EKONOMİDE KIRILGANLIKLAR Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EKONOMİDE KIRILGANLIKLAR Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu"

Transkript

1

2 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri 45 Sanayide Durum, Ekonomik ve Siyasi Krizin Neresindeyiz? EKONOMİDE KIRILGANLIKLAR Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu

3 46 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri

4 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri 47 Sanayide Durum, Ekonomik ve Siyasi Krizin Neresindeyiz? EKONOMİDE KIRILGANLIKLAR Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu 16 Nisan 2015 SELİM ULUKAN (MMO Ankara Şube Yönetim Kurulu Yedek Üyesi) - Değerli meslektaşlarımız, değerli konuklarımız; hepinizi Makine Mühendisleri Odası Ankara Şubesi 24. Dönem Yönetim Kurulu adına sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Şubemizce düzenlenen Sanayide Durum; Ekonomik ve Siyasi Krizin Neresindeyiz? başlıklı kriz söyleşileri dizimizin ikincisine hoş geldiniz. Bu akşam, değerli hocamız Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu yla, Ekonomide Kırılganlıklar konusunda söyleşi yapacağız. Bundan sonra da her 15 günde bir farklı konularla söyleşi dizimize devam edeceğiz. Yüklü bir ülke ve dünya gündeminin yaşandığı böylesi bir akşamda, böyle önemli bir konuda, değerli konuğumuzla ve sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Değerli konuklarımız; ne yazık ki, insan hayatının hiç sayıldığı, çocuklarımızın geleceklerinin ranta, sermayeye ve seçim hesaplarına teslim edildiği, zor ve acı dolu günlerden geçmekteyiz. Hepinizin bildiği gibi, iktidarın, toplumun her kesimine yönelik olduğu gibi, TMMOB ve odalarımız üzerine de yoğun baskısı bulunmaktadır. Ancak, bizler, umudu ve dayanışmayı bu topraklarda yeniden yeşertmek zorunda olduğumuzun bilinciyle, çalışmaya, bir arada olmaya inadına devam edeceğiz.

5 48 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri Sevgili dostlar; yaşanan tüm gelişmelere karşın, Odamız, geçmişte olduğu gibi, bugün de kamusal sorumluluğunun bilincinde, mesleki ve toplumsal konularda verdiği mücadeleyi ve pek çok alanda elde ettiği kazanımları diri tutmak zorundadır. Bizler, geçmişte olduğu gibi, bugün de emekten, barıştan, demokrasiden, aydınlık bir Türkiye'den yana tavır almaya devam edeceğiz. Değerli konuklarımız; hızla akıp giden gündemin Türkiye'nin sosyal hukuk devleti unsurlarına zarar vermemesi; demokratik, üretime dayalı ekonominin öne çıktığı bir Türkiye ve kadın-erkek bütün insanların eşit, özgür, mutlu ve refah içinde yaşayacağı başka bir dünya özlemiyle, Şube Yönetim Kurulumuz adına hepinizi saygıyla selamlıyor ve sevgili hocamız Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu na şimdiden çok teşekkür ediyorum. Tekrar hoş geldiniz hocam. Buyurun. Prof. Dr. HAYRİ KOZANOĞLU Teşekkür ederim, sağ olun. Değerli arkadaşlar; hepinize merhaba. Orası biraz uzak geldi; şimdi böyle bir sohbet havasında başlayalım, gerekirse ben oradan rakamları gösteririm. Son istatistiklerin hepsi o dosyada var. Gerektiği zaman oraya da döneriz diye düşünüyorum. Öncelikle, hepinize, bu akşamınızı ayırıp geldiğiniz için teşekkür ederim. Değerli arkadaşlar; çok kısa da olsa, önce dünya koşullarından biraz bahsetmekte yarar görüyorum. Çünkü sonuçta kapitalist küreselleşme sistemi içerisinde yaşıyoruz ve Türkiye ekonomisi de bunun bir parçası. Biz de sade vatandaşlar olarak bu süreçten haliyle etkileniyoruz. Nisan ayı, IMF ve Dünya Bankası 6 aylık toplantılarının yapıldığı bir ay ve dünya ekonomisine ilişkin öngörüler, tahminler, istatistikler yayınlanıyor. Bizler, IMF-Dünya Bankasının Washington Uzlaşması denilen ideolojisini yıllardır çok şiddetle eleştiriyoruz; hem kişi olarak, hem de Makine Mühendisleri Odası ve TMMOB nin dahil olduğu toplumsal muhalefet örgütleri olarak. Ama onları eleştirirken, bir taraftan da onların rakamlarını, öngörülerini göz ardı edemiyoruz.

6 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri 49 Son rakamlar bir kez daha şunu gösterdi: Dünya ekonomisi de girdiği kriz sürecini atlatamadı henüz. Önümüzdeki döneme ilişkin şu öngörü var: 2015 yılında dünya ekonomisinin yaklaşık 3.1 büyümesi bekleniyor, 2016 yılında yine 3.2 veya 3.1 olacak gibi düşünülüyor.genel olarak krizi öncesi yüzde 5 i bulan dünya büyüme rakamlarının çok altında. Bilindiği gibi, metropol kapitalist ülkelerde büyüme iyice yavaşladı. Bunların nispi olarak biraz artması bekleniyor. Yanılmıyorsam, 2014 te 1.4 tü; 2015 te 1.6, 2016 da 1.8 olması bekleniyor. Sizi rakamlara çok boğmayayım; ama önümüzdeki dönemde küresel kapitalizmin motor gücünün Asya olması öngörülüyor. Çin de büyüme belli ölçüde ritmini yitirse de yavaş yavaş, hâlâ yüzde 7 nin üzerinde kalmaya devam ediyor ve yüzde 7.8, 7.6, 7.4 lük büyüme rakamları öngörülüyor. Dünyanın en hızlı büyüyen, bir anlamda yabancı sermaye için çekim merkezi olan ülkesi de Hindistan. Türkiye'ye ilişkin de aslında belki hak ettiğinden daha hayırhah, daha iyimser tahminlerde bulunulmuş; ama bunlar dahi Türkiye ekonomisini kurtarmaya yetmiyor. Bilindiği gibi, 2014 yılını 2.9 luk bir büyümeyle kapattı Türkiye ekonomisi için 3.1, 2016 için 3.3 lük büyüme öngörülüyor. Böyle olsa dahi Türkiye'nin aralığındaki 5 yıllık döneminin ortalama büyümesi 3 olacak. Yani AKP Hükümeti nin övündüğü yüzde 5 in üzerinde büyüme hızları bir daha kolay kolay elde edilemeyecek. Bunun nedenleri üzerinde daha detaylı bir şekilde duracağız, ama öngörülen rakamları şöyle kısaca -mühendisler rakamlardan hoşlanır laf yerine- özetleyeyim. Bir kere, ekonominin büyüdüğü yıllarda dahi Türkiye, işsizliği bir türlü düşürememişti. AKP, aslında insanlarda ciddi bir yanılsama yaratıyor, yani ekonominin çok kötü olduğu bir dönemde dümene geçmiş ve ekonomiyi düzlüğe çıkartmış gibi. Halbuki, AKP nin hükümete geldiği 3 Kasım 2002 de işsizlik rakamı 7.2 ydi. Ondan sonra geçici olarak biraz altına düşmekle birlikte, hep bu rakamın üzerinde seyretti yılını da 9.9 luk bir ortalama büyümeyle kapattı ekonomi Aralık ayı sonu itibarıyla işsizlik 10.9 du. IMF tahminlerinde de da 11 in üzerinde, yanılmıyorsam 11.2 ve 11.6 olarak öngörülüyor işsizlik. Tabii ki, bunun daha detaylarına inebiliriz; ama bilindiği gibi, gençler arasında işsizlik Türkiye'de daha yüksek, yüzde 20 nin üzerinde. OECD nin son dönemlerde en temel aldığı bir ölçüt

7 50 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri var; yaş arasındaki gençlerden hem üretim sürecinde bir yeri olmayan, istihdamı olmayan, hem de okumayanların oranı. Türkiye'de bu oran yüzde 30 un aştı ki, OECD ülkeleri içerisinde yüzde 30 oranını zorlayan tek ülke. Bu, aslında sadece gençler açısından değil, toplumun geneli açısından bir geleceksizliğe işaret ediyor. Çünkü genç insanlar, geleceğin işgücünü oluşturabilecek beyinler ne okuyor, ne çalışıyor. Ki, bu 30 rakamı dahi belki tam gerçeği ifade etmiyor. Nedeni de şu: Türkiye'de, bir iş bulamayan, eğitim kurumları içerisinde de istediği yere yerleşemeyen, Açık Öğretim öğrencisi milyonlarca insan var. Bunlar hem okullarını bitiremiyorlar, hem de diplomalarını aldıkları zaman bu bir istihdam kapısı olmuyor. Bildiğiniz gibi, genellikle bu diplomalar, zaten bir işiniz varsa, özellikle kamuda çalışıyorsanız size bir sırçama olanağı tanıyor. Son açıklanan diğer bir rakam önemli bir rakam; cari işlemler açığı. Bunun daha detaylı bir şekilde üzerinde dururuz. Türkiye'de büyüme yavaşlayınca, cari işlemler açığında nispi bir gerileme oldu. Bu sene milyar dolar civarında olması bekleniyor te yüzde 5.4, da yüzde aralığına düşmesi bekleniyor. Türkiye, AKP'nin ilk yıllarında dahi cari işlemler açığı veriyordu, ama daha yüksek büyüme hızlarıyla daha düşük cari işlemler açığı veriyordu. Giderek daha düşük büyüme hızlarıyla daha yüksek cari işlemler açığı vermeye başladı. Bu da çok ciddi bir yapısal soruna işaret ediyor. Konuşmanın ilerleyen bölümlerinde bu nokta üzerinde de durabiliriz. Diğer bir nokta da enflasyon, tüketici enflasyonu. Biliyorsunuz, o da her sene Merkez Bankası tarafından ve hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Programda yüzde 5 olarak ilan ediliyor, ama hiçbir zaman bu hedef tutmuyor. Bu sene artık tutmayacağını anladılar, 6.3 dediler; ama hiçbir zaman bu da gerçekleşmiyor yılında tüketici enflasyonu 8.0 oldu. Dün IMF nin açıkladığı rakamlarda 6.9 olması bekleniyor 2015 yılında. Yani kısaca, Türkiye ekonomisinin bütün göstergeleri sinyal veriyor. Ama nasıl bu duruma geldiğimiz üzerinde biraz daha durursak, öncelikle dünyadan bahsederken şunu vurgulamak gerekiyor: de başlayan küresel kriz devam ediyor. Kapitalizm kendi krizine bir çözüm bulamamış durumda. Biliyorsunuz, krizler konjonktürel olabilir; yani basit yöntemlerle, örneğin maliye politikalarıyla bütçe açıklarını arttırmak, faizleri indirip yatırımı teşvik yoluyla sistem kendi içinde bunu aşabilir sistem içi mekanizmalarla. Krizin böyle bir kriz olmadığı ortaya çıktı

8 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri den başlayarak, hiçbir şekilde hızlı bir büyüme, istihdamın ve üretimin arttığı bir sürece geçilemedi. Bazen yapısal krizler olur. Örneğin, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ekonomide talep yetersizliğine karşı Keynesyen politikalarla, sosyal devlet, refah devleti uygulamalarıyla toplumsal ücreti arttırmak, kamu kuruluşlarıyla bazı temel malları halka ucuz aktarmak; sağlık, eğitim, sosyal güvenlik gibi toplumsal hizmetleri vermek; Batı da, altyapı, kreş gibi ek sosyal hizmetlerle, yeni bir düzenleme rejimiyle aşabilir veya sistemik krizler olabilir, yani kapitalist sistemin kendisini sorgulayan alternatif sistemler gündeme gelebilir. Şu anda ne kapitalizm kendi içerisinde yeni bir düzenlemeyle krizini aşabildi, ne de sizlerin de izlediği gibi, Yunanistan da Syriza; İspanya da Podemos, Öfkeliler Hareketi nin devamı olan yeni bir hareket benzeri sistem karşıtı hareketlerin yükselişi, bunların Yunanistan da Syriza örneğindeki gibi hükümete gelişi söz konusu olsa dahi, şu anda sistemin bütününü tehdit eden bir dinamik henüz yok. Yani bir şekilde kriz çözülememiş durumda, ama dünyada yeni bir krizin patlak vermesinin objektif şartları var olmaya devam ediyor. Çünkü istihdam artmıyor, büyüme artmıyor; ama buna karşılık, izleyenler biliyordur, borsalar yükselmeye devam ediyor, şirketlerin kârlarında bir gerileme yok, şirketler ellerinde toplanan fonları yatırıma yöneltmiyorlar. Bunu artık IMF bile eleştirmeye başladı. Temettü dağıtımlarıyla sermayedarlara yatırım yapmaksızın, parayı doğrudan verebiliyorlar. Dünyada çok yaygınlaşan bir uygulama, kendi hisselerini tekrar alıyorlar, yatırımcılarını zengin ediyorlar. Bu, şirketlerin hisselerinin değerlerinin yükselmesine neden oluyor. Hem borsa endekslerini yukarı çekiyor, hem üst düzey yöneticiler şirket performansından para kazandıkları için Hatırlarsanız, yüzde 1 e karşı yüzde 99 eylemlerine hız veren mantık hiç hız kesmeden devam ediyor. Şirket üst düzey yöneticileri müthiş paralar kazanmaya devam ediyorlar. Okuyorsunuzdur, büyük şirketler birleşiyor, birbirlerini satın alma yoluna gidiyorlar; ama kısaca, üretimi arttıran, teknolojide sıçrama yaratan, istihdamı arttıran hayırlı bir gelişme olmuyor dünyada. Üstelik de krizine gelirken, kamunun borçları, yani hükümetlerin borçlarında çok ciddi bir gerileme olmuştu. Bu şirket kurtarma, özellikle finansal şirketleri kurtarma paketleriyle kamunun borcu da çok arttı. Bir anlamda, kamunun yeni bir kriz çıktığı zaman bunu engelleme potansiyelinde çok ciddi bir gerileme oldu ve dünyada

9 52 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri yeni bir krizin patlak vermesi koşulları var. Özellikle İstanbul merkezli bir deprem olacağını bütün bilim adamları öngörüyor, ama bunun şiddetini ve zamanını nasıl kestiremiyorsa, dünya ekonomisinde de benzer bir durumun ortaya ne zaman ve ne şiddette çıkacağını kestiremiyoruz, ama bunun objektif koşulları bütün dünyada var. Türkiye de aslında bu kapitalist küreselleşme sistemine çok sıkı entegre olan, çok istekle, büyük bir iştiyakla entegre olan ülkelerden biri. Hepimiz biliriz, 24 Ocak 1980 Kararları, Özal dönemi, 12 Eylül darbe rejiminin ekonomi uygulamalarını. Dünyada neoliberalizme ilk yelken açan, gelişmekte olan veya azgelişmiş ülkelerden biriydi Türkiye. Biliyorsunuz, Şili laboratuar kabul edilir; Allende nin devrilmesi, Pinochet darbesi, Chicago Çocukları yoluyla. Türkiye de bunu ilk uygulayan ülkelerden biri. Ama bütün dünyada neoliberalizmin, yani özelleştirme yoluyla kamu işletmelerinin özelleştirilmesi, bunların bir kâr alanı haline gelmesi; eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi temel sosyal hizmetlerin dahi özelleştirilmesi; kamunun tekelinde olan alanlara deregülasyon denilen uygulamalarla özel sektörün de girebilmesi, bütün düzenlemelerin sermaye lehine ve emek aleyhine yapılması uygulaması Türkiye'de de, bütün dünyada da 80 li yıllarda gündeme geldi. Ama tek tek ülkelerde bunun uygulanması da yeterli olmadı, bütün dünyayı kapitalist küreselleşme sürecinde tekrar düzenlemeye yönelik adımlar atıldı. Kapitalist olmayan bölgeler, yarı kapitalist ülkelerin de kapitalistleştirilmesi amaçlandı. Bu sırada, Çin in Mao nun ölümünden sonra serbest piyasa ekonomisine yelken açması, Sovyetler Birliği nin dağılması sonrasında tek tek Sovyetler Birliği ni oluşturan ülkelerin ulusal devletlere dönmesi, COMECON ülkelerinin kapitalist ülkeler haline gelmesi, piyasa ekonomisini benimsemeleri kapitalist küreselleşmeyi dünyada yaygınlaştırdı. Türkiye de bu süreçten etkilendi; ama bir üçüncü aşaması, finansallaşma denilen aşamasının da yaşanması gerekti. Şöyle ki: Bütün ekonomiyi, üretim ilişkilerini sermayeden yana, emek karşıtı olarak değerlendirdiğiniz zaman, kapitalizmin klasik gerçekleşme sorunu ortaya çıkar; yani ürettiği mal ve hizmetlere talepkâr olacak yeterince halk kitlesi bulamazlar, yeterince alım gücü bulamazlar. Bu nedenle, çarkların devam edebilmesi için emekçilerin de borçlanması gerekir. Geçmişte söylenen bir söz vardı; emekçiler kazandığını yer. Bütün finans sistemi aslında sermayedarlara yöneliktir. Fon fazlası olan şirketler ve tasarrufları olan vatandaşlar bankalara, finans sistemine fonlarını aktarırlar. Buradan borçlananlar

10 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri 53 da büyük şirketler, küçük şirketler veya kamudur. Ama zamanla sade vatandaş da bu finansallaşma sürecinin bir parçası oldu. Tüketici kredileri, ihtiyaç kredileriyle, Batı da mortgage kredileri denilen borçlandırarak konut alma yoluyla kazandıklarının ötesinde harcayabilme kapasitesine eriştiler ve böylelikle geçici olarak talebi yükselttiler. Bir anlamda kapitalizmin krizini böylelikle engellemiş oldular. Türkiye de bu sürece daha geç dâhil olmakla birlikte, aslında AKP'nin o parlak dönemleri, Korkut Hoca nın Lale Devri dediği dönemde kredi kartları patladı, insanların cüzdanında çeşitli bankaların çok sayıda kredi kartları oldu. Çocuğu evlenecekse, evini yeniliyorsa, ihtiyaç kredilerine başvuruldu. Otomobil kredileri, son yıllarda da konut kredileri Türkiye'de de yaygınlaştı. Aslında gelir ve servet dağılımının çok bozulduğu ortamda, bir şekilde kapitalizmin sorunlarına ilaç oldu finansallaşma. Şimdi, bu yolun da sonuna gelinmiş durumda. Muhtemelen izliyorsunuz basından; mesela, Makro ihtiyati tedbirler deniliyor. Bu şu anlama geliyor: Bu kredileri sürekli arttırırsanız, sistemi tamamen patlatacak noktaya gelebilir. Onun için, belli bir fren yapıldı. İzlemişsinizdir, kredi kartı limitleri tek tek kredi kartları için değil de, vatandaşlık numarası üzerinden kişinin gelirine göre sınırlandı. Konut alıyorsanız, belli bir kısmını peşin vermeniz gerekiyor. Böylelikle sistemin çok açılması engellenmiş oldu, ama uygulamalar başladıktan sonra da ekonomik büyüme fren yapmış oldu. Bir örnek vereyim. İhtiyaç kredilerinin yüzde 65 i geliri 2 bin liranın altında olan yurttaşlar tarafından kullanılıyor. Bu da bir anlamda aslında demin bahsettiğim ülkedeki yoksulluk hallerinin, işsizlik durumunun veya geçici parça başı kısmi zamanlı işlerde çalışanların, yeterince ihtiyaçlarını karşılayacak bir gelire sahip olmaması durumunda bunu kapamak için kullanılıyor. Bir anlamda sistemin sorunlarını da halı altına süpürmüş oluyor. Belki izlemişsinizdir, geçtiğimiz yıl dünyada en çok konuşulan, satılan kitap bir ekonomi kitabı oldu. Piketty nin 21. Yüzyılda Sermaye kitabı. Bu kitabın kendisinin tartışılması, eleştirilmesi ayrı bir nokta, uzun bir tartışma. Eğer sorular olursa bu konuya da girebiliriz. Ama kısaca, dünyada ve tek tek ülkelerde gelir ve servet dağılımı o kadar bozulmuştu ki, buna parmak basan bir kitap, ekonomi sıkıcı bir alan olduğu ve buna ilişkin kitapların çok fazla okunmadığı halde bestseller haline geldi.

11 54 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri Zaten dünya şöyle garip bir durumda: Mesela, çok tartışılıyor, Amerikan Merkez Bankası nın kararları ne zaman faizi arttıracak, insanlar bunun beklentisi içerisinde 24 saat borsaları izliyor, döviz kurunu nasıl etkiler filan diye. Merkez Bankası -ki, Amerika'da işsizlik yüzde 5 lere kadar düştü- bir türlü faizi arttıracak adımı atmıyor ve sürekli şuna vurgu yapıyor: Evet, işsizlik düşüyor, ama emek gelirleri çok artmıyor. Emek gelirleri artmayınca da ekonominin düze çıktığına dair bir kanı oluşmuyor. Yani IMF, Dünya Bankası, sermaye yayın organları dahi neredeyse Ücretler artsın, sendikalar güçlensin diye duaya çıkacak durumda. İlk defa IMF nin iki tane uzmanı bir araştırma yapıyor ve sendikaların zayıflatılması, geriletilmesinin gelir dağılımını ciddi şekilde bozduğu, bu gelir dağılımı bozulmasının da ekonomideki büyümeyi engellediği sonucuna varıyorlar. Bu anlamda da bakılırsa, Türkiye gerçekten gelir ve servet dağılımının en fazla bozulduğu ülkelerden biri. Diğer ülkelerden de farklı olarak, Türkiye'de genel olarak sosyal devlet gerilerken -toplumdaki kutuplaşmanın bir yansıması- daha muhafazakâr olan AKP ye destek veren kesim sosyal olarak daha az etkileniyor. Çünkü hayır hasenat mekanizmalarıyla, kurslarla, öğrenci yurtlarıyla, yoksullara yönelik yardımlarla, tarikatlar ve cemâatler üzerinden dayanışma ağlarıyla, yerel yönetim kuruluşlarıyla o kesim, yüzde arasındaki bir kesim nispi olarak yoksulluk hallerinden daha az etkilenmeye başladı. Bu da toplumdaki kutuplaşmayı arttıran bir durum. Kısaca, Türkiye ekonomisi hızlı büyüyemiyor, giderek büyüme ivmesini kaybediyor, giderek işsizlik artıyor, giderek yoksulluk halleri yaygınlaşıyor, aynı büyümeyi daha fazla borçlanarak sağlayabilmeye başlıyor. Biliyorsunuz, son zamanlarda ekonomide en fazla konuşulan konu döviz kurunun ne olacağı. Türkiye'nin döviz riskleri üzerinde durmadan evvel, buraya nasıl gelindiğini kısaca bir özetlemek istiyorum. AKP'nin hükümet ettiği dönemler, aslında tam 11 Eylül sonrası Amerikan Merkez Bankası nın faizleri çok indirdiği, dünyayı likiditeye boğduğu ve arkasından Avrupa, Japonya, benzer metropollerde de aynı politikaların uyumlu şekilde izlendiği bir dönemdi, böylelikle borçlanmanın kolay olduğu bir dönemdi. Türkiye'yi de 2001 krizine taşıyan koşulları hatırlarsak, kamu borçlarının çok yüksek olduğu, enflasyonun yüzde aralığında seyrettiği, faizlerin 100 leri zorladığı, kamu bütçesinin yüzde 40 ını faiz ödemelerinin oluşturduğu

12 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri 55 bir dönemdi. Böyle bir dönemde, Derviş yasaları denilen kemer sıkma önlemleriyle kitlelere çok ciddi bir bedel ödetildi; ama bunun sonunda, makroekonomide nispi bir istikrar sağlanmış oldu. Böyle bir dönemde, yabancı kaynaklarla borçlanmak, ekonomiye bir yerde ilaç gibi geldi. Çünkü TL cinsinden yüzde 100 borçlanırken, döviz cinsinden 7 yle, 8 le, 6 yla borçlanmak ucuzmuş gibi geldi. O dönemde Türkiye'ye çok ciddi sermaye girişleri oldu. Türkiye'nin önerdiği faizler de yabancı sermayeye cazip geldi, TL cinsinden arasındaki faizler. Bu, Türkiye'de faizlerin düşmesi anlamına geliyordu, ama yabancı sermaye açısından da başka hiçbir ülkede bulamayacakları bir maden bulmak anlamına geliyordu. Türkiye yıllarca yüksek faiz-düşük kur politikasıyla süreci idare etti. O dönemlerde yabancı kaynaklarla hızlı büyümeler sağlandı. Çok teorik noktalara girmek istemiyorum, ama mühendis arkadaşlarımız çoğunlukla mekanizmayı anlamak açısından Cari işlemler açığı nedir; bir ülkenin elde ettiği döviz gelirleriyle döviz harcamaları arasındaki farktır. Eğer döviz harcamaları fazlaysa cari işlemler açığı verilir. Bu, aynı zamanda bir ülkedeki yatırımlarla tasarruflar arasındaki ilişkiyi de yansıtır. Bir ülkede cari işlemler açığı varsa, o ülkenin yatırımları tasarruflarından daha fazla demektir. Bir ülkede gelir ve servet dağılımının çok bozulmasının doğal sonuçlarından biri -ki, Türkiye bunu en şiddetli haliyle yaşıyortasarrufların düşmesidir. Çünkü demin söylediğim gelirinden fazla harcamak zorunda kalan yurttaşlar aslında eksi tasarruf yapıyor demektir. Bunları alt alta dizince düşük tasarruf oranları çıkar. Ama Türkiye yıllarca çok ciddi cari işlemler açıkları vererek, yabancıların tasarruflarıyla -yabancılar da tabii babasının hayrına bunu vermiyor; daha yüksek rantlar elde ettikleri için, finansal kazançlar elde ettikleri için veriyorlar- tatminkâr denilecek büyüme hızlarına erişti krizinden sonra geçici olarak bu sermaye çekildiği zaman, teğet geçtiği dönemde Türkiye ekonomisi dünyada en hızla daralan ekonomilerden biri oldu; ama tekrar bu krizi atlatmak için likidite denizinde boğulunca dünya, Türkiye'ye aynı fonlar tekrar geldi, tekrar nefes alma olanağı elde edildi. Şimdi ise dünyada farklı bir süreç yaşanıyor. Bir taraftan Amerika başta olmak üzere bazı metropol kapitalist ülkeler daha hızlı büyüyorlar, faizlerin yükseleceği yeni bir aşamaya geliniyor ve Türkiye'ye yabancı sermaye o kadar fazla gelmiyor. Şimdi, dikişleri

13 56 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri tutturmak çok zor oluyor. Yani aslında Merkez Bankasıyla Saray arasında yaşanan tartışmada Sarayın patavatsızlığı öne çıkıyor yaygın medyada, ama gerçek durum şu: Sistemin krizine bir çare bulamıyorlar. Çünkü şunun farkındalar: Ekonomik büyümeyi sağlamadıkları takdirde, işsizliği düşüremedikleri takdirde seçmen tabanlarını yitirme tehlikesi söz konusu. Bunu da gerçekleştirebilmek için nispi olarak yatırımları canlandırabilmek, istihdamı arttırabilmek, büyümeye doping sağlayabilmek için faizleri çekmeleri lazım. Faizleri aşağı çektikleri zaman da bu sefer döviz için bu cazip olmaktan çıkıyor, döviz gelmiyor, döviz sıçrıyor. Döviz sıçrasa bir şey olmaz deniliyor. Biraz sonra biraz rakamlar üzerinde duracağım. Türkiye'nin çok ciddi döviz riskleri var, çok ciddi borçları var; bu da mümkün olmuyor. Bir şekilde çaresiz, umarsız kalmış durumdalar. Özetle, süreç böyle devam ederse, bu risklerden kurtulmak mümkün olmayacak. Döviz risklerine geçmeden evvel, genel olarak büyüme ve sanayinin bununla ilgili payı üzerinde kısaca bir durmak istiyorum e ilişkin en son büyüme rakamları da gösterdi; Türkiye çok yavaş bir tempoda büyüyor, 2.9 luk bir tempoda büyüdü. Bunun içerisinde özel tüketimin payı oldukça düşük, çünkü insanların gelirleri artmıyor. Borçlanarak harcama mekanizmaları, o demin söylediğim makro ihtiyati tedbirler denilen uygulamalarla frenlenmiş oldu. İnsanların talebi olmadığı için özel sektör yatırım yapmıyor. Kamu yatırımları zaten ekside, özel sektör yatırımları çok az artıyor. Onun da alt kalemlerine baktığımız zaman, bunun büyük ölçüde inşaattan oluştuğunu, makine parkına yapılan yatırımların çok sınırlı olduğunu görüyoruz. Türkiye'nin büyümesinin tıkanmasının en önemli nedenlerinden bir tanesi de Türkiye'de eğitim sisteminin çok bozulması, teknik kapasitesinin artmaması, yenilikçiliğin ekonomide gözlenememesi. Bu nedenle üretkenlik bir türlü artamıyor, bir şekilde ekonomi kısır bir döngü içerisinde debelenmiş oluyor. Tabii, ekonomide ciddi bir atılım olmayınca, mevcut döviz risklerinin azaltılması mümkün değil; tam tersine, giderek daha fazla borçlanarak bu çarklar çevrilmeye çalışılıyor. Dövize ilişkin rakamlardan da burada istediğiniz rakamı açıp daha detaylı söyleyebiliriz, ama ben kendi çıkarttığım özetlerden birkaç şey söyleyeyim. Bir soru sorayım. Türkiye'nin yaklaşık olarak 1 yılda ihtiyaç duyduğu döviz miktarı, taze döviz miktarı ne kadar sizce? Cari işlemler açığı

14 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri aralığında olacak. Bunu finanse etmek için fona ihtiyaç var arası; ama bir de ülkenin borçları var. Yani yeni borç almamanız, borçlarınızı arttırmamanız halinde dahi eski borçları ödeyebilmeniz için Bir kere, kısa vadeli borç demek, vadesi 1 yıldan aşağı olan borç demek. Bir kere, 1 yıl içerisinde bütün kısa süreli borçları yenilemeniz gerekiyor, bir de orta ve uzun vadeli borçların vadesi gelenlerini ödemeniz gerekiyor. Bunları da ekleyince, Türkiye'nin 2015 yılında milyar dolar taze paraya ihtiyacı var. Aslında Syriza Hükümeti nin karşılaştığı sorunları da hatırlayınca, gerçekten muhalif bir hükümetin, sistemin çarklarına taş koyan bir hükümetin, tekerleğine taş koyan bir hükümetin işinin ne kadar zor olduğunu görüyoruz. Türkiye'de, mevcut adaylar içerisinde ekonomi politikaları radikal olan ve yüzde 10 barajını geçme şansı olan bir parti yok. Zaten o zemine kaydırmak da istemiyorum. Böyle bir tehlike bir anlamda yok; ama radikal, halkçı bir hükümetin gelmesi durumunda da sistemin mantığı içerisinde nasıl sıkıntılar yaşanacağını göstermek açısından önemli bu. Bu birinci kademe, yani 1 yılda ihtiyaç duyulan döviz miktarı. Bu dövizin Türkiye açısından ne kadar kritik bir gösterge olduğunu gösteriyor. İkinci bir kriter, toplam dış borcunuz ne kadar? Türkiye'nin toplam dış borcu ne kadar; 400 milyar dolar civarında. Biliyorsunuz, dolar cinsinden ifade ediliyor genellikle bu tip borçlar. Bir kısmı euro ve başka paralar cinsinden olduğu için, pariteden çok ciddi etkilenebiliyor; ama en son açıklanan rakam 396 milyar dolardı. 400 lerden birkaç milyar dolar azalmış görünüyor; ama borçlar azaldığından değil, euro cinsinden olan borçlar dolar cinsinden düştüğü için. Çünkü Türkiye'nin borçlarının yaklaşık yüzde 60 ı dolar cinsinden, yüzde 30 u euro, yüzde 10 u da diğer paralar cinsinden. Bunun 120 milyar doları kamu, 275 milyar doları özel. Bazı göstergeler açısından, Türkiye'de kamunun borçları çok fazla değil. Ekonomi büyüyüp de dolar cinsinden pastanın büyüklüğü artınca, Türkiye'de kamu borçlarının düştüğü söyleniyor. Doğrudur bu; ama Türkiye'de, 2001 krizinde niye kamunun borçları çok arttı, kamu paralarını bizlere mi dağıttı? Hayır. Bankaları kurtarmak için banka kurtarma operasyonlarında milyar dolar arasında para harcandı. O zaman Türkiye ekonomisi milyar dolarlık bir ekonomiydi. Yani ekonominin yaklaşık olarak yüzde i kadar bir para harcandı. Ekonominin geneline uygularsak, aslında bu harcanan para, krizinde, Amerika'da ve euro bölgesinde harcanan paraların daha üzerinde bir para.

15 58 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri Özel sektörün borçlarının milyar doları kısa süreli, yani 1 yıl içerisinde ödenmesi gereken borçlar, 165 milyar doları da uzun süreli borçlar. İkinci bir gösterge o. Üçüncü bir gösterge şu: Uluslararası yatırım pozisyonu denilen, yani bir ülkenin dış âleme toplam yükümlülükleri ne kadar, yurtdışındaki toplam varlıkları ne kadar, onu gösteren gösterge. Zaten dikkat edin, her yıl cari işlemler açığı veriyorsunuz; yani döviz gelirleriniz daha az, döviz giderleriniz daha fazla, onu finanse etmek için dış kaynakları kullanıyorsunuz. Bunlar birike birike ne oluyor; bir ülkenin yükümlülüklerini oluşturuyor. Bu arada, ülkede gelir, servet dağılımı bozulunca, bir kısım insanların elinde çok ciddi paralar oluyor, şirketler yurtdışında şirketler alabiliyor, insanlar yurtdışında yatırımlar yapabiliyor, bir şekilde böyle varlıklar oluşuyor. Türkiye'nin varlıkları milyar dolar civarında, yükümlülükleri ise en son rakamla 657 ydi. Türkiye'nin döviz açığı yaklaşık 425 milyar dolar, yani yükümlülükleri varlıklarından daha fazla. Diğer bir gösterge, sıcak para denilen, anında girip çıkan para; yani yabancıların yurtiçindeki kolaylıkla nakde dönüştürülebilecek varlıkları. O da, ben bu notu alırken milyar dolarmış. Şimdi, yanılmıyorsam 143 milyar dolara düştü. Onun nedeni de şu: Bunu oluşturan bileşenler devlet iç borçlanma senetleri, yabancıların borsadaki ağırlıkları ve Türkiye'de açtırdıkları mevduat. Hem normal mevduat, hem repo şeklinde bu. Bunların toplamı da, devlet iç borçlanma senetleri 50 milyar dolar civarında, hisse senetleri 60 milyar dolar civarında, 25 milyar dolar civarında da mevduat var. Bunlar TL cinsinden olduğu için, döviz kuru oynamalarıyla döviz kuru karşılıkları zaman zaman düşmüş görünüyor; ama genel riski çok azalmıyor. Bir tanesi o. Beşinci bir risk kalemi -bunlar çok katmanlı, çok karışık, iç içe geçmiş şeyler- Türkiye'de tutulan -döviz ikamesi deniliyor buna, yani TL den dövize geçmek- yaklaşık 167 milyar dolar döviz mevduatları var. Bunların bir kısmı yabancıların Türkiye'de açtığı mevduatlar. Onun nedeni şu: Türkiye'de faiz oranları daha yüksek. Amerika'da yarım, Türkiye'de veriyorsa geliyor. Bir kısmı Türkiye'deki gerçek kişilerin -ki, yarısını bu oluşturuyor, 80 milyar dolarını milyarı da tüzelkişilerin, yani şirketlerin döviz mevduatları. Bu, toplamda 167 milyar dolardı. Bu da aralığında değişiyor. Bu da önemli bir risk kalemi.

16 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri 59 Hatırlarsanız, 2001 krizine gelen süreçte, bu döviz ikamesi çok daha büyük bir sorun olarak ifade ediliyordu. Daha sonra insanlar biraz kaşarlandılar bu konuda, tecrübe kazandılar. Çevrenizden de izliyorsunuzdur. Döviz değer kazandığı zaman, yani TL değer kaybettiği zaman, Kârı realize ettim deyip, dövizlerini satıp TL ye dönüyorlardı. Bu tip rantiye ya da ellerinde fonu olan kişiler, TL değerlendiği zaman da Döviz ucuzladı deyip dövize dönüyorlardı. Aslında bir şekilde sistemi dengeleyici bir mekanizma rolü görüyorlardı. Ama son dönemde, yani 2013 te Amerikan Merkez Bankası Başkanı o zamanki Bernanke, faizlerin arttırılabileceğini söylemişti. Dünyada ciddi şekilde dolara bir hamle oldu. Brezilya Real i, Güney Afrika Rand ı, TL gibi paralar değer kaybetti. Türkiye'de de bu Gezi süreciyle birleşti. O zamandan beri Türkiye'de sürekli döviz mevduatları artıyor. Yani o kaşarlanmış olan mevduat sahipleri, Artık döviz değerlendi, ben kârımı realize ettim. TL ye döneyim demiyor hiçbir şekilde. Bu sıçramalara neden oluyor. Dövizde kalanlar dövizde kalmaya devam ediyor. Döviz arttıkça birileri, daha amatörler, Artıyor. Ben de bu katara katılayım deyip yeni yeni döviz talebi oluşuyor. Demin söylediğim gibi, yurtdışında borcu olanların bir kısmı da ne yapıyor; Artık daha da sıçrarsa borcumu ödeyemeyeceğim. İyisi mi, elimdeki fonlarla döviz alayım diyor, böylelikle daha da sıçramasına neden oluyor. Diğer bir boyutu reel sektörün borçları, yani finansal olmayan şirketlerin döviz borçları. Bu da önemli bir risk unsuru. Çünkü bu şirketlerin bir kısmı kazancı döviz olan şirketler. Mesela, otelcilik yapıyorsanız veya Türk Hava Yolları gibi biletlerinizi dolar cinsinden satıyorsanız, borçlanmanız daha tolere edilebilir. Ama Türkiye'de çok sayıda perakendecilik yapan, AVM inşaatı yapan, gayrimenkul yatırım ortaklığı şeklinde yine inşaat sektörü içerisinde varlık gösteren, iç piyasaya yönelik üretim yapan, yurtdışında rekabet gücü olmayan şirket var. Bunlara da baktığımız zaman, yaklaşık reel sektörün 100 milyar dolarlık bir varlığı var, 280 milyar dolarlık borcu var. Açık pozisyon da milyar dolar. Bu rakam da gerçeği ifade etmiyor, çünkü kamunun bir şirketinin döviz borcu var. Diyelim ki, eskiden PETKİM in döviz borcu vardı, TÜPRAŞ ın elinde döviz var; bir şekilde iki kamu kuruluşunu dengeleyici bir mekanizma bulunabilir. Ama şimdi, A

17 60 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri şirketinin elinde 1 milyar dolar var, B şirketinin 2 milyar dolar borcu var; Net durum -1 dir demenin çok anlamı yok. Çünkü B şirketi borcunu ödemesi gerektiği zaman, A şirketi koşturarak ona borç vermeyecek veya kamunun kurtarması gerekirse, kamu A şirketinden alarak değil de, rezervlerden bu parayı karşılayacak. Diğer bir rakam da rezervler. Türkiye'nin 120 milyar dolar civarında rezervi var. Bu büyük bir rakammış gibi görünüyor. Giderek geriliyor bu rezervler de. Benzer ülkeler içerisinde oldukça düşük bir rakam. Klasik bir gösterge şudur: Eskiden, rezervlerle ithalat faturasına bakılırdı, yani Bir ülkenin 6 aylık ithalat faturasını karşılayacak rezervler var mı? diye; ama bu finansallaşmanın yaygınlaşmasıyla birlikte, daha çok rezervlerle kısa süreli borçlar karşılaştırılmaya başlandı. Demin de üzerinde durduğumuz gibi, Türkiye'nin kısa süreli borçları milyar dolar, rezervleri 120 milyar dolar. Yani hini hacette, Kısa süreli borçları rezervlerden öderiz diyebileceğimiz bir durum bile yok. O nedenle de döviz, Türkiye ekonomisi için çok ciddi bir risk kaynağı olmaya devam ediyor. Aslında ekonominin çok değişik veçheleri var. Hızlı bir şekilde geçtik, bu döviz konusu üzerinde biraz fazla durduk. İsterseniz, eksik kalan noktalara sorularla ve sizin yorumlarınızla devam edeyim. Orta Vadeli Program şu deniliyor: Biz artık programlıyız. Orta Vadeli Programla bütün öngörülerimiz ilan ediliyor deniliyor. Bu, aslında IMF, Dünya Bankası na üye olan ülkelerin yapmaları istenen, beklenen bir uygulama. Bunun en önemli nedeni şu: Yabancı yatırımcılar açısından süreci daha şeffaf kılmak, önlerini görebilmelerini sağlamak için, her sene Orta Vadeli Programla 3 senenin öngörüleri açıklanıyor. Burada bir-iki ilginç noktaya dikkatinizi çekeyim. Mühendislerin hesap kabiliyeti çok yüksektir. Emin in de eskiden, 40 sene evvelden nasıl hesap yaptığını biliyorum. Ben de fena yapmazdım. Bakın, gayri sâfi milli hâsıla 1945 milyar. Dolar olarak 850 milyar dolara denk geliyor. Yani Türkiye'nin TL cinsinden üretiminin 1945 olması bekleniyor. Bunun da dolar karşılığı 850. Bunun işaret ettiği döviz kuru nedir? Yaklaşık 2.30 dur, değil mi? Bu da 2014 sonunda ilan edilen bir şey sonunda hükümet, dolar kurunun 2.30 olacağını tahmin ediyor. Şu andaki durum ortada de ne öngörüyor; 9.71 milyar dolar olacak. 2 bin 370 TL olacak. Hesap

18 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri 61 makinesi olan varsa hesaplasın, ama gibi bir şey hatırlıyorum. Kaç çıkıyor? 2370/971 = Yani 2017 sonunda 2.44 öngörürken, en son rakam 2.71 filan. Nüfusa bakalım. Gayri sâfi milli hâsıla 850 milyar dolar. Nüfusu bulalım. Nüfus tahmin ediliyor. Yani Türkiye'nin kişi başına geliri 10 bin doların biraz üzerinde görünüyor buna göre i 2.70 e bölün, 720 milyar dolara düşüyor. Bakın nüfusa, Düştü mü 9 bin dolara, 10 bin doların altına? Ne deniliyordu; Orta gelir tuzağı. Orta gelir tuzağı şu: Türkiye ve benzeri bazı ülkeler, Latin Amerika ülkeleri filan 10 bin dolara geliyor, oradan sıçrayıp tekrar 15 bin dolara çıkamıyor, oralarda debelenip duruyor. Buna Orta gelir tuzağı adı veriliyordu. Şimdi Türkiye bu tuzaktan kurtuldu, tersten. 10 binin altına düşünce, şimdi tekrar 10 bine nasıl çıkarız ın beklentisine girecek, 10 bin dolarda niye takılıp kaldık? sıkıntısı olmayacak. Aslında bütün rakamlarla görüyoruz, nasıl gerçekleşmediğini. Bakın, 2014 sonunda 3.3 tahmin edilmiş. Çünkü rakamlar 3 ay sonra geliyor. Nisan başında 2014 büyümesi geldi. Onun altında kaldı, 2.9. Bakın, TÜFE yıl sonu. Bunda biraz fazla tahmin etmişler, daha düşük geldi. 9.4 tahmin etmişler. 8.9 geldi te 6.3 olması tahmin ediliyor. Bu bizim hayatımızı nasıl etkiliyor? Mesela, kamu çalışanlarının, emeklilerin maaşını arttırırken, kendi tahminleri üzerinden arttırıyorlar. Ama bir taraftan da helal olsun diyorum. Çünkü Mehmet Şimşek ne ded? Bu sene enflasyon farkı vermeyeceğim 2014 te. Bunu itiraf da ediyorlar ve yeterince toplumsal muhalefet, kitlelerden tepki almadan gemiyi yürütmeyi başarıyorlar. Bu kadar da cesaretliler. Bakın, Türkiye'de işsizlik rakamının da hiçbir şey ifade etmediğini nereden görüyoruz; işgücüne katılma oranı. Türkiye'de çalışma yaşında olanların yüzde 50 si işgücüne katılıyor, yüzde 50 si zaten katılmıyor. O işsizler de o yüzde 50 nin yüzde 10 u, yüzde 5. Yani aslında çalışabilecek nüfusun yüzde 45 i istihdam ediliyor. Ne deniliyor? Yunanistan ekonomisi çok kötü durumda, işsizlik oranı yüzde İspanya da 20 nin üzerinde. Halbuki oralarda işgücüne

19 62 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri katılım oranı yüzde 70 filan. Onun yüzde 20 si işsiz olursa, yüzde 70 in yüzde 20 si, kalır. Biraz daha fazla olduğu için işsizlik, çalışma yaşındakilerin yüzde ü çalışıyor. Yani Yunanistan da aslında bir istihdam sahibi olanların oranı yüzde 53-54, Türkiye'de yüzde 45. Bak, Yunanistan ekonomisi ne kadar kötü durumda. Biz ehveni şer durumdayız demek de çok mümkün değil. SALONDAN - Kayıt dışı olan da vardır. Prof. Dr. HAYRİ KOZANOĞLU - Bir önceki aşamada Mustafa Sönmez sunuş yapmış. Mustafa bunların detaylarını çok daha iyi biliyor. Bu rakamlar ortayı gösteriyor. Yani kayıt dışı olanların bir kısmını da gösteriyor, ama gerçek rakam biraz daha yüksek. Bu nedenle de çalışanların oranı biraz daha yüksek olabilir. Yani resmi rakamlar ne tam gösteriyor, ne göstermiyor; çünkü kayıt dışı olup da başka mekanizmalarda, bir yerde çalışıyor, başka bir yerde çalışıp primini ödeyenler var. Onun için, SGK da prim ödeyenler daha yüksek çıkabiliyor. O mekanizmalar çok daha karışık. Bir daha bulursanız Mustafa yı, ona daha detaylı sorun. Ama Kayıt dışı var, bundan dolayı çalışanların oranı düşük görünüyor demek çok kolay değil. En önemli bir nedeni, kadınların işgücüne katılma oranının çok düşük olması, yüzde 30 civarında olması. Bunun çok değişik nedenleri var. Ama bu, bir şekilde kadınların üretim sürecinde yer almasına bir taraftan izin vermeyen bir sistem, bir taraftan da aynı sayıda istihdam olsa daha fazla erkek işsiz kalacak. Bu şekilde bir tampon mekanizması gibi görünüyor. Zaten dikkat edin, Türkiye'de, kriz dönemlerinde kadınların işgücüne katılma oranı yükseliyor. Onun nedeni şu: İnsanlar mevcut gelirinin çok altındaki işlerde çalışmayı genellikle kabul etmiyorlar; ama evde de tencerenin kaynaması için, o sırada çok düşük ücretli, uzun saatli işler için kadınlar devreye girebiliyor. Biraz daha feraha çıkılınca, erkek iş bulunca erkek çalışıyor, parasını alamıyor; normale dönünce, kadın tekrar evine dönmüş oluyor. Evet, aslında bu rakamları çok daha uzun konuşabiliriz. Ama isterseniz yorumlarınızı, sorularınızı alalım şimdi.

20 KRİZ SÖYLEŞİLERİ-2 / Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri 63 SELÇUK SOYLU (MMO Yönetim Kurulu Üyesi) - Büyüme , 2015 te 3 ün altına düşüyor. HAYRİ KOZANOĞLU- Evet. Zaten onu söyledim ün son aylarında bu rakam açıklanıyor. Büyüme rakamları 3 ay sonra geliyor. Yani 2014 son 3 ay, son çeyrek büyümesi Nisanın ilk günlerinde açıklanıyor. Bunun da altında kaldı. Zaten tahminlere bakarsanız, Türkiye ekonomisi her sene sıkıntılı olmuyor. Bakarsanız, gayrisafi yurtiçi hasıla yüzde 5 büyüyecek, işsizlik İşsizliği o bile kurtarmıyor, bakın; 9.5 den, 9.2, 9.1 e düşmesi bekleniyor. Hâlbuki IMF, Türkiye için, hak ettiğinden daha fazla olumlu tahminlerde bulunuyor. Okumuşsunuzdur bugün gazetelerde, IMF nin rakamları piyasada olumlu doping etkisi yarattı diye. O bile burada öngörülenden daha fazla, yanılmıyorsam 2016 için 11.6 işsizlik rakamı verdi. Bakın, cari işlemler dengesi, Hükümetin öngördüğünden biraz daha düşük çıkıyor. Onun da nedeni şu: Büyüme öngördüğünden çok daha düşük. Öyle olunca, özellikle yatırıma yönelik ara malı ve sermaye malları ithal edilmiyor; o nedenle de ithalat düştüğü için, cari işlemler açığı birazcık daha az görünüyor. SELÇUK SOYLU - oldu sanırım. Burada petrol fiyatlarının düşmesinin de etkisi HAYRİ KOZANOĞLU- Tabii, burada petrol de cari işlemler açığını biraz aşağıya çekiyor. Yanılmıyorsam, 2014 te 55 milyar dolar civarında bir petrol faturası vardı te bunun ciddi şekilde düşmesi bekleniyor. Ama SELÇUK SOYLU - Aralık ayında 90 dolar falan tahmin ediliyordu, onun çok daha altında şu anda petrol fiyatları. HAYRİ KOZANOĞLU- Türkiye'nin şöyle bir özelliği var: Mesela, Hindistan gibi, Güney Afrika gibi, bazı petrol ithal eden ülkeler, petrol fiyatlarının düşüşünden Türkiye ye göre daha fazla olumlu etkileniyorlar. Onun da nedeni şu: Türkiye'nin ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında, Rusya gibi, Irak gibi, İran gibi, büyük ölçüde gelirlerini petrol üzerinden kazanan ülkeler oldukça ciddi ağırlık taşıyor. Türkiye'nin turizm gelirleri içerisinde Rusya nın çok önemi payı var mesela. Türkiye'nin turizm gelirleri de milyar doları bulmuş

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi.

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi. Dünya Ekonomisi Ne Durumda Ahmet YETİM Türkiye ekonomisi özellikle 2000 ve 2001 krizlerinden itibaren giderek artan ölçekte dünya ekonomisine daha duyarlı hale geldi. Bunda; AB tam üyelik maratonunda kaydedilen

Detaylı

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu (14 Aralık 2007, İstanbul) Nevzat Öztangut Başkan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Değerli konuklar, Aracı Kuruluşlar

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU Bu rapor AEGON Emeklilik ve Hayat A.Ş. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.04.2010-30.06.2010 dönemine

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY BRIC (Brasil, Russia, India, China) ve TÜRKİYE (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) 2010-2012 döneminde, BRIC ülkeleri içinde en yüksek kişi başına gelir düzeyi Rusya'da. Türkiye'ninki Rusya dışında kalanlardan

Detaylı

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek 31.03.2014 YATIRIMSIZ BÜYÜME Seyfettin Gürsel*, Zümrüt İmamoğlu, ve Barış Soybilgen Yönetici Özeti TÜİK'in bugün açıkladığı rakamlara göre Türkiye ekonomisi 2013

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP, Kendinden Önceki 42 Hükümetin, 56 Yılda Kullandığı Paranın 2 Katından Fazla Parayı 10,5 Yılda Kullandı Türkiye de, çok partili

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ:

GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ: Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON YABANCI HAREKETİ: Piyasa oyuncuları gelişmeleri yorumlarken üç göstergeye bakıyor; döviz, faiz ve borsa. Döviz geriler, faiz düşer ve borsa çıkarsa, genellikle

Detaylı

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar Umut Oran Basın Açıklaması 06.01.2013 Yarın Aydın-Söke de pamuk üreticileriyle bir araya gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran ın, yazılı açıklaması şöyle: * EL KAZANDI

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 23 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Almanya sanayi üretimi endeksi beklenenin altında kaldı Almanya da bugün açıklanan PMI İmalat Sanayi Endeksi, küresel ekonomik daralmanın ülke ekonomisine

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz Ocak ayının ilk yarısını geride bırakırken piyasalardaki olumlu havanın sorgulanmaya başladığını söyleyebiliriz. Amerika kanadında Aralık ayında sürpriz bir iyileşme gözlenen tarım dışı istihdam

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü. 21 Ocak 2015

Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü. 21 Ocak 2015 Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü 21 Ocak 2015 Sunum Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın ın değerlendirmesi Küresel ekonomi Türkiye ekonomisi Bankacılık sektörü 2 Değerlendirme

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı

HAFTALIK BÜLTEN 26 EKİM 2015 30 EKİM 2015

HAFTALIK BÜLTEN 26 EKİM 2015 30 EKİM 2015 26 EKİM 2015 30 EKİM 2015 HAFTANIN ÖZETİ Küresel piyasalar geçtiğimiz hafta Merkez Bankalarının aldığı kararlar ile yön buldu. Hafta başında Japonya Merkez Bankası ndan gelecek verilere odaklanan piyasalar

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1 SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv Otomotiv İç Satışlarda Hızlı Artış Temmuz Ayında Devam Ediyor. Beyaz Eşya Beyaz Eşya İç Satışlarda Artış Temmuz Ayında Hızlandı. İnşaat Reel Konut Fiyat Endeksinde

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 48 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar

Detaylı

HAFTALIK BÜLTEN 31 AĞUSTOS 2015 4 EYLÜL 2015

HAFTALIK BÜLTEN 31 AĞUSTOS 2015 4 EYLÜL 2015 31 AĞUSTOS 2015 4 EYLÜL 2015 HAFTANIN ÖZETİ Piyasalar yoğun bir haftayı geride bırakırken haftanın öne çıkan konuları; Avrupa Merkez Bankası nın (AMB) toplantısı, hafta sonu Ankara da toplanan G-20 Maliye

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm CPB nin açıkladığı verilere göre Temmuz ayında bir önceki

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

PROJEKSİYON. DOLAR ARTIŞI ve DIŞ BORÇ:

PROJEKSİYON. DOLAR ARTIŞI ve DIŞ BORÇ: 112 EKONOMİK FORUM Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com GÖSTERGELER PROJEKSİYON DOLAR ARTIŞI ve DIŞ BORÇ: Doların, neredeyse tüm paralar karşısında değer kazanması çoğu kez bir dizi olumsuzluğa yol açıyorsa

Detaylı

HAFTALIK BÜLTEN 28 ARALIK 2015 01 OCAK 2016

HAFTALIK BÜLTEN 28 ARALIK 2015 01 OCAK 2016 28 ARALIK 2015 01 OCAK 2016 HAFTANIN ÖZETİ ABD'de Noel tatilinin sonrasında geçtiğimiz hafta da yılsonu işlemleri nedeniyle yatay bantta dalgalı bir seyir izlendi. Avrupa piyasalarının, Noel tatilini yılbaşı

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org. Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul 5 6 1. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ Küresel ekonomiyi derinden etkileyen 2008

Detaylı

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü EYLÜL TÜRKİYE Geçtiğimiz haftada yurtiçinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla II. Çeyrek verileri ile Temmuz ayı sanayi üretimi ve cari işlemler açığı verileri takip edildi. Tüik verilerine göre gayrisafi yurtiçi

Detaylı

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü 2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü Prof. Dr. Sudi Apak Beykent Üniversitesi İçerik 2 Slayt 1 - Türk Bankalarında kurum riski bulunmaktadır. 140,00% Türk Bankacılık Sektörünün Aktif Büyüklüğü /

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

ÜÇ MİLYONDAN FAZLA İŞÇİ ASGARÎ ÜCRETLE ÇALIŞIYOR

ÜÇ MİLYONDAN FAZLA İŞÇİ ASGARÎ ÜCRETLE ÇALIŞIYOR YURT tan ÜÇ MİLYONDAN FAZLA İŞÇİ ASGARÎ ÜCRETLE ÇALIŞIYOR SSK ya kayıtlı toplam 6 milyon 918 bin 605 sigortalının yüzde 44 üne denk gelen 3 milyon 42 bin 396 sının ücreti SSK ya asgarî ücret üzerinden

Detaylı

06 Temmuz 10 Temmuz 2015

06 Temmuz 10 Temmuz 2015 Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz? Pazartesi; 09:00 Almanya Fabrika Siparişleri 11:30 Euro Bölgesi - Perakende PMI Endeksi, Sentix Yatırımcı Güven Endeksi 16:45 ABD Hizmet PMI Endeksi 17:00 ABD ISM

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 06 Temmuz 2015, Sayı: 18. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 06 Temmuz 2015, Sayı: 18. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 18 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Mayıs ayında başlayan türbülansın nedenleri ve muhtemel sonuçları 1 Haziran 2006 Emin Öztürk 2002-2005 döneminin kısa özeti Büyüme performansı çok iyi (ortalama %7.8)

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 10 Ağustos 2015, Sayı: 22. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 10 Ağustos 2015, Sayı: 22. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 22 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

GÖSTERGELER STOPAJ DÜZENLEMESİ: Vadeye göre pay (Yüzde)

GÖSTERGELER STOPAJ DÜZENLEMESİ: Vadeye göre pay (Yüzde) Hazırlayan: Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com GÖSTERGELER PROJEKSİYON STOPAJ DÜZENLEMESİ: TL mev. Vadesiz Vadeye göre pay (Yüzde) Bir Aya Üç Aya Altı Aya Bir Yıla ve Daha Uzun 2005 17,8 20,6 45,8 10,5

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER

KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER NİSAN 2014 Birleşmiş Milletler (UN), Uluslararasın Para Fonu (IMF), Ekonomik İşbirliği ve Kalınma Teşkilatı (OECD) ve Dünya Bankası nın (WB), küresel

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak2015 N201501 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ayşegül Aytaç 1 Araştırmacı, Ekonomi Çalışmaları PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Petrol fiyatları, 2014 yılının

Detaylı

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI KKTC DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI 25.0 150 22.5 135 20.0 120 17.5 105 15.0 90 12.5 75 10.0 60 7.5 45 5.0 30 2.5 15 0.0 0 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7

Detaylı

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU Strateji Geliştirme Başkanlığı Ekonomik ve Sektörel Analiz Dairesi HAFTALIK EKONOMİ RAPORU TÜRKİYE EKONOMİSİ IMKB 100 Endeksi haftanın ilk yüzde 0,4 oranında değer kazandı. Geçtiğimiz hafta İMKB 100 Endeksi,

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2015 (SAYI: 73) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomide Durgunluk ve Güvensizlik İşaretleri Arttı Dünya ekonomisinde 2015 yılı da zorlu geçecek. Gelişmekte olan ülkelerin finansman

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME VE MİLLİ GELİR Kişi Başına GSYH, cari fiyatlarla 2010 yılında

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı Tarih: 16.01.2011 Sayı: 2011/01 Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı 2003-2010 yıllarını kapsayan 8 yılda, şirketlerin kâr aktarımı, faiz ödemeleri ve portföy yatırımları aracılığıyla,

Detaylı

Araştırma Notu 13/156

Araştırma Notu 13/156 Araştırma Notu 13/156 01 Kasım 2013 ALTIN HARİÇ CARi AÇIK DÜŞÜYOR Zümrüt İmamoglu, Barış Soybilgen ** Yönetici Özeti 2011-2013 yılları arasında altın ithalat ve ihracatında görülen yüksek iniş-çıkışlar

Detaylı

BORSA VE YABANCILAR: Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB) tarafından yayımlanan

BORSA VE YABANCILAR: Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB) tarafından yayımlanan Ô Alaattin AKTAŞ GÖSTERGELER ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON BORSA VE YABANCILAR: Borsada hisse senetlerinin yaklaşık üçte ikisi yabancı yatırımcının elinde. Bu durumu eleştirenler çok ama bu durumun ciddi

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Martta, ilk iki ayın toplamından daha fazla döviz geldi. (Milyon Dolar) Ocak Şubat Mart Ocak- Ocakvar.

Martta, ilk iki ayın toplamından daha fazla döviz geldi. (Milyon Dolar) Ocak Şubat Mart Ocak- Ocakvar. TÜRKİYE NİN GÖSTERGELERİ > > HABER Hazırlayan: Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON CARİ AÇIK: İlk çeyrekte ithalat 56, ihracat 32, cari açık 22 milyar dolar olarak gerçekleşti. Merkez Bankası

Detaylı

HAFTALIK BÜLTEN 03 AĞUSTOS 2015 07 AĞUSTOS 2015

HAFTALIK BÜLTEN 03 AĞUSTOS 2015 07 AĞUSTOS 2015 03 AĞUSTOS 2015 07 AĞUSTOS 2015 HAFTANIN ÖZETİ Geçtiğimiz hafta piyasaların yönünde yurtdışında ve Amerika da açıklanan şirket bilançoları etkiliydi. Beklentilerden kötü gelen bilançolar borsalarda düşüşe

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 14 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu 1

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 09:00 EUR Almanya Fabrika Siparişleri (Aylık) (Tem) ORTA -0,6% 2,0% 09:45 EUR Fransa Tüketici Güveni (Ağu) AZ 94 93 10:15 CHF Tüketici Fiyat Endeksi

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012

Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012 Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012 Faik Öztrak Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tekirdağ Milletvekili 1 Temel Sorunlarımız- Yeni Riskler Sıcak paraya yaslanan büyüme modeli

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 i Bu sayıda; Haziran İşgücü ve İstihdam gelişmeleri; Ocak-Ağustos Bütçe verileri değerlendirilmiştir. i 1 Gerçek işsizlikte ciddi artış

Detaylı

Cari açık ve finansmanı

Cari açık ve finansmanı Cari açık ve finansmanı I.GİRİŞ Cari açık ve finansmanı konusunun, 2011 yılında Türkiye Ekonomisindeki önemli gündem maddelerinden biri olacağı anlaşılıyor. 2010 yılında cari açık, 2009 a göre % 247,1

Detaylı

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU Bu rapor AEGON Emeklilik ve Hayat A.Ş Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.07.2010 30.09.2010 dönemine

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Altın, Fed sonrası 3 haftanın yükseğinde ABD merkez bankası Fed'in faiz oranlarının düşük kalmaya devam edeceğini bildirmesi ile, alternatif yatırım aracı

Detaylı

Her. Pazar BRUNCH. #OlmasadaOlur. Düzenli destekte bulunmak için 0850 222 1863 ü arayabilirsiniz.

Her. Pazar BRUNCH. #OlmasadaOlur. Düzenli destekte bulunmak için 0850 222 1863 ü arayabilirsiniz. Her Pazar BRUNCH #OlmasadaOlur Düzenli destekte bulunmak için 0850 222 1863 ü arayabilirsiniz. www.darussafaka.org GÖSTERGELER Alaattin AKTAŞ l ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON CARİ DENGE: Cari işlemler

Detaylı

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr Öncelikle nüfusa ve bu nüfusun ne kadarının genç olduğunu anlatan rakamlara bakalım 2013

Detaylı

SABAH BÜLTENİ. Destek FX Piyasa Gözlemi. 4 Eylül 2015 09:00 GENEL GÜN ÖZETİ. AMB politika faizini açıkladı

SABAH BÜLTENİ. Destek FX Piyasa Gözlemi. 4 Eylül 2015 09:00 GENEL GÜN ÖZETİ. AMB politika faizini açıkladı SABAH BÜLTENİ Destek FX Piyasa Gözlemi 4 Eylül 2015 09:00 GENEL GÜN ÖZETİ AMB politika faizini açıkladı Avrupa Merkez Bankası (AMB) politika faizini değiştirmeme kararı aldı. AMB, faizi yüzde 0.05 ile

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fitch, Türkiye nin kredi notu ve görünümünü korudu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BBB- olarak korurken, kredi notunun Durağan olan görünümü de değiştirmedi.

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2014, No: 92

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2014, No: 92 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2014, No: 92 i Bu sayıda; 2014 Mart ayı Ödemeler Dengesi Verileri ve kurdaki gelişmeler değerlendirilmiştir. i 1 İlk üç ayda cari açıktaki her 100 Dolarlık

Detaylı