Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ Yýl : 2012 Sayý : 11

2

3 ÝÇÝNDEKÝLER 2 Atatürk'ün Öðretmenlere Hitabý 3 Sunuþ - Nihat Çelikten 4 Model Okul Kütahya Anadolu Öðretmen Lisesi - Ali Osman Acar 6 Bir Baþarý Hikayesi 7 Kardelen 8 Kütahya da 100 Yýlýn Olaylarý 11 Vefa 12 Steve Jobs Un Aç Kal Budala Kal Ýsimli Ýbretlik Konuþmasý 14 Türk Edebiyatýnda Kütahyalý Þairler 16 Son Bir Yýlda Kaybettiklerimiz 18 Altýn Renkli Kutu 19 Burcunuzun Makamýný Biliyor Musunuz? 20 Yunus Emre nin Eserlerinde Kalýcýlýðý Saðlayan Temel Deðerler 22 Yoksa DNA Kaderimiz Mi? 24 Emek ve Alýnteri 25 Kitaplar Arasýnda Hayalimdeki Okul Projelerinden Bir Çalýþma: Ögretmen Ögrencý Ýletýsýmý Ýle Ýlgili Sorunlar 28 Gülen Yüzünüz Hiç Solmayacak! 30 Öðretmenliðin Kapýlarýný Aralamak 31 Ýlginç Bilgiler 32 Þehzade Bayezýd ile Kanuni Arasýnda Yürek Burkan Yazýþmalar 34 Hars ýn Hâssasý 35 En Üstün Biz Miyiz? 36 Kütahya Müzeleri 38 Yeþilçam 39 Nostaljik Türk Filmleri 40 Bir Toplumun Deðiþimini Reklamlarda Ýzlemek Keþifler ve Ýcatlar 43 Yeni Bir Umut 46 Kütahya Ýçin Yazýlmýþ Kitaplar 47 Ýki Ayrý Yüzdeki Ayný Bakýþ 48 Bir Zamanlar Kütahyaspor 50 Öðretmenlerimiz ve Personelimiz 52 Fotoðraflar GÜLEN YÜZÜNÜZ HÝÇ SOLMAYACAK [28] ÞEHZADE BEYEZÝD ÝLE KANUNÝ ARASINDA YÜREK BURKAN YAZIÞMALAR [32] BÝR BAÞARI HÝKAYESÝ [06] BÝR TOPLUMUN DEÐÝÞÝMÝNÝ REKLAMLARDA ÝZLEMEK [40] 1 SANCAKTAR DERGÝSÝ Kütahya Anadolu öðretmen Lisesi Yayýn Organýdýr. Sayý: 11 Yýl: 2012 Sahibi: Kütahya Anadolu Öðretmen Lisesi Adýna Okul Müdürü Ali Osman ACAR Ýnceleme Kurulu: Ömer TEKMEN Nihat ÇELÝKTEN Özlem SUNAR Hasan EFE Müdür Tarih Tarih Türk Dili ve Yardýmcýsý Öðretmeni Öðretmeni Edebiyatý Öðr. Ýletiþim: Kütahya Anadolu Öðretmen Lisesi Adres: Cumhuriyet Mah. Mevlana Cad. Kütahya Tel: Fax: www. Kaol43.k12.tr Tasarým- Baský Ekspres Matbaasý, 2012, KÜTAHYA Ekspres GAzetecilik ve Mad. Ltd. Þti. Menderes Bul. ata Apt Zemin Kat SEÇME KURULU: Emre DOÐAN ( 11-E) Zuhal AYEN(11-B) Vesile ÞEN ( 11-A) M.Cihad AKKAYA( 10-C) Zeynep GÜÇLÜKOL ( 12-D) SANCAKTAR Dergisi süresiz bir yayýndýr. Sosyal Etkinlikler Yönetmeliðinin ilgili hükümlerine göre hazýrlanan bu dergi Okul Geliþim Planý çalýþmalarý doðrultusunda Yayýn ve Ýletiþim Kulübü tarafýndan çýkarýlmýþtýr.

4 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ ATATÜRK'ÜN ÖÐRETMENLERE HÝTABI (KÜTAHYA LÝSESÝ - 24 MART 1923) 2 "Muallime hanýmlar ve muallim efendiler, bu irfan yuvasý altýnda hepinizi bir arada görmekten ve hepinizi selamlamaktan çok memnunum. Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, gerçek mutluluða ulaþtýrmak için iki orduya ihtiyaç vardýr. Biri vatanýn hayatýný kurtaran asker ordusu, diðeri memleketin geleceðini yoðuran irfan ordusudur. Bu iki ordunun her ikisi de kýymetlidir, yücedir. Fakat bu iki ordudan hangisi daha deðerlidir, hangisi bir diðerinden üstündür? Þüphesiz böyle bir tercih yapýlamaz. Bu iki ordunun ikisi de hayatidir. Yalnýz siz irfan ordusu mensuplarý, sizlere mensup olduðunuz ordunun deðer ve yüceliðini anlatmak için þunu söyleyeyim ki sizler ölen ve öldüren birinci orduya, niçin öldüðünü öðreten bir orduya mensupsunuz. Biz iki ordudan birincisine, vatan çiðnemeye gelen düþman karþýsýnda kan akýtan birinci orduya -bütün dünya bilir, bütün dünya þahit oldu ki- pek mükemmelen sahibiz. Vatanýn dört sene önce düþtüðü büyük felaketten sonra, yoktan var olan bu ordu, vataný yok etmeye gelen bu düþmaný kutsal vatan topraðýnda boðup mahvetti. Yalnýz bu orduya sahip olmakla, iþimiz bitmiþ, gayemiz bu ordunun zaferiyle son bulmuþ deðildir. Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadýkça savaþ meydanlarýnda ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferin köklü sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür. Bu ikinci ordu olmadan birinci ordunun elde ettiði kazanýmlar sönük kalýr. Milletimizi geçek mutluluða, kurtuluþa ulaþtýrmak istiyorsak, bizi ölümden kurtaran ve hayata götüren bugünkü idare þeklimizin sonsuzluðunu istiyorsak, bir an önce büyük, kusursuz, nurlu bir irfan ordusuna sahip olmak zorunluluðunda bulunduðumuzu inkar edemeyiz. Eski idarelerin en büyük kötülüklerinden biri de irfan ordusuna layýk olduðu önemi vermemeleridir. Eðer önem verilseydi, geleceði emanet ettiðimiz sizlere, gelecek kadar güvenilir bir mevki verilmesi gerekirdi. Henüz üç dört senelik hayata sahip olan milli idaremizde irfan ordusu ile layýk olduðu kadar ilgilenilememiþtir. Fakat buradaki mecburiyeti milletin münevverleri olan sizler elbette ki daha iyi takdir edersiniz. Bütün kuvvetimizi yalnýz cephede toplamaya mecbur olduðumuz bu kýsa süre içinde tabiatýyla irfan ordusuyla gereðince meþgul olamadýk. Lakin Cenab-ý Hakk'a þükürler olsun ki düþman karþýsýndaki aziz ordumuz için harcadýðýmýz bütün emekler mutlu sonucunu verdi. Artýk bundan sonra ayný kuvvet, ayný faaliyet, ayný istekle irfan ordusu için çalýþacak ve birincide olduðu gibi bu ikinci ordudan dahi emeklerimizin, faaliyetlerimizin mutlu ve baþarýlý sonuçlarýný ayný parlaklýkta elde edeceðiz. Arkadaþlar, asker ordusu ile irfan ordusu arasýndaki birliktelik ve alakayý belirtmek için þunu da ifade edeyim, kýymetli bir eserden ordunun ruhu kumanda heyetidir deniliyor. Hakikaten böyledir. Bir ordunun kýymeti kumanda heyetinin kýymeti ile ölçülür. Siz öðretmenler, sizler de irfan ordusunun kumanda heyetisiniz. Sizin ordunuzun kýymeti de sizlerin kýymetinizle ölçülecektir. Ýstiklal mücadelesinde üç dört senedir düþmaný topraklarýmýzda mahvetmek için yaptýðýmýz savaþla ordunun ruhu olan kumanda heyeti deðerlerinin yüksekliðini nasýl ispat etmiþse, bundan sonra yapacaðýmýz yenilikler milletimize bir karanlýk gibi çöken genel cehaleti maðlup etmek savaþýnda da irfan ordusunun ruhu olan siz öðretmenlerin ayný yeteneði ortaya koyacaðýnýza eminim. Bu konuda size güveniyor ve saygý ile selamlýyorum."

5 SUNUÞ Merhaba sevgili dostlar, Öðretmen okullarýnýn 164. kuruluþ yýl dönümü anýsýna hazýrladýðýmýz Sancaktar ýn 11. sayýsýyla huzurlarýnýzda olmanýn mutluluðunu yaþýyoruz. Yazarýna zahmet vermeyen eserin, okuyanýna fayda saðlamayacaðý bilinciyle, düþünce dünyamýza küçük de olsa bir katký saðlama adýna, dergi yayýn kurulu olarak hiçbir zahmetten kaçýnmadýk. Geleceðin eðitimcilerinin eðitiminden sorumlu Anadolu Öðretmen Liseleri, gerek kurum kültürleri gerekse akademik, sosyal, kültürel ve sportif alanlardaki baþarýlarýyla, bulunduklarý þehirlerin adeta Amiral Gemisi durumuna geldiler. Okullarýmýzýn bu seviyeye gelmesinde, öðretmen okullu olmanýn idealizm ve amatör ruhu profesyonellikle birleþtirerek fedakarca çalýþan, baþlangýçtan bugüne bu okullarda görev yapmýþ bütün yönetici ve öðretmenlerimize sonsuz þükranlarýmýzý sunuyoruz. Ünlü filozof Bacon; Okumak insaný doldurur, konuþmak hazýrlar, yazmak ise olgunlaþtýrýr. der. Öðretmen okullarýnýn kuruluþ yýldönümü anýsýna her yýl hazýrladýðýmýz dergilerimiz,öðrencilerimizin duygu dünyalarýný yansýttýklarý, onlarý olgunlaþtýran bir iþleve ve kardeþ okullarýmýz arasýnda da bir gönül postasý iþlevine sahip. Çünkü, okullarýmýz çatýsý altýnda yaþanan tüm güzellikleri bu gönül postalarý aracýlýðýyla paylaþýyoruz. Güzelliklerin paylaþýlarak büyüyeceðine inanýyor ve bu duygularla yurdumuzun dört bucaðýnda öðretmen liselerindeki dostlarýmýza Kütahya dan en içten sevgi ve selamlarýmýzý sunuyoruz. Daha nice güzellikleri yaþayabilmek ve bu güzellikleri yeni gönül postalarýmýzla paylaþabilmek dileðiyle 3 Nihat ÇELÝKTEN Tarih Öðretmeni

6 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ MODEL OKUL KÜTAHYA A ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ Eðitimi, bir toplumun sosyal, kültürel, ekonomik dini milli her türlü birikiminin yeni nesillere aktarýlmasý olarak tanýmlarsak öðretmenlik mesleðinin tarihini de insanlýk tarihi kadar eskilere götürmemiz mümkündür. Ýlk insandan baþlamak üzere bütünüyle insanoðlu bildiklerini baþkalarý ile paylaþmýþ ve onlara öðretmiþtir. Bu anlamda her bir insaný öðretmen olarak kabul etmek mümkündür. Yönetim þekilleri ne olursa olsun tarih boyunca devletler, yönetmiþ olduklarý milletlerin devamýný saðlamak ve onlarý bir arada tutabilmek için toplumun mayasý olan bütün deðerleri taþýmada vazgeçilmez bir deðer olan öðretmenlerin yetiþtirilmesine büyük önem vermiþlerdir. Roma dan Çin e, Asya dan Ortadoðu ya kadar bütün medeniyet havzalarýnda öðretmenlik önemli bir meslek dalý olmuþtur. Ülkemizde nitelikli öðretmen yetiþtirebilmek, öðretmenlik ruhunu daha genç yaþlarda kazandýrabilmek, öðretmenin ortaöðretimden baþlayarak sistem bütünlüðü içinde yetiþtirilmesi ve öðretmen yetiþtiren yüksek öðrenim kurumlarýný daha nitelikli öðrenci kavuþturabilmek amacýyla Öðretmen Liseleri eðitim öðretim yýlýnda Anadolu Öðretmen Liselerine dönüþtürülmüþtür. Bugün sayýlarý 300 e ulaþan Anadolu Öðretmen Liseleri eðitim ve öðretim faaliyetlerinin tüm boyutlarýnda aldýklarý baþarýlý sonuçlarla ülkemizin en seçkin okullarý arasýnda yerini almýþtýr. Ülke genelinde ilk açýlan Anadolu Öðretmen Liselerinden birisi olan okulumuz, Öðretmen okullarýnýn kuruluþunun 164.yýlýný kutladýðýmýz bu yýlda kuruluþunun 22.yýlýný kutlamaktadýr. 22.yýlýný kutladýðýmýz Kütahya Anadolu Öðretmen Lisesinin baþlangýçtan bugüne gerek fiziki mekan, gerekse eðitim öðretim faaliyetlerinde geçirdiði 22 yýllýk geliþim süreci hakkýnda kýsa bilgiler vermek istiyorum. Okulumuz MEB Öðretmen Yetiþtirme ve Eðitimi Genel Müdürlüðünün tarih ve 1370 sayýlý bakanlýk onayýyla 1990/1991 öðretim yýlýnda ilimiz Endüstri Meslek Lisesine ait sergi binasýnda tek þube (36 öðrenci) olarak eðitim ve öðretime açýlmýþtýr.endüstri Meslek Lisesindeki binanýn yeterli olmamasý sebebiyle MEB Öðretmen Yetiþtirme ve Eðitimi Genel Müdürlüðünün tarih ve 2034 sayýlý makam onayýna istinaden 1997/1998 öðretim yýlýnýn baþýnda ilimiz Eðitim Araçlarý ve Donatým 4

7 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 Merkezi müdürlüðüne ait binanýn 3.4. ve 5. katlarýna taþýnmýþtýr yýlýnda ihale edilen ve 1994 yýlýnda yapýmýna baþlanan öðretim binasý, yatýlý öðrenci pansiyonu ve lojmanlarý Ekim 2002 de tamamlanmýþ ve 04 Kasým 2002 tarihinde þu anda eðitim öðretim faaliyetlerini sürdürdüðü kendi bina ve tesislerine taþýnmýþtýr öðretim yýlý itibarýyla okulumuzda 228 erkek, 232 kýz olmak üzere toplam 460 öðrenci öðrenim görmektedir. Okulumuzda 120 öðrenci kapasiteli bir pansiyon bulunmaktadýr. Merkez dýþýndan gelen öðrencilerimizin kalacak yer problemi bulunmamaktadýr. Okulumuzda 4 ü idareci olmak üzere toplam 44 öðretmen, 2 memur, 2 hizmetli, 1 gece bekçisi, 5 hizmet alýmý personel çalýþmaktadýr. Okulumuz sahip olduðu fiziki imkanlar ve eðitim öðretim ortamýyla hem ilimizin hem de bölgemizin en seçkin okullarýndan birisi olup bu durum Bakanlýðýmýz Öðretmen ve yetiþtirme Eðitimi Genel Müdürlüðü tarafýndan 2010 yýlýnda okulumuza verilen MODEL OKUL beratýyla tescillenmiþtir Öðretim yýlýnda okulumuza kayýt yaptýran 9.sýnýf öðrencilerinin okulumuza giriþ puan aralýðý olup 120 öðrencinin puan ortalamasý dir. Okulumuz ilk mezunlarýný 1993/1994 öðretim yýlýnda vermiþtir.ýlk mezunlarýmýzý verdiðimiz yýldan bugüne kadar toplam 1660 mezun öðrencimizden ortalama yüzde 85 i mezun olduðu yýl, yüzde 15 i ise ikinci yýl üniversiteyi kazanarak bir yüksek öðretim programýna yerleþmiþtir yýlýndan itibaren okulumuzun bütün birimlerinde Toplam Kalite Yönetimi uygulamasýna geçilmiþ, bu konudaki baþarýlý çalýþmalarýmýz sadece ilimizde deðil bakanlýðýmýzca da takdir görmüþ okulumuz, Milli Eðitim Bakanlýðý Personel Genel Müdürlüðünce plaketle ödüllendirilmiþtir. Okulumuzun ülkemizde kaliteli ve nitelikli bir okul olmasýnda hizmeti geçen,geçmiþten günümüze bütün idareci, öðretmen, destek personeline teþekkür ediyor, Kütahya Anadolu öðretmen Lisesi ailesi adýna hepsine þükranlarýmý sunuyorum. Ali Osman ACAR Okul Müdürü 5

8 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ BÝR BAÞARI HÝKAYESÝ Yýlýnda Kütahya Endüstri Meslek Lisesinin bir atölyesinde bir tohum atýlýr. Adý Kütahya Anadolu Öðretmen Lisesidir. Ýlk yýllar kontenjanýný doldurmakta zorlanýr. Belediye sesli yayýn sisteminden duyuru yapýlýr öðrenci sayýsýný doldurmak için. Sonra bu tohum filizlenmeye baþlar ve 1994 yýlýnda ilk mezunlarýný verir. 30 öðrenciden 23 ü üniversiteye yerleþir. Ayný okulun kendine ait binasýnýn temeli atýlýr. Artýk herkeste kendi binasýnda eðitim görme hayali vardýr. Bir baþka heyecan sarar herkesi. Üniversiteye yerleþme oraný her geçen yýl artar. Baþarý arttýkça da okula olan ilgi artar öðretim yýlýnda okul inþaatý devam ederken Cumhuriyet Mahallesindeki Eðitim Araçlarý binasýna taþýnýrlar. Okulun ilk müdürü Gülten Çelebi emekli olur, yerine müdür baþyardýmcýsý Salih Özden atanýr. Süleyman Sert ve Murat Biçer müdür yardýmcýsý olurlar. Salih Özden in çalýþkanlýðý, azmi ve babacan yaklaþýmý, baþyardýmcý Süleyman Sert in otoriter sevecen yaklaþýmý, halkla iliþkilerdeki becerisi ile okula yeni bir vizyon ve misyon konulur. Hedef kazanýlan 1 liranýn bulunan 10 liradan deðerli olduðunu kavratmak, devlete ve millete faydalý fertler yetiþtirmek ve bölgede ve ülkede model okul olmak týr. Bu hedeflere odaklý çalýþma ve gayret, öðrenciler nezdinde Salih Özden i Salih Baba ve Süleyman Sert i ise imparator yapar. Yöneticilerin bu gayretine öðretmenler de mesai ve ders saati kavramlarýný düþünmeden katýlýnca baþarý % 96 lara çýkar. Eðitim yapýlan bina okul için yetersizdir. Koridorlar, PVC doðramalarla bölünerek sýnýf yapýlýr. Sýnýf ve koridorlarýn daracýk olmasýndan olsa gerek öðretmenler arasý, gerek idare-öðretmenler arasý, gerekse öðretmen-öðrenci arasý iliþkiler çok samimi ve sýcaktýr. Herkesin kendi binasýna olan özlemi doruk noktasýndadýr. Öðle aralarýnda öðretmenler ve öðrenciler okul binasýnýn inþaatýna bakmaya gelirler. Ýnþaat ise geciktikçe gecikir. Ama bu öðrencilerin azmini kýrmaz yýlýnda nihayet okulun binasý tamamlanýr yýlý Kasým ayýnýn 2 sinde Salih Baba ve Ýmparator idareciyiz demezler. Kollarý sývayýp giriþirler taþýnma iþine ve bir günde okul kendi binasýna taþýnýr. Bahçe toz toprak içinde, sýnýflar uygun deðildir. Ama olsun bina kendimizin, derler. Ýdareci-öðretmen- aile birliði ve koruma derneði el ele verirler. Geçici binada iken harcanmayýp biriktirilen okul ve dernek gelirleri kullanýlarak önce sýnýflar kullanýma uygun hale getirilir. Sonra okul pansiyonu Salih Baba nýn Ben, kendi çocuðumu barýndýrmayacaðým yerde öðrencimi barýndýrmam, kendi çocuðuma yedirmeyeceðim yemeði öðrencime yedirmem felsefesine uygun olarak pansiyondan sorumlu Mehmet Emin Özcan ýn gece saat 12 lere kadar varan çalýþmalarý ile birinci sýnýf bir pansiyon haline getirilir. Bulunan iyi iki aþçýsý, birinci sýnýf lokanta yemekleri, iki ayrý renkte örtülü masalarý, porselen tabaklarda yapýlan servisleri ile baþlanýr. Ev odasý gibi halý ile kaplanan odalarý ve her öðrenciye ayrý olmak üzere hazýrlanan çalýþma kabinleri ve sekreter koltuklarý ile etüt odalarý öðrencilerin beðenisine sunulur. Ortam birçok özel okulda bile yoktur. Bu, öðrencilerin deðiþik sebeplerle yaptýklarý gezilerde kaldýklarý diðer Anadolu Öðretmen Liselerinin pansiyonlarýný görmeleri ile daha iyi anlaþýlýr. Çalýþmalar, okul içi fiziksel ortamlarýnýn iyileþtirilmesiyle devam eder. Spor salonu ve poliüretan tabaný, elektronik skorbordu ve eflatun beyaz koltuklarý ile Kütahya da tektir. Fizik, Kimya, Biyoloji ve Bilgisayar laboratuvarlarý en güzel þekilde yapýlýr. Bilgisayar laboratuvarý yatýlý öðrenciler için internetcafe þekline dönüþtürülür. Hayýrsever velilerimizden Halit Ceylan tarafýndan kütüphane yaptýrýlýr. Ýngilizce öðretmeni Osman Yetgin in gayretleri ile Yabancý Dil Sýnýfý oluþturulur. Son olarak da okul içinde bütün mekanlar fayansla kaplanýr. Okul içi fiziki ortam tertemiz olur. Saðlýk Bakanlýðýndan Temiz Okul ödülü alýr. Bahçe de iyileþtirmeden nasibini alýr. Ön bahçe bir park gibi düzenlenir. Yakýn çevreden yetiþkin aðaçlar getirilerek süslenir. Bahçeye gözü gibi bakan, çiçeklerle konuþarak ilgilenen Mustafa Aðabeyimiz bahçývan ve kaloriferci olarak görevlendirilir. Bahçe çimlendirilir ve deðiþik noktalara güller dikilir. Bahçe duvarý sarmaþýk güllerle süslenir. Ön bahçeye karo, arka bahçeye kilit taþý döþenir. Yan tarafa futbol sahasý, arka tarafa basketbol sahasý yapýlýr. Bu gayretler Kütahya daki En Güzel Okul Bahçesi belgesi ile ödüllendirilir. Türkiye de MEB toplam kaliteden bahsetmeye baþladýðý zaman Kütahya Anadolu Öðretmen Lisesi Toplam Kalite Yönetimini çoktan uygulamaya koymuþtur. Öðrenci öðretmen ve çalýþan memnuniyeti saðlanmýþtýr. Yapýlan çalýþmalar vizyondaki model okul olma hedefine ulaþtýrýr ve 2009 yýlýnda Bakanlýk tarafýndan model okul seçilir. Artýk Anadolu Öðretmen Lisesi Kütahya da bir marka olur. Bütün bu çalýþmalar yapýlýrken, disiplinden asla taviz verilmez. Öðrenci okul dýþýnda eðer okul formasý ile geziyorsa bunu davranýþlarý ile gösterir. Öðrencilere okulun ve idarecilerin telefonlarý açýk olduðu için cep telefonu getirilmez. Mutlaka getirilmesi gerekiyorsa sabah idarecilere teslim edilir. Kýlýk kýyafet yönünden sýkýntý yoktur. Okulda eðitimle öðretim birlikte yürür. Bir üst kuruma hazýrlýk açýsýndan Müdür Yardýmcýmýz Sayýn Murat Biçer in çalýþmalarý göz ardý edilemez. Okulun istatistikleri saðlam tutulur. Mezunlarýn yaklaþýk %85 i mezun olduðu yýl, %15 i ertesi yýl olmak üzere üniversiteye yerleþir. Hem de ülkenin en iyi üniversitelerine. Dokuz Eylül, Anadolu, Boðaziçi, ODTÜ ve Hacettepe en çok öðrenci gönderilen üniversitelerdir yýlýndan 2011 yýlýna kadar üniversiteye hiç gitmeyenlerin sayýsý sadece 6 dýr. Kütahya Anadolu Öðretmen Liseli olmak bir ayrýcalýk olur. Bu okulda baþarýsýzlýðýn mazereti yoktur, baþarýnýn ise sýnýrý Kader önce Salih Babanýn kapýsýný çalar yýlýnda on yýl müdürlüðünü yaptýðý ve marka olmasý için gecesini gündüzüne kattýðý okulundan kanat çýrpar yeni ufuklara. Aradan dört yýl daha geçer ve kader bu kez yardýmcýlarýnýn kapýsýný çalar. Marka olmada müdürün gayretine bitmek tükenmeyen enerjileri ile katýlan ve onun gidiþinden sonra ayný gayretle çalýþmalara devam eden Süleyman Sert, Mehmet Emin Özcan, Murat Biçer de kanat çýrpmak zorunda kalýr yuvalarýndan. Hüzünlensek de arkalarýndan elimizden bir þey gelmez kadere boyun eðmekten baþka. Arkadaþlarýmýzýn seslerini duymak umuduyla yepyeni vadilerde ve yepyeni gülþenlerde Bu kubbede kalan hoþ bir seda imiþ. Sedanýz bu kubbede hep çýnlayacaktýr. OSMAN YETGÝN Ýngilizce Öðretmeni

9 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 KARDELEN Hayat, bin bir maskesi olan bir oyuncudur. Kimi zaman baþrolde olur, kimi zaman da öylesine sahnede dolaþan, önemi sonradan fark edilecek olan oyuncu Hayat hayat deriz, filmlere, þiirlere konu ederiz ama niye bunu yaparýz? Çünkü hayat evimiz, aþýmýz hayalimiz üzüntümüz ve sýrdaþýmýzdýr. Bazen dünya bizim gözümüze dertlerle dolu bir bardak gibi görünür. Bu bardaðýn içinde bir yudumcuk olan þeyi bile bir deniz kadar büyük görürüz. Böylesine aldatýcý olan maskesini takar ve içsel yolculuktaki doðrultumuzu deðiþtirir. Ayný zamanda hayat boþluktur. Baðýrýrsýn ama kimse duyamaz seni. Hayat bir duvardýr. Bakarsýn kimseyi bulamazsýn, baþkalarý bakar seni bulamaz. Hayat bir koþu bandýdýr. Koþarsýn ama bir yere varamazsýn. Hayat bir hatýra defteridir. En güzel anlarýn onun baðrýnda maziye gömülür. Tünelden gelen trenin ýþýðýdýr o. Çünkü o ýþýðýn arkasýndan gelen bir tren, bir umut olduðunu bilirsin. Bir annedir hayat. Yalnýzlýðýmýzda, üzüntümüzde onun dizinde aðlarýz. Beynimize saðlamca perçinlenmiþtir. Tutup mazideki olaylarý bir silgiyle silemezsin. Esnektir. Herkesi kucaklayabilir. Zamaný barýndýrabilecek kadar büyüktür. Ama zamaný durduramaz. Karýn ortasýndan ilk meydana çýkan çiçek yani kardelendir. Yeniden doðuþu simgeler. Fakat severken de sevilirken de tek olmak ister hayat. Hayat bir yoldur. Bizi çýkmaza da götürebilir, mutluluða da Hayat bitmeyen bir kitaptýr. Ýçinde birçok hayatý barýndýrdýðý için bitiremezsin onu. Sen ve dostunun, sevdiðinin arasýna bir cam gibi dikilir. Dostunu yanýnda zannedersin. Elini uzatýrsýn ama elin bir þeye çarpar. Hayat bir telefondur. Gelecek olan umutlu bir haberi onun baþýnda bekleriz. Hayat sessiz çýðlýklarýmýzý yutar, þen þakrak gülücüklerimizi herkesin içini ýsýtsýn diye evrensel gazetede yayýnlar. Yüzlerce sayfa yazsak da bir insan bir insaný asla anlatamaz, anlatamayacaktýr da. Hayatýn sonradan anlaþýlacak olan rolü insanlýktýr. Ýþte hayatý insan olduðu için anlatamayýz. Ýnsaný hayat olduðu için Yani hayat sensindir ama farkýnda bile deðilsindir. Hayat sensindir. Çünkü herkese hayat veriyorsundur. Sen hayatsýndýr. Çünkü hayata göz kulak oluyorsundur. Betül Ankaralýgil 9-C 7

10 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ KÜTAHYA DA 100 YILIN OLAYLARI Hükümet Konaðý Açýldý Son dönem tipik Osmanlý Mimarisi özellikleri taþýyan Kütahya Hükümet Konaðýnýn temeli 1893 yýlýnda atýlmýþtý. Hükümet konaðýnýn Kütahya ya kazandýrýl-masýnda en ciddi emeði Giritli Ahmet Fuat Paþa harcamýþtý. Uzun süre Kütahya Valiliðine ev sahipliði yapan bu bina daha sonra Kütahya Adliyesi olarak kullanýldý. Halen Kütahya adliyesi olarak kullanýlan bu muhteþem yapý Kütahya yý gezenleri hayran býrakýyor Kütahya da ilk Gazete Kütahya nýn geçmiþ yüzyýllýk tarihi içerisinde çýkan ilk yerel gazete 1908 tarihinde yayýn hayatýna baþlayan Felent tir. Bu gazeteyi ilerleyen yýllarda 29 Ekim 1925 te Vilayet Matbaasýnca basýlan Kütahya Mecmuasý takip edecektir Kütahya yine KOLERA SALGINI ile boðuþtu Ýlk Kolera salgýnýyla 1893 yýlýnda tanýþan Kütahya, o dönemde çok sayýda insanýný kaybetti. Kütahya 2.Kolera vakasý ile 1911 yýlýnda tekrar karþýlaþtý. Týbbýn yetersiz olduðu bu dönemde çok sayýda insanýmýz yine Kolera hastalýðýna yenik düþtü ve hayatýný kaybetti Kütahya Muallim Mektebine kavuþtu öðretim yýlýnda Dar-ül Mualimin adý ile eðitim öðretime baþlayan öðretmen okulu 1921 yýlýna kadar faaliyette bulunmuþtur. Cumhuriyet dönemde bu okulun boþluðunun doldurulmasý için 27 Eylül 1962 de 30 Aðustos Ýlköðretim okulunda Kýz Öðretmen okulu açýldý Kütahya Mutasarrýflýk oldu 1841 senesinde Kocaeli, Bolu, Eskiþehir, Afyon ve Balýkesir ile birlikte Hüdavendigar eyaleti içinde Bursa ya baðlý bir il olan Kütahya 1915 de Müstakil Mutasarrýflýk haline geldi. Bu dönemin mutasarrýfý Sait Efendidir. Kütahya 1924 den itibaren Uþak, Emet, Simav Tavþanlý, Gediz ilçelerinden kurulu il olmuþtur. Daha sonra Uþak Ýl olarak Kütahya dan ayrýlmýþtýr Kütahya da Gureba Hastanesi açýldý Günümüz Devlet Hastanesinin ilk temelleri sayýlan hastane 1916 yýlýnda istasyon mevkiinde kira ile tutulan, Delibozuk Haný nda Ýstiklal Savaþý öncesi Gureba Hastanesi olarak hizmet verdi. Milli Mücadelenin ilk yýllarýnda hastane Ordu emrine verilerek savaþta aðýr yaralýlarýn tedavi edildiði hastane olarak kullanýlmýþtýr Ýþgalci Ýngilizler Kütahya da 1.Dünya Savaþýnýn sona ermesiyle birlikte Osmanlý Topraklarýný parçalayan itilaf devletlerinden Ýngilizler ise Kütahya topraklarýna bir Tabur ile ayak bastý. Taburun bir bölümü Kütahya da diðer bir bölüðü ile Tavþanlý da konuþlandýrýldý Kuva-yi Milliye Kuruldu Çerkez Ethem in mahiyetindeki müfreze kumandanlarýndan Piriþtineli Ýsmail Hakký beyin önderliðinde ve Yüzbaþý Ýsmet ve Yüzbaþý Süleyman ve Mülazým Tahsin Beyin gayretleri ile Kuva-yi Milliye Teþkilatý faaliyet göstermeye baþladý. Silah, cephane ve para tedarikine ve asker toplanmasýna baþlanýldý. Bir süre sonra ise bu birlik Kütahya Milli Alayýna dönüþecekti Milli Alay Kuruldu Garp Cephesi Komutaný Ali Fuat Paþa tarafýndan Milli Alayýn kurulmasý için görevlendirilen Ýsmail Hakký bey Milli Alay için üç tabur oluþturdu. Milli Alay komutanlýðýna Ýsmail Hakký Beyin verilmesi Çerkez Ethem ilk isyan bayraðýný çekmesi olarak da deðerlendirilebilir. Ýsmail Hakký Beyin Milli Alay komutanlýðýna getirilmesini hazmedemeyen Çerkez Ethem ile Ýsmail Hakký Bey in arasý açýldý. Ýsmail Hakký bey Milli alayý meydana getirmek için canla baþla çalýþtý. Kýsa zamanda 1.taburu teþkil ederek, sefere hazýr bir hale getirdi Kütahyalý Mebuslar Meclis te Mustafa Kemal Paþa nýn Ýllere baðýmsýz Sancaklara ve Kolordu Komutanlýklarýna gönderdiði bildiride Ankara da olaðanüstü bir yetkili meclisin ulusun iþlerini yürütmek ve denetlemek için toplanacaðýný, bu amaçla her sancaktan 5 üye seçileceðini bildirir emrinden sonra Kütahya da kurucu meclise göndereceði mebuslarýn seçimini gerçekleþtirdi. Ve Kütahya mebuslarý olarak Ahmet Besim Bey(Atalay), Cemil Bey(Altay), Mehmet Ali Cevdet Bey(Barlas), Haydar Bey, Ragýp Bey(Soysal) ve Þeyh Seyfi Efendi (Aydýn) Kütahya mebusu olarak Ankara ya gönderildiler Ýstiklal Mahkemeleri Kuruldu Kurtuluþ Savaþý nýn devam ettiði ünlerde özellikle iç isyanlarda düzenli orduya zaman kaybettiriyordu. Bu isyanlarýn bastýrýlmasý amacýyla caydýrýcý önlemler almak için oluþturulan Ýstiklal Mahkemeleri, bu dönemde Kurtuluþ

11 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 Savaþýna ivme kazandýrmýþtýr. Kütahya da Çerkez Ethem ayaklanmasý bastýrýldýktan sonra hükümet olaðanüstü yetkileri olan Ýstiklal Mahkemesini Kütahya ya gönderdi. Heyette þu isimler yer aldý. Antalya Milletvekili Rasih, Denizli milletvekili Yusuf ve Kütahya milletvekili Haydar Bey den oluþan Ýstiklal Mahkemesi heyeti 26 Ocak 1921 de þehrimize geldi Kütahya, karanlýk kaskaranlýk geceler yaþýyor Üstün kuvvetlerle bütün cephelerde saldýrýya geçen Yunan Kuvvetleri 17 Temmuz 1921 Pazar sabahý saat da þehre girdiler. Yerli Rum, Ermeni, Katolik gibi azýnlýklar tarafýndan karþýlanan iþgal kuvvetleri yerli Rumlarla birleþerek çok iðrenç taþkýnlýklarda bulundular. Hükümet Konaðýný ele geçiren ve Yunan bayraðý asan birlikler daha sonra þehre ve mahallelere yayýlarak taþkýnlýklarýna devam ettiler Yunan Kralý Konstantin Kütahya da 28 Temmuz 1921 de Kütahya ya gelen Yunan Kralý Konstantin, Savaþ konseyini burada toplayýp Ankara üzerine yürüme kararý çýkartmýþtýr. Yunan Kralýnýn þehre girmesini sevinç ve heyecanla karþýlayan yerli Rumlar, taþkýnlýklarýný bir kat daha arttýrdýlar. Yunan Kralý, ordusuna burada moral aþýlamaya çalýþtý Güneþ Kütahya ya Doðdu 26 Aðustos 1922 tarihinde Baþkomutan Mustafa Kemal Atatürk, Büyük Taarruz u Kütahya da baþlattý.. 30 Aðustos günü Baþkomutan ýn Zafertepe den bizzat yönettiði meydan muharebesinde Allýören, Keçiler, Kýzýltaþderesi yolunun iki yanýnda Yunan Birlikleri tamamen sarýlmýþ ve tamamen imha edilmiþtir. Dumlupýnar dan batý cephesindeki tüm Subay ve Erlere Ordular ilk hedefiniz Akdeniz dir, ileri emrini vermiþtir. Böylece Kütahya 30 Aðustos zaferi ile düþman iþgalinden kurtarýlmýþtýr Ýlk Seçilen Reis Germiyanoðlu Kütahya nýn ilk seçilen Belediye Baþkaný Germiyanoðlu Alibey oldu tarihinde yapýlan seçimler sonucunda Germiyanoðlu Alibey þehrin ilk reisi oldu. Bu baþkanlýk dönemi 1929 tarihine kadar devam etti Kütahya Ýl oldu Kütahya 8 Ekim 1923 te Uþak-Emet-Simav-Tavþanlý-Gediz ilçelerinden kurulu il olmuþtur Gazi Paþa ve eþi Þehitlikte Kurtuluþtan sonra Yurt gezisine çýkan Gazi Mustafa Kemal Paþa yanlarýnda eþi Latife Haným ile birlikte 30 Aðustos 1924 te Afyon dan hareketle þehrimize geldiler. Bu Atatürk ün Kütahya ya 3.ziyaretiydi. Eþi Latife Haným, Ýsmet Paþa ve diðer heyet ile birlikte Büyük Zaferin yapýldýðý alaný gezen Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ayný zamanda meçhul asker anýtýnýn temelini de attý Kütahya ya ilk elektrik verildi Cumhuriyetin ilk yýllarýnda büyük önem verilen Kütahya, 1926 yýlýnda karanlýktan kurtularak elektriðe de kavuþmuþ oldu Kütahya nýn ilk fabrikasý: Sümerbank Kiremit Açýldý Kütahya nýn ilk büyük yatýrýmý olarak kabul edilen Sümerbank Kiremit Fabrikasý Ispartalýzade Gýyas Bey, Hacý Salih Efendi, Hamdi Paþazade, Hamdi Halit Yener ve Uþak mebusu Nuri Conker tarafýndan kuruldu. Bu fabrikayý 23 Ocak 1933 te Atatürk ziyaret etmiþtir Demiryolunda büyük hamle: Balýkesir hattý açýldý Kütahya nýn zengin maden rezervini taþýmak için düþünülen demiryolu ilk olarak Kütahya ya 1894 yýlýnda geldi. Ancak demiryolundaki en büyük hamle olarak kabul edilen Balýkesir hattýnýn yapýmý 1928 yýlýnda baþlamýþ ve 1938 yýlýnda tamamlanmýþtýr Kütahya da Sinemalý Günler 1932 yýlýnda faaliyete geçen sinema Kütahyalýlarýn en büyük eðlencesi oldu. Sessiz sinemayý 15 Ekim 1934 te ise sesli sinema takip etti Kütahya Radyosuna Kavuþtu Kütahya ya ilk kez sesli iletiþim organý olarak kabul edilen Radyo, 1932 de gelmiþ ve bu tarihten itibaren kullanýlmaya baþlanýlmýþtýr Hava Alayý Kuruldu 1938 yýlýnda kurulan 4.Hava Alayý, Hava Er Eðitim Tugay Komutanlýðýnýn temellerini de atmýþtý. Alay çeþitli savaþ uçaklarýna ev sahipliði yapmýþtýr. Hava Kuvvetleri Komutanlýðý nýn er ihtiyacý geçmiþte Çorlu dan karþýlanýrken, 1949 yýlýndan itibaren Kütahya da kurulan Acemi Er Eðitim Merkezi ile Kütahya dan da karþýlanmaya baþlanmýþtýr G.L.Ý ÜRETÝME GEÇTÝ Türkiye Kömür Ýþletmeleri kurumuna baðlý olarak 1940 yýlýnda iþletmeye açýlan Garp Linyitleri Ýþletmesi Tunçbilek ve Seyitömer bölgelerinde hizmet vermektedir Kütahya Þeker Fabrikasý açýldý Kütahya nýn ciddi yatýrýmlarýndan olan Kütahya Þeker Fabrikasý 1954 yýlýnda üretime baþlamýþtýr Termik Santral Üretimde Tavþanlý Tunçbilek bölgesindeki kömür ocaklarýndan çýkan kömürün deðerlendirilmesi ve ülke ihtiyacýnýn karþýlanmasý için santral, Tunçbilek kasabasýnda 1954 yýlýnda kurulmuþtur BOR un ilk temelleri Maden Teknik Araþtýrma Genel Müdürlüðü Hisarcýk bölgesinde kömür ararken bir tesadüf eseri Kolemonit yataklarýna ulaþýldý de þantiye þefliði, 1962 yýlýnda 10 milyon sermayeli Etibank Emet Kolemanit Ýþletmesi Müessesesi Müdürlüðü kuruldu Seyitömer Linyit Ýþletmeleri Üretime Geçti Türkiye Kömür Ýþletmeleri Kurumuna baðlý olarak GLÝ 9

12 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ 10 Müessesesi bünyesinde 01/06/1960 yýlýnda iþletmeye açýlan Seyitömer Linyit Ýþletmesi, Kütahya Ýl merkezinin kuzey batýsýnda olup, Kütahya-Tavþanlý karayolunun 17.kilometresindedir Menderes Kütahya da Gözaltýna alýndýý Kütahya Milletvekili olarak Baþbakanlýk görevini yapan ve ilimize büyük katkýlarý olan Adnan Menderes in hazin sonunun baþlangýcý yine Kütahya da oldu.27 Mayýs 1960 da Türk Silahlý Kuvvetlerini temsilen Milli Birlik Komitesi yönetime el koydu. Menderes kararý Kütahya da öðrendi TÜGSAÞ, namý diðer AZOT açýldý Eskiþehir Karayolu 7.kilometrede halen çalýþmalarýný sürdüren ve Kütahya nýn en eski yatýrýmlarýndan birisi olan Azot fabrikasýnýn temelleri 1954 yýlýnda atýldý. Ancak, fabrikanýn üretime geçiþ tarihi 27 Ekim 1961 olarak gerçekleþti Ýlk Termal Otelimiz HARLEK Kütahya nýn ilk termal oteli olan OTEL HERLEK ilimizin en ciddi termal turizm yatýrýmý oldu yýlýnda kurulan Otel Harlek, 23 Mart 1989 gün ve 13 bin 900 sayýlý Bakanlar Kurulu kararý ile Termal Turizm Merkezi ilan edildi Fuarýn Temeli Panayýrla Atýldý Günümüz Dumlupýnar El Sanatlarý ve Ticaret Fuarýnýn temelleri 1966 yýlýnda kurulan panayýrla atýldý. 7 yýl boyunca panayýr olarak Kütahya halkýnýn sosyal ihtiyaçlarýný karþýlayan bu etkinlik 1974 yýlýnda fuar adýyla yaþamýna devam etti. Kütahya Dumlupýnar El Sanatlarý Fuarýnýn 1. si 5 Temmuz 1974 te yapýldý Kütahyaspor kuruldu 1966 yýlýnda Alayunt, Porsuk Daðcýlýk ve Kütahya Gençlik Dumlupýnar Spor Kulüplerinin birleþmesi sonucu Kütahyaspor kuruldu Büyük acý ; Gediz Depremi 28 Mart 1970 gününün sabahý Gediz ve Kütahya için korkunç baþladý. 7.2 þiddetinde sallanan Gediz, büyük bir acýyý da beraberinde getirdi. Depremin acý bilançosu ilerleyen saat ve günlerde ortaya çýktý. Kütahya nýn yaþadýðý en büyük felaketlerden biri kabul edilen 1970 Gediz depreminde 1086 kiþi hayatýný kaybetti, binlerce kiþi yaralandý ve sakat kaldý. Þimdiki Eski Gediz olarak bilinen beldemizde meydana gelen bu depremden sonra Gediz þimdiki yere taþýnmak zorunda kaldý. Kütahya, Gediz depreminin acýsýný uzun yýllar hissetti Dumlupýnar Stadyumu hizmete girdi 1970 yýlýnda hizmete giren Dumlupýnar Stadyumu halen Kütahyaspor a ve diðer futbol takýmlarýna hizmet etmeye devam ediyor. 15 bin kiþilik açýk, 2 bin kiþilik kapalý tribün, 6 kulvar ile atletizm sporuna da hizmet etmektedir Vazo yapýldý Kütahya nýn simgesi olan þehir merkezindeki vazonun yapýmý 1971 yýlýnda dönemin belediye baþkaný Abdurrahman Karaa tarafýndan yapýlmýþtýr. Vazonun projesini ve mimarisini ise Halil Ýbrahim Özkaraca yapmýþtýr. Vazonun üzerindeki lale motiflerini Ahmet Güner yaparken, vazonun gerçekleþmesindeki maddi destek ise Nafi Güral tarafýndan karþýlandý Saat kulesi yýkýlýp iþ haný yapýldý Balýklý Mahallesi, Analcý Mescid karþýsýnda þimdi ki Belediye iþ hanýnýn olduðu yerde saat kulesi bulunuyordu. 30 Aðustos 1922 de Kütahya nýn kurtuluþu ile þehrimizdeki gayri Müslimler kaçtýðý için diðer binalar ile birlikte bu saat kulesi de Belediyeye verilmiþ. Belediye ise daha önce kilisenin çan kulesi olan bu yapýnýn 4 tarafýna saat koyarak vakit bildirmek için saat kulesi haline döndürdü. Daha sonra merhum Abdurrahman Karaa belediye baþkaný iken bu saat kulesi yýkýlarak yerine Belediye iþ haný inþa edildi Çinili Camii ibadete açýldý 1973 yýlýnda tamamlanarak ibadete açýlan Çinili Camii mimarisi ile olduðu kadar, dýþ görünümü ile ziyaretçilerini de büyülüyor. Dünyada ve Türkiye de bir baþka örneði olmayan bu eser büyük sanatkar Ahmet Yakupoðlu nun þehrimize kazandýrdýðý müstesna eserlerden biridir Kütahya ya yeni bir simge: Hisar da Döner Gazino Kütahya kalesinin içine 1973 yýlýnda bir de Döner Gazino ilave edildi. Kendi etrafýnda 1 saatte tur atan bu gazino Abdurrahman Karaa döneminin bir eseridir Kümaþ üretime geçti 1972 yýlýnda 54 müteþebbis ile kurulan Kümaþ Manyezit Ýþletmeleri, 1976 yýlýnda iþletmeye açýldý.

13 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN Kütahya nýn Amiral Gemisi 1972 yýlýnda kurulan ve 1977 yýlýnda üretime baþlayan Kütahya Porselen fabrikasý, özel sektörün kalkýnmasýnda da lokomotif görevi üstlenmiþtir Kütahya da ilk toplu konutlar Kütahya da ilk toplu konut hareketi olarak kabul edilen Sosyal Konutlar Projesi 1979 yýlýnda hayata geçirildi. Yenidoðan mahallesinde yapýlan bu yapýlar Kütahya nýn ilk toplu meskenleridir Valilik yeni hizmet binasýnda 1907 tarihinde yapýlan eski hükümet konaðýnýn artýk kullanýlamaz duruma gelmesinden dolayý Kütahya da yeni bir Hükümet konaðýna ihtiyaç duyuldu. Bu sebeple 15 Kasým 1975 tarihinde yeni hükümet binasýnýn inþaatý için temeller atýldý. Þuanda kullanýlan yeni Valilik binasýna ise 1982 yýlýnda taþýnýlmaya baþlandý Gümüþ ün temelleri atýldý Kütahya da Kamu Ýktisadi Teþekküllerinin son halkasý olarak kabul edilen Eti Gümüþ A.Þ. nin temelleri 1985 yýlýnda atýldý. Kütahya- Tavþanlý karayolunun 33. Kilometresinde bulunan bu tesisin açýlýþý ise 1987 yýlýnda yapýldý Dumlupýnar Üniversitesi Kuruldu Dumlupýnar Üniversitesi, 13 Temmuz 1992 tarihli Bakanlar Kurulu kararý ile resmen eðitim ve öðretime baþladý. VEFA Bizi et ve kemik bütününden alýp insan yapan deðerlerimizi bir bir yitiriyoruz. Önce aþýndýrýyor, içini boþaltýyor sonra da günlük hayatýn sýradanlarýna ekliyoruz: vefalý olmak gibi. Vefa O da ne? Çoðumuza göre Ýstanbul da bir semt adý ya da yaþadýðý þehirde varsa- bir mahalle. Hatta yeni nesil, pek azý dýþýnda, kelime anlamýný bile bilmez. Vefa; sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk baðlýlýðý demektir; bir anlamda iþimiz olmadan da aramak, sormak, görüþmek. Ýþte bu, modern insanýn dünyasýna yabancý. Çünkü bir insaný aramak, sormak günümüzde bir amaç deðil, neden. Neden; iþimizin olmasý, fayda beklentisidir. Kapitalizmin çarklarýnýn insan yönümüzü körelten, öðüten homurtusu artýk ruhumuzdan da geliyor. En iyi insan kimdir? En iyi insan, çýkarýmýz olan insandýr ya da çýkarýmýz olduðu sürece o insan arkadaþýmýzdýr. Bu faydacý bakýþ bizi yalnýzlýða, mutsuzluða itiyor. Ýletiþim çaðýnda, milyonlarýn yaþadýðý þehirlerde insan kalabalýklarý arasýnda her birimiz, bir daðda yaþayan insanlarýn Dumlupýnar Üniversitesi nin açýlmasý ile birlikte Kütahya sosyo-ekonomik yönden büyük bir atýlým içerisine girdi Avrupa Þehri Olduk 13 Mart 1993 tarihinde toplanan Avrupa Konseyi, Kütahya iline Avrupalý Diplomasi ödülünü layýk gördü. 11 Avrupa ülkesinin 42 þehri arasýnda ilimizin ödüle layýk görülmesi sevince neden oldu. Kütahya yurt dýþýndan gelenlere en iyi þekilde ev sahipliði yapmasý, termal ve yöresel zenginlikler gibi nedenlerden dolayý bu ödüle layýk görüldü Evliya Çelebi nin dedesinin mezarý Kütahya da bulundu Dünyaca ünlü seyyah Evliya Çelebi nin dedesinin mezarý Kütahya da bulundu. 20 Ekim 1995 tarihinde Belediye tarafýndan restore ettirilen Kara Ahmet Bey in türbesi bu tarihten sonrada ziyaretçilere açýldý Çini Müzesi açýldý Kütahya nýn yýllarca hayalini kurduðu Çini Müzesi 5 Mart 1999 tarihinde açýldý. Ulu cami arkasýnda Gök Þadýrvan olarak bilinen yerde yapýlan Çini Müzesi, Kütahya nýn da büyük bir eksikliðini gidermiþ oldu. Türkiye de ve Dünya da ilk Çini müzesi olan bu müzeye Rýfat Çini nin katkýsý büyüktür. Derleyen: Sena EBEOÐLU 12/A yalnýzlýðýný soluyoruz. Gittikçe artýyor yalnýzlýðýmýz. Mutsuzluðumuz derinleþiyor. Kaçýmýz nedensiz aranmýþýzdýr? Bir sesini duyayým, dedim. Nasýlsýn, nerelerdesin? sözleri bize kaç kere söylenmiþtir? Hâlbuki hatýrlanmak, çok güzel bir duygudur; insaný çok mutlu eder, hayata baðlar, sevildiðini hissettirir ona. Önemli olduðunuz duygusu kaplar içinizi. Sevilmek kadar insaný mutlu eden ne var? Birçok insan sevilmek mutluluðunu yaþayamadýðý için sorundur. Sahip olduklarýnýzla maddî deðerleri satýn alabilirsiniz ama sevilmeyi asla Ruhun doyurulmasý iþte budur. Psikoloji biliminin bu kadar önemli olduðu zaman dilimini tarih daha önce kaydetmemiþ. Ýnsan, eskiden de insandý; beden ve ruhtu. Þimdi de farklý deðil. Hayat kalitesinin maddî deðer yönünden en iyi olduðunu söylemeye gerek var mý? Ama bu, modern insanýn bunalým görüntüsünü aynadan silemiyor. Vefadan uzaklaþtýkça insan yanýmýzdan da demir alýyoruz yalnýzlýða, mutsuzluða. Hasan EFE. Türk Dili ve Edebiyatý Öðretmeni 11

14 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ STEVE JOBS UN AÇ KAL BUDALA KAL ÝSÝMLÝ ÝBRETLÝK KONUÞMASI 12 Bugün burada, dünyanýn en iyi üniversitelerinden birinin diploma töreninde sizlerle birlikte olmaktan onur duyuyorum. Ben üniversite mezunu deðilim. Gerçeði söylemek gerekirse, üniversite mezuniyetine en yakýn olduðum an, þu an. Bugün size kendi yaþamýmdan üç öykü anlatmak istiyorum. Tüm konuþmam, bu üç öyküden oluþacak. Yalnýzca üç öykü Fazla bir þey anlatacak deðilim. Birinci öyküm, noktalarý birleþtirmek ile ilgili. Altý ay okuduktan sonra Reed Üniversitesi ni býraktým. Fakat üniversiteden gerçek anlamda ayrýlmadan önce, kampüse on sekiz ay daha gidip gelmeyi sürdürdüm. Soranlar mutlaka olacaktýr: Üniversiteyi neden býraktým? Aslýnda her þey, ben doðmadan önce baþlamýþtý. Biyolojik annem, yani beni dünyaya getiren kadýn, evlenmemiþ, genç ve güzel bir doktora öðrencisiydi. Ýstenmeden dünyaya gelen bebeðini evlatlýk vermekten baþka bir çaresi yoktu. Ancak bir koþulu vardý: Beni evlatlýk olarak almak isteyen ailenin, kesinlikle üniversite mezunu olmasýný istiyordu. Ýstediði gibi bir aileyi, ben doðmadan önce bulmuþtu. Bir avukat ve eþiyle anlaþmýþ, doðar doðmaz beni evlatlýk olarak onlarýn almasý için her þeyi önceden ayarlamýþtý. Fakat annem, bir konuyu hesap etmemiþti. Onlarýn aslýnda, bir kýz bebek istediklerini galiba pek anlamamýþtý. Bu yüzden, bekleme listesindeki ailem gece yarýsý telefonda Bir erkek bebeðimiz oldu; onu almak ister misiniz? diye soran bir sesle karþýlaþýnca, biraz üzüldüler. Ancak yine de Elbette diye cevap verdiler. Biyolojik annem bir süre sonra, yeni annemin üniversiteden, yeni babamýn ise liseden mezun olamadýklarýný öðrendi. Evlatlýk verme iþlemiyle ilgili yasal kaðýtlarýn sonuncusunu imzalamayý bu nedenle reddetti. Fakat yeni ailem, beni kesinlikle üniversiteye gönderecekleri konusunda söz verince, annem yumuþadý ve evlatlýk verme iþlemi tamamlandý. O günden on yedi yýl sonra üniversiteye baþladým. Fakat tuttum, saf saf, burasý gibi, Stanford Üniversitesi gibi, pahalý bir üniversiteye girdim. Ýkisi de çalýþan yani iþçi sýnýfýndan kiþiler olan annem ve babam, ellerine avuçlarýna geçen paranýn hemen hemen tümünü benim üniversite öðrenimim için harcýyorlardý. Altý ay sonra, kara kara düþünmeye baþladým ve Bu iþin böyle gideceði yok dedim kendi kendime. Bir þeyler yapmalýydým, ama ne yapmam gerektiðini bilmiyordum. Yaþamýmý nereye yönelteceðim ve bu yolda üniversitenin bana nasýl yardýmcý olabileceði konusunda hiç bir fikrim yoktu. Burada, annem ve babamýn yaþamlarý boyunca biriktirdikleri tüm parayý harcýyordum. Buna hakkým yoktu. Bu düþünceler altýnda üniversiteden ayrýlmaya karar verdim. Üniversite öðrenimi olmadan da yaþamda baþarýlý olunabileceðine kendimi inandýrmaya çalýþtým. Ve bunda baþarýlý da oldum. Bu kararým o zaman oldukça korkutucu olsa da yaþamýmda verdiðim en iyi kararlardan biriydi sanýrým. Üniversiteden ayrýldýðým an, beni hiç ilgilendirmeyen zorunlu dersleri almaktan kurtuldum ve ilgimi çeken derslere girmeye baþladým. Bu durum, kararýmýn güzel yönüydü. Ama olayýn bir de hoþ olmayan yönü vardý. Öðrenci yurdundaki rahat yaþamýmdan yoksun kalmýþtým. Artýk kendime ait bir odam yoktu. Arkadaþlarýmýn odasýnda yerde uyuyordum. Depozitolu kola þiþelerini götürüp, karþýlýðýnda yiyecek bir þeyler alýyor, yemek sorunumu böyle geçiþtirmeye çalýþýyordum. Pazar günleri Hare Krishna Tapýnaðý nda bedava, üstelik güzel yemek veriliyordu. Haftada bir kez olsun güzel bir yemek yiyebilmek için, yaklaþýk on iki kilometre uzaklýktaki kiliseye yürüyerek gidiyor, oradan yürüyerek dönüyordum. Bu durum o günlerde pek hoþuma gidiyor deðildi. Fakat ilgimi çeken konular uðruna tüm bunlara katlanmamýn, yaþamýmýn ilerideki yýllarýnda benim için ne denli yararlý olduðunu gördüm. Bakýn bir örnek vereyim size: O yýllarda Reed Üniversitesi, ülkedeki en iyi kaligrafi (yazý sanatý) eðitimini veriyordu. Üniversite kampüsünün hemen her yeri, güzel yazýlarla yazýlmýþ duyurular, afiþler ve çýkartmalar ile donatýlmýþtý. Normal öðrenimimi býraktýðýmdan ve zorunlu derslerle artýk bir iþim olmadýðýndan, kaligrafi derslerine girmeye karar verdim. Serif ve Sans Serif yazý biçimlerini, farklý harf gruplarý arasýndaki deðiþen boþluk ölçülerini ve iyi bir yazý dizimi nin nasýl olmasý gerektiðini öðrendim bu derslerde. Öðrendiklerimin bana bir yararý dokunabileceðini sanmýyordum. Ancak on yýl sonra, o derslerde öðrendiklerimin tamamýný ilk Macintosh u tasarlarken kullandým. Baþarýlý bir çalýþma yaptým ve Sanatsal ve güzel görünümlü yazýlar kullanan ilk bilgisayarý oluþturdum. Üniversitede o güzel yazý derslerine girmeseydim, bugün Macintosh bilgisayarýndaki o çeþitli ve sanatsal yazý biçimleri ve aralarý özel boþluklu yazý karakterleri olmayacaktý. Windows da Mac i takip ettiðinden, bu sanatsal yazý biçimleri büyük bir olasýlýkla bugün hiç bir bilgisayarda bulunmayacaktý. Kiþisel bilgisayarlardaki bu olanaklardan yararlanan tüm kullanýcýlar adýna tüm içtenliðimle söyleyeyim ki, normal üniversite öðrenimimi iyi ki yarýda býrakmýþým ve Beni hiç ama hiç ilgilendirmeyen bir takým derslere girerek zamanýmý boþuna harcamaktansa, iyi ki ilgimi çeken güzel yazý deslerine girmiþim. Üniversite öðrencisi olduðum günlerde ileriye baktýðýmda, bu noktalarý birleþtirmek elbette olanaksýzdý. Fakat þimdi, on yýl sonrasýndan baþýmý çevirip geriye baktýðýmda, bu noktalarýn çok uyumlu bir biçimde birleþtiðini görebiliyorum. Ýleriye bakarak, yaþamdaki noktalarýný birleþtiremezsiniz. O noktalarý ancak, geriye baktýðýnýzda birleþtirebilirsiniz. Bu yüzden noktalarýn gelecekte bir biçimde birleþeceðine þimdiden inanmanýz gerekir. Bir þeylere inanmak, güvenmek zorundasýnýz. Kadere, yaþama, karma öðretime, neye olursa olsun, bir þeye kesinlikle inanmalýsýnýz. Bu yaklaþýmým beni hiç bir zaman düþ kýrýklýðýna uðratmadý; yaþamýmdaki tüm farklýlýklar, bu inançlarým sayesinde gerçekleþti. Ýkinci öyküm, sevmek ve kaybetmekle ilgili. Ne yapmayý sevdiðimin erken yaþlarda keþfedebildiðim için þanslýyým. Woz ve ben bizim garajda Apple ý kurduðumuzda, 20 yaþýndaydýk. Çok çalýþtýk ve on yýlda Apple ý nereden nereye getirdiðimizi siz de biliyorsunuz: Garajdaki o iki kiþiden, 4000 in üstünde çalýþaný ve yýllýk iki milyar dolar cirosu olan dev bir þirkete dönüþtü Apple. Apple zirveye oturmuþken, ben yerimde durmadým. Þirketin en iyi bilgisayarý olan Macintosh u tasarladým. Mac piyasa çýktýktan bir yýl sonra ise iþten atýldým. O dönemde otuz yaþýndaydým. Bana soranlarýnýz olabilir: Bir insan kendi kurduðu þirketten nasýl atýlabilir? Bu sorunun yanýtý, Apple ýn hýzlý büyüme öyküsünde gizli. Apple baþdöndürücü bir hýzla geliþirken, süreci benimle birlikte yönetmesi için son derece yetenekli olduðuna inandýðým bir iþletmeciyi iþe aldýk. Ýlk bir, bir buçuk yýl iþler iyi gitti. Ancak zamanla iþe aldýðým bu kiþinin görüþleriyle benimkiler uyuþmamaya baþladý. Ve bir gün, büyük bir tartýþma yaþadýk. Aramýzdaki anlaþmazlýðý yönetim kurulumuza götürdük. Yönetim kurulu onun yanýnda yer aldý, onu haklý buldu. Böylece ben kendi kurduðum þirketten atýldým. Daha çok gençtim ve yaþamýmýn merkezini oluþturan iþimin dýþýnda býrakýlmýþtým. Çok berbat bir duyguydu bu. Ne yapmam gerektiðine bir kaç ay karar veremedim. Sanki

15 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 bir önceki kuþaðýn giriþimcilerine kötü örnek olmuþum, onlarý düþ kýrýklýðýna uðratmýþým gibi bir duygu kapladý içimi. Elime geçirdiðim orkestra þefi deðneðini düþürmüþüm gibi geliyordu bana. Tam bir baþarýsýzlýk örneðiydim. Evimi baþka bir semte taþýmayý bile düþündüm. Sonra aniden bir þey oldu. Daha doðrusu zihnim heyecan dolu bir keþif yaptý. Kapý dýþarý edilmiþ olsam da, yaptýðým iþi hala çýlgýnca seviyordum. Apple dan kovulmuþ olmam, bu sevgide en küçük bir azalmaya yol açmamýþtý. Beni iþim reddetmiþ deðildi ki Ýþimin baþýndaki kiþiler reddetmiþlerdi beni. Bu gerçekle yüzyüze geldiðim an, karar verdim: Yeniden baþlayacaðým dedim. O günlerde pek farkýna varamamýþtým. Þimdi ise çok iyi görebiliyorum. Apple dan çýkarýlmam, meðer yaþamýmda baþýma gelebilecek en iyi olaymýþ. Baþarýlý olma zorunluðunu ve beraberindeki sýkýntýlarý geride býrakmýþ, iþe yeni baþlayan birinin taptaze heyecaný ile dolmuþtum. Bu duygu bana, yaþamýmýn en yaratýcý dönemlerinden birine girme özgürlüðünü vermiþti. Sonra neler yaptýðýmý anlatayým: O günleri izleyen beþ yýl içinde, Next ve Pixar adlý iki þirket kurdum. Daha sonra, ileride eþim olan mükemmel bir kadýna aþýk oldum. Pixar dünyanýn ilk bilgisayar animasyonlu filmini üretti. Bu þirket þu anda dünyanýn en deðerli entegre animasyon stüdyosu konumunda. Olaylar geliþti, geliþti... Next öyle baþarýlý bir noktaya geldi ki, Apple þirketi satýn aldý. Dolayýsýyla ben de, ilk göz aðrým olan Apple a dönmüþ oldum. Next de geliþtirdiðimiz teknoloji, Apple ýn þu andaki deðiþiminin belkemiðini oluþturuyor. Apple bugün, bu saðlam belkemiðinin varlýðý nedeniyle dimdik ayakta. Apple dan kovulmasaydým bunlarýn hiç biri gerçekleþmezdi diye düþünüyorum. Tadý acý olan bir ilaçtý bu; fakat bence hastanýn acý da olsa bu ilaca gereksinimi vardý; bu ilacý almasý gerekiyordu. Kimi zaman yaþam bize tüm zorluklarýný sunar. Ýþte o an yapmamýz gereken tek þey, inancýnýzý kaybetmemektir. Yaþamýmda beni ileriye götüren tek þey, yaptýðým iþe olan aþkýmdýr. Bundan hiçbir zaman kuþkum olmadý. Yaþamýnýzda, neyi ve kimi sevdiðinize iyi karar verin. Çünkü yaþamýnýzýn ekseni, sevdiðiniz kiþiyle, sevdiðiniz iþtir. Ýþiniz, her zaman yaþamýnýzýn en büyük bölümü olacaktýr. O nedenle, hayattan tat almanýn tek yolu, yaptýðýnýz iþi sevmektir. Ýþinizi sevebilmenizin tek yolu ise, onun güzel ve yararlý bir iþ olduðuna inanmanýzdýr. Size tavsiyem, eðer hala böyle bir iþ bulamadýysanýz, asla yýlmayýn. Aramaya devam edin. Yaþýnýz ya da konumunuz ne olursa olsun, yüreðinizle sevdiðiniz ve Ýþte bu dediðiniz bir iþi mutlaka bulacaksýnýz. Sonuncu hikayem, trajik bir konuyla, ölümle ilgili Kimin söylediðini bilmiyorum ama, 17 yaþýmdayken okuduðum þu sözü, yaþamým boyunca hiç unutmadým: Eðer her günü, o gün yaþamýnýn son günüymüþ gibi yaþarsan, asla piþman olmazsýn. Bu söz beni öylesine etkiledi ki, o günden bu yana geçen otuz üç yýlda her sabah aynaya bakar ve kendime sorarým: Bugün yaþamýmýn son günü olsaydý, gün boyu yapacaklarýmý gerçekten yapmýþ olmak ister miyim acaba? Elbette hepsine Evet demek imkansýz. Bu noktada doðru olan Hayýr yanýtlarý arttýkça, bir þeyleri deðiþtirmek gerektiðini fark etmek ve bu uðurda çalýþmak. Týpký benim yaptýðým gibi. Eninde sonunda öleceðimi düþünmek, yaþamda büyük seçimler yapmama yardýmcý olan en önemli etkendir. Çünkü yaþadýðýmýz dünyaya ait tüm beklentilerimiz, gurur, kibir, baþarý, baþarýsýzlýk gibi bu dünyanýn sözüm ona önemli iþleri, ölüm söz konusu olduðunda bir anda tüm önemini yitiriyor, tam anlamýyla kocaman bir Hiç oluveriyor. Bir gün öleceðimizi unutmamak, kaybedecek bir þeylerin olduðunu düþünme tuzaðýndan kurtulabilmek için en gerçekçi yöntemdir. Yaþamýnýzda, yüreðinizin götürdüðü yere gitmemeniz, yüreðinizin sesini dinlememeniz için hiç bir neden yok. O nedenle, kalbinizin sesini dinlemekten asla korkmayýn. Yaklaþýk bir yýl önce bana kanser teþhisi konuldu. Sabah yedi buçukta hastaneye gitmiþtim; pankreasýmda bir ur saptandý. Pankreasýn ne demek olduðunu bilmiyordum bile Doktorlar bana, pankreas kanserinin tedavisinin olanaksýz olduðunu söylediler ve en fazla altý ay ömrümün kaldýðýný açýkladýlar. Ölümle karþýlaþmadan, ona hazýrlýklý olmam gerekiyordu. Evimi ve iþlerimi bir düzene sokmam þarttý. Düþünün, önümdeki on yýl boyunca çocuklarýma anlatmayý düþündüðüm her þeyi, onlara sadece birkaç ayda anlatmak zorundaydým. Yaþama veda etmeden önce, ailemin yaþamýnýn sorunsuz sürebilmesi için geride kalan her þeyi ayarlamam gerekiyordu. Altý aylýk ömrümün kaldýðý haberi, benim için o altý aylýk sürede tüm bu sorumluluklarýmý yerine getirmiþ olmam anlamýný taþýyordu. Teþhisin yapýldýðý o günün akþamýna kadar, bu ve benzeri düþünceler içinde yaþadým. Akþam biyopsi yapýldý. Zorlu bir operasyonla pankreasýmdaki tümörden bir kaç hücre alýndý. Ben narkozun etkisiyle uyuyordum. Hiç bir þeyin farkýnda deðildim. Uyandýðýmda eþim, bana verebileceði en güzel haberi verdi: Doktorlar, hücreleri mikroskopta inceledikten sonra, hastalýðýmýn pankreas kanseri türleri arasýnda tedavi edilebilecek nadir vakalardan biri olduðunu anlamýþlar ve o an, görmeliymiþim onlarý, çocuklar gibi sevinmiþler. Bir gün sonra ameliyat oldum. Þimdi ise gördüðünüz gibi dimdik ayaktayým. Karþýnýzdayým. Doktorumun bana pankreas kanseri olduðumu söylediði iþte o an ilk kez yüzyüze geldim ölümle. Umarým o aný, önümdeki yýl boyunca bir daha yaþamam. Fakat ölümle yüzyüze gelme anýný yaþamýþ bir kiþi olarak size þunu kesinlikle söyleyebilirim: Kimse ölmek istemez. Cennete gideceklerinden emin olan kiþiler bile ölmek istemezler Ancak ölüm, hepimizin paylaþtýðý bir ortak noktadýr. Ölüm, yaþamýn tek en iyi icadý dýr. Yaþamýn tek ve gerçek deðiþim aracý dýr. Yeniye yer açmak için eskinin ortadan kaldýrýlmasý gerekir. Þu anda yeni olan sizsiniz, ancak çok da uzak olmayan bir gün, eski olan da siz olacak ve yaþam sahnesinden silineceksiniz. Böyle üzücü ve hatta ürkütücü bir konudan söz ettiðim için üzgünüm ama Bunlarýn tümü hayatýn deðiþmez gerçekleri. Bu hayatta zamanýnýz sýnýrlý. O sýnýrlý zamaný, baþkasýnýn yaþamýný yaþayarak harcamayýn. Baþka kiþilerin düþünceleriyle yaþanan yaþam, dogmalarýn tuzaðýna düþmek demektir. Baþka kiþilerin düþüncelerinin gürültüsü, içinizdeki sesi bastýrmasýn. Daha da önemlisi, yüreðinizin ve sezgilerinizin peþinden gidebilecek bir cesarete sahip olun. Gerçekten ne olmak istediðinizi ve nereye gitmek istediðinizi, en iyi onlar biliyorlar çünkü Yüreðiniz ve sezgileriniz Onlara inanýn, onlara güvenin Gençliðimde, Dünya Kataloðu adlý bizim kuþaðýn baþvuru kitaplarýndan biri olan güzel bir yayýn vardý. Stewart Brand adlý bir kiþi çýkarýyordu bunu larýn sonuydu, bilgisayarlardan ve masaüstü yayýncýlýktan önceydi. Ýdealist bir yayýndý. Zengin bilgilerle, öðretilerle, kavramlarla doluydu. Stewart ve arkadaþlarý, bu Dünya Kataloðu adlý yayýný ancak birkaç sayý çýkartabildiler in ortasýydý. O yýl ben, sizin þimdi olduðunuz yaþtaydým. Dünya Kataloðu kapanmadan önceki son sayýsýnýn arka kapaðýnda, ilginç bir fotoðraf yayýmlamýþtý. Sabahýn erken saatlerinde çekilmiþ, uzayýp giden bir yolun fotoðrafýydý bu. Altýnda da þunlar yazýyordu: Sizi aç kalmanýz rahatsýz etmiyorsa, aptal kalmanýz da rahatsýz etmeyecektir. Onlarýn veda mesajý buydu. Sizi aç kalmanýz rahatsýz etmiyorsa, aptal kalmanýz da rahatsýz etmeyecektir. Bu sözü kendime, kendim için çok kez söylemiþimdir. Þimdi ise, birazdan diplomalarýný alýp, yaþama ilk adýmlarýnýzý atacak olan size, sizin için söylüyorum: Sizi aç kalmanýz rahatsýz etmiyorsa, aptal kalmanýz da rahatsýz etmeyecektir. Hepinize çok teþekkürler. Derleyen: Yusuf Ziya GENÇ 11/E 13

16 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ 14 TÜRK EDEBÝYATINDA KÜTAHYALI ÞAÝRLER Anadolu nun eski yerleþim yerlerinden birisi olan Kütahya, Malazgirt Muharebesinden sonra Türk izleri taþýmaya baþlamýþ,ve ilerleyen süreçte bu izler çok büyük derinlik göstererek devam etmiþtir.süreç içerisinde artýk her noktasýnda Türk mührü taþýmaya baþlayan Kütahya Türk kültürü içerisinde,çok yönlü bir þekilde yer edinerek kültürümüze büyük katkýlar saðlamýþtýr. Edebiyatýmýzýn geliþip zenginleþmesinde de Kütahya nýn, Kütahyalý þairlerin çok büyük hizmetleri olmuþtur.bu çalýþmamýzda edebiyatýmýza önemli baþarýlarýyla katkýlar saðlamýþ olan bu þairlerimizden bir demet sunarak hem onlarý yad etme,hem de neslimize tanýtma adýna bir gayret sergilemeye çalýþacaðýz. AHMET DAÝ: Ahmed-i Dai 14. yüzyýlýn sonu île 15. yüzyýlýn baþlarýnda yaþamýþ, çok sayýda eser vermiþ bilgin bir þairdir. Kaynaklar Ahmed-i Dai hakkýnda fazla bilgi vermiyorlar. Ancak sanatçýnýn Germiyan sahasýnda yetiþtiði, kendisinden söz eden bütün kaynaklarca belirtilmektedir. Ahmed-i Dai'nin Germiyanoðlu II. Yakub'a intisab ettiði, sonra Osmanlý sahasýna geçerek daha doðrusu Germiyan Beyliði'nin Osmanlýlar'a geçmesinden sonra Emir Süleyman, Çelebi Mehmed ve II.Murad dönemlerinde yaþadýðý eserlerinden anlaþýlmaktadýr. Yýldýrým Bayezid'in oðullarýndan Musa Çelebi'yi öven bir Kasidesinden Musa Çelebi'ye de yaklaþmak istediði anlaþýlmaktadýr. II. Murad'a þehzadeliðinde hocalýk etmiþ olan Ahmed-i Dai, II. Murad'ýn padiþahlýðýnýn ilk yýllarýnda 1421 tarihinde ölmüþtür. Türkçe Divan, Farsça Divan,Çeng-nâme isimli meþhur eserleri vardýr. Ahmed-i Dai, Ahmedi ile Þeyhi arasýnda yetiþmiþ çok sayýda eser vermiþ usta bir þair, güçlü bir naþirdir. Ahmedi gibi çeþitli konularda yazdýðý ve çevirdiði eserleriyle dönemin edebiyatýnýn geliþmesine hizmet etmiþ, ayrýca Divan edebiyatýnýn kuruluþ devri sayýlan döneminde Türkçeyi oldukça rahat ve düzgün bir biçimde kullanmýþtýr. Vasiyeti Nuþirevan, Camasb-name adlý eserlerinde, inþa kurallarýný öðretmek için yazdýðý Teressül'de Farsça sözlüðünde, Tefsir çevirisi ile diðer dini eserlerinde sanat amacýndan çok didaktik bir amaç gütmüþ olan Dai, bu yönüyle de kültür tarihimiz açýsýndan önemli bir yazardýr. ÞEYHÝ: Asýl adý Yusuf Sinanüddin veya Yusuf Sinan'dýr. Germiyanlý Þeyhi yada Hekim Sinan olarak da bilinir. Orhan Gazi ve I. Murat'a vezirlik yapmýþ olan Sinanüddin Fakýh Yusuf Paþa ile karýþtýrýlmamalýdýr.þeyhi'nin doðum tarihi bilinmese de, Kütahya'da doðduðu ve çocukluðunu burada geçirdiði bilinmektedir. Bazý kaynaklarda, 1371 yýlýnda doðduðu belirtilse de bu tarihin doðruluðu ispatlanmamýþtýr. Vefat tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, genel kaný 1431 yýlýnda vefat ettiði üzerinedir. Mezarý Kütahya'da Dumlupýnar mahallesinde Erenlerbaþý olarak tanýnan bir ziyaret yeridir. Þeyhi, bilime olan meraký ile Ýran'a gitmiþ; burada baþta týp ve tasavvuf olmak üzere yoðun bir eðitim görmüþtür. Öðrenimini tamamlayarak Anadolu'ya geri dönmüþtür. Bu sýralarda Hekim Sinan olarak anýlmaktadýr. Bir hekim olarak ünlenen Þeyhi'nin tedavi ettiði hastalar içinde Sultan Mehmed Çelebi de vardýr. Baþarýlý tedavi üzerine Sultan Çelebi Mehmed Þeyhi'ye Kütahya yakýnlarýndaki Doðanlý köyünü hediye eder. Fakat, Þeyhi köyde (muhtemelen köylülerce) soyulur, dövülür ve saldýrýya uðrar. Bunun üzerine Harnâme isimli mesneviyi yazar. Bu fabl eserde, kaderi yük taþýmak olan bir eþeðin semiren öküzlere özenmesi üzerine baþýna gelenler mizahi ve alegorik bir dil ile hicvedilmiþtir. Hacý Bayram Veli'den fazlasýyla etkilenmiþ ve onun derviþi olmuþtur. II. Murat zamanýnda saraya çok yakýn olan Þeyhi, padiþahýn hekimlerindendir. Bizzat padiþahýn isteði üzerine Hüsrev ü Þirin'in Türkçe tercümesini yazmaya baþlamýþtýr. Bu eserini tamamlayamadan vefat etmiþtir. Þeyhi erken dönem Divan Edebiyatý þairlerindendir ve divan edebiyatýnýn geliþmesine büyük katkýsý olmuþtur. Tasavvufi bir kiþilik olmasýna ve tasavvuf eðitimi almýþ olmasýna raðmen eserlerinde tasavvufi öðeler bulunmamaktadýr. Din dýþý þiirler yazmayý tercih etmiþtir. AHMEDÝ: Türk Divan Þiirinin kurucusu kabul edilen 14. yüzyýl þairi. Nerede ve ne zaman doðduðu hakkýnda kesin bir bilgi yoktur. Kütahya da 1334 yýlýnda doðduðu tahmin edilmektedir. Asýl adý Tacüddin olup, þiirlerinde Ahmedi mahlasýný kullanmýþ ve bununla þöhret bulmuþtur. Ýlk tahsiline Anadolu da baþlamýþ, daha sonramýsýr a gitmiþ, büyük alim Ekmelüddin Baberti ile yine orada birçok alimden okumuþtur. Molla Fenari gibi meþhur alimlerle arkadaþlýk yapmýþ, sonra Anadolu ya dönerek Kütahya ya yerleþmiþtir. Yazdýðý þiirleri Germiyanoðlu þehzadesi Süleyman a takdim etmiþ ve iltifatlarýna kavuþmuþtur.ankara savaþýndan sonra Timur Hanýn da yakýn ilgisini görmüþtür. Daha sonra Süleyman ýn emri ile yazmýþ olduðu Tervih-ül Ervah ý Çelebi Sultan Mehmed Hana takdim etmiþtir. On dördüncü yüzyýl divan þiirinin asýl kurucusu ve üstadý sayýlýr. Gerek divan þiiri ve gerek mesnevi tarzýnda eserler veren þair, dini konularý iþlediði þiirlerinde, tasavvufa geniþ yer vermiþtir. Günlük hayatýn diðer taraflarýný konu alan þiirleri de vardýr. Gazel, kaside ve mesnevilerindeki sanat seviyesi ve söyleyiþi asrýnýn öteki þairlerinden üstündür. Bir diðer özelliði de, çok eser vermiþ olmasýdýr. Her konudaki çok geniþ kültürü, þark mitolojisi ve Ýran edebiyatý üzerindeki bilgisi, Ahmedi ye hem kolay, hem de çok yazmak imkânýný vermiþtir. Ýskendername,Cemsid-i Hurþid ve Mirkad-ý Edep, Dasitan-ý Tevarih-i Müluk-ý Al-i Osman (manzum Osmanlý tarihi) isimli eserleri çok önemli zenginliklerimiz arasýndadýr. AHMET VASFÝ : arasýnda yaþmýþtýr. Kütahya Muhasebe Müdürü iken genç yaþta ölmüþtür. Arapça Farsça ve Fransýzca bilen þairin 202 parça gazel, koþma, methiye ve destandan oluþan divaný vardýr. ARÝFÝ : arasýnda yaþamýþtýr. Firaki, Nevi, Esrari gibi 18. yüzyýl þairleriyle sýk sýk karþýlaþtýðý muamma denen manzum bilmeceleriyle ünlendiði bilinen halk ozanlarýmýzdandýr. Zekasý ve sesinin güzelliðiyle çaðdaþlarý arasýnda farklý bir yer edinmiþtir. 11 koþma, 16 gazel, 3 mersiye, 4 müseddes ve 1 muhammesten oluþan bir divançesi mevcuttur.

17 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 ASIM YAKUP EFENDÝ : Trabzon, Kýbrýs, Týrnova, Mýsýr, Medine, Ýstanbul ve Kütahya kadýlýklarýnda bulunmuþ, 1874 de Anadolu Kazaskerliði payesiyle reis olmuþtur.divan sahibidir. AZMÝ MUSTAFA EFENDÝ : yýllarý arasýnda yaþamýþtýr. Saray Çavuþluðu görevindeyken Limni de tanýþtýðý Halveti Þeyhi Mehmet Niyazi Mýsri nin hizmetine girmiþ Merdivenköy Bektaþi Tekkesi Þeyhi olmuþtur. Güçlü bir þair olan Azbi nin el yazmasý divaný vardýr. ASKERÝ : Asýl adý Gülap oðlu Muhammet olan Askeri pirdarý Niyazý Mýsri ile dolayýsýyla yýllarý arasýnda yaþadýðý kabul edilmektedir. 250 beyitlik Cem-i Esrar adlý mesnevi, 22 sayfalýk bir risalesi, 230 ilahi, 18 manzumesini içinde toplayan Türkçe divaný vardýr. BURHANETTÝN ÝLYAS ÇELEBÝ : Mevlana nýn torunlarýndan olup doðum tarihi bilinmemektedir. Farsça ve Türkçe þiirleri vardýr, ölümü de doðumu gibi kesin bilinmemekte 1396 ve 1492 gibi iki tarih verilmektedir. Kütahya Mevlevihanesi bitiþiðindeki Ergun Türbesinde gömülüdür. Mevlana nýn dördüncü göbek torunu olup, Mevlevi Þeyhi ve þairdir. Ýþaretül Beþera adlý risalesi ve manzum Gençname si vardýr. Postniþinliðini yaptýðý Kütahya Mevlevihanesi nin Erguniye adýyla anýlan bitiþik türbesinde gömülüdür. CEMALÝ GERMAYANÝ : (Þeyhoðlu) Asýl adý Beyazit tir. Ünlü divan þairi Þeyhi nin yeðeni ve çaðdaþýdýr. Dai ve Ahmedi ile ayný dönemlerde yaþamýþtýr. Dayýsý Þeyhi nin Hüsrev ve Þirin adlý eserini tamamlanmýþ, Farahname sini sundu. Yýldýrým tarafýndan ödüllendirilmiþtir. Miftahül Fereç, Ethem ve Hüma, Yusuf ile Züleyha öteki eserleridir. FATMA HANIM : Mevlana'nýn torunlarýndandýr. Niyaz makamýnda bir manzumesi vardýr. 1710'da ölmüþ Kütahya Mevlevihanesi bitiþiðinde Hazer Dinar Mescidi iken Erguniye Türbesi'ne dönüþen yere gömülmüþtür. FÝRAKÝ ABDURRAHMAN ÇELEBÝ : Evliya Çelebi ile amcazade olan þair, 1542'de Kütahya Valiliðine atanan Kanuni'nin oðullarýndan þehzade Bayezit'e uzun bir kaside sunmuþtur. Kýrk sual adlý basýlmýþ bir eseri vardýr. 1580'de ölmüþ, Saray Camii avlusuna gömülmüþtür. GAYBÝ (Sunullah) : yýllarý arasýnda yaþamýþtýr. Kalburcu Þeyhi Pir Ahmet Beþiri'nin torunudur. Tasavvuf ehlidir. Taassup ve cehaletle mücadele etmiþ, pürüzsüz bir Türkçe kullanmýþtýr. Gaybi Divaný, Sohbetname, Biatname, Ruhul Hakika, Akaidname, Makasýdý Ayniye ve Hüda Rabbim baþlýca eserleridir. KARA FAZIL : Asýl adý Mehmet Ali dir. Kanuni devrinde þehzadelerin sünnet düðünlerinde yazdýðý kasidelerle ünlenmiþ, Manisa Valisi Mehmet Kütahya Valisi Þehzade Selim in diven katipliklerinde bulunmuþtur. Reisül Küttap iken 1563 te Kütahya da ölmüþtür. Nahilistan, Hümayi Hümayun ve Hammer tarafýndan Almancaya çevrilen Gülü Bülbül adlý manzum eseri vardýr. PESENDÝ (HACI ALÝ DEDE) : yýllarý arasýnda yaþamýþtýrç Ünlü halk ozaný Arifi nin yetiþtirmesidir. 25 yýl birlikte saz çalýp, yazýp okumuþlardýr. Pesendi hattat, mutaf ve çiftçi olarak tanýnan bir þairdir. Deyiþleri, destan ve þiirleri çok sevilmekte ve bugünde söylenmektedir. KAMÝLÝ (AÞIK HASAN DEDE) : yýllarý arasýnda yaþamýþtýr.okuma yazmasý olmadýðýndan þiirleri aðýzdan aðza dolaþarak gelmiþtir. Açgözlü, Çocuk ve Garip adlý destanlarý bilinmektedir.açgözlü Destanýndan: KÜNHÝ ABDURRAHÝM DEDE : ( ) Þair, bestekar ve kudümzen olan Künhi, Anber Feþan makamýný bulmuþtur. NASIR ABDULBAKÝ DEDE : III. Selim tarafýndan görevlendirilerek musikide Tetkik ve Tahkik adlý bir risale hazýrlamýþ, III. Selim'in bestelerini notaya almýþ ve yayýnlamýþtýr. Acembuselik, Ýsfehan, Þevkitarap ayinleri ünlüdür. Menakýbý Arif'in Tercümesi, Þerhi Þahidi öteki eserleridir.1820'de ölmüþ, neyzenbaþýlýðýný ve þeyhliðini yaptýðý Yenikapý Mevlevihanesi bitiþiðine gömülmüþtür. ÖMER (AÞIK) : 19.yüzyýl saz þairlerindendir. Pesendi nin yanýnda adý geçmekte olan þairin koþma ve destanlarý vardýr. DELÝ ÞÜKRÜ : (Aþýk) I. Abdulhamit, III. Selim ve II. Mahmut dönemlerinde yaþamýþ olan þairin, Bektaþi olduðu ve þiirlerinde duru bir Türkçe kullandýðý bilinmektedir. Elde þiirlerinden baþka bilgi ve belge yoktur. SAHÝP MUSTAFA DEDE : Konya Dergahýnda neyzen ve semazen olarak hizmet etmiþ, Kütahya Mevlevihanesi Þeyhi olmuþtur. Þair ve yazar Sahip Mustafa Dede nin Safinei Mevleviye adlý bir kitabý ve mürettip divaný vardýr. Yazýmýzý bu güzide þahsiyetlerin þiirlerinden birkaç örnekle noktalarken,hepsini hayýrla yad ediyor,gelecek nesillerin bu deðerlerimize bigane kalmamalarýný temenni ediyoruz. Bir gece düþte görür kim seh felek Uçuluben yire iner bir melek Kýlýç Allah ýn dürür çekgil bunu, Ol kiþiye kim kýla düþman seni Yürü sultanlarla eyle cengü-harp Kim senündür uçtanuca Þark-ü Garp (Ahmedi) ********* Can bülbili teferrüc-i dîdâr kýlmasa Firdevs bostâný gözüne kafes gelür Her bî-haber ne bile mahabbet safâsýný Nâ-merde aþk u derd hevâ vü heves gelür.(þeyhi) ********* Kadrile halince beldegani var Kütahya nýn Her garibe dost olur insaný var Kütahya nýn Alimi fazýl bulunur zahiri, batini veli Her cihetten ademi irfan var Kütahya nýn (Arifi) ******** Ol peri adli hüsnünde hür þeklin gösterir. Dide-i çeþm-i latifi nur þeklin gösterir Bu sýr kim bakýn ayine-i endamý var Bir mücessem nurdur billur þeklin gösterir (Asým Yakup Efendi) **** Gönül meyhanesinde aþk þarabýn De-ma-dem içmeyen aþýk deðildir Buraký aþk ile varlýk hicabýn De-ma-dem geçmeyen aþýk deðildir. (Gaybi) Kadri Sönmez Türk Dili ve Edebiyatý Öðrt. 15

18 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ SON BÝR YILDA KAYBETTÝKLERÝMÝZ ELÝZABETH TAYLOR Hollywood'un efsanevi oyuncusu Elizabeth Taylor 79 yaþýnda hayatýný kaybetti. California eyaleti Los Angeles kenti Cedars-Sniai Týp Merkezi'nde þubatýn ilk haftasýndan beri aðýr kalp yetmezliðinden yatan menekþe gözlü, 20. yüzyýlda Hollywood sinemasýnýn altýn çaðýnýn son büyük oyuncularýndandý. SERVER TANÝLLÝ Uzun süredir saðlýk sorunlarý nedeniyle tedavi gören anayasa hukuku profesörü ve Cumhuriyet Gazetesi yazarý Server Tanilli, 80 yaþýnda kalp yetmezliði nedeniyle hayatýný kaybetti. 16 STEVE JOBS Dünyanýn en büyük þirketlerinden Apple'ýn kurucusu Steve Jobs, 56 yaþýnda yaþama pankreas kanseri nedeni ile veda etti. ÖMER LÜTFÝ AKAD Türk sinemasýnýn ünlü yönetmeni Ömer Lütfi Akad 95 yaþýnda hayatýný kaybetti.

19 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 ÞÜKRAN AY Müzik dünyasýnýn 70'li yýllardaki divalarýndan ve gazeteci Savaþ Ay'ýn annesi Þükran Ay, 78 yaþýnda, pankreas kanseri nedeniyle tedavi gördüðü hastanede hayatýný kaybetti. RAUF DENKTAÞ Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti'ne 30 yýlý aþkýn bir süre liderlik eden Rauf Denktaþ, vücudunda meydana gelen organ yetmezliði nedeniyle 88 yaþýnda hayatýný kaybetti. ESÝN AFÞAR Birkaç ay önce lösemi teþhisi konulan ünlü sanatçý, tedavi gördüðü hastanede hayatýný kaybetti. 17 YILMAZ ÖZTUNA Sultan II. Abdülhamid in her kesim tarafýndan tanýnmasýný saðlayan tarihçi Yýlmaz Öztuna, 82 yaþýnda akciðer kanseri sebebiyle tedavi gördüðü hastanede hayatýný kaybetti. Elif Tezcan 11/C

20 18 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ ALTIN RENKLÝ KUTU Üç yaþýndaki kýzýný, bir rulo altýn renkli kaplama kaðýdýný ziyan ettiði için cezalandýrmýþtý. Durumlarý iyi deðildi ve kýzýnýn güzelim kaðýtlarý bahçedeki aðacýn altýna koyacaðý bir kutuyu süslemek için harcamasý onu çok sinirlendirmiþti. Ertesi sabah küçük kýz altýn renkli bir hediye paketiyle çýkageldi. Bu senin için babacýðým Bir gün öncesinde gösterdiði tepkiden dolayý kendini suçlu hissetti. Kutuyu aldý ve açtý. Ýçi boþtu. Sinirlenmiþti. Birine bir hediye verdiðin zaman içinin dolu olmasý gerektiðini bilmiyor musun? Küçük kýz babasýna yaþlý gözlerle baktý ve þöyle dedi: Ama babacýðým, bu kutunun içi boþ deðil ki. Ben kutunun içine öpücüklerimi üflemiþtim. Hepsi de senin için babacýðým. Ýçi paramparça olmuþtu; kýzýný kucakladý ve onu affetmesi için yalvardý. Altýn renkli kutuyu yataðýnýn baþ uçunda yýllarca sakladý. Ne zaman cesaretini kaybetse, kutunun içinden hayali bir öpücük çýkarýyor ve onu oraya koyan çocuðunun sevgisini hatýrlýyordu. Bu hikayede asýl dokunaklý olan kýzýn babasýna sunduðu katýksýz sevgi midir? Yoksa benzer hatalarý yapmaktan duyduðumuz iç sýzýsý mý? O kadarýný bilmem ama aslýnda hepimiz; arkadaþlarýmýz ve ailelerimiz tarafýndan bize sunulan, karþýlýksýz sevgi ve öpücüklerle dolu altýn renkli kutucuklara sahip olduðumuzu biliriz. Sevme ve sevilme ihtiyacý hepimizin olduðu gibi çocuklarýmýzýn da beslenme ve uykuyla birlikte en önemli yaþamsal ihtiyacýdýr. Ýlk doðduðu andan itibaren çocuðun ilk barýnaðýdýr sevgi. Ýçine güvenle yerleþtiði yarýnýndan endiþe etmediði hep sýcak hep güvenli olacaðýný düþündüðü bir barýnak. Doðumuyla baþlayýp gün gün çoðalan, zamanla güçlenen, saðlamlaþýp geliþen, sarsýlýp dökülse bile asla vazgeçilmeyen bir barýnak. Geliþimlerinde, sosyalleþmelerinde, eðitimlerinde, hayata atýlmalarýnda ve hani hep beklediðimiz ve amaçladýðýmýz kendi ayaklarý üzerinde durabilecek duruma gelmelerinde temel nokta. Anne babasý tarafýndan sevilen sevildiðini hisseden bir çocuk kendine güvenmeyi ve kendini sevmeyi öðrenir. Kendini seven çocuk ise çevresine mutlu bakar ve hayatý sever. Bazen de hayatýmýzýn belirli zamanlarýnda ve çeþitli ortamlarda bu çok önemli ihtiyaçtan yani sevgiden nasibini almayan; baþarýsýz, mutsuz, özgüven eksikliði yaþayan ve çevresiyle barýþýk olmayan kiþilerle karþýlaþýrýz. Sevmeyi, sevilmeyi ve mutlu olmayý bilmedikleri gibi çevrelerine de bu olumsuzluðu yayarlar. Öfkeli, saldýrgan, kýskanç, baþarýsýz ve bencildirler. Bir þekilde onlarýn hikayelerine ulaþtýðýmýzda Babamýn beni bir kere olsun kucaðýna aldýðýný hatýrlamam., Bizim evde öyle sevgi laflarý pek edilmezdi., Yaþam mücadelesiydi herhalde dertleri, annemin aðzýndan bir kere olsun beni sevdiðini duymadým. gibi ifadeler kullandýklarýna tanýk oluruz. Özlerinde sevgi ihtiyaçlarýnýn karþýlanmadýðýný, yaþadýklarý eksikliklerin etkisiyle, muhtemelen farkýnda bile olmadan çeþitli güçlükler yaþadýklarýný iþte o zaman fark ederiz. Bilmeliyiz ki; sevginin yanlýþ ve eksik aktarýlmasý veya hiç aktarýlmayýþý sorunlu kiþiliklerin oluþmasýna meydan verecektir. Günümüzde yaþadýðýmýz sosyal çevreye bakacak olursak, bu söylemimizde ne kadar haklý olduðumuz ortaya çýkacaktýr. Oysaki yerinde ve zamanýnda gösterilen, ertelenmeyen sevgi; çocuðun geleceðe daha güvenli bakmasýný saðlayacak ve onu bir çok olumsuzluktan alýkoyacaktýr. Aslýnda bu hepimiz için geçerlidir Þairin de dediði gibi; Yaþadýklarýný kar sayma: Yaþadýðýn kadar yakýnsýn sonuna; Ne kadar yaþarsan yaþa; Sevdiðin kadardýr ömrün. Gülebildiðin kadar mutlusun Üzülme, bil ki aðladýðýn kadar güleceksin. Sakýn bitti sanma her þeyi, Sevdiðin kadar sevileceksin. Can Yücel SEVGÝ,ÇOCUKLA ÝLGÝLENMEK,ONUN SORUNLARINA,SEVÝNÇLERÝNE ORTAK OLMAK,ONUNLA BÝR ÞEYLERÝ PAYLAÞMAK ONA GÜVEN VE DEÐER VERMEK UNUTMAYALIM; SEVGÝ, EMEK ÝSTER. Bilgiser Tosun Psikolojik Danýþman

21 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 BURCUNUZUN MAKAMINI BÝLÝYOR MUSUNUZ? Gün içinde bir kitabý okurken, bir yazý yazarken, yemek yaparken ya da yerken, evimizin merdivenlerinden inerken dinlediðimiz; içimizden mýrýldandýðýmýz müziðin aslýnda üzerimizde ne kadar büyük etkisi olduðunu biliyor musunuz? Her burcun bir müzik makamýnýn olduðunu, insanlarýn burçlarýna uygun makamý dinlemesi durumunda ruhsal açýdan rahatlayacaðý, hastaysa iyileþmeye önemli katký saðlayacaðýný söylüyor FARABÝ Kitab-ül Musiki ül Kebir adlý kitabýnda. Evrende insana yakýn olan 7 gezegen ve 12 burç ruhu doðrudan etkiler. Ruhta olan deðiþimler vücutta da fiziki anlamda kendini gösterir. Bu yüzden uzun yýllardýr ten tedavisi bitkilerle, ruh tedavi si ise müzikle yapýlýr. Müzik insan ruhunu etkileyen, onu çeþitli hallere sokan iyi bir tedavi aracýdýr. Burçlar çeþitli þekillerde gruplandýrýlmýþtýr. Bu gruplandýrmalardan bir tanesi ve en önemlisi 4 ana elemente göre gruplandýrmadýr. Her elemente baðlý 3 adet burç bulunur. ATEÞ grubu burçlar: Koç, aslan, yay TOPRAK grubu burçlar: Boða, baþak, oðlak HAVA grubu burçlar: Ýkizler, terazi, kova SU grubu burçlar: Yengeç, akrep, balýk Ünlü Türk bilgini ve müzikoloðu olan Farabi 12 adet makamýn, günün hangi saatlerinde insan ruhuna etkilediðini incelemiþtir. KOÇ BURCU=Rast Makamý. Gece yarýsý ve seher vakti etkilidir. Sefa, neþe, huzur ve rahatlýk verir. Mental rahatsýzlýklarda tedavi edici bir makamdýr. BOÐA BURCU=Irak Makamý. Kuþluk ve ikindi zamaný etkilidir. Haz ve lezzet verici, düþünme, anlama, kavrama konusunda etkilidir. Korkuyu giderici, rahatlatan bir etkisi vardýr. Saldýrganlýðý etkileyici özelliðiyle bilinir. ÝKÝZLER BURCU=Isfahan Makamý. Öðleden sonra gecenin ilk vaktine kadar etkilidir. Güven hissi, uyum saðlama, hareket yeteneði, zihin açýklýðý, duygularý deðiþtirme, zekayý açma ve hatýralarý tazeleme özelliði vardýr. YENGEÇ BURCU= Isfahan Makamý. Öðleden sonra gecenin ilk vaktine kadar etkilidir. Güven hissi, uyum saðlama, hareket yeteneði, zihin açýklýðý, duygularý deðiþtirme, zekayý açma ve hatýralarý tazeleme özelliði vardýr. ASLAN BURCU=Büzürg Makamý ve Rehavi Makamý. Hormonlarýn en etkin ve canlý olduðu güne baþlarken ilk saatlerde etkilidir. Zihni olumsuz duygulardan arýndýrýcý, vesvese ve korku gidericidir. Olumlu fikirlerin olumlu bir zinciri takip etmesini ve amaca ulaþmasýný saðlar. Fikirlere yön verir. Sefa, neþe ve rahatlýk verir. Mental rahatsýzlýklarda tedavi edici özelliði olan bir makamdýr. BAÞAK BURCU=Zengüle (Zirgüle) Makamý. Gün batýmýndan sonra etkilidir. Gizem, hayal ve sýrlarla dolu hisler ve yer çekiminden kurtulma hissi verir. Uyku ve masalý çaðrýþtýrýr. TERAZÝ BURCU= Rehavi Makamý. Seher vakti ve gecenin baþlangýcý arasýnda etkilidir. Sonsuzluk hissi ve yer çekiminden kurtulma hissi verir. AKREP BURCU=Hüseyni Makamý. Sabah ve gün aðarýrken etkilidir. Güzellik, iyilik rahatlýk ve refahlýk hissi verir. Sefa, neþe, sükunet, barýþ, kendine güven ve kararlýlýk verir. YAY BURCU=Hicaz Makamý. Gece yarýsýndan itibaren sabaha kadar etkilidir. Alçak gönüllülük hissi verir. OÐLAK BURCU=Nihavent Makamý. Öðleden sonra etkilidir. Güçlülük ve barýþ duygusu verir. Sefa, neþe ve rahatlýk verir. Mental rahatsýzlýklarda tedavi edici özelliði olan bir makamdýr. KOVA BURCU:=Neva Makamý. Gece ve günün ilk anlarý ile öðleden sonrasýna kadar etkilidir. Üzüntüyü giderici lezzet verici, hayattan haz alma duygusunu arttýrýcý, kötü fikirleri uzaklaþtýrýcý, cesaret, yiðitlik ve ferahlýk verici, gönül sevinci ve iyilik hissi oluþturucu bir makamdýr. BALIK BURCU:=Uþþak Makamý. Günün ilk döneminden gün batýmýna kadar etkilidir. Gülme isteði, sevinç, kuvvet, cesaret, kahramanlýk ve neþe verir. Derin aþk ve mistik duygularýn ifadesinde etkilidir. Uyku ve istirahat için faydalýdýr. Gevþeme hissi verir yýllarý arasýnda yaþayan ünlü bilginimiz FARABÝ yüzyýllar öncesinde yukarýda yazýlý olan burçlar ve makamlar iliþkisini bulmuþ, insanlar üzerinde denedikten sonra kitabýna yazmýþtýr. ( Kitab-ül Musiki ül Kebir) Orta Asya da yaþayan Türklerde, Selçuklularda ve Osmanlýlarda uygulandýktan sonra unutulmaya yüz tutan bu bilgiler Yard. Doç. Dr. Oruç R. Güvenç tarafýndan tekrar gün ýþýðýna çýkartýlmýþtýr. TÜMATA (Türk Musikisini Araþtýrma ve Tanýtma Topluluðu) nýn kurucusu olan Oruç R. Güvenç e ve TÜMATA ya bizleri aydýnlattýklarý için teþekkürlerimizi sunuyoruz. Eser SARI Müzik Öðretmeni KAYNAKÇA: TÜMATA Web Sitesi, Manyetik Dünyamýz, Osman Güzelyüz Saðlýk Bakanlýðý Saðlýkla Ýlgili Þarkýlar 19

22 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ YUNUS EMRE NÝN ESERLERÝNDE KALICILIÐI SAÐLAYAN TEMEL DEÐERLER beytini okuduðumuzda onun meclisindeki sohbetlere de katýldýðýný öðreniyoruz. Yunus Emre nin ayrýca GEYÝKLÝ nin ol HASAN, söz söylemiþ kendinden dediði sözünde de Geyikli Baba yla ilgisinin olduðunu anlamaktayýz. Onun ilimsiz olduðunu belirten beyitlere gelince bunlar alçakgönüllülük ifadeleridir. (3) O mühim olarak mutasavvýf sýfatýyla, çaba ve öðrenimle elde edilen akýl bilgisini küçümsemesini, asýl bilgi olarak aþkla elde edilen gönül bilgisini yüceltmesini dile getirmiþtir Yunus a göre bilim insanýn Allah a karþý borcudur. Bilim insana kendini tanýtmalýdýr. Kendini bilmek bütün bilimlerin temelidir. Bunu, 20 Sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz. diyen Yunus Emre yaklaþýk 700 yýl önce aramýzdan ayrýlmýþtýr. Ama onun eserleri çaðlar boyu ufkumuzu aydýnlatmýþtýr, aydýnlatmaya devam etmektedir. Yunus un doðum yeri ve tarihi hakkýnda deðiþik rivayetler olmakla birlikte bunlardan en meþhuru yýlýnda doðduðu (1) ve Sivrihisar a baðlý Sarýköy doðumlu olduðudur.(2) Þeyhi Taptuk Emre nin Sakarya Havzasý nda yaþadýðýný göz önüne alýrsak Yunus Emre yi Sarayköylü olarak kabul edebiliriz. Doðu Anadolu ya, Güneydoðu Anadolu ya, Rum a, Þam a gittiði Divan ýnda yazmaktadýr. Yunus Emre nin H. 707 yýlýnda hayatta olduðunu Söze tarih yedi yüz yediydi Yunus caný bu yolda fidiydi beyitinden çýkarabiliriz. Yunus Emre nin tam manasýyla ciddi eðitim gördüðünün delili yoktur; fakat þiirlerinden de anlaþýldýðý gibi Yunan mitolojisini bildiði; Kur an dan, hadisten, erenlerin sözlerinden ayrýntýlar aldýðý tartýþma götürmez bir durumdur. Mevlana nýn Mesnevi sinden ve Divan-ý Kebir inden gazeller okuduðunu da Yunus un deyiþlerinde görüyoruz. Mevlana sohbetinde saz ile iþret oldu, Arif ma niye daldý, çün hiledir feriþte Ýlim ilim bilmektir Ýlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsen Bu nice okumaktýr sözleriyle teyit etmiþtir. Yunus, insan için küçük evren demiþtir. O insanýn hayatýný derin lirizmle birlikte metafizik þekilde özetler. Ona göre bilge kiþinin adý eren dir. Eren in gözünde de insan küçük bir evrendir. Bu yüzden sanatýnda derin bir lirizm ve insan sevgisi aðýr basar. O, insanlara olan sevgisini 72 millete kul olmak diyerek; herkesi eþit görerek göstermiþtir. Yunus hiçbir zaman þeriat-tarikat ayrýmý yapmamýþtýr. Yunus Emre, vahdet-i vücut anlayýþýný benimsemiþtir. Bu anlayýþýný fýrsat buldukça Yaratýcý ya sesleniþ ve haykýrýþ olarak ilahilerinde ortaya çýkarmýþtýr ve onun samimiyetinden olsa gerek, ilahileri þimdi bile birçok ülkede söylenir. Bizde ise bu sesler kendiliðinden kulaklarýmýza dolmuþ, dillerimize dolanmýþtýr. (4) O, þiirlerini herkesin anlayacaðý þekilde yazmýþtýr. O dönemin bir özelliði olarak, Selçuklular zamanýnda sýkça kullanýlan Arapça ve Farsça sözcükleri de kullanmýþtýr; ama o dönemin þartlarýnda bile Yunus un elinde Türkçe, en güzel þeklini almýþ, ölümsüz bir zafere ulaþmýþtýr. (5) Dilimizin milli sesini, milli çehresini ve dehasýný o devirde en iyi aksettiren sanatkâr odur. Yunus un dili en güzel ve halis Türkçe dir. Þiirleri ilk bakýþta basit görünmesine raðmen sehl-i mümteni sanatýnýn zirvesidir. Onun þiirlerinde duygularýn derinliði, sözcüklerin yoðunluðu, deyiþin yalýn havasý, sevginin sonsuzluðu vardýr. O, þiirlerinde Türk ve Ýslam

23 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 kültürünü tasavvuf düþüncesi içerisinde yorumlar. Orta Asya da Ahmet Yesevi yle baþlayan Tasavvufî Halk Edebiyatý, Yunus Emre yle kimliðini bulmuþtur. Bunun altýnda Yunus un Türkçeyi büyük bir ustalýkla kullanmasý yatar. Yunus un Divan ve Risâletün-Nushiyye isimli iki eseri vardýr. Yunus un asýl þiirleri Divan ýnda toplanmýþtýr. (6) On dört ayrý yazmanýn mukayesesi neticesinde ortaya çýkan Yunus Emre Divaný, þiir ve beyit sayýsý yönünden daha önce neþredilmiþ divanlarýn fevkindedir. (7) Risâletü n-nushiyye sinde tasavvufi ahlaký; seyr ü süluk denilen manevi yolculuðu, insanýn nefsî mücadelesini, kendini bilme ve bulma gayretini, arayýþlarýný ve Allah a kavuþma iþtiyakýný Anadolu Selçuklu Türk toplumunun hayatýndan motifler alarak sade fakat derin bir üslupla anlatmaktadýr. Bu eserde Yunus Emre nin mürþid olarak faaliyet gösterdiðini görürüz. Bu mürþitlik mertebesine gelmesinde 15 yerde ismi geçen Taptuk Emre nin payý azýmsanamaz. Hacý Bektaþi Veli nin dergâhýna buðday istemek için giden Yunus a Hacý Bektaþi Veli nefes vermek istemiþtir. Yunus Emre ýsrar edip buðday alarak memleketine doðru yola çýkmýþtýr. Ama daha sonra; Buðday biter, nefes ölünceye kadar tükenmez. diyerek, piþman olup dergâha geri dönmüþtür. (8) O vakit Hacý Bektaþ onun kilidinin Taptuk Emre ye verildiðini, isterse ona gitmesini söyler. Yunus bu cevabý alýr almaz hemen Taptuk dergâhýna koþarak kendisini Yunus yapacak manevi eðitimine baþlar. Bu eðitim sonunda Yunus Emre ilerlemeler kaydetmiþtir. Yunus daha sonra Bektaþiler tarafýndan yedi uludan biri kabul edilmiþtir. Yunus Emre yi Türk halký sahiplenip baðrýna basmýþtýr. Adnan Erzi, Beyazýt Umumi Kütüphanesi ndeki bir mecmuada Yunus Emre nin hicri 720 tarihinde ( ) ve 72 yaþýnda öldüðüne ait bir belge bulmuþtur. Yunus Emre nin ölümü üzerine birçok yerde onun adýna türbeler yapýlmýþtýr. Yunus Emre bu yerlerde ikamet etmez ama dünyanýn kalbinde yerini bulur. Eserleriyle çaðlar boyu yaþamýþ olan Yunus çaðýmýzý aydýnlatmaya devam ediyor. (9) Yaþadýðý dönemden günümüze insanlýðý yücelten, herkesi birlik, beraberlik, doðruluk ve barýþa çaðýran; büyük ozan, sevgi denilen varlýðýn öncüsü, gariplerin can dostu Yunus Emre, deyiþleriyle sözleriyle asýrlarýn getirdiði bir ulu eren dir. Dünya durdukça öyle kalacak, daima yaþayacak ve yaþatýlacaktýr. Hatice YETÝM 12/F 1 Yunus Emre Divaný, Ýst.1997, MEB Yay., 1/42 2 Abdülbaki GÖLPINARLI,Yunus Emre, Ýst.1995,Varlýk-Milliyet Yay., s.12 3 Sevgi-Ayvaz GÖKDEMÝR, Kültür Bakanlýðý Yayýnlarý 4 Prof. Dr. Mehmet Kaplan 5 F.K.Timurtaþ 6 Yunus Emre Divaný, Yay., Mustafa TATÇI, Kültür Bakanlýðý Yay. 7 Yunus Emre Divaný, Yay., Mustafa TATÇI, Kültür Bakanlýðý Yay. 8 Yunus Emre Divaný, Yay., Mustafa TATÇI, Kültür Bakanlýðý Yay. 9 Ali Ýmren, Yunus Emre Hayatý ve Eserleri, Yeryüzü Yay. 21

24 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ 22 YOKSA DNA KADERÝMÝZ MÝ? Hýk demiþ burnundan düþmüþ Oðlan dayýya, kýz halaya çeker Dedesi koruk yemiþ, torununun diþi kamaþmýþ Alim babanýn zalim oðlu Bu atasözlerimiz, bu deyimler bizler için neyi ifade ediyor? Bir takým fiziksel özelliklerimizin ve davranýþlarýmýzýn annemiz ve babamýz aracýlýðý ile bizlere aktarýldýðýný tam anlamýyla izah eder mi? Niçin akraba kiþiler birbirlerine benzerler? Niçin kardeþler arasýnda benzerlikler olduðu gibi farklýlar da var? Sadece anne babaya deðil akrabadan olan öteki yakýnlarýmýza olan benzerlikler nasýl bize aktarýlýyor? Bu benzerliklerin özünde ne var? Nasýl oluyor da ailemizden, yakýnlarýmýzdan farklý özelliklere sahip oluyoruz.? Aykýrýlýklarýn ve farklýlýklarýn temeli nedir? Bütün bu sorulara cevap arayýþýmýzýn sonucudur yukarýda yazýlý olan atasözlerimizin, deyimlerimizin varlýðý. Artýk doðum tarihlerine, burçlara ve yýldýz fallarýna bakarak insanlarýn fiziksel yapýlarýný ve davranýþlarýný açýklamaya çalýþmak, astrolojiye ihtiyaç duyulmadan, insanlarýn geleceðini tahmin etmek tarihe karýþacak. Çünkü genetik biliminde meydana gelen muazzam ilerleme astrolojide pek görülmediði kadar kesin bir þekilde, genler sayesinde insanoðlunun geleceðini tahmin etmek mümkün hale geldi. Adeta araþtýrmalarla insanoðlunun biyolojik bir kaderi (!) olduðu inancý bilim adamlarýnca paylaþýlmaya baþlandý. Kalýtsal yapýmýzý oluþturan kromozomlar(dna) ýn þifreleri çözüldükçe sadece annemiz, babamýz, kardeþlerimiz ve yakýn çevremize olan benzerlikler ve farklýlýklarýn nedeni bulunmakla kalmadý, kalýtsal hastalýklardan davranýþ kalýplarýna kadar bir çok olayýn nedeni de keþfedildi. Bu süreç öyle bir noktaya geldi ki, insan varlýðýný belirleyen bütün genlerin (yaklaþýk 30 bin) tamamýna yakýný keþfedildi ve genetik harita olarak insanlýðýn

25 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 hizmetine, bilgisine sunuldu. Gen haritasýnda sadece kan grubunu, göz rengini ve saç rengini, göz-burunkulak þeklini, boy uzunluðunu vs gibi benzerlik ve farlýlýklarýmýzý ön plana çýkaran genler yeri tespit edilmekle kalmadý ayný zamanda hastalýklý-zayýf genleri ve bu genlerin hangi saðlýk sorunlarýný doðuracaðýný, davranýþ olarak genlerin bizi nasýl etkilediðini, ortalama kaç yaþýna kadar yaþacaðýmýza(!!!) dair genlerin de varlýðý tespit edildi. Bu çalýþmalar insanlýk için hem heyecan verici ve hem de ürkütücü boyutta. Toplumlarýn genetik hareketi araþtýrýlmakta, gen havuzlarý oluþturulmakta, genom haritasý ile mükemmel ve saðlýklý genetik yapýsý olanlarýn seçkin sýnýf, olmayanlarýn biyolojik eþitsizliðe dayalý bir alt sýnýf olarak sýnýflandýrýlmasý ihtimali hukuki ve ahlaki bir sorun olarak dile getirilmektedir. Artýk insanlarýn gelecekte karþýlaþacaðý genetik kaderine, örneðin 25 yaþýna geldiðinde kalp krizi geçirme veya þeker hastasý olma ihtimaline göre arýzalý bir insan olarak daha alt düzey iþlere yönlendirme ihtimali doðmaktadýr. Herkesin saðlýkla ilgili geleceðinin bu þekilde biliniyor olmasý ve genetik bilgilerinin iþyerinde ki patrona, sigorta þirketine ve evlenilecek kiþiye bildirmek hukuka ve ahlaki deðerlere uygun olacak mý? Ýnsanlar bu sorunlardan kurtulmak için gelecekte genetik yapýlarýný iyileþtirmek için çareler arayacaklardýr. Bütün bu sorunlarýn, genetik özelliklerimizin daha doðrusu Gen lerimizin geleceðimizde tek baþýna söz sahibi olduðunu söyleyebilir miyiz? Tek baþýna DNA ve üzerinde ki þifrelerin bizim hayatýmýza katkýsý ne ölçüdedir? Bilim adamlarý bu soruya tabiî ki hayýr cevabý veriyorlar ve yaþadýðýmýz çevrenin de hayatýmýz üzerinde çok büyük etkisi olduðunu bilimsel çalýþmalarla ispatlýyorlar. DNA dan önce bu tohumun atýldýðý, sonra filizlendiði, sonra tomurcuklarýn açýldýðý, olgunlaþýp meyve verdiði ve en sonunda kuruyarak ecelin önünde yýkýlýp göçtüðü, ölümün yenilmez akýntýsýyla sürüklenip gittiði bir ortam vardýr. Bu ortam kardýr, yaðmurdur, mikroptur, havada ki tozdur, evlerdeki böcektir, soðuktur, sýcaktýr, sigaradýr, alkoldür, içtiðimiz sudur, beslenmedir, soluduðumuz havadýr, ana kucaðýdýr, aile ortamýdýr, arkadaþlardýr, sokaktýr, okuldur, eðitimdir. Kýsacasý fiziksel, kimyasal ve biyolojik çevre ile birlikte sosyal çevremizdir. DOÐUM-HAYAT-ÖLÜM sürecinde DNA ve ÇEVRE faktörünün etkisi neredeyse baþ baþa, birbirleriyle at baþý beraber olduðu görülüyor. Bir baþka ifadeyle geleceðimizin þekillenmesinde bu iki faktör birbirleriyle yarýþmakta ve birbirlerine karþýlýklý etkilemektedirler. Hayatýmýzý þekillendirmede, yön verme noktasýnda DNA larýmýzý seçme þansýmýz yoktur ama akýl balið olduktan sonra kendi irademizle çevremizi seçme, sosyal çevremizi oluþturma þansýmýz vardýr. DNA mýzla birlikte; en güzel, en saðlýklý, en doðru bir çevrenin seçilmesi ve bizlere mutluluk ve huzur vermesi dileðiyle Þenol ÖZMEN Biyoloji Öðretmeni 23

26 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ 24 EMEK VE ALINTERÝ Dünyanýn temeli emek üzerine kurulmuþtur. Baþarýya ulaþmanýn, kazanmanýn, bir þeyler elde etmenin baþkaca bir çaresi yoktur. Emek olmadan yemek olmaz diye bir atasözümüz vardýr. Yani bir þeyi istiyorsan çalýþacaksýn, didineceksin, alýn terini akýtacaksýn. Þansla, büyüyle, hileyle bir yere varamazsýn. Dünyada çalýþmadan zengin olan, çok üst seviyelere gelenlerde vardýr. Ancak bu hem istisnadýr, hem de alýn teri dökülmeden elde edildiði için meþru deðildir. Namussuzlukla da güya çok þeyler kazanabilir, ama bir insan onursuzluðu, þerefsizliði kendine yakýþtýrabiliyorsa, insaný insan yapan deðerlerden uzaklaþabilmeyi içine sindirebiliyorsa, buyursun yesin, domuza ne yedin diye sorulmaz, o yiyeceðini yer ne de olsa Çalýþmadan rahat etmek, ne birey için ne de bir millet için mümkün deðildir. Atatürk ün ifade ettiði gibi: Bu dünyada okumadan, araþtýrmadan, çalýþmadan rahat etmek isteyen milletler önce þereflerini sonra da baðýmsýzlýklarýný kaybederler. Koskoca Osmanlý nýn sonu da tam Atatürk ün dediði gibi olmamýþ mý? yýllýk bir dönemde hiçbir bilimsel çalýþmaya girilmeden, teknolojiye tamamen sýrtýný dönerek, ilim diye hurafeye gömülerek ezeli rakibi Batý nýn kat be kat gerisinde kalmýþ, meydan muharebelerini bir bir kaybederek önce eski saygýnlýðýný, itibarýný yitirmiþtir. Sonra da Rusya, Fransa, Ýngiltere, son dönemde de Almanya nýn adeta oyuncaðý olmuþ, onurunu da kaybetmiþtir. Osmanlý nýn son asrý neredeyse bu saydýðýmýz devletlerin insafýna, bunlarýn kendi arasýndaki paylaþým kavgasýndan var olmaya baðlýydý. 1. Dünya Savaþý nda bu sefer hepsi çullanýnca yüz yýldýr uzatmalarý oynayan Osmanlý son nefesini verdi. Kalbini, yani Ýstanbul u bile kaybederek Halbuki 300 sene önce karþýsýna çýkmaya cesaret edecek ordu bile yoktu. Hepsi bir araya gelse ne yazar, hepsini tek tek böcek gibi eziyordu. Sefere gerek yok, Kanuni nin bir mektubu bile Fransa yý tir tir titretiyordu. Peki bu gücün arkasýnda ne vardý? Þans mý, mucize mi, kaba kuvvet mi? Hayýr. Emek vardý, çalýþma vardý, disiplin vardý. Müthiþ savaþ taktikleri, ateþli silahlara hükmetmenin, bilimin gereðini yerine getirmenin nimetleri vardý. Sonucunda Necip Fazýl ýn dediði gibi, Arkasýnda çil çil kubbeler býrakan þanlý bir ordu hakim de dünyaya. Son dönemlerde yozlaþan, genleþen, aslýndan uzaklaþan tarikatlarýn, miskinleþen, çalýþmadan uzaklaþan insanlarýn: bilime, ticarete, teknolojiye sýrt çeviren toplumun içine düþtüðü fakirlik, cahillik, gerilik, sefalet hakim olmuþ Ýslam dünyasýna Afganistan da, Irak ta, Filistin de bugün bile hala ayný durum sürmekte. Elin Amerikalýsý gelip Arap Dünyasýnýn, Ýslam aleminin ortasýna da dilediði gibi vurup geçmekte, istediðini sömürmekte. Koca Müslüman alemi küçücük Ýsrail in þýmarýklýklarýnda, vahþetine seyirci kalmakta, hiçbir þey yapmamaktadýr. Neden peki? Ziya Paþa nýn 150 yýl önce söylediði þu dizelere baktýðýmýzda maalesef durumun hiç deðiþmediðini görmekteyiz. Diyar-ý küfrü gezdim beldeler kâþaneler gördüm Dolaþtým mülk-i Ýslam ý bütün viraneler gördüm Avrupa son 300 yýlýný keþiflerle, icatlarla geçirirken Müslüman dünyasý yan gelip yatmanýn, miskinliðin bedelini çok aðýr ödemiþtir, halen de ödemektedir. Suç hiç de Ýslamiyet in deðildir. Geri kalmýþ, ilkel Arap aþiretlerinden cihan hakimiyetine giden bir yolu açan Ýslamiyet en çok ilimi, çalýþmayý emrediyordu. Ýlim Çin de de olsa olsa öðreniniz. Ya da Ýlim Müslümanlarýn kaybolmuþ malýdýr, nerede olsa bulup getirilmelidir. Diyen alemlerin sultaný olan Peygamber Efendimiz in sözü ihmal edilmiþti. Emeði kutsayan, Ýþçinin alnýnýn teri soðumadan ücretini ödeyiniz. Diyen bir dinin mensuplarý nasýl da bu yüce dini miskinliklerine alet ettiler, dini bilimler dýþýnda tüm bilimlere sýrt döndüler, anlayabilmek mümkün deðildir. Oysa yüce Yaradan kainattaki her þeyin özüne nasýl da emeði yerleþtirmiþtir, tabiattaki her bir nimete nasýl emek perdesi getirmiþtir bir baksanýza. Bir kavanoz balda kaç bin arýnýn bitmek tükenmek bilmeyen çalýþmasý var. Bir ekmeðin oluþumunda aðacýn, bulutun, güneþin, topraðýn, rüzgarýn sayýsýz emeði var. Sofranýza gelen ekmekte kullanýlan buðdayýn oluþumu için neredeyse 1 yýllýk emek var; hem tabiatýn hem de sofranýza ekmek olarak gelene kadar nice insanýn. Bir kavanoz bal için binlerce arýyý iþçi tutan, bir elmada neredeyse bütün tabiatý seferber eden Yaradan ýn emeðe verdiði deðeri göremiyorsanýz tabi ki ayaklar altýnda kalacaksýnýz! Annelerimizi en deðerli, en kutsal varlýklarýmýz yapan þey aslýnda emek deðil mi? Dokuz ay sizi karnýnda taþýmasý bir emek, geceler boyu sizi sütüyle beslemesi, uykusuz kalmasý, býkmadan usanmadan altýnýzý temizlemesi, size kol kanat germesi emek deðil mi? Uzun lafýn kýsasý ileride hayal ettiklerinize kavuþmak istiyorsanýz emek vereceksiniz, emeðe saygý göstereceksiniz. Ýnsan gibi bir hayat dileyen, zamanýnda eþek gibi çalýþmak zorundadýr. Ýnsanýn bu dünyada en büyük onuru alýn teriyle kazandýðý helal lokmadýr. Hem dinimizi hem bilimi en iyi idrak etmiþ büyük þairimiz Mehmet Akif: Kim kazanmaz bu dünyada ekmek parasý Dostunun yüz karasý, düþmanýnýn maskarasý diyerek ne güzel, ne veciz ifade etmiþ. Kainatýn özü emektir. Emeksiz hiçbir þey elde edemezsiniz. Çalýþmadan, hileyle, yalanla dolanla bir þey elde ettiklerini sananlar da kainatýn özüne, alýn terine saygýsýzlýk etmiþ olacaklardýr ki vakti gelince defteri ilk dürülecek olanlar da onlardýr. Murat YILMAZ Türk Dili ve Edebiyatý Öðrt.

27 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 KÝTAPLAR ARASINDA... ÝKÝ CAMÝ ARASINDA AÞK Mürvet Sarýyýldýz 18 yaþýnda kendi arzusu ile devþirilip payitahta getirilen Sinan, Karaboðdan Seferi sýrasýnda gördüðü Mihrimah Sultan'a aþýk olur. Bu aþk, Sinan'a önce Prut Nehri'ni on üç günde geçilecek köprüyü yaptýrýr. Payitahta dönüþte Mihrimah Sultan'ýn evlendirilmesine karar verilir. Sinan ve Rüstem Paþa aday olur. Hürrem Sultan, siyasi nedenlerle kýzýný Rüstem Paþa ile evlendirir. Elli yaþýnda ve evli olan Sinan bu evlilik üzerine kendini sanata verir. Sarayýn baþ mimarý olur. Aþkýný payitahtta yaptýðý hanlar, hamamlara yansýtýr. Özellikle de Edirnekapý ve Üsküdar'da yaptýðý iki cami arasýna gizler. Dünyaca ünlü mimar, Mimar Sinan'ýn en büyük aþký Mihrimah Sultan'ý anlatan sürükleyici bir roman. GÖZLERÝNÝ SIMSIKI KAPAT John Verdon New York'un en gözde dedektifinin bu kez baþý derttedir. Bu olayda düðün günü öldürülen bir gelin ve olaya tanýklýk eden yüzlerce davetli. Cinayeti kimin iþlediði ortada. Ama ya herkes zekice bir illüzyonla yanýltýlýyorsa. Cinayet silahý dahil birçok detayda sürpriz akýl oyunlarýný gördüðünde, Dedektif Gurney tam bir psikopatla karþý karþýya oldugunu anlar. Gurney þeytanýn bile aklýna gelmeyecek yöntemleri keskin bakýþ açýsýyla soruþturmaya bambaþka bir boyut kazandýracaktýr.kim daha zeki ; Gurney mi yoksa müthiþ illüzyondan ibaret katil mi? John Verdon'dan akýl oyunlarýnýn iç içe geçtiði sýra dýþý bir roman daha. ÝLKLERÝN KÝTABI Trevor Homer A'dan Z'ye kadar her þeyin çýkýþ noktasýný keþfedin. Giydiðimiz giysilerin, yediðimiz gýdalarýn, tanýdýðýmýz insanlarý, konuþtuðumuz dillerin ve kullandýðýmýz her þeyin ilginç çýkýþ noktalarýný keþfedin. Bu kitap tarih boyunca olan her þeyin ilk kez nasýl ve ne zaman meydana geldiðinin izini sürüyor. Ýlk elektromanyetik telgraftan Mors alfabesinin keþfine, denizin altýna ilk telgraf kablosu döþenmesinden ilk gökdelenin yapýlmasýna kadar tarih içinde önemli pek çok olgunun çýkýþ noktalarýný anlatýyor. En basit icattan(kurþunkalem) en ölümcül olanýna (atom bombasý) kadar pek çok þeyin ilk kez olarak hangi koþullarda yapýldýðýný bu kitap aracýlýðýyla öðreneceksiniz. Eðer gizli kalmýþ sýrlarý açýða vuran kitaplarla ilgileniyorsanýz, bu tam size göre bir kitap! 25 SULTAN Bir Kanuni Romaný Okay Tiryakioðlu Sultanlar sultaný, hakanlar hakaný, Anadolu'dan Rumeli'ye kara ve denizlerin yegane hakimi Kanuni Sultan Süleyman Han yedi cihana nam salmaya devam ediyor. Devir Muhteþem Süleyman devridir. Düþmanlarý bir korkudur sarar. Vehimi çýkar her köþe baþýndan; yamandýr, aman vermez. Pargalý ise her vezire benzemez, zekasýyla savaþýr da olmazlarý oldurur. Ancak baþta Cihan Padiþahý vardýr ki sefer eyler Baðdat'a Estergon'a þanýyla Viyana kapýlarýna ulaþýr. Ne Þarlken tanýr ne Ferdinand. Denizler ise Barbaros'tan sorulur. Tarihi romanlarýn vazgeçilmez ismi Okay Tiryakioðlu' ndan soluksuz okuyacaðýnýz bir Kanuni romaný. Furkan ULUDAÐ 10/ D

28 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ HAYALÝMDEKÝ OKUL PROJELERÝNDEN BÝR ÇALIÞMA: ÖGRETMEN ÖGRENCI ILETISIMI ILE ILGILI SORUNLAR SORUN: *Öðretmenlerin mesleki yeterlilik açýsýndan öðrenciler için yetersiz kalmasý ÇÖZÜM: *Öðretmenlerde öðrenciler gibi belli zamanlarda sorularýný Milli Eðitim in hazýrladýðý sýnavlara girmeli ve atamalarý yýlsonu elde ettikleri not ortalamasýna göre yapýlmalý. SORUN: *Öðretmenlerin ders iþleyiþinin tekdüze ve sýkýcý olmasý ÇÖZÜM: *Öðretmenler sýnýftaki bütün imkânlarý kullanarak dersi öðrenci için hem zevkli hem de verimli hale getirmeli. Gerekirse bunun için öðretmenlere kurs verilmeli. *Ders iþlenirken öðrencinin istekleri göz önüne alýnmalý ki öðrenci daha verimli çalýþabilsin, derse daha fazla odaklanabilsin. SORUN: *Öðretmen ve öðrenciler arasýndaki kiþisel problemler ÇÖZÜM: *Öðrenciler ders seçebildikleri gibi öðretmende seçebilmeli. Bu sayede mesleki yeterlilik dýþýnda öðretmenle öðrenci arasýndaki kiþisel problemlere baðlý olarak ortaya çýkan verimsizlik de sorun olmaktan çýkmalý. SORUN: *Disiplinin fazla olmasý 26 ÇÖZÜM: *Disiplin saðlanýrken öðrenciyi okuldan soðutmamak gereklidir. Bunun için idareciler ve öðretmenler öðrencinin saçýna, ayakkabýsýna vb. karýþmamalý. *Öðrenciler okula kendilerini en rahat hissettikleri halde gelirse daha istekli ve verimli olurlar. ÇEVREYLE ILGILI SORUNLAR SORUN: *Sýnýfýn, öðrenci ihtiyaçlarýný karþýlayacak þekilde düzenlenmemesi. ÇÖZÜM: *Sýnýfýn büyüklüðü öðrencilerin rahat þekilde yerleþebileceði gibi olmalý. *Sýnýf amfi olmalý. *Sýnýfta akýllý tahta, projeksiyon, klima vb. gerekli teknolojik araçlar bulunmalý. *Sýralar öðrenciyi rahatsýz etmemeli, aksine rahat olmalý. *Öðrencilerde kitap, defter, yerine tablet bilgisayar olmalý. *Her sýnýfta öðrencilere ait dolap olmalý. *Sýnýfta öðrenci sayýsý on beþten fazla olmamalý. *Laboratuardaki araç-gereçler sýnýftaki öðrenci sayýsýna göre belirlenip sýnýfta hazýr bulunmalý. *Her sýnýfta fotokopi makinesi ve yazýcý bulunmalý. *Her sýnýfýn kendine ait dinlenme odasý olmalý.(dinlenme odasýnda; mini buzdolabý, televizyon, klima, ecza dolabý, koltuk halý, ve modem bulunmalý.)

29 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 SORUN: *Yan sýnýflardan ve okul çevresinden gelen rahatsýz edici seslerin öðrenci dikkatini daðýtmasý. ÇÖZÜM: *Tüm sýnýflara ve okul binasýnýn dýþýna ses yalýtýmý yapýlmalý. il merkezine deðil de daha sessiz bölgelere yapýlmalý. SORUN: *Okuldaki sosyal etkinlik ve spor faaliyetlerinin düzenlenebilmesi için uygun ortam olmamasý. ÇÖZÜM: *Spor faaliyetlerinin türüne göre ayrý alanlarýn oluþturulmasý. KONU VE YÖNTEMLE ILGILI SORUNLAR SORUN: *Ders saatlerinin fazla ve yoðun olmasý. ÇÖZÜM: *Müfredat hafifleþtirilmeli öðrencilerin ilgi ve yetenekleri göz önüne alýnarak hazýrlanmalý. *Ders saatleri azaltýlmalý ve uygulamalý dersler konulmalý. SORUN: *Öðrencilerin istediði dersleri seçememesi ÇÖZÜM: *Zorunlu ders sayýsý azaltýlmasý. *Öðrenciler istedikleri dersleri daha fazla seçebilmeleri ve istedikleri mesleklerde daha fazla yoðunlaþabilmeli. SORUN: *Öðrencilerin meslek seçimlerine karar verememeleri. ÇÖZÜM: *Öðrenciler istedikleri mesleklerde bir yýl içinde bir ayda staj görmeliler.eðer mesleði istemediklerine karar verirlerse, gelecek yýl baþka bir mesleðin stajýný görebilmeli.bu mesleklerle ilgili gözlemlerini sunum hazýrlayarak diðer öðrencilere sunmalý ki böylelikle diðer arkadaþlarýný o meslek hakkýnda bilgilendirmeli. 27 SORUN: *Okul binasý ve bahçesinin klasik ve sýkýcý olmasý ÇÖZÜM: *Öðrenci okul bahçesinden içeriye girdiði an onu okula çekecek bir bina yapýlmalý. *Binanýn dýþý kadar bahçesinin de bir öðrencinin ders, eðlence, dinlenme gibi bütün ihtiyaçlarýný karþýlayacak þekilde düzenlenmeli. *Bahçede spor türüne yönelik alanlar olmalý. Hazýrlayanlar : Elif AYHAN 11/A Elif NAZLI 11/A Büþra CEYHAN 11/A

30 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ GÜLEN YÜZÜNÜZ HÝÇ SOLMAYACAK! 28 Adýnýzda mutluluk vardý ya sizin zaten GÜLÞEN! Hep gülen yüzümüz, neþe kaynaðýmýz oldunuz. Rengarenk ojeleriniz,kýzýl saçlarýnýz ve kýrmýzý gözlüðünüz Hani bazý þeyler bazý insanlara hiç yakýþmaz ya biz de size mutluluktan, neþeden baþka bir þey yakýþtýramadýk. Sizinle çok kýsa bir süre de birlikte olsak kendinizi öyle sevdirmiþsiniz ki bize yokluðunuzu en derin yerimizde hissettik. Anadolu Öðretmen Lisesi öðrencisiyle, öðretmeniyle, idarecisiyle, personeliyle öylesine büyük bir aile ki ne okulumuzdan ayrýlan bir öðretmen kopabiliyor bu aileden, ne de mezun olan bir öðrenci Ýþte bu aile geçtiðimiz aylarda çok sevdiði bir ferdini kaybetti. GÜLÞEN HOCAMIZ ilk defa üzdü bütün öðrencilerini. Hep yüzümüzü güldüren, kendi yüzünden de mutluluk hiç eksik olmayan GÜLÞEN HOCAMIZ aðlattý hepimizi. Bizler O nu hep gülen yüzüyle en neþeli halleriyle hatýrlamaktan hiç vazgeçmeyeceðiz. Dedim ya ona mutluluktan baþka hiçbir þeyi yakýþtýramadýk çünkü. Ve eminiz ki gülen yüzümüz hiç solmadý, solmayacak aslýnda. O her birimize kendinden öyle þeyler býraktý ki bizlerde bu deðerler hep yaþayacak ve biz bu deðerleri yaþatmaya devam ettiðimiz müddetçe de GÜLEN YÜZÜMÜZ hiç solmayacak ÝREM GÜLER 11/C Yaþam sevinciyle dolu kýzýl saçlarýyla, renkli kombine oje ve fularlarýyla kanatsýz bir melekti. Öðretmenliðin sadece okulda ders anlatmakla olmadýðýnýn en büyük kanýtý Gülþen Hocaydý. Sahip olduðu genç ruhuyla öðrencilerle yakýn iliþkiler kurardý. Gerektiði zaman öðretmen-arkadaþ iliþkisini ince bir çizgiyle korurdu. Þimdi aradaki tek fark kanatlarýnýn korumasý altýnda olduðumuz meleðimizin ufka kanatlanýp uçmasý. 12/B O bizim þen þakrak, cývýl cývýl, gözlerinin içi gülen bir tanecik hocamýzdý. Seni seviyoruz hocam. Huzur içinde yat Seni unutmayacaðýz SANEM ÇALIÞ/ NÝSA EMREM Rengarenk bakan gözleri gülerdi hep. Gülen yüzünüzü unutmayacaðýz. Huzur içinde olmanýz dileðiyle SAÝME SEKÝ/NAGEHAN KAYA Neþeyle bakan gözlerinizdeki ýþýltý sönmedi. O ýþýðý geride býraktýðýnýz, sizi seven öðrencileriniz taþýyacak. Huzur içinde yatýn EDA DOKUZOK Renklerin bir insaný nasýl mükemmel yaptýðýnýn göstergesiydi. KÜBRA SAÐ Bayan Mükemmel, sevilen öðretmen, iyi bir insandý. BANUHAN BÖCÜ Kendini ve kendiyle ilgili her þeyi kolayca sevdiren, samimi bir insandý. Mekaný cennet olsun. ELÝF TEZCAN Neþe ve mutluluk saçan bir öðretmenimizdi. Allah rahmet eylesin! SEHER EBRU BAÞ Ne kadar yokluðuna üzülsek de senin orada mutlu olduðunu biliyoruz ve bu bizim yüzümüzü güldürmeye yetiyor. Týpký bizi hayattayken güldürdüðün gibi ELÝF CEYLAN Gülþen hoca sevecen, neþeli, hazýrcevap bir insandý. Rahat ve sempatik davranýþlarýyla dersler çok eðlenceli geçerdi. Buraya yazabileceðim özel bir aný yok ama Gülþen Hocam ý hep neþeli biri olarak hatýrlayacaðým. Unutmayacaðýz! AHMET SELÇUK Hayat dolu, kýpýr kýpýr biriydi. Kahkahalarý, rengarenk, cývýl cývýl ojeleri, gülümseyen gözleri, pozitif enerjisiyle herkesi kendine hayran býrakan Gülþen Hocamýz Sizi özlüyoruz ZEYNEP SÖNMEZ Onun hiç unutmayacaðým sözlerinden biri Mükemmelim ama ben de yanlýþ yapabilirim dimi sözüydü. O ojeleri gibi renkli kiþiliði olan hocam Mekânýnýz cennet olsun, sizi hiç unutmayacaðým.. HAVVA CAN Biz dokuzken okul partisi olmuþtu. O parti gününde Gülþen Hoca nöbetçiydi. Ýyi ki partiye gitmemiþim ki o günü Gülþen Hocamla pansiyonda geçirmiþiz. Sizi çok seviyoruz. Sizi hiç unutmayacaðýz hocam Mekânýnýz cennet olsun. CEMÝLE ÖNCEL Her kýyafetine uygun oje sürmesini, renkli kiþiliðini, sevecen açýk sözlü oluþunu hiç unutmayacaðým. Mekânýnýz cennet olsun. HATÝCE GÖREN Fizik dersinde nefret etmeme raðmen 9. sýnýfta bana sevdiren derslerin cývýl cývýl, eðlenceli bir þekilde geçmesini saðlayan insan. Hayatýný hep pozitif, neþe dolu, kahkahalarla süsleyen hocam. Sizi çok özleyeceðiz Mekânýnýz cennet olsun. VESÝLE ÞEN

31 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 Sizin sayenizde çok þey kazandýk. Mekânýnýz cennet olsun! OSMAN DUMAN Gülþen hoca; neþeli hayata hep gülümsemiþ, hastalýðýnýn baþlarýnda Keloðlandan farkým mý kaldý? diye espri yapabilen ilginç insan Hala Kýzýnýz kaç yaþýnda? diye sorduðumda verdiði Heveslenme! Sana bakmaz. cevabýný hatýrlýyorum da, gülümsüyorum. Gözde bir gözyaþý, dudaklarda buruk bir tebessüm iþte. Yolun ýþýkla dolsun. Öteki alemde tekrar görüþmek dileðiyle güzel insan. SERHAT GÜCÜM Ýlk önce güldüm, inanmadým. hadi ordan dedim. Sonra o gülüþ yerini buruk bir tebessüme býraktý ve sözün bittiði yerde fark ettim. Sizi özlüyoruz. Mekânýnýz cennet olsun diyeceðim ama biliyorum ki olduðunuz her yeri cennete çevireceksiniz, sýnýfýmýzý cennete çevirdiðiniz gibi. BAYRAM AKTAÞ Öðretmenliðin ders anlatmaktan ibaret olmadýðýný gösterdiniz bize. Yeri geldi arkadaþýmýz oldunuz yeri geldi annemiz. Arkanýzda gözü yaþlý bir anne, eþ ve iki mükemmel çocuk býraktýnýz. Yokluðunuz hepimiz için çok zor ama sizin öðrenciniz olmak, sizi tanýmýþ olmak bizim için büyük bir gurur. Çocuklarýnýz bizim kardeþlerimiz. Gözünüz arkada kalmasýn. SÝZÝ ÇOK SEVÝYORUZ. Mekânýnýz cennet olsun. Öteki alemde tekrar görüþmek dileði ile AÞKIN DENÝZ AKDEMÝR Hayatýmda tanýdýðým en pozitif, en güleç insanlardandýn sen Gülþen. Her konuda, her sorunda olumlu bakmayý bildin hayata. Öðrencisi de öðretmeni de seni candan sevdi bu okulda. Çünkü sen candan, samimi ve içtendin. Nurlar içinde uyu. Mekânýn cennet olsun arkadaþým. Saime ÖZMAL GÖYBULAK Caným arkadaþým, seni kýsacýk cümlelerle anlatmak öyle zor ki. Hala kabullenemediðim yokluðun, her aklýma geldiðinde içimi acýtýyor. Bu yüzden aslýnda sen her toplantýmýzda, her gezeðimizde, okulun her yerinde o güzel yüzün ve þen kahkahalarýnla aramýzdasýn. Mekânýn cennet olsun caným arkadaþým. Berrin KARABAT Kelimelerin anlamýný yitirdiði an. Ne mutlu bize sizin gibi bir insanla tanýþma fýrsatý yakaladýk. Mekânýnýz cennet olsun hocam. Þeyma ÖZEK Ne denir ki þimdi. Yorum yazýyorsun okur diye ama okuyacak o neþe dolu insan þu an nerde? Bir kiþinin ayrýlýðý dünyada belki de ilk kez bu kadar dokundu yüreðime. Ýçim parçalandý, kalbim aðrýdý duyunca. Ýçtenliðinle, neþenle, atladýðýn paraþütünle uçup gelmiþtin sen bize. Þimdi de uçtun bizden daha ötelere. Sizi hiç unutmayacaðým hocam. Mekânýnýz cennet olsun. Emin olun ki silinip gideni olmayacaksýnýz. Esra PELVAN Yeni öðrendim ve hiç yakýþtýramýyorum ölümü sana. Ýnanamýyorum. Çok yakýn zamanlarda ayrýldýk KAÖL den. Çok üzgünüm. Ýçimizde hayatý en çok hafife alan, neþeye neþe katan GÜL-ÞEN imiz. Seni çok özleyeceðim. Mekânýn cennet olsun. Nilgün DEMELÝ KORKUTAN Hayatý dolu dolu yaþayan benim çýlgýn arkadaþým. Deli doluydun, saftýn, temizdin. Hala kahkahalarýn kulaðýmda. Çok erken oldu. Tekrar buluþamadan bizi býrakýp gittin. Hep aramýzda olacaksýn. Mekânýn cennet olsun. Dualarýmýz seninle. Ailene baþsaðlýðý ve sabýrlar diliyorum. Gülay ELMACI Bazen ne diyeceðini bilemezsin üzüntüden. Yetmez söylediklerin biliyorum. Benimkiler de yetmeyecek. Lise hayatýmý güzelleþtiren insanlardan biriydi. Kucaðýnda aðladým birçok kez. Hep güldürmeye çalýþtý. Kocaman sarýlýrdý da öðretmen-öðrenci mesafesine aldýrmadan. Yurtlu kýzlarý en güzel, en neþeli uyandýran belletmen oldu. Hayat doluydun be hocam. Hala aklým almýyor. Hep iyileþeceðini düþündüm. Çok erken, çok erken. Biliyorum bizi çok sevdin. Biz de seni çok sevdik, seviyoruz. Mekânýn cennet olsun. Seni çok özleyeceðiz. Vuslat ÞEKER Bugüne kadar tanýdýðýn en neþeli, pozitif, hayatý deli dolu yaþayan, heyecanýný hiç kaybetmeyen kimdir? diye sorsalar hiç düþünmeden GÜLÞEN derdim. Bu hastalýk sana hiç yakýþmadý caným arkadaþým. Ama þunu bil ki seni bizden ayýramadý. Sen her yerde ve her zaman o gülen yüzünle aramýzda olmaya devam edeceksin. Seni çok seviyoruz Nur içinde yat M. Hande ERSOY Nasýl baþlanýr ki bu duygularý anlatmaya, okuyamayacaðýnýzý bile bile Dün gibi aklýmýzda yaþanan onca güzel gün. Lakin siz þimdi kara topraðý aydýnlatýrken, biz, bize verdiðiniz sevgiyle ýsýnýyoruz hocam. Sýnýf öðretmenimiz olduðunuz sene yakýnlaþtýk birbirimize. Her zaman alaycýydýnýz hayata karþý. Dert nedir hissettirmezdiniz. Neþe ve mutluluk saçýyordunuz. Güven veriyordu bakýþlarýnýz. Biz sizi bir kez görmedik hasta yataðýnýzda ve görse de inanmazdý bu gözler sizin bir gün gideceðinize ve gitmiþ olduðunuza. Gözyaþlarýmýzý akýtýrken içimize yine kelimeler düðümlendi boðazýmýza. Deðiþmeyen tek þey size duyduðumuz özlem. Topraðýnýz nur, mekânýnýz cennet olsun. 12 Fen A 29

32 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ ÖÐRETMENLÝÐÝN KAPILARINI ARALAMAK 30 Son zamanlarda medyada ve dolayýsýyla halkýmýzda artan tarih ilgisi karþýsýnda bir Tarih öðretmeni olarak hem çok memnunum hem de çok þaþkýným. Her ne kadar ortaya bilgi kirliliði de çýksa insanlarda tarihe merak uyandýrmasý ve soru sormaya yönlendirmesi bizim gibi az okuyan toplumlar için olumlu bir geliþme. Keþke insanýmýz merak ettiklerini derinlemesine inceleyip kendi sonuçlarýna ulaþabilse. Ama bizimki gibi az okuyan toplumlarýmýzda daha çok bir kiþi seçilir ve onun düþünceleri tartýþmasýz kabul edilir. Bu sebepledir ki televizyondaki programlardan sonra 7 den 77 ye herkesten soru alýyorum. Peki bu sonsuz güven duyduðumuz kiþi ve kiþileri nasýl seçiyoruz? Ýþte tam da burada sorunun sadece tarihi bilgilerle ve tartýþmalarla ilgili olmadýðýný anlýyorum. Sorunun sadece televizyon programlarýndan kaynaklanmadýðýný, boyutlarýnýn yaþamýn her alanýyla ilgili olduðunu görüyorum. Hayatýmýzýn her aþamasýnda kendimize örnek aldýðýmýz, güven duyduðumuz insan veya insanlar olmuþtur. Kimisinin duruþundan, kimisinin bakýþýndan, kimisinin konuþmasýndan, kimisinin engin olduðunu sandýðýmýz bilgisinden etkileniriz. Çoðu zaman da onlarýn da bir ademoðlu olduðunu unutur yanlýþ yapabileceklerini ya dadüþünebileceklerini aklýmýza bile getiremeyiz. Bir Tarih öðretmeni olarak öðrencilerimde gözlemlediðim en büyük eksiklik de bu. Toplum olarak kolaya kaçýp araþtýrmadan birilerine kayýtsýz inanma isteði taþýyoruz. Öðretmenleri ise onlarýn bir numaralý yol göstericisi olsun istiyorlar. Daha önce baþka yerlerden duyduklarý ya da okuduklarýnýn tersine bir bilgi verilince ya da yorum yapýnca da; ya derin bir sessizliðe bürünüyor, ya da ama hocam ben bunu daha önce böyle öðrenmedim deme cesaretini gösteriyorlar. Onlarla konuþabilmek güzel. Ama derin sessizliðin anlamýný çözmekse çok zor. Böyle anlarda mesleðimin önemini daha da iyi anlýyorum. Sizden her þeyi öðrenmeye çalýþan ve size sonsuz bir güven duymak isteyen umut dolu gençleri görünce mesleðimin büyüklüðü karþýsýnda korkuya bile kapýlýyorum. Ya yanlýþ bir þey söyler de bu umutlarý boþa çýkarýrsam, ya da yanlýþ yönlendirirsem diye. Mesleðin sýrrý galiba onlara bireysel düþünme becerisini kazandýrabilmek. Sorduklarý sorularla birlikte onlarý sorgulama ve araþtýrmaya yönelterek cevaplarý biraz da kendilerinin bulmasýný saðlamak. Onlarýn olaylara çok yönlü bakabilme becerisini saðlarsak, saðlam bir düþünme gücü verirsek, bu bizim en büyük kazancýmýz olacaktýr. Oysaki önünde gelecek kaygýsý ve büyük sýnavlarla boðuþan gençliðe bu sorgulama alýþkanlýðýný vermek dünyanýn en zor iþi haline geliveriyor. Gençlerimiz omuzlarýnda öyle bir yük taþýyor ki, hayatlarýndaki kazanmalarý gereken en önemli becerileri bir kenara koyup; sonra diyorlar. Önce bir þu üniversiteyi kazanayým da Üniversitede okurken bir hocamýz defter ve kitabýn serbest olduðu sýnavlar yapardý. Sýnava istediðiniz kaynaðý getirebilirsiniz derdi. Ama en zor sýnavlarýmýz da bu dersin sýnavý olurdu. Korkuyla girerdik sýnava. Þimdi düþünüyorum da tüm sosyal bilimler derslerinde en az bir kere böyle bir sýnav yapýlabilmeli. Böyle bir sýnavý ben yapsam ne sorardým diye düþünüyorum ve iþin içinden çýkamýyorum. Çünkü ben de gelecek kaygýsýyla büyümüþ bir genç oldum. Bu sistemin içinden geliyorum. Bu sistemin içinde de 16 yýldýr çalýþmaya çalýþýyorum. Aslýnda yeni müfredatlar ve yapýlandýrmacý eðitimin hedeflerinde tüm bu özlenen amaçlar var. Fakat sýnav kaygýsýyla, net sayýlarýný hesaplamakla ömrümüz geçiyor. Size iki eðitim içerikli filmi hatýrlatmak istiyorum. Ýkisi de dramatik komedi olan filmlerden Birisi dünya sinema tarihinin en önemli filmlerinden Amerikan yapýmý Ölü Ozanlar Derneði,diðeri ise Türk sinema klasiklerinden Ha Babam Sýnýfý. Ölü Ozanlar Derneði filmi 1959 yýlýnda geçen bir konuyu ele alýyor. Filmde bir erkek lisesine atanan Edebiyat öðretmeni öðrencilereözgürlüðü, hayatý yeniden anlamayý, dünyaya farklý açýlardan bakmayý öðretir. Onlara þiir dünyasýnýn kaplarýný açar. Hayata bakýþlarýný deðiþtirir. Sonunda belki okuldan atýlýr ama arkasýnda istediðini verdiði bir grup öðrenci býrakýr. Ha Babam sýnýfý ise 1974 yýlýnda çekilmiþtir.bizleri çok eðlendiren bir komedidir. O da bir okulda geçer. Yaramaz öðrencilerin müdürle maceralarýný, dostluðu, kardeþliði, dayanýþmayý anlatýr. Ha Babam sýnýfýný küçümsediðimi asla düþünmeyin. Aksine çok severek izledim ben de ( Eski bölümlerini ). Fakat bir Ölü Ozanlar Derneði ndeki farklýlýðý bu güne kadar yansýttýðýmýz bir film oldu mu? En çok izlenen gençlik dizilerinde ( Pis Yedili, Arka Sýradakiler, Hayat Bilgisi, Elde Var Hayat gibi.)öðretmekten çok eðlendirmeyi, hoþça vakit geçirmeyi amaçlamýyorlar mý? Çünkü bizim hayatýmýzda bu kadar farlýlýk yaratmaya cesaret edecek öðretmenlere yer yok. Olmamýþ mýdýr? Mutlaka böyle öðretmenler gençlere ulaþmýþ ve fark yaratmýþtýr. Ama biz onlarýn hikâyelerini bilmiyoruz. Yazmýyoruz,okumuyoruz, seyretmiyoruz. Gelecek için asla umutsuz olmamalýyým diyorum kendi kendime. Belki de bizim öðrencilerimiz gelecekte fark yaratabilirler. Þartlar deðiþirse bu nitelikte eðitim yapýlabilir. Aslýnda þimdi bile yapabileceðimiz o kadar çok þey var ki Gelecekte fark yaratacak ve öðretmenliðin kapýlarýný aralamaya cesaret edecek öðretmenler yetiþtirmek dileði ile Özlem SUNAR Tarih Öðretmeni

33 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 ÝLGÝNÇ BÝLGÝLER Amerikalý Gillette þirketi 1902 yýlýnda güvenli jilet satmaya baþladýðýnda yüzlerce erkek satýn aldý. Sonra da bu jiletlerin sakallarýný kesmediðini söyleyerek onlarý çöpe attýlar. Gillette yetkilileri, mutsuz müþterilerin týraþ olmadan önce jiletin sarýldýðý kaðýdý çýkarmadýklarýný fark ettiler yýlýnda Los Angeles olimpiyatlarýnda Fransýz atlet Jules Noel'in disk atmada kýrdýðý olimpiyat rekoru sayýlmadý. Çünkü atýþý izlemesi gereken bütün hakemler, sýrýkla yüksek atlama yarýþmasýný izlemek için arkalarýný dönmüþlerdi. 1840'da ABD baþkanlýðýna seçilen William Henry Harrison, çok soðuk bir günde Washington'da açýk havada düzenlenen göreve baþlama töreninde þapka ve palto giymeyi reddederek yaptýðý uzun konuþma sonucu zatürre oldu. Yeni baþkan sadece bir ay görev yaptýktan sonra öldü. Fransýz ordusu, askerlerin mayýn tarlalarýnda yürüyebilmelerini saðlayan patlamaya dayanýklý botlar icat etti. Fakat botlar o kadar aðýr ve içinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayýnlarla havaya uçmadan önce pusuya yatan düþman askerleri tarafýndan vuruluyorlardý. 1975'de Ýngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programý izlerken erkek yarým saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü. Eþi, cenazeden sonra programýn yapýmcýlarýna bir mektup yazarak, kocasýný hayatýnýn son dakikalarýnda bu kadar mutlu ettikleri için teþekkür etti. Komboçya'da 2 asker, patlamamýþ mayýnla futbol oynamaya kalkýnca hayatlarýný kaybetti. Olayý ilginç kýlan bir baþka nokta, parçalanarak can veren 2 askerin, Kamboçya ordusunun "en iyi mayýn uzmanlarý" arasýnda yer almasýydý. Dünyanýn en uzun savaþý Hollanda ile Ýngilterenin kuzeyindeki Scilly adasý arasýnda gerçekleþmiþ ve tam 335 yýl sürmüþtür yýlýnda adadaki kraliyet yanlýlarýna karþý Hollandalýlar tarafýndan açýlan savaþ, tek bir kiþi bile yaralanmadan, dalgýnlýðýn farkedildiði 1985 yýlýnda karþýlýklý olarak sona erdirilmiþtir. Türkiye'de ilk uluslararasý internet baðlantýsý 12 Nisan 1993 tarihinde gerçekleþmiþtir. Geçtiðimiz son 3500 yýlýn, sadece 230 yýlý savaþsýz, barýþ içinde yaþanmýþtýr. Tarihteki en kýsa savaþ 1989 yýlýnda Zanzibar ile Ýngiltere arasýnda meydana gelmiþ ve sadece 45 dakika sürmüþtür. 31 Fransa Kralý 14. Louis sudan nefret ederdi ve hayatýnda sadece 3 kez banyo yaptý. Ýskambil Kaðýtlarýndaki herbir K, gerçek bir kralý simgeler. Sinek K - Kral David; Kupa K - Þarlman; Maça K - Büyük Ýskender; Karo K - Julius Sezar''i sembolize eder. Kirkor Aðaton Osmanlý nýn ilk gayrimüslim hükümet üyesiydi Mart ýnda bakanlýða getirilmiþ;ancak sevinçten kalbi durmuþtu. Fransa da 1871 de kurulan Ýþçi Devleti( Paris Komünü) 72 gün sonra yýkýldý.ancak kurulana kadar 50 bin kiþi ölmüþtü. Emre DOÐAN 11/E

34 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ ÞEHZADE BAYEZID ÝLE KANUNÝ ARASINDA YÜREK BURKAN YAZIÞMALAR 32 Kanuni Sultan Süleyman ýn sekiz þehzadesi vardýr: Bunlardan Murad, Mahmud ve Abdullah çok küçük yaþlarda ölmüþtür. Diðer kardeþleri Mehmed ve Cihangir genç yaþta hastalanarak ölürken, Mustafa ise babasýnýn saðlýðýnda tahtý ele geçirmek istediði gerekçesiyle idam edilmiþtir. Böylece geriye Þehzade Bayezid ile Þehzade Selim sað kalmýþtýr. Bir süre sonra Hürrem Sultan dan doðma Þehzade Bayezid de ayný akýbete uðrayacak, geriye kala kala Þehzade Selim (II. Selim) kalacaktýr. Bu durum padiþahlarýn neden çok evlilik yaptýðýný ve çok çocuk sahibi olmaya çalýþtýklarýný da açýklýyor. Çünkü þehzadelerden bazýlarý sýk görülen salgýn hastalýklardan, bazýlarý savaþ þartlarýndan, bazýlarý ise Nizam-ý âlem için ölüyor. Günün birinde tahtýn varissiz kalmamasý için de, padiþahlar çok sayýda erkek çocuk sahibi olmak istiyorlar. Ama bu da bir mahzur getiriyor: Her þehzade günün birinde padiþah olmak için eðitildiðinden, tahtý doðal hakký sayýyor ve kardeþlerinden bir þekilde almaya çalýþýyor. Kanuni nin oðlu Þehzade Bayezid de öyle yaptý: Asker toplamaya ve eðitmeye baþladý. Görünüþte kardeþi Selim le hesaplaþacaktý. Taht ortak kabul etmiyordu. Biri padiþah olacak, diðeri ölecekti. Bu durumda, mücadele, salt padiþahlýk mücadelesi deðil, ayný zamanda da hayatta kalma mücadelesiydi. Kanuni, çok iyi örgütlenmiþ istihbarat teþkilâtý sayesinde oðullarýnýn soluk alýþlarýný bile izliyordu. Attýklarý her adýmdan günü gününe haberdar ediliyordu. Oðullarýnýn taraftar toplamaya baþladýklarýný öðrenir öðrenmez, birbirlerinden uzaklaþtýrdý: Selim i Konya ya, Bayezid i Amasya ya tayin etti. Þehzade Selim, emre uyup Konya ya gittiyse de, Bayezid bu tayini kiþiliðine karþý yapýlmýþ bir haksýzlýk olarak algýladý. Kütahya da kalmayý sürdürdü. Çünkü taht þehrinden uzaklaþtýrýldýðýný düþünüyordu. Ancak babasýnýn ýsrarlarý sonucu Amasya ya gitmek zorunda kaldý. Ne var ki, asker toplamayý sürdürdü. Yeterince güçlendiðine inanýnca da, ordusunu alarak þehirden ayrýldý. Þehzade Selim in üzerine gidiyordu. Kanuni doðal olarak çok kýzdý. Bu bir isyandý. Hüküm de belliydi: Ýdam Gerçi Padiþah, Ne haliniz varsa görün deyip, iþi baht imtihaný na dönüþtürebilirdi, ama kardeþler arasýnda çýkacak bir savaþ binlerce din kardeþi nin ölmesi, ayrýca devletin de zarar görmesi anlamýna geliyordu. Üstelik kendisi hâlâ saðdý ve hâlâ iyi bir padiþahtý. Kendisine sadýk kalan Selim i desteklemeye karar verdi. Þehzade Bayezid Amasya dan Ankara ya gelmiþti. Babasý için Padiþah olan yalan söyler mi?.. diyerek Kanuni yi suçluyor, amansýzca kardeþi Selim in üzerine gidiyordu. Kanuni hýzlý hareket etmek zorundaydý. Sokullu Mehmed Paþa yý bir ordu ile Þehzade Selim in yardýmýna gönderdi. Yola devam eden Bayezid nihayet Konya önlerinde Þehzade Selim in (daha doðrusu Osmanlý nýn) ordusuyla kapýþtý. Ancak son derece düzenli ve eðitimli Osmanlý ordusu karþýsýnda üstünlük saðlayamadý. Bunun üzerine Amasya ya döndü. Ama artýk fermanlýydý: Yakalandýðý yerde idam edilecekti. Artýk tek çaresi kalmýþtý: Kaçmak

35 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 Oðullarýný da alarak Ýran taraflarýna kaçtý, Safevi Þahý Tahmasb a sýðýndý. Oradan babasýna bilinen manzum mektubunu yazdý : Ey serâser âleme sultânsüleymânum baba Tende cânumcânumun içinde cânânum baba Bâyezidine kýyar mýsunbenümcânum baba Bî-günâhým Hak bilürdevletlüsultânum baba Enbiyâ ser-defteri ya'ni ki Âdem hakkýçün Hem dahi Mûsî ile Îsî-i Meryem hakkýçün Kâinâtýnserveri ol Ruh-ý a'zamhakkýçün Bî-günâhým Hak bilürdevletlüsultânum baba Sanki Mecnûnum bana daðlar baþý oldu durak Ayrýlupbi'l-cümle mâl ü mülkden düþtüm ýrâk Dökerümgöz yaþýnývâ-hasretâdâd el-firâk Bî-günâhum Hak bilürdevletlüsultânum baba Kim sana arz eyleye hâlümeyâ þâh-ý kerîm Anadan kardaþlarumdanayrýlup kaldým yetîm Yokbenüm bir zerre isyânum sana Hakduralîm Bî-günâhum Hak bilürdevletlüsultânum baba Bir nice ma'sûmum olduðun þehâ bilmez misün Anlarun kanuna girmekdenhazer kýlmaz mýsun Yoksa ben kulunla Hak dergâhýna varmaz mýsun Bî-günâhým Hak bilürdevletlüsultânum baba Tutalum iki elim baþtan baþa kanda ola Bu meseldürsöylenür kim kul günâh itse n'ola Bâyezîd'ünsuçuný baðýþla kýyma bu kula Bî-günâhým Hak bilürdevletlüsultânum baba Kelimeler: Seraser:Baþtan baþa. Ser-defter: Kitaba, deftere yazýlan ilk isim. Ruh-i âzam:en büyük ruh, Tanrý Ruhu'nun insanda tecellisi. Bilcümle:Hep, bütün. Vâhasretâ, dâd-el-firak: "özleyiþ ve ayrýlýk acýsýndan medet.kerim:baðýþý bol, cömert. Eya!: Ey! Alim: Bilen. Þehâl: ey padiþah! Düþmen: düþman Kanuni Sultan Süleyman ise oðluna cevaben yazdýðý mektubunda, þu dizelere yer veriyor: Ey dem-â-dem mazhar-ý tuðyân u isyâným oðul Takmayan boynuna hergiztavk-ý fermâným oðul Ben kýyar mýydým sana ey BâyezîdHân'ým oðul Bî-günâhým deme bâritevbe kýl câným oðul Enbiyâvüevliyâervâh-ý a'zamhakkiçün Nûh u Ýbrâhim ü Mûsâ Ýbni Meryem hakkiçün Hâtem-âsâr-ý nübüvvet Fahr-i Âlem hakkiçün Bî-günâhým deme bâritevbe kýl câným oðul Âdem adýn etmeyen Mecnûnasahrâlar durak Kurb-i ta'atden kaçanlar dâ'imâ düþer ýrak Ta'n deðildir der isen Vâhasretâdârü'l-firâk Bî-günâhým deme bâritevbe kýl câným oðul Neþ'et-i Hakdýr nübüvvet râm olan olur kerîm Lâ-tekulüf kavlini inkâr eden kalýr yetîm Tâ'ateisyânaalîmdürHudâvend-i Kerîm Bî-günâhým deme bâritevbe kýl câným oðul Rahm ü þefkat zîb-i îmân olduðun bilmez misin? Ya dem-i ma'sûmu dökmeden hazer kýlmaz mýsýn? Abd-i âzâd ile Hak dergâhýna varmaz mýsýn Bî-günâhým deme bâritevbe kýl câným oðul Hak reâyâ-yýmutî'erâ'îetmiþdir beni Ýsterim maðlûb edem agnâmazîb-i düþmeni Hâþelillâh öldürürsem bî-günâhnâgâh seni Bî-günâhým deme bâritevbe kýl câným oðul Tutalým iki elin baþdan baþa kanda ola Çünkiistiðfâr edersin biz de afv etsek n'ola Bâyezîdim suçunu baðýþlarým gelsen yola Bî-günâhým deme bâritevbe kýl câným oðul 33 Kelimeler: 1 Demadem: Zaman zaman. Mazhar-ý tuðyan ü isyan: baþkaldýrma ve isyan suçlarýný iþleyen. Hergiz: asla. Tavk-ý ferman: ferman halkasý, uyulmasý gereken padiþah buyruðu. 2 Ervah-ý âzam: Ruh-u Âzamlar, Tanrý Ruhu'nun insanlarda tecellisi. Enbiya: Peygamberler. Ýbn-i Meryem: Meryem'in oðlu (Hazreti Ýsa). Hatm-i âsar-ý nübüvvet, Fahr-i Alem: gelip geçmiþ peygamberlerin sonuncusu, kâinatýn övüncesi (Hazret-i Muhammed). 3 Kurb-i taattan kaçanlar: ibadete uzak duranlar, ibadetten kaçanlar. Tandeðildir: þaþýlacak þey deðildir. Vâhasretâ, dâd-el-firak:ayrýlýk ve özleyiþ acýsýndan medet. 4 Neþ'et-iHak :Tann (güneþinin) doðduðu yer. Übüvvet: babalýk. Lâ-t'akulüf:"Ana babaya 'üf!' dedirtmemelidir" anlamýndaki ayet hatýrlanýyor. Taat: itaat. Hudavend-i azim: Ulu Tanrý. 5 Reâya-yi muti': itaatli insanlar. Rai: çoban. Zib: kurt. Haþelittah: Allah etmesin, tövbe Yarabbi. Bîgüneh: günahsýz, Nâgeh: ansýzýn 6 Rahm: acýma, merhamet. Ziyb-i iman: iman'ýn süsü. Dem-i masum: günahsýz kiþilerin kaný. Hazer: çekinme, korkma. Abd: kul, köle. Çünki:madem ki, ne vakit ki. 7 Ýstiðfar: af, baðýþ dileme. Esat ERKÝÞÝ 11/E

36 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ 34 HARS IN HÂSSASI Toplumlarýn kendine has özelliklerinden biri de sosyal güdüleridir. Etkilendiði sosyal güdüler bir toplumu diðerlerinden ayýran önemli bir niteliktir. Sosyal güdüleri etki alaný itibari ile üç gurupta toplayabiliriz: 1-Tüm insanlarda ortak olarak mevcut olan sosyal güdüler. 2-Toplumdan topluma deðiþen sosyal güdüler. 3-Kiþiden kiþiye deðiþen sosyal güdüler. Kendinden üstün bir varlýða inanma,takdir edilme, beðenilme gibi güdüler tüm insanlarda mevcuttur. Sevdiðimiz þarký,beðendiðimiz renk, tuttuðumuz takým, okuduðumuz gazete gibi bireysel güdülermizin yanýnda toplumca etkilendiðimiz güdülerimiz de mevcuttur. Bu güdüler içinde yaþadýðýmýz toplumun kültürel özelliklerini gözünde anlamlý, deðerli olan þeyleri yansýtýr. Ruslarý votka güdülerken,ýtalyanlarý sýpagetti güdüler. Amerikalýlarý para güdülerken Japonlarý suþi güdüler. Gýda açýsýndan deðerlendirildiðinde milletimizi ise genelde kebap güdüler. Fakat bizim esas üzerinde duracaðýmýz güdüler ise milletimizle özdeþleþmiþ, ana karakteri konumuna gelmiþ, çoðunlukla öncelikli güdüler olan fizyolojik güdülerin de deðer olarak önüne geçmiþ güdülerimizdir. Fizyolojk güdüler tüm insanlarda ortaktýr ve doðuþtandýr. Bu güdüler sosyal güdülere nazaran önceliklidir. Bu güdüler doyurulduktan sonra sýra sosyal güdülere gelir. Açlýk, susuzluk,uykusuzluk gibi güdüler bu türdendir. Ýnsan uykusuzken komþu ziyaretini,caný tehlikede iken tiyatroya gitmeyi düþünmez. Bazen sosyal güdüler fizyolojik güdülerin önüne geçebilir.ýnsan gözünde deðerli olan bir sosyal güdüsü için açlýðýný, susuzluðunu bir kenara itebilir. Hatta bazen bir sosyal güdüsü için canýný bile tehlikeye atabilir. Vatan, bayrak, namus gibi güdüler milletimizin gözünde çok önemli deðeri olan bu türden güdülerdir. Bu gibi gözümüzde deðeri yüce olan güdüler ve kutsal saydýðýmýz deðerlere dokunulduðunda gözümüz baþka bir þey görmez olur. Yeri geldiðinde canýmýzý bile ortaya koyarýz. Çanakkale de kurþuna karþý koþan Mehmetler bunun en güzel örneðidir. Bundan 15 yýl kadar önceydi. Lefkoþa da Rumlar yeþil hattýn yakýnýnda eylem yaparken fanatik bir Rum yeþil hattý geçerek Türk bayraðýna týrmanmýþ ve bayraðýmýzý gönderden indirmeye niyetlenmiþti.nöbetçi Türk askeri o rum bayraða ulaþamadan ateþ etmiþ ve o rum u öldürmüþtü. Bu olaya Avrupalý ve Amerikalý bazý siyasetçiler tepki göstermiþti.hatta zamanýn önde gelen Amerikalý bir siyasetçisi; Bir çapýt parçasý için hiç adam öldürülür mü? dediðinde,o zamanki baþbakanýmýz: Bayraða uzanan eller kýrýlýr. diyerek cevap vermiþti. Bu olay iki farklý toplumun ayný uyarýcýdan nasýl farklý etkilendiðini, ayný güdünün farklý tolumlarý ne derece farklý etkileyebildiðini gösteren güzel bir örnektir. Çanakkale de, Sakarya da, Yemen de, Kudüs te, Plevne de, Dumlupýnar da, Maraþ ta, Antep te vatan tehlikeye girince düþman çirkefleþince vatan güdüsünün namus güdüsünün, þehitlik güdüsünün milletimizi nasýl etkilediðini tüm dünya görmüþtür. Milletimiz kurþuna karþý nasýl koþulurun örneðini en güzel ve en etkili þekilde vermiþtir. Babalýk güdüsü de kültürümüzde önemli bir yer tutan bu tür öncelikli güdülerdendir. Kültürümüzde baba evlatlarý ve eþi tehlikede iken asla kendi fizyolojik ihtiyaçlarýný düþünmez. Onlarýn býrakýn güvenlik ihtiyaçlarýný, sýradan ihtiyaçlarýný bile karþýlamadan gözüne uyku girmez. Tarihte ana erkil aile tipinin hakim olduðu toplumlarda babalýk güdüsünün hiç bir öneminin olmadýðý dönemleri görüyoruz. Günümüz dünyasýnda da bir çok toplumda babalýk güdüsünün bir öneminin olmadýðýný görebiliyoruz. Günümüz Avrupasýnýn bazý ülkelerinde býrakýn babalýk güdüsünün aile ve evlilik kurumlarýnýn bile bir önemi kalmamýþtýr. Özellikle Avrupa birliðine girmeye çalýþýrken Avrupa ülkelerindeki kültürel yozlaþmadan korunabilmemiz için milletimizin gözünde önemli deðeri olan bu sosyal güdülerimize sahip çýkmanýn,yaþatmanýn ne derece önemli olduðu açýktýr. Babanýn oðluna,oðulun babasýna bir çay bile ýsmarlamaktan kaçýndýðý Alman usulü nün yerine babasýnýn yanýnda baðdaþ bile kurmayan Türk usulü nün devam etmesinden yanaysak el ele verelim. Kültürel yozlaþmaya karþý direnelim.. Bayram ÜZÜM Felsefe Öðretmeni

37 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 EN ÜSTÜN BÝZ MÝYÝZ? 24 Temmuz 2011 Pazar günü gece saat 1.30 sýralarýnda evimizin balkonundan etrafý seyrederken sýk sýk yaptýðým gibi yýldýzlarý seyretmek için baþýmý kaldýrdým. Güneydoðu tarafýnda gökyüzünde parlak bir ýþýk çok iri bir yýldýz gibi öylece duruyordu. Önce sýradan bir yýldýz görmüþ gibi öyle baktým. Bu bir yýldýz deðildi. Bir yýldýza göre daha büyük, daha parlak ve çok daha yakýndaydý. Birden aklým baþýma geldi. Bu sýra dýþý bir durumdu. Gözlerimi ýþýktan ayýrmadan içeride televizyon izleyen eþime seslendim. Ne oldu? diye endiþeyle geldi. Þu ne diye elimle ýþýðý iþaret ederek sordum. Ýkimiz birden hayretle ýþýða bakýp ne olduðunu çözmeye çalýþýyorduk. Cep telefonunu getirip fotoðrafýný çeksene? dedi. Bense gözümü ýþýktan ayýrmak istemedim. Hem fotoðrafýný çeksem bile elde edeceðim görüntü siyah zemin üzerinde beyaz bir noktadan baþka bir þey olmayacaktý. Birden ürperdim. Bu parlak ýþýk hayra alamet olmayabilirdi. Bir tehdit gibi esrarengiz bir þekilde orda duruyordu. Dua okumaya baþladým. Gecenin o vaktinde hemen hemen herkesin uyuduðu sýrada kimseye de haber veremedik. Eþimle hayretler içinde bakarken ýþýk saniyeler içinde küçüldü ve olduðu yerde küçücük bir nokta oldu ve kayboldu. Kendimizi bildik bileli birilerinin UFO gördüklerini duyarýz. Televizyonda haberlerde izleriz veya gazetelerde okuruz. Þurasý bir gerçek ki baþkalarýnýn görmüþ olmasý kendimizin görmesi kadar etkilemiyor. Ben de bunu birileriyle paylaþtýðýmda hiç de benim kadar heyecanlanmadýlar. Bu parlak ýþýðý gören sadece eþim ve ben olamazdým, baþkalarý da görmüþ olmalýydý. Kütahya da herkes o saatte uyuyor muydu? Benim gibi gökyüzüne bakýp gören birileri olmuþtu mutlaka. Birkaç gün haberleri takip ettim, internette araþtýrdým ama bununla ilgili hiçbir habere rastlamadým. Pazartesi günü sýnav görevim vardý. Görevli olduðum okula biraz erken gittim ve okulun bahçesinde beklerken orada bekleyen görevli polislere gidip sormak istedim. Acaba böyle bir þey duymuþlar mýydý ya da görmüþler miydi? Sonra vazgeçtim. Þüpheyle bakacaklardý, belki de arkamdan güleceklerdi. Hem polis ne yapacaktý ki UFO yu tutuklayacak mýydý? Tanýdýklarýma bundan bahsettiðimde bazýlarý kendi gördükleri esrarengiz uçan cisimlerden bahsettiler. Çoðu da hiç etkilenmedi ve kafa yormadý. Ama ben günlerce etkisinden kurtulamayýp düþündüm ve araþtýrdým. Gördüðüm þey hayal deðildi. Yýldýz deðildi. Uçak deðildi. Uçaklar gökyüzünde hareketsiz durmaz. Üstelik ýþýklarý da çok cýlýz oluyor. Ýnsanoðlunun bu kadar güçlü ýþýðý olan ve gökyüzünde hareketsiz durabilen bir araç yapabileceðini sanmýyorum. Bildiðim hiçbir þeye benzemiyordu. Üstelik bunu tek baþýma da görmemiþtim. Dünya dýþýnda da yaþam olmasý ve uzaylýlarýn dünyayý ziyaret etmesi ihtimali ilk defa bana bu kadar kuvvetli geliyordu. Araþtýrmalarýmýn sonucunda insanlarýn pek çok þeyi UFO zannettiklerini öðrendim. Gece lambalarýný, aðaç yapraklarýný, uçan kuþlarý, uçaklarý, Venüs gezegenini ve dünyanýn etrafýnda dönen insan yapýmý uydularý. Ýlk defa iridyum parlamasý diye bir þey öðrendim; dünyanýn etrafýnda dönen uydularýn güçlü ýþýðý yansýtma özelliði olan antenleri vasýtasýyla güneþ ýþýðýný yansýtarak bazen yeryüzünden görünebileceklerini. Bizim gördüðümüz de bir uydu olabilir miydi diye düþündüm. Uydular yeryüzünden göründüðü zaman gökyüzünde hareketsiz asýlý duran bir ýþýk gibi mi görünüyorlardý. Öðrenemedim. Gördüðüm þeyin ne olduðunu bilmiyorum ama bu tecrübem bana pek çok þey düþündürdü ve korkuttu. Biz insanoðlu dünya dýþýnda baþka varlýklar keþfedemedik. Onlar bizi keþfettilerse bu bizden teknolojik yönden ve zeka yönünden çok üstün olduklarý anlamýna gelir. Bizden üstün varlýklar bize dost olmadýklarý takdirde bizim için büyük bir tehdit demektir. Uzaylýlarýn dost olacaklarýný da düþünmek tam bir gaflet. Þu dünyada doðanýn düzenine baktýðýmýzda küçük balýklarýn büyük balýklara yem olduðunu görüyoruz. Yeryüzündeki her canlý türü kendi yaþamýný sürdürebilmek için, kendi neslini devam ettirebilmek için diðer canlý türlerinden acýmasýzca faydalanýyor. Uzayda da canlý varlýklarýn düzeni böyle olsa gerek. Biz insanlar hayvanlardan ve bitkilerden üstünüz. Onlara ne yaptýðýmýza bakalým. Bizden üstün olan uzaylýlar da bize bizim hayvanlara yaptýðýmýzý yaparlarsa? Biz hayvanlarý yiyecek olarak kullanýyoruz. Ya bizden besin olarak faydalanýrlarsa? Bazý hayvanlarý evcilleþtiriyoruz ve sahipleniyoruz. Ya biz de uzaylýlarýn evcil insaný olursak. Güzel görünüþlü hayvanlarý tropikal balýklarý veya kuþlarý evimizde akvaryumlarda ve kafeslerde besliyoruz. Onlar da bizi zevk için beslerlerse? Bazý hayvanlarýn iþ gücünden faydalanýyoruz. Ya onlar da bizden faydalanýrlarsa, pis iþlerini bize yaptýrýrlarsa, bilimsel olarak bizi incelemek isteyip oramýzý buramýzý keserlerse, genetiðimizle oynarlarsa. Yeryüzünde kendimize yer edinmek için ormanlarý yok edip doðayý tahrip ediyoruz. Ya dünyamýzda bulunan onlara yarayacak kaynaklarý kullanmak için dünyayý talan edip bizim için yaþanmaz hale getirirlerse. Bazý çiftçiler tarlalarý yeniden ekilecek hale getirmek için ateþe veriyorlar ve kaçamayan küçük hayvanlar, böcekler diri diri yanýyor. Ya dünyamýzý ateþe verirlerse ve diri diri yanarsak. Ruslar uzaya insan göndermeden önce Sputnik uzay aracý ile Laika adýnda bir köpek göndermiþler. Bakalým nasýl olacak diye. Ya uzaylýlar da bizi yaptýklarý araçlarýna bindirip kendilerinin gitmeyi göze alamadýklarý gezegenlere yollarlarsa. Bu arada merak ediyorsanýz belirteyim; Sputnik uzay aracýnýn geri dönebilme özelliði olmadýðý için köpek Laika bir süre sonra uzay aracýnýn içinde stresten veya aþýrý ýsýnmadan dolayý ölmüþ SÝRÝUS adýnda UFO larý da araþtýran bir uzay bilimleri araþtýrma merkezi oluðunu öðrendim. Uzaylýlarýn varlýðýna inanan uzay aracý gördüklerinden emin olan pek çok insan olduðunu gördüm. Hatta iddialara göre bazý insanlar uzaylýlarla iletiþim halindeymiþ ve uzaylýlar tarafýndan kaçýrýlan insanlar varmýþ. Fakat ben gördüðüm þeyin etkisindeyken bu kaçýrýlan insanlarla ilgili detaylarý öðrenmeye cesaret edemedim. UFO larla ilgilenen bazý çevreler dünyamýzýn uzaylýlar tarafýndan ziyaret edilmekte olduðuna kesin gözüyle bakýyor ve neden kendilerini açýkça belli etmiyorlar sorusuna da þöyle açýklýk getiriyorlar. Bu bizden üstün olan uzaylý varlýklar yaþantýmýza ve geliþmemize müdahale etmek istemiyorlar. Kendilerini tanýtmak için bizim bu fikre alýþmamýzý bekliyorlar veya dünyada bir kaosa sebep olmak istemiyorlar. Bu bakýþ açýsýna inanmak için bence fazla iyimser olmak gerek. Ünlü Ýngiliz astrofizikçi Hawking, uzaylýlar var olabilir ama insanlar onlarla temastan kaçýnmalý, uzaylýlar ziyaretimize gelirse bu Kristof Kolomb un Amerika ya çýkmasýndan çok daha önemli sonuçlar doðurur demiþ. Amerika kýtasý Avrupalýlar tarafýndan keþfedilmeden önce oranýn yerlileri kendi düzenleri içinde yaþayýp gidiyorlardý. Avrupalýlar Amerika kýtasýný keþfedince yerliler yaþam tarzlarýný ne derece koruyabildiler. Beyazlarýn onlara hiç de saygýsý olmadý. Topraklarý kapýþtýlar Amerikanýn doðal zenginliklerinden yararlandýlar. Her tarafýný iþgal ettiler. Yerliler savaþmak zorunda kalýp öldürüldüler. Yaþayanlar kendi anavatanlarýnda ikinci sýnýf vatandaþlar olarak kalabildiler. Beyazlar teknolojide ve uygarlýkta daha geliþmiþ olduklarý için yerliler onlara maðlup oldular. Yarýn bir gün uzaylýlar dünyayý istila ederlerse bize beyazlarýn Kýzýlderililer e yaptýðýndan çok daha kötüsünü yapmazlar mý? Ýnsanoðlu olarak kendi davranýþlarýmýzý göz önünde bulundurursak, uzaylýlarýn dünyamýza gelmesi durumunda kendimizi güvende hissetmek ve korkmamak ne derece mantýklý olur? Ýþte belki o zaman dünyamýza sahip çýkmaya kalkýp korumak isteriz. Ormanlarýmýzý, denizlerimizi bozmalarýndan korkarýz. Gereksiz yere ölmelerine sebep olduðumuz hayvanlar kýymetlimiz olur, çünkü onlar dünyalý. Uzak ülkelerde yaþayan tanýmadýðýmýz insanlarla birlik oluruz. Uzaylýlara karþý onlarýn tarafýný tutarýz. Kendimiz dünyanýn doðal kaynaklarýný hoyratça kullanýrken yabancý varlýklara taþýmýzý bile vermek istemeyiz. Biz insanoðlu dünyanýn en üstün canlý türü olarak diðer canlý türlerine ne derece saygý duyuyoruz ki iyimser olmaya hakkýmýz olsun. En üstün canlý türü olmanýn bize diðer canlýlarý koruma sorumluluðu verdiðini bilmezlikten gelip, bize istediðimiz gibi davranma hakký verdiðini zannettik. Bizi eðer gelirlerse kötü niyetli uzaylýlarýn þerrinden korumasý için Allah a sýðýnmaya nasýl yüzümüz olacak? 24 Temmuz gecesi gördüðüm ýþýðýn ne olduðunu belki hiç bilemeyeceðim. Fakat bu olay bakýþ açýmý sarstý ve pek çok þey düþündürdü. Güvende olmanýn hiçbir yolu yok. Baþýmý kaldýrdýðýmda gökyüzünü tehlikelere ardýna kadar açýk geniþ bir kapý gibi görebilmeye baþladým. Ýçimi rahatlatan tek þey uzayda bir yerlerde bizden üstün varlýklar varsa bile, uzak mesafeler yaratan, doða kanunlarý dediðimiz engeller koyan Allah ýn hatalarýmýza raðmen bizi koruyacaðýna dair ümidimdir. AYÞE NURIYE TAN Ýngilizce Öðretmeni 35

38 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ 36 KÜTAHYA MÜZELERÝ HER ÞEYÝ ÝLE KÜTAHYA Son zamanlarda hepimizin aþina olduðu bir cümle vardir;...'dan önce yapýlacaklar listesi"... Biz de Kütahya'dan ayrýlmadan yapýlacaklar listesi oluþturduk. Kütahyanin meþhur Cimcik yemeðini yemeden, meþhur hashaþlý gözlemesinden tatmadan, Ve son olarak da 7000 yýllýk tarihinin farkýnda olup, müzelerini gezmeden ayrýlmayýn bu þehirden istiyoruz. Sizin icin bir gezi yaptýk. Ve anladýk ki gerçekten farkýnda deðiliz bu þehrin tarihinin, güzelliklerinin. Tarihiyle, gerek yeraltý gerek yerüstü zenginlikleriyle, el sanatlarýyla hatta meslekleriyle yýllardýr insanlarýn ilgisini çeken Þehzadeler Sehri'ni layýkýyla bilmiyoruz ve araþtýrmýyoruz. Fakat biz gördük ki þehrimizi en güzel yönleriyle ele alýp bizlere Kütahya hakkýnda bilgi veren pek çok müze mevcut. ÞEHZADELER ÞEHRÝNÝN TARÝHÝ Gezimize ilk olarak Kent Tarihi Müzesi'nden baþladýk. Germiyan (Dombey) sokaðýna girip biraz yürüdükten sonra ilginizi çekecek olan bu Konak 1920li yýllarda Kütahya belediye baþkanlýðý da yapmýþ olan Þapçýzade Asým Bey'lere aitmiþ. Þapçýzade konaðý yanýndaki Karaca konaðý ile birleþtirilerek Kütahya'nýn geçmiþine ýþýk tutacak nitelikteki ögelerle öylesine güzel bir þekilde donatýlmýþ ki konaðýn içine girdiðinizde bu büyülü atmosfere kendinizi kaptýrmamanýz neredeyse imkansýz. Konaðýn giriþ katý çeþitli fotoðraflarla süslenmiþ. Bu fotograflar tarih öncesi dönemden baþlayarak Osmanlý ve Cumhuriyet dönemine kadar uzanmakta. Fotograflarýn güzelliðine hayran kalmamak imkansýz. Ýlk kata çýktýðýnýzda ise unutulmaya yüz tutan meslekler sizleri karþýlýyor. Demirci, kalaycý, nalbant, býçakçý, sepetçi, semerci, dülger, saraç, kunduracý gibi meslek gruplarý, bölümler halinde mankenler ve fotoðraflarla canlandýrýlmýþ, kullandýklarý alet ve edavatlar dükkanlarda sergilenmiþ. Ýkinci katta ise Kütahya'da günlük hayattaki ev yaþamý, kýna, kadýnlarýn günlük yaþamý, gelin odasý, yatak odasý, erkeklerin sohbet ettiði selamlýk, mutfak, halý dokumacýlýðý, orta mekanda giysilerin tanýmlandýðý panolar, konaktaki odalarýn iç mekanlarý ve günlük hayat canlandýrýlmýþtýr. Burada Kütahya kadýnýnýn günlük giysi ve aksesuarlarýyla özel günlerdeki kýyafetleri ilgimizi çeken diðer bir nokta oldu. Örnegin tefebaþý, pulu, eðrimli, catkýlý, dizibaðli, dallý, yolaklý, bindallý, Ýzmirli, hareli kadýn kýyafetleriyken; kelepeþ, fes, poþu, mintan, iþlemeli peþkir, saldýrma, cepken, camedan, elifi don, potur, sal, silahlýk, tulumbacý yemenisi erkek giyimlerinin isimleriydi. Biz sizin icin gezdik çok beðendik. Kütahyali olmamýza raðmen aslýnda ne kadar da çok þey bilmediðimizi farkettik. Sadece dýþarýdan gelen misafirlerinizin deðil sizin de öðreneceðiniz çok sey var. Sosyal dayanýþma ve kardeþlik duygusunu artýrmak, acýyý, sevinci paylaþmak kentlilik kimliðimizi güçlendirmekten geçer. Kütahyalý olma, Kütahya'nýn hemþehrisi olma bilincini güçlendireceðimiz, gelecek nesillere aktaracaðýmýz bu mekan sizleri bekliyor. AMAZONLAR KÜTAHYADA MIYDI? Daha sonra Ulucami cevresindeki muzelerle devam ettik.ýlk olarak arkeoloji muzesine girdik. Ýceri girdiginizde sizi eski çaglardan kalma bir amazon lahti karsþýlýyor. Dünyadaki 20 amazon lahdinden en saðlamý Kütahya Arkeoloji Müzesine gelen ziyaretçiler tarafýndan görülüyor. Lahdin uzun

39 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 yan yüzlerinde Grekler ile Amazonlar çatýþmasýný anlatan figürler bulunmakta-dýr. Kýsa yan yüzünde ise Hades'i (ölümü) simge-leyen kapý figürü dikkati çekmektedir. Figürlerin bu kadar gerçekçi olmasý ve yaþam, ölüm gibi konular üzerinde bu kadar çok durulmasý akýllara doðrudan þu soruyu getiriyor Amazonlar gerçekten var mýydý? Müzeyi incelemeye devam ettiðinizde ise o zamana dair bir çok figür görmeniz mümkün.geçmiþten günümüze kadar olan geliþmeleri bir bir takip etmeniz mümkün. Hepsi de o zamanlarý öylesine güzel anlatýyor ki... Eðer eski çaðlarla ilgileniyorsanýz bu müze sizlerin ziyaretini bekliyor. ATEÞTE AÇAN ÇÝÇEKLER Arkeoloji Müzesi'ndeki ziyaretimizden sonra, gezimize Çini Müzesi yle devam ettik. Ulu Camii'nin yanýndaki külliye uzunca bir zaman Vahid Paþa Halk Kütüphanesi olarak kullanýlmýþ, 5 Mart 1999 tarihinde Çini Müzesi olarak ziyarete açýlmýþ. Müzenin giriþinde Ulu Camii'nin tarihi, ahþap oymalarla süslü kapýsý sizi bütün heybetiyle karþýlýyor. Müzenin içinde mermerden yapýlmýþ, ihtiþamlý bir þadýrvan olduðundan burasý Gökþadýrvan olarak da bilinmekteymiþ. Kubbeli ve þadýrvanlý orta mekana, üç yönde kubbeli eyvan ile iki oda açýlýyor. Müzenin içinde II. Yakup Bey'in çinili sandukasý da yer almakta. Türbe bölümü tamamen taþ iþçilikle yapýlmýþ. Müzede 14.yüzyýldan baþlayarak günümüze kadar üretilen ve Kütahyalýlar tarafýndan Ateþte Açan Çiçekler olarak tanýmlanan nadir çini örnekleri yer almakta. Þehrimizin eskimeyen bu nadide sanatýný biz daha yakýndan görme fýrsatý bulduk, sizlerin de ilgisini çekeceðini düþünüyoruz. ÞÝMDÝKÝ ZAMAN GEÇMÝÞÝN ANAHTARIDIR Çini müzesinden çýkýp biraz yürüdükten sonra varmýþtýk Þengül Hamamýna. Ýçeri girdiðimizde oranýn eski bir hamam olduðunu anlamýþtýk. Müze 20 yýl önce hamam iþlevini kaybetmiþ, uzun bir süredir de Jeoloji Müzesi olarak hizmet vermekte. Giriþte, ilginizi çeken taþlar, mineraller, kristaller sizi tüm ýþýltýlarýyla karþýlýyor.. Örnegin orta yerde ýþýldayan madenin açýklamasýný okuduðumuzda dore madeni olduðunu öðrendik. Bayanlara aþina gelecek bu isim meðerse madenin renginden gelmekteymiþ. Müze hamamdan restore edildiði için pek çok bölümden oluþmaktaydý. Diðer bölümlere girdiðimizde karanlýk bir odayla karþýlaþtýk. Bir maden ocaðýndaki birebir galeri örneðine girip karanlýðý görmek, kendimizi maden ocaklarýnda çalýþan isçilerin yerine koymak, odadaki sessizliði dinlemek, kompresör sesinin bu sessizliði nasýl bozduðunu iþitmek, somut fosilleri ve nerelerden çýktýklarýný görmek müzeye bakýþ açýmýzý deðiþirdi. Deðistirilmeyen hamam bölümleri de oldukça ilginçti. Bazý kurnalar ve suyun çýktýðý yer hala eskisi gibiydi. Diðer bölümlerde de yine maden ocaklarýnýn birer maketi ve araç gereçleri bulunmaktaydý. Bunlara önce önyargýlý yaklaþsak da görevliler bunlarýn ne zorluklarla çýkarýldýðýný ve ne kadar deðerli parçalar olduðunu anlattýðýnda ilgimizi çekmeyi baþarmýþtý. Kýsacasý ziyaretçileri daðlarýn, vadilerin, kayaçlarýn minerallerin, kristallerin, fosillerin gizemli dünyasýyla tanýþtýrýp doðaya karþý ilgilerinin artýrýlmasý açýsýndan biz bu müzeyi çok sevdik. Sýra sizlerde... Ýrem GÜLER 11/C Hatice DURMAZ 11/C 37

40 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ YEÞÝLÇAM Istanbul un orta yeri sinama dýr ve Yeþilçam demek, bitip tükenmek bilmez bir Ýstanbul demektir. 38 Sonra çýn ayaz bir gece oluyor. Soluk yüzlü, ellerindeki ipek mendillere kesik kesik öksüren ince uzun erkeklerle, durmadan hýçkýran siyahlar giyinmiþ kadýnlar caminin avlusunu dolduruyor. Birbirlerine utangaçca Ýyi akþamlar Kenan Bey, bonsuvar Nalan Haným diyorlar. Ellerindeki violet ile leylak demetlerini birbirlerine veriyorlar ve sonra Ýstanbul un her yanýný kaplayan kameriyeli, leylaklý köþklere doðru süzülüyorlar. Onlarý kimse görmüyor. Sinemayý týklým týklým doldurmuþ olan seyirciler, yerlerinden kalkmak istemiyor. Kadýnlar, ellerindeki mendillerle gözlerini siliyorlar. Umutsuz bir aþk hikayesi; sonunda üzüntüsünden ince hastalýða tutulup, yaþamýný yitiren Nalan a aðlýyorlar. Sevgilisine kavuþamadýðý için kendini gurbete atan Kenan için iç geçiriyorlar. FONDA ÝSTANBUL Ýnce, uzun ve beyaz ýþýltýlý bir güzel olan Kýz Kulesi, belki de üç yüz yýldýr aþýk olduðu ama bunu kimselere söyleyemediði Galata Kulesi ne bakýyor. Ýstanbul a hüzünlü bir akþam iniyor. Gümüþsuyu nda martýlar çýðlýk çýðlýða. Çok aþaðýlarda, yorgun ve varacaklarý limanlar belirsiz olan þilepler, öylece Karaköy e sýðýnmýþ duruyor. Kýmýltýsýzlar. Birazdan Sadri Alýþýk Karaköy meydanýný sarhoþ adýmlarla geçip, Yüksek kaldýrým dan yukarý týrmanacak. Balýkçý Osman filminin o günkü sahneleri tamamlanacak. Biraz sonra Ahýrkapý açýklarýnda tekmil Marmara yý hüzünlü bir zakkum pembesine boyayarak batmaya gidecek olan güneþ, Sultanahmet Camii nin deniz mavisi, boncuk mavisi, safir mavisi, ufuk mavisi, azur mavisi, lavanta mavisi, gökkuþaðý mavisi, kýsaca mavinin tüm tonlarýndaki çinilerini son bir kez okþuyor. Arkada çok eski bir Ayasofya görünüyor. Aþaðýlardaki Gülhane Parký nda hiç kimsenin, hatta polisin bile fark etmediði bir ceviz aðacý altýndaki ayakkabý boyacýsý, dükkaný kapatýyor. Kara Gözlüm de Kadir Ýnanýr ve Türkan Þoray a ahþabýný yitirmek üzere olan bir Ýstanbul eþlik ediyor. Sirkeci Garý nda bir zamanlar Agatha Chiristie nin bindiði Orient Ekspres inin son yolcularýnýn son bir sepya fotoðrafýný çeken þipþakçý da körüklü Zenith makineyi topluyor, üçayaklý sehpayý sýrtýna vurup, Sultanahmet Meydaný nda buluþuyor. Kameralar çalýþýyor ve Ýstanbul, kare kare kenarlarý týrtýklý bir film bobinine zapt ediliyor. Memduh Ün ün Üç Arkadaþ filminde; Muhterem Nur, Fikret Hakan, Semih Sezerli ve Salih Tozan, nice bahtsýz halayýðýn denize atýldýðý söylenen bir Sarayburnu panoramasý önünde Marmara nýn yorgun sularýnda ilerliyorlar. Güneþ batýyor. Motor stop. Film çekimi o günlük bitiyor. AMA ÝSTANBUL YENÝ BAÞLIYOR Ýnce uzun bir adam. Anadolu da mühendis. Sevgili anneciðinin hastalandýðýný haber alýyor ve memleketi Ýstanbul a dönüyor. Sýkýntýlý ve yalnýz. Bir kitapçý dükkanýnda uzun kirpikli bir kýzla karþýlaþýyor. Kýzýn, gizli mumlarla aydýnlatýlýyormuþ gibi görünen geniþ bir alný, uzun kirpiklerinin gölgelediði elmacý kemikleri var. Ýri gözleri ciddi. Siyah saçlarý çoktandýr süren bir yalnýzlýðýn gölgesini taþýyor. Ýri ve ciddi gözlü Selma Güneri ile Son Kuþlar daki rolü icabý mühendis olmuþ ince uzun Ediz Hun, yan yana Altýnboynuz a bakýyorlar. Yönetmen Erdoðan Tokatlý motor stop diyor. Yorgun sinema iþçileri kablolarý topluyor, vizörleri kapatýyor. Son Kuþlar filmindeki Sekans 32 bitiyor. Fatihe gidecek olan belediye otobüsü, Aksaray meydanýnda yolcu alýyor. Otobüs þoförü Kemal, hareket saatini bekliyor. Gelmeyecek mi acaba? endiþesi içinde. Hareket iþareti veriliyor. Kemal, sevdiði kýzý görememenin hüznü içinde motoru çalýþtýrýyor. Deminden beri derin nefesler çektiði sigarasýný tam söndürürken üniversite öðrencisi güzeller güzeli Nevin de geliyor. Saçlar Farah Diba. Üzerinde Dior un son modelinin taklidi Mahmutpaþa iþi bir kadife manto. Beyazýt ta incecek ve o güzelim baþýný havaya kaldýrýp, aðýr Arjantin tangosu adýmlarla Hukuk Mektebi ne doðru yürüyecek. Yönetmen Ertem Göreç in Otobüs Yolcularý filminin bir sahnesi daha sona eriyor. Üniversite öðrencisi Nevin rolündeki Türkan Þoray salýnarak yürüyor. Þoför Ayhan Iþýk, görür görmez vurulduðu Nevin in arkasýndan içi ürpererek bakýyor. Yeþilçam ýn kotardýðý en iyi filmlerden biri olan Otobüs Yolcularý filminin o gün çekilecek sahneleri de böylece sona eriyor. Bu filmler çekildi ve bitti. Kalýr bir anýsý oluk renkli filmlerin Unutmayalým ki, Ýstanbul un orta yeri sinema dýr ve bu þehir her filmden sonra yeniden baþlar, Türk sinemasýnýn kalbi olan Yeþilçam, Antalya Film Festivali nin özel konusuydu. Buna layýktý çünkü Yeþilçam demek, bitip tükenmek bilmez bir Ýstanbul demektir. Yeþilçam Türkiye nin aynasýdýr ve bizler o aynaya baktýðýmýzda boylu boyunca kendimizi görürüz. Gonk. Susalým lütfen, film baþlýyor Derleyen : Zeynep SÖNMEZ 12/A

41 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 NOSTALJÝK TÜRK FÝLMLERÝ ÇÝÇEK ABBAS Türk sinemasýnýn en keyifli filimlerinden olan Çiçek Abbas, hala yediden yetmiþe hepimizi ekrana kilitleyen bir yapýmdýr. Ustalarýn eline saðlýk diyor ve filmi biraz hatýrlatalým istiyoruz. Çiçek Abbas (Ýlyas Salman), Þakir adýnda (Þener Þen) bir minibüsçünün yanýnda muavindir. Þakir çapkýn, bencil ve yalancýnýn tekidir. Abbas ise tam tersine saf biridir. Tek hayali minibüsçü olmak ve aþýk olduðu ve patronunun da evlenmek istediði kýzla(pembe Mutlu) evlenmektir. Film mutlu sonla biter ama film boyunca insanýmýzýn doðallýðý, saflýðý, duygusallýðý, yaratýcýlýðý seyirciye öyle bir yansýr ki, film hiç bitmesin istersiniz. Hele filmdeki þu replikler uzun yýllar kullanýlacak türden. Film Repilikleri þakir (sener sen)- asiksan vur saza soforsen bas gaza abbas (ilyas salman)- sevene can feda sevmeyene elveda þakir- sen batan bir guneþ ben yollarda çilekeþ abbas- þöförün bahti kara muavvinin gönlü yara þakir- gaz fren þanzýman halim duman abbas- sev beni seveyim seni þakir- aþk bir otobüstür binmesini bilmeli abbas- son duraða gelmeden inmesini bilmeli þakir- kapilma ruzgarima sen de aldanirsin abbas- sollama beni sollarim seni þakir- gecme beni ezerim seni abbas- dünya dikenli bir hayat sevenler de mi kabahat? þakir- yaklaþma toz olursun geçme piþman olursun abbas- çilemse çekerim kaderimse gülerim (bu noktadan sonra çiçek abbas üst üste ataða kalkar ve durmaksizin arka arkaya patlatýr) abbas- istedim vermediler sen þöförsün dediler abbas- emegimiz bilek zoru allahim sen bizi koru abbas- aþk bir sudur iç iç kudur KAPICILAR KRALI Saf görünüþlü ancak cin gibi kurnaz ve iþini bilir bir kapýcýnýn apartman sakinleriyle olan renkli iliþkilerini anlatan komedi. Seyid büyük bir apartmanda kapýcýdýr. Eski Yönetici ile arasý iyi olan Seyid, yeni yönetici ile arasý pek iyi deðildir. Apartmanda olup bitenleri lehine çevirmeyi ve yerini saðlama almayý becerir. Zamanla apartmandaki tüm olaylara hakim olan ve daire sakinlerini parmaðýnda oynatan kapýcý, kýsa zamanda köþeyi döner. Eline geçen her iþi deðerlendiren Seyid kýsa süre içinde apartmanýn %51'ini satýn alýr. Filmde Türk insanýnýn pratik zekasý ve kurnazlýðý Kemal Sunal ýn ustalýðý ile anlatýlmýþtýr. Ortaya da þahane bir klasik çýkmýþtýr. SELVÝ BOYLUM AL YAZMALIM Sevgi neydi? Sevgi insan eliydi, sevgi iyilikti, sevgi emekti. Aytmatov un Kýrmýzý Eþarp adla yayýnlanan kitabýndan uyarlanan bu film Türk sinema tarihinin tartýþmasýz en iyi filmlerden biridir. Atýf Yýlmaz tarafýndan yönetilen bu baþyapýtýn baþrollerini Kadir Ýnanýr(Ýlyas) ve Türkan Þoray(Asya) paylaþýr. Öylesine çok güzel, bol ödüllü filmler seyrediyoruz ki.. Ama çok azý bizde tekrar tekrar izleme isteði uyandýrýr. Ýþte bu film böyle bir filmdir.her seyrediþinizde de daha çok seversiniz filmi. Film çoðumuzun bildiði üzere güzeller güzeli köylü kýzý Asya ile yakýþýklý çapkýn Ýstanbullu Ýlyas ýn aþklarýyla baþlar. Sonrasýnda ise kültür farký sonucunda iki aþýðýn arasý açýlýr. Ýlyas ýn kendince teselliyi baþka bir kadýnda bulduðunu öðrenen Asya, çocuðunu alýp nereye gideceðini bilmediði bir yolculuða baþlar. Bu yolculuk sýrasýnda Cemþit (Ahmet Mekin) ile tanýþýr ve bu olayla beraber film kliþeleþmiþ aþk filmlerinden sýyrýlmaya baþlar. Karýsýný ve çocuðunu kaybetmiþ Cemþit, Asya ve oðlu Samet e sahip çýkarak Asya nýn takdirini oðlu Samet in ise sevgisini kazanýr. Film Asya nýn sevgiyi tanýmlamasýdýr aslýnda. Sevgi nedir? Ýlk görüþte aþk mýdýr yoksa asla sönmeyeceðine inanýlan bir ateþ midir? Bu baþyapýtýn en can vurucu özelliði ise karakterlerin iç seslendirmeleridir. Söylemedikleri ama hissettikleri sözler samimidir. Gerçektir ve belki de bu kadar sevilmesinin nedeni de bu samimiyettir. Bu hikayede kaybeden ya da kazanan yoktur iyi ve kötünün sýnýrý yoktur. Konu aþk olunca hiçbir þey ne tam siyah ne de tam beyazdýr. Film farklý bir mutlu sonla biter. Asya sevginin emek ve fedakarlýk olduðunu söyler ve Cemþit i seçer. Hangimiz onu suçlayabiliriz ki. Tüm seyircilerde bir soru iþareti býrakýr bu film. Herkes kendince sevgiyi tekrar tanýmlar, kendini karakterlerin yerine koyar ve kendi sonunu yazar. Kimileri Cemþit i seçer kimileri ise Ýlyas ý. Fakat hangimiz Kocasý olduðunu bilseydim yardým eder miydim? Ederdim, yaralýydý. Ýç sesini duyup da Cemþit e hayran olmadýk ki? Aþkýn AKDEMÝR 11/B Zücal Nur AKÇAKOCA 11/B 39

42 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ BÝR TOPLUMUN DEÐÝÞÝMÝNÝ REKLAMLARDA ÝZLEMEK Devletlerin, toplumlarýn tarihlerini siyasi ve askeri tarih boyutuyla öðrendik hep Halbu ki bir toplumun nereden nereye geldiðini tarih içinde yaþadýðý deðiþim ve dönüþümleri edebiyatýnda, sanatýnda, kültüründe, sosyal yaþamýnda yaþanan deðiþimlerden çok daha net gözlemleyebiliyoruz. Türkiye nin Cumhuriyet döneminde yaþadýðý deðiþim ve dönüþümleri eski reklamlarda göstermek istedik sizlere Kullanýlan Türkçe nin edebiliði, üslubun incelik ve zerafeti bir tarafa telefon numaralarýnýn iki haneli oluþu, radyonun o dönemlerin insaný için ne denli önemli bir teknik alet olduðunu, dönemin otomobil teknolojisini çok net anlayabiliyoruz reklamlarýndan Ve günümüz þartlarýný düþündüðümüz de de hoþ bir tebessümle nereden nereye demekten de kendimizi alamýyoruz.. 40

43 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN Emre DOÐAN 11/E

44 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ KEÞÝFLER VE ÝCATLAR MÝKROÇÝPLÝ KANSER TESTÝ Harwardlý Mehmet Toner in de aralarýnda bulunduðu 60 kiþilik ekip kanserin erken teþhisini saðlayabilecek önemli bir buluþa imza attý. Ekip, kandaki kanserli hücreleri tespit eden mikroçipli kan testini üretti. Mikroçip teknolojisiyle milyonlarca hücre ayný anda görülüyor ve yakýndan izlenen hücreler kansere iliþkin önemli ipuçlarý veriyor. Mikroçipli kanser testi þimdilik akciðer, göðüs ve prostat gibi kanser türlerinde etkili. MENOPOZ GECÝKTÝRME New York Medical College da menopoz üzerine çalýþmalar yapan Prof. Kutlukoktay ve ekibi menopoz yaþýný erteleme çok yaklaþtý. Amerikan yönetimi profesöre 4 milyon dolarlýk bir fon saðladý. KARACÝÐERÝN METABOLÝK HARÝTASI Prof. Dr. Gökhan Oktamýþlýgil karaciðerin metabolik haritasýný çözdü. Harward Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalýklar bölümü baþkaný Oktamýþlýgil in çalýþmalarý þeker hastalýðý ve obezitede çýðýr açabilecek nitelikte. BEYNÝN KIVRIMLARI VE ZEKÂ Yale Üniversitesi nde genetik üzerine çalýþan Murat Günel insan beynini diðer türlerden ayýran kývrýmlý þeklin sebebini ortaya çýkardý. Bu, zekânýn genetik açýklamasý anlamýna geliyor ve Alzheimer Parkinson un tedavisine zemin hazýrlýyor. KADAVRADAN RAHÝM NAKLÝ Akdeniz Üniversitesi Hastanesi organ naklinde çok önemli iki çalýþmaya imza attý. Doç. Dr. Ömer Özan doðuþtan rahmi olmayan 22 yaþýndaki Derya Sert e kadavradan rahim nakli ameliyatý yaptý. Derya Sert dünyada bir ilk oldu. Þimdi çocuk sahibi olmasý için tüp bebek yöntemi deneniyor. ÇÝFT KOL NAKLÝ Akdeniz Üniversitesi nde gerçekleþtirilen bir diðer önemli ameliyat çift kol nakliydi. Trafik kazasýnda kollarýný kaybeden Cihan Topal a kol nakli yapýldý. YAPAY ÝNSAN KALBÝ Amerika Birleþik Devleri nin Minnesota Üniversitesi nde laboratuarda insan kalbi üretildi. Geliþmenin Kalp nakli ameliyatlarý için sýrada bekleyen yüz binlerce kiþiyi kurtarabileceði belirtiliyor. Ancak buna benzer her geliþmede olduðu gibi bir süre beklemek gerekiyor. KANSERLE SAVAÞ Ýngiliz bilim adamlarý kanserin vücutta yayýlmasýna neden olan yeni bir gen keþfetti. Bilim adamlarý, söz konusu genin bloke edilmesi halinde kanserli hücrelerin yayýlmasýnýn durdurabileceði görüþünü savunuyor. Kanada da Ottawa Üniversitesi nden bir grup bilim insaný kanser hücreleri hedefleyen bir virüsü kana enjekte etti. Virüs saðlýklý dokulara zarar vermedi. HAFIZANIZI GÜÇLENDÝRÝN 2011 de yapýlan bir araþtýrma, hafýzanýn güçlendirilmesiyle ilgili bilinen her þeyi altüst etti. Hafýzanýn beynin deðil vücudun çalýþmasýna baðlý olduðu anlaþýldý. Amerikan Newspeak Dergisi nde yayýnlanan araþtýrmaya göre 70 yaþýndaki bir kiþi fizîken deðil ama zihnen 30 yaþýna dönebilir. Faydalý olduðu kanýtlanan bir diðer basit önlemin ise meditasyon olduðu belirtildi. Düzenli meditasyon zeka ve dikkat yeteneði kazandýrabiliyor. ÖLÜMCÜL HASTALIKLAR Dünya saðlýk örgütü çok önemli bir rapor açýkladý. Örgüt ilk kez bulaþýcý olmayan hastalýklar raporu yayýnladý. Rapora göre kalp hastalýklarý, kanser ve diyabet ölüm nedenleri arasýnda baþý çekiyor. Rapora göre 2008 de 36 milyon insan bulaþýcý olmayan hastalýklar nedeniyle yaþamýný yitirdi. Ýlk defa bu hastalýklar sýtma, AIDS gibi bulaþýcý hastalýklarýn önüne geçmiþ durumda bulunuyor. AVRUPANIN KÂBUSU EHEC bakterisi dünyanýn korkulu rüyasý oldu. Böbrek, kan ve sinir sistemini etkileyen bakteri çok sayýda can aldý. Avrupa da birçok ülke alarma geçti. Ýlk kez Ýspanya dan gelen salatalýklarda görülen bakteri Avrupa yý alarma geçirdi. Yetkililer halký salatalýk marul tüketmemek konusunda uyardý. GEN BANKASI 2011 de Türkiye de nesli tükenmekte olan hayvanlarla ilgili çok önemli bir adým atýldý. Gen bankasý projesi hayata geçti. Proje ile hayvanlardan gen, DNA, sperm ve embriyo toplanmasý kararlaþtýrýldý. Böylece 4000 yýl sonra bile tükenen bir nesil yeniden canlandýrýlabilme olanaðý saðlanmýþ oluyor. YILIN UZAY YENÝLÝKLERÝ Yýl boyunca uzay bilimi merkezi NASA dan birbiri ardýna atýlýmlar geliyor. NASA Güneþ in ilk üç boyutlu görüntülerini yayýnladý. Uzaya gönderilen ikiz teleskoplardan gelen ilk görüntüler ile güneþin küre þeklinde olduðu ilk kez kanýtlandý. NASA Güneþ e en yakýn gezegen olan Merkür ün de sýrlarýný araladý. Uzay mekiði Messenger, 6.5 yýlda yaklaþýk 7.5 milyar kilometre yol kat ederek Merkür ün yörüngesine ulaþtý. Jüpiter için hazýrlanan uzay mekiði fýrlatýldýktan 5.5 yýl sonra yörüngesine ulaþacaðý belirtilirken Mars için de yeni bir tekerlekli robot üretildi ve fýrlatýldý. Robot, kýzýl gezegende yaþam þartý olup olmadýðýný araþtýracak. Türkiye nin ilk yerli uyduyu RASAT uzaya fýrlatýldý. Bir Gözlem uydusu olan RASAT, tamamen türk mühendisler tarafýndan TUBÝTAK UZAY Tesisleri nde gerçekleþtirildi. RASAT tan elde edilecek görüntülerin þehir ve bölge planlamada, ormancýlýkta, afet önlemlerinde kullanýlmasý bekleniyor. ROBOTLAR ALIÞVERÝÞTE 2011 de robotlar Ýstanbul a geldi. Robotlar insanlarla birlikte bir alýþveriþ merkezinde alýþveriþ listesini tamamlamak için birbirleriyle yarýþtý. TANRI PARÇACIÐININ ÝZLERÝ BULUNDU Dünyanýn gözü kulaðý bu yýl da CERN de idi. Araþtýrma merkezi CERN tanrý parçacýðýný araþtýrmaya devam etti. Bilim adamlarý maddelere kütlesini veren atom altý parçacýðý fikrinin keþif olarak nitelendirilemeyeceðini söylediyse de heyecan yarattý. BEYNÝMÝZ DEÐÝÞÝYOR Bilim adamlarý insanýn yaþamý boyunca beyin hücrelerinin genetik yapýsýnýn sabit kalmayýp deðiþtiðini keþfetti. Uzmanlar bu keþfin birçok nörolojik hastalýk için çözüm olabileceði konusunda umut vaat ettiði görüþünde. Araþtýrmada ilk kez beyin hücrelerinin genetik yapýlarýnýn hem birbirinden hem de vücut hücrelerinden farklý olduðu da belirlendi.

45 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 IQ TESTÝNÝN GÖSTERDÝKLERÝ IQ testi konusunda yapýlan araþtýrma merak uyandýrdý. IQ testi sadece zekâyý deðil ayný zamanda motivasyonu da gösteriyor. Motivasyon testte alýnan puaný doðrudan etkiliyor. TOPRAKSIZ BÝTKÝ Biyoloji öðretmeni Yaþar Özdemir in çalýþmasý topraksýz domates, biber, kabak hatta çilek yetiþtirilmesini saðladý. Öðretmenin 15 yýl süren çalýþmalarý sonucu ürettiði Ersera Þurubu ile bitkileri suda, kumda hatta taþta bile yetiþtirmek mümkün keþifleri, icatlarý ve araþtýrmalarý bakýmýndan dolu dolu geçen bir yýl oldu. Bazý sonuçlar yüzümüzü güldürürken bazýlarý tüylerimizi ürpertti. Doða, insana raðmen tüm karmaþýklýðýyla yaþamaya devam ediyor. Doða yaþadýkça insandaki merak devam edecek KARACÝÐER NAKLÝ Türkiye de ilk kez bir bebeðe karaciðer nakli yapýldý. 3,5 kiloluk Kaan bebeðe Ýzmir de annesinden alýnan karaciðer parçasý özel bir yöntemle küçültülerek nakledildi. Küçük Kaan hayata bir kez daha Merhaba! dedi. Kaan bebek karaciðer nakli olan en küçük bebek olarak Türk Týp Literatürü ne geçti. ÇÝFT KALP KAPAKCIÐI Türk týp tarihinde ilk defa iki kalp kapakçýðý deðiþtirildi. Cerrahî operasyon göðüs kafesi kesilmeden küçük bir delikten kalbe girilerek yapýldý. Ameliyatý Prof. Dr. Cem Alhan ve ekibi gerçekleþtirdi. AKCÝÐERDE TAÞ BÝRÝKMESÝ Türkiye de sýkça rastlanan ve nedeni bilinmeyen akciðerde taþ birikmesi hastalýðýnýn sýrrý çözüldü. Dicle ve Boðaziçi Üniversitelerinin 5 yýl süren çalýþmalarý sonucu hastalýða bir gen bozukluðunun yol açtýðý ortaya çýktý. Araþtýrmaya göre gen bozukluðu da akraba evliliðinin bir sonucu. Antalyalý bir hasta týp literatürüne geçti. 8 yaþýndaki Sueda Yýldýrým günün büyük bir bölümünü uyuyarak geçiriyor ve güçlükle uyandýrýlabiyiordu. Rahatsýzlýðýnýn Melatonin salýmýndan kaynaklandýðý saptanan küçük kýz saðlýðýna kavuþtu. Bu hastalýk týp literatürüne Türk bilim adamlarý tarafýndan kazandýrýldý. Ýngiltere astým tedavisinde yeni bir yöntem geliþtirdi. Ýlaç dýþý denenen bu ilk tedavi yönteminde astýma neden olan kaslar radyo dalgalarýyla yakýldý. Yöntem þimdilik sadece Ýngiltere ve Amerika da kullanýlýyor Nobel Týp Ödülü nde üzücü bir olay yaþandý. Nobel ödülünü kazanan Kanadalý Prof. Dr. Steinman açýklamadan 3 gün önce vefat etti. Yýl boyunca küresel ýsýnmaya dair kötü haberler gelmeye devam etti. Birleþmiþ Milletler Meteoroloji Örgütü aðýr aðýr ýsýndýðýmýzý açýkladý en sýcak yýllardan biri olarak kayýtlara geçti. Norveç Oslo da Kuzey Kutbu Araþtýrma Merkezi nin araþtýrmalarý da iyi sonuçlar ortaya koymadý. Araþtýrmaya göre kuzey kutbu son 6 yýlda tarihinin en sýcak zamanýný yaþadý. Kutuplarýn ýsýnmaya devam etmesi durumunda deniz seviyesi 1.6 m yükselebilir. BBC ölüm sarkýtý olarak da bilinen nadir görülen bir doða olayýný kamerayla çekmeyi baþardý. Güney kutbunda yaþanan bu doða olayý önüne çýkan tüm canlýlarý dondurarak öldürse de görülmeye deðer bir manzara oluþturuyor. Görüntüler güney kutbunda yüzen bir buz kütlesinin altýndaki yaþamdan hýzlý bir kesiti içeriyor. Çevreciler 2011 yýlýnda da deðiþik eylemlere imza attý. Greenpeace gecenin bir vakti Ýstanbul Boðazý nda kaçak avlananlarý bastý. Bir trol teknesini suçüstü görüntüledi ve polise teslim etti yýlýný bilgisayar meraklýlarý tablet savaþlarýyla hatýrlayacak. Apple ýn yeni tablet bilgisayarý Ipad 2 Amerika da satýþa çýkarýldý. Meraklýlarý yeni Ipad i almak için maðazalara akýn etti. Blackberry nin Playbook u da piyasaya çýkýnca tablet bilgisayarlar arasýnda rekabet kýzýþtý. Twitter ve Facebook birçok sosyal alaný etkiledi. Hatta Arap Baharý nýn yaþandýðý ülkelerde göstericilerin organize olmasýnda büyük rol oynadý. Sosyal paylaþým sitesi Facebook un Filistin konusunda sansür uygulamasý yýlýn en çok konuþulan olaylarýndan biriydi. Facebook, Filistin in üyeye ulaþan sayfasýný þiddet içermesi gerekçesiyle engelledi. Sosyal paylaþým siteleri arasýnda Facebook açýk ara farkla önde bulunuyor. Ancak bu yýl kýzýþmayý artýracak birçok yenilik oldu. Google bu sene sosyal paylaþým sitesi Google ý yayýnladý. Google in sosyal paylaþým aðýný yayýnlamasýndan bir hafta sonra Facebook görüntülü konuþmayý saðlayacaðýný açýkladý de yeni Facebook profili Zaman Tüneli ile deðiþiyor. Yeni medya uygulamalarýyla müzik ve video izlemek kolaylaþýyor. Kullanýlamaz hale gelen uydu ve uzay mekikleri uzayda kabul edilemeyecek bir çöp yýðýný oluþturuyor. Artýk uzayýn bu çöp yýðýnýný kaldýramayacaðý ortaya konuldu. Japonya da insansý robotlar 47 metrelik bir maratonda ter döktü. Londra Bilim Müzesi bir ilke imza attý ve kurguyu bilimle birleþtirdi. Bu robotlar insan gibi hareket etmekle kalmýyor, insanî tepkiler veriyordu. Michael Jackson ýn þarkýlarýyla dans edeni bile vardý. Bu robotlar görüþ bildiriyorlar. Yapýlan bir araþtýrmada mutlu bir insanýn yapýsý ortaya kondu. Araþtýrmada bazý insanlar sürekli mutsuzken diðerlerinin nasýl olup da hayata hep olumlu baktýðýna açýklýk getirdi. Araþtýrma, insanlarýn mutluluðunun sahip olduklarý 5HTT geninin uzunluðuna göre olduðunu ortaya koydu. En az 4 ay emzirilen bebekler büyüdüðünde daha az davranýþ sorunu yaþýyor. Bilim adamlarý kronik aðrýya yol açan geni buldu. Genin ürettiði proteinin bloke edilmesi sonucu aðrýnýn durdurulabileceði savunuldu. Ýlaç tedavisi ile durdurulamayan aðrýlar için yapýlan araþtýrmada farelerin kronik aðrý durumunda HCN2 geni çýkarýldý. Amerikalý araþtýrmacýlar yaþlanmayý durdurdu. Araþtýrmada fareler üzerinde yaþlanma belirtilerini ortadan kaldýrmayý baþardý. Uykuculuðun kalýtsal olduðu ortaya çýktý. Bir araþtýrmaya göre ABCC9 geni taþýyanlar günde 8 saatten fazla uykuya ihtiyaç duyuyor. Kübra SAÐ 11/C Banuhan BÖCÜ 11/C 43

46 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ 44 YENÝ BÝR UMUT Zil öðrencilerin kulaklarýný çýnlatmaya baþlamýþtý. Bu zil onlara akþam yemeði vaktinin geldiðini haber veriyordu. Herkes istekle yemekhaneye gidiyordu. Zil yeni çalmýþ olmasýna raðmen yemek kuyruðu koridora taþmýþtý. Herkes çok acýkmýþtý. Biri hariç Zehra hala odasýnda yatýyordu. Sabah gelen kadýn onu çok etkilemiþti. Kadýn gözü yaþlý, yurt müdiresine yalvarýyordu. Küçücük bir bebekken kaçýrýlan kýzýný arýyordu. Yýllardýr ondan tek bir haber bile alamamýþtý. Ama bir hafta önce ona gelen mektupta kýzýnýn bu yetimhanede olduðu yazýyordu. Zile basýp kapýnýn önüne býrakmýþlardý. Kimden geldiðini bilmiyordu. Aslýnda sevim hanýmda bunu araþtýrýyordu þu anda. Çünkü yurttan bir þey çýkmýyordu. Müdire onu sürekli oyalýyordu. Çocuk yurda bebekken getirilmiþti ama müdire Bu yurtta bebekken getirilmiþ bir çocuk yok! deyip kestirip atmýþtý. Çocuk, çocuðu olmayan zengin bir aile tarafýndan kaçýrýlmýþtý. Fakat daha sonra bu aile trafik kazasýnda ölmüþ akrabalarý da miras için çocuðu yurda býrakmýþtý. Mektupta bunlarý okuyunca duramamýþ hemen yetimhaneye koþmuþtu. Fakat müdire bir haftadýr ayný þeyi sayýklýyordu. Bu yurttan bir þey çýkmayacaðýný anlayýnca polise gitmiþ ve mektubu göstermiþti. Polisle birlikte yetimhaneye geldiklerinde Zehra onlarý görmüþtü. Kadýnýn aðlayýþýndan çok etkilenmiþti. Bir annenin ne demek olduðunu o zaman anlamýþtý. Þimdi ise yataðýna uzanmýþ o kadýnýn annesi olduðunu hayal ediyordu. Saçlarýný ördüðünü, onu her sabah öperek uyandýrdýðýný ve ona sarýlýp uyuduðunu Sonra oda arkadaþý Semiha nýn yemeðe indiðini fark etti. Oysa onun karný hiç aç deðildi. Yemeðe inmedi ve Semiha yý beklemeye baþladý. Biraz sonra Semiha heyecanla içeri girdi ve: - Zehra aþaðýda polisler var. -Sabahtan beri aþaðýdalar Kadýn çocuðunun bu yurtta olduðunu söylüyor da bizim müdire burada deðil dedi -Aman bakma sen onun lafýna. Ben telefonla konuþurken duydum. Çocuk bu yurttaymýþ ama çocuðu getirenler bilinsin istemiyor. Para veriyorlar müdireye aðzýný sýký tutsun diye. -Niye istemiyorlar ki? -Çocuðu küçükken kaçýrmýþlar. Þimdi ceza almaktan korkuyorlar herhalde. -Kim acaba? -Valla bilmiyorum bebekken gelmiþ buraya. Kimler var ki bebekken gelen? Sen eskisin bilirsin. -Bir ben varým benim bildiðim kýzým saçmalama. Benden daha eskilere sor. -Yok dediler! -Saçmalýk, benim annem deðildir herhalde. Yüz yirmi kiþiyiz kýzým bu yurtta. Benden baþka vardýr muhakkak. -Yok dediler ya. Sinem abla var ya hani. Ona sordum. En büyüðümüz o. Ondan sonra en eski sensin. Siz de bilmiyorsanýz yoktur baþka. -Baþka yurda gitmiþtir. -Hayýr, bu yurttaymýþ önceden beri. Bana kalýrsa bu senin annen Zehra! -Bilmiyorum, dedi Zehra. Aðlamak üzereydi. Her þey ortada gibiydi. Fakat ne yapmasý gerektiðini bilmiyordu. Semiha ya: -Öyle olsa bile biz ne yapabiliriz ki Müdire önümüze taþ koyar. Paranýn arkasý kesilsin istemez. Paraya düþkündür biliyorsun. -Polisler þimdi dosyalarýmýzý inceliyor. Mutlaka ortaya çýkar. Böyle çocuk varsa DNA testi yapacaðýz dedi polis. Zehra nýn içinde hayatýnýn deðiþeceðine dair bir his oluþmuþtu. Ýçinde yeni bir umut vardý. Fakat müdirenin kendi dosyasýný sakladýðýný bilmiyordu. Müdire bunu da düþünmüþ ve dosyayý çoktan saklamýþtý. Gerçekten de sevim haným Zehra nýn annesiydi. Müdire bunu biliyor fakat paraya olan düþkünlüðünden ortaya çýksýn istemiyordu. En sonunda polisler eli boþ yurttan çýktýlar. Polisler Sevim haným a: -Biri sizinle dalga geçmiþ olmalý, deyip meseleyi uzatmadýlar. Sevim haným gerçekten büyük bir ümitsizliðe düþmüþtü. Yýllar sonra kýzýndan haber almýþ oda yalan çýkmýþtý. Evine gitti ve aðlamaya baþladý. Kim yapar? Neden biri benle durduk yere dalga geçer. Hem böyle bir konuda Belki de kýzým gerçekten o yurtta. diyordu kendi kendine. O gece uyuyamadý. Ýçinde tuhaf bir his vardý. Sabah olduðunda yine o yurda gitti. O gece Semiha ve Zehra da olan biteni anlamýþ ne yapacaklarýný düþünüyorlardý. Bir mektup yazdýlar. Eðer kadýn tekrar gelirse ona vereceklerdi. Sabah bekledikleri gibi kadýn yurda gelmiþti. Fakat müdire çocuklarý kadýna yaklaþtýrmýyordu. Ellerindeki mektubu görmüþ niyetlerini anlamýþtý. Semiha nýn aklýna çýlgýnca bir þey geldi. Gidip mektubu kadýnýn arabasýna býrakacaktý. Müdireden dolayý mektubu kadýna vermek imkânsýzdý çünkü. Müdire onlardan þüphelendiði için sürekli gözlüyordu. Onu birinin oyalamasý gerekiyordu. Sinem abladan yardým istediler. Sinem müdirenin dikkatini çekecekti. Zehra ve Semiha oyun oynayacakmýþ gibi bahçeye çýktýlar. Ellerine bir top alýp birbirlerine atmaya baþladýlar. Birden yemekhanede bir gürültü koptu. Sinem dikkat çekmek için tabak kýrmýþtý. Müdire en çok buna kýzardý. Hemen yemekhaneye koþtular. Sinem i cam kýrýklarýný temizlerken buldular. Müdire yemekhanede Sinem e esip gürlerken kýzlar arabaya mektubu býrakmak için uðraþýyordu. Semiha kapýyý açtý. Sevim hanýmýn oturacaðý yere mektubu býraktý. Daha sonra koþarak yemekhaneye gittiler. Ortalýkta dolanýyorlar diye bir de onlar azar iþitti. Daha sonra üçü birden yatakhaneye çýktýlar. Sinem çok meraklanmýþtý. Hallettiniz mi der gibi baktý. Zehra baþýný salladý. Sinem de mutlu bir þekilde odasýna girdi. Yediði azara deðmiþti. O sýrada sevim haným yurttan çýktý. Arabasýna gitti. Koltuktaki mektubu görünce çok heyecanlandý. Çünkü hayatýný bir mektup deðiþtirmiþti. Belki ayný kiþidir diye düþündü. Açýp okumaya baþladý. Mektupta dün gece müdirenin yaptýklarý yazýyordu. Onu en çok etkileyense bu mektubu bir çocuðun ona yazmýþ olmasýydý. Mektuba Annecim diyerek baþlamýþtý. Mektubu aldýðý gibi arabadan dýþarý fýrlayýp yurda döndü. Mektubu müdirenin yüzüne çarpýp aðlayarak: -"Bu ne, diye sordu. Müdire þaþkýndý. Mektubu okur okumaz olanlarý itiraf etti. Zehra yý çaðýrdý. Sevim haným Zehra yý ilk gördüðünde aðlamaya baþladý. Cebinden doðduðunda çekilen fotoðrafýný çýkartýp Zehra ya verdi. Bu fotoðrafýn aynýsý onda da vardý. Küçüklüðüne dair tek fotoðraftý. Birbirlerine sarýldýlar. O gün Zehra yý alamadý. Müdireye ve Zehra yý kaçýran aileye dava açtý. Yasal iþlemler bittikten sonra Zehra yý yetimhaneden aldý. Zehra 12 yaþýnda da olsa gerçek annesine kavuþtu. Ve bunun sorumlusu olanlar adalete hesap verip cezalarýný çektiler. Yetimhaneye de yeni bir müdür atandý. Zehra yeni bir okula baþladý. Ama yetimhanedeki arkadaþlarýný da unutmuþ deðil. Oraya sýk sýk ziyarete gidiyor. Þimdi Zehra ve annesi çok mutlu Fatma IÞIK 10-A

47 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 Irak- Basra lý Ömer in Irak savaþýnda Amerikan kuvvetleri komutaný Tommy FRANKS 'a yazdýðý þiir. MERHAMET HÜR DÜNYAYA BU KADAR MI IRAK TI Ben Basralý Ömer, Belki haberin yoktur diye yazýyorum Mr. Franks. Önce demokrasi yaðdý göklerimizden, Sonra özgürlük geçti üstümüzden Palet palet. Ve insan haklarý Namlularýndan Yüzü maskeli adamlarýn Saniyede bilmem kaç adet. Demokrasi bizim eve de isabet etti Bir gün sonra anladým koptuðunu ayaklarýmýn. Tam on sekiz adet insan haklarý saymýþlar Vücudunda babamýn. Annem yoktu zaten Ben doðarken ilaç yokluðundan ölmüþ Ambargo falan dediler ya Anlamadým çocukluk aklý iþte Oluþmadan sökülmüþ. Sizde de barýþ böyle midir Mr.Franks? Ýnsan haklarý çocuklarý yetim Ve ayaksýz býrakýr mý orda da? Düþer mi ayýn kan gölüne aksi Güpegündüz düþer mi Pazar yerine demokrasi? Zenginlik insanlarý korkudan uykusuz býrakýr Kuþlar gökyüzünü terk eder mi orda da? Babamla mýrýldandýðým son dua dilimde Ayaklarýmýn hastanede Ve giymeye kýyamadýðým pabuçlar Kaldý elimde. 45 Çocuklarýn var mý Mr. Franks? Al, oðluna götür onlarý Bari iþe yarasýn Kim bilir belki baktýkça Bazen beni hatýrlasýn. Bu nasýl demokrasi Mr. Franks? Düþtüðü yeri yaktý Merhamet hür Dünyaya Bu kadar mý IRAK ' tý? BASRA LI ÖMER

48 KÜTAHYA ANADOLU ÖÐRETMEN LÝSESÝ KÜTAHYA ÝÇÝN YAZILMIÞ KÝTAPLAR 46 KÜTAHYA DA SELÇUKLU GERMÝYAN VE OSMANLI ESERLERÝ Bu kitabýmýzda içerik 3 bölümde incelenmiþtir.birinci bölümde Kütahya daki Selçuklu devri eserlerinden bahsedilmiþtir. Ýkinci bölümde Germiyanoðullarý Beyliði nin Kütahya ya miras býraktýðý eserlerden bahsedilmiþtir.üçüncü bölümde ise ayný zamanda kitapta en çok alan kapsayan bölüm- Osmanlý Devleti nin Kütahyamýza kattýðý mimari tüm deðerler verilmeye çalýþýlmýþtýr. KÜTAHYA ÞÂÝRLERÝ Kitapta; Kütahyamýzýn gerek adýný tarihe yazdýrmýþ gerek adý pek duyulmamýþ tüm þairlerimiz ve eserleri mevcuttur.þiirleri okurken kendinizi kaybedebileceðiniz bir kitap.. KÜTAHYA GÜLDESTESÝ Kitabýmýzda Kütahyamýzýn yetiþtirdiði belki de en önemli kiþi olan Evliya Çelebi nin Kütahya yý anlatan gezi yazýlarý ve Kütahya daki mimari eserler hakkýnda yazdýðý þiirler mevcuttur. KÜTAHYA ERGUNÝYYE MEVLEVÝHANESÝ Deðerli okuyucular bu kitabýmýzda içerik üç bölümde ele alýnmýþtýr. Birinci bölümde; Kütahyamýzýn genel olarak tarihi, Kütahyamýzda tasavvufi hayat ve Kütahyada Mevlevilik konularý ele alýnmýþtýr. Ýkinci bölümde; Kütahya Erguniyye Mevlevihanesi nin tarihinden, mimari yapýsýndan ve iþlevlerinden bahsedilmiþtir. Üçüncü bölümde ise; Mevlevihanede vazife yapan þeyhler ve ilgili zevatlardan bahsedilmiþtir. KÜTAHYA NIN YETÝÞTÝRDÝÐÝ BÜYÜKLER VE ÖÐÜTLERÝ Kitabýmýzda Kütahyamýzýn deðerli dini büyüklerinden nasihatler vardýr.hayatýmýzda çizdiðimiz yolu olumlu yönde deðiþtirebilecek veya yeni bir yol çizdirebilecek bir kitap.. KÜTAHYA ÞEHRÝ KÜTAHYA ANSÝKLOPEDÝSÝ Bu kitabýmýzda Kütahya tarihi bize ilgimizi çekebilecek düzeyde ve özenle anlatýlmýþtýr. Hem Kütahyamýz hakkýnda her yönlü bilgi sahip olmak hem de okurkan zevk almak isteyenlerin okumasý gereken bir kitap Deðerli okuyucular bu kitabýmýzda Kütahya tüm hatlarýyla tarihsel olarak ele alýnmýþtýr. Kütahya nýn tarihini çok iyi öðrenebilmek için okunmasý þart olan bir kitaptýr. Ünlü Osmanlý Tarihçisi Prof. Dr. Ýsmail Hakký Uzun ÇARÞILI nýn Kütahyamýza hediye ettiði bu kitap baþta her Kütahyalýnýn daha sonra da Kütahya yý tanýmak isteyenlerin okumasý gereken bir kitaptýr. OSMANLI ARÞÝV BELGELERÝNDE KÜTAHYA DA SOSYAL HAYAT Kitapta Osmanlý arþiv belgelerine göre Kütahya daki sosyal hayat anlatýlmaya çalýþýlmýþtýr. Ýçerik 5 bölümde ele alýnmýþtýr. Birinci bölümde Kütahya daki mekanlardan, ikinci bölümde sosyal hayatýn aktif unsuru olarak kabul edebileceðimiz insanlardan, üçüncü bölümde Kütahyamýzda daha önce olagelmiþ göç hareketlerinden, dördüncü

49 SANCAKTAR DERGÝSÝ - NÝSAN 2012 bölümde diðer sosyal faaliyetler ve olaylardan, beþinci bölümde ise Kütahyamýz hakkýnda Osmanlý arþivinden beslenen belgelerden bahsedilmektedir. KÜTAHYA YÖRESÝ VE AÐIZLARI Kütahyamýzýn ayrý ayrý tüm bölgelerindeki þive ve dil farklýlýklarý bilimsel açýdan anlatýlmýþtýr. Kitabý okuduðumuzda yörelerin konuþma tarzlarýný, benzerlik ve farklýlýklarý öðrenebiliyoruz. Kitabýmýzýn da ismini aldýðý gibi Kütahya ve yöresi aðýzlarý hakkýnda bilgi sahibi olmak isteyenler bu kitaba mutlaka baþvurmalýdýr. SAZIMIZ, SÖZÜMÜZ TÜRKÜLERÝMÝZ, ÖYKÜLERÝMÝZ ÝLE KÜTAHYA Kütahya Türküleri ve türkülerin öyküleri, özellikleri ve yorumlarý anlaþýlabilir bir üslubla anlatýlmýþtýr. Kütahya Folklörüne meraklýlarýn okumasý gereken bir kitaptýr. Muhammed Cihad AKKAYA 10-C ÝKÝ AYRI YÜZDEKÝ AYNI BAKIÞ Dostluk; hayatýmýzdaki vazgeçilmez bað. Bizi biz yapan en samimi duygu. Dostluk dost olmadan oluþamayacak sýcak bir þeydir. Dosta ve dostluða önem vermemek manevi bir krizdir. Bu krizi görmek istemezsek dostumuz olduðunu sanýrýz ama yoktur hiçbir dostumuz. Bencillik galip gelmiþtir. Dost gitmiþ dostluk bitmiþtir. Arkadaþ ve dost ayrýmý kalmamýþtýr. Cennet ve cehennemi ayýran fark kadar büyük olan bu fark kayboluvermiþtir ama farkýna varamamýþýzdýr. Dost yaðmurlu günlerde þemsiye, güneþli günlerde gökyüzü oluverir. Arkadaþla ise sadece konuþulur. Dost ayýbýmýzý düzeltir. Doðrumuzu takdir eder. Dostluk bir kalkandýr, en ufak darbelerden bile korur bizi. Dostluk bir güneþtir, bizi ýsýtýr, geliþtirir ve olgunlaþtýrýr. Kendi çýkarý için dostunu býrakmaz. Bize gerekli olan hayat suyunu verir. Tüm bunlara karþýlýk peki ya biz ne yapacaðýz? Dostumuzun aynasý, þemsiyesi olacaðýz. Bizim gülümüz olacak dost. Çok güzel kokan ve bir o kadar da rengiyle cezbettiren bir gül. Güzelliðiyle bizi olgunlaþtýran bir gül. Mevlana ve Þems arasýndaki dostluk gibi. Dostlukta iki kiþi deðil aslýnda tek kiþi vardýr. Ýki ayrý bedende atan tek kalbi iki ayrý kafada ayný düþüncelerle dolup taþan tek beyin ve iki ayrý yüzde ayný bakýþ. Dýþarýdakiler iki kiþi görür birbirine zýt. Ama bu kiþiler zýt bedenlerini ayný olan ruhlarýna þemsiye yapar. Dostlukta zýtlýk, bir anlamda eþitliktir. Bir insan þöhretini yerle bir edebilmelidir dostu için. Þöhret bariyerini yýkabilmelidir iki yarým elmayý birleþtirebilmek için ve bu elmayý baþkalarýna faydalý olmasý için ayýrmamalýdýr. Bir kalbi ikiye bölsek o kalbin sahibi yaþayabilir mi? Bir þemsiyeyi delik deþik etsek bizi yaðmurdan koruyabilir mi? Ýki dostu yani bir tek kiþiyi parçalarsak düpedüz cinayet iþlemiþ oluruz. Peki ya bu cinayetin cezasý ne günümüzde? Hapis mi yoksa para cezasý mý? Sesleniyorum, yeni tomurcuklanacak olan çiçekleri, yeni düþünceleri ve bu dostluðun sýcaklýðýný katletmenin cezasý ne? Dostluk baþlý baþýna bir dünya ve sürekli de büyüyecek olan bir dünya. Tüm bunlardan sonra tanýmý zor söylemesi kolay olan dostunuz sizin için hala kötü havalarda istediðiniz bir þemsiye mi? Betül Ankaralýgil 9-C 47

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER SENDÝKAMIZDAN HABERLER Sendikamýza Üye Ýþyerlerinde Çalýþanlardan Yýlýn Verimli Ýþçisi Ve Ýþvereni Seçilenlere Törenle Plaketleri Verildi 1988 yýlýndan bu yana Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) nce gerçekleþtirilen

Detaylı

BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý

BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý 16 Haziran ve 23 Haziran 2002 tarihlerinde yapýlan Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) ve Yabancý Dil Sýnavý (YDS) sonuçlarýna aðýrlýklý

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

Geleceðin yapýlarýný tasarlayýp sizin için üretiyoruz... Göksu Royal, istanbul un batýsýnda þehrin yoðunluðundan uzak, sakin, gün geçtikçe popülerliði artan Silivri nin gözdesi olacak bir proje. Farklý

Detaylı

Delil Avcýlarý göreve hazýr Emniyet Genel Müdürlüðü, Kriminal Polis Laboratuarý Dairesi Baþkanlýðý tarafýndan Bursa Ýl Emniyet Müdürlüðü Olay Yeri Ýnceleme ve Kimlik Tespit Þube Müdürlüðü bünyesinde "Olay

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ

ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ 210 ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ Örnek Restorasyonlar Sergisi Vakýf eseri için restorasyon, adeta ikinci bahar demektir. Zor, çetin ve ince bir iþtir. Bu nedenle, tarihi ve kültürel deðerlerimizin baþarýlý

Detaylı

4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623 MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

2015-2016 KISA PROGRAM NÝLÜFER ROTARY KULÜBÜ UR. 2440. BÖLGE BES ve EÐÝTÝM ASAMBLESÝ 26-29 MART 2015 Sevgili Dostlarýmýz; U.R. 2440. Bölge 2015-2016 Dönemi BES ve Eðitim Asamblesine hoþ geldiniz. Önemli

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

1Osalon tek masa u düzen küme 7 7 9 14 17 19 11 17 19 19 31 33 43 31 12O Centrum Toplantý Hizmetleri KÜÇÜKYALI farklý boyut ve özelliklere sahip 10 adet toplantý salonu, açýk büfe Ýris Restoran ý, sosyal

Detaylı

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006 KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU GÝRÝÞ KURUMSAL KÝMLÝK HAKKINDA Adýyaman Üniversitesinin misyon ve vizyonuna uygun kurumsal kimlik çalýþmasý bu dökümanda detaylandýrýlarak sunulmuþtur. Kurumsal kimlik oluþturulurken,

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ.

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Her yeri altýn kaplý olan bu sarayda onlarca oda, odalarda pek çok

Detaylı

DÜZENLEME KURULU YÜRÜTME KURULU. Sezai ONARAL Sami KAZICI Ünal AYDIN Tayfun BEÞE Nevzat BARAK Yaþar BASKIN Hasan AKTAÞ Abdi ÇALIÞIR

DÜZENLEME KURULU YÜRÜTME KURULU. Sezai ONARAL Sami KAZICI Ünal AYDIN Tayfun BEÞE Nevzat BARAK Yaþar BASKIN Hasan AKTAÞ Abdi ÇALIÞIR BÝRÝNCÝ DUYURU DÜZENLEME KURULU Deðerli Meslektaþlarýmýz, Yeminli Mali Müþavirler Odalarý olarak 8 odanýn ortaklaþa ilk defa düzenlediði "I. Yeminli Mali Müþavirlik Denetim ve Tasdik Sempozyumu" 13-17

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

A D H I G B C E F 75 lik servis arabasý 100 lük servis arabasý 120 lik servis arabasý 140 lýk servis arabasý 210 luk servis arabasý Çocuk arabasý 25 lik A B C D E F 730 840 780 900 990 560 640 730 690

Detaylı

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN YAZ OKULU Çocuklarýnýza YAZ KEYFiNi GYM PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN ONLINE KAYIT facebook.com/gympark instagram.com/gym_park twitter.com/gym park info@gympark.com.tr www.gympark.com.tr 0 236 233 00 55 0

Detaylı

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez?

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez? 5. SINIF COÞMY SORULRI 1. 1. BÖLÜM DÝKKT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. Kazan Bardak Tam dolu kazandan 5 bardak su alýndýðýnda kazanýn 'si boþalmaktadýr. 1 12 Kazanýn

Detaylı

Hac Organizasyonumuz; Turizm Bakanlýðý, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý ve Türsab Denetim ve Kontrolü Altýndadýr! KUTSAL YOLCULUK HAC...

Hac Organizasyonumuz; Turizm Bakanlýðý, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý ve Türsab Denetim ve Kontrolü Altýndadýr! KUTSAL YOLCULUK HAC... 2013 Organizasyonu KUTSAL YOLCULUK HAC... Dilleri, renkleri ve kültürleri farklý milyonlarca inananýn birlikte hareket ettiði hac, Allah katýnda siyahýn beyazdan, Arab'ýn Acem'den, Türk'ün Kürt'ten üstünlüðü

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

Doða dan hayata... Doða dan hayata... Doða dan hayata... HAKKINDA HAKKINDA Türkiye'nin en köklü mermer ocaðý iþletmelerinden Özyýlmazlar Mermer, Aydýn Yýlmaz ve Mustafa Bener tarafýndan kurulduðu 1989

Detaylı

Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý..

Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý.. Kümeler II. KÜMLR. TNIM Küme, bir nesneler topluluðudur. Kümeyi oluþturan nesneler herkes tarafýndan ayný þekilde anlaþýlmalýdýr. Kümeyi oluþturan nesnelerin her birine eleman denir. Kümeyi genel olarak,,

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta Mikro Dozaj Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle Türk

Detaylı

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ EÐÝTÝM SEMÝNERÝ RESÝMLERÝ Çimento Ýþveren Dergisi Özel Eki Mart 2003, Cilt 17, Sayý 2 çimento iþveren dergisinin ekidir Ýþçi Saðlýðý ve Ýþ Güvenliði Projesi Sendikamýz

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Stajyer Kontrolör (Ýdari) Atama Yapýlmasý Planlanan Kadro Sayýsý: Ýdari+Mühendis Kadrolarý Toplamý : 5 Test Aðýrlýklarý: GY:0,1, GK:0,1, HU:0,2,

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri.

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri. Sessizliktir Her Þeyin Ötesi Aldous Huxley Hani, sýradan hayatlar vardýr; bir ucu hiçliðe yolcu; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn sessizliðini akseder suretleri. O suretlerin en dokunaklý sessizliðini, hiçliðini

Detaylı

Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm

Detaylı

ARTIMAGE Yapý San. ve Tic. Ltd. Þti. Orhantepe Mahallesi Sahilyolu Sok. No: 19/A Dragos-Kartal / TURKEY Tel: 0216 399 78 72 Faks: 0216 399 68 02 www.artimage.com.tr Estetiðin betonla dansý... DEKOZEMÝN

Detaylı

ÝÞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI 2010 YILI GENEL SONUÇLARI

ÝÞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI 2010 YILI GENEL SONUÇLARI ÝÞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI 2010 YILI GENEL SONUÇLARI Ankete Cevap Veren MESS Üyesi Ýþyeri Sayýsý 154 Toplam Çalýþan Sayýsý Erkek Çalýþan Sayýsý Kadýn Çalýþan Sayýsý Mavi Yakalý Çalýþan Sayýsý Beyaz

Detaylı

1 2 3 4 7 8 9 10 11 12 13 14 16 19 21 23 24 25 26 27 28 30 32 33 37 41 42 44 46 47 48 50 52 54 56 Kurum Kimliði Logo Logo Þube Logolarý Logonun Renkli Kullanýmý Logonun Siyah-Beyaz Kullanýmý Logonun Diþi

Detaylı

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ ÝKK TOPLANTISI ÞUBEMÝZDE GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ 4 Kasým 2010 tarihinde ÝKK toplantýsý Þubemizde gerçekleþtirildi. ÞUBEMÝZ SOSYAL ETKÝNLÝKLER KOMÝSYONU TOPLANDI Þubemiz sosyal etkinlikler komisyonu 05 Kasým 2010

Detaylı

BURSA BADEMLÝ BADEMLÝBÜLTEN 2013-14 Ron BURTON U.R. 2440 Bölge Baþkaný Esat KARDIÇALI 1. Grup Baþkan Yardýmcýsý Serdar DURUSÜT Ali Ýhsan&Hande PALALI 2013-2014 Dönem Baþkaný KURULUÞ: 27.05. / CHARTER:

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek söyleyemem. Ýþlerin paylaþýmý yüzünden aramýzda hep kavga

Detaylı

ÖÐRENCÝNÝN ÖZGEÇMÝÞ FORMU

ÖÐRENCÝNÝN ÖZGEÇMÝÞ FORMU T.C. SAKARYA ÜNÝVERSÝTESÝ... MESLEK YÜKSEKOKULU ÖÐRENCÝNÝN ÖZGEÇMÝÞ FORMU Adý Soyadý : Öðrencinin No : Doðum Yeri ve i : Öðr.Kaldýðý Yerin Ýkametgah Adr. : Öðr. Kaldýðý Yerin Tel. : Öðrenci GSM Telefonu

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

ISO 9001:2008 ÜRÜN FÝYAT KATOLOÐU

ISO 9001:2008 ÜRÜN FÝYAT KATOLOÐU ISO 90012008 2010 ÜRÜN FÝYAT KATOLOÐU Alsanduþ, 1983 yýlýnda alüminyum doðrama ve panjur imalatý ile baþladýðý ticari hayatýna 1990'lý yýllarda Pvc doðrama ile devam etmiþtir. 1998 yýlýnda ALSANDUÞ markalý

Detaylı

www. adana.smmmo.org.tr

www. adana.smmmo.org.tr Adres Güzelyalý Mahallesi 81093 Sokak No : 14 Çukurova / ADANA Telefon 0 322 232 99 03 0 322 232 99 04 0 322 232 99 06 0 322 232 38 00 Faks 0 322 232 99 08 www. adana.smmmo.org.tr SEMPOZYUMUN AMACI SEMPOZYUMUN

Detaylı

Deðerli Meslektaþlarým, Ýstanbul KBB- BBC Uzmanlarý Derneði 'nin 20-23 Eylül 2012 tarihleri arasýnda KKTC- Girne Cratos Otel'de gerçekleþtireceði 4. Kongresi'ne sizleri davet etmekten büyük mutluluk ve

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

YÖNETÝM EÐÝTÝM KÜLTÜR DERNEÐÝ

YÖNETÝM EÐÝTÝM KÜLTÜR DERNEÐÝ TÜM BÝRÝMLERÝN DÝKKATÝNE YÖNETÝM EÐÝTÝM KÜLTÜR DERNEÐÝ Sayýn Ýdarecilerimiz; Kurulduðumuz 2005 yýlýndan bu yana uygulamaya ve ihtiyaca yönelik eðitim seminerlerimiz devam etmektedir. Bilindiði üzere ülkemizde

Detaylı

2 Eðitim, bütün insanlarýn en temel haklarýndan bir tanesidir. Herkesin okuyup yazabilme, yeteneklerini geliþtirebilme, kendisine ve topluma yararlý bilgileri edinebilmesi için eðitim süreçlerinden geçebilmesi

Detaylı

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma Ýçindekiler 1. FASÝKÜL 1. ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta Düzlem ve Düzlemsel Þekiller Geometrik Cisimlerin Yüzleri ve Yüzeyleri Tablo ve Þekil Grafiði Üç Basamaklý Doðal Sayýlar Sayýlarý Karþýlaþtýrma

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO:95

BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO:95 BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO:95 BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 95 Yayýn Sorumlusu Cafer SEZGÝN Yayýn Kurulu Kerim AYTEKÝN - Yalçýn LÝMON Ýrfan ÖZER - Hakký ÇÝÇEK Tashih

Detaylı

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle ÖNSÖZ Biliþim Sektörünün deðerli çalýþanlarý, sektörümüze katký saðlayan biliþim dostlarý, Bilindiði üzere Türkiye Biliþim Derneði, Biliþim Sektörünün geliþmesi amacýyla tam 38 yýldýr çalýþmalarýna aralýksýz

Detaylı

ACADEMY FRANCHISE AKADEMÝSÝ FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN. bilgi kaynaðýnýz. iþbirliði ile

ACADEMY FRANCHISE AKADEMÝSÝ FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN. bilgi kaynaðýnýz. iþbirliði ile ACADEMY FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN bilgi kaynaðýnýz iþbirliði ile WORLD FRANCHISE COUNCIL ÜYESÝDÝR EUROPEAN FRANCHISE FEDERATION ÜYESÝDÝR ACADEMY Giriþ Giriþ Franchise, perakendecilikte çaðýmýzýn

Detaylı

Sanayici ve Ýþadamlarý Derneði www.tutevsiad.org BÝRLÝKTEN KUVVET DOÐDU TÜRK-ÇÝN EKONOMÝK VE TÝCARÝ ÝÞBÝRLÝÐÝ FORUMU NDA BÝZDE TÜTEVSÝAD OLARAK YERÝMÝZÝ ALDIK T.C. Baþbakaný Recep Tayyip Erdoðan'ýn 8-11

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri 1 2 1 1 2 Çok Sýcak Soðuk Sýcak Çok Soðuk D B C Çorba Kutuplar Yanardað Sonbahar Yukarýda yer alan 1. ve 2. kutudakiler

Detaylı

PLASTÝK ENJEKSÝYON VE ÝNÞAAT MALZEMELERÝ SAN. TÝC. Hakkýmýzda KAMÝ GRUP 2007 yýlýnda Ýstanbul Topçularda, Sn. Baþak Kami tarafýndan kurulmuþtur. 2007 yýlýndan bu yana geliþimciliði ilke edinen firmamýz,

Detaylı

3T, metal iþleme sektöründe marka fuarlar arasýnda 3T Uluslararasý Metal Ýþleme, Kalýp, Otomasyon Teknolojileri ve Yan Sanayi Ürünleri Fuarý 15-18 Mayýs 2008 tarihleri arasýnda Ýzmir Kültürpark Uluslararasý

Detaylı

Yýl : 2011 Sayý 175 YENÝ TÜRK TÝCARET KANUNU 1 Ýçindekiler Baþkandan 4 Merhaba 2012 OSB 50 Kütahya OSB Haberler 69 Alayunt Lojistik Merkezi Kamuoyuna Tanýtýldý Kapak Konusu 6 Yeni Türk Ticaret Kanunu

Detaylı

Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: tculha@grem.com.tr BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Tema. Tema. Tema. www.degeryayinlari.com. Geleceðin Büyükleri olan Deðerli Öðrencilerimiz,

ÝÇÝNDEKÝLER. Tema. Tema. Tema. www.degeryayinlari.com. Geleceðin Büyükleri olan Deðerli Öðrencilerimiz, 1. Fasikül TEMA 1 Okul Heyecaným Set Olarak Satýlýr, Tek Tek Satýlmaz. ...... Ön Söz www.degeryayinlari.com Copyright Zambak Yayýncýlýk ve Eðitim Gereçleri Tic. AÞ Bu kitabýn tamamýnýn ya da bir kýsmýnýn,

Detaylı

Mudurnu markasýnýn satýþa çýkmasý, bize bir ikramdý.. Mudurnu Piliç Yönetim Kurulu Baþkaný Zuhal Daþtan:

Mudurnu markasýnýn satýþa çýkmasý, bize bir ikramdý.. Mudurnu Piliç Yönetim Kurulu Baþkaný Zuhal Daþtan: 109. Sayý www.performansgazetesi.net performans@performansgazetesi.net Mudurnu Piliç Yönetim Kurulu Baþkaný Zuhal Daþtan: Mudurnu markasýnýn satýþa çýkmasý, bize bir ikramdý.. 8 Mudurnu Piliç Yönetim Kurulu

Detaylı

SENDÝKAMIZIN 27. OLAÐAN GENEL KURUL TOPLANTISI YAPILDI.

SENDÝKAMIZIN 27. OLAÐAN GENEL KURUL TOPLANTISI YAPILDI. TÜRK AÐIR SANAYÝÝ VE HÝZMET SEKTÖRÜ KAMU ÝÞVERENLERÝ SENDÝKASI Kuruluþ 25 Kasým 1968 4 3. YIL Kasým 2011 Kuzgun Sokak No 103 06540 A.Ayrancý / ANKARA Tel (312) 440 02 07 Faks (312) 440 02 08 SENDÝKAMIZIN

Detaylı

TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER

TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER AÇIKLAMALAR: Bu tabloda daha az yerde daha fazla bilgi verebilmek için bazý kýsaltmalar yapýlmýþtýr. Testlere verilecek aðýrlýklar gösterilirken

Detaylı

INTERIOR PARTITIONS BÖLME SÝSTEMLERÝ BÖLME SÝSTEMLERÝ INTERIOR PARTITIONS. aluwall.com. Arpa GLASS FITTINGS & ACCESSORIES COMPACT LAMINATE PANELS

INTERIOR PARTITIONS BÖLME SÝSTEMLERÝ BÖLME SÝSTEMLERÝ INTERIOR PARTITIONS. aluwall.com. Arpa GLASS FITTINGS & ACCESSORIES COMPACT LAMINATE PANELS BÖLME SÝSTEMLERÝ BÖLME SÝSTEMLERÝ GLASS FITTINGS & ACCESSORIES Arpa COMPACT LAMINATE PANELS aluwall SYSTEMS R INDEX 1 ÖNSÖZ PREFACE 2 Güvenlik amaçlý demontable bölme duvar sistemleri Demontable security

Detaylı

SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ

SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ KOCAELI BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ ULUSLARARASI KATILIMLI SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ 8-11 MAYIS 2011 SABANCI KÜLTÜR MERKEZÝ - KOCAELÝ SÝGARA ve SAÐLIK ULUSAL KOMÝTESÝ ÖNSÖZ Deðerli Tütün Kontrol Gönüllüleri,

Detaylı

ORTAKLAR SERMAYE PAYI HÝSSE

ORTAKLAR SERMAYE PAYI HÝSSE ÝZULAÞ GÖREV TANIMI 1990 yýlýnda kurulan Ýzulaþ'ýn hedefi Ýzmir kent içi ulaþým hizmetleri, otopark iþletmeciliði, araç bakým onarým üniteleri kurup iþletmek, petrol daðýtým taþýmacýlýðý, kara - deniz

Detaylı