Prof. Dr. Nükhet YILMAZ TURGUT Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Öğretim Üyesi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Prof. Dr. Nükhet YILMAZ TURGUT Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Öğretim Üyesi"

Transkript

1 Prof. Dr. Nükhet YILMAZ TURGUT Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Öğretim Üyesi Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar Hakkındaki Tartışmanın Boyutları I.GİRİŞ Modern biyoteknolojinin gelişmesiyle birlikte dünya gündemine yerleşen tartışmalı sorunların en önemlilerinden birisi genetik yapısı değiştirilmiş organizmalardır (GDO). Konunun küresel düzeyde önem kazanması tüm insanların sağlığını ve yaşamını doğrudan ilgilendirmesi yüzündendir. Buna bağlı olarak sosyo-ekonomik, politik ve etik boyutların da belirginlik kazanmasıyla birlikte, konu, küresel ölçekte çeşitli çekişmelerin yaşandığı bir sorun haline gelmiştir. Burada amaç konunun belli bir boyutunu ayrıntılı şekilde açıklamak değil, bütününe ilişkin çerçeveyi önemli tüm yönlerini vurgulamak suretiyle ortaya koymaktır. II. KAVRAMSAL BELİRLEME GDO konuya ilişkin en kapsamlı sözcük olup tarım alanı söz konusu olduğunda genetik yapısı değiştirilmiş (GD) bitkiler, ürünler, gıdalar ya da transgenik ürünler gibi terimler kullanılmaktadır ki bu makalede bu alan (kısaca GDÜ) üzerinde durulacaktır.. Biyoteknoloji, eskiden beri uygulanan, geleneksel-klasik- yöntemleri de kapsayan geniş anlamlı bir kavram olup önceleri kullanıldığı alanlar tıp, tarım ve hayvancılık olmuş, sonraki gelişmelerle, bunlara çevre ve endüstri de eklenmiştir1. Dolayısıyla bilimsel çalışmalarda ve çeşitli belgelerde çok sayıda tanıma rastlamak bizi şaşırtmamalıdır2. Esasen, ilk bakışta birbirinden farklı gibi gözüken, bu tanımlar incelendiğinde, biyolojik sistemlerin kullanılması nın hepsinde odak noktasını oluşturduğu görülebilir. Açıkçası biyoteknoloji canlı organizmaların ve bunların bileşenlerinin istenilen özelliklerde (verimlilik, dayanıklılık gibi) mal ve hizmet üretebilmek amacına yönelik teknikleri içeren bir kavramdır. İşte bu tekniklerin geliştirilmesindeki en son aşama modern biyoteknoloji kavramının kökeni olan gen mühendisliğinin devreye girmesi ve genetik yapıyı değiştirme tekniğinin klasik yöntemler yerine kullanılmak üzere geliştirilmesidir. Gen mühendisliği, yeni, kalıcı ve istenebilir bir organizmanın ortaya çıkarılması için, genlerin, doğal sınırları gözardı eden yapay yollarla aktarılmasını esas almakta; aktarım, bitki ve hayvanların dahil olduğu çeşitli organizma türleri arasında ve değişik yollarla yapılmaktadır. Gen değişikliği başka bir bitki, hayvan, virüs ya da bakteriden alınan yabancı bir genin bir başka canlının hücre yapısına doğrudan ya da dolayısıyla sokulması şeklinde gerçekleşmekte, böylece elde edilen yeni organizmalara da GDO denilmektedir3. Nitekim, aşağıda değinilecek olan, Biyogüvenlik Protokolü, GDO yerine kullandığı, değiştirilmiş canlı organizmalar sözcüğünü modern biyoteknoloji kullanılarak elde edilmiş genetik materyalin karışımını içeren herhangi bir canlı organizma şeklinde tanımlamıştır. III. KÜRESEL ÖLÇEKTEKİ GELİŞME VE ÇEKİŞMELER Uygulamada çok uluslu modern biyoteknoloji şirketleri (BŞ) ve GDÜ üreticisi ve ihracatçısı ülkeler bu ürünlerin sadece yararlarını ön plana çıkaran politikalar geliştirmiş; bu yaklaşımlarında bazı bilim insanlarını da yanlarına almışlardır. Bu firma ve ülkelerin 1980lerden başlayarak geliştirdikleri GDÜ in bir kısmı ticari kullanım için 1990larda piyasaya sunulmuş; bir kısmı geliştirilmiş, fakat henüz piyasaya sunulmamış; diğer bir kısmı ise henüz geliştirilme aşamasındadır.

2 Üretici ülkeler, bu pazardaki paylarının büyüklük sırasına göre, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kanada, Arjantin, Brezilya ve Çin dir. Ürünlerin ilk kuşak örnekleri ise, ekin alanı büyüklüğü sırasına göre, soya fasulyesi, mısır, pamuk, kolza ve patatestir. Tatlı küçük biber, ayçiçeği ve fıstık ikinci kuşak ürün örnekleridir. Üretici ülkelerle BŞ nin ana hedefi bu ürünlerin dünya ölçeğinde olabildiğince geniş bir alana ihracıdır. Bu bağlamda adı geçen kesimlerin 1990ların ikinci yarısında Avrupa pazarına girme istemleri dirençle karşılaşmıştır. Avrupa Birliği (AB) düzeyinde, çevrecilerin tepkisi ve geniş halk yığınlarının duyarlılığı karşısında, GDÜin üretilmesi ve ithalinin onaylanması konusunda de facto moratoryum uygulaması başlatılmış; bu ürünlerin 1998 sonlarından 2003 e kadar AB pazarına girmesi mümkün olamamıştır. Ayrıca AB üyesi 6 ülke (Avusturya, Belçika, Fransa, Almanya, İtalya ve Lüxemburg), bu moratoryumdan önce onaylanmış bazı GDÜ hakkında bile açık yasak koymuştur. İşte bu tablo üzerine ABD, Arjantin ve Kanada bu uygulamaları Mayıs 2003 de Dünya Ticaret Örgütüne (DTÖ) şikayet etmiştir. Dayanılan temel sav, moratoryumun ürünlere izin verilmesini nedensiz şekilde geciktirdiği ve ulusal düzeydeki yasakların bilimsel açıdan haklı olmadığı ve böylelikle GDÜ i geliştirmelerinin geciktirilerek dünyanın açlık sorununu çözmelerinin engellendiğidir. ABnin savunması ise bu ürün ve gıdalar hakkında bilimsel belirsizlik olması nedeniyle ihtiyatlı bir yaklaşımı esas aldığı şeklindedir. Tartışmadaki en son gelişme DTÖ nün ilgili kararının dayanağı olan raporu 7 Şubatta taraflara göndermesidir ki bu karar, aşağıda, sorunun boyutlarının açıklanmasından sonra belirtilecektir. IV. SORUNUN BOYUTLARI A. GDÜden beklenen olası potansiyel- yarar ve riskler 1. Olası yararlar Genelde GDOın potansiyel yararı konusunda temel hareket noktası geleneksel biyoteknolojinin özelliklerinin ve yöntemlerinin, gereksinim duyulan verimli sonuçları elde etmek için uygun olmadığı, ayrıca çok zaman aldığıdır. Buna karşın genlerin değiştirilmesiyle tarım, tıp, hayvancılık, ormancılık ve kirliliğin temizlenmesi gibi çok değişik alanlarda olumlu sonuçlar elde edileceği öngörülmüştür. GDÜin üretimi ve kullanılması konusunda hakim varsayım, dünya nüfusunun giderek artması gerçeği karşısında, küresel düzeyde bazı adımlar atılmazsa insanlar için gerekli gıdayı sağlamanın yakın gelecekte mümkün olamayacağıdır. Bu temel varsayım bazı alt savlar ile desteklenmiştir. Bunlardan birisi GDÜ sayesinde, beklenmedik iklim koşullarıyla bitki zararlıları ve hastalıkların üretimde yol açtıkları olumsuzlukların önleneceğidir. Tarımda çevre açısından olumsuz etkiler yapan kimyasalları kullanmak durumunda olunmaması da aynı paralelde varsayılan diğer bir yarardır4. Bu yararlar, zararlılara, hastalıklara ve iklim koşullarına karşı direnci sağlayacak ya da elde edilecek ürünün besin-vitamin- değerini veya sağlığa yarar derecesini arttıracak özellikteki genlerin üretilmek istenen ürünlerin genlerine aktarılmasıyla sağlanmaktadır. 2. Olası riskler (olumsuz etkiler) a. Genel belirleme GDO şirketlerinin ürünlerini üretme ve pazarlama sürecine koşut olarak konunun çeşitli yönlerine ilişkin tartışmalar da yoğunluk kazanmıştır. Sosyo ekonomik etkilenmeler kadar siyasi hukuki, etik ve felsefi boyutların da işin içine girmesi sorunun yoğunluğunu ve önemini artırmıştır. Tartışmalar hem öne sürülen yararların gerçekte sağlanıp sağlanmadığı hem de bunların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olası olumsuz etkiler üzerinde yoğunlaşmıştır. İddia edilen yararları ortaya koyan bir gelişmenin, on yılı aşkın deneyime karşın, henüz görülmediği fikrinin yanı sıra, olası

3 etkiler hakkında yeterli araştırma yapılmadan üretime geçildiği savı da tartışmalarda işlenmiştir. Bütün bu riskler hem bağımsız bilim kuruluşları, hükümetler düzeyindeki komisyon ya da kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri tarafından yapılan çalışmalar hem de kimi uluslararası görüşmeler çerçevesinde ortaya konulmuştur. b.sağlık üzerindeki riskler GDÜin canlıların sağlığı üzerindeki etkileri hem, bu ürünlerin tüketilmesi çerçevesinde, doğrudan hem de aşağıda vurgulanacak olan çevre üzerindeki olası olumsuz etkiler aracılığıyla gözlenebilmektedir. Laboratuar ve alan düzeyinde yapılan bilimsel incelemelerde genetik ürünlerin sağlık yönünden olası olumsuz etkileri olduğu vurgulanmıştır. Alerji, ürünlerin bünyesine dahil edilen yeni proteinlerin zehirli olabilmesi, kullanılan direnç-dayanıklılık- genlerinin, örneğin antibiyotiğe direnç genlerinin besin ağı ilişkisi içinde bakterilere ve bunlar yoluyla insan ve hayvanlara geçmesi durumunda, hastalıklarda eskiden beri kullanılmakta olan, antibiyotiklerin artık tedaviye yanıt verememesi öne sürülen başlıca risklerdir5. Bunlardan bazılarının kabul görmesine koşut olarak, örneğin soya fasulyesinin alerjiye yol açması, etkileri önlemeye yönelik girişimler de başlatılmıştır. Ancak asıl sorun henüz kanıtlanmamış olan olası olumsuz etkiler yönündendir. Çünkü burada bilimsel belirsizlik denilen olgu geçerlidir. Bunun anlamı bilim insanları arasında bu organizmaların olumsuz sonuçlar yarattığı konusunda bir fikir uzlaşmasının olmayışı, neden-sonuç bağlantılarının kesin olarak gösterilemeyişidir. Böyle durumlarda, aşağıda da vurgulanacağı gibi, GDÜ hakkındaki kararlarda teknik bilimlerin ötesindeki alanlar belirleyici olmakta, yöneticiler-üreticiler ve halk karşı karşıya gelmektedir. c. Çevre üzerindeki riskler Bilimsel çalışmalarda çevre üzerinde, doğrudan ve dolaylı nitelikte değişik potansiyel risklerin varlığına, biyolojik çeşitlilik konusuna ayrıca vurgulama yapılmak suretiyle, dikkat çekildiği görülür6. Tarımda, herbisit ve pestisit kullanımı gibi uygulamaların değişmesi dolaylı etkiler arasında vurgulanırken doğrudan etkiler olarak şu tehdit alanları üzerinde durulmaktadır. 1. Yukarıda da belirtildiği gibi, zararlı maddelere ve iklim koşullarına direnç sağlamak için geliştirilen geni taşıyan ürünlerin yetiştirilme sürecinde bu dayanıklılık sağlayan maddelerin besin zinciri yoluyla ekosistemdeki yararlı organizmalara zarar verme olasılığı. 2. Toprak yapısının ve nitrojen dönüşümünün değişmesi ve sonuçta ekosistemlerin doğal yapılarının bozulması. 3. Geliştirilen yeni yabancı- genlerin doğada varolan yabanıl bitkilerle ya da klasik veya organik tarım yöntemiyle yetiştirilen ürünlere, çapraz tozlaşma yoluyla karışması ki bu durum genetik kirlilik olarak adlandırılmaktadır. Çünkü, belli bir ekosisteme bağlı olarak yaşam sürdürmeye alışık bir organizmaya yabancı yapılardaki organizmalardan genler karıştırılması bu alıcı organizmalar yönünden kirlenme olarak görülmektedir. Bu kirlenmeyle gelen bir başka risk de doğadaki organizmalar yönünden genetik uyumluluk olasılığının ortaya çıkması ve bunun artmasına koşut olarak biyolojik çeşitliliğin azalmasıdır. Böylece, biyolojik çeşitlilik bir yandan modern biyoteknolojinin ana malzemesini sağlamakla esasen tehdit altına girmekte öte yandan genetik kirlenme yoluyla bozulma riskine maruz kalmaktadır. 4. Bütün bu olası olımsuz etkilerin yol açabileceği bir başka risk de organik tarım uygulamalarındaki olumsuz etkilenmeler. Kuşkusuz bu riskler açısından odak noktası olası olumsuz etkilerin gerçekleşmesi durumunda bunların çoğunu gidermenin mümkün olamayışıdır. B. Toplumsal yapılardaki sorun ve çatışmalar 1.Ekonomik boyuttaki çatışmalar

4 GDÜ yukarıda değinilen risklerle bağlantılı olarak toplumsal yapılarda çeşitli boyutlarda menfaat çatışmalarına neden olmuştur. Bu bağlamda gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkelerin7, geleneksel çiftçiler ile GDÜ üreticilerinin, tüketiciler ya da geniş halk kitleleri ile BŞnin menfaatleri karşı karşıya gelmiştir. Bu açıdan en önemli sorun genetik tohum endüstrisine hakim olan birkaç çok uluslu şirketin bütün bu menfaat çatışmalarını kendi politikaları doğrultusunda yönlendirme çabalarıdır. Geleneksel tarım yapan kesimlerin işlerini kaybetmeleri, dünya ölçeğinde çiftçilerin, transgenik tohum üreticisi BŞne bağımlı hale gelmesi ve sonuçta gıda açısından öz yeterliliğin yitirilmesi önemli sosyo-ekonomik risklerdir8. Ayrıca, bu üretimlerin yapıldığı gelişmiş ülkelerin de etkisiyle, BŞ nin bu alandaki fikri haklarını korumak için geliştirilen önlemler de değişik riskler yaratmaktadır9. Gelişmekte olan ülkelerdeki fakir çiftçilerin bu tohumları satın alamayarak sonuçta borç-faiz kıskacına girmeleri ve geleneksel tarım yapanların mevcut haklarının bu fikri haklar sistemi karşısında tehlikeye düşmesi bu riskler arasındadır. Transgenik ürünlerdeki özel mülkiyet eğiliminin giderek artmasının gelişmiş ülkelerin gıda stokunu tehdit etmesi de diğer bir risktir. 2. Sosyal, siyasal ve etik boyutlardaki çatışmalar Bu boyuttaki başlıca tartışmalar, GDÜe ilişkin maliyet, risk ve menfaatlerin dağıtımındaki sosyal adalet; tüketicilerin ve daha genelde birey ve yurttaşların kendi yaşamlarını her yönüyle etkileyecek bir konuda seçim yapabilme hakları; insanoğlunun doğal sistemlere genetik değişiklik yoluyla doğrudan müdahale etmesi konusundaki doğru ve yanlış ya da iyi ve kötüye ilişkin yargılamalar üzerinde yoğunlaşmıştır10. Bu bağlamdaki tartışmaların, insanoğlunun tinsel alana karışarak tanrı ile oynamak şeklinde bir hakkı olup olmadığı yolundaki sorgulamaları içeren dinsel algılamalardan11 da uzak olmadığını vurgulamak gerekir. 3.Hukuki Boyut a.hukukun tartışmanın çözümündeki yeri ve önemi Yukarıda vurgulanan risklerin önlenebilmesi ve menfaat çatışmalarının herkes için en uygun şekilde çözümlenebilmesi elverişli bir hukuki çerçevenin oluşturulmasına bağlıdır. Ancak bunun gerçekleştirilmesi kolay değildir. Bir kere, konunun çevre sorunsalına bağlı özgün nitelikleri, elverişli bir çözüm için, alışılagelmiş hukuk kurallarının ötesine gidilerek çevre hukukuna özgü yeni kavram ve ilkelerin kabul edilip uygulanmasını gerektirmektedir. Oysa ki bu yepyeni esaslar insanoğlunun yıllardır alışılagelmiş faaliyetlerini kökten değiştirme potansiyelini taşımakta bu durumda da bunların benimsenip uygulanmaları güçleşmektedir. Öte yandan sorunun bilimsel boyutundaki, yukarıda değinilen, belirsizlik de konuyla ilgili çeşitli disiplinler arasında politikanın ön plana çıkmasına, böylece karar vericilerin ve yasa yapıcıların belirleyici konum kazanmalarına yol açmaktadır. Bu durumda, bu kesimlerin kendilerini güçlü BŞin baskısından ne ölçüde kurtaracakları ve geniş halk yığınlarının durumunu ne kadar dikkate alacakları çözümdeki odak noktasını oluşturmaktadır. Bu yüzdendir ki soruna, ekonomik açıdan baskın kesimlerin lehine değil de, menfaatler dengesi çerçevesinde çözüm bulunması için çevreci hareketin ve her türlü baskıdan uzak ve tarafsız bilim insanlarının varlığı çok önemlidir. Dolayısıyla tartışmalar hukuki boyut düzeyinde de hem mevzuat yapılması hem uygulamada gözükmüş; BŞ ile çiftçilerin birbirlerine karşı açtıkları ve çevrecilerin de dahil olduğu dava örnekleri ile çekişmeler mahkemelerin önüne de getirilmiştir. b. Yaklaşım farklılıkları Öncelikle bir genelleme yapılırsa günümüzde hem çeşitli ülkelerdeki hem de küresel düzeydeki uygulamalarda iki ana yaklaşımın karşı karşıya olduğu söylenebilir. İlkinde ihtiyatlı bir politikadan yana ikincisinde ise GDÜin ticaretinden yana ağırlıklı tavır

5 takınılması esastır. Bu yaklaşımlar GDÜ ile ilgili en önemli konular olan alan denemeleri, çevreye bırakılma, etiketlenme, hukuki sorumluluk ve ithal ve ihraç açısından söz konusudur. Yukarıda vurgulanan AB ile ABD arasındaki çekişmenin kökeninde de bu yaklaşım farklılığı yatmaktadır. AB de ihtiyatlı olma yaklaşımı ABD de ise bilimsel temelli risk politikası hakimdir. Bu fark, bir raporda işaret edildiği üzere12, AB yaklaşımı masum olduğu kanıtlanana kadar suçlu söylemiyle, ABD yaklaşımı ise suçlu olduğu kanıtlanana dek masum söylemiyle örtüşmektedir. Farklılığın gerisindeki nedenler arasında, Avrupa da çevrecilerin ve kamuoyunun konu hakkında çok hassas olması yanısıra, Avrupalıların, genelde, tarım ve çevreyle içiçe geçmiş bir bütün olarak algılamaları ve kırsal alanın çeşitliliğinin korunmasından yana olmaları na işaret edilmiştir13 Ancak AB düzeyindeki bu hassasiyetin bütün üye ülkeler yönünden aynı olduğu söylenemez. Bu bağlamda en esnek politika uygulayan ülkelerin başında İngiltere gelirken Avusturya, İtalya ve en sıkı yaklaşımı benimseyen ülkelerin örneklerindendir. Öte yandan ABD indeki esnek politikanın benimsenmesinde güçlü BŞ nin baskısının da etkili olduğunu unutmamak gerekir. Bunların ve başta ABD olmak üzere üretici ve ihracatçı ülkelerin gelişmekte olan ülkeler üzerindeki baskısı bazı ülkelerde de esnek yaklaşıma dayanan mevzuatın benimsenmesini hatta getirilen bazı yasaklamaların kaldırılmasını sağlamıştır. c. AB de ve küresel düzeydeki mevzuat ve başlıca önlemler AB düzeyinde olası riskleri dikkate alma eğilimi konuya ilişkin ilk hukuki düzenlemeler 1990da çıkarılan GDOın çevreye bırakılması ile GMOın kapalı alanda kullanımı konularındaki iki yönergede somut yansımasını bulmuştur. Bunlardan ilki 2001de çıkarılan bir yönergeyle olumlu yönde yenilenmiş, ayrıca her ikisinde de çeşitli tarihlerde değişiklikler yapılmıştır14. GD gıdalar ve gıda içerikleri konusu ile GMOın etiketlenmesi ve izlenebilirliği konuları ise çok daha sonraları (2003) yayımlanan iki ayrı tüzükle15 düzenlenmiştir. GDOın diğer önemli bir konusu olan hukuki sorumluluk hakkında ise henüz doğrudan bir düzenleme olmayıp buna ilişkin hükümler çevresel sorumluluk hakkındaki yönergedeki bazı maddelerle sınırlıdır. Bu mevzuatta getirilen başlıca önlemler şunlardır. Transgenik gıda ve yemlerin piyasaya sürülmesi için izin alınması şart olup bunun için de başvuru sahibi bunların insan, hayvan ve çevre sağlığı üzerinde olumsuz bir etki yapmayacağını göstermekle yükümlü kılınmıştır. Tüketicinin yanıltılmaması esas alınmış ve bu bağlamda bütün GDOın ve GDO kökenli gıdaların üretimlerinden tüketimine uzanan süreçte (çiftlikten mutfağa kadar) etiketlenmesi ve izlenebilirliğinin sağlanması koşulu getirilmiştir. Üye Devletlerin GMOın geleneksel ya da organik ürünlere karışmasını önlemek için gerekli tüm önlemleri alabilmeleri benimsenmiştir. Yetkilendirme sürecinde risk değerlendirmesinin yapılması esas alınmış; bunun için doğrudan ve dolaylı, ani ve gecikmeli ve uzun vadeli kümülatif olumsuz etkilerin incelenmesi kabul edilmiştir. Ayrıca halkın GMOa ilişkin etkinlikler hakkında bilgilendirilip görüşlerinin alınması için yükümlülükler de getirilmiştir. Küresel ölçekteki olası riskleri dikkate alma çerçevesinde hazırlanan temel metin ise, 1992 Rio- Çevre ve Kalkınma Konferansında kabul edilen Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve özellikle buna ek olarak hazırlanan Cartagena Biyogüvenlik Protokolüdür (Protokol). Buradaki önlemler de esas olarak AB mevzuatındakilere paralellik gösterir. GDOların sınıraşan taşınımının kontrolü için önceden bildirilmiş onay usulü benimsenmiş olup, ihracatçı, karşı tarafın açık yazılı onayını almadıkça ürününü ihraç edemeyecektir. Bu onayın alınabilmesi için risk değerlendirmesinin yapılması söz konusudur. Ancak bu koşul, gıda ya da yem olarak

6 doğrudan kullanımlar için değil, sadece GDOın çevreye bırakılması bakımından geçerlidir. Yukarıda değinilen mevzuat konusunda genel bir saptama yapılırsa, ihtiyatlı olma yaklaşımının ya da ilkesinin16 açıkça esas alındığı; hatta bunun uygulanmasındaki sıkı yöntemlerden birisi olan olumsuz etkiler olmadığını ispatlama yükünün üreticilere bırakılması nın benimsendiği görülür. Ancak, hem bu yükümlülüğün mutlak bir şekilde yorumlanmayarak kabul edilemez risklerin varolup olmadığını göstermenin yeterli olacağı şeklindeki algılamaların uygulamada ağır basması hem de adı geçen metinlerdeki bazı eksiklik, istisna ve gevşek ölçütlerin ihtiyat ilkesinin, konunun önemine uygun şekilde, uygulanmasını engellediği söylenebilir. d. Türkiye deki mevzuat Konu hakkında doğrudan bir kanun ya da yönetmelik olmayıp AB nin ilgili yönergeleri de henüz hukukumuza yansıtılmamıştır. 2006/1 Tohumluk İthalatı Uygulama Genelgesiyle transgenik bitki çeşitlerine ait tohumlukların ürün yetiştirmede kullanım amacıyla ithali yasaklanmış; ancak bunların araştırma ve deneme amacıyla ithaline izin verilmiştir. İthal edilen ya da yurt içinde geliştirilen transgenik bitkilerin kontrollü şartlar altında denenmesi ise Transgenik Kültür Bitkilerinin Alan Denemeleri Hakkındaki Talimat kapsamında yapılmaktadır. Talimatta risk değerlendirmesi kavramı altında açık bir hüküm yoktur. Ancak, başvuru sahibinden, denenecek transgenik bitkinin insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığı yönünden riskler taşımadığına ilişkin bilimsel rapor ve veriler istendiği gibi başvuruların değerlendirilmesinde transgenik bitkilerin Türkiye flora ve faunası için potansiyel bir tehlike oluşturup oluşturmadığı nın ilgili komite tarafından dikkate alınması da kabul edilmiştir. Bu durumda, ilgili değerlendirmelerin pratikte gereken hassasiyetle yapılıp yapılmadığı ve hukuki dayanağı gösterilmemiş bir talimattaki koşullara uyulmaması halinde nasıl bir yaptırım uygulanacağı hususları ön plana çıkmaktadır. Organik tarımla ilgili mevzuatta17 GDOlu çoğaltım meteryallerinin organik tarımda kullanılması yasaklandığı gibi yine bu organizmaların organik hayvansal üretimde ve organik su ürünleri yetiştiriciliğinde girdi olarak kullanılamayacağı da belirtilmiştir. Türkiye Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesine ve Protokole taraf olduğu için bu metinlerdeki düzenlemeler de iç hukukumuza dahil olmuştur. Ayrıca biyogüvenlik konusunda bir kanun taslağı vardır. Bu taslakta yukarıda belirtilen metinlerdeki esaslar genelde benimsenmiş ayrıca hukuki sorumluluk konusunda da hükümler getirilmiştir. Taslak GDO ithalatını yasaklamamış, ithalat dahil piyasaya sürmeyi, kapalı kullanımı ve transiti izne tabi tutmuştur. İzin için de risk değerlendirmesini esas almıştır. Taslağın, ithalat yasağı getirmemenin ne ölçüde ülke menfaati yararına olduğunun tartışması bir yana, ilk değerlendirmede göze çarpan eksikliği katılım ve risk değerlendirmesiyle ilgili hükümlerinin AB düzenlemelerine göre zayıf kalması ve bunlarla da ilgili olan kimi önemli konuların düzenlenmesini doğrudan yönetmeliklere bırakması, ayrıca Protokolde yer alan bilimsel belirsizlik kavramını vurgulamamasıdır. V. DTÖ nün KARARI KARŞISINDA SON DURUM DTÖ nün taraflara gönderdiği ön rapor henüz gizli olmakla birlikte bazı kaynaklarca çevrecilere sızdırılmış olup ilgili web sitelerinde18 erişilebilmektedir. Raporda varılan sonuç, ulusal düzeylerdeki yasaklamaların uygun risk değerlendirmesine dayanmadığı ve DTÖ kurallarına göre bilimsel bir onaylamanın olmadığı, ABnin moratoryumunun da, ürünlerin onaylanma sürecinde haksız gecikmelere yol açarak serbest ticaret için engel oluşturduğu şeklindedir. Tarafların karar karşısındaki tepkileri farklı olduğu gibi

7 çeşitli kesimlerde de şimdiden farklı yorumlar yapılmıştır. Kuşkusuz bunların ne ölçüde sağlıklı olduğu 1000 sayfalık raporun resmen açıklanmasını takiben tüm metnin değerlendirilmesinden sonra anlaşılabilecektir. Ancak kamuoyunun yönlendirilmesindeki etkisi nedeniyle bu farklı yansımaları vurgulamak önemlidir. Öncelikle şikayetçi ülkelerin ve BŞnin, zafer ilan etme şeklindeki, durumu abartıcı söylemleriyle19 aslında açılmayı istedikleri Asya ve Afrika pazarını ve diğer gelişmekte olan ülkeleri muhatap aldıkları söylenebilir. Çünkü öncelikle, şikayet edilen bazı ülkelerin yetkilileri Kararın GDÜ hakkındaki politika ve hukuki düzenlemelerini etkilemeyeceği yönünde açıklamalar20 yapmıştır. Ayrıca AB düzeyindeki kamuoyu yoklamaları Avrupa halkının çoğunluğunun GDÜe karşı olduğunu ortaya koyduğu gibi çevreci örgütler de güçlü bir mücadele vermektedir21. Buna bağlı bir olgu da gıda şirketlerinin de bu hassasiyete kulak vererek GDÜi pazarladıkları ürünlerden çıkarma konusundaki eğilimleridir. GDÜ üreticisi ülke ve firmaların Kararı, AB dışındaki ülkelerde, amaçları yönünde ne ölçüde kullanabilecekleri, dolayısıyla gelecekteki gelişmelerin seyri ise çeşitli faktörlere bağlıdır. Bunlardan birisi halkın GDÜ hakkındaki kuşkulu ve temkinli yaklaşımının Avrupa dışındaki kıtalarda da büyümesi yolundaki eğilimin ölçüsüdür22. Bunun derecesinde bu ülkelerdeki çevreci örgütler kadar uluslararası düzlemde etkinlik yapan Batı kökenli örgütlerin bu düzlemdeki çalışmalarının da etkisi olacaktır. Çevrecilerin Kararı muhalefetle karşılarken öne sürdükleri görüşlerin doğruluk derecesi de önemli bir göstergedir. Bu bağlamda DTÖ gizli hareket etmek, demokratik olmak ve iş çevrelerinin menfaatini korumakla suçlanmış ve halkın ne ekip ne yiyeceği konusunda söz hakkı olamayacağı vurgulanmıştır. Ayrıca kendisinin bu tür uyuşmazlıkları çözmek için hukuken ve fiilen uygun kuruluş olmadığı görüşü de savunulmuştur23. Bu son söylemin çevre sorunsalına ve DTÖ nün bu düzlemdeki konumuna ilişkin fiili ve hukuki gerçekler esas alındığında doğru olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, Kararda sadece şikayet konusu somut durumun esas alınması gerçeği karşısında, şikayetçi tarafın göstermek istediği gibi kararın anlamının genişletilerek AB nin ve ülkelerin GMO alanında istedikleri düzenlemeyi yapamayacakları şeklinde ulaşılacak bir sonucun doğruluğu da kuşku götürür. Nitekim Kararda çok sayıdaki şikayet içinden yalnızca belirtilen iki konu kabul görerek değerlendirilmiş bu yapılırken de AB nin GMO hakkındaki piyasaya sunum öncesi izin ve risk değerlendirme sürecine ilişkin yetkisi tartışılmamıştır. Ayrıca GDÜin güvenli ve geleneksel karşıtlarına benzer olup olmadıkları da değerlendirmeye dahil edilmemiştir. VI. SONUÇ Her yeni teknolojinin bir risk taşıdığı savından hareketle yeniliklere karşı çıkmak ne ölçüde sorgulanırsa, olası riskleri gözardı ederek gerekli önlemleri almaktan kaçınmak da aynı ölçüde sorgulanabilir. Günümüzde GDÜin olası olumsuz etkilerini önlemek için ihtiyatlı olma doğrultusunda önlemler almak gerektiğinin kuramsal çerçevede kabul görmesi sevindiricidir. Ancak önemli olan bu fikrin ilgili mevzuata ve uygulamaya da gereken şekilde aktarılmasıdır. Küresel ölçekte çatışan değişik menfaatlerin uzun vadeli olarak en uygun ve adil şekilde dengelenmesi ancak bu sayede mümkün olabilir. Ne var ki bu bağlamdaki somut göstergeler pek iç açıcı değildir. Bu göstergeler üretici şirketlerin kazanç sağlamayı ön planda tutan yaklaşımının karar alım sürecinde baskın olduğu ve tüketicilerin ve gelişmekte olan ülkelerin tercihlerinin bu doğrultuda yönlendirildiğine ilişkindir. Dünya Ticaret Örgütünün GMO konusunda AB ile ABD arasındaki uyuşmazlıkta devreye girmesi de esasında bu tür bir göstergedir. Geleneksel anlamıyla ticareti korumayı esas alan bir örgütün, çevre sorunsalı gibi geleneksel anlayışları sorgulayan bir alandaki, yukarıda

8 vurgulanan, çatışmalı menfaatler arasında gerekli hassas dengeyi kurmasını beklemek iyimserlik olur. Dolayısıyla bu örgütün kararını da bu bağlamda irdelemek ve Kararı konuya ilişkin tartışmaları üretici firma ve ülkeler, dolayısıyla ticaret yararına bitiren kesin bir sonuç ve zafer olarak görmemek gereklidir. Nitekim Kararda şikayetçi ülkelerin kimi istemlerinin kabul edilmemesi ve yukarıda değinilen bazı hassas konulara girmekten kaçınılması bu bağlamda bir göstergedir. Dolayısıyla, giderilmesi mümkün olmayacak olumsuz sonuçlarla karşılaşmamak için, çabaların ihtiyat ilkesinin daha sıkı yöntemlerinin, şeffaf bir karar alım süreci içinde, benimsenip uygulanmasında yoğunlaştırılması gerekliliği küresel düzeydeki önemini korumaktadır. Bu nedenle Avrupa daki çevreci örgütlerin ve kamuoyunun geneldeki hassasiyetini paylaşmak gerekir.

Meyve ve Sebze ile ilgili kavramlar ve GDO

Meyve ve Sebze ile ilgili kavramlar ve GDO Meyve ve Sebze ile ilgili kavramlar ve GDO Doğal Ürünler! Bu ürünler tamamen doğal koşullarda üretilen ürünlerdir. Kimyasal gübre ve tarım ilacı kullanmadan, doğal tohumlarla üretilirler. Organik Ürünler!

Detaylı

Mehmet Emin Turgut Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Yem Dairesi Başkanı. Antalya-18 Nisan 2016

Mehmet Emin Turgut Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Yem Dairesi Başkanı. Antalya-18 Nisan 2016 Mehmet Emin Turgut Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Yem Dairesi Başkanı Antalya-18 Nisan 2016 Yem Mevzua*! 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu çerçevesinde uygulamaya esas

Detaylı

Organik Tarım ve Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar

Organik Tarım ve Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar Organik Tarım ve Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ICEA (Etik ve çevresel Sertifikasyon Enstitüsü) Zir.. Yük. Müh. Ramazan AYAN email: info@icea-tr.comicea-tr Organik (=Ekolojik, biyolojik) Tarım

Detaylı

TÜRKİYE DE BİYOGÜVENLİK KONUSUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER VE UYGULAMALAR

TÜRKİYE DE BİYOGÜVENLİK KONUSUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER VE UYGULAMALAR GIDA TARIM ve HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIMSAL ARAŞTIRMALAR ve POLİTİKALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE DE BİYOGÜVENLİK KONUSUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER VE UYGULAMALAR Dr. İsa ÖZKAN Daire Başkanı 5. Gıda Güvenliği

Detaylı

Değişen Dünya ve GDOlar

Değişen Dünya ve GDOlar Değişen Dünya ve GDOlar Prof. Dr. Selim ÇETİNER Sabancı Üniversitesi cetiner@sabanciuniv.edu 13 Kasım 2014 Biyoteknolojinin Gelişimi Modern Biyoteknoloji Monoklonal antikor üretimi Hayvanlarda embriyo

Detaylı

"GDO Yönetmeliði" tamam:gdo'suza GDO'suz demek yasak!.

GDO Yönetmeliði tamam:gdo'suza GDO'suz demek yasak!. "GDO Yönetmeliði" tamam:gdo'suza GDO'suz demek yasak!. GDO Yönetmeliði Resmi Gazete de yayýnlandý. Üreticileri ve tüketicileri büyük tehdit altýna sokacak yönetmenliði yayýnlýyoruz. Tarým ve Köyiþleri

Detaylı

Gıda Güvenliği, GDO lar ve Sağlıklı Beslenme. Yrd.Doç.Dr.Memduh Sami TANER (Ph.D.)

Gıda Güvenliği, GDO lar ve Sağlıklı Beslenme. Yrd.Doç.Dr.Memduh Sami TANER (Ph.D.) Gıda Güvenliği, GDO lar ve Sağlıklı Beslenme Yrd.Doç.Dr.Memduh Sami TANER (Ph.D.) SAĞLIKLI BESLENME Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve

Detaylı

TÜRKİYE TOHUMCULUK SANAYİSİNİN GELİŞİMİ VE HEDEFLERİ İLHAMİ ÖZCAN AYGUN TSÜAB YÖNETİM KURULU BAŞKANI

TÜRKİYE TOHUMCULUK SANAYİSİNİN GELİŞİMİ VE HEDEFLERİ İLHAMİ ÖZCAN AYGUN TSÜAB YÖNETİM KURULU BAŞKANI TÜRKİYE TOHUMCULUK SANAYİSİNİN GELİŞİMİ VE HEDEFLERİ İLHAMİ ÖZCAN AYGUN TSÜAB YÖNETİM KURULU BAŞKANI MART 2011 Tohumculuk Sanayisi Nedir? Tohumculuk Hangi İş ve Aşamalardan Oluşur? Tohumculuk İçin AR-GE

Detaylı

12. SINIF KONU ANLATIMI 7 GENETİK MÜHENDİSLİĞİ VE BİYOTEKNOLOJİ ÇALIŞMA ALANLARI

12. SINIF KONU ANLATIMI 7 GENETİK MÜHENDİSLİĞİ VE BİYOTEKNOLOJİ ÇALIŞMA ALANLARI 12. SINIF KONU ANLATIMI 7 GENETİK MÜHENDİSLİĞİ VE BİYOTEKNOLOJİ ÇALIŞMA ALANLARI GENETİK MÜHENDİSLİĞİ Belirli bir amaca yönelik olarak genetik madde üzerinde yapılan çalışmaları içerir. Canlıların genlerine

Detaylı

Sağlıklı Tarım Politikası

Sağlıklı Tarım Politikası TARLADAN SOFRAYA SAĞLIKLI BESLENME Sağlıklı Tarım Politikası Prof. Dr. Ahmet ALTINDĠġLĠ Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ahmet.altindisli@ege.edu.tr Tarım Alanları ALAN (1000 ha)

Detaylı

YUMURTA ÜRETİMİ VE İHRACAT Yeni Hedefler ve Potansiyel Problemler DERYA PALA YUM-BİR HAZİRAN 2010 ANKARA

YUMURTA ÜRETİMİ VE İHRACAT Yeni Hedefler ve Potansiyel Problemler DERYA PALA YUM-BİR HAZİRAN 2010 ANKARA YUMURTA ÜRETİMİ VE İHRACAT Yeni Hedefler ve Potansiyel Problemler DERYA PALA YUM-BİR HAZİRAN 2010 ANKARA YUM-BİR Kuruluş :2006 Üye Sayısı: 15 Birlik 500 üretici Misyonu:Üreticilerin hak ve menfaatlerini

Detaylı

Bir yandan bu katkı maddelerinin bulunmadığı yiyecekleri. Sağlıklı Olmanın Yolu, Doğal Beslenmeden Geçiyor. Derleyen: Mustafa Koç

Bir yandan bu katkı maddelerinin bulunmadığı yiyecekleri. Sağlıklı Olmanın Yolu, Doğal Beslenmeden Geçiyor. Derleyen: Mustafa Koç Sağlıklı Olmanın Yolu, Doğal Beslenmeden Geçiyor Derleyen: Mustafa Koç Son zamanlarda daha çok gündeme gelen konuların başında doğal gıdalarla beslenme alışkanlıkları geliyor. Bilim adamlarını dinlersek

Detaylı

ENGELLİLERE YÖNELİK SOSYAL POLİTİKALAR

ENGELLİLERE YÖNELİK SOSYAL POLİTİKALAR ENGELLİLERE YÖNELİK SOSYAL POLİTİKALAR III. Sınıf Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Risk Gruplarına Yönelik Sosyal Politikalar Dersi Notları-VI Doç. Dr. Şenay GÖKBAYRAK İçerik Engellilere

Detaylı

GDO VE DĠĞER BĠYOTEKNOLOJĠLERDE RĠSK DEĞERLENDĠRMESĠ

GDO VE DĠĞER BĠYOTEKNOLOJĠLERDE RĠSK DEĞERLENDĠRMESĠ GDO VE DĠĞER BĠYOTEKNOLOJĠLERDE RĠSK DEĞERLENDĠRMESĠ 29 MAYIS 2013 / ANKARA Mazlum BEKTAġ GIDA MÜHENDĠSĠ GIDA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Eğitim ile İlgili Bilgiler Avrupa Komisyonu Sağlık ve Tüketiciyi

Detaylı

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile uygulanan kültürel önlemlerden biri de tarım ilacı uygulamalarıdır.

Detaylı

GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER

GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER 30 10 2013 topraksuenerji-ulusal güvenlik denince çoğu zaman zihnimizde sınırda nöbet tutan askerler, fırlatılmaya hazır füzeler, savaş uçakları

Detaylı

TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR

TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR Halil AGAH Kıdemli Kırsal Kalkınma Uzmanı 22 Kasım 2016, İSTANBUL 1 2 SUNUM PLANI TARIMDA KÜRESELLEŞME TÜRK TARIM SEKTÖRÜ VE SON YILLARDAKİ GELİŞMELER TARIMDA

Detaylı

FEN ve TEKNOLOJİ / GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ. GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ

FEN ve TEKNOLOJİ / GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ. GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ 1 Genetik mühendisliği canlıların kalıtsal özelliklerinin değiştirilerek onlara yeni işlevler kazandırılmasına yönelik araştırmalar yapan bilim dalıdır. Genetik mühendisleri

Detaylı

ULUSLARARASI ÇEVRE MEVZUATI

ULUSLARARASI ÇEVRE MEVZUATI ULUSLARARASI ÇEVRE MEVZUATI 1. Viyana Anlaşmalar Hukuku Sözleşmesi (1969) Viyana Anlaşmalar Hukuku Sözleşmesi (The Vienna Convention on the Law of Treaties, 1969 (VCLT)), uluslararası hukuk araçlarının

Detaylı

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD, hükümetlerin sınır (gümrük dahil) prosedürlerini geliştirmeleri, ticaret maliyetlerini azaltmaları, ticareti artırmaları ve böylece uluslar

Detaylı

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 1. BÖLÜM ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İNSAN KAYNAKLARI KAVRAMI, ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ...10 İnsan Kaynakları Kavramı...10 İnsan Kaynaklarının Önemi...12

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 156 Kasım 2015 İKV DEĞERLENDİRME NOTU AB NİN GDO LU ÜRÜNLERE YÖNELİK POLİTİKASI VE TÜRKİYE YE ETKİLERİ M.GÖKHAN KİLİT İKV Uzmanı İKTİSADİ KALKINMA VAKFI AB NİN GDO LU ÜRÜNLERE YÖNELİK POLİTİKASI VE TÜRKİYE

Detaylı

Modern Bitki Biyoteknolojisi

Modern Bitki Biyoteknolojisi Modern Bitki Biyoteknolojisi Ali TETİK Eylül, 2001 AJANDA: Biyoteknoloji Nedir? Biyoteknolojinin Genel Kullanım Alanları Bitki Islahında Biyoteknoloji ve Gen Tekniği Biyoteknoloji ile Yeni Bitkilerin elde

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

TÜRKİYE DE VE DÜNYADA YEM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ, BEKLENTİLER, FIRSATLAR. Prof. Dr. Nizamettin Şenköylü Genel Sekreter

TÜRKİYE DE VE DÜNYADA YEM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ, BEKLENTİLER, FIRSATLAR. Prof. Dr. Nizamettin Şenköylü Genel Sekreter TÜRKİYE DE VE DÜNYADA YEM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ, BEKLENTİLER, FIRSATLAR Prof. Dr. Nizamettin Şenköylü Genel Sekreter Gıda Üretimindeki Küresel Güçlükler Nüfus artışı İklim değişikliği Kuraklık Su kaynaklarının

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2009 EKĠM SEKTÖREL

AR&GE BÜLTEN 2009 EKĠM SEKTÖREL GIDA VE YEM AMAÇLI GENETĠK YAPISI DEĞĠġTĠRĠLMĠġ ORGANĠZMALAR VE ÜRÜNLERĠNĠN ĠTHALATI, ĠġLENMESĠ, ĠHRACATI, KONTROL VE DENETĠMĠNE DAĠR YÖNETMELĠK YAYINLANDI ANCAK SAĞLIĞIMIZ AÇISINDAN RĠSKLERĠYLE BĠRLĠKTE..

Detaylı

ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ

ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) nün en güncel verileri olan 2010 yılı verilerine göre; dünyada Antep fıstığı üretiminde lider durumda bulunan ülke İran dır. Ancak

Detaylı

ÖDEMİŞ İLÇESİNDE PATATES ÜRETİMİ, KOŞULLAR ve SORUNLAR

ÖDEMİŞ İLÇESİNDE PATATES ÜRETİMİ, KOŞULLAR ve SORUNLAR ÖDEMİŞ İLÇESİNDE PATATES ÜRETİMİ, KOŞULLAR ve SORUNLAR GİRİŞ Solanaceae familyasına ait olduğu bilinen patatesin Güney Amerika`nın And Dağları nda doğal olarak yetiştiği; 16. yüzyılın ikinci yarısında

Detaylı

1- TÜSİAD Gıda, Tarım ve Hayvancılık konusunu ele aldı - TÜSİAD 27.11.2014

1- TÜSİAD Gıda, Tarım ve Hayvancılık konusunu ele aldı - TÜSİAD 27.11.2014 1- TÜSİAD Gıda, Tarım ve Hayvancılık konusunu ele aldı - TÜSİAD 27.11.2014 TÜSİAD, Türk tarım sektörünün tüm unsurlarını bütüncül bir bakış açısıyla ele almak amacıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Rekabet

Detaylı

SAĞLIK SEKTÖRÜ RAPORU

SAĞLIK SEKTÖRÜ RAPORU SAĞLIK SEKTÖRÜ RAPORU İçindekiler DÜNYA ÜRETİMİ... 3 DÜNYA TİCARETİ... 4 TÜRKİYE DE İLAÇ ve ECZACILIK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ... 5 Türkiye de Sağlık Harcamaları... 5 TÜRKİYE DE DIŞ TİCARET... 6 İhracat... 7 İthalat...

Detaylı

GMO GDO. Halime Nebioğu. İstanbul Üniversitesi

GMO GDO. Halime Nebioğu. İstanbul Üniversitesi GMO GDO Halime Nebioğu İstanbul Üniversitesi Canlıların genetik özellikleri, bir canlının DNA sının belli bir bölümünde değişiklik yapılarak ya da bir canlıya başka bir canlı türüne ait bir gen aktarılarak

Detaylı

ORGANİK TARIMDA ÖNCÜ KENT: İZMİR

ORGANİK TARIMDA ÖNCÜ KENT: İZMİR 2015 KASIM-ARALIK- SEKTÖREL ORGANİK TARIMDA ÖNCÜ KENT: İZMİR Şebnem BORAN Dünya da ve Türkiye de organik tarım hızla gelişmekte ve yaygınlaşmaktadır. Son 20 yılda Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya da organik

Detaylı

Medyada Doğrular ve Yanlışlar: Toplumun Gıda Güvenliği Algılarındaki Etkileri

Medyada Doğrular ve Yanlışlar: Toplumun Gıda Güvenliği Algılarındaki Etkileri Medyada Doğrular ve Yanlışlar: Toplumun Gıda Güvenliği Algılarındaki Etkileri İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu boyaci@itu.edu.tr Gıda Güvenliği Mısır uygarlığında

Detaylı

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ BİTKİLER HAYVAN BESLEMEDE KULLANILABİLİR Mİ? Doç.Dr. Ali Vaiz GARİPOĞLU SAMSUN-2016 alivaizgaripoglu.com

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ BİTKİLER HAYVAN BESLEMEDE KULLANILABİLİR Mİ? Doç.Dr. Ali Vaiz GARİPOĞLU SAMSUN-2016 alivaizgaripoglu.com GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ BİTKİLER HAYVAN BESLEMEDE KULLANILABİLİR Mİ? Doç.Dr. Ali Vaiz GARİPOĞLU SAMSUN-2016 alivaizgaripoglu.com alivaizg@omu.edu.tr Genetik mühendisliğinin çeşitli teknikler kullanarak

Detaylı

Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 14.Hafta SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI. Dr. Osman Orkan Özer

Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 14.Hafta SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI. Dr. Osman Orkan Özer Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 14.Hafta SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI Dr. Osman Orkan Özer SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI Sürdürülebilir tarım; Günümüz kuşağının besin gereksinimi

Detaylı

OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBU 31.07.2013

OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBU 31.07.2013 OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBU 31.07.2013 İÇERİK OECD Hakkında Genel Bilgi OECD Çalışma Şekli OECD Teşkilat Yapısı OECD Ticaret ve Tarım Direktörlüğü OECD ve Tarım 2 OECD HAKKINDA

Detaylı

En Yakın ve En Güvenilir Gıda Hijyeni Danışmanınız

En Yakın ve En Güvenilir Gıda Hijyeni Danışmanınız En Yakın ve En Güvenilir Gıda Hijyeni Danışmanınız FİRMA PROFİLİ Akademik Hijyen Ltd. Şti., İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Özer Ergün ün başkanlığında bir grup akademisyen tarafından, her

Detaylı

ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ

ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) nün en güncel verileri olan 2011 yılı verilerine göre; dünyada Antep fıstığı üretiminde lider durumda bulunan ülke İran dır. İkinci

Detaylı

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ Selin ŞEN Şubat 2015 SUNUM PLANI I. TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ II. TARIMSAL AR-GE PROJELERİ DESTEK SÜRESİ VE TUTARI III. DESTEKLENEN

Detaylı

SOSYAL PSİKOLOJİ II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL PSİKOLOJİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL PSİKOLOJİ II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

İLAÇ, ALET VE TOKSİKOLOJİ ARAŞTIRMALARI ÇALIŞMA GRUBU. Dr. A. Alev BURÇAK Bitki Sağlığı Araştırmaları Daire Başkanlığı

İLAÇ, ALET VE TOKSİKOLOJİ ARAŞTIRMALARI ÇALIŞMA GRUBU. Dr. A. Alev BURÇAK Bitki Sağlığı Araştırmaları Daire Başkanlığı İLAÇ, ALET VE TOKSİKOLOJİ ARAŞTIRMALARI ÇALIŞMA GRUBU Dr. A. Alev BURÇAK Bitki Sağlığı Araştırmaları Daire Başkanlığı Sunu Planı Dünya da Tarım İlacı Kullanımı Türkiye de Tarım İlacı Kullanımı İlaç Alet

Detaylı

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ÜRÜNLER (GDO) ÜZERİNE GENEL BİR DEĞERLENDİRME. Mahmut ARIKAN

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ÜRÜNLER (GDO) ÜZERİNE GENEL BİR DEĞERLENDİRME. Mahmut ARIKAN GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ÜRÜNLER (GDO) ÜZERİNE GENEL BİR DEĞERLENDİRME Mahmut ARIKAN GENETİK YAPISI DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizma (GDO) nedir? GDO lar, biyoteknolojik

Detaylı

Türkiye ve Kitle İmha Silahları. Genel Bilgiler

Türkiye ve Kitle İmha Silahları. Genel Bilgiler Türkiye ve Kitle İmha Silahları Genel Bilgiler Nükleer Silahlar ABD nin nükleer güç tekeli 1949 a kadar sürmüştür. Bugün; Rusya, İngiltere, Fransa, Çin, İsrail, Hindistan ve Pakistan ın nükleer silahları

Detaylı

YÖNETİMDE SİSTEM YAKLAŞIMI

YÖNETİMDE SİSTEM YAKLAŞIMI YÖNETİMDE SİSTEM YAKLAŞIMI Sistem yaklaşımı veya sistem analizi diye adlandırılan bu yaklaşım biyolog olan Ludwig Van Bertalanffy tarafından ortaya atılan ve modern yönetim teorisinin felsefe temelini

Detaylı

TARIM TARİHİ VE DEONTOLOJİSİ

TARIM TARİHİ VE DEONTOLOJİSİ TARIM TARİHİ VE DEONTOLOJİSİ ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ Hüseyin UYSAL (Yrd. Doç. Dr.) 12. DERS -TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİDE ETİK VE MEVZUATLAR TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİDE

Detaylı

TOHUMLUKLARDA GDO ANALĠZĠ ĠÇĠN NUMUNE ALMA TALĠMATI

TOHUMLUKLARDA GDO ANALĠZĠ ĠÇĠN NUMUNE ALMA TALĠMATI TOHUMLUKLARDA GDO ANALĠZĠ ĠÇĠN NUMUNE ALMA TALĠMATI Amaç Madde 1 Bu Talimatın amacı, tohumluklarda GDO (Genetik yapısı değiştirilmiş organizma) tespiti amacıyla yapılacak analizler için numune alınmasının

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM ve BİTKİ KORUMA

SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM ve BİTKİ KORUMA SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM ve Hasan Kıroğlu SÜRDÜRÜLEBİLİR GELİŞME Bu günden yarına herkes için daha iyi bir yaşam olanağı sağlama düşüncesi. - Beslenme, Eğitim, Sağlık, Güvenlik, Çevre ve GÖNENÇ SÜRDÜRÜLEBİLİR

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

TOHUMCULUK ÜRETİM. Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı,

TOHUMCULUK ÜRETİM. Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, TOHUMCULUK ÜRETİM Bilindiği üzere, tohumluklar tarımsal üretimin temel girdilerinin başında gelmekte olup, kaliteli tohum kullanımı, verimi ve üretimi artırmasının yanı sıra daha dayanıklı, daha az maliyetli

Detaylı

BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR

BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR Gözde SEVİLMİŞ Giderek artan nüfusa paralel olarak gıda maddeleri tüketimi ve dolayısıyla bitkisel yağ tüketimi artmaktadır. Diğer yandan artan gıda

Detaylı

AB de Yerel ve Bölgesel Yönetimler. Ders 2

AB de Yerel ve Bölgesel Yönetimler. Ders 2 AB de Yerel ve Bölgesel Yönetimler Ders 2 White Paper on European Governence Avrupa Yönetişimi Brüksel 25.07.2001 Yönetişim kavramının tanılanması. Gündem 21 Belgesi (1992 Rio Konferansı) Küresel Ortaklık

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

DÜNYA GIDA GÜNÜ 2010 YENİ GIDA YASASI VE 12. FASIL MÜZAKERE SÜRECİ. Fatma CAN SAĞLIK Tarım ve Balıkçılık Başkanı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği

DÜNYA GIDA GÜNÜ 2010 YENİ GIDA YASASI VE 12. FASIL MÜZAKERE SÜRECİ. Fatma CAN SAĞLIK Tarım ve Balıkçılık Başkanı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği DÜNYA GIDA GÜNÜ 2010 YENİ GIDA YASASI VE 12. FASIL MÜZAKERE SÜRECİ Fatma CAN SAĞLIK Tarım ve Balıkçılık Başkanı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Sunuş İçeriği Yeni Gıda Kanununa Giden Süreç Müzakere süreci

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

4.GIDA GÜVENLİĞİ KONGRESİ KAPANIŞ BİLDİRGESİ

4.GIDA GÜVENLİĞİ KONGRESİ KAPANIŞ BİLDİRGESİ 4.GIDA GÜVENLİĞİ KONGRESİ KAPANIŞ BİLDİRGESİ Bu kapanış bildirgesinde yer alan aşağıdaki maddeler 4.Gıda Güvenliği Kongresinin çeşitli oturumlarında ve panellerinde dile getirilen ortak görüşlerin özetlenmesiyle

Detaylı

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu T.C. ANTALYA VALİLİĞİ Tarım İl Müdürlüğü MEVZUATLAR KANUNLAR 6968 Sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu. 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin

Detaylı

TARIMDAKİ GELİŞMELER

TARIMDAKİ GELİŞMELER TARIMDAKİ GELİŞMELER Tarımdaki Gelişmeler İlkçağ dan itibaren tarımdaki gelişmeler Avrupa da yaşanmaya başlamıştır. Romalıların Ortaçağ da uyguladığı ikili ekim sistemi. Üçlü ekim sistemi nin ortaya çıkışı

Detaylı

Dünya Bakliyat Pazarı ve Son Gelişmeler

Dünya Bakliyat Pazarı ve Son Gelişmeler Dünya Bakliyat Pazarı ve Son Gelişmeler Bakliyat üretiminde artış trendi sonraki yıllarda da devam etmiş, 2013 yılında 77,2 milyon tona, 2014 yılında da 77,6 milyon tona çıkmıştır. Bu artışta hem ekim

Detaylı

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar;

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar; Tarımı gelişmiş ülkelerin çoğunda hayvancılığın tarımsal üretim içerisindeki payı % 50 civarındadır. Türkiye de hayvansal üretim bitkisel üretimden sonra gelmekte olup, tarımsal üretim değerinin yaklaşık

Detaylı

İçindekiler DÜNYA TİCARETİ... 3 TÜRKİYE DE KİMYA SEKTÖRÜ... 4 TÜRKİYE DE DIŞ TİCARET... 6 İHRACAT... 6 İTHALAT... 8

İçindekiler DÜNYA TİCARETİ... 3 TÜRKİYE DE KİMYA SEKTÖRÜ... 4 TÜRKİYE DE DIŞ TİCARET... 6 İHRACAT... 6 İTHALAT... 8 KİMYA SEKTÖR RAPORU İçindekiler DÜNYA TİCARETİ... 3 TÜRKİYE DE KİMYA SEKTÖRÜ... 4 TÜRKİYE DE DIŞ TİCARET... 6 İHRACAT... 6 İTHALAT... 8 DÜNYA TİCARETİ Dünyada kimya sanayinin yaklaşık % 38 ini ana kimyasallar,

Detaylı

İçindekiler I Contents

İçindekiler I Contents İçindekiler I Contents ÖNSÖZ SUNUŞ XIII XV 1971-Ramsar Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası

Detaylı

AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Hibe Programı

AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Hibe Programı AB ve Türkiye Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Avrupa Birliği Bakanlığı, Katılım Öncesi AB Mali Yardımı kapsamında finanse edilen diyalog sürecini desteklemeye devam etmektedir. Diyaloğu-IV

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Sanayi Devriminin Toplumsal Etkileri

Sanayi Devriminin Toplumsal Etkileri Sanayi Devriminin Toplumsal Etkileri Bilgi toplumunda aktif nüfus içinde tarım ve sanayinin payı azalmakta, hizmetler sektörünün payı artmakta ve bilgili, nitelikli insana gereksinim duyulmaktadır. 16.12.2015

Detaylı

Yenilenebilir olmayan enerji kaynakları (Birincil yahut Fosil) :

Yenilenebilir olmayan enerji kaynakları (Birincil yahut Fosil) : Günümüzde küresel olarak tüm ülkelerin ihtiyaç duyduğu enerji, tam anlamıyla geçerlilik kazanmış bir ölçüt olmamakla beraber, ülkelerin gelişmişlik düzeylerini gösteren önemli bir kriterdir. İktisadi olarak

Detaylı

TOHUMLUK İHRACATI UYGULAMA GENELGESİ (2013/4)

TOHUMLUK İHRACATI UYGULAMA GENELGESİ (2013/4) TOHUMLUK İHRACATI UYGULAMA GENELGESİ (2013/4) Amaç MADDE 1 (1) Ülkemizden yapılacak tohumluk ihracatı ile ilgili usul ve esasları belirlemektir. Kapsam MADDE 2 (1) Bu Genelge, ülkemizde üretilen tohumlukların

Detaylı

İŞ ORTAĞI DAVRANIŞ KURALLARI

İŞ ORTAĞI DAVRANIŞ KURALLARI İŞ ORTAĞI DAVRANIŞ KURALLARI LORD Corporation ( LORD ) kendini dürüstlük ve yüksek etik standartları ile iş yapmaya adamıştır. Ayrıca, işimiz için geçerli tüm kanun ve yönetmeliklere uyma konusunda kararlıyız.

Detaylı

COĞRAFİ İŞARETLER. Ceren TURGUT Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi ANKARA - TESK 2016

COĞRAFİ İŞARETLER. Ceren TURGUT Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi ANKARA - TESK 2016 COĞRAFİ İŞARETLER Ceren TURGUT Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi ANKARA - TESK 2016 Sunum İçeriği 1. Coğrafi İşaret Kavramı 2. Türkiye de Coğrafi İşaretlerin Tescili ve Denetim 3. Uluslararası Alanda

Detaylı

GIDA ve KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Dursun KODAZ Gıda Mühendisi Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanlığı

GIDA ve KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Dursun KODAZ Gıda Mühendisi Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanlığı GIDA ve KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Dursun KODAZ Gıda Mühendisi Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanlığı GENEL MÜDÜRLÜK YAPISI GIDA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ-ORGANİZASYON ŞEMASI GENEL MÜDÜR GENEL MÜDÜR

Detaylı

KONYA-EREĞLİ TİCARET BORSASI TÜRKİYE DE VE İLÇEMİZDE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ SORUNLARI

KONYA-EREĞLİ TİCARET BORSASI TÜRKİYE DE VE İLÇEMİZDE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ SORUNLARI KONYA-EREĞLİ TİCARET BORSASI 2015 TÜRKİYE DE VE İLÇEMİZDE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ SORUNLARI TÜRKİYE DE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ Ülkemiz coğrafi özellikleri bakımından her türlü hayvansal ürün üretimi için uygun

Detaylı

İZMİR DE SÜT SEKTÖRÜNE BAKIŞ

İZMİR DE SÜT SEKTÖRÜNE BAKIŞ İZMİR DE SÜT SEKTÖRÜNE BAKIŞ Büyük tarımsal ekonomiler sıralamasında 7. sırada yer alan ülkemiz tarımının milli gelire, istihdama ve dış ticarete katkısı giderek artmaktadır. Tarım sektörü; 2008 yılında

Detaylı

BVKAE www.bornovavet.gov.tr

BVKAE www.bornovavet.gov.tr Türkiye Veteriner İlaçları Pazarı Sorunlar ve Çözüm Önerileri Uluslararası Süt Sığırcılığı ve Süt Ürünleri Çalıştayı ve Sergisi 28-29 Nisan, 2008 - Konya İsmail Özdemir VİSAD - Veteriner Sağlık Ürünleri

Detaylı

TÜRK SERAMİK SEKTÖRÜNÜN AB KATILIM MÜZAKERELERİNDEKİ KONUMU. Berke Uğural 21 Mayıs 2007

TÜRK SERAMİK SEKTÖRÜNÜN AB KATILIM MÜZAKERELERİNDEKİ KONUMU. Berke Uğural 21 Mayıs 2007 TÜRK SERAMİK SEKTÖRÜNÜN AB KATILIM MÜZAKERELERİNDEKİ KONUMU Berke Uğural 21 Mayıs 2007 İçerik Standartlar ve CE İşaretlemesi İş Sağlığı ve Güvenliği İş Hukuku Çevre Entegre kirlilik önlenmesi ve yönetimi

Detaylı

GIDA BİYOTEKNOLOJİSİNDE GÜVENLİK GIDA BİYOTEKNOLOJİSİNDE UYGULAMALARI. Neslihan ATLIHAN

GIDA BİYOTEKNOLOJİSİNDE GÜVENLİK GIDA BİYOTEKNOLOJİSİNDE UYGULAMALARI. Neslihan ATLIHAN GIDA BİYOTEKNOLOJİSİNDE GÜVENLİK GIDA BİYOTEKNOLOJİSİNDE VE GDO UYGULAMALARI GÜVENLİK VE GDO UYGULAMALARI Neslihan ATLIHAN Neslihan ATLIHAN Gıda Yüksek Mühendisi Gıda Yüksek Mühendisi Gıda ve Yem Kontrol

Detaylı

Prof. Dr. Artemis Karaali İTÜ YENİ GIDALAR. Gıda Mühendisliği Bölümü

Prof. Dr. Artemis Karaali İTÜ YENİ GIDALAR. Gıda Mühendisliği Bölümü YENİ GIDALAR Prof. Dr. Artemis Karaali İTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü TANIM* Yeni gıdalar : 15 Mayıs 1997 den önce AB ülkelerinin hiç birinde önemli ölçekte üretimi ve tüketimi olmayan ürünler * Regulation

Detaylı

İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014

İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014 İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014 Cevaplarda şu işaretlerin tekrarını dileriz: B.02.2.TCM.0.00.00.00- Sayın Ali BABACAN BAŞBAKAN YARDIMCISI ANKARA Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu

Detaylı

Çevre Yüzyılı. Dünyada Çevre

Çevre Yüzyılı. Dünyada Çevre Çevre Yüzyılı Çevre; canlıların yaşamı boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır. Hava, su ve toprak bu çevrenin fizikî unsurlarını; insan, hayvan, bitki ve diğer mikroorganizmalar ise, biyolojik unsurlarını

Detaylı

HACCP Sistem Tetkikine Ait Resmi Form Resmi Kontrol Rapor No:

HACCP Sistem Tetkikine Ait Resmi Form Resmi Kontrol Rapor No: EK-5 HACCP Sistem Tetkikine Ait Resmi Form Resmi Kontrol Rapor No: TARİH: İNCELENECEK HUSUSLAR A) GENEL 1. İşyeri teknik ve hijyenik açıdan bu yönetmelikte belirtilen koşullara sahip mi? 2. El kitabı ön

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Bilgi Uçurma Politikası

Bilgi Uçurma Politikası Bilgi Uçurma Politikası Naspers, işletme faaliyetlerinin doğruluğuna büyük önem vermektedir. Bu nedenle Naspers, Naspers'in veya onun herhangi bir Çalışanının Uygunsuz Davranışta bulunduğuna inanmak için

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

FAO SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ FİYAT VE TİCARET GÜNCELLEME: KASIM 2014

FAO SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ FİYAT VE TİCARET GÜNCELLEME: KASIM 2014 FAO SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ FİYAT VE TİCARET GÜNCELLEME: KASIM 2014 FAO süt fiyat endeksi 184,3 ile Ekim ayında bir önceki aya göre %1,9 geriledi. Böylece geçen yıl aynı dönemin % 26,6 gerisinde kaldı. Tereyağı,

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Prof. Dr. Turgut KALPSUZ (Oturum Başkanı) 29

İÇİNDEKİLER. Prof. Dr. Turgut KALPSUZ (Oturum Başkanı) 29 İÇİNDEKİLER Önsöz 3 Teşekkür 7 Kısaltmalar 15 Konferans Programı 17 Açış Konuşmaları 21 Şaban DİŞLİ 21 İTO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali ŞAHİN 24 Adalet Bakanı I. OTURUM MİLLETLERARASI TİCARİ TAHKİME

Detaylı

SCA Davranış Kuralları

SCA Davranış Kuralları SCA Davranış Kuralları SCA Davranış Kuralları SCA paydaşları ile değer yaratmaya, çalışanları, müşterileri, tüketicileri, hissedarları ve diğer iş ortaklarıyla saygı, sorumluluk ve mükemmelliğe dayanan

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ARICILIK

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ARICILIK A. ANAKARALARIN KOLONİ SAYILARI VE BAL ÜRETİMLERİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ARICILIK H. Vasfi GENÇER Yasin KAHYA A. Ü. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Sayısı ve Bal Üretimi (2002) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

PESTİSİTLERE KARŞI DAYANIKLILIK GELİŞİMİ VE DAYANIKLILIĞIN YÖNETİMİ

PESTİSİTLERE KARŞI DAYANIKLILIK GELİŞİMİ VE DAYANIKLILIĞIN YÖNETİMİ SUNUŞ PESTİSİTLERE KARŞI GELİŞİMİ VE Dr. İlhan KURAL Nisan 2002 1 DAYANIKLILIĞIN Tarihçesi Tanımı Kaynağı Dayanıklılığı etkileyen faktörler Dayanıklılığın mekanizması Dayanıklılığın yönetimi Yasal dayanaklar,

Detaylı

Dünya Mısır Pazarı ve Türkiye

Dünya Mısır Pazarı ve Türkiye Dünya Mısır Pazarı ve Türkiye Günümüzde çok amaçlı bir kullanım alanına sahip olan Mısır, Amerika Kıtası keşfedilene kadar dünya tarafından bilinmemekteydi. Amerika Kıtasının 15. yüzyıl sonlarında keşfedilmesiyle

Detaylı

T.C. GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK BAKANLIĞI Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Sayı : 73453902-045.01/21288 30/05/2013 Konu : Yem Kontrol Uygulamaları

T.C. GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK BAKANLIĞI Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Sayı : 73453902-045.01/21288 30/05/2013 Konu : Yem Kontrol Uygulamaları Sayı : 73453902-045.01/21288 30/05/2013 Konu : Yem Kontrol Uygulamaları.. VALİLİĞİNE (İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü) Yem kontrolleri ile ilgili olarak İl Müdürlükleri arasında uygulamada birliğin

Detaylı

Nilay PANCAR Tarımsal Desteklemeler Dai. Bşk. Çözümleyici 24/09/2014. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı

Nilay PANCAR Tarımsal Desteklemeler Dai. Bşk. Çözümleyici 24/09/2014. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Nilay PANCAR Tarımsal Desteklemeler Dai. Bşk. Çözümleyici 24/09/2014 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Sunuş İçeriği Eğitim Detayları Polonya Hakkında Krakow Tarım Üniversitesi Avrupa Birliği Tarım

Detaylı

Sizi geleceğe taşır...

Sizi geleceğe taşır... Sizi geleceğe taşır... HAKKIMIZDA Elizi Reklam İnşaat Turizm Tarım Gıda ve Hayv. San. Tic.Ltd.Şti. firması olarak 2001 yılında Antalya da faaliyetine başlamıştır. Şirketimizin ana faaliyet konusu sera

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

Ziraat. Müh. Fatma MAMAK

Ziraat. Müh. Fatma MAMAK IV.ULUSLARARASI ORTA/DOĞU AVRUPA VE ORTA ASYAORGANİK SEKTÖRDEKİ GELİŞMELER KONFERANSI AB VE TÜRKİYE ORGANİK TARIM MEVZUATININ UYUMLAŞTIRILMASI Ziraat. Müh. Fatma MAMAK 13-14 14 NİSAN 2012 AB VE TÜRKİYE

Detaylı

Uluslararası Süreçler Çerçevesinde Çevre Eğitimi

Uluslararası Süreçler Çerçevesinde Çevre Eğitimi Uluslararası Süreçler Çerçevesinde Çevre Eğitimi Doç. Dr. Barbaros GÖNENÇGİL Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) Yönetim Kurulu Başkan Yrd. barbaros@istanbul.edu.tr Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE İRAN İSLAM CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA ÇEVRE ALANINDA MUTABAKAT ZAPTI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE İRAN İSLAM CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA ÇEVRE ALANINDA MUTABAKAT ZAPTI TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE İRAN İSLAM CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA ÇEVRE ALANINDA MUTABAKAT ZAPTI Bundan böyle "Taraflar" olarak anılacak olan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İran İslam Cumhuriyeti

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

MUĞLA DA ÇEVRE TALANINA TEPKİ

MUĞLA DA ÇEVRE TALANINA TEPKİ MUĞLA DA ÇEVRE TALANINA TEPKİ Muğla Çevre Platformu nun (MUÇEP) Milas buluşmasına damgayı; arka arkaya gelen çevre, imar, tarım alanları konularında çıkarılan kararlar ve Okluk Koyu nda yıkılan Cumhurbaşkanlığı

Detaylı

Kırsal Alan ve Özellikleri, Kırsal Kalkınmanın Tanımı ve Önemi. Doç.Dr.Tufan BAL

Kırsal Alan ve Özellikleri, Kırsal Kalkınmanın Tanımı ve Önemi. Doç.Dr.Tufan BAL Kırsal Alan ve Özellikleri, Kırsal Kalkınmanın Tanımı ve Önemi Doç.Dr.Tufan BAL Dersin İçeriği Kırsal Kalkınma Kavramının Tarihçesi Kırsal Kalkınmada Temel Amaç Kırsal Alan Kalkınma Politikaları Kırsal

Detaylı