Faruk Arslan - Gurbetde Aykırı Konuşmalar.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Faruk Arslan - Gurbetde Aykırı Konuşmalar. www.cepsitesi.net"

Transkript

1 Faruk Arslan - Gurbetde Aykırı Konuşmalar 15 Tarihi Röportaj ÖNSÖZ Nasıl gazeteci oldum? 12 Nisan 2005 Eşim Bakülü bir Azeri olduğu için kendimi hep 'Odlar (Ateşler) Diyarı'nın bir parçası addetmişimdir. Azerbaycanla ünsiyetimin başlangıç tarihi 20 Ocak 1990 Bakü katliamıdır. Bu katliam olmasaydı hayatımın akışı başka türlü cereyan edecekti, belki de gazeteci olmayacaktım. Neden mi? Son 13 yılını Türk dünyasına vermiş biri için tuhaf olacak ama, bu olaydan önce böyle bir ülkenin varlığından habersiz idim. Resmi tarih onlardan bahsetmiyordu, Sovyet demirperdesine ek olarak dış Türkleri dışlayan rejimimiz gözümüzü perdelemişti. 27 Ocak 1990 Şadırvan/İzmir vaazında bu olayı anlatırken bayılan Fethullah Gülen kanımı dondurmuş, birden 'kardeşlerin zulüm görürken sen rahat içindesin' diyen vicdanımın sesine kulak vermiş, tüm dünyevi arzuları bir kalemde silerek beni hızla çeken bu ülkeye gitmenin yollarını aramaya başlamıştım. İstanbul'da ücret almadan Bulgaristan ve Romanya'dan gelen ilk öğrencilerin belletmenliğini yapmış, Moğolistan'dan gelmiş Kazak Türklerine ve yetişkinlerden oluşan Çeçenlere Türkçe öğretmiştim. 1991'in sonlarında İstanbul'a gelen bir Azeri heyet, ' Ne olur gel, size her türlü imkanı sağlarız' dediğinde bir saniye bile düşünmemiştim. Azerbaycan macerasına başlarken hayır-duasını eksik etmeyen Fethullah Gülen, Azerbaycan ve Orta Asya da yayımlanacak Zaman gazetelerini kurmaya giden 19 kişilik ekibimizden bekar olanlara orada akrabalık ilişkisi kurun demişti. 5 bekar gazeteci arkadaşım deneselerde yerli gelin bulamadılar, içlerinde akrabalık tavsiyesini yerine getiren tek kişiydim. Bunun için dört deneme yaptığımı kabul etmeliyim... Azerbaycan ın Eğitim Bakanı Mısır Merdanov ve suikasta kurban giden Prof. Dr. Ziya Bunyadov cinayetiyle ilgili 1998 de haksız yere görevden alınan İçişleri eski bakanı Nizani Gocayev yakın akrabalarım olmuştu. Azerbaycan Meclis Başkanı Murtuz Elaskerov, AMİP Lideri İtibar Memmedov ve SOCAR Başkan yardımcısı Salmanov ise uzak akrabalarımdı.

2 Milli Küreken ( damat) olarak çağrılıyordum. Faruk ismi Azerbaycan da olmaması nedeniyle yeni ismim Ferruhtu yılı başında İstanbulda vize aldığımız Sovyet Konsolosluğu, bir haftalık vize vermişti, üstelik Bakü yerine Sibirya'daki kentlere giriş vizesi yazmıştı. Rüşvetle ilk tanışmamda o günlerde Hakkari otobüs terminaline benzeyen Bakü havaalanında bu sayede oldu. Rus polisi parayı seviyordu. 7 günlük vize ile geldiğim Azerbaycan'da tam 7 yıl kaldım. Savaş muhabirliği ve bölge gazete bürolarını kurma görevim nedeniyle Azerbaycan'ın her kentini en az 20 defa dolaştım, Bakü'nün her sokağı bana avucumun içi kadar yakındır. 8 değişik Azeri şivesini anlarım, en sevdiğim Şirvan lehçesini mükemmel kullanırım, Bakü'de Uluslararası İlişkiler okumam uluslararası hukuk masteri yapmam nedeniyle akademik ve edebi Azeri diline de hakimim. Azerbaycan'dan Türk medyasına 5 binden fazla haber yazdım, Televizyon ve radyolara konuştum; yerli Azeri basınında yazdığım Kril ve Azeri Latini alfabesinde haber ve makale sayısıda 3 bin civarındadır. 7 yıl boyunca hergün yayımlanan tüm gazeteleri okudum, en iyi haber ajansları Turan ve Şark'dan gelen bilgilerle gıdalandım. Röportaj yapmadığım siyasi lider ve politik fıgür yoktur diyebilirim. Azerbaycan'da girmediğim hiç bir delik, tanımadığım kimse, eski Sovyet ülkelerinde gezmediğim yer olmadığı kanısındayım. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'i arasında yurtiçi ve yurtdışında adım adım izledim. Bu nedenle sürekli Azeri televizyonunda görünmemden dolayı gittiğim heryerde Azeriler bana bizden biri şeklinde yaklaşmıştır yılı sonuna kadar Bakü'ye iki defa gittim. Aliyev, her Türkiye'ye geldiğinde beni arkasında buldu. Rahmetli Elçibeyle olan yakın ilişkilerim Aliyev tarafından hep şüphe ile karşılanmış, muhaliflerle yaptığım röportajlar kızgınlığını hep artırmıştı. Azeri mentalitesinde muhalif ses, hain demektir. ABD Başkanı Bush'un dediği gibi ' Ya bizdensin, ya onlardan' kuralı geçerlidir. Hiç kimseye siyasi olarak taraf olmamamın avantajını çok iyi kullandım. Türkiye'den Aliyev'i devirmenin moda olduğu dönemde ve devletin her kesiminin bulaştığının ortaya çıktığı bir sırada Azerbaycan'ın eski Dışişleri Bakanı Hasan Hasanov'in bir gün yüzüme şöyle haykırdı: ' Seni çok araştırdık, sen temizsin'. Azerbaycan dış politikasına vukufiyetim nedeniyle Hasanov un kendi adına sormadam demeç yazma izni verdiği tek gazeteciydim. Tüm bunlar doğruları yazmamı hiçbir zaman engellemedi. Merhum Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyev'i tam 5 yıl adım adım izlerken, Kurt politikacının Hazar'daki kurtların dansını nasıl idare ettiğini gözlemledim. Derin konuları cesur yazılarıyla kaleme alan gazetecilerin kaderi ajanlıkla suçlanmaktı. Hele yurtdışında görev yapıyorsa şüpheci bakışlar üzerinde toplanırdı.' 007 Türk James Bond'u' lakabını bana 7 yıl Azerbaycan Zaman gazetesinde aynı haber merkezini paylaştığım Azeri meslekdaşım Aziz Mustafa takmıştı. Delili ise, 1998'de Amerikan Kongresi'nin Sovyetleri yıkmak için kurduğu Azatlık ( Liberty) Radyosu'nun beni Türkiye'de yayımlanan yukarıdaki haftalık Bakü Mektubu köşe yazımı esas göstererek ' Türk ajanı' olarak suçlamasıydı. Almanca ve İngilizce bilmem, koyu bir Türk milliyetçisi olmam nedeniyle emindi: Ben silah yerine kalemini kullanan 'Türk James Bond' idim. Diğer Azeri meslekdaşım İmran bey ise, Türkiye'nın petrol çıkarlarını amansızca savunduğum için adımı ' Baku-Ceyhan profesörü' olarak koymuştu. Ankara'daki Rus diplomatlara görede kesinlikle MİT hesabına çalışan biriydim; hatta bir ara CIA olduğumdan şüphelendiklerini hissettirdiler. 1994'den itibaren Azeri petrollerine yapılan yatırımlar ve Bakü-Ceyhan boru hattı ana haber kalemim haline gelmişti. Yazdığım 3000'e yakın petrol haberi ile Türkiye'de isim yaparken, yabancı basın tarafından bağımsız kaynak olarak kabul edilmeye başlandım. Azeri dostlarıma göre, bu projenin gerçekleşmesi benim takibim olmadan mümkün olmazdı. Hem İngilizlerin oyunları, hem Aliyev'in, hem Amerikalıların oyunlarını ortaya çıkarmak; Rusları ve İranlıları rezil etmek ve Türkiye'nin yaptığı hatalara zamanında müdahele etmek görevimdi. Bu arada haftada beş gün çıkan Zaman gazetesinin haber merkezini idare etmek, haftada Azerbaycan Zaman'a üç köşe yazısı sunmak, CHA temsilcisi olarak Türkiye'ye günde beş haber yazmak, haftada Türkiye Zaman'a bir köşe göndermek rutin işlerimdi. Başta BBC Azerice servisinin olmak üzere saygın yabancı haber ajanslarının haber doğrulayan bağımsız kaynağı haline gelmiştim. Tam bir ' Newsman', haber adamı, 'haber manyağı' olup çıkmıştım. Gürcistan, Ermenistan ve Rusya haberleri avucumun içi kadar yakındı. Türk televizyon ve radyolarına konuşan Türk gazeteci olmak aynı bir heyecan veriyordu. Azerbaycan Lideri Haydar Aliyev'in içerideki ve dışarıdaki temaslarını, programlarını izlemek kısa sürede Azerbaycan Cumhurbaşkanlığında kredi oluşturmuştu. Aliyev, yurt dışına götüreceği muhabirleri özenle seçerdi. Masraflar karşılandığı için bu tüm gazetecilerin arzusuydu. Yabancı gazeteci olarak Aliyev heyetindeki tek muhabirdim. Azeri meslekdaşlarıma göre, Aliyev heyetindeki tüm gazeteciler mutlaka ajandı. Azatlık Radyosu için çalışan rahmetli Elmira Ahmetli, Azeri istihbaratı, Elmira Akındov Rus istihbaratı, şu

3 anda milletvekili olan Amerika'nın Sesi Radyosu temsilcisi Rafael Hüseynov güya CIA adına çalışıyordu. Geriye kalan bendenizde Azeri dostlarıma göre MİT adına çalışıyor olmalıydım ki, Aliyev beni de yanına yaklaştırıyordu. Aliyev, KGB'nin eski elemanı olarak hala Andrapov tarzı bir diktatör polis-isthbarat rejimi yönetirken, yanına istihbaratçı olmayan birini almazdı onların mantığına göre. En yakın Azeri dostlarım bile' Bizim MİT dindar, milliyetçi birini eleman yapmaz' şeklinde kendimi savunmamı anlayamıyor, gerekçemi komik bularak bıyık altından gülüyordu. Azeri meslektaşlarım artık bana ' 007 Türk James Bond'u diyordu cumhurbaşkanlığı seçiminde Aliyev'in seçim fotoğraflarını ve aile albümü için özel fotoğraflarını çekmek için Zaman Gazetesi'nden Kemal Kazaz ve beni kullanması, iddialara tüy dikti. Aliyev'in 35 yıllık özel fotoğrafçısı bile beni kıskanmış, özel fotolar için götürüldüğümüz özel yerlere kendisinin bile götürülmediğini söylemişti. Aliyev fotoları beğenmiş, Alman ve Rus fotoğrafçıların çektiklerini beğenmeyerek bizimkileri hem seçimde kullanmış hemde büyütürek her tarafda astırmıştı. Diktatör Aliyev'le ilişkileri korumak için belki bu gerekliydi, ama herşeyinde bir sınırı vardı. Aliyev'i en çok kızdıran Elçibey, İsa Kamber ve Azeri muhalefeti ile olan dostluklarım idi. 'Türk James Bond'u takılmalarını makaraya sararken, beni şok eden teklifi aldım. Aliyev'in sadece kendisine bağlı özel bir istihbarat teşkilatı daha vardı. Basını izlemekle görevli özel eleman bir gün beni odasına çağırdı. Aliyev, kendisine bağlı özel istihbarat elemanıı olmamı istiyor, düzenli rapor istiyordu. 2. Abdülhamit'in Yıldız İstihbaratı gibi sistem kuran Aliyev, sağlamalı istihbarat yapar, resmi istihbarat bilgilerini kendine bağlı, kimliği sadece kendince bilinen özel elemanlarına teyit ettirmeden inanmaz, çalıştığı adamlar hakkında kalın dosyalar tutardı. Benim tarafsız, dürüst, rüşvet yemiyen her olayı derinlemesine araştıran özelliklerim dikkatini çekmişti. İlk talep edilen raporlar, rüşvet alarak haber-şantaj yapan Azeri gazetecilerin listesi ve sivil toplum örgütü adı altında Hıristiyan misyonerlikte bulunan 38 den fazla yabancı kuruluşların rüşvetle satın aldığı yerel yöneticilerin isimleriydi. Azerbaycan'dan 'Gazeteci-Ajan' olmamak için Temmuz 1998'de süratle ayrıldım. Daha doğrusu, benim Aliyev e ajanlık yapmaya başladığım iftirasını atan idarecimin işgüzarlığı ile acilen tayinim çıkartıldı. Güya beni koruyorlardı. Bana iftira atan kardeşim 1999 yılına Ankara Zaman a gelip gözyaşları içinde helallık istemese, iftirayı fark edemiyecek kadar saftım. Kıskançlık, hırs ve kindarlık iyi insanlarda da bulunur. İnsanlar hakkında hüsnü zan eder, iyi düşünürüm. Bu bir hadistir ve müslümanın ibadetidir. O arkadaşımı afv ettim mi? Ben helal etsem bile ulvi heyetin kutsi şahsi maneviyesi afv etmiyebilir... Çünkü ben Azerbaycan a dönmeye değil ölmeye gelmiştim. Bu hakikatı samimiyetle bana tayin mektubumu uzatan Zaman Gazetesi Genel Müdürü Hüsyein Gülerce ve Ankara temsilcisi Hidayet Karaca nın yüzüne söyledim. Kaderinizden kaçamazsınız ama ihlaslı halis niyet sevabını ihmal etmemelisiniz... ' 007 Türk James Bond' lakabının Ankara'da üç yıl süren diplomasi muhabirliği yıllarımda beni gölge gibi takip ettiğini söylemeliyim. Diplomasi muhabirinin işi gücü Ankara'da diplomatik misyonlarda çalışan pek çok resmi ve diplomat gözüken gayriresmi yabancı ajanla lüks otel lobilerindeki resepsiyonlarda, büyükelçiliklerde, özel yemeklerde laklak etmektir. Öğretim görevlisi, Başbakanlık müşaviri, bürokrat, iş adamı, emekli büyükelçi, asker veya danışman görüntüsünde pek çok MİT elemanı kendileri ne kadar çaktırmasada haber kaynağımdı. Bu bilgileri kullanmak maharet ister. Spekülatif bilgi ile gerçek bilgiyi birbirinden ayırmak bazen çok güçleşir, yanılgılara düşer veya hedef saptırmaya yönelik politikalara alet olduğunuzu hissedersiniz. Ama sağlam muhakeme yaparak sizi yönlendirmeye çalışanları kendi silahları ile vurursunuz. Tersini yazarsınız. MİT, eleman olarak benim gibileri değil yüzde yüz emredileni yapanları seçer; kimi kullanacağını iyi bilir. Azeri dostlarıma göre, Sovyetler Birliği'nde yaşasam kesinlikle KGB tarafından keşfedilirdim. MİT'in KGB gibi olmadığı gerçeğine asla inanmadılar. Herşey Azeri istihbaratının kapılarını gazetecilere açması ile başlamıştı. '' Bütün gazeteci arkadaşlarımı devletimizin hesabına ajanlık yapmaya, istihbarahat birimlerimizle işbirliğine çağırıyorum '' diye gayet samimi ve ciddi bir teklifi bizatihi Azerbaycan Güvenlik Teşkilatı başkanın ağzından işittiğimde kulaklarıma inanamaştım doğrusu. Etrafıma şöyle bir bakındım; 60'a yakın meslekdaşımın istisnasız hepsi gülüyordu. Tarihler 5 Nisan 1998'i gösteriyordu. Tarihinde ilk defa Azeri istihbarat teşkilatı kapılarını gazetecilere açmıştı. İçlerindeki tek yabancı gazeteci bendim. 'Ajanlık kötü bir şey değildir ' diye devam eden yetkili ağız konuşmasını şöyle sürdürdü : '' Gazeteciler içtimai-siyasi devlet adamıdır. Siz heryere maşallah bizden daha hızlı

4 giriyorsunuz; yazdıklarınızla kamuoyu oluşturuyor, devlet sırrı olması gereken hassas konuları bile irdeliyor, döküp saçıyorsunuz. Aynı vatan için çalışmıyor muyuz, o halde gelin yazılmaması gereken konuları tesbit ettiğinizde bize bilgi verin; ülkemizde iç barış ve istikrar bozulmasın,gereken önlemleri biz hemen yılanı-çiyanı uyandırmadan alabilelim. Sansasyon için ülkenizi dağıtmayın. Siz yazıp çizdikten sonra kimseyi yerinde bulamıyoruz. Telefonları dinliyoruz, ama herkesin telefonunu dinlemeye kimsenin gücü yetmez. En vatansever gazeteci vatanı hesabına çalışandır. Unutmayın yazdıklarınızı okuyan yabancı istihbarahat birimleri aleyhimize planlar hazırlıyor. Gelin elele çalışalım.'' Azerbaycan Güvenlik teşkilatını gezen Azeri meslekdaşlarıma yapılan ajanlık teklifini dinleyen tek yabancı, aslında kardeş, dost ülke olmamız itibarıyla yabancı olmayan tek Türkiyeli gazeteciydim. Demokrasi ve basınla şeffaflığın bu kadar ilerlediğine gerçektende şaşmamak elde değildi. Azeri meslekdaşlarımız cesurca, dudakları uçuklatan sivri sorularını çekinmeden Güvenlik Teşkilatının başkanı Namık Abbasov'a yöneltirken, tabii herkes eskiden olduğu gibi bir elin daha sonra kendilerini tutup, karanlık dehlizlerde işkenceye tabi tutmayacağından emindi. Aklıma birden ajan filmlerinin tartışılmaz gözdesi 007 James Bond geldi; acaba o da gazetecilik yapmış mıydı? Soğuk savaş döneminde KGB'yi modern teknolojiyi de kullanarak çevik zekasıyla atlatan, binbir tehlikeden sıyrılan, görevini hep başarıyla tamamlayarak İngiliz kraliçesine bağlılığını ifade eden meşhur ajanla gazetecilerin mesleki özellikleri arasında bağlantı kurmaya çalıştım. Amerikan çıkarlarını korumak için dünyanın dörtbir yanında özgür basını destekleyen ve önemli noktalarda bulundurduğu yerli, yabancı ve tabii ki Amerikalı gazetecileri bir nevi istihbarahat elemanı gibi kullanan, bazen onları operasyonlarının içine iten CIA'de acaba gazetecilere aktif ajanlık teklifinde bulunmuş muydu? Ya KGB; yabancı ülkelere gönderilen Tass ajansının muhabirleri aynı zamanda ajan mıydı acaba? Sovyetler döneminde içerde ve dışarda çalışan gazetecilerin acaba kaçta kaçı aynı zamanda ajandı? Peki, dünyadaki bu tecrübeden elbette yararlanan MİT, Türk basınında çalışan gazetecilerle nasıl bir işbirliği yapıyor; bilgi alışverişinde bulunulan gazeteciler hangi kıstaslarla seçiliyor; ajanlık yapan vatansever meslekdaşlarımız kimlerdi acaba? Acabalı sorularım tükenmedi. Dalgın, dalgın bu tip ilginç sorularıma kendi kendime cevap ararken yukarıdaki ifadelerin sahibi Namık Abbasov, kendisinin 20 yıl gazetecilik yaptığını, emekli oluncada yine gazeteci olacağını samimi duygularla mütebessüm bir çehreyle açıkladı. Gerçek bir vatansever olan Abbasov, Azeri meslekdaşlarımıza önemli bir hatırlatmada bulunmayı ihmal etmedi : '' KGB'de Sovyetlerle beraber gitti, şimdi içinde olduğunuz bina ve teşkilat bağımsız Azerbaycan için çalışıyor; hala KGB diye bize şüpheli bakanlar, lekelemeye çalışanlar uyanın. Ülkesi için ajanlık yapmak şereftir; provokotörlük yapmayın, vatanınız için çalışın.'' Doğrusu çok etkilendim, Abbasov'a hak verdim. Azerbaycan'ın bağımsızlığını korumasında önemli bir görevi başarıyla eda eden bu teşkilat artık tamamen Milli. Topraklarında Rus üssü ve askeri bulundurmayan tek BDT ülkesi olan Azerbaycan'ın istihbarahat alanındaki başarısında da kuşkusuz Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in rolü büyüktü. Teşkilatın müzesini gezerken Haydar Aliyev'le ilgili iki stand çok ilgimi çekti; zaten mihmandarımızda uzun uzun anlattı Aliyev'in istihbarahat alanındaki başarılarını. 1960'larda teşkilata Aliyev'in başkanlık etmesinden başlayarak 1985'e kadar ordu ve teşkilatda çalışan personelin Azerileştirilmesi zirveye ulaşmış, 1993'den itibaren ise tamamen milileşmişti. Çalışan Rus personel yolcu edilmiş teşkilat yüzde 70 oranında Azerileşmişti. Halen Kafkaslarda karışıklıklar sürererken Azerbaycan'da istikrar ve barışı bozmak isteyen güçler kötü emellerin bu nedenle hayata geçiremiyordu. Aliyev ülkesinin her noktasına hakim olması sayesinde, karşı istihbaratı anında elde ediyordu. Kafkas ve Orta Asya ülkelerinde Azerbaycan'da ki kadar gibi hür ve bağımsız yayın organları yok; anlayacağınız burada muhalif sesler düğer eski Sovyet ülkelerine nazaran susturulmuyor, demokratik bilinç ise süratle gelişiyordu. Türkiye'de olduğu gibi yazılmayan hiç bir şey kalmıyordu. Abbasov basın mensuplarına soruyordu : '' Herşeyi yazmanıza göz yumuyoruz, daha ne istiyorsunuz. Şok açıklamalar mı? '' Azerbaycan Güvenlik Teşkilatında geçirdiğim 5 saati inanın hiç unutamayacağım. Şok açıklamalar yapmayacağını söyleyen Abbasov, en azından beni şok etmişti. Gazetecilikle ajanlık arasında fazla bir fark olmadığını öğrendim o gün Gazetecilere herkesin niye şüpheyle baktığını şimdi daha iyi anladım. Ajan olmak yada olmamak işte bütün mesele buydu! Sovyet anlayışına göre gazeteci ajan demekti. KGB'nin patrolu olmuş Yevgeni Primakov bir gazeteci değilmiydi? Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'dan yayın yapan Amerikan Kongresi'nin maliyeleştirdiği Azatlık ( Liberty )

5 radyosu, Namık Abbasov'un şok girişimine şok yaklaşımım üzerine ertesi gün Faruk Arslan'ı MİT ajanı ilan ediyordu. Sadece beni değil, Bakü'de Hürriyet gazetesinin temsilciliğini yapan İrfan Sapmaz'da güya MİT ajanıydı! İşin tuhaf tarafı bu duyuruyu yapan Azatlık radyosunun Azerbaycan masası şefi Mirza Hazar'dı. Mirza Hazar, Guba kentinden Bir Dağ Yahudi'siydi. Azerbaycan'da onun MOSSAD ve CIA'ya çalıştığı iddiaları ayyuka çıkmıştı. İpin ucu kaçırılmış haber bültenlerine haber veren haberciler, Aliyev aleyhtarı olduğu sürece ekmek yiyordu. Mirza Hazar, Bakü'de muhalif görüşlere sahip 9 acar muhabire haber karşılığı yüksek ücretler ödeyerek Aliyev rejimini yıkmaya çalışıyordu. Tuhaf ama gerçek. İçlerinde tek tük Aliyevciler Elmira Ahmedova ve Rusça masasına çalışan Elmira Akındov ise Rus istihbaratına çalışıyordu. Oysa para kaynağı olan ABD ve Amerikan petrol şirketleri Aliyev'den petrol payları kopartabilmek için ülkelerinin dış politikasını bile değiştirmişti. Kim kimin adamıydı, kim kime çalışıyordu? Belli değildi. Neler oluyordu? Kafkaslarda oyunlar ve aktörler karmakarışıktı. Çünkü Kafkas politikaları petrole endeksliydi. Petrol çok can alan, ülkeleri karıştıran, darbelerin, suikastların gerekçesi olan kara bir nesneydi. O nesne Kafkasları fokur fokur kaynatıyordu. Acabalı sorularıma MİT eski müsteşarı Mehmet Eymür, azılı düşmanı ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın cumhurbaşkanı seçilmemesi için Şubat 2000'de ikamet ettiği ABD'den web sitesi açınca cevap bulabildim. Eymür "Genel Yayın Yönetmenleri" de dahil bazı gazetecilerin MİT'e çalıştıkları iddiasıyla birlikte "Daha 20 kadar Ajan Gazeteci var" sözleri, ajans gazetecilik mefhumunu ilk kez lügatımıza ciddi biçimde girdirdi. Eymür, Fatih Altaylı'nın MİT ajanı olduğunu ifşa ederken diğerlerinin isimlerini vermemeyi tercih etmişti. TGC Başkanı Nail Güreli'nin rahatsızlık duyduğuna dair MİT'e mektup göndermesinin ardından MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun nihayet beklenen tarzda açıklamasını yaptı. Atasağun'a göre, MİT'in kullandığı gazeteci yoktu! Atasagun'un bu açıklaması başında bulunduğu örgütün ajanlarını deşifre etmemeye yönelikti yılında ABD'de yaşanan benzer bir "ajan gazeteciler" tartışması CIA ile yakın ilişkiler içerisinde bulunan MİT'in uygulamalarına da ışık tutuyordu.tartışmanın kaynağını, Richardson&Murtha yasa tasarısı oluşturuyordu. Tasarı ile, CIA'nın gazetecileri kullanmasını tamamen yasaklaması hedefleniyordu. Dönemin CIA Başkanı John Deutch'un, istisnai hallerde kullanıma izin verilmesi için Dış İlişkiler Komisyonu'na başvurması ile durum değişti. Tasarıya, CIA'nın istisnai hallerde özel izinle gazetecilerin kullanabilmesi hakkı eklendi.14 bin üyeli Profesyonel Gazeteciler Derneği, CIA'nın gazetecileri kullanma isteğine, gazetecilerin güvenli çalışma ortamlarını zayıflattığı için büyük tepki gösterdi. Bu gerçeği somut örneklerle de ortaya koydular. Ancak, bütün bu itirazlar tasarının yeni haliyle 1997 yılında yasalaşmasını önleyemedi. Böylece CIA'nın ajan gazeteciler kullanması için, 19 yıl aradan sonra yasal kılıf da hazırlanmış oldu. Zira ABD de, CIA'nın gazetecileri "ajan" olarak kullanması, 1977 yılında Senato İstihbarat Komitesi'nin soruşturması ile yasaklanmıştı. Senatör Frank Church başkanlığındaki Komite, 1976 yılı itibariyle CIA'nin 50'yi aşkın gazeteciyi "ajan" olarak kullandığını ortaya çıkarmıştı. Komite soruşturması, CIA'nın kullandığı gazeteciler arasında, yayın yönetmenleri, editörler, muhabirler ve yurt dışı temsilciler olduğunu gösterdi. Ajan gazeteciler arasında, Watergate skandalı ile öne çıkan Washington Post muhabiri Ben Bradlee, Pulitzer ödüllü Miami News muhabiri Hal Hendrix, önde gelen basın sendikacısı Joseph Alsop da vardı. CIA'nın ajan yelpazesi, Radio Liberty, Washington Post, New York Times, Reuters, Associated Press, Newsweek, CBS gibi dünyaca tanınmış yayın kuruluşlarına kadar yayılmış durumdaydı. CIA, ajan gazetecileri bazen kamuoyu oluşturmakta, bazen de istihbarat toplamakta kullanmıştı. Üstelik sadece Watergate skandalında olduğu gibi yurt içinde değil, Musaddık darbesinde olduğu gibi yurt dışında da gazeteciler yaygın olarak kullanıldı. Basına sızan resmi belgelere göre CIA İran'da Musaddık'ı devirmişti; Dışişleri Bakanı Albrihgt bu nedenle geçte olsa Nisan 2000'de özür diliyordu. Musaddık olayı konusunda New York Times'ın yayınladığı resmi belgelerde, basının nasıl kullanıldığına dair de net bilgiler veriliyordu.cia, Musaddık hükümetinin azli için Şah Rıza Pehlevi'ye görevden alma yazısı yazdıramayınca, bunu kendisi Kraliyet tarafından yazılmış gibi kaleme aldı. Ardından da, Associated Press ve Newsweek dergilerini kullanarak yayınlattı New York Times'ın Tahran muhabiri Kenneth Love'ın belgeyi yayınlarken kullandığı, "İran gazetelerinde ertesi gün yayınlanacak" ifadesi ise, işin oyun boyutunun en açık delili idi. Bu arada CIA'nın Musaddık darbesi sırasında bir İran gazetesinin patronunu, 45 bin dolar vererek satın aldığını da belirtmekte fayda var. CIA'nın "ajan" gazetecilere düşkünlüğü ortadaydı. Şüphesiz, gazetecileri kullanan tek örgüt de CIA değil. İngiliz MI6'nın yine kendi belgelerine dayanarak, Endonezya'daki Sukarno darbesi için Reuters, BBC ve Observer yayın

6 kuruluşlarını kullandığı ortaya çıkmıştı. Hatta KGB'nin bir Türk gazeteciyi, Afganistan savaşı sırasında mücahitler hakkında bilgi toplamak için gönderdiği de, KGB arşivleri açılınca günyüzüne çıktı. Hele Türkiye'de 28 Şubat sürecinde yakından şahit olduğumuz, her gün gizli bir kaset veya rapor yayınlayan "düğmeci" ve "tetikçi" gazetecilerden sonra, Atasağun'un"ajan gazeteci yok" iddiası biraz havada kalıyordu. Bu insanların deşifresi için yeni Mehmet Eymür'ler beklemek yerine, bir gün MİT'in de arşivlerini açmasını beklemek daha güvenli olabilir.. Kimbilir, belki MİT de bir gün açılır... Atasağun'un açıklamasından sonra www. atin.org ünvanlı web sayfasında yayımlanmasına rağmen yukarıdaki sözlerin kendisine ait olmadığını ileri süren Eymür, " Ne MİT'in elemanlarını açıklamak gibi bir misyona talibiz, ne de medyanın saygıdeğer emekçilerine dil uzatmak gibi anlamsız bir tavrın içine gireriz. Yazdıkarımız kimi rahatsız ediyor, kim üstüne alınıyorsa muhatabımız o dur. " ifadelerini kullanıyordu. Eymür'e göre, işbirliği ile satılmak arasındaki fark şuydu: " Daha önce de belirtmiştik. Biz her Türk vatandaşının ( basın mensupları dahil) Milli İstihbarat Teşkilatını sevmesini ve milli birlik ve bütünlük için ona hizmet vermesini arzuluyoruz. Gelişmiş toplumlarda basın-istihbarat işbirliğinin bir çok misali var. ABD'de büyük tartışmalardan sonra İstihbarat Teşkilatı'nın basın mensuplarını "faaliyet elemanı" olarak kullanması yıllar önce yasaklandı. Buna karşın, mesela sadece "Terör Konusunda" faaliyet gösteren "Haber Ajansları" var. Bunların mensupları, o konuda uzmanlaşmış kişiler. İstihbarat teşkilatları bu kişilerin bilgi ve belgelerinden, tecrübelerinden açık bir şekilde yararlanıyorlar. Bazen istihbarat teşkilatlarının ulaşamadığı bilgilere onlar ulaşıyorlar. Kimse bu işbirliğini onur kırıcı ve şerefsiz bir davranış olarak algılamıyor. İnsanlar istihbarat teşkilatlarının, devletin vazgeçilmez ve önemli bir unsuru olduğuna inanıyorlar. "Bu tartışmaları ilgi ile izleyen Azeri Büyükelçi Memmed Nevruzoğlu'de Atasağun'un ciddi olup olmadığnı merak ediyor ve ekliyordu: " Sovyet döneminde Itar Tass'ın tüm muhabirleri KGB ajanıydı. Önemli olan içte değil dışta istihbarat yapabilmek. Bunun içinde para lazım. " İstihbarat pahalı bir işti. Türk basınında elbette MİT ile birlikte çalışan ve servisleri emir telakki ederek spekülasyon, provakasyon yapan gazeteciler vardı. Bir istihbarat adına çalışmak gazetecinin tarafsızlığına, bağımsız düşünceye leke düşürürdü. MİT- gazeteci ilişkileri şeffaf olmalıydı; kapalı kapılar arasında gelip giden dosyalar varsa bunun adına gazetecilik değil Türkçe muhbirlik denirdi. (Azerice muhbirlik gazetecilik anlamına geliyor. ) Açık bilgiyi medyada yazmak istihbaratçılık değildi, yazmadan jurnallemek veya kasıtlı yönlendirme yazmak ise gazetecinin işi olamazdı. Gazetecilerin yolu ajanlarla kesiştiği için tehlikeli bir kavşakta duruyorlardı. Hiç bir zaman ' 007 Türk James Bond' olmadım, 'Azeri Bond'luğundanda kaçtım; sadece gerçekleri arayan, cesur, tarafsız, bağımsız bir gazeteci-yazardım. MİT'in 007 Türk James Bond'u Yeşil kod adlı şu anda Albay olması gereken Mahmut Yıldırım ve Susurlukta mefta olan Abdullah Çatlı gibilerdi. Burada itiraf etmek zorundayım ben hiç bir örgüt, şirket, devlet veya istihbarat hesabına çalışmayan, çalışmamış, çalışmayacak kadar özgür bir gazeteciyim. Bu nedenle bağımsız kaynak olarak yabancı ajanslar Bakü'de görev yaparken hep görüşüme başvurdu. BBC, hatta beni ajan ilan eden Azatlık radyosu. Azeri kardeşlerimin sandığı gibi MİT elemanı kesinlikle değilim. CIA' ya, Rus istihbaratına çalıştığımda iddia edildi. Şükür Allah'a bir tek MOSSAD ajanı diyen çıkmadı. Gurbetde Aykırı Konuşmalar da, 1992 ile 2011 arasında aykırı insanlarla gurbet ellerde yaptığım 15 aykırı konuşmalara, röportajlara yer veriyorum. Yurt dışına çıkınca insanlar daha serbest konuşur. Bunların arasında politikacı, yazar, şair, akademisyen, ses sanatçıları, gurbetçi akademisyenler, Amerikalı ve Kanadalı yabancılar bulunuyor. Rahmetli Azeri lider Haydar Aliyev ile yaptığım tarihi röportaj, Aliyev le geçen Karabağ diplomasisi ve bol petrol konsorsiyumlu yıllarım, araştırmacılara kaynak teşkil ediyor... Rahmetli lider Ebulfez Elçibey ile ölmeden önce son yaptığım vasiyet gibi röportaj: Türkiye ile birleşmeliyiz. Rahmetli Azeri şair Bahtiyar Vahapzade ile geçen 7 yılın sırları, hatıraları. Türk dünyasının saygın politikacısı Namık Kemal Zeybek, değerli sanatçılar Ahmet Özhan, Tuluyhan Uğurlu ve son yıllarlın katalizör aydını Prof. Dr. Mümtaz er Türköne ile sıra dışı konuşmalar. Yarım yüzyıla yakın ömrünü gurbetde geçirmiş başarılı akademisyenlerimiz; Prof. Dr. Fuad Şahin, Prof. Dr. Tözün Bahçeli, Prof. Dr. Feridun Hamdullahpur ve Prof. İbrahim Dinçer dan müthiş tesbitler... Kanadalı yabancı akademisyen Prof. Dr. Dimitri Kitsikis, din adamı Dr. Damien MacPherson ve politikacı Prof. Dr. Tony Ruprecht den tarihe not düşen önemli açıklamalar. Ve Amerikalı Dr. Jill Carroll'a göre Fethullah Gülen... Sorumun cevabına dönecek olursam, nasıl gazeteci olduğumu inanın ben de daha çözemedim Belki de bu sorunun cevabı röportajlarımda gizli...

7 Gazeteci Yazar Faruk Arslan Toronto, Kanada 20 Haziran 2011 Aksiyon da Haydar Aliyev Röportajım, Aliyev le geçen Karabağlı ve Petrollü Yıllar Bakü, Azerbaycan 22 Ocak 1997 de Aksiyon un 112. sayısında yayınlanan Kafkasya nın yükselen yıldızı Azerbaycan konulu kapak çalışması yazmam, kardeş ülke Azerbaycan da geniş yankı uyandırdı. Bu röportajda Haydar Aliyev, sadece özgeçmişinde yer alan bir ifadenin değişmesini istedi. Nahçıvan ın Ordubat rayonunda doğmadığını, bu ibarenin silinmesini rica etti. Çok basit bir dilekti, hemen sildik. Nedenini yıllar sonra öğrenecektim. Aliyev, Ermenistan ın Sisiyan köyünde doğmuştu. Ülkesine pek çok hizmetleri dokunan global bir liderdi Aliyev. Elbette yanlışları vardı, olması kaçınılmazdı. Sovyet eğitiminden geçmişti, idare ettiği halkı yönetmek için demir yumruk olmak gerekiyordu. Söz konusu röportaj, Aralık 1996 da Lizbon da yapılan AGİT zirvesinde Aliyev in elde ettiği büyük diplomatik başarı sonrasına rastlar. Aliyev, Türkiye den bir uçak dolusu gazeteciyi Bakü ye getirerek zaferini açıklamak ister. Bu hamle ile Türk kamuoyunu yanına çekmek arzusundadır. Ancak Türk gazeteciler, bir türlü zaferin ne olduğunu anlayamamıştı. Tam 8 saat ayakta konuşan Aliyev, kimseye derdini anlatamadı. Sadece kendini dinleyen gazetecileri hitabetiyle, karizmasıyla mest etti. Tekrar Akisyon daki kapak dosyamıza dönelim. Aslında 7 sayfanın hepsini tek başıma yazmak zorunda kalmıştım! Aliyev ile röportajı, Türkiye den on gazeteci ile birlikte Cumhurbaşkanlığı sarayında 25 Aralık 1996 da yapmıştık. Hürriyet Gazetesi yazarı Ferai Tınç, Sabah, Cumhuriyet ve Milliyet gazetelerinden muhabirler, STV den Saim Orhan, STV Bakü Bürosundan Tahir Karanfil ve kameraman Murat Erkan salondaydı. Kimse bu görüşmeyi haberleştirmedi, köşe yazısı yazmadı, röportajı yayınlayan olmadı. Çünkü Aliyev, Türk muhabirlerin işine gelir biçimde konuşmamıştı. Komünizmi övmedi, yeni baştan bir ülke kuruyordu. İş başa düşmüştü. Aksiyon dergisi, Azerbaycan ı ve Orta Asya Türk cumhuriyetlerini, liderleriyle tanıtmayı amaçlayan bir karar almıştı. Aksiyon un o dönemde koordinasyonu sağlayan idarecisi Ahmet Kemerli ye şükran borçluyuz. İlk defa kapak dosyası yazacaktım. Heyecanlıydım. Türkiye nin Bakü Büyükelçisi Osman Faruk Loğoğlu ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Hasan Hasanov yurt dışındaydı. Kısa sürede yetiştirmem istendiği için onlara ulaşamamıştım ama onlar olmadan kapak dosyası tamamlanamazdı. Hem büyükelçi hemde Hasanov, bana çok güvenirdi, kendi ağızlarından demeç yazsam kızmazlardı. Hatta Hasanov, bir gün Sen Azerbaycan dış politikasını benden daha iyi biliyorsun. Benim adıma demeç yazabilirsin ama eğer yanlış bir şey yazarsam inkar ederim demişti. Onun adına demeç yazmaya izinli iki muhabirden biriydim. Büyükelçi Loğoğlu, kendi demecini Aksiyon da okuduğunda uzun süre güldü ve: Faruk, bundan güzelini söyleyemezdim. Benim ne diyeceğimi biliyorsun. Bravo! demişti. Bu kadar itiraf yeter! Azerbaycan ın, Sovyet Rusya nın idaresinden kurtulup bağımsızlığını kazandığı andan bugüne değin geçen kısa zaman diliminde, bölgesinde kendinden söz ettiren bir ülke konumuna nasıl geldiğine ve bu konumuna gelmede büyük gayreti olan, artık rahmetli olmuş Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev e ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı kapak dosyamızı, ülkede yayınlanan birçok gazete manşetine taşıdı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı nın Dış

8 Politila Müşaviri Vefa Guluzade nin sevinci halen gözlerimin önünde. Aylarca Aksiyon un bu sayısını masasından kaldıröadı, odasına her gelene gösterdi, yurt dışında tanıttı. Panorama adlı gazete Aksiyon un haberini Azerbaycan hakkında yedi sayfa başlığıyla okuyucularına duyururken, Türkiye için Azerbaycan mevzuu yeni değildir değerlendirmesini yaptı. Dünyanın bütün olaylarından mufassal malumatlar ile zengin olup ve devrin matbuatları arasında yer alan Aksiyon Dergisi nin Azerbaycanlı nın gönlünde ayrı bir yeri olduğuna değinen Yeni Azerbaycan Gazetesi ise olayı Kafkasya nın Yükselen Yıldızı AZERBAYCAN başlığıyla okuyucularına duyurdu. Bu dosya ile, Azerbaycan hakikatlerinin dünyadaki Türkçe konuşan okuyuculara ulaştığını dile getiren gazetenin haberinde, lik bir rakamla tiraj patlaması yapan dergi sayfalarında ictimai, siyasi ve iktisadi hayatımızda son dönemlerde baş gösteren değişikliklere de değinmeden geçememiş deniliyor. Halk Gazetesi ise, Türkiye de haftalık olarak yayınlanan ve en çok satılan dergiler arasında yer alan Aksiyon dergisi, sayfalarında Türk dünyasına, Türkdilli ülkelerin siyasi, iktisadi ve medeni yaşantılarına yer ayırıyor şeklinde bir yorum yaptı. Gazetenin haberinde şu ayrıntılar göze çarpmakta: Müellifler Cebrail Çilesiz, Enis Öznük ve Faruk Arslan ın kaleme aldıkları makalede vatanımızın bugününe ve geçmişine seyahat edilip, düçar olduğumuz faciaların sebepleri araştırılıyor. Haydar Aliyev in dili ile Azerbaycan ın iktisadi, medeni, ilmi kudreti ve zengin hayat yoluna ışık tutulup onun miletimizin kurtuluşu için gösterdiği faliyetleri anlatılmakta. Nefis güzel tertibatda, enfes resimler ile basılan sayfalarda Türkiye nin Bakü deki Sefiri Osman Faruk Loğoğlu nun, Türkiye İş Adamları ve Sanayicileri Beynelhalk Cemiyetinin Başkanı Ercan Turan ın Azerbaycan ın bugünkü durumu hakkındaki görüşleri de yer almakta. Türkiye Azerbaycan münasebetlerini hususi olarak vurgulayan ülke rehberimiz bu münasebetlere yüksek kıymet verip, kardeşlik ve dostluk hislerinin ölmezliğini savunmakta. Aliyev in diplomatik başarısı Ermenistan ı kısa sürede karıştırmıştı. Ermenistan Cumhurbaşkanı Levon Ter Petrosyan ı istifa ya zorlayan kansız darbeyi Türk basını anlayacak seviyede değildi. Petrosyan, Azerbaycan ın toprak bütünlüğün, resmen tanımış ve çözüm için iki aşamalı AGİT planına olur vermişti. Bu kolay olmayacaktı. Netice itibariyle olayı yazmak yine Aksiyon da Taşnakların Kansız Zaferi başlığıyla bana düştü: Fotografta Haydar Aliyev e AGİT Lizbon zirvesinden sonra takdim ettiğim Katiyetin Tentenesi manşetli gazetemizi veriyorum. Aliyev oldukca memnun. 22 Aralık Karabağ sorununun çözümünde asıl engel teşkil eden Taşnakların legalleşerek yönetimi tamamıyle ele geçirmesi, Karabağ da dört yıldır süren ateşkes ve barış sürecini, 1998 de başladığı noktaya getirmişti. Aslında herşey 1890 da Taşnak adı altında Ermenilerin örgütlenerek Osmanlı tebası altında 500 yıl beraber yaşadıkları Türklerden ayrılmak istemeleri ve Büyük Ermenistan hayaline kapılmalarıyla başladı. Özellikle 1905 ve 1918 yıllarında Doğu Anadolu da gerçekleştirdikleri katliamlar, milleti sadıka unvanı kazanmış Ermeni halkına olan güveni yok etti te 1,5 milyon Ermeni nin toplu olarak sürgün edilmesi (Ermenilerin soykırım iddiasına neden olan olay), o dönemde Osmanlı yı rahatlattı. Ancak, Azerbaycan, Karabağ ve şimdiki Ermenistan arazisine yerleşen Ermeniler daha sonraları Sovyetlerin çatısı altında devletleşecekti te Kars Anlaşması yla Ermeniler Karabağ a özerklik koparmayı başardılar. Dahası, Nahcıvan ile Azerbaycan ı birleştiren Zengezur Azeri bölgesi de Ermenistan a verilerek Türkiye ile bağlantı tamamen kopartıldı e kadar Ermenistan da Ermenilerle beraber yaşayan 250 bin Azeriyi kötü bir sürpriz bekliyordu. Sevan gölü (Göğgöl) çevresinde en güzel mekanlarda Ermenilerle birlikte yaşamış bu Azeriler, Taşnaklar tarafından otobüslere, trenlere doldurularak kovuldular. Azeriler de Azerbaycan da yaşayan Ermenileri geri gönderdi. Artık iki milletin bir arada yaşaması imkansız hale gelmişti. Ermenistan Milli Harekatını, 1998 e kadar iktidarı ele geçiren 11 kişi yönetiyordu. Levon Ter Petrosyan onlardan biriydi. Petrosyan ın yönetime gelişi Ermenistanlı olmasındandı. Aslında

9 harekatı yönlendirenlerin tamamına yakını Karabağ Ermenisiydi. Petrosyan ı deviren radikal kesimin tamamının Karabağlı olması, Ermenistan ın Karabağ ı değil, Karabağ ın Ermenistan ı ilhak ettiğini gösteriyor. Petrosyan da 1 Aralık 1989 da Ermenistan Parlamantosu nu Karabağ ı ilhak kararı alması için zorlamış, halkı örgütlemişti da bu nedenle bir yıl Moskova hapishanesinde yattı. 7 dili anadili gibi konuşan Petrosyan, Taşnaklar sayesinde savaş için örgütlediği orduyu Karabağ dışına da taşarak Azerbaycan ın 6 kentini işgal ettirmek için kullandı. Ülkesinde 30 bin askeriyle iki Rus üssü konuşlandıran, Rusya ile askeri işbirliği anlaşması yapan da Petrosyan dı. Peki, onu kim devirdi? Moskova mı, Taşnakların desteğini almış Karabağlılar mı? 1991 ve 1996 da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini Petrosyan, söz konusu haraketin adayı olarak kazanmıştı. Ancak Petrosyan 28 Aralık 1994 te Taşnak partisini, terör eylemlerinde bulunduğu ve dış ülkelerden yardım aldığı gerekçesiyle kapattırdı. Zaten yüzde 52 oy alarak kılpayı cumhurbaşkanı olan Petrosyan a karşı Taşnaklar ana muhalefetin başkanı Vazgen Manukyan ı desteklemiş, adayları kazanamayınca 26 Eylül 1996 da parlamantoyu basmışlardı. Seçimde sahtekarlık yapıldığını öne sürerek anayasa mahkemesine başvuran Manukyan, hem muhalefetten hem de ABD deki Ermeni lobilerinden destek aldıysa da sonuç elde edemedi. Petrosyan, bu olaydan sonra İçişleri Bakanı ve Güvenlik Teşkilatı Başkanı silahdaşı Karen Şahnazaryan ı görevinden azledip Karabağlı Serj Sarkisyan ı bu göreve getirerek ilk hatasını yaptı. Başbakan Grant Bagranyan ın istifasının ardından ise Petrosyan, Mayıs 1996 da bu göreve Karabağ ın sözde cumhurbaşkanı seçilmiş Robert Koçaryan ı getirerek ikinci hatasını yaptı. Karabağ harekatının lideri olan şimdi Erivan da ipleri ele geçiren Robert Koçaryan ı Petrosyan, muhalefetle iyi dialoğu olduğu için tercih etmişti. Aliyev in başarılı mekik diplomasisi neticesinde uluslararası baskıya dayanamayan Petrosyan, barıştan başka yol olmadığını kavramış, ancak Karabağlı Ermenileri nasıl ikna edeceğini şaşırmıştı. Karabağ sorununun çözümünde AGİT MİNSK Grubu nun sunduğu iki aşamalı plana sıcak bakan ve ortak bir deklarasyona Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev le beraber 10 Eylül 1997 de Strassbourg da imza atan Petrosyan a karşı darbe süreci geniş bir platforma yayılarak başlatıldı. Petrosyan ın başka çözüm yolu yok demesi üzerine Taşnaklar yine terörle sahneye çıktı. Erivan ve Hankendi nde sürekli mitingler düzenleyen muhalif gruplara Ermeni basını ve dışarıda Ermeni lobisi de eşlik etti. Ermenistan Güvenlik Konseyi ni toplayan Petrosyan güvenlik birimlerini seferber etti. Terör olaylarının Erivan ile Hankendi arasında AGİT in Karabağ planı konusunda görüş ayrılığından kaynaklandığı belirtilse de, Petrosyan ın yakın çevresine karşı düzenlenmiş terör olaylarını Taşnakların işlediğini herkes iyi biliyordu. Karabağ liderleri bu iddialara sert tepki göstererek Erivan a ültimatom verdi. Petrosyan ın en yakın adamı olan Erivan Valisi Vano Sıradekyan ın istifası üzerine işin ciddi olduğunun farkına varıldı. Dışişleri Bakanı Aleksandr Arzumanyan ın istifa etmesi ve parlamentoda 50 milletvekilinin muhalefete geçmesinin ardından, kendisine karşı darbe düzenleyen üçlü grubu; Başbakan Robert Koçaryan, İçişleri Bakanı ve Güvenlik Teşkilatı Başkanı Serj Sarkisyan ve Savunma Bakanı Vazgen Sarkisyan ı yanına çağıran Petrosyan, kan dökülmeden istifa edeceğini açıkladı. Ve ertesi gün 3 Şubat ta Ermenistan Televizyonu ndan istifa ettiğini duyururken, barış çağrısında bulunmayı ihmal etmedi. Petrosyan, savaş partisinin kazandığını ifade ediyordu. Ermenistan Meclis Başkanı Babken Aratsiyan ve yardımcılarının Petrosyan ın istifasının parlamentoda onaylanmasının ardından istifa etmeleri ve yeni Meclis Başkanı seçtirilen Koçaryan ın müşaviri Hosrov Artunyan ın cumhurbaşkanlığı vekilliğini Koçaryan a teslim etmesi, Ermenistan a bundan sonra Koçaryan takımının yani Karabağlıların hükmedeceğini gösteriyor. 16 Mart ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde Koçaryan aday olmayabileceğini açıklasa da bu, kanunların hali hazırda imkan vermemesinden kaynaklanıyor. Koçaryan Azerbaycan vatandaşı. Kanuna göre ise cumhurbaşkanı adayının en az 10 yıl Ermenistan vatandaşı olması gerekiyor. Meclis in anayasada değişiklik yapması Koçaryan ı aday yapabilecek. Koçaryan, beklenenin aksine savaş kararı almadı; Petrosyan ın imzaladığı anlaşmaların ve Karabağ da AGİT MİNSK Grubu sürecinin devam edeceğini duyurdu. Bakü de Haydar Aliyev de barıştan yana tavır koydu. AGİT sürecine ümidini ve güvenini ifade etti. Koçaryan üç dönem arka arkaya başkanlık yaparak sorunun çözümünü tıkadı ve cumhurbaşkanlığı yine 2006 da Karabağlı bir Ermeni olan Serj Sarkisyan a bıraktı. KARABAĞ SAVAŞI NASIL BAŞLADI? 1918 de Azerbaycan da 30 bin Azeri yi katleden Ermenilerin Büyük Ermenistan hayali Karabağ da başlamıştı. 15 bin mevcuduyla Azerbaycan ın yardımına giden Türk ordusu Mondros Mütarekesi nedeniyle geri dönerken, Mehmet Emin Resulzade başkanlığında

10 doğunun ilk demokratik cumhuriyeti kuruldu. Kızılordu nun 1920 de Bakü yü işgalinin ardından Ruslar, Ankara hükümetiyle 1921 de Kars anlaşmasına imza atarak Nahçıvan ı Türkiye garantörlüğüne verirken, Karabağ ın özerklik statüsü ile Azerbaycan a bağlanması şartını pazarlık yaparak kabul ettirdiler. Ruslar, SSCB nin dağılma sürecini Karabağ ı Azerbaycan dan kopartma girişimi ile başlattılar. 15 Haziran 1988 de Ermenistan Meclisi nin Karabağ ı ilhak kararından sonra Ermeniler tarafından Karabağ ormanlarının yok edilmesi nedeniyle miting düzenleyen iki Azeri gencin öldürülmesiyle ilk kıvılcım ateşlendi. Bakü de oluşan tepkiler, Karabağ ı kimseye vermeyiz şeklini alınca, Ermeniler, Ermenistan da yaşayan 250 bin Azeri yi ülkeyi terke zorlayarak tek milletli devlet projelerini başlattılar. Azeriler in cevabı Azerbaycan da yaşayan 200 bin Ermeni yi göndermek oldu. Temmuz 1989 da Azerbaycan Halk Cephesi kuruldu; bu yıl sonuna kadar 216 Azeri Karabağ da hayatını kaybetti. Ermeni tarafını tutan Gorbaçov, Bakü Azatlık Meydanı nı dolduran bir milyonu aşkın Azeri nin tepkisini kırmak amacıyla olağanüstü durum ilan etti. 20 Ocak 1990 da Bakü ye giren tanklar eşliğinde özel eğitim görmüş, uyuşturucu almış Rus komando birliği, 441 kişiyi katlederken 600 ü aşkın kişiyi de yaraladı. Artık Karabağ da iki toplumun beraber yaşama ihtimali ortadan kalkmıştı. 13 Ocak 1992 de Azerbaycan Meclisi aldığı kararla Kurtuluş Savaşı nı başlattı. Karabağ a giren Ermeniler, 30 bin Karabağ Azerisi ni göçe mecbur etti. Ermeniler, 366. Rus Alayı nın yardımıyla 26 Şubat ta 7 bin nüfuslu Hocalı kasabasını işgal ederek savaşı resmileştirdiler. Savaş sonunda Azerbaycan topraklarının yüzde 20 sini kaybetmişti. 1,5 milyon Azeri, göçmen ve mülteci oldu. Savaş sırasında 35 bin Azeri genci şehit olurken, 5 bin genç de esir düştü, her kentte bir şehitler mezarlığı kuruldu. Göçmenler ülkenin her köşesine yerleştirildi, bir milyonu aşkın göçmen neredeyse 20 yılı çadırlarda geçirdi. Azerbaycan ın savaştan gördüğü maddi zarar 40 milyar dolar. Manevi zararı hesaplamak ise mümkün değil. AGİT SÜRECİ 3 Ekim 1993'te Haydar Aliyev in cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından başlayan barış süreci, Agdam ın işgalinden sonra Aliyev in BM ve AGİT e başvurusuyla başladı. 16 Mayıs 1994 te Bişkek protokolüne imza atan Ermeni ve Azeri tarafı ateşkes konusunda anlaştı te yapılan AGİT zirvesinden tarihi bir karar çıktı: AGİT in ilk barış gücü Karabağ da konuşlandırılacak. Ancak bu kararın uygulama mekanizması kalıcı barış maddelerinde uzlaşılamaması nedeniyle bir türlü belirlenemedi. Aliyev in girişimleri sonucu AGİT Minsk grubu kuruldu. Grubun Rus eşbaşkanı Vlademir Kazimirov un oyalama taktikleri sonucu, 2 yılda hiç bir ilerleme sağlayamayan Minsk Grubu nun çalışmaları, eşbaşkanlığına ABD nin getirilmesiyle ivme kazandı. 2 Aralık 1996 da Lizbon da gerçekleştirilen AGİT zirvesinde Aliyev, veto hakkını son dakikaya kadar kullanarak, Karabağ sorununun çözüm prensiplerini Ermenistan dışında 52 ülkeye onaylattı. Buna karşılık Ermenistan Minsk Grubu na Fransız eşbaşkan tayin edilmesini sağlayarak durumu lehine değiştirmeye çalışsa da, Bakü nün ısrarı üzerine ABD li eşbaşkan görev başına getirildi. Minsk Grubu nun Rus, Amerikan ve Fransız eşbaşkanları bir yandan hızlı bir çalışma sergilerken, diğer yandan Minsk Grubu başkanlığına getirilen ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Strobe Talbott, Karabağ için son ve alternatifsiz olarak nitelenen çözüm planını taraflara sundu. ABD nin devreye girmesinde Azeri petrollerinden pay alması büyük rol oynadı. Fransa ya da petrol payları veren Aliyev, petrol kartını kullanarak, bu yıl yapılan G 7 Denver zirvesinden de Azerbaycan lehine karar çıkmasını sağladı. Aliyev in ABD ye düzenlediği 10 günlük resmi ziyaret ve ABD li petrol şirketleriyle imzalanan 10 milyar dolar tutarındaki anlaşma, ABD nin Kafkas politikasında önemli değişiklikler yapmasına neden olması hasebiyle, bölgedeki nüfuzuna darbe vurulduğunu anlayan Rusya nın tedirgin olmasına yol açtı. AGİT in sunduğu ve Bakü nün kabul ettiği çözüm planı şöyle: 6+2 formülüne esasen işgal altındaki Azeri toprakları iki aşamalı koşulsuz boşaltılmalıdır. İlk aşamada 6 kent (Kelbecer, Agdam, Gubatlı, Zengilan, Fizulu, Cebrail) boşaltılırken, göçmenler yurtlarına dönmeli, oluşturulacak tampon bölgeye çok uluslu AGİT barış gücü yerleştirilmelidir. İkinci aşamada Karabağ a en yüksek statü verilir (Tataristan modeli: Dışişleri ve savunma dışında tamamen özerk), Şuşa ve Laçin boşaltılır. Karabağ ile Ermenistan ı birleştiren Laçin geçidini AGİT gücü korur. Ermeni ordusu, Karabağ polisine çevrilir. Karabağ da bulundurulması gereken silah miktarı AKK anlaşması çerçevesinde Ermenistan a tanınan miktarı geçemez. Ermenistan, Azerbaycan ın toprak bütünlüğünü tanır. İki ay önce sunulan sözkonusu çözüm paketini hemen kabul eden Bakü, şimdi MİNSK Grubu tarafından söz verildiği gibi 1997 yılı sonuna kadar kalıcı barış konusunda Ermeni tarafının ikna edilmesini bekliyor. Geçen hafta tarafların plana ilişkin cevabını almaya gelen MİNSK Grubu nun üç eşbaşkanı, Erivan ve Hankendi ne 10 gün daha süre tanıdı.

11 AGİT planının iki aşamalı formülüne Erivan sıcak bakarken, Hankendi savaş ihtimalini öne sürüyor. Yukarı Karabağ Ermenileri, bağımsızlık iddialarından vazgeçmiyor. Bundan sonra; uluslararası baskılar nedeniyle Karabağ ın bağımsızlığını tanımamış olan Ermenistan ın doğrudan Bakü Hankendi görüşmelerinin başlamasını teklif etmesi muhtemel. Ancak Bakü, Hankendi ni muhatap almıyor. Azerbaycan ın petrolüyle ABD nin dış politikasını satın aldığını öne süren Ermenistan ın Rusya ile askeri müttefiklik anlaşması imzalaması aslında Azerbaycan ı ve Türkiye yi hedef alıyor ve bu Kafkaslar da ABD ile Rusya arasında bir nüfuz savaşının artık başladığını gösteriyor. Rusya nın Karabağ için sunduğu çözüm planı aslında ABD ninkinden farklı değil. Rusya nın AGİT barış gücünün çoğunluğunun Rus askerlerinden oluşturulması yönündeki ısrarı büyük bir handikap olarak değerlendiriliyor. Rusya, Kafkasya da hakimiyetini Ermenistan ı maşa olarak kullanarak sürdürmek istiyor; Ermenistan da konuşlandırdığı 3 üs ve 10 bin Rus askerinden, 2 üssü Türkiye Ermenistan sınırını koruyor. ABD ise topraklarında Rus askeri ve üssü bulundurmayan, petrol zengini Azerbaycan ı kendine partner seçti. ALİYEV' E SUİKAST VE PLANLI YÜKSELİŞİ! Son Sovyet Lideri Gorboçov, Ermeni yardımcısı Agabekyan'ın tavsiyesine uyarak Sovyet lideri olmaya namzet Aliyev'i bertaraf etmişti. Onu kalp hastası diye diskalifiye etmişler ve Moskova'da kimse ile görüştürmeyerek göz hapsinde tutmuşlardı. Eşi Zarife hanımı kaybedince Aliyev 1987'de vatana dönmeye karar verdi. Ancak Ruslar ona Bakü'yü de dar etti. Ayrıca Halp cephesi Aliyev i bunamış ihtiyar olarak görüyor, Bakü yü terketmesini istiyordu. Aliyev ancak 1990'da Nahçıvan milletvekili olarak yurduna dönerek Rus tahakkümünden kurtulabilmişti. Bir evi bile yoktu, bacısının evinde kalıyordu, tek koruması Beyler kapısında yatıyordu. Ruslar yinede Aliyev'in peşini bırakmamış Polütbüro'da görev yaparken işlediği suçları (!) ortaya çıkarmak için Rusya Başsavcısı Cudin'i görevlendirmişti. Cudin, Sovyetler için çeşitli rutin dışı işlerin altına da imza atmış Aliyev hakkında tam 116 ayrı dava açılacak biçimde soruşturma yapmıştı. Eğer Aliyev, Rusya'da kalıp iktidar mücadelesinde bulunsaydı, bu dosyalar bir bir ortaya çıkartılacak Aliyev'in siyasi karizması bitirilecekti. Aliyev, hem Ruslara duyduğu kini henüz boşaltamamıştı, intikamını almak için fırsat kolluyordu. Rus tilkisinin kafasında dolaşan 40 tilkinin ne olduğunu bilecek kadar kurnaz olan Aliyev, bu özellikleri nedeniyle tekrar ilgi odağı oluyordu. Rus ayısı ile ancak kurnaz tilki Aliyev başa çıkabilirdi. Üstelik ELçibey'in Aliyev'e Sovyet dönemiinden kalma bir diyet borcu vardı. Elçibey 70'li yıllarda üniversite hocası iken etrafına Turanizm idelojisini açıklamış, bu durum Moskova ve KGB'nin dikkatini çekmişti. Elçibey hapsi boylarken Aliyev Komünist Parti Birinci Sekreteri olarak Azeri lideriydi. Ayrıca KGB generalı olarak tüm Kafkas Aliyev'e bağlıydı. Aliyev, Elçibey 1.5 yıl cezasını çektikten sonra halkın yoğun teveccühünüde gözönüne alarak Moskova'nın Elçibey'i affetmesini sağlamış Bayıl hapishanesinden erken salınmasını temin etmişti. Elçibey, bu olaydan sonra 1990'da kadar 11 yıl Aliyev'in portresini başının üstüne asmış onu Türk büyüğü olarak saymıştı. Üniversite camiasının Elçibey'e desteği ve bir talabe fraksiyonu olan ve 80'li yılarda oluşan Yurt Hareketi, onu bir lider olarak ortaya çıkarmıştı. Bu yıllarda Aliyev, Moskova idi ve Elçibey güçlerinin arasına ajanını sokmaya ihmal etmemişti. Ne olurdu ne olmazdı. ya gerçekten Elçibey'in 1972'de dediği gibi Sovyetler dağılır ve bu kuruluş yıkılırsa... Aliyev'in adamı Etibar Memmedov'dan başkası değildi. Moskova'da iken Azerbaycan'daki halk haraketini izlemiş Memmedov'u içine sokarak günü gününe bilgi almıştı. Halk Cephesi iktidar olurken Etibar'a çok istediği başbakanlık görevi verilmemiş, bir köşeye atılmıştı. Aliyev'in ajanı olduğunu biliyorlardı. Azerbaycan Milli İstiklal Partisi'ni kuran Memmedov, ikinci adam olmaya mahkum bir politikacı olarak kalmıştı. Kimseye yaramamıştı. Ona istediği kemiği kimse vermiyordu. Elçibey, bu kadar kurt arasında sakallı olması nedeniyle muhalifleri tarafından 'keçibey' diye anılıyordu. Ama o hiç bir zaman Abdurrahman Çelebi olarak görülmek istemedi. Aliyev'i Bakü'ye getirmek içn uçak gönderirken ' Keçibey'in yerini kolay kolay yerinden edilemeyecek bir 'Kurt'un alacağını pekala biliyordu. DARBE PLANI BP'DEN İDDİASI! Türk istihbaratının gizli belgelerine dayanan The Sunday Times Gazetesi, BP şirketinin daha fazla petrol elde edebilmek için Azerbaycan'da Haydar Aliyev'i iktidara getiren darbecilerle 'petrole karşı silah' anlaşması yaptığını 26 Mart 2000 günkü nüshasında iddia etti. Gazeteye göre, BP, Ermenistan'a karşı savaşan Azerileri silahla donattı. The Sunday Times Gazetesi'ne göre, 1993 yılında demokratik olarak seçilmiş Cumhurbaşkanı Ebulfeyz Elçibey'e karşı gerçekleştirilen ve Haydar Aliyev'i iktidara taşıyan ayaklanmanın ardında, aralarında BP'nin bulunduğu 'petrol şirketleri' yer alıyordu. MİT'e göre, Azerbaycan'da

12 1993'teki Devlet Başkanı Elçibey'in devrildiği darbenin arkasında İngiliz petrol şirketi BP vardı. İngiliz Sunday Times gazetesi Türk Milli İstihbarat Teşkilatı'nın Azerbaycan'da 1993 yılında Ebulfeyz Elçibey'e karşı yapılan darbenin arkasında dev petrol şirketlerinin olduğunu anlatan raporunu ele geçirdi. Rapora göre, bugünkü Devlet Başkanı Haydar Aliyev'i iktidara getiren darbenin perde arkasında İngiliz petrol şirketi BP ve Amerikan Amoco vardı. Ruslar kendi oyununu oynamıştı. MİT'in raporuna göre, komisyoncular seçimle işbaşına gelmiş Azeri hükümetinin önde gelen yetkililerine Elçibey'e karşı Aliyev'e desteklemeleri için rüşvet verdiler. Bir MİT yetkilisinin söylediğine göre, BP Azerbaycan ile çok iyi bir petrol anlaşması yapmak istiyordu yılında bağımsızlığını kazanan Azerbaycan, sahip olduğu 200 milyar varil petrol rezervi ile uluslararası şirketlerin iştahını kabartıyordu. Azerbaycan pazarından pay kapmak isteyen petrol şirketleri kısa sürede Azeri mafyasıyla kol kola hareket etmeye başladılar. MİT belgelerine göre Azeri petrolünde daha fazla pay almak isteyen BP, 40 kişinin ölümüne yol açan darbenin ardından Ebulfeyz Elçibey'i indirerek KGB kökenli Haydar Aliyev'i iktidara geçirdi. Aliyev, iktidara gelince ilk iş olarak BP'nin başını çektiği konsorsiyumla "yüzyılın anlaşması" denilen 5 milyar sterlinlik anlaşmayı imzaladı. BP ve Amoco böylece Azeri petrolünü işletme hakkına sahip oldu. Eski bir MİT görevlisi, BP yöneticileriyle petrole karşılık silah konusunda pazarlıklar yaptığını anlatıyordu.. MİT görevlisi düzenlenen toplantıda aralarında BP'nin de bulunduğu petrol şirketlerinin Aliyev'e ve Azerbaycan başbakanına Ermenistan'a karşı destek önerdiklerini savunuyordu. BP'li yetkililer Kolombiya'dan getirtecekleri silahlar ve paralı askerler ile Azeriler'i Ermenistan'a karşı savaşında destekleyeceği sözü verdi. İddiaları BP de doğruladı. Sabah gazetesinde yayınlanan bu haber aynı gün içinde MİT tarafından yalanlansa da Sunday Times gazetesinde yayınlanan belgenin BP yetkilileri tarafından kabul edilmesi oldukça ilginçti darbesinin temelinde bağımsızlık yanlıları ile Moskova yanlıları arasındaki çatışmalardan yatıyordu. Bağımsız Azerbaycan'ın şair ruhlu devlet adamı Elçibey liderliğindeki bir grup ülkenin milli kaynaklarının dost ülkelerle özellikle Türkiye ile paylaşılmasını ve bu sayede uluslararası güçlere karşı bir denge oluşturulmasını savunuyordu. Moskova yanlısı diğer grup ise buna karşı çıkıyordu.18 Haziran 1993 günü Cumhurbaşkanlığı binasına baskın planları hazırlandı. Milli ordu kurulması konusunda Elçibey'le anlaşmazlık yaşayan Hüseyinov'un askerleri Gence'de isyan çıkardı. İsyanın üzerine çekilmeye zorlanan Elçibey, Bakü'yü terk etti. Ulusal Meclis Başkanı Aliyev Cumhurbaşkanı olurken Hüseyinov da başbakanlığa atandı. 11 Haziran'da Nahçıvan'a giden BP şirketinin yetkilisi Peter Welsy ve hemen ardından ABD'nin Bakü Büyükelçi vekili Robert Fin Aliyev'in yükselişini takdis etmek için, aynı gün Nahçıvan a gidiyordu. Fransız büyükeilçi Jan Perren'de Fin'le birlikte Aliyev'i Bakü'ye göreve çağırıyordu. Eliçey'den ayrılarak AMİP partisini kurmuş Etibar Memedov'da aynı fikirdeydi; Aliyev'le görüştükten sonra aynı teklifi yapıyordu..memmedov vasıtasıyla Halk cephesine gizli destek veren Aliyev şimdi meyvelerini topluyordu. Sovyetlerin yıkılacağını fark eden Aliyev, geleceğe yatırımı yapmıştı. İşte Memmedov'da bu kritik günlerde Aliyev'e bağlılıklarını sunuyordu. Zaten Elçibey, ona istediği makamları bir türlü vermemişti. O'na ajan, gizli Aliyevci gözüyle bakmışlardı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'de çözümü Aliyev'in bulacağına inanıyordu. Nahçıvan'a 100 milyon dolarlık kredi açarak Aliyev'in konumunu güçlendirmişti. Zaten Elçibey'e hiç ısınamamıştı. Ayrı dünyaların insanlarıydılar. 12 Haziran'da Demirel'den mesaj getiren Azerbaycan Kültür Derneği temsilcileri Mehmet Genkerli, Yahya Taşdelen, Fahreddin Gülseven, Ahmet Karaca ve Mustafa Taşkın'ı kabul eden Aliyev artık kararını vermişti. 13 Haziran'da İsa Kamber'in Meclis başkanlığından istifası Aliyev'in dönüş yolunu açmıştı. Aliyev, Bakü'ye gelecek Meclis başkanı seçilecek ve ipleri eline alacaktı. Formül bulunmuştu. Ancak Azerbaycan Kültür Derneği temsilcileri hesaplarını Elçibey'in kalışı üzerine yapmıştı. Evdeki hesap çarşıya uymayacaktı. Kurt keçiyi yiyecekti! 1998 yılında Amoco ile evlendikten sonra dünyanın en büyük petrol şirketi olan BP, Aliyev tarafından petrol görüşmelerini yürütmek için atanan Azeri yetkilinin kendilerinden 360 milyon dolar rüşvet istediğini itiraf etmişti. The Sunday Times Gazetesi, Türk Hükümeti'nin Azerbaycan'daki darbeyle ilgili gizli belgelerini ele geçirdiğini iddia etmesi bir oyun muydu? Gazeteye göre üst düzey bir Türk güvenlik yetkilisi Bakü'deki darbeyi MİT Başkanı'na şöyle rapor etti; 'İstihbarat çalışmalarımız sonucunda iki petrol devi, BP ve Amoco'nun, darbenin ardında yer aldıkları anlaşılmıştır.' Türk istihbaratının gizli belgelerine dayanan İngiliz gazetesine göre aracılar, darbe öncesinde Azeri Hükümeti'nin demokratik bir şekilde seçilmiş yetkililerine para ödediler. Gazeteye açıklama yapan bir Türk istihbarat subayına göre BP, bu sayede daha iyi bir petrol anlaşması yapmayı umuyordu. Aracılarla yürütülen pazarlıklar sonucunda anlaşma, 'petrole

13 karşılık silah' anlaşmasına dönüştü. Bu gizli anlaşmadan sadece birkaç ay sonra Batılı petrol konsorsiyumu ile Azerbaycan Yönetimi arasında imzalanan 5 milyar dolar değerindeki 'yüzyılın anlaşmasında' BP başı çekti. Anlaşmaya darbeyle iktidara gelen Azeri Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev imza attı. Azeri petrolünde stratejik çıkarları olan İngiltere ve ABD, Aliyev'in iktidara gelmesini memnuniyetle karşıladılar. 'Petrole karşılık silah anlaşmasının' görüşüldüğü toplantıya katıldığını belirten Türk askeri istihbarat yetkilisi şu bilgiyi veriyordu: 'Toplantıda anlaşıldığı kadarıyla BP, Exxon, Amoco, Mobil ve TPAO'nun üst düzey yetkilileri bulunuyordu. Konu her zamanki gibi petrol hakları ve Azerilere silah ve paralı asker sağlanmasıydı. Tüm petrol şirketi temsilcileri, BP dahil, Azeri Cumhurbaşkanı ve Başbakanı'na Ermenistan'a karşı yürütülen savaşta yardım teklif ettiler. Hazar petrollerini üretip ihraç etmeyi üstlenen AIOC konsorsiyumunun ana ortağı olan BP-Amaco'nun Türkiye Temsilcisi Peter Henshaw: "Başkan Elçibey görevden ayrıldığında BP ve ortaklarıyla Hazar petrolleri üzerine bir anlaşma imzalamak üzereydi. Onun görevi bırakmasından elde edebileğimiz ve elde ettiğimiz bir çıkar da yoktur." diye kendilerini savunuyordu. Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Mehmet Novruzoğlu ise "Haber doğru değil. Öncelikle Haydar Aliyev bir darbeyle işbaşına gelmedi. Elçibey, Nahcivan'a uçak gönderip üç kere davet etti. İkincisi, Elçibey sürgünde değil: Bakü'de, Halk Cephesi Partisi'nin başında. Üçüncüsü, Aliyev işbaşına gelmeden önce darbe girişiminde bulunan Suret Hüseyinov, Moskova'nın adamıydı. Önce Rusya'ya kaçtı, şimdiyse Bakü'de hapiste. Bu haber acaba MİT'i zor durumda bırakmak için mi yazıldı?" diye soruyordu. MİT yapması gereken şu açıklamayı yaptı: "Milli İstihbarat Teşkilatı'nın "The Sunday Times" gazetesince iddia edilen içerikte bir raporu kesinlikle yoktur. Bu tür haberlerin, sözde MİT raporlarına veya bir MİT yetkilisine atfen üretilmesinin ardında, halen çok iyi bir düzeyde olan Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozmaya çalışmak amacının yattığı değerlendirilmektedir." Türk-Azeri ilişkilerinin bozulması en çok Bakü-Ceyhan hattının engellenmesini isteyenlerin işine yarayacaktı. Bakü-Ceyhan engellenirse, muhtemelen Hazar geçişli Türkmen doğal gaz hattı projesi de yatacaktı. Kafkasya ve Orta Asya cumhuriyetlerinin Türkiye üzerinden batıya açılması stratejisi ortadan kalkacaktı. Amerikan politikaları iflas edecekti. Nitekim Azerbaycan eski Meclis Başkanı Resul Guliyev'de BP'nin darbedeki rolünü değerlendirirken, " Petrol anlaşmaları için rüşvet verilip alınmış olabilir. Ancak Aliyev'i getirmek için BP'nin Elçibey'i safdışı ettiği mantıksız " yorumunu yapıyordu. Çünkü BP ve Amoco zaten Elçibey-Özal pazarlığı ile çerçevesi belirlenen petrol anlaşmasında yüzde 30 pay alıyorlardı. Oysa daha sonra BP'nin alacağı pay yüzde 17 ile sınırlı kalacaktı. O halde iddiaları ortaya atan yine Rus istihbaratıydı. Bakü'deki İngiliz Büyükelçiside bu görüşü savunuyordu. ENKAZ DEVRALDI Tekrar Elçibey'den hemen sonrasına dönelim. Aliyev'e Elçibey, gerçekten berbat durumda bir ülke bırakmıştı. Aliyev 15 Haziran'da Bakü'ye gelirken yanında ne koruma ordusu ne de sonradan etrafını çevirecek çıkarcıların hiç biri yoktu. Bakü Bine havaalanı kurtarıcısını küçük bir halk topluluğu ile karşılamıştı. Aliyev'in arkasında sadece yanından hiç ayrılmayan gönüllü koruması, bir Yezidi Kürdü olan akrabası Beyler bulunuyordu. Aliyev'in gelişiyle gizli Rus darbesi oyunu tutmadı. Ruslar Elçibey'in Aliyev'i Bakü'ye davet etmesini hiç ama hiç beklemiyordu. Bir şeyi daha unutmuşlardı. Süleyman Demirel. Elçibey, ne yapacağını bilemez halde kıvranırken, Demirel'e akıl danışmıştı. Demirel'in Elçibey'e verdiği akıl Aliyev'in Nahçıvan'dan Bakü'ye getirtirilerek Meclis başkanı yapılmasından ibaretti. Demirel Aliyev ile 'lara dayanan dostluğunu hiç unutmamıştı. Aliyev, Türkiye'de görev yapan bir Sovyet elemanı iken Başbakan Süleyman Demirel ile tanışmıştı. Birlikte çektirdikleri o günü yansıtan fotoğraf KGB arşivlerinin tozlu raflarında günyüzüne çıkacağı günü bekliyordu. Elçibey ile Demirel'in frekans ayarları ise birbirini hiç tutmamıştı. Demirel'in verdiği tavsiye Elçibey'in son güvendiği mercii Türkiye'yi den gözden çıkarmasına yol açmıştı. Elçibey umutsuzdu, kırgındı, çaresizdi. Ankara bile ona güvenmiyordu. Bakü'ye gelen Aliyev, parlamentonun ilk oturumunda oybirliği ile hemen Meclis başkanı seçilmişti. Hüseynov, Aliyev'e ' olur ' vermişti, ancak hala Elçibey'in istifasını istiyordu. Elçibey, kararsızdı. Türkiye'ye mi sığınsındı, yoksa başka bir ülkeye mi bilemiyordu. Aliyev'le 8 saat süren uzun bir görüşme yaptı. Yanına kimseyi almamış, Aliyev ile başbaşa görüşmüştü. Bu görüşmenin sır perdesi hiç aralanmadı. Elçibey, 17 Haziran gece yarısı saat 03 : 00 'da kendisini bekleyen uçağa istikamet Nahçıvan emrini verdi. Sonra birden fikir değiştirdi. O gün ilk önce gizlice Ankara'ya gitti. Ancak liderler onla görüşmeye yanaşmıyordu. DYP Milletvekili Ayvaz Gökdemir'le konuyu bir gece tartıştı.

14 Elçibey sürekli konyak içiyor, muhataplarına iyi bir lider izlenimi vermiyordu. Sürekli ' ben bitdim, ben tükendim ' diyor, muhataplarının gözünden iyice düşüyordu. Ona ülkesine dönmesi ve bir süre beklemesi tavsiye edildi. Elçibey tekrar Nahçıvan'a oradan Ordubat ilçesindeki dede baba yurdu Keleki'deki evine yerleşti. Bu arada Aliyev Hüseynov'u ikna etmiş, Gence'de kardeş kanı dökenlerin cezasız kalmayacağı güvencesini vermişti. Ayrıca Halk Cephesi dönemi de kapanacak, ülke yeni cumhurbaşkanını seçecekti. Ve Hüseynov Başbakan olacaktı. Elçibey'in gidişi ile Hüseynov'un şehre girişi bir olmuştu. Basının karşısına birlikte çıkan Aliyev ve Hüseynov alınan kararları çıklarken sorulara hep Aliyev'in cevap vermesi dikkat çekiyordu. Hüseynov'a sorulan sorulara bile Aliyev, sözü alarak kendisi cevap veriyordu. Hukuk fakültesini dışarıdan rüşvet vererek bitirmiş Hüseynov'un konuşma yeteneği zayıftı; iyi bir askerdi, ama asla politikacı değildi ve asla olamayacaktı. Elçibey, Meclis'in dön çağrılarına kulak vermeyip ülkeyi buradan yöneteceğim diye ısrar edince yetkileri elinden alındı. Elçibey'e Meclis oybirliği ile güvensizlik gösterdi. Haydar Aliyev, Cumhurbaşkanı'nın selahiyetlerini hayata geçirmeye başladı. Aliyev, akılcı davranarak isyancı Suret Hüseynov'u ve taraftarlarını yatıştırmak için onu başbakanlığın yanı sıra ordunun ve iç güvenlik teşkilatının başına getirdi. Çünkü Hüseynov milli kahraman ünvanına sahip, halk nazarında iyi bir imaja sahip iyi bir asker, ama kötü bir politikacıydı. Bunu kısa sürede kendisi de anlayacaktı. Ancak Elçibey istifa etmedi. Görev süresinin Eylül 1997'de biteceğini hep savundu; bu tarihe kadarda Bakü'ye dönmeyerek tezini savunacaktı. Elçibey, dünya diplomasi tarihine yeni bir başkanlık modeli kazandırdı! Elçibey döneminin Dışişleri Bakanı Tevfik Kasımov'da görevini üç ay dondurduğunu açıklayarak, diplomasiye yeni bir yöntem kattı. Aliyev şaşkına dönmüştü. Ruslar, Azerbaycan'ı parçalamak için bir yandan Ermeni işgaline askeri destek veriyor bir yandanda ülkeyi bölmek için azınlıkları tahrik ediyordu. Kuzeyde Lezgisiztan devleti kurulması için Rus istihbaratı açık prim vermişti. Lezgilerin bir kısmı Dağıstan'da bir kısmı Azerbaycan'ın Kusar kentinde yaşıyordu. Ermeni istihbaratı ile Lezgi terör örgütü Sadval'ı işbirliği yaptıran Rus istihbaratı, bu bölgeyi Azeri topraklarından kopartmak için düğmeye basmıştı. Kuzeyde Lezgiler ayaklanıyordu. Güneyde Farslarla akraba Talışlar, Mugam-Talış Cumhuriyeti kurmak istediklerini açıkça ifade eder olmuşlardı. Başkanları Ali Kiram Hümbetov iyice gemiyi azıya almıştı. Zakatala, Balaken kentlerinde Avarlar bile özerk bölgeden bahsediyordu. Ülkenin eski Savunma Bakanı Rahim Gaziyev, Rus silah mafyası ile işbirliği halinde silah ticareti yaparak kendi cep çıkarları hesabına ülkeyi kazıklamıştı, toprakları Ermenilere silah atmadan hediye etmişti. Daha sonra Şuşa kentini Ermenilere hediye eden zatın olmayan Azeri ordusunun komutanı Gaziyev'in olduğu ortaya çkmıştı. Hergün yeni marifetleri belirlenen Gaziyev herkesi şaşırtıyordu. Herkesin kahraman sandığı Gaziyev hain çıkmıştı. Halk kime güveneceğini şaşırmıştı. Ülkenin başbakanı darbeci Albay Hüseynov, ordusu düzensiz, polis teşkilatı ise içeride bir çok parçaya bölünmüş değişik mafya gruplarına hizmet ediyordu. Aliyev, çok zor günler geçiren bir ülke teslim almıştı. Aliyev önce ülke içinde birliği sağlamalıydı. Azerbaycan'ı bu hale getiren Rus istihbaratı ve Rusya ile iyi geçinmeli, şahin politikalar izlemekten kaçınmalıydı. Ali Kiram Hümbetov, Gaziyev tutuklandı. Aliyev, azınlıklar tehditine karşı Azeri Türklüğü politikasından vazgeçerek, ' Azerbaycanlılık ' politikası başlattı. Türkçülükten geri adım atılışı, Türkiye'nin Azerbaycan politikasını belirleyen ' derin raportörleri' tedirgin etmişti. Türk medyasında ' Aliyev Moskova yanlısı ' furyası başlatılmış, yeni yönetim kuşku ile karşılanıyordu. Türk kamuoyunda 'Aliyev geldi, demokrasi bitti ' havası hakimdi. ' Derin Ankara ' bilirkişilerine göre resmi dili bile Türkçe yapan Elçibey geri getirilmeliydi. Azerbaycan'a yatırım yapmak isteyen petrolcüler de Türkçülüğü esas alan ' derin Ankaracılar ' gibi şaşkındı. Aliyev'in gelişiyle siyasi istikrar ve otorite arayışları son bulabilirdi. Ancak hukuki olarak bu önce bir temele oturmalıydı. Haydar Aliyev, 26 Haziran'da aldığı kararla Türkiye ile yapılan petrol anlaşmasını iptal etmiş, yabancılarla yapılan anlaşmalarıda askıya almıştı. Bir gün sonra Türk Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin, isyancı Hüseynov'la temasa geçmediklerini belirterek, Türkiye'nin Elçibey'in yanında yer alacağını eşkiya yöntemleriyle Elçibey'in devrilmesini kabul etmiyecekleirni açıklıyordu. İki gün sonra ise Başbakan Tansu Çiller, Azerbaycan'la yapılan petrol anlaşması konusunda TPAO'dan yetkililerin konsorsiyumla bulunan firma yetkililerle birlikte Azerbaycan'daki yeni yönetimle görüşmek için Bakü'de olduğunu duyuruyordu. Ankara, tamamen şok halindeydi. Washington'da Elçibey'in cumhurbaşkanlığını tanıyordu. 19 Temmuz'da Keleki köyüne giden ABD Bakü Büyükelçi yardımcısı Filip Remle, Elçibey'e güven mektubunu

15 sunuyordu. Bu arada petrolle ilgili Bakü ile yapılan görüşmeler Ankara'da tam bir soğuk duş etkisi meydana getirdi. Konsorsiyumdaki petrol şirketleri ve ülkeler, son gelişmeler üzerine petrolün Bakü-Ceyhan yerine Rusya'nın Novorasisk limanından Boğazlar vasıtasıyla Akdeniz'i çıkartılması konusunda görüş bildiriyordu. 9 Ağustos'da Aliyev başkanlığında petrolün kaderini belirleyecek toplantı Bakü'de başlıyordu. Toplantıya Azeri, Türk, Amerikan, İngiliz ve Norveçli petrol şirketlerinin temsilcileri katılıyordu. Aliyev, konuşmasında Elçibey döneminde yapılan anlaşmaların Azeri uzmanlar ve halkın dışlanarak yapıldığını öne sürüyordu. Aliyev diğer ülkelerle yanlış anlaşılmaların ortadan kaldrılması için kendi bilim adamlarının yeni süreçte aktif biçimde yer alacağını belirtiyor üstü örtülü olarak, ' Önceki anlaşmayı Türkiyeliler hazırladı ' demeye getiriyordu. Bu arada Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Albert Çernişev, Rus, Orta Asya ve Kafkas petrollerinin boğazlardan geçirilmesine dair isteklerini Başbakan Çiller'e iletiyor, olumsuz yanıt alıyordu. Çernişev, Ankara'yı Ermenistan'a tek başına müdahale etmemesi için uyarıyordu. 13 Ağustos'da biten Bakü toplantısından ise, Hazar petrollerinin İran ve Nahçıvan rotası üzerinden Bakü-Ceyhan güzergahında nakledilmesi konusunda ilke anlaşmasına varılıyordu. 29 Ağustos'ta Elçibey'in görevine dönüp dönmemesine ilişkin yapılan referandumda halkın yüzde 97.5'i güvensizlik oyu veriyordu. 9 Eylül'de Çiller'in Moskova ziyaretinde Çiller, Türkiye'nin teklif ettiği petrol boru hattının teknik çalışmalarında Rusya ile işbirliği yapılacağını ilk defa açıklıyordu. Ankara, Moskova ile ilişki kurma ihtiyacını duymaya başlıyordu. Ankara bir petrol bozgunu yaşamıştı; artık yoğurdu üflüyerek yiyiyordu! 1 Ekim'de kendisine yönelik bir suikast girişiminde bulunulduğunu açıklayan Aliyev, yakalanan üç kişiden birisinin üzerinde Türk pasaportu bulunduğunu seçimden bir gün önce duyuruyordu. Daha sonra yapılan soruşturmada Hasan Tok adlı bu Erzurumlu Türk vatandaşınının Elçibey'le Keleki'de görüştürüldüğü ortaya çıkacaktı. Talimatı veren Türkiye'deki derin devletti. Hasan Tok, savunmasında " Aliyev Moskova yanlısı Petrolü Türkiye'ye vermeyecek; Karabağ'ı da satacak diye öldürmek istedim. Beni Elçibey'in yanına götürdüler, ama onun suikastdan haberi yoktu. Beraber çalıştığım Azeriler suikast anında kaçıp beni tek başına bıraktıkları için teslim oldum. Bu dönekliği affedemedim. Yoksa Aliyev'i öldürmüştüm. ' diyecekti. Tok'un ülkücü kökenli olması Aliyev'de MHP antipatisi uyandırmıştı.mahkemede mertçe konuşmalar yapan Tok'un itirafları herkesi şaşırtmıştı. 3 Ekim 1993'te yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde Aliyev'in oyların yüzde 98'ini alması, onu halkın kurtarıcı olarak gördüğünü ispatlıyordu. Kral ölmüştü yaşasın yeni kraldı. Üstelik bu yeni kralı tanımak için tercüme-i halini okumak yeterliydi yılları arasında ülkeyi Komünist Parti Birinci Sekreteri sıfatıyla yönetmişti. Kafkasların KGB'sinin patronu olmuş 1987'ye kadar Komunist Polütbüro'nun 11 adamından biri, Başbakan Yardımcısı olarak SSCB'yi yönettmişti. Petrolcüler nihayet konuşup anlaşma yapabilecekleri bir siyaset adamı bulmuşlardı. Ancak İngiliz ve Amerikan şirketlerinin, Elçibey yönetimininin başbakanı Penah Hüseynov'a yapılacak ilk petrol anlaşması için verdiği 360 bin dolar şapka (rüşvet veya yerli tabirle hürmet ) boşa gitmişti..o dönemde bu para Azeriler için çok büyüktü. Devran değişmişti pazarlık tazelenmeliydi. Doğu geleneklerindeki adet olduğu üzere her yeni gelen yönetimle yeniden masaya silbaştan oturmak gerekiyordu. Sovyet bürokrasinin üst kadamesinden gelen Aliyev, petrolcü ve siyasilerin dilinden anlıyordu. Aliyev'in ilk işlerinden biri SOCAR'ın yönetim yapısını değiştirmek oldu. Petrol şirketinin başına Natik Aliyev'i getirdi. Natik Aliyev KGB'de uzun yıllar çalışmış bir isimdi. Aslen Resul Guliyev'e yakın bir isimdi. Ama Haydar Aliyev'in emirlerine harfiyen uymada gösteridiği üstün performans nedeniyle görevinde uzun süre kalmayı başaracaktı. Bilinmeyen gerçek Natik Aliyev in Aliyev i Ermeni metresinden olma gayrimeşru çocuğu olduğuydu. Natik in hiç bir akrabası Azerbaycan da yaşamıyordu, zira hepsi Rusya ve Ermenistan da bulunuyordu. SOCAR'ın ikinci başkanlığına Aliyev, Zarife den olma resmi oğlu İlham Aliyev'i getirdi. 1987'de ölen Yahudi asıllı Zarife adlı karısından olan İlham iyi bir eğitim almıştı. Resmi nikahlı bu karısından Sevil adlı birde kızı vardı. Sevil'in kocası olan Mirmahmud Guliyev Londra'ya büyükelçi olarak gönderilmişti. Moskova Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunuydu. Aliyev, Azeri bir hanımdan olma diğer gayrimeşru oğlu Afiyeddin Celilov'u ise Başbakan yardımcılığına getirdi. İmam nikahlı Nahçıvanlı ve Azeri kökenli anadan olan Celilov'un Aliyev'in oğlu olduğunu tüm kamuoyu biliyordu. Aliyev, ekonomiye kafası iyi çalışan kardeşi Celal Aliyev'ide ülkeye gelen yabancı iş adamlarını koordine etmek ve vali seçimi için kadroları belirlemek için aktif kadrosuna almıştı. Diğer kardeşi Akil Aliyev ise eğitim işleri ile ilgileniyordu.

16 Aliyev yeni görevine başlar başlamaz ilk ziyaretçilerinden biri Rusya Dışişleri Bakan yardımcısı Anatoli Adamişin ve petrol şirketleri olmuştu. Bakü'de faaliyet gösteren Amoco, Pennzoil, BP, Statoil, TPAO, Macdermott, Chevron, Metallurg Aliyev'e güvenlerini bildiriyorlardı. 7 Ekim'de seçimi izlemek için gelen TBMM heyeti, Aliyev'i tebrik ziyaretinde Elçibey ve taraflarına siyasi af talebinde bulunuyordu. 5 Kasım'da Haydar Aliyev'in devlet başkanı olması nedeniyle boşalan meclis başkanlığına Resul Guliyev oy birliği ile seçiliyordu. Bir petrol kralı daha hakimiyete taşınmıştı. Guliyev, Sovyet döneminde SOCAR'ın yöneticiliğini yapmış, başbakan yardımcılığına kadar yükselmiş bir bürokrattı. Üstelik Nahçıvanlı'ydı. Ülkenin lider, müdür yetiştiren münbit toprağı Nahçıvan'dan olması onun yolunu da açmıştı. Henüz Sovyet döneminde dolar ile Ruble arasında kur farkı yok iken yurt dışına dolar depo etmeye başlamıştı. Uyanık bir ekonomist ve ılımlı bir politikacıydı. Aliyev'i Nahçıvan'dan Bakü'ye getiren kadro içinde yer alıyordu. 21 Kasım'da yayılan tuhaf bir haber ortalığı karıştırıyordu. Rusya ile Azerbaycan arasında, petrol alanında ayrıntıları ve niteliği açıklanmayan bir anlaşma imzalandığı ileri sürülüyordu. Anlaşma ile Hazar petrollerinin işletmesi ve Batı'ya nakli konusunun Rusya'nın kontrolüne girdiği savunuluyordu. 19 Aralık'ta Elçibey'in Nahçıvan'da yaptığı basın toplantısında Süleyman Demirel'i ' bugüne kadar Azerbaycan'la ilgili açık bir tutum oraya koymadı' diye suçlaması, Elçibey'in Ankara'yı suçladığını gösteriyordu Ocak'ta Bakü'de yapılması planlanan Türk zirvesinin Aliyev'in isteği üzerine ikinci defa iptal edilmesi Ankara-Bakü arasında işlerin pekte iyi gitmediğini ispatlıyordu. İlk zirve merhum cumhurbaşkanı Özal'ın girişimi ile 1992'de Ankara'da yapılmıştı. Aradan geçen sürede ilişkiler kara renkli ' petrol kedi'si girmişti. 8 Şubat 1994 dealiyev, Ankara'ya giderken bu soğukluğu gidermeyi amaçlıyordu. Nitekim Türkiye ile Azerbaycan arasında " Dostluğun ve Çok Yönlü İşbirliği'nin Geliştirilmesi'ne ilişkin anlaşma Aliyev ve Demirel tarafından imzalandı. Anlaşmayla Azerbaycan petrollerinin Türkiye üzerinden dış pazarlara çıkarılması konusunda eski anlaşmaların geçerli olduğu onaylandı. Anlaşmada, iki ülkeden birisinin üçüncü bir ülke veya ülkeler tarafından saldırıya uğraması halinde, diğerinin saldırının ortadan kaldırılması maksadıyla gerekli tedbirleri alması ve gerekli savunma tertiplerinin alınmasına önem verilmesi hükmü yer alıyordu de Azerbaycan Dış İşleri Bakanı Hasan Hasanov ile çektirdiği bu fotoğrafta Faruk Arslan, henüz 25 yaşında, yeni evli. Hasanov her devrin adamı bir politikacıydı. DARBECİ HÜSEYNOVA DARBE Cumhurbaşkanı seçilen Haydar Aliyev'in 1993 sonbaharında Elçibey'in reddettiği Bağımsız Devletler Topluluğu'na Azerbaycan'ı üye yapması, 20 Eylül'de Azeri parlamentosunda kararın onaylanması Ankara'nın Bakü'nün hangi yöne gittiğine ilişkin endişelerini artırdı. Batılı gözlemcilerde tedirgindi. Azerbaycan yoksa tekrar Rusya'nın kucağına mı düşüyordu? Bu arada Ermeniler Rus askeri desteğiyle Azerbaycan'ın Agdam, Gubatlı, Zengilan, Fizuli, Cebrail'ı da işgal etmişti. Aliyev, orduya hakim değildi. Ordu kendi başına buyruk haraket eden dağınık çetelerden oluşuyordu. Çeteler kendi hesaplarına ganimet topluyordu. Katırcı Mehmet Birliği en çok korkulan gruplardandı. Azeri köylerini talan etmek için halkı Ermeniler geliyor diye boşaltıyor; sonra köyün zenginliğini ganimet diye topluyordu. Ayrıca esir ticareti yapıyorlardı. Ermeni esirler Ermenistan'daki ailelere, Ermenilerin elindeki Azeri esirler ise Azeri ailelerine para karşılığı satılıyordu. Savaş sırasında uygulanan abluka nedeniyle yakıtsız kalan Ermenilere benzin ihtiyacını da bu gruplar sağlıyordu. Bölgenin uyuşturucu trafiği de onlardan soruluyordu. Kim Ermenilere karşı savaşıyor, kim kendi halkını soyuyor belli değildi. Afganistan'dan Karabağ'da savaşmak için gelen ve Kürdemir'deki üste mevzilenen Afgan mücahitler şaşırmıştı. Afganlılarla görüşebilmek için askerlere moral gecesi adı altında bir konser düzenlemem gerekmişti. Kürdemirdeki komutan bu girişimimden dolayı teşekkür etmişti. Yanımde getirdiğim hafız askerlere Kuran ve ilahi ziyafeti sunarken Afganlılarla durumu konuştun. Ancak kaseti elimden alan Afgan lider, bana güvenememişti. Gülbeddin

17 Hikmetyar'ın Hizbülİslam'ından gelen mücahit grup Cebrail kentinden kaçan Azerileri Ermenilere karşı savaşmak için ikna edememişti. Göçmenlerin canlarını kurtarmışlardı, ancak bu durum morallerini bozmuştu. Kısa süre sonra ise Azerileri kaderleri ile başbaşa bırakarak yurtlarına dönmüşlerdi. Tek düzenli askeri eğitim almış birlik Türk subay ve astsubaylarının eğittiği bir tugaydı. Bu birlik Elçibey'in ilk iktadara geldiği sıralarda Şuşa'ya kadar ilerlemiş 35 köyü geri almıştı. Ancak Rusya'ya satılmış Savunma Bakanı Gaziyev in Lezgi gözüken Ermeni kökenli yardımcısı, bu birliğe geri çekilme emri vererek mutlak galibiyetden alıkoymuştu. Orduda kimse kimseye güvenmiyordu. Savaşın başından beri Ermenistan'a istihbaratı bilgi sağlayan kişilerden birinin Azerbaycan Savunma Bakan yardımcısı çıkmıştı. Ermeni kökenli istihbaratçı kendini Lezgi diye gizlemişti. Azerbaycan'da kökenlerini gizlemiş 35 bin Ermeni kadını üst düzeylerde görev yapan Azerilerle evliydi. Birçoğu da Ermenistan'a çalışıyordu. Bu nedenle önce akan kan durdurulmalı, güç dengesi sağlanmalıydı. 12 Mayıs 1994'te Bişkek protokolu ile ateşkes anlaşmasının imzalanması, Azerbaycan'a bu imkanı tanıyordu. Aptal darbeci Başbakan Suret Hüseynov, tahminlerden fazla görevde kalmıştı. Siyasi gözlemciler, bu denli tecrübesiz başbakanı kurt politikacı Aliyev''in üç ay içinde ıskartaya çıkartacağından emindi. Hüseynov bir yılını tamamlamıştı. Aliyev, Hüseynov'un halen Ruslarla birlikte çalıştığı ve bölgedeki uyuşturucu ticaretini kontrol ettiği kanatindeydi. Aliyev, cumhurbaşkanı seçildiğinin birinci yılı Hüseynov'a bir sürpriz hazırlıyordu. 20 Eylül 1994'te imzalanan ilk büyük petrol anlaşmasında Rusya'nın istediği payı elde edemedi. Bu anlaşma Aliyev ile Hüseynov'un yollarının tamamen ayrılmasına neden oldu. Hüseynov bu petrol anlaşmasında Rus Lukoil şirketinin yüzde 20 pay almasında ısrar ederken Lukoil'e sadece yüzde 10 pay verilmişti. Aliyev'e göre Hüseynov kendisini devirmek için hazırlık yapıyordu. İçişleri Bakan Yardımcısı özel eğitimli OMON Birliği'nin komutanı Türk milliyetçisi Rövşen Cevadov'da onu destekliyordu. İşte tüm bu sırada tekrar düğmeye basıldı. 30 Eylül 1994 de Azerbaycan Meclis başkan yardımcısı Afreddin Celilov ve Devlet Başkanlığı İstihbarat Daire Başkanı Albay Şemsi Rahimov, iki ayrı saldırıda hayatlarını kaybetti. O sırada New york'ta bulunan Aliyev, bu olayı ' bağımsızlığımıza kast ediyorlar ' diye değerlendirdi. Aliyev, cinayetlerin petrol anlaşmasından sonra imzalanmasına dikkat çekiyordu. 2 Ekim'de Bakü'de Başsavcılık binası OMON birlikleri tarafından işgal edilince işin rengi karıştı. Olaylar, Rovşen Cevadov'un kardeşi Hatai ilçe savcısı Mahir Cevadov'un ağabeyine bağılı özel OMON birliğinden bir grup askerle, polis merkezi ve başsavcılığı ele geçirmesi ve 40 kişiyi rehin alması ortamı birden daha da gerdi. Bir süre önce öldürülen Celilov ve Rahimov'un katil zanlısı diye OMON timinden iki kişinin tutuklanması, Cevadovları kızdırmıştı. Derhal bu iki kişinin serbest bırakılması isteniyordu. 4 Ekim'de Başbakan Suret Hüseynov'a bağlı birlikler Gence'yi işgal edince ortalık daha da karıştı. OMON birliklerinin yardımıyla bu isyanın geri püskürtülmesi de hayli ilginçti. Aliyev, 4 Ekim 1994 akşamüstü devlet televizyonundan halka seslenerek Hüseynov'un kendisini devirmek istediğini açıkladığında, nedense kimse şaşırmadı. Halkın arasında Aliyev'in izleyeceği politikaları yayan yerli istihbarat elemanları veya Rus istihbarat elemanları kulaklara önceden olacakları üflemişti: Darbe olacaktı. Aliyev, televizyondan yaptığı çağrıda Azerbaycan'ın bağımsızlıklarını korumalarını istedi ve herkesi cumhurbaşkanlığı sarayının önüne davet etti. Saatler 22 00'ı gösterdiğinde yüz bine yakın insan cumhurbaşkanlığı önüne toplanmış hararetli bir konuşma yapan Aliyev'i dinliyordu. Bu arada beklenmedik bir olay gerçekleşti. Hüseynov'un yanında yer aldığı iddia edilen Rövşen Cevadov Aliyev'in restine gördü ve alana geldi. Aliyev'in yanına çıkarak herkesin Aliyev'i desteklemesini istedi. Karabağ kahramanı, karate şampiyonu cesur ve sözünü kimseden esirgemeyen Cevadov'un bu girişimi Türkiye'nin dışında herkesi şaşırttı. Gecenin o saatinde Rovşen Cevadov'u ikna ederek Aliyev'e destek vermesini sağlayan Türkiye'nin Bakü MİT Müşaviri Ertuğrul Güven'den başkası değildi. Görevine başlıyacağı henüz altı ay olmuştu Güven'in. Ama Basın Müşaviri Turgut Er sayesinde Azerbaycan'ın iç siyasetinin kurdu olmuştu. Güven, daha sonra bu darbe girişimini şöyle anlatacaktı : " 4 Ekim 1994 günü Azerbaycan'da büyük bir darbeye teşebbüs olayı oldu. OMON komutanı Rovşen Cevadov ve dönemin başbakanı Suret Hüseynov Aliyev'i devireceklerdi. İktidarı ele geçirmek için bu iki güç birleşti. Aliyev'in bunlara karşı koyacak ne askeri nede silahlı gücü vardı. Hiçbirşeyi yoktu, tamamen teslim olmak veya kaçmak durumundaydı. Biz durumun vahametini anladık. Büyükelçi Altan Karamanoğlu ile oturup müzakere ettik, ne yapabiliriz diye. Benim bazı imkanlarım vardı. Ve tamamen MİT adına, kendi özel imkanlarımla darbeyi önledik. Bunun ayrıntısını varemem, yani isimler son derece kritik. Ferman Demirkol bu

18 sırada oradaydı. TİKA'nın görevlisiydi. Oradaki Meclis'te danışmandı, müşavirdi. Eşi Türk kendisi Azeri kökenlidir. Iğdırlıdır, Alevi kökenlidir. " Güven, darbeyi önleme yöntemini, Aliyev'e muhalefet cephesini parçalamak olduğunu gizlemiyordu: " Cevadov'u Aliyev'in yanına çekmeyi teklif ettim, yani imkanlarımı sağladım. Karamanoğlu,' yapabilir miyiz? dedi. ' Yaparız' dedim. Aliyev'e telefon etti. Aliyev,' Cevadov'u benim yanıma getirin' dedi. Amacımız asıl güce sahip olan Cevadov'u Aliyev'in yanına götürüp barıştırıp Başbakan Hüseynov'dan koparmaktı. Cevadov'u Aliyev'in yanına çekmek darbeyi önlemek anlamına geliyordu. Bu şekilde darbeyi önledik. Aliyev çıktı televizyonlara halkı topladı, ortalık ayağa kalktı. Biz Hüseynov'un Moskova ile çok yakın ilişkisi olduğunu, o geldiği zaman Türkiye aliyhine olacağını değerlendirdiğimiz için bu müdaheleyi yapmak zorunda kaldık. Yahi bu müdahale ise müdahale. Aliyev'e yardımcı olduk ve onu bunu çok iyi biliyor. " Aliyev, ertesi gün herkesi Azatlık meydanında yapılacak Azerbaycan'ın bağımsızlığını koruma mitingine çağırdı. Müsavat partisi Başkanı İsa Kamber, bu olayları dış tezgah olarak değil, bazı güçler ile Cevadov kardeşler arasındaki anlaşmazlık olarak nitelendiriyordu. Rusya'nın Bakü Büyükelçisi Walter Sonya ise Aliyev'i Rusya'nın değil Türkiye'nin devirmeye çalıştığını iddia ediyordu. Ve tehdit ediyordu : Rusya'yı dışlamak Azerbaycan ve Türkiye'ye pahalıya mal olur. Ertesi gün Azatlık meydanı 20 Ocak katliamı sonrası biraraya gelen iki milyon Azeriden sonra ilk defa bu denli kalabalık bir topluluğu ağırlıyordu. Aliyev mitingde yaptığı ateşli konuşmada hemen yanı başında duran başbakan Suret Hüseynov'u halka şikayet ediyordu. Hüseynov, lal kesilmişti, ithamları dinliyor, halkın Aliyev için yaptığı yoğun tezahürata KGB usüllerini bilmediği için bir anlam veremiyordu. ' Ben zaten iktidarım kendi kendimi devirmek için nasıl darbe düzenlerim? " diye soruyor, ama kimse onu dinlemek istemiyordu. Aliyev herkesin huzurunda Hüseynov'u başbakanlıktan azlettiğini açıkladığı zaman Hüseynov mitingi terketme akıllılığını gösterdi! Mitingde konuşan Nimet Penahlı'nın Aliyev'in politikalarını savunması Halk Cephesi'nhe vurulan son darbe oldu. Halk Cephesinin kurucularından ve 1988'de Azatlık Meydanında Ruslara karşı yapılan ilk özgürlük mitinglerinin ateşli hatibi saf değiştirmişti. Kısa bir süre sonra Aliyev'in danışmanlığına getirilecek; Aliyev'in kirli çamaşırlarını açıkca ortaya döktüğü için buradanda kovulacaktı. Danışman Penahlı, 12 Kasım 1995'te Azerbaycan'da yapılan ilk demokratik (!) parlamento seçiminden önce Aliyev'in seçilmesi 26 istenen adayları belirlediği listeyi basına verince ipler kopacaktı. İşin tuhaf tarafı seçim sonrası karşılaştırma yapıldığında Penahlı'nın ortaya attığı liste yüzde 99 oranında hedefi vurmuştu. Bu arada Hüseynov başbakanlıktan kovulduğuna inanamıyordu. Ertesi gün hiç bir şey olmamış gibi başbakanlık makamına oturdu. Başbakan yardımcıları uygun bir lisanla artık burada çalışamayacaklarını izah ettikleri an herşeyin bittiğini anladı. Vatan hainliği ile suçlanıyordu, tutuklanıp hapse konacaktı. Bir yıl önce darbe yapmıştı, kral olmuştu; şimdi zindan onu bekliyordu. Hüseynov, iktidar olunca muktedirde olacağını sanmıştı, ama fena halde yanılmıştı. Hüseynov yakalanacağını nihayet kavrayınca hemen helikopterle Moskova'ya kaçtı. Aliyev, pekte akıllı olmadığını bildiği Hüseynov'un kaçmak için bu kadar hızlı hareket edebileceğini hesap etmemişti. Uzun süre Hüseynov'u elinde tutarak Bakü'ye karşı bir gün tekrar koz olarak kullanma hesabı yapan Rusya bu fikrinden 1998'de Rus şirketi Lukoil'a Azeri petrol pastasından paylar verilmesi karşılığında vazgeçecek Hüseynov'u iade edecekti. Ancak Moskova, bir gün mutlaka kullanırım düşünçesiyle sabık cumhurbaşkanı Ayaz Muttalibov'u geri vermeye yanaşmıyordu. Ancak unuttuğu bir husus vardı. Aliyev, Muttalibov'un Azeri ekonomisinde pay sahibi Vahitbankla işbirliği yaptığını istihbaratdan gelen bilgiler sayesinde öğrenmiş ve Vahitbank'ın kapanmasına önayak olarak Muttalibov'un Azerbaycan'daki ayaklarını kesmişti. Moskova kullanmak için başka bir kukla bulmalı idi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Moskova Muttalibov'da hâlâ bir cevher görüyordu! Bu arada 11 Eylül 1994'de Elçibey'e karşı bir suikast girişimi ortaya çıkarıldı. Keleki köyünü kadar gelen, ancak Elçibey'in korumaları tarafından etkisiz hale getirilen tim 17 kişiden oluşuyordu. Timin kim tarafından görevlendirildiği ise hiç bir zaman açıklanmadı. Petrolcü kurtların 20. yüzyıl boyunca sürdürdükleri işlerine gelmeyince muhataplarını suikastla ortadan kaldırma, darbe ile iktidardan düşürme, iç savaş çıkartıp puslu havadan yararlanma oyunları Azerbaycan ı derinden etkilemişti. Hazar ın Kurtlar Vadisi nde kurtlar ulumaya devam ediyordu. Bakü Askeri Ateşiliği görevinde iken CIA nın operasyonlarına destek vererek

19 Azerbaycan da Türkiye nin imajını mahvedecek Türkiye Bakü Büyükelçiliğindeki Engin Alan, devreye piyon olarak sokuldu. Alan hep CIA ile dirsek temasında çalıştı. PKK ya destek veren JİTEM birimine yıllarca özel eğitimli subay vermiş bir Özel Harpciydi. Faili meçhulleri çok iyi bilirdi. Azerbaycan da görev yaptığı 1990 lı yılların başlarında eski Azerbaycan cumhurbaşkanı Haydar Aliyev e karşı organize ettiği başarısız darbe ve suikast girişimlerinin mimarıydı. Bunlar aslında Gladyo ve CIA planlaması olan çakma girişimlerdi. Başarısızlığa mahkum darbeleri bilen az sayıda üst düzey yöneticiden biriydi Alan Paşamız. Başbakanlık örtülü ödeneğinden finanse ettiği darbe fiyaskolarını kimseye izah edemez. Türkiye nin mükemmel imajını bir hamlede yıktı. Türkleri sokağa çıkamaz hale getirdi. ABD nin imajını parlattı, Türkiye yi batırdı. İZLEDİĞİM HAYDAR ALİYEV İN 10 YILLIK PETROL MÜCADELESİ Azerbaycan'da 12 Kasım 1995'de geçirilen ilk demokratik (!) parlemanto seçimleri ile birlikte hazırlanan yeni anayasada halkın onayına sunulmuş ve kabul görmüştü. AGİT'in seçimlerde sahtekarlık yapıldığına ilişkin raporuna rağmen bu gelişmeler dünya kamuoyunda Azerbaycan'da barış ve istikrarın oluştuğu yönünde olumlu bir imajın yerleşmesinde önemli etken oldu. Azerbaycan'ın hızlı bir yükseliş trendine geçmesinde Aliyev'in dış politikada izlediği aktif, kararlı tutum ve engin devlet tecrübesi, kariyeri önemli rol oynadı. Büyük devletler ve dev petrol şirketlerinin birbiri arkasına Bakü'ye akın etmesi, muhatap 27 alabilecekleri ciddi, otoriter bir lideri karşılarında bulmalarından kaynaklanıyordu. Hantal ve felç durumda olan Sosyalist ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçen Azerbaycan'da herşey yeniden kurulması nedeniyle büyük sıkıntılar yaşanıyordu. Ülkenin yüzde 20'si Ermeni işgali altında olmasının yanı sıra ülke ekonomisinin toparlanması, canlanması için mevcut iç potansiyel ve imkanlar ya kullanılamayacak kadar kötü durumda veya eski sistemin tedrisatından ve devlet yönetiminden geçmiş insanların elinde, pusulasını şaşırmış, aksiyonunu yitirmiş bir pozisyonda idi. Geçim şartları iyice zorlaşmış, halk sosyal bir patlayışın eşiğine gelmiş, ülkenin toprak bütünlüğü bozulmuşdu. Devletler konjonktüründe Azerbaycan'ı çıkarları gereği bile olsa savunacak sözü geçen pek az devlet mevcuttu. Aliyev, ülkeyi içte ve dışta kötü durumdan kurtarmak için tüm kozlarını oynamalı, potansiyeli harakete geçirmeliydi. Ülkenin pamuk, üzüm, makina sanayi gibi alanları da yeni teknoloji ve kalkınma için kaynak bekliyordu. Aliyev, sosyal siyasi sorunları çözmek maksadıyla, Azerbycan'ın petrol kartını en mükemmel biçimde ortaya koymak maksadıyla seri politikalar izlemeye başladı. Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, Rusya'nın asker yerleştirme tekliflerini savuştururken Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi ( SOCAR ) ve Azerbaycan Uluslararası İşletme Şirketi ( AOIC ) 20 eylül 1994'te Hazar kıyısında üç petrol yatağı Azeri, Güneşli ve Çırag üzerinde 8 milyar dolar tutarında anlaşma Gülistan sarayında imzalayarak yeni bir sayfa açtı ve petrolde şeytanın bacağını kırmayı başardı. Yüzyılın anlaşması denilen Mega Proje, Azerbaycan'a büyük bir petrol geliri ve Batı yatırımı getirmeyi vaad etmişti. Hem Aliyev, hem de ülke içindeki muhalefet bu anlaşmanın Azerbaycan'ın yararına olduğunu, egemenliklerini ve ülkelerinin Batı ile ilişkilerini güçlendireceğini iddia ediyordu. Anlaşmaya Türkiye adına Devlet Bakanı Necmeddin Cevheri ve TPAO Genel Müdürü Sıtkı Sancar imza koyuyordu. Petrolü işletecek konsorsiyumu oluşturan şirketler ve payları şöyleydi : " SOCAR( Azerbaycan ) yüzde 20, BP (İngiltre) yüzde 17.12, Amoco (ABD) yüzde 17.01, Unocal (ABD) yüzde 11.2, Lukoil(Rusya) yüzde 10, Penzoil (ABD) yüzde 9.81, Statoil (Norveç) yüzde 8.56, McDermott (ABD) yüzde 2.45, Ramco (İngiltre) yüzde 2.08, TPAO( Türkiye) yüzde 1.75, ( Daha sonra SOCAR ın yüzde 5 payını almasıyla 6,75 oldu) Delta Nimr ( Suudi Arabistan) yüzde Anlaşma'da Lukoil'in yüzde onluk payına rağmen Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Grigoriy Karasin hızla bakanlığının petrol anlaşmasını tanımadığını açıkladı ve 1940 yıllarında imzalanan Sovyet-İran anlaşmalarını hatırlatan Karasin, Hazar Denizi ve kaynaklarının denize kıyısı olan devletlerin ortak mülkiyetinde olduğunu iddia etti. Karasin, Azerbaycan'ın bütün kıyıdaş ülkelere danışmadan Hazar kıyısındaki petrol alanlarını işlemek için bir anlaşmayı sonuçlandırmayı yasal hakkının olmadığı,bu tür danışmalar yapılana ve Hazar'ın kaynaklarının kullanımını belirleyecek yeni anlaşmalar oluşturulana kadar Rusya'nın petrol anlaşmasını tanımayacağını böylece ilan etmiş oldu. Rusya Dışişleri bakanlığının tutumunun açıkca Rusya Yakıt ve Enerji Bakanlığı'nın tutumuyla çatışması, Rus hükümeti içinde petrol anlaşmasına katılarak kazanç sağlamayı arzulayan ve eski SSCB'de Batı nüfuzunun yayılmasını engellemeyi arzu edenler arasında bir ayrılığın varlığını gösteriyordu. Lukoil, elde ettiği yüzde 10'luk payla milyarlarca dolar

20 kazanacak ve döviz sıkıntısı çeken Rus ekonomisine katkıda bulunacaktı. Ancak Dışişleri Bakanlığı'nın anlaşmayı tanımama tutumu Moskova'da hakim olan görüşün anlaşmanın maddelerinin gerçekleşmesini engelleme olduğunu gösteriyordu. Hazar kıyısındaki kaynakların geleceğinin herhangi bir kıyıdaş devlet tarafından tek taraflı olarak belirlenemeyeceğini iddia ederek Rusya, anlaşmanın uygulanacak maddeleri üzerinde bir tartışma açmayı ve böylece Transkafkasya'da Batı'nın ekonomik ve siyasi nüfuzunun yayılmasını durdurmayı hedefliyordu. Bu çabada Moskova'nın doğal müttefiki Batı'nın bölgedeki etkisini ortadan kaldırmaya çalışan ve Rusya'nın meşum bir strajetik ortaklığı gerçekleştirmeye çalıştığı İran'dı. Nitekim İran Dışişleri bakanı Ali Ekber Vilayeti, ABD'nin baskısı nedeniyle Mega Proje'ye İran'ın alınmayışını sert bir dille eleştirerek, '' 28 Azerbaycan'ın bundan zararlı çıkacağı ' tehditini savurdu. Petrol anlaşmasının imzalanması ile sanki önceden fitili ateşlenmiş barut patlama noktazına gelmişti. Olaylar birbiri ardına gelişti. Henüz iki gün geçmişti. Şuşa ve Laçin'in 1992'de Ermeniler tarafından işgali ile ilgili açılan davadan tutuklu bulunan Azerbaycan Savunma Bakanı Rahim Gaziyev, Yardımcısı Baba Nezirli, Laçin Öz Savunma Birlikleri Komutanı Arif Paşayev ve Azerbaycan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Taliş-Mugan Cumhuriyeti'nin tutuklu sözde devlet başkanı Alikral Hümbetov; tutuklu bulundukları Ulusal Güvenlik Bakanlığı hücresinden kaçırılıyordu. Olay yüzünden Milli Tehlikesizlik Bakanı Neriman İmranov görevinden alınarak yerine yardımcısı Namık Abbasov getirildi. Aliyev, kaçırıylma olayı ile ilgili televizyondan halka hitaben yaptığı konuşmada, eski KGB'nin devamı olan Milli Güvenlik Bakanlığı'ndan tutukluların kaçırılmasını tarihte görülmemiş bir olay olarak değerlendirdi. Olayı Azerbaycan'ın bağımsızlığına ihanet olarak nitelendiren Aliyev şöyle diyordu : " Bunun petrol anlaşmasının imzalanmasının ertesi günü meydana gelmesi tesadüfi değil. Petrol anlaşması pek çok çevreleri rahatsız etti." 27 Eylül'de Beyaz Saray'da biraraya gelen Rus lider Boris Yeltsin ve ABD Başkanı Bill Clinton, Karabağ ve petrol konusunda fikir ayrılıklarının olduğunu açıklıyordu. Yeltsin'in Dış politika Danışmanı Sergey Karaganov, aynı tarihte bunu şöyle izah ediyordu: " Türklerle 100 yıldır oynadığımız nüfuz oyununa dönüyoruz. Eğer petrol boru hattının Türkiye üzerinden geçirilmesine karar verilirse biz buna kesinlikle engel oluruz. Çünkü petrol boru hattının bizim kontrolümüzde olması gerekmektedir. " Üç gün sonra BM Genel Kurul toplantısı için ABD'de bulunan Aliyev, iki sorunlu konuda ABD'den destek istiyordu. Bu isteğe karşı celalelenen Rus istihbaratı yine düğmeye bastı. 30 Eylül'de Azerbaycan Meclis Başkan Yardımcısı Afiyeddin Celilov ve Devlet Başkanlığı İstihbarat Başkanı Albay Şemsi Rahimov, iki ayrı saldırada hayatlarını kaybediyordu. Afiyeddin Celilov, Aliyev'in evlilik dışı berüaberlikten doğan oğluydu. Bu gerçek halk tarafından bilinmesine rağmen resmi olarak hiç telaffuz edilmezdi. Ancak Rus istihbaratı Aliyev'i can evinden vurmuştu. Rahimov'un öldürülmesi ise mesaj niteliği taşıyordu. En yakınındaki insanı öldüren Rus istihbaratı Aliyev'e ' icap ederse senide öldürürüz, ayağını denk al' uyarısı yapıyordu. Bu arada Türk Enerji Bakanı Atasoy, Moskova'da gaz alanında başka bir protokolu Ruslarla imzalayıordu. 1 Kasım 1994 tarihini taşıyan bu anlaşmaya göre Türkiye, 6 milyar metreküp gaza ilaveten yılda 4.5 milyar mekreküp gaz alacaktı. denge kurulmuştu. Diğer denge İran'la kurulmalıydı. Nitekim 12 Kasım 1994'de İran Petrol Bakanı Gulamrıza Agazade, Bakü'ye yaptığı üç günlük ziyaretin ardından Azerbaycan'ın petrol konsorsiyumundaki yüzde 20'lik payından yüzde 25'inin İran'a verilmesine ilişkin anlaşmanın Bakü'de imzalandığını duyuruyordu. Ayrıca İran, zor günler yaşayan Nahçıvan'a yıllık 500 bin ton kapasiteili rafineri ve boru hattı kurararak petrol verecekti. Buna karşılık Azerbaycan yılda 1.5 milyon tonluk ürününü İran'a vermeyi tahhahüt ediyordu. Ne olursa olsun; bu tarihe kadar Hazar'da petrol anlaşmaları imzalanmaması için her türlü entrikaya başvuran Rus istihbarahatı yenilmişdi. Darbe, suikast, iç savaş, Karabağ savaşı kartları Aliyev'in başarı iç ve dış politikaları sayesinde kimi zaman sert, bazen de yumuşak operasyonlarla ekarte edildi. Mega Proje çerçevesinde faaliyetlerin yürütülmesi için Azerbaycan Uluslararası Operasyon Şirketi ( AIOC ) oluşturulurken, anlaşma petrol şirketlerinin pay bölgüsünün yanı sıra tüm tekniki, iktisadi meselelerde ayrıntılı biçimde kapsıyordu. 12 kasım 1994'de Azerbaycan Meclis'inde onaylanarak kanuni hale gelen, geçerlilik kazanan anlaşma 30 yıl için yabancı petrol şirketlerine ilğili petrol yataklarında haklar veriyordu. Anlaşma şartlarına göre Azerbaycan bu üç yatakda petrol ve gazda mülkiyet hukukunu koruyordu. Konsorsiyum toplam 8 milyar dolar yatırım yapılmasını öngörürken, yabancı ülkelerin yönetim tecrübesi ve modern teknolojisinden yararlanılması hedefleniyordu. Anlaşma,

Gurbetde. Aykırı. Konuşmalar. 15 Tarihi Röportaj FARUK ARSLAN

Gurbetde. Aykırı. Konuşmalar. 15 Tarihi Röportaj FARUK ARSLAN Gurbetde Aykırı Konuşmalar 15 Tarihi Röportaj FARUK ARSLAN 1 12 Nisan 1969'de Ankara'da doğdu. Aslen Çorumludur. 3 yıllık GATA Sağlık Astsubay Hazırlama Okulu'ndan mezun oldu. Azerbaycan Üniversitesi Uluslararası

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli?

Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli? Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli? Dr. Ali Asker (*) AGÝT Minsk Grubu = AGÝT Turizmi Son birkaç aydan beri Azerbaycan siyasi terminolojisine yeni bir terim dahil edilmiþtir: AGÝT Turizmi.

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

Başbakan Erdoğan'ın adaylığı dünya basınında

Başbakan Erdoğan'ın adaylığı dünya basınında On5yirmi5.com Başbakan Erdoğan'ın adaylığı dünya basınında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın AK Parti tarafından cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanması, uluslararası basında geniş yankı buldu. Yayın Tarihi

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri

Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 27.12.2012 Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 000 Sinem KARADAĞ Gözde TOP Babasının denge siyasetini başarıyla yürüten İlham Aliyev, Azerbaycan ın bölgesel nitelikli

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU DAĞLIK KARABAĞ SORUNU DAR ALANDA BÜYÜK OYUN ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Avrasya Araştırmaları Merkezi USAK RAPOR NO: 11-07 Yrd. Doç. Dr. Dilek M. Turgut Karal Demirtepe Editör Eylül 2011

Detaylı

CEZAYİR SEKTÖREL AÇILIM GEZİSİ

CEZAYİR SEKTÖREL AÇILIM GEZİSİ CEZAYİR SEKTÖREL AÇILIM GEZİSİ Sayın Cumhurbaşkanımızın 2014 yılı Kasım ayında yapmış oldukları Cezayir gezisi sırasında, Cezayir le ticaret hacminin arttırılmasına yönelik yapmış oldukları irade beyanının

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

MİT Tasarısı ve Yasin El Kadı lar Fatih Saraç lar ve M.Latif Topbaş lar

MİT Tasarısı ve Yasin El Kadı lar Fatih Saraç lar ve M.Latif Topbaş lar 24 Şubat 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) MİT Tasarısı ve Yasin El Kadı lar Fatih Saraç lar ve M.Latif Topbaş lar Değerli Basın Mensupları; --Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile

Detaylı

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME 207 KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hük. Kar. nin Tarihi : 13/12/1983 No : 189 Yetki Kanununun Tarihi : 17/6/1982 No : 2680 Yayımlandığı R.G. Tarihi

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

HAZAR'IN KURTLAR VADİSİ PETROL İMPARATORLUĞUNDAKİ GÜÇ SAVAŞLARI

HAZAR'IN KURTLAR VADİSİ PETROL İMPARATORLUĞUNDAKİ GÜÇ SAVAŞLARI HAZAR'IN KURTLAR VADİSİ PETROL İMPARATORLUĞUNDAKİ GÜÇ SAVAŞLARI Faruk Arslan 1 [Faruk Arslan] 12 Nisan 1969'de Ankara'da doğdu. Aslen Çorumludur. 3 yıllık GATA Sağlık Astsubay Hazırlama Okulu'ndan mezun

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

Faruk Arslan - Hazarın Kurtlar Vadisi Petrol İmparatorluğundaki Güç Savaşları. www.cepsitesi.net

Faruk Arslan - Hazarın Kurtlar Vadisi Petrol İmparatorluğundaki Güç Savaşları. www.cepsitesi.net Faruk Arslan - Hazarın Kurtlar Vadisi Petrol İmparatorluğundaki Güç Savaşları www.cepsitesi.net [Faruk Arslan] 12 Nisan 1969de Ankarada doğdu. Aslen Çorumludur. 3 yıllık GATA Sağlık Astsubay Hazırlama

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK), Ankara Üniversitesi ve Ziraat Bankası işbirliği ile Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

Endüstrinin Sağlık Politikalarını Engellemesi. Prof Dr Elif Dağlı

Endüstrinin Sağlık Politikalarını Engellemesi. Prof Dr Elif Dağlı Endüstrinin Sağlık Politikalarını Engellemesi Prof Dr Elif Dağlı Uzlaşmasız ihtilaf : Kamu sağlığı karşısında tütün endüstrisi çıkarları Tütün endüstrisinin çıkarları sağlık çıkarları ile kökten çelişir.

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Geçen ay meslektaşım, eğitmen arkadaşım Gülgün Koç ne güzel hatırlattı Peter Drucker ın meşhur tespitini : Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz

Geçen ay meslektaşım, eğitmen arkadaşım Gülgün Koç ne güzel hatırlattı Peter Drucker ın meşhur tespitini : Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz Peter Drucker çok doğru bir ifade seçmiş! Geçen ay meslektaşım, eğitmen arkadaşım Gülgün Koç ne güzel hatırlattı Peter Drucker ın meşhur tespitini : Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz Ölçmek, yönetmek

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ TANIM Haber kaynakları ile ilişki kurarak sürekli haber toplayan, gerektiğinde olayları yerinde izleyen, haberi yazılı veya sözlü olarak bağlı bulunduğu radyo veya televizyon kurumuna ileten kişidir. A-

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 Pentagon yetkilileri Fransa'nın talep ettiği Reaper tipi insansız hava aracı (İHA) veya dronların satışına yönelik olarak Kongre'de

Detaylı

Arslan Bulut. demişti. Sivil direnişi, İran'da Humeyni, Türkiye'de Erbakan ve Türkeş örgütlemiş, komünistler etkisiz bırakılmıştı.

Arslan Bulut. demişti. Sivil direnişi, İran'da Humeyni, Türkiye'de Erbakan ve Türkeş örgütlemiş, komünistler etkisiz bırakılmıştı. Arslan Bulut çetesi olan Gladio örgütlenmesi Türkiye'de de kuruldu. Amerikan askeri polisi, Türkiye'de operasyon yapmaya başladı! Dönemin Rus gizli servisi KGB'nin son başkanı, Sovyetler dağıldığı zaman,

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5)

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) Eylem 1.2 Gençlik Girişimleri Projesi İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) DALGALAN SEN DE ŞAFAKLAR GİBİ EY ŞANLI HİLÂL OLSUN ARTIK DÖKÜLEN KANLARIMIN HEPSİ

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Sovyetlerin Kafkaslarda yıllar süren hükümdarlığı sırasında Ermenistan, Moskova hükümetinin de yardımıyla sahip olduğu toprakları stratejik ve

Sovyetlerin Kafkaslarda yıllar süren hükümdarlığı sırasında Ermenistan, Moskova hükümetinin de yardımıyla sahip olduğu toprakları stratejik ve Evveliyat Sovyetlerin Kafkaslarda yıllar süren hükümdarlığı sırasında Ermenistan, Moskova hükümetinin de yardımıyla sahip olduğu toprakları stratejik ve sistematik olarak Azerbaycan a doğru genişletmiş

Detaylı

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ 2011 İSTATİSTİKLERİ PARLAMENTO SEÇİM YILI PARLAMENTODAKİ MİLLETVEKİLİ MİLLETVEKİLİ İÇİNDEKİ PAY ( ) 1935 395 18 4.6 1943 435 16 3.7 1950 487 3 0.6 1957 610 8 1.3 1965 450 8 1.8 1973 450 6 1.3 1991 450

Detaylı

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Masalsı bir giriş yapmak istiyoruz bu haftaki Medya Kaza Raporu na...

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Masalsı bir giriş yapmak istiyoruz bu haftaki Medya Kaza Raporu na... - Gökten üç medya kazası düşmüş. Biri ona, biri buna, biri şuna... - Bakandan çok bakancılık yüzüğe takıldı - Pahalı şarap, G20 zirvesinde buruk bir tad bıraktı - Özel jetler, CEO ların başına jet hızıyla

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Bu haftaki yazımızda, iki medya karşılaşmasında, bürokratların kendilerini star gibi hissetmemesinin etkilerini değerlendireceğiz

Bu haftaki yazımızda, iki medya karşılaşmasında, bürokratların kendilerini star gibi hissetmemesinin etkilerini değerlendireceğiz - Starız, starsınız, starlar FED Başkanı Bernanke, nasıl star olduğunu anladı? THY Genel Müdürü ise rötar yaptı - Fransa daki Rolex krizi - Siyasette bel altı vuruşlara karşı, yakın tarihten çarpıcı bir

Detaylı

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m - Bakan Yıldırım dan yıldırım gibi özlü sözler - Manisa 4. Asliye Ceza dan insan hakları ve Anayasa dersi - Telefon Ablukası ile Gazze Ablukası arasındaki on benzerlik RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK BAKANLAR KURULU Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur. Cumhurbaşkanı bakanlar kurulunun

Detaylı

SIRA SAYISI: 483 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ

SIRA SAYISI: 483 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ YASAMA DÖNEMİ YASAMA YILI 24 3 SIRA SAYISI: 483 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Ek Protokolün Onaylanmasının

Detaylı

ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU

ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI Öğr.Gör.Afitap BULUT 2012 3. VE 4. HAFTALAR SEKRETERİN MESLEKİ ÖZELLİKLERİ B. SEKRETERİN MESLEKİ ÖZELLİKLERİ İletişim becerisi etkili kullanmak 1.1 Türkçe

Detaylı

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı - Haziran 2012- Sayı: 14 4 Haziran 2012: Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonu,

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Karabag. Dr. Memmed CAFERLİ Tarih Bilimci. 26 www.irs-az.com. Ağdam şehri (işgalden sonra) KARABAĞ I İLHAK ETME POLİTİKASI ÜZERİNE BAZI NOTLAR

Karabag. Dr. Memmed CAFERLİ Tarih Bilimci. 26 www.irs-az.com. Ağdam şehri (işgalden sonra) KARABAĞ I İLHAK ETME POLİTİKASI ÜZERİNE BAZI NOTLAR Karabag Ağdam şehri (işgalden sonra) KARABAĞ I İLHAK ETME POLİTİKASI ÜZERİNE BAZI NOTLAR Dr. Memmed CAFERLİ Tarih Bilimci 26 www.irs-az.com Ağdam şehri camisi (işgalden sonra) MADDİ AÇIDAN GENİŞ İMKÂNLA-

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

14 Kasım 2014 Cuma. 1. OTURUM Oturum Başkanı: Doç. Dr. Seyhan AKISKA. YÖK Denetleme Kurulu Başkanı

14 Kasım 2014 Cuma. 1. OTURUM Oturum Başkanı: Doç. Dr. Seyhan AKISKA. YÖK Denetleme Kurulu Başkanı Onur Kurulu Prof. Dr. Reha Metin ALKAN Ziyatdin İsmihanoğlu KASSANOV Prof. Dr. İlyas DOĞAN Salim USLU Rektörü Dünya Ahıska Türkleri Birliği Başkanı YÖK Denetleme Kurulu Başkanı Dünya Ahıska Türkleri Birliği

Detaylı

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi,

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi, BELEDİYEDE II.SELİM DÖNEMİ Merhabalar ;Bildiğiniz gibi genelde mali konularda yazılar yazarak sizleri bilgilendirmekteyim Ancak;Bu günkü konumu siyasi içerikli olarak yerel seçim sonuçlarına ayırdım, Öncelikle

Detaylı

14 Kasım 2014 Cuma. 2. OTURUM Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlyas DOĞAN. 3. OTURUM Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlhan YILDIZ

14 Kasım 2014 Cuma. 2. OTURUM Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlyas DOĞAN. 3. OTURUM Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlhan YILDIZ 14 Kasım 2014 Cuma 2. OTURUM Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlyas DOĞAN 9:00-10:00 Kayıt 10:00-11:00 Açılış ve Protokol Konuşmaları 14:00 14:20 Osmanlı Dönemi Ahıska Tarihi Yrd. Doç. Dr. Ayna ASKEROĞLU ARSLAN,

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6-

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- EKİM 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur Sözleşmesini

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

28.12.2012. Yine tehtid ettiler

28.12.2012. Yine tehtid ettiler Yine tehtid ettiler Muhalefeti ve yönetimiyle Türkiye'nin içişlerine müdahale ettiğini söyleyen Irak'tan bir tepki daha geldi. Irak'ta Mukteda Sadr'ın Mehdi Ordusu'ndan kopan Asaib Ehl el Hak grubu, Türk

Detaylı

T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ. BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ. BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu yönergenin amacı, Basın

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ Ekonomik İşbirliği Teşkilat (EİT), üye ülkeler arasında yoğun ekonomik işbirliğinin tesis edilmesini amaçlayan bölgesel düzeyde bir uluslararası teşkilattır. Teşkilat, 1964 yılında kurulan Kalkınma İçin

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç Yasama süreci ve sivil toplum İsveç Sosyal faaliyet alanları Devlet Piyasa Sivil toplum Sivil toplum nedir? Ortak çıkarlar, amaçlar ve değerler etrafında birleşmiş gönüllü ve kolektif faaliyetler Değişken

Detaylı

Cemil ÇİÇEK TBMM Başkanı. Çocuklar bizim geleceğimizdir. Onlara ne kadar önem verir,onları ne kadar iyi eğitir, ne kadar donanımlı hale getirirsek,

Cemil ÇİÇEK TBMM Başkanı. Çocuklar bizim geleceğimizdir. Onlara ne kadar önem verir,onları ne kadar iyi eğitir, ne kadar donanımlı hale getirirsek, Çocuklar bizim geleceğimizdir. Onlara ne kadar önem verir,onları ne kadar iyi eğitir, ne kadar donanımlı hale getirirsek, geleceğimiz de o kadar teminat altında demektir. Cemil ÇİÇEK TBMM Başkanı 1 Ali

Detaylı

BİR ARAYA GETİRİR YENİ TÜRKİYE NİN YENİ GAZETESİ

BİR ARAYA GETİRİR YENİ TÜRKİYE NİN YENİ GAZETESİ BİR ARAYA GETİRİR YENİ TÜRKİYE NİN YENİ GAZETESİ Zor bir dönemden geçiyoruz.. Teferruata gerek yok. Ekonomik, siyasi, sosyal çalkantılar; etrafımızı saran yangın, içine çekildiğimiz şiddet dalgası vs.

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı

Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı Başkan Acar SGK Müfettişlerinin Eğitim Seminerine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - VATANDAŞLARIMIZA DAHA KALİTELİ, NİTELİKLİ HİZMETİ VERMENİN GAYRETİ İÇERİSİNDE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN DIŞ İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN DIŞ İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN 7117 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN DIŞ İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 3620 Kabul Tarihi : 28/3/1990 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 6/4/1990 Sayı : 20484 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIġI GÖREV RAPORU. BOSNA-HERSEK ZĠYARETĠ GÖREV RAPORU 1. Konunun Evveliyatı

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIġI GÖREV RAPORU. BOSNA-HERSEK ZĠYARETĠ GÖREV RAPORU 1. Konunun Evveliyatı BOSNA-HERSEK ZĠYARETĠ GÖREV RAPORU 1. Konunun Evveliyatı Ormancılık alanında Bosna-Hersek ile işbirliğini geliştirmek amacıyla Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı aracılığıyla iki

Detaylı

1. Lütfen Araştırın!

1. Lütfen Araştırın! GENEL BİLGİLER Bu dokümantasyonu meydana getirmekteki temel amacımız, belirsizlikleri asgari düzeye indirgemek ve bazı konularda düşünmenizi sağlamaktır. Birçoğunuzun ilk defa duyduğu bu hizmetlerle ilgili

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı