ŞİDDET İÇERİKLİ VİDEO OYUNLARININ ÇOCUKLAR VE GENÇLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: SALDIRGANLIK, ŞİDDET VE SUÇA DAİR BİR DEĞERLENDİRME

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ŞİDDET İÇERİKLİ VİDEO OYUNLARININ ÇOCUKLAR VE GENÇLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: SALDIRGANLIK, ŞİDDET VE SUÇA DAİR BİR DEĞERLENDİRME"

Transkript

1 Derleme ŞİDDET İÇERİKLİ VİDEO OYUNLARININ ÇOCUKLAR VE GENÇLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: SALDIRGANLIK, ŞİDDET VE SUÇA DAİR BİR DEĞERLENDİRME EFFECTS OF VIOLENT VIDEO GAMES ON CHILDREN: AN ASSESSMENT ON AGGRESSION, VIOLENCE AND DELINQUENCY Osman DOLU * Hasan BÜKER * Şener ULUDAĞ * Adli Bilimler Dergisi / Turkish Journal of Forensic Sciences, 9 (4): 54-75, 2010 ÖZET Medya unsurlarının son yıllarda giderek artan yaygınlığı bilim insanlarını medyanın toplum ve birey üzerindeki etkisini araştırmaya yönlendirmiştir. Bu alanda özellikle görsel medyada yer alan şiddet içerikli yayınların gerek toplumların şiddet karşısındaki tutumları gerekse bireylerin şiddet, saldırganlık ve suç içerikli tutum ve davranışları ile pozitif bir ilişki içerisinde olduğu belirlenmiştir. Son dönemde medya kavramına dâhil edilen diğer dijital materyallerden video oyunlarının da aynı şekilde bireyler üzerinde olumsuz etkiler meydana getirebileceği tartışılmıştır. Bu çerçevede, özellikle şiddet içerikli video oyunlarının yaygınlaşmaya başlaması ile birlikte başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerde pek çok bilimsel araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma, yapılan bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu bulguları sistematik bir literatür taramasıyla analiz ederek aileler ve toplum için alınması gereken tedbirleri belirleme, toplumsal bir farkındalık oluşturma, kamu politikalarına ilişkin bazı alternatif öneriler getirmeyi ve konuya ilişkin Türkiye özelinde ülke çapında yapılması gereken bilimsel araştırma ihtiyacına işaret etmeyi amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Şiddet İçerikli Video Oyunları, Medya, Şiddet, Çocuk, Saldırganlık, Suç ABSTRACT Significantly increasing prevalence of media programs towards the end of 20th century led social scientists to explore the effects of these programs on social and individual life. Those scientific studies largely indicated that violence in media programs are positively correlated with aggression, violent cognitions and tendency to criminal behaviors. In addition, those types of programs are found to be adversely affecting the social psychology. With the addition of video games to the concept of media, possible adverse effects of those games especially the violent ones have widely been discussed parallel to the aforementioned effects of media content. An increasing body of scientific literature has been developed on the prevalence, nature and effects of violent video games. This paper analyzes the findings of scientific research on violent video games through an extensive review of the relevant literature to suggest some policy implications for public policy makers, to raise awareness in public, and, finally, to propose important measures for families and society alike. In conclusion, this study draws attention to the need for scientific research in the Turkish context. Keywords: Violent Video Games, Media, Violence, Juvenile, Aggression, Delinquency * Suç Önleme Araştırma Merkezi Polis Akademisi Anıttepe Ankara.

2 Adli Bilimler Dergisi 9 (4): 54 75; Giriş Şiddet günümüzde toplumların hemen her kesimi üzerinde farklı şekillerde olumsuz tesirler meydana getirmektedir. Farklı disiplinlerce gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar şiddet ve suçun etkileri ile insanları şiddet ve suça yönlendiren unsurlar üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu bağlamda gerçekleştirilen çalışmalar görsel, yazılı ve sözlü medya yayınlarının toplumsal ve bireysel şiddet ile ilişkisini bilimsel anlamda yoğun olarak tartışmakta ve çeşitli medya türlerindeki şiddet içerikli programların çocuklarda ve gençlerde şiddet içerikli davranışlara yönelimi arttırdığını ortaya koymaktadır (Anderson ve Bushman, 2002b). Bilgisayar ve internet teknolojilerindeki gelişmeler ve bu teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel medyadaki şiddet sanal dünyaya da taşınmıştır. Bu itibarla, son dönemde medya üzerine gerçekleştirilen araştırmalar giderek yaygınlığı artan dijital medya türlerini de içermektedir. Özellikle gençler ve çocuklar arasında tüm dünyada giderek yaygınlığı artan video oyunlarının gerek insan davranışı gerekse fizyolojisi üzerindeki etkileri bilimsel çalışmalara daha fazla konu olmaya başlamıştır. Şiddet ve cinsel içerikli programlar ister televizyonda olduğu gibi pasif tüketici olarak isterse de video oyunları gibi aktif tüketici olarak maruz kalmanın çocuklarda ve gençlerde şiddet, saldırganlık, içe kapanma, yabancılaşma, aşırı düzeyde psikolojik ve duygusal uyarılmışlık gibi etkilere neden olduğu görülmektedir (Bushman ve Huesmann, 2006). Bu etkilere maruz kalan çocukların ve gençlerin saldırganlaştıkları ve şiddete başvurma eğilimlerinde artış gözlemlendiği çeşitli araştırmalarla ortaya konulan bir bulgudur (Anderson ve Bushman, 2001). Video oyunları kavramı çeşitli teknolojiler tarafından sağlanan bir takım dijital eğlence sistemlerini kapsıyor olmakla birlikte günümüzde yaygın olarak kullanılan ve daha önce gerçekleştirilen bilimsel çalışmalarda da bu kavram çerçevesinde incelenen; PC ler, sabit oyun konsolları (örn: PlayStation) ve taşınabilir oyun konsolları (elde oynama imkânı sunan Game Boy, PSP gibi oyunlar) ile oynanan dijital oyunlar çalışmamızın kapsamında yer almaktadır (bkz. Gentile ve Anderson, 2003). Dünyada 2006 yılı itibarı ile video oyunu sektörünün global yıllık karı 18 milyar doların üzerine çıkmış bulunmaktadır ve kar marjını daha da arttırmak isteyen bu sektör geçmişe oranla çok daha gerçekçi, üç boyutlu, hatta ses ve dokunuş efektli video oyunları piyasaya sürmektedirler (CNBC.com, 2010). Bu gelişim paralelinde toplumlarda gün geçtikçe video oyunu oynama yaygınlığı ve ortalama oynama yaşı artmaktadır (Entertainment Software Association, 2007). Ancak toplumları endişelendiren durum daha çok bu video oyunlarının pek çoğu itibari ile şiddet unsurları taşıyor olması ve çocukların büyük çoğunluğunun video oyunları arasından şiddet içerikli olanlarını tercih ediyor olmasıdır (Grossman ve DeGaetano, 1999). Şiddet içerikli video oyunları (ŞİVO) kavramı daha önce gerçekleştirilen bilimsel araştırmalardan hareketle: içerisinde yer alan karakterlerin kendilerine ve/veya diğer öğelere bilerek ve isteyerek fiziksel ve psikolojik zarar verici nitelikte gerçek veya muhtemel (tehdit içeriği dâhil) davranışlar sergiledikleri video oyunları olarak tanımlanmaktadır (Anderson ve Bushman, 2001; Dünya Sağlık Örgütü, 2002; Gentile ve Anderson, 2003). Günümüzde pek çok popüler video oyununda esas amaç bir başka karaktere şiddet uygulayıp zarar vererek rakibin işini bitirmek tir. Son dönemde gerek sosyal bilimciler tarafından yapılan araştırmaların ana konusu gerekse toplumun esas kaygısı, içerisinde sıkça şiddet öğeleri (öldürme, yaralama v.s.) yer alan ve halen piyasada bulunan video oyunlarının önemli bir kısmını teşkil eden bu tip oyunlardır (Gentile ve Anderson, 2003). Son dönemde yapılan içerik analizleri oyunların yaklaşık %89 unun en az bir çeşit şiddet içeren öğeye yer verdiğini (Children Now, 2001) ve yarıdan fazlasının da ciddi fiziksel şiddet veya ölüm içeren unsurlar bulun-

3 56 Şiddet İçerikli Video Oyunlarının Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri durduğunu ortaya koymuştur (Thompson ve Haninger, 2001). Bununla birlikte, pek çok oyunun cinsel veya etnik ayrımcılık ögeleri içerdiği yapılan çalışmalar ile ortaya konulmuştur (Children Now, 2001; Dietz, 1998). Akgündüz ve arkadaşlarının (2006) Türkiye de bir grup üzerinde yaptığı çalışma en sık oynandığı beyan edilen oyunların büyük ölçüde şiddet içerdiğini ancak bu oyunları oynayan bireylerin bu durumun farkında bile olmadıklarını ortaya koymuştur (Akgündüz, Oral, Avanoslu, 2006). Buchman ve Funk (1996) ve Funk (1993) tarafından yapılan çalışmalar ABD de 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda okuyan öğrencilerin yarısından fazlasının insana karşı veya fantezi düzeyinde şiddet içeren video oyunlarını tercih ettiklerini ortaya koymuştur. ABD de yapılan bir diğer çalışmada ise çocukların üçte ikisinin şiddet içeren oyunları en sevdikleri oyun olarak belirttikleri ve aynı çocukların anne babalarından sadece %30 unun çocuklarının en sevdiği oyunun ne olduğunu bildiği ortaya konulmuştur (Funk, Hagan ve Schimming, 1999). Benzer şekilde 8, 9, 10, 11 ve 12. sınıflarda okuyan öğrencilerden %90 ı ebeveynlerinin video oyunlarını satın almadan önce bunların uygunluğuna ilişkin derecelendirme işaretlerini kontrol etmediklerini ve %89 u da ebeveynlerinin video oyunları ile geçirdikleri zamanı kısıtlamadıklarını ifade etmişlerdir (Walsh, 2000). Ülkemizde bu konuda yapılan sınırlı çalışmalardan birinde de savaş oyunlarının en tercih edilen oyunlar olduğu ortaya konulmuştur (Akgündüz, Oral ve Avanoslu, 2006). Benzer şekilde Çelikkaya (yayın tarihi bilinmiyor) tarafından İstanbul da 100 internet kafe kullanıcısı çocuk üzerinde gerçekleştirilen çalışma bu çocukların %88 inin sıklıkla oynadıkları oyunların şiddet içerdiğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, bir video oyununun ŞİVO olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yönünde Gentile ve Anderson (2003); a. Oyunda bir veya daha fazla karakterin diğerlerine fiziksel zarar vermeye çalışıyor olması, b. Bu durumun sık tekrar etmesi (30 dakikalık süre içerisinde 2 3 kez veya daha fazla) c. Başkasına verilen fiziksel zararın bir şekilde ödüllendiriliyor olması, d. Başkasına verilen fiziksel zararın eğlenceli veya komik olarak yansıtılıyor olması, e. Şiddet içermeyen hareket ve davranışların ya mevcut olmaması veya şiddet içeren diğer alternatiflere göre daha az eğlenceli olması, f. Şiddet içeren davranışların ciddi bir yaptırımla karşılaşmıyor olması, unsurlarının algılanmasını önererek bu durumlardan iki veya daha fazlasının bir video oyununda mevcut olmasının o oyunun çocuklar için potansiyel bir zarar teşkil edebileceğini ifade etmişlerdir. Video oyunları ilk olarak 1970 lerin sonlarında ortaya çıkmışsa da şiddet içerikli video oyunları ancak 1990 larda Mortal Kombat, Street Fighter, Wolfenstein gibi sakatlama, yaralama veya öldürme odaklı oyunlarla yaygınlaşmaya başlamıştır (Walsh, 1999). Son yıllarda gelişen teknolojinin video oyunlarına kazandırdığı özellikler ve internet üzerinden oynanılabilen oyunların çeşitliliğinde ve erişilebilirliğindeki artış tüm dünyada insanları video oyunlarının olumsuz etkileri hakkında daha da endişeli hale getirmiştir. Oyuncuların interaktif olarak bir oyunda yer alabildiği, son derece gerçekçi grafik dizaynlarla, uzaktan kumanda ve gerçek hareketler kullanarak oynanan video oyunları (örn: Nintendo Wii Remote) veya internet üzerinde gruplar halinde oynanılabilen, maddi kazançlar elde edilmesine, kullanıcının kendine özgü bir karakter geliştirmesine imkân tanıyan ve Massive Multiplayer Online Role Playing Game (İnternet Üzerinden Oynanan Çok Oyunculu Rol Yapma Oyunları, örn: Türkiye de Metin 2 olarak bilinen oyun) olarak adlandırılan video oyunları bu kapsamda örnek olarak verilebilir (Markey ve Scherer, 2009). Tüm bu gelişmelere rağmen henüz Türk toplumu için ŞİVO oynama yaygınlığı, oyna-

4 Adli Bilimler Dergisi 9 (4): 54 75; yanların demografik özellikleri ve bu oyunların etkileri üzerine gerçekleştirilmiş bilimsel çalışmalar bulunmamaktadır 1. Medyanın münferit hadiseler çerçevesinde kısa süreli olarak konuya yer vermesi her ne kadar toplumsal seviyede belirli bir farkındalık oluşturmuşsa da henüz bu farkındalık istenilen ve sürdürülebilir bir çerçevede değildir. Bu nedenle çalışmamız; dünyada ŞİVO nun etkilerine ilişkin gerçekleştirilen bilimsel çalışmaların sonuçlarını sistematik olarak tarayarak bilim insanlarına ve topluma bu konuda düzenli bir bilgi sağlamayı ve bilimsel veriler ışığında etkin bir toplumsal farkındalık oluşturmayı, ardından da politika yapıcılar ve bilim insanları için bir takım öneriler getirmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede çalışmamız (1) öğrenilen ve taklit edilen bir davranış olarak şiddet, (2) medya şiddet ilişkisi, (3) ŞİVO nun çocuklar ve gençler üzerinde meydana getirdiği fizyolojik ve psikolojik etkiler ile (4) SİVO-şiddet / suç ilişkileri üzerinde durmakta ve sonuç bölümünde de bir dizi öneriler getirmektedir. Öğrenilen ve Taklit Edilen Bir Davranış olarak Şiddet ve Suç Şiddet ve suç, aynen diğer davranışlar gibi öğrenilen davranışlardır. Kriminoloji ve psikoloji literatürleri bu ilişkiyi teorik ve ampirik çalışmalarla çok sayıda eserde ifade etmişlerdir (Sutherland ve Cressey, 1978; Bandura, 1965; Bandura, 1973; Bandura, Ross ve Ross, 1963; Bandura ve Walters, 1959). Lombroso ve takipçilerinin suçu biyolojik faktörlere bağlayan görüşlerini reddeden Tarde, 1903 yılında yazdığı Taklit Yasaları (Laws of Imitation) isimli eseriyle suç taklit edilen bir davranıştır düşüncesini ortaya atmış ve suçu sosyal psikolojik bir olgu olarak değerlendirmiştir. Tarde yi takip eden süreçte Edwin Sutherland ayırıcı birliktelikler teorisi 1 Bu çalışmanın yazıldığı Nisan 2010 tarihi itibarı ile mevcut elektronik veri tabanları taranmış ancak yayınlanmış bilimsel bir çalışmaya rastlanılmamıştır. (differential association theory) ismini verdiği öğrenme teorisi ile suçu, diğer davranışlar gibi öğrenilen bir davranış olarak değerlendirmiştir. Sutherland a göre suç, bireyin yakın ilişki içinde olduğu anne-baba ve arkadaşlar gibi birey açısından önemli kimselerle olan iletişim ve etkileşim sürecinde öğrenilmektedir. Sutherland, öğrenmenin temelinde suç işleme teknikleri ve suç işlemeyi haklı çıkaracak tanımlamalar ve gerekçelendirmelerin (rationalizations) yer aldığını savunmuştur. Bu görüş çerçevesinde bireyin suç işlemesini belirleyen en önemli nokta, bireyin suç işlemeyi haklı çıkaracak gerekçelendirmelere ne kadar maruz kaldığıdır. Yani, bireyin suç işlemeyi haklı gösterecek tavır ve söylemlere (definitions favorable to commit crime) maruz kalma miktarı, suç işlenmemesi gerektiği ve suç işlemenin yanlış olduğu yönündeki tanımlamalara (definitions unfavorable to commit crime) maruz kalma miktarını ne ölçüde aşarsa, bireyin bu tanımlamaları benimseme ve suç işleme olasılığı da o oranda artar (Sutherland ve Cressey, 1978). Kriminolojide bu gelişmeler yaşanırken, psikoloji biliminde de devrim niteliğinde çalışmalar yapılmıştır. Bir Rus bilim adamı olan Ivan Pavlov un (1927) köpekler üzerinde yaptığı meşhur deneyi ile ortaya koyduğu klasik koşullanma teorisi (classical conditioning theory) Watson tarafından yapılan bebekler ve çocuklar üzerinde yapılan deneylerle insanlara uygulanmıştır (Watson, 1926; Watson ve Morgan, 1917; Watson ve Watson, 1921). Watson yaptığı deneylerle korkunun öğrenilen bir davranış olduğunu ispatlamıştır lu yıllarda Harvard Üniversitesi Psikoloji Profesörü B. F. Skinner tarafından Watson un çalışmaları geliştirilmiştir. Skinner a göre davranışlar Pavlov ve Watson un iddia ettikleri gibi tek yönlü ve mekanik bir şekilde öğrenilmemekte, organizmanın eylemi sonucunda meydana gelen değişikliklerden ve çevresinden de etkilenmekte idi. Davranışları belirleme ve şekil-

5 58 Şiddet İçerikli Video Oyunlarının Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri lendirme noktasında çevre her şeydir diyen Skinner bu fikirlerini edimsel koşullanma teorisi (operant conditioning) olarak formüle etmiştir (Skinner, 1938, Skinner, 1953 ve Skinner, 1969). Daha sonra, dönemin önemli kriminologlarından R. C. Jefferey (1965) Sutherland in ayırıcı birliktelikler teorisinin Skinner in edimsel koşullanma prensipleri çerçevesinde yeniden yorumlanması gerektiğini savunmuş ve ayırıcı pekiştirme teorisi ni (differential reinforcement theory) geliştirmiştir. Bir yıl sonra Burgess ve Akers (1966) Sutherland ın teorisini edimsel koşullanma teorisinden istifadeyle yeniden formüle ederek ayırıcı birliktelikler ve ayırıcı pekiştirme teorisi ni (differential associationreinforcement theory) ortaya koymuştur lar ve takip eden süreçte psikoloji biliminde Albert Bandura yla birlikte yeni bir çığır açılmış ve Bandura, Skinner ın edimsel koşullanma teorisini, öğrenmeyi yalnızca etki-tepki (cause and effect) zinciri içinde görmekle eleştirmiş ve bir davranışın öğrenilmesi, sürdürülmesi veya terk edilmesi için davranış sonucunda gerçekleşecek pozitif veya negatif pekiştiriciye mutlaka organizmanın bizzat kendisinin maruz kalmasına gerek olmadığını, öğrenmenin çoğu zaman gözlem yoluyla gerçekleştiğini savunmuştur. Bandura, sosyal öğrenme teorisi (social learning theory) olarak bilinen gözlemsel öğrenme teorisi (observational/vicarious learning theory) ile şiddet ve saldırganlığın gözlem yoluyla öğrenilen davranışlar olduğunu ortaya koymuş ve literatüre geçen meşhur Bobo Doll Deneyi ile başlayan çalışmaları literatürde çığır açmıştır. Bu deney ile şiddetin taklit edilen/modellenen bir davranış olduğunu gözler önüne seren Bandura, şiddet ve öğrenme ilişkisini ele alan pek çok eser ortaya koymuştur (Bandura, 1965; Bandura, 1973; Bandura, 1986; Bandura, Ross ve Ross, 1961; Bandura, Ross ve Ross, 1963; Bandura ve Walters, 1959). Bu çalışmalar kriminoloji literatüründe de yeni bir bakış açısının gelişmesine yol açmış ve suç ve sapma teşkil eden davranışlar ile saldırganlık ve şiddetin de gözlemsel öğrenme yoluyla gerçekleştiğine dair pek çok çalışma yapılmıştır. Daha sonraki süreçte televizyonda olduğu gibi şiddete pasif maruz kalma durumları ve video oyunlarında olduğu gibi şiddete aktif maruz kalma durumlarının şiddet içerikli davranışlara yönelimi arttırdığı pek çok çalışma ile ortaya konulmuştur (Anderson ve Bushman, 2001; Beresin, 1999; Berkowitz, Corwin ve Heironimus, 1963; Gentile ve Anderson, 2003; Reid, 1997) (Öğrenmenin suç ve şiddete neden olmadaki rolüne ilişkin detaylı tartışmalar için bkz: Dolu, 2010: ). Burgress ile birlikte yaptıkları çalışmayı takip eden süreçte öğrenme teorisi üzerindeki çalışmalarını devam ettiren Akers (1973; 1977; 1985; 1998), suç, şiddet ve saldırgan davranışların edimsel koşullanma prensiplerine göre öğrenildiğini ortaya koyan pek çok çalışma yayınlamıştır. Skinner ın yanı sıra Bandura nın fikirlerinden de ciddi bir biçimde istifade eden Akers, suç, şiddet ve saldırganlık içeren davranışların öğrenilmesi, sürdürülmesi veya terk edilmesinde pekiştiriciler kadar gözlem ve modellemenin de etkili olduğunu savunmuştur. Medya--Şiddet İlişkisine Genel Bir Bakış Şiddet ve cinsel içerikli programlar ister televizyonda olduğu gibi pasif tüketici olarak isterse de video oyunları gibi aktif tüketici olarak maruz kalmanın çocuklarda ve gençlerde şiddet, saldırganlık, içe kapanma, yabancılaşma, aşırı düzeyde psikolojik ve duygusal uyarılmışlık gibi etkilere neden olduğu görülmektedir (Bushman ve Huesmann, 2006). Bu etkilere maruz kalan çocukların ve gençlerin başta şiddet içerikli suçlar olmak üzere çeşitli suçlar işledikleri ve sapkın davranışlarda bulunduğu bilinmektedir (Anderson ve Bushman, 2001). Medya şiddet ilişkisini inceleyen ve katılımcı üzerinde gerçekleşmiş 280 ayrı çalışmanın meta analizini yapan bir çalışma, medyada yer alan şiddete aktif veya pasif olarak maruz kalmadaki artışın dört ana olumsuz etkiye neden olduğunu

6 Adli Bilimler Dergisi 9 (4): 54 75; ortaya koymaktadır (Donnerstein, Slaby ve Eron, 1994): a. Saldırganlığa sevk etkisi (Aggressor Effect): Şiddet içerikli medyanın izlenmesindeki artış gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde saldırganlık seviyesinde artış, şiddete eğilimde artış ve huysuzluk etkileri meydana getirmektedir. b. Mağduriyet korkusu etkisi (Fear of Victimizaton Effect): Şiddet içerikli medyanın izlenmesindeki artış gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde çevrelerini ve dünyayı daha korkulacak bir ortam olarak algılama ve kendini korumaya yönelik tedbirler alma ve / veya bunların miktarını arttırmaya yönlendirmektedir (örn: silah veya kesici delici alet taşıma; ki bu durum da mağduriyet oranında artışa sebep olmaktadır). c. Duyarsızlaştırıcı etki (Desensitizing / bystander effect): Şiddet içerikli medyanın izlenmesindeki artış gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde çevrelerindeki şiddet olaylarına veya şiddet mağdurlarına karşı duyarsızlaşma ve vurdumduymazlık meydana getirmektedir d. İştah etkisi (Appetite effect): Şiddet içerikli medyanın izlenmesindeki artış gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde daha çok şiddet içerikli materyale ulaşma ve izleme isteğini arttırmaktadır. Tüm bu sonuçlar doğrultusunda bilimsel çalışmalar genel olarak medyada yer alan şiddet içerikli unsurların olumsuz etkiler doğurduğu üzerinde hemfikirdirler (Bushman ve Anderson, 2001). Medya kavramı her ne kadar yoğun olarak yazılı ve görsel basın-yayın araçlarına ilişkin bir kavram olarak kullanılsa da son dönemde dijital araçlar da bu kapsam içerisinde değerlendirilmeye başlamıştır. Bu çerçevede şiddet içerikli video oyunlarının olumsuz etkilerinin geleneksel medya organlarındaki şiddet unsurlarının olumsuz etkilerine göre daha fazla olacağı da tartışılmaktadır. Gentile ve Anderson (2003) bu durumu altı nedene bağlamıştır (ayrıca bkz.: Anderson ve Dill, 2000; Gentile ve Walsh, 2002): a. Video oyunlarında kendini bir saldırganla bağdaştırma ve karakterin kendisi olarak oyunda yer alabilme, b. Video oyunlarında sanal olarak da olsa oyuncunun bir davranışı bizzat aktif olarak gerçekleştirebilmesi / tecrübe edebilmesi, c. Video oyunlarının bir davranışın tüm aşamalarını (tasarı, hazırlık, uygulama) gerçekleştirmeye izin veriyor olması, d. Video oyunlarında şiddetin süreklilik arz ediyor olması (bir takım oyunlarda şiddet unsurları oyunun amacını ve başarının gereğini oluşturmaktadır) e. Video oyunlarında şiddet içeren davranışların sürekli tekrar ediliyor olması, f. Video oyunlarında şiddet içeren davranışların ödüllendiriliyor olması. Her ne kadar medya eksenli bilimsel çalışmalar internet ve video oyunlarına ilişkin kavramlar üzerinde araştırma sonuçlarına yer vermekte ise de (son örnekler için bkz. Gunter, 2008; Grimes ve Bergen, 2008) günden güne kullanımı artan ve çeşitli şekillerde toplumu olumsuz etkileyen video oyunları hakkındaki spesifik bilimsel çalışmalar artan bir ivme ile devam etmektedir. Bugüne kadar bu konuda gerçekleştirilen bilimsel çalışmaların ortaya koyduğu sonuçlar aşağıda ele alınmaktadır. Şiddet İçerikli Video Oyunlarının Fizyolojik ve Psikolojik Etkileri 1966 dan 1996 yılına kadar MEDLINE ve PSYCHINFO veri bankalarında bulunan dergilerde konuya ilişkin İngilizce olarak yayınlanan bütün makaleleri tarayan Emes (1997) video oyunları oynamanın tendon iltihabı, kısmi felç, epilepsi hastalarında görülen nöbetlere benzer genel ve kısmı kasıntılar, nörolojik rahatsızlıklar, metabolizmada ve kalp atışlarında hızlanma gibi geniş bir yelpa-

7 60 Şiddet İçerikli Video Oyunlarının Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri zede yer alan sayısız biyolojik reaksiyona neden olduğunu tespit etmiştir. Emes in çalışmasını takip eden süreçte gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar da benzer şekilde video oyunlarının oyuncular üzerinde meydana getirdiği fizyolojik ve psikolojik etkilere dair pek çok sonuç elde etmişlerdir (bkz. Anderson, 2004; Anderson ve Bushman, 2001). Çalışmamızın bu bölümü bilimsel çalışmaların verileri ışığında video oyunlarının meydana getirdiği fizyolojik ve psikolojik etkileri ortaya koymaktadır. Nabız Sayısı ve Kan Basıncı Üzerindeki Etkileri Şiddet içerikli video oyunlarının oyuncuların kalp atışlarını hızlandırıcı ve kan basıncını artırıcı etkisi literatürde pek çok çalışma tarafından rapor edilen ortak bir bulgudur. Örneğin, 133 kişi üzerinde yaptığı deneysel bir araştırma sonucunda Powell (2008), şiddet içerikli oyunları oynayan deneklerin şiddet içermeyen oyunlar oynatılan kontrol grubundaki deneklere göre daha yüksek bir nabız sayısına sahip olduklarını tespit etmiştir. Şekil.1 deki grafik nabız sayısındaki farkın iki grup arasında ne kadar büyük olduğunu gözler önüne sermektedir. Şekil.1 Şiddet İçerikli Video Oyunlarına Maruz Kalmanın Kalp Atışları Üzerindeki Etkisi Kaynak: Powell (2008, s.44) Ballard ve Wiest (1996) de 30 erkek üniversite öğrencisi üzerinde yaptığı bir deneyle deneklere hiç şiddet içeriği olmayan bir oyun ile düşük şiddet içerikli ve yüksek şiddet içerikli başka bir oyun oynatarak şiddet içeriğindeki artışın gençler üzerinde ne tür bir etki yaptığını test etmiştir. Sonuçlar, şiddet içerikli oyunları oynayanların şiddet içeriği olmayan oyunu oynayanlara kıyasla çok daha yüksek kalp atışlarına sahip olduğunu, şiddet oyunlarını oynayanlar arasında da yüksek şiddet içeriğine sahip oyununu oynayanların düşük şiddet içeriğine sahip oyunu oynayanlara göre belirgin bir şekilde daha yüksek tansiyona sahip olduklarını ortaya koymuştur. Beyin Üzerindeki Etkileri Öteden beri kriminologlar suçla beyin arasında ciddi bir ilişki olduğunu savuna gelmişlerdir. İlk dönemlerde daha çok kafatasına yoğunlaştığı görülen çalışmaları (Combe, 1822; Combe 1851; Driver, 1957; Goring, 1913; Lavater, 1866) takip eden süreçte bilimsel gelişmelere paralel olarak nörolojik ve beyin kimyasına yönelik çalışmalar da yapılmıştır ve bu yolla suçlu davranış açıklanmaya çalışılmıştır (Moffitt, Lynam ve Silva, 1994; Raine ve Lui, 1998; Rowe, 2003). Pek çok kriminolojik çalışma beyinde meydana gelen hasarlarla suç ve sapma teşkil eden davranışlarda bulunma arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunduğunu iddia etmektedir. İnsan davranışlarını yöneten merkez olan beyin evrendeki en karmaşık fiziksel yapıdır. Temel olarak farklı fonksiyonlar icra eden sağ ve sol lob olmak üzere iki parçalı bir yapı olan beyinin ön kısmı (prefrontal cortex) düşünme, dış dünyayı anlama ve anlamlandırma ile rasyonel karar alma noktasında insanı diğer canlılardan ayırıcı bir niteliğe sahiptir (Cüceloğlu, 2000, s.67, s.83; Kurt, 2003; Turkington, 2002, s.294, s.259). Bu noktada, beynin her iki lobu ile ön beyin tarafından yürütülen fonksiyonlarda meydana gelecek aksaklıklar bireyde normal dışı davranışların görülmesine neden olabilmektedir. Bu noktada, nöropsikoloji ve radyoloji alanında yapılan araştırmalar bize genel olarak şiddet içerikli medyanın ve medya özelinde de ŞİVO ların beyin üzerinde ciddi etkiler

8 Adli Bilimler Dergisi 9 (4): 54 75; yaptığını söylemektedir. ABD de bulunan Indiana Üniversitesi Tıp Fakültesi nden bir grubun yaptığı bilimsel araştırma, bu literatürün en canlı örneğini teşkil etmektedir. Dr. Mathews ve arkadaşları tarafından Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (Functional Magnetic Resonance Imaging fmri) teknolojisi kullanılarak 44 çocuk üzerinde yapılan araştırmada ergenlik döneminde bulunan bu çocukların şiddet içerikli medyaya maruz kalma süresinin beyin aktiviteleri üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Araştırma sonuçları, şiddet içerikli video oyunu ve televizyon programlarına maruz kalmanın çocukların beyin gelişimini olumsuz etkilediğini ve bilişsel fonksiyonları azalttığını ortaya koymuştur. Bu durum, sağlıklı çocukların belli bir süre bu tür şiddet içerikli medya teması sonrasında da benzer bir tablo ortaya koymuştur. Ekip tarafından bu çocuklara Saldırgan Davranış Bozukluğu (Aggressive Behavior Disorder) tanısı konulmuştur (Killology Research Group, 2000; RSNA, 2006). Şekil.2 de sunulan fmri görüntülerinde sol tarafta şiddet içerikli medyayla kısa bir süre maruz kalan bir gencin, sağda ise şiddet içerikli medyalara ciddi bir şekilde maruz kalan başka bir gencin beyin aktiviteleri görünmektedir. Medyadaki şiddet adeta beyin fonksiyonlarını durdurucu bir etki yapmaktadır. Şekil.2 Şiddet İçerikli Medya nın Ergenlik Çağındaki Gençlerin Beyinleri Üzerindeki Etkisi (fmri Görüntüsü) Not: Soldaki resimde kısa, sağda ise uzun süre şiddet içerikli medyaya maruz kalan bir gencin beyin imajı (fmri) görülmektedir. Kaynak: Killology Research Group (http://www.killology.com/new_media_vio.htm) Araştırmada ayrıca denekler beyinlerinin sol lobunu çalıştıracak aktivitelere yönlendirilmiş ve şiddet içerikli medyanın beynin farklı fonksiyonları üzerinde ne tür bir etki yaptığı incelenmiştir. Deneklerden geleceğe dair detaylı planlar yapmaları ve önemli sonuçları olacak kararlar almaları istendiğinde, fmri sonuçları şiddet içerikli medyaya uzun süre maruz kalan bireylerin beyinlerinde neredeyse yok denecek kadar az bir faaliyet olduğunu gösterirken, bu etkiye maruz kalma süresinin kısa olduğu deneklerin beyinlerinin sol lobunun ciddi bir bölümünü kullandığını ortaya koyulmuştur (Killology Research Group, 2000; RSNA, 2006). Şekil.3 de sunulan görüntülerde iki grupta yer alan deneklerin beyin faaliyetleri arasındaki farkı belirgin bir şekilde gözler önüne sermektedir. Şekil.3 Medya da Şiddet e Maruz Kalan Beynin Karar Verme Aşamasındaki fmri Görüntüsü Not: Soldaki resimde kısa, sağda ise uzun süre şiddet içerikli medyaya maruz kalan bir gencin beyin imajı (fmri) görülmektedir. Kaynak: Killology Research Group (http://www.killology.com/new_media_vio.htm) Dr. Matthews, bu araştırma sonucunda ŞİVO oynatılan deneklerin beyinlerinde öz-kontrol ve konsantrasyonu sağlayan önbeyin (prefrontal cortex) bölgesinde ciddi bir aktivite azalması, duygusal uyarılmayı kontrol eden amidala (amygdala) bölgesinde ise beyin faaliyetlerinde artış tespit ettiklerini bildirmektedir (RSNA, 2006). Esasen şiddet içerikli medyanın çocuklar üzerindeki etkisi o kadar büyüktür ki, bazı araştırmacılar bu içeriğe maruz kalma

9 62 Şiddet İçerikli Video Oyunlarının Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri süresinin beyne verilen hasar noktasında önemsiz olacağını savunmuşlardır. Örneğin Wang ve arkadaşlarının 2009 yılında yayınladığı bir araştırma, kısa süre için oynanan şiddet içerikli oyunların bile çocukların beyinleri üzerinde etkili olduğunu ortaya koymuştur (Wang, Mathews, Kalnin, Mosier, Dunn, Saykin ve Kronenberger, 2009). Beynin iki lobu arasındaki asimetrik fonksiyon sorunları kriminolojik araştırmalara da konu olmuştur. Örneğin Raine, Buchsbaum ve Lacasse (1997) tarafından Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) yöntemi kullanılarak yapılan bir araştırma, katillerde sol beyin lobundaki aktivite miktarının sağ loba kıyasla belirgin bir şekilde daha düşük olduğunu göstermiştir. Az önce bahsi geçen araştırmalar sonucu elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, ŞİVO ve televizyon programlarına uzun süreli maruz kalmanın tespit edilen bu fonksiyon bozukluklarına neden olma noktasında ciddi bir etki yaptığı anlaşılmaktadır. Bütün bu araştırmalar, şiddet içerikli video oyunlarının beyinde meydana getirdiği olumsuz tesirlerle (1) öz-kontrolü zayıflattığını, (2) dikkat ve konsantrasyon bozukluğuna neden olduğunu, (3) mantıklı ve analitik düşünme ve karar alma yeteneğini azalttığını, (4) aşırı derecede psikolojik ve duygusal uyarılmışlığa neden olduğunu ortaya koymaktadır. Beyinde meydana gelen bu etkiler kriminoloji literatüründe de ciddi bir şekilde tartışılan ve suça neden olduğu iddia edilen faktörlerdir. Örneğin Gottfredson ve Hirschi nin (1990) düşük öz kontrol suç ilişkisini açıklayan Genel Suç Teorisi (General Theory of Crime) ve bu teoriyi test eden pek çok eser öz kontroldeki düşüşle birlikte suç işleme olasılığının da yükseldiğini savunmaktadır. Aynı şekilde, bilişsel karar alma süreçlerindeki aksaklıklar ile psikolojik ve duygusal uyarılmışlığın neden olduğu ani ve tepkisel hareket etmenin suça neden olduğu bilinmektedir (Fishbein, 1990; Shoemaker, 2000). ŞİVO NUN beyin üzerinde icra ettiği şiddet ve suça itici etkinin yanı sıra ŞİVO nun beyin sağlığı üzerinde de ciddi etkiler yaptığını görmekteyiz. Özellikle çocuklar olmak üzere bazı insanların yüksek parlaklığa sahip, hızlı değişen ve yanıp sönen ışıkların olduğu görüntülere karşı aşırı bir hassasiyete sahip olduğu bilinmektedir. Literatürde resim hassasiyeti (photosensitivity) adı verilen bu durumun epilepsi nöbetlerini tetikleyici bir etki yaptığı literatürde tartışılan bir durumdur. Bu noktada, video oyunlarının epilepsi nöbetlerini tetikleyen bütün bu olumsuz ışık kombinasyonlarını, keskin hatlı, çok renkli ve yoğun desenli resimleri bünyesinde barındırması bu oyunların epilepsi nöbetlerini (video game induced seizures) tetiklemesine olmasına neden olabilmektedir (Allen ve Morrow, 1994). Ricci ve Vigevano nun (1999) 7 28 yaşları arasında 30 denek üzerinde yaptığı bir araştırma ışık parlaklığının önemli olduğunu, zira ışık parlaklığındaki (steady maximal brightness - SMB) artışla birlikte epilepsi nöbetlerinde de ciddi bir artış gerçekleşeceğini ortaya koymuştur. Ayrıca yapılan bazı araştırmalar standart görüntü frekansına sahip (50 Hertz) ekranların epilepsiyi tetikleme potansiyelinin daha yüksek frekansa sahip (100 hertz) ekranlara göre çok daha yüksek olduğunu göstermiştir (Ricci, Vigevano, Manfredi ve Trenite, 1998; Trenite, da Silva, Ricci, Binnie, Rubboli, Tassinari ve Segers, 1999). Psikoloji Üzerindeki Etkileri Neden olduğu fizyolojik etkilerin yanı sıra ŞİVO nun bireyler üzerinde oluşturduğu psikolojik etkiler de bulunmaktadır. Bu oyunların içe kapanmadan yabancılaşmaya, tepkisizlikten negatif duygusallığa, dış dünyaya karşı düşmanca hisler beslemeden saldırganlığa kadar geniş bir yelpazede yer alan çeşitli negatif etkilere neden olduğu

10 Adli Bilimler Dergisi 9 (4): 54 75; çok sayıda araştırma tarafından sunulan ortak bulgudur. Video oyunlarındaki şiddet içeriği öncelikle saldırganlık eğilimini ve düşmanlık hislerini artırıcı bir tesir icra etmektedir. Örneğin yukarıda bahsedilen çalışmalarında Ballard ve Wiest (1996), rapor ettikleri fizyolojik etkilerin yanı sıra oynanan oyunlardaki şiddet içeriğindeki artışa paralel olarak saldırganlık ve düşmanlık hislerinde de artış gözlemlediklerini bildirmişlerdir. Bu çalışmayı biraz daha geliştirerek tekrarlayan Barlet ve arkadaşları (2008) ise oyunlarda gözlemlenen kanlı sahnelerin bireyler üzerinde olumsuz bir etki yaptığını bulmuşlardır. Yüksek, orta, düşük ve hiç kanın olmadığı dört farklı kanlı sahne senaryosu bulunan şiddet içerikli oyunda (Mortal Kombat: Deadly Alliance Ölümcül Dövüş: Tehlikeli İttifak) maksimum kanın olduğu sahnelerde deneklerin saldırganlık tutumlarında ve fizyolojik uyarılmışlık düzeylerinde ciddi bir artış olduğu gözlemlenmiştir. Bir bütün olarak değerlendirildiğinde yüksek ve orta düzeyde kanlı sahnelerde gözlemlenen saldırgan ve düşmanca tutumlar düşük kanlı ve hiç kan olmayan sahnelerde görülmemiştir. Ayrıca araştırmacılar kanlı sahnelerde deneklerin en az veya hiç kanın olmadığı sahnelere kıyasla çok daha fazla silah kullanma eğiliminde olduklarını tespit etmişlerdir yaşları arasında 22 si erkek 21 i bayan 43 üniversitesi üzerinde yaptıkları çalışmada Barholow ve Anderson (2002) öğrencileri rastgele bir şekilde şiddet içeren ve şiddet içermeyen iki oyun grubuna atamış ve iki grup arasında saldırganlık eğilimi açısından fark olup olmadığını laboratuar ortamında test etmişlerdir. Beklendiği gibi şiddet içerikli oyunun denekleri daha saldırgan hale getirdiğinin gözlemlendiği çalışmada bu etkinin erkekler için kadınlara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir yaşları arasında 66 çocuk üzerinde yaptıkları bir çalışmada Funka ve arkadaşları (2003) şiddet içerikli oyunların ve bu oyunları oynama süresinin çocukların hassasiyet ve ahlaki değerlendirme süreçleri üzerindeki etkilerini araştırmışlardır. Çalışmada, öncelikle çocuklara şiddet içeren ve içermeyen oyunlar oynatılmış, daha sonra da bu çocuklara saldırganlık ve empati içeren senaryolar verilmiş ve bu senaryolara bağlı sorular sorulmuştur. Her ne kadar oynanan oyunun şiddet içerip içermemesinin saldırganlık üzerinde etkili olmadığı gözlemlenmişse de, araştırma bulguları uzun süre şiddet içerikli oyun oynamanın çocuklarda empatiyi ve hassasiyeti azalttığı tespit edilmiştir. Sanaldan Gerçeğe: Şiddet ve Öldürmenin Dayanılmaz Rahatlığı Grossman ve DeGaetano (1999, s.64) insan beyninde bireyleri şiddete karşı koruyan bir Şiddet Bağışıklık Sistemi nin (Violence Immune System) bulunduğunu, ancak şiddete aşırı derecede maruz kalmanın bireylerin saldırgan tutumlar geliştirmesini engelleyecek bu savunma sistemini bozduğunu iddia etmektedir. Aynen AIDS hastalığının doğrudan öldürücü bir hastalık olmamasına rağmen vücudun bağışıklık sistemini etkisiz hale getirmek suretiyle bireylerin çok basit hastalıklar (grip, zatüre vb.) sonucu ölmesine sebebiyet verdiği gibi, yoğun şiddet içerikli görsel materyallere (TV, video oyunları, bilgisayar oyunları vb.) maruz kalmanın çocuklar ve gençleri şiddete koşullandırarak ve şiddet bağışıklık sistemini zayıflatarak bireylerin şiddet ve saldırgan davranışları benimsemesini kolaylaştırdığı iddia edilmektedir. Yazarlar, bu durumun Şiddet Bağışıklık Sistemi Eksikliği Sendromu (Acquired Violence Immune Deficiency Syndrome) olarak bilinen bir soruna yol açacağını bildirmektedir. Bu sendrom ile bireyin bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimi bozulur. Bunun sonucunda da fakirlik, ayrımcılık, uyuşturucu, alkol ve

11 64 Şiddet İçerikli Video Oyunlarının Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri silaha ulaşma kolaylığı gibi şiddeti tetikleyen ve besleyen faktörler karşısında bireyin kendini kontrol edemeyerek şiddete başvurma olasılığı artar (Grossman ve DeGaetano, 1999). Grossman ve Christensen (2004) de benzer bir çalışma ile şiddet içerikli video oyunlarının gelişmiş teknolojileri ile çocuk ve gençleri gerçek hayat koşullarında yüksek stres, heyecan, öfke ve endişe durumlarında şiddet kullanmaya yönettiğini ortaya koymuştur. Buna göre; beyninin üç ana bölümü yaşantıyı kontrol eder. Ön beyin: Düşünme ve insani fonksiyonlarımızı kontrol eder (karar verme, temel motor fonksiyonlar gibi). Orta beyin: Tüm insan ve hayvanlar da hayvansal fonksiyonları (refleksler gibi) kontrol eder. Beyin kökü: kalp atış hızını kontrol eder. İnsanlar teorik bilgileri ön beyin vasıtası ile alırlar. Bu bilgilerin kullanım ve kontrolünü yine ön beyin yapar. Ancak insan yoğun stres, heyecan, öfke, endişe ve korku durumları ile karışlaştığında (ki bu ŞİVO ların ve diğer faktörlerin etkisi ile eylem safhasına geçen bireylerde yüksek ihtimalle oluşabilecek bir durumdur) yani dakikada 145 ve üzeri kalp atışı ile ifade edilen psiko-fizyolojik durum gerçekleştiğinde ön beyin devre dışı kalmakta ve fonksiyonlarını tam olarak yerine getirememektedir. Diğer bir ifade ile öfke, yoğun stres ve benzeri hallerde ön beyin tarafından öğrenilen teorik bilgiler çoğu zaman davranışa dönüştürülemez ancak bu durumda daha önce pratiği yapılmış hareketler davranış olarak dışa yansırlar. İnsan fizyolojisi ve davranışları incelendiğinde ŞİVO ların gerçek hayat şartlarında çocuk ve gençleri nasıl olup da kolaylıkla şiddet kullanmaya ittiği anlaşılabilmektedir. Nitekim insan fizyolojisi (kalp atış hızı, kimyasal salgılar vb.) günlük hayatta karşılaşılan korku, heyecan, endişe, öfke vb. duygusal durumlara göre değişim göstermektedir. Vücuttaki bu değişim de insan davranışları üzerinde doğrudan etkili olmaktadır (Grossman ve Christensen, 2004). Şekil.4 te de gösterildiği üzere bireyin yaşadığı korku, endişe, öfke, stres düzeyine bağlı olarak kalp atış hızı değişmekte ve kalp atış hızı arttıkça ön beyin ile gerçekleştirilen normal düşünme, karar verme ve uygun davranışı gerçekleştirme oranı giderek azalmaktadır. Bu azalış durum renkleri ile ifade edilmiştir. Birey, Durum Beyaz dan Durum Siyah a doğru ilerledikçe düşünerek hareket etme yeteneği azalmakta, bilinçli davranışların yerini yapılan pratiklerle orta beyine atılmış davranış biçimleri almaktadır. Sonuç olarak birey, karşılaştığı yoğun stres, korku ve heyecan içeren durumlarda içinde bulunduğu durumu değerlendirmek yerine benzer durumlarda ortaya koyduğu hareket tarzını tekrarlamaktadır (Grossman ve Christensen, 2004).

12 Adli Bilimler Dergisi 9 (4): 54 75; Şekil.4 Korku, Heyecan, Stres ve Öfke Durumlarında Yaşanan Fizyolojik Uyarılmışlık, Motor Beceriler ve Biyolojik Reaksiyonlar kalp atışı/dakika: Durum Siyah 175 kalp atışı/dakika: Kavramsal süreç zayıflar Damar kasılması 200 İrrasyonel hareket ya da kaçma Donma İtaatkâr olma Durum Gri Çevresel görüş kaybolur Derinlik algısı kaybolur Yakın görüş kaybolur İşitsel dışlama oluşur Bağırsak ve idrar T. Kontrolü kaybı Büyük motor beceriler (koşma, saldırı vb.) Durum Kırmızı 145 kalp atışı/dakika: Kompleks motor becerileri zayıflar 140 Durum Sarı 115 kalp atışı/dakika: Küçük motor becerileri zayıflar Durum Beyaz kalp atşı/dakika: Dinlenme Hali, Normal Vücut Fonksiyonları 80 ŞİVO lar günümüzde yakaladıkları teknik özellikler ve kapasite ile özellikle öğrenme ve beceri kazanmada da büyük rol oynayan el-göz bağlantısını mükemmel derecede sağlamaktadır. Bu nedenle günümüz dünyasının askeri teşkilatlarında yer alan özel kuvvetler ve polis teşkilatlarında Kaynak: Grossman ve Christensen den (2008, s.31) uyarlanmıştır. yer alan özel harekât timleri de atış eğitimlerini aynı teknolojileri kullanarak almaktadırlar. Günümüzde kullanılan atış simülatörleri, kullandığı silah modelleri ile başarılı atışlar için gerekli olan beceriyi büyük oranda kazandırmaktadırlar (Grossman ve DeGaetano, 1999). Mesela İngiltere ve Arjantin arasında geçen Folkland Adaları savaşında klasik

13 66 Şiddet İçerikli Video Oyunlarının Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri metotlarla atış eğitimi alan Arjantin askerlerinin hedeflerini isabet ettirme oranları %10 15 seviyesinde olurken bilgisayarlı simülatörlerle eğitim alan İngiliz askerlerinin hedeflerini isabet ettirme oranları %75 80 civarında olmuştur (Grossman ve DeGaetano, 1999). Amerika da ve Avrupa ülkelerinde meydana gelen çocuk ve gençler tarafından gerçekleştirilen okul baskınları sonucunda birçok masum insanın ölümü ile sonuçlanan onlarca ateş etme vakalarında olayı gerçekleştiren çocuk ve gençlerin uzun süre şiddet içeren ve yaptıkları eylemlerin bir nevi eğitimini aldıkları video ve bilgisayar oyunları oynadıkları tespit edilmiştir (Grossman ve DeGaetano, 1999). Bu durum bize ŞİVO ların çocuklar ve gençler üzerinde şiddet ve saldırgan davranışları ciddi bir şekilde pekiştirici etki yaptığını göstermektedir. Berkowitz ve Lepage ın (1967) meşhur deneyiyle başlayan silah-saldırganlık ilişkisine dair yapılan pek çok çalışma silahların insanları saldırgan tutumlara ittiğini göstermektedir. Bu noktada, son on yıl içerisinde yapılan pek çok bilimsel çalışma içinde bol miktarda silah ve şiddetin bulunduğu ŞİVO nun, saldırganlık (aggression), husumet (hostility), saldırgan düşünce yapısı (aggressive mind) gibi çeşitli negatif davranış ve algılarla (cognition) ilişkili olduğunu ortaya koymuştur (son örnekler için bkz: Anderson, 2004; Anderson et al., 2004; Bushman ve Anderson, 2002; Gentile, Linder ve Walsh, 2003; Gentile, Lynch, Linder ve Walsh, 2004; Sheese ve Graziano, 2005). ŞİVO nun oluşturduğu bu tip olumsuz tutum ve davranış gelişiminin temellerinde öğrenme literatürünün uzun süredir ortaya koyduğu öğrenme süreçlerinin video oyunları ile sağlanabiliyor olması gösterilmiştir. Buna göre insan, fiziksel ve sosyal çevresinde meydana gelen olayları algılama, yorumlama, yargılama ve onlara tepki verme yolu ile öğrenir. Bu çerçevede, insanların günlük yaşamlarında gerçekleştirdikleri algılar ve ilişkiler (gerçek veya sanal) çeşitli davranış ve bilgi kalıplarının oluşmasını sağlar. Bu kalıplar tekrarladıkça daha farklılaşmış, kompleks ve yerleşik (değiştirilmesi güç) hale gelir (Anderson ve Bushman, 2001). Çelikkaya nın ülkemizde yaptığı çalışma da bu genel bulguyu destekler nitelikte, video oyunu oynayan çocuklardan yaklaşık %24 ünün oyunlardaki davranışlardan bir kısmını denediklerini ve denedikleri bu davranışlardan yaklaşık %11 lik bir kısmının şiddet içerdiğini beyan etmişlerdir 1. Gentile ve Gentile (2008) tarafından yapılan çalışma da video oyunlarını örnek öğretmen olarak nitelemiştir. Eğitimin en iyi yöntemlerine ilişkin bilimsel verilerden hareket eden araştırmacılar ŞİVO nun eğitim psikolojisi ve pedagoji açısından öğrenmede mükemmelliği sağladığı belirlenen en az yedi farklı tekniği uygulamada etkili olabileceğini tartışmışlardır. Bu teknikler şunlardır: a. Oyunlar çeşitli zorluk seviyelerinde farklı hedefler ortaya koymaktadır. Bu durum eğitimde farklı seviyede öğrencilerin başarı seviyelerini arttırabilmek için gerekli görülmektedir. b. Oyunlar mükemmel öğrenme için gerekli görülen, aktif katılım, geri bildirim ve çok tekrar imkânı sunmaktadır. c. Oyunlar öğrenilen bir davranışın yerleşik hale gelmesi için çok pratik yapma imkânı tanımaktadır. d. Oyunlar bir davranışta ustalaşmayı, gerek dış (puanlar, daha iyi silahlar ve donanım, para, güç, v.s) gerekse iç (yüksek seviyelere çıkma, çekişme gücünde artış, vs.) betimlemelerle desteklemektedir. 1 Bu sorunun değerlendirmesinde yaklaşık %68 lik bir sistem hatası tespit edilmiştir. Dolayısıyla sonuçlar değerlendirilirken dikkatli olunması tavsiye edilmektedir.

14 Adli Bilimler Dergisi 9 (4): 54 75; e. Oyunlar, gittikçe artan seviyelerde zorlaşarak bir seviyedeki başarıyı bir üst seviyeye yükselme ile ödüllendirmektedir. f. Oyunlar zorluk ve bilgi / beceri seviyelerine göre uyarlanabilir olduklarından farklı şekiller ve seviyelerde pratik yapma imkânı tanımaktadır. g. Oyunlar öğrenilen bir davranış ve beceriyi farklı problemlere farklı ortamlarda farklı şekillerde uygulayabilme imkânı tanımaktadır. Bu nedenlerle ŞİVO nun saldırganlığın öğretilmesi konusunda çok başarılı olduğunu ortaya koymuşlardır. Bu çalışma birden fazla türde ŞİVO oynayan çocukların şiddet içermeyen veya her iki türde de video oyunları oynayan çocuklara kıyasla daha fazla saldırgan tutum ve davranış sergilediklerini belirlemişlerdir. Bunun yanında, ŞİVO oynamak için harcanan zamandaki artışın saldırgan tutum ve davranışları arttırdığı belirlenmiştir. Çalışma, ŞİVO oynamak için harcanan zamanın 8. ve 9. Sınıf öğrencisi olan katılımcıların husumet tutumlarını (hostile attributions) ve öğretmenleri ile tartışma oranları ile; üniversite öğrencisi katılımcılarda öfke, proaktif fiziksel saldırganlık, tepkisel (reactive) fiziksel saldırganlık ve genel fiziksel saldırganlık ile cinsiyet, etnik köken ve sınıf değişkenleri kontrol altında iken pozitif bir ilişki içerisinde olduğunu göstermiştir. ŞİVO için ortaya konulan bu etkilerin uygulanan pazarlama stratejileri ve çocuklar arasında oynan oyunların önemli bir sosyalleşme ve kimlik geliştirme aracı olarak yer almaya başlaması ile birlikte daha yaygın hale geleceği yine bu çalışmanın yazarları tarafından ortaya konulmuştur. ŞİVO nun saldırganlık üzerine etkilerini açıklamaya yönelik olarak Anderson ve Bushman (2002) tarafından geliştirilen Genel Saldırganlık Modeli GSM (General Agression Model GAM) çerçevesinde ŞİVO ile saldırganlık arasındaki ilişki Şekil.5 te görüldüğü gibi kavramlaştırılmıştır. GSM sürekli ŞİVO oynamanın, saldırgan algı modelleme (agressive perceptual schemata) (örn: Bu omuz atma bir kaza mı? Yoksa kasıtlı bir tahrik ya da saldırı mı?) saldırgan beklenti modelleme (agressive expectation schemata) (örn: Diğer insanlar yardımsever mi? İntikam peşinde mi?) saldırgan davranış senaryoları (agressive behavioral scripts) (örn: Onur kırıcı / aşağılayıcı bir dil kullanma) gibi saldırgan bilgi ve davranış kalıplarının geliştirilmesi, sürekli prova edilmesi ve olaylar bazında uygulanmasının uzun vadede şiddet içeren davranışların sergilenmesi ile sonuçlanacağını öngörmektedir.

15 68 Şiddet İçerikli Video Oyunlarının Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri Şekil.5 Mütekerrir ŞİVO Oynamanın Uzun Dönemli Etkilerine İlişkin Genel Saldırganlık Modeli MÜTEKERRİR ŞİVO OYNAMA: Öğrenme, Tekrar, Saldırganlıkla İlgili Öğrenilenlerin Pekiştirilmesi Saldırgan Düşünce ve Davranışlar Saldırgan Algı Modelleme Saldırgan Beklenti Modelleme Saldırgan Davranış Senaryoları Saldırganlığa Duyarsızlaşma Saldırgan Kişilikte Artış Girdiler Kişisel Değişkenler Örneğin: Saldırgan Kişilik Durumsal Değişkenler Örneğin: Sosyal Çevre, Yeni Arkadaş Çevresi Rotalar SAHİP OLUNAN İÇSEL DURUM: Ruh Hali Sosyal Karşılaşmalar Bilişsel Durum Uyarılmışlık Durumu Çıktılar Değerlendirme & Karar Alma Süreçleri İradi Hareket Tepkisel Hareket Kaynak: Anderson ve Bushman dan (2002) istifadeyle oluşturulmuştur.

16 Adli Bilimler Dergisi 9 (4): 54 75; ŞİVO ya maruz kalmanın genel etkileri üzerine son dönemde Ferguson (2007) tarafından gerçekleştirilen bir meta analiz ŞİVO Şiddet davranışları ilişkisinin yayın yanlılığı (publication bias) nedeni ile sorgulanması gerekliliğini ifade ederek bu tip oyunları oynamanın gözlemsel-uzaysal bilişselliğin (visuospatial cognition) (bu yetenek, örneğin, bir yapboz oyununda başarı için gerekli görülmüştür) geliştirilmesinde pozitif bir etki yaptığını belirtmiştir. Daha öncesinde Anderson (2003) tarafından gerçekleştirilen benzer bir çalışma ŞİVO nun etkilerini beş ana başlık altında toplamıştır: a. ŞİVO oynamak psikolojik uyarılmışlık (psychological arousal) halini arttırmaktadır: Genel olarak çalışmalar ŞİVO oynama sonucunda şiddet içermeyen oyun oynayanlara oranla kalp ritmi ve kan basıncında artış tespit edilmiştir. Bunun yanında ŞİVO oynamanın beyinde daha fazla dopamin (dophamine) hormonu salgılamaya neden olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmalar ŞİVO etkisi öncesi husumet duygularına veya şiddet eğilimine sahip çocuklar ve yetişkinlerde ŞİVO oynama sonrası şiddet içerikli davranışa yönelme ihtimalinin daha büyük olduğunu göstermiştir. b. ŞİVO oynamak saldırgan bilişselliği (aggressive cognition) arttırmaktadır: ŞİVO oynama sonrası algı ve bilişsellik düzeyini ölçen deneysel ve korelasyona dayalı bilimsel çalışmalar ŞİVO oynamanın şiddet içermeyen video oyunları oynamaya oranla çalışmalara katılan erkek, kadın, çocuk ve yetişkinlerde saldırgan düşüncelerde artış meydana getirdiği sonucunu ortaya koymuştur. c. ŞİVO oynamak saldırganlık duygularını (aggressive emotions) arttırmaktadır: ŞİVO oynama sonrası duygusal tepkileri ölçen deneysel ve korelasyona dayalı bilimsel çalışmalar, ŞİVO oynayan erkek, kadın, çocuk ve yetişkinlerde şiddet içermeyen video oyunu oynayanlara oranla saldırgan duygu ve düşüncelerin daha fazla arttığını göstermiştir (ayrıca bkz. Anderson ve Bushman, 2001). d. ŞİVO oynamak saldırgan davranışları (aggressive behaviors) arttırmaktadır: ŞİVO oynama sonrası davranışları ölçen deneysel ve korelasyona dayalı bilimsel çalışmalar, ŞİVO oynayan erkek, kadın, çocuk ve yetişkinlerde şiddet içermeyen video oyunu oynayanlara oranla saldırgan davranışların arttığını göstermiştir. Bu tip bir etkinin uyarılmışlık veya ani ve tepkisel karar verme davranışından bağımsız olarak ortaya çıktığı da belirlenmiştir. Daha spesifik olarak, Gentile ve arkadaşları (2004) yaptıkları çalışmada ŞİVO oynamadaki artışın gençlerin öğretmenleri ile sözlü tartışmaya girme ve fiziksel bir kavgaya karışma ile pozitif olarak ilişkili bulmuştur. Bununla birlikte Bartholow ve arkadaşları (2006) ile Carnagey ve arkadaşları (2007) tarafından yapılan çalışmalar ŞİVO nun şiddete karşı duyarsızlaştırıcı etkisini (desensitizing effect) de ortaya koymuştur. e. ŞİVO oynamak sosyalliği (prosocial behaviors) azaltmaktadır: ŞİVO oynama sonrası tepkileri ölçen deneysel ve deneysel olmayan bilimsel çalışmalar, ŞİVO oynayan bireylerin şiddet içermeyen video oyunu oynayanlara oranla daha az sosyal olduklarını göstermiştir. ŞİVO ile saldırganlık arasındaki ilişkiye yönelik eleştirilere karşın Anderson ve Bushman (2001) bu ilişkinin istatistiksel anlamda kondom kullanımı ile HIV bulaşma riski arasındaki ilişki kadar güçlü olduğunu ifade edilmiştir. Aynı bilim adamları, ortaya konulan bilimsel çalışma sonuçlarının ŞİVO ya maruz kalmanın çocuklar ve gençler açısından toplumsal bir problem teşkil eder nitelikte olduğunu kuvvetle vurgulamışlardır (ayrıca bkz. Anderson vd., 2007; Gentile ve Stone, 2005).

17 70 Şiddet İçerikli Video Oyunlarının Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri ŞİVO ların ortaya konulan tüm bu olumsuz etkilerine rağmen bilimsel çalışmalar ABD de anne ve babaların yaklaşık %89 unun video oyunlarının ne derece şiddet içerebildiğini ve bunların ne tür sonuçlar doğurabileceğini bilmediğini ortaya koymuştur (Children Now, 2001). Bununla birlikte oyun oynayanların yaş ortalamalarındaki artışla birlikte ebeveynlerin video oyunlarındaki şiddete ve çocukların ŞİVO oynamalarına karşı duyarsızlaşıyor olmaları da beklenen bir durumdur (Gentile ve Gentile, 2008). Sonuç Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Türkiye'de yaklaşık 35 milyon internet kullanıcısı bulunduğunu ve bunların yaklaşık %25 inin online oyun oynadığını, 15 yaş üzerindeki her üç kişiden birinin online oyun oynadığını, internet kullanıcılarının haftada 50 saatlerini online oyun oynayarak geçirdiğini belirtmektedir (Hürriyet Gazetesi, 2010). Ülkemizde gelişen böyle bir trende ve tüm dünyada video oyunlarına ilişkin kaygılara rağmen ülkemiz bu konudaki bilimsel çalışmalar açısından oldukça zayıf durumdadır. Buna rağmen, genellikle literatür taraması şeklinde gerçekleşen mevcut çalışmalar internet ve benzeri yeni teknolojilerin çocuklar ve gençler üzerinde bağımlılık (Arısoy, 2009), anti sosyal davranış bozuklukları, fiziksel, sosyal, bilişsel, ve psikolojik gelişim sorunları (Kelleci, 2008; Muslu ve Bolışık, 2009) gibi pek çok olumsuz etkiler yaptığına işaret etmekte, özellikle de şiddet içerikli medyanın olduğu televizyon, internet, video oyunları ve benzeri diğer bilişim teknolojilerinin çocuklar ve ergenler üzerinde saldırganlığı artırıcı (Ulusoy, 2008) bir etki yaptığı yönünde bulgular ortaya koymaktadır. ŞİVO nun çocuklar ve gençlerin şiddet, saldırganlık ve suç davranışları üzerindeki etkilerine ilişkin yapılan araştırmalar yukarıda da ortaya konulduğu gibi genel olarak ABD de ve diğer gelişmiş ülkeler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Ne yazık ki ülkemiz özelinde ulusal bazda uygulanmış, bu tür oyunların oynanma sıklığı, bu oyunlara ilişkin sosyal değişkenler ve bu oyunların meydana getirdiği genel etkilerinin yanı sıra, şiddet, saldırganlık ve suç üzerine etkilerine ilişkin bilimsel bir çalışma bulunmamaktadır. Ülkemizde bu konuda yapılan sınırlı sayıdaki çalışmanın, küçük örneklemler üzerinde gerçekleştirildiği ve kullanılan ölçekler ve cevap aranan araştırma soruları ve hipotezler yönüyle literatürün çok gerisinde olduğu görülmektedir. Bu noktada, ŞİVO nun ülke genelini temsil edecek bir örneklem üzerinde yapılacak bir bilimsel çalışma ile Türkiye özelinde araştırılması büyük bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyada, ŞİVO ların içerdiği şiddetin belirlenmesine yönelik derecelendirme (reyting) sistemleri bulunmasına rağmen, ülkemizde video oyunlarının şiddet ve cinsel içerik miktarını gösteren bir reyting sistemi bulunmamaktadır. Ayrıca, ülkemizde bu oyunların uluslararası ölçülerde lisanslandırılması ve ücretlendirme sistemi de çalışmamaktadır. Tüketiciler satın aldıkları ürünün içerdiği şiddet ve cinselliğin miktarını bilememekte, ürünün hangi yaş grubu için uygun olduğunu anlayamamaktadır. Bir de bu olumsuz tablonun üstüne korsan piyasanın ülkemizdeki mevcut durumu eklendiğinde, yüksek miktarda şiddet ve cinsellik içeren bu ürünlerin sokak aralarında çok düşük bir bedelle, kontrolsüz bir şekilde ve kayıt dışı olarak çocuk veya yetişkin farkı gözetilmeksizin her isteyene satılması sonucunu doğurmaktadır. Hem fiyatın ucuz olması hem de satıcının bu ürünleri alıcıya göre herhangi bir ayrım yapmaksızın herkese satıyor olması tehlikenin boyutlarını daha da artırmaktadır. Polis teşkilatı tarafından korsan yazılım ve CD/DVD lere yönelik yapılan mücadeleler bu tehlikeyi belli ölçüde azaltmış gibi görünmekle birlikte, bu ürünlere olan talebin devam ediyor oluşu, bu ürünlerin oluşturduğu piyasanın büyüklüğü ve ortadaki rantın miktarı göz önüne alındığında bu sorunun yalnızca geleneksel polisiye tedbirlerle aşılamayacağını düşünmekteyiz. Ayrıca, online oyunlarda olduğu gibi internet üzerinden bu içeriklere serbestçe ulaşılabiliyor olması veya herhangi bir engelleme olmaksızın indi-

18 Adli Bilimler Dergisi 9 (4): 54 75; rilebiliyor (dowload) olması problemi daha endişe verici hale getirmektedir. ŞİVO nun çocuklar ve gençler üzerinde meydana getirdiği olumsuz etkiler pek çok bilimsel çalışma tarafından şüpheye yer bırakmayacak şekilde doğrulanmakta ve bu oyunların gençleri şiddete yöneltmekte etkili olabileceği ortaya konulmaktadır. Bu nedenle toplumsal anlamda video oyunlarının çocukların duygusal gelişimi adına ortaya koyabileceği olumsuz etkilere ilişkin bir farkındalık oluşturulması büyük bir önem arz etmektedir. Bu toplumsal farkındalık video oyunlarına ilişkin durumun ülkemiz açısından bilimsel anlamda araştırılması ile daha etkin bir şekilde oluşacaktır. Bu çalışmalar, şiddet içerikli medya yayınları ve video oyunlarının ülkemizdeki yaygınlığı, çocuklar ve gençler üzerindeki etkileri, ailelerin bu oyunların içerdiği tehlikelerin ne ölçüde farkında oldukları ve benzeri pek çok soruyu bilimsel veriler ışığında aydınlatacaktır. Konuya ilişkin ülkemizde ulusal çapta yapılmış bir araştırmanın olmayışı konuya ilişkin muhtemel problemlerin doğru şekilde tanımlanamamasına dolayısıyla da çözüme ilişkin etkin politikaların ve yaklaşımların belirlenememesine neden olmaktadır. KAYNAKLAR 1. Akers, Ronald L. (1973). Deviant behavior: A social learning approach. Belmont, CA: Wadsworth. 2. Akers, Ronald L. (1977). Deviant behavior: A social learning approach. Second Edition. Belmont, CA: Wadsworth. 3. Akers, Ronald L. (1985). Deviant behavior: A social learning approach. Third Edition Belmont, CA: Wadsworth. 4. Akers, Ronald L. (1998). Social learning and social structure: A general theory of crime and deviance. Boston, MA: Northeastern University Press. 5. Akgündüz, H., B. Oral ve Y. Avonoslu (2006). Bilgisayar oyunları ve internet sitelerinde sanal şiddet öğelerinin değerlendirilmesi. Milli Eğitim Dergisi, 35 (171), Allen, A., ve J. I. Morrow (1994). "Sonic, tonic, clonic": Three cases of video game epilepsy. The Ulster Medical Journal, 63, Anderson, C. A. (2003). Video games and aggressive behavior. D.Ravitch ve J.P.Viteritti (Ed.), Kid Stuff: Marketing Sex and Violence to America s Children içinde ( ), Baltimore,MD: Johns Hopkins University Press. 8. Anderson, C. A. (2004). An update on the effects of playing violent video games. Journal of Adolescence, 27, Anderson, C. A. ve B. J. Bushman (2001). Effects of violent video games on aggressive behavior, aggressive cognition, aggressive affect, physiological arousal, and prosocial behavior: A meta-analytic review of the scientific literature. Psychological Science, 12, Anderson, C. A., L. Berkowitz,, E. Donnerstein,, L. R. Heusmann,, J. Johnson,, D. Linz, ve ark. (2003). The influence of media violence on youth. Psychological Science in the Public Interest, 4, Anderson, C. A., N. L. Carnagey, M. Flanagan, A. J. Benjamin, J. Eubanks, J. C. Valentine (2004). Violent video games: Specific effects of violent content on aggressive thoughts and behavior. Advances in Experimental Social Psychology, 36, Anderson, C. A., ve K. Dill (2000). Video games and aggressive thoughts, feelings, and behavior in the laboratory and in life. Journal of Personality and Social Psychology, 78, Anderson, C.A. ve B.J. Bushman (2001). Effects of violent video games on aggressive behavior, aggressive cognition, aggressive affect, physiological arousal, and prosocial behavior: A meta-analytic review of the scientific literature. Psychologial Science, 12, Anderson, C.A., D. A. Gentile, ve K. Buckley (2007). Violent video game effects on children and adolescents: Theory, research, and public policy. New York: Oxford University Press. 15. Anderson, Craig A., and Bushman, Brad J. (2002). Human aggression. Annual Review of Psychology, 53, Arısoy, Özden (2009). İnternet bağımlılığı ve tedavisi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 1,

19 72 Şiddet İçerikli Video Oyunlarının Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri 17. Ballard, M. E. ve J. R. Wiest (1996). Mortal kombat tm : The effects of violent videogame play on males hostility and cardiovascular responding. Journal of Applied Social Psychology, 26, Bandura, A. (1965). Influence of model's reinforcement contingencies on the acquisition of imitative responses. Journal of Personality and Social Psychology, 1, Bandura, A. (1973). Aggression: A social learning analysis. Englewood Cliffs, NJ: Prentice- Hall, Inc. 20. Bandura, A. (1986). Social foundations of thought and action: A social cognitive theory. Englewood Cliffs, NJ: Prentice-Hall, Inc. 21. Bandura, A. ve R. H. Walters (1963). Social learning and personality development. New York: Holt, Rinehart & Winston. 22. Bandura, A. ve R. H. Walters. (1959). Adolescent aggression. New York: Ronald Press. 23. Bandura, A., D. Ross ve S. A. Ross (1961). Transmission of aggression through imitation of aggressive models. Journal of Abnormal and Social Psychology, 63, Bandura, A., D. Ross ve S. A. Ross, (1963). Imitation of film-mediated aggressive models. Journal of Abnormal and Social Psychology, 66, Barlett, C. P., R.J. Harris ve C. Bruey (2008). The effect of the amount of blood in a violent video game on aggression, hostility, and arousal. Journal of Experimental Social Psychology, 44, Bartholow, B. D. ve C.A. Anderson (2002). Effects of violent video games on aggressive behavior: potential sex differences. Journal of Experimental Social Psychology, 38, Bartholow, B. D., B. J. Bushman ve M. A. Sestir (2006). Chronic violent video game exposure and desensitization to violence: Behavioral and event-related brain potential data. Journal of Experimental Social Psychology, 42, Beresin, E. V. (1999). From video column to media column: A new name and a new direction. Academic Psychiatry, 23, Berkowitz, L. ve A. Lepage (1967). Weapons as aggression-eliciting stimuli. Journal of Personality and Social Psychology. 7, Berkowitz, L., R. Corwin ve M. Heironimus (1963). Film violence and subsequent aggressive tendencies. The Public Opinion Quarterly, 27, Buchman, D. D., ve J. B. Funk (1996). Video and computer games in the 90s: children s time commitment and game preference. Children Today, 24, Burgess, R. L. ve R. L. Akers (1966). A differential association-reinforcement theory of criminal behavior. Social Problems, 14, Bushman, B. J., ve C. A. Anderson (2002). Violent video games and hostile expectations: A test of the general aggression model. Personality and Social Psychology Bulletin, 28, Bushman, B.J. ve L. R. Huesmann (2006). Short term and long term effects of violent media on aggression in children and adults. Archives of Pediatrics & Adolescent Medicine,160, Bushman, B.J., ve C.A. Anderson (2001). Media violence and the american public: scientific facts versus media misinformation. American Psychologist, 56, Carnagey, N. L., C.A. Anderson ve B. J. Bushman (2007). The effect of video game violence on physiological desensitization to real-life violence. Journal of Experimental Social Psychology, 43, Children Now (2001). Fair play? Violence, gender and race in video games. Los Angeles, CA: Children Now. 38. CNBC.com (2010). Playing to win: Inside the video game industry. Erişim adresi: Erişim tarihi: 7 Haziran Combe, G. (1822). Essays on phrenology or an inquiry into the principles and utility of the system of Drs. Gall and Spurzheim, and into the objections made against it. Philadelphia: H. C. Carey and I. Lea. 40. Combe, G. (1851). A System of Phrenology. Boston: Benjamin B. Mussey and Company. 41. Cüceloğlu, D. (2000). İnsan ve Davranışı: Psikolojinin Temel Kavramları. 10. Basım. İstanbul: Remzi Kitabevi. 42. Çelikkaya, G. (Yayın tarihi bilinmiyor). Şiddet içeren bilgisayar oyunlarının ergenlik çağındaki gençler üzerindeki etkisi. Kişisel web sitesinde

20 Adli Bilimler Dergisi 9 (4): 54 75; yayınlanan bir yazı. Erişim adresi: ed=2 Erişim tarihi 1 Mart Dietz, T. L. (1998). An examination of violence and gender role portrayals in video games: Implications for gender socialization and aggressive behavior. Sex Roles, 38, Dolu, O. (2010). Suç teorileri: Teori, araştırma ve uygulamada kriminoloji. Ankara: Seçkin Yayınevi. 45. Donnerstein, E., R. G. Slaby ve L. D. Eron (1994). The mass media and youth aggression. D. Eron, J. H. Gentry, ve P. Schlegel (Ed.) Reason to Hope: A Psychosocial Perspective on Violence And Youth içinde ( ). Washington, DC: American Psychological Association 46. Driver, E.D. (1957). Pioneers in criminology: XIV. Charles Buckman Goring ( ). The Journal of Criminal Law, Criminology, and Police Science. 47, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) (2002). World report on violence and health. Erişim adresi: nce/world_report/en/summary_en.pdf Erişim tarihi: 02 Nisan Emes, C. E. (1997). Is Mr. PacMan eating our children? A review of the effect of video games on children. Canadian Journal of Psychiatry, 42, Entertainment Software Association (2007). Facts and research: Games and violence. Washington, DC: Entertainment Software Association. Erişim adresi: ence.php. Erişim tarihi: 04 Mayıs Ferguson, C.J. (2007). The Good, The Bad and the Ugly: A Meta-analytic Review of Positive and Negative Effects of Violent Video Games. The Psychiatric Quarterly, 78, Fishbein, D.H. (1990). Biological perspectives in criminology. Criminology. 28, Funk, J. B. (1993). Reevaluating the impact of video games. Clinical Pediatrics, 32, Funk, J., J. Hagan, ve J. Schimming (1999). Children and electronic games: A comparison of parents' and children's perceptions of children's habits and preferences in a United States sample. Psychological Reports, 85, Funka, J. B.; D. D. Buchman,; J. Jenks, ve H. Bechtoldt (2003). Playing violent video games, desensitization, and moral evaluation in children. Applied Developmental Psychology, 24, Gentile, D. A. ve C. A. Anderson (2003). Violent video games: The newest media violence hazard. Gentile D.A. (Ed.), Media Violence and Children: A Complete Guide For Parents and Professionals içinde ( ). Westport, Conn. [u.a.] Praeger. 56. Gentile, D. A. ve J. R. Gentile (2008). Violent video games as exemplary teachers: A conceptual analysis. Journal of Youth Adolescence, 37, Gentile, D. A., P. J. Lynch, J. R. Linder ve D. A. Walsh (2004). The effects of violent video game habits on adolescent hostility, aggressive behaviors, and school performance. Journal of Adolescence, 27, Gentile, D. A., ve D. A. Walsh (2002). A normative study of family media habits. Journal of Applied Developmental Psychology, 23, Gentile, D. A., ve W. Stone (2005). Violent video game effects on children and adolescents: A review of the literature. Minerva Pediatrica, 57, Gentile, D.A., J.R. Linder ve D.A. Walsh (2003). Looking through time: A longitudinal study of children s media violence consumption at home and aggressive behaviors at school. Society for Research in Child Development konferansında sunulmuş bildiri. Tampa, FL, USA. 61. Goring, C. (1913). The English convict: A statistical study. London: His Majesty's Stationary Office. 62. Gottredson, M.R. ve T. Hirschi (1990). A general theory of crime. Stanford: Stanford University Press. 63. Grimes, T. ve L. Bergen (2008). The epistemological argument against a causal relationship between media violence and sociopathic behavior among psychologically well viewers. American Behavioral Scientist, 51, Grossman, D. ve G. DeGaetano (1999). Stop teaching our kids to kill: A call to action against TV, movie and video game violence. New York: Crown Publishers.

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ 06 KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Sosyal Araştırmalar Merkezi USAK RAPOR NO: 11-06 Dilek Karal Eylül 2011 Korkmadan Öğrenmek: Okul ve Okul

Detaylı

SGSCC WP 2: Türkçe Ulusal Raporu. 1.Projenin tanıtımı

SGSCC WP 2: Türkçe Ulusal Raporu. 1.Projenin tanıtımı SGSCC WP 2: Türkçe Ulusal Raporu 1.Projenin tanıtımı SGSCC projesi Avrupa Birliği Hayat Boyu Öğrenme Projesi olup, 7 farklı Avrupa Birliği Ülkesinin katılımı ile yürütülmektedir. Bu ülkeler Belçika, Bulgaristan,

Detaylı

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK EYLÜL-2013 Bilgisayar, uzun ve çok karmaşık hesapları bile büyük bir hızla yapabilen, mantıksal (lojik) bağlantılara

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 Bilimin Anlamı ve Özellikleri...17 Psikoloji...18 Gelişim Psikolojisi...25 Öğrenme Psikolojisi...26 Psikolojide Araştırma Yöntemleri...26

Detaylı

HEMġEHRĠ ĠLETĠġĠM MERKEZĠ ÇALIġANLARIYLA STRES VE KAYGI DURUMLARI ÜZERĠNE BĠR DEĞERLENDĠRME

HEMġEHRĠ ĠLETĠġĠM MERKEZĠ ÇALIġANLARIYLA STRES VE KAYGI DURUMLARI ÜZERĠNE BĠR DEĞERLENDĠRME HEMġEHRĠ ĠLETĠġĠM MERKEZĠ ÇALIġANLARIYLA STRES VE KAYGI DURUMLARI ÜZERĠNE BĠR DEĞERLENDĠRME Psi. Özge Kutay Sos.Yelda ġimģir Ġzmir,2014 HEMġEHRĠ ĠLETĠġĠM MERKEZĠ ÇALIġANLARIYLA STRES VE KAYGI DURUMLARI

Detaylı

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülten Sayı:2 ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ Hızla gelişen dünyada teknolojik ürünler hayatımızın büyük bir kısmını kapsamakta. İş ortamında

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

KİŞİLİK VE YETKİNLİK ENVANTERLERİ, ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE YENİ BİR BAKIŞ AÇISI. www.pmetrica.com Copyright, P.metrica 1

KİŞİLİK VE YETKİNLİK ENVANTERLERİ, ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE YENİ BİR BAKIŞ AÇISI. www.pmetrica.com Copyright, P.metrica 1 KİŞİLİK VE YETKİNLİK ENVANTERLERİ, ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE YENİ BİR BAKIŞ AÇISI www.pmetrica.com 1 Türkiye de MTI GROUP bünyesinde yer alan P.metrica, onbeş yıldır Masters Training International tarafından

Detaylı

DEĞERLİ İŞ ORTAĞIMIZ,

DEĞERLİ İŞ ORTAĞIMIZ, SAFEPLAN DEĞERLİ İŞ ORTAĞIMIZ, FİLO YÖNETİMİ KONUSUNDA HİZMET SAĞLAYICI MARKA OLARAK HEDEFİMİZ, KİRALIK ARAÇLARINIZI MAKSİMUM FAYDAYLA KULLANMANIZDIR. BU SEBEPLE FİLONUZUN BAKIM VE ONARIM İHTİYAÇLARINI

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS Dersin Adı Psikolojiye Giriş Dersin Kodu OKÖ105 Dersin Türü Zorunlu Dersin Seviyesi Lisans Dersin AKTS kredisi 4 Haftalık Ders

Detaylı

Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Ağ Bilgi Güvenlik Farkındalıkları

Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Ağ Bilgi Güvenlik Farkındalıkları Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Ağ Bilgi Güvenlik Farkındalıkları M. Emre SEZGİN, Ozan ŞENKAL Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi BÖTE Sosyal Ağlar-I Yaşamakta olduğumuz yüzyılda ortaya çıkan en önemli

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK EYLÜL-2013 Temel olarak bir bilgisayar, çeşitli donanım parçalarını bir araya getirip uygun bir çalışma platformunu

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ CSG OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18 Yaş Üzeri Bireyler. Katılımcıların 68

Detaylı

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Medyada Riskler Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Plan Tarihsel arka plan: Çocukların medya kullanımı Günümüzde medya ve çocuk Medyada çocukları

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 7 Bilimsel Araştırma Süreci* 1. Gözlem Araştırma alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi

Detaylı

RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ. Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK

RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ. Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK Hayatın erken döneminde ebeveyn kaybı veya ihmali gibi

Detaylı

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL PSI 501 İleri İstatistik Zorunlu 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 II. YARIYIL Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 III. YARIYIL

Detaylı

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Geç-dönem Bozukluklar Depresyon Kaygı Bozuklukları Yeme Bozuklukları Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nörogelişimsel Bozukluklar Otizm Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

CAN KARDEŞ KREŞİ REHBERLİK SERVİSİ

CAN KARDEŞ KREŞİ REHBERLİK SERVİSİ CAN KARDEŞ KREŞİ REHBERLİK SERVİSİ EKİM 2014 AYLIK REHBERLİK BÜLTENİ Çocuğumla Nasıl Oyun Oynayacağım? Oyun nedir? Oyun, çocukların dünyayı algılamalarını, hayal ile gerçek dünya arasında köprü kurmalarını

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 18 Mayıs 2009 12:56 - Son Güncelleme Pazartesi, 18 Mayıs 2009 12:58

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 18 Mayıs 2009 12:56 - Son Güncelleme Pazartesi, 18 Mayıs 2009 12:58 Fiziksel Gelişim Bebeklik Döneminde - Fiziksel Gelişim 0-2 yaşlar arasını içeren bebeklik dönemi fiziksel açıdan pek çok temel becerinin kazanıldığı bir dönemdir. Bu dönem içerisinde bebeklerin hem beden

Detaylı

Futbol ve Maç Analizi

Futbol ve Maç Analizi Futbol dünyada en çok tercih edilen spor dallarından biridir. Bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler, FİFA nın liglere kattığı yenilikler Transfer ücretlerinin yükselişi bu spor dalına olan ilgi ve Başarı

Detaylı

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II Adı 1 1 PSY101 ye Giriş-I Açıklaması 6 3 ki temel konulara giriş niteliğinde bir derstir. İşlenecek konulara araştırma teknikleri, davranışın biyolojik kökenleri, algı, hafıza, dil, insan gelişimi, vb.

Detaylı

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Tuna USLU Gedik Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Özel Gebze Doğa Hastanesi Sağlık Hizmetleri A.Ş.

Detaylı

Uygulamalı Davranış Analizi. Emre ÜNLÜ

Uygulamalı Davranış Analizi. Emre ÜNLÜ Uygulamalı Davranış Analizi Emre ÜNLÜ Derse İlişkin genel bilgiler ve işlenişi Bu ders ne işe yarayacak? o Uygulamada o o KPSS de Kendi günlük hayatınızda Ders ile ilgili gerçekleştirmeniz beklenen yükümlülükler

Detaylı

İŞYERİNDE SAĞLIĞI GELİŞTİRME ve PROGRAM PLANLAMA. Prof.Dr.Ayşe Beşer Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ayse.beser@deu.edu.

İŞYERİNDE SAĞLIĞI GELİŞTİRME ve PROGRAM PLANLAMA. Prof.Dr.Ayşe Beşer Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ayse.beser@deu.edu. İŞYERİNDE SAĞLIĞI GELİŞTİRME ve PROGRAM PLANLAMA Prof.Dr.Ayşe Beşer Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ayse.beser@deu.edu.tr 1 HEDEFLER.Sağlığı, koruma ve geliştirme kavramlarını bilme İşyerlerinde

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5 Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Açıklama (2011-2013) Danışman: Pfizer Konuşmacı: Pfizer

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

Öğr. Gör. Hakan YÜKSEL hakanyuksel@sdu.edu.tr SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ. Akademik Bilişim 2013 1

Öğr. Gör. Hakan YÜKSEL hakanyuksel@sdu.edu.tr SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ. Akademik Bilişim 2013 1 Öğr. Gör. Hakan YÜKSEL hakanyuksel@sdu.edu.tr SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ Akademik Bilişim 2013 1 İçerik Hareket Temelli İşlemler Temassız hareket algılayıcısı: Kinect Kinect Uygulamaları Kinect in getirdikleri

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşım

Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşım Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşım Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşımlar Bireyin algılama, hatırlama ve düşünme gibi bilişsel süreçlerine ağırlık veren bir bakış açısı. Bilişsel öğrenme: Doğrudan gözlenemeyen zihinsel

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Okuma-Yazma Öğretimi Teori ve Uygulamaları ESN721 1 3 + 0 7 Okuma yazmaya hazıroluşluk, okuma yazma öğretiminde temel yaklaşımlar, diğer ülke

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

KADINA ŞİDDETİN KİŞİ ANALİZİ YÖNELİK. www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa

KADINA ŞİDDETİN KİŞİ ANALİZİ YÖNELİK. www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN KİŞİ ANALİZİ www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa PERSPEKTİF STRATEJİ ARAŞTIRMA ANALİZ - HAZİRAN 2015 ANALİZ NO: 6 Araştırma; doğru, nitelikli bilginin

Detaylı

Mesleki eğitimde bilgisayar oyunu kullanma rehberi

Mesleki eğitimde bilgisayar oyunu kullanma rehberi LLP Leonardo da Vinci Project SCOGATT Serious Computer Games as a Teaching Tool Mesleki eğitimde bilgisayar oyunu kullanma rehberi Uyarlama, hazırlama ve transfer İÇİNDEKİLER TERİMLER GİRİŞ: MODÜL ÇERÇEVESİ

Detaylı

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity İskender GÜMÜŞ* Nebi Sümer, Nevin Solak, Mehmet Harma İşsiz Yaşam: İşsizliğin

Detaylı

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI BİLİMSEL HAZIRLIK GÜZ YARIYILI DERSLERİ EGB501 Program Geliştirmeye Giriş

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

2.Digital Oyunlar ve Çocuklar

2.Digital Oyunlar ve Çocuklar Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Cilt: 8 Sayı: 36 Volume: 8 Issue: 36 Şubat 2015 February 2015 www.sosyalarastirmalar.com Issn: 1307-9581 DİJİTAL OYUNLAR

Detaylı

İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN BİLGİSAYAR OYUNU OYNAMA ALIŞKANLIKLARI VE OYUN TERCİHLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER. Araş. Gör. Yavuz İNAL* yinal@metu.edu.

İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN BİLGİSAYAR OYUNU OYNAMA ALIŞKANLIKLARI VE OYUN TERCİHLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER. Araş. Gör. Yavuz İNAL* yinal@metu.edu. İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN BİLGİSAYAR OYUNU OYNAMA ALIŞKANLIKLARI VE OYUN TERCİHLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Araş. Gör. Yavuz İNAL* yinal@metu.edu.tr Yrd. Doç. Dr. Kürşat ÇAĞILTAY* kursat@metu.edu.tr Özet

Detaylı

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ?

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? Aralık 2011 de kurulan Türk Psikologlar Derneği Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Birimi (TPD-KTCÇB),TPD bünyesinde düzenlenecek toplumsal

Detaylı

YÜKSEK DENETİM DÜNYASINDAN HABERLER SAHTECİLİK VE YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: ASOSAI 2012 FİLİPİNLER ÇALIŞTAYI

YÜKSEK DENETİM DÜNYASINDAN HABERLER SAHTECİLİK VE YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: ASOSAI 2012 FİLİPİNLER ÇALIŞTAYI YÜKSEK DENETİM DÜNYASINDAN HABERLER SAHTECİLİK VE YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: ASOSAI 2012 FİLİPİNLER ÇALIŞTAYI SAHTECİLİK VE YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: ASOSAI 2012 FİLİPİNLER

Detaylı

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki Teorisi Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki ve Uyma Davranışı Sosyolojinin, toplumun bütününü kapsayan kanunu insan toplum hayatı yaşar kanunudur. İnsan bir toplumda

Detaylı

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Sosyal fobi, bireyin sosyal ortamlarda herhangi bir eylem yaparken utanç duyacağı duruma düşeceğini düşünerek nedensiz kızarma,

Detaylı

Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı Teknoloji Bağımlılığı Açelya Şahin Fırat Uzman Klinik Psikolog www.monomente.com MEV Okulları Basınköy 17.11.2015 Bağımlılık nedir? Bağımlılık; herhangi bir insan, nesne veya maddeye karşı duyulan önlenemez

Detaylı

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ DÜNYANIN EN BÜYÜK MARKALARI, GÖRMENİN ÖTESİNE GEÇTİLER. Onlara Katılın, Bugün. GÖRMENİN ÖTESİNDE GELİŞMEK Karanlıkta Diyalog Nedir? Karanlıkta Diyalog atölye çalışmaları

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ Konusu İstanbul da Yazılım, Bilgisayar ve Video Oyunları Sektörü Durum Analizi ve Sektörün Geleceği Gerekçesi 2014-2023 İstanbul Bölge Planı nın ekonomik gelişme ekseni küresel

Detaylı

Yerinde Masaj ın İş Hayatına Etkileri İstanbul - 17.11.2008 Konulu Akademik Araştırma Sonuçları Sayfa 1/4

Yerinde Masaj ın İş Hayatına Etkileri İstanbul - 17.11.2008 Konulu Akademik Araştırma Sonuçları Sayfa 1/4 Önsöz Yerinde Masaj hizmetleri ile Türkiye deki iş hayatı kalitesini yükseltmek üzere çıktığımız yolda, bugüne kadarki tüm pazarlama faaliyetlerimizde Yerinde Masaj ın kurumlar tarafından çalışanlarına

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

AVRUPA ÇEVRİMİÇİ ÇOCUKLAR (EU KIDS ONLINE) PROJESİ ve SONUÇLAR

AVRUPA ÇEVRİMİÇİ ÇOCUKLAR (EU KIDS ONLINE) PROJESİ ve SONUÇLAR AVRUPA ÇEVRİMİÇİ ÇOCUKLAR (EU KIDS ONLINE) PROJESİ ve SONUÇLAR Projenin Amacı Çocuklar ve çevrimiçi teknolojiler konusunda Avrupa çapındaki sosyal, kültürel ve düzenleyici etkilerin neler olduğunu belirlemek

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Bilişim Teknolojilerine Pedagojik Bir Yaklaşım. Mehmet AKSÜT Mega Eğitim Danışmanlık Songül ATEŞ Uşak üniversitesi Hayriye UĞURLU Uşak üniversitesi

Bilişim Teknolojilerine Pedagojik Bir Yaklaşım. Mehmet AKSÜT Mega Eğitim Danışmanlık Songül ATEŞ Uşak üniversitesi Hayriye UĞURLU Uşak üniversitesi Bilişim Teknolojilerine Pedagojik Bir Yaklaşım Mehmet AKSÜT Mega Eğitim Danışmanlık Songül ATEŞ Uşak üniversitesi Hayriye UĞURLU Uşak üniversitesi Giriş Teknolojideki hızlı gelişim, her geçen gün günlük

Detaylı

LOJİSTİK SEKTÖRÜ SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI

LOJİSTİK SEKTÖRÜ SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI LOJİSTİK UYGULAMALARI VE ARAŞTIRMALARI MERKEZİ LOJİSTİK SEKTÖRÜ SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI Şubat, 2014 Fikri Mülkiyet Hakları Saklıdır ÇALIŞMA EKİBİ Bülent TANLA (Danışman) Prof. Dr. Okan Tuna (Koordinatör-Raportör)

Detaylı

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ 06 KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Sosyal Araştırmalar Merkezi USAK RAPOR NO: 11-06 Dilek Karal Eylül 2011 Korkmadan Öğrenmek: Okul ve Okul

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Tiedot turkiksi DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)

Detaylı

CEP TELEFONUNUN ZARARLARI VE ALINABİLECEK TEDBİRLER

CEP TELEFONUNUN ZARARLARI VE ALINABİLECEK TEDBİRLER CEP TELEFONUNUN ZARARLARI VE ALINABİLECEK TEDBİRLER Nobel ödül sahibi Onkolog Devra Davis: Cep telefonunun zararları konusunda Küresel bir alarm durumu ilan edilmeli. Bir bilim adamı olarak, 6 yıl öncesine

Detaylı

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ 7-19 YAŞ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI 7-19 YAŞ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI HAKKINDA GENEL BİLGİLER VELİ DAVETİYESİ.doc NEDEN ANNE BABA EĞİTİMİ? 7-19 Yaş Aile Eğitimi Programı ailelerin

Detaylı

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel yetersizlik üç ölçütte ele alınmaktadır 1. Zihinsel işlevlerde önemli derecede normalin altında olma 2. Uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme 3. Gelişim

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 EĞİTİM PSİKOLOJİSİ: ÖĞRETİM İÇİN YAPILANMA Prof. Dr. Ayşen Bakioğlu - Dilek Pekince EĞİTİM ve PSİKOLOJİ... 3 İYİ ÖĞRETMEN...

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 EĞİTİM PSİKOLOJİSİ: ÖĞRETİM İÇİN YAPILANMA Prof. Dr. Ayşen Bakioğlu - Dilek Pekince EĞİTİM ve PSİKOLOJİ... 3 İYİ ÖĞRETMEN... İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 EĞİTİM PSİKOLOJİSİ: ÖĞRETİM İÇİN YAPILANMA Prof. Dr. Ayşen Bakioğlu - Dilek Pekince EĞİTİM ve PSİKOLOJİ... 3 İYİ ÖĞRETMEN... 6 Yansıtıcı Öğretmen... 8 İyi Öğretmenden Sahip Olması Beklenen

Detaylı

ÖĞRETMEN ADAYLARININ MESLEK BİLGİSİ DERSLERİ ÜZERİNE BAKIŞ AÇILARI

ÖĞRETMEN ADAYLARININ MESLEK BİLGİSİ DERSLERİ ÜZERİNE BAKIŞ AÇILARI ÖĞRETMEN ADAYLARININ MESLEK BİLGİSİ DERSLERİ ÜZERİNE BAKIŞ AÇILARI Çiğdem ŞAHİN TAŞKIN* Güney HACIÖMEROĞLU** *Yrd. Doç. Dr., Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü **

Detaylı

Bilgisayar Temelli Eğitsel Oyunların Müşteri Merkezli (İhtiyaca Cevap Verici) Değerlendirme Yaklaşımına Göre Değerlendirilmesi

Bilgisayar Temelli Eğitsel Oyunların Müşteri Merkezli (İhtiyaca Cevap Verici) Değerlendirme Yaklaşımına Göre Değerlendirilmesi Bilgisayar Temelli Eğitsel Oyunların Müşteri Merkezli (İhtiyaca Cevap Verici) Değerlendirme Yaklaşımına Göre Değerlendirilmesi Mustafa SARITEPECİ Hatice YILDIZ İçindekiler 1. Giriş 2. Eğitsel Bilgisayar

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Vücudumuzda aynı anda birçok karmaşık olayın birbirleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleşmesi denetleyici ve düzenleyici sistemler tarafından sağlanır. Denetleyici ve

Detaylı

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Yaşa bağlı organizmadaki değişimleri inceler Çocuk psikolojisi Ergen Psikolojisi Yetişkin Psikolojisi Deneysel Psikoloji Temel psikolojik süreçler

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

1. Genel Olarak Mikro Kredi 2. Türkiye de Mikro Kredi Uygulayıcıları 3. Literatür İncelemesi 4. Çalışmanın Amacı 5. Çalışmanın Kapsamı 6.

1. Genel Olarak Mikro Kredi 2. Türkiye de Mikro Kredi Uygulayıcıları 3. Literatür İncelemesi 4. Çalışmanın Amacı 5. Çalışmanın Kapsamı 6. 1. Genel Olarak Mikro Kredi 2. Türkiye de Mikro Kredi Uygulayıcıları 3. Literatür İncelemesi 4. Çalışmanın Amacı 5. Çalışmanın Kapsamı 6. Çalışmanın Kısıtları 7. Araştırma Metodolojisi 8. Kullanılan Değişkenler

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Okulöncesi eğitim çevresini merak eden, öğrenmeye ve düşünmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini yönetme, teşvik etme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir.

Detaylı

CSG Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri A.Ş. City Security Group. Daha Güvenli Okullar, Daha Güvenli Yarınlar

CSG Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri A.Ş. City Security Group. Daha Güvenli Okullar, Daha Güvenli Yarınlar City Security Group Daha Güvenli Okullar, Daha Güvenli Yarınlar CSG GÜVENLİ OKUL Eğitim Denetim Akreditasyon Çırağan Cad. No:47 Beşiktaş/İSTANBUL 0212 381 01 18 Sayfa 1 CSG BAU iş birliği ile 2013 yılında

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

ÇALIŞMAYAN KADINLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI, SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGISI VE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER Zekai

ÇALIŞMAYAN KADINLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI, SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGISI VE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER Zekai ÇALIŞMAYAN KADINLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI, SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGISI VE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER Zekai PEHLİVAN*; Elif Nilay ADA*;Gizem ÖZTAŞ* *Mersin Üniversitesi

Detaylı

ÖĞRETMEN ADAYLARININ PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİ

ÖĞRETMEN ADAYLARININ PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİ Doç. Dr. Deniz Beste Çevik Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı beste@balikesir.edu.tr

Detaylı

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER 0-2 Yaş Süt çocukluğu 2-5 Yaş Oyun çocukluğu veya okul öncesi 6-12,14 Yaş Okul çağı veya büyük çocukluk 4-5 yıl Ergenlik dönemi 23-26 Yaş Gençlik veya ergenlik sonu 2-5 YAŞ

Detaylı

Visuo-Motor Egzersiz ve Rehabilitasyon Cihazı

Visuo-Motor Egzersiz ve Rehabilitasyon Cihazı Visuo-Motor Egzersiz ve Rehabilitasyon Cihazı (Visuo-Motor Training Device) 2014 Proje Yarışması 2. lik Ödülü www.cogniboard.net CogniBoard Nedir? CogniBoard, görsel, gross motor ve nörokognitif görevlere

Detaylı

ÖĞRENME. Temel Kavramlar

ÖĞRENME. Temel Kavramlar ÖĞRENME Temel Kavramlar Öğrenme nedir? Davranışlarda göreli olarak kalıcı değişimlere yolaçan deneyimlerdir. Olgunlaşma sonucu davranışların değişmesi öğrenme sayılmaz. Davranışta kısa süreli ufak değişiklikler

Detaylı

Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları

Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları PISA ARAŞTIRMALARI ve TÜRKİYE Yrd. Doç. Dr. Ergül Demir Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Ankara, 21 Kasım 2015 1 PISA Nedir? Uluslararası eğitim

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

Füsun KURDOĞLU-ERÜRETEN Uzman Psikolog

Füsun KURDOĞLU-ERÜRETEN Uzman Psikolog Füsun KURDOĞLU-ERÜRETEN Uzman Psikolog EĞİTİMİ Lisans : İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi,Psikoloji Bölümü Tezi : Nörotiklik,zaman tahmini ve seçici dikkat 1982 Yüksek Lisans (M.A) : Marmara Üniversitesi

Detaylı

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI NEDİR? Bireyin içinde bulunduğu yaş gruplarının etkinliklerinde bir şeyi yapmak için arkadaşları tarafından zorlanması veya cesaretlendirilmesidir.

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları:

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları: OYUN VE ÇOCUK Çocuklar oyunla dünyayı keşfederler, diğer kişilerle kuracakları ilişkileri öğrenirler, kendi yeteneklerini ve güçlerini test ederler, yeni fikirleri denerler ve farklı aktiviteleri deneyecek

Detaylı

NİSAN 2015 BÜLTENİ. Merhaba! Nisan ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz. bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu. içindeyiz.

NİSAN 2015 BÜLTENİ. Merhaba! Nisan ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz. bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu. içindeyiz. NİSAN 2015 BÜLTENİ Merhaba! Nisan ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu içindeyiz. DİĞER ETKİNLİKLERİMİZ 3 / 4-4/5 VE 5/6 YAŞ GRUBU BASKETBOL

Detaylı

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Satıcılar Hizmetlerini Nasıl Farklılaştırırlar? Wilson Learning in beş farklı kuruluşla yaptığı araştırmanın amacı, satıcıların farklılık ve rekabet avantajı yaratmadaki

Detaylı

MAĞAZA İMAJI, MAĞAZA MEMNUNİYETİ VE MAĞAZA SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET

MAĞAZA İMAJI, MAĞAZA MEMNUNİYETİ VE MAĞAZA SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET D.E.Ü.İ.İ.B.F. Dergisi Cilt:22 Sayı:1, Yıl:2007, ss:105-121 MAĞAZA İMAJI, MAĞAZA MEMNUNİYETİ VE MAĞAZA SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Murat Selim SELVİ * Hatice ÖZKOÇ

Detaylı

EPİSTEMOLOJİK İNANÇLAR ÜZERİNE BİR DERLEME

EPİSTEMOLOJİK İNANÇLAR ÜZERİNE BİR DERLEME EPİSTEMOLOJİK İNANÇLAR ÜZERİNE BİR DERLEME Fatih KALECİ 1, Ersen YAZICI 2 1 Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Matematik Eğitimi 2 Adnan Menderes Üniversitesi, Eğitim Fakültesi,

Detaylı

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU. MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA IV. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu.

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU. MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA IV. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu. T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA IV. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu.tr İÇERİK Yeni Medyanın Özellikleri YENİ MEDYANIN ÖZELLİKLERİ Etkileşim

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not I Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Psikoloji *Psikoloji, pscyhe (ruh) ve logy (bilim) kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. *Psikoloji, hayvan

Detaylı

Anne Baba Rehberi ÇOCUKLARDA MEDYA KULLANIMI. Kontrolsüz medya kullanımı, çocukların dil ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemektedir.

Anne Baba Rehberi ÇOCUKLARDA MEDYA KULLANIMI. Kontrolsüz medya kullanımı, çocukların dil ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemektedir. Anne Baba Rehberi FMV Özel Erenköy Işık İlkokulu Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Servisi Bülten No: 2 1. 2. ve 3. Sınıflar Bülteni Ocak 2013 ÇOCUKLARDA MEDYA KULLANIMI İletişim bir bilginin, bir görüşün

Detaylı

Template. Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Teknoloji Temelli Müdahale Yöntemleri: Bir Betimsel Analiz Çalışması

Template. Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Teknoloji Temelli Müdahale Yöntemleri: Bir Betimsel Analiz Çalışması WINTER Template Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Teknoloji Temelli Müdahale Yöntemleri: Bir Betimsel Analiz Çalışması Doç.Dr.Serhat ODLUYURT Arş.Gör. Melih ÇATTIK Anadolu Üniversitesi Engelliler

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı