EYLÜL Gönül Dili, Hâl Şivesi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EYLÜL 2013. Gönül Dili, Hâl Şivesi"

Transkript

1 EYLÜL 2013 YIL 35 SAYI 416 ISSN Gönül Dili, Hâl Şivesi Kalbdeki Elektrik Akımı Geçmişten Yöneticilere Nasihatler Taklidin Nörobiyolojisi Yusuf Hücresi Öyle bir dünya kurgulayıp durduk, Onun hayaliyle kalktık-oturduk; Hâlâ hep onu mırıldanıyoruz, Bilinmez kimselere hep onu sorduk

2 B eyan bir anahtarsa, o anahtarla açılan ışıktan dünyanın adı gönüldür. Her sözün kıymeti, onun gönül ile irtibatı ölçüsündedir. Bence dil ve dudakla ifade edilen şeyler sadece gönül beyanının bir gölgesinden ibarettir. Ne var ki, Hak kelâmının bir izdüşümü sayılan gönül dilini de ancak ona açık duranlar ve ondan yükselen nefesleri duyanlar anlarlar. Mantık, muhâkeme, üslûp, meânî kurallarına riayet söz cevherinin önemli unsurlarıdır.. evet, beyanın birer rengi, deseni, şivesi kabul edilen hakikat, mecaz, teşbih, istiâre, kinaye gibi esaslar söze derinlik katan mühim hususlardandır. Her biri ayrı bir süsleme

3 ve sözü sevdirme sanatı sayılan muhassinât-ı lâfzıye den cinas, seci, iktibas gibi hususların ve muhassinât-ı mâneviye den tevriye, tıbak, mukabele, hüsn-ü ta lîl türünden unsurların ifadeleri renklendirip bediî bir derinliğe ulaştırdığı da muhakkak. Ne var ki, temelde beyanı beyan yapan, onun gönül diliyle irtibatı ve iç ihsasların sesi-soluğu olmasıdır. Lâfızlar mânâların kalıpları olmaları itibarıyla, bir yere kadar meânî, beyan, bedî şimdilerde bu tabirlere biraz yabancı olabiliriz kural, kaide ve disiplinlerinin de önemli oldukları söylenebilir; ancak, beyanda aranan gerçek zenginlik ve enginliğin kalb ve ruhun derinliklerinden fışkırıp ortaya çıkmasıyla mebsuten mütenasip olduğu da bir gerçektir. İmandan kaynaklanan bir heyecanla mızrap yemiş bamteli gibi inleyen gönüllerdir ki, dinleyenler üzerinde mütemâdî tesir icra eder ve bir aşk u alâkaya vesile olurlar. Aksine, vicdan mekanizmasına mâl edilememiş, gönül diliyle seslendirilememiş ve hâl şivesiyle renklendirilememiş bütün söz ve beyanlar ne kadar yaldızlı olsalar da yine de ruhlar üzerinde mütemâdî tesir icra edemezler. İnsanın iç dünyası her zaman mamur, mâbedler gibi pırıl pırıl, arş-ı rahmete açık ve hep O nunla münasebet heyecanı içinde bulunmalıdır ki, onun dillendirdiği mânâ ve mazmunların çevredeki akisleri de derin ve mütemâdî olsun; gönül gözleri kapalı, ruhu bedenî ve cismanî ihtirasların baskısı altında bulunan birinin başkasına edip eyleyeceği fazla bir şey de yoktur. Hayatlarının her faslında O nu görüyor gibi davranan, O nun tarafından görülüyor olma mülâhazasıyla oturup kalkan, Kur ân ifadesiyle, nerede bulunursa bulunsun, O nun hâzır ve nâzır olduğunu soluklayan ve görüldüğünde Allah ı hatırlatan dırahşan çehrelerdir ki, her zaman inandıkları kadar inandırıcı olmuş; hakikatleri ve Hakikatü l-hakaik ı hissettikleri kadar çevrelerine de duyurabilmiş ve hep sinelerde yankılanan bir ses ve soluk olagelmişlerdir. Kendi özünden habersiz, mahiyetindeki derinliklere karşı bîgâne, Hak la münasebetlerinde gerilerin gerisinde birisi, oturup kalkıp bülbüller gibi şakısa, dil döküp çevresine destanvârî şeyler sunsa da kat iyen hiçbir gönle giremez, hiçbir kimse üzerinde müessir olamaz; çok güzel konuşabilir, konuşmalarıyla teveccüh ve iltifat da toplayabilir, ama muhatapları üzerinde kalıcı bir tesir uyaramaz ve kat iyen onları Hakk a yönlendiremez; Allah, kendisine yönlendirmenin şifreli anahtarını gönül diline ve hâl şivesine armağan etmiştir. Bugüne kadar ruh ve gönülden yükselmeyen ve insan ledünniyatına ulaşamayan kuru bilgiler, söz ebelikleri, heva ve hevesleri şahlandıran dil ve akıl oyunlarıyla bir şeyler yaptıklarını sananlar kendilerini avutmuş, başkalarını da aldatmışlardır ama kat iyen sinelerde sürekli yankılanan bir ses ve soluk olma bahtiyarlığına erememişlerdir. Ses-soluk, dil-dudak, kalem ve parmak iç ihsasların emrinde olmalıdır ki, söz gerçek değerine ulaşabilsin. Gönül erleri her zaman söze gerçek değerini kazandırma peşindedirler. Onlar ağlarını gerer, sürekli iç ihsaslarını ve gönüllerinden fışkıran mazmunları avlamaya çalışır, vicdan mekanizmasından vize almayan mülâhazalara kapalı durur, kalblerinden nebeân etmeyen sesler-sözler bülbül nağmeleri gibi dahi olsa onları içlerinin farklı bir derinliğinde unutulmaya terk eder ve o kabîl mülâhazalar karşısında sürekli sessizlik murakabesi yaşarlar. Gönüllerinden fışkırdığına emin bulundukları ve hak mülâhazasına bağlı dillendirdikleri mefhumlar aklın zahirî nazarında zehir bile olsa, onları, gönül dilinden yükselmeyen, hâl şivesiyle renklenmeyen kevserlere tercih ederler; tercih ederler, zira onlar nefsanî ve cismanî huzur peşinde değillerdir; mülâhaza dünyalarına bağlı yürüdükleri yolda bin türlü mahrumiyet ve mağduriyet söz konusu olsa da, onlar hep gönül ibrelerinin gösterdiği istikamete müteveccihtirler ve gerektiğinde bütün bütün kendilerini unutmaya, hattâ ömür billâh yâd edilmemeye hazırdırlar. Ne nâm u nişan ne şöhret ü şân EYLÜL

4 Kendi özünden habersiz, mahiyetindeki derinliklere karşı bîgâne, Hak la münasebetlerinde gerilerin gerisinde birisi, oturup kalkıp bülbüller gibi şakısa, dil döküp çevresine destanvârî şeyler sunsa da kat iyen hiçbir gönle giremez, hiçbir kimse üzerinde müessir olamaz. ne de servet ü sâmân peşindedirler. Edip eylediklerine karşı sürekli vefasızlık görseler veya hep mahrumiyetlere maruz bırakılsalar da ne alınır, ne gönül koyar ne de kimseyi vefasızlıkla suçlarlar. Böyle davranmayı inançlarının gereği, yürüdükleri yolun da hususiyeti sayar; karşılaştıkları olumsuzluklara bir eyvallah çeker ve yol almaya bakarlar bu peygamberler şehrahında. Tarih boyu bütün Kur ân talebeleri hep böyle düşünmüş ve bu güzergâhta yürümüşlerdir. Dün ve bugün o nurânî şehrahın yolcuları, o yolun Sonsuz Rehberinin takipçileri olmaya and içmiş, hep sevgi soluklamış, başkalarına karşı aşk u alâka mırıldanmış, herkesi kardeşlik hisleriyle kucaklamış, Bediüzzaman ifadesiyle, kâinata mehd-i uhuvvet nazarıyla bakmış, konuşurken gönül dilleriyle konuşmuş, konuştuklarını hâl şivesiyle renklendirmiş ve fânileri Bâkî den ayıran noktaya ulaşmış, his ve heyecanlarıyla hep bir farklılık resmi çizmişlerdir. Bunlardır ki, çevrelerindeki en küçük işaretlerde bütün varlığın ruh ve mânâsını duyar; duyduklarını çehrelerindeki imalarla, gözlerindeki mânâlarla şekillendirir; var olmadaki derin sırları ledünnî bir sezişle sezer ve kalbin tepelerine sağanak sağanak boşalan mânâları birer mâide-i semâviye gibi karşılaştıkları herkese tattırmaya çalışırlar.. dolaşırlar vadi vadi, inançlarında filizlenen güzellikleri sunacak sineler ararlar.. ve buldukları her müstaid ruhla âdeta bir bayram yaşarlar. Duygularında gayet masum, en büyük başarılar karşısında bile iddiasız, her türlü beklentiye karşı kapalı ama pürneş e ve püriştiyaktırlar. Gece-gündüz hep bir sır peşindedirler.. sırlarını paylaşma onların en büyük emelidir. Gönüllerinde duyduklarıyla gönüllerde heyecan uyarmaya çalışırlar.. âşina sinelere duygudandüşünceden, sesten-sözden matbaa mürekkebi görmemiş güftesiz besteler sunarlar. Soluk soluğadırlar yaptıkları işin heyecanıyla; ne yeis ne de keder, ne tereddüt ne de inkisar, yudumlarlar amel ve aksiyonlarının zevkini ve lezzetini edip eyledikleri işin içinde ve aramazlar başka bir ücret aradıkları gibi ruh bilmez ve gönül bilmezlerin. Sunarlar gönüllerinde mayaladıkları ruhu, mânâyı ve o zevkine doyulmaz mârifet ve muhabbeti. Ön yargılı değilse, kimse kurtulamaz bu büyülü seslerin birer inşirah çağlayanı gibi gönül yamaçlarında çağlamasının tesirinden; kimse kurtulamaz sinelere çarpıp insan benliğinde yankılanan bu ledünnîliğin cazibesinden Gökler ötesi ifadelerin akisleri sayılan bu tesirli gönül beyanlarına karşı hiç kimse alâkasız kalamaz. Biz hemen tesirini görmesek de, gönülden fışkıran, hâlle farklı bir şiveye ulaşan bu beyan âbideleri bugün olmasa da yarın mutlaka ona açık kalbler üzerinde tesirlerini gösterecek, vicdan sistemlerini bütün derinlikleriyle tesir altına alacak.. ve bir gün şuuraltı müktesebât hâline gelmiş bu vâridât, çok küçük bir tedâîyle de olsa ortaya çıkarak en alâkasız ruhlara bile kendi boyasını çalacaktır. Evet, bugün ne gönül diliyle söylenen sözler ne de hâl şivesiyle seslendirilen beyanlar kat iyen zayi olmamaktadır. Şimdilik zihinler onları birer disket gibi kaydediyor, şuur değerlendiriyor, mantık ve muhâkeme besleyip büyütüyor ve yeni kalıplara, yeni şekillere ifrağ ediyor, sonra da onları bir vakt-i merhûn a emanet ediyor. Mevsimi gelince belki de kalbin o sihirli beyanları, hâlin ruhlar üzerindeki o silinmez izleri, ne duyulmadık şeyler ne görülmedik güzellikler ifade edeceklerdir..! EYLÜL 2013

5 Kendimiz olma derken, hiç kuşkusuz, kendi medeniyet mirasımızla ve kendi kültürümüzle örgülenen iç kimliğimizin öne çıkarılmasını ve onun yörüngeleşmesini kastediyoruz. Çöl Karıncaları Y iyecek aramaya çıkan birçok karınca türü, sevk-i İlâhî ile yiyeceğin bulunduğu yol üzerine feromon hormonu bırakır ve bu haberleşme sistemiyle, kaybolmadan yiyeceklerini yuvalarına taşır. Büyük Sahra da yaşayan Cataglyphis karıncaları ise, yuva ve yiyeceklerini bulmada feromon hormonu kullanmaz. Çünkü çöl zeminine bırakacakları hormonlar, sıcak çöl kumları tarafından soğrulabilir veya rüzgâr sebebiyle savrulabilir. Dolayısıyla çölde takip ettikleri yolu feromonla işaretlemelerinin bir mânâsı olmaz. Rahmeti ve hikmeti sonsuz Yaratıcı (celle celâluhu), Cataglyphis karıncalarına bu şartlarda yaşayabilmelerine uygun hususiyetler ve farklı bir haberleşme sistemi vermiştir. Bu konuda uzman olan Zürih Üniversitesi Zooloji Enstitüsü nden Rüdiger Wehner, böylesine olağanüstü şartlarda hayatlarını sürdüren bu karıncalar için harikulade yaratıklar tabirini kullanır. Cataglyphis karıncalarının bacakları diğer karıncaların bacaklarına göre daha kısa olduğundan, bu karıncalar daha hızlı hareket eder. Diğer canlılar gölgelik bir yerde sessiz bir şekilde yatarken, bu çöl karıncalarının yaşlı işçi üyeleri, güneşin kavurucu sıcağı altında kışa hazırlık yapmak üzere, gündüz çalışmaya çıkar. Çöl şartlarında gündüz yiyecek aramak, yüksek sıcaklıktan dolayı sıvı kaybına uğrama ve diğer canlılara yem olma gibi riskler de taşır. Bu yüzden bu karıncalar, son derece sıcak olan zeminle temas etmeyecek şekilde karınlarını yukarı çekerek hareket edebilecekleri bir yapıda yaratılmıştır. Çöl karıncalarının yiyecek arama teknikleri, Rüdiger Wehner ve ekibinin sabırlı araştırmaları neticesi ortaya çıkarılmıştır. Bu araştırmalardan biri, Tunus ta Cataglyphis bicolor kolonileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bulunan bir yuvanın etrafı, birkaç genç işçi karıncayı ortaya çıkaracak şekilde kazılmıştır. Genç işçi karıncaların, solgun ve sararmış bir üst derileri vardır. Yapılan bu araştırmada, diğerlerinden ayırt edebilmek üzere genç işçi karıncalar başlarından ve göğüs kısımlarından boyanmış ve tekrar yuvalarına konmuştur. Daha sonra yuvanın çevresine, her bir karıncanın takip ettiği yolun doğru kaydını yapabilmek üzere eşmerkezli çemberler çizilmiştir. Bu hazırlık safhasından sonra yuvanın girişi dört hafta boyunca karıncalar rahatsız edilmeden gün boyu nöbet sistemiyle takip edilmiştir. Bu süre zar- EYLÜL

6 Cataglyphis karıncaları yuva ve yiyeceklerini bulmada feromon hormonu kullanmaz. Çünkü çöl zeminine bırakacakları hormonlar, sıcak çöl kumları tarafından soğrulabilir veya rüzgâr sebebiyle savrulabilir. Dolayısıyla çölde takip ettikleri yolu feromonla işaretlemelerinin bir mânâsı olmaz. fında, boya ile işaretlenmiş işçi karıncaların yiyecek aramaya çıkmalarına izin verilmiştir. Bunlar öncelikle yuvadan iki metrelik mesafeyi kapsayan bölgeyi tarayacak şekilde hızlı bir keşif turu yapmışlar, ardından daha uzak mesafelere doğru, fakat her biri belli bir yönde ilerleyecek şekilde gezinmeye başlamışlardır. Bazıları yuvaya yiyecekle bazıları boş olarak dönmüştür. Ölmeden önce, yiyecek arayan karıncaların ortalama olarak bir hafta boyunca çalıştıkları ve yaklaşık otuz keşif yaptıkları tespit edilmiştir. Her geçen gün karıncaların daha uzak sahalarda yiyecek aramaya başladıkları ve dolayısıyla zamanlarının çoğunu yuva dışında geçirdikleri müşahede edilmiştir. Bunlar gittikleri sahada ilk birkaç denemede yiyecek bulamadıklarında, daha farklı bölgelere yönelmiş; fakat yiyecek bulduklarında da hemen yuvanın yolunu tutmuşlardır. Tedrici bir şekilde, günden güne daha fazla yiyecek bulmadaki başarılarının, farklı sahaları dolaşmalarıyla orantılı olduğu görülmüştür. Yiyecek bulduktan sonra yuvaya kayıpsız bir şekilde dönebilmek için takip edilmesi gereken yolun ve yönün belirlenmesinde, çöl karıncalarının öncelikle görüntü ipuçlarını kullandıkları anlaşılmıştır. Meselâ taradıkları sahada bir bitki kırıntısı bulduklarında, yol boyunca gördükleri nesneleri (bir çalının pozisyonu, ışık veya gölgenin desenleri, dallar sebebiyle semanın yerden farklı görünüşü vb.) hafızala- rında tutabilme ve yuvaya dönerken bu bilgileri kullanabilme kabiliyetiyle donatıldıkları anlaşılmıştır. Paul-Sabatier Üniversitesi nden (Fransa) Guy Beugnon ve ekibinin yaptığı diğer bir araştırmada çöl karıncalarının, şekilleri ve benzer görünüşe sahip nesneleri ayırt edebildikleri anlaşılmıştır. Beugnon ve ekibi, Akdeniz bölgesinde yaşayan Cataglyphis cursor karıncalarını, birbirine bağlı ve her biri iki çıkışlı dört kutudan oluşan bir lâbirent içine yerleştirmiş ve karıncaların yuvaya giden en kısa yolu nasıl bulduklarını gözlemiştir. Çıkışlardan birinin üzerine siyah bir desen çizilmiş, diğerine dokunulmamış; fakat şekil olarak diğer çıkıştan farklı bir şekil (dikdörtgen ve üçgen gibi) verilmiştir. Karıncalar için işin daha zor tarafı, bu kapılardan sadece birisinin diğer kutuya açılıyor olmasıdır. Deneyin neticesi, araştırmacı bilim insanlarını hayretler içinde bırakmıştır, zîrâ sadece birkaç denemeden sonra karıncalar lâbirenti öğrenmişler, yuvaya giden en kısa yolu gösteren işaretleri tereddütsüz ve hatasız çözümlemişlerdir. Buna benzer bir araştırmayı Rüdiger Wehner de yapmış, Yunanistan ve Tunus ta yaşayan karıncaların görme hafızasını test etmiştir. Bunun için bir Cataglyphis kolonisini yuvalarından almış, yakındaki bir çöl ortamına taşımıştır. Bazı işaretlemeler yaptıktan sonra karıncaların hareketini incelemiş; elde ettiği netice Wehner i hayretler içinde bırakmıştır. Çünkü bu koloni, kendi yuvalarına giden yolu bulmak için basit bir strateji takip etmiştir: Karıncaların çöl ortamına taşınmaları sürecinde çevrede gördükleri görüntüler sevk-i İlâhîyle hafızalarına kaydolmuş, çölden yuvalarına giden yolu bulurken bu görüntüleri kullandıkları rapor edilmiştir. Cataglyphis karıncalarının bacakları diğer karıncaların bacaklarına göre daha kısa olduğundan, bu karıncalar daha hızlı hareket eder EYLÜL 2013

7 Âlemlerin Rabbi olan Cenab-ı Hak (celle celâluhu), bu karıncaların minicik beyinlerinde yön bulmaya yardımcı başka bir algoritmayı da çalıştırmaktadır. Wehner, otomatik bir kılavuz varmışçasına, işaretleme olmaksızın çok iyi yön tayini yapabilen bu karıncaların beyinlerinin tıpkı bir uçak kokpiti gibi, pusulası ve navigasyon âletleri olan bir pil barındırdığını ifade etmektedir. Beyindeki pusula hangi yönde ilerlendiğini, yol sayacı da harekete başlanan yerden itibaren ne kadar yol kat edildiğini sürekli ölçmektedir. Bunlara ilâveten, bu karıncaların beyninde yol integratörü denen, en iyi yolun hangisi olduğunu hesaplayan başka bir mekanizmanın daha bulunduğu ortaya çıkarılmıştır. Aynen arı ve örümceklerde olduğu gibi, çöl karıncalarının beyinlerinde de bir sanal pusula vardır. Ayrıca bu karıncaların gözleri, bir insan gözünün yapamayacağı şekilde kutuplanmış ışığı analiz edebilecek kabiliyette yaratılmıştır. Güneş ışığı atmosferdeki gaz molekülleri vasıtasıyla saçılmaya uğrayarak kutuplanır (polarizasyon). Karıncaların gözleri ultraviyole ışığa duyarlı reseptörler (alıcı) ihtiva ettiği için, polarize ışığı kolaylıkla fark edebilir. Cataglyphis karıncaları yuvayı terk ettikten ve belli bir vakit geçtikten sonra, Güneş in konumuna ve gün içindeki zaman dilimine göre ışığın kutuplanmasında meydana gelen değişikliği hesaba katarak doğru rota tayini yapabilmeleri için küçük dönme hareketleriyle pusulalarını yeniden ayarlarlar. Bu karıncaların gerçekten de Güneş in pozisyonuna göre hareket ettiklerini gösteren mühim bir araştırma, neredeyse bir asır önce İsviçreli entomolog (böcek bilimci) Felix Santschi tarafından ortaya konmuştur. Tunus ta yaptığı bu araştırmada Santschi, yuvalarına dönmekte olan çöl karıncalarının yolları üzerine bir ayna yerleştirmiştir. Güneşin aynada yansıması neticesinde karıncalar güneşin tam zıt tarafta olduğunu zannederek U-dönüşü yapmışlar ve yuvadan uzaklaşacak şekilde hareket etmişlerdir. Buna ilâve olarak karıncalardaki navigasyon cihazı nın yol sayacı sadece kat edilen mesafeyi Arı ve örümceklerde olduğu gibi, çöl karıncalarının beyinlerinde bir sanal pusula vardır. Ayrıca bu karıncaların gözleri, bir insan gözünün yapamayacağı şekilde kutuplanmış ışığı analiz edebilecek kabiliyette yaratılmıştır. Yiyecek bulduktan sonra yuvaya kayıpsız bir şekilde dönebilmek için takip edilmesi gereken yolun ve yönün belirlenmesinde, çöl karıncalarının öncelikle görüntü ipuçlarını kullandıkları anlaşılmıştır. saymaz, aynı zamanda yatay bir düzlem üzerindeki izdüşümünü de hesaplar. Bu hesabı yapabilmeleri pratikte çok mühimdir; çünkü çöl ortamında hareket ettikleri zemin daima düz değildir. Bazen tepecikler tırmanmak, bazen de tepeciklerden aşağı inmek zorunda kalırlar. Bu iniş-çıkışlar sırasında karıncaların izdüşüm hesabı yapabildikleri, Wehner ve Berlin Üniversitesi nden Sandra Wohlgemuth tarafından yapılan bir araştırma neticesinde ortaya konmuştur. Karıncalar, sekiz metrelik bir mesafeyi (ki, bu uzunluk izdüşüm olarak 5,2 metrelik düz bir yola karşılık gelir) kat ettikten sonra tekrar harekete başladıkları noktaya, fakat bu defa düz bir yol boyunca hareket ederek dönmüşlerdir. Karıncaların nasıl bu kadar mükemmel hesap yapabildiğini araştırmak üzere, nörofizyolojiden nöroanatomiye, davranış biyolojisinden bilgisayar bilimlerine, entomolojiden (böcek-bilim) robot bilime kadar çeşitli disiplinlerde çalışan bilim insanları bir araya gelmiş ve çeşitli hipotezler ortaya atmış olsalar da, çöl karıncalarının beyninin farklı parametreleri nasıl bir araya getirebildiğini ve değerlendirebildiğini ortaya koyan tatmin edici neticelere ulaşamamışlardır. Kaynaklar - Laurent Keller and Elisabeth Gordon, The Lives of Ants, Oxford University Press, 2009, New York. - Jae Choe, Secret Lives of Ants, The Johns Hopkins University Press, 2012, Baltimore, Maryland. EYLÜL

8 Dr. C. Hamza AYDIN Y etişkin bir insanın beyninde yaklaşık 100 milyar sinir hücresi (nöron) bulunur. Her bir sinir hücresi, çevresindeki her bir sinir hücresiyle civarında bağlantı yapabilme kapasitesiyle yaratılmıştır. Beyindeki bağlantı sayısı, kâinatta mevcut bütün temel parçacıkların sayısından fazladır. Son on yılda gelişen sosyal nörobilim disiplini, kontrol merkezi ve ruhun icraatlarına önemli bir sahne olan beyni anlamada yeni ufuklar açmıştır. Beynin fonksiyonlarının sosyal ortamlara göre değiştiği ve geliştiği daha iyi anlaşılmıştır. Bu yüzden beyinle alâkalı bu tür çalışmalar izole ortamlarda tek başına değil, sosyal bir çevrede diğer insanlarla etkileşirken yapılmaya başlanmıştır. Ayna nöronlar Nörolojide son on yılın en önemli keşiflerinden biri ayna (mirror) nöronlardır. Beyin hücrelerinin hususi bir alt kümesi (yaklaşık % 20 kadarı) aynalama özelliği taşır ve ön korteks lobunda bulunur. Bunlar görme ve mekânla ilgili premotor nöronların özel bir çeşididir. Çevrede gözlenen davranışların nöron kopyasının çıkarılmasında rol oynar. İnsanların başkalarının yaptığı davranışları nörobiyolojik açıdan hızlı şekilde tekrarlamasının altında ayna nöron sistemi bulunur. İnsanın sosyal etkileşiminde aktif hâle geçen ayna nöronlar, diğer insanlarda gözlemlediğimiz davranışlara cevabın bir parçasını oluşturur. Bu nöronlar, kültür gibi üst seviyede insan düşünce ve davranışının nörobiyolojik ifadesinde rol alırlar EYLÜL 2013

9 Nörolojide son on yılın en önemli keşiflerinden biri ayna (mirror) nöronlardır. Beyin hücrelerinin hususi bir alt kümesi (yaklaşık % 20 kadarı) aynalama özelliği taşır ve ön korteks lobunda bulunur. Nöral aynalama, grup içi ve gruplar arası sübjektifliğin ve ortak ön yargının meydana gelmesinde rol oynayan nörolojik mekanizma olup, idrak ve toplum psikolojisi teorilerini desteklemektedir. Bunun mânâsı, birlikte olunan veya gözlemlenen insanların davranışlarının, kişinin zihninde seçici olarak kopyalanmasıdır. Bu durum, insan beyninde taklidi kolaylaştıran bir kopyalama ve kaydetme mekanizmasının var olduğuna işaret eder. Dolayısıyla ayna nöronlar, insanın sosyalleşmesini beyin perspektifinden anlamada yeni bir pencere açmaktadır. İnsanın sosyalleşmesinde, ruhun fonksiyonlarına sebep perdesi oluşturan nörobiyolojik mekanizmaların ve hormonların rolü ihmal edilemeyecek kadar fazladır. DNA biyoloji için hangi öneme sahip ise, ayna nöronlar da, insanın psikolojik boyutunu anlamada benzer öneme sahiptir. İnsanın sosyal münasebetleri, diğer insanların davranışlarını, niyetlerini ve duygularını anlamaya bağlıdır. Sosyal psikoloji araştırmaları, taklit davranışların otomatik olarak yaygın şekilde yapıldığını ve empatiyi kolaylaştırdığını göstermektedir. Burada kavram temelli düşünme yerine, doğrudan kopyalama vardır. Sosyal iletişim, insanların niyetlerini ve hissiyatlarını anlayıp ona göre tutum ve davranış geliştirmeyi gerektirir. İnsan beyni, seçici taklit ve kopyalamaya programlandığından, kültür öğretilemez, ancak taklit ve kopya ederek, yaşanarak öğrenilir. Maymunlar üzerinde yapılan yeni araştırmalar ayna nöronların bilinmeyen fonksiyonlarını ortaya çıkardı. Bir maymunu hata yaparken gözlemleyen bir makak maymununun ön beyninde belli bir nöron topluluğunun aktif hâle geçtiği bulundu. Enteresan olan husus, gözlemleyen maymun kendisi hata yaparsa, bu nöron topluluğu aktifleşmiyordu. Bu oldukça sürpriz bir buluştu. Daha sonra, benzer hücrelerin insan beyninde de var olduğu gösterildi. Kendi hatalarında sessiz kalan, başkalarının hatalarını hemen fark eden insanların ayna nöronlarının da buna paralel olarak ateşlenmesi, 2012 yılının önemli buluşlarından biridir. Bu buluş, beynin gerçekten kompleks bir işleyişe sahip olduğunu gösterir. İnsan, çevresinde gördüğü, konuştuğu kişileri taklit etme, onların hatalarını fark etme veya ellerindekilere sahip olmayı isteme eğilimi gösterdiğinde, buna paralel olarak sinir hücrelerinden bazıları aktif hâle geçer. Taklit ve özentinin, kusur aramanın, kıskançlık ve öykünmenin icraat ve ifadesinde beyne rol verilmiştir. Bu ayna nöronlar, dilin, sosyalleşmenin, grup oluşturmanın, aidiyet duygusunun, taklide dayalı öğrenmenin, kültürün ve kitlesel hareketlerin, beyin seviyesinde nasıl oluştuğunu da kısmen açıklar. Deneylerde, bir kişinin elindeki nesnelerin, diğer insanlarda, kime ait olduğu bilinmeyen orta yerdeki nesnelere göre, daha çok sahip olma arzusu oluşturduğu gözlenmiştir. Bu arzu, farklı eğitim, terbiye, inanç ve kültürden insanlarda değişen derecelerde olacağından, bunun beyindeki karşılığı da farklılık EYLÜL

10 İnsanların başkalarının yaptığı davranışları nörobiyolojik açıdan hızlı şekilde tekrarlamasının altında ayna nöron sistemi bulunur. İnsanın sosyal etkileşiminde aktif hâle geçen ayna nöronlar, diğer insanlarda gözlemlediğimiz davranışlara cevabın bir parçasını oluşturur. arz edecektir. İnsanın yapısında, başkalarının sahip olduğu güzel, iyi ve doğru şeylere karşı imrenme, gıpta etme, onları örnek alma, kıskanma, hattâ onlara göz dikme, ayrıca başkalarında kusur arama gibi eğilimler vardır. Bunlar belli bir dereceye kadar insanı teşvik eder, kamçılar, örnek almaya sevk eder. Dolayısıyla kişinin ayakta kalması ve sağlıklı bir sosyal çevreye uyum sağlaması adına önemli fonksiyon görürler. Fakat bu konuda doz, zaman ve zemin doğru ayarlanmadığı takdirde had aşılır, haksızlığa kapı açılır ve bunlar kötü ahlâk sebebi olur. İnsanlar, içinde bulundukları sosyal çevreden, arkadaş grubundan, medya ve reklâmlardan neden kolayca etkilenir ve gördüklerine benzemeye çalışır? Bilhassa günümüzde çok cazip hâle gelmiş olan dünya insan nefsine hitap ediyor. Eğlence kültürü; reklâmcılık, sosyal medya, bilgisayar oyunları ile potansiyel bir pazar hâline gelmiş milyarlar üzerinde istediği tesiri icra ediyor. Nefisleri terbiye, akılları tezkiye, ruhları tasfiye edilmemiş, sağlam bir inanç alt-yapısı olmayan kitlelerin iradeleri çok kolay baskılanıyor. İnsan nefsinin böyle bir dünya karşısında her defasında neredeyse aynı cevabı veren kolay müşteri durumuna düştüğü çok açık. Böyle bir ortalama insan, dünyayı bu hâliyle algılayıp cevap verdiğinde hâlet-i ruhiyesinin beyin ekranındaki karşılığı ve bu süreçte ayna nöronların nasıl aktif hâle geçtiği fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fmri) tekniğiyle görülüp gösterilebilir. Ayna nöron sistemi; reklâmcılığın, sosyal medyanın, görsel sanatların, bilgisayar oyunlarının insan üzerindeki tesirinin beyindeki nörobiyolojik karşılığıdır. Ayna nöronlar, bilhassa görsel kültürün beyindeki tesirlerini anlaşılır kılar. İnsan neden gördüğü şey olmaya yatkındır, neden gördüklerini taklit eder? sorularının cevabını verir. Reklâmın, video ve bilgisayar oyunlarının gücü ve cazibesi nereden gelir? Çünkü görmeye dayalı algılama, hissetme, öğrenme ve iletişim kurmada ayna nöronlar, çok önemli fonksiyonları yerine getirir. Mutlu ve huzurlu insanların çevresindeki insanlar da mutlu ve mütebessim olurken, bu sürecin beyin seviyesindeki karşılığı ayna nöronlarının faaliyetidir. Ayna nöronlar, başkalarının davranış ve yüz ifadelerinin içimizde yansıtılmasında görev alır. Gergin ve endişeli insanlar bizi de gerer. Gördüğümüz ve benimsediğimiz davranışlar, ayna nöron sistemi tarafından kopyalandığından bulaşıcıdır. Bir misâl vermek gerekirse, bir insan veya bir çocuk, ebeveyninin bir davranışını seyrederse, bunları, ayna nöronların aktifleşmesi yoluyla tek bir basamakta öğrenir. Bu görerek ve taklit ederek öğrenilen şeyler, şuuraltı birikimlerini oluşturur. Bir kere görerek öğrendiğinde, bu maharet hızlı şekilde taklit ve aynalama yapmak suretiyle yayılır. Kültürün yatay olarak bütün nüfusa yayılmasının, insanların bir lider etrafında toplanıp toplu davranışlar sergilemesinin beyin katmanındaki perde mekanizması, ayna nöronlardır. Ayna nöronların varlığı, nöroetik, nöropazarlama, nöropolitik gibi melez yeni bilim dallarının oluşmasına ve fen/sosyal-beşerî bilimler arayüzünde araştırma ve incelemeler yapılmasına da kapı aralar. Kişinin lisan öğrenirken dil ve dudak hareketlerini taklit edebilmesi, önemli bir ayna nöron aracılı maharettir. Şiddetin öğrenilmesinde ayna nöronlar Gözlem ve seyir yoluyla şiddetin öğrenilmesinde de ayna nöron sistemi rol oynar. Aklî muhakeme ve iradî mekanizmalarını kullanamayan kişilerin kitlesel şiddete esir olması, bu şekilde gerçekleşmektedir. Çocuk ve gençler, şiddeti ayna nöronlar vasıtasıyla öğrenirler. Alt-şuur basamaklarında veya şuur ve iradenin devre dışı olduğu durumlarda ayna nöronlar daha ön plânda rol oynar. Burada kavrama dayalı muhakemeye ve akıl yürütmeye gerek yoktur. Bilgisayar ve video oyunları, kavram temelli düşünerek değil, hissettirerek öğretmede önemli bir teknolojidir. Çocuklar ve gençler video oyunlarıyla gerçeklik arasındaki farkı bildiklerinde ısrar ederler. Bu altşuur seviyesinde bir idraktir ve beyin bunu bu yaşlarda otomatik olarak gerçekmiş gibi kaydeder. Zihin bildiği şeyleri değil, gördüğü şeyleri aynalar. Sanal görüntü ve gerçekler, beyin için nesnel gerçeklikten EYLÜL 2013

11 farksızdır. Şuuraltı seviyesinde her aksiyon ve görüntü, beyinde otomatik olarak hissî bir şekilde kodlanır. Netice olarak ayna nöronların varlığı, bize insanın sosyal bir varlık olmasının altında yatan bir zihin mekanizması olduğunu, beynin sağlıklı gelişmesi ve bilhassa küçük yaşlardaki çocukların güzel örnekleri görmesi için, sosyal ortamlara neden ihtiyaç duyduğunu oldukça iyi açıklar. Kaynaklar - The Mirror Neuron System. A Special Issue of Social Neuroscience. Edited by Christian Keysers, Luciano Fadiga. Published 30th November 2008 by Psychology Press 258 pages. - Gobbini, M.I., et al., Two takes on the social brain: a comparison of theory of mind tasks. J Cogn Neurosci, (11): p Mehta, U.M., et al., Mirror neuron dysfunction-a neuro-marker for social cognition deficits in drug naive schizophrenia. Schizophr Res, (2-3): p Montgomery, K.J. and J.V. Haxby, Mirror neuron system differentially activated by facial expressions and social hand gestures: a functional magnetic resonance imaging study. J Cogn Neurosci, (10): p Oberman, L.M., J.A. Pineda, and V.S. Ramachandran, The human mirror neuron system: a link between action observation and social skills. Soc Cogn Affect Neurosci, (1): p Oberman, L.M. and V.S. Ramachandran, The simulating social mind: the role of the mirror neuron system and simulation in the social and communicative deficits of autism spectrum disorders. Psychol Bull, (2): p Spunt, R.P. and M.D. Lieberman, The busy social brain: evidence for automaticity and control in the neural systems supporting social cognition and action understanding. Psychol Sci, (1): p Tylen, K., et al., Interaction vs. observation: distinctive modes of social cognition in human brain and behavior? A combined fmri and eyetracking study. Front Hum Neurosci, : p shaped_civilization.html Örümcek sabrı ister maksûd damına çıkmak, Başaranlar için sonu bir şafak ki apak; Bunlara hep yakındır o uzaklardan uzak, Merak ediyorsan dön asr-ı saadete bak... EYLÜL

12 İlk bakışta böyle kendimiz olarak yaşamanın amelî ya da içtimaî yararı hemen sezilemeyebilir. Ancak uzun vadede ve ısrar edilirse ilerlemenin her kademesinde onun ne ölçüde hayatî bir önem arz ettiği kendi kendine ortaya çıkar. Orhan KORAY G üzel kokularıyla insanları mest eden birçok bitki türü var. Acaba bu kokular, çeşitli rollerinin yanı sıra, bitkilerin birbirleriyle haberleşmesine de vesile oluyor mu? Kuzey Amerika nın birçok bölgesinde bulunan küsküt; turuncu renkte, cılız bir asmadır ve taç yapraklarında küçük beyaz çiçeklere sahip kılınmıştır. Klorofilleri olmadığı için rengi yeşil olmayan bu bitkinin yaprakları da yoktur. Küskütü farklı kılan en önemli özellik, onun, yiyeceğini komşularından sağlayan asalak bir bitki olmasıdır. Küsküt hayatta kalmak için konak bir bitki (besinlerini temin ettiği bitki) bulur ve ona tutunur. Bitkinin damarlarına yerleştirdiği uzantısıyla besinleri kendisine çekmeye başlar. Küsküt tohumu, normal bitkilerin tohumu gibi çimlenir, gelişir ve kök salar. Ancak genç bir küsküt, yaşamak için konak bir bitki bulamazsa ölür. Bir küsküt fidesi, gözleri kapalı bir insanın elleriyle etrafta yol aramasına benzer şekilde gelişir. Başlarda gelişigüzel görünen bu hareketler, aslında bir hedefe yöneliktir. Meselâ küsküt, bir domates bitkisinin yanında ise, yiyeceğini sağlamak için döner, bükülür, domatese doğru büyümeye devam eder ve domates yaprağına ulaşır. Yaprağa dokunmak yerine aşağı iner ve domatesin kökünü bulana kadar hareketlerine devam eder. Sonra bitkinin kökünü hızlıca sarar ve küçük uzantılarını bitkinin hayat suyunu taşıyan soymuk borusuna yerleştirir. Bundan sonra da bitkinin besinlerini emerek gelişir. Peki, asalak bir bitki olan küsküt, avını nasıl fark eder ve bulur? Bir çalışmada, boş bir saksı ile sun î bir çiçeğin olduğu saksıya ayrı ayrı konulan küsküt, her iki durumda da gelişme göstermemiştir. Fakat domates bitkisinin olduğu her ortamda, doğrudan ona yöneldiği Küsküt bitkisi (Cuscuta sp.) yiyeceğini komşularından sağlayan asalak bir bitkidir. Küsküt tohumu, normal bitkilerin tohumu gibi çimlenir, gelişir ve kök salar. Ancak genç bir küsküt, yaşamak için konak bir bitki bulamazsa ölür. Bir küsküt fidesi, gözleri kapalı bir insanın elleriyle etrafta yol aramasına benzer şekilde gelişir. Başlarda gelişigüzel görünen bu hareketler, aslında bir hedefe yöneliktir EYLÜL 2013

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

tellidetay.wordpress.com

tellidetay.wordpress.com Umut Kapısı Nefes alıyorsak umut var demektir, derler. Evet, umutlar hayatla başlar, hayat ise umutla devam eder. Umut kapısı yazılı bir levha var, bilmem bilir misiniz? Bir duvar, duvar üstünde posta

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Beynin Temelleri BEYNİN TEMELLERİ 1: BEYNİN İÇİNDE NE VAR?

Beynin Temelleri BEYNİN TEMELLERİ 1: BEYNİN İÇİNDE NE VAR? Beynin Temelleri Kitabın geri kalanının bir anlam ifade etmesi için beyinle ve beynin nasıl işlediğiyle ilgili bazı temel bilgilere ihtiyacınız var. Böylece, ileriki sayfalarda nöron gibi bir sözcük kullandığımda

Detaylı

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar, Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Sellinj. FF Seminerleri Ocak, 2013

Sellinj. FF Seminerleri Ocak, 2013 Sellinj FF Seminerleri Ocak, 2013 Nedir bu ayna nöron? Rizzolatti ve Makak maymunları Beyindeki yeri ve nasıl araştırıldığı Peki bize ne bundan? Taklit Niyet Empati Dil Otizm Sinir hücresi her nöron bir

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

BİZ MUTLU OLALIM DİYE

BİZ MUTLU OLALIM DİYE TOKİ ÇELEBİ MEHMET İLKOKULU Değerler Eğitimi Komisyonu Mart 2013 KİTAP ve OYUNCAK KUMBARASI HERŞEY ÖĞRENCİLERİMİZİN YÜZLERİNDEKİ UFACIK BİR GÜLÜMSEME İÇİN Her şey Öğrencilerimizin Yüzlerindeki Ufacık Bir

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu

15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Bashar al-assad ın Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ve Bayan Hayrünnisa Gül onuruna verilen Akşam Yemeği nde yapacakları konuşma 15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI 23NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI Bitkileri tanıdık. Bitkileri gözlemledik. Bitki türlerini isimlendirdik. Bitkilerin

Detaylı

FARELER VE İNSANLAR ADLI ROMAN ÜZERİNE DÜŞÜNCELER Fareler ve İnsanlar İnsan ilişkilerine ve alt tabaka insanların umut dolu

FARELER VE İNSANLAR ADLI ROMAN ÜZERİNE DÜŞÜNCELER Fareler ve İnsanlar İnsan ilişkilerine ve alt tabaka insanların umut dolu Sarıgül 1 Hasan Murathan SARIGÜL 21202808 TURK-102- Sec.13 Ahmet KAYA FARELER VE İNSANLAR ADLI ROMAN ÜZERİNE DÜŞÜNCELER Fareler ve İnsanlar İnsan ilişkilerine ve alt tabaka insanların umut dolu dünyasına

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

BİLMEN LAZIM BİTKİLERİN VE HAYVANLARIN DÜNYASINA TEFEKKÜR PENCERESİNDEN BAKALIM

BİLMEN LAZIM BİTKİLERİN VE HAYVANLARIN DÜNYASINA TEFEKKÜR PENCERESİNDEN BAKALIM BİLMEN LAZIM BİTKİLERİN VE HAYVANLARIN DÜNYASINA TEFEKKÜR PENCERESİNDEN BAKALIM 1 Timsahlar dişlerini kendileri temizleyemezler. Timsahlar yemek yedikten sonra dişlerinin temizlenmesi için ağızlarını açarlar.

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir.

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. AVCILIK İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. Avcılık İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen Avcılık eskiden; İnsanın kendisini korumak, Karnını doyurmak, Hayvan ehlileştirmek,

Detaylı

İNSANLARIN NİYETLERİ VE DAVRANIŞLARI SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA DAİMA

İNSANLARIN NİYETLERİ VE DAVRANIŞLARI SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA DAİMA İNSANLARIN NİYETLERİ VE DAVRANIŞLARI SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA DAİMA NİYETLERİ ANLAMAYA, ÇÖZMEYE ÇALIŞIR Ameller niyetlere göredir Hadis-i Şerif Duygular ve davranışlar, zihinsel ve fiziksel faaliyetlerin sonucudur.

Detaylı

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar Bu kitabın sahibi:... Tüm zamanların insanları, bütün dünyada, her zaman içinde yaşadıkları ve barındıkları bir yaşam alanına, bir eve ihtiyaç duymuşlardır. Öncelikle, mimari,

Detaylı

ÖMER GÜNEY CHP MENEMEN BELEDİYE BAŞKAN A.ADAYI

ÖMER GÜNEY CHP MENEMEN BELEDİYE BAŞKAN A.ADAYI 1 26 EYLÜL 2013, Saygıdeğer Menemen Halkımla, Belediye Başkan Aday Adaylığımı açıkladığım o güzel gündeki konuştuklarımı ölümsüzleştirmek istedim. Sevgi ve Saygılarımla 2 Kıymetli Büyüklerim, Partimizin

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım.

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım. ABUZER KARA 1.Kendinizi tanıtırımsınız. Ben Abuzer Kara 1961 Samsat doğumluyum.ilk ve orta öğrenimimi Samsat ta bitirdim.19 82 yılında evlendim.1983-1984 Yılları arasında askerlik görevimi ifa ettim.1987

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI TEOG SINAV SORUSU-1 1. Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa Allah yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder. Bu hadiste verilen mesaj aşağıdaki ayetlerin hangisinde

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti

Başbakan Yıldırım, Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti Başbakan Yıldırım, Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti Ekim 01, 2016-1:20:00 Başbakan Binali Yıldırım, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla Seyranbağları Huzurevi

Detaylı

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir;

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir; Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla 3 Bu güvenli belde şahittir; 1 4 1 İNCİR AĞACI ve zeytin (diyarı) şahittir! 4 Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yaratmış, 2 İncir ile Hz Nuh un tufan bölgesi olan

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

İkinci B ö l üm KİŞİLİK VE KARAKTER GELİŞİM SÜRECİ

İkinci B ö l üm KİŞİLİK VE KARAKTER GELİŞİM SÜRECİ İkinci B ö l üm KİŞİLİK VE KARAKTER GELİŞİM SÜRECİ itaate mecbur bırakılan çocuk: edilgen çocuk Her çocuk, anne-babasıyla uyum içinde yaşamaktan büyük huzur duyar. Çünkü annebaba, çocuk için yaşamın kurallarını

Detaylı

Yazar : Didem Rumeysa Sezginer Söz ola kese savaşı Söz ola kestire başı Söz ola ağulu aşı Yağ ile bal ede bir söz Yunus Emre

Yazar : Didem Rumeysa Sezginer Söz ola kese savaşı Söz ola kestire başı Söz ola ağulu aşı Yağ ile bal ede bir söz Yunus Emre Hayatta, insanlar üzerinde en çok etkili olan şeyi arayan bir kız, bu sorusunu karşılaştığı herkese sorar. Çeşitli cevaplar alır ama bir türlü ikna olamaz. En sonunda şehrin bilgesi bir nineye gönderilir.

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ 19.12.2012 Ben de bilim insanı olmak istiyorum çünkü pes etmem! (7. Sınıf Aklımda bilim insanlarının da hep doğruyu tam olarak bilemeyecekleri kaldı. Bilim insanlarının

Detaylı

EK: Mucize Avcısı nı yayına hazırlarken, çok

EK: Mucize Avcısı nı yayına hazırlarken, çok EK: Mucize Avcısı nı yayına hazırlarken, çok uzun yıllar önce yazdığım bir yazıyı hatırladım. Onaltı yaşında, lisede iken yazdığım bir yazıyı. Cesaret edip, bir gazetenin araştırma merkezine göndermiştim.

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ 1 SONBAHAR VE YAPRAKLAR Sonbahar Mevsimin de gözlemlediğimiz hava olaylarını isimlendirdik. Sonbahar mevsimine ait giysileri ayırt ettik Sonbahar

Detaylı

KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA. ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya... (Özgün s.67)

KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA. ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya... (Özgün s.67) KOCAER 1 Tuğba KOCAER 20902063 KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA... Hepsi için teşekkür ederim hanımefendi. Benden korkmadığınız için de. Biz ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya...

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

İnsan beyni, birbiri ile karmaşık ilişkiler içinde bulunan nöron hücreleri kitlesidir. Tüm aktivitelerimizi kontrol eder, yaradılışın en görkemli ve

İnsan beyni, birbiri ile karmaşık ilişkiler içinde bulunan nöron hücreleri kitlesidir. Tüm aktivitelerimizi kontrol eder, yaradılışın en görkemli ve YAPAY SİNİRAĞLARI İnsan beyni, birbiri ile karmaşık ilişkiler içinde bulunan nöron hücreleri kitlesidir. Tüm aktivitelerimizi kontrol eder, yaradılışın en görkemli ve gizemli harikalarından biridir. İnsan

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Sevgili dostum, Can dostum,

Sevgili dostum, Can dostum, Sevgili dostum, Her insanı hayatta tek ve yegâne yapan bir öz benliği, insanın kendine has bir kişiliği vardır. Buna edebiyatımızda, günlük yaşantımızda ve dini inançlarımızda çeşitli adlar vermişlerdir.

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN MAKİNENİN ARKASI

TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN MAKİNENİN ARKASI TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN 21400752 MAKİNENİN ARKASI Fotoğraf uzun süre düşünülerek başlanılan bir uğraş değil. Aslında nasıl başladığımı pek hatırlamıyorum, sanırım belli bir noktadan sonra etrafa

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

Yönler ve Yön Bulma. Yönler ikiye ayrılır.

Yönler ve Yön Bulma. Yönler ikiye ayrılır. Yönler ve Yön Bulma Nerede olduğumuzu anlatmak, bir yeri bulmak veya bulunduğu yeri tarif edebilmek için yönleri kullanırız. Yön, belli bir noktaya göre, bir yerin bulunduğu taraftır. Evimizin, okulumuzun,

Detaylı

ÖZEL EFDAL GÖZTEPE ANAOKULU DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL GÖZTEPE ANAOKULU DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL GÖZTEPE ANAOKULU 2014-2015 2014-2015 DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık. Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel özelliklerini

Detaylı

DTİK TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI. Açış Konuşması. Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı. 26 Mart 2016, İstanbul

DTİK TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI. Açış Konuşması. Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı. 26 Mart 2016, İstanbul DTİK TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI Açış Konuşması Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı 26 Mart 2016, İstanbul Sayın Başbakan Yardımcılarım; Bakanlarım; Saygıdeğer Protokol; Çok Değerli Başkanlar; Dünyanın dört

Detaylı

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, bakım ve rehabilitasyon çalışmaları tamamlanarak dünya standartlarında bir tesis haline getirilen Bodrum Belediyesi

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü On5yirmi5.com KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü Kaç gündür bir 'vitamin' sorusudur gidiyor. İşte geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS sorularında yer alan 'vitamin' sorusu ve çözümü... Yayın

Detaylı

Medeniyet Okulları REHBERLİK SERVİSİ SUNAR..

Medeniyet Okulları REHBERLİK SERVİSİ SUNAR.. Medeniyet Okulları REHBERLİK SERVİSİ SUNAR.. ÖĞRENCİLERDE PERFORMANS, MOTİVASYON VE BAŞARI GELİŞTİRME TEKNİKLERİ Skeçler, Testler, Video çekimleri Başarıya Ulaşmak İçin HEDEF BELİRLEMEK PLAN OLUŞTURMAK

Detaylı

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği

Detaylı

OPTİK Işık Nedir? Işık Kaynakları Işık Nasıl Yayılır? Tam Gölge - Yarı Gölge güneş tutulması

OPTİK Işık Nedir? Işık Kaynakları Işık Nasıl Yayılır? Tam Gölge - Yarı Gölge güneş tutulması OPTİK Işık Nedir? Işığı yaptığı davranışlarla tanırız. Işık saydam ortamlarda yayılır. Işık foton denilen taneciklerden oluşur. Fotonların belirli bir dalga boyu vardır. Bazı fiziksel olaylarda tanecik,

Detaylı

MKÜ de İftar Coşkusu. Akademik ve İdari Personel İçin Düzenlenen İft ara Büyük Kat ılım Oldu

MKÜ de İftar Coşkusu. Akademik ve İdari Personel İçin Düzenlenen İft ara Büyük Kat ılım Oldu MKÜ de İftar Coşkusu Akademik ve İdari Personel İçin Düzenlenen İft ara Büyük Kat ılım Oldu Antakya Ottoman Otel havuzbaşında bir araya gelen Üniversite personeli muhteşem manzara eşliğinde iftar coşkusu

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

Yüksek Topuk Gölgesinde Hayatlar

Yüksek Topuk Gölgesinde Hayatlar Yüksek Topuk Gölgesinde Hayatlar Kadın ve erkek yaratılıştan bu yana birbirinin yarısı olarak kabul edilir. Bu elmanın birbirine hiç de benzemeyen iki yarısı, her anlamda birbirlerinden oldukça farklıdır.

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

11. SINIF KONU ANLATIMI 61 DAVRANIŞ

11. SINIF KONU ANLATIMI 61 DAVRANIŞ 11. SINIF KONU ANLATIMI 61 DAVRANIŞ DAVRANIŞ Canlıların çevrelerindeki canlı veya cansız varlıklardan gelen uyarılara göre oluşturdukları tepkiye davranış denir. Canlıların davranışlarını inceleyen bilim

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ

3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ 3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ TEMA Kim Olduğumuz ÜNİTE ADI Bütünün Parçasıyım TARİH 28 Ekim 6 Aralık 2013 SORGULAMA HATLARI Ait Olduğumuz Gruplar İnanç ve Değerler İnanç ve Değerlerin Davranış

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

ÇOCUKLARDA ÖZGÜVEN GELİŞİMİ

ÇOCUKLARDA ÖZGÜVEN GELİŞİMİ ÇOCUKLARDA ÖZGÜVEN GELİŞİMİ ÇOCUKLARDA ÖZGÜVEN GELİŞİMİ Özgüven Nedir? Özgüven en basit tanımıyla kişinin kendisine güvenmesidir. Daha geniş anlatımla, kişinin yapabildikleri ve yapamadıklarıyla, olumlu

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

Bitkilerle Alan Oluşturma -1

Bitkilerle Alan Oluşturma -1 Bitkilerle Alan Oluşturma -1 Peyzaj Mekanlarının 3 Temel Elemanı Yüzey Zemin Düzlemi: Mekanın tabanını oluşturur. Mekanın diğer elemanları bu tabanın üzerinde yer alır.örneğin üstünde hiçbir bitki veya

Detaylı

Organ bağışında bulunan herkesin organları kullanılabilir mi?

Organ bağışında bulunan herkesin organları kullanılabilir mi? Organ Doku Birimi ve Bağış Organ Bağışı Başka Hayatlara Can Katmaktır Organ bağışı nedir? Organ bağışı kişinin hayatta iken kendi özgür iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra

Detaylı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Byron Unger ve Lazarus Uyarlayan: Bob Davies ve Tammy S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

ARALIK AYINDA NELER YAPTIK?

ARALIK AYINDA NELER YAPTIK? OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların kendilerini, duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebildikleri oyun etkinliklerine yer verildi. Eğitici oyuncak merkezi, evcilik merkezi, kukla merkezi, blok merkezi, müzik merkezi,

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

Risale-i Nurun kerametini gördüm.inayet altında olduğumuzu anladım.

Risale-i Nurun kerametini gördüm.inayet altında olduğumuzu anladım. MEHMET GÜNEŞ Risale-i Nurun kerametini gördüm.inayet altında olduğumuzu anladım. *Kendinizi tanıtır mısınız? 1956 doğumlu,kuyulu köyündenim. Kur an Kurslarına giderek Kur an-ı öğrendim.çok şükür daha sonra

Detaylı

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar 1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar İÇİNDEKİLER KUR AN NEDİR? KUR AN-IN AMACI? İNANÇ NEDİR İBADET NEDİR AHLAK NEDİR KISSALAR AYETLER KUR AN NEDİR? Kur an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah ın kelamıdır.

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Paylaşalım bunları adlı hikâyemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

"Yaşayan Bahar", ilkbahar mevsiminin gelişini kutlamak üzere tüm Avrupa ülkelerinde gerçekleştirilen bir etkinlik.

Yaşayan Bahar, ilkbahar mevsiminin gelişini kutlamak üzere tüm Avrupa ülkelerinde gerçekleştirilen bir etkinlik. Günün çevre haberi: "Yaşayan bahar" Baharın habercileri "kırlangıçlar" "leylekler" "ebabiller"... Tüm Avrupa'da doğa severler bu habercilerin yolunu gözlüyorlar... Siz de katılmak ister misiniz? "Yaşayan

Detaylı

Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman

Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Byron Unger ve Lazarus Uyarlayan: Bob Davies ve Tammy S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

Adıyaman merkez köylerinden Kışla köyüne bağlı Meşetli köyünde doğdum.sonra köyümüz baraj altında kalınca Adıyaman a göç ettik.

Adıyaman merkez köylerinden Kışla köyüne bağlı Meşetli köyünde doğdum.sonra köyümüz baraj altında kalınca Adıyaman a göç ettik. BEDİR BİLGİÇ Hastalar risalesi ruhumda büyük bir değişiklik yaşattı. *Kendinizi tanıtır mısınız? Adıyaman merkez köylerinden Kışla köyüne bağlı Meşetli köyünde doğdum.sonra köyümüz baraj altında kalınca

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

ÜNİTE 14 ŞEKİL BİLGİSİ-II YAPIM EKLERİ. TÜRK DİLİ Okt. Aslıhan AYTAÇ İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Çekim Ekleri İsim Çekim Ekleri Fiil Çekim Ekleri

ÜNİTE 14 ŞEKİL BİLGİSİ-II YAPIM EKLERİ. TÜRK DİLİ Okt. Aslıhan AYTAÇ İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Çekim Ekleri İsim Çekim Ekleri Fiil Çekim Ekleri ŞEKİL BİLGİSİ-II YAPIM EKLERİ İÇİNDEKİLER BAYBURT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Çekim Ekleri İsim Çekim Ekleri Fiil Çekim Ekleri HEDEFLER TÜRK DİLİ Okt. Aslıhan AYTAÇ Bu üniteyi çalıştıktan sonra;

Detaylı