Orhan Pamuk; İstanbul: Hatıralar ve Şehir Alt Metinler Açısından Bir İnceleme

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Orhan Pamuk; İstanbul: Hatıralar ve Şehir Alt Metinler Açısından Bir İnceleme"

Transkript

1 Orhan Pamuk; İstanbul: Hatıralar ve Şehir Alt Metinler Açısından Bir İnceleme An Analysis of Orhan Pamuk s İstanbul: Memories and the City, from the view point of its sub-texts *Prof. Dr. Oya Batum Menteşe. Atılım Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi. ÖZET Orhan Pamuk un en son eserlerinden biri olan İstanbul: Hatıralar ve Şehir adlı otobiografik eseri alt-metin leri açısından değerlendiren ve inceleyen yazıda, önce Hatıralar kısmının alt metni saptanır. Kitabın Hatıralar kısmı ile Şehir kısmı birbirlerinden kesinlikle ayrılan bölümleri oluşturmazlar, bazen birbirini izleyen bölümler de, bazen aynı bölüm içinde birlikte işlenirler ancak tema ve biçem açısından onları ayrı ayrı değerlendirmek mümkündür. Bu ayrıma dayanarak Hatıralar kısmı tipik bir Bildungsroman (kahramanın gelişimini çocukluktan gençliğin bitişine kadar izleyen roman türü) olarak incelenir. İrlandalı yazar James Joyce un erken 20.y.y Bildungsroman ı olan ve dilimize Murat Belge tarafından kazandırılan Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi ile arasında bazı kurgusal, tematik ve biçem paralellikleri kurulmakla birlikte, asıl benzerliğin her iki eserde de yazarın genç adam olarak portresinin çizilmesi olduğu vurgulanır. Kitab ın Şehir kısmının alt metinlerini, yazarın kendisinin de belirttiği gibi, İstanbul u anlatan diğer yazar, şair, ressam ve fotoğraf sanatçılarının eserleri oluşturmakla birlikte, asıl alt-metni Tanpınar ın Beş Şehir kitabının İstanbul bölümü oluşturmaktadır. Her iki eser arasındaki paralellikler vurgulanır. Alt-metin kullanımının son otuz yılda Batı romanında yaygın bir post-modern biçem stratejisi olduğu üzerinde durulur. Makale, eserin hatıralar ile şehir bölümlerinin sonunda bir bütün oluşturduklarını ve bu bütünün de yazarın kendisinin de ifade ettiği gibi kaderini oluşturduğunu irdeleyerek sona erer. Abstract The article is an analyses of Orhan Pamuk s most recent work Istanbul: Memories and The City, from the view point of its sub-texts. Parallels may be drawn between memories chapter of Pamuk s text which is an autobiography and James Joyce s autobiographical novel A Portrait of the Artist as a Young Man (as translated into Turkish by Murat Belge) as both works reflect the typical characteristics of the Bildungsroman and since both draw a picture of the artist as a young man with similar stages of development, into maturity and to a similar ending. The sub-texts of the chapters about the city are actually mentioned in the text by Pamuk himself; they are the writers, poets and artists past and present who have written about, painted and photographed Istanbul. Among them Istanbul chapter of the early 20.century Turkish novelist Tanpınar s work Beş Şehir (Five Cities) provides the most powerful similarities between the two texts, with a view that the use of other writers texts as subtext is a post-modern textual strategy used widely by many writers in the West. The article ends with the statement that at the and of Pamuk s autobiography the life story and the story of the city are united to form a whole, which as Pamuk himself has pointed out earlier, is the writer s fate. Anahtar sözcükler: alt metin bildungsroman hatıralar

2 değişim hüzün estetik bakış kent biografisi İstanbul yangınları key words: sub-title bildungsroman memories transformation sadness aesthetic-perception a city of biography İstanbul fires Orhan Pamuk Nobel ödülünü aldıktan sonra yayımlanan İstanbul: Hatıralar ve Şehir başlıklı eserinde ulaşmak istediği hedeflere ulaşmış bir yazarın rahatlığı içinde, çocukluk ve gençlik yıllarına dönerek geçmişi ile uzlaşıyor ve barışını yapıyor. Yazarın yaşamının doğumundan, üniversite eğitimini yarıda kesip yazar olmaya karar veriş sürecine kadar olan kısmını ele alan anlatıda, yazarın kişiliğinin gelişimi, özellikle sanatçı-yazar kişiliğinin gelişimi ve o gelişmede rolü olan etmenler öncelikle vurgulanıyor. Bu özelliği ile tipik bir Batı tarzı Bildungsroman Pamuk un yaşam öyküsü. Özetle, baş kişinin çocukluk ve gençlik yıllarını, kişiliğinin gelişim sürecini, gençliğin olgunluğa dönüştüğü yere kadar izliyen bir roman türü Bildungsroman, burada da her Bildungs roman da olduğu gibi sanatçı anlatıcı genç adam ın sanatçı kişiliğinin gelişimi olay ve örneklerle sergileniyor ve izleniyor. Yine tipik bir Bildungsroman kahramanının uyumsuz, doyumsuz ve araştırıcı kişisinin içinde bulunduğu gerçekleri ve yaşamı sorgulamaları ile başlıyor anlatı: Dünya nın bu köşesinde, bu tarihte doğmamızın anlamı nedir? Bize piyangodan çıkmış gibi verilen, sevmemiz beklenen ve en sonunda içtenlikle sevmeyi başardığımız bu aile, bu ülke, bu şehir adil bir seçim midir? (15) Şiirsel bir dille yazılmış ve zevkle okunan, akıcılığı ve sürekliliği hiç kesilmeyen bu ilginç ve çekici kitabın başlığının da işaret ettiği gibi daha ilk satırlarından İstanbul ile yazarın yaşam öyküsü birlikteliği ve iç içeliği gözden kaçmıyor. Yazarın içine doğduğu, zaman zaman kaçmak, kurtulmak isteği ama aslında kaçınılmaz kaderi olan ve sonunda kendisinin de bağlanarak sevdiği, araştırdığı, anlamaya ve anlatmaya çalıştığı bu şehir, İstanbul, yer yer yaşam öyküsünün de önüne çıkıyor. O zaman yazar çocuk kimliğinden sıyrılarak tarihçi ve araştırmacı şapkasını takıp, İstanbul u geçmişten günümüze gezgin ve yazarların kalemlerinden, ressam ve fotoğraf sanatçılarının bakışlarından, şairlerin dilinden ve kendi izlenimlerinden bu kez bir şehir biografisi gibi kaleme alıyor. İstanbul un yaşam öyküsü ile yazarınki zaman zaman ayrı, zaman zaman bir arada ama bağları hiç kopmadan süregeliyor. Yazar kent ilişkisi öylesine yoğun ki nerede ise her kişisel yaşam öyküsü bölümünü bir veya iki İstanbul bölümü izliyor veya tam tersi de olabiliyor. Yazarın kendisinin de bir bölümde Yeşilçam filimlerinin neden İstanbul boğazında çekildikleri konusunda söylediği gibi, Yıllar sonra bir rastlantıyla bu siyah-beyaz filmlerden ve sahnelerden birini televizyonda seyrettiğimde asıl konunun aşk yada kavga kadar arkadan gözüken Boğaziçi olduğunu anlardım. (89) okur, kitabın konusunun Pamuk un yaşam öyküsü olduğu kadar arkadan gözüken İstanbul olduğunu da anlıyor. Eserin tema lar açısından hatıralar kısmını şehir kısmından ayırmak, ve incelemeye oradan başlamak mümkün, ancak kent-yazar ilişkisine de baktığımızda, bu haliyle de eserin yine bir erken 20.y.y. Bildungsroman özelliğini taşıdığını görürüz. Pamuk un bu eseri ile Murat Belge tarafından 1983 de dilimize Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi başlığı ile çevirilen İrlandalı yazar James Joyce un A Portrait of the Artist as a Young Man adlı yapıtı arasında benzerlikler pek çoktur. Her iki eserde de anlatıcı bir sanatçı yazardır ancak Joyce un anlatıcı kişisi 3. şahıs, roman kişisi iken Pamuk kendi öyküsünü kendisi anlatır; her iki eserde de yaratıcı yazar kişiliğin gelişmesinde kent-yazar ilişkisi çok önemlidir. Her iki yapıt da bebeklik le başlar, aile ilişkileri, okul yılları, okul arkadaşlıkları, din

3 kaygıları, ilk cinsellik, ilk aşk, sanatçılık-yaratıcılık dürtüleri ve yazar kişiliğin gelişip ortaya çıkması bölümleri ile gelişir ve yazar olmak kararlılığı ile biter. Kent-yazar ilişkisinde Joyce un kahramanının kenti Dublin dir, Pamuk tan farklı olarak anlatıcı kişi Stephen, Dublin i kaderi olarak kabullenmeyi reddeder ve yazar kimliğini bulabilmek için Dublin i terk eder. Yazarın kendisi için, yani Joyce için ise bu terkediş sadece fizikseldir, bundan sonra yazdığı her romanında tekrar tekrar Dublin e dönerek bu kent i anlatmayı sürdürür Joyce. Orhan Pamuk ise Mutsuzluk Kendinden ve Şehirden Nefret Etmektir (296) bölümünde dile getirdiği gibi kent in den mutsuz olduğu sürece nefret eder veya nefret ettikçe mutsuz olur. Her iki eserin yazar kişisi diğer kişilerden farklıdırlar. Orhan Pamuk un sanatçı kişiliği yaşama farklı bakışı, çevresini herkesden farklı algılayışı ve yine farklı davranış ve seçimleri ile ortaya çıkar. Daha çocuklukta kafasının içinde bir sır gibi sakladığı bir ikinci dünya, bir hayal dünyası vardır ve bu çevresindeki yaşantıya benzemeyen onu yadsıyan ikinci dünya korkunçluğu, tuhaflığı ve uygunsuzluğu (32) ile gizli tutulmalıdır, ancak onu bu gizli tuhaf dünyaya iten çevresine uyum sağlayamamasıdır:...hayatın, müze evin salon ve koridorlarının, halıların (halılardan nefret ederim) ve matematikle bulmacaya meraklı pozitivist erkekler kalabalığının çok sıkıcı olması, maneviyatsızlık, sevgisizlik, resimsizlik ve edebiyatsızlık (masalsızlık) belirtilerinin fazla olması...ve evin tıkış tıkış eşya dolu, karanlık ve kasvetli bir yer olmasıydı, kendi mutsuzluğum değil. (31) aynı şekilde Joyce un kahramanı da çevresindeki kişilerin taleplerinden uzak, yalnız başına ya da hayaletimsi yoldaşlarının arasında olduğu zamanlarda (1983:77) mutludur. Orhan Pamuk un hayal dünyası, gözlemciliği ve dış dünyaya olan aşırı duyarlılığı ile birleşerek İstanbul dan beslenir ve kentle arasındaki sevgi köprüleri kurulur bu onun sanatçı kişiliğini ortaya çıkarır, geliştirir. Sisli, dumanlı sokaklar, yağmurlu, rüzgarlı geceler, cami kubbelerine yerleşmiş martı sürüleri, hava kirliliği, evlerden sokaklara top namlusu gibi uzanıp kirli bir dumanı üfleyen soba boruları, paslanmış çöp tenekeleri...kış akşamları karda çamurda evlerine dönen insanların telaşı (45) yapıtın sonuna doğru şehrin bütün o sevdiğim yarı karanlık, yarı çekici, kirli ve kötücül sokakları (345) içindeki o ikincil dünyanın yerini çoktan almıştır. Her iki Bildungsromanda da sanatçı-yazar kişiliğin bazı özellikleri daha çocuk yaşlarda görülür, örneğin Orhan Pamuk da okuma-yazma öğrenmesi ile birlikte bir dil yeteneği olduğu ortaya çıkar. Okuma-yazmayı öğrendikten sonra, kafamın içindeki hayal dünyasına bir de harf takımyıldızları eklendi. Bu yeni alem harflerle onların çıkardığı seslerden oluşuyordu yalnızca....bu kelimelerin anlamlarını bilmem de şart değildi. Sanki beynimin içinde bir yere, görmeyle anlama merkezi arasına bütün harfleri hecelere ve sese çeviren bir makine yerleştirilmişti (126). Joyce un kahramanında daha çocuklukta güçlü bir dil duyarlılığı görülür....ne kadar güzeldi sözler! Bir ürperti gövdesinde dolaştı. Ne acıklı ne kadar da güzel! Sessizce ağlamak istedi ama kendisi için değil, sözler için, öylesine güzel, öyle acıklı, musiki gibi.(1983:21)

4 Ancak Orhan Pamuk un daha ilerki yıllarda keşfettiği resim yeteneği ki kendisi bunun yetenek olmadığında ısrarlıdır, bir sanatçıda olması gereken tutkulu yaklaşımı sergiler, yaratma tutkusu, yaşamı anlama-anlatma tutkusu, estetik tutkusu ve bu alanda kusursuzluğu arama. Kitabın Resim Yapmanın Zevkleri bölümünde yazar, resim yapma keşfi nin diyelim, zevkten ustalığa ve sanatkarlığa dönüşünü ve yaşamında yer alışını şöyle dile getirir. Resim yapmak, tıpkı kafamın içinde taşıdığım ikinci dünya gibi, hayatımı zenginleştiriyor, tozlu, yarı karanlık birinci dünyayı bilinçle terkedebilme gücünü benim kişiliğimin, yakınlarımca da kabul edilmiş, hak edilmiş bir parçası yapıyordu (143). Her iki eserde de anlatıcı-yazar kişiler, gelişme süreçlerinin sonunda bu yarı karanlık birinci dünyaları, gizli dünyalarını yaşatmak için terk ederler, ve bu bitiş de Bildungsroman geleneğine uygundur. Orhan Pamuk, mimarlık fakültesini bitirmesinde ısrar eden annesine karşı çıkacaktır yazar olmak için; Annemle o akşam aramızda bir kavga çıkmayacağını, az sonra kapıyı açıp beni teselli edecek sokaklara kaçacağımı ve uzun yürüdükten sonra gece yarısı eve dönüp bu sokakların havasından ve kimyasından birşeyler çıkarmak için masama oturacağımı biliyordum. Ressam olmayacağım dedim. Yazar olacağım ben (345) Joyce un kahramanı ise yazmak için Dublin i ve tüm geçmişini geride bırakarak şehirden ayrılacaktır. Hoşgeldin, ey hayat! Milyonuncu keredir yola çıkıyorum yaşantının gerçekliği ile karşılaşmak ve ruhumun nalbantında ırkımın yaratılmamış vicdanını dövmek için. (239) Joyce un bu eseri Orhan Pamuk tarafından bir alt-metin olarak kullanılmış olabilir mi? Pamuk un Joyce un eserlerini bildiği şüphe götürmez. Bu eserinin bir bölümünde de yazar Joyce un Ulysses romanı tarzı bir büyük İstanbul romanı yazmak isteğinden söz eder (108) ancak paralelliklere rağmen Joyce un eserinin alt metin olarak kullanıldığını söylemek zordur, Tüm Bildungroman ların kaynağının da 18. y.y. İngiliz yazarı Laurence Sterne in Tristram Shandy adlı yapıtına kadar gittiğini de düşünürsek, bunun bu bağlamda önemi de yoktur. Bildungsroman kurgusu noktasında birleşmeleri yeterlidir. Bunun yanısıra, her iki yapıtda da kişilerin ve olayların izlenimci yöntemle çizilmeleri, çizgisel zaman kurgusu içinde ileri ve geri gidişlerle zamanda çoğulluk yaratılması, başka bir deyişle, zihindeki zaman algılamasının metine yansıtılması yazarlar arasında modernist biçem in kullanılışı açısından da benzerlikler bulunduğuna işaret etmektedir. Şehirler için yazılmış bir çok eser vardır ancak bunların içinde adeta şehir biografisi sayılabilecek ve de edebi eser özelliğini taşıyabilecek pek az eser olsa gerek. Bunlardan en ilginç i Peter Ackroyd un Londra sıdır yılında yayımlanan bu muazzam eserde Ackroyd Londra yı coğrafi bölgelerine bakarak, bir insan gövdesine benzetiyor ve kitabına da London: A Biography (Londra: Bir Biografi) adını veriyor ve Londra yı tarihi edebiyatı, fotoğrafları, yaşamı, gelmiş geçmiş önemli kişileri ile adeta yeniden yaratıyor. Orhan Pamuk un İstanbul u daha küçük çapta da olsa bir kenti herşeyi ile yeniden yaratmak açısından böylesi bir kitap. Pamuk, Ackroyd dan farklı olarak yeniden yarattığı bu şehrin öyküsünü sürekli olarak kendi yaşam öyküsüne bağlıyor. Kitabın şehir kısmının pek çok alt metni var. Orhan Pamuk bunları bize kendisi de açık seçik gösteriyor, Melling in İstanbul manzaraları, Baudelaire, Delacroix, Gerar de Nerval, Theophile Gautier, Flaubert gibi hüzün sanatçılarının anıları, Dört Hüzünlü Yazar

5 bölümündeki Yahya Kemal, Tanpınar, Abdülhak Şinasi Hisar, Reşat Ekrem Koçu gibi yazarların eserleri; Ara Güler ile Selahattin Giz in fotoğrafları. Bir kent in çeşitli sanatçılar tarafından farklı şekillerde yeniden yaratılması ve ifade edilmesi şüphesiz o kent in tanımlanmasına zenginlik katar. Eserde İstanbul u anlatan bu sanatçıların çoğunun bakışlarının Orhan Pamuk un kent e bakışına yakın durduğu izleniyor ve bir yerde belki de onun ikinci dünyasının korkunçluğu tuhaflığı ve uygunsuzluğu nu estetik bakışa, estetik algılanmaya döndürülmesinde bu yazar ve sanatçıların etkileri olduğu anlaşılıyor. İstanbul u yazar daha küçüklüğünden başlayarak bir Hüzün şehri olarak görür. Bunda kendi ailesinin içine düştüğü maddi sıkıntılar, anne ve babası arasındaki geçimsizlikler, sürekli ev değiştirmeleri, yalnızlığı etkindir, ancak, yazısında da çeşitli türleri ve farklı tanımları ile dile getirdiği Hüzün çocukluğu üzerine bir gölge gibi düşen melankoli den farklıdır. Şimdi hüznü melankoliden ayıran şeye geliyoruz. Tek bir kişinin duyduğu melankoliye değil, milyonlarca kişinin ortaklaşa hissettiği o kara duyguya hüzne yaklaşıyoruz. Bütün bir şehrin, İstanbul un hüznünden söz etmeye çalışıyorum. (94) Pamuk a göre Osmanlı İmparatorluğu nun eski payitahtının imparatorluğun çöküşünden sonraki halinin kente ve insanlara yansımasını tümü ile tanımlayan en güçlü sözcüktür Hüzün. İstanbul un hüznünün kaynağı yoksulluk, yenilgi ve bir kayıp duygusu dur (104). İmparatorluktan arta kalan büyük anıtlar bu yoksulluktan payını alırlar. Onların arasında sadece yaşanır, korunmaz, sergilenmezler. Bu kalıntılar;...şehrin duyargaları hassas sakinleri için geçmişin gücünün ve zenginliğinin o kültürle birlikte çekip gittiği, bugünün geçmişle kıyaslanamayacak kadar yoksul ve kafası karışık olduğunu hatırlatır. (102) Şehrin yalnız büyük anıtları değil, kenarda köşede kalmış küçük eski kalıntıları da aralarında yaşayan milyonlarca kişiye bir büyük imparatorluktan arta kalmış olduklarını acıyla duyurur (102) Pamuk un ailesi de miras kavgaları ile iflaslarla küçülürken Osmanlı nın çöküşünden payını alır. Osmanlı Devleti nin yıkımının İstanbul a verdiği eziklik Kayıp ve hüzün duygusu bir başka bahaneyle ve biraz gecikmiş de olsa, en sonunda bizleri de bulmuştu. (24) Kent in hüznünün ayrılmaz bir parçası da kent in siyah beyaz dokusudur. Aynı bölümdeki fotoğraflarla da yansıtılır bu doku ve Pamuk da İstanbul u siyah-beyaz hüzünlü fotoğraflar gibi görür. Pamuk İstanbul hakkında yazılmış en büyük roman olarak gördüğü Huzur un kahramanlarının da bir yerde belki kendi ailesi gibi şehrin tarihinin, yıkım ve kayıp duygusunun kendilerine verdiği hüzün (106) yüzünden yenilgiye mahkum olduklarını yazar. Her ne kadar yazar Tanpınar ın Huzur romanı ile İstanbul un hüznü arasında bağlar kuruyorsa da, kanımca kendi eserinin yer yer de olsa asıl alt-metni Tanpınar ın Beş Şehir (1969) adlı eserinin İstanbul bölümüdür. Tanpınar İstanbul un yaşamakta olduğu değişimin salt imparatorluğun çöküşünden değil, Bir medeniyetten öbürüne geçişten yani Batılılaşma sürecinden kaynaklandığını ileriye sürer, Tanpınar a göre bu geçişte kaybolan şeyler kadar zamana hükmeden saltanatlar (160) vardır. Ona göre: İstanbul, ya hiç sevilmez; yahut çok sevilmiş bir kadın gibi sevilir; yani her haline, her hususiyetine çıldırarak. (1969:62)

6 Pamuk da önce nefret ettiği kent e, bütün o hüznüne rağmen ve belkide o hüzünlü haline aşk a yakın bir sevgi ile bağlanır sonunda. Tanpınar da Pamuk kadar değişimin farkındadır. İstanbul un 1908 ile 1923 arasındaki onbeş yılda o eski hüviyetinden tamamiyle çıktığını (146) kabul eder ancak bu değişim ona göre daha çok Batılılaşma sürecine geçiş sancıları ile ilgilidir ve bu süreç onda daussıla diye tanımladığı bir duygu yaratır, bu dausıla Pamuk un hüznü ne benzer ve kentin kendisinden kaynaklanır. İstanbul un bugün bizde yaşayan asıl çehresini bu dausıla verir. Onu bizde en basit hususiyetleriyle şehrin kendisi besler (141) der. Kaybolmuş tüm güzelliklerin acılı hasretidir bu, tıpkı Orhan Pamuk un eserindeki hüznün kaynağı gibi. Tanpınar da geriye dönerek İstanbul un eski ihtişamını sanat eserlerinden başlayarak ve bir tarihçinin titiz detaycılığı ile onları yaratan Sinan gibi sanatçıları II Beyazıt, Sultan Süleyman gibi padişahları ve bu güzellikleri dile getiren Yahya Kemal gibi şairleri ile birlikte yeniden canlandırır. İstanbul u, geçmişten günümüze getirirken onu yaşatan ve ifade eden sanatçıların pek çoğu Tanpınar ın eserinde de yer alırlar. İstanbul kahvelerinde Nerval yahut Gautier (205) e Şehzade başında Baudelaire in Verlaine in Yahya Kemal in, Haşim in, Nedim ve Şeyh Galip in (211) hayranlarına rastlamak olasıdır. Lale Devri şairi Nedim, İstanbul ressamı Melling, III. Selim in besteleri, Dede Efendi, boğaz hayranı Lamartine hepsi İstanbul un bir parçası olarak İstanbul un öyküsünde yer alırlar. Ve Tanpınar a göre bütün bu uzun bölümlerin, İstanbul un öyküsünün bu kişilerin bakışlarından anlatmasının gerekçesi şudur: Yahya Kemalsiz, Mallarmesiz, Debussy ve Prouste sız bir Süleymaniye veya Kanuni Mersiyesi, hatta onlara o kadar yakın olan Neşati ve Nedim in, Hafız Post ile Dedenin arasından seçerek kendilerine varamıyacağımız bir Sinan ve Baki tahmin edebileceğimizden daha çıplaktır (257). Orhan Pamuk da şüphesiz Tanpınar a yakın düşünmektedir ancak doğal olarak Pamuk Tanpınar dan farklı bir neslin çocuğudur ve Batılı ların her yazdıklarını kazanç olarak görmez; Batılı Gözler Altında başlıklı 25.inci bölümde Pamuk Tanpınar ın Beş Şehir kitabının İstanbul kısmına değinerek Tanpınar ın Nerval, Gautier ve Lamartine in İstanbul ve Osmanlı kültürü ile ilgili olumsuz bakışlarını hoş görmesini bunların Batılı okurun beklentilerine cevap vermek için yazılmış olabileceklerini ileri sürmesini pek de hoş karşılamaz; ona göre Batılı yazarın olumsuz yargıları Türk aydınlarının içindeki ikilemi körükler. Çoğu zaman beklenmedik kalp kırıklıklarına ve milliyetci tepkiilere yol açar (223) der ve Tanpınar ın bu sözleri ile, Batılı yazarla Türk aydını arasındaki aşk ve nefret,ilişkisine parmak bastığına işaret eder. Pamuk la Batılı gözlemci-gezgin yazar arasında bu aşk ve nefret ilişkisi hep vardır. Pamuk Yıkıntıların Hüznü, Tanpınar ile Yahya Kemal Kenar Mahallelerde bölümünde Tanpınarın da Yahya Kemal ile çıktığı gezintilerde hep yangın yerlerinde, harabelerde, yıkık duvarlarda, kenar mahallelerde gezindiklerini ve özellikle Tanpınar ın orada gördüğü hüznü eserlerinde, tıpkı İstanbul gibi, yansıttığını savunur. Nerval ve Gautier okuyarak şehrin ücra mahallelerinden, yıkıntılarından, izbelerden ve şehir surlarının çarpıcı görüntüsünden öğrendiği melankoliyi, Tanpınar yerli bir hüzne çevirir ve bu hüznü yerli bir manzaraya ve çalışan modern kadının hayatına ustalıkla taşır (233). der Burada bir konuya hemen açıklık getirmek gerekir. Bir eseri başka bir yazarın alt metin olarak kullanması, Batı edebiyatında son otuz yıldır kullanılan, yaygın bir biçem stratejisidir. Bu kullanım yazar a eski metin lere yeni bir gözle bakma ve alt metin olarak kullandığı eserin

7 yazarı ile bir tartışma ortamı yaratarak önceden ileri sürülen değerleri saptırma veya eseri parodi ve pastiş olarak da kullanma olanağı verir. Pamuk da burada hem Tanpınar ın İstanbul ile ilgili araştırmalarından yararlanıyor hem de sürekli bir tartışma ortamı yaratıyor, ancak saptırma (subversion) yapmıyor, metni parodi ve pastiş olarak da kullanmıyor. Pamuk un Tanpınar ın Beş Şehir kitabının İstanbul bölümünü en çarpıcı bir şekilde alt metin olarak kullandığı yer eski İstanbul yangınlar ından bahsettiği bölümdür. Tanpınar eski İstanbul yangınlarının İstanbul un o çok çabuk değişimindeki önemli yerini vurgular, bu büyük yangınlarda sadece büyük konaklar, yalılar kaybolmaz, bu yanan köşk ve konakların bütün bir kültür mirası ile birlikte yok olduklarını söyler ve bir yandan da tulumbacıların renkli yaşamlarını anektodlarla dile getirir, bu yangınlarla ilgili bir de ilginç saptama yapar. Ne gariptir ki hayatımızı o kadar çıplak bırakan yangın Tanzimat tan sonra İstanbul da şehirli arasında bayağı bir çeşit zevk yarattı. Kırmızı ceketli, yarı çıplak, ellerindeki kargı kadar ince köşklüler koşarak bağırdıkları o korkunç yangın var! sesi duyulur duyulmaz bu işin amatörü olan insanlar, tanınmış beyler ve paşalar yangın seyrine çıkarlardı (199). Orhan Pamuk da hem kendi yaşamı süresince hem de okuduğu yazarlardan örnekliyerek eski ve yeni İstanbul yangınlarından söz eder kitabında. Özellikle 1950 den sonra çıkan son Osmanlı köşklerinin yangınlarından. Örneğin, güzel sanatlar akademisinin ahşap binasının Sedat Hakkı Eldem in bütün kolleksiyonları ile yanışını ve yok oluşunu Tanpınar ın ifadesine yakın acı bir dil ile anlatır. Tanpınar ın kitabına da değinerek onun yangın seyrinden hem zevk aldığını hem de suçluluk duyduğunu itiraf ettiğini ileriye sürer....tanpınar bile eski ahşap konakların yanışını seyretmekten zevk aldığını Beş Şehir adlı kitabının İstanbul kısmında (o da Gautier gibi bu zevki Neron un aldığı zevke benzeterek) itiraf eder (198). ve bu yangın seyrinin lı yıllarda da İstanbul da hala benzer şekilde yaşandığını ekler ve kendisinin de Tanpınar gibi bu zevki paylaştığını gizlemez: İlk gençlik yıllarımda, böyle bir boğaz yangını patlak verdiğinde arkadaşlar birbirine telefon eder, arabalara doluşulur takımlar halinde, mesela Emirgana gidilir, burada deniz kıyısına yanyana park eden arabalarda yeni moda olan teypten Creedans Clearwater Revival dinlenirken, yandaki çayhaneden gelen kaşarlı tostları yer, çay ve bira içerken karşıyakada, Asya da yanan yalının esrarengiz alevleri seyredilirdi (201). Yine de kitaptaki İstanbul, Melling in Nerval in Gautier in, Puşkin in Tanpınar ın, Yahya Kemal in değil Orhan Pamuk un İstanbuludur, sokağa çıktığında yada pencereden baktığında gördüğü İstanbul. Ona göre, güzel İstanbul imgesi İstanbul un hüzünlü yıkıntılı havasından çok şey taşır ve onbeş yaşında kendini şehri resimlerken bulan Orhan Pamuk u bu hüzünün sonuçları zorlamaya başlar (248). Kentin hüznü yazarın kendine özgü bir miktar karamsar ve fantastik hayal gücü ile örtüşür aslında, çünkü karanlık sokak aralarında, havasız arka sokaklarda, çarpık çurpuk apartımanlarda, baca dumanlarında, trafikte, yağmurda, karda koşuşan yalnız kalabalıklarda, reklam panolarında, neon lambalarında kısaca kentin karmaşasında bulduğu bir güzellik imgesi vardır. Pamuk un estetiği romantizm in doğanın güzelliğinin mistizimle karıştığı güzel tanımı ile ifade edilen estetiği değildir. Picasso nun T.S.Eliot un estetiği gibi çirkinden

8 ve karmaşadan beslenen, kent in karanlık ve umutsuz yanlarından çıkartılan bir estetikdir. Örneğin yazar güneşin birden bütün gücünle ortaya çıktığı, şehrin yoksul, düzensiz ve başarısız yanlarını acımasızca aydınlattığı bahar öğleden sonralarını sevmem (299) der. İstanbul u İstanbul yapan bütün o düzensizlik, Orhan Pamuk u kent e bağlayan, ama zaman zaman da ondan uzaklaştıran şeydir. Ancak şehri saf olduğu için değil, karmakarışık bir yer, yarım kalmış ve yıkıntılaşmış bir yapılar yığını olduğu için sevdiğinin de bilincindedir, çünkü o bir sanatçıdır. Orhan Pamuk İstanbul la tıpkı İstanbul u yazan yabancı yazarlarla yaşadığı aşk ve nefret ilişkisine benzer bir ilişki yaşar. Gençliğinin duygusal iniş çıkışları içinde kendi duygularını kent e yansıtarak zaman zaman nefret ettiği, zaman zaman değiştirmek istediği, zaman zaman delice sevdiği bu şehirle ilgili duygularını yapıtın sonunda bambaşka gözlerle bakan bir olgun insan olarak yeniden değerlendirir....bir şehrin genel nitelikleri, ruhu yada özüne ilişkin her söz kendi hayatımız hakkında, daha çok da kendi ruhsal durumumuz hakkında dolaylı olarak konuşmaya dönüşür. Şehrin bizim kendimizden başka bir merkezi yoktur (327). Böylece eserin sonunda, yazarın hatıralarından oluşan yaşam öyküsü ile İstanbul un portresi biraraya gelir, bir bütün oluşturur, çünkü Çoğu zaman da tıpkı şikayet etmemem gerektiğine inandığım gövdem (biraz daha kalın kemikli ve yakışıklı olsaydım) ve cinsiyetim (acaba kadın olsaydım cinsellik daha küçük bir dert mi olurdu?) gibi doğduğum ve bütün hayatımı geçirdiğim İstanbul un da benim için tartışılmaz bir kader olduğunu anlarım (15). Beş Şehir de Tanpınar en büyük meselemizin mazi ile nerde ve nasıl bağlanacağımızı (251) çözebilmemiz olduğunu yazar. İşte bu kitapda Pamuk bu meseleyi çözüyor, bir de ileri ye geleceğe doğru da bakıyor. Kitabın son sayfasında annesine yazar olmaya karar verdiğini söylemeye hazırlanan genç-yazar-adam, tıpkı Joyce gibi belki de İstanbul u tekrar tekrar yazmak için kaderi olan bu kent i de bir gün mutlaka arkasında bırakacaktır. Kaynakça: Joyce, James. (çev. Murat Belge) Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi. Birikim Yayınları, İstanbul, Pamuk, Orhan. İstanbul: Hatıralar ve Şehir. Yapı Kredi yayınları Tanpınar, Ahmet Hamdi. Beş Şehir. Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1969.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti SİNOPSİS Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, 2012 de İstanbul da, 2008 yılında yayınladığı Masumiyet Müzesi romanı ile aynı adı taşıyan bir müze açar. Müzenin içindeki eşyalar, romana konu olan ve

Detaylı

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Güzel Bir Bahar ve İstanbul Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.

Detaylı

SEN SURAT OKUMAYI BİLİR MİSİN?

SEN SURAT OKUMAYI BİLİR MİSİN? SEN SURAT OKUMAYI BİLİR MİSİN? Ya pı Kre di Ya yın la rı - 4878 Sa nat - 235 Sen Surat Okumayı Bilir misin? / Selçuk Demirel Editör: İshak Reyna Kitap tasarımı: Selçuk Demirel Grafik uygulama: Süreyya

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

AŞKI, YALNIZLIĞI VE ÖLÜMÜYLE CEMAL SÜREYA. Kalsın. Mutsuz etmeye çalışmayacak sizi aslında, sadece gerçekleri göreceksiniz Cemal Süreya nın

AŞKI, YALNIZLIĞI VE ÖLÜMÜYLE CEMAL SÜREYA. Kalsın. Mutsuz etmeye çalışmayacak sizi aslında, sadece gerçekleri göreceksiniz Cemal Süreya nın Irmak Tank Tank 1 Vedat Yazıcı TURK 101-40 21302283 AŞKI, YALNIZLIĞI VE ÖLÜMÜYLE CEMAL SÜREYA Yalnız, huzurlu bir akşamda; şiire susadığınızda huzurunuzu zorlayacak bir derleme Üstü Kalsın. Mutsuz etmeye

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

Edebiyat ve Şehir (ELIT 429) Ders Detayları

Edebiyat ve Şehir (ELIT 429) Ders Detayları Edebiyat ve Şehir (ELIT 429) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Edebiyat ve Şehir ELIT 429 Bahar 3 0 0 3 5 Ön Koşul Ders(ler)i Yok Dersin Dili

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

GARİP AKIMI (I. YENİ)

GARİP AKIMI (I. YENİ) GARİP AKIMI (I. YENİ) Garipçiler: Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat Horozcu nun oluşturduğu bir topluluktur. 1941 yılında Orhan Veli, Oktay Rıfat, Melih Cevdet Garip adlı ortak bir kitap yayımladılar.

Detaylı

empresyonizimin etkisinin yanısıra dışavurumcu etki karamsarlık Koyu tonlar empresyonizimin etkileri ve kendine özgü üslubu

empresyonizimin etkisinin yanısıra dışavurumcu etki karamsarlık Koyu tonlar empresyonizimin etkileri ve kendine özgü üslubu Van Gogh Van Gogh Van Gogh un resimlerinde empresyonizimin etkisinin yanısıra dışavurumcu etki de görülür. İlk dönemki resimlerinde karamsarlık görülür. Koyu tonlar kullanılır. İkinci ve üçüncü dönemki

Detaylı

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ ile ARDEV Vakfı nın birlikte düzen-lediği ileri düzey senaryo yazarlığı atölyesi 10 hafta sürecektir. Program hafta içi yapılacaktır.

Detaylı

6 Temmuz 1996 6 Temmuz 1996 6 Temmuz 1996 6 Temmuz 1996 6 Temmuz 1996 SANCAR NASIL BİR ADAM * Sessiz, sakin ve gösterişsiz. Söylediğine göre en uzun konuşmalarından birini yaptı bizimle. * İçindeki merakın

Detaylı

Gizli Duvarlar Ali Nesin

Gizli Duvarlar Ali Nesin Gizli Duvarlar Ali Nesin En az enerji harcama yasası doğanın en çok bilinen yasalarından biridir. Örneğin, A noktasından yayılan ışık B noktasına gitmek için sonsuz tane yol arasından en çabuk gidebileceği

Detaylı

İçindekiler. 1PERESE adalet

İçindekiler. 1PERESE adalet İçindekiler Acaba Ben...2 Adaletli Biri Aranıyor...4 Sen Olsaydın Ne Gelirdi Diline?...5 Dilekçe...6 Kurumsal Adalet...7 Adalete Yardım Edenler...8 Duruşma Salonu...10 Problem Çözüyoruz...12 Logo Puanlama

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ BESYO TME-110 TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 1.HAFTA

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ BESYO TME-110 TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 1.HAFTA YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ BESYO TME-110 TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 1.HAFTA Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayatın kendisi müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildir. Eğer söz konusu olan

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor)

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Secaattin Tural 2. Doğum Tarihi : 15.07.1966 3. Unvanı : Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora 5. Çalıştığı Kurum : Kırklareli Üniversitesi Derece Alan Üniversite Lisans Türk Dili

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Hipnoz durumu nedir? H İ P N O Z NE DEĞİLDİR? NEDİR? Uyku Uyanık bir durum. Bilinçsiz bir durum Rahatlama durumu. Aldanma Hayalinizde canlandırma

Hipnoz durumu nedir? H İ P N O Z NE DEĞİLDİR? NEDİR? Uyku Uyanık bir durum. Bilinçsiz bir durum Rahatlama durumu. Aldanma Hayalinizde canlandırma Hipnoz ile ilgili olarak hemen hemen herkesin bir fikri vardır. Ve bu fikir genellikle filmlerden öğrenilen birisine adam öldürtmek, hırsızlık yaptırmak gibi genelde olumsuz örneklerden oluşmaktadır. Peki,

Detaylı

ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI: YALAN. biri dünya üzerinde neler olup bittiğinden bihaber, yani olabilecek en saf şekilde dünyaya

ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI: YALAN. biri dünya üzerinde neler olup bittiğinden bihaber, yani olabilecek en saf şekilde dünyaya Dicle AKSU ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI: YALAN Günümüz istatistiklerine göre her beş saniyede yirmi bir bebek dünyaya geliyor. Her biri dünya üzerinde neler olup bittiğinden bihaber, yani olabilecek en saf şekilde

Detaylı

Cümlede Anlam TEST 39. 1) Bu güzellikleri görmek için Uzungöl e gün doğarken gelmelisin. Bu cümlede aşağıdaki sorulardan hangisi nin cevabı yoktur?

Cümlede Anlam TEST 39. 1) Bu güzellikleri görmek için Uzungöl e gün doğarken gelmelisin. Bu cümlede aşağıdaki sorulardan hangisi nin cevabı yoktur? SABEDİN TÜRKER İÖO 5.SINIF TÜRKÇE Cümlede Anlam TEST 39 1) Bu güzellikleri görmek için Uzungöl e gün doğarken gelmelisin. Bu cümlede aşağıdaki sorulardan hangisi nin cevabı yoktur? 1. A. Niçin 2. B. Ne

Detaylı

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an Ece Şenses 21001982 ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an oldu mu hiç? Louvre müzesi benim için tam olarak böyle oldu. Sadece benim

Detaylı

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N.

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N. New York ta bugün kar yağıyor. 59. Cadde deki evimin penceresinden, yönetmekte olduğum dans okuluna bakıyorum. Bale kıyafetlerinin içindeki öğrenciler, camlı kapının ardında, puante * ve entrechats **

Detaylı

Metin Edebi Metin nedir?

Metin Edebi Metin nedir? Metin Nedir? Metin, belirli bir iletişim bağlamında, bir ya da birden çok kişi tarafından sözlü ya da yazılı olarak üretilen anlamlı bir yapıdır. Metin çok farklı düzeylerde dille iletişimde bulunmak amacıyla

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Bir Sergi 'T199A I U I

Bir Sergi 'T199A I U I İ b r a h i m s a f I B R A H İ M S A F İ 'T199A I U I EYLÜLSARMAŞIĞI İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde 3 Mayıs-18 Mayıs 1990 tarihleri arasında İbrahim Safi'nin (1898-1983) şimdiye kadar sergilenmemiş

Detaylı

DEVİNİMİN GÖRSEL DİLİ SERGİSİ VE KİTABI (VISUAL LANGUAGE EXHIBITION OF MOTION AND ITS BOOK)

DEVİNİMİN GÖRSEL DİLİ SERGİSİ VE KİTABI (VISUAL LANGUAGE EXHIBITION OF MOTION AND ITS BOOK) DEVİNİMİN GÖRSEL DİLİ SERGİSİ VE KİTABI (VISUAL LANGUAGE EXHIBITION OF MOTION AND ITS BOOK) TAHSİN AYDOĞMUŞ Fotoğrafçı tahsinaydogmus@hotmail.com Her şey devinim halindedir. Tüm Toplumsal olayların belirleyicisi

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ 1- Beni çok iyi tanımlıyor 2- Beni iyi tanımlıyor 3- Beni az çok iyi tanımlıyor 4- Beni pek tanımlamıyor 5- Beni zaman zaman hiç tanımlamıyor 6- Beni hiç tanımlamıyor

Detaylı

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken Engin Deniz İpek 21301292 Üniversite Üzerine Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken formüllerden ya da analitik zekayı çalıştırma bahanesiyle öğrencilerin önüne

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu 3. Yazma 3. SAYFA HABERİNDEN ŞİİRE 3. Sayfa Haberinden Haydar ERGÜLEN İN «Elmanın E si» Adlı Şiire SERDAR SOLKUN GALATASARAY LİSESİ TDE ÖĞRETMENİ Grup: Ortaöğretim öğrencileri ( Hazırlık sınıfları ve 9.

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

HİKÂYE ETME BİLİMİ 1 :

HİKÂYE ETME BİLİMİ 1 : HİKÂYE ETME BİLİMİ 1 : Temel Bilgiler Hazırlayan : Prof. Dr. Rıza FİLİZOK Bir anlatıyı (récit ), hikâyeyi yazan kişidir. YAZAR = Yazar, yaşayan yahut yaşamış olan gerçek bir şahıstır! Yazarın hitap ettiği

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir.

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. KİTAP VE ÇOCUK Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. Türkçe dil etkinlikleri çocuğun kendi

Detaylı

İLETİŞİM BECERİLERİ. DOÇ. Dr. Bahar Baştuğ

İLETİŞİM BECERİLERİ. DOÇ. Dr. Bahar Baştuğ İLETİŞİM BECERİLERİ DOÇ. Dr. Bahar Baştuğ İşİTMEK VE DİNLEMEK İki ya da daha fazla kişi arasındaki iletişimin gerçek bir diyalog olabilmesinin bir koşulu: söz hakkının tanınması diğer koşulu: konuşanın

Detaylı

Zafer zafer benimdir diyebilenin, Başarı başaracağım diye başlayanın ve başarılı oldum diyebilenindir. Mustafa Kemal Atatürk. www.yaseminsungur.

Zafer zafer benimdir diyebilenin, Başarı başaracağım diye başlayanın ve başarılı oldum diyebilenindir. Mustafa Kemal Atatürk. www.yaseminsungur. Zafer zafer benimdir diyebilenin, Başarı başaracağım diye başlayanın ve başarılı oldum diyebilenindir. Mustafa Kemal Atatürk Gelecek ve İnsan Esnek Olmak ve Uyum Sağlamak Sosyal, Ruhsal, Bilişsel, Ekolojik,

Detaylı

MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ

MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ Maltepe Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı olarak 01 Kasım 2013 Cuma günü Koruma Kuramı ve Geleneksel Yapı Bilgisi I dersleri kapsamında

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

Foto: Savaş Ekşioğlu

Foto: Savaş Ekşioğlu Foto: Savaş Ekşioğlu Geleneksel Ebru sanatı ile digital teknolojileri ilk kez buluşturan bir sergi: HARALD A MEKTUP Konstantin A. Schmidt in digital ortama taşıdığı Ebru lardan oluşan Harald a Mektup adlı

Detaylı

ANLATIM BOZUKLUKLARI

ANLATIM BOZUKLUKLARI ANLATIM BOZUKLUKLARI 1. Dün beklenmedik bir sürprizle karşılaştık. Gereksiz Sözcük Kullanımı 2. Yoğun sis sayesinde kaza yapmışlar. Sözcüğü Yanlış Anlamda Kullanma 3. Trafik kazasında yaralananlara başınız

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

Sakıp Sabancı Müzesi Sakıp Sabancı Cad. No:42 Emirgan 34467 İstanbul

Sakıp Sabancı Müzesi Sakıp Sabancı Cad. No:42 Emirgan 34467 İstanbul SAKIP SABANCI MÜZESİ TEKNİK GEZİ RAPORU Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Lisans Programı, MİM 103 Mimarlıkta Araştırma Yöntemleri dersi kapsamında, Sakıp Sabancı Müzesi teknik gezisi 20 Aralık 2012 tarihinde,

Detaylı

Hiçbir şey olmamış gibi çekip giden, kalpleri hunharca katlederek bırakanların bu hayatta mutlu olacağına inanmıyordum. Zamanla bu inanç alev aldı;

Hiçbir şey olmamış gibi çekip giden, kalpleri hunharca katlederek bırakanların bu hayatta mutlu olacağına inanmıyordum. Zamanla bu inanç alev aldı; Hisler körelir. Köreldikçe naçiz vücutta dans etmeye kalkışan ruhun etrafı kötülüğün demirden dikenleriyle çevrelenir. Her bir diken yastır ve mutluluğun katline en vefasız şekilde, acımasızca mührünü

Detaylı

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE Doç. Dr. Mutlu ERBAY İstanbul 2013 Yay n No : 2834 İletişim Dizisi : 97 1. Baskı - Şubat 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-858 - 5 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Çiğdem Başar. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Çiğdem Başar. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 21.2.2008 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Kentte Ruh Sağlığımız Doç.Dr.Timuçin Oral

Kentte Ruh Sağlığımız Doç.Dr.Timuçin Oral Kentte Ruh Sağlığımız Doç.Dr.Timuçin Oral 08 Nisan 2011 Cuma Kentleşmenin sonuçları... Giray ın öyküsü Beşevler de başladı 08 Nisan 2011 Cuma Giray ın öyküsü Beşevler de başladı 08 Nisan 2011 Cuma Giray

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

ÖZEL BİLGE OKULLARI 2. SINIFLAR NİSAN AYI BÜLTENİ

ÖZEL BİLGE OKULLARI 2. SINIFLAR NİSAN AYI BÜLTENİ ÖZEL BİLGE OKULLARI 2. SINIFLAR NİSAN AYI BÜLTENİ Nisan Ayı Kazanımlarımız Türkçe, Matematik ve Hayat Bilgisi Dersi Konularımız 2. SINIFLAR NİSAN AYI BÜLTENİ BÜLTENİMİZDE NELER VAR? Nisan ayı kazanımlarımız

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Leyla Coşan (2009): Frauenliteratur der 70er Jahre in Deutschland und in der Türkei, Frankfurt a.m., Peter Lang Verlag, 185 sayfa

Leyla Coşan (2009): Frauenliteratur der 70er Jahre in Deutschland und in der Türkei, Frankfurt a.m., Peter Lang Verlag, 185 sayfa TANITMALAR Nilüfer Kuruyazıcı İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Leyla Coşan (2009): Frauenliteratur der 70er Jahre in Deutschland und in der Türkei, Frankfurt a.m., Peter Lang

Detaylı

ESKİ GÜMÜŞHANE (SÜLEYMANİYE MAHALLESİ) VE PANAYIR ALANI

ESKİ GÜMÜŞHANE (SÜLEYMANİYE MAHALLESİ) VE PANAYIR ALANI ESKİ GÜMÜŞHANE (SÜLEYMANİYE MAHALLESİ) VE PANAYIR ALANI Tarihi geçmişi M.Ö. 3000 4000 lere ait olduğu belirtilen, Gümüş madeni yurdu Gümüşhane, Gümüş-hane, Kimişhane, vb. olarak bilinen bu diyarın bilinen

Detaylı

Araştırmalar, evli çiftlerin yarıdan fazlasının birbirini tam olarak tanımadıklarını gösteriyor. Peki siz eşinizi yeterince tanıyor musunuz?

Araştırmalar, evli çiftlerin yarıdan fazlasının birbirini tam olarak tanımadıklarını gösteriyor. Peki siz eşinizi yeterince tanıyor musunuz? Araştırmalar, evli çiftlerin yarıdan fazlasının birbirini tam olarak tanımadıklarını gösteriyor. Peki siz eşinizi yeterince tanıyor musunuz? Prof. Dr. Nevzat Tarhan ın Evlilik Psikolojisi kitabından bu

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar MARIA MONTESSORI Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu, bir çocuğun gelecekte olacağı yetişkini inşa ettiği

Detaylı

Beyin Cimnastikleri (I) Ali Nesin

Beyin Cimnastikleri (I) Ali Nesin Beyin Cimnastikleri (I) Ali Nesin S eks, yemek ve oyun doğal zevklerdendir. Her memeli hayvan hoşlanır bunlardan. İlk ikisi konumuz dışında. Üçüncüsünü konu edeceğiz. 1. İlk oyunumuz şöyle: Aşağıdaki dört

Detaylı

SAN Kİ ÖNCELEYİN GÜL AŞIK OLMUŞTU. kadının yeniden yaratılmasına sebebiyet vermiştir, onlara olan eşsiz aşkıyla. Bir yandan bu

SAN Kİ ÖNCELEYİN GÜL AŞIK OLMUŞTU. kadının yeniden yaratılmasına sebebiyet vermiştir, onlara olan eşsiz aşkıyla. Bir yandan bu Bilgin 1 Latife Sena Bilgin 21301075 TURK 102-021 Serbest1 Gönenç Tuzcu 26.09.2014 Tanrı Bin birinci gece şairi yarattı, Bin ikinci gece cemal'i, Bin üçüncü gece şiir okudu tanrı, Başa döndü sonra, Kadını

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

Beynin Temelleri BEYNİN TEMELLERİ 1: BEYNİN İÇİNDE NE VAR?

Beynin Temelleri BEYNİN TEMELLERİ 1: BEYNİN İÇİNDE NE VAR? Beynin Temelleri Kitabın geri kalanının bir anlam ifade etmesi için beyinle ve beynin nasıl işlediğiyle ilgili bazı temel bilgilere ihtiyacınız var. Böylece, ileriki sayfalarda nöron gibi bir sözcük kullandığımda

Detaylı

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Kent ve İnsan İlişkisi Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Akış 1. İnsan ve Mekan İlişkisi 2. Kent olarak Çerkezköy 3. Sonuç Çalışma ve mekan Temel konular Isıve aydınlatma Açık ofisler Maliyet

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( )

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( ) (1874-1931) Servet-i Fünun akımının önemli romancılarından biri olan Mehmet Rauf, 1875 de İstanbul da doğdu. Babası Hacı Ahmet Efendi, bir sağlık kurumunda çalışan bir memurdu. Önce Balat ta ki Defterdar

Detaylı

BASKETBOLCU AHMET İLKÖĞRETİM 1. SINIF. Gülşen DEMİR Porsuk İlkokulu /Odunpazarı /ESKİŞEHİR

BASKETBOLCU AHMET İLKÖĞRETİM 1. SINIF. Gülşen DEMİR Porsuk İlkokulu /Odunpazarı /ESKİŞEHİR BASKETBOLCU AHMET Ahmet ile babası televizyonda spor haberlerini izliyorlardı. Ahmet, babasına : - Spor ne demek, babacığım? diye sordu. Babası: - Spor, tek başımıza veya birden fazla kişi ile yaptığımız

Detaylı

Aşık olduğumuz kişiyi neden unutamayız?

Aşık olduğumuz kişiyi neden unutamayız? sağlık (/saglik) Aşık olduğumuz kişiyi neden unutamayız? 04.10.2016 Salı 13:11 3 0 Uzman Psikolog Özge Genlik aşık olduğumuz kişiyi neden unutamadığımızı anlattı Aşık olduğumuz kişiyi unutmak yerine anlamlandırmamız

Detaylı

JORGE LUIS BORGES PIERRE MENARD A GÖRE DON QUIXOTE & HOMER İN BAZI UYARLAMALARI. Hazırlayan: Rabia ARIKAN

JORGE LUIS BORGES PIERRE MENARD A GÖRE DON QUIXOTE & HOMER İN BAZI UYARLAMALARI. Hazırlayan: Rabia ARIKAN JORGE LUIS BORGES PIERRE MENARD A GÖRE DON QUIXOTE & HOMER İN BAZI UYARLAMALARI Hazırlayan: Rabia ARIKAN JORGE LUIS BORGES (1899-1986) ARJANTİNLİ ŞAİR, DENEME VE KISA ÖYKÜ YAZARIDIR. 20. YÜZYILIN EN ETKİLİ

Detaylı

KENTİN YENİ ARMASI. YUNUS YUNUSOĞLU NDAN YENİ BİR PROJE

KENTİN YENİ ARMASI.  YUNUS YUNUSOĞLU NDAN YENİ BİR PROJE KENTİN YENİ ARMASI www.yunusoglu.com.tr YUNUS YUNUSOĞLU NDAN YENİ BİR PROJE HER AÇIDAN KUSURSUZ İzmir in en hızlı büyüyen bölgesi Gaziemir de, çok özel bir proje yükseliyor. Site içerisinde, rezidans konseptinde

Detaylı

- Birinin iyi niyetini istismar etmek o iyi niyetin başkalarına sunulmasını da yok eder. Noblese Oblige

- Birinin iyi niyetini istismar etmek o iyi niyetin başkalarına sunulmasını da yok eder. Noblese Oblige - Gerçeği bilenler ile onu sevenler hiç bir zaman eşit değildirler. Confucius - Savaş bir para israfıdır... Hayatın kazançlarını silip süpürür. Eugene O'neill - Birinin iyi niyetini istismar etmek o iyi

Detaylı

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958)

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) Yahya Kemal Beyatlı 2 Aralık 1884 tarihinde bugün Makedonya sınırları içerisinde bulunan Üsküp te dünyaya geldi. Asıl adı Ahmet Agâh tır. Şehsuvar Paşa torunlarından olduğu

Detaylı

TARİHSEL BİR VARLIK OLARAK İNSAN İNSAN HAKLARI

TARİHSEL BİR VARLIK OLARAK İNSAN İNSAN HAKLARI T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İNSAN HAKLARI ANABİLİM DALI TARİHSEL BİR VARLIK OLARAK İNSAN VE İNSAN HAKLARI Mehmet Ali UZUN Prof. Dr. Betül ÇOTUKSÖKEN İstanbul, Aralık 2011 GİRİŞ

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU ARI GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU ARI GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU ARI GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ DÜNYA HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ DÜNYA EL YIKAMA GÜNÜ CUMHURİYET BAYRAMI Kale nedir? Ev ve kale resimlerini inceleme Nasıl bir evde yaşadığını

Detaylı

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (07 Aralık 2015-15 Ocak 2016) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

ÖZEL OKAN İLKOKULU EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

ÖZEL OKAN İLKOKULU EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL OKAN İLKOKULU 2016 2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI. Sayın Velilerimiz merhabalar, Okan Koleji İlkokulu olarak; bu yılı oldukça yoğun geçirdik. Sanat, spor, sosyal etkinlik ve akademik, açıdan birbirini izleyen

Detaylı

ŞİRİNLER Öğretmen öğrencilere eklerdeki boyama kâğıtlarını gösterir ve öğrencilere bazı sorular yöneltir.

ŞİRİNLER Öğretmen öğrencilere eklerdeki boyama kâğıtlarını gösterir ve öğrencilere bazı sorular yöneltir. EMPATİ OKULÖNCESİ AFİŞ PANO ÇALIŞMASI ÇALIŞMA KAĞIDI ŞİRİNLER Öğretmen öğrencilere eklerdeki boyama kâğıtlarını gösterir ve öğrencilere bazı sorular yöneltir. Bu sorular çocuğun empati yapabilmesine olanak

Detaylı

temlerini işlediği şiirlerinden bazıları: Yol Düşüncesi, Sessiz Gemi, Rintlerin Akşamı, Ufuklar, Mehlika Sultan.

temlerini işlediği şiirlerinden bazıları: Yol Düşüncesi, Sessiz Gemi, Rintlerin Akşamı, Ufuklar, Mehlika Sultan. TANITIM: 1912 den sonra şiir ve dil üzerinde yoğunlaşan Yahya Kemal, tarih, dünya görüşü ve aşk konuları çerçevesinde eserini oluşturdu. Mükemmel ve öz şiir anlayışını benimseyen şairin şiirlerinin sayısı

Detaylı

Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır:

Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır: EDAT-BAĞLAÇ-ÜNLEM EDATLAR Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır: 1-GİBİ Cümleye benzerlik, eşitlik,

Detaylı

Edebiyat ve Şehir (ELIT 429) Ders Detayları

Edebiyat ve Şehir (ELIT 429) Ders Detayları Edebiyat ve Şehir (ELIT 429) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Edebiyat ve Şehir ELIT 429 Bahar 3 0 0 3 5 Ön Koşul Ders(ler)i Yok Dersin Dili

Detaylı

ÜNİTE 14 ŞEKİL BİLGİSİ-II YAPIM EKLERİ. TÜRK DİLİ Okt. Aslıhan AYTAÇ İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Çekim Ekleri İsim Çekim Ekleri Fiil Çekim Ekleri

ÜNİTE 14 ŞEKİL BİLGİSİ-II YAPIM EKLERİ. TÜRK DİLİ Okt. Aslıhan AYTAÇ İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Çekim Ekleri İsim Çekim Ekleri Fiil Çekim Ekleri ŞEKİL BİLGİSİ-II YAPIM EKLERİ İÇİNDEKİLER BAYBURT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Çekim Ekleri İsim Çekim Ekleri Fiil Çekim Ekleri HEDEFLER TÜRK DİLİ Okt. Aslıhan AYTAÇ Bu üniteyi çalıştıktan sonra;

Detaylı

ESTETİK (SANAT FELSEFESİ)

ESTETİK (SANAT FELSEFESİ) ESTETİK (SANAT FELSEFESİ) Estetik sözcüğü yunanca aisthesis kelimesinden gelir ve duyum, duyularla algılanabilen, duyu bilimi gibi anlamlar içerir. Duyguya indirgenebilen bağımsız bilgi dalına estetik

Detaylı

İÇİNDEKİLER 00. ISINMA. Çorba Yapmaya Benzer 01. BOZ 02. BAK. 9 Sevgili Okur. 10 Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın Hakkında. 16 Bu Kitap Neyin Nesidir?

İÇİNDEKİLER 00. ISINMA. Çorba Yapmaya Benzer 01. BOZ 02. BAK. 9 Sevgili Okur. 10 Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın Hakkında. 16 Bu Kitap Neyin Nesidir? İÇİNDEKİLER 9 Sevgili Okur 10 Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın Hakkında 16 Bu Kitap Neyin Nesidir? 18 Bu Kitap Nasıl Kullanılır? 20 Neden Tasarım? 22 Tasarımcı Gibi Düşünmek 24 Benim Sürecim 26 Ürün Tasarımı

Detaylı

Eğitim-Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:2 Haziran 2016

Eğitim-Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:2 Haziran 2016 2015-2016 Eğitim-Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:2 Haziran 2016 1 KÜTÜPHANE ORYANTASYON HAFTASI 3 BİLGİ OKURYAZARLIĞI HAFTASI 4 YAZI TÜRLERİNİ TANIYORUZ 5 BİLİMSEL ARAŞTIRMA BASAMAKLARI DERSİMİZ 6

Detaylı

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Dizeleriyle başladı.

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Dizeleriyle başladı. Kahramanmaraş Platformu ndan Şenliği Kadın Cumhuriyet On bir kadın derneğinden oluşan Kahramanmaraş Kadın Platformu, Müftülük Meydanı nda düzenledikleri Cumhuriyet Şenliği ile Cumhuriyet in önemine dikkat

Detaylı

Bodrum da Can Arif Semineri

Bodrum da Can Arif Semineri Bodrum da Can Arif Semineri Can Arif semineri 3 Mayıs Pazar günü saat 19.00 / 22.00 de Bodrum Maya Otel salonunda düzenleniyor. Etkinlik rezervasyonlarının, organizasyon sorumlusu Dilek Ayanoğlu tarafından

Detaylı

SEVGİ. Doğduğumuz gün içgüdüsel olarak annemize babamıza sarılır onların yanında olmak

SEVGİ. Doğduğumuz gün içgüdüsel olarak annemize babamıza sarılır onların yanında olmak Pekşen 1 Hakan Pekşen TURK101-Sec.43 21101395 Vedat Yazıcı 21.12.2014 SEVGİ Doğduğumuz gün içgüdüsel olarak annemize babamıza sarılır onların yanında olmak isteriz. Bu eylem sevginin en saf, en doğal ve

Detaylı

Yüksek Topuk Gölgesinde Hayatlar

Yüksek Topuk Gölgesinde Hayatlar Yüksek Topuk Gölgesinde Hayatlar Kadın ve erkek yaratılıştan bu yana birbirinin yarısı olarak kabul edilir. Bu elmanın birbirine hiç de benzemeyen iki yarısı, her anlamda birbirlerinden oldukça farklıdır.

Detaylı

Ay Yine Gecikti. Ferhat Şahnacı

Ay Yine Gecikti. Ferhat Şahnacı Ay Yine Gecikti Ferhat Şahnacı 4 TEŞEKKÜRLER Şiirlerimi okuyarak değerli görüşlerini okuyucuyla paylaşan Sayın Ataol Behramoğlu na, şiirlerimi yönettiği sanat ve edebiyat dergilerinde yayınlayan Sayın

Detaylı

NOKTALAMA İŞARETLERİ MUSTAFA NAZIM ÖZGEN

NOKTALAMA İŞARETLERİ MUSTAFA NAZIM ÖZGEN NOKTALAMA İŞARETLERİ MUSTAFA NAZIM ÖZGEN BU ÖDEVİN HAZIRLANMASINDA MUSTAFA NAZIM ÖZGEN BURCU OLGUN GÜLŞAH GELİŞ VE FATMA GEZER TARAFINDAN ORTAK HAZIRLANMIŞTIR. BİLGİSAYAR 1 DERSİ PROJE ÖDEVİ NURAY GEDİK

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Aşk Her Yerde mi? - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Aşk Her Yerde mi? - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Aşk, üç harften oluşan, ancak herkes için ayrı bir anlam taşıyan dev bir sözcük. Yüzyıllarca şairlerin, filozofların, bilim adamlarının tanımlamaya çalıştığı, herkesin kendince yaşadığı, yaşamak istediği

Detaylı

TÜRKÇE MODÜLÜ BİREYSEL EĞİTİM PLANI (TÜRKÇE DERSİ) (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE

TÜRKÇE MODÜLÜ BİREYSEL EĞİTİM PLANI (TÜRKÇE DERSİ) (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE KISA DÖNEMLİ MATERYAL YÖNTEM- i doğru kullanır. 1 2 3 4 Söylenen sözcüğü tekrar eder. Gösterilen ve söylenen nesnenin adını söyler. Gösterilen nesnenin adını söyler. Resmi

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ VELİ BÜLTENİ MAYIS -2012 ÇOCUK VE KİTAP "EĞİTİM YAŞAM İÇİNDİR" 2 ÇOCUK VE KİTAP Önceleri çocuk için kitap bir oyuncaktır.

Detaylı

D218 Sosyal Siyaset: Sosyal Yardım, Güç ve Çeşitlilik CDA1: CDA5613

D218 Sosyal Siyaset: Sosyal Yardım, Güç ve Çeşitlilik CDA1: CDA5613 D218 Sosyal Siyaset: Sosyal Yardım, Güç ve Çeşitlilik CDA1: CDA5613 Bölüm 2 Clarke Bu programda D218 ya da bir başka derse çalışmak için en önemli becerilerden birini konuşacağız. Konumuz, not tutmak.

Detaylı