SERİ SEMİNERLERİN İKİNCİ ETABI TAMAMLANDI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SERİ SEMİNERLERİN İKİNCİ ETABI TAMAMLANDI"

Transkript

1 KÜRESELLEŞME ÇIKMAZDA 10 Eylül 2003 te, tüm dünyada kapitalizmini ve bu sistemin motor gücünü temsil eden Dünya Ticaret Örgütünün 5. Bakanlar toplantısı Meksika nın Cancun kentinde yapıldı. Bu toplantıyı protesto etmek ve işçilerin ezilmediği, köylülerin yoksullaşmadığı gerçek özgürlükler ve eşitliğin egemen olduğu başka bir dünyanın mümkün olduğunu gözler önüne sermek isteyen milyonlarca protestocu Meksika da bir araya geldiler. Koreli bir köylü sayı 131 / 15 ekim 2003 önderi, küreselleşen sermayeyi ve onun emperyalist yayılmacılığını protesto etmek için intihar etti. Seattle ile başlayan süreçte zengin kuzey ile yoksul güney arasında köprüler yakıldı. Artık küreselleşme süreci yeni bir evreye girdi. Emekten yana tüm güçler için mücadele yeniden başlıyor Sayfa 4-5 de TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YAYIN ORGANIDIR - TMMOB Özelleştirmeye Karşı Seydişehir de... 2 de - Kıbrıs Sorununa Demokratik Çözüm Arayışları 2 de - Tezkere Gündemden Çıkıncaya Dek Mücadele 3 de - Etik, Ahlak ve Kapitalizm 8 de - TMMOB Ulaştırma Politikaları Kongresi Programı 8 de SERİ SEMİNERLERİN İKİNCİ ETABI TAMAMLANDI TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası nın Meslekiçi Eğitim Etkinlikleri çerçevesinde Malatya, Bingöl, Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman/Hasankeyf, Mardin, Bitlis, Tatvan ve Van illerinde yaptığı Haziran 2003 tarihli Seri Seminerlerin ikinci etabı Eylül ayı içerisinde gerçekleştirmiştir Eylül 2003 tarihlerinde Adana, Mersin, İskenderun, Kahramanmaraş ve Gaziantep te düzenlenen seminerlerde Dr. Erhan Karaesmen tarafından İnşaat Mühendisliğinde Yeni Teknolojiler, İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından da Yapı Denetimine Toplu Bakış başlıklı konular ele alınmıştır. Seminerler illere göre aşağıdaki gibi gerçekleştirilmiştir: Adana Mersin İskenderun K. Maraş - G. Antep Seminerleri, Adana da 82, Mersin de 83, İskenderun da 64, K. Maraş ta 81, G. Antep de 66 kişi izlemiştir. İnşaat Mühendisliğinde Yeni Teknolojiler konusunda ODTÜ öğretim üyelerinden Dr. Erhan Karaesmen ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü nden Endam Güngör tarafından yapılan çeşitli sunumlarda, ardgerme teknolojisi, deprem ve perdeli yüksek bina teknolojileri, ve seminerlerin yapıldığı bölgelerin yeni teknolojiler ile bir araya getirilme öngörüleri üzerinde durulmuştur. Devamı 3 de 4., 5. BÖLGE TOPLANTILARI ÇANAKKALE VE BURSA DA YAPILDI ÇANAKKALE 20 Eylül 2003 günü İnşaat Mühendisleri Odası 4. Bölge Toplantısı Çanakkale, İzmir, İstanbul, Manisa, Tekirdağ şubelerinin katılımı ile Çanakkale de Truva Oteli toplantı salonunda yapılmıştır. 63 katılımcının yer aldığı toplantıda diğer bölge toplantılarında olduğu gibi merkez - şubeler - temsilcilikler arası ilişkiler tartışılmış, yönetim kurulunun oda çalışmaları hakkındaki bilgilendirmeleriyle sonuçlanmıştır. Bölgesel ve yerel sorunların başında TUS uygulamaları, asgari ücretler, fatura denetimi konuları öne çıkmış, inşaat mühendislerini ilgilendiren yasa çalışmalarında lobi faaliyetlerinin artırılarak sürdürülmesi önerilmiştir. BURSA İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu - nun yaptığı takvime göre düzenlenen bölge toplantılarının beşincisi 4 Ekim 2003 Cumartesi günü Bursa da yapıldı. Uludağ Üniversitesi kampusu içinde yer alan Holiday Inn Oteli nin toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıya Bursa, Balıkesir, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya şubeleri yöneticileri ve temsilcilik yetkilileri katılmışlardır. Merkez - Şubeler, Şubeler - temsilcilikler ilişkilerinin değerlendirildiği toplantıda Yönetim Kurulu üyeleri şubelerimizi oda çalışmaları hakkında da bilgilendirmişlerdir. Ayrıca şube ve temsilcilik katılımcıları bölgesel ve yerel bazda yaşadıkları sorunları yönetim kuruluna aktarmışlardır. 5. ULUSAL BETON KONGRESİ İSTANBUL DAYDI TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi- nin 1-3 Ekim 2003 tarihleri arasında 5 Ulusal Beton Kongresi yapıldı. Cemal Reşit Rey Konser Salonu- nda gerçekleştirilen kongrenin ana teması Dürabilite-Betonda Dayanıklılık olarak seçilmişti. 5. Ulusal Beton Kongresi nde 57 bildiri sunulmuştur. Prof. Dr. Süheyl Akman, Prof. Dr. Odd Gjoerv, Prof. Dr. Carmen Andrade, Dr. Alejandro Josa ve Dr. Serge Horvath ın çağrılı konuşması olarak katıldığı kongrede toplam 14 oturum yapılmıştır. Delege ve konuk olarak 1000 e yakın kişi kongreyi izlemiştir. Kongrenin açılış bölümünde Odamız Başkanı Taner Yüzgeç in yapmış olduğu konuşma metni aşağıdadır: Beton dünyada sudan sonra en çok tüketilen bir madde olmasına rağmen, beton üretiminin ve kullanımının başıboş bırakılmış olması ülkemiz açısından önemli bir çelişkidir. Bu tespit, bugün 5. sini düzenlemekte olduğumuz Beton Kongresi nin önemini bir kez daha vurgulamaktadır. İlk çağlardan bu yana insanoğlu ürettiği yapıları, doğaya karşı vermiş olduğu mücadelenin simgesi haline getirmiştir. Bu ürünlerin simge olabilmesinin tek şartı ise kalıcılıklarıdır. Sabır, inanç ve deneyim kalıcı eser bırakmalarının temelini oluşturmuştur. Dün deneme yanılma yöntemiyle ve tamamen doğadan elde edilen malzemelerle üretilen yapılar, bugünün bilgi ve teknolojisiyle üretilenlerle hala boy ölçüşebilmektedir. Bugün inşa edilen her yapının, geçmişin özenle üretilmişleri kadar dayanımlı, işlevsel ve estetik olmasının yanı sıra, asırlar boyu süregidecek fiziksel ve kimyasal etkilere karşı da dayanıklı olması gerekmektedir. Çünkü bugünkü bilimsel bilgi birikimi ve teknoloji, her yapının kalıcı olabilmesini ekonomik çözümlerle olanaklı kılmaktadır. Beton bugünün temel yapı malzemesidir. Ekonomikliği, az enerji sarfiyatı, doğayla dost oluşu, istenilen formu alışı, dayanımı ve dayanıklılığı nedeniyle beton yarının da temel inşaat malzemesi olacaktır. Ancak beton tüm bu olumlu özelliklerine rağmen başta deprem olmak üzere doğal afetlerde, hatta bazen dışsal bir etkiye maruz kalmadan bile pek çok cana mezar olabilmektedir. Çimento, agrega, su ve bazen katkı maddeleri, iyi betonun da ve aynı zamanda kötü betonun da bileşenleridir. Sinekten yağ çıkarmaya çalışan, gözü dönmüş malzeme hırsızlarını bir kenara bırakırsak, aynı orandaki bu bileşenlerden iyi beton da kötü beton da üretmek mümkündür. Malzeme bileşeni aynı olduğuna göre kötü betonun oluşmasının temel nedeni olarak, geriye bu bileşenleri bir araya getiren ve kullanan insan faktörü kalmaktadır. Devamı 7 de

2 2 15 Ekim 2003 TMMOB ÖZELLEŞTİRMEYE KARŞI SEYDİŞEHİR DE... TMMOB Başkanı Kaya Güvenç, TMMOB Yürütme Kurulu Üyesi Necmi Ergin, KMO Başkanı Sami Can, Metalurji MO Başkanı Cemalettin Küçük, JMO YK Üyesi Dündar Çağlan, Maden MO YK Üyesi Mahmut Yılmaz, Makina MO YK Üyesi Ahmet Eniş, Metalurji MO YK üyeleri Talat Çamlıdere ve Kaya Özeren, TMMOB Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Genç ten oluşan TMMOB Heyeti Eylül 2003 tarihlerinde, özelleştirme kapsamına alınan Seydişehir Alüminyum Tesisleri nde bir dizi inceleme ve toplantılar gerçekleştirmek için Seydişehir deydi. 16 Eylül 2003 günü Seydişehir Alüminyum Tesislerinde çalışan mühendislerle birlikte, Genel Müdürlük Toplantı Salonu nda bir toplantı yapıldı. TMMOB Başkanı Kaya Güvenç ve Oda temsilcilerinin özelleştirmeye ilişkin görüşlerini aktardığı ve 150 ye yakın mühendisin ve çok sayıda işçi ve idari personelin katıldığı toplantının ardından, Tesisler Genel Müdürlük Binası dışında, TMMOB Başkanı Kaya Güvenç, mühendislerin de katılımıyla, Seydişehir Alüminyum Tesisleri nin özelleştirilmesine ilişkin görüşlerini basına açıkladı. Basın açıklamasının özeti aşağıdadır: 1986 yılında, dönemin hükümeti tarafından, Özelleştirme Ana Planı hazırlamakla görevlendirilen Morgan Bank ın raporunda, ülkemizdeki diğer sanayi tesisleriyle birlikte, Seydişehir Alüminyum Tesisi kiralanma yöntemiyle özelleştirilecek tesisler arasında sayılmakta, bor madenleri ve kromlar öz kaynakları ile beraber hemen özelleştirilecek madenler olarak yer almaktadır yılında başlayan bu süreçte, KİT ler; bir yandan yatırım yapamaz hale getirilmişler diğer yandan ise siyasi kadrolaşmalarla yönetimleri büyük ölçüde zafiyete uğratılmıştır. Bu plan çerçevesinde, bugüne kadar ülke ihtiyacı düşünülerek Seydişehir Alüminyum Tesislerine de kapasite artırımına yönelik hiçbir yatırım yaptırılmamıştır. Alüminyum, üretiminde enerji yoğun teknoloji kullanılmaktadır. Tesisler, tüketilecek toplam elektrik enerji gereksinimine göre, Oymapınar Barajı ile birlikte projelendirilmiştir. Ne yazık ki, bu baraj tesislere verilmemiş ve Eti Alüminyum un kullandığı enerji fiyatı ülkedeki artışa paralel olarak artmıştır. Tesis dünyada bu sektörde en pahalı enerji kullanan üreticidir. Türkiye nin madenden birincil alüminyum ve katma değeri yüksek uç ürün üreten yegane entegre alüminyum tesisi olan Seydişehir Alüminyum Tesisleri tarihinde özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Bu kararla tesisler için kaçınılmaz son olan kapanma süreci başlamıştır. Çünkü, Çinkur, Elazığ Ferro Krom ve daha bir çok tesisimizde aynı uygulamalar yapılmış ve bu tesisler bugün itibarıyla kapalı durumdadırlar. Ülkemiz sanayisi bu uygulamalarla dışa bağımlı hale getirilmiştir. Özelleştirme ihalelerinde yeni yatırım şartı konulsa bile, bu şartlara uyulmadığı bilinmektedir ve uygulamada yaptırımı bulunmamaktadır. Hatta bırakın yeni yatırım yapılmasını, özelleştirilen kuruluşları alanların borçları birkaç kez yeniden yapılandırılmıştır. Niçin, beraber projelendirildiği halde yıllardır Seydişehir e verilmeyen Oymapınar Barajı nedeniyle pahalı enerji kullanmaya mecbur edilmiştir? Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 20 Mayıs 2003 tarihli yazıyla özelleştirilmesini talep ettiğinde niçin Oymapınar Barajını devretmeyi düşünmemiştir? TMMOB olarak, ülkemizde boksit madeninden alümina, alüminadan alüminyum, alüminyumdan külçe-levha-profil ve folyo üreterek Türkiye sanayisiyle bütünleşen Seydişehir Eti Alüminyum Tesislerinin, derhal özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmasını, ülkemizin yerüstü ve yeraltı kaynaklarını tekelci çokuluslu şirketlerin hegomanyası altına sokmaktan ve ülke sanayisini bu tekellerin insafına terk etmekten başka bir sonucu olmayan ülke çapındaki tüm özelleştirme uygulamalarına son verilmesini ve özelleştirmedeki kuruluşların eski statülerine iade edilerek bir an önce üretime başlatılmalarını talep ediyoruz. Deriner Barajı nın yapımı sürecek Kredi sebebiyle inşaatı durdurulan Deriner Barajı nın yapımına devam edilecek. DSİ Genel Müdürü Veysel Eroğlu gerekli kredi için Ali Babacan ın onay verdiğini açıkladı. DSİ Genel Müdürü Veysel Eroğlu, Deriner Barajı inşaatının kaldığı yerden devam edeceğini açıkladı. Genel Müdür Eroğlu, Deriner Barajı inşaatında 23 kilometresi varyant, 3 kilometresi de servis yolu olmak üzere 26 kilometrelik yolu karayollarının yapması gerekliydi. Ancak bu yolu çeşitli nedenlerle DSİ yapmıştır. Bu da dolayısıyla baraj inşaatında keşif artışına neden olmuştur. Böylelikle de yeni bir krediye ihtiyaç duyulmuştur. Sorun buradan kaynaklanmıştı dedi. Karayollarını yapması gereken yolları DSİ nin yapmasından kaynaklanan keşif artışı için gerekli olan 230 milyon dolarlık sendikasyon kredisine Hazine den sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan ın imza attığını dile getiren Eroğlu, çalışmaların başlamasından bir sorun kalmadığını, müsaade yazısı yazıldığını ve kredi görüşmelerine yeniden başlandığını belirtti. Veysel Eroğlu, önceliğin Deriner, Borçka ve Muratlı barajlarında olduğunu hatırlatarak, Yusufeli barajı ile ilgili görüşmeler devam ediyor. Bu konuda valilik ilçe için yeni yerleşim yeri belirleyecek. Bu çalışmalar netleşince basın bilgilendirilecektir. Ancak şunu net olarak söyleyebilirim ki, Yusufeli barajı kesinlikle yapılacaktır. dedi. Kıbrıs Sorununda Demokratik Çözüm Arayışları DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Kıbrıs Sorununa Demokratik Çözüm Arayışları konulu konferansta aşağıda özetlenen ortak açıklamayı yaptılar. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak, demokrasinin yaşam bulması, insan hakları ihlallerinin son bulması, hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, emekçilerin haklarının korunması için ülkemizde ve bölgemizde kalıcı bir barışın yerleşmesini zorunlu görüyoruz. Bölgemizde barışın sağlanabilmesi için öncelikle ABD nin başını çektiği savaş koalisyonu tarafından başlatılan Irak işgali son bulmalıdır. Emperyalist çıkarlar uğruna başlatılan işgal, uluslararası hukuku ve halkların özgür iradesini yok saymış; ihlalleri artırmış ve binlerce insanın ölümüne yol açmıştır. İç ve dış siyasette gerilim politikalarını esas alan zihniyet, Türkiye nin demokratikleşmesinin ve kalıcı bir barışın yerleşmesinin önünde engel olmaya devam etmektedir. Bu zihniyet, Kürt Sorununda, Kıbrıs geriliminde, azınlık hakları konularında çözümsüzlükte ısrarla statükonun devamından yana olmuştur. Oysa demokrasinin bütün unsurlarıyla hayat bulduğu, hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, yurttaşıyla barışık ve komşularıyla iyi ilişkiler geliştiren bir Türkiye, bölgemizde barışın kazanılmasına yönelik önemli bir rol üstlenebilecektir. Ülkemizi yakından ilgilendiren ve kimi boyutlarıyla bir iç sorun haline gelen bölgemizdeki gerginlik noktalarından biri olan Kıbrıs sorununun en kısa süre içinde bir çözüme kavuşturulmasını istiyoruz. Kıbrıs sorununun Birleşmiş Milletler kararları, uluslararası anlaşmalar da dikkate alınarak; tüm Kıbrıslıların insan hak ve özgürlüklerinin güvence altına alındığı, siyasal eşitliğin ve bağımsızlığın sağlandığı, Kıbrıslıların özgür iradesinin yansıtıldığı adil, kalıcı ve bölge barışına hizmet edecek bir çözümün bulunmasının gerektiğine inanıyoruz. Çözüm arayışlarına iyi niyetle yaklaşılmasını, müzakerelerde yapıcı bir anlayışla hareket edilmesini ve Kıbrıslıların bilgilenme hakkının kısıtlanmaması gerektiğini düşünüyoruz. Resmi yetkililerin kendi toplumlarının seslerine kulak vermesini; emekçilerin ortaya çıkacak düzenlemelerden zarar görmesini önleyecek düzenlemelerin yapılmasını; iki toplum arasındaki sosyal ve ekonomik eşitsizliklerin giderilmesine öncelik verilmesini talep ediyoruz. Barıştan, kardeşlikten, bütünleşmeden ve haklar için elele mücadeleden yana olan, Ada halklarının özgür iradesini esas alan anlayışın yanındayız.

3 15 Ekim TEZKERE GÜNDEMDEN ÇIKINCAYA DEK MÜCADELE Cuma sını Arayan Türkiye Sedat AYBAR - Londra (BİANET) ABD Başkanı George W. Bush un, Irak da çıkıyor. olup bitenlerden sıkılan Amerikan halkını ABD başkanı nın Irak ı yeniden inşa etmek aydınlatarak, güvenlerini tekrar kazanmak konusundaki kararlılığını besleyecek alternatif bir büyüme stratejisinin olmaması, için yaptığı konuşmada Irak her ne kadar medeniyetler beşiği olsa da zamanımızın Irak ı potansiyel bir kargaşa merkezi gerisinde kalmıştır demişti. Bu görüş, haline getiriyor. Liberalizm merkezli stratejiler bırakın Afganistan ve Irak ı, beklentile- pek çok stratejist tarafından da farklı tarihlerde Irak ın yeniden inşasının gerekliliği rin aksine, gelişme düzeyleri çok ilerideki konusundaki kararlılıklarını belirtmek için ülkelerde bile işe yaramıyor. ABD nin elindeki liberal kapitalizm merkezli büyüme tekrar edilip durdu. Irak dümdüz edildikten sonra orada medeniyeti yeniden politikaları iflas etmiş durumda ve bunların yerine neyin geçeceği belli değil. ABD kurmak gerekiyordu tabii ki. Irak laboratuarı büyük bir olasılıkla kendisine yol açmak Bu yeniden inşa eylemi, bir laboratuar için Türkiye yi devreye sokmaya çalışıyor. gibi diğer gelişmekte olan ülkelerde nasıl Türkiye yi riske ortak ederek, riski dağıtmaya çalışıyor. Bölgede kendi işine gel- bir büyüme stratejisi izleneceği konusuna da ışık tutacaktı kaçınılmaz olarak. Irak tan sonra eski büyüme stratejilerinin için Türkiye ye yaslanıyor. diği şekliyle Müslüman, liberal bir oluşum kökten değişmesi söz konusuydu artık. Tezkere nin ikinci önemli boyutu, Türkiye- Bir şeyler sıfırdan yapılarak öğrenilecekti. deki toplumsal formasyonun geri çevrilemeyecek şekilde değişip değişmediğinin Büyüme stratejisi var mı? ABD, Irak ı yeniden inşa etmek için gerçekten kararlı. Çünkü Irak yeniden inşa takip edilen Yurtta Sulh, Cihanda Sulh habercisi olması ile ilgili. Bugüne kadar edilmeyi finanse edecek kadar parayı politikası temelde oluşan bir iktisadi dönüşüm nedeniyle terk ediliyormuş izlenimi çıkaracak kaynaklara sahip. Amerikan idaresinin hesaplarına göre Irak ın yeniden inşasının 480 milyar dolara mal girmek istiyorsak kendi Cumalarımızı veriyor. Bundan birkaç sene önce AB ye olacağı tahmin ediliyor. Irak petrol satışlarından senede 20 milyar dolar kazanı- nın Ankara ziyareti sırasında söyledikleri bulmamızı öğütleyen Belçika Başbakanıyor. Irak kendi kendisinin ABD nin karar hala hatırlardadır. Misak-ı milli karşıtı çıkışların ardında sömürgeci bir takım bek- verdiği şekilde yeniden inşasını bu petrol gelirleriyle finanse edecek. ABD bu kaynakların bulunduğu kuzey Irak ı da kendi varlığının şimdiki düzeyde bulunduğu bir lentiler olduğu görünüyor. ABD nin askeri kontrolü altında tutacak doğallıkla. Orta-Doğu, bölgede nüfus alanı arayan Sağlık gibi konular hala sorun. Kovayla Türkiye egemenlerinin çıkarlarının daha para harcayan Irak bir türlü düzelemiyor. güvenli korunacağının da adeta garantisi Çünkü ABD Irak ta hiçbir alanda ne, ne oluyor. yaptığını, ne de, ne yapacağını biliyor. Hükümet, ABD nin ardına, alınan 8,5 ABD nin Irak ta tam anlamıyla bir çıkmaz milyar dolar etrafında oluşan yanılgılar içinde olduğunu pek çok aklı başında yüzünden takılmıyor, daha derinde oluşan yorumcu da belirtiyor. Durum bu merkezdeyken TBMM nin, Türk ordusunun Irak a den kaynaklanan çatışmalara da cevap ve Türkiye nin kendi sınıf dinamiklerin- girmesi için hükümetin sunduğu tezkereyi kabul ettiği haberi geliyor. Meclis in yavaş yavaş biçimlenen sınıf ilişkilerinin vermeye çalışıyor lerden itibaren kabul ettiği bu tezkere de Irak ın yeniden kristalleştiği noktada, büyüme stratejisi inşasına gönderme yapıyor. Türk ordusunun, Irak halkının tümünü kucaklaya- girmeye kalkıyor hükümet. Daha önce olmayan bir Irak a sömürgeci niyetlerle rak güvenlik ve barışın inşasının yanı sıra, ABD ile yapılan at pazarlığını da galiba temizlik, alt yapı, sağlık hizmetleri de bu ışık altında değerlendirmek gerekiyor. vereceği belirtiliyor. ABD nin Irak a Türkiye yi sokmasının ardında belli bir büyüme hayatı, ne de operasyonun siyasi ve ikti- Böyle bir macerada ne tek tek erlerin stratejisi geliştirmeyi amaçladığı da açığa sadi maliyeti fazla düşünülüyor. Irak ta İşgale Son ve Filistine Özgürlük İçin 27 EYLÜL MİTİNGİ YAPILDI 28 Eylül El Aksa İntifadasının yıldönümü olması sebebiyle Arap Savaş Karşıtı hareketinin önerisiyle 27 Eylül 2003 Dünya Savaş Karşıtları günü olarak kabul edildi ve 26 Eylül, 28 Eylül günleri arasında dünyanın çeşitli ülkelerinde eylemler yapma kararı alındı. Avrupa da ise eylem günü 27 Eylül olarak belirlendi. Ortadoğu da yaşanan son gelişmeler üzerine eylemin başlığı Irak ta İşgale Son, Filistin e Özgürlük olarak belirlendi. Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu nun çağrısıyla bir araya gelen binlerce savaş karşıtı kişi ve kurum 27 Eylül günü Ankara da Hipodrom da buluşarak Sıhhiye meydanına doğru yürüyüşe geçti. Mitinge Türkiye nin değişik illerinden barışseverler katıldı. TMMOB, Odalar ve İKK lar aracılığı ile mühendis ve mimarlar mitinge katıldılar. Miting demokrasi mücadelesinde yitirdiklerimiz adına yapılan saygı duruşuyla başladı. Mitingden bir kaç gün önce kaybettiğimiz Filistinli, ABD yurttaşı, aydın, hoca, müzikçi, eylemci ve sürgün Edward Said de saygı duruşu esnasında anıldı. Koalisyon adına ortak açıklamanın Mustafa Alabora ve Derya Alabora tarafından okunduğu mitingde, Tertip Komitesi başkanı Özgür Bozdoğan tarafından bir konuşma yapıldı, Filistin Büyükelçisi Fuad Yasin in mesajı da katılımcılara aktarıldı.mitinge destek veren kuruluş başkanları ise kürsüden mitingi selamladılar. Miting, Moğollar, Yaşar Kurt, Mor ve Ötesi, Karagüneş müzik topluluklarının barış türküleriyle sona erdi. TEZKEREYE KARŞI MÜCADELE YÜKSELİYOR DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, Irak a asker gönderme konusu gündemden çıkartılana kadar meşru ve demokratik direnme hakkının gereğini yerine getireceğini duyuran ve halkımızı da meşru ve demokratik direnme hakkını kullanmaya çağıran basın açıklamasını TBMM önünde yaptı. Açıklamayı KESK Genel Başkanı Sami Evren okudu. barışımızı zedelemek anlamına gelmektedir. Bütün olumsuz gelişmelere, bütün uyarılara karşın, siyasi iktidar alınacak kısa vadeli parasal desteklerin diyetini ödemeye kararlı görünmektedir. Bu diyet yurttaşlarımızı ABD ve müttefiklerinin askerlerine siper etmek, emperyalist işgali meşrulaştırma çabalarına destek vermek, bölge halkları arasında yeni düşmanlıklar yaratmak, iç Irak a asker göndermeye yönelik olarak, her ne isim altında olursa olsun yapılması planlanan bu girişim, kendi maddi çıkarlarını her şeyin üstünde sayan küçük bir azınlığın dışında halkımızın büyük çoğunluğu tarafından reddedilmektedir. Böyle bir girişim: - Halkımızın ve ülkemizin çıkarlarına aykırıdır, - Irak halkının ve bölge halklarının çıkarlarına aykırıdır, - Anayasamıza aykırıdır, - Uluslararası hukuka aykırıdır. Böyle bir girişimin gündeme getirilmesi halkımızın meşru ve demokratik direnme hakkını kullanmasına davettir. Unutulmamalıdır ki daha birkaç ay önce, halkımızın büyük çoğunluğu ülkemizde asker konuşlandırmaya karşı 1 Mart ları yaratmış ve onurumuzun ayaklar altına alınmasına izin vermemiştir. Bu kez de benzer direnişi gösterecektir. Bizler, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak; Irak a asker gönderme konusu gündemden çıkartılana kadar meşru ve demokratik direnme hakkının gereğini yerine getireceğimizi duyuruyoruz. Halkımızı da meşru ve demokratik direnme hakkını kullanmaya çağırıyoruz. Siyasi iktidarı, bir kez daha oy çoğunluğuna güvenerek ülkemizi insanlık suçuna ortak etme girişimlerine son vermeye ve halkımızın barış talebine uymaya çağırıyoruz. Ülke çapında da AKP il başkanlıkları önünde kitlesel eylemler yapıldı ve basın açıklamaları okunarak tezkere protesto edildi. Tezkereye karşı mücadele, tezkere gündemden çıkıncaya kadar sürdürüleceği özellikle vurgulandı. Hükümet Tezkere İznini Kullanmasın! Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu hükümeti Türkiye Büyük Millet Meclisi- nden aldığı izni kullanmamaya çağırdı. Başkanlığını Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu nun yaptığı Danışma Kurulu, 8 Ekim günkü beşinci toplantısında Türkiye, barışa ve insan haklarına, Irak ın gayrı meşru işgaline katılarak değil, katılmayı reddederek katkıda bulunmalıdır dedi. Kurul, 26 Şubat 2003 deki ilk toplantısında Irak a asker gönderilmemesi konusunda almış olduğu kararı hatırlatarak, Irak a asker gönderilmemesi kararına nasıl vardıklarını şöyle açıkladı: * Savaş durumu insan haklarının en fazla ihlal edildiği ortamdır. * Hem uluslararası hukuka aykırı, hem de ahlaken kabul edilemez bir durum arz eden Irak işgaline asker göndererek katılmak, çok ağır insan hakları ihlallerine yenilerinin eklenmesine yol açacaktır. * Askerliği meslek olarak seçmemiş bulunan, zorunlu askerlik görevlerini yaparken Irak a gönderilecek olan binlerce gencimizin daha ortama alışmaya çalışırken, direnişin gitgide güçlendiği Irak ta yaşam hakkı ciddi biçimde tehlikeye girecektir. * Halkımızın ve Irak halkının ezici çoğunluğunun görüşü de bu paralelde olduğunu biliyoruz.

4 4 15 Ekim 2003 SEATTLE - CENOVA - DOHA DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ NÜN (WTO) CANCUN TOPLANTISI DEĞERLENDİRMESİ Gaye YILMAZ Meksika/Cancun da Eylül tarihleri arasında düzenlenen DTÖ-Dünya Ticaret Örgütü 5.Bakanlar Konferansı bir karar üretemeden kapanmıştır. Bu konferansların asıl öyküsü, 1999 yılı Kasım ayında ABD/Seattle da başlamıştır. Millenium Raund adı verilmesi planlanan bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmış, bunun üzerine 2001 yılı Kasım ında Katar/Doha da WTO 4.Bakanlar Konferansı toplanmış ve halen devam etmekte olan Kalkınma Raundu resmiyet kazanmıştır yılında bitirilmesi hesaplanan Kalkınma Raundu nda ortaya çıkabileceği öngörülen aksaklıkların giderilmesi ve daha önemlisi direnç noktalarının tespit edilmesi için yeni raundun tam ortasına denk düşen bir Bakanlar Konferansının yapılması Katar da karar altına alınmıştı. Ancak 4.Bakanlar Konferansı, gerek seçilen yerin Katar/Doha olması, bu sayede küreselleşme karşıtlarının tepkileri kısıtlanmıştı, gerekse toplantı gündeminin içeriği gayet ustalıkla kurgulanmasına rağmen oldukça zorlu geçmişti. Başta ABD ve AB olmak üzere gelişmiş ülkeler bloğu, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere kendi isteklerini kabul ettirmek ve onları ikna etmek için her yolu denemişti. Gelişmiş ülkeler bloğunun Doha daki en büyük korkusu, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bir araya gelerek ortak bir direniş göstermesiydi. Bu direnişin oluşmasını engellemek için de her türlü oyun sahneye konmuştu. Doha konferansının resmi kapanış tarihi 13 Kasım 2001 olarak aylar önce ilan edilmişti. Ancak Konferans bilinçli olarak ilan edilen tarihte bitirilmedi. Ayrılan ülke delegelerinin katılmadığı oturumlarda, bu ülkeleri de bağlayan (DTÖ Anlaşması gereği) yeni kararlar alındı. Bu son dakika kararlarından en önemlisi, 2003 Eylül ayında Cancun da yapılacak WTO 5. Bakanlar Konferansında, üyeler arasında sağlanacak konsensus doğrultusunda Singapur Konularının müzakerelerine başlanacağı yönündeki karardı. Singapur konuları: Yatırımlar, Rekabet, Ticaretin Kolaylaştırılması ve Hükümet Satın Almaları başlıklarından oluşan dört ayrı, çok taraflı anlaşmadan oluşuyordu ve bunların toplamı ise hemen hemen 1998 yılında OECD de imzalanamayan MAI Anlaşmasına eşitti. Ancak, bu anlaşmaların Cancun dan itibaren müzakerelerinin başlanması konusu, 2001 yılı Kasım ayından beri DTÖ üyeleri arasında ciddi görüş ayrılıklarına yol açtı. AB, ABD ve diğer gelişmiş birkaç ülke bu hükme dayanarak müzakerelerin Cancun süreci ile birlikte başlaması gerektiği iddiasında ısrar ederken, başını Hindistan ın çektiği G21 ülkeleri Doha kapanış deklarasyonunun ilgili bölümündeki konsensus sözcüğüne gönderme yaparak, böylesi bir fikir birliğinin henüz oluşmadığını, öncelikle gelişmişlerin özellikle tarım alanında kendi şirketlerine tanıdığı imtiyaz, yaptığı destekleme ve gümrük vergileri üzerinden sağladığı korumalardan vazgeçerek pazarlarını üçüncü dünyaya ve gelişmekte olan ülkelere açmak zorunda olduklarını savunuyorlardı. İşte tüm ülke delegasyonları, DTÖ 5. Bakanlar konferansına böylesi bulanık bir ortamda geldiler. Bu durum, toplantılara ilk günden itibaren yansıdı ve delegeler arasında gerginliklere, özellikle de delegelerin birbirlerine karşı kullandıkları alışılmışın dışında, oldukça sert üsluba dönüştü. DTÖ nün Cancun Konferansı, bloklar arası restleşmeler sonucunda hiçbir karar alınamadan ve beklenti içerisinde olanlar açısından da tam bir fiyasko oldu. Ancak, başarı kazananların başarısı ya da kazançlarının ne olduğu sorgulandığında ortaya somut hiçbir şeyin çıkmadığı gerçeği ile DTÖ nün Cancun Konferansı, bloklar arası restleşmeler sonucunda hiçbir karar alınamadan ve beklenti içerisinde olanlar açısından da tam bir fiyasko oldu. Ancak, başarı kazananların başarısı ya da kazançlarının ne olduğu sorgulandığında ortaya somut hiçbir şeyin çıkmadığı gerçeği ile yüz yüze kalınmaktadır. yüz yüze kalınmaktadır. Bu karışık gibi görünen durumu anlaşılabilir kılmak için yoksul güney ile zengin kuzeyin temel taleplerinin neler olduğu kısaca irdelendiğinde: Yoksul güneyin en önemli talebinin, zengin kuzeyin başta tarım olmak üzere kendi sermaye gruplarına sağladığı destek ve avantajları kaldırmasıydı. Bunun sonucunda da kendi üretimleri üzerindeki rekabet baskısının azalacağını ve dünya pazarlarına daha eşit koşullarda girebileceklerini hesaplıyorlardı. Ancak bunu Cancun da gerçekleştiremediler. AB ve ABD kendi tarım tekellerini destekleme, tekellerinin dünyaya görece daha ucuz tarım ürünü satma ve tarım ürünleri piyasasını kontrol altında tutma isteklerinden kolay kolay vaz geçmeyeceklerini gösterdiler. Yoksul güneyin en önemli talebi olan rekabet koşullarının bir nebze eşitlenmesi ve yarışın daha adil devam etmesi dir. Bu aslında zengin kuzeydeki devlet korumalarının kaldırılması ve böylelikle dünyadaki tarım ürünlerinin fiyatlarının yukarıya çekilmesi talebidir. Bu talebin dünyada var olan açlık sorununun daha da kronikleşmesine, sanayideki girdi maliyetlerini yükseltmesine ve bu yüzden emek üzerindeki baskıların artması yol açacağı sonucu da çıkarılabilir. Dolayısıyla yoksul güneyin taleplerinin de bir bedeli vardır ve bu bedel, her zaman olduğu gibi yine hem kuzey, hem de güney emekçi sınıflarına ödettirilecektir. Başta AB ve ABD olmak üzere kendi tarım tekellerini sübvanse etmeye devam etme kararlığını sürdürürken, bir yandan da yoksul güney ülkelerinde tarım ürünlerine uygulanan gümrük vergilerinin sıfırlanmasını, tarım dışı ürünler için küresel bir yatırım ve ticaret anlaşmasının yapılmasını, hem kendi coğrafyalarında hem de yoksul güneyde rekabete engel olarak tanımladıkları bütün kamusal düzenlemelerin kaldırılmasını ve dünyanın küresel bir serbest bölge haline getirilmesini istemektedirler. Zengin kuzeyin ve yoksul güneyin mevcut taleplerinin ne küresel yoksulluğa çare olabilmesi ne de dünya işçi sınıfı tarafından bir çözüm olarak görülebilmesi mümkün değildir. Türkiye Delegasyonunun Cancun daki pozisyonu: Türkiye toplantıya Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen başkanlığında bir delegasyonla katılmıştır. Delegasyonun unsurlarının içinde ise TÜSİAD, TOBB, İhracatçı Birlikleri ve KOBİ temsilcilerinin yer almıştır. Bu delegasyon yapısı T.C. Hükümetlerinin zaten son derece aşikar olan sınıfsal konumlanışlarını bir kez daha ortaya koymaktadır. Sendika konfederasyonları ve Emek Platformu nun küresel anlaşma ve konularla ilgili sorulardan oluşan mektuplarına yanıt bile vermeyen Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlıkları, küresel ticaret müzakerelerine giderken ülkenin sermaye örgütlerini yanlarında götürmeyi ise ihmal etmemişlerdir. Türkiye delegasyonunun; nüfusunun %40 ı doğrudan tarımdan ve en azından %15 i de tarımsal kökenli sanayiden (turizm hariç) geçinen bir ülkenin nasıl olup da kendi tarım üreticilerinin çıkarlarını korumaya çalışan G21 ler içinde değil de Tarımdaki desteklemeleri kaldırmamakta direnen ve böyle yapmakla Türkiye deki tarım üreticilerinin daha da yoksullaşmasına yol açan bir bloğun yanında yer alması çok tartışılacaktır. Sonuç Cancun da, az gelişmiş ülkelerin uzun yıllardan beri ilk kez bir ittifak kur

5 15 Ekim CANCUN: KÜRESELLEŞME mayı başarmış olmaları oyunun geri planının net bir şekilde görülmesini önlemektedir. Oysa ABD, toplantılar sonunda yaptığı açıklamayla olası gelişmelere ışık tutmaktadır. Amerikan heyeti, küresel ticaret görüşmelerindeki bu ikinci tökezleme dolayısıyla bundan sonra ikili serbest ticaret anlaşmalarına ağırlık vereceklerini açıklamıştır. Son on yılda imzalanan ikili ve ekseriyetli yatırım-ticaret anlaşmalarının sayıları artık bin lerle ifade edilmektedir. Bu anlaşmalarda, prensip olarak WTO sistemi ve hukukunun dışına çıkılması yasaktır ve hedef tamamen aynıdır: yatırım ve ticarette tam liberalizasyon. DTÖ nün 5. Bakanlar Konferansının fiyasko ile sonlanmasının zengin kuzey tarafından belirlenen en önemli suçlularının başında karar almada kullanılan KONSENSUS yöntemi gelmektedir. Örgütün yapısı, 146 ülkeyi konsensusta buluşturacak bir sorumluluğu yüklenmeye yetmiyor denmektedir. Görülen o dur ki 50 yılı aşan GATT sürecinin karar alma mekanizması konsensus sistemi artık çatırdamaya yüz tutmuş ve ciddi sorunlar yaratmaktadır. Bu sorunu aşmak için dillendirilen yeni yöntem ise, DTÖ deki oyların ülkelerin ekonomik büyüklüklerine göre niteliklendirilmesi (AB de olduğu gibi) bile olabilir. Ama kesin olan bir şey varsa o da, verili koşullarda yeni nin eski den daha demokratik olamayacağıdır. Zira sermayenin hedefi demokratikleşme değil, daha hızlı ve engelsiz bir şekilde karar alabilmektir. Cancun konferansında alınan ya da alınamayan sonucu, küreselleşme süreci bitti şeklinde tanımlamak muhalif hareketleri ciddi bir yanılgıya sürükleme tehlikesi barındırmaktadır. Kaldı ki, güneyin ayak diremesi devam edecek olursa gelişmişlerin - en azından ikili anlaşmalarla çok fazla vakit kaybetmemek için- tarımda geri adım atacaklarının da ihtimal dahilinde olduğu göz ardı edilmemelidir. G21 in oluşturduğu ittifak, devletlerarası çıkar çatışmalarının belirleyiciliğini koruduğunu, bu çatışmaların her zaman uzlaşmayla çözümlenemeyeceğini, küreselleşme sürecinde ortadan kalkan kavramın ulus devletler değil, bir zamanların devlet modeli olarak sermaye birikim sürecini beslemiş olan sosyal refah devleti anlayışı olduğunu, kapitalizmin liberalleşme gereksiniminin -küresel müzakereler sekteye uğrasa bile- önlenemeyeceği ve ikili anlaşmalar üzerinden de olsa bu sürecin sermaye tarafından sürdürülmek zorunda olunduğunu ortaya koymuştur. Çözüm, WTO ya da bu örgütün işleyiş mekanizmasında değil, üretim, bölüşüm ve mülkiyet ilişkileri ile bir bütün olarak kapitalist sistemin kendisinde aranmak zorundadır. Sorun, gelişmiş, gelişmekte olan ya da az gelişmiş ülkeler veya zengin kuzey - yoksul güney sorunu değil işçi sınıfı ile sermaye sınıfı arasındaki çıkarların uzlaşmaz niteliğindedir. Bu yüzden emekçiler için ya da emekçilerle birlikte politika üreten ya da üretecek siyasal yapıların zengin kuzey ve yoksul güneyin taleplerinin kapitalist sistem içi çözüm önerileri olduğunu unutmadan politika üretmesi gerekmektedir. Küreselleşmenin Nimetleri Panelinden (Mayıs İstanbul) Aslında çok daha hızlı küreselleşebilirdik, fakat iki önemli engelle karşılaştık bu süreçte: demokrasi ve trilyonlarca dolar değerindeki emeklilik fonlarının kamu, yani ulus devletlerin kontrolünde olması. Doğrudan yatırımların veya bir başka deyişle sanayiinin küreselleşmesi için gerekli adımları zaten yıllardan beri kat ediyoruz. Ama artık, bizim için asıl önemli olan, finansal sermayemizi küreselleştirebilmek. Yani Borsalarda işlem gören hisse senetlerimizin prim yapması ve böylece Bilanço varlıklarımızın, sermayelerimizin bilanço değerlerinin giderek daha da büyümesi, büyümesi... Fakat bunun için Borsalara sürekli para girişi yapılması gerekiyor ve bu para da emeklilik fonlarında yatıyor. Bu emeklilik fonları (Pension Funds) özel Aracı Kurumların emrine tahsis edilecek olursa, Borsalara kanalize edilecek ve biz daha da zenginleşeceğiz. Diğer yandan, doğrudan yatırımlarımızın küreselleşmesinde de ciddi bir direnç ile karşılaştık: Demokratik Devlet yapıları. Bakın Asya sermayesi nasıl para kazanıyor. Çocuk işçi, kadın emeği, sendika, insan hakları gibi sorunlarla uğraşmıyor Asya sermayesi ve bu yüzden de kar marjları son derece yüksek. Çünkü bu bölgede ve G.Amerika da dikta yönetimler iş başında. Fakat biz Avrupa da ne yapıyoruz? Yok işçi hakları, yok sendikal haklar, yok insan hakları, yok sosyal güvenlik katkı payları sonuçta da karlarımız kuşa dönüyor. Demokrasiden vazgeçmek zorundayız. Mercedes-Benz Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kurt Lauk SİNGAPUR KONULARI Yatırımlar isimli anlaşmayla hedeflenen, yatırımcı haklarının, bedeli ne ve ne kadar ağır olursa olsun geliştirilip, güçlendirilmesi. Bu hedefi, işverenlerin, işçiler ve sendikalar karşısındaki haklarının geliştirilip, güçlendirilmesi biçiminde okumak daha doğru olacaktır. Rekabet isimli anlaşmanın hedefi de pek farklı değil ve bu kez hedeflenen rekabete engel olduğu ileri sürülen kamusal düzenlemelerin ortadan kaldırılması. Örneğin bir ülke gelir dağılımındaki bozukluğu az da olsa düzeltme amaçlı politikalar uyguluyor ya da uygulamaya başlarsa ve durum herhangi bir sektördeki uluslararası yatırımcıların karını olumsuz etkiliyorsa, bu anlaşmadan sonra tüm bu tip uygulamalar rekabet önünde birer engel olarak tanımlanabilecektir. Ticaretin Kolaylaştırılması başlıklı anlaşma ile amaçlanan, tüm dünyanın bir serbest bölge haline getirilmesi ve böylece uluslar arası şirketlerin özlemini duydukları kuralsız, örgütsüz, vergisiz, ticaret için her şeyin mubah sayıldığı, emeğin ise gerçek anlamıyla köleleştirildiği bir sistemin oluşturulması. Hükümet Satın Almaları ya da Türkiye deki adıyla İhale Yasası. Bu anlaşmanın fikir babası ticarette ayrımcılık yapılmasını yasaklayan GATT süreci. Korumacı ekonomik sistemlerin egemen olduğu dönemde devletlerin talep yaratmadaki öncü konumu ve devletin kendi işleyişi için zorunlu olarak yaptığı satın almalar doğal olarak ve öncelikle her ülkenin kendi iç üretiminden karşılanıyordu. Ulusal ölçekte sermaye birikim süreçlerini hızlandırmak için bütün devletler, çeşitli ihale yöntemleriyle yaptıkları bu satın almaları sadece ulusal şirketlerden yapmaktaydılar. Oysa bugün gelinen noktada böylesi bir uygulama ayrımcılık kapsamına giriyor, yabancı şirketlerin bu ihalelere yerli şirketlerle eşit haklarla girmesi isteniyor. Gelişmiş teknoloji kullanımı dolayısıyla yığınsal üretim yapan güçlü şirketlerin bu ihaleleri daha düşük fiyat vererek kolayca alabileceği ve burada bir eşitlikten söz etmenin mümkün olamayacağı apaçık ortada. Fakat daha önemlisi, mevcut ihale yasalarındaki ülke içinde üretim, istihdam yaratma, gibi koşulların kaldırılmak istenmesidir. Böylece, devlet satın almalarına talip yabancı şirketlerin, satış yapacakları ülkelerde fabrika kurması gerekmeyecek ve üretimi istediği yerde yapıp, farklı devletlere ihale yoluyla satış yapabilecekler. Dolayısıyla İhale Yasası değişiklikleri aslında yereldeki istihdamı birebir ve doğrudan etkileyecek değişik yılında NAFTA imzalanırken milyonlarca Meksikalı ya artık bir yoksul ülke yurttaşı olmaktan kurtulacakları söylenmiş. Fakat anlaşmanın 9. yılına gelindiğinde, bugün, ülkedeki yoksulluk daha da artmış ve şu anda ülkedeki yoksulların toplam nüfusa oranı yine aynı, yani yüzde 50 civarında olmasına rağmen, çok hızlı nüfus artışı dolayısıyla yoksul insan sayısı 100 milyona dayanmış. Hatta Meksika Devlet Bakanı Vincente Fox un 2003 Mart ortasında yaptığı açıklamaya göre ülkede 54 milyon insan en temel gereksinimlerini bile karşılayamadan, açlık sınırının da altında yaşamaya çalışıyor. Fakat, aradan geçen 9 yıllık sürede garip bir şey oluyor ve Meksika ekonomisi 600 milyar dolar ile dünyanın en büyük 9. ekonomisi haline geliyor; ülkenin ticaret kapasitesi 9 yıl içinde 3 katına çıkıyor ve bu büyüklükle Meksika bir anda kendisini İngiltere, Güney Kore, İspanya gibi daha gelişmiş büyük ülkelerin önünde buluveriyor. Meksika petrol şirketi Pernex, dünyanın en büyük petrol şirketleri arasına giriyor, Los Cabos tan Cancun a kadar ülkenin tüm sahilleri yılda 20 milyondan fazla turist çekiyor ve dünya şu sorunun yanıtını aramaya başlıyor: Meksika paradoksu nedir? Meksika bu kadar avantajlı bir hale geldiği halde, ülkedeki yoksul sayısı neden daha da arttı?... Mary Jordan ve Kevin Sullivan (The Washington Post - 22 Mart 2003) LEE KYUNG, DTÖ TOPLANTISINI PROTESTO ETMEK AMACI İLE İNTİHAR ETTİ Dünya Ticaret Örgütü nün (DTÖ) 5. Bakanlar Konferansının ilk günü olan 10 Eylül de, Cancun caddelerinde binlerce küçük çiftçi ve yoksul köylü gün boyunca devam eden eylemler yaptılar. Köylü hareketini örgütleyen Via Campesina ve eylemlere katılan binlerce aktivist, Kore li bir köylü hareketi liderinin kendi canına kıyması ile büyük şok bir yaşadılar. Lee Kyung isimli köylü hareketi lideri eylem sırasında herkesin gözleri önünde kocaman bir İsviçre bıçağını göğsüne sapladı. Lee Kyung Cancun Genel Hastanesinde ameliyat sırasında yaşamını kaybetti. 56 yaşında yaşama veda eden Kyung, Kore de çok yoksul bir köylü ailesinden geliyordu. Yıllarca küçük ve yoksul köylüler için mücadele eden ve kendisi de yoksul olan Kyung daha sonra Kore İlerici Köylüler Federasyonunun başına geçti. Bu yıl Şubat ayında DTÖ nün Cenevre deki binası önünde bir çadır kurarak Tarım Komisyonu Başkanı Harbinson ı tek başına protesto etmesiyle hatırlanan Kyung ın elindeki dövizde DTÖ çiftçileri katleder yazılıydı.

6 6 15 Ekim 2003 SERİ SEMİNERLERİN İKİN Sayfa 1 den devam Deprem afetinin özellikle son on yılda yaşanan örnekler ışığında inşaat mühendisliği uygulamalarına etkisi ve deprem planlamasının gerekliliğini vurgulayan Dr. Erhan Karaesmen, yapı stoku bakış açısından bölgesel değerlendirmelerde bulunmuştur. Yeni teknolojilerin dünyada ve Türkiye de uygulamalarına değinilen sunumlarda, ardgerme teknolojisinin depreme karşı dayanım açısından önemi ve uygulanabilirliği konuları yer almıştır. Ardgermeli beton uygulama örnekleri ile birlikte, yapım aşamaları gösterilmiş, bu aşamaların önemli noktaları vurgulanmıştır. Seminer katılımcılarının yoğun ilgi gösterdiği ardgermeli beton teknolojisinin, Türkiye deki yapı problemleri ve hataları ışığında kullanımını arttırıcı etkenler ve çözüm önerileri sunulmuştur. Toplu konut ve yerleşim alanları inşaatında önemli bir yere sahip olan tünel kalıp teknolojisi üzerine bilgiler verilmiş, yapım aşamasının detayları ile birlikte gerçekleştirilmiş projelerden örnekler sunulmuştur. Türkiye uygulamalarının gelişimi ve kullanım alanları örneklendirilmiş, bu çerçevede, doğru uygulamaların etkisi ve deprem riski bulunan bölgelerde yeni teknoloji kullanım olanakları belirtilmiştir. İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Ahmet Göksoy tarafından gerçekleştirilen Yapı Denetimine Toplu Bakış konulu sunumlarda, İMO tarafından hazırlanan Yapı Denetim Yasa Tasarısı Taslağı üzerine meslektaşları bilgilendirici açıklamalar getirilmiştir. İMO Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Göksoy, Züber Akgöl ve Ülkü Özer ile İMO Genel Sekreter Yardımcısı Alpaslan Çulcuoğlu ve Elif Buğdaycıoğlu nun katıldıkları seminerlerde, Türkiye deki Yapı Denetim sorununa çözüm arayışları çerçevesinde kaydedilen ilerlemeler ve hedefler belirtilmiş, uzun bir gelişme sürecine sahip olan denetim konusunda önemli bir adım olarak görülen yapı denetim taslağı üzerine yapılan çalışmalar aktarılmıştır. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ve İMO Yasa taslakları üzerine Oda görüşleri belirtilmiş, konu kapsamında Bayındırlık Bakanlığı ile yapılan görüşmeler hakkında bilgi verilmiştir. Yapı Denetim Yasa Tasarısı Taslağı na paralel olarak, Yetkin Mühendislik Yasa Tasarısı hakkında bilgilendirme yapılmış ve yetkin mühendislik kavramı üzerine açıklamalar getirilmiştir. Yurtdışı örneklerden de bilgi alınarak yapılan çalışmalar sonucu Türkiye için çıkartılan uygulama taslağına geçiş süreci ile ilgili gelişmeler belirtilmiştir, TMH nın hazırlanmakta olan sayısının bu konular ile ilgili önemli bir bilgi kaynağı oluşturduğu vurgulanmıştır. Sunumlar çerçevesinde, İnşaat Mühendisleri Odası nın yurtdışı ilişkileri içerisinde Yetkin Mühendislik çalışmalarına da değinilmiş, Elif Buğdaycıoğlu özellikle Avrupa İnşaat Mühendisleri Konseyi (ECCE) çalışma grupları içerisinde İMO nun eğitim ve profesyonel tanınırlık başlıkları altında aktif rol aldığı vurgulamıştır. Bu kapsamda, ECCE çalışmaları dahilinde yapılan uluslararası ilerlemeler ve ortak metin hazırlıkları aktarılmıştır. Avrupa Parlamentosunda yasalaşma sürecinde olan profesyonel tanınırlık tarifine İMO nun da içinde bulunduğu ECCE üyelerinin katkıları anlatılmıştır. Yetkin Mühendislik konusunda kaydedilen çalışmaların yanısıra, 17. Teknik Kongre ve Sergisi nin, Eylül 2003 tarihli ECCE Münih toplantısında gerçekleştirilen tanıtımı ve üyeler tarafından gösterilen katılım ilgisi de aktarılmıştır. ECCE ve diğer uluslararası çalışmalar kapsamında Türkiye yi temsilen İMO adına önemli bir adım olarak görülen 2005 ECCE toplantısının İstanbul da gerçekleştirilecek olduğu haberi sevindirici bir gelişme olarak meslektaşlara verilmiştir. Seminer konularının işlendiği illerde meslektaşlardan seminer konularının yanısıra, diğer mesleki konular ile ilgili alınan bazı soru ve görüşler aşağıdaki gibidir: ADANA Soru: Hükümetin Yetkin Mühendislik konusuna bakış açısı nedir? Yetkili kurumlar ile yapılan görüşmelerde alınan tepki nasıl olmuştur? Ahmet Göksoy: Görüşmelerimizde yetkin mühendislik için olumlu yaklaşımlar olduğu kaydedilmiştir. Konu ile ilgili yetkililere yöneltilen yazılarda resmi görüş olarak alınan yanıtlarda gerek Bayındırlık Bakanlığı tarafından gerekse DSİ tarafından olumlu görüşler belirtildiği görülmüştür. Soru: Taslağın meclise iletilmesinden önce İnşaat Mühendisleri Odası Şubelerince bölgelerinde bulunan milletvekillerine bilgi verilmesi verimli bir çalışma olabilir mi? A.G.: Daha önceki çalışmalarımızda Kamu İhale Yasa Taslağını 700 noktaya ulaştırmıştık. Ancak, gönderdiğimiz metinlere sadece bir ya da iki milletvekilinden cevap alabildik. Aldığımız cevapların en önemlileri ise Cumhurbaşkanlığı ndan gelen oda çalışmalarımızın ilgili makamlara iletildiği bilgisi, ve Anayasa Mahkemesi nden gelen yasa üzerine ancak kendilerine geldiğinde çalışılacağını bildiren cevaplardı. Daha sonra İMO tarafından hazırlanan bilgilendirici yazılara hiçbir partiden yanıt alınamadı. Tüm bu olumsuzluklara karşın, elbette bölgesel etkinliklerimiz bu hareketimize dahil olacaktır. Sonuçta afaki bir tartışma ile değil, belirli bir çerçeve ve planla ilerlemekteyiz. Yeterliliğin yanısıra, en azından kamuyu bilgilendirmek ve bu konuyu sunmak görevlerimiz arasındadır. Soru: 595 sayılı KHK sırasında uzmanlık yemini imzalayan arkadaşlar, büyük yüzdeli tenzilatlar yaptılar. Bu genel olarak güveni kırdı. Bu konu doğrultusunda yeni sistemde kurumlar nasıl yetkilendirilecektir? A.G.: 1999 yılından sonra yoğunlaşan yapı denetimi kurumlarının işlevselliği genel sistemin altyapısının hazır olmasına bağlıdır. Tüm elemanların uygunluğu çok önemli bir etkendir. Özellikle depremler sonrası görülen pek çok yanlış uygulama ve kişisel ilişkiler sonucu değiştirilen değerlendirmeler sonucu bazı örneklerde İMO olarak değerlendirmeler yapılmış ve hatalı değerlendirilen mühendislere meslekten men cezaları verilmiştir. Uygulama için Oda olarak havuz sistemini önermemekteyiz, ancak, Bakanlık tarafından uygulama aşamasında birtakım itirazlar belirtilmekte. Elbette adaleti dengeleme zorlukları olduğu bir gerçektir, ancak çalışmalarımızda bu dengeyi gözeterek ilerlemekteyiz. İnşaat Mühendisleri Odası kuruluşu itibariyle bir statü örgütüdür. Giderek mesleki demokratik örgüte ve daha sonra daha farklı konumlara gelmiştir. Mühendisler bilgisine değil imzalarına başvurulan kişiler olmuşlardır. Yetkin Mühendislik tanımı ile amacımız bu perspektifi düzeltebilmektir. Yakın bir tarihte Bingöl depremi sonrası mobilize çalışma gerçekleştirmek istedik ve İMO Deprem Kalıcı Ekibi düşüncesi çerçevesinde görüşmelerimiz oldu. Valilik, Bakanlık ve ilgili merciiler ile yaptığımız görüşmelerde Oda olarak güçlendirme, ücretsiz proje, denetim olması talebimizi ilettik. Ancak, görüşmelerimize rağmen kontrolsüz denetimler ve yapı güçlendirmesi uygulamaları yapıldı. Yönetimin de engel olamadığı bu sistem yaşanan bir süreçtir elbette. Bu olumsuzlukları da göz önünde bulundurarak çalışmalarımızda mühendislik uygulamalarını ve mühendislik tanımını ileriye taşıyacak tasarılar hazırlamak durumundayız. Gelişmelerin ancak bu çalışmalar üzerinden gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Soru: Ceza halleri ve projeler üzerine pazarlıklar yapılırken hatalı uygulamalar nasıl tespit edilecek? Bu tür karmaşa, tek merkezli bir sistemle kontrol altına alınabilir mi? A.G.: Elbette hatalı uygulamalar ve kötü niyetli yaklaşımlar olmaktadır. Yapı denetim kuruluşu her denetçiyi sigorta etmeyecektir. Sigorta kavramının sisteme düzgün bir şekilde uygulanması ile süreç içerisinde denge sağlanacaktır. Ahlaklı uygulamalar ve düzenlemelere yönelik çalışmalar yapmalıyız. Soru: Önceki Yapı Denetim kararnamesinden sonra bazı genç meslektaşlarımız Odamızı suçladılar. Uzman Mühendis olma şartlarını çok uzun bulduklarını belirttiler. İş bulma zorluklarının daha da artacağı kaygısı ile sigorta ve ücret konularında da sıkıntı yaşanacağını aktardılar. Özellikle alınan inşaat mühendisliği eğitimi sonrasında talep edilen profesyonel deneyim süreci konusunda bu kesimi koruyucu düşünce ile hareket edebilir miyiz? A.G.: İnşaat Mühendisliği mesleği, sorumluluğu yüksek olan ve hataları geri dönüşümsüz bir disiplindir. Depremler buna en önemli örnekleri oluşturmakta. Böyle bir meslek dalında yeterlilik tanımının önemi çok büyüktür. Dolayısıyla, genç arkadaşların tepkileri anlaşılır olmakla birlikte, usta-çırak ilişkisi temeline dayanan yetkin mühendislik unsuru, mühendislik uygulamalarını engellememektedir. Bir güvenilirlik mekanizması oluşturan sistem kurulmadıkça, arkadaşlarımızın çalışacağı sistem zaten tıkanmış olacaktır. Uzun vadede mesleğimizi güven kazanması genç meslektaşlarımızın da lehine bir durum oluşturacaktır. İnşaat Mühendisleri Odası kuruluşu itibariyle bir statü örgütüdür. Giderek mesleki demokratik örgüte ve daha sonra daha farklı konumlara gelmiştir. Mühendisler bilgisine değil imzalarına başvurulan kişiler olmuşlardır. Yetkin Mühendislik tanımı ile amacımız bu perspektifi düzeltebilmektir. Soru: Beton konusunda malzeme üreten firmalar sorumluluk üstlenmedikçe sorun nasıl giderilebilir? A.G.: Uygulamada şantiye şefi bulundurma zorunluluğunu önermekteyiz. Elbette şantiye şefi de 15 yıl ölçeğinde mesleki sorumluluk sigortası yaptırmak zorunda. Bu sistem de hem üretim aşamasında hem uygulama aşamasında denetimin sağlanmasını gerektirmektedir. Soru: Siyasi iktidarlar her zaman bilimsel duyarlılığa sahip olmuyorlar. Oda buna karşın ne yapabilir? A.G.: Misyon itibariyle İMO gücünü nasıl kullanmalıdır? sorusu önemli bir noktadır. Süreç içerisinde statü örgütü olmaktan çıkıp, kitle örgütü konumuna gelmiştir. Sadece emekçi mühendislerin örgütü olmadığını hatırlamakta yarar olacağını düşünüyoruz. Elbette dış etkenler şekillendirmişler, ancak iç dinamiklerin de önemli rol oynadığını unutmamak gerekir. Ne yazık ki ulaştırma, geoteknik, kıyı ve liman, su kaynakları gibi konular üzerine tartışmıyoruz. Bizim kendi iç sorunlarımız çözülünce ancak diğer etkenleri aşabiliriz. Elbette biz bu konuda taviz vermeden çalışmaya devam edeceğiz, bunu da meslektaşlarımızla birlikte yapabiliriz.

7 15 Ekim Cİ ETABI YAPILDI MERSİN Soru: Yetkin mühendislik Avrupa daki koşullarla Türkiye de de uygulanabilir mi? A.G.: Mühendislik tanımı içerisinde elbette Türkiye uygulamaları dahilinde özlük haklarının iyi belirlenmesi öncelikli bir konudur. Taslağımız çerçevesinde müteahhitlik tanımının yapılması gerekliliğini vurguluyor oluşumuz genel olarak sistemde tanımlamaların oturması ve uygulamaların sistemde düzgün çalışması amacı ile çok önemli bir yere sahiptir. Avrupa da sürmekte olan çalışmalara verdiğimiz örnekler kapsamında da görüldüğü gibi, ülke uygulamalarının pratiği farklılıklar gösterse de temelde benzer kriterlere ve çıkış noktalarına dayanmaktadır. Bu örnekleri düşünmeksizin hazırlanacak bir Türkiye önerisinde de bu temel fikirler yer alacaktır. Ancak, uluslararası uygulama süreçlerini çalışmalarımızda göz önünde bulundurmak ve ülkeler arası gelişmekte olan ortak ve karşılıklı profesyonel tanınırlık ilişkileri içerisinde yer almak da önemsediğimiz bir konudur. Soru: 46 İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunundan ancak birkaç bölümü eğitim sonrası iş imkanları açısından şanslı oluyor. Yurtdışı çalışma olanaklarının genişlediği günümüzde, onların çalışma olanakları artarken biz kısıtlanmış olmayacak mıyız? A.G.: YÖK tasarısının da tartışıldığı bu günlerde, biz elimizden geldiğince bilgi ulaşımını sağlamaya çabalıyoruz. Genel olarak sistemin eksiklikleri ya da eğitim dengesizliği tartışılabileceği gibi, söz konusu yetkin mühendislik uygulamasının diğer mühendislik uygulamalarını engellemediğini vurgulamak isterim. Uluslararası karşılıklı çalışma olanaklarını geliştirme sürecinde ise, önemli olan nokta Avrupa Birliği ne üye olan ya da olmayan ülkelerden, bu ortak çalışmalarda yer alan ülkelerin inşaat mühendisleri için karşılıklı eşit haklara sahip bir biçimde çalışmalarına fırsat vermek amacıdır. İSKENDERUN Soru: Yetkin mühendiliğin, genel sistem göz önünde bulundurulunca, gerçekleşme olanağı ne kadardır? A.G.: Yapı denetimi ve yetkin mühendislik konularında elbette uzun bir süreç söz konusudur. Ancak, tüm bu sürecin bir anda aşılamayacağı bilincinde olarak, konu üzerine önemli bir adım atma amacı ile bu taslağın olabildiğince gerçekleştirilebilir halde hazırlanması düşünülmüştür. Konuyu toplumsallaştırma adına gündeme getirmek ve sistemin bir ucundan harekete geçmesini sağlamak önemli bir dönüm noktası olacaktır. Soru: Genel olarak müteahhitlik sorunlarına nasıl bir çözüm öneriliyor? A.G.: Yapı Denetim tasarısının en önemli unsurlarından biri müteahhitlik tanımını öneriyor oluşudur. Müteahhitlik sisteminin belirli bir tanımlama üzerine kurularak uygulamaların bu çerçevede yapılması önemli bir etken ve temel bir sistem elemanı olacaktır. Bu tanımlama çalışmaları kapsamında, günümüzde yaşanan birtakım sorunlar engellenmiş, ve özellikle depremler ile gündeme gelen yapım sorumluluğu konusu çerçevelenmiş hale getirilecektir. Soru: Yapı denetimi konusu bir önceki Kanun Hükmünde Kararnamede de yetersizdi. Yeni taslakta konuya temas edilmesi gerçekten etkileyici bir unsurdur. Üretim-denetim önemli bir ilişkidir ve denetim müşteri ile yüz yüze gelmemelidir. Yasa taslağında denetim sistemi içerisinde denetim dışı bırakılacak yapı sınıflandırması var mıdır? A.G.: Yapı denetimi konusunda gerçekleştirdiğimiz detaylı çalışmalar ve hazırlıklarımızda konuya dair önemli noktaları ve gereklilikleri ön plana çıkarmayı amaçlamış bulunmaktayız. Mevcut eksikliklerin yanısıra, hatalı uygulamaları engelleyici tanımlamalar ve belirlemeler yaparak sistemin ilerisi için önemli bir başlangıç olacağını düşünüyoruz. Denetim dışı kalacak yapılar konusu 595 No.lu Kanun Hükmünde Kararname ile aynı şekilde sınıflandırılmıştır. Gerçekleştirilebilirlik ve sisteme süreğenlik kazandırma doğrultusunda bunun en uygun sınıflandırma olacağı kanısındayız. Soru: Yapı denetiminde kamu binaları neden kapsam dışı tutulmuştur? A.G.: Taslak hazırlığı sürecinde gerek kamu kurumları ile yaptığımız görüşmelerde gerekse kendi çalışmalarımızda kamudaki inşaat mühendisi potansiyelinin kendi sistemi içerisinde yeterli ölçüde olduğu belirtilmiştir. Bu konuda kamu kurumlarının da görüşü alınmış, kamu binaları denetiminin kamu kurumları çerçevesinde düzenlenebilecek bir sistem içerisinde uygulanmasının kamu ve özel uygulamaların gerçekleştirilmesi doğrultusunda da en uygun düzen olacağı düşünülmüştür. KAHRAMANMARAŞ Soru: Kahramanmaraş mevcut denetim uygulamaları içinde değildi. Yeni taslakta olan önemli maddeleri öğrenmek istiyoruz. A.G.: Yasa taslağının bu şekilde hazırlanma sürecinin ardından yönetmelikler uygulamaya geçişle birlikte belirleniyor No.lu Yasa da da yönetmelikler sonradan belirlenmiştir. Bu kapsamda, illere göre bölgesel ve ulusal ölçekte uygulamalar konuları ileriki aşamalarda yönetmelikler çerçevesinde belirlenecektir. Oda olarak sizleri her süreçten gerek yayınlarımız gerekse bu tür seminer ve bilgilendirici etkinliklerimiz ile haberdar edeceğiz. Soru: Müteahhitlik tanımı üzerine İMO mevcut yanlış uygulamaları gündeme alıyor mu? A.G.: Çalışmalarımızın her aşamasında inşaat sektörü uygulamalarını ve mevcut hataları göz önünde bulundurarak görüşmemizin yanısıra, genel olarak olması gereken sistemler üzerine yönlenmemizin ilerisi için daha verimli olacağı düşüncesindeyiz. Taslakta yer alan müteahhitlik tanımı, uygulamaya geçişte pek çok sorunu gideren kontrolü sağlayacaktır. Yapı denetim taslağının uygulamaya geçmesi ile birlikte mevcut hataların ve eksik uygulamaların önüne geçilmesi yolunda önemli bir adım atılacağı görüşündeyiz. GAZİANTEP Soru: Yapı denetimi taslağı çerçevesinde ücretlendirme konusu nasıl bir yapıda düşünülüyor? A.G.: Hazırlanan yasa taslağının sigorta boyutu getiriyor oluşu önemli bir unsurdur. Hizmet bedelinin bu taslakta biraz daha aşağı çekiliyor oluşunun nedeni sigorta unsurunun da sisteme dahil edilmesinden kaynaklanmaktadır. Genel olarak uygulamayı bir bütün halinde görmek ve yapı denetimi-sigorta ilişkisinin benimsenmesini sağlamak gerekmektedir. Soru: Yetkin Mühendislik konusunda kriterlerden biri olan eğitimde, eğitim kalite farkları nasıl dengelenecektir? A.G.: Yetkin Mühendislik uygulamaları dahilinde kurulacak komisyonun gerçekleştireceği çalışmalar ve ortak görüş birliği sağlama amaçları üniversitelerin de temsil edilmesi ve dahil edilmesi ile yürütülecek bir aşamadır. Bu aşamada ortaya çıkan ilerlemeler eğitim seviyesinin dengelenmesine ve yükselmesine de etki edecektir. Soru: Siyasi çevrelerin seçim politikası doğrultusunda üniversite açıyor oluşu, Yetkin Mühendislik konusuna sıcak bakmayacakları ihtimalini de getiriyor mu? A.G.: Yetkin Mühendislik uygulamalarında akreditasyon konusunun dahil ediliyor oluşu önemlidir. Akredite olan üniversitelerin ön plana çıkarılması, üniversitelerin bu konudaki rolünü de belirginleştirecektir. Tüm sistem içerisinde siyasi çevrelerin seçim politikalarından öte, olması gereken uygulamaları temel alarak ilerlemek gerekliliğini hatırlamalıyız. Soru: İMO sertifika programları düşünüyor mu? A.G.: Yetkin mühendislik uygulamalarının açık bir şekilde meslektaşlara aktarılması konusunda Odamız her türlü çalışmayı planlamaktadır. Meslekiçi eğitim etkinliklerimizin yanısıra, konu üzerine bu tür bilgilendirici seminer ve toplantılar düzenleyerek aşamalardan ve gelişmelerden sizleri haberdar edeceğiz. Ayrıca, uygulamaya geçiş üzerine her türlü detaylı bilgilendirme ve yönlendirmeyi de yapmayı amaçlıyoruz. Soru: Yetkin mühendislik konusunun yasallaşması ile birlikte mevcut mühendisler de söz konusu değerlendirme ve sınavlara dahil edilecek mi? A.G.: Yetkin mühendislik ve profesyonel tanınırlık konusunda mevcut mühendisler için bir geçiş süreci planlanmıştır. Bu sürecin detayları ve işleyişi de yönetmelikler ile belirlenecektir. 5. ULUSAL BETON KONGRESİ Sayfa 1 den devam Betonun gerek üretiminde gerekse kullanımında insan kusurlarını asgariye indirmek gerekmektedir. İyi nitelikli, yani öngörülen dayanıma sahip ve dürabilitesi yüksek betonu elde etmenin temel ilkesi de budur. Beton bileşenlerinin (çimento, agrega, su ve katkıların) evsafından emin olmak, dizayn kriterleri, oranları ve ortamlarında betonun üretimini sağlamak, üretilen karışımı zamanında ve olması gereken koşullarda döküm yerine nakletmek, uygun kalıplara uygun koşullar yaratılarak tekniğine göre dökmek ve yerleştirmek, döküm sonrası korunmasını sağlamak ve bakımını yapmak tamamen insan eliyle gerçekleştirilen süreçlerdir ve betonun niteliğini belirlemektedir. Betonda, mühendisinden işçisine kadar dikkatli, bilinçli ve sorumlu bir üretim ve kullanım süreci gerekmektedir. Bu süreci kontrol eden etkin ve yetkin bir denetim sistemi, istikrarlı ve sürdürülebilir iyi beton elde etmenin temelini oluşturacaktır. Kuşkusuz ki, üretimde kalite, Hazır Beton teknolojisiyle artmakta ve gelişmektedir. Her ne kadar son yıllarda hazır beton sektöründe önemli gelişmeler olsa dahi, hazır beton kullanımının tamamen yaygınlaşmadığı ve kalite güvence sisteminin hazır beton üreticileri için de olgunlaşamadığı tespitini yapmak yanlış olmayacaktır. 35 ila 40 milyon m³ civarında olan Türkiye nin toplam beton üretiminin % 25 i hala elle dökülmektedir. Standardı C20 ve üstü olan betonların taşıyıcı sistemlerde kullanılması 98 yönetmeliği ile zorunlu hale getirilmiş olmasına ve bu standartlardaki betonların elle dökümünün şantiye ortamlarında imkansızlığına rağmen, hatta elle dökümün daha ekonomik olmadığı gerçeğine rağmen, iyi beton üretmek ve iyi beton üretmek için denetlemek kavramlarının yeterince gelişmediğini görmekteyiz. Daha önce ifade ettiğim çerçevede hazır beton (üretim aşamalarının denetlenmesi kaydıyla) beton üretim kalitesinin artmasının temel etmenidir. Ancak üretim tek başına iyi beton için kriter değildir. Santralden çıkıp mukavemet kazanıncaya kadar geçen süreçte özensizlik hala devam etmektedir. Bu sorun, yeni Yapı Denetimi sistemi uygulandığı şehirlerde ve süreçte ciddi sorgulanma ihtiyacını hissettirmiştir. Kurumsallaşamamış laboratuarlar, imza düzeyinde kalmış denetim hizmetleri, başıboş şantiyeler, kalifiye olmayan inşaat işçileri, tanımsız müteahhitler hala yapı denetim sisteminin handikaplarını oluşturmaktadır. Dolayısıyla dayanımlı ve dayanıklı betonun oluşması da bu handikapların kurbanı olmaktadır. Diğer yandan Avrupa Hazır Beton Birliğinin 17 ülke arasında yapmış olduğu 2001 yılı istatistiklerine göre beton klasifikasyonlarından 15 ila 25 N/mm² dayanıma sahip beton üretiminde Avrupa da 1. sırada bulunduğumuz, ancak 25 in üzerindeki üretimlerde ise 17 ülke içinde sonuncu sırada olmamız, yüklenicisinden projecisine kadar pek çok sektörün bilinç ve bilgi açısından takviye edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ulusal Beton Kongreleri, konuları tüm açılardan ele alıp, gelişmeleri meslektaşlara ve kamuoyuna sunması, her türlü bakış açısının ortaya konulacağı tartışma ortamları oluşturması nedeniyle, betonun üretiminde ve kullanımında oldukça önemli bir konuma

8 8 15 Ekim 2003 ETİK, AHLAK VE KAPİTALİZM TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu 3 Ekim 2003 Cumartesi günü Etik, Ahlak ve Mesleki Davranış İlkeleri konulu bir söyleşi düzenlemiştir. Söyleşiye İnş. Müh. Mustafa Atmaca ve Kimya Müh. İhsan Karababa çağrılı konuşmacılar olarak katılmışlardır. Saat 15:00 deki söyleşi İMO Antalya Şubesi Toplantı Salonunda gerçekleştirilmiştir. Toplantıya katılan konuşmacılardan İnş. Müh. Mustafa Atmaca nın konuşma metninin bir özetini sunuyoruz. OECD nin ileri kapitalist ülkelerinde 22 milyon işsiz var. İşsizlik geçmişte kendilerini güvende hisseden toplum kesimlerini bile vurmakta. Sistemin krizi kapitalist ideolojinin krizidir. Bu günlerde dibe vuran etik- ahlak sorunları, sistemin bütün kurumlarında çok aranan şeyler olmasının temel nedeni bu den 1973 e dek süren uzun ekonomik büyüme dönemi artık bitti. Tam istihdam, yükselen yaşam standartları ve refah devleti geçmişte kaldı. Büyümenin yerine ekonomik tıkanma ve durgunluk aldı. Sermaye sahipleri uzunca bir süreden beri artık üretici faaliyete yatırım yapmakla ilgilenmiyorlar. Dünya üzerinde sağlanan sermaye akışkanlığı, sermayedarların borsa ve banka spekülasyonlarıyla, çok risksiz bir şekilde sağlamaktadır. Böyle bir kolaylık varken üretim ekonomisiyle çok ilgili olmaları beklenemez. Sony şirketinin başkanı Akiro Morita, 1980 lerde üretken sanayiden hizmetler alanına kayma eğiliminin kapitalist sistem için taşıdığı ölümcül tehlikeye defalarca dikkat çekti den bu yana, ABD de tüm faaliyetlerin dörtte üçü hizmet sektörüne yönelirken, imalat faaliyetinin yarısı yok olmuştur. 20. yüzyılın son on yılında, modern bilimin mucizelerine rağmen, insanlığın üçte ikisi barbarlık sınırlarında yaşıyor. İshal ve kızamık gibi salgın hastalıklar yılda yedi milyon çocuğu öldürüyor. Oysa bunlar ucuz ve basit aşılarla önlenebilir. Her yıl kadın gebelik sırasında önemsiz rahatsızlıklardan (ateş, bulantı vs.) yaşamını kaybediyor ve kadın da düşük nedeniyle ölüyor. Eski sömürge ülkeler milli gelirlerinin yalnızca % 4 ünü sağlık harcamalarına ayırıyorlar, yani kişi başına ortalama 41 dolar. Bu değer ileri kapitalist ülkelerde asgari 1900 dolar UNICEF, ABD de bile çocukların % 20 sinin yoksulluk sınırının altında yaşadığını hesaplıyor. Ne var ki, üçüncü dünya ülkelerindeki durum daha da ürkütücü bir düzeyde. 100 milyon kadar çocuk sokaklarda yaşıyor. Brezilya da bu çocuklar, yoksulluklarının suçunu, polis kurşunlarıyla öldürülerek ödüyorlar. Kolombiya da sokaklarda yaşamak zorunda kalan çok sayıda erkek, kadın ve çocuk öldürülüp organları satılıyor ve diğer bölümleri Bogota üniversitesinde kadavra olarak kullanılıyor. Bu skandalların ortaya çıkmasının üzerinden çok zaman geçmedi. Bu ve buna benzer olaylar insan olan herkesi dehşete sürüklüyor. İnsanoğlunu yalnızca meta olarak gören kapitalist etik ve ahlak bütün bu olanlardan kendisini sorumlu tutmuyor, dünya yoksullarının kanı üzerinde keyif çatılmaya devam ediliyor. Yine UNICEF e göre üçüncü dünya ülkelerinin borçlarını geri ödeyebilmeleri için sağlık harcamalarına ayrılan kaynakların %50 si ve eğitime ayrılan kaynakların %25 i kısılmış durumda. Çılgınca ve doymak bilmez bir şekilde zahmetsiz kar peşinde koşan çok uluslu şirketler gezegeni yok ediyorlar. Tropik yağmur ormanları yılda kilometrekarelik bir hızla tahrip ediliyor. Bu alanlar yaklaşık İskoçya kadardır. Bu, dünya için gerçek bir felaketin hazırlıkları demektir. Bir insanın çalışma hakkını reddetmek, onun yalnızca asgari yaşam standardı hakkını reddetmek değildir; kişiyi insani saygınlıktan mahrum bırakmak, onu uygar toplumdan söküp atmak, yaşamını boş ve anlamsız kılmak demektir. İşsizlik insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Dünya yoksulları için bu suç pervasızca işlenmeye devam etmektedir. Güvensizlik, aralıksız baskılar, tıbbi sorunlar, depresyon, evliliklerin parçalanması gibi sorunlar artık kanıksanmış durumdadır. Büyük çoğunluk için, yaşam esasen fazla anlamı olmayan bir faaliyet olarak algılanmaktadır. En iyi durumda katlanılabilir bir şey; en kötü durumdaysa canlı bir işkenceye dönüşmektedir. Her ülkede eşi benzeri görülmemiş bir yozlaşma, dolandırıcılık, yalancılık, üç kağıtçılık, hırsızlık salgını görülüyor. Kapitalizmin amentüsü, egoizm ve açgözlülüğü bir ilke düzeyine yükseltiyor. Nasıl yaparsanız yapın, kapabildiğiniz kadar kapın, şeytan geride kalanı yakalayabilir! Kapitalizmin damıtılmış özü budur. Bu özün ortaya koyacağı etik ve ahlak ise yalanla satamadığı şeylerin başına etik ve ahlak sözcüklerini koyarak bu sefer dürüstlük pazarlamaktan başka bir şey değildir. TMMOB ULAŞTIRMA POLİTİKALARI KONGRESİ TMMOB Ulaştırma Politikaları Kongresi Ekim 2003 tarihlerinde Ankara da Karayolları Toplantı Salonu nda yapılacaktır. Katılım ücreti: TL dir. Bu ücrete kongre çantası, bildiriler kitabı, öğle yemeği, çay, kahve ikramları dahildir. Kongre ye bu olanaklardan yararlanmadan sadece izleyici olarak katılımak mümkündür. 16 Ekim Perşembe 09:30-10:00 Kayıt 10:00-12:00 Açılış Oturumu 1. OTURUM Oturum Yöneticileri: Prof. Dr. Ergun Gedizlioğlu, Cemal Akça (İMO II. Başkanı) 13:00-13:25 TÜRKİYE NİN ULAŞTIRMA SİSTEMLERİNE GENEL BAKIŞ ENTEGRASYON ÖNCELİĞİ Selahattin Babüroğlu, Aylin Akan 13:25-13:50 ÜLKEMİZ ULAŞTIRMA SİSTEMİ VE DÜNYA ULAŞIM SİSTEMİNDEKİ GELİŞMELER Tekin Çınar 13:40-14:15 ULAŞTIRMA BAKANLIĞI NDA UZUN VADELİ PLANLAMA ZORUNLULUĞU Prof. Dr. Mustafa Aysan 2. OTURUM Oturum Yöneticileri: Cemal Gökçe (İMO İst. Şube Bşk.), Prof. Dr. Zerrin Bayraktar 14:40-15:05 ULAŞTIRMA YATIRIMLARINDA GERÇEKLEŞME SÜRECİ Mete Orer 15:05-15:30 TÜRKİYE NİN ALT YAPI KONULARI VE GELECEĞİ Süreyya Y. Özden 15:30-15:55 BÜTÜNLEŞİK ULAŞIM POLİTİKASI VE AVRUPA KENTSEL ŞARTI, ULAŞIM VE DOLAŞIM İLKELERİ Dr. İsmail H. Acar 3. OTURUM Oturum Yöneticileri: Prof. Dr. Muhteşem Kaynak, Ahmet Göksoy (İMO YK Sekreter Üyesi) 16:20-14:40 ULAŞTIRMA SEKTÖRÜNÜN SEKTÖRLERARASI İLİŞKİDEKİ YERİ Y. Doç. Dr. Erdoğan Kotil 16:40-17:00 ULAŞIMDA FİNANSMAN VE FİYATLANDIRMA POLİTİKALARI Erhan Öncü 17:00-17:20 ULAŞTIRMA POLİTİKALARININ TEKNİK EKONOMİK TEMELLERİ, SORUNLARI VE YÖNTEM YAKLAŞIMI Prof. Dr. Sadettin Özen 17:20-17:40 KALKINMA PLANLARINDA ULAŞIM POLİTİKALARI, HEDEFLER VE ÖNCELİKLERİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN BİR DEĞERLENDİRME Dr. Mustafa Ayten, Y. Doç. Dr. Okan Murat Dede 17 Ekim Cuma 4. OTURUM Oturum Yöneticileri: Prof. Dr. Aydın Erel, Kemal Türkaslan (İMO Ankara Şube Bşk.) 09:30-09:50 KENT ULAŞIMINDA PLANSIZLIĞIN OLUŞTURDUĞU KARMAŞA Prof. Dr. Zerrin Bayraktar 09:50-10:10 ERİŞEBİLİRLİK YÖNTEMİNİN ULAŞIM PLANLAMA POLİTİKASI OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Y. Doç. Dr. Serhan Tanyel, Arş. Gör. Mustafa Özuysal, Öğr. Gör. Burak Şengöz 10:10-10:30 AB ÜYESİ ÜLKELER VE TÜRKİYE DE KENTSEL ULAŞIM PLANLAMASI Işın N. Yener Akman, Mua Özalp 10:30-10:50 İZMİR METROSUNUN MEVCUT DURUMUNUN VERİMLİLİK ANALİZİ Arş. Gör. Ömer Selvi, Doç. Dr. Güneş Gür, Y. Doç. Dr. Yavuz Duvarcı 5. OTURUM Oturum Yöneticileri: Prof. Dr. Ayhan İnal, Arif Merdol (İMO Onur Kurulu Üyesi) 11:20-11:40 ULAŞTIRMA SEKTÖRÜNDE EĞİTİM İnş. Y. Müh. Sevil Ay, Prof. Dr. Aydın Erel 11:40-12:00 ULAŞTIRMA MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ: EĞİTİMCİLERİN VE UYGULAYICILARIN YAKLAŞIMI Y. Doç. Dr. İsmail Şahin 12:00-12:20 TÜRKİYE ULAŞTIRMA SİSTEMİ İÇİN VERİ GEREKSİNİMİ Dr. Mustafa Sinan Yardım, Prof. Dr. Aydın Erel 12:20-12:40 DEMİRYOLLARINDA COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN KULLANILMASI Arş. Gör. Hakan Güler, Salih Erkan Kaçmaz 6. OTURUM Oturum Yöneticileri: Dr. İsmail H. Acar, Gülay Karaküçük (İMO Genel Sekreteri) 14:00-14:20 AVRUPA BİRLİĞİ ULAŞTIRMA POLİTİKALARI Arş. Gör. Niyazi Uğur Terzi 14:20-14:40 AVRUPA BİRLİĞİ DENİZ ULAŞTIRMASI POLİTİKALARI Doç.Dr.Nil Güler 14:40-15:00 SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMANIN GELİŞTİRİLMESİNDE ULAŞTIRMA SEKTÖRÜNDE FİYATLANDIRMANIN ÖNEMİ Hülya Zeybek 15:00-15:20 TÜRKİYE DE ŞEHİRLERARASI OTOMOBİL YOLCULUKLARININ CBS ORTAMINDA SORGULANMASI Arş. Gör. Yaşar Vitoşoğlu, Arş. Gör. Hakan Güler 15:35-18:00 FORUM: ULAŞTIRMA PLANLANMASI: POLİTİKALAR, YAKLAŞIM, UYGULAMA Forum Yöneticisi: Prof. Dr. Güngör Evren TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Adına Sahibi Taner YÜZGEÇ Yazı İşleri Müdürü Zeki ERGİNBAY Zeki ERGİNBAY ( ) Ahmet GÖKSOY TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI NIN YAYIN ORGANIDIR. 15 GÜNDE BİR YAYINLANIR. ADRES: SELANİK CAD. NO:19/ KIZILAY / ANKARA TEL: FAKS: E-POSTA: WEB: DİZGİ MİZANPAJ: TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YAYIN GÖREVLİLERİ: CEMAL ÇİMEN - ZÜHTÜ KAYALI - CELAL UYAR Teknik Güç de yayınlanan yazılar kaynak gösterilerek yayınlanabilir.

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER tmmob 2002/2004 Cumhuriyet / 7 Haziran 2002 Radikal / 7 Haziran 2002 218 Evrensel / 15 Temmuz 2002 37. dönem çalışma raporu 219 tmmob 2002/2004 Cumhuriyet

Detaylı

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması İçindekiler 44. Dönem Genel Kurul Gündemi... 11 43. Dönem Organları... 12 43. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 16 44. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 18 İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcilikleri... 20 18

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR 19 20 TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her çalışma döneminde olduğu gibi bu dönemde de örgütsel birikimiyle,

Detaylı

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146 TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir

Detaylı

4. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI

4. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI 4. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI 4.1 DANIŞMA KURULLARI Danışma Kurulu Çalışma Programı nı tartıştı 23. Genel Kurul`un ardından 24. Dönem I. Danışma Kurulu Toplantısı 09 Haziran 2012 tqrihinde

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret ETO YENİ BAŞKANI COŞKUN SALON U, İDA EĞİTİM YARDIMLAŞMA DERNEĞİ VE AKBANK A.Ş. EDREMİT ŞUBE MÜDÜRÜ TEBRİK ZİYARETİNDE BULUNDULAR. İda Eğitim Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı;Zehra

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010)

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010) Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010) 8 MART 2010, PAZARTESİ 09:00-17:00 Avrupa Birliği Genel Sekreterliği

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ. Doç.Dr. Yunus KOÇ

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ. Doç.Dr. Yunus KOÇ HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ Doç.Dr. Yunus KOÇ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI ÖĞRETİM ÜYESİ SAYILARI/İSTATİSTİKLER Görevlendirme: 1 profesör (yabancı

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 ILO Kabul Tarihi: 15 Haziran 2006 Yürürlüğe Giriş Tarihi: 20 Şubat 2009 Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı, Uluslararası

Detaylı

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI Övgü PINAR-Nurel KILIÇ Yapı fuarları; mal ve hizmet üreten kuruluşlar ile yine bu sektörde çalışan yöneticiler, mimarlar, mühendisler,

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

İNTERNETTE B2B İLE İŞİNİZİ BÜYÜTÜN SEMİNERİ

İNTERNETTE B2B İLE İŞİNİZİ BÜYÜTÜN SEMİNERİ Sayı 43 Mayıs 2013 e-bülten İTO BİLİŞİM H e r a y ı n i l k h a f t a s ı İ T O w e b s i t e s i n d e y a y ı n l a n ı r İNTERNETTE B2B İLE İŞİNİZİ BÜYÜTÜN SEMİNERİ Mal ve hizmetlerin üretim, tanıtım,

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI 25-26 Kasım 2005, İstanbul Sivil Toplumun Geliştirilmesi İçin Örgütlenme Özgürlüğünün Güçlendirilmesi Projesi,

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

CEZAYİR SEKTÖREL AÇILIM GEZİSİ

CEZAYİR SEKTÖREL AÇILIM GEZİSİ CEZAYİR SEKTÖREL AÇILIM GEZİSİ Sayın Cumhurbaşkanımızın 2014 yılı Kasım ayında yapmış oldukları Cezayir gezisi sırasında, Cezayir le ticaret hacminin arttırılmasına yönelik yapmış oldukları irade beyanının

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı ve Türkiye Ziraat odaları Birliği tarafından düzenlenen bilgilendirme, toplantısında konuşan Ziraat odaları

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen

Detaylı

ANTALYA İHRACATÇILAR BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ. Konularını içeren duyurularımızın detayları ekte sunulmuştur.

ANTALYA İHRACATÇILAR BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ. Konularını içeren duyurularımızın detayları ekte sunulmuştur. ANTALYA İHRACATÇILAR BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Sayı : TİM.AİB.GSK. ARGE/ 580 22/02/2013 Konu : Sirküler. ANTALYA İHRACATÇILAR BİRLİĞİ ÜYELERİNE SİRKÜLER 2013 / 63 Sayın Üyemiz, 1. Macaristan 7. Tarım

Detaylı

Technology. and. Machine

Technology. and. Machine Technology and Machine Cezayir Teknoloji İthal Etmek İSTİYOR Kuzey Afrika nın en geniş yüzölçümüne, 35 milyona yakın nüfusa ve büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan Cezayir, ekonomik veriler

Detaylı

14.4. Mesleki Uygulama ve Denetim Komitesi (MUDK)

14.4. Mesleki Uygulama ve Denetim Komitesi (MUDK) 14.4. Mesleki Uygulama ve Denetim Komitesi (MUDK) Mimarlar Odası nın Anayasanın 124. maddesine ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu na dayanarak çıkarmış olduğu yönetmelik, tarife

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

İktisadi Kalkınma Vakfı

İktisadi Kalkınma Vakfı İktisadi Kalkınma Vakfı Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi kadar eski ve köklü bir kurum olan İktisadi Kalkınma Vakfı, Türkiye ile AB arasındaki ortaklık ilişkisini başlatan Ankara Anlaşması nın imzalanmasından

Detaylı

Şube Günlüğü. TMMOB - EMO Diyarbakır Şubesi Haber Bülteni

Şube Günlüğü. TMMOB - EMO Diyarbakır Şubesi Haber Bülteni 1 2 3 4 5 01 Eylül 2010 tarihinde, Türkiye Barış Meclisi Diyarbakır girişiminin 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle kurduğu barış çadırına Diyarbakır İKK tarafından gerçekleştirilen ziyarete Şube Yönetim

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

EGE BÖLGESİ SANAYİ ODASI. Faaliyet Programı

EGE BÖLGESİ SANAYİ ODASI. Faaliyet Programı EGE BÖLGESİ SANAYİ ODASI 2010 Faaliyet Programı İçindekiler 1- Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu 2010 Yılı Faaliyet 1-2 Programı 2- EBSO Üyelerine Yönelik Faaliyetler 3-4 3- EBSO Dışı Kuruluşlarla

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

KATILIM SÜRECİ VE İKTİSADİ KALKINMA VAKFI

KATILIM SÜRECİ VE İKTİSADİ KALKINMA VAKFI KATILIM SÜRECİ VE İKTİSADİ KALKINMA VAKFI Leyla Tunç Yeltin Genel Sekreter Vekili Türkiye nin AB perspektifini ve bu konuda sivil toplum örgütlerinin oynayacağı rolü yıllar önce büyük bir isabetle tespit

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Bahaettin SARI. İMO Yapı Denetim Komisyon Başkanı

Bahaettin SARI. İMO Yapı Denetim Komisyon Başkanı Bahaettin SARI İMO Yapı Denetim Komisyon Başkanı 1999 depremlerinin ağır faturasından; 1. Müteahhitler 2. 4 lü TUS mühendis ve mimarlar 3. Belediye ve Valilikler sorumlu tutulmuş; Felaketlerin; doğru yer

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI Berna ERKAN Sunuş ASOSAI (Asya Sayıştayları Birliği) ve

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Sendikamıza Üye Çimento Fabrikalarında gerçekleştirilen Acil Durum Tatbikatları devam etmektedir. İSG İş Sağlığı ve Güvenliği

Sendikamıza Üye Çimento Fabrikalarında gerçekleştirilen Acil Durum Tatbikatları devam etmektedir. İSG İş Sağlığı ve Güvenliği İSG İş Sağlığı ve Güvenliği 17 Ağustos 1999 Depreminde İki Çimento Fabrikası: Bir Afet Sosyolojisi Çalışması yayınlandı 17 Ağustos 1999 da meydana gelen, büyük can ve mal kaybına yol açan deprem felaketi,

Detaylı

Önceki dönemlerden süregelen çalışmalar ile birlikte henüz sonuçlandırılamayan çalışmaları,

Önceki dönemlerden süregelen çalışmalar ile birlikte henüz sonuçlandırılamayan çalışmaları, TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI 40. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI Dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik, siyasal, sosyal, ve kültürel gelişmelerin, yaşam ve meslek alanlarımıza yansımaları ağırlaşarak

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

NÜKLEER KARŞITI PLATFORM (NKP) ETKİNLİKLERİ

NÜKLEER KARŞITI PLATFORM (NKP) ETKİNLİKLERİ NÜKLEER KARŞITI PLATFORM (NKP) ETKİNLİKLERİ 29 Mart 2012-Mersin in Gülnar İlçesi ne nükleer santral yapmak isteyen Akkuyu NGS Elektrik Üretim A.Ş. nin Akkuyu da yapılan Halkı Katılımı toplantısına Nükleer

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler... TÜRKONFED BAŞKANI TARKAN KADOOĞLU TKYD KURUMSAL YÖNETİM ZİRVESİ KONUŞMA METNİ 14 Ocak 2016 Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Detaylı

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Faaliyet Raporu BAŞKANDAN Odamızın kurumsal yapısı ve yarım asırlık tarihinden elde ettiği tecrübe ve birikim sayesinde, son derece sağlam temeller üzerinde yapılanmıştır.

Detaylı

REKABET KURUMU REKABET RAPORU ÖZETİ Ahmet ÇELİK

REKABET KURUMU REKABET RAPORU ÖZETİ Ahmet ÇELİK GİRİŞ Rekabet Kurumu tarafından 2011 yılından itibaren yayımlanan Rekabet Raporu'nun bu yılki teması "Rekabet Hukuku ve KOBİ'ler" olarak belirlenmiştir. 2014 Rekabet Raporu'nda yalnızca rekabet hukuku

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

RAPOR TPS-OIC TİCARET MÜZAKERELERİ KOMİTESİ (TMK) GÖZDEN GEÇİRME TOPLANTISI. (Ankara, 17-19 Haziran 2008)

RAPOR TPS-OIC TİCARET MÜZAKERELERİ KOMİTESİ (TMK) GÖZDEN GEÇİRME TOPLANTISI. (Ankara, 17-19 Haziran 2008) Aslı: İngilizce RAPOR TPS-OIC TİCARET MÜZAKERELERİ KOMİTESİ (TMK) GÖZDEN GEÇİRME TOPLANTISI (Ankara, 17-19 Haziran 2008) 1. TMK Gözden Geçirme Toplantısı 17-19 Haziran 2008 tarihleri arasında Ankara da

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Uluslararası Konferans Sivil Toplum-Kamu Sektörü İşbirliği 25-26 Nisan 2013, İstanbul 2 nci Genel Oturum

Detaylı

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Dünya Bankası Grubu Hakkında Dünya Bankası nedir? 1944 te kurulan Banka, kalkınma desteği konusunda dünyanın en büyük kaynağıdır 184 üye ülke sahibidir

Detaylı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 Mart 2009 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve Kalkınma

Detaylı

KADIN DOSTU KENTLER - 2

KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENT NEDİR? KADINLARIN Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere İstihdam olanaklarına Kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb) Şiddete maruz kaldıkları takdirde

Detaylı

TOBB GGK nın Onursal Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başkanı Sayın Ali Sabancı dır.

TOBB GGK nın Onursal Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başkanı Sayın Ali Sabancı dır. TOBB GGK, TOBB bünyesinde teşekkül ettirilen ve TOBB Yönetim Kurulu nun alacağı kararlara ışık tutan, genç girişimcilik konusunda genel politikalar geliştiren ve görüş oluşturulmasına katkıda bulunan istişari

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI SÜREKLİ BİLİMSEL TEKNİK KURUL ve ÇALIŞMA GRUPLARI YÖNETMELİĞİ

TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI SÜREKLİ BİLİMSEL TEKNİK KURUL ve ÇALIŞMA GRUPLARI YÖNETMELİĞİ TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI SÜREKLİ BİLİMSEL TEKNİK KURUL ve ÇALIŞMA GRUPLARI YÖNETMELİĞİ TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Sürekli Bilimsel Teknik Kurul Ve Çalışma Grupları Yönetmeliği Amaç Madde-1

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

FASIL 6: ŞİRKETLER HUKUKU

FASIL 6: ŞİRKETLER HUKUKU FASIL 6: ŞİRKETLER HUKUKU 6.A. Avrupa Birliği ndeki Genel Sektörel Durum Analizi Şirketler hukuku mevzuatı, şirketler ile muhasebe ve denetim konularını kapsamaktadır. Şirketler konusuna ilişkin kurallar,

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 Ekim ayı içerisinde Odamız tarafından; üyelerimizce talep edilen 37 adet Kapasite Raporu, 15 adet Ekspertiz raporu ve 6 adet de Fiili Tüketim Belgesi düzenlenmiştir.

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği www.irisakademi.com Resmi Gazete Tarihi:05.02.2013 Resmi Gazete Sayısı:28550 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 225 ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ 13 Ocak 2012 KESK Genel Merkezi başta olmak üzere bir çok ilde KESK e bağlı sendikalar, demokratik kurumlar, belediyeler ve siyasi

Detaylı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Af Örgütü ve Hakikat Adalet Hafıza Derneği'nin her ay düzenledikleri

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Gençlik Politikasi Geliştirme Sosyal Uyum İnsan Hakları Kültürlerarasi Diyalog Katılım Araştırma AVRUPA KONSEYI VE GENÇLER 40 YILI AŞKIN BIR SÜREDIR AVRUPAYI BIRLIKTE INŞA

Detaylı

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığığ Ülke ve Kamu Kurumları Düzeyinde Strateji Yönetimi Anıl YILMAZ Stratejik t Planlama l Dairesi i Bşk. ODTÜVT Yönetim ve Mühendislik Günleri 2 Mart 2008 Gündem Ülkesel

Detaylı

SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI

SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI etkinlikler SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI IV. Makina Tasarım ve İmalat Teknolojileri Kongresi Makina Mühendisleri Odası Konya Şubesi sekretaryalığında düzenlendi... IV. Makina Tasarım ve İmalat

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SÖZLEŞMESİ 12. TARAFLAR KONFERANSI (COP12) EKİM 2015 TARİHLERİNDE ANKARA DA YAPILACAKTIR.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SÖZLEŞMESİ 12. TARAFLAR KONFERANSI (COP12) EKİM 2015 TARİHLERİNDE ANKARA DA YAPILACAKTIR. [ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SÖZLEŞMESİ 12. TARAFLAR KONFERANSI (COP12) 12-23 EKİM 2015 TARİHLERİNDE ANKARA DA YAPILACAKTIR. [ Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele 12. Taraflar Konferansı

Detaylı

HABER BÜLTENİ /NİSAN 2015

HABER BÜLTENİ /NİSAN 2015 GERÇEKLEŞEN TEMAS,ZİYARET VE TOPLANTILAR ÜNİVERSİTELER İLE İLİŞKİLER & AVAN PROJE ÇALIŞMALARI İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ TARKEM, İzmir Tarih Projesi Havralar Alt Bölgesi ve Yakın Çevresinin Operasyon

Detaylı

E- BÜLTEN. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube 5. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi. Tarım Öğretiminin Başlangıcı nın 170. Yıldönümü Kutlandı

E- BÜLTEN. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube 5. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi. Tarım Öğretiminin Başlangıcı nın 170. Yıldönümü Kutlandı E- BÜLTEN Sayı: 01 Ocak 2016 Telefon : 0224 4534741 Fax : 0224 4534500 E-Mail : bursagmo@gmail.com TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube 5. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi Bursa Şube Yönetim Kurulu,

Detaylı

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir;

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir; 12. Yetkin Mühendislik TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir; 1. no lu maddede, bu yönetmeliğin amacının, tüm ülkede

Detaylı

Sendikamıza Üye Çimento Fabrikalarında 2008 yılı Mayıs ayından bu yana gerçekleştirilen Acil Durum

Sendikamıza Üye Çimento Fabrikalarında 2008 yılı Mayıs ayından bu yana gerçekleştirilen Acil Durum İSG İş Sağlığı ve Güvenliği Acil Durum Tatbikatlarında sona yaklaşılıyor Sendikamıza Üye Çimento Fabrikalarında 2008 yılı Mayıs ayından bu yana gerçekleştirilen Acil Durum Tatbikatları 2009 yılı Şubat

Detaylı

Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCAP)

Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCAP) Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCAP) Kurtuluş Aykan* Küresel mali krizin ortaya çıkardığı en önemli gerçek, ekonomik sorunların bundan böyle artık tek tek ülkelerin

Detaylı

Türkiye'de "Decentralization" Süreci

Türkiye'de Decentralization Süreci Türkiye'de "Decentralization" Süreci 30 Nisan 2013 Bahçeşehir Üniversitesi İlker Girit Ahmet Ketancı Türkiye'de "Decentralization" Süreci Decentralization Prensipleri Türkiye deki Tarihi Süreç Türkiye

Detaylı

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar Technical Assistance for Implementation of the By-Law on Strategic Environmental Assessment EuropeAid/133447/D/SER/TR Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği'nin Uygulanması Teknik Yardım Projesi

Detaylı

Yeni Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi

Yeni Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon, 12-13 Mayıs 2014, IV. Arazi Yönetimi Çalıştayı Yeni (6360) Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon, 12-13 Mayıs 2014 6360 sayılı

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER 4 Haziran 2012 SUNUŞ GÜNDEMİ Pazara Giriş Koordinasyon Yapısı Yeni Yaklaşım Pazara Giriş Komitesi Ülke Masaları

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ YASASI SONRASI DÖNEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ

İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ YASASI SONRASI DÖNEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ 15.Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi (9-12 Şubat 2014, Ankara) İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ YASASI SONRASI DÖNEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.A.Gürhan Fişek Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3.

Detaylı