ÇOCUK CERRAHİSİ ÖZEL SAYISI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇOCUK CERRAHİSİ ÖZEL SAYISI"

Transkript

1 Temmuz - Ağustos - Eylül 2012 Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi yayınıdır. ISSN ÇOCUK CERRAHİSİ ÖZEL SAYISI FİMOZİS VE SÜNNET ÇOCUKLARDA KARIN AĞRISI ÇOCUĞUNUZ YABANCI CİSİM YUTARSA ÇOCUK YANIKLARINA GÜNCEL YAKLAŞIM

2

3 Temmuz - Ağustos - Eylül

4 Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adına Yayın Kurulu Başkanı: Doç. Dr. Nurullah Okumuş (Başhekim) Genel Yayın Yönetmeni: Doç. Dr. Zehra Aycan Haber Koordinatörü: Nurşah Murat Yayın Kurulu: Nilüfer Arda Zehra Aycan Hatice Bilgili İlknur Bostancı Ece Koyuncu Arzu Dursun Selmin Karademir Ayşe Karaman Haşim Kiraz Tuncay Küçüközkan Saliha Şenel Gonca Yılmaz Ayşegül Zenciroğlu Bilimsel Danışma Kurulu: Elif Akkaş Ayşe Aksoy Mehmet Bülbül Hakan Çavuşoğlu Semra Çetinkaya Derya Erdoğan Özlem Erdoğan Ülker Ertan Nedim C. M. Gülaldı Pamir Işık Bülent Kara Osman Fadıl Kara Can Demir Karacan Bengi Ece Kurtul Ali Kutsal Ulaş Önay Özgür Öner Pınar Öner İsmet Faruk Özgüner Mehpare Özkan Şengül Özkan Enis Özkaya Mahmut Ferda Şenel Filiz Şenocak Seray Şirvan Gönül Tanır Yasemin Taşçı Yıldız Ayşe Ulya Ertem Pelin Zorlu *Yayın Kurulu ve Bilimsel Danışma Kurulu soyadı sırasına göre yapılmıştır. Dr. Sami Ulus Sağlık Dergisi (Dr. SU) Sayı: 4 Temmuz Ağustos - Eylül 2012 ISSN İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Aysun Yayıncılık Matbaacılık Reklam İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Aysun Palalı Genel Yayın Koordinatörü: Cumali Köktaş Hukuk Danışmanı: Av. Behiye Alkoç Yönetim Merkezi: Mahatma Gandi Caddesi No: 105/3 GOP- Çankaya Ankara Tel: Fax: www. drsamiulus. com com AVEC Reklam Organizasyon www. aysunyayincilik. com Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Babür Caddesi No:44 (06080) Altındağ / ANKARA Telefon: Faks: www. samiulus. gov. tr Temmuz-Ağustos-Eylül 2012 Dr. Sami Ulus Sağlık Dergisi (Dr. SU) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Ücretsizdir. Yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına, reklamların sorumluluğu ise reklam verene aittir. Yayınlanan makale, röportaj ve ilgili görseller için herhangi bir ücret veya telif ödenmez. Kaynak belirtilmek suretiyle alıntı yapılabilir. Baskı: MRK Baskı ve Tanıtım Ltd. Şti. OSB Sokak D:2 Ostim Yenimahalle-Ankara Baskı Tarihi: Temmuz - Ağustos - Eylül 2012

5 Başyazı Doç. Dr. Nurullah OKUMUŞ Değerli Dostlar, Çocuk Cerrahisi konularının ağırlıkta olduğu 4. sayımızda yine sizlerle birlikte olmaktan mutluyuz. Hastanemiz Çocuk Cerrahisi kliniği, 1983 yılından beri Eğitim Kliniği olarak hizmet veren ve ülkemize çok sayıda Çocuk Cerrahisi uzmanı kazandırmış olan bir kliniktir. 3 Eğitim görevlisi ve 5 uzman ile eğitim ve tedavi hizmetlerine devam eden kliniğimiz, modern tıbbın gerektirdiği teknik ve bilgi donanımı ile, ülkemizin önde gelen Çocuk Cerrahisi kliniklerinden birisi olmuştur. Ankara ve Türkiye nin neredeyse tüm illerinden gelen hastalara hizmet veren bu ekibin ağırlıklı olarak yazılarını yazdığı bu sayımızda, çocukluk yaş grubunda sık görülen cerrahi problemlerin ele alındığı konular var. Eğitim görevlileri Op. Dr. Derya Erdoğan, Doç. Dr. Yusuf Hakan Çavuşoğlu ve Doç. Dr. İsmet Faruk Özgüner ile Doç. Dr. İbrahim Karaman, Doç. Dr. Ayşe Karaman, Op. Dr. Engin Yılmaz, Op. Dr. Haşim Ata Maden ve Op. Dr. Çağatay Evrim Afşarlar, bu sayımızdaki yazıların büyük kısmını hazırlayan değerli hekimlerimiz. Yaz aylarında, erkek çocuğu olan ailelerin bir kısmını sünnet telaşı sarar. Sünnetin yararları, hangi yaş aralığında yapılması gerektiği, hangi yöntemlerin kullanıldığı ve kimlerin yapması gerektiğini ele aldık sünnet başlıklı yazımızda. Bunun yanında özellikle hayatın ilk yıllarında, yabancı cisim veya koroziv madde alımının neden olduğu problemler, ailede endişe yaratan ve bazen de istenmeyen sonuçlara neden olabilen durumlardır. Bu durumlarda en uygun yaklaşımlar, neler yapılması gerektiği de yeralıyor bu sayımızda. Çocukluk yaş grubunda yanıklar, en önemli cerrahi problemlerin başında gelmektedir. Maalesef yanık tablosuyla karşılaşıldığında, hekime ulaşıncaya kadar aileler, mevcut tabloyu daha da kötüleştirebilecek, belki de çocuğun ömür boyu taşıyacağı, geri dönüşü olmayan kalıcı yanık izlerine, hatta ölümlere neden olacak hatalar yapabilmektedirler. Çok basit uygulamalarla yanıkların neden olacağı bazı problemler ortadan kaldırılabilmektedir. Bu konuda uzmanların önerilerine dikkate almak gerekmektedir. Yanıkla ilgili, bu konuda Türkiye deki en deneyimli uzmanlarından birisi olan Doç. Dr. Emrah Şenel in yazısını zevkle okuyacağınızı umuyorum. Çocuklarda karın ağrısı, apandisit, fıtık, inmemiş testis konuları da zevkle okuyacağınıza inandığımız diğer konu başlıklarımızdan. Hekimler sadece hasta bakıp, tanı ve tedavi uygulayan meslek grubu değildir aslında. Bildiğiniz gibi önemli şair, yazar, söz ve beste yazarları ve sanatçılar arasında çok sayıda hekim bulunmaktadır. Farklı hobilerle uğraşan hekimlerden birisi de hastanemiz Çocuk Cerrahisi hekimlerinden Doç. Dr. İsmet Faruk Özgüner. Bu sayıda bize hobi olarak, doğaya saygı kuralları çerçevesinde Balıkçılık konusunu sundu. Sizleri son sayımızla baş başa bırakmadan önce, Güzel Ankara mızın Balgat Bölgesinde, hastanemize bağlı bir Semt polikliniğinin hizmet vermeye başladığı haberini sevinçle vermek istiyorum. Bu bölge, sağlık kuruluşları açısından oldukça yetersiz bir bölge idi. Dr. Sami Ulus Hastanesi nin Çocuk ve Kadın Doğum alanındaki tecrübelerini, Dahiliye, Cerrahi, Kulak Burun Boğaz, Göz, Diş, Ortopedi ile birleştirerek, Dr. Sami Ulus kalitesiyle sunmaktan gurur duyuyoruz. Bizden haberdar olmak isteyen dostlarımızın sık sık adresine ziyaret etmelerini bekliyor, sağlıklı ve mutlu günler diliyorum. Temmuz - Ağustos - Eylül

6 İÇİNDEKİLER Başyazı Doç. Dr. Nurullah Okumuş Editörden Doç. Dr. Zehra Aycan Yazı İşlerinden Aysun Palalı 10 Fimozis ve Sünnet Op. Dr. Haşim Ata MADEN Çocuklarda Karın Ağrısı Doç. Dr. İbrahim KARAMAN 16 Apandisit - Doç. Dr. İbrahim KARAMAN 20 Çocuklarda İnguinal Herni ve Hidrosel Doç. Dr. Ayşe KARAMAN Çocuğunuz Yabancı Cisim Yutarsa Doç. Dr. Ayşe KARAMAN Solunum Yollarına Yabancı Cisim Aspirasyonları Op. Dr. Engin YILMAZ Çocuklarda Koroziv Madde İçimi Doç. Dr. Yusuf Hakan ÇAVUŞOĞLU Çocuk Yanıklarına Güncel Yaklaşım ve Gelecekteki Tedavi Alternatifleri Doç. Dr. Emrah ŞENEL 34 Çocuklarda Laparoskopi - Op. Dr. Engin YILMAZ Çocuklarda Ürodinami Op. Dr. Çağatay Evrim AFŞARLAR Çocuklarda Anestezi - Uzm. Dr. Tülay TUNCA 4 Temmuz - Ağustos - Eylül 2012

7 49 Günübirlik Cerrahi ve Hemşirelik Bakımı Hem. Cemile DEMIRÖZ 43 İÇİNDEKİLER Doç. Dr. Özden TÜTÜN ile Söyleşi Asistan Dr. Özlem BALCI Asistan Dr. Fetiye CANPOLAT Çocuğumun Kabızlık Problemi Var Doç. Dr. Ayşe KARAMAN 49 Çocuklarda Kusma - Doç. Dr. Selim GÖKÇE 52 İnmemiş Testis Doç. Dr. İsmet Faruk ÖZGÜNER Hipospadiyas - Op. Dr. Haşim Ata MADEN Kuşkulu Genitalyaya Yaklaşım Uzm. Dr. Sebahat Yılmaz AGLADIOGLU Prof. Dr. Zehra AYCAN Adölesanlarda Over Kisti Op.Dr.Enis ÖZKAYA Dr.Özlem Fatma UÇAR Çocukluk Çağında Tiroid Nodülleri Doç. Dr. Yusuf Hakan ÇAVUŞOĞLU Çocuklarda Gastrointestinal Kanamalar Op. Dr. Derya ERDOĞAN Doktorun Hobisi: Amatör Balıkçılık Doç. Dr. İsmet Faruk ÖZGÜNER Nitrik Oksit Doç. Dr. Ayşegül ZENCİROĞLU Prema Türk Temmuz - Ağustos - Eylül

8 Editörden Doç. Dr. Zehra AYCAN Değerli Okuyucularımız Dergimizin bu sayısında sizleri Çocuk Cerrahisi kliniğimiz ile buluşturuyoruz. Hastanemizin Çocuk Cerrahi Kliniği Türkiye nin kendi alanında ilk eğitim kliniklerinden birisi olup birçok çocuk cerrahi uzmanı yetiştirmiştir ve yetiştirmeye devam etmektedir. Klinik 1969 yılında kurulmuş olup ilk klinik şefi Dr. Lemi Ocaklılar olmuştur de ise Doç Dr. Özden Tülin klinik şefliğine atanmış ve 26 yıl bu görevi sürdürerek birbirinden değerli çocuk cerrahisi uzmanı yetiştirmiştir. Dergimizin bu sayısında değerli hocamız ile yapılan bir söyleşi ile Sami Ulus yıllarını ve hayat felsefelerini okuma imkanı bulabilirsiniz. Üç yıl önce emekli olan hocamıza bizlerle yeniden buluştuğu için ayrıca teşekkür ediyor, bundan sonraki hayatında sağlık ve mutluluklar diliyoruz. Şu anda Çocuk Cerrahisi Kliniğimiz güçlü bir eğitici ve uzman kadrosu ile eğitim ve hizmet çalışmalarını başarılı bir şekilde sürdürmektedir. Açık ve laparoskopik olarak her tür cerrahi müdahalenin yapıldığı kliniğimizde üç eğitim görevlisi, iki doçent, üç uzman ve sekiz araştırma görevlisi çalışmaktadır. Yılda yaklaşık 20 bin hastaya poliklinik hizmeti verilirken 3 bin hasta yatarak tedavi edilmektedir. Dergimizin bu sayısında çocuk cerrahisi ile ilgili konularda güncellenmiş bilgiler, tecrübelerle yoğurularak sizlere sunulmaya çalışıldı. Sünnetten, tiroid ameliyatlarına, kabızlıktan kuşkulu genitalyaya birçok konu ele alındı. Bunun yanı sıra çocuk cerrahlarımızdan Doç. Dr. İsmet Faruk Özgüner in hobisi olan balıkçılık üzerine bir yazısı ile paramedikal paylaşımlar gerçekleştirildi. Keyifle okunacak bu sayımızı sizlerle buluşturmaktan mutluluk duyduğumuzu belirtir, katkı veren tüm meslektaşlarımıza teşekkür ederim. 6 Temmuz - Ağustos - Eylül 2012

9 Temmuz - Ağustos - Eylül

10 Yazı İşlerinden Aysun PALALI Annelerin Bilinçlendirilmesi ve Bireysel Gelişimleri Son günlerde maalesef kadınlara uygulanan şiddet ve ölüm haberleri ile sık sık karşılaşmaktayız. Her şeyden önce bir insan olarak, bu şiddeti kınıyorum ve acilen el birliği ile çözüm üretmemiz gerektiğini düşünüyorum. Kadına yönelik şiddetin bu kadar artmış olması, toplumumuzda bu anlamda ciddi bir sorunun olduğunu göstermektedir. Şiddete başvuranların sosyo-ekonomik açıdan ciddi bir analizini gerektiren bu sorun, birçok nedene dayandırılabilir: Şiddet uygulayanın psikolojik durumu, çocukluk çağında yetiştiği ortam, aldığı eğitim, yaşadığı aile-çevre baskısı, gelenekler vb. gibi.. Kadına yönelik şiddetin altında yatan en önemli nedenin, şiddet uygulayan kişinin çocukluğunda gizli olduğunu düşünmekteyim. Şiddeti çözüm olarak gören kişinin 0-18 yaş arasında çocuğun yetiştiği sosyal ortamı inceleyecek olursak; ebeveynlerin aile içindekibirbirlerine karşı tutumları (rol model olma), ergenlik çağında çocuğun edindiği arkadaş çevresi, ilk ve orta öğretimdeki eğitim ve arkadaş çevresi bireylerin kişilik yapısının oluşumunda oldukça önemlidir. Buradan şu çıkarımı yapabiliriz; başta kadına şiddet olmak üzere her türlü şiddetin (psikolojik sorunlu bireyleri bunların dışında tuttuğumuzda), ya da iyi-doğru davranışın özünde 0-18 yaş aralığında şekillendiğini, olgunlaştığını kabul edebiliriz. Çocukluktan çıkıp yetişkin birer birey olan bu kişilerin birçoğu bulunduğu ortamdan gördüğü, öğrendiği şeyleri alarak sonrasında kendi yaşantısını buna göre şekillendirmektedir. Bu nedenle ben dönemin çok önemli olduğunu düşünmekteyim. Ve bu süreçte en etkili olacak kişilerin de kadınların yani annelerimizin olacağını düşünmekteyim. Şiddetin her türünü engellemek istiyorsak, önce anneleri bireysel gelişim ve bilinçlendirme eğitimleri ile belli bir seviyeye getirilmesiyle işe başlamalıyız: Annelerin Eğitimi Özellikle bizim gibi aile kavramının önemini yitirmemiş toplumlarda, çocuklar en azından 18 yaşınakadar aileleri ile beraber yaşar ve çocuğun sorumluluğunun büyük bir bölümünü (özbakım da dahil) anneler üstlenir. Ve çocukların genelinde bu süreçte anneye karşı aşırı bir düşkünlük eğilimi görülür. İşte anne burada çocuğa verilmesi gerekenleri doğru verebilir ve ilişki kuracağı yakın çevresinde çocuğun iyi ile kötüyü ayırabilme özelliğini kazandırabilir ise bu çocukların büyük birçoğunluğu toplumda daha bilinçli bireyler olarak yer alırlar. Böylelikle de şiddetin zamanla azalması ve en sonunda sıfırlanması söz konusu olabilir. Çocuk cerrahisinin yoğun olarak işlendiği dergimizin bu sayısında, son günlerde kadına yönelik şiddete dikkatinizi çekmek istedim. Son söz; öncelik annelerin bilinçlendirilmesi ve bireysel gelişimleri olmalıdır 8 Temmuz - Ağustos - Eylül 2012

11 Siz de bebeklerinizin vücut sıcaklığını koruyarak, evde yada anne yanında sarılık tedavisi imkanı sunmak istemez misiniz? Bilicot Safety and Intensity With Novos Phototherapies Temmuz - Ağustos - Eylül

12 Op. Dr. Haşim Ata MADEN FİMOZİS VE SÜNNET 10 Temmuz - Ağustos - Eylül 2012

13 SFizyolojik ve Patolojik Fimozis Sünnet derisinin darlığı olarak tanımlanan fimozis, küçük çocuklarda fizyolojiktir. Sünnet derisi yenidoğanların %5 inde, 6 aylık bebeklerin %20-25 inde, 1 yaşındaki bebeklerin %50 sinde, 2 yaşındaki çocukların %80 inde ve 4 yaşına gelen çocukların %90 ında tamamen geri çekilebilir. 3 yaşından sonra prepisyumun (sünnet derisi) geri çekilememesine, gerçek veya patolojik fimozis adı verilir ve bu çocukların sünnet edilmesi önerilir. Yapışıklıklara bağlı olarak sünnet derisi ile penis distal ucu (Glans) arasında smegma adı verilen birikintiler olabilir. Çoğunlukla hekimlerin yanlış yönlendirmeleri ve aile bireylerinin yanlış uygulamalarıyla, sünnet derisi geri çekilirken oluşan yırtılma ve kanamalar sonucu sünnet derisinin ucunda aşırı skarlaşma oluşur. Oluşan bu skarlı doku fimozisi ortaya çıkarabilir. Fimozisin diğer nedenleri; sünnet derisine ait enfeksiyon atakları, kötü hijyen ve sünnet sonrası (sünnet derisinin uzun kalması durumunda iyileşme galansın önünde olduğu durumlarda) oluşan aşırı skar dokusudur. Fimoziste, sünnet derisindeki açıklık çapının 0,5 cm den dar olması ve işeme sırasında sünnet derisinin balonlaşması tipiktir. Çocuk idrarını genellikle damla damla yapar. Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında, patolojik fimozis tanısı konmuş bir hastaya yapılacak tedavi, sünnettir. Sünnetin Tarihçesi Bugün Dünyada tartışmasız ençok yapılan cerrahi operasyon sünnettir ve erkeklerin yaklaşık %20 si sünnetlidir. Kristof Kolomb yenidünyayı keşfettiğinde, birçok yerlinin sünnetli olduğunu görmüştür. MÖ 2300 yıllarına ait Mısır mumyalarının sünnetli olduğu ve duvar resimlerinde sünnetin bir gelenek olarak uygulandığını gösteren bulgulara rastlanılmıştır. Bu kadar eski tarihi olan bir işlem konusunda, dini inanış ve gelenek farklılıkları, maddi sebepler ve bilimsel verilerdeki farklı görüşler nedeniyle halen tartışmalar devam etmektedir. Müslüman ve Yahudi toplumlarında sünnet oranı %100 dür. Amerika Birleşik Devletleri nde sosyal sebepler veya tedavideki yararlara bağlı olarak yenidoğanların %50 sine sünnet uygulanmasına rağmen, İngiltere de bu oran %5 ler civarındadır. Ayrıca kadın sünneti diye bir olgu da vardır. UNICEF verilerine göre Afrika nın Sahra altı bölgesinde ve Ortadoğu daki 28 ülkede şimdiye kadar 128 milyon kadının sünnet edildiği ve yılda yaklaşık 3 milyon sünnet edilen kadının yaklaşık %50 sinin Etiyopya ve Mısır da yaşadığı rapor edilmiştir. Sünnetin Tıbbi Yararları 1. Sünnet, idrar yolu enfeksiyonlarına ve penis iltihaplarına yakalanma riskini azaltmaktadır. Yapılan çalışmalara göre sünnet, bebeklerde idrar yolu enfeksiyonunu %7 den %0,7 ye düşürmektedir. 2. Seyrek görülen bir kanser türü olmasına rağmen, penis kanserine yakalanma olasılığını belirgin bir şekilde azaltmaktadır. 3. AIDS dahil olmak üzere, cinsel temas yoluyla bulaşan hastalıklara yakalanma olasılığını belirgin bir şekilde azaltmaktadır. 4. Fimozis ve parafimozis oluşmasını engellemektedir. 5. Genital temizliği kolaylaştırır. 6. Sünnetli erkeklerin İnsan papillomavirus (HPV) enfeksiyonuna yakalanma riskini azalttığı bildirilmektedir. Sünnetsiz erkeklerin eşlerinde HPV a bağlı kanser türü, sünnetli erkeklerin eşlerine göre 2,5 kat daha sık görülmektedir. Temmuz - Ağustos - Eylül

14 Klemp Usulu Sünnet Sünnet Ne Zaman Yapılmalıdır? Sünnet hangi yaşlarda yapılmalıdır sorusu artık bir netlik kazanmıştır. Sünnet sıklıkla yenidoğan dönemi ile 2 yaş arasındaki erken dönemde uygulanmaktadır. 2-6 yaş arasında işlemin yapılması tıbbi gereklilik olmadığı taktirde, çocuk psikososyal gelişme devresinde olduğundan önerilmemektedir. Gerekli ise genel anestezi altında yapılması uygun olacaktır. 6 yaşından sonra genel veya lokal anestezi altında uygulanabilir. Sünnetin Hangi Durumlarda Yapılması Sakıncalıdır? 1. Doğuştan anatomik bozukluğu olanlar (hipospadiyas, eğrilik ve dönüklük), kesinlikle sünnet olmamalıdır. Çünkü bu hastalıkların cerrahi tedavisinde, sünnet derisinin kullanılmasının gerekli olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. 2. Sünnet derisi ve perinede enfeksiyon varsa, tedavi tamamlandıktan sonra sünnet yapılmalıdır. 3. Ailede kanama hastalığı varsa, sünnet multidisipliner bir merkezde yapılmalıdır. Sünnet Teknikleri Sünneti, penis başını kaplayan, iç kısmı mukoza ile kaplı olan ve prepisyum adı verilen deri dokusunun kesilerek alınması olarak tarif edebiliriz. Cerrahi sünnet: Anestezi altında sünnet derisine ve mukozasına ayrı ayrı insizyon uygulanır. İşlem tamamlandıktan sonra kanamalar tutularak bağlanıp, cilt ve mukoza karşılıklı olarak dikilir. Çan usulü (Gomko): Yenidoğan döneminde 2 parça metal kıskaç vasıtasıyla uygulanır. KlemSünneti Sonrası Tek klemp (Giyotin) metodu: Sünnet derisi sündürülerek, glans altta kalacak şekilde kıskaç konur, üstten kesilir ve kanamalar bağlanarak, cilt ve mukoza karşılıklı dikilir. Sünnet klempi metodu: Çeşitli boylarda 2 plastik parçadan oluşan malzemenin boru gibi olanı sünnet derisi içine konur, ikinci parça üzerine konarak kilitlenir ve sünnet işlemi tamamlanır. Dikiş kullanılmaz. Sünnet Komplikasyonları 1. Kanama ve enfeksiyon 2. Sünnet derisinin az kesilmesi 3. Glansın kesilmesi 4. Üretra yaralanması 5. Penis gangreni Sünneti Kim Yapmalıdır? Sünnet, hijyenik ortamlarda, anatomiyi iyi bilen ve cerrahi eğitimi almış bir uzman tarafından yapılmalıdır. Klasik Sünnet Sonrası 12 Temmuz - Ağustos - Eylül 2012

15 Doç. Dr. İbrahim KARAMAN ÇOCUKLARDA KARIN AĞRISI Karın ağrısı, anne-babaların çocuğu en sık doktora götürme nedenlerinden birisidir. Hem çocuk için, hem ebeveyn için, hem de sıklıkla doktor için sıkıntılı bir durumdur. Bu üçlünün bir ucunda karın ağrısı ile kıvranan bir çocuk, bir ucunda anında tanı ve tedavi beklentisi içindeki anne-baba, diğer ucunda ise olası yüzlerce tanı içinde doğru tanıya en kısa zamanda ulaşma yükümlülüğü altındaki doktor yer alır. Özellikle küçük çocukların karın ağrısının başlama zamanını, şiddetini, şeklini ve lokalizasyonunu tarif etmesindeki güçlükler, tanıyı daha da zorlaştırır. Küçük çocukların anatomik özellikleri nedeniyle normalde intrapelvik olan organların intraabdominal yerleşimli olmaları, batın kadranları arasındaki mesafelerin birbirine yakın olması gibi faktörler, fizik muayenede ağrının kaynağının belirlenmesinde zorluklara neden olmaktadır. Ancak tüm olumsuzluk ve güçlüklere rağmen, temel olarak Çocuk Cerrahi ile Çocuk Doktorunun ve gerektiğinde diğer branşların işbirliği içinde çalışması, dikkatli bir anamnez ve fizik Temmuz - Ağustos - Eylül

16 muayene, bunlara eklenen laboratuvar ve radyoloji desteği ile çoğunlukla mutlu sona ulaşmak mümkün olur. Ağrının Algılanma Mekanizması Karın ağrısının algılanma şekline göre belli başlı iki mekanizma vardır. Bunlar visseral ağrı ve somatik ağrıdır. Visseral ağrı, karın içi organların dış yüzeyini örten visseral peritondan kaynaklanır, otonom sinir sistemi ile iletilir ve talamusta algılanır. Hastalığın başlangıcındaki serozal distansiyon bu ağrının sebebidir. Bu tip karın ağrısına genellikle bulantı, bazen de kusma eşlik eder. Karın ağrısı hasta tarafından iyi lokalize edilemez. Hastalar ağrılarını hafifletecek uygun bir pozisyon arayışı içindedir. İkinci tip karın ağrısı ise, karın boşluğunu örten pariyetal peritondan kaynaklanır, periferik sinirler ile iletilir ve beyin korteksinde algılanır. Bu tip karın ağrısı somatik ağrı olarak tanımlanır. Hasta tarafından oldukça iyi lokalize edilebilir. Normal koşullarda iki serozal yüzeyin teması ağrıya neden olmaz. Ancak serozal yüzeylerden bir tanesinin inflamasyonu bu durumu değiştirir. İnflamasyonlu organın, üzerindeki pariyetal peritona teması oldukça şiddetli ve hasta tarafından iyi bir şekilde lokalize edilebilen ağrıya neden olur. Hasta bu durumda ağrıyı azaltmak için kendisini hareketsizliğe yönlendirir. Şiddetli peritonit durumlarında ise hasta adeta nefes bile almadan sırt üstü yatar. Ağrı Desenleri Akut karın ağrısının çok sayıda nedeni olsa da, çeşitli ağrı şekillerini belli başlı ağrı desenlerinden birine oturtmak, doğru tanıya yönelmede çok yardımcı olabilir. 1. İnflamatuar ağrı: Bu ağrı tipinde başlangıçtan itibaren tedrici bir artış vardır. Ağrı zirveye ulaştıktan sonra sabit bir seyir izler. Bu ağrı tipinde azalma eğilimi yoktur. İnflamasyon devam ettikçe, ağrıda devam eder. Bu nedenle ağrının kısa bir süre için bile olsa tamamen geçtiği ifade ediliyorsa, bu inflamatuar bir ağrı olamaz. Tipik örneği apandisit ağrısıdır. Ancak bunun istisnası apendiksin perforasyonudur. Apendiksteki perforasyon, serozal gerginliğin aniden ortadan kalkmasına ve karın ağrısında bir azalmaya neden olabilir. Ancak bir süre sonra olaya eklenen peritonit nedeniyle, ağrı daha üst bir seviyeden devam eder. 2. Kolik ağrı: Kolik ağrının nedeni düz kas spazmıdır. Düz kas spazmı aralıklı olacağından, kolik ağrı da aralıklı olur. Bu ağrı inflamatuar ağrıya göre daha belirgin bir artış ile zirveye çıkar, bir süre zirvede kaldıktan sonra belirgin bir azalma ile zayıflar veya kaybolur. Kıvrandırıcı tarzdaki bu ağrı, genellikle içi boş organ tıkanıklıklarından kaynaklanır. Tipik örnekleri renal kolik, biliyer kolik ve invajinasyondur. İnvajinasyonda, invajine segmentin proksimalindeki barsakların, distal tıkanıklığı yenmek üzere şiddetli bir şekilde kasılması, kolik ağrıya neden olur. Bu dönemde hasta ağlar, huzursuz ve ızdıraplı bir görünümdedir. Spazmın sona ermesiyle hastanın rahatladığı görülür. Bir süre sonra aynı senaryo tekrarlanır. 3. İskemik ağrı: Mezenterik damarların tıkanması bu tipte ağrıya neden olur. Ağrı çok belirgin bir artış ile zirveye çıkar ve iskemi devam ettikçe zirvede kalır. Ancak organda nekroz oluştuğunda ortaya çıkan sinir harabiyeti ile birlikte ağrı ortadan kalkar. Bunu takiben ortaya çıkan peritonitle beraber ağrı devamlı bir karakter kazanır. 4. Perforan ağrı: Travmatik olanlar dışında içi boş organ perforasyonlarında, lezyon daima mukozadan 14 Temmuz - Ağustos - Eylül 2012

17 başlar, musküler tabaka ve serozaya doğru uzanır. Ancak duyu sinirleri serozada olduğundan, lezyon serozaya ulaşıncaya kadar künt bir ağrı hissedilir. Lezyonun serozaya ulaşması ile birlikte hasta tarafından bıçak saplanır gibi şeklinde tarif edilen keskin bir ağrı duyulur. Tipik örneği duodenal ülser perforasyonudur. 5. Bileşik ağrı: Zaman zaman şiddetlenmeleri olan sürekli bir ağrıdır. Tipik örneği boğulmuş fıtıktır. Başlangıçta intestinal tıkanıklığa bağlı kolik ağrı mevcutken, barsak dolaşımının bozulması olaya iskemik ağrının eklenmesine neden olur. Özetle ani başlayan ağrılar organ düğümlenmelerini, içi boş organ perforasyonlarını veya invajinasyonu, yavaş başlayıp artış gösteren ağrılar ise akut apandisit, kolesistit ve pankreatit gibi inflamatuar hastalıkları düşündürür. Karın ağrısı ile hastaneye başvuran çocukların ancak %5 kadarında cerrahi girişim gerektiren bir durum söz konusudur. Genellikle karın ağrısı gastroenterit, parazitoz, kabızlık, idrar yolu enfeksiyonu gibi dahili nedenlere bağlıdır. Detaylı alınmış bir anamnez doğru tanıya gitmenin temel anahtarıdır. Ağrının başlama zamanı, lokalizasyonu, şekli, kusma varlığı, dışkılama alışkanlıklarında bir değişiklik olup olmadığı, üriner semptomların varlığı, travma hikayesinin varlığı, ilaç kullanımı, olası besin entoksikasyonu gibi sorgular mutlaka yapılmalıdır. Akut batın tablosundaki bir hastanın özgeçmişinde nefrotik sendrom, siroz, immün yetmezlik yada malignite varsa, karın ağrısının sebebinin primer peritonit olması olasıdır. Bir kaç hafta önce geçirilmiş bir karın travması, pankreas psödökistini akla getirebilir. Adölesan kızlarda karın ağrıları over kistlerine bağlı olabilir. Yine adölesanlarda menstrüel siklusun ortasına denk gelen zamanlardaki ağrılar ovulasyona bağlı olabilir (Mittelschmerz ağrısı). Karın ağrısı olan hastada, karın muayenesi yanında ayrıntılı sistemik muayene yapılması esastır. Böylelikle elde edilen bulgular etiyolojiyi aydınlatmada yardımcı olabilir. Karın ağrısı solunum yolu enfeksiyonlarının neden olduğu mezenterik lenfadenite veya sağ alt lob pnömonisine bağlı olabilir. Şiddetli karın ağrısı olan hastanın alt ekstremitelerinde görülecek makülopapüler döküntüler, ağrının Henoch-Schönlein vaskülitine bağlı olabileceğini ortaya koyabilir. Yine fizik muayenede tespit edilen bir sarılık safra yolu hastalıklarını, orak hücreli aneminin hemolitik krizini ya da hepatiti ortaya koyabilir. Kostovertebral açı hassasiyeti piyelonefritin göstergesi olabilir. Özellikle erkek çocuklarda inguinal muayenenin yapılması, boğulmuş bir fıtığı ortaya koyabilir. Skrotumda ve inguinal kanalda tespit edilemeyen ve intraabdominal yerleşimli bir testisin torsiyonu, akut batın tablosuna yol açabilir. Sonuç olarak karın ağrısıyla başvuran hastalarda doğru tanıya gitmenin anahtarının, ayrıntılı anamnez ve dikkatli sistemik fizik muayene olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Temmuz - Ağustos - Eylül

18 Doç. Dr. İbrahim KARAMAN APANDİSİT Apandisit, en sık karşılaşılan akut cerrahi durumdur. Hayat boyu apandisit olma riski %7-9 dur. Erkeklerde, kızlara oranla biraz daha fazla görülür. Görülme sıklığı yaşa göre değişiklik gösterir. Yenidoğan döneminde son derece nadirken, yaşlar arası, en sık görüldüğü dönemdir. Anatomik açıdan apendiks vermiformis, 1492 de Leonardo da Vinci tarafından tanımlanmıştır. 18. yüzyıla kadar hastalığın çekumdan kaynaklandığı düşünüldüğünden, hastalığa peritifilitis veya passio iliaca adı verilmiştir da Reginal Fitz, hastalığın apendiksten kaynaklandığını söylemiş, hastalığı apandisit olarak adlandırmış, tedavisinin laparotomi ve apendektomi olduğunu vurgulamıştır. Daha önce apendektomi yapıldıysa da, hastalığın etiyolojisi, belirti ve bulguları McBurney tarafından ortaya konmuştur. Apendiksteki inflamasyon, temel olarak apendiks lümeninin tıkanmasına bağlıdır. Lümeni tıkayan sebep taşlaşmış dışkı, yabancı cisimler, karsinoid tümör, parazitler ve submukozal lenfoid hipertrofi olabilir. Tıkanma distalindeki barsak mukozasından mukus 16 Temmuz - Ağustos - Eylül 2012

19 sekresyonu devam eder. Bu mukus, obstruksiyon nedeniyle barsağa drene olamayacağından, apendikste distansiyona yol açar, aynı zamanda bakteriyel çoğalma içinde uygun bir ortam oluşturur. Distansiyon başlangıçta lenfatik drenajı bozar, bu da lümen içi basıncın artışına katkıda bulunur. Bir süre sonra venöz dolaşım bozulur. Lümen içi basınç kritik seviyeye ulaşınca arteriyel dolaşımı bozarak nekroza yol açar ve bunu perforasyon takip eder. Genellikle apendikal inflamasyonun başlangıcından saat sonra perforasyon gerçekleşir. Başlangıçta apendikal distansiyonun neden olduğu gerginlik, visseral ağrıya neden olur. Bu ağrı iyi lokalize edilemez ve genellikle göbek çevresinde hissedilir. İlerleyen dönemlerde inflame apendiksin pariyetal peritona teması, daha belirgin ve sağ alt kadranda lokalize ağrıya neden olur. Perforasyon, lokalize yada jeneralize peritonitle sonuçlanır. Yaş küçüldükçe apandisit tanısı güçleşir. Perforasyon sıklığı 5 yaş altında %80, 1 yaş atlında %100 gibi çok yüksek oranlarda bildirilmektedir. Yenidoğan döneminde apandisit son derece nadirdir ve görüldüğü takdirde hastalar Hirschsprung hastalığı ve kistik fibrozis açısından değerlendirilmelidir. Belirtiler Apandisitin klasik başlangıç bulgusu, şiddetli olmayan, göbek çevresinde hissedilen ağrı ve iştahsızlıktır. Olayın ilerleyip pariyetal peritonun irritasyonuyla ağrı sağ alt kadrana oturur, daha belirginleşir ve daha iyi lokalize edilir duruma gelir. Kusma ve iştahsızlık genellikle ağrının ortaya çıkışından sonra görülür. Ağrının ortaya çıkmasından sonra görülen düşük hacimli mukoid dışkılama, sigmoid kolonun inflame apendiks tarafından irritasyonuna bağlıdır. Eğer ishal, ağrı ile aynı zamanda ortaya çıkmışsa ve yüksek hacimli ise bunun apandisite bağlı olma ihtimali düşüktür. Retroçekal apandisitlerde peritoneal irritasyon daha az olacağından, hastalığın ilerleyen dönemlerine kadar bulgular çok belirgin olmayabilir. Peritoneal irritasyonun üreter, mesane ve testiküler damarları etkilediği durumlarda hastalarda sık idrara çıkma, dizüri, testiste ağrı gibi belirtiler görülebilir. Bu nedenlerle ishal ve üriner sistem şikayetlerinin varlığı, apandisit tanısını dışlatmamalıdır. Bulgular Apandisitli hasta genellikle sıkıntılı bir yüz ifadesine sahiptir. Fazla hareket etmek istemez, yan yatar ve ayaklarını karnına doğru çeker. Bütün bu pozisyonlar, inflame apendiksin periton ile temasını azaltılıp ağrıyı hafifletmeye yöneliktir. Ağrıdan kıvranan veya muayene masasına zıplayarak çıkan çocukta apandisit tanısından uzaklaşmak yanlış olmaz. Apandisitli hastanın tipik muayene bulgusu, sağ alt kadranda defans ve hassasiyettir. Rebound hassasiyet bakılması hastaya sıkıntı veren bir muayene yöntemidir, bu nedenle genellikle diğer muayene yöntemleriyle tanı konulabiliyorsa uygulanmaz. Buna benzeyen, daha kolay uygulanan ve hastayı daha az rahatsız eden diğer bir muayene yöntemi ise hastanın karnının parmak uçları ile vurularak hassasiyet aranmasıdır. Hastanın sol alt kadranına basıldığında, sağ alt kadranda hassasiyet ortaya çıkabilir (Rovsing belirtisi). Kalçanın ekstansiyonu ile (Psoas Temmuz - Ağustos - Eylül

20 belirtisi) ya da sağ alt ekstremitenin içe rotasyonu ile (Obturator belirtisi) ağrının şiddetlenmesinin tanısal değeri sınırlıdır ve genellikle çocuklarda uygulanmaz. Laboratuvar Kandaki beyaz küre sayısı, komplike olmamış vakalarda genellikle /mm3 tür. Daha yüksek değerler perfore apandisit ya da başka tanıları düşündürür. Ancak karın muayene bulgularıyla uyum içinde olmayan, çok yüksek beyaz küre değerleri varlığında, apandisit dışı tanılar düşünülmelidir. Bunun yanında, normal beyaz küre sayısı apandisit tanısını dışlamaz. Doğrudan lökosit sayısına bakmaktansa nötrofil/lenfosit oranına bakılması ve oranın 3,5 dan daha fazla olmasının apandisit lehine daha yararlı bir kriter olduğu da bildirilmiştir. C-reaktif protein (CRP), bütün enfeksiyöz durumlarda yükseldiğinden, CRP yüksekliğinin apandisit tanısı koydurucu özelliği yoktur. Bunun yanında yarım günden uzun süreli karın ağrısı şikayeti olan bir hastada, serum CRP düzeyinin normal olması durumunda apandisit tanısından uzaklaşılması mümkündür. Apandisitli hastaların idrar mikroskopisinde beyaz küre ve kırmızı küre görülmesi mümkündür. Bunların varlığı apandisit tanısından uzaklaştırmamalıdır. Görüntüleme Ayakta direkt batın grafisinde hastaların %10 kadarında sağ altta, apendiks lokalizasyonunda fekalit görülebilir. Bu görünüm tek başına anlamlı olmasa da diğer semptom ve bulgularla birleştirildiğinde, bulgular çok belirgin olmasa bile kuvvetli bir cerrahi girişim endikasyonu oluşturur. Bunun dışında direkt grafide sağdan sola eğimli skolyoz, psoas gölgesinde silinme gibi bulgular da görülebilir. Ultrasonografi, yapanın deneyimine bağımlı bir yöntem olsa da, apandisitin varlığını %80-95 oranında gösterebilir. Apendiks çapının ultrasonografik olarak 6 mm nin üzerinde olmasının ve komprese edilememesinin tanısal değeri vardır. Bunun yanında çekum lokalizasyonunda serbest sıvı varlığı, apendiks lümeninde fekalitin görülmesi, sağ altta mezenter ekojenitesinde artış, apandisit lehine yorumlanabilecek diğer ultrasonografik bulgulardır. Apandisit tanısında tomografi, ultrasonografiye göre daha doğru sonuç verse de, zaman alıcı olması, radyoopak madde kullanımı gerektirmesi ve en önemlisi radyasyon maruziyetine neden olması kullanımını sınırlandırmaktadır. Tanıdan emin olunamayan durumlarda, hastaya zorlama bir endikasyonla antibiyotik reçete edip göndermektense, hastanın yatırılarak takip edilmesi veya kontrole çağrılması tercih edilmelidir. 18 Temmuz - Ağustos - Eylül 2012

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

Yabancı Cisim Aspirasyonları. Dr. Arif KUT Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği

Yabancı Cisim Aspirasyonları. Dr. Arif KUT Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği Yabancı Cisim Aspirasyonları Dr. Arif KUT Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği Epidemiyoloji Klinik Tanı Yöntemleri Tedavi Korunma Yabancı cisim aspirasyonu (YCA)

Detaylı

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi BR.HLİ.019 Yeni doğan döneminden erişkinliğe kadar olan çocukluk çağına ait (0 17 yaş), doğumsal ve daha sonra oluşan solunum, sindirim ve boşaltım sistemlerini ilgilendiren

Detaylı

Akut Karın Ağrısı. Emin Ünüvar. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. eminu@istanbul.edu.tr

Akut Karın Ağrısı. Emin Ünüvar. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. eminu@istanbul.edu.tr Akut Karın Ağrısı Emin Ünüvar İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı eminu@istanbul.edu.tr 28.07. Acil ve Yoğun Bakım Kongresi 1 AKUT Karın ağrısı Çocuklarda karın ağrısı

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ SUNU PLANI Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik bakım amacı Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI Dr. Ömer USLUKAYA DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI Karın travması Karın travmaları, baş, boyun ve toraks travmalarından sonra üçüncü en

Detaylı

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü 1 2 AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI İçerik Karın ağrısı olan hastanın akut apandisit olup olmadığını değerlendirmede kullandığımız testlerin değerliliği kullanımları tartışılacaktır

Detaylı

Genelde 1 hafta içinde başlayan ağrılar akut karın ağrısı kabul ediliyor.¹

Genelde 1 hafta içinde başlayan ağrılar akut karın ağrısı kabul ediliyor.¹ Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Öykü ve fizik muayene özellikleri Tam kan ve direkt grafinin değeri Karın ağrısının gastrointestinal nedenlerine yaklaşım 1 2 Genelde 1 hafta içinde başlayan ağrılar akut

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 32.Hafta ( 04 08 / 05 / 2015 ) NAZOGASTRİK SONDA UYGULAMASI Slayt No : 44 Nazogastrik Tüp Uygulama Amaçları Zehirlenmelerde zararlı ve toksik maddeleri boşaltmak, Mide

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

13/11/2015 Cuma 14/11/2015 Cumartesi 15/11/2015 Pazar 16/11/2015 Pazartesi

13/11/2015 Cuma 14/11/2015 Cumartesi 15/11/2015 Pazar 16/11/2015 Pazartesi Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2015-2016 Eğitim Programı Tarih Gün Konu Konuşmacı 19/10/2015 Pazartesi 20/10/2015 Salı AÇILIŞ 21/10/2015 Çarşamba

Detaylı

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda iltihabi kist

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda tümör olduğu

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından safra yollarımda tümör

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI DÖNEM-V DERS PROGRAMI TEORİK DERSLER: 1- Toraksın cerrahi anatomisi (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 2- Göğüs cerrahisinde invaziv tanı yöntemleri (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 3- VATS (Video yardımlı torakoskopik

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI Prof. Dr. Aydan Kansu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı 7 y, ~ 1 yıldır karın ağrısı Göbek çevresinde Haftada

Detaylı

SAFRA KESESİ HASTALIKLARI

SAFRA KESESİ HASTALIKLARI SAFRA KESESİ HASTALIKLARI Oktay Eray EPİDEMİYOLOJİ Sıklıkla safra kesesi ve kanalındaki tıkanıklıklara bağlıdır. Safra kesesi taşları oldukça yaygın ve çoğu semptomsuzdur. Yılda %2 si, 10 yılda %15 i semptomatik

Detaylı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TRAVMA Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı HEDEFLER Travmanın tarihçesi Travmanın tanımı Travma çeşitleri (Künt, Penetran, Blast,

Detaylı

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenim hedefleri Mezenterik vasküler olay şüphesi ile gelen hastayı değerlendirmede kullanılan

Detaylı

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANIN Adı Soyadı:..... Protokol Numarası:..... Doğum Tarihi:..... Telefon Numarası:.... Adresi:.....

Detaylı

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 Tiroid bezi boyun ön tarafında yerleşmiş olup, nefes, yemek borusu ve ana damarlarla yakın komşuluk gösterir. Kelebek şeklinde olup

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

Pediatrik Akut Karın Ağrısı. Doç. Dr. Zeynep GÖKCAN ÇAKIR Erzurum-2012

Pediatrik Akut Karın Ağrısı. Doç. Dr. Zeynep GÖKCAN ÇAKIR Erzurum-2012 Pediatrik Akut Karın Ağrısı Doç. Dr. Zeynep GÖKCAN ÇAKIR Erzurum-2012 İçerik; Pediatrik karın ağrısıyla ilgili bir derleme değil 45 dakika sürecek pediatrik karın ağrısı dersi değil İçinde olgular olmakla

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR?

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? Tuvalet eğitimi döneminde, nörolojik olarak normal bazı çocuklarda yanlış edinilmiş işeme alışkanlıkları neticesinde ortaya çıkan işeme fazındaki

Detaylı

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde Artroskopi nedir? Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde çeşitli tedavileri uyguladıkları bir cerrahi prosedürdür. Artroskopi sözcüğü latince arthro (eklem)

Detaylı

Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi. Uzm.Dr.İlhan UZ

Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi. Uzm.Dr.İlhan UZ Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi Uzm.Dr.İlhan UZ Tetanoz Latince gerilme anlamına gelir. İstemli kasların tonik spazmıyla karakterize akut bir toksemidir. Etken: Clostridium tetani

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

KARDİYOLOJİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN BİLGİLENDİRİLMİŞ HASTA ONAM FORMU

KARDİYOLOJİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN BİLGİLENDİRİLMİŞ HASTA ONAM FORMU SAYFA NO 1/5 HASTANIN Adı Soyadı:..... Protokol Numarası:..... Doğum Tarihi:..... Telefon Numarası:.... Adresi:..... Hastaneye Kabul Tarihi:..... Servise Yatış Tarihi:..... Hastalığın Ön Tanısı/Tanısı...

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ?

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Ektopik Gebelik Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Tanım Fertilize ovumun endometriyal kavite dışında

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2014-2015 Eğitim Programı Tarih Gün Konu Konuşmacı

Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2014-2015 Eğitim Programı Tarih Gün Konu Konuşmacı Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2014-2015 Eğitim Programı Tarih Gün Konu Konuşmacı 30/09/2014 Salı AÇILIŞ 01/10/2014 Çarşamba Hasta Hakları Alaaddin

Detaylı

Yutulan Yabancı Cisimler YUTULAN YABANCI CİSİMLER. Patofizyoloji. Patofizyoloji. Patofizyoloji. Dr. Taylan KILIÇ AÜTF Acil Tıp AD 23.02.

Yutulan Yabancı Cisimler YUTULAN YABANCI CİSİMLER. Patofizyoloji. Patofizyoloji. Patofizyoloji. Dr. Taylan KILIÇ AÜTF Acil Tıp AD 23.02. Yutulan Yabancı Cisimler YUTULAN YABANCI CİSİMLER Dr. Taylan KILIÇ AÜTF Acil Tıp AD 23.02.2010 Zararsız olabileceği gibi hayati tehdit de edebilir ABD de yıllık 1500 ölüm Sıklıkla sadece pediatrik popülasyonu

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU. Tıbbi Özgeçmiş. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi.

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU. Tıbbi Özgeçmiş. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Muayeneyi Yapanın Adı- Soyadı: Uzmanlığı:

Detaylı

Prof. Dr. M.Murat Tuncer. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı

Prof. Dr. M.Murat Tuncer. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı Prof. Dr. M.Murat Tuncer İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı Karın Ağrısı Karın n ağrısıa tek başı şına ya da diğer bulgu ve belirtiler ile birlikte,

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM IV Entegre Cerrahi Bilimler Stajı Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem 4 Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Fatih Köksal BİNNETOĞLU Yrd. Doç.

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

BOĞULMALAR. Suda boğulmalar özellikle yaz aylarında çok fazla görülen kaza ile ölüm nedenlerindendir.

BOĞULMALAR. Suda boğulmalar özellikle yaz aylarında çok fazla görülen kaza ile ölüm nedenlerindendir. 1 BOĞULMALAR A- SUDA BOĞULMALAR Suda boğulmalar özellikle yaz aylarında çok fazla görülen kaza ile ölüm nedenlerindendir. Su ile temasta olan kişi havaya göre çok daha fazla ve hızlı olarak ısı kaybeder.

Detaylı

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, karaciğer ana

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

GENEL CERRAHİ. 13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

GENEL CERRAHİ. 13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma Cerrahi Anamnez Y. TATKAN 10.55-11.40 Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri intern semineri 2. GÜN 08.00-10.00

Detaylı

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Apandisit; Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Dr. Selcan ENVER DİNÇ ACİL TIP ABD. 09.03.2010 Acil servise başvuran karın ağrılı hastalarda en sık konulan tanılardan bir tanesidir. Apandektomi dünya genelinde

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS NEDİR? Omurga, omur adı

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR GENEL CERRAHİ 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma 10.00-10.45 Cerrahi Anamnez T.KÜÇÜKKARTALLAR 10.55-11.40 Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

Prostat bezi erkeğin üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin. altında, rektumun (makat) önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir.

Prostat bezi erkeğin üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin. altında, rektumun (makat) önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Prostat nedir? Ne işe yarar? Prostat kanseri nedir? Prostat kanserinin nedenleri nelerdir? Kimler risk altındadır? Prostat kanserinin belirtileri nelerdir? Erken teşhis mümkün müdür? Teşhis nasıl koyulur?

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

YENİDOĞANLARDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI

YENİDOĞANLARDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI YENİDOĞANLARDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI Doç. Dr. Nurullah OKUMUŞ Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağ. Ve Hast. Eğitim Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği ANKARA HASTANEMİZDE EVDE SAĞLIK HİZMETİ Hastanemizde,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI FUSİNAT 500 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Bir film kaplı tablet 500 mg sodyum fusidat içerir. Yardımcı maddeler: Mikrokristal selüloz PH 200, krospovidon, laktoz anhidrat,

Detaylı

III. KURUL (Sindirim ve Hemopoetik Sistemler Ders Kurulu -6 hafta) DERS PROGRAMI ( 09 ARALIK 2013 17 OCAK 2014)

III. KURUL (Sindirim ve Hemopoetik Sistemler Ders Kurulu -6 hafta) DERS PROGRAMI ( 09 ARALIK 2013 17 OCAK 2014) T. C. MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013 2014 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III III. KURUL (Sindirim ve Hemopoetik Sistemler Ders Kurulu -6 hafta) DERS PROGRAMI ( 09 ARALIK 2013 17 OCAK 2014)

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ Dönem 6 Öğrenim Esasları. A. Genel Tanıtım B. Çalışma Kılavuzu C. Rotasyon Tablosu D.Dönem Kurulu E.

İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ Dönem 6 Öğrenim Esasları. A. Genel Tanıtım B. Çalışma Kılavuzu C. Rotasyon Tablosu D.Dönem Kurulu E. İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ Dönem 6 Öğrenim Esasları A. Genel Tanıtım B. Çalışma Kılavuzu C. Rotasyon Tablosu D.Dönem Kurulu E. İletişim A. GENEL TANITIM Dönem 6, tıp eğitiminin önceki 5 yılında edinilen bilgi,

Detaylı

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir.

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir. TİROİD HORMON SENTEZİ Dishormonogenezis Hasta ötroid? Şiddetli açlıkta, kronik hastalıkta, akut hastalıkta, cerrahi esnasında ve sonrasında T4--- T3 azalır Propiltiourasil, kortikosteroid, amiodaron propnalol

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ

FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ DOÇ. DR. ARİF DURAN ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP ANABİLİM DALI Bronkoskopi nedir? Solunum yollarının endoskopik olarak incelenmesi Bronkoskop çeşitleri

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol.

KULLANMA TALİMATI. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol. KULLANMA TALİMATI STİDERM jel Cilde uygulanır. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol. Yardımcı Maddeler: Benzalkonyum klorür, mentol kristali, karbomer 980, disodyum EDTA, sodyum

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

Hiatal Herniler Tanım Hiatal herni, diyafragmanın özefageal hiatusunda herhangi bir organın anormal protrüzyonu olarak tanımlanmaktadır.

Hiatal Herniler Tanım Hiatal herni, diyafragmanın özefageal hiatusunda herhangi bir organın anormal protrüzyonu olarak tanımlanmaktadır. Hiatal Herniler Tanım Hiatal herni, diyafragmanın özefageal hiatusunda herhangi bir organın anormal protrüzyonu olarak tanımlanmaktadır. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Ersin

Detaylı

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu Bölüm 21 Astımla Karışan Hastalıklar Dr. Alpaslan TANOĞLU ve Dr. Mustafa DİNÇ Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu hastalığıdır. Hastalığın en

Detaylı

ÇOCUKLARDA YABANCI CİSİM ASPİRASYONLARI. Dr Fazilet Karakoç Marmara Üniversitesi Çocuk Göğüs Hastalıkları

ÇOCUKLARDA YABANCI CİSİM ASPİRASYONLARI. Dr Fazilet Karakoç Marmara Üniversitesi Çocuk Göğüs Hastalıkları ÇOCUKLARDA YABANCI CİSİM ASPİRASYONLARI Dr Fazilet Karakoç Marmara Üniversitesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Yabancı cisim aspirasyonu (YCA) Epidemiyoloji YCA çocukluk yaş grubunun önemli morbidite ve mortalite

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Endotrakeal Entübasyon

Endotrakeal Entübasyon Endotrakeal Entübasyon Hazırlayan Doç. Dr. Erkan GÖKSU Yönetiminin amacı Primer amaçlar: bütünlüğünü korumak Oksijenizasyonu sağlamak Ventilasyonu sağlamak Aspirasyonu engellemek Sekonder Resüsitasyon

Detaylı

2.9.2015 08:30 Bilimsellik komitesi. 3.9.2015 08:30 Memede kitle Atp GENEL CERRAHİ Yeliz Emine ERSOY Per

2.9.2015 08:30 Bilimsellik komitesi. 3.9.2015 08:30 Memede kitle Atp GENEL CERRAHİ Yeliz Emine ERSOY Per SINIF 4 4.grup (Genel cerrahi, plastik Cerrahi ve Anestezi) 31.8.2015 08:30 Bilimsellik komitesi 09:30 Bilimsellik komitesi 10:30 Bilimsellik komitesi Bilimsellik komitesi Bilimsellik komitesi 13:30 Bilimsellik

Detaylı

Şaşılık cerrahisi onam formu

Şaşılık cerrahisi onam formu Göz kaymasının düzeltilmesi hasta açısından isteğe bağlı yapılan bir cerrahi o lup zorunlu değildir. Şaşı doğan bebeklerde en iyi düzeltme zamanı 6 ay ile 18 ay arasındadır. Erken yapılan cerrahi iki gözün

Detaylı

Laparoskopi Nasıl Yapılır?

Laparoskopi Nasıl Yapılır? Dünyaya baktığımızda son 20 yılda cerrahi anlayışında köklü değişiklikler görmekteyiz. Vücut boşluklarını açmadan içeride olup bitenleri anlayabilme fikri tıbbın başlangıcından beri cerrahları heyecanlandıran

Detaylı

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR GENEL CERRAHİ 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma Cerrahi Anamnez Y. TATKAN Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri intern semineri 2. GÜN 08.00-10.00

Detaylı

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-1

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-1 İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-1 1) Aşağıdaki durumlardan hangisinde turnike uygulanır? a) Çok sayıda yararı varsa ilkyardımcı tek ise b) Yaralının güç koşullarda bir yere taşınması gerekiyorsa

Detaylı