II. ULAŞIM VE TRAFİK KONGRESİ - SERGİSİ PANEL 21.YÜZYILDA ULAŞIM NASIL OLMALIDIR? 02 EKİM CUMARTESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "II. ULAŞIM VE TRAFİK KONGRESİ - SERGİSİ PANEL 21.YÜZYILDA ULAŞIM NASIL OLMALIDIR? 02 EKİM 1999 - CUMARTESİ"

Transkript

1 PANEL 21.YÜZYILDA ULAŞIM NASIL OLMALIDIR? 02 EKİM CUMARTESİ OTURUM BAŞKANI : SÜREYYA YÜCEL ÖZDEN (Ulaştırma Müsteşarı) BAŞKAN - Sayın konuklar, panel masasında oturan arkadaşların da konuşmamaları, salondaki arkadaşların da buna katkıda bulunmaları lazım. Tabii sizlerin her biriniz bizim için çok kıymetlisiniz; ama, sayımız oldukça az, ya duyuruda bir noksanlık olmuş olabilir veya salonun bulunduğu yer itibariyle ulaşımda, ki bugünün konusu, gelmekte üşengeçlik yaratmış olabilir; ama, merak etmeyin ben özellikle bu konuda birçok toplantılara sık sık katılıyorum, ülkemizde ne yazık ki gördüğüm manzara böyledir, sadece gerçekten ilgilenen, ülke sorunları deyip de sadece konuşma ile yetinmeyip onun ötesine geçmek isteyen sizin gibi çok güzide arkadaşların sayısı ne yazık ki çok fazla değil. Diğer toplantılarda da salonlar böyle oluyor yani. Bundan üç gün önce İzmir'de Hilton Otelinde bir toplantıdaydık, toplantının da başlığı "Türkiye Taşımacılar Zirvesi" idi, bizi aylarca önceden aradılar değerli düzenleyiciler orada da, ismimizi verdik, Sayın Bakanın ismini verdik, Sayın Cumhurbaşkanının isimleri verildi vesaire; ancak gittiğimiz zaman yine sayı itibariyle az; ama, bana göre tıpkı sizler gibi düşüncesi, beyni, kalbi itibariyle fevkalade geniş arkadaşlarla bu benzer çalışmayı yaptık. O nedenle sayı önemli değil; ancak, sayının azlığı bize belki daha içten, daha samimi bir toplantı yapma olanağını da verecektir, o nedenle izninizle sadece paneldeki arkadaşları değil, sizleri de konuşturarak bize ayrılan süreyi doldurmaya çalışacağız. Arkadaşlarımı takdime başlamak istiyorum, konuşmacılarımızı. Kendilerinin özgeçmişlerini bir parça biliyorum; fakat sizi o uzun özgeçmişlerle sıkmak istemiyorum, onları kısaca benim tanıdığım ölçekte hemen söyleyeyim. Sağımda Sayın Mete Orer'i görüyorsunuz. Sayın Mete Orer'le bizim birlikteliğimiz 1960'h yılların ilk döneminden başlar; yani, daha 1. Boğaz Köprüsü yapılmadan önce bu ulaştırma konusunda düşünmeye başladığınız günlerdir, ben kendilerinden çok şey öğrendiğimi huzurunuzda bir kere daha tekrar etmek istiyorum, bu bir iltifat değildir gerçektir; çünkü, kendisi bizden daha önce hem okuldan mezundur, genç görünür ama, yılları erken kullanmış kendisi, genç kalmak için de elinden gelen her şeyi yapar yani bu arada arkadaşımız; fakat, gerçekten Türkiye'de trafik ve ulaştırma denildiği zaman bence Türkiye'mizde önde gelen isimlerden birisidir. Hakikaten ben kendisinden çok şey öğrendim, yıllarından beri birlikte çalışırız; yani, aynı odada çalışmamış ols*ak bile aynı davaya hizmet eder şekilde çalışırız, mühendisliği uygulamaya aktarması, ülke sorunlarıyla olan ilgisi ve ulaştırma konusundaki bilgisiyle hakikaten Türkiye sınırlarını aşan nitelikte çok değerli bir arkadaşımızdır. Kendisini bu kadar takdim etmem sanıyorum yeter, yanılıyorsam beni düzeltsin. Onun hemen sağında Sayın Prof. Dr. Güngör Evren var. Ben de kendisini özellikle son yıllarda hem yazılarıyla, hem de bu ve benzeri toplantılarda birlikte olmamızla tanıdım, o da sadece bir üniversite hocası olarak kalma yerine sınıfların duvarlarını zorlarcasına düşüncelerini aktarmaktan çekinmeyen, onları zaman ayırıp yazan, ilgililere ileten ve düşündüğü doğrular yönünde mücadele eden çok değerli bir akademisyen, değerli bir hocamız ve de kendisi de ulaştırma dalını seçmiş, bilgim yanlış değildir ve bu konuda hem mücadele eden, hem eğ- 443

2 11. ULAŞIM VE TRAFİK KONGRESİ - SERGİSİ fırsatını verecek bir sistem olması lazımdır. Dolayısıyla olaya bir bütün olarak bakmak gerekir eliyorum, izninizle daha fazla sizleri ve arkadaşlarımı bekletmeden sözlerimi burada kapatıyorum. Böyle düşünüyor muyuz, böyle düşünmeli miyiz? değerli arkadaşlar, bu da paneldeki arkadaşlarıma bir sorudur; çünkü, başlığımızda dikkat buyurursanız "21.Yüzyılda Ulaşım Nasıl Olmalıdır?" Kim önce söz almak ister, Sayın Örer size veriyorum. Peki efendim buyurun. Bütün konuşmacı arkadaşlarım önce 10 dakika bir sunuş yapacaklar, arkasından zamanımız kalırsa ilave söz vereceğim, demin arz ettiğim gibi salonla birlikte bunu yürütelim. Sizlerde lütfen dinlerken sorularınızı tespit edin, öyle yazılı falan istemiyoruz, hemen el kaldırmakla işaret edebilirsiniz, bu meseleyi biraz daha olgunlaştırmaya gayret edelim. Sayın Örer, buyursunlar. METE ÖRER (inşaat Yüksek Mühendisi) - Teşekkür ederim Sayın Başkan. Sayın dinleyiciler; ben önce eleştiriyle başlayacağım, Yücel beyde hafif bir eleştiri yaptı trafik isminin katılması meselesinde. Bende bu panelin adı olan "21.Yüzyılda Ulaşım Nasıl Olmalıdır?" sözcüğüne itiraz ederek başlayacağım. Ulaştırma bir hizmettir; yani, tarıma, endüstriye, turizme ve diğer aklımıza gelen gelmeyen tüm ekonomik faaliyetlere bir hizmet verir. Bu hizmet verdiğinden dolayı kendi başına kendisi herhangi bir biçime sokmak mümkün değil, o hizmetlerin gerektirdiği şekli almak zorundadır. Eğer bunu alamazsa, o takdirde öbür sistemler göçer. Ulaştırma sisteminin göçmesi demek, diğer sistemlerin de göçmesi demektir. Basit bir tarihsel inceleme yapacak olursak 19.Yüzyıldan 2O.Yüzyıla geçerken yurdumuzda o sırada etkin devlet olan Osmanlı İmparatorluğunun doğru dürüst bir yol ağı bulunmamaktadır. Demiryolları yabancı şirketler tarafından sömürü düzenine göre projelendirilmiştir, içerideki hammaddeleri en kısa ve en ucuz yoldan limanlara indirmeye göre projelendirilmiştir. Limanlar ise, Osmanlı imparatorluğunun yıllardır Avrupa kıtasıyla yaptığı meşhur buğday savaşlarının sonucunda küçük-küçük, parça-parça limanlar haline dönüşmüştür. Zaten imparatorluğun ekonomik gücü büyük limanlan da destekleyecek kadar büyük değildir. Netice itibariyle kaçakçılığa dayanan bir deniz taşımacılığı, hemen-hemen hiç olmayan bir karayolu taşımacılığı ve doğrudan doğruya birtakım devletin Türkiye üzerindeki hammaddeleri ucuz ve kolay elde etmesi için kurulmuş olan bir demiryolu sistemiyle geçen asrın başına gelmiştir ve bu asrın başında girdiği savaşlarda bunun acısını felaket bir şekilde yemiştir ve sonunda cumhuriyetimizi kuran kişiler ilk işte ciddi bir ulaşım ağının yapılması gerektiğine inanmışlar ve Türkiye'de bir demiryolu furyası diyeceğim başlamıştır. Demiryolu furyasının beraberinde şimdi görmüş olduğunuz kilometrelik ana hattı takriben konuşuyorum rakamları, bulunan bir demiryolu ağı vardır ve demiryolu ağının büyük bir bölümü de şu veya bu nedenle şimdiki arzu hatlarının dışındadır. İkincisi ülkemizde neden vé nasıl oluştuğunu bilemediğimiz bir karayolu ağı vardır. Bu karayolu ağı gerektiği yerde yetersiz kapasitedir. Örneğin Bilecik'ten Adapazan'na gelen yol anormal derecede yüklü olarak trafik taşımaktadır. Buna karşılık Ankara'da 1 milyar dolara yapılmış olan bir çevre yolu vardır ve bu çevre yolu yüzde 4 oranında kullanılmaktadır. Bunun bu kadar ciddi olmayan bir yatırım sistemiyle elde edilmiş olan bir karayolu ağımız mevcuttur. Bu karayolu ağının eleştirisini çok yapmak mümkün; ama, burada kıymetli vaktinizi de almak istemiyorum. Ama, temelde şu ortadaki Türkiye'deki karayolu ağı da parlak projelendirilmiş değil. Buna karşılık demiryolu sistemi ise hemen hemen 40 yıldır unutulmuş vaziyette. Biraz 446

3 evvel Yücel Bey bunu kesin bir şekilde bildirerek ortaya koymak istedi. Bir sistemi seçmek öbür sistemi unutmak manasına gelmemelidir. Ulaştırma bir hizmettir, biraz evvel konuşmama girerken anlattım. Gerektiği yerde gerektiği kadar oluşturulması, sunulması gerekir. Eğer bu sunulmazsa hiçbir yarar yaratmaz. Bunun yarar yaratamaması demek ulaştırmanın hizmet vermemesi manasına gelir. Çünkü, ulaştırma kişilere ve eşyaya yer ve zaman yararı sağlamaktır. Teknik ve felsefi tartışma için kullanabileceğimiz ana tanım budur. Bu çerçeveden olaya baktığımızda maalesef pek çok ulaşım ağımızın, ulaşım ağı üzerindeki işletme sistemlerinin ve diğer benzeri operasyonların hiçbirinin istendiği düzeyde değil, tam aksine gerekmeyecek şekilde yapıldığı veya gereken yerde yapılmadığı, taşıma frekanslarının yetersiz olduğu vesaire gibi, şimdi başınızı ağrıtmak istemiyorum tanımlarla. Ulaştırmanın birtakım da özellikleri var bu özellikleri de yerine getirmeyen bir sistem olarak kendini gösteriyor. Halbuki konuşulacak olan konu 21.Yüzyılda ulaştırma nasıl olacaktır; çünkü, ulaştırmayı tanımlayacak olan endüstrimiz ne hale gelecektir. Şu anda Türkiye'deki endüstri ki Makine Mühendisleri Odası toplantısı olduğuna göre herhalde en çok üzerinde durulması gereken bir konu. Önemli atılımlar yapmaktadır ve içinde bulunduğu globalleşme akımlarından ötürü de bütün dünyada rekabeti sağlayacak kadar bir ortam yaratmak zorundadır kendisine, pazar yaratmak zorundadır. Bu pazarın yaratılabilmesi ise hem hammadde taşımında, hem mamul madde taşımında, hem de bu fabrikaların bakımı, işletilmesi sırasında gerekli yan maddelerin gerek enerji olsun, gerekse yedek parça olsun zamanında getirilmesine bağlı. 21.Yüzyılda bütün dünyada önemli birtakım değişikliklerin olacağı varsayılıyor. Bunlar çoğu üzerinde çalışılmış felsefi yaklaşımlardan kaynaklanan sonuçlardır. Bu sonuçların başında, ki bana göre çok doğru sonuçlardır, bana öyle geliyor daha doğrusu. Endüstride bir sermayenin mümkün olduğu kadar üretimde kullanılması yaklaşımı vardır; yani, bir fabrika hammaddesini önemli miktarda parayı yatırıyorsa, mamul maddeleri bu fabrikanın önünde dizili olarak duruyorsa; yani, yeteri kadar hızlı pazarlayamıyorsa, kendisine 5 cıvata lazımken, gerektiği zaman bulamayız diye 25 cıvata alıyorsa veya şu kadar hortum, bu kadar kömür gerekliyken bunun çok çok üstünde malzemeler satın alıyorsa, bu takdirde sermayesinin büyük bir bölümünü gerekmeyen yerlerde kullanıyor manasına geliyor. Bu açıdan yaklaştığımızda ben sadece eşya taşıması için kısa konuşmamı yapacağım zaten. Eşya taşımasında karşımıza ulaşım lojistiği denilen yeni bir kavramın çıktığını görüyoruz. Ulaşım lojistiği demek taşımacı talebinde bulunacak olan kişilere taşımacıların istendiği anda, istendiği yerde yeteri kadar bir kapasiteyle sunum vermesidir. Aksi takdirde bunun yararlarını sağlayamayacaktır. Mesela Türkiye'den birtakım örnekler vermek istiyorum. Türkiye Demir- Çelik Endüstrisinin her gün 150 bin ton malı; yani, 150 bin ton cevher yollardadır, bunlar trenlere yüklü vaziyette, her biri A istasyonunda, B istasyonunda gayet düşük bir hızla cevher üretim merkezlerinden demir-çelik fabrikalarına doğru hareket ederler; yani, 150 bin ton cevherin fiyatını düşünecek olursanız ve bunun da devamlı olarak yollarda durduğunu düşünecek olursanız bu demir-çelik fiyatlarınıza ek bir değer getirecektir. Aynı şekilde bunun karşıtını tersten görüyoruz. Mamul maddeler daha değerli olduğu için Türkiye'de demir-çelik ürünleri karayoluyla taşınmaktadır, demiryoluyla taşınmamaktadır. Bu takdirde de karayollarında aşırı yüklemeye gidildiği için demir-çelik fabrikalarının civarındaki bütün yollarda yolda tekerlek izleri oluşmuştur ve önemli miktarda yol tahribatı vardır. Bunun dışında bir fabrikanın gerektirdiği yedek parça ve diğer mamul, yarı mamul maddelerin ne kadar, ne zaman bulundurulacağı konusu ise doğrudan doğruya her gün prime ve radiev veya başka programlarla yöneticilerin eline gelmeli ve günlük siparişlerle getirilmeli. Bütün bunlar karşımıza ne getiriyor?.. Ulaşım sisteminin kökten değişeceği kavramını ge- 447

4 tiriyor. Birincisi; ulaştırmada hız artacaktır. Yapılan bütün tahminlerde şehirlerarası taşımada ulaştırma hızının saatte 350 kilometreyi geçeceği tahmin ediliyor önümüzdeki yüzyıl içerisinde. 350 kilometreyi geçebilecek olan iki sistem vardır, bunun bir tanesi demin/ollarıdır, bir tanesi ise havayollarıdır; yani, gelecek yüzyılda karayollarında önemli miktarda taşıma beklenmemektedir. Halbuki biraz evvel Sayın Özden'de belirtti, Türkiye'de taşımaların büyük bir bölümü karayolundadır. Bu karayolundan demiryollarına ülkeyi tahrip etmeden geçmeyi planlamak lazım gelir. Size iyi kötü bfrazcık çalışmış bir insan olarak söyleyebilirim. Bugün bjr kanun çıksa, karayolları bırakılsa, demiryollarıyla taşınmaya başlansa Türk ekonomisi büyük so-, runlar içerisinde kalır. Çünkü, demiryolu sistemimiz böyle bir taşımayı rasyonel koşullarda yapacak durumda değildir. Onu beraberinde getirecek; yani, sistemi de buna uygun hale getirecek bir taşıma programının uygulanması gerekir. Diğer ulaşım sistemi ise hava taşımacılığı-olacaktır. Hava taşımacılığında ise küçük meydanlar, büyük meydanlar veya büyük operasyonların yanında önemli miktarda, biraz evvel bahsetmiş olduğum fabrikaların yedek parça talepleri ve bunların en kısa zamanda belirli merkezlerden buraya eriştirilmesi konusu çıkacaktır. Yani, ulaştırma önemli oranda bir şekil değişikliğine uğrayacaktır. Bu şekil değişikliğine uğramasının büyük bir bedeli olacaktır. Bu bedeli eğer biz önümüzdeki senelerde makul miktarlarda ödeyip bu sistemi elde edebilirsek, ülkemiz bundan evvelki asrın başında olduğu gibi bunu çok büyük bir faturayla ödemez, makul miktarda bir masrafla karşılar, aksi takdirde çok büyük sorunlarla karşılaşmaya hazır olmamız, beklememiz gerekir. Bu tabii Türk endüstrisini etkileyecektir, Türk tarımını etkileyecektir, Türk turizmini etkileyecektir, şimdi bile etkilemektedir; yani, turistlerin uğradığı kazalarda hızlı bir artma var. Bütün bunlar gösteriyor ki ciddi önlemler alınmazsa 21.Yüzyılda çok büyük sorunlarla karşılaşılacaktır. Ben ilk 10 dakikamı böyle kullanmış oluyorum. İleride bilgim dahilinde bilgi arz etmeye hazırım efendim. BAŞKAN - Sayın Örer çok teşekkür ediyorum. Zamanı da her zaman olduğu gibi gayet dikkatle kullandınız. Değerli arkadaşlar belki akımı kesmemek lazım, bu konuda acil Sayın Orer'e soru sormak steyen var mı salonumuzda; yani, hemen taze taze şunu söyledin anlayamadık gibi, birkaç kelimeyle tekrar eder misiniz gibi bir anlamda kendisine yöneltilecek bir soru var mı? Buyurun Hasan bey. HASAN GÜNGÖR - Bu Mete hocamın söylediği 21.Yüzyıldaki endüstriyel taşıma, bugün için uygulayan büyük fabrikalarımız, örnek gösterebileceği fabrikalar var mı? Bilgisi dahilinde mi? Onu öğrenmek istedim bir iki kelimeyle. BAŞKAN» Ben de hemen ilave edeyim. Olabilir ki bazı arkadaşlarım belki sormadılar. Bu ulaştırma lojistiğini de bir kere daha tarif ederek şu soruya cevap verirseniz. METE ÖRER (İnşaat Yüksek Mühendisi) - Ulaştırma lojistik uygulamaya başlayan bazı fabrikalar olmaya başladı; yani, Türkiye'de, yeni yeni başlanıyor ve bu firmalar birtakım yan destek alıyorlar, birtakım programlar şu anda, bilgisayar programları devrede. Bunları uygulayan, hatta ASP ve NSP diye İstanbul'da enstitülerde kurulmaya başlandı. Türk endüstrisi 448

5 globalleşme konusunda inanılmayacak kadar ileri atılımlar yapmaktadır. Ben bu konuda mesela Eczacıbaşı'yı söyleyebilirim, ciddi çalışmalar yapılıyor, ciddi atılımlar içerisindeler. Sanıyorum bu konuda devletin çok önündeler, önündeler demiyorum çok önündeler. Lojistik konusu hakikaten bir firmanın gereksinimi olan sermayeyi önemli oranda azaltan bir konu. Basit bir örnek vermiştim. 150 bin ton demir cevherinin; yani, tonunu 10 dolardan hesaplaşanız 1,5 milyon dolar yapar, günde 1,5 milyon doları sokağa atması manasına geliyor. Onun için lojistik demek önceden düşünerek, taşınarak hammaddenizi, yaptığınız ürünleri ve bu ürünleri elde edebilmek için harcayacağınız enerji ve yedek parçayı en uygun zamanda, en kısa zamanda cebinizden en az para harcayarak sağlayabilme. Basitçe tarifi bu. BAŞKAN - Bunu da Türkiye'de yapmaya başlayan firmalar var. Evet, çok teşekkür ediyorum. Bu kısa soru-cevaptan sonra çapraz bir hareketle Ali Ekber beye sözü aktarıyorum. Buyurun Sayın Ali Ekber Çakar söz sizin efendim. ALİ EKBER ÇAKAR (Makine Mühendisleri Odası) - Teşekkürler Sayın Başkan. Değerli konuklar; Makine Mühendisleri Odası olarak 199O'lı yıllardan beri gerek şube etkinlikleri düzeyinde, gerekse merkezi düzeyde ulaşım ve trafik kongrelerini yapıyoruz. Ben bu panele panel konuşmacısı olarak katılımım gündeme gelince, oda olarak yaptığımız çalışmaları şöyle bir gözden geçirdim. Acaba 199O'lı yıllarda, 1993'lü yıllarda, 1997ü yıllarda biz ulaşım ve trafik konusunda neler söylemişiz, sonuç bildirgelerinde neler var acaba diye şöyle bir göz gezdirdim, sonuç hep aynı. Yani, 9O'lı yıllarda, 93'lü yıllarda, 97'li yıllarda sonuç bildirgelerine koyduğumuz, takipçisi olduğumuz problemler, sorunlar halen bu masada devam ediyor, istisnai birtakım noktaları bir tarafa bırakırsak. Bugün yine burada iki gündür, ki burada bugün sonuçlanacak bu toplantı, izliyoruz iki gündür, iki gündür de izlediğimiz ve burada izleyici olarak bulunan sizlerin de sanıyorum ortak bir noktası, sadece sistem karayolları. Karayollarında problem var, karayollarında arazi kullanımı nasıl olacak, karayollarında trafik kazaları nasıl azaltılacak gibi sürekli bu problemler gündeme getiriliyor ve bunlarla ilgili çözüm önerileri geliyor. Hepimiz biliyoruz ki demiryolları, bir örnek vermek gerekirse güvenlik açısından, çevre kirliliği açısından, arazi kullanımı açısından, gürültü açısından, enerji tüketimi açısından, altyapı maliyetleri açısından karayollarından çok daha elverişli olduğunu üç aşağı beş yukarı hepimiz biliyoruz. Ama bugün gelinen noktaya bakıyoruz, bu kadar elverişli olan, bu kadar ekonomik olan, çevre açısından bu kadar sağlıklı olan bu sistem neden çalıştırılmıyor ya da bu sisteme neden önem verilmiyor diye hep şöyle bir göz gezdirmek istedim Haziran 1998 tarihinde Ulaştırma Şura'sı yapıldı, bu ulaştırma şurasında Makine Mühendisleri Odasını temsilen yine iki tane komisyonda bende vardım, trafik güvenliği komisyonu ve geçici ulaşım komisyonunda Hülagü hocamla birlikteydik yine orada. Yine onların sonuçlarını bir irdeledim, acaba neler söylemiş, sonuçlarda, raporlarda neler var diye baktık. Sistem yine aynı, değişen pek fazla bir şey yok. Kağıt üzerinde söylemler var; ama, pratik uygulama olarak bir şey yok. Buradan kalkarak şöyle bir noktaya doğru gitmek istiyorum. Acaba bunlar neden yapılamıyor, söylem olarak var da pratik olarak uygulamaları neden yok bir baktım. Baktığımda şöyle bir noktayı tespit etmek istiyorum. 1950'li yıllarda, o Marshall planı diye tanımladığımız, Truman doktriniyle ortaya çıkan bir üretime dayalı, tarımsal üretimde uzmanlaşma ve tüketim mallarına dayalı bir sanayileşme hedefleniyor o günün koşullarında ve buna bağlı olarak da 449

6 ulaşım sistemlerinde karayolları, karayolu sistemi ön plana çıkarılıyor. O günün koşullarında yine Amerikan heyetinin başkanlığını yapan kişi Türkiye'ye ve ilgililere şu önerilerde bulunuyor. Kamyonla yük taşıma işinde Amerikan girişimcilerinden mutlaka yararlanın diyor. Deniz yollarıyla yapılacak ulaştırmaya karşı çıkıyor, orada birtakım öneriler gündeme geliyor, bunlara karşı çıkıyor. Yine o günün koşullarında bir kredi, hükümete bir kredi verilmesi gündeme geliyor, Türk Hükümetine kredi verilmesine yine karşı çıkıyor. Yine bir başka öneri gündeme geliyor, Türkiye'de bir lokomotif fabrikasının kurulması gündeme geliyor, buna da şiddetle karşı çıkıyor. Esas başlangıç noktası tabii burası. Bu başlangıç noktasını eğer böyle bir yıl olarak, milat olarak alırsak, bir dönüm noktası olarak alırsak, o günden bugüne kadar sistemin sürekli bir tarafı beslediğini, diğer alt sistemleri sürekli olarak ikinci plana attığını görüyoruz. Halbuki biz bu panelde "21.Yüzyılda Ulaşım Nasıl Olmalıdır?" panel konusunu gündeme getirirken, acaba hülyamız, ütopyamız, makine mühendisleri olarak acaba nasıl bir ütopyayı, nasıl bir hülyayı amaçlıyoruz diye bakıldığında biz Makine Mühendisleri Odası olarak yıllardan beri söyleye geldiğimiz denizyolu, karayolu, havayolu, boru ve demiryollarının kombine bir ulaşım sistemi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kombine bir sistem olduğunu, bu sistemlerin birbirini tamamlaması gerektiğini, birinin diğerinin önüne geçmemesi gerektiğini, ülkenin coğrafi, özgür ve fiziki koşulları dikkate alınarak bu ulaşım sistemlerinin planlamasının yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bir başka önemli nokta, Türkiye'de bir ulaştırma ana planı yok, 1983'Iü, 93'lü yıllar, yılları arasında bir ulaştırma ana planı yapılmış; ama, ne yazık 1983'lü yıllarda Özal'ın hükümet başı olmasıyla birlikte bu ulaştırma ana planı bir tarafa bırakılmış, deyim yerindeyse günübirlik politikalarla ya da o günün koşulları içerisinde tek yönlü olarak karayollarına dayalı bir yatırım hedeflenmiş. Bir önceki oturumun başkanlığını yapan Eskişehir şube başkan vekili arkadaşımız söyledi, Türkiye'de 450 bin kilometre karayolu var, 9 bin kilometre demiryolu var. Böyle bir sistem içerisinde tabii ki diğer sistemler çalışmayacaktır. Bugün 21.Yüzyıla doğru gidiyoruz, 21.Yüzyılda Türkiye'de belli havaalanları var, bu havaalanlarının şehirle olan bağlantılarına bakıldığında, taşımacılık açısından bakıldığında bir hayli zorlukları var, külfeti var, yeterince çalışmıyor diye bakıyorsunuz. Denizyollarına bakıyorsunuz, denizyollarıyla gerek yolcu taşımacılığı açısından, gerek yük taşımacılığı açısından bakıldığında neredeyse çok düşük düzeyde, sıfır noktasına varacak kadar bir denizyolu ulaşımı söz konusu. Boru hatları, son senelerde bir boru hattı taşımacılığı var, o da çok, bu özellikle doğalgazla ilgili bir olay söz konusu, onun dışında boru hatlarıyla herhangi bir taşımacılık söz konusu değil. Yani, kısaca sistem tek yönlü olarak çalışmaya devam edecek. Biz yine burada katılımcılar, tebliğ sunanlar, oturum başkanları ve sizlerin katılımlarıyla yine bir sonuç bildirgesi çıkaracağız ve o sonuç bildirgesinde yine hep beraber göreceğiz ki 1993'lü yıllarda, 1997'li yıllarda sonuç bildirgesine koyduğumuz tüm maddeler bir iki istisnayla tekrar yer alacak. O zaman burada bir sorun var demektir, sorunlardan bir tanesi yönetim erklerinde bulunan kişiler sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının, uzman kişilerin platformlarda yaratmış oldukları görüşleri önemsemediklerini düşünüyoruz. İkinci bir nokta, toplum olarak duyarsızız ki burada zaten anlaşılıyor, ortaya çıkan görüşlerin takipçisi olmayı, o konuda onların gerçekleşmesi noktasında mücadele etmek gibi bir zafiyetimiz var. Artık bence bir dönüm noktası olmalı, bu 21.Yüzyıla doğru giderken artık bir dönüm noktası olarak biz oda olarak, diğer sivil toplum örgütleri olarak, üniversiteler olarak, diğer meslek kuruluşları olarak, uzman kişiler olarak ortaya koyduğumuz bu görüşlerin takipçisi olalım diye düşünüyorum. Neler söylemişiz o günün koşullarında şöyle bir baktım, Karayolları Kanunu günün koşullarına uygun hale getirilmelidir. Nasıl getirilecek?.. Tek taraflı yönetim erklerinde bulunan kişi- 450

7 1er değil, sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları bir araya gelmeli, onların görüşlerinden yararlanarak revize edilmeli diyoruz yılında çıkarılmış olan Trafik Kanununu, bu revize edilen Trafik Kanunuyla ilgili olarak Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği adına içişleri komisyonu ve diğer komisyonlara katılan kişilerden biriydim. Orada da biz dile getirdik, dedik ki, ceza sistemine dayalı bir trafik kanununun çıkarılması kazaları önlemeyi, yol kusurlarını ortadan kaldırmayı, araçlarda meydana gelecek kusurları ortadan kaldırmayı sağlamaz. Daha köklü, daha radikal birtakım tedbirler almak gerekir. Yine geçmiş kongrelerimizde dile getirdiğimiz, şu anda tane, belki daha fazla, sayısını hatırlamıyorum ama, çeşitli birimlerin elinde bulunan, çeşitli birimlerin sorumluluğunda bulunan bir ulaşım sorunu var. İçişleri Bakanlığı'nın değişik birimlerinde var, Bayındırlık Iskan Bakanlığı'nın var, Ulaştırma'nın var, başka bir sürü bakanlıkların elinde çok dağınık şekilde bir sistem var ve bu sistem kendi bağlı bulunduğu birimler kanalıyla, kendi özgür koşulları içerisinde işliyor. Diyoruz ki biz artık bunlar tek bir merkezde toplanmalı, hiç olmazsa Trafik Genel Müdürlüğü adı altında bir Trafik Genel Müdürlüğü oluşturulmalı, sistem bir bütünlüklü olarak ele alınmalı, sorunlar bu şekilde çözülmeli diyoruz. Çevre, enerji etkinliği ve güvenlik açısından demiryolu taşımacılığı 2000'li yılların taşıma sektörü olmaya aday. Dünyadaki yapılan araştırmalar Avrupa Birliği'nde 9-10 tane proje var, bakıyorsunuz bunların büyük bir kısmı hızlı trene ayrılmış durumda. Hızlı tren hizmetleri ve benzerî hizmetlerin sunumu kara, havayolu taşımacılığıyla birlikte onları destekleyecek, entegre edilecek şekilde artık sistem yavaş yavaş devreye sokulmalı diyoruz. Bir başka önemli nokta, üniversitelerimizde, dikkat ederseniz iki günden beri devam eden tüm bildirilerin temel noktası eğitimsizlik, eğitimsizliği ele alırken de sadece sürücüleri ele aldık ya da sürücü hatalarını ortaya koyduk. O zaman diyoruz ki artık üniversitelerde trafik mühendisliği birimi ve buna uygun bir müfredat oluşturulmalı, trafik mühendisliği artık bizim hayatımızın bir parçası olmaya adaydır diyoruz 2000'li yıllarda. Sistem olarak bakıldığında şu anda mevcut kurumlarda trafik mühertdisliği eğitimini almamış olan, ilgisiz olan bir sürü insan şu anda görev yapmakta ve bu insanların artık yavaş yavaş istihdamının sağlanması gerekiyor. Bunun yapılabilmesi için de üniversitelerde trafik mühendisliği kavramının, trafik mühendisliği eğitiminin ve müfredatının yerleşmesi gerekir diye düşünüyoruz. Daha sonra devam edecek. Teşekkürler. BAŞKAN - Peki, çok teşekkür ediyorum. Sevgili arkadaşlar, bazı konuları dile getiriyoruz; ancak, bana öyle geliyor ki yavaş yavaş bir erime başladı Türkiye'de bazı fikirlerde. Yüksek makamlar yeni yeni karayoluyla beraber demiryolu projelerini dile getirmeye başladılar. Yatırım programlarında da veya uluslararası ilişkilerdeki programlarda demiryolu yavaş yavaş yerini almaya doğru bir kıpırdanma hissettiriyor kendi içinde. Hemen söyleyeyim, bakın biz yıldan beri bir boğaz geçişi projesiyle mücadele ediyoruz. Projemiz daha önce üzerinde kıymetli çalışmalar yapmış birçok arkadaşlarımız tarafından bekletiliyordu, onu yeniden canlandırdık. Bize birçok çevreler bunu yapamazsınız, bu olmaz demişlerdi; ancak, bugün bu proje birinci adım olan bölümü için 870 milyon dolarlık bir finansmanı temin etmiş durumda, hazırlıkları yapılıyor, umuyorum ki önümüzdeki yıl kazma vurulacak, İstanbul Boğazı demiryolu tüp geçişiyle su altından, 48 metre suyun altından bağlanacak. Bu projenin önündeki engellerin yavaş yavaş projenin ilerleme yolundan çekilmeye başlamaları bile Sayın Ali Ekber bey, değerli arkadaşım Sayın Çakar, bu konuda bir değişimin başladığını göstermektedir. 451

8 Ankara-Istanbul arasındaki demiryolu konusunda çok zaman kaybettik, çok konuşmalar oldu, birçok projeler programa girdi; ancak, tekrar yeniden yaklaşık 300 milyon dolar düzeyindeki bir projede ihaleye çıkartıldı 17'si itibariyle, ayın 17'si itibariyle. Biraz bazı kıpırdanmalar var, ben gerektiği yerlerde bu konularda daha ayrıntılı bilgiler verebilirim. Şimdi çapraz uygulamaya devam etmek istiyorum ama, Sayın Çakar'a sormak istediğiniz acil bir soru var mı? Buyurun efendim. SALONDAN - Yanlış mı anladım bilmiyorum ama, notumda Sayın Çakar, ceza sistemlerine dayalı önlemler sorunu çözmez gibi bir cümle kullandı ÂLÎ EKBER ÇAKAR - Bununla çözülemeyeceğini söylüyorum, sistemin değişmesi gerektiğini söylüyorum. BAŞKAN - Efendim bende tabii burada affedersiniz ukalalık etmekten kendimi alamıyorum. Trafik Yasasıyla bu olay tek başına çözümlenmez. Haklı da Trafik Yasasındaki para cezaları çözmez; çünkü, bir de Karayolu Taşıma Yasası diye bir yasa yok Türkiye'de. Biraz sonra açsanız onu söyleyeceğim; yani, konuşmamda söyledim. Bugün Türkiye'de otobüs nedir, kamyon nedir, yola nasıl çıkar, hangi koşullarda çalışır, bir şoförün çalışma şartları nelerdir? Bunları anlatan, bunları belirli ilkelere bağlamış olan yasal bir zemin yok henüz. O nedenle o kamyonlar yollara çıkıyor, otobüsler yollara çıkıyor kazalar oluyor ve çözümü de güçleşiyor. Dolayısıyla sadece olay Trafik Yasası da değil. Şimdi izin verirseniz çapraz uygulamaya devam ediyorum ve Sayın Prof. Dr. Güngör Evren'e mikrofonu veriyorum. Buyurun sayın hocam söz sizin. Prof. Dr. GÜNGÖR EVREN - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan. Ben de sorudan başlayayım yine. Soru, "21.Yüzyılda Ulaşım Nasıl Olmalıdır?" Ben bu olmalıdırın içinde olabiliri düşünüyorum, soruyu haklı buluyorum. Elbette ki bu soruyu ulaşım bağlamında yanıtlamak mümkün değil, bunu çok genel çerçevede, ekonomiler çerçevesinde, toplumlar çerçevesinde, dünyanın genel gidişatı bağlamında yanıtlamak gerekiyor. İleriyi öngörmek her zaman bir falcılık, birazda herkes falcılık yapıyor bu konuda. Mümkün olduğu kadar destekli yapmaya özen göstermek gerekiyor. Bu konuda da elimizde küçümsenmeyecek ipuçları var. Bu konuda istekler nelerdir? Talep nedir? Buna karşılık olanaklarımız nedir? Arz edeceğimiz nedir? diye bakmak ve bu iki olayın ara kesitinde neyin olabileceğini ve olması gerektiğini bulmak gerekiyor kanımca. Böyle bakınca geleceğin isteği, bireysel olarak düşünürsek insanlar daha hızlı, daha konforlu, daha güvenli, daha ucuz, dakik bir ulaşım sistemi istiyorlar. Toplum ise çevreye saygılı, son derece saygılı, kazaları, trafik kazalarını ortadan kaldıramıyorsa bile olabildiğince azaltan bir talep içinde oluyor ve yarın daha fazla olacak. Bugün İsviçre'de toplum diyor ki "ben kamyonların kentlerimin içinden geçmesini istemiyorum, alın bunları trenlere koyun, trenler götürsünler" ve toplumun talebi doğrultusunda gerekenler yapılıyor. BAŞKAN - Avusturya öyle yapıyor, Türk kamyonları geçemiyor, trenle geçiyor sonra. 452

9 Prof. Dr. GÜNGÖR EVREN - Benzeri taleplerin, toplum taleplerinin önümüzdeki dönemde çok daha artacağını ve bunlar kolay kolay aşılamayacak dirençler doğuracağını düşünüyorum. Uluslararası, her şeyden önce belki kentler içinde, bölgeler içinde ve uluslararası ilişkilerde hareketliliğin artması istenecek ve ulaşım olanaklarının hakça paylaştırılması istenecek. Yani, bir kesimin olanakları iyi kullanmasına karşılık, başka bir kesimin bu konuda yetersizliklerle karşılaşması daha fazla tepki görecek. Buna göre talebin oluşması tabii ki senaryolara bağlı. Senaryonuzu kötümser yapabilirsiniz, iyimser yapabilirsiniz, doğrusu ikisini de yapmak, çok senaryo yapmak ve onlar üzerinde akıl yürütmek. İnsanlara göre diyelim ki 2010 yılına kadar dünyadaki yolcu taşımacılığının yüzde 100 artacağını söyleyenler var. Yük taşımacılığının ise yüzde 75; yani, böyle bir rakam bile telaffuz edebiliyor insanlar. Neyin olacağını, zenginliğin, ekonominin nasıl gelişeceğini, nasıl yapılacağını düşünmek ve bu konuda öncelikle senaryolar üretmek gerekiyor biraz önce söylendiği gibi. Ulaştırmayı değil, hatta tüm sistemi, toplum sistemini bir bütün olarak görmek zorunluluğu var. Dolayısıyla senaryolar nasıl zenginleşeceğiz, gayri safi milli hasıla hangi oranda artacak ve bunun dışında da arz bize teşvik edici ne gibi olanaklar sağlayacak, fiyatları ne kadar düşürecek, güvenliği ne kadar artıracak, konforumuzu ne kadar artıracak. Bu bağlamda arzın ne olacağına gelince. Son dönemde yaşadığımız bir otomobil gerçeği var, bu otomobil gerçeği sürüp gidecek. Bakın 1950'lerde dünyada 43 milyon otomobil var, 53 milyon otomobil var, bunun 40 milyonu Amerika'da. Bugün 500 milyon dolayında olduğu söyleniyor ve 2010 yılına kadar her şeye rağmen 900 milyon, hatta 1,1 milyar otomobil olacağı söyleniyor; çünkü, bunun arkasında bir ekonomik oluşum, bir altyapı var, otomotiv sanayi var, yolların yapılması var, inşaat mühendisliği genel anlamda mühendislik hizmetleri, müteahhitlik hizmetleri, çok büyük bir destek var. Olumsuzluklarını bütün dünya her vesileyle ifade etmesine rağmen, arkasından da bu gerçeğin görünür bir gelecekte de kendini sürdüreceği söyleniyor. Ama buna karşılık hızlı ve güvenli, çevreye saygılı bir ulaşım sistemi bağlamında hızlı trenlerin dünyada ve yakın gelecekte, görünen gelecekte ciddi bir imkan olduğunu söylemek mümkün, bu 350 kilometre/saat, hatta 400 kilometre/saate kadar giden bir hız ve bu hız 800 ila kilometre mesafede uçağa karşı rekabet eden ya da uçakla dostça el sıkışıp, tamam burası senin alanın olsun, öbür taraf benim alanım olsun, şurada da işbirliği yapalım diyecekleri kadar demiryolunun, hızlı demiryolunun ağırlığını koyduğu bir durum. Tabii uçağın bir alanı var ki, orada rakip de yok, kilometreyi, 800 kilometreyi aştığınız zaman tek seçenek uçak. Yük taşımacılığına gelince burada her sistemin kendi olanaklarını en iyi bir şekilde kullanabildiğimiz kombine taşımacılık geleceğin sistemi olacak hiç kuşkusuz; yani, geleceğin sisteminde karayolu, demiryolu, denizyolu falan yok, ulaşım alt sistemleri zinciri olacak. Dolayısıyla kuşkusuz olan bir gelişim bu ve bütünlük içerisinde görme olanağı, zorunluluğu var ve olanağını da ileride daha bulacağız. Çünkü, bir telematik diye bir olay var. Telematik, telekomünikasyonun tele'si, enformatiğin matik'i; yani, iki tane telekomünikasyonla, enformatiğin desteğini alan bilgi çağında bütün hareketleri bu bilgi desteği sayesinde izleyen bir sistem, belki burada buna bağlı olarak lojistikten ulaşım lojistiği değil, genel anlamda lojistik diye bahsetmek, endüstri lojistiği diye bahsetmek mümkün, değişik şekilde bu kavram kullanılıyor. Üretimden, ta tüketiciye kadar giden bir zincir içerisinde ulaştırmanın o bütünlük içinde yerini aldığı bir sistem. Diyelim ki bir Volvo böylesine bir zincir içerisinde işini yürütüyor; yani, üretimini yaptığı andan itibaren tüketiciye gidinceye kadar ki tüm sistemi bu telematik sayesinde kontrol ediyor. Ulaştırma nerede derseniz, ulaştırma bu bütünlüğün içinde. Çünkü, bunların hepsi etkileşim içinde, bir yarar sağlamak, her şeyi en ucuza halletmek için yapılacak şey bu. Bizim için yarın ne olur derseniz, bir iyimser, bir kötümser senaryodan bahsedebiliriz. Şu 453

10 ana kadar gördüğümüz gibi hiçbir şeyin bu kadar açık gerçekler ortaya konmasına rağmen değişmeyerek sürmesi halinde bir vurdumduymazlığın genel anlamda sürmesi halinde toplumsal ve ekonomik yaşamın tıkanması bana göre, işlevini ulaştırmanın yetersizliği yüzünden yerine getirememesi, zaafa uğraması, trafik kazalarının akıl almaz biçimde artması, çevrenin yok olması, boğazdaki köprülerin 5, 6 olması gibi bir olumsuzlukla karşılaşırız. Hemen buna inanmak istemiyorum, insan olmanın bilinciyle önümüzdeki dönemlerde haklarını savunan, dolayısıyla çağdaş ihtiyaçlara göre bir ulaşım ihtiyacında, ulaşım talebinde direnen bir toplum olarak iyimser bir senaryo ortaya koyabiliriz. Burada artık bir planımız olacaktır bizim esnek, ihtiyaçlara göre kolaylıkla ufak değişiklikler yapabileceğimiz, ulaştırmayı tek başına yöneten bir otorite olacaktır, ben geçen oturumda onu Bayındırlık Bakanlığı içindeki Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Ulaştırma Bakanlığı içine alınması biçiminde ifade ettim. Bu başka türlü de olabilir, bir kurum, yeni bir kurumu tanımlarsınız, o kurumun ulaştırmayı koordine etme yetkisi ve gücü vardır, yetkisi vardır ve gücü vardır, tabii bu bağlamda da sorumluluğu vardır, böyle bir otoriteye kavuşmuş oluruz, tabii Taşıma Yasası haydi haydi olur. Böyle bir durumda bizim herhalde otoyollarını sürdürmek yerine yapacağımız şey Türkiye'yi doğudan batıya kat eden 1, 2 hatta 3 eksenimiz olur, güney-kuzey doğrultusunda 2, 3, 4 demiryolu eksenimiz olur ve limanlarda demiryollarıyla işbirliğinin yapıldığı ve son aşamada da karayolunun devreye girdiği kombine taşımacılıkla etkin bir yük taşımacılığın gerçekleştiği günleri yaşarız. Köprüler yerine, biraz önce Sayın Müsteşarımızın bize içimizi rahatlatan duyurusuyla söylediği gibi tüp geçiş yapılır, tüp geçişle beraber Avrupa'yla bağlanırız, ta oradan Orta Doğu'ya, Orta Asya'ya kadar gideriz, böylesine dünyayla da bütünleşen çağdaş ve gerçek ulaştırma imkanlarıyla bütünleşen bir ülkü oluruz diyorum. Tabii dileğim bu ikinci senaryonun gerçekleşmesidir. Bunun için de bizden başlayarak, bizi izleyen nesillerin yapacakları çok şeyler olduğuna inanıyorum. Umuyorum ki zamana da uydum herhalde. Teşekkür ederim. BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Evren. Var mı efendim herhangi bir soru. Sanıyorum daha tartışma bölümünde olacak. O zaman tekrar sol tarafıma Sayın Prof. Dr. Yücel Candemir'e sözü veriyorum. Prof. Dr. YÜCEL CAMDEMÎR - Teşekkür ederim Sayın Başkan, bir şeyi öğrenebilir miyim. Benden önceki iki konuşmacının görüşleriyle ilgili ekleme ve yorum şeklinde bazı söyleyeceklerim var, bunları daha sonra bildirimin, konuşmamın dışında sunma şansım var mı? BAŞKAN - Olabilir, şu anda saat 17.00'de, en geç 17.30'da da salondan çıkmamız gibi bir zorunlulukla karşı karşıyayız. O nedenle eğer önce siz bildirinizi özetlerseniz Yücel bey, arkasından geleceğimiz bölümlerde size o konular için yorum yapma imkanını verebiliriz sanıyorum. Prof. Dr. YÜCEL CANDEMİR - Teşekkür ederim. 454

11 Ben iktisatçıyım ve benden de bu panelde ulaştırmayla iktisat arasındaki ilişkileri incelemem istendi. Zaten dün sabahki oturumdan başlayarak iktisat biraz bu işin içine girdi. Yolculuk talep yönetimi modellerinden söz edildi burada. Ben ulaştırma ekonomisi dersleri veriyorum 30 yıla yakın bir süredir, itü'de 30 yılı buldu, 5-6 yıldır da Boğaziçi'nde yapıyorum. Biz, yahut ben bu dersleri anlatırken bir şeyin altını vurguluyorum, bunu ulaştırmayla ilgilenen herkes de bilir. Ulaşım talebi, ulaştırma talebi bir türev taleptir. Yani, birtakım etkinlikler olur, o etkinlikler bize mal taşıttırır ya da turizmde veya bir insanın bir yerden bir yere gitmesiyle yolculuk talebi ortaya çıkar. Bunların ekonomide ilgisi var. Ekonomi, 17.Yüzyıla kadar iktisatçı olmayan yahut iktisatçı mesleğinden olmayan insanlar tarafından öne sürülmüş, geliştirilmiş; yani, bakarsak Orta Çağ feodal Avrupa'sına, o zamanın egemen gücü olan kilise iktisadı da geliştirmiş, yorumlamış. Katolik kilisesinin uluları iktisadi sistemi tanımlamışlar, belirlemişler, demişler ki "fiyatlar adil olmalı, ücretler adil olmalı, kar adil olmalı, faiz olmamalı" yani, düpedüz bir adil düzen, Katolik kilisesinin bir adil düzeni var. Ama sonra bir sanayi devrimi oluyor ve kol gücünün yerine bir mekanik güç geçiyor, o zaman birçok şey değişiyor. Arkasından, çok ilginçtir, fizikte Isaac Newton'u çıkıyor ortaya, hemen onun arkasından da, ikisinin arasındaki bağlantıyı biliyoruz biz, Adam Smith; yani, iktisat biliminin -ben bilim olduğu kanısında değilim ama, öyle diyorlar- iktisat biliminin kurucusu olduğu kabul edilen Adam Smith sanayi devriminin bir ürünü, iktisat da öyle, uzatmayalım günümüze geliyoruz, 21.Yüzyıldan söz ediliyor. Dünya ekonomisi büyük değişiklikler geçiriyor şu anda, değişikliklere gebe. Şimdi söyleyeceklerim benim görüşlerim değil, bu sözcükler bana ait değil, bunlar alıntı ve Türkçe olmayan kaynaklardan alıntı. Bir şey daha ekleyeyim, şimdi söyleyeceklerim, özellikle ilk söyleyeceklerim 17 Ağustos 1999 depreminden önce basılmış yayınlardan alıntılardır. Tektonik değişiklikler oluyor dünya ekonomisinde ve bir dönüşüm, transformasyon tusunamisi geliyor, arkasından bir şey daha geliyor, bunlar benim görüşlerim değil hemen hatırlatayım, iktisadın ölümünden söz ediliyor, Sibernoviks'ten söz ediliyor. Bakın neler oluyor, sonuçları neler, bunlarda bana ait değil. Çalışmanın sonu geliyor, enflasyonun ölümü, rekabetin ölümü, coğrafyanın sonu, paranın ölümü, arkasından da iktisadın ölümü tabiî. Başka bir şey daha oluyor Amerikan ekonomisinde bugünün gelişmiş, sanayileşmiş ülkelerinin hiçbirinde görülmeyen, görülmesi de çok zor olan önemli değişiklikler var. Amerikan ekonomisi 25, 30 yıla yakın bir süredir biraz hastaydı, işsizlik vardı, büyüme hızı düşüktü; ama, özellikle 199O'lı yıllardan sonra bilgi endüstrilerinin gelişmesinin bir sonucu bu. Neler oluyor Amerikan ekonomisinde?.. Enflasyonun ölümü dediğimiz şey bu, düşük enflasyon. Hiçbir sanayileşmiş, düşük enflasyon olur, büyüme oranını düşürürseniz düşük enflasyon da olur, bizde olduğu gibi şimdi. Ama, büyüme oranı sanayileşmiş bir ülkenin, gelişmiş bir ülkenin erişemeyeceği yüzde 3,4 gibi bir mertebeye çıkmış ve üretkenlikte bir patlama, bir teknolojik yeniden yapılanma var, bu da Amerikan iş dünyasını değiştiriyor. Bizde bakıyorum yaşlarında genç genç çocuklar borsa yorumu yapıyorlar, önde gelen televizyonlarda da yapıyorlar. Clinton'un bir danışmanı geldi geçen yıl, burada konferans verdi, biraz alay etti böyleleriyle; yani, Amerika'dakilerle alay etti, bizdekiler daha da; yani, alınmayın sözlerimden, makine mühendisi bakıyorsunuz borsa uzmanı olup çıkıyor yahut elektrik mühendisi borsa uzmanı olup çıkıyor. Gerçi biz nüfus sayımında mesleğini iktisatçı diye yazdıran elektrik mühendislerini de gördük geçmişte ama. Yeni büyüme fırsatlarını açığa çıkarıyor bu değişiklikler ve firmaların maliyetlerini düşürmede firmalara yardımcı oluyor. Wallstreet arkasından yükseliyor, bakın önce üretimde önemli değişiklikler var, ondan sonra borsa yükseliyor. Borsa yükseliyor, yükselir borsa, sonra da iner, bu sıfır toplamlı bir oyundur, kumardır bu. Yani, 1929 buhranı borsadaki birtakım spekülatörlerin oyunları sonucunda mı ortaya çıktı, hayır, daha önceki iktisadi gelişmelerden, ekonominin yapısındaki değişikliklerden kaynaklandı bu olay. 455

12 Teknoloji burada öyleyse çok önemli ve yani, bilgisayar çağı, bilgi çağı yahut bilgi endüstrilerinin gelişmesi birilerine göre - bu da benim görüşüm değil- içten patlamalı motorun icadı bugün için yalnızca kaydadeğer bir olay. Elektrik, gerçek önemini yeni yeni kazanıyor enformasyon teknolojisi sonucunda. Enformasyon teknolojisi kimilerine göre 2010 yılında Amerikan ekonomisinin işgücü hacminin dörtte birini evlere çekecek, bunun ulaşım üzerindeki etkilerini düşünebiliyor musunuz, düşünmemiz gerek. Ben demiryollarının önemi, karayollarının fazla ileri gittiği, karayolu ağırlığının fazla ileriye gittiği gibi konulara hiç değinmeyeceğim. Sayın Çakar'ın sözlerine getirmek istediğim yorumda bununla ilgili ve Sayın Orer'in değindiği son derece önemli lojistikteki değişmeler, devrimci nitelikteki değişmeler bizim için yine son derecede önemli. Bunları nasıl çözebiliriz, bu konuda görüşlerim var, o görüşlerimi aslında benim yakınım olan meslektaşlarım biliyorlar, Sayın Evren biliyor, Sayın Örer biliyor, Sayın Özden'de biliyor. Bakın, aldığım, topladığım bilgiler, bu aslında bildiğiniz bir şey ama, ben burada yine tekrarlayacağım, ilk bilgisayar ENİAC 14 Şubat 1946'da çalışmaya başladığında 30 ton ağırlığı var, 500 bin dolar maliyeti ve 1 saniyede 174 kilowatt saat elektrik enerjisi harcıyor; yani, bir kasabayı aydınlatacak kadar elektrik harcıyor. Bugün aynı gücü, aynı sayma gücünü, kompüting gücünü en yakın 1,19 dolara elde ediyoruz. Eğer aynı fiyat ve başarım, performans gelişmesi otomobiller için söz konusu olsaydı bugün lüks bir Sedan otomobilini hesaplamışlar - Allah korusun- 2,40 dolara almamız gerekiyordu -bu benim hesabın değil tabii, benim hesabım olamaz- ve 1 galon benzinle de kilometre yol yapması gerekiyormuş bu otomobilin. Allah korumuş ki bunu otomobil sanayiine yansıtmamışlar. Allah bizi hep koruyor, bazen koruyamıyor ama. 21.Yüzyıla yönelik bunlar sadece birtakım esintiler. Bizim ne yapmamız gerekir, bunu söylemeye benim zamanım kalmadı, zamanım olursa söyleyeceğim. Teşekkür ederim. BAŞKAN - Yücel bey çok teşekkür ederim ilginç sözleriniz ve fikirleriniz için. Şimdi daha hızlı gitmek üzere hemen Hülagü Bey'e izin verirse değerli konuklar geçiyorum Sayın Doç. Dr. Hülagü KAPLAN'a. Doç. Dr. HÜLAGÜ KAPLAN - Ben o zaman değerli hocamın bıraktığı noktadan bir nebze müsaade ederseniz devam edeyim. "21.Yüzyılda Ulaşım Nasıl Olmalıdır?" konusu tabii mutlak bir sözellik arz ediyor. Nasıl olabilir, daha gerçekçi; çünkü, olmalıdır bir totaliter bir bakış açısı olacak tabii ki; ama, olabilir kuramları ve pratikten gelen deneyimi de birlikte ortaya koyan bir bakış açısını getirebilir. Dolayısıyla 21.Yüzyılda ulaşım nasıl olmalıdır da önce kuramları ve sonra pratikten devşîrdiğimiz deneyimleri gözden geçirmemiz gerekir, kim için, neresi için, bizler için, bu ülke için, öncelikle; çünkü, biz önce bu ülkeyle ilgiliyiz. Buna baktığımızda, değerli Güngör Hocam'da bahsetti, Ali Ekber Bey'de bahsettiler, kötümser, iyimser senaryolar ve ütopya. Utopyasız insan olmaz diye düşünürüm ben, dolayısıyla toplumun önünde de mutlaka ütopya biçiminde bir değer olabilmeli. Tabii ütopya dediğimizde iki farklı ütopya biçimini ayırt edeceğiz, distopya ve entopya. Distopya, bugün yaşadığımız ortamdır ulaşımda, kötümserliğe gidiyoruz. Entopya ise, düzeni insan yaşamının gerektirdiği biçimde çevreye de değer vererek, çevreye de duyarlı olarak ulaşımı sağlamaktır bana göre. 456

13 Yani bu ütopyayı, distopya ve entopya olarak ayırt edebiliriz ve tüm hizmetlerimizi ulaşımda bu ütopyalardan hangisini seçtiysek elbette ona göre vereceğiz; çünkü, ulaşım bir hizmet -Mete Bey'de söylediler- ulaşım hizmetini verirken ütopyamız nedir bir, kuramımız nedir iki, bilinç altımızda ne vardır üç, bunlar çok önemli. Ben biraz kuramsal çerçevede konuşacağım müsaade ederseniz, bilinçaltı da çok önemli. Hepimizin psikolojisinde varolan bir gerçek, öğrenmeyle elde ettiğimiz bazı bilgilerin bilinçaltına yerleşmesidir. Edinilmiş bilgiler farkında olmaksızın refleksevi çıkarlar. İşte ulaşımda da maalesef içinde bulunduğumuz distopya bilinçaltımıza sirayet etmiş olan kötümserliği yansıtmakta bana göre. Bu konuda tabii demek ki bizim öncelikle bir propozisyonların yapılandırılmış seti dediğimiz; yani, bir görüşler bütünü diye tanımlayabileceğimiz paradigma değişikliğine ihtiyacımız var. Hep söylüyoruz, karayoluyla demiryolu dengelenmeli, demiryollarına daha fazla değer verilmeli, bunun aksini söyleyen yok tabii ki. Sayın Müsteşarımız hızlı trenden, tüp geçişten, büyük çağdaş projelerden bahsettiler, sahip çıkıyorlar, teşekkür ederiz kendilerine yıldır değerli hocalarımız bunları söylüyorlardı, projelendirildiği günden itibaren dileriz Türkiye, ülkemiz bu projelere bir an önce kavuşur; ama, benim getireceğim yine kuram. Kuramda değişikliği yapamazsak hep bataklıkta çabalanırız, debeleniriz. Öncelikle mentalité diyelim buna isterseniz Fransızca ama, daha Türkçeleşmiş gibi, bunu değiştirmemiz lazım. Bir örnek vereyim, bir yerde yol yetmiyorsa hemen yol genişletmesini düşünürsünüz; çünkü, bilinçaltına yerleşmiştir bu, efendim yol yetmiyor yolu genişletelim. Halbuki bugün yolu daraltarak trafiği iyileştirme tasarımları var, trafik durultma tasarımı diyoruz buna. Yolu daraltarak; yani, yolda platformu, taşıtlara ayrılmış kısmı daraltarak da bunu başarabiliyorsunuz. Bugün bir Mercedes demiryollarıyla ortak işlere girişebiliyor, yine Mercedes, Münih'in yayalaştırılmış alanına taşıtların girmemesi için özveriyle önderlik yapabiliyor. İşte bunlar mentalité değişikliğidir; yani, sadece insanlarımız değil, sadece akademisyenlerimiz değil, sadece idarecilerimiz değil, sadece otomotiv sanayimiz değil, karayolumuz, demiryolumuz değil, bütünümüzün kuramda bir paradigma değişikliğine ihtiyaç olduğu kanısındayım. Nasıl bir değişiklik olacak bu?.. Sürdürülebilirlikten bahsediyoruz, çevreden bahsediyoruz, çevre duyarlılığından bahsediyoruz. Güngör Hocam söylediler, kişiye dost, insana dost ulaşım, işte mekanlara bunu yansıtabilmemiz gerekmekte. Yine kuramdan devam ediyorum. Bilinçaltını ve meta kuramımızı değiştirmeliyiz, bölük pörçük gitmez bu iş. O zaman ne yapacağız?.. Bir kere hareketlilik konusuna daha dikkatli bakmalıyız. Hareketliliğin karşıtı nedir onu görebilmeliyiz, sadece mobiliteyle, hareketlilikle dinamizm sağlanmaz. Dinamizmin bir veçhesi hızsa, diğer veçhesi esnekliktir, esneklikte dinamizmdir, bunu kuramlardan, makine mühendislerimiz de, diğerlerimiz de hepimiz biliyoruz. Hız ve esneklik bir bütündür, dolayısıyla hareketlilik hızı temsil ettiği müddetçe eskimiş bir kuramın tabanında oluşmaktadır ve taşıt odaklı nazariyelere; yani, kuramlara ve dolayısıyla uygulamalara önderlik etmektedir. Bunun karşılığında işte bizim erişebilirliği, mekana ilişkilendirilmiş olan ölçümlendirme tekniklerini ikame etmemiz gerekir diyorum bën birinci dönemeçte. Teşekkür ederim. BAŞKAN - Çok teşekkür ediyorum, sağ olun Hülagü bey sizinde ilginç görüşleriniz için. Değerli konuşmacılarımızı dinlediniz, ara soruları da sizlere sorma olanağını tanıdım, şimdi geriye kalan süreyi hem masadaki değerli konuşmacılar olarak, hem de salondaki arkadaşlar olarak kullanmaya çalışacağız. Dikkat buyurduysanız konuşmacılarımızın zaman dolayısıyla bıraktıkları görüşleri var, onu da ilave etmek istiyorlar. Sizlerde bunları dikkate alarak konumuzla ilgili olarak sorularınız varsa lütfen el kaldırarak işaret buyurun efendim, alayım. 457

14 Buyurun, isminizi de söylerseniz mikrofona memnun olurum. GALİP BARAN - Herhalde az önce söze başlarken dediğiniz gibi bizleri de dinlemek istiyorsunuz, şu çok önemli bir zeminde, çok değerli zevatın önünde sivil toplum kuruluşlarına sürekli gönderim yapıldı. Ben bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi olduğumu düşünerek dün bulunmayan bazı üyelere sivil toplum kuruluşu olarak ne düşündüğümüzü, sivil toplum kuruluşunun işlevi hakkında kısaca bilgi vermek, ardından sivil toplum kuruluşlarının güçlendirilmesi anlamında bir öneride bulunmak istiyorum. Programı izliyorum, yarım saat, şu anda 17.30'da buradan ayrılmamız gerekiyor dediniz, oysa yarım saat tartışma süresi verdiniz. Ben sunum için Haziran ayında da başvurmuştum, oradan da sunum imkanı verilsin istiyorum, resmen orada bulunuyorum ama. Önerimden önce şunları söylemek istiyorum, dün biraz değindim; ancak, şu anda değerli panelistlerden çoğu yoklardı. Sivil toplum kuruluşunun işlevini görebilmesi için vatandaşların işbirliğini sağlayacak bir mekanizm olmaları gerekiyor. Vatandaşlar olarak aynadaki görüntümüz iç açıcı değil diyorum. "Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacak" ise, vatandaşlar cumhuriyetin bireyi olmak zorundalar. Ne yasa, ne yeni anayasa bunları sağlayamıyor. Bir milat düşüneceksek, bugünden itibaren yurttaşlık, yurttaş olma sözünü, kavramını gündeme getiremiyorum. Az önce şöyle bir slogan da dağıttım "kırmızıda dur vatandaş öl, durmayanı da durdur yurttaş ol" diyoruz. BAŞKAN - Sayın Baran, mesaj tahmin ediyorum alındı, sizin çalışmalarınızda, çok üzülmeyin, biliniyor, zamanımızı da dikkate almanızı sunuyorum. GALÎP BARAN - Dikkate alacağım efendim, teşekkür ederim. Ben 62 milyonda bir birim devletim diyorum. Birey olarak vatandaşlığı sollamalı, yurttaş olmalı diyorum, deminki söylemimi tamamlamaya çalışıyorum düzenlemek olarak. Sivil toplum kuruluşlarının şu işlevi var, şu avantajı var. Sivil toplum kuruluşunda yönetime talip olmayan, denetleme işlevini görebilecek oluşumlar olarak şu anda tıkanmış görünen yönetimsel siyasetin önünü açabilirler diyorum. Ali Ekber Çakar Bey'in işaret ettiği üzere, eğer sivil toplum kuruluşundan gerçekten sivil toplum demokrasinin güvencesidir deniliyorsa, sivil toplum kuruluşunun şu anda deprem nedeniyle görülen itibarı gerçek anlamda yaşama geçsin isteniyorsa, sivil toplum kuruluşlarına bu fırsat verilmeli. Şu zeminlerde bu fırsatı değerlendirmemize imkan verilmeli diye düşünüyorum. Demiryolunu istemek haktır ama, bir birim devlet olmak hakkıyla demiryolu istemenin ötesinde karayolu trafiğiyle ilgili HABITAT Trafik Kolu çalışmamızın işlevini tamamlaması yönünde çalışmalar sürdürüyoruz. Görüyorum ki sabırsızlıkla benim sözümü bitirmemi bekliyorsunuz, galiba bende bundan fazlasını beceremeyeceğim. Teşekkür ederim efendim. BAŞKAN - Hayır, hayır, sabırsızlıkla değil, sadece zaman azlığı dolayısıyla. Gönülden katılıyoruz, yurdumuzda da gelişen yeni bir akım, hakikaten ülkenin sorunları sadece siyasetçilere bırakılmamalı, sivil toplum örgütleri elinden geleni yapmalıdırlar, ben sizi kutlayarak

15 li. ULAŞIM VE TRAFİK KONGRESİ - SERGİSİ GAÜP BARAN - HABITAT Okulunun şöyle bir söylemi var efendim, ne kadar ilginiz var bilmiyorum, özür dileyerek tekrarlayacağım. HABİTAT'ı çözüm okulu olarak algılıyoruz. HABI- TAT şöyle diyor; yönetişim ve yapar kılma diye iki önemli ilkesi var. Bu ilkeler devlet-vatandaş işbirliğini, sivil toplum kuruluşları-devlet işbirliğinin anahtarı oluyor, yönetişim karşılıklı. Yönetmek kavramı, klasik yönetme kavramı ortadan kalkmış, karşılıklı yönetmek olarak. Yapar kılmak ise yine Birleşmiş Milletlerden kayan HABITAT düşüncelerine göre devletlerin sivil toplum kuruluşlarını yapar kılmaları üzerine vurgulama yapılıyor. Sivil toplum kuruluşları devletlerin kendilerini yapar kıldıkları kanısında değiller. Bodrum, HABITAT trafik korosu da yapar kıldığı görüşünde değil, tersine bir mekanizma işlemekte, Bodrum HABITAT trafik korosu devleti yapar kılıcı bir işlev görmekte, bunun tersine döndürülmesi için yardımcı olmanızı isteyeceğiz. Teşekkür ederim. BAŞKAN - Ben teşekkür ederim efendim, sağ olun. Evet, buyurun efendim. İsminizi lütfeder misiniz? ALİ EKBER ATASOY - Devlet temsilcisi olarak ben sizi aramızda görüyorum ve sorumu size yöneltiyorum Sayın Ulaştırma Müsteşarımız Süreyya Yücel Özden Bey'e. Batı sorunlarını, ulaşım sorunlarını 18. veya 19.Yüzyılda tamamlamış; ancak biz 21.Yüzyıla girmiş bulunmaktayız, daha halen ulaşım sorunlarımızın nasıl çözüleceğini düşünüyoruz. Devletimiz bu 21.Yüzyılda ulaşım sorunlarına nasıl bakıyor, o görüşü almak istiyorum sizden. Teşekkür ederim. BAŞKAN - Devletimiz nasıl bakıyor dediğimiz zaman hiç kimse bir devletin görüşü şudur diyecek durumda değildir, bunun birazda siyasi yönü vardır. Ben bir siyasetçi değilim, bir bürokrat olduğum için ve de bugün bulunduğum pozisyonda görebildiğim kadarıyla size iletirim; ama, bu devletimizin görüşü müdür, değil midir, takdir size ait. Biz bugün bu toplantının başından beri arz etmeye çalıştığım şekilde Türkiye'nin artık ulaştırma konusunda şimdiye kadar bütün şu değerli konuşmacıların söylediklerini dikkate alan bir biçimde, sistemleri birbiriyle dengeli olacak şekilde, yatırımları bir israf halinde değil, amaca dönük olarak yapmayı, bununla ilgili her Jürlü teknik ve yasal çalışmayı bir an evvel tamamlayıp uygulamaya koymayı düşünüyor değerli arkadaşım, devletin görüşü bu. Buyurun efendim. ZEKİ ÂDER - Panelistlerin tümünün söylediklerine katılmamak mümkün değil, ulaştırmaya yönelik söylenenlerin tümü doğru, demiryolları öne çıkarılsın, taşımacılık konusunda daha önceki bildirilerde sunulan şeylere yakın şeyler iletildi; ancak, Hülagü Bey'in kuramsal yaklaşımına yönelik bir şeyler söylemek istiyorum. Kuramlar pratiğe dönüştürüldüğü sürece geçerlidir; yani, eğer kuramı siz pratiğe yöneltemiyorsanız o kuram, kuram olarak kalır. Tabii ki ütopya gerekli; ama, ülkemizdeki paradigma iflas etti, siz tabii ki bu ütopyayı yaşama geçirebilmeniz için belli erkleri elinize geçirmeniz ge- 459

16 rekiyor, paradigma çöktü. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? BAŞKAN - Evet Hülagü bey, buyurun. Doç. Dr. HÜLAGÜ KAPLAN - Ben tabii süremiz bittiği için devam etmek istemedim, belli bir panel içindeyiz, bunun açılımını, kaç dakika veriyorsunuz Sayın Başkan. BAŞKAN - İki dakika vereyim size. Doç. Dr. HÜLAGÜ KAPLAN - O zaman şöyle yapalım, ben iki dakikada size bir mesajı tekrar ileteyim; ama, ondan sonra özel olarak ayrıca size bu konudaki bilgilendirmeyi ben, yazılı bilgilendirmeyi yapacağım, sözüm. Öncelikle kuramlara baktığımızda, ben, dikkat ederseniz, bizim belleğimizdeki çalışmaya sirayet etmiş bilinçaltı durumundan başladım, bunu yıkmamız lazım dedim. Yani, psikolojik kuramlarla birlikte trafiği ele almamız lazım bir, ekolojik kuramla birlikte ele almamız gerekir iki, ekonomi ve teknoloji bunların yanında gelecektir. Bugün dünyanın gidişine baktığınızda bütün ülkelerin, özellikle gelişmiş ülkelerin üzerinde söz birliği yaptığı, anlaşmalar imzaladığı ne var?.. Sürdürülebilirlik var. Hatası olabilir, yanlış tarafları olabilir; ama, bir bütündür, zaten her bütünde bir hata olabilir değil mi, en güzeli bile gördüğünüzde, ayrıntıya girdiğinizde hatasını görürsünüz. Dolayısıyla kuram dediğimiz, bizim zaten gelişmiş ülkelerde paradigma değişikliğiyle yerine oturuyor; ama, biz ne yapıyoruz, imzaladığımız anlaşmalarla oradan ödünç alıyoruz. Mesajım size bu. Yani, biz aslında Avrupa'yla, Birleşmiş Milletlere dahil örgütlerle imzaladığımız anlaşmalar suretiyle ekolojik yaklaşımlı ulaşımın anlaşmalarını imzalamak suretiyle biz onların geliştirdiği paradigmik değişimleri almış oluyoruz; ama, bunu uygulayabilecek miyiz, soru burada. Bunun içinde, bende o soruyu topluma yöneltmemiz lazım, o soruyu getiriyorum, bunun için tüm planlama sisteminin, mühendislik bakış açısının yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor bu kuram ışığı altında. Bu büyük bir inkılap şeklinde değil, bu kuramın tekrar gözden geçirilmesini icap ettirici bir şekilde ortaya çıkıyor, zaten imzaları atıyorsunuz. İnsanına dost sokaklar olarak getiriyor Avrupa. Yarın ona da imza atacağız; yani, buraya getiriyoruz konuyu, imzalıyoruz anlaşmaları; ama, yaptığımızda diyoruz ki, "efendim, ben Los Angeles'e gittim gördüm, 6 şerit bir tarafta, 6 şerit bir tarafta yol var, benim belediyeliğimde böyle 12 şeritli yollar yapacağım." Yerel yönetimlere mesajın ikinci kısmını veriyorum. Yerel yönetimlere verilmiş yetkilerin tekrar gözden geçirilmesine kadar gider bu. Eğer siz 1955, 60'larda Amerika'nın terk ettiği, California'da bunun referandumu yapılmıştır. Otoyol projelerini yeni bir projeymiş gibi 1980'lerin başında Türkiye'ye getirdiyseniz, siz zaten hatayla başlıyorsunuz demektir. İkinci kısmı da bu. Ama, ben size ayrıca yazılı bilgilendirme için kaynakları takdim edeceğim. BAŞKAN - Sağolun, teşekkür ediyorum. Bu konuda Sayın Örer bir kısa söz istediler. Buyurun hemen sıcağı sıcağına vereyim. 460

17 METE ÖRER (İnşaat Yüksek Mühendisi) - Ben Sayın Kaplan'ı destekleyecek şekilde iki cümle ekleyeceğim. Sayın Kaplan kentsel ulaşım bakımından söylüyor, tabii yüzde yüz kendisi haklı, buna kentler arası eşya taşımasında da globalleşme bizim endüstrimize o kadar büyük baskı yapıyor ki, hiç Türkiye Devletinde veya yönetimde kimsenin aklına gelmeyen yöntemleri özel bir şirket kendisi uygulamak zorunda kalıyor. Yani, bizim anlaşmalara bakmamızdan ziyade, dış etmenler ve globalleşme Türkiye'nin ulaşımını şekillendirmeye başlamış vaziyette, ona çok dikkat etmek lazım. BAŞKAN - Teşekkür ederim. Buyurun siz. MUZAFFER ERLER (inşaat Mühendisi) - Efendim ben bu son oturumda birtakım sorular sormuştum, o soruların okunmasını ve Mete Örer Bey tarafından kısaca cevaplanılsın. Ayrıca, bir de tüp geçişler, boğaz tüp geçişlerinde boğazın üzerinden böyle köprüyle demiryolu veya metro, hafif raylı ulaşım; yani, boğazın köprü şeklinde üzerinden geçiş yapılabilir mi? Kısaca bunları istiyorum. BAŞKAN - Hemen ikinci sorunuza ben cevap vereyim ama, birinci soruları biz almadık, acaba hangi sorulardı onu bilmiyoruz. İkinci bölümü hemen söyleyeyim. Bu farklı yaklaşımlar değerli arkadaşım incelenmiş uzmanlar tarafından, boğazın su altından uygun bir yapıyla geçirilmesinin, üstünden köprülerle geçirilmesine oranla daha faydalı olduğu belirlendiği için tünel projesi... MUZAFFER ERLER - Suyun üzerinden olamaz mı? BAŞKAN - Olamıyor efendim, olması uygun olmuyor, incelenmiş bunlar. Yani, ayrıntılarına girmiyorum, eğimi var, vesairesi var, birçok şeyleri incelenmiş. O sorular uzun mu acaba? METE ÖRER (İnşaat Yüksek Mühendisi) - Hayır, çok kısa kısa, ben cevap verebileceklerime cevap vereceğim. Ben sınırlandırılmasına karşıyım, kullanımın^ sınırlandırmak lazım efendim, otomobilin kimseye bir zararı yok ki, otomobilin kullanımının zararı var. Her gün işinize gitmek için kullanamayacaksınız, egzozu bozuk, şu anda bile çevre vakıfları kanalıyla egzoz gazı analizi yapılıyor ve kontrol edilmeye çalışılıyor. Bir de ambulans 4 kişiyi öldürdü, yol geçiş yerlerinin her iki yanına, yoldan iki yana bakmadan geçmeyin, bu insanların hep bildiği bir şeydir, bunu uygulamazlar ve maalesef cankurtaran bu kadına çarpacağına hiç kabahati olmayan bir kadınla iki çocuğuna çarpmıştır, ben şoför olsaydım o kadına çarpardım. SALONDAN - Beyefendi, dinleyicilerin sorularını lütfen tek tek okur musunuz. 461

18 METE ÖRER (İnşaat Yüksek Mühendisi) - Doğru. Birinci soru şuydu: Şehir içi oto sayısı sınırlanacak mı? Egzozu bozuk taşıtlara ne işlemler yapılıyor? Cevaplandırdım. Adana'da ambulans 4 kişiyi öldürdü, yol geçiş yerlerinin her iki yanına yoldan her iki yana bakmadan geçmeyin yazan levhalar konulsa iyi olmaz mı? Bu o kadar güzel bir kural ki yazmaya gerek yok, o zaman bütün yola yazmanız gerekecek efendim. Ayrıca bir sorunuz daha var. Ankara-Konya demiryolu ne zaman yapılacak? Ankara-Konya demiryolu benim kişisel kanaatime göre çoktan yapılması gereken bir hattı. Ankara-Konya-Mersin hattı, bu yapılmamış olan bir hattır, onun için Ankara'nın eşyası ta İstanbul limanına çıkar, İstanbul limanından buraya gelir, bu konuda size hak veriyorum. Teşekkür ederim. SALONDAN - Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kim izleyecek konusu vardı efendim. METE ÖRER (İnşaat Yüksek Mühendisi) - Onu ben bilemeyeceğim efendim, bir tane daha var, mesela ona da cevap vermedim. BAŞKAN - Bu elimizdeki soru kağıdında böyle bir sorunuz yok. METE ÖRER (İnşaat Yüksek Mühendisi) - Yok yok şu var, TBMM'de kim izleyecek diyor. BAŞKAN - Ankara-Konya demiryolu ne zaman yapılacak, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kim izleyecek. Ben size bir örnekle cevap vermek istiyorum, bu kim izleyecek sorunuzdan dolayı. Efendim bir gün Sayın Mete Örer hatırlayacaklar mı bilmiyorum, bu Sayın Galip Bey'e de bir hatırlatma olacak Sayın Baran'a. Türkiye'yle ilgili ve dünyayla ilgili ulaştırma konularının tartışıldığı bir toplantıya katılmak üzere İsviçre'ye gittik, 1970'li yılların başındaydı, Türkiye'den delegasyon olarak. İçimizde ulaştırma konusunda devlette resmi görevde çok yüksek kişiler vardı. Bir pazar sabahı, bu şehir nasıl bir şehirdir diye kalktık erkenden gezelim hep beraber dedik, grup halinde 5-6 Türk yürüyoruz. Ben o zaman Devlet Planlama Teşkilatında uzmanım, benim dışımda da Ulaştırma Bakanlığı, diğer bakanlık üst düzey temsilcileri var. Bir kavşağa geldik, sabahın da erken saati hemen hemen hiç kimse yok, biraz tereddüt ettikten sonra kavşaktaki adacıklardan direkt yürümeye devam ettik. Nereden çıktığını bilemediğim kısa boylu, çok güzel giyimli, orta yaşlı bir hanımefendi peyda oldu ve içimizden, o zamanki mevki itibariyle çok yüksek olan birinin, tabii bilmiyor tesadüfen elini uzattı ve yakasına yapıştı "Mösyö niye geçiyorsun, geçmemen lazım, geri dön" dedi. Biz o sırada uyandık ki kavşakta ışıklar var, yanıyor, bizde kırmızı ışıkta geçtik, dinlemedik yani, nasıl olsa kimse yok, Türklük var ya sağa sola baktık geç dedik, geçtik; ama, nereden olduğunu bilmediğimiz o hanımefendi peyda oldu ve yakamıza yapıştı "geri dönün" dedi; yani, siz var mıydınız, olmanız lazım; çünkü, isimleri sayarsam hatırlayacaksınız. Dedik ki hiç sesimizi çıkarmayalım, geri dönelim, rezil olacağız çünkü. Bunun cevabı şudur değerli arkadaşım, siz takip edeceksiniz. Öyle kim takip edecek Tür- 462

19 kiye Büyük Millet Meclisinde yok, siz takip edeceksiniz, siz buradan güzel biçimde bu masayı sıkıştırdığınız şekilde hayatınızda, günlük hayatınızda da sağınızı solunuzu, memleketinizdeki mebusları, parti teşkilatlarını, il ve ilçe başkanlarını, onların adam tayin etme, ihale takip etmeleri yerine bu işleri takip etmesini siz izleyeceksiniz, siz izlemezseniz kimse izlemez. Bakın neden. Konya demiryolu projesini biz ele aldık. Yürütüyoruz, savunuyoruz, alternatifli çözümlerde bulunmuş; fakat, karşımıza çıkarılan fikir bu, efendim fizibıl değil; yani, yatırım yapılması uygun değil anlamında söylüyorlar. İlgililere dedim ki niye değilmiş, şu değil diyenler gelsinler bana anlatsınlar, "efendim Ankara-Konya arasında karayolu var ya." O gün dedim ki kendilerine, bu karayolunun hangi koşullarda çalıştığına bakıyor musunuz? Yolcusu, yükü, kamyonu bu ne biçim yoldur, neden siz demiryolunu yaptırmıyorsunuz? Biz bu mücadeleyi sürdürüyoruz değerli arkadaşım. Benim size tavsiyem, mevkiiniz neyse nerede bulunuyorsanız, aynı şekilde etrafınıza yüklenin, biz Konya demiryolu projesini yapmaya çalışıyoruz. Bilmem arz edebildim mi. SALONDAN - Efendim, sadece ben değilim. BAŞKAN - Ben siz derken tabii, bireylere hitap ediyorum; yani, Galip Bey'in yaklaşımını dile getirmeye çalışıyorum. Hiç oraya buraya bakmayalım, hepimizin takip etmesi lazım. Bir bana soru sormak isteyen arkadaşım var, ondan sonra Sayın Candemir'e döneceğim ve yavaş yavaş topluyoruz toplantıyı. Buyurun efendim, arkada bir arkadaşım daha vardı. ÖZCAN BAYRAKÇ! (Makine Mühendisi) - Sayın Yücel Özden'in müjdesini verdiği, Sayın Güngör Evren hocamızın da sitayişle bahsettiği bu tüp geçit projesine değinmek istiyorum. Türkiye'de buradaki genel söylemde demiryollarının çöktüğü ve şu anda fonksiyonunu tam yerine getirmediği söyleniyor. Bu ortamda böyle büyük bir projenin hayata geçirilmesi öncelikli midir, önceliği var mıdır? Varsa, ikinci sorum, bu şu andaki karayolu politikasının bir parçası mıdır? Bu öncelik tespiti. Teşekkür ederim. BAŞKAN - Çok özür dilerim ikinci bölümünü anlayamadım sorunuzyn. ÖZCAN BAYRAKÇI (Makine Mühendisi) - Diyorum ki, eğer bu öncelik Türkiye'deki bu demiryolu ağının atıl olmasına rağmen bu proje öncelikli ise; yani, öncelik tespiti doğru ise bu doğruluk politikasında karayolu, şu anda karayolu politikalarının etkime düzeyi nedir? BAŞKAN - O proje öncelikli projedir. Öncelikli proje olduğunun bir anlamda kanıtı da uluslararası alandaki kuruluşların bu projeyi desteklemeleri ve hemen hemen maliyeti sıfıra yakın ölçüde finansman sağlamış bulunmalarıdır. Bu proje üzerinde Türk uzmanları, bütün kuruluşlardan katılan Türkiye'nin uzmanları son 10 yıl içerisinde sürekli çalışmalar yapmışlar ve çeşitli görüşleri dile getirmişlerdir. Onun için projenin geçerliliği, doğruluğu ve önceliği konusunda şüpheniz olmasın. 463

20 İkinci sorunuza gelince bu proje öncelikliyse bunun öncelikli olmasını karayolu politikalarının etkisi ne oldu falan. Hiç ilgisi yok sayın arkadaşım, hiçbir karayolu uzmanı ne bu tüp geçit yapılsın, ne de yapılmasın dememiş; ancak, tüp geçide ilişkin çalışmalarda Karayolu Genel Müdürlüğü yetkilileri de, Bayındırlık Bakanlığı yetkilileri de görev almışlar ve çalışmışlar. ÖZCAN BAYRAKÇI (Makine Mühendisi) - Ben karayollarını sormadım BAŞKAN - Hayır, hayır, hiç etkisi yok, etkisi olsa belki durdururdu eğer onu arıyorsanız, onun bir etkisi yok; yani, illa karayolu yapılsın, illa demiryolu yapılsın denilmediği için, inşallah ülkemizde giderek doğruların anlaşıldığını, daha çok anlaşıldığını görüyoruz, o bakımdan bu proje uygulamaya geçmek üzere hayatiyet kazanmış bulunuyor. Bu bir soru mu, pardon. "Gidemediğin yer senin değildir" sözü sadece karayolu ulaşımı için söylenmiş bir söz olarak alınmamalı, ulaşımda karayolu, denizyolu, demiryolu ve havayolu olarak birlikte ele almak gerekmektedir, bu bir temennidir. Sayın Ali Ekber Atasoy, doğru, katılıyoruz. Benim gördüğüm kadarıyla paneldeki değerli konuşmacılarda bu görüşü zaten çeşitli yönleriyle savundular. İzin verirseniz Sayın Candemir'e. Buyurun efendim. SALONDAN - Dün Sayın Evren Hocamız Türkiye'de ulaşım politikasının olmadığını söylemişti, bir otorite boşluğu olduğunu söylemişti ve bunun için de Karayollarının Ulaştırma Bakanlığı'na bağlanması gerektiğini söylemişti. Bu konuda Sayın Müsteşarımız ne söylüyor. BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, bu'bana göre fevkalade doğru bir düşüncedir. Bakın size nedenini söyleyeyim. Ulaştırma sistemleri için iyi işlemeyi eğer dile getirmek istiyorsak, onların arasındaki eşgüdüme önem vermemiz lazım, buna koordinasyon diyoruz. Yatırımlarına ilişkin eşgüdüm de gereklidir, kullanımlarına ilişkin de eşgüdüm gereklidir. Dolayısıyla bu düzgün eşgüdümü de bir merkez yapabilir. Ulaşım alt sistemleri nedir, bakın Türkiye'de bakalım. Kara ulaştırması dediğiniz zaman 3 tane sistem girer, ne girer?.. Karayolları, demiryolları ve boru hatları girer. Hava ulaştırması dediğiniz zaman ne girer?.. Havaalanları girer, uçak şirketleri girer. Denizyolu dediğimiz zaman, gemi işletmeciliği girer, limanlar girer. Türkiye'de kara ulaştırmasına tekrar döneyim, Boru Hatları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı. Karayolları Genel Müdürlüğü, Bayındırlık Bakanlığına bağlı. Limanlar, havaalanları ve demiryolları inşaatları da Ulaştırma Bakanlığına bağlı. Neden bunlar farklı?.. Kullanımına ilişkin kararları geliştiriyorsunuz, üç farklı bakan otorite olarak görülüyor karşınızda. Bu sayın bakanlar birbirlerinin görev alanlarına girmemek için nezaket gösteriyorlar, siyasi reperküsyonları, siyasi yansımaları olmasın diye çekiniyorlar, karayolları başını alıyor gidiyor, demiryolları başka tarafa gidiyor. Halbuki bu bir merkezden yönetilse ne kadar çok karayolu yapıyorum, niçin otoyol yapıyorum da demiryolu yapmıyorum veya şurada niçin otoyolu yapsam daha iyi olmaz; acaba, şu kısa devreleri yaparsam mevcut demiryolu ağında karayolunun etkisi ne olur, vesaire gibi bu konuları tek elden düşünürsünüz. Neden tankerlerle hala akaryakıt taşıyorum da boru hatlarını geliştirmiyorum; acaba, boru hatlarını nereye kurmam lazım. Boru hatları bir enerjiye ilişkin girdiyi taşır ama, ulaşım alt sistemidir. 464

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ULAŞTIRMA. Yrd. Doç. Dr. Sercan SERİN

ULAŞTIRMA. Yrd. Doç. Dr. Sercan SERİN ULAŞTIRMA Yrd. Doç. Dr. Sercan SERİN 2 1-GİRİŞ Ulaştırma 3 Yol Nedir? Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre Yol: 1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık 2. Karada insanların ve

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu.

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Capital ve Ekonomist Dergileri ile LeasePlan Türkiye Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Yılın Filo

Detaylı

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ Necmi Gürsakal 1 I. GİRİŞ Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa daki 250 Büyük Firma Araştırması nın 2000 yılı sonuçlarını yayınladı. 1997 yılından başlayarak 2000 yılına kadar

Detaylı

Değerli Meslektaşlarım;

Değerli Meslektaşlarım; KAPAK Değerli Meslektaşlarım; Türkiye nin en önemli hammadde kaynaklarından biri olan orman ve orman ürünlerini hayatımıza kazandıran Orman Endüstri Mühendisleri bu projede bölümünü, mesleğini ve derneğini

Detaylı

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından Değerli üyelerimiz, değerli kongre katılımcıları... Bu sene 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresini Antalya da yaptık. Kongrenin planlanması ve yapılmasında enerjisini

Detaylı

BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ KAYI PLAZA. www.kayiplaza.com

BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ KAYI PLAZA. www.kayiplaza.com BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ KAYI PLAZA www.kayiplaza.com BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ www.kayiplaza.com BURÇEV İnşaat Bilecik te yatırımınıza değer katıyor... Bilecik te Bilecik marka şehir oluyor,

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

LİDER DEĞİŞİRKEN. Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ

LİDER DEĞİŞİRKEN. Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ LİDER DEĞİŞİRKEN Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ I. GİRİŞ Güngör Uras bir köşe yazısında şöyle diyordu : Türkiye deki sanayi yatırımla-rının yarısından fazlasını gerçekleştiren,

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

İSLAM KALKINMA BANKASI SERMAYE PİYASASI KURULU ORTAK KONFERANSI

İSLAM KALKINMA BANKASI SERMAYE PİYASASI KURULU ORTAK KONFERANSI İSLAM KALKINMA BANKASI SERMAYE PİYASASI KURULU ORTAK KONFERANSI DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın Başbakan Yardımcım, Sayın Hazine Müsteşarım, Yurt dışından gerek

Detaylı

İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm. Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı

İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm. Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı Panelistler: Erdoğan Güneş (Ankara Üniversitesi), Abdullah Kutlu

Detaylı

FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ

FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ 31 Ağustos 2015 Pazartesi 10:13 İSTAB yönetim kurulu üyesi 11 firmanın sahipleri de hem plaka tahdidi hem okul ücret zamlarına yönelik düşüncelerini açıkladılar. RÖPORTAJ:

Detaylı

Bakan Güler, "Türkiye rüzgar enerjisinde AB ülkeleri arasında 1'inci, olacak" dedi

Bakan Güler, Türkiye rüzgar enerjisinde AB ülkeleri arasında 1'inci, olacak dedi Türkiye'de 3 bin enerji yatırımcısı var Bakan Güler, "Türkiye rüzgar enerjisinde AB ülkeleri arasında 1'inci, olacak" dedi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiye'de enerji yatırımcısı sayısının

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Nr. 514, September 2014 Neslihan Sargut nsargut@isravision.com +90 (212 ) 285 9745

Nr. 514, September 2014 Neslihan Sargut nsargut@isravision.com +90 (212 ) 285 9745 Yapay görme ile kalite sürekli denetim altında Yapay görme teknolojilerinin üretim dünyasına iki büyük faydayı birarada sunduğunu söyleyen ISRA Vision Vistek Genel Md. Yardımcısı Serkan Çakır, "Her üretimin

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

- Trafik kazalarındaki ölü sayısı Kurtuluş Savaşını, PKK terörünü ikiye katladı

- Trafik kazalarındaki ölü sayısı Kurtuluş Savaşını, PKK terörünü ikiye katladı Umut Oran Basın Açıklaması 01.11.2014 - Trafik terörü ne zaman sonlanacak, artık yeter! - Trafik kazalarındaki ölü Kurtuluş Savaşını, PKK terörünü ikiye katladı - Ceza çözüm değil: 12 yılda 101 milyon

Detaylı

TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ

TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ Kentsel ve Kent dışı Alanlarda Yaya Trafiği ve Sosyal Yaşam Olarak İnsan Yaşamında Önemli Yer Tutan Hemzemin Geçitler Trafik Güvenliği olarak en tehlikesiz

Detaylı

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor?

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Pınar ELMAS Otomotiv sektörü, ekonomide yarattığı katma değer, istihdama olan katkısı ve ilişkide bulunduğu diğer sektörlerdeki teknolojik gelişmenin

Detaylı

Ekonomik Olarak Güçlü! Bir Çarpan Olarak Vazgeçilmez! Türkiye'nin Başarı Hikayesi!

Ekonomik Olarak Güçlü! Bir Çarpan Olarak Vazgeçilmez! Türkiye'nin Başarı Hikayesi! Ekonomik Olarak Güçlü! Bir Çarpan Olarak Vazgeçilmez! Türkiye'nin Başarı Hikayesi! Mustafa Erkan Ekim 2013 Mustafa Erkan Almanya-Aşağı Saksonya Eyalet Milletvekili Ofis-Adres Schloßstraße 3 31535 Neustadt

Detaylı

DTD YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI TOBB ULAŞTIRMA ve LOJİSTİK MECLİSİ ÜYESİ EBK SERAMİK KÜMESİ ÜYESİ TURKON DEMİRYOLU GENEL MÜDÜR YRD.

DTD YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI TOBB ULAŞTIRMA ve LOJİSTİK MECLİSİ ÜYESİ EBK SERAMİK KÜMESİ ÜYESİ TURKON DEMİRYOLU GENEL MÜDÜR YRD. DTD YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI TOBB ULAŞTIRMA ve LOJİSTİK MECLİSİ ÜYESİ EBK SERAMİK KÜMESİ ÜYESİ TURKON DEMİRYOLU GENEL MÜDÜR YRD. Multi Modal İmkanlar Mart 2012 2010 yılında sadece Hamburg

Detaylı

3. TÜRKİYE ULAŞTIRMA SİSTEMİNE GENEL BAKIŞ

3. TÜRKİYE ULAŞTIRMA SİSTEMİNE GENEL BAKIŞ 3. TÜRKİYE ULAŞTIRMA SİSTEMİNE GENEL BAKIŞ Cumhuriyetin 1950 yılına kadar olan döneminde, doğru bir ulusal politika ile demiryolu ve denizyoluna ağırlık verilmiştir. leştirilen atılım sonunda, ülkenin

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 25 Kasım 2013 ACI KAYBIMIZ TÜRKİYE-NORVEÇ İŞBİRLİĞİ FORUMU 1938 DEN 2013 E 10 KASIM LAR END RUSYA TAYLAND ÇİN İZMİR İKTİSAT KONGRESİ 3 gün boyunca

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

11- Tasarlayacağımız yer hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Yanıt-11 Lütfen şartnameyi bir kez daha inceleyiniz.

11- Tasarlayacağımız yer hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Yanıt-11 Lütfen şartnameyi bir kez daha inceleyiniz. Değerli Akademisyen ve Öğrenciler. Çalışmaların son teslim tarihinin 15 Haziran 2012 olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Basılı şartname sayfa 10 daki 1 Ağustos günü deyişini lütfen dikkate almayınız.

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

Türkiye, Boğazın altındaki demiryolu tünelini açtı

Türkiye, Boğazın altındaki demiryolu tünelini açtı 29.10.2013 Türkiye, Boğazın altındaki demiryolu tünelini açtı İstanbul (dpa) Türkiye bugün boğazın altındaki demiryolu tünelini açtı. 29.10.2013-02:20 Uhr dpa İstanbul (dpa) Türkiye bugün boğazın altındaki

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki Bildiğiniz üzere Deutsche bank'ın arzı ile varantlar İMKB'de işlem görmeye başladı. Bu konuda çok soru gelmiş. Basit bir şekilde ne olduğunu açıklamak da bize farz oldu. Fakat hemen şunu belirteyim ki;

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz,

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Neden Daha Fazla Satın Alalım?

Neden Daha Fazla Satın Alalım? Neden Daha Fazla Satın Alalım? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Giderek artan bilinçsiz tüketim ve üretim çevreyi olumsuz etkiliyor.

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

Kaynak: KGM, Tesisler ve Bakım Dairesi, 2023 Yılı Bölünmüş Yol Hedefi. Harita 16 - Türkiye 2023 Yılı Bölünmüş Yol Hedefi

Kaynak: KGM, Tesisler ve Bakım Dairesi, 2023 Yılı Bölünmüş Yol Hedefi. Harita 16 - Türkiye 2023 Yılı Bölünmüş Yol Hedefi ULAŞIM Kara taşımacılığı 2023 hedeflerinde büyük merkezler otoyollarla bağlanırken, nüfusu nispeten küçük merkezlerin bu otoyollara bölünmüş yollarla entegre edilmesi hedeflenmektedir. Harita 16 ve Harita

Detaylı

Rus Limanlarında 20 gün Bekleme Devri Bitiyor

Rus Limanlarında 20 gün Bekleme Devri Bitiyor Rus Limanlarında 20 gün Bekleme Devri Bitiyor Novorossiysk civarındaki bir limanda başlatılacak Basitleştirilmiş Gümrük Hattı uygulamasıyla Türkiye'den denizyoluyla limana gelen ihraç ürünleri, ek kontrollere

Detaylı

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok Antalya daki 4 üniversitenin sektör için gerekli eğitimleri verdiği, Akdeniz Üniversitesi

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU Başkan : Prof Dr. İbrahim Hakkı YILMAZ Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sunum : Iğdır ilinde Kentsel Dönüşüm: Mevcut Durum ve Hedefler Banu ASLAN CAN Iğdır Çevre ve Şehircilik

Detaylı

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 SIK SORULAN SORULAR 1. TANDEM: Kültür Yöneticileri Değişimi Nedir? TANDEM Kültür Yöneticileri Değişimi Türkiye-Avrupa Birliği

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlhan 3. Yaş Baharı Kongresine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: - SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

Detaylı

1- ET FİYATLARI MAYISTA ARTACAK

1- ET FİYATLARI MAYISTA ARTACAK 1- ET FİYATLARI MAYISTA ARTACAK Ulusal Kırmızı Et Konseyi Başkanı ve ETBİR Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Yücesan, kırmızı et fiyatlarının Mayıs ayında turizm sezonunun başlamasıyla birlikte yaklaşık yüzde

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul? Belediyesi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini

Detaylı

Milliyetçi Hareket Partisi Balıkesir Milletvekili ve aynı zamanda Tıp Doktoru olan Sayın Recep Çetin 06.08.2015, Saat:14:00'te Balıkesir Tabip

Milliyetçi Hareket Partisi Balıkesir Milletvekili ve aynı zamanda Tıp Doktoru olan Sayın Recep Çetin 06.08.2015, Saat:14:00'te Balıkesir Tabip FAALİYET RAPORUMUZ Milliyetçi Hareket Partisi Balıkesir Milletvekili ve aynı zamanda Tıp Doktoru olan Sayın Recep Çetin 06.08.2015, Saat:14:00'te Balıkesir Tabip Odamızı ve Balıkesir Dişhekimleri Odasını

Detaylı

1) 3.Yaş turizmi nedir? 2)3.Yaş turizmi nasıl yapılır? 3)Türkiye 3.Yaş turist sayıları (Vasco Turizm) 4) 3.Yaş Turizmi davranışsal özellikleri

1) 3.Yaş turizmi nedir? 2)3.Yaş turizmi nasıl yapılır? 3)Türkiye 3.Yaş turist sayıları (Vasco Turizm) 4) 3.Yaş Turizmi davranışsal özellikleri İÇİNDEKİLER 1) 3.Yaş turizmi nedir? 2)3.Yaş turizmi nasıl yapılır? 3)Türkiye 3.Yaş turist sayıları (Vasco Turizm) 4) 3.Yaş Turizmi davranışsal özellikleri 5)Birleşmiş Milletler ve Dünya Yaşlanma Örgütü

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

'Bir milleti yok etmek istiyorsanız, ordularının içine politika bulaştırın'

'Bir milleti yok etmek istiyorsanız, ordularının içine politika bulaştırın' 'Bir milleti yok etmek istiyorsanız, ordularının içine politika bulaştırın' Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çelik, "Türk Demokrasisinin

Detaylı

Liberalleşmenin Türkiye Enerji. 22 Şubat 2012

Liberalleşmenin Türkiye Enerji. 22 Şubat 2012 Liberalleşmenin Türkiye Enerji Piyasasına Etkileri i 22 Şubat 2012 Liberalleşmenin son kullanıcılara yararları somutları çeşitli sektörlerde kanıtlanmıştır Telekom Havayolu Liberalleşme öncesi > Genellikle

Detaylı

Sık Sorulan Sorular. TANDEM KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİMİ Türkiye Avrupa Birliği (AB) 2016-2017 Soru listesi:

Sık Sorulan Sorular. TANDEM KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİMİ Türkiye Avrupa Birliği (AB) 2016-2017 Soru listesi: Sık Sorulan Sorular TANDEM KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİMİ Türkiye Avrupa Birliği (AB) 2016-2017 Soru listesi: 1. Tandem: Kültür Yöneticileri Değişimi Nedir?...s.3 2. Program nasıl çalışıyor? Not edilmesi

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret www.maviperde.com 1995 li yıllardan sonra Dünyada ve Türkiye'de elektronik ticaretin ön plana çıkmasıyla ve gelecek yıllarda mekanik perde sistemi pazarının çoğunu elektronik ticaretle olacağı varsayımı

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

YAŞAR ROTA. Demiryolu Taşımacılığı Derneği Genel Müdürü

YAŞAR ROTA. Demiryolu Taşımacılığı Derneği Genel Müdürü YAŞAR ROTA Demiryolu Taşımacılığı Derneği Genel Müdürü SUNUM PLANI Demiryolu Taşımacılığı Derneği (DTD) Eğitim için Demiryolunu tanımak ve anlamak -Türkiye nin Demiryolu ve Lojistik Yeteneği -Tarihin akışını

Detaylı

Kahramanmaraş mutlaka devler liginde olacak

Kahramanmaraş mutlaka devler liginde olacak Kahramanmaraş mutlaka devler liginde olacak Sami Altınkaya nın Bloomberg TV de canlı olarak yayınlanan çıkış yolu programına katılan KMTSO Başkanı Kemal Karaküçük: 2023 te Kahramanmaraş ın 5 milyar dolar

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

Konu: Turizmin gelişmesinde doğal güzellikler ve tarihi eserler mi yoksa tesisler mi daha etkilidir.

Konu: Turizmin gelişmesinde doğal güzellikler ve tarihi eserler mi yoksa tesisler mi daha etkilidir. Konu: Turizmin gelişmesinde doğal güzellikler ve tarihi eserler mi yoksa tesisler mi daha etkilidir. A Grubu: Turizmin gelişmesinde doğal güzelliklerin daha etkili olduğunu savunuyor. Birinci Konuşmacı:

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR 19 20 TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her çalışma döneminde olduğu gibi bu dönemde de örgütsel birikimiyle,

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :11. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Meslekdaşlardan Selvitopu na Ziyaret Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yönetimi, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

İSTANBUL EKONOMİK ARAŞTIRMALAR DERNEĞİ

İSTANBUL EKONOMİK ARAŞTIRMALAR DERNEĞİ İSTANBUL EKONOMİK ARAŞTIRMALAR DERNEĞİ Hocaların Gözüyle 2015 Yılında Türkiye Ekonomisi Araştırması Kantitatif Araştırma Özeti Aralık 2014 İstanbul ARAŞTIRMA EKİBİ Prof. Dr. Mehmet Hüseyin Bilgin İEAD

Detaylı

Yönetim Kurulu Başkanõ Tuncay Özilhan õn Antalya SİAD Konuşmasõ

Yönetim Kurulu Başkanõ Tuncay Özilhan õn Antalya SİAD Konuşmasõ TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanõ Tuncay Özilhan õn Antalya SİAD Konuşmasõ 26.02.2002/Antalya Antalya nõn değerli yöneticileri, sevgili Antalya SİAD lõ dostlar, sayõn

Detaylı

81 İl Müdürü Ankara da (1)

81 İl Müdürü Ankara da (1) 81 İl Müdürü Ankara da (1) SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONELİMİZ OLMADAN BİZİM GERÇEK BİR BAŞARIYA ULAŞMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL. PERSONELİMİZE DEĞER VERMEMİZ GEREKİYOR -CEZALANDIRMA,

Detaylı

Yavuz Bayülken Tarafından Hazırlanıp Sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Başlıklı Rapor Üzerine Görüşler

Yavuz Bayülken Tarafından Hazırlanıp Sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Başlıklı Rapor Üzerine Görüşler Yavuz Bayülken Tarafından Hazırlanıp Sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Başlıklı Rapor Üzerine Görüşler Aykut Göker TMMOB-MMO SANAYİ KONGRESİ 16-17 Aralık 2005 II. Oturum KOBİ lerin Sanayideki

Detaylı

Tedarik Zinciri Yönetimi -Temel Kavramlar- Yrd. Doç. Dr. Mert TOPOYAN

Tedarik Zinciri Yönetimi -Temel Kavramlar- Yrd. Doç. Dr. Mert TOPOYAN Tedarik Zinciri Yönetimi -Temel Kavramlar- Yrd. Doç. Dr. Mert TOPOYAN Neden? Bir ișletme sistemi için en kilit etken MÜȘTERİdir. Müșteri açısından ișletmeleri etkileyen güncel etkiler: Müșteri sayısı artmaktadır.

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

Homer ve OEE. Hazırlayan : Cengiz Pak www.cengizpak.com.tr. Bu sunum sadece cengizpak.com.tr site üyeleri içindir. www.cengizpak.com.

Homer ve OEE. Hazırlayan : Cengiz Pak www.cengizpak.com.tr. Bu sunum sadece cengizpak.com.tr site üyeleri içindir. www.cengizpak.com. Homer ve OEE Hazırlayan : Cengiz Pak www.cengizpak.com.tr Bu sunum sadece cengizpak.com.tr site üyeleri içindir cengizpak.com.tr Avcının Silahı Kullanılabilir Bilgi Homer İşe Giriyor Ve OEE nin Ne Olduğunu

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Yalçın AKIN AREL DENİZCİLİK

Yalçın AKIN AREL DENİZCİLİK Yalçın AKIN AREL DENİZCİLİK YÜKLERİMİZİ YAKLAŞIK %90 ORANINDA KARAYOLU İLE NEKLEDİYORUZ. YÜK NAKLİYESİNDE DENİZLERİMİZDEN SADECE %5 ORANINDA FAYDALANABİLİYORUZ. KARAYOLUNUN YAKIT SARFİYATI ÇOK YÜKSEK DOLAYISIYLA

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

YİSAD Üyelerinden Çanakkale Şehitliği ne ziyaret Ağustos 2012 / Demir Çelik Store

YİSAD Üyelerinden Çanakkale Şehitliği ne ziyaret Ağustos 2012 / Demir Çelik Store YİSAD Üyelerinden Çanakkale Şehitliği ne ziyaret 2 Ağustos 2012 / Demir Çelik Store Çanakkale Şehitlik Abidesi Tuncay Sergen / Y SAD Yön. Kur. Bşk. YİSAD - Yassı Çelik İthalat, İhracat ve Sanayicileri

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

GIDA SANAYİCİLERİNİN GIDA MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNDEN BEKLENTİLERİ

GIDA SANAYİCİLERİNİN GIDA MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNDEN BEKLENTİLERİ GIDA SANAYİCİLERİNİN GIDA MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNDEN BEKLENTİLERİ Ramazan GÖKÇE*, Haluk ERGEZER, Tolga AKCAN Pamukkale Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Denizli TÜRKİYE İÇERİK Giriş Anket ve Sonuçları

Detaylı

Paris İklim Değişikliği Taraflar Konferansı na bir adım atıldı

Paris İklim Değişikliği Taraflar Konferansı na bir adım atıldı Bi Ul E Hi tl EP t E li h Paris İklim Değişikliği Taraflar Konferansı na bir adım atıldı L Agence Française de Développement (AFD), Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Araştırma Merkezi (MURCIR)

Detaylı

Deprem bölgesi için 27 okul taahhüdü var

Deprem bölgesi için 27 okul taahhüdü var Deprem bölgesi için 27 okul taahhüdü var Kasım 15, 2011-1:45:29 Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, deprem bölgesinde yaklaşık bin ile bin 500 öğretmenin konaklayabileceği şekilde çalışmalar yaptıklarını

Detaylı

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı ve Türkiye Ziraat odaları Birliği tarafından düzenlenen bilgilendirme, toplantısında konuşan Ziraat odaları

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

19.09.2013 PERŞEMBE İZMİR GÜNDEMİ

19.09.2013 PERŞEMBE İZMİR GÜNDEMİ 19.09.2013 PERŞEMBE İZMİR GÜNDEMİ -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İKÇÜSEM Üniversite İmkanlarını Halkla Buluşturuyor Üniversitelerin devamı niteliğinde;

Detaylı

KENTSEL TASARIM ve KATILIM

KENTSEL TASARIM ve KATILIM KENTSEL TASARIM ve KATILIM Kentsel Tasarım Kamusal Mekan Kamusal Mekan Olarak Yeşil Alan Katılım OET Ya sonra? Kentsel Tasarım Kentsel tasarım, çağdaş yaşama hizmet eden yapılar ve kamusal mekan arasında

Detaylı