Selam ile. Yasemin GÜNGÖR. Merhaba. Sence nin üçüncü sayısı ile senin buluşmanı sağlamanın mutluluğu içindeyiz.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Selam ile. Yasemin GÜNGÖR. Merhaba. Sence nin üçüncü sayısı ile senin buluşmanı sağlamanın mutluluğu içindeyiz."

Transkript

1

2

3 Selam ile Merhaba Sence nin üçüncü sayısı ile senin buluşmanı sağlamanın mutluluğu içindeyiz. Geçen zaman içerisinde söylenen asılsız sözler, şanlı bir milletin inkârına varan boş laflar üzerine sessiz kalamadık. Bu sayımızda ağırlıklı olarak Türk ten bahsettik. Tarihi, medeniyeti ve insanlığa sunduğu katkısı ile Türk ten sadece bir nebze aktarabilmiş olsak bile; Nemrut un ateşini söndürmeye giden karınca misali, tavrımızı belirlemiş olmak istedik. Yasemin GÜNGÖR Editör Bu çerçevede, Türklerde Devlet Kavramı üzerinde durduk. Aşk Medeniyeti ile ruh iklimimizin bir esintisini Mevlana Celaleddin-i Rumi sayesinde sayfalarımıza taşıdık. Türklüğün Gök Gözlü Kurt Bakışlı Bilgesi, Yolbaşçısı Mustafa Kemal Atatürk ü yâd ettik. Şair ve yazar Yavuz Bülent Bakiler ile Türkçemizi konuştuk. Bu sohbetin sıcaklığına Sen i de davet ediyoruz. Türk düşünce dünyasında güzide bir yere sahip olmuş ve bu yeri koruyacak olan bir mütefekkiri, Nevzat Kösoğlu yu ve çılgın bir Türk, Turgut Özakman ı rahmetle andık. Ağız tatlarımızdan Aşure yi ikram ettik. Bu sayımız da, Sen den bir ses, şair İlhan Eray sayfalarımıza renk kattı. Ayrıca Kaos Çağı nı anlamaya çalıştık. Senin ilgini çekmek için Ofis Çalışanları Dikkat! dedik ve İş Sağlığı ve Güvenliği ne değindik. 3D Yazıcılar ile teknolojinin yönünü keşfetmeye çalıştık. Doğal Afet ten ve ülkemizdeki bir başka afet olan İşsizlik ten söz ettik. Sence de genç bir öykücüyü konuk ettik: Bu Sana Son Kekim. Sence yi sensiz bırakmadığınız için teşekkür ile, Keyifli okumalar...

4 İÇİNDEKİLER Türk Büro-Sen Adına Sahibi Fahrettin YOKUŞ Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Cafer SEÇER Editör Yasemin GÜNGÖR Yayın Kurulu Nejla ÖKSÜZ Dr. Süleyman GÜNGÖR Ebubekir KORKMAZ Yunus Şevki KİBAR Mustafa YİĞİT 4 8 Türklerde Devlet Kavramı Devlet, bir hükümet idaresinde teşkilatlandırılmış olan siyasi topluluğun adıdır. Devleti millet kurar, ancak her millet de devlet kuramaz... Aşk Medeniyeti Hayat bir şikayetler silsilesi. Herkes bir şeyden şikayetçi. Pahalılık, işsizlik, aşsızlık. Asıl şikayet konusu olması gerekense, hiç kimse- nin gündeminde değil. Asıl meselemiz; Aşksızlık... 8 Fotoğraf Editörü Sahibe Bahar ALBAN Yönetim Yeri Dr. Mediha Eldem Sk. No. Kocatepe / ANKARA Tel: Reklam Rezervasyon Tuğçe DEMİR Tel: Faks: Yapım Alban Tanıtım Ltd. Şti Meşrutiyet Cad. No: 41/10 Kızılay/ANKARA Tel: Türklüğün Gök Gözlü Kurt Bakışlı Bilgesi Yolbaşçısı Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, ülke için gerçek ülkü ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin... Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır... Yavuz Bülent Bakiler le Türkçeye sahip çıkması ve Türklerin kendi dillerine sahip çıkması yolunda sergilediği çabaya saygı mahiyetinde Sayın Yavuz Bülent BAKİLER i SENCE ye konuk ettik. Sen i dünden bugüne Türkçemiz üzerinde oynanan oyunların konuşulduğu bu hoş sohbetin akışına bırakıyoruz. 14 Baskı Ozyurt Matbaacılık Ltd. Şti. Süzgün Sokak No:8 İskitler/ANKARA 20 Basım Tarihi 10 Şubat 2014 Yayın Türü Yerel Süreli Yayın (Dört ayda bir yayımlanır.) Yazılar tüm sorumluluğu yazarlara aittir. ISSN: Bu dergi Türk Büro-Sen tarafından ücretsiz dağıtılmaktadır.

5 34 İş Sağlığı ve Güvenliği İş sağlığı ve güvenliği, işin yapılması sırasında çeşitli nedenlerden kaynaklanan sağlığa ve güvenliğe zarar verebilecek koşullardan korunmak amacı ile yapılan sistemli ve bilimsel çalışmalardır Teknolojinin Yönü ve 3D yazıcılar Yeni teknolojiler gündelik hayata ne kadar aktarılabilirlerse ve hayatı ne kadar kolaylaştırırlarsa toplumu o kadar değiştirirler Dergisi 2023 ün ilk sayısından bugüne kadarki sayılarına baktığımızda bize göre bir tekâmül söz konusudur. Yâni giderek olgunlaşan, giderek gerçeğin daha yakınında soluklanan bir dergicilik sergilediğimizi düşünüyorum. Doğal Afet Büyük oranda veya tamamen insanların kontrolü dışında gerçekleşen doğal afetler kısa zamanda büyük can ve mal kayıplarına sebep olmaktadır ÇILGIN TÜRK Turgut ÖZAKMAN Türkiye onu daha çok Şu Çılgın Türkler isimli kitabı ile tanındı ancak o aslında bir tiyatrocu, bürokrat, hukuk- çu. Özakman dramalar yazdı, senaryolar yazdı, oyunlar yazdı. Türk tiyatrosuna ve TRT ye büyük hizmetler verdi... Geleneksel Lezzettimiz: Aşure Türk mutfağının en eski ve geleneksel tatlarından biri olan ve Kurban Bayramı ndan sonraki ay diye bilinen Muharrem ayında her evde hazırlanan Aşure tatlısını bilmeyen yoktur. 62 KUKLA Kudurcak, Kaburcak gibi bir çok isimle anılan kukla, Orta As- ya ya Çin in etkisi ile gelmiş, Karagöz Hacivat, ipli kukla derken günümüze kadar ulaşmıştır.

6 SENCE Türklerde Devlet Kavramı Mehmet Akif TERZİ Devlet, bir hükümet idaresinde teşkilatlandırılmış olan siyasi topluluğun adıdır. Devleti millet kurar, ancak her millet de devlet kuramaz. Tarihte hiç devlet kurmamış birçok millet bulunmaktadır. Türk Milleti tarih sahnesine çıktığı günden itibaren kendi kurdukları devlet çatısı altında yaşamışlardır. Türk milletinin devlet kurma tecrübesi tarihin ilk dönemlerinden başlamış ve tarih boyunca elde ettiği bu tecrübeyi günümüze kadar aralıksız taşımıştır. Türklerin tarih sahnesine ilk çıktığı Orta Asya bozkırları iktisadi uğraşları hayvancılık olan Türkler için otlak ve su bakımından pek cömert değildi. Rahat ve huzurlu mekân arayışında olan Türkler tabiat şartlarından kaynaklanan olumsuzluklar ve düşmanlarıyla yaptıkları mücadeleler sonucu sık sık Devleti millet kurar, bulundukları yerlerden göç etmek zorunda ancak her millet kalıyorlardı. Bu hareketlilikleri güçlü bir dayanışma mekanizmasının da ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Asya dan Avrupa ya devlet kuramaz. ve oradan da Ortadoğu ve Kuzey Afrika ya Türkler tarih kadar uzanmaları, teşkilatlı ve dinamik sahnesine çıktığı yapıları sayesindedir. Her Türk kendi dünyasında coğrafi zorluklara direnebilecek, ilk günden itibaren düşmanlarıyla savaşabilecek, yönetimine kendi kurdukları bağlı disiplinli ve kendini geliştirebilecek bir dayanışma duygusu içinde olmuştur. Bu devlet çatısı altında da Türkleri teşkilatçılıkta ve devlet kurmada en yetenekli millet yaşamışlardır. yapmıştır. 4 SENCE 2014 Sayı 3

7 Türk milleti; devleti baba, yaşadığı coğrafyayı ise ana olarak görmektedir. Toprak ananın konumu ve boyutları değişebilir ancak devlet herzaman tektir herkes ona tabidir. Eski Türklerde siyasi otorite kut tabiri ile ifade edilmektedir. Türklere göre Kut, Allah tarafından verilip alınır. Kut un mahiyeti Kutadgu Bilig de şöyle tarif edilmektedir: Kut un tabiatı hizmet, şiarı adalettir Fazilet ve kısmet kut tan doğar Ey hükümdar sana Tanrı kut verdi Beyliğe (hükümdarlığa) yol ondan geçer Her şey kut un eli altındadır, bütün istekler onun vasıtasıyla gerçekleşir Tanrı kimi iktidar yaparsa o her iki dünyada mesut olur. Bu beylik makamına sen kendi gücün ve isteğinle gelmedin, onu sana Tanrı verdi. Beyler hâkimiyetlerini Tanrıdan alırlar. Kut düşüncesi İslamiyet sonrası kurulan Türk devletlerinde küçük değişikliklerle devam etmiştir. Örnek olarak Osmanlı Devleti nde Padişah zillullahi fil âlem, yani Allah ın yeryüzündeki gölgesidir. Devletin Yönetim Anlayışı Devletin başında hakan ya da kağan bulunurdu. Hakan, devleti yönetme yetkisini Tanrıdan alırdı. Tanrı, kendisine bu yetkiyi halkı en iyi şekilde yönetmesi şartıyla vermişti. Dünyanın değişik yerlerine dağılan Türkler çoğu kez azınlıkta olmalarına rağmen hükmedenler olabilmişlerdir. Hükmetme kabiliyetini, tutsaklıktan nefret eden Türk insanının özgürlüğe olan tutkusunun doğal bir sonucu olarak görmek gerekir. Bunun yanı sıra savaşçı bir ruh taşımaları ve törelerinden gelen bir takım meziyetler de hükmetme duygusunu güçlendirmektedir. Türklerin kurmuş olduğu en büyük devletlerden biri olan Göktürklerden bu yana tüm hakanlar cihana hâkim olmaya çalışmışlardır. Oğuz Han altı oğlu ile birlikte dünyanın büyük bir bölümünü fethedince, büyük bir kurultay düzenlemiş ve çok çalıştığını, dünyayı fethettiğini böylece Tanrıya karşı borcunu ödediğini belirtmiştir. Türk kağanının, Tük topluluklarını bir devlet çatısı altında toplamak, düzeni sağlamak, akın ve savaşlarda zafere ulaşmak ve özgürlüğü korumak gibi devlet ve toplum hayatında son derece önemli ve büyük işleri başarmak için cesur ve kahraman bir yapıya sahip olması gerekirdi. Bunun yanında bilge ve erdemli bir kişiliğe sahip olmalıydı. Bu iki kavram en az Türklük kadar eskidir. Bu kavramlar yüksek ahlaki değerlerin ve üstün özelliklerin toplamını ifade eder. Hükümdar, hem devlet örgütünün başı hem de toplumun lideri konumunda olduğundan her emri kanundu. Devletin her bölümündeki görevliler ve halk bu emirlere uymak zorundaydı. Diğer yandan Türk hükümdarı en büyük yargıç durumundadır. Hükümdarlar bu niteliği ile yüksek mahkemeye başkanlık yapmışlardır. Türklerde devlet yönetimi anlayışı üç temel ilke çerçevesinde şekillenmiştir: a. Adalet ve Hukuk Türk devlet sisteminin üzerine bina edildiği ilkelerin başında adalet ve hukukun üstünlüğü gelmektedir. Adaletin esasını da kanunlar oluşturmaktadır. Kanunlar Türk inancına ve Türk töresine dayanmakta olup, hükümdar da dâhil olmak üzere hiç kimseye imtiyaz tanımaz. Ortaya konan düzen, toplum ile idareci arasındaki ahengi oluşturur. Türklerde yöneten ile yönetilen arasındaki uyuma tüz (düz olmak) denmiştir. Kutadgu Bilig de devletin temelini adaletin teşkil ettiği şöyle anlatılmıştır: Bir gün hükümdar üç ayağı birbirine bağlanmış gümüş bir taht üzerine oturmuştur. Elinde büyük bir bıçak tutmaktadır. Solunda acı bir ot, sağında ise şeker bulunmaktadır. Veziri tüm bunların sebebini kendisine sorduğunda ona şu cevabı verir: - İşte bak ben adalet ve kanunun temsilcisiyim. Dikkat et, bunlar kanunun vasıflarıdır. Bu üzerinde Oturduğum tahtın üç ayağı vardır. Üç ayak üzerinde hiçbir şey bir tarafa meyil etmez. Her üçü düz durdukça taht sallanmaz. Eğer üçayaktan birisi yan yatarsa diğer ikisi de kayar ve üzerine oturan yuvarlanır. Bak, benim tabiatım da yana yatmaz, doğrudur. Eğer doğru eğilirse kıyamet kopar. Ben işleri doğruluk ile hallederim, insanları bey veya kul diye ayırmam. Elimdeki bu bıçak biçen ve kesen bir alettir. Ben bıçak gibi keser atarım. Hak arayan kişinin işini uzatmam. Şeker, zulme uğrayarak benim karşıma gelen ve adaleti bende bulan kişi içindir. O insan benden şeker gibi tatlı ayrılır. Acı ot ise zorbalar ve doğruluktan kaçan kimseler içindir. Bunlar kavga edip bana gelen ve verdiğim hükümden dolayı Hint ilacı içmiş gibi yüzlerini ekşitirler. Benim bu asık suratlılığım, sertliğim bana gelen zalimler içindir. İster oğlum, ister uzman gözü SENCE 2014 Sayı 3 5

8 SENCE yakınım veya hısımım olsun, kanun karşısında benim için bunların hepsi birdir. Hüküm verirken hiç biri beni farklı bulamaz. Beyliğimin temeli de doğruluktur. Zor kapıdan girince, töre bacadan çıkar ifadesiyle Türk devlet geleneğinde zulmün yerinin olmadığı; Melik inkâr ve küfürle ayakta kalabilirse de zulümle ayakta kalamaz ifadesiyle de devlet hayatında zulmün küfürden beter olduğu anlatılmaktadır. Yusuf Has Hacib e göre; haklarının verilmediği bir insan, devletin değerleriyle uyumlu yaşayamaz. Adaletli olunmadan devletin temelleri sağlamlaştırılamaz. Kutadgu Bilig de yöneten ile yönetilen arasındaki karşılıklı temel hak ve yükümlülükler sıralanırken devletin başında bulunan yöneticiye:...halkın senin üzerinde üç hakkı vardır; bunları öde ve onları zorluğa düşürme. Bunlardan birincisi memleketindeki gümüş; temiz kalsın, onun ayarını koru. İkincisi halkı adil kanunlar ile idare et; birinin diğerine tahakküme kalkışmasına meydan verme, onları koru. Üçüncüsü bütün yolları emin tut; yol kesici ve haydutların hepsini ortadan kaldır diye hitap ederek adaletin devlet yönetimindeki yerini ortaya koymaktadır. b. Töreye Bağlılık Türk milleti, devletini töresine göre kuruyordu. Töre; bireylerin ve ulusun hak ve hukukunu, özgürlüğünü, hükümdarın görevlerini belirleyen ve ceza hükümleri ile dikkatleri çeken, yazılı olmayan bir prensipler topluluğudur. Türk milletinin yazılı olmayan anayasası olan töre, geçmişten getirdiği özellikleri geleceğe taşıyarak topluma yön verir. Devletin varlığı, törenin varlığına sıkı sıkıya bağlıdır. Kitabelerde; Devleti ellerine alıp töreyi tesis ettiler, Ey Türk bodunu devletini töreni kim bozabilir?, Kazandığımız devlet ve töremiz öyle idi, Devletin töresini terk etmiş, O (İlteriş), atalarının töresine göre bodununu (milletini) teşkilatlandırdı sözleri Türklerdeki töre olgusunun ağırlığını ortaya koymaktadır. Hükümdarlar bütün faaliyetlerini Türk töresine uygun bir şekilde yürütmek zorundadır. Törenin uygulanmasından devletin başındaki hükümdar sorumludur. Orhun Kitabelerinde töre kavramı kanunlar bütünü olarak tarif edilmektedir. Hâkimiyeti Tanrıdan alan han, hâkimiyet ve bağımsızlığı başlıca töre koymak şeklinde anlamaktadır. Devletin varlığı, töre koyan han ile ayaktadır. Orta Asya Moğol ve Türk kavimlerine dayanarak Mete veya Bumin Kağan gibi bir cihan imparatorluğu kurmuş olan Temuçin de cihan imparatoru ilân edildiği zaman kendi yasa sını ilân etmişti. Türk hükümdarının evladı ile halktan bir kişi veya Türklerle yan yana yaşamak durumunda olan herhangi bir yabancı, törenin karşısında eşit haklara sahipti. Türkler tarih boyunca yan yana yaşamak durumunda kaldıkları yabancıla- 6 SENCE 2014 Sayı 3

9 rın dillerine, dinlerine, örf ve adetlerine daima saygı göstermiştir. Törenin siyasi, sosyal ve hukuki hükümleri çevreye, zamana ve imkânlara göre değişebiliyordu. Hükümdarlar, zamanın gereklerine göre devlet meclisinin de onayını alarak yeni yasaları töreye ekleyebiliyorlardı. Bütün bu karşılıklı hak ve görevlerin töre ile tespit edilmiş olması, siyasi iktidar yönünden Türk devletlerinde şahsî ve keyfî bir yönetimin olmadığını göstermektedir. c. İstişare Kültürü Türklerde hükümdardan ayrı olarak birer meclis bulunurdu. Devleti ilgilendiren siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel konuların görüşülüp bir karara bağlandığı bu meclisler Türklerin hayatında son derece ağırlığı olan kurumlardır. Hakandan sonra devlet teşkilatında önemli bir yere sahip olan bu meclisler yasama ve yürütme yetkilerine sahiptirler. Devletin ileri gelenlerinden oluşan bu meclisler, hakan seçme yetkisine de sahiplerdir. Ayrıca, kanun yapma işinde hakanı denetlemekte ve onun yetkilerini zaman zaman kısıtlamaktadırlar. Türklerde her ne kadar hükümdarlar son sözü söyleyen makam olsalar da meclise danışmadan büyük kararlar vermezlerdi. Göktürk ve Uygurlarda meclis, hükümdar seçiminde de tam yetkiye sahiptir. Meclis yeni hükümdarı onaylar ya da gerekçe göstererek red edebilirdi. Bir yasama kurulu özelliğindeki meclis Türk siyasi topluluklarında milattan önceki yıllardan beri devam eden Devlet Meclisi kurumunun bir devamıdır. Türk devlet örgütlenmesinin önemli bir bölümünü oluşturan kurultaylar da bir danışma meclisi kimliğindedir. Başlangıçta Türklerde dini tören, bayram, yeme içme toyu, eğlenme ve yarışmayı da içinde toplayan kurultaylarda halk ile devlet birleşerek kaynaşırdı. Dernek veya toy şeklinde olan bu kurultaylara, Hunlar ile Oğuzlarda halk da katılırdı. Söz hakkı bulunmasa bile kararların alındığı anda halkın orada bulunması, kararların sahiplenilmesi için güzel bir uygulama olarak görülmektedir. Büyük Hun devletinde başlıca üç büyük toy ve yığınak vardır. Bunlar; yeni yıl bayramı, ilkbahar bayramı ve güz bayramıdır. Bu bayram veya toy kurultayına, devletin tüm ileri gelenleriyle bağlı kurulların da katılma zorunluluğu vardır. Bu büyük Bayram Kurultayına gelmeyenler, Hun hükümdarına isyan etmiş sayılırlardı. Oğuzlarda kurultay ve danışma toplantısı, yaygın olarak toy veya düğün, dernek şeklinde yapılırdı. Zaten, gerek halkı ve gerekse beyleri yedirip içirmek hükümdarın bir göreviydi. Divân veya devlet divanının, hem bir toplantı yeri ve hem de toy yeri olduğu görülmektedir. Türk töresine göre, hükümdar halkına her konuda bakmakla görevli bir çalışandır. Türk hükümdarı görevlerini yerine getirmezse, kut un Tanrı tarafından geri alındığı düşüncesi ile iktidardan düşerdi. Türkler 10. yüzyılın başlarından itibaren İslam dinini kabul etmeye başladılar. 960 yılında iki yüz bin çadır halkının topyekûn İslam dinini kabul etmeleri Türk tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Türkler Müslüman olduktan sonra da eski âdet ve geleneklerinin birçoğunu devam ettirmişler, aynı zamanda yeni bir hayat düzenine geçmişleridir. Bu yeniliğin başlıca iki kaynağı vardır. Birincisi; yeni bir inanç sistemini benimsemeleridir. Bu inanç sisteminde insanın sadece Allah ile değil aynı zamanda diğer insanlarla olan münasebetleri de yeniden gözden geçirilerek düzenleniyordu. İkincisi ise; Türklerin Müslüman olarak yeni bir medeniyet sisteminin içine girmeleri, böylece diğer milletlerle kültür alış verişi yapmaya başlamalarıdır. uzman gözü SENCE 2014 Sayı 3 7

10 SENCE Aşk Medeniyeti Mustafa YİĞİT Mevlana Celaleddin-i Rumi Hayat bir şikayetler silsilesi. Herkes bir şeyden şikayetçi. Pahalılık, işsizlik, aşsızlık. Asıl şikayet konusu olması gerekense, hiç kimsenin gündeminde değil. Asıl meselemiz; Aşksızlık. Sevgiliye şiir okumak, güzel sözler sarf etmek, onun geçtiği sokaklardan geçmek, onun dizlerinde ağlamak. Bir sevgilinin varlığıyla varolmak. Aşk ile alemi hâlk eden ve Resulüne habibim diye hitap eden yaratıcının sünnetiyle yaşamak. Aşk olmasaydı hayat olmazdı diyen ustaların mısralarında sevgiyi, sevgiliyi aramak. Bu medeniyet bize hiç uzak degil... En umutsuz, en çaresiz olduğumuz dönemler çoğu defa, geçiş dönemleri, varlıkla yokluk arasındaki ufuk çizgisinde bir güneş gibi parlayanları hiç tanımıyoruz. Evet geçiş dönemleri her zaman sancılı olmuştur ve en önemli alimler, düşünürler bu dönemlerde yetişmiş, en görkemli eserler de bu süreçlerde verilmiştir. Bize göre, Türk siyasi tarihinin iki mühim geçiş dönemi vardır. Bunlardan ilki olan Hacı Bektaşi Veli den Nasrettin Hoca ya, Ahi Evran dan Sadrettin Konevi ye kadar adeta bir alimler seranatının yaşandığı bir dönemdir 1200 lü yıllar. Mevlana da işte bu dönemin en önemli aktörlerinden biridir.

11 Diğer önemli tarihsel süreç ise 1900 lü yılların başıdır. Tevfik Fikret den Mehmet Akif e Sait Halim Paşa dan Ziya Gökalp e, Yusuf Akçura ya, İsmail Gasparalı ya kadar pek çok fikir adamıbu yüzyılın başında yeni bir hayat için kalemlerini oynatmışlar, yeni dönemin habercisi olmuşlardır. değer Birici dönem Selçuklunun yıkılış ve Osmanlının doğuşuna, İkinci dönem ise Osmanlının yıkılışı ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna raslar. Bu yıkılış ve başlangıç dönemleri aynı zamanda fikri muhasebe dönemleri olup, fikir tartışmalarının en şiddetli yaşandığı yeni fikirlerin ortaya atıldığı, yukarıda zikrettiğim pek çok alimin tarih sahnesine çıktığı zamanlara tekabül eder. Mevlana Celaleddin-i Rumi de Anadolu yu aydınlatan pek çok insan-ı kâmil den biridir. O her şeyden önce bir söz üstadıdır. Farisilerin onun için Kitab-ı var ama peygamber değil sözünü abartılı bulsak da Mevlana yı kültürümüzün, medeniyetimizin medâr-ı iftiharı olarak takdim etmekte bir beis görmememiz gerekir. O gerçek anlamıyla bir mütefekkir ve alimdir. Pek çok mütefekkir gibi Mevlana da yaşadığı dönemin kaygılarını, sorunlarını, beklentilerini, tartışmalarını ve o döneme özgü görüşlerini eserleriyle dile getirmiş, dönemine tanıklık etmiştir. Mevlana nın etkisi yaşadığı yüzyılda kalmamış, sözündeki güç yüzlerce yıl sonrasına, günümüze kadar tesirini kaybetmemiş, bugün de yolumuzu aydınlatan birer fener olmaya devam etmiştir. Mevlana yı bu denli büyük yapan nedir? diye şöyle bir baktığımızda; söz söyleme sanatındaki büyüklüğünün yanında aile kökeninden tutun da yaşadığı döneme kadar pek çok faktörün ön plana çıktığını görmekteyiz. Mevlana Celaleddin-i Rumi 1207 yılında Horasan ın Belh Şehrinde doğar. Mevlânâ nın asıl adı Muhammed Celaleddîn dir. Mevlana da Rûmî de, kendisine sonradan verilen isimlerdendir. Efendimiz manasına gelen Mevlana ismi O na daha pek genç iken Konya da ders okutmaya başladığı tarihlerde verimiştir. Bu ismi, Şemseddîn-i Tebrîzi ve Sultan Veled den itibaren Mevlana yı sevenler kullanmış, adeta adı yerine sembol olmuştur. Rûmî ise Anadolu demektir. Mevlana nın, Rûmî diye tanınması, geçmiş yüzyıllarda Diyâr-ı Rum denilen Anadolu ülkesinin vilayeti olan Konya da uzun müddet oturması, ömrünün büyük bir kısmının orada geçmesi ve nihayet türbesinin orada olmasındandır. Mevlana nın anneden soyunun Harzem Şah a Babadan soyunun ise Hazreti Ebubekir e dayandığı rivayet edilmektedir. Babası Alimlerin sultanı ünvanına sahip olan Bahattin Veled tir. Mevlana nın babasının bu şöhreti devrin aynı derece meşhur mütefekkirlerinden Fahreddin Razi yle arasının açılmasına sebep olmuş ve Harzem hükümdarı Kutbüddin Mehmedi nin emriyle Belh ten sürgün edilmiştir. Bahaddin Veled oğlu Celaleddin le birlikte 1211 yılında tam 14 yıl sürecek bir yolculuğa çıkmış, bu yolculuk Bağdat, Mekke, Şam, Malatya, Erzincan sonrası Larende de (Karaman) nihayete ermiştir. Bu yolculuk Mevlana Celaleddin-i Rumi nin gelecek yaşamında önemli bir tesir yaratmış, fikri olgunluğa erişmesinde büyük katkı sağlamıştır. Mevlana Celaleddin bu dönemde Seyid Burhaneddin den ders görmüş, nakli ilimleri öğrenmiş, Şam da Muhiddin Arabi ile görüşmüş, Evhadeddin Kirmani den SENCE 2014 Sayı 3 9

12 SENCE dersler almış bilgi ve görgüsünü artırmış ve sanatkar ruhunun inkişafına hizmet etmiştir. Mevlana ve babası Karaman dan sonra Konya ya geldiklerinde Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından himaye ve iltifat görmüşlerdir. Bahattin Veled, öbür aleme göç ettiğinde ise yerini Mevlana almış, Sultânü I-Ulemâ nın ölümünden sonra, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna nın çevresinde toplanmışlar, babasının tek varisi olarak görmüşlerdir. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din alimi olarak İplikçi Medresesi nde vaazlar vermeye başlamıştır. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşmıştır. Bu süreçten sonraki dönemde Mevlana Celaleddin-i Rumi bütün hayatını Konya da geçirmiş ve Şeb-i Arus dediği öbür dünyaya göçü de Konya da gerçekleşmiştir. Gölgesi Işığında Kaybolunan Dost: Şems Mevlana Celaleddin-i Rumi nin hayatının en mühim olayı nedir? diye baktığımızda ise karşımıza 1244 deki o tarihsel buluşma çıkar. Bu tarihte Mevlana ile Şemsettin Tebrizi nin o meşhur karşılaşması gerçekleşir. Mevlana yla Şemsettin Tebrizi nin karşılaşmasını ve Şemsettin in Mevlana üzerindeki tesirini Sokrates in Eflatun üzerinde yaptığı tesire benzetmek yerinde olur. Tebrizi Sultan Veled ise İbtida-name adlı yapıtında Mevlâna ile Şems in buluşmasını Musa Peygamber le Hızır ın buluşmasına benzetmektedir. Ona göre Mevlâna Musa yı, Şems de Hızır ı temsil ediyordu. Orada buluşmayı şöyle anlatıyor: Ansızın Şemseddin geldi, ona ulaştı Mevlâna nın gölgesi onun ışığında kayboldu... Şems dedi ki: Batın aleminde ilerisin, ama ben bâtıninin de daha bâtınisiyim. Sırların sırrıyım, nurların nuruyum ben. Erenler, benim sırlarıma erişemez... Diri sevgi kapımda ölüdür... Şems onu öyle şaşılacak bir aleme çağırdı ki, o alemi ne bir Türk rüyasında gördü ne de Arap, fakat Şems in ona gösterdiği bilgi, yepyeni bilgiydi. Şems onu maşukluk cihanına davet etti, Mevlâna da can yoluyla canlar canına kavuştu. Eflaki ise Mevlana ve Şemsi anlattığı eserinde: Şems, Mevlânâ ya ayna oldu. Mevlânâ, Şems in aynasında gördüğü kendi eşsiz güzelliğine aşık oldu. Diğer bir ifadeyle Mevlânâ, gönlündeki Allah aşkını Şems te yaşattı. Mevlânâ nın Şems e karşı olan sevgisi, Allah a olan aşkının miyarıdır (ölçüsüdür). Çünkü Mevlânâ, Şems te Allah cemalinin parlak tecellilerini görüyordu. Mevlânâ açılmak üzere bir güldü. Şems ona bir nesim oldu. Mevlânâ bir aşk şarabı idi, 10 SENCE 2014 Sayı 3

13 Şems ona bir kadeh oldu. Mevlânâ Şems in kayboluşundan sonra Mev- Mevlana en mühim eserlerini 40 yaşın- değer zaten büyüktü, Şems onda bir gidiş, bir neşve değişikliği yaptı. Şems ile Mevlânâ üzerine söz tükenmez. Son söz olarak şöyle söyleyelim, Şems, Mevlânâ yı ateşledi, ama karşısında öyle bir volkan tutuştu ki, alevleri içinde kendi de yandı. demektedir. lânâ, herkesten onun haberini sormaktadır. Biri onun hakkında aslı esası olmayan bir haber bile verse, Şems i falan yerde gördüm dese, bu müjde için sarığını ve hırkasını vererek şükranelerde bulunmaktadır. Bir gün bir adam, Şems i Şam da gördüm diye haber verdiğinde Mevlânâ buna, tarif dan sonra vermeye başlamıştır. Onun şöhreti bu dönemde sadece Selçuklu başkentinde değil, tüm Anadolu da yavaş yavaş yayılmış, devrin bütün mütefekkirleri üzende düşünceleriyle büyük bir tesir bırakmıştır. Mevlana Celalettin Rumi o devirde Anadolu da alışılmışın dışında çok farklı bir tasavvufa doğru Evet Şems Mevlana üzerinde böylesine etkili olmuştur. Öyle ki Mevlana Şems in Konya da olduğu dönemler- edilemeyecek şekilde sevindiği ve o adama, üstünde nesi varsa bağışladığı rivayet edilmektedir. gittiği için, bu hal onun dostları kadar düşmanlarının da çoğalmasına sebep olmuştur. de halkla olan sohbetlere son vermiş, öğrencileriyle ders yapmaz olmuş, Şems le başka bir dünyaya kapılarını açmıştır. Dostlarından birisi, bu adamın verdiği haber yalandır, o Şems i görmemiştir, dediğinde Mevlânâ, Evet, onun verdiği bu yalan haber için üstümde Onun tasavvufu yalnızca mistik dünya görüşünü şiirle ifade etmekten ibaret kalmıyordu. Yeni bir semaa şekli, yeni bir musiki velhasıl yeni bir hayat şekli Halktan bazı kimseler ile Mevlana nın öğrencileri ve müritlerinin, Mevlana elimizden gitti, oysa bize dersler veriyordu, bizi aydınlatıyordu diye tepki gösterdiklerini ve buna neden olduğu gerekçesiyle suçladıkları Şems-i Tebrizi ye kin besledikleri bilinmektedir. neyim varsa verdim. Eğer, doğru haber verseydi, canımı verirdim. der Mevlana ya bütün bu cümleleri söyleten nedir? Mevlâna Şems de mutlak kemâlin varlığını cemalinde de Tanrı nurlarını görmüştür. Mevlâna Şems ten sonra uzun yıllar inzivaya çe- yaratıyordu. Babasının Belh ten sürülmesine sebep olan Razi nin talebelerinden Kadı Şeraceeddin Urmevi hocalarının husumetini Anadolu da da sürdürmüşlerdir. Mevlana ile Konya kadısı Şeraceddin Urmevi arasındaki bu tartışmada Mev- Sonunda Şems in, bu fitne, fesat, dedikodudan rahatsız olduğu ve Hz. Mevlana nın rahatlamasına sebep olabilir diye, Konya dan ayrıldığı bu ayrılığın 9 ay kadar sürdüğü görülmektedir. kilmiş, daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî nin yerini doldurmaya çalışmışlardır. Ancak hiçbiri Şems olamamıştır. lana nın sarf ettiği şu rubai aralarındaki fikri ayrılığı göstermesi bakımından çok önemlidir: Sen İmam ı Azam yolun takip etmek iddiasındasın Mevlana nın, Şems in Şam da olduğu haberini alınca oğlu Sultan Veled i beraberindeki 20 kişiyle birlikte Şam a yolladığı ve Şems i geri getirttiği bilinmektedir. Konya halkı, öğrencileri ve müritlerin, her ne kadar Mevlana ya onun hakkında kötü konuşmayacağız diye söz verseler de tekrar fitne fesatın yayılmaya başlanılmasıyla Şems-i Tebrizinin bir gün aniden ortadan kaybolduğu ve bir daha dönmediği görülmektedir. Her gün bir yerden göçmek Ne iyi Her gün bir yere Konmak ne güzel Bulanmadan, donmadan Akmak ne hoş Dünle beraber Gitti cancağızım Ne kadar söz varsa Düne ait Şimdi yeni şeyler Söylemek lazım Halbuki ona iktida etmek senin için mümkün değildir: O kadılığı kabul etmemek için ölmüştü; Sen ise kadılığı kaybetmemek için ölüyorsun. Hamdım, Piştim, Yandım Mevlana nın iktidar ve ilim dalkavuklarına açık hücumu kendisine karşı mevcut olan aleyhtarlığın en mühim sebeplerinden biri idi. SENCE 2014 Sayı 3 11

14 SENCE 66 yıllık yaşamı ve eserleri hep bu iyi ve kötü, güzel ve çirkin, hak ve batıl olanı ortaya koymakla geçmiş; hayatını ve felsefesini de Hamdım, piştim, yandım sözleri ile özetlemiştir. Şeb-i Arus (Düğün Günü) 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk ın rahmetine kavuşan Mevlâna nın cenaze namazını vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayılmış, bunun üzerine, cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırmıştır. Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen Şeb-i Arus demiş ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet etmiştir. Mevlana ve Mesnevi Mevlana Celaleddin-i Rumi nin Divan-ı Kebir, Fihi Mafih Mektubat gibi pek çok eseri olmasına rağmen en çok bilinen eseri şüphesiz Mesnevi dir. Mevlana nın büyülü kelimeleri aşk olup Mesnevi de hayat bulmuştur. Mesnevi kimilerine göre bir hikaye kitabıdır, kimine göre sırlarına henüz varamadığımız sözler manzumesidir. 6 cilt halinde beyitten oluşan eser, Mevlana tarafından Farsça söylenip Farsça kaleme alınmıştır. Mesnevi nin söylenişi Eflaki tarafından şöyle anlatılır: Mevlânâ Hazretleri, asil kişilerin sultanı Çelebi Hüsameddin in cazibesi ile heyecanlar içerisinde Sema ederken, hamamda otururken, ayakta, sükunet ve hareket halinde daima Mesnevi yi söylemeye devam etti. Bazen öyle olurdu ki, akşamdan başlayarak gün ağarıncaya kadar birbiri arkasından söyler, yazdırırdı. Çelebi Hüsameddin de bunu sür atle yazar ve yazdıktan sonra hepsini yüksek sesle Mevlânâ ya okurdu. Cilt tamamlanınca Çelebi Hüsameddin, beyitleri yeniden gözden geçirerek gereken düzeltmeleri yapıp tekrar okurdu. Mevlana yeni bir düzen kurarken su gibi akıp git, ama yatağın belli olsun düsturuyla hareket etmiş, sürekli değişimi savunmuş ancak bunu yaparken varlıktan, yani o yüce aşktan ayrı düşmemek gerektiğini vurgulamıştır. İnsanın nihayi amacının Allah a kavuşmak olduğunu, kendi yolunun da bundan gayrı bir yol olmadığını söylemiştir. O hayatı boyunca Rubailer yazdığı, sözler söylediği, semâlarla ifade ettiği o büyük aşkına kavuşmayı Şeb-i Arus olarak tanımlamıştır Onun hayatının bütün özeti aslında aşk tır Allah aşkı Onun için aşk bilmek değil, olmak tır Allah a ulaşmanın en önemli vasıtasıdır aşk Mevlana ya göre Olma nın yolu da Allah a yakın olmaktan geçer Bunun için de insan farklı evrelerden meydana gelen bir içsel dönüşüm geçirmelidir Aşkla Bakmak Yeryüzüne Allah ın Nazarıyla Bakmaktır Mevlana bu içsel dönüşümü: Hamdım, pişdim, yandım şeklinde özetler Hayat maceramız bu üç merhaleden oluşur ona göre Kimilerimiz hamken bu hayata veda ederiz, kimilerimiz pişme aşamasında, çok azımızsa Allah aşkı ile yanma merhalesine kavuşabiliriz O aşkın farklı farklı boyutları olduğunu söyler Aşıktan aşığa ve maşuktan maşuğa değişir aşkın halleri ve yüceliği de 12 SENCE 2014 Sayı 3

15 Mevlana ya göre..mevlana bunu şöyle Bu yüzden O eserlerinde yeryüzünü Hazreti Mevlana nın yolu yüce Allah ın değer anlatır: yaratan aşk a daha çok yer verir. Habibim diye seslendiği Muham- Onsekiz bin alemde herkes, bir şeyi sever, bir şeye aşıktır. Her aşığın yüceliği, sevgisinin yüceliği miktarıncadır. Kimin sevgilisi daha latifse, daha zarise, özü daha yüceyse, aşğı da daha azizdir. Peki Mevlana ya göre beşeri aşk yok mudur? Tabii ki vardır.. Ona göre aşık ister beşeri olsun ister manevi olsun bizi en büyük aşka götürecek enerjiyi içinde barındırır Bu yüzden Mevlana beşeri aşkın bizi Allah aşkına götürecek en önemli deneyimlerden biri olduğunu, onun ilahi zerrelerden oluştuğunu söyler Beşeri aşk bir kılavuzdur, bir rehberdir... Ancak Ona göre beşeri aşk ilahi aşka her zaman dönüşmez ve geçicidir Sadece insan değil, tüm yaratılmışlar Allah a aşıktır Her şey O na doğru hareket eder, adeta bir sema şeklinde, O na koşar Güneşin etrafındaki gezegenler de, ışığın etrafında dönen ateş böcekleri de aynı minvalde hareket ederler, O na koşarlar İlahi Aşk gözümüze indirilen dünyevi perdeyi açar ve manevi alemleri gözümüzün önüne serer Gönül gözümüzü açan işte bu aşktır. Her yaratılmışa bu gözle bakmaya başlarsak yaradılışın sırrını da çözeriz Dünyada her şeyin aşkla yaratıldığını görebilmek de bu gözle bakmaya bağlıdır Aşkla bakmak, Allah ın nazarıyla bakmaktır çünkü yeryüzüne... Mevlana Celaleddin Rumi nin hayatı da eserleri de, semâları da bize bunu öğütler.. med Mustafa nın (SAV) yoludur. Mevlânâ, Muhakkak ki sizin, Allah ın yanında en kerim olanınız Allah tan çok korkup günah işlemeyeninizdir mealindeki ayetin şuuruyla daima Kur ân hükümlerinin adabına riayet ederek Allah ın haram kıldığı şeylerden çekinmiş; hülasa Allah tan kendisini uzaklaştıracak şeylerin hepsinden daima sakınmış, gerçek takva bir şahsiyettir. Mevlânâ şu rubaisiyle Kur ân-ı Kerim e ve Hazreti Peygamber (SAV)e bağlılığını apaçık ilan ederek; Cânım bedenimde oldukça Kur an nın kuluyum; Seçilmiş Muhammed in yolunun toprağıyım. Birisi, sözlerimden, bundan başka bir söz naklederse, O nakledenden de bezmişim ben, bu sözden de bezmişim demektedir. SENCE 2014 Sayı 3 13

16 SENCE Türklüğün Gök Gözlü Kurt Bakışlı Bilgesi Yolbaşçısı Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, ülke için gerçek ülkü ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin... Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır... Fakat sen buna karşı direneceksin, önüne sonsuz engeller de yığacaklardır; Kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın... Bundan sonra da sana büyük derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin... Mustafa Kemal ATATÜRK 14 SENCE 2014 Sayı 3

17 Gazi ÇEVİK atatürk Sarı saçlı, gök gözlü, kurt bakışlı bir deha. Devlet adamı, büyük komutan, Türk soy şuurunu, Türk milliyetçiliği ülküsünü yüreğine işlemiş yiğit öncü. Yüce Tanrı nın yirminci asrın başlarında Türk milletine önder olsun diye gönderdiği bir yolbaşçı. Mustafa Kemal Atatürk ün ataları Karaman dan Makedonya ya göç etmişler. Osmanlı Devleti nin Balkanlar ı ele geçirmesinden sonra, 1400 lerin başından itibaren bu topraklara Orta Anadolu dan, Toroslar dan Yörük-Türkmen göçü gerçekleşiyor. Böylelikle Osmanlı Devleti nin Balkanları Türkleştirmesi ve bölgeye tam hakimiyeti çabuklaştırılıyor. Atatürk ün ataları da bu göç sürecinde Makedonya ya gelmişler. Namık Kemal Zeybek in Kültür Bakanlığı döneminde ( ) Makedonya da halen nüfusunun tamamı Türk olan Kocacık Köyü nde yapılan araştırmalar sonucu, Atatürk ün dedesine ait evi tespit ediliyor ve yıkık vaziyette olan evin aslına uygun yeniden yapılması için çalışmalar başlatılıyor. Günümüzde bu ev aslına uygun yapılmış ve korunuyor. Oğuz Kağan ın Gök çadırımız, güneş tuğumuz olacaktır ülküsü, Çiçi Yabgu nun Boyun eğmeyeceğiz diye başlayan nutkundaki direnişi, Bilge Kağan ın Ey Türk titre ve kendine dön! sözündeki haykırışı Göktürkler den Karahanlılar a oradan Büyük Selçuklu ya ve buradan Anadolu daki Osman Bey e geldi. Bu bağımsızlık ülküsü, bir milletin ortadan kaldırılması düşünülürken Türk tarihinin soylu sayfalarında yer alan bir yolbaşçıya, Mustafa Kemal e devredildi. Bu kutlu bayrak Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin temel ilkeleri arasına Milliyetçilik ilkesi olarak konuldu. Türk milleti yeniden özüne dönmeye başlamıştı. Tarihini, kültürünü, töresini yeniden canlandıracak kurumlar oluşturuldu. Büyük Atatürk, Türkistan dan gelen Türkçü aydınları bu kurumların ve üniversitelerdeki birimlerin başına getirdi. Yeniden kitaplar yayınlanmaya, Türk milleti bilinçlendirilmeye başlandı. Millet olmak; birliğe, dirliğe yönelme ve aynı zamanda bir aydınlanma halidir. Sevinçte, kıvançta ortak olan fikri hür, vicdanı hür bireylerin, gerektiğinde özel yaşantısından fedakârlık ederek milletinin tasa ve kederini de paylaşma erdemine ulaşmasıdır. Türk milletinde böylesi sosyolojik anlamda bir millet olma bilincini tarihte ilk olarak Hun Hakanı Çi-Çi Yabgu nun M.Ö. 36 yılında kendisinden on kat güçlü Çin ordusu ile savaşmadan önce halkına yaptığı nutukta görüyoruz. Türk Devleti olarak daha çağdaş ve bilimsel-sosyolojik açıdan milletleşme sürecimiz; özellikle Kazan kökenli Türkçü aydınların (İsmail Bey Gaspıralı başta olmak üzere, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, Sadri Maksudi Arsal vd.) Türk Dünyası nda okullar açarak başlattığı bilinçli milletleşmenin Türkiye ye yansımasıyla başladı. SENCE 2014 Sayı 3 15

18 SENCE II. Abdulhamit döneminde her türlü bilimsel konunun Türkçe ile yazılabileceğine, herkesin okur yazar olması için lisanın sadeleştirilmesi ve yazıların Türkçe kaleme alınması gerektiğine inanan Türklük bilincine sahip Ahmed Cevdat Paşa (Mecelle yi kaleme alan tarihçi, hukukçu Türk devlet ve bilim adamı ) nın girişimleriyle Türkçe eğitim veren yüzlerce ortaokul-lise açılması çağdaş milletleşme sürecimizin eğitim aşamalarındandır. Ziya Gökalp ve arkadaşlarının Türk Ocağı ndaki çalışmalarıyla birlikte bu süreç sosyolojik-bilimsel bir temel ve metodla yürütüldü. Türk kültür ve medeniyeti tarihi üzerine araştırmalar genişletildi. Cumhuriyet le birlikte sistemli bir şekilde eğitim ve diğer bilinçlendirme kanalları kullanılarak; Türk kültür ve medeniyeti alanında üniversitelerde fakülte ve kürsüler kuruldu. Millet olmanın aynı zamanda bireylerin aydınlanması, sevinçte ve kıvançta bir olduğu kadar, tasada ve kederde de bir olma erdemine ulaşılması olduğu gerçeği devletin hedefi haline geldi. Gök gözlü, kurt bakışlı deha Mustafa Kemal Atatürk ün bu milleti Cumhuriyet le ulaştırmak istediği seviye buydu. Yüce Türk milletinin onuru, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde her şeyin üstünde tutuldu. Dünya milletleri arasındaki yerinin, soyluluğuna yakışır düzeyde olması Atatürk ün ülküsüydü. Bu ülküyü şöyle tarif ediyor: Göreceksiniz neler olacak. Göreceksiniz bağlı olmakla övündüğüm Türk milleti nasıl bütün milletlerin medeniyet rehberi olacak!. Türklük O nun en değerli varlığıydı. Yaradılışımda bir fevkaladelik varsa, O da Türk olarak dünyaya gelmemdir deyişiyle bunu en güzel şekliyle ifade ediyor. Geçmişine sahip olmak, geçmişindeki özü tanıyarak, oradan kaynaklı değerlerle geleceğe yön vermek O nun bilge kişiliğinin temeliydi. Bu temeli şu sözlerle ifade ediyor: Büyük devletler kuran ecdadımız, büyük ve geniş ufuklu uygarlıklara sahip olmuştur. Bunu aramak, incelemek Türklüğe ve dünyaya bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır!. İnsanoğlunun başarabileceklerini, Yüce Türk Milleti nin başarmaması için hiçbir neden olmadığını, bilakis bu başarıda Türk milletinin her zaman daha şanslı olduğunu gösteren, Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur sözü umutlarımızı daha güçlü kılmıştır. Batılıların Atilla nın torunu dedikleri Büyük Atatürk, kendisine iltifat eden yabancı konuklarına; Tanrı nın kırbacı Atilla nın, Doğu Roma İmparatoru Theodosius un Siz hangi asil ailedensiniz? sorusuna karşılık verdiği; Ben büyük ve asil bir milletin evladıyım. cevabını hatırlatarak, Türk milletinin her ferdinin asilliğini vurgulamıştır. Türk milletinin bütün sadeliği ile dindar olması, Kutlu Buyruk Yüce Kuran-ı Kerim i kendi diliyle anlaması için Elmalılı Hamdi Yazır ın tefsirini ve Ömer Nasuhi Bilmen in ilmihalini çoğalttı. Türk milletinin İslam a hizmetinde çıkar gözetmeksizin, fedakârca yola çıktığını en içten ifadelerle dile getirmiştir, Türk milleti dindar olmalıdır, bütün sadeliği ile dindar olmalıdır. Türk milletinin, yeryüzünde benliğinden koparılmış toplulukların bulunmasına taraftar olmadığını, sömürgeci güçlere fırsat verilmemesi yönünde mücadele ettiğini her zaman ifade etmiş ve mazlum milletlerin yaşamasına örnek olmuştur. Bu nedenle Dünya üzerinde yaşamış ve yaşayan milletler arasında demokrat doğan yegane millet Türklerdir demiştir. Atatürk, Prof. Dr. Afet İnan la bir konuşmasında; memleketlerin vazgeçilmez liderlerle değil, demokrasinin yaşatılmasıyla gelişip huzura erişeceğine inancını Roma tarihinden bir örnekle açıklıyor. Afet İnan ın Halk sizi çok seviyor, sizden asla vazgeçmek istemiyor. sözüne karşılık diyor ki; Bu iyi bir şey değil. Roma İmparatoru Oktavyüs halk tarafından çok seviliyordu. Oktavyüs görev yaptıktan sonra artık bırakmak istediğini söyledi. Ancak konsüldekiler hayır, halk seni çok seviyor ve senin yönetmeni 16 SENCE 2014 Sayı 3

19 istiyor. dediler ve onu tekrar seçtiler. Böylelikle Oktavyüs Roma yı yaklaşık 18 yıl yönetti. Fakat bu sürede halk demokrasiyi unuttu. Bu unutkanlıkla Oktavyüs ün ölümünden sonra Neron geldi. Neron un Roma yı yakmasının altında yatan sebep Oktavyüs ün halkın gözünde vazgeçilmez ve çok iyi olmasıydı. Cumhuriyetle birlikte Türk Devleti için ilkeleştirdiği ulusal ve uluslararası tüm hedeflerin kaynağı en az üç bin yıllık Türk Töresi ve Türk Devlet Geleneği dir. Yurtta sulh, cihanda sulh (İç il- Dış il) Türk töresinin en az 3000 yıllık temel ilkesidir. Büyük Atatürk Ziya Gökalp ın araştırmalarından yola çıkarak bilgi sahibi olduğu bu ilkeyi tıpkı geçmişteki Türk Hakanlarının yaptığı gibi, devletin temel ilkesi haline getirmiştir. İl; barışın sağlandığı toprak, vatan demektir. İç İl, Türklerin bulunduğu topraklarda barışın kurulması ve Dış İl de Türkler dışında yaşayan milletlerin barış içinde yaşamalarını temin etmektir yılları arasında yazılan Kutadgu Bilig ve Divan-ı Lügat-it Türk başta olmak üzerei Türk Töresi ve Türkçe nin temel kaynaklarından yararlanarak, unutulmaya yüz tutmuş öz Türkçe kelimelerin yeniden dilimize kazandırılmasına yönelik çalışmaların yanı sıra, yabancı kaynaklı da olsa Türkçe ye mal olmuş kelimelerin de korunmasına önem vermiştir yılında bir gece, dil konuları görüşülürken Arapça bir dil bilgisi kitabı istiyor. Bunun üzerine kendisine verilen Elmüşezzeb adlı kitabı, o gece okuyup inceliyor. Ertesi akşamki toplantıda, Kurum un ileri gelenleri ile sofraya katılan diğer davetlilere hitaben şöyle diyor: Arkadaşlar, kitap, kâtip, mektup, ilim, âlim Türk ündür. Ketebe, yektübü, lemyektüb... ve geri kalanı Arab ındır. (Abdülkadir İnan, Atatürk Devrine Ait Bir Hatıra, Türk Kültürü, Kasım 1969.) Zafer kazanmak için yola koyulan bir orduya komutanlık edecek, bir milletin düştüğü esaret ve yoksulluktan kurtulmasına öncülük edecek kişinin her şeyden önce, önderlik, yolbaşçılık edeceği askerin, milletin imkân ve kabiliyetini çok iyi bilmesi, bu bilgi ışığında hedef belirlemesi gerekir. İşte Mustafa Kemal böyle bir komutan ve devlet adamıydı. O, yüce Türk milletinin, başkaları için imkânsız olanı başaracağına inanmış ve bu inançla; Acizler için imkânsız, korkaklar için müthiş olan şeyler kahramanlar için idealdir. diyerek başarıya ulaşmıştır. O nun döneminde ve kendinden sonra gelen tüm devlet adamları, komutanlar, O nun başarılarını kıskanmış ve övgüyle söz etmişlerdir. atatürk SENCE 2014 Sayı 3 17

20 SENCE Tüm dünya biliyor ki; Mustafa Kemal Atatürk ileriyi görebilen ve milletini buna yönlendiren bir önderdir. Bunu da Çanakkale, İstiklâl Harbi ve Cumhuriyetin ilk 15 yılında Türk Devleti nin ulaştığı kalkınma hızında, okur-yazar oranının büyük artışında görebiliyoruz. Çanakkale Muharebeleri esnasında Mustafa Kemal gece olduğunda siperleri gezip, Mehmetçikle muhabbet ediyordu. Savaş sırasında okur yazar olan askerler, siper duvarlarına ayet dua yazılı kağıtlar yapıştırırlardı. Yine bir gün siperleri gezerken, duvara çivi ile asılmış kâğıtlardan birinde Kur andan ayetler ve Allah ın adlarının hat sanatıyla yazıldığı bir kâğıdı okuyunca, - Bunu kim yazdı, bulun getirin. - Emret kumandanım, İstanbul lu Macit. - Siperden çık ve İstanbul a git yazmaya devam et. Bu millette siperde duracak Mehmetçik çok bulunur, ancak senin kadar güzel yazan hat sanatçısı bulunmaz. İşte sarı saçlı, gök gözlü, kurt bakışlı büyük dehanın memleketine gönderdiği o Mehmetçik, 20 yıl kadar sonra dünyanın en iyi hat sanatçısı olan Macit Ayral dı ( ). Macit Ayral aynı zamanda eski Osmanlı arşivlerindeki şifreli ferman ve mektupları, istihbarat belgelerini de çözümleyen, günümüze kazandıran kişiydi. Milliyetçiliğini şu sözlerle ifade etti: Ben bir Türk milliyetçisiyim, böyle doğdum, böyle öleceğim. Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Ama biz öyle milliyetçiyiz ki, bizimle işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Türkçülük bir bayrak gibidir; tıpkı Türk bayrağı gibi. Bu bayrağı vatanın her köşesinde durmadan dalgalandırmak her Türk ün ilk ve milli vazifesidir. Türk milletine güvenini kuşkusuz en güzel ifadelerle dile getirdi; Toros Dağları nın tepelerinde tek bir Türkmen evinin bacası tüter halde kalmış ise, ben bu milletten umudumu kesmem; bayrağımı göğsüme sarar, milletimin istiklâli uğruna ölürüm. Milletine verdiği sözü canı pahasına yerine getirme ve milleti uğruna ölüm ile hayat arasındaki çizgide yaşama kararlılığı, O nun tarihe şan vermiş Türk ün özeti olduğunun göstergesidir Büyük meclisin kürsüsünden Milletime söz verdim Hatay ı alacağım. Namusum üzerine söylüyorum ki, o Türk toprağını Fransızlara bırakmayacağım. Ben sözümü yerine getiremezsem, milletimin önüne çıkamam. Yerimde kalamam. Ben şimdiye kadar yenilmedim, yenilmem, yenilirsem bir dakika yaşayamam!.. (29 Ekim Cumhuriyet Balosu nda Fransız Büyükelçisi ne hitaben) Büyük Atatürk Sen; Oğuz Kağan ın Gök çadırımız, güneş tuğumuz olacaktır ülküsü ve Çiçi Yabgu nun Boyun eğmeyeceğiz diye başlayan nutkundaki direnişi dirilten başbuğ. Sen; Bilge Kağan ın Ey Türk titre ve kendine dön! buyruğunu yeniden haykıran sarı saçlı, gök gözlü, bozkurt bakışlı Türk. Sen; Tengri Teala nın (namı büyük, adı yüce Allah ın) yirminci asrın başlarında Türk milletine öncü olsun diye gönderdiği yolbaşçı. Ruhun şad olsun, Ulu Uçmağ da gönlün kutlansın inşallah. 18 SENCE 2014 Sayı 3

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde!

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! İstanbul, bu yıl ikinci kez Mevlana Celaleddin-i Rumi nin ölüm yıldönümü olan Şeb-i Arus törenlerine ev sahipliği yapıyor.

Detaylı

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST 1 1) Türklerin Anadolu ya gelmeden önce

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5)

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) Eylem 1.2 Gençlik Girişimleri Projesi İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) DALGALAN SEN DE ŞAFAKLAR GİBİ EY ŞANLI HİLÂL OLSUN ARTIK DÖKÜLEN KANLARIMIN HEPSİ

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR ÖTÜKEN Ârif Nihat Asya BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Şiirler: 1 BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Servet Asya ya Armağanımdır. DESTAN O zaferler getiren atların Nalları altındanmış; Gidişleri akına, Gelişleri akındanmış.

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Eğitim Tarihi Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İslam Öncesi Türklerde Eğitimin Temel Özellikleri 2 Yaşam biçimi eğitimi etkiler mi? Çocuklar ve gençlerin

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Mevlana Değişim Programı

Mevlana Değişim Programı Mevlana Değişim Programı Mevlana Değişim Programı, yurtiçinde eğitim veren yükseköğretim kurumları ile yurtdışında eğitim veren yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim elemanı değişimini gerçekleştirmeyi

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele 8 Mesnevi den (şiirli) r l e H i k â e y ÖNSÖZ Hoşgörülülükte deniz gibi ol Mevlâna Celâleddîn Geleceğimizin teminatı olan kıymetli çocuklarımız, Geçmişimizde atalarımızın yaşadığı ve bu günlerde kaybolma

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN. www.odemisto.org.tr. Kurban Bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar; sağlık, mutluluk ve. esenlikler dileriz.

KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN. www.odemisto.org.tr. Kurban Bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar; sağlık, mutluluk ve. esenlikler dileriz. Kutlu Olsun 5 www..com www.yerelgrup.com www.yerelajans.net ÖDEMİŞ TİCARET ODASI ı en içten dileklerimizle kutlar; sağlık, mutluluk ve www.odemisto.org.tr Üçeylül Mah. Gençlik Cad. No:2 Ödemiş İZMİR 35760

Detaylı

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir.

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir. Abraham Lincoln, senin yaşındayken dedi babası çocuğuna, Okula gidebilmek için her gün 10 mil yürüyordu. Gerçekten mi? dedi çocuk ve ekledi: Tamam, fakat o senin yaşındayken de başkan oldu baba! İletişim,

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI ŞEHİR TANITIM YAYINLARI 1 Yayın Adı: Şiir Şehir Urfa Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi Hazırlayan: Mehmet KURTOĞLU Sayfa Sayısı: 160 Toplam Baskı

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU EYLÜL - EKİM I.ÜNİTE :TARİH BİLİMİ Kaynaştırma *İşlenen ve anlatılan konular aracılığı ile öğrenci tarihin tanımı eğitimine tabi olan * Tarihin zamanla alakalı bir bilim olduğunu kavrar. hakkında bilgi

Detaylı

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI Kahramanmaraş ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü törenlerle kutlandı. Valilik Kavşağında gerçekleştirilen kutlama törenleri, Sağlık Bakanı Dr. Mehmet

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

Y. Lisans Türk Müziği İst. Teknik Üniv. 1989. Sanatta Yeterlilik Türk Müziği İst. Teknik Üniv. 1994

Y. Lisans Türk Müziği İst. Teknik Üniv. 1989. Sanatta Yeterlilik Türk Müziği İst. Teknik Üniv. 1994 Adı Soyadı: Güldeniz EKMEN AGİŞ Doğum Tarihi: 01.08.1958 Unvanı: Yardımcı Doçent Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı İst. Teknik Üniv. 1979 Y. Lisans Türk Müziği İst.

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. İSTİKLÂL MARŞI'MIZ Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona. Küçümsemem ama, benzetirim

Detaylı

29 EKİM CUMHURİYET BAYAMI ŞİİRLERİ

29 EKİM CUMHURİYET BAYAMI ŞİİRLERİ 29 EKİM CUMHURİYET BAYAMI ŞİİRLERİ 29 EKİM YAŞASIN CUMHURİYET Cumhuriyet Bayramı Geldi bize ne mutlu! Bayraklarla donattık, Güzel okulumuzu. Sokaklarda, evlerde, Al bayrak dalgalanır. Onun o al rengini,

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

7. Yayınlar 7.1 Uluslar arası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities)

7. Yayınlar 7.1 Uluslar arası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Veli Yılmaz 2. Doğum Tarihi : 25.11.1948 3. Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğretim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Subay Kara Harp Okulu 1969 Y. Lisans Kurmaylık Kara Harp

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur.

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur. Yunan Grek Uygarlığı Video Ders Anlatımı YUNAN (GREK) (M.Ö. 1200 336) Akalara son veren DORLAR tarafından kurulan bir medeniyettir. Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

7 den 77 ye 7TEPE PRP

7 den 77 ye 7TEPE PRP 7 den 77 ye 7TEPE PRP Prof. Dr. Ayseli Usluata Mehmet Akif Kaya Mert Sabancı Atilla Aydemir Berk Sarıca Tuğçe Orhun Seda Bayram Ege Güneş Özge Balkaya Müge İlhan Özge Aras Amy Negri Tuna Karaman Derya

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı

Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı Mustafa Kemal Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütülen 2012-2013 Cemil Meriç Yılı etkinlikleri kapanış töreni Hatay Kültür Merkezi nde geniş

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

KONUŞMA VE DİNLEME ADABI

KONUŞMA VE DİNLEME ADABI DEĞERLER EĞİTİMİ MART AYI KONUSU: KONUŞMA VE DİNLEME ADABI ÇANAKKALE VE VATAN SEVGİSİ UYGULAMA KOORDİNATÖR OKULU: K A R TA L E S E N T E P E A N A O K U L U Merhaba ; Her şeyden önce, Ulu Önder Atatürk

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ

2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ 2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ 1. Alp Er Tunga öldi mü Issız ajun kaldı mu Ödlek öçin aldı mu Emdi yürek yırtılur

Detaylı

18-24 Mart Yaşlılar Haftası münasebetiyle Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Karabük Alzheimer Derneği organizasyonluğunda üniversitemiz ev sahipliğinde Yaşlılık-Bunama ve Alzheimer Hastalığı Tanıtım ve Bilinçlendirme

Detaylı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı. M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Remzi Güzel, Alevilerin 1400 yıllık gelenekleri olan Ğadir Hum Bayramı nın bir sevgi günü olduğunu

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Yenişimdir Sözü Girişimdir Yönü İnsandır Özü:

Yenişimdir Sözü Girişimdir Yönü İnsandır Özü: Yenişimdir Sözü Girişimdir Yönü İnsandır Özü: Hoşgörü ile Yenişim ve Girişim Yaklaşımları Halil Kulluk Yönetim Kurulu Başkanı İntekno Şirketler Topluluğu Selçuk Üniversitesi - 16 Aralık 2013 Yeniliğe Doğru

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN*

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* * Gnkur.ATASE D.Bşk.lığı Türk kültüründe bayrak, tarih boyunca hükümdarlığın ve hâkimiyetin sembolü olarak kabul edilmiştir. Bayrak dikmek bir yeri mülkiyet sahasına

Detaylı

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ Özdemir Asaf (Ankara, 11 Haziran 1923 İstanbul, 28 Ocak 1981) Danıştay Üyesi Mehmet Asaf ın oğludur. Babasını kaybettiği yıl (1930) Galatasaray Lisesi nin ilk kısmına girdi. 1934

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Dünyada En Hızlı Yaşlanan İkinci Ülke: Türkiye 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında,izmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek

Detaylı

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... V GİRİŞ...1 1. Eğitime Neden İhtiyaç Vardır?...1 2. Niçin Eğitim Tarihi Okuyoruz?...2 I. BÖLÜM İSLAMİYET TEN ÖNCEKİ TÜRK EĞİTİMİ 1. Eski Türklerde Eğitim Var mıdır?...5 2. Hunlarda

Detaylı

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Cömert, cefakâr, cana yakın bir insandır Musa Doğan (1923-1992). Dostlarını seven; vefa ve yardımını kimseden esirgemeyen örnek bir insandır o. Siyasete il genel meclisi

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

KOTAN A Personelinden Uğurlama

KOTAN A Personelinden Uğurlama KOTAN A Personelinden Uğurlama Tekirdağ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü görevinden Ankara Sosyal Güvelik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişliğine atanan Mahmut KOTAN A, kurum yöneticileri ve

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı