Duygusal Zeka ÖZET SUMMARY. Ceylan TUÐRUL*

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Duygusal Zeka ÖZET SUMMARY. Ceylan TUÐRUL*"

Transkript

1 Duygusal Zeka Ceylan TUÐRUL* ÖZET Son yýllarda yapýlan pekçok çalýþma zeka tanýmýnýn geniþletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entellektüel zekanýn yanýsýra EQ yani duygusal zekanýn da bu taným içinde yer almasý gerektiðini ortaya koymaktadýr. Duygusal zeka duygularýnýn farkýnda olma, duygularla baþa çýkabilme, kendini motive etme, empati kurabilme ve iliþkileri yönetebilme yeteneklerini kapsamaktadýr. Yaþ, aile ortamý ve cinsiyet duygusal zekanýn geliþimini etkileyen en önemli faktörlerdir. Duygusal zeka geliþimindeki aksaklýklar hem insanlararasý iliþkilerde sorunlarýn hem de psikolojik rahatsýzlýklarýn ortaya çýkmasýnda çok önemli bir rol oynamaktadýr. Anahtar Sözcükler: Duygu, duygusal geliþim, duygusal zeka. SUMMARY Emotional Intelligence Recent studies revealed that the definition of "intelligence" should be expanded and in addition to classically accepted IQ (entellectual intelligence), EQ (emotional intelligence) should also be included in this definition. Emotional intelligence consists of the abilities like knowing own emotions, managing emotions, motivating oneself, being empathic and handling relationships. Age, family environment and gender are the most important factors that effects the development of emotional intelligence. The problems that arise during the development of emotional intelligence play an important role in the occurance of both interpersonal relation problems and psychological disturbances. * Doç. Dr., Psikolojik Deðerlendirme, Terapi ve Eðitim Merkezi, ANKARA Key Words: Emotion, emotional development, emotional intelligence. GÝRÝÞ Duygular insaný anlamada, düþünce ve davranýþlarýný anlamlandýrmada çok önemli bir role sahiptirler. Duygularla ilgili olarak bugüne kadar çok çeþitli çalýþmalar yapýlmýþ ve farklý görüþler ileri sürülmüþ olmasýna karþýn duygusal zeka kavramýný ilk olarak ortaya koyan Salovey ve Mayer (1990) olmuþtur. Daha sonra Goleman (1996) Duygusal Zeka adlý kitabýnda iki tür zihnimiz olduðundan söz etmiþtir. Bu zihinlerden biri akýlcý zihin, ikincisi ise duygusal zihindir. Birbirinden tamamen farklý bu iki kavrama tarzý, zihinsel yaþantýmýzý oluþturmak için etkileþim halindedirler. Akýlcý zihin, çoðunlukla farkýnda olduðumuz bir kavrama tarzýdýr; bilincimize daha yakýndýr, düþüncelidir. Bunun yanýsýra fevri ve güçlü, bazen de mantýksýz olan bir kavrama sistemi daha vardýr ki bu da duygusal zihindir. DUYGUSAL ZÝHÝN-AKILCI ZÝHÝN Biri duygusal biri akýlcý olan bu iki zihin, çoðunlukla bir uyum içinde ve farklý bilinç biçimlerini birbiriyle kaynaþtýrarak hayatta yol almamýza yardýmcý olurlar. Duygu, akýlcý zihnin iþleyiþine katkýda bulunur, akýlcý zihin ise duygusal verileri þekillendirir ve bazen reddeder. Ancak yine de duygusal ve akýlcý zihinler yarý baðýmsýz melekelerdir; her ikisi de, beyindeki farklý 12

2 DUYGUSAL ZEKA ama birbiriyle baðlantýlý devrelerin iþleyiþini yansýtýrlar. Genelde duygusal ve akýlcý zihin denge halindedir. Ancak yaþamýn tehlikede olduðu anlarda, hisler yoðunlaþtýkça ve tutkular öne çýktýkça, bu ikisi arasýndaki denge bozulur ve duygusal zihin üstünlük saðlayarak akýlcý zihni etkisiz hale getirir (Goleman 1996). Son yýllardaki beyin görüntüleme konusundaki teknolojik geliþmeler ve nörolojik çalýþmalar duygusal zihnin nasýl çalýþtýðý konusunda bazý önemli bilgiler elde etmemize olanak saðlamýþtýr. Örneðin LeDoux (1992, 1993, aktaran Goleman 1996) tarafýndan yapýlan bazý araþtýrmalarda, amigdalanýn duygusal zihin açýsýndan çok önemli bir role sahip olduðu gösterilmiþtir. LeDoux a göre amigdala, yaygýn sinir baðlantýlarý aðý sayesinde duygusal bir aciliyet durumunda, akýlcý zihin de dahil olmak üzere, beynin büyük bir bölümünü kontrol etmekte ve yönlendirmektedir. Bu çalýþmalarda göz ya da kulaktan gelen duyu sinyallerinin beyinde önce talamusa, oradan da tek bir sinapsla, amigdalaya ulaþtýðý saptanmýþtýr. Talamusdan çýkan ikinci bir sinyal ise düþünen beyin neokortekse ulaþmaktadýr. Duyu sinyallerinin tek bir sinapsla amigdalaya ulaþmasý, amigdalanýn neokorteksden önce tepki verebildiðine iyi bir kanýt oluþturmaktadýr. Bu ve benzeri çalýþmalardan elde sonuçlar henüz kesinlik kazanmamýþ olsalar da, duyusal zihin / akýlcý zihin açýklamalarýnýn destek görmesine ve duygusal zihnin akýlcý zihinden önce devreye girmesinin açýklanmasýna önemli katkýlarda bulunmaktadýrlar. Bu bilgiler ýþýðýnda, zeka kavramýnýn son yýllara kadar kabul görmüþ tanýmýnýn geniþletilmesi ve duygusal zeka nýn da zeka tanýmý içine alýnmasý gerektiði ortaya çýkmaktadýr. Baþka bir deyiþle, zeka tanýmý içinde hem IQ yani entellektüel zeka hem de EQ yani duygusal zeka kapsanmalýdýr. Goleman a (1996) göre IQ ve duygusal zeka birbirine karþýt deðil, birbirinden ayrý zeka türleridir. Aslýnda IQ ve duygusal zekanýn bazý yönleri arasýnda az da olsa bir baðlantý vardýr. Bununla birlikte bu iki zeka türünün birbirinden baðýmsýz olduðunu gösteren pekçok kanýt elde edilmiþtir. IQ ve EQ nun ayrý zeka türleri olduðunu düþündüren en önemli kanýtlar akademik baþarý, IQ puaný ya da üniversite giriþ sýnavý puanlarý ile hayatta baþarýlý olmak arasýnda anlamlý iliþkiler olmadýðýný ortaya koyan çalýþmalardýr. Örneðin Harvard tan mezun olan 95 öðrencinin orta yaþlarýna kadar izlendiði bir araþtýrmada (Vaillant 1977), okul sýnavlarýnda en yüksek notlarý tutturan öðrencilerin daha düþük notlarý olan arkadaþlarýna oranla maaþ, verimlilik ve kendi alanlarýndaki konumlarý açýsýndan daha baþarýlý olmadýklarý saptanmýþtýr. Ayrýca daha düþük notlarý olan grubun yaþamlarýndan daha hoþnut ve arkadaþ, aile ve aþk iliþkilerinde de daha mutlu olduklarý ortaya çýkmýþtýr. Lise birincileri üzerinde yapýlan bir baþka araþtýrmada ise (Arnold 1992, aktaran Goleman 1996), bu öðrencilerin üniversitede de çok baþarýlý olmaya devam ettikleri, ancak 20 li yaþlardan sonra ortalama bir baþarý düzeyi sergiledikleri görülmüþtür. Liseden mezun olduktan 10 yýl sonra ise, ayný yaþtan gençlerle karþýlaþtýrýldýklarýnda, ancak dördünden birinin, kendi seçtiði dalda en yüksek baþarý düzeyine ulaþtýðý, dörtte üçünün ise çok daha az baþarýlý olduðu ortaya çýkmýþtýr. Gardner ve Krechevsky (1993) ve Stenberg (1985) de IQ testlerinde baþarýlý olmanýn ancak o kiþinin bir öðrenci ya da bir öðretim üyesi olarak baþarýlý olup olmayacaðýný tahmin etmede kullanýlabileceðini ifade etmiþlerdir. Duygusal zekanýn tanýmýna ve özelliklerine geçmeden önce duygu nedir? sorusunu yanýtlamak yararlý olacaktýr. DUYGU Duygu bir his ve bu hisse özgü belirli düþünceler, psikolojik ve biyolojik haller ve bir dizi hareket eðilimidir (Goleman 1996). Duygu bebeklerde ayrýþmamýþ bir enerji olarak olarak baþlar (Passons 1975). Önceleri bu enerji organizmanýn yaþamýný sürdürebilmesi için harcanýr. Organizma çevredeki bazý unsurlarýn yaþamýn sürdürülmesi ve geliþme açýlarýndan gerekli olduðunu, bazý unsurlarýn ise gereksiz hatta zararlý olduðunu farkeder. Böylece zamanla bebek çevredeki hangi unsurlarýn gereksinimlerini karþýladýðý, hangilerinin karþýlamadýðý konularýnda daha seçici olmaya baþlar. Bu seçicilik arttýkça deðerlendirme ortaya çýkar. Baþlangýçta ayrýþmamýþ olan enerji artýk nelerin gerekli olduðu, nelerin gereksiz ya da zararlý olduðu üzerinde yoðunlaþmaya baþlar. Enerjinin spesifik ve deðerlendirici bir biçimde kullanýlmasý duygular yoluyla olur. Duygular iki amaca hizmet ederler (Passons 1975). Bunlardan birincisi, kiþinin harekete geçmesi için enerji temin etmeleridir. Ýkincisi ise, kiþinin kendi gereksinimlerini karþýlayabilmesi için çevreyi manipüle edebilmesi ya da bu gereksinimleri karþýlayacak uygun davranýþlarý yapabilmesi için, yönlendirici ya da deðerlendirici bir fonksiyon göstermeleridir. Bu enerji kiþiye gereksinimlerini karþýlamak 13

3 TUÐRUL C. için harekete geçiriyor ya da çevreyi manipüle etmesine fýrsat veriyorsa olumlu duygular ortaya çýkar. Eðer enerji, gereksinimlerin karþýlanmasýnda etkisi olmayan ya da zararlý etkisi olan unsurlara yöneltilirse olumsuz duygular ortaya çýkar. Pekçok yazar temel duygusal yüz ifadelerinin neler olduðu konusunda çeþitli çalýþmalar yapmýþlardýr. Genel olarak temel duygularý öfke, üzüntü, korku, mutluluk, sevgi, þaþkýnlýk, iðrenme, utanç þeklinde adlandýrmak mümkündür. Söz konusu temel duygusal ifadeler yüzümüzde tek tek görülebildiði gibi, bazen de birkaçý birleþerek karýþým ifadeleri ortaya çýkabilir (Plutchik 1962, Tomkins ve McCarter 1964, Dökmen 1987). Schacter (1964) duygusal yaþantýlarýn gerisinde biliþsel etkinliklerin rol oynadýðýný ileri sürmüþtür. Schacter e göre, çevremizi algýlamamýz ve anlamlandýrmamýz sonucunda, içimizdeki fizyolojik deðiþikliklerle ilgili duygulara belli adlar veririz. Yani biliþsel yaþantýlarýmýz doðrultusunda duygusal yaþantýlarýmýzý adlandýrýrýz. Dolayýsýyla farklý ortamlarda benzeri uyarýcýlara farklý tepkiler vermemizin ve birtakým çatýþmalara girmemizin nedeni duygularýmýzý farklý þekillerde yönlendiren, farklý biliþsel yaþantýlar geçirmemizdir. Duygular yaþamýn akýþý içinde alýnabilecek sonsuz sayýda kiþisel karar arasýndan seçim yapýlmasýnda çok önemli bir rol oynarlar. Hangi mesleðin seçileceði, nerede yaþanacaðý, kiminle evlenileceði vb. pekçok karar salt mantýða dayanarak alýnamaz. Bu tip konularda salt biçimsel mantýk iþe yaramaz, doðru kararlarýn verilebilmesi için kiþinin güdülerine ve geçmiþ yaþantýlarýndan derlenmiþ duygusal bilgeliðe ihtiyacý vardýr. Duygularýn farkýnda olmamak ise, verilecek kararlarýn seçiminde yanýlgýlara yol açabilir (Passons 1975). DUYGUSAL ZÝHNÝN ÖZELLÝKLERÝ Ekman (1992), Epstein ve Brodsky (1993) ve Goleman ýn (1996) görüþlerinden yararlanarak duygusal zihnin özellikleri þöyle özetlenebilir: * Duygusal bir durumda, duygusal zihin akýlcý zihinden çok daha hýzlý harekete geçer ve ne yaptýðýný gözden geçirmeden eyleme atýlýr. Duygusal zihin bizim tehlikeye karþý radarýmýzdýr. Acil durumlar karþýsýnda ne yapacaðýmýzý ya da nasýl karþýlýk vereceðimizi düþünmeye zaman harcamadan tepki göstermek üzere bizi harekete geçirir. Örneðin balkondan düþmek üzere olan çocuðunu kurtaran anne gibi. Duyguyu baþlatan þeyle, duygunun patlak vermesi arasýnda geçen süre çok kýsadýr. Bu nedenle algýyý tartarak deðerlendirmeye zaman kalmaz. Bu hýzlý algýlama tarzý sürat uðruna isabetliliði feda eder, çünkü genel görüntüye ya da onun en çarpýcý yanlarýna karþýlýk verir. Herþeyi bir bütün olarak ve bir arada görerek, dikkatli bir analize zaman ayýrmadan tepki gösterir. Örneðin geç kaldýðý için eve pencereden girmeye çalýþan kýzýný hýrsýz zanneden babanýn, kýzýna ateþ ederek öldürmesi gibi. * Duygusal zihnin mantýðý çaðrýþýmsaldýr, bir gerçekliði simgeleyen ya da onun bir anýsýný çaðrýþtýran öðeleri, o gerçekliðin aynýsý olarak kabul eder. Duygusal zihne göre önemli olan bir þeyin nasýl algýlandýðý, nasýl göründüðüdür. Bir þeyin bize ne hatýrlattýðý, ne olduðundan daha önemli olabilir. Akýlcý zihin nedenlerle sonuçlar arasýnda mantýksal baðlantýlar kurarken, duygusal zihin ayrým yapmadan sadece benzer çarpýcý özellikleri dikkate alýr. Örneðin mavi çorabýný giyerek gittiði bir sýnavýn iyi geçmesi üzerine, her sýnava ayný mavi çorapla giden bir öðrencinin davranýþý gibi. Bir olayýn herhangi bir özelliði geçmiþin duygu yüklü bir anýsýna benzer görünürse, duygusal zihin hatýrlanan olayla ilgili duygularý baþlatarak buna tepki verir. Baþka bir deyiþle, duygusal zihin þimdiki zamana sanki geçmiþ zamanmýþ gibi tepki verir. Örneðin küçükken anne-babasý arasýndaki kavgalara sýk sýk tanýk olan ve korkan bir çocuk, daha sonra bir filmdeki kavga sahnelerinde bile ayný korkuyu yaþayabilir. * Duygusal zihin birçok açýdan çocuksudur ve bu özelliði duygu güçlendikçe artar. Duygusal zihnin çocuksu özelliklerinden biri herþeyin siyah ve beyaz olduðu grilerin olmadýðý kategorik düþüncedir. Örneðin bir sýnavdan baþarýsýz olan bir kiþinin, ben baþarýsýz biriyim þeklinde düþünmesi gibi. Bu çocuksu tarzýn bir diðer iþareti de kiþiselleþtirmedir. Örneðin ne zaman pikniðe gitmeye kalkýþsam yaðmur yaðar diyen bir kiþi, olaylarý ben merkezli bir sapma eðilimiyle algýlamaktadýr. Çocuksu tarz kendi kendini doðrular, inançlarýný zayýflatacak anýlarý ya da gerçekleri bastýrarak ya da gözardý ederek, sadece destekleyenlere tutunur. Akýlcý zihnin inançlarý geçicidir, yeni kanýtlar geldiðinde 14

4 DUYGUSAL ZEKA deðiþtirilebilir. Duygusal zihin ise inançlarýný mutlak doðrular olarak kabul eder ve bunlara ters düþen kanýtlarý kabul etmez. * Duygusal zihnin iþleyiþi duruma baðlýdýr ve belirli bir anda yükselen hangi duygu ise, onun doðrultusundadýr. Duygunun mekaniðinde her hissin kendine özgü düþünce, tepki ve hatta anýlar repertuarý vardýr. Duruma baðlý bu repertuarlar, yoðun duygu anlarýnda en baskýn hale gelirler. Bu tür bir repertuarýn etkin olduðunun bir iþareti de seçici bellektir. Düþünüþ ve hareket tarzýmýz kendimizi mutlu hissettiðimizde farklý, kýzgýn ya da canýmýz sýkkýn iken farklýdýr. Örneðin öfkeli bir þekilde evden çýkan birinin, trafik kurallarýna uymayan sürücülere diðer günlere nazaran daha fazla tepki göstermesi gibi. Duygusal zihnin özellliklerini saptayabilmek, kiþinin duygusal yeteneklerini belirleyebilmek ve geliþtirebilmek için öncelikle duygusal zekanýn tanýmýna gereksinmemiz vardýr. DUYGUSAL ZEKA Salovey ve Mayer (1990) duygusal zeka tanýmýný 5 ana baþlýk altýnda toplamýþlardýr. 1. Duygularýnýn farkýnda olma: Belirli bir durumda ya da anda ne hissettiðinin farkýna varabilmek duygusal zekanýn temelidir. Ýçgörü kazanabilmek ve kendini anlayabilmek için duygularýn her an farkýnda olmak çok önemli bir gerekliliktir. Duygularýný tanýyan kiþiler, ruh hallerinin farkýndadýrlar, kiþisel karar gerektiren konularda daha saðlýklý kararlar verebilirler, daha özerk davranabilirler, kendi sýnýrlarýndan emindirler ve hayata olumlu bir gözle bakabilirler. 2. Duygularla baþa çýkabilmek: Farkýna varýlan duygularla uygun biçimde baþaçýkabilmek duygusal zekanýn temel özeliklerinden bir diðeridir. Kendini yatýþtýrma, yoðun endiþelerden, karamsarlýktan, alýnganlýklardan kurtulma yeteneði gibi yetenekleri kapsar. Bu yeteneði zayýf olan kiþiler sürekli huzursuzlukla mücadele ederken, kuvvetli olanlar ise hayatýn tatsýz sürprizleri ve terslikleriyle karþýlaþtýktan sonra kendilerini daha kolay toparlayabilmektedirler. 3. Kendini motive etmek: Ýnsanýn kendini motive edebilmesi için öncelikle duygularýný bir amaç etrafýnda toplayabilmesi gerekir. Duygusal özdenetim yani doyumu erteleyebilme ve fevri davranýþlarý engelleyebilme her baþarýnýn altýnda yatan çok önemli bir özelliktir. Kendini motive edebilme yeteneðine sahip kiþiler yaptýklarý herþeyde çok daha üretken ve etkili olurlar. 4. Baþkalarýnýn duygularýný farketmek: Baþkalarýnýn duygularýný farkedebilmek ya da baþka bir deyiþle empati kurabilmek, duygusal zekanýn vazgeçilemez özelliklerinden bir diðeridir. Empatik kiþiler baþkalarýnýn neye ihtiyacý olduðunu, ne istediðini gösteren sinyallere karþý daha duyarlýdýrlar. Rogers a (1970) göre empati, bir kiþinin kendisini karþýsýndakinin yerine koyarak olaylara onun bakýþ açýsýyla bakmasý, o kiþinin duygularýný ve düþüncelerini doðru olarak anlamasý, hissetmesi ve bu durumu ona iletmesidir. Bu durumda empatinin 3 özelliði vardýr: * Empati kurabilmek için kiþinin kendisini karþýsýndakinin yerine koymasý, olaylara onun bakýþ açýsýyla bakmasý gerekir. Baþka bir deyiþle empati kurmak isteyen kiþi, karþýsýndaki kiþinin fenomenolojik alanýna girmelidir. Fenomenolojik yaklaþým a göre her insan gerek kendini gerekse çevresini kendine özgü bir biçimde algýlar. Bu algýsal yaþantý özneldir, kiþiye özgüdür ve o kiþinin fenomenolojik alanýný oluþturur (Merleau-Ponty 1973). * Empati kurabilmek için kiþinin karþýsýndakinin duygularýný ve düþüncelerini doðru olarak anlamasý gerekir. Her ne kadar empatinin bileþenlerinin neler olduðu konusunda araþtýrmacýlar arasýnda bazý görüþ farklýlýklarý varsa da, bugün için çoðunluðun üzerinde uzlaþtýðý görüþ, empatinin biliþsel ve duygusal bileþenlerden oluþtuðu yolundadýr (Pecukonis 1990, Poresky 1990). Dolayýsýyla karþýdaki kiþinin sadece duygularýný ya da sadece düþüncelerini anlamýþ olmak empati kurabilmek için yeterli deðildir. * Empati kuran kiþinin zihninde oluþan empatik anlayýþýn, karþýdaki kiþiye aktarýlmasý gerekir. Bu aktarým olmadan empati süreci tamamlanmamýþ sayýlýr. Empatik tepki vermenin baþlýca iki yolu vardýr. Bunlardan birincisi yüzü ve bedenimizi kullanmak, ikincisi ise sözel ifadelerden yararlanmaktýr. Empatik tepki vermenin en etkili yolu bu ikisini birlikte kullanmaktýr. 5. Ýliþkileri yürütebilmek: Duygusal zekanýn bir diðer özelliði de diðer insanlarla olan iliþkileri yürütebilmektir. Bu beceriler popüler olmanýn, liderliðin, kiþilerarasý etkililiðin altýnda yatan unsurlardýr. 15

5 TUÐRUL C. Her insan duygusal zekanýn bu beþ farklý alanýndaki yetenekleri açýsýndan farklýlýklar gösterir. Örneðin bazý kiþiler baþkalarýnýn kaygýlarýný yatýþtýrma konusunda çok becerikli olmalarýna raðmen ayný beceriyi kendi duygularýný yatýþtýrma konusunda gösteremeyebilirler. Ya da bazý insanlar daha empatik olabilirken bazýlarý hem kendi duygularýnýn farkýnda olmak hem de baþkalarýnýn duygularýna karþý duyarlý olmak konularýnda çok daha yetersiz kalabilirler. DUYGUSAL ZEKANIN GELÝÞMESÝ Duygusal zekanýn geliþmesi açýsýndan üzerinde durulan en önemli faktörler yaþ, aile ortamý ve cinsiyettir: Yaþ: Duygusal zekanýn geliþmesi açýsýndan ele alýnan faktörlerden ilki yaþtýr. Duygusal zeka bebeklikten itibaren geliþmeye baþlar. Örneðin Craig (1989) 6 aydan küçük bebeklerin zevk, rahatlýk ve öfke gibi daha az özelleþmiþ duygularý, 6 aydan büyük bebeklerin ise sevinç, korku ya da kýzgýnlýk gibi farklý duygularý yaþayabildiklerini ortaya koymuþtur. Crawford ve arkadaþlarý (1992) da 2 yaþýndaki çocuklarýn hem kýzgýnlýklarýný hem de olumlu duygularýný ifade edebildiklerini belirtmiþlerdir. Campos ve arkadaþlarý (1983) bebeklerin çok erken aylardan itibaren annelerinin yüz ifadelerini deðerlendirmeye baþladýklarýný ifade etmiþlerdir. Yapýlan bir çalýþmada 10 haftalýk bebeklerin annelerinin yüz ifadelerinden ve ses tonlarýndan onlarýn mutlu, üzgün ve kýzgýn olduklarýný anlayabildikleri saptanmýþtýr (Haviland ve Lelwica 1987). Pek çok çalýþmada 2-3 yaþ çocuklarýnýn mutlu, neþeli, kýzgýn, öfkeli ve üzgün duygularýný tanýyabildikleri, ancak hayret, korku ve yalnýzlýk duygularýný yüz ifadelerinden anlamada baþarýlý olamadýklarý belirtilmektedir (Arý ve ark. 1995, Gross ve Ballif 1991, Laksman ve Whissel 1991, Walden ve Field 1982). Duygusal yüz ifadelerini tanýma becerisinin, okul öncesi ve ilkokul yýllarýnda hýzlý bir geliþme gösterdiði de çeþitli çalýþmalarda ortaya konmuþtur (Boyatzis ve ark. 1993, Camras ve Allison 1985, Profyt ve Whissel 1991, Sayýl 1996). Aile ortamý: Duygusal zeka geliþimi açýsýndan çocuðun yetiþtiði aile ortamý da çok önemlidir. Aile yaþamý, duygusal derslerin verildiði ilk okuldur. Bu duygusal dersler sadece anne-babanýn çocuklarýna doðrudan söyledikleri ve yaptýklarý ile deðil, kendi hislerini ifade ediþleriyle ve aralarýndaki etkileþim modeliyle de verilir (Goleman 1996). Virginia Satir (1994) Peoplemaking adlý kitabýnda, aileyi insan üreten bir fabrikaya benzetir. Ortaya çýkacak ürünün nasýl olacaðý ailedeki yetiþkinlerin duygusal anlamda ne kadar destekleyici olduklarýna baðlýdýr. Yakýn iliþkilerin bu potasýnda, kendimizi nasýl göreceðimizi ve baþkalarýnýn bizim hislerimize ne þekilde tepki vereceðini, bu hisler hakkýnda nasýl düþünmemiz gerektiðini ve tepki verirken ne gibi seçeneklerimiz olduðunu, umutlarý ve korkularý nasýl okuyup ifade edeceðimizi öðreniriz. Bazý anne-babalar üstün yetenekli duygusal öðretmenlerdir, bazýlarý ise çok yetersizdir. Duygusal açýdan yetersiz ebeveynlik tarzlarý arasýnda en sýk rastlanýlanlar þunlardýr: * Hisleri tamamen gözardý etmek: Eðer bir çocuk yetiþtirilirken duygularý, yaptýklarý ya da davranýþlarý yaþamýndaki önemli kiþiler tarafýndan onaylanmamýþ, kabul edilmemiþ ve takdir edilmemiþ ise o çocuðun duygusal anlamda tam bir geliþme göstermesi mümkün deðildir (Field 1993). Eðer çocuðun çeþitli duygularýna empati göstermekten sürekli uzak kalýnýrsa, çocuk bu duygularýný ifade etmekten hatta hissetmekten vazgeçmeye baþlar. Bu tür anne-babalar çocuklarýnýn duygusal sýkýntýlarýný önemsemezler ve kendiliðinden geçmesi gerektiðine inanýrlar. Duygusal anlarý, çocuða yakýnlaþmak ya da onun duygusal yeterlilik konusunda birþeyler öðrenmesine yardýmcý olmak için bir fýrsat olarak kullanmayý beceremezler. * Fazlasýyla serbest býrakmak: Anne-babalarýn çocuklarý bilinçsizce serbest býrakmalarý çocuklarda saðlýklý bir duygusal yaþam ve vicdan geliþiminde eksikliðe yol açar (Wolf 1986). Bu tür anne-babalar çocuðun ne hissettiðinin farkýndadýrlar, ancak çocuk duygularýyla baþaçýkmada uygun olmayan yollar gösterse bile aldýrýþ etmezler. Çocuðun hislerini gözardý eden ailelerde olduðu gibi, bu anne-babalar da çocuklarýna alternatif bir duygusal tepki öðretmeye ender olarak kalkýþýrlar. * Aþýrý katý bir disiplin uygulamak: Çocuðun hiçbir yaptýðýnýn onaylanmamasý, sert bir þekilde eleþtirilmesi ve cezalandýrýlmasý da duygusal geliþimi engeller (Goleman 1996). Örneðin, bu tür annebabalar çocuðun öfkesini belli etmesine hiçbir þekilde izin vermeyip en ufak bir huysuzluk belirtisinde bile cezalandýrmaya yönelirler. Bunlar, çocuk bir þeyi kendi açýsýndan anlatmaya baþladýðý zaman, sakýn bana karþýlýk verme diye öfkeyle baðýran anne-babalardýr. * Tutarsýz davranmak: Duygusal geliþim açýsýndan olumsuz sonuçlara yol açan diðer bir anne-baba tarzý ise çocuðun duygu ve davranýþlarýna sürekli olarak farklý tepkiler gösterilmesidir (Wilson ve Gottman 16

6 DUYGUSAL ZEKA 1994). Bu evlerde çocuklara keyfi bir terbiye verilir. Anne-babalar kendilerini kötü hissettiklerinde çocuklar ciddi biçimde cezalandýrýlýr, iyi hissettiðinde ise evin altýný üstüne getirseler bile tepki gösterilmez. Yani ceza, çocuðun ne yapmýþ olduðu ile deðil, ebeveynin kendini nasýl hissettiði ile ilintilidir. Bu çocuklar kendilerini deðersiz ve çaresiz hissederler. Her an, her yerde bir tehlike ile karþýlaþabilecekleri beklentisi içinde çok endiþeli ve gergin olurlar. Cinsiyet: Duygusal zekanýn geliþmesi açýsýndan üzerinde durulan konulardan bir diðeri de cinsiyettir. Aileler kýz ve erkek çocuklarýný farklý duygusal yaklaþýmlarla eðitmektedirler (Brody ve Hall 1993). Anne ve babalarýn kýz ve erkek bebeklerini severken çýkardýklarý sesler ve kullandýklarý kelimeler farklýdýr. Anneler kýzlarýna hikaye anlatýrken oðullarýna nazaran daha fazla duygu yüklü ifadeler kullanmaktadýrlar. Kýzlara ve erkeklere duygularla baþetme konusunda verilen dersler de çok farklýdýr. Örneðin Brody ve Hall (1993) yaptýklarý bir çalýþmada annebabalarýn duygularýný (öfke hariç) kýzlarýyla oðullarýndan daha fazla konuþtuklarýný saptamýþlardýr. Erkek çocuklarla ise genellikle öfke duygularýnýn neden ve sonuçlarý hakkýnda konuþulmaktadýr. Ayný yazarlar kýzlarýn dil yetisinin erkeklerden daha erken geliþtiðini ve bunun kýzlarýn duygularýný açýklamak, ve baþkalarýnýn duygularýný anlamakta daha çabuk ustalaþmalarýna yol açtýðýný ifade etmiþlerdir. Duygularýný ifade etmek için teþvik görmeyen erkek çocuklar ise hem kendi hem de baþkalarýnýn duygularýný anlamada zorluk çekmektedirler. Duygusal geliþimle ilgili bu cinsiyet farklýlýklarý çocuklarýn arkadaþ seçimini de etkilemektedir. 3 yaþýndaki çocuklarýn %50 sinin en iyi arkadaþý karþý cinsten olurken, 5 yaþýnda bu oran %20 ye düþer. 7 yaþýnda hemen hiçbir çocuðun en iyi arkadaþý karþý cinsten deðildir (Gotmann 1986). 6 yaþýndan 8 e doðru grup oyununda giderek bir artma görülür (Yavuzer 1979). Kýzlar birlikte oynarken, husumetin en az, iþbirliðinin en üst noktada olduðu küçük ve yakýn gruplarý, erkekler ise rekabetin vurgulandýðý daha büyük gruplarý tercih etmektedirler. Oynarken birinin canýnýn yanmasýyla oyun durakladýðýnda, kýzlarla erkekler arasýnda bariz bir fark ortaya çýkar. Caný yanan bir erkek çocuðun morali bozulursa, oyuna devam edebilmesi için ortalýktan çekilip aðlamayý kesmesi beklenir. Bu olayýn aynýsý oyun oynayan bir grup kýz arasýnda olursa, oyun durur ve herkes aðlayan kýza yardým etmek için etrafýna toplanýr (Brody ve Hall 1993). 10 yaþ civarýnda açýkça saldýrganlýk gösteren kýz ve erkek çocuklarýn oraný kabaca aynýdýr (Cairns & Cairns 1994). Ancak 13 yaþlarýnda kýzlarla erkekler arasýnda farklýlýklar ortaya çýkmaya baþlamaktadýr. Kýzlar küsme, uzak durma, dedikodu yapma ve dolaylý ve incelikli saldýrý taktiklerinde, erkeklere göre daha ustalaþmaktadýrlar. Erkekler ise büyük ölçüde bu tür taktiklerden habersiz, öfkelendiklerinde açýk saldýrýya devam etmektedirler. Bu durum kýz ve erkeklerin tercih ettikleri kitap türlerinde de kendini göstermektedir. Örneðin Baþaran (1974) 7-11 yaþlarý arasýndaki kýzlarýn masal ve hikaye türü kitaplarla resimli aþk romanlarýný, erkeklerin ise macera ve savaþ kitaplarýný tercih ettiklerini ifade etmiþtir. Erol ve Þahin (1995) ise 9-13 yaþ grubundaki kýzlarýn erkeklerden daha fazla ve daha sýk korku yaþadýklarýný belirtmiþlerdir. DUYGUSAL ZEKANIN ÝNSANLARARASI ÝLÝÞKÝ- LERDEKÝ ROLÜ Eþ Ýliþkileri Duygusal zekanýn yeterince geliþmemiþ olmasý insanlararasý iliþkilerde özellikle de kadýn/erkek arasýndaki iliþkilerde sorunlarýn ortaya çýkmasýnda çok önemli bir rol oynamaktadýr (Gotmann 1993). Duygusal öðrenme sürecine baðlý olarak kadýn ve erkeklerde çok farklý beceriler geliþir. Kadýnlar sözlü, sözsüz duygusal iþaretleri okumada, hislerini ifade etmede ve iletmekte ustalaþýrken, erkekler incinebilirlik, suçluluk, korku ve acýyla ilgili duygularýný en aza indirgemekte beceri sahibi olurlar (Brody ve Hall 1993). Kadýnlar için evlilikte en önemli faktör iyi iletiþim dir. Ýyi iletiþim ise bir þeyler, özellikle de iliþkinin kendisi hakýnda konuþabilmek demektir. Erkekler ise konuþmaktan çok birlikte birþeyler yapmaktan daha çok zevk almaktadýrlar (Davis ve Oathout 1987). Kadýnlar evliliklerindeki sorunlu noktalara eþlerine nazaran daha duyarlýdýrlar. Evlilikle ilgili bir çalýþmada (Stenberg 1988), erkeklerin iliþkilerindeki hemen her þeyi (cinsellik, mali durum, birbirlerini ne kadar iyi dinledikleri vb.) eþlerine oranla daha toz pembe görmekte olduklarý ortaya konmuþtur. Yine bir kadýnýn erkeðin yüzündeki üzgün ifadeye karþý duyarlýlýðý, erkeklerin bir kadýnýn yüz ifadesindeki üzüntüye karþý olan duyarlýlýðýndan daha fazladýr. Sonuçta bütün bunlar insafsýz eleþtirilere, araya duvar örmeye (Gotmann 1993) ve çeþitli zehirli düþüncelerin (Beck 1988) iliþkiye hakim olmasýna yol açarak evliliklerin önemli sarsýntýlar geçirmesine neden olmaktadýr. 17

7 TUÐRUL C. Evlilik iliþkileri açýsýndan önemli olan bir diðer noktada içselleþtirilmiþ derin utanma duygusudur (Lee 1994). Çocuðun yaþamýndaki önemli kiþiler çocuðun belirli bir ihtiyacýný, duygusunu, amacýný farketmezler, kabul etmezler ya da bunlara uygun tepkiler vermezlerse, utanma duygusu çocuðun bu ihtiyaç, duygu ya da istekten vazgeçerek geri çekilmesine yol açar. Eðer bu durum sýk tekrarlanýr ya da yeterince travmatik olursa, çocuk bu ihtiyaç, istek ya da amaçtan utanmayý içselleþtirir. Ýçselleþtirilmiþ yoðun utanma duygusu kiþinin diðeriyle empati kurmasýný, yakýn iliþkilerde bulunmasýný engelleyici bir faktördür. Bu tür kiþiler duygularýnýn farkýna varmakta, ne zaman kendilerini açmalarýnýn uygun olacaðýnda, eþinin duygularýna tepki vermekte, istek ve tercihlerini ifade etmekte, eþinin duygu ve isteklerini farketmede, çatýþmalarla yüzleþmek ve çözmekte, kendi ve eþinin kýsýtlýlýklarýný tolere etmekte önemli derecede zorluk çekerler. Ýþ Ýliþkileri Duygusal zeka yalnýzca evlilik iliþkilerinde deðil, iþ yaþamýnda da önemli sorunlar ortaya çýkmasýna yol açabilir. Empatik becerileri ve eðilimleri yüksek olan, bu yüzden de diðer insanlara yardým eden kiþilerin, çevreleri tarafýndan sevilme ihtimalleri artar (Dökmen 1995). Çalýþmalar empati kurma becerisi ile iþbirliði (Marcus ve ark. 1979) ve liderlik (Bell ve Hall 1954) arasýnda anlamlý bir iliþki olduðunu ortaya koymaktadýr. Brems (1988) ise empati ile toplumsallaþma, sosyal duyarlýlýk ve topluma uyum arasýnda pozitif; saldýrgan davranýþlar arasýnda ise negatif bir iliþki olduðunu saptamýþtýr. Empatinin kiþilerarasý iletiþimi kolaylaþtýrýcý özelliði bilindiði için, empatik becerilerini arttýrmak amacýyla çeþitli meslek gruplarýna empati eðitimi verilmektedir. Örneðin hekimlere (Fine ve Teerrien 1977), hemþirelere (Herbek ve Yammarino 1990), ticaretle uðraþanlara (McEuen 1985), satýþ elemanlarýna (Dawson ve ark. 1992), öðretmenlere, sosyal çalýþmacýlara, psikiyatristlere, psikologlara, danýþmanlara (Collingwood 1971, Egan 1971, Blair ve Fretz 1980, Avery ve Thiessn 1982) empati kurma becerilerini arttýrmak amacýyla çeþitli programlar uygulanmaktadýr. Kuþkusuz duygusal zeka geliþimindeki aksaklýklar sadece iþ ve eþ iliþkilerinde deðil, çeþitli psikolojik sorunlarýn ortaya çýkmasýnda da çok önemli bir rol oynamaktadýr. Tüm bu sorunlarýn yaþanmasýný önleyebilmek amacýyla duygusal zekanýn geliþtirilmesine yönelik olarak duygusal okuryazarlýk adý verilen programlar oluþturulmaktadýr (Goleman 1996). Bu programlarýn uygulanmasýyla çok olumlu sonuçlar elde edildiði pekçok yazar tarafýndan ortaya konmuþtur (Elias ve Weissberg 1990, Elias ve Clabby 1992, Hawkins ve ark. 1991). Ancak ne yazýk ki ülkemizde bu tür çalýþmalar henüz yaygýnlýk kazanmamýþtýr. Bu konuda ülkemizde gerçekleþtirilen en kapsamlý uygulama Anne-baba-bebek iliþkisini güçlendirme ve çocuðun psikososyal geliþimini temel saðlýk hizmetleri yoluyla destekleme projesi dir (Erol ve ark. 1997). Dokuz ilde uygulanan bu projede anne-baba-bebek etkileþiminin saðlanmasý, bebeðin duygusal ve sosyal gereksinmelerine, sinyallerine, mesajlarýna karþý anne-babanýn duyarlýlýðýnýn arttýrýlmasý amaçlanmýþ ve olumlu sonuçlar elde edilmiþtir. Önümüzdeki yýllarda duygusal okuryazarlýk programlarýnýn arttýrýlmasý ve özellikle okullarda bu tür uygulamalarýn yaygýnlýk kazanmasý baþarýsýzlýklarýn ve mutsuzluklarýn önlenebilmesi açýsýndan çok gereklidir. Arý M, Bayhan P, Üstün E ve ark. (1995) aylar arasýndaki çocuklarýn duygusal ifadeleri tanýmlama ve algýlamalarýnýn yaþ ve cinsiyete göre incelenmesi. Çocuk ve Gençlik Ruh Saðlýðý Dergisi, 2(3): Avery AW, Thiessen JD (1982) Communication skills training for divorces. Journal of Counseling Psychology, 29: Baþaran F (1974) Psikososyal geliþim: 7-11 yaþ çocuklarý üzerinde yapýlan bir araþtýrma. D.T.C.F. Yayýnlarý 254, Ankara, Kalite Matbaasý. Beck A (1988) Love is never enough. New York, Harper & Row, s Bell GB, Hall HE (1954) The relationship between leadership and empathy. The Journal of Abnormal and Social Psychology, 49: KAYNAKLAR Blair MC, Fretz BR (1980) Interpersonal skills training for premedical students. Journal of Counseling Psychology, 27: Boyatzis CJ, Chazan E, Ting CZ (1993) Preschool children s decoding of facial emotions. The Journal of Genetic Psychology, 154(3): Brems C (1988) Dimensionality of empathy and its correlates. The Journal of Psychology, 123(4): Brody LR, Hall JA (1993) Gender and Emotion. Handbook of Emotions, M Levis, J Havilland (Ed), New York, Guilford Press. Cairns RB, Cairns BD (1994) Girls and the Art of Aggression, Lifelines and Risks. New York, Cambridge University Press. 18

8 DUYGUSAL ZEKA Campos J, Barret K, Lamp M ve ark. (1983) Socioemotional development. Handbook of Child Psychology: Infancy and Develomental Psychology, PH Mussen (Ed), New York, Wiley, s Camras L, Allison K (1985) Children s understanding of facial expression and and verbal labels. Journal of Nonverbal Behavior, 9: Collingwood TR (1971) Retention and retraining of interpersonal communication skills. J Clin Psychology, 27: Craig E (1989) Human Development. New Jersey, Prentice Hall, s Crawford J, Kippax S, Onyx J ve ark. (1992) Emotion and Gender. London: Sage Publications, s Davis MH, Oathout HA (1987) Maintenance of satisfaction in romantic relationships: empathy and relational competence. J Pers Soc Psychol, 53(2): Dawson LE, Soper B, Pettijohn CE (1992) The effects of empathy on salesperson effectiveness. Psychology and Marketing, 9(4): Dökmen Ü (1987) Yüz ifadeleri konusunda verilen eðitimin duygusal yüz ifadelerini teþhis becerisi ve iletiþim çatýþmalarýna girme eðilimi üzerindeki etkisi. Psikoloji Dergisi, 6(21): Dökmen Ü (1995) Sanatta ve Günlük Yaþamda Ýletiþim Çatýþmalarý ve Empati. 2. baský, Ankara, Sistem Yayýcýlýk. Egan G (1975) The Skilled Helper: A Model for Systematic Helping Interpersonal Relating. CA, Wdsworth Publishing Com., Inc. Ekman P (1992) An argument for the basic emotions, Cognition and Emotion, 6: Elias MJ, Clabby J (1992) Building Social Problem Solving Skills: Guidelines from a School-Based Program. San Francisco, Jossey-Bass. Elias MJ, Weissberg RP (1990) School-based social competence promotion as a primary prevention strategy: A tale of two projects. Prevention in Human Services, 7(1): Epstein S, Brodsky A (1993) You re Smarter Than You Think. New York, Simon, s.55. Erol N, Þahin N (1995) Fears of children and the cultural context: The Turkish norms. Eur Child Adolesc Psychiatry, 4(2): Erol N, Þimsek ZT, Ertem Ý (1997) Önleyici çalýþmalar: Annebaba-bebek iliþkisini güçlendirme ve çocuðun psikosoyal geliþimini temel saðlýk hizmetleri yoluyla destekleme projesi. Farklýlýkla Yaþamak, N Karancý (Ed) Ankara, Türk Psikologlar Derneði Yayýnlarý, s Field L (1993) Creating Self-Esteem, Dorset: Element Books Limited, s Fine VK, Therrien ME (1977) Empathy in the doctor-patient relationship: Skill training for medical students. J Med Educ, 52: Gardner H, Krechevsky M (1993) Multiple Intelligences: The Theory in Practice. New York, Basic Books. Goleman D (1996) Emotional Intelligence: Why It Can Matter More Than IQ, London: Cox & Wyman Ltd. Gottman J (1986) Same and cross sex friendship in young children. Conversation of friends. J Gottman, J Paker (Ed), New York, Cambridge University Press. Gotmann J (1993) What Predicts Divorce: The Relationship Between Marital Processes and Marital Outcomes, Hilsdale NJ, Lawrence Erlbaum Associates, Inc. Gross AL, Ballif B (1991) Children s understanding of emotion from facial expressions and situations: A review. Developmental Review, 11: Haviland J, Lelwica M (1987) The induced affect response. Developmental Psychology, 23: Hawkins JD, Von Cleve E, Catalano RF (1991) Reducing early childhood aggression: Results of a primary prevention program. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 30(2): Laksman MN, Whissel C (1991) Children s understanding of facial expression of emotion II: Drawing of emotion-faces. Perceptual and Motor Skills, 72: LeDoux J (1992) Emotion and the Limbic System Concept, Concepts in Neuroscience, 2. LeDoux J (1993) Emotional memory systems in the brain. Behavioral Brain Research, 58. Lee R (1994) Couple s shame: The Unadressed Issue. On Intimate Ground: A Gestalt Approach to Working with Couples, G Wheleer, S. Beckman (Ed), California, Jossey-Bass Inc., s Marcus RF, Telleen S, Roke E (1979) Relation between cooperation and empathy in young children. Developmental Psychology, 15(3): McEuen V (1985) Integrating new office technology in the business communication cirriculum. Educational Media, 2: Merlau-Ponty M (1973) Phenomenology and the Science of Man. Phenomenology and the social sciences. M Natanson (Ed), Evanston, IL, Northwestern University Press. s Passons WA (1975) Gestalt Approaches in Counseling, New York, Holt, Rinehart and Winston, s Pecukonis EV (1990) A cognitive/affective empathy training program as a function of ego development in aggressive adolescent females. Adolesence, 25(97): Plutchik R (1962) The Emotions: Facts, Theories and A New Model. New York, Random House. Porsky RH (1990) The young children s empathy measure: Reliability, validity and effects of companion animal bonding. Psychological Reports, 66: Profty L, Whissel C (1991) Children s understanding of facial expression of emotion I: Voluntary creation of emotion-faces. Perceptual and Motor Skills, 73: Salovey P, Mayer JD (1990) Emotional Intelligence. Imagination, Cognition and Personality, 9: Satir V (1994) Peoplemaking. London: Souvenir Press Ltd. Sayýl M (1996) Okul öncesi dönemdeki çocuklarýn duygusal yüz ifadelerini tanýma ve çizme becerileri, Türk Psikoloji Dergisi, 11(36):

9 TUÐRUL C. Schachter S (1964) The interaction of cognitive and physiological determinants of emotional state. Advances in Experimental social Psychology, Vol 1, I Berkowitz (Ed), New York, Academic Press, s Sternberg RJ (1985) Beyond IQ. New York, Cambridge Universty Press. Stenberg RJ (1988) Trangulating Love. The Psychology of Love, RJ Stenberg, M Barnes (Ed), New Haven, Yale University Press. Tomkins SS, McCarter R (1964) What and where are the primary affects? Some evidence for a theory. Perceptual and Motor Skills, 18: Vallant G (1977) Adaptation to Life. Boston: Little Brown. Yavuzer H (1979) 6-12 yaþ çocuklarýnýn psikososyal geliþmesi. Psikoloji Dergisi, 5: Walden TA, Field TM (1982) Discrimination of facial expressions by preschool children. Child Development, 53: Wilson B, Gottman J (1994) Marital Conflict and Parenting: The role of negativity in families. Handbook of Parenting, MH Bornstein (Ed), cilt 4, Hillsdale NJ, Lawrence Erlbaum. Wolf S (1986) Problem çocuklar ve tedavi, Ýstanbul, Say Kitap Pazarlama, s

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN YAZ OKULU Çocuklarýnýza YAZ KEYFiNi GYM PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN ONLINE KAYIT facebook.com/gympark instagram.com/gym_park twitter.com/gym park info@gympark.com.tr www.gympark.com.tr 0 236 233 00 55 0

Detaylı

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim

İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim 1. Ünite İletişim ve İnsan İlişkileri İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim 9 Ýletiþim Benimle Baþlar a. Bugüne kadar baþardýðým en zor iþ nedir? b. En çok gurur duyduðum

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

Özay Çelen (*), Turgut Karaalp (*), Sýdýka Kaya (**), Cesim Demir (*), Abdulkadir Teke (*), Ali Akdeniz (*)

Özay Çelen (*), Turgut Karaalp (*), Sýdýka Kaya (**), Cesim Demir (*), Abdulkadir Teke (*), Ali Akdeniz (*) Gülhane Týp Dergisi 2007; 49: 25-31 Gülhane Askeri Týp Akademisi 2007 ARAÞTIRMA Gülhane Askeri Týp Fakültesi Eðitim Hastanesi Yoðun Bakým Ünitelerinde görev yapan hemþirelerin uygulanan hizmet içi eðitim

Detaylı

Dr. Emel Ege**, Msc. Sermin Timur***, Msc. Handan Zincir**** yeterince hizmet götürülemeyen kesimdir

Dr. Emel Ege**, Msc. Sermin Timur***, Msc. Handan Zincir**** yeterince hizmet götürülemeyen kesimdir Ebelik Son Sýnýf Öðrencilerinin Aile Planlamasý Eðitimi Etkinliðinin Deðerlendirilmesi* The Evaluation of the Educational Activitres of Pregraduate Midwifery Students on Family Planning Methods Dr. Emel

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl. BA Psychology Hacettepe 1999

Derece Alan Üniversite Yıl. BA Psychology Hacettepe 1999 Resume 1. Name, Last Name: Ferzan Curun 2. Date of Birth: 11.04.1975 3. Position Title: :Assistant Professor 4. Education Info: :PhD. Derece Alan Üniversite Yıl BA Psychology Hacettepe 1999 Yüksek Lisans

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

Bilişsel ve Duygusal Zekânın Birinci Basamakta Değerlendirilmesi

Bilişsel ve Duygusal Zekânın Birinci Basamakta Değerlendirilmesi Bilişsel ve Duygusal Zekânın Birinci Basamakta Değerlendirilmesi Umut Gök Balcı*, Tevfik Tanju Yılmazer*, Hasret Aygün*, Nazlı Soysal*, Kurtuluş Öngel* *İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile

Detaylı

Sosyal Bilgiler Alaný Öðretmen Adaylarýnýn Okul Uygulamalarýna Yönelik Görüþleri Üzerine Nitel Bir Araþtýrma

Sosyal Bilgiler Alaný Öðretmen Adaylarýnýn Okul Uygulamalarýna Yönelik Görüþleri Üzerine Nitel Bir Araþtýrma Sosyal Bilgiler Alaný Öðretmen Adaylarýnýn Okul Uygulamalarýna Yönelik Görüþleri Üzerine Nitel Bir Araþtýrma Ýsmail GÜVEN * Özet Bu niteliksel çalýþmanýn amacý sosyal bilgiler alaný öðretmen adaylarýnýn

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

OYUNLA BÜYÜR ÇOCUKLAR Her Çocuðun Çocuk Olma Hakký Vardýr: in Bakýþ Açýsý Küresel Araþtýrma Bulgularý ve Raporu Araþtýrma Danýþmanlarý Dr. Jerome Singer / Yale Üniversitesi Dr. Dorothy Singer / Yale Üniversitesi

Detaylı

Üniversite Öðrencileri Güvenli Cinselliði Nasýl Algýlýyor? How Do The University Students Perceive Safer Sex?

Üniversite Öðrencileri Güvenli Cinselliði Nasýl Algýlýyor? How Do The University Students Perceive Safer Sex? Üniversite Öðrencileri Güvenli Cinselliði Nasýl Algýlýyor? How Do The University Students Perceive Safer Sex? Dr. Didem Ateþ*, Dr. Aktan Karahan**, Dr. Tuðrul Erbaydar*** Özet Bu çalýþma gençlerin güvenli

Detaylı

Aile Hekimliðinde Genogram

Aile Hekimliðinde Genogram Aile Hekimliðinde Genogram Prof. Dr. Ýsmail Hamdi KARA, Düzce Üniversitesi Týp Fakültesi Aile Hekimliði AD, Düzce Aile Hekimliði Dersleri - 02.06.2010 15:30 1 I. Tanýmlar Hastalarý yalnýz bir birey olarak

Detaylı

SINIF ÖÐRETMENLÝÐÝ ÖÐRETMEN ADAYLARININ BÝLGÝ OKUR-YAZARLIÐI BECERÝLERÝ ÜZERÝNE BÝR DURUM ÇALIÞMASI

SINIF ÖÐRETMENLÝÐÝ ÖÐRETMEN ADAYLARININ BÝLGÝ OKUR-YAZARLIÐI BECERÝLERÝ ÜZERÝNE BÝR DURUM ÇALIÞMASI Abant Ýzzet Baysal Üniversitesi Eðitim Fakültesi Dergisi Cilt: 8, Sayý: 2, Yýl: 8, Aralýk 2008 SINIF ÖÐRETMENLÝÐÝ ÖÐRETMEN ADAYLARININ BÝLGÝ OKUR-YAZARLIÐI BECERÝLERÝ ÜZERÝNE BÝR DURUM ÇALIÞMASI Türkan

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir.

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir. 1/7 AMT FÜR SOZIALE DIENSTE FÜRSTENTUM LIECHTENSTEIN Sosyal Hizmetler Dairesi Çocuk ve gençlik hizmetleri Sosyal hizmetler Terapi hizmetleri Ýç hizmetler konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler

Detaylı

Dr. Halise Kader ZENGİN

Dr. Halise Kader ZENGİN Bilişsel ve duygusal zekanın farklı işlevlerinin olduğu ve birbirlerinden ayrı çalışmadıkları son yıllarda yapılan psiko-fizyoloji ve beyin MR çalışmalarıyla açıklık kazandı. Bilişsel ve duygusal zekası

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ

ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ Vantaan kaupunki Sosiaali- ja terveysvirasto / Puheterapia Monikielisen lapsen puheen ja kielen kehityksen tukeminen ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ turkki ÇOK DÝLLÝ

Detaylı

Hemþirelerin Genel Ruhsal Durumlarýnýn Ýncelenmesi

Hemþirelerin Genel Ruhsal Durumlarýnýn Ýncelenmesi Hemþirelerin Genel Ruhsal Durumlarýnýn Ýncelenmesi The Analysis of the General Psychological Conditions of Nurses Dr. Serpil Yýlmaz*, Rabia Hacýhasanoðlu**, Zeynep Çiçek** Öz Hemþirelik, insanlarla iliþkiye

Detaylı

Cinsel Eðitim ÖZET SUMMARY. Mehmet Z. SUNGUR*

Cinsel Eðitim ÖZET SUMMARY. Mehmet Z. SUNGUR* Cinsel Eðitim Mehmet Z. SUNGUR* ÖZET Cinsel eðitim doðumla ölüm arasýnda devam eden bir süreç olmasýna karþýn, bu konudaki eðiticiler yeterince görünür olamamýþlardýr ve cinsel eðitim konusu halen her

Detaylı

Önsöz Birleþmiþ Milletler Ortak Programýnýn uygulandýðý altý þehirde kadýnlarýnýn durumunu, ihtiyaçlarýný ve taleplerini belirlemek üzere yapýlan kamuoyu araþtýrmasýnýn sonuçlarýný sizlerle paylaþmaktan

Detaylı

l. ÜNÝTE PSÝKOLOJiYE GÝRÝÞ

l. ÜNÝTE PSÝKOLOJiYE GÝRÝÞ l. ÜNÝTE PSÝKOLOJiYE GÝRÝÞ 1. Psikolojinin Konusu 2. Psikolojinin Amaçlarý 3. Psikolojide Ekoller ve Yaklaþýmlar 4. Çaðdaþ Psikolojide Uzmanlýk Alanlarý 5. Psikolojide Araþtýrma Yöntemleri 6. Psikolojinin

Detaylı

GÝRÝÞ. Bu anlamda, özellikle az geliþmiþ toplumlarda sanayi çaðýndan bilgi

GÝRÝÞ. Bu anlamda, özellikle az geliþmiþ toplumlarda sanayi çaðýndan bilgi GÝRÝÞ Ýnsanoðlu günümüzde dünya tarihinde belki de bilginin en kýymetli olduðu dönemi yaþamaktadýr. Çaðýmýzda bilgiye sahip olmanýn ya da bilgi kaynaðýna kolaylýkla ulaþabilmenin önemi her geçen gün artmaktadýr.

Detaylı

2006 cilt 15 sayý 10 179

2006 cilt 15 sayý 10 179 Ankara'da Bir Lisenin 9 ve 10. Sýnýf Öðrencilerinin Kiþisel Hijyen Konusunda Davranýþlarýnýn Belirlenmesi Determination of the Behaviours of Ninth and Tenth Grade High School Students About Personal Hygiene

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

ARAÞTIRMALAR / Researches. Kezban ÇELÝK, Ayþegül ESÝN, Gözde DAÐDELEN

ARAÞTIRMALAR / Researches. Kezban ÇELÝK, Ayþegül ESÝN, Gözde DAÐDELEN Saðlýk ve Toplum Yýl:20, Sayý: 1 Ocak-Mart 2010 ARAÞTIRMALAR / Researches Ankara Ýlinde Ýlköðretim ve Lise Son Sýnýfa Devam Eden ve Gençlik Danýþmanlýk ve Saðlýk Hizmet Merkezi Hizmetlerine Baþvuran Gençlerin

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Eğitim. Akademik Ünvanlar HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ SEVGİNAR VATAN. sevginarvatan@gmail.

ÖZGEÇMİŞ. Eğitim. Akademik Ünvanlar HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ SEVGİNAR VATAN. sevginarvatan@gmail. ÖZGEÇMİŞ SEVGİNAR VATAN E-Posta: sevginarvatan@gmail.com Telefon: 2978325 Adres: Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Beytepe/Ankara Eğitim Mezuniyet Tarihi Derece Alan Kurum 2006 Lisans Psikoloji Orta

Detaylı

Yaþlýlýðýn nasýl tanýmlanacaðý ya da kimlere

Yaþlýlýðýn nasýl tanýmlanacaðý ya da kimlere Yaþlýya ve Demanslý Hastaya Psikososyal Yaklaþým Doç. Dr. Erol GÖKA*, Uz. Dr. Çiðdem AYDEMÝR* A. YAÞLILIKLA ÝLGÝLÝ BAZI TEMEL KONU- LAR Yaþlýlýðýn nasýl tanýmlanacaðý ya da kimlere yaþlý denileceði oldukça

Detaylı

ÝLKÖÐRETÝM OKULU ÖÐRETMENLERÝNÝN ÖRGÜTSEL DEÐERLERE ÝLÝÞKÝN GÖRÜÞLERÝ

ÝLKÖÐRETÝM OKULU ÖÐRETMENLERÝNÝN ÖRGÜTSEL DEÐERLERE ÝLÝÞKÝN GÖRÜÞLERÝ Abant Ýzzet Baysal Üniversitesi Eðitim Fakültesi Dergisi Cilt: 8, Sayý: 1, Yýl: 8, Haziran 2008 ÝLKÖÐRETÝM OKULU ÖÐRETMENLERÝNÝN ÖRGÜTSEL DEÐERLERE ÝLÝÞKÝN GÖRÜÞLERÝ Raþit ÖZEN * ÖZET Bu çalýþmanýn amacý

Detaylı

Copyright Sürat Basým Reklamcýlýk ve Eðitim Araçlarý San. Tic. A.Þ.

Copyright Sürat Basým Reklamcýlýk ve Eðitim Araçlarý San. Tic. A.Þ. Ýstanbul 2007 Copyright Sürat Basým Reklamcýlýk ve Eðitim Araçlarý San. Tic. A.Þ. Bu kitabýn tamamýnýn ya da bir kýsmýnýn, kitabý yayýmlayan þirketin önceden izni olmaksýzýn elektronik, mekanik, fotokopi

Detaylı

Yasemin Taþ**, Dr. Dilek Aslan***, Dr. Ýskender Sayek****

Yasemin Taþ**, Dr. Dilek Aslan***, Dr. Ýskender Sayek**** Doktorluk Mesleðini Çocuklar Resimlerine Nasýl Yansýtýyorlar? 7-12 Yaþ Grubu Çocuklar Arasýnda Yapýlmýþ Bir Örnek* How Do Children Reflect the "Physician" Profession to Their Drawings? An Example Conducted

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE 2. ÜNÝTE BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 KENDÝMÝ TANIYORUM... 9

ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE 2. ÜNÝTE BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 KENDÝMÝ TANIYORUM... 9 ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE KENDÝMÝ TANIYORUM... 9 BÝREYSEL FARKLILIKLARIMIZ... 10 Ölçme ve Deðerlendirme... 13 Kazaným Deðerlendirme Testi - 1... 15 DUYGULARIMIZ ve DÜÞÜNCELERÝMÝZ... 16 Ölçme ve Deðerlendirme...

Detaylı

SAMSUN ÇIRAKLIK EÐÝTÝM MERKEZÝ NE DEVAM EDEN ÇIRAKLARIN DURUMLUK-SÜREKLÝ KAYGI DÜZEYLERÝNÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ*

SAMSUN ÇIRAKLIK EÐÝTÝM MERKEZÝ NE DEVAM EDEN ÇIRAKLARIN DURUMLUK-SÜREKLÝ KAYGI DÜZEYLERÝNÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ* Dr. Sevgi CANBAZ Yrd. Doç., Ondokuz Mayýs Üniv. Týp Fak. Halk Saðlýðý AD. Dr. Tevfik SÜNTER Yrd. Doç., Ondokuz Mayýs Üniv. Týp Fak. Halk Saðlýðý AD. Dr. Yýldýz PEKÞEN Prof., Ondokuz Mayýs Üniv. Týp Fak.

Detaylı

ÝLKÖÐRETÝM DÖNEMÝNDE ARKADAÞLIK ÝLÝÞKÝLERÝ GÜVENLÝ ÝNTERNET KULLANIMI MEDYA ÇAÐINDA ÇOCUK YETÝÞTÝRMEK. Çocuðunuzun Zekasýný Güçlendiren Besinler

ÝLKÖÐRETÝM DÖNEMÝNDE ARKADAÞLIK ÝLÝÞKÝLERÝ GÜVENLÝ ÝNTERNET KULLANIMI MEDYA ÇAÐINDA ÇOCUK YETÝÞTÝRMEK. Çocuðunuzun Zekasýný Güçlendiren Besinler ÝHLAS KOLEJÝ BÝREYSEL GELÝÞÝM ve EÐÝTÝM DERGÝSÝ ÞUBAT - 2011 ÝÇÝNDEKÝLER 04 06 09 ÝLKÖÐRETÝM DÖNEMÝNDE ARKADAÞLIK ÝLÝÞKÝLERÝ EBEVEYN ÇOCUK ÝLÝÞKÝSÝNDE TUTARLILIK VE ADALET KENDÝNE GÜVEN ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

1. Cihan, H. Doktor-Hasta İletişim Envanteri: Geçerlik ve Güvenirlilik Çalışması, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 1999.

1. Cihan, H. Doktor-Hasta İletişim Envanteri: Geçerlik ve Güvenirlilik Çalışması, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 1999. 1.YÖNETİLEN TEZLER 1.1. Yüksek Lisans Tezleri: 1. Cihan, H. Doktor-Hasta İletişim Envanteri: Geçerlik ve Güvenirlilik Çalışması, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 1999. 2. Kuru, R. Kronik Bir Hastalığın Çocuklar

Detaylı

Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2003; 46: 317-327 Derleme Çocuk ruh saðlýðý açýsýndan prematürite Aylin Özbek 1, Süha Miral 2 Dokuz Eylül Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Saðlýðý ve

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı/Soyadı : F. Sülen ŞAHİN KIRALP 2. Doğum Tarihi : 16/06/ Ünvanı : Doktor 4. Öğrenim Durumu:

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı/Soyadı : F. Sülen ŞAHİN KIRALP 2. Doğum Tarihi : 16/06/ Ünvanı : Doktor 4. Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ 1. Adı/Soyadı : F. Sülen ŞAHİN KIRALP 2. Doğum Tarihi : 16/06/1972 3. Ünvanı : Doktor 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Rehberlik ve Psik. Danışmanlık Ankara Üniversitesi 1991-1995

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl. Lisans Psikoloji Hacettepe 1999

Derece Alan Üniversite Yıl. Lisans Psikoloji Hacettepe 1999 EK 3 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Ferzan Curun 2. Doğum Tarihi: 11.04.1975 3. Unvanı: :Yrd.Doç.Dr 4. Öğrenim Durumu: :Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Psikoloji Hacettepe 1999 Yüksek Lisans Doktora

Detaylı

BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý

BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý 16 Haziran ve 23 Haziran 2002 tarihlerinde yapýlan Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) ve Yabancý Dil Sýnavý (YDS) sonuçlarýna aðýrlýklý

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

Zihin Özürlü Çocuklarýn Okuma Yazma Öðrenmeleri ve Özel Eðitim Öðretmenleri: Yarý Yapýlandýrýlmýþ Görüþme Araþtýrmasý

Zihin Özürlü Çocuklarýn Okuma Yazma Öðrenmeleri ve Özel Eðitim Öðretmenleri: Yarý Yapýlandýrýlmýþ Görüþme Araþtýrmasý Zihin Özürlü Çocuklarýn Okuma Yazma Öðrenmeleri ve Özel Eðitim Öðretmenleri: Yarý Yapýlandýrýlmýþ Görüþme Araþtýrmasý Aysun ÇOLAK *, Yýldýz UZUNER ** Özet Bu araþtýrmanýn amacý, Eskiþehir ilindeki eðitilebilir

Detaylı

ÖĞRETMEN ADAYLARINDA DUYGUSAL ZEKANIN BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ

ÖĞRETMEN ADAYLARINDA DUYGUSAL ZEKANIN BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ Sosyal Bilimler Dergisi Sayı: 22 2009 ÖĞRETMEN ADAYLARINDA DUYGUSAL ZEKANIN BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Günseli GİRGİN Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İzmir/Türkiye

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Yüksek Lisans Eğitim Yönetimi ve Denetimi GAU 2014-

ÖZGEÇMİŞ. Yüksek Lisans Eğitim Yönetimi ve Denetimi GAU 2014- ÖZGEÇMİŞ 1. Adı/Soyadı : F. Sülen ŞAHİN KIRALP 2. Doğum Tarihi : 16/06/1972 3. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Rehberlik ve Psik. Danışmanlık Ankara Üniversitesi

Detaylı

ÝLKÖÐRETÝM OKULLARI BÝRÝNCÝ SINIF ÖÐRENCÝLERÝNÝN ÝLKOKUMA VE YAZMA ÖÐRETÝMÝNE HAZIRLIK DÜZEYLERÝ

ÝLKÖÐRETÝM OKULLARI BÝRÝNCÝ SINIF ÖÐRENCÝLERÝNÝN ÝLKOKUMA VE YAZMA ÖÐRETÝMÝNE HAZIRLIK DÜZEYLERÝ Abant Ýzzet Baysal Üniversitesi Eðitim Fakültesi Dergisi Cilt: 8, Sayý: 1, Yýl: 8, Haziran 2008 ÝLKÖÐRETÝM OKULLARI BÝRÝNCÝ SINIF ÖÐRENCÝLERÝNÝN ÝLKOKUMA VE YAZMA ÖÐRETÝMÝNE HAZIRLIK DÜZEYLERÝ Süleyman

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

7215 7300-02/2006 TR(TR) Kullanýcý için. Kullanma talimatý. ModuLink 250 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý C 5. am pm 10:41.

7215 7300-02/2006 TR(TR) Kullanýcý için. Kullanma talimatý. ModuLink 250 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý C 5. am pm 10:41. 7215 73-2/26 TR(TR) Kullanýcý için Kullanma talimatý ModuLink 25 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý off on C 5 off 2 on pm 1:41 24 Volt V Lütfen cihazý kullanmaya baþladan önce dikkatle

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

Hemþirelerin atýlganlýk düzeyleri

Hemþirelerin atýlganlýk düzeyleri ARAÞTIRMALAR (Research Reports) Hemþirelerin atýlganlýk düzeyleri Assertiveness levels of nurses Birgül Özkan, Msc, Department of Nursing, Kayseri Atatürk Health Vocational School, Erciyes University,

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA VE ÇATIŞMA YÖNETİMİ STRATEJİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN İNCELENMESİ: ÜNİVERSİTEDE ÇALIŞAN AKADEMİK VE İDARİ PERSONEL ÜZERİNE UYGULAMA

DUYGUSAL ZEKA VE ÇATIŞMA YÖNETİMİ STRATEJİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN İNCELENMESİ: ÜNİVERSİTEDE ÇALIŞAN AKADEMİK VE İDARİ PERSONEL ÜZERİNE UYGULAMA DUYGUSAL ZEKA VE ÇATIŞMA YÖNETİMİ STRATEJİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN İNCELENMESİ: ÜNİVERSİTEDE ÇALIŞAN AKADEMİK VE İDARİ PERSONEL ÜZERİNE UYGULAMA Aslı YÜKSEK ÖZDEMİR * Ali ÖZDEMİR ** ÖZET Hızla değişen

Detaylı

aziantep Medical Journal Gwww.gantep.edu.tr/~tipdergi Derleme/Review Cinsel Saðlýk Eðitim Modeli: IMB Modeli Sexual Health Education Model: IMB Model Bilgin Kýray Vural, Gülbanu Zencir Pamukkale Üniversitesi

Detaylı

ÝSTANBUL BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ SANAT VE MESLEK EÐÝTÝMÝ KURSLARI (ÝSMEK) YAYINLARI

ÝSTANBUL BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ SANAT VE MESLEK EÐÝTÝMÝ KURSLARI (ÝSMEK) YAYINLARI ISBN 978-9944-100-42-7 ÝSTANBUL BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ SANAT VE MESLEK EÐÝTÝMÝ KURSLARI (ÝSMEK) YAYINLARI Branþ Kitaplarý Serisi Editör: Muhammet ALTINTAÞ Yayýna Hazýrlýk: ÝSMEK Yayýn Editörlüðü Mizanpaj:

Detaylı

KADIN ERKEK FIRSAT EÞÝTLÝÐÝ KOMÝSYONU YAYINLARI NO: 6 İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBİNG) VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ KOMÝSYON RAPORU

KADIN ERKEK FIRSAT EÞÝTLÝÐÝ KOMÝSYONU YAYINLARI NO: 6 İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBİNG) VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ KOMÝSYON RAPORU KADIN ERKEK FIRSAT EÞÝTLÝÐÝ KOMÝSYONU YAYINLARI NO: 6 İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBİNG) VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ KOMÝSYON RAPORU NİSAN 2011 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ KADIN ERKEK FIRSAT EÞÝTLÝÐÝ KOMÝSYONU

Detaylı

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, 5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.

Detaylı

Turaşlı K. N.. (2012), Intercultural Approach in Early Childhood Education, Journal Of Education And Future,, ıssue:1 p. 37-47, ISSN 2146-8249

Turaşlı K. N.. (2012), Intercultural Approach in Early Childhood Education, Journal Of Education And Future,, ıssue:1 p. 37-47, ISSN 2146-8249 Nalan Kuru Turaşlı Tel: +90 5326671867 e-mail: nalanturasli@gmail.com 2000 yılında Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Okul Öncesi Öğretmenliği Programı nda yüksek lisans, 2006 yılında yine

Detaylı

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri 1 2 1 1 2 Çok Sýcak Soðuk Sýcak Çok Soðuk D B C Çorba Kutuplar Yanardað Sonbahar Yukarýda yer alan 1. ve 2. kutudakiler

Detaylı

Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun 1985 2005 Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi

Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun 1985 2005 Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi ARAÞTIRMALAR (Research Reports) Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun 1985 2005 Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi Change of Smoking Prevalence among Erciyes University Students between 1985

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

Akýlcý Çözümler Üretiyoruz Finansal Yönetim ve Excel Eðitimleri Pratik, bütün öðretmenlerin en iyisidir. Publius Syrus EÐÝTÝMÝN AMACI MS Excel, günümüzde, iþ hayatýnda yoðun þekilde kullanýlan, vazgeçilmez

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

U. Ü. EĞİTİM FAKÜLTESİ BEDEN EĞİTİMİ ve SPOR BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNİN EMPATİK BECERİLERİNİN YAŞA GÖRE KARŞILAŞTIRILMASI *

U. Ü. EĞİTİM FAKÜLTESİ BEDEN EĞİTİMİ ve SPOR BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNİN EMPATİK BECERİLERİNİN YAŞA GÖRE KARŞILAŞTIRILMASI * Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi Cilt: XVII, Sayı: 1, 2003 U. Ü. EĞİTİM FAKÜLTESİ BEDEN EĞİTİMİ ve SPOR BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNİN EMPATİK BECERİLERİNİN YAŞA GÖRE KARŞILAŞTIRILMASI * ÖZET N. Haşıl

Detaylı

Okul Müdürlerinin Dönüþümcü ve Sürdürümcü Liderlik Stilleri ile Okul Kültürü Arasýndaki Ýliþkiler (Ýzmir Ýli Örneði)

Okul Müdürlerinin Dönüþümcü ve Sürdürümcü Liderlik Stilleri ile Okul Kültürü Arasýndaki Ýliþkiler (Ýzmir Ýli Örneði) Okul Müdürlerinin Dönüþümcü ve Sürdürümcü Liderlik Stilleri ile Okul Kültürü Arasýndaki Ýliþkiler (Ýzmir Ýli Örneði) Semiha ÞAHÝN * Özet Bu araþtýrmayla okul müdürü ve öðretmenlerin algýlarýna göre okul

Detaylı

Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu. 9355495 2. baský

Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu. 9355495 2. baský Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu 9355495 2. baský UYGUNLUK BÝLDÝRÝMÝ NOKIA CORPORATION olarak biz, tamamen kendi sorumluluðumuzda olmak üzere, HS-2R ürününün aþaðýdaki yönetmeliðin ilgili

Detaylı

Toplumsal Cinsiyet Eþitliði Toplumsal Cinsiyet Eþitliði Hazýrlayan Dr. Sarp Üner T.C. Baþbakanlýk Kadýnýn Statüsü Genel Müdürlüðü Ekim 2008 Bu kitabýn basým, yayýn, çoðaltým ve daðýtým hakký T.C. Baþbakanlýk

Detaylı

TEMÝZLÝK ÝÞÝNDE ÇALIÞAN KÝÞÝLERÝN TEMÝZLÝK VE SAÐLIK DAVRANIÞLARININ DEÐERLENDÝRÝLMESÝ

TEMÝZLÝK ÝÞÝNDE ÇALIÞAN KÝÞÝLERÝN TEMÝZLÝK VE SAÐLIK DAVRANIÞLARININ DEÐERLENDÝRÝLMESÝ ARAÞTIRMALAR (Research Reports) TEMÝZLÝK ÝÞÝNDE ÇALIÞAN KÝÞÝLERÝN TEMÝZLÝK VE SAÐLIK DAVRANIÞLARININ DEÐERLENDÝRÝLMESÝ The evaluation of hygiene and health attitudes of cleaning workers Elçin Balcý 1,

Detaylı

Gençleri Anlama Rehberi

Gençleri Anlama Rehberi Sayýn Anne ve Babalar, Çocuklarýnýzýn kendi istediðiniz gibi olmasýný istiyorsunuz. Çünkü Ne de olsa onlar bizim çocuklarýmýz. diye düþünüyorsunuz. Onlarýn beklentilerini bir kenara býrakýp, kendi beklentilerinize

Detaylı

INTERIOR PARTITIONS BÖLME SÝSTEMLERÝ BÖLME SÝSTEMLERÝ INTERIOR PARTITIONS. aluwall.com. Arpa GLASS FITTINGS & ACCESSORIES COMPACT LAMINATE PANELS

INTERIOR PARTITIONS BÖLME SÝSTEMLERÝ BÖLME SÝSTEMLERÝ INTERIOR PARTITIONS. aluwall.com. Arpa GLASS FITTINGS & ACCESSORIES COMPACT LAMINATE PANELS BÖLME SÝSTEMLERÝ BÖLME SÝSTEMLERÝ GLASS FITTINGS & ACCESSORIES Arpa COMPACT LAMINATE PANELS aluwall SYSTEMS R INDEX 1 ÖNSÖZ PREFACE 2 Güvenlik amaçlý demontable bölme duvar sistemleri Demontable security

Detaylı

YRD. DOÇ. DR. MÜGE AKBAĞ

YRD. DOÇ. DR. MÜGE AKBAĞ YRD. DOÇ. DR. MÜGE AKBAĞ ÖĞRENİM DURUMU Üniversite Fakülte/Yüksekokul Bölüm Giriş Yılı Mezuniyet Yılı İstanbul Edebiyat Psikoloji 1987 1991 üstü Tür Tez Konusu Tez Danışmanı Yüksek Doktora Liseli Ergenlerin

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. TEMA Her Ýnsan Deðerlidir. 2. TEMA Demokrasi Kültürü BÖLÜM 1 : BEN ÝNSANIM... 9 BÖLÜM 2 : HER BÝREY ÖZELDÝR... 11

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. TEMA Her Ýnsan Deðerlidir. 2. TEMA Demokrasi Kültürü BÖLÜM 1 : BEN ÝNSANIM... 9 BÖLÜM 2 : HER BÝREY ÖZELDÝR... 11 ÝÇÝNDEKÝLER 1. TEMA Her Ýnsan Deðerlidir BÖLÜM 1 : BEN ÝNSANIM... 9 BÖLÜM 2 : HER BÝREY ÖZELDÝR... 11 BÖLÜM 3 : FARKLILIKLARIMIZLA ÖZELÝZ... 13 BÖLÜM 4 : ÝNSAN DEÐERLÝDÝR... 14 BÖLÜM 5 : ÝNSANÝ DEÐERLERÝ

Detaylı

ORTAÖÐRETÝME GEÇÝÞ SÝSTEMÝ REHBER KÝTABI

ORTAÖÐRETÝME GEÇÝÞ SÝSTEMÝ REHBER KÝTABI MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI Özel Eðitim Rehberlik ve Danýþma Hizmetleri Genel Müdürlüðü ORTAÖÐRETÝME GEÇÝÞ SÝSTEMÝ REHBER KÝTABI Seviye Belirm e Sýnavý %70 Yý l S o nu B a þa r ý P u a ný %25 Yöneltme ve Davraný

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Görev Kurum Yıl Dekan Yardımcısı Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi 1999-2004 Bölüm Başkanı

ÖZGEÇMİŞ. Görev Kurum Yıl Dekan Yardımcısı Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi 1999-2004 Bölüm Başkanı ÖZGEÇMİŞ Doç. Dr. Demet Erol Öngen Adres Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimler Bölümü Kampus 07058 E-posta demetongen@akdeniz.edu.tr Telefon 2423102072 Faks 2422261953 RESİM EKLENECEK 1.

Detaylı

Ýmtiyaz Sahibi Ýbrahim Köymen Genel Yayýn Yönetmeni Mete Akoðuz Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Seyfettin Ber Yayýna Hazýrlayan Vizyon Reklam Evi Stratejik Planlama & Kalite Yönetmeni Umut Kaya umut.kaya@vizyonreklamevi.com

Detaylı

Türk Tabipleri Birliði Yöneticilerinde Sigara Ýçme Alýþkanlýðý

Türk Tabipleri Birliði Yöneticilerinde Sigara Ýçme Alýþkanlýðý Türk Tabipleri Birliði Yöneticilerinde Sigara Ýçme Alýþkanlýðý Tobacco Smoking Among the Executives of the Turkish Medical Association Dr. Özen Aþut*, Dr. Sibel Kalaça** Özet Sigara içme alýþkanlýðý; yaygýnlýðý

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

Kadýna Yönelik Aile Ýçi Þiddet Kadýna Yönelik Aile Ýçi Þiddet Hazýrlayanlar Prof. Dr. Fidan Korkut-Owen Prof. Dr. Dean W. Owen T.C. Baþbakanlýk Kadýnýn Statüsü Genel Müdürlüðü Ekim 2008 Bu kitabýn basým,

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı : Metin Deniz Doğum Tarihi: 1978 Öğrenim Durumu: Doktora Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans İngilizce Öğretmenliği Selçuk Üniversitesi 2001 Y. Lisans

Detaylı

Dr. Ýlgi Öztürk Ertem*

Dr. Ýlgi Öztürk Ertem* Saðlýk Hizmetinde Çocuklarýn Geliþimlerinin Ýzlenmesi ve Desteklenmesi Monitoring and Support of Child Development in Health Services Dr. Ýlgi Öztürk Ertem* Öz Çocuðun geliþiminin izlenmesi, onun hareket,

Detaylı

Iletisim ve Lisan Enstitusu

Iletisim ve Lisan Enstitusu . Iletisim ve Lisan Enstitusu..... Biz Kimiz? Institute of Communication and Languages (ICL), önceki adýyla Ýki Toplumlu Mesleki Ýngilizce Destek Programý, nitelikli Ýngilizce, kültürlerarasý iletiþim

Detaylı