07 May s May s 1956

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "www.kuzeydetutun.org 07 May s 1956 07 May s 1956"

Transkript

1 07 May s 1956 Çömlekçi mahallesinden Duka Nuri nin evinden al nan Gelin, iki kiflinin kolunda yürürken iki küçük k z at n üstünde damad n evine, Goymat a do ru gidiyordu... Atlar ürkmesin diye yularlar ndan tutan Cevdet Bayrak, bafl nda defne çelengiyle dü ünde oynayaca Arap Oyunu nu düflünüyordu May s 1956 Köprüden geçti gelin Alaçam a gitti im günlerin birinde Özkan (Pak), yolumu kesip hoflbefl ettikten sonra Biraz bekle sana çok güzel bir foto raf gösterece im dedi. Koflarak meydandaki kamyona do ru gitti. Geldi inde elindeki foto rafa bakakald m. Bu foto raf Faik (Özmutlu) day m n dü ün foto raf dedi. Bunun hikayesini de ö renmeliyiz, dedim. Sonra günler günleri izledi, bu mektuba k smet oldu. Süleyman Felamur Faik Özmutlu Art k evlenmenin zaman der ve dü ün günü gelir çatar. Ahmet Özmutlu nun Çeflme mahallesindeki evinde haz rl klar bafllar, dü- ün alay haz rlan r. Herkes kendine göre görev bulur ve yerine getirir. Fakat atlar n süslenmesi Naile Öz (Özkan n anneannesine) kal r. O da elinden geldi ince Behçet Bayrak a ait atlar güzellefltirir. Alay yola ç kar ve köprüden geçip Çömlekçi mahallesinde Duka Nuri nin evinden gelin al - n r. Köprünün çürüyen tahtalar mahalleli taraf ndan de ifltirilmifl ve köprü böyle kalabal k geçmelere haz r hale getirilmifl. Gelin, iki kiflinin kolunda yürüyerek ilerlerken atlar n üzerine iki küçük k z oturtulur. Bunlardan biri Gönül dür (Tahsin Özmutlu nun k z ). Cevdet Bayrak, dü ün alay köprüden geçip erkek evine do ru giderken, atlar ürkmesin diye yularlar ndan tutar. Ama bi yandan da bafl nda taflan (defne) yapraklar ndan çelengiyle dü ünde oynayaca Arap Oyunu nu düflünür... mektuplar n z daha h zl yay nlayabilmek için: e-posta adresine gönderebilirsiniz

2 3 dursun kaptan süleyman arpa YAKAKENT 16/ fiubat /2004 Her ßey stanbul dan gelen bir telefonla baßlad.telefonun ucundaki arkadaß stanbul Bahçeßehir Üniversitesi nden tan d yaßl bir profesörün, ailesi ile ilgili köklerini araßt r rken dedesinin annesi olan kad n n mezar n n; o zamanki ad yla Gümenüz de oldu unu, kendisinden bu konuda yard mc olmas n söyledi ini, bizden de bu konuda araßt rma yapmam z rica etti. Arkadaß m Osman da Sen bu araßt rmay benden daha iyi yapars n diyerek bana havale etti. Bir hafta süren araßt rmalar n neticesinde bahse konu olan mezarla ilgili bir sonuca varamad m. Sonras nda bu mezar yerinin ßimdiki Erdo an Cebeci lkö retim okulunun oldu u yer oldu unu, mezarl k yerinin bozuldu unu ö rendim. Tüm bunlar araßt r rken daha ilginç olan yaßanm ß öyküyü ö rendim. Merakla geçmiße do ru yolculu um böyle baßlad. Kurtuluß Savaß y llar nda bir çok önemli hizmetlerde bulunmuß, ad san duyulmayan isimsiz kahramanlardan birinin Karadenizli Dursun Kaptan n öyküsünü anlataca m. O gözü pek korkusuz bir denizci... Kim bilir kaç defad r, Karadeniz in h rç n sular na karß yelkenli takas yla dalgalar köpük köpük sular y rtarcas na bo ußuyor, her defas nda... Batum'dan yükledi i cephaneyi nebolu ya getirerek zaiyats z bir biçimde boßalt - yor, oradan da çeßitli vas talarla Atatürk kuvvetlerine gönderiliyor. Anadolu ateßler içinde, Anadolu ißgal birliklerinin ißgali alt nda. Yine böyle nebolu dönüßü deniz ç ld rm ß, rüzgar deli gibi, hava so uk, yol uzun... Dalgalar aras nda bata ç ka yoluna devam etmeye çal ßan Laz takas daha ne kadar bu zor koßullarda dayanabilecekti. Yedi i dalgaya baß vurmuß o inatç Laz kaptan elindeki dümenle güreß edercesine mücadele ediyordu. Bu uzun soluklu, so uk gecenin bir saatinde Samsun a ba l küçük bir bal kç köyü olan Gümenüz k y lar na kadar ulaßabildi. Dursun Kaptan mürettabat ve takas nda bulunan annesi ile birlikte Gümenüz e s - n r. Ö rendi ime göre y llar aras nda Gümenüz de kiralad klar bir evde annesi ile yaßar. O y llarda bölgede kolera salg n baßgösrerir, hergün iki üç kißi kolera hastal ndan hayata göz yumar. Dursun Kaptan n annesi de bu öldürücü hastal n pençesinden kurtulamayarak hastalan r ve Gümenüz de ölür. Kolera hastal ndan hayat n kaybeden di- erleri ile ayn mezarl a gömülür. Karadeniz in dalgalar n n y kamad Dursun Kaptan yaßad bu büyük ac yla y - k l r. K sa bir süre sonra da ard nda hayatta en çok sevdi i güzel kad n, anac n b rakarak memleketi Rize ye geri döner. Senelerce insan m z, ac lar n neßelerini günlük yaßamdaki s k nt lar n a tlar yakarak, türküler ç rarak dile getirmißler, ifadeye çal ßm ßlar. S la özlemini hasretlerini hep yüreklerinde demlemißler. Dünyan n en güzel çiçeklerinden daha güzel kokan analar m z koklay p, Anadolu topraklar n koklam ßlar, can vermiß, yol alm ßlar. Ta ki Gazi Atatürk cumhuriyeti kurana dek. Türkülerimiz, kah bir aß ktan, kah bir ads zdan, ama hepsi bizden, Anadolunun ta içinden nsanlar yaßad kça y llar y l, ç rd klar türküleri de günümüze ulaß p kök salm ß. Dedim ya insan m z övgüsünü de yergisini de hep türkülerle anlatmak istemiß. Belki de kendilerine göre en güzel ifade ßeklini seçmißlerdi. ßte tam bu konuyu araßt r rken; Dursun Kaptan ad na da bir türkü yak ld - n, bu türküyü de Yakakent te bir kißinin bilip söyledi ini ö rendim. Böyle bir türkünün olmas beni oldukca heyecanland rm ßt. Büyük bir sab rs zl kla o gece sabah n olmas n bekledim. lk ißim türküyü a z ndan dinleyece im Hüseyin Baßar r' (Lölöcü Hüseyin dedeyi) bulmak oldu. Nihayetinde kendi iß yerime ça rd m, bir aç k çay söyleyerek konudan bahsettim. Hüseyin dede Cumhuriyetimizden bir yaß büyük, Yakakent te herkesin tan d sevdi i renkli bir kißilik. Þekersiz gelen çay ndan büyük bir yudumu üfleyerek ald, dudaklar a r a r hareketlerle k p rday p a z ve protezleri aç l p kapanmaya baßlad. Bir ara göz göze geldi imizin fark na vard m. Önce gözleri bu uland ve k s ld. Geriye yavaß yavaß saran bir kaset gibi dald gitti. Sonra yine ßekersiz çay ndan bir yudum daha çekti ard ndan ceketin iç cebinden ç kard büyük bir mendille sulanan gözlerini itina ile sildi, sonras nda birden bekledi imiz türkünün sözleri melodisi ile birlikte bu yaßl tonton kißiden beklemedi im bir güzellikte dökülmeye baßlad : Dursun kaptan Batum dan Avare etti kalkt Þißirdi yelkenleri Küpeßteye yasland Dursun kaptan görsen San rs n bir asland (gemici baß taraftan ba rd ) Dursun kaptannn bir duman (ußaklar hep aleste) Ne diyecek kaptan m z Raftan ald aynay Dedi ki Gül Cemaldir Bir horon edeceiiz (2) Kemenceyi kaldurun (2) Vur kemaneci Ali (2) Giderek yali yali de Tutarak makli yali Vur kemaneci Ali (2) Bugün 82 yaß nda olan Hüseyin Dede bu türküyü çocuklu unda abisinden dinledi ini ve asla unutmad n ifade etti.

3 Paçoz un yeri özgür baflar STANBUL 2004 Sabah deniz sefam z bitmifl... beyaz balina ayd n aratmayan vücutlar m z iyice k zarm fl... tiflörtün yakas boynumuza sürtününce surat m z n halini görmeyin... birkaç güne kalmaz geçer diyoruz içimizden... yaz, hava s cak... içimiz de yanm fl, d fl m z da... akflam inmek üzere... gümenez flura... befl dakikal k yol... alel acele duflumu al yorum evde... üzerime bir fleyler geçiriyorum... akflam eser belki diye bir de mont al yorum yan ma... s ra elemanlar toparlamaya geliyor... önce goymattan burak, yavuz, murat ve daha ne kadar pak varsa hepsi... sonra yol a z ndan bülent ve resul... muhtemel bir konvoy halinde; alaçam yakakente ba layan alt kilometrelik devlet karayoluna ç km fl bulunuyoruz... batan günefle karfl yudumlanacak so uk biralar düflündükçe; büyük bir çölü tuz yalayarak geçmifl bedeviler gibi a z m zdaki kuruluk bizi biraz daha h zland r yor... ne kadar traktör varsa solluyoruz... e er denk gelmiflsek akrep in k rm z anadolu da bizi solluyor... haddimizi bilip arkas ndan giriyoruz meydana... fiimdi meydan deyince hep o meydanla bütünlefltirdi im çay bahçesi geliyor akl ma... art k san r m park oldu... hani çocuklu unuzdan kalan baz an lar vard r belle inizin bir yerlerinde... bir yer, bir koku, bir ses, zamanl zamans z canlan r hani... o çay bahçesi de benim için öyle bir mekand r... hayalle gerçek aras nda... yaflananla yarat lan aras nda bir yerlerde... çocukluk an lar n n bir k sm n n gerçekli ine flüphe yoktur ama baz noktalar da ben mi ekliyorum, abart yorum diye ufak da olsa bir flüphe var içimde... hat rat flöyle; seksenli y llarda az say da insan n arabas vard ; o yüzden pikniklere, yaylaya, çam gölüne oldu u gibi gümenez çay bahçesine de bir araba dolusu insan olarak gidilir, var ld nda masalar birlefltirilirdi... sanki otomobil bayram ym fl gibi alaçam n gümenezin bütün arabalar akflamlar meydanda toplan rd... bahçedeki herkes birbirini tan r, selamlafl r hatta ufak masa ziyaretleri yap l rd... bu iflten en kârl biz çocuklar ç kard k... gazoz smarlayan, meyve suyu içmemiz için srar eden büyükleri k r(a)mazd k... üzerindeki mavi boyalar kalkm fl masa ve sandalyeler hat rl yorum... dü ünlerde kaybolmas n diye oturaklar n alt na mekan sahibinin ad yaz l olurdu ço unlukla... ve bir de içinden ayd nlatmal havuzu vard çay bahçesinin... abart yor muyum? diye flüphede oldu um yer buras iflte... o havuzun içinde bir ara k l ç bal klar vard diye hat rl yorum... flimdi stanbul da o günleri anarken; büyükbabam kalkan bal n siniye koydu unda yüzgeçleri d flar ya taflard diye anlat nca, arkadafllar b y k alt ndan gülüyorlar... o yüzden bu mevzudan onlara bahsetmiyorum... ama vard ya... hat rlayan varsa vard kardeflim desin... ben de rahat edeyim... sonra yüksekçe bir sahne vard o bahçede... dü ünlerde, hafta sonu e lencelerinde yerel sanatç lar (muhtemeldir irfan hoca) ç kard... hala masalar n n aras nda kofluyorum sanki... sanki hala büyüklerin önemli konuflmalar ndan s k lm fl m da deniz k y s nda tafl sektiriyorum... hayalle gerçek ars nda, geçmiflle bugün aras nda gidip geliyor insan... suya de ip sekiyor... Sonralar park oldu oras... sahil boyunca uzanan yeni çay bahçeleri aç ld yerine... biz de o y llarda liseyi yeni bitirmifltik ya da üniversitenin 1954 den 2004 e yakakent k y lar... ilk s n flar ndayd k... gümeneze geldi imizde hem de ißeni görmek için foto raflardan daha iyi bir liseyi birlikte okudu umuz gümenezli arkadafllar kan t yok herhalde... de ißtikce güzelleßen (!) bir hem de farkl illerde üniversite okudu umuz için ayr yakakentte yaßamak her yakakentlinin hakk... düfltü ümüz arkadafllar görme flans buluyorduk... resimlere bakt nda surlar n ard nda bir kentte yo unlaflt r lm fl hasret giderme ziyaretleri de yaßamak gibi birßey ßimdi yakakentte yaßamak... denebilir... bir araya gelince içerdik biz... kaynak:www.yakakent.net Bir araya gelince ilk yap lmas gereken buymufl ya da bir araya gelmemizin amac buymufl gibi... kendili inden oluverirdi... çocukluk an lar ndaki çay bahçesine sapmadan önce hikayenin anlatt da buydu... kald m z yerden devam edelim; akrebin anadolundan sonra meydana girer, uygun bir yere park ederdik... sonra do ru paçoz un yerine... yüksel uzaktan bizi gördü mü gülümsemeye bafllard... kadro tamam... çay bahçelerinin mavi boyas kalkm fl tahta masa sandalyeleri, beyaz plastik olmufl... ahmet kayan n sesi biraz daha yafllanm flt... da larda öfkeli bafl m serhatta hep akflam oluyor... gerçekten de akflam oluyor, hani kendi memleketim diye söylemiyorum günefl batarken karadenizi seyretmelisiniz, k sac k bir anda; sanki bütün bir zamana yay lm fl gibi dingin ve huzurlu oluyor insan... dalgalar n üzerinden kayan; yeflilin, mavinin, k z l n kardeflli ine ortak oluyor... kendini, yaflad zaman n ve do an n bir parças olarak hissetmenin keyfini sürüyor... ve önündeki barda a as l yor... akflam iniyor... biz de ilk biralar yudumlam fl z... ruh halimizi gören serhatta da larday z zanneder... b y klar m za yap flan biraya dek sömürüyoruz alkol nam na her fleyi... arka masada atilla hocalar... yan tarafta esat abi, ferhat, damc... öte yanda bizden yaflça küçük bir baflka grup... biz gençlerde de büyüklerden ödünç bir efkar... efkar türkçe bir duygudur diyordu yazar... türkçe nin duygu ad na yaratabilece i ne varsa, önümüzdeki dipsiz mavi karanl a dalan gözlerimize oturmufl sanki... sanki hepimiz en duygulu halimizle k p rt s z seyretti imiz o karanl n ard ndan gelecek güneflli bir gün bekliyoruz... flark da söyledi i gibi karanl y rtacak bir fl k ar yoruz... dönecekler bir gün

4 7 8 alk rlara bozk rlara günefli serecekler yanacaklar ama bir daha yaln z kalmayacaklar iki gözüm kör olsun... belki sadece bekliyoruz... belki kimse... belki hiç birimiz neyi bekledi imizi tam olarak bilmiyoruz... belki, beklemenin ac s n hafifletmek için bu kadar çok içiyoruz... neyi bekliyoruz diye sormamak için içiyoruz belki... zaman n neresindeyiz bilmemek için... ne zaman gelece ini, gelip gelmeyece ini bilmedi imiz için... bizi kendi içimizde ço altan, yo unlaflt ran fley bu mu... saati gelince di er arkadafllar n yan na ça ran... masay kurduran... flöyle deryaya karfl içiren fley bu mu... flark lar m da lar ma söyleyeyim diye iç geçirten ne... ovan n yaln zl m... da lar n ss zl m... yüreklerin sessizli i mi... beyinlerin darg nl m... akl n k r lganl m... bize her akflam ama her akflam kafalar çektiren fley ne... belki sadece bekliyoruz... belki de yaln zca al flkanl kt r... adisyonda çay, kahve, gazoz ne kadar sat r varsa üstü çizilmifl; biran n çarp lar bütün sat rlar istila etmifl... çerezler yükselden... paçoz; kefalin büyü üdür... bu lakap buradan m gelir bilmem... öyle olmas n dilerim... iflin asl flahsen tan mam da paçoz u... önceleri sözcük olarak kula ma hofl gelmiflti, anlam n düflünmemifltim pek... ama bu hat rat içindeki ironisiyle, o gün yaflad klar ma duydu um özlemin ifadesi oldu bir anda... neden mi... belki de gerçekten, kaçan bal k büyük oluyor... gece yar s limana geçiyoruz... aç klarda sesimizi duysunlar diye mi yoksa karadakiler duyup iflkillenmesinler diye mi bilinmez, türküleri deryaya ba r yoruz... a l yoruz denize... önümüz deniz, ard m z deniz... dalgalar parçalan yor kayal klarda... sahile vurdu unda yeflil tafl zannedilsin diye flifleler k r l yor... bu meret fliflede durdu u gibi durmuyor... uzaklarda trolleri iten pancar motorlar n azimli sesleri... ay n o en ak o en ç plak hali... bir bitimsiz gece daha... ahmet kaya söylüyor : akflam olup karanl klar inende devriyeler ad m ad m gezende... reklam olur mu, süleyman abi k zar m bilmiyorum ama söylemeden edemeyece im... o elvan gazozlar nda baflka bir tat vard... iki kam flla bir gazozu paylaflmak, gazoz kapaklar ndan çocuklu una oyunlar kurmak farkl yd... acaba yerler mi diye k l ç bal klar na çakt rmadan leblebi atmak... kap lar ço u kez kilitlenmeyen arabalar n vites koluyla oynay p bofla almak... baflkayd... nereden ç kt flimdi demeyin... o sahile borçluyum ben... k r k cam parçalar n n dalgalarda yuvarland kça ald yeni flekli k ymetli tafllar zannetti im, cebime en güzel tafllar n doldurup alaçama kaç rd m çok oldu... gece derin... fenerin alt nday z... yan p sönen fl k gibi; yaflananla yarat lan, gerçekle hayal aras nda gidip geliyor akl m... kim bilir belki de abart yorum... çay bahçesinin havuzundaki k l ç bal n düflünüyorum... herkes bilmese de olur diyorum... bir flahit ç kmasa da olur... bu, bir k l ç bal n n öyküsüdür, yaz lmasa da olur... ekmek teknesi... barbaros inan YAKAKENT 2003 Sabah olur gemiciler gelir ekmek teknesine; bismillah denir, ç malar çözeriz. Herkes kendi görevinin bafl na geçer k y ya köfleye bakarlar eksikleri tamamlarlar ki bir aksilik olmas n diye ve kaptandan f rça yememeleri için dikkat ederler. Haz rl klar tamamland ktan sonra çay demlenir kahvalt haz rlan r. Kahvalt esnas nda karfl lar na ç kacak nasip hakk nda yorumlar yaparlar, biri der bugün yüz kasa palamut öteki der ikiyüz kasa palamut tutal m isterler. Kahvalt bitti i zaman ç karlar kamaradan en üst kamaraya kaptan n yan na ve bal k gözlerler. Karfl lar na da kalabal k bir bal k sürüsü ç kt nda teknenin içinde bir anda k yamet kopar ve herkes görevinin bafl na koflar, kaptan bal çat s na al r ve mola der. Teknenin arkas ndaki botu salmak için palac çeli i çeker ve tam yol bal k çevrilir. Teknen n arkas ndaki o koskoca a dakka sürmez denize dökülür ve botun yan na gelindi inde ç malar havada uçuflur. Art k a kald rma zaman geldi inde tayfalar a lara yap fl r ve biraz çekildi inde palamutlar a n içine doluflmaya bafllar. Palac Aziz Abi bafllar nara atmaya, bunu duyan di er gemiciler daha bir hevesle as l rlar a lara öbür yandan Dursun Abi mapalar salar ve bal klar kaçmas n diye k fllar onlar, bir zevkle bafllar palamutlar torlardan gelmeye, o zaman kaptan n keyfine

5 diyecek yoktur. A n büyük bir bölümünü çektikten sonra a n içinde daha bir yo unlafl r bal k. A n sonuna yaklafl ld nda bal bocili e s k flt r rlar botçu Muhammet tam gaz a kay n n yan na gelir. Köksal Abi bota atlar ve a a g dal vururuz, her g dal al nd nda bal k güvertede bekletilmez hemen kasalan r, buzhaneye konulur ve Dursun Abi eline bir ka t kalem al r kasalanan bal klar sayar büyük bir zevkle, art k günefl batmaya bafllam flt r da lar n aras ndan tekne yol alm flt r, art k limana girer ve gemicilerin üzerinde tatl bir yorgunluk vard r. Limana girildi inde bal k hemen yüklenir kamyona ve Türkiye nin dört bir yan na da l r. fioförün peflinden derler Allah n selameti bafl n n üstüne olsun diye sonra herkes üstünü giyinir, mutlu ad mlarla evinin yolunu tutarlar ertesi günü sabah bulufluncaya kadar ad verilerek Türk nakliye filosuna kat ld. Enosis e el konulmas karß s nda Yunanistan bir misilleme planlad : Samsun bombalanacakt Bombard man n bölgedeki Pontus çetelerini k ßk rtaca ve halk da pani e sürükleyece i hesaplan yordu. Savaß n baß ndan beri Yunan savaß gemilerini görmeye al ßk n olan Samsunlular 7 Haziran 1922 sabah o güne kadar görmedikleri büyüklükte bir filoyla karß laßt lar. Filo 10 gemiden kuruluydu. Averoff ve K lk ß z rhl lar, panter s n f iki muhrip, iki yard mc kruvazör ve dört küçük may n taray c gemi. Yunan filosu, Samsun feneri önlerine geldi inde may n tarama gemilerini öne sürdü. Denizdeki may nlar temizlendikten sonra filo k y ya yaklaßmaya baßlad. Bunun üzerine, 15. Tümen komutan Albay Cemil Cahit Bey, gerekli savunma önlemlerini almaya baßlad. Kentin savunmas yla görevli Bahriye müfrezesi mevzi alarak gerekti inde sokak çat ßmas yapmak için büyük taß yap lara cephane y maya baßlad. Tam da o günlerde Þahin gemisinin Sovyetler den getirdi i 150 mm lik toplar imdada yetißti ve sahisamsun nas l bombaland? KARADEN Z DE M LL MÜCADELE Milli Mücadele nin en hararetli y l olan 1922 nin ilk aylar yd. Karadeniz de ellerindeki birkaç küçük gemiyle Sovyetler den silah ve cephane getirmeye çal ßan Türk denizcileri, Yunan avc botlar ve savaß gemileriyle baß etmekte zorlan yorlard. Art k daha büyük gemilere ihtiyaç vard. Trabzon Nakliyat Bahriye Kumandan Fahri Bey in plan do rultusunda Yunanl lar n Karadeniz deki büyük ticaret gemilerinden birinin ele geçirilmesine karar verildi. Plana göre Rusya n n Novorosisk liman nda yükleme yapan Enosis gemisi, yola ç kt ktan sonra iki küçük Türk gambotu taraf ndan durdurulup el konarak gizlice Trabzon a getirilecekti. O güne kadar yaln zca taß mac l k yapan Karadeniz deki Kuvay Milliyeci denizciler, bu harekatla, ticari gemiler yoluyla Yunan güçlerine darbe vurmaya baßl yorlard. Harekat 26 Nisan 1922 akßam gerçekleßti. Birkaç saat süren kovalamacadan sonra Enosis gemisi içindeki 500 bin liral k malzeme ve alt nlarla birlikte ele geçirildi; Trabzon kansu flarman STANBUL 2003 Samsun un bombalanmas na kat lan Yunan K lk ß z rhl s...

6 le yerleßtirildi. Halk n soka a ç kmas yasaklanm ß, Samsun daki askeri birliklerin tamam mevzi alm ßt. Saat s ralar nda Averoff z rhl s ndan bir motor indirildi. Motor limanda gözlemci görevi yapan Amerikan muhribine yanaßt ve az sonra iskeleye elinde bir zarfla ç kan Amerikan deniz yüzbaß s kendisini karß layan Üste men Emrullah Nutku Bey e Samsun Mutasarr f ile görüßmek istedi ini söyledi. Mutasarr fla görüßtürülen Amerikal subay zarf açt nda Yunanl lar n ültimatomu ortaya ç kt. Mesaj ßöyleydi: 1. Samsun askeri bir üs haline getirilmiß olmakla, ßehir niteli ini art k taß mamaktad r. 2. Samsun daki mühimmat, silah ve öteki askeri eßya, k y ya ç kar lacak bir deniz heyeti taraf ndan yok edilecektir. 3. Ültimatoma saat ye kadar cevap verilmedi i takdirde ya da bu süre çinde nakliyat yap ld görüldü ünde bombard mana baßlanacakt r. 4. Saat de at lacak kurus k ihtar topundan 10 dakika sonra ateß aç lacakt r. Mutasarr f Ankara ile görüßmelerini yapt ktan sonra ültimatoma ABD muhribi kanal yla ßu yan t verdi: 1.Samsun askeri bir üs de il, aç k bir ßehirdir, bombard man edilemez. 2. Bombard mandan do acak bütün sorumluluk Yunan Hükümeti ne ait olacakt r. 3. Halk ve meskenleri bombard man edilecek olursa buna karß misilleme hareketinde bulunulacakt r. Bu ültimatom savaß s ras nda Amerikan gemisinin komutan, Samsun daki ABD konsolosu ile tütün ticareti yapan Amerikal vatandaßlar n al p götürmek istedi. Ancak Türk güvenlik yetkilileri bu iste i reddettiler. Amerikan ve Yunan gemi komutanlar aras nda uzun süren mors haberleßmesi sonras nda, saat da bombard man baßlad. Yunan filosunun bombard man beß hedefte toplan yordu. Hükümet kona, k y daki ambarlar ve deniz araçlar, kentin bat s ndaki Rus petrol tanklar, ço u Amerikal ve Hollandal tüccarlara ait tütün depolar. K sa bir süre sonra sahildeki Türk toplar da ateße baßlad lar. ki ateß aras nda kalan limandaki Amerikan gemisi hemen aç k denize hareket etti. Yunan filosunun iki saat süren bombard - man nda çeßitli büyüklüklerde 548 mermi at ld. Saat da bombard man durdu unda hasar tespitine baßland. Yunan filosu, Türk yetkililerin kararl l karß s nda bombard man daha fazla sürdürmedi. Kentte çok say da Avrupal tüccar ve diplomat n bulunußu da Yunanl lar korkuttu. Üstelik mutasarr f n da söyledi i gibi, bombard manda sivillerin ölmesi ve bunun Amerikan gözlemci gemisi önünde olmas, savaß kurallar n ihlal etmek demekti. Yunanl lar bombard mandan sonra Sinop ve Ayanc k yönüne do ru uzaklaßt lar. Bombard man n en etkin gemisi, Yunanistan da Balkan Savaß Kahraman olarak an lan Averoff z rhl s yd. Bombard man, Yunanl lar n istedi i etkiyi yaratmad. Samsun ve çevresindeki halkta panik yaßanmad. Pontus çeteleri ise Ankara Hükümeti ordusu art k Anadolu ya tamamen hakim oldu u için, k p rdayamayacak haldeydi. Bombard man n sonuçlar na gelince; 4 asker ßehit oldu ve üç asker yaraland teneke petrol, kg benzin, 900 kg ispirto ile askeri yiyecek ambar yand. 48 ev, 3 dükkan, hükümet kona, gümrük binas, Ermeni Kilisesi ve yetimhanesi y k ld, sahildeki 16 bal kç teknesi hasar gördü. merhaba kuzeyde tütün... bora sivri 27 OCAK 2004 lk defa ifle yaram fl olma duygusunun bilinci ile bir mektup yaz yorum. Biraz geç de olsa bekledi im mektup geldi. Mesajlar ve ak nlar kuzeyden gelir. Alaçam ile tan fl kl m 1990 l y llarda oraya yapt m z bir tiyatro turnesi ile bafllar. Sonra iyi dostlar ve kuzeyde tütün ile devam eder. Karadeniz hep güzel gelmifltir bana, hep güzel hat rlanan, gülümseten parçalar b rakm flt r hayat mda. Ayanc k, Amasra, Çakraz daha çok yer var say lacak. Karadeniz do a ile eme in buluflmas gibi gelir bana... ANA-KADIN-EMEK üçgenini oluflturan bereketli topraklar. Belki de tütüne olan sevgimin bilinçalt. Çay ve tütün vazgeçemediklerim. Alaçam day z. Oynad m z oyun Aziz Nesin in vatandafl olmak ya da kimliksiz olmak nedir? in anlat ld Yaflar Ne Yaflar Ne Yaflamaz. Karfl lama komitesi gereken her türlü sanatkârhane tavr n göstererek bizi ilgiyle karfl lad. Biz tiyatrocular bir otele yerlefltirildik. Otel güzel sessiz sakin. Derhal yemek için gerekli organizasyon yap ld ve yemek yemek üzere otelimizden ayr ld k. Haydi birer de kahve. lgi büyük. lgiden kurtulup oyunumuzu oynamaya gittik, her fley güzel. Herkes aç, pide bekliyor... Hüseyin Oral arkada siparißleri haz rlaman n telaß ndayken bizim mehmet (Göçmez) sanatç abileriyle sohbette...

7 13 14 Ankara Ekin Tiyatrosu sezonunda Aziz Nesin in Yaßar Ne Yaßar Ne Yaßamaz oyunuyla Alaçam a gelir. Duymußlar ki pide Alaçam da yenir... Soldan sa a: Sedat, Selami (merruß), Figen-Hüseyin Oral, Faruk Güvenç, Zekeriya Göçmez, Savaß Yurttaß, Yusuf Felamur, Sinan, Bora Sivri, Baßak Özel... Oturanlar: Fikret, Saddam, Esat Erdo an, Þener Kökkaya, Þafak Sezer, Þinasi S raman ve arkada merdivende Halis... Salon güzel insanlar güzel. Oyunumuzu oynad k. Be enildi. Ayakta alk flland, evet do ruydu bu ülkede vatandafll k bilinmiyordu kimliksizlik sorunu vard. (Bir de mektupsuzluk) Oyun bitti. Çiçekler alk fllar sohbetler karfl durmalar desteklemeler yine gelmeler yine gitmeler. Her fley çok güzel. Karfl lama Komitesi bizi flafl rtmaya devam ediyor. Güzel bir gece yeme i ve rak... Otel güzel, Alaçam güzel, insanlar güzel, rak güzel, sohbet güzel. Sabah kalk l p yola ç k lacak, uyku güzel. Ve b rak l yoruz otele ama ilerleyen saatlerde otelde inan lmaz bir bo az trafi i bafll yor. Saat 24. Ya da ben rak n n etkisi ile rüya görüyorum. Koridorda öksürenler t ks ranlar, k s k sesle konuflmaya çal fl p y lan efekti ç karanlar. Güzel ince ama anlafl lmaz kad n sesleri... Bir ara kalk p kap y açt m... Koridorda ki manzara aynen flu. Alaçam Metro istasyonu. nsanlar erkekler kad nlar. Yanl fl odaya girenler, ç kanlar. Bizim kadrodan da bir iki matrix. San rs n Hilton koridoru. Rusça konufluluyor herkes hayat ndan memnun. Uyand mda Ruslarla gereken iliflkiler kurulmufltu. Kahvalt gündemini Ruslar n güzelli i oluflturmufltu. Alaçam ayna tuttu bana. Hep ayn soruyu sordurdu; Tiyatro mu Hayat n içinde? Hayat m Tiyatronun içinde?yoksa bir OTEL mi Tiyatro? YILMAZ ELMAS IN GÜNLÜ ÜNDEN: 27 OCAK 1958 babu oyunu* y lmaz elmas Oyuncular içerisinden iyi oyunculardan denk iki kifli (a a) bir kenara çekilir. Di er çocuklar eflleflerek birbirlerine (süpürge, kazma, elma, bal, armut, nar gibi) çeflitli isimler koyarlar. A alar s ras yla efllerin söyledikleri isimleri ister. Eflleflmifl olan çocuklar kendilerine koyduklar isimleri söyleyerek a alar n n karfl s na gelir. Tarlay m istiyorsun, saban m? derler. A a birini ister, bu flekilde oyuncular eflit olarak ikiye ayr l rlar. Ve a alardan (elebafl lardan) biri eline yass bir tafl yahut bir yonga parças n eline al r ve bir taraf n tükürükle slar: Ya l m istersin, kurumu mu der. Di eri de ikisinden birini ister ve a a o cismi havaya atar. Yere düfltü ünde istedi i altta kal rsa onlar içerde kal r. Önce bir büyükçe tafl bir meydanl a dikilir. çeri düflünlerden biri kalede (taflta) bekçi kal r. Di erleri d flar da kalan oyuncular kovalar, yakalamaya çal fl r. Yakalananlar oyundan ç kar yani kovalayan kaçanlardan birine elini de dirirse (kaçan) oyundan ç kar. çeridekiler koval ya koval ya d flardakileri elleyerek bitirirlerse oyunu kazanm fl olurlar. Di erleri bu sefer kaleyi muhafaza d flar daki oyuncular yakalamaya çal fl r. D flardakiler ise yakalanmamaya, kaledeki bekçiyi flafl rtarak kaleye ayakla dokunmaya çal flarak Babu yapmaya çal fl rlar. Babu olunca oyun yeniden bafllar, kaledekiler yine kalede kal r. KOVALAYICILAR KALE BEKÇISI BABU TAfiI BABU YAPMAYA ÇALIfiANLAR Bu arada babu yapmaya çal flan oyunculardan biri onlar koval yan oyuncularla kale aras nda yakalanmadan geçerse onlar oyun harici eder. Bu flekilde koval yanlar azal r, babu yapmakta kolaylafl r oyun böyle devam eder. Koval yanlar di erlerini hem kovarlar hem de aralar ndan geçirtmemeye çal fl rlar. * Bu oyun Bulgaristan n Varna vilayetinin Pravada kazas n n Araplar köyünde oynan rd. Ayn köyden 1930 da Türkiye ye gelip Alaçam n Karahüseyinli köyüne yerleflen muhacirlerden 39 yafl nda Zekeriya Keskin den derlenmifltir...

8 15 16 m ilk 'içen adam' O'ydu. Hem de ne içmek. Hani hayat n, geçmißini, gelece ini 'unutmak' istercesine içenler vard r ya, onlardan biri san rd n z onu bir zamanlar. Komik! Bizimkilerin neredeyse tamam - na yak n ona k zard 'içer' diye... Sonra vakit geçti, herkes bir ufaktan yaßland ve ona k - zanlar n hepsi de ilse de büyük ço unlu u - ki ben k zanlardan de ilsem de içenlerden oldum - onun yoluna girdi; içti, içti, içti... Sonra bir gün bilmem ki, ne oldu? Dediler ki, 'Enißten namaza baßlad '... Güldüm sadece. Pes mi etmißti Mustafa Damc, içme diyenler mi kazanm ßt. Onun hayat n, ondan daha çok sevdiklerini iddia edenlere karbu incecik bir veda havas d r!... Sessiz, uslu, 'kendi kößesinde', efendiden bir adamd. Mühim biriydi ya, her mühim insan gibi kendi bile fark nda de ildi 'mühim' oldu unun. Ama öyleydi, önemliydi. Benim enißtem, halam n kocas, kuzenlerimin babas Mustafa Damc, mühim insand. Bir yol ißçisiydi. nsan insana ba layan yollar n ißçisi. Yani, ayr l klar n ißçisiydi enißtem, kavußmalar n da... Sevinçlerin, ac - lar n ißçisiydi... Ad n bilmeseler de ßimdilerde Osmanc k'ta, Gerze'de, Sinop'ta yaßayan on binlerce insana, onun eme i, al nteri, gayreti açm ßt üzerinde gelece e yürüdükleri yollar. Onun açt yollar ay rm ßt insanlar insanlardan, kavußturmußtu insanlar insanlara. Onun yollar ndan yürüyerek gitti, say lamayacak kadar büyük bir kalabal k bilinmez hayatlara. Ve yine onun yollar ndan nice sevinçlere, nice mutluluklara, tad na doyulmaz kavußmalara döndü. Hiçbir nedenle de ilse bile bu nedenle 'mühim biri'ydi Mustafa Damc. Akl m ermeye baßlad ndan bu yana severdim onu. Benim gözümde hem mühim, hem de çok iyi biriydi. Usulca bir düzgünlü- ü vard.tam hat rlam yorum ama 'Cami yan ' ya da 'Cami Önü' gibi bir ßeydi köyünün ad. Bizimkilerin köyüne yürüme mesafesi bir iki saat uzakl ktaki bir köyündendi Giresun'un. Hani genel bir inan ß vard r ya, Giresun'dan adam ç kmaz diye. Bunun saçma sapan bir önyarg oldu unun en iyi kan t yd o. Dosdo ru bir adamd... Giresun'dan ç km ß, onca yere konup kalkt ktan sonra Alaçam'a atm ßt demiri. Çocuklar n orada okutmuß, art k oral olmußtu. Benim tan d - cem dizdar N SAN 2004 ß yenilmiß miydi? Yoksa bir zorunluluk muydu içkiyi b - rakmak? Ya da yetißmeyen emekli maaß n n boynu büktürmesi miydi? Belki hepsi için evet belki hepsi için hay r... San r m çok sürmedi bu sevdas, tekrar gördü ümde 'eski güzel haline' çoktan dönmüß buldum onu, bir Alaçam ziyaretimde. Þahane bir 'akßamc olmußtu'. Kar s na sayg duyan - hadi do rusunu söyleyelim, kar - s ndan korkan - her adam gibi a z buram buram rak koksa da hep 'Vallahi içmedim' makam ndan çalar, e er eve getirdiyse 'ufa - n ' köße bucak saklar, gizli gizli 'yutard '. Tabii, hep yaßl de ildi. Gençli ini de hat rlar m, benim hat rlad m da ne kadar gençse!.. Kocaman elleri, büyük ayaklar vard. Her gitti imizde bizi götürdü ü Geyikkoßan'da mangal yapt günleri, k zartt biberleri ißtahla yedi i zamanlar hat rlar m... Küçük halam Nazmiye'yle k z Ergül'ü ayn ßamyel -bu da bir acaip kelimedir ya, neyse- içine s k ßt rd zamanlar... Zarif ve e lenceli bir fukaral n hepimizi kußatt y llard... ki dirhem bir çekirdek giyinilen bayram günlerinin oldu u, onun tuzlad tad na doyulmaz 'Alaçam peyniri'nin ekmek ve domatese kat k edildi i, yüzmeyi ö renen her yeni yetmenin rüßtünü ispat için Geyikkoßan'da görünmeyene kadar 'aç ld ' y llard... Hepimiz h zla büyüyorduk, o da tabii... ßte, o y llardan birinde de ölebilirdi, benim enißtem. Çay n kenar ndaki iki katl tu la evin alt kat nda oturduklar y llarda, hepimizin daha iyi, daha özgür, daha mutlu bir dünyada yaßamas n n hayalini kuran ve bunun için çabalayan küçük o lu Birol'u belki korkutmak, belki yok etmek için kap lar - n n önüne konan bomba da alabilirdi can n. Ama kar s n n, benim halam n üzerine devrilmißti patlayan bomban n y kt o kap. Y llarca o lunun peßinde koßturdu u mahkeme, hapishane kap lar nda aßa lanman n, horlanman n binbir türüyle karß laßt, yol ißçisi Mustafa Damc. Her defas nda evine, Alaçam'a döndü hüzünlü ama baß dik... O, emekli maaß yla geçindirmekte zorland evi için meydandaki manavda çal ßadursun, çal ß rken ba l oldu u sendikan n o y llardaki baßkan n n o lu stanbul gecelerinde bir harami gibi para saç yordu ortal a. ßçi Mustafa Damc 'n n baß n sokacak bir evi yoktu ya, sendikac n n o lu stanbul'un ormanlar n kese biçe villalarla, lüks apartmanlarla doldurmußtu bo az n s rtlar n. Bilmem onun bundan, smet Acar' n o lunun marifetlerinden haberi var m yd? Olsayd da hay flan r m yd? Hiç sanm yorum... Y llar y llar kovalad... Her Samsun'a gidißinde Alaçam'a u ramay güzel bir al ßkanl k haline getirmeye gayret eden ben, son Kurban Bayram 'nda yine u ram ßt m halamlara. Yine aßa dan zile basm ß, halam n iple çekip açt kap n n önünde ayakkab lar m ç kar p, mußamba kapl merdivenleri t rman p, kendine has kokusu olan sobal sa-

9 lona girdi imde, onu, enißtem Mustafa Damc 'y pijamalar üzerinde yata n kenar na ilißmiß, yorgun gözlerle bana bakarken bulmußtum. Hasta ve yorgun görünüyordu. Her zaman zay ft ya, iyiden iyiye zay flam ßt. Onu öyle gördü ümde bile akl - m n ucundan geçmemißti, bir gün onu art k hiç göremeyecek olma ihtimali. O sanki benimle do muß ve benimle yaßayacak biri gibiydi.. Ama bir gün, kuzenim Birol'un telefondaki sesi, babas n n yani benim yol ißçisi enißtem Mustafa Damc 'n n, art k siyah beyaz foto raflarda, hat ralar - m zda ve yüre imizde kald n söylüyordu. stedim ki, yaßarken cesaret edip de söyleyemedi im güzel sözleri söyleyeyim ard ndan. Bilmem oldu mu. Bir de ßiir parças, Edip Cansever'den. Ama ßiirin sadece bir bölümü. Onun bizi yar m b rakt gibi yar m bir ßiir... Onu, hepimizi, tad m z tuzumuzu, s k nt m z umudumuzu, neßemizi taß s n diye yar na... On kal r benden geriye, dokuzdan önceki on Dokuz de il on kal r On çiçek, on günefl, on haziran On eylül, on haziran On adam kal r benden, onu da Bal gibi parlayan, kekik gibi bunalan On adam kal r. Ne kal r ne kal r Tuz gibi susayan, nane gibi yay lan Dokuzu unutulmufl on yüz mü kal r Onu da unutulmufl bir fliir belki kal r On çizik, on çizik, on dudak izi Bir çay barda nda on dudak izi Aflklardan sevgilerden Suya yeni indirilmifl bir kay k gibi Ak p geçmiflsem, gidip gelmiflsem Bir de bu kal r. Ne kal r benden geriye, benden sonras kal r As l bu kal r. On yerde ad m geçse geçmese Da lardan tepelerden inen bir düzlüktüm, anlafl l r. Akflam olur bir günden dibe çökerim Su içer gibi dibe çökerim yimser bir duvarc y m her gün bir tu la düflürürüm elimden Bu yüzden gecikirim Size bu s k nt kal r. 18 düßlerimizi ve ßark lar m z geri istiyoruz... stanbul unda zarif bir Çerkes han mefendi Seza Han m, Eminönü nde son derece perißan halde ßgal birkaç kißiyle karß laß r. Dil bilmedikleri için dertlerini anlatmakta çaresizdirler. Seza Han m, giysilerinden Çerkes olduklar n anlar. Yanlar na yaklaß p dertlerini sorar. Perißan Çerkesler Bo az da demirli ngiliz gemisiyle Kafkasya dan al nd klar n, buraya kadar geldiklerini ve ßimdide gemiden b rak lmad klar n söylerler. Gemide açl k çekildi ini, kendilerinin yiyecek bulmak amac yla k y ya gönderildiklerini anlat rlar. leri gelenler devreye girerler ve gemideki 400 ßansl Çerkes karaya ç kart larak Türkiye deki akrabalar n n yan na yollan r. Ayn dönemde di er gemilerin yolcular için kader çok daha ac mas z bir oyun oynamakta, art k gemiler stanbul da durmaks z n Karayipler deki ngiliz sömürgelerine kadar yoluna devam etmektedir. Çerkesler in yeni rolü, Karayip Adalar ndaki beyaz nüfusu artt rmakt r. Çerkes ülkesinin, bugün Rusya Federasyonu içersinde birbirinden kopuk üç federal cumhuriyet halinde yaßayan Çerkes halk - n n kaderini ßimdiki zamana bakarak kavramak mümkün de il. Kendi anavatanlar nda az nl k haline düßen Çerkeslerin bugünü, geçmißin eseri. Onlar n tarihinin son parças savaßlar n, sürgünlerin, göçlerin, katliam ve direnißlerin iç içe geçti i hazin bir öykü. Bu gün Türkiye de yaßayan Çerkeslerin, anavatanda yaßayan soydaßlar ndan kat kat fazla olmas bile onlar n yaßad trajedinin büyüklü üne ißaret eder. Osmanl Padißah n n Çerkesleri ve topraklar n Rus Çar na verdi i haberi Çerkesler bora altan N SAN 2004 aras na yay lmaya baßland ve savaß b rakmalar istendi. General Malinovski, Çerkeslere bar ßç bir yaßam n nimetlerini anlatarak onlar Rusya ya itaat etmeleri için iknaya çal ß r: Biliyorsunuz, Edirne Antlaßmas na göre Sultan hepinizi ve Kafkasya y ebediyen Rus Çar na verdi. Yaßl bir Çerkes a aca konmuß kußu göstererek; General, iyi sözlerin hat r na ben de sana ebediyen ßu kußu veriyorum, alabiliyorsan al diye cevaplad. Edirne Antlaßmas ndan sonra Çar 1.Nikola yönetimi, yüzlerce y ll k deneyimin ß - nda Kuzey Kafkasya daki problemi somut olarak tan mlad : Da l lar n tam itaati ya da fiziki olarak imha edilmesi. Kafkasya n n fethi baßka türlü gerçekleßmeyecekti. Çerkesler topraklar ndan sürülmeli ve yerlerine Kazaklar yerleßtirilmeliydi. Bunun için de Çarl k eski Roma n n hareket ilkesini benimsemißti: Igni et ferro (ateß ve k l çla) ve bu da baßka bir ilkeyle destekleniyordu: Divide et impera (böl ve yönet). Dönemin Rus komutanlar, Çerkesleri yenmenin mümkün oldu unu, fakat sadece silah zoruyla boyun e meyeceklerini, buna açl k silah n da eklemek gerekti ini savunuyorlard. Kuzey Kafkasya n n yerli halk ve gerçek sahibi olan Çerkesler, yüzy llarca ißgalci ve

10 19 yay lmac güçlere özellikle de Çarl k Rusya s na karß savaßmak zorunda kalm ß,destans bir direnißle vatanlar n, yok olma pahas na korumußlard r. Ne yaz k ki bu adaletsiz savaß Çerkeslerin yenilgisiyle sonuçlanm ß, Çerkesler kitleler halinde sürgüne, yok olußa gönderilmißtir. 21 May s 1864 tarihi dünya Çerkeslerinin özgürlük ad na verdikleri mücadelenin soyk r m olarak adland r lan bir sürgünle son buldu u, tarihin kara bir lekesidir. Bu sürgün Çerkesleri kendi yurtlar nda az nl k durumuna düßürürken, sürülenleri de dünyan n yaklaß k 40 ülkesinde yaßamak zorunda b rakm ßt r. Bu soyk r m, sürgünü anlatmak kolay de il. Sadece s tmadan, açl ktan, çaresizlikten ölen yüz binlerce insan T.C. Baßbakanl k arßivleri Derbent te, Dereköy de, Terme ve Çarßamba da hastal ktan, açl ktan ölen Çerkeslere yer vermektedir. Evet bu ac y anlatmak zor! Ancak, f rt naya tutulan, yok olußun eßi- indeki bir halk n son çaresi nedir? Ya ölüm ßark lar m z yar da keser, ya da elimizden al nan dünyadan daha muhteßemini kurar z kendimize. Yok olußa meydan okuyoruz, direniyoruz. Halk m z bugün güzel ßeyler olmas için dün ac çekti ve öldü; Kurupelit te, Derbent te, Samsun da, Terme ve Çarßamba da Kimse unutmas n! Sürgün nesliyiz biz. Bunu asla haf zam zdan ç kartmamal y z. Sürgün nesli her an direnç içinde olmal d r. Sürgün nesli yok olußa karß bütün varl yla direnmelidir. Daha dün gibi hat rlar z; Kuzey Kafkasya daki güzel yurtlar m z ve rüzgar kanatl atlar m z. Güzel ßark lar m z ve sonsuz düßlerimizi. Özgürlü ümüzü hat rlar z ve tarih boyunca süren barbar istilalar, onurumuzu, savaß, k y m ve yenilgiyi Daha dün gibi hat rlar z; Tuapse den, Soçi den, Suhum dan lanetli gemilere bindirilißimizi Karadeniz in h rç n sular nda yol al ß m z ve umutsuz geriye bak ß m z Kucaklar m zda ölen çocuklar m z ve denizin mavi karanl na verdi imiz sevdiklerimizi Daha dün gibi hat rlar z; Osmanl topraklar na var ß m z S tmadan, tifodan, koleradan ve açl ktan bir kez daha k r l ß m - z Anadolu ya, Balkanlar a ve Ortado u ya savrulußumuzu Anadolu nun, Balkanlar n ve Ortado u nun kaderine ortak olußumuzu On y llar süren bir savaß n sürgündeki çocuklar y z Bu deniz, bu toprak ve bu gökyüzü tan m zd r. Gelecek 21 May s bu sürgünün 140.y l dönümü. ßte 140 y l önce bu sürgünle Anadolu da baßlayan bir yaßam n ve Alaçam da dallan p kök salan bir a ac n kollar n size sunuyorum. Herkesin böyle bir soya ac vard r mutlaka. SOYAÚACI YAN SAYFADA Herkes geçmißini bir düßünsün ve mutlaka bural y m diyebilece i bir yer olmad - n görsün istedim. Þu anda bizim denilen yerler bizim, onlar n olan yerler de onlar n de ildi. Bu yay lmac ve emperyalist, barbar ve istilac bir yar ßt r. Tarihte hep böyle olmuß, böyle olmaya da devam ediyor. 150 sene önce Kuzey Kafkasya da, Mezopotamya da; dün Balkanlar da, bugün Ortado u ve Irak ta De ißen ne? 200 y l önce K.Amerika da Amerikal diye bir millet yoktu ama bu gidißle 30 y la kalmaz Irak ta, Afrika da, Anadolu da ve Asya da olacak, hem de en soylusundan (Bu yaz da Atlas Dergisi Mart 2004 say s Çerkesler özel ekinden ve Samsun Kuzey Kafkasya Derne i metinlerinden al nt lar yap lm ßt r.)

11 22 ALAÇAM DA FUTBOL -2- eskisi gibi futbolcu yok... süleyman felamur istanbul Alaçam da futbol deyince ilk akl m za gelen isimdir: Mehmet Aydo du... Alaçam n bir futbol tarihi varsa bunu bize en iyi anlatacaklardan biri olarak Mehmet Abi, 1965 sonras futbolun k sa tarihini anlatt.. - Mehmet abi, Alaçam küçük bir yer olmas na karß n futbolun önemli bir yeri var. Futbol hikayesi nas l baßlad? Kendi dönemimize dair anlatacak çok ßey var. Bizden öncekileri Þevket abi daha iyi bilir fakat 1948 den öncesi için futbol hakk nda fazla bilgim yok. 48 sonras nda, Ahmet Aykaç n ilçeye gelmesi ve gençleri bir araya getirmesiyle futbol, bir anlamda Alaçam da futbolun tarihi baßlar. Bu dönemde hemen heryerde Gençlik uzant l futbol kulüpleri var. Samsun da Samsun Gençlik, Bafra da Bafra Gençlik gibi Alaçam da da Alaçam Gençlik... - Daha sonra bir Tütünspor - Alaçam Gençlik olay var. Alaçam Gençlik kulübü faaliyet gösterirken, 60 l y llarda Tütünspor kuruluyor. Baßkanl n baßkatip Mustafa Akbulut un yapt - Tütünspor un kaynak imkan fazlayd. Tekel in resmi de il ama bir deste i vard. Tütün üzerinden kesilen paralar Tütünspor a aktar l yordu. Onlar da spor faaliyetinde kullan yorlard larda iki kulüp de zay flad, faaliyetlerini yürütemedi. Aralar nda bir tak m k r c l klar oldu. Çünkü iki kulüp birbirlerinde futbolcu çal yor, böyle bir rekabet amatörlü ü bozuyordu. Bu arada idareciler de geriye düßüp futbola küsüyorlard. Ahmet abi küsmüß, baßkatip Mustafa, Tekel in deste i azal nca faaliyet yürütemez olmußtu. Tabii gençlik ortada kalm ßt. Sadece yazlar tatil için gelen gençlerin yapt klar maçlar vard. - Bu boßluk tüm Türkiye de böyle miydi? 1965 gibi Futbol Federasyonu baßkan olan rahmetli Orhan Þeref, her vilayette profesyonel kulüp olsun diye futbolu yayg nlaßt rmak için bir kampanya yapt. Her vilayette 3-4 amatör kulüp bir araya gelip o ßehrin ad yla futbol tak m kuruyordu. Samsun da Ataspor gibi 5 spor kulübü biraraya gelerek Samsunspor u olußturdular ve direkt ikinci ligde oynamaya baßlad. Bafra da da Nebiyan, Bafra Gençlik, Adalet birleßip Bafraspor u kurdular. Türkiye de futbol aßk böylece Anadolu ya yay l yordu. Mahalle tak mlar ndan ßehir tak m na geçiliyordu. Böyle olunca taraftarlar da daha bir ilgi gösteriyorlard. Alaçam da bu rüzgardan etkilendi. Samsunspor 1965 te, Bafraspor 1967 de biz de 1968 y l nda kasabam z n futbol tak m n kurduk. - Nas l oldu bu? Bu tarihlerde Alaçam da spor faaliyetleri durgun, gençler da n k. Gençlerin ihtiyac var. Dediler ki ki kulübü birleßtirelim, Alaçamspor u kural m de esnaf kesimin-

12 23 24 den bir müteßebbis heyeti olußturuldu. Alaçam Gençlik ile Tütünspor kulüpleri biraraya getirilip yeni bir heyecan do du. O günkü belediye baßkan rahmetli Karaa aç da (Mustafa Aykaç) baßkanl a getirildi. Þehrin tak - m n n olußturulmas yla ilk aßamada ßehri temsil eden belediye baßkan birleßtirici baßkan oldu. Böyle olunca herkes Alaçamspor u sahiplenmeye baßlad. Bir tür ßehir milliyetçili i olußtu. Renkleri olußtururken de iki tak m n renkleri gözönüne al nd. Gençlik kulübünün renkleri mavi-beyaz, Tütünspor un ise sar - yeßil di. Yap lan kongrede hem Alaçam n ismi çam dan geliyor, Tütünspor un yeßilini, Gençlik in de beyaz n alal m diyip Alaçamspor un forma renkleri yeßil-beyaz ortaya ç kt. Alaçamspor 1968 de böylece kuruldu. Üç y ll k boßlu a ra men lige kat l p ßehrin tak m oldu ALAÇAMSPOR Ayaktakiler: Kenan Çoßkun, Ahmet Aykaç, tahta Kadir, çivi Mehmet Akbulut, Ruhi Karada... Orta s ra: cesi Hüseyin, Hüseyin Taßk ran,..?.,mehmet Aydo du Oturanlar: Recep hoca, küçük Mehmet Uyar, Uygun, Özcan Y lmaz, atom Ruhi, maskot: Ufuk Aykaç kaynak: Ufuk Aykac - Daha sonraki baßkanlar kimler? Karaa aç tan sonra baßkan Ahmet Aykaç oldu. Ahmet Aykaç birleßme döneminde biraz küsmüßtü fakat daha sonra tak m için elinden geleni yapt. Karaa aç 68 ve 69, iki sene yapt. Ondan sonra Ahmet Aykaç 4-5 sene yapt. 2 sene de Erol abi baßkanl k yapt. Ondan sonra ben ald m, 1979 da b rakt m ve 81 de yeniden baßkan oldum, 90 da b rakt m. Baßkanl b rakt m ama elimi çekmedim. Çok güzel y llar yaßad k futbol ad na... Alaçam n sosyal hayat nda sportif ve kültürel katk lar oldu Alaçamspor un. 90 l y llara kadar ilçe tak m hüviyetini koruyarak, ilçe gençli ini tek çat alt nda toplad. Biz oynad k, büyüklerimiz yöneticilik yapt. Biz yöneticilik yapt k, sizler oynad n z, bu çerçevede futbol gelißti. Daha sonra 1992 de ufak bir itilaftan ilçede yeni bir kulüp do du: Kültürspor. - Kültürspor un kurulmas olumsuz bir gelißme mi? Kültürspor un kurulmas na ra men Alaçamspor faaliyetlerine devam etti. kisi de ilçemizin tak m... Fakat iki tak m n olmas n ßehrimiz kald ramaz oldu bence. Sanki 20 y l 1969 ALAÇAMSPOR Her sezon amatör lige iddial giren Alaçamspor, sezon aç l ßlar yla, Geyikkoßan daki haz rl k çal ßmalar yla kasabaya hep baßar getirmeye çal ßt. Geyikkoßan da çekilen bu foto rafta kimler yok ki! öncesine dönmüß gibiyiz. - Biraz büyümenin etkisi, biraz da rekabet olmad m? Geçmißte yaßanan tecrübe bize ders olmal yd. Rekabet yok, heyecan düßtü. - Genel olarak heyecan ilçede düßmedi mi? O dönemdeki Alaçamspor yönetcilerinin tavr belki de bu sonuçta etkili olmußtur. O günlerde biz yöneticili i b rakm ßt k. Tabii onlar n tavr da önemli. Alaçamspor da arad n bulamayan futbolcular di er kulübe ihtiyaç duymuß olabilir. Bunu görmek laz md. Art k eskisi gibi ekonomik s k nt lar da yok. Kendi saham zda futbol oynuyoruz, iyi lokallerimiz var, malzeme s k nt s yaßanm - yor. Bizim zaman m zda futbolcu malzemesini belki iki y l kullan rd. Bir topla idmana ç kard k ßimdi sahada 30 top var, çeßitli idman araç gereci var. Yaz okullar var. Babalar çocuklar n göndermezken ßimdi herkes çocu- unu yaz okullar na yazd rmak için caba gösteriyor. Eskiden okul müdürleri, çocuklar top oynamay n diye uyar rken, ßimdi okul tak mlar olußturmak ve çocuklar motive etmek için çal ß yorlar... - Bu kadar olanak, tesise ra men futbol kalitesi... Asl nda do rusunu söylemek gerekirse, ben de top oynad m bilirim, eskisi gibi kaliteli futbolcu yok. 80 li y llarda üçüncü lig tak mlar yla diße diß oynayan amatör tak m m z vard. O dönemde 7-8 tane oyuncumuz ikinci, üçüncü ligde top oynayacak kalitedeydi. Bugün bir tane futbolcumuz yok. ki kulübü üst üste koysak bir tak m etmiyor. Demek ki bir ßeyleri kaybetmißiz, üzüldü üm o. Ama geçmiße bak nca zevkle konußuyoruz... - Tekrar geçmiße dönersek, Alaçamspor un kat ld ilk federe lig deneyimi nas ld? Kuruluß s ras nda gençler da lm ßt. lk y l 1968 tecrübe y l oldu. Bu tak mda ßu an hat rlad klar m, ben, Ali, Oktay, hsan, bra-

13 25 26 him Taßk n, Turgay Ambarl... Tak m kurmakta zorlan yoruz. - Þerif abi, Ruhi abi... Onlar bizim tak m kurulmad için o zaman Bafra da oynuyorlard. Daha sonra gibi Alaçamspor a döndüler... Bu dönemde d ßar dan takviyelerimiz vard. Samsun amatör ligi güçlü bir ligdi. Yeterli lig tecrübemiz olmad için kadroya Sinop tan ve Ayanc k tan arkadaßlar m z katt k: Ayhan, Dümbül Hüseyin, zzet, Nam k... Sonraki sene ilgi alaka fevkalade, asl nda maçlar d ßar da oynad m z için kimse bizim nas l top oynad m z bilmiyor fakat yine de bir heyecan var da mahalli turnuva düzenledik. Yedi sekiz tak m kat ld, hepsinde kißilik kadro olsa kißiye yak n futbolcu sahada. Yalan olmas n akl ma gelen tak mlar, Mehtapspor, dmanoca, Esnafspor, Karß yaka, Demirspor... Bu turnuvalar bizim için futbolcular görmemiz için f rsatt. Böylelikle turnuva gelene i baßlad, futbolcu potansiyeli de artt. 12 Eylül öncesi faaliyetlerde gerileme oldu. Bu s k nt l günlerde turnuva yap lamad. Yeniden 1981 y l nda 100.y l turnuvas düzenledik. Ben kulüp baßkanl na gelmißtim. 90 a kadar da yapt m. Bu on y l çok baßar l geçti. Güçlü kadrolar m z oldu. Buraya kamp yapmaya gelen Bafra, Ordu, Polatl spor gibi tak mlarla yapt m z maçlarda gücümüzü görebiliyorduk. Baßabaß top oynayan bir kadro. Her mevki için üç dört tane futbocumuz vard. - Eskilerde iyi futbolcu yok muydu? Küçük Mehmet Samsunspor da. Küçük Mehmet i 1973 te Samsunspor a verdik. Birinci ligde 3-4 maç oynad. Tak m düßünce ikinci ligde banko oynad. Tak m n as eleman yd. Ayhan da iyi futbolcuydu. Onlar 80 li y llarda top oynayarak, Alaçamspor u çal ßt rarak katk da bulundular... - Biz zaten onlar izledikce g pta ederdik, hoßumuza giderdi futbollar... Tabi onlar y ld zvari ßeydiler. Onlar n burada olmas idmanlarda gençlerle birlikte olmas Alaçamspor u zenginleßtirdi. Ben alt n y llar olarak görüyorum aras n. Ondan sonra gene faaliyetler düßtü falan ißte ama bugüne geldik Allah a ßükür. - yi ya da kötü olan dönemlerde unutamad n z, iz b rakan maçlar var m? Bafra ile unutulmayan maçlar m z oldu... Selim, Atom Ruhi, Hayrettin, kalede Tuncay, küçük Mehmet, Ayhan, Hüseyin Oral, Þerafettin... Benim ilk baßkanl k dönemim. Çarßamba, Bafra ve biz ßampiyonluk için oynuyoruz sezonunun Bafra ile yapt - m z il maç. Maç 3-1 yenik götürüyoruz. Bafrasporlularla sahada bir k z ßma oldu, bizimkiler maç b rakmad lar. Bafraspor u 4-3 yendik. Biz komßuyuz, nas l yapars n z? diye kavga ç kt. Çarßamba bizi 1-0 yenmißti. Olaylara Samsun toplum polisi geldi, müdahale etti. Bizi ßehir d ß na kadar, yok Bedeß e kadar getirdiler. Ne olur ne olmaz diye, taßlarlar, yolumuzu keserler diye... Böyle çekißmeli bir maç. Rövanß var tabii. kinci maç da 3-1 ald k. O sene Çarßambaspor ßampiyon oldu. Çarßamba ile oynad m z ikinci maçta 1-1 berabere kald k. Çarßamba n n ard ndan 3 puan eksi iyle ikinci olduk. Onlara puan kapt rmasak belki biz ßampiyon olaca z. O zaman iki puanl k sistem var. Küçük Mehmet i Samsunspor a verdi imiz y l. Ondan sonra aradan y llar geçti gerilimli y llar, küme düßmemeye oynuyoruz. Son iki maç kald. Biri Bafraspor di eri de Irmak. Yaln z Irmak da düßmemek için oynuyor, Bafraspor un iddias yok. Irmak maç n Portre: POLÜM Süleyman Göçmez Alaçam da futbola eme i geçmifltir - Polüm (Süleyman Göçmez) abinin Alaçam daki futbol hayat nda bir yeri var. Hem saha görevlisi hem de fahri hakem olarak.. Süleyman n futbolculu u yoktu ama kural kaide bildi i için o hakemli i tercih etti. Uzun y llar bizim haz rl k maçlar m zda, turnuva maçlar nda hakemlik yapt. O da bizim tak m m zdayd, ondan hakem olarak istifade ettik. - Süleyman abi saha aç ld nda gelen ilk memur muydu? lk memur. Saha ta yap ld, 61 de faaliyete geçti, 66 ya kadar sahada görevli yoktu. Etraf çevrildikten sonra zaman n kaymakam beden terbiyesi kadrosundan görevli atad. O da bizim Polüm Süleyman d. Alaçamspor da kurulunca sanki Alaçamspor ile birlikte bafllam fl oldu. Süleyman 25 sene çal flt sonra emekli oldu. -Bizim top oynamaya bafllad m z dönemlerde bize çok sert ç kard. Sonra b rakt, hem rahat rahat top oynad k hem de hakemli imizi yapt. Son zamanlarda b rakt o huyunu, hatta onunla biz çok tak fl rd k bu konuda, Biz riske etmemek için Bafra maç n almam z gerekiyor. Bafra ya, Bafraspor un baßkan o zaman Alaatin Kuru ya gittik. Anlatt k durumu, küme düßüyoruz, maça as lmay n dedik bakar z dediler. Ç kt k sahaya bize dört atmas nlar m? Abi ne oluyor? dedik ama onlar Bizim çocuklar dört y l önceki maç unutmam ßlar dediler. 4-2 yenildik, Irmak maç n da kaybedince ligden düßtük... gençler sahaya gelsin diye gayret ediyorken, sen sahadaki insanlar d flar ya ç karmaya çal fl yorsun derdik O da ben görevliyim, antreman sahas versinler orada oynas nlar, buran n derdini tasas n ben çekiyorum derdi. Bu arada çocuklar n gözünde kötü amca oldu ama daha sonra herkese sahay açt. Alaçam da hem futbola, hem de Alaçamspor a eme i geçmifltir. Hele de kötü hakemleri görünce... Allah rahmet eylesin... - File y rtma mevzusu gibi renkli, esprili an lar... Geçmißte turnuvalarda, özel maçlarda olurdu. Ya murdan a lar çürük olunca... Tabii sert vuruyorsun Ooo fileleri y rtt be diye sansasyon olurdu. Daha da iyisi kale direkleri çürümüß, adam kendini tutam yor, dire- e bir bindiriyor direk y k l yor... Böyle ßey-

14 sezonu ALAÇAMSPOR Ayaktakiler: Hasan Gümüß, Adnan hoca, Ali, H z r, Mehmet Baripo lu, Derya, Erol, lhan, Mehmet Aydo du. Oturanlar: Süleyman, Mustafa, Ahmet, Fazl, Zafer, Mehmet nönü, Necati, Sedat, Özay ler de yaßad k. lginç bir hikaye, hakemlik konusunda var: Bir keresinde yine bir dostluk maç, Ladik olabilir.. Sene 63 ya da 64. Maça baßlayaca z fakat hakem yok. Sucu Arif de o zamanlar Alaçam da dükkan açm ß, esnafl k yap yor. Arif abi geldi, dedi ki Ben bu futbol ißini bilirim, hakemlik yapar m. Bafral gelmiß, ortal kta bilgiç geçiniyor. Tamam, yap abi dedik. Çald düdü ü, maç baßlad. Fakat hakemlikten bihaber... Bizimkiler 1-0 ma lup, Ladikli nin biri 18 d ß nda bizimkilerden birini indirdi. Sucu Arif abi çald düdü ü: Penalt. Etme Arif abi burada penalt olmaz Yok kabul etmiyor. Hakem siz misiniz? Ben miyim? diyor. Ladik te de kaymakam oynuyor. Kaymakam ßaß rd kald, Hakem bey olmaz diyor. Dinlemedi Arif abi, penalt y att rd ve bizimkiler beraberli i sa lad. 70 li y llarda futbol oynam ß gençler ßimdi biraraya gelince inan lmaz muhabbetleri var. O günlerde birlikte forma giyen bu insanlar n aras nda samimi bir arkadaßl k var aras ndaki alt n y llar n futbolcular da öyle l y llar n topçular ise eski foto raflar görünce an lar n balland ra balland ra anlat yorlar. Þimdiki gençler öyle de il. - Bu kußaklar hem topun hastas hem de yaßad klar n n... Evet, onlar hal sahada görüyorum, eski heyecanlar n kaybetmemißler. Kulüp terbiyesini yitirmemißler, birbirlerine ba l lar. O dönemlerde yenilince bile oyuncular birbirlerini tebrik ederdi. H rslar n kontrol ederlerdi. Yoklu un içinde forma bulmuß, bunu ayr cal k olarak görüp ona göre davran rlard. Çünkü akßama kadar tarlada çal ßm ß, zor zahmet izin alm ß ya da kaçak idmana gelmiß, çamurun içinde bo ußmußsun... Çamurlu malzemeyi eve götüremezsin, çayda m, caminin çeßmesinde mi y kars n malzemelerini bilinmez! Bunlar yaßam ß olmak çok güzel bir duygu. Þimdi kulüpte çamaß r makinesi var, her y l de ißik malzeme olsun istiyorlar, o günlerde mümkün mü? Bir formay iki y l giyiyorsun... - O heyecan n yaßand dönemlerde tribünler doluydu. Bugün o yok ißte. Bugün o seyirci yok. O zamanlar bir dostluk maç bile yapsak ilçede adam kalmaz herkes sahaya gelirdi. Bugün maç yap yorlar, 100 kißi yok. O da boßta kalan, futboldan anlamayanlar.. O gün herkes orada. Türkiye genelindeki heyecan tribünlere de yans rd de çim saha yap l nca tekrar o heyecanl günleri yakalamak ve iyi bir tak m yapmak istedik. 95 te tekrar el att k. Þampiyon olal m, 3.lige kat lal m istiyorduk. Son maçta ßaibeli bir ßekilde Toprakspor a yenildik. - lginç lakaplar var tabi ki! Lakaplar tak m içinde olsun tribünde olsun espirilere, neßeli bir ortama neden olurdu... O zamanlar hemen hemen herkesin bir lakab vard. Günümüzde yok gibi.... Aziz, Pamuk Erol, Kaptan Nizam, Kaptan Mehmet, Yan k Abdullah, Çak refe Selahattin, Pampu Hayrettin, Atom Ruhi gibi... - Niye Atom? Bizim futbol oynad m z dönemde küçüktü Ruhi. Tak m n en küçü ü idi ama becerikli, yetenekliydi. Sinop tan gelen arkadaßlar m z Atom, atom diye tak l rlard. Oradan kald. Di erlerinde de benzer ßeylerden tak lm ßt lakaplar. Pamuk Erol, yumußak huylu oldu undan... Lakab olan art k öyle an l r, mahallede de öyle ça r l rd. Böyle olunca herkes maçlarla ilgili olan herßeyi onlara sorard. Yani popüler olmuß bir isminiz olurdu ve top oynayanlar için olumlu bir hava yarat rd. Bin, binbeßyüz kißi tribünlerden senin ad n ba r yor, çok zevkliydi. Dostluk maçlar çok güzeldi. Þimdi dostluk maç yok, haz rl k maç var! Ne güzel de il mi? Dostluk Maç. Maçlar öncesinde haz rl k yap l r, herkesi bir telaß sarard. Çünkü misafirimiz geliyor bir eksi imiz olmamal yd. Gitti imiz her yerde belediye hoparlöründen anonslar yap l rd ; Alaçam geliyor, ßu saat maç var diye... Vezirköprü, Ayanc k, Gerze, Bafra, Fatsa... Çevremizde futbol tak m olan her yere gider, onlar da Alaçam a gelirdi. Kültürel ilißki, dostluk, karß l kl futbol ziyafeti... - Bir de eski topçulardan olußan ßöhretler karmas vakas... Her dönemde ßöhretler karmas ç kard. 70 li y llarda 19 May s bayram nda törenden sonra ßöhretler memurlara karß oynard. Bir gösteri maç yd ama izlemesi de zevkli olurdu. Hat rlanman n güzel taraflar nda biri den sonra da bu maçlar bir süre yap ld. Þimdi yok. Mahalli turnuva olsun, ßöhretler maçlar olsun bunlar kendimiz organize ederdik, kendimiz oynar, hep beraber e lenirdik. Mahalli turnuvalarda eski futbolcu ve idareciler görev al r, herkes katk da bulunurdu. Resmi olmayan imkanlar m z zorlayarak yapt m z organizasyonlara dönüp bakt - m zda çok büyük güzellikler ç km ß oldu unu görüyoruz... Bugün biz bunlar yaßad m z için kendimizi ßansl görüyoruz. Bugünün gençleri ise yaßamad klar için ßanss zlar. O günler farkl yd. Biz sadece futbol de il tiyatro da yapard k. Kendi içimizden, kulüp içerisindeki futbolcu, idarecilerden olußan tiyatro kolumuz vard. Oyunlar oynard k. Mesela Buzlar Çözülmeden Önce, Harput ta Bir Amerikal gibi... Sezon sonunda toplan r, organize olup ayda haz rlay p oyunu ç kar rd k... K s tl imkanlar özveriyle karß lay p olurdu bu faaliyetler...

15 29 30 Kasaban n iki tak m... hakan dilek * HAZ RAN 2002 Çarflambaspor'un baflkan Ahmet Futbolun mizah kendi içinde sakl. Sakl olan Menteflo lu, Samsunspor Baflkan Hasbi görmekteymiß maharet... Menteflo lu'nun amca çocu udur. Yörenin Futbol neden gülünesidir düßünürüm ço u hayali ihracat flampiyonu iki amcao lu, zaman. O lüks fizik kurallar bizim yoksul tak mlar pay etmifller aralar nda. Ahmet bedenimize gitmedi inden mi? Yüzmetre Menteflo lu, zaman nda Çarflambaspor yar ß nda geri kalm ßl m zdan m. formas n giymifl bir futbolsever!... Gerçi futbol Zaman nda, yani 170 kilo olmad kadar aleminin gülmece zaman nda futbol oynam fl, topa de miflli i var. Bi dekmük de biz attiydik anasunu halini görmek satüm! diye anlat r anlat r gülerdi kafas çocuklu umdaki iyiyken. Yine kafas iyiyken bir gün -asl nda alüvyon güzelli i kafas n n iyi olmad zaman say s k s tl d r için fazladan bir Ahmet Menteflo lu'nun. yi içer. Ne iyisi, de il... mükemmel içer (!) Ahmet Menteflo lu. Rivayet Seviyorum futbolu... o ki üç gün üç gece hiç uyumadan içti i olmufltur. çti i ya da içlendi i gecelerden Hakan Dilek / birinde, Çarflambaspor Marfl yazm fl. Aynen Karakutu Yay nlar flöyle: 'Var m bizden büyü ü? Varsa ç ks n (http://www.karakutuyayinlari.com) ortaya/kral na basar z/çarflamba Belde Ne si...m? Çarflamba, Yeflil rmak' n iki yakaya ay rd bir 'alüvyon güzelli i'. -Yukar da dedi imiz gibi- Her kim ki iki yakadan birine geçerse, karfl geçe-beri geçe tan mlamas n kullan yor durdu u yer için. Yani beri geçe de karfl geçe de kimsenin tapulu mal de il. Çarflambaspor biraz hallice ailelerin çocuklar n n oynad, biraz da paraya bulanm fllar n tak m -Ama bu durumun tak ma getirdi i pek bir fley olmad... Y llar sonra benim gibi Samsunspor'da ne kadar skarta ve yafll varsa alm flt Çarflambaspor-. Çarflamba Belde ise daha çok garibanlar n, orta hallilerin, eski futbolcu çocuklar n n oynad tak md. Samsun taraf ndan kasabaya giriflteki mahallelerde oturanlar n diyelim dahas... Bu zengin-fakir çekiflmesi tak m olay na sirayet etti inde, kasaba, Çarflambasporlular ve Beldesporlular olarak iki yakaya ayr l yor zaten. Yani rmak iki tak m yaratm fl Çarflamba'da... Diyelim ki bir Bizi Ay ran Nehir hikayesi. Ahmet Menteflo lu hâlâ memleket havas çal yor ama Belediye, tak m nda oynayanlara ifl garantisi veriyor. Sonra o tak mdaki çocuklar n damar 'Çarflambay Sel Ald ' damar. Ööle para mara ifllerine kar nlar tok. Kime top oynayacaklar n seçiyor çocuklar. Sorun sadece Ahmet Menteflo lu de il tabii. Klüp, klüpten çok çiftli e benziyor. Zengin çocuklar n çiftli i. Y l Çarßambaspor. Bakal Naf zlar n, Arap Celallerin, B sd l k smetlerin bulundu u Çarßambaspor kadrosu Þehir Stad 'nda -bugünki lkad m Stadyumu- 19 May s maç öncesi... Beldespor ise maça mahalleden baltaburun fordlarla gidiyor, birlikte peynir domates yeyip... Maç yeme ini sefer taslar yla evden getirecekler neredeyse. Tam bir damar hali yani. Yani bir tarafta para mevzuuna yat yor topçular, di er taraftakiler mahalle maç na ç kar gibi ç k yorlar rakip tak m n karfl s na -Menteflo lu elinden kaç p giden befl paras z günlerin özlemini duyarm fl asl nda. Etraf ndan böyle bir söylenti yay ld yd bir ara-... Neyse; yine böyle kafas n n dumanl ve fazlaca dumanl oldu u bir gece Çarflambaspor'un Fatsa Do anay Oteldeki kamp n ar yor telefonla, stanbul'dan. Arar arar.. Klübün baflkan, arar da sorar da... Ama saat Gö...müz pirelerle sohbette. Antrenörümüz de Tanju Çolak' n kay npederi eski kaleci Yusuf fiimflek. Malzemeci Zali hepimizi uyand rm flt ; Galk n laa baflkan arii! Kalkt k kap dan bakt k 'nooldu' hesab na... Biraz oyaland k ama baflkan isim isim s ralam fl telefona ça rd klar n. Ça r lanlar aras nda Samsunspor dan gelen koca koca topçular ve 'starlar' var. Ahmet Menteflo lu telefonun stanbul'daki ucunda aflka gelip basm fl marfl yürüyor; Var m bizden büyü ü / varsa ç ks n ortaya / kral na basan z / Çarflamba Belde Ne s...im! O söylüyor arkas ndan futbolculara tekrarlat yor. stanbul-fatsa aras tele/tribün muhabbeti... Düflmüfltüm yata m n üzerine...

16 MUSTAFA USTA: Sevgili Mustafa, seni Bafra Cumhuriyet Ortaokulu'ndan bu yana tan r m. Okulda tiyatro çal ßmalar nda yeral rd n. Tiyatrodan televizyon gazetecili ine, oradan romanc l a bir s çrama yapt n. Bu aßamalarla birlikte yazarl ndan söz edebilir misin? Tiyatro benim ortaokulda tesadüf sonucu kendimi içinde buldu um ve ömrümde asla unutamayaca m günler yaßad m bir düßtü. Düßtü diyorum, çünkü ortaokulun ard ndan lise döneminde oynayaca m oyunlar bir bayan edebiyat ö retmeninin: Senin diksiyonun bozuk, söylediklerin anlaß lm yor uyar s yla son bulmußtu. Lise son s n fta düzenlenen veda gecesinde okul yönetimi benden sahneye bir oyun koymam istediklerinde, o oyunda rol almam ß, yaln zca yönetmißtim. Fakat okulun ard ndan bir daha tiyatro etkinli i içinde yer alacak ortam kendime yaratamad m. Bugün tiyatro ile ilgili bir öneri al rsam tavr m ne olur bilemiyorum. çimde bir yerlerde halen tiyatro sevgisi yaßad n zaman zaman hissediyorum. Tv gazetecili i ise doksanl y llarda özel radyo ve televizyonlar n kurulußuyla bir tesadüf sonucu baßlam ßt. Þimdi geriye dönüp bak yorum da, aradan on üç koca y l geçmiß. Umar m yaßad klar m önümüzdeki y llarda Bir Taßral Gazetecinin An lar nda kaleme al p yay mlama f rsat bulabilirim. Yapt m tv programlar izleyiciden be eni görmesine karß n, yapt m iß beni asla tatmin etmedi, televizyonculuk oynad m. T pk çelik çomak oynar gibi. Art k kafamda o sayfan n kapand n düßünüyorum K z l rmak boyunda insan öyküleri... celal karaca BAFRA 2003 Romanc l k aßamas na geldi imizde ise, baßlang c 1976 y l nda Türkçe dersinde ilk kompozisyonu yazmamla baßlar galiba. Kulaklar ç nlas n Türkçe ö retmenim Lütfi D NÇER benim kompozisyonumu okuduktan sonra s n fta bana: Mustafa Day (nedendir bilmem bana öyle seslenirdi) sen ileride çok ünlü ve baßar l bir yazar olacaks n. Bunun için çok okumal s n demesiyle baßlar. Ben yazarl k olgusuyla ilk orada karß laßt m. Ard ndan 1979 y l UNICEF taraf ndan Dünya Çocuk Y l olarak ilan edilmiß ve konusu ÇO- CUK olan bir kompozisyon yar ßmas düzenlemißlerdi. Ben o yar ßmaya okul idaresinin yönlendirmesiyle kat lm ßt m. Önce okulda, ard ndan Bafra da birincilik alm ß, daha sonra Samsun bölgesinde ikincilik, daha sonra da Ankara da Türkiye genelinde de erlendirilecekti. Fakat oran n sonucunun ne oldu unu ö renme olana m olmam ßt. Bunun nedeni araya giren on iki eylül darbesi ydi galiba. (E er UNICEF kabul ederse 'Öteki Çocuklar' n yay n hakk n onlara ba ßlamak isterim.) Lise döneminde de yazd m kompozisyonlar bir çok yar ßmada ödül alm ßt. Ben askerden döndü üm doksan y l n n ard ndan bir daha yaz yazma olana bulamam ßt m. Birkaç denemem baßar s z olmuß, galiba yazma yetim okul yaßam mla birlikte sona ermiß olmal diye düßünmüßtüm. Askerlik sonras evli olmam ve koßturmacas bir hayli zaman alan gazetecilik mesle i iki binli y llara kadar bir daha elime ka t kalem almama olanak tan - mam ßt. Sence roman nedir? Kendi romanc l n üstüne neler söyleyebilirsin? Roman n klasik tan m : Yaßanm ß ya da yaßanmas olas olaylar n uzun yaz ya dökülmesi ise ben bu tan ma kat l r m. Detayland - r rsak e er; Roman, insan n yaßam n renklendiren, ona dersler veren, de ißik bak ß aç lar yla olaylar de erlendirme seçene i sunan, okuyana haz veren, ilk amac olmasa da bilgilendiren uzun yaz diye ekleyebilirim. Bu benim romandan anlad m ve beklentimdir. Romanc l ma gelince. Henüz benim romanc l mdan söz etmek için erken diyorum. Hani bir söz vard r: Üç günlük seyis, k rk y ll k at fißk s eßeliyor diye. Ben de henüz kendimi üç günlük romanc aday olarak yorumluyorum. Her ne kadar Öteki Çocuklar beklentimin üstünde olumlu eleßtiriler alsa da. Y llarca ekranlardan insanlara bir ßeyler anlatt m durdum. Kafam da yoruldu, dilim de (bana göre boß konußmalard.) Art k diyeceklerimi kalemimle anlatmak istedi imin fark na vard m. nsanlara anlataca m öyküler var. Bunlar yazarak insanlarla paylaßmal y m. Kitab n kapa nda belki dikkatini çekmißtir. K z l rmak Öykücüleri Serisi l yaz yor. Ben insanlara K z l rmak öyküleri anlataca m, anlayaca n z. Romanda belirgin bir özellik var; Ziraat Bankas müdürünün o lu Hakan. Hakan, bir memur çocu u de il, ilçe eßraf ndan zengin bir ailenin çocu u gibi ç k yor karß m - za. Bol para harcayabiliyor. Neden böyle bir kimlik verdin Hakan'a? Gözünden kaçm ß olmal Celal'ci im. Hakan n babas banka müdürü, annesi ise bir diplomat k z. Varl kl ve aristokrat bir aileden geliyor. Annesi kocas n n bankac l b rak p, babas ndan kalan mirasla baßka ißler yapmas - n arzuluyor. Anadolu da kasaba kasaba dolaß p bankac l k yapmalar na gerek olmad iddias nda. Baba ise eßinin parasal gücüne kendi memurlu unu ye liyor. Daha do rusu bir ilke sorunu olarak görüyor memuriyeti. Aralar nda var olan sorunlar n nüvesini bu olußturuyor. Hakan bu çekißmenin içinde sevgiden yoksun kald kadar da, bol paran n içinde yüzüyor. Bir ßey daha söyleyeyim. Hakan yaßamda gerçek bir kißilik. Fakat ona ulaß p ismini kullanma konusunda izin alamad m için, babas n n çal ßt bankan n ad n da kendi ad n da de ißtirmek zorunda kald m. Bunu söyleyince ard ndan hemen ßunu da söylemeliyim. Roman n tek kurgu olan yan finalidir. Olaylar ve kißilikler gerçektir. Baz lar n n ad ve unvanlar n de ißtirmek zorunda kald m. Öteki Çocuklar yazmaya niyetlendi inde iki y l hiç roman okumam ßs n. Bunu da baßka bir yazardan etkilenmemek için yapm ßs n. lginç bir yöntem gibi geldi bana. Bunlar da irdeleyerek Öteki Çocuklar n yaz lma serüvenini anlatabilir misin? Sorunuz do ru fakat eksik. Ben yaklaß k on y ld r hiç roman okumad m. Roman türünün d ß nda bir çok kitap okudum kußkusuz. Ama bunlar edebi kayg lardan çok bilgiye dayal kitaplard. Senin de dedi in gibi etkilenmekten korktu um içindi. Ama temelinde Yaßar Kemal etkisinden kurtulmak yat yordu. Ben öncelikle nce Memet den ve Yaßar Kemal romanc l ndan ola anüstü etkilenmißtim, önceki yaz m denemelerimde buram buram Yaßar Kemal kokusunu kendim alg layabiliyordum. Öteki Çocuklar a hep olumlu eleßtiriler ald m. Hiç kimsenin ßu yazardan ya da ßu romandan etkilenmißsin demedi i göz önüne al n rsa Yaßar Kemal etkisinden kurtulup kendi yaz üslubumun olußtu u söylenebilir. Kendime has tarz m, devrik cümleler olußturmakta oldu unu söyleyebilirim. Öteki Çocuklar n yaz m serüveni ancak bir roman yaz larak anlat labilir. Önümüzdeki y llar için

17 tasarlad m konu baßl klar ndan birini de bu serüven olußturacak. S rada bir öykü kitab var: Maraßantiya n n Bin Tanr - s, Maraßantiya neresi? Maraßantiya K z l rmak n mitolojik ad d r. Mitolojide, Hititlerden Bin Tanr l Ülke diye söz edilir. Biliyorsunuz Hititler, K z l rmak n Anadolu'da çizdi i yay n içinde yaßarlar. Ekonomik kriz öncesi ben bir proje ortaya koymußtum. K z l rmak n batt noktadan baßlayan, do du u yer olan Sivas K z lda a dek sürecek bir gezi planlam ßt m. Amac m K z l rmak boyunca yaßayan insanlar sosyolojik ve kültürel aç dan tan mak ve onlar n öykülerini bir kitap dizisinde yay mlamakt. Amac m, K z l rmak la ilißkili bin insan öyküsü yazmakt. Ekonomik kriz ç - kana kadar kendi olanaklar mla 170 kilometrelik bölümünü gezme olana bulmußtum. Tamam 1350 kilometre olan yolun yaln z 170 kilometresini gezebildim. Okudu un Öteki Çocuklar da yer bulan Ünzile Gelinin Seçimi ve Sat lm ß Dönek öyküsü bu gezide derlenmißtir. Þu an bitirme noktas na geldi- im K z l rmak K z lca K yamet roman mda da yine bu öyküler yer alacak. K z l rmak K - z lca K yamet bir belgesel roman olacak ile 1920 y llar aras nda Bafra da yaßanan insan dramlar n anlatmay amaçl yor. Nüvesini Türk-Rum çat ßmas olußturmaktad r. Bafra'da yerel bir Tv'de Yeni Çizgi ad yla bir program yap yorsun. Ulusal televizyonlarda yap lan benzerlerine taß ç kartacak sorular soruyorsun. Seçim dönemlerinde Bafra ya gelen ünlü politikac larla çok baßar l programlar yapt n. Biraz da tv gazetecisi Mustafa Usta dan söz eder misin? Be enine teßekkür ederim. Fakat ben yapt m programlar asl nda çok fazla be enmiyorum. Doktorum, mükemmeliyetçi kißili inden kaynaklan yor dese de, ben o ißten keyif almad - m düßünüyorum. Bafra gibi tutucu ve kozmopolit bir yap ya sahip yerde üç yüzü aßk n canl program çekmek asl nda bir baßar. Ama art k beni heyecanland rm - yor. Y llarca H.Cevizo lu, F. Altayl, M. A. Birand ve ne ilgisi varsa U. Dündar ile k yasland m durdum. Ve yüzüme karß benim daha baßar l oldu umu söylediler. Ben haddini bilen biri olarak, bu de erlendirmeleri hep tepkisiz karß lad m. Bundan böyle söylediklerimle ilgili de il, yazd klar mla ilgili eleßtiri beklemekteyim. Ben iyi bir yazar olma yolunda oldu umu biliyorum. Biricik amac m da Nobel Edebiyat Ödülü nü alan ilk Türk romanc olmak istiyorum. Önümüzdeki on y l içinde bunu baßaraca m düßünüyorum. E er on y l içinde bunu baßaramazsam, romanc l terk eder, tekrar iyi bir okuyucu olmaktan da gocunmam. Öteki Çocuklar Mehmet Usta n n lk roman... Bask : Bafra Ofset Tv için yapt n program ve röportajlar kitaplaßt rmay düßünüyor musun? Program ya da röportajlar kitaplaßt rmay düßünmüyorum. Ama o dönemi anlatan bir roman yazaca m ve içinde söyleßilerden bölümler de olacak. Örne in Refah Partisi nin kapat lma sürecinde Yekta Güngör Özden röportaj n insanlarla paylaßmak isterim. lgine teßekkür ederim... geçmiße yolculuk... nevin felamur STANBUL / HAZ RAN 2003 Havan n bunalt c ve nem oran n n fazla oldu u haziran gecesinde aniden geçmifle bir yolculuk... An lar m albümlerdeki siyah-beyaz foto raflarda nefleye, mutlulu a, hüzne ve özleme dönüfltü... Foto raflar tek tek incelerken, foto raflarda yaflad m z güzel an lar gözlerimin önünde canland r yor kimilerinde tebessüm ediyor, kimilerinde buruk bir hüzünle gözlerim nemleniyordu. Hepsi yaflanan dündü, bugün ortamlar de iflmifl yaflam biçimleri de iflmiflti. Bir an foto raflardaki an lardan uzaklaflarak bugünü sorgulamaya bafllad m. Zaman cömertçe ne vermifl, hoyratça neler alm fl, almaya çal fl yordu. Bu foto raflardaki insanlar n ço u ekonomik ba ms zl nedeniyle bir yerlerdeydi. Ben de bunlardan biriydim. Çal flmak için do du um, yetiflti im yerden ayr lm fl, kendi sorumluluk ve sorunlar mla yaflamak zorunda oldu umdan, do du um yerin d fl nda farkl kültür, farkl yaflam biçimlerinin varoldu unu, hayat n merkezinin do du um yer olmad n, zaman n hoyratl na karfl n mücadeleyi, güçlü olmay ö renmifltim. Neyse! Albümlerdeki foto raflarda an lar yaflamaya, geçmifle yolculu a devam edeyim. Bu siyah-beyaz foto raflar Halk E itim in düzenledi i biçki-dikifl kursu kursiyerleri, tabii biride ben. Y l 1978, üniversiteye girifl s nav ndan ald m puanla istedi im fakülteye girememenin zaman mda yaratt boflluk ve günlerin hangi ifllere hangi saatlerde yap laca na programlanmas, her günün ayn programlar n uygulanmas tek farkl l k ara s ra dost-ahbap ziyaretleri bir araya gelerek sohbet ortam oluflturmak, yine birbirinden farkl olmayan günde, Halk E itim de biçki-dikifl ö retmeni olan Ayfle abla bize ev ziyaretine gelmiflti. O gün Ankara Gazi E itim deki olaylardan ötürü okulu tatil olan aile ahbaplar m z n k z,

18 35 36 çocukluk arkadafl m Firdevs Y lmaz n da bizde olmas yla nefleli bir sohbet ortam oluflturmufltuk. Ayfle abla K zlar günlerinizi bofl geçirmeyin. Kursa siz de kat l n. Kurslar daha nefleli geçer diye öneride bulundu. Firdevs karars zd, ben kabul ettim. Beceri kazanmak, zaman de erlendirmek bana ne kaybettirirdi ki. Firdevsi de ikna ettik. Biçkidikifl kursuna bafllad k. Birinci günümüz kurs arkadafllar m z tan maya al flmaya çal flmakla sade ve sakin geçti. Sonraki günler de arkadafllarla aram zda iflbirli i yard mlaflma, insani dostluk duygular, nefle canl l k kurs saatlerini daha ak c k ld, günün nas l sona erdi ini anlam yorduk. Ayfle abla da flevkle, zevkle bize daha çok fleyler ö retme gayreti içindeydi. Yerinde bir ö retici yerinde bir arkadafl yerinde bir abla kimli i sergiliyordu. Bizler de ö rettiklerinden bir fleyler yaratma gayretinde idik. fiu an an msad m kurs arkadafllar m; Hatice, Saliha, Bircan, Nesrin ve di erleri albümdeki foto raflarla o güzel günleri an msatan Günler güzel ak flla birbirini takip ederken art k e itimin son haftas na gelmifltik ve son gece için düzenleyece imiz sergi, e lence ile ilgili heyecanl telafl bafllad. Veda e lencemiz ve sergi Fatih lkokulu nda olacakt. Fatih lkokulu nun salonu ve baz s n flar konuklar için kurs süresinde ö rendiklerimizle yaratt m z ürünlerin sergilenmesi için düzenledik. Orkestram z Alaçam n genç ö retmenlerinden müzikle yak ndan ilgilenen Mecit Aç kgöz ün yönetiminde Alaçam da müzikle ilgilenen gençlerden kuruluydu. Orkestran n çald nefleli parçalar ile gecemiz, kurs boyunca güzel geçen günlerimizin jübilesiydi. Gecede konuklarm z için bir de çekilifl düzenlemifltik. Hediyelerimiz, yapt m z çekiliflle konuklar m z mutlu etmek içindi. Çekilifli ben ve di er kurs arkadafl mla birlikte yapt k. Mecit Aç kgöz anons ediyor, torbadan flansl konu umuzun numaras n torbadan çekiyorduk. Kazanan n belli olmas yla konuklar m z aras ndan bir kahkaha dalgas geliyordu. Herkes yeni çekilifli heyecanla bekliyordu. Bugün bu fotoraflarla an lar yaflatarak Kuzeyde tütün okuyucular sizlerle geçmifle yolculu u paylaflt m... KATRANLI ELLERD EMEK Aheste dans eden düflünceler Elden ayaktan düflmüfl fikirler ordusu Gençlerin dilinde bir sevda türküsü Uzak limanlar n köpü ünde donakalm fl bir bak fl Can yakan sevi olunca sevda Buruk lezzet asma dallar n n körpe ucunda As l günefl olunca.. Küçük k z biriktirdi ete inde k vr ml yeflilleri Çilek bahçesiydi özenle gezilen seke seke Her gün yeniden devflirdi meyvesini Il cac k sularda y kad Çak l tafllar yla karfl lad hasat Elinde bir dal savafl rken otlarla Uzaklarda bir çizgi kavak a açlar Bir ac çeflme idi akan meydan yerinde K s lm fl gözlerin erzak bohças Camdan giren rüzgard hoflgeldinin ezgisi Kaçak bir köy türküsüydü Anam z n çocuklu u Her sene biraz daha büyüdük Her i nede biraz daha bildik Bulduk kendimizi Tütün katran na bulanm fl ellerimizle tuttuk ekme i Çökelekli tarhanada tad n ald k zehirin O sofrada anlad k eme in de erini O bak flta oturdu yerli yerine paz l B rak lmam flt k asl nda o do u flehrinde Öpülen eldeydi sarmalanan sevgi örtüsü Karagüllü sokak Foto raf: Zekeriya Göçmez Aynur Özbek Uluç STANBUL

19 37 38 muallimlerimiz... ismail yeflilyurt N SAN 2004 Ellili y llar n ortalar na kadar Alaçam da tek okul, merkez okulu flimdiki Atatürk lkokulu. ncirli, Etyemez, Kozköy, Killik, Bekiro lu, Çoro lu, Göçkün, Karl, Kargal, Yenice köyleri bu okula gelirlerdi. Ünlü muallimlerimiz vard. En kidemlisi Zeliha Güven han md. Eski Türkçe den latin alfabesine geçildi i sene ö retmenli e bafllam fl babam okutmufl, halam okutmufl, beni ve en küçük kardeflimizi de okutarak, emekliye ayr lm flt. Alaçam l Hüseyin Dural bey, Nafiz bey, Faika han m, Süleyman bey... fiimdilik an msad klar m... O y llarda yerli-mübadil ayr m vard. Okul a rl kl olarak mübadillerin bulundu u mahallede oldu u için s k s k kavgalar olurdu. Okulda bafllayan bu kavgalar, flimdiki belediye binas n n arkas nda çayda tafl harbi ile devam ederdi. Benim kufla m n yerli-mubadil çocuklar nda bafl nda tafl yaras olmayan yoktur. Kendimize özgü sloganlar m z vard : Yerli yerli yer dibine macir... dibi dibine yerliler de Macir macir mal dibine yerli... dibi dibine... Bafl muallim brahim Sümer bey, bizim bu kavgalar m z n önüne geçmek için zannedersem velilerimizle konufluyor ve baz önlemler al yor. Biz çay içinde tafl harbi yaparken o eski belediye binas ndan bizi gözetliyor. Harbe kat lanlar n önde gelenlerini ertesi gün okulun önünde, tüm ö rencilerin ve ö retmenlerin önünde ba r p ça rarak yerlileri okulun bodrumuna, mübadilleri tavan aras na kilitliyor ve ö le yeme ine salm yor. Okul mübadil mahallesinde oldu undan mübadiller pek aç kalm yordu. brahim beyin bu traji-komik yöntemi de bu kavgalar önleyemedi. Ve Fatih lkokulu aç larak yerliler bu okula gitti inden bizim tafl harp leri de sona erdi ö retim y l nda bugünkü kaymakaml k lojman na ortaokul aç ld. kinci y l merkez ilkokulunun yan nda Do an Kitapl lar n binas na tafl nd. lk müdürümüz duyma özürlü ngilizce ö retmeni idi. Do an Kitapl lar n binas nda türkçe ö retmenimiz Hamdune Ülgen, Tarih-Co rafya ö retmenimiz Sevim Küçükaltan ve matematik ö retmenimiz ayn zamanda müdür Refet Oktan... Refet beyin ilk dersini an ms yorum. S n fa girdi; Ad m Refet, baz lar bana Raafet derler. Raafet de il Refet soyad m Oktan fiöyle s n f bir dolaflt ve devamla; Allah baba dünyay ve tüm canl lar yaratm fl bakm fl ki eflek yok. Gitmifl derenin kenar na eflek çamurunu yo urmufl eflek kal b n alm fl. Kal ba eflek çamuru koyup can verip salm fl, can verip salm fl. Bakm fl ki dünya eflekle dolacak, çamur artm fl. Ne yaps n insan kal b n alm fl, çamur eflek çamuru, kal p insan kal b... Çamuru koyup can verip salm fl, can verip salm fl. flte aran zda eflek çamurundan yap lm fl adamlar bulunuyor, dikkat edin... lk dersine böyle bafllayan Refet Oktan flimdiki ortaokul yap l nca tayinini stanbul a ald rd... Yi itti, yürekliydi ve gurbetteydi. Görece inden baßka hayat n her türlü çemberinden geçmißti. stanbul da yaß yordu, k t kanaat geçinmesini sa layacak bir ißi vard. Sonunda dayanamad, güneyde bir kasabaya att kendini, gene mücadele içinde orada ißportaya at ld, çok didindi a am demedi paßam demedi ama yeri geldi ezildi, belli etmemeye çal ßt, tek hayali ißportac l ktan kurtulup bir dükkan açabilmekti, Beß y l boyunca bu hayalle çok zor ßartlarda ißportac l k yapt. Bu arada kendini tüm kasabaya sevdirdi, otelciler, restoranc lar, esnaf herkes onu tan r ve çok güvenirlerdi. Böyle yaßay p giderken; Kasabada bir çarß inßaat baßlam ßt. çinde altm ß tane dükkan olacakt, nßaat n çevresinde dolaß yor arada s rada yard m ediyor, inßaat içinde yapabilece i ißleri para talep etmeden yap yordu. Birgün o çarß y bir garip öykü... Ak p giden hayat n her döneminde, al nteriyle kazanmak derdiyle tezgah n baß nda, Nazif... nazif bat STANBUL 2004 yapt ran otel sahibi ile karß laßt, Adam Rizeli ydi babacan bir adamd, uzun bir sohbetten sonra derdini anlatabilmißti ve sonunda söz alm ß inßaat bitti inde herkese verilen kira bedelinin yar fiyat na bir dükkan kendisine verilecekti. Ad Hüseyin di ama arkadaßlar ona ( hüso ) derlerdi. Zaman gelmiß hüso dükkan n açm ßt, Art k ißpotac de ildi esnaf olmußtu Hüso nun yürümesi bile de ißmißti. Yaz iyice gelmiß, turistler ço alm ß, çarß kalabal k bir çarß haline gelmißti. Bu arada çarß esnaf aralar nda toplanm ß çarß n n huzurunu kaç racak ßeyler hakk nda önlem almak amac yla baz kararlar alm ß ve Hüso yada baz görevler vermißtir. Hüso kendini bu konuda çok sorumlu hisseder. Çarß n n tuvalet ihalesi yap lm ß esnaf en gariban kimse tuvaletin ißletmesini de ona vermißti. Bu kißi, B - LAL di. Bilal in yan na alkolik bir arkadaß tebelleß olmuß hem ona yard m ediyor hem de bu arada karn n doyuruyordu. Günlerden birgün tuvaletçi B LAL tuvaleti sarhoß arkadaß CAB R e b rakm ß al ßveriß yapmaya gitmißti, Turistin birisi tuvalete girmiß ç k ßta para verecek, ama CAB R elli bin lira yerine beßyüz bin lira istemißtir. Turist itiraz eder ama Cabir dinlemez, turistin yakas ndan tutar ve küfürler etmeye baßlar. Bu arada ba r ßmalar yükselir. Bu sesleri duyan HÜSO koßarak gelir ve olaya müdahale eder! HÜSO : Ne yap yorsun lan Cabir, b rak adam n yakas n... CAB R : Para vermiyor ßerefsiz niye b - rakay m ki!

20 HÜSO: ( ngilizce sorar turiste ) Ne oldu ßef, ne problem var? TUR ST: Orada 50 bin yaz yor, bu beßyüz bin istiyor ben de vermedim o yüzden ba r yor. HÜSO: Ulan Cabir, h yarl k yapma, adamdan beßyüz bin istemißßin, tabi vermez. CAB R: Kar ßma lan sen yavßak, iße niye taß koyuyorsun versin ßerefsizler onlarda bok gibi para var, sen bas git ißine! HÜSO: B rak ulan adam, hayvan herif, s çar m senin çark na! Der ve Cabir e iki tokat patlat r. Cabir yere düßer kalkar, baßlar kaçmaya. Hüso peßinden koßarken ba r r: Ulan bir daha bu çarß ya gelme, ßerefsizim gebertirim seni der. Cabir gitmiß ve bir kez daha çarß ya gelmemißtir. Aradan bir kaç hafta geçmiß, tuvaletçi Bilal gelip geçtikçe Hüso ya ters ters bakmaya baßlam ßt r. Ama Hüso buna bir anlam verememißtir. Hüso böyle düßünüp giderken, çarß esnaf ndan lakab MÜDÜR olan bir arkadaß gelir: MÜDÜR: Hüso biliyor musun, senin dövüp kovdu un Cabir baßka bir kasabada bir f r nda iße girmiß, orada un çuvallar n taß rken yolda araba çarpm ß ve ölmüß!.. HÜSO: Ne diyorsun sen müdür? Gerçekten ölmüß mü Cabir? MÜDÜR: Valla ben Bilal den öyle duydum, galiba do ruymuß. HÜSO: Desene, Bilal bu yüzden bana ters ters bak yor. Müdür gider, Hüso dükkan n içinde kendi kendine kal r. Hüso ya bir garip hüzün çökmüßtür. Adam ölmüßtü, gariband, keßke adam kovalamasayd! Neden bu kadar fazla tepki gösterdim diye düßünür... Ne yani, bütün çarß n n tek sorumlusu ben miyim? diye düßündü. Sonra bu düßünce iyiden iyiye a r gelmißti Hüso ya Art k akßamlar arkadaßlar yla içerken ba lama çalm yor, kahkaha atam yordu. Bir garipti, belki de biraz vicdan azab duyuyordu, pek belli etmemeye çal ßarak ißine bak - yordu. Bu arada Bilal de akßamlar içip içip ölen arkadaß için a l yor, dertleniyor, bunu gören Hüso da daha fazla kötü oluyordu. Çok s cak bir gündü, Bilal çarß n n çöplerini topluyordu, Bir anda bir ßey duydu: Bilal, Bilal, lan Bilal... Bilal, hafifçe do ruldu bakt, bir anda elindeki süpürgeyi ve bidonu b rakt. Merdivenlere do ru koßmaya baßlad. Koßtu koßtu, merdivenleri ikißer ikißer ç kt. En üstteki merdiven kald r mla ayn hizadayd, Tam orada Cabir bekliyordu, ona yaklaßt tam yan na geldi. Cabir kollar n açm ß Bilal e sar lmay düßünüyordu ki! Bilal o anda adam n gözünün ortas na yumru u patlatt ve adam yere düßürdü, sonrada. B LAL: Ulan ßerefsiz, ulan yavßak, ulan ibne, ben senin için günlerdir a l yorum hayvan, hayvan herif diyerek, hem sar l yor hem dövüyordu adam. Gelen adam CAB R di, araba çarp p ölen baßka bir f r n ißçisiydi. Hüso bu sahneleri oldu u gibi gördü. Art k öyle rahatlad ki, hatta sevindi bile. Dükkan na girdi, kendi kendine söyleniyordu, adam ölmemiß, ölmemißti ißte. Ben kimsenin ölmesine neden olmad m, diye düßündü. Oturdu ve düßündü; Hangisi do ruydu yapt klar n n? Cabiri tersleyip kovmas m, geri geldi ine böylesine sevindi ine göre tam tersi mi do ruydu. Karar veremedi. Ama Cabir i gidip kucaklamaktan da al koyamad kendini. Cabir de ßaßk n ßaßk n Hüso ya sar ld. Hüso karar vermesem de olur diye düßündü ve Cabir e ßöyle dedi: Tuvaletçiler kral, bir daha turistleri yolma tamam m? çocuklu umu yaralad lar... saki 2004 Sonbahar yine geldi çatt. Okullar n aç lma vakti... Hiç sevmedi im, y llar geçti i halde bir türlü isteyerek, severek gitmedi im okula mecburen binbir çileyle yine yolland m. Her seferinde günlerce haftalarca süren özlemden sonra günler art k yavafl yavafl yerini al flm fll a b rak yordu. lkö renimimi yani sekiz y ll k ö renimi ben de do udaki, güneydeki birçok çocuk gibi anne babas ndan uzakta, özlemle, hasretle ve gözyafllar yla dolu yat l okulda yapt m. Sekiz y ll k ö renim yaflant m çoktan geride kald. stedim ki Kuzeyde Tütün e bir de do udan bir tohum düßsün. E er siz de tütününüzün içinde bir bu day tohumunun yeßermesini, baßaklanmas n istiyorsan z mektuplar m sizlerle paylaßmaya haz r m... Ama sekizinci yafl m asla geçmedi. Bugün otuz iki yafl nday m. Otuz iki y ll k hayat m n en derin hat ras sekizinci yafl mda gizli. Sekizinci yafl her an bir film fleridi gibi gözlerimin perdelerinde sakl. Aç p kapanan ama hiçbir zaman eskimeyen, bitmeyen bir film oldu, bende... Sonbahar n so u u kendini yeni yeni hissettirmeye bafllam flt. Okulda hergün, her zaman olan ola an fleyler yaflan yordu. Sabah kalk yor, yata m z düzeltip sabah etütlerine gidiyorduk. Bir saatlik etütden sonra kahvalt m z edip and m z okuyarak dersliklerimize da l yorduk. lk dört saatlik derslerimizi iflledikten sonra ö le yeme i, ö le paydosu derken iki ders daha sonra akflam yeme i ve 21:00 de yatakhanelere gidifl. Sadece hafta sonu tatillerinde televizyon izliyorduk ve çarfl ya ç kabiliyorduk. Okul günlerimiz hep ayn birbirini takip ederken okul, birdenbire hiç tan mad m z yemyeflil giysili, flapkal koca koca adamlarla doldu. Bunlar da kimdi? Neydi? Nerden ç kt lar? Hiç kimse birfley demiyordu. Sadece okul müdürümüz, bütün ö rencileri toplayarak flu aç klamay yapt : Bundan sonra bütün ö renciler, nöbetçi ö retmenlerin gözetiminde ve hep beraber yatakhanelere, yemekhaneye, dersliklere ve banyoya girip ç kacak. Hiçbir ö renci bizim belirledi imiz yerlerden baflka yerlere gitmeyecek. Bu da ne oluyordu? Oyun alanlar m za, yatakhanelere yemekhaneye, dersliklere, spor salonuna gidifl gelifllerimiz birden bire de iflti. Koskoca okulda bize kala kala sadece topland m z, top oynad m z betonla kapl büyükçe bir saha kalm flt. Bütün bunlar yetmiyormufl gibi uyku saatlerimiz, yemek ve derslere girifl-ç k fl saatlerimiz, banyo günlerimiz.. herfleyimiz altüst oldu. Okulumuzun dört taraf dikenli tel örgüleriyle çevriliydi. Tel örgülerin di er taraf ndan kocaman bir bofl alan vard. Bu bofl alana her sonbaharda flekerpancar dolduruyorlard. Burada hergün kepçeler, kamyonlar ifllerdi. Birdenbire buray da boflaltt lar. Buraya daha önce hiç görmedi im gökten yere inen iki tane koca kanad, bir kuyru u bir de koca gövdesi olan ve pat pat pat diye

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Kış 2014 Sayı:12 ISSN: 2146-281X Kızak Keyfi Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Detaylı

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman TABOY HASTA Vitaboy çok kötü bir rüya görüyordu. Rüyas nda karanl k bir yerdeydi. Kimse onun sesini duymuyordu. Yata nda k vran yordu. Birden uyand. Bütün bunlar bir rüyayd. Fakat kendini çok yorgun hissediyordu.

Detaylı

Tam yağlı süt ürünleri tüketen erkeklere kötü haber

Tam yağlı süt ürünleri tüketen erkeklere kötü haber Tam yağlı süt ürünleri tüketen erkeklere kötü haber Sağlıklı, güçlü kuvvetli bir erkeksiniz ama çocuğunuz olmuyorsa bu önemli sorunun sebebi yediklerinizle ilgili olabilir. Erkekler üzerinde yapılan bilimsel

Detaylı

Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında

Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında Sağlık ve Ev Hizmetleri Projesi kapsamında belediye temizlik ekipleri, ilçe sınırlarında ikamet eden 60 yaş üstü, kimsesiz, muhtaç ve engelli kişilerin evlerine

Detaylı

Cimcime yemek masasına kurulmuş, ödev yapıyordu.

Cimcime yemek masasına kurulmuş, ödev yapıyordu. Cimcime yemek masasına kurulmuş, ödev yapıyordu. Önündeki deftere, son yazdıklarına baktı ve sayfayı delmeye kararlıymış gibi, bastıra bastıra sildi. Az ötede duran kitabı önüne çekti ve elindeki kurşunkalemi

Detaylı

Tavla ve Bilimsel Düflünce

Tavla ve Bilimsel Düflünce Tavla ve Bilimsel Düflünce Y llar önce çok satan bir gazetemiz Türkiye Tavla fiampiyonas düzenlemiflti. Bizde tavlac çok. fl yerlerinde bile tavla oynan r ülkemizde. Bile ine güvenen kat ld flampiyonaya.

Detaylı

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ ΙV ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70013 Γ) HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK DİNLEYELİM

Detaylı

FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009

FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009 FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009 Hazırlayan: Sümer ÖZVATAN sumerozvatan@yahoo.com Ahmet BOZKURT önderliğinde iki araç ile yola çıktık. Bu defa rotamız Çamlıdere ilçesinin güneyi.

Detaylı

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ;

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; 1 BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; O gece en güzel yıldızlar kaydı, Nereden geliyordu bu aydınlık? Neydi insanları bu denli mutlu

Detaylı

Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı

Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı Başkan Kocadon : Artık hep beraber diyoruz ki Muğla aşkıyla yanıp tutuşalım Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Pelitcik ve Sarıkavak Köyleri-Çamlıdere (04 Ekim 2009) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Pelitcik ve Sarıkavak Köyleri-Çamlıdere (04 Ekim 2009) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Pelitcik ve Sarıkavak Köyleri-Çamlıdere (04 Ekim 2009) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 04 Ekim 2009 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu tarafından organize

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı

Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı

Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı Antalya Toros Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (TODOSK) tarafından düzenlenen 22. Kızlarsivrisi Yaz Dağcılık Şenliği ne katılmak

Detaylı

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Walt Whitman - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yasal Uyarı: Bu ekitap, bilgisayarınıza indirip kayıt etmeniz ve ticari olmayan kişisel kullanımınız için yayınlanmaktadır.

Detaylı

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ DUYGU UYSAL 0852051 19 ARALIK 2011 PAZARTESİ Bugün sabah 9 dan akşam 10 a kadar dışarıda kalacaktım. Bu yüzden evden çıkmadan çok fazla parfüm sıkmıştım. Evden çıkarken ablam bütün evin benim parfümüm

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Bodrum da düzenlenen toplantıda yeni süreç ile ilgili büyükşehir daire başkanları tarafından Bodrum halkına

Detaylı

Benzersiz ördekler. sanat

Benzersiz ördekler. sanat sanat Benzersiz ördekler F. Esin ÖZALP esin.ozalp@trt.net.tr Picasso'ya sormufllar: Sanat nedir? Cevaplam fl: Sanat, ne de ildir ki! fiimdi sizlere tan taca m z ressam n sanat anlay fl, iflte tam olarak

Detaylı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - 2008 YILINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİ ATILDI - İLAÇ VE TIBBİ MALZEME KONUSUNDA

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

SIVILARI ÖLÇME. Marketten litreyle al nan ürünlerden baz lar afla da verilmifltir.

SIVILARI ÖLÇME. Marketten litreyle al nan ürünlerden baz lar afla da verilmifltir. S v lar Ölçme MATEMAT K SIVILARI ÖLÇME Marketten litreyle al nan ürünlerden baz lar afla da verilmifltir. Baflka hangi ürünleri litreyle al rs n z? S v lar ölçme birimi litredir. Litre = L Arda, evlerindeki

Detaylı

Cemal Amca n n Zarlar

Cemal Amca n n Zarlar Cemal Amca n n Zarlar B aflkomiserlikten emekli alt kat komflumuz Cemal Amca tavlaya çok düflkündü. Emekli olmazdan önce haftasonlar n bahçede tavla oynayarak geçirirdi. Hafta içindeyse haftasonunu iple

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Aziz Nesin in Darüflflafaka ya Girifli Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Gitmez den bir al nt yla bafllayaca m. Ailesi Heybeliada ya tafl nm flt r. Y l 1926. Babam n nerde oldu unu

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

ÇİÇEK GRUBU 2013-2014 EĞİTİM DÖNEMİ EKİM AYI BÜLTENİ 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI DÜNYA HAYVANLAR GÜNÜ DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ DÜNYA EL YIKAMA GÜNÜ KULELER Atatürk ün hayatını öğrenme Atatürk ün ülkemize kazandırdıkları

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

Türkiye`nin yeni ve genç caz festivali Bursa Nilüfer Uluslararası Caz Tatili Festivali`nden ilk notlar Burak Sülünbaz`ın kaleminden yayında.

Türkiye`nin yeni ve genç caz festivali Bursa Nilüfer Uluslararası Caz Tatili Festivali`nden ilk notlar Burak Sülünbaz`ın kaleminden yayında. Cazkolik.com "Jazz"lı Gündem Jazzlı Gündem Türkiye idealist, heyecanlı ve pırıl pırıl insanlardan oluşan bir ekibin hazırladığı yeni bir caz festivali kazandı. Burak Sülünbaz Cazkolik için izledi ve yazdı.

Detaylı

İstek Özel Kemal Atatürk Anaokulu. Kanaryalar Sınıfı

İstek Özel Kemal Atatürk Anaokulu. Kanaryalar Sınıfı Okyanus, Yaşam İçin Gereklidir Ve Doğal Dengesinin Korunması İçin İnsanların Çaba Göstermesi Gereklidir Neler Biliyoruz? İpek A.: Okyanusun mavi ve yeşil su olduğunu biliyorum. Deniz Can K: Yunuslar karaya

Detaylı

Oyunumuz iki kifli aras nda ve n m boyutlu bir dikdörtgenin

Oyunumuz iki kifli aras nda ve n m boyutlu bir dikdörtgenin Kimin Kazand Bilinen Ama Nas l Kazand Bilinmeyen Bir Oyun Oyunumuz iki kifli aras nda ve n m boyutlu bir dikdörtgenin içindeki larla oynan yor. Örne in, 5 3 boyutlu bir oyun, afla daki fleklin en solundan

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

KASIM AYI VELİ BÜLTENİ

KASIM AYI VELİ BÜLTENİ 2010-2011 KASIM AYI VELİ BÜLTENİ Kasım Ayı ndan herkese Merhaba Sonbahar Mevsimi nin kendisini iyice hissettirmeye başladığı dopdolu bir Ekim Ayı nı geride bıraktık. Kasım Ayı nda yepyeni öğrenmelerin,

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

İşletme Gelişimi Atölye Soruları

İşletme Gelişimi Atölye Soruları İşletme Gelişimi Atölye Soruları Şemsettin Akçay Satış Pazarlama ve İnovasyon Mühendisi İşletmenizi Başarıya Götüren 50 Soru! Bir gün küçük kızımız Lara (o zaman 3.5 yaşındaydı): Baba deniz gölgesi nedir,

Detaylı

MODÜL BİLGİ SAYFASI İÇERİK

MODÜL BİLGİ SAYFASI İÇERİK : 10X10 ÇAPRAZ DAMA OYUN KURALLARI SÜRE : 40/8 AÇIKLAMA : Öğrenci/Kursiyerin 10x10 çapraz dama oyun kurallarını tanıması ve incelemesi sağlanmalıdır. GENEL AMAÇ : Öğrenci/Kursiyer, uygun şartlar sağlandığında

Detaylı

OKUL ÖNCESİ KİTAPLARI - 7. PARMAKKIZ Andersen ISBN 978-975-07-0762-9

OKUL ÖNCESİ KİTAPLARI - 7. PARMAKKIZ Andersen ISBN 978-975-07-0762-9 OKUL ÖNCESİ KİTAPLARI - 7 PARMAKKIZ Andersen ISBN 978-975-07-0762-9 Tasarım: Erkal Yavi Tasarım Uygulama: Gelengül Çakır Baskı ve Cilt: Türkmenler Matbaası 1. Basım: 2007 3. Basım: Eylül 2011 Can Sanat

Detaylı

Uyumayan Şehir. Uyumayan Şehir New York için artık bir slogan. Çoğu kişi gibi ben. de New York u izlediğim filmlerden tanıdım ve gerçekte filmlerdeki

Uyumayan Şehir. Uyumayan Şehir New York için artık bir slogan. Çoğu kişi gibi ben. de New York u izlediğim filmlerden tanıdım ve gerçekte filmlerdeki Yağmur Beril Dikmeci Uyumayan Şehir Uyumayan Şehir New York için artık bir slogan. Çoğu kişi gibi ben de New York u izlediğim filmlerden tanıdım ve gerçekte filmlerdeki kadar etkileyici mi diye kendi kendime

Detaylı

RENK DEDİKLERİ. Yağmur aralıklarla devam etti, sonunda dindi. Ve ben o anda bu muhteşem manzarayla karşı karşıya kaldım:

RENK DEDİKLERİ. Yağmur aralıklarla devam etti, sonunda dindi. Ve ben o anda bu muhteşem manzarayla karşı karşıya kaldım: RENK DEDİKLERİ Birkaç ay önce annem tutturdu Kaş a gidelim Kaş a gidelim diye, babam başta tamam gideriz bir ara diye annemi geçiştirdi ama sonra anladı ki bu iş böyle devam edemeyecek. Sonuçta bayram

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODTO Turizm Altyapı Projelerine Devam Ediyor Bodrum Ticaret Odası nın, 2014-2017 Stratejik Planı amaç ve hedefleri kapsamında, Bodrum da turizm sezonunun uzatılması, sektörün

Detaylı

Bugün uzaklardaki bir YİBO'dan İLKYAR'ın yıllar önce gittiği bir YİBO'dan değerli fedakar YİBO öğretmenlerimizden biri yazmış...

Bugün uzaklardaki bir YİBO'dan İLKYAR'ın yıllar önce gittiği bir YİBO'dan değerli fedakar YİBO öğretmenlerimizden biri yazmış... Bugün uzaklardaki bir YİBO'dan İLKYAR'ın yıllar önce gittiği bir YİBO'dan değerli fedakar YİBO öğretmenlerimizden biri yazmış... Doğuda görev yapmamış, oradaki güzel çocukları görmemiş onlara sarılmamış

Detaylı

Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı. Murat dağı (2312m)

Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı. Murat dağı (2312m) Murat Dağı-Uşak (2312m) (03-04 Ekim 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı Uşak Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü nün (UDOSK) düzenlediği Murat Dağı etkinliğine katılmak üzere Pınar Doğan ile birlikte

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

PROJE TEKLİF FORMU. Haydi birlikte harika bir iş çıkartalım.

PROJE TEKLİF FORMU. Haydi birlikte harika bir iş çıkartalım. Projeniz için atezer i seçtiğiniz için teşekkür ederiz. Lütfen bu formun içerisinde projenizle ilgili olan kısımları doldurun, bu projenizi daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. İyi sonuçlar elde etmek

Detaylı

KAHRAMAN KART BASINA TANITILDI

KAHRAMAN KART BASINA TANITILDI KAHRAMAN KART BASINA TANITILDI Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi özellikle toplu taşıma araçlarında kullanılacak olan Kahraman Kart ın basına tanıtımı yapıldı. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye binası

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ

İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ Hazırlayanlar: Gündem Kont, Mine Güneş, Ahmet Toprak Dış İlişkiler

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

Yel kenin Everest Tepesi olarak kabul edilen Vendee Globe a katılmaktı ve bu umudun peşinde soluğu Fransa da almıştı.

Yel kenin Everest Tepesi olarak kabul edilen Vendee Globe a katılmaktı ve bu umudun peşinde soluğu Fransa da almıştı. 6.50 metrelik mini teknelerle yapılan ve Fransa dan başlayıp Atlantik geçişi ile Brezilya da sona eren Mini Transat ın startı ile 85 tekne denize açıldı. Türk yelkenci Tolga Pamir de aralarında olacaktı

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

ĐŞKUR sitesine giriş şifremizi hatırlamadığımız için, şifremi unuttum kısmını tıklıyoruz.

ĐŞKUR sitesine giriş şifremizi hatırlamadığımız için, şifremi unuttum kısmını tıklıyoruz. ĐŞKURLULARIN BĐLGĐLERĐ, ŞĐFRELERĐ HERKESE AÇIK ( BEDAVA SMS GÖNDERME SĐTESĐ YAZI SONUNDADIR ) Merhaba, bu bilgilendirici yazıda sizlere ĐŞKURa kayıtlı olanların şifrelerine, kişisel bilgilerine başkalarının

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

MÜSİAD Kadın Girişimciler Zirvesi. Kapanış Konuşması. 27 Mayıs 2016. İş Dünyamızın, STK'ların Değerli Bşk ve Temsilcileri,

MÜSİAD Kadın Girişimciler Zirvesi. Kapanış Konuşması. 27 Mayıs 2016. İş Dünyamızın, STK'ların Değerli Bşk ve Temsilcileri, MÜSİAD Kadın Girişimciler Zirvesi Kapanış Konuşması 27 Mayıs 2016 Saygıdeğer (Emine Erdoğan) Hanımefendi, Sayın Bakanım, (Fatma Ramazanoğlu), İş Dünyamızın, STK'ların Değerli Bşk ve Temsilcileri, Değerli

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 20.09.2012. Galibiyete hazırlık

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 20.09.2012. Galibiyete hazırlık Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 20.09.2012 Galibiyete hazırlık Beşiktaş, Gaziantepspor maçı hazırlıklarına bir günlük iznin ardından başladı. Maçın hakemi Yunus Yıldırım olarak belirlendi. Antrenmana

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Küçük Balık Bam Bam

Beşiktaş Gazetesi. Küçük Balık Bam Bam Küçük Balık Bam Bam Beşiktaş Belediyesi Akatlar Kültür Merkezi'nde çocuk oyunları tüm hızıyla devam ediyor. Bunlardan bir tanesi 10 Kasım sahne diyecek. Küçük Balık Bam Bam adlı tiyatro oyunu Beşiktaş

Detaylı

Öncelikle mübarek KURBAN BAYRAMINIZ kutlu olsun.

Öncelikle mübarek KURBAN BAYRAMINIZ kutlu olsun. DEĞERLİ VELİLER Öncelikle mübarek KURBAN BAYRAMINIZ kutlu olsun. Bayram tatilinde verilen bu ödevlerin günlük olarak(üzerindeki tarihe göre) yaptırılmasını rica ediyorum. Ödevleri öğrendiğimiz konuların

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

İZMİR İLİ İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI İSTATİSTİKLERİ VE İŞ GÜVENLİĞİNİNKENT YAŞAMINA ETKİLERİ. Aykut AKDEMİR Maden Mühendisi izmir@maden.org.

İZMİR İLİ İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI İSTATİSTİKLERİ VE İŞ GÜVENLİĞİNİNKENT YAŞAMINA ETKİLERİ. Aykut AKDEMİR Maden Mühendisi izmir@maden.org. 719 İZMİR İLİ İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI İSTATİSTİKLERİ VE İŞ GÜVENLİĞİNİNKENT YAŞAMINA ETKİLERİ Alpaslan ERTÜRK Maden Yüksek Mühendisi izmir@maden.org.tr Aykut AKDEMİR Maden Mühendisi izmir@maden.org.tr

Detaylı

TÜRKİYE DE HASTANEDE YATAN HASTALARIN AKILCI İLAÇ KULLANIMINA YÖNELİK BİLGİ VE DAVRANIŞLARINI DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI

TÜRKİYE DE HASTANEDE YATAN HASTALARIN AKILCI İLAÇ KULLANIMINA YÖNELİK BİLGİ VE DAVRANIŞLARINI DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI TÜRKİYE DE HASTANEDE YATAN HASTALARIN AKILCI İLAÇ KULLANIMINA YÖNELİK BİLGİ VE DAVRANIŞLARINI DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI Sayın İlgili; Bu anket çalışması, akılcı ilaç kullanımı konusunda mevcut durumun değerlendirilmesi

Detaylı

BAŞLARKEN Okul öncesi yıllar çocukların örgün eğitime başlamadan önce çok sayıda bilgi, beceri ve tutum kazandığı, hayata hazırlandığı kritik bir dönemdir. Bu yıllarda kazanılan bilgi, beceri ve tutumlar

Detaylı

Konforun Tanımı Değişti...

Konforun Tanımı Değişti... 2 Konforun Tanımı Değişti... Beyterrace özgün mimarisi ve merkezi lokasyonu ile alışıla gelmiş yapılardan farklı olarak doğayla iç içe, güvenli ve huzurlu bir yaşamın sunduğu ayrıcalıklı olanaklarla ev

Detaylı

VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM

VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM 1 2 VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM 3 VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Yayın No.10 ISBN 975 94473 6 3 Kapak tasarım: Şule İLGÜĞ - ilgug75@hotmail.com Baskı Yeri:

Detaylı

MART AYLIK EĞİTİM PLANI

MART AYLIK EĞİTİM PLANI Okul dı : arih : M Yaş Grubu (y) : Öğretmen dı M YLIK EĞİİM PLNI KZNIML VE GÖSEGELEİ M BİLİŞSEL GELİŞİM Kazanım 1: Nesne/durum/olaya dikkatini verir. Göstergeleri: Dikkat edilmesi gereken nesne/durum/olaya

Detaylı

Afrodisyas Ek Müzesi. Yap Tan t m. Mimari Tasar m. : Cengiz BEKTAfi, Yük. Müh. Mimar Bektafl Mimarl k flli i Yard mc Mimarlar

Afrodisyas Ek Müzesi. Yap Tan t m. Mimari Tasar m. : Cengiz BEKTAfi, Yük. Müh. Mimar Bektafl Mimarl k flli i Yard mc Mimarlar EGEM MARLIK 2008/2-65 Yap Tan t m Afrodisyas Ek Müzesi Mimari Tasar m : Cengiz BEKTAfi, Yük. Müh. Mimar Bektafl Mimarl k flli i Yard mc Mimarlar : Eda ERKAN ALTUNBAfi Gülnaz GÜZELO LU Emrah DEM R Statik

Detaylı

Akyazı'da dolgu ihalesi yarın

Akyazı'da dolgu ihalesi yarın Akyazı'da dolgu ihalesi yarın 21 Eylül 2010 Trabzon Akyazı Spor ve Kültür Kompleksi yapımı için gerekli olan dolgu ve tahkimat işi ihalesi yarın 22 Eylül de Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından

Detaylı

Dil ve Oyun. Günlük İşlerinizi Yaparken Konuşma ve Oynama

Dil ve Oyun. Günlük İşlerinizi Yaparken Konuşma ve Oynama Dil ve Oyun Günlük İşlerinizi Yaparken Konuşma ve Oynama Biliyor muydunuz? Günlük ev işlerinizi yaparken çocuğunuza konuşmak veya şarkı söylemek çocuğunuzun yeni kelimeler ve alışkanlıklar öğrenmesine

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

PONY CLUB TÜRK YE JOKEY KULÜBÜ. fiehr N ZE GEL YOR FOTOGRAFLAR : KAD R Ç V C

PONY CLUB TÜRK YE JOKEY KULÜBÜ. fiehr N ZE GEL YOR FOTOGRAFLAR : KAD R Ç V C PONY CLUB fiehr N ZE GEL YOR FOTOGRAFLAR : KAD R Ç V C TÜRK YE JOKEY KULÜBÜ PONYLER Çocuklar!.. fiehr N ZE GEL YOR 75 günde 24 ilimizdeyiz Küçük yaflta at sevgisinin geliflmesine yönelik, Kulübümüz taraf

Detaylı

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR 1 Aralık 2008 de hilal şeklini almış ay ile Venüs yıldızı birbirlerine o kadar yaklaştılar ki, tam bir Türk Bayrağı görüntüsü oluştu. Ay ve Venüs ün bu hali bana hemen Üsküp

Detaylı

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Rakamlarla Sektörümüz: 3 kıtadan 77 ülkeye doğrudan hizmet götüren, Toplam Yatırımı 5 Milyar Doları aşan, Yan sektörleri ile birlikte yaklaşık

Detaylı

Tema Sonu De erlendirme. erlendirme. A.3.1, B.3.13, B.3.31, C.3.5 kazan mlar. Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, 11 ders saati EL ELE, HEP B RL KTE

Tema Sonu De erlendirme. erlendirme. A.3.1, B.3.13, B.3.31, C.3.5 kazan mlar. Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, 11 ders saati EL ELE, HEP B RL KTE Ü N T E L E N D R L M fi Y I L L I K P L A N ARAÇ GEREÇLER, YÖNTEM VE Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, proje ve performans formlar, resim kâ - d, boya, sözlük, yaz m k lavuzu Gözlem ve inceleme, tart

Detaylı

DEPREM ANI 1... 2... 3...

DEPREM ANI 1... 2... 3... DEPREM ANI 1. Afla da plan verilen evin deprem s ras nda tehlikeli ve güvenli yerleriyle ç k fllar n gösteriniz. Güvenli yerleri mavi yuvarlak ile, tehlikeli yerleri k rm z çarp ile ç k fl yollar n da

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

Devir, sanal itibar devri!

Devir, sanal itibar devri! Devir, sanal itibar devri! Gerçek hayattaki itibarınız kadar, sanaldaki itibarınızın da iyi olması gerekiyor. Sanal itibar ile gerçek itibarın birbirini tamamladığı çağımızda, bir anlamda her şey Google

Detaylı

ortopedist röportaj RÖPORTAJ: DR. NADİR ŞENER

ortopedist röportaj RÖPORTAJ: DR. NADİR ŞENER röportaj ortopedist YARATIYOR.Bursalı 60 61 SONBAHAR 2013 SAYI: 301 İSMAİL AYGAN, TAYFUN AÇIKGÖZ, ERTUĞRUL AYDIN, MURAT GÜRÜN VE ENGİN AKGÜN. ONLAR, BURSALI BEŞ ORTOPEDİST. BEŞ MESLEKTAŞI, UZMANLIK ALANLARI

Detaylı

Avrupal lara Kremal Kahve ile Çikolatal Kahveyi Kim Ö retti?

Avrupal lara Kremal Kahve ile Çikolatal Kahveyi Kim Ö retti? Evrensel Bak fl Aç s Gürbüz Evren Avrupal lara Kremal Kahve ile Çikolatal Kahveyi Kim Ö retti? Bütün Dünya da yazmaya bafllad m ilk y llarda, Kraliçe Marie Antoinette in, Frans z Devrimi s ras nda, Ekmek

Detaylı

Mutfak Etkinliği. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı. Kek yapıyoruz.

Mutfak Etkinliği. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı. Kek yapıyoruz. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı Mutfak Etkinliği Sohbetler Yaşayan değerlerimizden Görevlerimizi Bilmek ile ilgili sohbet ediyorum. Görevlerimizi yerine getirme konulu sohbet ediyorum.

Detaylı

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2015-1-69 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 16-02/30-9 Karar Tarihi : 14.01.2016 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr. Ömer

Detaylı

M i m e d 2 0 1 0 ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları

M i m e d 2 0 1 0 ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları M i m e d 2 0 1 0 ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları S1: Erasmus kapsamında yapılan projelerle yarışamaya katılınabilir mi? C1: Erasmus kapsamında gidilen yurtdışı üniversitelerdeki

Detaylı

Uçun kufllar uçun zmir e do ru

Uçun kufllar uçun zmir e do ru Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Uçun kufllar uçun zmir e do ru Dokuz karga a ac n dallar na konmufl dinleniyorlard. Üç tanesi gözlerini kapam fl, uyuyordu. kisi gagalar n birbirine uzatm fl flakalafl

Detaylı

GAZİANTEP İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ TÜBİTAK 4006 BİLİM FUARLARI PROJE YÜRÜTÜCÜLERİ TOPLANTISI

GAZİANTEP İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ TÜBİTAK 4006 BİLİM FUARLARI PROJE YÜRÜTÜCÜLERİ TOPLANTISI GAZİANTEP İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ TÜBİTAK 4006 BİLİM FUARLARI PROJE YÜRÜTÜCÜLERİ TOPLANTISI TÜBİTAK 4006 BİLİM FUARI NEDİR? Yarışma ortamı olmadığı için öğrencilerimizin üzerindeki baskı kaldırılarak

Detaylı

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir B irçok yaz mda olas l k sorusu sordum. Bu yaz mda soru sormayaca m, sadece olas l n matematiksel tan m n verece im. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 say lar aras

Detaylı

KEBDİRLİLER DE KAPI. "Git başımdan! Beni bu işe bulaştırma" diye bağırdı. Kendi bilir, ne yapalım. Bende kendim giderim o zaman.

KEBDİRLİLER DE KAPI. Git başımdan! Beni bu işe bulaştırma diye bağırdı. Kendi bilir, ne yapalım. Bende kendim giderim o zaman. KEBDİRLİLER DE KAPI Zil çaldı. Öğretmenin ardından hepimiz sınıftan fırladık. Nazlı 'nın arkasından koşup yetiştim; fark edince daha hızlı yürümeye başladı. "Nazlı, dur bir dakika! Diye seslendim. "Git

Detaylı

23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan.

23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan. 23 nisan şiirleri, 23 nisan ile ilgili şiirler, çocuk bayramı şiirleri, ulusal egemenlik şiirleri, 23 nisan, şiirler, 23 nisan şiirleri, ulusal egemenlik ve çocuk bayramı, en güzel 23 nisan şiirleri, 23

Detaylı

ın Kısa süre içinde çıkacak mesajını verdiği karar Bakanlar Kurulu ndan geçti ve Resmi Gazete

ın Kısa süre içinde çıkacak mesajını verdiği karar Bakanlar Kurulu ndan geçti ve Resmi Gazete 30 Kasım a kadar yapılacak yat satışlarında yüzde 8 lik sıfırlandı, yüzde 18 den 1 e indirildi. kararı de yayınlandı. Türk yat sahipleri yüzde 27.4 yerine yüzde 1 rgiyle ruhsat alabilecek. Ancak sürenin

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

Sayın Valim, Sayın Rektörlerimiz, Değerli Hocalarımız ve Öğrencilerimiz Ardahan Üniversitesi Değerli öğrenciler, YÖK Kültür Sanat Söyleşileri

Sayın Valim, Sayın Rektörlerimiz, Değerli Hocalarımız ve Öğrencilerimiz Ardahan Üniversitesi Değerli öğrenciler, YÖK Kültür Sanat Söyleşileri Sayın Valim, Sayın Rektörlerimiz, Değerli Hocalarımız ve Öğrencilerimiz Ardahan da, Ardahan Üniversitesi nde sizlerle birlikte olmaktan memnuniyetimi bildirerek sözlerime başlamak isterim. Hepinizi sevgi

Detaylı