ANADOLU VİCDANI. Nisan 2011, İstanbul. konsept ve yayıma hazırlayan HAKAN ALTINAY, GÖKÇE TÜYLÜOĞLU, ÖZLEM YALÇINKAYA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ANADOLU VİCDANI. Nisan 2011, İstanbul. konsept ve yayıma hazırlayan HAKAN ALTINAY, GÖKÇE TÜYLÜOĞLU, ÖZLEM YALÇINKAYA"

Transkript

1

2 ANADOLU VİCDANI Nisan 2011, İstanbul konsept ve yayıma hazırlayan HAKAN ALTINAY, GÖKÇE TÜYLÜOĞLU, ÖZLEM YALÇINKAYA fotoğraflar ATTiLA DURAK, ÇAYAN DEMiREL, GÜNEŞ KARABUDA, HASAN SALTIK VE YAPI KREDi YAYINLARI ARŞiVLERI grafik tasarım ve baskı öncesi hazırlık BURCU KAYALAR Açık Toplum Vakfı Bu kitabın tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım amacıyla, kaynak gösterilme şartıyla yapılacak kısa alıntılar dışında gerek metin, gerek görsel malzeme hiçbir yolla izin alınmadan çoğaltılamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz. ISBN:

3 Başlarken... Cumhuriyetimizin aşmakta en zorlandığı konulardan birisinin adını artık daha net koyabiliyoruz: Kürt Meselesi. Bu sorunun çözümü doğal olarak yasal düzenlemeler, yeni uygulamalar gerektiriyor. Ama hangi değişikliklere niçin gerek olduğunu tartışırken öncelikle farklı yaşanmışlıkları vicdanımızın süzgecinden geçirerek anlamlandırmanın birbirimizi duyabilmek, ne yapmamız gerektiğine karar vermek için bir anahtar olduğuna inanıyoruz. Elinizdeki mütevazı çalışmanın amacı bu konuyu düşünürken hafızamızda yer etmiş olay ve olguları bir kez daha düşünmek ve kendi muhasebemize başlamak olarak özetlenebilir. Bu seçkiyi hazırlarken, farklı dünya görüşlerinden kişilerin düşüncelerine başvurduk ve bu konu konuşulurken en çok gönderme yapılan ve hafızalarda yer etmiş olanlarını seçmeye özen gösterdik. Dünyada adaletten ümidini kesmiş, birbirinin sağduyusuna, vicdanına asgari güven duymayan bireylerden oluşan toplumlar var. Bu topraklar da derin acılara, incinmiş onurlara, rencide olmuş adalet duygularına ve sönmüş hayatlara ev sahipliği yaptı. Ancak bu kitabın hazırlanması sürecinde fikrimizi paylaştığımız birbirinden oldukça farklı görüşlere sahip kişilere düşüncelerini sorduğumuzda aldığımız cevaplar aynı topraklarda sağduyu, empati ve vicdanın da inatla boy gösteriyor, sesini yükseltiyor olduğuna dair inancımızı perçinledi. Kürt sorununu ve daha nice badireleri aşarak herkesin başının dik olduğu, birbirinin neşe ve tasasına duyarlı olduğu bir ülke olmamızın en önemli ve en güçlü garantisi olduğuna inandığımız Anadolu Vicdanı kitabımızın adı konusunda da bizim için esin kaynağı oldu. Bu vicdanın en berrak ifadesini bu çalışmanın sonunda göreceğiniz Necdet İpekyüz ve Cemal Uşşak ın sözlerinde buluyoruz. Birbirimizi duyabilmek ve empati yapabilmek için oluşan çabalara küçük bir katkıda bulunabilmek üzere hazırlanmış bu çalışmayı sözlerini ve görüşlerini bizimle paylaşarak zenginleştiren yazarlarımız Sabih Ataç, Ferda Balancar, Haydar Ergülen, Bahar Şahin Fırat, Leyla İpekçi, Necdet İpekyüz, Nurcan Kaya, Yaşar Kemal, Bejan Matur, Orhan Miroğlu, Fikri Sağlar, Cemal Uşşak a ve kitabımızı görsel açıdan güçlü kılabilmemiz için arşivlerini bize açan Attila Durak, Çayan Demirel, Güneş Karabuda, Hasan Saltık ve Yapı Kredi Yayınları na müteşekkiriz. Hakan Altınay - Gökçe Tüylüoğlu - Özlem Yalçınkaya 2 3

4 Necip Fazıl ın kaleminden Dersim 1938 Necip Fazıl Kısakürek Hozat ın Dolantanır köyünden Veli isminde bir genç, Elazığ Muallim Mektebi nde okuduktan sonra öğretmen olarak Trakya ya gönderilmiş, orada evlenmiş, 3 çocuk sahibi olmuş ve tam da Dersim hareketi başlamak üzereyken, karısı ve çocuklarıyla, yaz tatilini geçirmek üzere köyüne gelmiştir. Genç muallimin köyü, erkekli ve kadınlı, çocuklu ve ihtiyarlı doğranırken, kendisi, karısı ve çocukları da aynı âkibete mahkûm edilmiş ve cesetleri yakılmıştır. Mazgirt Tersemek nahiyesinin halkı doğranmakta Merhamet sahiplerinden biri, birle on yaşı arasında 20 kadar çocuğu alıp bir derenin içine saklanmıştır. Vaziyet birden haber alınıyor. Çocukların öldürülmeleri emri veriliyor. Fakat bu emri yerine getirebilecek kimse zuhur edemiyor. En katı yürekliler bile, böyle müdafaasız masumlara silah kullanamayacaklarını söylemeye mecbur kalıyor. Tecrübe birkaç defa akamete uğruyor ve hayli sıkıntı mevzuu oluyor. Nihayet karanlık suratlı bir adam bulunuyor ve bir dere içinde titreşe titreşe bekleyen 20 masumun işi bitiriliyor. Murat suyunun kandan kıpkızıl aktığını görenler olmuştur. Celal Bayar ın Başvekil ve Mareşal Fevzi Çakmak ın Genelkurmay Başkanı bulunduğu 1938 yılında cereyan eden Dersim faciası, bütünleştirilmesini okuyucularımızın hayaline ve istikbâldeki tarihçinin kalemine bıraktığımız birkaç teferruat çizgisi halinde budur! Son Devrin Din Mazlumları, Büyük Doğu Yayınları, 27. basım, 2009, sayfa Hasan Saltık kişisel arşivi 4 5

5 Hasan Saltık kişisel arşivi İlk kez 1945 te yayımlandı Türk muhafazakarlığının en önemli kalemlerinden, şair Necip Fazıl Kısakürek in ilk baskısı 1969 yılında yapılan Son Devrin Din Mazlumları adlı kitabından alıntıladığımız yukarıdaki bölüm, ilk kez Necip Fazıl ın yayın yönetmeni olduğu Büyük Doğu dergisinde 1945 yılında yayımlanmıştır. Dersim de neler oldu? Bölgeye dair izlenim ve önerilerini 1935 te hazırladığı Şark Raporu nda belirtmiş olan Başbakan İsmet İnönü 18 Haziran 1937 de Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ın da katıldığı Bakanlar Kurulu toplantısında Dersim için Islahat Programı nı açıkladı. Programa göre, Dersim e yol, köprü, okul, kışla yapılacak, askerlik ve vergi işleri düzene konulacak, ağalık, derebeylik, şeyhlik kökünden kaldırılacak, zorbaların malları devlete geçecek, halka toprak, ziraat aletleri ve tohumluk verilecekti. Bu Islahat Programı nın hayata geçirilmesi amacıyla Dersim de ilki İsmet İnönü nün başbakanlığı döneminde 1937 de, ikincisi ise Celal Bayar ın başbakanlığı döneminde 1938 de olmak üzere iki askeri harekat düzenlendi. Bu iki askeri harekat sonucunda 50 bin e yakın sivilin öldüğü tahmin ediliyor. 6 7

6 Yirminci yüzyılın ortasında taş devri Yaşar Kemal Bir gün, Van ın Sor köyüne gidiyordum. Sor, kırmızı demektir. Sor köyü Esruk dağının kayalıkları dibindedir. Dağın dibi düzlüktür. Bu düzlüğe, küçücük bir ova da desek olur. Ovadaki taşlar insan boyudur. Yani şaha kalkmış binlerce taş... Taş ormanı. Gittim, gittim, ne köy var, ne bir şey. Epey arandıktan sonradır ki gözüme gübre yığınları ilişti. Bu uçsuz bucaksız kayalıkta gübre yığını pek mühim bir alamettir. Yeşillik nasıl suya işaretse gübre yığını da köye delalet eder. Vara vara vardım ki gübreliğe, her birinin arkasında kuyu gibi toprağa açılan kapılarıyla köyün evleri var. Kuyudan saç baş darmadağınık, tarih kitaplarındaki mağara insanları resimlerinin tıpkısı insanlar çıkıyorlardı. Hayretten donakalmıştım bu durum karşısında. Yirminci yüzyılın ortasında taş devri... İçimden, kendi kendime Şu Sor köyü olsa olsa doğuda bir iki tanedir. Böylesi de her yerde bulunur demiştim. Ama sonraları Erzurum dan Ağrı sına, Bitlis inden Siirt ine, Muş una kadar bütün doğuyu gördüm. Oradakilerin çoğu da aşağı yukarı Sor köyü gibiydi. Bu köylerden birkaç tanesini olduğu gibi yazdım. Böyle şeyler de olur mu? diyenlerin haddi hesabı yoktu. İnanmıyorlardı. Bu yazımı işte onlara ithaf ediyorum. Son doğu seferimde Anduk dağından ancak üç günde ovaya inebildim. Ve üç gece köylerde kaldım. Şiltelerin içine pamuk yerine ot, yaprak basmışlardı. Şilteler sabun yüzü görmemişti. Bütün bu köylülerin hepsi darı yahut arpa ekmeği yiyorlardı. Arpa ekmeği yiyenler hali vakti yerinde olanlardı. Fakirlerin cümlesi cindarıya mum olmuştu. İçlerinde buğday 29 Ağustos 1953 tarihli Cumhuriyet Gazetesi 8 9

7 ekmeği hiç yememiş çok kimse vardır. Köy deyince sakın bunları toplu bir ev kümesi sanmayın! Her tepenin üstünde bir ev... Bir köyün hududu kilometrelerce tutuyor. Kışın kimsenin kimseden haberi olmuyor. Köydeki kadınların tümünün ayağı yalın. Neden erkekler değil de kadınlar hep yalın? Anlayamadım bunu. Yanan Ormanlarda Elli Gün, YKY Yayınları, 4. Baskı, Şubat 2010, sayfa Hakikati anlamak için Yaşar Kemal i okumalı... Yaşar Kemal in yukarıda bir bölümünü alıntıladığımız, Ağustos 1953 te Cumhuriyet gazetesinde Doğudan Röportajlar başlığıyla yayımlanan yazı dizisi, o günlerde kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Dönemin önde gelen gazeteci ve yazarlarından Hüseyin Cahit Yalçın dan alıntıladığımız aşağıdaki bölüm ise Doğu da yaşanan sefalet ve mağduriyet halinin kamuoyunda yarattığı infiali çarpıcı bir dille anlatıyor. Türk umumi efkarından ve memleketten neler saklandığını görmek, hakikatin ne olduğunu anlamak için Yaşar Kemal in sade bir kalemle, yalnız realiteyi ifade azmiyle yazdıklarını okumalı. Ortaya konan bu müthiş hakikatler karşısında ne söyleyeceğimi şaşırdım. İçimden taşanları, kalemime gelenleri yazmamak için kendimi zorlayarak susuyorum ve şahsen hiç tanımadığım bu cesur ve dürüst kalem arkadaşımı alnından öpmekle iktifa ediyorum. Hüseyin Cahit Yalçın, Ulus, 6 Eylül, yıl sonra... Al Gözüm Seyreyle - Güneş Karabuda nın Yaşar Kemal Fotoğrafları: YKY, Eylül 2010 Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı nın (UNDP) 2004 yılında açıkladığı İnsani Gelişmişlik Endeksi değerlerine göre Şırnak, Ağrı, Muş, Bitlis ve Bingöl ün insani gelişmişlik düzeyi, insani gelişmişlik endeksinde en alt sıralarda yer alan Hindistan ın gerisinde kalıyor

8 Çocuklara banyo yaptırın! Orhan Miroğlu Sen evladım, ya sen nerelisin? Şırnak komutanım, diyorum ve güçlü bir tekmil veriyorum. Yüzbaşı, tekmilimi beğeniyor: Aferin evladım, diyor ve ekliyor: Çocuklara banyo yaptırın! Banyonun ne anlama geldiğini biliyorum. Kurdoğlu gözaltı kışlasında kaldığım o birkaç gün içinde, tahliye olup cezaevinden gelenler, banyoyu anlatıp durmuşlardı. Birinci katın ilk hücresinde yapılıyordu banyo. Hücre, içine yatarak uzanıldığında, insanın gövdesini kapatacak kadar lağım sularıyla doldurulmuştu; içinde bazen yüzbaşının özel muameleye tabi tuttuğu kimseler sürekli kalıyor, ama genellikle sadece bu işe yarıyordu. İnsanın genzini yakan kokular yayılıyordu bu hücreden ve bulanık suların üstünde pislik parçaları yüzüyordu. Önce soyunmuş olanlardan başladılar. Tam olarak soyunmamış olanları da soydular. Birkaç dakika içinde giyinik kimse kalmamıştı. Suya yatırmadan önce tutukluları domaltıyor, sağlı sollu duran iki gardiyan, ellerindeki kalas ve coplarla kalçalarına vuruyorlardı. Acıdan dayanamayanlar kaçmaya başlıyor, çırılçıplak tutuklular önde, gardiyanlar peşinde duvardan duvara amansız bir kovalamaca başlıyordu. Ağlayanlar, yalvaranlar, imdat isteyenler, feryat edenleri vardı. Bir yararı olmuyordu tabii hiçbir şeyin. Bu bir hoşgeldin töreniydi ve törenin önceden belirlenmiş ve defalarca uygulanmış kuralları neyse, onlar yapılıyordu. Orhan Miroğlu kişisel arşivi Kovalayarak yakaladıkları tutuklulara karşı daha acımasızdılar. Bu tutuklular direniyor, suyun içine yatmadan, ayaklarını uzatıp işi atlatmaya 12 13

9 çalışıyorlardı. Başarısız kalıyorlardı doğal olarak. Sırtlarına kalasla vuruluyordu ve onlar da kafaları dahil, bulanık suyun içinde bir anda görünmez oluyorlardı. Dıjwar, Everest Yayınları, 2010, sayfa Bilindiği kadarıyla 3 yılda 33 kişi öldü 1 ve 2 Ağustos 1983 tarihli Tercüman Gazeteleri Diyarbakır 5 no lu Askeri Cezaevi nde arasında 33 kişi işkence, ölüm orucu, kendini yakma ve kendini asma yöntemleriyle öldü. 128 kişi sağlıksız yaşam koşulları nedeniyle vereme yakalandı. 12 kişi ise işkence sonucu sakat kaldı. İnsan hakları örgütleri ve araştırmacılar, aynı dönemde bu resmi verilerin dışında yaşanan pek çok işkence sonucu ölüm ve sakatlanma vakası olduğunu ancak 12 Eylül darbe yönetimi tarafından bu olayların gizlendiğini iddia ediyor

10 Annenizle yasaklı bir dil konuşuyorsunuz Bejan Matur olmak istiyordum. Asker olmak güç demekti. Ama hiç şansım olmadı. Asker köye geldiğinde kral gibi karşılanıyordu. Bizim köye belediye başkanı, bir milletvekili gelmiyordu. Asker ve veteriner gelirdi. Hayvanlar bile daha değerliydi insandan. Ferhat, 1965 Adıyaman doğumlu. Alevî. Bir yaz gecesi köyünde duyduğu bir Şiwan şarkısı kalbine bir ateş düşürmüş, 88 de üniversiteyi bırakıp dağa çıkmış. Katıldığım gün öleceğimi biliyordum diyor, kendisini dağa götüren süreci, duyguları anlatırken. Çocukluğu geliyor aklına Üvey annem çok yaşlıydı. Hep Kürtçe ağıt yakardı. Bir oğlunu kaybetmişti. Beni bağrına basar Kürtçe ağlardı. Anne ile özdeşleşen Kürtlüğü, uzun yaz gecelerinde kaçak dinledikleri Erivan radyosundan hayal meyal hatırladığı Molla Mustafa Barzani hikâyeleri tamamlıyor. Annesinin bir gün onu görmek için okula gelişini içi ezilerek anlatıyor: Çamurlu olduğu için ayakkabılarını çıkarıp girmişti sınıfa. Herkes güldü anneme. Çok utandım. Oysa herkesin annesi aynıydı. Bir çocuk olarak annesinden utandığı o yılların izini belli ki hiç atamamış üzerinden. Yıllar sonra üniversite yurdundan aylardır haber almadığı annesiyle konuşmak üzere telefon sırasına yazılmış. Annesi köyde telefondan Ferhat la konuşurken bağlantıyı kuran kadın Yasaklı bir dil konuşuyorsunuz. Devam ederseniz keserim demiş. Ferhat, O an bilemedim ama düşününce, evet dedim yasak dil Kürtçeydi! Kadın tekrar kabini açtı ve Siz yasak bir dil konuşuyorsunuz, keseceğim. dedi. Gözlerim doldu. Anneme anlatmaya çalışırken telefon kapandı. Ağlıyordum. Öyle bir zoruma gitti, öyle içim ezildi ki. Üniversite yıllarında yaşadığı bu çatışmalar ve boşluk duygusu öfkesini daha da görünür kılmış. O boşluğu doldurmayı vaat eden bir ideoloji, insanı Dağa çıkayım kahraman olayım noktasına getirir diyor. Ve ironik üslubuyla bir çocukluk hayali anlatıyor: Harp okuluna girmek, astsubay Dağın Ardına Bakmak, Zaman, İnsanlara bir gerçek, gerçek olarak anlatıldığında... Şair, yazar Bejan Matur un Mart 2008 de Zaman gazetesinde yayımlanan Dağın Ardına Bakmak adlı yazı dizisinden alıntıladığımız gerçek hikaye kamuoyunda çok olumlu tepkiler almıştı. Matur o günlerde bu yazı dizisiyle ilgili kendisine ulaşan okur tepkileriyle ilgili şöyle diyordu: İnsanlara bir gerçek, gerçek olarak anlatıldığında o herkese ulaşıyor. Yazı dizisinin meselenin muhatapları tarafından aynı biçimde karşılanması bizleri buna ikna etti. Karamsarlığa yer yoktu. Bu toprakların hamurunda üzeri örtülmüş bir insan var. Ona güvenmek zorundayız. Kürtlerin hayatına ilk kez 24 Eylül 1925 tarihli Şark Islahat Planı çerçevesinde fiilen giren Kürtçe konuşma yasağı, 12 Eylül yönetimi tarafından 1983 te çıkartılan 2932 sayılı Türkçe den Başka Dillerde Yapılacak Yayınlar Hakkında Kanun ile resmiyet kazandı. Yasanın 3. Maddesi Türkçe dışındaki dillerin anadil olarak kullanılmasına ve yayılmasına yönelik her türlü faliyette bulunulmasını yasaklıyordu e kadar 8 yıl yürürlükte kalan yasa 1991 de dönemin başbakanı Turgut Özal başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı ile yürürlükten kalktı

11 Geriye kalan! Fikri Sağlar Türkiye de demokrat olmak zor. Türkiye de solcu olmak da zor. Türkiye de Kürt olmak daha da zor!.. Hele demokrat, solcu ve Kürt olmak hepsinden zor!.. Aslında Türkiye de iki şeyin kıymeti yok İnsan ve zaman!.. O nedenle temel hak olan yaşam hakkı, pek değer taşımıyor Derin devlet istediği yurttaşı öldürme kararı verebiliyor! Hatta kararı emniyet güçlerine infaz da ettirebiliyor Çokça dağ başında, köyde, mezrada ya da sokakta, taksi içinde ölü bulunan insanlar ya oracıkta açılan çukura gömülüyor veya kuyulara atılıyor.. ya da köylerin veya kentlerin kimsesizler mezarına defnediliyor!.. Eskiden televizyonlarda yan yana ayaklarından çekilerek sürüklenmiş görüntüler ibret olsun diye halka gösterilirdi!.. Şaki derlerdi bu gençlere Sonra terörist dediler.. Dağdaki kirli savaşta askerler de öldüler!.. Önceleri Türkiye nin batı bölgelerinden gelen gencecik bu askerler, bilmedikleri bir nedenle ve de ellerindeki devlet malı silahla Kürt gençlerinin üzerine yürüdüler!.. Top, makineli, cemse, reo 17 Şubat 1994 tarihli Milliyet Gazetesi nden 18 19

12 Şiddet şiddeti getirdi.. Hedef kayboldu! Hırs, hınç ve kin ayrılığa neden oldu!... Türk Kürt e, Kürt Türk e düşman edildi. Oysa amaçları vardı!.. Hani, dostluğu birlikte yaşamak istemişlerdi. Hak, özgürlüklere kavuşmayı beklemişlerdi.. Eşit insan, mutlu yurttaş demişlerdi Refahın hâkim olduğu ülke de yaşamayı arzu etmişlerdi! Her ölen genç, bin yıllık kardeşlikten de, bir şeyler eksiltti. Ailesi barış istedi ama o bölgede barınamadı!.. Köyünü boşalttı. Doğduğu yerleri bıraktı!.. Mardin den Mersin e Ya da Bitlis ten Bursa ya göç etti Yine de bu ülkenin tamamı bizim dedi!.. Yurtseverlik buydu!.. Ayrılmak; dışlanmak, Bölünmek; ötekileşmek demekti!.. Onlar yabancılaşmak değil kucaklaşmak istiyorlardı!.. Kürt ün türküsü, yemeği ve dostluğu, Türk ün folkloru ve sevgisi ile birleşmeden zenginleşemiyordu!.. Toprağın kokusu, suyun sesi, geçmişin kültürü yüceltiyordu beraberliklerini!.. Bin yıldır kardeştiler, eş, sevgili aile olmuşlardı! Ama bir türlü büyümüyordu akrabalıkları! Sanki kara kedi girmişti aralarına.. Kedi derin devletti. Hak, özgürlük ve eşitliğe engel olan devletin politikasıydı.. Kürt, alevi, demokrat Darbe gerekçesi yapıldı.. Darbe kimlikleri ezdi! O derin ilişkili devlet, Farklı Dili, dini, mezhebi Hele hele ırkı, kökeni hiç kabul etmedi! Kürt de, Alevi de, Solcu da, Demokrat da Mutlak iktidarlarında yok sayıldı!.. Dışlanan çoğunluğun sesi olanlar, faili meçhul cinayetlerin üzerine gidenler, yolsuzluğa geçit vermeyenler, mazlumun yanında duranlar, mağrurun karşısına çıkanlar, tek tek yok edildiler! Cizre nin Yeşilyurt köyünde insanlara dışkı yedirdiler!.. Oraya ilk giden kişi olarak o köylülerle konuştuğumda muhtar Memo nun gözlerini unutamam! Nusaybin Kutlubey Köyü Dohmuk Mezrası nda yakalanıp karakolda dövülerek öldürülen İbrahim Polat olayına ulaştığımda görüştüğüm eşi İne Polat ın çektiği acıları tarif etmek mümkün mü?... Yıllar sonra aynı etkiyi yaşarım her vahşettin arkasından!.. Bunları hak ettik mi? İnsan olmak zor!.. İnsanı koruyan, etrafını kollayan, haksızlığı sorgulayan, vahşetten hesap soran, zalime karşı çıkan olmak zor!... Duygu, yürek ve akıl!.. Bir de iki damla gözyaşı! Galiba insan olmandan geriye kalan bu!

13 22 23

14 Korkular, Cinler, Rüyalar ya da Zorunlu Göç ve Cevapsız Sorular Bahar Şahin Fırat Zorunlu göç evlerinde sohbet Hoş geldiniz, sefa geldiniz, başımızın üzerinde yeriniz var la başlar, ama acımı tazelediniz, yaralarımı deştiniz le biter. Tazelenen acılar, deşilen yaralar hem istense de geri dönülecek bir sılanın yokluğuna dairdir, hem de can havliyle sığınılan, sığıntı gibi yaşanılan, onurlu ve huzurlu bir yaşamı mümkün kılmayan gurbetin ağırlığına. Cevapsız sorulara ve sitemlere dedenin de ekleyecekleri vardır: Biz keyfimizden gelmedik ki buraya. Hizbullah tan, devletten, koruculardan kaçtık geldik! Dönecek yerimiz mi kaldı? Döndüğümüzde her şey yerinde olacak mı? Tarlam, bağım, bahçem, mezarlıklarım? Rüyamıza az mı girdi köylerimiz? Keşke köylerimiz rüyalarımıza girdiği zaman dönebilseydik. Ama artık rüyalarımızda da göremiyoruz köylerimizi, nasıl dönelim? O eşikten içeri girip, misafir olduğunuz ailenin tarihine yapılan yolculuğa katıldıktan sonra, anlatılanlar artık sizin de tarihiniz, sorular artık sizin de sorularınız olur, korkular ve cinler sizin de rüyalarınıza girer Büyük kentlerin döküntü, harabe mahallelerindeki tek göz evlerde yoksulluğu, yabancılığı ve köksüzlüğü paylaşarak bir arada yaşayan üç neslin sılaya dair ortak hafızasını oluşturan bilgi, korkudur: Benim geride bıraktıklarım, korkularım. İnsan hiç korkularına geri döner mi? diye sorarken evin babası, evin annesi anlatır bir gece sabaha karşı evlerin boşaltılıp, köyün ateşe verilişini; yanan hayvanların sesinin çocuk çığlıklarına karışmasını; erkeklerin hakarete, kadınların tacize uğrayışını; helikopterlerden açılan ateşle ölenlerin kepçelerle toplu mezarlara gömülüşünü Yaşadıklarını unutmasınlar diye adı Hicret konulan evin kızı büyürken Mardin çok uzak mı baba? Orada köyümüz var mı? Gidecek miyiz? diye sorduğunda, baba kızını bir masal anlatır gibi cevaplar: Kızım, köyde cinler var, köyde evler boş kalmış, içinde cinler yaşıyor. Onun için gidemeyiz. Ama babanın sorduğu soruyu cevaplamak o kadar da kolay değildir: Kızımı böyle inandırdım, kendimi nasıl inandırayım? O cinler benim içimde yaşıyor. Kendi içimdeki cinleri nasıl çıkarayım? s fotoğraf: Attila Durak Bir milyon 200 bin kişi yerinden oldu İçişleri Bakanı Beşir Atalay ın TBMM deki bir soru önergesine verdiği yanıta göre Mayıs 2008 itibariyle OHAL kapsamında olan illerde 62 bin 448 hane boşaltıldı ve 386 bin 360 kişi yaşadığı yerden ayrılmak zorunda kaldı. Bu resmi veriye karşın sivil toplum örgütleri ve üniversiteler durumun çok daha vahim boyutlarda olduğunu iddia ediyor. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü nün 6 Aralık 2006 tarihli Türkiye de Göç ve Yerinden Olmuş Nüfus Araştırması na göre döneminde OHAL kapsamında olan 14 ilde tahminen 950 bin ile 1 milyon 200 bin arasında kişi yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı

15 Mavi Üstüne Siyah Haydar Ergülen Cumartesi mavidir, alçaklık siyah. Mart mavidir, şehir mavidir, tezgahtar kızlar mavidir, ümitleri, düşleri mavidir. Sözleri biraz yorgundur, ama mavidir, bedenleri ağrısa da mavidir. Cumartesi gecesi ateşi bir deyimdir, bir filmin adıdır. Onlar yaşayabilselerdi cumartesi geceleri de mavi olacaktı. Bir cumartesiyi daha özleyecekler, akşamı iple çekeceklerdi. Bir günün sonunda arzu bir kez daha mavi olacaktı. Halk mavidir, düşmanlık siyah. Halkın mavi bir yoksulluğu vardır. İyimser bir yoksulluk. Enflasyondan, geçim zorluğundan, işsizlikten, sağlık kuruluşlarının yetersizliğinden, trafikten şikayet eder ama yine de onlarla yaşayıp gider. Hep düzeleceğini ümit eder, çünkü halkın mavi bir gönlü vardır. Halkı gönlünden yakmasalardı eğer, o iyimserliğiyle yine bir teselli bulur, yaşayıp giderdi. Halkın evine ateş, gözüne yaş düştü, hem de kaçıncı kez. Şimdi öfke siyah bir gözyaşı olarak birikiyor halkın gözünde, şimdi mavinin üstüne acının siyah dumanı toplanıyor. Hayat mavidir, korku siyah. Korku bir karanlık rejimidir, halkı sindirerek terbiye etmeye, baskı altında tutmaya yöneliktir. Solingen de gurbetçileri, terhis yolundaki 33 askeri, dağlardaki gençleri, Sivas ta şairleri, sanatçıları, 37 insanı, Başbağlar da köylüleri, Mavi Çarşı da 13 canı yakan bu korkudur, içi de karanlıktır, yolu da, sonu da. Hangi dinden, hangi inançtan, hangi düşünceden yana olursanız olun, cinayete karşı, kıyıma karşı aynı tarafta olmak gerekir, insanlığın yanında olmak gerekir. fotoğraflar: Sabah Gazetesi arşivi 26 27

16 Şiir mavidir, haberler siyah. Hayaller mavidir, gerçekler siyah. Siyah uykulardan, ne zaman uyanacağız, lekesiz, korkusuz, külsüz, dumansız mavi bir sabah çok mu uzak? Siz maviyi yaktınız, halkın gülümsemesini yaktınız, tıpkı ormanları, köyleri, otelleri, tutuşturup yaktığınız gibi, şimdi de hayatı tutuşturup şiiri yaktınız, oysa insan şiirdir, aşktır, kutsaldır. Yazı mavidir, sessizlik siyah. Artık kimsenin susmaya hakkı yok! Ya nereden ve kimden gelirse gelsin, cinayete hep birlikte karşı çıkacağız, ya bu ateşin içinde korkuyla yaşayıp acıyla kavrulacağız. Şimdi karşı koymak mavidir, susmak siyah. Yanık bir vicdanla yaşamaya razı değilsek, ciğerlerimizde hala bir nefes, dilimizde bir söz kaldıysa, mavi üstüne siyah düşmesin diye, yeni yangınlar çıkmasın, halkın gönlü kül olmasın diye, çok söylemek gerekir. Çünkü çarşılar mavidir, halk mavidir, hayat mavidir. Mavinin yanında siyahın hükmü nedir ki? Mavi Çarşı yangınında 13 kişi öldü 15 Temmuz 1999 tarihli Milliyet Gazetesi nden İstanbul Göztepe de 13 Mart 1999 da altı katlı, Mavi Çarşı giyim mağazasına Abdullah Öcalan ın Türkiye ye getirilmesini protesto eden PKK sempatizanı bir grup tarafından atılan molotof kokteylinin neden olduğu yangında 13 kişi öldü, beş kişi yaralandı. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi nde 7 Mayıs 2007 te karara bağlanan davada Mavi Çarşı ya attıkları molotof kokteyliyle yangın çıkaran ve 13 kişinin ölümüne neden olmaktan yargılanan dört sanıktan üçü ağırlaştırılmış müebbet, biri de müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 29 Mayıs 2009 da verilen mahkumiyet kararlarını onadı. s fotoğraf: Attila Durak 28 29

17 30 31

18 Ölüm Buluşmaları Sabih Ataç Daha çok babama işkence yapmışlar. Bana tekme tokat vurdular. Soğuktu, yiyecek azdı. Neyse bizi bıraktılar. Babam incinmiş yoksa o da gelirdi. İlginiz için teşekkür ederim sözlerinden çok samimiyetinin, yüzünde oluşturduğu berraklık, sevecenlik beni ve Sedat ı etkilemişti. On sekiz yaşı, terbiyesi, saygısı kişiliğinde dengeliydi. Okulda başarılı olduğunu bildiğim için üniversiteye hazırlanmasını, okuması gerektiğini, kendisine yakışacağını konuştuk. Kürt gençlerinin üniversite öğrenimini önemsemeleri gerektiği konusundaki uzlaşmayla mutlu olmuştuk. Umutlarını geleceğe doğru saçtığını hissettiren gülüşlerle ayrıldı. Antalya nın Serik ilçesine çalışmaya gitmişti iş sezonunda. Beraber gittiği demirci ustası çok dikkatli çalıştı. İstekle demirleri büküp bağladı. Dershane için para biriktireceğini söyledi. Her gece, yanında getirdiği üniversiteye hazırlık kitaplarını çalıştı diye anlatmıştı. Batman a döndükten bir müddet sonra, babası ile birlikte yeniden gözaltına almışlardı. Sedat ile birlikte avukatlık sınırlarını aşarak, durumunu nöbetçi emniyet görevlilerine, nöbetçi savcıya ilettik. Yeterli delil olmadığından bir hafta kadar sonra bırakıldı. fotoğraf: Attila Durak Avukatlık bürosunda olanları anlatırken, samimiyetinde değişiklik yoktu, yüzündeki kin ve nefreti saklayamıyordu İlginiz için teşekkür ederim. Ama bana anlatabileceğiniz tek gerçek yok. Size inanmıyorum. Sizin anlattıklarınız hep yalan. Gözümün önünde günlerce babama işkence yaptılar

19 Gözümün önünde babama... Kafasını dimdik tutmuş, gözleriyle geleceğin derinliğine dalmıştı. Eğer bu onlara kalırsa, onlar benim... sertleşmiş yüzdeki yanaklarından damlalar ardada inmesine rağmen gözleri kurumuyordu. Aradan bir ay kadar bir zaman geçmişti ki, Sason Kozluk arasındaki dağlarda çıkan çatışmada silahlardan çıkan mermiler karşılaştı, karıştı, buluştu, can aldı... İnsanlar ölmüştü. Ölenler arasında Metin de vardı. Dağa çıkmaya, gerillaya katılmaya karar vermişti. Henüz katılmış ve eline silahı daha almamıştı. Cenazesine Sedat ile katıldık. Boğazımız düğümlemişti, doyasıya, hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorduk. Sedat çok iyi bir hukukçuydu. Zekasını, bilgisini, emeğini halkına harcamakta son derece cömertti. Emeğin, bilginin, para puldaki hesabını bilmezdi. Korku sis gibi çökerken üstümüze, cesaret yaratmakta hünerliydi. Haktan ve haklı insandan yanaydı. Haksıza diklenmek istese de sözcükleri, davranışları naifti. Bu yüzden sofi mizdi. Güneş ışınlarının kaynadığı bir temmuz gündüzünü, gölge serinliğine girdiği Raman Dağı nın eteklerinde can arkadaşlarıyla daldığı sohbette akşam etmişti. Karanlık görüşü iyice kapatıyor iken, karşı dağ eteğindeki yangının ateşi, doğanın imdat çığlığı gibiydi. Üçü ortak ana babadan, biri ortak kaderden dört kardeş, yardım için Sedat ın arabasına binip giderlerken, toprak yolda hızla dönen araba tekerlekleri o kalleş, o alçak mayınla buluşurken, dünyanın dengesi, daha bozulur oldu, yuvarlak küre yumuldu. Sözcükler, uçuştu, karşılaştı, karıştı, göz parçaları, ten, tırnak parçaları, kafatası, kemik parçalarıyla buluştu, güzel yaşamlar, ölümle kesişti: Hak, onur, özgürlük, barış, kardeşlik demokrasi, insan, Sedat, insan, Salih, insan Sadi, insan, Sıdık... Ölüm, Milyonlarca buruk yürek, Yine, Yine ölümle buluştu. Bir yaz sıcağında büroma geldiğinde bıyıklarının altındaki gülümseme, elini tuttuğumda elli derece sıcaktaki buz teni beni ürkmüştü. Tokalaşırken Hayırdır sofi dedim. Sol elindeki zarfı uzattı. Beyaz kağıda, gerillaya ait, kesik kol, bacak, kafa yapıştırılmış, altına da sonun böyle olacak onun da altına TİT yazılmıştı. Aradan yıllar geçti

20 O bombayı koyanlar şimdi mutlu mudur? Ferda Balancar Mizgin Demir, 1991 de Dünya Barış Günü olarak kutlanan 1 Eylül de ailesinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi ona Kürtçe de müjde anlamına gelen Mizgin adını verdi. Mizgin henüz 9 yaşında iken lösemiyle tanıştı. Babası işsizdi, annesi ise ev kadını. Mizgin in tedavisini LÖSEV üstlendi. 3 yıl süren tedavi döneminde ağır kemoterapinin etkilerine rağmen hayata tutunmayı başardı te doktorlar Mizgin e Kanseri yendin müjdesini verdi. Tedavi sonucu dökülen saçları da yeniden çıkmaya başlamıştı. Ne var ki kanseri yenen Mizgin, 12 Eylül 2006 da Diyarbakır Bağlar da Koşuyolu Parkı na konulan bir bombanın patlamasıyla yaşamını yitirdi. Aynı patlamada Mizgin in annesi, teyzesi ve üç kardeşi de hayata veda ettiler. Mizgin`in en küçük kardeşi 6 yaşındaki Barış ise bacağını yitirdi. Patlama sırasında Ankara da olan baba Mehmet Demir in cebinde karısı ve dört çocuğunu kaybettiğini öğrendiğinde Diyarbakır a dönecek parası yoktu. Akrabadan toplanan parayla Diyarbakır a geldiğinde çocuklarının cenazesi çoktan kalkmıştı bile. Baba Demir, patlamadan sağ kurtulan Barış a koştu hemen. Onun da yüzde 70 sakat kaldığını öğrendi. Lösemiyi yenen Mizgin patlamaya yenilmişti, Barış ise sakatlanmıştı. Mizgin in iyileşmesinde başrolü oynayan LÖSEV in Yönetim Kurulu patlamadan sonra yaptığı açıklamada şöyle diyordu: Anne ve babasının bir tanesi, miniminnacık bir çocuk dünyaya gelir. Hiçbir günahı yokken çevresindeki kanser yapan etkenler sebebiyle lösemi hastası olur. Doktorlar onu tedavi eder. Tam ölmek üzereyken yaşama bağlanır. Okuluna giderken, oyunlar oynarken bu hayattan koparılır. O bombayı koyanlar şimdi mutlu mudur? Failler yakalandı ama fotoğraflar: Sabah Gazetesi arşivi Diyarbakır ın Bağlar ilçesindeki Koşuyolu Parkı nda 12 Eylül 2006 da yaşanan korkunç patlama sonucu 7 si çocuk 10 kişi hayatını kaybetti. Saldırıyı gerçekleştiren 3 kişi olaydan kısa süre sonra yakalandı. Eylemi Türk İntikam Tugayı üstlendi. Faillerin yakalanmasına ve olayın üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen dava halen sonuçlanmadı

21 Buluşmaların anadilinde... Leyla İpekçi 70 li yılların ilk yarısı olmalı. Bir yaz günüydü. Mecidiyeköy de yeşillikler, serin gölgelikler vardı halen. Tek tük arabalar hatırlıyorum. Bir de otobüs durağı. Önünde bilmediğim bir dilde iki oğlan bağırışıyordu. Sekiz dokuz yaşlarında vardılar. Benden birkaç yaş büyük. Avuçlarını açmış, para istiyor gibiydiler. Biz duraktaydık ve yanımızda, otobüs bekleyen ağabeylerden biri Türkçe konuşun diye bağırmıştı. Sonra da durakta diğer bekleşenlerle birlikte onları ayıplamışlar, Kürt bunlar Kürt diyerek onları neredeyse azarlamışlardı. Kürtçenin bundan kırk yıl sonra dahi hukuk tabirinde bilinmeyen dil olarak geçmeye devam edeceğini elbette bilemezdim. Yine o yıllarda, aynı mahalledeki ilkokuluma yürüyerek giderken önünden geçtiğim karşı apartman kapısında bir adam dikilirdi. Yıpranmış siyah ceketli, buruşuk pantolonlu, kafasında siyah kasketiyle... Bizim mahallede yaşayan Karadenizlilere, Balkan göçmenlerine veya azınlıklara pek benzemiyordu. Kürt Kemal derlerdi ona. Sabahları kapıda durur, etraftakilerin ihtiyacına göre ne iş olsa yapardı. Cam sildiğini, bakkala gidip öte beri taşıdığını, apartman girişlerini sildiğini filan hatırlarım. Bazen dairelerin kapısını çalardı. Ona yiyecek, giyecek verirlerdi. Çocuk aklımla Kürt kelimesi bende garip, tuhaf gibi anlamlara gelmeye başlamıştı. Kendi dedemin de Kürt olduğunu, çocukken Eğin de onun da lakabının Kürt Kemal olduğunu öğrenmeme uzun yıllar vardı. Ta 2009 Türkiyesi ndeki açılım günlerini beklemem gerekecekti bunun için. fotoğraf: Attila Durak 38 39

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ Özdemir Asaf (Ankara, 11 Haziran 1923 İstanbul, 28 Ocak 1981) Danıştay Üyesi Mehmet Asaf ın oğludur. Babasını kaybettiği yıl (1930) Galatasaray Lisesi nin ilk kısmına girdi. 1934

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

Ö ğ renci Gö zü yle. Van Depremi. Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu

Ö ğ renci Gö zü yle. Van Depremi. Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu Ö ğ renci Gö zü yle Van Depremi Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu Son yılların ülkemiz için en büyük afetlerinden biri 23.10.2011 de Van Erciş te 7.2 şiddetinde bir deprem olarak yaşandı.

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

MAYIS SONUNDA, OKULDA...

MAYIS SONUNDA, OKULDA... MAYIS SONUNDA, OKULDA... Bu fotoroman, bir ukte neticesinde tecelli etmiştir!... 21-23 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen Diyarbakır Gezisi nin tarihi daha ilk tespit edildiğinde, yani Mart ayında, benim

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Yüksekova ve Cizre nin il yapılacağı duyuldu, 70 küsur ilçe Ben de istiyorum diye ayağa kalktı. Akhisar, Tarsus, Nazilli, Alanya,

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi 22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi GÜNAH KEÇİSİ BULUNDU! Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, Soma daki kömür faciası hakkında çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK

Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK HEYECANLI KİTAPLAR Serüven Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri Kapak

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...

Detaylı

7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU

7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU 7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU Alt Komisyon Raporu, 14 Mart 2002 Perşembe günü yapõlan Komisyon toplantõsõnda oy birliği ile kabul edilmiştir.

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

2- Takside. Türk kadınla Alman kadın aynı yerden taksiye bindiler aynı mesafeyi gidip aynı yerde indiler.

2- Takside. Türk kadınla Alman kadın aynı yerden taksiye bindiler aynı mesafeyi gidip aynı yerde indiler. Alman televizyon kanalı RTL de pazartesi akşamı yayınlanan Ekstra Magazin (Extra-Das RTL-Magazin) adlı program, bir Türk ve bir Alman kadını Türkiye ye tatile gönderdi ve yaşadıklarını başından sonuna

Detaylı

DESTANLAR VE MASALLAR. Samed Behrengi KÜÇÜK KARA BALIK. Masal. Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez

DESTANLAR VE MASALLAR. Samed Behrengi KÜÇÜK KARA BALIK. Masal. Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez Samed Behrengi KÜÇÜK KARA BALIK Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez DESTANLAR VE MASALLAR Masal samed Behrengi Küçük Kara Balık Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez Yayın

Detaylı

81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek

81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek 81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek TEPAV, 2014 2 Neden bu çalışmaya ihtiyaç duyduk? Kadınların durumunu il düzeyinde ortaya koyacak cinsiyete duyarlı verinin

Detaylı

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ Demokrasi Endeksi: 2014 yılı i bariyle 167 ülke arasında Türkiye 89 (Yalnızca ilk 26 ülke tam demokrasi sayılıyor. Türkiye bu ülkelerin çok gerisinde. Sivil Özgürlükler:

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği 13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL A.A Nursel Gürdilek İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği Türkiye ile İsrail arasında bir yılı aşkın süredir devam eden "işitme engelli çocuklara daha iyi bir

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör. Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

Insanı başa taç yaptım. Ne eğildim, ne de saptım. Acılardan ilaç yaptım. Aşık Şahturna Hayatı ve Şiirleri

Insanı başa taç yaptım. Ne eğildim, ne de saptım. Acılardan ilaç yaptım. Aşık Şahturna Hayatı ve Şiirleri 1950 Sivas Gürün'de doğdu. 10 yaşlarında saz çalıp, türkü-deyişler okudu. 15 yaşında kendi yapıtı ilk plağıyla büyük üne kavuştu. Konser turneleri, kasetler, plaklar, uzunçalar, long playler ve günümüz

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu na göre 2008 yılı sonu itibariyle evlatt edindirilen

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Sayın Okul Müdürüm, Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli Misafirler, Sevgili Öğrenciler,

Sayın Okul Müdürüm, Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli Misafirler, Sevgili Öğrenciler, Sayın Okul Müdürüm, Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli Misafirler, Sevgili Öğrenciler, Azıcık duyarlılık, birazcık özveri! düşüncesiyle 10-16 Mayıs Engelliler Haftasında; farklılıklarımızı değil bizi

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK Resimleyen: Vaghar Aghaei cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri İç ve Kapak Tasarım: Gözde Bitir Tasarım Uygulama: Güldal

Detaylı

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten 2009 2010 eğitim öğretim yılının birinci dönemi ki bu güz dönemi oluyor, benim de yüksek lisans programımın ilk dönemiydi. Üniversiteden 2003 yılında mezun olduktan 6 sene sonra tekrar üniversiteye başlıyordum.

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon

DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon DESTANLAR VE MASALLAR Masal Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Yayın Yönetmeni: Samiye

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı