızlık, oy avcılığı) vardır; adları ve eylemleri sıralanıp lanetlenirler. Düşünmek, bu yineleme ve lanetleme töreninin diğer bir adıdır sadece. Yıllar önce Şerif Mardin Türkiye de aydını aydın kılan bir temel davranış özelliğinin, daemonic in, yeşermediğini söylerken biraz da bu hali kastediyordu. Aydın, geleneksel alim in aksine, şeytansı bir hınzırlıkla düşünüp başkalarıyla çelişmekten korkmayan, açmaz üretmekten rahatsız olmayan, bilgi konstrüksiyonlarının güvenilirliğine çomak sokmaktan kaçınmayan, iyilik ve doğruluğun yanında olmak gibi sahte bir misyon fikriyle hareket etmeyen, ancak üzerinde uzlaşılmış olanları yinelemekten huzursuz olan insandır. Çünkü, iyilik ve doğruluğun tanımlarının çoğul olduğuna ve sınırlarının belirsizliğine inanandır o. Dahası, her iyilik ve doğruluk tanımının aynı zamanda da bir iktidar tanımladığını bilir. Onun kişiliğinde o yüzden, ortamdaki basmakalıp doğruluk idealleriyle uyumlu olmak gibi bir yön yoktur. Çünkü, toplumsalla olan kendi trajik çelişkisinin farkındadır, ama o çelişkiyi yüceltmez, kutsamaz da; sadece bilir. İçindeki o daemonic taraftan ötürüdür ki, yeni açıklama imkanları, yeni ifade yolları, yeni kavrayışlar peşindedir. Bunların yaratacağı toplumsal açıdan dışlanma tehlikesini o sayede umursamaz. Sözgelimi, Oedipus kompleksini icat eden Freud da bulunan haslet budur. Freud, geleneksel anne-oğul ilişkisinin kutsallığı kalıbına iman edenlerin asla sahip olmadığı o daemonic e sahip olduğu için, bir dizi cinsel tabunun insanın olağan ruhsal yapısının bileşenleri arasında olduğunu iddia edebilmiştir. Türkiye ise çoğunluğun hoşuna gitmeyen bir iki cümle söylediği için ABD de yaşamak zorunda kalan Orhan Pamuk un ülkesidir. En azından potansiyel olarak daemonic yönü

9 9 Hem mimarlığın hem de kent planlamasının bu işin uzmanları dışında başkalarının, kapital sahiplerinin kontrolünde olması söz konusu olunca her ne kadar idealist meslekler gibi görünse de çoğu zaman hayal kırıklığı içinde olma ihtimaliniz yüksek şehircilik ve mimarlıkta. Murat Germen / Boltart Beypazarı na TOKİ müjdesi Tarihi ilçeye TOKİ tarafından üç kez sosyal konut yapılmasına yönelik girişimi, halkın yeterli katılımı olmayınca başarısız olmuştu. TOKİ Beypazarı şubesinden yapılan açıklamada, bu kez yeterli sayıya ulaşılması sonucu sosyal konut yapımının kesinleştiğini bildirdi. İlçede 360 kişilik müracaat sonucu 92 kişi kesin kayıt yaptırarak peşinatlarını Ziraat Bankası Beypazarı Şubesi TOKİ hesabına yatırdı. Bu sayının kısa sürede tamamlanması bekleniyor. yenimimar.com SAYI 81 OCAK 2010 YENİ MİMAR MİMARİ DİL olmayan bir öznenin düşünmesi düşünme değil. Mimarlık düşüncesi bağlamında da bu böyle. Türkiye de pek az rastlanır olduğunu anlamanın en iyi yolu şu: Her yıl artık yüzlercesi yazılan mimarlık konulu akademik tezler sayısız yeni sorunsalı (yani düşünsel çeşitliliği) gündeme taşırmış gibi gözükmelerine karşılık, önemli bölümü başka görüşlerle asla tartışmaya girişmez. Kendi savlarını başkalarıyla itişmeden, sadece yandaş alıntıları ardarda sıralayarak savunurlar. Kimsenin ayağına basmazlar. Oysa, daha önce söylenmişlerle çatışmadan yeni söz söylenemez. Yeni söz söylenmeden de çeşitlilik üretilemez. Çünkü, çeşitlilik zaten bilinegelenlerin aynı anda hep birlikte ortamı doldurmalarıyla varolmaz. Çeşitlilik, bilinegelenlerle yeni sözlerin dinamik bir karşıtlık ilişkisi içinde asabi diyaloglar kurduğu yerin durumudur. Böyle bir entelektüel ortamda mimari tasarımda çeşitlilikten konuşmak ne kadar mümkün? Oldukça az. Savımı en kolay doğrulayan örnek olarak Türkiye de güncel konut mimarisindeki tasarımsal çeşitlilik meselesini ele alacağım. Tüm ülkenin akıl durduran bir doyumsuzlukla konut ürettiğini hatırlatıp, ortada farklı kaç konut mimarisi çözümüne rastlandığını soracağım. Ölçek olarak tek aile evinden apartmana, gökdelene ve kapalı siteye dek her boyut ve tipolojiyi dikkate almayı deneyin. Yıllık konut üretimi Türkiye den çok daha az olan kimi ülkelerde buradakinden çok daha geniş bir çeşitlilikle karşılaşıldığı rahatça söylenebilir. Türkiye deki kentsel konut tipolojisi birkaç yalın örüntüye indirgenmiştir: Ayrık düzen tek aile evi ile ayrık düzen apartman bloğu çeşitlilik sınırını tanımlar. Bu ülkede başka yerlerdeki en harcıalem konut tiplerine bile neredeyse rastlanmaz. Örneğin, dizi konut, teras ev, atriumlu çözümler yoktur. Araziye basamaklanarak oturan kompakt çözümler denenmez. Teknolojik atılım denemeleri yapılmaz. Doğal alternatif malzemeleri kullanarak yapılmış evler yoktur. Aktif ekolojist, sıfır enerji tüketimli ve sıfır atık üretimli konut denemelerine hiç rastlanmaz. Türkiye için tipik kerpiç gibi bir malzemeyle bile, ABD ve Avustralya, hatta İngiltere deki kadar çağdaş konut yapısı inşa edilmemiştir. Bir avuç mimarın çabaları olmasa, apartman tipolojisinde ve estetiğinde de çok geniş bir türdeşlik egemendir. Hemen her ülkede mimarların biçimlenme bazında en cüretli çözümleri denediği, uçları zorladığı yapılar zenginlerin tek aile evleriyken, burada o konuda bile böyle birkaç örnek bulunur en fazla. Fakat, hiçbir yoksunluk için sorumluluğun mimarlara ait olduğunu iddia etmem. Olsa olsa genel manzaradan herkes kadar mimarlar da sorumludur. Yapı türü özelini bırakıp, ]] Çeşitlilik uyumu yücelten ve amaç kılan bir entelektüel iklimde değil, uzlaşmayı amaçlayan bir yerde mümkündür. ]] çeşitlilik meselesine tasarımsal yaklaşım bağlamında göz atalım. Mimarlık dünyasının dijital bir devrimle sarsıldığı bir çağda yaşıyoruz. Nonstandard geometrilerin mimarlıklarını deneyen, hatta artık denemenin de ötesine gidip, böyle güncel mimarlıklar üreten bir çağda Türkiye de bu alanda neler yapılmakta olduğu sorulabilir. Başka bir yerde anlattığım gibi, artık biçimi değil, onu vareden süreci tasarlamaya yönelen bir grup mimarın (örneğin, UN Studio) yaklaşımlarıyla çağ açtıkları bir dönemde burada da yeni yaklaşımlar geliştirmek tabii ki gerekiyor. Bunun ise hiç denecek kadar az denendiği aşikar. Ama, yeni mimari epistemolojiler bir yana, sadece tasarım estetiği açısından bile, Türkiye de ne kadar az çeşit arayışı gözlemlendiği düşünülürse, teknokültürel alandaki kıtlığa hiç şaşırmıyoruz. Sözgelimi, okuyucu kendisine, yaklaşık (mimarın değil) mimarlık diplomalı insanın mevcut olduğu bu ülkede tasarladığı yapılarla aleladenin dışına çıkan kaç mimar bulunduğunu da sormalıdır. Bunun cevabı, kaç kişinin kişilik yapısında o biraz önce sözü edilen daemonic yön varsa o kadar, şeklinde olacak. Mimarlığa ilişkin kalıp yargıları, alışkanlıkları, stereotipik beklentileri sorunsallaştıracak olanlar işte o şeytansı hınzırlar dan başkaları değil. Ortam o hınzırlıklarla çeşitleniyor; yeni açılımlar öyle ortaya konuyor. Yıllar önce askerliğimi yaparken, aykırı bir hareket yapanı Çeşit misin sen? sorusuyla azarlayan bir çavuş hatırlıyorum. Türkiye de çeşitliliğin anlamı konusunda konuşmak isteyenler önce o ifadedeki vahameti farketmelidir. Farklılık ve çeşitlenmeden böyle ölümüne nefret eden bir ortamda daemonic değil, olsa olsa meleksi bir uyum ideali üretilir. Dikkate edilirse, uyum üretilir demedim, uyum ideali üretilir dedim. Çeşitlilik ise uyumu yücelten ve amaç kılan bir entelektüel iklimde değil, uzlaşmayı amaçlayan bir yerde mümkündür. Farklı olanların, birbirine benzemesi gerekmeyenlerin, ayrı ayrı düşünenlerin, kendi farklılıklarını ilan edenlerin, tasarımsal çeşitlenmelerin yanyana olmasını doğal kabul edenler Türkiye deki kadar küçük bir azınlıksa, orada bozulma korkusu üretiliyordur. Kentler, toplumsal doku, kültür, ulusal bütünlük, mimarlık, akla daha ne geliyorsa, hepsi bozuluyor diye korkulur. Zaten bu ülkede çeşitlenmenin öteki adı bozulmadır. Kısacası, çeşit istemeyenler çeşitlilik yaratamazlar.!

10 10 YENİ MİMAR OCAK 2010 SAYI 81 yenimimar.com KENTSEL DÖNÜŞÜM 8. Bir De Sen Tasarla Yarışması son başvuru tarihi: 12 mart Dışa Kapalı Konut Yerleşmeleri İstanbul Teknik Üniversitesi, Konut Araştırma ve Eğitim Merkezi etkinlikleri kapsamında 4-5 Mart 2010 tarihinde, Dışa Kapalı Konut Yerleşmeleri ni konu alan Yeni Yaşamlar Mekanlar Sınırlar temalı bir ulusal konut konferansı düzenlenecek. itü taşkışla, 109 Fener Balat için farklı bir senaryo olabilir mi? Febayder Derneği genel sekreteri ve basın sözcüsü Çiğdem Şahin, Fener- Balat-Ayvansaray Sulukule ya da Tarlabaşı ndan daha farklı bir dönüşüm süreci geçirebilir mi? sorusunun yanıtını arıyor. çiğdem şahin R Sulukule ve Tarlabaşı nın ardından şimdi de Fener- Balat-Ayvansaray da da halk kentsel dönüşüm tehlikesiyle karşı karşıya. Fener-Balat- Ayvansaray Mülk Sahiplerinin ve Kiracıların Haklarını Koruma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği (FEBAYDER), tarihinde ihalesi yapılan Fener-Balat- Ayvansaray Yenileme Projesi kapsamında Fatih Belediyesi ve GAP İnşaat ın (Çalık grubu) bölgede gerçekleştireceği proje uygulamaları sonucunda oluşacak hak ihlalleri için mücadele etmek ve üyelerinin maddi manevi her türlü hakkını korumak amacıyla tarihinde kuruldu. Fener-Balat- Ayvansaray Yenileme Projesi yle ilgili derneğin çalışmaları, şu anda test aşamasında olan febayder.com adresinden takip edilebiliyor. Derneğin genel sekreteri ve basın sözcüsü Çiğdem Şahin, Almanya Dortmund da kentsel dönüşüm projelerinin, belediyeleri ve halkı karşı karşıya getirmeden, halkın çıkarlarına göre gerçekleşmesinde aracılık yapan Planerladen Derneği Yönetim Kurulu üyesi ve aynı zamanda BASTA nın (Büro Für Architektur und Stadtentwicklung Mimarlık ve Şehir Geliştirme Bürosu) yöneticisi olan Tülin Kabis- Staubach ve yine BASTA nın kurucularından ve hala yönetim kurulunda yer alan eşi Prof. Dr. Reiner Staubach la Türkiye deki kentsel dönüşümü ve özellikle de Fener-Balat- Ayvansaray Yenileme Projesi nin sorunlu yönlerini konuştu. Tülin Kabis-Staubach İstanbullu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi nde yüksek mimar olarak öğrenimimi tamamladıktan sonra 1984 yılında Dortmund Üniversitesi nde doktoramı yapmak üzere Almanya ya gitti yılından beri Planerladen Derneği nde yönetim kurulu üyesi olarak çalışıyor ve bir anlamda derneğin bir uzantısı olan BASTA yöneticisi. Prof. Dr. Reiner Staubach. Ostwestfalen-Lippe Üniversitesi de şehir ve bölge planlama fakültesinde görev yapıyor ve Planlamaya dayalı sosyoloji, planlama teorisi ve metotları adlı bir kürsüsü var. Planerladen Dernegi ve BASTA nın kurucularından ve yönetim kurulu üyesi. Planerladen Almanya da kentsel dönüşüm projelerinin uygulanmasında nasıl bir işlev görüyor? Derneğinizin faaliyet alanları nelerdir? Planerladen 1982 yılında Dortmund Üniversitesi nde okuyan bölge planlama bölümü öğrencileri tarafından kurulmuş bir dernek. Derneğin amacı kısaca kentsel dönüşüm projelerinin belediyeler tarafından tepeden inme değil, orada yaşayan halkın katılımıyla ve onların ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanmasını ve gerçekleştirilmesini sağlamak ve bu konuda mahalle sakinlerini bilirkişi olarak desteklemek. Belediyeyle bölge sakinleri arasında tabiri caizse bir nevi menteşe görevi görmekteyiz. İlk iki-üç yıl belediyeyle gergin bir ilişki söz konusuyken 1986 yılından beri belediyeyle aramızda bu menteşe işlevi gelişti ve planlamaların geliştirilmesi, yürütülmesi için çeşitli kontratlarımız oldu. BASTA ise bu anlayışla Kuzey Ren Westfalya eyaletinde çeşitli şehirlerde belediyeler ya da bakanlık tarafından kentsel dönüşüm projeleriyle görevlendirildi. Bu çalışmalar hala devam etmekte. Almanya da herhangi bir semtle ilgili bir proje uygulamaya konmak istediğinde süreç nedir? Türkiye de, özellikle de Fener-Balat-Ayvansaray Yenileme Projesi nde bu sürece aykırı olan durumlar, ihlaller nelerdir? Önce yenileme projesinin gerçekleşeceği düşünülen alan kabaca ve oldukça kapsamlı olarak belirlenir ve ön araştırmalara başlanır. Bu araştırmalar kapsamında sosyal istatistiki verilerin yanı sıra mahallede yaşayan kiracıların, ev sahiplerinin, dükkan ve işyeri işletenlerin görüşleri alınır. Araştırmaların sonucuna göre bölge sınırlar ön araştırmalarla amaçlanan yenileme projesinin özellikle sosyal katlanabilirliğini (mesela kiraların kiracıların ödeme gücüne uygun olması) güvence altına almaktır. Federal Şehir Planlama Kanunu nun özel yenileme yasası bölümü yenileme sürecinde bazı şartlarla orada yaşayanların haklarını korur. Bu şartları kısaca şöyle sıralayabiliriz: Halkın detaylı katılımını sağlamak, Eğer yenileme projesinin orada yaşayan ve çalışan halka negatif etkileri olabileceği sanısı söz konusuysa belediyelerden önce sosyal plan yapılmasını talep etmek, Mahallelerde bilgilendirme bürolarının açılması, Tarihi eserlerin korunması, Mahallelerin mimari dokusunun korunması, zaman içinde bozulmuşsa şehir planlama ve peyzaj projeleri kapsamında mümkün olduğunca düzeltilmesi, yeniden ortaya çıkarılması, yeni yapılacak binaların dokuya uygun planlanması, Evlerin/apartmanların onarımında ev sahiplerine devlet mali yardımının, içinde oturan kiracıların ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması ve onlarla anlaşmaya varılması şartıyla verilmesi. Değerlendirebildiğimiz kadarıyla Fener-Balat- Ayvansaray Yenileme Projesi nde ev ya da iş yeri sahibi olsun, kiracı olsun orada yaşayanların katılımı hiç sağlanmamış. Hele de ev sahiplerinin fikri bile alınmadan, haberi olmadan yıkım planlarının yapılması, ada bazında mahallelerin dokusunu tamamen değiştirecek yeni binaların tasarlanması, yukarıda bizim anlattığımız yaklaşımın tam tersi. Ayrıca gördüğümüz kadarıyla yeni tasarlanan yüksek katlı blok halindeki apartman projeleri mahallenin dokusunu tamamen değiştirecek. Mimarlık ya da şehircilik açısından tarihi dokunun korunması gibi kaygıların hiç söz konusu olmadığı ortada. AB nin finansal desteğiyle restore edilmiş evlerin dahi yıkılmasının söz konusu olması ise gerçekten inanılır gibi değil. Yenileme projesi sürecinin bu şekilde uygulanması Almanya da söz konusu olsa, geçerli olan Federal Şehir Planlama Kanunu nun temelden ihlali demek olurdu. Fener-Balat-Ayvansaray Projesi ni incelediğiniz kadarıyla, bölgenin tarihi ve mimari dokusuyla ilgili sakıncaları nelerdir? Gördüğümüz kadarıyla yeni planlar mahallenin ölçeğini tamamen değiştirecek. Mahallenin strüktürü hem konut hem işyeri açısından bu derece kökten değiştirilirse şu anda orada yaşayanların yaşamlarını sürdürme şansları kalmayacak. Bu da ister istemez akla planlanan yenileme projesinin, orada yaşayanlara bugünkü standartlara uygun modern ve sağlıklı bir yaşam sağlama hedefinden daha ziyade, onları buradan sürerek dışarıdan yüksek gelirli tabakadan insanların buraya yerleştirilmesi hedefini güttüğü düşüncesini getiriyor. Ayrıca projeye mimarlık/ şehircilik anlayışından ziyade müteahhit anlayışı hakim görünüyor. Doğal konumu itibariyle İstanbul un en güzel mekanlarından birinde bulunan, bugüne kadar ihmal edilmiş bu mahallelerin değeri şimdi keşfedilmiş. Belediyenin yenileme ve güzelleştirme girişimleri prensipte doğru atılımlar. Ama yegane kaygı mümkün olduğunca fazla

11 11 Kamusal mekan bir insan hakkı, tıpkı su gibi. Herkesin iyi bir meydana, penceresinden ağaçları görmeye, kapısının önündeki bankta oturmaya, üç dakikalık bir mesafede küçük de olsa bir yeşil alana ulaşmaya hakkı var. Richard Rogers Gökçeada nın arazi kullanım planı çıkarıldı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve TÜBİTAK işbirliği ile Gökçeada nın arazi kullanım türleri belirlendi. Arazi kullanım planlamasına göre Gökçeada için önerilen tarım alanları ise yüzde 17,07 dir. Bu sonuçlara göre adada bulunan tarım alanlarından tam olarak yararlanılamadığı ortaya çıktı. Adanın yüzde 12,59 unu orman arazisi oluşturuyor. Adada, yüzde 35,6 oranında ormana uygun arazi saptandı. Adada orman arazilerinin oluşturulması gerekliliği ortaya konuldu. Adanın yüzde 20 sinin rekreasyon ve turizme uygun olduğunun belirlendiği söylendi. yenimimar.com SAYI 81 OCAK 2010 YENİ MİMAR KENTSEL DÖNÜŞÜM kar elde edebilmek olursa, mimari açıdan bakılınca yenileme, güzelleştirme den ziyade bozma, yok etme tehlikesi ortaya çıkıyor. Üstelik kar edecekler in burada yaşayanlar olmadığı aşikar. Geçmiş yıllarda gene belediyenin yaptığı Haliç i temizleme, kıyı şeridindeki fabrika ve depoları başka yere taşıyarak sahili yeşil alan olarak halka açma çok cesur ve doğru girişimlerdi kanımızca. Şimdi kıyı şeridini oteller, restoranlarla yeniden yapılaştırmak geri adım atmak olacak. Oysa bizim kanımızca böyle bir yapılaştırma yerine birkaç restoran açılması, bu restoranların mahallede oturan restoran sahipleri tarafından işletilmesinin desteklenmesi yolu seçilecek olsa, bir yandan mahallenin değer kazanması gerçekleşirken diğer yandan da orada yaşayanların bu artı değerden faydalanması sağlanabilir. Geri kalan yeşil alanların piknik, dinlenme, gezme alanları olarak halka açık kalması, spor alanlarının düzenlenecek çeşitli turnuvalarla gençler tarafından daha çok ve sık kullanımının sağlanması, örneğin İstanbul Kültür Vakfı yla ya da başka kurumlarla oluşturulacak ortak girişimlerle açık hava konserleri düzenlenmesi, her yıl yapılacak sokak şenlikleri vs gibi projelerle kar eden kesimin burada yaşayan halk ve kamuoyu olması sağlanır diye düşünüyoruz. Belediye nin bölge halkını bilgilendirme ve projeye katılımını sağlama konusundaki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Avrupa da işler bu şekilde işleseydi ne olurdu? Örneğin bölge halkından habersiz bir yasa ile evleri yenileme alanı kapsamı içine alınsa, kamulaştırılma tehdidiyle halkın evlerine el konulsa, evlerin yerleri ihaleye verilse, yeniden projeleri çizilse ve bütün bunlar bittikten sonra, biz yaptık siz de uygulamak zorundasınız dense, halkın ilk yapacağı iş ne olurdu? Orada hangi hukuki süreç işlerdi? Hak arama mekanizmaları neler olurdu? Almanya da da aslında kamulaştırma mümkün. Fakat ancak kamu çıkarı ve özel çıkar dengesi korunarak yapılabilir bu. Örneğin ulaşım açısından önemli yol bağlantılarını sağlayabilmek için gerekli yol inşaatı planlarında belediye kamulaştırmaya gidebilir. Ama ev sahipleri mahkeme kanalıyla itiraz edebilirler ve planlamanın mutlaka ortaya konulduğu gibi olması gerektiğini ispat etmek belediyeler için çok zor olduğundan, yıllarca kamulaştırmayı engelleyebilirler. Dolayısıyla belediyeler planlamalarda detaylı bilgilendirme ve anlaşma yolunu tercih ederler. Fener-Balat- Ayvansaray da ortaya konan tavır Almanya daki demokrasi anlayışıyla kökten çelişmekte. Yenileştirme projelerinde yukarıda belirttiğimiz gibi zaten kanunlar orada yaşayanların haklarını korumakta. Dolayısıyla belediyeler kanunlara aykırı bir tavır ortaya koyarlarsa hemen halktan tepki gelecektir ve basın ve kamuoyu da buna son derece destek verecektir. Böyle bir durum basına yansıdıktan sonra genelde çok kısa sürede uzlaşma sağlanır. Sizin belediyeler ve bölge halkı arasındaki işleviniz bildiğim kadarıyla kamu yararını öngörecek şekilde müdahale etmek ve projelerin her iki tarafı da mutlu edecek şekilde uygulanabilirliğini sağlamak? Bu konuda kamu yararı olarak savunduğunuz ilkeler neleri içeriyor? Kamu yararının gerçekleşmesi için iki tarafın da sorumluluğu oluyor mu? Kamu yararı olarak savunduğumuz en temel ilke yenileme projelerinin orada yaşayanların yaşam kalitesini yükseltmek için olması. Yani orada yaşayan insanlara KARŞI değil onlar İÇİN olması. Bir başka önemli ilke tarafsız bilirkişiler tarafından modere edilen diyalogla taraflar arasında nesnel boyutta uzlaşmanın sağlanması. Mahallelerde yaşayan insanlar sonuçta tabii ki homojen bir grup oluşturmuyorlar. Farklı çıkarlar söz konusu olabiliyor. Uzlaşma ve kamu yararının gerçekleşmesi için bütün tarafların kuşkusuz sorumluluğu var. Örneğin evi harap durumda olduğu halde bir ev sahibinin temelde onarıma karşı çıkması nasıl sorumsuz bir tutumsa, onarmaya hazır ev sahibinin elinden evini, arsasını almaya kalkışmak da kabul edilemez bir durum numaralı yasaya göre ev sahiplerinin kendi evlerini kendilerinin onarma hakkı bulunuyor. Ada bazında inşaat ve bütünleşik yapı kavramıyla yaklaşılan Fener-Balat-Ayvansaray projesi buna imkan tanıyor mu? Tanımıyorsa bu projelerin iptali için bir gerekçe oluşturmaz mı? Burada bir çelişki olduğu şüphesiz. Projelerin iptali sorusunu hukukçularla görüşmekte mutlaka yarar var. Fener-Balat-Ayvansaray da daha önce AB nin sağladığı fonlarla UNESCO da bir rehabilitasyon projesi yürütmüştü. UNESCO nun yürüttüğü proje ve yöntemlerle şu an belediyenin yürüttüğü proje ve yöntem arasındaki temel farklılıklar nelerdir? Bu yöntem sonradan ne gibi sakıncalar yaratabilir? Edindiğimiz bilgilere göre UNESCO daha önce Almanya için sıraladığım felsefe ve ilkeler çerçevesinde hareket etmiş. Yani tarihi değerlerin, mahalle dokusunun korunması, burada yaşayanların haklarının gözetilmesi, detaylı bilgilendirme vs. gibi. Belediye ise şu ana kadar tam tersi bir politika uyguluyor gibi görünüyor. Bu yöntem hem burada yaşayan insanların mağdur olmasına, yıllardır yaşadıkları mahallelerinden sürülmelerine, komşuluk ilişkilerinin bozulmasına, ekonomik açıdan zarar fotoğraflar özgür özkök görmelerine kısaca sosyal açıdan büyük bir haksızlığa yol açacaktır; hem de mimarlık ve şehircilik açısından İstanbul un son derece korunmaya değer, özel bir dokuya ve karaktere sahip üç güzel tarihi mahallesinin yok olmasına. İtalya, İspanya, Yunanistan gibi diğer Akdeniz ülkelerinde gezip hayran olduğumuz, göz bebekleri gibi korudukları, şehircilik açısından doyulmaz güzelliklerin benzerlerinin İstanbul da hala değerinin bilinmemesi çok üzücü Avrupa Kültür Başkenti olan bir kent için de ayrıca utandırıcı. Belediyenin birtakım tescilli binaları ve UNESCO tarafından onarılmış 38 binayı tekrar yenileme alanı kapsamına alması konusunda ne düşünüyorsunuz? Böyle bir uygulama mümkün mü olur? AB bu durumda sizce taraf değil midir? AB nin harekete geçirilmesi için bu konuda bir sivil toplum kuruluşu olarak bir şey yapmayı düşünüyor musunuz? UNESCO tarafından onarılmış binaların yenileme alanı kapsamına alınması çok şaşırtıcı bir durum. Bizce, UNESCO nun ön araştırmada herhangi bir sınıflandırmaya göre korunmaya değer olarak tespit ettiği bütün binaların korumaya yönelik onarımı ya da yenilenmesi, projenin en birinci kıstasını oluşturmalı. Bundan yola çıkarak, eğer kullanım açısından gerekiyorsa (çok küçük arsaların yol açabileceği bugünkü standartlara uygun ev planlamada zorluklar gibi) ada bazında diğer evlerin geleceği ile ilgili toplantılar düzenleyerek, örneğin ev sahipleri ortaklıkları kurulmasına ön ayak olarak, arsaların birleştirilmesinde birlikte çözüm aramaya gidilebilir. Febayder bu konuda önemli bir rol üstlenebilir. Halk inisiyatifini ve mahallede böyle derneklerin bulunmasını aslında belediye bir şans olarak görmelidir. Böylece diyalog kurma girişimleri çok daha kolay hayata geçirilebilir. Ama tabii önce diyaloga niyetli olmak gerekiyor. AB nin parasal desteğiyle onarım görmüş evlerin yıkımı söz konusuysa AB bilgilendirilmelidir elbette. Biz derneğinizi desteklemek için elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız.!

12 12 YENİ MİMAR OCAK 2010 SAYI 81 yenimimar.com eğitim Kitap, Okuma Sevgisi ve Kütüphane Konulu Afiş Yarışması 19 şubat 2010 Ekodünya Fuarı Mayıs 2010 tarihlerinde düzenlenecek olan EKODÜNYA Fuarı ve Kongresi, sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen alternatif enerji kaynakları, geri dönüşüm teknolojileri, atık yönetimi ve ekolojik yapı elemanları sektörlerini buluşturacak bir çatı etkinlik olacak. Yapı-Endüstri Merkezi Planlama eğitimi nereye?: mekan-fetişist bir bakış Olgu Çalışkan son yıllarda meşruiyet ve yetki tartışmalarının disiplinin kendisinin önüne geçtiği planlama alanındaki eğitimin değişen dünyaya nasıl ayak uydurabileceğini araştırıyor. Olgu Çalışkan R Türkiye de kent planlamanın meslek alanı sorunları tartışılırken yapılan öncelikli hata, konunun çoğunlukla mimarlık - planlama ekseninde ele alınması. Bunda uzun dönemdir yaşanan ve yer yer meslek şovenizmine dönüşen yetki alanı tartışmalarının etkisi yok değil. İçerik yoksunu olan ve neyin nasıl yapılması gerektiği değil, neyi kimin yapması gerektiğine yönelik sorgunun iki meslek alanına ne katacağı açıkken, burada kısaca günümüz planlama eğitimini üzerine kısa bir saptamada bulunacağız. Geçtiğimiz yüzyıl başında Batı Avrupa da sanayi kentinin hızlı gelişimini toplum sağlığı ve doğa-kent ilişkisi üzerinden denetlemeye çalışan planlamanın kurumsallaşmasını 2. Dünya Savaşı sonrasında tamamladığını ve 70 li yıllarla birlikte kendini sistem teorileri ve niceliksel araştırma modelleri ile yeniden tanımlamış olduğunu görmekteyiz. Bu süreçte fiziksel planlama yaklaşımı hızla değer yitimine uğramış ve gerek yazında gerek pratikte etki düzeyi azalmıştır. Bu durumda özellikle erken sanayi toplumunun eskimiş kent dokularında yaşanan yeniden yapılandırma süreci ve onun sosyo-politik sonurgularının rolü büyüktür. Fiziksel mekanda yaşanan dönüşümle açığa çıkan sosyal direnç mekanizmaları ve toplumsal yalıtım / bütünleşme sorunları, planlama disiplininde fiziksel mekan odaklı bakış açısı yerine toplumsal örgütlenme ve yönetim / yönetişim modellerini temel alan yaklaşımı egemen kılmıştır. Bu bağlamda, disiplinin tarihsel olarak çıkış noktası olan şehircilik ve kent mimarlığı yerine sosyo-ekonomik ve politik dinamikleri öncelikli veri alan süreç yönetimi yaklaşımı, egemen bakış açısı durumuna gelmiştir. Bugüne dek planlamada ortaya çıkan başat eğilim ve dönüşümün nesnel koşullar içinde belki de kaçınılmaz olduğu gerekçesi ile eleştirel bir tavır almak doğru olmayabilir. Ancak bu noktada kritik olan, planlama disiplini içerisinde (bugün mimarlıkta da yoğun biçimde kendini gösteren) sosyo-politik bakışın ya da mekansal biçimlenişten çok usule (sürece) vurgu yapan yaklaşımın güçlü varlığı değil; fiziksel planlama ve tasarımı temel alan şehircilik nosyonunun zayıflığıdır. Bu eksiklik kendini uzun dönemdir planlama yazını ve pratiğinde farklı biçimlerde göstermekte: Mekan denetimi konularında temel biçim bilgisi, tasarım kuram ve yöntemlerine dair tartışma geliştirecek donanımın eksikliği, Yazının kentsel mekana yönelik değer temelli / normatif perspektiften yoksun, uzgörüsü olmayan, salt betimleyici bir araştırma yaklaşımına indirgenmiş oluşu, Planlamanın kenti kolektif inşa etme sanatı olarak tanımlanabilecek şehircilik diline (terminolojisine) yabancılaşması, Varlığını siyasetin arzu edilir (desirable) ve tasarımın olumsal (possible) dünyalarından soyutlayıp, görgül bilimlerin olası (probable) dünyasına hapsetmesi -öngörü yerine olası kestirimi eniyileme (optimizasyon) çabası-, Egemen sosyo-mekansal söylemin, fiziksel mekan üretim sürecinin bizzat içinde yer alarak sorumluluk yüklenen meslek pratiği ve onun sorun alanlarına yönelik çözüm seçenekleri üretemiyor oluşu ve akademi ile uygulayıcılar arasındaki ilişkinin bilirkişilik kurumu ile sınırlandırılmış duruma gelmesi. Planlama camiası içinden bir akademisyen adayının yaptığı bu saptamalar, mimarlık alanı içinde planlama ve şehircilik EkimTan TU Delft Kentsel Tasarim Yuksek Lisans Programi, alanına yönelik sorunlu bakış açılarının varlığını ise ortadan kaldırmamaktadır. Buna yönelik özeleştiriyi mimar dostlara bırakarak Nasıl bir planlama eğitimi? sorusunu yukarıda belirttiğimiz tarihsel kırılma çerçevesinde yapılması gerekenlerle kısaca şu şekilde yanıtlayabiliriz: Mekanı ve mekansal dinamikleri farklı ölçeklerde anlama yetisi kadar denetleme ve biçimlendirmeye yönelik tasarım stratejileri üretme becerisini geliştirmek; bu konuda özellikle sürdürülebilirlik yaklaşımı ile gelişme kaydeden bölgesel tasarım alanına metropoliten alan planlaması içinde yer vermek, Mekansal ve morfolojik arka planı zayıf bir sosyal bilim perspektifine alternatif olabilecek, tasarım ve siyasayı sentezleyebilen bir bakış açısını geliştirmek, Fiziksel mekanın toplumsal süreçlerle ilişkisini tasarım kuramları ve biçim bilgisi üzerinden çözümleyen ve meslek alanına yönelik normatif duruş üretebilen eğitim ve araştırma yaklaşımlarını güçlendirmek, Planlama içindeki uzmanlık alanlarını geçerliliğini çoktan yitirmiş ölçek kademelenmeleri ile sınırlayan anlayışı terk edip, çok-ölçekli, üst düzeyalt düzey düzen ilişkilerini kurgulayabilen dinamik modeller geliştirebilmek, Söz konusu uzmanlık alanlarının varlığını sorun olarak değil, disiplinde zaten geliştirilmesi gereken bir tür zenginlik olarak algılamak; bu anlamda planlamayı tektipleştirici eğilimlerden kaçınmak, Tasarım-siyaset ilişkisini kuramsal ve yöntemsel düzlemde tanımlayıp meslek pratiğinde kent yöneticilerine ve paydaşlara uzmanlığının gerektirdiği tasarım çözümlerini sunabilen meslek adamı profilini ilke edinmek, Eğitimin bütününe tasarımın problem çözücü gizilgücüne inanan anlayışı - design solves - egemen kılmak. Genç plancıya topluma uzgörü sunma, mekanı biçimlendirme ve müdahaleye yönelik fikir üretebilme özgüvenini kazandıracak planlama kuramını üretmek. Uzun süredir bu özgüvenin zedelenmesine neden olan yapay meşruiyet tartışmalarının egemenliğinden kurtulmamızı sağlayacak alternatif planlama kuramı yaklaşımlarını geliştirebilmek, Herşeyi bilen bütüncü plancı prototipinin anlamını kaybettiği günümüz koşularında; komşu disiplinlerden haberdar (atomistik olmayan); ama asıl olarak kendi alanında derinlik kazanmış uzman plancı profilini (tasarımcı plancı, siyasacı plancı, ekolojist plancı vb) yaratacak programı lisans düzeyinden kurgulayıp hayata geçirmek, Bu konuda çok disiplinli diyaloglara açık olmak, karşı meslek şovenizmi koşullarını proje ve araştırma temelli birlikteliklerle ortadan kaldırmak, içe kapanma koşullarını geçersiz kılmak. Planlama alanı içerisinde mekana ve tasarıma bu denli vurgu yapan bir görüşün mekan fetişizmi ya da çevresel belirlenimcilik (determinizm) eleştirisi ile kuşkuyla karşılanacağını düşünmüyor değilim. Bu noktada, bir mimarlık platformunda yapılan bu tartışmayı, yakın dönemde planlama camiasında da dillendireceğimiz bir düşünce dizininin ilk eskizi olarak sunmakta yarar var sanırım.! Günay, B. (2007) Planlama Kuramı ve Planlama Eğitimi, (der. M. Ersoy) Kentsel Planlama Kuramları, İmge Kitabevi: Ankara, Jong, T. de., (2009) Suppositions of Imagination, nl/publications/publicaties%20 Prof.%20dr.%20ir%20T.M.%20de%20 Jong.htm, erişim: Aralık 2009

13 13 Portekizcede bakmak ve görüp anlamak anlamına gelen iki ayrı sözcük vardır. Bir mimarın aracı görebilmektir. Alvora Siza Marmara Denizi nde kırmızı alarm Islah edilmeyen derelerin tonlarca evsel ve kentsel atık taşıdığı Marmara Denizi nde tehlikenin boyutları canlıların DNA sını etkileyecek boyuta ulaştı. Haramidere nin denize döküldüğü alanda inceleme yapan Doç. Dr. Mustafa Petek, kirliliğin denizde yaşayan canlıların genetiğini bozucu etkiye sahip olduğunu söyledi. Petek, deniz ürünlerinin vücutlarında bulunan atık maddelerin besin yoluyla insanlara da geçeceği uyarısında bulundu. Bölgede avlanan balıkçılar ise, her gün ağlarına onlarca yaralı balığın takıldığını belirterek yetkilileri göreve çağırdı. yenimimar.com SAYI 81 OCAK 2010 YENİ MİMAR yayın Vermeyle dinamikleşmiş bir dünya Jeffrey Inaba ve yönetiminde bulunduğu C-Lab in kasım ayında çıkan kitabı World of Gıvıng, bireylerin, kurumların ve ülkelerin her ölçekte yaptığı hayır işleri üzerinden bir değerlendirme yapıyor. MERVE ünsal R Jeffrey Inaba nın yönetimindeki C-Lab, Columbia Üniversitesi bünyesinde kurulmuş bir araştırma ünitesi. Açılımı Columbia Laboratory for Architectural Broadcasting olan C-Lab in amacı mimaride yeni iletişim araçları bulmak ve kullanmak. Columbia Üniversitesi bünyesinde olmasına rağmen yarı-bağımsız bir şekilde işleyen C-Lab, 2005 te kuruldu. Inaba ve C-Lab le tanışmam New Museum un ilk uzun soluklu yerleştirmelerinden olan Donor Hall ile gerçekleşti. 1 Aralık 2007 den 19 Temmuz 2009 a kadar izlenen Donor Hall, müzenin bodrum katındaki koridorunu kaplayan bir bilgi ağıydı. Grafik bir ortam olarak da tanımlanabilecek Donor Hall, dünyanın farklı yerlerindeki özel ve kamusal hayırsever kurumları tanımlayarak araştırmanın sonuçlarını sayıya döküyordu. Düzinelerce organizasyon üzerine yapılan çalışmanın sonucu, kültür e verilen parayı ölçüyordu. New Museum un tanıtımını yaptığı Lars Müller Publishers dan yayınlanan World of Giving adlı kitabın da Donor Hall ile ilişkili olduğunu düşünüyorum. Bir müzenin mekanını hem görsel hem de kavramsal olarak harekete geçiren Donor Hall, kültürel üretim merkezlerinden sayılabilecek müzede, kültür e verilen maddi desteği belirleyerek eleştirel olmakla birlikte aydınlatıcı bir çalışmaydı. World of Giving ise vermek kavramını sorgulayarak Donor Hall ın adeta materyalleştirdiği araştırmayı çok daha soyut bir seviyeye çekiyor. Bireylerin ve kurumların her ölçekte vermesi üzerine kurulu bir düzenin sonucunun ne olacağını düşünen kitap, bir ansiklopediyle detaylı bir kullanıcı kılavuzunun birleşimi gibi. Sekiz bölümden oluşan kitabın her bölümünde farklı bir renk kullanılmış. Kitabın kapağında Jeffrey Inaba ve C-Lab imzalı bir metin olması da kitabın içeriği kadar tasarımı ile de bir anlamda tanımlanamayan bir şekil ve kavramdan bahsedeceğinin habercisi. Bu yazıda kitabın üç bölümüne dikkati çekmek istiyorum. Birinci bölüm, Given (Verilen), beşinci bölüm Challenges (Sorunlar) ve kitabın sonundaki Dizin. Kitabın kapağındaki metinde, World of Giving in vermek sayesinde dinamikleştirilmiş bir dünya önerdiği ifade ediliyor. Given belki de bu nedenle hiçbir açıklama yapmadan dünyadaki farklı özveri örneklerini listeler. Birkaç cümleyle özetlenen durumlar, Margaret Delfino adlı bir kadının yaklaşık altmış sene boyunca düzenli olarak kan bağışı yapmasından 1847 deki İrlanda kıtlığı sırasında Kuzey Amerika daki kızılderililerin para toplayarak İrlandalılar a yollamasına, Harriet Tubman adlı kaçak kölenin yaklaşık 300 kölenin kaçmasına yardım etmesine varan geniş bir yelpazede yer alıyor. Aralarında bir bağ kurulmadan adeta listelenen bu olay lar, oldukça hümanist bir resim çiziyor. Bu bölümün devamında ise, verilebilecek şeyler tartışılıyor. İlk yardımdan bahşişe, affetmekten pilava oldukça farklı olguları bir araya toplayan bu listeyi vermekle ilgili farklı kelimelerin tanımlandığı bir sözlük izliyor. Aralarında vakıf ve fakirliğin de olduğu bu kelimelerin de aracılığıyla yardım kapitali şematize edilmiş. Yardım kapitali, World of Giving in ana teması olarak da düşünülebilir. Paranın merkez olarak alındığı bir piyasa yerine dünyayı yardım kapitalini merkez alan bir pazara dönüştürmeyi öngören C-Lab, kitabın geri kalan bölümünde bu temeli kullanarak yardım kapitalinin neden kritik bir güç olduğunu örneklerle açıklar. Challenges isimli kırmızı bölümle yazarlar bir anlamda kendilerine yöneltilecek eleştirileri önlemeye girişiyor. Özellikle II.Dünya Savaşı sonrası gelişmekte olan ülkelere verilen maddi desteğin yarattığı sorunlar ve efektif olamamalarının nedenlerini sıralayan bu bölümdeki anlatım, birçok şemayla destekleniyor. Bu görsel araçlardan çarpıcı bir örnek, gelişmiş ülkelerin siyasi ya da ekonomik çıkarları doğrultusunda verdikleri yardımın verdikleri yardımın bütününe olan yüksek oranıdır. Bireysel, kurumsal ve ulusal bağış sistemlerini de karşılaştıran Challenges, eleştirel bir şekilde teşhir ederek yarattığı verme modelinin tarihini de bir anlamda göz önünde bulundurmuş oluyor. Given World of Giving i kavramsal bir çerçeveye oturturken Challenges da kitabın öz eleştirisi. Dizin bölümününün anlamı ise tamamiyle yoruma açık. Küçük görsellerin birkaç kelimeyle tanımlandığı bölümde Hijyen başlığı altında ceset torbaları, insanların başlarından ısı kaybetmesini önlemek için yapılmış naylon bereler, hem çamaşırlar hem vücut için kullanılabilen sabunlar ve inşaatlarda kullanılabilen kazma ve küreklerin yer aldığı bölümü ciddiye almakta zorlansam da kitabın bütünüyle birlikte değerlendirildiğinde içindekilerin, verme nin tarihine ve geleceğine ışık tuttuğu düşünülebilir. Gelişmiş ülkelerin diğer ülkelere yardım amacıyla geliştirdikleri ürünlerin bazen ne kadar ironik, bazen de gerekli olmasına rağmen ne kadar ikincil olduğuna dikkat çekiyor. Benim düşüncem, gerek görsel düzeni gerekse kitabın sonundaki pozisyonu sayesinde, kitabın bütününde resmedilen dünyanın uygulanılabilirliğini sorguladığı yönünde. Jeffrey Inaba, kitabı tanıtmak ve bağlamsal bir çerçeveye oturtmak amacıyla yazdığı yazısında verme estetiği nden bahsediyor. Alma ve verme üzerine dayalı ilişkilerin görünmez bir bağla ilişkilendirildiği dünyada, yardım kapitalinin varlığı ile bizim varlığımız arasında doğrudan bir bağ var. Demek oluyor ki, şöyle ya da böyle verme eylemini gerçekleştiren her birey de farkında olmadan bile olsa Verme Dünyası nın birer etmenidir ve C-Lab, World of Giving ile dünyanın bu yönde bir evrim geçireceğini öngörür.! kapak dünyada ülkeler bazında yapılan gönüllü hareketleri dizin

14 14 YENİ MİMAR OCAK 2010 SAYI 81 yenimimar.com YARIŞMA 2. Mimarlık Öyküleri Yarışması son başvuru tarihi: 19 şubat Ulusal Mimari Koruma Proje ve Uygulamaları Sempozyumu TMMOB Mimarlar Odası tarafından 5-6 Şubat 2010 tarihinde Ankara da düzenlenen sempozyumda, özgün işlevi devam eden ya da yeniden işlevlendirilmiş koruma projeleri ile bu projelere dayalı uygulamalar tartışılacak. Mimarlar Odası, Ankara 66. paralelde sıcak buz cenneti Reykjavik teki Eski Liman Alanı için açılan fikir yarışmasında yabancılar kategorisinde birinci ödüle layık görülen Erdem Mimarlar ın projesi, kent içindeki önemli bir aksı ekolojik bir koridorla limana açıyor. R Projenin ana kurgusu eski şehir merkezini, eski limanla buluşturmak. Bunu gerçekleştirmek için proje alanının çok uzağından gelen bir veriyi -İzlanda nın belirgin özelliği olan, kendine has doğası ve ekolojisinideğerlendirdik. Ellidhavogur Koyu ndan ve Ellithavatn Gölü nden başlayan vadinin güçlü bir ekolojik koridor oluşturarak şehir merkezine kadar uzandığını fark ettik. Bu sistemin kentte tıkandığı ve limana ulaşamadığı çok belliydi. Bunu değiştirmek için yapmamız gereken birkaç şey vardı: Birincisi şehir merkezini yayalaştırmaktı. İkincisi araç trafiğiyle ilgiliydi. Eski işlevleri limandan yük taşımacılığı olan ve önemini yitiren yolları baypas etmek (Hringbraut Sokağı) ya da şehrin kenarlarından (Ananaust Sokağı) ya da yerin altına (Geirsgata Sokağı) geçirmek hedeflendi. Üçüncüsü de ilk iki müdahaleden sonra önü açılan yeşil sistemin limana kadar uzatılmasıydı. Bu sisteme ekolojik koridor dedik. Bu koridor şehir merkezinden geçip, limanda Harbour Park olarak varlığını sürdürecek. Limandaki bu yeşil omurga, yeni oluşan sosyal, kültürel ve ticari etkinlikleri dengeli bir şekilde taşıyacak. Bunları yaparken eski limanın bütün tarihi özellikleri korunacak, işlevi (balıkçılık) devam ettirilecek, ama diğer yandan şehre yeni sosyo-kültürel, genel görünüş ticari, turistik vb girdilerin önü de açılacak. Projenin ana kurgusunun bir diğer çıkış noktası Reykjavik teki Hallgrimskirkja Katedrali. Bu yapı şehrin simge yapılarından biri ve şehir silüetine hakim bir öğe. Önünde yer alan Skölavordustigur Caddesi, şehrin önemli bir aksı. Caddenin sonununda yapılacak ufak bir müdahale ile caddenin limana açılabileceği, hatta devam ederse limandan sonraki adalara kadar uzayabileceği görüldü. Aksın yönü Grönland ı işaret ediyor, yani soğuğu. Ama biz onu sıcak bitirmeye karar verdik. İzlanda nın kendi isminden, şehre yeni bir simge oluşturduk: buzdan, dışı soğuk ama içi sıcak, ekvatorda olan havayı barındıran bir simge. Adeta uzaydaki kara delikler gibi, bu da Reykjavik in sıcak deliği olacak. Kentin yeni simgesi, Sıcak Buz Cenneti. Şehre baktığımızda bütün veriler bize yukarıda bahsettiklerimizi yapmaya itti. Reykjavik ilk kurulduğu zamanki gibi sadece bir balıkçı şehri değil. Artan refah seviyesiyle ve şehre eklenen yeni girdileriyle şehir kabuk değiştirmekte. İlk zamanlar gibi Reykjavikliler artık sadece balık avlayarak geçinmiyorlar. Turizm önemli bir geçim kaynağı olma yolunda. Dünyada güneşi batmayan başka ülke var mı ve bunu görmek istemeyecek insan? Sıcak Buz Cenneti nin içinde tropik hava hakim olacak. Dışarının tersine burada sıcak hava olacak. Doğal kaynak olan termal sular bunun gerçekleştirilmesi için yeteri bir veri. İnsanlar bu Sıcak Buz Cenneti ne, uzaydaki kara deliklere girmişcesine girerek kaybolacaklar, sıcağın içinde kaybolacaklar, palmiyelerin altında, tropik sularda. Şehrin yeni simgesi: Sıcak Buz Cenneti sıcakla-soğuğu bir arada barındıracak: ülkenin soğuk iklimiyle sıcak ruhunu.! ekolojik koridor genel görünüş

15 15 Minimalizm hakkında: Eksilte eksilte sıkıntı kalır geriye. Robert Venturi Borusan Müzik Evi açıldı Borusan Kültür Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenli, Fransız bir mimar tarafından 1875 yılında inşa edilen binanın Kocabıyık tarafından 2002 yılında satın alınarak, Akson İnşaat A.Ş. ve GAD Mimari Firması`nın kurucusu Mimar Gökhan Avcıoğlu`na restore ettirildiğini söyledi. Binanın müzik evine dönüştürülmesi çalışmalarına 2006 yılında başladıklarını belirten Erenli, şunları kaydetti: Binada çağdaş bir müzik ve sanat mekanının sahip olması gereken tüm donanımı sunarken, uzun bir tarihten gelen mimari yapıyı bozmamayı hedefledik. yenimimar.com SAYI 81 OCAK 2010 YENİ MİMAR YARIŞMA sıcak buz cenneti Jüri raporu sıcak buz cenneti Hallgrimskirkja Katedrali nden başlayan ve denizde Sıcak Buz Cenneti adındaki yeni kent simgesi ile biten muazzam bir kent aksı önerilmiştir. Bunun yanında müellifler şehirdeki yeşil peyzaj alanlarını algılayarak şehirdeki vadileri birleştiren bir yeşil kuşak önermektedirler. Şehrin farklı bölümlerinin ilişkilendirilmesi ve bağlantıların oluşturulması konusunda hayal gücümüzü genişleten, ufuklarımızı açan muazzam ve muhteşem bir öneri. Jüri üyeleri: Julius Vifill Ingvarsson, Dagur B. Eggertsson, Lena Helgadottir, Gisli Gislason, Thorvaldur S. Thorvaldsson, Valdis Bjarnadottir, Harpa Stefansdottir Proje ekibi: Erdem Mimarlar, Müellifler: Sunay Erdem, Günay Erdem, Proje asistanı: Didar Aygün sıcak buz cenneti ve eski liman genel görünüş

16 16 YENİ MİMAR OCAK 2010 SAYI 81 yenimimar.com YENİMİMAR.COM Mimar Sinan Araştırma Merkezi ve Müzesi Ulusal Öğrenci Mimari Fikir Projesi Yarışması son başvuru tarihi: 24 mart Sinan ve Çağı Uluslararası Sempozyumu Sinan ve mimarlığı, çağdaşları içinde karşılaştırmalı olarak değerlendirilme potansiyeli barındırıyor. Bu bakış açısıyla, 8-11 Nisan 2010 tarihleri arasında Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Mimarlar Odası Kayseri Şubesi ve ÇEKÜL Vakfı tarafından uluslararası Sinan ve Çağı sempozyumu düzenleniyor. Kayseri fotoğraf oral göktaş Kamu projeleri ne zaman tüm mimarlara açılacak? Sevgi Türkkan yenimimar.com, 28 Aralık 2009 Türkiye nin illaki de bir metaforu olacak deseler, bu herhalde açık değil, bayağı kapalı olurdu... Youtube umuz, yollarımız, başımız, gözlerimiz, partilerimiz, kapılarımız, karar süreçlerimiz kapalı, kamusal alanlarımız, biçimlerimiz, anlamlarımız kapalı Geçtiğimiz ay Türk kamuoyuna müjdelenmeden önce Dubai de düzenlenen City Scape fuarına katılan, üstelik bir de ödül kazanan yeni Kabataş İskelesi MARTIsından haberdar olduğumda aklıma Bülent Tanju nun 2007 yılında yazdığı yazı geldi. Metinde bir sistem ve düşünceyi önceden tanımlı bir çerçeve içine almak ve korumanın o sistem ve düşüncenin kendisini kapatmasına ve yozlaşmasına neden olacağından bahsediliyordu. Tanju, kamusal alanda hissedilen kapanmayı Habermas a referans vererek Almanca hem kamu hem de açıklık anlamlarına gelen öfflenlichkeit kavramı üzerinden tartışıyordu. Habermas a göre insan pratikleri, ayrıcalıklı üstanlatılar diye tanımladığı özne, ulus, devlet, burjuva, proleterya, parti, din,...vb gibi aktörler tarafından kapatılmakta, mallaştırılmakta ve sermayeye eklemlenmekteyken, açıklık kavramı bu kapanmaya karşı bir yol olarak öneriliyordu. Tanju, açıklık kavramının farklılıkları koruyacak şekilde kurgulanması gerekliliğini savunuyor ve sınırları önceden tanımlanmış olan her uzlaşmanın paradoksal olarak bir uzlaşmadan çok bir kapanma olduğunun altını çiziyordu. Türkiye deki mimarlık ortamının çeşitli kapanma örneklerinden en az birkaç tanesini barındıran, ilginç bir proje bu Martı-iskele. Sadece İstanbul da aktif olarak iş yapan- daha doğrusu yapmayı bekleyenyüzlerce büro, bir o kadar fırsat bekleyen yeni mezun mimar varken, birçok kamusal yapıyı kapalı kapılar arkasında pay etmek, basitçe bir iş dağılımı probleminin ötesinde Türkiye nin mimarlık kültüründe ortaya çıkmaya gebe yeni arayışları, deneyleri, uzlaşmaları doğmadan öldürdüğü için ciddi bir kapanma ya sebep oluyor. Ödül kazanan projeyi (yurtdışında onaylanmış), Kabataş taki martıların kanat çırpışlarından etkilenerek (duygusal olarak etkileyici, ikna edici) tasarlayan ünlü mimar şeklinde konuyu halka benimseten medyatik söylemler de aynı derecede zihinsel bir kapatma örneği. Martı sembolüyle anlamsal ve biçimsel olarak kapatılmış bir iskele yapısının işlevsel tutarlılığını, illaki de sembolik olacaksa mekansal niteliklerini, çevresi ile kurduğu ilişkileri ayrıca tartışmak mümkün, ama bu kapanmaların görece en az problemli olanı. Kamusal yapıların yarışmaya açılmasını önerecek, mimari düşüncenin tek anlamlı sembollere indirgenerek topal bırakıldığını ve bütün bunların diğer olası açılımları, yenilikleri, farklılıkların yolunu kapattığını söyleyecek ilk kişi ben değilim. Gelgelelim hem tepki mekanizmaları hem de duyması gereken kulaklar kapalı olunca işler eski tas eski hamam yürütülmeye devam ediyor. Martı-iskele 2010 yılında inşaatına başlanacak işler arasında görünüyor. Sanırım İstanbul u biraz da gözlerimiz açık dinlemenin zamanı... Tanju B., (2007) Açç! Açç! Açç!, Arrademento Mimarlık, 2007 Şubat sayısı, s Mimarlık yarışmaları genç mimarların tek seçeneği mi? Sevince Bayrak yenimimar.com, 6 Ocak 2010 Yarışmalar, eğer kurulu bir mimar-işveren düzeneğinin içine düşmemişlerse, genç mimarlar için neredeyse tek seçenek. Bir de, kendi kendine bir durum tespit edip o durumla ilgili öneriler hazırlayıp yetkili merciye sunmak gibi, bizim daha önce denemediğimiz bir yöntem var; ama içinde bulunduğumuz bürokratik ortamın yıldırıcılığı ve yarışma ile elde edilen projelerin bile zor uygulanıyor olması, bu seçeneğin tercih edilirliğini azaltıyor. Belki de yarışmaları gençler için çekici kılan sebeplerden biri bu; sürecin bürokrasiden görece az etkileniyor olması. Burada gençlik kavramının üzerinde durmak isterim. Sanmıyorum ki başka herhangi bir meslek dalında, gençlik sıfatı bu kadar önemli ve belirleyici olsun, bir de yerine göre hem olumlu hem de olumsuz kullanılsın. Mimarlığın, özellikle düşüncenin kağıda döküldüğü aşamada, yeni fetişizmi ni beslemek için ihtiyaç duyduğu gençlik payesi; sıra, inşa etmeye geldiğinde, tecrübesizlikle eş tutuluyor, gençlikten kaçacak delik aranıyor. Aslında, yapılan işin niteliğinin göz ardı edildiğini düşündüğüm Genç mimarların önünü açalım. söylemini pek benimsemem; çünkü gençler için talep edilen bir pozitif ayrımcılık, yeri geldiğinde aynı gençleri genç oldukları için bazı haklardan mahrum bırakmayı da getirebilir. Ancak yarışmalar, mimarlara yaşın ve tecrübenin ayırt edici olmadığı bir platformda projelerinin değerlendirilmesi imkanını da karşılığını alma ihtimalini de veriyor. Yukarıda genç mimarlar için bulunmaz bir nimetmiş gibi anlattığım yarışmalar, bazı tehlikeler de içeriyor. Zaten kurgusu gereği (jüri-elemeödül) ulaşılması gereken bir doğru proje olduğu sanısına kapılıvermeyi kolaylaştıran yarışmalar, birkaç kere de kazanan tarafa geçilirse, insanın ayağını yerden kesip, doğru yolu bulduğu yanılgısına inandırıverir. Yine de tefekkürün önce kağıtta sonra mekanda kendine yer bulabilmesi için, yarışmalar elverişli bir ortam yaratıyor. Walter Benjamin Üzerinde yürünen patikanın gücü, uçaktan seyredileninkinden farklıdır. demiş ya yarışmalar da öyle; ancak içine girerseniz giderebileceğiniz bir merak duygusu ve konuyla hemhal olma durumu, dışarıdan seyretmenin rahatlığı ve sefası karşısında ağır basıyor. Bazen bu yüzden, ödül alsak da almasak da, sırf bize yolları uçaktan seyretmek yerine, onlar üzerinde yürüme fırsatı verdiği için yarışmalara katılıyoruz. Charles Jencks modernizmden ne anlıyor? Hülya Ertaş yenimimar.com, 24 Aralık 2009 Dün Yapı Endüstri Merkezi nde Charles Jencks, Eleştirel Modernizm adında bir sunum yaptı. Her ne kadar organizatörler Critical Modernism i Kritik Modernizm olarak çevirmiş olsalar da ben Eleştirel Modernizm diyeceğim, çünkü kritik kelimesinin Türkçe de çift anlamı var ve de böylesi uygun bir karşılığı varken yabancı kökenli bir kelimeyi kullanmak anlamsız geliyor. Jencks bize yeni neredeyse hiçbir şey söylemedi, yeni olaylardan bahsediyor olmasına rağmen. Bilindik, mimarlığın kendi dışındaki alanlarda söz söylemesinin verdiği heyecanla söylenen ama herkes tarafından bilinen fikirlerden oluşuyordu sunumun bir kısmı. 9/11 ile yaratılmak istenen korkudan, ekonomik krizle ve iklim değişikliğiyle ilgili fikir kırıntılarına dek mimarlık dışındaki konulardan dem vurmakla farklı bir şey söylediğini düşünen Jencks, bilinen bir grup gerçeği dile getirmiş oldu. Dinlerken bu kısımlar bir an önce bitsin istedim. Geçti ve eleştirel modernizmin ne olduğunu anlatmaya başladı, projelerle gösterdi demek daha doğru çünkü ben şahsen eleştirel modernizmle ne demek istediğini anlamadan bir grup bezemeli örüntücü (ornamental patternist) proje izlemeye başladım. Herzog & de Meuron un ve FOA nın birtakım projelerinin görsellerini gösterdi, tüm bu projeleri birbirine bağlayansa bir doku tekrarıyla oluşturdukları cepheleriydi. Jencks de cephelerin çoğunlukla dışarıdan çekilmiş fotoğraflarına bakarak ne kadar güzel Mimar ne zaman hayır demeli? Gökhan Karakuş yenimimar.com, 25 Aralık 2009 Gerçek şu ki, 1960 tan beri Türkiye deki yapı endüstrisi büyük inşaat şirketleri tarafından kontrol ediliyor. Mimarlık hep bu endüstrinin ekonomisinin ve iş gündeminin bir alt kümesiydi ve hala da öyle. Bugün Türkiye de inşaat endüstrisinde, inşaat şirketlerinin dışında çok fazla aktör var; mimarlık ve mimarlar yapılı çevreye doğrudan etki ettikleri düşünülürse görece ikincil konumda yer alıyorlar. Bu dinamikler yüzünden, Türkiye de mimarlar; öğrendikleriyle ya da genel geçer olarak mimarlık mesleğindeki doğrularla bağdaşmayan, estetik, yapısal ve programatik kararlar vermek durumunda bırakılıyorlar. Sonuç ortada. Türkiye bugün, geniş bir çirkin ve sağlıksız binalar çöplüğü. İzinsiz olduklarını anlatıyordu. Bense hayal kırıklığı içinde izliyordum. Bu bezemeli örüntücülerde eleştirel bir yaklaşım yakalayamamış olduğum için kendime kızıyor, Jencks in sözlerinde bir anlam arıyordum ama yoktu işte bulamıyordum. Dahası modernizmin vardığı noktanın rüküş, süslü binalar olarak gösterilmesinden ötürü hayal kırıklığı yaşıyordum. Modernizmin bu kadar içi boşaltılmış bir halde, orada projektörden yansıyan duvarda karşımda durmasının hayal kırıklığını yaşıyordum. Bu muydu? yapılaşmayı ayrı tutarsak, geriye kalan binaların çoğunun altında bir mimarın imzası var. Mimarların yapılı çevreye nasıl katkı sağlaması gerektiğini bildiği, ancak karar verme aşamalarına dahil edilmediği bir durumun üstesinden nasıl gelebiliriz? Mesleki çalışmalarına uygun olmayan parametrelerin hakim olduğu bir projeye mimarın cevabı ne olmalıdır? Bunun cevabı oldukça basit. Bu talepleri reddetmek ve daha da önemlisi yazılı olarak açıklamak. Modern mimarlık, Aydınlanma nın ilerleme idealine ve öğrenmenin gelişimine bağlı olan bilgi temelli bir pratik. Mimarlar bu idealleri terk ederlerse, mimarlık geçerliliğini, dolayısıyla faaliyet ve meslek Sonra sunum ilerledikçe ve de soru-cevaplar kıvamına geldikçe Jencks in önemli noktalardan birini daha atladığını düşündüm, modernizmi şikayet edip duruyordu, dünyanın bu halinin tüm alt başlıklarından onu sorumlu tutuyordu, mimarlıktan başka ekonomik konulara falan da giriyordu da neden kapitalizmden hiç söz etmiyordu? Jencks in sunumunda söylediği her bir modernizm kelimesini kapitalizm olarak değiştirin, anlamı aynı kalır, ama marifet modernizme saldırmak olunca Jencks in yanında herkes solda sıfır kalır. alanlarını kaybeder. Bu idealler bazen bir projeyle ortaya konabilir, ama müşterinin talep ettiği iş kötü planlanmış, mesleki uygulama ve standartlara aykırı olabilir. Bunun nedenini açıklamak mimarlara kalmış. Bu yazılı açıklama, mimara kuvvetle muhtemel bir iş kaybettirirken, aslında uzun vadede meslek ve yapılı çevre standartları için iyi bir yatırım olur. Mimarlar daha güçlü durarak, uzun vadede etken paydaşlar olarak pozisyonlarını almalı. Kısa vadede bu onlara yarar sağlamasa da işverenleri eğitmek eninde sonunda yaşadığımız çevreyi geliştirecektir. Bilginin güç olduğunu ve kullanılmadığı takdirde kimseye yarar sağlamayacağını unutmamamız gerekiyor.

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

Kentsel Tasarım Kuramı PEYZAJ ŞEHİRCİLİĞİ; YENİ BİR KENTLEŞME MODELİ Enise Burcu Karaçizmeli 502081602

Kentsel Tasarım Kuramı PEYZAJ ŞEHİRCİLİĞİ; YENİ BİR KENTLEŞME MODELİ Enise Burcu Karaçizmeli 502081602 Kentsel Tasarım Kuramı PEYZAJ ŞEHİRCİLİĞİ; YENİ BİR KENTLEŞME MODELİ Enise Burcu Karaçizmeli 502081602 İçindekiler 1.Tanım Ve Giriş 2. Oluşum 2.1. 20. Yüzyıl Amerikan Kentleri 2.3. Fordist-Post Fordist

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Doğum Tarihi : 29.09.1977 : YARDIMCI DOÇENT DOKTOR Y. MİMAR. Derece Üniversite/Okul Birim-Bölüm Tarih. Görev Üniversite / Birim-Bölüm Tarih

ÖZGEÇMİŞ. Doğum Tarihi : 29.09.1977 : YARDIMCI DOÇENT DOKTOR Y. MİMAR. Derece Üniversite/Okul Birim-Bölüm Tarih. Görev Üniversite / Birim-Bölüm Tarih ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı : ÖZGÜR ÖZKAN Doğum Tarihi : 29.09.1977 Unvanı : YARDIMCI DOÇENT DOKTOR Y. MİMAR Öğretim Durumu : Derece Üniversite/Okul Birim-Bölüm Tarih Doktora Yüksek Lisans Lisans İSTANBUL TEKNİK

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT Bilişim denince Beşiktaş BEŞİKTAŞ Belediyesi Avrasya bölgesi'nin en büyük bilişim fuarına katılıyor. Beşiktaş Belediyesi, bilişim alanında kullandığı son teknolojileri ve yenilikleri, 29 Kasım 2 Aralık

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

ESKI.SEHIR. MIMARLIK FESTIVALI

ESKI.SEHIR. MIMARLIK FESTIVALI Urban-Snooping, "kentsel alan" ile verilerin toplanması ve işlenmesi alanında istatiksel bir yaklaşım olan "data-snooping" kavramının, oldukça kabaca bir araya getirilmesinden oluşmaktadır. Urban-snooping,

Detaylı

MimED 2014 JÜRİ RAPORU 6-7 Aralık 2014

MimED 2014 JÜRİ RAPORU 6-7 Aralık 2014 MimED 2014 JÜRİ RAPORU 6-7 Aralık 2014 MimED 2015 jürisi 5-6 Aralık 2015 tarihinde İTÜ Taşkışla yerleşkesi 203 koridorunda saat 10.30 da Deniz ARSLAN [öğr.gör.dr., itü], Çiğdem DEMİREL EREN [öğr.gör.dr.,

Detaylı

6 TEMEL İLKESİ. 1 Bilgi 2 Bilinç 3 Buluşma 4 Beklenti 5 Belirsizlik 6 Benimseme

6 TEMEL İLKESİ. 1 Bilgi 2 Bilinç 3 Buluşma 4 Beklenti 5 Belirsizlik 6 Benimseme U Z L A Ş M A Y Ö N E T İ M İ N İ N 6 TEMEL İLKESİ 1 Bilgi 2 Bilinç 3 Buluşma 4 Beklenti 5 Belirsizlik 6 Benimseme UZLAŞMA YÖNETİMİNİN 6B BASAMAKLARI Günümüzde, Planlama ve Proje Geliştirme süreçleri,

Detaylı

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü 1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü Yüksek Mimar Orhan Ersan tarafından tasarlanmış olan Balıkesir

Detaylı

İBRAHİM ARAP. e-posta: ibrahim.arap@deu.edu.tr Tel: +0. 232. 420 41 80 / 20620. 2004-2009 : Dokuz Eylül Üni. Sosyal Bilimler Enst.

İBRAHİM ARAP. e-posta: ibrahim.arap@deu.edu.tr Tel: +0. 232. 420 41 80 / 20620. 2004-2009 : Dokuz Eylül Üni. Sosyal Bilimler Enst. İBRAHİM ARAP e-posta: ibrahim.arap@deu.edu.tr Tel: +0. 232. 420 41 80 / 20620 KİŞİSEL BİLGİLER Uyruğu : T.C Doğum Tarihi : 01.02.1972 Doğum Yeri : Mersin Medeni Durumu : Evli ÖĞRENİM 2004-2009 : Dokuz

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Halil Sencer ERKMAN Doğum Tarihi: 30 Mart 1964 İletişim: Adres : Erciyes Üniversitesi Mimarlık Fakültesi 38039 Kayseri Türkiye Tel. : 90 352 437 49 01 35300

Detaylı

Festivalin Tarihçesi

Festivalin Tarihçesi Festivalin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11 yıl boyunca dünyadan ve

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Handan ÖZSIRKINTI KASAP 2. İletişim: 1230 3. Ünvanı: Yrd. Doç. 4. Öğrenim Durumu: Sanatta Yeterlik (Doktora) Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Yüksek Lisans Güzel Sanatlar Fakültesi

Detaylı

TÇMB KASIM- ARALIK AYI EĞİTİMLERİ...2

TÇMB KASIM- ARALIK AYI EĞİTİMLERİ...2 30.10.2007 Bu sayımızda TÇMB Kasım- Aralık eğitimleri, çeşitli ulusal ve uluslararası konferans, sergi ve kongreler hakkında bilgiler var ve daha önceki sayılardaki konferanslar hakkında da hatırlatmalar

Detaylı

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü, yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin

Detaylı

Bilkent Ünv. (Ankara) Özel Mühendislik F. Elektrik-Elektronik Müh. (Kapsamlı Burslu) MF-4 368,794 558,793 589 50 Koç Ünv. (İstanbul) Özel Mühendislik

Bilkent Ünv. (Ankara) Özel Mühendislik F. Elektrik-Elektronik Müh. (Kapsamlı Burslu) MF-4 368,794 558,793 589 50 Koç Ünv. (İstanbul) Özel Mühendislik Bilkent Ünv. (Ankara) Özel Mühendislik F. Elektrik-Elektronik Müh. (Kapsamlı Burslu) MF-4 368,794 558,793 589 50 Koç Ünv. (İstanbul) Özel Mühendislik F. Elektrik-Elektronik Müh. (İngilizce) (Başarı Burslu)

Detaylı

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE KULÜBÜ YEŞİL SEKTÖR TANITIM DOSYASI HAKKIMIZDA Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Kulübü (YTÜÇEV); sürdürülebilir gelişim sürecinde sanayi, sosyal yaşam ve çevre boyutlarının

Detaylı

Doktora Eğitimi (2013 -) - Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Bina Bilgisi

Doktora Eğitimi (2013 -) - Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Bina Bilgisi GİZEM KUÇAK TOPRAK Atılım Üniversitesi, Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü Kızılcaşar Mahallesi, 06836 İncek Gölbaşı - Ankara Türkiye Tel: 0 312 586 88 77 E-Mail: gizem.toprak@atilim.edu.tr

Detaylı

Ç.Ü. GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ İÇ MİMARLIK BÖLÜMÜ 2014-2015 BAHAR YARIYILI İÇM 402 DİPLOMA PROJESİ

Ç.Ü. GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ İÇ MİMARLIK BÖLÜMÜ 2014-2015 BAHAR YARIYILI İÇM 402 DİPLOMA PROJESİ Ç.Ü. GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ İÇ MİMARLIK BÖLÜMÜ 2014-2015 BAHAR YARIYILI İÇM 402 DİPLOMA PROJESİ KONU: Ç.Ü. Dış İlişkiler Birim Binası YER: ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ KAMPÜSÜ / ADANA 1. Konu Hakkında Genel

Detaylı

EÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIM TOPLULUĞU 2011 FAALİYET RAPORU

EÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIM TOPLULUĞU 2011 FAALİYET RAPORU EÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIM TOPLULUĞU 2011 FAALİYET RAPORU Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi bünyesinde 2011 Şubat ayında kurulan Tarım Topluluğu, Ziraat Mühendisliği eğitimi alan öğrencilerin her alanda

Detaylı

14.1.5. 5. Ulusal Yapı Malzemesi Kongresi ve Sergisi

14.1.5. 5. Ulusal Yapı Malzemesi Kongresi ve Sergisi 14.1.5. 5. Ulusal Yapı Malzemesi Kongresi ve Sergisi 4. Ulusal Yapı Malzemesi Kongresi ve Sergisi nin gerçekleştirilmesi ve değerlendirilmesinin ardından Bilim ve Danışma Kurulumuz 5. Ulusal Yapı Malzemesi

Detaylı

1. MANSİYON; BORUSAN MANNESMAN ÖZEL ÖDÜLÜ;

1. MANSİYON; BORUSAN MANNESMAN ÖZEL ÖDÜLÜ; 30 Mart 2012, İstanbul PROSteel 2012 Jüri Değerlendirme Toplantısı: Jüri, 30 Mart 2012 Cuma günü saat 09:30 da Yapı-Endüstri Merkezi nde toplanmıştır. Jüri üyeleri, Yrd. Doç. Dr. Yük. Mim. İpek Akpınar;

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

.88N BORNOVA KÜÇÜK PARK K*N9

.88N BORNOVA KÜÇÜK PARK K*N9 N BORNOVA KÜÇÜK PARK K N OB A A AR 1 A AR ÜN V R ANA V A AR AKÜ N Ü R A AR B Ü Ü 3 O A A B B B BİF (Bornova İçin Fikirler) Bir kenti tasarlamak, o kent için bir yașam hayal etmek ve bu hayali gerçekleștirmeye

Detaylı

1998 Dost FM, Program Yapımcısı. 2001-2006 ODTÜ TeknoPark Halıcı Yazılım A.Ş. ve Halıcı Bilgi İşlem A.Ş. Multimedya, Grafik Tasarımcı

1998 Dost FM, Program Yapımcısı. 2001-2006 ODTÜ TeknoPark Halıcı Yazılım A.Ş. ve Halıcı Bilgi İşlem A.Ş. Multimedya, Grafik Tasarımcı HAKAN DAĞ MİSAFİR ÖĞR. GÖR. 05338304372 hakan.dag@neu.edu.tr 18.02.1972 Gelibolu Öğrenim Durumu 1998 / Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü, Özgün Baskı, Serigrafi Hakkında / İş Bilgileri 1992-1993

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi KADIN HAYATLARINI YAZMAK: OTO/BİYOGRAFİ,

Detaylı

Her güzelin bir kusuru var

Her güzelin bir kusuru var Her güzelin bir kusuru var Posted date: Ekim 30, 2012 Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bu yıl ilk kez düzenlenen İstanbul Tasarım Bienali kapsamında hazırladığı Her güzelin bir kusuru var

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 29.05.2013

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 29.05.2013 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 29.05.2013 Küresel Turizm Sektörü Dünya daki turist sayısı 2011 yılında bir önceki yıla göre % 4,6 ve 2012 de %4 artışla 1,035 milyar

Detaylı

GAZİEMİR AKTEPE VE EMREZ MAHALLELERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM ALANI KENTSEL TASARIM VE MİMARİ FİKİR PROJESİ YARIŞMASI JÜRİ DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI

GAZİEMİR AKTEPE VE EMREZ MAHALLELERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM ALANI KENTSEL TASARIM VE MİMARİ FİKİR PROJESİ YARIŞMASI JÜRİ DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI GAZİEMİR AKTEPE VE EMREZ MAHALLELERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM ALANI KENTSEL TASARIM VE MİMARİ FİKİR PROJESİ YARIŞMASI JÜRİ DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI TUTANAK 1 İzmir Büyükşehir Belediyesi Gaziemir Aktepe

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Kent ve İnsan İlişkisi Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Akış 1. İnsan ve Mekan İlişkisi 2. Kent olarak Çerkezköy 3. Sonuç Çalışma ve mekan Temel konular Isıve aydınlatma Açık ofisler Maliyet

Detaylı

bul ULUSLARARASI EYLEM PLANI ÇALIŞTAYI OTURUM - YAŞAMA VE ÇALIŞMA MEKANLARI Yüklenici

bul ULUSLARARASI EYLEM PLANI ÇALIŞTAYI OTURUM - YAŞAMA VE ÇALIŞMA MEKANLARI Yüklenici bul ULUSLARARASI EYLEM PLANI ÇALIŞTAYI OTURUM - YAŞAMA VE ÇALIŞMA MEKANLARI Yüklenici KALİTELİ ve SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAMA ve ÇALIŞMA MEKANLARI AMACINA İLİŞKİN EYLEMLER (Kısa Vade) 1 MEKANSAL ORGANİZASYON

Detaylı

GEBZE BELEDİYESİ KENTSEL TASARIM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

GEBZE BELEDİYESİ KENTSEL TASARIM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar GEBZE BELEDİYESİ KENTSEL TASARIM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1 Bu yönetmeliğin amacı, Kentsel Tasarım Müdürlüğünün görev, yetki ve

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 51. Hafta (19-26 Aralık 2010)

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 51. Hafta (19-26 Aralık 2010) Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği 19 ARALIK 2010, PAZAR Haftalık Türkiye - AB Gündemi 51. Hafta (19-26 Aralık 2010) 18:00-20:00 Devlet Bakanı ve Başmüzakereci

Detaylı

2009-2010 Mimarlık Bölümlerinin Tercihlerinin İncelenmesi ve Değerlendirilmesi.

2009-2010 Mimarlık Bölümlerinin Tercihlerinin İncelenmesi ve Değerlendirilmesi. 2009-2010 Mimarlık Bölümlerinin Tercihlerinin İncelenmesi ve Değerlendirilmesi. Demet IRKLI ERYILDIZ T.C. Maltepe Üniversitesi, Mimarlık Bölümü 1983 yılından başlayarak Türkiye ve KKTC de Devlet ve Vakıf

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SÖZLEŞMESİ 12. TARAFLAR KONFERANSI (COP12) EKİM 2015 TARİHLERİNDE ANKARA DA YAPILACAKTIR.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SÖZLEŞMESİ 12. TARAFLAR KONFERANSI (COP12) EKİM 2015 TARİHLERİNDE ANKARA DA YAPILACAKTIR. [ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SÖZLEŞMESİ 12. TARAFLAR KONFERANSI (COP12) 12-23 EKİM 2015 TARİHLERİNDE ANKARA DA YAPILACAKTIR. [ Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele 12. Taraflar Konferansı

Detaylı

2. EĞİTİM VE AKADEMİK GÖREVLER

2. EĞİTİM VE AKADEMİK GÖREVLER SELİM VELİOĞLU ÖZGEÇMİŞ 1. KİŞİSEL BİLGİLER Adı,Soyadı,Ünvanı : Yrd. Doç.Dr. Selim VELİOĞLU Doğum Yeir ve Tarihi : İstanbul, 1961 Kurumu : İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Telefonu : İş 0212

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

4.ULUSLARARASI İTİBAR YÖNETİMİ KONFERANSI

4.ULUSLARARASI İTİBAR YÖNETİMİ KONFERANSI 4.ULUSLARARASI İTİBAR YÖNETİMİ KONFERANSI 26-27 Kasım 2015, İSTANBUL SPONSORLUK DOSYASI 1 İtibar Yönetimi Enstitüsü ve Kadir Has Üniversitesi işbirliğiyle 26-27 Kasım 2015 tarihlerinde İstanbul da 4. Uluslararası

Detaylı

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları 29 Mayıs 2013 tarihinde MMKD Stratejik İletişim Planı nı oluşturmak amacıyla bir toplantı yapıldı. Toplantının ardından, dernek amaç ve faaliyetlerinin

Detaylı

TOBB GGK nın Onursal Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başkanı Sayın Ali Sabancı dır.

TOBB GGK nın Onursal Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başkanı Sayın Ali Sabancı dır. TOBB GGK, TOBB bünyesinde teşekkül ettirilen ve TOBB Yönetim Kurulu nun alacağı kararlara ışık tutan, genç girişimcilik konusunda genel politikalar geliştiren ve görüş oluşturulmasına katkıda bulunan istişari

Detaylı

TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU

TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU Yap-işlet-devret modeliyle sınır kapılarını modernize etmek üzere TOBB ile 137 oda ve borsanın ortaklığı ile kurulan Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

20.SANTEK Yapı Dekorasyon ve Mobilya Fuarı / 05-08 Mayıs 2016

20.SANTEK Yapı Dekorasyon ve Mobilya Fuarı / 05-08 Mayıs 2016 Detay Fuarcılık Organizasyon ve Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti HAKKIMIZDA Detay Fuarcılık Organizasyon & Tanıtım Hizmetleri Limited Şirketi TOBB- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nin Y-276 numaralı Yurtiçinde

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU Tarih: 15 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 60 Katılımcı listesindeki Sayı: 57 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan

Detaylı

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ 2014 EKİM SEKTÖREL inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ Nurel KILIÇ OECD verilerine göre, 2017 yılında Türkiye, Çin ve Hindistan dan sonra en yüksek büyüme oranına sahip üçüncü ülke olacaktır. Sabit fiyatlarla

Detaylı

BEŞĐKTAŞ TEKNĐK GEZĐ RAPORU

BEŞĐKTAŞ TEKNĐK GEZĐ RAPORU BEŞĐKTAŞ TEKNĐK GEZĐ RAPORU Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Lisans Programı Mimari Tasarım 1 2 dersleri kapsamında "Beşiktaş" teknik gezisi 22 Mart 2013 tarihinde Doç. Dr. Ayla Ayyıldız Potur, Yrd.

Detaylı

PEYZAJ MİMARLIĞI VE PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ

PEYZAJ MİMARLIĞI VE PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ BARTIN ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI PEYZAJ MİMARLIĞI VE PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ İletişim: www.bartin.edu.tr/ Tel : 03782235126 Fax : 03782235065 Adres : Bartın Üniversitesi, Orman Fakültesi,

Detaylı

OCAK 2013 FAALİYET RAPORU

OCAK 2013 FAALİYET RAPORU OCAK 2013 FAALİYET RAPORU 03 Ocak 2013 2012 Yılı Değerlendirme Toplantısı 2012 Yılının İstanbul Turizmi açısından değerlendirilmesinin yapıldığı, İstanbul Valisi Sayın Hüseyin Avni Mutlu nun teşrifleri

Detaylı

2023 e Doğru Kentsel Dönüşüm, Ulusal Çevre Politikaları ve Sektörden Beklentiler. 23 Ocak 2015, İstanbul. Sayın Bakanım,

2023 e Doğru Kentsel Dönüşüm, Ulusal Çevre Politikaları ve Sektörden Beklentiler. 23 Ocak 2015, İstanbul. Sayın Bakanım, 2023 e Doğru Kentsel Dönüşüm, Ulusal Çevre Politikaları ve Sektörden Beklentiler 23 Ocak 2015, İstanbul Sayın Bakanım, Değerli misafirler, Değerli basın mensupları, 2023 e Doğru Kentsel Dönüşüm, Ulusal

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

İNOVASYON HAFTASINA MUHTEŞEM İLGİ

İNOVASYON HAFTASINA MUHTEŞEM İLGİ İNOVASYON HAFTASINA MUHTEŞEM İLGİ Bu yıl 2.'si düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası Etkinlikleri muhteşem bir açılışa tanıklık etti. Geçen yıl 3 gün süren etkinliklere 15 binden fazla katılımcı ilgi gösterirken,

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

Yapi.tedarikdergisi.com / 14.05.14

Yapi.tedarikdergisi.com / 14.05.14 Yapi.tedarikdergisi.com / 14.05.14 37. Yapı Fuarı Turkeybuild İstanbul 106.537 ziyaretçiyi ağırladı! Yapı sektörünün zirvesi Yapı Fuarı Turkeybuild İstanbul, uluslararası etkinlikleri ve yarattığı iş fırsatları

Detaylı

İKTİSAT (EKONOMİ) ÖĞRETİMİ ÇALIŞTAYI

İKTİSAT (EKONOMİ) ÖĞRETİMİ ÇALIŞTAYI İKTİSAT (EKONOMİ) ÖĞRETİMİ ÇALIŞTAYI YAŞAR ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ EKONOMİ BÖLÜMÜ 27-29 Mart 2015 Düzenleme Komitesi: Prof. Dr. N. Oğuzhan Altay Doç. Dr. Umut Halaç Arş. Gör.

Detaylı

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK FAKÜLTESİ BİTİRME PROJELERİ YARIŞMASI

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK FAKÜLTESİ BİTİRME PROJELERİ YARIŞMASI 2013 YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK FAKÜLTESİ BİTİRME PROJELERİ YARIŞMASI 1. YARIŞMANIN AMACI 2. YARIŞMANIN HEDEFLERİ 3. YARIŞMANIN KONUSU 4. YARIŞMAYA KATILIM KOŞULLARI ve ESASLARI 5.

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Gençlere anlatacaklar

Beşiktaş Gazetesi. Gençlere anlatacaklar Gençlere anlatacaklar BEŞİKTAŞ Belediyesi genç girişimciler için başlattığı projesi ile eğitimde çalışmalarını sürdürüyor. Genç girişimciler için düzenlenen seminer etkinliklerinde etkinliğe katılacaklara

Detaylı

Arkitera Mimarlık Merkezi AŞ Adına Sn. Ömer Yılmaz dikkatine,

Arkitera Mimarlık Merkezi AŞ Adına Sn. Ömer Yılmaz dikkatine, Arkitera Mimarlık Merkezi AŞ Adına Sn. Ömer Yılmaz dikkatine, Mimarlık ortamında nesnel haberleşme olanağı sağlayan ve doğruları savunmak özbakışıyla önemli bir görevi üstlenen kuruluşunuzun internet sitesinde

Detaylı

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı.

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Basın Bülteni Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Şişecam, Yenişehir Cam Kompleksi nde yer alan Anadolu Cam Fabrikası 4. Cam

Detaylı

Erginoğlu&Çalışlar Mimarlık, Tuz Ambarı yla Dünya Mimarlık Festivali nde 1. lik kazandı.

Erginoğlu&Çalışlar Mimarlık, Tuz Ambarı yla Dünya Mimarlık Festivali nde 1. lik kazandı. BASIN BÜLTENİ Erginoğlu&Çalışlar Mimarlık, Tuz Ambarı yla Dünya Mimarlık Festivali nde 1. lik kazandı. Her yıl dünyanın dört bir yanından mimarları bir araya getirmek, mimarlık mesleği alanında nitelikli

Detaylı

ATRAXION MAGAZINE MEDYA KİTİ

ATRAXION MAGAZINE MEDYA KİTİ ATRAXION MAGAZINE MEDYA KİTİ ATRAXION MAGAZINE GENEL İÇERİK Dünyadan ve ülkemizden eğlence, park, aktivite endüstrisine yönelik sektör haberleri, pazarı etkileyen gündem başlıkları, etkinlikler, yenilikler,

Detaylı

19.01.2013. Venezuela ile temas

19.01.2013. Venezuela ile temas Venezuela ile temas Beşiktaş'a uzaklardan konuklar geldi. Venezuela İstanbul Başkonsolosu Jose Gregorio Bracho Reyes Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ı ziyaret etti. Ziyarette sosyal ve kültürel ilişkilerin

Detaylı

Sayı: 2005/06 FAALİYET TEKNİK RAPORU

Sayı: 2005/06 FAALİYET TEKNİK RAPORU Sayı: 2005/06 FAALİYET TEKNİK RAPORU 2005 Sayfa No: İÇERİK Kapak 2 İçerik 3 1. AKEV Hakkında 4 2. Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu 6-7 3. Özet 8-9 4. Faaliyetler ve Çıktılar 10 5. Genel Başarı Göstergeleri

Detaylı

HABER BÜLTENİ /NİSAN 2015

HABER BÜLTENİ /NİSAN 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR ÜNİVERSİTELER İLE İLİŞKİLER & AVAN PROJE ÇALIŞMALARI İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ TARKEM, İzmir Tarih Projesi Havralar Alt Bölgesi ve Yakın Çevresinin Operasyon

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl. Sanatlar Fakültesi Y. Lisans Fotoğraf Mimar Sinan Güzel Sanatlar 2011- Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora

Derece Alan Üniversite Yıl. Sanatlar Fakültesi Y. Lisans Fotoğraf Mimar Sinan Güzel Sanatlar 2011- Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Nevzat Yıldırım 2. Doğum Tarihi: 02.12.1987 3. Unvanı: Öğretim Görevlisi 4. Öğrenim Durumu: Yüksek Lisans Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Fotoğraf ve Grafik Kocaeli Üniversitesi

Detaylı

YEŞİL BELEDİYECİLİK YEŞİL NİLÜFER. Mustafa BOZBEY* *İnşaat Yük. Müh., Nilüfer Belediye Başkanı HOŞGELDİNİZ. baskan@nilufer.bel.tr

YEŞİL BELEDİYECİLİK YEŞİL NİLÜFER. Mustafa BOZBEY* *İnşaat Yük. Müh., Nilüfer Belediye Başkanı HOŞGELDİNİZ. baskan@nilufer.bel.tr YEŞİL BELEDİYECİLİK YEŞİL NİLÜFER Mustafa BOZBEY* *İnşaat Yük. Müh., Nilüfer Belediye Başkanı HOŞGELDİNİZ baskan@nilufer.bel.tr BURSA NIN NİLÜFER İ 2014 Yılı İtibaryile 358.265 Nüfus 64 Mahalle, 50 757

Detaylı

KENTSEL TASARIM ve KATILIM

KENTSEL TASARIM ve KATILIM KENTSEL TASARIM ve KATILIM Kentsel Tasarım Kamusal Mekan Kamusal Mekan Olarak Yeşil Alan Katılım OET Ya sonra? Kentsel Tasarım Kentsel tasarım, çağdaş yaşama hizmet eden yapılar ve kamusal mekan arasında

Detaylı

HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 HABER BÜLTENİ /OCAK 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR TARKEM II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret A.Ş. nin II. Olağan Genel Kurul Toplantısı 19 Kasım 2014 Çarşamba günü Tarihi Havagazı

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Uluslararası 15. MÜSİAD Fuarı ve 18. IBF Kongresi Lansmanı 03.06.2014. Yazın başlangıcını hissetmeye başladığımız Haziran ayının bu ilk

Uluslararası 15. MÜSİAD Fuarı ve 18. IBF Kongresi Lansmanı 03.06.2014. Yazın başlangıcını hissetmeye başladığımız Haziran ayının bu ilk Uluslararası 15. MÜSİAD Fuarı ve 18. IBF Kongresi Lansmanı Değerli Basın Mensupları, 03.06.2014 Yazın başlangıcını hissetmeye başladığımız Haziran ayının bu ilk günlerinde, size, Türk insanının aklından,

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

10.17. Kayabaşı-TOKİ Konutları

10.17. Kayabaşı-TOKİ Konutları 10.17. Kayabaşı-TOKİ Konutları Kayabaşı bölgesi İstanbul un Avrupa yakasında, biyolojik çeşitlilik ve kentin yaşam destek sisteminin en önemli parçalarından biri olup kentin doğal ve ekolojik dengeleri

Detaylı

.HAKKIMIZDA .İŞTİRAKLERİMİZ

.HAKKIMIZDA .İŞTİRAKLERİMİZ .HAKKIMIZDA 1999 yılında kurulan İHK İNŞAAT TİCARET LTD.ŞTİ projeden anahtar teslimine kadar gerek kamu binaları gerekse özel sektöre taahhüt edilen işlerde işverenlerinin ihtiyaçlarını koşulsuz işveren

Detaylı

TMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI ANTALYA KENT ANKETİ BASIN RAPORU 25 Mart 2009

TMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI ANTALYA KENT ANKETİ BASIN RAPORU 25 Mart 2009 TMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI ANTALYA KENT ANKETİ BASIN RAPORU 25 Mart 2009 Araştırma, Antalya Merkez İlçe sınırları içinde kalan alanda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı, Antalya Merkez İlçesi nde

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 Ekim ayı içerisinde Odamız tarafından; üyelerimizce talep edilen 37 adet Kapasite Raporu, 15 adet Ekspertiz raporu ve 6 adet de Fiili Tüketim Belgesi düzenlenmiştir.

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Mart 215 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA BELEDİYESİ 2014 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU

GAZİOSMANPAŞA BELEDİYESİ 2014 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU GAZİOSMANPAŞA BELEDİYESİ 2014 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU TEMMUZ 2014 İÇİNDEKİLER I- OCAK HAZİRAN 2013 DÖNEMİ BÜTÇE UYGULAMA SONUÇLARI... 3 A. Bütçe Giderleri... 3 01. Personel Giderleri...

Detaylı

KATILIM ŞARTNAMESİ. 15 Nisan 2016 tarihinde, Üsküdar Üniversitesi Davranış Bilimleri Fikir Festivali nin üçüncüsü gerçekleşecek.

KATILIM ŞARTNAMESİ. 15 Nisan 2016 tarihinde, Üsküdar Üniversitesi Davranış Bilimleri Fikir Festivali nin üçüncüsü gerçekleşecek. KATILIM ŞARTNAMESİ 15 Nisan 2016 tarihinde, Üsküdar Üniversitesi Davranış Bilimleri Fikir Festivali nin üçüncüsü gerçekleşecek. Üsküdar Üniversitesi Davranış Bilimleri Fikir Festivali ile; öğrencilerin

Detaylı

SODA Sunar. Meriç Kara. SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk kişisel sergisi A Domestic Schizophrenic Project e ev sahipliği yapıyor!

SODA Sunar. Meriç Kara. SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk kişisel sergisi A Domestic Schizophrenic Project e ev sahipliği yapıyor! BASIN BÜLTENİ SODA Sunar Meriç Kara: A Domestic Schizophrenic Project 26 Mayıs 2010 3 Temmuz 2010 Açılış: 26 Mayıs 2010 Çarşamba / 18:30-21:00 (Basın Toplantısı: 17:00) SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk

Detaylı

"GEZİCİ UFO MÜZESİ" AÇILDI

GEZİCİ UFO MÜZESİ AÇILDI Adı : TELE HABER : 05.04.2011 : http://www.telehaber.com/haberler/haber-2635408/ "GEZİCİ UFO MÜZESİ" AÇILDI sahipliğinde ziyaretçilere açıldı. Haberler.Com, 05.04.2011 17:31 Haberin Devamı Adı : HABER3

Detaylı

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ 1. 2014 Türkiye Kitap Pazarı İstatistikleri Açıklandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ISBN Ajansı, Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü ve Yayımcı Meslek

Detaylı

TÇMB DEN HABERLER. SEDEFED Krizden Çıkış Yollarını Tartışıyor ULUSAL KONFERANSLAR & FUARLAR. Başlarken

TÇMB DEN HABERLER. SEDEFED Krizden Çıkış Yollarını Tartışıyor ULUSAL KONFERANSLAR & FUARLAR. Başlarken 22.0 1.2 009 S a yı XX VI TÇMB DEN HABERLER Başlarken Bu Sayıda TÇMB den Haberler Bülteni nin XXVI.sayısında gerçekleşecek olan ulusal ve uluslararası konferanslar ve fuarlar ile ilgili bilgiler var. Başlarken

Detaylı

Araştırma Notu 12/124

Araştırma Notu 12/124 Araştırma Notu 12/124 05.01.2012 YENİLENEBİLİR ENERJİ HABERLERİNDE REGÜLASYON ve FİNANSMAN ÖNE ÇIKIYOR Barış Gençer Baykan Yönetici Özeti Yenilenebilir enerjiler, gerek fosil yakıtların tükeneceği öngörüsü

Detaylı

Gündemde Öne Çıkanlar

Gündemde Öne Çıkanlar 1 Yıl : 3 Sayı : 40 TÜRMOB Haber Bülteni 20.04.2015 TÜRMOB GENEL BAŞKANI SANLI 4. TÜRK PATENT ÖDÜLLERİ TÖRENİNE KATILDI TÜRMOB GENEL BAŞKANI SANLI 4. TÜRK PATENT ÖDÜLLERİ TÖRENİNE KATILDI 4. Türk Patent

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

İTÜ HBSK ÜNİVERSİTELER ARASI HALK KÜLTÜRÜ GÜNLERİ İTÜ HALK BİLİMİ VE SANATLARI KULÜBÜ

İTÜ HBSK ÜNİVERSİTELER ARASI HALK KÜLTÜRÜ GÜNLERİ İTÜ HALK BİLİMİ VE SANATLARI KULÜBÜ İTÜ HBSK ÜNİVERSİTELER ARASI HALK KÜLTÜRÜ GÜNLERİ İTÜ HALK BİLİMİ VE SANATLARI KULÜBÜ İTÜ HBSK KİMDİR? Halk Bilimi ve Sanatları Kulübü, 1999 güzünde, İTÜ bünyesinde Halk Oyunları, Müzik Birimi ve Kafkas

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-5 Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar 5 Yılda Modern Hale Dönüşecek Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu hedefinin Karabağlar ı

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

9.2.5. Riva Galatasaray Spor Kulübü Arazisi 16.04.2009 / 29.04.15538. Değerli meslektaşımız,

9.2.5. Riva Galatasaray Spor Kulübü Arazisi 16.04.2009 / 29.04.15538. Değerli meslektaşımız, 9.2.5. Riva Galatasaray Spor Kulübü Arazisi 16.04.2009 / 29.04.15538 Değerli meslektaşımız, İstanbul İli, Beykoz İlçesi, Riva (Çayağzı) Köyü, Beylik Mandıra Mevkii 1-5 pafta 2942 parsel sayılı tapuda tarla

Detaylı

TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK

TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK Türk Eğitim Derneği Genel Merkezi nin Soma nın Evlatları Artık Hepimizin Evladı başlığı ile başlatılan Soma ya

Detaylı