I. BÖLÜM : TELF YAZILAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "I. BÖLÜM : TELF YAZILAR"

Transkript

1 I. BÖLÜM : TELF YAZILAR

2

3 D.E.Ü.lahiyat Fakültesi Dergisi Sayı XXIII, zmir 2003, ss.3-20 RUSSELL IN DN FELSEFESNDE NANÇ SORUNUNA EPSTEMOLOJK BR YAKLAIM Dr. Aydın Iık * AN EPISTEMOLOGICAL APPROACH TOWARDS BELIEF IN RUSSELL S PHILOSOPHY OF RELIGION ABSTRACT In this article, we try to analyze what Russell has understood from belief, taking the roots of his philosophy of knowledge as central theme. Having analyzed the term belief, which is one of the main subjects of the philosophy of religion, the uses of belief in praxis is taken into consideration from Russell s point of view. Especially, we give priority to Russell s views concerning epistemological value of religious belief. Anahtar Kelimeler: nanç, Russell, Epistemoloji, Din, Tanrı ÖZET Bu makale kapsamında Russell bilgi felsefesinin merkezi bir tema olarak dayanaklarını oluturan inanç kavramından Russell ın ne anladıını analiz etmeye çalıtık. Din Felsefesinin temel konularından biri olan inanç kavramı analiz edilirken inancın uygulamadaki kullanımları açısından Russell ın görüleri dikkate alınmıtır. Özellikle (biz bu çalımada) Russell ın dini inanc ın epistemolojik deeriyle ilgili görülerini vermeye gayret ettik. Russell ın felsefi kurgusu neredeyse tamamen onun bilgi felsefesine dayanır. Russell, bilim ve bilgi felsefesindeki deiimlere göre düüncesini devamlı surette deitirdiinden onu belirli bir felsefi ekole dahil etmek elbette zor olacaktır. Russell ın yeni gelimeler karısındaki deien tutumu, onun Din Felsefesini ve özellikle de inanç hakkındaki görülerinin * D.E.Ü. lahiyat Fakültesi Din Felsefesi Anabilim Dalında Aratırma Görevlisi.

4 Dr.Aydın IIK açık-seçik bir ekilde ortaya konulmasını da güçletirmektedir. Bu güçlüklerden dolayı, mevcut makale kapsamında Russell ın düünsel deiimi de dikkate alınarak, analitik bir perspektiften Russell ın inançtan ne anladıı üzerinde durulacaktır. Russell epistemolojisinin iki temel kavramı, tanımayla ve betimlemeyle bilmedir. Bunlar bilgi verilerimizi salamaktadır ve betimlemeyle bilme hatta tüm bilgimiz yani gerek eylerin, gerek dorunun bilgisi duyuverileriyle (sense-data) temellendirilir; fakat bu verilerden hareketle çıkarımlar yaparak geçmiin ve gelecein var olularını bileceksek bazı genel ilkelere de ihtiyacımız olacaktır. Bunlar tümevarımsal ve tümdengelimsel inançları içerirler. Tümevarımsal ilkeler bize yarın günein doacaını inandıran ilkelerdir. 1 Russell, tümevarımsal bir inancın asla deneyle kanıtlanmayacaını iddia etmekte ve bu düüncesine tümevarımsal bir ilkenin yine asla deneyle çürütülemeyeceini de eklemektedir. Çünkü ona göre, tümevarımsal bir ilkeye önceden inanmadıımız müddetçe söz konusu ilkeyi kanıtlamak için asla deneyi kullanamayız. Bu yüzden Russell, tümevarımı dı dünyadaki somut uygulamalarda duraksamadan kullanmamıza ramen gerek tümevarımın, gerekse tümevarıma dayanan bilimin, inançsal bir ön kabulü içinde barındırdıını iddia eder. 2 Russell, tümevarım gibi ne deneyle kanıtlanabilen, ne de çürütülebilen baka genel ilkeler ve inançlar üzerinde de durur. Bunlar, ona göre, duyu-verilerinin bilgisi kadar kesin olup, doru bilgi kuramı ve bilgimizin geniletilmesi için gereklidirler. Ona göre, bazı mantık ilkeleri bunlara örnek olarak verilebilir. Mesela öncüllerin gerçekten doru olduu kabul edilirse, sonucun da doru olduuna kimse karı çıkmaz. Ne zaman inandı- ımız bir ey, sonradan inanacaımız baka bir eyin kanıtlanmasında kullanılsa bu ilkeler geçerlidir. Bu ilkeler, hiçbir bakımdan duyu nesnelerinden türememi olmalarına karın, bize üzerinde üpheye düülemeyecek bilgile- 1 Russell, Human Knowledge Its Scope and Limits, George Allen & Unwin Ltd., London, 1971, s Bertrand Russell, The Scientific Outlook, Norton Library, 1. Published, New York, 1962, s

5 Russell ın Din Felsefesinde nanç Sorununa Epistemolojik Bir Yaklaım rimizin de bulunduunu gösterirler. 3 Russell a göre, Özdelik Yasası (bir ey neyse odur), Çelimezlik Yasası (bir ey hem var hem de yok olamaz), Üçüncü ıkkın mkânsızlıı Yasası (bir ey ya var, ya da yok olmalı) vb. yasalar bu genel ilkelere örnek olarak verilebilir. Bunlara, Düüncenin Yasaları denmektedir. Russell a göre, bu ilkelere Düüncenin Yasaları denmesi yanlıtır; çünkü önemli olan bu yasalara uygun olarak düündüümüz olgusu deil, eylerin bunlara uygun olarak davranmalarıdır. 4 Bahsedilen bu genel ilkeler konusunda felsefe tarihinde büyük tartımalar vardır. 5 Russell a göre, ampirik filozoflar ile rasyonalist filozoflar arasındaki bu tartımada rasyonalistler, bu ilkelerin deneyle kanıtlanamayacaını ve genel ilkelerin bizce bilindiini söylemeleri hususunda haklıdırlar. Fakat Russell, rasyonalistlerin bu genel ilkelerin doutan ilkeler oldu- u görüüne katılmaz. Ona göre, bu ilkeler a priori olup, deneyle onları kanıtlayamasak da onların doruluunu görebiliriz. Eer deneyimize girmemi bir eyin var olduunu kanıtlamak istersek, deneyimize girmi bir ya da daha çok eyin varlıının öncüllerimiz arasında olması gerekir, çünkü bilgi ya tümüyle, ya da bir yönüyle deneye dayanır/dayanmalıdır. 6 Russell, rasyonalistlere yönelttii bu eletirilere ramen a priori ilkeleri kabul eder. Ona göre, matematik ve mantıkta kullanılan çou ilke a priori dir. Ampirik filozoflar apriori ilkeye karı çıkmılar ve iki eyle öteki iki eyin yan yana konulmasının tümevarımsal olarak her zaman dört ettiini ileri sürmülerdir. Fakat Russell a göre, düüncelerimizi tikel eylerden soyutladıımız halde de iki ile ikinin dört ettiini biliyoruz. ki iki daha dört eder gibi bir a priori önerme, Sokrates in ölümünden bütün insanlar ölümlüdür e varan tümevarımsal genellemelerden bile daha kesindir. Birinci sebep, Sokrates in ölümlülük olasılıı bütün insanların ölümlülük olasılıın- 3 Russell, Felsefe Sorunları, Çev. Vehbi Hacıkadirolu, Kabalcı Yay., stanbul, 1993, s Russell, a.g.e, s Titus, Living Issues in Philosophy, Van Nostrand Reinhold Company, 5. Edition, New York, 1970, s Ayer, Russell, Fontona-Collins, London, 1972, s

6 Dr.Aydın IIK dan yüksektir. Yani, bu önermeyi genelden tikele götürmek daha kesin bir sonuç verir. kinci sebep ise, bizler ölümün olmadıı bir yeri düünebiliriz ama iki ile ikinin be ettii bir yeri asla düünemeyiz. Russell a göre, buna ramen biz, iki ile ikinin dört ettiini biliyorsak ve bu a priori ilkeyi tikeller üzerine de uygulayabiliyorsak, ancak o zaman bu yeni bir bilgi o- lur. 7 Bununla birlikte, Russell ın doamızın da dier eyler gibi dünyanın olgusu olduunu savunduu ve bu ilkeleri düünce yasası olarak onamanın yanlılıını iddia ettii görülür. Ona göre, genel ilkeler ve apriori üzerine inanma, yalnızca düünce üzerine deil, eyler üzerine de bir inanmadır. Mesela çelimezlik yasasına inanmak bir düünce ise de, çelimezlik yasasının kendisi bir düünce deildir; o aynı zamanda dünyadaki eyleri ilgilendiren bir olgudur. Görülüyor ki Russell, ampirist filozofların kabul etmedikleri tümelleri kabul etmekte, fakat rasyonalist gelenein tümel anlayıından farklı bir teoriyi epistemolojisinin merkezine yerletirmektedir. öyle ki; ona göre, tümel varlıklar vardır, ama bunların varlıkları yalnızca zihinsel deildir. Yani, zihin onu düünmü veya kavramı olmasa da onlar vardır. Edinburgh Londra nın kuzeyindedir önermesindeki kuzey tümeli buna en güzel örnektir. Hiçbir insan olmasa da, Edinburgh un bulunduu yeryüzü bölümü, Londra nın bulunduu bölümün kuzeyindedir. Görülüyor ki, Russell a göre tümeller, düüncenin kavradıı, fakat düüncenin yaratmadı- ı, dı dünyanın parçası olan eylerdir. O, bu düüncesiyle hem rasyonalist, hem de ampirik epistemolojilerden ayrılır ve ikisinin sentezi olan yeni bir epistemoloji ina eder. 8 Felsefesi neredeyse (tamamen) bir epistemoloji örgüsü olan Russell ın bilgi felsefesini genel hatlarıyla vermeye çalıtık. O, epistemolojiyi, ben ve ben-olmayan arasında bir iliki olarak görmektedir. Buradan çıkardıımız ilk sonuç, onun süje ve obje arasında yapmı olduu kesin ayrımdır. Russell, suje ve obje arasında kesin bir ayrım yapmasına ramen süje ve objenin tam anlamıyla ne olduklarının bilinemeyeceini savunarak 7 Russell, Felsefe Sorunları, s Russell, a.g.e, s

7 Russell ın Din Felsefesinde nanç Sorununa Epistemolojik Bir Yaklaım agnostik bir tutum sergiler. Fakat bu yaklaım, bilginin imkânını reddeden bir sistemle nihayetlenmez; çünkü Russell, eylerin bilgisinin tamamen tanımaya dayandıını, dorunun bilgisinin ise bir yönüyle deneye dayanmakta olduunu kabul etmektedir. Bu düünceleri açısından Russell, bilgi kuramı balamında ampiristlere yakın olmakla birlikte tamamen ampirist bir filozof deildir. Onun bilgi anlayıının, olgucu felsefenin bilgi kuramına benzedii söylenebilir; fakat eklektik bir epistemoloji kuramıyla ortaya çıkan Russell ın, neticede her eyi küçük olay zerreciklere dayandırması sebebiyle, felsefe tarihinde yeni bir ekolün kurucusu olduu iddia edilebilir. Bu felsefi sistemin adı da mantıksal atomculuktur. Russell, mantık ve epistemolojiye ait eserlerinin hiçbirinde dini, epistemolojik ve mantıksal uygunluu açısından incelememitir. 9 Russell, Copleston la yaptıı bir tartıma sırasında, Tanrı ve din öretileri konusunda, bilginin imkân ve sınırları açısından agnostik olduunu belirtir. 10 Dolayısıyla dini öretiler, Tanrı vb. konuların, epistemolojinin imkân ve sınırlarını atıını belirten Russell dan içsel metot temelinde dinin epistemolojik bir tahlilini yapmasını beklemek yanlı olacaktır. 11 eylerin bilgisini duyuverilerine, dorunun bilgisini ise en azından bir yönüyle deneye dayandıran Russell, Tanrı ve din öretileri gibi eyleri bilemeyeceimizi söyler. Baka bir ifadeyle, Tanrı ve din öretileri gibi kavramlar dorulanamamakta veya yanlılanamamaktadırlar. 12 Ona göre, dini domaların metafizik a priori usa vurmayla kanıtlanması imkânsızdır; zira apriori önermeler de bir yönüyle deneye dayanmakta ve sadece zihnin ortaya koyduu bir kavram olmaktan çıkmaktadırlar. Çünkü o, bu tür önermelerin, ancak deneye dayanmaları artıyla yeni bir bilgi verdiini düünür. Mesela, Tanrı vardır önermesi, Russell a göre, bilgimize hiçbir ey eklememektedir. Zira bu önerme, deneye veya tanımayla bilmeye dayanmamakta ve Tanrı Tanrı dır demekten 9 Brightman, Russell s Philosophy of Religion, The Philosophy of Bertrand Russell, Ed. Paul Arthur Schilipp, Harper Torchbook, London, 1944, s Russell, Why I am not a Chiristian, Unwin Books, 2. Impression, London, 1969, s Brightman, a.g.m., s Bertrand Russell, Inguiry into Meaning and Truth, Penguen Books, Harmondsworth, 1965, s

8 Dr.Aydın IIK baka bir anlama gelmemektedir. Bu yüzden, Russell a göre, özellikle felsefede Tanrı nın varlıını ve dini öretileri a priori temelde kanıtladıklarını iddia edenler, safsata içerisinde bo ve anlamsız bir konuma gerçekletirmektedirler. 13 Bir insan bilgi açısından Tanrı nın bilinemeyeceini savunmakla birlikte, Tanrı nın varlıına inandıını veya inanmadıını da söyleyebilir. Dolayısıyla kii bilgi konusunda agnostik, ama inanç noktasında teist ya da ateist olabilir. O halde, bir insan agnostik-teist olabilecei gibi, agnostikateist de olabilir. Buradaki agnostiklik, meselenin bilgi boyutunu, teistlik ve ateistlik ise inanç/eylem boyutunu oluturur. Ancak agnostik olduunu söyleyen birçok insan, teist ya da ateist oldukları hususunda olumlu bir ey söylememi, ikisi dıında bir kategoriye dahil olduklarını iddia etmilerdir. Bununla birlikte agnostik olduunu söyleyen bazı kiiler de, dorudan teistlikle ya da teistlie yol vermek ve korkaklıkla, bazıları da ateistlikle itham edilmitir. 14 Russell, Copleston la yaptıı tartımada, dinsel inanç konusunda ve özellikle de Tanrı nın varlıı-yokluu hususundaki tartımalarda tutumunun agnostik olduunu belirtir. 15 Russell a göre, agnostik, dinlerin ilgilendii ahiret, Tanrı vb. konularda hakikatin bilinmesinin imkânsız olduunu veya eer imkânsız deilse bile, u anda imkânsız olduunu, düünen kiidir. Ona göre agnostik, ateist deildir. Bu balamda ateist dindar gibidir; çünkü biri Tanrı nın var olduunu dieri ise var olmadıını bilebileceimizi iddia eder. Agnostik ise gerek kabul, gerek inkâr için elde hiçbir kanıtın olmadı- ını söyler. Bir agnostik ne Tanrı nın var olduunu, ne de Tanrı nın var olmadıını ifade eder. Kısacası agnostik, dindar kadar ateiste de uzaktır. 16 Görüldüü gibi, Russell da belli bir alanda da olsa, bilinemezcilik dogmatik bir karakter taımaktadır. Ayrıca bu gün için imkânsızlıına 13 Russell, Felsefe Sorunları, s Bayram Dalkılıç, Bertrand Russell ın Felsefesinde Tanrı Problemi, (Basılmamı Doktora Tezi), Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1997, s Russell, Why I am not a Christian?, s Bertrand Russell, What is an Agnostic?, The Basic Writings of Bertrand Russell, Ed. Robert E. Egner-Lester E. Denonn, New York, 1961, s

9 Russell ın Din Felsefesinde nanç Sorununa Epistemolojik Bir Yaklaım inanma ; fakat bu bilinmeyiin yarın deiebilecei ihtimalini fikren muhafaza etmek, Russell tarafından bilimsel bir tavır olarak sunulur. Ancak, bu noktada dini problemler karısında sözü edilen tavrın ateizmle ilikisi olup olmadıı da akla gelebilir. Bilindii gibi ateist de, her türlü din olgusuna karı çıkan ve inanmadıını söyleyen kiidir. Dolayısıyla ateizmin, agnostisizmle benzerlikleri ve ayrılıkları olmalıdır. Russell a göre agnostik, Tanrı nın imkânsız olmasa da pek olaan dıı bulunduunu savunabilir; hatta bunu, uygulamada düünmeye demeyecek kadar olasılık-dıı sayabilir. Bu durumda o, ateistten çok uzak deildir. Agnostiin tutumu, dikkatli bir filozofun, eski Yunan tanrıları konusunda takınacaı tavır gibidir. Russell, eer kendisinden Zeus un, Poseidon un, Hera nın ve öteki Olympos tanrılarının var olmadıklarının kanıtlaması istense, kesin delilleri bulmaktan yoksun kalacaını itiraf edeceini söyler. Agnostik de, Hıristiyan Tanrı sını Olympos tanrıları kadar olaan dıı sayabilir. Böyle bir durumda, agnostiin pratik bakımdan ateistle birlikte olduu söylenebilir. 17 Bu ifadeler ııında unları söylemek mümkündür: Tanrı nın var olduunu bilmek ile olmadıını bilmek birdir. Her bilginin bir bilineni olması sebebiyle, her iki bilginin de objesi Tanrı dır. Bir kimse, Tanrı nın olmadı- ını söylerse, Tanrı yı bir bilgi konusu olarak kabul etmi demektir. Baka bir ifade ile, bilmediini, yok olduunu bilmekte bir bilgidir. Böylece, ateist ile teist, Tanrı yı bilgi objesi olarak kabul etmekle aynı kategoridedir. Ancak, agnostik, teist ve ateisten farklı olarak bilme ile bilmeme arasında, hüküm vermeme de kalır. Buradaki hüküm vermeme, Tanrı nın veya Tanrısal olanın bilme imkânları nın dıında kalması prensibine dayandırılır. Dolayısıyla var olma ile bilinme arasında kurulacak zorunlu bir iliki, sonuçta Tanrı nın yokluunu ortaya koyacaktır. Böylece, Tanrı hususunda agnostisizmle ateizm arasında bir uygunluk söz konusu olacaktır. Bu, Russell ın pratik uygunluk olarak nitelendirdii bir uygunluktur. Bununla birlikte agnostisizmle ateizm arasında teorik iliki kurmak da mümkündür; çünkü her iki anlayıın hareket noktası da bilimsellik iddiasıdır. 17 Russell, What is an Agnostic?, s

10 Dr.Aydın IIK Russell, Tanrı yı inkâr etmekten korkmadıını, çünkü Zeus u ve Jüpiter i, Odin i ve Brahma yı inkâr ettiini ve bundan dolayı da vicdan azabı yaamadıını ve bunun sonucunda da gözle görülebilecek herhangi bir ceza çekmediini belirtir. O, eer bir Tanrı olsaydı, O nun kendi varlıından üphe edenlere kızmak gibi bo bir küçüklüe kapılmasının pek mümkün olmayacaını belirtir. 18 Russell a göre, ne derece agnostik olursa olsun aklı baında hiçbir kimse, sadece akla inanmakla yetinmez. Akıl, kimisi gözlenmi, kimisi de kıyaslanarak çıkarılmı olgu meseleleriyle ilgilenir. Dolayısıyla o, gelecek hayatın ve bir Tanrı nın var olup olmadıı konuları ayet olgu meselelerine giriyorsa, agnostiin bunları aynen yarın ay tutulacak mı? sorusu gibi aratırması gerektiine inanır. Hatta Russell, davranıları açıklamak dıındaki amaçları ortaya koymak için akla aykırı olamamaları artıyla, duygular ve arzuların kullanılmasını da kabul eder. 19 Russell ın tutumunun,-tanrı nın var olduunu veya var olmadıını bilmediini, yani ateizm ile teizm arasında olduunu iddia edenagnostisizmin klasik tavrı olduu açıktır. Mehmet Aydın, Din Felsefesi adlı eserinde böyle bir tutumu benimseyen agnostiin çeliki içerisinde olduunu belirterek unları söyler: Agnostisizmin haklı olabilmesi için u iddialardan birinin ya da ötekinin kabul edilmesi gerekir: a.) Tanrı nın hem var, hem de yok olduunu gösteren bir takım ipuçları vardır; b.) Tanrı nın var veya yok olduunu gösteren hiçbir ipucu yoktur. Agnostik birinci iddiayı kabul edemez; çünkü orta yerde (yani teizmle ateizm arasında) durabilmesi için, leh ve aleyhteki ipuçlarını tam anlamıyla denkletirmek zorundadır. Aksi takdirde ya teizme, ya da ateizme kaymadan edemez. O, ikinci iddiayı da kabul edemez; çünkü Tanrı nın varlıı veya yokluu hakkında hiçbir ipucu yoksa agnostisizmin dayanacaı bir temel de yok demektir. 20 Bu ifadeler ilk bakıta makul gibi görünmektedir. Fakat agnostik bir 18 Russell, a.g.e., s Russell, a.g.e., s Mehmet Aydın, Din Felsefesi, D.E.Ü. Yay., zmir, 1987, s

11 Russell ın Din Felsefesinde nanç Sorununa Epistemolojik Bir Yaklaım düünür bu iddialara karı her halde u itirazları ileri sürerek bu gerekçelerin doru olmadıını söyleyebilir: Bilmek sübjektif bir deer dir; bu yüzden de Tanrı nın varlıını veya yokluunu bilmekle, var olduunu veya yok olduunu bilmek ayrı ayrı deerlendirilmelidir. Dier taraftan var olduunu bildiimiz bir eyin, bileni olduu için veya bilindii için var olduunu, aynı ekilde yok olduunu bildiimiz bir eyin yokluu hakkındaki bilgimizden dolayı yok olduunu söyleyemeyiz. Yani bilinmek veya bilinmemek bir eyin mutlak anlamda (zati varlıı açısından) varlık artı olarak düünülemez. Aksi halde -Tanrı, bilindii için vardır demek- Tanrı insan var olduu için vardır anlamına gelecektir. Ayrıca bir eyin varlıını bilmek veya var olmadıını bilmek, o eyin varlık alanı ile bu varlık alanında geçerlilii olan bilgi türü sayesinde mümkündür. Bundan baka bir ey hakkındaki bilgimizin dayandıı deliller belli bir metoda ve düünce anlayıına (mantıa) göre kurulabilirler. Böyle olunca her ispatın konusunu ne ölçüde ispat ettii ise bir epistemoloji sorunu olmaktadır. Bu durumda, Tanrı nın var olduunu veya var olmadıını gösteren delillerin denkletirilmesinden ziyade kuvvetinden bahsetmek daha makul olacaktır. Aksi takdirde nitelik ve nicelik kavramları birbirine karıacaktır. Çou zaman klasik teist filozof ve teologlar tarafından Tanrı ya i- nanma ile bilme veya kanıtlama arasında öyle bir ilikinin kurulduu görülmektedir. 1. Tanrı nın var olduunu ispat eden delillerin çürütülmesi, Tanrı nın var olmaklıını ortadan kaldırmaz. 2. Tanrı nın var olmadıını ispat eden delillerin çürütülmesi de, Tanrı nın var olmadıı iddiasını çürütmez. 21 Her iki ıktan da çıkartılması gereken netice, Tanrı nın kendisi hakkındaki bilgilerimizin Tanrı nın zatından çok bize ait olduudur. Dolayısıyla bu düünce agnostisizme kapı açtıı gibi agnostik-teizm veya agnostikateizme de kapı açar. Mesela Amerikalı filozof W. James, Tanrı nın var 21 Dorothee Söle, Thinking About God, SCM Press, London, 1990, s

12 Dr.Aydın IIK olup olmadıı, insan ruhunun ölümsüz olup olmadıı üzerinde ne lehte, ne de aleyhte hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Ancak biz yine de bir Tanrı olduuna ve insan ruhlarının ölümsüz olduuna inanma hakkına sahibiz. der. 22 Görüldüü üzere bizler, bir eye inanma veya inanmama hakkına sahibiz fakat bizzat inancın kendisinin ne anlama geldii ve Russell ın inançla neyi kastettii sorusunun burada cevaplanması gerekmektedir. nanç kavramı hakkında felsefe literatüründe çeitli görüler ve spekülasyonlar vardır. Bu görüleri sınıf1andırdıımızda genel hatlarıyla üç türlü yaklaımın olduu görülür: 1. Hakkında tersi kanıtlar olduu halde inanma. 2. Kanıta veya kanıtlara ramen deil, ortada kanıt olmadıı halde i- nanma. 3. Kanıt olmadıı halde inanma deil, bizzat kanıta dayanarak inanma. 23 Bu görü ve kabullerden üçüncüsü yöntem olarak dierlerinden farklıdır, çünkü biz bilginin veya deneyin geniletilmesini istiyorsak ve neyin doru, neyin yanlı; neyin kabul edilebilir, neyin kabul edilemez olduunu tespit için üçüncü yöntemi kabul etmek zorunda kalırız. Russell a göre, en sade biçimiyle bilgi: doru inançların bir alt sınıfı/sub-class veya sınıflanmasından ibarettir. 24 O halde, cevaplandırılması gereken soru, Russell ın inançtan ne anladııdır. Russell, inanç kelimesinden en genel manada zihin ve bedenin her ikisinin durumunu anladıını ifade eder. Bu yüzden de inanç ona göre, hayvanlar ve insanların ortak özelliidir. Mesela, benim istasyona bir tren bulma umuduyla gitmem, yani benim bu durumum veya eylemim bir inançtır. Tasvip, beklemek, hatırlama çeidinden bedendeki bir takım kımıltıların hepsi bir inanı türüdür. Böylece inanıların daha düünme ve dil öncesinde bir varlıı vardır. 22 Samuel Enoch Stumpf, Philosophy: History & Problems, Fifth Edition, McGraw-Hill, New York, 1994, s John Herman Randall-Jr. Justus Buchler, Felsefeye Giri, çev. Ahmet Arslan,Ege Üniversitesi Yay., zmir, 1989, s Russell, Human Knowledge Its Scope and Limits, s

13 Russell ın Din Felsefesinde nanç Sorununa Epistemolojik Bir Yaklaım Russell a göre, kelimeler inanıı saptayıp bakalarına bildirmeye yarayan araçlardır. Mesela bak bir tilki var dediimizde, eer biz onun tilki olduunu hissediyorsak bu bir inançtır. 25 Mesela, burnumuza yanık kokusu geldiinde, bir eyin yanmakta olduuna inanıp bedenimizle ona göre tavır sergileriz. Bu da bir inançtır. 26 Russell a göre, insan inançlarını kelimelerle dılatırma alıkanlıındadır. Dile getirilmemi inanılar ise, en kaba ve en kolay anlaılan inançlardır. in içine biraz incelik karıırsa, inanıların dilsel biçimlere dökülmesi gerekecektir. 27 Bu yüzden de inanıları sıkı sıkıya ilikili oldukları dilsel biçimlerden ayrı tutmak neredeyse, imkânsızdır. 28 Russell, inanç ve dil arasında kurduu iliki balamında, kullandıımız kelimelerin kesinlikle nesnenin özü olmadıını iddia eder ve kelimelerin insan psikolojisini, isteklerini, kısacası inançlarını yansıttıını belirtir. Russell, inançların o kadar karmaık bir yapısı olmadıını düünmektedir. O, inançla, hayvanların davranılarında da görünen ve düünme öncesi olabilen bazı eyleri kastettiini ifade eder. Yukarıda da deindiimiz üzere Russell, inanç teriminden zihin veya bedenin her ikisinin durumunun kesin bir türünü anladıını belirtir. 29 nanç noktasında insan ile hayvan arsındaki fark hayvanın önceyi ve sonrayı ayırt edememesi, yani Russell ın hafızasal inanç dedii eye sahip olmamasıdır. 30 nancın en önemli özellii, onun dısal bir referansa bavurmasıdır. Mesela sen bir arabanın geldiine inanıyorsan, senin bu inanıın kasların kesin bir hareketini, duyu organlarını, duygularını bununla birlikte sendeki çeitli imajları içerecektir. Kısacası inanç, Russell perspektifinden organizmanın durumsal toplamıdır. Dolayısıyla bir hayvan veya küçük bir çocuk da eylemler serisiyle inanı sergileyebilir. Fakat insan, konumanın ve kümülatif reaksiyon pratiinin bir sonucu olarak, az veya çok statik artlarda da inanı ortaya koyabilmektedir. Yani insan önceden hafızasında bulu- 25 Russell, a.g.e., s Russell, a.g.e., s Russell, a.g.e., s Russell, a.g.e., s Russell, a.g.e., s Russell, a.g.e., s

14 Dr.Aydın IIK nanlarla dıarıdan bir uyarıcı olmaksızın etkin bir inanı sergileyebilmektedir. te bu durumuyla, yani hafıza yönüyle, insan dier varlıklardan faklıdır. 31 Russell için inanç kavramı, zihnin analizi konusunda da merkezi ö- nemi haizdir. nançlar doru veya yanlı olabilir ve yanlı inançlar da doru inançlar kadar güçlü savunulabilir. Bu yüzden de doru inançları yanlılarından ayırt etmek zor bir sorundur. nançlar olmasaydı yanlı da olmazdı; doruluun yanlılıkla balılaık olmasından dolayı doruluk da olmazdı. Özdekten oluan bir dünyada, inanç ve yargılar bulunamayacaına göre doru ve yanlı da bulunmazdı. Bu düüncelerden hareketle zihinlerin doruluu veya yanlılıı yaratmadıı, onların ancak inançları ortaya koydukları söylenebilir. Fakat inançlar bir kez yaratıldıklarında, zihinler onları ne doru, ne de yanlı yapabilirler. Zira inançlar var oluları bakımından zihne balıdır, fakat dorulukları bakımından zihne balı deildirler. 32 Dolayısıyla inancın doruluu veya yanlılıı zihinden çok inancın nesnesi veya nesnelerini ilgilendiren bir eydir. 33 Russell a göre, inanç meselesini karmaık hale getiren ve felsefe de dâhil birçok alanda tartımalı kılan, inanılan ey ile inanç arasındaki ayırımdır. Çünkü bir organizma hareketi olarak inanı durumu çou zaman bulanıktır. 34 Doru veya yanlı olabilen inancın (ki bu doruluk ve yanlılık inanç ve inanç nesnesi arasındaki uygunluktan çıkarılmaktadır) inançnesnesiyle ilikisini Russell u ekilde analiz etmeye çalıır: 1. nanç, bir anlamda karakterize edilen, böylece de doru veya yanlı olabilen eydir. Mesela, siz bir atın mutlaka yarıı kazanacaına inanabilirsiniz, fakat yarı zamanı geldiinde, o at yarıı ya kazanır, ya da kaybeder. Kısacası inancınız sonuca göre doru veya yanlı olur. nancı doru veya yanlı yapan ey sadece olay dır Russell, a.g.e., s Russell, Felsefe Sorunları, s Russell, The Analysis of Mind, George Allen-Unwin Ltd., 9. Impression, London, 1968, s Russell, Human Knowledge, s Russell, The Analysis of Mind, s

15 Russell ın Din Felsefesinde nanç Sorununa Epistemolojik Bir Yaklaım 2. nanma ile inandıımız eyi birbirinden ayırmalıyız. Ben, Kolomb un Atlantik i geçtiine inanabilirim veya iki ve ikinin dört etti- ine de inanabilirim. Fakat inanılan eyden baımsız, deimez bir karakter vardır; o da, inancın kendisidir nanılan ey ve inanç her ikisi de inanan kiide o andaki olayı içerir. Mesela, ben Sezar ın Rubicon u geçtiine inanıyorum. Benim bu inancım, yıllar önce olmu olan bir olay hakkındadır. Bu olayı ben ne gördüm, ne de hatırlıyorum. Bu olay, yani inandıım ey olduunda, olan eyin kendisi zihnimde deildir. Dolayısıyla benim inandıım eyin imdi olan bir olay olduunu söylemek doru olmaz. Bununla birlikte benim inandıım eyin, imdi zihnimde mevcut bulunan bazı tarihsel aktarımlardan ibaret olduu söylenebilir. 37 Görüldüü üzere Russell, inancı doru veya yanlı yapanın nesnelkarılık veya objeye uygunluk olduunu iddia etmektedir. O, bu uygunlu- un inancın dıarıdaki görünümü, inanma sürecinin ötesinde ve dı dünyadaki bir olay olduunda ısrarcıdır. 4. nanç içerii ile inancın nesnel karılıı arasında bazen büyük bir uçurum vardır. Mesela; Sezar Rubicon u geçti cümlesine inandıımızda, inanma içerii Sezar Rubicon u geçti cümlesine, yani baka bir deyile inanma sürecine yapıık bir eydir. nanmanın nesnel karılıı ise benim dorudan doruya duyulamadıım, benden yüzyıllar önce olmu olan bir olaydır. Kısacası inancın nesnel karılıı, olayla ilgilidir. nanç içeriklerinin hepsi veya bir kısmı nesnel karılık neticesinde anlam kazanırlar. 38 Russell, böyle bir inanç teorisiyle çeitli inanç türlerini de ortaya çıkarmı olduuna inanır. Bunlar; hafızasal-inanç, beklentisel-inanç ve çıplak-kabuldür. Russell a göre, bunların her biri inanç türü olup, karmaık duyumlara veya kesin bir hissedie dayanır Russell, a.g.e., s Russell, a.g.e., s Russell, The Analysis of Mind, s Russell, a.g.e, s

16 Dr.Aydın IIK Russell, bu türlerin dıında -salamca inandıım ey, ne bilgi, ne de yanlı ise buna ve bunun gibi duraksayarak inandıım ey gibi- baka bazı inançların da olabileceini kabul eder. Russell ın bu inanç türüne de olasılıklı sanı dedii görülür. 40 Russell epistemolojisi örgüsü içinde inanç kavramını kuramsal olarak inceledikten sonra, inançların pratik yönünün de tahlil edilmesi gerektii kanaatindeyiz. Böylesi popüler bir konunun dar tutulması amacıyla aaıdaki iki soru üzerinde durulacaktır. 1. nançlar, eylemlerimizin nedeni olarak ne ölçüde etkindirler? 2. nançlar ne ölçüde mantıksal açıdan yeterli delillerden kaynaklanırlar veya kaynaklanabilirler? Russell, birinci soruyu kuramsal olarak deil, bir insanın sıradan ya- adıklarını ele alarak tartıır. Ona göre, günlük yaamımızda eylemlerimizi bir inancın etkisinden daha çok alıkanlık nedeniyle yaparız. Geçmite bu alıkanlıkların edildii bir dönem vardır. Eer bir iyerinde çalııyorsak, günlük davranılarımızın büyük bir kısmını alıkanlıklarımızın igal ettii açıktır. Ama yine de en azından iyerinin seçiminde inancın bir etkisi oldu- u söylenebilir. Mesela, kii vaktiyle o i yerinin teklif ettii iin, bulabilecei en iyi i olduunu düünmü olabilir. Bu nedenle de, bu seçimin yol açtıı her eyde bir bakıma inancın da payı vardır denilebilir. Ama eylemlerimizin çou Russell a göre inançlardan ziyade alıkanlıklara dayanırlar. Bu alıkanlıklar, onların doru olduklarına dair bilinçli bir inanç nedeniyle deil, bir köpein arka ayakları üzerinde durarak yiyecek istemeyi örenmesi gibi öretmeni honut kılmak için gençlikte edinilmi olan davranıladır. Demek oluyor ki inançlar, eylemlerimizin yalnızca ufak bir bölümünden dorudan sorumlu olsalar da, sorumlu oldukları eylemler en önemli olan ve yaamımızın genel yapısını belirleyen eylemler arasında yer alırlar. Mesela Russell, siyasal ve dinsel eylemlerimizin özellikle inançlarımızla balantılı olduunu düünür Russell, Felsefe Sorunları, s Bertrand Russell, Sorgulayan Denemeler, çev. Nermin Arık, TÜBTAK Yay., 4. Baskı, Ankara, 1996, s

17 Russell ın Din Felsefesinde nanç Sorununa Epistemolojik Bir Yaklaım Russell a göre, ikinci soru iki yönlüdür: a) nançlar gerçekten ne ölçüde kanıtlara dayanır? b) Öyle olmaları ne ölçüde olanaklı veya arzu edilen bir eydir. a) nançların kanıtlara dayanma oranı onlara inananların sandıklarından çok daha düüktür. Mesela, oldukça rasyonel bir eylem ele alalım: Zengin bir iadamının parasal yatırımı gibi. yice bakıldıında i adamının para konusundaki kararlarının hiç de rasyonel temellere dayanmadıı görülür. Genellikle onun paranın ini çıkıındaki düüncesi politik ve duygusal vb. birçok etmene balıdır. Kısacası rasyonel kabul edilen birçok davranı veya karar iyice incelendiinde psikolojik bir etmenle ilikilendirilebilir. Russel, bunları söylemekle birlikte insan davranıını indirgemeci bir yaklaımla tek bir psiik etmene indirgeyen ve inancı rasyonalize etmeye çalıan Freudcu anlayıı da iddetle eletirir. Onlara göre, bilinçaltının rasyonalize edilmesi ile rasyonel eylem ortaya konulmaktadır; fakat Russell, bunu kabul etmedii gibi, Freudcuların tam tersi olarak insanın irrasyonel olarak kabul edilen yönünün bilinçli, rasyonel yönünün ise bilinç dıı olduunu savunur. b) nsanların eylemleri, ne ölçüde rasyonel olabilir veya olmalıdır? Russell a göre, olmalı mı sorusu ele alındıında, öyle bir sonuç çıkar: Bana göre, rasyonalizmin uygulama alanını belirleyen kesin sınırlar vardır; yaamın en önemli bölümlerinden bazıları mantıın ie karımasıyla mahvolur. Russell bu konu için, Leibniz in evlenme meselesini aktarır. Evlenme teklifinden sonra düünme fırsatı verilen Leibniz, evlenme teklifini geri alır. Russell, Leibniz in davranıını çok rasyonel bulmasına karın beenmediini belirtir. 42 Russell inançları, gündüz düleri olarak niteler. Arzulamalarımızın, inançlarımız üzerindeki etkisi herkesçe bilinen ve gözlenen bir olgudur. Ancak bu etkenin nitelii çou zaman yanlı algılanır. nançlarımızın büyük bir bölümünün bazı rasyonel temellere dayandıını, arzunun ise yalnız arada bir ie karıtıını varsaymak alıkanlık haline gelmitir. Russell a göre, yaamla ilgili inançlarımızın büyük bir bölümü arzularımızın ekillenmesinden baka bir ey deildir. Russell ın kanaati odur ki, insanların eylemleri rasyonel olabilir ama 42 Russell, a.g.e., s

18 Dr.Aydın IIK imdiye kadar insanlar tarafından kabul edilen rasyonel inançlar genelde mutsuzlukla sonuçlanmıtır. Bu yüzden Russell, insanların bir bakasının mutsuzluu peinde komak yerine, kendi mutlulukları hakkında düünmeyi örenmeleri kanaatini paylaır. Ona göre, ite bu, dünyayı cennete dönütürebilir bir inanç olacaktır. 43 Russell, din için önemli bir unsur olan inanmanın, dinin yararı ve zararı noktasında iyi tespit edilmesi gerektii kanaatindedir. Ona göre, inanmanın hiç de algılandıı gibi bir fazlalıının olmadıı açıktır: Edindiim tecrübeler ve gözlemlerim sonucunda inananların, inanmayanlara nazaran genellikle daha mutlu veya daha mutsuz olduunu görmedim. Yani inanmak insanları daha mutlu kılmıyor. Aynı ekilde inanmamakta insanları mutsuz kılmıyor. Bana göre, esas ve önemli olan erdemler, iyi kalplilik ve zekâdır. nanç vb. deildir. Böyle olmasına ramen zekâ, her türlü inançla engellenir; iyi kalplilik ise günah ve ceza duygusuyla körleir. 44 Buradan da anlaılıyor ki Russell, dinin bir unsuru olan inanmanın öyle algılandıı gibi bir fazlalıının olmadıını, aksine birçok olumsuzluu (zekânın engellenmesi vb.) içerisinde barındırdıını düünmektedir. Russell a göre, dinler inanma ile mantık arasında yeterli derecede bir iliki kuramadıklarından, insanlık tarihi içerisinde birçok kötülüün kayna- ı durumundadırlar. O, inanç ve mantıa uygunluk arasında bir baıntının gerekliliine inanmaktadır; bu uygunluk inancın mantıa veya olguya uygunluudur. Hâlbuki böyle bir durum dini inançlarda sadece iyi niyet belirtisi olarak kalmakta ve gerçekte kendine yer bulamamaktadır. Ona göre, insan, din olsun veya baka bir ey olsun, mantıa uymayan düüncelerle savamalı ve onların etkisi altına girmemelidir. 45 Mesela; konuurken kötü sözler kullanan bir adam, kullanmayandan mantıa göre, daha kötü bir kimse deildir. Ne var ki, herkes bir ermii hayalinde canlandırmaya çalı- ırken onun hiçbir zaman sövmemi olduunu düünür. Mantık ııı altında 43 Russell, a.g.e., s Russell, a.g.e., s Russell, Mutluluk Yolu, Çev. Nurettin Özyürek, Varlık Yay., 7. Baskı, stanbul, 1992, s

19 Russell ın Din Felsefesinde nanç Sorununa Epistemolojik Bir Yaklaım bakılacak olursa bunun saçmalıı açıktır. 46 Kısacası Russell, genel manada dini inançların olumsuz olarak deerlendirilmesi kanaatindedir ve ona göre, bu durumun sebebi bizzat dini inancın kendi yapısından kaynaklanmaktadır. Sonuç olarak Russell, dini inancın çou zaman önemli hiçbir faydasının olmadıını ve her türlü dinsel inancın giderek yok olmasını ümit ettiini dile getirerek unları ifade eder: Dinsel inancın, sonuçta yarar saladıına inanmıyorum. Bazı zamanlarda ve bazı durumlarda bir takım yararlı etkiler yaptıını kabul etmekle beraber, (dinin) insan aklının bebeklik dönemine, imdi geride bırakmaya baladıımız bir evresine ait olduu kanısındayım. 47 nsanlar inançları uruna kendi kendilerine ikence etmeye baladımı, aynı inançlar adına bakalarına da zulüm ve ikence yapma hakkını bulurlar. Bu ise insanlık adına ne korkunç bir durumdur 48 Görüldüü üzere Russell, epistemolojik düzlemde agnostik olduunu iddia etmesine ramen pratikte ateist gibi hareket etmektedir. Mesela Russell, epistemolojik düzlemde iyinin kötünün yani deerler alanının bilinemeyeceini söylemesine karın, dini inançların kötülüünden bahsetmekte, dolayısıyla da duygusal bir yaklaım sergilemektedir. Dini inanca karı böylesi bir tavır alı onun teorik epistemolojik tutumunun pratie yansımadıını göstermektedir. O, epistemolojisini en azından bir yönüyle duyuverisine dayandırarak dısal bir metodoloji kullandıını, bu metodolojinin de bilimsel bir tavır olduunu iddia etmektedir. Kanaatimizce Russell, dinsel inanç meselesinde sadece dısal bir zeminden hareket etmemekte, duygunun duyguyla mücadelesini bireysel tecrübesinin psikolojik yansımaları olarak bizlere aktarmaktadır. Mesela kötü bir dil alıkanlıı olarak gördüü Tanrı ve dini inançlar, doruluu veya yanlılıı ortaya konulamayacak eylerse, neden kendisi bu inançları eletirmek için eletirdii dili kullanma gereini duymaktadır? Kısacası Russell, bilgi felsefesi balamında inanc ı 46 Russell, a.g.e., s Russell, Sorgulayan Denemeler, s. 164, Russell, Dünyamızın Sorunları, Çev. S. Eyüpolu- V. Günyol, Can Yay., 2. Baskı, stanbul, 1963, s

20 Dr.Aydın IIK tahlil ederken agnostik bir tavır takınmakta, fakat pratie bu agnostik anlayıını taıyamamakta, sosyolojik ve ahlaki alanda inanç hakkında konu- urken tam anlamıyla bir ateist gibi davranmaktadır. 20

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar

BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar Sürüm 1.0 21 Ekim 2004 Dr. Yaman AKDENIZ * akdeniz@bilgiedinmehakki.org Bilgiedinmehakki.org

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM

BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM Dr. Ayhan HELVACI *1924-2004 Musiki Muallim Mektebinden Günümüze Müzik

Detaylı

BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI

BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI Belediyelerin görevlerini etkin ve verimli bir ekilde yerine getirebilmeleri için ihtiyaç duydukları optimal (ihtiyaçtan ne fazla ne de az) kadronun nicelik ve

Detaylı

TÜLN OTBÇER. Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır.

TÜLN OTBÇER. Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır. TÜLN OTBÇER Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır. Ankara Hacettepe Üniversitesi Mayıs, 2004 ! - " $ - "%%&%$ - "%' $ - "(%' $ - "( ) (* $+,( $ - ") (',( $ - "- %./$ 0 1*&/1(2, %("%. 3/1(4""3%(/1-( /32 $$

Detaylı

OTSTK ÇOCUKLARIN ALELERNE YÖNELK GRUP REHBERL NN ANNE BABALARIN DEPRESYON VE BENLK SAYGISINA ETKS

OTSTK ÇOCUKLARIN ALELERNE YÖNELK GRUP REHBERL NN ANNE BABALARIN DEPRESYON VE BENLK SAYGISINA ETKS Bu aratırma 2005 yılında 1. Uluslararası zmir Özel Eitim ve Otizm Sempozyumu'nda poster bildiri olarak sunulmutur. OTSTK ÇOCUKLARIN ALELERNE YÖNELK GRUP REHBERL NN ANNE BABALARIN DEPRESYON VE BENLK SAYGISINA

Detaylı

Çin Konferansı Panel Bölümü Notları

Çin Konferansı Panel Bölümü Notları Çin Konferansı Panel Bölümü Notları Çin Konferansı kapsamında düzenlenen Çin ve Türkiye: Yatırımda ve Dı Ticarette Sorunlar, Fırsatlar, birlikleri konulu Panel, Çin ile ilikileri olan irketlerin temsilcilerini

Detaylı

KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ

KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ YAPI Madde 1. Koç Üniversitesi Sosyal Bilimler Kulübü, kısa adıyla K.Ü.S.B., Koç Üniversitesi örenci kulüpleri tüzüüne balı ve Koç Üniversitesi örencilerinin

Detaylı

OTSTK BR OLGUNUN DUYGULARI ANLAMA VE FADE ETME BECERSNN KAZANDIRILMASINA YÖNELK DÜZENLENEN KISA SÜREL BR E TM PROGRAMININ NCELENMES

OTSTK BR OLGUNUN DUYGULARI ANLAMA VE FADE ETME BECERSNN KAZANDIRILMASINA YÖNELK DÜZENLENEN KISA SÜREL BR E TM PROGRAMININ NCELENMES Bu aratırma 005 yılında 1. Uluslararası zmir Özel Eitim ve Otizm Sempozyumu'nda poster bildiri olarak sunulmutur. OTSTK BR OLGUNUN DUYGULARI ANLAMA VE FADE ETME BECERSNN KAZANDIRILMASINA YÖNELK DÜZENLENEN

Detaylı

03. En Muhtemel Sayı (EMS) Yöntemi (5 li EMS) 03.01. EMS Yönteminde Dilüsyon Kavramı

03. En Muhtemel Sayı (EMS) Yöntemi (5 li EMS) 03.01. EMS Yönteminde Dilüsyon Kavramı 03. En Muhtemel Sayı (EMS) Yöntemi (5 li EMS) En muhtemel sayı yöntemi, tüp dilüsyon yönteminin gelitirilmi eklidir. Bu yöntemde, materyalden FTS ile standart 1 : 9 oranında dilüsyon yapılır. Dilüsyonlardan

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Davranış Bilimleri I. Fizyobiyolojik Sistem A Biyolojik Yaklaşım II. Psikolojik Sistem B. Davranışçı Yaklaşım C. Gestalt

Detaylı

EL PARMAKLARINA DEERLER VEREREK KOLAY YOLDAN ÇARPMA ÖRETM YÖNTEMYLE ZHN ENGELL ÖRENCLERE ÇARPIM TABLOSU ÖRETM UYGULAMASI

EL PARMAKLARINA DEERLER VEREREK KOLAY YOLDAN ÇARPMA ÖRETM YÖNTEMYLE ZHN ENGELL ÖRENCLERE ÇARPIM TABLOSU ÖRETM UYGULAMASI Bu aratırma 2005 yılında 1. Uluslararası zmir Özel Eitim ve Otizm Sempozyumu'nda poster bildiri olarak sunulmutur. EL PARMAKLARINA DEERLER VEREREK KOLAY YOLDAN ÇARPMA ÖRETM YÖNTEMYLE ZHN ENGELL ÖRENCLERE

Detaylı

Dexter Filkins (2008). The Forever War, New York: Vintage Books. Ahmet Hakan ÖZKAN *

Dexter Filkins (2008). The Forever War, New York: Vintage Books. Ahmet Hakan ÖZKAN * Dexter Filkins (2008). The Forever War, New York: Vintage Books. Ahmet Hakan ÖZKAN * Dexter Filkins tarafından yazılmı olan The Forever War isimli kitap, orijinal dili olan ngilizce versiyonu ile incelenmitir.

Detaylı

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 42 ST, 08. 08. 2006 YEN KURUMLAR VERGS KANUNU NDA ÖRTÜLÜ SERMAYE

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 42 ST, 08. 08. 2006 YEN KURUMLAR VERGS KANUNU NDA ÖRTÜLÜ SERMAYE SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 42 ST, 08. 08. 2006 çindekiler: Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu nda örtülü sermaye YEN KURUMLAR VERGS KANUNU NDA ÖRTÜLÜ SERMAYE Bilindii üzere, 21.06.2006 tarihli Resmi Gazete de

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

OTSTK ÇOCUKLARDA TEACCH PROGRAMININ GELMSEL DÜZEYE ETKS: OLGU SUNUMU

OTSTK ÇOCUKLARDA TEACCH PROGRAMININ GELMSEL DÜZEYE ETKS: OLGU SUNUMU Bu aratırma 2005 yılında 1. Uluslararası zmir Özel Eitim ve Otizm Sempozyumu'nda poster bildiri olarak sunulmutur. OTSTK ÇOCUKLARDA TEACCH PROGRAMININ GELMSEL DÜZEYE ETKS: OLGU SUNUMU Psk. Deniz VARIR

Detaylı

FRANSA DA OKULA GTME

FRANSA DA OKULA GTME Turc FRANSA DA OKULA GTME Fransa ya yeni gelen örencileri ve aileleri aırlama belgesi BU BELGE SORULARINIZI CEVAPLIYOR Çocuumu ilkokula, ortaokula veya liseye nasıl yazdırırım? Çocuum henüz fransızca konumuyor.

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

Bizi biz yapan degerli ogretmenlerimizin onunde saygiyla egiliyoruz...

Bizi biz yapan degerli ogretmenlerimizin onunde saygiyla egiliyoruz... Balikesir Kepsut 'tan Sevgili Fatih ogretmenimizin yazisini ogretmenlerimize, ozellikle de YIBOlarda gorev yapan ogretmenlerimize, yoneticilerimize armagan ediyor, ogretmenler gununuzu kutluyoruz... YIBOda

Detaylı

Nazlı Yürekler için!lk Adımım

Nazlı Yürekler için!lk Adımım Bu akşam Boğaziçi Üniversitesinden ilk projesine katılan Merve yazmış, Nazlı Yüreklere İlk Adim... Gönüllüler nasıl anlatılır... Gönüllülerin çocuklara sevgisi... Ve onların çocuklara ulaşma gayretleri...

Detaylı

1-Zihinsel kazanýmlar 2-Duyuþsal kazanýmlar 3-Bedensel kazanýmlar

1-Zihinsel kazanýmlar 2-Duyuþsal kazanýmlar 3-Bedensel kazanýmlar ÖÐRENME Öðrenme, bireyin çevresi ile etkileþimi sonucu kalýcý olan davranýþ kazanmasýdýr. Öðrenme planlý ve düzenli etkileþim sonucu olur. Eðitimde hedef, toplumun geliþimine katký saðlayacak bireyi geliþtirmektir.

Detaylı

MUSK MUALLM MEKTEBNDEN GÜNÜMÜZE MÜZK ÖRETMEN YETTRME PROGRAMLARINDAK YAYLI ÇALGI ÖRETMNE LKN SINAMA-ÖLÇME-DEERLENDRME DURUMLARININ NCELENMES

MUSK MUALLM MEKTEBNDEN GÜNÜMÜZE MÜZK ÖRETMEN YETTRME PROGRAMLARINDAK YAYLI ÇALGI ÖRETMNE LKN SINAMA-ÖLÇME-DEERLENDRME DURUMLARININ NCELENMES MUSK MUALLM MEKTEBNDEN GÜNÜMÜZE MÜZK ÖRETMEN YETTRME PROGRAMLARINDAK YAYLI ÇALGI ÖRETMNE LKN SINAMA-ÖLÇME-DEERLENDRME DURUMLARININ NCELENMES 1. GR Yrd.Doç.Dr.Cansevil TEB *1924-2004 Musiki Muallim Mektebinden

Detaylı

BÜLTEN. KONU: Mükelleflerin zahat (Özelge) Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelik Yayınlanmıtır.

BÜLTEN. KONU: Mükelleflerin zahat (Özelge) Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelik Yayınlanmıtır. Kültür Mah. 1375 Sk. No:25 Cumhuruiyet hanı K:5 35210 Alsancak - zmir-turkey Tel : + 90 232 464 16 16.. Fax: + 90 232 421 71 92. e-mail : info@psdisticaret.com..tr BÜLTEN SAYI :2010-044 Tarih: 31.08.2010

Detaylı

GÜNCEL GELMELER IIINDA LKÖRETM: MATEMATK-FEN-TEKNOLOJ-YÖNETM

GÜNCEL GELMELER IIINDA LKÖRETM: MATEMATK-FEN-TEKNOLOJ-YÖNETM KTAP NCELEMES GÜNCEL GELMELER IIINDA LKÖRETM: MATEMATK-FEN-TEKNOLOJ-YÖNETM Editörler: Arif Altun ve Sinan Olkun Orhan KARAMUSTAFAOLU Yrd.Doç.Dr., Amasya Üniversitesi, Eitim Fakültesi, Dekan Yrd., AMASYA

Detaylı

METİNLERİ SINIFLANDIRILMASI

METİNLERİ SINIFLANDIRILMASI Türk ve dünya edebiyatında ortaya konan eserler, amaçları ve içerikleri açısından farklı özellikler taşırlar. Bu eserler genel olarak üç ana başlıkta toplanır. Ancak son dönemde bu sınıflandırmaların sınırları

Detaylı

a b e f g h i SHOG NED R?

a b e f g h i SHOG NED R? 9 8 7 6 5 4 3 2 1 a b c d e f g h i SHOG NEDR? SHOG, Japonya da yaklaık 20 milyon kiinin oynadıı bir oyundur. Hedefleri, karı tarafın ah ını tuzaa düürmek olan iki oyuncu arasında oynanan bir zihinsel

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Taıt alımlarının ette tüketim endeksi kapsamında izlenmesi hakkında bilgi notu

Taıt alımlarının ette tüketim endeksi kapsamında izlenmesi hakkında bilgi notu Taıt alımlarının ette tüketim endeksi kapsamında izlenmesi hakkında bilgi notu ette tüketim endeksi, ekonomideki tüketim eilimlerini kartla yapılan tüketimi baz alarak incelemektedir. Bu nedenle, endeks

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

GYLEBLR SANAT BALAMINDA GELENEKSELDEN GÜNCELE SHIBORI TEKN UYGULAMALARI

GYLEBLR SANAT BALAMINDA GELENEKSELDEN GÜNCELE SHIBORI TEKN UYGULAMALARI T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNVERSTES GÜZEL SANATLAR FAKÜLTES TEKSTL BÖLÜMÜ TEKSTL ANASANAT DALI LSANS TEZ GYLEBLR SANAT BALAMINDA GELENEKSELDEN GÜNCELE SHIBORI TEKN UYGULAMALARI Gül Menet KIRMIZI Danıman Yard. Doç.

Detaylı

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10. ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Laboratuvara Giriş Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.2013) Derslik B301 1 BİLGİ EDİNME İHTİYACI:

Detaylı

MÜZK ETM YÖNETM ve DEERLENDRME LKLER *

MÜZK ETM YÖNETM ve DEERLENDRME LKLER * MÜZK ETM YÖNETM ve DEERLENDRME LKLER * Prof. Dr. lknur OKATAN *1924-2004 Musiki Muallim Mektebinden Günümüze Müzik Öretmeni Yetitirme Sempozyumu Bildirisi SDÜ, 7-10 Nisan 2004, Isparta Sunu Sayın Bakan

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

Durum böyle olmakla birlikte, özet çeviri metninin okuyucuların gerçekten yararlanabilecekleri i levsel bir doküman oldu u ku kusuzdur.

Durum böyle olmakla birlikte, özet çeviri metninin okuyucuların gerçekten yararlanabilecekleri i levsel bir doküman oldu u ku kusuzdur. AVUSTRALYA NIN YEN GÜNEY GALLER EYALET SAYITAYI PERFORMANS DENETM RAPORU Yıllık Raporlardan Hareketle Performansın Deerlendirilmesi: Sekiz Kuruluun Yıllık Raporlarının ncelenmesi (Özet Çeviri) Sacit Yörüker

Detaylı

LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR

LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR LKS* THE ASSOCIATION BETWEEN GENERAL TARGETS AND GOALS/ACQUISITIONS IN TURKISH LANGUAGE PROGRAM Erhan DURUKAN**

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu

Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu Sayfa No: 1 Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu Sayfa No: 2 Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi

Detaylı

Avrupa da Uyuturucu imdi Her Zamankinden Daha Ucuz

Avrupa da Uyuturucu imdi Her Zamankinden Daha Ucuz 2006 YILLIK RAPORU: UYUTURUCU FYATLARINDA DÜÜ, YAKALAMALARDA ARTI Avrupa da Uyuturucu imdi Her Zamankinden Daha Ucuz (23.11.2006, LZBON) Avrupa Uyuturucu ve Uyuturucu Baımlıı zleme Merkezi (EMCDDA), bugün

Detaylı

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler İçindekiler xiii Önsöz ı BİRİNCİ KISIM Sofistler 3 1 Giriş 6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler 17 K a y n a k la r 17 Sofistlerin G enel Ö zellikleri

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ ÇİÇEK GRUBU EYLÜL AYI BÜLTENİ

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ ÇİÇEK GRUBU EYLÜL AYI BÜLTENİ 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ ÇİÇEK GRUBU EYLÜL AYI BÜLTENİ OKULUM VE ARKADAŞLARIM BEN KİMİM? Okulunu tanıma Okulunun ismini söyleme Öğretmen ve arkadaşlarını tanıma Okulda çalışanları gözlemleme Sınıfını

Detaylı

Yöntem Ara tırma Modeli Evren ve Örneklem Veri Toplama Aracı Verilerin Analizi Bulgular

Yöntem Ara tırma Modeli Evren ve Örneklem Veri Toplama Aracı Verilerin Analizi Bulgular Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Cilt: 8 Sayı: 38 Volume: 8 Issue: 38 Haziran 2015 June 2015 www.sosyalarastirmalar.com Issn: 1307-9581 ÖRETMENLK UYGULAMASI

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi. Dil Bilgisi. SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi. Dil Bilgisi. SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15 ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1 Anlam Bilgisi SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15 CÜMLE ANLAMI...16 Öznel ve Nesnel Anlatým...16 Neden - Sonuç Ýliþkisi...16 Amaç - Sonuç Ýliþkisi...16 Koþula

Detaylı

1. Bütün Organizasyonlar için Risk De erlendirme ablonu... 2. Bütün Organizasyonlar için Yangın Riski De erlendirme ablonu...

1. Bütün Organizasyonlar için Risk De erlendirme ablonu... 2. Bütün Organizasyonlar için Yangın Riski De erlendirme ablonu... 1. Bütün Organizasyonlar için Risk Deerlendirme ablonu... 2. Bütün Organizasyonlar için Yangın Riski Deerlendirme ablonu... 3. Sıcak ler zin ablonu... 4. Organizatörler için Mekan Hakkında Soru Formu...

Detaylı

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ Adı ve Soyadı : Cengiz ALYILMAZ : Prof. Dr. Bölüm/ Anabilim Dalı : Türkçe Eğitimi Bölümü Doğum Tarihi : 11.4.1966 Doğum Yeri : Kars Çalışma Konusu : Eski Türk Dili, Türkçe Eğitimi,

Detaylı

ALTERNATF BR ENERJ KAYNAI ÜRETELM

ALTERNATF BR ENERJ KAYNAI ÜRETELM ALTERNATF BR ENERJ KAYNAI ÜRETELM Hazırlayanlar Cannur KURUOLU 6B Pırıl ALP 6B Danıman Öretmen Demet EROL 2011 ÇNDEKLER Projenin Amacı.....1 Projenin Hedefi.1 Proje çalımaları sırasında gerçekletirilen

Detaylı

DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ

DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ Dikkat, * *Dikkati konu üzerinde toplamadan çalışmayı sürdürmek boşuna zaman kaybıdır. Çünkü dikkat olmadan

Detaylı

stanbul, 11 Ekim 2004 2004/1021

stanbul, 11 Ekim 2004 2004/1021 TÜRKYE SERMAYE PYASASI ARACI KURULULARI BRL Büyükdere Cad.No:173 I. Levent Plaza A-Blok Kat:4 34394 I. Levent-stanbul Tel : (212) 280 85 67 Faks : (212) 280 85 89 www.tspakb.org.tr stanbul, 11 Ekim 2004

Detaylı

Aratırma Koordinatörü: Prof. Dr. Faruk en. Hazırlayanlar: Gülay Kızılocak Cem entürk Dr. Martina Sauer

Aratırma Koordinatörü: Prof. Dr. Faruk en. Hazırlayanlar: Gülay Kızılocak Cem entürk Dr. Martina Sauer Download von www.bteu.de / Avrupali Türk Isadamlari Birligi Hannover / TAM Vakfi Yayinlari!" #"# Aratırma Koordinatörü: Prof. Dr. Faruk en Hazırlayanlar: Gülay Kızılocak Cem entürk Dr. Martina Sauer Bu

Detaylı

GÖRSEL SANATLAR DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI NIN GENEL AMAÇLARI

GÖRSEL SANATLAR DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI NIN GENEL AMAÇLARI GÖRSEL SANATLAR DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI NIN GENEL AMAÇLARI Öğretim Programı, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu nun 2. maddesinde ifade edilen Türk Millî Eğitiminin Genel Amaçları ile Türk Millî Eğitiminin

Detaylı

Bu model ile çalımayı öngören kuruluların (servis ve içerik salayıcılar),.nic.tr sistemi ile uyumlu, XML tabanlı yazılım gelitirmeleri gerekmektedir.

Bu model ile çalımayı öngören kuruluların (servis ve içerik salayıcılar),.nic.tr sistemi ile uyumlu, XML tabanlı yazılım gelitirmeleri gerekmektedir. .tr alan adlarını tescili, 1991 yılından itibaren, Türkiye'yi ilk olarak nternet'e balayan Üniversitemiz bünyesinde devam etmektedir. Bu kapsamda, bugün itibarı ile, toplam yaklaık 70,000 adet.tr uzantılı

Detaylı

SINIF ÖĞRETMENLİĞİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SINIF ÖĞRETMENLİĞİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SINIF ÖĞRETMENLİĞİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMI 1 KAVRAMLAR 2 Kavramlar, eşyaları, olayları, insanları ve düşünceleri benzerliklerine göre gruplandırdığımızda gruplara verdiğimiz adlardır. Deneyimlerimiz

Detaylı

SVAS L MERKEZNDE BULUNAN LKÖRETM ÇAINDAK ÇOCUKLARIN AIZ D SALII DURUMU VE ALIKANLIKLARININ BELRLENMES

SVAS L MERKEZNDE BULUNAN LKÖRETM ÇAINDAK ÇOCUKLARIN AIZ D SALII DURUMU VE ALIKANLIKLARININ BELRLENMES SVAS L MERKEZNDE BULUNAN LKÖRETM ÇAINDAK ÇOCUKLARIN AIZ D SALII DURUMU VE ALIKANLIKLARININ BELRLENMES DETERMINING ORAL HEALTH CONDITION AND HABITS OF PRIMARY SCHOOL STUDENTS IN CENTRAL SVAS Ör.Gör. Dr.

Detaylı

,$( -./(,$( 0$0$ 1 2 134(,$(

,$( -./(,$( 0$0$ 1 2 134(,$( !"#$ %& '()*' ' + -./( 0$0$ 1 2 134( 5(/ 4 2 " $#56L = {a n b n c n : n 0}222 #.(.)", #22(# 7# 2", #6,489: 7", #24$62.. ' # #2(; 7 #", #2, #2.24$;7" $.7 2# < #44 )" -2 # 22)#( #4# 7 #7= 8"- 2 " >"",.'#

Detaylı

AMER KA B RLE K DEVLETLER SAYI TAYI

AMER KA B RLE K DEVLETLER SAYI TAYI AMERKA BRLEK DEVLETLER SAYITAYI Yazan: Dawid M. WALKER Çeviren: Müslüm PARLAK Amerika Birleik Devletleri Sayıtayı, Birleik Devlet yönetiminin yasama bölümü içerisinde yer alan baımsız bir kurumdur. Genellikle

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

Güzellerden Güzellemeler...

Güzellerden Güzellemeler... Güzellerden Güzellemeler... Geçen hafta Tosya Y!BO ö"rencilerinin yaptıklarını anlatmı#tım, bu hafta da kolejlerde okuyan çocuklardan bir iki örnek verece"im Alev Okullarına gitmi#tim ilk dönem, Alev Okulları

Detaylı

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR 1 Aralık 2008 de hilal şeklini almış ay ile Venüs yıldızı birbirlerine o kadar yaklaştılar ki, tam bir Türk Bayrağı görüntüsü oluştu. Ay ve Venüs ün bu hali bana hemen Üsküp

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

e.t.t.e tüketim endeksi

e.t.t.e tüketim endeksi Kartlı alıverie dayalı e.t.t.e tüketim endeksi.sayı Ercan Türkan (ercan.turkan@tcmb.gov.tr) 22 Ocak 09 Özet Aralık 08 itibariyle tüketim endeksi, nominal olarak yıllık bazda yüzde 3,3 oranında artı göstermitir.

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı

Ýslâm Ahlak Teorileri (Ethical Theories in Islam)

Ýslâm Ahlak Teorileri (Ethical Theories in Islam) ve referanslar ve elbette tarihsel ve entelektüel ardalan ileri derecede önemlidir. Çünkü genelde Batýlý kavramlar, kendilerinde ne olduklarý na bakýlmaksýzýn (aslýnda akademik ve entelektüel bir soruþturmanýn

Detaylı

MATEMATK ÖRETMNDE BULMACA ETKNLNN ÖRENC BAARISINA ETKS

MATEMATK ÖRETMNDE BULMACA ETKNLNN ÖRENC BAARISINA ETKS MATEMATK ÖRETMNDE BULMACA ETKNLNN ÖRENC BAARISINA ETKS THE EFFECT OF PUZZLE EXPERINCE TO THE STUDENTS SUCCESS IN MATHS TEACHING Yrd.Doç.Dr. EMN AKKAN ÖZET Bu çalımanın amacı; bulmaca etkinliinin, ilköretim

Detaylı

Yılmaz Özakpınar İNSAN. İnanan BIr Varlık

Yılmaz Özakpınar İNSAN. İnanan BIr Varlık Yılmaz Özakpınar İNSAN İnanan BIr Varlık Yılmaz Özakpınar; 1934 te Boyabat ta doğdu. 1957 de İs tanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü n den, 1960 ta Cambridge Üniversitesi Biyoloji Fakültesi

Detaylı

! " #$$% & ' ( ) ) ' *+ + & &, ( (-,, ) &!!. ' )' - " ) & Özel Tüketim Vergisi Genel Teblii. (SeriNo: 22)

!  #$$% & ' ( ) ) ' *+ + & &, ( (-,, ) &!!. ' )' -  ) & Özel Tüketim Vergisi Genel Teblii. (SeriNo: 22) ! " #$$% & ' ( ) ) ' *+ + & &, ( (-,, ) &!!. ' )' - " ) & /!,!, Özel Tüketim Vergisi Genel Teblii (SeriNo: 22) 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ ÖRENCLERNN OKUL DENEYM I DERSNE YÖNELK LGLER VE BEKLENTLER **

GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ ÖRENCLERNN OKUL DENEYM I DERSNE YÖNELK LGLER VE BEKLENTLER ** GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ ÖRENCLERNN OKUL DENEYM I DERSNE YÖNELK LGLER VE BEKLENTLER ** Yrd.Doç.Dr. Gürsan SARAÇ * **1924-2004 Musiki Muallim Mektebinden Günümüze Müzik Öretmeni Yetitirme Sempozyumu Bildirisi

Detaylı

r i = a i + b i r m + i

r i = a i + b i r m + i Endeks Modelleri William Sharpe tarafından gelitirilen tekli endeks modeli ve onu takip eden çoklu endeks modelleri, portföyün beklenen getirisi ve riskinin hesaplanması için gereken veri sayısını ciddi

Detaylı

Şimdi Okullu Olduk İlkokul 1. Sınıf

Şimdi Okullu Olduk İlkokul 1. Sınıf Yrd. Doç. Dr. Özgül Polat Şimdi Okullu Olduk İlkokul 1. Sınıf 11 Adım ve Soyadım Eşleştirme yapalım. A Cümlelerin ilk harflerinin her zaman büyük olması gerektiğini biliyor muydunuz? e T t E l e E L L

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

2. Bölgesel Kalkınma ve Yönetiim Sempozyumu 25-26 Ekim 2007, zmir

2. Bölgesel Kalkınma ve Yönetiim Sempozyumu 25-26 Ekim 2007, zmir Türkiye de Bölgesel Kalkınmanın Aracı Olarak Kalkınma Ajansları: zmir Kalkınma Ajansı Örnei Ergüder Can zmir Kalkınma Ajansı Giri: Türkiye de dier ülkeler gibi bölgelerarası hatta bölgeler içinde kalkınma

Detaylı

BOLU ANADOLU GÜZEL SANATLAR LSES ÖRENCLERNN ÖSS VE ÖZEL YETENEK SINAVLARINA YÖNELK KAYGILARI ***

BOLU ANADOLU GÜZEL SANATLAR LSES ÖRENCLERNN ÖSS VE ÖZEL YETENEK SINAVLARINA YÖNELK KAYGILARI *** BOLU ANADOLU GÜZEL SANATLAR LSES ÖRENCLERNN ÖSS VE ÖZEL YETENEK SINAVLARINA YÖNELK KAYGILARI *** Yrd. Doç. Dr. Nilgün SAZAK* Yrd. Doç. Dr. A. Serkan ECE** ***1924-2004 Musiki Muallim Mektebinden Günümüze

Detaylı

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 43 ST, 18. 08. 2006. Yıllık alı ve satıların formlar ile bildirilmesi hakkında tebli yayımlandı.

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 43 ST, 18. 08. 2006. Yıllık alı ve satıların formlar ile bildirilmesi hakkında tebli yayımlandı. SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 43 ST, 18. 08. 2006 çindekiler: Yıllık alı ve satıların formlar ile bildirilmesi hakkında tebli yayımlandı. YILLIK ALI VE SATILARIN FORMLAR LE BLDRLMES HAKKINDA TEBL YAYIMLANDI

Detaylı

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK 5.sınıf öğrencileriyle Karşılıksız İyilik Yapmak ne demektir? sorusu üzerine sınıfta beyin

Detaylı

MAT223 AYRIK MATEMATİK

MAT223 AYRIK MATEMATİK MAT223 AYRIK MATEMATİK Çizgeler 7. Bölüm Emrah Akyar Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü, ESKİŞEHİR 2014 2015 Öğretim Yılı Çift ve Tek Dereceler Çizgeler Çift ve Tek Dereceler Soru 51 kişinin

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

!" # $%! "# $$ $! " % % # $ &&& " '( % )* " '(

! # $%! # $$ $!  % % # $ &&&  '( % )*  '( !"#$%!" #$ %!"# $$$ %% &&&"'( )*"'( $% &%'#& $ $()*+"" $%#,(-"./$ &(*(%*#0#"121"314*11"1"/5 %$#%%0#"3% )"$*#%* &"! *#&% '" #*#6)#" $**)%& "(!+##,#(#-./(01###.#/23 ",#' -(+ 4 5( ( 6)#6(-'(+#)75(#89,9(:

Detaylı

ÜNVERSTELERMZDE BAKA SORUNLAR DA VAR. Fikret enses 1

ÜNVERSTELERMZDE BAKA SORUNLAR DA VAR. Fikret enses 1 http://www.bagimsizsosyalbilimciler.org/yazilar_bsb/iktisattoplum28ocak04-senses.doc ÜNVERSTELERMZDE BAKA SORUNLAR DA VAR Fikret enses 1 Üniversitelerimize ilikin yasal düzenleme tartımaları, özellikle

Detaylı

!" # $%! "# $$ $! " % % # $ &&& " '( % )* " '(

! # $%! # $$ $!  % % # $ &&&  '( % )*  '( !"#$%!" #$ %!"# $$$ %% &&&"'( )*"'( $% &%'#& $ $()*+"" $%#,(-"./$ &(*(%*#0#"121"314*11"1"/5 %$#%%0#"3% )"$*#%* &"! *#&% '" #*#6)#" $**)%& "(!+##,#(#-./(01###.#/23 ",#' -(+ 4 5( ( 6)#6(-'(+#)75(#89,9(:

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

BKişiye özgün yaklaşım. R!NOPLAST! burun esteti"i. burun estetiği ameliyatları

BKişiye özgün yaklaşım. R!NOPLAST! burun estetii. burun estetiği ameliyatları R!NOPLAST! burun esteti"i burun estetiği ameliyatları 1 BKişiye özgün yaklaşım Burun insan yüzünün en yapısının mutlaka dikkate çarpıcı ve öne çıkan özelli!idir. alınması gerekti!ine inanırım. Burun yapısındaki

Detaylı

DİL VE ANLATIM 10. SINIFLAR ( ORTAK ) B GRUBU 20 Kasım 2014

DİL VE ANLATIM 10. SINIFLAR ( ORTAK ) B GRUBU 20 Kasım 2014 ADI : SOYADI:. SINIF : NU.:.. DİL VE ANLATIM 10. SINIFLAR ( ORTAK ) B GRUBU 20 Kasım 2014 KAHTA FEN LİSESİ 2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM I. YAZILI PUAN. 1. Soru 2. Soru 3. Soru 4. Soru 5. Soru

Detaylı

Andrew Abbott, Bölüm ve Disiplin: 100. Yılında Şikago Okulu, İstanbul: Küre Yayınları, 2014, 333 Sayfa, ISBN : 9786055383442

Andrew Abbott, Bölüm ve Disiplin: 100. Yılında Şikago Okulu, İstanbul: Küre Yayınları, 2014, 333 Sayfa, ISBN : 9786055383442 Bilge Strateji, Cilt 7, Sayı 13, Güz 2015, ss.163-167 Andrew Abbott, Bölüm ve Disiplin: 100. Yılında Şikago Okulu, İstanbul: Küre Yayınları, 2014, 333 Sayfa, ISBN : 9786055383442 Coşkun GÜLLÜ* Andrew Abbott

Detaylı

ÇİÇEK GRUBU 2013-2014 EĞİTİM DÖNEMİ EKİM AYI BÜLTENİ 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI DÜNYA HAYVANLAR GÜNÜ DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ DÜNYA EL YIKAMA GÜNÜ KULELER Atatürk ün hayatını öğrenme Atatürk ün ülkemize kazandırdıkları

Detaylı

Program. AÇILIŞ 15 EKİM 2014 10:00-12:00 İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu

Program. AÇILIŞ 15 EKİM 2014 10:00-12:00 İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu Program AÇILIŞ 15 EKİM 2014 10:00-12:00 İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu TEBLİĞLER 15-17 EKİM 2014 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Konferans Salonları KAPANIŞ OTURUMU 17 Ekim

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

! " #$! "# $$ $! " % % # $ &&& " '( % )* " '(

!  #$! # $$ $!  % % # $ &&&  '( % )*  '( !"#$!" #$ %!"# $$$ %% &&&"'( )*"'( $% &%'#& $ $()*+"" $%#,(-"./$ &(*(%*#0#"121"314*11"1"/5 %$#%%0#"3% )"$*#%! *#&% '" #*#6)#" $**)%& "(!+ ##,#(#-.,/0 12#)34 5( 6 7###0# 5 89 ",#' -(+ : ;(

Detaylı

ZAMBAK 7.Sınıf Din Kültürü Konu Başlıkları

ZAMBAK 7.Sınıf Din Kültürü Konu Başlıkları ZAMBAK 7.Sınıf Din Kültürü Varlıklar Âlemi Meleklere İman Kur an a Göre Cin ve Şeytan ÜNİTE 1 Şeytanın Kötülüğünden Korunma Konusunda Kur an ın Öğütleri Toplumda Yaygın Olan Bazı Batıl İnançlar Ahirete

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı

!" # $%! "# $$ $! " % % # $ &&& " '( % )* " '(

! # $%! # $$ $!  % % # $ &&&  '( % )*  '( !"#$%!" #$ %!"# $$$ %% &&&"'( )*"'( $% &%'#& $ $()*+"" $%#,(-"./$ &(*(%*#0#"121"314*11"1"/5 %$#%%0#"3% )"$*#%* &"! *#&% '" #*#6)#" $**)%& "(!+##,#(#-./(01###.#/23 ",#' -(+ 4 5( ( 6)#6(-'(+#)75(#89,9(:

Detaylı

Masalları Uyutmak. Prof. Dr. Ali Osman ÖZTÜRK

Masalları Uyutmak. Prof. Dr. Ali Osman ÖZTÜRK Masalları Uyutmak Muhsine Helimolu Yavuz: Esil ile Yesil, Türk Masalları I, Cumhuriyet Kitapları, stanbul 2006, ikinci basım 2007, 118 s. Resimleyen: Musa Kart. Prof. Dr. Ali Osman ÖZTÜRK Çocuk yazınında

Detaylı

Ben bunun iyi ve kötü niyetine bakmadan düüncelerimi açıkça dile getirmek istiyorum ki bu gruba

Ben bunun iyi ve kötü niyetine bakmadan düüncelerimi açıkça dile getirmek istiyorum ki bu gruba Deerli Dostlar, Aaıdaki ileti tarzına ciddi eletirilerim vardır. lk bakıta kötü niyetli bir ileti demek bile mümkün. Ben bunun iyi ve kötü niyetine bakmadan düüncelerimi açıkça dile getirmek istiyorum

Detaylı

Anketöre: Ankete balamadan önce konuulan kiinin cinsiyetini iaretleyiniz. B2. 1 Erkek

Anketöre: Ankete balamadan önce konuulan kiinin cinsiyetini iaretleyiniz. B2. 1 Erkek BOAZÇ ÜNVERSTES DÜNYA DEERLER ARATIRMASI ARATIRMA FORMU KASIM-ARALIK 2000 ANKET NO. ANKETÖRE: ANKETE BALAMADAN ÖNCE: u andaki saati 24 saat esasına göre yazınız. Herhangi bir kodlama yapmayınız. Sadece

Detaylı