T.C. KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI"

Transkript

1 T.C. KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI MEDENİYETLER ÇATIŞMASI TEZİ NİN TÜRKİYE DE YARATTIĞI ETKİ VE TEPKİLER TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJESİ KAHRAMANMARAŞ AĞUSTOS-2006

2 T.C. KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI MEDENİYETLER ÇATIŞMASI TEZİ NİN TÜRKİYE DE YARATTIĞI ETKİ VE TEPKİLER DANIŞMAN: Yard. Doç. Dr. Memet YETİŞGİN TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJESİ KAHRAMANMARAŞ AĞUSTOS-2006

3 T.C. KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MEDENİYETLER ÇATIŞMASI TEZİ NİN TÜRKİYE DE YARATTIĞI ETKİ VE TEPKİLER TARİH ANA BİLİMDALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJESİ Bu Proje 24/08/2006 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oy Birliği İle Kabul Edilmiştir. İmza. İmza İmza... Yrd. Doç. Dr. Memet YETİŞGİN DANIŞMAN Doç. Dr. Ahmet EYİCİL ÜYE Yrd. Doç.Dr. Hasan ALTINZENCİR ÜYE Yukarıdaki imzaların adı geçen öğretim üyelerine ait olduğunu onaylarım. Kod No: Doç. Dr. Haluk ALKAN Enstitü Müdürü Not : Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan bildirişlerin, çizelge, şekil ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.

4 T.C. KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI ÖZET TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJESİ MEDENİYETLER ÇATIŞMASI TEZİ NİN TÜRKİYE DE YARATTIĞI ETKİ VE TEPKİLER DANIŞMAN: Yard. Doç. Dr. MEMET YETİŞGİN YIL : 2006, Sayfa: 97 Jüri : Yrd. Doç. Dr. Memet YETİŞGİN Doç. Dr. Ahmet EYİCİL Yrd. Doç. Dr. Hasan ALTINZENCİR Bu çalışmanın amacı, Medeniyetler Çatışması tezini ortaya koyarak, medya ve ilim adamlarının görüşleri doğrultusunda irdelemektir. Medeniyetler Çatışması tezi araştırılırken, bu tezi ortaya koyan Samuel P. Huntington un 1993 yılında Foreign Affairs dergisinde yayımlanan Medeniyetler Çatışması Mı? adlı makalesi ile aynı yazarın, bu makaleye yapılan eleştirilerden dolayı, tezini daha anlaşılır kılmak amacıyla 1996 yılında yayınladığı Medeniyetler Çatışması ve Dünya Düzeninin Yeniden Kurulması adlı kitabının incelenmesi yapılmıştır. Medeniyetler Çatışması tezinin Türk Medyasındaki işlenişi, eleştirisi ve değerlendirilmesi incelenmiştir. Dahası, Türk ilim adamlarının sempozyum ve panellerde tezi nasıl değerlendirdikleri üzerinde durulmuştur. Bu çalışmalar göstermiştir ki, Huntington un tezi birçok ilginç ve orijinal bilgiler ortaya koymakla birlikte oldukça fazla yanlışlıkları da içermektedir. Samuel P. Huntington un Medeniyetler Çatışması tezi ile Soğuk Savaş sonrası yeni dünya düzenini açıklanmaya çalışılmıştır. Ancak bu tez ABD merkezli Batı nın dünya politikasındaki üstünlüğünü yansıtan bir yaklaşımı da içermektedir. I

5 DEPARTMENT OF HISTORY INSTITUTE OF SOCIAL SCIENCE UNIVERSITY OF KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ABSTRACT EFFECTS AND REACTİONS CREATED BY THE CLASH OF CİVİLİZATİONS THESİS İN TURKEY Supervisor : Assist. Prof. Dr. Memet YETİŞGİN Year : 2006, Pages: 97 Jury: Assist. Prof. Dr. Memet YETİŞGİN Assoc. Prof. Dr. Ahmet EYİCİL Assist. Prof. Dr. Hasan ALTINZENCİR The aim of this work is both the Clash of Civilizations thesis and the views of the Turkish media and scholars about this thesis. During the study of the Clash of Civilizations thesis that was formed by Samuel P. Huntington whose article entitled as The Clash of Civilizations? published at The Foreign Affairs journal in 1993 and whose book, The Clash of Civilizations and the Remaking of the World Order, published in 1996 to respond to the critics made about his article have been analyzed. How this thesis have been discussed and evaluated by the Turkish media had been studied. Furthermore, critics about this thesis made by the Turkish scholars in symposiums and conferences have been studied. These studies have shown that Huntington s thesis had not only many original and eye-catching information but also many more errors. With his thesis, Samuel P. Huntington tried to explain the new world order of the Post-Cold War period. However, this thesis contains an approach to the United States-centered western superiority in the world politics. II

6 ÖN SÖZ Tarih bilimi, insan topluluklarının geçmişteki yaşayışlarını inceler. Tarihi olayların ne zaman, nerede ve nasıl gerçekleştiğini belgeler ile ortaya koymaya ve sonuçlar çıkarmaya çalışan bilim dalıdır. Tarihin konusu insandır. İnsan ve insan topluluklarının geçmişte meydana getirdiği siyasi, ekonomik ve kültürel uygarlıklarıdır. Tarih boyunca meydana gelen olayların mutlaka bir sebebi ve sonucu vardır. Dolayısıyla olaylar arasında sebep sonuç ilişkisi vardır. Bir olayın sonucu bir sonraki olayın sebebidir. Tarih biliminin geçmişe dönük bu araştırmalarının amacı ise, geçmişte meydana gelen olaylara bakarak gelecekteki yaşamımızda bu olaylardan dersler çıkarmaktır. Soğuk savaşın 1990 lı yıllarda sona ermesiyle günümüz ve geleceği anlama adına bir takım tezler ortaya kondu. Bu tezlerden biride Samuel P. Huntington tarafından 1993 yılında Foreign Affairs dergisinde yayımlanan Medeniyetler Çatışması mı? adlı makalesi oldu. Medeniyetler Çatışması, her şeyden önce, içinde yaşadığımız zamanı nasıl algılamamız gerektiğine dair bir açıklama modeli sunmaktadır. 11 Eylül 2001 ABD ikiz kulelere yapılan saldırılar, Afganistan Savaşı, Irak Savaşı, Türkiye nin AB üyeliği gibi. Bu çalışma boyunca çok yönlü yardımlarından, yönlendirmelerinden ve katkılarından yararlandığım seminer danışmanım Yrd. Doç. Dr. Memet YETİŞGİN e, kıymetli arkadaşım Yasin KOZ a teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Kahramanmaraş 2006 III

7 İÇİNDEKİLER ÖZET... I ABSTRACT...II ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER... IV KISALTMALAR... VI 1. GİRİŞ MEDENİYET KAVRAMI VE BAŞLICA MEDENİYETLER Medeniyet Kavramı Başlıca Medeniyetler Çin Medeniyeti Hint Medeniyeti İslâm Medeniyeti Batı Medeniyeti MEDENİYETLER ÇATIŞMASI MI? Samuel P. HUNTINGTON Bundan Sonraki Mücadele Modeli Medeniyetlerin Tabiatı Medeniyetler Niçin Çatışacak? Medeniyetler Arasındaki Fay Kırıkları Medeniyetlerin Saflaşması: Akraba Ülke Sendromu Batı Ve Geri Kalanlar Karşı Karşıya Bölünük Ülkeler Konfüçyen-İslâmi Bağlantı Batı İçin Neticeler MEDENİYETLER ÇATIŞMASI VE DÜNYA DÜZENİNİN YENİDEN KURULMASI Medeniyetler Dünyası Dünya Siyasetinde Yeni Çağ Tarihte Ve Günümüzde Medeniyetler Evrensel Bir Medeniyet Mi? Modernleşme Ve Batılılaşma Medeniyetlerin Değişen Dengesi Batının Gücünün Azalması; İktidar, Kültür Ve Yerlileşme Ekonomi, Demografi Ve Meydan Okuyan Medeniyetler Medeniyetlerin Ortaya Çıkmakta Olan Düzeni Küresel Siyasetin Kültürel Olarak Yeniden Şekillenmesi Çekirdek Devletler, Eşmerkezli Halkalar Ve Medeniyetler Düzeni Medeniyetlerin Çatışmaları Batı Ve Diğerleri: Medeniyetler Arası Meseleler Medeniyetlerin Küresel Politikası IV

8 Geçiş Savaşlarından Fay Hattı Savaşlarına Fay Hattı Savaşlarının Dinamikleri Medeniyetlerin Geleceği Batı, Medeniyetler Ve Medeniyet HUNTİNGTON UN TÜRKİYE TESBİTİ MEDYADA MEDENİYETLER ÇATIŞMASI Medeniyet Tartışması Medeniyetler Çatışması Bir Strateji mi? Medeniyetler Çatışması Tezinde Müslüman İmajı Medeniyetler Çatışması Tezinde Huntington un Türkiye ye Gösterdiği Yol Medeniyetler Çatışması Bağlamında Türkiye nin AB Üyeliği Eylül Saldırıları Huntington u Haklı Çıkarıyor Mu? Medyada Medeniyetler Çatışması Tezi Hakkında Değerlendirmeler SEMPOZYUM VE PANELLERDE MEDENİYETLER ÇATIŞMASI Medeniyetler Çatışması Tezi Neden Doğdu Huntington un Tezindeki Yeni Argümanlar Medeniyet Ayrımının Yanlışlığı Huntington un Tezinde Din Olgusu Huntington un Batı Ve Diğerleri Ayrımı Medeniyetlerin Çatışma Aracı Olmadığı Medeniyetler Çatışmasından Diyaloga SONUÇ KAYNAKÇA ÖZGEÇMİŞ V

9 KISALTMALAR AB ABD BM AT GAP Hz IMF km MS MÖ NATO SSCB vb vd yy Avrapa Birliği Amerika Birleşik Devletleri Birleşmiş Milletler Avrupa Topluluğu Güney Doğu Anadolu Projesi Hazreti Uluslar Arası Para Fonu Kilometre Milattan sonra Milattan önce Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve benzeri ve diğerleri yüzyıl VI

10 GİRİŞ 1. GİRİŞ Bu çalışmada ele alınan asıl konu, Samuel P. Huntington tarafından 1993 yılında Foreign Affairs dergisinde yayımlanan Medeniyetler Çatışması Mı? adlı makale ile daha sonra bu teoriye yapılan itirazlar sonucunda yine Samuel P. Huntington tarafından 1996 yılında yayımlanan Medeniyetler Çatışması ve Dünya Düzeninin Yeniden Kurulması adlı kitabın incelenmesi ve bu tezin değerlendirilmesidir. Çalışmada ilk önce medeniyet kavramı ve başlıca medeniyetler kısaca ele alındıktan sonra Samuel P. Huntington tarafından 1993 yılında Foreign Affairs dergisinde yayımlanan Medeniyetler Çatışması mı? adlı makalenin tamamına yer verildi. Sonraki aşama da Samuel P. Huntington un makalesinde öne sürdüğü düşüncelere karşı gelen itirazlardan dolayı, tezine daha anlaşılır kılmak için 1996 yılında yayımlanan Medeniyetler Çatışması ve Dünya Düzeninin Yeniden Kurulması adlı kitabının özetine ve değerlendirmesine yer verildi. Bundan sonra ise Medeniyetler Çatışması tezinin medyada nasıl yer aldığı, açıklanmaya çalışıldı. Son olarak sempozyum ve panellerde Medeniyetler Çatışması tezinin nasıl değerlendirildiğine değinildi. Huntington a göre, tarih sahnesinde çatışmalar evvela prensler, krallar arası mücadeleler, daha sonra milletler arası mücadeleler şeklinde olmuştur. Medeniyetler arası çatışma, modern dünyadaki mücadelenin nihai safhasıdır. Bu teze göre, gelecekte mücadelenin hakim kaynağı ideolojik ve ekonomik değil kültürel olacak ve medeniyetlerin çatışması global politikaya hakim olacaktır. Huntington, dünyanın Batı, Konfüçyüs, Japon, İslâm, Hint, Slav-Ortodoks, Latin Amerika ve muhtemel Afrika medeniyetleriyle şekilleneceğini ileri sürmektedir. Medeniyetler arası fay kırıklarının muhtemel mücadelelerin ve savaşların hatları olacağını iddia etmektedir. Huntington un Medeniyetler Çatışması tezi, mevcut durumu ve geleceği açıklama yanında, yönlendirmeler içermekte midir? ABD nin dünyayı yönlendirme adına düşman arama arzusunun bir sonucu mudur? Bu tezde Türkiye ye biçilen rol nedir? Bu rol ne kadar gerçekçidir? Bu araştırmada cevabı aranan başlıca soruları oluşturmaktadır. 1

11 MEDENİYET KAVRAMI VE BAŞLICA MEDENİYET KAVRAMI VE BAŞLICA MEDENİYETLER 2.1. Medeniyet Kavramı Arapça Medine kelimesinden türetilmiş olan medeniyet kavramı, kentte oturanların yaşam biçimlerini ve düzeyini belirten bir sözcüktür. Göçebe demek olan bedevilerin yaşayışlarına bedeviyet, kırsal kesimde yaşayanlarınkine hazariyet ve kent hayatına da medeniyet denilir. Medeniyet A. Vefik Paşa nın Lehçe- i Osmani de belirttiği gibi medenilik, şehirlilik, uygarlık anlamına gelir ( Turan, 1994: 14). Teknik anlamda medeniyet, kültürün maddi ve teknik unsurlarını ifade eden bir terimdir. Bu bağlamda kültürü açıklamamız gerekir. Kültür, ilimde medeniyet, beşeri bakımdan eğitim, estetik olarak güzel sanatlar, maddi ve biyolojik olarak; tarım, üretme, çoğalma ve yetiştirmedir. Kültür; belli bir millî topluluğa ait olan içtimâi, mânevî ve teknik müesseselerin ahenkli bütünüdür ve böyle adı belli bir cemiyete ait olunca, tabiatıyla millîlik vasfı kazanır ve bu vasıf onun değişmez damgası olur( Anadol, Abbasova, 2002: 31). Kültürle medeniyet arasındaki ayrımı ilk yapan sosyolog Gökalp olmuştur. Gökalp, Millîyetçilikle - yani Türk millî kültürünü koruma ve geliştirme iddiası ile- Batı medeniyetçiliği arasında uzlaşmaz bir halin bulunmadığını, her ikisinin de bir arada, hatta bir bütün halinde yaşayabileceğini göstermeye çalışmıştır. İşte kültür ve medeniyet kavramları burada çok işe yarayacaktı. Medeniyet nedir? Bizim benimsemek istediğimiz Batı medeniyeti nelerden ibarettir? Eski medeniyetimizin bizim millî hayatımızdaki yeri nedir? Millî hayatın yarattığı değerler -kültür- nelerdir? Medeniyetle kültür arasında nasıl bir ilişki vardır? (Güngör, 2003: 11,12). Bütün bu sorulara verilecek cevapların asıl can alacak noktası kültür-medeniyet ayırımında yatıyordu. Gökalp, değiştirilmesi istenmeyen bütün değerleri kültür adı altında topladı, değiştirilmesi istenenleri ise medeniyete dahil şeyler olarak gösterdi. Birinci gruba giren değerler milletlerin öz malı olan şeylerdi; bunların değişmesi değil, gelişmesi söz konusu idi. İkinci, yani medenî değerler grubuna girenler ise, kültürün yükselmesine imkân vermedikleri takdirde değiştirilmesi gereken şeylerdi. Kendi ifadesine göre "Medeniyet usûlle yapılan ve taklit vasıtasıyla bir milletten diğer millete geçen mefhumların ve tekniklerin mecmuudur. Hars (kültür) ise hem usûlle yapılamayan, hem de taklitle başka milletlerden alınamayan duygulardır (Gökalp, 2001: 25,26). Bu halde Gökalp medeniyet denince bundan ilmin, teknolojinin, siyasi, sosyal ve idari organizasyonun anlaşılması gerektiğini söylemektedir. Onun kültür dediği kavram esas itibarıyla sanatı, dil ve edebiyatı içine alıyor. Bununla beraber, kültür kavramını daha geniş tuttuğu, bazen medeniyete ait gördüklerini de buraya kattığı görülmektedir. Prof. Dr. Muharrem Ergin e göre de Kültür ile medeniyet arasında fark vardır. Medeniyet; ferdi bilgilere, tecessüse, ilim ve tekniğe dayanan, konforu ve yaşama imkânlarını arttırmayı hedef alan, millî rengi olmayan faaliyet ve eserlerdir. Kültür duygulardan, medeniyet bilgilerden mürekkeptir. Medeniyetin millîyeti yoktur. Aklın ve ilmin doğurduğu bir birikimdir. Hatta tekniktir, tekniğin gerektirdiği müesseselerin bütünüdür, kısaca teknolojidir de diyebiliriz. Fakat medeniyet ile kültürün birbirlerine karşılıklı tesirleri de yok değildir. Kültür, yarattığı insan unsurlarıyla medeniyetin gelişmesinde, tutum ve telâkkilerde de maddî kültürün medeniyetle ilgisi vardır. Manevî kültürün gelişmesinde, tutum ve telâkkilerde de maddî ve iktisadî hayatın 2

12 MEDENİYET KAVRAMI VE BAŞLICA... belirli tesirleri görülüyor. Medeniyetin sağladığı yeni konforlu yüksek hayat seviyesi her yerde kültürün bilhassa dünya görüşü, ferdi tutum ve davranışlar unsurunda, din unsurunda büyük değişiklikler meydana getirmiştir. Meselâ din unsuru, bütün dünyada eski şümullü mevkiini kaybetmiş iman ve inanışlar sahasına itilmiştir. Eskiden dinde bulduğu bir çok sosyal ve psikolojik çâreyi, bugünün insani; artık ilimde, fende, teknolojide bulunduğunu sanmaktadır. Sonra, Amerikan, cemiyetinde olduğu gibi; yüksek maddî gelişme, kültür unsurlarının meydana getirdiği sosyal bütünleşmeyi bir dereceye kadar sağlar gibi görünmekte ve kültür ayrılığının boşluğun, tam olmasa da bir dereceye kadar doldurmaya yaramaktadır. Serbest kültür değişmelerinde; medeniyetin, medeni hayat tarzının tesirleri her zaman açıkça görülür. Mecburî kültür değişmelerinde de medeniyete ayak uydurma endişesi büyük rol oynar. Kültürün unsurları arasında ahenk bulunur, medeniyette bu olmaz. Kültür önce gelir; medeniyet sonradan ortaya çıkar, bir neticedir. Medeniyet kültürün üzerine oturur. Medenî gelişme neticesinde bir yerde kültür ile medeniyet birleşir (Anadol, Abbasova, 2002: 40,41). O halde dil, din, tarih, gelenek ve görenekler kültürü oluşturan başlıca unsurlardır. Medeniyet ise bilim, teknoloji, hukuk düzeni ve toplum içerisindeki insanların yaşam düzeylerini ifade eden bir kavramdır. Her ne kadar bu iki kavram bir birinden bağımsızmış gibi görülse de bu mümkün değildir. Medeniyet sahasındaki gelişmeler beraberinde kültür sahasındaki alanlarda da önemli değişmelere neden olmaktadır. Burada şunu da belirtmek gerekir ki; kültür ve medeniyet unsurları o kadar birbirleriyle karışmış ve kaynaşmıştır ki, bunları idrak edilir şekilde ayırmak çok güçtür Başlıca Medeniyetler Çin Medeniyeti Eski Çin medeniyeti, Hoang- Ho ırmağının suladığı vadide doğdu. M.Ö yılında bu bölge, güneyde dağların ve kuzeybatıda Ordos yaylasının çevrelediği bir ovaydı( Yamanlar, 2000: 56). İlk kez kuzey bölgelerinde görülen medeniyet unsurları yavaş yavaş güney bölgelerine de yayılmıştır. Bu medeniyet en çok Çu Sülalesi zamanında gelişmiş, cemiyet, din ve felsefe fikirleri bu devirde başlamıştır. Bu medeniyetlerle birlikte ilk devletler de kuzeyde M.Ö yıllarında kurulmuştur.çin tarih geleneği, ilk devlet kurucusunun Kansu dan çıkmış olduğunu bildirir ( Memiş, 2003: 378). Çinliler, M.Ö. 6. ve 4. yüzyıllar arasında demiri yaygın olarak kullanılmaya başladı. Tunç kullanımı yaygınlaşırken çeşitli mesleklerde ortaya çıktı. Çin yazısı, ilk Çağ da ortaya çıktı. Çin hiyeroglif sisteminin gelişmesi Mısır dakine benzetilebilir. İlkel resimli çizgeler, sonradan kelimelerin karşılığı oldu. Çinliler, ilk Çağ da astronomi alanında çok ileri gittiler. Çin bilginleri, gündüz ve gecelere bakarak, yer yuvarlağını Güneş çevresinde bir elips çizdiği gerçeğini bildiler. Dünyanın ilk güneş takvimleri yapıldı. Teknik olarak devrinin en gelişmiş astronomilerinden olan Çin astronomisi, M.Ö. 1. yüzyılda, Galilei den çok önce Güneş lekeleri konusunda bilgi verebiliyordu. Çin matematiği de ileriydi. Çinliler köklerli, küp kökleri biliyorlardı. 3

13 MEDENİYET KAVRAMI VE BAŞLICA... Çin de 10 tabanlı sayı sistemi kullanılmıştı. Çin geleneksel tıbbının tedavi yollarından olan masaj ve akupunktur günümüzde de kullanılmaktadır(yamanlar,2000: 57,58). Çin'de Çu'lar zamanında başlayan felsefe ve din hareketlerinin en büyük adamı Konfüçyüs tür. M.Ö.530 yılında doğduğu sanılan Konfüçyüs, asil bir ailedendi. Yüksek memurluklarda bulunmuş bir devlet adamı olan Konfüçyüs, işten çekildikten sonra, Çu'ların son zamanlarına doğru memlekette baş gösteren karışıklığın önüne geçmek için yeni bir ahlak felsefesi ortaya atmış ve bununla memleketini yıkımdan kurtarmak istemiştir( Memiş, 2003: 379). Konfüçyüs, Çin cemiyetinin kurtuluşu için insanlar ile bunların başında bulunan hükümdarların olgunlaşması ve ideal insanlar olması şarttır. Bunun için herkesin dürüst davranması, erdemli olması, anne ve babaya, amire ve hükümdara saygı göstermesi, dostlarına ve ailesine karşı ödevini yapması gerekir. Bunları herkes yaparsa ve bu yolda hükümdarın kendisi önderlik ederse devlet düzene girer, topluma barış ve düzen gelir. Görülüyor ki, burada bir dinden ziyade bir ahlâk felsefesi söz konusudur. Bu felsefe her şeyden önce devleti kollamakta ve pratik amaçlar peşinden koşmaktadır. Konfüçyüs ün bu ahlâk prensipleri öğrencileri tarafından geniş bir sahaya yayılmış ve M.Ö. III. yy. dan itibaren bir inanç haline getirilmiştir( Memiş, 2003: 379). Konfüçyüs ile aynı devirde yaşamış olan Lao-çe ise fakir bir köylü ailedendi. Çu'ların sarayında kütüphane memurluğu yapmış, hiçbir zaman resmi hayata karışmamış ve insanlardan uzak yaşamıştır. Düşüncelerini "Tao ve fazilete dair kitap" adlı eserinde ortaya koymuştur. Lao-çe'ye göre insanın en son amacı sonsuzluğa ulaşmaktır. Bunun içinde insanoğlunun ihtirasları peşinden koşmaması gerekir. İhtiraslar insana acı ve felaket getirir. Lao- çe nin felsefesi ilk zamanlar halk arasından anlaşılamadı. Daha sonraları ise Hint dininin tesiri altında kalarak bir takım değişiklikler geçirdi ve temel özelliklerini kaybetti ( Memiş, 2003: 378). Çin medeniyetinin Asya toplumları için oynadığı rol çok büyüktür. Çin in tekniği, sanatı, edebiyatı ve felsefesi, Japonya ya, Kore ye, Vietnam a, Moğolistan a örnek olmuştur. Doğu Asya nın diplomatik ilişkilerinde, bilimsel ve edebi eserlerinde uzun yüzyıllar Çin yazısı kullanılmıştır ( Yamanlar, 2000: 60). Çinliler, çok erken devirlerden itibaren yazı, edebiyat ve sanat alanlarında da önemli gelişmeler gösterdiler. Kağıtçılıkta, ipekçilikte ve çinicilikte de olgun bir seviyeye ulaştılar Hint Medeniyeti M.Ö. II. Bin yıl başlarında Ariler, kuzey Hindistan ı istilaya başladılar. Bu istilacı kavim yerli halk ile yaptığı uzun çarpışmalardan sonra İndis ve Ganj vadilerine yerleşerek, yerliler ile karıştılar. Hindistan ın çevre ve iklim şartlarından etkilenen bu kavimlerin yerli kavimler ile karışması sonucunda bir Hintli tipi meydana geldi( Memiş, 2003: 381). M.Ö yılının başlarında Hintliler tuncu işleyebiliyorlardı. Madenlerden iş aletleri, silahlar, günlük ev eşyaları yapıyorlardı. Dokumacılık, tuğla yapımcılığı ve çömlekçilik gelişmişti. M.Ö yılının ortalarından itibaren Hindistan da demirin işlenebildiğini görüyoruz. Demirden dayanıklı ve kullanışlı aletler yapılmıştır. Hint matematikçileri insanlığa, 10 tabanlı rakam sistemini vermişlerdir. Bazı rakamlar, özellikle sıfır onların buluşudur. Bütün bunları Orta Doğu toplumları Hintlilerden almış ve Avrupa ya Arap rakamları adıyla iletmişlerdir. Hint edebiyatı çok zengindi. M.Ö. birinci yüz yılda Hindistan ın edebi dili olan Sanskritçe ile Mahabharata ve 4

14 MEDENİYET KAVRAMI VE BAŞLICA... Ramayana yazıldı. O yıllarda Hint toplumunda yasa yapma düşüncesi doğdu. Yapılan yasalar içinde en ünlü olanı Manu Yasaları idi( Yamanlar, 2000: 52,56). Hint toplumu zamanla "kast" adını taşıyan sınıflara ayrılmıştır. Bu kastlar, meslekleri babasından oğulla geçen ailelerden meydana geliyordu. En yüksek kast olarak Brahmanları, yani rahipleri görüyoruz. Bunlar Vedalar dininin koruyucusu ve yayıcısı idiler. Hindistan gibi zengin ve tabiat olaylarının yoğun olarak yaşandığı bir memlekette insanların tabiat kuvvetleri karşısında duydukları korku heyecanın bir ifadesi olan Veda şiirleri, Hindistan'ın din hayatına uzun süre hakim olmuştur. Bu dinde kaynakları çok kere tabiat kuvvetlerine dayanan bir takım tanrılar (Devalar) ve bu tanrıların yanında bir kısmı iyi bir kısmı ise fena birçok ruhlar vardır. İndra ve Varuna en büyük tanrılar arasında yer alır ( Memiş, 2003: 383). M.Ö yılının ilk yarısında Hindistan diğer ülkelerle ilişkilerini artırdı. Bu arada Brahmanizm gücünü yitirdi ve Budizm doğdu. Budizm, Buda nın ortaya koyduğu bir dindi. Budizm e göre, yaşamak kötü bir şeydi. Hayat, acı çekmek demekti. Bu nedenle de ruhu yok edip ortadan kaldırmalı ve nirvana ya ulaşmalıydı. Zamanla Budizm yerini yeni bir inanç, bugün de yaygın durumda olan Hinduizm aldı ( Yamanlar, 2000: 55,56). Hinduizm mistik bir dindir. Hindu yolunu sevgi, şiddetten kaçınma, iyi davranışlar ve doğruluk yasası tanımlar. Bu inanışta insanların iç varlığındaki Gerçeği kişisel olarak tecrübe etmeye, sonunda insan ile Tanrı'nın bir olduğu şuurun zirvesine ulaşmaya teşvik eder. Hindistan'da, ayrı ayrı zamanlarda gelmiş bir çok kavimler vardır. Bu kavimler birbiri ile hiçbir zaman tam olarak kaynaşamamışlar ve tek bir Hint milleti meydana getirememişlerdir. Her ne kadar burada bazı devirlerde büyük devletler kurulmuşsa da, bunlar bütün Hindistan'a hükmedemedikleri gibi, müşterek bir medeniyette ortaya koyamamışlardır( Memiş, 2003: 383). Hintliler, çeşitli ilim dalları; özellikle edebiyat, matematik üzerinde önemli çalışmalar yapmışlardır. Ancak bu çalışmalar Hindistan ın sürekli güçlü devletler tarafından istila edilmesi, Hindistan da yaşayan insanların dil ve inanç yönünden farklı değerleri benimsemesi nedeniyle ortak bir medeniyetin oluşmasında yeterli olmamıştır İslâm Medeniyeti İslâm inançları, kendini algılayış biçimi ve emelleri bakımından ilke olarak evrenseldir. Müslüman kimse kendinin Allah ın son vahyinin talihli taşıyıcısı olduğuna inanıyor ve Allah ın hakikatini gerekirse cihat yoluna başvurarak insanoğlunun öteki kesimlerine götürmeyi kendisi için bir ödev ve bir ayrıcalık olarak görüyordu (Lewis, 1994: 4). Bu bakımdan, İslâm medeniyetinin özü tevhiddir ve bu medeniyet iki özelliğe ya da boyuta sahiptir: Metodolojik ve muhteva. İlki, uygulamanın formlarını ve medeniyetin ilk prensiplerinin işlerliğe konulmasını; ikincisi ise ilk prensiplerin kendilerini belirler (el- Faruki,1999: 92,96). Metodolojik Boyut Metodolojik boyut üç prensip ihtiva eder: teklik (birlik), rasyonalizm (akılcılık) ve müsamaha. Bunlar her biri İslâm medeniyetinin bir bölümünü işgal eden formlarını oluştururlar. Birinci olarak; teklik (birlik): Bir medeniyeti meydana getiren unsurlar bir araya gelip, örülüp, birbirleriyle uyumlu hale gelmedikçe bir medeniyet değil, ancak karmakarışık bir birikinti meydana getirirler. İslâm medeniyeti, 5

15 MEDENİYET KAVRAMI VE BAŞLICA... elemanları düzenli bir yapının içine yerleştirir ve onların varlıklarını ve ilişkilerini düzgün bir örneğe göre yönetir. Elemanlar, kendi içlerinde ya yerli ya da dış kökenlidirler. Aslında, kendisine yabancı olan bazı elemanları kendine uyarlamamış hiçbir medeniyet yoktur. Önemli olan, medeniyetin bu elemanları özümlemesi, yani formlarını ve ilişkilerini yeniden düzenleyerek, kendi sistemiyle onları bir bütün haline getirmesidir. İkinci olarak; rasyonalizm ( Akılcılık): Metodolojik bir prensip olarak akılcılık, İslâm medeniyetinin özünün esasıdır. Üç kuralı ya da kanunu vardır: Birincisi, gerçekle uyuşmayan her şeyin reddi; ikincisi, nihai manadaki çelişmelerin reddi; üçüncüsü de, yeni zıt delillere açık olmadır. Üçüncü olarak; müsamaha : metodolojik bir prensip olarak müsamaha, yanlışlığı ortaya konulana kadar şimdiki durumun kabulüdür. Böylece epistemolojiyle de ilgisi vardır. Aynı şekilde, aksi ispat edilene kadar istenilir olanın kabul etme prensibi gibi ahlakla da ilgilidir. Her ikisi de Müslüman ı dünyaya kapalı olmaktan ve kuru tutuculuktan korur. Her ikisi de yeni tecrübelere teşvik eder. Her ikisi de, yeni bilgileri dikkatle inceleyen mantığıyla, yapıcı gayretiyle açıklamaya ve sonuçta tecrübesini ve hayatını zenginleştirmeye, kültürünü ve medeniyetini daha ileri götürmeye cesaretlendirir(el- Faruki,1999: 9596). İçerik Boyutu Allah tan başka ilah olmadığına şahadet etmek, O nun her şeyi yaratan tek yaratıcı, her olayın ilk sebebi, her şeyin en sonu yani ezeli ve ebedi olduğunu kabul etmek demektir. Böyle bir şahitliğe özgürce ve kanaat sahibi olarak, içeriğini şuurlu bir şekilde anlayarak, eşyalar veya hadiseler olsun bizi çevreleyen her şeyin, tabii, sosyal veya ruhî alanlarda yer alan her şeyin Allah ın eseri, O nun gayelerinin biri ya da diğerinin gerçekleşmesi olduğunu idrak etmek demektir (el- Faruki,1999: 92,96). Bu durumu benimseyen insan, diğer insanlara karşı saygılı, çevresine duyarlı olacaktır. Bu ise, medeni toplum olmanın ilk şartıdır. İslâm ın manevi boyutunu bu şekilde ortaya koyduktan sonra maddi boyutunu belirtelim: Müslümanlık bedevi çobanlardan değil, şehirli ve ticari bir muhitten doğmuştur. İslâm Peygamberi, Kızıldeniz, Habeşistan, Hint okyanusu, Suriye ve Mezopotamya ile ticaret yapan Kureyş kabilesine mensuptu (Grenard, 1992: 22,23). İslâm Peygamberi Hz. Muhammed, 571 de doğmuştur. 610 da 40 yaşına geldiğin de sık sık tek başına kalmak için gittiği Hira Dağında Cebrail aracılığıyla Allah tarafından kendisine peygamber olduğu bildirilmiştir. Peygamberlik görevi 22 yıl devam etmiş, Hz. Peygamber, 632 de Medine de hayata gözlerini yummuştur. Peygamberin vefatından sonra halife seçilen Hz. Ebubekir, dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olan İslâm toplumunu bir araya getirerek Mekke de denetimi sağlamayı başardı. Hz. Ebubekir den sonra halife olan Hz. Ömer ise, yer yer devam eden kabileler arası çatışmaları sona erdirdi. Sasani ve Bizans İmparatorluğunu yenerek İran ı, Suriye yi ve Filistin i denetim altına aldı. Özellikle Sasani İmparatorluğu nun 637 de Kadisiye Savaşı nda yenilgiye uğratılmasıyla bir İslam İmparatorluğu nun temelleri atılmış oldu. Ayrıca İran platosu ve Hint yarımadasına doğru İslâm genişlemeye başladı. Bizanslılara karşı yapılan savaşlar sonunda 635 de Şam, 637 de Kudüs alınmış; 641 de ise Mısır ın önemli bir kısmının denetimi sağlanmıştır. İslâm İmparatorluğu nun genişlemesi Hz. Ömer den sonra da devam etti. 670 de Tunus, 680 de ise Cezayir ve Fas ele geçirilerek İmparatorluk sınırları Atlas Okyanusu na kadar genişledi. Hz. Peygamber in ölümünün üzerinden henüz yüzyıl geçmiş olmasına rağmen İslâm İmparatorluğu nun sınırları doğuda Hint yarımadasına, batıda ise Fransa ya kadar uzanmıştır (Arı, 2004: 40). Bu savaşlar sonunda Sasani İmparatorluğu na tamamen son verilmiş, Bizans İmparatorluğu nun elinde bulunan Orta Doğu daki ve Kuzey Afrika daki toprakların ise büyük bir kısmı Müslümanların eline geçmiştir. Bizanslıların Anadolu daki 6

16 MEDENİYET KAVRAMI VE BAŞLICA... toprakların kalan kısmı ise Osmanlı İmparatorluğu nun bölgeyi ele geçirerek bu imparatorluğu ortadan kaldırmasına kadar sürmüştür. Böylece İspanya, Kuzey Afrika, Mısır ve bir zamanlar Helenizmin ve erken Hıristiyanlığın merkezi olan Orta Doğu, İslâm ın egemen olduğu bölgeler haline geldi. Osmanlı İmparatorluğu bu bölgelerde hakim olduktan sonra dahi bölge halklarının inanç ve kültürlerini yaşamalarına tolerans göstermiştir. Özellikle kitap ehli olarak görülen Yahudiler ve Hıristiyanlar bu toleranstan en geniş biçimde yararlandılar. Gayri Müslimler askere alınmaz, ibadet yerleri Müslümanların ki kadar da büyük olmaz ve Müslümanlardan farklı oranda vergi verirlerdi. Bütün bunlara rağmen aynı dönemde Bizans İmparatorluğu ve Sasani İmparatorluğu nda halktan alınan vergilerle karşılaştırıldığında gayrimüslimlerden alınan vergiler çok daha düşük düzeydeyken sahip oldukları özgürlükler daha geniş boyutlardaydı (Arı, 2004: 42). Bu nedenle gayrimüslim halk Roma ve Sasanilere karşı Müslümanların egemenliği altında yaşamayı tercih etmekteydiler. Bu durum Osmanlı Devleti nin Balkanlarda ilerlemesini kolaylaştırmış, böylece İslâm kültür ve medeniyeti Doğu Avrupa ya taşınmıştır. İslâm medeniyetinin siyasi alandaki bu başarısı kendisini bilim alanında da göstermiştir. Pek çok İslâm âliminin eserleri batı dillerine tercüme edilmiştir. İbn Sinâ nın adı Lâtince ye Avicenna diye geçmiştir. Onun batıdaki tesiri, biri doktorluk, diğeri filozofluk olmak üzere iki büyük sahada gerçekleşmiştir. Doktorluk itibariyle bütün Avrupa kamusları ve lügatları hâlâ ona Doktorların sultanı demektedir. XII. asrın sonlarına doğru İbn Sinâ nın eseri Kanun Lâtince ye tercüme edildi. Daha sonra yine ibn Sina nın bir diğer eseri olan Şifa kısaltılarak ders kitabı haline getirildi (Gürkan, 1997: 231). Batı ya tesir eden bir diğer İslâm âlim Fârâbi dir. Fârâbi nin adı Lâtince ye Alpharbius olarak geçmiştir. Fârâbi nin batı alemindeki önemli tesiri, ilimlerin tasnifi sahasında görülür. Fârâbi nin ilimleri üçe ayıran orijinal tasnifi ( fiziki ilimler, riyazi ilimler, metafizik ilimler) Batı da benimsendi. Fârâbi sistemi Batı da bir reform mahiyetini aldı. Fârâbi nin musiki itibariyle de etkisi önemlidir. Eski Yunan da musiki, ziya bahsi gibi fizik ve tabiat ilimleri arasında geçerdi. Fârâbi ilk defa Kitab-ül Musiki diye başlı başına bir eser yazdı. Musiki bu sayede kendi başına ilim oldu. Orta çağ Avrupa sında musiki kilise ilahilerinden ibaret idi. Onu, mazbut bir nota ile derinleştiren Fârâbi oldu. Sol anahtarını ve beş hatlı notayı, ilk defa İslâm medeniyeti kullanmıştır (Gürkan, 1997: 244). İbn Haldun da Batı yı etkileyen âlimlerdendir. İbn Haldun un Mukaddime adlı eseri 1868 de M. de Slane tarafından Fransızca ya çevrilmiştir. Bu kitapta; tarih hakkında umumi tesbitlere, iklimlerin medeniyetler üzerinde yaptığı tesirlere göçebe ve şehir hayatına, her medeniyetin ayrı ayrı meydana getirdiği ahlak kaidelerine, içtimai müesseselere ve gelişen ilim ve sanatlara dair bilgiler mevcuttur (Gürkan, 1997: 248). İslâm medeniyetinin Batı karşısındaki bu üstün duruşu, batıda 1492 de Gırnata nın düşmesi ve Amerika nın keşfi, doğuda Moğol istilasının yaşanmasıyla önemli bir şekilde sekteye uğramıştır. İslam medeniyetinin son temsilcisi diye bileceğimiz Osmanlı Devleti ve tüm İslâm dünyası coğrafi keşiflerden sonra Avrupa da meydana gelen gelişmeleri yeterince yakından takip edememiştir. Bu durum Batı medeniyetini bu günkü hakim medeniyet konumuna getirmiştir Batı Medeniyeti Eskiçağlarda (Yunan ve Roma medeniyetleri ) yazılan eserler, Avrupa nın XV. Yüzyılda başlattığı Rönesans hareketlerinin de temelini oluşturmuştur. Söz konusu eserler tercüme yoluyla Avrupa dillerine çevrilerek, adeta yeniden keşfedilmiştir (Memiş, 2003: 403). 7

17 MEDENİYET KAVRAMI VE BAŞLICA... Yunan uygarlığı, M.Ö. 200 lerden itibaren hızını yitirmeye başladı. Bu defa da M.Ö. 200 ile 146 arasında Roma uygarlığı ortaya çıktı. Roma, bir köyler öbeği iken, M.Ö. 6. yüzyılda büyüyerek, bildiğimiz anlamda bir kent-devlet oldu. Bu dönüşümde, Romalılardan daha uygar olan ve Anadolu'dan göç etmiş bulunan Etrüsklerin de etkisi vardır. M.Ö. 500'lerde 850 km2 lik bir alana sahip olan Roma, M.Ö. 260'ta km2 lik bir bölgede etkin denetim kurdu. Nüfusu da iken üç milyonu bulmuştu. Kartaca ile yaptığı savaşlardan sonra (M.Ö ) Kuzey Afrika'yı, daha sonra Makedonya, Grek yarımadası, Batı Anadolu ve Suriye'yi ele geçirdi. M.Ö. 130'a gelindiğinde, bugünkü Fransa ve İberik yarımadası dahil Akdeniz'e kıyısı olan tüm toprak şeridi üzerinde egemenlik kurdu. M.Ö yıllarında bütün yarımada halklarına Roma yurttaşlığı hakkının tanınmasıyla, İtalya siyasal açıdan birleşti ( Sander, 2000: 30). Roma imparatorluğu nun kuruluş yüzyılından itibaren Hıristiyanlık yavaş yavaş yayılarak resmi bir din haline gelmiştir. Hıristiyanlığın Peygamberi Hz. İsa, ilk imparator Oktav Ogüst zamanında Kudüs civarında doğdu. Hz. İsa, otuz yaşına bastığı sırada Hıristiyan dinini yaymaya başladı. Fakat bu üç yıl kadar sürdü. Hıristiyanlık ilk iki yüzyılda ancak fakirlerin, esirlerin, kimsesizlerin arasında yayılmış bir dindi. Üçüncü yüzyılda geniş bir alana yayıldı. Hıristiyanlığı resmen tanıyan ilk imparator, Kostantin'di. Kostantin, bir savaşta Hıristiyan askerlerin sevgisini kazanmak için bayrağına bir haç işareti koydu. Hıristiyanlar kendilerini tutan Kostantin için tüm güçleriyle savaştılar ve savaşı kazandılar. Kostantin bundan sonra 313 yılında Milano Fermanıyla Hıristiyanlığın serbest olduğunu ilân etti ( Yamanlar, 2000: 103 ). Hıristiyanlık Roma'da kolay yerleşmedi. Hıristiyanlığın ilk ortaysa çıktığı dönemlerde eski inançlarından ayrılmak istemeyen halka sürekli eziyet yapılmıştır. Hatta Roma imparatorları halkın yeni ortaya çıkan bu dini kabul etmemesi için onları hunharca katletmişlerdir. Hıristiyanlık bu eziyet ve katliamlara rağmen halk arasında yayılmaya başlamıştır. Kostantin Hıristiyanlığın serbest olduğunu ilân etmişti. Kostantin'in bu davranışı Romalılar tarafından iyi karşılanmadı. Kostantin, Hıristiyan dinini yaymak için Roma'dan uzaklaştı. Onun Hıristiyanlık için yaptığı en gösterişli hareket, İstanbul şehrini kurması olmuştur ( Yamanlar, 2000:,104 ). Roma'nın Akdeniz'in her yanında artan gücü, iç ve dış gerilimlerin doğmasına da yol açtı. Zamanla, cumhuriyet anayasası; Sulla, Pompey ve Sezar gibi bir dizi askeri diktatörler tarafından kaldırıldı. İmparatorluk, M.S. 395'te Batı ve Doğu olmak üzere iki yarıya bölündü ve Roma M.S. 5. yüzyılda Vizigotlar ve Vandallar gibi barbar istilacılarca yağma edilerek, 493'te yarımadada bir Ostrogot krallığı kuruldu. Doğuda, Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) Türklerin 1453'te İstanbul'u almalarına kadar ayakta kaldıysa da, Bizans, Roma'nın gerçek bir devamı olmayıp, İskender'in Helen İmparatorluğunun bozuk bir kopyası olarak değerlendirilebilir ( Sander, 200: 31). Batı medeniyetinin yükselmesinin nedenlerini şu şekilde belirtmek mümkündür: a) Ağır sabanın bulunması : 10. yüzyılda, bugün adına batı değimiz medeniyetin temelleri atılmaya başlandı. Batı medeniyetinin yükselme nedenleri içinde en temel ve en önemli olan unsur ağır sabanın bulunmasıdır. Toprağın derinine giden bu saban, iki yana ayrılıp biriktirdiği toprak yığınlarıyla, en düz arazide bile suyun belirli yerlerde toplanmasını ve dolayısıyla kuru kalan yerde tarım yapılabilmesini sağladı. Hayvan gücü ile çalışın ağır sabanın ve ürünün öğütülmesi için rüzgar gücünün kullanılması, Kuzey Avrupa düzlüklerinde gıda maddelerinin hızla artmasına ve bu da doğal olarak nüfusun birikmesine yol açmıştır ( Sander, 200: 51,52). 8

18 MEDENİYET KAVRAMI VE BAŞLICA... b) Feodalizm : Feodalizmin özü, örgütlenmiş devletin bulunmadığı yerel düzeyde, bir çeşit hükümet görevini yürütmesiydi km² bir toprak parçası üzerinde en önemli ve güçlü kişi, daha az toprağa sahip olanların koruyuculuğunu üstlenmiş ve onlar da bu kişiye bağlılık sözü vermişlerdir. Böylece, feodal lord, vassal ve toprağa bağlı (serf) köylüleriyle, feodalizm ortaya çıkmıştır ( Sander, 200: 53). Feodal sistem, Avrupa da hızla yayıldı ve gelecek yüzyılların güçlü merkezi devletlerinin de çıkış noktası oldu. Feodalizmde hiç kimse tam anlamı ile hükümran değildi. Kral ile halk ve lord ile vassal, bir cins mukavele ile birbirlerine bağlıydılar. Bu mukaveleye aykırı hareket edilirse, karşılıklı hak ve görevler sona ermekteydi. Bu durum da, sık sık karışıklıklar, siyasal istikrarsızlıklar hatta savaşlar ortaya çıkmaktaydı. Buna rağmen, gelecek çağların anayasal hükümet anlayışı, feodalizmin bu mukaveleye dayanan niteliğinden doğacaktır ( Sander, 200: 54). c) Ticaretin Doğuşu ve Kent yaşamı : Avrupa da, göreli de olsa, yerel güvenliğin sağlanmasının çok önemli sonuçları oldu. O zamana kadar Avrupa daki yerleşik toplulukların karabasanı haline gelen, karada haydut saldırıları ile deniz ve kıyılarda korsanlık, çekici meslekler olmaktan çıkmaya başladı. Yerel güvenliğin sağlanmasıyla, değer verilen maddelerin ele geçirilmesinde zora başvurma geçerli yol olmaktan çıkınca, bunların ticaretle sağlanması seçeneğine başvuruldu. Böylece, etkili yerel savunmanın gelişmesiyle, korsan gemileri yerini ticaret gemilerine, haydutlar da tüccarlara bıraktı. Hatta çoğu haydut ve korsan, meslek değiştirerek, tüccar oldular. Zamanla bu tüccarlar topluluğu, ticarete uygun ve savunması kolay yerlerde uzun süreler geçirmeye, sonra buralara sürekli olarak yerleşmeye başladılar. İşte, bu çekirdekten Batı ve Kuzey Avrupa nın kentleri doğdu ( Sander, 200: 55). Ticaret ve değişik bir kent yaşamının ortaya çıkışının, Avrupa medeniyetinin ve üstünlüğünün doğuşundaki payı gerçekten çok büyüktür. Eğer Avrupa da böyle canlı bir ticaret doğmamış ve bağımsız özelliklere sahip kentler kurulmamış olsaydı, 15. yüzyılın Rönesans ı ya gerçekleşemez ya da en azından çağımızın temellerini oluşturacak yenilikleri etkisiz ve kısa süreli kalırdı ( Sander, 200: 56). ç) Rönesans : Yeniden doğuş anlamına gelen Rönesans sözcüğü, eski Roma ve Grek başarılarının yeniden canlandırılmak istenmesi sürecini anlatır. Rönesans ı bir bütün olarak değerlendirirsek, şu temel anlayışlara dayandığı ve onlarla anlam kazandığı görülür: I- Yeryüzü ilgi çekici ve araştırılmaya değer bir yerdir; II- İnsan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde edebilir; III- İnsanın sürekli faal olması şerefli bir şeydir; IV- Gerçek güzeldir ( Sander, 200: 59). Rönesans, yeni bir gerçekçilik ve nesnellik anlayışını da birliğinde getirdi. Gerçek, evrende görülebilen ve dokunulabilen kişi ya da nesneler olarak ele alındı. Nesnellik ise, nesnelerin, onları algılayan her normal insana aynı görünmesi ve hissedilmesi demekti. Sanattan ve bilimden beklenen, bu gerçeği ve nesnelliği iletmesiydi. Bu büyük uyanış, resimden müziğe, heykeltıraşlıktan mimariye, edebiyattan doğa bilimlerine kadar tüm insan faaliyetlerinde kendini coşkuyla gösterdi ( Sander, 200: 60). d) Reform : Reform, 15. ve 16. yüzyıllarda Avrupa da Hıristiyanlığın Katolik mezhebine bağlı insanların din alanındaki düşüncelerinde meydana gelen değişikliklerdir. Bu değişiklikler, bir yanda Batı nın üstünlüğünün temel nedenlerinden biri olmuş, öte yandan daha sonraki yüzyılların siyasi tarihi üzerinde çok önemli etkide bulunmuştur. Reform hareketleri sonucu, 16. yüzyılda Kilise hemen hemen bugünkü biçimini almıştır. Papalık bu tarihten sonra devlet yönetiminden ayrı dinsel bir örgüt olarak faaliyet 9

19 MEDENİYET KAVRAMI VE BAŞLICA... gösterecektir. Bir başka önemli sonucu ise, Avrupalıların, ister devletler arasında, ister devlet sınırları içinde olsun, Hıristiyan dininin gerçeği üzerinde anlaşamamalarının, laiklik ve modern bilime giden kapıyı açmasıdır ( Sander, 200: 64). e) Fransız İhtilali : Fransız İhtilali önce Fransa sonra Avrupa ve daha sonra tüm dünya için önemli sonuçlar doğuran yeni çağı sona erdirip, yakın cağı açan bir gelişmedir. Fransız İhtilali çeşitli iç ve dış sebeplerden dolayı, 5 Mayıs 1789 günü Etats Generaux da Versailles Sarayı nda toplanmasından hemen sonra başlamıştır. 17 Haziran 1789 günü Fransız halk temsilcileri, kendilerinin halkın yüzde doksan altısını temsil ettiklerini söyleyerek, kendilerinden meydana gelen meclisi, Millî Meclis olarak ilan ettiler. Ayrıca halk adına egemenlik hakkını hemen ele alarak, bu meclisin rızası olmadan, halktan hiçbir vergi toplanamayacağını bildirdiler (Uçarol, 1994: 246). Daha sonra Millî Meclise küçük papaz sınıfından ve asilzadelerden bazı üyeler de katıldılar. Kral, bu durum karşısında diğer papaz ve asilzade üyelerinin de meclise katılmasını istedi. Millî Meclis, bir anayasa hazırlamaya başladı ve kendisini 9 Temmuz 1789 da Kurucu Meclis olarak ilan etti. Kurucu Meclis, Fransa da feodalite devrinden beri süre gelen bütün imtiyazları kaldırdı ve eşitliği esas kabul etti (Uçarol, 1994: 247). Bu durumda Fransa da sosyal ve ekonomik yönlerden eşitsizliğe dayalı eski sistem yıkılarak, yerine eşitliğe dayanan yeni bir toplum düzenine geçmenin esasları sağlanmış oldu. Kurucu Meclis, bundan sonra hazırlanmakta olan anayasanın baş tarafına konulmak üzere, 28 Ağustos 1789 da İnsan ve Yurttaş Hakları Demeci ni kabul ve ilan etti. Ayrıca Kurucu Meclis, iki yıl süren uzun çalışmadan sonra bir anayasa hazırladı. Bu anayasa 14 Eylül 1791 de kral tarafından da onaylanarak yürürlüğe girdi (Uçarol, 1994: 248). Böylece Fransa da mutlak monarşiden meşruti monarşiye geçilmiş oldu. Fransa da Kurucu Meclis anayasayı hazırladıktan sonra işlevini tamamladığı için kendini fes etti. Bundan sonra Fransa da Yasama Meclisi, Kovansiyon Meclisi, Direktuvar Dönemi, Kosüllük Dönemi yaşanmıştır (Uçarol, 1985: 17,19). İhtilal sürecinde yeni fikirler ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu yeni fikirleri üç kelimede özetlemek mümkündür: Hürriyet, eşitlik, milliyet. (Lewıs, 1998: 55) Ortaya çıkan bu yeni fikirler önce tüm Avrupa ve sonra tüm dünyaya yayılmıştır. Anayasa ile temel hakların güvence altına alınması ihtilal sürecinde sağlanmıştır. Daha sonra Avrupa men şeyli yayınlanan insan hakları belgelerine, Fransız İnsan ve Yurttaşlık Hakları temel teşkil etmiştir. Bahsettiğimiz bu gelişmeler, Avrupa da aydınlanma çağının yaşanmasına; aydınlanma çağı da sanayi inkılabının doğmasına neden oldu. Böylece bugünkü hayranlık uyandıran Avrupa medeniyeti ortaya çıktı. Huntington a göre yukarıda bahsettiğimiz medeniyetler ile birlikte medeniyetler arasındaki mücadele şu medeniyetler arasında gerçekleşecek: Batı, Konfüçyus, Japon, İslâm, Hint, Slav- Ortodoks, Latin Amerika ve muhtemelen Afrika (Huntıngton, 2002: 22). 10

20 MEDENİYET ÇATIŞMASI MI? 3. MEDENİYETLER ÇATIŞMASI MI? Samuel P. HUNTINGTON Bu bölümde konunun daha iyi anlaşılması için Samuel P. HUNTINGTON un Medeniyetler Çatışması Mı? adlı makalesini aynen aktarılmıştır Bundan Sonraki Mücadele Modeli Dünya siyaseti yeni bir safhaya giriyor ve entellektüeller daha başkalarıyla birlikte bu durum karşısında, tarihin sonu, milli devletler arasında geleneksel rekabetlerin geri dönüşü, globalizm ve tribalizm pistonlarının çekişmesi yüzünden milli devletin gerilemesi türünden görüşlerin her biri doğmakta olan realitenin muhtelif yönlerini yakalıyor. Bununla beraber, onların tamamı, muhtemelen gelecek yıllarda global politikanın alacağı vaziyetin hayati ve gerçekten merkezi bir yönünü gözden kaçırıyorlar. Benim faraziyem şudur ki, bu yeni dünyada mücadelenin esas kaynağı öncelikle ideolojik ve ekonomik olmayacak. Beşeriyet arasındaki büyük bölünmeler ve hâkim mücadele kaynağı kültürel olacak. Millî devletler dünyadaki hâdiselerin yine en güçlü aktörleri olacak fakat global politikanın asıl mücadeleleri farklı medeniyetlere mensup grup ve milletler arasında meydana gelecek. Medeniyetlerin çatışması global politikaya hâkim olacak. Medeniyetler arasındaki fay hatları geleceğin muhabere hatlarını teşkil edecek. Medeniyetler arasındaki mücadele, modern dünyadaki mücadelenin evriminde nihaî safha olacak. Modern milletlerarası sistemin Westphalia Barışı'yla birlikte doğuşundan bu yana, bir buçuk asırdan beri Batı dünyasındaki mücadeleler, büyük ölçüde bürokrasilerini, ordularını merkantilist ekonomik güçlerini ve en mühimi idare ettikleri toprakları genişletmeye teşebbüs eden prenslerle imparatorlar, mutlakıyetçi monarklarle meşrutiyetçi monarklar arasında meydana gelmiştir. Onlar bu süreç içinde milli devletleri vücuda getirdiler ve Fransız İhtilâli nin başlamasıyla birlikte esas mücadele çizgisi prensler yerine milletler arasında teşekkül etti. 1793'de R.R. Paliner'in ileri sürdüğü gibi, "Krallar arasındaki savaşlar bitti, milletler arasındaki savaşlar başladı. Bu 19. Asır modeli Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar devam etti. Ondan sonra, Rus ihtilali ve ona karşı gösterilen tepkinin bir neticesi olarak, milletler mücadelesi yerini önce komünizm, faşizm ve liberal demokrasi arasında ve daha sonra da komünizm ve liberal demokrasi arasında cereyan eden ideolojiler mücadelesine bıraktı. Bu sonuncu mücadele, Soğuk Savaş esnasında, iki süper güç arasındaki mücadelenin mücessem ifadesi olmuştur. Bu süper güçlerin hiçbirisi, klasik Avrupaî anlamda bir millî devlet değildi ve her birisi hüviyetini kendi ideolojisinin terimleriyle tarif ediyordu. Prensler, millî devletler ve ideolojiler arasında cereyan eden bütün bu kavgalar, esasen Batı medeniyeti bünyesindeki mücadelelerdi; William Lind'in deyimiyle, "Batı'ya ait iç savaşlar"dı. Daha önce 17, 18. ve 19. asrın savaşları ve dünya savaşları kadar Soğuk Savaş'ın gerçeği de bu idi. Soğuk Savaş ın sona ermesiyle birlikte, milletlerarası siyaset Batılı görünüşünün dışına çıkıyor ve Batı ile Batılı olmayan medeniyetler arasında ve Batı dışı medeniyetlerin kendi aralarındaki etkileşim, milletlerarası siyasetin odak noktası haline geliyor. Medeniyetler siyasetinde, Batılı olmayan medeniyetler dahil milletler ve hükümetler, artık, tarihin, Batı kolonyalizminin hedefleri biçimindeki objeler olarak kalmıyorlar, fakat tarihin muharrik ve müşekkilleri olarak Batı'ya katılıyorlar. 11

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI DERS NOTLARI-ŞİFRE ETKİNLİK TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ HELEN UYGARLIĞI Makedonyalı İskender in doğu ile batı

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı. M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

ÜNİVERS ALIST TARİH. Prof. Dr. Karam Khella. Tarihin Yeniden Keşfi. Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı. Çeviren: İsmail KAYGUSUZ.

ÜNİVERS ALIST TARİH. Prof. Dr. Karam Khella. Tarihin Yeniden Keşfi. Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı. Çeviren: İsmail KAYGUSUZ. SUB Hamburg A/612838 Prof. Dr. Karam Khella Tarihin Yeniden Keşfi ÜNİVERS ALIST TARİH Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı Çeviren: İsmail KAYGUSUZ İÇİNDEKİLER SUNUŞ ; r.r. 10 YAZARIN TÜRKÇE BASIMA

Detaylı

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Tarihi Öğretim Yılı Dönemi Sırası 2014-2015 2 1 B GRUBU SORULARI 12.Sınıflar Öğrencinin Ad Soyad No Sınıf Soru 1: Aşağıdaki yer alan ifadelerde boşluklara

Detaylı

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN Mustafa ŞAHİN 07 Eylül 2015 GÖÇ DUVARLARI Suriye de son yıllarda yaşanan dram hepimizi çok üzmekte. Savaştan ötürü evlerini, yurtlarını terk ederek yeni yaşam kurma ümidiyle muhacir olan ve çoğunluğu göç

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI Kelime anlamı İki nehrin arası olan Mezopotamya,

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

I. BÖLÜM I. DİL. xiii

I. BÖLÜM I. DİL. xiii I. BÖLÜM I. DİL DİL NEDİR?... 1 İNSAN HAYATINDA DİLİN ÖNEMİ... 3 ÇOCUĞUN İNSAN OLMA SÜRECİNDE DİLİN ÖNEMİ... 5 ANA DİLİNİN ÖNEMİ... 6 DİL VE DÜŞÜNCE... 7 DİL, SEMBOL VE İŞARET İLİŞKİSİ... 12 DİL, KÜLTÜREL

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI ANAYASA HUKUKU DOÇ. DR. KASIM KARAGÖZ ANAYASA KAVRAMI, TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI, ANAYASACILIK HAREKETLERİ ANAYASA

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ 1. Adı Soyadı : İsmail Kıllıoğlu İletişim Bilgileri Adres : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 Mail : ikillioglu@fsm.edu.tr 2. Doğum -

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ ID Başlık ECTS 1 Yarıyıl 70001 Α Türk Dili I Biçimbilim ve Sözdizimi 70001 Β Türk Dili I Okuma - Anlama ve Yazılı Anlatım Becerileri 70001 C Türk Dili I-

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

TEMEL GÖSTERGELER Coğrafi yapı

TEMEL GÖSTERGELER Coğrafi yapı RAMAZAN 2013 KENYA TEMEL GÖSTERGELER Coğrafi yapı Güneyinde Tanzanya, batısında Uganda, kuzeybatısında Sudan, kuzeyinde Etiyopya ve doğusunda Somali olan bir doğu Afrika ülkesidir. Hint Okyanusu na kıyısı

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014

DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014 DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014 5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ 1.YAZILI KONULARI 4. Ünite Kur an-ı Kerimin Temel Eğitici Nitelikleri İslam Dininin Temel Kaynağı Kur an

Detaylı

İktisat Tarihi II. XI. Hafta

İktisat Tarihi II. XI. Hafta İktisat Tarihi II XI. Hafta 19. yy da Ekonomik Gelişmeler 19. yy Avrupa da, sanayinin bir hayat tarzı olarak kesin zaferine şahit oldu. 19. yyda uluslararası ekonomik ilişkilerde ve devletlerin ekonomik

Detaylı

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur.

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur. Yunan Grek Uygarlığı Video Ders Anlatımı YUNAN (GREK) (M.Ö. 1200 336) Akalara son veren DORLAR tarafından kurulan bir medeniyettir. Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde

Detaylı

ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ

ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ Dersin Öğrenme Çıktıları ve Yeterlilikleri Dersin Hedefi Dersin Amacı ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ. ANABİLİM DALI DERS TANITIM FORMU Dersin Adı TR ENG Cumhuriyet Dönemi Kültür ve Eğitim

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.)

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.) PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ YAN DAL DERSLERİ DERSLER DERSİN KODU DERSİN ADI KREDİ PSİ 101 Psikolojiye Giriş I PSİ 10 Araştırma Teknikleri I PSİ 10 Psikoloji için İstatistik I PSİ 01 Sosyal Psikoloji I PSİ 0 Gelişim

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU EYLÜL - EKİM I.ÜNİTE :TARİH BİLİMİ Kaynaştırma *İşlenen ve anlatılan konular aracılığı ile öğrenci tarihin tanımı eğitimine tabi olan * Tarihin zamanla alakalı bir bilim olduğunu kavrar. hakkında bilgi

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013 PINAR ÖZDEN CANKARA İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD Yüksek Lisans/MA Lisans/BA İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset

Detaylı

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MEZUNİYET İÇİN GEREKLİ ASGARİ TOPLAM KREDİ BİLGİLERİ TABLOSU

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MEZUNİYET İÇİN GEREKLİ ASGARİ TOPLAM KREDİ BİLGİLERİ TABLOSU 1 2 3 4 SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MEZUNİYET İÇİN GEREKLİ ASGARİ TOPLAM KREDİ BİLGİLERİ TABLOSU ANABİLİM DALI Program Bitirme Kredisi ARKEOLOJİ ANABİLİM DALI 35 Kredi + 1 Seminer 01 Protohistorya ve Önasya

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981 Doktora Tarih Atatürk Üniversitesi 1985

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981 Doktora Tarih Atatürk Üniversitesi 1985 1. Adı Soyadı : MEHMET ÇELİK 2. Doğum Tarihi: 05 Haziran 195. Unvanı : Prof.Dr.. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981

Detaylı

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Bölüm I GİRİŞ. Bölüm II EĞİTİMİN KELİME ANLAMLARI VE FARKLI AÇILARDAN GÖRÜNÜŞÜ

İÇİNDEKİLER. Bölüm I GİRİŞ. Bölüm II EĞİTİMİN KELİME ANLAMLARI VE FARKLI AÇILARDAN GÖRÜNÜŞÜ İÇİNDEKİLER Bölüm I GİRİŞ A. EĞİTİMDE TANIŞMA - İLK VE SON HAFTALAR...1 B. ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ...5 1. ÖĞRETMENLİK VE ÖNEMİ...5 a. Öğretmenliğin Kısa Tarihçesi...5 b. Mesleğin Önemi...8 c. Pedagojik Sevgi...10

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : MUZAFFER TEPEKAYA 2.Doğum Tarihi : 20.10.1962 3.Unvanı : Prof. Dr. / Tarih Bölümü 4. e-mail : muzaffer.tepekaya@cbu.edu.tr Öğrenim Hayatı: Derece Alan Üniversite Lisans Tarih Selçuk

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 9 / 2004 s. 219-223 kitap tanıtımı HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST 1 1) Türklerin Anadolu ya gelmeden önce

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

LİSANS PROGRAMI İŞLETME

LİSANS PROGRAMI İŞLETME İŞLETME 1 MATEMATİK I 2 İKTİSADA GİRİŞ I 3 GENEL MUHASEBE I 4 HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI 5 İŞLETME İLKELERİ 6 DAVRANIŞ BİLİMLERİ I 1 MATEMATİK II 2 İKTİSADA GİRİŞ II 3 GENEL MUHASEBE II 4 BORÇLAR HUKUKU

Detaylı

ALES PUAN TÜRÜ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI. Yüksek Lisans ve Doktora Diploması SÖZ. Eski Türk Dili Bilim Dalı

ALES PUAN TÜRÜ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI. Yüksek Lisans ve Doktora Diploması SÖZ. Eski Türk Dili Bilim Dalı PROGRAMIN ADI TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI Eski Türk Dili Bilim Dalı Yeni Türk Dili Bilim Dalı Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı Yeni Türk Edebiyatı Bilim Dalı Türk Halk Edebiyatı Bilim Dalı TARİH

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 2 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri PSIR Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili SİYASİ TARİH Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans ( ) Lisans ( X) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim ( X) Uzaktan Öğretim( )

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ Enes SANAL Ankara, 2014 Giriş Siyasal iktidar ile din arasındaki ilişkiler, tüm çağlar boyunca toplumsal

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık

Detaylı

İZMİR VE FAYTON; BİR KİMLİK İMGESİ

İZMİR VE FAYTON; BİR KİMLİK İMGESİ İZMİR VE FAYTON; BİR KİMLİK İMGESİ ATAY, Çınar, KIRAÇ, Suna İnan. 19.yy İzmir Fotoğrafları Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Ens. Yayını. s.93 (1997) HAZIRLAYAN: SENEM ÖZGÖNÜL Kasım 2007 İZMİR VE FAYTON;

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 MİT VE DİN İLİŞKİSİ (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Mit ve Din Mitolojiler genel olarak dinsel, ruhani ve evrenin ya da halkların oluşumu gibi yaratılış veya türeyiş gibi temaları içerirler.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: MEHMET SAİT ŞAHİNALP Doğum Tarihi: 21. 04. 1973 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Coğrafya Öğretmenliği Marmara Üniversitesi 1992-1996

Detaylı

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator BURUNDİ Burundi, Orta Afrika'da, Büyük Göller bölgesinde yer alan küçük bir ülkedir. Tanzanya, Ruanda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

İşsiz Kapıcılara AB Parasıyla Boya Badana Kursu Verilecek 26 Ocak 2005 Büyükşehirlerde doğalgazın yaygınlaşmasıyla apartmanların ısınma sorununun ortadan kalkması sonucu işinden olan kapıcı sayısı hızla

Detaylı

Süleyman ŞENSOY TASAM Başkanı / Chairman Yayın Tarihi : 26.06.2015

Süleyman ŞENSOY TASAM Başkanı / Chairman Yayın Tarihi : 26.06.2015 Süleyman ŞENSOY TASAM Başkanı / Chairman Yayın Tarihi : 26.06.2015 ( TASAM Başkanı Süleyman Şensoy Röportajı 15.06.2015 Küresel Bakış Programı TRT Türk İstanbul ) Dünya küresel teröre çözüm arayışında

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Bilim Dalı/Sanat Dalı. Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi

Bilim Dalı/Sanat Dalı. Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi ENSTİTÜ ADI: SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Programın Adı Genel Kontenjan Yurtdışı Kontenjan ALES Puan Türü Anabilim Dalı/Anasanat Dalı TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI (*) Bilim Dalı/Sanat Dalı (Eski Türk

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 5. ORTA ÇAĞDA SİYASET FELSEFESİ 5 ORTA ÇAĞDA SİYASET FELSEFESİ

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

Başkent, Nüfus ve Cografiyasi

Başkent, Nüfus ve Cografiyasi Fas Morocco Başkent, Nüfus ve Cografiyasi Fas (Arabça: Elالمغرب Mağrip), resmî olarak Fas Krallığı Kuzey Afrikada yaklaşık olarak 35 milyon nüfusa ve 710,850 km 2 yüzölçüme sahip bir ülkedir. Başkenti

Detaylı