Türkiye de ve bölge ülkelerinde diyabet sorunu

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türkiye de ve bölge ülkelerinde diyabet sorunu"

Transkript

1 Türkiye de ve bölge ülkelerinde diyabet sorunu SUDE IĞDIR Türkiye Tip 1 diyabetli

2 Dİyabet sorunu Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF), dünya genelinde 382 milyon yetişkinin diyabet hastası olduğunu tahmin etmektedir. Diyabet görülme prevalansı epidemik oranlara ulaşmıştır ve 2035 yılına kadar bu rakamın 592 milyona ulaşması beklenmektedir 1. Yaşlanan nüfusla beraber 1, kentleşme ve değişen yaşam tarzları diğer kronik hastalıklarla birlikte diyabet epidemisini de hızla artırmaktadır. 2

3 Yarımlar Kuralı * Yarımlar kuralı tedavi süreçlerinde kaçırılan fırsatları ve diyabet sorunu ile mücadelede mevcut girişimlerin yetersiz etkinliğini düşündürmektedir 2. Tüm diyabet hastalarının %50 sine tanı konması halinde bile çoğu uygun tedavi görmemekte ve birçoğu tedavi hedeflerine ulaşmamaktadır; bunun sonucunda çok az diyabet hastası hayatlarını komplikasyonlarla karşılaşmadan sürdürebilmektedir. Türkiye ve Yarımlar Kuralı Türkiye de diyabetin görülme prevalansı ile ilgili en güncel çalışmadan elde edilen veriler eşliğinde yarımlar kuralı aşağıdaki tabloyu gözler önüne sermektedir. Şu anda Türkiye de 7 milyonu aşkın diyabet hastası olduğu tahmin edilmektedir 3. Tüm diyabet hastalarının yaklaşık sadece %55 ine teşhis konmuştur (3,9 milyon kişi). Diyabet teşhisi konan tüm bireylerin %91 i (3,5 milyon kişi) tedavi görmektedir 3. Teşhis edilen diyabet hastalarının %50 si (1,9 milyon kişi) tedavi hedeflerine ulaşmakta ve toplam diyabet hastalarının sadece %11 i (0,8 milyon kişi) hedeflenen tedavi sonuçlarına ulaşarak komplikasyonsuz bir hayat sürmektedir 4. %100 %45 %50 %75 %89 %55 %50 %25 %11 Tüm diyabet hastaları 3 Diyabet teşhisi konmuş bireyler 3 Tedavi gören diyabet hastaları 3 Tedavi hedeflerine ulaşan diyabet hastaları 3 Tedavi sonuçlarına ulaşan diyabet hastaları 4 ülke verileri kaçırılan olanaklar *Yarımlar Kuralı hipertansiyon çalışmalarında geliştirilmiştir ve diyabet tedavisine de uygulanabilmektedir. Bu kitapta kullanılan diyabet prevalans verileri Uluslararası Diyabet Federasyonu IDF Atlas'ı 6. Edisyonu'ndan temin edilmiştir. Türkiye'ye spesifik prevalans verileri için TURDEP-II çalışmasından yararlanılmış olup, çalışma ile ilgili daha detaylı bilgiler Sayfa 15'te yer almaktadır. 3

4 İçİndekİler 1. Özet 7 2. Diyabet sağlık hizmetleri açısından hızla büyüyen bir sorun 8 3. Diyabet hakkında Türkiye de diyabetin geleceğini değiştirmek Diyabetle mücadelede sağlık hizmeti sisteminin iyileştirilmesi İnsanların diyabetle aktif bir yaşam sürmeleri konusunda desteklenmesi Sonuçlar ölçülüp paylaşılırsa iyileştirme sağlanabilir Deneyimlerin paylaşılması Sözlerden eylemlere geçiş Editör ve destekleyen kuruluşlar Terimler Sözlüğü Referanslar 40 Turgut AKMETE Türkiye Tip 2 diyabetli 4

5 Uluslararası Dİyabet Lİderler Zİrvesİ Dünya genelinde milyonlarca insan diyabetle yaşamaktadır ve bu sayı her geçen gün artmaktadır. Tip 2 diyabet sadece bir tıbbi sorun olarak görülebileceği noktanın ötesine geçmiştir. Toplumsal ve küresel bir sorun haline gelen diyabetin bu çerçevede ele alınması gerekir. Diyabetin çok boyutlu sonuçları, mevcut engelleri kaldıran ve diyabetin önlenmesine ve tedavisine yönelik etkili müdahalelerin uygulanmasını sağlayan teşvikler sunan çözümler bulmak açısından küresel çapta bir çaba gerektirmektedir. Bu küresel çabanın bir parçası olarak, Türkiye nin ve bölge ülkelerinin politika ve sağlık liderleri, diyabet hastalarının yaşamlarını iyileştirmek ve sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak için daha fazla ne yapılabileceğini tartışmak üzere Kasım 2013 te İstanbul da düzenlenmekte olan Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesi nde bir araya gelmektedirler. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleştirilen Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesi Türkiye 2013 e, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı resmi ortaklığında Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ev sahipliği yapmaktadır. Zirve, Uluslararası Sosyal Güvenlik Derneği (ISSA), Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF), Türkiye Diyabet Vakfı, Türk Diabet Cemiyeti ve Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) tarafından desteklenmektedir. Novo Nordisk, zirvenin organizasyonunu ve bu kitapçığın hazırlanmasını desteklemiştir. Bu kitapçık diyabetle ilgili sorunların boyutunu ana hatlarıyla ele almak ve hastalıkla mücadelede süregelen çalışmaları vurgulamak üzere hazırlanmıştır. Bu kitapçığın diyabetle ilgili bilincin artmasına ve Türkiye de, bölge ülkelerinde ve dünyada diyabet tedavisinde sürdürülebilir iyileştirmelerin geliştirilmesine ve yürütülmesine katkıda bulunması hedeflenmektedir. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi nden Profesör İlhan Satman ve tüm zirve ortaklarını temsil eden üyelerin desteği olmadan bu kitapçık hazırlanamazdı. Tüm katkı sahipleri karşılık beklemeden bu kitapçığın hazırlanmasına zaman ve kaynak ayırmıştır. Katkı sahipleri ve gözden geçirenler bu kitapçığın içeriğinin doğruluğu için mümkün olan her türlü çabayı göstermiş olsa da, hatalar ve eksiklikler için herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. 5

6 Diyabet sadece bireyleri değil, aileleri ve toplumu da etkiler Diyabetin bireyler üzerindeki etkisi Diyabet hastası olmak genel nüfusa kıyasla depresyon ve diğer psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalma riskini de belirgin oranda yükseltir 5. Depresyon sadece bireyin sıkıntı yaşamasına neden olmaz, aynı zamanda tedaviye uyumu kötü yönde etkileyebilir ve olumsuz tıbbi sonuçlar ile yüksek sağlık maliyetlerine de neden olur 5,6,7. Uzuv ampütasyonu, böbrek hasarı veya körlük gibi diyabetle ilişkili komplikasyonlarla mücadele etmek, kişinin duygusal ve psikolojik durumunun etkilenmesinden mali durumunun bozulmasına kadar birçok kişisel sonuca yol açabilir 8,9. Diyabetin aileler ve yakınlar üzerindeki etkisi Diyabet teşhisi, hem pratik olarak hem de duygusal açıdan hastalık yönetiminin sürdürülmesini gerektirdiği için sadece bireyin kendisi özelinde değil, aynı zamanda ailesi üzerinde de yaşam boyu bir yük teşkil eder. Diyabetle başa çıkmaya çalışan bir ailenin üzerindeki sosyal ve duygusal etki çoğunlukla tedavinin doğrudan maliyetinden ve gelir kaybından daha fazladır 10. Damgalanma ve ayrımcılık gibi sebeplerle diyabet gibi belirli kronik hastalıklar, istihdam fırsatlarını azaltabilir 11. Diyabet çoğunlukla kişinin haneye gelir sağladığı üretken yıllarında teşhis edildiğinden, hastalığa ilişkin olumsuz algılar nedeniyle tüm aile sıkıntı çekebilir. Diyabetin toplum üzerindeki etkisi Uzun dönem hastalıkla mücadele, engelli bir yaşam sürme veya genç yaşta ölüm sadece bireyi değil toplumun tümünü etkileyen ekonomik sonuçlara yol açar. Kronik bir hastalık olan diyabet yaşam boyu tedavi gerektirir. Diyabetin geç teşhis edilmesi veya gerektiği gibi tedavi edilmemesi halinde, akut veya kronik uzun dönemli komplikasyonlar veya hipoglisemik olaylar tedavi maliyetlerinin artmasına ve hastane hizmetlerinin kullanımında artışa yol açar. Ayrıca, çalışanların sağlık durumunun bozulması; bazı günler işe gelememeye, işte verimsiz çalışmaya, fiziksel ve ruhsal sorunlar nedeniyle üretkenlik kaybına, erken emekliliğe ve genç yaşta ölümlere sebep olmaktadır 11. Diyabet ve benzeri kronik hastalıkların ekonomik yükünü belirlemeye yönelik araştırmalar henüz başlangıç aşamasında olmakla birlikte; bu durumlarla ilişkili komplikasyon oranlarının ve genç yaşta ölüm riskinin yüksek olması, hastaları sağlığına kavuşturacak ve hastalığın ekonomik yükünü azaltacak etkili müdahalelerin yapılmasına ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır. 6

7 Özet Diyabet gün geçtikçe daha fazla kişide görülürken, bu hastalık bireyler, aileler ve toplum üzerinde giderek daha fazla etkiye neden olmaktadır. Diyabet global açıdan da giderek artan çok büyük bir sorun haline gelmiştir. Tüm dünya nüfusu ele alındığında yetişkin nüfusun yaklaşık %8,4 ü 382 milyon kişi- diyabet hastasıdır yılında kadar bu rakamın 592 milyon kişiye ulaşması öngörülmektedir 1. Kentleşme ve şehir yaşamı çerçevesinde gelişen yaşam tarzı değişiklikleri diğer etkenlerle beraber fazla kilolu ve obez bireylerin sayısında artışa neden olmakta ve bu artış da global diyabet sorununa belirgin olarak katkıda bulunmaktadır. Dünya çapında diyabet nedeniyle 2013 yılı sonu itibariyle yıllık 548 milyar ABD Doları harcama yapılmış olacağı ve bu tutarın toplam sağlık harcamalarının %11 ine denk geleceği öngörülmektedir 1. Türkiye doksanlı yıllardaki liberal ekonomiye geçisinden bu yana bir ekonomik büyüme göstermektedir. Bu büyüme göreceli olarak kısa bir sürede önemli yaşam tarzı değişikliklerini de beraberinde getirmiştir. Bu değişiklikler sadece diyabet değil, diğer bulaşıcı olmayan hastalıklar açısından da önemli bir risk faktörü oluşturmaktadır. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) tarafından da diyabet prevalansı hakkında yayınlanan güncel veriler Türkiye de yaş aralığında toplam yaklaşık 7 milyon diyabet hastası olduğunu ve bu rakamın toplam yetişkin nüfusun yaklaşık %15 ine denk geldiğini göstermektedir. Bu istatistikler Körfez ülkeleri için de benzer bir eğilim sergilemektedir. Bu bölge dünyada karşılaştırmalı diyabet prevalansının en yüksek olduğu bölge haline gelmiştir. Avrupa ülkelerindekine benzer şekilde Türkiye de giderek artan yaşlı nüfusun etkilerini hissetmeye başlamıştır. İnsanlar yaşlandıkça diyabet gelişme olasılığı da artmaktadır. Her ne kadar Türkiye nin genel demografik profili genç bir nüfus yapısı gösterse de 12, insanlar gelişen sağlık hizmetlerinin ve tedaviye erişimin de artmasıyla daha uzun yaşamakta ve yaşlı nüfusun 2025 yılı itibariyle mevcut durumun iki katına çıkması beklenmektedir 13. Türkiye sağlık sisteminde 2003 yılından bu yana Sağlıkta Dönüşüm Programı adı altında geniş kapsamlı ve etkileyici bir reform süreci gerçekleştirilmektedir 12. Sağlıkta Dönüşüm Programı sağlık sigortası kapsamını hızlı bir şekilde artırmış ve tüm vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini güvence altına almıştır. Ancak diyabet tedavisi ve bakım hizmetleri ile ilgili maliyetler de artmaya devam etmektedir ve özellikle insan kaynağı kullanımı bakımından mevcut durumu zorlamaktadır 14. Dolayısıyla sağlık sisteminin sürdürülebilir olarak tüm vatandaşların ihtiyaclarına yanıt verebilmesinin devamlılığını sağlamak adına, öncelikli olarak diyabetin önlenmesini hedefleyen çeşitli insiyatifler aracılığıyla düzeltilebilecek risk faktörlerini ele almak birincil hedef olmalıdır. Bu açıdan gerekli planlamalar ve stratejiler saptanmıştır, artık harekete geçme zamanıdır. Ana mesajlar: Önleme Kronik hastalıklar açısından önemli ortak risk faktörlerini ele almanın diyabet ve komplikasyonlarının görülmesini azaltmak açısından da olumlu ve önemli bir etkisi olacaktır. Söz konusu risk faktörlerinin; sağlıklı yaşamın teşvik edilmesi, farkındalık yaratılması veya doğrudan müdahaleler ile ele alınması diyabetin başlangıcını ve ilerleyen dönemdeki komplikasyonlarını önleyebilir veya geciktirebilir. Gelİşmİş diyabet tedavisi ve yönetimi Etkili tedavi, diyabet hastası kişilerin hayat kalitesini artıracağı gibi sağlık harcamalarını da azaltır. Kişilerin diyabeti iyi ve etkin yönetildiği takdirde daha iyi tedavi sonuçlarına ulaşılabilir. Diyabet tedavisinde hasta merkezli yaklaşım, gelişmiş ve yenilikçi tedavi uygulamalarına erişimin sağlanması ve etkin bakım, aynı zamanda tedaviye uyumun artmasına ve sağlık hizmetlerini kullanımının ve ilişkili maliyetlerin azaltılmasına katkıda bulunur. Verİ toplama ve karşılaştırma Tedavinin kalitesi açısından verilerin toplanması ve karşılaştırılmasının gelecekte sağlık hizmetlerine ayrılan bütçeleri olumlu yönde etkileme potansiyeli bulunmaktadır. Aynı zamanda bu yaklaşım, veriye dayalı karar alınması ve iyi uygulamaların paylaşılabilmesi adına da bir altyapı sağlayacaktır. 7

8 Dİyabet sağlık hizmetleri açısından hızla büyüyen bir sorun Diyabet ve Türkiye Geçtiğimiz 15 yıl içinde, Türkiye de diyabet hastalarının sayısı neredeyse üç katına çıkarak 1998 de 2,5 milyon kişiden 2013 te yaklaşık 7 milyona yükselmiştir 3,15. Türkiye de 1998 ve 2010 yıllarında gerçekleştirilen toplum-temelli iki diyabet çalışması yetişkin nüfusta bu dönemde diyabetin yaklaşık %90 oranında arttığını ve artmaya devam ettiğini göstermektedir 13,15. Türkiye de diyabet hastası sayısının çok yüksek olması nedeniyle, ülke Avrupa daki diyabet yükünün neredeyse %13 ünü taşımaktadır 1. Bu istatistiklere ilaveten Türkiye de yaklaşık 3,7 milyon kişide de tip 2 diyabetin öncüsü olarak adlandırılan bozulmuş glukoz toleransı (IGT) vardır 1. IDF öngörülerine göre diyabet hastası bireylerin sayısı 2035 yılı itibariyle yaklaşık 12 milyona ulaşacaktır 1. Diyabet milyon kişi Diyabet hastası yetişkinler (20 ila 79 yaş) milyon kişi Teşhis konulmadan diyabetle yaşamaya devam eden % 45 veya 3 milyonu aşkın kişi, diyabetin gelecekteki yüküne ilişkin kaygıları artırmaktadır 3. Bu durum, tip 2 diyabetli her iki kişiden birine ancak komplikasyon geliştiğinde teşhis konulabileceği anlamına gelmektedir. Türkiye nin sağlık hizmeti sistemi sürekli artan maliyetlerle karşı karşıyadır Geciken teşhis ve yetersiz tedavi, ciddi ve maliyetli komplikasyonlara neden olabilir 1. Obezite, yüksek tansiyon ve hiperlipidemi olarak bilinen kanda kolesterol veya yağ düzeylerinin yükselmesi gibi durumlar gelişebilir. Komplikasyonların ek tedavisi hem birey hem de devlet açısından sağlık maliyetlerinde artışa neden olur. Diyabet ve diğer uzun süreli kronik hastalıklarla ilişkili komorbiditeleri bulunan veya iş göremez durumda olan kişilerin sayısının hızla artması, sağlık sisteminin sekteye uğraması riskini gündeme getirmektedir. Diyabet hastalarının %45'i hastalıklarının farkında değildir Diyabet tedavisiyle ilişkili doğrudan maliyetler 2009 da, IDF Türkiye nin diyabetle ilişkili sağlık harcamalarının 2030 yılına kadar 6,5 Milyar ABD Dolarına ulaşacağını tahmin etmiştir 16. Ancak bu rakama daha 2010 yılında ulaşılmıştır 17,18. Tip 2 diyabetin maliyeti üzerinde Türkiye de 2009 yılında gerçekleştirilen ve 2010 yılında sonuçlanan Diab-Cost-2 adlı gözlemsel çalışmaya göre kişi başına düşen yıllık maliyet; diyabet ile ilgili herhangi bir komplikasyon görülmeyen bireyler için ortalama 498 ABD Doları olarak hesaplanmış ancak diyabet ile ilişkili komplikasyon sayısı arttıkça bu rakamın ciddi ölçüde arttığı saptanmıştır 19. Diyabet komplikasyonlara neden olduğunda, tedavi ve sağlık hizmeti maliyetleri tek başına diyabet tedavisinin beş katından fazla olabilir e ait güncel IDF istatistikleri Türkiye de diyabet hastası bir kişi için yıllık ortalama tedavi maliyetinin 866 ABD doları olduğunu göstermektedir 1. Komplikasyonların sayısına bağlı olarak maliyetteki artış 19 0 komplikasyon 1 komplikasyon %58 ARTIŞ 2 komplikasyon %97 ARTIŞ 3 komplikasyon %152 ARTIŞ 4 komplikasyon %466 ARTIŞ 8

9 Diyabete bağlı dolaylı maliyetler Diyabetin ve diyabetle ilişkili komplikasyonların kontrolü ve tedavisi için doğrudan tedavi maliyetlerinin dışında, bazı dolaylı maliyetler de söz konusudur. Diyabet genellikle öncelikle halen aktif çalışma yaşında olan kişilerde görülmektedir. TURDEP-II çalışması sonuçlarına göre Türkiye de diyabet teşhisi konan kişilerin %45,3 ü (3,4 milyon kişi) 40 ile 59 yaşları arasındadır 3. Diyabet ve Avrupa * 2013 yılı sonu itibariyle Avrupa da diyabet hastası sayısının 56 milyon kişi olması veya yetişkin nüfusunun %7 sini oluşturması beklenmektedir verilerine göre, Avrupa da nüfusun üçte biri 50 yaşın üzerindedir; bunun 2030 a kadar %40 ın üzerine çıkması beklenmektedir 13. Yaş, tip 2 diyabet için önemli bir risk faktörüdür, tip 2 diyabet ve onun öncüsü kabul edilen IGT prevalansının artması, büyük ölçüde toplumun yaşlanmasının bir sonucudur. İş yerinde devamsızlık, çalışırken verimlilikte düşüş, engellilik nedeniyle çalışamama veya erken ölüm nedeniyle işgücü kaybı diyabetle ilişkili dolaylı maliyetlerdir. Diyabet, bireylerin sağlığını ailelerinin ekonomik refahını ve devletin refahını riske sokarak Türkiye ve bölgedeki diğer ülkeler için birçok açıdan artan bir güçlük teşkil etmektedir. Diyabet prevalansı milyon kişi Diyabet hastası yetişkinler (20 ila 79 yaş) milyon kişi Diyabet hastalarının %36'sı durumlarının farkında değildir de diyabetle ilişkili tedavilere $147 milyar ABD doları harcanmıştır 1. * AVRUPA Bölgesi (IDF): : Arnavutluk, Andora, Ermenistan, Avusturya, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Bosna Hersek, Bulgaristan, Kanal Adaları, Hırvatistan, Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Gürcistan, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İzlanda, İrlanda, İsrail, İtalya, Kazakistan, Kırgızistan, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Lüksemburg, TFYR Makedonya, Malta, Moldova Cumhuriyeti, Monako, Karadağ, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya Federasyonu, San Marino, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, İspanya, İsveç, İsviçre, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, Ukrayna, Birleşik Krallık, Özbekistan Diyabet ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) MENA bölgesi dünyada karşılaştırmalı diyabet prevalansının en yüksek olduğu bölgedir ve bu oran ülkeden ülkeye- Afganistan da %7,47 den Suudi Arabistan da %22,87 gibi bir aralıkta değişmektedir 1. Yaşlanan ve beraberinde hızlı ekonomik kalkınma, beraberinde diyabet prevalansında büyük bir artışa neden olmuştur 1. Geçtiğimiz otuz yılda, bölgedeki ülkelerin büyük bölümünde önemli sosyal ve ekonomik değişimler olmuştur. Bunlar; giderek artan şehirleşme, bebek ölümlerinde azalma ve yaşam süresinde artıştır. Diyabet prevalansı milyon kişi Diyabet hastası yetişkinler (20 ila 79 yaş) milyon kişi Diyabet hastalarının %49'u durumlarının farkında değildir yetişkinden 1'i diyabet hastasıdır 1. Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) Bölgesi (IDF): Afganistan, Cezayir, Bahreyn, Mısır, İran (İslam Cumhuriyeti), Irak, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Libya Arap Cemahiriyesi, Fas, Filistin, Umman, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Sudan, Suriye Arap Cumhuriyeti, Tunus, Yemen 9

10 Dİyabet hakkında Diyabet, yüksek kan glukozu seviyesi ile karakterize olan ve pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi veya vücudun insülini kullanması sürecindeki sorunlardan kaynaklanan bir hastalık grubu olarak tanımlanır 11. İnsülin, vücut hücre ve dokularının glukozu alıp depolamasını, böylece yemek sonrasında kan dolaşımındaki glukoz düzeylerinin azalmasını sağlar. İnsülin eksikliği kandaki glukozun yüksek düzeyde kalmasına neden olur ve bu yüksek kan glukozu diyabetin hasara yol açan komplikasyonlarından sorumludur. Diyabet tipleri 11 En sık teşhis edilen diyabet tipleri şunlardır: TİP 1 DİYABET bağışıklık sistemi kaynaklı, yani otoimmün bir hastalıktır, tolerans kaybına bağlı olarak bağışıklık sistemi pankreasın insülin üreten hücrelerini yok eder. Tip 1 diyabet ülkemiz ve bölge genelinde tüm vakaların yaklaşık %3-5 inden sorumludur. Genellikle çocuklarda ve gençlerde ortaya çıkar; bununla birlikte yetişkinlik çağında da Yetişkinde Latent Otoimmun Diyabet (LADA) adı verilen tip 1 diyabet gelişme olasılığı bulunmaktadır. Tip 1 diyabet hastaları hayatta kalmak için insülin enjeksiyonlarına bağımlıdır. TİP 2 DİYABET insülin salgılanmasındaki sorunlar ve insülin kullanımına karşı muhtelif organların dokularında oluşan direncin kombinasyonundan kaynaklanır. En yaygın diyabet tipi olup ülkemiz ve bölge ülkelerinde tüm diyabet vakalarının %95 veya daha fazlasından sorumludur. En yaygın olarak orta yaşlı veya yaşlı kişilerde ortaya çıkmakla beraber, günümüzde aşırı kilolu çocukları, ergenleri ve genç yetişkinleri de giderek daha fazla etkilemeye başlamıştır. GEBELİĞE Bağlı Diabetes Mellitus (GDM) gebeliğin başlangıcı veya ilk kez fark edilmesi ile ortaya çıkan ve dünya çapında 25 gebelikten en az birini etkileyen glukoz intoleransıdır. Uluslararası Diyabetik Gebelik Derneği Çalışma Grubu'nun (IADPSG) güncel GDM tanı kriterlerine göre ise gerçek prevalans bu rakamdan 2-3 kat daha fazladır 20. Bu rahatsızlık teşhis edilmediğinde veya yetersiz tedavi edildiğinde iri bebek doğumuna, bebek ölümü oranlarının artmasına veya doğumsal anomalilere yol açabilir. Gebeliğe bağlı diyabeti olan kadınlar ve gebelikleri sonucu doğan bebekler de yaşamlarının ilerideki evrelerinde tip 2 diyabet hastası olma riski altındadır. Diyabet ve komplikasyonları Tedavi edilmeyen veya yetersiz tedavi edilen diyabet, ciddi komplikasyonların ortaya çıkma riskini artırır 11,21. Bu komplikasyonlar nedeniyle diyabet hastaları sağlıklı bireylere göre iki kat daha yüksek erken ölüm riski altındadır 22. Diyabet 2013 te dünya çapında 5,1 milyon kişinin ölümüne neden olmuştur; bunların 600 bini Avrupa da, 370 bini ise MENA bölgesindedir 1. Türkiye de, her gün yaklaşık 163 kişi diyabetle ilişkili nedenlerden dolayı ölmektedir; bu rakam yılda yetişkin ölümüne denk gelmektedir 1. İnme - Diyabet hastaları sağlıklı bireylere kıyasla 4 kat daha fazla inme riski altındadır 23 ; fakat bu risk etkili tedaviyle %44 oranında azaltılabilir 24. Nüfusu anlamlı oranda daha genç olmasına rağmen, Türkiye de inme prevalansı birçok batı ülkesi ile benzer orandadır 25. Böbrek hastalığı - Diyabet yüksek maliyetli diyaliz gerektiren son evre böbrek hastalığının önemli bir nedenidir. Türkiye de diyalize giren bireylerin yaklaşık yarısı diyabet hastasıdır 26. Depresyon Diyabet hastalarında depresyon riski sağlıklı bireylere kıyasla daha fazladır. DAWN çalışması için yapılan bir ankete, Türkiye de diyabet hastalarının %19 u olası depresyon belirtileri bildirmiştir

11 Komplikasyonlar sağlık hizmeti maliyetlerini arttırmaktadır 2011 yılında Türkiye'de diyabetin tedavi maliyetlerinin araştırıldığı bir çalışmada, diyabete eşlik eden dört ana soruna yönelik hastanede yapılan tedavinin, doğrudan maliyetlerin %70 inden sorumlu olduğunu ve diyabet ilaçlarının toplam maliyetlerin %11 inden daha azından sorumlu olduğunu göstermektedir 17. Benzer şekilde, Avrupa da yürütülen bir Diyabet Maliyeti (CODE-II) çalışması diyabetle ilişkili sağlık hizmeti maliyetlerinin %73 kadarının hastanede ve ayakta tedaviden kaynaklandığını göstermektedir 31. Buna göre, komplikasyonların önlenmesi ve azaltılması maliyetleri kontrol altında tutmanın en iyi yoludur. Türkiye'de diyabet ile ilgili harcamaların dağılımı 17,18 %0,4 AKUT HİPOGLİSEMİ %4,4 RUTİN YILLIK KONTROLLER %14,2 DİĞER İLAÇLAR %32,6 KARDİYOVASKÜLER Diyabetle ilişkili sağlık hizmeti maliyetlerinin büyük bölümü yetersiz kan glukozu kontrolünün neden olduğu ve hayat boyu devam eden komplikasyonların tedavisinden kaynaklanmaktadır. Kan glukozu düzeylerinin, tansiyonun ve kolesterolün normale yakın değerlerde tutulması diyabet komplikasyonlarının önlenmesine veya geciktirilmesine yardımcı olabilir 32. %10,9 DİYABET İLAÇLARI %6 NÖROLOJİK %6,4 GÖZ %25 BÖBREK Hipoglisemi: diyabetli bireyler için günlük bir sorun Körlük - Diyabete bağlı retina hasarı çalışma çağındaki yetişkinlerde görme kaybının başlıca nedenidir. Etkili tedavi retina hasarını üçte birden fazla azaltabilir 23. Bir çalışmaya göre Türkiye de, diyabet hastalarının %28 inde diyabetik retinopati görülmektedir 28. Kalp KRİZİ - Tip 2 diyabet kalp krizi riskini sağlıklı bireylere kıyasla 2,5 ila 5 kat artırabilir 29. Ampütasyon Diyabet travma kaynaklı olmayan alt uzuv ampütasyonlarının önde gelen nedenidir. Ayak bakımı üzerine etkili eğitim ve erken tedavi ampütasyon sayısını azaltır 30. Hipoglisemi diyabet tedavisinin yaygın bir komplikasyonudur ve kan glukozu düzeylerinin anormal ölçüde düşük düzeylere (70 mg/dl altına) inmesi durumudur 33. Hipoglisemi semptomları kalp çarpıntısı, titreme, açlık, terleme, konsantrasyon güçlüğü veya bilinç bulanıklığıdır. Hipoglisemi tedavi edilmezse bilinç kaybına ve ölüme neden olabilir 34. Ayrıca, hipoglisemik olaylar diyabet hastaları açısından yarattığı sıkıntı ve güçlükler dolayısıyla insülin tedavisine uyumu azaltarak uzun süreli komplikasyon riskinin artmasına neden olabilir 35. Tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık %47'si fark edilmeyen hipoglisemik olaylar yaşamaktadır 36. Hipoglisemi risk faktörleri insülin yetmezliği, geçmiş hipoglisemi öyküsü, hipoglisemi konusunda bilinçsizlik, kan şekeri düşürücü tedavide agresif yaklaşım, orta düzeyde veya yoğun egzersiz ve uykudur 37. Hipoglisemik olayların %50 sinden fazlası kan glukozunun hasta tarafından takibi ile ve risk faktörü değerlendirmesi yoluyla öngörülebilir 38. IDF, kendi kendine kontrol eğitimini ve yeni teşhis konmuş tüm tip 2 diyabet hastalarına evde kan şekeri takibi olanaklarının sağlanmasını tavsiye etmektedir

12 Kronik hastalıkların yaygın risk faktörlerinin ele alınması diyabetin komplikasyonlarının azaltılması açısından olumlu bir etki gösterebilir. MARIA LUISA DE ARAUJA Portekiz Tip 2 diyabetli AYŞE NAZ BAYKAL Turkey Ayşe has type 1 diabetes 12

13 Türkİye de diyabetin geleceğini değiştirmek Diyabet görülme prevalansındaki artış, yaşlanan nüfus ve değişen yaşam tarzları ile yakından ilişkilidir. Türkiye nüfusu yaşlanmaya devam etmekte ve yaşam süresi uzadıkça daha fazla kişinin tip 2 diyabetten ve diğer kronik hastalıklardan etkilenmesi beklenmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2012 yılında elde edilen Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verileri, nüfusun % 11 inin (yaklaşık 8,4 milyon kişi) 65 yaş ve üstü olduğunu göstermektedir 40. Bu yaş grubunda diyabet prevalansı %34,8 olup, bu durum 65 yaş üstü ve diyabet hastası toplam 2,4 milyon kişinin varlığına işaret etmektedir 41. Tip 2 diyabetin başarılı bir şekilde kontrol edilmesi diğer kronik hastalıkların önlenmesine önemli ölçüde katkıda bulunabilir. Yaygın risk faktörlerinin ele alınması da diyabetle ilişkili komorbiditelerin önlenmesine yardımcı olacaktır. Türkiye de tip 2 diyabet risk faktörleri Tip 2 diyabetin yaş ve etnik köken gibi bazı risk faktörleri değiştirilemez. Ancak kilo, sağlıksız beslenme ve fiziksel aktivite gibi üzerine gidilebilecek risk faktörleri vardır. Yaşam tarzı SEÇİMLERİ - Egzersiz yapmama, yanlış beslenme ve obezite tip 2 diyabet geliştirme riskini artırır 11. Çoğu tip 2 diyabet vakası yeterli miktarda lifli gıda, sınırlı miktarda yağ içeren sağlıklı bir diyet ve buna eşlik eden her gün 30 dakikalık orta düzeyde egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleri ile önlenebilir 42. Obezİte ve fazla kilo - Fazla kilo ve obezitenin tip 2 diyabetle ve diğer kronik hastalıklarla güçlü bir bağlantısı vardır. Obezite diyabet dahil kronik hastalıklar için temel bir risk faktörüdür 43. Türkiye de obezite düzeyi 1998 ve 2010 yılları arasında %22 den %31 e çıkmıştır 15,41. Şu anda yetişkin popülasyonunun üçte ikisi ya fazla kilolu ya da obezdir 41. Diyabetin yüküne ilişkin ülke çapında gerçekleştirilen ikinci çalışma olan TURDEP-II çalışmasında obezitenin ve abdominal (veya merkezi) obezitenin kadınlarda erkeklere kıyasla daha yaygın olduğu, fazla kilonun ise erkeklerde daha yaygın olduğu saptanmıştır 3. Bölgedeki obezite oranları 44 Obezite diyabet gibi kronik hastalıklar için bir risk faktörüdür. TÜRKİYE üçte İKİSİ Yetişkin nüfusun üçte ikisi aşırı kilolu veya obez AVRUPA %50 Yetişkin nüfusun%50 'si fazla kilolu veya obez MENA %70 Yetişkin nüfusun%70'i fazla kilolu veya obez * Beden kitle indeksinin (BMI) 30 kg/m2 veya üzerinde olması olarak tanımlanan obezite ve fazla kilo ( kg/m 2 ) tip 2 diyabet geliştirme riskini büyük oranda artırır. Obez olmak tip 2 diyabet geliştirme riskini yedi kat artırırken fazla kilolu olmak bu riski neredeyse üç kat artırır 45. Ayrıca, şiddetli derecede obez bireyler (>35 kg/m 2 ) normal ağırlıktaki bireylere kıyasla 60 kat daha fazla tip 2 diyabet geliştirme riski altındadır 46. Abdominal obezite bel çevresinin kadınlarda 88 santim, erkeklerde ise 102 santim olduğu durum olarak tanımlanır. TURDEP çalışmalarının her ikisi için de Türkiye popülasyonuna spesifik bel çevresi değeri kadınlarda 91 cm ve erkeklerde 96 cm olarak tespit edilmiştir

14 Önleme, erken teşhis ve erken tedavi fark yaratabilir 2007 yılına ait bir inceleme, insanlara sağlıklı yaşam tarzının önemi hakkında bilgi vermenin bozulmuş glukoz toleransı (IGT) veya diyabet olgularının %50'sinden fazlasını önleyebildiğine işaret etmektedir 48. Birinci basamak önleme (tip 2 diyabeti önleme) Dünya genelindeki diyabet önleme programları diyabet görülme prevalansının yaşam tarzı değişiklikleri ile azaltılabileceğini göstermektedir 49,50,51. Yakın tarihli çalışmalarda 40 yaş üzeri bireylerde diyabet ve prediyabet taramasının maliyet etkin olduğu sonucuna varılmıştır 52,53,54. Bu nedenle önleme programları, genellikle maksimum faydayı elde etmek için yapılan sağlık harcamalarının verimli kullanımı açısından en uygun maliyet etkinliğe sahip stratejilerden biridir 55,56. Önleme stratejileri kişilerin aşağıdakilere teşvik edilmesini içerir: fazla kilolu veya obez olmaktan kaçınma sağlıklı beslenme ve fiziksel olarak aktif olma sigarayı bırakma düzenli tıbbi kontrol yaptırma İkinci basamak önleme (diyabet hastalarında komplikasyon gelişimini önleme) 48,56,57 Kardiyovasküler hastalıklar gibi diyabetle ilişkili komplikasyonlar erken teşhis ve tedavi yoluyla geciktirilebilir veya tamamen önlenebilir 11. Erken başlanan yoğun tedavi etkilidir ve müdahaleye birkaç yıl sonra son verilse bile, erken yaşam tarzı değişikliği ve tedavi nedeniyle daha uzun vadede daha az komplikasyon gelişimi bildirilmiştir. Diyabet teşhisi konulmasını takiben, sağlıklı yaşam tarzı hakkında tavsiyeler ve ilaçlarla kişilere rahatsızlıklarını kontrol etmede destek olmak pek çok sorun yaratan komplikasyonların geciktirilmesine veya önlenmesine yardım eder 58. Türkiye Diyabeti Önleme ve Kontrol Programı 59 Gerçekleştirilen çalışmaların diyabet vakalarındaki artışın tahminlerin ötesinde boyutlara ulaştığını gösteren bulgularına istinaden; diyabetle, risk faktörleriyle ve komplikasyonlarıyla mücadeleye ilişkin güncellenmiş bir stratejiyle Türkiye Diyabet Önleme ve Kontrol Programı: Stratejik Plan ve Eylem Planı Gelişimi programı geliştirilmiştir. İnisiyatif 2009 yılında kronik hastalıkların önlenmesine ilişkin toplum temelli programların entegre edilmesi vizyonuyla tanıtılmıştır. Ulusal Diyabet Eylem Planının hedeflerinden biri hastalığın etkili ve etkin kontrolünü 60 ve sağlık kaynaklarının etkin kullanımını desteklemek üzere düzenli hastalık maliyeti çalışmaları gerçekleştirmektir. 14

15 TURDEP çalışmaları 3,62 Geçtiğimiz on beş yılda, kaç kişinin diyabetle yaşadığını veya bu hastalığı geliştirme riski altında olduğunu belirlemek için iki ulusal çalışma yapılmıştır. İlk çalışma, TURDEP-I, de yapılmış ve bunu 2010 da yapılan TURDEP- II takip etmiştir. Her iki çalışmada da sonuçların karşılaştırılmasına olanak vermek için örnek metodolojisi kullanılarak aynı 540 merkezden veri toplanmıştır. TURDEP-II çalışması Türkiye de yapılan en büyük ulusal ölçekte temsili diyabet araştırmalarından birisidir ve diyabetin ülke için hızla büyük bir toplum sağlığı sorunu haline gelmekte olduğunu göstermektedir. Çalışma teşhis edilmiş ve edilmemiş diyabet ile prediyabetin prevalansını ve bunların 12 yıllık trendlerini belirlemeyi ve Türkiye yetişkin nüfusunda diyabet risk faktörlerini saptamayı amaçlamıştır. Çalışma bu merkezlerden kişiyi katılmaya davet etmiş ve davet edilen kişilerin %87 si araştırmaya katılmayı kabul etmiştir. TURDEP-II nin bulguları: Türkiye de diyabetin prevalansı TURDEP-I VE TURDEP-II diyabetin yaşa göre standardize edilmiş prevalansı TURDEP-II katılımcılarında topluma dayalı herhangi bir düzeltme yapılmaksızın diyabet prevalansı %16,5 (yeni teşhis edilen %7,5) olup, bu oran Türkiye de 6,5 milyon diyabetli yetişkine karşılık gelmektedir (günümüzde 7 milyon kişiye ulaştığı tahmin edilmektedir). Diyabet risk faktörleri TURDEP-II katılımcılarında topluma dayalı herhangi bir düzeltme yapılmaksızın IGT sıklığı %15,9, obezite sıklığı %35,9 ve hipertansiyon sıklığı %31,3 bulunmuştur. Çalışmanın ortaya çıkardığı diğer önemli faktörler: Kadınlar ve eğitim 8 yıllık eğitimi tamamlamamış kadınlarda diyabet gelişmesi riskinin eğitim görmüş kadınlara kıyasla 1,5 kat daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yüksek tansiyon Yüksek tansiyonu olan erkeklerde 1,84 kat daha fazla diyabet riski gözlenmiştir. Yüksek tansiyonu olan kadınlarda 1,59 kat daha fazla diyabet riski gözlenmiştir. %16 %14 %12 %10 %8 %6 %4 %2 %0 %7,2 2,6 milyon yetişkin TURDEP-I %13,5 6,5 milyon yetişkin TURDEP-II Prevalans artışını etkileyen faktörler TURDEP-II çalışması diyabet, IGT ve obezite rakamlarında öngörülerin ötesinde gerçekleşen artışın tek başına olmasa da büyük ölçüde Türkiye nüfusunun yaşlanmasına atfedilebileceğini belirmektedir ile 2009 arasında ortalama yaşam süresi erkeklerde 67 den 72 ye, kadınlarda 73 ten 77 ye çıkmıştır. Kentlerde ve kırsal kesimde yaşam tarzının değişimi ve diyabet hastalarının daha uzun yaşaması diyabet prevalansındaki artıştan sorumlu diğer faktörlerdir. %50 %40 %30 %20 %10 %0 T TURDEP-I ve TURDEP-II'nin yaşa göre standardize edilmiş risk faktörleri prevalansı %50 %46,3 %40 %30 %20 %35 %37,5 %22,3 %31,2 %34 %28,9 %25,6 %13.8 %10 %0 IGT Fazla kilo Genel obezite Abdominal obezite Hipertansiyon TURDEP-I TURDEP-II 15

16 Etkin diyabet tedavisi, yaşam kalitesini iyileştirebilir ve sağlık hizmeti maliyetlerini düşürebilir. mohamed Tunus Tip 2 diyabetli 16

17 Dİyabetle mücadelede sağlık hizmeti sisteminin İyİleştİrİlmesİ Birçok ülkeden diyabetle ilgili komplikasyonların önlenebileceği veya önemli ölçüde geciktirilebileceği yönünde çok sayıda kanıt elde edilmiştir. Etkili tedavi uygulandığı takdirde komplikasyonların ilerlemesi önlenebilir. Bu amaçla dünya çapında tavsiye edilen tedavi standartlarının ana hatlarıyla anlatıldığı klinik kontrol kılavuzları yayınlanmaktadır. Diyabetli bireylerin sağlığının ve sağlığa ilişkin yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, toplumsal ve bireysel açıdan olumsuz sonuçların azaltılabilmesi ve sürdürülebilir insan kalkınmasının ve ekonomik kalkınmanın olumsuz etkisinin en aza indirilmesi bütün ülkelerin kapasite ve olanakları dahilinde mümkündür. IDF, diyabetin neden olduğu sıkıntılar ve güçlüklerle mücadele adına, hükümetler, sağlık mesleği mensupları ve global diyabet çevreleri tarafından eyleme konmak üzere IDF nin Global Diyabet Planı nda maliyet etkin çözümlere yer vermiştir 11. Planda etkili diyabet tedavisinin belirlenen üç bileşeni listelenmiştir: Glisemik ve metabolik kontrol sağlamak için tedavi ve klinik takip Komplikasyonların önlenmesi ve kontrolü Kendi kendine kontrol eğitimi ve desteği Glisemik kontrol sağlama Çalışmalar, etkili tedavilerin mevcut olmasına rağmen diyabet teşhisi konan bireylerin en az yarısının halen yeterli glisemik kontrol sağlayamadığını göstermiştir 61. Türkiye de de ülke çapında kılavuzlar hazırlanmaktadır (Ör. TEMD Diyabet ve Komplikasyonlarının Tanı, İzlem ve Tedavisi Kılavuzu) 62. Bununla birlikte, uygulamada, diyabet tedavisi genellikle ulusal veya uluslararası tedavi kılavuzları tarafından belirtilen ideallere ulaşamamaktadır. Bunun sonucunda da diyabet hastaları açısından komplikasyon oranları ve ilişkili maaliyetler yükselmeye devam etmektedir. Dönüm noktası niteliğindeki UK İlerleyici Diyabet Çalışması (UKPDS) HbA 1c düzeylerinde %1 lik bir azalmanın komplikasyon geliştirme riskinde %21 azalma ile ilişkili olduğunu göstermektedir 32. Birden fazla ilaçla etkili tedavi ve yaşam tarzı değişikliği komplikasyonların ve mortalitenin azalması açısından sürdürülebilir fayda sağlayabilir ve yaşam kalitesini anlamlı oranda arttırarak sağlık maliyetlerinin yükünü azaltabilir 32. HBA 1c düzeylerinin %1 azaltılması komplikasyonları azaltabilir (UKPDS) 32 HbA 1c %-1 Diyabetin erken teşhisi ve etkili tedavisi, özellikle kan glukozu, kan yağları ve kan basıncı düzeylerinin kontrolü, komplikasyon görülme prevalansını azaltarak ve ilişkili maliyetleri sınırlayarak diyabetli bireylerin yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde etkili olur. Miyokard enfarktüsü (kalp krizi) %-14 Risk Mikrovasküler komplikasyonlar (gözlerde, sinirlerde ve böbreklerde ortaya çıkan ve en küçük kan damarlarını etkileyen hastalıklar) %-37 Diyabetle ilişkili ölümler %-21 Risk Tip 2 diyabetin tedavisine ve kontrolüne yönelik uluslararası kabul görmüş ve belgelenmiş kılavuzlar mevcuttur. Bu kılavuzlar diyabetin etkin kontrolüne yönelik süreçleri ve uygulamaları tanımlamaktadır. Ayrıca, birçok ülke kendi yerel kılavuzlarını geliştirmiştir. Risk 17

18 Komplikasyonların önlenmesi ve kontrolü Tip 2 diyabet genellikle yıllar içinde gelişir ve komplikasyonlar ortaya çıkana kadar belirtisiz seyredebilir. Bu durum, güçten düşürücü komplikasyonları önlemek için önemli tedavi ve kontrol fırsatlarının genellikle kaçırıldığı anlamına gelmektedir. Diyabetin erken ve doğru teşhisi ve tedavisi maliyetli komplikasyonların önlenmesi veya geciktirilmesi için önemli bir stratejidir. Tip 2 diyabetin IMS CORE Diyabet Modeli * ile yapılan bir bilgisayar simülasyonu, diyabetli bireylerin erken teşhisi ve uygun tedavisi ile ilişkili önemli faydaların bulunduğunu göstermiştir. Türkiye nin bu iyileştirmeleri yapması halinde, simülasyon aşağıdakileri gösterir: Son evre böbrek hastalığı olgularında %40 azalma Kalp krizi sayısında %23 azalma İnme sayısında %21 azalma Şiddetli görme kaybı olgularında %18 azalma Ayrıca, bu öngörü sağlık sistemi açısından uzun vadeli tasarruf potansiyeli de göstermektedir. Azalan komplikasyonlar kaynaklı, 2030 a kadar 15,85 milyar TL tasarruf edilebilir. Simülasyona göre engellenen kümülatif komplikasyon sayısı Engellenen komplikasyon sayısı 250, , , ,000 50, Miyokard enfarktüsü Son evre böbrek hastalığı İnme Ciddi görme kaybı Diyabetli Hastaların ve Komplikasyonlarının Teşhisi, Tedavisi ve Takibine Yönelik TEMD Klinik Uygulama Kılavuzları Diyabet tedavisinin kalitesinin artırılması devam eden bir süreçtir ve klinik kılavuzlara uyumun tedavi kalitesini artırdığı gösterilmiştir. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği nin (TEMD) Diyabet Çalışma Grubu ilk kez 2006 da ulusal klinik uygulama kılavuzu hazırlamıştır ve bu kılavuz her iki yılda bir güncellenmekte olup en son 2013 te güncellenmiştir 62. Kılavuz, her biri diyabet kontrolünü ayrıntılı olarak açıklayan çeşitli konuları kapsamaktadır 62 : 1. Glisemik bozuklukların teşhisi, sınıflandırılması ve tanımlanması 2. Diyabet hastalarının tedavi standartları 3. Diyabet hastaları için hastanede tedavi ilkeleri 4. Diyabet hastalarında glisemik kontrol hedefleri 5. Diyabette tıbbi beslenme 6. Diyabette egzersiz ve fiziksel aktivite 7. Oral antidiyabetik ve insülin ilaç tedavisinin ilkeleri 8. Tip 2 diyabette mevcut tedavi algoritması 9. Diyabetin 2,000 akut komplikasyonları 10. Diyabetin 1,500 kronik komplikasyonları 11. özel durumlarda diyabet 1, Diyabet ve komorbiditeler 13. Diyabetin önlenmesi 0,500 * IMS CORE Diyabet Modeli diyabetle ilişkili komplikasyonları açıklayan, birbirine bağlı 15 alt modelden oluşan geniş çapta yayınlanan ve valide edilmiş bir bilgisayar simülasyonu modelidir. Hasta alt grupları yaş, cinsiyet, başlangıç risk faktörleri ve önceden -0,500 mevcut komplikasyonlar açısından tanımlanır. Ölüm nedenleri model tarafından belirlenmediği için, hastalık kontrol bileşenleri ve maliyetleri yerel verilere ve geçmişteki mortalite oranlarına dayalı olarak yüklenir. Direct cost Türkiye de mevcut standartlara göre tedavi edilen bir hasta grubunun sonuçları simülasyonda Türkiye nin Sicilya da test saving edilen bir dizi iyileştirmeyi yaptığı varsayılan ikinci bir grup ile karşılaştırılmıştır. Bu iyileştirmeler şunlardır: elektronik tıbbi kayıtlar, süreçlere, risk faktörlerine ve tedavi sonuçlarına ait kalite göstergeleri, klinikler arasında yıllık olarak en iyi uygulama paylaşımları ve yüksek tansiyon ve kan yağları için daha yoğun tedavi. Tasarruflar bir ilk yatırım fazından sonra hesaplanır. İyileştirilmiş bakım sunulmasının beş yıl içinde fazladan 1,57 milyar TL ye mal olacağı hesaplanmıştır. Million TRY

19 Kendi kendine kontrol eğitimi ve desteği Diyabetin başarılı bir şekilde kontrol edilmesi sadece ilaçlara ve tıbbi tedavilere bağlı değildir. Diyabet hastalarının her gün, gıdaları, fiziksel aktiviteyi ve ilaçları dengelemekle ilgili birden fazla karar alması ve farklı süreçleri yönetmesi gerekir. Diyabet teşhisi konan birçok kişi için, bu durum kendi kendine insülin enjeksiyonunu ve evde kan glukozu düzeylerinin kontrolünü de içermektedir. Hasta eğitimi, diyabetin komplikasyonlarının ve tedavisinin basitçe açıklanmasından daha fazlasıdır. Hayat tarzı ve davranış değişiklikleri ile komplikasyon ve hastalık riskini azaltan uygulamaların benimsenmesini kolaylaştıran aktivitelerden oluşur 63. Diyabet tedavisi gereksinimleri bireyin yaşam döngüsünün farklı aşamalarında ve hastalığın ilerlemesiyle önemli ölçüde değişir. Bu durum, diyabet hastalarının sadece hastalık yeni teşhis edildiğinde diyabet eğitimine ihtiyaç duymadıklarını, aynı zamanda yaşam boyu devam eden bir değerlendirme ve müdahale döngüsüne ihtiyaç duydukları anlamına gelir. Eğitim materyalleri ve eğitim amacıyla kısa bilgi ve hatırlatmaları içeren elektronik (uzaktan) takip sistemlerinin sağlanması gibi etkili müdahaleler diyabet hastalarının kendi kendine kontrolünü iyileştirir 64. Bu müdahaleler genellikle düşük maliyetli olup, sağlık mensuplarının performansında ve sağlık hizmeti sonuçlarında da iyileşme sağlar 65,66,67,68,69. IDF nin tavsiyeleri Tip 2 diyabetin etkin kontrolüne ilişkin hazırlanan Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) kılavuzlarında şunlar tavsiye edilmektedir: Tarama ve teşhis yüksek riskli popülasyonların taraması yoluyla diyabetin erken teşhisi 37 : Fırsattan yararlanılarak tarama; birey, farklı bir nedenle sağlık mensubunu görmeye geldiğinde hastalık için de tarama yapılabilir 70. Sağlık hizmeti sunma sağlık mensupları ile hastalar arasında, kültürel farklılıklara saygı duyularak işbirliğine dayalı bir ilişki kurulması: IDF ayrıca her hasta için risk faktörlerinin takibi ve komplikasyon taraması da dahil olmak üzere bireysel tedavi planlarının yıllık olarak gözden geçirilmesini önermektedir. Ek olarak, IDF hasta ihtiyaçları çerçevesinde organize olmuş, çeşitli disiplinlerden oluşan tedavi ekiplerinin oluşturulmasını ve sunulan hizmetin kalitesini takip etmek için kayıt tutulmasını önermektedir 37. Hasta eğitimi ve yaşam tarzı kontrolü teşhisten sonra sunulabilecek ve kendi kendine takip eğitimi ile psikoloji, beslenme ve fiziksel aktivite alanlarında uzman ekiplerce verilecek multidisipliner eğitimi içerecektir 37. Klİnİk takip tedavi hedeflerini takip etmek tedaviyi düzenlemek ve kardiyovasküler risk değerlendirmesi için yıllık ziyaretlerin gerçekleştirilmesi; ayrıca göz, böbrek ve ayak sorunları gibi komplikasyonları saptamak üzere tarama yapılması tavsiye edilir

20 Daha iyi kişisel bakım ve kontrolün diyabet tedavisine uyumu artırdığı ve sağlık hizmetleri kullanımını azalttığı gösterilmiştir. Ayşe Naz Baykal Türkiye Tip 1 diyabetli 20

21 İnsanların diyabetle aktif bir yaşam sürmeleri konusunda desteklenmesi Diyabetle aktif ve tatmin edici bir yaşam sürmek mümkündür. Tedaviye uyum bu hedefin yerine getirilmesi yönünde kritik bir adımdır. Nihayetinde, tedaviyi günlük olarak takip etmek ve sürdürmek diyabetli bireyin ve ailesinin sorumluluğundadır. Kişilerin hastalıklarını kendi kendilerine yönetebilmeleri açısından motive edilmeleri, eğitilmeleri ve desteklenmelerine yönelik stratejiler kronik bakımın temel bir parçasıdır. Diyabet kontrolüne yaklaşımlar Diyabetli bireylerin kendi diyabet tedavilerine aktif katılımı kişisel kontrolün bizzat sağlanması açısından kilit önem taşır. Diyabet tedavisi tıbbi tedavi, beslenme, egzersiz ve kan glukozu takibi arasında dengeyi içeren önemli ve kapsamlı bir kavramdır. Diyabet tedavisinin sonuçları büyük ölçüde hastanın sağlıklı bir yaşam tarzı sürüp sürmediğine ve diyabet tedavisine uyum sağlama motivasyonunu koruyup korumadığına bağlıdır. Diyabet, tüm kronik hastalıklar arasında kontrol sağlamada başarılı olabilmek için en fazla davranış değişikliği gerektiren hastalıktır 71. Diyabeti ve diğer kronik rahatsızlıkları olan kişilerin büyük bir bölümü kendilerine reçete edilen tedaviye uymakta zorluk çeker ve bunun sonucunda istenen sonuçlara ulaşamaz ve ilgili komplikasyonlardan kaçınamazlar 72,73. Diyabetli bireylerin yaklaşık yarısı kadarının yetersiz kan glukoz kontrolü, kolesterol ve tansiyon düzeylerine sahip olabileceği tahmin edilmektedir 74. Diyabet kontrolü sağlamada güvensizlik ve tedavinin etkililiği kendi kendine kontrolde kilit rol oynayan faktörlerdir 75. Diğer faktörler özellikle farklı rahatsızlıkları için farklı ilaçlar alan bireyler açısından tedavinin ve doz uygulamasının karmaşıklığı ve anlaşılmamasıdır. Daha iyi kişisel bakım ve kontrolün diyabet tedavisine uyumu artırdığı ve sağlık hizmetleri kullanımını düşürdüğü gösterilmiştir 76. Hasta ihtiyaçları modeli Hasta ihtiyaçları modeli hastanın kendi kendini kontrol etme ve diyabetle iyi bir yaşam kalitesi yakalama becerisini etkilediği gösterilen önemli alanları belirtmektedir. TOPLUM Ben: Hastalığımla başa çıkabilmek ve dolu dolu, sağlıklı ve üretken bir yaşam sürebilmek. Aile ve arkadaşlar: Hastalığımın tüm yönlerinde duygusal ve pratik destek. Tıbbi bakım ve tedavi Kaliteli teşhis, tedavi, bakım ve formasyona erişim. İş/okul: Hastalığım için destek alma ve hastalığım konusunda anlayış. Yaşam: Hayattan herkes gibi zevk alma fırsatına sahip olma. Toplum: Dinlemeye, değişmeye ve hastalığıma destek olmaya istekli bir sağlık sistemi, devlet ve toplum. TEDAVI VE BAKIM TIBBI AILE VE ARKADAŞLAR: TOPLUM İŞ/OKUL BEN AILE VE ARKADAŞLAR: YAŞAM TOPLUM 21

22 Hasta merkezli tedavi Etkili diyabet tedavisi, sağlık mesleği mensubu ekibiyle diyabet hastası arasında bir işbirliği gerektirir. Bu işbirliği, hastaya hastalığını ve kendi eylemlerinin hastalık üzerindeki etkilerini tam olarak anlamasını sağlamak üzere eğitim vermeyi, uygun ve zamanında bilgi sunmayı ve doktor ile hasta arasındaki iletişimi şekillendirerek hastanın diyabeti tarafından kontrol edilmesine izin vermek yerine bu rahatsızlığı aktif bir şekilde kontrol altında tutacak donanıma sahip olmasını sağlamayı içerir 77. Hastaların ihtiyaçlarının ve tercihlerinin ele alınabilmesi adına diyabet kontrolüne hasta merkezli bir yaklaşım geliştirilmesinin büyük ölçüde olumlu sonuçlara sahip olduğu kabul edilmektedir. Hasta perspektifinden, hasta merkezli bir yaklaşımın hasta memnuniyeti, aktif katılımı ve görev oryantasyonu, kaygıda azalma ve yaşam kalitesi bakımından artışa neden olduğuna dair kanıtlar bulunmaktadır. Daha fazla doktor memnuniyeti ve etkililikte artış ve buna bağlı olarak da gerçekleştirilen tıbbi test ve gereksiz sevk sayısında azalma da bildirilmiştir 78. Gelecekteki sağlık politikası çerçeveleri, bu boyutların tümünü kanıta dayalı ve düşük maliyetli bir yaklaşımla ele almak için gereken stratejileri ve bu alandaki örnek uygulamaları teşvik etmelidir. Türkiye de diyabet kılavuzları Türkiye de Sağlıkta Dönüşüm Programı 2003 yılından bu yana uygulanmakta olup, programın ana önceliklerinden birisi de aile hekimliği vasıtasıyla birinci basamak ve daha üstü sağlık hizmetleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesidir. TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Diyabet Çalışma Grubu, Türkiye'de ilk kez 'Diyabet ve Komplikasyonlarının Tanı, İzlem ve Tedavisi Rehberi'ni hazırlamıştır. İki yılda bir güncelenen bu rehber, 2006 yılından beri yayınlanmakta ve iki yılda bir güncellenerek sağlık profesyonellerine dağıtılmaktadır. En son güncelleme 2013 yılında gerçekleştirilmiştir. TÜRKİYE DİYABET VAKFI Türkiye Diyabet Vakfı 2011 yılında Diyabet tanı ve tedavi rehberi ni yayınlamış ve ardından 2013 yılında güncellemiştir. Bu rehberde pratiğe dayalı ve güncel diyabet tedavisi uygulamaları yer almakta olup pek çok tıp derneğinin katılımıyla diyabet tedavisine multidisipliner bir yaklaşım sergilemektedir. Bu rehberler Türkiye çapında ilgili birimlere ulaştırılmakta olup aynı zamanda Türkiye Diyabet Vakfının koordinasyonunda birinci basamak sağlık hizmetleri ile işbirliği içinde gerçekleştirilen toplantılarda da dağıtılmaktadır. Farklı disiplinlerden oluşan sağlık ekibi Kronik hastalıklarda kendi kendine kontrolü etkileyen birçok faktör rol oynar ve ulusal ve yerel düzeylerde farklı disiplinlerden stratejilere ihtiyaç duyulur 25.Her bir hastanın özel ihtiyaçları etrafında yeni, yenilikçi, farklı disiplinlerden sağlık ekipleri kurmanın diyabetli bireyler için bakımı iyileştirdiğini ve komplikasyonları önlediği gösterilmiştir 79,80. Söz konusu takımlar uzman hekimler, pratisyen hekimler, hemşireler, diyetisyenler, eczacılar, podiatristler *, psikiyatristler, diyabet eğitmenleri, spor eğitmenleri ve sosyal hizmet görevlileri ve diğer birçok disiplinden uzmanını içerecek şekilde oluşturulabilir 81. Psikososyal ihtiyaçlar ve diyabet kontrolü 82,83 Diyabetle yaşamak ve diyabeti kontrol etmek zorlayıcıdır ve diyabet hastalarının günlük hayatlarının tedavi sonuçları dahil birçok yönü üzerinde olumsuz etkilere neden olur. Depresyon, stres ve diyabetle ilişkili diğer psikolojik problemler tedaviye uyulması ve sağlıklı bir diyetin sürdürülmesi açısından rol oynayan faktörlerdir. Yetersiz klinik kontrol sonucu ortaya çıkan uzun süreli komplikasyonlardan, psikososyal refah ve diyabet kontrolü arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılması yoluyla kaçınılabilir. Hipoglisemi korkusu diyabet kontrolünü etkiler Hipoglisemi korkusunun da diyabet yönetimi ve kontrolü üzerinde bir etkisi olduğu düşünülmektedir 84. Farkındalık eksikliği ve hipoglisemi korkusu nedeniyle diyabetli bireyler ve sağlık hizmeti sunanlar arasında insülin tedavisinin düşük kabul görmesi insülin tedavisine başlamanın geciktirilmesine yol açabilir 85,86,87. Aynı zamanda, halihazırda insülin tedavisi gören ve hipoglisemi korkusu yaşayan bireyler yüksek glukoz düzeylerini koruyarak hipoglisemiyi önlemek için gereğinden fazla düzeltici ve önleyici adımlar atabilir. Çalışmalar düşük insülin rezervlerine sahip bireyler için yoğun insülin tedavisinin diyabetle ilişkili komplikasyonları önlemek veya geciktirmek için en etkili yol olduğunu göstermiştir 31,32. İnsülin tedavisi gören bireyler için kan glukoz seviyesi farkındalık eğitimi hipoglisemi semptomları konusunda bilinci arttırarak hem hipoglisemi prevalansını ve korkusunu, hem de kontrol kaybı hissini azaltır. * ayak bakımı uzmanı 22

23 DAWN2 TM Çalışması: Diyabet hastalarının, ailelerinin ve bakım sürecindeki kişilerin psikososyal ihtiyaçlarının, dileklerinin ve tutumlarının değerlendirilmesi 88 DAWN2 orijinal DAWN çalışmasının devamıdır ve sadece diyabet hastalarıyla değil, aynı zamanda onların aile bireyleriyle, hemşireleriyle, diyetisyenleriyle, pratisyen hekimlerle ve uzmanlarla görüşerek tüm yönleriyle diyabet yükünü azaltmaya yönelik bir yaklaşım benimseyen, türünün ilk örneği olan bir çalışmadır. Çalışma 17 ülkeden katılımcı içermektedir. Çalışmanın üç ana amacı vardır: Diyabet hastalarının ve ailelerinin karşılanmamış ihtiyaçlarıyla ilgili anlayışı ve farkındalığı arttırmak Diyabet tedavisinde hasta katılımını ve psikososyal desteği güçlendirmek için diyaloğu ve işbirliğini teşvik etmek Birey merkezli diyabet tedavisi için uluslararası bir karşılaştırma sistemi kurmak Türkiye de, DAWN2 çalışmasında diyabet hastası 506 kişi, diyabet hastalarının ailelerinden 126 kişi ve diyabet hastalarına bakım hizmeti veren 280 sağlık mesleği mensubundan oluşan toplam 912 kişiye anket yapılmıştır. Diyabet hastalarının psikososyal göstergeleri 27 DAWN2 diyabetin hastalar için anlamlı bir psikolojik yük teşkil ettiğini ortaya çıkarmıştır. %28 %59 Diyabet eğitimi Yanıt verenlerin %28 i bir diyabet eğitim programına katılmıştır. %19 DAWN2 TM Türkiye sonuçları %15 %59 %41 Diyabette Diyabetle ilişkili depresyon sıkıntı Yanıt verenlerin Yanıt verenlerin %19 u olası %59 u diyabetle depresyon belirtileri ilişkili sıkıntı göstermiştir (WHO- yaşadığını 5 skoru 28) bildirmiştir (PAID- 5 40) Dayanak: Diyabetli tüm kalifiye edilmiş bireyler (Tip 1: n=80, Tip 2: n=42) %28 %18 Diyabetle ilişkili ayrımcılık Yanıt verenlerin %28 İ diyabet hastası oldukları için ayrımcılığa maruz kaldıklarını hissetmiştir *Anketin yapıldığı tüm ülkeler için medyan değerdir Diyabet hastalarının aile bireyleri 89 Diyabetten ve tedavisinden aile bireyleri de olumsuz etkilenebilir. %36 *%34 %62 *%39 %50 *%37 %15 *%22 Yanıt verenlerin %36 sı aile üzerinde diyabetle ilişkili belirgin bir yük algılamıştır. Yanıt verenlerin %62 si diyabet hastası akrabaları hakkındaki endişeleriyle bağlantılı yüksek düzeyde sıkıntı bildirmiştir. Yanıt verenlerin %50 si diyabet hastası bireye en iyi ne şekilde yardımcı olacaklarını bilemedikleri için endişeli olduklarını bildirmiştir. Yanıt verenlerin %15 i herhangi bir diyabet eğitim programına veya aktivitesine katılmıştır. Genel olarak, katılımcıların %77 si bu aktiviteleri faydalı bulmuştur. Sağlık mesleği mensubu perspektifi 90 Sağlık kuruluşu %17 sağlık hizmetlerinin kronik hastalıkların kontrolü için iyi yönetildiğine inanmaktadır. Diyabete yüksek öncelik verilmelidir %71 diyabete daha yüksek öncelik verilmesi gerektiğine inanmaktadır. %86 %84 %71 %17 Kendi kendine kontrol eğitimi %84 diyabette kendi kendine kontrol eğitiminin ulaşılabilirliğinin artırılmasının diyabet yükünü azaltmaya yardımcı olacağına inanmaktadır. Daha nitelikli diyabet hemşireleri ihtiyacı %86 daha nitelikli hemşire eğitmenlerinin veya uzman diyabet hemşirelerinin bulunması gerektiğine inanmaktadır. Sayfa notu: Yukarıda DAWN2 çalışmasının sonuçlarının sadece bir kısmı verilmiştir. Türkiye ye ve diğer ülkelere ait sonuçların tam bir özeti için u ziyaret ediniz. 23

24 Veri toplamanın ve diyabet tedavisinin kalitesini karşılaştırmanın veri odaklı karar alma mekanizması için bir çerçeve sağlayarak gelecekteki sağlık hizmeti bütçelerini ve tedavi kalitesini olumlu etkileme potansiyeli bulunmaktadır. ALI BAZSEM ARQOUB Ürdün Tip 1 diyabetli 24

25 SONUÇLAR ÖLÇÜLÜP PAYLAŞILIRSA İYİLEŞTİRME SAĞLANABİLİR Diyabetin tüm yönlerine ilişkin bilgi toplamak ve analiz etmek kanıta dayalı sağlık hizmeti kararlarının iyileşmesine vesile olarak diyabetli bireyler için maliyetlerin düşürülmesini ve yaşam kalitesinin yükselmesini sağlar. Günümüzde tedavi kapsamı ve etkililiği hakkında sağlam bir bilgi temeli inşa ederek diyabet tedavisi anlamlı ölçüde iyileştirilebilir. Tedavi yöntemlerindeki, stratejilerdeki ve tedavi sistemlerindeki zayıflıkların belirlenebilmesi ve iyileşme sağlanabilmesi sadece sonuçlar ölçüldüğünde ve karşılaştırıldığında mümkündür. Sağlık hizmeti bütçelerindeki azalmalarla birlikte mevcut ekonomik koşullar mevcut sağlık hizmetleri üzerinde büyük bir baskı yaratmaktadır. Veri toplamanın ve diyabet tedavisinin kalitesini karşılaştırmanın bilgi temelinde karar almak için bir çerçeve sağlayarak hem sağlık mesleği mensupları hem politika belirleyiciler için gelecekteki sağlık hizmeti bütçelerini ve tedavi kalitesini olumlu etkileme potansiyeli bulunmaktadır. Diyabet hastası kayıtları Hastalık veya hasta kaydı bir hastanın spesifik teşhis, hastalık durumu veya prosedürüne ilişkin bilgi veya veri toplar. Veri tabanı sistemindeki tıbbi kayıtlar, sağlık hizmeti sağlayıcıları, hastalar veya idareciler tarafından diyabetin tedavisi ve yönetimi sürecinde kullanılabilecek veriler içerir. Kayıt sistemi her hastaya özel hastalık yönetimi sağlar ve hekimlere yüksek riskli hastaları belirlemede ve takip etmede yardımcı olurken, sağlık mesleği mensuplarına (ve hatta hastalara) belirli kalite hedeflerine ulaşmaları için belirli testler yaptırılmasına ilişkin hatırlatmalar sağlayabilir. Türkiye de resmi bir diyabet kaydı/veritabanı yoktur ve diyabet yüküne ilişkin tek veri kaynağı uluslararası ve ulusal anketlerdir 60. Türkiye de bir ulusal diyabet gözlem veritabanı geliştirilmesi gerekli kanıtların sağlanması için ilk adım olabilir 60. Diyabet tedavisi kalitesini araştırmak ve iyileştirmek üzere tedavi kalitesi izlem sistemlerini uygulamaya koyan ülkeler İsveç 91, ABD 92, Birleşik Krallık 93 ve İtalya dır 94. Ölç, Paylaş, İyileştir İyileştirmeler sadece sonuçlar ölçüldüğünde ve paylaşıldığında mümkündür. İYİLEŞTİR PAYLAŞ ÖLÇ Hasta sonuçları ve tedavi süreçleri yoluyla diyabet tedavisi kalitesini ÖLÇÜN. İlgili tüm paydaşlarla diyabet tedavisinin kalitesine ilişkin veri PAYLAŞIN. Tedavi kalitesinde iyi uygulamaları ve yenilikleri belirleyerek ve aktif biçimde yaygınlaştırarak diyabet tedavisinin kalitesini YÜKSELTİN. Changing Diabetes Barometresi diyabetle mücadelede elde edilen kazanımları ölçmek için bir çerçeve işlevi gören bir Novo Nordisk inisiyatifidir. İnisiyatifin amacı paydaşlara sağlık mesleği mensuplarına, politika belirleyicilere, uluslararası örgütlere ve sağlık endüstrisine diyabet tedavisinin kalitesi ve hasta sonuçlarıyla ilgili değerli bilgiler sağlamaktır. Changing Diabetes barometresiyle ilgili daha fazla bilgi için aşağıdaki adresi ziyaret edebilirsiniz. 25

26 DENEYİMLERİN paylaşılması Türkiye de ve bölgedeki diğer ülkelerde halihazırda diyabetle yenilikçi ve etkili yollarla mücadele eden birçok başarılı program ve girişim bulunmaktadır. İşe yarayan yöntemler konusunda bilgi ve fikir paylaşmak gelecek için en pozitif seçeneklerden birisidir. İtalya Kalite güvencesi yoluyla tedavi kalitesinin yükseltilmesi İtalya Diyabetologlar Derneği (AMD) diyabet yükünü azaltmak için tedavi kalitesini ölçmenin ve paylaşmanın önemini fark etmiştir. Bu nedenle, 2004 te tüm diyabet polikliniklerinden diyabet kalite göstergeleri toplamaya başlamıştır. İnisiyatif İtalya daki 250 diyabet kliniğinden oluşmaktadır ve tip 1 ve tip 2 diyabeti olan toplam kişiyi kapsar. Toplanan tedavi kalitesi verileri, benzer koşullar altında aynı sağlık sisteminde faaliyet gösteren en iyi merkezlerin belirlenmesiyle tespit edilmiş en üst standartlarla karşılaştırılmıştır. Bu yaklaşım İtalya da uygulamaya konan sürekli kalite iyileştirme çabalarının önemli bir özelliğini temsil etmektedir. Daha sonra sonuçlar özel bir yayın kanalıyla (AMD Annals) AMD web sitesinin bu amaç için ayrılmış olan sayfasında yayınlanır ve bir yıllık toplantıda araştırıcılarla tartışılır. Proje, ekstra kaynak veya mali teşvik ayırmadan, ilgili uzmanların özverileriyle mümkün kılınan ve hekimlerin önderlik ettiği çabalarla yürütülmektedir. Klinisyenlerin AMD Annals girişimine katılımı halihazırda sürecin ilerlemesinde ve ara sonuç göstergelerinde etkili olmuştur. Daha fazla bilgi almak için adresini ziyaret edebilirsiniz. İrlanda Sağlık kontrolleri İrlanda da teşhis edilmemiş diyabet olguları olduğunu ortaya çıkarmıştır İrlanda'daki en büyük sigorta şirketi olan Vhi Healthcare İrlanda da potansiyel olarak teşhis edilmemiş diyabet ve teşhis edilmemiş prediyabet olgusu bulunduğunu hesaplamıştır; bu olgular birlikte popülasyonun %11 ini oluşturmakta olup kaygı uyandırıcıdır. Bir tarama projesinde katılımcıların %63 ünün fazla kilolu veya obez olduğu, %74 ünde yüksek kolesterol, %25 inde yüksek tansiyon olduğu saptanmıştır. Bu bulgular öngörülere göre belirgin olarak yüksektir. Bu hesaplamalar yaşları arasındaki, daha önce teşhis konulmamış den fazla kişinin bir klinik değerlendirmeye bir açlık plazma glukozu (FPG) testine katılmak üzere rasgele seçildiği bir tarama projesine dayalı olarak yapılmıştır. Çalışmada basit, kombine bir Fin Diyabet Riski Skoru ve FPG skorunun teşhis konmamış diyabetli bireylerin %91 ini ve teşhis konmamış prediyabetli bireylerin %74 ünü belirleyeceğini saptamıştır. Vhi Healthcare tarama projesi tip 2 diyabetin ve prediyabetin en iyi nasıl saptanacağını, bu hastalıklara nasıl müdahale edileceğini ve bunların nasıl tedavi edileceğini araştıran prestijli bir AB projesine dahil edilmek üzere seçilmiştir. Daha fazla bilgi almak için invitation-screening.jsp adresini ziyaret edebilirsiniz. Katar Diyabetle ilgili eyleme geçmek üzere ortaklık Katarlılar arasında diyabet prevalansı çok yüksek olup bu durum Katar ı dünyada en yüksek diyabet insidansına sahip ülkeler arasında en üst sıradaki on ülke arasına sokmaktadır. Uluslararası Diyabet Federasyonu, 2013 yılı itibariyle Katar nüfusunun 26

27 %16 sının diyabet hastası olduğunu, buna ilaveten %14 ünün de bozulmuş glukoz toleransına sahip olduğunu öngörmektedir. Diyabetle ilgili bilinç uyandırmak, risk altındakilerin bu hastalığı önlemesinde yardımcı olmak ve halihazırda diyabetle yaşayan kişilere sağlıklarını nasıl daha iyi kontrol edebileceklerine ilişkin tavsiye vermek açısından Katar daki yetkili makamlara destek olma çabasının önemli bir kısmı olarak, özgün bir kamuözel sektör ortaklığı olan "Action on Diabetes" kurulmuştur. Ortaklar şunlardır: Yüksek Sağlık Konseyi, Hamad Medical Corporation, Primary Health Care Corporation, Katar Diyabet Derneği Katar Vakfı Üyesi, Maersk Oil ve Novo Nordisk. Geçtiğimiz yılda, "Action on Diabetes" farkındalık yaratmak için kamu taraması kampanyaları ve hemşirelerin diyabet kontrolüne ilişkin bilgilerini artırmak üzere bir çevrimiçi akreditasyon kursu gibi çeşitli faaliyetlere öncülük etmiştir. Daha fazla bilgi almak için qa adresini ziyaret edebilirsiniz. Mısır Diyabet gelişimi risk faktörlerinin azaltılması Mısır da, Ocak 2011 den başlanarak beş yıl boyunca uygulanmak üzere, bir destekleyici eylem planı ile birlikte, diyabetin önlenmesine ve kontrolüne ilişkin bir Ulusal Strateji oluşturulmuştur. Planın üç temel amacı vardır: epidemiyi anlamak, diyabet risk faktörlerini azaltmak ve sağlık hizmeti sistemlerini ve dağıtımını güçlendirmek. İlk amaç sosyal, ekonomik, davranışsal ve politik belirleyicileri analiz etmek üzere diyabet epidemisinin haritasını çıkarmayı içermektedir. Bu amaç doğrultusunda, diyabet kontrolünü destekleyen bir ortamın geliştirilmesi açısından politik, düzenleyici ve mali önlemler için kılavuzları sağlamak üzere özel olarak dezavantajlı popülasyonlara odaklanılmaktadır. İkinci amaç sağlıksız beslenme ve hareketsizlikle mücadele ederek bireylerin diyabet risk faktörlerine, özellikle obeziteye maruziyetini azaltmaktır. Nihai amaç düşük maliyetli müdahalelerle birlikte normlar ve tedavi kontrol kılavuzları geliştirerek diyabetli bireyler için sağlık hizmetlerini güçlendirmektir. Ürdün Din adamlarının Ramazanda diyabet bilinci uyandırmak üzere harekete geçirilmesi Diyabetin önlenmesine ve kontrolüne ilişkin Ürdün stratejisi, sağlıklı bir diyetin ve fiziksel aktivite düzeylerinin teşvik edilmesi ile birlikte diyabetin ve hipergliseminin kontrolünün iyileştirilmesine odaklanmaktadır. Strateji diyabetli bireylere kendi tedavilerini daha etkili biçimde kontrol edebilmeleri için beceri kazandırmak üzere kapasiteyi güçlendirmeyi ve risk faktörlerini azaltmayı amaçlamaktadır. Toplumu diyabetle, diyabete yol açan risk faktörleriyle ve takip edebilecek komplikasyonlarla ilgili eğitmek üzere çaba göstermek toplumun tüm kesimlerinden koordine yanıt gerektirir. Ürdün de ortak bir çaba olarak farkındalık yaratmak için, 2010 yılında Diyabet, Hipertansiyon, Hiperlipidemi ve Obezite Ulusal Stratejisi uygulamaya geçirilmiştir. Strateji komitesi nüfusun büyük bir bölümüne ulaşmak amacıyla, insanların bilincinin yeme alışkanlıklarına, düşüncelerine ve davranışlarına yöneldiği manevi bir oruç dönemi olan Ramazan süresince diyabetle ilgili farkındalığı yaygınlaştırmaya yönelik bir kampanyaya katılımlarını sağlamak üzere İslami İşler Bakanlığı ile iletişime geçmiştir. Din kurumlarının çalışmalarına sağlıklı bir yaşam tarzı ve diyabeti, hipertansiyonu ve obeziteyi kontrol etmede egzersizin önemiyle ilgili mesajların dahil edilmesinin çok sayıda vatandaşa ulaşmak için iyi bir yol olduğu düşünülmüştür. İslami İşler Bakanlığı diyabet, hipertansiyon ve obezite riskleriyle ilgili eğitim vermek için imamlarla ve kadın vaizlerle bir dizi toplantı düzenlemiştir. Dini liderler için bilimsel temelli konuşmalar ve camilerin panoları aracılığıyla dağıtılmak üzere basılı broşürler ve afişler hazırlanmıştır. Ramazan ayı boyunca, Ramazanda Beslenme Kılavuzu başlıklı bir kitapçıktan 100 kopya basılmış ve camilerde dağıtılmıştır. 27

28 TÜRKİYE: Projeler ve Girişimler Güneydoğu Anadolu Diyabet Destek Projesi (GAPDIAB) Güneydoğu Anadolu Diyabet Destek Projesi, 2000 yılının Kasım ayı ile 2006 yılları arasında hayata geçirilmiş olan bir sivil toplum girişimidir ve Türkiye Diyabet Vakfı tarafından koordine edilmiştir. Girişim, aralarında Güneydoğu Anadolu Bölgesi nden 6 adet üniversitenin de yer aldığı 30 u aşkın kurum ve Türk Tıp Derneği, Diyabet Hemşireleri Derneği, Türkiye Diyetisyenler Derneği ve Türk Eczacılar Birliği gibi çeşitli kuruluşların bir araya gelmesiyle oluşturulmuştur. Girişim, Sağlık Bakanlığı tarafından da desteklenmiştir. Proje, bölgedeki yüksek prevalans değerleri, diyabet risk faktörüne sahip kişilerin sayısı, diyabet ile ilgili komplikasyonların oranı ve bölgedeki sosyoekonomik faktörlerin etkisiyle diyabet tedavisindeki yetersizlikleri ele almak adına başlatılmıştır. Proje kapsamında, diyabetin bölgede ne kadar ciddi bir kamu sağlığı problemi olduğunun teşhis edilmesiyle beraber, arasında önemli bir kapasite artışı ile diyabet merkezlerinin sayısı 5 ten 28 e, bu merkezlerin yıllık hasta kapasitesi de den e çıkartılmıştır. Bu süreçte bölgedeki üniversitelerle diğer hastaneler ve ayrıca bölgedeki diğer paydaşlar arasında diyabet sorununu ele almak adına kuvvetli bir işbirliği oluşturulmuştur. Birçok şehirde diyabet hastaları için dernekler kurulmuştur. Bu derneklerin bir kısmı bireysel oluşumlar iken bir kısmı ise ulusal Diyabetle Yaşam Derneği ne bağlıdır. Bu proje, St. Vincent Bildirgesi nin bölgesel düzeyde hayata geçirilmesi için çok iyi bir örnek teşkil etmektedir. Diyabet Akran Eğitimi - DAKE Sağlık sistemleri diyabet hastası kişilerin sayısındaki artışı ile beraber bu alanda gelecek talebi karşılayacak kaynaklara genellikle sahip değildir. Diyabet bakımı konusunda farkındalık yaratmak açısından akran eğitmenlerin güvenilir ve tutarlı bir bilgi kaynağı olarak olumlu bir etkisi olacağı düşünülmektedir. Benzer tecrübe ve normları paylaştıkları için kişisel bakım konusunda önemli ve doğru bilgi aktarımında bulunacakları ve bu vesileyle diyabetin sonuçları üzerinde yararlı bir etkiye sahip olacakları değerlendirilmiştir. Bu ihtiyacı karşılamak adına Diyabet Akran Eğitimi- DAKE projesinin sağlık mensupları tarafından sunulan hizmetlere tamamlayıcı bir nitelik taşıyacağı düşünülmüştür. Program Kasım 2011 den başlayarak üç yıl boyunca Türkiye genelinde 23 şehirde diyabet hastası kişilere eğitmenler vasıtasıyla ulaşılacak şekilde tasarlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Türkiye Diyabet Vakfı koordinatörlüğünde gerçekleştirilen bu program aynı zamanda Dünya Diyabet Vakfı tarafından da desteklenmektedir. Program kapsamında şimdiye kadar den fazla kişiye ulaşılmıştır. Diyabet eğitimi ve diyabetin sonuçlarının optimizasyonunun yanı sıra, proje diyabet hastaları arasındaki sosyal ilişkileri geliştirmeyi, hasta organizasyonlarını güçlendirmeyi be toplumda diyabet farkındalığı yaratmayı hedeflemektedir. Bu açılardan bu program diğer kronik hastalıkların yönetiminde de ideal bir model olarak değerlendirilebilir. 28

29 Diyabeti Durduralım projesi Ülke çapındaki Diyabeti Durduralım projesi 2011 yılında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Türkiye Diyabet Vakfı koordinatörlüğünde başlatılmıştır. Proje 3 yıl boyunca sağlıklı yaşam tarzını tüm yaşam mekanlarında teşvik etmeyi hedeflemektedir. Bu amaçla her biri bir hedef kitleye odaklı modüler bir proje olarak düzenlenmiştir: Hamile kadınlar/ hamilelik planlayan kadınlar, okul çağındaki çocuklar, üniversite öğrencileri, çalışanlar, genel kamuoyu ve diyabet hastaları. Aynı modül altında birkaç program birden yürütülmektedir; ana bileşenler ise: Farkındalık ve sağlıklı yaşam tarzını teşvik edecek eğitim programları Fiziksel aktivite ve düzenli sporu teşvik edecek programlar Ülke çapında diyabet hastaları arasındaki diyaloğu geliştirecek ve diyabet hasta derneklerini güçlendirecek aktiviteler. Diyabet Akran Eğitim Programı-DAKE bu modülün programlarından biridir. Diyabet Parlamentosu Diyabet parlamentosu, diyabet alanındaki tüm paydaşları bir araya getirerek karar verme mekanizmasında yer alan T.C. Cumhurbaşkanlığı, TBMM Sağlık Komisyonu üyeleri, Aile çalışma ve sosyal güvenlik konuları ile sorumlu meclis üyeleri, Sağlık Bakanlığı ve diğer devlet kurumları ile diyabet alanındaki sorunlar hakkında direkt iletişim ve işbirliği olanağı sağlamaktadır. Türkiye Diyabet Vakfı tarafından koordine edilen Diyabet Parlamentosu, 2011 den bu yana düzenli olarak toplanmakta olan ve halen devam eden bir girişimdir. Her oturum genellikle diyabet önleme stratejileri, sağlık hizmetleri, hasta hakları, ilaç ve tıbbi cihazların erişilebilirliği, diyabet hastalarına karşı ayrımcılık ve en son Diyabet Parlamentosundan bu yana olan gelişmeler konusundaki tartışmalara odaklı olarak sürdürülmektedir. Her oturum sonrası tartışmalar bir araya getirilip rapor kitabı olarak yayınlanmaktadır. Bu açıdan Diyabet Parlamentosu ulusal diyabet politikalarının gerçekleştirilmesine yönelik başarılara da katkı sağlayacak şekilde süreçlerin ve ilerlemelerin değerlendirilmesi ve takibini de sağlayan bir sivil girişim olarak görev alır. Okulda Diyabet Programı Türkiye Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği, 2010 yılında Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı işbirliğiyle Okulda Diyabet programını başlatmıştır. Türkiye için Okulda Diyabet Programı Nisan 2010 da, öğretmenlerin diyabet hastası çocukların ihtiyaçları konusunda bilinçlendirilerek okulda bu çocuklara desteğin artırılması ve diyabet, sağlıklı beslenme ve obezite konularında genel farkındalığın artırılması temel amacı ile uygulamaya konmuştur. Ankara da çeşitli okullarda eğitim oturumları düzenlenmiştir. Bir eğitim oturumundan önce, Ankara da üç bölgeden 1054 öğretmene diyabet bilgilerini değerlendirmek amacı ile bir anket yapılmıştır. Anketin sonuçları aşağıdaki gibidir: Öğretmenlerin %94 ü diyabetin doğru bir tanımını yapabilmiştir. Öğretmenlerin %47,6 sının diyabetle ilgili orta düzeyde bilgi sahibi olduğu görülmüştür Öğretmenlerin %32,4 ünün diyabetle ilgili bilgi düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür Anketten elde edilen bulgular oğretmenlerin diyabetle ilgili sınırlı bilgiye sahip olduğunu göstermiştir. Bu nedenle, düzenlenecek eğitim oturumları veya kurs programları öğretmenler arasında diyabet bilgisini arttırabilir yılı sonu itibariyle ; okulda 30 öğretmen tarafından 7,5 milyondan fazla öğrenci ve yaklaşık öğretmen eğitilmiştir. Diyabet eğitimi almış olan öğretmenler toplam 40 çocukta diyabet tespit edilmesine yardımcı olmuştur. 29

30 Sözlerden eylemlere geçiş Diyabete ve ilişkili risk faktörlerine dikkat çekilmesi diyabeti uluslararası sağlık gündeminde ön plana çıkarmıştır. Türkiye de yaklaşmakta olan diyabet sorununun önemini fark etmiş ve durumu ele almak için eyleme geçmiştir St Vincent Deklarasyonu Diyabetle ilgili genel hedefler ve standartların yanı sıra katılımcı ülkeler bir dizi tedavi iyileştirme planı üzerinde anlaştı İstanbul Taahhüdü St Vincent Deklarasyonu tekrar onaylandı ve 40 ülke ulusal diyabet planlarını sundu Türkİye St. Vincent BİLDİRGESİNİ İmzaladı 1994 Türkİye Dİyabet Kontrolü Ulusal Programı Türkiye Sağlık Bakanlığı Diyabet Kontrolü için ulusal bir program tanıttı ve uygulamaya koydu Dİyabet, Obezİte ve Hİpertansİyon Kontrol Planı Ulusal Programı Türkiye Sağlık Bakanlığı stratejisini güncelledi. 30

31 Diyabet tehdidi ile başa çıkmaya yönelik uluslararası irade çeşitli temel deklarasyonlarla ve planlarla ifade edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa Bölge Ofisi (WHO/Avrupa) tarafından desteklenen ve diyabetle mücadele etmede birçok girişim vaadinde bulunan 1989 St Vincent Deklarasyonu 95 ilklerden biri olmuştur. St Vincent Deklarasyonu ulusal diyabet programlarının önemini kabul eden ilk girişimdir Bİrleşmİş Mİlletler Dİyabet Kararı Birleşmiş Milletler (BM) diyabeti global bir hastalık olarak tanıdı ve tüm ülkelerin sağlık makamlarını bu hastalıkla mücadeleye davet etti. İlk olarak 1991 de IDF ve WHO tarafından dünyda diyabetin tehlikeli artışına bir farkındalık oluşturmak için saptanan Dünya Diyabet Günü her yıl hatırlanmak üzere resmi olarak tanınmış bir gün haline geldi DİYABETİ ÖNLEMEK İÇİN AVRUPA EĞİTİM STANDARDLARI VE KILAVUZU Diyabeti önlemek için AB tarafından Avrupa Eğitim Standardları ve Kılavuzu geliştirilmiş ve uygulamaya konulmuştur Türkİye DİYABETİ Önleme ve Kontrol Programı 2010 'OKULDA DİYABET' PROGRAMI 2011 Bulaşıcı Olmayan Hastalıkların Önlenmesİne ve Kontrolüne İLİŞKİN Bİrleşmİş Mİlletler Üst Düzey Toplantısı Eylül 2011 de, devlet başkanları ve hükümet liderleri bulaşıcı olmayan hastalıklarla ilgili bir BMK Üst Düzey toplantısına katıldı ve burada delegeler hükümetler, özel sektör ve sivil toplum tarafından bulaşıcı olmayan hastalıklarla mücadele etmek üzere bir kampanya başlatılması çağrısında bulunan bir politik deklarasyon (A/66L.1) kabul edildi Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesinde Dİyabete ve Bulaşıcı Olmayan Kronik Hastalıklara İLİŞKİN Dubai BİLDİRGESİ MENA bölgesinden 22 ülke bölgede önlemleri ve erken teşhisi arttırarak ve tedavi kalitesini iyileştirerek diyabet sorunu ile mücadele etmek üzere bir deklarasyon üzerinde anlaştı DİYABETİ Durduralım PROJESİ 2012 AVRUPA BİRLİĞİ Dİyabet Kararı AB Parlamentosu üye devletlerde diyabet epidemisi ile mücadele edilmesine ilişkin bir karar aldı Kopenhag Yol HARİTASI Avrupa çapında diyabet ve kronik hastalıkların tedavisini iyileştirmek üzere çalışan paydaşlara esin verme amacıyla çok paydaşlı bir belgenin hazırlanması. Belge 2012 Avrupa Diyabet Liderlik Forumunun sonuçlarını ana hatları ile açıklamaktadır Kronİk Olmayan Hastalıkların Önlenmesİne ve Kontrolüne Yönelİk WHO Global Eylem Planı Dünya Sağlık Örgütü BM Üst Düzey Toplantısı (2011) kararlarının uygulanmasını ve sonuçlarını ve bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesini ve kontrolünü takip etmeyi amaçlayan bir eylem planı yayınladı İSTANBUL DİYABET YOL HARİTASI Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesi Türkiye 2013 organizasyonunun akabinde Türkiye ve bölge ülkelerde diyabetin engellenmesi ve tedavisinin geliştirilmesi adına ulaşılabilir ve güçlü girişimler içeren ve kamuoyu ile paylaşılmak üzere hazırlanan bir dokümandır DİYABET parlamentosu 31

32 32 JIM SHEEDER ABD Tip 2 diyabetli

TÜRKİYE BÖBREK HASTALIKLARI ÖNLEME VE KONTROL PROGRAMI (2014-2017)

TÜRKİYE BÖBREK HASTALIKLARI ÖNLEME VE KONTROL PROGRAMI (2014-2017) TÜRKİYE BÖBREK HASTALIKLARI ÖNLEME VE KONTROL PROGRAMI (2014-2017) Ankara 2014 TÜRKİYE BÖBREK HASTALIKLARI ÖNLEME VE KONTROL PROGRAMI EYLEM PLANI (2014-2017) ANKARA 2014 ISBN : 978-975-590-505-1 T.C.

Detaylı

Sürdürülebilir Kamu İlaç Finansman Modeli için yol haritası ve süreç yönetimi

Sürdürülebilir Kamu İlaç Finansman Modeli için yol haritası ve süreç yönetimi Sürdürülebilir Kamu İlaç Finansman Modeli için yol haritası ve süreç yönetimi Haziran 2012 2 İçindekiler Giriş...1 Mevcut Durum Analizi...2 Sürdürülebilirlik...14 Yapısal Reform Alanları...18 Sürdürülebilir

Detaylı

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI SOSYAL SEKTÖRLER VE KOORDİNASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2007 ISBN 978 975 19-4115 - 5 (basılı nüsha) Bu Çalışma Devlet Planlama Teşkilatının

Detaylı

ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ

ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... 1 YASAL DAYANAK... 1 YÖNTEM... 2 GENÇLİK POLİTİKALARI... 4 1. GİRİŞ... 4 1. 1. Gençlik Tanımı... 4 1. 2. Neden Gençlik Politikası... 5 2.

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNTİHAR

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNTİHAR DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNTİHAR intiharla mücadelede çözüm yolları MUHAMMED MURTAZA YETİŞ AK Parti Adıyaman Milletvekili Sağlık Aile Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi YÖNETİCİ ÖZETİ İntihar vakalarının

Detaylı

Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu

Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu Türkiye nin 2012 BM Sürdürülebilir Kalkınma Konferansına (Rio+20) Hazırlıklarının Desteklenmesi Rio dan Rio ya: Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu -2012- Rio dan Rio ya: Türkiye de Sürdürülebilir

Detaylı

İnsan Hakları ve Karşılaştırmalı Sosyal Politika Yaklaşımı Işığında. Türkiye'de Ruh Sağlığı Politikaları: Tespitler ve Öneriler OLKAN ILMAZ

İnsan Hakları ve Karşılaştırmalı Sosyal Politika Yaklaşımı Işığında. Türkiye'de Ruh Sağlığı Politikaları: Tespitler ve Öneriler OLKAN ILMAZ İnsan Hakları ve Karşılaştırmalı Sosyal Politika Yaklaşımı Işığında Türkiye'de Ruh Sağlığı Politikaları: Tespitler ve Öneriler V Y OLKAN ILMAZ İstanbul Bilgi Üniversitesi Kasım 2012 İnsan Hakları ve Karşılaştırmalı

Detaylı

fatih projesi eğitimde dönüşüm için bir fırsat olabilir mi?

fatih projesi eğitimde dönüşüm için bir fırsat olabilir mi? ERG RAPORLARI fatih projesi eğitimde dönüşüm için bir fırsat olabilir mi? politika analizi ve önerileri fatih projesi eğitimde dönüşüm için bir fırsat olabilir mi? politika analizi ve önerileri Eğitim

Detaylı

EDİRNE ŞEHİR MERKEZİNDE Kİ SON TRİMESTER GEBELERİN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ, YAŞAM KALİTELERİ, KAYGI DÜZEYLERİ

EDİRNE ŞEHİR MERKEZİNDE Kİ SON TRİMESTER GEBELERİN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ, YAŞAM KALİTELERİ, KAYGI DÜZEYLERİ T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI Tez Yöneticisi Yrd. Doç.Dr. E. Melih ŞAHİN EDİRNE ŞEHİR MERKEZİNDE Kİ SON TRİMESTER GEBELERİN SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ, YAŞAM KALİTELERİ,

Detaylı

TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI

TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI Dr. Şule Çağlar KISALTMALAR...4 ÖNSÖZ...5 GİRİŞ...6 ULUSLARARASI ÇERÇEVE...8 ULUSAL ÇERÇEVE... 12 ELDE

Detaylı

İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI

İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI 1 İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI 2 İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI Yıldız Ecevit Şubat 2010 Hazırlayan: Yıldız Ecevit Tasarım: TORNA Tasarım (www.tornatasarim.com)

Detaylı

İNSANİ YARDIM ÇALIŞMALARINDA ÇOCUK KORUMA YA YÖNELİK ASGARİ STANDARTLAR

İNSANİ YARDIM ÇALIŞMALARINDA ÇOCUK KORUMA YA YÖNELİK ASGARİ STANDARTLAR İNSANİ YARDIM ÇALIŞMALARINDA ÇOCUK KORUMA YA YÖNELİK ASGARİ STANDARTLAR 1 Çocuk Koruma Çalışma Grubu (ÇKÇG) insani yardım çalışmalarında çocuk koruma konusunda eşgüdüm gerçekleştirilmesi için çalışan küresel

Detaylı

Sağlık Hizmetinin Alternatif Bir Sunum Şekli Olarak Evde Hasta Bakımı

Sağlık Hizmetinin Alternatif Bir Sunum Şekli Olarak Evde Hasta Bakımı İstanbul Tıp Derg - Istanbul Med J 2010;11(3):125-132 DERLEME - REVIEW Sağlık Hizmetinin Alternatif Bir Sunum Şekli Olarak Evde Hasta Bakımı In-Home Health Services as an Alternative Form of Presentation

Detaylı

BECERI 10. UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. Her beceri bir altın bilezik...

BECERI 10. UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. Her beceri bir altın bilezik... BECERI 10 Beceri Beceri kazandirma kazandırma ve ve meslek ve iş edindirme seferberligi... seferberliği... UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi Her beceri

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAK İÇİN TEMEL GERİATRİ BİRİNCİ BASAMAK İÇİN TEMEL GERİATRİ

BİRİNCİ BASAMAK İÇİN TEMEL GERİATRİ BİRİNCİ BASAMAK İÇİN TEMEL GERİATRİ BİRİNCİ BASAMAK İÇİN TEMEL GERİATRİ 1 Bu kitabın tüm yasal hakları Ankara Tabip Odası, Türk Geriatri Derneği ve Pratisyen Hekimlik Derneği ne aittir, kurumların izni olmaksızın depolanamaz, kopyalanamaz

Detaylı

OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI

OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI 1 2 OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI ÖNSÖZ Turizm sektörü son yıllarda gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler için giderek daha büyük bir önem kazanmaktadır.

Detaylı

DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİNİN AB'YE MUHTEMEL ETKİLERİ

DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİNİN AB'YE MUHTEMEL ETKİLERİ DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİNİN AB'YE MUHTEMEL ETKİLERİ Kasım 2004 İÇİNDEKİLER GİRİŞ 1 A- HUKUKİ DURUM 4 1. Türkiye-AB İlişkileri 4 B- SİYASİ KONULAR 7 1. Siyasi Kriterlere

Detaylı

sürdürülebilir bir dünya için kurumsal çözümler İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ DOĞRU ANLAMAK VE UYGULAMAK

sürdürülebilir bir dünya için kurumsal çözümler İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ DOĞRU ANLAMAK VE UYGULAMAK sürdürülebilir bir dünya için kurumsal çözümler İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ DOĞRU ANLAMAK VE UYGULAMAK İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği - Türkiye, 2015 Göksu Evleri Göztepe Mah. Akkavak Cad.

Detaylı

çocuklar için birleşin

çocuklar için birleşin SAYILARLA DÜNYA ÇOCUKLARININ DURUMU 2014 HER ÇOCUK ÖNEMLİDİR Eşitsizliklerin ortaya konulması, çocuk haklarının ileriye götürülmesi çocuklar için birleşin Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF)

Detaylı

Yenilenebilir Enerji Kanunu

Yenilenebilir Enerji Kanunu I II Antalya nın Karbon Ayakizi Envanteri ve Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı konulu Antalya Büyükşehir Belediyesine ait proje, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı tarafından finanse edilen TR61/13/DFD referans

Detaylı

SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİNİN VE İL EYLEM PLANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ RAPORU

SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİNİN VE İL EYLEM PLANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ RAPORU SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİNİN VE İL EYLEM PLANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ RAPORU ANKARA Aile, Kadın, Çocuk ve Özürlü Sosyal Hizmet Danışma Hattı SOKAKTA YAŞAYAN

Detaylı

TÜRKİYE DE DÜZENSİZ GÖÇ

TÜRKİYE DE DÜZENSİZ GÖÇ TÜRKİYE DE DÜZENSİZ GÖÇ Prof. Dr. Ahmet İÇDUYGU Damla B. Aksel Eylül 2012 ANKARA Bu araştırma Uluslararası Göç Örgütü Türkiye tarafından yayımlanmıştır İçindekiler 1. Giriş - Başlıca Sorular ve Çalışmanın

Detaylı

GENEL BAKIŞ Sadece Diploma Değil, Beceri

GENEL BAKIŞ Sadece Diploma Değil, Beceri GENEL BAKIŞ Sadece Diploma Değil, Beceri Doğu Avrupa ve Orta Asya da Eğitimin Sonuca Odaklı Yönetimi Lars Sondergaard ve Mamta Murthi ile Dina Abu-Ghaida, Christian Bodewig, ve Jan Rutkowski DÜNYA BANKASI

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ DERS NOTLARI Doç.Dr.GürhanUYSAL Ondokuz Mayıs Üniversitesi, İİBF, İşletme Bölümü, Samsun 1 Giriş Bu araştırmada insan kaynakları uygulamaları olarak işgören bulma ve seçme süreci,

Detaylı

TÜRKİYE DE BÜYÜK KENTLERİN GECEKONDU VE ÇÖKÜNTÜ MAHALLELERİNDE YAŞANAN YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA

TÜRKİYE DE BÜYÜK KENTLERİN GECEKONDU VE ÇÖKÜNTÜ MAHALLELERİNDE YAŞANAN YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA TÜRKİYE DE BÜYÜK KENTLERİN GECEKONDU VE ÇÖKÜNTÜ MAHALLELERİNDE YAŞANAN YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA Fikret Adaman (Ekonomi Bölümü, Boğaziçi Üniversitesi) Çağlar Keyder (Sosyoloji Bölümü, Boğaziçi Üniversitesi)

Detaylı

CDP Türkiye - En İyi Uygulamalar Kitapçığı

CDP Türkiye - En İyi Uygulamalar Kitapçığı CDP - En İyi Uygulamalar Kitapçığı CDP ye yanıt veren Tu rkiye s irketleri ic in en iyi uygulamalar rehberi CDP Sponsoru CDP Rapor Sponsoru Proje Ortağı b İçindekiler Çalışmanın amacı 02 Global 500 malzeme

Detaylı

Analiz. seta TÜRKİYE DE SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ: MEVCUT DURUM, SORUNLAR VE ÖNERİLER ERDAL GÜMÜŞ

Analiz. seta TÜRKİYE DE SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ: MEVCUT DURUM, SORUNLAR VE ÖNERİLER ERDAL GÜMÜŞ seta Analiz. S E T A S i y a s e t, E k o n o m i v e T o p l u m A r a ş t ı r m a l a r ı V a k f ı w w w. s e t a v. o r g A ğ u s t o s 2 0 1 0 TÜRKİYE DE SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ: MEVCUT DURUM, SORUNLAR

Detaylı

VİZYON 2023 Ulaştırma ve Turizm Paneli VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ RAPOR. ULAŞTIRMA ve TURİZM PANELİ. Temmuz.

VİZYON 2023 Ulaştırma ve Turizm Paneli VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ RAPOR. ULAŞTIRMA ve TURİZM PANELİ. Temmuz. VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ RAPOR ULAŞTIRMA ve TURİZM PANELİ Temmuz. 2003 Ankara İÇİNDEKİLER: ÖNSÖZ PANEL ÜYELERİ PANELİN YAPISI, ÇALIŞMA PROGRAMI ve YÖNETİCİ ÖZETİ 1 ULAŞTIRMA: 1. GİRİŞ 5 1.1.

Detaylı