SOSYAL-İŞ GENEL KURULU III. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU Nisan 1971 ANKARA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SOSYAL-İŞ GENEL KURULU III. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU. 23 24 Nisan 1971 ANKARA"

Transkript

1 SOSYAL-İŞ GENEL KURULU III. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU Nisan 1971 ANKARA

2 GÜNDEM : 1- Açılış ve Saygı duruşu 2- Kongre divanının seçimi 3- Genel Başkanın açış konuşması 4- Konukların takdimi ve konuşmaları 5- Raporların okunması ve eleştirilmesi 6- Aklama 7- Genel Yönetim Kurulunca Hazırlanan Tüzük Tadilinin görüşülmesi 8- Dilek ve temenniler 9- Genel merkez organlarının seçimi 10- Kapanış

3 İÇİNDEKİLER 1- Giriş 2- Sendikacılık Hareketimiz ve Örgütlenme 3- Sosyal Sigortalar Kurumunun Sorunları ve Durumumuz 4- Toplu-İş Sözleşmesi Görüşmeleri 5- Yargı Kararları 6- Sonuç 7- Tüzük Tadil Tasarısı 8- Onur Kurulu Raporu 9- Mali Rapor 10- Tahmini Bütçe

4 Değerli delege arkadaşlarımız, GİRİŞ Genel Kurulumuzu onurlandıran sayın konuklar, Saygı değer basın mensupları, Türkiye Sosyal-İş Sendikasının III. genel kuruluna hoş geldiniz. Temsil etmekle şeref duyduğumuz üyelerimiz adına saygı ile selamlıyoruz. Sayın Delegeler, yılında kurulan sendikamız bugüne kadar olan süre içinde bütün uğraşını, varlığını koruyabilmeye vermiş, bunda da başarı kazanmıştır. Kuruluşunda ve kuruluşundan sonraki dönemde Sosyal-İş in Türk Sendikacılık hareketindeki yeri iki noktadan çok önem kazanmıştır. Bunlardan birincisi Kamu kesimindeki yıllardır Memur diye tanımlananların işçi oldukları ve olabilecekleri görüşünü 1961 Anayasasının esprisi içinde ortaya atmak ve bunların bir işçi sendikası içinde örgütlenmelerini sağlamak, ikincisi de İŞÇİLERİN tek Sosyal Güvenlik Kurumu olan Sosyal Sigortalar Kurumunun ve onun bir parçası olan Kurumda çalışmaların statülerini ortaya koymaya çalışmaktır. Burada görülen nitelik Sosyal-İş in yalnızca belirli bir işçi kitlesine değil tüm işçilere dönük bir sendika olması durumudur. Bir başka deyişle bu, kafa işçilerinin kol işçileri ile tümleşmesi demektir. Esasen ülkemiz koşullarında bu fonksiyonun önemi Demokratik ve devrimci bir halk iktidarının da hazırlayıcı unsuru olmaktadır. Sayın Delegeler, Bu koşul ve amaçların sendikası olan Sosyal-İş e biz bugünkü yöneticiler olarak tarihinde görevli olarak gelmiş bulunuyoruz. O zamandan buyana geçen iki yıl süre içindeki çalışmalarımızı ve görüşlerimizi yukarıda anlatmaya çalıştıklarımızın ışığı altında söylemeye çalışacağız. Çalışma raporumuzun alışılagelenlerin ötesinde tam anlamıyla bir düşünce forumu olması en içten dileğimiz ve çabamız olmuştur. Yalnız övgü ve başarı değil, gerektiğinde yergi ve başarısızlıkları da vermeye çalışacağız. III. Olağan Genel Kurulumuzun başarılı ve Türk işçisine ve Türk ulusuna yararlı olması umuduyla saygılar sunarız.

5 Sayın Delegeler, SENDİKACILIK HAREKETİMİZ VE ÖRGÜTLENME Geçtiğimiz dönem Türk sendikacılık ve Türk işçi hareketleri bakımından oldukça hareketli geçen bir dönemdir. Ancak hemen belirtmeliyiz ki Sosyal-İş bu hareketlilik içinde kendisine düşeni başaramamışsa da olanaklar tam olarak değerlendirilmiştir. Sosyal-İş in istenileni yapamamış olmasındaki etkenleri çalışma raporumuzda bulmak mümkün olacaktır. Bu dönemin olaylarına değinmeden önce Sendikacılık hareketinden, başka bir deyimle İşçi sınıfının örgütlerinin görev ve fonksiyonundan ne anladığımızı ülkemiz gerçekleri hareket noktamız olmak üzere açıklamayı zorunlu görüyoruz. Ülkemiz sanayisi ile, tarım, eğitim ve yaşama koşulları ile az gelişmiş bir ülke görüntüsündedir. Sanayi devrimi yapılamamış, sömürü düzenini dış kuvvetlere açık tutan montaj sanayinin dışında ulusal sanayi kurulamamıştır. Tarımda ortaçağ artığı Feodal kalıntılar hala temizlenememiş, Anayasanın emri olmasına rağmen Toprak Reformu yapılamamıştır. Görünümü itibarı ile Tarım ülkesi olmasına rağmen ekmeklik buğday bile dışarıdan ithal edilmektedir. Nüfusumuzun %46 sı hala okuma yazma bilmemekte, binlerce köyümüz okulsuz ve öğretmensiz bulunmakta, özel yüksek okullar rezaletiyle de varlıklı mutlu azınlık çocuklarına eğitim ve öğretim imkanları ardına kadar açılmakta, öte yandan yoksul halk çocukları çağdaş eğitimden yoksun, politika soyguncuları ile din simsarlarının elinde ortaçağ karanlığına itilerek din okullarında Şeriat isterük talimine çıkarılmaktadır. Açık ve gizli milyonlarca yurttaşımız bulunmakta, iş bulma lütfuna erebilenlerse bir lokmanın derdinde inlemektedir. Her yıl binlerce çalışabilir insanımız yadellere akın etmekte, diğer yandan yer altı ve yerüstü kaynaklarımız Emperyalistlere peşkeş çekilmekte sömürü yerli ortakları ile ülkeyi ahtapot gibi sarmış bulunmaktadır. Ortamı ve gerçekleri bu olan bu ülkede, çağımızın ve de çağların en önemli olan sorunu yatıyordu aslında. Emek ve sermaye ilişkileri, üretim ilişkileri. Siyasal iktidarın kimlerin elinde olduğu konusu. Demokrasimizin niteliği ve niceliği. Emeğin temsilcisi olan işçi örgütleri yani sendikalar ile emeğin bizzat kendisi olan İŞÇİLERE düşen görev ne oluyordu. Sendikalar ve İŞÇİLER salt kendi sorunlarına mı eğilmeliydi. İŞÇİLERİN salt sorunlarını ülke sorunlarından soyutlamak mümkün müydü. Kanımızca basit bir irdeleme ile bu sorulara verilecek cevap Türk sendikacılık hareketinin nasıl olması gerektiğini ortaya koymaktadır. Az gelişmiş bir ülkede hiçbir sorunu yalnız kendi içerisinde çözme olanağı yoktur. Gelişmiş ülkelerde bile sorunları toplum sorunlarından ayrı ayrı imiş gibi düşünmek ekonomi ve sosyoloji kurallarına aykırıdır. Basitleştirerek örneklersek, ücretinin yaşanabilir bir hayat ortamı sağlamasını isteyen işçi, elde edeceği ücret zamlarının piyasa zamları ile sıfıra inmesini önleyecek tedbirler istemek zorundadır. Bu ise ülkenin iktisadi düzeni ile ilgilidir. Ülkede iktisadi düzen emeğe değil, emeği sömürenler yararına işliyorsa, bu mekanizma bu düzen değişmedikçe kurulamayacak demektir. O halde işçi sınıfı kendisine dönük, emeğin hakim olduğu bir düzen değişikliğini isteyecektir. Türkiye Cumhuriyeti demokratik ve sosyal bir hukuk devletidir. Bu Anayasası ile açıkça ortaya konmuştur. İşte oluşturulacak düzen bu düzen olacaktır. Demokratik halkçı düzen. İşte Türk sendikacılık hareketi bu görüşten hareketle işçinin siyasal ve ekonomik savaşını bir arada vermek durumunda olmak zorundadır. Bu görüşü benimsemek ve savunmak, benimseyen ve savunanlarla işbirliği yapmak, işçi sınıfının ve tüm emekçilerin bu görüş açısından bilinçlenmelerine çalışmak ve Demokratik Halk iktidarını gerçekleştirmek Türk sendikacılık hareketinin kaçınılmaz ve vazgeçilmez tarihi görevi olmaktadır.

6 Sosyal-İş bu görüşün temsilcisi ve savunucusu olma gayreti yolundadır. Bu yolda gelecek her türlü engellerle mücadele etmeyi başta gelen görevlerinden sayar. Ülkemizde işçi sınıfının bu bilinçle örgütlenmesini engellemek çabaları vardır. En son çıkarılan 274 ve çıkarılacak olan 275 sayılı yasalar buna örnek olmuştur. Sosyal-İş bağımsız sendikalar safında bu baskı ve anti-demokratik yasalara karşı mücadelesini vermiş ve vermeye devam edecektir. Değerli delegeler, ÖRGÜTLENME Bilineceği gibi sendikamız Sosyal-İş bugüne kadar yalnız Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünde ve bağlı işyerlerinde çaba sarfetmiştir. Bunun dışındaki işyerlerine girme yoluna gidilmemiştir. Bu durum zamanımızda da muhafaza edilmiş yalnız bazı yeni realiteler karşısında küçük çapta faaliyetlere girişilmiştir. Sendikamızın bu durumunu şu görüşlere bağlamak mümkündür. 1- Sosyal-İş Sendikası bir işyeri sendikasıdır. Dolayısı ile de istese de başka bir işyerine giremez. 2- Sosyal Sigortalar Kurumu bugün 22 bin kişiyi bünyesinde çalıştırmaktadır. Bunların ise daha henüz sorunları bile çözümlenmiş değildir. Hal böyle olunca başka işyerlerinde de faaliyete geçmeye gerek yoktur. Her iki görüşte de doğru ve haklı noktaların bulunduğu söylenebilir. Ancak realiteler, Ülkemiz uygulamaları bu görüşlerden farklı bir durum ortaya çıkarmıştır. Bir kere uygulamada Bölge Çalışma Müdürlükleri ve yargı kararları açısından sendikamız bir işyeri sendikası değil işkolu sendikası sayılmaktadır. Ülkemizde işyeri sendikasından anlaşılan yalnız bir il hududu içinde aynı işyeri için çaba gösteren sendikalar olmaktadır. Öte yandan sendikaların işyeri veya işkolu sendikası olup olmadığı yönünde tüzüklerine bakılmakta ve şube kuruluşu mevcut sendikalar işkolunda kurulmuş bir sendika kabul edilmektedir. Bu duruma göre Sendikamızın faaliyet gösterdiği işkolu büro işkolu olmakta ve işkolları yönetmeliğinin 33 sıra numarasında yer almaktadır. Yine aynı yönetmelikle ilgili işkollarında belirtilmekte böylece Sosyal-İş sıra numaralı işkolunda kurulu bir sendika durumunda bulunmaktadır. Danıştay ca feshedilmiş ve 274 sayılı yasayı tadil eden 1317 sayılı yasanın bu yasaya göre yeniden düzenlenmesi öngörülen yeni bir işkolları yönetmeliğinin bulunması zorunlu iken, esefle söylemek gerekir ki hala eski işkolları yönetmeliği yürürlükte bulunmaktadır. Buna göre yukarıda belirttiğimiz işkolumuz ve dahil olan işyerleri şöyle belirtilmektedir. İşkolu Sıra No. İktisadi faaliyetlerin Beynelmilel tasnifine göre Bölüm No Büyük grup No İşkolu işyerleri ve Yürütülen işleri Toptan ve perakende ticaret her çeşit sınai, Zirai ve hayvani maddelerin ve ürünlerin toptan ve perakende alım satım işleri Banka ve diğer mali müesseseler, Bankalar, para ve ticaret borsaları, Sigortalar ve her çeşit Mali müesseseler, Kredi Kooperatifleri,

7 Kredi esham ve tahvilat komisyoncuları Her çeşit büro ve teknik bürolar, yazıhane, Avukat ve Mali Müşavirler, emlak komisyoncuları, iş takip büroları ve benzer müesseselerde görülen işlerle, dernekler, noterler, Ticaret ve Sanayi odaları ile benzer işçi ve işveren teşekkülleri. Bu yönetmeliğin 7. maddesinde de aynen şöyle denilmektedir. Bir işyerinde yürütülen esas işe yardımcı olarak yürütülen işlerde çalışan işçiler asıl işinin dahil olduğu işkolundan sayılırlar. Bu gibi işçiler kendi mesleklerinin asıl iş olarak yürütüldüğü işyerlerinin dahil bulunduğu işkollarındaki sendikalara da girebilirler. Buna göre de Sosyal Sigortalar Kurumu Sağlık tesisleri, Genel Müdürlüğün bütün üniteleri ile bir kül olduğu görüşünde bulunduğumuzdan Sendikamız işkolunda mütaala edilmesi gerekmektedir. Ancak hemen belirtelim ki kanımızca en doğru yol Kurum sağlık tesislerinin işkolunun tespiti için yargı organlarına başvurmak ve kesin tespiti yaptırmak olacaktır. Zira toplu iş görüşmeleri bölümünde açıklayacağımız gibi bu konu devamlı olarak Sağlık İş Sendikası ile aramızda ihtilaf çıkartmış, değişik ve çelişik mahkeme kararlarına sebep olmuştur. İkinci görüş ise yani kurumun sorunlarını çözmeden diğer işyerlerine girmenin gereksiz olacağı görüşü ise yukarıda açıkladıklarımızın yanı sıra ülkemiz gelişmeleri ile, çıkmış bulunan 274 sayılı yasayı tadil eden 1317 sayılı yasa ve bugün, yarın çıkarılması beklenilen 275 sayılı yasa tadili karşısında imkansız hale gelmiş bulunmaktadır. Ayrıca bu görüş gerçek anlamda bir sendikal espriye de ters düşmektedir. Şöyle ki; 274 sayılı yasa Sendikaların Türkiye çapında faaliyet göstermeleri işkolundaki işçilerin 1/3 ünü bünyelerinde toplama şartına bağlanmakta, üye aidatlarının kesimi de işkolunda yetkili sendika varsa ona bırakılmaktadır.sendikamız bu yasaya karşı bağımsız sendikalara birlikte karşı koymuş ve formlar düzenlenmiştir. Meclis gündeminde bekleyen 275 sayılı Toplu-İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu tadil tasarısında 274 e paralel olarak bir takım kısıtlamalar getirmektedir. Birçok maddesinin yanı sıra şu maddeyi belirtmek konuyu aydınlatmaya yeter gelecektir sanırız. Türk-İş 8. dönem çalışma raporunda da belirtildiği gibi tasarının 7. maddesinde genel yetki aynen şöyle yer almaktadır. 1- İşkolu seviyesinde toplu iş sözleşmesi yapmaya o işkolunda en çok üyeye sahip olan ve herhalde o işkolundaki sigortalı işçilerin en az %30 unu temsil eden işçi federasyonu ve Türkiye çapında faaliyette bulunan işçi sendikası yetkilidir. 2- İşyeri seviyesinde Toplu-İş Sözleşmesi yapmaya, işyerinin dahil olduğu işkolunda işkolu seviyesinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi almış bulunan işçi konfederasyonu üyesi işçi sendikası veya o işkolunda yetkili Türkiye çapında faaliyette bulunan işçi sendikası yetkilidir. Ancak işkolunda yetki almış işçi federasyonu üyesi işçi sendikasının işyeri seviyesinde Toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için o işyerinde çalışan işçilerin salt çoğunluğunu temsil etmesi gerekir. Maddede de görüldüğü üzere her halükarda işyeri seviyesinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi işkollarında yetkili sendikaya verilmekte, işkolunda yetkili sendika varsa ve bir

8 işyerinde üyesi yok ise, işkolunda yetkisi olmayan fakat o işyerinde bütün üyeleri bünyesinde toplayan sendika dahi sözleşme yapamamaktadır. Diğer yandan kanımızca sendikacılık belirli bir işyerinin değil tüm işçilerin hareketi olarak anlaşılmak durumundadır. Esasen sendikacılık hareketini dernekçilikten ayıran en basit nokta da budur. Bu sözlerimiz getirilmek istenen 275 sayılı yasa değişikliğini olumlu bulduğumuz anlamına alınmamalıdır. Bize göre ister işkolu ve ister işyeri seviyesinde oluşan sözleşme yetkisi REFERANDUM ile tespit edilmeli ve böylece yetkisi saptanmış sendikalar sözleşme yapabilmelidir. Bu düşünce ve muhtemel gelişmelerden hareketle işkolumuzda kurulu sendikalarla temas edilmiş ve birleşme yolunda çaba harcanmıştır. Ticaret-İş, Teknik-İş, Birlik-İş, Yeni Tez Büro-İş, Top-İş Sen ve Sosyal-İş olarak bir araya gelinmiş olumlu çalışmalar yapılmış fakat son anda meydana çıkan anlaşmazlık birleşmeyi gerçekleştirememize sebep olmuştur. Birlik-İş ve Top-İş Sen sendikalarının sendikamızla birleşme istekleri halen de mevcuttur. Durum ne olursa olsun, Sendikamızı bu görüş açısından yerine oturtmak zorunluluğu hasıl olmuştur. Bunun ilk adımı tüzüğümüzün yeniden düzenlenmesi olacaktır. Bu amaçla hazırlanmış olan tüzük tadil tasarısı eklidir. SOSYAL SİGORTALAR KURUMUNUN SORUNLARI VE DURUMUMUZ Değerli Delegeler, Kurumda çalışanlar olarak ana sorunumuzun İŞÇİ-MEMUR ayırımı olduğu malumdur. Aslında bu konu salt bizim sorunumuz olmaktan çıkmış Ülkemizde tüm çalışanların sorunu haline gelmiştir. Esefle ifade etmek isteriz ki, bu konuda bir çözümün getirilmesi bir yana, siyasal iktidarca kargaşalığın sürdürülmesinde fayda mülahaza edilmektedir. İşçi-Memur ayırımını bizim açımızdan kurmak Kurumun sorunlarından soyutlamak mümkün değildir. Aşağıda Kurumun sorunları ve İşçi-Memur ayırımına ilişkin görüşlerimizi toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında Kurum Yöneticilerine de tevdii ettiğimiz muhtıramızda bulmak mümkündür. Aynen alıyoruz. TOPLU-İŞ SÖZLEŞMESİ DOLAYISIYLA SOSYAL-İŞ SENDİKASININ SOSYAL SİGORTALAR KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE SUNDUĞU MUHTIRA I Sosyal Politika Açısından : Tarihsel bir takım nedenlerle ekonomik ve sosyal bünyesi yeteri derecede ilerlememiş ülkelerde baskı gruplarının etkisi ileri ülkelerin aksine, genellikle tutucu, çıkarcı yöndedir. Ülkemizde memur ve işçi deyimleri üzerine son yıllarda ortaya çıkan kavram karışıklığı böylesi baskı gruplarının sendikal faaliyetleri kösteklemek veya yozlaştırmak sureti ile siyasal, grupsal veya özel çıkarlarını sürdürmek eğiliminin Yasama, yargı organlarına, özellikle idare organlarına yaptıkları etkilerin olumsuz sonucudur.

9 Siyasi iktidarların zaman zaman baskı gruplarının bu türlü dileklerini, politik ortamın değer ölçülerine göre kıymetlendirdiği bir vakıadır. Çoğu kez, iktidar ayrıca, işçileri özellikle kamu kesiminde çalışan işçileri Memur kesimi içine almakla Devlet yönetiminde idari ve mali kolaylıklar sağlanacağı varsayımından hareket etmektedir. Oysa ki bu davranış ve tutum onların Devlet Yönetimindeki iktidarsızlıklarının, çıkarcı baskı gruplarının karşısındaki yenilgilerinin ifadesidir. Diğer taraftan Osmanlı yönetiminden beri sürüp gelen, bugüne değin de örgütlenmeleri için yeterli bir hukuk düzenine kavuşamamaları nedeniyle Statükocu bir tutumdan henüz kurtulamayan Memur un kapsamını genişletmekte yarar, dinamizmini bulma ve gerçek bir baskı unsuru olma yeteneğini kazanma yolunda olan İşçi den zayıf iktidarlar kuşku duymaktadır. Bunun için geçici bir süre için de olsa bu durumdan yararlanma eğilimindedirler. Ancak Demokratik ve Sosyal Hukuk Devleti anlayışı içinde elbetteki Çalışanlar ın statülerinin Hukuk dışı yorumlarla ve kişisel görüşlerle saptanması olanağı yoktur. Anayasal bir hak olan sendika özgürlüğünün, dolaylı yollardan da olsa kısıtlanmasına yol açacak böyle bir anlayışa karşı durmak, yalnızca işçilerin değil, tüm çalışanların yararınadır. Ve en azından bir vatandaşlık görevidir. II Konunun sendikamız açısından değerlendirilmesi : Sendika özgürlüğünü sosyal barış içinde sağlamayı Hukuk düzenini de korumayı ve de ileri götürmeyi amaç edinmiş olan Sendikamızın öncelik verdiği ilkelerinden biri de üyelerinin yaratılan değere, hizmete katkısı oranında verimlilikten pay almasıdır. Bu bakımdan işçi-memur ayırımı ile ilgili açıkladığımız yalnızca salt Hukuk açısından değil, birkaç örnek olay yardımı ile Sosyal Politika ve Sosyal Adalet yönünden olacaktır. Bu bölümde arz ve izah edilecek konular bir anlamda da II. Dönem Toplu-İş Sözleşmemizin ana hatlarıyla bir gerekçesi olacaktır. III Kurumun Mali ve İdari özerkliği : Kurum kuruluşundan buyana bir çeyrek asır geçmiş olmasına rağmen yalnızca işyerinde işçinin sosyal güvenliğini sağlayabilmektedir. Bunun nedenlerinin başında kuruluş kanununun daha ilk maddesinde öngörülen mali ve idari özerkliğinin korunamamış olmasıdır. Özerklik meselesini bu iki yönü ile ve bir iki örnekle sadece konumuzla ilgili olarak incelemekte yarar vardır. A) Mali Özerklik ve çalışanlar yönünden sonuçları : 1 Plasmanlar : Türlü nedenlerle yeni kaynaklar yaratmak verimliliği artırmak tam istihdamı sağlamak ileri teknolojiye ulaşmak olanaklarından yoksun iktidarlar iç ve dış kredi imkanlarından yararlanmaya, döviz tasarrufu sağlamaya, yönetim masraflarında kısıntı yapmaya mecbur olmaktadır. Yurdumuzda durum şuracıkta üç beş satırla çizdiğimiz bu tablodan farklı değildir. Durumun doğal sonucu olarak. Tasarrufçu bir kuruluş olan kurumumuza yankısı, kurum fonlarının hükümetlerce bir finansman kaynağı olarak kullanılmasını intaç etmiştir. Ancak bu doğal sonucun nerde başlayıp nerde bitmesi gereği üzerinde durmak yerinde olur. Kurum plasmanlarının yıllık gelirlerine oranı şu şekildedir : %52 %46 %52 %49 %49 %54 %51 %51 %59 %55 Yıllık gelirlerden a) Milli Bankalara yatırılan Plasmanlar :

10 %12,4 %19,5 %2,1 %13,4 %10,7 %1,4 %06 %2,3 %7,1 %3,8 oranlarında olmak üzere daima alçalan bir trend izlemiştir. b) Gayri menkullerde : %18,6 %8,3 %7,7 %5,8 %5,1 %6,4 %5,2 %5,9 %6,1 %5 Yüzde 18 den %5 e kadar düşen oranlar dizisi şüphesiz ki, sabık ve sakıt bir devrin kuruma zoraki işe yaramaz arsa satın aldırmasının planlı devrede de alınan arsaların değerlendirilmesinde görülen güçlüklerle izah edilebilir. Ancak paranın iştira kabiliyetini kaybetmekte olması emlak fiyatlarının süratle artışı bu sektörü yine de en emin bir Plasman yeri olarak ortaya koymaktadır. Hatta son finansman kanunlarının emlak vergileri ile ilgili hükümlerine rağmen. c) Tahvil satınalınması : I Yıllık gelirlerin tahvil mübaayasına tahsis edilen kısmında yıllar itibari ile % olarak : %11 %49 %22 %21 %19 %42 %48 %40 %42 %44 Daima artan bir seyir takip ettiğini görüyoruz. II Kurumun yıllık Plasmanları içinde tahvil mübaayası na ayrılan kısmı da : %10 %42 %39 %39 %34 %72 %8 %78 %64 %71 oranında daha da süratli artan bir rakamlar dizisini görüyoruz. III Plasmanların ulaştığı miktarın ise : %20 %34 %35 %36 %39 %43 %50 %55 %56 %60 gibi baş döndürücü olduğunu söylemek mübalağa olmayacaktır. İşin daha da ilginç tarafı ise 1960, 61, 62, 63 yıllarında Emlak Bankası tahvili amortisman kredi sandığından alınan tahvil toplamı : yılında da hazine amortisman Kredi Sandığı ve Devlet Yatırım Bankasından 202 milyon liralık, 1965 den itibaren de yalnız Devlet Yatırım Bankasından milyon liralık tahvil satın alınmıştır. 1, ,035 Bilindiği üzere bu tahvillerin faiz oranları 1968 yılına kadar %6, %6,5 ve nihayet Eylül 1970 dev buyana da %9 a yükseltilmiştir. Tahvil Borsasının piyasadaki oranı bilindiği gibi bugün asgari %15 dir.

11 Ayrıca Devlet Yatırım Bankası tahvillerinin değer artışı söz konusu değildir. Oysa ki diğer tahvillerde yüksek artışlar görmekteyiz. Bu tahvil mübaayasında arz olunan sathı veriler dahi kurum fonlarının emniyeti verimliliği, likiditesi yönünden ne derece aksak bir yönde olduğunu göstermektedir. Bunun nedeni kurum yöneticilerinin kifayetsizliği değildir. Bu vebal siyasal iktidarların omuzlarındadır. Ayrıca bütçe kanunlarına eklenen maddelerle kurumun kuruluş kanununda öngörülen %40 nisbetin çok çok aşılması son yıllarda adet haline getirilmiştir. Diğer taraftan bilindiği üzere 441 sayılı kanunla kurulu Devlet Yatırım Bankası iktisadi kamu kuruluşlarını finanse eden bir bankadır. O iktisadi kamu kuruluşları ki, her yıl yeni yatırımlar yapabilmek için yeni borçlara ve ödeyemeyeceği borçlara girmektedir. Ayrıca bu 27 kuruluştan 9 tanesi yeni yatırımlarına rağmen kendilerini zarardan kurtaramamaktadırlar. 27 kuruluştan yıllar itibari ile zarar edenlerin sayısı aşağıdadır yılında 9 kuruluş zarar etmiştir Bunlar arasında da iki kuruluş daimi bir şekilde zarardadır. Bu husus II. 5 Yıllık Kalkınma Planı programlarında açıklanan bir konudur. Dolayısıyla, Likidite prensibi de zorlukla sağlanabilmektedir ve sonuç itibari ile, uzun süreli sigorta kollarının gerektirdiği yardımları günün birinde karşılayamayacak hale geleceği muhakkaktır. Bilindiği üzere hastalık ve analık sigortaları 1950 yılından buyana daima açık vermektedir yılındaki gelir-gider dengesi ise, sadece o yılın özelliklerine atfedilebilecek bir husustur. Dolayısıyla yalnız iş kazaları ve meslek hastalıklarındaki cüz i olumlu durum bütün bu açıklamaları kapatmakta etkili olamayacaktır. Sonuç olarak kurum emniyetli ve verimli alanlarda Plasman yapmak durumundadır. Oysa ki yöntem ters yöndedir. Muhtıramızın başlangıç kısmında da arz ve izaha çalıştığımız üzere Sendikamızın görüşü hizmete katkısı ölçüsünde verimlilikten pay alınmasıdır. Mali yöndeki maruzatımızın bu yönden değerlendirilmesini rica ederiz. d) İşçi meskenlerine yapılan Plasmanlara gelince : %10,3 %12,4 %16,5 %8,1 %6,7 %8,2 %4 %5 %7 %6 Dalgalı ve özellikle son yıllarda azalan bir seyir takip ettiğini görüyoruz. Kurumda çalışanlara mesken kredisi açabilmesinin parasal olanağının ne geniş çapta mevcut olduğunu 4792 sayılı kanunun tadili ve ilgili olarak Başbakanlık Portföyünde olduğu söylenen tadil tasarısında öngörülen bu hükmün ne kadar isabetle konulduğunu göstermektedir. 2 T.C. Emekli Sandığı ile Kurum personelinin ilgilendirilmesi :

12 Diğer taraftan kurum genel kurullarında işçi ve işveren temsilcileri tarafından yıllardır bir garabet olarak vasıflandırılan kurum personelinin T.C. Emekli Sandığına tabi kılınmaları da mali ve idari yönden ilginç ve gerçekten de sakıncalı bir durum göstermektedir. a) Ülkemizde sosyal güvenlik tedbirlerinden yararlananların aktif nüfusa oranı sadece %13,2 dir. Yukarıda da işaret edildiği üzere Sosyal Sigortalar kapsamındaki işçi sayısı her yıl artmaktadır. Sigortalı sayıları bindir programı , 1971 tahmini dir. İşyeri sayıları da, bine ulaşmış, 1970 programı olarak öngörülmüş, 1971 için de tahmini dir. b) Sosyal Sigortalar Kanunlarının kapsamındaki işçi ve işyerleri sayıları artış gösterirken, daimi tekamül halinde bulunan mevzuatta da yeni programlar uygulayacağından kurumun iş hacmi artacaktır. Bu da yeni elemanların alınmasını zaruri kılmaktadır. Tarihi gelişme de böyle olmuştur yılında 7095 olan Kurum personeli 1970 yılında 21,696 ya yükselmiştir. Bu personel için yalnızca Kurumun hissesi olarak T.C. Emekli Sandığı na yıllar itibari ile ödenen paralar : tahmini de TL.dır. Bu paraların T.C. Emekli Sandığına aktarılması gerçekten üzücü bir olaydır. Personel istikrarının sağlanması ile olan ilişki üzerinde ayrıca durulacaktır. B) İdari Yönden : a) Kuruma 25 yıllık tarihi içerisinde çok kıymetli yüksek kademe idarecileri gelmiş geçmiştir. Ancak bu insanlar siyasi iktidarın çelişik tutum ve davranışları nedeniyle gayet kısa sürelerle nöbet değiştirilmişlerdir. Bunun etkileri orta kademe idarecilerinde de maalesef zaman zaman görülmüştür. Bu ise esas olarak kurumun işleyişini aksatmıştır. b) İstihdam yönünden yüksek ve orta kademe idarecilerinin istikrarsızlığının sebep olduğu kötülükler yanında, bir de son zamanlarda çıkartılan ve Türk kamu yönetiminde büyük huzursuzluklara sebep olan 657 sayılı kanunların da olumsuz etkilerine değinmek gerekir. Aslında bu olumsuzluk temelde olup devlet bütçesi ile ilgisi olmayan özerk ve özel hukuk personelinin başlangıçtan buyana statü hukuku ile ücretlendirilmesi çelişkisinden doğmaktadır. Gerçekten, sırf maddi tatmin yönünden bile alsak, probleme 657 sayılı kanun ve tadili ile ilgili 1327 sayılı kanun bir çözüm getirmemektedir sayılı yasa ile ücretlere %100 oranında bir zam yapılmış olmasına rağmen arada geçen 10 senelik bir süre içerisinde yetersiz kalmış ve kurumun işbilir, güvenilir, tecrübeli elemanlarının özel sektöre kaymasına sebep olmuştur. 657 sayılı yasanın kurum yönünden getirdikleri ise bu dahi değildir ve devamlı olmayacaktır. Geçi katsayı kabul edilmiş ise de katsayı hiçbir zaman değişik merdiven

13 sisteminin verdiği seyyaliteyi sağlayamayacağı gibi, bütçe olanaklarına iktisadi konjöktüre tabi kalacağından kurum personelinin yeniden özel sektöre kaymasına veya cüz i bir sayıda olsa da ağır bir yükün altından sıyrılmak için aynı mali olanakları sağlayan devlet kuruluşlarına geçmelerine sebep olacaktır. Oysa ki kurum 506 sayılı yasanın öngördüğü şekilde yönetim giderlerinin yıllık gelirlerinin %10 u geçmemesi kaydıyla ve toplu sözleşmeler yaparak istikrarlı bir personel politikası izleyebilir. İşlerin süratle ve emniyetle yürütümünü sağlayabilir. Son defa yapılan fazla çalışma tekniğinden yararlanma bize göstermiştir ki, yeniden eleman alma yerine, eldeki eleman ufak tatminlerle işine bağlanırsa çok daha olumlu sonuçlar alınmaktadır. Bu yolla 3 yıllık bir programın, birkaç ayda tamamlanması mümkün olmuştur. 657 sayılı kanunda ihtisas problemi derece düşmesi terfide bir haddin aşılamaması, kıdem kaybı gibi herkesin bildiği teferruatına girmeye değmeyecek bir sürü huzursuzluk kaynağı problemler toplu-iş sözleşmeleri ile giderilebilir ve idarecilerin hareket kabiliyetini artıracak tedbirler alınabilir. c) Kurum personelinin T.C. Emekli Sandığından ayrılarak Sosyal Sigortalara tabii kılınmasının kurum yönünden sağlayacağı mali yarar yanında ve belki de çok daha fazla olarak personel istikrarına sebep olacağı açıktır. Kurum İhtiyarlık Sigortası Müdürü Sayın Selahattin Turla nın T.C. Emekli Sandığı ile Sosyal Sigortalar Kurumunun aldığı pirim ve keseneklerle, karşılığında sağlanan yardımların karşılaştırması ilginçtir. Kurum personelinin sosyal güvenliğinin kurumca sağlanması hem bu personelin yararına ve ham de kurumda istihdam istikrarını sağlaması yönünden kurumun personel politikasına olumlu katkıda bulunacak bir unsur olacaktır. Diğer yandan kurum personelinin Sosyal Sigortalara devri konusunda da hiçbir hukuki engel bulunmamaktadır. Her şey bir tarafa bırakılsa dahi 274 sayılı yasayı tadil eden 1217 sayılı yasanın 2. maddesinin V. fıkrasında bu yasaya göre işçi sayılanların hakkında iş kanunlarının uygulanacağı hükmü yer almıştır. Öte yandan 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı yasasını tadil eden 3186 sayılı yasanın geçici 90. maddesinde iş kanunu kapsamında bulunup Emekli Sandığına tabi olanların Sosyal Sigortalara devri zorunluluğu bir yasa hükmü olarak yer almaktadır. SONUÇLAR : Bütün bu hususların düğüm noktasının kurumun özerkliğinde toplandığını özerk, iş kanunu kapsamına girmiş, çalışanları işçi statüsünde olan bir Sosyal Sigortalar Kurumunun sorunlarını çözümleyebileceğine inanıyoruz. Bu maksatla gösterilecek çabanın yalnızca Kurum yöneticileri tarafından gösterilmesinin yetersiz olduğu görüşü ile Sendikamız yetkilileri üyeleri ile yaptıkları temaslarda ve yayınladıkları bildirilerde kurumla sendikanın yukarıdan beri sıralanan ve aslında kurumun özerkliği bulunan amaçlarını sağlamak için birlikte çalışmalarının gereği üzerine durmuşlar ve sosyal barışın üyelerimize de Kuruma da büyük yararlar sağlayacağı görüşünü savunmuşlar, bunun aksine tutumun nerden gelirse geldin en kuvvetli tepkilerle karşılanmasının da ödevimiz olduğu ve hatta olanaklarımızın üstünde sanılan direnç yollarını da pekala kullanabileceğimizi ve mutlaka yukarıdaki sonuçları elde etmek için gerekli eyleme geçeceğimizi belirtmişlerdir. Zaten kurumun özerkliği 4792 sayılı kuruluş yasasının bir maddesinin 2. fıkrasında açık ve seçik olarak belirtilmiştir. Ülkemizde kuruluşların özerkliği iki esasa dayanmaktadır. 1. Anayasa teminatı altındaki özerkliği 2. Yasaların sağladığı özerkliktir. Bu iki özerklik arasındaki fark birinin Anayasa ile teminat altına alınmış olması ve ancak Anayasa değişikliği ile kaldırılabilmesi, diğerinin ise yasalarla düzenlenmesidir. Bu durumda iki tür özerkliğin de yukarıdaki husus hariç birbirinden hiçbir farkı olmamaktadır. O

14 halde özerklik nasıl olursa olsun Anayasanın koyduğu espri içerisinde bulunmak ve kullanılmak zorundadır. Anayasaya göre özerkliğin ne olduğu konusunda ise Anayasa Mahkemesi şu içtihada varmıştır. Özerklik kurumların mali ve idari bütün tasarruflarının kendi yönetim organlarınca kullanılması demektir. Anayasaların en belirgin özelliğinin yol gösterici olduğu hukuki realitesinden hareket edilecek olunursa, Kurum özerkliği kaldırılamadığı sürece bu görüş içerisinde hareket etme olanağına sahiptir ve buna da kanımızca zorunlu bulunmaktadır. 2) Salt Hukuk Açısından Kurumda Çalışanların Hukuki Statüsü : Bilindiği üzere tarih ve 334 sayılı T.C. Anayasasının 117. maddesinde aynen Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütülmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler memurlar eli ile görülür... denilmektedir. Anayasanın bu maddesinin ışığı altında 657 sayılı Devlet Personel Kanunu ve bunu tadil eden 1327 sayılı yasa ile değiştirilen 3. maddesinde devlet memuru aynen şu şekilde tanımlanmıştır. Devlet Memuru deyimi Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlere devamlı vazife görmek üzere atanan genel ve katma bütçelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda kefalet sandıklarında beden terbiyesi Bölge Müdürlükleri bütçelerinden aylık alan kişileri... ifade eder Anayasası öncesinde dahi memur tanımı aynı espri içinde 788 sayılı kanunda şu şekilde tanımlanmıştır. Kendisine Devlet hizmeti tevdi olunan sicili mahsusunda mukayet olarak umumi veya hususi bütçeden aylık alan kimsedir. Sonuç olarak diyebiliriz ki, bu tanımlamalarda memur; 1 Devlet hizmetinde olan 2 Yukarıda belirtilen bütçelerden maaş alan kişileri ifade etmektedir. Oysa ki, kurumda çalışanlar Devlet hizmetinde değil, belirli bir nüfus kesiminin (İşçi ve İşveren) hizmetinde çalışan kimselerdir. Bütçesi de 4792 sayılı Kurum Kuruluş Kanununun 19. maddesinde belirtildiği üzere 657 sayılı kanunda belirtilen genel katma bütçelerden be bunlarla döner sermayeli kuruluşlardan yahut kefalet sandıkları beden terbiyesi bütçelerinden değil, başlıca gelir kaynağı işçi ve işverenler tarafından ödenen primlerden teşekkül eder. Bu görüşümüze kaynak teşkil eden kurum ve kurumda çalışanların statüleri hakkındaki yasa hükümleri ile bu hususta teşekkül etmiş yüksek mahkemelerin içtihatları hakkında da birkaç söz etmek yerinde olacaktır sayılı kanunun 1. maddesinde kurumun özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, idari ve mali yönden muhtar bulunduğu tüzel kişilikte bir devlet kurumu olduğu, 7. maddesinde de kurum memur ve hizmetlilerinin T.Ceza Kanunu uygulamasında Devlet memuru sayıldığı ifade edilmektedir. İçtihatlarda : 1 Kurumun Resmi Daire olmadığı : - Vergi Temyiz Komisyonu 6.D /193.K Danıştay 9.D ,E.1501 K Kurumun İktisadi Devlet Teşekkülü olmadığı : - Danıştay 2.D E K Danıştay 8.D E. 61/1102 K.123

15 3 Kurum sermayesinin Devlet Belediye ve Özel İdarelere ait olmadığı - Yargıtay içtihadı birleştirme kararı E K Kurumda çalışanların memurun muhakematı hakkındaki kanun hükümlerine tabi olmadığı, - Yargıtay Genel Kurul Kararı /6 - Danıştay 2.D E K Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı E. 515 K. 355 kararla saptanmıştır. Sonuç olarak Kurum ve Devlet Dairesi ne de İktisadi Devlet Teşekkülüdür. Dolayısıyla burada çalışanların 657 sayılı kanunda belirtilen devlet hizmeti gören kişilerden olmadığı ortaya çıkmaktadır. Zaten 657 sayılı kanunun kapsamı bir maddede belirtildiği gibi bu kanun devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde çalışan Genel ve Katma bütçelerden veya bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlardan veya kefalet sandıklarından aylık alanlara uygulanır şeklinde ortaya açıkça konmuş bulunmaktadır sayılı kanunda da mevzuumuz yönünden bir fark bulunmamaktadır. Diğer taraftan 1327 sayılı yasanın ek geçici 9. maddesinde söz konusu edilen 3659 sayılı kanunla ek ve tevdilerine tabi kurumumuzda bir miktar memur bulunsa dahi bu kimseler hakkında bile yalnızca ücret yönünden 1327 sayılı kanunla kendi özel kanunlarının uygulanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla kurumda çalışanların hukuki statülerini değiştiren bir hüküm ne 657 ve ne de 1327 sayılı kanunlarla getirilmiş değildir. Sonuç olarak Kurumda çalışanlar Devlet memuru değildirler. 3) Sendika Kurma Hakkı yönünden : Anayasamızın 46. maddesinde çalışanlar ve işverenler önceden izin almaksızın sendikalar ve sendika birlikleri kurma ve bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten ayrılma hakkına sahiptirler. Ve işçi niteliği taşımaya kamu hizmetlilerinin bu alandaki hakları kanunla düzenlenir... denmektedir. Bu maddede belirtildiği gibi sendika kurma yetkisi çalışanlara verilmiştir. Çalışanlar Deyimi, çalıştıranların karşıtı olarak kullanılmıştır. Çalışanlardan maksat geniş anlamı ile işçi ve memurlardır. Yukarıda belirtildiği gibi, kurumda çalışanlar Memur olmadıklarına göre işçidirler. Bu 46. madde sendika kurma hakkı ile ilgili olarak vaz edildiğine göre kurumda çalışanların anayasanın ön gördüğü ve modern anlamda sendika kurma hakları ile mücehhez oldukları sonucuna varılması gerekir. Mevzuatımızda bu madde gereğince iki ayrı yasa yer almaktadır sayılı sendikalar yasası sayılı Devlet Personeli Sendikaları yasası. 274 sayılı kanunu tadil eden tarihli 1317 sayılı kanunun 2. maddesine göre İş Kanunlarına göre işçi sayılanlara hizmet akdine göre çalışmayı v.b. meslek edinmiş bulunanların bu kanun bakımından işçi sayılacakları diğer yandan aynı maddenin 4. fıkrasında hizmet akdi söz konusu olmasa dahi nerde çalışırsa çalışsın bedenen ve fikren çalışanlardan fikri çalışmalarına galip olanların da işçi sayılacakları belirtilmiştir. Demek oluyor ki 274 e göre ve mevzuumuz yönünden hizmet akdi ile çalışanların ve bedenen çalışanların işçi sendikası kurma yetkileri vardır. Bunların daha önce içtihatlarda da belirtildiği gibi, a) Bedenen veya fikren çalışmalarının işçi sayılmalarına engel olmayacağı. - Yargıtay 9.H.D E K Yargıtay 9.H.D E K. 4603

16 b) Özel veya kamu sektöründe çalışmalarının işçi olma yönünden fark etmeyeceği. - Yargıtay 9.H.D E K Yargıtay 9.H.D E K Yargıtay 9.H.D E K Yargıtay 9.H.D E K c) 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığına tabi olmanın işçi niteliğini değiştirmeyeceği. - Yargıtay 9.H.D E K Yargıtay 9.H.D E K Yargıtay Tevhidi içtihadı E. 966/24 K.1 - Yargıtay 9.H.D E K d) Ödenen ücretin yasa ile tespit edilmiş olmasının işçi olmayı engellemeyeceği. - Yargıtay 9.H.D E K Yargıtay 9.H.D E K Yargıtay 9.H.D E K Mahkeme içtihatlarıyla da belirgin hale gelmiştir. Diğer yandan içtihatlar bu yönde teşekkül ederken maalesef Yargıtay genel kurulunun tarih E. 967/ sayılı kararı aksi yönde çıkmıştır. Bursa İş Mahkemesinden kurumda çalışanların işçi olup olmadıkları hususunda açılan davada verilen kararda bu içtihada dayanarak aleyhte verilmiş ve 9. Daire tarafından da bir formül kararla onaylanmıştır. Acı bir yurt gerçeği olarak işçi memur ayrımı konusunda Anayasa Mahkemesinin tarih E. 1963/336, 1967/29 sayılı kararı, maalesef bir yılı aşkın bir zaman sonra 19 Ekim 1968 tarihli 1301 sayılı resmi gazetede Yargıtay genel kurulu kararından 1 ay 1 gün sonra yayınlanması dolayısıyla bu yüce mahkemede Anayasa Mahkemesinin kararına Muttali olmamıştır ve kanımızca gerek Bursa İş Mahkemesi ve gerekse Yargıtay 9.H.D. Anayasa Mahkemesinin bu kararından haberdar olmadan karar vermişlerdir. Ancak yerinde bir anlayışla yasa koyucu 1317 sayılı kanunu vaz ederken Anayasa Mahkemesinin bu kararına uyarak 1317 sayılı kanunun 2. maddesinin 5. fıkrasında kadro karşılığı ücret almanın ve T.C. Emekli Sandığına tabii olmanın işçi olmaya engel olmayacağını ve bunların hakkında 1317, 275 sayılı yasalar ile iş kanunlarının uygulanacağını öngörmüştür. Esasen her şeyi bir tarafa bıraksak dahi yukarıda bahsettiğimiz Anayasa Mahkemesinin kararı ülkemizdeki işçi-memur ayrımına ve Sendika kurma hakkına Anayasamız açısından kesin bir yorum getirmiş bulunmaktadır. 274 sayılı yasasının kapsam ve bazı maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle açılan dava sonucu verdiği bu kararda özetle. 274 sayılı yasada belirtilmiş bulunsun veya bulunmasın Anayasanın 46. maddesinde sözü edilen çalışanlardan yine Anayasanın 117. maddesinde belirtilen Devlet Memurları haricinde kalanların unvanları ne olursa olsun (Genel Müdürler, Müfettişler, Kontrolörler, Genel Müdür Yardımcıları ve bunlara eşit görevlerde çalışan kişiler hariç) işçi sayılacakları ve bunların sendika kurma hakları ile Anayasanın 47. maddesinde belirtilen Toplu-İş Sözleşmesi ve Grev yapabilme hak ve yetkilerinin bulunduğu ortaya konmuştur. Hatta bu durumda olanların kuracakları Sendikaların Cemiyetler kanununa göre meydana getirilmiş bir dernek dahi olabileceği hükme bağlanmıştır.

17 Kurumumuzdaki uygulamayı da hatırlatmak isteriz. A) Mahkeme kararları kurum Personelinin 274 sayılı yasaya göre sendika kurmak ve bu sendikalara üye olmak hakları bulunduğu sonucu itibarı ile Toplu-İş Sözleşmesi ve grev haklarının olduğuna dair: 1 Adana İş Mahkemesinin gün ve 10-3/75 sayılı kararının (Bu karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin gün ve 6330 sayılı kararı ile onanmıştır.) 2 Erzurum İş Mahkemesinin gün ve 967/163 Esas, 67/123 karar sayılı kesinleşmiş kararının, 3 Trabzon İş Mahkemesinin gün ve 67/779 Esas 389 Karar Yargıtayın tarih 9711 Esas Karar sayılı kesinleşen kararının, 4 Kütahya İş Mahkemesinin gün ve 967/107 D.İ. sayılı kesinleşmiş kararının, 5 Bursa 1. Asliye Hukuk Hakimliğinin gün ve 67/255 67/201 Karar sayılı kesinleşen kararın, 6 Aydın İş Mahkemesinin gün ve 967/565 Esas, 967/541 sayılı kesinleşen kararının, 7 Eskişehir İş Mahkemesinin gün ve 490/367 sayılı ve Yargıtayın kesinleşen kararının, 8 Kocaeli İş Mahkemesinin gün ve Esas ve 967/14 sayılı kesinleşen kararının, 9 Kayseri İş Mahkemesinin gün ve 967/115 Esas 969/2 sayılı kararı ile, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bu kararı gün ve 969/649 Esas ve 969/7286 sayılı onama kararının örnek ve asılları genel müdürlükte ve şubelerde olmak gerekir. B) Grevler Tez Büro-İş kurumda 73 gün kadar süren Adana da bir grev uygulanmıştır. Sosyal-İş gününden gününe kadar 21 ilde 30 dan fazla kurum şubesinde grev yapmıştır. 275 sayılı yasaya göre grev işçilerin topluca iş bırakmalarıdır. Memurlar grev yapamazlar, memurlar topluca işlerini bıraktıkları takdirde 275 sayılı yasanın 56/2 maddesi Türk Ceza Kanununun 233. maddesine göre cezalandırılır. Kurum personelinin aldığı grev kararı türlü idare ve yargı organlarından geçmek sureti ile uygulanmıştır. Kanun dışı sayılmamıştır. Bu kurum personelinin 274 sayılı sendikalar kanununun öngördüğü işçi niteliğinde sendikalar kurabileceklerini veya kurulmuş olanlarına üye olabileceklerinin delilidir. C) Toplu sözleşmeler kurum, personelini temsil yetkisini haiz olduğunu kabul ettiği Toplu-İş Sözleşmesini yürürlüğe koymuştur. 1 Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası ile tarihinde 2. toplu iş sözleşmesini yürürlüğe koymuştur. 2 Türkiye tezgahtarları ve Büro İşçileri Sendikası ile tarihinde toplu sözleşme imzalanmıştır. 3 Sosyal Sigortalar Kurumu işçileri sendikası ile tarihinde toplu iş sözleşmesi yapılmıştır. Artık kurumda çalışanların işçi oldukları Toplu İş Sözleşmesi ve grev haklarının bulunduğu konusunda herhangi bir tereddüdün olmaması gerektiği kanısındayız.

18 Saygılarımızla. GENEL BAŞKAN GENEL SEKRETER MUAMMER ERONAT ÖZCAN KESGEÇ TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ GÖRÜŞMELERİMİZ Üzerinde çok konuşulan ve bugün artık konuşma devrinin bitmesi gerektiğine inandığımız, bize II. Dönem Toplu-İş Sözleşmesi imzalayabilme olanağını açan tarihli 3 yıllık birinci dönem Toplu-İş Sözleşmemiz tarihinde sona ermiş bulunmaktadır. 275 sayılı yasanın amir hükmü gereğince sözleşme 1 ay önceden Sendikamızca feshedilmiş ve durum işveren kuruma bildirilmiştir. Zira aksi halde sözleşme otomatikman 1 yıl yürürlükte kalacaktı. II. dönem Toplu-İş Sözleşmesi bağıtlamak için gerekli hukuki prosedür tamamlanmış bu yolda sendikamızca aşağıdaki yol en uygun yol olarak görülmüştür. Buna göre sözleşme için yalnız Ankara üniteleri esas alınmış ve yalnız Ankara üniteleri için yetki alınması yoluna gidilmiştir. Böylece muhtemel gelişmelerle teşkilatın her yerine dağılmaktansa yalnız Genel Müdürlükte uğraşılması ve bir grev ihtimalinde Kurumun beyninin felce uğratılması olanağının aranması uygun görülmüştür. Toplu-İş Sözleşmesinin teşmili kolaylaşacaktır. Bunun için Ankara da S.S.K. Genel Müdürlüğü Çankaya Şubesi, Ankara Şubesi, Bölge Sağlık Müdürlüğü ve Ankara Doğumevi işyerleri için çağrıda bulunulmuştur. Çağrımıza Sağlık-İş Sendikası itiraz etmiş fakat Bölge Çalışma Müdürlüğü aşağıdaki kararı ile sendikamızı yetkili kılmıştır. KARAR TARİHİ : KARAR NO : 1970/67 DOSYA NO : S SAYILI KANUNUN II. MADDESİ GEREĞİNCE İTTİHAZ OLUNAN BÖLGE ÇLIŞMA MÜDÜRLÜĞÜ KARARIDIR. MUTERİZ : Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Genel Başkanlığı Necatibey Caddesi Başkent Apartmanı No:13 Yenişehir-ANKARA Karşı TARAF : (SOSYAL-İŞ) Türkiye Sosyal Sigortalar Kurumu İşçileri Sendikası Genel Başkanlığı. Anbarlar yolu Gölbaşı Apt. No.10/6 Sıhhıye ANKARA İTİRAZ KONUSU : Türkiye Sağlık İşçileri Genel Başkanlığından alınan tarih ve 1914 sayılı yazıda ezcümle; Sosyal-İş Sendikasının tarihli Yenigün Gazetesinde, Ankara Doğumevi ile S.S.K. Ankara Bölge Sağlık Müdürlüğü işyerlerinde çalışanlar adına Toplu-İş Sözleşmesi yapacağını ilan ettiği, halbuki Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı her iki işyerinde adı geçen sendikanın Sendikalar işkolları yönetmeliğinde belli edilen çalışma alanı dışında olması, ayrıca mezkur işyerlerinde usul yönünden sözleşmeye yetkili olduğu kabul edilse bile 275 sayılı yasanın öngördüğü üye sayısı nisabına

19 sahip olması da sözleşme yapmasına mani bulunduğu ifade edilerek, 275 sayılı kanunun II. maddesi gereğince Müdürlüğümüzden karar titihazı talep olunmaktadır. OLAYLAR : SOSYAL-İŞ Sendikası Genel Başkanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü ile kuruma bağlı Ankara Şubesi, Çankaya Şubesi Ankara Doğumevi ve Bölge Sağlık Müdürlüğü işyerlerinde çalışan işçiler adına yapmak istediği Toplu-İş Sözleşmesiyle ilgili olarak, tarih ve 1085 sayılı yazıları ile Müdürlüğümüze müracaatla, işkolunda kurulu bulunan sendikaların unvan ve adreslerini talep ettiği, Müdürlüğümüzce tarih ve sayılı cevabı yazı ile sendikaların unvan ve adreslerinin bildirildiği, adı geçen sendikanın yapacağı Toplu-İş Sözleşmesini Ankara da münteşir Yenigün ve Yeni Tanin Gazetelerinin tarihli nüshalarında ilan ettiği, ayrıca tarihli birer yazı ile ilgili sendikalara duyuruda bulunduğu, tarihli bir yazı ile de işveren Genel Müdürlüğe çağrıda bulunulduğu. Müteriz sendika itirazının kanuni süresi içinde olduğu yapılan tetkikten anlaşılmıştır. Müteriz sendikanın itiraz konusu kısmında özetlenmeye çalışıldığı şekilde vaki müracaatı üzerine Müdürlüğümüzce yaptırılan incelemeye ait evrak dosyasında mevcut olup, inceleme karar ittihazına yeterli görülüp gereği düşünüldü. KARAR Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Genel Başkanlığınca itiraz konusu yapılan; işyerlerinin faaliyet konusu itibarı ile sendikalar işkolları yönetmeliğinin hangi sıra sayısında yer alacağı hususunda; Bir işyerinin sendikalar işkolları yönetmeliğinin hangi sırasına gireceğinin tespiti isteğinin mahkemece incelenip karara bağlanması gerekir ifadesiyle Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin tarih ve E K sayılı kararıyla hükme bağlandığından ve bu konuda karar vermeye Müdürlüğümüz 275 ve 274 kanunlarda yetkili kılınmadığından, bu şekilde yapılan itirazın yetersizlik yönünden REDDİNE, 275 sayılı kanunun 7 ve 12. maddeleri gereğince yapılan incelemede; ilan tarihi itibariyle SSK Ankara Doğumevi işyerinde 175 işçinin çalıştığı, bunlardan 89 unun SSK Ankara Bölge Sağlık Müdürlüğü işyerinde 80 işçinin çalıştığı, bunlardan 41 inin kanuni ve nizami şekilde Sosyal-İş Sendikasına üye kaydedilmiş olduğu tespit edilmekle; Sosyal Sigortalar Kurumu Ankara Doğumevi ve Ankara Sağlık Müdürlüğü işyerlerinde yapacağı Toplu-İş Sözleşmesi ile ilgili kanuni prosedürü ikmal eden ve 275 sayılı kanunun 7. maddesinde belirtilen ½+1 üye nisabını her iki işyerinde de sağlamış bulunan Sosyal-İş Sendikası Başkanlığının adı geçen işyerlerinde Toplu-İş Sözleşmesi yapmaya yetkili olduğuna dair, İşbu karar itirazı kabul olmak üzere 275 sayılı kanunun 11. maddesi gereğince verildi İMZA Hüseyin Sargın Bunun üzerine Sağlık-İş tarafından bu kararın iptali için mahkemeye başvurulmuş ve mahkeme kararı Sağlık-İş Sendikası lehine aşağıdaki kararla bozmuştur. KARAR

20 T.C. Ankara Sayı No : 970 Esas No : 970/382 Karar No : 970/53 Hakim : M.Şükrü Atalık Katip Davacı Vekili Davalı : Hayati Ünal : Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası (Sağlık-İş Ankara) : Av. Vehbi Ünal Ankara : Bölge Çalışma Müdürlüğü Ankara Dava Konusu : Ankara Bölge Çalışma Müdürlüğünün tarih ve 970/67 sayılı yetki kararının iptali. TALEP : Müterizin dava dilekçesi ve ekleri tetkik edildikten sonra itirazların Sağlık-İş Sendikasının Ankara da 31 numaralı işkoluna giren işyerleri için kesinleşmiş bir yetkisinin bulunduğunu. Sağlık-İş Sendikasının aynı işkolunda bulunmadığını ve itiraz edilen yerlerde Sosyal-İş Sendikasının üye sayısının Sağlık-İş Sendikasından az olduğunu itiraza rağmen Ankara Bölge Çalışma Müdürlüğünün Sosyal-İş Sendikasına vermiş olduğu toplu sözleşme yetki kararının iptalini istemiştir. Ankara Bölge Çalışma Müdürlüğünden adı geçen dosya celbetmiş ve bilirkişiye verilmiştir. GEREKÇE : Ankara Bölge Çalışma Müdürlüğünden celbedilen dosyada bulunan evraklardan ve bilirkişi tetkikatından anlaşıldığına göre Sağlık-İş Sendikası 31 numaralı işkolunda bulunan Ankara daki işyerleri için Toplu-İş Sözleşmesi yetkisi almış ve bu yetki de kesinleşmiştir. Bölge Çalışma Müdürlüğü kararından sonra vermiş olduğu tavzih kararında bunu belirtmiştir. Bilirkişi raporunda da gösterildiği gibi 275 sayılı kanuna göre aynı işyeri için alınmış olan ve kesinleşen yetkiden sonra başka bir sendikaya da toplu sözleşme yetkisi vermek hukuka aykırıdır. Sosyal-İş Sendikasının 31 numaralı işkolunda olmadığı Bölge Çalışma Müdürlüğünün Sağlık-İş Sendikasına yazdığı yazıdan ve dosyada mevcut belgelerden ve mevzuattan anlaşılmaktadır. Bölge Çalışma Müdürlüğü her ne kadar bunu tetkikle görevli değilse de 31 sayılı işkolunda Ankara da faaliyette olan sendikaları bildiğine ve bilmesi gerektiğine göre gerekli dikkat ve itinayı göstermesi gerekirken bunda ters bir neticeye vardığı kararından ve dosyada mevcut belgelerden anlaşılmaktadır. İki sendikanın üye durumlarına gelince Bölge Çalışma Müdürlüğünün dosyasındaki delillerden ve müterizin dava dilekçesine ekli resmi belgelerinden anlaşıldığına göre gerekli araştırma ve tetkik yapılmadan karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut deliller, bilirkişi raporu ve mevzuat yönünden Ankara Bölge Çalışma Müdürlüğünün Sosyal-İş Sendikasına toplu sözleşme yetkisi veren kararının iptali gerekmiştir. KARAR : Gerekçede izah edilen sebeplerden dolayı Ankara Bölge Çalışma Müdürlüğünün Sosyal-İş Sendikasının vermiş olduğu toplu sözleşme yetkisinin iptaline dosya üzerinden karar verildi.

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİ İLE GREV OYLAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:11.10.2013/28792 BİRİNCİ BÖLÜM

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİ İLE GREV OYLAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:11.10.2013/28792 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve kapsam TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİ İLE GREV OYLAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:11.10.2013/28792 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1)

Detaylı

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU Konusu: İlgili Mevzuat: Bakanlığımız 4/B Sözleşmeli Personellerine ödenen Ek Ödemeden sigorta prim kesintisi kesilip kesilmeyeceği, 31.05.2006 tarihli 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Detaylı

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI. İLGİ: 07.07.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-10376/31448 sayılı yazınız.

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI. İLGİ: 07.07.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-10376/31448 sayılı yazınız. T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI SAYI : B.01.0.KKB.01-18/A-14-2005-611 22 / 07 / 2005 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İLGİ: 07.07.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-10376/31448 sayılı yazınız. Türkiye Büyük

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Mevduatın Vade ve Türleri ile Katılma Hesaplarının Vadeleri Hakkında Tebliğ (Sıra No: 2002/1) (29 Mart 2002 tarih ve 24710 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır)

Detaylı

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 76 ncı maddesinin son fıkrasında; hakimler ve savcılar, yüksek

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

V. : 4/7/2001, : 631 : 10/4/2001, : 4639 : 13/7/2001, : 24461 : V

V. : 4/7/2001, : 631 : 10/4/2001, : 4639 : 13/7/2001, : 24461 : V 973 MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN MALİ VE SOSYAL HAKLARINDA DÜZENLEMELER İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hük. Kar. nin

Detaylı

a) Anapara Tutarları Üzerinden Yapılmış Olan Kesintilerin Red ve İade İşlemleri

a) Anapara Tutarları Üzerinden Yapılmış Olan Kesintilerin Red ve İade İşlemleri KONU : BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ VE DİĞER ŞAHIS SİGORTALARINDAN AYRILANLARA YAPILAN ÖDEMELER ÜZERİNDEN KESİLEN VERGİLERİN ANAPARAYA İSABET EDEN KISMININ RED VE İADE İŞLEMLERİNE İLİŞKİN SİRKÜLER YAYIMLANMIŞTIR

Detaylı

EMEKLİLERİN TEKRAR ÇALIŞMASI HALİNDE ALMAKTA OLDUKLARI AYLIKLARI KESİLİR Mİ?

EMEKLİLERİN TEKRAR ÇALIŞMASI HALİNDE ALMAKTA OLDUKLARI AYLIKLARI KESİLİR Mİ? EMEKLİLERİN TEKRAR ÇALIŞMASI HALİNDE ALMAKTA OLDUKLARI AYLIKLARI KESİLİR Mİ? Kemal AKYOL * I.GİRİŞ Sosyal Güvenlik Kurumlarından gelir veya aylık almakta iken çalışma hayatına atılmak isteyen emeklilerimiz

Detaylı

Duyuru : 2012/28 05.07.2012. DUYURU (Sadece Müşterilerimiz içindir)

Duyuru : 2012/28 05.07.2012. DUYURU (Sadece Müşterilerimiz içindir) Duyuru : 2012/28 05.07.2012 DUYURU (Sadece Müşterilerimiz içindir) Açıklama : 4/7/2012 tarih ve 83 Sıra No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde; 29/6/2012 tarihli ve 28338 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 13/6/2012

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ

İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ Çalışmamızın amacı idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yer ifadesinin, verilen dilekçelerin kayda girdiği tarihi belirlemede

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/15013 Karar No. 2013/4250 Tarihi: 01.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE ÇALIŞAN- LARIN KIDEM İHBAR TAZMİNATI HAKLARININ İDARİ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06.

İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06. İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06.2011 KIDEM TAZMİNATI HESABINA ESAS ÜCRET YILLIK İZİN ÜCRETİ HESABINDA

Detaylı

Ziya Gökalp Caddesi No:10 - Kızılay / ANKARA

Ziya Gökalp Caddesi No:10 - Kızılay / ANKARA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA VERİLEN KARARA İTİRAZ EDEN (DAVACI): BÜRO MEMURLARI SENDİKASI VEKİLİ: Av. FİGEN KÜÇÜKŞAHİN AKİ Tuna Caddesi No:14/13 - Kızılay / KARŞITARAF (DAVALI): SOSYAL GÜVENLİK

Detaylı

KURUM İDARİ KURULLARI, YÜKSEK İDARİ KURUL, KAMU İŞVEREN KURULU VE UZLAŞTIRMA KURULUNUN TEŞKİLİ İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

KURUM İDARİ KURULLARI, YÜKSEK İDARİ KURUL, KAMU İŞVEREN KURULU VE UZLAŞTIRMA KURULUNUN TEŞKİLİ İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: KURUM İDARİ KURULLARI, YÜKSEK İDARİ KURUL, KAMU İŞVEREN KURULU VE UZLAŞTIRMA KURULUNUN TEŞKİLİ İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Dayandığı Kanun

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ

İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/8546 Karar No. 2012/8662 Tarihi: 14.05.2012 İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ ÖZETİ: 506 sayılı Yasanın 61. maddesine

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572 D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/10572 Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Vekili ;Av. Nurten Çağlar Yakış Selanik Cad. No:19/1 - Kızılay/ANKARA Davalı

Detaylı

Federal İdare İş Mahkemesi

Federal İdare İş Mahkemesi Federal İdare İş Mahkemesi Karar Tarihi : 15.10.2013 Sayısı : 1 ABR 31/12 Çev: Alpay HEKİMLER * İşçiler, kendileri için işveren tarafından hizmet içi kullanım için tahsis edilmiş olan e-mail adreslerini

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, 09.07.2012

SİRKÜLER İstanbul, 09.07.2012 SİRKÜLER İstanbul, 09.07.2012 Sayı: 2012/168 Ref:4/168 Konu: BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ VE DİĞER ŞAHIS SİGORTALARINDAN AYRILANLARA YAPILAN ÖDEMELER ÜZERİNDEN KESİLEN VERGİLERİN ANAPARAYA İSABET EDEN KISMININ

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

alt işveren işçilerinin ücret ve sosyal haklarında, toplu iş sözleşmesine bağlı olarak meydana gelecek artış sebebiyle her bir işçiye alt işveren

alt işveren işçilerinin ücret ve sosyal haklarında, toplu iş sözleşmesine bağlı olarak meydana gelecek artış sebebiyle her bir işçiye alt işveren PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARINDA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN FİYAT FARKININ ÖDENMESİNE DAİR YÖNETMELİK 22 OCAK 2015 PERŞEMBE R.G SAYI: 29244 Taşeron firmalar aracılığı ile çalışan

Detaylı

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun[1] 25 inci maddesi

Detaylı

15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ?

15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ? 15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ? Dr. Resul KURT* Gözde UYGUR** I. GİRİŞ Çalışma hayatında en çok sorun yaşanan konuların başında kıdem tazminatı gelmektedir. 1475

Detaylı

SİRKÜLER RAPOR GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ. ( Seri No : 86 ) Sirküler Tarihi: 01.08.2008 Sirküler No: 2008/87

SİRKÜLER RAPOR GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ. ( Seri No : 86 ) Sirküler Tarihi: 01.08.2008 Sirküler No: 2008/87 SİRKÜLER RAPOR Sirküler Tarihi: 01.08.2008 Sirküler No: 2008/87 GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ ( Seri No : 86 ) 26.07.2008 tarih ve 26948 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 86 seri No.lu Gider Vergileri

Detaylı

T.C. ÇALİŞMA ve SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI Çalışma Genel Müdürlüğü. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA (Personel Daire Başkanlığı)

T.C. ÇALİŞMA ve SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI Çalışma Genel Müdürlüğü. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA (Personel Daire Başkanlığı) T.C. ÇALİŞMA ve SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI Çalışma Genel Müdürlüğü Sayı :B.13.0.ÇGM.0.12.01.00/103/3202. 06/03/2012 Konu :İhtiyaç fazlası personel hk. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA (Personel Daire Başkanlığı)

Detaylı

MEVDUAT VE KATILIM FONLARININ VADELERİ VE TÜRLERİ HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI:2007/1)

MEVDUAT VE KATILIM FONLARININ VADELERİ VE TÜRLERİ HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI:2007/1) MEVDUAT VE KATILIM FONLARININ VADELERİ VE TÜRLERİ HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI:2007/1) (23.07.2015 tarih ve 29423 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmış, güncellenen hali) Amaç ve kapsam MADDE 1 - (1) Bu Tebliğin

Detaylı

2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2015 YILI 25. DÖNEM MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasası nın 76. maddesinin son fıkrasında; hâkimler ve savcılar,

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 2821.S.SK/4,60

İlgili Kanun / Madde 2821.S.SK/4,60 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2011/21622 Karar No. 2011/15363 Tarihi: 24.05.2011 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 2821.S.SK/4,60 İŞKOLU TESPİTİNİN İŞLETMENİN TEKNİK AMACINA GÖRE YAPILMASININ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/13846 Karar No. 2011/13653 Tarihi: 09.05.2011 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2 ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN MUVAZAAYA DAYANIP DAYANMADIĞININ

Detaylı

TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi Cilt: 25 Sayı: 3-4-5-6 Şubat- Mayıs - Ağustos - Kasım 2014 MEVZUAT BÖLÜMÜ

TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi Cilt: 25 Sayı: 3-4-5-6 Şubat- Mayıs - Ağustos - Kasım 2014 MEVZUAT BÖLÜMÜ MEVZUAT BÖLÜMÜ 6552 SAYILI KANUNLA 4857, 4734, 4735, 6331 VE 6356 SAYILI KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6552 sayılı "İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle

Detaylı

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI ÖZET: İş güvencesi hükümleri dışında kalarak işveren vekili konumunun tespitinde iki temel ölçüye göre değerlendirme yapılır. Buna göre işletmenin bütününü sevk ve idare

Detaylı

EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞINA İLİŞKİN YAŞANAN TEREDDÜTLER

EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞINA İLİŞKİN YAŞANAN TEREDDÜTLER EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞINA İLİŞKİN YAŞANAN TEREDDÜTLER ve ÖNERİLERİ Süleyman TUNÇAY* 1-Giriş: T.C. Anayasasının sosyal güvenlik hakkı başlıklı 60 ıncı maddesinde, Herkes, sosyal güvenlik

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) ŞİKAYET NO : 2015/5132 KARAR TARİHİ : 01/04/2016 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU : Türkiye Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler

Detaylı

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA Esas No : 1995/1983 Karar No: 1997/519 Temyiz İsteminde Bulunan :. : Türk Dişhekimleri Birliği : Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA İstemin Özeti : Dişhekimi olan davacıya, Türk Dişhekimleri

Detaylı

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ ALT İŞVERENLER TARAFINDAN ÇALIŞTIRILAN İŞÇİLERİN İŞÇİLİĞE BAĞLI GİDERLERİNDE OLUŞAN ARTIŞIN FİYAT FARKI OLARAK ÖDENMESİ Vural ŞAHBENDEROĞLU vsahbenderoglu@gmail.com Kamu Yönetimi Uzmanı ve Siyaset Bilimci

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi Cilt : 22-23, Sayı : 6-1

TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi Cilt : 22-23, Sayı : 6-1 TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi Cilt : 22-23, Sayı : 6-1 Mayıs - Ağustos 2010 Mahkemece, davacının haber kameramanı olarak yaptığı işin fikir ve sanat işi kapsamında olmadığı gerekçesiyle çalışmaları

Detaylı

KENDİ NAM VE HESABINA BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR AÇISINDAN İŞ KAZASI, 3. KİŞİNİN SORUMLULUĞU VE RÜCU

KENDİ NAM VE HESABINA BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR AÇISINDAN İŞ KAZASI, 3. KİŞİNİN SORUMLULUĞU VE RÜCU KENDİ NAM VE HESABINA BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR AÇISINDAN İŞ KAZASI, 3. KİŞİNİN SORUMLULUĞU VE RÜCU Mikail KILINÇ* 1.Giriş 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80

İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80 T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/21222 Karar No. 2014/6804 Tarihi: 25.03.2014 İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80 SİGORTA PRİMLERİNDEN ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN SORUMLULUĞU İFLASIN AÇILMASINDAN

Detaylı

Sayı: 18/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 18/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 27 Ocak 2014 tarihli Otuzsekizinci Birleşiminde Oyçokluğuyla kabul olunan Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO :03.2013/572 KARAR TARİHİ:10/02/2014 RET KARARI ŞİKÂYETÇİ : F.Ş

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO :03.2013/572 KARAR TARİHİ:10/02/2014 RET KARARI ŞİKÂYETÇİ : F.Ş T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO :03.2013/572 KARAR TARİHİ:10/02/2014 RET KARARI ŞİKÂYETÇİ : F.Ş ŞİKÂYET EDİLEN İDARE : 1 Sosyal Güvenlik Kurumu(Re'sen) 2 İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Çiğli

Detaylı

İŞ KANUNU (1) * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız. "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı Cilt: 2 Sayfa: 1113

İŞ KANUNU (1) * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız. Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı Cilt: 2 Sayfa: 1113 4773 İŞ KANUNU (1) Kanun Numarası : 1475 Kabul Tarihi : 25/8/1971 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 1/9/1971 Sayı : 13943 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 10 Sayfa : 3102 Bu Kanunun yürürlükte olmayan

Detaylı

İŞ KANUNU (1) * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız. "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı Cilt: 2 Sayfa: 1113

İŞ KANUNU (1) * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız. Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı Cilt: 2 Sayfa: 1113 4773 İŞ KANUNU (1) Kanun Numarası : 1475 Kabul Tarihi : 25/8/1971 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 1/9/1971 Sayı : 13943 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 10 Sayfa : 3102 * * * Bu Kanunun yürürlükte

Detaylı

Sirküler Rapor Mevzuat 07.07.2015/130-2 VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI

Sirküler Rapor Mevzuat 07.07.2015/130-2 VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI ÖZET : 1.7.2015-31.12.2015 tarihinden arasında geçerli olmak üzere uygulanacak Gelir Vergisinden istisna

Detaylı

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık No : 2010-059 Tarih : 22.10.2010 Konu : 6009 Sayılı Kanun İle Gider Vergileri Kanununda Banka Sigorta Muameleleri Vergisine İlişkin Yapılan Değişikle Alakalı Yayımlanan 87 Seri Numaralı Gider Vergileri

Detaylı

yargýtay kararlarý T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ YARGITAY ÝLAMI ESAS NO : 2002/6042 KARAR NO : 2002/6339 KARAR TARÝHÝ : 17.04.

yargýtay kararlarý T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ YARGITAY ÝLAMI ESAS NO : 2002/6042 KARAR NO : 2002/6339 KARAR TARÝHÝ : 17.04. yargýtay kararlarý ESAS NO : 2002/6042 KARAR NO : 2002/6339 KARAR TARÝHÝ : 17.04.2002 : ÝÞVERENÝN HÝZMET AKDÝNÝ HAKLI NEDENLE FESHÝ Grev devam ettiði sýrada davacýnýn iþyerine gelen servis aracýna girerek,

Detaylı

T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2004/4439 İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI

T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2004/4439 İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi tarafından, 5.5.2004 günlü, 25453 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Sağlık ve Yardımcı Sağlık Personeli Tarafından

Detaylı

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Yasası. 4875 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU. Kanun Numarası : 4875

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Yasası. 4875 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU. Kanun Numarası : 4875 Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Yasası 4875 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU Kanun Numarası : 4875 Kabul Tarihi : 5/6/2003 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 17/6/2003

Detaylı

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Alman Federal Mahkeme Kararları Çev: Alpay HEKİMLER * Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Karar Tarihi : 24.03.2015 Sayısı : L 3 U 225/10 İşçiler, öğlen paydosu sırasında, sadece öğlen yemeğini yemek üzere

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

SİNOP (1.) ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ NE -BİLİRKİŞİ RAPORU- :İşçi Alacağı Davası (Yıllık Ücretli İzin Alacağı)

SİNOP (1.) ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ NE -BİLİRKİŞİ RAPORU- :İşçi Alacağı Davası (Yıllık Ücretli İzin Alacağı) SİNOP (1.) ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ NE -BİLİRKİŞİ RAPORU- DAVACI VEKİLİ : K.Y. : Av. M.E. D. NO : 2013 /. E. DAVALI VEKİLİ KONUSU :Sinop İl Özel İdaresi : Av. E.Y. :İşçi Alacağı Davası (Yıllık Ücretli

Detaylı

İŞÇİNİN BAŞKA BİR İŞYERİNDE ÇALIŞTIRILMASI DÜRÜSTLÜK KURALI

İŞÇİNİN BAŞKA BİR İŞYERİNDE ÇALIŞTIRILMASI DÜRÜSTLÜK KURALI İŞÇİNİN BAŞKA BİR İŞYERİNDE ÇALIŞTIRILMASI DÜRÜSTLÜK KURALI ÖZET: İşçinin il sınırları içinde veya dışında başka bir işyerinde çalıştırılacağını öngören sözleşme hükmü geçerlidir. Ancak, bu yetkinin işveren

Detaylı

TEBLİĞ İŞVEREN UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

TEBLİĞ İŞVEREN UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ 8 Kasım 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29526 Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: TEBLİĞ İŞVEREN UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ MADDE 1 1/9/2012 tarihli ve 28398 sayılı Resmî

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/6 1475 S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/6 1475 S.İşK/14 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/34703 Karar No. 2012/150 Tarihi: 16.01.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/6 1475 S.İşK/14 İŞYERİ DEVRİ İŞYERİ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/41. T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2008/923 Karar No. 2008/5603 Tarihi: 21.03.2008

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/41. T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2008/923 Karar No. 2008/5603 Tarihi: 21.03.2008 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2008/923 Karar No. 2008/5603 Tarihi: 21.03.2008 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/41 FAZLA ÇALIŞMANIN KANITLANMASI ÜCRET BORDROLARI FAZLA ÇALIŞMANIN HAFTALIK ÇALIŞMA

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4688 S. KGSK. /6 6356 S. STSK/9

İlgili Kanun / Madde 4688 S. KGSK. /6 6356 S. STSK/9 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/19359 Karar No. 2014/21478 Tarihi: 25.11.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2015/4 İlgili Kanun / Madde 4688 S. KGSK. /6 6356 S. STSK/9 SEÇİMLERDE ADAY

Detaylı

GENELGE. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemenin Uygulanmasına İlişkin Genelge

GENELGE. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemenin Uygulanmasına İlişkin Genelge Sayı Konu T.C. MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü : B.07.0.BMK.0.15-115456-6 : Ek ödeme 22/10/2008*16352 GENELGE 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 5510.S.SGK/85 ÖLÇÜMLEME İŞLEMİNİN İPTALİ ASGARİ İŞÇİLİK TUTARI

İlgili Kanun / Madde 5510.S.SGK/85 ÖLÇÜMLEME İŞLEMİNİN İPTALİ ASGARİ İŞÇİLİK TUTARI T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2011/836 Karar No. 2012/13890 Tarihi: 12.07.2012 İlgili Kanun / Madde 5510.S.SGK/85 ÖLÇÜMLEME İŞLEMİNİN İPTALİ ASGARİ İŞÇİLİK TUTARI ÖZETİ: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar

Detaylı

SİRKÜLER RAPOR SGK PRİMİNE ESAS KAZANÇLARIN ALT VE ÜST SINIRLARI

SİRKÜLER RAPOR SGK PRİMİNE ESAS KAZANÇLARIN ALT VE ÜST SINIRLARI SİRKÜLER RAPOR Sirküler Tarihi : 17.01.2014 Sirküler No : 2014 / 4 SGK PRİMİNE ESAS KAZANÇLARIN ALT VE ÜST SINIRLARI Bilindiği üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından milli seviyede tek asgari ücret

Detaylı

SUN BAĞIMSIZ DIŞ DENETİM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

SUN BAĞIMSIZ DIŞ DENETİM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Sayı: YMM.03.2010-80 Konu: 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi Uygulaması İle İlgili Olarak 6009 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler Hk. İZMİR. 1.11.2010 Muhasebe

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereğini

Detaylı

T.C. PALANDÖKEN İLÇE BELEDİYE MECLİSİ. Dönemi : 2014 Karar Tarihi : 08.04.2014 Karar No : 20

T.C. PALANDÖKEN İLÇE BELEDİYE MECLİSİ. Dönemi : 2014 Karar Tarihi : 08.04.2014 Karar No : 20 Karar No : 20 5393 Sayılı Belediye Kanununun 19. Maddesi ile Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliğinin 5.ve 19.maddesi uyarınca görev süreleri tamamlanan 1. Meclis Başkan Vekili ve 2. Meclis Başkan Vekilinin

Detaylı

İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ KANUNU

İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ KANUNU 12265 İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ KANUNU Kanun Numarası : 6570 Kabul Tarihi : 20/11/2014 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 29/11/2014 Sayı : 29190 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 55 Amaç ve kapsam MADDE

Detaylı

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI ESKİ METİN YÖNETİM KURULU VE SÜRESİ: Madde 7: Şirket işlerinin idaresi, genel kurul tarafından, hissedarlar arasından en çok üç yıl

Detaylı

VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDEN İSTİSNA SINIRI

VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDEN İSTİSNA SINIRI VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDEN İSTİSNA SINIRI Özet: 01.01.2015 30.06.2015 ile 01.07.2015 31.12.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere uygulanacak

Detaylı

ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ

ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ T.C. ANKARA BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ Karar No: 81 23.02.2004 - K A R A R - ASKI Genel Müdürlüğünün 1. Hukuk Müşavirliğinin

Detaylı

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Temyiz Eden (Davacı) : Vekili : Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Vekili : Av. Cansın Sanğu (Aynı adreste) İstemin

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

27.01.2015/3-1 ÖZET :

27.01.2015/3-1 ÖZET : 27.01.2015/3-1 2015 YILINDA UYGULANACAK PRİME ESAS KAZANÇLARIN ALT VE ÜST SINIRLARI İLE BAZI İŞLEMLERE ESAS TUTARLARA İLİŞKİN 2015/4 SAYILI GENELGE YAYIMLANDI ÖZET : 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/32276 Karar No. 2010/216 Tarihi: 18.01.2010 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14 İHBAR TAZMİNATI ÖDENMEDEN İŞÇİNİN EMEKLİ OLMASI İŞÇİNİN EMELİLİK

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14 554 Esas No. 2010/26391 Karar No. 2010/23205 Tarihi: 13.07.2010 KIDEM TAZMİNATINA ESAS SON ÜCRETİN HESAPLANMA YÖNTEMİ İŞE İADE DAVASI SONRASI

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/16110 Karar No. 2014/94 Tarihi: 13.01.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 ISLAHIN BİR HAFTALIK KESİN SÜREDE

Detaylı

KİRA GELİRİ ELDE EDENLERİN 4/B SİGORTALILIĞI VE EMEKLİ DESTEK PRİMİ KARŞISINDAKİ DURUMLARININ AÇIKLANMASI

KİRA GELİRİ ELDE EDENLERİN 4/B SİGORTALILIĞI VE EMEKLİ DESTEK PRİMİ KARŞISINDAKİ DURUMLARININ AÇIKLANMASI KİRA GELİRİ ELDE EDENLERİN 4/B SİGORTALILIĞI VE EMEKLİ DESTEK PRİMİ KARŞISINDAKİ DURUMLARININ AÇIKLANMASI Vakkas DEMİR * I- GİRİŞ Ülkemizdeki Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı adlarıyla var olan sosyal güvenlik

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8

İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/28927 Karar No. 2012/577 Tarihi: 17.01.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8 NEMA ALACAĞI ZORUNLU TASARRUFLARDAN

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/31285 Karar No. 2012/3117 Tarihi: 13.02.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 DENİZ İŞ YASASININ KAPSAMI ÖZETİ:

Detaylı

ESENYURT SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİNDE YAPILAN İŞLEMLER VE İSTENEN BELGELER

ESENYURT SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİNDE YAPILAN İŞLEMLER VE İSTENEN BELGELER ESENYURT SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİNDE YAPILAN İŞLEMLER VE İSTENEN BELGELER SIRA NO HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANM A SÜRESİ (EN GEÇ) 1 Banka Değişikliği Dilekçe 1 İş günü 2 Key

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI : S.K

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI : S.K T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO :02.2013/560 KARAR TARİHİ:26/02/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE : S.K : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü

Detaylı

SON DÜZENLEMELER ÇERÇEVESİNDE SİGORTA VE KAMBİYO İŞLEMLERİNDE BSMV UYGULAMASI

SON DÜZENLEMELER ÇERÇEVESİNDE SİGORTA VE KAMBİYO İŞLEMLERİNDE BSMV UYGULAMASI I. Giriş SON DÜZENLEMELER ÇERÇEVESİNDE SİGORTA VE KAMBİYO İŞLEMLERİNDE BSMV UYGULAMASI 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

3. DAVAYA KONU ÖZEL USULSÜZLÜK CEZALARININ: Türü DönemiTutarı(TL) Kat Tutarı Özel Usulsüzlük Cezası 01/2003-12/2003 84.000.000.-10 840.000.000.

3. DAVAYA KONU ÖZEL USULSÜZLÜK CEZALARININ: Türü DönemiTutarı(TL) Kat Tutarı Özel Usulsüzlük Cezası 01/2003-12/2003 84.000.000.-10 840.000.000. Örnek dava dilekçesini güncelleyip kullanabilirsiniz. Vergi Mahkemesi Başkanlığı na ANTALYA 1. DAVACI...:X Gıda Dağıtım Paz.Tic.ve San.Ltd.Şti. Adres : Yeni Toptancı Hali Vakıfbank Arkası NO: 865 ANTALYA

Detaylı

KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ İLE FONLARIN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNCE DENETLENMESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (1)

KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ İLE FONLARIN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNCE DENETLENMESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (1) 6927 KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ İLE FONLARIN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNCE DENETLENMESİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (1) Kanun Numarası : 3346 Kabul Tarihi : 2/4/1987 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih

Detaylı

PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ 2009

PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ 2009 TEK BELGE UYGULAMASI İLE İLGİLİ OLARAK 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA, 18/2/2009 TARİH VE 5838 SAYILI KANUNLA YAPILAN DÜZENLEMELER PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ

Detaylı

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; İDARİ PARA CEZALARI 5510 S.K.MD. 102 Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin

Detaylı

Endüstri İlişkileri Kapsamında

Endüstri İlişkileri Kapsamında çimento işveren ocak 2010 Endüstri İlişkileri Kapsamında Mevzuattaki Değişiklikler Ekim-Kasım-Aralık 2009 Dönemi Hazırlayan: Av. Füsun GÖKÇEN 22 Ekim 2009 tarih ve 27384 sayılı Resmi Gazete de Çevre Denetimi

Detaylı

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 T.C. Resmi Gazete Yayın Tarihi 24 Aralık 2009 PERŞEMBE Sayı : 27442 GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Bütün hukuki yardımlarda avukat

Detaylı

87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2010/48

87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2010/48 İstanbul, 25.10.2010 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2010/48 22.10.2010 tarih ve 27737 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği nde;

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Merciine Tevdi Kararı, Süre Aşımı Dava Açma Süresi

Anahtar Kelimeler : Merciine Tevdi Kararı, Süre Aşımı Dava Açma Süresi Onbeşinci Daire Yargılama Usulü Kararları İdare Mahkemesi'nce verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile

Detaylı