KARAVAN. Nihal Tali Karamsarlık Üzerine. Hakan Koç Yalnızlık Üzerine. Çağdaş Mehmetali Sakalı Osmanlıcaya Dair

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KARAVAN. Nihal Tali Karamsarlık Üzerine. Hakan Koç Yalnızlık Üzerine. Çağdaş Mehmetali Sakalı Osmanlıcaya Dair"

Transkript

1 KARAVAN karavandakiadam.com YENİ BİR EDEBİYAT DERGİSİ Hakan Koç Yalnızlık Üzerine Nihal Tali Karamsarlık Üzerine Çağdaş Mehmetali Sakalı Osmanlıcaya Dair Rukiye Yakar İzmir de Bir Yalnızlık Senfonisi Fatma Begüm Dalga Çıkılan Bir Yalnızlığın Öyküsü Özgün Halil Köse Tarihin Sessiz Tanıkları Kardelen Akçasağaç Şampanya Köpüğü Baloncukları Ocak 2015 Sayı: 2

2 İÇİNDEKİLER KARAVANDAKİ SESLER 2 ÇAĞDAŞ MEHMETALİ SAKALLI 3 OSMANLICAYA DAİR 3 ÖZGÜN HALİL KÖSE 6 TARİHİN SESSİZ TANIKLARI 6 FATMA BEGÜM DALGA 7 ÇIKILAN BİR YALNIZLIĞIN ÖYKÜSÜ 7 NIHAL TALI 8 KARAMSARLIK ÜZERİNE 8 HAKAN KOÇ 9 YALNIZLIK ÜZERİNE 9 RUKİYE YAKAR 10 İZMİR DE BİR YALNIZLIK SENFONİSİ 10 KARDELEN AKÇASAĞAÇ 11 ŞAMPANYA KÖPÜĞÜ BALONCUKLARI 11 2

3 Osmanlıcaya Dair Son dönemlerde gündemde olan Osmanlıcaya dair bazı düşünceler... Yazan: Çağdaş Mehmetali Sakallı Şu sıralar sıkça gündeme gelen Osmanlıcanın zorunlu ders olarak okutulması hakkındaki görüşlerimi bildirmek istiyorum. Öncelikle belirtmeliyim ki bu görüşler ban ait olup, öznel yorumlar içerecektir. Dergideki arkadaşlarımdan bana katılmayan birçok insan olacaktır, ben sadece bu konu hakkındaki görüşümü bildirmek istiyorum. Arap Alfabesi ve Osmanlıcadaki Dil Bilgisi Kuralları: bir Fars bundan 100 yıl önceki dili bizden çok daha iyi anlayacaktır. Geçtiğimiz günlerde metrobüste Abdullah isminde biriyle tanıştım. 2 yıl önce Yemen den, Türkiye ye gelmiş üniversite için. Bildiğiniz üzere Yemen de Arapça konuşulmakta. Bu süre zarfında Türkçeyi öğrenmiş, şive meselesini aşamasa da gayet akıcı bir Türkçesi var. Ona Türkçede Arapça kökenli birçok sözcük var, yeni geldiğinde o sözcükleri anlayabiliyor muydun? sorusunu yönelttiğimde Türkçenin %40 ı Arapça, kelime konusunda çok sıkıntı yaşamadım. cevabını aldım. %40 meselesi biraz abartı olsa da Türkçemizin bu kadar temizlenmiş olmasına rağmen, 100 sene önce bile Arapça ve Farsça sözcüklerin bolluğu sebebinden o eski dili anlayamamamıza rağmen, anadili Arapça olan biri nasıl oluyor da Türkçe öğrenirken kelime sıkıntısı yaşamıyor, anlamak zor. Şu an kullandığımız dil dahi Türkçeden uzak. Yine de Türkçe olduğunu söyleyebiliriz. Dile dair görüşüm elbette tüm yabancı kelimeleri atmak değil nitekim gerek konuşma dilinde gerekse dergimizin yazılarında yabancı kelimeleri sıkça kullanmaktayım. Çünkü yabancı kelime kullanmaya Arap alfabesinin Türk dilinin yapısına aykırı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bu alfabede bir harf, Türkçedeki birkaç harfi karşılayabiliyor. Arapça ve Farsça kökenli kelimelerde, kelime sonundaki vokaller ile uzun vokaller dışındaki vokallerin gösterilmemesi anlamı iyice güçleştiriyor. Türk dilinin yapısına bu denli aykırı bir alfabenin kullanılması Osmanlıcayı Türkçe yapmaktan çıkarmaz. Ancak bana sorarsanız bu alfabe kullanılmamalı. Osmanlıcaya dair asıl fikirlerimi birazdan okuyacaksınız. Osmanlıca Türkçeyle alakasız bir dil desek yeridir. Size çok basit birkaç örnekle bunu açıklayacağım. İlkokuldan aşina olduğumuz Alp Er Tunga sagusunun bilinen o ilk kıtasını değil de son kıtasını ele almak istiyorum. Osmanlıcanın sözlük tanımı bile Arapça ve Farsça hâkimiyetindeki Türkçedir.. Bu dil Türk dil yapısını ihlâl eden birçok kelime ve yapı içermektedir. Bir Arap ya da 3

4 Arapçadan esinlenerek iyelik eki olarak -î kullanılmıştır. Könglüm için ötedi. Yitmiş yaşıg kartadı. Kiçmiş ödig irtedi. Tün kün kiçip irtelür. Gönlüm içten yandı. Yetmiş yaş yaşlandı. Geçmiş zaman arandı. Tüm günler geçse de, Yine de aranır. Bu iki kıtanın dilleri arasında bariz var bir fark söz konusu. Ancak Alp Er Tunga nın 7. yüzyılda yaşadığı biliniyor. Yani 14 asır öncesinin diliyle günümüz dilini kıyaslıyoruz ki coğrafya farkı da söz konusu. Şimdi ise yılları arasında yaşayan Servetifünûn şairi olan Cenap Şehabettin in Elhânışitâ şiirinden birkaç dizeyi ele alacağız. Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş; Eşini gaib eyleyen bir kuş gibi kar Geçen eyyâm-ı nevbahârı arar Ey kulûbün sürûd-i şeydâsı, Ey kebûterlerin neşîdeleri, O bahârın bu işte ferdâsı: Kapladı bir derin sükûta yeri karlar Ki hamûşâne dem-be-dem ağlar! Bir beyaz titreyiş, bir dumanlı uçuş, Eşini kaybeden bir kuş gibi kar Geçen ilkbahar günlerini arar... Ey kalplerin çılgın ezgileri Ey güvercinlerin marşları, O baharın işte yarını bu: Kapladı derin bir sessizliğe yeri karlar Ki sessizce sürekli ağlarlar. Şiirin en sade dizelerini ele aldım, dileyenler diğer dizeleri inceleyebilirler yıllık bir şiirin en sade dizelerine göre oldukça ağır, anlaşılması zor bir dil var. 14 asırlık bir eserle 1 asırlık bir eser arasında bariz bir dil farkı mevcut. Aynı zamanda Osmanlıca Türkçenin yapısını bozmuştur! Tamlamaların Türkçenin yapısına aykırılığına hiç girmiyorum, Türkiye Türkçesindeki basit kuralları bile Arap- Farslaştırmıştır. Örneğin Türkiye Türkçesinde iyelik eki bildiğiniz üzere -ın, -in, -un, ün dür. Ancak Osmanlıcada, İşte bazı örnekler: Rumî takvim: Rum un takvimi Hicrî takvim: Hicrin takvimi Miladî takvim: Miladın takvimi Türkî: Türkü kelimesinin eski Türkçedeki telaffuz şekli. Maddî: Madde kökünden gelir, somutluğu ifade eder. Sünnî: Sünnet ehlinden olan kimse anlamına gelir. Sünnetle aynı kökten olduğunu tahmin etmek çok da zor olmasa gerek. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir. Türkçeden böylesine uzak bir dilin Türkçe olduğunu ısrarla savunanları anlayamıyorum. Bakın benim kastım sarayda kullanılan dil, halk dili her zaman Türkçe kalmıştır. Elbette Arapça ve Farsçanın etkileri orada da olmuştur ancak bu, dilin Türkçeliğini bozmamıştır. Osmanlıca Yüksek Zümre Dilidir Yarım asırlık Osmanlı döneminde halk hiçbir zaman Osmanlıca konuşmadı, konuşamadı. Türkçe konuşan halk, Arapça ve Farsça kuralları, kelimeleri benimseyemedi. Cumhuriyetin ilk yıllarında dahi etkisini hissettiren Osmanlıcayı konuşan birine Anadolu- nun hiçbir yerinde rastlayamazsınız. Aksine Anadolu da öze yaklaşan bir dil kullanılır. Örneğin geçen kelime incelerken buğasa diye bir kelimeye rastladım, ineğin boğa istemesi anlamına geliyormuş. Ve öz Türkçe. Anadoluda kullanılıp kullanılmadığını merak ettim, çocukluğunu Anadolu da geçiren anneme sordum böyle bir kelime bilip bilmediğini. Annemin yanıtı Boğasak deriz bir ona. oldu. Halk böylesine öze yakın bir dil kullanırken, Sarayda, resmi kurumlarda ve yüksek zümrede Arapça ve Farsça tesirindeki Türkçe konuşuluyordu. Her ne kadar Türkçe denilebilirse... Osmanlıca Ölü Bir Dildir Osmanlıcanın kullanım alanı günümüzde yok denecek kadar azdır. Üniversitelerde elbette arşiv araştırmaları 4

5 için okutulmalı ama size soruyorum bir lise öğrencisinin Osmanlıcayla ne işi olabilir ki? Günlük hayatta kullanacak bir alanları yok. Çünkü dünyada Osmanlıca konuşan tek bir insana bile rastlayamazsınız. Şimdi bana çıkışanlar olacaktır, sanki lisede öğretilen her şey günlük hayatta işe yarıyor diye. Haklılar da, bu eğitim sisteminin büyük bir sorunu. Kimi eski kitapları seviyordur, eski dile ilgilidir. Eski dile ilgisi olanlar ise Osmanlıca kurslarına katılabilirler, sıkça rastlanıyor bu kurslara. Ama bu ölü dilin zorunlu ders olarak dayatılmasının hiçbir mantığı yok. Sizi mantıklı düşünmeye çağrıyorum, şu an çevremizde birçok İngilizce ve Fransızca tabela görüyor ve İngilizce sözcük günümüzde sıkça rastlıyoruz. Birçoğumuz buna büyük tepki gösteriyor. Bunun sebebi Batı ya yakın olmamız. Ve dilimizde bu kadar yabancı sözcüğe rastlar hâle gelmemiz ne kadar acı verici bir durum. Zamanında İslâmiyet Doğu ya yaklaştık ve şu an nasıl sular seller gibi İngiliz-Fransız kökenli sözcük alıyorsak o dönem de aynı şekilde Arap-Fars kökenli sözcükler aldık. Ve Osmanlıca denen dil ortaya çıktı. Batı dan sözcük almamız ne kadar yanlışsa Doğu dan sözcük almamız da o kadar yanlış.özetle Türkçenin katledilmiş hâli olan Osmanlıcanın liselerde, zorunlu ders olarak okutulması hiçbir akla hizmet etmemekte. Başta da belirttiğim gibi bunlar tamamen kendi görüşlerim, katılmak ya da katılmamak sizin seçiminiz, iyi okurlar. 5

6 Tarihin Sessiz Tanıkları Yazan: Özgün Halil Köse Tarihi eserlerin günümüzde ne vaziyette olduğuna dair düşünceler... Tarihi eserlerin koruma altına alınması gerçekten çok güzel bir girişim. Bu güzellik de tarihin sahip olduğu gizemden ileri geliyor. Koruma altına alınan eserleri değerli kılan, belki de hepimizden daha fazla tarih gizemine tanıklık etmiş olması. Bir düşünsenize, sadece 100 yıllık bir eser bile kim bilir neleri gördü de sanki anlatsa dünyanın sonu gelecek gibi büyük bir titizlikle saklıyor. Mesela bir ev Bir evin tanıklık ettiği ne büyük sırlar olabilir düşünsenize. Ne büyük yasak aşklar, ne büyük fedakarlıklar, ne büyük acılar Ancak söylemez hiç birini. Hepimizden büyük yaşanmışlıklarıyla tüm sırları içlerine gömerler. Bir başka büyük örnek, çeşmelerdir. Neleri saklar, neleri temizler yıkar sularıyla. Nice büyük, belki kimisi imkansız, aşklar o çeşmelerin başında hayat buluyordu, ve hatıraları o çeşmelerin başında yıkanıp, temizlenip gitti ayrılığın acısıyla beraber. Korumak diyoruz iyi, hoş da; nedir bu korumak? Pek çok şeyde olduğu gibi bu konuda da son derece ezbere gidiyoruz. Koruduğumuz şeylere bir dokunulmazlık verip, hayatlarımıza devam ediyoruz. Onların yaşam alanlarına saygı aklımızın ucundan bile geçmiyor! Bu, çok sevdiğimiz bir insanı bir kapsüle hapsedip onu korumaya benzer. Fakat çok değerlimiz nefes alamazsa ölür Günümüzde, koruma altındaki tarihin suskun tanıkları da aynen bu durumda ve acı çekiyorlar. Eski bir ev kalıyor ve onu koruyor, yıkılmasına izin vermiyoruz. Kimse dokunamıyor. Fakat onun yaşam alanı elinden alınabiliyor. Tarihi eser ancak yine o tarihi doku içinde yaşayabilir. Birilerinin çıkıp bu sessiz kahramanları korumak istemesi çok güzel ve erdemli. Kendini savunamayan, sesi dahi çıkmayan varlıkları, tarihin tanıklarını, koruyoruz. Ne kadar güzel! Bugün gördüğüm bir çeşme feryat ediyordu adeta, gözlerinden tıp tıp diye yere düşen yaşlar beni derinden yaraladı. Tarihi bir çeşme, ancak çevresi son derece modern döşenmiş. Muslukları ile yer arasındaki mesafe yarıdan aşağı inmiş. etrafı defalarca kez dolgu yapıldığı için artık bırakın su içmeyi el bile yıkanamayacak kadar alçakta. Belki de yer yüksekte! Öyle acı içinde ki. Sadece bir asırdan fazla zaman önce emektar ustasının, üstüne kazıdığı işlemeler kaldırım taşları altında kalmış. Sadece korunmuş, hiç saygı duyulmamış. Sesi çıkmayan tanıklar korunuyor olmaktan memnun mu acaba? Kim bilir belki de kendi dönemleri bittiğinde sökülmüş olmayı yeğliyorlardır. Arkadaşlarıyla aynı hurdalıkta, hiçbir şeyden korunmaya ihtiyaç duymamayı 6

7 Çıkılan Bir Yalnızlığın Öyküsü İnsan az öncesine kadar nefes alamamacasına kalabalık hissederken şimdi nasıl bu kadar yalnız hatta yapayalnız hissedebilirdi? Geçenlerde yalnızlığa bir yolculuğum oldu. Kendimi kolumdan tutup çekerek götürdüğüm bir yolculuk. Bilirsiniz bazı şeyler kendinizi yanınızda götürmeden olmaz. Hadi! dedim, Bir isim koyacağız buna. Ruhumu gri sarmaşıklar bürümüşken sisli günün basıncında, arafta kalan düşüncelerimi kurtarmak içindi bu yolculuk. Soğuk havaları severim; düşüncelerimi mi yoksa bedenimi mi dinç tuttuğundandır bilinmez ama severim. Kendimle yalnız kalma fikrini düşündükçe boğulacak gibi oluyordum, hep bir kaçış hep bir çıkmaz İşte, çıktığım bu yolculukta adını bilmediğim bir durakta indim. Hiç düşünmeden yürüdüm. Yürüdükçe hafiflediğimi hissediyordum. Kendimce yürümek, özgür olmaktı çünkü. Hele bilinmezliğe yürümek Yürürken pek çok ses duyuyordum fakat hiçbirini diğerinden ayıramıyordum. Çevremdeki sesler karmaşık, alacalı bir yumak halini alıyordu. Saatlerce yürüdüm. Tabanlarım ağrıyana kadar yürüdüm hatta. Daha önceleri insani bir anlam yükleyemediğim kaldırım taşları sanki acıyarak bakıyordu biçare düşmüş çehreme. Her adımım hüzünlü bir yüzleşmeye götürüyordu beni Derken karşımda o yüce maviliği gördüm. Denizin kokusunun genzimi yaktığını, gözlerimin dolduğunu hissettim. Tabanlarımın ağrısı dizlerime vurdu ve birden güçsüzleştiğimi hissettim. Oturmaya ihtiyaç duydum. Uzun zaman sonra kendimle ilk kez bir bankta yalnız kalıyordum. Kendi gözlerime karşıdan bakmak, denizin ve çevredeki silüetlerin gözlerimdeki yansımasını görmek istiyordum. İmkânsız kelimesinin olasılıkları kol geziyordu zihnimin tehlikeli sokaklarında Düşünüyordum. Çünkü düşünmek haz veriyordu bana Güneş in sıcak ışınlarıyla yıkanıp gevşeyen ve gerinirken esneyen bir kedinin duyduğu türden biz hazdı bu fikrimce Dalıp gidiyordum. Bir dalmak ki bu, boyut değiştirircesine Boşluğa düştüğümü sanıyordum. Boştu şehir, bomboş İnsan az öncesine kadar nefes alamamacasına kalabalık hissederken şimdi nasıl bu kadar yalnız hatta yapayalnız hissedebilirdi? Denizin hırçın dalgaları haklardı belki beni o an; fakat içimdeki hüzünden olsa gerek karşımda griye bürünmüş deniz bile durgun seyrediyordu o gün yolunu. Aklıma geçmişim geliyordu, duraksıyordum. Ve sevdiğim şairler geliyordu aklıma, onlardan bana kalan birkaç güzel satır... Kendimle bütünleştirdiğim yazarlar ve onların sözleri Kafka nın şu sözünün benliğimde vücut bulduğuna inanıyordum: Benim yalnızlığım insanlarla dolu. Bunları düşündükten sonra ne yaparsam yapayım zihnimdeki bu yalnızlık savaşına son veremeyeceğim kanısına vardım. Elbette her yalnızlık tek başına olmazdı. Benimki çok kişili bir yalnızlıktı. İçine birilerini dâhil ettikçe daha da büyüyen Umutsuz bir gülüşle baktım karşımdaki kudretli denize, derin bir soluk çektim içime. O solukla birlikte denizi çektim, griye dönmüş maviyi çektim Akciğerlerimi o manzarayla doldurup ellerimle güç alarak kaldırdım bedenimi ve ardıma bakmadan tıpış tıpış döndüm; o çok gürültülü yalnızlığıma Yazan: Fatma Begüm Dalga 7

8 Yalnızlık Üzerine Yalnızlık kötü bir şey midir? Yalnızlığı fiziksel ve zihinsel olarak ikiye ayırmak mümkün olabilir. Ben bu iki yalnızlık türünden, zihinsel yalnızlığın insan üzerinde daha fazla etki kurduğu düşünmekteyim. Modern dünyada fiziksel yalnızlık tam anlamıyla mümkün olmasa da zihinsel yalnızlık daima var olabilir. Zihinsel yalnızlıkta toplum bireyin benliğini yok etmeye çalışan bir rol üstlenir. Bu yüzden zihinsel yalnızlık devamında fiziksel yalnızlığı getirebilir. Fiziksel yalnızlık ise toplumu bir kurtarıcı olarak görebilir. Var olduğu durumu değiştirme umudu ve şansı zihinsel yalnızlığa göre, oldukça daha azdır. Bu iki kavramı daha derin bir şekilde incelemek mümkün fakat bu iki yalnızlığın kötü olduğunu düşünenler de fazlasıyla mevcut. Bu düşünceyi aydınlatmak için bazı konularda anlaşmak gerekiyor. Bir ruhun vaziyetinin bir başka ruh tarafından belirlenmesi, bir insan için en kötü bağımlılıklardan birdir. Son derece aciz bir durum olan bu şey, mutluluğu kendinden başka bir ruhta aramaktır da aynı zamanda. Mutluluğu başka bir ruhta arayan birey, eninde sonunda mutsuzluğa mahkûm olacaktır. Mutluluk, dürüstlüğü de gerektirir. Birey ise kendine en dürüst olabilir. Bu sebebinde katkılarıyla daimi mutluluğa ulaşmak isteyen birey onu başlarında değil kendinde arama yoluna gitmesi doğru bir düşünce olacaktır. Bu doğrultuda yalnızlık aslında hiç de düşünüldüğü gibi insanın düşmanı değildir. Çoğunlukla sahip olunan düşünceler topluma göre şekillenir. Hatta bazen bu; bireyde öylesine gizli şekilde olur ki birey, bu inancının toplum aracılığıyla kendisine geçtiğini fark etmez. Yazan: Hakan Koç Tüm belalar, yalnız kalma yeteneğimizin olmayışından gelir başımıza. Jean de La Bruyère Birey yalnızlığı kötü bir vaziyet olarak görmeyip benimserse ebedi ve güvenilir mutluluğa ulaşır. Aynı zamanda yalnızlığı, bir sıkılma veya ne yapacağını bilememe durumu olarak görmek yanlış bir düşüncedir. Çünkü insan kendi içerisinde kendine bir evren olabilir. Bu evrende bireye daimi olarak fazlasıyla doyurucu şekilde eşlik edebilir. Bu evren bireyi olumsuz duygulara götürmekten çok bir çeşit mutluluk kaynağı olduğu bilinmelidir. Çünkü birey sandığından çok daha zengin bir dünya barındırır kendi içinde. Fiziksel yalnızlık mümkün değildir çoğunlukla fakat zihinsel yalnızlık her zaman birey için var olabilir. Birey kendini yalnız hissettiği vakitlerde, tüm dertlerini yine kendinde çözebileceğini bilmesi, ve yalnızlık diye adlandırıp olumsuz bir şey olarak benimsediği şeyin aslında hiç de öyle olmadığını mutlak suretle bilmesi önemlidir. 8

9 Karamsarlık Üzerine Skolastik bir eğitim sistemine hapsolmuşuz biz. Ben onu sana yiyesin diye aldım, martıya atasın diye değil! Yazan: Nihal Tali Bu sayıda sizlerle Ezgi nin Günlüğü nün Sarhoş Balık ile Topal Martı şarkısından esinlenerek yazdığım öykümü paylaşmak isterdim. Ama içinde bulunduğum vaziyet şimdi yazacağım yazıyı paylaşmamı gerektirdi. Çünkü yazdığım öykü umut dolu, düşündürücü. Lakin şimdiki ruh halim ise epey karamsar ve bir parça asabi. Neden mi efendim? Çünkü yavaş yavaş monoton kitleye girmeye başladığımı fark ettim. Okul vaktimin çoğunu alıyor. Kendime vakit ayıramadığımı fark ettim. Pek çok yapmak istediğim şey varken hepsini her gün ertesi güne erteliyorum. Ve okuduğum bölümün bana pek getirisi olmadığının da farkına varmam cabası. Skolastik bir öğrenim sistemine hapsolmuşuz hepimiz. Her daim başkalarının düşüncelerine göre konuşup duran bize yorum yapma hakkı tanınmayan minik insanlarız sadece. Şu yazara göre Namık Kemal şöyledir. Kendi fikirlerimiz her daim öteleniyor. Bizim yerimize düşünen birileri var nasılsa, bizim okumamız gereken eserleri okuyup yazarın kişiliğini tespit ederek kitaplaştıran insanlar varken biz niye uğraşalım ki. Onun yerine hafız gibi ezberlesek daha mantıklı (!) olmaz mı? İşte biz böyle böyle tekdüzeleşiyoruz. Yarın öbür gün iş hayatına atıldığımızda da tıpkı eğitim sistemi gibi skolastik ve yüzeysel bir birey olacağız. Her şeyden öte tekdüze insanlar olacağız. Yorum kabiliyeti ve bakış açıları bir bir elinden alınmış, hazıra alışkın 8-5 lik saat dilimlerine mesaisi sıkıştırılmış birer insancık olacağız. Öyle hayallerim vardı ki. Şimdi ise istediğim tek şey bir tarım kentine yerleşip çiftçilik yapmak. Kitaplar okumak, gramofonda müzik dinlemek... Ama en çok kitap okumak. Çünkü okunmayı bekleyen o kadar çok kitap var ki Tanışmayı beklediğim pek çok kahraman... Ama bunları yapacağım yerde kalkıp inceleme araştırma kitaplarındaki başkalarının fikirleri olan olan düşünceleri kendime benimsetmeye çalışıyorum. Sürekli bir telaş bir yere yetişme halindeyim. Hızlı hızlı, koşmazsam kaçacak gibi. Oysa ben acele etmeden yaşamak istiyorum. Hâl böyle olunca düzene ayak uyduramıyorum. Çevremde her şey hızlı tükeniyor, korkuyorum çok korkuyorum. Sanırım benim eski zamanlarda yaşamam gerekirdi. Galiba epey kararttım içimizi. Olsun kararmak iyidir bazen. Umutsuzluk, karamsarlık da iyidir efendim. Bakterilerin bile yararları var, karamsarlığın mı olmayacak? İnsan karamsarlıkta umut etmeyi özler, umut etmenin kıymetini bilir. İçinizi karartmaktan korkmayınız hatta bu karanlıkta tehlikeli ıvır zıvırı devirip ortalığın alev almasından da korkmayınız. Zira Nazım ım ne demiş: -Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa? 9

10 İzmir de Bir Yalnızlık Senfonisi Bir günün daha intihar ettiği dakikalarda yine yalnızlığının omzuna başını yaslamıştı genç kız. Uzakta yanıp sönen şehrin ışıklarında takılı kalmıştı düşünceleri. Her şehirde ışıklar, her ışıkta sıcak bir evin huzuru ve her huzurda bir parça yaşanmışlık... Zaman geçtikçe, biz bizden geçtikçe, yüze bir kırışıklık daha eklenince insan yaşamış oluyordu değil mi? Eğer insanlar onun her sabah aynada gördüğü şeyi görebilseydi bunun adını yaşanmışlık değil, ölememişlik koyarlardı. Bu hayatta mutluluk senfonisinin en arkasında bulunan vokallerdendi o. Sadece eşlik edebilmişti, hiç yönetemişti. Gideninin arkasından ağlarken boğulduğu hıçkırıklar notaları dahi kaçırmasına sebep olmuştu. Denizin tuzlu kokusundan tutup kaçırdı zihnini. Tuzunun tenini yakışını sevmişti İzmir in, canını değil. Oturduğu hasır koltuğu gıcırdatarak hareket etti yerinde. Omuzlarından düşen ılık battaniyesini kavrayıp tekrar örttü dünyanın ona yüklediği tonlarca yükten çökmüş sırtına. Açıkta kalan ayaklarına baktı, küçüklüğünden beri vazgeçemediği toz pembe çoraplarına... Yaşamındaki toz pembe kalan tek şeye... Yazan: Rukiye Yakar Buruk bir gülümsemeyle selamladı onları. İçinde ukte kalmıştı her zaman bir şeyler. Alışmıştı aslında yarımlığa. Olmayacak. dedi mırıltı ile fısıltı arasında kalan ses tonuyla. Gidenin ardında elinden tuttuğu çocukluğu, kalbinin burukluğu, sesinin kuruluğu ile kalakalmıştı. Yıllarını bırakmıştı beyaz bir mermerin altında. Şimdi ise geçen onca seneyi umursamadan aynı günde, aynı saatte, aynı yerde rutin ayinini yapıyordu. Yıllarını bırakmıştı beyaz bir mermerin altında. Şimdi ise geçen onca seneyi umursamadan aynı günde, aynı saatte, aynı yerde rutin ayinini yapıyordu. Arkada çalan müziğe eşlik etmeye çalıştı, duyamayınca doğruldu, kulak kabarttı. Radyoları bir kez daha sevdi, yine beklemediği anda başını çıkarmıştı notalar kara kutudan. Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin? diyordu Selma Hüner. 10

11 Sanırım şimdi tüm şehir kaçıyordu, güneş her sabahki gibi doğuyordu çünkü. İzmir de severdi karanlıkta kaybolmayı, İzmir içinde, İzmir dışında, İzmir benliğindeydi. Yutkundu sessizliğinin yarattığı düğüm boğazını aşıp yüreğine insin diye. Parmaklarını battaniyesinin içinden çıkarıp güneşe doğru uzattı,canını daha çok yakabilecek bir şey olup olmadığını öğrenmek istercesine.umutsuzca indirdi elini. Derin bir çekişten sonra söyleyeceklerini nefesinin oluşturduğu dumana karıştırdı. Beklemekten yorulan bedenini orada bırakıp kaçmak istedi, onu da beceremedi. Yıllardır beklediği gemiyi bu gece de sabahlayarak gözlemişti, hiç gelmeyeceğini bile bile, susa susa, özleye özleye... 11

12 Şampanya Köpüğü Baloncukları Ben biricik Karavan ımızın çiçeği burnunda yazarı Kardelen. Hatta çiçeği burnumda oluşumdan ötürü bu yazım boyunca kendimi bir ayçiçeği ilan ediyorum. Zira bütün yazı boyunca yüzümü güneşe, yani size dönüyor olacağım. Madem bu bir Karavan ve madem bir yolculuğa çıktık, o halde bir de şarkımız olması gerekmez mi sizce de? Yazıyı yazıyor olduğum süre boyunca biramın hemen yanında sigaram yanıyor olacak ve arkada Asha dan Come Away With Me çalacak, dolayısıyla okurken de aynısını yapmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Ne diyor Asha? Uzaklara gel benimle. Evet, artık beni tanıyorsunuz. Ben yolda gördüğünüz o hiç gülümsemeyen, soğuk; insanlara başta alışamayan, mesafeli; hatta insanlardan çoğunlukla kaçan kadınım. Ben bağlandığı zamanlarda kopamayan kadınım. Ben kelimelerine aşık kadınım. Hâl böyleyken, bir akşam,yine hiçbir şey yapmadan her şey üzerine konuşurken, birbirimize şarkılar dinletirken Çağdaş celallenip, sen yazıyodun dimi ya? dediğinde, omuz silkip evet noldu ki? dedim. Tabi o zamanlar habersizdim bir anda ufuk çizgisinde uçan bir kuş olacağımdan. Ya biz bir dergi yazıyoruz. Amatörüz daha. Ama çok güzel bi şey. Bizimle yazsana. Sayılar boyunca benim Deli olduğum konusunda hem fikir olacağız zaten ama, madem bu benim ilk yazım, size önce kendimi tanıtayım. Sonra da neden yazıma bir şampayanın köpüğünü isim olarak seçtiğimi anlatayım. Not : Aramızda kalsın,hiç şampanya içmedim. Ama Çağdaş söz verdi, deneyeceğiz. Bir cümlenin ve akabinde gelecek olan bir linkin,ve o linkten çıkacak olan bir derginin ve o dergiyi okurken bir insanın ne kadar heyecanlandırabilecek olduğunu bilmiyordum henüz. Öğrendim. Karnımda şampanya baloncuklarının patladığını hissederek hem de. Evet evet şampanya baloncukları. Hiç içmemiş olmama rağmen bunu hissettirecek kadar güçlü patlamalar. Efendim bendeniz, oldukça minyon, kendi halinde, delice sigara tüttüren (öyle ki artık paket almaya para yetiştiremeyeceğine karar verip tütün sarmaya başlamış), her güne yeni bir ruh hali ve yeni bir kimlikle uyanan, hiç kimseyi ve hiçbir durumu yargılamayan, her durumda bulunmuş ve içinde susmayan bir ses olduğu için yazan bir insanım. Sylvia Plath söylemişti bunu Sırça Fanus u neden yazdığını sorduklarında. Ne kadındı be? Oğlum bayıldım lan. Harikaymış. Söyleyecek binlerce kelimeniz olduğunda, hepsi aynı anda çıkmak istediğinden sıkışıklık olur beyninizde,hepsi birbirini ezmeye çalışırken iç içe girer ve söyleyecek o kadar hiçbir şeyiniz olmaz ki en saçmalarını söylersiniz. Öyle böyle anlaştık velhasıl. Ben de bir baktım 12

13 Ben de bir baktım yazıyorum. İyi de oldu bence. Umarım siz de böyle düşünüyor olursunuz. Çünkü hep inandığım bir şey var; ışığınız başkalarının karanlığını aydınlatmaya yetmiyorsa,karanlıktasınızdır. Ben ışığım artık aydınlatsın istiyorum. Bu sayı yazımın konusu yazmanın ne olduğu olsun madem. İnsanın neden yazıyor olduğu olsun. Çünkü ben inanıyorum ki kendini en şair ilan edenler, yazmaya en uzak olana kadar herkes bir kaç satır da olsa yazıyor bir yerlere. Kimi yazının ortasında bırakıyor kalemi, sıkılıyor; kimi inatla deniyor doğru kelimeyi bulmayı, kimi yazdıkça rahatlıyor, kimi de ben işte, ancak yazarken gerçekten kendisi olabiliyor. Ancak yazarken ışık tutuyor en derinlerindeki düşüncelerine. Zaten genelde paslanmış ya da küflenmiş oluyor o düşünceler, beklemekten, zihnin karanlığından. Diyeceğim o ki, yazmalı insan. İçi tozlanmadan,duyguları eskimeden yazmalı. Behçet Necatigil den bir kaç alıntı yapayım tam buraya. Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı. Hepimiz bunu yapıyoruz. Bunu yapmayalım diye yazmalıyız aslında. Söylemesi zor, biliyorum. Gözlerinin en içine bakıp ona olan sevgini, özlemini, nefretini söylemesi çok zor. Ama hep yarınlara bırakıyoruz duygularımızı. Ve onları ifadeyi tabi. Hep incitiyoruz en başta içimizi, sonra dışımızdakileri. Biz önce kendimizle konuşmayı bırakıyoruz, sonra başkalarına edecek tek bir kelam kalmıyor. Onun yerine, yazmalı insan. Söyleyeceklerini. Hissettiklerini. Kendinden başlayarak. Kendini tanımalı önce. Kendini yazmalı. En içini. En derinlerini. Sonra başkalarına tanıtabilmeli. Kendimize uzağız. Kendini bulmalı insan. Bence bunu da ancak yazarak yapar. Çünkü yazmak dediğiniz; menekşelerin mor olduğu, aşıkların kara sevdaya tutulduğu sanat olmak zorunda değil. Bazen tam olarak marangozluktur yazmak. İnsanın kendine şekil verme zanaati. Burda da Ahmet Haşim in çok sevdiğim bir sözü vardır. Paylaşmazsam olmaz. Şiir bu tarzda bir inilti olmakta devam ettikçe şair kelimesi, müthiş bir hastalığın ismi gibi, sağlıklı insanları elbette korku ve iğrenme ile titretecektir. Yani diyor ki şiir sadece aşkın, acıların, öyle yapış yapış ve yapmacık duygusallığın aracı olmak zorunda değil. Sen yaz. Varsın kötü olsun. Hastalık değil yazmak. Kendini anlatmak hastalık değil. İçindeki hastalık olsa bile. Çünkü bakarsın bir gün vaktin olmaz artık onları anlatmaya. Sadece ölümle ayrılmaz insanın hisleriyle yolları. Ya sevgisini kaybeder ya sevdiceğini. Geniş zamanlar yok. Cemal ne demiş, Hayat kısa, kuşlar uçuyor. İçindeki kuşları kaybetmeden yaz. Kendini kaybetmeden yaz. Yaz ki çiçek açsın içindeki topraklarda. Huzur ancak yazmakla doğuyor,sükût bile yazıda. Hiç konuşmadan, milyonlarcasını yazıyorsun. Yazımı Behçet le bitireceğim tekrar. Demek istediğimi pek güzel özetlemiş vesselam. 13

14 Siz geniş zamanlar umuyordunuz Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek. Yılların telaşlarda bu kadar çabuk Geçeceği aklınıza gelmezdi. Ama geçiyor zaman. Siz de kalmıyorsunuz olduğunuz yerde. Orada kalacak tek şey birkaç satır oluyor. Bırakın o satırı. Ölümsüzlüğün tek çaresi budur bence. Bu seferlik benden bu kadar. Tekrar merhaba ve ilk kez elveda. - Ayçiçeği. Yazan: Kardelen Akçasağaç 14

15 Hakan Koç Genel Yayın Yönetmeni ve Yazar Çağdaş Mehmetali Sakallı Editör ve Yazar Fatma Begüm Dalga Yazar Nihal Tali Yazar Rukiye Yakar Yazar Özgün Halil Köse Yazar Kardelen Akçasağaç Yazar karavandakiadam.com

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu. Çağrışım: Senden Kim Çıkacak?

3. Yazma Becerileri Sempozyumu. Çağrışım: Senden Kim Çıkacak? Çağrışım: Senden Kim Çıkacak? AMAÇ Amacımız dört temel dil becerisinin bir ayağını oluşturan yazma becerisine farklı bir bakış açısı kazandırmak; duyan, düşünen, eleştiren, sorgulayan insanlar yetiştirme

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

Berk Yaman. Demodur. Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır

Berk Yaman. Demodur. Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır Berk Yaman Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR Evveel zaman içinde yaşayan iki âşık varmış. Kara sevdaları

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Birbirimize anlatacağımız ne çok şey var; düşündünüz mü? İşte bu yazma nedenlerimden biri. İlki...

Birbirimize anlatacağımız ne çok şey var; düşündünüz mü? İşte bu yazma nedenlerimden biri. İlki... Bir şairin seyir defteri Prof. Dr. Göksel Altınışık Gelinciğin Yalnızlığı Bir ömrü damıtsak ne kalır geriye? Benimkinden, en azından şu ana dek yaşanan kadarından, sözcükler kalıyor. Bir mucize bu benim

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları ÇALIŞMA KAĞIDI - 1 Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına, yanlış olanların başına ise çiziniz. İlk cümle size yardımcı olmak için örnekte gösterilmiştir.

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Hayata dair küçük notlar

Hayata dair küçük notlar Hayata dair küçük notlar İlk önce sen merhaba- de. Olanaklarının altında yaşa. Sık sık -teşekkür ederim- de. Bir müzik aleti çalmayı öğren. Herhangi bir konuda öğretmenlik yap, herhangi bir konuda öğrenci

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

Ruhumdaki. Müzigin Ezgileri. Stj. Av. İrem TÜFEKCİ. 2013/2 Hukuk Gündemi 101

Ruhumdaki. Müzigin Ezgileri. Stj. Av. İrem TÜFEKCİ. 2013/2 Hukuk Gündemi 101 Ruhumdaki Müzigin Ezgileri Stj. Av. İrem TÜFEKCİ 2013/2 Hukuk Gündemi 101 Ruh halinize göre mi müzik dinlersiniz, müzik mi ruh halinizi değiştirir? Hangi tür olursa olsun o anki duygusal duruma eşlik etmekte

Detaylı

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ OKUMA KÜLTÜRÜ (5 EYLÜL - 21 EKİM) - Konuşmacının sözünü kesmeden sabır ve saygıyla dinler. - Başkalarını rahatsız etmeden dinler/izler. - Dinleme/izleme yöntem ve tekniklerini

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

Dünya Onlarla Daha Renkli

Dünya Onlarla Daha Renkli Dünya Onlarla Daha Renkli Okudunuzsa bileceksiniz, yıllar önce yayımladığım bir kitaba, Dünyanın sahipleri arasında biz insanların yanı sıra başka canlılar da olduğunu ilk ne zaman düşünmüştüm? diye bir

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi.

iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi. Malum ülkemiz son dönemde Globalleşen dünya ile birlikte oldukça sıkıntılı. Halk olarak bizlerde de pek çok sıkıntılar var. Ekonomik sıkıntılar, siyasi sıkıntılar, sabotaj planları, suikast planları. Darbe

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek 1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek İngilizce öğrenilememesinin ilk ve en büyük sebeplerinden birisi, İngilizce öğrenmeyi ders çalışmak olarak görmek. Çoğu zaman İngilizce iş hayatında başarılı

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

xxxxxxx ÖĞRENME RİSK FAKTÖRLERİ RAPORU

xxxxxxx ÖĞRENME RİSK FAKTÖRLERİ RAPORU xxxxxxx ÖĞRENME RİSK FAKTÖRLERİ RAPORU Test, Yrd. Doç. Dr. Oktay Aydın tarafından geliştirilmiştir. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve kullanılamaz. OKUL EV VE AİLE KİŞİSEL ÖĞRENME

Detaylı

Nasıl Daha İyi Öğrenirim?

Nasıl Daha İyi Öğrenirim? Nasıl Daha İyi Öğrenirim? Farklı Öğrenme Yöntemleri Öğrenciler farklı yöntemlerle öğrenirler. Bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir: okuyarak ve okuduğunu hatırlayarak, önemli bölümlerin altlarını çizerek,

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR TEHLİKELİ YOLCULUKLAR Maun masanın sahibi, ciddi bakışlarını üstümden çekmiyordu. O izin verse ben de gözümden birkaç damla yaş çıkmasına izin verecektim. Doktorumun karşısında oturmuş, son sözlerini kavramaya

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ

KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ Mustafa Köz KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Mustafa Köz Mustafa Köz KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ Resimleyen: Yasemin Ezberci Yayın Koordinatörü:

Detaylı

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ Merhaba arkadaşlar, adım Öykü ilköğretim 2. sınıf öğrecisiyim. Gün içinde düşüncelerimi, duygularımı, hissettiklerimi yazdığım bir günlük defterim var. Günlük defterime bugün not aldığım,

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Yeryüzünde Çocuklar. Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz.

Yeryüzünde Çocuklar. Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz. UYGULAMA REHBERI Yeryüzünde Çocuklar Okul Öncesi ve İlkokul 1. Sınıf Malzemeler Yerküre, çocuk fotoğrafları Zihinsel Hazırlık Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz.

Detaylı

25. İngilizce Geniş Zaman Konu Anlatımı (Simple Present) (www.konuanlatımı.com)

25. İngilizce Geniş Zaman Konu Anlatımı (Simple Present) (www.konuanlatımı.com) 25. İngilizce Geniş Zaman Konu Anlatımı (Simple Present) (www.konuanlatımı.com) Merhaba. Bugünkü konumuz simple present tense; yani namı değer geniş zaman. İngilizcedeki zamanların içinde en çok kuralları

Detaylı

Boğaziçi Grubumuz gönüllüleri TÜYAP Fuarında tanıtım yapıyorlar, oldukça büyük bir fedakarlık yaptıkları, umarım emeklerinin karşılığını alırlar...

Boğaziçi Grubumuz gönüllüleri TÜYAP Fuarında tanıtım yapıyorlar, oldukça büyük bir fedakarlık yaptıkları, umarım emeklerinin karşılığını alırlar... iyi akşamlar ilk yar'larımızın sevgili dostları, bu akşam ilk projesine katılan sevgili Elif'in izlenimini paylaşıyoruz. Elif in izlenimi daha önceki izlenimlerden farklı biçimde yazılmış... Hem bir iç

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

A2 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO:

A2 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO: A2 DÜZEYİ ADI SOYADI: PASAPORT NO: NOT OKUMA 1 KARADENİZ TURU Metin Bey: Merhaba! Görevli: Merhaba efendim, buyurun! Nasıl yardımcı.(1)? Metin Bey: Ben bu yaz ailem ile bir tura çıkmak istiyorum. Bana

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

Aşkı Yorgunluktan Koruyan ve Taze Tutan 6 Kural - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Aşkı Yorgunluktan Koruyan ve Taze Tutan 6 Kural - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Dünya üzerinde hakkında yazı yazılması en zor konular herkesi yakından ilgilendirenlerdir ve aşk da bunların en önemlilerinden biridir. Çünkü aşk, hemen tüm canlıların ortak paydası olarak hayatımızın

Detaylı

Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım

Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız Ünsal bey?

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

Ay Yine Gecikti. Ferhat Şahnacı

Ay Yine Gecikti. Ferhat Şahnacı Ay Yine Gecikti Ferhat Şahnacı 4 TEŞEKKÜRLER Şiirlerimi okuyarak değerli görüşlerini okuyucuyla paylaşan Sayın Ataol Behramoğlu na, şiirlerimi yönettiği sanat ve edebiyat dergilerinde yayınlayan Sayın

Detaylı

Numan İstanbul. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Numan İstanbul. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 26.11.2005 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

CEBİNİZ BIRAKIN DİYOR SMS TÜRKİYE PHASE ONE COMMUNITY-BASED QUESTIONNAIRE: SURVEY TURKISH VERSION

CEBİNİZ BIRAKIN DİYOR SMS TÜRKİYE PHASE ONE COMMUNITY-BASED QUESTIONNAIRE: SURVEY TURKISH VERSION CEBİNİZ BIRAKIN DİYOR SMS TÜRKİYE PHASE ONE COMMUNITY-BASED QUESTIONNAIRE: SURVEY TURKISH VERSION Ankara da Yetişkinlerde Sigara İçme Davranışının İncelenmesi Lütfen her soruda sizin için doğru olan yanıtı

Detaylı

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Yazan: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Ne varmış, ne çokmuş, gece karanlık, güneş yokmuş. Her kasabada kabadayı insanlar varmış.

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Küçüklerin Büyük Soruları-4

Küçüklerin Büyük Soruları-4 Küçüklerin Büyük Soruları-4 Yayın no: 186 KUR AN OKUMAYI NEDEN ÖĞRENMELİYİM? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen/kapak: Zafer Yayınları Isbn: 978 605 4965 07 6 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları,

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar MARIA MONTESSORI Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu, bir çocuğun gelecekte olacağı yetişkini inşa ettiği

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. Resimleyen: Uğur Altun

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. Resimleyen: Uğur Altun Resimleyen: Uğur Altun Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ Resimleyen: Uğur Altun Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör:

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ PİAZZA DA AYDİLGE RÜZGARI ESTİ

KAHRAMANMARAŞ PİAZZA DA AYDİLGE RÜZGARI ESTİ KAHRAMANMARAŞ PİAZZA DA AYDİLGE RÜZGARI ESTİ Türk pop ve rock müziğinin sevilen ismi Aydilge,mini konseri ve imza günü etkinliği ile Kahramanmaraş Piazza Alışveriş ve Yaşam Merkezi nde hayranlarıyla buluştu.

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız ve hangi okulları

Detaylı

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

9. Sigarayı bırakma zamanı

9. Sigarayı bırakma zamanı 9. Sigarayı bırakma zamanı 1 9. Sigarayı bırakma zamanı Dünyada 8 saniyede 1 can alan, yılda 4 milyon kişinin ölümüne neden olan, dünyada her 10 erişkinden birinin ölüm nedeni sayılan sigarayı bırakmak

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

ISTE BIZ BÖYLE ANLAMISIZ ASLINDA BIZI SEVENLERLE DEGIL, BIZIM SEVDIGIMIZ March 2014 (5)

ISTE BIZ BÖYLE ANLAMISIZ ASLINDA BIZI SEVENLERLE DEGIL, BIZIM SEVDIGIMIZ March 2014 (5) http://modernmaco.com/ Tuesday 21st of October 214 2:2:4 AM Olanlara Kayıtsız MODERNMAÇO Kalamazdım. MODERNMAÇO KIMDIR? KATEGORILER VIDEOLAR ÖNCEKI YAZILAR Iste biz böyle anlamısız aslında bizi sevenlerle

Detaylı

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI. İLKOKULU 2. SINIF TÜRKÇE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI. İLKOKULU 2. SINIF TÜRKÇE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI B İ R E Y V E T O P L U M EYLÜL EYLÜL 19-23 EYLÜL (1. Hafta) 1. TEMA 26-30 EYLÜL (2. Hafta) GÖRSEL GÖRSEL Dinleme kurallarını uygulama: 1 Dinlediğini anlama: 1, 3, Konuşma kurallarını uygulama: 1, 2, 3,

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

Nazlı Yürekler için!lk Adımım

Nazlı Yürekler için!lk Adımım Bu akşam Boğaziçi Üniversitesinden ilk projesine katılan Merve yazmış, Nazlı Yüreklere İlk Adim... Gönüllüler nasıl anlatılır... Gönüllülerin çocuklara sevgisi... Ve onların çocuklara ulaşma gayretleri...

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı