Yarım ^sırdır içiıtlçin çürüyetvyara. başladı... Türk toplumu yanlış teşhisin, yanlış, tedavinin kurbanı olmak durumuna. meseleleri, halledecek diye

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Yarım ^sırdır içiıtlçin çürüyetvyara. başladı... Türk toplumu yanlış teşhisin, yanlış, tedavinin kurbanı olmak durumuna. meseleleri, halledecek diye"

Transkript

1 SAVI ; «Ni; J

2 2 MİLLİ HAREKET i t ie t ir i î İr i f ir î $ î t t ir $ ir ir î î î $ I 1 $ -tt^-k-k-k-k-iı-k-k-k-k-k-k-y I PINM I D ffm İS l AhmM Sahibi l, KARABACAK Sorumlu Müdürü rel KILIÇ Toknik Sekreter Sakta! ÖNER Ankara temsilcui ^ v k ct Büleat YAHNtCl tsmail ÖZKAN Ayda bir çtkar Yönatlıa Yeri Beyazsaray Çarcısı Nu. 4] Beyazıt İSTANBUL Habarleçnıc ve havale adrc P.K. 190 Aksaray/IST. Tel.: SAYI ; 45 i Göndarildcak yazılar basüs geri verilmez. Millî Hareket J adı philmadan dergiden kısmen veya tamamen yaa ve fotoğraf almamaz t Piaü 5 Kuruş, dı^ iki mislidir Yıllık aboneai 15 liradır, ÎUn ve rekunuo ««nrimi 25 Arka kapak : 1500 Ura 1 it I i t t I ^ / Yarım ^sırdır içiıtlçin çürüyetvyara son on yıldır Yüze çıktı ve işlemeğe başladı... Türk toplumu yanlış teşhisin, yanlış, tedavinin kurbanı olmak durumuna getirildi... Zamanı Bugün karşı kuvvetler, demokrasiye seçime karşı menfî bir tutum içine gîr- mişlerdir. Amaçları, zor kullanarak yönetime el koymak ve bildiklerince vatanı parçalamaktır. Artık, bu hainle yılma kadar! geçen zaman top- hemen hepsi silâhlı, hepsi bir cani lumu İyi bir düzene; kavuşturacağı yer- de, tam tersine, içinden çıkılamaya- cak İktisadî, politik ve manevî buhran^ olmak gerekmektedir. Yönetlcileların içine itti. Kurulu sistemin ve yö- neticllerin içte ve dışta itibarları kal- madı ihtilali bu buhranın sonucu vatanseverleri birgün vatan savunmaolarak yapıldı, ihtilâl, meseleleri, halledecek diye b id ir.iş te böyle bir durumda yapılabeklenirkerr yem meselelerin^ ortaya kadar insafsızdır. Böyle bir durumda, bunlara karşı, en az kendileri kadar bunların üstesinderr geleceği inancı iyice sarsılmıştır. Bu durumda Türk sına, nefis savunmasına geçecekler gi durumda yapılacak ç.kmasma setiep olcte. B tirile n hurriyet tıavası ve Vdnfif^ Yorumlanan hürri- ^ ' nüans ayrılıklarmı halletmeyi yet fikrî, vatan ölücülerinden, vatan 9 «= "»Ilâhlansatıc.Iarma ka<far, bütün hainlerin or- Çünkü gemi batarsa, boğulanlar için- dekiierin tümü olacaktır, taya çıkmalavına ve pervasızca çalış- mağa ^aşlamafârına yol açt/ Bugün, şaibeli v ^ b e c e r^ fz kişilerin yönetimi altyjda durömumuz gün geç- tikçe kötüye gi^mektedlr/!romünistler, azmlfk ırkçıları (f^ürtçüler, Yahudİler, Rumlar, Ermenıie^, vs.) gittikçe, azıtmakta, vatammm bölmek ve yıkmak için vâr gömeriyle çalışmaktadırlar... Iç ve dış düşman]j rm ^^hıp onun metoduna yakın metotlan uygulayan milliyetçilere yardımcı olmaktır. Yani, kuvvetli olana, organize edilmiş olana yardrm etmektir. ^ Bu karışıklıklar içindeyken, vatan parçalanma tehlikeleri geçirirken, fildiş! kulelerinde oturup, milliyetçilerin mak için çalıştıkları,, a-..«,«.,, «V. bu büyâk «..«...- tehlike arasına nifak tohumları saçan büyük nin burnumuzun dibine kadar geldiği düşünürlerimizden (I) de riça ediyobu dönemde Türk vatanseverinin göre- Genç nesil yeni bir anlayış için- luğu yıkılırken bunda kendi veballerinin de olduğunu pek az düşünmüşlerdir. imparatorluk yıkılmış, eskiye nazaran mendil kadar kalan topraklar üzerinde bu çekişmeler zamanımıza kadar uzayıp gelmiştir. Hiç şüphe yokki bunda, kendilerini büyük lider, büyük mütefekkir, büyük nazariyatçı gören, aslında sıradan adam olan bir takım etmek de ve ilmin önderliğinde, hurafelerden koynıak ve olmayacak nazariyelerden arınmış olarak bir atılım yapmak, sizin içine Türk vatanseverleri, Türk milliyetçiharcamışlar, ukoca L Osmanii ImıArator- olmayınız. Genç lori uıiina.^ K u **- :* II j düştüğünüz fasit daireden çıkmak istelerı yıllardan ben, hatta yüzyıllardan c l..... k«kî I- Jt--. I II mektedir. Susunuz ve hürmet bekliyorben kendi İç çekişmeleri İle zaman...., ' harcamışı... nesil bölünme zamanının değil> toparlanma zamanının geldiğine inanmaktadır. MİLLİ HAREKET MÜSLÜMAN TÜRK ÜN EL KİTABI : TURK. İSLÂM SENTEZİ î Kapak ; RENK Basımevi Dizgi ve Tertip ; SIRALAR Matbaa«kaprisli kişinin rolü vardır... Üzerine baslığımız toprak, büyük Yazan : Yılmaz BOYUNAĞA I tehlikeler altında titrerken Türk vatanseverinin düşüneceği başka şeyler var Fiatı : 10 lira Dergimizden istenebilir dır...

3 İLLÎ HAREKET 3 lllllltlilullllllmiiimiililitkmilmiilimilllltlilmllllllltttlillllllllllltlilitlilllllllitlilllllllllinillllltlillllllmlltlmihlithutlilitliilmhtlitltflmflilllmiiihiiim Y urtta Geçen Geçen ay, gerek siyasî olaylar bakımından gerek, komünist ve anarşistlerin giriştikleri hareketler bakımından oldukça renkli geçti. Türk siyasileri yeni tecrübeler (!) edinirken, Türkiye yi bölmek isteyenlerin yüzleri bir kere daha ortaya çıkarken beliren endişeler daha çoğalıyordu. SÜLEYMAN GENE BAŞVEKİL Demirel in Türkiye nin lehine olmayan.çalışmalarına daha fazla tahammül edemeyenlerle, kurulan kabinede bir makam kapamayanlann isyanı A.P.'yi oldukça güç durumda bırakmıştı. 2.nci Demirel kabinesinin bütçesine red oyu vererek güven oyu almasına engel olan 41 milletvekilinden büyük bir kısmı bu isyanlarını 3. ncü Demirel kabinesine de red oyu vererek sürdürdüler. Fakat mason localarının çalışmaları ve yapılan pazar» iıklar bu çalışmayı şimdilik faydasız duruma getirdi. SÜLEYMAN IN KABİNESİ Gedikli mason Süleyman Demirel, istifasını Cumhurbaşkanına verdiği gün gene bu görevi aldı. Kuracağı kabine günlerce merakla beklenen Demirel, taviz vermiyeceğini gösterdi ve «BOL MASONLU KABİNE» sini yeniden ilân etti. Bu arada, geçen sayımızda da belirttiğimiz gibi milletvekili pazarlıkları hararetlendi. Güven oylamasına iki gün kala, gerekli olan 226 sayısı geçilmiş oluyordu. Bu arada 41. lerden dört kişi, «Ağlayarak» Süleyman Demirci den af dilemişler ve tekrar mason himayesine girmişlerdi. CEZALAR Bu arada Demirel in emrindeki haysiyet divanı kademeli cezalara başla- Herkesin konuştuğu, fakat açıkça kamu oyuna duyuramadığı bir meselemizi, belklde en büyük meselemizi bu sayımızda açıkça ortaya koyarken görevimizi yaptığımıza inanıyoruz. Birçok çevrelerin, «Daha zamanı değil.* demelerine katılmıyor, zamanın geçmekte olduğunu olayların gelişmesinden görüyoruz. Türklyede komünizmin, ihtilâlden sonra iyi bir ortam bulduğu açıktır. Zaten ih tilâlden sonra Türk milletine düşman bütün fikirle rin açıkça ortaya atıldığıda hepimizce malûmdur Bu ortam, marksistlerin TİP'I kurmalarıyla birinci tekâmülünü yapmış, 1969 seçimlerinden sonra İse, İhtilâlci yüzünü iyice ortaya çıkararak faaliyetine hız verm iştir. Bütünlüğümüz İçin ikinci bir tehlike olan «KÜRTÇÜLÜK» ise gene ihtilâlden sonra yüzünü göstermiştir. Kürtçe yazı ve şiirle r basan dergiler çıkartılmış, gizli olarak basılan veya dışarıdan getirefi «Kürtçe gramer» ler ortalıkta görülmeğe başlanmıştır. Bir ara teşkilât kurdukları İçin tutuklanan kürtçülerin durumunu herkes bilmektedir. Bilinen bir başka gerçek komünistlerin ve kürtçülerin müşterek çalışma içinde olduklarıdır. İhtilâlden sonra ele geçen bir vesikada, komünistlerin kürtçülere, muhtariyet vermeyi vaad ettikle ri de ortaya çıkmıştı. Bugün durum nedir? Üniversite İçinde 1969 seçimlerinden sonra daha hızlanan anarşi hareketleri dıştan görüldüğü gibi; Sosyalist, Devrimci, Atatürkçü, Kürtçü, bağımsız Türkİye'ci, bilmem neci gençliğin plâtonik davranışları değildir. Üniversite İçindeki hareketler, Kürtçü - Komünist işbirlikçilerin bir merkezden yönetilen, şuurlu, nihai gayesi Türkiye yi komünistleştirlp. doğuda bir Kürdistan kurmak istem eleridir. Bunu bilerek veya bilmeyerek âlet olan teşkilâtlar pek çoktur. Türkiye deki marksist ve kürtçü hareket çoktan TİP In dışına kaymıştır. Bu hareket, partileri ve teşkilâtları vasıta olarak kullanmakla, bunları ele geçirmek İçin çalışmaktadırlar. Adı «Devrimci» olan pek çok teşkilât bu yola girm iştir. Meselâ Birlik partisine de bir süre önce el atılmış, bu partinin bölücü özelliğinden yararlanmak için kurucuların tasfiyesine başlanmıştır. Partinin kuvvetli adamlarından ulusoyların bu konuda verdiği beyanat bu istikamettedir. YT.P. de bir ara bblgecilerin safına kayar gibi olmuşsa da, parti kurucuları, partiyi tasfiye eder duruma getirmek pahasına bu tehlikeden kurtarmışlardır. Eski İçişleri Bakanı Faruk Sükan, devletin muhakkak ki, haber alma imkânlarından yararlanarak bir rapor hazırlamış ve meclise sunmuştu. Fakat, şimdi o, partisinden ihraç edilerek, kendi gibi düşünenlerle beraber, çaresiz beklemektedir. KAPAKTAKİ KONU : Kürtçü Komünist işbirliği Kürtçü - Komünist İşbirliğine en fazla dikkati çeken M illiyetçi Hareket Partisi ve diğer m illiyetçi teşekküllerin sesine maalesef şimdiye kadar hiç kulak verilm em iştir. Hattâ, Süleyman Demirel e gelen bir rapor'a Demirel bakmamış, tehlikenin olmadığını AP. nin doğuda aldığı reyleri göstererek isbata çalışmıştır. Fakat, durum bugün en tehlikeli, en açık şekline gelm iştir. M art ayı İçinde üniversitelerdeki olayları ve Irak'taki Kürt muhtariyetini birleştirirsek çok kötü günlere gittiğim izi kestirebiliriz... Irak ta dokuz yıldır süren Barzani isyanı son aylar İçinde neticeye Türkiye nin ve Irak Türklerinin aleyhine olarak bağlanmış ve Kürtler m uhtariyetlerini almışlardır. Hattâ Türklerin yüzde yüz çoğunlukta bulunduğu Kerkük bölgesi bile Kürtlerin yönetimine bırakılmıştır... Irak ta bunlar olurken Türkiye'de anarşistler bağımsızlık haftası ilân etm işlerdir. Nerenin bağımsızlığıdır bu? Türkiye' deki bir bağımsızlıktan söz açtıklarını söylemeleri bizi İkna etmemektedir. Bu «hafta* neden Irak'taki olayın haftasına rastlatılmıştır. Biz Türkiye'de bu haftayı İlân edenlerin. Irak Kürtlerini kastettiklerinden aslâ şüphe etmiyoruz... Bir durum daha vardır. Hemen bütün üniversite ve yüksek okullarda bu hareketi omuzlarına alanlar, arkadaşları arasında Kürtçü olarak bilinenlerdir. Yurtlarda, cemiyetlerde durum budur. öyle gelişmeler olmaktadır ki, Sosyalizme kapılan birtakım öğrenciler, kürtçü faaliyetleri yönünce uyanmakta, o zamana kadar beraber oldukları arkadaşlarına karşı çıkmaktadırlar. İstanbul, Kadırga yurdunda sosyalistlerin ve kürtçülerin yaptıkları kanlı kavganın sebebi, yurtta Kürtçe türküler söylenmesidir. Evet, son olaylar, komünist tahriklerle atbaşı götürülen bağımsız bir Kürt devleti kurma hayalinin neticeleridir. Özbeöz Türk ırkından gelen, aynı dinden olan Türk çocuklarını birbirine düşüren hainlerin kafalarını, hayâlleriyle beraber ezmek gerekmektedir. Bu, Türk m illetinin geleceği İçin elzemdir. Hem de acele olarak. 8 m s dl. İlkin geri dönen dört kişiye ihtar

4 4 İl l i h a r e k e t verdi. Sonra grup içinde faal olma- sebebi, Orta Doğuda bir çıban başı faydalı olacağını düşünerek bu orta yanlara birer ay ihraç vererek bir böu olan İsrail'in saldırgan tutumu ve si- mm sağlanmasında rol oynamıştı. me hareketine girişti. Son gruba, ya- yonizmin yayılma politikasıdır. Ame-. TÜRKİYE DE ni başı çekenlere birer yıl geçici m m rika nın desteklediği İsrail, Arap BAĞIMSIZLIK HAFTASI ihraç vererek işlemi tamamladı. Son memleketlerine devamlı saldırırken birer yıllık ihraçların amacı ise, bu Irak ta Kürtler muhtariyet alıp, bay' Rusya da bundan faydalanmış ve yegrubu yapılacak büyük kongrede etki- tiştirdiği komünist militanları bu az yaparken Türkiye de de ilgi çeki siz duruma getirmekti. *! M gelişmiş memleketlere sokmuştur. 'lân edildi. Bağımsızlık OYLAMA Emperyalizme karşı koyduğunu sanan 41 ler oylamadan önce toplandılar milliyetçi Arap, bilmeden ko haftası denen bu haftada bütün Türkiye üniversite ve yüksek okullarında ve hesaplarını yaptılar. Red oyu kul lansalar bile hükümetin güven oyu alacağını hesaplayınca oylamaya ka tılmamağa karar verdiler. Bu durum münistlerin oyununa gelmiş, devrim yapıyoruz sanarak komünizmin yurt larma yerleşmesine sebep olmuşlardı. Irak tada durum budur. Mevcut silâhlı baskınlar ve boykotlar başladı. Devrimcilik ve Atatürkçülük maskesi altında girişilen hareketlerin liderle arkadaşları arasında kürtçü ola da hükümetin aüven ovu alması kat - hükümet sosyalizme kurtarıcı olarak tanınması ve ilân edilen haftanın da hükümetin güven oyu alması kat.rak taki muhtariyete rastlatılmasının ileşti ve açık farkla bu sağlandı. lıyordu. Daha kötüsü, Arapların ço- tiştirilm iş bir gerillâcıdır. İsrail baskı sı son zamanlarda fazlalaşınca Irak rastlantı olmadığında hemen herkes 9 Örüş birliğindeydi. Basın mensuplarının da kendi aralarında konuştukları SÜRPRİZ Oylamanın sürprizi Birlik Partisi idi. Bölücü bir hüviyetle çıkan bu partinin bünyesinde baştan beri devam ** eden sağ sol çekişmesi son kongrede solcuların lehine sonuçlanmış ve Balan ekibi bütün insiyatifi kaybetmişlerdi. Partinin ellerinden giden bu grup Demirel ile sıkı bir pazarlığa girdi ve gelecekte belli olacak vaadleri alarak Süleyman ın masonlar ka bu konu, maalesef «Daha zamanı değil» düşüncesi altında değerlendirilmedi. BAĞIMSIZLIK HAFTASI OLANLAR Devrimci geçinen komünistlerin İstanbul, Ankara, İzmir ve Erzurumda giriştikleri tedhiş hareketleri, silâh ve binesine kabul oyu vermeğe karar bomba bolluğu bakımından dikkati verdi... Yedi kişilik B. P. milletvekilinden beşi bu oylamada Süleyman ı destekleyerek, kendi kanaatlerine göre, iyi bir yatırım yaptılar. Verildikleri haysiyet divan tarafından partiden atılsalar bile buna üzülmiyecekleri, yaptıkları hesaplara göre, hemen hemen kat i gibi. IRAKTA DURUM Amerika nın Ortadoğuda takındığı yanlış tutum, Arap memleketlerini teker teker komünizmin kucağına iterken, Irak ta Türklerin ve Türkiyenin lehine olmayan gelişmeler başladı... Dokuz yıldan beri iç savaş devam eden bu ülkede Kürtçü lider Barzani ile Irak yöneticileri arasında bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre. Irak ta Kürtlere geniş muhtariyet veriliyor ve Irak ın bütün idar? kademelerinin ikinci sıraları Kürtlere bırakı Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'na saldıran solcuları püskürten M illiyetçi - Toplumcu gençlerin, Okulun önüne astığı Bilge Kağan ın sözleri görülüyor. hükümeti Kürtlerin uzun zamandan beri istedikleri muhtariyeti vermek zorunda kalmış, buna karşı Barzani, çekti. Meselâ bir kürtçü - komünist grubun İstanbul Yüksek öğretmen Okulunu basıp müdür Ayhan Doğan m kolunu kırdıkları gün en az otuz el ateş edildi ve yirmiye yakın bomba ve molotof kokteyli patlatıldı. Ankara da ise nefis müdafaasında kalan milliyetçi gençlerle yaptıkları çatışmada karşılıklı ateş açıldı ve pek çok kişi yaralandı. İşin garip tarafı kolu kendi atacağı dinamitle kopan gencin ve ağır yaralananların bu saldırganlardan olmasıydı. Ankara da komünistler ve C.H.P. sempatizanları Devrimciliği paylaşamamışlar ve C.H.P. ye bağlı Sosyal Demokrasi taraftarlarının yaptığı mitinge komünistler el koyarak daha sıkı devrimci olduklarını göstermişlerdi. Erzurum'daki olaylar ise komünist- erce pek başarılı olmadı. Pek az bir ğuiiükta o İ İ l ^ n 7ölge7eri^ kardeşlerimizle emperyalizme kuvvetleri olan Devrimciler, karşılaki yerler de Kürtlere bırakılıyordu. Bu ' " [ f» " " Î T '"'" *"" " arada Türklerin çoğunlukta olduklar, f «Î gostermışty,y, bir dayak yediler ve kısa zamanda Kerkük bölgesi de Kürtlere bırakılıyordu. MUHTARİYET NEDEN VERİLDİ Bu muhtariyetin verilmesinde, Arap dağıldılar. memleketlerinin en güçlü gerillacı Bağımsızlık haftası marksistlerin kuvveti olan «Arap Komando Teşkilâ- ve kürtçülerin İstanbul'da, halktan ve tı» başkanı Arafat'ında rolü olmuştu, m illiyetçi gençlerden korktukları için Dokuz yıldır verilmiyen muhtariyet Pekinci bir komünist olan Arafat, fe- Üniversite içinde yaptıkları bîr top- neden şimdi verildi. Bunun en büyük deral sosyalist bir Irak'ın kendisine lantı ile sona ererken arkasında bü-

5 İLLİ HAREKET 5 yük tehlikelerin işaretlerini de bırakıyordu. KIBRISTA NE OLUYOR Geçtiğimiz ay içinde Kıbrıs'ta, bilhassa Rum kesiminde önemli gelişme ler oldu. İlkin, Makarios a bir suikast yapıldı. Fakat papaz, bundan yarasız olarak kurtuldu. Birkaç gün sonra ise, eski bakan Yorgacis pusuya düşürülüp öldürüldü. Enosis taraftarları ile, Türkiye ile anlaşmak taraftarları ara^ smda çıkan ihtilâfların sonucu öldürüldüğü söylenen Yorgacis in bu durumundan sonra Türk hükümeti Kıbrıs'ta bir oldu - bitti hareketiyle karşılaşılacağı şeklinde istihbarat alarak hemen askeri ve diplomatik faaliyetlere girişti. Yakın bîr gelecekte Kıbrıs meselesinde mühim gelişmelerin olacağını bu olaylar>< doğruladı. ÜLKÜ OCAKLARI M illiyetçi Üniversite gençliğini organize etmek için kurulan Ülkü Ocakları kurulduğu her yerde çalışmalarına devam ediyor. İstanbul Ülkü Ocakları Birliği geçtiğimiz ay içinde Dr. Necmettin Hacieminoğlu na Kültür Emperyalizmi, Dr. Mustafa Kafalıya ve Yazar Ahmet Kabaklı'ya m illiyetçilik ve Almanya daki işçilerimiz konusunda birer konferans verdirdi. İZMİR'DE İzmir Devlet Müh. ve Mi. Ak. Ülkü Ocağı geçtiğimiz ay içinde kongresini yaptı ve yönetim kurulu şu şekilde iş bölümü yaptı ; Başkan : Necati Metin II. Başkan ; Naci Eminoğlu Sekreter : Yakup Arıöz Muhasip ; Sabri Fetvacı. Üye : Abdullah Demirtaş >» : Abdullah Koyuncu» : Mehmet özer GENÇ ÜLKÜCÜLER TEŞKİLÂTI Geçtiğimiz ay içinde Genç Ülkücüler Teşkilâtının Sakarya şubesi kurularak çalışmalara başladı. Yönetim kuruluna şunlar getirildi : Başkan : Behçet Yiğit II. Başkan : Ömer Çelikkan Sekreter : Metin Kaptan Muhasip : Cavit öztaş Üye ; Orhan Büyü Sıkı bir çalışmaya girişen SakaryalI Genç Ülkücüler bir de kuruluş bildirisi yayınlıyarak çalışmalarını halka da duyurdular. Bildiri şöyle : Surda bir gedik açtık mukaddesmi mukaddes Ey kahpe rüzgâr artık ne yandan yayın lyoraz^. esersen es BÜYÜK TÜRK MİLLETİ Bizler, Halifeyi Ruyi Zeminin. Hâ* kan-ı Türkinin, Kayzer-i iklim i Rum'un torunlarıyız. Bir zamanlarda Doğunun Başbuğu, Batmın Efendisiydik, Şimdi işe Doğunun Sıradan bir ada^ mı, Batının kölesiyiz ve bir mukallidiz. Tek bağımsız Türk ülkesi olan y u r dumuzda bir oyun sahneye kondu ve oynanmaktadır. Başrolde oynayan Sİyonizm, Figüranlar ise Komünistler; masonlar, Kürtçüler ve bilmem neciler. Seyirciler ise Müslüman Türk m illeti. Oyun çok hoşumuza gidiyor ve alkışlıyoruz. Hemde nasıl. Alkış, Alkış, Alkış... Büyük Milletim, aziz M illetim sen ne zaman başrole çıkacaksın? Alkışlama ğa daha ne kadar devam edeceksin? Ne duruyorsun Davran gayrı^ Yeter, artık, Yeter. Sen köle olacaksın onlar efendi. Olmaz böyle şey. Biz seni efendi olmaya, bütün Türk - İslâm düşmanlarını bir yumrukta ezmeye çağırıyoruz. M illetlerm, devletlerin geleceğini o milletin gençliği tayin eder. Eğer gençlik MIIİİ benliğinden, mânevi değerlerinden uzak olarak yetiştirilirse o devletin geleceğinden endişe edilmelidir. Ve bizler son bağımsız Türk devletinin geleceğinden endişeliyiz. A rife ta rif gerekmez, işte Türk gençliği işte Türk devleti. Adapazarı, M illiyetçi gençler olarak harekete geçtik. Genç ülkücüler teşkilâtını kurduk. Çünkü artık teşkilâtlanmanın zamanı gelm iştir hattâ geçmektedir bile. Bu teşkilât sizin teşkilâtınızdır. Burada sizin evlâdlarınız geleceğin kadrosu olarak yetişecektir. Ve iddia ediyoruz ki geleceğin Başbuğları buradan çıkacaktır. Bizler fikirsiz kuvvetin zalim, kuvvetsiz fikrin aciz olduğuna. inanıyoruz. Gerekirse fikrim izi. gerekirse yumruğumuzu bir balyoz gibi İndirmesini bilenlerdeniz. Mensuplarımız da öyle yetişeceklerdir. Büyük Başbuğ, Anadolu fatihi Alparslanın dediği gibi Biz temiz müslümanlarız BId at nedir bilmeyiz. Onun için AJlah halis Türk'leri aziz kıldı. ZAFER ALLAH A İNANAN TÜRK MİLLİYETÇİLPRİNİNDİR. SAKARYA GENÇ ÜLKÜCÜLER TEŞKİLATI ELAZIĞ'DA Genç Ülkücülerin Elazığ şubesi de iki ay önce kurulmuştu. Bu kuruluştan sonra yayınlanan bildiriyi aşağıda ay- EY TÜRK GENÇLİĞİ Nereye gidiyorsun? Ruhsuzluğun ve gayesizliğin girdabında, karanlık ve çıkmaz sokaklarda, kirli ve sisli meyhanelerde, gece kulüplerinde, yabancı melodiler ve yabancı ideolojilerde ebedi mutluluğu bulabilecek, huzura erebilecek, insanca yaşadığını iddia edebilecek misin?.. Demir dağları eriten İradeni, döğüşen imanını, sarsılmaz karakterini, sonsuz zekânı m illî kültürünü, m illî ülkünü, cemiyet aşkını, vazife şuurunu, dünyayı dize getiren gücü nerede kaybettin? Seni bu duruma getirenler; seni ülküsüz, bilgisiz, hedefsiz bırakan^ lar seni sana yabancı edenler kim lerdir? Vatan m illet, din ve devlet te h likede iken görevinin büyüklüğünü ve geri kalışının sebeplerini düşündün mü? Sen suçlu değilsin asıl suçlular maddeci ve kopyacı bir eğitim sistemini senin eğitimine temel yapanlar ruhuna ve benliğine yabancı olan fi kirleri sana empoze etmeye çalışanlar, m illî olan herşeyi yoketmek isteyenler, senin değerini ve cevherini bilmeyenlerdir. M ille tle r m illî kültürleri, m illî ahlâkları ve m illî şuurları yaşadıkça yaşarlar içteki ve dıştaki düşmanların bunu çok İyi bildiklerinden seni kültüründen ve m illî şuurundan ayırmanın yollarını aramışlardır. Kültür bir m illetin yaşama şekli, ruhu, beyin hücresi ve mânevî değerlerinin bütünüdür. M illeti meydana getiren en Önemli unsurların başında bulunan kültür nesiller ve fe rtler arasında fikrî ve ruhî bağ sağlar. Bu bağın kopması demek, mazideki değerlerin unutulması, her çeşit anarşinin başlaması ve m illetin dağılması demektir. Bundan dolayı Türk M ille ti ' nl yıkmak İsteyenler onun dayandığı m illi kültür temellerini dinamitlemeyi. Türk Gençliğini Türk Kültüründen ayırmayı en sağlam bir yol olarak seçmişlerdir. Ne acıdır ki bugün. Türk gençliği tarihi değerlerinden habersiz^ dir. Batının sinema kırallannı ve kıraliçelerini tanıyan, onlara özenen Türk Gençliği kahraman ataları Kürşad'ın ve Alparslan'ın destanlarını, Farabi'nin ve Ibni SInanm İlim aşkını bilmiyorsa suç öğretemeyenlerde, eğitim ve öğretim kurumlarındadır. Hak ve hakikat sevgisini. ilim ve üiko aşkını bayraklaştıramayan; Türk M illiye tçiliğ in i sınıflara sokmayan, m illî ve dini değerlere sırt çeviren yabancı ve sapık ideolojile r yayan kültür emperyalizminin tatbikatını yapan eğitim ve öğretim kurumlan gerçek Türk okulları olamazlar... EY TÜRK GENÇLİĞİ, sana tuzaklar kurulmuştur. Slyonizmin, masonluğun ve komünizmin emrindeki kiralık beyinler köşe başlarını tutmuş, basın ve yayın organlarını ele geçirm işlerdir. O tuzaklara düşme. Düşün ve özüne dön. Ahlâk buhranı fe rtle r arasındaki m illî ve dini bağların çözülmesinden, ferdi menfaatin m illi menfaate tercih

6 6 İLLİ HAREKET edilmesinden, m liti ideallerin zaafa uğramasından doğar, bu buhranm giderilmesinin de bir tek yolu vardır: TÜRK KÜLTÜRÜNÜ VE TARİHİNİ ÖĞRENİP MİLLİ İDEALLERE YENİDEN KOŞMAK.. TÜRKÇÜLÜK ÜLKÜSÜNÜN KAVGASI Nİ YAPMAK. Siyasî. İktisadî ve kültürel emperyalizmin dar boğazlarma itilm iş olan güzel Türkiyemizi Türklük düşmanlarının, devrimbaz kuklaların, sömürücü azınlıkların, komünist çığırtkantarm, kızıl ordu özlemcilerinin, vatansız masonların ve kozmopolit aydınların ellerinden kurtarmak İstiyorsak bütün varlığımızla M illî felsefemiz olan Türkçülük Ülküsüne bağlanmamız şarttır. TÜRKÇÜ LÜK. DIŞARIDAN GELMEYEN TEK DÜ ŞÜNCEDİR. TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ'NİN ADIDIR: Türk ün vatanına, diline, dinine. âdet ve geleneklerine, istiklâline sevgisinin ve ilerleme arzusunun tabiî bir sonucudur. Türkçülük. Türk M illetinin maddî ve mânevî kalkınmasını m illî güçlerin harekete geçirilmesinde gören, yabancı İdeolojileri reddeden; siyasî. İktisadı ve kültürel bağımsızlığı savunan M illî ülkümüzdür. M illî Ülküler m illetlerin ümit, hayat ve heyecan kaynağı; cemiyetlerin ilerletici ve dinamik kuvvetleridir... Bütün medenî topluluklar anlamsız ve sonuçsuz tartışmaları bırakıp m illî yapılarma uygun kurtuluş ve kalkınma yolları bulmuşlardır... Bizim dejenere aydınlarımız; hıristiyan batı medeniyetinin ve buzlu steplerden gelen slav emperyalizminin uşaklığını yapan kiralık kalemşorlarımız ise kapitalizmin ve marksizmin bizi kurtaracağı iddiasında çember çevirmektedirler... Türk Mille tinin M illî yapısı, kültürü, tarihi de ğerleri batının meydana getirdiği fer diyetçi ve kollektivist kültür akımlar nm dışında sosyal dayanışmacı, tesa nütçü bir yapıya ve ruha sahip oldu ğuna sınıflar arası gerginlik ve anlaş mzlık doğuran kapitalizm ile mülkiyet, m illiyet ve din kavramlarını inkâr eden, moskof emperyalizmi durumuna gelen komünizm. Türk M ille ti için kurtuluş ve kalkınma yolları olamazlar... Öyleyse m illî Kültürümüzün gerektirdiği tarzda, kapitalizmin ve komünizmin dışında, Islâmiyetin sosyal görüşlerine bağlı, Türklük gurur ve şuuruna uygun üçüncü bir yol bulmalıyız. Zenginlik kaynaklarımızı biz işletmeli, tar lalarımızı biz sürmeli, fabrikalarımız biz kurmalı, uçağımızı biz yapmalıyız Bu m illî kalkınma yoluna MİLLİYETÇİ TOPLUMCU yol denilmektedir... Türk çülük zaferi için bu yolda birleşmek Türk gençliğinin görevidir. Zirvelere, doruklara asvalt caddelerden çıkılmaz. Yolumuz engellerle, acılarla, belâlarla doludur... Düşman çok, ülkü büyük, hedef uzak, kavga çetindir. M illetini gerilikten, soydaşını esaretten kurtaracak, Anadolu'dan taşacak, TURAN A varacak; m illî değerleri bayraklaştıracak; m illî tem eller ve tarihi zaferler üzerine büyük bir medeniyet kuracak, m illî kinini yerde bırakmayacaksın... EY ASİL GENÇLİK, Seni birliğe, beraberliğe. kutsal bir yolda beraber ölmeye, omuz omuza, el ele. yürek yüreğe olmağa; aynı çileyi çekmeğe çağı rıyoruz... Ülkü için acı çekmeğe çağırıyoruz... Ülkü için acı çekmek zevktir. Yüce idealler uğruna ölüme atılmak büyüklüktür. Biz her türlü ıstırabı göze alarak senin teşkilâtını kurduk Allah'ın yardımı ile bütün engelleri aşacak sevg ili m illetim izi ebedî bir mutluluğa kavuşturacağız. İdealsiz ve ruhsuz bir hayatın manâsızlığını, boşluğunu anlayıp ruhların ebediyyen yücelerde kaldığı M illî ülkü yolunda yürüyeceğiz... Bu yol Oğuz Han ın. Alparslan'ın. Yunus Emre nin ve Yavuzun torunları İçin açtığı hakikat yoludur. EY TÜRK GENÇLİĞİ, çözülmemiş problemler, unutulmuş topraklar, tu t sak soydaşlar yetim kardaşlar. mutlu yarınlar, Kırımlar, Kerkükler seni bekliyor... On iki ada. Batı Trakya, Kıbrıs, Azerbaycan, Türkistan; TURAN seni bekliyor. GENÇ ÜLKÜCÜLER TEŞKİLÂTI ELAZIĞ ŞUBESİ İZMİR ÜLKÜ OCAKLARI BİRLİĞİ KURULDU Attilâ FİLİZ Geçtiğimiz ay içinde kongrelerini yapan, İzmir Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi, Ziraat Fakültesi, Tıp Fakültesi ve Yüksek Öğretmen Okulu Ülkü Ocakları bir araya gelerek İzmir Ülkü Ocakları Birliğini kurmuşlardır. Birliğin kurucu üyeleri bir araya gelerek aralarında görev taksimini şu şekilde yapmışlardır: Başkan : Hilmi Körbeyli 2. Başkan : Necati Metin Sekreter : Mehmed Uyanık Muhasip : Necmettin Karaca Üye : Yaşar Gök» : Attilâ Filiz» : Hüseyin Ölmez» : Sabit Çöplüoğlu» : Sabahattin Çenet İzmir Ülkü Ocakları Birliği ilk olarak Doç. Dr. Orhan Türkdoğan ın Türkiye nin Kalkınma Yojları isim li seri makalelerini broşür halinde bastırarak gençliğe dağıtmışlardır. Ayrıca Birlik tarafından 3-4 Nisan geceleri İzmir Atatürk Kapalı Spor Salonunda ALTAYLARDAN TUNAYA TÜRK HALK OYUNLARI ŞÖLENİ düzenlenmiştir. ^ * M İL U HAREKET YAYINLARININ SON KİTABI # Tir Batarya ile Yıkılan imparatorluğun içinden fışkıran ümitsiz fakat gür ses bu kitapla manalanıyor. 4- MHP EYÜP KONGRESİ M illiyetçi Hareket Partisi Eyüp İlçe Kongresi Avukat Nâzım Durmuşoğlu başkanlığında yapılmış kongre sonunda yeni idare heyetine şunlar seçilm iştir : Başkan : Ali Terzibaşı Başkan Yardımcısı : Veli Efe Sekreter : Ahmet Alkan î Muhasip : Ahmet Esengün Süleyman N azif *- 4- Acı günlerin dramını, Türk insanının metanet ve geleceğe güveni- % ^ ni anlatıyor. Eski yazıdan yeni yazıya çevrildi. Fiatı : 5 lira 4 - Üyeler : Muammer Şentürk» : Mesut Türk» : Ali Tezdoğan» : Tamer Yücel» : İbrahim Top B : Turan Dündar» : Fehmi Tütüncü Yeni seçilen idare heyeti ilk

7 İLLİ HAREKEÎ 7 faaliyet olarak seri seminerler düzenlemiş ve İstanbul Ülkü Ocakları Birliği Başkanı Erol Kılıç'a «Esir Türkler» ve Sakin Öner e «Milliyetçiliğimizin Temel Meseleleri» konusunda iki seminer verdirmiştir. ERZURUM OLAYLARI İsmet Recep ALMACI (Erzurum Temsilcisi) 20 Mart Cuma günü Ziraat Fakül* Pekinden Viyanaya, Moskovadan Yennene kadar kırk milyon kilom etre kare toprağa kanını döktün, medeniye- tin i kurdun. Üstten gök mü çöküyor, alttan yer mi deliniyor ki senin tören bozulsun. Yüzelli İki yüz senedir batı tezgâhlarında yetiştirilen nesiller bugün senin tarihi varlığına yabancı kaldılar. Bu batıya benzeme halinin halihazırda ortaya koyduğu nesil her türlü yaban cı düşünceye açık ve vatanına ihanet etmeye hazırdır. İŞÇİ Seyyaliyeti ve İktisadi Kallcınma Dr. M. N usret E K İN tesinde bir forum düzenlendi. Foruma Ziraat Fakültesi öğretim üyelerinin bütünü davet edildi. Fakat hiçbirinin gelmemesi üzerine Müslim Seval adlı öğrenci protesto gayesiyle kendini yaktı. Müslimi hastahaneye bırakan arkadaşları bir Iranlı öğrencinin ar< kasında Dekanın odasını bastılar. Dekanlığı tahrip ettikten sonra koltuğu dışarı çıkarıp yaktılar. Sonra Rektörlüğe yürüdüler. Rektörün de masasını kırarak koltuğunu dışarıya çıkardılar ve yoldan geçen bir vasıtadan benzin alarak yaktılar. Tekrar yürüyüşe geçerek Üniversite Lojmanlarına geldiler. Rektör Kemal Bıyıkoğlu Prof. Fahrettin Tosun ve Prof. Şaban Kara taş ın evlerinin önünde bağırıp çağırdılar. Geç vakit yurtlara dağıldılar. Cumartesi günü saat 17 de yüzün üzerinde bir grup halinde Atatürk meydanındaki Atatürk heykelinin önüne gelerek siyah çelenk koyan solcu gençler daha sonra İstiklâl Marşı söylemişlerdir. Bu arada daha önceden haber alan kişilik bir halk grubu (Kahrolsun Komünizm, Yaşasın M illiyetçi Müslüman Türkiye) sesleriyle solcuların üzerine taş ve sopalarla yürüyerek yurtlarına kadar kovaladı. Sonra şehre dönerek solcuların oturduğu lokanta, pastahane ve gazi- noları bastılar ve bu arada Kulüp As - milliyetçi - toplumcular grubu ittifakın bütün camlarını kırdılar. Şimdi Erzurum da sükûn hâkim Senin yüce benliğini sömüren, son Türk ülkesi olan aziz Yurdunu satmak isteyen ekmeğini gözünün içine baka baka gaspeden çıkarcı kapitalist, kozmopolitliğin idealisti Komünist yahudi uşağı mason, azınlık ırkçısı, ve bütün beyneiminel ihânetçilere karşı, ALLAH YOLUNDA TIJRKLÜK IÇiN SAVAŞACA ĞIZ. Türklük düşmanlarını kahredince ye. Türk İslâm dünya görüşünün gerektirdiği düzeni kuruncaya kadar her şeye rağmen yola çıktığımızı ilân ediyoruz.» OLTU LU GENÇ ÜLKÜCÜLER Oltu Lisesinin iki yıl önce öğretime başlaması ülkücü gençliğin artmasına olan ülkücü gençler nihayet geçtiğimiz ay içersinde bir araya gelerek Oltu Genç Ülkücüler Teşkilâtını kurmuşlardır. Kurucular şunlardır : İsrafil Çelik Nurettin Taşçı Yüksel Amil Mükerrem Güçhan Ahmet Yıldız ADANALI MİLLİYETÇİ TOPLUMCULARIN ZAFERİ 22 Mart pazar günü yapılan Adana Yüksek Öğrenim Derneğinin seçimini la kazanmıştır. olup, solcu gençler halkın hakaretle- şunlardır : rine uğradıkları için şehre inememektedîrler. ERZURUMUN GENÇ ÜLKÜCÜLERİ Erzurum Genç Ülkücüler Teşkilâtı Emin Tatlıoğlu ve Habip Tatiıoğlu öncülüğünde kurulmuş ve ilk bildirilerini yayınlamışlardır. Kuruluş bildirisi özetle şöyledir : «BÜYÜK TÜRK MİLLETİ) Asırlardan beri kimseye boyun eğmedin, diz çöknrmdin. köle olmadm. Yeni yönetim kuruluna seçilenler Başkan : Mehmet Göller 2. Başkan ; Kadir Akkuş Muhasip : Yaşar özen Sekreter : Ahmet Kılıç Üyeler : İbrahim Kavlak Vahdet Tanrısever Cahit Kayadelen Muzaffer Şekerli Mehmet Ceyhan Mehmet Kara Kemal Karagöz Seyyallyet mefhumu ile, her zaman muhte lif tip değişmeler kasdedilir. Seyyaliyetin en yaygın kullanış şekli coğrafik ve İkamet seyyaliyeti İle, meslek ve İştigal seyyaliyetid ir. Birinci tabir bir yerden diğerine olan hareket kabiliyetini, diğeri ise, bir iş veya meslekten diğerine geçmeyi İstilzam eder. Diğer bir seyyallyet şekli de bir endüstriden diğerine geçmeyi ifade eden, endüstriyel seyyaliyettir. Bu üç tip seyyallyet en çok bilinen ve kullanılan şekillerdir. Bunlara ilâveten ikametini, meşguliyetini ve endüstri branşını değiştirmeden işverenin değiştirilmesi ile İlgili seyyaliyette vardır. Seyyallyet umumî bir tabirle uyabilme, fleksibiliteyi İfade eder. İş piyasaları arasın' daki hareket serbestliği ve böylece emek arz ve talebi arasındaki muvazene seyyaliyete sıkı sıkıya bağlıdır. Seyyaliyetin İktisadî tesirleri yanında, sosyal ve politik tesirleri de vardır. Meselâ seyyallyet. açık sosyal sınıf sistemi ile yakından alâkalıdır. Bu sayede her fe rt sosyal merdivenlerden yükselerek tercih ettiği meslek meslek kademesine çıkmak imkânına sahip olacaktır. Bu tip seyya liyet sosyal seyyallyet veya şukull seyyaliyet diye İsİmlendirilmektedir. Şu halde İşçi istikrarsızlığı probleminin umumî mütalâası bizi İşçi seyyaliyeti meselesine götürecektir. Seyyallyet işçi arz ve talebinin birbirine uydurulması bakımından gerek İşçi ve gerekse cemiyet zaviyesinden üzerinde durulmasını ve tanzim edilmesini icap ettiren, mühim bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Ferdi İşletme bakımından meselenin daha dar safhası ise. İşçi devri ile alâkalıdır. O halde seyyallyet makro bir tabir olup, m lilî ekonomideki emeğin hareketliliği ile İlgili, işçi devri ise. mikro bir mefhum olup, münferit bir işletmedeki işçilerin değişmeleri ile alâklıdır. İşçi devri mefhumu, daima ferdî bir teşebbüsle ilg ilid ir. Böylece eğer biz bir işletmenin İşçi devri nisbetlerini biliyorsak, bu bize o müessesenin personel kadrosundaki değişmeleri ifade edecektir. M illî sanayideki nisbetierin bilinmesi ise, münferit rakkamiarın toplanmasından başka bir şey değildir. Halbuki meselâ işgücünün endüstriel seyyaliyeti. birişten diğerine geçmek, daha avantajlı fırsatları takip etmek hususundaki millî ekonomi veya mahalli bir İş piyasasındaki te mayülleri bize gösterecektir. Tabiatiyle, iş gücünün seyyallyet derecesi, işçi devri nisbetlerinin düşük veya yüksek oluşunu tayin

8 / 8 İl l i h a r e k e t edecektir. Seyyaliyet derecesi yükseldikçe işçi giriş ve çıkıştan yükselmek yönünde İnkişaf edecektir. Hiç bir zaman seyyaliyet İşçi devri nisbetlerini tayin eden yegâne faktör değildir. Belki faktörlerden biridir. Seyyaliyet dinamik ve inkişaf eden bir ekonominin en lüzumlu unsurudur. Bu suretle İş gücü, daima yeni ve daha iyi iş imkânlarına yönelerek. işverenlerin yeni veya munzam taleplerine cevap verecektir. Böylece bir yanda işsizlik hüküm sürürken, diğer yanda tatmin edilmemiş işçi talepleri olmayacaktır. Diğer yandan işletm elerdeki personel kadrosu gay* ri seyyal bir bünyeye sahip İse, kötü şartlara, elverişsiz ücretlere, yükselme üm itlerinin olmayışına rağmen, daha imkânları bol diğer bir işe geçmek hususunda fazla heveskâr olmayacaklar,, belki eski işlerinde çalışmakta devam edeceklerdir. Bunun neticesi belki düşük bir işçi devridir. Fakat kaybedi ien imkânlar ferdin olduğu kadar aynı zamanda cemiyetindir. Çünkü İstihsal kaynaklannın tam tevzi aksamış, vasıtalarının en iyi is timali ihmâl edilm iştir. Şüphesiz bu muvazeneyi temin eden unsur seyyaliyet ve bunun ferdî işletm elerdeki tezahürü olan işçi devridir. Tıpkı işçi devri gibi, çok yüksek seyyaliyette, istikrarı tahribat yapacak şekilde zedelediği için arzuya şayan bulunmaktadır. Emek İstikrarsızlığı, meseleyle alâkalanan herkes tarafından, sanayi hayatımızda karşılaşılan intibaksızlıklardan biri, m illî potansiyel insan gücünün israfı ve aynı zamanda memleketin prodüktif güçlerinden tam faydalanmağa ciddi bir mani olarak kabul edilmektedir. Fakat problemi daima tek taraflı düşünmemek lâzımdır. Çünkü İş gücünün İş ve meslekler arasında yer değiştirme derecesi, daha geniş bir ifadeyle seyyaliyet! modem ekonomide büyük bir ehemmiyeti haizdir. Bir ekonomide iş gücü seyyaliyetinin derecesi, kaynaklann verim li kullanılması meselesi ile doğrudan doğruya alâkalıdır. İnsan kaynaklan, bir çok cemiyetler İçin nadir, fakat bütün topluluklar için kıymetli olduğuna göre, onların seyyaliyeti bütün modern ekonomiler için birinci derecede ehemm iyetli mesele haline gelir, insan gücünün işvereni, işi ve İşyerini değiştirebilmesi, bir bakıma işsizlikten İstihdama ve tekrar işsizliğe geçebilmesi, endüstrileşmiş ekonomiler için lüzumlu bir istihdam şartı ve hattâ prodüktivitenin artmasına sıkı sıkıya bağlı, bir faktör olarak mütalâ edilm ektedir. Kütle halinde istihsal, düşük maliyet ve fia tla r İnsan gücüne talebi artırm ışdır. Yeni mamuller. istihsalinin hızla artması, ancak insan gücünün evvelki işlerinden ve yerlerinden yeni vaziyetlere nakli ile temin edilebilir. Tabii, yaşama seviyesinin yükselebilmesinin bir şartıda hizmet bedeli az olan vazifeden diğerine geçmekle mümkün olabilir. İster ekonomik olsun, ister sosyal olsun dinamik bir inkişaf iş gücünün seyyaliyet derecesine sıkı sıkıya bağlıdır. Beşer gücündeki seyyallyetslzlik ve sürtünme (fristion) hareketlilik ğe mani olması sebobile, kaynaklann tesirli tahsis ve tevziini geciktirir. Modern cemi' yetlerde, bir yandan insan gücü İle seyyaliyet arasındaki münasebet, diğer yandan yaşama seviyesi İle ilerleme arzusu umumiyetle bir hak olarak kabul edilm iştir. İnsan gücü kaynakları, adapte olabilen ve değişebilen cemiyetler için aşikâr bir ekonomik avantajdır. Seyyaliyet istihdam ve yakın alâkası olan ve İstihdam seviyesini tayin eden ehemmiyetli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda iş arzının bilinen seyyaliyeti, iş talebine tesir eden ve böylece talebin daha geniş sahalara uzanmasını teşvik eder. Bu İktisadî kalkınmanın iş gücünden meydana gelen en büyük problemlerinden biridir. İşçi seyyaliyetinin derecesi hususunda çekingen olan müteşebbis kendisine lâzım olan emeğin tem ini hususunda tereddüde düşerse yeni tesislerini kurmaktan ya vaz geçecek, yahut da sanayiin muayyen noktalarda tekasüfüne yol açacaktır. Diğer yandan seyyaliyet, İşletm eleri daha rasyonel çalışmağa zorlayacak, işletmeler arası rekabet imkânlannı daha da kuvvetlendirecektir. En büyük faydayı işçi bizzat kendisi İçin sağlamış olacaktır. Kötü şartlardan, düşük ücretden, fena İdareden daha İyisine yönelen işçi, bu hususlan Islâh için İşvereni tedbir almağa ve çare bulmağa zorlayacaktır. Emeğin nadir ve kıymetli olduğu ekonomilerde, işverenin İşçi meseleleri ile alâka ve münasebetinin, düğüm noktası buradadır. İşçi seyyal olmakla birleşik kaplar misali işverenleri bir hizaya getirecek, rekabet şartlarını hazırlayan kuvvetli bir unsur olacaktır. Böylece seyyaliyetin tesiri Jnsan gücü kaynaklarının uzun vadeli muhafazasına ve islâh edilm iş ta t bikatına doğru Ikl m isli te s ir yapacak ve insan gücünün İsrafı minimum bir seviyede tutulm uş olacaktır. Seyyaliyet meselesi b ilhassa İktisadî kalkınma vetiresi içinde büyük bir ehemmiyet kazanır. Diğer bir ifadeyle Ekonomik gelişmenin en ehemmiyetli bir cephesi, memleketin iş gücü kuvvetinin ve kapital kaynaklarının talepte ve teknolojideki radikal değişikliklere göre fleksibıi olmasıdır. Yüksek seviyede bir seyyaliyet olmadan ekonomik kazançlar İçin yeni fırsatlar heba olmaya mütemayildir. Nitekim hızlı bir ik tisadi kalkınma geçiren Japonya'da feodal eski ve statik ekonomik organizasyon ve hjid sosyal yapı parçalanmış ve bunların yerine rekabet şartlarının rol oynamasına imkân veren b ir bünye kaim olmuştur. Seyyaliyet meselesi mevzuumuzla ilgili olarak âdetâ iki tarafı keskin bir kılıca benzemektedir. Şöylekl; Bir yandan iş gücünün hareketliliği bir işsizlik yaratırken diğer yandan hareketsizlik bir işsizliğe sebep olmaktadır. iş piyasasının durumu ne olursa olsun, işçi mevcudunun İş imkânlarına intibakı İş gücünün seyyaliyetine bağlıdır. Sınaî gelişmenin oldukça mütekâmil safhalarına gelmiş olan memleketlerde harpden beri müşahade edilen İşsizliğin mühim bir kısmı, hiç şüphe yokki, iş gücünün ya bir meslekten diğerine yahut da bir bölgeden diğerine geçiş hususunda seyyaliyeti olmamasına atfedilm ektedir. Bundan başka ortadan kaldırılması son derece güç olan uzun vadeli İşsizlik büyük kısmı İtibarile. ilg ilile rin, iş, sanayi veya bölge değiştirmeğe pek niyetli olmamalarından veya teknik malî yahut şahsî sebeplerden ötürü, bunu yapmak imkânsızlığı içinde bu* lunmalanndan İleri gelmektedir. Bu suretle iş gücünün seyyaliyeti meselesi, ancak daha geniş bir ekonomik ve sosyal politikanın çerçevesi içinde hâl edilebilir. Meselâ mahallî işsizliğin boş bıraktığı yerleri doldurmak için gayret sarfedildiği zaman, ekseriya bir emek kifayetsizliği bulunan diğer mesleklere, sanayie veya bölgelere işçi nakletmek arzuya şayan olur. Bazen, vahim bir işsizliğin hüküm sürdüğü bölgelerde yeni bir sinaî faaliyetin tesisini kolaylaştırmak da şayanı tercih olabilir. M İLLÎ HAREKET YAYINLARI : 1 M İLLİ HAREKET YAYINLARI : 2 M İLLİ HAREKET YAYINLARI :-3 SOSYALİZM VE TATBİKAT Ömer Nafi Güvenli FİATI : 250 KURUŞ SAVAS NOTLARI Goebbels FİATI : 750 KURUŞ KOMÜNA Adan Sayılgran FİATI : 400 KURUŞ

9 M illt HAREKET 9 RÖPORTAJ: Milli MI MtMIllIlllllHlIlllllIlMlltİHMIlfn«B ir T eşekkül B ir Başkan B ir Düşünce Türkiye Islâm Enstitüleri Talebe Federasyonu Başkanı Zekerİya Beyaz (ortada) ve T.I.EJ.F/li İki genç görülüyor. YAZI ve FOTOĞRAF : YAŞAR OKUYAN Türkiye İslâm Enstitüleri Talebe Fe- derasyonu genel başkanı bu konu ile ilgili olarak ön temasların yapılmakta olduğunu sözlerine eklemiştir. Türkiye İslâm Enstitüleri Talebe Federasyonu, Ülkü Ocakları Birliği, M.T.T.B., T.M.T.F., I.Ü,T,B,, gibi milliyetçi talebe teşekküllerini, asgari müştereklerde birleşmiş Komünizm'e, Kapitaiizm'e, Masonlara, Siyonistlere ve İşbirlikçilerine karşı savaşta paralel bir durumda görmek bütün Türk ikâz ve aydınlatma bizim düsturumuz* dur» diye bir önemli gerçeğe işaret etti. Türkiye'de Milliyetçi ceptıenin bugünkü durumunu anlatan T.I.E.T.F. Bir te,.kkül... (T. I. E. T. F) Tür- ll el ba,k.n, d,h. son«; is. MUk İ,. U lim E ns.itill.rl T.i.b. F.d.r.s - ''* '«1 Mukadd.satç, le H k k u lly gaye ve hedef bakımından hepsi bir yonu* Biı^ bâçksn««# Q nd başkam Zekeriya Beyaz. Bir düşünce... TÜRK - İSLÂM DAVASI. Milliyetçi Türkiye'yi kurma savaşı veren gençlerden kuruludur T.İ.E.T.F. Türk - Islâm Medeniyetini yeniden iti- noktada toplanırlar. Ancak aralarında pek tabii olarak nüans farkları vardır. Bu nüans farklarını temelde ayrılık gibi görmenin ve göstermenin faydası yoktur. Çünkü hepsi Müslüman Türk Milletinin selâmetini ön görürler. ya hareketinin öncüleri, akıncılarıdır Türk'müsün. Müslüman mısın gibi so- Mllliyefçilerinin dileğidir. % W I Müsbu gençler. Is l^ iy e tin ve Türk'iüğün lüman, % 98 i... Türk olan bu topraklarda Masonlar köşe başlarını tutmuşsa, rularla, Müslüman Türk gençliği birbirine düşürülmek istenmektedir. Bu her yerde müdafasını yapan M illiyetçi gençlerden bir kısmını sinesinde barındırır T.İ.E.T.F. Türkiye İslâm Ens sokaklara dökülmüşse, memlekette Marks ve Leninciier üiversitelerden çok tehlikeli oyundur. Biz Müslümanmsın, Türk'müsün gibi sorulara cevap titüleri Talebe Federasyonu genel başkanı Zekeriya Beyaz'dır. Zekeriya Benunu adlarını yakıştıranlar varsa ve Türk'çülüğe İrkçılık, İslâmiyete çöl ka olarak Müslüman Türk'üm diyoruz. Çünkü bu ikisi birbiriyie kaynaşmıştır.» Milliyetçi Türk gençliğinin bir çok yaz Türk'ün ruhuna, Islâmiyetin mâna işin en mühim gerçeği bunlar hâlâ hareket ediyorlarsa bunun tek sebebi bi derinliklerine sahip bir Milliyetçi Türk guruplara ayrılmış olduğuna çok üzüldüğünü belirten Zekeriya Beyaz bu ko* gencidir.., Dâvâmız Türk'lük ve İslâm iyet'tir diyen binlerce üniversiteli dan hâlâ uyanamayışımızdandtr. Ve.. zi bize düşürenlerdir. Gaflet uykusun nuda şunları söylüyor: «Birlikte kuvvet, ayrılıkta zaaf vardır. Komünizm, gençlerden bir tanesidir. Ve... TURK - Gerçekleri İdrak edemeyişimizdendir.» İSLÂM DÂVASI için icabında, canını Siyonizm, Masonluk gibi sapık cere- T.İ.E.T.F. olarak genel başkanları seve seve vereceklerdendir. yanlara karşı milliyetçi mukaddesatçı Zekeriya Beyaz'ın bu konudaki çalış Aslen Gazlantep'll olan T.İ.E.T.F ge- nel başkanı, halen İstanbul Yüksek İs- gençlik güç birliği yapmalıdır. Meselâ her milliyetçi mukaddesatçı maları hakikaten övülmeye değerdir. Gönül bunu arzu eder. Milliyetçi Mulâm Enstitü sünde öğrenci olup Ma- teşekkülden iki üyenin katılmasıyla kaddesatçi güç birliğinin kurulup ku- raş İmam - Hatip okulundan mezun- meydana gelecek bir MİLLİYETÇİ rulmıyacağını, gaflet uykusunda olan- dur. MUKADDESATÇILAR GÜÇ BİRLİĞİ ların ne zaman uyanacağını bilemem. «Memleketimizde her geçen gün kurulabilir. Milliyetçi cephenin arala- Bildiğim tek şey: Temelinde TÜRK - azgınlaşan şer kuvvetlere karşı diğer rmdaki nüans farkları yüzünden bir- İSLÂM sentezi yatan MİLLİYETÇİ - Milliyetçi ve Mukaddesatçı teşekkül- birine düşmesi sadece, komünist, siyo- TOPLUMCU hareketin gittikçe hız kelerle İşbirliği yapmak istiyoruz...» diye nist, kapitalist, mason ve İşbirlikçileri- zandığıdır. söze başladı T.İ.E.T.F. genel başkanı. ni sevindirir, onların İşine yarar. Biz Bir akın başlamıştır, TÜRK - İSLÂM Devam ederek; c Biz bu mücadele- T.İ.E.T.F. olarak sağ cephede birlik ve medeniyetini yeniden ihya İçin. Bir de. Komünist ve Masonlara karşı fiili beraberliğin sağlanması ve bahsetti^ akın başlamıştır, 100 Milyonluk M İLLİhareketlerin yanında kültürel faaliyet- ğim güç birliğinin kurulması yolunda YETÇİ TÜRKİYE İçin. Bir akın beşlerde de bulunmak zorundayız. Biihas- gerekli faaliyeti gösterme azim ve ka- lamıştır, Anadolu halkının nasırlı ellesa sağ cephe içinde bulunan gâfilleri rarındayız». rinde yoğrulan emeğin karşılığı İçin.

10 10 illt HAREKET İngiliz Henry nin ölümünden elli sene sonra neşredilmiş, bunu da az bir zaman sonra Knolles ın Türklerin Genel Tarihi isimli eseri takip etmiştir. Türklere karşı uyanan bu alâkaya OsmanlI siyaset ve din hâdisesinin Avrupa ile olan yakınlığı ile mahiyeti itibariyle arzettiği yenilik sebep olmuş- tur. Başlangıçta bir tehlike olarak ortaya çıkan bu hâdise kısa zamanda bir veya itibar gibi hissî kıymetlerden önce gelmekteydi. Padişahlardan birinin de gözünden kaçmadığı gibi kâr ve menfaatin bahis konusu olduğu yerde îngilizin sabır ve tahammülü hudutsuzdur. Roullard isimli bir Fransız «Fransız tarihinde Türkler, Hars ve Fikirleri» isimli eserinde İngilizlerle kürklerin iyi geçinmelerini ayni sebep- lere* hamletmektedir. Düşüncesinde tetkik mevzuu haline gelmiştir. Daha da geriye giderek on beşinci 1621 de Thomas Roe isminde bir İngiliz Fransızların benimsemek temaasrın ortalarında Avrupa da âdeta gösterdikleri bu yerlerde İngiliz Türkler Türklerin bir nevi propagandasmın ya- pıldığı da söylenebilir. Hans Rosenblüt isimli bir Alman muharriri Türkenspiel adı altında bir karnaval piyesi yazmış- «abır ve tahammülünün neler yapabile- tıyazlar elde etmek için Babialiye gönderildi. Yedi senelik ça- hşması esnasında Thomas Roe murahhashk vazifesiyle ilgili bir çok başarısızlık pahasına da olsa Türklerde takdir edilecek pek çok taraf olduğunu ifadeden çekinmemiştir. O da Henry Blount gibi Avrupanın dinî ayrılıklarla bölündüğü, İngiltere nin ihtilâle ha- sırlandığı böyle bir devirde Türk Ta- tır. Bu piyeste Almanya daki hayat şartlan hicvedilmekte ve bezgin, tacir ve zulüm altında inleyen köylüyü kurtarmağa bir Türk Hükümdarı gelmektedir. Bundan da anlaşıldığı gibi AvrupalI kafasında Türklerdeki intizamlı idare re yüksek adaletle Avrupa nın içinde bulunduğu keşmekeş ve ahlâk- PETER W. AVERY sızhk lim ve Terbiye sisteminden öğrenecek tezat fikri iki asır boyunca fikir adam- olduğu kanaatini besle- Türkler Türkler ayni zamanda demokrat Cromwell devrinde Cromwell in askerlerine timarot ismi verilmekteydi. da geriye giderek VHI Henry zama- fikirlerin yayılması bakınnınhan rfp n Bu ara Türkün bütün hıı knhri»fîna nından itibaren diyebiliriz, Ingilizler oluyorlardı. Padişahın liyakatli bul' ^ lannın zihninde yerleşmiş kalmıştır. mekteydi. arasında takdirle karışık bir alâka ^uğu kimselere kaydı hayat şartıyla f.. olmayıp açık uyandırmışlardır; bilhassa on yedinci toprak vermesi, İdarî ve askerî mevki- durust ve verdiği sözü yerme getirmekle şöhret bulfikir adamları Türk lere bu işler için yetiştirilmiş ehliyetli leriyle ilgilenerek bunları kenduerine kimselerin getirilmesi Avrupalı fikir zikredilmekteydi. İlham adamının dikkat ve ilgisini çekiyordu Ampirist metodla çalışan on altıncı isimli traje- Henry Blount isimli bir seyyah asır mütefekkirleri Türklerin İçtimaî dişini kaleme almadan önce Knolles in Yeniçeri sistemini öven yazılar ya- müesseselerini felsefî bakımından da «Türklerin Genel Tarihi» adlı eserini tetkik etmesidir. Diğer taraftan Gib- On yedinci asırda seyahat edenlerin Devrin en mühim siyasî nazariyesi bon «Roma İmparatorluğunun cerile-....,» - hepsinin istisnasız olarak Türkler den Hobbes un kaleminden çıkmıştır. Dev- zıyordu. incelemişlerdir. sitayişle bahsettikleri elbette söylene- rinin ileri gelen bazı din ve siyaset o a r t " ^ peşin hükümler el an var ol- adamları, «Leviathai» ismi verilen bu «Yunanlıların akta devam ediyordu; ancak katolik eserdeki hâkimi mutlak Ue Türk Hüfü. ^ ıp «muzaf- olmaktan çıkan Ingiltere de bunların kûmdan arasındaki benzerlikler yüzün- Turke yükselelim» demektedir. eski önemlerini kaybettikleri söylene- den Hobbes u şiddetle tenkit etmişler- V III nci Heriry devrinde İngiltere- ^"«iltere bu yeni ve kudretli im- dir. Türkler hakkında ne dinî ne de de OsmanlI İmparatorluğuna hayranlık Paratorluğu her yönden tetkik ediyor siyasî hiç bir peşin hüküm sahibi olve takdirie bakılıyordu! Kralın kendisi bir taraftan Türk musikisiyle ilgileniyor diğer taraftan da Kanunî Sultan Süleymamn kanun sistemini işler va- kendisine örnek ittihaz etmek isti- mayan Hobbes un devrin meşhur sey- görüşleriyle şöhret bulmuş yahlanyla olan dostluğu neticesi ese- devlet adamları çok geçmeden rini yazarken Türk hükümdarından y "' imparatorlukla dostluk bağları mülhem olmuş olması pekâlâ mümkünziyette tetkik etmeleri için adamlarını Türkiyeye gönderiyordu Müslümanhğı kurdular. Bu devrin devlet adamları ayni zadür. Yine Hobbes un dostlanndan biri ve Türk müesseselerini inceleyen manda bir iş adamı gibi düşünmesini ol «Müslümanhğın «Türk İmparatorluğunda Siyaset» ismi de biliyorlardı. Kudret, ticaret ve pa- ğuşu ve ilerleyişi» adh neşrolmamış altındaki İngilizce yazılmış ilk kitap ra gibi mefhumlar nazarlarında şeref bir yazısında Kur ân ile İncil arasında

11 İLLt HAREKET 11 Kur ânm lehine kaydedilecek bir mu- * kayese yapmıştır. Türklerin kurduğu imparatorluğa B ir Şehidin Ardından hakikî manada bir monarşinin mükemmel bir örneği nazariyla bakılıyordu. Siyasî anlaşmazlıkların İngiltere yi kasıp kavurduğu bu devirde birbiri ardından Türkleri öven yazılar çıkıyor Komünisti er vatan evlâdı Ey kurşunlarla yerlere serilen Albayraklara sarılan y iğ itl Ey şehitoğlu yehltl tarafından Süleyman şehit edilen özm en'e... İmanlı du. Bunlardan Francis Osborne un i «Türk idare sistemine dair siyasî düşünceler» isimli eseri Türkleri âdetâ göklere çıkarıyordu. Ayni eserde Muhammedin şahsından maada poligami dahi uzun uzun methediliyordu. Bu övmelerin samimi olup olmadıkları daha sonraları tartışma konusu olmuşsa da Marsh ismindeki bir İngiliz senelerce Ömrünün baharında. Şehitler diyarında B ir bahar sabahı Zikrederken Allahı Nâm ertler sana. Pusu kurdular.. Seni kahbece arkadan Vurdular Bir bahar sabahı.. Türklerin elinde esir ve kürek mahkûmu olarak bulunmasına rağmen, neş^ retmiş olduğu «Türk İmparatorluğu ve Hükümetine yeni bir bakış» isimli ese Açmamıştı henüz yurt çiçekleri Vatan gülleri. Vurdular seni, vurdular Moskof dölleri.. rinde Türklerden ve müslümanlıktan bahsederken bunlara karşı beslediği hayranlığı açıkça belirtmesi bütün bunların hakikatin bir ifadesi olduğunu gösteriyor. William Temple adındaki bir İngiliz mütefekkiri Türklerin yüksek başarısını pehriz ve imsake riayet göstermelerine, adilane toprak dağıtma sistemine sadık kalmalarına ve adalet mekanizmasının seri bir şekilde işlemesine hamlediyor. Dinî neşriyata seviye getiren İRFAN YAYINEVİ nin son esen : İSLÂM ÜLKELERİNDE ANAYASA HAREKETLERİ Yazarı ; Doç. Salih TUĞ Fiatı : C iltli 20 lira Derqimizden istenebilir. Nâmert kurşunlarla yeriere serilen Ey albayraklara sarılan y iğ it! Ey şehitoğlu şehit! Hergün sosyal - itle r Ürüyorlar. Rüyalarında Barzanl'yi görüyorlar. Kan döküyorlar Vatan çocuklarının Tırnaklarını söküyoriar. Sıkılmış yum ruklar. Sıkılmış dişler. Evet bütün bu işler Türkiye'de oluyor. Türkiye'de Türkler Ö ldürülüyor, ölüyor.. Nerde hükümet, Nerde kanun, Nerde adalet. Rezalet, rezalet, rezalet! Amma bu m ille t düşmanı tanırsa. Bir şahlanırsa, Bu sosyal İtle ri, Para He satılm ış parazitleri Bir anda boğar... Bu İşler böyle gitmez kardaşım Yarın ufuklardan, güneşler doğari. M İLLt HAREKET YAYINLARI :4 TÜRKÇÜLÜĞÜN ESASLARI Ziya Gökalp FİATI : 500 KURUŞ Ey cepleri rubleli, Moskova kıbleli kızıl, rezil. Nasıl olsa bu m ille t sizlerl haklar Alçaklar, haklar... Sen rahat uyu yiğidim Arslan şehidim. Rahat uyu... Osman Yüksel SERDENGEÇTİ

12 10 İl l i h a r e k e t Ingiliz Düşüncesinde Türliler PETER W. AVERY Türkler iki asır evvel, hattâ daha Henry nin ölümünden elli sene sonra neşredilmiş, bunu da az bir zaman sonra Knolles ın Türklerin Genel Tarihi isimli eseri takip etmiştir. Türklere karşı uyanan bu alâkaya OsmanlI siyaset ve din hâdisesinin Avrupa ile olan yakınlığı ile mahiyeti itibariyle arzettiği yenilik sebep olmuştur. Başlangıçta bir tehlike olarak ortaya çıkan bu hâdise kısa zamanda bir tetkik mevzuu haline gelmiştir. Daha da geriye giderek on beşinci asrın ortalarında Avrupa da âdeta Türklerin bir nevi propagandasının yapıldığı da söylenebilir. Hans Rosenblüt isimli bir Alman muharriri Türkenspiel adı altında bir karnaval piyesi yazmıştır. Bu piyeste Almanya daki hayat şartları hicvedilmekte ve bezgin, tacir ve zulüm altında inleyen köylüyü kurtarmağa bir Türk Hükümdarı gelmektedir. Bundan da anlaşıldığı gibi AvrupalI kafasında Türklerdeki intizamlı idare re jrüksek adaletle Avrupa nın içinde bulunduğu keşmekeş ve ahlâksızlık arasmda bir tezat kurmuştur. Bu tezat fikri iki asır boyunca fikir adamlarının zihninde yerleşmiş kalmıştır. Türkler avni zamanda demokratik veya itibar gibi hissî kıymetlerden önce gelmekteydi. Padişahlardan birinin de gözünden kaçmadığı gibi kâr ve menfaatin bahis konusu olduğu yerde îngilizin sabır ve tahammülü hudutsuzdur. Roullard isimli bir Fransız «Fransız tarihinde Türkler, Hars ve Fikirleri» isimli eserinde İngilizlerle Türklerin iyi geçinmelerini ayni sebeplere* hamletmektedir, 1621 de Thomas Roe isminde bir İngiliz Fransızların benimsemek temayülü gösterdikleri bu yerlerde İngiliz sabır ve tahammülünün neler yapabileceğini görmek ve İngiliz tacirleri için imtiyazlar elde etmek için Babialiye elçi olarak gönderildi. Yedi senelik çalışması esnasında Thomas Roe murahhaslık vazifesiyle ilgili bir çok başarısızlık pahasına da olsa Türklerde takdir edilecek pek çok taraf olduğunu ifadeden çekinmemiştir. O da Henry Blount gibi Avrupanın dinî ayrılıklarla bölündüğü, İngiltere nin ihtilâle hazırlandığı böyle bir devirde Türk Talim ve Terbiye sisteminden öğrenecek pek çok şey olduğu kanaatini beslemekteydi. Cromwell devrinde Cromwell in asda geriye giderek VUI Henry zama- fikirlerin yayılması bakımından da minından itibaren diyebiliriz, Ingilizler sal oluyorlardı. Padişahın liyakatli bul- ^ ^ ı'î ^e ine rağ arasında takdirle karışık bir alâka ^uğu kimselere kaydı hayat şartıyla i- / S uyandırmışlardır; bilhassa on yedinci toprak vermesi, İdarî ve askerî mevkiasırda İngiliz fikir adamları Türk tem- l» e bu işler için yetiştirilmiş ehliyetli ^ leriyle ilgilenerek bunları kendilerine kimselerin getirilmesi Avrupalı fikir olduğu da zikredilmekteydi. İlham kaynağı yapmışlardır. Buna bir misal Johnson un «İrene» isimli trajeadamının Ampirist metodla çalışan on altıncı seyyah asır mütefekkirleri Türklerin İçtimaî dişini kaleme almadan önce Knolles in Yeniçeri sistemini Öven yazılar ya- müesseselerini felsefî bakımından da «Türklerin Genel Tarihi» adlı eserini zıyordu. incelemişlerdir. tetkik etmesidir. Diğer taraftan Gib- On yedinci asırda seyahat edenlerin Devrin en mühim siyasi nazariyesi bon «Roma imparatorluğunun gerile* hepsinin istisnasız olarak Türkler den Hobbes un kaleminden çıkmıştu-, Devçökmesi» adlı eserinin 64 uncu sitayişle bahsettikleri elbette söylene- rinin ileri gelen bazı din ve siyaset o um unun bahsederken: «Şehrin kav- ez. Dinî peşin hükümler el an var ol- adamları, «Leviathan» ismi verilen bu ga ye gürültüsünü» ve «Yunanlıların makta devam ediyordu; ancak katolik eserdeki hâkimi mutlak ile Türk Hüsukutunu» bir tarafa bırakıp «muzaf- olmaktan çıkan İngiltere de bunların kûmdan arasındaki benzerlikler yüzünfer Turke yükselelim» demektedir. gski önemlerini kaybettikleri söylene- den Hobbes u şiddetle tenkit etmişler- VUI nci Heriry devrinde İngiltere yeni ve kudretü im- dir. Türkler hakkında ne dinî ne de de OsmanlI İmparatorluğuna hayranlık Paratoriuğu her yönden tetkik ediyor siyasi hiç bir peşin hüküm sahibi olve takdirie bakılıyordu. Kralın kendi- kendisine örnek ittihaz etmek ıstı- mayan Hobbes un devrin meşhur seysi bir taraftan Türk musikisiyle ilgile- T'*' - görüşleriyle şöhret bulmuş yahlarıyla olan dostluğu neticesi eseniyor diğer taraftan da Kanunî Sultan adamları çok geçmeden rini yazarken Türk hükümdarından Süleymamn kanun sistemini işler va- y "' imparatorlukla dostluk bağları mülhem olmuş olması pekâlâ mümkünziyette tetkik etmeleri için adamlarını Türkiyeye gönderiyordu Müslümanhğı kurdular. Bu devrin devlet adamlan ayni zadür. Yine Hobbes un dostlarından biri ve Türk müesseselerini inceleyen manda bir iş adamı gibi düşünmesini n Henry Hobbs «Müslümanlığın do- «Türk İmparatorluğunda Siyaset» ismi de biliyorlardı. Kudret, ticaret ve pa- ğuşu ve ilerleyiş» adlı neşrolmamış altındaki İngilizce yazılmış ilk kitap ra gibi mefhumlar nazarlarında şeref bir yazısmda Kur ân ile İncil arasında

13 İLLt HAREKET 11 Kur ânın lehine kaydedilecek bir mukayese yapmıştır. Türklerin kurduğu imparatorluğa B ir Şehidin Ardından hakikî manada bir monarşinin mükemmel bir örneği nazariyla bakılıyordu. Siyası anlaşmazlıkların İngiltere yi kasıp kavurduğu bu devirde birbiri ardından Türkleri öven yazılar çıkıyor Kom ünistler vatan evlâdı Ey kurşunlarla yerlere serilen Albayraklara sarılan y iğ it! Ey şehitoğlu şehit! tarafından Süleyman şehit edilen özmen'e... İmanlı du. Bunlardan Francis Osborne un «Türk idare sistemine dair siyasî düşünceler» isimli eseri Türkleri âdetâ göklere çıkarıyordu. Ayni eserde Mu* Ömrünün baharında. Şehitler diyarında Bir bahar sabahı hammedin şahsından maada poligami dahi uzun uzun methediliyordu. Bu övmelerin samimi olup olmadıkları daha sonraları tartışma konusu olmuşsa da Marsh ismindeki bir İngiliz senelerce Zikrederken Allahı N âm ertler sana. Pusu kurdular.. Seni kahbece arkadan Vurdular B ir bahar sabahı.. Türklerin elinde esir ve kürek mahkûmu olarak bulunmasına rağmen, neşretmiş olduğu «Türk İmparatorluğu ve Hükümetine yeni bir bakış» isimli ese a Açmamıştı henüz yurt çiçekleri Vatan gülleri. Vurdular seni, vurdular Moskof dölleri.. rinde Türklerden ve müslümanlıktan bahsederken bunlara karşı beslediği hayranlığı açıkça belirtmesi bütün bunlarm hakikatin bir ifadesi olduğu Nfimert kurşunlarla yerlere serilen Ey albayraklara sarılan y iğ it! Ey şehltoğlu şehit! nu gösteriyor. Hergün sosyal - itle r Ürüyorlar. William Temple adındaki bir İngiliz mütefekkiri Türklerin yüksek başarısını pehriz ve imsake riayet göstermelerine, adilane toprak dağıtma sis Rüyalarında Barzani yi görüyorlar Kan döküyorlar Vatan çocuklarının Tırnaklarını söküyoriar. temine sadık kalmalarına ve adalet mekanizmasının seri bir şekilde işlemesine hamlediyor. Dinî neşriyata seviye getiren Sıkılmış yum ruklar, Sıkılm ış dişler. Evet bütün bu işle r Türkiye'de oluyor. Türkiye'de Türkler Ö ldürülüyor, ölüyor.. İRFAN YAYINEVİ nin son eseri : İSLÂM ÜLKELERİNDE Nerde hükümet. Nerde kanun, Nerde adalet. Rezalet, rezalet, rezalet! ANAYASA HAREKETLERİ Yazarı : Doç. Salih TUĞ Fiatı : C iltli 20 lira Dergimizden istenebilir. Amma bu m ille t düşmanı tanırsa. Bir şahlanırsa. Bu sosyal - itle ri. Para He satılm ış parazitleri Bir anda boğar... Bu işler böyle gitmez kardaşım Yarın ufuklardan, güneşler doğar!. M İLLİ HAREKET YAYINLARI :4 Ey cepleri rubleli, Moskova kıbieli kızıl, rezil. Nasıl olsa bu m ille t sîzleri haklar Alçaklar, haklar... TÜRKÇÜLÜĞÜN ESASLARI Sen rahat uyu yiğidim Arslan şehidim. Rahat uyu... Ziya Gökalp FİATI : SOO KURUŞ Osman Yüksel SERDENGEÇTİ

14 KÜRTÇÜ KOMÜNİSTLER TARAFINDAN ŞEHİT EDİLEN SÜLEYMAN II Bir Olur I Dekanı Prof. Şebabettin Elçi yapöğrencisini kaybetti. Böyle tomurcukların kaybolması bizim için büyük' bir ızdırap kaynağıdır, öğrencilerime, hocalara, Süleyman'ın ailesine ve milletimize başsağlığı dilerim,» demiştir. Bin Diriliriz II Gayrı m illi güçlerin kontrolündeki sol cephenin militanları son günlerde milliyetçi - toplumcu cepheyi terör ve tethiş hareketleri ile yıldırma yoluna gitmişlerdir. Bir çok m illiyetçi genci fakültelerin karanlık dehlizlerinde insanlık dışı muamelelere tâbi tutan ve engizisyon mahkemelerinde yargılayan bu militanlar kan dökmekten de çekinmemektedirler. İstanbul, Ankara, İzmir, Trabzon ve Erzurum'da devam eden bu vahşet sırasında Ankara Yüksek öğretmen Okulundaki çatışmada milliyetçi - toplumcu komandolardan Ziraat Fakültesi son sınıf öğrencisi Süleyman Üzmen kahbece şehit edildi. Milliyetçi - Toplumcu cephede şehadeti büyük üzüntü yaratan Süleyman özmen Ankara ve İstanbulda yapılan çok kalabalık cenaze törenleriyle kaldırılmıştır. ANKARADAKİ TÖREN 4 Ziraat Fakültesinde yapılan törehde ilk konuşmayı Ziraat Fakültesi mış, «Fakültemiz bugün bir son sınıf TAŞERİN KONUŞMASI Daha sonra söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Dündar Taşer «Bugün Süleyman'ımızın aziz na'aşı önünde, Türk milletinin kader gününü açıyorum» demiş, şöyle devam etmiştir : «Bu, milletimizin sonunu getirmeğe ve adını yok etmeğe teşebbüs edenlerin, cinayet serilerinin sonuncusudur. Bundan sonra güçleri yetmiyecektir. imanlarımız bilenmiştir. Komünizmin bir ihanet ve şerefsizlik olduğu sabitleşmiştir. Süleyman, bu vatan, bu millet ve hepimiz için ölmüştür. En mühimmi, kulakları duymayanları, gerçekleri görmeyenleri uyarmak için ölmüştür. Süleyman bîr semboldür. Süleyman bir şehittir. Şehitlerin kutsisidir. Süleyman yeni bir devir açmıştır. Süleyman'ın kanı Türkiye üzerine sürülen bütün lekeleri silmiştir. Süleyman hayatının başındaydı. Ne kapitalist, ne de burjuvaydı. Hepimiz için öldü. Süleyman sîzlersiniz, Süleyman yaşıyacaktır.» «HEPİMİZ BİRER SÜLEYMANIZ» Son olarak, Ankara Ülkü Ocakları Birliği Başkanı İbrahim Doğan bir konuşma yaparak, Süleyman özmen'in, Türk Milliyetçiliğinin bayrağı haline geldiğini bildirmiş, «Süleyman ölmedi. O yaşayacaktır. Hepimiz birer Süleymanız. Bu topraklar boyanmadıkça kana, bu kılıçlar girmiyecektir kına» demiştir. Daha sonra bir kilometreyi geçen bir kortej halinde Hacı Bayram Camiine giden halk orada cenaze namazını kılmıştır. Aziz şehidimizin tabutu namazdan sonra bir otobüs komandonun* refakatinde İstanbul'a gönderilmiştir. İSTANBULDAKİ TÖREN 25 Mart Salı akşamı da İstanbul'a getirilen Süleyman Özmen'in tabutu T.M.T.F.nunda hazırlanan yere konmuş, sabaha kadar komandolar başında nöbet tutmuşlar ve Yüksek Islâm Enstitülüler tarafından Kur'ân-ı Kerim okunmuştur. İstanbul Ülkü Ocakları Birliği tarafından bastırılan elli bin âdet bildiri bütün İstanbul'da dağıtılmıştır. İstanbul Ülkü Ocakları Birliği tarafından düzenlenen cenaze merasim! saat de tabutun T.M.T.F.nundan resmî üniformalı komandolar fa rafından alınması ile başladı. Ellerinde (B ir ölür bin diriliz, Bozkurt Süleyman ölmedi. Komando Süleyman ölmedi, Süleymanı Çin Köpekleri öldürdü, Süleymanı Moskof itleri öldürdü) yazılı dövizler bulunan binlerce genç tabutu önce MTTB öhüne getirmiş ve burada bir konuşma yapan MTTB Genel Başkanı Burhanettin Kayhan (Süleyman'ın intikamı alınacaktır) demiştir. Daha sonra Nuruosmaniye'deki İstanbul Ülkü Ocakları Birliği binası önüne gelinmiş ve Başkan Erol Kılıç (Artık komünistlerin bu hunhar cinayetleri devam etmeyecek. Karanlık niyetleri mutlaka boğulacaktır.) diyerek kavganın Türk - Islâm Medeniyeti kuruluncaya kadar devam edeceğini bildirmiştir. Konvoy özmen'in Sultanahmetteki mahallesine s...tu...

15 )ZMEN İN İSTANBUL DAKİ CENAZE TÖRENİNDEN BİR GÖRÜNÜŞ gittiğinde de Asistan Necmettin Hacieminoğlu (Süleyman mukaddes bir dâvâ İçin, bu topraklar için, tıeplmiz için öldü. Zafere ulaşıncaya kadar çok Süleymanlar verilecektir) demiştir. Buradan Beyazıt Camiine gelinmiş hep beraber öğle namazı ve cenaze namazını kılan onbinleri aşan muazzam cemaat tekbir ve İlâhi sesleriyle Eyüb'e tabutu götürmüşlerdir. Aziz şehidimiz Süleyman özmen gözyaşları ve dualar arasında Eyüp Mezarlığındaki ebedi istirahatgâhına defnedilmiştir. MEVLİDLER Samsun ve Sakarya'da Genç Ülkücüler Teşkilâtları, İstanbul'da da İstanbul Ülkü Ocakları Birliği ve İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü Talebe Cemiyeti, müştereken aziz şehidimiz Süleyman özmen'ln ruhuna ithafen mevlldler okunmuştur. BİLDİRİLER Süleyman özmen'in komünistler tarafından şehit edilmesi üzerine yurdun çeşitli yerlerindeki milliyetçi teşekküller tarafından bildiriler yayınlanarak komünistler tel'in edilmişlerdir. İSTANBUL ÜLKÜ OCAKLARI BİRLİĞİNİN BİLDİRİSİ «Aziz Milletim, Bütün bu kanlı oyunlar, senin şehit kanıyla sulanmış vatanım moskoflara satmak için oynanmaktadır. Bu vatanı bölüp, üzerinde başka devletler kurmak maksadiyla tertiplenmektedir. Kurtuluş Savaşı nda cepheden sıvışan asker kaçaklarının veletleri, şehit çocuklarına bağımsızlık dersi vermeğe yelteniyorlar. Tabii moskof hesabma... Büyük Milletim, Artık çok uyanık bulunmalısın. Komünistlere ve vatan bütünlüğünü bölmek emelinde olan bölgeci hainlere karşı birleşip, çelik bir yumruk gibi hazır olmabsm. Anayasa mn sana tanıdığı haklaş ra sahip çıkıp, bu hakları hainlere karşı korumalısın. Millî kuvvetlerin komünizmi ezmesine yardım etmelisin. Sen de meydanlarda toplan. Sen de caddeleri doldur. Vazifesini yapamayan korkak ve aciz hükümeti vazife yapmağa mecbur et. Hâkimleri vazife yapmağa davet et. Gaflet içindeki aydınları, idarecileri ve üniversite hocalarını uyandır. Kendi paranla beslediğin devlet radyosunu hizaya getir. Bütün basın üzerinde millî ağırlığına, hissettir.» T.Y.İ.E.T.F. NİN BİLDİRİSİ Türkiye İslâm Enstitüleri Talebe Fedarasyonu Genel Başkanlığı da bir bildiri yayınlayaralc özetle şu hususları belirtmiştir : «Şerefli bir mâziye sahib olan aziz milletim; Tarihin oluşundan bu yana senin bütün milli ve mukaddes varlığını yok etmek için fırsat kollayan; bir takım düşman ve yabancı unsurların fikir köpekleri hâline gelmiş; bir avuç soysuz, yaşı ve hüviyeti ne olursa olsun pis bir mahlûk gibi senin hak ve adalet temsilcisi sert ayaklarımn al* tında ezilmeğe ve bir daha hortlamamağa mahkûm edilmelidir. Bunu senden; ne için öldüğünü bilen Çanakkaledeki dedelerin, Dumlupınardaki babaların, Sakaryadaki amcaların, dayıların ve top yekûn tarihin istiyor. Unutma ki, hocalık mefhumunu hayatları pahasına korumuş ve temsil etmiş Akşemseddinler, Molla Güraniler; bu gün kazara veya birtakım dolaplarla profesörlük payesini elde etmiş; ağızlarından cinayet ve hiyanet salyaları akıtanlara karşı sustuğun müddetçe büyük mahkemede senden dâvâcı olacaktır. Artık birike birike herşeyimizi yok etme cesaret ve şimankhğını bulan bu zibidi çeyrek insan gurubuna ne zaman dur diyeceksin?...» İLAHİYATLILARIN BİLDİRİŞ! ilahiyat Fakültesi Ülkü Ocağının yayınladığı bildiri ise şöyledir : «O, sadece Türk ve Müslüman oldukları için solcular tarafından hayat hakkı tanınmayan aç ve susuz muhasara altında bulundurulan Yüksek öğretmen Okulundaki Ülküdaşlanna yardım etmek için öldü. O, bu aziz milleti canından çok sevdiği için öldü. O, uyuyan ruhları uyandırmak, görmeyen gözlere gerçekleri göstermek için öldü. Süleymam Çin komünizminin içimizdeki satılık ajanları vurdu. Süleymam sözde dünya işçileri için çalışan Rus komünizminin yerli iş birlikçileri vurdu. Aziz şehit, sen rahat uyu, suçlular cezalarını mutlaka bulacaklar ve ezan seslerini susturmak 3 S

16 14 İLLİ HAREKET isteyenler, bir gün bu aziz milletin kahrına uğrayacaklardır. Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber Sana avucunu açmış duruyor Peygamber» ADANALILARIN BİLDİRİSİ Adanadakİ milliyetçi - toplumcu gençlik teşekkülleri de özetle şu bildiriyi yayınlamıştır ; BÜYÜK TÜRK MİLLETİ! «Hükümeti ve adli makamları BÜYÜK MtLLİYETÇÎ VE ŞE- HtT KARDEŞİMİZ SÜLEYMAN ÖZME^ İN katillerini bulmaya ve cezalandırmaya çağırıyoruz. Sizi bundan sonraki KOMÜNİST - ANARŞİST hareketlere karşı biz TÜRK - İSLÂM dâvâsmı dile getiren MİLLİYETÇİ -TOPLUMCU görüşe gönül vermiş bulunan ÖZ TÜRK ÇOCUKLARIYLA müşterek hareket etmeye dâvet ediyoruz. Sahipsiz olan memleketin batması haktır, Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır. HER ŞEY TÜRKE GÖRE... HER ŞEY TÜRKLÜK İÇİN... HER ŞEY TÜRK TARAFIN DAN...» TOSYALI GENÇLERİN TELGRAFI Tosya MHP Gençlik Kolu Balkanı İsmail Boyner İstanbul Ülkü Ocakları Birliğine çektiği taziyet telgrafında şöyle demektedir: Toprağa düşen her şehit kamnın mukaddes dâvâya binlerce kuvvet kazandıracağı bir ölüp bin dirileceği inancıyla şehidimiz Süleyman Özmen e Allahdan rahmet kederli ailesine sabırlar diler. Böyle şehitlere malik bir memleketin komünist anarşist hainlere ancak mezar olacağı inancını tekrarlar. Hak bildiğimiz davâdan geri dönmiyeoeğiz. Bir kerre daha cihana ilân ederiz.» BURSA TEL'İN MİTİNGİ Süleyman özmen'in Komünistler tarafmdan öldürülmesini protesto maksadıyla 29 Mart günü Bursa'da Genç Ülkücüler Teşkilâtı ve Bursa Eğitim Enstitüsü Ülkü Ocağı tarafından bir tekîn mitingi yapılmıştır. ca ve acıtmadan girsin diye yaptığı mer İstanbul Ülkü Ocakları Birliğinin de katıldığı miting ve yürüyüş BursalIlar tarafından ilgiyle karşılanmıştır. Tahsin Ünal «İlim, âmel ile tamam olur. İlim ağaç, âmel meyvadır. Ameli ile iliminden istifade edemiyen kimse âlim sayılmaz. Yolun, tehlikeli olduğunu bildiği halde o yolda yü rüyen cahildir. İnsanlar içinde, hareketlerin iyisini bırakarak, kötüsünü tutanlardan, zerre kadar mazur görülemiyecek olan kimseler, iyiyi kötüyü ayırt edebilecekleri halde, kötü yolda yürüyenler dir. Âmâ ile âmâ olmıyan birlikte uçuruma yuvarlanırlarsa, herkes âmâ olmıyanı ayıplar. İlminden, istifade etmiyen adam; herkes kendi suyundan İçerken, kendisine faydası olmıyan membaa. yahut en güze! ipeği yaptığı halde, ipeğinden İstifade edemiyen ipekboceğine benzer.» (1) Âm elslz İlm i. Allaha inananlar, ilmi kabul edip, İlm in Allahın yedinde ol^ duğuna inanmıyanlar mânâsiyle anlıyorlar, böyle bilen ve düşünen kim selerden hayır gelmez diyorlardı. Am elsiz âlim, insanları İmha etmek İçin, olsa olsa kolay SÜLEYMAN ÖZMEN'in cenazesi İstanbuHuların omuzları üstünde... m inin ucunu İnceltir. Fakat Allâha inanan, âmel eden âlim, insanları besleyecek. Sihhata, rahata ve huzura kavuşturacak fo r m üller bulur, diyorlardı. İlm inden, Allah İçin kendisi ve Allahın kulları istifade eder, âmelsiz ilim meyvasız ağaç gibidir. Hattâ âmelsiz âlim, ipeğinden İstifade edemiyen ipek böceği g ib id ir. Kaynağından ne kendisi, ne başkaları istifade eden acı sular gibidir, diyorlardı. İlim, saraysa ânnel bu sarayın süsü ve tezyinatıdır. İlim, taşdır, dem irdir. Âmel, bu taşa venüz güzelliği veren, dem iri insanların istifadesine arzeden san*atkâr hudur. Görmezmisiniz Nizam - ül Mülk, Ebussuud efendi. Şeyhülislâm Yahya efendi unutulm uştur. Çünkü bunlar İlim di. Fakat Mevlânâ, Hacı Bektaşî veli ve Yunus Emre unutulmamış. Hattâ türbeleri ziyaretgâh olm uştur. Çünkü bunlar hem llim, hem âmeldi. İskender, Cezar, A ttilâ, Cengiz unutulm uştur. Çünkü bunlar ilim d i. Fakat Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed unutulmamışlardır. Çünkü bunlar âmel ve mânâ id ile r. B irincilerin mezarı bile kaybolmuştur, bilinm iyor. Fakat İkincilerin mezarları her sene m ilyonlarca İnsan tarafından zl* yaret edilm ektedir. Çünkü b irin cile r sadece madde id ile r ve sadece İlim diler. İkin* ç ile r İse hem madde, hem, llim hem mânâ ve hem de âmel ve itik a t idiler. İlim soğuk ve soyut, âmel sıcak ve mürekkebtlr. Amellİ İlim, İnsana sevgi, hürm et ve itib a r te lkin eder. Soğuk ve soyut ilim sahibinin sınırları içinde kalır. Zamanımızda İlm i olub de âmeli olmıyan birçok âlim ler vardır. Bunlar Türklyede, Türk ve Müslüman halkından değil, Japonyada veya A frikanın İmansız, âmelsiz bilm em neresindelerm iş ve sanki oralarda putperest dahi olsalar din yokmuş, m illiy e t yokmuş gibi düşünüyorlar. İlim lerinden ne kendileri, ne de mensub oldukları m ille t istifade ediyor. Din diyanet, m illiye t tanımadıktan başka Tanzl* mattan beri yetişen, halkını tanımayan aydınlar gibi m ille ti ve onun kutsal tanıdığını, m ille ti ve onun ekonomik, sosyal, kültürel sahalarda neye muhtaç olduğunu, ne istediğini bilm iyorlar. B ilinm elidir ki. Matematik, Fizik, Kimya Tıp B iyoloji, Tarih, Coğrafya, Sosyoloji, Hukuk, Ekonomi ilim olduğu gibi dinde ilim d ir ve ötekilerden ayrılmaz. Hattâ Dîni ilim, m üsbet ve sosyal ilim le ri kapsayan içine alan daha geniş, daha derin bir ilim d ir. Fizik ve kanunları, tıp ve mikrob* lar ve bunların ilâçları, sosyal, hukukî ve ekonomik olaylar vaktiyle birer dindi. Za< manla İnsanlık müsbet ve sosyal ilim le ri birer birer, kanunlariyle beraber buldu. Fakat Fiziği ve onun kanunlarım, tıpkı onun icatlarını hukuku, ekonomiyi ve onun kanunlarını bulan âlim, kanunların vaazı olan büyük Allahı unuttu. Unutanlar âmelslz, unutmayanlar âm elli âlim oldular. (1) Beydeba: Kelile ve Dimne:

17 İ l l i h a r e k et 15 Aslen Türkistanda Millî hükümetin başkanlığını yapan merhum Mustafa ÇOKAY Beğ, «..Tür- TÜRKELİ TÜRKELt Tür keli büyük Türk milletinin anayurdu demek olduğu her Türkün liğine rağmen Avrupadaki idealist Türkistanlılar tarafından kurulmuş olan TÜRKELİ Komitesi çok verimli ve faydalı çalışmalarda bulunmuştur ve bulunmaktadır. Türkistanm millî istiklâli ile millî birliği uğrundaki Türkeli Komitesinin faaliyetlerinin hepsini burada saymaya lüzum görmüyoruz. Tek bildiği gerçektir. İşte bunun içinde «TÜRKELİ» başlıklı bu yazımızda biz. Türk milletinin anayurdu Türkelinden Türkistamn «Türkeli tesi» nden kısaca bahsetmek istiyoruz. «TÜRKELİ - Türkistan ult - azattıq komiytetb yani Türkeli Türkistan Millî istiklâl Komitesii 1950 yılının Mart ayının 20 sinde Batı Almanya mn München şehrinde kurulmuştur. Türkeli komitesinin kurucularının hepsi ikinci dünya savaşında Ruslar tarafından mecburi askere alınmış ve bilâhare Almanlar tarafına geçerek Türkistamn Millî istiklâli için savaşmış mücahitlerdir. Türkeli Komitesinin kurucusu ve sayın Başkanı Yüksek Mühendis Kares Haşan ORALTAY «... D inle... Mavi göğün altında ve yağız yerin üstünde atacağın her adım senin değil TÜRKELİ'nİndir; bakacağın her bakış senin değil TÜRKELİ'nİndir ve İçeceğin her yudum, gireceğin her yarış senin değil TÜRKELİ'nİndir. Sen olmasan TÜRKELİ gene vardır, ama. TÜRKELİ olnuusa sen olannazsın.» (1) Tağıberli «... Ana vatanımızı sömür^ bir hususu belirtmekle yetineceğiz. Türkeli komitesinin bütün imkânsızlıklara rağmen, Türkistamn millî istiklâli için yürütmekte olduğu mücadele, Türkistan halkının millî düşmanlarını oldukça rahatsız etmektedir. Türkeli komitesinin çalışmalanndan rahatsız- Türkeli ve onun sayın yöneticilerini Türkistan halkının nazarında güya küçültmek için devamlı kampanya açmaktalar. Hususi olarak piyes yazarak sahneye koymaktalar. (4) Kitaplar ve makaleler neşiretmekteler. İşte Türkistanı sömürmekte olan komünistlerin bu gibi hareketleri de açık gösteriyor ki, Türkeli komitesinin çalışmaları verimli olmaktadır. Türkeli Komitesinin pren- Türkistan KANATBAY Beğ, inci senesinin olanlara karşı bizim nefretimiz, istilâcı düş- Eylül ayında Münchende çıkan Türkeli Komitesinin ana gayesini kısaca şöy- oızım damarlarımızdaki asil kandan geliyor- Işte onun için millî düşmanla- manlanmız sinde yayınlanan «Bizim Maksadımız» ni2ia olan bizim mücadelemiz esas Burada bir hususu bilhassa belirte- Komitesinin ana gayesinin kısaca şöy- edecektir...» diyordu, denuen başlıklı makalesinde Türkeli maksada naü oluncaya kadar devam lim ki, Türkeli Komitesinin Sayın Başkam Kares KANATBAY Beğin belirt le özetliyordu : (3) Türkeli ivomııesımn esas gayesmın tiği yukarıdaki hususların ekseriyesi «... Türkeli - Türkistan millî istiklâl saym yöneticilerinin yukan- henüz tahakkuk etmiş değil. Fakat bu komitesi; tarihi, medeniyeti ve kanı ile dili, dini bir Türkelini sömürmekte olan milli düşmanlarımızın parçalama siyasetine şiddetle karşı koyar. daki yazılarından imkânsızhklara yat şartlarımn na rağmen, Türkelinin yöneticileri ve Türkelinin prensiplerini benimseyen bütün Türkistanhlar azimle mukaddes Milli düşmanlarımızın Türkelinin millî birliğini parçalamak için sarfetmekte olan gayretlerim göz önünde bulundurarak, Türkeli Komitesi muhaceretteki TOrkistanMann bir millî merkezde birleşmesini ve Türkelinin millî istiklâli için çabşmasını sağlamaya gasnret eder. Türkeli Komitesi, Türkistanlıların hariçdeki geçici Millî Hükümetinin kurulabilmesi için bir umumi kurultay çağırılmasına çalışır. Türkeli Komitesi, Türkistanbların Hariçdeki geçici hükümeti kurulduktan sonra bütün faaliyetlerini ona devir eder...» Yine «Türkeli» dergisinde neşredi len «Ne o, ne biz» başhklı mal Türkeli Komitesinin kurucu v Sayın Devlet Başkam İt İ t İ f İ f ir it i ii i Uzun zamandan beri çıkması beklenilen : Alparslan Türkeş'in Hemen bütün konulardaki görüşlerini toplayan kitabın ilâveli ikinci baskısı çıktı. Dergimizden istenebilir. Türkiye nin Meseleleri Adını taşıyan kitabın fiatı 10 Liradır. En az beş adet istiyenlere ve kitapçılara ^ 25 tenzilât İl ve ödemeli olarak gönderilir. 4-

18 16 İLLİ HAREKET gaye uğrundaki çalışmalarım devam SERTEL ve TAN DOSYASI : 2 ettirmekteler. Bu elbette Türkeli milli yetki ve imkânları «Lenin - Stalin* gurubunda kalmış, «Troçki ve Troçkist- istiklâline kavuşuncaya kadar da devam edecektir. Türkistanın millî istiklâli için hiç bir fedakarlıktan çekinmeden mücadele etmekte olan Türkeli Komitesinin mensuplan, yukarıda Sayın Kares KANATBAY Beğin yazısında da açık okırak belirtildiği gibi muhaceretteki Türkistanlılann millî birliğine bilh issa ehemmiyet vermektedir. Türkelinin millî istiklâle kavuşması uğrundaki mücadelenin başarılı olması için bunun şart olduğunu İsrarla belirtmiştir. Mesele bu konuda «Türkeli» dergisinin 1952 nci senesindeki 6 ncı sayısında yazdığı makalede Sayın Kares KA NATBAY Beğ «... Türkistanın millî istiklâli için her şeyden evvel birlik ve yine de birlik şarttır...» diye bilhassa dikkati çekmiştir. özet olarak şunu belirtmek istiyoruz ki, bundan 20 sene evvel Batı Almanyanın München şehrinde kurulmuş olup, müsbet faaliyetlerini devam ettirmekte olan Türkeli Komitesi, Türkistanın millî istiklâli için mücadelede T roçki Ve Bazı Troçkist Komünizm Metodiarı Atillâ DEMİRAL Türkiye nin m illî varlık ve bütünlü- ler» Rus komünist iktidarından, iktidarın bütün yetki, imkân, nimet ve fırsatlarından tasfiye edilmişlerdir. Troçki Rusya ya komünizmi oturttuktan sonra hemen bütün dünyaya «komünist ihtilâlleri» ihraç etmek ve ihtilâller sonrasında da dünyayı «tek bir komünist devlet» düzeninde idare etmek taraftarıdır. «Lenin - Stalin gurubu» ise Rusya'ya iyice yerleşmek, dünya siyasî, İktisadî ve askerî durumlarına göre ve kimseyi ürkütmeden, kimseyi uyandırmadan «ihtilâl ihracı» taraftarı idi. Hattâ «Lenin - Stalin gurubu» komünist olmayan bir memlekete komünist rejiminden de önce Rusya nın yerleşmesi gerektiği görüşünde idiler. Bu noktada aralarında bir ayrılık bulunduğu gibi diğer yönlerde de çeşitli ayrılıkları vardı. Meselâ «Lenin - Stalin gurubu» komünist olmayan memleketlerde Rusya ya «mutlâk bağlı» bir gizli ve illegal komünist partisi bulundurjmak, alt tabanı daha çok mühim yer tutm ktadır. Türkeli ğüne kastetmek ve Türkiye yi bir Sov- çok cahil ve işçilerden, üstü de Rus- Komitesi, Türkistan dışmda Türkista- yet peyki yapmakla görevli «dönme yada yetiştirilm iş ve yetiştirilecek mn millî istiklâli için Mustafa ÇOKAY yahudi» Zekeriya Sertel ve onun bir ihtilalcilerden meydana gelecek bu Beğ (5) tarafından başlatılan mücade- zamanlar Türkiye de yayınladığı «Tan» partiler daima yer altında olacak, eyleyi onun prensiplerine sadık kalarak gazetesine ait dosyayı karıştırmaya 'eme geçmeyecekler, o memleketin şerefle ifa etmektedir. sayıda da devam edeceğiz. Geçen muesseselerme sızacaklar ve m- makalemizde de belirttiğimiz gibi Rusya nm işaretini bekleye- Sertel «Troçki ekolüne mensup» bir çeklerdir. «Lenin - Stalin gurubu» bu (1) TÜRK DESTANI, Sayfa : 147. Ankara (2) TÜRKELİ dergisi. Sayı : 1 sayfa : München - Almanya. (3) TÜRKELİ dergisi. Sayı : 1 sayfa : München - Almanya. (4) «CAT ELDE» yani yabancı memleketde denilen Türkeli Kom itesine karşı Türkistanda Ruslar tarafmdan hasırlatılan piyes Türkistanda ve Moskoda oynatılm aktadır. (5) Mustafa ÇOKAY Beğ. Türkistanın ilk siyasi partisi olan «ALAŞ PARTYASI» nın azasıdır senesinde Türkistanda Muhammetcan TINIŞBAY oğlunun başkanlığında kurulan «Kokant M uhtariyet» hüküm etinin hariciye vek ili ve daha sonra da ayni hükümetin başkanı olm uştur. «Kokant M uhtariyet» hükümeti Ruslar tarafından silâh zoruyla yıkıldıktan sonra, Mustafa ÇOKAY Beğ «ALAŞ ORDA» hükümetin in ve kili olarak Türkiyeye gelm iştir. Bilâhare, Avrupa'da Türkistanın m illi is tik lâ li için mücadele eden ÇO KAY Beğ 1941 de Berlinde vefat e t m iştir. komünisttir ve «Tan» da bu ekole gö- şekilde düşünür ve hareket ederlerre yaymlar yapmış ve memleketimiz- kendilerini haklı çıkarmak için deki bütün çahşmalan buna göre ol- dünyanın o zaman ki durumunu ileri muştur. sürüyorlar, harpten harap olmuş bir şekilde çıkan Rusya'nın bütün dünyada TROÇKİ VE TROÇKİST komünist ihtilâllere başlamasını imkânsız görüyorlar, komünizmin mahiyetinin KOMÜNİZM NEDİR? ne olduğunun anlaşılması Troçki de Zekeriya Sertel gibi bir dünyanın birleşip komünizmi «Yahudi dönme» dir, ancak Rusya lı- ykabileceğini ileri sürüyorlardı. dır. Rusyada komünist rejimin bir ih- Yukarda kısaca anlattığımız «Letilâl sonucu iş başına geçmesine, yer- nin - Stalin gurubu» nun hür dünyaleşmesine, ihtilâlci bir iktidar partisi da iktidarları ele geçirmek için tasarolarak teşkilâtlanmasına ve komünist ladıkları uzun vâdeli plânlarını Troçiktidarın kökleşmesine büyük hizmet- kistler «korkak» ve Marksist dâvâya leri olmuştur. «Hizmet etmek» duru- «ihânet» olarak vasıflandırıyor ve mundan da ötede bir «komünist ihti- kendi plânlarını ileri sürüyorlardı. Onlâlci ve lider» dir. Başlangıçta Lenin - arm plânları ise ihtilâl öncesi Rus- Stalin ve diğerleri Troçki'den sonra- ya da tatbik ettikleri plânların hemen dır, hattâ onlar Troçki'nin gölgesinde aynısı idi ve ancak tatbik edilecek kaybolmuşlardır. Daha sonraları ara- memlekete göre bazı «şekil» ve «taklarında meydana gelen bir «iktidara tik» değişiklikleri yapılacaktı. Tekrar sahip olmak» çekişmesinde iktidar belirtelim ki Rusya daki komünist ih-

19 İl l i h a r e k e t 17 tilâlin esas yapıcısı «Troçki ve Troç- bütün hür müesseselerine karşı «sis- düşündükleri memleketten temin kistler» dir ve Kızıl Orduyu da Troçki temli«ve «tahripkâr» bir saldırı dai- ederler. Bunun için de m illî hâzineyi kurmuştur. ma devam ettirilecektir. zarara uğratacak şekilde çalışırlar. b) M illî müesseseler ele geçi- böylece hükümet maddî zararlara uğ- Troçki'nin plânlarına göre komünist ihtilâl dünyaya nasıl İhraç edilecek. «Pa^'a^ento dışı muhalefet» rar. bütçeye göre harcama ve yatınasıl tatbik edilecek ve başarı kaza- düzeninde yeniden organize edilerek rımları yapamaz. Troçkistler bu durunılacaktır Bunların bilinmesinde başta Türkiye olmak üzere hür dünya için büyük faydalar vardır. Böylece hür mu temin etmek ve kendi masrafla- kızıl koroya iştirak etmeleri mümkün kılınacaktır. c) Ele geçirilen m illî müesse- rmı da karşılamak için bilhassa ikti- sadî devlet teşekküllerine el atarlar. dünyada oynanan bazı oyunların «iç- demekler ve bizzat kendileri- Bunu bir misalle daha açık olarak anyüzieri. ve «mahiyetleri, ortaya çıka- cak. kızıl suratlar tamamen teşhis buracağı dernekler sık sık miting, latmak faydalı olacaktır. Meselâ tren 9''ev ve boykotlar tertip ede- işletmesi devlet elindedir, yolculara cek ve bunları destekleyecektir. biletsiz trene binmeleri söylenir. edilecektir. Bugün için Troçkistler Ç) Yayın organları ele geçirile- bu propaganda tuttuktan sonra tren Rusya'da tamamen tasfiye edilmlş- lerdir artık Rusya da Troçki yi ve sütun sahibi yazarlar tesir altı- içindeki bilet kontrol memurları elde ^ V M ^ M w AA M A onun ekolünü bilen yoktur, fakat Troç- patronları kor- edilerek biletsiz yolcudan çok az bir kistler Rusya dışında hür dünyada ve kutulacaktır. bazı komünist memleketlerde tekrar ücret alınır, yolcu memnundur lid) Kanun otorite ve nizamı yı- raya gideceği yere 3 veya 5 liraya organize duruma gelmişler, eyleme kılacak, memleket anarşi içine alına gitm iştir, yolculardan bu şekilde topgeçerek ihtilâl denemelerine giriş- «^^ktır. Kanunsuz yürüyüşler, miting- lanan paralar da Troçkist ihtilâli hamişlerdir. Hatırlatalım ki Fransa daki 'e*'- 9'- '' ^e boykotlarla anarşi günlük z'rlama komitesinin kasasına girmişsen Cumhurbaşkanlığı seçimine genç hayatın 24 saatini de yaşanmaz duru- tir. bir adayla Troçkistler de katılmışlar ma getirecektir. Bütün bunlar ve benzerî durumlar dır. e) Bazı yayın organları ve bazı temin edildikten, memleket tam bir, yazarların ele geçirilmesinden ve ba- anarşiye alındıktan sonra Troçkistler Troçkısyenn Kremlin ile aralan z, arının da susturulmasından sonra kendilerinden olmayan iktidarı yıkaçıktır, fakat Troçkistlerin gerçekleş- geçildikleri dernekler ve müesse- mak için m illiyetçi bir görüş ve dokttıreceklerı herhangi tjır 'htılalı Rus- 3 ^,^^ kurdukları dernekler rini olmayan bütün muhalefet partiyada olduğu gibi Kremlin m «yutma- vasıtasiyla sık sık beyannameler ya- leriyle «iktidar için işbirliği, ne girişi» veya «kapması» mümkündür. Çm y.nianacak. bunlar yurdun her tarafı- şirler... Ayrıca tarafsız ve memlekede Troçkistler gibi hemen ve derhal g süratle yayılacak ve sokaklara tin ismi etrafında birleştiği veya birdunyaya ihtilal ihraç etmek taraftarı gfişler asılacaktır, olduğu içindir ki bu noktada iktidardaki Çin komünistleri ile bütün dün yadaki Troçkistler anlaşmaktadır. f) M illiyetçiler, m illiyetçi yazarlar kısım kısım ortadan kaldırılacaktır. bu yapılamıyorsa tesirsiz bir leşebileceği kimseler kendi taraflarına çeşitli vesile ve fırsatlarla çekilereıc o Kimselere Troçkistler kendr tibzırladıkları beyanatları ve beyanna- Bu kadar bir açıklamadan sonra duruma getirileceklerdir. Türk milli- meleri yayınlatırlar ve böylece o mil- «Troçkist komünizmin ihtilâl metod- yetçileri! Diş aldırırken bilhassa dik- ' şahsın gölgesinde ve himayesinde lan» nedir, onları belirtiyoruz: katli olunuz, diş sinirlerinizin uyuştu- Troçkistler iktidara doğru uzanırlar. a) İhtilâl yapılacak olan memle- rulması için yapılacak iğne bir zehir- gerisi son askerî darbeyi vurmaya kette komünist partisi legal olsa bile iğne olabilir. Hastalık halinde mua- kalmıştır. mutlaka bir illegal komünist partisi yene ve tedavi olacağınız doktora, Yunanistan da geçen yıllar içinde bulunacak ve bu parti Troçkist esas- ameliyat halinde ameliyat olacağınız Troçkistler bu metod ve taktiklerini AA A.A ^ lara göre çalışacaktır. operatöre ve ilâç alacağınız eczaneye tecrübe etmişler ve iktidarın eşiğinb) Komünistlerin normal ve dikkatli olunuz. Bir Troçkist de iken m illiyetçilerin yumrukları temeşru yolla iktidar olamayacağı, an- süikast hayatınıza sebep olabilir ve- pelerine inmiş «Nazi - Faşist» diye cak ihtilâl sonucu iktidara gelineceği bırakabilir veya aileniz- feryat etmelerine kalmadan dünya kodaima esasta ve göz önünde bulun- den çok sevdiğiniz bir kimseyi baskı münistlerin başlarına yıkılmıştır. ian'dan sonra Türkiye ve İtalya'da oydurulacaktır. Bugün aynı kızıl oyunlar Yunanis- altına alarak vicdan azabı ve işkençec) Buna göre illegal komünist altında tutabilirler. partisi «parlamento dışı muhalefet» g) M illiyetçileri saf dışı bırak- ^gnmak isteniliyor. Geçen makaleadıyla su yüzüne sürülecek ve çalı- nıak için haklarında düzmece ihbar- T^i^je de belirttiğim iz gibi Paris'in şacaktır. lar yapabilir veya zabıtlar tutabilir- Komünist düşmanı çevrelerine göre «Parlamento dışı muhalefet» başlı- ler. Nitekim yazarınız «Sertel» konu- jertel Türkiye ye «Troçkist bir komüğı ile girişilecek çalışmalar da genel- sunda bu dergide ilk yazısının yayın- ^^igt harekete liderlik yapmak için» likle şu esaslar çerçevesinde yapıla- lanmasını takiben böyle bir Troçkist girmek istemektedir. Tekrar belirteçaktır Troçkistfer ihtilâl için parayı da yitilere, demokrasiye ve hür dünyanın a) Parlamentoya, seçime, pardurumla karşılaşmıştır. ne o memleketten, ihtilâl yapmayı ^im ki Türk m illiyetçileri Sertel in Tür- (iye ye girmesini asla kabul etmemektedir.

20 18 İLLt HAREKET Bir Mektup lâm Tetkiki Cemiyeti ise bugüne ka- dar faah'yete geçemedi. Fakat 25. münhasır kalmaktadır. O da işin en büyük hissesini Mr. Deny nin yerine Beynelmilel Müsteşrikler Kongresi geçen Fransız türkologu Prof. Bazin'e önümüzdeki Ağustos ayında Sovyet bırakmıştır. Bu da komünizme ve Sov- ORD. PROF. Dr. Rusya da, Leningrad'da, toplanacak yetlere bağlı bir kimse olarak tanılır. ZEKİ VELİDİ TOGAN olduğundan her iki teşekkül de Türk- ere ayrıldığı halde masraflara iştirâk Prof Scheel bugünlerde Ankara yı zi- yaret edecektir. Hükümetimizin bu 1951 senesinde hükümetimizin hi- etmemek yüzünden boş kalan idare hususu konuşarak kitabın neşri masmayesi ile İstanbul da toplanan XXII. heyeti azalıklarmm Rusların eline ge- rafına iştirâk hususunu kabul eyleme- Müsteşrikler Kongresi Üyeleri Türk- çeceği muhakkak görülmektedir. Rus- sini ve bunu Prof. Scheel e, ve kenyadigâr olmak üzere ların bu kongreden kendi şark siya- dimizin de dahil bulunduğumuz Unes- kültürümüzle ilgili iki teşekkül vüou- setleri uğrunda büyük çapta istifade co ya bildirmesini rica ederim, da getirmişlerdi. Bunlardan biri Türk edeceklerini İngiliz gazetelerinden Beynelmilel İslâm Tetkiki Birliğine dili ve kültür tarihine ait esas bilgi- (bilhassa Mancester Guardian) ve gelince bunun nizamnamesi 9 seneleri ihtiva eden «Philologiae Turcicae yakınlarda biri diğerinden ayrı olarak denberi hep devairde dolaşıp bir tür- Fundamenta. (kısaltma ile Funda- ivioskova yı ziyaret eden iki Amerika- lü tesçil edilmemiştir. Son defa ola- menta) isimli 4 ciltlik İlmî el kitabı h mütehassısa, türkolog profesör rak Hukuk, İktisat ve Edebiyat Fa- vucuda getirecek bir Beynelmilel Posch ve harles Hostler den öğren- kültelerinden Prof. Hıfzı Timur. Ziya- Tasnif Hey eti; diğeri ise Türkiyenin mekteyiz. Türk dili ve kültür tarihine eddin Fahri Fmdıkoğlu, Fahir iz ve laik bir ıslâm devleti, aynı zamanda ait olan eserin ikinci cildi Türk ka- ben bu nizamnameyi daha sadeleşti- şarkla garp arasmda bir köprü mevki- vimlerinin halk edebiyatına ve yazı rerek devaire şevkettik. Bizden istemde olması mülahazası ile burada edebiyatına, üçüncü cildi Türk kavim- nilen şey yalnız başlangıçta mo ern bir ıslâm ılım merkezi -Islâm lerinin müşterek tarihine, dördüncü kadar tahsisat verilip Müşteriklerden n Beynelmilel cildi ise Türk kavimlerinin sanat ve birisini sekreter olarak tayin etmek İlmi İşbirliği Cemiyeti. (Union for İn- kültür tarihine tahsis edileceğinden ve nerede olursa olsun bir oda verterrıatıonal Scientific Collaboration Sovyetler buna karşı alâkalarını 1954 mek ve memleketimizde mevcut yazm s amıc Studıes UICSIS) kur- de Cambridge kongresinde belirtmiş- ma eserlerin İngilizce umumî beynel- Beynelmilel er fakat diğer milletlere mensup milel kataloğunun tasnifine bilfiil Müsteşrikler birliğine tâbi olacak âlimlerin bu esere iştirâk etmeleri başlamak ve teşkilâtın artık faaliyet- II y ıt^^iniıaıııı cıı ı.ı^ id d iıy c L ' A I j ^9 '" ^'âlodar gibi makaleler vererek münferiden te bulunduğunu Beynelmilel Müsteşevletlerden yardım alarak faaliyette iştirakle iktifa.etmeyip bilhassa ne- rikler Birliğine, Unesco ya ve 25. Müsu unacaktı. Her iki teşekkülün 1953 şir heyetinde yer alarak işin sevk ve teşrikler Kongresi Tertip Heyetine e Paris Cambidge, 1957 de Mü idaresine katılmak istediklerini anlat- (Leningrad) bildirmektir. Bu yapıldığı nıh te kongreleri yapılmıştır. Bu kong- mışlardı. Bütün medeniyet âleminde takdirde Unesco dan. hattâ Amerikan re er do ayısı ile hükümetimize bu iki ilmen Türklüğü tanıtmak maksadiyle vakıf müesseselerinden. Pakistan ve eşekkule y^dım edilmesi hususunda beynelmilel kuvvetle vücuda İran dan yardımlar gelecektir. Çünkü müracaatlarda bulunulmuş, Cambihd- getirilen ve ansiklopedi mahiyetinde Pakistan ın en büyük âlimi Prof. Muge usteşrık er Kongresine iştirâk olan bu el kitabının sırf hazırlama ve hammed Shafi bunun ilk reisi olduğu Turan tabı masraflarına iştirâk etmememiz gibi, İran ın en büyük âlimi Seyit Haw İ m «^Bİegesi o za- yüzünden Leningrad Kongresinde Rus- san Tagizade de bugünkü reisidir. L k^ı. / - f * '9 rafla mü- farın eline geçmesi çok yazık olacak- İran ın sabık hariciye vekili Ali Asgar icp J hükümetimizin bu tır. Zaten istenilen ancak Unesco, Da- Hikmet de bunun kurucu azalarındanışe iştirakim rica etmişti. Merkezi nimarka ve Alman Ulum Akademileri dır. Fakat biz bu cemiyetin Leningrad Fundamenta tarafından verildiği kadar, yani Kongresine kadar faaliyete geçmesini ' Alman ve dolar kadar bir şeydir. Bu kitabı tas- ni nizamnamesini tescili ve ilk yaruanımarka Ulum Akademilerinden nif eden heyete kongrece intihap olu- dımm yapılmasiyle temin edemezsek, verilen nan DanimarkalI Prof. Groenech ve- Leningrad kongresinde ilgası hususu yardımla bu eserin Turk dil ve lehçe- fat ettiğinde ve reisliğine intihap olu- bir gündem maddesi olarak alınırsa, 'ıt * k Fransız türkologu J. Deny çok bu bizim için büyük bir yüz karalığı lik ilk cildini bu sene Nisan ayında ihtiyarlığı ve hastalığı yüzünden dağ- olacaktır. Çünkü 1000 kişilik bir ilim itmam edip satışa çıkarabildi. Bu lardaki evine çekilmek bu işte fayda- kongresi tarafından kurulan bir*cemieserden idarecilerimize ve İstanbul h olamadığından ve 1951 de İstanbul yet böyle kendiliğinden ortadan kal- Üniversitesi Rektörüne birer nüsha kongresinde bu heyette Türk ilmî mü- kamaz, bu kongrede münakaşa edilir takdim edildi. esseselerini temsil etmek üzere inti- ve düşmanlarımız bundan istifade Merkezi İstanbul da olmak üzere hap olunan Prof. Fahir İz le benim ederler, Türkler için kurulmuş olan kurulmakla mevcudiyeti hükümetimiz komite toplantılarına tahsisat yoklu- bu müesseseler! bizzat Türkler sabotarafından nizam nam esinin tasdikine ğu dolayısiyle iştirâk edemediğimiz- te ederek batırdılar diyecekler ve ceve ilk yardımın yapılıp bürosunun den bu Fundamenta neşrinin sevk ve miyet de ölmeyecektir, ancak İstanaçılmasma bağlı olan B eyn elm ilel İs- idaresi ancak Alman Prof. H. Scheel e bul yerine Moskova da kurulur.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından toplantıya çağırılarak 4 Haziran 1958 de Cenevre de kırk ikinci toplantısını yapan, Milletlerarası

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

Karar Tarihi Karar No Kararın- Meclis Başkan Vekillerinin Seçimi. 11 / 04 /2014 ( 19 ) Konusu. BAŞKAN : Dr. Hasan AKGÜN

Karar Tarihi Karar No Kararın- Meclis Başkan Vekillerinin Seçimi. 11 / 04 /2014 ( 19 ) Konusu. BAŞKAN : Dr. Hasan AKGÜN Karar Tarihi Karar No Kararın- Meclis Başkan Vekillerinin Seçimi. 11 / 04 /2014 ( 19 ) Konusu GÜNDEMİN ( 2. ) MADDESİ : seçimi; : 5393 sayılı yasanın 19. Maddesi gereğince Meclis 1. ve 2. Başkan Vekillerinin

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Gü ven ce He sa b Mü dü rü

Gü ven ce He sa b Mü dü rü Güvence Hesabı nın dünü, bugünü, yarını A. Ka di r KÜ ÇÜK Gü ven ce He sa b Mü dü rü on za man lar da bi lin me ye, ta nın ma ya S baş la yan Gü ven ce He sa bı as lın da ye - ni bir ku ru luş de ğil.

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Ýçindekiler Kayseri Ýli Yardým Derneði Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi, Dernek Baþkaný Yayýn Yönetmeni Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü M. Orhan CEBECÝ Dergi Komisyonu Gamze POSTAAÐASI Rýfat DEDEMAN Danýþma Kurulu

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Nisan Birleşim : 5 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 10.04.2015 Birleşim Saati : 17.30

U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Nisan Birleşim : 5 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 10.04.2015 Birleşim Saati : 17.30 T U T A N A K Dönem : 2015 Toplantı : Nisan Birleşim : 5 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 10.04.2015 Birleşim Saati : 17.30 Gündemin 1. maddesinde yer alan yoklama yapıldı. 34 üyeden müteşekkil İl Genel Meclisinin

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

NO ADI SOYADI AİDATLAR GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00

NO ADI SOYADI AİDATLAR GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 NO ADI SOYADI GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 3 SELMAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Mustafa MÜJDECİ 2. Doğum Tarihi-Yeri: 30.07.1978 - Yerköy 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. (Çankırı Karatekin Üniversitesi İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) 4. Medeni Durumu: Evli

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

7. Yayınlar 7.1 Uluslar arası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities)

7. Yayınlar 7.1 Uluslar arası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Veli Yılmaz 2. Doğum Tarihi : 25.11.1948 3. Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğretim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Subay Kara Harp Okulu 1969 Y. Lisans Kurmaylık Kara Harp

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

Sanayi Odalarının Kuruluşu ve Türkiye'deki Sanayi Odaları

Sanayi Odalarının Kuruluşu ve Türkiye'deki Sanayi Odaları Sanayi Odalarının Kuruluşu ve Türkiye'deki Sanayi Odaları Hikmet DENİZ Uzmanı Mayıs 2013 SANAYİ ODASI KURULUŞU VE TÜRKİYE'DEKİ SANAYİ ODALARI 1. Sanayi Odalarının Kuruluşu 1.1. İlgili Mevzuat Sanayi odalarının

Detaylı

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu 17 Mayıs 2014 Tarihinde Ankara da Gerçekleştirildi UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Yönetmeliğinin 14. Maddesine göre toplanan XXVI. Genel Kurul, 2014-2018

Detaylı

Mahmut ÇELİKCAN Fatma EVCİMİK Sayim FERSAK Meclis Başkanı Meclis Katibi Meclis Katibi Belediye Başkanı

Mahmut ÇELİKCAN Fatma EVCİMİK Sayim FERSAK Meclis Başkanı Meclis Katibi Meclis Katibi Belediye Başkanı TOPLANTI TARİHİ : 01.10.2014 TOPLANTI GÜN VE SAAT :ÇARŞAMBA 17.00'de KATILANLAR : 38 KATILMAYANLAR : - MAZERETLİ : - Belediye Meclisinin 01 EKİM ÇARŞAMBA günü saat 17.00 de olağan olarak yapılan toplantısında

Detaylı

Türkiye: 1936 yılında maden istihsalâtımız umumiyet üzere artmıştır. Bu yılın istihsal adetlerini bir öncesi ile karşılaştıralım:

Türkiye: 1936 yılında maden istihsalâtımız umumiyet üzere artmıştır. Bu yılın istihsal adetlerini bir öncesi ile karşılaştıralım: Türkiye: 1936 yılında maden istihsalâtımız umumiyet üzere artmıştır. Bu yılın istihsal adetlerini bir öncesi ile karşılaştıralım: Listede zımpara müstesna - ki yalnız iki, üç yüz tonluk bir tenakus göstermiştir,

Detaylı

DİNÎ SÖYLEMİN ÖNEMİ. Tartışmalı İlmî Toplantı PROGRAM - DAVETİYE 16/18 EKİM 2015 TOPLUMSAL BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE

DİNÎ SÖYLEMİN ÖNEMİ. Tartışmalı İlmî Toplantı PROGRAM - DAVETİYE 16/18 EKİM 2015 TOPLUMSAL BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE TOPLUMSAL BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE DİNÎ SÖYLEMİN ÖNEMİ Tartışmalı İlmî Toplantı PROGRAM - DAVETİYE 16/18 EKİM 2015 CUMA-CUMARTESİ-PAZAR GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ KONGRE ve KÜLTÜR MERKEZİ KAMPÜS / GAZİANTEP

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur

Detaylı

T U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Ocak Birleşim : 4 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 08.01.2015 Birleşim Saati : 15.00

T U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Ocak Birleşim : 4 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 08.01.2015 Birleşim Saati : 15.00 T U T A N A K Dönem : 2015 Toplantı : Ocak Birleşim : 4 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 08.01.2015 Birleşim Saati : 15.00 Gündemin 1. maddesinde yer alan yoklama yapıldı. 34 üyeden müteşekkil İl Genel Meclisinin

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

T.C. ERDEMLİ BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ 08/04/2014 TARİHLİ MECLİS TOPLANTISI KARAR ÖZETLERİ. Mehmet GÜLDALI Harun SARI Ali YÖN

T.C. ERDEMLİ BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ 08/04/2014 TARİHLİ MECLİS TOPLANTISI KARAR ÖZETLERİ. Mehmet GÜLDALI Harun SARI Ali YÖN T.C. ERDEMLİ BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ 08/04/2014 TARİHLİ MECLİS TOPLANTISI KARAR ÖZETLERİ MECLİS BAŞKANI : Mükerrem TOLLU Belediye Başkanı MECLİS ÜYELERİ Serdar ARSLAN Duran KARA Veli ŞAHMAN Şevk ŞEVK

Detaylı

T.C. Resmî Gazete. Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ

T.C. Resmî Gazete. Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ Resmî Gazete Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır 21 Ekim 2014 SALI YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ Sayı : 29152 Mükerrer BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ BAŞBAKANLIK 17 Ekim

Detaylı

Osmanlı dan Cumhuriyet e Adım Adım!

Osmanlı dan Cumhuriyet e Adım Adım! Osmanlı dan Cumhuriyet e Adım Adım! Eskiden devletimizin adı Osmanlı Ġmparatorluğu idi. Başımızda padişah vardı. Egemenlik haklarımız padişahın elindeydi. Başkentimiz Ġstanbul du. 19 Mayıs 1919 da Mustafa

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ 5 BÖÜ RENER 1 2 ODE SORU - 1 DEİ SORUARIN ÇÖÜERİ T aralığı yalnız, T aralığı ise yalnız kaynaktan ışık alabilir aralığı her iki kaynaktan ışık alabileceğinden, + ( + yeşil) = renkte görünür I II O IV III

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME Bu sözleşme, ILO'nun temel haklara ilişkin 8 sözleşmesinden biridir. ILO Kabul Tarihi: 18 Haziran 1949 Kanun Tarih

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR!

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! 11.11.2014 Salı İzmir Basın Gündemi O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! Kazım Erkmen Daha dün gibi hatırlıyorum, İzmirlilerin Yeşilyurt Devlet Hastanesi diye bildikleri o Hatay daki hastanenin Başhekimliği ne

Detaylı

Karar No : 1888 Karar Tarihi : 07/10/2015

Karar No : 1888 Karar Tarihi : 07/10/2015 Karar No : 1888 Karar Tarihi : 07/10/2015 Adalet ve Kalkınma Partisi SKM Başkanı Yıldız SEFERİNOĞLU ve Adalet ve Kalkınma Partisi Yüksek Seçim Kurulu Temsilcisi Şeref MALKOÇ tarafından müştereken imzalanarak

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları

TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları Açık Toplum Enstitüsü Boğaziçi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu Boğaziçi Üniversitesi Avrupa

Detaylı

Koca Mustafa Reşid Paşa

Koca Mustafa Reşid Paşa Osmanlı İmparatorluğu ndaki ilk Mason Locası 1738 de Galata da kurulmuştur. Osmanlı vatandaşı olarak mason olan ilk kişi Yirmisekiz Mehmed Çelebi nin oğlu Yirmisekizzade Mehmed Said Paşa olmuştur. Osmanlı

Detaylı

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler.

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. İSTANBUL TAYAD lı Aileler Bayram Kahvaltısında Bir Araya Geldiler Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. Kahvaltıdan önce yapılan

Detaylı

2013 Kış Etkinlikleri

2013 Kış Etkinlikleri KARTAL ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 2013 Kış Etkinlikleri İlk Dönem Sonu Eğitim sistemimizde seçkin bir yere sahip olan İmam Hatip Liseleri içerisinde ayrı bir konumda bulunan

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com Fatih TEKİNKAYA Sosyal Bilgiler Öğretmeni ANAYASALARIMIZ Teşkilat-ı Esasi 1921 Anayasası 1924 Anayasası 1961 Anayasası 1982 Anayasası Türkiye Cumhuriyeti Anayasası MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI 996 I.BURDUR SEMPOZYUMU BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI Kemal FİLİZ * Kadir PEPE ** ÖZET Araştırmada, Burdur ilinde aktif spor yapan sporcuların sosyoekonomik profillerinin

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

AVCILAR BELEDİYE MECLİSİNİN 6. SEÇİM DÖNEMİ 1. TOPLANTI YILI 2015 SENESİ MART AYI MECLİS TOPLANTISINA AİT KARAR ÖZETİ

AVCILAR BELEDİYE MECLİSİNİN 6. SEÇİM DÖNEMİ 1. TOPLANTI YILI 2015 SENESİ MART AYI MECLİS TOPLANTISINA AİT KARAR ÖZETİ AVCILAR BELEDİYE MECLİSİNİN 6. SEÇİM DÖNEMİ 1. TOPLANTI YILI 2015 SENESİ MART AYI MECLİS TOPLANTISINA AİT KARAR ÖZETİ Avcılar Belediye Meclisinin 6. Seçim Dönemi 1. Toplantı yılı 2015 Senesi MART ayı Meclis

Detaylı

T.C. KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI 19/8/2015 2015/13

T.C. KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI 19/8/2015 2015/13 T.C. KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI Toplantı Tarihi Toplantı No 19/8/2015 2015/13 Üniversitemiz Yönetim Kurulu, 19/8/2015 Çarşamba günü saat 11:00 de Rektör Prof.Dr. Sadettin HÜLAGÜ

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

SAĞLIK KÜLTÜR ve SPOR DAİRE BAŞKANLIĞININ 2012 YILI SOSYAL FAALİYETLERİNDEN GÖRÜNTÜLER

SAĞLIK KÜLTÜR ve SPOR DAİRE BAŞKANLIĞININ 2012 YILI SOSYAL FAALİYETLERİNDEN GÖRÜNTÜLER SAĞLIK KÜLTÜR ve SPOR DAİRE BAŞKANLIĞININ 2012 YILI SOSYAL FAALİYETLERİNDEN GÖRÜNTÜLER Üniversitemiz Merkez Kütüphane Konferans Salonunda İnovasyon ve Liderlik Topluluğu tarafından gerçekleştirilen Anılarla

Detaylı

TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE MİLLETLER ARASI ÇALIŞMA TEŞKİLATI

TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE MİLLETLER ARASI ÇALIŞMA TEŞKİLATI TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE MİLLETLER ARASI ÇALIŞMA TEŞKİLATI ARASINDA TÜRKİYEDE BİR ÇALIŞMA ENSTİTÜSÜ KURULMASINA MÜTEALLİK 13 SAYILI EK ANLAŞMA Milletlerarası Çalışma Teşkilatı (Badema Teşkilatı diye anılacaktır.)

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

Đsmail Hilmi Adıgüzel

Đsmail Hilmi Adıgüzel Đsmail Hilmi Adıgüzel Gençlik Platformu / Kurcu Başkan Marka Yönetimi Derneği / Yönetim Kurulu Üyesi Türkiye Fotoğraf Gönüllüleri / Genel Koordinatör Đnternet Medya ve Bilişim Federasyonu / Yönetici Gravga

Detaylı

15 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı: 28766 YÖNETMELİK GEDİK ÜNİVERSİTESİ ASYA ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

15 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı: 28766 YÖNETMELİK GEDİK ÜNİVERSİTESİ ASYA ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 15 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı: 28766 Gedik Üniversitesinden: YÖNETMELİK GEDİK ÜNİVERSİTESİ ASYA ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

Türkiye'de Barzanici Hareket (1965-2007) Molla Mustafa Barzani, oğlu Mesud Barzani'nin şimdi yaptığı gibi, Batılı ülkelerin yayınladığı haritalarla Türkiye'yi hedef olarak gösteriyordu. 12 Mart 1971 Muhtırası'ndan

Detaylı

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK 13 298 YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT 23 27 TEMMUZ 2010 GELECEĞĠN LĠDERLERĠ ĠSTANBUL DA BULUġUYOR. AIESEC İstanbul Tomtom mah. İstiklal Cad. Nuru Ziya sok. NO:32/5 Beyoğlu İstanbul Tel: +90 212 293 8836,

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ 2011 İSTATİSTİKLERİ PARLAMENTO SEÇİM YILI PARLAMENTODAKİ MİLLETVEKİLİ MİLLETVEKİLİ İÇİNDEKİ PAY ( ) 1935 395 18 4.6 1943 435 16 3.7 1950 487 3 0.6 1957 610 8 1.3 1965 450 8 1.8 1973 450 6 1.3 1991 450

Detaylı

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Bir cinayetin altı elemanı vardır: Öldürülen kimdir, öldüren kimdir, cinayetin yeri, cinayet günü, nasıl öldürüldü, neden öldürüldü?

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777)

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777) -412- TURKIYE CUMHURİYETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ ARASINDAKİ SOSYAL GÜVENLİK ANLAŞMASI İLE İLGİLİ EK ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER Prof.Dr. Ufuk TANERİ, IOM, HE 2003-03-14 Eğitim-Öğrenim Doğuş anı ndan başlayıp Ömür Boyu süren bir Süreç, yüzyılımız ve gelecek nesiller beklentilerinin

Detaylı

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı - Haziran 2012- Sayı: 14 4 Haziran 2012: Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonu,

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı