İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 1

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 1"

Transkript

1 KANIKSADIĞIMIZ OLAYLAR Değerli okuyucu Gün geçmiyor ki aşağıda sıraladığım haberleri; Ölü veya yaralı sayısı fazla ise TV haberlerinde ve gazete sayfalarında duyuyor, görüyoruz. Olay üzerinden biraz zaman geçince basın ve yayın organları artık unutuyor, unutturuyor. Bunu arıların çiçekten bal almasına benzetiyorum hep. Sahi arılar çiçekten balı alıp giderler, sonra çiçeğe ne olduğunu bilen var mı? Maden ocağında göçük oldu.... ölü ve... yaralı var. Kurtarma ekipleri göçük altındakilere ulaşmaya çalışıyor. Kazaya neyin neden olduğu araştırılıyor... Filanca yeri sel bastı,...ev sular altında,... yaralı var,...kişi kayıp, şu kadar hayvan telef oldu. Kurtarma ekipleri ve vatandaşlar ile askeri birlikler arama kurtarma çalışmalarına devam ediyor. Filanca tesislerde patlama oldu, ardından çıkan yangında.. işçi öldü,... işçi de yaralandı. Yaralılar... hastanesinde tedavi altına alındı. Elektrik kontağından çıktığı sanılan olayla ilgili soruşturma çok yönlü sürdürülüyor. "Bugün sabaha karşı filanca denizde petrol tankeri battı. Denizcilerden... kadarı kayıp. Bu arada denize yayılan petrol çevreyi kirletti, balıklar öldü... Yine falanca ülkede filanca yerde bomba patladı... ölü ve... yaralı var. Noktalı yerlere istediğiniz sayıları yazın, mutlaka, birinden biri ile dünyanın herhangi bir köşesinde yaşanmış güncel bir olayı anlatmış olursunuz. Bu olaylar, bu kazalar kendiliğinden mi oluyorlar, olmaları mı gerekiyor? Şu olayları duyanınız veya bileniniz var mı? İzmit körfezi;üsküdar vapuru battı, 400 den fazla ölü Armutçuk ta maden ocağında facia; 103 ölü de Çetinkaya mağazası; Sabotaj. 11 ölü Kozluda maden ocağında facia; 263 ölü Ümraniye; Çöplük faciası 30 ölü... Duymadınız mı, anımsamıyor musunuz? Bunlar, yaşanan gerçek olaylar ve tarih unutmuyor. Artık biliyorsunuz, siz de unutmazsınız. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 1

2 Filmi de yapıldığı için aşağıdaki şu olayı biliyorsunuzdur ama. Bir Mühendislik Harikası Titanic 14 nisan 1912 de battı ölü.. Bir avuç kişi kurtuldu. Filmi yapılmasaydı, acaba kaç kişi biliyor olacaktı? Peki bu kaza neden oldu sizce? Buz dağına çarptı da ondan battı dediğinizi duyar gibi oluyorum. Buz dağına çarpan her gemi batar mı? Hele Titanic gibi bir sürü bölmesi olan, bölmelerinden biri delinse bile diğer bölmeleri sağlam olduğu için deniz üzerinde kalabilen bir gemi (öyle söyleniyordu) nasıl oldu da boydan boya yırtılarak batıverdi acaba? Okyanus dibinde, enkazı bulunduktan sonra, enkazdan alınan örnekler üzerinde yapılan çalışmalar korkunç gerçeği ortaya çıkardı. Bu dev geminin gövde çeliğinde normalden fazla sülfür olduğu, çeliğin direncinin azaldığı ve gövdenin bu yüzden yırtıldığı açıklandı. Ya şu felaketi anımsayan kaç kişi var acaba? 12 şubat 1984 Hindistan da, BOPHAL de insanlar gece olunca yataklarına yattılar ve bir daha uyanamadılar. Tarım ilacı üreten bir fabrikadan kaza sonucu 43 ton Methyl Iso Siyanat BOPHAL e yayıldı. Yayılan zehrin etkisiyle 2000 kişi anında öldü. Sonraki yıllarda kişi de geç ortaya çıkan etkilerinden dolayı öldü. İnternet te 900 den fazla BOPHAL sitesi var haberiniz olsun. Televizyonda canlı yayında, herkesin gözü önünde Uzay Mekiğindeki astronotlar ölmedi mi? 28 Ocak Yeni dünyaların keşfi çalışmalarına katkı sağlamak için uzaya giden mekik, fırlatılışından iki dakika sonra parçalandı. Peki bu felaket neden oldu? Yapılan açıklamalara göre; yakıt tanklarını birleştiren contalarda hata varmış. Geçtiğimiz yıl bir mekik felaketi daha yaşandı. Bu kez fırlatılış sırasında değil, uzay yolculuğundan dönüş sırasında oldu facia. Henüz bu kazanın nedenleri açıklanmadı. Bunu anımsıyor musunuz? Exxon Valdez Faciası. 24 Mart 1989 da meydana geldi ve Kuzey Amerika nın batı sahilleri boydan boya petrole bulandı. Olay; tarihte yaşanan en büyük çevre felaketi olarak kayıtlara geçti. Bu kaza neden oldu acaba? En modern cihazlarla donatılan bu dev tanker nasıl battı biliyor musunuz? Kaptan aşırı alkollü idi ve gemiyi yardımcısı acemi kaptan yönetiyordu. Kaptan kayalıkları gördü ama gerekli manevrayı yapacak mesafe kalmamıştı. Tahmin ettiğiniz gibi kayalıklara bindirdi. Tarihin sayfaları bu kazalardan binlercesi ile dolu. Yaşanan bu kazalarda (kaza denirse şayet) ya ufak bir hata, ya bir ihmal veya bilgi eksikliği vb etkenlerden biri veya birkaçı bir araya geliyor ve sonuç tam anlamıyla bir felaket oluyor. Bu olayların yaşandığı uzay mekiği olsun, tanker olsun hepsi, ama hepsi o araçlarda İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 2

3 bulunanlar için bir işyeridir. Kazalarda ölen yada yaralananlar da o işyerinde çalışanlardır. Yolcular ve yerleşkelerde oturanlar da felaketzede. Bundan sonra da bu tür olayların yinelenerek benzerlerinin yaşanacağını söylemek falcılık değildir. Gelin hep beraber bir oyun oynayalım. Bir tam gününüzde neler oldu bitti bir bakalım. Sabah kalktınız. Günlük temizliğinizi ve bakımınızı yaptınız. Kahvaltı hazırladınız, çayınızı veya kahvenizi içip ayakkabınızı giydiniz ve evden çıktınız. Kiminiz özel arabanıza binip işe gittiniz, kiminiz de otobüs durağına yöneldiniz. Duraktan bir taksi, dolmuş, otobüs veya servis aracıyla işe gideceksiniz. İşyerine ulaştınız. Çalıştınız ve eve geri döndünüz. Akşam yemeği, üzerine biraz TV izlediniz. ve sonra haydi iyi geceler deyip yatağa girdiniz. Siz uyuyorsunuz belki ama, o sırada dünya dönmeye devam ediyor. Sizin gündüz geçirdiğiniz aşamaları şimdi de başkaları geçiriyor. Oyunumuz şu; Ben size soracağım ve siz yanıtlayacaksınız. Sabah kalkar kalkmaz üstünüze giydikleriniz acaba hangi aşamalardan geçerek size ulaştı. Bu aşamalarda kim bilir kaç çalışanın akciğerlerinde pamuk veya kumaş tozu birikti? Elinizi yüzünüzü yıkamak için uzandığınız lavabonun yapımı sırasında acaba kaç seramik işçisi tozu soludu da ileride akciğerlerinde neler olacak? Ya lavabo üzerindeki musluğun yapıldığı fabrikada çalışanların başına ne geldi acaba? Tamam, tamam kızmayın kesiyorum. Bu sorular böyle devam ederse kitabı ben bitiremem, siz de okumaya devam etmezsiniz. Her gün, işyerlerinde üretimler yapılırken iş kazaları da olmakta, insanlar ölmekte veya sakat kalmaktalar. Çalışanlardan bir bölümü de yaptığı işe bağlı olarak hastalanmakta ve ömürleri kısalmaktadır. Dikkatinizi bu noktaya çekmek istemiştim. KORKUNÇ GERÇEKLER İLO (Uluslar arası Çalışma Örgütü) araştırmasına göre; Her yıl işçi iş kazalarında yaralanmaktadır. Dikkatinizi çekerim Ülkemiz nüfusunun dört katı kadar insan her yıl dünyanın dört bir yanında iş kazaları sonucu yaralanıyor. Bunu dakika olarak hesaplarsak, dakikada 510 işçi kaza geçirmektedir. Sahi sizin işyerinizde kaç kişi çalışıyor? İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 3

4 Her gün işçi iş kazası sonucu ölmektedir. Bunu yıllık olarak hesaplarsak yılda sayısını buluruz. Ülkemizde, nüfusu bir milyondan fazla kaç tane şehir var? Ölen işçi sayısını dakikalarla hesaplarsak; her 1 dakikada 3-4 işçi iş kazası sonucu ölmektedir. İşyerlerinde bir savaş mı yaşanıyor? İnsanlık tarihinin hangi döneminde, yapılan savaşlarda bu kadar insan ölmüştür? Her yıl de çocuk işçi ölmektedir. Zavallı çocuklar acaba ölmeden önce şeker de yiyebildiler mi? Belki okumak için para biriktirirken, belki hasta olan babasına ilaç almak için çalışırken, belki de ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda kalmışken ölüveriyor. Küçücük elleri ile anahtarı tutmak isterken soğuk ve kirli zemine düşüveren minicik bedenler... Ya üç kuruş için sırtlarında küfe ile madenlerde (Uzak Doğuda) çalışan çocuklar. Bu çocukların önemli bir bölümünün ayağınızdaki markalı ayakkabının yapımında çalıştığını biliyor musunuz? Üzerinizdeki ithal malı T-gömleğin nerede ve hangi çocuk işçi tarafından yapıldığını biliyor musunuz? Sahi sizin çocuğunuz var mı? Umarım çok mutludurlar. Yine İLO raporlarından anlıyoruz ki yılda işçi meslek hastalığına yakalanmaktadır. Bunların günlük ve dakikalık sayılarının hesabını da siz değerli okurlara bırakıyorum Dünyada durum bu iken, acaba diyorum, Ülkemizde durum nasıl? Üzülmemiz gerekir ki Ülkemizde güvenilir bir kayıt istatistik sistemi olmadığı için SSK tarafından saptanabilen rakamlarla yetinmemiz gerekiyor. Aşağıda verdiğim rakamlar kayıt altındakilerin, yani resmen SSK tarafından güvenlik şemsiyesi altına alınabilmiş yedi milyon kadar çalışana ait verilerden derlenmiştir. Oysa çalışan sayısı yirmi milyon kadar değil mi? Ülkemizde her yıl yaklaşık iş kazası olmaktadır. Yani; Resmi kayıtlara göre her 6 dakikada 1 iş kazası olmaktadır. Her yıl ortalama olarak 1500 işçi ölmektedir. Başka bir deyişle her gün 4-5 kişi iş kazasında ölmektedir. Meslek hastalıkları ile ilgili sağlam veri ise ne yazık ki yoktur. Yayınlanan rakamlara göre yılda 1000 (yazı ile bin) den az meslek hastalığı ortaya çıkmaktadır. Ne güzel, biz Ülke olarak önlemlerimiz aldık, herkes sorumluluklarının bilincinde ve meslek hastalığı yok denecek kadar az. Almanya da kadar meslek hastalığı çıkıyormuş. Biz Almanya dan daha ileride miyiz acaba? Neden iş kazaları ve meslek hastalıkları gizlenir ki? Aslında gerçek sayılar bilinse, bunların diğer yansımaları bilinse kalıcı ve gerçekçi önlemler daha kolay alınmaz mı? Tablo 1 de iş İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 4

5 kazalarındaki gerçek yerimiz görülmektedir. Neden, Ülkemiz hep olumsuzluklar sıralamasında ön sıralarda yer alıyor? Ülkeler % Olarak iş kazaları Kaza sıklık oranı Kanada 0,81 3,37 ABD 0,83 3,46 Japonya 0,89 3,71 Almanya 1,5 6,25 Polonya 2,6 10,54 Güney Kore 2,8 11,67 Türkiye 3,0 12,45 Tablo 1:İş Kazaları sıralamasında dünyadaki yerimiz (kaynak:türk İş ) Ciltte kaşıntılar ve egzamalar... Gözlerde kaşıntı ve kızarıklıklar... Burunda hasar ve koku alma yeteneğinde azalmalar... Solunum yolları tahrişleri... Öksürük, balgam... Hırıltılı solunum... Nefes darlığı... Bronşit... AC ödemi ve pnömoni... Mide bulantısı, kusma... İştahsızlık... Kansızlık... Adale krampları... İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 5

6 Yukarıdaki bu belirtilerin pek çoğu sıradan poliklinik hastalığı olarak geçiştirilmektedir. Aslında, çalışan kişilerde görülen bu çok masum belirtiler akla hemen meslek hastalıklarını getirmelidir. Hiç merak etmeyin Meslek Hastalıkları bölümünde konu ile ilgili bilinmesi gerekenler ayrıntılı olarak verilmiştir. İş kazalarında ölümler... El, ayak veya vücudunda kesikler... Göze veya vücuda yabancı cisim batmaları... Ezikler Burkulmalar... Düşmeler İncinmeler... Kırıklar Çıkıklar... Yanıklar... Elektrik çarpması... Zehirlenmeler... Trafik kazaları... Uzuv kayıpları... İş kazaları sonucunda yaşananlardır bunlar. Bazen tek tek, bazen de topluca olur bu yaralanmalar veya ölümler. Bilinmelidir ki buraya kadar anlatılanlar buz dağının üstünde görünenlerdir. Oysa asıl gerçekler buzdağının altında kalan kısımdır. Buz dağının altında hangi gerçekler var bir bakalım. İş kazaları ve meslek hastalıkları sonunda; İnsan Çevre Üretim ve Ekonomi zarar görmektedir. Biraz daha derinlere giderek düşünelim. Kişi kaza geçirdikten veya meslek hastalığına yakalandıktan sonra ne oluyor? Ne olacak, yalnızca ateş düştüğü yeri yakıyor. İlk günler geçmiş olsun dilekleri, hastane ziyaretleri ve.. Derken her şey unutuluyor ve kişi kaderi ile baş başa kalıyor. Önce kazancı azalıyor, o da SSK tarafından iş göremezlik maaşı bağlandıysa. Aile bireylerinin ve kendisinin gelecekten beklentileri İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 6

7 değişiyor. Gelecek ile ilgili planlarda değişiklik yapılması gerekir. Ellerine geçen bu parayla ne çocuk okutulur, ne de ev geçindirilir. Belki de ileride Ülkemize Cumhurbaşkanı olabilecek bir çocuk şimdi okulu bırakıp çalışmak zorunda kalıyor. Hiç itiraz etmeyin çoban unvanlı Cumhurbaşkanımızı anımsayın. Gerçekten de fakir bir ailenin çocuğu değil mi? 40 yıl Ülkemize damgasını vurmadı mı? Belki de evin kızı veya eşi kötü yola düşecek. İnsan düşünmek bile istemiyor ama buz dağının altında bunlar da var. İnsani konuları sizlerin vicdanına bırakıp daha somut konulara dönmek istiyorum. Yaşanan kazanın veya meslek hastalığının diğer etkilerine bakalım. Her kazanın veya meslek hastalığının sonunda bir ekonomik kayıp söz konusudur. Kazaların ve meslek hastalıklarının işyerine ve Ülkeye bindirdiği bir ekonomik yük var. Bunu kimse yadsımamalı. İşin önemini vurgulamak için sırayla en basitinden başlayarak anlatmak istiyorum. Bir bakış açısına göre, iş kazalarının iki tür maliyeti var. 1-Doğrudan maliyet 2-Dolaylı maliyet = (5xdirek maliyet) söz konusudur. Toplam maliyet= 6 X Doğrudan maliyettir. Çalışanın iş göremez duruma düşmesinden sonra ona yapılan ödemeler veya çalışanın kaybettiği yevmiyesi doğrudan maliyet için örnek gösterilebilir. Kişi kaza geçirince veya hastalanınca bakın neler yapılıyor. Kazalı yerine bir başkası mesaiye çağrılıyor, veya, çağrılmıyorsa onun yaptığı işlerin yükü diğer arkadaşlarının üzerine biniyor. Artan iş yükü nedeniyle, bu kişiler de artık kazaya açık duruma geliyorlar. Kazalı için ilk yardım yapılıyor. İlk yardımın yapılması için doktor veya diğer sağlıkçılar emek, zaman ve malzeme harcıyorlar. Sonra en yakın hastaneye gönderiliyor. Yaralıyı götüren arabada bir sürücü var, araba da suyla ( o da parayla ya) çalışmıyor, mazot veya benzin yakıyor. Hastanede yeniden incelemeler yapılıyor ve tedavi uygulanıyor. Burada da sağlıkçılar zaman, malzeme ve emek harcıyorlar. Daha sonra kazalı evine gidiyor. En azından bir demet çiçek veya bir şişle kolonya alınarak, evde yapılan yaralı ziyaretlerini düşünün. Bütün bu masrafları da topladığınızda ortaya bir rakam çıkıyor. Bunlara görünmeyen maliyetler deniyor. Görünmeyen maliyetler görünen maliyetlerin 5 ila 10 katı arasında değişiyor. Şimdi İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 7

8 bütün maliyetleri toplayın bakalım ortaya ne çıkacak. İşte bu rakamlar da toplam maliyeti vermektedir. Başka bir bakış açısıyla yeniden düşünelim. Bu kaza olduktan sonra üretim ne kadar aksadı, çalışan başına düşen üretim payı ne idi? Hiç bu hesabı yaptınız mı? Söyleyeyim; Üretilemeyen ürün veya kullanılamayan kapasitenin ekonomik değerinden yola çıktık mı, daha büyük maliyetler karşımıza çıkıyor. İLO ya göre GSMH nın %4 ü ülkelerde iş kazası ve meslek hastalıkları nedeniyle yitirilmektedir. İşyerlerinin ise karının %5 15 i iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle kayboluyor. Bu rakamlar az mı, çok mu? Ülkemizde her yıl on milyar ABD doları tutarından fazlası iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle yok olmaktadır. Çevreye verilen zararların hesabını kim yapacak bilemiyorum. İşin üzücü yanı gerek işveren ve gerekse de işçi tarafından konunun öneminin tam olarak anlaşılamamasıdır. İşçi-işveren ilişkilerinde öncelikli konu hep üretim ağırlıklı olmuş ve iş kazaları ile meslek hastalıkları yeterince önemsenmemiştir. Bugüne kadar bağıtlanan toplu iş sözleşmelerine bakmak sanırım yukarıda söylediklerimi doğrulamak için yeterli olacaktır. Oysa yitirilen gencecik çalışanlar yaşamış olsa, hasta ve sakatlar da sağlam kalsa, bunlar için harcanan paralar, ödenen tazminatlar ekonomiye yatırım olarak dönse ne kadar güzel olur değil mi? Klasik yayınlarda ve derslerde bu konular oldukça yalın ve soğuk şekilde işlenmekte ve adeta kaza yapan veya meslek hastalığına yakalanan çalışanlar suçlanmaktadır. Kazaların %80 i çalışan hatasından oluyor denilmektedir. Bu konuda, İş kazası teorileri ile ilgili olarak ileriki bölümlerde bilgi verilmiştir. Oysa birazcık insan odaklı bakış açısı ile bakılabilse neler olur neler. Bir an için düşünelim bakalım. Bir yılda, bütün dünyada ölen den fazla insan içinde acaba kaç tanesi Ben bugün iş kazası geçirmek ve ölmek ya da sakat kalmak istiyorum diye düşünerek işine gitmiş ve iş kazası geçirmiştir? Veya hangi işveren Yahu öyle bir işyeri açayım ki, çalışanlar sürekli iş kazası geçirsin, meslek hastalığına yakalansın, hatta bu da yetmez öyle bir işyeri açayım ki bir gün aniden patlasın, yansın yıkılsın ve etraf dümdüz olsun diye düşünmüştür acaba? Aynı soruları meslek hastalıkları için de hem işveren hem de işçi açısından sorabiliriz. Ne bir işçi kaza geçirmek veya meslek hastalığına yakalanmak ister, ne de bir işveren yukarıdaki gibi sapıkça düşünceler içinde olur. Ama gerçekler de ortada. Demek ki iş kazalarını ve meslek İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 8

9 hastalıklarını önlemek için başka nedenler üzerinde durmak gerekir. Bu kitapta, esas olarak bu konu üzerinde durulmuştur. Yıllardır alanda çalışan bir İş Sağlıkçısı ve Güvenlikçisi olarak Nedenler ve Yapılması Gerekenlerin Neler Olduğu konusunu kendi penceremden açıklamaya çalıştım. İş kazaları, meslek hastalıkları ve normal hastalıklar nedeniyle oluşan ekonomik kayıpları ortadan kaldırmak için her şeyi zamanın akışına mı bırakalım, yoksa süreci kısaltmak için bir şeyler mi yapalım? Bu soruya verilecek yanıt bir şeyler yapmamız gerektiğidir. Her şeyden önce, birbirlerinin varlık nedeni olan işçi ve işverenin işbirliği zemininde yapması gereken o kadar çok şey var ki. Ayrıca işçi ve işverenin, Devletin konu ile ilgili birimleri ile işbirliği yapması ve koordineli çalışması gereklidir. Bu da yetmez. Başta TTB olmak üzere Üniversiteler, İş Sağlığı ve Güvenliği alanında çalışan firmalar da dahil geniş bir yelpazede işbirliği gereklidir. İSG ve TARAFLAR İş Sağlığı ve Güvenliği çok bileşenli bir bilim dalıdır. Aynı zamanda da birden fazla tarafın bir araya gelmesi ile ortaya çıkar. Eğer tarafların kimler olduğu iyi bilinmezse işin özünü anlamak ta, çözüm de o denli zorlaşacaktır. DEVLET İŞÇİ İSG asal Tarafları İŞVEREN ÜNİVERSİTELER DİĞER Şekil 1 İSG nin Tarafları İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 9

10 Taraflar arasında da tam bir işbirliği ve uzlaşma olmalıdır. Tarafları ayrıntılı olarak incelerken İSG nin tam bir uzlaşma ve işbirliği gerektirdiğini daha iyi anlayacağız. Şimdi sırasıyla tarafları inceleyelim. DEVLET Devletimiz İSG nin yasal düzenlemelerini ve denetimlerini yapan konumdadır. Devlet, dengeleri iyi korumalı ve tarafsız olmalıdır. Yasaları çıkarırken diğer tarafların düşüncelerini, gereksinimlerini ve içinde bulundukları durumları gözetmelidir. Denetimlerini öcü davranışıyla değil, aksine eğitici şekilde ama tam ve eksiksiz yapmalıdır. Bugün gelinen yerde Devletin her iki görevini de gerektiği gibi yapmadığını veya yapamadığını görmekteyiz. Denetim konusunda Devletin yeterince etkin olamadığını görmekteyiz. Avrupa Birliğine girme adına çıkarılan İSG ile ilgili yasa ve yönetmeliklerde de eksikler ve yanlışlar vardır. Yalnızca iki temel yanlışa dikkat çekmek istiyorum. 1-İşyeri Hekimlerini ve İş Güvenliği Mühendislerini Devleti temsilen Bakanlık yetiştirmek istemektedir. Oysa bu konu doğrudan doğruya üniversitelerin ilgi alanı olmalıdır. Umarım ki, en kısa zamanda gerekli altyapı hazırlanır ve üniversitelerimiz uzman kadroları yetiştirmeye başlar. 2-Yasal düzenlemeleri yaparken konunun bütün taraflarını yeterince dikkate almamıştır. Bu konularda, değişik platformlarda konunun tarafları arasında tartışmalar hala sürmektedir. Yinelemek gerekirse; Devlet, kanun koyan ve denetleyen olmalıdır. İŞVEREN İşyerlerinin veya işin sahipleridir. Üretim araçlarının mülkiyeti onlardadır. Çalıştırdıkları işçilerin, çırak ve stajyerlerin hatta taşeronların sağlığından ve güvenliğinden birinci derecede onlar sorumludur. (Yasalar bölümünde bu konu ayrıca işlenmiştir). Bütün sorumluluk kendilerinde olduğu halde, İSG konusunda bilinçsizce davrananlar da işverenlerdir. İlerleyen bölümlerde anlatılan konuları bir bütün olarak ele aldığımızda işverenlerin bilinçsizliğinin bilgi eksikliğinden kaynaklandığı da açıklık kazanacaktır. Mülkiyet duygusundan olsa gerek, işverenler işçilerine karşı olumsuz duygular beslemektedirler. Bu durum ev sahibi ile kiracı arasındaki ilişkiye benzemektedir. Ülkemizde, yasal sorumluluklarını eksiksiz yerine getiren, kazandığı parayı işçisine borçlu olduğunu bilen işveren sayısı ne kadar acaba? Trilyonlarca liralık İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 10

11 yatırım yapıyorlar ve bir işyeri açıyorlar. Sendika ve işçi hakları, grevler, yasal zorunluluklar, iç müşteri talepleri, dış müşteri talepleri, denetimler, vergiler, tazminatlar gibi bir yığın sorunla boğuşuyorlar. Elbette amaçları para kazanmak. Daha çok kazansınlar. Ama, o kadar yatırım yaptıktan sonra, o kadar yükün altına girdikten sonra garip davranışlar gösteriyorlar. Daha az ücret ödemek uğruna, trilyonluk tesislerinde niteliksiz işçi çalıştırıyorlar. Bu işçileri en azından yapacakları işlerle ilgili olarak eğitmek, işyerinde olası riskler ve tehlikeler konusunda bilinçlendirmek için bir gayret içine girmiyorlar. Ben kurumsal yapıya büründüm diyen işyerlerinde bile bu davranışı görmek olanaklı. Aslında kendi paralarını riske attıklarının farkındalar mı? Kimse itiraz etmesin, yanılıyorsun demesin. Ülkemizde eğitmenlik hizmeti veren kaç tane firma var? Günün birinde risklerden biri gerçekleşiyor ve eğitimsiz işçi kazaya karışıyor, belki de hayatının ilk ve son hatasını yapıyor. Trilyonluk tesislerde, belki de geri dönüşü olanaksız zarar ortaya çıkıyor. Ayrıca yasal gereklerini yapmayan işveren, belki de işletmesindeki bütün işçileri eğitmek için kullanacağı kaynağı tazminat olarak yalnızca bir işçinin yakınlarına ödemek zorunda kalıyor. Aynı durum taşeron çalıştıran işverenler için de gerekli. Bu taşeron çalıştırma konusu çok tartışılıyor. Sendikalar başta olmak üzere, kendisini işçi babası sayanlar taşerona karşı çıkıyorlar. Kitabın içeriği taşeron konusunu tartışmaya uygun olmadığı için ben konunun başka bir boyutunu buraya taşımak istiyorum. İşverenleri anlamakta zorlanıyorum. Mutlaka, kendilerine göre bir açıklaması da vardır sanırım. Sanki risk gerçekleşince yalnızca taşeron ve onun işçilerine zarar verecek. Sigortasız, eğitimsiz, teknik donanımsız ve hatta bilinçsiz ve bilgisiz taşerona işyeri kapılarını açıyorlar. Oysa taşeronun neden olacağı zararlardan da asıl işveren sorumlu. Sonunda yine risklerden biri gerçekleşiyor ve asıl işveren olağanüstü zararlara giriyor. Hep merak ediyorum, bu aç gözlülük müdür yoksa açık gözlülük mü? Çok bilinen bir atasözümüz var Dimyata pirince giden evdeki bulgurdan da olur diye. Bu durumu daha iyi anlatan başka bir atasözümüz var mı acaba? Bence, işverenler öncelikle Sony Firmasının kurucusu Akio Morito nun hayat hikayesini tekrar tekrar okumalıdır. Okumalıdır ki bundan dersler çıkarmalıdır, bir işverenin yurtseverlik duygularının ne olduğunu, işçisini nasıl sevdiğini anlamalıdır. Hadi orası Japonya, çok uzakta, peki, o zaman Büyük Önder Atatürk ün İzmir İktisat Kongresinde söylediklerine bakalım. Özel sektöre karşı değiliz, özel sektörle rekabet içinde değil aksine dayanışma içinde olacağız diyordu Atatürk. Büyük Önderimizin İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 11

12 Yurtta barış, dünyada barış sözleri ne anlama geliyor? Birbiriyle barışık olmayan işçi ve işveren varken yurtta barış nasıl sağlanacak? İşverenlerin; Ortaya çıkan meslek hastalıkları veya iş kazaları sonucunda kayıpları çok fazla. Kitabın giriş kısmında bu kayıpların büyüklüğünü gördük. Olgunlaşmış çalışanını en verimli çağında, basit bir ihmal veya hata sonucu ortaya çıkan iş kazası sonucu yitiriyor, ağır tazminatlar ödüyor ve aslında kendi üretim kazancı ve kalitesi yani verimi düşüyor. Hani, derler ya; yumurta kapıya gelmeden... bizim işverenler tam bu tanıma uyuyor. İşveren, kurduğu fabrikayı akşam olunca eve götürmüyor, tesis hep yerinde kalıyor. Zamanında alınmayan önlemler sonucu risklerden biri gerçekleşince uğrayacağı zararın sınırı ve hesabı yok. Bizim işverenlerimiz önlemek ödemekten ucuzdur felsefesini henüz benimseyemediler. Bence bir fabrika kimin tapulu malı olursa olsun, bir değer ürettiği için aslında toplumun malıdır. İşçiler ve sendikalar bu açıdan bakarak işyerine sahip çıkmalıdırlar. İşveren de böyle bir malı topluma kazandırdığı için kendisi ile gurur duymalıdır. Her iki taraf ta konuya biraz da bu açıdan bakmalıdır. İŞÇİ İşçiler ve doğal olarak onları temsil eden sendikalar İSG nin bir diğer tarafını oluşturuyor. İşçiler üreten, üretirken de riskler ve tehlikeler altında mağdur olan asıl taraftır. Her türlü iş kazası meslek hastalığı işçiler için söz konusudur. Ancak işçilerimiz ve onların temsilcileri henüz yeterli İSG bilincine ve bilgisine kavuşamamışlardır. Buna en güzel kanıt, yaptıkları toplu iş sözleşmeleridir. Henüz İSG konularında anlaşmazlıkla sonuçlanan toplu iş görüşmesini ben duymadım. Ama şunu çok duydum. İşçi ile işveren arasında büyük bir çelişki vardır ve biz sendika olarak bu çelişkiyi işçiden yana çözeceğiz. Bugüne kadar da bu çelişkinin çözüldüğü görülmemiştir. İşçilerin kendilerini işyerinin bir parçası, bir yapı elemanı gibi hissedebilmeleri gerekir. İşçilerimizin de Büyük Atatürk ün Yurtta barış, dünyada barış sözlerinin anlamını düşünmelerini dilerim. ÜNİVERSİTELER Devlet, işveren ve işçi İSG nin asli sosyal taraflarını oluşturmaktadır. Üniversitelerimiz ise konunun bilimsel tarafını oluşturmaktadır. Her türlü araştırma bu kurumlarımızca yapılmalı, işyerlerine bilgiler transfer edilmelidir. Konunun uzmanları bu kurumlar tarafından yetiştirilmelidir. Oysa İSG konusunda bugüne kadar yeterince İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 12

13 atak olamamışlardır. İSG alanında oldukça sınırlı sayıda akademisyenimiz var. Genel olarak Tıp Fakültelerinin Halk Sağlığı Kürsülerinde veya Mühendislik Fakültelerinde bir alt birim olarak İSG çalışmaları yürütüyorlar. Bu çalışmalar hocalarımızın iyi niyetli yaklaşımlarından öteye geçmiyor. Başlangıç olarak belki bu da iyi ama yetersiz. Bu kürsülerde görev yapan hocalarımızın önemli bir bölümünü tanıyorum. Bugüne kadar, kuşkusuz tanışmamış olduğum hocalarımız da vardır. Tanıdıklarımın hepsi de iyi niyetli ve kendi kürsülerinde İş Sağlığı ve Güvenliği alanında çalışmalar yapıyorlar. Bizlere dünyanın değişik noktalarından bilgi transferi de yapıyorlar. İSG alanında oldukça emek vermiş çok değerli hocalarımızın olduğunu bilmek beni hem rahatlatıyor, hem de gururlandırıyor. Ayrıca Kocaeli Üniversitesinde İş Güvenliği Teknikeri yetiştiren bir de yüksek okulumuz var. Ancak yine de ortada eksik olan bir şeyler var. Alan çalışmalarındaki eksikliklerinden mi yoksa işbirliği yaptıkları yabancı İSG kuruluşlarının etkisinde kaldıkları için midir bilemiyorum, ama birçoğu çok farklı şeyleri savunuyor. Farklılığın bilimsel çalışmaların doğasından geldiğine inanmak istiyorum. Ama Finlandiya, Almanya, İngiltere, Fransa, ABD modeli vb gibi bire bir bize uymayacak modelleri de savunmadan edemiyorlar. Az çok bu modelleri tanıyorum. Şahsen, bu modellerden herhangi birinin bire bir uygulanmasının Ülkemiz için yararlı olacağına inanmıyorum. Acaba söz konusu ülkelerde de bu modeller tam başarı sağlamış mı? Eğer başarı sağladıysa insan niye her yıl kaza geçiriyor? Sanırım, hocalarımızın çalışmaları için Ulusal Kaynaklar yetersiz kalıyor ve bize göre daha iyi durumda olan bu ülkelerdeki kuruluşlardan daha kolay destek buluyorlar ve onlarla daha fazla bir arada oluyorlar. Konuya da genel olarak teorik düzeyden baktıkları için olsa gerek, sonuçta bu ülkelerin sistemlerinden etkileniyorlar gibi geliyor. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politikalarını üretmekte ortak bir yaklaşımı göremiyoruz. Bence bu saygıdeğer hocalarımız, iş yerlerimizdeki alan çalışmalarına çok daha fazla zaman ayırmalılar. Bizim iş yerlerimizin hepsi ayrı bir laboratuardır. İşverenler de bu fırsatı üniversitelerimize sağlamalıdırlar. Teori ile pratik birleşince çok daha verimli olabilecek projeler rahatlıkla üretilebilir. Bence önemli bir nokta da şu; Üniversitelerimizin yaptığı çalışmalar geniş yığınlara ulaşamıyor. Böyle olunca da geniş çevrelerde yeterli ses getirmiyor. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 13

14 DİĞER Danışmanlık Firmaları Ülkemizde çok sınırlı sayıda firma İSG alanında iş yerlerine danışmanlık hizmeti sunmaktadır. AB (Avrupa Birliği) ile entegre olmak isteyen işverenlerimiz, bu firmalar için önemli bir gelir kaynağıdır. Özellikle dış satım yapan şirketler sık sık dış müşteriler tarafından denetlenmektedirler. Denetlemeler; AB normlarına göre olmaktadır. Eksiği olan işyerlerinin en kısa sürede eksiklerini gidermesi gerekir. Bunun için de başvurulacak adres danışman firmalar olmaktadır. Bu firmalar da, ortada Ulusal İSG politikalarımız olmadığı için, genel olarak, işbirliği yaptıkları veya temsilcisi oldukları firmaların kendi ülke modellerini uygulatmaya çalışıyorlar. Bir firmanın düzenlediği OHSAS tanıtım eğitimine katılmıştım. Anlatan kişi İş Sağlığı ve Güvenliğinin tanımını bile yapamamıştı. Çalıştığım işyerine zaman zaman yabancı firma adına denetlemeye gelen İSG danışmanları da var. Daha, bir işyeri nasıl denetlenir, hangi sorular sorulur bilmiyorlar. Bu kişileri görünce nasıl üzülüyorum bilemezsiniz. Eminim onlar da, mutlaka, zaman içinde işlerini öğrenecekler. Aslında kendimize özgü modellerimiz olsa bu tarz firmalar daha anlamlı olurlar. Değişik modellerin aynısını uygulatmaya çalışan firmalardan bazıları da kısa sürede battılar. Koruyucu Malzeme Üretici ve Satıcıları Kişisel koruyucu malzeme satan firmaların önemli bölümü İstanbul da Perşembe Pazarında konuşlanmış durumdadır. Ciddi firmaların bir bölümü buradan ayrılmış ve değişik bölgelerde yerleşmişlerdir. Aslında tam olarak saymaya kalkarsak 5-6 dan fazla firma ismi sayamayız. Bazı firmalarda ise, kaçak mı yoksa sahte mi, ne olduğu belli olmayan kalitesiz malzemeler satılmaktadır. İsteyen gidip bakabilir. Perşembe pazarında eşek yuları (affedersiniz) ile insanın kullanacağı koruyucu malzemeler yan yana satılıyor. Eğer bu yazdıklarımda abartı buluyorsanız istediğiniz zaman gezip görebilirsiniz. İşin ciddiyetini değerlendirmeyi size bırakıyorum. Ama bu firmaları besleyen zihniyet de aslında yukarıda tanımlamaya çalıştığım işveren kesimi değil mi? Eldiven mi? İşte en ucuzu, Baret mi? Al kardeşim sana baret. Ne kadarlık darbeye dayandığı veya hangi maddeden yapıldığı önemli değil mantığı biran önce yıkılmalıdır. Bir zamanlar Dupont Firmasının düzenlediği Kevlar (hani yanmayan elbiseler, kurşun geçirmez yelekler yapılıyor ya, işte o kumaşların yapıldığı ipin adı) İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 14

15 seminerine katılmıştım. Fransız sunucu çay molasında yanıma geldi ve Kevlar hakkında ne düşünüyorsunuz diye sordu. Ben de Kevları 5-6 yıldır tanıyorum dedim. Adam şaşırdı ve Biz daha Türkiye ye Kevlar satmadık ki dedi. Biz kevlar ipini keserken büyük giyotinler kullanıyoruz, kesme sırasında oldukça zorlanıyoruz diye anlatıyordu. Bırakın ipi kesmeyi, bizim Perşembe Pazarında bazı esnafımız yangına girme elbisesi denilen ve alüminyum kaplı kevlar kumaşını istediğiniz boy beden ölçüsünde makas ile kesebiliyordu. Hem de 5-6 yıl öncesinde! Yıllardır ithalat yaptığı halde sattıkları malın özelliklerini bilmeyen firmalar da var. Önemli bir sorun da aldığınız bir ürünü 2-3 hafta sonra bulamayışınız. Oysa ithalat yapan firmalarımız dışarıya ödedikleri dolarlar ile kendi kişisel koruyucu donanım sanayiimizi şimdiye kadar rahatlıkla kurabilirlerdi. Kişisel koruyucu donanımlar ile ilgili olarak ciddi bir yönetmelik yayınlandı. Umarım bundan sonra kişisel koruyucu donanım uygulamalarında belirgin bir düzelme görülür. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aslında, Ülkemizde İSG konusuna en çok emek vermiş olan birim Türk Tabipleri Birliği (TTB) dir. Olmayan veya zamanında çıkarılmamış olan bir yasanın boşluğunu doldurarak İşyeri Hekimleri yetiştirmiştir. Halen de İSG konusunda en yetkin kadrolar TTB bünyesindedir. Konuya böylesine olumlu katkı yapmış olması TTB nin sürekli doğru yaptığı anlamına gelmez. Ben bu noktada kendi meslek örgütümüzü de eleştiriyorum. Akıl almaz hataları ile, zaman içinde kazanmış olduğu olumlu puanları hovardaca harcamıştır. TTB her zaman, içinde insan veya sağlık sözcüğü geçen her durumda söz sahibi olmalı ve toplumun gözünde daima saygınlığı üst düzeyde olan bir konumda bulunmalıdır. Değişik kademelerinde görev yaptığım sürece, kendi adıma ben hep bu yönde uğraş verdim. Birliğimiz, özellikle İşyeri Hekimi atamaları ve asgari ücret tarifeleri ile hekimler için iş bulma kurumu durumuna düşmüştür. Kurs ücretini ödeyen her hekime İşyeri Hekimliği sertifikası dağıtmıştır. İşyeri Hekimliği kurumu bence bu noktada zarar görmüştür. Kaş yapılırken aslında göz çıkarılmıştır. İşyeri Hekimliği asıl işlevinden uzaklaşarak, ek gelir sağlayan bir etkinlik durumuna düşmüştür. Şu anda ihtiyaç fazlası sertifikalı İşyeri Hekimi vardır. Sayı fazla olunca da sonuçta pazarlık gücü düşen İşyeri Hekimleri anormal şekilde ezilmektedir. Aslında İşyeri Hekimliği, Tıp Eğitiminden sonra ulaşılan özel uzmanlık konumunda olsa, yalnızca istekliler bu uzmanlığı alacak ve severek, isteyerek İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 15

16 çalışacaklardır. Oysa, şu anda işyerlerinde yalnızca vizite hizmetleri yapılır durumdadır. Mühendis Odalarımız Bu odalarımız, bu güne kadar İSG konusunda dişe dokunur bir şeyler üretememişlerdir. Kendi üyelerine İSG bilincini TTB nin kendi üyelerine verdiği kadar etkin olarak veremediler. İş Güvenliği Mühendisi kavramı günlük konuşmalarımıza henüz giremedi. Ama İşyeri Hekimi kavramı net olarak yerleşti. Bu konuda bütün Mühendis Odaları ve birlikleri özeleştirilerini yapmalıdırlar. Pek çok işyeri yöneticisi, değişik branşlarda mühendislerden oluşmuyor mu?. Konuya karşı en duyarsız veya en ilgisiz kalanlar da onlar değil mi? İSG ile ilgili tarafların durumları böyle. Aslında hepsine önemli bir görev düşmektedir. Biran önce bütün taraflar İSG ekseninde bir araya gelmeli ve Ülkemiz için doğru olanı birlikte ortaya koymalıdırlar. En önemlisi, iş sağlığı ve Güvenliğinin bir bilim dalı olduğu konusunda uzlaşılmalı ve en azından bunun gerekleri yerine getirilmelidir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 16

17 İSG NEDİR? İş Sağlığı ve Güvenliği (kısaca İSG) denilince gerçekten neyin anlaşılması gerektiği tam olarak bilinmemektedir. İş Sağlığı ve Güvenliği bir elmanın 2 yarısı gibi birbirinden ayrılmaz ikilidir. Birini bilmeden diğerini anlamak olanaksızdır. İŞ SAĞLIĞI İş sağlığı denilince, işçi sağlığından ayrı, üretimi ve işyerini de içine alan bir kavram gibi düşünülmekte ve itiraz edilmektedir. Oysa iş sağlığı veya işçi sağlığı kavramları arasındaki fark bana göre yalnızca yazım farklılığından ibarettir. İşyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı yoksa işçilerin sağlığından söz edilebilir mi? İş sağlığını; Bütün mesleklerde, çalışanların sağlıklarını; Sosyal Ruhsal ve Bedensel olarak en üst düzeyde sürdürmek, Çalışma koşullarını ve üretim araçlarını; o Sağlığa uygun hale getirmek o Çalışanları zararlı etkilerden koruyarak o İşin ve çalışanın birbirine uyumunu sağlamak üzere kurulmuş bir tıp dalıdır. Diye tanımlayabiliriz. Tanımdan da anlaşılacağı gibi hem işçinin sağlığı, hem de işyerinin sağlığı bir bütün içinde açıklanabiliyor. Bu tanım, işi sosyal boyutu ile, bedensel ve ruhsal boyutu ile ele alıyor ve iş ve üretim araçları ile çalışan arasında uyumu gözetiyor. Bu tanımdan sonra işçi sağlığı veya iş sağlığı kavramlarına takılmak yersiz olur. İş Sağlığı, ağırlıklı olarak meslek hastalıkları ile uğraşır. İŞ GÜVENLİĞİ Elmanın diğer yarısı, İş Güvenliği; İşyerlerinde; İşin yapılması ile ilgili olarak oluşan tehlikelerden, Sağlığa zarar verebilecek koşullardan korunmak ve Daha iyi bir iş ortamı yaratmak için yapılan Çalışmaları kapsayan bir bilim dalıdır diye tanımlanabilir. Bir işin yapılması sırasında bilinen veya bilinmeyen, öngörülen İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 17

18 veya öngörülmeyen tehlikeler ve riskler söz konusudur. Bu tehlike ve riskler hem çalışanı, hem üretimi ve üretim araçlarını ve hem de çevreyi tehdit eder. Bir kez ortaya çıktığında belki de geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir. Ne yazık ki İş Güvenliğine hala bir bilim dalı gözüyle bakmayanlar çoğunluktadır. İş Güvenliği, ağırlıklı olarak iş kazalarını ve acil durumları ortadan kaldırmak için uğraşır. İSG nin Temel İlkeleri İş Sağlığı ve Güvenliğinin 3 temel ilkesi vardır. İlkelerden biri olmazsa İSG de olmaz. PLANLAMA SÜREKLİLİK METOD Sırayla bunları görelim PLANLAMA: İş Sağlığı ve Güvenliği bir plan ve program içinde yürütülmelidir. Ne yapmak istiyoruz, nasıl yapacağız, ne zaman yapacağız, neden yapacağız gibi sorgulamalar yaparak planlarımızı yapmalıyız. İşin neresinden başlayacağız, hangi donanımları ve bilgiyi kullanacağız, kimlerle işbirliği yapacağız şeklinde sorgulamalarla planlarımızı daha da güçlendirmeliyiz. Planlama işin en başında yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki pusulası olmayan gemi karaya oturur. SÜREKLİLİK: Yapılan bütün çalışmalar sürekli olarak güncellenmeli ve kesintisiz bir şekilde sürdürülmelidir. Özellikle de proses değişikliklerinde hemen başa dönülmeli ve önce planlar gözden geçirilmeli ve gerekli düzeltmeler hemen yapılmalıdır. METOD: Bu çalışmalar teknik ve bilimsel yöntemlerle yapılmalıdır. Kişisel öngörüler ve yargılar ile hiçbir zaman doğru sonuca ulaşılamaz. İSG nin Bilimsel Dayanakları İş Sağlığı ve Güvenliği çok yönlü bir çalışmayı gerektirmektedir. Mühendislik, Tıp, Ekonomi, Hukuk, Sosyoloji, Psikoloji, Ergonomi, Başta olmak üzere çeşitli bilim dallarından yararlanır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 18

19 Üretim araçlarının tasarlanması aşamasından başlayıp, hammaddelerin üretim ve satış aşamasına kadar geçen süreçte mühendislik bilimlerinin bütün dalları İSG nin içinde yer alır. Akla öncelikle makine, inşaat ve kimya mühendisliği gelse de meteoroloji mühendisliği, jeoloji mühendisliği de işin içindedir. İşyeri riskleri tartışılırken konunun mühendislik yönü daha iyi anlaşılacaktır. İşyerinde insanlar çalıştığına ve iş kazaları ve meslek hastalıkları söz konusu olduğuna göre Tıp tamamen işin içindedir. Hem koruyucu hekimlik hem de tedavi edici hekimlik bütün dalları ile İSG nin hizmetindedir. Fizyoloji, anatomi, patoloji, fizyopatoloji, antropometri ve ergonomi ilk etapta sayılabilecek tıp dallarıdır. Üretim ilişkilerinde ekonominin yeri tartışmasızdır. En basit anlatımla para olmadan üretim olmaz. Çalışan insanlar toplumun bireyleridir. İş ilişkileri, arkadaşlık ilişkileri, akraba ilişkileri, çalışanın hastalıkları ve aile bireylerine bunların yansımaları sosyolojinin başlı başına konusu olmaktadır. Psikoloji üretimin sosyolojik ve tıbbi boyutunun karışması sonucu İSG içinde yer alır. Çünkü doğrudan doğruya üretimin temel unsuru olan insan davranışları ile ilgilenir. Hukuk İSG ile tamamen iç içe geçmiştir. Çalışma hayatının düzenlenmesi hukuk kuralları ile olmaktadır. Ergonomi, her türlü makine ve donanımın tasarımında, üretim alanına yerleşim düzeninin belirlenmesinde, çalışma ortamı koşullarının belirlenmesinde ve bunların insan anatomisi, insan fizyolojisi ve antropometrisi ile uyumunda önemli rol oynar. Gerekli olan uyumun sağlanması için nelerin yapılması ve nasıl yapılması gerektiğini ergonomi belirler. YASALAR İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili olarak; T.C.Anayasası 4857 sayılı İş Kanunu 506 sayılı SSK Kanunu Türk Ceza Kanunu Borçlar Kanunu Türk Tabipleri Birliği Kanunu Umumi Hıfzıssıhha Kanunu Çevre Mevzuatı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 19

20 Sendikalar Kanunu Türk Ticaret Kanunu Bu kanunlara göre hazırlanmış tüzükler ve yönetmelikler çalışma hayatımızdaki kuralları ortaya koymakta ve düzen sağlamaktadır. Ulusal yasalar yanı sıra Devlet olarak imzaladığımız Uluslar arası yasalar da çalışma hayatımızda önemli yer tutmaktadır. Bu bölümde çalışan ve çalıştıranları İSG açısından doğrudan ilgilendiren yasa maddelerine yer verilmiştir. Çalışan ve çalıştıranlar söz konusu yasal düzenlemeleri bilmezlerse karmaşa çıkacağı açıkça ortadadır. T.C. Anayasası T.C.Anayasası çalışma hayatında kuralları koymuş ve sınırları kesin olarak çizmiştir. Aşağıda ilgili maddeler ayrıntılı olarak verilmiştir. Ancak özet olarak, çalışma hayatı ile ilgili olarak Devletin görevleri Şema-1 de verilmiştir. DEVLETİN GÖREVLERİ Çalışma hakkını korumak Çalışma özgürlüğünü sağlamak Sözleşme özgürlüğünü sağlamak Çalışanın haklarını korumak Zorla çalıştırılmayı engellemek Angaryayı önlemek İşsizliği önlemek Çalışma barışını sağlamak Özel teşebbüslere güvence sağlamak Şema 1 Devletin görevleri Zorla çalıştırma yasağı Madde 18.- Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 20

21 Çalışma ve sözleşme hürriyeti Madde 48.- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır. Çalışma hakkı ve ödevi Madde 49.- Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır. Devlet, işçi - işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler alır. Çalışma şartları ve dinlenme hakkı Madde 50.- Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar. Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir. Ayrıca Anayasamızın 51, 53, 54 ve 55 maddeleri de çalışanların başta sendika olmak üzere diğer haklarını düzenlemektedir. 56. madde ile de vatandaşların sağlık hizmeti alma haklarını düzenlenmektedir. İŞ KANUNU No: 4857 Kabulü: Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Yasanın 4. bölümünde işin düzenlenmesi ile ilgili 63, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73 ve 74. maddeler ile İSG konularında dolaylı olarak düzenlemeler yapılmıştır. Aynı yasanın 5. bölümü ise doğrudan doğruya İSG ile ilgilidir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 21

22 4857 MADDE İşverenler işyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler işyerinde alınan İş Sağlığı ve Güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar. Yapılacak eğitimin usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. İşverenler işyerlerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek hastalığını en geç iki iş günü içinde yazı ile ilgili bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar. Bu bölümde ve İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin tüzük ve yönetmeliklerde yer alan hükümler işyerindeki çıraklara ve stajyerlere de uygulanır. Yasanın bu maddesi ile açık olarak, işveren için; Önlem almak (İSG için gerekli araç ve gereçleri bulundurma, her türlü önlemi alma ) Denetim (alınan önlemlere işçilerin uyup uymadıklarını denetlemek) İşçileri bilgilendirmek (İSG ile ilgili her konuda işçileri bilgilendirme) Gerekli eğitimi vermek (İSG ile ilgili her türlü eğitimi verme) Bildirimde bulunmak (iş kazaları ve meslek hastalıklarının bildirilmesi) zorunluluğu getirilmiştir. İşçiler için; İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uyma zorunluluğu getirilmiştir. Ayrıca bu yasal düzenlemeler işyerindeki çıraklar ve stajyerler için de geçerlidir. 78. madde ile Çalışma Bakanlığına İSG ile ilgili olarak, gerekli yönetmelikleri çıkarma yetkisi verilmiştir. İlerleyen bölümlerde, bu Yönetmeliklerle hangi zorunlulukların getirildiği ayrıntılı olarak anlatılmıştır. 79. madde İSG açısından sakıncalı durumlarda işyerinin nasıl kapatılacağı açıklanmış ve konu ile ilgili olarak ayrıca bir yönetmelik çıkarılmıştır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 22

23 İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu 4857 MADDE Bu Kanuna göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde her işveren bir İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu kurmakla yükümlüdür. İşverenler İş Sağlığı ve Güvenliği Kurullarınca İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatına uygun olarak verilen kararları uygulamakla yükümlüdürler. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurullarının oluşumu, çalışma yöntemleri, ödev, yetki ve yükümlülükleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir. ( Bu yönetmelik çıkarılmış olup, İSG Kurulu hakkında bilgi ayrıca verilmiştir.) 81. madde ile İşyeri Hekimlerinin ve 82. madde ile de İş Güvenliği Mühendisi veya ilgili teknik personelin çalışmaları ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Ayrıca her ikisi ile ilgili olarak ayrı ayrı yönetmelik çıkarılmıştır. İşçilerin hakları 4857 MADDE İşyerinde İş Sağlığı ve Güvenliği açısından işçinin sağlığını bozacak veya vücut bütünlüğünü tehlikeye sokacak yakın, acil ve hayati bir tehlike ile karşı karşıya kalan işçi, İş Sağlığı ve Güvenliği Kuruluna başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul aynı gün acilen toplanarak kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar işçiye yazılı olarak bildirilir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulunun bulunmadığı işyerlerinde talep, işveren veya işveren vekiline yapılır. İşçi, tespitin yapılmasını ve durumun yazılı olarak kendisine bildirilmesini isteyebilir. İşveren veya vekili yazılı cevap vermek zorundadır. Kurulun işçinin talebi yönünde karar vermesi halinde işçi, gerekli İş Sağlığı ve Güvenliği tedbiri alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. İşçinin çalışmaktan kaçındığı dönem içinde ücreti ve diğer hakları saklıdır. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulunun kararına ve işçinin talebine rağmen gerekli tedbirin alınmadığı işyerlerinde işçiler altı iş günü içinde, bu Kanunun 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendine uygun olarak belirli veya belirsiz süreli hizmet akitlerini derhal feshedebilir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 23

24 Bu Kanunun 79 uncu maddesine göre işyerinde işin durdurulması veya işyerinin kapatılması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz. 84. madde işyerlerinde içki ve uyuşturucu kullanma yasağını düzenlemektedir. Ağır ve tehlikeli işler 4857 MADDE 85. On altı yaşını doldurmamış genç işçiler ve çocuklar ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamaz. Hangi işlerin ağır ve tehlikeli işlerden sayılacağı, kadınlarla on altı yaşını doldurmuş fakat on sekiz yaşını bitirmemiş genç işçilerin hangi çeşit ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılabilecekleri Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir. Ağır ve tehlikeli işlerde rapor 4857 MADDE Ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin işe girişinde veya işin devamı süresince en az yılda bir, bedence bu işlere elverişli ve dayanıklı oldukları İşyeri Hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimleri tarafından verilmiş muayene raporları olmadıkça, bu gibilerin işe alınmaları veya işte çalıştırılmaları yasaktır. Sosyal Sigortalar Kurumu işe ilk giriş muayenesini yapmaktan kaçınamaz. İşyeri Hekimi tarafından verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık kurulunca muayeneye tabi tutulur, verilen rapor kesindir. Yetkili memurlar isteyince, bu raporları işveren kendilerine göstermek zorundadır. Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır. On sekiz yaşından küçük işçiler için rapor 4857 MADDE On dört yaşından on sekiz yaşına kadar (on sekiz dahil) çocuk ve genç işçilerin işe alınmalarından önce İşyeri Hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimlerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartlarına göre vücut yapılarının dayanıklı olduğunun raporla belirtilmesi ve bunların İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 24

25 on sekiz yaşını dolduruncaya kadar altı ayda bir defa aynı şekilde doktor muayenesinden geçirilerek bu işte çalışmaya devamlarına bir sakınca olup olmadığının kontrol ettirilmesi ve bütün bu raporların işyerinde saklanarak yetkili memurların isteği üzerine kendilerine gösterilmesi zorunludur. Sosyal Sigortalar Kurumu işe ilk giriş muayenesini yapmaktan kaçınamaz. Birinci fıkrada yazılı hekimlerce verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık kurulunca muayeneye tabi tutulur, verilen rapor kesindir. Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır. Gebe veya çocuk emziren kadınlar için yönetmelik 4857 MADDE Gebe veya çocuk emziren kadınların hangi dönemlerde ne gibi işlerde çalıştırılmalarının yasak olduğu ve bunların çalışmalarında sakınca olmayan işlerde hangi şartlar ve usullere uyacakları, ne suretle emzirme odaları veya çocuk bakım yurdu (kreş) kurulması gerektiği Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir. Çeşitli yönetmelikler 4857 MADDE Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; a) Ağır ve tehlikeli işlerden başka işler için de işçilerin işe başlamadan hekim muayenesinden geçirilmelerini, b) Bazı işlerde çalışan işçilerin belirli sürelerde genel olarak sağlık muayenesinden geçirilmelerini, c) Çeşitli veya bir kısım işlerde çalışan işçilerin sağlık durumlarının aksaması, yaptıkları işin ürünlerine ve genel sağlığa yahut birlikte çalıştıkları öteki işçilere zararlı olursa, bu gibilerin o işlerden çıkarılmalarını, d) Ne durumda ve ne gibi şartları haiz olan işyerlerinde banyo, uyku, dinlenme ve yemek yerleri ile işçi evleri ve işçi eğitimi yerleri yapılmasını, Öngören yönetmelikler hazırlayabilir MADDE 78 e dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerden bazıları (özet başlıklar): İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği İşyeri Hekimliği ve diğer Sağlık Personeli ile ilgili Yönetmelik İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 25

26 İş Güvenliği Mühendisleri /Sorumluları hakkında Yönetmelik Kimyasal Maddeler Hakkında Yönetmelik Kanserojen ve Mutajen Maddeler Hakkında Yönetmelik Asbest Hakkında Yönetmelik Kişisel Koruyucu Donanımlar Hakkında Yönetmelik Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında yönetmelik Sağlık ve Güvenlik İşaretleri Hakkında Yönetmelik Yapı İşlerinde Sağlık ve Güvenlik Hakkında Yönetmelik İşyeri Bina ve Eklentilerinde Sağlık ve Güvenlik H.Y. Patlayıcı Ortamlar ve Patlama Tehlikesi Olan Maddeler H.Y. Ekranlı Araçlarda Çalışmalar Hakkında Yönetmelik Gürültü Yönetmeliği, Vibrasyon Yönetmeliği Yangınla Mücadele Yönetmeliği İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Elle Taşıma İşleri Yönetmeliği İşyerlerinin Kapatılması Şartlarını düzenleyen Yönetmelik İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında yönetmelik İşyerlerinde Verilecek Eğitimleri düzenleyen yönetmelik Biyolojik Risklerle ilgili Yönetmelik Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği Elektrik Tesisatlarında Uygulanacak Güvenlik Hakkında Yönetmelik Tarım ve Orman İşlerinde İş Güvenliği İle İlgili Yönetmelik İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği Bu Yönetmelik, işyerlerinde sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için alınacak önlemleri belirlemek üzere 78. maddeye dayanarak çıkarılmıştır. Çalışana ve çalıştırana önemli görevler yüklemektedir. Bir bakıma İSG çalışmalarının anayasası niteliğindedir. İşverene İSG hizmetlerini dışarıdan alabilme kolaylığı da getirmiştir. AMAÇ Sağlık koşullarını iyileştirmek İşyerlerinde Güvenlik koşullarını iyileştirmek için gerekli önlemleri belirlemektir. Şema 2 İSG Yönetmeliğinin Amacı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 26

27 İSG TEMEL PRENSİPLERİ Risklerin saptanması İnsan İş uyumu İnsan Makine uyumu İnsan Ortam uyumu Gerekli talimatı vermek Makine Donanımlarda koruma sistemleri Toplu koruma kişisel korumadan önceliklidir Özel riskli bölgelerde Eğitimi Donanımı özel kişiler çalışmalıdır Risklerin Yönetimi Ergonomik çalışmalar Teknolojiyi takip etmek Koruma çalışmaları İSG konusunda; İşçi Temsilcilerin Risklerin önlenmesi Kaçınılmaz riskleri değerlendirmek Risklerle kaynağında mücadele etmek Gelişmelere; Uyum sağlamak Tehlikeliyi ; Tehlikesiz veya daha az tehlikeli ile değiştirmek Eğitilmesini sağlamak Bilgilendirilmek Görüşlerini almak Yaş Cinsiyet Özel durumlar ve Hastalıklar Risk Gruplarını korumak İşçilere maliyet yüklenmez Dengeli katılımlarını sağlamak Şema 3 İSG Yönetmeliği Açısından Amaca Ulaşmak İçin Prensipler İş Sağlığı ve İş Güvenliğinin tanımları yapılırken iş kazaları, acil durumlar ve meslek hastalıklarının önlenmesine yönelik çalışmalardan söz edilmişti. Şema 2 de görüldüğü gibi iki amaç söz konusudur. 78. maddeye dayanarak çıkarılan bütün Yönetmeliklerle aslında Şema 3 te verilen prensipler doğrultusunda hareket edilmesi istenmektedir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 27

28 İşveren Yükümlülükleri 4857 sayılı yasa ile işverene yüklenen görevler aslında çok nettir. Bunlar; Önlemleri Almak Çalışanları Bilgilendirmek İşverenlerin Temel Görevleri Gerekli Eğitimleri Vermek Çalışanlarla İşbirliği Yapmak Gerekli Denetimleri Yapmak Kayıt Bildirim Zorunluluğu Şema 4 İşverenin Temel Görevleri Çeşitli yasa, tüzük ve yönetmeliklerle işverenlere çok değişik görevler yüklenmiştir. Bazı işverenler ya yasal zorunluluklarını bilmedikleri için, ya da uygulama yapmadıkları için olsa gerek, değişik zamanlarda yasaların öngördüğü yaptırımlarla cezalandırılmışlardır. Burada, konunun öneminin daha iyi anlaşılması için önce işveren görevleri sıralanmış, daha sonra da bazı Yargıtay kararları verilmiştir. Okuyucuyu sıkmamak için yasal düzenlemelerin özüne sadık kalınarak işveren ve işçi görevleri basitleştirilerek topluca özet olarak aşağıda verilmiştir. İşyerindeki bütün riskleri değerlendirmek, önlemek ve kaynağında mücadele etmek İSG için araç ve gereçleri sağlamak Teknolojiyi ve yenilikleri takip etmek Tehlikeli olanları, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanlarla değiştirmek Toplu korunma önlemlerine, kişisel korunma önlemlerine göre öncelik vermek İş donanım çalışan arasında uyum sağlamak (ergonomik çalışma yapmak) Aynı işyerinde birden fazla işveren varsa İSG konusunda ortak davranmak Acil durum planları, yangın önleme planları ve tatbikatları yapmak Acil tahliye planları yapmak İSG için İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Sorumlusu bulundurmak Makine ve donanımlar için koruyucu ekipman bulundurmak Çalışanlara kişisel koruyucu donanımlar sağlamak İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 28

29 İşyerinde standart işaretlemeler yapmak Kanserojen ve mutajen maddelerle çalışmalarda sınırlama ve koruma sağlamak Gürültü ve vibrasyonla mücadele programlarına uymak Atıkların çevreye zarar vermesini önlemek Ekranlı araçlarla çalışmalarda gerekli güvenlik önlemlerini almak Her türlü kimyasal madde ile çalışmada gerekli önlemleri almak İşçileri maruz kalacakları risklere karşı sağlık gözetimine tabi tutmak Eğitim ve bilgi dahil her türlü önlemi almak Politika geliştirmek, çalışanlar ve temsilcileri ile değerlendirme yapmak Organizasyon yapmak ve önlemleri tüm kademelerde uygulamak İşçiyi ve temsilcilerini riskler ve tehlikeler konusunda bilgilendirmek İşçiyi ve temsilcilerini İSG çalışmalarına ortak etmek İSG çalışmaları süreklilik taşıyacak ve çalışanlara mali yük getirmeyecektir İşçilerin yükümlülükleri İşverenler için ayrıntılı olarak görevler belirlenmişken, işçilere yüklenen görevler çok sade olarak belirlenmiştir. Bütün yasal düzenlemelerde ortak olarak aynı veya benzer ifadeler kullanılmıştır. İşçiler, işverenin aldığı İSG önlemlerine uymak zorundadır İşyeri mallarını düzgün kullanmak zorundadır İşverenin koyduğu İSG kurallarına uymak, etkinliklere katılmak zorundadır Değişik zamanlarda gerçekleşen iş kazaları veya meslek hastalıkları sonrası açılan tazminat davalarından sonra mahkeme kararları Yargıtay a gitmiş ve burada ilgili birimlerde bu mahkeme kararlarına son nokta konmuştur. Aşağıda, konumuzla ilgili Yargıtay kararlarından bazıları okuyucunun dikkatine sunulmuştur. Yargıtay 10.HD tarih, E5899-K.6798 Sayılı Kararı İşveren in İş Kanunu 73.maddesi (Siz artık 77 anlayın) uyarınca yükümlü bulunduğu önlemleri almış sayılması için, işçisine gerekli araçları sağlamış olması yeterli değildir. Bu araçların kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi hususu da bu önlem alma yükümüne dahildir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 29

30 Yargıtay HG Kurulu Kararı E.484-K.330 Sayılı Kararı Yalnız tedbir almak yeterli olmayıp, alınmış bulunan tedbirlere uyulup uyulmadığının da işveren tarafından daima kontrolü gerekir. Yargıtay 10.HD tarih, 3664/3849 Sayılı Kararı Kişisel koruyucu malzemeleri temin etmeyen işveren kusurludur. Yargıtay 10.HD tarih, 2029/2140 Sayılı Kararı Çalışan kimsenin İş Güvenliği kendi dikkatine ve inisiyatifine bırakılamaz. Yasalar karşısında başka bir durum : Maddi manevi tazminat davaları İşveren veya vekilleri; SSK yasası 26. maddesince İş Mahkemelerinde açılan RÜCU davaları ile karşı karşıya kalmaktadır. SSK iş kazalı ve ya meslek hastası işçi için gerekli tedavileri sonuna kadar uygulayıp, ardından da kusurlu olan işveren veya işveren temsilcisine veya 3. şahıslara karşı dava açarak yaptığı masrafları geri alabilir. Ayrıca mağdur olan işçi de işveren, işveren vekili veya 3. şahıslara karşı maddi ve manevi tazminat davaları açma hakkına sahiptir. Umumi Hıfzıssıhha Kanunu 173 ile 180. maddeler arası İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgilidir. Madde Devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran bütün iş sahipleri, işçilerinin sıhhi ahvaline bakmak üzere, bir veya müteaddit tabibin sıhhi murakabesini temine ve hastalarını tedaviye mecburdur. Büyük müessesatta veya kaza ihtimali çok olan işlerde tabip daimi olarak iş mahallerinde yahut civarında bulunur. Hastanesi olmayan mahallerde veya şehirler ve kasabalar haricinde bulunan yerlerdeki iş müesseseleri bir hasta odası ve ilk yardım vasıtalarını ihzar ederler. Yüzden beş yüze kadar daimi amelesi olan müesseseler bir revir mahalli ve beş yüzden yukarı amelesi olanlar yüz kişiye bir yatak hesabiyle hastane açmağa mecburdurlar. Unutulmamalıdır ki;önlemek ÖDEMEKTEN UCUZDUR İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 30

31 İşyeri Hekimliği ve diğer Sağlık Personeli Hakkındaki Yönetmelik İlgili Yönetmelikle hem İşyeri Hekimlerinin hem de diğer sağlık personelinin görev, yetki ve sorumlulukları düzenlenmiştir. Okuyucunun ayrıca bu Yönetmeliği incelemesi önerilir. Yönetmelikten bazı maddeler: Madde 11 Sağlık Birimi, İşyeri içinde ve dışında; İşyerindeki ilgili diğer bölümlerle İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu (varsa) İş Güvenliği Uzmanı ve Çalışanların Temsilcileriyle Bakanlığın İş Sağlığı ve Güvenliği alanındaki birimleri Diğer İlgili Kuruluşlarla yakın işbirliği içinde çalışır. Ulusal düzeydeki organizasyonlar kapsamında; Sağlığın Korunması ve Geliştirilmesi Kampanyalarında yer alır, İş Sağlığı Programları çerçevesinde; İlgili Otoriteler ile işbirliği yapar. Büyük kazalar ve doğal afetlere karşı acil eylem planı hazırlanması ve uygulanmasında İlgili Diğer Birim, Kurum ve Kuruluşlarla işbirliği yapar. Madde 16 Sağlık birimi; Sağlıklı ve Güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak üzere İşyerlerinde ; Fiziksel, Kimyasal ve Biyolojik risklerin belirlenmesi, ortadan kaldırılması için gerekli tedbirleri almak ve bu amaçla Ölçüm, Analiz ve Kontrollerin yapılmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu hizmetlerin yürütümünde ve İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatında öngörülen tedbirlerin uygulanmasında sağlık birimi personeli İş Güvenliği Uzmanı ile işbirliği ve koordinasyon içinde çalışır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 31

32 İSG Kuruluna İşverene Çalışanlara Çalışma Ortamı Sağlık Koşulları Kullanılan Maddeler Temizlik ve Hijyen Gerekli Ölçümler İşyeri Eklentileri Mesleki Hastalar Kronik Hastalar İş Kazalılar Gebeler ve Emzikliler Anneler Çocuk Çalışanlar Özürlüler Bağımlılar İş Değişiklikleri Üretimdeki Değişiklikleri Mesleki Gelişmeler Bütün Çalışmalarını Yönetime Bakanlığa İSG Kuruluna İŞYERİ HEKİMİNİN GÖREVLERİ İŞYERİ HEKİMİ TIBBİ BAKILAR DANIŞMANLIK EĞİTİMLER İNCELEME İZLEME DENETLEME RAPORLAMA KAYIT SOSYAL İşe giriş Periyodik İşe dönüş Günlük vizite Acil Açınsamalar Aşılar Meslek Hastalıkları İş Kazaları Hastalıklar Olağan Dışı Durumlar İşyerinde Riskler Ergonomi Zehirlenmeler Koruyucu Hekimlik Beslenme Temizlik ve Hijyen İlk yardım Çalışma Ortamı Sağlık Koşulları Kullanılan Maddeler Temizlik ve Hijyen İşyeri Eklentileri Çalışma Koşulları Kişisel Koruma Araçları Çalışanlar Bütün Çalışmalarını İlgili Kurumlarla İşbirliği Çeşitli birimlerle İşbirliği Organizasyonlar Çalışanlarla İşbirliği Çeşitli Etkinlikler Şema 5 İşyeri Hekimlerinin Görevleri İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 32

33 Şema 5 de görüldüğü gibi, İşyeri Hekimlerinin olağanüstü görevleri olduğu anlaşılmaktadır. Bu listeyi gören İşyeri Hekimi ve işverenin gözü korkabilir. Hekim açısından bakılınca bu kadar çok görev nasıl tamamlanabilir endişesi doğacağı açıktır. Aynı şekilde işveren açısından bakılınca da durum farklı değil. Doğal olarak işveren de işyerinde üretim mi yapılacak yoksa bu hizmetler mi yerine getirilecek diye düşünecektir. Oysa durum aslında hiçte göründüğü gibi ürkütücü değil. Ne kadar karmaşık görünse de konuya bilimsel olarak yaklaşılırsa, her hekim bu kadar yükün altından kolayca kalkabilir. Aşağıda, görevlerin açıklanması ve İşyeri Hekimi için yararlı olabilecek yöntemler önerilmiştir. Bütün İşyeri Hekimlerinin aslında birbiri ile iç içe geçmiş iki temel görevi vardır. Koruyucu Hekimlik ve Sağaltıcı Hekimlik. Yukarıdaki Şema 5 de gösterilen bütün görevler de ayrıca söz konusu iki görevin ayrıntılarından ibarettir. Atıklar Hammadde ve malzeme DEPOLAMA Ön işlemler ÜRETİM YARI ÜRÜN TAM ÜRÜN DESTEK BİRİMLERİ Yönetim İSG birimleri Lojistik destek birimleri İnsan kaynakları Muhasebe Bakım onarım grupları Enerji grubu Laboratuar grubu ARGE Kalite grubu DEPOLAMA S A T I Ş Şekil 2 İşyerinde Proses Akış Şeması İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 33

34 Göreve yeni başlayan Hekim öncelikle; 1 Yasaları iyi bilmelidir. 2 Yöneticileri iyi tanımalıdır. Kimlerle öncelikli iletişim kuracağını belirlemelidir. 3 İşyerini fiziki olarak tanımalıdır. Bunun için öncelikle işyerinin krokisini önüne almalıdır. İşyerinin bütün birimlerini ve eklentilerini hafızasına yazmalıdır. Şekil 2 de verilen işyeri akış şemasını iyice incelemesi önerilir. İşyerinde neler üretiliyor, hangi donanımlar kullanılıyor, hangi kimyasal maddelere gereksinim duyuluyor, proses akışı nasıldır, hangi aşamalardan geçiyor, bu aşamalar insan sağlığı için hangi riskleri içeriyor bunları çok iyi kavraması gerekir. Buralarda çalışma koşulları ve yöntemlerinin ne olduğunu incelemelidir. 4 İşyerinin, yazılı olsun olmasın bütün prosedürlerini incelemelidir. İşyeri Hekimi, Yasal olarak aşağıdaki yetkilere sahiptir Bağımsız çalışma ilkesi uyarınca görevlerini yerine getirirken hiçbir şekilde engellenemez, görevini yapmaktan alıkonulamaz. İşyeri Hekimleri ; Çalışmalarını tam bir mesleki özgürlük içinde ve tıbbi deontoloji kurallarına uygun biçimde yürütür. Yasal olarak verilen hak ve yetkileri ile çelişen işyeri kurallarının değişmesi gereğini işverene anlatmalıdır. 5 Bütün işyeri birimlerindeki sağlık risklerini belirlemelidir. 6 - Ardından kendi çalışmaları için bir plan yapmalıdır. Plan, şema 5 de belirtilen görevlere uygun olarak yapılmalı, bütün çalışmaları içermeli ve bir takvime bağlamalıdır. Planların uygulanması sırasında, iletişim kuracağı bölüm yöneticilerini tanımalıdır. Ardından da uygulanmak üzere bir işyeri sağlık prosedürü hazırlamalıdır. Artık, bütün işyerindeki sağlık hizmetleri bu prosedüre göre yürütülmelidir. 7 Gereksinimlerini belirlemelidir. Yaptığı plana uygun olarak hangi donanıma, ne kadar sağlık personeline gereksinimi var belirlemelidir. Çalışmalarını yürüteceği sırada işbirliği yapabileceği kurum ve kuruluşları belirlemelidir. 8 Uygulamaya geçmelidir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 34

35 Şema 5 i incelemeden önce, Şekil 2 ye kısaca bir göz atalım. Bu şekilden yola çıkarak, bir işyerinde İSG hizmetlerinin organize edilmesinin daha kolay olacağı, İşyeri Hekiminin görevlerinin de daha iyi anlaşılabileceği kolayca görülebilir. Üretimi ne olursa olsun, proses akışı şematik olarak şekildeki gibidir. Proses akış şemasından yalnızca depolamaya kısaca bir bakalım. Bir işyerine, önce; Üretimde kullanılacak üretim girdileri gelir. Ürün girdileri başta kimyasal maddeler olmak üzere hammaddeler, yardımcı maddeler ve donanımlardır. Gelen girdiler önce bir yerde depolanır. Depolama sırasında yükleme, boşaltma, kaldırma, taşıma, itme, çekme ve istifleme gibi işlemler değişik tekniklerle ve yöntemlerle yapılır. Burada hem insan gücü, hem de makine gücünden yaralanılır. Depolama sırasında kırılmalar, dökülmeler ve saçılmalar sonucu ortam kirlenebilir. Depolama işlerinde kullanılan makinelerden çıkan gazlar, buharlar ve dumanlar da çalışma ortamını ciddi olarak kirletir. Ortamın aydınlanması, havalandırması, nemi, sıcaklığı, gürültüsü gibi fiziksel etkenler de sağlığı olumsuz etkileyen kirleticilerdendir. Deponun içinde başka tehlikeler de vardır. Yangın, çökme, devrilme, patlama vb tehlikeler bunlardan bazılarıdır. Görüldüğü gibi daha üretime geçilmeden, depolama aşamasında, çalışan sağlığını fiziksel ve kimyasal olarak etkileyen etkenler karşımıza çıkmaktadır. İşyerinin özelliğine göre bunlara biyolojik etkenleri de ekleyebiliriz. Şekil 2 ile ilgili geri kalan ayrıntılı açıklama İşyeri Riskleri bölümünde yapılmıştır. Burada yalnızca; Şema 5 ile gösterilen İşyeri Hekimi görevlerinin kolayca anlaşılmasına yönelik olarak kısa bir giriş yapılmıştır. İşyeri Hekimi sağlık risklerini belirlerken yukarıdaki depo örneğini kendisine model olarak almalıdır. Buradan, yasal olarak belirlenmiş olan görevlere geçebiliriz. Tıbbi bakılar; Hekimlik denince akla hemen hastalık ve sağaltım gelmektedir. Mesleğin doğası gereği olarak bu bütün dünyada da böyledir. İşyeri Hekimi, 506 sayılı SSK yasasına uygun olarak, işyerinde, hastalanan çalışanları muayene eder, bilgisi yetiyorsa hastasına reçete yazar, gerekli görürse iki güne kadar istirahat de verebilir. Gerekli gördüğü durumlarda hastasını bir üst sağlık kuruluşuna yine SSK kurallarına göre sevk eder. Günlük viziteler görevler arasında hiçbir zaman öne çıkmamalıdır. Günlük viziteler; Görev yapılan süre içinde çok az yer almalıdır. Hekim her hastayı işyerinde sağaltma isteğine ve gayretine girmemelidir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 35

36 İşe giriş bakıları; İşyerinde çalışmak için aday olan kişinin ruhsal ve bedensel olarak, o işin risklerine dayanıklı olup olmadığını anlamak üzere yapılan tıbbi bakılardır. Kişi işe sağlam olarak alınmalı ve çalıştığı süre içinde de sağlığı korunmalıdır. Aslında İşyeri Hekimliğinin en önemli uygulamalarından biri işe giriş bakılarıdır. Çalışmaya aday olan kişi işyerinin hangi bölümüne girecekse, o bölümün risklerine göre işe giriş bakıları yapılmalıdır. Yani bir işyerinin değişik bölümlerinde çalışacak olan bütün adaylara aynı bakılar yapılmaz, yapılmamalıdır. Aksi uygulama zaman ve para kaybı demektir, hekimin emeğinin de boşa harcanması demektir. İşyeri Hekimi tarafından yapılan bakı sonucunda kişide; 1- O bölümde çalışmaya uygunluk, 2- O bölümde çalışmak için geçici sakınca (sağaltımdan sonra çalışabilir), 3- O bölümde çalışmak için sürekli sakıncalı sağlık durumu çıkabilir. Geçici sakıncalı durumu olan kişi sağaltım sonunda tekrar bakılmalı ve kesin rapor verilmelidir. Sürekli sakınca çıkan kişi o bölümde çalışmak üzere işe alınmamalıdır. Aksi durumda kazalanması veya meslek hastalığına yakalanması daha kolay olacaktır. Çünkü bünyesi o işleri yapmak için uygun değildir. Burada sosyal ve bir o kadar da duygusal bir sorun söz konusudur. İşsizliğin yoğun olduğu Ülkemizde iş bulmak başlı başına bir sorundur, kişi zorda olsa işe girmek üzere bir şans yakalamıştır. İşyeri Hekimi de vereceği kararla kişinin bu şansını yok etmek üzeredir. Çoğu zaman duygular ağır basmakta ve o bölümde çalışması sağlığı açısından sakıncalı olan biri işe kabul edilebilmektedir. Böyle olunca da; 1 Madem işe alınacak, o zaman işe giriş bakısına ne gerek var? Sorusu akla geliyor, 2 İşe alındıktan sonra, kişinin belki de yaşaması gereken ömrü o bölümün sağlık risklerinin etkisiyle kısalmaktadır. Kişi kendi sağlığı ile uyumlu bir işe girse kesinlikle daha uzun yaşama şansını yakalayacaktır. Şeklinde bir ikilem yaşanmaktadır. İşyerinde başka bir bölüme alınmasında sakınca yoksa bu durum değerlendirilmelidir. İşe giriş bakılarının; İşyeri Hekimi yokluğunda kimler tarafından yapılacağı 4857 sayılı yasanın 86. maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca, İşyeri Hekimince verilen rapora itiraz edilebileceği ve itirazın da SSK Sağlık Kuruluna yapılabileceği bu maddede belirtilmiştir. Bu bakılar ne yazık ki çeşitli nedenlerden dolayı ciddi olarak yapılmamaktadır. Bazı işyerlerinde çalışmasında sürekli sakıncalı olanlardan, noter aracılığıyla düzenlenen İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 36

37 sağlığımın bu işe uygun olmadığını biliyorum, bir meslek hastalığı vb ortaya çıkarsa tazminat davası açmayacağım... türünden belge alınmaktadır. Aslında bu belgeyi istemek yalnızca işverenin kendisini korumak için başvurduğu bir yoldur. Bu belgenin geçerli olup olmadığına zamanı gelince yargı karar verir. Kişi ; Sağlık açısından risklerle baş edemeyecek durumda olabilir, ancak bilgisiyle ve becerisiyle üretken olabilecek kişilerin durumlarına da yasal olarak baştan açıklık getirilmesi gerekir. Kişinin sağlık durumu uygun olmayabilir, ancak, kişisel koruyucu donanımlar ile korunabilecekse, yasal olarak bir engel çıkarılmamalı ve kişi o işte çalışabilmelidir. Aksi düşüncede, kişisel koruyucuların koruyucu özelliği olmadığı kanısı ortaya çıkacaktır. Periyodik Sağlık Bakıları İşyeri Hekiminin önemli görevlerinden biri de aralıklı olarak yapılacak sağlık bakılarıdır. Çalışan kişi, acaba çalıştığı sürece işyerindeki sağlık risklerinden ne kadar etkilenmiştir, meslek hastalığı başlamış mıdır bilinmesi gerekir. Nasıl ki, işe girişlerde çalışılacak bölümlerin sağlık risklerine göre işe giriş bakısı yapılıyorsa, periyodik bakılar da aynı şekilde yapılmalıdır. Bakı sonuçları sağlıklı bir şekilde kayıt altına alınmalı ve belirli sürelerde istatistiksel olarak değerlendirilmelidir. Elde edilen sonuçlardan işyerindeki çalışma koşullarının yeniden düzenlenmesi veya iyileştirme çalışmalarının yapılıp yapılamamasının gerekli olup olmadığına karar verilmesinde yararlanılmalıdır. Gerek işe giriş ve gerekse de periyodik sağlık bakı sonuçlarının sağlıklı bir şekilde saklanması gerekir. Kişi işten ayrıldıktan sonra en az 10 yıl saklanması yasal olarak zorunludur. Mesleki kanserler ve akciğer hastalıkları gibi yükümlülük süresi çok uzun olan meslek hastalıkları söz konusu olduğunda bu süre 40 yıla çıkmaktadır. İşe Dönüş Bakıları İş kazası ve sağaltımı uzun süren hastalık veya meslek hastalıklarında, çalışanlar uzun süre işten ayrı kalabilirler. Bu durumdaki kişilerin işe geri döndüklerinde sanki yeni işe giriyormuş gibi muayene olmaları gerekmektedir. İşyerinde bölüm değişikliği yapılan personelin de işe yeni giriyormuş gibi muayene edilmesi gerekir. Çünkü yeni bölümün sağlık riskleri önceki çalışma bölümünden farklıdır ve kişi yeni risklere karşı sağlık değerlendirmesinden geçirilmelidir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 37

38 İzleme İşyeri Hekiminin önemli görevlerinden biri de izlemedir. 1 Risk gruplarının izlenmesi 2 İşyerindeki değişiklikler 3 Mesleki gelişmeler 4 Normal çalışanlar İşyerinde ;Mesleki hastalar, kronik hastalar, iş kazalılar, gebe ve emzikliler, anneler, çocuk çalışanlar, özürlüler ve bağımlılar risk gruplarını oluşturmaktadırlar. Bu kişiler sağlık açısından risklere karşı daha duyarlıdır ve özel olarak izlenmeleri gerekir. Bu nedenle bu kişiler için özel kayıt tutulmalıdır. Durumları gittikçe kötüleşen veya kötüleşme kuşkusu olanların bölüm değişikliği için yönetime teklif götürülmelidir. Normalde, periyodik sağlık muayeneleri ile çalışanlar izlenmektedir. Bu muayeneler sonucunda, meslek hastalığı kuşkusu ortaya çıkanlar veya meslek hastalığı başlamış olanlar risk gruplarına eklenmeli ve ayrı olarak izlenmelidir. İşyerinde proseste veya kullanılan teknolojide değişiklik olup olmadığını izlemek gerekir. Değişikliklerin çalışan sağlığını nasıl etkileyeceği, bunun için hangi önlemlerin alınması gerektiği araştırılmalı ve öneriler bir rapor olarak yönetime sunulmalıdır. Hekimlik mesleğinde de teknolojiye koşut olarak değişiklikler olmaktadır. İşyeri Hekimi çağın gerisinde kalmamak zorundadır. Gelişmeleri izlemek için çeşitli Kurum ve Kuruluşlarla iletişim kurmak, işbirliği yapmak zorundadır. Danışmanlık Hizmetleri İşyeri Hekimi işverenin, çalışanların ve İSG Kurulunun doğal ve resmi danışmanıdır. İSG alanındaki gelişmeleri, işyerindeki İSG sorunlarını, çözüm önerilerini ortaya koyar. Öneriler her zaman bilimsel ve mesleki zeminde olmalı, kişisel öngörü ve duygusallık zemininde olmamalıdır. Aksi durumda İşyeri Hekimi güvenilirliğini ve saygınlığını yitirir. İnceleme Görevleri İşe yeni başlayan İşyeri Hekimi için işyerini fiziki olarak tanımak en önce yapacağı işlerden biriydi. İnceleme görevi de bu işlerin düzenli ve sürekli olarak yapılmasından ibarettir. Çalışma ortamı, sağlık koşulları, kullanılan kimyasal maddeler, temizlik ve hijyen, ergonomi ve gerekli ölçümler bu görevlerin başında gelmektedir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 38

39 Denetleme Görevleri İnceleme görevleri aslında aynı zamanda denetleme görevlerini de kapsamaktadır. Denetleme görevlerini yaparken mutlaka yazılı belgeler kullanmak gerekir. Bu da inceleme görevi ile denetim görevi arasındaki farkı oluşturur. Eğitimler İşyeri Hekiminin en önemli görevlerinden biri de eğitim hizmetlerine aktif olarak katılmaktır. Eğitimlerin konularının belirlenmesinde belli bir sistem olmalıdır. Aksi durumda emek ve zaman boşuna harcanmış olacaktır. İşyerindeki eğitimler ya dışarıdan alınabilir ya da işyerindeki insan kaynaklarından yararlanılır. İşyerindeki proses akışına ve sağlık risklerine hakim olmak işin en önemli püf noktasıdır. Kendi uzmanlık alanına giren konuları İşyeri Hekimi anlatmalıdır. Bunun yararları sayılamayacak kadar çoktur. Her şeyden önce çalışanları yakından tanımış olur. Kendisi de çalışanları ve yaşadıkları sorunları doğrudan doğruya öğrenme ve tanıma fırsatı bulmuş olur. Sır saklama özelliği nedeniyle İşyeri Hekimi, çalışanlar ile çalıştıran arasında daima güvenilir bir köprü olur. Unutulmamalıdır ki çalışanlar; düşüncelerini, kaygılarını ve önerilerini daima güvendikleri kişilere açıklarlar. Meslek Hastalıkları İş Kazaları Hastalıklar Olağan Dışı Durumlar İşyerinde Riskler Ergonomi Zehirlenmeler Koruyucu Hekimlik Beslenme Temizlik ve Hijyen İlk yardım Kimyasallar, kanserojenler ve mutajenlerin sağlık etkileri Kaynak, kesme ve taşlama işlerinde sağlık etkileri Verilecek eğitimler içinde öncelikli olarak yer almalıdır. Kayıt Tutma İşyeri Hekimi bütün çalışmalarını yazılı olarak kayıt altına almalıdır. Kayıt için hem yasal dokümanları hem de kendi geliştireceği formları kullanmalıdır. Tutulan kayıtların neden sonuç ilişkilerine ışık tutacak şekilde olması, ileride yapılacak istatistiksel değerlendirmelere dayanak olacaktır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 39

40 Raporlama Görevleri İşyeri Hekimi yaptığı çalışmaları kayıt altına aldıktan sonra, gerekli durumlarda bunlardan rapor oluşturmalı ve ilgili birimlere sunmalıdır. Bu birimlerin başında ; 1- Çalışma Bakanlığı 2- İşyeri yönetimi ve 3- İşyeri İSG Kurulu Gelmektedir. Çalışma Bakanlığına verilecek raporlar şunlardır: 1- Yıllık çalışma planı 2- Yıllık faaliyet raporu 3- Meslek hastalıkları ve iş kazaları Bu konuda ayrıntılı bilgiler İşyeri Hekimlerinin çalışmalarına dair yönetmelikte vardır. Sosyal Görevler İşyeri Hekimi yukarıda sayılan görevlerini yerine getirirken hiçbir zaman kendi önyargıları ve öngörüleri ile hareket etmemelidir. Daima bilimsel doğrular ve yasal düzenlemeler ile hareket etmelidir. Bunu yaparken bilgilenmek, bilgilendirmek ve uygulamak için bazı Kurum ve Kuruluşlarla ve bazı birimlerle sıkı bir işbirliği içinde olmalıdır. Bunlar ; Çalışma Bakanlığı nın İSG birimleri Resmi Sağlık Kuruluşları Özel ve tüzel İSG Kuruluşları İşyeri yönetimi Çalışanlar ve İş Güvenliği Mühendisi veya Uzmanıdır. İşyeri Hekimi öncelikle kendi işyerindeki İş Güvenliği Mühendisi veya Uzmanı ile bir elmanın yarısı gibi ortak çalışmak zorundadır. İşyerindeki risklerin belirlenmesinden, eğitimlere, yapılacak İSG çalışmalarından organizasyonlara kadar bütün konularda ortak hareket etmek zorundadır. Bütün çalışanlarla işbirliği yapılmalıdır. Verilen sağlık hizmeti hem çalışanların, hem de çalıştıranların yararınadır. Bu sayede hem kendisini yenilemiş olacak, hem de İSG etkinliklerini hızlı ve doğru bir şekilde yerine getirebilecektir. Yukarıda anlatılanlar dikkatli olarak İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 40

41 incelenirse, İşyeri Hekiminin bütün görevlerinin iç içe geçmiş durumda olduğu net olarak görülmektedir. İşyeri Hekimi sahip olduğu işyeri sırlarını mesleki ahlakı yanı sıra yasal olarak ta saklamak zorundadır. İşyeri Hemşiresi ve Sağlık Memurlarının görevleri de bu yönetmelik ile düzenlenmiştir. Gerek İşyeri Hemşiresi olsun, gerekse de Sağlık Memurları, İşyeri Hekiminin yardımcılarıdır. Hekim ile yardımcı sağlık personeli arasındaki sınırı kendileri belirleyecekleri için, bu personel için ayrıca bilgi aktarımı yapılmamıştır. İş Güvenliği Mühendisleri /Sorumluları Hakkında Yönetmelik İş Güvenliği Uzmanının da en az İşyeri Hekimi kadar karmaşık ve iç içe geçmiş görevleri vardır. Bunlar Şema 6 de topluca verilmiştir. Göreve yeni başlayan İşyeri Hekimi için önerilenler İş Güvenliği Uzmanı için de geçerlidir. Yasal düzenlemelerde İş Güvenliği Mühendisi, Sorumlusu ve Uzmanı sözcükleri değişik yerlerde kullanılmaktadır. Doğrudan doğruya İş Güvenliği Mühendisliği eğitimi henüz Ülkemizde yapılmadığı için kavram kargaşası olmaktadır. (Okuyucuya not:kitap içinde çoğu yerde Uzman, Sorumlu veya Mühendis sözcükleri gelişigüzel kullanılmıştır. Bu yapılırken herhangi bir fark veya ayrım gözetilmemiştir.) İlgili Yönetmeliğe göre; İşyerindeki risklerin durumuna göre, İş Güvenliği uzmanlığı sertifikasına sahip olması koşulu ile, işyerinde çalışan bir veya daha fazla mühendis İş Güvenliği uzmanı olarak görevlendirebilir. Yönetmelikte bazı ilginç noktalar vardır. 1 Bu Yönetmelikte belirtilen görevlerini eksiksiz olarak yerine getirebilmeleri için, İş Güvenliği Uzmanlarına, bu konu ile ilgili yeterli çalışma süresi İşverenler tarafından sağlanmak zorundadır. 2 İş Güvenliği Uzmanları bu süre içerisinde başka bir işle görevlendirilemezler. 3 İşverenler; İş Güvenliği Uzmanlığı sertifikasına sahip olması koşulu ile, görevi başka bir mühendise veya teknik elemana verebilirler. İş Güvenliği Uzmanı veya Sorumlusunun yetki ve sorumlulukları İş Güvenliği sorumlusu görevlerini yaparken aşağıdaki yetkileri ve sorumlulukları taşımak zorundadır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 41

42 1 İş Güvenliği Uzmanı; Bağımsız çalışma ilkesi uyarınca bu Yönetmelik hükümlerini yerine getirirken hiçbir şekilde engellenemez, görevini yapmaktan alıkonulamaz. 2 İşyerinde çalışanların yaşamı ile ilgili yakın tehlike oluşturan bir husus tespit ettiğinde derhal üst yönetimi bilgilendirerek işin geçici olarak durdurulmasını sağlar. 3 Üretim planlamalarında karar alma sürecine katılır. 4 Görevi gereği işyerinin bütün bölümlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda inceleme, araştırma ve çalışanlarla görüşme yapar. 5 Gerektiğinde konu ile ilgili kurum veya kuruluşlar ile işbirliği yapar. 6 Yönetmelikte belirtilen görevlerini yapmakla sorumludurlar 7 Bu görevlerini yaparken, işin normal akışını mümkün olduğu kadar aksatmamak, durdurmamak, güçleştirmemek ve verimli bir çalışma ortamının sağlanmasına katkıda bulunmakla sorumludurlar 8 İşverenin ve işyerinin meslek sırları, ekonomik ve ticari durumları ile ilgili bilgileri gizli tutmakla sorumludurlar. İş Güvenliğinden sorumlu kişi daima İşyeri Hekimi ile sıkı bir işbirliği içinde ve gayretinde olmalıdır. Çünkü İSG bir bütündür ve İşyeri Hekimi ile İş Güvenliği Sorumlusunun görevleri pek çok noktada çakışmaktadır. İş Güvenliği Uzmanına yüklenilen görevler şemada ayrıntılı olarak gösterildiği için ayrıca açıklama yapılmamıştır. İlerleyen bölümlerde bu görevlerin ayrıntıları konular içinde işlenmiştir. Ancak İş Güvenliği Sorumlusu olarak yeni başlayanlara aşağıdaki yolu izlemeleri önerilmektedir. 1 Yasaları iyi bilmelidir. 2 Yöneticileri tanımalı ve işyeri organizasyon şemasını iyice öğrenmelidir. Kimlerle öncelikli iletişim kuracağı çok önemlidir. İşyerindeki yetki dağılımını bilmek yapılması gerekenlerin yapılma hızını ve süresini etkilemektedir. 3 İşyerini fiziki olarak tanımalıdır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 42

43 İSG Çalışmaları yapmak Yasalara uyulmasını sağlatmak İşbirliği yapmak Riskleri saptamak Riskleri değerlendirmek Risklerle mücadele etmek İşverene riskleri anlatmak Gerekli ölçümlemeleri yaptırmak Bunları çalışanlara anlatmak Tehlikelerle ilgili çalışmalar yap. Bütün İSG çalışmalarını Periyodik bakımları Periyodik kontrolleri Periyodik ölçümleri Planlara uyulmasını sağlamak Acil durum planları ve Yangın ve patlamalarla mücadele İş kazalarına karşı Meslek hastalıklarına karşı İSG çalışmaları İşyeri Hekimliği ile işbirliği yaparak düzeltici çalışmalar yapmalıdır İzleme Denetleme çalışmaları Riskler konusunda Tehlikeler konusunda Makine donanım Kişisel koruyucular Makine koruyucuları Eğitim çalışmaları yapmak Şema 6 İş Güvenliği Uzmanının görevleri İşveren ve vekilleri İşyeri Hekimliği İSG Kurulu İşçi ve temsilcileri Resmi kurumlar Risklerle ilgili çalışmalar yapmak Tehlikeleri saptamak Tehlikeleri değerlendirmek Tehlikelerle mücadele etmek İşverene tehlikeleri anlatmak Gerekli ölçümlemeleri yaptırmak Bütün çalışanlara anlatmak Planlamalar yapmak Yangın ekipleri oluşturmak Gerekli donanımı aldırmak Ekipleri ve donanımları kontrol Tatbikat planlamak Tatbikat yaptırmak Gerekli kayıtları tutmak Düzeltici çalışmalar yapmalıdır İşyeri bölümlerini ve Çalışanları izleme ve denetleme Bunlar için formlar oluşturmak İzleme ve Denetleme sonrası formlar doldurmak Tutulan kayıtları saklamak Öneriler geliştirmelidir Kapsamını belirleme Kimlere verileceğini planlama Kimlerin vereceğini belirleme Süresini belirleme Sürekliliğini sağlama gibi konularında işverene bilgi ve rapor verilmelidir İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 43

44 Bunun için öncelikle işyerinin planını incelemelidir. İşyerinin bütün birimlerini ve eklentilerini hafızasına yazmalıdır. Şekil 2 de verilen işyeri akış şemasını iyice incelemesi önerilir. İşyerinde neler üretiliyor, hangi donanımlar kullanılıyor, hangi kimyasal maddelere gereksinim duyuluyor, proses akışı nasıldır, hangi aşamalardan geçiyor, bu aşamalar güvenlik için hangi riskleri içeriyor bunları çok iyi kavraması gerekir. Buralarda çalışma koşulları ve yöntemlerinin ne olduğunu incelemelidir. 4 İşyerinin, yazılı olsun olmasın bütün prosedürlerini incelemelidir. Eksik olanları ve Yasalara uygun olmayanları belirlemek daha sonra yapılacak çalışmalara yön vermek için çok önemlidir. 5 Bütün işyeri birimlerindeki tehlike kaynaklarını ve güvenlik risklerini belirlemelidir. Mutlaka İşyeri İş Güvenliği Prosedürü hazırlamalıdır. Hazırlanan prosedür görev, yetki ve sorumluluk alanına giren bütün işleri kapsamalıdır. 6 Ardından kendi çalışmaları için bir plan yapmalıdır. Plan şema 7 de belirtilen görevlere uygun olarak yapılacak bütün çalışmaları içermeli ve bir takvime bağlamalıdır. 7 Gereksinimlerini belirlemelidir. Yaptığı plana ve prosedüre uygun olarak hangi donanıma, ne kadar yardımcı personeli gereksinimi var, kimlerle ve hangi Kurum ve Kuruluşlarla işbirliği yapacağını belirlemelidir. 8 Uygulamaya geçmelidir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına giren, sanayiden sayılan, devamlı olarak en az 50 işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerini kapsar. Madde 4 28/2/2004 tarihli ve sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Sanayi, Ticaret, Tarım ve Orman İşlerinden Sayılan İşlere İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre; sanayiden sayılan, devamlı olarak en az 50 işçi çalışan ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde her işveren bir İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu kurmakla yükümlüdür. İşçi sayısının tespitinde işyerinde çalışan işçilerin tamamı dikkate alınır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 44

45 İşverene bağlı, fabrika, müessese, işletme veya işletmeler grubu gibi birden çok işyeri bulunduğu hallerde elliden fazla işçi çalıştıran her bir işyerinde ayrı ayrı birer İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu kurulur. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurullarının Oluşumu İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları aşağıda belirtilen kişilerden oluşur. İşveren / işveren vekili İş Güvenliğinden Sorumlu Mühendis / Tek. İşyeri Hekimi İSG Kurulu İdari personel Sivil Savunma Uzmanı (varsa) Formen, Ustabaşı veya Usta (seçilmiş olmalı) Sendika işçi temsilcisi /işçilerin seçeceği Sağlık ve Güvenlik İşçi Temsilcisi Şema 7 İSG Kurullarının Oluşumu İşveren tarafından, İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu üyelerine ve yedeklerine aşağıdaki konularda eğitim verilmesi zorunludur. İSG Kurul Üyelerine verilecek eğitimler Kurulun görev ve yetkileri, İş Sağlığı ve Güvenliği konularında Ulusal mevzuat ve standartlar, Sıkça rastlanan iş kazaları ve tehlikeli vakaların nedenleri, Endüstriyel hijyenin temel ilkeleri, Etkili iletişim teknikleri, Acil durum önlemleri, Meslek hastalıkları, İşyerlerine ait özel riskler. Şema 8 İSG Kurul Üyelerine Verilmesi Zorunlu Eğitimler İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 45

46 İSG Prosedürü hazırlayıp yönetimin onayına sunmak Prosedüre uyulup uyulmadığını izlemek İzleme sonuçlarını raporlamak, Kurula taşımak İSG konularında çalışanlara yol göstermek İSG ile ilgili Tehlikeleri ve önlemleri değerlendirmek Önlemleri belirlemek ve işverene bildirmek İnceleme ve araştırma yaparak işveren veya vekiline vermek; İş kazaları Meslek hastalıkları İSG ile ilgili tehlikeleri İşyerlerinde; İSG Eğitimlerini Planlamak Eğitim programı yapmak Bunları yönetime sunmak, takip etmek Bakım ve onarım çalışmalarında ; İSG önlemlerini planlamak Önlemlere uyulduğunun denetimi İşyerlerinde; Doğal afetler Yangın Sabotaj durumlarında önlemlerin yeterliliğini ve ekiplerin çalışmasını kontrol etmek Yıllık İSG raporunu hazırlamak Geçen yıldaki çalışmaları değerlendirmek Sonraki yılda yapılması gerekenleri saptamak Bunları işverene sunarak yapılmasını sağlamaya çalışmak 4857 /83 maddesine uygun olarak işçiler tarafından gelen talepler doğrultusunda toplanmak Şema 9 İş Sağlığı ve Güvenliği Kurullarının Görev ve Yetkileri İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 46

47 Kurulun Çalışma Usulleri İSG Kurulu, daha önce yürürlükte olan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulları Hakkındaki Tüzükte belirilen esaslardan biraz farklı bir yapıya sahiptir. Üyeler içinde İSG işçisi yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. (Bu işçiler hakkında ayrıntılı bilgiyi İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinde bulabilirsiniz). Eski Tüzükteki; Ağır iş kazası halleri veya özel bir tedbiri gerektiren önemli hallerde kurul üyelerinden herhangi biri kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilir. Bu konudaki tekliflerin kurul başkanına veya sekreterine yapılması gerekir. maddesi korunmuşken, yeni yönetmelikte, aşağıdaki madde ile önemli bir yenilik getirilmiştir. İşyerinde İş Sağlığı ve Güvenliği açısından kendisinin sağlığını bozacak ve vücut bütünlüğünü tehlikeye sokacak yakın, acil ve hayati bir tehlike ile karşı karşıya kalan işçi, İş Sağlığı ve Güvenliği Kuruluna başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep edebilir. Kurul, aynı gün acilen toplanarak kararını verir, bu durumu tutanakla tespit eder ve karar işçiye yazılı olarak bildirilir. Bu madde ile, işçilere sağlık ve güvenlik konusunda önemli yetki verilmiştir. Şema 9 da görüldüğü gibi, Kurulun görevleri İş Güvenliği Sorumlusu ve İşyeri Hekimi görevleri ile belli oranda çakışmaktadır Sayılı Yasanın 78. maddesine dayanılarak çıkarılan Yönetmelikleri inceleyiniz. Ardından da aşağıdaki soruları inceleyiniz. Aslında söz konusu yönetmeliklerle İşverene, İşyeri Hekimine ve İş Güvenliği Sorumlusuna yüklenen görevler aşağıda size verilen sorularla tamamen örtüşmektedir. Bu sorular tarafımca 12/ tarih ve 89/391 EEC sayılı Konsey Direktifinden hazırlanmıştır. Yönetmeliklerimiz de AB mevzuatına göre hazırlanmıştır. Hatta bu yönetmeliklerin çoğu tercümeden ibarettir. İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda neler yapılıyor? İşyerinde iş-risk değerlendirmeleri yapıldı mı? İş-risk planı var mı? İşyerindeki tehlikeler nelerdir? Tehlikelere karşı nasıl mücadele ediyorsunuz? Tehlike anında çalışanlara nasıl haber veriyorsunuz? Tehlike anında uygulanacak acil tahliye planınız var mı? İş ergonomisi konusunda neler yapıyorsunuz? Kullanılacak koruyucu malzemeler konusunda kimler karar vermiştir? İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 47

48 Koruyucu önlemler konusunda kimler karar vermiştir? Alt yapımcı firmalar da bu çalışmalara katılıyor mu? Bu konuda yeterli donanımınız var mıdır? Bu konularda hiç denetleme raporlarınız var mıdır? İş kazası kayıtlarınız var mıdır? İşe alırken, işyerindeki riskler gözetilerek buna uygun işe giriş muayeneleri yapılıyor mu? Mesleki tehlikelerden korunma ve önleme konusunda kaç kişi çalışıyor? Çalışanlara, mesleki risklere karşı uygun olarak periyodik sağlık taraması yapılıyor mu? Çalışanlar bu risklere uygun olarak korunuyor mu? Hiç meslek hastalığı çıkmış mıdır? İşe alırken hangi konulara dikkat ediyorsunuz? İlkyardım organizasyonunuz var mı? Acil yardım organizasyonunuz var mı? Acil durum planlarınız var mı? Kurtarma ile ilgili organizasyonunuz var mı? Bu konuda yeterli malzeme ve donanımınız var mıdır? Kullanılan kimyasal maddelerin MSDS i var mıdır? Yangın söndürme ile ilgili organizasyonunuz var mı? Yeterli araç-gereç ve donanım var mı? Yeterli sayıda elemanınız var mıdır? Yangın tahliye planlarınız var mıdır? Bu organizasyonları kimler yapmıştır? Eğitim planınız var mıdır? Eğitim için yeterli donanımınız var mıdır? Eğitim için yeterli elemanınız var mıdır? Aşağıdaki konularda eğitim verildi mi? İş sağlığı İş Güvenliği Koruyucu malzemeler İlkyardım Acil yardım İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 48

49 Tahliye Kurtarma Yangın ve yangın söndürme İş ve sağlık riskleri konusunda eğitimler Bu eğitimler tekrarlanıyor mu? İş değişikliğinde bu eğitimler tekrarlanıyor mu? Yukarıdaki sorulardan da görüldüğü gibi, aslında İSG çalışmaları belli konular etrafında dönüp dolaşmaktadır. Bu sorulara olumlu yanıt verebilen bir işyeri, önemli ölçüde İSG sorunlarını çözmüş demektir. Çalışmaların en önemli bölümü işyerinin kendi iç kaynakları ile yapılabilmektedir. Gerektiği noktada da dış birimlerden yardım alınması uygun olabilir. Özellikle Avrupa Ülkelerine dışsatım yapan şirketler sıklıkla alıcı firma tarafından veya bu firmaların temsilcileri tarafından denetlenmektedirler. Denetimlerde yalnızca yukarıdaki sorulara olumlu yanıt aranmaktadır. Denetim gereği olarak değil, aksine işyerinin geleceği açısından bakarak bu sorularda istenenleri yerine getirmek daha karlı olacaktır. Bu soruların gereği artık Ulusal İSG Yasalarımızın da içeriğini oluşturmaktadır. İşyerlerinde İSG çalışmaları yapılması gerekliliğinin nedenleri; 1-İnsani bir sorundur. 2-Yasal zorunluluktur. 3-İç müşteri istekleridir. 4-Dış müşterilerin istekleridir. Şeklinde sonuç çıkarmak olanaklıdır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 49

50 RİSKLERE BAKIŞ Risk nedir? Bu sorunun yanıtı sözlüklerde düzgün olarak yapılmamıştır. Risk için aşağıdaki tanımı kullanabiliriz. Bir olay veya bir olgunun içinde, onun doğası gereği var olan, ve gerçekleştiği zaman kesinlikle zarar veren durumdur. Örnekle açıklamak gerekirse; Bir bardağı düşünün. Cam bardak için her zaman, camın doğası gereği olarak kırılma riski vardır. Ancak bardak her zaman kırılmaz, kırıldığında ise artık bir zarar söz konusudur. Başka bir örnek: Denizde yüzmek. Denizde yüzmenin riski boğulmaktır. Ama her denizde yüzen boğulmaz. Risk gerçekleştiğinde ise artık geri dönüşü olmayan bir zarar söz konusudur. Risk içinde yarar olması söz konusu değildir. Bazıları Borsada riske girdim ve kazandım diyerek riskte yarar da olduğunu kanıtlamak istemektedirler. Oysa borsada risk kaybetmektir. Bu kişiler, risk gerçekleşmediği için kazanmışlardır. Yani kaybetmedikleri için risk tanımı içinde kazancın da olması gerektiğini kendilerince savunmaktadırlar. Başka bir örnek: Teknik direktör maçın sonlarında riski göze aldı ve iki savunma oyuncusunu çıkarıp iki hücum oyuncusunu oyuna aldı ve maçı kazandı diyerek risk içinde kazancın olduğunu kanıtlamak istemektedirler. Aslında bu cümlede de kendi savlarını çürütmektedirler. Riski göze aldı. Yani kaybedebilirdi ama risk gerçekleşmedi. Risk gerçekleşseydi takım kaybedecekti. Tehlike nedir? Sözlüklerde tehlikenin de tam olarak anlaşılır tanımı yok. Tehlike için aşağıdaki tanım kullanılabilir. Tehlike= Zarar, hasar veya yaralanma potansiyelidir. Tehlikeli durum dendiğinde de zarar verebilecek bir durumdan söz edilmektedir. Risk ile tehlike arasında ince bir fark vardır. Risk bir olay veya olgunun doğası gereği vardır ve ancak hissedilebilir. Oysa tehlike daha somut olarak duyu organlarımızla algılayabileceğimiz bir durumdur. Riskin gerçekleşebilmesi için riski açığa çıkaracak bir tehlikenin veya bir olayın olması gerekir. Cam bardağın kırılması için, düşme tehlikesinin olması örnek olarak verilebilir. Boğulma riskinin açığa çıkması için; Kişinin yüzme bilmemesi, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 50

51 yüzerken kramp girmesi, denizin çok dalgalı olması gibi somut olarak algılayabileceğimiz bir tehlikenin olması gerekir. Risk ve tehlike birbirinden ayrılmaz ikilidir. Risk ve tehlike iyi kavrandığında iş kazaları ve meslek hastalıkları ile, büyük zararlara neden olan olağan dışı durumların önemi daha kolay anlaşılabilecek ve önlem alınması da o oranda kolaylaşacaktır. Bu bölümde, bir işyerini etkileyen riskler yalın olarak anlatılacak, ilerleyen bölümlerde ise risklerle nasıl baş edilebileceği ayrıntılı olarak ele alınacaktır. DOĞAL OLAYLAR ŞİRKET DIŞI RİSKLER RİSKLER İNSAN KAYNAKLI ŞİRKET İÇİ RİSKLER Şema 10 İşyerinde Risklerin Genel Şematik Gösterilişi ŞİRKET DIŞI RİSKLER Şemadan da görüldüğü gibi bir işyerinde riskler iki temel grup içinde ele alınmalıdır. 1-Şirket dışından gelen riskler 2-Şirket içinden gelen riskler Şirket dışından gelen riskler de iki alt gruba ayrılmaktadır. 1-Doğal olaylardan kaynaklanan riskler 2-İnsanlardan kaynaklanan riskler İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 51

52 Şirket dışı riskleri aşağıdaki gibi şematize edebiliriz. ŞİRKET DIŞI RİSKLER DOĞAL OLAYLAR Aşırı Sıcak ve Soğuk, Fırtına, Yoğun Kar-Yağmur, Sel, Yıldırım Hava veya Su Kirliliği Deprem, Toprak Kayması, erozyon Volkanik olaylar Deniz hareketleri Haşarat (özellikle kemirgenler) İNSAN KAYNAKLI Trafik kazaları Komşu tesisler Enerji kesilmesi Uçak düşmesi Çeşitli yangınlar Savaş ve Genel Seferberlik Anarşik Olaylar ve Sabotaj Şema 11 İşyeri Dışından Gelen Risklerin Genel Şematik Gösterilişi DOĞAL OLAYLAR İnsanlar doğa ile baş edemezler, ancak onun kurallarına uyarak yaşayabilirler. Yakın zamanda gerek ülkemizde ve gerekse dünyada önemli doğa olayları yaşadık. Bundan sonra da yaşayacağımız kuşku götürmez. Doğa ile uyum içinde yaşamanın yolları elbette vardır, burada önce sorunları göreceğiz. Aşırı sıcak ve soğuk; Olumsuz etkilerinden korunmak için çok pahalı tesisler kurarak izolasyon yapılması gerekmektedir. Yapılar, hammaddeler, ürünler ve ambalajları aşırı sıcakta genleşmekte, yapıları bozulmakta ve maddi zarara yol açmaktadır. Aşırı soğuk ta da aynı yapısal bozulmalar görülmektedir. Aşırı sıcak ve soğuk ayrıca, insanın çalışma temposunu ve verimini olumsuz etkiler ve iş kazalarının artmasına neden olur. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 52

53 Fırtına, yoğun kar-yağmur, sel, yıldırım, hava veya su kirliliği, deprem, erozyon ve toprak kaymasının bu güne kadar nelere mal olduğu yaşanmış olaylarla sabit olduğu için bu kitapta ayrıca açıklama gayretine gidilmemiştir. Ülkemizde volkanik olaylar artık görülmemektedir. Belki de ileride, uyumuş sandığımız volkanlar uykudan uyanırlar, kim bilir? Deniz hareketleri, yani gel git hareketleri de Ülkemizde pek önem taşımamaktadır. Ancak, kıyıya yakın bölgelerdeki gel git hareketlerinin tesislere aynen sel baskını gibi zarar vereceği ortadadır. Haşaratlara (özellikle kemirgenlere) gelince birkaç söz söylenmesi gereği ortaya çıkmaktadır. Her yıl 33 milyon ton gıdayı bu kemirgenler tahrip etmektedir. Bu gıda maddeleri ile dünyadaki açlık sorunu çözülür mü sorusunu kendi kendinize sorunuz. Bu kadar gıdayı tüketen bu haşaratlar acaba kabloları, ambalaj kolilerini, mobilyaları ve her şeyi neden kemirmektedirler? Yanıtı oldukça basit. Dişlerini bilemek için. Her şeyi kemirerek milyarlarca lira zarara yol açmaktadırlar. Herhangi bir tesisi küçük bir fare tek başına devre dışı bırakabilir. En hassas cihazlara ve donanımlara umulmadık zararlar verebilir. Kemirgenler denince akla gelen fare türleri Ülkemizde yeterince yaşamaktadır. Birkaç yıl önce, Trakya da yanlış uygulanan tarım ilaçları yılanların ölümüne yol açmış ve her tarafı fareler basmıştı. Ancak ortaya çıkan zararın bilançosu açıklanamadı. Bu da gerek şirket alt yapılarının ve gerekse Ülkemizin ayrı bir defektidir. Çünkü henüz sağlam bir kayıt ve izleme sistemi yeterince yok. Doğal afetlerin ortaya çıkması, tüm dünyada bütün riskler içinde ancak %1 2 oranında yer işgal etmektedir. Çözümler bölümünde bu zararlardan nasıl korunabileceğimiz de anlatılmıştır. İNSAN KAYNAKLI RİSKLER Dünyadaki mevcut kaza teorileri içinde insan faktörü hep en az %80 olarak yer almaktadır. Bu bölümde yalnızca söz konusu risklerin açıklaması yapılmıştır. Çözümler bölümünde bu risklerden nasıl korunabileceğimiz ayrıca anlatılmıştır. Trafik kazaları Pek çok işyeri genel yerleşim alanları dışında kurulmaktadır. Buralarda çalışan personelin doğal olarak, evi ile işyeri arasında taşınması gerekmektedir. Üretimin 24 saat kesintisiz yapıldığı işyerlerinde personel nakliyesi önemli bir yer tutmaktadır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 53

54 Personel nakliyesi sırasında ortaya çıkan trafik iş kazaları işverenlere çok pahalıya mal olmaktadır. Hem personelleri yitiyor, hem de maddi tazminatlar ödüyorlar. Bu güne kadar pek çok işyerinin, deneyimleri ve bilgi düzeyi ile zor bulunabilecek personeli trafik kazalarında yitip gitmiştir. Yasalarımıza göre; Personelin işe geliş ve gidişlerinde karışacakları trafik kazaları doğrudan doğruya iş kazası sayılmaktadır. Bu konuda değişik örnekleri ile ilgili açıklamalar iş kazaları bölümünde verilmiştir. Kazalardan sonra, mutlaka işverenin bir kusuru ortaya çıkmakta ve sonuçta maddi tazminatlar da ödemektedirler. İşverenler kurdukları çok pahalı tesislerde, deneyimi ve bilgisi ile önemli noktalarda çalışan personelini hiç gereği yokken, hiçbir özelliği olmayan bir sürücünün hatası ile büyük risk altına atmaktadır. Şu soruyu hep sormak gerekir. Neden sıradan bir taşıma sistemi kuruyorsunuz veya kiralıyorsunuz? Aynı trafik kazaları personel taşımacılığı yanı sıra ürün, hammadde ve malzeme taşımacılığında da söz konusudur. Ortaya çıkan zarar yine çok büyük olacaktır. Komşu tesisler Hiç önemsenmeyen ve aslında bu nedenle de olağanüstü zararlar yaşanmasına neden olan bir durum da komşu tesislerden gelen risklerdir. Hemen hemen hiç farkına varılmayan bir tehlike söz konusudur. Bu konu ile bağlantılı olarak ileriki bölümlerde özel bilgi aktarılmıştır. Enerji kesilmesi İşletmelerin can damarı enerjidir. Kesildiğinde üretimin tamamen durmasına yol açmaktadır. Uçak düşmesi Hiç hesaba katılmayan bir risk te tesislerin üzerine uçak düşmesidir. Bu risk hava ulaşım koridorları altındaki işyerleri için çok daha büyüktür. Dünyada, yakın zamanda bu riskin gerçekleştiği örnekler çoktur. Savaş ve Genel Seferberlik Üzerinde fazla söz söylemeye gerek olmayan önemli risklerden biri de savaşlar ve genel seferberlik halleridir. Personel kaybına ve üretimin bazen durmasına yol açmaktadır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 54

55 Anarşik Olaylar ve Sabotaj Başlangıçta hiç üzerinde durulmayan, ancak yaşandığında önemi anlaşılan risklerden biri de anarşik olaylar ve sabotajlardır. Önceden kestirilemeyen zararlara yol açmaktadırlar. Şu soruyu kendinize sorun ve yanıtlayın lütfen. Bir işyerinde yöneticisiniz. Bir gün telefonunuz çalıyor, karşı taraftan bir ses ; İşyerinize bomba koydum, yarım saat içinde patlayacak. Ardından telefon kapanıyor. Bu durumda ne yaparsınız?. İşyerini tahliye edersiniz, Resmi Kurumlara haber verirsiniz. Bomba uzmanları gelip işyerini karış karış ararlar ve bir şey bulamazlar. Rahat bir nefes alırsınız. Ancak bu arada uğradığınız maddi kayıp ne kadar olur acaba? Peki ihbarı ciddiye almadınız, personeliniz tahliye etmediniz. Ya bomba patlarsa? Anız yangınları Bazen fabrika çevresindeki kuru otlar veya anızlar yakılır ve alevler ve dumanlar işyerini olumsuz etkileyebilir. Bazen de etkilemekle kalmaz doğrudan doğruya tesislerin yok olmasına neden olan yangınlara ve patlamalara yol açabilir. Görüldüğü gibi insanın hiç aklına getirmediği durumlar bir gün aniden gerçekleşiverir ve belki de artık o işyeri yerinde yoktur. Şu sözün sürekli akılda tutulması gerekir Olmaz, olmaz demeyin, olmaz olmaz ŞİRKET İÇİNDEKİ RİSKLER Şirket dışından gelen riskler çoğu zaman sizin kontrolünüz dışında gerçekleşir. Oysa şirket tamamen sizin kontrolünüzdedir. Felaketle sonuçlanabilecek olaylar şirket içinde daha başlamadan önce önlenebilir. Çünkü her şey sizin kontrolünüz altındadır. Şirket içindeki riskleri incelemeden önce Şekil 2 ile verilen proses akış şemasını inceleyiniz. Şirket içi riskler çok daha kolay anlaşılacaktır. Şirkete gelen hammaddeler önce depolanıyordu. Depoda olabilecekler daha önce anlatıldığı için burada yinelenmedi. Üretim girdileri gerektiği oranda buradan alınarak bazen doğrudan üretime verilir, bazen de üretim öncesi ön işlemlerden geçirilir. Daha sonra üretim gerçekleşir. Üretimden genel olarak iki çıktı alınır. Biri ürün ve yarı ürün, diğeri de atıklardır. Atıklar katı, sıvı ve gaz olabilir. Ürünler kalite kontrolden geçer ve doğrudan doğruya İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 55

56 depolanır, yarı ürünler de bir üst aşamadan sonra yine depoya gönderilirler. Depolanmış ürünler belli bir plan içinde satılarak kullanıma sunulur. Depo, ön işlem üretim, kalite kontrol ve depolama prosesin asal bölümleridir. Bir de prosesin ikincil birimleri vardır. Bunlar da destek birimleridir. Asal birimlerin herhangi bir bölümünde, zaman içinde proses değişikliği, arızalar, montajlar veya bakımlar gibi belli zamanlarda ortaya çıkan durumlar söz konusu olabilir. Buralardaki değişik sorunları gidermeye yönelik olarak hizmet veren ve katkı sağlayan destek birimleri vardır. Destek birimleri; İSG birimleri, lojistik birimler, insan kaynakları, muhasebe, bakım onarım grupları, enerji birimleri gibi çok değişik özellikler taşıyan birimlerden oluşur. Bir işyeri içinde sıklıkla yapılan işler aşağıdakiler gibi olabilir. Kaynak, kesme, taşlama, parlatma, kaldırma, taşıma, indirme, yükleme, birleştirme, analiz, sentez, ayrıştırma, delme, ergitme, boyama, cilalama, montaj, yapım, yıkım vb.. Bu işler değişik birimlerde tek olarak veya birkaçı bir arada yapılabilir. Bu işler doğal olarak çok farklı riskler içerir. Bazen riskler yalnızca bir bölümü ilgilendirirken, bazen de bütün işyerini ilgilendirir. Aşağıda, işyerini ilgilendiren ve işyerinde ortak olarak gerçekleşen riskler verilmiştir. Yangın Bilindiği gibi yangın; Kontrolden çıkmış ateş olarak tanımlanmaktadır. Kontrol altında olduğu sürece ateşten yararlandığımız bir gerçektir. Ama, ya kontrolden çıkarsa? İşyerinin bir bölümünü veya tamamını ortadan kaldırmaz mı? Kimyasal madde kazaları Günümüzde yüzlerce, binlerce kimyasal madde, üretimin değişik aşamalarında kullanılmaktadır. Her yıl 1000 den fazla kimyasal madde, üretim girdisi olarak hayatımıza girmektedir. İnsanın kendisi de bir kimyasal maddeler topluluğudur. Vücudumuzda başta hidrojen, karbon, oksijen olmak üzere demir, kalsiyum, amino asitler ve daha niceleri yer almaktadır. Yani dünyamız kimyasal maddelerle doludur. Endüstride kullanılan tehlikeli kimyasal maddeler sayıca binleri geçmekte ancak özellikleri bakımından belirli sınıflamalara sığdırılabilmektedir. Hemen veya sonradan ortaya çıkan sağlık etkilerine göre, yangın ve patlama özelliklerine göre ve çevreye vereceği zararlara göre değişik sınıflamalar yapılmaktadır. Ayrıca, Birleşmiş milletler uzmanlarınca taşıma ve depolama sırasında kullanılan, oldukça pratik bir sınıflama yapılmıştır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 56

57 1 Patlayıcı maddeler 1.1-Toptan patlama tehlikesi olan madde 1.2-Toptan patlama tehlikesinden çok fırlatma tarzında patlama etkisi olan maddeler 1.3-Yangın tehlikesi olan, ancak patlama veya fırlatma gücü daha az olan tehlikeli maddeler 1.4-Belirgin özellik taşımayan patlayıcılar 1.5-Toptan patlama tehlikesi olan çok yoğun maddeler 1.6-Toptan patlama özelliği olmayan, son,derece yoğun maddeler 2 Gazlar 2.1-Yanıcı gazlar 2.2-Yanmayan ve toksik olmayan gazlar 2.3-Toksik gazlar 3 Yanıcı sıvılar 4 Yanıcı katılar 4.1-Kolay tutuşabilen katılar 4.2-Kendiliğinden kolayca tutuşabilen katılar 4.3-Su ile temas edince kolayca tutuşabilen gaz çıkaran katılar 5 Oksitleyiciler ve organik peroksitler 5.1-Oksitleyiciler 5.2-Organik peroksitler 6 Zehirli maddeler 6.1-Zehirli maddeler 6.2-Enfeksiyöz maddeler 7 Radyoaktif maddeler 8 Aşındırıcı maddeler 9 Değişik tehlikeli maddeler Harfler ve anlamları : Zararlı kimyasallar için belirlenen etiketlerde piktogramlar yanı sıra aşağıdaki harfler de kullanılmaktadır. (şekil-3 ve şekil-26) E= Patlayıcı O= Oksitleyici F= Şiddetli parlayıcı F+=Son derece parlayıcı T=Zehirli T+=Çok zehirli C= Aşındırıcı Xn=Zararlı Xi=Tahriş edici Şema 12 Kimyasal Maddelerin Taşıma ve Depolanmasında Kullanılan Sınıflama Not:Renkler rast gele seçilmiştir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 57

58 Depolama ve Taşıma sırasında kullanılan sınıflama Kimyasal maddelerin taşıma ve depolaması sırasında; Kimyasal maddeler, Birleşmiş Milletler Uzmanlarınca 9 ana gurup altında toplanmıştır. Bu sınıflama, taşıma ve depolama dışında da rahatlıkla kullanılabilecek pratikliktedir. 1. Patlayıcı maddeler Bu gruptaki maddeler doğrudan doğruya patlama özelliğine sahiptir. Sınıflamada da bu özellikler dikkate alınmıştır. Bu gruptaki maddeler gerekli koşullar yeterince oluşunca patlayarak çevresine zarar verirler. 6 Alt sınıfa ayrılırlar. 1.1-Seri şekilde toptan patlama tehlikesi olan madde 1.2-Toptan patlama tehlikesinden çok fırlatma tarzında etkisi olan maddeler 1.3-Yangın tehlikesi olan, ancak patlama veya fırlatma gücü daha az olan tehlikeli maddeler 1.4-Belirgin özellik taşımayan patlayıcılar 1.5-Seri şekilde toptan patlama tehlikesi olan çok yoğun maddeler 1.6-Seri şekilde toptan patlama özelliği olmayan, son,derece yoğun maddeler 2. Gazlar sıkıştırılmış, sıvılaştırılmış, dondurularak sıvılaştırılmış veya sıvılarla karıştırılmış olabilirler. 2.1-Yanıcı gazlar Normal basınç ve sıcaklıkta, hava ile %13 ve daha az oranda karıştıklarında ateş varsa yanarlar. Gres ve makine yağları başta olmak üzere çeşitli kimyasal maddelerle etkileşerek patlamalara neden olabilirler. Hidrojen, Propan, Bütan, Etilen, Asetilen, Vinil klorid örnek olarak sayılabilir. 2.2-Yanmayan ve Zehirli olmayan gazlar Bu gruba giren gazlar oksijeni bağlayarak ortamdan alır. Sonuçta boğulmaya neden olur. Kendileri yanmadıkları halde yanıcı özelliği olan maddelerin yanmalarına neden olurlar, yanmalarını kolaylaştırırlar. Nitrojen, Halojenli Hidrokarbonlar =Freon, Karbon Dioksit, Oksijen,Helyum örnek olarak sayılabilir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 58

59 2.3-Zehirli gazlar Zehirli veya tahriş edici gazlardır. Az dozda bile öldürebilirler. Bu gazların bazıları yanıcı ve patlayıcı özelliklere sahiptir. Karbon monoksit, Etilen oksit, Hidrojen Sülfit, Sülfür dioksit örnek olarak sayılabilir. 3. Yanıcı sıvılar Normal ısılarda, yanabilen buhar çıkarırlar. Ortamda alev, kıvılcım gibi etkenler olmasa bile, oksitleyicilerle etkileşimde kolayca yanabilirler, hatta patlayabilirler. Çevreye zarar verebilirler 60,5 0C ve altında parlayabilen sıvılar, Benzen,Kerozen, Tolüen, Boyalar, Cilalar, Laklayıcılar, Propanol, Pestisitlerde kullanılan değişik organik solventler vb. 4. Yanıcı katılar Üç grupta ele alınırlar. 4.1-Kolay tutuşabilen katılar; Sülfür, Kırmızı Fosfor, Azokarbamidler, Benzen Sülfohidrazin, Diazonyum tuzları örnek olarak sayılabilir. Bazılarının tozları hava ile karışarak toz patlamasına yol açarlar. 4.2-Kendiliğinden kolayca tutuşabilen katılar; Keten tohumu yağı (boyalarda kullanılır), Kurutulmuş Hindistan Cevizi tozu, Yağlı pamuk atıkları, Karbon, Beyaz Fosfor örnek olarak sayılabilir. Havayla temas edince kolayca tutuşabilirler. 4.3-Su ile temas edince kolayca tutuşabilen gaz çıkaran katılar; Kalsiyum Karbidler (=Asetilen), Sodyum (hidrojen çıkarttırır), Alüminyum ve Magnezyum tozları, Çinko tozları ve bazı metal hidritleri sayılabilir. Ciltte nemlenme ve yanmaya neden olabilirler, bazıları ayrıca patlayıcı etkiye de sahiptir. 5. Oksitleyiciler ve organik peroksitler Kendileri yanmazlar ama yanmayı kolaylaştırırlar. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 59

60 Oksitleyiciler; Na-Hipoklorit, Perklorik Asit, İnorganik Peroksitler, Kloratlar, Kloritler, Nitratlar, Nitritler, Kromik Asit örnek olarak sayılabilir. Organik Peroksitler; Organik bileşiklerdeki bütün peroksitler bu gruba girerler. Alerjik ve Patlayıcı özellikleri vardır. 6. Zehirli maddeler 6.1-Zehirli maddeler; Ölümle sonuçlanan etki yaratırlar. Bazılarının zehirlemesinde tedavileri de zordur. Hidrojen sülfit, Siyanidler, Arsenik bileşikleri, Cıva ve Kurşun bileşikleri örnek olarak sayılabilir. Yutma, solunum ve ciltten temas yoluyla vücuda girerler. İrritan, kanserojen, mutajen, göze deriye irritan etkiye sahiptirler. Sürekli maruziyette kalıcı hasar veya ölüme neden olabilirler. Kimyasal alerji, kanser, kısırlık, doğumsal etkilerle sakat doğumlara yol açabilirler. Örnek: Aseton, Tolüen, Diizosiyanat, Asbest Bazılarının etkileri uzun zaman sonra ortaya çıkabilir Enfeksiyöz maddeler; Biyozararlı enfeksiyöz madde; Zararlı mikroorganizma içerebilirler. Ölüm ya da ciddi enfeksiyona neden olabilirler. Ör.:Kültür ya da tam örnekleri (salmonella) 7. Radyoaktif maddeler 8. Aşındırıcı maddeler Asit Baz gibi değişik maddelerdir. Temas ettikleri yeri aşındırırlar. Uzun süreli temasta ciddi doku hasarı yaparlar. Hidroklorik Asit, Sülfürik Asit, Asitler, Sodyum Hidroksit, Potasyum hidroksit, Sodyum Karbonat, Sodyum meta Silikat, Antimon Pentaklorit, Titanyum Tetraklorit, Alüminyum Klorit / Hipoklorit örnek olarak sayılabilir. 9. Değişik tehlikeli maddeler Değişik maddeler bu gruba girerler. Çevreye de zarar verirler. Manyetik materyal ve asbest bu gruba dahildir. PCB (poliklorlu bifeniller) de bu gruptadır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 60

61 KİMYASAL MADDELERİN ULUSLAR ARASI TEHLİKE SEMBOLLERİ 1.Patlayıcılar 2. Zehirli Maddeler 3. Parlayıcı Maddeler 4. Oksitleyici Maddeler 5. Aşındırıcı Maddeler 6. Radyoaktif Maddeler 7. Sağlığa Zararlı Maddeler 8. Tahriş Edici Maddeler 9. Çevre Sağlığı için Tehlikeli Şekil 3 Kimyasal maddelerin tehlike sembolleri (ayrıca Şema 12 deki harfleri de inceleyiniz. Söz konusu harfler ve yukarıdaki semboller birlikte kullanılır) Ortamda kullanılan kimyasal maddeler sızıntı,dökülme veya yanlış kullanım sonucu açığa çıkarlar. Birbirleri ile belirli oranlarda karıştıklarında parlama-patlama tehlikesi yaratırlar. Çoğu zaman kimyasal maddelerin en yoğun kullanıldığı veya depolandığı yerlerde gece geç saatlerde yangınlar ve patlamalar olur. Olayın sorumlusu olarak elektrik kontağı suçlanır. Oysa işin aslı kimyasal maddelerin bilinçsiz kullanımıdır. Üretim içinde kullanılan kimyasal maddeler; 1 Yanlış depolanır. Yanıcı parlayıcılar ile oksitleyiciler bir arada bulundurulur. Ambalajları zedelenmiş olabilir, kapakları iyi kapanmamıştır ve sızıntılar olur. Çoğu kimyasal madde renksiz ve kokusuzdur. Bu nedenle sızıntıların farkına bile varılmaz. Sızıntı sonucu, bir süre sonra ortam havasında yanmaya veya patlamaya hazır konsantrasyona erişilir ve bilinen felaket gerçekleşir. Yangın ve patlama. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 61

62 2 Kullanım sırasında dökülme ve saçılma olur ve kimyasallar tutuşur veya patlar. 3 Gaz ve buharları doğrudan doğruya etkileri ile veya birbirleri ile karışmaları sonucu ortaya çıkan yeni maddeler ile çeşitli hastalıklara ve sakatlıklara yol açarlar. Bu konuda geniş açıklama meslek hastalıkları bölümünde verilmiştir. Kimyasal maddeler katı, sıvı veya gaz şeklinde olabilirler. Değişik sıcaklık ve değişik atmosfer basınçları altında üç form birbirine dönüşebilir. Örneğin su: buz sıvı buhar şeklinde olabilir ve birbirine dönüşebilir. Kimyasal maddeler gaz, toz ve buharları ile çalışılan ortam havasını kirletebilirler. TOZLAR GAZLAR BUHARLAR KATILAR SIVILAR Şekil 4 Havayı kirleten maddeler ve maddelerin birbirine dönüşümü Bütün kimyasal maddeler insan vücuduna üç yolla girerler. Solunum yolu ile, ciltten temas ile ve yutulma sunucu sindirim kanalı yoluyla vücuda girerler. Vücuda girdikten sonra; Ya temas ettikleri yerde tahriş yaparlar veya kana karışıp vücutta değişik organ ve dokulara giderek çok değişik hastalıklar yaparlar. Etkileri; 1- Ani etki (akut etki) şeklinde çıkabilir. Bazen basit bir öksürük, ishal şeklinde olabileceği gibi bazen de şiddetli zehirlenme yaparak ölüme neden olabilirler. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 62

63 2- Geç etki (kronik etki) :Vücuda girdikten sonra değişik organ ve dokularda birikerek uzun zaman sonra değişik hastalıklar yaparlar. Söz konusu uzun zaman bazen yıl olabilir. Genetik yapıyı değiştirerek sakatlıklara ve sakat doğumlara, kanserlere ve tedavisi çok zor olan hastalıklara kadar değişen tablolar karşımıza çıkarlar. SOLUNUM SİSTEMİ KİMYASAL MADDE SİNDİRİM KANALI CİLTTEN EMİLİM Şema 13 Kimyasal maddelerin vücuda giriş yolları Yukarıda, komşu tesislerden gelen risklerden söz edilmişti. Konunun önemi şimdi daha iyi anlaşılabilir. Her zaman için bir işyerinin hammaddeleri, atıkları ve ürünleri komşu tesislerin üretim girdileri ve çıktıları ile etkileşebilirler. Hiç tahmin edilmeyen bir zamanda sonu felakete varan kazalar ortaya çıkabilir. Bir fabrikadaki yangın kolayca komşu işyerlerine sıçrayabilir. Kimyasal maddelerle ilgili olarak aşağıdaki tanımların da iyi bilinmesinde yarar vardır. Malzeme Güvenlik Bilgi Formları Malzeme Güvenlik Bilgi Formları (MGBF), Kimyasal Güvenlik Bilgi Formları (KGBF) veya MSDS (Material Safety Data Sheet) olarak da adlandırılırlar. Kimyasal maddelerin insan ve çevre sağlığı üzerindeki muhtemel etkilerine ilişkin ayrıntılı bilgi içerirler. Bu formlar, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ,WHO), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ortak faaliyeti olan Uluslararası Kimyasal Güvenlik Programı (IPCS) tarafından veya kimyasal madde üreticileri tarafından hazırlanmakta ve kullanıma sunulmaktadır. Bir MGBF nun içermesi gereken bilgiler ve alt başlıklar, Çevre Bakanlığı nın Resmi Gazete Sayılı ve Resmi Gazete tarihli tebliği ile belirlenmiş durumdadır. MGBF u olmayan veya Ulusal/Uluslararası yönetmeliklere aykırı hazırlanmış bilgi formlarına sahip olan kimyasal maddeler işyerinde kullanılmamalıdır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 63

64 MAK Değerleri Çeşitli kimyasal maddelerin çalışma ortamında bulunması ile ilgili olarak aşağıdaki tanımlamalar kullanılmaktadır. Ülkelere göre her madde için bir değer söz konusudur. Kanserojen (kanser yapan) maddelerin MAK değeri yoktur. MAC (Maksimum Allovable Consantration) = MAK (Müsaade edilen Azami Konsantrasyon) Günde 8 saat ve haftada 40 saatlik çalışma süresi için ortamda bulunmasına izin verilen ve çalışanların sağlıklarını bozmayacak maksimum konsantrasyondur. Hacim birimi ppm (cm 3 /m 3 ), ağırlık birimi mg/m 3 ve parçacık birimi ppm/m 3 tür. TLV (Threshold Limit Value)=ESD (Eşik Sınır Değer) Kimyasalların havada bulunmasına izin verilen ve uzun süreli,yinelenen maruziyetlerde herhangi bir işçide olumsuz etkiye yol açmadığına inanılan sınır değerdir. TLV-TWA (Threshold Limit Value-Time Weighted Average)=ESD-ZAO (Eşik Sınır Değer -zaman Ağırlıklı Ortalama) Günde 8, haftada 40 saat çalışan işçinin bir kimyasala uzun süreli, tekrarlanan bir biçimde maruz kalması durumunda sağlığının zarar görmeyeceği düşünülen zaman ağırlıklı ortalama konsantrasyondur. TLV-STEL (Threshold Limit Value Short Time Exposure Limit) ESD-KSMS (Eşik Sınır Değer-Kısa Süreli Maruziyet Sınırı) Bu değer,çalışma günü boyunca asla aşılmaması gereken ve 15 dakikalık maruziyet temelinde belirlenmiş zaman ağırlıklı ortalama sınır değerdir. Bu konsantrasyonlara maruziyet 15 dakikayı aşmamalı, günde 4 defadan fazla yinelenmemeli ve 2 maruziyet arası süre 60 dakikadan kısa olmamalıdır. TLV-C (Threshold Limit Value Ceiling)=ESD-TD (Eşik Sınır Değer-Tavan Değer) İşgünü boyunca hiçbir şekilde aşılmaması gereken değerdir. CAS No :Chemical Abstract Service Number STEL : Short Time Exposure Limit RTECS : Registry of Toxic Effects of Chemical Substances ACGIH : American Conference of Governmental Industrial Hygienists TLV : Threshold Limit Value ppm : particles per meter cube ICSC : International Chemical Safety Cards İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 64

65 TWA MAC : Time Weighted Average : Maximum Allowable Concentration Toplu gıda zehirlenmesi İşyerlerinde personele verilen yemekler toplu olarak yenmektedir. Eğer pişirme, taşıma veya saklama koşulları iyi bilinmiyorsa, hijyen kurallarına uyulmuyorsa toplu gıda zehirlenmesi kaçınılmazdır. Bir anda onlarca personel hastalanır ve işyerinde üretim durur. Zehirlenmeler değişik tablolarla karşımıza çıkabilir. Ortaya çıkma süresi de zehirlenme etkenine bağlı olarak değişiktir. 1-2 saat, 4-6 saat, 8-12 saat ve hatta 1-2 hafta gibi sürelerde ortaya çıkabilir. Zehrin şiddetine, alınan doza ve kişinin vücut direnci gibi etkenlere bağlı olarak değişik tablo oluşabilir. Basit bir karın ağrısı, ishal, kusma, halsizlik, ateş, adale ağrıları ve kırıklık olabilir. Aşırı su kaybı gelişebilir. Toplu gıda zehirlenmesi ile ölümler her zaman olasıdır. Enerji kesilmesi İşyeri içinde de iç nedenlere bağlı olarak enerji kesilmeleri yaşanır ve üretim durabilir. Enerji kesintisi işyerinin bir bölgesini etkileyebileceği gibi, bütün işyerini de etkileyebilir. Büyük üretim arızaları Üretimi kısmen veya tamamen durdurabilecek çeşitli arızalar her zaman olabilir. Bilgisayar sisteminin çökmesi Günümüzde pek çok işyeri üretimde bilgisayar teknolojisinden yaralanmaktadır. Bilgisayarlarda meydana gelecek bir arıza üretimi günlerce durdurabilir. Anarşik olaylar, sabotaj veya bomba ihbarı: Şirket dışı risklerde anlatılmıştır. Trafik kazaları İşyeri sınırları içinde iş makineleri yanı sıra şirket araçları, mal getiren ve götüren taşıma araçları, personel ve misafir araçları yoğun bir trafik oluşturur. Bunların neden olacağı kazalar hiç te küçümsenmeyecek sonuçlar yaratmaktadır. İşyeri sahası içinde meydana gelen kazalarda pek çok personel hayatını yitirmektedir. İşyerinin hayati İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 65

66 donanımlarına veya bölümlerine araç çarpması tarzındaki kazalar da üretimin günlerce durmasına neden olabilir. İş Kazaları - Meslek Hastalıkları İster şirket dışındaki risklerden, isterse şirket içindeki risklerden ve tehlike kaynaklarından olsun, çalışan insan iki şekilde etkilenmektedir. 1 İş kazası 2 Meslek hastalığı. İş kazaları ve meslek hastalıklarının Ülkemizdeki ve dünyadaki durumları ve sonuçları hakkında ilk bölümde yeterince söz edilmiştir. Bir sonraki bölümde her ikisi hakkında bilinmesi gereken önemli ayrıntılar anlatılmıştır. Kaynak, Kesme, Taşlama işlerinde Sağlık Etkileri Hemen her işyerinde kesme, taşlama, kaynak işlemi yapılmaktadır. Günümüzde kaynak işlemlerinde 80 kadar yöntem kullanılmaktadır. Basit irritasyondan kanserlere kadar değişen spektrumda sorunlara yol açan bu işlerin bütün zararları Şema 14 ile özet olarak verilmiştir. Çözümler bölümünde kaynak, kesme ve taşlama işleri için ayrı bir bölüm konmuştur. Radyasyon; Gözlerde ve Derinin açık bölgelerinde tahrişlere neden olur. Kaynak işlerinde 2 temel tip radyasyon oluşur. 1-İyonize radyasyon (x ışınları) 2-Noniyonize radyasyon (UV,IR) İyonize ışınlar (X ışınları): Elektron ışın kaynağında oluşur. Kaynak yapılan alanda gerekli koruyucular kullanıldığında, zararlı etkileri kabul edilebilir sınırlarda kalır. TIG kaynağında kullanılan toryumlu tungsten elektrotta kopma ve parçalanma olmasıyla oluşur. (bu parçalar radyoaktiftir.) Radyasyon enerjisinin Yoğunluğu ve Dalga boyu; Kullanılan kaynak yöntemine Kaynak parametrelerine Elektrot ve iş parçasının bileşimine İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 66

67 Kaynak tozları ve Elektrot örtü ve özlerine İş parçası üzerindeki kaplama veya tabakalara göre değişir. X IŞINLARI İYONİZE IŞINLAR K A Y N A K IŞINLAR NONİYONİZE IŞINLAR UV IŞINLARI IR IŞINLARI K E S M E T A Ş L A M A Z A R A R L A R I GAZLAR Azot oksitleri Karbon monoksit DUMANLAR Baryum Berilyum MEKANİK ETKİLER Ozon Etil bromür Fosfin Propan Helyum Kadmiyum Krom Flor Kurşun Karbondioksit Fosgen Hidrojen Aegon Kalsiyum oksitleri Bakır Demir oksitleri Mağnezyum Molibden Nikel Çinko oksit Elektrik çarpması Malzemenin çalışan üzerine düşmesi Yanıklar Ezikler, sıyrıklar Şema 14 Kaynak, kesme, taşlama işlerinde sağlık zararlıları İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 67

68 Kaynak gazları ve dumanlarının yan etkileri Solunum yolları tahrişi Akut zehirlenme Kronik zehirlenme Pnömokonyozlar Metal dumanı ateşi Görmeyi Koklamayı Solunumu tahriş ederek; Öksürük Hırıltılı solunum Nefes darlığı Bronşit Akciğer ödemi Pnomoniye neden olmaktadır Mide bulantısı İştahsızlık Kusma Adale krampları Yavaş sindirim Metal dumanlarını, özellikle de ZnO soluyan kişide metal buharı ateşi ortaya çıkar. Titreme Susama Ateş Kas ağrısı Göğüs ağrısı Öksürük Hırıltılı soluma Yorgunluk Mide bulantısı Ağızda metalik tat hissi Dumanların solunmasından birkaç saat sonra; 39 0 C dolayında ateş. (nadiren daha yüksek) 1 4 saat içinde normale döner. Akciğer kanser Gırtlak kanseri İdrar kesesi kanseri Kronik bronşit Astım Akciğer kapasitesi azalması Böbrek bozuklukları Sperm kalitesinde bozukluk (kaynakçı eşlerinde düşükler, sakat doğumlar, geç gebelik vakaları daha sıktır) Merkezi sinir sistemi etkilenmesi sonucu hareket yeteneği azalır, konuşma güçlüğü olur Bunlar sık görülür. Şema 15 Kaynak, Kesme, Taşlama İşlerinde Gaz ve Dumanların Sağlık Etkileri İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 68

69 UV ışınının radyasyonu yaklaşık olarak kaynak akımının karesine bağlı olarak artar. Arkın parlaklığı çok daha düşük oranda artar. Koruyucu gaz olarak argon kullanıldığında diğer gazlara göre daha fazla UV ışını radyasyonu oluşur. Lazer kaynağı da günümüzde sık olarak kullanılmaktadır. Buradan da zararlı ışınlar ve dumanlar açığa çıkmaktadır. Işınların şiddeti daha fazladır ve gözlerin özel filtrelerle korunması gerekir. Etkileri: Kaynak sırasında oluşan ; Şiddetli ışık Retinaya zarar verir ve bu zarar körlüğe kadar gider. Kızılötesi Radyasyon Korneaya zarar verir ve bunun sonucunda; Katarakt gelişir. Arktan yayılan ve görünmeyen UV ışınları 1 dakikadan az bir süre bile etkilediği takdirde göz kamaşmasına neden olur (Arc Eye, Welders Flash). Hastalığın belirtileri birkaç saat sonra meydana gelir. Göz içinde kum veya çakıl tanesi varmış gibi kaşıntı Net görememe Şiddetli sızı Gözde yaşarma ve yanma Baş ağrısı başlıca belirtileridir. Ark ışını; o Çevredeki malzemelerden, parlak, beyaz yüzeylerden yansır. Bu durumda diğer yakında çalışanları etkileyebilir. o Sürekli kaynak ve kesme işlerine korumasız olarak çalışanlarda UV ışınları kalıcı körlük yapabilir. o Deride güneş yanığına benzer yanıklar oluşturarak deri kanseri riskini artırır. Gözler, tüm kaynak işlemlerinde her tür radyasyona ve ısıya karşı mutlaka korunmalıdır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 69

70 İŞ KAZASI NEDİR? 506 sayılı SSK yasası 11-A maddesinde iş kazası aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır. İş kazası,aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır. A-Sigortalı işyerinde bulunduğu sırada B-İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla C-Sigortalı, işveren tarafından başka bir yere görevli olarak gönderildiği sırada asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda D-Emzikli kadın için emzirme sırasında (gidiş dönüş dahil) E-İşverence sağlanan toplu taşıma sırasında İş kazasının tanımının dikkatlice incelenmesi gerekir. Daha ilk cümlede birkaç ayrıntı dikkat çekmektedir. 1-Olayın iş kazası sayılması için kazalının SSK Sigortalısı olması gerekir. Başka bir Sosyal güvenlik şemsiyesi altındaki kişi kaza geçirirse, bu bir iş kazası sayılmamaktadır. 2-Olay, kişiyi hemen etkileyebilir. 3-Olay, kişiyi daha sonra da etkileyebilir. Yani olayın etkileri şu veya bu şekilde sonradan da ortaya çıkabilir. 4-Sigortalı bedence arızalanabilir. 5-Sigortalı ayrıca ruhsal olarak ta arızalanabilir. Bu tanıma bakarak; İşyerinde olan bir kazadan günler sonra, herhangi bir çalışan ruhsal durumunun bozulduğunu, bu durumun bir iş kazası olduğunu ileri sürerek hak araması olanaklıdır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 70

71 Aşağıda, iş kazası tanımına uygun olarak değişik senaryolar verilerek iş kazalarının daha iyi anlaşılmasına çalışılmıştır. Benzeri senaryoları okuyucunun da kafasında canlandırması ve bu olayı yorumlaması önerilir. 1 Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen herhangi bir olay, yapılan işle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın iş kazası sayılmaktadır. Paydos saatinde; Top oynarken yaralansa, sakatlansa, Dinlenirken yaralansa veya sakatlansa (örneğin:sandalyeden düşse), Yemek yerken çatal bıçak veya kürdan ile yaralansa, İntihar ederse, Fabrika bahçesinde ağaç altında otururken üstüne bir şey düşse ve yaralansa, bu olaylar, doğrudan doğruya iş kazası sayılmaktadır 2 Ancak kalp krizi geçirse veya bir hastalık nedeniyle ölse; İş kazası sayılmazlar. Burada önemli olan; Bir olayın varlığı ve bu olay ile sonuç arasındaki ilişkidir. Yani iş kazasında neden-sonuç ilişkisi önemlidir. 3 İşyerinden ücretli izinli olan biri; İzin sırasında ziyaret amacıyla işyerine gelse ve bu sırada da kaza geçirse; Bu bir iş kazasıdır. Çünkü izinli de olsa; İşyeri ile hukuki bağı sürmektedir. 4 Bir apartman kapıcısı; Kat sakinlerinin gereksinimleri için bakkala giderken yolda kazalanırsa; İş kazası sayılır. Çünkü görevini yaparken kaza geçirmiştir 5 Fabrika gece bekçisi; Sokağa kaçan bekçi köpeğini yakalamak için sokağa çıksa ve kazalansa; Bu olay da iş kazası sayılır. Çünkü görevini yaparken kaza geçirmiştir 6 İşveren şoförünü kendi özel işi için görevli olarak bir yere yollasa ve yolda kaza olursa; Bu olay iş kazası sayılır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 71

72 Çünkü uğranılan kazanın, işverence verilen görevle ilgili olup olmadığına bakılması gerekir. 7 İşveren şoförünü kendi özel işi için görevli olarak bir yere yollasa, şoför yolda durup başka bir işle ilgilense ve kazalansa; Bu olay iş kazası sayılmaz. Uğranılan kazanın, işverence verilen görevle ilgili olup olmadığına bakılması gerekir. Şoför kendisine verilen görevin dışına çıkmış ve bu sırada kaza geçirmiştir. 8 Şirket adına görevli olarak başka bir yere giden yetkili; İş dışı eğlenirken kazalanırsa; Bu olay iş kazası sayılmaz. Uğranılan kazanın,işverence verilen görevle ilgili olup olmadığına bakılması gerekir. Şahıs kendisine verilen görevin dışına çıkmış ve bu sırada kaza geçirmiştir. 9 İşverence sağlanan ve işe geliş-gidişlerde kullanılan toplu taşıma araçlarında kazalanılırsa; Toplu taşıma sırasında geçirilen kazalar İş kazası sayılır. 10 Toplu taşıma aracı yolda arızalansa ve çalışanlardan biri veya birkaçı tamirat sırasında araçtan inse ve bu sırada yoldan geçen başka bir araç bunlara çarpsa; Toplu taşıma henüz bitmediği için bu olay da İş kazasıdır. 11 Toplu taşıma aracı yolda arızalandı. Çalışanlardan biri veya birkaçı aracı tamir etmek için inerler ve aracı tamir etmeye başlarlar. Bu sırada başka bir araç gelip bu kişilere çarpsa; Toplu taşıma henüz bitmediği için bu olay da İş kazasıdır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 72

73 12 A Aşağıdaki şekle bakın. Yeşil araç bir servis aracı ve kesikli mor renkte gidilecek fabrikanın yolunu gösteriyor. Şekil 5 Hangisi iş kazası sayılır? İlk resimde, tam da yeşil aracını yolu üzerinde bir kaza olmuş ve yol kapalı. Trafik durmuş ve yeşil araçtaki bulunanlardan bazıları aşağı inerek kaza geçiren diğer yolculara yardım etmek istemişler. Bu sırada bir yeni bir kaza olmuş ve yeşil araç yolcularından bazıları bu kazaya karışmış; Toplu taşıma henüz bitmediği için bu olay da İş kazasıdır. 12 B Sağdaki ikinci şekildeki gibi bir kaza olmuş ve yine yeşil araç durmuş, içindekiler aynı şekilde diğer kazalılara yardım etmek amacıyla kendi servis araçlarından inmişler ve tam bu sırada başka bir kazaya karışarak yaralanmışlar; Bu olay bir iş kazası değildir. Çünkü normalde yeşil aracın yolu açıktır. 13 Araç fabrika bölgesine geldi. Kişi araçtan indi ve fabrikaya doğru yürürken yolda kaza geçirdi; Bu bir iş kazası değildir. Çünkü toplu taşıma işi sona ermiştir. Kişi fabrikaya doğru yürüyor olabilir ama bu onun fabrika kapısından içeri gireceği anlamını taşımaz. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 73

74 14 Araç fabrika bölgesine geldi. Kişi araçtan indi ve doğruca karşı tarafta bulunan büfeye uğrayıp sigara, tost, vb almak istedi. Fabrikaya sigara vb. aldıktan sonra gidecekti. Ancak büfenin önünde veya fabrikaya yürürken kaza geçirse; Bu bir iş kazası değildir. Çünkü toplu taşıma işi sona ermiştir. Kişi fabrikaya doğru yürüyor olabilir ama bu onun fabrika kapısından içeri gireceği anlamını taşımaz. 15 Kişi işe gitmek üzere evden çıktı ve servis aracına binmek için durağa doğru yürümeye başladı. Bu sırada bir kaza geçirse; Bu bir iş kazası sayılmaz. Toplu taşıma işi henüz başlamadığı için bu kazalar iş kazası sayılmazlar. 16 Kişi işe gitmek üzere evden çıktı ve durağa geldi. Bu sırada, durakta beklerken bir kaza geçirse; Bu bir iş kazası sayılmaz. Toplu taşıma işi henüz başlamadığı için bu kazalar iş kazası sayılmazlar. 17 Araçtan indi ve evine giderken yolda kazalandı; Toplu taşıma işi sona erdiği için, bu tür kazalar iş kazası sayılmazlar. 18 Kişi servis aracını kaçırdı ve işe yetişmek için başka bir araca bindi. Araç; İşyerine doğru yola çıktı fakat yolda kaza yaptı. Bu olay; İş kazası sayılmaz. İşverenin sağladığı toplu taşıma aracından yararlanmadığı için bu tür kazalar iş kazası sayılmazlar. 19 Kişi servis aracını kaçırdı ve işe yetişmek için komşu şirketin servis aracına bindi; Araç yolda kaza yapsa; İş kazası sayılmaz. İşverenin sağladığı toplu taşıma aracından yararlanmadığı için bu tür kazalar iş kazası sayılmazlar. 20 Kişi servis aracını kaçırdı ve işe yetişmek için kardeş şirketin ( aynı holdinge bağlı diğer şirket) servis aracına binse ve bu araç yolda kaza yapsa; İş kazası sayılmaz. İşverenin sağladığı toplu taşıma aracından yararlanmadığı için İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 74

75 bu tür kazalar iş kazası sayılmazlar. 21 Kişiler özel araçları ile işe gelip gidiyorlar. Bu sırada yolda kaza yaparlarsa veya kazaya karışırlarsa; İş kazası sayılmaz. İşverenin sağladığı toplu taşıma aracından yararlanmadığı için bu tür kazalar iş kazası sayılmazlar. Bu olayın iş kazası sayılabilmesi için; Daha önceden, işverence yazılı olarak kendi aracıyla işe gelip gidebileceğinin tebliğ edilmesi gerekir. Kaza sayısı X İş kazası sıklık oranı= Toplam çalışma saati Kayıp gün X İş kazası şiddet oranı= Toplam çalışma saati İş kazalarının takibinde, yukarıda verilen formüller sıklıkla kullanılmaktadır. Bunların dışında başka formüller de kullanılmaktadır. Ülke genelinde sağlam bir kayıt istatistik sistemi olduğu zaman, bu formüller (veya diğerleri) den elde edilecek sonuçlar çok değerli bir anlam ifade edeceklerdir. İş kollarına göre, iş risklerine göre vb değişik istatistikler yapılabilecektir. Benzeri çalışmalar işyeri içerisinde, bölümler arasında da yapılmalıdır. Ortaya çıkacak sonuçlardan hareketle, hangi bölümlerde iş kazaları daha fazla oluyor, ne yapmalı, nasıl yapmalı gibi sorulara daha kolay yanıt bulunabilecektir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 75

76 Meslek hastalığı nedir? Ciltte kaşıntılar ve egzama, Gözlerde kaşıntı ve kızarıklık, Burun ve koku alma bozuklukları, Solunum yolları tahrişleri, Öksürük, Hırıltılı solunum, Nefes darlığı, Bronşit, AC ödemi ve pnömoni, Mide bulantısı, İştahsızlık, Kusma, Adale krampları.. Yukarıda sayılan bulguların pek çoğu günlük olarak sıkça yaşanır. Genellikle de değişik hastalık tanıları konur ve meslek hastalıkları hiç akla gelmez. Zaten meslek hastalıkları ile ilgili olarak elimizde yeterince istatistiksel veri olmaması da bu düşünceyi destekler niteliktedir. Bunun değişik nedenleri vardır. 1- Biz hekimler tarafından meslek hastalıkları yeterince tanınmamaktadır. (Zaman içinde, İşyeri Hekimi olarak benim de bu hastalıkları atlamış olabileceğimi kabul etmem gerekir.) 2- Çoğu zaman yukarıdaki yakınmaları olan hastalar en yakındaki SSK Kurumuna gönderilmektedir. Kurum Hekimleri de meslek hastalıkları konusunda yeterince bilgili değillerdir. (En azından benim bulunduğum bölgede durum budur.) Hastayı sağaltma yoluna gitmektedirler. 3- İşverenler meslek hastalığı ve iş kazası tanısı konmasından çekinmektedirler. Sanki personelinde meslek hastalığı ortaya çıkarsa, işyerinin adı lekelenecekmiş gibi düşünmektedirler. 4- Meslek hastalıkları ile ilgili yasal düzenlemelerimizin biraz karmaşık olması da ayrı bir etkendir. 506 Sayılı SSK Yasası 28. maddesi de aslında meslek hastalığı tanısının İşyeri Hekimleri tarafından konmasını engeller niteliktedir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 76

77 5- Meslek hastalığına yol açacak etkenlerin önemli bir bölümü kimyasal maddelerdir. Ülkemizde; Kimyasal maddelerin kullanılması konusunda yasal düzenlemeler çok kısa bir süre önce yapılmıştır. Üreticiler ve satıcılar, tüketicilere söz konusu kimyasal maddelerin ürün bilgilerini ve malzeme güvenlik bilgi formlarını (MGBF=MSDS) artık vermek zorundadırlar. Malzeme güvenlik bilgi formlarında, kimyasalın neden olabileceği akut ve kronik hastalıklar belirtilmek zorundadır. Aşağıda, okuyucuya meslek hastalıklarını anlamalarına yardımcı olacak tarzda açıklamalar verilmiştir. Bizdeki meslek hastalıkları 506 sayılı SSK yasası 11-B maddesinde ve aynı yasanın 135. maddesi gereği olarak çıkarılan SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü 62. maddesinde meslek hastalıkları tanımı aşağıdaki gibi verilmiştir. Meslek hastalığı: Sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleri meslek hastalığıdır. Tanım dikkatlice incelendiğinde bazı ayrıntılar dikkat çekmektedir. Bu ayrıntılar meslek hastalığının tam olarak anlaşılabilmesi açısından önemlidir. 1 İşin niteliğine göre tekrarlanan bir sebep: İşyerinin herhangi bir biriminde veya eklentisinde, üretimin bir parçası olarak düzenli olarak yapılan iş anlatılmak istenmektedir. Döküm yapılan bir işyeri düşünelim. Sürekli olarak, burada döküm yapılması gerekmektedir. Bir gün gazete basımı, başka bir gün mobilya yapımı söz konusu değildir. Burada çalışan birisi de sürekli ve düzenli olarak üretimin kendi payına düşen bölümünü yapmak zorundadır. Kişinin sağlığını etkileyen faktörler de düzenli olarak tekrarlanmaktadır. 2 İşin yürütüm şartları:söz konusu üretimin devamı süresince içinde bulunulan ortam koşulları anlatılmak istenmiştir. 3 Geçici hastalık: Pek çok meslek hastalığı kısa sürelere iyileşebilmektedir. 4 Sürekli hastalık: Bazı meslek hastalıkları başladıktan sonra artık ömür boyu kişide kalacaktır. 5 Sakatlık: Vücut fonksiyonlarında kalıcı bozukluk İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 77

78 6 Ruhi arıza halleri: Bazı meslek hastalıkları çalışanın psişik yapısında bozukluk yapabilmektedir. Hangi hastalıklar meslek hastalığıdır, hangisi değildir konusunda ne İşyeri Hekimi, ne de SSK Hastaneleri hekimleri belirleme yetkisine sahip değildir. Bu hekimler yalnızca tanı koymak veya kuşkulanmak durumundadırlar. Konuya SSK Meslek Sağlık İşlemleri Tüzüğü 63. maddesi ile açıklık getirilmiştir. Buna göre; 1 Hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağına, 2 İşten ayrıldıktan ne kadar zaman sonra ortaya çıkarsa meslek hastalığı sayılacağına, 3 İşi ile hastalığın ilgisi var mı? bu bölüm hükümlerine ve Tüzüğe ekli meslek hastalıkları listelerine göre belirlenir. denilerek yukarıdaki soruların yanıtı verilmektedir. Ayrıca; Yükümlülük süresi aşılmış olsa bile; 1 Hastalık etkeni işyerinde kanıtlanırsa 2 Klinik ve laboratuar bulgularıyla kesinleşirse Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir. Yükümlülük süresi: Kanunla sağlanan yardımlardan yararlanabilmek için, sigortalının meslek hastalığına sebep olan işinden fiilen ayrıldığı tarih ile meslek hastalığının meydana çıktığı tarih arasında geçecek azami süreye yükümlülük süresi denir. Aynı tüzüğün 64. maddesinde de meslek hastalıklarının sınıflaması yapılmıştır. A-Kimyasal maddelerle olan meslek hastalıkları, B-Mesleki cilt hastalıkları, C-Pnömokonyozlar ve diğer mesleki solunum sistemi hastalıkları, D-Mesleki bulaşıcı hastalıklar, E-Fizik etkenlerle olan meslek hastalıkları, olmak üzere 5 grupta toplanmıştır. Bu sınıflamadan sonra da meslek hastalıkları listeleri hazırlanmıştır. Bu listeler karmaşık görünmelerine rağmen aslında oldukça açıktır. Meslek hastalığına yol açan etken A, B, C, D, E olarak guruplanmış ve her sayfada üç sütun olarak bilgi yazılmıştır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 78

79 Sol sütunda meslek hastalıkları ve belirtileri, orta sütunda bu hastalıklar için belirlenen yükümlülük süreleri ve sağ sütunda da bu hastalıkları yapan işler sıralanmıştır. A, B, C, D, E grubu isimleri Meslek Hastalığı Yükümlülük Meslek hastalığını Hastalığın belirtileri süreleri yapan işlerin listesi Sol sütun Orta sütun Sağ Sütun Şema 15 Meslek Hastalıkları Listesi Açıklaması Meslek hastalıkları listesi Şema 15 deki kurala göre incelendiğinde bütün karmaşa ortadan kalkmaktadır. ÜLKEMİZDE MESLEK HASTALIKLARI A Kimyasal maddelerle olan meslek hastalıkları B Mesleki cilt hastalıkları C Pnömokonyozlar ve diğer mesleki solunum sistemi hastalıkları D Mesleki bulaşıcı hastalıklar E Fizik etkenlerle olan meslek hastalıkları Şema 16 Ülkemizde yasal olarak uygulama (1991 güncelleme) İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 79

80 Madde 65 e göre; Listenin D grubunda yer alan bulaşıcı hastalıkların; 1 Yapılan işin gereği olması 2 İşyerinin özel koşullarının etkisiyle oluşması 3 Enfeksiyonun laboratuar kanıtları bulunması gerekmektedir. Ancak herhangi bir bulaşıcı hastalık; Meslek hastalıkları listelerinde yoksa bile; 1 İş ile ilgili ise 2 Görev icabı olarak alındıysa (bulaştıysa) 3 Laboratuar deneyleriyle kanıtlanırsa Meslek hastalığı sayılır. Hastalığın azami kuluçka süresi yükümlülük süresi olarak kabul edilir. Madde 66 ya göre; Hastalığın Pnömokonyoz sayılabilmesi için; İşyeri havasında pnömokonyoz yapacak ; 1 Yoğunluk ve 2 Nitelikte toz bulunan yeraltı ve yerüstü işyerlerinde toplam olarak en az 3 yıl çalışmak gerekir Ancak; 1 Yeterince toz varsa 2 Tıbbi olarak kanıtlanmış vakalarda 3 Hızlı ve ağır seyreden olgularda Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile 3 yıllık yükümlülük süresi daha aşağılara indirilebilir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 80

81 ULUSLARARASI ÇALIŞMA ÖRGÜTÜ (ILO) SINIFLAMASI 1 Ajanlara bağlı olanlar 1.1-Kimyasal ajanlara bağlı olanlar 1.2-Fiziksel ajanlara bağlı olanlar 1.3-Biyolojik ajanlara bağlı olanlar 2 Hedef organ ve sistemler 2.1-Solunum sistemi hastalıkları 2.2-Cilt hastalıkları 2.3-Kas İskelet sistemi hastalıkları 3 Mesleki kanserler 4 Diğerleri Şema - 17 Meslek Hastalıkları ILO /R 194 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 81

82 tarih ve ILO /R 194 sayılı tavsiye kararı ile belirlenen meslek hastalıkları listesi aşağıda verilmiştir. Her ne kadar Ülkemizdeki listeleme de oldukça iyi ise de yakında ILO sınıflamasına uygun güncelleme yapılabileceği göz önüne alınarak kitapta bu listeye yer verilmiştir. Şema 17 de, tavsiye kararına uygun olarak şematize etmiş olduğum ILO meslek hastalıkları listesini veriyorum. 1-Ajanlara bağlı olan 1.1-Kimyasal maddeler ile olan meslek hastalıkları Berilyum veya toksik bileşikleri Kadmiyum veya toksik bileşikleri Fosfor veya toksik bileşikleri Krom veya toksik bileşikleri Manganez veya toksik bileşikleri Arsenik veya toksik bileşikleri Cıva veya toksik bileşikleri Kurşun veya toksik bileşikleri Flor veya toksik bileşikleri Karbon disülfit Alifatik veya aromatik hidrokarbonların halojenli türevleri Benzene veya toksik homologları Benzen veya homologlarının toksik nitro ve amino türevleri Nitrogliserin veya diğer nitrik asit esterleri Alkoller, glycoller veya ketonlar Asfiksiyanlar: Karbon monoksit, hidrojen siyanid veya toksik türevleri, hidrojen sulfit Akrilonitril Nitrojen oksitleri Vanadyum veya toksik bileşenleri Antimon veya toksik bileşenleri Hexan (hekzan) Mineral asitlerinin neden olduğu diş hastalıkları Farmasötik ajanlar (ilaçlar) Talyum veya bileşikleri Osmiyum veya bileşikleri Selenyum veya bileşikleri İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 82

83 Bakır veya bileşikleri Kalay ve bileşikleri Çinko veya bileşikleri Ozon, fosgen İrritanlar: Benzokinon ve diğer korneal irritanlar Listede yer almayan ancak kullanıldığı için hastalığa yol açan diğer kimyasal maddeler 1.2-Fiziksel etkenlere bağlı olanlar Gürültü nedeniyle işitme kaybı Vibrasyon :kas, tendon, kemik, eklem, periferik sinirler ve periferik damarlar Basınçlı hava İyonize radyasyon Isı radyasyonu Ultraviyole radyasyonu Aşırı sıcak ve aşırı soğuk etkileri Burada sayılamayan ancak çalışanda hastalığa neden olan fiziksel etkenler 1.3-Biyolojik etkenlere bağlı olanlar Biyolojik ajanlar Bulaşma riski taşıyan parazit ve enfeksiyon hastalıkları 2-Hedef organ ve sistemler 2.1-Solunum sistemi hastalıkları Mesleki solunum sistemi hastalıkları, Akciğerlerde kapasite azaltan veya ölüme neden olan, başta silikozis olmak üzere silikotüberkülozis ve skleroz yapan (silikozis, antro-silikozis, asbestozis) mineral tozları ile oluşan pnömokonyozlar, Ağır metal tozları ile oluşan bronkopulmoner hastalıklar, Pamuk, keten, kenevir ve sisal toz ile oluşan bronkopulmoner hastalıklar, Tahriş edici, duyarlılaştırıcı ajanlarla olan mesleki astımlar, Ulusal yasalarda tanımlandığı üzere; organik tozlar veya alerjenleri solumayla oluşan ekstrensek alerjik alveolitler, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 83

84 Siderozis Kronik obsturiktif pulmoner hastalıklar Alüminyumun neden olduğu akciğer hastalıkları Çalışma ortamındaki irritanlar veya duyarlılaştırıcılar ile oluşan üst solunum yolları hastalıkları Listede tanımlanmayan ancak, solunum yollarında hastalığa neden olan etkenlerin kullanıldığı çalışma ortamlarından kaynaklanan solunum yolları hastalıkları 2.2-Cilt hastalıkları Herhangi bir başlık adı altında tanımlanmamış; Fiziksel Kimyasal Biyolojik etkenlerle ortaya çıkan cilt hastalıkları Mesleki vitiligo 2.3-Kas İskelet hastalıkları Çalışma aktivitesinden kaynaklanan ve özellikle risk faktörleri bulunan özel işler veya çalışma ortamı ile oluşan kas ve iskelet hastalıkları olup, bunlar; Hızlı ve tekrarlanan hareketler Efor harcamayı gerektiren çalışmalar Aşırı mekanik kuvvet gerektiren yoğunluk Rahatsız edici veya doğal olmayan pozisyonda çalışmak Titreşim Not: Bölgesel veya çevresel soğuk riskleri artırır. 3-Mesleki kanserler Asbestozis Benzidin ve tuzları Bis klorometil eter (BCME) Krom ve krom bileşikleri Kömür katranı, kömür zifti veya kurumu Beta-naftilamin İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 84

85 Vinil klotrit Benzen veya toksik homologları Benzen veya homologlarının toksik nitro veya amino türevleri İyonize radyasyon Katran, zift, bitumen, mineral yağları, antrasen, veya bileşikleri; Ürünler, atıklar Kok fırınları emisyonları Nikel bileşikleri Ağaç tozları (odun tozları) Listelerde adı geçmeyen, ancak kanser yaptığı anlaşılan maddelerle çalışmalar 4-Diğerleri Madenci nistagmusu Nistagmus; Rotasyon (en sık) Vertikal (bazen) Horizontal (ender) Eğri (ender) Yukarı bakma ile artar. Aşağı bakma ile azalır. Frekansı Görme bozukluğu Baş dönmesi Akomodasyon bozukluğu Güvensizlik duygusu İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 85

86 ÇÖZÜMLER İnsan, makine ve donanım ile çevre güvenliği bir bütün içinde tek tek ele alınmalıdır. İş Sağlığı ve Güvenliğinin öneminin ne olduğu işçi ve işverence çok iyi kavranması gerekir. İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda kişisel bilgi, öngörü ve yargılarla değil, kuralına uygun hareket eden çalışanlar topluluğu oluşturulmalıdır. Yasalara ve standartlara uygun olarak, iş ve çalışma güvenliğini en üst düzeyde tutarak ; Sıfır iş kazasını ve Sıfır meslek hastalığını hedefleyen bir çalışma ortamı yaratılabilir. Tüm kazalar önlenebilir. Ancak yönetim bu çalışmalara önderlik etmeli ve sorumluluk taşımalıdır. Bütün çalışanlar ortak sinerji yaratmalıdır. Bunlar yapılırsa; Çalışanlar korunmuş olur, İşletme güvenliği sağlanır, Üretim güvenliği sağlanır, Çevre güvenliği sağlanır ve korunur, İş kazaları ve Meslek Hastalıkları sıfıra yaklaşır, Acil durumlara yanıt verme/ baş etme kapasitesi artar, Çalışanların, Müşterilerin ve İşyerinin memnuniyeti sağlanır, Ekonomik kayıplar azalır, Maliyetler azalır, Verimlilik artar Aksi durumlarda şema 18 de verilen şirket kaynakları boşuna harcanmış olur. Başarılı bir İSG için yapılması gerekenler Şema 19 da verilmiştir. Bu çalışmalar aslında bir kez yapılacak, zaman içinde de gerektiği kadar yinelenecektir. Başlangıçta zor gibi gözükse bile en geç bir yıl içinde kendini amorti edecektir. İnsan Şirket iç kaynakları Zaman Malzeme ve donanım Para Şema 18 Bir Şirketin İç Kaynakları İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 86

87 İSG İÇİN ÇÖZÜMLER İSG Yönetim Sistemi kurulması İSG Prosedürü hazırlanması Yasalara Uygunluk Standartlara Uygunluk İ S G İ Ç İ N Ç Ö Z Ü M L E R İdari Organizasyon Personel Yönetimi Malzeme Yönetimi Risklerin Kontrolü ve Yönetimi Acil Durum Planlaması Kimyasal Maddeler Kontrolü Yangınla Mücadele Organizasyonu Alarm Sistemi Tahliye Planlaması Standart İşaretleme - Etiketleme Kişisel Koruyucu Donanımlar Periyodik Olarak Donanım Kontrolü Düzenli Olarak Saha Kontrolü Beşeri İlişkileri Güçlendirmek Düzeltici ve Önleyici Çalışmalar Eğitimler Şema 19 Başarılı bir İSG için yapılması gerekenler İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 87

88 İSG Yönetim Sistemi kurulması - İSG Prosedürü hazırlanması İşyerleri için İSG Yönetim sistemi kurmak en idealidir. Dünyada uygulanan İSG sistemlerinden bazıları aşağıda verilmiştir. OHSAS BS 8800 Üçlü Sorumluluk HS(G)65 OSHA ; API 750 Saveso II Safety Checklist Contractors Safety Cert Firmaya / sektöre özel sistemler Burada kısaca OHSAS hakkında bilgi verilecektir. OHSAS 18001, işyerinde; Üst yönetimce sağlık ve güvenlik politikalarının belirlendiği ve öncelikle yönetimin uymaya ve uygulamaya söz verdiği bir sistemdir. Çalışmaların sistemli bir şekilde yürütülebilmesi için kesin olarak; 1-Tanımlanmış politika ve hedefler, 2-Tanımlanmış sorumluluklar ve iş akışları, 3-Denetimler, gereklidir. Sistem sürekli döngü içindedir. OHSAS için genel gerekler; 1-Politika belirlenmesi Sağlık ve güvenlik politikaları belirlenir ve üst yönetim bu politikalara uyacağını ve uygulayacağını taahhüt eder. 2-Planlama; Risk değerlendirmesi yapılır, Yasal gereklere uyulması zorunludur, Hedefler belirlenmesi gerekir, Sağlık ve güvenlik programları yapılmalıdır, 3-Uygulama ve İşlem Sorumluluklar belirlenir, Eğitimler uygulanır, Bütün birimler arasında iletişim kurulur ve danışma mekanizması çalışır, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 88

89 Sıkı bir dokümantasyon uygulaması vardır, Düzenli olarak doküman kontrolü sağlanır, İşlem kontrolü sağlanır, Acil durumlar önceden değerlendirilir. 4-Kontrol ve Düzeltici Faaliyet Elde edilen değerler ve sonuçlar izlenir ve objektif kriterlerle ölçülür, Belirlenen eksikler süratle giderilir ve yanlışlar düzeltilir, Bütün çalışmalar kayıt altına alınır, Sürekli olarak iç denetlemeler yapılarak çalışmalar canlı tutulur. 5-Yönetimin Gözden Geçirmesi Yönetim sistemi kurulduğunda, sistemli bir çalışma işyeri yönetimi tarafından taahhüt edilmektedir. Olağanüstü doküman akışı vardır. Bu sistemlerden herhangi birini hayata geçirmek için ısrarcı olmak yerine kendi Ulusal Modelimizi yaratmanın daha gerçekçi olduğu da düşünülmelidir. Zaten, işyerinin yapısı bu sistemleri kurmak için yeterli olmayabilir. Bu tür sistemler kurulamıyorsa, en azından bir İSG prosedürü hazırlanmalıdır. Yasal olarak bir İSG Prosedürü hazırlanması da gerekmektedir. Prosedürü hazırlama görevi İSG Kuruluna verilmiştir. İçeriğinde en azından aşağıda sayılanlar yer almalıdır. Bilinmesi gerekenler, İşyerinde uyulması gereken kurallar, Yapılması gerekenler bu prosedürde yar almalıdır. Özetle söylemek gerekirse; Prosedür, işyerinin İSG anayasası olmalıdır. Unvanı ne olursa olsun, işyerine giriş yapan herkes bu kurallara uymalı, daha da ötesi prosedür içeriğine sonuna kadar sahip çıkmalıdır. Bu kültürü oluşturmak elbette zaman alacaktır, ancak, bir kez yerleştiğinde ise sonuçları şirket ile ilgisi olan bütün kişi ve birimleri mutlu edecektir. Yasalara Uygunluk Standartlara Uygunluk İşyerinde ne üretilirse üretilsin, ama Ulusal Yasalara, Standartlara ve hatta Uluslar arası standartlara uygunluk sağlanmalıdır. Aksi durumda, karşılaşılan sorunlar kişilerin bilgi düzeyine, kültürüne ve öngörülerine göre sağlanır ve sonuçta yenilgi kaçınılmaz olur. Zaten yasalara uymamak suçtur ve ceza gerektirir. Standartlara uygunluk çok önemlidir. İşyerleri kendi uygulamalarında standartlara İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 89

90 uyduğu gibi, aynı zamanda mal ve hizmet aldığı kuruluşların da yasalara ve standartlara uygunluğunu ön koşul olarak koymalıdır. Eğer, gerçekten bir şeyler yapılacaksa ve yapılıyorsa bunların zaten bir maliyeti söz konusudur. Baştan, gerekli uyumluluk sağlanmalı ve masraflar boşa gitmemelidir. Dışsatım yapan işyerleri zaman içinde mal ve hizmet sattıkları firmalarca denetimlerden geçirilmektedir. Bu denetimlerde, önceki bölümlerde verilen soruların gereklerinin yapılıp yapılmadığının sorgulanması yanı sıra İSG ile ilgili yasal düzenlemelere ve standartlara uyulup uyulmadığına da bakılmaktadır. Önemli uygunsuzluk saptayan ciddi firmalar mal veya hizmeti almaktan vazgeçmektedirler. Bu da işverenler için önemli bir kayıptır. İdari Organizasyon Personel Yönetimi Malzeme Yönetimi İşyerlerinin en önemli sorunlarından biri de ya organizasyonun hiç olmayışı, ya da yetersiz veya yanlış olmasıdır. Önemli eksiklerden biri de insan ilişkilerinin gerektiği şekilde ele alınmamasıdır. İnsan kaynaklarını doğru kullanabilmek için mutlaka personel yönetim sistemi kurulmalıdır. İşyerlerinde yatay ve dikey geçişler (terfiler vb), işe almalar, işten çıkarmalar için gerekli olan kriterlerin neler olduğu önceden belirlenmelidir. İş ilişkilerini düzene sokacak bir sistem kurulmalıdır. Kritik anlarda kararlar kişisel öngörülerle ve yargılarla alınmamalıdır. İşyeri Hekimleri, İş Güvenliği sorumluları çoğu işyerinde İnsan Kaynaklarından sorumlu birimlere bağlı olarak çalışmaktadır. İşyerlerinde katı bir hiyerarşi söz konusu olduğunda bazı sorunlar üst kademelere iletilememekte ve çözümsüz olarak birikmektedir. Oysa başarılı bir İSG için sorumlu personelin doğrudan doğruya tepe yönetimine bağlı olarak çalışması gerekir. Çünkü İşyeri Hekimleri ve İş Güvenliği Sorumluları işyerlerinde Teknik Danışmanlık yapmalıdır. Zaten görevlerinin en önemlilerinden biri de budur. Yapılacak düzenlemelerde herkesin görevleri, yetkileri ve sorumlulukları yorumlara fırsat tanımayacak şekilde belirlenmelidir. Aksi durumda kişilerin öngörülerine, bilgi ve bilinç düzeyine göre iş görülecektir. Bunun açık anlamı; Günün birinde o işyeri için kesinlikle önemli bir felaket yaşanacağıdır. Bu felaket ya ciddi bir kaza veya müşteri kaybı olarak eninde sonunda yaşanacaktır. Şema 18 i yeniden inceleyiniz. İşyeri iç kaynakları anlamsız yere yitirilmektedir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 90

91 İdari organizasyon olmayan bir işyerinde malzeme ve donanımlar da sahipsiz demektir. Malzeme ve donanımlar da zamanından önce yıpranarak ekonomik kayıplara neden olacaktır. Organizasyonların yeterli olmaması sonucunda ; Personel, malzeme, zaman ve para gereksiz yere harcanmakta, ziyan olmaktadır. Bu da sonuç olarak işyerinin zarar hanesine yazılmaktadır. İnsan davranışları ile ilgili olarak ilerleyen bölümlerde ayrıca bilgi verilmiştir. Risklerin Kontrolü ve Yönetimi Riskler bölümünde, riskler hakkında genel olarak açıklayıcı bilgiler verilmişti. Bu bölümde ise, bu risklerden nasıl korunabileceği anlatılacaktır. 1-Şirket dışı riskler (1.1-Doğal olaylar ve 1.2-İnsanlar tarafından neden olunanlar) 2-Şirket içi riskler şeklinde riskleri iki ana gruba ayırmıştık. Şirket dışı riskler İş Sağlığı ve Güvenliğinin temeli risk yönetimidir. Risklerin yönetimi daha fabrika kurulmadan, kurulma aşamasında başlar. Bir yere fabrika kurarken öncelikle hammadde kaynaklarına, ulaşım kanallarına ve liman, istasyon ve havaalanlarına yakınlık gibi etkenler dikkate alınır. Bu önemli ölçüde doğru bir yaklaşımdır, ancak yeterli değildir. Maliyeti bol sıfırlı rakamlarla ifade edilen tesislerin daha kuruluş aşamasında risklerin kucağına atılması doğru değildir. Fabrikanın kuruluşundan önce, kurulacak yer seçimi aşamasında aşağıdaki ayrıntılara dikkat etmek, gereken önemi vermek gereklidir. Jeolojik yapı: Bölge deprem bölgesinde mi, heyelan olur mu, zemin inşaata uygun mu, burası sel baskınlarına açık dere yatağı mı gibi sorular baştan sorulmalı ve inşaat yeri bu kriterlere göre belirlenmelidir. Bu yapıldığında; Başta deprem olmak üzere sel baskını, toprak kayması ve zemin yapısından kaynaklanan sorunlar ileride hiç yaşanmayacak şekilde daha en başında önlenmiş olacaktır. Meteorolojik durum: Bölgenin geriye yönelik olarak beş yıllık meteorolojik verileri incelenmelidir. Hakim esen rüzgarların esme yönü, sıcaklık ortalamaları, yağmur, kar, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 91

92 sis ve don süreleri ve miktarları önceden öğrenilmelidir. Eğer sürekli kar yağan bir bölge ise, sürekli olarak yollar kapanacak ve personel, malzeme, donanım, ürün ve hammadde nakliyesi hep aksayacaktır. Üretim girdileri ve çıktılarının meteorolojik koşullara göre davranışları önceden belirlenmiş olacak ve bu risklerden daha işin başında korunma sağlanacaktır. Komşu fabrikaların üretimleri: Komşu fabrikalarda üretim girdileri ve çıktıları iyi belirlenmelidir. Bunların atıkları, hammaddeleri veya ürünleri, yanına kurulacak fabrikanın hammaddeleri, atıkları veya ürünleri ile etkileşerek yangınlara veya patlamalara neden olabilir. Üretim girdileri ve çıktıları ile ürünler fabrikada çalışan personelde beklenmeyen hastalıklara ve sakatlıklara neden olabilir. Fabrikanın ürettiği ürünler de komşu tesislerden gelecek olan gaz, buhar ve dumanlardan etkilenebilir. Komşu tesislerde patlayıcı maddeler üretiliyor olabilir veya yakınlarda askeri mühimmat depoları bulunabilir. Buralarda olabilecek patlamalar ve kazalar yakınlarındaki diğer tesisleri de etkileyecektir. Aynı tehlikeler akaryakıt depoları veya istasyonları yakınlarındaki tesisler için de geçerlidir. Komşu tesislerde gerekli sağlık ve güvenlik önlemleri de alınmamışsa, bunların etrafına fabrika kurmak kesinlikle yanlış olur. Tarım alanları etrafına kurulacak fabrikalar ve buralarda çalışacak personel de risk altındadır. Tarım ilaçları rüzgarın da etkisiyle etrafa yayılır ve yakındaki fabrika personeline zarar verebilir. Zaman zaman tarlalarda anızlar yakılmaktadır. Ateş kontrolden çıkarak buralardaki fabrikalara, belki de üretimi sona erdirecek ölçüde zarar verebilir. Hava veya Su Kirliliği de aynı ölçüde dikkate alınmalıdır. Fabrika kurulacak bölgedeki doğal kaynakları da korumak gereklidir. Atıklar hem yer altı, hem de yerüstü sularını kirletmekte, bitki örtüsüne de zarar vermektedir. Haşarat (özellikle kemirgenler): Fabrika kurulacak bölgenin canlı türleri, özellikle de kemirgenler önceden araştırılmalıdır. Bir tek farenin bir tesisi işlemez duruma sokabileceği unutulmamalıdır. Haşarat mücadele programı geliştirilmelidir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 92

93 Trafik kazaları : Personel, hammadde, malzeme ve ürün taşıyan araçlar trafik kazaları yapabilirler. Bu kazların zaman içinde yaşanmış çok sayıda örneği vardır. Trafik kazalarından korunmak aslında çok kolaydır. Çözüm; Herkesin trafik kurallarına uymasından ibarettir. Gerek fabrikaya sürücü alırken ve gerekse taşıma işlerini yapacak firmalar ile anlaşma yaparken deneyimli, güvenilir ve işini sağlam yapan firmalar ve sürücüler seçilmelidir. Sık sık trafik denetimleri yapılmalı, teknik yönden sakıncalı olan araçlarla taşıma işi yapılmamalıdır. İşyerleri genel olarak ucuz taşıma yapan taşıma şirketlerini seçmektedirler. Oysa her işveren personelimi ve malımı kimlere emanet ediyorum? sorusunu kendine sormalıdır. Taşıma sözleşmesine eğitim ve denetimlerle ilgili maddeler de koymak gerekir. Araçlar teknik yönden denetlenirken, sürücüler de trafik bilgileri yönünden denetlenmeli ve sürekli olarak eğitilmelidirler. Enerji kesilmesi: Enerji kesilmelerine karşı yedek besleme ve güç sistemleri kurulabilir. Bunların düzenli olarak kontrolleri ve bakımları yapılabilir. Uçak düşmesi: Fabrika kurulacak bölgenin hava ulaşım koridoru altında olup olmadığına bakmak gerekir. Dakikada 1 uçak geçse saatte 60 uçak eder, günde 1440 uçak demektedir. Bunu yıllara oranladığımızda milyonlarla ifade edilen uçak söz konusudur. Risk, bir kez gerçekleşirse, geri dönüşü olmayan zarar verecektir. Bunun dünyada yaşanmış örnekleri vardır. (Filipinlerde, Meksika da ve Kuzey Afrika da geçtiğimiz yıllarda yerleşim birimleri üzerine uçaklar düştü. Ankara da da yıllar önce şehrin üzerine uçak düştü) Savaş ve Genel Seferberlik, Anarşik Olaylar ve Sabotaj: Bunlar önceden kestirilemeyen ve insanlar tarafından meydana getirilen olaylardır. Ancak iyi bir Acil Durum Planlaması ile ortaya çıkabilecek zararlar en aza indirilebilir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 93

94 Şirket içi riskler Bu bölümde önce kısa olarak bazı risklere karşı alınabilecek önlemler verilecek ve daha sonra da risk analizleri anlatılacaktır. Aşırı sıcak ve aşırı soğuk risklerine karşı düzenli olarak soğutma ve ısıtma sistemlerinin kontrolleri ve bakımları yapılmalı veya yaptırılmalıdır. Karayolları ve meteoroloji ile işbirliği yapılarak yol ve hava durumları konusunda önceden bilgi alınmalıdır. Meteorolojik veriler düzenli olarak 15 günde bir Meteoroloji Müdürlüğünden alınmalı, yoğun kar yağışı, don, sis ve yağmur nedeni ile karayolları ulaşımının aksama durumu önceden öğrenilmelidir. Elde edilen bilgiler ışığında hareket edilmelidir. Fırtınaya karşı kapı ve pencereler düzenli olarak sağlam ve çalışır durumda tutulmaya çalışılmalıdır. Ortalıkta devrilme ve dökülüp saçılma olasılığına karşı, içinde kimyasal maddeler ve benzeri zararlıların bulunduğu kaplar kontrol altında tutulmalıdır. Çatılar sağlamlaştırılmalı, havada uçuşacak nesneler, devrilerek tehlike yaratacak malzemeler kontrol altında tutulmalıdır. Hava veya su kirliliğine karşı, içme kullanma suları düzenli olarak özel veya tüzel laboratuarlarda analiz ettirilir. Anız yangınları sık sık Ülkemizde yaşanmaktadır. İşyeri çevresinde olabilecek anız yangınlarının zarar vermemesi için önceden hazırlıklı olunmalıdır. Özellikle yangından çabuk ve kolay etkilenebilecek bölgelerde ot mücadelesi düzenli olarak sürdürülmelidir. Anız yangınlarına karşı önlem olarak, fabrikanın kritik noktalarındaki otlar hasat zamanı pullukla geniş şekilde sürülmelidir. Yakın çevrede olabilecek yıkıcı bir deprem işyeri çalışanlarını ve üretimi etkileyebilir. Sarsıntıda devrilebilecek makine ve donanımlar sağlam bir şekilde sabitlenmelidir. Özellikle de boru sistemleri çok ciddi olarak sabitlenmelidir. Mevcut bina ve tesislerin ayrıca, depreme dayanıklılıkları da ölçülmelidir. Ölçüm sonucunda gerekli önlemler alınmalıdır. Yüksek binalara ve bacalara hava araçlarınca görülebilecek şekilde flaşörler konmalı, yıldırımlara karşı paratoner takılmalıdır Toplu gıda zehirlenmesine karşı personele verilen gıda maddelerinin ve yemeklerin Gıda Maddeleri Tüzüğü ne uygun olması sağlanmalıdır. Gıda işinde çalışan personel düzenli olarak portör muayenesinden geçirilmelidir. Hijyen ve genel temizlik konusunda eğitimler verilmeli ve düzenli olarak denetimler yapılmalıdır. Her öğün, dağıtılan yemeklerden özel kaplara şahit numune alınarak 48 saat İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 94

95 saklanmalıdır. Ortaya çıkabilecek toplu gıda zehirlenmesi durumunda bu örnekler analiz ettirilerek zehirlenme kaynağı ve nedeni saptanmış olur. İşyeri içinde bina, direk vb yapılara çeşitli araçların çarparak zarar vermelerini önlemek üzere gerekli tamponlar ve bariyerler yapılmalıdır. Bunların sağlamlıkları düzenli olarak kontrol edilmelidir. Ayrıca, acil durum planları bölümünde de ayrıntılı olarak açıklama yapılmıştır. Risk analizleri İster dışarıdan, isterse şirket içinden gelsin, sonuç olarak bütün riskler; Çalışanları daima iş kazası veya meslek hastalığı olarak etkilemektedir. Buraya kadar anlatılan risklerin varolup olmadığı, gerçekleşebilirse verebileceği zararlar belli bir plan doğrultusunda önceden saptanabilir ve gerekli önlemler alınabilir. İş Risk Analizleri Risk analizleri Tehlike Kaynaklarının Belirlenmesi Çalışma Ortamı analizleri İnsan Faktörünün İncelenmesi Şema 20 Risk Analizlerinin Guruplandırılması İş Risk Analizleri İş kazalarını önleme ağırlıklı ve 3 adımlı bir çalışmadır. İş Risk Analizleri 1.Adım: Yapılan İşleri Belirlemek 2.Adım: İşlerin Risklerini Belirlemek 3.Adım: Her Riskin Çözümünü Bulmak Şema 21 İş ve risk analizi İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 95

96 İş kazalarının büyük çoğunluğu kişinin yaptığı iş sırasında ortaya çıkmaktadır. İş kazalarını nedenlerine göre sınıflarken; 1-Hatalı davranış (%80 85 çalışan kişinin kusuru) 2-Hatalı durum (%15 20 çalışılan makine ve donanımlara bağlı) 3-Önlenemeyen kazalar (%1 2 doğal olaylara bağlı) şeklinde, başta ILO olmak üzere konunun ilgililerince yaygın olarak böyle sınıflama eğilimi dünyada yaygındır. Çoğu zaman da bu oranlara bakarak; kişiler çalışırken yanlış yapıyorlar ve kaza oluyor sonucu çıkartılmaktadır. Yine çoğu zaman, verilen eğitimlerde, kazaları önlemek için yapılması gerekenler anlatılırken ciddi çalışmak, çalışırken şakalaşmamak veya dikkatli çalışmak şeklinde ifadeler kullanılmaktadır. Oysa kimse isteyerek kaza yapmaz. Kazalara büyük oranda neden olan, insanların hatalı davranmasından çok yaptıkları işlerin risklerini tam olarak kavrayamamalarıdır. İnsan hatalarından da iş kazaları olmaktadır. Ama, insanın dünyasına girildiğinde durumun farklı olduğu görülecektir. Bu konuda ileriki bölümlerde ayrıntılı olarak bilgi verilmiştir. Başka bir kaza açıklama şekli de domino taşı teorisidir. Bilindiği gibi, yüzlerce, binlerce domino taşı belli bir düzene göre dizilir ve taşlardan birine küçük bir ivme kazandırılır. Domino taşı devrilir ve devrilirken de bir diğerini devirir. Bu; son domino taşına kadar sürer gider. Bu teoriye göre; Tetikleyici bir nedenin harekete geçmesiyle kazalar olur, tetikleyici nedeni aradan çekip alırsak kaza da olmaz. Dolaylı da olsa, aslında bu iki teori de kazaların yapılan iş sırasında olduğunu itiraf etmektedirler. İş kazaları neden olurdan çok nasıl önlenebilir sorusu ön plana çıkmalıdır. İş kazalarını önlemenin yolu öncelikle ve kesinlikle, yapılan işlerin tam olarak bilinmesi ve bu işlerin ve risklerin ayrıntılı olarak analiz edilmesinden geçer. İş ve risk analizleri; Yapılması çok basit ve en ucuz olan yöntemdir. Bu çalışmanın işyerlerinde yapılmasının karşılığında elde edilecek kazanç; İş kazalarının kesin olarak azalmasıdır. Birinci bölümde, iş kazalarının ekonomik boyutu anlatılırken, işyerlerinin karlarının % 5 15 arasında iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle kaybolduğu vurgulanmıştı. Eğer iddia edildiği gibi, iş kazalarının en az % 80 i çalışan davranışları ile ilgili ise, iş ve risk analizi çalışmaları ile iş kazalarının % 80 i kolayca önlenebilir demektir. Bunun anlamı da işyerlerinin karlarının % 4 12 arasında kurtulması demektir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 96

97 Çalışma nasıl yapılmalıdır? 1 İş ve risk çalışmasını doğrudan doğruya çalışanlar yapmalıdır. 2 İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Sorumlusu, varsa Çevre Mühendisi ve çalışanların amirleri çalışmalara teknik açıdan destek olmalıdırlar. Daha doğrusu danışmanlık yapmalıdırlar, ancak doğrudan doğruya çalışmaya karışmamalıdırlar. Bu çalışmaların sağlayacağı faydalar nelerdir? 1 Çalışanların işi sahiplenme duyguları artarak gelişecek, gelişerek artacaktır. Çünkü çalışanlar kendilerine değer verildiğini hissedeceklerdir. Bu konuda ayrıntılı bilgi insan faktörünün incelenmesi bölümünde verilmiştir. 2 Çalışanlara dolaylı olarak, işbaşı eğitimi verilmektedir. Kişiler işleri ve riskleri belirlerken aslında kendilerini de eğitmiş olmaktadırlar. Ne yazık ki Ülkemizde işbaşı eğitimleri denilince, yalnızca işin nasıl yapılacağı şeklinde algılanmaktadır. İşlerin hangi riskleri içerdiği ayrıntılı olarak bu eğitimlerde verilmemekte veya çok az verilmektedir. 3 Çalışma sonucu elde edilen önerilerde; Gözden kaçan veya o güne kadar ciddiyeti önemsenmeyen ayrıntılar belirlenmiş olmakta ve ciddi olarak üzerine gidilerek düzeltici çalışmalar yapıldığında da iş verimi artmaktadır. 4 İş kazaları ciddi oranda azalmaktadır. (Kendi çalıştığım işyerinde yaptığımız çalışmalarda iş kazaları prevalansında daha 1.yılda % 40 tan fazla iyileşme sağlandı. 5 İleride, çalışmak üzere işe girecekler için verilecek olan, yapılan işlerle ilgili eğitimlerin notları kendiliğinden oluşmaktadır. 6 İlk beş maddenin kazanımları toplamı maliyetlerin azalması, çalışanın ve çalıştıranın memnuniyeti olarak meyvesini vermektedir. Çalışmada başarı için işverenin tam ve güvenilir katkı vermesi esastır. Eğer yönetim her şey üretim içindir anlayışı içinde olursa en iyisi bu çalışmaya hiç başlamamalıdır. Çalışmanın yapılışı 1-İş Güvenliği Sorumlusunun liderlik yapması gerekir. 2-Her çalışma birimi ve eklentilerinde, çalışma lideri ile bağlantı kuracak sorumlular belirlenmelidir. 3-Bütün çalışanların, bu çalışmaların kendileri ve arkadaşlarının sağlık ve güvenlikleri için yapıldığına inanarak katkı vermeleri gerekir. 4-Şekil 6 da verilene benzer bir listeleme yapılmalıdır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 97

98 Bunlar iş ve risk analizinin ön koşullarıdır. Yönetimin desteğinin gerekliliğini de burada yinelemek gerekir. 1.Adım: İşlerin belirlenmesi Bu aşamada, bütün çalışanlar gruplar halinde veya kendi kendilerine bir vardiya boyunca yaptıkları işleri listelemelidirler. Grup olarak çalışmak daha yararlıdır. Çünkü çağrışımlar (buna beyin fırtınası da denebilir) daha güçlü olacaktır. Yapılan işlerin sıralamasında önemlilik veya zorluk derecesinin önemi yoktur. Ancak eksik bırakmamak için şöyle bir yol izlenebilir. İşyerine gelince ilk olarak ne yapıyorum? sorusu ile başlanır ve buradan devam edilir. Örnek: Önce devam saatinde kartımı okutuyorum, sonra ustabaşımdan iş alıyorum. 1-Devam saatinde kart okutmak 2-Ustabaşından iş almak 3-Elektrik düğmesine basmak 4-Etrafı süpürmek 5-Alet kutusundan anahtar almak şeklinde devam ederek, mantıklı olsun veya olmasın yapılan bütün işler alt alta yazılmalıdır. Başlangıçta unutulan ve daha sonra anımsanan işler de listeye sonradan eklenmelidir. Bu aşamanın önemi; Çalışanların farkında olmadan bir vardiya boyunca aslında yüzlerce iş yaptıklarını fark etmeleridir. Yapılan işler İşe ait riskler Çözüm Önerileri Şekil 6 İş Risk analiz tablosu Yapılan bütün işler şekil 6 daki örnekte olduğu gibi bir tabloya yazılmalıdır. Çalışanlar hazırladıkları listeleri kendi sorumlularına teslim etmelidirler. İş ve risk analizleri ile ilgili çalışmadan sorumlu bölüm yöneticileri bütün listeleri tek bir liste halinde birleştirilerek yeniden düzenlemelidir. Bu yapıldıktan sonra çalışanlarla birlikte listeleri kontrol etmelidirler. Unutulan iş varsa listeye eklenmeli, hatalı olanlar İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 98

99 varsa düzeltilmeli veya listeden çıkarılmalıdır. Liste tamam olunca, İş Güvenliği sorumlusuna verilmelidir. İş Güvenliği Sorumlusu mutlaka listeyi bilgisayara girmelidir. Çünkü bu çalışmadan ileride hem eğitim notları çıkarılacak, hem de bir sonraki aşamada kullanılacaktır. En sonunda da işler ve riskler ile bunlara ait çözümler istatistik olarak değerlendirilecektir. Ayrıca ve her şeyden önemlisi bir işyerinin tamamında yapılan işler ve riskler belirlenmiş olacak, kısaca işyerinin risk haritası çıkarılmış olacaktır. 2.Adım: Yapılan işlere ait risklerin belirlenmesi İş Güvenliği sorumlusu; Bilgisayarda hazırladığı listeyi çalışmadan sorumlu bölüm yöneticilerine geri vermelidir. Bölüm yöneticileri listeleri çoğaltarak çalışanlara dağıtmalıdır. Çalışanlar yine tek olarak veya gruplar halinde bu listeleri yeniden doldurmalıdır. Bu kez, yapılan her iş için ayrı ayrı Bu işin ne gibi sağlık ve güvenlik riski olabilir? sorusunu sorarak o işin karşısına riskler yazılmalıdır. Grup halinde tartışarak riskleri yazmaları tercih edilmelidir. Akıllarına gelen bütün riskleri mantıklı olsun veya olmasın işlerin karşısına yazmalıdırlar. Doğal olarak bazı işlerin riskleri bilgi yetersizliğinden dolayı eksik yazılacaktır. Bu aşamada çalışmadan sorumlu bölüm yöneticisi devreye girmeli ve herkesten aldığı listeleri tek bir tabloya işlemelidir. Çalışmanın bu noktasında İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Sorumlusu ve varsa Çevre Mühendisi devreye girmelidir. Belirli zamanlarda bir araya gelerek topluca çalışmanın 2. adımını tamamlamalıdırlar. İşyeri Hekiminin rolü; Yapılan işin yaratabileceği sağlık sorunlarının neler olabileceğini çalışanlara sorarak, yanıtı onların bulmasına yardımcı olmalıdır. Kendisi düşüncelerini baştan söylememelidir. Bilgilerin, etkileşimli eğitim tarzında daha kalıcı olarak öğrenildiği unutulmamalıdır. İş Güvenliği Sorumlusunun rolü; İşlerin hangi güvenlik sorunlarına yol açabileceğini çalışanlara sorarak, yanıtı onların bulmasına yardımcı olmalıdır. Aynı rol Çevre Mühendisi için de geçerlidir. Burada, rollerin iyi anlaşılması için bir örnek verilmesi yararlı olacaktır. Yapılan iş: Kaynak yapmak Çalışanların bulduğu riskler: 1-Elektrik çarpması 2-Gözleri kaynak alması 3-Dumanı solumak İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 99

100 4-Ellerin yanması Çalışma bu noktada iken, geri kalan riskler saptanmazsa bulunacak çözümler de eksik kalacaktır. Çalışma bu durumda iken çözümlere geçildiğini varsayalım. 1-Kablolar ve fişler sağlam olacak 2-Topraklama sağlanacak 3-Kaynak gözlüğü maskesi kullanılacak 4-Eldiven kullanılacak 5-Solunum maskesi kullanılacak Yukarıdaki dört risk için, zorlasanız bir iki çözüm daha üretebilirsiniz. Şimdi de İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Sorumlusunun ve tabi varsa Çevre Mühendisinin katkısıyla riskleri yeniden yazalım. 1-Elektrik çarpması 2-Gözleri kaynak alması 3-Dumanı solumak 4-Ellerin yanması 5-Çıkan gazları solumak 6-X ışınlarına maruz kalmak 7-UV ve IR ışınlarına maruz kalmak 8-Yangın tehlikesi 9-Patlama tehlikesi 10-Bel ve sırt ağrıları 11-Hava kirliliği 12-Diğer çalışanların etkilenmesi 13-Mekanik etkilerle yaralanmalar 14-Sıçraklarla yaralanma (göze yabancı cisim kaçması, elbisenin yanması vb) Çalışanların çoğu kaynak tekniklerini bilebilirler ama 6. maddeden sonraki riskleri tam olarak bilmemektedirler. Şimdi tekrar düşünmek gerekir; Teknik destek sağlandıktan sonra bulunan çözümler mi sonuç getirir, yoksa ilk hali ile bulunan çözümler mi? Çalışmadan sorumlu bölüm yöneticisi, tamamlandıktan sonra tabloyu İş Güvenliği sorumlusuna tekrar geri gönderir. İş Güvenliği Sorumlusu tabloyu bu son haliyle yeniden bilgisayara girmelidir. Son halin çıktısını yine, ama bu sefer çözüm önerilerinin belirlenmesi için bölüm yöneticisine geri vermelidir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 100

101 3.Adım: Çözüm önerileri Bütün riskler yukarıda anlatıldığı şekilde belirlendikten sonra artık 3. adıma yani çözümlere geçilebilir. Her risk için alınması gereken önlemler tek tek belirlenmelidir. Çözümleri yine çalışanlar bulmalıdır. Çalışanlar çözümlerini belirledikten sonra; Bölüm yöneticisi tabloyu birleştirmeli ve yine diğer yetkililer ile beraberce son toplantılarını yapmalıdırlar. İşyerinin bütün bölümlerinde ve eklentilerinde bu çalışma yapıldığında, o işyerinin risk haritası çıkarılmış olacaktır. Bulunacak çözümleri uygulamak bu aşamada değişik süreler alabilir. Yapılacak düzeltici ve önleyici çalışmalar için belli bir plan yapılmalı ve takvime bağlanmalıdır. İş Güvenliği Sorumlusu ve İşyeri Hekimi, yapılacak çalışmaları bu plan üzerinden takip edebilir. Bu çalışma proseste değişiklik olunca, kullanılan donanımlarda değişiklik olunca, teknolojide değişiklik olunca yinelenmelidir. Hiçbir değişiklik olmasa bile Yasal olarak 5 yılda bir yenilenmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, iş ve risk analizlerinin yinelenmesi ilki kadar uğraştırıcı değildir. Yapılabilecek önleyici ve düzeltici çalışmalar aşağıdaki gibi gruplanabilir. 1-İşyeri olanakları ile hemen yapılabilecekler (ivedi çözümler), 2-Belli bir bütçe ile karşılanabilecekler (orta erimli çözümler), 3-Belli projeler hazırlanarak yapılabilecekler (uzun erimli çözümler), Çözümler değişik karakterde olabilir; 1-Kişisel koruyucu donanımlar 2-Makine ve donanımda iyileştirmeler. Bunlar daha çok ergonomik çözümlerdir. Ör: göstergelerin yerini, rengini, şeklini vb değiştirmek. Platform koyarak çalışma zeminini yükseltmek vb gibi. 3-Sistem kurmaya yönelik çözümler olabilir. Ör: Yeni bir havalandırma sistemi kurulması, alarm sistemi kurulması, yangın söndürme sistemi kurulması gibi. 4-Eğitimleri içerebilir. İşlerin yapılması için kullanılacak tekniklerden ekip çalışmasına, İSG eğitimlerinden idari konulara kadar değişen eğitimler olabilir. Eğer önceden, gerçekleşebileceği öngörülen her risk için gerekli önlemler baştan alınmışsa, iş kazaları ancak, doğal olaylar veya hatalı insan davranışları nedeniyle ortaya çıkabilir. Tabloda belirtilmeyen bir risk gerçekleşmişse, iş/risk analizi ciddi olarak yapılmamış veya gereken önlemler zamanında ve tam olarak alınmamış demektir. Hemen o bölümde yeniden bir değerlendirme yapılmalı ve sonuçları İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 101

102 tabloya ilave edilmelidir. Saptanan riskler çalışma bölgelerine asılan çeşitli uyarı ve bilgi levhaları ile çalışanların bilgisine sunulmalıdır. Ortam Analizleri Meslek hastalıklarını önleme ağırlıklı bir çalışmadır. İşyerinde kazalar ve meslek hastalıkları yalnızca yapılan işlerle ilişkili değildir. Çalışılan ortamın; 1-Fiziksel 2-Kimyasal 3-Biyolojik koşulları da iş kazalarına ve meslek hastalıklarına yol açar. Ancak unutulmamalıdır ki, ortamda bulunan tehlikeler ve riskler oransal olarak daha çok meslek hastalıklarının oluşmasında etkendir. Ortamdaki tehlikelerin ve risklerin belirlenmesi objektif olarak yapılmalıdır. Oysa iş ve risk analizleri daha çok sübjektif kriterler içermektedir. Ortam analizleri de 3 aşamalıdır. 1.aşama: Önce İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Sorumlusu ve varsa Çevre Mühendisi tarafından sübjektif gözlem yapılmalıdır. Ortamda tozuma var mı, gürültü var mı, sıcak mı, kimyasal maddeler kullanılıyor mu, biyolojik etkenler var mı gibi bütün fiziksel, kimyasal ve biyolojik koşullar sübjektif olarak sorgulanarak saptanmalıdır. Bunlar aşağıdaki şekil 7, 8, 9 da verilen örneklerdeki gibi tablolara işlenmelidir. Ortam Tozuma Var Yok Ölçülen değer Standart değer Yapılacak işler Gürültü Titreşim Sıcaklık Basınç Nem Esinti Aydınlatma İyonize Radyasyon Noniyonize Radyasyon Şekil 7 Çalışma Ortamının fiziksel Koşulları İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 102

103 Müdürlük Şeflik Bölüm / Makine Ekip lideri Personel sayısı Aylıklı: Saat Ücretli: Geçici: KROM (VI) OKSİT Kromik trioksit Kromik asit Kromik anhidrit CrO 3 Molekül kütlesi: CAS : ; RTECS: GB ICSC: 1194 ; UN: 1463 (susuz) EC: TLV (Cr olarak): ppm; 0,05 mg/m 3 (ACGIH ) Ölçülen değerler; Tarih: Yapılması gerekenler; Şekil 8 Çalışma Ortamındaki Kimyasal maddeler Bu tabloyu, mantığını bozmadan, okuyucu istediği gibi düzenleyebilir. Kimyasal maddelerin yaratacağı tehlikeler daha önceki bölümlerde ayrıntılı olarak anlatılmıştı. Kullanılan veya ortamda bulunan her kimyasal madde için ayrı bir tablo düzenlenmelidir. Ortamdaki mikroorganizmalar Ölçülen değerler Standart değerler. Şekil 9 Çalışma Ortamındaki Biyolojik Etkenler İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 103

104 2.aşama: Ortamdaki bütün etkenler bilimsel yöntemlerle ölçülerek, bulunan değerlerin yasal sınırlar veya standartlar ile kıyaslanması gerekir. Tehlike sınırlarının üstünde olduğu sanılan bir etken, ölçümlerden sonra Yasal sınırın altında çıkabilir. Başlangıçta, bütün etkenlerin tehlike sınırları üstünde olduğu varsayımından yola çıkmak herhangi bir tehlikeyi atlamamak için önemlidir. 3.aşama: Eğer bulunan değerler Yasal veya Standart değerlerin üzerinde ise, normal değerlere indirmek için düzeltici çalışmalar yapılmalıdır. Ortamda bulunan kimyasallar için, tehlike bilgi formları mutlaka sağlanmalı, bunlarda bildirilen güvenlik önlemleri alınmalı, MAK değerlere uyulmalı ve bunun için gerekenler yapılmalıdır. Elde edilen sonuçlar ve olası riskler bilgi ve uyarı levhaları ile çalışanların bilgisine sunulmalı, düzenlenen eğitimlerde, bu konuda bilgi verilmelidir. Ortam analizleri de işyerinin bütün bölümleri ve eklentileri için ayrı ayrı yapılmalıdır. Meslek hastalıklarını önleme yanı sıra, hatalı durumları da ortaya çıkardığı için iş kazalarının önlenmesine de önemli ölçüde katkı sağlar. Benzeri bir analiz de çalışma ortamındaki ergonomi koşulları için yapılmalıdır. Kitabın sonunda verilen ergonomi sorularından yararlanılarak yapılacak bir çalışma aşağıda anlatılan tehlike kaynaklarına yönelik çalışma ile birleştirilmelidir. Tehlike kaynaklarına yönelik çalışma İşyerinin bütün bölümleri ve eklentileri için ayrı ayrı yapılmalıdır. Bu çalışmaları ağırlıklı olarak İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Sorumlusu ve varsa Çevre Mühendisi önderliğinde bütün çalışanlar yapmalıdır. Tehlike kaynaklarına yönelik çalışmalar da Hatalı durumları ortaya çıkarır. İş kazalarını ve ağırlıklı olarak ta Olağan Dışı Durumları (= Acil Durumlar) önceden saptamaya yönelik bir çalışmadır. Bu çalışmadan elde edilen veriler tabloya işlenebileceği gibi rapor şeklinde de hazırlanabilir. Ne olur? Nerede olur? Nasıl olur? Ne zaman olur? İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 104

105 Neden olur? Olursa ne olur? Ne var? Nerede var? Neden var? Nasıl? gibi sorularla sorgulayarak olası tehlike kaynakları saptanmış olur. Tehlike kaynakları saptandıktan sonra bir plan yapılarak düzeltici ve önleyici çalışmaları başlatmak gerekir. İnsana yönelik çalışmalar İş Kazaları kader değildir, rahatlıkla önlenebilir. İş kazalarını önleyebilmenin bir yolu da (belki de en önemli yolu) çalışanı anlamaktan geçmektedir. Üretimin en önemli elemanı insandır, isteyerek kaza yapmaz. Kimi zaman, iş kazalarının nedeninin eğitim eksikliği olduğu söylenir, oysa salt eğitim vermeyle iş kazalarını önleyemeyiz. Yalnızca, yasalara uygun iş ortamı yaratılması de yeterli değildir. Çalışanı irdelemek ve anlamak gerekir. Çalışanın ruhunda oluşmuş veya oluşabilecek fırtınaları dindirmeden iş kazaları hiçbir zaman önlenemez. Çalışan kişi kendisine değer verildiğini hissedebilmelidir. Çalışan kişi her şeyden önce bir insandır, sosyal bir yaratıktır. Onu hatalı davranışlara iten bazı nedenler vardır. İnsanın doğasını, insanın psiko-sosyal yapısını incelemeden insan kaynaklı iş kazalarını anlayamayız ve önleyemeyiz. İş kazalarını önlemek için iş kazalarının doğasını anlayabilmek ve çözüm üretmek için bilimsel yaklaşımlarda bulunmak gerekir. İnsan neden İş kazası yapar, ne zaman kaza yapar, gibi sorulara yanıt aramak gerekir. Önlemek için: Ne yapmalı, Neden yapmalı, Nasıl yapmalı, Ne zaman yapmalı, Nerede yapmalı,...şeklindeki soruları sorarak bunlara yanıt aramalıdır. Kazalıyı hatalı davranışa iten nedenler arasında sayabileceklerimiz ; Kişilik sorunları (tıbbi) Eşi ile ilişkileri İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 105

106 Çocukları ile ilişkileri Akrabalık ilişkileri Komşuluk ilişkileri İşi ile ilgili sorunları Çalışma arkadaşları ile ilişkileri Amirleri ile ilişkileri Ekonomik sorunları Sağlık sorunları Bu ilişkiler içindeki olası bütün olumsuzluklar işi sahiplenme duygusunu yok eder. Kişilik sorunları (tıbbi); Bazı kaynaklarda insanların kişilik yapısındaki bozuklukların suç işleme, kaza yapma gibi eğilimleri artırdığı söylenmektedir. Bu konuda ruhbilimciler daha aydınlatıcı açıklama yapabilirler. Eş ile ilişkiler Kişilik sorunları İşyeri ve İş ile ilgili sorunlar Çocuklar ile ilişkiler Hatalı davranış Arkadaş ilişkileri Akrabalık ilişkileri Sağlık sorunları Komşuluk ilişkileri Amirleri ile ilişkileri Ekonomik sorunlar Şekil 10 Hatalı Davranışa İten Nedenler Eşi ile ilişkileri; Eşlerden ikisinin de çalışıyor olması ile yalnızca birinin çalışıyor olması bile eşler arasındaki ilişkilerde belirleyici bir etkendir. Ailede reisin kim olacağından kimin maaşının daha fazla olduğuna, eşlerden birinin diğerini aldatmasından aradaki kültür farklılığına kadar bir dizi etken çalışan insanın dünyasında fırtınalar estirir. Çalışan kişi sabah evden çıkarken, eşi ile arasındaki, çözememiş olduğu bir sorunu kafasında İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 106

107 işyerine taşıyacak ve elbette dalgın olacaktır. Çünkü aklı işinde değil, çözüm bekleyen özel sorunundadır. Dikkat gerektiren veya ardışık işlem gerektiren bir iş yapıyorsa; İş kazası her an kapıdadır. Çocukları ile ilişkileri; Çalışan kişi ile çocukları arasındaki ilişki de olumsuz davranışlarda önemli bir etkendir. Çalışan kişinin baba olduğunu varsayalım. Günün birinde çocuğuna söz verebilir; Oğlum, kızım, bu yıl sınıfını geç sana bisiklet alacağım. Veya bilgisayar alacağım. Belki baba, o anı kurtarmak için bu sözü vermiştir, belki de gerçekten söz vermiştir. Ama çocuk bu sözü daima ciddiye alır. Çünkü sözü veren kişi babadır, örnek alınması gereken bir modeldir, baba yalan söylemez. Bir yıl boyunca kendisine alınacağı sözü verilen nesnenin hayali ile yaşar ve sınıfını geçer. Ardından o klasik soruyu sorar; Baba, söz vermiştin, bisikletimi ne zaman alacaksın? Oysa henüz toplu iş görüşmeleri sonuçlanmamıştır, daha buzdolabının taksitleri bitmemiştir. Baba sözünü tutamamış olmanın ezikliğini çocuğuna karşı hep yaşayacaktır. Bu eziklik bilinç altında onunla beraber evden işe, işten eve hep gidip gelecektir. Çünkü çocuğuna karşı küçük düştüğünü hissedecektir. Artık iş kazasına açık durumdadır. Sağlık ve Ekonomik Sorunları Kendisi veya bir yakını hasta olabilir. Belki de bu hastalığının çaresi yoktur. İlaç alacak parası olmayabilir, belki de ödeme günü gelen borcunu karşılayacak parası yoktur. O sırada kullandığı bir ilaç, alkol, uyuşturucu vb alışkanlıkları olabilir. Bunların hepsi de davranışları olumsuz etkileyebilir. Bu durumdaki kişi iş kazasına tamamen açık durumdadır. Akrabalık ilişkileri; Eve alınan nesnenin, örneğin televizyonun son taksiti de ödenmiştir, artık bir süre borca girilmeyecektir. Genelde hep böyle kararlar alınır. Tam rahat edecekken, uzaktaki veya yakındaki bir akrabadan telefon gelir. Aman, çok sıkışık durumdayız, ne olur biraz destek olun. Veya, ev alıyoruz, bankadan kefil istediler, aklımıza siz geldiniz. Tam da iki tarafı kirli değnek örneği. Bir tarafta kendisi, öbür tarafta akrabası. Bu ikilem bilinç altına girer ve kişi yine kazaya açık duruma gelir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 107

108 Komşuluk ilişkileri; Komşuluk ilişkilerinin insan yaşamındaki önemi büyüktür. Ata sözlerimize bile konu olmuştur; Ev alma komşu al. Bu konuda değişik örnekler verilebilir, senaryolar üretilebilir. Kişi eve yorgun gelmiştir, balkonda oturup bir çay içecektir veya rakısını yudumlayacaktır. Tam da bu sırada üst kattaki komşu örtülerini balkondan silkelemez mi?. Artık sinirler gerilmiştir. Kişi vardiyalı çalışıyordur. Bir vardiya sonu eve yorgun gelmiş ve hemen uyuyarak dinlenmek istiyordur. Yatmış, tam gözlerini kapamak üzeredir, üst kattaki çocuklar evde top oynamaya başlamışlar. Veya, alt kattaki çocuğun doğum günüdür ve bütün arkadaşlarını çağırmışlar. Müzik setinin sesi sonuna kadar açılmıştır. Artık uyumak olanaklı değildir ve bir sonraki vardiyaya uykusuz ve yorgun olarak gidilmesi gerekmektedir. Apartmanda bir komşu vardır ve aidatları hep geciktirmektedir. Üst kattaki komşu bahçe çiti için payına düşeni ödememektedir. Ben bahçeyi kullanmıyorum ki diye gerekçesi vardır, ve kendince haklıdır. Alt kattaki komşu akan çatının tamiri için kendi payına düşeni ödememektedir. Ben çatıyı kullanmıyorum demektedir. Bu tür olaylar da çalışan kişinin ruhsal dünyasında fırtınalar estirir ve kişi iş kazalarına karşı açık duruma gelir. Çalışma arkadaşları ile ilişkileri; Kişiler en az günde sekiz saat çalışmak durumundadırlar. Çoğu zaman işyerinde geçen süre evde aile bireyleri ile birlikte olunan süreden fazladır. Çalışan kişiler arasındaki arkadaşlık ilişkileri çoğu zaman dikkate bile alınmaz. Çalışma arkadaşları ile olumsuzluk yaratan ilişkilere verilecek örnekler çoktur; Arkadaşlar arasında kefil olma, borç verme gibi alacak verecek ilişkisi çok yaşanır. İşe iki kişi aynı anda girmiştir. Zaman içinde biri terfi ederek diğerinin başına amir olmuştur. Terfi edemeyeni olumsuz bir duyguya kapılır; Daha tornavida tutmasını bilmiyordu, işi ona ben öğretmiştim, şimdi başıma amir oldu. Su parasını yatırmak için izin istedim vermedi Zamlarda veya primlerde ufak bir fark ortaya çıkmıştır. Az zam alan yine olumsuz duygulara kapılır. Bu olumsuz duygular kişiyi iş kazalarına karşı açık duruma getirir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 108

109 İşi ile ilgili sorunları; İşyerindeki kötü çalışma ortamı ve koşulları, işyerinde kullanılan bazı kimyasal maddeler, ergonomik düzensizlikler de kişiyi olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, kişi, yaptığı işi sevmiyor olabilir. Ben bu işi yapacak adam değilim ama ne yapayım ki ekmek parası için çalışıyorum. Keşke okusaydım da bu işi yapmasaydım. tarzında olumsuz duygular yaşıyor olabilir. Sonuçta işi sahiplenme duyguları zayıflar ve kişi iş kazalarına karşı açık hale gelir. Amirleri ile ilişkileri; Çalışan kişiler bazen de amirlerinden hoşnut değillerdir. Adam bütün angaryaları bana yaptırıyor. Arkadaşımla benim aramda ayrımcılık yapıyor. Benden hoşlanmıyor. Bana kafayı taktı, ilk fırsatta beni işten çıkaracak tarzında düşüncelere kapılabilirler. Bazen daha da ile giderek; Bana piyangodan büyük ikramiye bir çıksın, önce şefime bir yumruk atacağım, ardından da müdürüme iki laf söyleyip işi bırakacağım tarzında konuşmalar samimi arkadaş grupları arasında konuşulabilmektedir. İnsanların iç dünyalarına girildiğinde, kitaplara sayfalar dolusu konu olabilecek malzeme bulmak olanaklıdır. İnsanın iç dünyasındaki olumsuzluklar sonuç olarak davranışlarına yansımaktadır. İşinden, arkadaşlarından, işverenden, işyerinden ve kendisinden intikam alma duygularını bastırmakta güçlük çeken kişiler kazalara açık hale gelmektedirler. Beşeri ilişkileri güçlendirmek İşyeri dışında da sosyal olmak gerekir. Yalnızca ticari amaçla değil, sosyal ilişkileri güçlendirecek çalışmalar da yapılmalıdır. Şirketin yalnızca çalışanlarına karşı değil, müşterilerine ve kurulmuş olduğu bölgenin insanlarına, komşu tesislere ve sonuçta Ülkemize karşı da prestij sorunları vardır ve güçlendirilmelidir. Çalışan kişiler işyerinden söz ederken çalıştığım yer şeklinde değil, aksine benim işyerimde diye söz etmeleri gerekir. Benim işyerimde sözcükleri ile konuşmaya başlayan kişi işyerini seviyor, kendisini işyerinin bir parçası gibi benimsiyor demektir. Bu duygularla çalışan kişi işyerini hep koruma güdüsü ile hareket edecektir. Bu ve bir önceki konuda anlatılanlar ile ilgili olarak Ülkemizin sosyologlarına, psikologlarına ve işverenlere büyük görevler düşmektedir. Bir fabrika kimin olursa olsun, bir değer ürettiği sürece toplumun malıdır ve korunmalıdır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 109

110 Acil Durum Planlaması Tehlike kaynaklarına yönelik olarak yapılan risk analizleri; Olası acil durumları önceden saptamaya yardımcı olmaktadır. Günün birinde yaşanabilecek Olağan Dışı durumlarda, yani acil durumlarda, yanıt verebilme ve baş edebilme kapasitesi artırılmalıdır. Bunun için de önceden Acil Durum Planlaması (ADP) yapılmalıdır. Gerçekçi ve uygulanabilir bir Acil Durum Planı yapıldığında; Zararlar ya hiç olmayabilir veya en aza indirilebilir. Acil durum planları; Olası bütün olağandışı olayları önceden öngörmelidir, Uygulanabilir olmalıdır, Gerçekçi olmalıdır, Yerleşim bölgelerine olan uzaklıkları dikkate almalıdır, Ulaşım durumunu dikkate almalıdır, Sağlık tesislerine olan uzaklıkları dikkate almalıdır, Havaalanlarına olan uzaklıkları dikkate almalıdır, İtfaiye teşkilatlarına olan uzaklıkları dikkate almalıdır, Demiryolu ulaşımına olan uzaklıkları dikkate almalıdır, Denizyolu ulaşımına olan uzaklıkları dikkate almalıdır Şirket dışındaki Risk Noktaları ve komşu tesislerin üretimlerini belirlemelidir, Meteorolojik ortalamaları belirlemelidir, Deprem durumu ve Jeolojik yapıyı belirlemelidir, Hava ulaşım koridoru altında olunup olunmadığını belirlemelidir, Şirket içi ve şirket dışı riskleri bütün ayrıntıları ile değerlendirmelidir, Şirket içinde yararlanılabilecek insan kaynaklarını belirlemeli ve organize etmelidir, Şirket içinde kullanılabilecek donanımları belirlemeli ve organize etmelidir, Şirket dışından yararlanılabilecek Özel, Tüzel ve Resmi Kurumları önceden belirlemelidir, Şirket dışından yararlanılabilecek bütün kaynakları organize etmelidir, Acil durum hiyerarşisini önceden belirlemelidir, İşyeri içi ve dışı iletişim sistemleri ve planlarını içermelidir, Ürün, malzeme, hammadde ve gıda stokları için kritik sınırları önceden saptamalıdır, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 110

111 Sistemleri kısmen veya tamamen durdurma planları olmalıdır, Tahliye planları olmalıdır, Bütün organizasyonlar için önceden hazırlanmış protokolleri içermelidir, yukarıda sayılan bütün konuları kapsamalıdır. Şirket dışında, daha geniş bir bölgeyi ve hatta Ülkeyi kapsayan acil durumlar (ör:deprem, savaş veya genel seferberlik durumu gibi) olabilir. İlk panik ve kargaşa döneminde refleksler zayıf kalabilir. Bazen de işyerinde hiç hasar olmadığı durumda bile yolların kullanımı, kaynakların kullanımı kısıtlanmak zorunda olabilir. Bu durumda, personel işyerinde konaklamak zorunda kalabilir. Böylesi durumlar 2-3 gün sürebilir. Personelin konaklaması ve beslenmesi için önceden önlemler alınmalıdır. Dayanıklı konserve türlerinden 2-3 günlük stoklar yapılabilir. Her 6 ayda bir bu konserveler bütün personel tarafından tüketilir ve yerine yenileri konur. Kadın personel için hijyenik petlerden, içme suyuna kadar her şey 2-3 gün yetecek kadar stoklanmalıdır. Acil durumlarda görev yapmak üzere ekipler kurulmalıdır. Ekiplerin rahat ve verimli çalışabilmesi için normal hiyerarşi dışında, özel emir komuta organizasyonu olmalıdır. Ekip dışında kalan yöneticilerin yetkileri askıya alınmalı ve acil durum süresince yalnızca planlarda yer alan personelin hiyerarşisi geçerli olmalıdır. Her türlü bilgi akışı öncelikle bu ekipler arsında olmalı, her zaman tek seslilik olmalıdır. Kamuoyu ve dış birimlerle iletişim tek kanaldan sağlanmalıdır. Olası büyük acil durumlarda personel kaybı da olacağı için, organizasyonlarda yeteri kadar yedek personel belirlenmelidir. Acil durum ekipleri kendi özelliklerine göre, gerektiği şekilde donatılmalıdır. Hem ekipler, hem de personel bol bol eğitimler ve tatbikatlar yapmalıdır. Tatbikatlar sırasında ortaya çıkabilecek aksaklıklar süratle giderilmelidir. Bir işyerini ancak orada çalışan personel en doğru şekilde tanıyabilir. Dışarıdan gelecek olan yardım ekipleri şirket içindeki riskleri, prosesi hiçbir zaman şirket personeli kadar yakından bilemez. Şirket, personel ve bölge, hatta Ülke için önemi olan tesislerin kaderine terk edilmesi düşünülebilir mi? Acil durum planlaması için yapılacak özveri ve masraflar ; Yeniden kurulması büyük servetlere mal olan işyeri için gerekli midir, değil midir? Bazı yöneticilerde şöyle bir yaklaşım olabilir; Ben işyerimi sigorta ettirdim, paramı sigortadan alırım. Sigortanın ödemek zorunda olduğu para da aslında Ulusal Servet değil midir? İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 111

112 Kurulması gereken ekipler ve görevler: Acil Durum Yönetim Ekibi Acil durumlarda personel ve malzeme yönetiminden sorumlu ekiptir. Acil durum planlarının uygulamaya konması, acil durumun sona erdirilmesi veya personelin tahliyesine kadar bütün kararları alır. İç ve dış iletişimi kurar. Yangınla Mücadele Ekibi işyerlerinde mutlaka olması gereken bir ekiptir. Uygulanabilir ve verimli bir yangın sisteminin olması gerekir. Yangın söndürme sistemleri olan işyerleri için aslında yangın mücadele ekibi de olmalıdır. İşyerinde çıkabilecek bütün yangınların söndürülmesine, dışarıdan takviye alınıp alınmayacağına bu ekip karar vermelidir. Karar acil durum yönetim ekibine bildirilir ve bu ekibin lideri dış destek konusunda gerekli girişimi yapar. Bölümlerde Yangın Operasyon Elemanları Bazı ünitelerde yangın riski fazla olduğu halde, o bölümde çalışan insan sayısı az olabilir. İşyerinin her bölümünde ve her vardiyada 2-3 kişi önceden belirlenmelidir. Bu kişiler özel olarak yangın önleme ve söndürme eğitimlerinden geçmelidirler. İşyerinin değişik noktalarına gerekli yangın mücadele donanımı konmalıdır. Hangi noktada yangın başlamış ise, o bölümdeki elemanlar mücadeleyi başlatmalı ve alarmı duyan diğer personel kendilerine en yakın noktadaki donanımları alarak olay bölgesine ulaşmalıdır. Yangın bölgesine gelen bu kişiler, yangın söndürme işlemine başlamalıdırlar. Bu uygulama ile belki de işyerinin büyük bir felaketi yaşaması daha olayın başında önlenmiş olur. Dışarıdan, en yakın noktadan itfaiye ekipleri kritik olan ilk beş dakika içinde hiçbir zaman işyerine ulaşamazlar. Kritik beş dakika geçtikten sonra; itfaiye ekipleri geldiklerinde ancak ayakta kalabilen diğer birimlerin soğutma çalışmasını yapabilirler. Güvenlik Ekibi Olay bölgesinin ve işyerinin güvenliğini sağlar. Olağan dışı durumlarda, hırsızlık, yağmalama, panik ve kargaşa her zaman olasıdır. İşyerine dışarıdan yabancıların girmesini, olay yerine ilgisiz şahısların doluşmasını bu ekip önler. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 112

113 Arama Kurtarma Ekibi Olay bölgesindeki ölü, yaralı ve kayıp personeli arayarak bulur. Ancak her işyerinde kurulması pratik değildir. Donanımları neredeyse bir servet tutmaktadır. Bu ekibin eğitimleri de belli kurumlar tarafından yapılmaktadır. İşyerinde göçme tehlikesi bulunan yerlerin sağlamlaştırılması, hatta yeniden yapılması bile bu ekibin kuruluş maliyetinden daha ucuz olabilir. İlk Yardım Ekibi Yaralanmış personelin ilk yardımını yapacak olan ekiptir. Hasar Tespit Ekibi Acil durum sonrası oluşan hasarın tespiti ve gerekli resmi belgeleri düzenlemekten sorumlu olan ekiptir. Tasfiye Ekibi Ortaya çıkan hasar saptandıktan ve gerekli belgeler düzenlendikten sonra, ortamdaki enkazın kaldırılmasını sağlayan ekiptir. Ulaştırma Ekibi Olağan dışı durumlarda işyeri ile dış birimler (hastaneler, özel ve tüzel kurumlar vb) arasında, malzeme ve personel taşıması işini yapacak olan ekiptir. Gerekli görülen personeli işyeri ev ile evler işyeri arasında da bu ekip taşıyacaktır. Operasyon Ekibi Hasar gören veya devre dışı kalan sistemlerin en hayati olanından başlayarak yavaş yavaş devreye alınması için çalışan ekiptir. Sayısı, işyerindeki duruma göre birden fazla olabilir. Sosyal Hizmet ve Gıda ekibi İşyerinde mahsur kalan personelin sosyal gereksinmelerini, Resmi Kurumlarla yazışmaları, cenazelerin kaldırılmasını, yardımların kabulünü ve dağıtılmasını, dış birimlerle işbirliğini bu ekip yapar. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 113

114 Bölümlerde Tahliye Ekibi Tahliye emri verildiğinde, o bölümdeki personelin tahliyesinden sorumlu ekiptir. Alarm sistemi ve Tahliye Planlaması da acil durumlar kapsamında ele alınmalı ve değerlendirilmelidir. Sık sık alarm verilmeli ve tahliye tatbikatları yapılmalıdır. Bütün personel verilen alarmın anlamını önceden bilmeli hazırlıklı olmalıdır. Alarm sistemleri; işyerinin özelliklerine göre sesli, ışıklı veya hem sesli hem de ışıklı olabilir. İşyerinde işaretleme ve etiketleme İşyerinin bütün birimleri, taşıdıkları risklere göre standart olarak işaretlenmeli ve gerekli yerlere etiketler yapıştırılmalıdır. Bu konuda ileriki bölümlerde ayrıntılı olarak bilgi verilmiştir. Kimyasal Maddeler Kontrolü Kimyasal maddeler sanayi kuruluşlarının vazgeçilmezleri arasındadır. Binlerce kimyasal madde işyerlerinde kullanılmaktadır. Her yıl on sıfırlı liralardan fazlası kimyasal madde kazalarında yitirilmektedir. Bu olaylar kimyasal maddelerin kullanımında uyulması gereken kuralların bilinmemesinden veya yanlış kullanımdan kaynaklanmaktadır. Riskler bölümünde kimyasal maddeler ile ilgili bilgi verilmiştir Burada depolama ve kullanma ile ilgili bazı bilgiler verilecektir. İşyerinde kullanılacak kimyasalların malzeme güvenlik ve bilgi formları (MSDS=MGBF) mutlaka işyerinde bulundurulmalıdır. Bu formlardaki bilgiler bütün bölüm çalışanlarının görebileceği yerlere asılmalıdır. Formlardaki uyarılara mutlak şekilde uyulmalıdır. Kimyasal maddelerde depolama ve depo özellikleri çok önemlidir. Pek çok kaza ve hastalık depolama koşullarındaki hatalar sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bir kimyasal madde deposunun özellikleri aşağıdaki gibi olmalıdır. Oksitleyici maddeler ile yanıcı-parlayıcı maddeler ayrı ayrı depolanmalıdır. Aksi durumda, günün birinde kaçınılmaz olarak, ortaya çıkacak olan yangın veya patlamalar felakete neden olacaktır. Statik elektriğe karşı topraklama sistemi olmalıdır. Alttan ve üstten zorlu havalandırma sistemi olmalıdır. Döküntü-sızıntıların temizliği için ızgaralı vb zemin olmalıdır. Zemin çukur yapıda olup, ortadan da drenaj olmalıdır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 114

115 Drenaj, toplama kanallarına yapılmalıdır. Aydınlatmada ark yapmayacak sistem olmalıdır. Çift kapılı olmalıdır. (Acil kaçış kapısı) Yan duvarlar çatıya göre daha sağlam olmalıdır. Aşındırmaya dayanıklı boya badana olmalıdır. Zemin aşındırıcılara dayanıklı olmalıdır. Tartım sistemi olmalıdır. Uygun işaretlemeler olmalıdır. İçeride ilk yardım malzemeleri bulunmalıdır. Yangına karşı, yangın söndürme sistemleri olmalıdır. En azından uygun yangın söndürme tüpleri olmalıdır. Yangınla mücadele organizasyonu Acil durum planlamasında yangın mücadelesi ile ilgili önemli noktalar anlatılmıştı. Burada; yangınla mücadelede uyulması gereken genel temel kurallar verilecektir. Mutlaka bir yangın mücadele prosedürü olmalıdır. Bu prosedür, yangınla ilgili acil durum planlarını da içermelidir. Yangınla Mücadele Prosedürüne ve Planlarına göre hareket edilmelidir. Her işyerinin kendi yangın risklerine karşı yangın mücadele sistemi olmalıdır. Bu sistem; Yangını önleme, söndürme, uyulması gereken kuralları ve organizasyonları içermelidir. Donanımlar uygun olmalıdır. Ancak yine de aşağıdaki pratik kurallara uyulması gereklidir. Bütün birimlerin yangın riskleri belirlenmeli ve yangın yükleri hesaplanmalıdır. Kritik noktalarda ve bölgelerde, ateşle çalışma prosedürü olmalıdır. Yazılı izin alınmadan, yangın önlemleri alınmadan kesinlikle kesme, taşlama ve kaynak işlemleri yapılmamalıdır. Rüzgar arkaya alınarak müdahale edilmelidir. Hakim rüzgar yönüne göre yangının genişleme yönü belirlenir. Yangına neden olan kaynak saptanmaya çalışılır (gaz, akaryakıt, katı madde, kimyasal madde vb) ve buna göre söndürme çalışması yapılır. Özellikle kapalı alan yangınlarında ortaya çıkabilecek gazlar öldürücü olur. Bu nedenle yetkisiz ve donanımsız personel yangın alanından uzaklaştırılmalıdır. Yangını kontrol altına alabilmek ve söndürebilmek için gerekli görülen bütün ünitelerde çalışmalar durdurulmalı ve elemanlar oradan tahliye edilmelidir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 115

116 LPG Yangınlarında; Olanaklı ise yangını besleyen gaz akışı durdurulmalıdır. Tankın yakınında bulunan araç ve personel tahliye edilmelidir. Tank üzerindeki veya yakınındaki (varsa, ki olmalıdır) sabit yağmurlama sistemi kullanılarak soğutma yapılmalıdır. Yanan tank ve yakınındaki donanımlara sürekli soğutma yapılmalıdır. Aleve girme donanımı olmayan personel hiçbir zaman alevli bölgeye veya alev kaynağına girmemelidir. Akaryakıt Tanklarında Yangın; Tank yakınındaki araç ve personel tahliye edilmelidir. Köpük ve Kuru Kimyasal Tozlu yangın söndürücüler kullanılmalıdır. Kesinlikle söndürmede su kullanılmaz. Su; yalnızca çevrede yanabilecek donanımlara soğutma yapmak için kullanılabilir. Elektrik Yangınları ; CO2 tipi söndürücüler ile müdahale edilir Yangın olan ünitedeki elektrik akımı kesilir. Akım kesildikten sonra, gerekiyorsa su ile soğutma yapılabilir. Periyodik Olarak Donanım Kontrolü İşyerlerinde,her türlü makine ve donanım için bir künye ve periyodik bakım kartı hazırlanmalıdır. Yasalarda adı geçen makine ve donanım için yasal süreleri içinde ilgili birimlere periyodik muayeneler ve bakımlar yaptırılmalıdır. Yasada adı geçmeyenler için ise, o işyeri sorumluları tarafından bir periyodik muayene süresi belirlenmeli ve bu süreler içinde periyodik muayeneler ve bakımlar yapılmalıdır. İş Güvenliği Sorumlusu donanımların periyodik bakımlarını takip etmeli ve süresi içinde yapılmasını sağlamalıdır. Periyodik muayeneler mutlaka dosyalanmalıdır. Donanımlara, şekil 11 deki gibi bir künye iliştirilmelidir. Aşağıda, düzenli olarak muayene ve kontrol edilmesi gereken donanımlardan yasal zorunluluk olan en önemlileri verilmiştir. Motopomplar ; İşyerlerinde, suyu çekecek motorlu pompa ve boru tesisatı ile motopomplar her an iyi işler halde bulundurulmalıdır. Motopomplar en az 6 ayda bir defa kontrol edilmeli, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 116

117 kontrol tarihleri motopompun üzerine yazılmalıdır. Motopomplarla günde bir defa 5 dakikalık su ile işletme deneyi yapılmalıdır. Cihazın adı Demirbaş numarası Satın alınma tarihi Üretilme tarihi Üretici firma Satıcı firma Aralıklı kontrol süresi Bakım sorumlusu Şekil 11 Periyodik Bakım Künyesi Lastikli Hortumlar; İşyerlerinin uygun yerlerinde yeterli miktarda yangın hortumu bulundurulmalı, yangın hortumları ve diğer yangın söndürme tertibatının bağlantıları (rekor ve vanaları) mahalli itfaiye normlarına uygun olmalıdır. Lastik olmayan hortumlar her kullanışından sonra boşaltılıp kurutularak kontrol edilmelidir. Lastikli hortumlar en geç 3 ayda bir defa kontrol edilmelidir. Yırtık, delik ve bağlantıları bozuk hortumlar kullanılmamalıdır. Seyyar Yangın Tüpleri Seyyar yangın söndürme cihazları, en az 6 ayda bir defa kontrol edilmeli ve kontrol tarihleri cihazlar üzerine yazılmalıdır. Köpüklü tip (sodyum bikarbonat-asitli) yangın söndürme cihazları, en az senede 1 defa tamamen boşaltılıp yeniden doldurulmalıdır. Karbondioksitli, bikarbonat tozlu, karbon tetraklorürlü ve benzeri kimyasal maddeli yangın söndürme cihazları kullanımdan sonra derhal yeniden doldurulmalıdır. Buhar ve Sıcak Su Kazanları 1-İmalinin bitiminde, monte edilip kullanılmaya başlamadan önce, 2- Kazanlarda yapılan onarım veya değişikliklerden sonra, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 117

118 3- Yılda 1 defa periyodik olarak ve 4- En az 3 ay kullanılmadan beklemiş ve yeniden servise girecek ise, servise girmeden önce Yeterlilikleri Resmi Makamlarca kabul edilen teknik elemanlar tarafından kontrol ve deneyleri yapılmalı ve sonuçları sicil kartına veya defterine işlenmelidir. Basınçlı Kaplar Yeterlilikleri Resmi Makamlarca kabul edilen teknik elemanlar tarafından, kontrol ve deneyleri aşağıdaki durumlarda yapılmalıdır. 1- İmalinin bitiminden sonra, 2- Monte edilip kullanılmaya başlamadan önce, 3- Yapılan değişiklik ve büyük onarımlardan sonra, 4- En az 3 ay kullanılmayıp yeniden servise gireceklerse, 5- Periyodik olarak yılda 1 defa yapılmalıdır. Kontrol ve deney sonuçları düzenlenecek bir raporda belirtilip, bu raporlar işyerlerinde saklanmalıdır. Hava Kompresörleri Hava kompresörlerinin hız regülatörü periyodik olarak kontrol edilmeli ve her zaman çalışır ve iyi durumda tutulmalıdır. Bunlarda soğutma suyunun akışının gözle izlenebileceği bir tertibat yapılmalıdır Kompresörlerin güvenlikli çalışmalarını sağlamak üzere; 1- Kompresörlerin montajından sonra, 2- Çalıştırılmasından önce, 3- Kompresörler üzerinde yapılacak değişikliklerden sonra, 4- Büyük onarımlardan sonra, 5- Periyodik olarak yılda 1 defa, Yeterlilikleri Resmi Makamlarca kabul edilen teknik elemanlar tarafından kontrol ve deneyleri yapılmalı ve sonuçları sicil kartına veya deftere işlenmelidir. Kaldırma Makineleri ve Asansörler Kaldırma Makineleri ve araçları her çalışmaya başlamadan önce, operatörleri tarafından kontrol edilmelidir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 118

119 Çelik halatlar, zincirler, kancalar, sapanlar, kasnaklar, frenler ve otomatik durdurucular yetkili teknik bir eleman tarafından 3 ayda bir defa bütünüyle kontrol edilmelidir. Kontroller sonucu bir kontrol belgesi düzenlenmeli ve işyerinde özel bir dosyada saklanmalıdır. Tehlikeli Sıvıların Bulunduğu Tank ve Depolar Tehlikeli sıvıların bulunduğu tank ve depolar en geç yılda 1 defa kontrol edilmelidir. Onarımda bunlar tamamen boşaltılmalı, bağlantı boruları sökülmeli veya uygun kör tapalarla tıkanmalı veya yanları kapatılmalıdır. Aydınlatma Devreleri Aydınlatma devresi de dahil olmak üzere bütün elektrik tesisatı bir yılı geçmeyen süreler içinde olmak üzere yetkili elemanlar tarafından kontrol ve bakıma tabi tutulmalıdır. Düzenli Olarak Saha Kontrolü 3 ayda bir kez düzenli olarak, İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Sorumlusu ve varsa Çevre Mühendisi tarafından saha gözlemleri yapılmalı ve sonuçlar işyeri yönetimine raporlanmalıdır. Gerekli ise, düzeltici çalışmalar hemen başlatılmalıdır. Gerekli düzeltmelerin yapılıp yapılmadığı İş Güvenliği Sorumlusu tarafından kontrol edilmelidir. Standart işaretleme ve etiketleme İşyerlerinin bölümlerinde ve eklentilerinde, prosesin değişik aşamaları yaşanırken, farklı tehlikeler ve riskler söz konusudur. Çalışanların, hangi amaçla olursa olsun işyerine dışarıdan gelenlerin, alt işveren ve elemanlarının bu riskleri ve tehlikeleri bilmeleri gerekir. Bilgilendirme, uyarma, anımsatma ve talimat verme amaçlı olarak sesli ve görsel işaretler ile semboller (piktogramlar) kullanılmaktadır. Bu işaretler ve semboller Uluslar arası standarttır. Aynı zamanda, herkesin kolayca anlayabileceği şekilde tasarlanmışlardır. Tehlike ve risklerin azaltılamadığı veya önlenemediği durumlarda ve o bölümde bulunan herkesi bilgilendirmek veya uyarmak üzere bu semboller ve renklerle işaretlemelere başvurulmaktadır. Zaten, çıkarılan bir yönetmelikle de tehlikelere ve risklere karşı standart işaretleme ve İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 119

120 etiketleme yapılması zorunlu hale getirilmiştir. Bu bölümde uyarı, bilgilendirme, yasak ve tehlikelerin standart olarak nasıl gösterildiği, renklerin hangi anlama geldiği ve uygulamaların nasıl yapılması gerektiği ayrıntılı olarak anlatılacaktır. İşyerlerinde renkler ve anlamları; Kırmızı: Genel olarak tehlike anlamına gelmektedir. Ancak değişik amaçlarla kırmızı renk kullanılabilmektedir. 1- Durdurmayı, kapatmayı, durmayı veya tahliye etmeyi gerektiren tehlikeli durumları belirtmek için 2- Yangın önleme sistemleri ve donanımları ile bunların yerlerini işaretlemek için 3- Çeşitli hareket ve davranışları yasaklamak için; Kırmızı renk kullanılır. Sarı: Bir tehlike söz konusu ise; Dikkatli olunması ve önlem alınması gerektiğini belirtmek için sarı renk kullanılır. Kırmızıda olduğu gibi sarı rengin uygulanmasında da farklılıklar vardır. 1- Tehlikeli bir durum var dikkat et şeklinde uyarı yapan işaretlerde Örneğin: Dikkat yanıcı madde, dikkat yukarıdan yük düşebilir. 2- Basamaklar, alçak geçitler, engeller vb durumlarda uyarı için. Örneğin merdiven korkulukları sarı renkli olmalıdır. Mavi: Uyulması zorunlu olan kuralları belirten işaretlerde mavi renk kullanılmaktadır. Kullanılması zorunlu olan kişisel koruyucu donanımları, gidilmesi zorunlu olan yönleri ve yapılması zorunlu olan davranışları belirten işaretlerde mavi renk kullanılmaktadır. Yeşil: Güvenli durumları (Sağlık ve Güvenlik) belirtmek için de yeşil renk kullanılır. Kaçış yollarını, toplanma bölgesini, acil durum çıkışlarını, acil durum duşlarını ve İlk yardım ve kurtarma istasyonlarını belirtmek için yeşil renk kullanılmaktadır. Bu renklere temel güvenlik renkleri denilmektedir. Renklerin anlamları ve uygulama alanları İşaretlemeler ile ilgili Yönetmelikte ve ayrıca TS 7248 ve ISO 3864 te açıklanmıştır. Algılamanın %80-90 kadarı göz ile gerçekleşmektedir. Organizmanın en çok zorlanan bölümünün göz olduğu sanılmaktadır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 120

121 Gözün; Uyum Düzenleme (akomodasyon) Tespit (görüntüleme) Olmak üzere 3 temel fonksiyonu vardır. Bu fonksiyonların zorlanmadan yerine getirilebilmesi için çalışma ortamının uygun şekilde aydınlatılması ve renklerin uygun olarak kontrast yaratması gerekmektedir. Görmeyi; 1-Kişisel etkenler 2-Görme açısı 3-Bakma süresi 4-Görme keskinliği yanı sıra; 1-Çevresel etkenler 2-Cisim ile zemin arasındaki kontrast 3-Zemin ışıklılığı 4-Zeminin yapısı ve rengi 5-Bakılan cismin karmaşıklığı ve gölge 6-Ortamdaki renkler de etkilemektedir. Gözün en iyi görebileceği bakış açısı: Yatay eksenden aşağısıdır. İşaretlemelerde, özellikle de acil durum işaretlemelerinde bu duruma dikkat etmek gerekir. Kontrast: Cisim ile zemin arasındaki kontrast; Cisim ve zeminin sahip olduğu yansıtma katsayıları dikkate alınarak belirlenir. Kc=Cismin yansıtma katsayısı, Kz =Zeminin yansıtma katsayısı olmak üzere; Kc Kz Kz Bağıntısı ile bulunur. Kontrast>1 ise görme iyi olur. Fark edilmesi gereken yerlerde kontrast renkler kullanılmalıdır. Örneğin: Kapılarda, bordürlerde, direklerde ve geçitlerde kontrast renkler kullanılmalıdır. Renkler %50 oranında eşit olmalıdır. 10 Cm. kalınlığındaki çizgiler, sol alttan sağ üste doğru 45 0 lik açı ile yükselmelidir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 121

122 Siyah Sarı Siyah Beyaz Kırmızı Beyaz Mavi Beyaz Yeşil - Beyaz Şekil 12 Kontrast yaratarak en iyi fark edilebilen renk ikilileri Tehlike ve Uyarı Levhaları Bu levhalar, ortamda bir tehlikenin varlığı söz konusu olduğunda, çalışanları uyarmak ve onların dikkatini çekmek için kullanılır. Sarı üçgen zemin ve siyah üçgen çerçeveden oluşur. Siyah %35 yer kaplamalıdır. Siyah çerçeve içinde bulunan işaret, yazı veya resim içeriğine göre anlam kazanır. Levhanın altında ayrıca yazı olabilir. Şekil 13 Tehlike ve Uyarı Levhası Şekil 14 Tehlike ve Uyarı Levhaları İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 122

123 Şekil 14 te verilen işaretlerin anlamları; Sırasıyla ; Dikkat zehirli madde, Dikkat zararlı ve tahriş edici madde, Dikkat çevreye zarar veren madde Dikkat biyolojik zararlı, Dikkat yüksek voltaj ve Dikkat aşındırıcı madde aşındırıcı madde.! Şekil 15 Tehlike ve Uyarı Levhaları Sırasıyla; Dikkat patlama tehlikesi, Dikkat yanıcı madde, Dikkat oksitleyici (yakıcı) madde, Dikkat elektrik çarpabilir, Dikkat yük düşebilir, ve Dikkat işaretleri. Siyah üçgen içinde yalnızca ünlem (!) işareti varsa, dikkatli olunması gerektiğini bildirir. Ancak tehlikenin ne olduğunun da bilinmesi için tabela altında ayrıca açıklayıcı bir yazı olmalıdır. Yasak levhaları Bazı çalışma birimlerinde, bazı işlerin ve eylemlerin yapılması veya bazı maddelerin ve malzemelerin bulundurulması ya da kullanılması yasak olabilir. Bu durumda yasaklama işaretleri ve levhaları kullanılır. Beyaz zemin üzerinde kırmızı bir daire ve 0 sağ alttan sol yukarıya doğru 45 lik açı ile uzanan kırmızı bir kuşaktan oluşur. Kırmızılar tabelanın % 35 ini kaplamalıdır. Kırmızı kuşağın altında yer alan işi veya eylemi yapmak, malzeme veya maddeleri bulundurmak yasaktır anlamını taşır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 123

124 Şekil 16 Tehlike ve Yasak Levhası Şekil 17 Tehlike ve Yasak Levhaları Anlamları; Dikkat izinsiz girmek yasaktır (Dur), Dikkat cep telefonu kullanımı yasaktır, Forklift girmesi yasaktır ve Yük asansörüne binmek yasaktır. Kırmızı renk ayrıca yangın işaretlerinde de kullanılır. Şekil 18 Yangın bilgi levhaları Anlamları; Yangın tüpü burada, Yangın hortumu burada ve Yangın alarm düğmesidir. Görüldüğü gibi, kırmızı renk yasak dışında da kullanılmaktadır. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 124

125 Bilgi levhaları : Sağlık ve güvenlikle ilgili bilgiler verir. semboller vardır. Yeşil zemin içinde beyaz renkli yazı ve Şekil 19 Sağlık ve Güvenlik işaretleri Üstteki iki resimde acil kaçış kapılarının yönleri belirtilmektedir. Alttaki resimlerde ise sırayla; Acil göz duşu, normal duş ve İçme suyu olduğu belirtilmektedir. Zorunlu hareket işaretleri İşyerlerinde; İşin ve risklerin özelliklerine göre, uyulması ve uygulanması gereken kurallar ve eylemler olabilir. Bunlar, herkesin kolayca anlayabileceği şekilde tasarlanmış şekil ve sembollerden oluşmuştur. Şekil ve semboller yanı sıra, yazı ile de anlamları güçlendirilebilir. Zemin mavi renkte ve yuvarlak, içinde de beyaz renkli şekil, sembol (piktogram) veya yazı vardır. Beyaz şekil veya yazıda ifade edilen eylemin yapılması gereklidir anlamını taşır. Mavi renk en az %50 yer kaplar. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 125

126 Şekil 20 Zorunlu Hareket Levhası Örneği Zorunlu hareket levhaları; Uyulması, ve dikkat edilmesi gereken kuralları, olası tehlikeleri haber veren işaretlerdir. Şekil 21 Zorunlu Hareket ve Bilgi Levhaları Soldan sağa doğru anlamları; Toz maskesi takınız, statik elektriğe karşı ayakkabı giyiniz, tüpü zincirle bağlayınız, Yük asansörüdür, Koruyucu çizme giyiniz. Koruyucu gözlük ve kulaklık takınız, Koruyucu eldiven giyiniz, Kulaklık takınız, Elinizi dezenfekte ediniz, İş önlüğü giyiniz. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 126

127 Baret ve kulaklık kullanınız, Baret ve gözlük kullanınız, Filtreli kaynak siperliği kullanınız, Yüz siperliği kullanınız ve Hareketli parçalara saçınız takılabilir. Boru tesisatında renkler: Borular; içinden gaz veya sıvı halindeki akışkanların geçtiği malzemelerdir. Akışkanlığın sürekli sağlanması nedeni ile boru tesisatı her zaman tercih edilen bir taşıma yöntemidir. Boru tesisatındaki borular, vanalar, supaplar ve bunlarla ilgili parçalar, içinde taşıdıkları maddelere göre ayrı renklerde boyanmalı ve kolay görülebilen yerlere belirti işaretler konulmalıdır. Kollu veya saplı vana ve muslukların üzerinde, bunların açık veya kapalı olduklarını gösteren işaret veya tertibat bulunmalıdır. Otomatik vanaların üzerlerinde, bunları gerektiğinde el ile çalışır duruma getirecek bir tertibat bulundurulmalıdır. Bunların yapılması yasal zorunluluktur. Karmaşık bir boru sistemi olan tesiste standart renkte boyama ve işaretleme yapılmazsa neler olur? Başta yangın olmak üzere, göçük veya başka bir acil durumda, borulardan geçen akışkanları durdurmak gerekebilir. Hangi borudan hangi akışkanın geçtiği belli olmadığında acil durumu yaratan olayın vereceğinden çok daha büyük hasar meydana gelebilir. Olası bir göçük durumunda enkaz altındakileri aramak için çalışan kurtarma ekipleri de borulardan çıkabilecek kaçaklar nedeniyle zor durumda kalabilir. Doğanın aşındırıcı etkisine karşı koruyucu olması için, bir tesis kurulurken zaten borular boyanmaktadır. Bu aşamada, kullanılan boyayı standart renklerde seçmelidir. Bazı borular özel olarak kaplanmış durumdadır ve boyama yapılamayabilir. Bu durumlarda da belli aralıklarla, borularda, tanıtım rengi denilen standart renklerde bantlar kullanılmalıdır. Duvar ve benzeri engelleri geçtikleri yerlerde, vanalar, supaplar ve musluklar ile bağlantı yerlerinde temel tanıtım renkli 15 Cm. bantlar yapılmalı, ve akış yönü standart renklerde oklarla gösterilmelidir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 127

128 RAL 6017 Sıvı haldeki su RAL 8011 Makine yağları RAL 6016 Sert su RAL 3000 Yangın Söndürme suyu RAL 6018 Yumuşak su RAL 1006 Gaz boruları RAL 6019 İçme suyu RAL 4005 Asit ve alkali Şekil 22 Borularda Kullanılabilecek Tanıtım Renkleri RAL 5015 Hava boruları RAL 5012 Enstrüman havası RAL 5017 Normal basınçlı hava RAL 9006 Su buharı RAL 6011 Azot boruları RAL 7002 Havalandırma ve tahliye boruları RAL 9003 Akaryakıt RAL 9011 Diğer borular RAL 2003 Buhar boruları için bant rengi Şekil 23 Borularda Kullanılabilecek Tanıtım Renkleri İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 128

129 UYGULAMALAR Yangın söndürme suyu Yangın suyu Sulandırılmış nişadır NH4OH Yıkama suyu Akış Yönü Tanıtma renkleri ve kod işaretleri örnekleri Asetilen Oksijen O 2 Hidrojen H Motor yağı Doğal gaz Mazot Şekil 24 Borularda temel tanıtım renkleri ve kod işaretleri uygulaması Baretlerde renk uygulaması: Çeşitli bakım, onarım, montaj veya demontaj sahasında birbirinden çok farklı görevde ve statüde personel çalışıyor olabilir. Buradaki kişilerin baret kullanması İş Sağlığı ve Güvenliği açısından zorunludur. Uzaktan bakıldığında, çalışan personelin en azından statülerinin anlaşılabilmesi için baret renklerinden yararlanılır. Yaptıkları işlere göre de yetkilerinin uygun olup olmadığının anlaşılması için kullanılan baret renklerinden ayrım yapılması olanaklı olur. Beyaz :Yönetici, Mühendis ve Misafir Sarı :İşçi Yeşil :Sağlık Personeli Kırmızı :Yangın, İş Güvenliği ve Kalite Kontrol elemanları Mavi :Bakımcılar Turuncu :Ustabaşı ve Teknisyen tarafından kullanılan baretlerde uygulanacak renklerdir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 129

130 Resim 1 Baretlerde Standart Renk Uygulaması Gaz ve buhar filtrelerinde renkler: Gaz ve buhar filtrelerinde de renk standardı uygulanmaktadır. Renklerin yanı sıra koruma yaptıkları kirleticilere göre de A, B, E ve K harfleri de kullanılmaktadır. A harfi ve kahverengi renk; Organik gazlara ve buharlara karşı korumayı B harfi ve gri renk; İnorganik gaz ve buharlara karşı korumayı E harfi ve sarı renk; Asit özellikteki gaz ve buharlara karşı korumayı K harfi ve yeşil renk; Amonyak ve türevlerine karşı korumayı garanti eder. Bir gaz veya buhar filtresi üzerinde bu renklerden biri veya birkaçından oluşan bir bant vardır. Bu bantların rengine göre yukarıda açıklanan kirleticilere karşı koruma sağlanıyor demektir. Filtre üzerinde kahverengi, yeşil ve gri renk varsa, ayrıca ABK harfleri de yer almalıdır. Eğer sarı ve yeşil renkli bant varsa EK harfleri de yer almalıdır. Kişisel koruyucular bölümünde diğer özellikler ayrıca anlatıldığı için burada yalnızca renk ve harf standartlarından söz edilmiştir. Kimyasal maddelerde de tehlike işaretleri kullanılmaktadır. (Bakınız Şekil 3) İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 130

131 A - Organik Gaz/Buhar Tetraclormethane B - İnorganik Gaz/Buhar chlorine, hydrogen sulphide, hydrogen cyonide E - Asit Gaz / Buhar Sulphur dioxide K - Amonyak &Türevleri Ammonia Şekil 25 Gaz ve Buhar Filtrelerinde Renkler NEM, ESİNTİ TERMAL KONFOR Çalışma ortamındaki nem, esinti ve termal konfor mutlaka standart sınırlar içinde olmalıdır. Standart dışı değerler; Çalışma konforunu ve temposunu olumsuz etkiler. Uygun olmayan koşullarda, insanın düzenleme ve dengeleme sistemleri bir süre için olumsuzlukları tolere edebilir. Vücuttaki ısı transferi; Konveksiyon Kondüksiyon Radyasyon Buharlaşma olmak üzere 4 yolla gerçekleşir. Konveksiyon: Cilt ile üzerine yayılan hava arasında gerçekleşir Kondüksiyon: Temas ederken gerçekleşir Radyasyon:Sıcak cisimden soğuk cisme doğru yayılma ile olur. Buharlaşma:Vücuttan buhar şeklinde (ter, solunum) su kaybıyla gerçekleşir.(nemli havalarda buharlaşma azalır ve terleme artmış görünür. Kuru havalarda da terleme fark edilmez). İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 131

132 1. Patlayıcı maddeler 2.1- Yanıcı gazlar 2.2- Yanmayan, 2.3-Toksik gazlar toksik olmayan gazlar 3-Yanıcı sıvılar 4.1-Kolay tutuşabilen katılar 4.2-Kendiliğinden 4.3-Su ile kolayca tutuşan temasta katılar kolay tutuşan gaz gaz çıkaran katılar 5.1- Oksitleyiciler 5.2-Organik peroksitler 6- Toksik ve enfeksiyöz madde 7- Radyoaktif maddeler 8-Aşındırıcı maddeler 9-Değişik tehlikeli maddeler Şekil 26 Kimyasal Maddeleri Taşıyan Araçlarda Bulunması Gereken Uluslar arası Kimyasal Madde Tehlike Sembolleri İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 132

133 WHO tarafından önerilen nem ve hava akım hızları ; NEM : C de %45 65 HAVA AKIM HIZI Rahatlatıcı : m/sn Rahatsız edici: 0.5 m/sn Uluslar arası standartlara göre ; Vücut sıcaklığının 38 0 C üzerine çıkmaması veya 1 saatte 1 0 C den fazla yükselmemesi önerilmektedir. HAVA AKIMI Oturarak yapılan çalışmalarda 0,3 m/sn, İnce işlerde 0,1 m/sn olması tercih edilmelidir. Radyant ısı için ortalama değer 18,3 0 C olması istenir. Üst sınır 20 0 C, alt sınır 16,7 0 C dir. Glob termometre ile ölçülür. Efektif sıcaklık:hava sıcaklığı, havanın nem oranı ve hava akım hızının beraberce kişi üzerinde yarattığı sıcaklık etkisine denir. Çalışanlar üzerinde eşit sıcaklık etkisi yaratan bu 3 değişkenin bileşimlerine eşdeğer efektif sıcaklık denilmektedir. Ölçülen değerler, Namogramlar üzerinde işaretlenir ve hissedilen değer bulunur. Ancak, günümüz teknolojisinde, elle hesap yapmaya gerek bırakmadan hissedilen değerleri hesaplanmış olarak gösteren cihazlar yaygın olarak bulunmakta ve kullanılmaktadır C sıcaklık ve %25 nem oranı ve 0,1 m/sn hava akım hızına sahip ortam ile, 27 0 C sıcaklık ve %75 nem oranı ve 0,1 m/sn hava akım hızına sahip ortam çalışanlar üzerinde aynı sıcaklık etkisi yaratır. Yüksek sıcaklıkta; Nabız yükselir, Sinirlilik duygusu artar, Kan dolaşımı hızlanır, Terleme artar, Tuz ve sıvı kaybı meydana gelir, ısı krampları, susuzluk duygusu, Dikkat azalması, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 133

134 LDH, CPK, SGOT, SGPT artar, Fiziksel ve zihinsel verim düşüklüğü, Ortaya çıkar ve hata yapılmaya başlanır. Sonuçta iş kazalarına açık hale gelinir. Düşük sıcaklıkta; Soğuk algınlıkları, Donma, Soğuk yanıkları, Dikkat azalması, hata artışı, iş kaza riski artışı, El ayak parmaklarındaki donma, nedeni ile verim düşer ve tepki yeteneği azalmış olur. Ortam sıcaklığı ile iş kazaları ilişkisi Kaza sayıları C Çalışma biçimine göre ortam sıcaklıkları Oturarak çalışmalarda Ayakta hafif çalışmalarda Ayakta ağır çalışmalarda Ayakta çok ağır çalışmalarda C C C C Şekil 27 Ortam Çalışma Sıcaklıkları ve Sıcak Ortam İş Kazası İlişkisi Sıcak çarpması:termoregülasyon yeteneğinin yitirilmesi ile terlemenin durduğu, acil olarak vücut soğutulmazsa sürekli beyin hasarı veya ölümün kaçınılmaz olacağı bir durumdur. Terleme durur, derin vücut sıcaklığı artar, baş ağrısı-dönmesi, bulantı, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 134

135 kusma, bitkinlik, aşırı sinirlilik ve saldırganlık veya tam hissizlik, dispne, görme bozukluğu, anüri, dolaşım bozukluğu ve akciğer ödemi gelişir. Adalelerde seğirmeler, bilinç kaybı ve koma oluşur. Kanda; SGOT, SGPT, LDH artar ve iç kanamalar olur. Ölüm kaçınılmazdır. Güneş çarpması:sıcak çarpmasına benzer.güneşin UV ışınlarından baş ve boyun etkilenmiştir. Nörolojik belirtiler ön plandadır. Baş ağrısı, idrar sıkışması, ense sertliği, kasılmalar, filiform nabız, hipertermi ve koma gelişir. AYDINLATMA Verimli bir çalışma yapılabilmesi için, çalışma ortamında uygun aydınlatma sağlanmalıdır. Uygun aydınlatma nasıl olmalıdır? Aydınlatma türünün seçimi, doğal aydınlatma, yapay aydınlatma, Aydınlatma araç ve türünün seçimi, Aydınlatma araç ve lamba sayısının seçimi, Aydınlatma araçlarının düzeninin saptanması, şeklinde planlama yapılmalıdır. Doğal aydınlatma güneş ışığı ile yapılır. Yapay aydınlatma ışık kaynakları kullanılarak yapılır. Yapay aydınlatma; Genel aydınlatma, Yöresel aydınlatma, Genel aydınlatma ile destekli yöresel aydınlatma şeklinde yapılır. Aydınlatma araç ve sayılarının belirlenmesi: N 1 =Aydınlatma araçlarının sayısı N 2 =Her bir aydınlatma aracındaki lamba sayısı I =Aydınlatma düzeyi L X (Aydınlatma birimi lux tür.) A =Aydınlatılan alan m 2 L =Lamba için lümen değeri (ışık akısı birimidir.) İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 135

136 N 1 = I x A N 2 x L Bağıntısı ile armatür sayısı hesaplanır. Lümen değerleri değişik tablolarda verilmiştir. 60 watt için lümen değeri 860, 100 Watt için 1740 ve 40 watt flüoresan için 3150 dir. Kir, is vb nedenlerle ışık kaynakları kararacağı için bulunan armatür veya lamba sayısını 2 kat olarak uygulamakta yarar vardır. Aydınlatma araçlarında düzen saptama: Doğrudan doğruya objeyi veya iş alanını aydınlatmalı, yansıma ve parlamalardan kaçınmalıdır. Aydınlatma araçları arasında olması gereken uzaklık aydınlatılan yüzey yüksekliğinin 1,5 katını geçmemelidir. (ör.yükseklik 2 m ise armatürler (lambalar) arası mesafe 3 m olmalıdır. Gerektiğinde bu mesafe azaltılabilir. Işık, sağ elini kullananlar için arkadan ve soldan gelmelidir. Buradaki amaç: Yansımaları, gölgeleri ve parlamaları engellemektir. KİŞİSEL KORUYUCU DONANIMLAR Bilindiği gibi, işyerlerinde çeşitli riskler söz konusudur. Bu riskler gerçekleştiğinde ise, çalışanlar açısından sonuçları iş kazası ve meslek hastalığı olarak kendini göstermektedir. Çalışanları bu tehlikeden korumak amacıyla normal giysiler dışında bazı malzemelerin kullandırılması söz konusudur. Çalışan kişileri meslek hastalığı ve iş kazalarına karşı korumak ve çalışmayı daha ergonomik hale getirmek amacıyla kullanılan bu malzemelere kişisel koruyucu donanımlar denilmektedir. Kişisel koruyucu donanımlar için değişik tanımlar kullanılmaktadır. Tanımı nasıl yapılırsa yapılsın sonuç olarak amaç; Çalışanı sağlık ve güvenlik yönünden korumaktır. Sosyal yardım amacıyla verilenler dışında kalan kişisel koruyucular ve giyim malzemeleri işverenin malıdır. Bunlar; işyerinde, yalnızca amacına uygun olarak kullanılmak zorundadır. Kişisel koruyucu donanımların hangi şartlarda ve kimler tarafından kullanılması gerektiği konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca özel bir yönetmelik çıkarılmıştır. (Bakınız Yönetmelikler sayfası) Ayrıca İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 136

137 89/686/EEC kişisel koruyucu direktifine göre hazırlanmış, kişisel koruyucularda TS EN kodları ve CE uygulamasına yönelik tebliğ de yayınlanmıştır. Bu tebliğe ve söz konusu direktife göre kişisel koruyucular üç grup içinde incelenmektedir. 1-Kategori I Tasarımcı tarafından, kullanıcının kendisinin değerlendirebileceği kabul edilen, tedrici olarak ortaya çıkan ve zamanında farkedilebilir derecede düşük düzeydeki risklere karşı koruma sağlayan basit yapıdaki kişisel koruyucu donanımlar, Kategori-I olarak sınıflandırılır. 2-Kategori II Kategori-I ve Kategori-III'ün dışında kalan tüm kişisel koruyucu donanımlar, Kategori-II olarak sınıflandırılır. 3-Kategori III Tasarımcı tarafından, ani olarak ortaya çıkabilecek tehlikeleri, kullanıcının zamanında fark edemeyeceği düşünülen durumlarda ve hayati tehlike oluşturarak, sağlığa ciddi şekilde ve geriye dönüşü mümkün olmayacak derecede zarar verebilecek risklere karşı koruma sağlayan karmaşık yapıdaki kişisel koruyucu donanımlar, Kategori III olarak sınıflandırılır. Kategori III içinde sayılan Kişisel Koruyucular Kitabın esas konusu bu malzemelerdir. Çalışanları ortam riskleri ve tehlikelerine karşı, başka bir deyişle iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı korumak üzere çalışanlara işveren tarafından verilmesi zorunlu olan malzemelerdir. Eğer kişisel koruyucu donanımların seçimi yanlış yapılırsa veya amaca uygun olarak kullanılmazlarsa, kesinlikle, koruyucu özellikten söz edilemez. OSHA ve Bureau of Labor Statistics (BLS) raporlarına göre (Ülkemizde bu konuda yeterli veri ne yazık ki yok. Bu nedenle yabancı yayınlara başvurulmaktadır.) kişisel koruyucular kullanıldığı halde, pek çok iş kazasının sonucunda, yine de yaralanmaların olduğu görülmektedir. Peki, kişisel koruyuculara rağmen neden yaralanma oluyor? Yanıtı çok basit; Ya koruyucunun koruma kapasitesi aşılmıştır, ya yanlış seçim yapılmıştır ya da hatalı kullanılmıştır. Öncelikle bilinmesi gerekir ki; KİŞİSEL KORUYUCU DONANIMLAR; Tehlikeyi yok etmez, tehlikeden olumsuz etkilenmeyi önler veya en aza indirir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 137

138 KİŞİSEL KORUYUCU DONANIMLAR; Zarar verici etkenlere maruz kalma olasılığını azaltmak veya en aza indirmek için kullanılır. KİŞİSEL KORUYUCU DONANIMLARIN ; Koruma gücünün de bir sınırı vardır. YANLIŞ SEÇİLEN KİŞİSEL KORUYUCU DONANIMLAR; Ekonomik kayıplara da neden olmaktadır. Çünkü şirketin maddi kaynakları boşuna israf edilmiştir. İşyerlerindeki risklere karşı sırasıyla; 1-Riski ortadan kaldırmak 2-Riski izole etmek (sınırlandırmak) 3-Toplu korumaya öncelik vermek 4- Kişisel koruma yapmak şeklinde sıralanabilecek bir uygulama yapılmalıdır. Kişisel koruyucu donanımları seçilmesi kullanılması için uyulması gereken kurallar ve bilinmesi gereken ayrıntılar vardır. Bir işyerinde kişisel koruyucu donanımlar baş vurulacak en son koruma yöntemi olmalıdır. Eğer bütün önlemlere rağmen, çalışanların sağlık ve güvenlikleri tehdit altındaysa veya teknolojik olarak çalışma ortamında ve donanımlarda değişiklikler yapılamıyorsa son çare olarak korumayı kişiselleştirmek gerekir. Bu aşamaya gelinceye kadar, ilk 3 madde ile ilgili olarak yapılması gerekenler ve alınması gereken önlemler kitabın önceki bölümlerinde ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Bu bölümde, son çare olarak kullanılması düşünülen kişisel koruyucu donanımlar ile ilgili olarak bilinmesi gereken bazı önemli bilgiler aktarılacaktır. 89/686/EEC sayılı Kişisel Koruyucu Donanımlar Direktifine göre; Bir kişisel koruyucu donanım, bir veya daha fazla sağlık veya güvenlik riskine karşı korunmak amacıyla bir kişi tarafından giyilmek veya taşınmak üzere tasarımlanan herhangi bir araç veya gereçtir. Kişisel korunma donanımları aşağıda sayılanları da kapsamaktadır: 1. Kişiyi aynı anda bir veya daha fazla olası risklere karşı korumak amacıyla üretici tarafından bir bütün haline getirilmiş birçok cihaz veya aletten oluşmuş donanımlar, 2. Özel bir faaliyetin yürütülmesi esnasında bir kişi tarafından giyilen veya taşınan, kişiyi koruma amacı olmayan ekipmanla ayrılabilir veya ayrılamaz şekilde birleştirilen koruyucu alet veya cihazlar, 3. Koruyucu donanımın, özgün olarak o donanım için kullanılan ve rahat ve işlevsel çalışması için gerekli olan değiştirilebilir parçalar. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 138

139 4. Kişisel korunma donanımının başka bir dışsal araçla birlikte kullanılmasına yönelik olarak piyasaya sürülen herhangi bir sistem, bu sistem sürekli olarak giyilmek ve taşınmak için tasarlanmamış olsa bile, donanımın tamamlayıcı parçası olarak kabul edilir. EN nedir? Avrupa için yeni standartları oluşturmakla görevli kurul, Avrupa Standartları Komitesidir (CEN). Bu komite; EFTA üyesi ülkelerin (Avusturya, Finlandiya, İzlanda, Norveç, İsveç ve İsviçre) ve her AB üye Ülkesinin Ulusal Standart Enstitüleri ve ayrıca önde gelen kişisel koruyucu donanım üreticileri temsilcilerinden oluşmuştur. Söz konusu standartlar Avrupa Standartları Komitesi tarafından geliştirilir ve her Üye Ülkede Sağlık ve Güvenlik Yönetimi tarafından kontrol edilirler. Bazı standartlar taslak halindedir (prens), fakat bunlar tüm üye Ülkeler tarafından onaylandıktan sonra pr ön eki kaldırılır ve bağlayıcı Avrupa Normu durumuna gelirler. CE Nedir? Bir ürünün EN standardına uygun olup olmadığı yetkilendirilmiş kurumlarca test edilir ve standartlara uygun olan ürüne uygunluk belgesi verilir. Bu belgeye dayanarak, ürün üzerine CE işreti konur ve yanına da onayı veren kurumun kodu yazılır. Çalışanların salt EN standartlarında ve CE onaylı kişisel koruyucu donanımlarla iş kazası ve meslek hastalıklarından korunmasını beklemek büyük hatadır. Bütün kişisel koruyucu donanımların koruma ve dayanma güçlerinin sınırlı olduğu her zaman hatırda tutulmalıdır. Kişisel Koruyucuların Seçimi İş/risk ve ortam analizlerini yapıldıktan sonra gerekli kişisel koruyucular seçilmelidir. Kişisel koruyucuların seçiminde, mutlaka, uzman desteği olmalıdır. İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Sorumlusu bu konuda hem İSG Kuruluna, hem de çalışanlara teknik destek sağlamalıdır. Gerekli risk analizleri yapılmadan ve kullanım gereği saptanmadan kişisel koruyucu donanım kullanılmamalıdır. Olanaklı ise, kişisel koruyucu donanım seçimi ve gerekleri konusunda bir prosedür hazırlanmalıdır. Bu prosedürde; Beni bekleyen riskler nelerdir? İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 139

140 Seçtiğimiz kişisel koruyucu neye karşı koruyor? Seçimlerde nelere dikkat etmeliyim? Beklentimiz nedir? Tarzında sorularla sıkı bir şekilde sorgulama yapılmalı ve gereksinimimizin ne olduğu belirlenmelidir. Bilinçsizce seçilen kişisel koruyucu donanımlar yeterince koruma sağlamayacağı gibi maliyetleri de daha pahalıya gelecektir. Örneğin; Sizin basit tasarımlı, kategori I düzeyinde malzemeye gereksiniminiz varken bilinçsiz davranarak kategori III düzeyinde kişisel koruyucu donanım aldığınızda aslında paranızı sokağa atmış olursunuz. Kişisel Koruyucuların Satın Alınması ve Kullandırılması; İş Güvenliği Sorumlusu uygun olarak seçilen tüm koruyucular için bir teknik şartname dosyası hazırlamalıdır. Satın alınacak bütün koruyucular için bu dosyadaki kriterler geçerli olmalıdır. Kriterler İş Risk Analizi sonuçlarına göre belirlenmelidir. Alınan bütün kişisel koruyucu donanımlar, çalışanlara zimmet belgesi karşılığında dağıtılmalıdır. Sürekli veya geçici hizmet akdi ile çalışanlar, stajyerler, çıraklar, iş veya ziyaret amacıyla gelenler, süreli veya geçici işler için bulunan alt yapımcı firma çalışanları veya bu firmaya (nedeni ne olursa olsun) gelenlere kişisel koruyucu donanım verilmesi zorunludur. Bu kişiler de kişisel koruyucu donanımları kullanmak zorundadırlar. Bazı ürünlerin son kullanma süresi üretici firma tarafından belirlenmiş olabilir. Ancak, yapılan işin gereği, malzemeler zamanından önce yıpranabilir. Yapılan iş nedeniyle zamanından önce yıpranarak işlevini yitiren malzeme süratle yenisi ile değiştirilmelidir. Çalışanlara; Kişisel koruyucu donanımların nasıl kullanılacağı, bakımının ve temizliğinin nasıl yapılacağı işveren tarafından öğretilmelidir. Kullanıcı kendisine öğretildiği şekilde malzemenin bakım ve temizliğini yapmak zorundadır. Onarılması gereken durumlarda doğrudan İş Güvenliği Sorumlusu ile iletişim kurmalıdır. Olası yanlışlıklar ve olumsuz sonuçlardan kaçınmak için, çalışanların kendi kendine kişisel koruyucu donanımları tamir etmesi yasaklanmalıdır. Kişisel koruyucu donanımlar üzerinde bulunması zorunlu olan bilgiler ve işaretler Kişisel koruyucu donanımlarda ve ambalajlarında bazı bilgilerin olması gereklidir. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 140

141 1-Üretici firmayı veya satıcıyı tanıtmaya yarayan bir isim, ticari marka gibi bilgiler. 2-Tüketicinin tanımasına yönelik olarak, ürünün ticari adı, cinsi, kodu, seri numarası vb gibi, bilgiler. 3-Ölçüsü 4-Kullanım süresi (zaman içinde, koruma gücü ve kalitesi azalabilir. ) Bu bilgilerin dışında, malzeme üzerinde veya aynı zamanda ambalaj üzerinde ek olarak, depolama, kullanım, temizleme ve dezenfeksiyon, yedekleri ve aksesuarları, koruma seviyesine ait test sonuçları, kullanım ömrü, taşımak için gereken ambalajlama şekli ile, hangi risklere karşı kullanılabileceğini belirten semboller ve işaretler bulunmalıdır. Bakınız Şekil 28 Ürünler üzerinde CE işaretleri ve anlamları Kişisel koruyucu donanımların üzerlerinde CE işareti ve bazı rakamlar olabilir. Bunların anlamlarını da bilmek gerekir. Kategori I düzeyindeki kişisel koruyucularda yalnızca CE işareti bulunabilir. Bunun anlamı; Bu ürün uygunluk testinden geçmemiştir ama, üreticisi tarafından, sağlık ve güvenlik gereklerini sağladığı beyan ediliyor demektir. Yani CE işaretini üretici kendisi koymuştur. Üreticinin buna yetkisi vardır. Kategori II ve kategori III düzeyindeki kişisel koruyucularda CE işareti ve bunun yanı sıra onay veren kurumun kodu da olacaktır. Bunun anlamı; Yetkili bir makam tarafından sağlık ve güvenlik gereklerini yerine getirdiği test edilmiştir. Üretici firmaların kalite sistemleri ile testleri yapan laboratuvarlar da bağımsız yetkili makamlarca denetlenebilir. Kalite sistemlerini denetleyen kurumların kodları da ürün üzerinde yer alır. ENV 343: Hava kirliliğine karşı koruma İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 141

142 ENV 342: Soğuğa karşı giysi EN 511: Soğuğa karşı koruyucu eldiven EN : Statik elektriğe karşı koruyucu giysi-1: Yüzey direnci pren 12477: Kaynakçılarda, statik elektriğe karşı koruyucu eldiven EN 407: Termal risklere karşı koyucu eldiven EN 531: Endüstriyel sıcağa karşı koruyucu giysi EN 533: Isı ve alev yayan malzemelere karşı koruyucu giysi pren 12477: Isı ve aleve karşı kaynakçı eldiveni EN 388: Mekanik risklere karşı koruyucu eldiven İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 142

143 EN 465: Sprey şeklindeki sıvı kimyasallara karşı koruyucu giysi. (tip 4) EN 466: Sıvı kimyasallara karşı koruyucu giysi (tip 3) EN 467: Vücut kısımlarını koruyucu giysi EN 374-1: Kimyasallara karşı koruyucu eldiven pren 1511: Sıvı kimyasallara karşı koruyucu giysi (tip 3) pren 1512: Sprey şeklindeki sıvı kimyasallara karşı koruyucu giysi. (tip 4) pren 1513: Vücut kısımlarını koruyucu giysi EN 374-1: Kimyasallar ve mikroorganizmalara karşı koruyucu eldiven EN 510: Makinelerin hareketli parçalarına kapılmayı önleyici giysi İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 143

144 EN Radyoaktif bulaşmaya karşı koruyucu giysi EN 388: Mekanik risklere karşı koruyucu eldiven EN : El ve kolları bıçak kesiklerine karşı koruyucu eldiven EN 471: Görülmeyi ve fark edilmeyi sağlayan giysi EN 659: İtfaiyeci eldiveni EN 469: İtfaiyeciler için koruyucu giysi Şekil 28 Kişisel Koruyucu Donanımlarda Semboller Kişisel koruyucu donanımlar aşağıdaki gibi guruplandırılabilir Göz koruyucu donanımlar Baş koruyucu donanımlar İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Mİ, O DA NE? 144

İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI DERS NOTLARI

İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI DERS NOTLARI İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI DERS NOTLARI Doç. Dr. Aydın DURMUŞ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi 1 Önsöz Geçmişte toplumumuzda, İşçinin alın teri

Detaylı

İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ ALANINDA TEMEL BİLGİLER

İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ ALANINDA TEMEL BİLGİLER İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ ALANINDA TEMEL BİLGİLER Baskı: 500 adet, Ekim 2011 Yayımlayan: TMMOB adına TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreterya: Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Adres:

Detaylı

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU ÖNSÖZ Uluslararası Çalışma Örgütü nün verilerine göre, bugün dünyada 1,2 milyarı kadın olmak üzere 3 milyar civarında iş gücü bulunuyor. Her gün yaşanan yaklaşık

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU 11647 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU Kanun Numarası : 6331 Kabul Tarihi : 20/6/2012 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 30/6/2012 Sayı : 28339 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 52 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç,

Detaylı

KOBİ LERE ÖZEL İş Sağlığı & Güvenliği

KOBİ LERE ÖZEL İş Sağlığı & Güvenliği KOBİ LERE ÖZEL İş Sağlığı & Güvenliği K I L A V U Z U I. GİRİŞ: PERYÖN OLARAK İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KONUSUNDA KOBİ LERİN YANINDAYIZ II. REHBERİN SUNUMU: KONULAR VE İNCELENMESİ I. BÖLÜM: GENEL İLKELER

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU 11647 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU Kanun Numarası : 6331 Kabul Tarihi : 20/6/2012 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 30/6/2012 Sayı : 28339 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 52 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç,

Detaylı

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İÇ YÖNERGESİ

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İÇ YÖNERGESİ ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İÇ YÖNERGESİ 1 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu İç Yönergenin amacı; Orman Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında

Detaylı

ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI ARAŞTIRMASI YAŞAMA DAİR VAKIF DEV MADEN SEN

ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI ARAŞTIRMASI YAŞAMA DAİR VAKIF DEV MADEN SEN ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI ARAŞTIRMASI YAŞAMA DAİR VAKIF DEV MADEN SEN ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI İÇİNDEKİLER I. GİRİŞ... 2 II. ARAŞTIRMANIN

Detaylı

ÇALIŞMA YAŞAMINDA ÖZEL RİSK GRUPLARI

ÇALIŞMA YAŞAMINDA ÖZEL RİSK GRUPLARI ÇALIŞMA YAŞAMINDA ÖZEL RİSK GRUPLARI Amaç Çalışma yaşamında sağlık ve güvenlik açısından farklı riskler içeren ve özel olarak korunması gereken gruplar hakkında bilgi sahibi olmak. Öğrenim hedefleri İSG

Detaylı

KOBİ ler için İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Rehberi: İNŞAAT SEKTÖRÜ

KOBİ ler için İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Rehberi: İNŞAAT SEKTÖRÜ KOBİ ler için İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Rehberi: İNŞAAT SEKTÖRÜ Bu rehber, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen İSGİP (Türkiye`de İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Koşullarının

Detaylı

Çalışma Yaşamında Sağlık Gözetimi Rehberi

Çalışma Yaşamında Sağlık Gözetimi Rehberi Çalışma Yaşamında Sağlık Gözetimi Rehberi Bu rehber, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen İSGİP (Türkiye`de İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Koşullarının İyileştirilmesi

Detaylı

21. yüzyılda Zonguldak maden işletmelerinde çalışma hayatı: Bir kesit-tek gerçek[1]

21. yüzyılda Zonguldak maden işletmelerinde çalışma hayatı: Bir kesit-tek gerçek[1] 21. yüzyılda Zonguldak maden işletmelerinde çalışma hayatı: Bir kesit-tek gerçek[1] grizu patlamasında ve göçük altında hayatlarını kaybetmiş olan, Şubat 2009 da[2] Zonguldak TTK da 2 maden işçisinin,

Detaylı

Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı

Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı Türkçe versiyon Altındağ Nilüfer Osmangazi Tepebaşı Umeå Yıldırım Elif Karadenizli Bostancıoğlu Süleyman Yavuz Yiğit Bağdaş Ali Gülbay Süleyman

Detaylı

sürdürülebilir bir dünya için kurumsal çözümler İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ DOĞRU ANLAMAK VE UYGULAMAK

sürdürülebilir bir dünya için kurumsal çözümler İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ DOĞRU ANLAMAK VE UYGULAMAK sürdürülebilir bir dünya için kurumsal çözümler İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ DOĞRU ANLAMAK VE UYGULAMAK İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği - Türkiye, 2015 Göksu Evleri Göztepe Mah. Akkavak Cad.

Detaylı

TÜRKİYE DE ENGELLİ GERÇEĞİ. Mustafa Öztürk

TÜRKİYE DE ENGELLİ GERÇEĞİ. Mustafa Öztürk 30 TÜRKİYE DE ENGELLİ GERÇEĞİ Mustafa Öztürk MÜSİAD Cep Kitapları: 30 ISBN 978-605-4383-07-8 Kitap Editörü ABDULLAH SERENLİ Yayına Hazırlık YAVUZ TÜRK Kapak Tasarım MEVLÜT EREN Mizanpaj ORHAN TATLICI Baskı

Detaylı

SAKARYA SU VE KANALİZASYON İDARESİ (SASKİ) GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İÇ YÖNETMELİĞİ

SAKARYA SU VE KANALİZASYON İDARESİ (SASKİ) GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İÇ YÖNETMELİĞİ SAKARYA SU VE KANALİZASYON İDARESİ (SASKİ) GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İÇ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu İç Yönetmelik, SASKİ Genel Müdürlüğü

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKÎ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) KİŞİSEL GELİŞİM İŞ ORGANİZASYONU ANKARA 2006 Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen modüller; Talim

Detaylı

SEMPOZYUM 16-17-18 Nisan 2010. CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA DOĞRU ÜNİVERSİTE VİZYONUMUZ (Tebliğler)

SEMPOZYUM 16-17-18 Nisan 2010. CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA DOĞRU ÜNİVERSİTE VİZYONUMUZ (Tebliğler) SEMPOZYUM 16-17-18 Nisan 2010 CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA DOĞRU ÜNİVERSİTE VİZYONUMUZ (Tebliğler) Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi Ankara - 2010 SEMPOZYUM 16-17-18 Nisan 2010 CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI PRATİK BİLGİLER

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI PRATİK BİLGİLER İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI PRATİK BİLGİLER FİHRİST 1) 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU 2) 6331 SAYILI KANUNA TABİ OLMAYAN İSTİSNALAR 3) KANUNUN GETİRDİĞİ YENİLİKLER 4) İŞVERENİN KANUN KAPSAMINDAKİ

Detaylı

çalışma yaşamında haklar El Kitabı HAZIRLAYAN: YASEMİN YÜCESOY MUSA DEMİR ULUSLARARASI ÇALIŞMA OFİSİ ANKARA

çalışma yaşamında haklar El Kitabı HAZIRLAYAN: YASEMİN YÜCESOY MUSA DEMİR ULUSLARARASI ÇALIŞMA OFİSİ ANKARA çalışma yaşamında haklar El Kitabı HAZIRLAYAN: YASEMİN YÜCESOY MUSA DEMİR ULUSLARARASI ÇALIŞMA OFİSİ ANKARA Copyright Uluslararası Çalışma Ofisi 2011 Birinci Baskı 2011 Uluslararası Çalışma Ofisi yayınları,

Detaylı

YÜKLENİCİ VE ALT YÜKLENİCİ İLİŞKİSİNİN 6331 SAYILI İSG KANUNU VE 4857 SAYILI İŞ KANUNU İÇERİSİNDEKİ İLİŞKİSİ VE BAZI ULUSLARARASI ÖRNEKLER

YÜKLENİCİ VE ALT YÜKLENİCİ İLİŞKİSİNİN 6331 SAYILI İSG KANUNU VE 4857 SAYILI İŞ KANUNU İÇERİSİNDEKİ İLİŞKİSİ VE BAZI ULUSLARARASI ÖRNEKLER YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKLENİCİ VE ALT YÜKLENİCİ İLİŞKİSİNİN 6331 SAYILI İSG KANUNU VE 4857 SAYILI İŞ KANUNU İÇERİSİNDEKİ İLİŞKİSİ VE BAZI ULUSLARARASI ÖRNEKLER Bitirme Projesi

Detaylı

ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI

ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI Dr. Adnan AĞIR Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Şube Müdürü I.GİRİŞ Asıl işveren alt

Detaylı

ERGOBizK fl 2010-Say. ERGO SV ÇRE N N ücretsiz yay n d r Üç ayda bir yay nlan r

ERGOBizK fl 2010-Say. ERGO SV ÇRE N N ücretsiz yay n d r Üç ayda bir yay nlan r 01 ERGOBizK fl 2010-Say ERGO SV ÇRE N N ücretsiz yay n d r Üç ayda bir yay nlan r Ak n Kozano lu: "Ana hedefimiz, sahip oldu umuz küresel güç ve tecrübeyle Türkiye sigorta ve emeklilik pazar nda daima

Detaylı

ÇERKEZKÖY ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ RİSK ESASLI PROJELENDİRİLMİŞ DENETİM SONUÇ DEĞERLENDİRME RAPORU

ÇERKEZKÖY ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ RİSK ESASLI PROJELENDİRİLMİŞ DENETİM SONUÇ DEĞERLENDİRME RAPORU ÇERKEZKÖY ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ RİSK ESASLI PROJELENDİRİLMİŞ DENETİM SONUÇ DEĞERLENDİRME RAPORU Yayın No.56 ÇERKEZKÖY ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ RİSK ESASLI PROJELENDİRİLMİŞ DENETİM SONUÇ DEĞERLENDİRME

Detaylı

- Çalıştay Hakkında...4. - Protokol...5. - Protokol Konuşmaları...6. - Konuşmacılar...15. - Çalıştay Sonuç Raporu...17. - Değerlendirme...

- Çalıştay Hakkında...4. - Protokol...5. - Protokol Konuşmaları...6. - Konuşmacılar...15. - Çalıştay Sonuç Raporu...17. - Değerlendirme... 1 İÇİNDEKİLER - Çalıştay Hakkında...4 - Protokol...5 - Protokol Konuşmaları...6 - Konuşmacılar...15 - Çalıştay Sonuç Raporu...17 - Değerlendirme...44 - Çalıştay dan Kareler...47 3 ÇALIŞTAY HAKKINDA AMAÇ:

Detaylı

Kafkas Dernekleri Federasyonu. YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU

Kafkas Dernekleri Federasyonu. YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU Kafkas Dernekleri Federasyonu YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU Ankara, 2006 YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU Kafkas Dernekleri Federasyonu

Detaylı

YAȘLI OLMAK ÖNCE İNSAN ÇOCUKLAR. Yașlılık Bir Varlıktır Bilge Yașlıdan Korunmaya Muhtaç Yașlıya Alzhemier; Öncesiz-Sonrasız. yiz.

YAȘLI OLMAK ÖNCE İNSAN ÇOCUKLAR. Yașlılık Bir Varlıktır Bilge Yașlıdan Korunmaya Muhtaç Yașlıya Alzhemier; Öncesiz-Sonrasız. yiz. Görme engelliler için Sesli Dergi CD niz kapak içindedir biz bir yiz Yıl: 1 Sayı: 1 Temmuz-Ağustos-Eylül 2012 YAȘLI OLMAK Yașlılık Bir Varlıktır Bilge Yașlıdan Korunmaya Muhtaç Yașlıya Alzhemier; Öncesiz-Sonrasız

Detaylı

Doç. Dr. Gazi UÇKUN, 1 Öğr.Gör.Asiye YÜKSEL 2,Barış DEMİR 3 Uzman İclal YÜKSEL 4. Özet. 4 Tübitak İş Güvenliği Uzmanı iclal.yuksel@tubitak.gov.

Doç. Dr. Gazi UÇKUN, 1 Öğr.Gör.Asiye YÜKSEL 2,Barış DEMİR 3 Uzman İclal YÜKSEL 4. Özet. 4 Tübitak İş Güvenliği Uzmanı iclal.yuksel@tubitak.gov. KURUMSAL İTİBARIN ARTIRILMASINDA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KÜLTÜRÜNÜN ROLÜ İLE MESLEK YÜKSEKOKULLARINDA BULUNAN İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI PROGRAMININ ANALİZİ* Doç. Dr. Gazi UÇKUN, 1 Öğr.Gör.Asiye YÜKSEL 2,Barış

Detaylı

Açılış Konuşması, Davut Kavranoğlu

Açılış Konuşması, Davut Kavranoğlu SONUÇ BİLDİRGESİ Açılış Konuşması, Davut Kavranoğlu Sevgili genel başkan yardımcım, çok değerli misafirler Yeni Dijital Dünya toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. Geçmişin tecrübesiyle bugünün dünyasını

Detaylı