VERTİGO. Ayaklarımın üstünde durmak isterken dünya durdu sanırım başım dönüyor

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "VERTİGO. Ayaklarımın üstünde durmak isterken dünya durdu sanırım başım dönüyor"

Transkript

1 VERTİGO Ayaklarımın üstünde durmak isterken dünya durdu sanırım başım dönüyor Yere paralel günlerimdeyim yorgan döşek bedenim içimde bir kova derin bir kuyudan su çeker gibi Alabora olan gemilerde filikalar olması lazımdı batmak istemiyorum kulaçlarım olacaktı benim hani en derin sularda bile sevgi sunduğum şiirlerime kanat Aldığım havada bir koku var balık etli solungaçlarıma su kaçmış Kendime indikçe kıyıya çekilmiş sandallar sahile vurmuş beni çağırıyor Bir deniz kabuğu olsaydım taşlar bile dile gelirdi şifa dilekleri ile ellerimi açtım ince ince yağıyorum Çapraz adımlarla Arnavut kaldırımlı taş bir sokakta hedefe doğru Adı VERTİGO ama ben sevmedim. Meryem Maman CAN ÖZŞAHİNOĞLU 05

2 Yetişmiş Doktorun Gücü; Can Özşahinoğlu BAŞ DÖNMESİ Küçükken hepimiz kendi etrafımızda dönüp dururduk. Durduğumuzda hem güzel hem de korkunç bir duygu hissederdik. Şimdi düşünün ki başınız sürekli öyle dönüyor. Korkunç bir duygu değil mi? Nedensiz, herhangi bir hareket olmaksızın baş dönmesi. Ne zaman geleceği hiç belli olmuyor. Üstelik bir anda geliyor. Hiçbir neden yokken. Bir gün yataktan kalkınca başınız durmaksızın dönmeye başlıyor. Çoğu zaman buna bulantı ve kusma ekleniyor. Bu durumu daha da korkunç hale getiriyor. İşte bu duruma vertigo diyoruz. Vertigo bir hareket halüsinasyonu ya da uzayda bir dezoryantasyon hissidir. Bu bazen baş dönmesi şeklinde, bazen de dengesizlik, emniyetsizlik ya da sallanma hissi tarzında olabilir. Kişi, kendisinin veya etrafındaki eşyanın boşlukta döndüğünden şikayet eder. Vertigo 7 den 70 e herkesi etkileyebiliyor. Nedeni anlaşılamayan bir hastalık veya dünyanın en kötü hastalığı. Aniden gelip vuruyor, kendinizi birden yerde buluyorsunuz. Uzun süre hiçbir şey yokken, aniden ölüm gibi yakalıyor. Küçük ölüm de diyebiliriz ona. Kan tahlilleri, beyin tomografileri, beyin emarları ve yapılan birçok konsültasyonlar bile nedenini tam olarak açığa çıkaramıyor. Çok sinsi geliyor. İnsanları genelde hep dışarıda yakalamak gibi pis bir huyu var. Sokakta normal bir şekilde yürürken aniden vurgun yemiş gibi yere düştüğünüzü hissedebiliyorsunuz. O kadar ani ve hızlı bir düşüş oluyor ki, ne olduğunu anlamaya fırsat bile vermiyor. Sonra yavaş yavaş günlerce devam edip, birden kesiliyor. Ta ki, tekrar gelene kadar. Bu süre zarfında insanı robot gibi yaşamak zorunda bırakıyor. Can Özşahinoğlu mesleki yaşamının büyük kısmını insanların bu sorununa ayırmış. O sadece bir KBB uzmanı, hocası değil. Yıllarını Çukurova Üniversitesi ve Tıp Fakültesi ne adamış bir bilim insanı... Üniversitenin bugünkü hale gelmesinde emeği en fazla geçenlerden birisi Bir eğitim ve yönetici şövalyesi İlişkilerinde çok mütevazi, yaşamında çok sakin, ancak yaptıkları hiç de öyle değil. Biz, Adana ya önemli şeyler kattığını, güç verdiğini düşündüğümüz böylesine bir insanı genç nesile tanıtmak için yola çıktık. Yöntem olarak da sormayı tercih ettik. Sordukça, o yanıtladı... CAN ÖZŞAHİNOĞLU 07

3 ÜNİVERSİTE Eflatun ve Aristo nun hiçbir politik ve dini baskı unsuru olmadan, öğrencileri ile felsefi tartışma yarattıkları, ortamından esinlenerek, günümüze kadar gelmiş, evrensel ölçekte bağımsız ve tüzel kişiliğe sahip kurumlar; universitas üniversite adını almışlardır. Üniversite, felsefi tartışma ortamında akıl sürecini duygusal sürecin önüne alarak, kişilerin olayları görerek ve tartışarak farkına varılabilirliğini sağlayan ortamlardır. Rektör ise bir üniversitenin akademik ve yönetimsel olarak en üst düzey yetkilisidir. Latince kökenlidir ve bu dilde yöneten anlamına gelir. Üniversiteler bir ulusun kültür değerlerini dünden bugüne taşıyan kurumlar olarak ulusal kültürün temel taşları ve insanlığın paylaştığı bilim ve düşünce dünyasına açılan kapılardır. Üniversiteler yaşlandıkça kökleşen, kurumsallaşan ve ekol haline gelen kuruluşlardır. Bugün kırk yaşında olan Çukurova Üniversitesi çağdaşlığı yakalamış ve kendine göre Çukurova ekolunu bilimsel, kültürel ve sosyal olarak oluşturmuştur. ÇOCUKLUK VE GENÇLİK Hocam, bize çocukluk ve gençlik günlerinizi anlatırmısınız? 4 Mart 1939 Tarsus doğumluyum. Evimiz Tarsus un en eski mahallelerinden İnceark Mahallesi ndeydi. Bir sürü çocuk mahalle aralarında koşardık, oynardık. İlkokulum evimize çok yakın olan Duatepe İlkokulu ydu. Evimizin ve okulumun çok yakın olması nedeniyle şanslıydım. Okulda zil çalınca evden duyar hemen okula giderdim. İlkokul yıllarım böylece rahatlıkla geçti. Ortaokulu ve liseyi ise; Tarsus Amerikan Koleji nde okudum. O dönemler Tarsus Amerikan Koleji ne derece ile giriliyordu. Şimdiki gibi bir sürü sınav yoktu. Bende ilkokulu başarı ile bitirmiştim. Tarsus Amerikan Koleji de evimize yakındı. O zamanlar kolejde hem yatılı hem de gündüz okuyanlar vardı. Ben okulumun da eve yakın olması nedeniyle gündüzcüy- Tarsus Amerikan Koleji düm. Bu bakımdan kolej yıllarımda çok rahat geçti. Hem ilkokul, hem ortaokul, hem lise evimin dibindeydi.. Biz yedi kardeşiz. Dört erkek, üç kız. Ben ikinci sıradayım. Bir erkek kardeşim İsanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya bölümünü bitirdi. Bir diğeri İktisadi İdari Bilimler mezunu. Üçüncüsü liseden sonra Çukurova Fabrikası na girdi oradan emekli oldu. Üç kız kardeşimde o dönemdeki şartlara göre enstitüde okudu. TARSUS BAKLAVASI Babam esnaftı, baklava imalatı yapardı. Daha Antep baklavası yokken Tarsus baklavası Türkiye de Hacı Bekir gibi çok meşhurdu. Yenice de tren istasyonunda Tarsus baklavası diye satılırdı. Çok iyi hatırlıyorum, kocaman bir atölyemiz vardı. Baklavalar şimdiki gibi küçük tepsilerde değil koca koca tepsilerde yapılırdı. Şimdiki gibi güzel kutularda değil mukavva kutularda satılırdı. Biz de gerek İzmir Fuarı ndan, gerek Adana Ekonomi Fuarı ndan aldığımız belgeleri kutuların üzerine yapıştırırdık. Sonra aileden bu işe kimse girmedi. Baklava Antep Fıstığıyla ön plana çıktı ve eski Tarsus baklavası unutuldu diyebilirim. O zaman baklava Antep fıstıklı değildi. Daha çok cevizli, fındıklı veya bademli yapılırdı. Ben halen cevizli baklavayı fıstıklıya tercih ederim. KRİPTİK ANJİN Bademciklerin apseli iltihabı. Çok ateş ve ileriki yıllar için komplikasyon yapabilen ağır bir hastalık. Can Hoca da muhtemelen o yıllarda bu hastalığa yakalanırmış. Saliha Nine ise herhalde parmakları ile bademcik üzerindeki apseyi patlatarak hastayı rahatlatırmış. Penisilin bu hastalığa çok iyi gelen bir ilaçtır. CAN ÖZŞAHİNOĞLU NUN BA- DEMCİĞİ Ben ilkokula giderken çok hasta olurdum. En çok bademciklerim iltihaplanırdı ve çok sık ateşim yükselirdi. Saliha Nine diye bir hanım vardı. O zamanın tedavisiyle kafamı koltuk altına alır, tülbent sarılı işaret parmağını ağzıma sokar, bademciği ezerdi. Bademcik üzerindeki iltihabi şeyler çıkınca bir süre sonra ateşim düşer, daha rahat yutkunmaya başlardım. O zamanlar halk arasında öyle bir uygulama vardı. Ayrıca ateş düşürücü olarak penisilin ve streptomisin karışımı tek antibiyotik kombiyotik diye bir iğne vardı. O bana çok yapılırdı. Streptomisin, ototoksik yani kulak sinirlerini ve labirinti yani denge organına zarar verebilen bir ilaçtır. O yüzden çok kullanılmaz. Mesela benim denge bozukluğum vardır. Ben zifiri karanlıkta dengemi kaybederim. Rahat yürüyemem. Tutunmak CAN ÖZŞAHİNOĞLU 09

4 ihtiyacı duyarım, dengesiz olurum. Muhtemelen streptomisine bağlı. Can Hoca çocukluğundan beri devam eden denge bozukluğundan bahsedince, aklımıza ilk olarak, acaba bilimsel yaşantısında Vertigo ya yönelmesinde bu hastalığı etkili olmuş mudur sorusu geldiyse de, hayır yanıtını net ve hızlı olarak alınca, konumuza yeniden odaklanarak sormaya devam ettik; OYUN Küçükken oynamayı sevdiğiniz oyunlar nelerdi? Yağmur yağdığında çok çamur olurdu, saplama oynardık. Kazıkların ucunu ince yapıp çamura kim saplarsa oyunu o kazanırdı. Çok zevkli olurdu. Hatta toprak sert olursa su döker yumuşatırdık. Arkadaşımızın sapladığı kazığın üzerine kendi kazığımızı atar, onunkini devirirsek o kazık bizim olurdu. Üstümüz başımız çamur olurdu. Bu yüzden çok azar işitirdik. Futbol maalesef bir yerimizi kırarız diye yasaktı. Tarsus un her tarafı su, nehir olmasına rağmen, kaçıp suya gidemezdik. Çünkü annemiz izin vermezdi. Ben suya girenleri kenardan hayranlıkla izlerdim. Spor olarak en çok voleybol oynardık. İlkokulda takım kaptanıydım. GALATASARAY Size nasıl Galatasaraylı olduğumu söylemedim değil mi. Yıl 1950 ydi. İlkokul beşinci sınıftaydım. Bir Pazar günü Galatasaray -Fenerbahçe maçı vardı. Hiç unutmam dayım gel maçı dinleyelim dedi... Dayımların evinde oturduk,sulhi Garan kendine has ses tonuyla maçı anlatırdı. O maçta Galatasaray a çok haksızlık ettiler. Hakem şöyle yaptı, böyle yaptı, Galatasaray maçı kaybetti. O zamanlar Türkiye nin büyük çoğunluğu Fenerbahçeliydi. Korkunç hakimiyetleri vardı. İşte o dönem ben orada isyan ettim. Ertesi gün okula gittim. Bizim okulun flaması da sarı kırmızıydı. Ancak ben pek farkına varmadan o gün bu gün Galatasaraylıyım. Fanatik olduğum söylenmez ama zevkine maç seyretmeyi severim. Sportmen de sayılırım. Kolej de okurken tek adım atlama da derecem var. Üç adım atlamada ise ikinciliğim var. Bisiklete binmeyi çok severdim. Çok zevkli olurdu. Benim babamın durumu iyiydi. İlkokul dördüncü sınıfta benim bisikletim vardı. İngiliz malı Rally marka... Meşhurdu o zaman. Biner parka gider, büyük havuzun kenarında oturur, ayranımızı içer, sonra tur atarak dolaşırdık. Her hafta bisikletle böyle dolaşmak büyük zevkti. Park, havuz, ayran deyince, bir de buna bisiklet eklenince, haliyle insan biraz geçmişe dönüyor. Nostaljik duyguların etkisi artınca da soru ona göre oluyor; 1904 YILINDA ELEKTRİK Hocam o zaman bize biraz eski Tarsus tan bahsedermisiniz? İstasyonun dış kısmında bir tek ev bile yoktu. Oraya gitmek büyük bir mesafe gibi gelirdi. Demiryolunun dışında bağlar başlardı. Tarsus un hipodromu vardı ama bu günkü anlamda modern bir hipodrom değil. At yarışlarının yapıldığı büyük bir pist vardı. Şadi Eliyeşil in atları, Mehmet Karamehmet in atları vardı. Bunlar büyük at yarışçılarıydı. Tahmin ediyorum hala da öyleler. Bu yarışlardan çok ödül almışlardır. Kış döneminde hipodrom korkunç bir şekilde çamur olurdu. Biz oraya dayımla kaçamak giderdik. Her taraf çamur ve balçıktı, eve dönene kadar dizimize kadar çamur içinde kalırdık. Tarsus un bence en önemli olan güzelliği elektriğinin olmasıdır. Daha o zamanlar Tarsus ta elektrik vardı. Tarsus a 1904 yılında Hidro Elektrik Santrali kurulmuştur. O hidroelektrik santralı bir köyde hala kullanılıyormuş. Ben ilkokuldayken Tarsus, Mersin den büyüktü. Çok iyi hatırlıyorum Mersin in nüfusu 25 bin, Tarsus un nüfusu ise; 28 bindi. TENİS OYNARDIM Tarsus la ilgili başka anılarınız var mı? Eski Tekel binası Fransız mektebiydi. Tarsus Parkı o zamanlar da varmış ve enteresan olan gayri müslümler orada tenis oynarmış. Babam da gider onları seyredermiş. CAN ÖZŞAHİNOĞLU 11

5 MERSİN-TARSUS-İÇEL 1930 öncesi Mersin Mersin ve Tarsus 1929 yılına kadar Adana ya bağlı iki ilçeydiler. Tarsus tarih boyunca önemli olmuş bir liman kentiyken, Berdan Irmağı nın getirdiği alüvyonlar nedeniyle zamanla önemi azalmış bir kenttir. Ama yine de ekonomisi, kültürel yapısı ve kalıntıları ile değerlidir. Mersin ise; 19. Yüzyılda küçük bir balıkçı köyüyken, Adana nın bir pamuk merkezi olarak gelişmesi ve 1883 yılında bu iki yerleşim arasına demiryolu yapılması sonucu canlanmış. Pamuk, bu demiryolu ile Mersin e getirilip, buradan gemilere yüklenirmiş yılında ise, Mersin ve Tarsus (belki de yanlış bir kararla) Adana dan ayrılarak, İçel adıyla yeni bir vilayet olmuşlar. Merkez ise, Tarsus daha büyük olmasına rağmen Mersin olmuş. Son yıllarda ise, vilayetin ismi yeniden değişerek Mersin olmuştur. Hatta aynı şekilde benim de tenis oynamamı istemişti. Mr. Murray diye Afrikan Amerikalı bir hocamız vardı, çok güzel tenis oynardı. Raket al, ben öğreteyim dedi. O zamanlar Tarsus ta tenis raketi ne gezer. Yine de amcamla baklavacı dükkanımıza alışveriş yapmak için Adana ya gelirdik. Yağ, un, ceviz alırdık. Adana ya alışverişe gittiğimiz bir gün, tenis raketi aradık ama bulamadık. Sonra bir şekilde Ankara dan getirttik. Nasıl getirildi bilmiyorum, benim de tenis raketim oldu. Babam benim piyano kursu almamı da çok istemişti. O zamanlar için babamın böyle güzel düşünceleri vardı. TARSUS AMERİKAN KOLEJİ Bugün bile Tarsus ile birlikte sayılan şeylerden biri, Amerikan Koleji dir. O Tarsus u da anımsatan bir ekoldür. Tabi ki ekol olmasının ana nedeni de yıllara dayanan, nitelikli bir eğitim vermesi olsa gerek. O zaman Tarsus Amerikan Koleji nin tarihi de lazım bize... Ama takdir edersiniz ki, bunu artık bilgisayarımızın bir tuşuna basarak öğrenebiliriz. Ama bizim amacımız başka. Bu okulun Can Hoca üzerindeki etkisini, kendi ağzından duyma hinliği içindeyiz. Hocam biraz da Kolejin tarihçesinden bahseder misiniz? Kolej, 1888 yılında kuruldu deniyor ama bizim zamanımız da 1881 deniyordu. Misyoner okulu olarak kurulmuş, o yöredeki gayri müslümlere hizmet amaçlı zannediyorum. Türkler pek gitmezdi. Bir tek benim dayım orada okumaya başlamış, dedeme de çocuğu bu gavur okuluna niye gönderiyorsun diye demediklerini bırakmamışlar. Tarsus Amerikan Koleji önemli bir okuldu size neler kattı? O zamanlar okulu yöneten bir Amerikan heyeti vardı. Daha sonradan orayı Sağlık Eğitim Vakfı adında bir vakıf haline getirdiler. Tarsus, İzmir, Üsküdar Amerikan Kolejlerini vakfa devrettiler. Bu gruba bir de Antep teki Amerikan Hastanesi devredildi. Daha sonradan onlara devredilen para kesilince kolej bir dönem bocaladı. Fakat şimdi özel okullar gibi. Yatılıyı kaldırdılar. Tarsus Amerikan Koleji; bir Galatasaray gibi, bir TED gibi, Robert Koleji gibi bir kolejdir. Mezunları kendi içinde bir aile gibi birbirlerine bağlıdırlar. Birbirlerini koruyan, kollayan birbirine sevgi gösteren, büyük- küçük veya abikardeş ruhu çok gelişmiş bir kurumdur. Kişilik veren bir okuldur. Örneğin o zamanlar diğer okullarda öğrencilerin söz hakkı yokken, biz yönetim kuruluna bir öğrenci temsilcisi sokabilirdik. Bu öğrenci AMERİKAN KOLEJİNİN FOTOĞRAFI GELECEK 12 ADANA YA GÜÇ VERENLER - I

6 Berlin temsilcisi seçimle gelir ve yönetim kuruluna öyle katılırdı. Öğrenci temsilcisi o kurulda öğrencilerin sıkıntılarını, ihtiyaçlarını dile getirirdi. Öğrenci temsilciliği diğer okullarda daha yeni yeni kurulmaya başlıyor. İşte bunun gibi şeyler, insana ayrı bir kişilik veriyor. Mesela biz yemekte ki peynir kurtlu çıkıyor diye boykot yapmıştık ve bundan dolayı bize hiç kimse bir şey diyememişti. Benim dediğim 1950 li yıllar. O zamanlar hangi lisede kim bunu yapabilirdi. Mümkün değil, kıyamet kopardı. Bu bakımdan işte bu kişilik, özellik, serbestlik vardı. Birde bizde kulüpler vardı. Müzik, tiyatro, kütüphane, spor gibi. Kütüphanemiz çok genişti. O zaman için tüm yazarların orijinal baskılı İngilizce kitapları vardı. Mesela kütüphanede kütüphanenin sorumlusu olabilir ve kitapların arşivlenmesi, numaralanması gibi şeyleri bir görevli gibi yapabilirdin. Zevkli ve kişilik geliştiren şeyler bunlar. 80 DOLARA YURTDIŞI Öğrenciyken yurt dışına gitmişsiniz. O günün koşullarında zor olsa gerek? 1957 de, 17 yaşında, lisedeyken yurtdışına gittim. Lisede öyle yurtdışına gitmek çok zordu. İşte kolejin en büyük özelliği size böyle bir kişilik veriyor, kendine güveni veriyor. O dönemler workcamplar (çalışma kampları) vardı. Ben Berlin e gittim. Ama kendi paranla gidiyorsun. En fazla da 100 TL ile yurt dışına çıkabiliyorsun. Savaş sonu Avrupa sıydı. Berlin henüz duvarla ikiye ayrılmamıştı. Henüz Türk işçileri Almanya ya gitmeğe başlamamıştı. Berlin e gitmek için 80 Dolar American Expresbank ın Venedik şubesine aktarılıyor. İstanbul dan gemiye biniyoruz. Venedik te iniyoruz. Venedik te pasaportumuzla gidip bankadan o parayı alıyoruz. Oradan trene biniyoruz, Hannover e geçiyoruz, arkasından Berlin e geçiyoruz. Berlin e gitmek için önce Rusların kontrolünde olan doğu Berlin den geçiyorsunuz. Hiç unutmam gece tren durdu. Rusların korkutan polis veya askeri geldi kontrol yaptı. Herhangi bir sorun olmadan Berlin e öyle girdik. Berlin de yıkılmış, harabe bir villayı onarmışlar, biz orada kaldık. 13 ayrı ülkeden, 23 kişi beraber kalıyorduk. BİNA BOYADIK Ne yapıyorduk? Onarılan o binayı boyuyorduk. Başımızda bir tane Alman boyacı ustası vardı. Kızlı erkekli 23 kişi o ne derse onu yapıyorduk. 3 aylık sürede hem çalışıyorduk, hem lisan öğreniyor ve hem de geziyorduk. Ben ilk gittiğimde gece ikide karnımız acıkmıştı. Şişman biri vardı, kolları fırfırlı önlüğünü bağlamış filmlerdeki gibi. Bir şeyler söyledi. Almancamız yetersizdi. Açma gibi bir şey getirdiler. Tadına baktık leziz, güzel yağlı kıyma içine domates falan koymuşlar, yedik. Sonra öğrendik ki domuz etiymiş. Aaaa biz müslümanız dedik. O günden sonra yemekte domuz eti olduğunda bize özel yemek çıkarırlardı. Ben Manchester United ı çok tutarım: sebebi de bir gün Berlin de Manchester United ile Berlin karmasının maçına gittik. Manchester United Berlin karmasını 4-1 yendi. Ertesi gün İtalya da maç yapmak için giderken, Alplerde uçakları düştü. Futbolcuların hepsi öldü. O yüzden ben o gün bugün Manchester lıyımdır. Galatasaray ve Manchester örneklerinden iki şeyi çıkarabiliriz. Birincisi Can Hoca nın futbol oynamaya fırsat bulamamış olmasına rağmen futbola ilgisini, diğeri ise gençliğinden beri mazlumun veya haksızlığa uğramışın yanında yer aldığını. Zaten onun öğrencisi olmuş olan bizler, bu özelliğini yakından tanıdık. Sorulara devam edelim isterseniz; HARİCİYECİ OLACAKTIM, DOK- TOR OLDUM Kolejden sonra Tıp Fakültesini seçmeniz nasıl oldu? Bu biraz enteresan aslında... Ben tıbbiyeyi hiç düşünmedim. Mühendislik düşünüyordum. Ve bu yüzden de kolejde fen bölümünü seçtim. Ayrıca Tarih ve Coğrafya ya karşı merakım, eğilimim vardı ama yinede mühendisliği düşünüyordum. Ortadoğu Teknik Üniversitesi o zaman yeni kurulmuştu veya 1956 da açılmıştı. Bütün Tarsus Amerikan Koleji mezunları lisandan dolayı hemen hemen sınavsız alınıyordu. Ancak okulu haziranda bitirmeyip eylüle kalmışsanız o şansınızı kaybediyordunuz. Ben de lise son sınıfta başarılı bir öğrenciydim ama bir şansızlık sonucu tek dersten eylüle kaldığım için Ortadoğu Üniversitesine gitme şansımı kaybettim. 14 ADANA YA GÜÇ VERENLER - I CAN ÖZŞAHİNOĞLU 15

7 O ara Siyasal Bilgileri Fakültesi sınav açmıştı. Bir kararsızlık içerisindeydim. Fen bölümünden mezun olmama rağmen, iki bin kişi arasından Siyasal Bilimler Fakültesi sınavına girdim. Siyasal Bilgileri kazananların listesi radyoda ilan edilirdi. Benim Tarih öğretmenim İbrahim Akış radyodan öğrenmiş bize o haber verdi. Telefon falan yoktu. Ve ben Siyasal Bilgileri üçüncü ve burslu olarak kazanmıştım. Hariciyeci olma şansım olduğundan tamam dedim. Gidip kaydımı oraya yaptırdım. Yabancı dil dereceleme sınavında İngilizceden muaf oldum. Almancadan dördüncü sınıfa aldılar. Benim için her şey tamamdı. Fakat Ankara da yurt bir türlü boşalmıyordu. Ankara yı hiç bilmiyordum. Hergele meydanı diye bir yer vardı. Orada kalıyorduk. Bu arada dayım İstanbul İktisat Fakültesinde okuyordu. Annem çok arzu ettiğinden İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine de müracaat etmiştim orayı da dereceyle kazanmışım. Dayım pansiyonda kalıyordu. Rum kökenli Türk vatandaşı olan pansiyon sahibi matmazeller çok iyi insanlardı. Kendimi evimde gibi hissettim. Ankara hergele meydanından sonra İstanbul bana çok cazip gelmişti. Ve o oldu. Ben Siyasal Fakültesini bıraktım yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldum. NİÇİN KULAK, BURUN VE BO- ĞAZ? Biz hocamızı tanıyoruz. Bir yönetici olarak da yeteneklerini biliyoruz. Bu bilgiye dayanarak siyasal da okusaydı eğer, yine de çok başarılı olacağı açıktı diye düşünmeden edemiyoruz. Bunun böyle olduğunu, yazımızın sonuna geldiğinizde siz okuyucularımız da anlayacak. Şüphemiz yok. Sorumuz var; Hocam biraz da bugünkü tıp eğitimi ile karşılaştırmak için soruyoruz, o zamanki tıp eğitimi nasıldı? Arkadaşlarınızla, hocalarınızla ilişkileriniz ne durumdaydı? Kulak Burun Boğaz uzmanlığını nasıl seçtiniz? Mezun olduktan sonra pratisyen olarak hiç çalışmadım. Ama şimdi keşke biraz o zaman ki adıyla hükümet tabipliği yapsaydım diyorum. Kulak Burun Boğazı seçmem biraz tesadüfi oldu. Kardiyovasküler cerrahi ve genel cerrahiye de ilgim fazlaydı, ihtisasımı yurt dışında yapmak istiyordum. Amerika ya gitmek için stajyerken ECFMG sınavına girdim. En az 75 puan almak gerekiyordu, ben 72 puan almıştım. 70 puanın üstünde olduğum için 2 yıllığına gidebiliyor ve bu süre içinde puanımı en az 75 e çıkarmam gerekiyordu. Ancak bazı ailevi sorunlardan dolayı gidemedim ve mezun olduktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi nin Genel Cerrahi Kürsüsü nün sınavına girdim ve kazandım. Hemen ihtisasa başlayacağımı zannediyordum. Ancak o zamanlar hem kazanmak zordu, hem de kadro almak sıkıntısı mevcuttu. Asistanların çoğu volanter (para almadan, gönüllü) olarak çalışırdı. Yani hem klinikte gece gündüz çalışıyorduk, hem de herhangi bir ücret almıyorduk. Ancak 2-3 yıl geçerdi ondan sonra asistanlık kadrosu alıp, maaş almaya başlardık. O kadroyu almakta aslanın ağzındaydı. Hem ücret almıyorsun hem kürsü başkanının gözüne gireceksin, hem de seni 2-3 sene orada oyalayabilir ve sonra seni almaz, senden sonra geleni alabilirdi. Ben de öyle girişken öyle delici biri değildim. En iyi dereceyle kazanmama rağmen burada bana ekmek yok dedim. CERRAHİ Mİ, KBB Mİ? O esnada Ankara Üniversitesine bağlı Hacettepe Tıp Fakültesi kurulmuştu benim çok sevdiğim sınıf arkadaşım şimdi Düzen Laboratuvarları sahibi Yahya Laleli Hacettepe ye başlamıştı. Bana bir mektup yazdı Can gel burası çok güzel dedi. Hakikaten gittim gayet güzel. Amerikan sistemi, sen yiyor-içiyorsun, yatıyorsun lojmanını veriyor. Her türlü imkanın var. Her şey çok güzeldi. Hemen genel cerrahide asistanlığa başladım. Genel cerrahide hem sayımız çok fazlaydı, hem de ameliyatları Amerika dan gelenler yapıyordu. Baktım birinci sene veya ikinci sene asistanlar apandisit bile yapamıyor. Hep idrar, kan getir-götür yapıyorlardı. O zaman öyleydi. Özetle önüm kapalıydı. Bu esnada yine yeni kurulan KBB bölümü asistanları Uğur Akbulut ve Kamil Ceylanoğlu ile tanıştım. Ayrıca, sınıf arkadaşım Sefa Kaya da asistan olarak başlamıştı. Dr. Nazmi Hoşal ın baş-boyun ameliyatları, çeşitli laringoskopik girişimleri beni çok heyecanlandırmıştı. Daha önce KBB yi hiç düşünmemiş, tonsillektomi (bademciğin ameliyatla alınması), sinüsit (sinüs iltihabı), mastoidektomiyle (kulak kemiğini oluşturan mastoid kemiğinin ameliyatla alınması) sınırlı bir alan olarak değerlendirmiştim. Aç ağzını bademciğini al, sinüziti var sinüs ameliyatı yap. ECFMG (Educational Commission for Foreign Medical Graduates) Merkezi ABD nin Philadelphia şehrinde olan özel bir kuruluştur. Bu kuruluş ABD dışında eğitim almış hekimlerin diploma denkliklerini sağlamak ve ABD de pratik yapmaları için gerekli ön koşulları belirlemektir. ECFMG sertifikası ABD dışından mezun olan bir hekim için ABD de hekim olarak tanınmasını sağlayan ilk ve en önemli belgedir. Klinik tüm branşlarda diploma denkliği yerine geçer. 16 ADANA YA GÜÇ VERENLER - I CAN ÖZŞAHİNOĞLU 17

8 Burun eğriliği var onu yap, en büyüğü de kulak ameliyatıydı. Fakat benim amacım iyi bir cerrah olmaktı, ayrıca KBB ye girersem önüm açık olacaktı. Mikro cerrahi var, zar ameliyatı var, işitme ameliyatları yapılıyor, baş boyun kanser cerrahisi, mikroskop falan derken ben buraya girmek için büyük bir uğraş verdim. Bu şekilde KBB a girdim. Bizim zamanımızda mecburi hizmet yoktu, ihtisastan sonra klinikte uzman olarak devam ettim. ÇAY İÇECEKSEN 44 DE GEL Asistanlık yıllarınız nasıl geçti? En ağır asistanlık Hacettepe de olurdu diye biliyoruz.. Gerçekten Hacettepe adamın canını okuyordu. 36 saat çalış, 12 saat dinlen. Dokuz sene aynı şeyi yaptık. 15 gün dışarı çıkmadığımı bilirim. Günlerimiz klinik ve kütüphane arasında geçerdi. Kütüphane - yattığımız oda iş. 44 isminde nöbetçilerin kaldığı çayhane gibi bir yer vardı, sabahlara kadar orada kalırdık. O ortam aile gibiydi. Şimdi hiçbir yerde yok. Herkes işini bitirip oraya gelirdi. Gece 12 de kahvaltı verilirdi. Her kes orada yatıp kalkardı, ayrı bir hava ayrı bir dostluk vardı. Branşlar arasında da ilişki, arkadaşlık, dostluk; herkes birbirine karşı saygılı, sevgili çünkü tanıyor. Bir işin olsa hemen yardımcı olunurdu. O kadar zorluk çekmeme rağmen, o günlerimi hala özlemle anarım. Hacettepe den sonra üniversitelerde uyanış oldu. Devlette o zaman hiçbir şey yoktu. Ne alet ne edavat, ne anestezi hiçbir şey yok. Bütün vakalar üniversitelere akıyordu. Ama şimdi onu da kabul etmek lazım, artık devlette eğitim veren hastanelerde ki alet edavat imkanları üniversite düzeyinde. Ha bu iyilik hizmet yönünden çok güzel ama, bilimsel yönden son yıllarda tıp fakülteleri tırpanlanıp köreltildi. İSMET İNÖNÜ NÜN KULAĞINI NASIL MUAYENE ETTİK Hocam asistanken İsmet Paşayla da ilginç bir diyalogunuz olmuş. Yıl 1965, Hacettepe de asistanım. Bir gün İsmet İnönü hastanede yatan yakınını ziyarete geldi. Hocamla birlikte, herkes paşanın koridorda geçişini izliyordu. Hocam bana Can, git paşaya ameliyatla duymayan kulağının açılabileceğini söyle dedi. Bende şaşkın bir şekilde İsmet İnönü ye yaklaştım. Yanında o zamanki CHP genel sekreteri Kemal Satır vardı. Heyecan ve korkuyla kısık bir sesle, Efendim dedim, hocam kulağınızın ameliyatla açılabileceğini söyledi dedim. Önce yüzüme baktı, elini omuzuma koydu. Sonra Kemal Satır a dönenerek, Bu genç doktor ne diyor diye sordu. Kemal Satır da yüksek sesle Paşam seni duyurabileceklerini söylüyorlar dedi. İsmet İnönü bana daha da yaklaşarak, Evladım ben bu kulakla neler duyuyorum, açarsan daha neler duyacağım, yok istemiyorum dedi. Ancak, hasta ziyareti sonunda Mevhibe hanım, İnönü yü muayeneye getirmişti. YURTDIŞI Eğitim için yurt dışına nasıl gittiniz? İhtisastan sonra başasistan olarak göreve devam ettim. Yurtdışına gitme isteğim sürüyordu. Ancak, o yıllar yurtdışında yer bulmak ve finans sağlamak çok zordu. Baş Boyun Kanser Cerrahisi üzerine çalışma yapmak istiyordum. Bu alanda çok tanınmış olan Amerikalı John Conley in New York ta ki kliniğine gitme isteğimi Nazmi hocama ilettim. Bir kongrede Conley le temas kurdum çalışmalarımı gönderdim, kabul etti. Ancak New York ta geçinebilmek için aylık 600 dolara ihtiyaç olduğunu, bunun 300 dolarını karşılayabileceklerini bildirdiler. Diğer 300 doları bulmak çok zordu ve o zaman için büyük paraydı. İHSAN DOĞRAMACI Bunun üzerine Prof. Dr. İhsan Doğramacı ya gittim. İhsan hoca beni bir şartla Amerika ya gönderebileceğini söyledi ve Pediatrik Otolaringoloji yapmamı önerdi. O yıllar Pediatrik Otolaringoloji yeni ve çok sınırlı uygulamaları olduğu için istemedim. O zaman rektör olan Prof. Dr. İhsan Doğramacı çocuk hastalıkları uzmanı ve Hacettepe yi çocuk hastalıkları temelinde kurmuş birisiydi. Ben daha sonra durumu Nazmi hocamla görüştüm. Hocam bana Tamam da, güzelde daha Pediyatrik Otolaringolojide bir şey yok. Bademcik ameliyatı yaptıracaklar, geniz eti aldıracaklar, kulak yapacaksın, eee başka ne var. Pediyatristler seni her gün konsültasyona çağırıp, canını okuyacaklar dedi. İsmet İnönü CAN ÖZŞAHİNOĞLU 19

9 Ben pediatrik otolaringolojiden vazgeçince Doğramacı da beni başka bir bölüm için göndermedi. Yine aynı dönemde İstanbul da ki bir toplantıya İngiltere den bir grup KBB hocası davet edilmişti. Nazmi hocamla birlikte bu toplantıya katıldım. Orada Dr. Harrison ve Dr. McKenzie ile tanıştım. Nazmi Bey onları Hacettepe ye davet etti. Geldiler, yaptığımız ameliyatları gördüler ve çok etkilendiler. Nazmi Bey beni İngiltere ye gönderebileceğini söyleyince, Dr. Harrison kabul etti. Yurtdışı hayalim gerçekleşmişti, ama baş-boyun cerrahisi yerine nöro-otolojiye yönelmiştim. Pediatri; Çocuk hastalıkları ile uğraşan tıp dalı. Otolaringoloji; Oto kelimesi latince kulak, larinks ise boğaz demektir. Bilindiği gibi sonuna loji gelirse de bilimi olur. Yani Otolaringoloji; kulak-boğaz hastalıklarını inceleyen bilim alanı demektir. Nörootoloji; Latincede nöro kelimesi, sinir anlamına gelir. Oto ve loji nin de anlamını yazmıştık. Kısacası Nörootoloji de duyma sinirlerini inceleyen bilim alanıdır. Vertigo diye isimlendirdiğimiz baş dönmesini de bu alanı inceler. LONDRA DA HEKİMLİK Hocam yurtdışı deneyimlerinizden bahseder misiniz? Londra Üniversitesi 1969 yılında İngiltere de Londra Üniversitesi The National Hospital for Nervous Disease, Nöro-otoloji bölümüne gitmiştim. O zaman bu branş Türkiye de yoktu. Benim en büyük şansım, nöro-otolojiye İngiliz doktorlarının sahip olduğu tüm haklara sahip olarak, senior resident olarak atanmamdı. Maaşım İngiliz hükümeti tarafından ödeniyordu. National HospitalQueen Sq. Hastanesi bu alanda dönemin en meşhur doktorları olan; Sir Terence Cawthorne, Dix, Hallpike, Harrison ve Hood ile adını duyuran bir klinik ve araştırma merkezi idi. Ben gittiğimde Sir Terence Cawthorne vefat etmişti, yerine veliaht olarak Harold Ludman geçmişti. Bedensel özürlü olan Hallpike, emekli olmuştu ama kliniğe sık sık uğrardı. Bayan Dix le poliklinik yapar, Harrison ve Ludman la ameliyatlara girerdim. Diğer kliniklerden rotasyona gelen asistanlara yardımcı olurdum. Poliklinik uygulamalarımın başında odyoloji, klinik ve deneysel araştırma uygulamaları, Hallpike-Dix manevraları, Hallpike-Dix bitermal kalorik test uygulamamaları, yeni nistagmografik rotatuar testleri yer alırdı. Ayrıca her türlü kulak ameliyatları yapılırdı. BAŞ DÖNMESİ-VERTİGO En sık yapılan ameliyatların başında vertigoya bağlı ameliyatlar, kulak ameliyatları, stapes cerrahisi, beyin cerrahisiyle köşe tümörü cerrahisi, posterior fossa yaklaşımıyla çıkarılan köşe tümörlerine bağlı fasial sinir paralizilerinin fasial- hipooglossus, fasial-accessorius anastomozları sayılabilir. Bende bundan ilham alarak doçentlik tezi olarak, hayvan laboratuarlarında tavşan yüz sinir kesilerinde değişik tamir yöntemlerini araştırmaya başladım. İngiltere de iki yıl bir İngiliz doktoru gibi önce asistan maaşıyla başasistan gibi çalıştım. Dix ve Harrison Londra da kalmamızı istediler, ancak eşim ve ben dönmeyi tercih ettik yılında Hacettepe ye geri döndüm. Tavşanlarda Fasiyal Sinir Kesilerinde Deneysel Değişik Tamir Yöntemleri konusunda tezimi Türkiye de tamamladım. Can Hocamız arka arkaya tıbbi isimleri saymaya başlayınca kafanız karıştı biliyoruz. Ama ne yapalım tıp bilimi böyle bir şey işte. Hocamızın bu saydıklarından sadece birini biz burada açıklamaya kalksak, bir meslek yüksek okulu öğrencisinin alacağı bilgi kadar şeyi sizlere aktarmamız gerekir. Sizlerin bunların hepsinin bir tıbbi terim olduğunu bilmesi ve günümüzde sık sık hırpalanan hekimlerin ne zorlukla yetiştiğini anlaması yeterli zannederiz. Ama yine de bu işi biraz daha kurcalayalım isterseniz; KBB ın hangi alanlarına daha çok ilgilisiniz ve yayınlarınızdan bahseder misiniz? İki yüzün üzerinde yurtiçinde ve yurtdışında yayınlanmış yayınım var. Pratik Pediatrik Otolarengoloji kitabım ve çeviri editörü olarak yer aldığım Kulak Burun Boğaz Semptomlarından Tanıya, Tanıdan Tedaviye Algoritmik Yaklaşım adlı eserim var. KBB ile ilgi alanlarım daha çok fasial sinir, nöro-otoloji, otoloji ve parotis (tükrük bezi) hastalıklarıdır. Ülkemizde BERA, lazer ve nazal endoskopiyi ilk uygulayan klinik olmaktan dolayı övünürüm. Şimdi VERTİ- GO üzerine bir kitap yazmaktayım. 20 ADANA YA GÜÇ VERENLER - I

10 ÇUKUROVA TIP FAKÜLTESİ VE EN GENÇ KURUCU Adana ya gelişiniz nasıl oldu? Hesapta olmayan bir durum sonucu oluştu yılında tezimi yazarken, Nazmi Hoca bana; Sen Tarsuslusun, Mersinli sayılırsın, Mersin de bir tıp fakültesi açılacak, bizler Hacettepe den bir grup olarak gitmeyi düşünüyoruz, sen de benimle gelir misin? dedi. Memnuniyetle gidebileceğimi söyledim. Fakat fakültenin Mersin yerine Adana ya açılmasına karar verilince, ekip gitmekten vazgeçti. Ben ise kararımı değiştirmedim, Adana da açılacak yeni tıp fakültesinin 7 kişilik kurucu kadrosunda yer aldım kasımında Hacettepe de doçentliğimi aldıktan sonra Tıp Fakültesi nin ve Çukurova Üniversitesi nin kurucu kadrosunun en genç üyesi olarak yerimi aldım. Üç asistanla işe başladım ama tonsillektomi (bademcik ameliyatı) yapacak aletlerimiz bile yoktu. Bir ara moral bozukluğuna uğradım. Daha sonra kendi kendime, Ben buraya geldiğime göre Hacettepe imkanlarını yaratmalıyım dedim. Kurucu ve yönetici imkanlarımı kullanarak, 1-2 yıl içinde yetiştiğim kliniğin imkanlarına ulaştık. Bu özgüvenimi arttırdığı gibi beni çok mutlu etti. Daha sonra ki yıllarda klinikte ilk lazer uygulamasını başlatmak, BERA ve endoskopik sinüs cerrahisi uygulamaları gibi ilkleri başarmak beni daha da mutlu etti yılında profesör oldum. Çukurova Üniversitesinde uzun süre rektör olarak da görev yaptınız. Biraz da rektörlük döneminizden bahsedermisiniz yılında gerçekleşen askeri darbeden sonra, kurulan YÖK; yasası nedeniyle atamayla rektör seçiyordu. Bu kanundan sonra Prof. Dr. Mithat Özsan uzun süre bu görevde kaldı. 22 ADANA YA GÜÇ VERENLER - I CAN ÖZŞAHİNOĞLU 23

11 İHSAN DOĞRAMACI (D. 3 Nisan 1915, Erbil, Ö. 25 Şubat 2010, Ankara) Iraklı Türkmen doktor ve akademisyendir. Hacettepe üniversitesini kurmuş ve modern tıp eğitiminde çığır açarak bir çok tıp fakültesinin daha nitelikli tıp eğitimini vermesini sağlamıştır. Yüksek Öğretim Kurulunun oluşturulmasında büyük çabalar harcamış ve 10 Aralık Temmuz 1992 tarihleri arasında bu kurumun başkanlığını yapmıştır. Son olarak Bilkent Üniversitesini kurmuş ve aynı üniversitenin Mütevelli Heyet Başkanlığı görevini sürdürmekte iken 25 Şubat 2010 tarihinde vefat etmiştir. Daha sonra YÖK yasasında değişiklik oldu ve rektörlerin seçimle gelmesine karar verildi. Arkadaşlar rektör olmam konusunda bana baskı yapmaya başladılar. Hocam bir sürü arkadaş var ama biz sizin olmanızı istiyoruz dediler. Muayenehanem var yapmam, yani, para kazanıyorum, işim çok iyi falan dedim. Olur mu bir defa da tıptan olsun, siz girmezseniz kazanma şansımız olmaz dediler. Osman Tekinel, Muhsin Yılmaz ve Ural Dinç Ziraat Fakültesi nden çok güçlü adaylardı. En yüksek oyu ben alınca 1992 de rektör oldum. İki dönem rektörlük yaptım, seçim olmasaydı daha yapardım. Çünkü ilk dönem %40, ikinci dönem %80 oy aldım. Ama yasaya göre iki dönemden fazla aday olunmuyordu. Tabii üniversite kurulduktan sonra üniversitenin her kademesinde görev yaptım. Sadece muayenehanem olduğu için dekanlık yapmadım ama dekan yardımcılığı, bölüm başkanlıkları, ameliyat sorumluluğu, üniversite senatosundan, üniversite yönetim kurulundan, komisyon başkanlıklarından, dergisinden, kütüphane enstitü müdürlüğünden, sağlık bilimleri enstitü müdürlüğüne kadar her kademede çalıştım da yaştan dolayı üniversiteden ayrılıp,emekli oldum ama yine de çalışmaya devam ediyorum. Çünkü çalışmadan olmuyor, alışkanlık. Çukurova Tıp Fakültesi nin ilk öğ- rencileri hocalarını şöyle anlatır; Can Özşahinoğlu, kuruluşta sadece 33 yaşında bir hekim olmasına rağmen yüksek bilgi birikimine sahip olan, bu bilgiyi ustaca öğrenciye aktaran, arkadaş gibi davranarak eğitim veren bir kişiydi. İçimizden bazıları onu servisinin kuruluşunda yatak taşırken bile görmüş olabilir öncesinin kırılgan ortamında hoca, farklı dünyalarda yaşayan gençleri, bir ağabey tavrıyla toplayıp, dönemi kırıksız atlatmalarında da rol oynamıştır. Öğrencilerine sorduğumuzda söylenenleri kısaca böyle aktarabiliriz. Ya ona hocalarını sorarsak? BİR KEZ DAHA İHSAN DOĞRA- MACI Yıllar sonra Prof. Dr. İhsan Doğramacı ile karşılaşmışsınız? Doğramacı benimle Amerika ya pediatrik otolaringoloji konusunda istediği ihtisasa gitmediğim için konuşmuyordu. Ben daha rektör olmadan önce üniversite arası kurul toplantısı Adana da yapıldı. O toplantıya Doğramacı da YÖK başkanı olarak gelmişti. Sürmeli Oteli nde kalıyordu. Yanına ziyarete gittim. Bana Seni seni dedi. Hocam dedim; Bakın size ne getirdim. Önüne kısa bir süre önce yazdığım Pratik Pediatrik Otolarengoloji kitabını koydum. Çok mutlu oldu. Ondan sonra sık sık görüşmeye başladık. Hocam siz tıptaki bilimsel ve teknolojik gelişmeleri hem akademik anlamda hem de idareci anlamında yaşadınız. Bu gelişme ve değişiklikler hakkındaki düşüncelerinizi paylaşır mısınız? C.Ö: Bilimsel ve teknolojik gelişme sadece KBB de değil, tıbbın bütün dallarında devrim niteliğinde değişiklikler yaptı. Biz mastoidektomiyi çekiçle yapardık, şimdi tur ve mikroskoba geçtik. Stapedektomiyi başarıyla yapmak, effüzyonlu otitlerde çok iyi sonuçlar almak, odyolojide diyapozonda bugünkü durumlara gelmek, koklear implantasyon dönemini başlatmak, kaba Caldwell-Luc sinüs ameliyatlarından, endoskopik sinüs cerrahisine geçmek gibi çok büyük gelişmeler olmuştur. Bu gelişmeler sonucunda hastaların hastanede kalma sürekleri kısalmış, ameliyat sonrası dönemlerini çok daha konforlu geçirir olmuşlardır. Baş boyun kanser cerrahisi, kafa kaide cerrahisindeki gelişmeler hep bu dönemde olmuştur. Aynı zamanda anestezideki gelişmeler bizim ameliyatlarımızı çok rahatlatmıştır. Yine medikal ve radyasyon onkolojisindeki gelişmeler bizim ulaşamadığımız yerlerdeki kanserli dokunun farklı yöntemlerle tedavisini sağlamıştır. Bizim zamanımıza göre; bugünkü KBB bir umman haline gelmiştir. Bu gelişmeleri günümüz gençleri çok güzel uygulamaktadır, ben de bundan büyük zevk alıyorum. REKTÖRLÜK Meslek yaşantınızda bir çok idari görevlerde bulundunuz. İki dönem rektörlük yaptınız. Üstelik o güne kadar rektörler hep ziraat fakültesinden seçiliyordu. Rektörlük haricinde bir çokta idari görevde bulundunuz. Bir taraftan akademik olarak eğitmenlik yapmak, bir taraftan muayenehanenizin olması diğer taraftan idari görevlerde bulunmanız bunların hepsinin bir arada olması nasıl bir şey? Kurucu rektör ziraat fakültesinden Mithat Özsan dı, sonra kısa bir dönem tıptan rahmetli Lütfullah Aksungur rektörlük yaptı. Daha sonra uzun bir süre Mithat Bey yeniden rektör oldu. Bu büyüklerimiz çok başarılı işler yapıp üniversitemizi bugünkü duruma getiren taşların temellerini atmışlardır. Ben tıp fakültesinin kuruluşundan itibaren işin içinde olduğum için dekan yardımcılığı, eğitim konseyi başkanlığı, fakülte ve yönetim kurulu üyeliği, kütüphane ve sağlık bilimleri enstitüsü müdürlüğü gibi bir çok görevde bulundum. Aynı zamanda üniversite senato ve yönetim kurullarına devamlı seçilmem fakültede ve üniversitede çok iyi tanınmama neden olmuştur. Bu bahsettiğim tüm görevler sizin işinizi aksatmadan, fedakarlıkla gerçekleştirilebileceğiniz görevlerdir. Ancak bundan da öte sizin olaylara doğru, dürüst, tarafsız, bilimsel, eğitici, aklı öne çıkaran, haksızlıklara karşı dik duran, herkese adil, adaletli yaklaşan bir kişilik sergilemenizle olur. Yoksa kimse sizi herhangi bir yere özellikle üniversitede göreve getirmez veya uzun süre o görevde tutmaz. ONUR VERİCİ BİR GÖREV Rektörlük konusuna tekrar geri dönersem. Rektörlük çok önemli ve büyük sorumluluklar taşır. İnsana onur verici bir görevdir. Rektör olduktan 24 ADANA YA GÜÇ VERENLER - I CAN ÖZŞAHİNOĞLU 25

12 sonra artık dünyanızın değişmesi gerekir. Dünyanız sadece tıp fakültesi değildir, her türlü bilim alanında gelişme göstermek isteyen çok sayıda fakülte, yüksek okul ve meslek yüksek okullarını kapsar. Bu sorumluluk dahilinde üniversitenizi geliştirmek, yüceltmek ve en ön sıralarda yarışa sokmak zorundasınız. Bu çok büyük bir deneyim gerektirdiği gibi; çok iyi ilişkiler ve iyi bir takım oluşturmakla olur. Bu da ancak geçmişten gelen deneyimlerinizin olmasıyla mümkündür. Bu yoğun çalışma temposunda bazen asıl mesleğinizi yani hekimliğinizi, bir miktar feda etmek durumunda kalıyorsunuz. Benim bu konuda en büyük tesellim ana bilim dalımızı çok iyi yetişmiş bir ekibe bırakarak, diğer görevlerimi huzurla yapmış olmamdır. Genç arkadaşlara önerim, çalıştıkları kurumda bilimsel çalışmalarını ve asli görevlerini aksatmadan, bir şekilde yönetime katılma gerektiğidir; idari görevlerden kaçmamak gerekir. Çünkü insan yaşamına bu görevlerden de bir şeyler koyuyor. Yoksa hayata tek yönlü bakıyorsunuz. Bu görevler sizin yaşama bakışınızı değiştiriyor, geliştiriyor, insanlar arası ilişkilerinizi daha iyi yönlendiriyorsunuz. Bu görevler size saygınlık kazandırdığı gibi kurumunuzun gelişmesi için de önemli oluyor. Aksi takdirde ortalığa çıkarları için bu görevlere talip olanlar çıkıyor. Felsefik olarak sonuna kadar katıldığımız bu cümlelerden sonra, Can Hoca ya rektörlüğü süresince fiziki olarak yaptığı şeyleri sormak istiyoruz. Yani geriye kalanlardan hangilerinde parmak izi var? Benim hayatımdaki en büyük hizmetim; yetiştiğim bir kurum olduğu gibi benim de yetiştirdiğim bir kurum olarak kabul ettiğim ve bir evlada verilebilecek kadar emeğimin geçtiği Çukurova Üniversitesi oldu. Çukurova Üniversitesini bir bütün olarak, hem Türkiye de hem de yurt dışında en iyi yerlere taşımak ve başarılı olması için belli bir düzen içinde çalışmalar yaptım. Çukurova Üniversitesi 1973 yılında kurulduğunda Tıp Fakültesi nde ki görevlerimle birlikte; Daha önce bahsettiğim rektörlük bünyesindeki idari ve akademik kurullarda çeşitli görevleri üstlendim yılında da hiç aklımda olmamasına rağmen rektör oldum yılları arasında rektörlük görevimi yaparken Çukurova Üniversitesi ni Türkiye nin en iyi, en önde gelen üniversiteleri seviyesine çıkarmak birinci görevim oldu. Bunu da belli ölçülerde başardığıma inanıyorum. Can Özşahinoğlu belli ölçülerde diyerek, mütevazi davranmaya çalışsa da günümüzde dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına girebilmiş bulunan Çukurova Üniversitesi nin ondan aldığı gücü Adana da herkes biliyor. Buna rağmen bizim bile şaşırdığımız bir nokta var. Haliyle de aklımıza takılanı soruyoruz; CAN ÖZŞAHİNOĞLU 27

13 Bu kadar yoğun çalıştıktan sonra emekli olmak nasıl bir duygu? Sağlıklı bir şekilde, mutluluk içerisinde görevini yapmış birinin huzuru içerisinde emekli olmak çok güzel. Emekli olduktan sonra insan bir rahatlık hisseder derler ancak ben bu rahatlığı hiçbir zaman hissetmedim. Hala zaman zaman sabahları erken kalkıp Bugün ameliyat mı var?, Derse girecek miyim? diye panik içinde uyandığımı biliyorum. İnsan emekli olduktan sonra boşluğa düşüyor. Sabah kalkıyorsunuz, sporunuzu yapıyorsunuz, yazılarınızı okuyorsunuz, bilgisayar işlemlerinizi yapıyorsunuz ama vakit geçmiyor. Halbuki emeklilikten önceki sabah ameliyata girmek, öğrencilere ders vermek, günlük bilimsel çalışmaları, araştırmaları yapmak, değerlendirmek, arkadaşlarla sohbet etmek vardı. Emeklilikten sonra bunların hiç biri olmuyor. Tek tesellim muayenehanemin olması. Buna rağmen kendime başka uğraşlar bulmam gerekiyor; çünkü zamanımı dolduramıyorum. Hocam hayatınızda keşkeleriniz oldu mu? Mutlaka herkesin yaşamının bir kesitinde keşkeleri olmuştur. Ama olmazsa olmaz diyebileceğim bir keşkem olmadı. Mesela yurtdışında kalmam için ısrar edildiği bir zamanda eşim istemediği için Türkiye ye dönmüştüm.1979 yılında ise benzer teklif geldiğinde bu kez eşim kalalım demişti, ama ben kabul etmemiştim. Çünkü profesör olmuştum ve orada sil baştan her şeye yeniden başlayamazdım. Hacettepe Üniversitesi nde kalsaydınız diyebilirsiniz. Ben buraya genç bir doktor olarak geldiğimde kliniği kurana kadar 5 yıl geçmişti. Halbuki kurulu bir düzen olan Hacettepe Üniversitesi nde iken hu 5 sene, benim bilimsel çalışmalarımda çıtayı yükseltmemde çok farklı olabilirdi. Ancak ben buna rağmen mutluluğum işçin; bir yer kurmak, bir yerde başarılı olmak, bulunduğum yerdeki fakülteyi, üniversiteyi bir yerlere getirmek arzusu ile Adana ya geldim. Bunları karşılaştırınca, gönül rahatlığı ile pişmanlık duyabileceğim bir şey olmadı diyebilirim. Siyasetten de teklif aldınız. Ama bulaşmadınız... Rektörlük dönemimden sonra Adana Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde sosyal demokrat bir partiden ısrarla aday olmam için teklif edildi ve baskı yapıldı. Ama ben kabul etmedim. AİLESİ Biraz da ailenizden bahseder misiniz? Eşiniz, çocuklarınız, kardeşleriniz? Özel zevkleriniz? 28 ADANA YA GÜÇ VERENLER - I CAN ÖZŞAHİNOĞLU 29

14 1968 de evlendim. Eşimin adı Buket. Bir tane çocuğum var. Eşim hukuk fakültesinden terk. Eşimle tanışmam şöyle oldu. Hacettepe de yeni ihtisas almıştım. Apendektomi (Apendisit Ameliyatı) oldum. Bir ay izin verdiler. İzin dönüşü ikinci günü mü ne hoca Can boyun da küçük bir nodülü olan bir hasta var, onu alacağım. Poliklinikte bana yardım edermisin? dedi, Tabii hocam diye cevap verdim. Meğerse hasta bizim hanım olacakmış.. Hacettepe de KBB dan ihtisas alan dördüncü uzmanım ama öncekiler bölümden ayrıldığı için klinikte kalan iki uzmandan biriydim. Önümüzde bir hocam var başka kimse yok. Uzman olarak derslere de girerdim. İşte orada hocaya yardım ederken baktım güzel bir bayan. Ameliyatı yaptık. Ameliyattan sonra hoca bundan sonra sen takip edersin dedi. Beğendim ama hastaya açılamadığım için her gün dikiş almak için çağırıyorum. Her gün geliyor, bir dikiş alıyorum. Annesi telefon ediyor her gün dikiş mi alınır diye. Dikişlerin hepsini alsam gidecek bağlantı kopacak. Bir şeyde söyleyemiyorum. Ben derdimi anlatana kadar dikiş alma işi devam etti. Bana göre çok güzel günlerdi. Sonra iyice tanıştık ve sonunda birbirimizi severek evlendik. Uzun süre çocuğumuz olmadı yılında oğlumuz doğdu. Adını Gür koyduk. Tahmin edersiniz ki biz röportajı yaparken, bir taraftan da fotoğraf çekiyoruz. Ancak röportaja hiç müdahale etmeyen hoca, fotoğraf çekmemize ediyor. Işık şurdan gelsin, arkayı düzenle vesaire... Çok şaşırtıcı gelen bu durumu kurcalamadan edemeyiz... Hocam fotoğraflarınızı çekerken sürekli olarak ışıktan, kompozisyondan, fotoğrafın nasıl çekileceğinden bahsediyorsunuz. Bu nasıl iş? Eskiden fotoğrafçılığa merakım çoktu. Ortaokuldan üniversiteye kadar kullandığım, bir 46 model körüklü ZEİSS ikon marka fotoğraf makinem vardı. O dönemin en meşhuruydu. Babam ilkokulu bitirdiğimde almıştı. 6x9 santimetre büyüklüğünde siyah beyaz fotoğraf çekerdim. Film banyosunu da evde kendim yapardım.. Karanlık odada kırmızı ışıkta 3-5 saniye ışık yakıp söndürür ayarını yapardım. Koyuysa açardım. Açıksa zamanı uzatırdım. Bazen fotoğrafları kalp içine koyardık. Fondeli tabir edilen fotoğraflarım çok beğenilirdi. İstanbul a tıbbiyeye gittiğimde Tünel deki fotoğraf malzemeleri satan yerlerden çeşitli banyolar alırdım. O zamanlar renkli filmler yoktu. Fotoğraf çekmek çok hoşuma giderdi. Ancak tıbbiye ye başladıktan sonra zaman bulamadım. BAŞARI ÜZERİNE Keşke zaman bulabilseymiş diye düşünmeden edemiyor insan. Çünkü incelediğinizde hocanın el attığı her işi başarıyla yaptığına şahit oluyorsunuz. Acaba başarıya bu kadar tutkun bu insanın sırrı ne ola ki? Soralım... Meslekte başarınızı neye bağlıyorsunuz? Yukarıda kısmen bahsettim ama insan, öncelikle dürüst olmalıdır. Mesleğini seven ve özveriyle yapan ancak başarılı olur. Bunları yaparken insan kendisine yüksek hedefler belirlemelidir. Bu hedeflere ulaşmak için basamakları sabırla çıkmak gerekir. Bunun için hırsın aklın önüne geçmesine müsaade etmemek gerekir. Artık günümüz tıbbında hangi branşta olursa olsun kişi belirli bir konuya ağırlık vererek çalışmalıdır, başarı ancak böyle kazanılır. İnsan yeri geldiğinde yapmadıklarını da söylemelidir, yaptıklarını başarı ile uygulayanlar yücelir. Eğitim açısından neler söylersiniz? Geriye baktığınız zaman o zamanın şartlarında imkanlar çok kısıtlıydı. Teknoloji diye hiçbir şey yoktu. Şimdi ben sana beyin cerrahisiyle ilgili bir şey söyleyeyim. Baş ağrısı, baş dönmesi, çift görme, işitme kaybı veya kulak çınlaması olan bir hasta geldi. Nörolojik muayeneni yaptın, kornea refleksinden veya işitmesinden emin değilsin. Ne yaparsın? Gidersin bir beyin MR ı çektirirsin teşhis koyarsın. Bizim zamanımızda öyle değildi. Beyin cerrahisi bize gönderirdi bakın diye. Kulağında işitme kaybı var mı? Ondan sonra rotasyon testleri kalorik test yapardık. Özetle, hasta ve hekim yönümden çok büyük zorluklar vardı. Bu güne baktığımızda teknolojik gelişmeler ve imkanlar birçok tanı güçlüğünü ortadan kaldırdı. Sizce tıp bir sanat mı yoksa zanaat mıdır? Tıp hem sanat, hem de zanaattır. Bu biraz da yaptığın işe göre deği- 30 ADANA YA GÜÇ VERENLER - I CAN ÖZŞAHİNOĞLU 31

15 şir. İngilizler dahiliyeci, nörolog gibi hizmet veren hekimlere Dr. derler. Ancak cerrahi branşlarda çalışan hekimlere Mr. olarak hitap ederler. O açıdan cerrahlık aslında bir zanaattır. Yani usta çırak işidir. Ama siz buna kendi yeteneğinizi, bilginizi, becerinizi eklediğiniz ve daha iyi bir duruma getirdiğiniz zaman bu bir sanat olur. SONUÇ Hocam son zamanlarda Galeria KBB Merkezinde hasta bakarak zaman geçirdiğinizi biliyoruz. Başka neler yapıyorsunuz.? Şimdide çalışmasam ölürüm herhalde. VERTİGO üzerine kitap yazıyorum. Günde en az 4-5 gazete okurum. Arada televizyon izleriz. Güncel romanlar var, onları okuyorum. Yürüyüş yapıyorum. Böyle zaman geçiyor. Günümüzde Adana önemli bir sağlık merkezi... Bırakın bölgeyi, Türkiye nin çeşitli yerlerinden, hatta yurtdışından insanlar koşarak, çare aramaya geliyorlar kentimize. Azerbaycan dan gelen var, Irak tan gelen var... Kıbrıs tan, hatta İngiltere den gelen var... Üstelik azımsanmayacak sayıda. Tabi ki bunlar kentlinin kaşı veya gözü için değil, tıbbi teknoloji, daha da önemlisi yetişmiş doktor gücü nedeniyle geliyorlar. Yetişmiş doktor gücü dediğimiz şey de sıradan bir şey değil, İngiltere den hasta cezbedecek kadar, hatta Avrupalı hekime ders verecek kadar yetişmiş bir güçten bahsediyoruz. İşte yazımızın son kısmında, televizyon izleyip, yürüyüş yapıyorum diyen bu insan; o yetişmiş doktor gücünü oluşturan bir kaç kişiden biridir. Bakmayın onun bugün güncel romanlar okuduğuna, bizleri de o ve aşağıda kısa tarihçesini okuyacağınız üniversitenin kurucuları yetiştirmiştir. Saygıyla... Yararlanılan Kaynaklar: yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çukurova Üniversitesi Basımevi, ADANA, Çukurova Üniversitesi 20. Kuruluş Yıldönümü Kutlamaları, Çukurova Üniversitesi Basımevi, ADANA, KBB de Trent Dergisi, Prof. Dr. Levent Soylu söyleşisi, sayı 10, Çukurova Üniversitesi Dergisi. Yıl:3 Sayı:7, ADANA, 2007 Ekler 1- Çukurova Üniversitesi nde Özşahinoğlu Döneminde ( ) Yapılanlar 2- Çukurova Üniversitesi ve Tıp Fakültesi nin Kuruluş Tarihçesi CAN ÖZŞAHİNOĞLU 33

16 EK-1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ NDE ÖZŞAHİNOĞLU DÖNEMİNDE ( ) YAPILANLAR: Öğrenci Sayısı: 1992 yılında ön lisans ve lisans öğrenci sayısı iken 2000 yılında e, Doktora ve yüksek lisans öğrenci sayısı 1992 yılında 1535 iken 2000 yılında 2000 e, Öğretim üyesi sayısı 1992 yılında 462 iken 2000 yılında 760 ulaşmış. Kampus geliştirme ve çevre düzenlemeleri: Su isale hattı ve sepici pompa istasyonu açılmış, kampus içi yol ve ışıklandırma çalışmaları yapılmış, botanik bahçesi projesi oluşturulmuştur. Çukurova Süleyman Demikuluna dönüştürülmüş, Karataş turizm işletmeciliği ve otelcilik yüksekokulu ve Adana sağlık yüksek okulu açılmış. Bütçe: 1992 yılında 71 milyon ABD doları iken 2000 yılında 60 milyon dolar olmuş (Bütçede ki bu azalma göreceli bir azalma olup o dönemde izlenen ekonomik programlardan dolayıdır). Yatırımlar: Osmaniye meslek yüksek okul inşaatı, Ceyhan meslek yüksek okul inşaatı, Karataş turizm işletmeciliği ve otelcilik yüksekokul inşaatı, Su ürünleri fakültesi binası, Kadirli meslek yüksekokulu inşaatı, Kozan meslek yüksek okul inşaatı, R2 dersliklerinin inşaatları tamamlanmış. Diş hekimliği fakültesi kurulmuş, Devlet konservatuvarı yeni binası, Mühendislik ek binası, Çukurova Üniversitesi Marşı: Ünisabancı tekstil mühendisliği binası, kendini geliştirme merkezi, Karaisalı meslek yüksek okulu açılmış. İktisadi ve idari bilimler fakültesinin temeli atılmış, inşasına başlanmış. Araştırma görevlileri konutları inşaatı devam etmiş, Rektörlük binasına ekler yapılmış, İlahiyat fakültesi inşaatı tamamlanmış, Güzel sanatlar fakültesi faaliyete geçmiştir. Basımevi makina parkı için ABD doları değerinde ofset baskı makinası alınmış. Tıp fakültesinin 550 ek yatak kapasiteli binasına 2 kat daha eklenmiş ve 450 kişilik tıp fakültesi konferans salonu yapılmıştır. Tıp fakültesi deneysel cerrahi araştırma merkezi hayvan barınağı ve idari binasının inşaatı bitirilmiştir. Tıp fakültesi teknolojik olarak yenilenerek Türkiye nin en elit Akademik Birimler: Ç.Ü 1992 yılında 6 fakülte, 1 yüksekokul, 10 meslek yüksekokulu ve 1 devlet konservatuvarına sahipken, su ürünleri, diş hekimliği ve güzel sanatlar fakültesi, 2 meslek yüksek okulu, beden eğitimi öğretmenliği beden eğitimi yüksekohastanelerinden biri konumuna getirilmiştir. Tıp fakültesinde Türkiye nin en büyük ve en modern yoğun bakım ünitesi, pediatrik hematoloji-onkoji kliniği, duyma engelliler binası, nükleer tıp merkezi açılmış, merkez laboratuvarında yenileme çalışmaları, medikososyal merkezinde yenilikler yapılmıştır. Sosyal ve kültürel alanda yapılan yatırımlar: Açıkhava tiyatrosu müzik ve sanat gösteri merkezi, üniversite girişine anıt yapımı, kreş ek bina yapımı, cep sineması, sosyal tesislerin, öğretim üyeleri ve idari personel yemekhanesi restorasyonu yapılmış, öğretim üyeleri için yeni bir yemekhane binası yapılmıştır. Çukurova üniversitesi mezunları derneği kurulmuş. Sportif alanda yatırımlar: 1500 seyirci kapasiteli çok fonksiyonlu spor salonu kompleksi inşaatı bitirilmiştir. Yelken ve kürek sporları için su sporları merkezi oluşturulmuş, tenis kortu, mini futbol sahaları ve açık spor sahalarına yeni sahalar eklenmiştir. rel arboretumu kurulmuş, kampus içi ağaçlandırma çalışmalarına devam edilmiştir. Kampus ve hastane girişleri yeniden düzenlenmiştir. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler: 1992 den 2000 yılları arasında 2995 projeye destek sağlanmıştır. Bu projelere 6 milyon ABD doları maddi destek sağlanmıştır. Yayınlar: yılları arasında 7885 i türkçe, 3514 ü yabancı toplam yayın yapılmıştır. Üniversite-Sanayi işbirlikleri: Adana yenilik merkezi inşaatı bitirilmiş. Ç.Ü. kosgeb ve sanayi odası işbirliği protokolu imzalanmış ve TÜBİTAK desteğiyle Ç.Ü.-sanayi ortak araştırma merkezi (ÜSAM) kurulmuştur. Kütüphane: Yapımına 1988 yılında başlanan kütüphane 1996 yılında bitirilmiştir yılında olan kitap sayısı 2000 yılında e, süreli yayın sayısı den e çıkarılmıştır. Kütüphanede ulusal ve uluslararası veri tabanlarına elektronik sistem üzerinden ulaşılmaya başlanmıştır. Ödüller: Ç.Üniversitenin çeşitli fakültelerindeki bilim adamlarına çeşitli ulusal ve uluslararası bilimsel ödüller verilmiştir. versitenin bir marşı olmamasından rahatsız olan Can Özşahinoğlu, ünlü Türk bestecisi Nevit Kodallı ya Çukurova Üniversitesi marşını hazırlatmıştır. Adımızı almışız Güzel Çukurovadan Zenginliği nam salmış Verimli topraklardan Üniversitemizdir Yurda ışılar saçan Karanlığa yok aman Balcalı kartalından Biz Çukurova Üniversitelileriz Azmimiz çağımızı aşmaktır Biz Çukurova Üniversitelileriz Yolumuz Atatürk ün yoludur. Bire bin ürün verir, Bilim, teknik, sanatta Özgürlükten hız alır Yücelir semalara Üniversitemizde Her fakülte bir çıra Yanar, ışıklar saçar, Tüm yurda insanlığa Biz Çukurova Üniversitelileriz Azmimiz çağımızı aşmaktır Biz Çukurova Üniversitelileriz Yolumuz Atatürk ün yoludur. Söz ve Beste: Nevit Kodallı 34 ADANA YA GÜÇ VERENLER - I CAN ÖZŞAHİNOĞLU 35

17 EK-2 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ VE TIP FAKÜLTESİ NİN KURULUŞ TARİHÇESİ Ç.Ü Tıp Fakültesi 1971 yılının aylarında başlayan kuruluş öyküsü 3 Nisan 1972 de Atatürk Üniversitesi ne bağlı Çukurova Tıp Fakültesi nin kuruluşu ile sonuçlanmıştır. Bunu takiben daha önce Ankara Üniversitesi ne bağlı olarak kurulmuş olan Adana Ziraat Fakültesi ile Çukurova Tıp Fakültesi nin birleşmesi ile 22 Kasım 1973 te Çukurova Üniversitesi kurulmuş ve Fakültenin adı da Tıp Fakültesi şeklinde değişmiştir. Ogünleri yaşayanların anıları bu konudaki ilk girişimleri ve bunu takip eden çabaları ve aşamaları renklendirmektedir. MERHUM PROF. DR. SÜHA DE- MİRTAŞ ANLATIYOR 1971 yılının ilk aylarında, vakit gece yarısına doğruydu. Telefon çaldı. Merhum Prof. Dr. Lütfullah Aksungur telefondaydı; Süha, ben Lütfü, hemen giyin ve bize gel. diye beni yanına çağırdı. Ne söyleyeceksen telefonda söyle. dedim. Telefonda olamaz diye cevap verdi. Çaresiz giyinip gittim. Hemen konuya girdi: Biliyorsun, ben Erzurum dan istifa edip Mersin SSK Hastanesi nin cildiye uzmanı oldum. Bir süre sonra Mersinliler: Hocam, seni, buraya Allah gönderdi, bina dahil her türlü destek bizden, gel bir tıp fakültesi kuralım diye bana başvurdular. Ne dersin Süha, yeterli hoca bulabilirmiyiz?. Lütfü benim Askeri Tıbbiye den çok yakın bir sınıf arkadaşım. Dedim ki? Fakülte kurmak kolay mı? Hangi üniversiteyle kuracaksın ki?... Hacettepe Üniversitesi ne kurdurabiliriz. Ankara Üniversitesi en uygunu ama oraya senin de, benim de etkili olmamız mümkün değil, En iyisi ben Erzurum a dönmenin yollarını arayayım. Orası özerk olmadığından, hem kuruluş kanunu, hem de tayinler çok kolay gerçekleşir. Ben Hacettepe den güvendiğim kişileri ikna etmeye çalışayım. Sen de Ankara Tıp ve Gülhane den bulabildiklerini bul. Listeyi yapar, Devlet Planlamaya gideriz. diye cevap verdi. Lütfullah Aksungur, Süha Demirtaş ile konuşmalarında da belirttiği bazı avantajlar dolayısıyla Atatürk Üniversitesi Rektörü ile görüşmeye karar veriyor. TIP FAKÜLTESİ MERSİN DE Mİ KURULACAK? Rektör Prof.Dr. Kemal Bıyıkoğlu nu telefonlar arıyor. Rektör onu içtenlikle karşılıyor. 24 Şubat 1971 tarihinde yıkoğlu, Çukurova da bir tıp fakültesi kurulması için Milli eğitim Bakanlığı ndan olur istiyor. Milli Eğitim Bakanlığı, 10 Mart 1971 tarihinde DPT nin görüşünü soruyor. TIP FAKÜLTESİ ADANA DA KU- RULACAK Ancak bu sırada 12 Mart Muhtırası veriliyor ve devlet bütünüyle hassas bir döneme giriyor. Tüm bakanlıklar ve parlamento ordunun bir an önce çıkarılmasını istediği kanunlar ile yoğun bir çalışma içersindeyken; Prof. Dr. Lütfullah Aksungur, Dr. Kemal Demir, Mehmet Ünaldı ve Kasım Gülek in desteği ile 16 Mart 1971 tarihinde DPT nin olumlu görüşünü alıyor. Ancak DPT daha önce Adana da bir üniversite kurulması kararı aldığı için, Çukurova Tıp Fakültesi nin Mersin de değil, Adana da kurulmasını kararlaştırıyor. Milli Eğitim Bakanlığı da 18 Mart 1971 tarihinde Adana da Tıp Fakültesi kurulmasına onay veriyor. Prof. Dr.Lütfullah Aksungur,Nisan 1971 sonunda Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi ne tayin olarak, Erzurum da tekrar göreve başlıyor ve 21 Haziran 1971 tarihinde kurulmakta olan Fakülteye Dekan olarak atanıyor. Bu sıralarda Doç. Dr. Süha Demirtaş, Doç. Dr. Ali Namık Şener ve Doç. Dr. Faruk Özer ile Fakülte kuruluşunda birlikte hareket etmek üzere temaslarda bulunuyor. ADANA DA KURULMASINA KAR- ŞI ÇIKIŞLAR Aynı günlerde Adana Ziraat Fakültesi nin bağlı olduğu Ankara Üniversitesi nin öğretim üyelerinin, kurulmakta olan yeni tıp fakültesi konusuna sıcak bakmadıkları duyumları geliyor. Atatürk Üniversitesi ndeki öğretim üyelerinin bir kısmı da Erzurum Tıp Fakültesi nin boşalmasından endişe duyarak olumsuz bir tutum takınıyorlar. Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr.Tufan Yüce, 26 Temmuz 1971 tarihinde Rektörlüğe verdiği bir dilekçede endişesini şöyle dile getiriyor: Yüksek malumlarımız olduğu gibi, Atatürk Üniversitesi, Türkiyemiz in Doğu bölgesini kalkındırmak, bu bölgeye hizmet etmek amacı ile kurulmuştur. Bu aynı zamanda, Doğu ile Batı arasındaki açık ve feci dengesizliği gidermeye yönelen plan hedeflerine de uygundur. Gerekçelerinden ve Meclis görüşmelerinden açıkça anlaşılmaktadır ki, 6990 sayılı kanunun amacı Doğu Anadolu ya hizmettir. Buna göre Üniversitemizin, Çukurova da bir tıp fakültesi kurma çalışmaları tümü ile kanunsuzdur. Bu çalışmalar kanunsuzdur ve bu çalışmalardan vazgeç- Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu, Mersin İli Üniversite Kurma Derneği nin davetlisi olarak Mersin e geliyor. Mersin de bir tıp fakültesi kurulması için yardımları rica ediliyor. Teklif Rektör tarafından olumlu karşılanıyor. Yürürlükte bulunan Üniversiteler Kanunu gereğince bir tıp fakültesinin kurulabilmesi için; Üniversite Senatosunun teklifi ve Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşarlığı nın olumlu görüşü üzerine, Milli eğitim Bakanlığı nın onayı gerekmektedir. Bu koşulların yerine getirilmesi amacı ile 1 Mart 1971 tarihinde; Mersin İli Üniversite Kurma Derneği Başkanı Mersin Valisi İlhan Aras, Milli Eğitim Bakanlığı na, Mersin de Atatürk Üniversite ne bağlı bir tıp fakültesi kurulması için yazılı teklifte bulunuyor. 2 Mart 1971 tarihinde; Milli Eğitim Bakanlığı bu dernek yazısı hakkında Atatürk Üniversitesi nin görüşünü istiyor. Hemen ertesi gün Atatürk Üniversitesi ne ulaşan Bakanlık yazısı aynı gün Üniversite Senatosu nda görüşülüyor. Fakat karar aleyhte çıkıyor. Prof. Dr. Lütfullah Aksungur derhal Erzurum a gidiyor. 5 Mart 1971 tarihinde; yeniden toplanan senatoya Mersin İli Üniversite Kurma Derneği nin üyesi olarak katılıyor ve teklif bu sefer oy birliği ile kabul ediliyor. 6 Mart 1971 tarihinde; Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Bımek gerekmektedir. Bu çalışmalar kanunsuz olmakla birlikte, Doğu ile Batı arasındaki dengesizliği daha da arttıracak sonuçlar verecektir. TIP FAKÜLTESİ NDE ÖĞRENİM BAŞLIYOR Bütün bunlara rağmen Eylül 1971 de kuruluş aşamaları devam eden Fakültenin 1.sınıfına kayıt yapılıyor ve 1.sınıfta 64 öğrenci alınıyor. Bu öğrenciler döneminde Atatürk Üniversitesi nde eğitim ve öğretim görüyorlar. Prof. Dr. Lütfullah Aksungur, Ağustos 1971-Ocak 1972 arasında defalarca Ankara ya gidip gelerek ve orada adeta bir karargâh kurarak bütçe, kadro ve yatırımlar ile ilgili çalışmalarına devam ediyor. Ocak 1972 de yeni Fakültenin bütçesi onaylanıyor. Aynı dönemde Ankara Üniversitesi öğretim üyeleri yeni kurulan fakültenin kendi üniversitelerine bağlanması için girişimlere devam ediyor. Bu girişimler Dr. Kemal Demir ve Dr. Kemal Satır ın büyük destekleri ile önleniyor ve 3 Nisan 1972 tarihinde Çukurova Tıp Fakültesi Kuruluş ve Kadro Kanunu Meclisten çıkıyor. Haber Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tarihinde resmi yazı ile Atatürk Üniversitesi Rektörlüğüne bildiriliyor. Zamanın Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Dr. Kemal Demir, halkın ya- 36 ADANA YA GÜÇ VERENLER - I CAN ÖZŞAHİNOĞLU 37

18 taklı hizmetlerinin de karşılanması şartıyla, Adana Numune Hastanesi ve Sıtma Savaş Enstitüsü binalarının Fakülteye verilmesi için protokol imzalıyor. TIP FAKÜLTESİNİN KADROSU 4 Eylül 1972 tarihinde fakültenin kadrosu Adana ya intikal ediyor ve bu binalarda hizmete başlıyor. Bu kadrolara 7 öğretim üyesi, 3 öğretim görevlisi ve 30 asistan atanıyor. Öğretim Elemanları; Fakülte Dekan ı olarak Prof Dr. Lütfullah Aksungur dışında Doç.Dr. Arif H. Yüksel (Ankara Hastanesi), Doç. Dr. İlter Bilgin (Yüksek İhtisas Hastanesi), Doç. Dr. Neşet Bilaloğlu (Dr.Sami Ulus Hastanesi), Doç. Dr. Cemil Kobal (Gülhane As.Tıp.Ak.), Doç. Dr. Ruhi Türkyılmaz (Hacettepe), Doç. Dr. Ali Namık Şener (Hacettepe), Öğr. Gör. Dr. Ertuğrul Özmen (Gülhane As.Tıp.Ak.), Öğr. Gör. Dr. Can Özşahinoğlu (Hacettepe), Öğr. Gör. Dr. Güneş Yüreğir den (Adana Numune Hastanesi) oluşuyor. Prof. Dr. Gülhan Slem ise Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı nın kadrosunda öğretim elemanları arasında bulunuyor (Can Özşahinoğlu ise; Kasım 1972 de Doçentlik aşamasını yaparak yeni Fakültenin ilk Doçenti olmuştur.). YASADIŞI FAKÜLTE Bunu takiben Anakara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ne bağlı olarak kurulan Çukurova Tıp Fakültesi nin yasal olmadığını ileri sürerek bu fakültenin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi ne başvuruyor. İtiraz temelde; Atatürk Üniversitesi nin özel bir kanun ile kurulan bir Üniversite olması, özerk bir Üniversite olmaması ve bu nedenle bir Üniversitenin kurulmasında patronaj hakkına sahip olmayacağı fikrine dayanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, Ankara Üniversitesi nin bu itirazını haklı görmüş ve Atatürk Üniversitesi ne bağlı olarak kurulmuş olan Çukurova Tıp Fakültesi nin kuruluşunu 4936 sayılı Üniversiteler Kanunu na aykırı bularak kuruluş kanununu iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi bu kararı ile Çukurova Tıp Fakültesini kapatmamış, ancak bir yıl içerisinde özerk bir yapıya kavuşmak şartı ile bir şans tanınmıştır. Özetle; Anayasa Mahkemesi Çukurova Tıp Fakültesi nin bir yıl içerisinde herhangi bir özerk Üniversiteye bağlamasını veya Çukurova Üniversitesi Kuruluş Kanununun çıkartılmasını şart koşmuştur. O zamanki yasalara göre bir Üniversite kurulabilmesi için en az iki fakülte gerekmektedir. CAHİT ÇERMEK ANLATIYOR Tıp Fakültesinin ilk sekreteri Cahit Çermek, Çukurova Üniversitesi nin ve dolayısı ile Ç.Ü. Tıp Fakültesi nin kuruluşunu şöyle anlatmaktadır: Anayasa Mahkemesi kuruluş kanunumuzu iptal ederek bir yıl içerisinde ya herhangi bir özerk üniversiteye bağlanmamızı veya Çukurova Üniversitesi kuruluş kanununun çıkartılarak oraya bağlanmamızı istemişti. Çukurova Tıp Fakültesi nin kurucu Dekanı merhum Prof. Dr. Lütfullah Aksungur, daha önce Ankara Üniversitesi nce Adana da kurulmuş bir Ziraat Fakültesi nin bulunması nedeniyle Ankara Üniversitesine Rektörlüğü ne bir yazı ile başvurarak, Çukurova Tıp Fakültesi nin de Ankara Üniversitesine bağlanmasını istemişti. Ankara Üniversitesi bu konuyu incelemek üzere Senato Üyesi 6 kişiden oluşan bir heyeti Adana ya gönderdiler. Ne yazık ki Ankara Üniversitesi heyeti daha Adana dan ayrılmadan tavırlarını ortaya koyup, Çukurova Tıp Fakültesi nin Ankara Üniversitesi ne bağlanmasına karşı çıktılar. Çukurova Üniversitesi Kuruluş Kanununu çıkartmaktan başka çaremiz kalmamıştı. Bunun üzerine gelen heyeti uçakla Ankara ya yolcu ettikten sonra Merhum Prof. Dr. Lütfullah Aksungur, Ziraat Fakültesi Öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ercan Tezer ve ben aynı akşam arabayla Ankara ya hareket ettik. O zaman Sayın Süleyman Demirel hükümeti muhtıra ile düşürülmüş, yerine bağımsız başbakan atanmıştı. Fakat Meclis çoğunluğu yine Adalet Partisi ndeydi. Kurulmuş olan hükümet ise, seçim hükümeti idi. Sayın Süleyman Demirel ile randevumuz olamadığı için, doğru o zamanki Adalet Partisi Hukuk Müşaviri Adanalı Avukat Kemal Çetinsoy un yazıhanesine giderek, Sayın Demirel den randevu alınmasını rica ettik. Sayın Çetinsoy bizi Sayın Demirel e götürdü. Sayın Hocam Prof. Dr. Lütfullah Aksungur yarım saat içerisinde, yaşadığımız olayları ve sıkıntılarımızı, bir bir anlattı. Sayın Demirel bu konuda ikna olduğunu, bir gün sonra Meclise gelmemizi ve kuruluş kanunun önerge verdirerek çıkarılacağını bize müjdeledi. Sabah Meclise gittik. Meclisin tatil olmasına üç gün kalmıştı Sayın Demirel, Adalet Partisi gurup başkan vekilini çağırarak Çukurova Üniversitesi Kuruluş Kanunu nun çıkarılması için önerge vermelerini istedi bir saat sonradan gurup başkan vekili, Demirel e gelerek, daha önce Üniversite Kurulması Milli Eğitim Komisyonu ndan geçmiş diğer illerin milletvekillerinin önergeyi imzalamadıklarını, kendi illerin üniversite kanunlarının da Çukurova Üniversitesi Kuruluş Kanunu ile birleştirilerek çıkarılmasını istediklerini söyledi. Demirel, bunu olumlu karşılayarak bizimle birlikte 6 Üniversite Kanununun Meclis ten geçmesini sağladı. PROF. DR. GÜLHAN SLEM ANLA- TIYOR Nihayet gece saat 12 sıralarında bu konu görüşülmeye başladı. Yasa tasarıları okundu.çok sayıda milletvekili kendi illerinde de Üniversite açılmasını istediler. Komisyon adına söz alan, İstanbul Milletvekili Mehmet Yardımcı, önce ikna edici bir konuşma yaptıysa da sonradan milletvekillerini kızdıran bazı sözler söyledi. Dolayısıyla Meclis in havası bir hayli gerginleşti. Aksungur ile bir hayli gergin ve endişeliydik. Nihayet Çukurova Üniversitesi ile yeni üniversite kuruluşları da yasallaştı. Bizler heyecanla birbirimize sarılıp kutladık. Ben kaldığım otele gittim. Sabahın erken saatinde otele Aksungur Hoca geldi. Üzgün olduğu her halinden belliydi.meğer usul olarak kanun tasarısının ikinci defa oylanması gerekiyormuş. Meclis te ikinci oylama sırasında gerekli çoğunluk kalmadığı için oylama ertelenmiş. Bu son günde, Meclis tatile gireceği için yasanın Senatoya gönderilerek onaylanması mümkün olamayabilirdi. Ancak o gün Meclis te ikinci oylama yapıldı ve kanun tasarısı Senato ya gönderildi. Ama Senato, Meclis ile birlikte tatile gireceği için yasallaşma işlemi gerçekleşmedi. Sonbahara kadar Meclis in açılışını beklemek zorunluluğu doğdu. Nihayet Meclis ve Senato açıldı. Partiler bir türlü Cumhurbaşkanı nı seçemediler Uzun bir süre sonra Fahri Korutürk Cumhurbaşkanı seçildi. Bir gün öğle yemeğinden sonra Dr. Ruhi Türkyılmaz ın odasında otururken Dekan Aksungur u telefona çağırdılar. Birkaç dakika sonra odaya döndüğünde, sevinçten gözleri parlıyordu. Senato Başkan Vekili, Adana Senatörü Mehmet Ünaldı, üniversite olduğumuzu bildirmiş ve kendisini kutlamış. Şaşırdık, bu işin nasıl olduğunu anlayamadık. Sonradan gerçek anlaşıldı. Senato ya gelip de iki ay içinde görüşemeyen kanun tasarıları, otomatikman kanunlaşırmış Orada bulunan tüm arkadaşlar sevinçten birbirimize sarıldık Ne var ki, bir aşama daha vardı. Kanunun Cumhurbaşkanı tarafımdan onaylanması gerekiyordu. Fahri Korutürk ün çok titiz bir kişiliği olduğunu biliyorduk. Herhangi bir nedenle (Örneğin görüşülmek üzere tekrar Senatoya gönderebilirdi) imzada bir sorun olmaması için, Aksungur ile birlikte Ankara ya gidildi. Cumhurbaşkanı Hukuk Müşaviri hakim Amiral Fahri Çoker ile görüşüldü. Kendisi durumu inceletti ve herhangi bir sorun olmadığını bildirdi. Birkaç gün içinde de Cumhurbaşkanı onayı gerçekleşti. Ç.Ü kuruluş Kanunu 22 Kasım 1973 tarihli Gazetede yayınlandı. 38 ADANA YA GÜÇ VERENLER - I CAN ÖZŞAHİNOĞLU 39

19 Ali İhsan ÖKTEN 1963 Tarsus doğumlu yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra yılları arasında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Beyin -Sinir-Omurilik Cerrahisi ihtisasını tamamladı. Halen Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin Cerrahi Kliniğinde Eğitim Görevlisi ve İdari Sorumlusu olarak çalışmakta. Türk Nöroşirürji Derneği, Nöroonkoloji Grubu, Spinal Cerrahi Grubu, Acil Tıp Derneği, Adana Tabip Odası, SES (Sağlık Emekçileri Sendikası), AFAD (Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği), Sınırsız Fotoğrafçılar Grubu, İnsan Hakları Vakfı, Uluslararası Af Örgüt ü üyesi. Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu Derneği kurucu üyesi. Adana-Osmaniye Tabip Odası Başkanı yılında Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği fotoğraf kursunu bitirdikten sonra 2008 yılında AFAD a üye oldu yılında Haluk Uygur İleri Fotoğraf Teknikleri ve Felsefesi Atölyesine katıldı. Atölye çalışmalarında fotoğrafın sadece çekilerek değil okunarak yapılacağını öğrettiği için fotoğraf tekniği, sanatı ve kültürü üzerine yazılmış kuramsal veya kavramsal kitap, dergi ve yazıları okudu. Bunları okuyup kendi düşünce süzgecinden geçirdikten sonra fotoğraf ve sanatı üzerine farklı konularda yazmaya başladı. Fotoğraf Yazıları ve Fotoğrafın Eleştirisel Gücü isminde fotoğraf ve sanatı üzerine yazmış olduğu kitapları var. Fotoritim, Fotoiz, Adana Tabip Odası Dergisi, Türk Nöroşirürji Derneği Bülteni, ARATOS Bilim ve Felsefe Dergisi, İFSAK Sinema ve Fotoğraf Dergisin de farklı konularda yazı yazmakta. Altın Şehir Adana Dergisi nin yayın kurulunda ve yazarlarındandır. Sağlık politikaları, tıp, hekimlik ve felsefe konularında yazdığı yazıları elektronik ortamda yayın yapan HEKİ- MEDYA gazetesinde yayınlanmaktadır. Sağlık politikaları, tıp, hekimlik, sağlık ve sanat üzerinde yazdığı yazılardan oluşan yeni bir kitap hazırlığı içerisindedir. Fotoğrafta siyah-beyaz ve belgesel çalışmayı sever. Uluslararsı ve Ulusal ödüllere sahiptir. Bu kitap Seyhan Rotary Kulübü nün ve Güney Rotary Kulübü nün katkılarıyla basılmıştır.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi Değerli Hekim Arkadaşımız, Bu anket ülkemizdeki farklı eğitim kurumlarınca uygulanan örnekler temel alınarak UÜTF Tıp

Detaylı

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ!

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! EĞİTİMİN ALTIN MARKASINDA BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! %100 ÖĞRENİM BURSU FIRSATI ANADOLU LİSESİ TEOG PUANINLA SÜRESİZ BURS KAZAN! GELECEĞE GÜÇLÜ BAŞLA! EN İYİSİNİ SEÇ, DOĞRU KARAR VER ŞANSA İHTİYACIN YOK EĞİTİME

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Çankaya Üniversitesi Bilgi İşlem Departmanı nda çalışan ve 2007 Bilgisayar Mühendisliği Bölümümüzden mezun olan Hakan Yurduseven ile bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM

Detaylı

T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı TIP FAKÜLTESİ DEKANLIĞINA

T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı TIP FAKÜLTESİ DEKANLIĞINA Evrak Tarih ve Sayısı: 23/06/2015-30588 T.C. Sayı : 79508372-900/ Konu : Kampüs Kart Uygulaması ÇOK İVEDİ TIP FAKÜLTESİ DEKANLIĞINA Üniversitemiz ile T.C Ziraat Bankası A.Ş arasında imzalanan, 30/01/2013

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ Doğuş markası, eğitime adanmış yarım asra yaklaşan bir anlam ifade etmektedir. Doğuş Üniversitesi eğitimde ilklerin sahibi, yeniliklerin öncüsü olarak, geçmişinden

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU

ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU 2012-2013 Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğretmeni Bölüm Şefi Zuhal ALTINTAŞ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ Bu faaliyet ile çocuk

Detaylı

S. 115 ARTI YÖN. Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel. Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum

S. 115 ARTI YÖN. Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel. Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum ARTI YÖN ARTI YÖN Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum Hadan Türkal: Hayat adına kimse vazgeçmemeli S. 115 BAŞARI ENGEL TANIMAZ!

Detaylı

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

TABURCUYUZ, YA SONRASI? TABURCUYUZ, YA SONRASI? Uzm. Hemş. Emel DİLEK Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD Annem, 67 yaşında, Emekli öğretmen, HT hastası, 2002 yılında geçirmiş olduğu beyin ameliyatı sonrası

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ

İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ İngiltere de Şubat ayından beri yüksek ateş, epileptik atak ve şiddetli ağrı şikayeti İle defalarca İngiltere deki hastanelere

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten 2009 2010 eğitim öğretim yılının birinci dönemi ki bu güz dönemi oluyor, benim de yüksek lisans programımın ilk dönemiydi. Üniversiteden 2003 yılında mezun olduktan 6 sene sonra tekrar üniversiteye başlıyordum.

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

ÖZEL ŞARTLAR. Antrenörlük Eğitimi bölümü mezunu. olup, Jimnastik ve Fitness 2. Kademe. Antrenörlük belgesine sahip olmak.

ÖZEL ŞARTLAR. Antrenörlük Eğitimi bölümü mezunu. olup, Jimnastik ve Fitness 2. Kademe. Antrenörlük belgesine sahip olmak. İSTANBUL GELİŞİM ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN: Duyuru Başlama Tarihi :8..05 Son Başvuru Tarihi :04.0.06 Ön Değerlendirme Tarihi :07.0.06 Sınav Giriş Tarihi :.0.06 Sonuç Açıklama Tarihi :4.0.06 MESLEK YÜKSEKOKULU

Detaylı

İntörn Mühendislik Yelpazesini Genişleteceğiz

İntörn Mühendislik Yelpazesini Genişleteceğiz İntörn Mühendislik Yelpazesini Genişleteceğiz KMTSO Başkanı Kemal Karaküçük, intörn mühendisliğin Türkiye de ilk kez Kahramanmaraş ta başladığını belirterek, Gelecek yıllarda da diğer mühendislik fakültelerinin

Detaylı

PROF. DR. SERPİL UĞUR BAYSAL IN ÖZGEÇMİŞİ, 14 Ocak 2015

PROF. DR. SERPİL UĞUR BAYSAL IN ÖZGEÇMİŞİ, 14 Ocak 2015 PROF. DR. SERPİL UĞUR BAYSAL IN ÖZGEÇMİŞİ, 14 Ocak 2015 Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Sosyal Pediyatri Bilim Dalı ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ ENSTİTÜSÜ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ ENSTİTÜSÜ Prof. Dr. Işık ASLAY 1967 yılında lise eğitimini Kadıköy Kız Lisesi nde tamamladı. 1973 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi ni bitirdi. 1982 yılında

Detaylı

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ OKULLAR HAYAT OLSUN OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ Okullarımız halka açıldı Okullar eğitim-öğretim saatleri dışında; akşam saatleri, hafta sonları ve yaz aylarında halkımızın hizmetine açıldı. Derslikler,

Detaylı

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü On5yirmi5.com Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü İki kol ve iki bacak nakli yaptığı Sevket Çavdır hayatını kaybedince suçlanan Doç. Dr. Nasır, o günü anlattı. Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe (oluşturma

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Puan Kont Yerleşen 2013 Min 2013 Yerleştirme Türü

Puan Kont Yerleşen 2013 Min 2013 Yerleştirme Türü DEVLET ve VAKIF (ÖZEL) ÜNİVERSİTELERİN 2013 TABAN PUANLARI KONTENJAN YERLEŞEN SAYILARI ve 2013-2014 ÜCRETLERİ İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL VAKIF (ÖZEL) Programın Programın Adı ve Meslek Yüksekokulu

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR!

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! 11.11.2014 Salı İzmir Basın Gündemi O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! Kazım Erkmen Daha dün gibi hatırlıyorum, İzmirlilerin Yeşilyurt Devlet Hastanesi diye bildikleri o Hatay daki hastanenin Başhekimliği ne

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

ÜNİVERSİTEMİZ ÖĞRENCİLERİNE ÜST DÜZEY OLANAKLAR SAĞLIYOR

ÜNİVERSİTEMİZ ÖĞRENCİLERİNE ÜST DÜZEY OLANAKLAR SAĞLIYOR Çankaya Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü nden 2006 da lisans derecesini alarak aynı bölümde 2009 yılında yüksek lisansını tamamlayan H. Emre Akkuş ile Çankaya Üniversitesi ve sektör hakkında

Detaylı

HEKİMLERİN MECBURİ HİZMET YÜKÜMLÜLÜĞÜ

HEKİMLERİN MECBURİ HİZMET YÜKÜMLÜLÜĞÜ HEKİMLERİN MECBURİ HİZMET YÜKÜMLÜLÜĞÜ Çalışma hakkı evrensel bir haktır. Altı yıl üniversite eğitimi alan Tıp Fakültesi mezunları hâlihazırda özgürce hekimlik yapma hakkına sahip değildirler. Dünyada,

Detaylı

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız ve hangi okulları

Detaylı

Sayın Mehmet Ali CAN Yeminli Mali Müşavir (E. Vergi Denetmeni)

Sayın Mehmet Ali CAN Yeminli Mali Müşavir (E. Vergi Denetmeni) Yeminli Mali Müşavir (E. Vergi Denetmeni) 05.12.2014, Belek-Antalya 228 Dursun Ali Yaz Özgeçmiş 1974 Adana doğumludur. İlk ve ortaöğrenimini Adana da tamamladı. 1992 yılında Ankara Maliye Meslek Lisesi

Detaylı

ODYOMETRİST TANIM A- GÖREVLER

ODYOMETRİST TANIM A- GÖREVLER TANIM İnsanların işitme bozukluğunun derecesini çeşitli testler yardımı ile saptayan ve hastanın durumuna göre işitme cihazı ihtiyacını belirleyen ve uygulayan, gerekli durumlarda konuşma tedavisi veren

Detaylı

2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ETKİNLİKLERİ

2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ETKİNLİKLERİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ETKİNLİKLERİ Üniversitemizde Hazırlık Sınıflarıyla Tanışma Toplantısı Yapılıyor Üniversitemiz Yabancı Diller Yüksekokulu tarafından Üniversitemize yeni katılan 2012-2013 Eğitim

Detaylı

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM Bu zamana kadarki okul hayatım boyunca birçok öğretmenim oldu. Şu an düşündüğüm zaman, aslında her birinden bir şeyler öğrendiğimi ve her birinin hayatımın şekillenmesinde azımsanmayacak

Detaylı

İstanbul da, Bursa da, Çanakkale de, Sakarya da. Ve şimdi Konya da.

İstanbul da, Bursa da, Çanakkale de, Sakarya da. Ve şimdi Konya da. İstanbul da, Bursa da, Çanakkale de, Sakarya da Ve şimdi Konya da. 23 Bursa Prestij Modern 23 yıllık İstanbul Prestij Park Bakyapı Uzmanlığıyla Prestijli Bir Hayat Sakarya Çamlıca Apart Evleri Çanakkale

Detaylı

Diğer: Diğer:... Diğer:...

Diğer: Diğer:... Diğer:... Anket Üniversite Bu anket formu, işitme engellilerin üniversite eğitimlerini desteklemeyi amaçlayan bir proje çerçevesinde sizlerin sorunlarını değerlendirmek için hazırlanmıştır. Ad Soyad: Devam ettiğiniz

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI TANIM Çalıştığı kurumun tanınmasını, çalışmalarına karşı insanlarda olumlu izlenimler uyandırmasını, çevresiyle iyi ilişkiler kurmasını ve saygınlığını artırmasını sağlamak

Detaylı

ÇOCUK GELİŞİMİ ALANI GENEL BİLGİLER

ÇOCUK GELİŞİMİ ALANI GENEL BİLGİLER ÇOCUK GELİŞİMİ ALANI GENEL BİLGİLER Çocuk gelişimi ve eğitimi ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışların hangi yaş düzeyindeki çocuklara ve gençlere kazandırılacağı hakkında bilgi veren, çocuğun

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... Hatta Tarsuslular. Dünyanın öbür ucundan gelen Japonlar,Koreliler,Almanlar

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

ÇAYIRHAN TURGAY CİNER MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ

ÇAYIRHAN TURGAY CİNER MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ ÇAYIRHAN TURGAY CİNER MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ YGS-LYS Bilgilendirme Kitapçığı http://turgayciner.meb.k12.tr/ 1. AŞAMA: YÜKSEKÖĞRETİME GEÇİŞ SINAVI (YGS) YGS Mart ayının son haftası ya da Nisan

Detaylı

Eğitim Referanslarımız

Eğitim Referanslarımız Proje Adı Şehri Anadolu Üniversitesi Eskişehir STANDALONE/EY3600 3 100 Anadolu Üniversitesi Eskişehir KONVANSİYONEL 30 300 Anadolu Üniversitesi AKM Eskişehir SWMP/EY3600 8 250 Anadolu Üniversitesi Eczacılık

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

KISA TARİHÇE : ŞEHİR ÖZELLİKLERİ :

KISA TARİHÇE : ŞEHİR ÖZELLİKLERİ : KISA TARİHÇE : Bilecik Üniversitesi 29 Mayıs 2007 de kurulan ve Aralık 2007 de eğitim öğretim faaliyetlerine başlamış olan bir devlet üniversitesidir.üniversitenin merkez yerleşkesi, Marmara bölgesinde

Detaylı

MAYIS SONUNDA, OKULDA...

MAYIS SONUNDA, OKULDA... MAYIS SONUNDA, OKULDA... Bu fotoroman, bir ukte neticesinde tecelli etmiştir!... 21-23 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen Diyarbakır Gezisi nin tarihi daha ilk tespit edildiğinde, yani Mart ayında, benim

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :6. Syf Sayfası :1-3. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :1. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :1-3. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar da

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

T.C. KAFKAS ÜNĠVERSĠTESĠ EĞĠTĠM FAKÜLTESĠ KURUM ĠÇĠ VE ANABĠLĠM DALI/BÖLÜMLER ARASI YATAY

T.C. KAFKAS ÜNĠVERSĠTESĠ EĞĠTĠM FAKÜLTESĠ KURUM ĠÇĠ VE ANABĠLĠM DALI/BÖLÜMLER ARASI YATAY Not: Bu Yönerge Üniversitemiz Senatosunun 01.06.2011 tarih ve 08 sayılı oturumda alınan 80 sayılı kararla kabul edilmiştir. T.C. KAFKAS ÜNĠVERSĠTESĠ EĞĠTĠM FAKÜLTESĠ KURUM ĠÇĠ VE ANABĠLĠM DALI/BÖLÜMLER

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Önümüzdeki aylarda hizmete açılacak olan Türkiye Cumhuriyeti Kamu Hastaneleri Kurumu Karabük İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Karabük Üniversitesi Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi ne

Detaylı

Mucize Cerrah Mehmet Mutaf Bodrum Acıbadem'de

Mucize Cerrah Mehmet Mutaf Bodrum Acıbadem'de Mucize Cerrah Mehmet Mutaf Bodrum Acıbadem'de Dünyanın en başarılı estetik operasyonlarını gerçekleştiren ve kendi geliştirdiği yöntemlerle, mucizevi ameliyatlara imza atan Prof. Dr. Mehmet Mutaf, Bodrum

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

17 Mart 2002 / Milliyet Kadınlar artık küçük göğüs istiyor...

17 Mart 2002 / Milliyet Kadınlar artık küçük göğüs istiyor... 17 Mart 2002 / Milliyet Kadınlar artık küçük göğüs istiyor... Kadınların çeşitli sıkıntılardan kurtulmak ve yaşam kalitelerini artırmak için göğüslerini küçülttüğü, dünyada tercih edilen göğüs ölçüsünün

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

TC İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK YÜKSELTİLME VE ATAMA YÖNERGESİ

TC İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK YÜKSELTİLME VE ATAMA YÖNERGESİ TC İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK YÜKSELTİLME VE ATAMA YÖNERGESİ Amaç Madde 1- Bu yönergenin amacı; TC İstanbul Arel Üniversitesinde akademik yükseltilme ve atamalarda uygulanacak kriterleri düzenlemektir.

Detaylı

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N.

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N. New York ta bugün kar yağıyor. 59. Cadde deki evimin penceresinden, yönetmekte olduğum dans okuluna bakıyorum. Bale kıyafetlerinin içindeki öğrenciler, camlı kapının ardında, puante * ve entrechats **

Detaylı

RECEP TAYYĠP ERDOĞAN Ü N Ġ V E R S Ġ T E S Ġ

RECEP TAYYĠP ERDOĞAN Ü N Ġ V E R S Ġ T E S Ġ RECEP TAYYĠP ERDOĞAN Ü N Ġ V E R S Ġ T E S Ġ Fakültemizin Kuruluşu Fakültemiz 3 Eylül 1997 de kuruldu. 2006 yılında RTE Üniversitesi ne bağlandı. Bölümlerimiz Biyoloji Kimya Kimya Fizik Matematik Tarih

Detaylı

YÖNETMELİK. b) Merkez (Hastane): Turgut Özal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezini,

YÖNETMELİK. b) Merkez (Hastane): Turgut Özal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezini, 19 Ocak 2014 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28887 Turgut Özal Üniversitesinden: YÖNETMELİK TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

KISA TARİHÇE : ŞEHİR ÖZELLİKLERİ :

KISA TARİHÇE : ŞEHİR ÖZELLİKLERİ : KISA TARİHÇE : 1975 yılında Batman Meslek Yüksekokulu olarak kurulmuş, 1982 yılında Dicle Üniversitesine bağlı olarak öğretime devam eden Batman Üniversitesi 2007 yılında özerklik kazanmıştır. Üniversitenin

Detaylı

T.C KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ

T.C KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ T.C KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ 2013-2014 Eğitim Öğretim yılı Güz Yarıyılı için Anabilim Dallarınca öğrenci alınacak olan programlar, kontenjanlar, adaylarda

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Yüzyüze Dersler Video Konferans Danışmanlık E - Öğrenme Sanal Sınıf E - Öğrenme İçeriği Doğru Meslek Seçimine Destek Bursu Tüm programlarda, Plato MYO tarafından hazırlanan Mesleki Eğilim Testi ni uygulayan

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

Prof. Dr. Galip Urak ve Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı

Prof. Dr. Galip Urak ve Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı TARİHTEN BİR KESİT Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası 2007, 60(4) Prof. Dr. Galip Urak ve Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Prof. Dr. Galip Urak ın Özgeçmişi ve Göğüs Cerrahisi AD nın Tarihçesi 1946-2006

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI Bu yıl, UNESCO tarafından, Kimya Yılı olarak ilan edildi. Madam Curie nin 1911 yılında ikinci Nobel ödülünü kimya alanında alışının 100. yılı onuruna, 2011 yılı boyunca kutlamalar

Detaylı

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ Amaç MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı; İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ndeki tüm fakülte ve yüksekokullarda öğrenim görmekte olan öğrencilere

Detaylı

SAYIN EKREM DEMİRTAŞ İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ MÜTEVELLİ HEYET BAŞKANI İZMİR TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI

SAYIN EKREM DEMİRTAŞ İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ MÜTEVELLİ HEYET BAŞKANI İZMİR TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI SAYIN EKREM DEMİRTAŞ İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ MÜTEVELLİ HEYET BAŞKANI İZMİR TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI 14. AKADEMİK YIL AÇILIŞ TÖRENİ KONUŞMASI ÖZETİ KURULUŞ Yıl 2001 26 Ekim İlk eğitime başlama

Detaylı

LYS puanıyla girilebilecek bölümler 2015

LYS puanıyla girilebilecek bölümler 2015 On5yirmi5.com LYS puanıyla girilebilecek bölümler 2015 Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS), Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS) puanlarıyla tercih edilebilecek bölümler? İşte yanıtı.. Yayın Tarihi : 23

Detaylı

KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014

KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014 KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014 Sayın katılımcı, bu araştırma Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmektedir. Anketi cevaplamak için ayırdığınız

Detaylı

ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul 4.banka 5.otel 6.market 7.alışveriş merkezi 8.kafe 9.hastane 10.köprü 11.nehir 12.kafe 13.spor salonu 14.

ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul 4.banka 5.otel 6.market 7.alışveriş merkezi 8.kafe 9.hastane 10.köprü 11.nehir 12.kafe 13.spor salonu 14. ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul

Detaylı

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ OKULA UYUM OKULUM, BEN VE ARKADAŞLARIM Okulunu tanıma Okulunun ismini söyleme Öğretmen ve arkadaşlarını tanıma Okulda çalışanları gözlemleme

Detaylı