25 Şubat-11 Nisan February-11 April Editörler / Editors Erdal DUMAN Mehmet Ali UYSAL Serkan DEMİR. Küratörlük / Curating YAYGARA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "25 Şubat-11 Nisan 2011 25 February-11 April 2011. Editörler / Editors Erdal DUMAN Mehmet Ali UYSAL Serkan DEMİR. Küratörlük / Curating YAYGARA"

Transkript

1

2 25 Şubat-11 Nisan February-11 April 2011 Editörler / Editors Erdal DUMAN Mehmet Ali UYSAL Serkan DEMİR Küratörlük / Curating YAYGARA Proje Asistanı / Project Assistant Sara ADIBELLİ Grafik Tasarım / Graphic Design Veysel ŞAYLİ Çeviriler / Translations Ali Nejat KANIYAŞ Canay DOĞULU Selda SOMUNCUOĞLU Sibel ERDEN YAYGARA Güncel Sanat İnisiyatifi Erdal DUMAN Mehmet Ali UYSAL Mustafa DUYMAZ Serkan DEMİR Şevket ARIK Veysel ŞAYLİ Baskı / Print Kardelen Ofset T: (312) Bu kitapta yer alan tüm görsellerin ve yazıların sorumluluğu, eser sahiplerine ve yazarlarına aittir. Yayımlanan yazılardan alıntı yapmak, kaynak göstermek koşulu ile serbesttir. Altınsoy Cad. No:3 Adliye Sarayı Arkası Sıhhiye - ANKARA T: / F: /

3 Yazarlar Authors Achim Wagner Ali Artun Aydın Gelmez Barış Acar Bora Erdağı Cana Bilsel Ersin Vedat Elgür Mehmet Ali Uysal Fırat Arapoğlu Savaş Ergül Şevket Arık Şinasi Tek Utku Özmakas Yeşim Uysal Sanatçılar Artists Ali Alışır Ali Kazma Ali Taptık Anna Heidenhain Ayça Telgeren Bashir Borlakov Burcu Perçin Cem Sonel Erdal Duman Erinç Ulusoy Ersinhan Ersin Fırat Engin Gözde İlkin Güneş Terkol Hatice Çiçe İrem Tok İrfan Önürmen Jose M. Rodrigues Lütfi Özden Mehmet Ali Uysal Mümtaz Demirkalp Mustafa Duymaz Nejat Satı Olcay Kuş Onur Gülfidan Serap Öney Serkan Demir Şevket Arık Volkan Aslan Yaşam Şaşmazer Zoe Baraton

4 * Charles Baudelaire 4 Toplumsal eşitsizliğin yarattığı sınıf farkının, mekan ifadelerinde sunulmasıyla yan yana gelen hayatlar bir tür sıkışma, gerilim ve çatışma yaşamaktadır. Bununla birlikte her mekan kendi sınıfını yarattığı gibi, bu sınıfın işaretlerini, trendlerini, kodlarını içinde taşımaktadır. Birbirinden ayrılma, birbirini dışlama durumunun bir duvarla gerçekleştiği yada mekanın kendisinin bu özerk alanları yarattığını söyleyebiliriz. Diğerinden ayrılan ve kapalı bir topluluk formuna dönüşen bu yerleşme türlerinde izole edilmiş yaşamlar kendi iktidarlarını da seçerek, duvarın diğer tarafında kalanlara mesafesini koymuştur. Kent parçalara ayrılmış, ortak alan olarak değerlendirebileceğimiz kamusal alanlar işlevini yitirmiştir. Dolayısıyla kentte lokal alanlar ve bu alanlarda kutuplaşan, birbirinden uzaklaşan topluluklar oluşmaya başlamıştır. Bu ayrımı en basitinden zamanlarının farklılığından görebiliriz. Burada zaman mekanın içine taşınır ve zamanını da belirleyen moda kavramıdır. En yeni olan en ileride olandır. Kapitalizmle ilişkili olan moda kavramı zaman olgusunu kullanarak mekanlara sızar. Böylelikle mekanlar iktisadi bir anlamla ilişkilenir ve temel itici gücünü kazanır. Kentler önceleri birçok değişik coğrafyadan gelen, toplanılan alanlarken şimdi ayrışan ve birbirine temas etmeyen gruplara bölünmüştür. Bu ise kentin oluşumuna çelişkili bir durumu yaratmaktadır. Birbirine bu kadar yakınken uzak olma hali, diğerinin yaşamına kayıtsız kalma refleksini de geliştirmiştir. Kent, içinde barındırdığı farklı ırk, din, dil, kavramlarının üzerinde sınıfsal farka dayalı mekan ayrımcılığıyla tanımlanabilecek yeni sosyal grupları doğurmaktadır. Bu sosyal gruplar mekansal ayrımlarla kendi içlerinde homojen yeni bir kimlikle kentin içinde ayrılmaktadır. Ne zaman ki karşılaşmanın zorunlu olduğu hallerde mekansal olarak ayrımlaşan sosyal gruplarda çatışma da kaçınılmazdır. Baudelaire göre kent doğa gibi hakiki değil sahtedir sunidir; tanrısal değil şeytanidir. Kahramanlarıda lanetlidir, kötüdür, çirkindir. Doğa cennetse, kent cehennemdir *.

5 Yaygara Güncel Sanat İnisiyatifi Yaygara Contemporary Art Initiative The lives which come together by the proposition of the class difference occurred with social inequality in spatial expressions experience a kind of tension and conflict. Moreover, each space creates its own social class and it constitutes the signs, trends and some codes of that social class. We can say that the case of separation from each other / exclusion of the others has been created by a wall or the space itself has created these autonomous places. The isolated lives in the settlements which have transformed into a closed social form by separating from the other and electing its political power, hold off the others on the other side of the wall. The city has been fragmented, the public spaces has already lost their function. Thereby some local spaces in the city and some social groups apart from each other and polarized in these spaces have been formed. We can see this distinction from the time differences they have. In these places time is carried inside of the space and the determinant of time is the trend. The best one is the newest one. The concept of trend / trendy related with capitalism leaks into the spaces by using time. In this manner the spaces relates itself to an economic meaning and gets its impetus. Although the cities were the places where the people from different cultures come together, now it has decomposed into some social groups not touching each other. Therefore it creates a kind of conflict on existence of cities. The case of being away from each other, although they are so close to each other has created a kind of reflex of indifferent to the others life. The city generates new social groups depending on social differences according to the different nationality, religious and language concepts sheltered in it. These homogeneous social groups in their spaces differentiate with a new identity in the city. However, conflicts are inevitable when these groups have to meet. According to Baudlaire, the city is fake and artificial; diabolical, not godlike and its heroes are damned, bad and ugly. If the nature is haven; the city is hell.* 5

6 ACHIM WAGNER Şafak Şafak habersiz her şeyden uzanırken bulutlara uğulduyordu ağzı tasasız bir balığın als wir ahnungslos nach den wolken griffen das rauschen aus dem mund eines sorglosen fisches (çeviri atilla dirim) 6

7 1532. sokak sokak atlamak üzerinden su birikintilerinin gürültülü gölgesinde işçi bloklarının mesela veya öylesine koşmak fazlasıyla geniş gocuklarla bir güneydoğu yeli perdeleri uzaklaştırırken yavaşça birbirinden über pfützen springen im lauten schatten der arbeiterblöcke etwa oder einfach los rennen in zu weiten anoraks bis ein südostwind die gardinen auseinander sachte nach fern (çeviri atilla dirim) 7

8 camekân sokağı camekân sokağı üç numara. eğreti basamaklarda öylesine kopmuşum ki zihnimden yalnızca bir sayacım şimdi izlenimleri ölçen yola çıkmış kirazlar gelir bir sokak satıcısının türküsünden geçerek sıra sıra taburelerin önünde aşina olduğumuz tak tak sesiyle zarlar sırayla vurur taşa bir düğme gibi koparak düşen şaşkın bir gömlekten çayın içinde uyumlu bir çift zar çözülürken (çeviri nesrin eruysal) nummer drei. auf provisorischen stufen bleibe ich mir aus dem kopf nur das zählwerk der eindrücke exakte kirschen die werden vorbei besungen in einer handkarre das nachweisliche klacken von würfeln vor wiederholten schemeln so wie sich ein knopf aus einem erstaunlichen hemd und in fortfolge ins pflaster tritt ein zweierpasch zerfällt im tee (camekân sokağı = schaukasten gasse) camekân sokağı number three. on makeshift steps i remain out of mind just a meter of impression exact cherry mounds they come floating past on a pushcart vendor s song in front of serial stools the verifiable click-clacking of dice just as the button expelled by a startling shirt goes glancing off flagstones two matching cubes dissolve in tea (translated by tom morrison) (camekân sokağı = showcase lane) 8

9 alsancak kaldırıldı alsancak aufgehoben amfibik bir pruva süzülüyor sokağa yerdeki çöp torbaları elden ele dolduruluyor hazneye tenekelerin tıngırtısıyla geride bir su birikintisi bir konserve kutusunun içinde yağlı bir ege ışığı yayılıyor, taşıyor kaldırım taşlarının üstüne ein amphibischer bug schiebt sich durch die gasse das bleierne klappern aufgeworfener tüten müll hand für hand zur ladefläche vernehmlich bleibt eine pfütze in einer konservendose zurück ein öliger punkt ägäisches licht dehnt sich schwappt über die bordsteine (çeviri atilla dirim) 9

10 ALİ ARTUN Sanat ve Siyaset 10 Sanatın modern siyasal tözünü en iyi ifade eden terimlerden biri avangard dır. Aslında bir askerlik terimi: bir askeri birliğin öncü koluna avangard deniyor. Bu terimi sanatın siyasal öncülüğü anlamında ilk kullananlar Saint-Simon taraftarı düşünürler. Romantizmin etkisi altındaki lara ait sosyalist ütopyaların vaat ettiği gibi, sanatın yol göstereceği ideal bir uygarlığın, modern uygarlığın gayri-insani çehresini dönüştüreceğini hayal ediyorlar. Neil McWilliam Mutluluk Düşleri nde sanat ve siyasetin bu hayali nasıl paylaştıklarını anlatır. Ancak, geçen konuşmamda değindiğim gibi, 1848 in dehşet verici gerçekliği, bu hayali parçalıyor. Bunun üzerine sanat kendisine atfedilen siyasal yükümlülüklerinden kopuyor. Hatta giderek, onu kuşatmayı tasarlayan her türlü siyaseti, onların ahlakını, sahte vaatlerini ve kurumlarını karşısına alıyor. Siyasete karşı bir siyaset geliştiriyor. Sanat hayatı dönüştürmek azmiyle siyasete rakip çıkarken, tam da bu yüzden siyasal bir mahiyet kazanıyor. Karşı-sanat (anti-art) gibi, bu karşı-siyasetin önderi de Baudelaire dir bence. Her ikisi de, I. Dünya Savaşı nı izleyen avangard sanatın yükselişi sırasında yetkinleşirler. Başta André Breton, dada ve sürrealizmin sözcüleri tarafından dile getirilirler. O nedenle ben de burada, bu hareketlerin ve ayrıca sitüasyonizmin sunduğu bazı siyaset formlarına işaret etmekle yetineceğim. Ancak önce bir hatırlatma yapma gereğini duyuyorum: Modernizm ve özerklik, 20. yüzyıl sanatına ilişkin tarihlerde, Clement Greenberg gibi formalistlerin metinlerinde, genellikle sanatın siyasetten ve hayattan kopması üzerine kurulur. Öte yandan Bürger de, 1974 te yayımlanan Avangard Kuramı nda avangardı modernizmin karşısına koyar. Oysa benim kanımca avangard, sanatın modernizmle kazandığı hükümranlık sayesinde örgütlenir. Gerçi modernizm sanatın siyaset tarafından araçsallaştırılmasını engeller, ve fakat, tam da bu sayede, onun kendine özgü bir siyasal muhayyile kurmasının yolunu açar. Dolayısıyla, modernizmin ve özerkleşme girişimlerinin sanatın siyasetten arınma süreci gibi gösterilmesi, tarihi teorik modeline feda eder. Siyaset, özerklik ve eleştiri, modernizmin incelenebileceği üç temel alanı oluşturur. Birbirlerinden ayrılmaları bir yana, birbirlerini içerirler.

11 Sürrealist Siyaset Dada nın I. Dünya Savaşı nın mahşerinde, 1916 da, Zürih de Cabaret Voltaire deki şiir performansları, sergileri, oyunları, provokasyonları önce sanatı parçalamaya yönelir. İlkin sanat nesnesini ortadan kaldırır. Sanat, bir ilişki, bir eylem, hatta bilinçsizce sarf edilmiş bir sözdür o ortamda. Arkasından sanatın öznesini, sanatçıyı ortadan kaldırır. Herkes sanatçıdır. Hatta bir zırdelinin, örneğin bir şizofrenin sanatsal potansiyeli daha da yüksektir. Çünkü bir şizofren geçmişi ve geleceği zamansal sürekliliği içinde kavrayamadığından, bize gerçeküstü bir zaman kavrayışı sunar. Dada sanatı parçalamak üzere, sanatın biriciklik (otantiklik) ve özgünlük gibi temel niteliklerini de anlamsızlaştırır. Her nesne, işaret, davranış, kavram, dada ile birlikte sanat olarak alımlanabilir: hava (Duchamp), dışkı, nefes (Manzoni), ateş, yağmur, boşluk (Klein)... Baudelaire den miras, sanatın bütün duyuları birleştirmesi ideali canlanır. Schwitters sanatlar arasındaki ayrımları kaldırmak üzere, sanatın yerine kendi icadı olan merz kavramını geçirir; Ur Sonata gibi sesli, resimli şiirler üretir. Evlerini ve atölyelerini sanat eserleri gibi değerlendirir: hayatı sanat olur. Dada sanatın kurumlarını da alaya alır: sanat tarihini anlamsızlaştırır çünkü yaptıklarıyla formlara direnir; müzede yeri yoktur çünkü anlıktır, geçicidir, cisimleşmez,vb.; estetik hiyerarşiyi (kanonu) kırar çünkü güzelliğe ilişkin normları reddeder. Bütün bunlar, zaten reddiyelerin söylemini kurduğu birtakım avangard refleksler olarak yorumlanabilir. Karşı bir estetiğin manifestoları şeklinde okunabilir. Dolayısıyla siyasal mahiyetleri görmezden gelinebilir. Oysa dada ve sürrealizm, Foucault nun tabiriyle, sistemin hakikat politikasını tehdit ederler. Aklın yerine hayali, gerçekliğin yerine düşü, mantığın yerine saçmalıkları, tasarımın yerine tesadüfü, bilincin yerine bilinçaltını geçirirler. Uygarlığın karşısına barbarlığı, garbın karşısına şarkı, bilimin karşısına oyunu, ayıklığın yerine sarhoşluğu, esrikliği çıkarırlar. İyiliğin, güzelliğin, doğruluğun karşısında kötülüğü, çirkinliği ve sahteliği örgütleyerek egemen bilgi rejimine karşı saldırıya geçerler. Nasıl yaparlar? Önce dili bozarlar. Kelimeler kadar imgeleri de temsillerinden özgürleştirirler. Bunun için geliştirdikleri yönteme psişik otomatizm diyorlar. 11

12 Bu yöntemi uyguladıkları oyunlardan birisi, Müstesna Kadavra. Bu şöyle bir oyun; bir kâğıt parçasını alıyorsunuz ve diyelim ona katlıyorsunuz. Ondan sonra on kişi sırayla ilk aklına gelen kelimeyi diğerlerinden gizlice kartlardan birine yazıyor. Sonunda on kelimelik bir cümle ortaya çıkıyor; ama bu tamamıyla bilinçli olarak kurulan bir cümle yapısına, onun söz dizimine aykırı. Bu oyun ilk oynandığında müstesna kadavra genç şarabı içecek diye bir cümle çıkmış ortaya, ondan sonra da oyunun adı öylece kalmış. Hala müstesna kadavra seansları düzleniyor dünyanın birçok yerinde; ve sözel hafızanın gücüne inanan, düşüncenin ağızda imal olduğuna inanan sanatçılar birbirleriyle spontan monologlara giriyorlar; Marcuse nin Rimbaud için söylediği gibi dünyayı yeni bir dile tercüme etmeye çalışıyorlar. Aynı oyunu kelimeler yerine çizgilerle oynayanlar sonunda on desenden oluşan bir kolaj elde ederler. Sürrealistler kolaj, asemblaj veya montaj gibi yöntemlerle sanatın mimetik, betimsel, realist yapısını parçalarlar; geleneksel ikonografisini dağıtırlar. Otomatik şiir ve otomatik resim, Masson, Miro, Aragon ve Breton gibi sanatçıların Budizm e duydukları eğilimle de yayılır. Zen şiirinde sözcükle imge iç içedir. İfade olarak, doğaçlama olarak kaligrafi, şark ideogramları, otomatizm tutkunları için fazlasıyla çekicidir. Otomatizmin, 1930 larda realist Halk Cephesi estetiği ne bağlı olan, Diego Rivera gibi Troçkist mural sanatçılarına öykünen Amerikan sanatçılarının soyut ekspresyonizmi keşfetmelerindeki rolü önemlidir. II. Dünya Savaşı sırasında New York a göçen sürrealistlerin düzenlediği otomatizm seansları oldukça rağbet görmüştür. Matta nın Pollock a öğrettiği otomatik-yazının action painting üzerindeki izleri ortadadır. Hayalgücünü psikopatolojiye, bilinçaltının gizlerine, cinsel arzulara ve tabular alemine açan Freud un keşfi olmuştur. Freud u Fransız entelijansiyasına takdim eden sürrealistlerdir. Zaten Breton tıp eğitimi görür; Savaş sırasında ordunun ruh ve sinir hastalıkları merkezinde görevlidir. Özellikle şizofren ve paranoyaklar, sürrealistlerin dili bozmalarında etkili olur. İlki, geçmişle geleceğin sürekliliğini kuramadığından sözdizimini parçalar; ikincisi, sözcüklere başka başka anlamlar yakıştırır; bu da sözcüğün anlamından kurtulması, yani sözcüğün devrimi demektir. Breton ve Aragon dişi cinselliğinin türevi saydıkları histerinin 19. yüzyılın en büyük icadı olduğunu düşünürler. Breton a göre Corbusier nin ussallığı ile kıyaslandığında Gaudi nin mimarlığı histeriktir. Breton un gözünde, güzellik ya sarsıcıdır ve bizi allak bullak eder, ya da yoktur. Bu onun aklını ve gönlünü çelen çılgın Nadja ya ithaf ettiği ünlü sürrealist kitabının son cümlesidir. Dali için de güzellik, sapkınlıklarımızın bilincine varma ölçüsüdür. Kısacası hepsi dünyayı çıldırtmak peşindedirler. Hatta, bilinçaltını şiddete başvurmaktan alıkoyan güçler koalisyonunun tahrip edilmesi ni bile göze alırlar. Sanıyorum bu kadarı dahi, siyasal anlamda da yeteri kadar devrimcidir. Onların derdi iktidarı ele geçirmek değil, ister sözlüklerde ister müzelerde temsil edilsin her türlü iktidarı yok etmektir. Bunun için de toplumun dışladığı, sakındığı, sakladığı enerjileri harekete geçirirler. Toplumun selametini, akıl sağlığını tehdit ederler. Çünkü onların gözünde maraziyet hayatiyettir. Benjamin, Sürrealizm: Avrupa Entelijansiyasının Son Fotoğrafı başlıklı makalesinde, sürrealizmin, bütün kitapları ve çabalarıyla, sarhoşluğun gücünü devrime kazanmak peşinde olduğunu yazar. Sürrealizmin, başta Benjamin olmak üzere eleştirel düşünce üzerindeki ve ayrıca yapısal dilbilim ve psikanalizin kuruluşundaki etkileri bilinir. Müstesna Kadavra oynayanlar arasında Claude Lévi-Strauss da vardır. 12

13 Lacan sürrealistlerin çıkardığı Minotaure dergisine makaleler yazar. Siyasetini sarhoşluk, çılgınlık gibi stratejiler üzerine kuran bir sanatın, rengi ne olursa olsun, herhangi bir siyasal yapı içinde sindirilemeyeceği açıktır. Nitekim baştan çok büyük bir bölümünün üyesi olduğu Fransız Komünist Partisi de giderek sürrealistleri dışlar. Çünkü sürrealistler o dönemdeki bütün komünist partilere sirayet eden Stalinist kültür politikalarına karşı direnirler. Enternasyonal (Komintern), 1935 yılındaki Moskova Kongresi nde faşizmin yükselmesine karşı geliştirilen Halk Cephesi politikasını ilan eder. Bu politika sanatın özerkliğini tamamıyla ortadan kaldırır ve sanatı Sovyet reelpolitikasının aracı haline getirir. Halk Cephesi estetiği neredeyse bütün dünyanın, en başta da Amerika nın, ilerici sanatçılarını etkisi altına alır. Bu sanat anlayışı Türkiye de de, özellikle 1960 larda yaşanan entelektüel canlanma içinde açığa çıkacak ve 80lere kadar otoritesini sürdürecektir. En egemen olduğu zamanda Stalinist kültür politikasına karşı bayrak açma cesaretini gösterenler sürrealistler olur. Breton neredeyse bir kampanya yürütür. Örneğin, Prag da ve Paris te toplanan değişik kongrelerde, Günümüz Sanatının Politik Konumu üzerine konuşmalar yapar ve sanatın hükümranlığını savunur. Meksika da sürgünde olan Troçki yi ziyaret eder ve birlikte Özgür ve Devrimci Bir Sanata Doğru başlıklı manifestoyu kaleme alırlar. Bu manifesto Clement Greenberg in de yazarları arasında olduğu Partisan Review adındaki eleştiri dergisinde basılır ve ufuktaki soyut ekspresyonizmin kahramanları da dahil birçok Amerikalı sanatçının Komintern kültürünü terk etmesinde etkili olur. Yıllar sonra bizzat Greenberg, birgün Troçkizm olarak başlayan anti-stalinizm in nasıl sanat-için-sanat havasına dönüştüğünden ve nasıl kahramanca geleceğin yolunu açtığından bahsedecektir. Breton baştan beri bir Freud-Marx sentezinin sanat ve siyaseti devrime taşıyabileceğini ummuştur. Ancak umutları, gerek Naziler ve Stalinistler, gerekse liberaller tarafından, daha doğrusu bütün siyaset erbabı tarafından, hiddetle veya hileyle bastırılmıştır. Gene de o, yenilgisinin hesabını çıkardığı geç dönem yazılarında bile sürrealist siyasetin bekasını savunur yılında yazdığı son manifesto su Yaşayan... Sürrealizm Üzerine dir. Siyasetin Sitüasyonları II. Dünya Savaşı ertesinde dada ve sürrealizm sanki bir yenilenme geçirir de, daha on altı yaşındayken Romanyalı sanatçı İsidore İsou nun kurduğu lettrism dadanın mirasına sahip çıkar. Dadanın sözcüklerine kadar ayrıştırdığı dili harflere varıncaya değin parçalayıp bozmayı amaçlar. Bunun için yüz otuz sesten oluşan bir alfabe icat eder. Sürrealizmin politik tavrını daha ziyade CoBrA hareketi üstlenir. Sanatı koşullandıran etik, estetik bütün kavramların terk edilerek temel arzulara dönülmesini talep eder. Hareketin teorisyenlerinden Constant ın belirttiği gibi, temel arzularımızın tatmin edilmesi demek, devrim demektir. Savaş ertesindeki en etkili ve radikal dalgayı oluşturacaklar sitüasyonistlerdir. CoBrA ve lettrism hareketlerinden türerler. Sitüasyonizmin ilgisinin odağı kenttir ve gündelik hayattır. Dilin de ötesinde, kenti ve gündelik hayatı yapılandıran aklı parçalamaya yönelirler. Kenti tanımlayan işlevlerin, bu işlevlerin dayattığı güzergâhların ve yolculukların anlamsızlığını teşhir ederler. İlk eylemleri, Aragon, Eluard, Tzara, Breton ve Picabia gibi dada ve sürrealizm mensuplarının düzenledikleri amaçsız, rastgele kent içi gezileri 13

14 hatırlatır. Bu geziler kentler arasında da düzenlenir ve nereye gidileceği piyangoyla belirlenir. Breton, sürrealist manifestolar arasında sayılan Çözünür Balık metnini böyle bir gezi sonrasında kaleme alır. Avangard flâneur ler bu geziler sayesinde kentin gizlerini, bayağılıklarını keşfederler. Adeta kentin fragmanlarını biriktirir ve onlardan kent düzenini alt üst eden kolajlar hayal ederler. Baudelaire zamanının bohemlik ve flâneur lük merakının devamıdır bu geziler. Sitüasyonistler de kentin arzularımızı, duygularımızı özgürce kışkırtabilmesini sağlamaya çalışırlar. Kentin duygusal okumasını yaparlar, arzu haritasını çıkarırlar ve böylece bir psiko-coğrafya kurarlar. Ve bu bağlamda alternatif kentler ve yapılar önerirler. Örneğin sadece aşk duygusu uyandıracak evler düşlerler. Mimarlığı ve kent hayatını bir oyuna dönüştürmeyi isterler. Temelde davaları, kentin dayattığı zaman ve mekân duygusunu, disiplinini parçalamak; herkesi çevrenin ve hayatın dönüşümünde iktidar sahibi kılmaktır. Oyuncu yaratıcılık özgürlüğün, özerkliğin, katılımın garantisidir. Ve yöntem doğrudan eylemdir; arada sanatın ve edebiyatın temsilleri yoktur. Böylece hayalgücü ifade araçlarından kurtulur, doğrudan gerçekleşme olanağına kavuşur. Kentsel Devrim ve Gündelik Hayatın Eleştirisi kitaplarının yazarı Henri Lefebvre in devreye girmesiyle sitüasyonizm, Fransa nın 1968 isyanlarına ruh veren politik bir harekete dönüşür. Yani, politik eylemin kendisi sanat olur. Sokaklar sitüasyonist sloganlarla donanır: Çalışmaya son, bırakın yaşayalım, tutkulara özgürlük de sanat son kez barikatlara çıkar barikatlarının ardından doğan modernizm, 1968 barikatlarında son bulur Paris i avangardın en muhteşem ve fakat en son oyunudur. Sitüasyonizmin lideri Guy Debord un düşünceleri 1960 ların Archigram gibi mimarlık ve şehircilik kuramları üzerinde etkili olur. Ancak o buna sevinmez, sanat ının da bir gösteriye dönüşmesinden korkar. Gösteri Toplumu kitabının bir numaralı önermesine göre, modern üretim koşullarının hüküm sürdüğü toplumlarda bütün hayat, kendisini devasa bir gösteri birikimi olarak sunar. Debord un tanımıyla gösteri, metanın toplumsal hayatı tümüyle işgal etmeyi başardığı andır. Bu anda sermaye öylesine yoğunlaşmıştır ki, imgeye dönüşmüştür. Baudrillard ın betimlediği sanal alem, böyle bir gösteri toplumunu temsil ediyor olmalıdır. Ona göre bu gösteride bizler de birer hazır-nesne gibi dolanırız. Kuşkusuz sanat da gösteri toplumundan kaçamaz. Tam aksine, gösterileşmenin ana mecralarından birine dönüşür. Sanatın gösterileşmesi, günümüzde küresel şirketlerin himayesindeki metropoller arası festivalizm dolayısıyla iyice zirveye tırmanmaktadır de yayınlanan Gösteri Toplumu ve yirmi yıl sonra yayınlanan Gösteri Toplumu Üzerine Yorumlar, sanatla siyasetin kaynadığı bir manifestolar çağının belki de en son belgeleridir. Sanatın kendini aşabilmesinin, kültürel eleştirinin esin kaynaklarıdır. Her ikisi de alabildiğine düşündürücü ve kışkırtıcıdır. Bu yazı daha önce Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi nde yayımlanan (2006) <Modernliğin Sınırında Sanat Eleştiri, Özerklik, Siyaset Üç Konuşma > adlı kitapçığında yer almıştır. 14

15 Arts And Politics Avant-garde is one of the best terms expressing the modern political essence of arts. Actually it is a military term for the leading team of a unit. It is used for the first time by the followers of Saint-Simon, referring to arts being political pioneer. Parallel to the promises of the socialist utopias of s that were affected by romanticism, these philosophers imagined that arts would show the way for an ideal civilization that would then change the non-human face of the modern civilization. In his Dreams of Happiness, Neil McWilliam describes how arts and politics share the same dream. However, as I have explained in my last speech, the terrifying reality of 1848 broke this dream into pieces. After that event arts broke off all the referred political obligations. And gradually started to oppose every kind of politics, moral values, false promises and institutions, which try to besiege it. That is, arts developed its politics against politics. It competed with politics with the determination of changing life, and as such gaining itself a political character. In my opinion, the leader of this anti-politics, just like the anti-arts, was Baudelaire. Both anti-arts and anti-politics earned perfection parallel to the avant-garde art rising after the World War I; and became notorious by the spokesmen of dada and surrealism, prin- cipally by André Breton. Here, I want to point out some of these forms of politics, which were introduced by these movements and also by situationalism. But first I need to remind you on one point: In the art history of the 20th century and in the texts of formalists like Clement Greenberg, modernism and autonomy are generally constructed in reference to arts breaking away from politics and life. On the other hand, Bürger places avant-garde against modernism in his Theory of the Avant- Garde published in In my opinion, avant-garde art was organized through different means of arts that became valid with modernism. Though modernism kept arts from becoming a means in the hands of politics, at the same time and exactly just because of this, it opened the way for arts to establish a peculiar political imagination. Therefore, to show modernism and attempts of autonomy as the processes of purification of arts from politics is clearly a sacrifice of history to its theoretical model. Politics, autonomy and critique, these three areas, which do not diverge but contained in each other, are basic for the study of modernism. 15

16 Surrealist Politics 16 The poetic performances, exhibitions, plays and provocations of dada at the Cabaret Voltaire, in Zurich in 1916, during the great confusion of the World War I, were primarily aiming to break arts into pieces. They firstly removed the object of art, which, depending on the atmosphere, was a relation, an activity, even a word unconsciously used. Secondly they put away the subject who was the artist; everybody was an artist. According to them, the artistic potential of a raving mad, of a schizophrenic was higher: A schizophrenic, who can t understand past and future in its continuity, presents us a surrealistic comprehension of time. Then, again with the purpose of destroying, the basic characteristics of arts such as uniqueness (authenticity) and originality were made meaningless. Every object, every mark, every conduct, every concept could be accepted as arts in dadaism: air (Duchamp), faeces, breath (Manzoni), fire, rain, vacuum (Klein) The ideal inherited from Baudelaire was enlivened: arts uniting all the senses. Schwitters, in order to remove the compartments, introduced the self-invented term merz instead of arts; he produced vocalic, illustrated poems like Ur Sonata. He accounted his houses and ateliers as works of art; his whole life became a work of art. Dada paraded institutions of arts as well: history of arts became meaningless, as it resisted formalism; it didn t require any space in museums, as all was instant, temporary and without any substance, etc.; it offended the aesthetic hierarchy (canon), as it refused the norms of beauty. It is possible to interpret these as certain avant-garde reflections, the discourse of which was established on rejections. Or they can merely be read as manifestos of counter aesthetics undermining the political nature in them. Yet, dada and surrealism, in Foucault s terms, threatened the real politics of the system. They replaced reason with image, reality with dream, logic with nonsense, plan with chance, conscious with unconscious. They put barbarism against civilisation, east against west, game against science, drunkenness against soberness. They organized evil, ugly and false against good, pretty and true to attack the dominant epistemology. How did they do this? Primarily by violating the structure of language. They released not only words but also images from their representations. They called the method developed for this purpose as psychic automatism. One of the games played with this method was Exceptional Corpse. In this game you take a piece of paper and you fold it. Then ten people one by one writes the first word in his mind on one of the layers of the paper without showing it to others. In the end there comes out a sentence made of ten words; which is completely incongruous with the structure and syntax of a sentence built consciously. When it was first played the resulting sentence was exceptional corpse will drink the young wine, which gave the name of the game. Exceptional Corpse sessions are still organised in different parts of the world; the artists who believe in the power of verbal memory and thoughts produced in mouth, share spontaneous monologs between each other; as Marcuse said for Rimbaud, they try to translate the world into a new language. When the game is played by drawings instead of words, there comes out a collage of ten designs. Surrealists dismantled the mimetic, descriptive and realistic structures of art, by using collage, assemblage or montage methods; leading traditional iconography to disintegrate. Automatic poetry and automatic picture were spread out by Masson, Miro, Aragon and Breton whose tendencies to Buddhism is well known. In Zen poetry word and image are intertwined. For the enthusiasts of automatism, calligraphy and eastern ideograms were highly attrac-

17 tive with respect to their expression and improvisation. Automatism had a serious role in the invention of abstract expressionism by the American artists who imitated Trotskyist mural artists like Diego Rivera who was associated with the realist Popular Front aesthetics in 1930s. Automatism sessions organised during the World War II by the surrealists who migrated to New York were quite popular. It was Matta who thought Pollock automatic writing, traces of which can be found in his action painting. Opening of imagination to psychopathology, to secrets of subconscious, to sexual desires and to the world of taboos was with Freud, who was introduced to French intellectuals by surrealists. Breton, who studied medicine, was working at the military centre for psychiatry and neuropathy during the war. Especially the schizophrenics and paranoids were highly influential on surrealists to deconstruct the language. A schizophrenic decomposes the syntax, as he can t put together the continuity of past and future; a paranoid, on the other hand, ascribes different denotations to the words that free them from their original meanings; this is in principal a word revolution. According to Breton and Aragon hysteria, which was a derivative of female sexuality, was the greatest invention of the 19th century. For Breton, Gaudi s architecture was hysteric when compared with the rationality of Corbusier; beauty must be shocking and obfuscating or else it doesn t exist. This was the last sentence of his surrealist book dedicated to lunatic Nadja, who diverted his mind and heart. And for Dali, beauty was a measurement for us to conceive our perversions. In short, they all sought to drive the world crazy. They even envisaged, destroying the coalition of powers which prevent the terror of subconscious. I think this much is enough for them to be revolutionary in political sense. Their aim was not to get the power, but destroy it as represented in all the dictionaries or museums. For this purpose they mobilized the energy that society excluded, avoided and concealed. They threatened the safety and mental health of the society. For them sickness was liveliness. In his article Surrealism: The Last Snapshot of the European Intelligentsia, Benjamin wrote, To win the energies of intoxication for the revolution this is the project about which Surrealism circles in all its books and enterprises. The effects of surrealism on Benjamin and on critical thought and also on establishment of structural linguistics and psychoanalysis are clear. Claude Lévi- Strauss was one of the players of the Exceptional Corpse. Lacan wrote articles for the surrealist magazine Minotaure. It is evident that any kind of art that sets up its politics on such strategies like intoxication and madness can t be digested by any kind of political structure regardless of its colour. As a matter of fact, French Communist Party had gradually excluded many surrealist artists who were party members in the beginning. The reason was that they were resisting the Stalinist cultural politics that infected all the communist parties then. During the 1935 Moscow Congress, Comintern had announced the policy of Popular Front developed against the rise of fascism. This policy removed the autonomy of arts completely reducing it just to a tool for Soviet real politics. Popular Front aesthetics influenced almost all the world, especially the progressive American artists. The same understanding of aesthetics emerged in Turkey during 1960s parallel to the intellectual liveliness and prevailed its authority till 1980s. Surrealists were the only group who had the courage of rising against the Stalinist cultural politics during its most dominant times. Breton almost campaigned alone against it. He gave speeches with the topic Political Situation of Arts in our Time at different congresses in Prague and Paris and advocated the sovereignty of arts. He visited Trotsky who was exiled in Mexico 17

18 and they wrote the Manifesto for an Independent Revolutionary Art together. It is this manifesto, which was published in the critical journal Partisan Review one of its writers was Clement Greenberg that caused many American artists, including the heroes of abstract expressionism, to leave the Comintern culture. Years later Greenberg would mention, How Trotskyism which started as anti-stalinism turned out to be arts for art s sake style and how heroically opened the way for the future. Breton has hoped from the beginning that a synthesis of Freud and Marx would carry arts and politics to a revolution. However, all kinds of political competent including Nazis, Stalinists and liberals obsessed his hopes with fury and fraud. Nevertheless, he defended the surrealist politics even in the last articles where he accounted for the defeat of it. The last manifesto he wrote in 1953 was On the Living Surrealism. Situations of Politics After the World War II, dada and surrealism supposedly underwent a renovation. In 1942 a Romanian artist, Isidore Isou, at age of sixteen, establishing lettrism, claimed the heritage of dada. Lettrism was aiming to destroy the letters of the language; words had been decomposed already. For this purpose an alphabet of one hundred and thirty vocals was invented. Then came the CoBrA movement, which undertook political attitude of surrealism excessively. CoBrA demanded to leave all the ethical and aesthetical terms that stipulate arts and to turn to the basic desires. Constant, the theoretician of the movement puts it as, satisfaction of our basic desires means revolution. Situationalism, which derived from the movements of CoBrA and lettrism, was the most effective and radical wave after the war. The main interest of situationalism was the city and the daily life. Situationalists tried to dismantle the reason that structured the city and the daily life, beyond language. The functions that defined the city, the meaningless routes and travels, which were forced by these functions, are all exposed. One of their first activities was urban wandering, exploring cities organised by dada and surrealist members such as Aragon, Eluard, Tzara, Breton and Picabia. Such travels were made between cities too, and the places to be visited were determined by lottery. Breton wrote his text, which is respected as one of the manifestos of surrealism named Soluble Fish after such an exploration tour. Avantgarde flâneur invented the secrets and banalities of the city owing to such tours. They almost collected the fragments of the city and imagined collages to destroy the order of it. These tours were the continuation of the bohemian and flâneur curiosity of the Baudelaire s time. Situationalists tried to make urban spaces provoke our desires and feelings freely. They made emotional readings of the city; they drew the map of desires and thus built a psychogeography. In so doing they offered us alternative urban spaces and structures. For example, they imagined houses that would arouse only feelings of love. They wanted to transform architecture and urban life to a game. Their main assertion was to destroy the feeling and discipline of time and space, which were imposed by the city. This would empower everybody to transform the environment and life. Playful creativity guarantied freedom, autonomy and participation. The method was simple, just the direct activity without any symbols of art or literature. Thus imagination became independent from all kinds of expression tools and attained the opportunity to direct realization. When the author of the books The Urban Revolution and Critique of Everyday Life, Henri Lefebvre entered into the scene, situationalism became a political movement that gave life to 1968 revolts of France. That was the time when political activity became art. Streets were decorated with situationalist slogans: ter- 18

19 minate working, let us live, freedom for passion was the year arts appeared at barricades for the last time. Modernism, which was born after the barricades of 1848, ended at 1968 barricades. Paris of 1968 was the most splendid but the last game of avant-garde. The thought of Guy Debord, the leader of situationalism, was influential on the theories of architecture and city planning of 1960s such as Archigram. However he didn t become happy with this, he was afraid that his art was too transforming to a spectacle. He asserts in his book Society of the Spectacle thesis number one that, all that was once directly lived has become mere representation. That is, societies where modern conditions of production prevail, everyday life presents itself as a huge spectacular reservoir. According to Debord s definition, spectacle is the historical moment at which the commodity completes its colonization of social life. At that moment capital becomes so intense that, it is transformed totally to an image. Baudrillard s description of virtual world must have represented such a spectacle society. According to him, in this spectacle we wander as individual ready-mades. No doubt that art itself had no chance to escape from the society of spectacle. Quite the contrary, art converted to one of the main mediums of the society of the spectacle. Arts in our times as spectacle, has reached its climax when the festivalism between metropolitan cities under the patronage of the global companies are considered. Society of the Spectacle published in 1968 and Comments on the Society of the Spectacle published twenty years after that are probably the last documents of manifestos of the era full of arts and politics. They are the sources of inspiration for cultural criticism and for arts reclaiming its autonomy from the spectacle. Both of the books are highly thought provoking and agitating. Translated by Selda Somuncuoğlu 19

20 AYDIN GELMEZ Kent ve İç Mesele göre Adem, elmayı yedikten sonra bilir olmuştur. Burada elmaya yüklenen özellik onun düşüşü, masumiyetin yitirilişini ve dekadansı imliyor olmasıdır, zira yitirilen cennet ve masumiyet kusursuzluğun ve mükemmelliğin örneği olarak tasarlanmaktadır. Kusursuzluğunu yitiren insanın payına ise utanç düşer. Düşüşten sonra insan ve cennet arasında kapanmaz bir yarık oluşur; cennet mükemmeldir, insan kusurlu, cennet tamdır, insan ise eksik. Ne var ki, özü itibarı ile insanın Tanrı karşısındaki aczini ve günahkârlığını göstermek üzere tasarlanmış bu meselde insanın özgürlüğüne giden yolu gösterecek bir imkân da gizlidir. Elmayı yiyen Adem yalnızca bilir olmamıştır, o artık özgürdür de. O tamamlanmışlıktan kurtulmuştur, masumiyet denilen ve yüceltilen yanını yitirmiştir. Oysa tamamlanmışlık ve masumiyet donmuş varlıkların, -başka deyişle- seçeneği olmayan varlıkların özelliğidir. Seçeneği olmayan bir varlık Tanrıdır, taştır, kuş ve benzeridir. Sartrecı terminolojiyle kendinde varlıktır (in se). Öte yandan tamamlanmamış varlık, insan, kendi içindir (per se). Kendinde varlık, bir taş, bir böcek bir çevrede yaşar, ancak insan bir dünyadadır. O, 20

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANA BİLİM DALI İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER BİR ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ: SHERATON ANKARA HOTEL & TOWERS

Detaylı

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR ANABİLİM DALI ADI SOYADI DANIŞMANI TARİHİ :TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI : Yasemin YABUZ : Yrd. Doç. Dr. Abdullah ŞENGÜL : 16.06.2003 (1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR Kökeni Antik Yunan

Detaylı

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 1.-5. sorularda konuşma balonlarında boş bırakılan yerlere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 3. We can t go out today it s raining

Detaylı

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ GAZETECİLİK ANABİLİM DALI HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI Doktora Tezi Selda Bulut Tez Danışmanı Prof.Dr.Korkmaz Alemdar Ankara-2007

Detaylı

YÜKSEK BASKI TEKNİĞİ VE TÜRK BASKIRESMİNE YANSIMALARI. Gökçe Aysun KILIÇ

YÜKSEK BASKI TEKNİĞİ VE TÜRK BASKIRESMİNE YANSIMALARI. Gökçe Aysun KILIÇ YÜKSEK BASKI TEKNİĞİ VE TÜRK BASKIRESMİNE YANSIMALARI Gökçe Aysun KILIÇ YÜKSEK LİSANS TEZİ Baskı Sanatları Anasanat Dalı Danışman: Prof. Gülbin KOÇAK Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü

Detaylı

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT The purpose of the study is to investigate the impact of autonomous learning on graduate students

Detaylı

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ -

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - Necla YILMAZ Yüksek Lisans Tezi Çorum

Detaylı

BALANS - İLKE KUTLAY

BALANS - İLKE KUTLAY BALANS - İLKE KUTLAY BALANS - İLKE KUTLAY 17 Eylül - 5 Ekim 2012 Balans ironik yönü kuvvetli sirk temalı resimlerden oluşuyor. Çalışmalarda hayvanları da ortak eden figürlerin oluşturduğu yapay bir gösteri

Detaylı

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU BOLU HALKIN EGITIMINI GELISTIRME VE DESTEKLEME DERNEGI TARAFINDAN ORGANİZE EDİLEN YAYGINLAŞTIRMA FAALİYETLERİ - TURKİYE Bolu Halkın Egitimini Gelistirme ve Destekleme

Detaylı

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HEADLINE: How many minutes a day do you or someone else walk your dog? 0 minutes 13% 1-19 minutes 24% 20-39 minutes

Detaylı

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü Possessive Endings In English, the possession of an object is described by adding an s at the end of the possessor word separated by an apostrophe. If we are talking about a pen belonging to Hakan we would

Detaylı

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.)

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) He is having an exam on Wednesday. (Çarşamba günü sınav oluyor-olacak.) Mary is spending

Detaylı

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet)

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet) 4 Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar (Özet) Günümüzde, teknolojinin gelişmesi ile yüz tanımaya dayalı bir çok yöntem artık uygulama alanı bulabilmekte ve gittikçe de önem kazanmaktadır. Bir çok farklı uygulama

Detaylı

Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI. TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014

Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI. TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014 Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014 Yönetici Özeti Bu araştırma, 2025 yılında iş dünyasının yüzde 25 ini oluşturacak olan Y Kuşağı nın iş dünyasından, hükümetten ve geleceğin iş ortamından

Detaylı

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA PUBLIC EDUCATION CENTRE S FINAL INFORMATIVE MEETING OF THE GRUNDTVIG

Detaylı

HAKKIMIZDA. Zaman her zamankinden daha değerli...

HAKKIMIZDA. Zaman her zamankinden daha değerli... HAKKIMIZDA Zaman her zamankinden daha değerli... Asya Kent Saatleri, sürekli değişen kentsel dinamiklere karşı, kültürel ve tarihsel bir bağ, bir diyalog kurmaktadır. Saatler sadece zamanı göstermez, mekanın

Detaylı

Mart Ayı Değerler Eğitimi. Samimiyet

Mart Ayı Değerler Eğitimi. Samimiyet Mart Ayı Değerler Eğitimi Samimiyet Darüşşafaka Orta Okulu Mart Ayı değeri olan Samimiyet değeri kapsamında etkinlik ve paylaşımlar düzenlemiştir. Yabancı diller bölümü; Samimiyet konusuyla ilgili olarak

Detaylı

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet ÖNEMLİ BAĞLAÇLAR Bu liste YDS için Önemli özellikle seçilmiş bağlaçları içerir. 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet Bu doküman, YDS ye hazırlananlar için dinamik olarak oluşturulmuştur. 1. although

Detaylı

Makbul Re y Tefsirinin Yöneldiği Farklı Alanlar. The Different Fields Twords That The Commentary By Judgement Has Gone

Makbul Re y Tefsirinin Yöneldiği Farklı Alanlar. The Different Fields Twords That The Commentary By Judgement Has Gone Ahmet ALABALIK *1 Özet Bilindiği üzere re y tefsiri makbul ve merdut olmak üzere iki kısma ayrılır. Bu makalede makbul olan re y tefsirlerindeki farklı yönelişleri ele aldık. Nitekim re y tefsiri denildiğinde

Detaylı

SATURN RAF TEKNOLOJİSİNDE YENİ DEVRİM

SATURN RAF TEKNOLOJİSİNDE YENİ DEVRİM 1 SATURN RAF TEKNOLOJİSİNDE YENİ DEVRİM Saturn, adına ilham olan oval açılı formları sayesinde farklı mekanlara uyum göstererek, birim alanda maksimum fayda sağlar. Kolonların ve diğer geometrik duvar

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend.

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend. 1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is 1. This is girlfriend. a. hers b. to him c. of her d. his 1. There are people

Detaylı

Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım.

Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Let s, Shall we, why don t Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Yes, let s. Evet haydi oynayalım. No, let s not. Hayır, oynamayalım.

Detaylı

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece INDUSTRIAL POLLUTION Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece Problem: Sorun North: Kuzey Endüstriyel kirlilik yalnızca

Detaylı

PROJE. NEO TEK kent ekipmanlari

PROJE. NEO TEK kent ekipmanlari PROJE NEO TEK kent ekipmanlari Hakkımızda Şirketimiz Perakende satışı olmayan ve öncelikle Müşterinin gereksinimlerine duyarlı Projeleri en uygun ve ekonomik şekilde hayata kavuşturan, dinamik ekibiyle

Detaylı

NEY METODU SAYFA 082 NEY METHOD PAGE 082. well.

NEY METODU SAYFA 082 NEY METHOD PAGE 082. well. NEY METODU SAYFA 082 NEY METHOD PAGE 082 ÜÇÜNCÜ DEVRE SESLERİNİN PORTE VE NEY ÜZERİNDEKİ YERLERİ Üçüncü devre sesleri ile eser icrasına başlamadan önce, öğrendiğimiz 7 perdenin, porte üzerindeki yerlerini,

Detaylı

hakkımızda about us ISO 14001 ISO 9001 ISO 18001

hakkımızda about us ISO 14001 ISO 9001 ISO 18001 about us hakkımızda ISO 9001 ISO 18001 ISO 14001 Firmamız ATO'da 1967 yılında başlayan faaliyeti, inşaat sektöründe kendisine hak ettiği yeri aramasiyla devam etmektedir. Kuruluşumuzdan bu güne bitirilen

Detaylı

Exercise 2 Dialogue(Diyalog)

Exercise 2 Dialogue(Diyalog) Going Home 02: At a Duty-free Shop Hi! How are you today? Today s lesson is about At a Duty-free Shop. Let s make learning English fun! Eve Dönüş 02: Duty-free Satış Mağazasında Exercise 1 Vocabulary and

Detaylı

My Year Manager is Sınıf Müdürüm. P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü

My Year Manager is Sınıf Müdürüm. P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü EMTRAS [Turkish] My Headteacher is Okul müdürüm My Year Manager is Sınıf Müdürüm My Form Tutor is Sınıf öğretmenim My Form is Sınıfım P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü I must bring in a T-shirt, shorts

Detaylı

ÖZET KONSTANTİN STANİSLAVSKİ NİN SİSTEM VE METODUNA GÖRE OYUNCUNUN ROLE HAZIRLIK SÜRECİ

ÖZET KONSTANTİN STANİSLAVSKİ NİN SİSTEM VE METODUNA GÖRE OYUNCUNUN ROLE HAZIRLIK SÜRECİ iii ÖZET KONSTANTİN STANİSLAVSKİ NİN SİSTEM VE METODUNA GÖRE OYUNCUNUN ROLE HAZIRLIK SÜRECİ 19. yüzyılda gerçekçilik akımının etkisi ile ortaya çıkan Stanislavski nin sistem ve metod oyunculuğu realist-

Detaylı

Turkish and Kurdish influences in the Arabic Dialects of Anatolia. Otto Jastrow (Tallinn)

Turkish and Kurdish influences in the Arabic Dialects of Anatolia. Otto Jastrow (Tallinn) Türk Dilleri Araştırmaları, 21.1 (2011): 83-94 Turkish and Kurdish influences in the Arabic Dialects of Anatolia Otto Jastrow (Tallinn) Özet: Anadolu Arapçası, ayrı lehçeler (Sprachinseln) biçiminde ortaya

Detaylı

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor The Supporting People Logo Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme The Supporting People Door in Watermark The Supporting People Introduction Helping you to live more independently Daha bagimsiz yasamak

Detaylı

"Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma" İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları.

Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları. "Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma" İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları. Survey Results Which Were Done in Comenius Project named'' Different? Building

Detaylı

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT .. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY... /... AKADEMİK YILI... DÖNEMİ... /... ACADEMIC YEAR... TERM ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT Deneyimleriniz hakkındaki bu rapor, Mevlana Değişim Programı nın amacına

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Y.DİL III.(İNG.) DKB263 3 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Y.DİL III.(İNG.) DKB263 3 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Y.DİL III.(İNG.) DKB263 3 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Türkçe Lisans Dersin Türü Yüz Yüze / Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

MİMARİ YÖNLENDİRME SİSTEMLERİ ARCHITECTURAL WAYFINDING SYSTEMS KİMLİKLENDİRMELER IDENTIFICATIONS

MİMARİ YÖNLENDİRME SİSTEMLERİ ARCHITECTURAL WAYFINDING SYSTEMS KİMLİKLENDİRMELER IDENTIFICATIONS MİMARİ YÖNLENDİRME SİSTEMLERİ ARCHITECTURAL WAYFINDING SYSTEMS KİMLİKLENDİRMELER IDENTIFICATIONS KİMLİK- LENDİRME PROJELERİ Kurumsal kimlik, hedef kitleye kendini doğrudan anlatmayı, yüzünü görünür kılmayı

Detaylı

This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years.

This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years. This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years. The Byzantine Empire began with the Emperor Constantine who reigned for thirteen years a total of 88 emperors were to reign during the course

Detaylı

bedroom chairs / 58 Kugu 17 Yıldız 54 Kugu 07 Kupa 21 Ekim 35-39 Burçak 42 Yıldız 48-51 - 56 Fulya 57 diningroom

bedroom chairs / 58 Kugu 17 Yıldız 54 Kugu 07 Kupa 21 Ekim 35-39 Burçak 42 Yıldız 48-51 - 56 Fulya 57 diningroom bedroom Kugu 07 Kupa 21 Ekim 35-39 Burçak 42 Yıldız 48-51 - 56 Fulya 57 diningroom Kugu 13 Kupa 29 Ekim 37-41 Burçak 46 Yıldız 50-52 Fulya 57 wall unit Kugu 17 Yıldız 54 chairs / 58 MODERN BEDROOM&DININGROOM

Detaylı

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET Bu çalışmada, Karaali Köyü nün fiziki, beşeri, ekonomik coğrafya özellikleri ve coğrafi yapısının orada yaşayan insanlarla olan etkileşimi incelenmiştir.

Detaylı

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES by Didem Öztürk B.S., Geodesy and Photogrammetry Department Yildiz Technical University, 2005 Submitted to the Kandilli Observatory and Earthquake

Detaylı

2. Sınıflar Haftalık Bülteni

2. Sınıflar Haftalık Bülteni 2. Sınıflar Haftalık Bülteni Bu Hafta. Türkçe Dersinde; Okuma anlama çalışmalarımızın yanı sıra okuduğumuz metnin konusunu nasıl bulabileceğimizi ve hikaye haritası çıkarmayı öğrendik. Sebep sonuç cümleleri

Detaylı

TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON

TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON Test material : SIM card Tested software : UFED 3.6, XRY 6.5, SIMcon v1.2 Expected results : Proper extraction of SMS messages Date of the test : 02.04.2013 Note : The

Detaylı

1. A lot of; lots of; plenty of

1. A lot of; lots of; plenty of a lot of lots of a great deal of plenty of çok, bir çok many much çok, bir çok a little little az, biraz a few few az, birkaç 1. A lot of; lots of; plenty of a lot of ( en yaygın olanıdır ), lots of, plenty

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kod Dönem T+P Saat Kredi AKTS. İngilizce İNG116 2 2+0 2 2

DERS BİLGİLERİ. Ders Kod Dönem T+P Saat Kredi AKTS. İngilizce İNG116 2 2+0 2 2 DERS BİLGİLERİ Ders Kod Dönem T+P Saat Kredi AKTS İngilizce İNG116 2 2+0 2 2 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe/İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

Present continous tense

Present continous tense Present continous tense This tense is mainly used for talking about what is happening now. In English, the verb would be changed by adding the suffix ing, and using it in conjunction with the correct form

Detaylı

FARKLI, MODERN, YARATICI, İNSANA HİZMET EDEN TASARIMLAR. Leonardo da Vinci

FARKLI, MODERN, YARATICI, İNSANA HİZMET EDEN TASARIMLAR. Leonardo da Vinci Hayat oldukça basittir. Bazı şeyler yaparsın. Çoğu başarısız olur. Bazıları işe yarar. Daha çok işe yarayan şeyi yaparsın. Eğer gerçekten işe yararsa, diğerleri hemen kopyalar. Sonra, başka bir şey yaparsın.

Detaylı

Passages. Production : Diagonal Reklam Tanıtım Printing : A4 Ofset Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Gallery :Ekavartgallery

Passages. Production : Diagonal Reklam Tanıtım Printing : A4 Ofset Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Gallery :Ekavartgallery Production : Diagonal Reklam Tanıtım Printing : A4 Ofset Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Gallery :Ekavartgallery Adres : Ritz Carlton Otel, Süzer Plaza No:15 Gümüşsuyu / İstanbul Tel: 0212 252 81 31

Detaylı

Virtualmin'e Yeni Web Sitesi Host Etmek - Domain Eklemek

Virtualmin'e Yeni Web Sitesi Host Etmek - Domain Eklemek Yeni bir web sitesi tanımlamak, FTP ve Email ayarlarını ayarlamak için yapılması gerekenler Öncelikle Sol Menüden Create Virtual Server(Burdaki Virtual server ifadesi sizi yanıltmasın Reseller gibi düşünün

Detaylı

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers The Top words and phrases to use with customers Müşterilerle En Çok Kullanılan Kelime ve Deyimler Definitely Kesinlikle Surely Tabii! Kesinlikle Absolutely Muhakkak Kesinlikle Certainly Elbette PHRASES

Detaylı

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results:

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results: ÖZET Amaç: Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanma davranışlarını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel türde planlanan araştırmanın evrenini;; bir kız ve

Detaylı

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl Lesson 23: How Ders 23: Nasıl Reading (Okuma) How are you? (Nasılsın?) How are your parents? (Ailen nasıl?) How was the interview? (Görüşme nasıldı?) How is your work? (İşin nasıl?) How do you go to school?

Detaylı

Turkish Vessel Monitoring System. Turkish VMS

Turkish Vessel Monitoring System. Turkish VMS Turkish Vessel Monitoring System BSGM Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Balıkçılık Müdürlüğü ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü İstatistik ve Bilgi Sistemleri İstatistik Daire Başkanlığı ve Bilgi Sistemleri

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ Danışman Doç. Dr. Tufan BAL YÜKSEK LİSANS TEZİ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI ISPARTA - 2016 2016 [] TEZ

Detaylı

Freshman ACWR 101 3 ACWR 104 3 ETHR Ethical Reasoning 3 HUMS Humanities 3 SOSCSocial Science 3 SCIE Natural Sciences 3

Freshman ACWR 101 3 ACWR 104 3 ETHR Ethical Reasoning 3 HUMS Humanities 3 SOSCSocial Science 3 SCIE Natural Sciences 3 MAVA Curriculum (For students matriculating at MAVA in Fall 2014 or later) MAVA Ders Programı (Güz 2014 yılında ve sonrasında MAVA ya kayıt yaptıran öğrenciler için) For undergraduate students entering

Detaylı

TRANSFER MARLEEN P. ATAY STEPHANIE PAINE SUZANNE POSTHUMUS ARAS SEDDIGH

TRANSFER MARLEEN P. ATAY STEPHANIE PAINE SUZANNE POSTHUMUS ARAS SEDDIGH TRANSFER MARLEEN P. ATAY STEPHANIE PAINE SUZANNE POSTHUMUS ARAS SEDDIGH 14 HAZİRAN 30 TEMMUZ 2012 JUNE 14 JULY 30 KARE ART GALLERY Transfer, dünyayı algılama ve yorumlama yollarımızı keşfe çıkan dört sanatçının

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI EKİM 12-1 EKİM 201 UNIT 1 WHEEL OF FORTUNE EYLÜL 28 EYLÜL -09 EKİM 2015 2015 201 ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ LENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI 4 2 Asking for permission Giving

Detaylı

SBS PRACTICE EXAM 4. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 4* 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir?

SBS PRACTICE EXAM 4. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 4* 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir? SBS PRACTICE EXAM 4 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir? 4. Düşünce balonundaki cümleyi doğru tamamlayan sözcüğü seçiniz. You are not a hardworking student, Mike! Jeff is a/an friend.

Detaylı

Sasmazer Endüstriyel Ürünler ve Ambalaj Paz. San. Tic.

Sasmazer Endüstriyel Ürünler ve Ambalaj Paz. San. Tic. Sasmazer Endüstriyel Ürünler ve Ambalaj Paz. San. Tic. Şaşmazer Design müşterilerinin beklentilerine ve pazar dinamiklerine göre gereksinimleri belirleyen, üretim ve teknoloji çatısı altında çalışmalarını

Detaylı

CORPORATE PRESENTATION FILE. Marble, Granite, Travertine, Project, Design, Manufacturing. Dealer Technistone Aegean region

CORPORATE PRESENTATION FILE. Marble, Granite, Travertine, Project, Design, Manufacturing. Dealer Technistone Aegean region CORPORATE PRESENTATION FILE Marble, Granite, Travertine, Project, Design, Manufacturing. Dealer Technistone Aegean region Asiye KURT Coordinator Mehmet AVCI Foreign Trade Manager INDEX ABOUT US SHOWRROM,

Detaylı

SBR331 Egzersiz Biyomekaniği

SBR331 Egzersiz Biyomekaniği SBR331 Egzersiz Biyomekaniği Açısal Kinematik 1 Angular Kinematics 1 Serdar Arıtan serdar.aritan@hacettepe.edu.tr Mekanik bilimi hareketli bütün cisimlerin hareketlerinin gözlemlenebildiği en asil ve kullanışlı

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 2... 3 Lesson Three - Ders 3:... 3... 4 Lesson Four - Ders 4:... 4... 5 Lesson Five - Ders 5:... 5... 6 Lesson Six - Ders 6:... 6... 7

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. Kültür Merkezi Mithatpaşa Sanat Galerisi. Seçil Erel. Yalnız An / Lonely Moment

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. Kültür Merkezi Mithatpaşa Sanat Galerisi. Seçil Erel. Yalnız An / Lonely Moment T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. Kültür Merkezi Mithatpaşa Sanat Galerisi Seçil Erel Yalnız An / Lonely Moment 1 2 ÖN KAPAK İÇİ BOŞ Seçil Erel Yalnız An / Lonely Moment 23 Kasım - 11 Aralık 2009 T.C. ZİRAAT BANKASI

Detaylı

COLLECTION PREVIEW 2015

COLLECTION PREVIEW 2015 COLLECTION PREVIEW 2015 Cardin Concept Eskişehir de 60000 m2 açık alan üzerine kurulu, 40000 m2 kapalı alana sahip; Türkiye de ve gelişen ihracatıyla dünyada önemli mobilya üretim tesislerinden biridir.

Detaylı

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir. ÖZET Üniversite Öğrencilerinin Yabancı Dil Seviyelerinin ve Yabancı Dil Eğitim Programına Karşı Tutumlarının İncelenmesi (Aksaray Üniversitesi Örneği) Çağan YILDIRAN Niğde Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİ NİN STUDENT S YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ STAJ DEFTERİ TRAINING DIARY Adı, Soyadı Name, Lastname : No ID Bölümü Department : : Fotoğraf Photo Öğretim Yılı Academic Year : Academic Honesty Pledge I pledge

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ İNGİLİZCE II İLH 418 8 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ İNGİLİZCE II İLH 418 8 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ İNGİLİZCE II İLH 418 8 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli Dersin

Detaylı

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION 1. Çeviri Metni - 9 Ekim 2014 A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION Why is English such an important language today? There are several reasons. Why: Neden, niçin Such: gibi Important: Önemli Language:

Detaylı

ÖZEL BAHÇELİEVLER İHLAS ORTAOKULU İNGİLİZCE DERSİ 8. SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI YENİ SÖZCÜKLER KONULAR/YAPILAR

ÖZEL BAHÇELİEVLER İHLAS ORTAOKULU İNGİLİZCE DERSİ 8. SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI YENİ SÖZCÜKLER KONULAR/YAPILAR 4. E Y L Ü L 3. ÜNİTE : UNITS 1 UNIT 1: IDENTITY Pair work Course book Listening: Listen to three interviews, a dialogue about Present Tenses Identity Group work Activity book languages, and an interview

Detaylı

ENGiN GÜNEYSU. +90 530 290 20 20 / enginguneysu@gmail.com. enginguneysu@gmail.com 530 290 20 20 mobile

ENGiN GÜNEYSU. +90 530 290 20 20 / enginguneysu@gmail.com. enginguneysu@gmail.com 530 290 20 20 mobile ENGiN GÜNEYSU +90 530 290 20 20 / enginguneysu@gmail.com Engin Guneysu was born in 1981 in Samsun In 2004,he began to work as photography editor for Cena advertisement agency. In 2004, he worked for Bodrumun

Detaylı

Lesson 19: What. Ders 19: Ne

Lesson 19: What. Ders 19: Ne Lesson 19: What Ders 19: Ne Reading (Okuma) What is it? (O nedir?) What is your name? (İsmin nedir?) What is the answer? (Cevap nedir?) What was that? (O neydi?) What do you want? (Ne istersin?) What did

Detaylı

Takım Çalışması ve Liderlik Kuralları

Takım Çalışması ve Liderlik Kuralları Vision and Values Takım Çalışması ve Liderlik Kuralları Code of Teamwork and Leadership 1 Takım Çalışması ve Liderlik Kuralları Vizyon ve değerlerimiz, Henkel çatısı altındaki davranışlarımızın ve hareketlerimizin

Detaylı

Arkasýnda dev bir teknoloji ve Ar-Ge yatýrýmý bulunduran Fýrat Çelik Kapýlarý, hayatýnýzý kolaylaþtýrmak ve yaþadýðýnýz mekanlarý daha güvenli hale getirmek için ü ret i l m e k te d i r. Amacýmýz; daha

Detaylı

SOSYOLOJİ BÖLÜMÜ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÜZ DÖNEMİ PROGRAMI

SOSYOLOJİ BÖLÜMÜ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÜZ DÖNEMİ PROGRAMI ANADAL EĞİTİM PROGRAMI ZORUNLU DERSLERİ.Sınıf/.Yarıyıl YDİ0 Temel Yabancı Dil (İngilizce) (Basic Foreign Language (English)) - 2 YDF0 Temel Yabancı Dil (Fransızca) (Basic Foreign Language (French)) - YDA0

Detaylı

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden Lesson 22: Why Ders 22: Neden Reading (Okuma) Why are you tired? (Neden yorgunsun?) Why is your boss angry? (Patronun neden sinirli?) Why was he late? (Neden geç kaldı?) Why did she go there? (Neden oraya

Detaylı

Işık, bu topraklardan bir kez daha yükselsin diye

Işık, bu topraklardan bir kez daha yükselsin diye Değerli Meslektaşlarımız, TAVCAM, çok değerli siz müşterilerimizin bildiği gibi bir Aile kuruluşu olup 1979 yılından beri müşterilerimize sektörümüze ve ülkemize hizmet edebilmenin memnuniyeti ile yoluna

Detaylı

1979 He established Koleksiyon Art Gallery together with Nihat Sümeralp, directed it until 1989

1979 He established Koleksiyon Art Gallery together with Nihat Sümeralp, directed it until 1989 BUBİ He was born in İstanbul. He studied psychology. 1979 He established Koleksiyon Art Gallery together with Nihat Sümeralp, directed it until 1989 1989 He established Lâmi Art Gallery together with Hüsamettin

Detaylı

Civil-Military Relations and Coup Risk in the 21st Century: A Comparative Analysis of Turkey and Thailand's Bumpy Roads to Democracy

Civil-Military Relations and Coup Risk in the 21st Century: A Comparative Analysis of Turkey and Thailand's Bumpy Roads to Democracy See discussions, stats, and author profiles for this publication at: http://www.researchgate.net/publication/279948007 Civil-Military Relations and Coup Risk in the 21st Century: A Comparative Analysis

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

ISSN:2149-7710 BORNOVA BÜYÜK PARK

ISSN:2149-7710 BORNOVA BÜYÜK PARK ISSN:2149-7710 BORNOVA BÜYÜK PARK K N A AR PRO 1 OK Y Ü ÜN V R N B R N Ü Ü R V B P AN A A ANAB A K N A AR PRO RA 2 3 Y O A A B B B BİF (Bornova İçin Fikirler) Bir kenti tasarlamak, o kent için bir yașam

Detaylı

Kamuran Özlem Sarnıç (Sanatta Yeterlik Tezi)

Kamuran Özlem Sarnıç (Sanatta Yeterlik Tezi) OPTİK YANILSAMA ve SERAMİK SANATINDA KULLANIMI-UYGULAMALARI Kamuran Özlem Sarnıç (Sanatta Yeterlik Tezi) Eskişehir, Ağustos 2011 OPTİK YANILSAMA ve SERAMİK SANATINDA KULLANIMI- UYGULAMALARI Kamuran Özlem

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Zeynep Çatay Çalışkan 2. Doğum Tarihi: 18 Şubat 1975 3. Unvanı: Yardımcı Doçent 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Psikoloji Boğaziçi Üniversitesi 1996 Y. Lisans

Detaylı

Dersin Kodu Dersin Adı Dersin Türü Yıl Yarıyıl AKTS

Dersin Kodu Dersin Adı Dersin Türü Yıl Yarıyıl AKTS Dersin Kodu Dersin Adı Dersin Türü Yıl Yarıyıl AKTS 507004832007 KALİTE KONTROLÜ Seçmeli 4 7 3 Dersin Amacı Günümüz sanayisinin rekabet ortamında kalite kontrol gittikçe önem kazanan alanlardan birisi

Detaylı

myp - communıty&servıce ınstructıons & forms

myp - communıty&servıce ınstructıons & forms myp - communıty&servıce ınstructıons & forms P r i v a t e I s t a n b u l C o ş k u n M i d d l e Y e a r s P r o g r a m m e C a n d i d a t e S c h o o l Özel İstanbul Coşkun Orta Yıllar Programı Aday

Detaylı

ALİ ARTUN Sanatın İktidarı

ALİ ARTUN Sanatın İktidarı ALİ ARTUN Sanatın İktidarı ALİ ARTUN 1972 de Ortadoğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü nden mezun oldu. Mimarlar Odası nda bilim ve teknoloji konuları ile mimar ve mühendislerin toplumsal konumları

Detaylı

IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS

IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS 1/11 Sürüm Numarası Değişiklik Tarihi Değişikliği Yapan Erman Ulusoy Açıklama İlk Sürüm IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS You can connect EXTERNAL Identity Management System (IDM) with https://selfservice.tai.com.tr/

Detaylı

It aims "to help young people and educational staff better understand the range of European cultures, languages and values".

It aims to help young people and educational staff better understand the range of European cultures, languages and values. The Comenius programme is a European Union educational project. It concerns schoollevel education, and is part of the EU's Lifelong Learning Programme 2007 2013. It aims "to help young people and educational

Detaylı

İKRAMETTİN KARAMAN ÇALIŞMALARINDAN ÖRNEKLER

İKRAMETTİN KARAMAN ÇALIŞMALARINDAN ÖRNEKLER İKRAMETTİN KARAMAN Erzurum doğumlu. İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Resim iş Bölümü mezunu. Eskişehir Anadolu üniversitesinde Lisans tamamladı. 1985-1993 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Kocaeli

Detaylı

İLKÖĞRETİM İKİNCİ KADEME ÖĞRETMENLERİNİN YAZILI SINAVLARINDA NOKTALAMA KURALLARINA UYMA DÜZEYLERİ: ERDEMLİ İLÇESİ ÖRNEKLEMİ

İLKÖĞRETİM İKİNCİ KADEME ÖĞRETMENLERİNİN YAZILI SINAVLARINDA NOKTALAMA KURALLARINA UYMA DÜZEYLERİ: ERDEMLİ İLÇESİ ÖRNEKLEMİ İLKÖĞRETİM İKİNCİ KADEME ÖĞRETMENLERİNİN YAZILI SINAVLARINDA NOKTALAMA KURALLARINA UYMA DÜZEYLERİ: ERDEMLİ İLÇESİ ÖRNEKLEMİ Özet İsmail Yavuz ÖZTÜRK* Yazıda anlatıma açıklık getirmek, cümlelerin yapısını

Detaylı

Aşk hayatımızın en güzel şeyi. İşte İngilizce de aşk üzerine söylenmiş çok güzel sözler ve onların çevirileri.

Aşk hayatımızın en güzel şeyi. İşte İngilizce de aşk üzerine söylenmiş çok güzel sözler ve onların çevirileri. Sevgili dostlar, Aşk hayatımızın en güzel şeyi. İşte İngilizce de aşk üzerine söylenmiş çok güzel sözler ve onların çevirileri. Aşk tadında yaşamanız dileğimizle I love you! > Seni I love you more than

Detaylı

Devrim Erbil Contemporary Istanbul 2013

Devrim Erbil Contemporary Istanbul 2013 Devrim Erbil Contemporary Istanbul 2013 Devrim Erbil Contemporary Istanbul 2013 1 2 Devrim Erbil 1937 de Uşak ta doğdu. 1955 de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü ne girdi. Galeride

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

MİMARİ TASARIM 7 / ARCHITECTURAL DESIGN 7 (Diploma Projesi / Diploma Project) 2015 2016 Öğrenim Yılı Bahar Yarıyılı / 2015-2016 Academic Year Spring

MİMARİ TASARIM 7 / ARCHITECTURAL DESIGN 7 (Diploma Projesi / Diploma Project) 2015 2016 Öğrenim Yılı Bahar Yarıyılı / 2015-2016 Academic Year Spring MİMARİ TASARIM 7 / ARCHITECTURAL DESIGN 7 (Diploma Projesi / Diploma Project) 2015 2016 Öğrenim Yılı Bahar Yarıyılı / 2015-2016 Academic Year Spring Term Gr.1 ZEYTİNBURNU ODAKLI MİMARİ / KENTSEL YENİLEME

Detaylı

Freedom of Thought, Conscience & Religion Case study

Freedom of Thought, Conscience & Religion Case study This project is co-financed by the European Union and the Republic of Turkey Benim için İnsan Hakları Human Rights for Me Freedom of Thought, Conscience & Religion Case study Ton VEEN This project is co-financed

Detaylı

Matematik Mühendisliği - Mesleki İngilizce

Matematik Mühendisliği - Mesleki İngilizce Matematik Mühendisliği - Mesleki İngilizce Tanım - Definition Tanım nasıl verilmelidir? Tanım tanımlanan ismi veya sıfatı yeterince açıklamalı, gereğinden fazla detaya girmemeli ve açık olmalıdır. Bir

Detaylı

ELMAYA GELENE KADAR BEFORE THE APPLE MUNİNN

ELMAYA GELENE KADAR BEFORE THE APPLE MUNİNN ELMAYA GELENE KADAR BEFORE THE APPLE MUNİNN NURUOSMANİYE CAD. NO:65 34120 NURUOSMANİYE - İSTANBUL / TÜRKİYE armaggangallery.com ELMAYA GELENE KADAR BEFORE THE APPLE MUNİNN 30 EKİM - 6 ARALIK, 2014 OCTOBER

Detaylı

Students can get almost everything they need near the university campus. Student: Öğrenci Can: -ebilmek get: almak, sahip olmak, erişmek

Students can get almost everything they need near the university campus. Student: Öğrenci Can: -ebilmek get: almak, sahip olmak, erişmek MESLEKİ İNGİLİZCE I DERSİ - 1. HAFTA ÇEVİRİ METİNLERİ 1. NEW YORK UNIVERSITY New York University is in Greenwich Village. in: içinde, -de/da Village: köy, kasaba New York Üniversitesi Greenwich kasabasındadır.

Detaylı

Ramazan Cengiz Derdiman

Ramazan Cengiz Derdiman 103 Volume:2 Number:3 June 2013 Relationship Between Democracy And Economic Performance Lamiha Gün Analizi Sok Udom Deth, Serkan Bulut Ramazan Cengiz Derdiman Volume:2 Number:3 June 2013 Volume: 2 Number:

Detaylı

PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT

PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT Mihrimah anlam olarak, Güneş ile Ay demektir. Güneş in ışıltısından ve Ay ın zerafetinden ilham alarak tasarlanmış olan projemizde, Güneş i simgeleyen sarı tonlar, Ay ı simgeleyen

Detaylı

TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN

TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe]. ofsport Sciences 2004 1 15 (3J 125-136 TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN ış TATMiN SEViYELERi Ünal KARlı, Settar KOÇAK Ortadoğu Teknik

Detaylı