Gençler ve Politik Katılım: Gezi Parkı Eylemleri nde Apolitik Nesil

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Gençler ve Politik Katılım: Gezi Parkı Eylemleri nde Apolitik Nesil"

Transkript

1 Gençler ve Politik Katılım: Gezi Parkı Eylemleri nde Apolitik Nesil Bahar Tanyaş Okan Üniversitesi, Psikoloji Bölümü 1.1. Giriş Gençlerin politik katılımı gerek Batı 1 toplumlarında gerekse Türkiye de gündemde ve tartışmalı bir konu olmuştur lerin genç nesilleri (özellikle popüler söylemlerde) politik katılımları sınırlı ve önceki nesillerin aşina oldukları politik süreçlere yabancılaşmış olarak resmedilmektedir (Benedicto, 2008). Çeşitli disiplinlerden ve farklı ülkelerden araştırmalar da gençlerin politik katılımlarının ve politikaya olan ilgilerinin düştüğü yönünde bulgulara ulaşmaktadır (ARI, 2008; Phelps, 2005; Pirie ve Worcester, 1998). Diğer taraftan, kabaca otuz yıllık bir geçmişi değerlendirmemize olanak tanıyan araştırma bulguları ve bu bulguların sonucunda ortaya çıkan gençlere dair olumsuz algılar son yıllarda tartışmalı hale gelmiştir. Bu tartışmalarda politik katılım, gençlerde sınırlı ya da eksik bir pratik olarak değil; değişen, dönüşen ve farklı anlamlara bürünebilen bir olgu olarak ele alınmaktadır (Lüküslü, 2008; O Toole, Marsh ve Jones, 2003; Sloam, 2007). Gençlerin formel/geleneksel politik bağlılıklarının zayıfladığı; ancak bu durumun bilinen/klasik biçimlerin dışında gelişen, günümüz toplumsal dinamiklerine ve teknolojik gelişmelerine paralel politik yatırımlarla dengelendiği ileri sürülmekte, apolitik gençlik söylemi eleştirilmektedir (Benedicto, 2008; Norris, 2003). Tüm bu tartışmalar süregiderken, Avrupa da ve Türkiye de son dönem sosyal ve politik hareketlerde gençler etkin rol oynamış ve büyük ölçekli protestolarda başı çekmişlerdir. Bu örnekler arasında Yunanistan daki 2008 Gösterileri (Karamichas, 2009), İngiltere deki Harç Protestoları

2 26 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan 2015 (Ibrahim, 2011) ve Türkiye deki 2013 Gezi Parkı Eylemleri sayılabilir. Bu eylemlerin farklılıkları kadar önemli ortak noktaları da bulunmaktadır ve bu noktalardan biri gençlerin politik sisteme -direkt ve zorlayıcı biçimlerdedirenerek (yeniden) müdahil olmasıdır. Bu noktada gençlik ve politik katılım olguları, toplumsal ve akademik tartışmalara yeni şekiller vermeye başlamıştır. Türkiye de apolitik gençlik söylemi 1980 sonrası dönemi işaret etmektedir. Bu söylemin oluşmasında 80 darbesi ve sonrasındaki toplumsal ve politik inşanın kritik rol oynadığı, 1970 lerde doğan ve zaman zaman Özal çocukları olarak isimlendirilen darbe sonrası genç nesilden başlayarak bugünün gençlerini de için alacak şekilde popülaritesini sürdürdüğü öne sürülebilir. Bu bağlamda, Gezi Parkı Eylemleri (özellikle popüler medyada) şaşkınlık yaratmış, apolitik gençlik söylemini sorgulanır hale getirmiş (Alev, 2013; Erkmen, 2013; Nigiz, 2013), bazı tartışmalarda bir efsanenin çöküşü olarak kutlanmıştır (Aytekin, 2013). Bu makalenin amacı, tüm bu tartışmaların odağındaki apolitik gençlik söylemini bu söylemin nesnesi olan kuşağın/bireylerin perspektifinden değerlendirmektir. Bu bağlamda araştırma, gençlerin politik mi apolitik mi olduğunu tespit etmeye çalışmamaktadır. Aksine çalışmanın bütününde, politiklik/apolitiklik kavramlarını sabit, değişmez ve bireysel olgular olarak ele alıp, belli kriterlere uygun olarak nicel ya da nitel olarak ölçmenin sorunlu bir çaba olduğu varsayılmıştır. Bu nedenle araştırmanın merkezinde, katılımcıların öznel anlayışları, bireysel duruşları, yatırımları ve karşı çıkışları yer almaktadır. Araştırmada söyleme odaklanmak ve gençleri bu söylemi değerlendirmeye davet etmek, toplumsal kurgularla bireysel anlatıların kesişimini incelemek açısından avantajlar sağlamaktadır. Bu yaklaşım, tarihsel ve sosyo-politik dinamiklerin bireyseli anlamlandırmadaki rolünü ve genç bireylerin bu dinamikleri nasıl yeniden kurguladıklarını göstermesi açısından önemlidir. Aynı zamanda, gençlerin politik ve apolitik kavramlarını nasıl deneyimledikleri ve bu kavramlarla ilişkili olarak kendilerini ve ötekileri nasıl konumlandırdıklarını anlamak için bir kaynak oluşturmaktadır. Makalede sunulan veri, Gezi Parkı Eylemleri özelinde politik katılım ve aktivizm olgularını inceleyen daha geniş bir araştırmadan seçilmiştir. Bu sunum çerçevesinde temel olarak Gezi Parkı Eylemleri ne katılan/destekleyen gençler apolitik gençlik söylemini nasıl anlamlandırmakta ve kendilerini/kendi kuşaklarını bu söylemle ilişkili olarak nasıl konumlandırmaktalar? sorularına cevap aranmaktadır. Makalede, öncelikle araştırmanın analiz birimi olan apolitik gençlik söyleminin arka planını değerlendirebilmek için yurt dışı ve yurt içi çalışma ve yaklaşımların derlemesi yapılacaktır. Gençlik ve politik katılım olgularının nasıl ele alındığı tarihsel ve karşılaştırılmalı olarak sunulacaktır 2. Bunu takiben çalışmanın yöntemi açıklanacaktır. Bulgular Apolitik Nesil Gezi Parkı nda ana başlığı altında dört ana tema merkezinde askeri darbesi, bilişim teknolojileri, geleneksel/formel siyasî yapılanma ve Gezi Parkı Eylemleri - ele alınacaktır. Bulguların son bölümünde katılımcıların apolitiklik söylemiyle ilişkili olarak kendilerini nasıl konumlandırdıkları sorusu daha direkt ve bütüncül olarak örneklendirilecektir. Bulgular, 90 kuşağı ve kuşaklar arası dinamiklerle ilişkili olarak tartışılacaktır Gençlik ve Politik Katılım: Batı Çalışmaları Geleneksel politik yapı, etkinlik ve süreçlere katılımın düşüş göstermesine dair tartışmaları 70 lerin sonları 80 lerin başlarından itibaren incelemek

3 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan mümkündür (örn. Barnes ve Kaase, 1979); ancak politik katılımın özellikle gençlerle ilişkili olarak akademik araştırma ve tartışmaların gündemine alınmasını ağırlıklı olarak 90 ların sonları ve 2000 lerin başlarından itibaren görmekteyiz. Bu çalışmalarda, gençler arasında oy kullanım oranlarının düştüğü, gençlerin politik partilerde ve sistemin kilit yapılarında aktif olarak yer almadıkları ve bu yapılara inanmadıkları ya da politik süreçlerle ilgilenmediklerine dair bulgulara rastlanmakta; geleneksel politik yapılara yabancılaştıkları vurgulanmaktadır (Benedicto, 2008; Phelps, 2005; Pirie and Worcester, 1998). Politik umursamazlık (politik apathy) ya da apolitiklik söylemi içinde de değerlendirilen bu durumun, toplumun genelini yansıttığı iddia edilse de özellikle genç nesil için kronik hale geldiğinin altı çizilmektedir (Sloam, 2007). Örneğin Birleşik Krallık ta 2001 yılında oy kullanım oranı % 59.4 tür ve 1997 seçimiyle karşılaştırıldığında %12 oranında bir düşüş gözlenmektedir. Bu oranlar yaş grubunda incelendiğinde ise oy kullanım oranının %39, bir önceki seçime oranla düşüşün yaklaşık %29 olduğu belirlenmiştir. Takip eden 2005 seçimlerinde de, katılımı arttırmak için gösterilen çabaya rağmen, tablo benzerdir (Phelps, 2005). Bu ve benzeri bulgular araştırmacıları kabaca iki alanda çalışmaya teşvik etmiştir. Bunlardan biri geleneksel anlamda politik katılımdaki düşüşün nedenlerini, diğeri ise gençlerin kullandığı alternatif ve yeni kanalları anlamaya yöneliktir (Sloam, 2007). Çalışmalarda git gide belirginleşen yaklaşım politik olmanın kavramsal ve yöntemsel olarak çok dar bir çerçevede ele alındığı, politik süreçlerle ilişkilenmenin seçime katılmaya indirgenemeyeceği ve nicel taramaların olgunun karmaşıklığını açıklayamadığı eleştirisidir (O Toole, Marsh ve Jones, 2003). Bazı yazarlar, seçimlere düşük katılımı umursamazlığın değil, farkındalığın bir işareti olarak değerlendirmektedir. Örneğin Hill ve Robinson (2002) 2000 lerin başlarında Amerika Birleşik Devletleri ndeki seçim ortamını değerlendirdikleri makalede gençlerin, politik sistemin arızalarını yetişkinlerden daha iyi görebildiklerini öne sürmüşlerdir. Diğer taraftan, gençlerin politik katılımının, sadece alternatif ve yeni katılım biçimleri merkezinde ele alınamayacağı, seçimlerin halen demokratik süreçlerin sürdürülmesinde kilit rol oynaması dolayısıyla seçimlere katılımın göz ardı edilmemesi gerektiğini savunan araştırmacılar da vardır (örn. Phelps, 2005). Gençlerin ana akım ya da geleneksel politikaya ve politik yapılara görece mesafeli duruşunu anlayabilmek için toplumsal ve politik bağlama odaklanmak önemlidir. Örneğin Benedicto (2008) Avrupa demokrasilerinde (1950 ler ve 60 larla karşılaştırıldığında) politik figürlere ve partilere güvenin sarsıldığına, politik sistemin ürettiği sonuçların çok daha fazla şüpheyle karşılandığına gönderme yapmıştır. Özellikle Avrupa da yeni nesillerin iş güvenliğinin sağlanamamış olmasının ve sürekli bir tehdit olan işsizliğin, gençlerin politik sisteme olan inancını zayıflattığı düşünülmektedir (Furlong ve Catmel, 2007). Ayrıca yine sosyal adaletten neoliberalizme kayan bir politik ajandanın gençleri politik olana yabancılaştırdığı vurgulanmaktadır (Adsett, 2003). Dolayısıyla gençlerin geleneksel politik süreçlere olan mesafesi bir boşluğun içinde kendiliğinden ortaya çıkan bir olgu olarak değil, toplumların genel sosyo-politik dinamikleri ve ideolojik dönüşümleri bağlamında ele alınmalıdır. Bazı araştırmacılar ise olguyu, gençlerin geleneksel yapı ve süreçlere yabancılaşması olarak değil; bu yapı ve süreçlerin gençlere mesafesi olarak ele almışlardır. Örneğin Mathews ve arkadaşları (akt. Sloam, 2007) devletlerin yapılanma biçiminin temelde politik katılımı desteklemediğine, aksine gençlerin fikir ve taleplerini ifade etmelerinin önünü kestiğine işaret

4 28 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan 2015 etmektedirler. O Toole ve arkadaşları (2003) da politik karar süreçlerinde toplumun genç üyelerinin dışlandığının ve gençlerin, politikayı etkileyebilecekleri bir yapıdan çok, maruz kaldıkları bir yapı olarak algıladıklarının altını çizmiştir. Yazarlar, Britanya da farklı sosyo-ekonomik, cinsiyet ve etnik gruplardan gençlerle birebir görüşmelerinin sonucunda gençlerin politik umursamazlığın çok uzağında olduğunu iddia etmişlerdir. Bulgular, genç katılımcıların gündelik hayatlarını etkileyen meselelerin aslında ne kadar politik olduğunun ve ana akım politikanın bu meselelerin ne kadar uzağında kaldığının bilâkis farkında olduklarını göstermektedir. Bu bağlamda son yılların gençlik literatüründeki hâkim görüş, gençlerin politik olanla ilişkilerinin zayıflamadığı, aksine değişip dönüştüğü yönündedir. Aslında politik katılım biçimlerinin değiştiğine dair iddialar ve ilgili kavramsallaştırmalar siyaset bilimi ve sosyolojinin genelinde yeni değildir. Barnes, Kaase ve arkadaşlarının 1979 yılında yayınlanan klasik eserinde politik katılım biçimleri conventional ve unconventional olarak sınıflandırılmış, bu çerçeve ayrım daha sonra Inglehart (1990), Dalton (2008) ve Norris (2003) tarafından da dönüştürülerek benimsenmiştir. Birinci grup oy kullanma, parti üyelikleri, lobi faaliyetleri gibi katılım biçimlerini ve medyada politik haberleri takip etme, arkadaşlarla politika tartışma vb. etkinlikleri içerirken, ikinci grup sosyal protestoları, boykot hareketlerini, toplu dilekçeleri, işgal hareketlerini, resmî olmayan grevleri, etik ya da politik nedenlerle tüketim şekillerini değiştirme gibi biçimleri içermektedir. Genel görüş conventional katılım biçimlerinin düşüş gösterdiği ve unconventional katılım biçimlerinin güç kazandığı yönündedir. Bu dönüşümün anlamlandırılmasında endüstrileşme sonrası (postindustrial) Batı toplumlarında bireyin konumu ön plana çıkmaktadır. Inglehart (1990) siyasal partiler gibi hiyerarşik bir yapılanma gösteren geleneksel kurumların kitleleri harekete geçiren etkisini kaybettiğini, buna karşılık bireylerin artan eğitim ve politik becerilerine paralel olarak politik katılımda ağırlıklı olarak bireysel ihtiyaç ve deneyimlerin ifade bulduğunu belirtmiştir. Benzer şekilde Giddens da (1991) özgürleşmeci politikanın (emancipatory politics) yerini yaşam politikasının (life politics) aldığını ileri sürmüştür. Yaşam politikası bir hayat tarzı politikasıdır ve bizzat bireysel-kimliği etkileyen kararlar ı içerir (s ). Batı da unconventional katılım biçimleri özellikle gençler arasında yaygın olarak benimsenmektedir (Norris, 2003). Örneğin Norveç te politik olarak çok aktif olan gençler arasında, politik aktivitelerin büyük oranda protestolardan oluştuğu görülmektedir. Öyle ki aktif olarak protestolara katılan gençlerin bazıları hayatlarında hiç görece geleneksel sayılan politik aktivitelere dâhil olmamışlardır (Odegard ve Berglund, 2008). Ayrıca gençlerin hemen hemen her konuda hassasiyet gösterdiklerinin, tartışma ve kampanyalara aktif olarak müdahil olduklarının da altı çizilmektedir. Bu meseleler arasında çevre hareketleri, ayrımcılık, savaş karşıtlığı, terörizm, istihdam, adalet sistemi, global şirketler ve sürdürülebilir gelişim, çocuk hakları, insan hakları, hayvan hakları, öğrenci hakları, cinsellik, zorbalık, taciz vb. sayılabilir (Banaji, 2008). Ayrıca internetin politik ve sivil katılım amaçlı kullanımının da yaygın olduğu belirtilmiştir (ibid). Diğer taraftan devlet, hükümet ve otoriteyi temsil eden diğer kurumların, gençler arasında artan bu politik aktivitelerden ve değişen katılım biçimlerinden çok da hoşnut olduğu söylenemez. Banaji (2008) Irak ın son işgalinden yola çıkarak, gençlerin, otoritenin uygun gördüğü şekilde politik olmaya teşvik edildiğine, uygun bulunmayan biçimlerin ise ciddi şekilde cezalandırıldığına dikkati çekmiştir. İngiltere nin ABD ile birlikte Irak a

5 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan saldırıya geçtiği ilk günlerde ülkede binlerce öğrenci derslere girmeyi reddetmiş ve okulları boşaltarak protestolara katılmışlardır. Buna karşılık bazı okullar kapıları kilitleyerek öğrencileri engellemeye çalışmış, bazı okullar velilere uyarı mektupları göndermiş, bazıları ise öğrencilere okuldan atma ve uzaklaştırma cezaları vermiştir. O dönemde The Guardian gazetesine demeç veren 18 yaşındaki bir eylemci, gençlerin politikleşmesinin, onları uzun zamandır umursamaz ve ilgisiz addedenlere nasıl da sevimsiz geldiğinden şikâyet etmektedir (ibid). Aslında Irak protestolarında ortaya çıkan durum, otoritenin/devletin onaylamadığı ve/veya disipline edemediği gençlik hareketlerine verdiği geleneksel refleksin oldukça yumuşak bir formudur. Örneğin gençlik hareketlerinin zirvesinde olduğu 1960 ların sonu ve sonrasında 1970 ler, gençlerin polis şiddeti ve sert bastırma taktiklerine maruz kaldığı yıllardır (Della Porta, 2004). Irak protestolarındaki bu yumuşak refleks 2000 lerin sonlarına doğru yerini yeniden polis şiddetine bırakacak; Yunanistan daki 2008 Eylemleri 15 yaşındaki Alexis in polis tarafından öldürülmesi (Karamichas, 2009) ve İngiltere deki 2010/2011 Harç Protestoları, polisin üniversitelere girmesi, gözaltılar ve yaralanmalarla (Power, 2012) hatırlanacaktır Gençlik ve Politik Katılım: Türkiye Çalışmaları Türkiye de apolitik gençlik söylemi 1980 sonrasındaki kuşaklara gönderme yapmaktadır (Lüküslü, 2008); ancak gençlerin siyasetle olan ilişkisi sadece 1980 lerin konusu değildir. Cumhuriyet tarihinin başından beri gençlik, belli bir siyasal misyonun taşıyıcısı olmuştur (Lüküslü, 2008; Neyzi, 2001). Neyzi (2001) gençlerin yeni ulusu inşa etme ve erken dönem Cumhuriyet ideallerinin taşıyıcısı olma misyonunun altını çizmiştir. Lüküslü (2008) de, özellikle eğitimli gençlere atfedilen ideal gençlik miti ve vatanı kurtarma misyonu açısından 80 darbesine kadar bir devamlılık olduğunu öne sürmüştür. Bu analizlerde ortak olan yaklaşım, 80 darbesinin gençliğin politikayla ilişkisi açısından bir kırılma noktasını ve yeni bir dönemi nitelediğidir 3. Apolitik gençlik söylemi, bu yeni dönemde özellikle 1990 larda popüler dile girmiştir. Milliyet gazetesi baz alınarak yapılan bir ön çalışma bu söylemin gerek gençleri eleştiren gerekse savunan biçimlerde medyada yer aldığını göstermektedir 4. Neyzi (2001) bu söylemin kurgulanışını 68 kuşağına dair nostaljiyle birlikte kavramsallaştırmaktadır. 68 kuşağını idealleştiren bu anlayış, 80 sonrası kuşağın eleştirisini de içermekte; 68 gençliği ve 80 sonrası kuşakları birbirine karşıt şekilde kurgulamaktadır. Lüküslü (2008) ise söylemdeki 12 Eylül çocukları, tüketim toplumunun çocukları, değerlerini yitirmiş, vurdumduymaz, işe yaramaz kuşak ve televole kuşağı gibi gençleri olumsuzlayan nitelendirmelere dikkati çekmektedir. Bu nitelendirmeler gençlerin kendi kuşaklarına dair algılarını da şekillendirmiştir yılında Türkiye temsili örneklemiyle gerçekleştirilen bir çalışmada, katılımcıların %60,7 sinin gençlik içinde amaçsızlık, idealsizlik, vurdumduymazlık yaygındır ifadesine katıldığı görülmüştür (Konrad Adenauer Vakfı, 1999) yılında siyasi parti gençlik kollarına üye gençlerle gerçekleştirilen bir odak grup çalışmasında ise bazı katılımcılar akranlarını fikir üretmeyen, düşünmeyen, sorgulamayan, şuursuz, apolitik olarak tanımlamışlar; sadece yemek, içmek, gezmek gençliği olan bu gençlerin tek derdi[nin] finansal olduğunu ifade etmişlerdir (Erdoğan, 2010, s.19).

6 30 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan 2015 Gençlerin politik olanla ilişkisi üzerine akademik söylem ve araştırmalar ise bazı istisnalar dışında [örn. Türk Gençliği 98: Suskun Kitle Mercek Altında (Konrad Adenauer Vakfı, 1999)] 2000 li yıllarda kendini göstermektedir. Türkiye bağlamındaki bu çalışmalar Batı literatürü ile önemli paralellikler arz etmektedir. Çalışmaların bir kısmı gençlerin siyasetten uzak durduğunu destekleyen büyük örneklemli nicel araştırmalardır. Diğerleri ise gençlerin perspektifini merkeze alan, siyasetle olan ilişkilerini bireysel/öznel ve sosyopolitik koşullar bağlamında anlamlandırmaya çalışan ve kullandığı söylem açsısından gençleri savunan küçük örneklemli nitel incelemelerdir. Türkiye temsili büyük örneklemlerle yapılan araştırmalar arasında Konrad Adenauer Vakfı nın 1998 çalışması, Arı Hareketi nin 1999, 2003 ve 2008 çalışmaları ve Şebeke Ekibi nin Gezi Parkı Eylemleri nin hemen öncesinde, Mayıs 2013 tarihli araştırmasını (Yılmaz ve Oy, 2014) sayabiliriz. 25 yıllık uzunca bir zaman dilimine yayılmış olan bu çalışmalar, örtüşmeler olmakla birlikte farklı nesilleri değerlendirmişlerdir. Bulgular tutarlı bir şekilde politik katılımın ve politik olanla ilişkinin oy kullanma haricinde gençler arasında sınırlı olduğunu göstermektedir. Bu çalışmaların tüm bulgularını burada sunmak ya da tartışmak bu sunumun amacı dâhilinde değildir; genel bir fikir vermesi açısından bazı bulgular özetlenecektir. Konrad Adenauer Vakfı nın Türk Gençliği 98 raporunda, katılımcıların siyasî parti üyeliği %3,7, bunların dışında siyasal, kültürel ya da sosyal bir örgüt üyeliği %2,5 tur. Aslında partilerin gençlik kollarının 1997 ye kadar kapalı olduğu düşünülürse sonuç hiç de şaşırtıcı değildir. Diğer taraftan araştırmada, siyasî meselelerin arkadaşlar arasında konuşulan konular arasında da çok popüler olmadığı görülmüştür. Devletten beklentiler arasında ilk üç sırada %34,5 oranıyla iş/maddi destek, %21,3 oranıyla eğitim, %13,7 oranıyla birlik, huzur ve daha iyi bir dünya talebi bulunmaktadır. Demokrasi beklentisi %5,2 dir ve demokrasi, özgürlük, inanç özgürlüğü gibi siyasî beklentilerinin toplamı %19 dur. Bu çalışmayı bugün incelediğimizde belki de en çarpıcı bulgu, katılımcıların ülke yönetiminde söz sahibi olması istenen kişi olarak %21,6 oranıyla Recep Tayyip Erdoğan ı ilk sırada seçmiş olmalarıdır. ARI hareketinin 2008 yılında yaptığı alan çalışmasının raporlanmasında 1999 ve 2003 verileri ile karşılaştırmalı bir sunum ortaya konulmuştur. Oy kullanımı bu on yıllık sürede tutarlı bir şekilde en yaygın politik katılım biçimi olarak kendini göstermiştir. Örneğin 1999 taramasında gençler arasında oy kullanım oranı %80 ler civarında tahmin edilmiş ve yetişkinlerden çok farklı bir oran sergilememiştir (Erdoğan,2001). Diğer katılım biçimleri, [örn. siyasî parti üyelikleri, yürüyüş ve protestolar ve sivil katılım (1999 daki Marmara Depremi nde görülen ivme hariç)] 10 yıllık süreçte oldukça sınırlıdır ve önemli bir değişim göstermemektedir. Öte yandan bir üst bölümde ele alınan conventional-unconventional katılım biçimleri ayrımı, Türkiye deki gençler arasında da gözlemlenmiştir. Erdoğan ın (2001) ARI nın 1999 verisi üzerinde yaptığı analiz eğitim, cinsiyet ve çalışma/öğrencilik durumunun katılım biçimleri ile ilişkili olduğuna işaret etmektedir. Unconventional katılım biçimleri üniversite düzeyinde eğitim alma ve öğrenci olmakla ilişkilidir. Conventional katılım biçimleri ise lise eğitimi ve çalışıyor olmakla ilişkili bulunmuştur. Eğitim düzeyi düştükçe katılımın her iki kategoride de azaldığı, genç kadınların politik katılımının ise sınırlı olduğu bulgular arasındadır yılındaki Şebeke ekibinin araştırmasında ise öncekilerle karşılaştırıldığında gençlerin politik katılım oranlarında görece bir yükselme vardır. Örneğin parti üyelikleri/etkin katılım oranı %12; sivil toplum üyeliği, gönüllük ya da aktivizm oranı %27,1, son üç ay içinde toplu yürüyüş, gösteri

7 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan ve protestolara katılım %10,7, internette toplumsal bir sorun ile ilgili bir ileti/mesaj yazma %20,1 dir. Ancak bu çalışmada da çoğunluğun politik olanla ilişkisi sınırlı gözükmektedir. Araştırmacılar politik katılımın yüksek sosyoekonomik statü ile yakından ilişkili olduğunu tespit etmişlerdir. Yani sosyal, ekonomik, eğitimsel ve kültürel kaynaklar açısından avantajlı olmak beraberinde politik katılım açısından da avantaj sağlamaktadır. Dezavantajlı gençlerin avantajlı gençlere oranla daha yüksek oranda rağbet ettiği tek katılım biçimi oy kullanmaktır. Büyük örneklemli bu tarama çalışmaları gençlerin siyasetle ilişkilerinin genel profillerini çıkarmaya çalışırken, küçük örneklemli ve katılımcı merkezli çalışmalar bunun nedenlerine ve gençlerin politik katılımı anlamlandırma biçimlerine yoğunlaşmışlardır. Örneğin Lüküslü (2008) siyasete mesafeli duruşun vurdumduymazlık olarak yorumlanamayacağını aksine bir tercih olabileceğinin altını çizmiştir. Çalışmasında gençlerin siyasî düzene güvenmediklerini; siyasî parti, grup ve dernekleri sadece bir grubun parçası olacakları otoriter yapılar olarak algıladıklarını; mutsuzluklarının, huzursuzluklarının ve eleştirilerinin klasik siyaset içinde yer bulamadığını belirtmektedir. Oktar (2001) da gençlerin politik katılımının önündeki engelleri demir üçgen olarak tanımlanmıştır. Bu üçgeni oluşturan unsurlar aile, eğitim sistemi ve devletin/siyasetin yapılanma biçimidir. Oktar a göre bu sistemlerin birinde ya da hepsinde değişim ve dönüşüm talebi sistemli bir şekilde cezalandırılmaktadır. Erdoğan (2010) ise ailenin gençlerin siyasete katılmasında da [örn. aile üyelerinden birinin parti mensubu olması] uzak durmasında da [örn öncesi döneme dair olumsuz algıların aile içinde (yeniden) üretilmesi] etkili olduğuna işaret etmiştir. Gençlerin siyasi partilerle ilişkisine odaklanan çalışmalar da parti içi yapılanmaların gençlerin önünde engel teşkil ettiğinin ve gençlerin dönüştüremedikleri bu yapıya uyum sağladıklarının altını çizmektedir. Yılmaz (2010) siyasî partiler ve sivil toplum örgütlerindeki yaş hiyerarşilerine dikkati çekmiş, bu yapılar içerisinde sürekli gelecekle eşleştirilen gençlerin bugüne dair taleplerinin üstünün örtüldüğünü öne sürmüştür. Yılmaz ın çalışması geçmişin gençler üzerinde kısıtlayıcı bir rolü olduğunu da göstermektedir. Katılımcılar 80 darbesini yaşamamış olmanın, konuşma haklarını belirleyen bir baskı unsuru olduğunu belirtmektedirler. Bu bağlamda, kimin yaşadıklarının daha önemli ve geleceği kurarken daha fazla hesaba katılması gereken deneyimler olduğunun cevabı bellidir. Yılmaz a göre yaş hiyerarşisi gerek biyolojik gerekse sosyo-politik kurgulanma biçimleriyle- gençlerin siyaset içinde özneleşmesinin önünü kesmektedir. Caymaz (2008) ise gençlerin parti içerisinde var olan iktidar yapılanmalarını ve iktidar ilişkilerini sorgula(ya)madıklarını, aksine söz konusu iktidar bloğunun dış cephelerine eklemlenmeye çalıştıklarını öne sürmüştür (s ). Bu yapılanmalarda büyüklere saygı ve hürmette kusur etmemek, zamanla sıranın kendisine gelmesini beklemek ve parti üst yönetiminin isteklerini yerine getirmek önemlidir (s.328). Benzer şekilde Erdoğan (2010) da parti sisteminde gençlerin hiyerarşik bir yapılanmaya müdahil olup siyasetin yapılış biçimlerine eleştirel bir duruşları olmadığına işaret etmiştir. Bütün bu tartışmalar devam ederken Mayıs 2013 tarihindeki Gezi Parkı Eylemleri karşımıza çıkmakta ve politik katılım, sosyal hareketler, gençlik ve diğer birçok alandaki çalışmalara yeni bir yön vermektedir 5. Her ne kadar doğası gereği kitlesel hareketlerde temsili örneklemlere ulaşmak zor olsa da büyük örneklemli çalışmalar baz alınarak, Gezi Parkı Eylemleri ne katılanların çoğunun gençlerden oluştuğu net olarak bilinmektedir. Örneğin KONDA eylemcilerin %50 sinin 25 yaş ve altında olduğunu ve çoğunluğun (%30,8) 21-

8 32 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan yaş arası gençlerden oluştuğunu tespit etmiştir. Eylemlerin yürütücü gücünün gençler olması apolitik gençlik tartışmalarını yeniden gündeme getirmiştir. Yapılan tartışmalarda gençliğin statüsünü yeniden kazanmaya başladığı görülmektedir. Değerlendirmelerde, apolitik gençlik önkabulünün yerle bir olduğu ifade edimiştir (Alev, 2013; Aytekin, 2013; Erkmen, 2013; Nigiz, 2013). Örneğin Serhat Nigiz e göre, Gezi ve Taksim süreci, apolitik gençlik kesimlerine ilişkin yaygın stereotipi (kalıp yargıyı) tek kelimeyle yerle bir et miş; gençler polis terörüne karşı, aktif savunma çizgisinde kalarak, ürettikleri yaratıcı ve mizah dolu yöntemler sayesinde geleneksel sol siyasetin bile ezberini boz muşlardır. Bu çalışmanın temel analiz birimi de apolitik gençlik söylemidir. Ancak amaç bu söylemin/kalıbın ne kadar geçerliliğini koruduğunu değerlendirmek değil; bu söylemi, Gezi Parkı Eylemleri ne katılan ya da bu eylemleri destekleyen gençlerin gözünden incelemektir. 2. Yöntem 2.1. Katılımcılar Çalışmada Gezi Parkı Eylemleri ne aktif olarak katılmış ya da eylemleri desteklemiş 24 katılımcı ile birebir görüşmeler yapılmıştır. Araştırma, araştırmacının bireysel akademik kontakları ve öğrencileri üzerinden farklı üniversitelerde ve gruplarda duyurulmuş ve kartopu yöntemi ile genişletilmiştir. Görüşmeler Ekim 2013 de başlatılmış Mayıs 2014 e kadar devam etmiştir. İlk üç ay içerisinde 18 katılımcıyla görüşülmüştür. Ancak bu sürede yeterince kadın katılımcıya ulaşılamamış; erkek/kadın oranı 14/4 düzeyinde kalmıştır. Bu tarihten sonra kadın katılımcılara yönelik olarak çağrı yapılmasına rağmen çalışmanın tamamında kadın katılımcı sayısı görece az sayıda kalmıştır (15 erkek/9 kadın). Ayrıca kadın katılımcılarda erkeklerde ulaşılan politik ve sosyo-ekonomik heterojenlik de sağlanamamıştır. Katılımcıların yaşları aralığındadır. Yirmi katılımcı 4 yıllık bir lisans programına devam etmekte ya da mezun durumundadır. Bir katılımcı üniversiteye hazırlanmakta, diğer 3 ü iki yıllık programlara devam etmektedir. Devam ettikleri ya da mezun oldukları okullar devlet (n=13) ve vakıf (n=10) olmak üzere şu üniversiteleri kapsamaktadır: Beykent, Boğaziçi, İstanbul, İstanbul Bilgi, İstanbul Teknik, Kocaeli, Marmara, Mimar Sinan ve Okan Üniversitesi. Mezun durumunda olanların tamamı tam zamanlı bir işte çalışmaktadır (n=5). Eğitimlerine devam eden öğrencilerin yarıya yakının yarı zamanlı ya da az zamanlı iş deneyimi olmuştur, bir katılımcı iş yeri sahibidir. Katılımcıların anne eğitim durumu okuma yazma bilmeme ile üniversite mezunu aralığında değişkenlik göstermektedir. Oran olarak ilk sırada üniversite mezunu (n=9), ikinci sırada ilkokul mezunu ya da hiç okula gitmemiş (n=7) anneler bulunmaktadır. 11 katılımcının annesi çalışmaktadır. Babaların eğitim durumu ise ilkokul mezunu ile üniversite mezunu aralığında değişkenlik göstermektedir. Oran olarak birinci sırada üniversite mezunu (n=9), ikinci sırada ilkokul mezunu (n=8) babalar bulunmaktadır. Katılımcıların 3 ünün babası emekli, diğerlerinin tümü çalışmaktadır. Dolayısıyla katılımcıların ailesel sosyo-ekonomik yapıları açısından kabaca iki eğilim ön plana çıkmaktadır: Birinci grup, ebeveynlerin de yüksek eğitim kaynaklarına sahip olduğu ve çift gelirli (hem annenin hem de babanın çalıştığı) ailelerdir. İkinci grup ise anne-babanın eğitim kaynaklarının görece kısıtlı olduğu ve babanın ailenin geçimini sağladığı ailelerdir. Katılımcıların 8 i daha önceki seçimlerde yaş durumundan dolayı oy kullanamamışlardır. Diğer katılımcıların oy kullanma durumları/kullandıkları

9 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan partiler şu şekildedir: Boş oy/sandığa gitmeme (n=2), AKP (n=2), CHP(n=5), TKP (n=4), BDP/Bağımsız (n=2), Saadet (n=1). Katılımcıların 4 ü gelecek seçimlerde oy kullanmayı düşünmediklerini; 7 si TKP ye, 4 ü CHP ye, 3 ü BDP/HDP ye ve 2 si AKP ye oy vermeyi planladıklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların eylem geçmişlerine bakıldığında yarısından çoğunun (n=14) daha önce eylemlere katıldığı; ancak eylemlerin içeriklerinin değişken olduğu görülmektedir. Katılınan eylemler arasında şehit yürüyüşleri, formasyon eylemleri, YGS 2011 protestoları, YÖK protestoları, 1 Mayıs gösterileri ve Emek Sineması protestoları yer almaktadır. Katılımcıların sadece 3 ü 31 Mayıs öncesi Taksim Dayanışması nın düzenlendiği oturma/kamp eylemlerine destek vermiştir. Nitel araştırmalarda örneklemin amaca uygun olarak seçilmesi önemlidir. Amaca yönelik seçim, çok genel bir tanımla, araştırma sorusunun önemli ve anlamlı olduğu kişilere ulaşabilmektir (Smith ve Osborn, 2003). Ayrıca gerek katılımcı sayısı gerekse örnekleme stratejisi düşünüldüğünde nitel çalışmalarda temsili bir örnekleme ulaşmak mümkün (ve amaç dâhilinde) değildir. Diğer taraftan bu araştırmanın örnekleminin Gezi Parkı Eylemleri ne katılanların genel profilinden nasıl farklılaştığını belirtmek sonuçların yorumlanması açısından önemlidir. KONDA nın 2013 verisi referans alındığında Gezi Parkı eylemcilerinin yüksek oranlarda CHP ye oy verdiği (%41) ve bir sonraki seçimlerde de CHP ye oy vermeyi düşündüğü (%31) görülmektedir; TKP nin yer aldığı diğer partiler kategorisinde ise bu oranlar sırasıyla %3 ve %12 dir. Bu verilerle karşılaştırıldığında, bu çalışmada CHP destek oranının düşük, TKP destek oranının yüksek olduğunu belirtmek gerekir. Diğer bir deyişle, Gezi Parkı eylemcilerinin geneliyle karşılaştırıldığında sol ve örgütlü gençlerin bu çalışmada daha fazla temsil edildiğini söylemek mümkündür Yarı-Yapılandırılmış Görüşmeler ve Metin Analizi Katılımcılarla araştırmacı tarafından yaklaşık bir saat süren birebir görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde aşağıdaki soru ve hususlar tartışılmıştır: Nasıl haberdar oldular/ilk katıldıkları gün nelere şahit oldular? Eylemlere katılmaya motive eden faktörler neler? Eylemlerde neyi değerli, neyi itici buldular? Yoğun duygu yaşatan deneyimler: mutluluk, öfke, şaşkınlık, korku, ağlamaklı olma. Eylemlerde yeni bulunan deneyimler, tanışılan insanlar. Gezi neyi temsil ediyor/amacı nedir? Amacına ulaştı mı? Apolitik gençlik Akranlarından eylemlere katılmayanlar Türkiye nin sorunları Sosyal sınıf olgusu, sınıfsal konum ve Gezi Parkı Eylemleri

10 34 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan 2015 Bu çalışma dâhilinde katılımcıların sadece apolitik gençlik söylemi üzerine değerlendirmeleri sunulacaktır. Burada belirtilmesi gereken bir husus vardır. Nitel araştırma görüşmeleri birebir görüşme protokolünün takip edildiği ve standart bir sıranın gözetildiği görüşmeler değildir. Aksine sorular ve meseleler görüşmeyi açmak için kullanılan başlatıcılardır. Görüşmeyi, katılımcının şekillendirmesi teşvik edilir ve onun öncelik verdiği konular ve temalar tartışılır. Bu bağlamda yukarıda bahsedilen tüm hususlar, özelinde apolitik gençlik meselesi, her bir katılımcı ile aynı şekilde (aynı sırada, aynı cümlelerle ya da aynı sorularla) ele alınmamıştır. Bazı katılımcılarla apolitik gençlik meselesi hiç konuşulmamış, bazı katılımcıların kendileri tarafından gündeme getirilmiş, kimi katılımcılara ise araştırmacı tarafından sorulmuştur. Bu konu konuşulduğunda, gençlerin apolitik olduğuna dair söylenenlere ve Gezi Parkı Eylemleri gibi kitlesel bir hareketle gündeme gelmelerinin yarattığı şaşkınlığa araştırmacı tarafından gönderme yapılmış; kendilerinin bu hususta ne düşündüğü, kendi neslini ya da kendilerini apolitik bulup bulmadıkları, a/politik olanın onlar için ne ifade ettiği sorulmuştur. Görüşmelerin tamamı kayıt altına alınmış, daha sonra gönüllü öğrenciler tarafından birebir olarak metne dökülmüş; metinlerin analizi araştırmacı tarafından yapılmıştır. Görüşmelerde temel olarak tematik analiz kullanılmış (Braun ve Clarke, 2006); anlatıların yapısal özellikleri görece göz ardı edilmiştir. Tematik analiz özellikle az çalışılmış olgularda, bu olguları birinci dereceden deneyimleyen kişilerin hangi unsurları/deneyimleri ön plana çıkardığını tespit etmek için kullanışlıdır. Basit bir ayrımla iki şekilde uygulanabilir: Birincisi, metinlerin bütünü, bireysel olarak ortaya çıkan tüm temaları tespit etmek için analiz edilir. İkincisi belli bir temanın varlığı/yokluğu, varsa hangi bağlamda gündeme geldiği metin içinde taranır. Bu çalışmada ikinci şekilde metinler taranmış; katılımcıların apolitiklik üzerine değerlendirmeleri görüşmeler arası karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Bunun sonucunda aşağıda örnek olarak verilen alıntılar, bu konuşmaların geçtiği bireysel görüşmelerin kendi bağlamından çıkarılmış, yeni ve ortak bir bağlamda araştırmacı tarafından yeniden söylenmiştir. Son olarak, araştırmanın gerekli etik kurul onayının alındığı, katılımcıların gizliliği ve anonimitesinin korunması için yüksek düzeyde dikkat gösterildiği, çalışmanın her aşamasının katılımcılara açık olduğu tüm metin dökümlerinin araştırmacının birebir gözetiminde yapıldığı ve aşağıda kullanılan tüm isimlerin araştırmacı ya da katılımcıların kendileri tarafından seçilmiş takma isimler olduğu belirtilmelidir. 3. Apolitik Nesil Gezi Parkı nda: Darbeden 33 Yıl Sonra Kahraman mıyız? Görüşmelerin analizi dört ana temaya işaret etmektedir: 1980 askeri darbesi, bilişim teknolojileri, geleneksel/formel siyasî yapı ve Gezi Parkı Eylemleri. Katılımcılar, 80 askeri darbesinin ve bilişim teknolojilerinin kendi nesillerini ne denli etkilediklerini farklı farklı perspektiflerden tartışmışlar, var olan siyasî parti ve seçim sistemine dair fikirlerini sunmuşlar ve Gezi Parkı Eylemleri ile ilişkili olarak politiklik/apolitiklik olgularını değerlendirmişlerdir Darbesi: 33 Yıl Sonra Katılımcılar arasında 80 darbesiyle ilişkili olarak apolitikleştirme ve/veya apolitikleşme süreci yaşandığına dair görüşler yaygındır. Ancak bu süreçlerin kendilerini/kendi nesillerini nasıl etkilediğine dair fikirler farklılaşmaktadır.

11 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan Bazı katılımcılar için darbe ve sonrasında yaşananlar yakın bir tarih değildir ve kendi nesilleri üzerindeki etkisi sınırlıdır; bazı katılımcılar ise nesiller arası aktarılan korku kültürünün gençlerin katılımının önünde - Gezi yaşanana kadar - engel teşkil ettiği görüşündedir. Örneğin Yıldız, darbe sonrasında gençlerin politikadan uzak tutulmasını tartışırken bunu şahsen gördüğü bir şey olarak değil, okuyunca öğrendiği bir bilgi olarak aktarmaktadır. Yıldız a göre kendi nesli de bi nebze bundan etkilenmiştir; ancak kendisinin apolitik olduğunu düşünmemektedir. Okuduğu bölüm nedeniyle politikayla yakından ilgilenen Yıldız, daha önce yaşı tutmadığı için oy kullanamamıştır. Kendi siyasî çizgisini Sözcü okuyan ailesinden farklı tanımlamaktadır ve gelecek seçimler için AKP ye oy vermeyi planlamaktadır 7. Eylül Devrim e göre ise apolitik gençlik 80 sonrası Kenan Evren in Türkiye ye verdiği armağandır ve kendi nesli de bu durumdan nasibini almıştır : Çünkü o dönemde örgütlü olan eylemlere katılan, hakkını arıyan anne babalar bile o kadar kötü günler geçirmişler ki. Yani bize sokağa çıkmamamız için anne babalar bunu hep, bunu herkes, en örgütlü bildiğim bile, sakın olaylara karışma diye üniversiteye böyle gönderildik hepimiz. Aman bir şeye karışma, aman şöyle bu korkuyla bizler de böyleydik Eylül de AKP tabanı olarak tanımladığı ailesinden farklı olarak daha önce CHP ye oy vermiştir ve gelecek seçimlerde HDP yi desteklemeyi planlamaktadır. Daha önceki seçimlerde TKP ve BDP/bağımsızları desteklemiş olan Osman ise yeni neslin artık bu korku toplumu analiziyle anlaşılamayacağını düşünmektedir. Görüşme sırasında altını çizerek sormuş ve cevaplamıştır: Kaç yıl oldu? 33 yıl. Çok yani geçti artık. O baskıyı hissetmiyor artık yeni nesil [kendi nesli]. O korkuyu hissetmiyor Atariler, play stationlar, bilgisayarlar, internetler Katılımcılar politiklik/apolitiklik tartışmaları sırasında kendi nesillerinin bilgi teknolojileri, bilgisayar ve internet kültürüyle ilişkilerine de gönderme yapmışlardır. Bu olgunun ele alınışı da katılımcılar arasında farklılık göstermektedir. Yıldız a göre kendi kuşağının bilgi teknolojileri ile ilişkileri, bir önceki kuşağa göre önemli bir üstünlük sağlamaktadır. Bu bağlamda, Yıldız, bir tür deficit/eksiklik söylemi olan apolitik gençlik söylemine direnç gösterirken, kendi neslini değil; önceki nesilleri eksik olarak kurgulamaktadır. Apolitik miyiz? Çok da değiliz aslında. Çünkü bizim, hani bizden bi üst jenerasyondan farkımız, biz bilgiye çok rahat ulaşabiliyoruz hani. Ve çok farklı karşıt bilgilere ulaşabiliyoruz hani. Bunu, tabi bizim aramızda da farklılıklar var. Ama hani üstün olduğumuz bi nokta. Hani nasıl de, nasıl diyelim hani sosyal medya, internet. Hani bunu kullanarak, bi güncel kültür mü desem, bu konuda biraz daha iyiyiz. Tabi bunu iyi kullanmayı başarabilirsek. Bazı olayları büyüklerimizden daha iyi de görebiliyoruz hani. ( ) Siz, biz işte boş iş yapıyoruz düşünürken, aslında biz öğreniyoduk yani. Bu yüzden işte mesela espiri yeteneğimiz size göre daha iyi, algımız daha açık ve şaşkınlıkları buydu beklemiyolardı yani Diğer taraftan Ayhan, bu şaşkınlığı anlamaktadır. Hatta kendi de şaşırmaktadır. Çünkü yeni nesle yönelik görüşlerin bir kısmı doğrudur, 90 ların kötü kuşağının bilgi teknolojileri ile ilişkileri sorunludur ve bu sorunun kendinden küçükleri daha da fazla etkilediğini düşünmektedir. Artık

12 36 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan 2015 çocukluğunun kütüphaneleri kalmamıştır ve kardeşi sürekli internete girdiği için evdeki interneti iptal ettirmiştir. (Ayhan daha önce baraj nedeniyle CHP ye oy vermiştir, yine CHP ye vermeyi planlamaktadır.) Çok şeyler söyleniyordu. Bir kısmı doğru bunların (B: Ne kısmı?) Yani 90 kuşağından, hakkını savunamayan, vurdumduymaz bir kuşak olarak bahsediliyordu. Yani çok kötü kuşak. Aslında bunun kötü olması, teknoloji yani 2000 yılından sonra teknoloji çok hızlı ilerledi, sosyal ağlar ilerledi. Teknolojinin ilerlemesi ile herkesin elinde bir telefon. Düşünceyi öldürdü, araştırma kabiliyetini öldürdü. Millet gününü gün edip internette sürekli oyun oynamak ve vs. yapıyordu. ( ) İşte 90 kuşağı da bu teknolojinin gelişme dönemine geldiği için bazı şeyleri öldürdü. Ondan dolayı da bu tarz bir tepki beklenmiyordu. Onları şaşırttı. Beni de şaşırttı ben de bu kadar beklemezdim yani. Yusuf Ekberşah ise kendi neslini arada kalmış sürpriz nesil olarak tanımlamaktadır. Sürpriz nesil, bir yandan sokakla bilgisayar arasında kalmıştır; diğer yandan kendinden öncekiler ve sonrakiler arasında. Sokakla bağlantısı tam olarak kopmamıştır; ancak öbür yanı bilgisayarlara dönüktür. Ne kendinden öncekiler kadar yüreklidir ne de önlerindekiler kadar bilgisayara bağlı ve asosyal yetişmişlerdir. Ama tam da bu arada kalmışlıklardan dolayı 90 neslinin napıcağı belli olmaz bir hali var dır ve bu nedenle de Gezi deki sürpriz Yusuf un çok da beklemeyeceği bir şey değildir. (Ailesini muhafazakâr bir aile olarak tanımlayan Yusuf, daha önce AKP ye oy vermiştir, oy kullanmamayı planlamaktadır.) Mezam Orta da benzer şekilde, 90 kuşağının teknolojiyle olan ilişkilerinin apolitikliği teşvik ettiğini söylemekle birlikte bunun siyasî katılım önünde çok da büyük bir engel olmadığını düşünmektedir. En azından Gezi Eylemleri deneyimi buna işaret etmiştir. (Mezam, babasının ısrarları dolayısıyla Saadet Partisi ne oy verdiğini belirtmiştir, gelecek seçimlerde CHP yi desteklemeyi planlamaktadır.) Yani hani teknoloji bizi apolitik olmaya yöneltmiş midir, yöneltmemiş midir açıkçası bunun cevabını ben de veremiyorum. Çünkü hani ivme kazandığı bir dönemdeydik biz teknolojinin. Atariler, play stationlar, bilgisayarlar, internetler. İster istemez bunlar bireyleri tabi toplumsal meselelerden uzak tutmaya yol açmıştır kanaatim. Ama Gezi olaylarına katılanlar da, büyük bir kısmı üniversite camiasından olduğu için, bunların siyasî olarak eylemlerde yer almasına etki edecek derecede olmadığını düşünüyorum. Yani teknolojik gelişmelerin. Mezam ın aksine, Âlim Horasan, katılım olgusunun teknolojiyle ilişkisini çok daha problemli bir bağlantı olarak inşa etmiştir. Eylemlere tüm katılım biçimleri siyasî/politik değildir. TKP bazında örgütlü olan Âlim, siyasal bir süreci mücadele sürecinden ayırmaktadır. Buna göre söylemler ve neyin peşinden gittiğin önemlidir ve bazı akranları Gezi de oyun oynamışlar, herhangi bir siyasal söylemin arkasından veya sıkıntının ürünü olarak sokağa çıkmamışlardır. Hakkaten arkadaşlar, öyle bir oyun oynamışlar ki, sokağa çıkıp oynadılar. Yani örneklendirim ben bunu, bir arkadaşım var. XX. Onun kardeşi. Herhangi siyasal hiç bi şeyi olmayan, bağı olmayan, bi görüşü olmayan biri. Gezi Eylemleri ne sürekli katıldı. Ve aslında baktığımda ben, o oyun oynadı. Ya mesela o, o çok kötüydü benim için. Çünkü o kişi, siyasal bir sürece değil de bir mücadele sürecine döndürdü.

13 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan Âlim e göre Gezi Parkı, eylemler sırasında mekânsal olarak aslında bölünmüştür. Merdivenlerin aşağı tarafı siyasetlerin olduğu bir toplam ı, yukarı tarafı ise siyasetsiz bir toplam ı temsil etmektedir Siyasetsiz Toplam Genelinde geleneksel politik katılım biçimlerine yönelik, özelinde ise siyasî partilere ve oy kullanmaya karşı eleştirel yaklaşımlar görüşmelerde sık sık ortaya çıkmıştır. Bu karşı duruş, bir ucunda siyasî partilerin liderlik rolünü sorgulayan bir diğer ucunda ise siyasî partileri toptan reddeden bir yelpazede kendini göstermektedir. Burada altı çizilmesi gereken nokta, geleneksel siyaseti reddedişin bir apolitizm örneği olarak değil; politik bir duruş ve tercih olarak kurgulanmasıdır. Bu bağlamda, Âlim in yüklediği anlamla siyasetsiz olmak ya da siyasetsiz olmak istemek tüm katılımcılar için sorun teşkil etmediği gibi kendi anladıkları şekliyle de siyasetsiz olmayı ifade etmemektedir. Merdivenin yukarısındakiler de aşağının farkındadır. Ancak aşağısı yukarısını, en azından Murat ı, ikna edememiş görünmektedir. (Murat daha önce CHP yi desteklemiştir; gelecek seçimler için kararını vermemiştir.) Aşağıdaki dediğim meydana küçük küçük çadırlar kurmuş olan partilerin, ÖDP ve TKP nin neden hala ayrı ayrı çadırlar kurduklarını hiç anlayamadığımı gördüm. Sorduğumda da pek net cevap veremediler. Mahirciler, Denizciler diye saçma sapan gruplara ayrılmışlar. Hiçbiri benim destekleyemeyeceğim yani gidip arkasında benim bağıramayacağım, ben buyum diyemeyeceğim partilerdi. İçeride bayrak açan hiçbir parti beni temsil edemezdi. Ama parti bayraklarını kaldırdığınızda hepsi insandı. Yani hepsiyle oturup muhabbet edebiliyordum. Gezide partilerle tanıştım ben aslında. En çok partilerle tanıştım ve hiçbirinin bir işe yaramadığını gördüm. Çarşı grubu ile eylemlere katılan Arda ise siyasî partilerin Gezi yi kendilerine mal etmeye çalıştıklarını düşünmekte ve bunu şiddetle eleştirmektedir. Arda da daha önce CHP ye oy vermiş; ancak gelecek seçimler için kafasında bir parti olmadığını belirtmiştir. Arda ya göre partileşme insanları kutuplaştırmaktadır: Şu konuya da değiniyim. O Gezi Parkı olaylarında, hani bi takım siyasî partilerin, hani orda sahiplenmeye çalışması o eylemi, bana göre çok yanlıştı. Hatta en büyük erm ( ) En büyük darbeyi de onlar vurdu diyebilirim bu olaya. Bence bu bi halk hareketi olmalıydı ve herhangi bi, en ufak siyasî hani logo olmaması bile lazımdı bana göre. Ben bunu her parti için söylüyorum- ki bunu sahiplenmeyen parti kalmadı nerdeyse. Hani ben şeyi bekledim. Yakında AKP nin bile çıkıp Gezi Parkı olayları bizim diyeceğini falan sandım yani. Hani böyle bi durumda halk bu sefer kendi içlerinde kutuplaşıyor. Gene ordaki insanlar. Hani bunun baştan yapılmaması lazımdı. Oraya siyasî olarak gitmeyeceksin. Kişi olarak gideceksin. Hani vatandaş olarak. BDP/Bağımsızlar ı destekleyen ve Gezi öncesinde de çeşitli eylemlere katılmış olan Feodal ise siyasî parti meselesini farklı bir açıdan ele almıştır. Gezi Parkı Eylemleri ne dair olumlu bulduğu birçok şey vardır. Bunlardan biri eylemlerin toplumu politikleştirmesi, bir diğeri ise eylemlerden bir siyasî parti çıkmamasıdır çünkü kendi desteklediği siyasî ve sivil aktörler de dâhil olmak üzere kimse tarafından yönlendirilmek istememektedir.

14 38 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan 2015 F: Bir siyasî parti çıkabilirdi orada. Bir dayanışma yapabilirdi. Ama bence bu da yanlış olurdu. Bence böyle kalması daha iyi oldu. Eğer bir parti falan çıksaydı bir anlamı kalmazdı. Çünkü kitle partiye karşı bir şey zaten, yani insanlar yönlendirilmek istemiyor aslında. B: Parti çıksa gezinin amacına aykırı mı olacaktı? F: Gezinin amacına aykırı olurdu ve bu son yaşananlar da başarılı olmazdı. Zaten şu anda Gezi Eylemi ruhu olmuyor. Parti için olmuyor. Yani şimdi ben de, HDP basın açıklaması yaptı bugün şurda olacağız diye. Kimse geliyor mu? Gelmiyor. Taksim Dayanışması yapıyor. Gelmiyor. Buna ben de karşıyım yani spontane bir şey olsun. HDP çağırdı diye gitmek istemiyorum ya da Taksim Dayanışması çağırdı diye gitmek istemiyorum. Kimsenin beni yönlendirmesini de istemiyorum. Oy kullanmakla ilgili olarak da bazı katılımcılar çok net bir karşı tavır ortaya koymuşlar ve gelecek seçimlerde oy vermeyeceklerini belirtmişlerdir. Bunlardan biri olan Yusuf daha önce AKP ye oy vermiştir. Ancak hükümetin özellikle eğitim politikalarında yarattığı hayal kırıklığı sonrası partiyi desteklememe kararı almıştır. Başka bir partiyi desteklemeyi de düşünmemektedir, zaten bir alternatif de yoktur. Ama onlara vermiycem. Çünkü çok üzdüler beni. Çünkü ben şu yaşımda, 21, hayatımın en güzel döneminde diyemiyorsam ki ben şunu şunu yapıcam; şunu şunu yapıcam diyemiyorsam bence bu hükümetin suçudur. Bunda benim de payım vardı. Ama ağırlıklı olarak hükümetin suçudur. Bir diğeri ise Deniz dir. Daha önce CHP ye oy vermiştir. Ancak artık siyasî partileri destekleme fikrini tamamen terk etmiştir ve kendini siyasî partileri dışlayan bir devrimci hareket içinde konumlandırmaktadır. Bu bağlamda aslında oy vermeye karşı çıkan diğer katılımcılarla karşılaştırıldığında örgütlüdür; ancak siyasî parti merkezinde örgütlenmeleri reddetmektedir. Yani gerçekten bir şey kazanılırsa sokakta kazanılır. ( ) Parlemento içinde kazanmak zaten mümkün değil. Yani az önce sorduğunuz soru da şey, CHP ye oy verir misiniz tekrar sorusu da benim için tamamen mantıksız. Çünkü o da bu sistemin bir partisi. AKP gidip yerine CHP geldiğinde değişen çok fazla bir şey olmayacak. Evet kısmi bir iyileşme olacaktır ama kısmi. Bir çözüm olmayacaktır. Her zaman ezilen bir kesim, halk olacak bir de bu işin kaymağını yiyen bir kesim olacaktır yani Namık ise sistemli bir şekilde herhangi bir siyasî partiye oy vermeyi reddetmektedir. Daha önce vermemiştir bundan sonra da vermeyecektir. Namık, oy verme üzerine soru-cevaba dönüşen kısacık sözlü alışveriş üzerinden apolitik gençlik söylemini ve söylemin somut halini temsil ettiğini düşündüğü araştırmacıyı eleştirmiştir. Namık ın alıntıdaki son ifadesi apolitize ile araştırmacının/benim (ki bu ilişkide bir otorite figürüdür bkz. 6. satırda hoca ) düşündüğümü varsaydığı yorumu söze dökmekte, bu bağlamda, otoriterinin oy vermemeyi apolitiklik olarak değerlendirdiğini söylemektedir. Namık a göre siyasî parti merkezinde sorun apolitik olup olmamak değil; temsil edilip edilmemektir. B: Sen oy kullandın mı bu arada? N: Hayır. Ya kullandım da vermedim kimseye oy=

15 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan B: Vermedin. N: Vermedim. B: Önümüzdeki seçimler için düşündüğün? N: Düşünmüyorum hocam. B: Yine vermeyeceksin. N: Vermicem. B: Peki. N: Apolitize (gülümsüyor) Bu noktada, gençler arasında siyasî partilerle olan ilişki bazında bir farklılık olduğunu ve bir grubun siyasî partileri destelediklerini bir grubun ise reddettiklerini düşünebiliriz. Fakat bunu çok keskin bir ayrım olarak ele alamayız. Örneğin Âlim tüm eleştirilerine rağmen yukarıdakilerin eylem biçimlerinden etkilenmiştir. Murat ise, görüşmenin yapıldığı tarihte, son kararını vermemekle birlikte çizgisini bozmaz, sol cephe olayını devam ettirirse TKP ye oy verebileceğini belirtmiştir Gezi den Önce Gezi den Sonra Görüşmeler sırasında politiklik/apolitiklik tartışmaları sıklıkla Gezi Parkı Eylemleri üzerinden tartışılmıştır. Bunun temel nedenlerinden biri araştırmanın bu eylemler üzerine kurulmuş oluşu ve katılımcılara apolitiklik söylemi hakkında ne düşündükleri sorulurken Gezi Eylemleri ne ve yaşanan şaşkınlığa araştırmacı tarafından gönderme yapılmasıdır. Dolayısıyla Gezi Parkı bağlamında a/politiklik kurguları katılımcıların kendiliğinden ortaya koydukları değil; araştırmacı tarafından dolaylı ya da direkt olarak teşvik edilen anlatılardır. Katılıcımlar Gezi Parkı Eylemleri ni politiklik/politikleşme açısından kabaca üç şekilde kurgulamışlardır: 1. Gezi Parkı Eylemleri aslında kendi nesillerinin apolitik olmadığını göstermektedir. 2. Gezi Parkı Eylemleri apolitik yeni nesli politikleştirmektedir. 3. Gezi Parkı Eylemleri apolitik neslin katılımı dolayısıyla şaşırtıcıdır. Örneğin Muharrem Mutlu, birinci grubu temsil etmektedir. Muharrem in anlatısındaki en dikkat çekici nokta ise apolitiklik söyleminin gençlere dair olumsuz algıyı nasıl kendilerine de benimsettiğinin altını çizmesidir. Tıpkı, Namık gibi Muharrem de otoriteye (bu anlatıda siyaset bilimciler ve yine akademisyenler, profesörler ) gönderme yapmaktadır. Bu önemli insanlar gençlerden bir şey olmayacağını dillendirmişlerdir. Muharrem üniversitesinin FKF (Fikir Kulüpleri Federasyonu) oluşumda aktiftir; ancak oy kullanmayı düşünmemektedir. İşte öyle görüyorduk aslında. Bu= Orda apolitik gençler yokmuş demek ki. Aslında oraya gelen oraya destek veren hani bizimle olan bizimle omuz omuza yürüyen apolitik olamaz. Yani herhalde bir şeyleri okuyup bir şeylerin görülmesi lazım. Bunu gerçekleştirebilen, eyleme katılan biri için, demek ki apolitik değilmiş ya da biz öyle görüyorduk. Ya da hani bir şeyi çok söylerseniz, hani terör mesela. Terör var, terör var diye sürekli dillendirirseniz bunu hani benimsemiş olursunuz. Hani ister istemez bilinçaltında bir şeyler yaratır belki de hani bu siyaset bilimciler ya da bu profesörler ya da bununla ilgili konuşan insanlar, önemli insanlar. Hep bundan bahsederlerdi. İşte bu gençlerden bir şey

16 40 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan 2015 olmaz, nereye gidiyoruz. Ya da o tarz söylemler belki de bende o etkiyi bıraktı. Ama onu görmedik, hepimiz onu görmedik. Seçimlerde BDP/Bağımsızlar ı destekleyen Baran için de Gezi Eylemleri apolitik olmadıklarının dışavurumunu ifade etmektedir. Gezi benim için bir dışavurum dediğim gibi. Hani bir hikayenin dışavurumu ve bu gençliğin, bu neslin apolitik olmadığının. ( ) Benim için politik olmak şu demek yani bizi etkileyen çevremizde yaşanan tüm siyasî gelişmeleri takip etmek, bunun biraz daha gerisine bakmak. Geçmişte neler yaşanmış? Hem Cumhuriyet tarihinde hem öncesinde. Felsefi akımları ölçmek hani bunları bilmek öğrenmek. Yani benim için politik olmak bunlar demek. Hani bugün bi liberalizmi, komünizmi, kapitalizmi işte sosyal devletin, demokrat, demokrasinin ne olduğunu öğrenmek. Geçmişte yaşanan olaylara, tecrübelere bakmak ve şimdiki siyasî gelişmeleri ölçmek benim için politik olmak demek. En önemlisi bunun hakkında yorum yapabilmek. ( ) Ben kendi çevremde apolitik bir gençlik görmüyorum kesinlikle. Birinci gruptaki öyle zannediyorduk/zannediyorlardı ama değilmişiz/değiliz görüşünün yerini ikinci grupta öyleydik ama artık değişiyoruz görüşü almaktadır. Bir cümleyle özetlemek gerekirse Gezi benim için ne ifade ediyor, Barış Atay ın da dediği gibi, apolitik bir kesimin kendisini politik düzleme oturtuşu. (Cem, daha önce CHP ye oy vermiştir. Gelecek seçimlerde yine CHP yi desteklemeyi düşünmektedir) O gözleme ben de çok katılıyorum hani o dönem çok konuşuldu biz de hatta bu konu hakkında çok tartıştık. Hani gerçekten öyle mi? Cidden öyle. Yani düşündüğümüzde şöyle bir on beş yirmi sene öncesine baktığımızda yani o dönemlerde genç olan kişilerle şu anda genç olanlar, yani bizim yaşlarımızda yaklaşık olarak bizim yaşlarımızda olanlar arasında yani çok büyük fark var. Tamam bu Gezi de herkes bir şekilde çıktı bilgilendi edildi ama ondan öncesinde gerçekten büyük bir kayıplık, kayıp yani büyük bir nasıl tarif edeyim, yani bir boşluk vardı yani. Onun nedenini ben tamamen şeyine bağlıyorum eğitim sistemi, teknoloji ve özenti. ( ) Ama Gezi Parkı yla sanırım onu kırdık. Hepimizin tabuları yıkıldı aslında orda. Hepimizin. Düşünceleri kırdık. Gerçekten aslında bizim neslimiz de işe yarayan bir nesilmiş dedik yani (Mavi, daha önce TKP ye oy vermiştir. Gelecek seçimlerde yine TKP yi desteklemeyi düşünmektedir) Bazı katılımcılar ise eylemlerden sonra hala şaşkındır: Hiç bi belki bi siyasete değil mitinge bile katılmamış, haberleri seyretmeyen, gazete okumayan belki gazete okuyodur ama toplumsal meselelere fazla alaka göstermeyen, konu açıldığında kapatmak isteyen rahatsız olan, yani kısacası bu arkadaşların, gençliğin, bu tarzda yaşam tarzını süren gençliğin hani orda daha aktif bir biçimde orayı daha fazla savunması, Gezi Parkı nı, daha fazla sahip çıkması beni etkilemişti ve şaşırtıcı bulmuştum. Hep bunu düşünmüştüm. Ne olabilir? Belki bi doğa meselesi onları etkilemiş olabilir belki farklı bir şey olsa patlamayabilirdi. Onu düşündüm. Acaba doğa olayından, şeyden dolayı mı; hani biraz daha onların hani belki apolitik bi insanı bile bir çevre, çevreci yanı vardır ondan dolayı mı dedim acaba (Taylan Demir, önceki seçimlerde yaşı tutmamıştır. Gelecek seçimlerde TKP ye oy verecektir)

17 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan Size apolitik dediler? Bu çalışmanın ana çıkış noktalarından biri Gezi Parkı Eylemleri ne katılan gençlerin kendilerini/kendi kuşaklarını apolitik gençlik söylemiyle ilişkili olarak nasıl konumlandırdıkları idi. Bazı okurlar bu sorunun cevabının bulguların en başında verilmesi gerektiğini düşünebilirler. Diğer taraftan böyle bir sunuşun öncesinde kategorize eden bir yaklaşımın- verideki çeşitliliği geri planda bırakma ihtimali vardır. Bu noktada okurun kendisi de yukarıdaki verilere dayanarak bu soruya bazı cevaplar verebilir. Özellikle Gezi Parkı Eylemleri odağında bir önceki bölümde sunulan tartışmalar katılımcıların apolitik gençlik söylemi ile ilişkili olarak kendilerini nasıl konumlandırdığını tanımlamaktadır. Katılımcıların genel eğilimi, kendilerini apolitik gençlik söylemine mesafeli konumlandırmaktır. Ya zaten apolitik olmadıklarını/gezinin bunu ispatladığını düşünmektedirler ya da Gezi Eylemleri ile birlikte politikleşmeye başladıklarını öne sürmektedirler. Üçüncü bir eğilim ise bu söyleme görece yakın durmaktır. Örneğin Âlim in, Taylan ın ya da Ayhan ın anlatıları. Ancak bu anlatılarda söylem kendilerini tanımlamak için değil; diğer akranlarını tanımlayan bir kurgu olarak sunulmuştur. Dolayısıyla bireysel olarak kendilerini bu söylemin içine yerleştirmemişlerdir. Ancak kaba hatlarıyla tanımlanan bu üç yaklaşıma istisnalar yok değildir. Örneğin Osman, olgunun çok daha karmaşık bir arka planı olduğunu ve Gezi Parkı Eylemleri nde politik okunan direnişin uygun konjonktürde politik talepler olarak ortaya çıkan bireysel/bireyci talepler olduğu görüşündedir. Ya.. Orda ikili bir ilişki var. Bence bizim neslimiz bir yandan hakkaten apolitik ama bir yandan yetiştirilme şekli yetiştirildikleri dönem onları ister istemez özgürlükçü yapıyor. Baskıdan ötürü özgürlükçü değil. Ya şu yoruma katılıyorum ben, ya bu nesil hakkaten istediğini almak isteyen bir nesil. Ya bu bireyci bir nesil. Bireycilik. Ya bu başka ülkelerde, zamanlarda da oldu toplumda bireycilik pompalandığı zaman kendini kurtarma, bu bi yerden sonra sadece ekonomik talepler değil politik taleplere de dönüşüyor bence. Bence bu kaçınılmazlığı kaçırdı egemenler. Bu kadar bireyci genç yetiştirdikten sonra benim istediğim olsun dedi. Niye olmuyor dedi. ( ) Bu yeni nesil [kendi nesli], işte bireycilik, istediğini yaparımcılık, istedim mi olucakçılık, konjonktür uygun olduğunda çat diye politik taleplerle ortaya çıktı. O zaman Tayyip kim ki? diyor. Tayyip niye bana niye karışabilir ki? Karışamaz. Ama bi yandan şey de var. ( ) İşte 80 lerde 70 leri yaşamış orta yaş üstü hanım söylemişti Biz böyle sokağa çıksak bizi kurşunlarlardı. Hakkatten. Şimdi siz biber gazına laf ediyorsunuz. Yüzlerce ölü olurdu biz böyle sokağa çıksaydık diye. bir durum var. Yani nispeten de olsa küreselleşme ya da ne dersiniz ona küresel entegrasyon ister istemez biraz da olsa şeffaflığı, demokratikliği biraz da olsa şiddetin daha az meşru olduğu bir konjonktürü getirdi. Osman ın anlatısı politik olanın ne kadar bağlamsal olduğuna dikkat çekmektedir. Bu noktada, kuşakların politik olup olmadığı sorusu da problemli hale gelmiştir. Osman, politik ve bireysel talepleri iki ayrı kategori olarak ele almakla birlikte aslında sosyal, politik ve ideolojik bağlamın ikisi arasındaki sınırı nasıl bulanıklaştırdığına gönderme yapmaktadır. Diğer taraftan, Osman ın anlayışı kişisel olan politiktir söyleminden farklıdır. Talep özünde politik değildir; ama sonucunda politik bir biçim alır. Osman ın anlatısının bir diğer dikkat çekici özelliği, kullandığı akademik söylemdir. Görüşme sırasında lisansüstü çalışmalarına devam eden Osman, oldukça incelikli, pratikte ve teoride iyi temellendirilmiş, kapsayıcı bir analiz ortaya koymuştur. Aslında görüşmeler genelinde de sanattan edebiyata, tarihten siyaset bilimine, sosyolojiden müziğe göndermeler, örnekler, teorik analizlerle

18 42 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan 2015 doludur. Bu, bir yanıyla, gençlerin kendi dönem ve hareketlerini analiz etmede oldukça donanımlı olduklarına işaret etmektedir. Yüksek eğitim düzeyi politik deneyimleri anlamlandırmada, dolayısıyla da duyurmada, avantaj yaratmaktadır. Çünkü toplumun diğer elit güç odakları (örn. akademisyenler), tarafından daha duyulabilir, daha anlaşılabilir dolayısıyla daha caziptir. Diğer yandan, Türkiye de bu sosyo-kültürel birikimi sağlayacak araçlara gençlerin ne kadarının sahip olabildiği tartışmalıdır. Maral ise gençlerin politik olduklarına Gezi Parkı Eylemleri ne rağmen/gezi Parkı Eylemleri de dâhil olmak üzere ikna olmamıştır. Eylemleri gençlik hevesleri ve devletin resmî ideolojisinin kesişiminde anlamlandırmaktadır. Bu bağlamda, politik olandan değil politik görünenden bahsetmektedir. Aslında Maral ın politik olma anlayışı ve bunu önemsemesi, yukarıda sunulan Baran ın anlayışıyla benzerlikler göstermektedir; bilgi, birikim, öğrenmek vb. Ayrıca Baran gibi o da gelecek seçimlerde BDP yi desteklemeyi planlamaktadır (daha önceki seçimlerde yaşı tutmamıştır). Ancak etrafında apolitik gençlik göremeyen Baran ın aksine, Maral gençlerin yeterli ideolojik birikime sahip olmadıkları görüşündedir. Evet apolitik bir gençliğiz ve sadece bizim zamanımıza denk geldi Gezi. Yani gereğinden fazla. Tabi ki ölenleri falan kastetmiyorum. Ama genel olarak hepimizin gereğinden fazla kahramanlaştırıldığımızı düşünüyorum. Çünkü gençler çok kolay heyecana kapılan, ortaya atlayan insanlardır. Oraya atlayan gençlerin çoğu da bu heyecanla atladı. Onun dışında yine çok merak eden insanlardır. Tabi tecrübeye sahip olmadıkları için oraya atlamalarının bir sebebi de buydu. Bunun dışında orda bulunanların aileleri genelde işte Atatürkçü kesim olduğu için ilkokuldan beri bize Atatürkçülük aşılandığı için işte Atatürkçüyüm deyip oraya atlayan çok kesim oldu. Çok fazla bir ideolojiye siyasî görüşe sahip olmadan. O yüzden bu güzel bir şeye vesile oldu mu? Bence oldu. Ama kahraman bir kesim miyiz? Hayır, değiliz. Maral ın anlatısını apolitik gençlik söylemi ile özdeşim kurma veya direnme ekseninde diğer görüşmelerden farklı kılan ise Ben [de] apolitiğim diyen tek anlatı olmasıdır: Ben politik olmayı isterdim ama o kadar birikime sahip değilim açıkçası.. Bu farklılığı anlamak için araştırmanın bağlamını gözden kaçırmamak önemlidir. Maral, dini ve etnik eksende ötekileştirilen, toplumsal alanda açık saldırılara hedef olan bir gruba mensuptur. Araştırmacı ise çoğunluk/baskın grubu temsil etmektedir. Bu karşılaşmada, baskın bir söylemi eleştirmek/ ona meydan okumak (örneğin Yıldız ın biz sizden daha iyiyiz anlatısı, Namık ın apolitize eleştirisi ya da Muharrem in önemli insanlar böyle söylediler ama biz onu görmedik sitemi) ya da zaten azınlık olduğun bir grubun içinde kendini ayrı tutup diğerlerini/çoğunluğu apolitik olarak olumsuzlamak daha zor, kendini ideal bir kurgunun/politik olmanın dışında tutmak daha kolaydır. Burada sıkıntı, Yılmaz ın ifadesiyle kimin daha önemli ve geleceği kurarken daha fazla hesaba katılması gerektiği konusunda, bir azınlık olarak Maral ın -aslında fazlasıyla politik ve toplumsal olanbirikiminin ve analizinin kendi tarafından da azımsanmasıdır. 4. Tartışma Katılımcılar arasında genel eğilimin, kendilerini direkt ya da dolaylı olarak apolitik gençlik söylemine mesafeli konumlandırmak olduğunu belirtmiştik. Bu aslında beklenen/beklenmesi gereken bir sonuçtur. Çünkü apolitik gençlik söylemi özünde gençleri olumsuzlayan, toplumsal ve politik kaynakların dağılımında (örneğin kendi adına söz hakkına sahip olmak ya da karar mekanizmalarına katılmak gibi) gençlere düşen kısıtlı payı meşrulaştıran bir

19 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan söylemdir. Bireysel anlatılar ise özünde birer kimlik kurgularıdır ve sahip olduğu varsayılan kimliği aktif olarak inşa eder, teyit eder ve olumlarlar (Mishler, 1986; Riessman, 2008). Bu bağlamda, kuşaksal kimlik üzerinden özneyi küçümseyen bir söylemin özne tarafından dirençle karşılanması beklenir. Bunun da aslında Gezi Parkı Eylemleri gibi bir deneyimden görece bağımsız olduğu söylenebilir. Diğer taraftan kitlesel bir politik direnişe dönüşen, toplumun bir kesiminde büyük umutlarla karşılanan ve genç nesille eşleştirilen Gezi Parkı Eylemleri gibi bir hareket, anlatılarda bu olumsuzlamaya direnişte önemli ve meşru bir zemin olarak kullanılmaktadır. Bu bağlamda eylemler, gençlerin kendilerini ötekinin/otoritenin gözünde aklayabildikleri ya da bu göze açık açık meydan okuyabildikleri önemli bir deneyimdir. Dolayısıyla Gezi, 90 kuşağı için kendini bu göz üzerinden değerli görebilmeyi önceki kuşaklara göre daha mümkün kılmıştır. Bu konudaki önemli bir istisna Maral ın anlatısıdır. Çünkü Maral, taşıdığı kimlikle, ne yaparsa yapsın o gözün kendini olumlamayacağının farkındadır. Görüşmesinin ilerleyen bölümlerinde, Maral Ölenlerden biri ben olsaydım nifak tohumu atmaya çalışan Hristiyan kız olacaktım. Yani kendimi bu ülke için feda etsem bile ben bölücü gücüm ve hep böyle kalıcam. ifadesini kullanmıştır. Katılımcıların geneli apolitik gençlik söylemini benimsememekle beraber, bu söylemi topyekûn yok saymamış ya da tamamen haksız bulmamışlardır. Bazı katılımcılar bu görüşü en azından kısmî olarak haklı bulmakta, kendilerini ayrı tutmakla beraber bu söylemin içinden konuşabilmekte hatta sonraki kuşaklar için endişe duymaktadırlar. Ek olarak, yine bazı katılımcılar Gezi den öncesini olumsuzlamaya devam etmektedirler. Bir diğer yandan, söylemi reddetmekle birlikte bunun nasıl kafalarına kazındığının altını çizenler de vardır. Ayrımcı söylemlerin (ben/biz değerli- sen/siz değersiz) toplumsal alandaki gücünü gösteren önemli ölçütlerden biri, bu söylemin hedef aldığı nesnesi tarafından ne kadar benimsendiğidir. Bu bağlamda apolitik gençlik söyleminin azımsanmayacak bir gücü olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca görüşmelerde, diğer bazı kavramların aksine (sosyal sınıf gibi) apolitik kavramının anlaşılmasında kuşaklararası bir ortak anlayış ya da devamlılık sorunu olmadığı görülmüştür. Katılımcılar darbe sonrası bu söylemin hedef aldığı üçüncü kuşak, araştırmacı ise ilk kuşak olmasına rağmen katılımcıların hiç biri apolitik gibi bir kavramın ne anlama geldiği konusunda kafa karışıklığı yaşamamış, araştırmacı da başka başka şeylerden bahsediyoruz gibi bir hisse kapılmamıştır. Katılımcıların anlatılarında politik olmanın kendileri için ne anlama geldiğine/ne anlama gelmediğine dair önemli kurgular mevcuttur. Örneğin bazı katılımcılar için örgütlü olmak politik olmaktır. Bu katılımcıların ortak paydaları Gezi Parkı Eylemleri nden bağımsız olarak zaten örgütlü olmalarıdır. Ama örgütlü olmak, özellikle siyasî partiler merkezinde, tüm katılımcıların paylaştığı bir politik olma hali değildir. Öyle ki bazılarının eylemlerden çıkardığı sonuç siyasî partilerin bir işe yaramadığı ya da Gezi de olmasalar daha iyi olacağıdır. Dolayısıyla Gezi Parkı Eylemleri sonrasında akıllara gelen gençlerin siyasî partilerle olan ilişkisi kuvvetlendi mi sorusuna bu araştırma çerçevesinde cevap olumsuzdur. Aksine Gezi deneyimi, lidersiz bir hareket olarak siyasî örgütlerin liderlik rolünü en azından bazı gençler için daha da sorgulanır hale getirmiş gözükmektedir. Diğer taraftan, araştırmanın yöntemi genellemelere uygun değildir. Bu sonuçların her birinin daha temsili ve büyük örneklemlerle değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir politik olma kurgusu ise bilgi ve birikim söylemidir. Siyasî olayları takip etme, geçmişi bilme, ideolojik birikim, okuyup, öğrenme vb. tanımlar görüşmelerde politik olmanın önemli kriterleri olarak ortaya çıkmıştır. Bu söylem, dolaylı da olsa eğitimli olarak avantajlı bir gurubu işaretlemektedir.

20 44 Eleştirel Psikoloji Bülteni, Sayı 6, Nisan 2015 Bu durum aslında, Cumhuriyet tarihi boyunca görev yüklenen gençliğin eğitimli gençler olduğu düşünülürse (Lüküslü, 2008) tesadüf değildir. Diğer taraftan bu kurgu, ister istemez dezavantajlı, sosyo-kültürel ve eğitim kaynakları kısıtlı gençleri dışarıda bırakacaktır [ki gerek geçmişte gerekse bugün dezavantajlı grupların politik katılımının sınırlı olduğuna dikkati çekilmektedir (Enneli, 2011; Yılmaz ve Oy, 2014)]. Dolayısıyla dışlayıcı bir kurgu olan apolitik gençlik söylemine yönelik direncin her bağlamda kapsayıcı bir özellik kazanamadığının altını çizmek gerekir. Eğer politik/apolitik olmak bilgi, birikim ve donanım üzerinden kurgulanırsa gençler arasındaki sınıfsal ve eğitimsel eşitsizlikler yok sayılacak; bu bilgi ve donanımı onlara kazandıracak yapısal kaynaklara sahip olmayan gençler dezavantajlı durumda kalacaktır. Görüşmelerde ortaya çıkan bir başka husus bilişim teknolojileri ile politik katılım ilişkisidir. Katılımcılar, bu konuda birbirlerinden bir hayli farklı düşünceler ortaya koymuş olsalar da, bu teknolojilerin kullanımının apolitiklik söylemini besleyen unsurlar olduğunun fazlasıyla farkındadırlar. Dolayısıyla apolitikliğe koymak istedikleri mesafe ister istemez bu teknolojilerle ilgili eleştirel yaklaşımları da beraberinde getirebilmektedir. Teknolojinin kullanımı konusundaki en ilginç bulgu belki de bazı katılımcıların bir üst kuşaktan onlara aktarılan kaygıları kendinden sonra gelenlere aktarmalarıdır. Katılımcılara göre de yeni nesil asosyal yetişmektedir; ama bu yeni nesil kendileri değil kendilerinden sonra gelen çocuklardır. Bu örnekler belki de apolitiklik söylemini kuşaklar arası yeniden üreten mekanizmalar hakkında bir fikir verebilir: Taşınmak istenmeyenin yükünden kurtulmanın bir yolu onu bir sonraki kuşağa devretmek gibi görünmektedir. Hiç kuşkusuz Gezi Parkı Eylemleri 90 kuşağı için bu anlamda büyük bir avantaj sağlamıştır. Bu araştırmanın bulguları ve öncesinde sunulan literatürdeki bulgular göz önüne alındığında, belki artık yeni nesil politik midir apolitik midir? sorusu tartışılmalıdır. Farthing (2010) gençlerin politik katılımına yönelik yaklaşımların politik olarak ilişkili (politically engaged) ya da kopuk (disengaged) olarak iki paradigma arasına sıkıştığı ve ikili karşıtlıklar içerisinde cevap arandığı görüşündedir. Bu ikiliğin dışında bir üçüncü alternatife ihtiyaç vardır. Bu bağlamda yukarıda sorduğumuz sorunun çıkış noktası problemlidir. Politik katılım olgusu gerek mikro gerekse makro bağlamı düşünüldüğünde gençlerin sahip olduğu ya da olmadığı bir özellik olarak ele alınamaz. Diğer taraftan bu soruyu problemli hale getiren tek unsur, cevabı politik/apolitik ikilisine indirgemesi değil; başka bazı soruları sormayı da çok mümkün kılmamasıdır. Oysaki sorulacak sorulardan biri neden hükümetinden politik partilerine, medyasından üniversitesine; Avrupa da, Kanada da, Birleşik Devletler de, Avusturya da ve elbette Türkiye de gençlerin politik olup olmamasının bu denli sorun olduğudur? Edwards (2010) Avustralya bağlamında yaptığı tartışmada gençlerin politik katılımına yönelik yoğun vurgunun Batı demokrasilerinin kendilerinin sorgulanmasının önüne geçtiğini ve gençleri (politik ya da apolitik) temelde bu demokrasiye bir tehdit ya da risk olarak kurguladığını iddia etmektedir. Diğer bir deyişle, demokratik olduğu varsayılan sistemin asıl sorunları göz ardı edilmekte, sanki iyi işleyen bir sistem varmışçasına sorun gençlerin bu sisteme katılıp/katılmadıklarına ya da nasıl katıldıklarına indirgenmektedir. Bu bağlamda Edwards, a/politik gençlik söyleminin içeriğine değil; işlevine (stratejik olarak neyi ön plana çıkartıp neyi sakladığına) odaklanmakta ve analiz birimi olarak gençlik olgusunu değil; bu olguyu belli biçimlerde inşa eden söylemleri temel almaktadır.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

SEÇMENLERİN TOPLUMSAL PROFİLİ VE SİYASAL EĞİLİMLERİ: SINIF, TOPLUMSAL CİNSİYET, ETNİSİTE, DİN, İDEOLOJİ VE GEZİ OLAYLARI

SEÇMENLERİN TOPLUMSAL PROFİLİ VE SİYASAL EĞİLİMLERİ: SINIF, TOPLUMSAL CİNSİYET, ETNİSİTE, DİN, İDEOLOJİ VE GEZİ OLAYLARI SEÇMENLERİN TOPLUMSAL PROFİLİ VE SİYASAL EĞİLİMLERİ: SINIF, TOPLUMSAL CİNSİYET, ETNİSİTE, DİN, İDEOLOJİ VE GEZİ OLAYLARI SAMER araştırma merkezi, 23 Kasım-7 Aralık tarihleri arasında İstanbul ve İzmir

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Standard Eurobarometer European Commission EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU BAHAR 2009 ULUSAL RAPOR ÖZET TÜRKİYE Standatd Eurobarometre 71 / Bahar 2009 TNS Görüş ve Sosyal Bu araştırma Avrupa

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

Metodoloji Türkiye Ne Diyor?

Metodoloji Türkiye Ne Diyor? HAZİRAN 2013 Metodoloji Türkiye Ne Diyor? Araştırması İNC Araştırma ve İletişim Danışmanlığı tarafından 24-29 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın alan uygulaması NUTS 2 sınıflamasına

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması

Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması Bu ankette 30 soru var Grup 1 1 [1]Cinsiyetiniz? Erkek Kadın 2 [2]Yaş aralığınız? 17-22 23-30 30 ve üzeri 3 [3]Ailenizin Gelir düzeyi (Maaş,

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi MEDYA OKURYAZARLIĞINI EĞİTİMDE UYGULAMAK Terakki Vakfı Okulları 19.12.2015 MEDYALANMIŞ DÜNYA MEDYA ÇALIŞANLARI YURTTAŞ: kişi/ meslek/

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ 06 KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Sosyal Araştırmalar Merkezi USAK RAPOR NO: 11-06 Dilek Karal Eylül 2011 Korkmadan Öğrenmek: Okul ve Okul

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

KOÇLUK SATIN ALMA SÜRECİNİN YÖNETİLMESİ

KOÇLUK SATIN ALMA SÜRECİNİN YÖNETİLMESİ KOÇLUK SATIN ALMA SÜRECİNİN YÖNETİLMESİ Şirketle çalışacak koç veya koçlar seçildikten sonra, koçun şirketi anlamasını ve koçluk ilişkisinin mümkün olduğunca sorunsuz ilerlemesini sağlamak için İnsan Kaynakları

Detaylı

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 KÜNYE Proje Adı Araştırma Sahibi Araştırma Evreni Adayların Dershane Algısı Araştırması İKSara A.Ş. Toplumsal Gündem Araştırmaları Nisan 2012 Türkiye de üniversiteye

Detaylı

* Kuruluşunuzun Adı. 1) STK ya İLİŞKİN BİLGİLER 2) 1. BAĞLANTI KİŞİSİNE İLİŞKİN BİLGİLER. Page 1

* Kuruluşunuzun Adı. 1) STK ya İLİŞKİN BİLGİLER 2) 1. BAĞLANTI KİŞİSİNE İLİŞKİN BİLGİLER. Page 1 1. Hayata Destek Derneği (HDD), Mahalle Afet Gönüllüleri Vakfı (MAG), Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MK) bir araya gelerek Sivil Toplum Afet Platformunu (SİTAP) kurmak üzere çalışmalara

Detaylı

Karar Verme ve Pazarlama Bilgisi: Yönetim Kurulu Odasına Giden Yol

Karar Verme ve Pazarlama Bilgisi: Yönetim Kurulu Odasına Giden Yol Karar Verme ve Pazarlama Bilgisi: Yönetim Kurulu Odasına Giden Yol Bilgi pazarındaki sert rekabet ortamı pazarlama araştırması endüstrisinin müşterilerin bilgi ihtiyaçlarına daha fazla yoğunlaşmasını gerektiriyor.

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU Bu yıl birincisi düzenlenen Üniversite Tanıtım Fuarı ve Kariyer Günleri organizasyonunun katılımcılar ve ziyaretçiler gözünden etkililiğin

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

TÜRKİYE GENELİ SEÇİM ARAŞTIRMASI

TÜRKİYE GENELİ SEÇİM ARAŞTIRMASI TÜRKİYE GENELİ SEÇİM ARAŞTIRMASI MAYIS 2015 TÜRKİYE GENELİ SEÇİM ARAŞTIRMASI MAYIS 2015 Araştırma Siyasal ve Sosyal Araştırma Merkezi (SAMER) tarafından, 17-22 Mayıs 2015 tarihleri arasında, Türkiye nüfusunu

Detaylı

ÖĞRETMEN ADAYLARININ MESLEK BİLGİSİ DERSLERİ ÜZERİNE BAKIŞ AÇILARI

ÖĞRETMEN ADAYLARININ MESLEK BİLGİSİ DERSLERİ ÜZERİNE BAKIŞ AÇILARI ÖĞRETMEN ADAYLARININ MESLEK BİLGİSİ DERSLERİ ÜZERİNE BAKIŞ AÇILARI Çiğdem ŞAHİN TAŞKIN* Güney HACIÖMEROĞLU** *Yrd. Doç. Dr., Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü **

Detaylı

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:5 DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI Değerler bizim hayatımıza yön veren davranışlarımızı şekillendiren anlam kalıplarıdır.

Detaylı

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması 18 Ağustos 2014 İÇİNDEKİLER 1. SUNUŞ... 3 2. ADAYLAR HAKKINDA ÇIKAN HABERLER NASIL SUNULDU?... 3-4 2.1 HABERLERİN ADAYLARA GÖRE DAĞILIMI...

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

SURİYE, IŞİD VE ASKERİ OPERASYONLA İLGİLİ SEÇMEN DÜŞÜNCELERİ

SURİYE, IŞİD VE ASKERİ OPERASYONLA İLGİLİ SEÇMEN DÜŞÜNCELERİ SURİYE, IŞİD VE ASKERİ OPERASYONLA İLGİLİ SEÇMEN DÜŞÜNCELERİ ŞUBAT 2015 www.perspektifs.com info@perspektifs.com Perspektif Strateji Araştırma objektif, doğru ve nitelikli bilginin üretildiği bir merkez

Detaylı

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri On5yirmi5.com Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri "Türkiye'deki Sosyo-Kültürel Değişmeler Hakkında Liseli Gençlik Ne Düşünüyor" araştırmasından çarpıcı sonuçlar elde edildi. İşte o araştırma...

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR Türkiye 7 Haziran 2015'te yapılacak milletvekili genel seçimlerine hazırlanırken araştırma şirketleri de seçmenlerin nabzını tutmaya devam ediyor. Genel seçim öncesi Politic's Araştırma Şirketi'nce yapılan

Detaylı

YÖNETİCİNİN BİREYSEL GELİŞİMİ

YÖNETİCİNİN BİREYSEL GELİŞİMİ YÖNETİCİNİN BİREYSEL GELİŞİMİ 1 2 nedir? Okulda öğrendiğimiz bilgiler hayatımız boyunca yeterlimidir? bize hangi faydaları sağlar? Kişisel gelişim kitapları okuyarak gelişim sağlanabilirmi? 3 bireyin iş

Detaylı

2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması

2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması 2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması ARAŞTIRMANIN AMACI Yaklaşan Belediye Başkanlığı seçimlerinde ortaya çıkacak tablonun önceden tahmin edilmesi araştırmanın en temeldeki amacı

Detaylı

E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları

E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları (Üniversite Gençleri İçin E-Demokrasi Projesi Anket Çalışması ) Sonuçlar Bu sorgudaki kayıt sayısı: 261 Anketteki toplam kayıt: 261 Toplama göre yüzde: 100.00% 1. Cinsiyetiniz?

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

Türkiye Değerler Atlası - 2012

Türkiye Değerler Atlası - 2012 Benim için İnsan Hakları Türkiye Değerler Atlası - 2012 ~ Prof. Dr. Yılmaz Esmer ~ Hasan Ferhat GÜNGÖR DEĞERLER (Values) İnsan bireyleri ya da grupları tarafından, neyin istenir, uygun, iyi ya da kötü

Detaylı

BÖLÜM 5 SONUÇ VE ÖNERİLER. Bu bölümde araştırmanın bulgularına dayalı olarak ulaşılan sonuçlara ve geliştirilen önerilere yer verilmiştir.

BÖLÜM 5 SONUÇ VE ÖNERİLER. Bu bölümde araştırmanın bulgularına dayalı olarak ulaşılan sonuçlara ve geliştirilen önerilere yer verilmiştir. BÖLÜM 5 SONUÇ VE ÖNERİLER Bu bölümde araştırmanın bulgularına dayalı olarak ulaşılan sonuçlara ve geliştirilen önerilere yer verilmiştir. 1.1.Sonuçlar Öğretmenlerin eleştirel düşünme becerisini öğrencilere

Detaylı

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 12 Eczacı Profili-1998-2007 II. 1998 ARAŞTIRMASI BULGULARI ll.l.toplumsal VE EKONOMİK ÖZELLİKLER Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 Tabloda

Detaylı

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENĐ LĐSESĐ R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 2010 2011 Kız olursa Sarin, erkek olursa Masis Erkek olursa doktor, kız olursa öğretmen KENDĐNĐ TANIMA VE MESLEK SEÇĐMĐ Sevgili veliler,

Detaylı

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler 9 Kasım 2010 Nobody s Unpredictable Çalışmanın Amacı 2010 Ipsos Türkiye de boşanma, ayrılık, ya da vefat nedeniyle ebeveynlerden birinin yokluğunun psikolojik ekonomik

Detaylı

ÖZEL SEKTÖR DOSYASI: KOBİLERİN İSTİHDAMA KATKISI VE EKONOMİK BEKLENTİLERİ

ÖZEL SEKTÖR DOSYASI: KOBİLERİN İSTİHDAMA KATKISI VE EKONOMİK BEKLENTİLERİ ÖZEL SEKTÖR DOSYASI: KOBİLERİN İSTİHDAMA KATKISI VE EKONOMİK BEKLENTİLERİ Bu çalışma; (OKFRAM) ve İKSARA Araştırma ve Danışmanlık işbirliği ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma örneklemi, Türkiye deki faal

Detaylı

Öğretme ve Öğrenme Çalıştay Derlemesi ve Teori Kitapçığı

Öğretme ve Öğrenme Çalıştay Derlemesi ve Teori Kitapçığı Öğretme ve Öğrenme Çalıştay Derlemesi ve Teori Kitapçığı İçerik 1. Öğretme ve Öğrenme Danışmanın Rolü 2. Temel Davranış Yönetiminin Tanımı 3. İleri Davranış Yönetiminin Tanımı 4. Öğrenme ve Öğretmede Eşitlik

Detaylı

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz Adem in elması nasıl boğazında kaldı? Adem: Tanrım, kime görünelim kime görünmeyelim? Tanrı: Bana görünmeyin de kime görünürseniz görünün. Kovuldunuz. Havva: Ama

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır?

ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır? ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır? Kadın ve Çocuk Merkezleri ECE Hizmetleri Sunan Kadın Kooperatifleri Kadın Emeğii Değerlendirme

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH A.B.D. BİLGİ FORMU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH A.B.D. BİLGİ FORMU TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH A.B.D. BİLGİ FORMU Bölüm TARİH ANA BİLİM DALI Bölüm Başkanı PROF.DR. AYGÜN ATTAR Bölümün amacı Tarih Anabilim Dalının amacı yüksek

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

KADINLARIN ÇOK YÖNLÜ GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ KATILIMCI PROFİLİ RAPORU

KADINLARIN ÇOK YÖNLÜ GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ KATILIMCI PROFİLİ RAPORU KADINLARIN ÇOK YÖNLÜ GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ KATILIMCI PROFİLİ RAPORU AĞUSTOS 2009 Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi Kursiyerlerinin Demografik Özellikleri Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi

Detaylı

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016 Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması 1 Şubat 2016 Yöntem ve Künye Araştırma çalışması, 3-10 Aralık 2015 tarihleri arasında, Türkiye 18+ yaş nüfusunu temsil eden 1024 kişiyle, 16 ilin kentsel

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın?

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Çözüm Analizi Araştırma Hakkında 2 Kadın ve Erkeğin Eşit Olduğu Bir Toplum Dünyada ve ülkemizde hemen hemen tüm kurumsal

Detaylı

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Yeni Kütüphane Binası Anketi-2014

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Yeni Kütüphane Binası Anketi-2014 Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Yeni Kütüphane Binası Anketi-214 Projesi üzerinde çalışılan yeni kütüphane binası ile ilgili öğrenci, akademik ve idari personel

Detaylı

2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU. Mart, 2012

2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU. Mart, 2012 2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU Mart, 2012 ARAŞTIRMA HAKKINDA 2012 Şubat ayında PERYÖN web sayfasında yer alan İş Yerinde Kadın Araştırması, Dernek üyeleri ve iletişim veri tabanında bulunan yaklaşık

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU Bölüm Bölüm Başkanı TARİH PROF.DR. AYGÜN ATTAR Bölümün amacı Tarih Bölümünün amacı; tarih bilimi ile ilgili meslek

Detaylı

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ CSG OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18 Yaş Üzeri Bireyler. Katılımcıların 68

Detaylı

Y Jenerasyonu İş Hayatı Hakkında Ne düşünüyor? Şubat 2011

Y Jenerasyonu İş Hayatı Hakkında Ne düşünüyor? Şubat 2011 Y Jenerasyonu İş Hayatı Hakkında Ne düşünüyor? Şubat 2011 Baby Boomers II. Dünya Savaşı ve 1960 a kadar doğumlu Jenerasyon X doğumlu 1961 ve 1981 arası Jenerasyon 1970 sonlarıyve(millenials) 21.yüzyılın

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Toplumsal Sorumluluk ve Etik PSIR 392 6 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Toplumsal Sorumluluk ve Etik PSIR 392 6 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Toplumsal Sorumluluk ve Etik PSIR 392 6 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

TÜRKİYE GENELİ SEÇİM ARAŞTIRMASI 5-9 EKİM 2015. Araştırma, Siyasal ve Sosyal Araştırma Merkezi (SAMER) tarafından, 5-9 Ekim 2015

TÜRKİYE GENELİ SEÇİM ARAŞTIRMASI 5-9 EKİM 2015. Araştırma, Siyasal ve Sosyal Araştırma Merkezi (SAMER) tarafından, 5-9 Ekim 2015 TÜRKİYE GENELİ SEÇİM ARAŞTIRMASI 5-9 EKİM 2015 Araştırma, Siyasal ve Sosyal Araştırma Merkezi (SAMER) tarafından, 5-9 Ekim 2015 tarihleri arasında, Türkiye nüfusunu temsilen 7 bölgedeki 24 İl, 142 ilçe

Detaylı

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Tuna USLU Gedik Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Özel Gebze Doğa Hastanesi Sağlık Hizmetleri A.Ş.

Detaylı

City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ SAHA ÇALIŞMASI ÖRNEKLEM SAYISI CSG STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18

Detaylı

Antalya da AB İşlerinin Yönetilmesine Yönelik Kapasitelere İlişkin Eğitim İhtiyaç Analizi

Antalya da AB İşlerinin Yönetilmesine Yönelik Kapasitelere İlişkin Eğitim İhtiyaç Analizi Antalya da AB İşlerinin Yönetilmesine Yönelik Kapasitelere İlişkin Eğitim İhtiyaç Analizi 1 Giriş Bu özet raporda, Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından Antalya Valiliği ile birlikte Mart-Nisan-Mayıs 213

Detaylı

Değerler. www.danisnavaro.com 13 Ekim 2015. Page 2

Değerler. www.danisnavaro.com 13 Ekim 2015. Page 2 DEĞERLER Değerler 1. değerler var olan şeylerdir, var olan imkanlardır (potansiyeldir) 2. değerler, eserlerle veya kişilerin yaptıklarıyla, yaşamlarıyla gerçekleştiren insan fenomenleridir; 3. değerler,

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Standart Eurobarometer 76 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Bu araştırma Avrupa Komisyonu Basın ve İletişim Genel Müdürlüğü tarafından talep ve koordine edilmiştir. Bu rapor

Detaylı

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI NEDİR? Bireyin içinde bulunduğu yaş gruplarının etkinliklerinde bir şeyi yapmak için arkadaşları tarafından zorlanması veya cesaretlendirilmesidir.

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL A N A L İ Z 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi Furkan BEŞEL Ekim 2015 7 HAZİRAN DAN 1 KASIM A 7 Haziran 2015 te yapılan 25. Dönem milletvekili genel seçiminde 53.741.838 kayıtlı

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

MAĞAZA İMAJI, MAĞAZA MEMNUNİYETİ VE MAĞAZA SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET

MAĞAZA İMAJI, MAĞAZA MEMNUNİYETİ VE MAĞAZA SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET D.E.Ü.İ.İ.B.F. Dergisi Cilt:22 Sayı:1, Yıl:2007, ss:105-121 MAĞAZA İMAJI, MAĞAZA MEMNUNİYETİ VE MAĞAZA SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Murat Selim SELVİ * Hatice ÖZKOÇ

Detaylı

Hacettepe Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Uygulama ve Araştırma merkezi

Hacettepe Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Uygulama ve Araştırma merkezi Hacettepe Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Uygulama ve Araştırma merkezi Çıkış noktamız Bağımlı nüfüs artışı 1)Ötelenmiş yetişkinlik 2)Doğurganlığın azalması ve ömrün uzaması nedeni ile nüfusun giderek yaşlanması=

Detaylı

LİSE REHBERLİK SERVİSİ

LİSE REHBERLİK SERVİSİ LİSE REHBERLİK SERVİSİ Verimli Ders Çalışma Ders çalışma konusunda bir çoğunuz da çeşitli şikayetler vardır. Bir kısmınız ders çalışmaya başlamakta güçlük çekerken Bir kısmınız çalışma esnasında derse

Detaylı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak01 N0 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Evren AYDOĞAN 1 Araştırmacı, Yönetişim Çalışmaları Uluslararası Şeffaflık Örgütü nün- Transparency International (TI), Yolsuzluk

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı