TANER AKÇAM Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TANER AKÇAM Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması"

Transkript

1 TANER AKÇAM Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması

2 İletişim Yayınları 2091 Araştırma-İnceleme Dizisi 350 ISBN-13: İletişim Yayıncılık A. Ş. 1. BASKI 2014, İstanbul EDİTÖR Ahmet İnsel - Kerem Ünüvar DİZİ KAPAK TASARIMI Ümit Kıvanç KAPAK Suat Aysu KAPAK FOTOĞRAFI Merzifon da çalışmak için bekleyen muhacirler, Library of Congress, No. RC UYGULAMA Hüsnü Abbas DÜZELTİ Remzi Abbas DİZİN Emre Bayın BASKI ve CİLT Sena Ofset SERTİFİKA NO Litros Yolu 2. Matbaacılar Sitesi B Blok 6. Kat No. 4NB Topkapı İstanbul Tel: İletişim Yayınları SERTİFİKA NO Binbirdirek Meydanı Sokak, İletişim Han 3, Fatih İstanbul Tel: Faks: web:

3 TANER AKÇAM Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması Sessizlik, İnkâr ve Asimilasyon

4 TANER AKÇAM 1953 te doğdu te ODTÜ İ.İ.B.F. den mezun oldu Martı nda sorumlu yazı işleri müdürü olduğu Devrimci Gençlik dergisindeki yazıları nedeniyle tutuklandı Martı nda Ankara Merkez Cezaevi nden firar etti de Almanya da siyasi mülteci oldu de Hamburg Sosyal Araştırmalar Enstitüsü nde şiddet, kültür ve insan hakları konularında çalışmaya başladı. İlk eserleri İnsan Hakları ve Marksizm (Ayrıntı Yayınları, 1991), Siyasi Kültürümüzde Zulüm ve İşkence (İletişim Yayınları, 1992) bu araştırmaların sonucudur de yayımlanan Türk Ulusal Kimliği ve Ermeni Sorunu (İletişim Yayınları), Ermeni sorunu etrafındaki çalışmalarının başlangıcına denk düşer da, İstanbul Divan-ı Harbi Örfi Yargılamaları Işığında Türk Kurtuluş Hareketi ve Ermeni Soykırımı adlı çalışmasıyla Hannover Üniversitesi nden sosyoloji ve tarih doktorası aldı. Bu çalışma önce Almanca, daha sonra da İnsan Hakları ve Ermeni Sorunu, İttihat ve Terakki den Kurtuluş Savaşına (İmge Yayınları, 1999) adıyla Türkçe yayımlandı da yayımlanan A Shameful Act: The Armenian Genocide and the Question of Turkish Responsibility (Metropolitan Books) 2007 de, Minnesota eyaletinde araştırma dalında en iyi kitap ödülünü kazandı. Yakın dönemde yayınlanan kitapları şunlardır: Ermeni Meselesi Hallolunmuştur - Osmanlı Belgelerine Göre Savaş Yıllarında Ermenilere Yönelik Politikalar (İletişim, 2008), Tehcir ve Taktil: Divan-ı Harb-i Örfi Zabıtları İttihad ve Terakki nin Yargılanması (Vahakn N. Dadrian ile birlikte der., Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2008), 1915 Yazıları (İletişim, 2010) ve Kanunların Ruhu: Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek (Ümit Kurt ile birlikte, İletişim, 2012); The Young Turks' Crime against Humanity: The Armenian Genocide and Ethnic Cleansing in the Ottoman Empire, (Princeton University Press, 2012). Akçam ın bu kitabı Amerikan Foreign Affairs dergisi tarafından 2012 yılının Ortadoğu konusundaki en iyi kitabı seçildi. Akçam, bu kitabı ile, MESA (Middle East Studies Association) adlı akademik kuruluşun prestijli ödülü, Albert Hourani Ödülünü kazandı ve kitabı 2013 yılının en iyi kitabı seçildi. Akçam, 2008 yılından beri Clark Üniversitesi Tarih Bölümü Holocaust and Genocides Studies Merkezi nde bulunan Kaloosdian/Mugar kürsüsünde çalışmalarını sürdürmektedir.

5 İÇİNDEKİLER Önsöz...9 Türkiye de Ermeni Soykırımı ile Uğraşmak Ya da Zımnî Suskunluk Anlaşması ile İmhacı Nefret Cenderesine Sıkışmak...15 Giriş...15 Ermeni soykırımı ile niçin uğraşmaya başladım?...21 Varlık yokluk ikilemine sıkışmış sıradan bir aydın...23 Türkiye ye dönüş: Yalnızlık veya cüzzamlı gibi dolaşmak...26 Devletin bir rolü oldu mu?...29 Zımnî suskunluk anlaşmasının akla gelen birkaç nedeni...32 Kampanya Almanya da da devam ediyor...34 Amerika maceraları...35 Amerika da aleyhime yürütülen kampanyalar...38 Hürriyet gazetesi ve kampanya...40 Hürriyet, Ergenekon ve Amerika üçgeni...43 Sonuç...44

6 Torosyan Tartışmalarının Kısa Öyküsü...49 Torosyan ın hayat hikâyesi...51 İlk tartışmalar: Çanakkale...53 Tartışmaya dahil oluşum...56 Hakan Erdem: Torosyan anılarının tümü kurmacadır...58 Erdem in kitabına büyük ilgi ve sorunları...63 Torosyan ın torunu ve tartışmada yeni boyut...65 Torundan şahit olmaz...67 Belgeler sahte...68 Torosyan tartışmalarında birinci dönemin sonu...70 Yeni dönem için bir temenni...74 Ermeni Soykırımının Yapısal Bir Unsuru: Zorla Asimilasyon...77 Giriş...77 Zorla asimilasyon konusu niçin ihmal edildi?...78 Lemkin in soykırım tanımı ve 1948 sözleşmesi...79 Holokost araştırmalarının negatif yan ürünü...84 Lemkin in zorla asimilasyon ve soykırım kavramı...87 Ermeni soykırımı özelinde iki önemli faktör yüzyılda din değiştirme: Bazı genel gözlemler...97 Ermenilerin zorla Müslümanlaştırılmaları Soykırım ve zorla asimilasyon politikaları Soykırımın başlangıcında din değiştirmeler Sürgünün başlangıç dönemi: Din değiştirenler kalıyor Temmuz 1915: Din değiştirseler de sürün Din değiştirmeye yeniden izin veriliyor: 4 Kasım Müslüman olan Ermenilere seyahat yasağı Müslüman olan Ermeni nasıl ayırt edilecek? Sürgünlerin varış yerleri: Sınırlı iskân politikası İskâna ilişkin ilk kararlar İskâna ilişkin sınırlı bazı gözlemler Sınırlı iskân politikası ölümleri dışlamaz

7 Ara sonuç Asimilasyon politikasının esasları Din değiştirmede 4 Kasım ve sonrası Din değiştirmede son adım: Ya İslâm ya da sürgün Cemal Paşa nın 1 Ağustos 1916 telgrafı Din değiştirmeler politikasını belirleyen faktörler Çocukların toplanması ve asimilasyonu Osmanlı belgelerinde cinsel taciz Kadın ve çocuk satışları Osmanlı belgelerinde çocukların asimilasyonu Misyoner okulları konusunda tavır değişikliği Rakamlar hakkında İttihatçı politikadan geri dönüş İttihatçılar ve asimilasyon: Genel bir değerlendirme DİZİN

8

9

10 Türkiye de Ermeni Soykırımı ile Uğraşmak Ya da Zımnî Suskunluk Anlaşması ile İmhacı Nefret Cenderesine Sıkışmak yüzyılın Alman tarihçi ve arşivcisi Hans von Aufsess üzerine yazdığı mükemmel eserinde Susan Crane şu soruyu sorar; tarih nasıl özel olur, sadece hayatta kaldığı zaman mı yoksa sadece özel hayatlar kamusal bilgi haline dönüşünce mi?... Susan Crane i takip ederek, fakat biraz değişik bir bağlamda, sadece şunu sormak istiyorum; özel ne zaman tarihsel olur?, fakat aynı zamanda ne zaman tarihsel olan özel olur? Eğer tarihçi..., kendi hayatı, anlattığı hikâye tarafından doğrudan şekillenmiş kişi ise, tarih yazımının başına gelecek olan şey budur. 2 Giriş Ermeni soykırımı ile 1990 yılından itibaren uğraşmaya başladım yılında İletişim Yayınları ndan, Türk Ulusal Kimliği ve Ermeni Sorunu adlı çalışmam yayınlandı. Ama benim için dönüm noktası 1995 Nisan ayıdır. Bu tarihte Erivan da uluslararası bir konferansa katıldım. Ve 1915 soy- 1 Bu yazı Sabancı Üniversitesi tarafından 31 Mayıs - 2 Haziran tarihlerinde, Hrant Dink Atölye Çalışmaları kapsamında düzenlenen Savaş, Soykırım ve Siyasal Şiddetle Yüzleşmek adlı toplantı için hazırlanmıştır. Yazı, akademik bir metin olmaktan çok, bir sohbet havasında kaleme alınmıştır. 2 James E. Young, Toward a Received History of the Holocaust, History and Theory içinde, Cilt 36, No. 4, Aralık 1997, s

11 kırımdır diyen bir konuşma yaptım. Bir Türk akademisyen olarak Erivan da bir konferansa katılmam ve soykırımı kabul etmem, bir ilk kabul edildi ve Ermeni dünyasının yanı sıra Almanya da da büyük yankı buldu. 3 Bunu Haziran 1995 te, dönemin Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan başkanlığında gazetecilerden oluşan bir heyeti Erivan a götürmem takip etti. Bu ziyaret günlerce Türkiye nin en çok konuşulan konularından birisi oldu. 4 Nasıl ki, 1878 Berlin Konferansı Ermeni meselesinin doğuşu için bir dönüm noktası sayıldı; galiba benim için de Ermeni soykırımı ile uğraşmamın resmi siyasi başlangıç tarihi buydu. Bu tarihten itibaren kendimi, a) sevgi ve kucaklama; b) uzak durup bulaşmama (ya da zımnî suskunluk anlaşması), c) nefret ve imha isteği üçgeninden oluşan bir dünyanın içinde buldum. Birinci köşe, sevgi ve kucaklamadır. Bu ifadeyi özellikle Ermeni çevrelerin tutumunu anlatmak için kullanıyorum. Burada 1990 lı yıllarda, bir Türkün Ermeni soykırımını açıktan kabul etmesinin, Ermeniler açısından ne anlama geldiğinin anlaşılabilmesi için bir anımı paylaşmak isterim. Hollandalı gazeteci Dorothee Forma 1997 yılında Wall of Silence (Sessizlik Duvarı) adlı bir belgesel hazırlamıştı. Hollanda te- 3 Örneğin Almanya nın önemli sol-liberal gazetesi Tageszeitung (TAZ) konuya tam sayfa ayırdı; Tageszeitung, 28 Nisan Heyette Oral Çalışlar, Cengiz Çandar ve Hürriyet gazetesinden Zeynep Atıkan yer almıştı. Bu gazetecilerin konuyu köşelerine taşımasından başka, Gürbüz Çapan ın Belediye Başkanı olarak resmi bir sıfata sahip olması ve bu sıfatla soykırım anıtını ziyaret etmesi büyük tartışmalara yol açtı. Hürriyet gazetesi, Soykırım Anıtında İlk Türk, Bu Kin Bitsin gibi başlıklarla konuyu birinci sayfadan verdi. İlgili bir haber için bkz. Hürriyet, 4 Temmuz Çapan daha sonra, sanığı olduğu Ergenekon davasının 18 Ocak 2011 tarihli oturumunda, Erivan ziyaretinin Amerikan isteği ile düzenlendiğini, Cengiz Çandar ve Oral Çalışlar isimlerinin MİT tarafından önerildiği gibi ilginç iddialarda bulunmuştur. Aydınlık gazetesinde yer alan bu haberin ne kadar güvenilir olabileceği elbette ayrı bir konudur (http://gizlibelge.wordpress.com/2010/03/16/ gurbuz-capanin-ermenistan-itirafi-turkes-baslatti-abd-istedi/). 16

12 levizyonunda defalarca gösterilen bu belgesel, benim ve Vahakn Dadrian ın hayat hikâyelerini anlatıyordu. Bu iki ayrı hikâye anlatıldıktan sonra, bizim 1991 de nasıl buluştuğumuz ve bunun Ermeni soykırımı açısından ne anlama geldiği anlatılıyordu. Belgesel, 1999 yılında ABD ve Kanada da düzenlenen bir dizi toplantı ile Ermeni Diasporasına gösterildi. 5 Los Angeles ta yapılan bir toplantıyı hâlâ unutamam. Herkesin bildiği, Hollywood Oscar ödüllerinin dağıtımının yapıldığı salon tutulmuştu. Binin üzerinde kişi filmi izlemeye gelmişti ve ben kısa bir konuşma yapmıştım. İzleyicilerin çoğu, inanmadıkları bir şeyi, bir Türk akademisyenin soykırımı kabul ettiğini kendi gözleri ile görmek için gelmişlerdi. Toplantı bitince benim için inanılması zor olan sahneler yaşandı. Dakikalarca ayakta alkışladım. Ermenilerin içinde gözyaşlarını tutamayan, ağlayanlar vardı. Sonra çok büyük bir kuyruk oluştu. İnsanlar sadece elimi sıkmak istiyorlardı. İçlerinde ağlayarak, sadece gerçek olduğunu anlamak için dokunmak istiyorum diyerek dokunma izni isteyenler vardı. Çok şaşırmıştım; bu toplantıya kadar, son derece sıradan ve bu anlamda normal ve önemsiz bir iş yaptığımı düşünüyordum. Yaptığımın Ermeniler için derin anlamını ilk defa orada anladım ve öğrendim. Bu buluşma olmasaydı bunu hiç öğrenemeyecektim. Eklemek isterim ki, bu tür birçok karşılaşmaya rağmen, Ermeni dünyasının bana inanması ve kabul etmesi kolay olmadı; çok uzun sürdü. Başta Vahakn Dadrian olmak üze- 5 Toplantıları düzenleyen kuruluş AIM (Armenian International Magazin) adlı Ermeni dergisi idi. Burada, düzenleyicilerden sadece üç ismi anmak isterim. Yıllarca Ermenistan Dışişleri Bakanlığı görevini yapan Vartan Oskanyan; Erivan da CIVILITAS adlı düşünce kuruluşunun yöneticisi olarak tanınan ve şu anda University of Southern California da Ermeni Araştırmaları Enstitüsü müdürlüğünü yapan Salphi Ghazarian ve Oxford Üniversitesi nde öğretim görevlisi olan Dr. Hratch Chilingarian. 17

13 re beni tanıyan Ermeni dostlarım uzunca bir zaman Ermeni çevrelere, benim aralarına sızdırılmak istenen bir devlet ajanı olmadığımı, iyi bir Türk olduğumu anlatmak zorunda kaldılar. İkinci köşe, suskunluk üzerine zımnî anlaşma olarak tanımladığım köşedir. Kendisini ilerici-solcu-demokrat olarak tanımlayan dünyanın esas tutumu buydu. Bu çevrenin tamamına yakını, ne Ermeni sorunundan ne de benim bu sorun ile uğraşmamdan çok hoşnut oldu. Üzerlerine ölü toprağı serildi. Konudan uzak durmak ve bulaşmamak bu çevrelerin ortak tavrı oldu. İstisnalar hariç, tümünün havasının abartısız, nereden çıkardın bu işi başımıza şimdi, başka işin gücün yok mu biçiminde formüle edebilirim. Hiç unutmam, 1995 yılında İstanbul da, Ermeni soykırımı konusunda ilk konuşmamı yaptığımda, aralarında Hrant ın da bulunduğu dinleyicilerin sayısı ancak 15 civarındaydı. Üstelik toplantı İstanbul daki tüm sol-ilerici çevrelerde geniş olarak duyurulmuştu. Belki 2005 Konferansı, hatta belki 2007 de Hrant ın öldürülmesine kadar kendimi bu ilerici-solcu kesimlerin arasında hep bir cüzzamlı gibi hissettim. Üçgenin imhacı nefret köşesi ise malum yılından başlayarak Ergenekon soruşturma ve tutuklamalarına kadar çok değişik saldırı, tehdit ve kampanyaların hedefi oldum. Özellikle Hrant ın öldürülmesinden sonra, Hürriyet gazetesi, Hrant ınkine çok benzer bir biçimde ölüm fermanımı ilan etti. Nasıl ki Hrant ın Sabiha Gökçen yazısı haftalar sonra Hürriyet in manşetine çekilmişti; benim Agos ta yayınlanmış bir yazım da aynı biçimde, gene birkaç hafta sonra Hürriyet te manşete çıkarıldı; İstanbul da hakkımda tekrar tekrar suç duyurularında bulunuldu. Hürriyet in kampanyasından tam bir hafta önce, üzerinden iliklerime kadar ürperdiğim ölüm tehdidini aldım. Daha önce de ölüm tehditleri alıyordum ama bu başka idi. Elbette tehdidin Hürri- 18

14 yet in kampanyası ile aynı dönemde gelmiş olması önemliydi ama eklemem gerekir; farkı hissediyorsunuz! İkinci ve üçüncü köşeler, yani suskunluk üzerine zımnî anlaşma ile imhacı nefret esas olarak Türkiye toplumunun Ermeni soykırımı konusundaki tavrının özeti gibidir. Türkiye de konu ile uğraşmak bu ikilem arasına sıkışmıştır. Merkezi tezim şudur: Nitelikleri itibarıyla birbirlerinden farklı görünüyor olsalar bile iki tavır alış Türk Ulusal Kimliğinin kendisine dışarıdan zorla dayatıldığına inandığı bir konuya ortak tepkisidir. Türk Ulusal Kimliği, Ermeni sorunu ile ilgilenmeyi, dış dünyadan gelen varlık nedenine yönelik bir tehdit olarak görmekte, son derece rahatsız olmakta ve buna uygun, bu iki aykırı uçta gözüken tepkileri vermektedir. Başlangıçta suskun kalmak, konuyu yok saymak daha belirleyici idi. İmhacı nefret ancak 2004 lerden sonra yoğun olarak gündeme girdi ve Hrant Dink cinayeti ile tepe noktasına ulaştı lerden sonra, özellikle Ergenekon soruşturma ve tutuklamaları nedeniyle bu imhacı nefret şimdilik önemini yitirmiş görünüyor. Şüphesiz Ermeni soykırımı ile uğraşanlara yönelik milliyetçi tepkiler veya nefret duyguları varlığını sürdürmeye devam edecektir. Fakat, kanaatim odur ki, eğer devlet içinde örgütlü güçler tarafından, yukarıdan sistemli biçimde yeniden örgütlenmez ise bu nefret öldürücü ve imha edici bir boyut kazanmayacaktır. Birinci tepkinin, zımnî suskunluk anlaşmasının ise varlığını devam ettireceğini düşünüyorum. Örneğin, 24 Nisan 2013 ile birlikte bir grup aydının başlattığı, soykırım konusunda helalleşme tartışmalarını, suskunluk üzerine zımnî anlaşma tavrının yeni bir biçimi olarak tanımlamak taraftarıyım. 6 Anlaşılan, bazı aydınlarımız Hrant ın öldürülmesi ile birlikte 6 Bu tür yazılara bir örnek, Markar Eseyan, 1915 ve Helalleşme, Taraf, 22 Nisan 2013; 19

15 birazcık da olsun başlamış olan yüzleşmeyi kâfi görüp, artık Ermeniler ve Türkler arasında, helalleşme aşamasına geldiğimizi düşünmektedirler. Helalleşme zihniyeti üzerine daha çok konuşacağımız ve tartışacağımızı düşünüyorum ama burada konuyu şimdilik bir Anadolu deyişi ile kapatmak isterim: Bir kısım aydının, çok taş taşımış da bellerini ağrıtmış ya da taş atmış da kolları yorulmuş havalarına girmeleri gerçekten çok üzücüdür. Daha yolun çok ama çok başında olduğumuzu söylemeye gerek var mı? Aslında bu helalleşme tartışmasının da gösterdiği bir başka gerçek daha vardır. Geçmişte Türk ilerici, solcu ve demokrat çevrelerde egemen olan, Ermeni soykırımına sessiz ve ilgisiz kalınmasının nedeni, konuyla uğraşmanın riskli ve tehlikeli olması değildi. Çünkü aynı çevreler, 1990 lı yıllarda daha riskli sayılabilecek konularda, örneğin Kürt konusunda, Türk Ceza Kanunu nun birçok yasaklayıcı hükmü olmasına rağmen, eksik ve hataları olsa da konuşmaktan ve tavır almaktan çekinmiyorlardı. İlginçtir, 2004 yılında uygulamaya konan meşhur 301. maddeye kadar Ermeni soykırımı hakkında yazı yazmayı ve konuşmayı yasaklayan bir ceza maddesi bile yoktu. Bu nedenle, bu başlangıç yıllarında, Türkiye de Ermeni soykırımı ile uğraşmanın riskli ve tehlikeli bir iş olduğu tezine katılmıyorum, doğru değil bu. Bu durum ancak belki ceza yasasındaki 2004 değişikliği ve Ergenekon örgütünün aktif hale gelmesiyle ortaya çıktı. Burada önemli olduğunu düşündüğüm bir hususun altını çizmek isterim. Yurt dışında karşılaştığım insanlar, Türkiye yi sadece imhacı-nefret köşesi ile tanır ve bu nedenle yaptıklarımın büyük bir kahramanlık olduğunu düşünürlerdi. Ben ise onlara asıl problemin imhacı-nefret olmadığını; asıl problemin başta sol ve ilerici çevrelerde olmak üzere karşılaştığım suskunluk duvarı olduğunu; en büyük sorunun ilgisizlik olduğunu anlatmaya çalışırdım. 20

16 Bu nedenle, konuyla uğraşmaya başladığım ilk yıllarda, imhacı-nefret ve nedenleri üzerinde değil, en çok, bu ilgisizliğin ve kayıtsızlığın nedenleri üzerine kafa yordum. O yıllarda verebildiğim bir cevap, bizde tarihi olmuş bitmiş, geçmişe ait bir olgu olarak kavrayan bir kültürün egemen olduğu idi. Tarihle uğraşmak boş işti, geçmişe mazi denirdi, bugüne ve yarına bakmak lazımdı. Ben de o halde diye düşündüm, insanlara tarihleri üzerine düşünmelerinin ve tarihleri ile yüzleşmelerinin aslında bugünleri ile uğraşmaları demek olduğunu göstermem gerekiyor. Yani yüzleşme bugünkü sorunların çözümü için lazım, babında bir şeyler söylemeye çalışıyordum de İletişim Yayınları ndan çıkan ilk kitabımın, önsözünde ağırlıklı olarak Kürt meselesi ile uğraşmış olmamın nedeni budur. Eğer Kürt meselesi ile bağlantısını gösterebilirsem, insanlar belki Ermeni sorunu ile uğraşmanın gerektiğini anlayabilirler, diye düşünmüştüm. Çok yanlış değildi bu düşünce; ama bugün geldiğim yer itibarıyla çok eksik ve yetersiz olduğunu düşünüyorum. Ermeni soykırımı ile uğraşmaya başladığımdan beri çok yalnızlıklar çektim; acılar yaşadım ve badireler atlattım. Ama bu dönem boyunca çok sayıda güzel insan tanıdım ve dostluklar da edindim. Hatta iddia edebilirim ki eğer bugün buradaysam bunda bu güzel dostlarımın destekleri, karşılıksız yardımları çok önemli bir rol oynadı. Hepsine teşekkürü bir borç bilirim. Ermeni soykırımı ile niçin uğraşmaya başladım? Bana en çok sorulan soruların başında, Ermeni soykırımı üzerine çalışmaya niye ve nasıl başladığım, gelir. Cevabı çok basittir; tamamıyla bir tesadüf, bir rastlantı sonucu başladım. Ama ne zaman bunu söylesem, Engels in An- 21

17 ti-dühring de yer alan, tesadüfler belli zorunlulukların sonucudur sözü aklıma gelir. Yani belki de bu konu bir zorunluluk olarak da kendisini dayatmıştı. İşte hikâyesi, kararı siz verin: Uzun ve sancılı siyasi yaşamım iki çok önemli acı olayla noktalanmıştı. 25 Şubat 1986 da Hamburg da, sevgili dostum, kardeşim Kürşat Timuroğlu, Abdullah Öcalan tarafından verilen bir emirle öldürülmüştü. Bunu, 24 Ekim 1987 de, Dev-Sol grubunun doğum günüm için düzenlenen bir yemeğe yaptığı saldırıda, çocukluk ve mahalle arkadaşım Yavuz Aydın Erol un bir kaza kurşunu ile hayatını kaybetmesi takip etti. Bu iki olay sonucu, kendi adıma siyasi hayatıma bir nokta koydum ve akademik kariyerimi devam ettirmenin yollarını aramaya başladım. Üniversite yıllarımda en büyük hayalim zaten akademisyen olmaktı yılında tutuklandığımda İngiltere ve Amerika da doktora için başvuracağım okulları araştırıyordum. Siyasi hayatımın sonlanmasını, akademik hayatımın başlangıç şansı olarak gördüm ve 1988 Ağustosu nda Hamburg Sosyal Araştırmalar Enstitüsü nde çalışmaya başladım. Konu, Türkiye de işkencenin tarihi idi. Tarihimizde işlenmiş büyük kitlesel katliamlarla bu okumalar sırasında karşılaştım. Abdülhamid dönemi ve bu dönemde Ermenilere yönelik katliamları, soykırımı ilk defa okuyor ve öğreniyordum. Ama soykırım üzerine çalışacağım aklımın kenarından bile geçmiyordu. Enstitü kütüphanesinde çalışan genç bir hanım vardı. Kara üzüm gibi gözleri dışında Ermenilikle hiçbir alakası yoktu ama annesinin Lübnan Ermenisi olduğunu söylerdi. Bana, sürekli olarak, Ermeni soykırımı konusunda mutlaka çalışmalısın; bu çok önemli bir konudur. Ayrıca bir Türk olarak bu konuda çalışman son derece anlamlı olur, der dururdu. Ben ise dünyaya ve Türkiye ye ortalama bir Türk solcusu- 22

18 nun sahip olduğu pencereden bakıyordum ve konuya ilişkin ciddi kuşku ve endişelerim vardı. Zamanla bu kuşku ve endişelerin aslında solcu, ilerici olmamla alakalı olmadığını, Türk olmakla ilgili olduğunu kavradım. Türkiye de Ermeni soykırımı ile niçin uğraşılmadığının sırrı da burada yatıyordu. Konu doğrudan Türk ulusal kimliği ile, bu ulus mensupları olarak bizlerin kendimiz hakkında yarattığımız imaj ile ilgiliydi. Çünkü, bizim varlığımız, bu konunun yok sayılması üstüne kurulmuş idi. Varlık yokluk ikilemine sıkışmış sıradan bir aydın Artık bugün bendeki bu kuşku ve endişeyi, Varlık-Yokluk ikilemi diye açıklıyorum. Bizim Türk ulusu olarak varlığımız, Ermenilerin yokluğu ve onların imha edilmişliğidir. Bizim varlığımızın koordinatları sorgulanmadan ötekinin yokluğu ortadan kaldırılamaz. Bir başka deyişle, Ermeninin yeniden var edilebilmesi yani Ermeni soykırımı ile uğraşmak bizim kendi kimliğimiz ile uğraşmamız anlamına gelir. Konunun özeti şudur: Cumhuriyetin kurulması ile birlikte, aralarındaki tüm farklarına rağmen, toplumun tüm üyeleri, sağcısı-solcusu; laiki-dincisi; Alevi si-sünni si, hatta Türk ü Kürt ü ortak bir iletişim tarzı yarattık. Bu kolektif iletişim tarzı bizim zihniyet dünyamızı, düşünme ve varoluş biçimimizi belirledi. Ve buna uygun, aynı gruba dahil olma ve birbirimize bağlılık duygusu da yarattı. Birbirimizle konuşmanın sınırlarını da belirleyen bu kolektif iletişim tarzını iletişimsel gerçeklik olarak tanımlamak taraftarıyım. Bu gerçeklik, toplumun tüm kesimlerini ince bir tül gibi saran, duygularımızı, inanç sistemlerimizi, yani bizlerin tüm sosyal-kültürel ilişkiler ağını, aramızdaki birliktelik ve aidiyet duygularımızı yani bizi biz yapan şeyleri biçimlendiren kimliğimizin ta kendisi idi. İşte bu gerçekliğin içinde Er- 23

19 meni soykırımına yer yoktu. Buna yer açmak için tüm düşünce sistemimizi, bizi biz yapan şeyleri sorgulamamız, elden geçirmemiz gerekiyordu. Bir nevi kendimizi inkâr ederek işe başlamalıydık. Bu çok zordu, çünkü mevcut kimliğimizi ciddi biçimde tehdit eden bir potansiyele sahipti. Yeni bir kimliğin temel taşlarını döşemeye hazır olmadan, kendi varlık koşullarımızı sorgulamadan ve inkâr etmeden bunu yapmamız imkânsızdı. Ermeni soykırımı ile uğraşmak, bu anlamda kendi ulusal kimliğimizi yeniden inşa etmek sürecidir. İşte bu nedenlerle, kızcağız ısrar ettikçe ona sağcı olsun, solcu olsun fark etmez ortalama bir Türk entelektüelinin ezberlediği şeyleri tekrar edip duruyordum: Yüzyılın başında büyük devletler Osmanlı ve Türkiye yi bölmek ve parçalamak istemişlerdi. Türkiye, emperyalistlerin yok etme girişimine karşı savaşarak, yoktan var ederek kurulmuştu. Biz işgale karşı bağımsızlık savaşı verirken, gayrimüslimler (Ermeniler, Rumlar) işgalci emperyalistlerle işbirliği yapmışlardı. Elbette bu savaş sırasında karşılıklı öldürmeler olmuştu ama Ermeniler kadar Türkler de öldürülmüştü. Üstelik biz, haklı bir savaş veriyorduk, sömürgeci işgale karşı ulusal onurumuz ve bağımsızlığımız için savaşıyorduk. Ermeniler ise işbirlikçi idiler... vb. vb. Böylesi bir dünya içinde Ermeni soykırımına bir yer bulmak elbette mümkün değildi. Bu sırada önemli bir gelişme oldu ve Enstitü, 1990 yılı ile birlikte şiddetin makro teorisini kurmak olarak tanımlanabilecek büyük bir proje başlattı. Proje, 20. yüzyılın üç büyük kitlesel imhasını, Auschwitz, Gulag ve Hiroşima yı ortak bir teorik çerçeve içinde açıklamak mümkün müdür sorusuna cevap arayacaktı. Projenin bir alt ayağı da Nürnberg Nazi yargılanmaları idi. Konu çok basitti: Devlet yöneticilerinin işledikleri kitlesel cinayet nedeniyle yargılanması demek olan Nürnberg, insanlık tarihinde bir istisna, bir sapma 24

20 mıdır, yoksa geleceğe ilişkin bir normun ilk habercisi mi sayılmalıdır? Nürnberg ile ittihat ve Terakki yargılanmaları arasında bir bağlantı olduğunu okumalarım sırasında öğrenmiştim. Türkiye de işkencenin tarihi projem bitmek üzereydi. Kütüphane görevlisi arkadaşımın ısrarları, konu hakkındaki korku ve endişelerimi aşmama yardımcı oldu ve sonuçta İstanbul yargılamaları üzerine çalışmaya başladım. O yıllara bugünden baktığımda, saflığıma, toyluğuma ve bilgisizliğime gülüyorum. Ama bilgisizlik olmasaydı da konu üzerine çalışmaya başlamazdım. Özetle, konu hakkında çalışmaya başlamam hiçbir özel hayat hikâyesi veya konu hakkındaki herhangi bir ön bilgi üzerine dayanmadı. İnanmayacaksınız belki ama 1988 yılına kadar Türkiye de Ermenilerin yaşadığından bile habersizdim. Sonuçta, Holocaust üzerine çalışan bir Enstitü de işe başlamış olmam, Enstitü nün başlattığı projenin bende yarattığı akademik merak ve Lübnanlı bir Ermeninin kızının ısrarları gibi bir dizi tesadüf beni konu ile ilgilenmeye itti. Ama sonradan da öğreneceğim gibi, anamın deyişiyle tüm hikâye, dertten yeni çıkmış başımı yeni bir derde sokmaktan başka bir şey değildi. Hâlâ çok sitayişkâr konuşur annem; oğlum, onca dertten, onca çileden, tehlike ve badirelerden sonra, niye tekrar başına aldın bu belayı... Soykırım konusundaki özel bir kanaati nedeniyle söylemez anam bunları. Her ana gibi, oğlunun başına bir şey gelmesinden endişe etmektedir ve yıllarca, hemen her gün sağ olup olmadığı yolunda haberlerini beklediği oğlunun artık huzur içinde yaşamasını istemektedir. İtiraf etmek zorundayım. Ermeni soykırımı ile uğraşmaya başladıktan sonra başıma gelenler, siyasi hayatım boyunca yaşadıklarımı aratmadı hatta daha da açıkçası, o dönem 25

21 yaşadıklarımdan, özellikle dahil olduğunu zannettiğin gruptan dışlanmak, itilmek ve karalanmak boyutu ile daha da zor idi. Yaşadıklarım aslında sıradan bir akademisyenin kaldırabileceği şeyler değildi. Öylesine zor idi ki, eğer siyasi geçmişimin bana kazandırdığı tecrübe olmasaydı, çoktan bu alanı terk etmiş bile olabilirdim. Sevgili dostum Elçin Kürşat Ahlers in başına gelenleri bu terke bir örnek verebilirim. Elçin, 2000 li yılların başında, Almanya da Hannover Üniversitesi nde, Ermeni soykırımı ile uğraşmaya başladığı için Hürriyet gazetesinin önderliğinde yoğun bir saldırı kampanyasına maruz kaldı. Daha sonra ise aldığı tehditlere dayanamayarak akademik hayatını bir anlamda noktaladı. Elçin şimdi Ege de çiftçilik yapıyor ve organik sebze yetiştiriyor. Türkiye ye dönüş: Yalnızlık veya cüzzamlı gibi dolaşmak Soykırım ile uğraşmaya başladığım için başıma gelenler üzerine konuşmaya galiba Türkiye ye dönüş tarihi ile başlamakta fayda var. 16 yıllık sürgün hayatımdan sonra, Mayıs 1993 te Türkiye ye döndüm. Amacım, arasını kapsayacak, Osmanlı anâsırının çok dinli ve kültürlü bir toplumsal düzenden ulusal devletlere geçiş sürecindeki ilişkilerinin genel bir dökümünü yapacak bir bilgi ve dokümantasyon merkezi kurmak idi. Çalıştığım Enstitü o zamanın parasıyla Alman Markı (bugünün parasıyla, aşağı yukarı Euro) vermişti ve 3 yıllık maaşımı ödemeyi de garanti etmişti. Girişimlerim tam bir hüsranla sonuçlandı. İşin ucunda Ermeni meselesi olduğu için tüm kapılar tek tek yüzüme kapatıldı. Öneriyi önce Tarih Vakfı na götürmüştüm. O zaman Vakıf Başkanı olan Orhan Silier, körün istediği bir 26

22 göz, Allah vermiş iki göz diyerek önerimi kabul etti; Vakfın Eminönü ndeki binasındaki çalışma odamı gösterdi ve mesai arkadaşlarımla tanıştırdı. İşe başlamam için, Vakıf yönetim kurulundan resmi bir karar gerekiyordu ama Silier e göre bu basit bir formaliteden ibaretti. Fakat Tarih Vakfı projeyi reddetti. Silier böyle bir karar beklemiyordu; çok üzgündü ve Vakıf henüz bu tür projeler için hazır değil, diyerek olayı özetledi. Tarih Vakfı nın niçin ret kararı aldığını, daha sonra bu kararın alınmasında etkin olan kişiden doğrudan öğrendim; ona göre Etnisite, Avrupa nın son yıllarda keşfettiği moda bir kavramdı. Sovyetler in çökmesi ile, etnisite temelli tarih açıklamalarının yaygınlaşması arasında önemli bir bağ vardı ve bu tür moda uğraşların fazla ciddi ve bilimsel bir tarafı yoktu ve tamamıyla politik hesapların ürünüydü. Türkiye de etnisite temelli yapılacak araştırmalara Avrupa dan bolca para akabileceğini tahmin ediyordu ama kendisi bunun arka planının ne olduğunu biliyordu ve bu tür girişimleri engelleyecekti. Daha sonra bağımsız vakıf kurmak için uğraştım; bir grup genç akademisyen ile bir araya geldik ve Ekim 1995 tarihinde büyük bir toplantı düzenledik. Toplantıya bazı bölüm başkanları da dahil olmak üzere, İstanbul üniversitelerinde görev yapan 60 ın üzerinde sosyal bilimci katıldı. Proje üzerine uzun tartışmalar oldu. En çok sorulan soruların başında, Tarih Vakfı nın böylesi bir projeyi niçin reddetmiş olduğu sorusu geliyordu. Toplantıya, projeme engel olan kişi de dahil Vakıf yönetim kurulu üyeleri de katılmışlardı, ama hiçbirisi bu soruya cevap vermediler. Sonuçta Vakıf kurma girişimine yardımcı olmak isteyenlerin isim listesi toplandı. Çoğu genç olan, 10 un üzerinde akademisyen ismini yazdırdı. Toplantının bende bıraktığı izlenim daha çok nereden çıktı şimdi bu iş havasıydı. Aka- 27

23 demisyenler, projenin önemli ve gerekli olduğunu yarım ağızla ifade ediyorlardı ama böyle bir girişim içinde doğrudan bulunmak istemiyorlardı. Destek verir görünenlerde bile bir nevi yasak savma havası egemendi. Havada asılı olan hep Ermeni meselesi idi. Bu aylarda Bilgi Üniversitesi kurulma aşamasındaydı. London School of Economics kurulma çabalarına aktif destek veriyordu. Bu üniversitenin Bilgi deki temsilcisi durumunda olan bir zat, düzenlediğim toplantıdan ve girişimlerimden haberdar olmuştu. Beni davet etti ve hiç beklemediğim bir soru sordu; acaba bu projeyi Bilgi Üniversitesi bünyesinde yapmak istemez miydim? Şaşırma sırası bende idi... Beni Üniversite kurucuları ile ilişkiye geçirdi. Üniversite kurucuları projeye çok sıcak baktılar. Üniversitenin kuruluşu kabul edilir edilmez projeyi hayata geçirmek istediklerini söylediler. Prensipte anlaştık. Sosyoloji bölümüne bağlı küçük bir araştırma birimi olarak faaliyete başlayacaktım. Sadece tarih eksenli bir merkez kurulmayacaktı. Üniversite Kütüphanesi nin özellikle, Kültür, Kimlik, Şiddet ve Etnisite gibi konularda temel kaynaklara kavuşturulması amaçlanacaktı. Ekim 1996 ile birlikte çalışmaya başlayacaktım, odam bile hazırlandı. Artık iş, mütevelli heyetinden resmi bir karar almaya kalmıştı. Ve kurucu arkadaşlara göre bu basit bir formaliteden ibaret idi. Fakat bu formalite karar da, Tarih Vakfı nın kararı gibi hayır oldu. Kararı bana bildirmek üzere kurucular ile buluştuğumda bana, kendilerinin yaptığı bir önerinin Mütevelli heyetince ilk defa reddedilmiş olduğunu söylediler. Beş dakikada halledeceklerini düşündükleri bir konu üzerine saatler süren tartışma yapılmıştı. Özellikle akademisyenler projeye karşı çıkmışlardı. Üniversite kurucuları, daha kuruluş aşamasında olduklarını ve bu aşamada akademik kadro ile sorun yaşamak istemediklerini söylediler. Bu neden- 28

TANER AKÇAM - ÜMİT KURT Kanunların Ruhu

TANER AKÇAM - ÜMİT KURT Kanunların Ruhu TANER AKÇAM - ÜMİT KURT Kanunların Ruhu İletişim Yayınları 1815 Araştırma-İnceleme Dizisi 305 ISBN-13: 978-975-05-1116-5 2012 İletişim Yayıncılık A. Ş. 1. BASKI 2012, İstanbul EDİTÖR Kerem Ünüvar DİZİ

Detaylı

WILHELM SCHMID Arkadaşlıktaki Saadete Dair

WILHELM SCHMID Arkadaşlıktaki Saadete Dair WILHELM SCHMID Arkadaşlıktaki Saadete Dair WILHELM SCHMID 1953 te Almanya da Bavyera-Süebya (Schwaben) bölgesinde doğdu. Berlin, Paris ve Tübingen de felsefe eğitimi aldı. Çeşitli Alman üniversitelerinde

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK 1984 yılında Eskişehir de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü nü bitirdi. ODTÜ Sosyoloji Bölümü nde yüksek

Detaylı

DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI

DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI DUA ETTİĞİNİZDE J. Robert Ashcroft ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI Yeni Yaşam Yayınları İsteme Adresi: ICI P.K.: 33 Bakırköy İstanbul

Detaylı

ALİ ARTUN Sanatın İktidarı

ALİ ARTUN Sanatın İktidarı ALİ ARTUN Sanatın İktidarı ALİ ARTUN 1972 de Ortadoğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü nden mezun oldu. Mimarlar Odası nda bilim ve teknoloji konuları ile mimar ve mühendislerin toplumsal konumları

Detaylı

MATBAACILIK OYUNCAĞI

MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü:

Detaylı

ENGİN SARI Mardin de Kültürlerarasılık

ENGİN SARI Mardin de Kültürlerarasılık ENGİN SARI Mardin de Kültürlerarasılık ENGİN SARI 1977 Ankara doğumlu. Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü nde yaptı. Yüksek lisans ve doktorasını

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

OĞUZHAN TAŞ Gazetecilik Etiğinin Mesleki Sınırları

OĞUZHAN TAŞ Gazetecilik Etiğinin Mesleki Sınırları OĞUZHAN TAŞ Gazetecilik Etiğinin Mesleki Sınırları OĞUZHAN TAŞ 1979 Ankara doğumlu. 2004 yılından bu yana Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümünde öğretim elemanı. Başlıca

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

İletişim Yayınları SERTİFİKA NO. 10721

İletişim Yayınları SERTİFİKA NO. 10721 YASİN DUMAN Rojava YASİN DUMAN Colemêrg in (Hakkâri) Gever (Yüksekova) ilçesinde doğdu. İlköğretim ve lise eğitimini Şemzînan (Şemdinli) ve Dîlok ta (Gaziantep) tamamladı. 2013 yılında Boğaziçi Üniversitesi

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:...

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:... Übersetzungshilfe - Anket çevirisi Size anketi doldurmanız için kolaylık sağlamak istiyoruz, bu yüzden size göç ve entegrasyon ile ilgili bu çeviriyi hazırladık. Lütfen cevaplarınızı bu kâğıta yazmayınız,

Detaylı

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar Serdar Katipoğlu giriş Aydınlanma dönemin insanlığa ve uygarlığa kazandırdığı ve bizim de bugün içinde sektör olarak çalıştığımız kütüphaneler 90 lı yıllardan beri kendi

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına Duvarlarla bölünmüş bir Avrupa değil, ancak sınırlarının ayırıcı özelliğini bertaraf etmiş bir kıta sınırlar ötesi bir uzlaşma sağlayabilir. Richard von Weizsäcker, 1985 Robert Bosch Stiftung GmbH Heidehofstraße

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Kişilik Bilgileri: D.1 Hangi yaş aralığında bulunduğunuzu işaretleyiniz. K.1 20 nin altında 1 20-29 2 30-39 3 40-49 4 50-59 5 59 un üstü 6 D.2 Cinsiyetiniz? K.2

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği 13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL A.A Nursel Gürdilek İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği Türkiye ile İsrail arasında bir yılı aşkın süredir devam eden "işitme engelli çocuklara daha iyi bir

Detaylı

Arkadaşınız Kutsal Ruh

Arkadaşınız Kutsal Ruh Yardımsever Arkadaşınız Kutsal Ruh 2 Yardımsever Arkadaşınız Kutsal Ruh L. Jeter Walker ICI University Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır. Çeviren: Hande Taylan Redaktör: Doug Clark ICI University

Detaylı

ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR HÂLÂ HARİKA

ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR HÂLÂ HARİKA Zehra İpşiroğlu ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR HÂLÂ HARİKA Resimleyen: Gözde Bitir Bu kitabın ilk baskısı ÇYDD için Toroslu Kitaplığı tarafından yapılmıştır. Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Düzelti: Leyla Nebioğlu Kapak

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Eski Dostum Kertenkele

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Eski Dostum Kertenkele ŞEBNEM İŞİGÜZEL Eski Dostum Kertenkele ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Prof. Dr. Ersan Şen KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU YENİ ÇEK KANUNU NDA CEZA SORUMLULUĞU Ceza Hukukunun Fonksiyonu Yeni Suç Tipleri Ceza Sorumluluğu Bankaların

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

19.09.2013 PERŞEMBE İZMİR GÜNDEMİ

19.09.2013 PERŞEMBE İZMİR GÜNDEMİ 19.09.2013 PERŞEMBE İZMİR GÜNDEMİ -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İKÇÜSEM Üniversite İmkanlarını Halkla Buluşturuyor Üniversitelerin devamı niteliğinde;

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör. Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye

Detaylı

S. 115 ARTI YÖN. Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel. Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum

S. 115 ARTI YÖN. Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel. Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum ARTI YÖN ARTI YÖN Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum Hadan Türkal: Hayat adına kimse vazgeçmemeli S. 115 BAŞARI ENGEL TANIMAZ!

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

KİŞİSEL BİLGİLER EĞİTİM

KİŞİSEL BİLGİLER EĞİTİM KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı : Ahmet Yağlı Doğum Tarihi : 16.09.1977 Doğum Yeri : İzmir E-posta : ahmetyagli@maltepe.edu.tr EĞİTİM 2009 Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku anabilim

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK

Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK HEYECANLI KİTAPLAR Serüven Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri Kapak

Detaylı

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 SAĞLIK BİLİMLERİNDE SÜRELİ YAYINCILIK - 2009 TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 Türk Tıp Dizini Kurulu ulusal dergilerin yöneticilerinin yayın etiği ile

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

manşeti komşuda atalım! Türkiye-Ermenistan Gazeteci Diyalog Programı 2012

manşeti komşuda atalım! Türkiye-Ermenistan Gazeteci Diyalog Programı 2012 2012 Hrant Dink Vakfı nın Heinrich Böll Stiftung Derneği işbirliği ile 2009 dan beri uyguladığı program, Türkiye ve Ermenistan daki gazeteciler arasında bağları kuvvetlendirmeyi ve iki ülke arasındaki

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Meme Kanseri Taraması Hakkında Kısa Film*. *Central and East London Breast Screening Service tarafından hazırlanmıştır.

Meme Kanseri Taraması Hakkında Kısa Film*. *Central and East London Breast Screening Service tarafından hazırlanmıştır. Film Deşifresi Açılış Jeneriği Meme Kanseri Taraması Hakkında Kısa Film*. *Central and East London Breast Screening Service tarafından hazırlanmıştır. Adım Zohra. Bir buçuk yıldır Central and East London

Detaylı

İlerici Kadınlar Kimdir?

İlerici Kadınlar Kimdir? İlerici Kadınlar Kimdir? Türkiye de AKP iktidarı ile ivme kazanan piyasacılık ve gericilik kadınlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Özellikle son on yılda toplumsal yaşamın dincileştirilmesi kadın

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR!

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! 11.11.2014 Salı İzmir Basın Gündemi O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! Kazım Erkmen Daha dün gibi hatırlıyorum, İzmirlilerin Yeşilyurt Devlet Hastanesi diye bildikleri o Hatay daki hastanenin Başhekimliği ne

Detaylı

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU Osnabrückte bulunan Rotary Kulüplerimiz ile iletişimimizi güçlendirme programı hazırlayan

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : MUZAFFER TEPEKAYA 2.Doğum Tarihi : 20.10.1962 3.Unvanı : Prof. Dr. / Tarih Bölümü 4. e-mail : muzaffer.tepekaya@cbu.edu.tr Öğrenim Hayatı: Derece Alan Üniversite Lisans Tarih Selçuk

Detaylı

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI Bu yıl, UNESCO tarafından, Kimya Yılı olarak ilan edildi. Madam Curie nin 1911 yılında ikinci Nobel ödülünü kimya alanında alışının 100. yılı onuruna, 2011 yılı boyunca kutlamalar

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

SESSİZLİĞİN SESİ - IV İZMİTLİ ERMENİLER KONUŞUYOR

SESSİZLİĞİN SESİ - IV İZMİTLİ ERMENİLER KONUŞUYOR HRANT DİNK VAKFI Hrant Dink in, 19 Ocak 2007 de, gazetesi Agos un önünde öldürülmesinden sonra, benzer acıların yeniden yaşanmaması için; onun daha adil ve özgür bir dünyaya yönelik hayallerini, dilini

Detaylı

BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI

BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI Göknil Genç BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI 1 Çeviren: Saadet Özen ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 5. basım Resimleyen: Mustafa Delioğlu Göknil Genç BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI 1 Resimleyen: Mustafa

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi 22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi GÜNAH KEÇİSİ BULUNDU! Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, Soma daki kömür faciası hakkında çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

Detaylı

Bekar Evli Boşanmış Eşi ölmüş Diğer. İlkokul Ortaokul Lise Yüksekokul Fakülte Yüksek Lisans

Bekar Evli Boşanmış Eşi ölmüş Diğer. İlkokul Ortaokul Lise Yüksekokul Fakülte Yüksek Lisans Form no : Tarih : Bu anket hastalığınızı daha iyi anlayabilmek ve sizlere daha yararlı olabilmek için düzenlenmiştir. Lütfen olabildiğince nesnel (objektif) yanıtlamaya özen gösterin. Ankete kimliğinizi

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN

BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN OKULA UYUM SÜRECİ BİR ÇOCUK İÇİN OKUL, DAHA ÖNCE HEMEN HEMEN HİÇBİRİNİ TANIMADIĞI ÇOK SAYIDA ÇOCUKLA KARŞILAŞMA ZORUNLULUĞUYLA, UYULMASI

Detaylı

Sayın Bülent SOYLAN Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı)

Sayın Bülent SOYLAN Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı) Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı) 12.11.2011, Şişli-İstanbul 108 Dursun Ali Yaz Özgeçmiş PTT çalışanı olan babasının memuriyeti dolayısıyla bulunduğu Adapazarı nda 1949 yılında doğdu.baba tarafından

Detaylı

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM Bu zamana kadarki okul hayatım boyunca birçok öğretmenim oldu. Şu an düşündüğüm zaman, aslında her birinden bir şeyler öğrendiğimi ve her birinin hayatımın şekillenmesinde azımsanmayacak

Detaylı

BENİM OKUDUĞUM YILLARDAKİ ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ YLE ŞİMDİKİ ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ ARASINDA BÜYÜK FARK VAR

BENİM OKUDUĞUM YILLARDAKİ ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ YLE ŞİMDİKİ ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ ARASINDA BÜYÜK FARK VAR 2003 yılında Bilgisayar Mühendisliği Bölümümüzden mezun olan ve halen TAİ`de görev yapan Edip Berker ile bir söyleşi gerçekleştirdik. BENİM OKUDUĞUM YILLARDAKİ ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ YLE ŞİMDİKİ ÇANKAYA

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için Bangkok Yasaları El Rehberi Dünya çapında hapishanelerde mahkûmiyeti takiben veya suçsuzluğunun ispatı için duruşma bekleyen bir buçuk milyondan fazla kadın bulunmaktadır.

Detaylı

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014 BİLİMKURGU: BAŞKA BİR VAROLUŞ MÜMKÜN Bilimkurgu bir bakışa göre Samosata lı Lukianos tan (M.S. 2. Yüzyıl) bu yana, başka bir bakışa göre ise 1926 yılında yayımcı Hugo Gernsbeack in scientifiction kelimesini

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU

ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI Öğr.Gör.Afitap BULUT 2012 3. VE 4. HAFTALAR SEKRETERİN MESLEKİ ÖZELLİKLERİ B. SEKRETERİN MESLEKİ ÖZELLİKLERİ İletişim becerisi etkili kullanmak 1.1 Türkçe

Detaylı

ilk yar desteklerinizle daha fazla güzel çocuğumuza ulaşıyor, çok teşekkür ediyor, selam sevgi ve saygılarımızı yolluyoruz...

ilk yar desteklerinizle daha fazla güzel çocuğumuza ulaşıyor, çok teşekkür ediyor, selam sevgi ve saygılarımızı yolluyoruz... Bu akşam kişisel bir sorgulama geliyor "neredeyim, ne yapıyorum?" sevgili Seda'dan... Bir türkü ile başlıyor... (türküyü dinleyerek okumalısınız) Türkü taaa Ardahan'dan çınlayıp uzaya yayılmış; sevgili

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Dünyada En Hızlı Yaşlanan İkinci Ülke: Türkiye 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında,izmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Prof. Dr. İzzet Özgenç Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. Çek Kanunu. 3.

Prof. Dr. İzzet Özgenç Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. Çek Kanunu. 3. Çek Kanunu Prof. Dr. İzzet Özgenç Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Çek Kanunu 3. Bası Ankara, 2010 Çek Kanunu Prof. Dr. İzzet Özgenç Hukuk Kitapları

Detaylı

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Zuhal Özer 18 Nisan 2013, İzmir Çocuk Dergileri - Amaçlar Çocuklara küçük yaşlardan itibaren bilimi sevdirmek, Bilimin yaşamın

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

Havacılıkta İnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA

Havacılıkta İnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA Havacılıkta İnsan Faktörleri Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA BÖLÜM 2 Düşünen ve Hisseden Varlık İnsan İkinci Kısım: Sosyal İnsan Geçen Hafta GEÇEN HAFTA Yanlılık BU HAFTA Sosyal Etki Tartışma Issız bir adada

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN  TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 10 Nisan 2015 İstanbul, Martı Otel Sayın Misafirler, Değerli Katılımcılar

Detaylı

FRANCESCA SIMON FELAKET HENRY İLE SPOR

FRANCESCA SIMON FELAKET HENRY İLE SPOR FRANCESCA SIMON FELAKET HENRY İLE SPOR FRANCESCA SIMON St Louis, Missouri de doğdu. Çocukluk yıllarını Kaliforniya da geçirdikten sonra Yale ve Oxford üniversitelerinde Ortaçağ tarihi üzerine eğitim aldı.

Detaylı