UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ ÖĞRETMEN KİTAPÇIĞI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ ÖĞRETMEN KİTAPÇIĞI"

Transkript

1

2 UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ ÖĞRETMEN KİTAPÇIĞI ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ ^^^^^''^ AMATEM '^^'^ 1997

3 PRIVE LTD. Tel: (0212) Fax: (0212)

4 UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ ÖĞRETMEN KİTAPÇIĞI BAŞKANLIK Dündar UÇAR Özel Okullar Derneği Başkanı Doç. Dr. Arif VERİMLİ Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Duran ÇAKMAK AMATEM,Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi PROJE KOORDİNATÖRÜ Dr. Kültekm ÖGEL AMATEM, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi PROJE YÜRÜTME Dr. Defne TAMAR Cem GÜLAN Erkan UÇAR Psk. Jülide ARAL KATKIDA Neylan ÖZDEMİR Nuray ÜLKÜSEL Bayram SAKIN Sibel Bilal KARMAN Mirican KAYA BULUNANLAR Deniz Albayrak KAYMAK Fatma BAUDOUIN Nilgün SAĞLAM VİDEO YAPIM TV ART İLETİŞİM KURULU AMATEM, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Özel Okullar Derneği Genel Sekreteri Boğaziçi Lisesi Rehberlik Öğretmeni AMATEM, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ (0216) AMATEM (0212) (Robert Lisesi rehberlik öğretmeni) (St. Joseph Lisesi rehberlik öğretmeni) (Özel Ortadoğu Lisesi rehberlik öğretmeni) (S & P, Halk Sağlığı Eğitim Kurumu, sosyal çalışmacı, Paris) (DURAK Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi, psikoterapist, Berlin) (Boğaziçi Üniversitesi, Rehberlik ve Danışmanlık Bölümü Öğretim görevlisi) (Ottowa Royal Hospital, Madde Bağımlılığı Uzmanı, Kanada) (St. Benoit Lisesi rehberlik öğretmem) Bütün hakları saklıdır. Bu paket, uygulama konusunda gerekli eğitimi almamış kişilerce kullanılamaz. İzin istendiği takdirde bir kısmı çoğaltılabilinir. Bu eğitim paketi ÜTOPYA (Uyuşturucuya Karşı Toplumsal Yaygın Mücadele) programı ilkeleri doğrultusunda hazırlanmıştır.

5

6 IÇINDEKILER UYUŞTURUCU MADDELER İLE İLGİLİ KAVRAMLAR 7 BAĞIMLILIK VE SONUÇLARI 8 UYUŞTURUCU MADDELER 10 a. SİGARA VE TÜTÜN b. ALKOL c. ESRAR d. UÇUCULAR e. EROİN f. KOKAİN g. ECSTASY h. AMFETAMİNLER 1. İLAÇ OLARAK KULLANILAN ANCAK BAĞIMLILIK YAPABİLECEK MADDELER ERGENLİK DÖNEMİ 20 UYUŞTURUCUYA BAŞLAMADA ETKENLER 22 RİSK ALTINDAKİ GENÇLER 24 MADDE KULLANMAYA GENÇLER DAHA ÇOK NASIL BAŞLIYOR? 26 UYUŞTURUCU MADDE KULLANAN KİŞİLER NASIL ANLAŞILIR? 27 MADDE KULLANDIĞI DÜŞÜNÜLEN GENÇ İLE NE YAPMAK GEREKİR? TEDAVİ UYUŞTURUCU MADDELER İLE İLGİLİ YANLIŞ İNANÇLAR OKULDA UYUŞTURUCU MADDE EĞİTİMİ

7

8 UYUŞTURUCU MADDELER ILE ILGILI KAVRAMLAR Zehirlenme (Entoksîkasyon) Kullanılan uyuşturucu maddenin etkisini göstermesidir. Uygunsuz davranış ya da psikolojik değişiklikler ortaya çıkar. Bir tür sarhoşluk hali olarak tanımlanabilir. Maddenin zararlı kullanımı Kişinin kendine, hayatına ve çevresine zarar verecek tarzda madde kullanmasıdır. Madde kullanımı kişiye zarar verdiği halde madde kullanımı devam etmektedir. Bunlar arasında okul başarısızlığı, ailesel sorunlar sayılabilir. Tolerans Kullanılan madde miktarmm giderek arttırılmasıdır. Her zaman kullanılan ^miktar istenen etkiyi yaratmamakta ve kişi kullandığı madde miktarını aynı etkiyi sağlayabilmek için giderek artırma gereksinimi duymaktadır. Yoksunluk Uzun süre madde kullanımı sonrasında, madde kullanımı bırakıldığı zaman ortaya çıkan fiziksel ve ruhsal sorunlardır. Yoksunluk belirtileri, şiddeti ve süresi kullanılan maddenin cinsine göre değişir. Bağımlılık Kişinin kullandığı maddeyi birçok kez bırakma girişiminde bulunmasına rağmen bırakamaması, giderek madde dozunu artırması, kullanmayı bıraktığında yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması, zararlarını görmesine rağmen madde kullanmayı sürdürmesi, zamanının büyük bölümünü madde arayarak geçirmesi ile tanımlanan belirli bir durumdur. ^4.

9 BAĞıMLıLıK VE SONUÇLARı Bağımlılığın tanımı bir önceki bölümde verilmişti. Bağımlılık bir anda gelişen bir durum değildir. Gelişmesi belli bir süreç alır. Kişi önce maddeyi merak eder ve kullanır. Kullandığı zaman öncelikle korkusu azalır. Çoğunlukla bir kez kullanan kişi daha sonra tekrar dener. Her denemesinde kendi kendine bir daha denemeyeceğine ilişkin söz verir. Bu denemelerde sürekli madde kullanımını denetleyebileceği inancını taşır. İstediği zaman bırakabileceğini düşünmektedir. Çevresinde gördüğü diğer bağımlıların kendisi gibi olmadığma, onlann zayıf karakterli olduğuna inanmaktadır. Bir süre sonra madde kuuammmm kendisi için bir somn haline geldiğinin farkına varır. Ancak halen bağımlı olmadığı düşüncesinde olduğu için bırakmak yönünde ciddi bir adım atmaz. Bağımlı olduğunun farkına vardığı zaman ise birçok şey için geç kalmıştır. Çevresinde yer alan diğer bağımlılar bu hastalığın düzelmeyeceğine ve hiçbir zaman bu maddeyi bırakamayacağına onu inandırmaya çalışırlar. Bu nedenle tedaviye başvurmakta zorlanır. Genellikle tedaviden beklediği konuştuklarının dinlenmesi, kendisine ileri derecede bir anlayış gösterilmesidir. Bazan aile kişiyi maddeyi bırakması için zorlar, zorla yapılan bu tedavi girişiminin önemli bir yararı yoktur. Bir süre sonra kendisi de kurtulmaya karar verir. Bırakmayı düşündüğü şey sadece kendi kullandığı maddedir. Ancak arkadaş çevresi, yaşam biçimi, alışkanlıklarını değiştirmesinin gerektiğini ve hayatı boyunca bir daha hiçbir madde kullanmama gerçeğini düşünemez veya bilemez. Tedavi tamamlandıktan sonra bir bağımlı için herşey bitmiş değil, aksine birçok şey yeni başlamaktadır. Öncelikle temiz olmaktan mutludur, bir süre sonra eski kötü günleri unutur ve o günleri iyi bir şekilde anmaya başlar. Giderek bir kez daha madde denemeyi düşünmeye başlayabilir. İşte tehlike bu dönemde başlar.

10 Birgün sadece bir kez denemek ister. Ancak bağımlılık hastalığının özelliği gereği madde tekrar bir kez dahi kullanılsa kişi eskisi gibi madde kullanmaya başlar ve çok kısa bir zaman içinde eski bağımlı günlerine döner. Bağımlılık kişiye ciddi sorunlar getirir. Ruhsal sorunlar: Bunların başında kişide gözlenen davranış değişikhkleri gelir. Bağımlılık ve getirdiği sorunlar çaresizlik, yalnızlık, umutsuzluk gibi duygulara yol açarak depresyona neden olur. İçinde yaşadığı ortama bağlı olarak kişilik değişimleri de gözlenir. Bedensel sorunlar: Kullanılan maddeye göre değişir. Ancak bütün maddeler bedensel zararlara yol açar. Kullanan kişilerin sağlıktan bozulur. Bu durum ölümle sonuçlanabilir. Sosyal sorunlar: Madde kullanımı; ekonomik kayıplar, arkadaş ve aile desteğinin kaybı, işsizlik, suç işleme gibi bir çok sosyal sorunlara neden olabilmektedir.

11 UYUŞTURUCU MADDELER Uyuşturucu madde denince akla sadece uyuşturan maddeler değil, kokain, ecstasy gibi uyarıcı maddeler de gelmelidir. Bu maddeler insan beyninde ve sonucunda ruhsal, fiziksel ve davranışa ait çeşitli değişikliklere yolaçan kimyasal maddelerdir. Uyuşturucu maddelerin en büyük özelliği bağımlılık yaratmasıdır. Bu maddeler şu şekilde sınıflandırılabilir. 1. Opiyatlar: Morfin, Eroin, Kodein, Metadon 2. Uyarıcılar: Amfetamin, Ecstasy, Kokain, Kafein 3. Merkezi Sinir Sistemini baskılayanlar: Barbitüratlar, Benzodiazepinler (Diazem, Rohypnol, Xanax), Akineton, Alkol 4. Halüsinojenler: LSD, Meskalin, Psilocybin 5. Uçucu maddeler (Volatile hydrocarbons): Tiner, Benzin, Gazolin, yapıştırıcılar (Bah, UHU v.b.) 6. Esrar ve benzerleri 7. Fensiklidin (PCP) 8. Tütün

12 a. SIGARA VE TUTUN Tütün dünyada en yaygın kullanılan bağımlılık yapıcı maddedir. Tütün kullanımını bırakanların % 70'i ilk üç ayda tekrar kullanmaya başlamaktadır. Bu oran bize tütünün ne kadar bağımlılık yapıcı bir madde olduğunu göstermektedir. Tütün yandığında kül dışında üç önemli bileşenden oluşur: Katran (birçok kanser yapıcı madde içerir), nikotin (uyarıcı bir maddedir) ve karbon monoksid. Sigara dünyada meydana gelen ölüm nedenlerinin başmda yer almaktadır yümdaa sonra, dünyadaki ölüm nedenlerinin en önemlisi olacağı düşünülmektedir. Bu nedenle üuceler, sigara kullanımım kısıtlama ya da yasaklama eğilimindedirler. Sigaranın bağımlılık dışmda çok belirgin hastalıklara da yolaçtığı gösterilmiştir. Sigara ile iuşkisi olduğu gösterilen hastalıklar aşağıda belirtilmiştir. Kalp ve solunum sistemi üstüne etkileri: Kalp damarlarında tıkanıklık. Kalp hastalarının % 30 unda sigaranın etken olduğu gösterilmiştir. Bronşların daralması ile seyreden akciğer rahatsızlıkları. Beyin damarlarında tıkanma ve buna bağlı felçler. Bacak ve ayak damarlarında tıkanma. Kanser: Akciğer kanserlerinin % 80-90'ı tütün kullananlarda görülür. Akciğer kanseri daha çok katran ile ilişkilidir. Bunun dışında tütün içenlerde mesane kanseri görülme oranı kullanmayanlara göre iki kat daha yüksektir. Gebelik: Gebelikte sigara ya da tütün kullanımı erken doğuma, bebek ölümüne ve düşük doğum ağırlığına neden olmaktadır.

13 b. ALKOL Alkol çok yaygın olarak kullanılan bir maddedir. Bağımlılık yapıcı etkisi yüksektir. Ancak alkol yasal bir madde olduğu için insanlar bu maddeyi kullanmaktan çekinmemektedir. Belirli bir düzeyin üstünde alkol kullanımı kişiye sosyal ve bedensel zararlar verir. Yarattığı en önemli ruhsal sorunlardan birisi bağımlılıktır. Çeşitli alkol türleri satılmaktadır. Genellikle halk arasında alkolün cinsleri arasında bir sınıflandırmaya gidilmektedir. Halbuki her cins alkollü içkinin içinde alkol bulunmakla birlikte, miktarı değişkenlik gösterir. Bu nedenle "standart içki" adı verilen terim oluşturulmuştur. Örneğin bir standart içkinin eşit olduğu alkol cins ve miktarları şunlardır: Bir küçük kutu bira, bir kadeh cin, votka, viski ya da bir kadeh şarap. Bu miktarlardaki içkilerin içerdiği alkol miktarı eşittir. Alkol kullanımı hakkında ciddi yanlış inançlar vardır. Örneğin alkolün uykuyu getirdiğine inanılır. Halbuki alkol, yarattığı gevşekliğin etkisiyle kişiye uyku verebilir. Aslında alkol insanın uyku düzenini ve kalitesini bozar. Yine alkolün cinsel gücü artırdığına ilişkin yanhş bir inanç vardır. Alkol kişi üstündeki sosyal baskıları kaldırdığı için cinsel olarak bir rahatlama verebilir. Aslında alkolün cinsel güç üstüne olumsuz etkisi vardır. Alkolün bedene verdiği zararlar aşağıda belirtilmiştir: Mide barsak sorunları Yutak borusu hastalıkları Gastrit Ülser Pankreas iltihabı Karaciğerde yağlanma Hepatit Siroz Koma Beslenme bozuklukları (vitamin eksiklikleri) Kansızlık Bağışıklık sisteminin baskılanması Sinir sistemi hastalıkları Bunama

14 c. ESRAR Yasadışı uyuşturucular arasında en sık kullanılan madde esrardır. İstanbul liselerinde yapılan bir araştırmada gençlerin % 4.2'sinin lıayatlarmda en az bir kez esrar kullandığı belirlenmiştir (1996). Esrar hint kenevirinden elde edilir Kahverengi, preslenmiş kalıplar halinde satılır. Sigara gibi sarılarak ve sigara tütününe karıştırılarak içilir. Kullanıcılar arasında "joint", "ot", ya da "marihuana" adı ile anılır. İçildikten sonra gevşeme, konuşkanlık, kendini iyi hissetme, müzik ve renk algısında artma gelişir. Esrar alındığı zaman yağ dokusunda birikir. Bunun sonucu esrar alındıktan bir hafta sonra bile, etken maddenin % 50'si bedende bulunur. Esrar kullanımını takiben kişinin refleksleri bozulur, araba kullanamaz, dikkat gerektirecek işleri yapamaz. Eğer bu tür işler yapılmaya kalkışılırsa ciddi sorunlara neden olabihr. Esrarın beden üstünde yarattığı istenmeyen etkiler şunlardır: Beyin ve sinir sistemi: Bellek üstüne etkisi çok fazladır. Unutkanlıklara yol açar. Kişinin düşünme yetisini azaltır. Refleksleri ve koordinasyonu bozar. Bu nedenle esrar kullananların araba kullanması çok sakıncalıdır. Kişinin sorun çözme yetisini bozar. Üreme sistemi: Erkek ve kadın üreme sistemlerine etkisi olduğu bilinmektedir. Ömeğin esrar alındıktan hemen sonra testosteron adı verilen erkekhk hormonunun % oranında azaldığı saptanmıştır. Akciğerler: Sigara ile kanştmldığmda beş kat daha fazla akciğer kanserine neden olduğu bazı araştırmacılar tarafından gösterilmiştir. Uzun süre kullanımı ile bronşit ve karaciğer kanseri gibi solunum yolları hastalıklarına yolaçabilir. GeneUikle bağımlıhk yapıcı bir madde olarak kabul edilmez. Ancak esrar ruhsal bağımlıhk yapar. Esrar bir geçiş maddesidir. Esrar kullanan kişi ileride diğer maddelere alışabilir ve onları kullanmaya başlayabilir.

15 d. UÇUCULAR Uçucu maddeler kolaylıkla bulunabilir. Çünkü bu maddelerin satılması yasaldır. Ucuz olması nedeni ile de kullanımı yaygındır. Yaygın olarak kullanılan uçucu maddeler aşağıda belirtilmiştir: Boyalar ve boyalarda kullanılan tiner Bali, UHU gibi tutkallar Çakmak gazı olarak kullanılan bütan gazı Kuru temizlemede kullanılan maddeler Benzin Yazı yazarken yapılan hataları silmekte kullanılan maddeler (örneğin tipp-ex) Bu maddeler genellikle torba içinde koklanarak kullanılır. Uçucu maddeler kullanıldığında neşe hali veya sakinlik duygusu verebilir, bazı hayaller görülmesine yol açabilir. Beyin üstüne doğrudan toksik etki yaptığı için oldukça zararlıdır. Bağımlılık potansiyeli yüksektir. Uçucu madde koklayanlarda ani ölümler sıklıkla meydana gelir. Ani ölümler beyin ve kalp üstüne olan etkilerinden dolayı ortaya çıkar. Saldırgan ve tehlikeh davranışlar sık olarak gözlenir. Ciddi bir sarhoşluk, denge bozukluğu, yürümekte güçlüğe neden olur.

16 e. EROİN Eroin açık kahverengi toz şekünde satılan bir maddedir. Eroinin saflığı arttıkça rengi beyazlaşır. Küçük torbalar halinde satılır. "Toz", "beyaz", "H (eyç)" adları ile anılır. Afyondan elde edilir. En sık kullanım yolu buruna çekilmesidir. Sigara tütününe karıştırılarak içilmesine "koreks" denir. Sigara jelatini ya da alüminyum folyo üstünde ısıtılarak buharın içe çekilmesine "kaydırma" adı verilir. Kaşık içinde kaynatılıp, enjektör yolu ile damara verilebilir. Bir iki hafta süre ile düzenli kullanıldığında bağımlılık oluşturur. Bazı duyarlı kişilerde ilk bir iki kullanımdan sonra bile bağımlılığa neden olabihr. Çok hızla tolerans gelişir. Bu nedenle doz artırımı çok ileri öldürücü düzeylere kadar varabilir. Hareket ve konuşmada yavaşlama, rahatlama, gevşeme ve sıcaklık hissi, yüzde kırmızüık, göz bebeklerinin küçülmesi eroin alımını takiben ortaya çıkan belirtilerdir. Bu kişilerin beslenmeleri yetersiz olduğu için sağlıkları bozulur. Kabızlık çekerler. En önemli yan etkilerinden biri enjektör paylaşımı ile ortaya çıkan AİDS, Hepatit gibi virüsler kişiden kişiye bulaşır. Eroin etkisi altı sekiz saat içinde sonlanır ve şiddetli yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Bunlar arasında şiddetli kas ağrüarı ve kramplar, uykusuzluk, gözde yaşarma, burun akıntısı, ishal sayılabilir. Yoksunluk belirtilerini gidermek için kişiler 6 saatte bir eroin dozunu yinelemek zorunda kalır. Eroin yüksek dozda alındığında ölüm ile sonuçlanabihr. Göz bebeklerinin toplu iğne başı kadar küçük olması, solunumun yavaşlaması ve koma hali bu durumun belirtileridir.

17 f. KOKAIN Kokain beyaz renkli, toz şeklinde bir maddedir. Çoğunlukla buruna çekilerek kullanılır. Buharın içe çekilmesi, sigara ya da enjeksiyon yoluyla da kullanılabilir. Piyasa fiyatı oldukça yüksek olduğu için, genellikle ekonomik durumu iyi olanların kullandığı bir maddedir. Bağımlılık yapıcı etkisi çok fazladır. Tek bir kullanımdan sonra bile bağımlılık yapabilir. Kokain alındığında kişiyi uyarır, canlandırır, keyif verir. Ancak bu etkileri kısa sürelidir ve bir saat içinde sonlanın Etkileri sonlandıktan sonra saat süreyle yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Yoksunluk belirtileri arasında ruhsal çöküntü, halsizlik, güçsüzlük, çok uyuma, mutsuzluk hali sayılabilir. Eğer bu madde uzun bir süredir kullanılıyorsa bu etkiler bir hafta sürer. Uzun süreli kokain kullanımı ciddi, istenmeyen birçok etkilere neden olabilir. Bunlar; Burun kanamaları Beyin damarlarında tıkanma Beyin kanaması Cinsel ikditarsızlık Migren tipi başağrıları

18 g. ECSTASY Ecstasy genellikle tablet ve kapsül şeklinde satılır. Beyaz, kahverengi, pembe, sarı tabletler ya da kapsüllerdir. Bazılarının üstünde kuş, kalp gibi resimler vardır. Oldukça yüksek fiyatlar ile satılır. Etkisi 20 dakika içinde başlar ve birkaç saat sürer. Kullanıldıktan sonra enerji artışı, canlılık, karşı cinse karşı yakınlık hissi, algılamada artma ortaya çıkar. Ecstasy etkisi altında iken araba ya da makine kullanmak tehlikeu olabilir. Etkileri amfetaminlere benzer. Uykusuzluk ve geçici paranoyaya (aşırı kuşkuculuk) neden olabilir. Kalp rahatsızlığı, yüksek tansiyon, sara hastalığı olanların bu maddeyi kullanmaları ciddi sorunlara neden olabilir. Aşırı hareketten dolayı su kaybı, beden ısısında aşırı yükselme ölüme neden olabilir. Böbrek ve karaciğer üzerine yan etkileri olduğu bildirilmiştir.

19 h. AMFETAMINLER Hap ya da beyaz toz halinde bulunur. Ağızdan alınabilir, buruna çekilebilir, damardan verilebilir. Ülkemizde yasal olarak bulunmamakla birlikte halen tıbbi kullanımı olan ilaçlardır. Captagon, Ritalin, Dexedrine bu ilaçlardan bazılarıdır. Amfetaminler uyarıcı, zihin açıcı olarak bilinir. Bunlar genellikle performans artırıcı ve keyif verici etkilerinden dolayı kullanılmaktadır. Sınavlara hazırlanan öğrencilerde, uzun yol şoförlerinde, zamanında yetiştirilmesi gereken işleri olan kişilerde kullanım sık gözlenir. Amfetamin alımını takiben şizofreni benzeri bir tablo gelişebilir. Yoksunluk belirtileri arasında sıkıntı, mutsuzluk ve çöküntü hah, güçsüzlük, hareketsizlik, kabuslar, fazla uyuma, başağrısı, terleme, mide ve kas krampları sayılabilir. Amfetamin kalp damarlarının tıkanmasına, beyin damar hastalıklarına, şiddetli hipertansiyona ve iskemik kolite (barsaklann oksijensiz kalması) neden olur.

20 1. İLAÇ OLARAK KULLANIL AN ANCAK BAĞIMLILIK YAPABİLEN MADDELER Bazı maddeler ilaç olarak kullanılmakta ve eczanelerde satılmaktadır. Bunlar doktor kontrolünde yazılır ve kullanılır. Bu ilaçlar doktor önerisi dışında kullanıldıkları takdirde bağımlılık yapabilir. Bu nedenle dikkat etmek ve uzun süre kullanmamak gerekir. Doktor kontrolü ve önerisi doğrultusunda, tedavi amacı ile kullanıldığı zaman çekinmemelidir. Bu ilaçların büyük çoğunluğu yeşil reçete adı verilen kontrollü bir sistem içinde yazılmaktadır. Kırmızı reçete kapsamında olan ilaçlar ise bağımlılık potansiyeli çok daha yüksek olan ilaçlardır. Sık olarak kötüye kullanılan ilaçların isimleri aşağıda verilmiştir. Diazem, Nervium, Tranxilene, Ativan, Rivotril Akineton Rohypnol (Türkiye'de bulunmamaktadır. Ancak yasal olmayan yollar ile getirilmektedir) Lomotil Bu ilaçlar kullanıldıkları zaman sedasyon adı verilen gevşeme, rahatlama duygusu verirler. Rohypnol yasal olmayan piyasada "roş" adı ile satılmaktadır. Bunlar tek başına kullanıldıkları gibi, diğer uyuşturucu maddeler ile birlikte ek madde olarak da kullanılabilir. Alkol ile kullanıldıkları zaman bu etkileri daha da artar. Refleksleri ileri derecede bozduğu için dikkat gerektiren işlerin (araba kullanmak gibi) yapılması sakıncalar doğurur. Yüksek dozlarda kullanıldıktan sonra aniden kesildikleri zaman sara (epilepsi) nöbetleri ortaya çıkabilir. m

21 ERGENLIK DONEMI Ergenlik onüç yaşlarında başlayan ve yirmi yaşlarına kadar devam ettiği kabul edilen cinsel, fizyolojik ve bilişsel yönden olgunlaşma süreci olarak adlandırılabilir. Ergenlik öncesi dönemde, kız veya erkek çocukta birtakım değişiklikler başlar. Bunlar bazı bölgelerin kıuanması, göğüslerin çıkması, erkek çocuklarda ses değişikliği, boyun uzaması, kilo almak gibidir. Kız çocuklarmm "ay" hali, erkek çocuklarmm "gece boşalması" cinsel yönden olgunlaştıklarının ifadesidir. îlkel toplumlarda çocukluktan ergenliğe, yetişkinliğe geçiş törenler ile yapılır. Bu törenden sonra genç, yetişkinin tüm hak ve sorumluluklarını alır. Toplumumuzda ergeni çeşith açılardan ele alırsak, bu döneme şöyle yaklaşabiliriz. Ergen hızla değişen, gelişen vücuduyla tanışıp onu kabullenmek durumundadır. Bilindiği gibi eller ayaklar diğer organlara göre daha önce büyüyen organlardır. Genç elini ayağını kullanmayı beceremez. Olmadık sakarlıklar yapar, beceriksiz duruma düşer, mahcup olur. Kızlar büyüyen göğüslerini kapatmaya çalışıp, kambur yürümeye başlarlar. Erkekler konuşurken, aniden çatallaşan sesleri ile başetmeye çalışırlar. Günümüzde özellikle medya tarafından "ideal kadın ve erkek tipleri" sunulduğundan benuk algısında sorunlar çıkabiur. Ergenlikte genç kendisini spot lambalarının altında hisseder. İzlendiğini, hakkında konuşulduğunu varsayar. Bu konuda kendini yeterince güzel, yakışıklı, ince uzun bulmayabihr. Bu durum onda kaygı yaratabilir. Endişe kaynağı olabilir.. Gelişen ve olgunlaşan cinsel gelişimin toplumsal olarak kendilerine verilen rolü taşımaları beklenir. Ergenin içinde yaşadığı aile ortamında annenin kız evlada, babanın da oğula model olması görülür.. Ergenük bilişsel olarak da gehşme dönemidir. Bu dönemde soyut düşünceler ön plana çıkar. Genç kendi varoluşunu sorgular. "Ben

22 kimim, neyim, ne için varım..." gibi. Ergenlikte arkadaşlık ve dostluk ön plana çıkar. Genç arkadaş çevresi içinde varolur. Kendi değer yargılarını oluşturmak ister. Grup değerleri, grubun içinde lider olan kişinin, kişilerin etkisi büyüktür. Kendini gruba kabul ettirmek, oraya ait olduğunu hissetmek için grup değerlerini savunur. Dostu arkadaşı için fedakarlıkların ön planda olduğu bir dönemdir. Grubun içinde, arkadaş çevresinde kendisini rahat hisseden genç, toplum tarafından anlaşılmadığını, yargılandığını kabul görmediğini varsayar. Kıyafetinin, dinlediği müziğin, kullandığı kelimelerin, değerlerinin sürekli eleştirildiğini ileri sürer, böyle hisseder. Bundan dolayı ailetoplum çatışmaları bu dönemin en belirgin özelliklerindendir. Yine bu dönemde genç kendine bir müzik grubunu, üyesini, bir film oyuncusunu, bazen bir pohtikacıyı model olarak alabilir. Onlar gibi giyinip, davranmaya çalışır. Bu kahramanların gencin davranışları, tavır ahşları üzerinde etkisi büyüktür. Ergenlikte genellikle duygulanımda değişmeler görülür. Genç heyecanlarını kontrol altında tutmaya çalışır, ancak bunda pek başarılı olamaz. Engel olunamayan bir gerilim ve korku buna bağlı öfke ya da neşe patlamaları yaratır. Bu gerilim gencin içinde yaşadığı ortamların sonucudur. Ana babanın çok sert, otoriter oluşu, başarısızlıklar, grup içinde yetersizlikler, ana babanın beklentilerinin yoğun bir şekilde yansıtıldığı durumlarda ortaya çıkabilir. Gençlerde bu heyecanların sonucunda ortaya çıkan korkuları sınıflandıracak olursak: Gelecek korkusu, bir yakınını kaybetme korkusu, yeni ortamlara girme, yeni insanlarla tanışıp, kendini ifadede yetersizlik, yalnızlık, karanlık gibi korkular diye sıralayabiliriz. Ergen bütün "korkular", "zalim dünya", "anlamayan dünya" ile düş kurma yoluyla başa çıkmaya çalışır. Bazı psikologlar bunun uyumu güçleştirdiğini ileri sürerken, bazıları da çözümsüzlüğü görmekte yardımcı olacağını ileri sürerler.

23 UYUŞTURUCUYA BAŞLAMADA ETKENLER Madde kullanmaya başlama etkenleri çok çeşitlidir. Tek bir etken bulunabilmiş değildir. Aynı anda birden fazla etken de rol alıyor olabilir. 1. Psikolojik etkenler Uyum sağlama çabası: Kişi çevresine uyum sağlayabilmek ve bu yolda çektiği sıkıntıları azaltabilmek için madde almaktadır. Çevrede olanları veya zihinde olanları değişime uğratarak kendini rahat hissetme çabasıdır. Kişilik Özellikleri: 2. Kültürel etkenler: Yeterli sosyal ilişkiler kuramamak Engellenme eşiğinin düşük olması Ödüllendirmenin gecikmesine dayanamama Sorunları çözebilme yetisinin yetersiz olması Riski göze alabilen davranış biçiminin varolması İnsan kültürüne ait birçok etken madde kullanmaya başlamayı etkileyebilir. Kültürün içinde belh bazı törenlerde geleneksel olarak çeşitli maddelerin kuuamlması (ömeğin bir partide alkol kullanılması gibi) sayılabilir. 3. Aile ilişkileri: Aile ile çeşitli sorunlar yaşayan çocuklarda, madde kullanma yaygınlığı daha fazla bulunmuştur (bir sonraki bölüme bakınız).

24 4. Kalıtımsal etkenler: Ebeveynleri alkol kullanan çocuklarda alkol kullanım sıklığı daha yüksektir. Diğer uyuşturucu maddeler ile ilgili olarak bu konuda yapılan çalışmalarda kesin bilgiler edinilememekle birlikte, bu yönde bazı veriler saptanmıştır. 5. Sosyal etkenler: Madde kullanımının toplum tarafından kabul görmesi, kullanım oranını daha da arttıracaktır. 6. Uyuşturucu maddeye erişebilirlik: Eğer uyuşturucu madde kolaylıkla bulunup, elde edilebiuyor ise, kullanım oranı yüksektir. Ancak bu etkenin önlenmesi tek başına yeterli değildir.

25 RISK ALTıNDAKI GENÇLER Tüm ergenlerin uyuşturucu madde kullanmaya başlama riski vardır. İradesizlik, kişilik zayıflığı vb. madde kullanmak için mutlak etkenler değildir. Ancak madde kullanmaya başlayan gençlerde ortak bazı özellikler dikkati çekmiştir. Bu özelliklerin saptandığı gençler daha dikkatle izlenmiştir. Uyuşturucu ile ilgili eğitimlerde bu gençlere daha fazla önem verilmelidir. Risk altında bulunduğu varsayılan ergenlerin özellikleri aşağıda yeralmıştır. 1. Ani tepkiler veren 2. Saldırgan ya da asi davranışları olan 3. Herşeyi reddeden 4. Davranış bozukluğu gösteren 5. Aykırı davranışlar içinde bulunan 6. Erken yaşlarda davranış problemleri olan 7. Çabuk heyecanlanan 8. İçe dönük olan 9. İtaatkar olan 10. Yaşıtlarından aşırı etkilenen

26 Gencin aile yapısı özellikleri de risk etkenlerini belirlemeye yarayabilir. Çünkü uyuşturucu madde kullanan gençlerin ailelerinde benzer bazı özellikler bulunmuştur. Saptanan aile özellikleri şunlardır: \. Parçalanmış, boşanmış aile 2. Ebeveynlerin birinin kaybı 3. Aile içinde uyuşturucu madde kullanan bir üyenin varlığı 4. Aile içi iletişim, eksikliği 5. Baskıcı ve ilgisiz aile 6. Aile içinde gencin özdeşim kurabileceği bir bireyin olmaması 7. Aşırı koruyucu, kollayıcı aile Sigara ve alkol kullanan gençlerin, bu maddeleri kullanmayan gençlere göre daha yüksek oranda uyuşturucu maddeleri kullandığı gözlenmiştir. Çünkü sigara ve alkol kullanan gençler uyuşturucu maddeyi daha düşük oranda tehlikeli olarak değerlendirmekte ve diğer maddeleri kullanmaya daha istekli davranmaktadırlar. Ayrıca bu öğrenciler sigara ve alkol kullandıkları için çevreleri ile daha çok çatışma ve sorun yaşarlar ki, bu da onları diğer maddeleri kullanmaya iten önemli bir etken olarak değerlendirilebilinir. m

27 MADDE KULLANMAYA GENÇLER DAHA ÇOK NASıL BAŞLıYOR Gençler en sık olarak merak nedeni ile madde kullanmaya başlamaktadrriar. Bu nedenle uyuşturucuya karşı özendirici davranışlardan kaçınmak gerekir. Arkadaş baskısı ikinci önemli etkendir. Bir arkadaş ortamında yapılan ısrara çoğunlukla dayanılamamaktadır. Arkadaş grubunun dışında kalmak, onlardan farklı olmak korkusu yaşanmaktadır. Bir de buna merak eklenirse kullanım kaçınılmaz olmaktadır. Bu nedenle gencin kendi hakkını koruması, "hayır" diyebilmesi çok önemlidir. Sorunlarını çözmek için başka yol kalmadığına inandıkları anda kullanım sıklaşır. Bir başka deyişle çaresizlik önemli bir etkendir. Bu nedenle gençlere sorunlar ile başa çıkma yöntemlerinin öğretilmesi önem kazanmaktadır. Bir sorun karşısında nasıl davranmaları gerektiğinin öğretilmesi ve bugüne kadar kullandıkları yanlış davranış biçimlerinin düzeltilmesi gerekir. Bu maddeleri kullanmak gencin kendini kanıtlamasının bir yolu olarak algılanmalıdır. Farklı ve değişik gözükmek, bir tür beğeni toplamak amaçlanmaktadır. Maddenin bulunabilirliği bir başka etkendir. Uyuşturucu maddenin kolayca elde edilebilir olması, onun kullanılma oranını arttıracaktır.

28 UYUŞTURUCU MADDE KULLANAN KIŞILER NASıL ANLAŞıLıR? Uyuşturucu madde kullanan kişilerin farkma varmak kolay değildir. Uzun yıllar kimse tarafından farkedilmeden yaşayan uyuşturucu madde bağımlıları vardır. Ayrıca madde kullanımını gösteren özgün belirtiler çok azdır. Aşağıda sayılan belirtilerin büyük bir kısmı başka nedenlerle de görülebilmektedir. Uyuşturucu madde satın alabilmek için gerekli parayı sağlamak için hırsızlık yapıp yakalanabilirler ve madde kullandıkları anlaşılabilir. Ya da yüksek doz madde aldıktan sonra komaya girer ve hastaneye kaldırıldıkları zaman çevreleri durumun farkına varır. Uyuşturucu madde kullandıklarından kuşkulanılan kişilerde gözlenen davranışlar doğru yorumlanmalıdır. Gözlenen değişikliklerin başka nedenlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmalıdır. Özellikle ergenlik dönemine özgü olabilen bir takım değişiklikler gözardı edilmemelidir. Kişi kullanmadığı halde, sadece bazı belirtiler benziyor diye suçlanmamalıdır. Böyle bir suçlama baştan ilişkiyi koparır. Yargılamak ya da etiketlemek tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Amacın kişiyi yakalamak değil, ona yardımcı olmak olduğu unutulmamalıdır. Bu maddeleri kullanan kişileri anlamak için başvurulabilecek üç yöntem vardır. a. Kan ve idrar tetkikleri b. Davranış değişiklikleri c. Madde etkisine bağlı değişiklikler

29 a. Kan ve idrar tetkikleri: En nesnel yöntem kan ya da idrar tetkikleridir. Bu yöntemler ile yapılan tetkikler doğru sonuç verir. Ancak madde kullandığından kuşku duyulan bir gençten idrar istemenin ne derece doğru olacağı tartışmalıdır. b. Davranış değişiklikleri: Uyuşturucu madde kullanan gençte gözlenen ilk değişiklik çevrelerinde yaptıkları değişikliktir. Yeni arkadaşlar edinirler. Eski arkadaşlıkları biter. Kişi iki nedenle çevresini değiştirmek zorundadır. Birincisi, yeni arkadaş çevresinde daha rahat madde bulabilecektir. İkincisi, bulabildiği maddeyi bu çevre içinde rahat kullanabilecektir. Genelde okul içinde bu tür maddeleri kullandığı düşünülen kişiler ile arkadaşlık etmeye başlamıştır. Kullandığı maddenin etkisine bağlı olarak ruhsal değişimler gösterir. Kimi zaman neşeli, sakin, kimi zaman öfkeli, saldırgan davranışlar gözlenebilir. Madde etkisi bitince davranışları farklılık gösterir. Daha önce okul başarısı iyi olan öğrencinin giderek okul başarısı düşmeye başlar. Okul başarısı düşmesine rağmen, bu başarısızlık onun için ciddi bir sorun olarak algılanmamaktadır. Ancak dikkat edilmesi gereken önemli nokta, bu başarısızlığın altında yatabilecek diğer etkenlerin araştırılmasının gerekliliğidir. Aile içi sorunlar, ruhsal rahatsızlıklar, toplumsal sorunlar, olumsuz yaşam olayları da bu başarısızlıkta etken olabilir. Bu etkenler iyi ayırt edilmelidir. Okula devam azalır. Okul devamsızlığından ailenin haberi yoktur. Genelde arkadaşları ile birlikte dışarıda, arkadaş çevresi tarafından bilinen ortamlarda zaman geçirmeye başlamıştır. Ailesi ile görüşüldüğünde, evde bulunduğu zamanlarda odasında tek başına kalmayı tercih ettiği öğrenilir. Odasından dışarı çıkmaz. Aile ilişkilerini azaltmaya ve evde az bulunmaya özen gösterir. Bu hem içinde bulunduğu durumun anlaşılmasını istemediği için, hem de ailesi ile bir takım çatışmaları olduğu içindir.

30 Her zamankinden daha fazla pı iıarcamaya başlar. Kullandığı maddenin dozunu artırdıkça, gereksinim duyduğu paranın miktarı da artar. Evden para çalmaya başlayabihr. Son dönemde hırsızlık olayları yaşanır.. Kendine olan bakımı azalmıştır. Üstüne başına, giyeceğine para harcamaz. Çünkü para, kullandığı madde için gereklidir. Çevresi ve arkadaşları eski önemini yitirmiştir. Yaşamında değer verdiği tek şey maddedir. c. Madde etkisine bağlı olarak ortaya çıkan değişiklikler: Sınıf içinde dalgınlık, dikkat eksikliği göze çarpar. Derse konsantre olamaz. Hafif uykulu bir hah vardır. Bu durumdan genelde rahatsızlık duymaz. Belirgin bir halsizlik, yorgunluk gözlenebilir. Solgun, bitkin bir hali vardır. Kısa süre sonra okulu terkedebilir. Genel bir isteksizlik olabilir. Bedensel olarak dikkat edildiğinde ise gözlerde kanlanma saptanabilir. Daralmış ya da büyümüş göz bebekleri dikkat çeker. Konuşmasında güçlük farkedilebilir. Peltek ya da mırıltılı bir biçimde konuşmaktadır. Ağızda kuruluk saptanabilir. Aşırı terleme, bulantı, kusma, yürümede güçlük ortaya çıkar. Ailesi ile görüşüldüğünde evde bir uyku bozukluğundan sözedilebihr. Eroin ve benzeri maddeler almadığı zaman şiddetli uykusuzluk ortaya çıkar. Diğer bazı maddeler ile sürekli uyuma isteği belirgindir. Beslenme alışkanlığı da bozulur. Bu nedenle kilo kaybeder. Madde yoksunluğunda eklemlerde ağrılar, kramplar, esneme, kaşıntı, tüylerin ürpermesi gözlenir. Bu amaçla ağrı kesici ilaçlarm kullanımı artmıştır. Vücudunda yara izleri, ciltte renk değişikliği, iltihaplı yara ya da enjektör izleri bulunabilir.

Bağımlılık Yapan Maddeler Nelerdir? Pazartesi, 28 Kasım 2011 13:13

Bağımlılık Yapan Maddeler Nelerdir? Pazartesi, 28 Kasım 2011 13:13 Bağımlılık yapan maddeler denince akla sadece uyuşturucu maddeler değil, kokain, ecstasy gibi uyarıcı maddeler de gelmelidir. Bu maddeler insanda ruhsal, fiziksel ve davranışsal çeşitli değişikliklere

Detaylı

Sizlere Soralim. Uyuşturucu nedir? Uyuşturucu maddeler arasında bildikleriniz var mı?

Sizlere Soralim. Uyuşturucu nedir? Uyuşturucu maddeler arasında bildikleriniz var mı? Sizlere Soralim Uyuşturucu nedir? Uyuşturucu maddeler arasında bildikleriniz var mı? Uyusturucu Nedir? Bir tanımlama yapmak gerekirse; uyuşturucu maddeler, bedene girdiklerinde ruhsal, davranışsal ve bedensel

Detaylı

UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ ÖĞRETMEN KİTAPÇIĞI ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ AMATEM

UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ ÖĞRETMEN KİTAPÇIĞI ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ AMATEM UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ ÖĞRETMEN KİTAPÇIĞI ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ AMATEM 1996 2 UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ ÖĞRETMEN KİTAPÇIĞI Bu eğitim projesi Özel Okullar Derneği

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

ANNE VE BABALAR İÇİN KİTAPÇIK

ANNE VE BABALAR İÇİN KİTAPÇIK UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ ANNE VE BABALAR İÇİN KİTAPÇIK ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ AMATEM 1996 UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ ANNE BABALAR İÇİN KİTAPÇIK Yazanlar Defne

Detaylı

MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN

MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN MADDE BAĞIMLILIĞI SEMİNERİ (SİGARA, ALKOL KULLANIMI VE KORUNMA YOLLARI) SELÇUK ÖZTÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMAN ve REHBER ÖĞRETMEN MADDE BAĞIMLILIĞI NEDİR? Madde kullanımı sonucunda gelişen belirli bir hastalık

Detaylı

UYUŞTURUCU BAĞıMLıLıĞı

UYUŞTURUCU BAĞıMLıLıĞı UYUŞTURUCU BAĞıMLıLıĞı -UYUŞYTURUCU NEDİR? Zararları Nelerdir? -Türkiye de uyuşturucu kullanan birey sayısı -Gençlerin uyuşturucuya bağımlı olma sebepleri -Uyuşturucu madde bağımlıların dönemleri UYUŞTURUCU

Detaylı

UYUŞTURUCU MADDELER VE BAGIMLILII. EGİTİM PAKETi. ANNE BABALAR IÇIN KITAPÇlK

UYUŞTURUCU MADDELER VE BAGIMLILII. EGİTİM PAKETi. ANNE BABALAR IÇIN KITAPÇlK UYUŞTURUCU MADDELER VE BAGIMLILII EGİTİM PAKETi ANNE BABALAR IÇIN KITAPÇlK ÖZEL OKULLAR DERNEGİ AMA TEM 1997 PRIVE LTD. Tel: (0212) 527 33 24-526 47 12-526 37 27 Fax: (0212) 5ll 12 Ol UYUŞTURUCU MADDELER

Detaylı

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. I Adınız soyadınız [..] II Doğum tarihiniz [ ] III Cinsiyetiniz? Kadın Erkek IV

Detaylı

UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ EĞİTİCİ KILAVUZU ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ AMATEM

UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ EĞİTİCİ KILAVUZU ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ AMATEM UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ EĞİTİCİ KILAVUZU ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ AMATEM 1996 UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIK EĞİTİM PAKETİ EĞİTİCİ KILAVUZU Bu eğitim projesi Özel Okullar Derneği

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU!

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU! Risk Faktörleri BİRECİK RAM Tedavi İçin Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar. Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen,

Detaylı

Olumsuz çevreyle (özellikle arkadaş çevresiyle) ilgili sebepler. Merak, özenti, taklit duygularıyla ilgili sebepler, Mutsuzluk sebepleri.

Olumsuz çevreyle (özellikle arkadaş çevresiyle) ilgili sebepler. Merak, özenti, taklit duygularıyla ilgili sebepler, Mutsuzluk sebepleri. ÖNCESİ SONRASI Adı ne olursa olsun, insanın ruh ve beden sağlığına zarar veren her alışkanlık zararlıdır. İnsanları zararlı alışkanlıklara yönlendiren sebepleri üç grupta toplamak mümkündür: Olumsuz çevreyle

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

ERGENLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI ERENLER REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

ERGENLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI ERENLER REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ ERGENLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI ERENLER REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ MADDE BAĞIMLILIĞI NEDİR? Madde bağımlılığı, bir maddenin belirgin bir etkiyi elde etmek için alınması sürecinde ortaya çıkan bedensel,

Detaylı

ÜNİTE PSİKİYATRİK SOSYAL HİZMET İÇİNDEKİLER HEDEFLER ALKOL MADDE BAĞIMLILIĞI VE PSİKİYATRİK SOSYAL HİZMET. Dr. Uğur Özdemir

ÜNİTE PSİKİYATRİK SOSYAL HİZMET İÇİNDEKİLER HEDEFLER ALKOL MADDE BAĞIMLILIĞI VE PSİKİYATRİK SOSYAL HİZMET. Dr. Uğur Özdemir HEDEFLER İÇİNDEKİLER ALKOL MADDE BAĞIMLILIĞI VE PSİKİYATRİK SOSYAL HİZMET Alkol Ve Madde Kullanımına İlişkin Tanımlar Bağımlılığın Nedenleri Bağımlılığın Önlenmesi Bağımlılığın Tedavisi Alkol ve Madde

Detaylı

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI HAZIRLAYAN MUHAMMED PAMUK DİĞER DÖKÜMANLARIMIZI REHBERLİK İÇİN YAPILMIŞ YAZILIMLARIMIZI GÖRMEK İÇİN FACEBOOK GRUBUMUZA BEKLERİZ. LİNK: https://www.facebook.com/groups/teknorehbe

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

9. Sigarayı bırakma zamanı

9. Sigarayı bırakma zamanı 9. Sigarayı bırakma zamanı 1 9. Sigarayı bırakma zamanı Dünyada 8 saniyede 1 can alan, yılda 4 milyon kişinin ölümüne neden olan, dünyada her 10 erişkinden birinin ölüm nedeni sayılan sigarayı bırakmak

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

Madde kullanımı. Yasa dışı ilaçların kullanımı veya doktorun veya üreticinin belirttiği amacın dışında ilaç kullanımına madde kullanımı denir.

Madde kullanımı. Yasa dışı ilaçların kullanımı veya doktorun veya üreticinin belirttiği amacın dışında ilaç kullanımına madde kullanımı denir. Madde kullanımı Giriş Yasa dışı ilaçların kullanımı veya doktorun veya üreticinin belirttiği amacın dışında ilaç kullanımına madde kullanımı denir. Madde bağımlılığı ise bir maddeye bağımlı olmanız ve

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

ALKOLÜ TANIMAK GEREK...

ALKOLÜ TANIMAK GEREK... ALKOLÜ TANIMAK GEREK... Alkol sık ve yaygın olarak kullanılan yasal bir madde. Đnsanlık tarihi boyunca da kullanımı olmuştur. Đnsanlar alkolü kimi zaman bir gıda, kimi zaman ise bir eğlence aracı olarak

Detaylı

MERHABA Bu anket gençlerin yaşam tarzlarını, sorunlarını, duygu ve düşüncelerini öğrenmek için hazırlanmıştır. Ankette kimliğiniz ile ilgili hiçbir

MERHABA Bu anket gençlerin yaşam tarzlarını, sorunlarını, duygu ve düşüncelerini öğrenmek için hazırlanmıştır. Ankette kimliğiniz ile ilgili hiçbir MERHABA Bu anket gençlerin yaşam tarzlarını, sorunlarını, duygu ve düşüncelerini öğrenmek için hazırlanmıştır. Ankette kimliğiniz ile ilgili hiçbir bilgi yer almamaktadır. Vereceğiniz yanıtlar kesinlikle

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

SİGARA VE GENÇLİK. Doç.Dr.Hacer Kuzu OKUR. Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Göğüs Hastalıkları Bölümü. 01.Nisan.

SİGARA VE GENÇLİK. Doç.Dr.Hacer Kuzu OKUR. Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Göğüs Hastalıkları Bölümü. 01.Nisan. SİGARA VE GENÇLİK Doç.Dr.Hacer Kuzu OKUR Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü 01.Nisan. 2015 TÜTÜN ZEHİRLİ BİR BİTKİDİR VE İSTER ELDE İSTER FABRİKADA İŞLENSİN BU

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

Bir maddenin belirgin bir etkiyi elde etmek için alınması sürecinde ortaya çıkan

Bir maddenin belirgin bir etkiyi elde etmek için alınması sürecinde ortaya çıkan B A Ğ IM L IL IK U z m. D r.a s l ıe n e z D a rç ın K a n u n i S u lta n S ü le y m a n E ğitim v e A ra şt ırm a H a s ta n e s i E k im,2 0 1 5 B a ğım lıı l k N e d ir? Bir maddenin belirgin bir etkiyi

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav?

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Uzm Psk. Nuray ÖZBEN AVŞAR ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Çocuklar hızla büyüyor, çocukluk dönemini bitirip ilk erişkinlik olan ergenlik dönemine adımlarını atıyorlar. Ergenlik çağında fiziksel

Detaylı

UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ. Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D.

UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ. Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D. UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D. Uyku tanımı Uyku Fizyolojisi (uyku evreleri) Sirkadiyen ritim Uyku yoksunluğu İdeal uyku Uyku ile ilgili bazı hastalıklar

Detaylı

Esin TÜRKOĞLU Psikolojik Danışman. Manisa Rehberlik ve Araştırma Merkezi

Esin TÜRKOĞLU Psikolojik Danışman. Manisa Rehberlik ve Araştırma Merkezi Esin TÜRKOĞLU Psikolojik Danışman Manisa Rehberlik ve Araştırma Merkezi 1. Tütün Alkol ve Madde Bağımlılığı Önleme Programı 2. Trafik Dersinde Madde Bağımlılığının Trafiğe Etkisi Kazanımı 3. Okul Rehberlik

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU OKUL KORKUSU Her yıl milyonlarca çocuk okula başlayıp, neşeyle devam ederken

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA 1. TIRNAK YEME Tırnak yeme, her yaşta ve her iki cinste de görülebilen, zaman içinde

Detaylı

TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ ÇOCUKLAR İÇİN YAPILMIŞ İKİ ARAŞTIRMANIN VERİLERİNİN YENİDEN ANALİZİ

TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ ÇOCUKLAR İÇİN YAPILMIŞ İKİ ARAŞTIRMANIN VERİLERİNİN YENİDEN ANALİZİ TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ ÇOCUKLAR İÇİN YAPILMIŞ İKİ ARAŞTIRMANIN VERİLERİNİN YENİDEN ANALİZİ Bu rapor T.C. Adalet Bakanlığı ve UNICEF tarafından yürütülen Etkin Hükümlü Yönetimi projesi kapsamında Kültegin Ögel

Detaylı

ÖN ERGENLİK DÖNEMİ. Siz de Çocuktunuz. Sizde Ergendiniz

ÖN ERGENLİK DÖNEMİ. Siz de Çocuktunuz. Sizde Ergendiniz ÖN ERGENLİK DÖNEMİ Siz de Çocuktunuz Sizde Ergendiniz Çocuğum; Çok alıngan,derslerine olan ilgisi de azaldı. Son zamanlarda çok sinirli,her dediğime bağırarak cevap veriyor. Ve benzeri düşünceler içinde

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir ml sinde (=20 damla) 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.375 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir ml sinde (=20 damla) 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.375 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. KULLANMA TALİMATI ZADİTEN oral damla Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir ml sinde (=20 damla) 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.375 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. Yardımcı maddeler: Propil paraben

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ SUNUM PLANI: Hareketli çocuk kime denir? Klinik ilgi odağı olması gereken çocuklar hangileridir?

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

PSİKOAKTİF MADDE KULLANIMINA BAĞLI RUHSAL BOZUKLUKLAR. Prof. Dr. Mücahit ÖZTÜRK

PSİKOAKTİF MADDE KULLANIMINA BAĞLI RUHSAL BOZUKLUKLAR. Prof. Dr. Mücahit ÖZTÜRK PSİKOAKTİF MADDE KULLANIMINA BAĞLI RUHSAL BOZUKLUKLAR Prof. Dr. Mücahit ÖZTÜRK ALKOL (ALKOLİZM) Alkolizm bir hastalıktır. Ancak, her içki içen hasta değildir. TANIMLAMA Alkolizm, bireyin beden ve ruh sağlığını,

Detaylı

TRAFİKTE ALKOL VE UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE OKULLARDA VERİLEN EĞİTİMİN ÖNEMİ

TRAFİKTE ALKOL VE UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE OKULLARDA VERİLEN EĞİTİMİN ÖNEMİ TRAFİKTE ALKOL VE UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE OKULLARDA VERİLEN EĞİTİMİN ÖNEMİ 16.10.2012 Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü Esin TÜRKOĞLU S a y f a 2 TRAFİKTE ALKOL VE UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE OKULLARDA

Detaylı

Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme

Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme Prof. Dr. Hakan Coşkunol Ege Üniversitesi BATI ENSTİTÜSÜ Alkol ve Madde Kullanım Biçimleri Nelerdir? Kullanmama Sosyal Kullanım Rekreasyonel Kullanım Riskli Kullanım

Detaylı

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU A R A Ş. G Ö R. Z E Y N E P K I R I K K A L E L İ Gebelik dönemi fizyolojik olduğu kadar kalıcı psikolojik değişikliklere de neden olmaktadır. Anne karnında gelişen

Detaylı

COUMADİN TEDAVİSİ. Cerrahi Servisler

COUMADİN TEDAVİSİ. Cerrahi Servisler COUMADİN TEDAVİSİ Cerrahi Servisler Coumadin tedavisi hakkında merak ettikleriniz Bu kitapçık Coumadin tedavinizin daha başarılı ve yaşamınızın olabildiğince normal hale gelmesine yardımcı olmak üzere

Detaylı

Türkiye de Bağımlılık Epidemiyolojisi. Dr. Zehra Arıkan

Türkiye de Bağımlılık Epidemiyolojisi. Dr. Zehra Arıkan Türkiye de Bağımlılık Epidemiyolojisi Dr. Zehra Arıkan Araştırmacı: Danışman: Konuşmacı: Glaxo, Sanovel, Bilim Epidemiyoloji Tıbbi araştırmaların yöntem bilimi Sağlık sorunlarının tanımlanması, nedenlerinin

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir film tablette 5 mg Levosetirizin dihidroklorür

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir film tablette 5 mg Levosetirizin dihidroklorür KULLANMA TALİMATI XYZAL 5 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir film tablette 5 mg Levosetirizin dihidroklorür Yardımcı maddeler: Mikrokristalin selülöz, laktoz monohidrat, kolloidal anhidrus

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır.

KULLANMA TALĐMATI. MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır. KULLANMA TALĐMATI MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir tablet 160 mg megestrol asetat içerir. Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, mikrokristalize selüloz, kolloidal silikon

Detaylı

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD 7 Ekim 2010 MADDE KULLANIM BOZUKLUKLARI DSM IV Madde bağımlılığı Madde

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları / 729 Cep Kitapları / 91 Sorunlarımız Sorumluluklarımız Serisi - 16

Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları / 729 Cep Kitapları / 91 Sorunlarımız Sorumluluklarımız Serisi - 16 Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları / 729 Cep Kitapları / 91 Sorunlarımız Sorumluluklarımız Serisi - 16 Yayın Yönetmeni: Dr. Yüksel Salman Editör: Dr. Ömer Menekşe Koordinasyon: Dr. Hafsa Fidan Tashih:

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Yük. Hem. Gül Şav Özaydemir Danışman Hemşire EUKAM E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi ABD XIX. Ege Onkoloji Günleri 6-7 Nisan 2015 İzmir «Kanserle mücadele

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU. Hasta Kitapçığı PROF.

EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU. Hasta Kitapçığı PROF. EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU Hasta Kitapçığı PROF.DR ARZU YAĞIZ ON POLİOMYELİT (ÇOCUK FELCİ) NEDİR? Poliomyelit, çocukluk çağında görülen

Detaylı

a) Bebeklik dönemi b) Çocukluk dönemi c) Okul çağı dönemi d) Ergenlik dönemi e) Yetişkinlik dönemi f) Yaşlılık dönemi

a) Bebeklik dönemi b) Çocukluk dönemi c) Okul çağı dönemi d) Ergenlik dönemi e) Yetişkinlik dönemi f) Yaşlılık dönemi a) Bebeklik dönemi b) Çocukluk dönemi c) Okul çağı dönemi d) Ergenlik dönemi e) Yetişkinlik dönemi f) Yaşlılık dönemi Okul çağı dönemi, çocuğun aileden ayrılıp dış dünyayla tanıştığı çağdır. Okul çağı

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. KULLANMA TALİMATI ZADİTEN 1 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. Yardımcı maddeler: Magnezyum stearat, mısır nişastası,

Detaylı

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi Bölüm 17 Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Dr. Gülhan AYHAN ve Dr. Ömer AYTEN Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların

Detaylı

Hepatit C ile Yaşamak

Hepatit C ile Yaşamak Hepatit C ile Yaşamak NEDİR? Hepatit C kan yoluyla bulaşan Hepatit C virüsünün(hcv) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. 1 NEDİR? Hepatit C virüsünün birçok türü (genotipi ) bulunmaktadır. Ülkemizde

Detaylı

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi ÖFKE KONTROLÜ Aşağıdaki kendini değerlendirme soruları bilimsel bir araç olarak tasarlanmış değildir. Amaç; çeşitli durumlardaki davranışlarınıza

Detaylı

HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR

HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Hedef kan basıncı değerlerine ulaşmak için başarılı bir tedaviye gerek vardır. Başarılı tedavi 2 kısımdan oluşur: 1.Yaşam düzeninin değiştirilmesi 2.İlaç

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

SAINT-JOSEPH LİSESİ EĞİTİM VAKFI ÖZEL KÜÇÜK PRENS OKULLARI ÖĞRENCİ KAYIT FORMU

SAINT-JOSEPH LİSESİ EĞİTİM VAKFI ÖZEL KÜÇÜK PRENS OKULLARI ÖĞRENCİ KAYIT FORMU SAINT-JOSEPH LİSESİ EĞİTİM VAKFI ÖZEL KÜÇÜK PRENS OKULLARI ÖĞRENCİ KAYIT FORMU ÖĞRENCİ ANNE BABA 1-ÖĞRENCİNİN / / 20 TC Kimlik Numarası (Gün, Ay, Yıl) Cinsiyeti Anne Baba Ayrı mı? Evet ise kiminle beraber

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - NİSAN 2014 AİLE İÇİ ŞİDDET Çocuğun sağlıklı bir gelişim göstermesi ve sağlam bir kişilik kazanması için

Detaylı

DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ HİPOGLİSEMİ (KAN ŞEKERİNİN DÜŞMESİ) Tedavi planınız kan şekerinizi hedef değerler arasında tutmada daha etkili hale geldikçe, arada sırada hipoglisemi (düşük

Detaylı

Kari m ve eşi Kelly alti sonra çocuk sahi bi olmak i sti yor

Kari m ve eşi Kelly alti sonra çocuk sahi bi olmak i sti yor Kari m ve eşi Kelly alti sonra çocuk sahi bi olmak i sti yor Karim in eşi Kelly altı ay sonra hamile olmak istiyor 1. Karim in eşi Kelly altı ay sonra hamile olmak istiyor Karim in eşi Kelly hamile olmak

Detaylı

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ Doç. Dr. Okan Çalıyurt Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, Edirne Temel Kavramlar Madde kötüye kullanımı Madde bağımlılığı Yoksunluk Tolerans

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES 1 2 Stres nedir? bireyin fizik ve sosyal çevredeki uyumsuz koşullar nedeniyle, bedensel ve psikolojik sınırlarının ötesinde harcadığı gayrettir 3 Stres nedir? EUSTRESS: Hedefler,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Bir supozituvar, 800 mg fenprobamat içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Bir supozituvar, 800 mg fenprobamat içerir. KULLANMA TALİMATI GAMAKUİL Supozituvar Anüse (makata) uygulanır. Etkin madde: Bir supozituvar, 800 mg fenprobamat içerir. Yardımcı madde: Witepsol H 15 Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni Çocuk ve Cinsellik Cinsel kimlik kişinin ait olduğu cinsi bilme hissidir. Cinsel kimlik gelişimi, doğumla başlayan ve yetişkinliğe kadar devam eden

Detaylı

MADDE BAĞIMLILIĞI AİLE EĞİTİMİ. ANKARA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖZEL EĞİTİM ve REHBERLİK ŞUBESİ

MADDE BAĞIMLILIĞI AİLE EĞİTİMİ. ANKARA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖZEL EĞİTİM ve REHBERLİK ŞUBESİ MADDE BAĞIMLILIĞI AİLE EĞİTİMİ ANKARA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖZEL EĞİTİM ve REHBERLİK ŞUBESİ MADDE BAĞIMLILIĞI NEDİR? Vücudun bir ya da birden çok işlevini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması,

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Information på turkiska DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

(trankilizan ilaçlar)

(trankilizan ilaçlar) Anksiyolitik ilaçlar (trankilizan ilaçlar) Anksiyete nedir? Anksiyete bozuklukları nedir? Anksiyete > Otonomik belirtiler Kalp hızında, tansiyonda, kalp kasılmasında, nefes hızında vs artış Norepinefrin

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

Okullarda Madde Bağımlılığını Önleme Projesi ÖĞRETMENLER İÇİN BİLGİLER

Okullarda Madde Bağımlılığını Önleme Projesi ÖĞRETMENLER İÇİN BİLGİLER Okullarda Madde Bağımlılığını Önleme Projesi ÖĞRETMENLER İÇİN BİLGİLER Okullarda Madde Bağımlılığını Önleme Projesi ÖĞRETMENLER İÇİN BİLGİLER Hazırlayanlar Kültegin Ögel Sevil Taner Ceyda Yılmazçetin Bilge

Detaylı